Arnavutluk'un başkenti Tiran'da hükümet karşıtı protestolar, güvenlik güçleriyle göstericiler arasında yaşanan çatışmaların ardından şiddetlendi. Üniversitelerdeki altyapı yetersizlikleri, eğitim koşulları ve yolsuzluk iddialarına yönelik tepkilerin öne çıktığı gösterilerde kamu binaları hedef alındı. Bir polis karakolunun ateşe verilmesi ve İçişleri Bakanlığının girişine molotof kokteyli atılmasıyla büyüyen olaylarda yaklaşık 300 kişi yaralandı.
Balkan ülkesinde aylardır devam eden protestolar, Başbakan Edi Rama'nın istifasını isteyen göstericilerin katılımıyla genişledi. Güvenlik güçlerinin tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiyle müdahale ettiği eylemlerde göstericiler taş, molotof kokteyli ve havai fişek kullandı. Aralarında Eğitim Bakanlığının da bulunduğu çok sayıda kamu binası zarar görürken Rama, şiddet olaylarına karışmayan kesimlerle diyaloğa hazır olduğunu açıkladı.
ARNAVUTLUK'TA PROTESTOLAR NEDEN BAŞLADI?
Arnavutluk'taki hükümet karşıtı protestoların başlangıcında, ABD Başkanı Donald Trump'ın ailesiyle bağlantılı bir tatil köyü projesine yönelik tepkiler yer aldı. Söz konusu projeye karşı başlayan gösteriler, ilerleyen aylarda ülkedeki eğitim koşulları ve yolsuzluk iddiaları etrafında genişledi.
Üniversitelerdeki altyapı eksiklikleri ve daha iyi eğitim olanaklarına yönelik talepler, sokak hareketlerinin gündemindeki başlıca konular arasına girdi. Göstericilerin hükümete yönelik eleştirileri, Başbakan Edi Rama'nın görevinden ayrılması çağrılarıyla devam etti. Aylardır süren eylemler, ekim ayında polis ve göstericiler arasında yaşanan çatışmalarla yeniden gündeme geldi.
BAŞKENT TİRAN'DA POLİS KARAKOLU ATEŞE VERİLDİ
Başkent Tiran'da 13 Ekim Salı gününden itibaren polisle göstericiler arasında devam eden çatışmalar, bir polis karakolunun yakılmasıyla tırmandı. Göstericilerin İçişleri Bakanlığının girişine molotof kokteyli atması da kentte yaşanan olaylar arasında yer aldı.
Kamu binalarını hedef alan bazı göstericiler, kentteki iş yerlerinin vitrinlerine de zarar verdi. Güvenlik güçleri, olayların yaşandığı bölgelerde kalabalıkları dağıtmak amacıyla müdahalede bulundu. Polis karakolunun ateşe verilmesi ve bakanlık binalarının hedef alınmasının ardından hükümetten gösterilerde yaşanan şiddete ilişkin açıklamalar geldi.
ÇATIŞMALARDA YAKLAŞIK 300 KİŞİ YARALANDI
Arnavutluk makamları, hükümet karşıtı gösteriler sırasında meydana gelen olaylarda yaklaşık 300 kişinin yaralandığını duyurdu. Açıklanan bilgilere göre yaralıların yarısından fazlasını polis memurları oluşturdu.
Çevik kuvvet ekipleri, kamu binalarına yönelen ve iş yerlerinin vitrinlerini kıran göstericilere karşı tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullandı. Göstericiler ise güvenlik güçlerine taş, molotof kokteyli ve havai fişeklerle karşılık verdi. Çatışmalar sırasında kent merkezindeki kamu binalarında da hasar meydana geldi.
EĞİTİM BAKANLIĞI DAHİL ÇOK SAYIDA KAMU BİNASI ZARAR GÖRDÜ
Gösterilerin odak noktalarından biri haline gelen Arnavutluk Eğitim Bakanlığı, çatışmalar sırasında ağır hasar gören kamu kurumları arasında yer aldı. Üniversitelerdeki altyapı sorunlarına ve eğitim koşullarına yönelik talepler nedeniyle bakanlık binası, protestocuların toplandığı başlıca noktalardan biri oldu.
İçişleri Bakanlığı girişine yönelik molotof kokteylli saldırının yanı sıra farklı kamu binalarında da hasar oluştu. Göstericiler ile güvenlik güçleri arasında devam eden çatışmaların ardından 19 Ekim Pazartesi günü yüzlerce kişi yeniden Tiran'ın ana meydanında ve Eğitim Bakanlığı önünde toplandı.
GÖSTERİCİLER RAMA'NIN İSTİFASINI İSTİYOR
Tiran'da yeniden düzenlenen protestolara katılan göstericiler, Başbakan Edi Rama'nın istifası yönündeki taleplerini sürdürdü. Eğitim koşullarının iyileştirilmesi, yolsuzluk iddialarına ilişkin tepkiler ve yaşam şartları, eylemcilerin dile getirdiği konular arasında yer aldı.
AFP'ye konuşan 22 yaşındaki fen bilimleri öğrencisi Leka Sina, protestoların devam edeceğini belirterek, "Rama istifa edene kadar hareketimizi sürdüreceğiz. Biz suçlu değiliz; ülkemizde toplumsal barış ve daha iyi yaşam koşulları istiyoruz." dedi.
Sina, şiddetin sorunların çözümü olmadığını ifade ederken hükümetin de protestoların nedenlerini anlaması gerektiğini söyledi. Genç öğrenci, yaşanan gelişmeler karşısında hükümetin kapsamlı bir özeleştiri yapması gerektiğini dile getirdi.
BAŞBAKAN EDİ RAMA: PROTESTO BİR HAKTIR, ŞİDDET İSE SUÇTUR
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, 19 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada gösteriler sırasında yaşanan şiddet olaylarına tepki gösterdi. Facebook hesabından yayımladığı mesajda protesto hakkı ile şiddet eylemleri arasında ayrım yapılması gerektiğini belirten Rama, göstericilerin kırmızı çizgiyi aştığını söyledi.
Rama, açıklamasında, "Protesto bir haktır, şiddet ise suçtur; demokratik gelişimimizin bu kritik aşamasında bu kırmızı çizgi net biçimde çekilmelidir." ifadelerini kullandı.
Başbakan Rama, şiddete başvuranlar ve söz konusu eylemlerle arasına mesafe koymayan siyasi partiler dışındaki kesimlerle diyaloğa hazır olduğunu bildirdi. Hükümet karşıtı gösterilere ilişkin açıklamalarında şiddet olaylarını eleştiren Rama, güvenlik güçlerinin müdahalesine de destek verdi.
RAMA'DAN POLİSLERE 2 BİN 500 AVRO İKRAMİYE VE MAAŞ ZAMMI SÖZÜ
Başbakan Edi Rama, gösteriler sırasında görev yapan emniyet mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda polisin tutumunu övdü. Güvenlik güçlerinin protestolar sırasındaki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rama, görev yapan polis memurlarına yönelik mali düzenlemeleri açıkladı.
Rama, olaylarda ön saflarda görev alan her polis memuruna 2 bin 500 avro tutarında ikramiye verileceğini taahhüt etti. Ayrıca 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren polis maaşlarına belirgin bir zam yapılacağını duyurdu. Söz konusu açıklamalar, yaklaşık 300 kişinin yaralandığı ve yaralıların yarısından fazlasının polis olduğu gösterilerin ardından geldi.
TRUMP'IN AİLESİYLE BAĞLANTILI TATİL KÖYÜ PROJESİ PROTESTOLARIN BAŞLANGICINDA YER ALDI
Arnavutluk'ta aylardır devam eden sokak hareketlerinin ilk gündem maddelerinden biri, ABD Başkanı Donald Trump'ın ailesiyle bağlantılı tatil köyü projesiydi. Projeye yönelik tepkilerle başlayan gösteriler, zaman içerisinde hükümetin farklı politikalarına yönelik protestolara dönüştü.
Üniversitelerde daha iyi koşullar sağlanması talebi ve yolsuzluk iddialarına yönelik tepkiler, protestoların kapsamını genişletti. Göstericiler, eğitim alanındaki sorunların giderilmesinin yanı sıra Başbakan Edi Rama'nın istifasını da talep etmeye başladı.
RAMA, RUSYA VE İRAN'I DEZENFORMASYON YAYMAKLA SUÇLADI
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, ülkede devam eden huzursuzluğun arkasında yabancı aktörlerin bulunduğunu öne sürdü. Rusya ve İran'ı internet üzerinden dezenformasyon yaymakla suçlayan Rama, sosyal medya platformlarında yürütüldüğünü iddia ettiği faaliyetlere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Rusya'nın Arnavutluk'un müttefiki olmadığını vurgulayan Rama, sosyal medya ekosistemini etkisi altına aldığını savunduğu bir Rus nüfuz dalgasına karşı uyarıda bulundu. Başbakan, ülkedeki protestolarla bağlantılı olduğunu iddia ettiği çevrim içi faaliyetlerin kamuoyunu etkilediğini ileri sürdü.
İRAN BAĞLANTILI ON BİNLERCE SAHTE PROFİL İDDİASI
Başbakan Edi Rama, çevre aktivizmi görüntüsü altında faaliyet gösteren ve İran'la bağlantılı olduğunu iddia ettiği on binlerce sahte sosyal medya profilinin harekete geçirildiğini öne sürdü. Rama, söz konusu hesapların ülkedeki huzursuzlukla bağlantılı faaliyetlerde kullanıldığını savundu.
Rusya ve İran'a yöneltilen suçlamalar, Arnavutluk Başbakanı'nın açıklamalarında dile getirilen iddialar olarak kayda geçti. Gösteriler ise 19 Ekim Pazartesi günü Tiran'ın ana meydanında ve Eğitim Bakanlığı önünde düzenlenen yeni protestolarla devam etti.





