Malezya'nın güneyindeki Johor eyaletine bağlı Kulai bölgesinde Rohingya Müslümanlarının yaşadığı evlere 13 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen molotofkokteylli saldırıyla ilgili dört kişi mahkemeye çıkarıldı. Johor Bahru Ağır Ceza Mahkemesinde 29 Ekim Perşembe günü görülen duruşmada, yaşları 27 ile 31 arasında değişen dört sanık, mültecilerin yaşadığı bir evi kundaklamakla suçlandı. Sanıkların tamamı yöneltilen suçlamaları reddederken, mahkeme belirlenen kefalet bedelleri ve adli kontrol şartları karşılığında serbest bırakılmalarına hükmetti.
Johor polisi, 13 Ekim'de meydana gelen olayın ardından yürüttüğü soruşturmada toplam 15 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Şüphelilerden dördü hakkında kundaklama suçlamasıyla dava açılırken, diğer 11 kişinin ceza muhakemesi hükümleri kapsamında kefaletle serbest bırakılması kararlaştırıldı. Saldırıda molotofkokteyllerinin kullanıldığı doğrulanırken, polis yangınların kısa sürede söndürüldüğünü ve yaralanan kimse olmadığını bildirdi.
ROHİNGYA MÜLTECİLERİN YAŞADIĞI EVLERE MOLOTOFKOKTEYLİ ATILDI
Malezya'nın Johor eyaletindeki Kulai Besar bölgesinde, 13 Ekim Salı günü gece saatlerinde Rohingya mültecilerin yaşadığı evler hedef alındı. Polis kayıtlarına göre saat 01.30 sıralarında Lorong 5 bölgesindeki evlere molotofkokteylleri atılması sonucunda yapıların girişleri ve çevresindeki alanlarda küçük çaplı yangınlar çıktı. Olayın ardından polis ve ilgili birimler bölgedeki saldırıya ilişkin inceleme başlattı.
Johor Emniyet Müdürü Ab Rahaman Arsad, saldırı sonrasında yaptığı açıklamada, yangınların kısa sürede söndürüldüğünü ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığını belirtti. Polis, olayda ciddi maddi hasar da tespit edilmediğini bildirirken, kullanılan yanıcı maddeler ve saldırıyı gerçekleştirdiklerinden şüphelenilen kişiler hakkında soruşturma başlattı.
Rohingya mültecilerin yaşadığı evlerin hedef alınması, olayın ardından bölgedeki güvenlik tedbirleri ve saldırının nedenlerine ilişkin incelemeleri gündeme getirdi. Polis, saldırı ile sosyal medyada dolaşıma giren bazı görüntüler arasında bağlantı bulunabileceği ihtimali üzerinde durdu.
KUNDAKLAMA SUÇLAMASIYLA 4 SANIK MAHKEMEYE ÇIKARILDI
Johor Bahru'da 29 Ekim'de gerçekleştirilen duruşmada dört kişi, Rohingya mültecilerin yaşadığı bir evi ateşe vermekle suçlandı. Mahkemeye çıkarılan sanıkların isimleri ve yaşları şöyle açıklandı:
-
Yap Eze Hong: 31 yaşında
-
Amirul Eizlan Musrinan: 28 yaşında
-
Muhammad Khairul Abd Bahrin: 27 yaşında
-
Chan Jie Ming: 28 yaşında
Sanıklar, Hâkim Datuk Che Wan Zaini Che Wan Ibrahim başkanlığında gerçekleştirilen duruşmada haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. İddianamede, dört kişinin 13 Ekim günü saat 01.30 sıralarında Kulai Besar'daki Lorong 5 bölgesinde P. Rajagopal'a ait bir evi ateşe vermekle suçlandığı belirtildi.
Yargılama, Malezya Ceza Kanunu'nun yangın veya patlayıcı madde kullanarak mala zarar verme suçunu düzenleyen 436. maddesi kapsamında yürütülüyor. Söz konusu maddeye göre suçun sabit görülmesi halinde sanıklar 20 yıla kadar hapis cezası ve para cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Haklarında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan dört sanığın yargılanması devam ediyor.
SAVCILIK SANIKLARIN KEFALETLE SERBEST BIRAKILMASINA KARŞI ÇIKTI
Duruşmada savcılığı temsil eden Siti Aishah Latif, dört sanığın kefaletle serbest bırakılmamasını talep etti. Mahkemenin kefalet uygulanmasına karar vermesi ihtimaline karşı ise her sanık için 25 bin Malezya ringgiti kefalet bedeli belirlenmesini ve üç ek şart uygulanmasını istedi.
Savunma avukatları, savcılığın önerdiği kefalet miktarının sanıkların ekonomik durumlarına göre yüksek olduğunu belirterek bedellerin düşürülmesi talebinde bulundu. Sanıkların ailevi sorumlulukları, gelir durumları ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler duruşmada savunma gerekçeleri arasında gösterildi.
Yap Eze Hong'un avukatları G.K. Sritharan ve Tan Meng Khong, müvekkillerinin iki çocuğu bulunduğunu ve sağlık sorunları yaşayan büyükanne ile büyükbabasının bakımından sorumlu olduğunu ifade etti. Muhammad Khairul Abd Bahrin'in avukatı Siti Rashidah Abd Aziz ise müvekkilinin çeşitli rahatsızlıkları bulunan 63 yaşındaki annesi ile diyabet ve felç geçmişi olan 66 yaşındaki babasının bakımını üstlendiğini belirtti.
Chan Jie Ming'in avukatı Lim Chon Sin de müvekkilinin inşaat sektöründe gündelik işçi olarak çalıştığını ve günlük 100 ringgit kazandığını aktardı. Chan'ın aynı zamanda çevrim içi yapay zekâ eğitimi aldığı ve anne babasının geçimine katkı sağladığı belirtilerek kefalet talebinin değerlendirilmesi istendi.
MAHKEME KEFALET BEDELLERİNİ 8 BİN VE 10 BİN RİNGGİT OLARAK BELİRLEDİ
Hâkim Che Wan Zaini Che Wan Ibrahim, savcılık ve savunma makamlarının taleplerini değerlendirdikten sonra dört sanığın belirli şartlarla kefaletle serbest bırakılmasına karar verdi. Mahkeme, Yap Eze Hong ve Chan Jie Ming için kişi başı 8 bin ringgit, Amirul Eizlan Musrinan ve Muhammad Khairul Abd Bahrin için ise kişi başı 10 bin ringgit kefalet bedeli belirledi. Her sanık için bir kefil gösterilmesi şartı getirildi.
Mahkeme ayrıca sanıkların tamamına üç ayrı adli kontrol yükümlülüğü uyguladı. Karara göre sanıkların ayda bir kez kendilerine en yakın polis merkezine başvurması, uluslararası pasaportlarını mahkemeye teslim etmesi ve mağdur ile tanıklara müdahalede bulunmaması gerekiyor.
Davanın bir sonraki duruşmasının 30 Kasım 2026 tarihinde yapılması kararlaştırıldı. Aynı tarihte dava dosyasındaki belgelerin sunulması ve duruşma sırasında avukatı bulunmayan Amirul Eizlan Musrinan'ın hukuki temsilinin ele alınması bekleniyor.
POLİS SORUŞTURMASINDA TOPLAM 15 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Johor polisi, saldırının ardından 14 Ekim'den itibaren Kulai ve çevresinde operasyonlar düzenledi. Johor Eyalet Polis Merkezi ile Kulai Bölge Emniyet Müdürlüğü kriminal soruşturma birimlerinin ortak yürüttüğü çalışmalar kapsamında ilk aşamada 13 erkek şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin yaşlarının 16 ile 31 arasında değiştiği, aralarında 16 yaşında bir kişinin de bulunduğu açıklandı.
Polis, gözaltına alınan kişilerden dördünün çeşitli suçlar ve uyuşturucuyla bağlantılı toplam 12 eski adli kaydının bulunduğunu bildirdi. Operasyonlar sırasında 13 cep telefonu, üç takım kıyafet ve üç beyzbol şapkasına da soruşturma kapsamında el konuldu.
Soruşturma devam ederken 20 Ekim'de Johor Bahru bölgesinde 27 ve 28 yaşlarında iki kişinin daha yakalanmasıyla toplam gözaltı sayısı 15'e yükseldi. Polis, son gözaltına alınan şüphelilerden birinin suç ve uyuşturucuyla bağlantılı 10 ayrı kaydı bulunduğunu, her iki şüphelinin idrar testlerinde ise uyuşturucu kullanımına ilişkin pozitif sonuç tespit edilmediğini duyurdu.
Soruşturma sonunda 15 şüpheliden dördünün mahkemeye çıkarılmasına karar verildi. Diğer 11 kişi ise Malezya Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 118. maddesi kapsamında kefaletle serbest bırakıldı.
SOSYAL MEDYADA YAYILAN VİDEOLAR DA SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLDİ
Johor Emniyet Müdürü Ab Rahaman Arsad, saldırının ardından yaptığı açıklamada, olayın sosyal medyada yayılan iki video ile bağlantılı olabileceğini belirtti. Polis tarafından incelenen görüntülerde, Rohingya olduğu öne sürülen bazı kişilerin Kulai bölgesindeki insanları kavgaya çağırdığı iddia edildi.
Polis, videolarda yer alan kişilerin Malay toplumuna yönelik ifadeler kullandığının öne sürüldüğünü belirterek görüntülerin gerçekliğini ve kaynağını araştırmaya başladı. Sosyal medyadaki içeriklerin saldırıyı gerçekleştiren kişiler üzerinde etkili olup olmadığı da soruşturma kapsamında ele alındı.
Öte yandan 30'lu yaşlarında bir Rohingya erkek, söz konusu videolarla bağlantısı olmadığını belirterek polise şikâyette bulundu. Kendisinin görüntülerde yer almadığını, fotoğrafının izinsiz kullanılarak içerik oluşturulduğunu ileri süren kişi, olayın araştırılmasını talep etti.
Polis, kundaklama suçlamasına ilişkin incelemenin yanı sıra toplumsal korku veya gerilimi artırabilecek içeriklere yönelik ayrı soruşturma dosyaları oluşturdu. Söz konusu dosyalarda Malezya Ceza Kanunu'nun 505(b) ve 505(c) maddeleri ile 1998 tarihli İletişim ve Multimedya Yasası'nın 233. maddesi kapsamında inceleme yürütüldü.
MALEZYA'DAKİ ROHİNGYA MÜLTECİLERİN DURUMU YENİDEN GÜNDEMDE
Myanmar'daki baskı ve çatışmalardan kaçarak Malezya'ya sığınan Rohingya Müslümanları, ülkedeki en büyük mülteci topluluklarından birini oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği kayıtlarına göre Malezya'da 126 binden fazla kayıtlı Rohingya mülteci bulunuyor. Malezya, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi'ne taraf ülkeler arasında yer almıyor.
Johor eyaletindeki saldırı, Rohingya mültecilerin yaşadığı bölgelerde güvenlik ve toplumsal gerilim konularını da gündeme getirdi. Saldırıyla ilgili soruşturma sürerken Malezya makamları, mültecilere yönelik şiddet eylemlerinin kabul edilmeyeceğini ve hukuki işlemlerin güvenlik güçleri tarafından yürütülmesi gerektiğini bildirdi.
Malezya İçişleri Bakanı Saifuddin Nasution Ismail, 29 Ekim'de yaptığı açıklamada, mültecilerle ilgili sorunlar nedeniyle vatandaşların kendi başlarına müdahalede bulunmamaları gerektiğini söyledi. Bakan, göçmenlik uygulamaları ve güvenlik konularının yetkili kurumların sorumluluğunda olduğunu belirterek evlere saldırılması veya insanların yaşadıkları bölgelerden zorla çıkarılması gibi girişimlere karşı uyarıda bulundu.
ROHİNGYA MÜLTECİLERE YÖNELİK SALDIRI DAVASI 30 KASIM'DA DEVAM EDECEK
Johor Bahru'daki mahkemenin kararıyla dört sanık, haklarındaki kundaklama suçlaması kapsamında yargılanmaya devam edecek. Mahkeme, sanıkların kefalet ve adli kontrol şartlarına uymalarını zorunlu kılarken, dava dosyasındaki belgelerin 30 Kasım'da yeniden incelenmesine karar verdi.
13 Ekim'de Rohingya mültecilerin yaşadığı evlere düzenlenen saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında 15 kişi gözaltına alınmış, dört kişi hakkında kamu davası açılmıştı. Suçlamaları reddeden sanıkların cezai sorumluluğu, devam eden yargılama sonucunda belirlenecek.




