ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde, ülkenin istihbarat kurumları arasında ve Kongre ile yürütülen istihbarat paylaşımında önemli kesintiler yaşandığı bildirildi. Reuters'ın sekiz mevcut ve eski yetkili ile konu hakkında bilgilendirilmiş kişilere dayandırdığı habere göre, İran başta olmak üzere küresel güvenlik tehditlerine ilişkin istihbarat akışı bazı dönemlerde yavaşladı, belirli durumlarda ise geçici olarak tamamen durdu.
Eski istihbarat yetkilileri ve bağımsız uzmanlar, kurumlar arasındaki koordinasyon sorunlarının karar vericilere sunulan güvenlik değerlendirmelerinin kapsamını daraltabileceğini ifade etti. Yetkililer, 11 Eylül 2001'de El Kaide tarafından gerçekleştirilen saldırıların ardından ortaya çıkarılan istihbarat paylaşımı eksikliklerini hatırlatarak, mevcut aksaklıkların benzer sorunlara yol açabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi.
İstihbarat paylaşımındaki sorunlar, Trump yönetiminin salı günü yapılacak ara seçimlerin ardından İran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatıp başlatmamayı değerlendirdiği bir dönemde gündeme geldi.
CIA İLE ULUSAL İSTİHBARAT DİREKTÖRLÜĞÜ ARASINDA ANLAŞMAZLIK
İstihbarat kurumları arasındaki sorunların, eski Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın görev yaptığı dönemde belirginleştiği aktarıldı. Gabbard'ın yönettiği Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi (ODNI) ile Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) arasında yaşanan yetki ve görev alanı anlaşmazlıkları, kurumların ortak çalışmalarını etkiledi.
Konuya yakın iki ABD'li yetkili, Gabbard'ın haziran ayında görevinden ayrılmasının ardından kurumlar arasındaki gerilimin azaldığını ancak anlaşmazlıklardan kaynaklanan sorunların devam ettiğini bildirdi.
Yetkililere göre CIA, 2025 yılında ODNI bünyesinde faaliyet gösteren Ulusal İstihbarat Konseyi (NIC) ile bazı ortak değerlendirme raporlarının hazırlanmasına katılmayı bıraktı. Karar, İran dahil olmak üzere uluslararası güvenlik konularında farklı istihbarat kurumlarının görüşlerini bir araya getiren raporların sayısını etkiledi.
Bir ABD istihbarat yetkilisi, CIA'nın son aylarda konsey tarafından hazırlanan bazı değerlendirmelerde yeniden ortak yazar olarak görev almaya başladığını açıkladı.
İRAN VE MADURO OPERASYONLARINDAN SONRA KONGREYE İSTİHBARAT AKIŞI DURDU
Reuters'a bilgi veren iki kaynak, ABD'nin Haziran 2025'te İran'a yönelik askeri müdahalesinin ardından Kongre üyeleri ve danışmanlarına ODNI tarafından sağlanan istihbarat raporlarının kısa süreliğine durdurulduğunu belirtti.
Benzer bir kesintinin Ocak 2026'da Venezuela'nın eski Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun yakalanmasının ardından da yaşandığı bildirildi. Gabbard'ın ekibinin, Kongre üyelerini basına gizli bilgi sızdırmakla suçladığı ve istihbarat paylaşımındaki kesintilerin söz konusu suçlamaların ardından meydana geldiği aktarıldı.
Reuters, Kongre ile istihbarat paylaşımında yaşanan söz konusu kesintilerin daha önce kamuoyuna yansımadığını belirtti.
CIA Sözcüsü Liz Lyons ise kurumun, ODNI liderliğinde hazırlanan Başkanlık Günlük İstihbarat Brifingi ve Ulusal İstihbarat Konseyi aracılığıyla istihbarat değerlendirmelerinin sunulması sürecine tam olarak katıldığını açıkladı.
TRUMP YÖNETİMİNDE İSTİHBARAT KURUMLARINDA PERSONEL KESİNTİLERİ
ABD istihbarat topluluğundaki sorunların, 2025 yılında ulusal güvenlik kurumlarında gerçekleştirilen kapsamlı personel azaltımları sırasında başladığı belirtildi. Trump yönetiminin CIA ve ODNI dahil çeşitli kurumlarda kadroları küçülttüğü, başkanın kendisine sadık olmadığını düşündüğü bazı yetkilileri görevden aldığı veya kurum içindeki etkilerini sınırlandırdığı aktarıldı.
İki eski yetkili ve halen görevde bulunan bir ABD'li yetkili, istihbarat kurumlarında çalışan bazı analistlerin siyasi misilleme endişesi nedeniyle Beyaz Saray'ın görüşleriyle çelişen değerlendirmeler hazırlamaktan kaçındığını söyledi. Kaynaklar, analistlerin hangi konularda değerlendirme yapmaktan çekindiğine ilişkin ayrıntı vermedi.
Eski CIA analisti Julia Curlee, analistlerin çalışmalarını sürdürdüğünü ancak Trump yönetiminin istenmeyen istihbarat bilgilerini sadakatsizlik olarak değerlendirdiğini savundu. Curlee, trans birey olduğu gerekçesiyle 2025 yılında Trump yönetimindeki Ulusal Güvenlik Konseyi görevinden çıkarıldığını da ifade etti.
Beyaz Saray, Reuters'ın konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.
CIA VE ODNI ARASINDAKİ YETKİ MÜCADELESİ BEYAZ SARAY'A TAŞINDI
Yetkililer, CIA ile ODNI arasındaki anlaşmazlığı son 30 yılda ABD'nin en önemli iki istihbarat kurumu arasında yaşanan en büyük yetki mücadelelerinden biri olarak nitelendirdi.
11 Eylül saldırılarının ardından istihbarat kurumları arasındaki koordinasyonu güçlendirmek amacıyla oluşturulan ODNI ile CIA arasındaki gerilimin, Gabbard'ın ofisinin 2025 yılında mevcut ve eski bazı istihbarat yetkililerinin güvenlik izinlerini iptal etmesiyle tırmandığı belirtildi.
Üç eski yetkiliye göre kurumlar arasındaki anlaşmazlıklar, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles'ın gerilimi azaltmak amacıyla birkaç kez devreye girmesini gerektirecek seviyeye ulaştı.
Reuters, CIA ile ODNI arasında görev alanları ve yetkiler konusunda yaşanan anlaşmazlıkları daha önce de haberleştirmişti.
18 İSTİHBARAT KURUMUNUN ORTAK RAPORLARI ETKİLENDİ
ABD'nin dış politika ve ulusal güvenlik kararlarında uzun yıllardır önemli rol oynayan Ulusal İstihbarat Konseyi, ülkedeki 18 istihbarat kurumunun değerlendirmelerini bir araya getirmekle görevli bulunuyor. Konseyin hazırladığı raporlar, hem yürütme organındaki karar vericilere hem de Kongre üyelerine farklı kurumların ortak değerlendirmelerini sunuyor.
CIA'nın 2025 yılında ortak rapor yazımından çekilmesi, konseyin başlıca analiz kaynaklarından birini kaybetmesine neden oldu. Özellikle İran ve Rusya gibi konularda CIA'nın değerlendirmelerinden yoğun biçimde yararlanan konseyin çalışmaları, söz konusu değişiklikten etkilendi.
CIA, konsey ile istihbarat bilgilerini paylaşmaya ve bazı raporlar üzerinde çalışmaya devam ederken, kurumun analistleri ağırlıklı olarak kendi değerlendirmelerine yöneldi.
Konuya yakın iki kişi, personel kesintilerinden de etkilenen Ulusal İstihbarat Konseyinin rapor hazırlama hızının düştüğünü bildirdi. Beş mevcut ve eski yetkili ise konseyin hazırladığı değerlendirmeler arasında İran'daki savaşa odaklanan herhangi bir rapor bulunmadığını belirtti.
ODNI yetkilisi, Reuters'ın sorularına verdiği yanıtta konseyin değerlendirme üretim seviyesinin tarihsel ortalamalara yakın kaldığını savundu.
Bir ABD'li yetkili de Gabbard'ın Ulusal İstihbarat Konseyinden yararlanmadığını, yeni Ulusal İstihbarat Direktörü Jay Clayton'ın ise konseyin önemini kabul ederek istihbarat topluluğunun yönetiminde farklı bir yaklaşım benimsediğini söyledi.
ESKİ İSTİHBARAT YETKİLİLERİNDEN KOORDİNASYON UYARISI
Trump'ın ilk başkanlık döneminde Ulusal İstihbarat Direktör Yardımcısı olarak görev yapan Beth Sanner, istihbarat kurumlarındaki sorunların giderek karmaşıklaşan uluslararası güvenlik ortamında karar vericilerin bilgiye erişimini etkilediğini ifade etti.
Sanner, siyasi karar vericilerin dünya genelindeki gelişmelere ilişkin daha ayrıntılı, kapsamlı ve bütünleşik değerlendirmelere ihtiyaç duyduğunu ancak mevcut süreçte kendilerine daha az bilgi sunulduğunu söyledi.
Joe Biden yönetiminde Ulusal İstihbarat Direktör Yardımcılığı yapan ve daha önce Başkan George W. Bush'a istihbarat brifingleri sunan Morgan Muir de kurumlar arasındaki yeni engellere dikkat çekti.
Muir, ortak istihbarat değerlendirmelerinin hazırlandığı yapıların zayıflatılmasının kurumları birbirinden ayrı bilgi kaynaklarına dönüştürdüğünü belirtti. Eski yetkili, kurumlar arası koordinasyonun azalması halinde karar vericilerin bütünleşik değerlendirmeler yerine yalnızca tercih ettikleri kaynaklardan gelen istihbaratı kullanabileceği yönündeki endişesini dile getirdi.
KONGREYE SEÇİM TEHDİTLERİ HAKKINDA BRİFİNGLER YENİDEN BAŞLADI
İstihbarat paylaşımındaki kesintilerin yalnızca dış politika ve askeri operasyonlarla sınırlı kalmadığı bildirildi. Konuya yakın iki kişi ve eski bir ABD'li yetkili, Gabbard'ın ofisinin 2025 yılında Kongreye seçim güvenliğine yönelik tehditler hakkında verilen istihbarat brifinglerini de durdurduğunu açıkladı.
Ağustos 2026'da Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevini devralan Jay Clayton'ın, seçim tehditlerine ilişkin Kongre bilgilendirmelerini yeniden başlattığı belirtildi.
ODNI, Reuters'a yaptığı açıklamada Clayton'ın kurumun ve ABD istihbarat topluluğunun gerekli kaynaklara sahip olmasını sağlamaya kararlı olduğunu bildirdi. Açıklamada, istihbarat kurumlarının temel görevinin ABD hükümetindeki karar vericileri bilgilendirmek ve Amerikan halkının güvenliğini korumak olduğu vurgulandı.
FBI İLE TERÖRLE MÜCADELE MERKEZİ ARASINDA DA İSTİHBARAT KRİZİ YAŞANDI
ABD istihbarat kurumları arasındaki anlaşmazlıklardan birinin de Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) arasında yaşandığı ortaya çıktı.
İki eski yetkiliye göre FBI, 2025 yılının sonlarında NCTC ile bazı istihbarat bilgilerinin paylaşımını birkaç hafta boyunca durdurdu. Anlaşmazlığın, merkezin dönemin başkanı Joe Kent ve ekibinin Turning Point USA kurucusu Charlie Kirk'ün vurulması olayını soruşturmaya çalışmasının ardından başladığı belirtildi.
FBI yöneticileri, Kent'e NCTC'nin kendi yetki sınırlarını aştığını düşündüklerini iletti. Kurumlar arasındaki görev alanı anlaşmazlığı, belirli istihbarat bilgilerinin paylaşımında geçici bir kesintiye neden oldu.
FBI, Reuters'ın konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.
ESKİ YETKİLİLER YENİ YÖNETİM İÇİN İSTİHBARAT REFORMU HAZIRLIYOR
ABD istihbarat kurumlarında yaşanan gelişmelerin ardından bazı eski yetkililerin, gelecekteki bir yönetim döneminde istihbarat topluluğunun yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüğü bildirildi.
Reuters'a konuşan dört eski ABD'li yetkili, Stanford Üniversitesi bünyesindeki Hoover Enstitüsünde iki partili bir yaklaşımla istihbarat kurumlarının yeniden güçlendirilmesine ilişkin planlar hazırlandığını aktardı.
Çalışmaların, kurumlar arasındaki koordinasyon ve istihbarat değerlendirmelerinin karar vericilere ulaştırılması gibi alanları kapsayan yeniden yapılanma hazırlıkları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.





