Brezilya siyasetinde son sekiz yılda çok şey değişti ancak Bolsonaro soyadının ülkenin sağındaki ağırlığı değişmedi. Eski ordu yüzbaşısı Jair Bolsonaro, 2018’de devlet başkanlığını kazanarak ülkenin en etkili siyasi aktörlerinden birine dönüşürken, 2022’deki seçim yenilgisinin ardından yaşanan hukuki süreç siyasi kariyerini ağır biçimde etkiledi. Kaynak metne göre Bolsonaro, 2025’te 2022 seçim yenilgisini tersine çevirmeye teşebbüs ettiği gerekçesiyle 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı; 2023’te ise görevini kötüye kullandığına hükmeden mahkeme tarafından sekiz yıl süreyle kamu görevinden men edildi. Sosyal medya kullanması da yasaklanan eski devlet başkanının son paylaşımı Temmuz 2025’te yayımlandı.

Siyasi sahneden hukuki engeller nedeniyle uzaklaşmasına rağmen Jair Bolsonaro’nun oluşturduğu hareket aile üyeleri üzerinden varlığını sürdürüyor. Üçüncü seçim üst üste Bolsonaro ailesinden bir isim Brezilya devlet başkanlığı yarışında sağın önde gelen adayı durumunda. Ailenin büyük oğlu, 45 yaşındaki Senatör Flavio Bolsonaro, 4 Ekim 2026’daki seçim öncesinde görevdeki Devlet Başkanı ve İşçi Partisi lideri Luiz Inacio Lula da Silva ile son derece yakın bir yarış yürütüyor. Datafolha’nın 24 Eylül araştırmasındaki olası ikinci tur senaryosunda Lula yüzde 47, Flavio Bolsonaro ise yüzde 45 destek aldı ve aradaki fark araştırmanın hata payı içinde kaldı. Reuters da söz konusu araştırmayı Lula’nın iki puanlık sayısal üstünlüğüne rağmen yarışın istatistiksel olarak çok yakın olduğunu belirterek aktardı.

Venezuela'da 40 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem: En az 32 kişi hayatını kaybetti
Venezuela'da 40 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem: En az 32 kişi hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

BOLSONARO AİLESİNİN EN BÜYÜK SİYASİ YAKITI: “ANTİPETİSMO”

Bolsonaro ailesinin gücünü yalnızca kendisini koşulsuz destekleyen seçmen kitlesiyle açıklamak mümkün görünmüyor. Kaynakta görüşlerine yer verilen uzmanlara göre “Bolsonarista” olarak tanımlanan çekirdek seçmenlerin Brezilya seçmenlerinin yaklaşık yüzde 15 ila 25’ini oluşturduğu tahmin ediliyor. Daha geniş desteğin arkasında ise Portekizcede “antipetismo” olarak adlandırılan, Lula’nın İşçi Partisi’ne yönelik uzun yıllara dayanan karşıtlık bulunuyor. İşçi Partisi son altı devlet başkanlığı seçiminin beşini kazanırken tek istisnayı 2018’de Jair Bolsonaro oluşturdu.

Medley Advisors Brezilya analisti Mario Sergio Lima’ya göre Jair Bolsonaro “antipetismo” hareketini yaratmadı ancak 2018’de devlet başkanlığının güçlü adaylarından birine dönüşmesiyle zaten var olan İşçi Partisi karşıtlığını kendi siyasi kimliğinde toplamayı başardı. Lima, Lula ve İşçi Partisi’ne karşı olan seçmenlerin Bolsonaro soyadını taşıyan bir adaya yönelmesinin kolaylaştığını savunuyor. Democracy in Check Institute’dan siyaset bilimci Paulo Roberto Souza da birçok muhafazakâr seçmenin yirmi yılı aşkın süredir ülkedeki yaygın yolsuzluğun sorumluluğunu Lula ve İşçi Partisi ile ilişkilendirdiğini belirtiyor. Söz konusu değerlendirmeler uzmanların siyasi analizlerini yansıtıyor; Bolsonaro ailesinin mevcut seçmen desteğinin tek bir nedene indirgenemeyeceği de seçim araştırmalarındaki farklı sonuçlardan anlaşılıyor.

DÖRT OĞUL DA SİYASETTE: AİLE BİR “FRANCHISE”A DÖNÜŞTÜ

Jair Bolsonaro’nun siyasi mirasının dikkat çeken taraflarından biri, hareketin doğrudan aile üyelerinin siyasi kariyerleri etrafında genişlemesi oldu. Bolsonaro’nun dört oğlunun tamamı siyasete yöneldi. Büyük oğlu Flavio devlet başkanlığına aday olurken, ikinci büyük oğlu Carlos Bolsonaro ekim seçimlerinde Senato koltuğu için yarışıyor. En küçük oğlu Jair Renan ise Temsilciler Meclisi üyeliğine aday. Üçüncü oğlu Eduardo Bolsonaro’nun siyasi rotası ise farklı gelişti. Eduardo, 2025 yılında babasının yargılandığı süreçte ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden destek sağlamak amacıyla Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti; aynı yılın aralık ayında tekrarlanan devamsızlıkları nedeniyle Kongre’deki koltuğunu kaybetti. Kaynak metne göre Brezilya’da bir mahkeme Haziran 2026’da Eduardo’nun girişimlerinin yasa dışı dış müdahale niteliğinde olduğuna hükmetti.

Eski First Lady Michelle Bolsonaro da aile içindeki siyasi gücün önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle muhafazakâr Evanjelik Hristiyanlar arasında güçlü desteğe sahip olduğu belirtilen Michelle Bolsonaro’nun adı 2026 seçim sürecine girilirken sağın muhtemel devlet başkanı adayları arasında anıldı. Jair Bolsonaro ise cezaevinden verdiği destekle büyük oğlu Flavio’yu öne çıkardı. Eski devlet başkanının cezaevinde olmasına rağmen sağcı Liberal Parti içindeki etkisini koruduğu belirtiliyor. Folha de Sao Paulo yazarı ve siyasi analist Fabio Zanini, kendi aralarında anlaşmazlıklar yaşayan aile üyelerinin farklı siyasi alanlarda faaliyet göstermesinin Bolsonaro soyadını adeta bir siyasi “franchise” haline getirdiği görüşünde.

FLAVIO BABASININ 2018’DEKİ KAMPANYA HAFIZASINA DÖNDÜ

Flavio Bolsonaro’nun seçim kampanyası yalnızca babasının siyasi söyleminden değil, Jair Bolsonaro’nun geçmiş kampanyasının sembollerinden de yararlanıyor. Flavio, ilk tur seçimlerine bir aydan az süre kala eylül başında ülkenin güneydoğusundaki sanayi kenti Juiz de Fora’da kampanya yaptı. Kentin Bolsonaro ailesi açısından özel bir anlamı bulunuyor. Jair Bolsonaro, 2018’de kazandığı devlet başkanlığı seçiminin kampanya döneminde Juiz de Fora şehir merkezinde bıçaklanmış ve ağır yaralanmıştı.

Flavio Bolsonaro, babasının sekiz yıl önce izlediği güzergâhı yeniden takip ederek Jair Bolsonaro’nun tamamlayamadığı “yolculuğu tamamlamak” için kente döndüğünü söyledi. Kampanyanın söz konusu ayağı, Flavio’nun kendi adaylığını babasının 2018’deki siyasi yükselişiyle doğrudan ilişkilendirme stratejisinin sembolik örneklerinden biri haline geldi.

JAIR BOLSONARO’NUN MİRASÇISI BAŞLANGIÇTA FLAVIO DEĞİLDİ

Flavio Bolsonaro, Brezilya sağında babasının doğal halefi olarak her zaman ilk sırada görülmüyordu. Jair Bolsonaro’nun 27 yıllık hapis cezasının ardından Sao Paulo Valisi Tarcisio de Freitas, sağın yeni ulusal lideri olabilecek isimler arasında gösterildi. Jair Bolsonaro hükümetinde görev yapan Freitas, 2022’de Brezilya’nın en zengin ve en kalabalık eyaleti Sao Paulo’nun valiliğini rahat bir şekilde kazanmış ve devlet başkanlığına aday olma isteğini de daha önce dile getirmişti.

Freitas sonuçta devlet başkanlığı yerine Sao Paulo Valiliği için yeniden aday olmayı tercih etti. Fabio Zanini’ye göre Bolsonaro ailesiyle bağlarını kopararak devlet başkanlığı yarışına girmek Freitas açısından ağır bir siyasi maliyet yaratabilirdi; Bolsonaro tabanında “hain” olarak görülme ihtimali nedeniyle Flavio’yu desteklemek dışında sınırlı seçeneği bulunduğunu savundu. Söz konusu değerlendirme Zanini’nin siyasi yorumunu yansıtırken, yarıştaki diğer sağ adayların anketlerde Flavio Bolsonaro’nun gerisinde kalması Bolsonaro soyadının muhafazakâr seçmen üzerindeki ağırlığını gösteren verilerden biri olarak öne çıkıyor.

LULA VE FLAVIO ARASINDA SON DERECE DAR MAKAS

Ronaldo Caiado, Renan Santos ve Romeu Zema gibi diğer muhafazakâr isimlerin kaynak haberde aktarılan anketlerde toplam desteği yüzde 10’un altında kalırken, yarışın merkezinde Lula ile Flavio Bolsonaro bulunuyor. 24 Eylül tarihli Datafolha araştırmasında ikinci tur senaryosu Lula için yüzde 47, Flavio için yüzde 45 olarak ölçüldü. Daha güncel farklı araştırmalar da iki aday arasındaki yarışın yakın seyrettiğini gösteriyor; örneğin 25-28 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen Meio/Ideia araştırmasında ilk turda Lula yüzde 39,4, Flavio yüzde 38,4; olası ikinci turda ise sırasıyla yüzde 48,5 ve yüzde 48 seviyesinde ölçüldü. Araştırmanın hata payı 2,2 puan olarak açıklandı. Anketler seçim sonucunun tahmini değil, ölçüm tarihlerindeki seçmen tercihinin göstergesi niteliğinde.

Lula ve Flavio’nun güçlü desteğinin yanında iki isme yönelik yüksek ret oranları da yarışın dikkat çeken unsurlarından. Kaynak metinde aktarılan AtlasIntel/Bloomberg araştırmasına göre katılımcıların yüzde 51,6’sı Lula’ya, yüzde 50,6’sı ise Flavio Bolsonaro’ya oy vermeyi reddedeceğini belirtti. Zanini, iki ana adayın geniş seçmen kesimleri açısından yüksek ret oranlarıyla karşılaştığına dikkat çekerken, muhafazakâr seçmenlerin bir bölümü açısından Flavio Bolsonaro’nun en önemli özelliğinin Lula’yı yenebilecek aday olarak görülmesi olduğunu savundu.

SEÇİMİN SON DÜZLÜĞÜNDE FLAVIO HAKKINDA SORUŞTURMA

Flavio Bolsonaro’nun kampanyasının son haftalarında gündeme gelen en önemli gelişmelerden biri hakkındaki soruşturma oldu. Kaynak metne göre Brezilya Yüksek Mahkemesi eylül ayında gizliliği kaldırılan belgelerle Flavio Bolsonaro’nun yolsuzluk, kara para aklama ve yasa dışı şekilde yurt dışına para aktarma iddiaları nedeniyle soruşturulduğunu ortaya koydu. İddialar, Brezilya tarihinin en büyük dolandırıcılık vakalarından biriyle suçlanan eski bankacı Daniel Vorcaro ile Flavio Bolsonaro arasındaki ilişkilere odaklanıyor.

Brezilya basınında Flavio Bolsonaro’nun babası hakkında hazırlanacak bir film için Vorcaro’dan milyonlarca tutarında finansman sağlamaya yönelik görüşmeler yaptığı ileri sürüldü. Flavio Bolsonaro ise hakkındaki suçlamaları reddetti ve soruşturmanın siyasi amaç taşıdığını savundu. İddialar soruşturma aşamasında olduğundan, Flavio Bolsonaro açısından kesinleşmiş bir suç hükmü anlamına gelmiyor.

2026 SEÇİMİ BOLSONARO AİLESİNİN GELECEĞİNİ DE ŞEKİLLENDİRECEK

Seçim yalnızca Lula ile Flavio Bolsonaro arasındaki devlet başkanlığı yarışını değil, Jair Bolsonaro sonrasında “Bolsonarismo” olarak adlandırılan siyasi hareketin geleceğini de belirleyecek önemli bir dönemeç niteliğinde. Medley Advisors analisti Mario Sergio Lima, Flavio’nun kazanması halinde sonucun Bolsonarismo’nun Brezilya sağındaki liderliğini daha da kurumsallaştıracağı görüşünü dile getiriyor. Fabio Zanini ise olası bir seçim yenilgisinin dahi Bolsonaro ailesinin sağ üzerindeki etkisini otomatik olarak sona erdirmeyeceğini, Flavio’nun gelecekte yeniden aday olabilecek güçlü bir siyasi aktör olarak kalabileceğini değerlendiriyor. Bunlar uzman yorumları olup seçim sonucuna ilişkin kesin bir öngörü olarak değerlendirilmemeli.

Brezilya, 4 Ekim’de sandığa giderken tablo Bolsonaro ailesinin yaklaşık sekiz yılda tek bir lider etrafında şekillenen hareketten, farklı aile üyelerinin siyasetin çeşitli kademelerinde rol aldığı daha geniş bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Jair Bolsonaro cezaevinde bulunmasına ve aktif siyasi faaliyetleri ciddi biçimde sınırlandırılmış olmasına rağmen soyadı kampanyanın merkezindeki yerini koruyor. Seçmenin vereceği kararın sonucu ne olursa olsun, Bolsonaro ailesinin ülkenin sağındaki konumu 2026 seçimlerinin temel siyasi tartışmalarından biri olmaya devam ediyor.

Kaynak: El Cezire