ABD'de 3 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirilen ara seçimlerde milyonlarca seçmen, Başkan Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılında Kongrede oluşacak siyasi dengeleri belirlemek için oy kullanıyor. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senatodaki çoğunluklarını korumaya çalıştığı seçimlerde Demokratlar, özellikle Temsilciler Meclisinin kontrolünü yeniden kazanmayı hedefliyor. Kongre seçimlerinin yanı sıra yaklaşık 36 eyalette valilik yarışları düzenlenirken binlerce eyalet meclisi üyeliği ve çeşitli halk oylamaları da seçmenlerin kararına sunuluyor.

ABD'de ara seçimler, görevdeki başkanın dört yıllık görev süresinin ortasında düzenleniyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yapılan ara seçimlerin yalnızca ikisinde başkanın partisi Kongrede sandalye kaybı yaşamadı. Donald Trump'ın kamuoyu desteğinin en düşük seviyelerine yakın seyrettiği dönemde gerçekleştirilen seçimlerde ekonomik koşullar, dış politika kararları ve yönetimin performansı seçmenlerin gündeminde bulunuyor.

TRUMP SEÇMENLERE SESLENDİ: BEN DE OY PUSULASINDAYMIŞIM GİBİ DAVRANIN

Başkan Donald Trump, ara seçim kampanyası boyunca Cumhuriyetçi seçmenleri sandığa gitmeye çağırdı. Destekçilerine defalarca "Ben de oy pusulasındaymışım gibi davranın." mesajını veren Trump, seçim kampanyasının merkezinde yer aldı. Ekim ayının başından itibaren 20'den fazla seçim mitingi düzenleyen ABD Başkanı, Cumhuriyetçi adaylara destek vermek amacıyla farklı eyaletlerde seçmenlerle buluştu.

Trump'ın mitinglerinin büyük bölümü, 2024 başkanlık seçimlerinde yüksek oy farklarıyla kazandığı eyaletlerde gerçekleştirildi. Cumhuriyetçi Parti kampanyasında Demokrat adayların siyasi görüşleri ve politikaları da hedef alındı. Trump, pazartesi günü Washington'da yaptığı konuşmada, "Demokrat Parti, Amerikan tarihinin en aşırı ve tehlikeli aday kadrosunu belirledi." ifadelerini kullandı.

İRAN'LA SAVAŞ VE HAYAT PAHALILIĞI SEÇİMLERİN GÜNDEMİNDE

ABD'deki kamuoyu araştırmalarında seçmenlerin öncelikli gündem maddesi hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Trump yönetiminin uyguladığı kapsamlı gümrük tarifeleri ve şubat ayında İran'a yönelik alınan askeri saldırı kararı, ülkedeki ekonomik tartışmaların merkezinde bulunuyor. İran'la savaşın ardından yükselen akaryakıt fiyatları ve artan yaşam maliyetleri, seçim kampanyalarında ele alınan başlıca konular arasında yer alıyor.

Anket sonuçları, seçmenlerin önemli bir bölümünün Trump yönetiminin ekonomik sorunlarla mücadelesinden memnun olmadığını gösteriyor. Cumhuriyetçi adaylar ise seçim kampanyalarında hem kendi bölgelerindeki ekonomik sorunlara yanıt vermeye hem de Trump'ın politikalarını savunmaya çalışıyor. Başkanın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki siyasi etkisi, adayların kampanya söylemlerinde belirleyici unsurlardan biri olmayı sürdürüyor.

TEMSİLCİLER MECLİSİNDE 435, SENATODA 35 SANDALYE İÇİN OY KULLANILIYOR

ABD Kongresinin iki kanadındaki sandalye dağılımı, 3 Kasım seçimlerinin temel gündemini oluşturuyor. İki yılda bir tamamı yenilenen Temsilciler Meclisinin 435 sandalyesi için seçim yapılırken 100 üyeli Senatonun 35 sandalyesi de yeniden belirlenecek. Demokratların Temsilciler Meclisinde çoğunluğu elde edebilmesi için Cumhuriyetçilerin elindeki en az 3 sandalyeyi kazanması gerekiyor.

Senatoda ise Demokratların çoğunluğa ulaşabilmesi için mevcut sandalyelerini korumalarının yanı sıra Cumhuriyetçilerin kontrolündeki en az 4 sandalyeyi kazanmaları şart. Kongrenin iki kanadında farklı siyasi partilerin çoğunluğu elde etmesi halinde yasama faaliyetleri, federal bütçe görüşmeleri ve başkanlık yönetiminin Kongre ile ilişkileri yeni sandalye dağılımına göre şekillenecek.

DEMOKRATLARIN KONGREYİ KAZANMASI TRUMP'IN YETKİLERİNİ NASIL ETKİLER?

ABD'de Temsilciler Meclisi ve Senato, başkanlık yönetiminin yasama faaliyetleri üzerinde farklı yetkilere sahip bulunuyor. Demokratların Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kazanması halinde Trump yönetimine yönelik çıkar çatışması iddiaları hakkında Kongre soruşturmaları başlatılması mümkün olacak. Demokratlar ayrıca yasa tasarılarının kabul edilmesi ve bütçe düzenlemeleri konusunda yönetimden değişiklik talep edebilecek.

Senatonun Demokratların kontrolüne geçmesi durumunda ise Trump'ın üst düzey federal görevlere yapacağı atamalar ve olası Yüksek Mahkeme üyeliği adaylıkları Senatodaki yeni çoğunluğun onayına bağlı olacak. ABD sisteminde Senato, başkan tarafından belirlenen birçok üst düzey adayın göreve başlamasında onay yetkisini kullanıyor. Dolayısıyla seçimlerde ortaya çıkacak sandalye dağılımı, Trump'ın ikinci döneminin kalan iki yılındaki yönetim faaliyetleri açısından doğrudan önem taşıyor.

SENATONUN KADERİ YAKLAŞIK 10 EYALETTE BELİRLENECEK

Senato seçimlerinde yaklaşık 10 eyaletteki yarışlar çekişmeli olarak değerlendiriliyor. Demokratların çoğunluğu elde edebilmesi için mevcut sandalyelerini koruması ve Cumhuriyetçilerin elindeki en az dört sandalyeyi kazanması gerekiyor. Özellikle Alaska, Iowa, Kansas, Nebraska, Ohio, Güney Carolina ve Teksas'taki seçimler, iki parti arasındaki rekabetin öne çıktığı yarışlar arasında bulunuyor.

Donald Trump, söz konusu yedi eyaletin tamamında 2024 başkanlık seçimlerini çift haneli oy farklarıyla kazanmıştı. Ara seçimler öncesindeki kamuoyu araştırmaları ise Demokrat adayların bazı eyaletlerde küçük farklarla önde olduğunu, bazılarında da Cumhuriyetçi rakiplerine yakın destek oranlarına ulaştığını gösteriyor. Cumhuriyetçilerin geleneksel olarak güçlü olduğu eyaletlerdeki sonuçlar, Senatodaki çoğunluk hesabında belirleyici olacak.

MICHIGAN'DA ABD TARİHİNİN İLK MÜSLÜMAN SENATÖRÜ SEÇİLEBİLİR

Michigan eyaletindeki Senato yarışında Demokrat Abdul El-Sayed ile eski Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Mike Rogers karşı karşıya geliyor. 42 yaşındaki El-Sayed, 63 yaşındaki Rogers'a karşı yarışırken seçim öncesinde Demokrat Parti içinden gelen bir destek açıklaması gündeme geldi. Demokratların ön seçimlerini küçük bir farkla kaybeden Haley Stevens, pazar günü Cumhuriyetçi aday Rogers'ı desteklediğini duyurdu.

Avrupa ekonomisi için beklenmedik gelişme: Lagarde istifa etti
Avrupa ekonomisi için beklenmedik gelişme: Lagarde istifa etti
İçeriği Görüntüle

Abdul El-Sayed'in seçimi kazanması halinde ABD tarihinin ilk Müslüman senatörü olması söz konusu. İsrail'e yönelik eleştirileri ve herkesi kapsayan sağlık hizmeti gibi ilerici politikaları savunmasıyla tanınan El-Sayed'in adaylığı, Demokrat Partinin sol kanadı tarafından da yakından takip ediliyor. Michigan'daki yarış, 2028 başkanlık seçimleri öncesinde parti içindeki siyasi dengeler bakımından da gündemde yer alıyor.

ALASKA'DA AYNI İSMİ TAŞIYAN ADAY ÜZERİNDEN SEÇİM TARTIŞMASI

Alaska'daki Senato seçimlerinde Demokrat aday Mary Peltola ile Cumhuriyetçi Dan Sullivan arasındaki yarış, aday isimleri üzerinden ortaya çıkan iddialarla gündeme geldi. New York Times'ın haberine göre Peltola'nın seçim kampanyası, Cumhuriyetçi rakibiyle aynı adı ve soyadı taşıyan üçüncü bir adayın seçimlere katılmasına yardımcı oldu. İddialar, seçim sürecinde hukuki tartışmalara neden oldu.

53 yaşındaki Mary Peltola, kampanyasına yöneltilen suçlamaları reddetti. Trump yönetimindeki ABD Adalet Bakanlığı ise konuyla ilgili ceza soruşturması başlattı. Bakanlık ayrıca Alaska'daki seçim sonuçlarının resmen onaylanmasını engellemek amacıyla dava açtı ancak mahkeme söz konusu girişimi reddetti.

TEKSAS'TA ELON MUSK'IN 366 MİLYON DOLARLIK DESTEĞİ GÜNDEMDE

Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır güçlü olduğu Teksas'ta Demokrat aday James Talarico ile Cumhuriyetçi Teksas Başsavcısı Ken Paxton Senato koltuğu için yarışıyor. 37 yaşındaki Talarico, 63 yaşındaki Paxton'a karşı Demokrat Parti adına seçime katılıyor. Hakkında çeşitli skandallar gündeme gelen Paxton, seçim kampanyasında Cumhuriyetçilere sağlanan büyük mali destekten de yararlanıyor.

Dünyanın en zengin insanlarından Elon Musk'ın Cumhuriyetçilerin Kongredeki çoğunluğunu koruması amacıyla yüz milyonlarca dolar harcadığı bildirildi. Musk'ın Cumhuriyetçilere yönelik toplam mali desteğinin 366 milyon dolara ulaştığı aktarıldı. Teksas'taki yarış, Demokratların Cumhuriyetçi ağırlıklı eyaletlerde sandalye kazanma hedefi kapsamında takip ediliyor.

KANSAS'TA DEMOKRATLAR YAKLAŞIK 100 YILLIK SONUCU DEĞİŞTİRMEK İSTİYOR

Kansas eyaletinde Demokrat aday Adam Hamilton ile Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall arasında seçim yarışı yaşanıyor. 62 yaşındaki Hamilton, büyük bir kilisenin papazı olarak tanınırken 66 yaşındaki Marshall yeniden Senatoya seçilmek için kampanya yürütüyor. Seçim öncesi kamuoyu araştırmalarında Hamilton'ın Cumhuriyetçi rakibinin küçük bir farkla önünde bulunduğu belirtiliyor.

Donald Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerini 16 puandan fazla farkla kazandığı Kansas, yaklaşık bir asırdır Demokrat bir senatör seçmedi. Demokratların eyaletteki yarışı kazanması halinde Kansas'ın uzun süredir devam eden Senato temsilinde değişiklik yaşanacak. Eyaletteki sonuç, Demokratların Senato çoğunluğu için ihtiyaç duyduğu dört Cumhuriyetçi sandalyeden birini kazanıp kazanamayacağını da gösterecek.

MAINE'DE SUSAN COLLINS ALTINCI DÖNEM İÇİN YARIŞIYOR

Maine eyaletinde Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, altıncı kez Senatoya seçilmek amacıyla Demokrat Troy Jackson ile karşı karşıya geliyor. 73 yaşındaki Collins'in rakibi olan 58 yaşındaki Jackson, daha önce Maine Eyalet Senatosu Başkanlığı görevinde bulundu. Demokrat seçmenlerin ağırlıkta olduğu eyalette Cumhuriyetçi Collins'in yeniden seçilme mücadelesi yakından takip ediliyor.

Demokrat Parti cephesinde adaylık süreci de tartışmalara sahne oldu. Graham Platner, hakkındaki uygunsuz davranış suçlamalarının ardından seçim yarışından çekildi ve Troy Jackson partisinin adayı haline geldi. Platner, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Maine'deki sonuç, Cumhuriyetçilerin mevcut Senato sandalyelerini koruma mücadelesinde önem taşıyor.

TEMSİLCİLER MECLİSİNDE 47 BÖLGEDE ÇEKİŞMELİ YARIŞ

Temsilciler Meclisi seçimlerinde Demokratların çoğunluğu kazanma ihtimali, seçim tahmin kuruluşlarının değerlendirmelerinde öne çıkıyor. Reuters'ın önde gelen seçim tahmin kuruluşlarının verilerine dayandırdığı analizine göre 435 sandalyeli Temsilciler Meclisinde 47 yarış çekişmeli kategorisinde bulunuyor. Diğer seçim bölgelerinde sonuçların tahminlerle aynı doğrultuda gerçekleşmesi halinde Demokratların çoğunluğu elde etmek için çekişmeli 47 yarışın yalnızca 13'ünü kazanması yeterli olacak.

Rekabetin yaşandığı seçim bölgelerinin önemli bir bölümü, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerinde çift haneli farklarla kazandığı Cumhuriyetçi ağırlıklı bölgelerden oluşuyor. Trump'ın desteklediği ve bazı eyaletlerde seçim bölgesi sınırlarını Cumhuriyetçiler lehine yeniden düzenlemeyi amaçlayan girişimlerin ise Beyaz Saray'ın hedeflediği avantajı sağlamadığı yönünde değerlendirmeler bulunuyor.

TRUMP YÖNETİMİNİN SEÇİM DAVALARI YÜKSEK MAHKEMEYE TAŞINDI

ABD'de seçim süreci devam ederken Trump yönetiminin bazı eyaletlerde başlattığı hukuki girişimler de gündemde yer alıyor. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin seçimleri kaybetmesi durumunda Trump'ın sonuçlara itiraz edebileceği yönünde uyarılarda bulunuyor. Adalet Bakanlığı, Alaska'daki seçim sürecine yönelik girişimlerinin yanı sıra Kaliforniya'da da oy pusulalarının sayılmasına ilişkin dava açtı.

Bakanlık, Kaliforniya'da geçersiz olabileceğini savunduğu oy pusulalarının sayılmasını engellemeye çalıştı. ABD Yüksek Mahkemesi ise 2 Kasım Pazartesi günü Trump yönetiminin söz konusu davada acil karar alınması yönündeki talebini reddetti. Federal yönetimin seçim süreçlerine yönelik hukuki müdahaleleri, seçimlerin siyasi etkiden uzak yürütülmesini amaçlayan uzun yıllara dayanan uygulamalar çerçevesinde tartışılıyor.

36 EYALETTE VALİLİK, BİNLERCE BÖLGEDE YEREL SEÇİM YAPILIYOR

ABD'deki 3 Kasım seçimleri yalnızca Kongre üyelerinin belirlenmesiyle sınırlı kalmıyor. Yaklaşık 36 eyalette valilik seçimleri gerçekleştirilirken binlerce eyalet meclisi üyeliği için de oy kullanılıyor. Seçmenler, federal yönetimin yanı sıra eyalet yönetimlerinde görev alacak siyasi temsilcileri de belirliyor.

Bazı eyaletlerde milyarderlere yönelik vergi düzenlemeleri ve kürtaj hakları gibi farklı konularda halk oylamaları düzenleniyor. Eyalet düzeyindeki seçimler ve referandumlar, Kongre yarışlarıyla aynı gün gerçekleştiriliyor. Sandıktan çıkacak sonuçlarla hem federal yasama organındaki hem de eyalet yönetimlerindeki siyasi dağılım belirlenecek.

SEÇİM SONUÇLARI TRUMP'IN KALAN İKİ YILINI ETKİLEYECEK

Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin ortasında yapılan ara seçimler, Cumhuriyetçi Parti ile Demokrat Parti arasındaki Kongre çoğunluğu mücadelesine sahne oluyor. Temsilciler Meclisindeki 435 ve Senatodaki 35 sandalyenin dağılımı, 2027'de göreve başlayacak yeni Kongrenin yapısını belirleyecek. Kongredeki çoğunluğun değişmesi, başkanlık yönetiminin yasa tasarılarını geçirme, bütçe düzenlemelerini onaylatma ve üst düzey atamaları gerçekleştirme süreçlerini etkileyecek.

Seçimlerde Kongrenin yanı sıra eyalet yönetimlerine ilişkin sonuçlar da açıklanacak. Trump'ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılında federal yönetim ile Kongre arasındaki siyasi ilişkiler, seçmenlerin 3 Kasım'da vereceği oylarla ortaya çıkacak yeni güç dağılımı üzerinden yürütülecek.