Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81'inci oturumu için New York'ta bir araya gelen dünya liderlerinin gündemindeki başlıklardan biri Filistin ve Gazze oldu. Kanada, Fransa ve İngiltere'nin liderleri Filistin devletine ve iki devletli çözüme desteklerini dile getirirken, Gazze'deki insani durum ile İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim politikaları toplantılarda gündeme getirildi.
Kanada Başbakanı Mark Carney, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu temasları sırasında Filistinlilere yönelik 100 milyon Kanada doları, yaklaşık 71 milyon ABD doları tutarında yeni uluslararası yardım taahhüdünde bulundu. Carney, yardımın iki devletli çözüm olasılığının korunmasına yönelik Kanada politikasının bir parçası olduğunu açıkladı.
KANADA'DAN FİLİSTİNLİLERE 100 MİLYON KANADA DOLARI
Carney'nin açıkladığı paketin yüzde 80'inin doğrudan insani yardım için kullanılması planlanıyor. Geriye kalan yüzde 20'lik bölümün ise "barış ve güvenliğin desteklenmesi" amacıyla ayrılacağı belirtildi. Kaynağın bir bölümü Kanada'nın işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin polisinin eğitimine yönelik çok yıllı girişimini de kapsayacak.
Kanada'nın planı kapsamında Filistin polisinin eğitilmesine yönelik mevcut programın ilerleyen dönemde şartların uygun olması halinde Gazze'yi de kapsayacak şekilde genişletilmesi seçeneği bulunuyor. Carney, Kanada'nın İsrail ile yan yana barış içinde yaşayabilecek bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
KANADA'NIN TOPLAM YARDIM TAAHHÜDÜ 600 MİLYON DOLARI AŞTI
Ottawa yönetimi, Ekim 2023'te Gazze savaşının başlamasından bu yana Filistinli siviller için 600 milyon Kanada dolarının üzerinde yardım taahhüdünde bulundu. Son açıklanan 100 milyon Kanada dolarlık paketle birlikte insani yardım ve güvenlik alanındaki destek programlarının devam ettirilmesi hedefleniyor.
Carney, Gazze'deki Filistinlilerin "büyük insani acılar" yaşamaya devam ettiğini söylerken, İsraillilerin de Hamas, İran ve İran'ın bölgedeki müttefiklerinden kaynaklanan güvenlik tehditleriyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Kanada Başbakanı konuşmasında iki devletli çözümün korunması gerektiği yönündeki hükümet politikasını yineledi.
BATI ŞERİA'DAKİ E1 PROJESİ GÜNDEMDE
Kanada Başbakanı Carney'nin gündeme getirdiği konulardan biri de İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki E1 yerleşim projesi oldu. Carney, projeyi iki devletli çözüm açısından doğrudan tehdit olarak nitelendirdi.
E1 projesi, Batı Şeria ile Doğu Kudüs arasındaki coğrafi bağlantı üzerindeki etkileri nedeniyle uluslararası diplomatik tartışmaların başlıkları arasında bulunuyor. Kanada'nın da aralarında bulunduğu 12 ülke, işgal altındaki topraklardaki İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik ticari kısıtlamalar açıklayan ülkeler arasında yer aldı.
MACRON GAZZE'DEKİ DURUMA DİKKAT ÇEKTİ
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Gazze'deki insani durumu gündeme getirdi. Fransa'nın bir yıl önce Filistin Devleti'ni tanıyan ülkeler arasında bulunduğunu hatırlatan Macron, uluslararası toplumun Gazze karşısındaki tutumunu sorguladı.
Macron, Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasına ilişkin güzergâhların durumunu eleştirirken yaşananların uluslararası toplum açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti. Fransa Cumhurbaşkanı ayrıca İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki uygulamalarını da eleştirdi.
FRANSA FİLİSTİN DEVLETİ'Nİ 2025'TE TANIDI
Fransa, 22 Eylül 2025'te düzenlenen Birleşmiş Milletler toplantısında Filistin Devleti'ni resmen tanımıştı. Macron söz konusu açıklamasında iki devletli çözümün İsrailliler ve Filistinliler için barış ve güvenlik sağlayacak siyasi çerçeve olduğunu savunmuştu.
Fransa'nın açıkladığı plan; çatışmaların sona erdirilmesi, rehinelerin serbest bırakılması, Gazze'ye insani yardım ulaştırılması, bölgenin yeniden inşası ve geçiş yönetiminin oluşturulması gibi başlıkları içeriyordu. Paris yönetimi ayrıca gelecekte kurulacak Filistin devletinin egemen, bağımsız ve silahsızlandırılmış olmasını öngören yaklaşımını açıklamıştı.
İNGİLTERE'DEN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM MESAJI
İngiltere Başbakanı Andy Burnham da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki temaslarında iki devletli çözüm konusunu gündeme getirdi. Burnham, onlarca yıldır iki devletli çözümden söz eden siyasi aktörlerin açıklamalarını somut adımlarla desteklememesi halinde siyasi ve diplomatik süreçlere yönelik güvenin daha fazla zarar görebileceğini söyledi.
Burnham, 7 Ekim 2023'te Hamas öncülüğünde İsrail'e düzenlenen saldırıları kınarken, söz konusu saldırıların İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria'daki uygulamalarını haklı çıkarmadığını savundu. İngiltere Başbakanı, Gazze'deki Filistinlilerin yaşadığı insani koşullara ve iki devletli çözüm ihtimalinin karşı karşıya bulunduğu sorunlara dikkat çekti.
İNGİLTERE YERLEŞİMLERLE TİCARETE KISITLAMA GETİRDİ
Burnham, İngiltere'nin işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleriyle ticarete yönelik attığı adımları da Birleşmiş Milletler'deki konuşmasında gündeme getirdi. İngiliz hükümeti eylül ayında yerleşimlerle ticarete yönelik yeni yaptırımlar açıklamıştı.
İngiltere Başbakanı, E1 yerleşim projesinin iki devletli çözümün uygulanabilirliği üzerindeki etkisine de değindi. Burnham, projenin hayata geçirilmesine karşı olduklarını belirterek İngiltere'nin iki devletli çözümü korumaya yönelik politikasını sürdüreceğini ifade etti.
FRANSA, İNGİLTERE VE KANADA'DAN ORTAK İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VURGUSU
Macron, Burnham ve Carney'nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki açıklamalarında ortak başlıklardan biri iki devletli çözüm oldu. Üç ülke daha önce de iki devletli çözüm konusunda ortak açıklama yayımlayarak İsrail ve Filistin'in barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayacağı siyasi bir çözümü desteklediklerini duyurmuştu.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki temaslarda Gazze'ye insani yardım, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleri, Filistin devletinin geleceği ve bölgesel güvenlik konuları görüşmelerin ana başlıkları arasında yer aldı. Kanada'nın açıkladığı 100 milyon Kanada dolarlık yeni paket ise toplantılar sırasında Filistinlilere yönelik açıklanan somut mali desteklerden biri oldu.





