ABD ile İran arasında Şubat 2026'da başlayan savaşın ardından yürütülen diplomatik temaslarda yeni gelişmeler yaşanıyor. Washington yönetimi, İran'a yönelik askeri operasyonlarını büyük ölçüde durdurmasına rağmen ekonomik yaptırımlarını ve deniz ablukasını sürdürüyor. Tahran ise Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için sunduğu şartların karşılanmasını talep ediyor. Tarafların Katar aracılığıyla yürüttüğü dolaylı temaslarda henüz kapsamlı bir anlaşmaya varılamazken ABD Başkanı Donald Trump'ın son açıklamaları ve İranlı yetkililerin yanıtları gündemdeki yerini koruyor.
12 Ekim 2026 itibarıyla gerilimin merkezinde Hürmüz Boğazı'nın statüsü, İran'a uygulanan yaptırımlar, ABD'nin yeni bir askeri operasyon düzenleme ihtimali ve nükleer müzakerelerin koşulları bulunuyor. İran yönetimi, Washington'ın sunduğu yanıtın bazı talepleri karşıladığını ancak diğer maddelerin belirsizliğini koruduğunu belirtirken Trump, görüşmelerin sürdüğünü savunuyor.
TRUMP: 3 KASIM'DAKİ SEÇİMLERDEN ÖNCE İRAN'A SALDIRMAYACAĞIZ
ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ekim'de Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, 3 Kasım 2026'da gerçekleştirilecek ABD ara seçimlerinden önce İran'a yönelik yeni bir askeri saldırı başlatmayı planlamadığını duyurdu. Trump, Washington ile Tahran arasında yapıcı görüşmeler yürütüldüğünü belirterek mevcut diplomatik temaslara işaret etti.
Trump'ın açıklaması, ABD Savunma Bakanlığının İran'a yönelik olası askeri operasyonlar için hazırlık yaptığına ilişkin haberlerin ardından geldi. ABD yönetimi askeri seçeneği tamamen gündemden çıkardığını açıklamazken Trump, seçimlerden önce saldırı düzenlemeyeceğini bildirdi.
TRUMP'TAN İRAN'A YENİ UYARI: YA TALEPLERİMİZİ KARŞILARLAR YA DA YOK OLURLAR
Donald Trump, 9 Ekim'de New York eyaletinin Syracuse kentinde düzenlenen mitingde İran'a ilişkin açıklamalarını sürdürdü. İran ile Rusya-Ukrayna savaşlarının kısa sürede sona ermesini istediğini belirten Trump, Tahran yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı.
Trump, İran'la ilgili sürecin bir şekilde hızlı sonuçlanacağını savunarak Tahran'ın ABD'nin taleplerini karşılaması gerektiğini söyledi. İran'ın talepleri kabul etmemesi halinde ağır sonuçlarla karşılaşacağı yönünde tehditte bulunan Trump, ABD'nin İran'ın nükleer silah elde etmesini engellediğini de ileri sürdü.
İRAN'DAN ABD'YE YANIT: SUNULAN TEKLİF YETERSİZ
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, 11 Ekim'de yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik İran'ın 7 şartına ABD tarafından verilen yanıtın yetersiz olduğunu bildirdi. Rızai, Washington'ın bazı koşulları kabul ettiğini ancak diğer maddelere ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini ifade etti.
İranlı yetkili, ABD'nin yanıtının Katar aracılığıyla Tahran'a ulaştırıldığını belirtti. İran yönetiminin, taleplerinin tamamına açıklık getirilmeden müzakere sürecini ilerletmeyeceğini aktaran Rızai, Washington'ın yanıtına yeni bir karşılık vermeyi durdurduklarını söyledi. Beyaz Saray'dan Rızai'nin son açıklamalarına ilişkin resmi bir yanıt gelmedi.
İRAN HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN AÇILMASI İÇİN 7 ŞART SUNDU
İran yönetimi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sürecinde sunduğu öneride, 7 koşulun yerine getirilmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın 7 gün içerisinde yeniden açılabileceğini bildirdi. İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, boğazın açılmasının daha önce ABD ile varılan geçici mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerin uygulanmasına bağlı olduğunu açıkladı.
Kalibaf, haziran ayında üzerinde uzlaşılan İslamabad Mutabakatı'na atıfta bulunarak İran'ın şartları yerine getirilmeden deniz trafiğinin eski düzenine dönmeyeceğini belirtti. Tahran yönetimi, görüşmelerin mevcut aşamada deniz güvenliği ve mutabakatın uygulanmasına odaklandığını, nükleer program konusunda yeni tavizler verilmesine ilişkin bir anlaşma bulunmadığını ifade etti. Yedi koşulun tamamının ayrıntılı ve doğrulanmış listesi son açıklamalarda kamuoyuyla paylaşılmadı.
İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ARAKÇİ'DEN ABD'YE ASKERİ KARŞILIK UYARISI
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin diplomasi yerine askeri saldırıları tercih etmesi halinde İran'ın karşılık vermeye hazır olduğunu açıkladı. Arakçi, Washington ile yaşanan anlaşmazlıkların çözümü için diplomatik kanalların kullanılabileceğini ancak ülkesine yönelik yeni bir saldırının yanıtsız bırakılmayacağını belirtti.
İran yönetimi ayrıca füze kapasitesine ilişkin açıklamalarda bulunarak savunma hazırlıklarının sürdüğünü bildirdi. Tahran'ın açıklamaları, ABD'nin yeni saldırı ihtimalini gündemde tuttuğu ve askeri hazırlıklara ilişkin haberlerin yayımlandığı dönemde geldi.
İRANLI YETKİLİDEN ABD'YE DİJİTAL ALTYAPI UYARISI
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD ile çatışmaların yeniden başlaması durumunda bölgedeki dijital altyapıların da saldırıların hedefi olabileceği yönünde uyarıda bulundu. Rızai'nin açıklaması, Washington'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin öneriye verdiği yanıtın yetersiz bulunduğu bir dönemde yapıldı.
İranlı yetkililer, ABD'nin açıklamalarında farklı mesajlar bulunduğunu da savundu. İran Meclisi Başkanlık Divanı Üyesi Abbas Guderzi, 10 Ekim'de yaptığı açıklamada, Washington'dan gelen çelişkili mesajların İran'ın hesaplamalarını etkilemeye yönelik olabileceğini ileri sürdü. Guderzi, İran'a yönelik herhangi bir yeni saldırıya daha güçlü karşılık verileceğini söyledi.
ABD İRAN'A YÖNELİK YENİ YAPTIRIMLAR AÇIKLADI: 17 GEMİ HEDEFTE
ABD Hazine Bakanlığı, 8 Ekim'de İran petrolünün uluslararası piyasalara taşınmasında kullanıldığını belirttiği 17 gemiye ve bunlarla bağlantılı şirketlere yeni yaptırımlar uygulandığını duyurdu. "Operation Economic Outcast" adı verilen ekonomik baskı programı kapsamında açıklanan yaptırımlar, İran'ın petrol, petrol ürünleri ve petrokimya ihracatından elde ettiği gelirleri hedef alıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'ın petrol satışlarını kolaylaştıran kişi ve şirketlere yönelik yaptırımların süreceğini belirtti. Bakanlığın açıklamasında, hedef alınan gemilerin Güney ve Doğu Asya pazarlarına milyonlarca varil İran petrolü ve petrol ürünü taşıdığı ifade edildi. Yaptırım listesinde Paritosh, Bitu, Starway ve Gas Lucky isimli gemiler de yer aldı.
ABD'NİN İRAN'A UYGULADIĞI DENİZ ABLUKASI DEVAM EDİYOR
Washington yönetimi, İran ile geçici anlaşmanın çökmesinin ardından 14 Temmuz'da yeniden uygulamaya koyduğu deniz ablukasını sürdürüyor. ABD yönetimi, İran'ın petrol ihracatını sınırlandırmak amacıyla deniz taşımacılığına yönelik denetimleri ve yaptırımları artırırken Tahran, ablukaya son verilmesini diplomatik sürecin temel talepleri arasında tutuyor.
ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın abluka dışında bulunan petrol sevkiyatlarının azaldığını savunuyor. Washington'ın ekonomik baskı politikası yalnızca petrol taşımacılığını değil, İran'ın finansal faaliyetlerini ve uluslararası ticaret ağlarını da kapsıyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA TİCARİ GEMİLERE SALDIRILAR SÜRÜYOR
Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasında bulunan Hürmüz Boğazı, İran ile ABD arasındaki anlaşmazlığın başlıca noktalarından biri olmaya devam ediyor. İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) tarafından kaydedilen verilere göre, ekim ayının ilk haftasında ticari gemilere yönelik 11 saldırı bildirildi. Saldırıların 10'u Hürmüz Boğazı'nda, biri Basra Körfezi'nde meydana geldi.
Aynı dönemde boğazdan geçen gemi trafiğinin çatışmalar öncesindeki seviyenin yaklaşık yüzde 75 altında kaldığı bildirildi. İran'ın deniz trafiğine yönelik kısıtlamaları ve ABD'nin uyguladığı abluka, petrol ve diğer ticari yüklerin taşınmasını etkiliyor.
ABD VE İRAN ARASINDAKİ SAVAŞ ŞUBAT AYINDA BAŞLADI
ABD ve İsrail'in 28 Şubat 2026'da İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından çatışmalar bölgesel ölçekte genişledi. İran'ın karşılık vermesiyle ABD'nin bölgedeki askeri varlığı, deniz taşımacılığı ve Körfez ülkelerinin güvenliği de savaşın gündemine girdi. Nisan ayında sağlanan ateşkes çatışmaların yoğunluğunu azaltırken taraflar arasında kalıcı bir barış anlaşmasına varılamadı.
Haziran ayında gündeme gelen geçici mutabakatın uygulanmasında yaşanan anlaşmazlıkların ardından ABD, temmuz ayında deniz ablukasını yeniden başlattı. Eylül ve ekim aylarında yürütülen diplomatik temaslar ise Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ekonomik yaptırımların geleceği üzerinde yoğunlaştı.
İRAN İLE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA YENİ DİPLOMATİK TEMAS
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, 11 Ekim'de bölgedeki güvenlik gelişmelerini ele aldı. Suudi Arabistan resmi haber ajansının aktardığı görüşmede, bölgesel gerilimin azaltılması ve istikrarın yeniden sağlanmasına yönelik konular değerlendirildi.
Arakçi, İran'ın Suudi Arabistan ile Yemen arasında diyaloğun kolaylaştırılmasına yardımcı olmaya hazır olduğunu bildirdi. Görüşme, Husilerin Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırılarının ardından gerçekleştirildi.
RİYAD SALDIRILARININ ARDINDAN TRUMP'TAN ASKERİ MÜDAHALE MESAJI
Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırıları, ABD yönetiminin gündemine girdi. Ekim ayının ikinci haftasında gerçekleştirilen saldırılarda çok sayıda kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi yaralandı. Suudi Arabistan yönetimi saldırılara karşılık verileceğini duyurdu.
Donald Trump, saldırıların ardından ABD'nin Husilere karşı yürütülen askeri operasyonlara katılabileceği yönünde açıklamada bulundu. Washington'ın mevcut askeri desteği ve olası yeni müdahalesine ilişkin tartışmalar sürerken İran, Yemen'deki çatışmaların çözümü için diplomatik diyaloğu desteklediğini açıkladı.
PETROL FİYATLARINDA HÜRMÜZ BOĞAZI VE SAVAŞ ETKİSİ
ABD ile İran arasındaki çatışmalar, petrol piyasalarında fiyat hareketlerine neden olmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik saldırılar ve bölgedeki enerji sevkiyatındaki aksamalar nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı 8 Ekim'de yüzde 4 artışla 104,28 dolara yükseldi. ABD Batı Teksas türü ham petrolün varil fiyatı ise aynı gün 91,49 dolar seviyesinde kapandı.
12 Ekim'deki işlemlerde Brent petrolün varil fiyatı 103,18 dolara, ABD ham petrolünün fiyatı ise 90,31 dolara geriledi. Fiyat hareketlerinde Orta Doğu'daki çatışmaların yanı sıra Rusya-Ukrayna enerji sevkiyatına ilişkin gelişmeler ve Meksika Körfezi'ndeki üretim koşulları da etkili oldu.
İRAN-ABD GÖRÜŞMELERİNDE SON DURUM NE?
12 Ekim 2026 itibarıyla ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve çatışmaların sona erdirilmesine yönelik kapsamlı bir anlaşma açıklanmadı. İran, sunduğu 7 koşulun karşılanmasını talep ederken ABD'nin verdiği yanıtı yetersiz bulduğunu bildirdi. Washington ise yaptırımlarını ve deniz ablukasını sürdürürken diplomatik görüşmelerin devam ettiğini belirtiyor.
Donald Trump'ın 3 Kasım'daki ara seçimlerden önce İran'a saldırı düzenlemeyeceği yönündeki açıklaması yürürlükteki siyasi tutumunu ortaya koyarken seçimlerden sonraki döneme ilişkin bağlayıcı bir askeri karar açıklanmadı. İran yönetimi de olası yeni saldırılara karşılık vereceğini bildiriyor.





