Afganistan’ın başkenti Kabil’in batısında bulunan ve Şiilere ait olduğu belirtilen Hatemu’n Nebiyyin isimli merkezin tahliye edilmesi yönünde karar alındı. Kararın ilgili çevrelere iletilmesinin ardından bölgede yaşayan Şiiler protesto gösterileri düzenledi.

Cumartesi akşamı gerçekleştirilen gösteriler sırasında İslam Emirliği’ne bağlı güvenlik güçleri ile protestocular arasında gerginlik yaşandı. Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde güvenlik güçlerinin protestoculara müdahale ettiği ve bazı kişileri gözaltına aldığı görüldü.

PROTESTOLARDA GÖZALTILAR YAŞANDI

Yerel kaynaklar, protestolar sırasında yalnızca göstericilerin değil, bazı Şii din adamlarının da gözaltına alındığını bildirdi. Gösterilerde yaşanan müdahaleye ilişkin görüntüler sosyal medyada paylaşılırken, bölgede tahliye kararına karşı tepkilerin sürdüğü belirtildi.

İslam Emirliği yönetiminin Hatemu’n Nebiyyin kompleksine yönelik tahliye kararının arkasında ise merkezin üzerinde bulunduğu arazinin mülkiyetine ilişkin uzun süredir devam eden bir tartışmanın bulunduğu aktarıldı.

TAHLİYE KARARININ MERKEZİNDE ARAZİ TARTIŞMASI VAR

İslam Emirliği yönetimine yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre Hatemu’n Nebiyyin kompleksinin bulunduğu arazi kamuya ait. Söz konusu kaynaklar, arazinin ABD ve NATO destekli Hamid Karzai yönetiminin ilk dönemlerinde Şii bir din adamı tarafından kamu arazisi olmasına rağmen kullanıma alındığını ve daha sonra üzerine dini merkez ile eğitim kurumu inşa edildiğini ileri sürdü.

İmran Han mahkeme kararıyla cezaevinden hastaneye sevk edildi
İmran Han mahkeme kararıyla cezaevinden hastaneye sevk edildi
İçeriği Görüntüle

İslam Emirliği kaynakları, kompleksin yer aldığı alanın Sınırlar ve Aşiretler Bakanlığı ile bağlantılı Huşhal Han Lisesi’ne ait kamu arazisi olduğunu belirtiyor. Yönetimin tahliye kararının da söz konusu alanın yeniden devlet kurumlarına devredilmesi amacıyla alındığı ifade ediliyor.

İSLAM EMİRLİĞİ: ARAZİ DEVLETE AİT

İslam Emirliği’ne yakın kaynaklar, merkezin bulunduğu alanın özel mülkiyet olmadığını ve kamu arazisi statüsünde bulunduğunu savunuyor. Kaynaklara göre tahliye işlemi dini faaliyetlere yönelik bir karar değil, mülkiyet hakkının yeniden kamu kurumlarına devredilmesine yönelik bir uygulama olarak değerlendiriliyor.

Huşhal Han Lisesi’ne ait olduğu belirtilen arazinin yeniden devlet kurumlarının kullanımına verilmesi kararı, tahliye sürecinin temel gerekçesi olarak gösteriliyor.

Şİİ ÇEVRELER KARARA TEPKİLİ

Şii çevreler ise tahliye kararına karşı çıkıyor. Kararın yalnızca bir arazi anlaşmazlığı olarak değerlendirilemeyeceğini savunan çevreler, gelişmenin ülkedeki Şii dini kurumlarının faaliyet alanları açısından da endişe yarattığını ifade ediyor.

Tahliye kararının ardından başlayan protestolar ve yaşanan gözaltılar, mülkiyet tartışmasının yanı sıra ülkedeki Şii toplumu ile İslam Emirliği yönetimi arasındaki ilişkileri de yeniden gündeme taşıdı.

GÖZLER TAHLİYE SÜRECİNDE

Hatemu’n Nebiyyin kompleksinin tahliye edilmesine ilişkin kararın nasıl uygulanacağı ve protestolar sırasında gözaltına alınan kişilerin durumu konusunda yeni açıklamaların yapılması bekleniyor. İslam Emirliği yönetimi araziyi kamu mülkiyeti kapsamında değerlendirirken, Şii çevreler kararın dini kurumların faaliyetleri üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.

Tarafların farklı gerekçeler üzerinden değerlendirdiği tahliye süreci, Kabil’deki gelişmelerin merkezinde yer almaya devam ediyor.