ABD Başkanı Donald Trump, 12 Ekim 2026'da Ohio eyaletinin Youngstown kentinde düzenlenen ara seçim mitinginde İran ile devam eden savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. Washington yönetiminin İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek amacıyla askeri harekâta giriştiğini savunan Trump, İranlı üst düzey yöneticilerin hedef alındığı saldırılar nedeniyle ülkede görüşme yapılabilecek yetkilileri belirlemekte zorlandıklarını söyledi. ABD Başkanı, İran'ın askeri kapasitesi ve ekonomik durumu hakkında da çeşitli iddialar dile getirdi.
İran'a karşı yürütülen askeri operasyonların sonuçlarından söz eden Trump, ülkenin donanmasının ve hava kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. İran'ın yönetim kademesinde yaşandığını iddia ettiği kayıpları da gündeme getiren ABD Başkanı, saldırılarda İranlı liderlerin hedef alınmasının Washington açısından diplomatik muhatap sorununa yol açtığını ifade etti.
TRUMP: İRAN ASLA NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLAMAYACAK
Ohio'daki mitingde İran'a yönelik askeri harekâtın gerekçesini anlatan Trump, Tahran yönetiminin nükleer silah edinmesini engellemek istediklerini belirtti. ABD'nin İran'a karşı düzenlediği saldırılardan söz eden Trump, söz konusu operasyonların ülkenin askeri ve nükleer kapasitesine yönelik olduğunu savundu. Washington yönetiminin İran konusunda belirlediği hedeflerden geri adım atmadığını dile getirdi.
Trump, İran'a yönelik operasyonlar hakkında yaptığı açıklamada, "İran'a küçük bir ziyaret yaptık. Şöyle söyleyelim, asla nükleer silaha sahip olamayacaklar ve bu çok yakında sona erecek" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı'nın sözleri, İran'ın nükleer programına yönelik Amerikan politikasını ortaya koyarken askeri harekâtın sonuçlarına ilişkin iddialarını da içerdi.
İRANLI LİDERLERİN HEDEF ALINMASI HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN SÖZLER
Trump, konuşmasının devamında İran'daki yönetim kadrosuna yönelik saldırılara değindi. ABD'nin askeri operasyonları sonucunda İranlı üst düzey yetkililerin hedef alındığını belirten Trump, yaşanan kayıpların ardından ülkenin yönetiminde kimin söz sahibi olduğunu tespit etmekte zorlandıklarını ileri sürdü.
İranlı liderlerin hedef alınmasında fazla ileri gitmiş olabileceklerini dile getiren Trump, "Liderleri bile yok. Sorun da bu. Liderler konusunda biraz fazla ileri gitmiş olabiliriz, çünkü artık kiminle muhatap olduğumuzu bile bilmiyoruz" dedi. ABD Başkanı'nın açıklaması, İran ile temas kurulabilecek siyasi muhatapların belirlenmesine ilişkin Washington yönetiminin yaşadığını söylediği güçlükleri gündeme taşıdı.
TRUMP: KİMSE İRAN CUMHURBAŞKANI OLMAK İSTEMİYOR
İran'ın siyasi yönetimine ilişkin iddialarını sürdüren Trump, ülkede cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmek isteyen kimsenin bulunmadığını öne sürdü. İranlı yöneticilerin hedef alındığı saldırılardan sonra ülkede liderlik sorunu yaşandığını savunan Trump, yönetimde görev alacak kişilerin belirlenmesi konusunda da açıklamalarda bulundu.
Trump, "Kimse İran Cumhurbaşkanı olmak istemiyor. Soruyorlar: 'Kim cumhurbaşkanı olmak ister?' Hiç kimse! Dürüst olmak gerekirse kiminle muhatap olacağımızı bulmakta zorlanıyoruz. Sanırım çok ileri gittik" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, konuşmasında İran yönetimine yönelik saldırıların kapsamı hakkında da bazı aşamalarda daha önce durabileceklerini söyledi.
Trump'ın İran'da muhatap bulunamadığı yönündeki açıklamalarına karşılık İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, 4 Ekim'de Washington'un Tahran'daki muhataplarını ve karar alma sistemini bildiğini açıklamıştı. Bekayi, asıl sorunun ABD'li yetkililerden gelen çelişkili açıklamalar olduğunu savunmuştu.
İRAN'IN DONANMASI VE HAVA KUVVETLERİ HAKKINDA KONUŞTU
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri operasyonların bilançosunu değerlendirdiği konuşmasında ülkenin savunma kapasitesine ilişkin iddialarını da sıraladı. İran'ın ABD karşısında büyük ölçüde yenilgiye uğradığını ileri süren Trump, Tahran yönetiminin deniz ve hava kuvvetlerinin artık etkili bir askeri güç oluşturamadığını savundu.
Trump, "Bizim için oldukça kolay oldu. Çünkü şu anda donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, uçaksavarları yok, dünyadaki herhangi bir ülke arasında en kötü enflasyona sahipler. Paraları yok" diye konuştu. İran'ın ekonomik durumu ve askeri imkânları hakkında dile getirilen sözler Trump'ın iddialarını yansıtırken, ülkenin savunma kapasitesinin tamamen ortadan kalktığına ilişkin bağımsız bir doğrulama sunulmadı.
ABD İLE İRAN ARASINDAKİ SAVAŞTA LİDERLİK TARTIŞMASI
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları 28 Şubat 2026'da başlamış, İran'ın dini lideri Ali Hamaney savaşın ilk gününde düzenlenen saldırıda hayatını kaybetmişti. Hamaney'in ardından oğlu Mücteba Hamaney liderlik görevini üstlenmişti. İran ise saldırılara İsrail'i ve Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerini hedef alarak karşılık vermişti.
Savaş sürecinde İran'ın yönetim yapısı ve ABD ile yürütülebilecek diplomatik temaslar da iki ülke arasındaki açıklamalarda yer aldı. Trump, 6 Ekim'de yaptığı bir başka değerlendirmede İran'ın üst düzey yöneticilerini kaybettiğini savunmuş ve ülkede kararları kimin aldığının bilinmediğini öne sürmüştü. Tahran yönetimi ise Washington'un İran'daki karar alma mekanizmalarını bildiğini belirterek söz konusu iddialara karşı çıkmıştı.
TRUMP'TAN HUSİLERİN SUUDİ ARABİSTAN'A SALDIRILARINA TEPKİ
Trump, İran'a yönelik açıklamalarının yanı sıra Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a düzenlediği saldırılar hakkında da konuştu. ABD Başkanı, 3 Kasım 2026'da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde Husilerin Suudi Arabistan'daki hedeflere yönelik saldırılarını artırmasından rahatsızlık duyduğunu belirtti. Washington yönetimi, Husilerin bölgedeki faaliyetlerini İran ile bağlantılı olarak değerlendiriyor.
Husilerin saldırılarının küresel petrol fiyatlarını yükseltmeyi amaçladığını iddia eden Trump, seçimlerin ardından konuya yeniden odaklanacağını söyledi. ABD Başkanı, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar hakkında, "Seçimlerden sonra orada olacağım ve bunu asla unutmayacağım" ifadelerini kullandı. Trump'ın 13 Ekim'deki açıklamalarında Husilerin saldırılarının İran'ın etkisiyle gerçekleştirildiği iddiası da yer aldı.
SUUDİ ARABİSTAN'DA HAVALİMANI VE PETROL TESİSLERİ HEDEF ALINDI
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, başkent Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nın hedef alınmasıyla yeniden gündeme geldi. Ekim ayında gerçekleşen saldırıda can kayıpları ve yüzlerce yaralanma bildirildi. Bölgedeki çatışmalarda havaalanlarının yanı sıra enerji tesisleri ve petrol altyapısı da hedef alındı.
13 Ekim'de Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husi kontrolündeki petrol depolarına hava saldırıları düzenlediği bildirildi. Husilerin ise Suudi Arabistan'ın doğusunda, Saudi Aramco'nun genel merkezinin bulunduğu Dahran bölgesine füzeler fırlattığı aktarıldı. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı çevresindeki saldırılar da bölgedeki deniz taşımacılığı ve enerji sevkiyatına ilişkin gelişmeler arasında yer aldı.
ABD'DE 3 KASIM'DA KONGRE ARA SEÇİMLERİ YAPILACAK
ABD'de 3 Kasım 2026'da gerçekleştirilecek Kongre ara seçimleri öncesinde İran savaşı ve Orta Doğu'daki askeri gelişmeler siyasi gündemdeki yerini koruyor. Seçimlerde Temsilciler Meclisinin tamamı ve Senatonun belirli üyelikleri için oy kullanılacak. Seçim sonuçları, Kongrenin iki kanadındaki siyasi çoğunluğun belirlenmesinde rol oynayacak.
Trump, seçimlerden önce İran'a yönelik yeni bir Amerikan saldırısı düzenlenmeyeceğini 8 Ekim'de açıklamıştı. ABD Başkanı, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları hakkındaki son açıklamasında da seçim sonrasına işaret ederek konuya ilişkin tutumunu dile getirdi. Washington ile Tahran arasında devam eden anlaşmazlıklarda İran'ın nükleer programı, askeri operasyonlar, yaptırımlar ve diplomatik görüşmeler başlıca gündem maddeleri arasında bulunuyor.





