Afganistan Kızılayı Başkanı ve İslam Emirliği’nin Doha’daki siyasi ofisinin eski üst düzey isimlerinden Şeyh Şahabeddin Dilaver, Afganistan’ın dış dünyayla ilişkilerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tolo News’e konuşan Dilaver, yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesinin ardından ülkenin yeni bir döneme girdiğini belirterek Afganistan’ın dünya ülkeleriyle diplomatik, ticari ve insani ilişkilerini geliştirmek istediğini ifade etti.

Dilaver’in açıklamaları, Taliban yönetiminin Afganistan’ın uluslararası sistemle ilişkilerini genişletme ve dış dünyayla yeni diplomatik ve ekonomik kanallar oluşturma isteğini ortaya koydu. İslam Emirliği’nin siyasi müzakerelerin ötesinde devletler arası ilişkileri geliştirmeye yöneldiğini belirten Dilaver, Afganistan’ın artık dış müdahaleye boyun eğmeyen ancak uluslararası ilişkilerini sürdürmek isteyen bir ülke olduğunu savundu.

DİLAVER: DÜNYA ÜLKELERİYLE İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ

Dilaver, yabancı güçlerin ülkeden çekilmesiyle birlikte Afganistan’daki siyasi koşulların değiştiğini belirtti. İşgalin sona ermesinin ardından geçmişte yürütülen siyasi müzakere süreçlerine duyulan ihtiyacın ortadan kalktığını ifade eden Dilaver, Afganistan’ın bundan sonraki dönemde dünya ülkeleriyle doğrudan ilişkilerini geliştirmeye odaklanacağını söyledi.

Afganistan’ın diplomatik, ticari ve insani alanlarda diğer ülkelerle ilişkilerini genişletmek istediğini vurgulayan Dilaver, mevcut yönetimin dış dünyadan tamamen izole bir politika izlemediğini belirtti. Açıklamalar, Taliban yönetiminin uluslararası tanınma arayışının yanı sıra ekonomik ve diplomatik entegrasyonu da önemli bir hedef olarak gördüğünü ortaya koydu.

ULUSLARARASI TANINMA KONUSUNA DİKKAT ÇEKTİ

Dilaver, İslam Emirliği’nin uluslararası alanda tanınmaması konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Bazı ülkelerin Afganistan’da güçlü ve birleşik bir merkezi hükümetin oluşmasını istemediğini savunan Dilaver, Taliban yönetiminin uluslararası tanınma sürecinde karşı karşıya kaldığı sorunların arkasında söz konusu yaklaşımın bulunduğunu ileri sürdü.

Afganistan’ın siyasi, askeri ve ekonomik olarak yabancı güçlerin etkisi altında kalmasını isteyen ülkeler bulunduğunu öne süren Dilaver, mevcut yönetimin bağımsız hareket etme politikasını sürdüreceğini ifade etti.

ABD’YE “DOHA ANLAŞMASI” ELEŞTİRİSİ

Dilaver’in açıklamalarında ABD ile ilişkiler ve Doha Anlaşması da geniş yer tuttu. Afganistan Kızılayı Başkanı, Washington yönetiminin Doha Anlaşması’nın ardından Afganistan’a yönelik yaklaşık 3 bin ihlalde bulunduğunu öne sürdü.

ABD’nin İslam Emirliği’nden çeşitli taleplerde bulunmasının mevcut Afgan yönetiminin fiilen muhatap alındığını gösterdiğini savunan Dilaver, Washington ile Taliban arasında yürütülen geçmiş müzakereleri hatırlattı.

Dilaver, “Bizimle masaya oturdular, taahhütlerde bulundular ve ateşkesin nasıl uygulanacağını konuştular. Bütün bunlar ortada bir yönetimin bulunduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

ABD’NİN TALEPLERİNİ “FİİLİ TANIMA” OLARAK YORUMLADI

Dilaver, ABD’nin İslam Emirliği ile müzakere yürütmesini ve Taliban yönetiminden çeşitli taleplerde bulunmasını fiili tanıma olarak değerlendirdi. Washington yönetiminin resmi diplomatik tanıma kararı bulunmamasına rağmen Afganistan’daki mevcut yönetimle farklı konularda temas yürüttüğünü belirten Dilaver, geçmiş müzakerelerin de söz konusu durumu gösterdiğini savundu.

Doha’daki görüşmeler sırasında tarafların çeşitli taahhütlerde bulunduğunu ve ateşkes düzenlemelerinin ele alındığını hatırlatan Dilaver, söz konusu temasların Afganistan’da muhatap alınan bir yönetim bulunduğunu gösterdiğini ifade etti.

AFGANLAR ARASI MÜZAKERELERİN BAŞARISIZLIĞINI ESKİ YÖNETİME BAĞLADI

Afganlar arası müzakerelere de değinen Dilaver, görüşmelerin sonuçsuz kalmasında önceki Afganistan hükümetinin temsilcilerinin yeterince ciddi davranmamasının etkili olduğunu ileri sürdü.

Dilaver, yabancı güçlerin ülkeden çekilmesinin Afganistan’ın dış müdahaleye boyun eğmeyeceğini gösterdiğini söyledi. ABD ve NATO güçlerinin ülkeden ayrılmasının ardından Afganistan’ın siyasi yapısının tamamen değiştiğini belirten Dilaver, geçmişteki müzakere formatlarının da söz konusu değişimle birlikte anlamını yitirdiğini savundu.

PAKİSTAN’A POLİTİKA ELEŞTİRİSİ

Dilaver, Pakistan ile Afganistan arasında son dönemde yaşanan çatışmalara ilişkin de değerlendirmede bulundu. İslamabad yönetiminin Afganistan’a yönelik mevcut politikalarıyla hata yaptığını söyleyen Dilaver, iki ülke arasındaki sorunların mevcut yaklaşım üzerinden çözülemeyeceğini savundu.

Bazı ülkelerin Afganistan’ın siyasi, askeri ve ekonomik olarak dış güçlerin etkisi altında kalmasını istediğini öne süren Dilaver, Afganistan’ın bağımsız bir politika izlemeye devam edeceğini ifade etti.

"Mühimmat yok" tartışmalarının gölgesinde tatbikat kararı
"Mühimmat yok" tartışmalarının gölgesinde tatbikat kararı
İçeriği Görüntüle

KADIN HAKLARI KONUSUNDA AÇIKLAMA

Röportajda kadın hakları konusu da gündeme geldi. Dilaver, İslam Emirliği’nin kadınların haklarını güvence altına almaya bağlı olduğunu söyledi.

Kadınlar ve kız çocuklarının birçok alanda haklarının sağlandığını ifade eden Dilaver, Taliban yönetiminin konuya ilişkin mevcut politikasını savundu. Afganistan’daki kadınların eğitim, çalışma ve kamusal yaşama katılımına ilişkin uygulamalar ise Taliban yönetimiyle uluslararası toplum arasındaki temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

TALİBAN YÖNETİMİNDEN ULUSLARARASI ENTEGRASYON MESAJI

Dilaver’in açıklamalarında en dikkat çeken mesajlardan biri Afganistan’ın dış dünyayla ilişkilerinin geleceğine yönelik oldu. Taliban yönetiminin Afganistan’ın diplomatik, ticari ve insani alanlarda dünya ülkeleriyle ilişkilerini artırmak istediğini belirten Dilaver, ülkenin dış müdahaleye karşı bağımsızlık politikasını korurken uluslararası ilişkilerden uzak kalmayı hedeflemediğini ortaya koydu.

Afganistan’daki mevcut yönetimin uluslararası tanınma sorununun sürdüğü bir dönemde gelen açıklamalar, Taliban yönetiminin dünya ülkeleriyle diplomatik ve ekonomik entegrasyon arayışını sürdürdüğünü gösterdi. Dilaver, Afganistan’ın bundan sonraki dönemde devletlerle siyasi temaslarını artırmak, ticari ilişkilerini geliştirmek ve insani işbirliğini genişletmek istediğini ifade etti.