ABD'de 3 Kasım 2026 Salı günü düzenlenecek Kongre ara seçimleri öncesinde Michigan eyaletindeki Senato yarışı, adayların dinî kimlikleri üzerinden yürütülen tartışmalarla gündeme geldi. Demokrat Partinin adayı Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Partinin adayı Mike Rogers arasındaki seçim, ABD tarihinde ilk kez Müslüman bir siyasetçinin Senatoya seçilmesi ihtimalini de beraberinde getirdi. Michigan doğumlu ve Mısır kökenli bir ailenin çocuğu olan El-Sayed, seçimleri kazanması durumunda ABD Senatosunda görev yapacak ilk Müslüman olarak tarihe geçecek.
Seçim kampanyasının son haftalarında Cumhuriyetçi aday Mike Rogers ve ABD Başkanı Donald Trump, El-Sayed'in Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğunu öne sürdü. Demokrat aday iddiaları reddederken, sivil hak kuruluşları dinî kimliği hedef alan açıklamalara tepki gösterdi. ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın Michigan'da düzenlenen bir Cumhuriyetçi Parti etkinliğinde Arapların bilimsel ve kültürel çalışmalarına ilişkin yaptığı açıklamalar da Associated Press tarafından incelendi ve iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya konuldu.
ABD SENATOSUNA İLK KEZ MÜSLÜMAN BİR İSİM SEÇİLEBİLİR
Michigan'da 3 Kasım'da yapılacak seçimler, ABD Senatosundaki temsil bakımından tarihî bir sonuca sahne olabilir. Demokrat aday Abdul El-Sayed'in Cumhuriyetçi Mike Rogers karşısında kazanması halinde, ABD tarihinde ilk kez Müslüman bir siyasetçi Senato üyeliğine seçilecek. Ülkede daha önce Müslüman siyasetçiler Temsilciler Meclisine seçilmiş olsa da Senatoda bugüne kadar Müslüman bir üye görev yapmadı.
Michigan'daki yarış, Demokrat Senatör Gary Peters'ın yeniden aday olmama kararı almasının ardından boşalacak koltuk için düzenleniyor. Demokratların adayı El-Sayed, Cumhuriyetçilerin adayı ise daha önce ABD Temsilciler Meclisinde görev yapan Mike Rogers oldu. Seçimde diğer partilerden adaylar da yer alırken, kampanya sürecindeki tartışmalar ağırlıklı olarak iki büyük partinin adayları arasında yaşandı.
DONALD TRUMP, ABDUL EL-SAYED'İ AŞIRILIKÇILIKLA SUÇLADI
ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ekim'de Michigan'ın Port Huron kentinde düzenlediği seçim mitinginde Demokrat aday Abdul El-Sayed'i hedef alan açıklamalar yaptı. Trump, El-Sayed'i Müslüman Kardeşler ile ilişkilendirerek aşırılıkçı bir siyasetçi olduğunu ileri sürdü. Başkan, konuşmasında 11 Eylül 2001 saldırılarına da atıfta bulunarak Demokrat adayın seçilmesine karşı Cumhuriyetçi seçmenlere çağrıda bulundu.
Trump, El-Sayed'in Senatoya seçilmesi durumunda güvenlik kontrolünden geçirilmesi gerektiğini öne süren ifadeler de kullandı. Reuters'ın 25 Ekim tarihli haberine göre, Trump'ın konuşması sırasında bazı miting katılımcıları El-Sayed aleyhine sloganlar attı ve sınır dışı edilmesini istedi. Michigan'da doğan ve ABD vatandaşı olan El-Sayed, kendisine yönelik suçlamaları reddetti.
MİKE ROGERS, EL-SAYED'İN MÜSLÜMAN KARDEŞLER İLE BAĞLANTILI OLDUĞUNU İDDİA ETTİ
Cumhuriyetçi Senato adayı Mike Rogers, seçim kampanyasında rakibi Abdul El-Sayed'in Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğunu öne sürdü. Rogers, Demokrat adayın siyasi ilişkileri ve ailesi üzerinden çeşitli iddialarda bulunurken, El-Sayed söz konusu örgütle herhangi bir bağlantısının olmadığını açıkladı.
Washington Post ve PolitiFact tarafından yapılan incelemelerde, El-Sayed'in Müslüman Kardeşler üyesi olduğuna veya örgütle bağlantısı bulunduğuna ilişkin kanıt ortaya konulamadığı belirtildi. PolitiFact, Trump'ın El-Sayed hakkındaki aşırılıkçılık suçlamalarını da gerçeği yansıtmayan iddialar olarak değerlendirdi.
Rogers ise 25 Ekim'de NBC'nin Meet the Press programında yaptığı açıklamada El-Sayed'i hiçbir zaman terörist olarak nitelendirmediğini söyledi. Cumhuriyetçi aday, buna karşın rakibinin siyasi bağlantılarına ilişkin sorularının devam ettiğini ifade etti.
ABDUL EL-SAYED SUÇLAMALARI REDDETTİ
Demokrat aday Abdul El-Sayed, Trump ve Rogers tarafından dile getirilen iddiaların dayanaksız olduğunu belirterek Müslüman Kardeşler ile herhangi bir kişisel veya örgütsel ilişkisinin bulunmadığını açıkladı. El-Sayed, dinî kimliğinin ve ailesinin seçim kampanyasında tartışma konusu yapılmasına karşı çıktı.
El-Sayed, 26 Ekim'de Detroit'te düzenlediği basın toplantısında Trump'ın açıklamalarını kanıta dayanmayan suçlamalar olarak nitelendirdi. ABD'ye bağlılığının dinî kimliği üzerinden sorgulanmasını kabul etmediğini belirten Demokrat aday, seçim kampanyasında ekonomik sorunlara, sağlık hizmetlerine ve seçmenlerin günlük yaşamlarını etkileyen konulara odaklandığını ifade etti.
ESKİ BAŞKAN BARACK OBAMA DA TARTIŞMALARA DAHİL OLDU
ABD'nin eski Başkanı Barack Obama, 24 Ekim'de Detroit'te Demokrat adaylara destek vermek amacıyla düzenlenen seçim etkinliğinde Abdul El-Sayed'e yönelik suçlamalara değindi. Obama, rakiplerinin El-Sayed'i diğer ABD vatandaşlarından farklı göstermeye çalıştığını belirterek dinî kimlik üzerinden yürütülen kampanyayı eleştirdi.
Obama, geçmişte kendisinin de ABD dışında doğduğuna ilişkin asılsız iddialarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Eski Başkan, Michigan seçmenlerine yaptığı konuşmada El-Sayed'in Amerikalı kimliğinin sorgulanmasına karşı çıktı.
ABD SAĞLIK BAKANI KENNEDY'NİN ARAPLAR HAKKINDAKİ SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ
Michigan'daki seçim kampanyasında tartışmalara neden olan bir diğer açıklama, ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'dan geldi. Kennedy, 26 Ekim'de Grand Rapids kentinde Cumhuriyetçi Mike Rogers'a destek amacıyla düzenlenen etkinlikte Arap toplumlarının bilim, edebiyat ve uluslararası ödüllere katkıları hakkında gerçeğe aykırı ifadeler kullandı.
Kennedy, dünyada yaklaşık 500 milyon Arap bulunduğunu belirterek Arapların bilim üretmediğini, Nobel, Fields ve Wolf ödüllerini kazanmadığını ve edebiyat alanında eser ortaya koymadığını öne sürdü. Bakan, söz konusu iddialarını Müslüman Kardeşler'in 1928 yılında ortaya çıkmasıyla ilişkilendirerek örgütün İslam dünyasındaki bilimsel ve kültürel gelenekleri yok ettiğini savundu.
Açıklamalar, Michigan'da yaşayan Arap Amerikalılar başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekti. Kennedy'nin sözleri, Demokrat aday El-Sayed'e yönelik Müslüman Kardeşler iddialarının seçim kampanyasında gündemde olduğu sırada kamuoyuna yansıdı.
ASSOCIATED PRESS, KENNEDY'NİN İDDİALARINI NOBEL ÖDÜLLERİYLE ÇÜRÜTTÜ
Associated Press (AP), Robert F. Kennedy Jr.'ın Arapların bilim ve edebiyata katkı sunmadığı yönündeki ifadelerini inceleyen bir doğruluk kontrolü yayımladı. Haber ajansı, Nobel Ödülü kazanmış Arap ve Arap kökenli isimleri sıralayarak Kennedy'nin açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.
AP'nin incelemesinde, Mısırlı yazar Necib Mahfuz'un 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığı, Mısır kökenli Amerikalı bilim insanı Ahmed Zewail'in ise 1999 yılında Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldüğü hatırlatıldı. Eski Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed el-Baradey'in 2005 yılında Nobel Barış Ödülü'nü aldığı ve Yemenli insan hakları savunucusu Tevekkül Karman'ın 2011 yılında aynı ödülü kazandığı belirtildi.
Haber ajansı ayrıca Ürdün doğumlu kimyager Omar Yaghi'nin 2025 Nobel Kimya Ödülü'nü kazanan bilim insanları arasında bulunduğunu ve 2018 yılında Wolf Kimya Ödülü'nü aldığını aktardı. Lübnan kökenli matematikçi Michael Atiyah'ın da 1966 yılında Fields Madalyası kazandığı kaydedildi. AP'nin ortaya koyduğu örnekler, Kennedy'nin bilimsel ödüllere ilişkin genellemeleriyle çelişti.
ARAP KİMLİĞİ İLE MÜSLÜMAN KİMLİĞİ ARASINDAKİ FARKA DİKKAT ÇEKİLDİ
Associated Press'in incelemesinde, Robert F. Kennedy Jr.'ın açıklamalarında Arap etnik kimliği ile Müslüman dinî kimliğinin birbirine karıştırıldığına dikkat çekildi. Arap kimliğinin etnik ve dilsel bir tanımlama olduğu, Müslümanlığın ise dinî aidiyeti ifade ettiği belirtildi.
Arap toplumlarında Müslümanların yanı sıra Hristiyanlar, Yahudiler ve farklı inançlara mensup kişilerin bulunduğu hatırlatıldı. Dünya genelindeki Müslümanların büyük çoğunluğunun Arap olmadığı da vurgulandı. AP, bilim ve kültür alanındaki tarihsel başarıların söz konusu kimlikler arasında ayrım yapılmadan değerlendirilmesinin yanlış sonuçlar doğurduğunu aktardı.
SİVİL HAK KURULUŞLARI DİNÎ KİMLİĞİ HEDEF ALAN AÇIKLAMALARI ELEŞTİRDİ
ABD'deki çeşitli sivil hak kuruluşları, Michigan Senato seçimlerinde Abdul El-Sayed'in dinî kimliği üzerinden yapılan açıklamalara tepki gösterdi. Amerikan Ulusal Siyahilerin İlerlemesi Derneği (NAACP), Trump'ın Müslüman aday hakkındaki ifadelerini kınayan kuruluşlar arasında yer aldı.
Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) ve sağlık politikaları alanında faaliyet gösteren Protect Our Care kuruluşu da Kennedy'nin Araplar hakkındaki açıklamalarını eleştirdi. Protect Our Care Başkanı Brad Woodhouse, ABD Sağlık Bakanı'nın ifadelerine karşı açıklama yaparken, Baylor Tıp Fakültesinden bilim insanı Peter Hotez de Arap bilim insanlarının tarih boyunca bilimsel bilginin gelişimine sunduğu katkıları hatırlattı.
ABDUL EL-SAYED KİMDİR?
Michigan'da Demokrat Partinin Senato adayı olan Abdul El-Sayed, ABD'de Mısır kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Halk sağlığı ve epidemiyoloji alanlarında eğitim alan El-Sayed, Michigan Üniversitesinde lisans eğitimi gördükten sonra İngiltere'deki Oxford Üniversitesinde halk sağlığı alanında doktora yaptı. Columbia Üniversitesinden de tıp diploması aldı.
El-Sayed, 2015 yılında Detroit Sağlık Departmanının yöneticisi olarak göreve başladı ve 2017 yılına kadar görevini sürdürdü. Ardından 2018 yılında Michigan Valiliği için Demokrat Partinin ön seçimlerine katıldı ancak adaylığı kazanamadı. Daha sonraki yıllarda Wayne County sağlık yönetiminde görev alan El-Sayed, 2026 yılında ABD Senatosuna aday oldu.
MICHIGAN'DA SENATO SEÇİMLERİ 3 KASIM'DA YAPILACAK
ABD'de Kongre ara seçimleri 3 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Michigan'da Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers'ın yarıştığı Senato seçimi, Cumhuriyetçilerin çoğunluğu elinde bulundurduğu Senatonun yeni dönem dağılımını belirleyecek seçimlerden biri olacak.
Eski FBI görevlisi ve Temsilciler Meclisi üyesi Mike Rogers, kampanyasında sınır güvenliği ve imalat sanayisi gibi başlıkları öne çıkarırken, Abdul El-Sayed sağlık hizmetlerine erişim, yaşam maliyetleri ve sosyal politikalar üzerinde duruyor. Seçim sonucunda Michigan'ın yeni senatörü belirlenecek ve El-Sayed'in kazanması halinde ABD tarihinde ilk kez Müslüman bir isim Senatoya seçilmiş olacak.




