Tayland'da 12 yılı aşkın süredir özgürlüklerinden mahrum bırakılan iki Doğu Türkistanlı Uygur Türkü, Çin'e zorla geri gönderilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Mart 2014'te Tayland-Malezya sınırı yakınlarında yakalanan ve yıllarca farklı gözaltı merkezleri ile cezaevlerinde tutulan iki kişi, kraliyet affı kapsamında cezaevinden çıkarılarak 21 Ekim 2026 tarihinde Bangkok'taki göçmenlik gözaltı merkezine nakledildi. Nakil işleminin ardından Çin'e sınır dışı edilebileceklerine ilişkin endişeler artarken, insan hakları kuruluşları Tayland makamlarından iki Uygurun güvenliğinin sağlanmasını talep etti.
ABD merkezli Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP), 30 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı açıklamada, Tayland hükümetine iki Uygur Türkünün Çin'e gönderilmesine yönelik herhangi bir işlemin durdurulması çağrısında bulundu. Kuruluş, Çin'e zorla geri gönderilmeleri durumunda söz konusu kişilerin işkenceye, zorla kaybetmeye ve başka ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalma riski taşıdığını bildirdi. Tayland'daki insan hakları savunucuları da iki Uygurun üçüncü bir ülkeye yerleştirilmesi için uluslararası girişimlerde bulunulmasını istedi.
UYGUR TÜRKLERİNDEN BİRİ YAKALANDIĞINDA SADECE 14 YAŞINDAYDI
Közet tarafından 30 Ekim'de yayımlanan araştırmaya göre Çin'e gönderilme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan iki Uygur Türkünden biri, Mart 2014'te Tayland güvenlik güçleri tarafından yakalandığında yalnızca 14 yaşındaydı. Avukatlarına verdiği bilgilere göre genç Uygur, Malezya sınırına yakın bir kauçuk plantasyonunda gözaltına alındı. Aynı dönemde yakalanan diğer Uygur ise 20'li yaşlarının başındaydı.
İki Uygur, Çin'den ayrılarak Türkiye'ye ulaşmayı amaçlayan yüzlerce kişilik bir grubun üyeleri arasındaydı. Mart 2014'te Tayland'a ulaşan grubun üyeleri göçmenlik makamları tarafından alıkonulurken, çocuk yaşta gözaltına alınan Uygur da yetişkinlik döneminin tamamını Tayland'daki gözetim ve cezaevi koşullarında geçirdi. Aradan 12 yılı aşkın süre geçmesinin ardından iki kişinin Çin'e gönderilip gönderilmeyeceği konusu yeniden gündeme geldi.
KRALİYET AFFININ ARDINDAN GÖÇMENLİK MERKEZİNE NAKLEDİLDİLER
İki Uygur Türkü, uzun süre göçmenlik merkezlerinde tutulmalarının ardından Ocak 2020'de yaşanan bir kaçma girişimiyle bağlantılı suçlamalar nedeniyle Bangkok Merkez Cezaevine gönderilmişti. Haklarında verilen mahkûmiyet kararları nedeniyle cezaevinde tutulan iki kişi, 2 Haziran 2026 tarihinde Tayland Resmî Gazetesi'nde yayımlanan kraliyet affı kararnamesinden yararlandı.
Af kapsamındaki işlemlerin ardından 21 Ekim 2026'da Bangkok'taki Suan Phlu Göçmenlik Gözaltı Merkezine nakledilen Uygurların hukuki durumlarına ilişkin belirsizlik devam etti. Taylandlı sivil toplum kuruluşlarının aktardığına göre iki kişinin daha önce öngörülen tahliye tarihi 20 Temmuz 2027 idi. Ancak kraliyet affının uygulanması ve göçmenlik merkezine nakledilmeleri sonrasında kendilerine yeni hukuki statülerine ilişkin resmî yazılı bildirim yapılmadığı belirtildi.
Göçmenlik merkezine nakledilmelerinin ardından avukatların, insan hakları kuruluşlarının ve Tayland Ulusal İnsan Hakları Komisyonu temsilcilerinin iki Uygurla görüşmesine izin verilmediği bildirildi. Avukatlarının elinde, söz konusu kişilerin Çin'e dönmeye rıza göstermediklerini gösteren yazılı belgeler bulunduğu, ayrıca Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğine uluslararası koruma başvurusu yaptıklarının aktarıldığı kaydedildi.
UYGUR İNSAN HAKLARI PROJESİ TAYLAND'A ÇAĞRIDA BULUNDU
Uygur İnsan Hakları Projesi, 30 Ekim'de yayımladığı açıklamada, Tayland hükümetinin iki Uygur Türkünü Çin'e göndermemesi gerektiğini belirtti. Kuruluş, Çin'e geri gönderilen Uygurların işkence, keyfî gözaltı, zorla kaybetme ve diğer ağır insan hakları ihlalleriyle karşılaşma riski bulunduğunu ifade etti.
UHRP, uluslararası topluma da çağrıda bulunarak hükümetlerin Tayland yönetimi nezdinde diplomatik girişimlerde bulunmasını istedi. Açıklamada, Tayland'da halen alıkonulan toplam beş Uygur Türkünün üçüncü ülkelere güvenli şekilde yerleştirilmesi için harekete geçilmesi talep edildi.
Dünya Uygur Kurultayı da yayımladığı açıklamada, iki kişinin Çin'e gönderilme tehlikesine dikkat çekerek Tayland makamlarının uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uygun hareket etmesi gerektiğini bildirdi. İnsan hakları kuruluşları, geri gönderme işleminin gerçekleşmesi halinde iki Uygurun güvenliğine ilişkin ciddi riskler oluşacağı uyarısında bulundu.
TAYLAND'DA HALEN 5 UYGUR TÜRKÜ ALIKONULUYOR
Tayland'daki insan hakları kuruluşlarının verdiği bilgilere göre ülkede 2014 yılında gözaltına alınan gruptan geriye kalan beş Uygur Türkü halen özgürlüklerinden mahrum bulunuyor. Kraliyet affının ardından göçmenlik merkezine nakledilen iki kişinin dışında kalan üç Uygur ise Bangkok Merkez Cezaevinde tutulmaya devam ediyor.
Beş kişinin de Ocak 2020'de yaşanan kaçma girişimiyle bağlantılı suçlamalar nedeniyle mahkûm edildiği, ancak iki kişinin kraliyet affı kapsamında cezaevinden çıkarıldığı bildirildi. İnsan hakları savunucuları, yalnızca Çin'e gönderilme riski bulunan iki kişinin değil, Tayland'da alıkonulan diğer üç Uygurun da üçüncü ülkelere yerleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
ŞUBAT 2025'TE ÇİN'E GÖNDERİLEN 40 UYGURDAN HABER ALINAMIYOR
Tayland hükümeti, 27 Şubat 2025 tarihinde ülkede uzun yıllardır alıkonulan 40 Uygur Türkünü Çin'e sınır dışı etmişti. İşlem, Birleşmiş Milletler uzmanlarının, uluslararası insan hakları kuruluşlarının ve çeşitli hükümetlerin itirazlarına rağmen gerçekleştirilmişti. Çin'e gönderilen 40 kişinin nerede tutulduğuna ve mevcut durumlarına ilişkin bağımsız biçimde doğrulanmış bilgi bulunmuyor.
Uygur İnsan Hakları Projesi, 30 Ekim tarihli açıklamasında 40 kişinin akıbetinin halen bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamadığını hatırlattı. İnsan hakları savunucuları, söz konusu kişilerin güvenliğine ilişkin belirsizliğin Tayland'da tutulan diğer Uygurlar için duyulan endişeleri artırdığını bildirdi.
Tayland Ulusal İnsan Hakları Komisyonu da 28 Ekim 2025 tarihli incelemesinde, 40 Uygurun Çin'e zorla gönderilmesinin geri göndermeme ilkesi ve işkenceyi önlemeye ilişkin uluslararası yükümlülükler bakımından ihlal oluşturduğunu değerlendirmişti. Komisyon, ülkede kalan beş Uygurun durumunun yeniden incelenmesini ve üçüncü ülkelere yerleştirilmeleri seçeneğinin değerlendirilmesini önermişti.
2014 YILINDA YÜZLERCE UYGUR TAYLAND'DA GÖZALTINA ALINMIŞTI
Tayland'da halen devam eden Uygur meselesi, Mart 2014'te Çin'den ayrılarak farklı ülkeler üzerinden Türkiye'ye ulaşmaya çalışan yüzlerce Uygur Türkünün ülkenin güneyinde yakalanmasıyla başlamıştı. Tayland-Malezya sınırı yakınlarında gözaltına alınan grubun üyeleri, göçmenlik merkezlerine gönderilmiş ve uzun süre hukuki durumları çözüme kavuşturulmadan tutulmuştu.
Haziran 2015'te Tayland hükümeti, gruptaki 172 kadın ve çocuğun Türkiye'ye gitmesine izin verdi. Ancak aynı yıl içinde en az 109 Uygur Çin'e gönderildi. İnsan hakları kuruluşları, Çin'e sınır dışı edilenlerin durumlarına ilişkin bağımsız bilgi elde edilemediğini bildirirken, Tayland'da kalan Uygurlar uzun yıllar gözaltı merkezlerinde tutuldu.
Taylandlı sivil toplum kuruluşlarının açıklamalarına göre yıllar boyunca alıkonulan Uygurların avukatlara, bağımsız insan hakları gözlemcilerine ve yeterli sağlık hizmetlerine erişiminde ciddi sorunlar yaşandı. Gözaltı sürecinde gruptan beş kişinin hayatını kaybettiği de bildirildi.
İKİ UYGURUN DURUMUNDA TAYLAND ULUSAL GÜVENLİK KONSEYİ BELİRLEYİCİ OLACAK
Taylandlı insan hakları savunucularının aktardığı bilgilere göre iki Uygur Türkünün geleceğine ilişkin kararın Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından ele alınması gündemde bulunuyor. Konseyin 2 Kasım 2026 Pazartesi günü gerçekleştirmesi muhtemel toplantıda iki kişinin Çin'e gönderilmesi veya üçüncü bir ülkeye yerleştirilmesi seçeneklerinin değerlendirilebileceği bildirildi. Ancak 31 Ekim itibarıyla iki Uygurun Çin'e sınır dışı edilmesine yönelik kesinleşmiş bir karar açıklanmadı.
Tayland Göçmenlik Yasası'nın 54. maddesi kapsamında sınır dışı edilmek üzere gözetim altında tutulan yabancıların durumunun, aynı yasanın 55. maddesi uyarınca göçmenlik makamlarınca değerlendirilmesi mümkün bulunuyor. İnsan hakları kuruluşları, iki Uygurun mevcut hukuki statüsünün Çin'e geri gönderilmeleri riskini artırdığını belirterek Tayland hükümetinden herhangi bir işlem gerçekleştirilmeden önce avukatlarıyla görüşmelerine izin verilmesini talep ediyor.
ÇİN'E ZORLA GERİ GÖNDERİLMELERİNE KARŞI HUKUKİ UYARI
İki Uygur Türkünün Çin'e gönderilme ihtimali, uluslararası hukukta geri göndermeme ilkesi kapsamında da gündeme geldi. Tayland'ın taraf olduğu Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme'nin üçüncü maddesi, bir kişinin işkence görme tehlikesi altında olduğuna inanmak için ciddi nedenler bulunan bir ülkeye sınır dışı edilmesini, geri gönderilmesini veya iade edilmesini yasaklıyor.
İnsan hakları kuruluşları, Çin'in Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerine yönelik uygulamalarına ilişkin belgelenmiş hak ihlallerine dikkat çekerek iki kişinin korunması gerektiğini belirtti. Kuruluşlar, Tayland'da 12 yılı aşkın süredir alıkonulan Uygurların avukatları ve bağımsız gözlemcilerle görüşebilmesini, uluslararası koruma başvurularının değerlendirilmesini ve güvenli bir üçüncü ülkeye yerleştirilmelerini talep ediyor.




