Suudi Arabistan, Orta Doğu'da devam eden gerilimlerin ardından bölge ülkeleriyle diplomatik temaslarını sürdürüyor. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, Türkiye, Mısır ve Kuveyt'teki mevkidaşlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak son bölgesel gelişmeleri değerlendirdi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre görüşmelerin ana gündemini bölgedeki gerilimin kontrol altına alınması ve güvenlik ile istikrarın korunmasına yönelik ortak çalışmalar oluşturdu.

TÜRKİYE, MISIR VE KUVEYT İLE TELEFON GÖRÜŞMELERİ

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, diplomatik temasları kapsamında Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Kuveyt Dışişleri Bakanı Abdullah Ali el-Yahya ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

Görüşmelerde bölgedeki son gelişmeler değerlendirilirken mevcut gerilimin daha geniş bir alana yayılmasının önlenmesine yönelik diplomatik çalışmalar da ele alındı. Taraflar, bölgesel güvenlik ve istikrarın korunmasına katkı sağlayacak ortak çabaları gözden geçirdi.

SUUDİ ARABİSTAN: GERİLİMİ KONTROL ALTINA ALACAK ÇABALAR GÖRÜŞÜLDÜ

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, Faysal bin Ferhan ile üç ülkenin dışişleri bakanları arasında bölgesel gelişmeler konusunda temas gerçekleştirildiğini bildirdi.

Bakanlığın açıklamasına göre görüşmeler sırasında “bölgesel güvenlik ve istikrarın korunmasına katkı sağlayacak şekilde gerilimi kontrol altına almaya yönelik ortak çabalar” değerlendirildi. Açıklamada diplomatik temaslarda ele alınan gerilim başlıklarının ayrıntılarına ilişkin ek bilgi paylaşılmadı.

BÖLGESEL GERİLİMİN ARTTIĞI DÖNEMDE DİPLOMATİK TRAFİK

Suudi Arabistan'ın Türkiye, Mısır ve Kuveyt ile gerçekleştirdiği görüşmeler, Orta Doğu'da birden fazla cephede askeri ve siyasi gerilimin devam ettiği bir dönemde geldi. Yemen'deki Husiler ile Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri arasındaki çatışmaların yeniden yoğunlaşması ve Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları bölgesel güvenlik gündeminin önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Husiler 8 Eylül'ün ardından Suudi Arabistan'a yönelik füze saldırıları düzenlerken Riyad, saldırılarda en az 73 kişinin yaralandığını açıklamıştı. Yemen'deki çatışmalar da 2022'de Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından yaşanan en ciddi tırmanışlardan biri olarak kayıtlara geçti.

BM'nin İran savaşıyla ilgili tespitleri Beyaz Saray'ı zorluyor
BM'nin İran savaşıyla ilgili tespitleri Beyaz Saray'ı zorluyor
İçeriği Görüntüle

TÜRKİYE, SUUDİ ARABİSTAN VE PAKİSTAN ARASINDA MEKKE ANLAŞMASI

Bölgesel diplomasi trafiğinin arka planında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşması da bulunuyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de üçlü ortak savunma anlaşmasını imzaladı. Anlaşmaya göre üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı, diğer ülkelere de yapılmış bir saldırı olarak kabul ediliyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmanın belirli bir ülkeyi hedef almadığını açıklamıştı. Fidan ayrıca mekanizmanın teknik açıdan NATO'nun kolektif savunma sistemine benzediğini ancak saldırıya uğrayan ülkenin diğer taraflardan yardım talep etmesi ve ihtiyaç duyduğu desteğin türünü belirtmesi gerektiğini ifade etmişti.

MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI İÇİN RİYAD'DA SEKRETARYA KURULDU

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın dışişleri ve savunma bakanları ile üst düzey askeri yetkilileri, anlaşmanın imzalanmasının ardından 31 Ağustos'ta İstanbul'da bir araya geldi. Görüşmelerin ardından üçlü yapı “Mekke Savunma İttifakı” olarak adlandırılırken Riyad'da daimi bir sekretarya oluşturulduğu açıklandı. İlk genel sekreterin Pakistan tarafından belirlenmesi kararlaştırıldı.

Üç ülke, anlaşmanın egemenliğe, toprak bütünlüğüne ve ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesine ilişkin uluslararası ilkeler temelinde oluşturulduğunu bildirdi. İttifakın bölgede katılmak isteyen diğer ülkelere açık olduğu da açıklanan ilkeler arasında yer aldı.

HUSİ SALDIRILARININ ARDINDAN ANLAŞMA YENİDEN GÜNDEMDE

Mekke anlaşması, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik son saldırılarının ardından yeniden gündeme geldi. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Suudi Arabistan'a yönelik sebepsiz bir saldırının veya Yemen'deki çatışmaların krallık topraklarına yayılmasının anlaşmayı devreye sokabileceğini söyledi. Asif, Pakistan'ın anlaşmadan doğan yükümlülüklerine bağlı olduğunu ifade etti.

Pakistan yönetimi aynı dönemde herhangi bir askeri müdahale kararının görüşülmediğini de açıkladı. Mekke anlaşmasının hangi şartlarda ve hangi askeri mekanizmalarla uygulanacağına ilişkin ayrıntıların tamamı kamuoyuna açıklanmış değil.

KUVEYT DE PAKİSTAN İLE SAVUNMA İŞ BİRLİĞİNİ GENİŞLETTİ

Faysal bin Ferhan'ın son diplomatik temaslarında yer alan Kuveyt de kısa süre önce Pakistan ile savunma alanındaki iş birliğini genişletti. Pakistan ve Kuveyt, 27 Ağustos'ta Rawalpindi'de “Protocol Agreement-2026” adı verilen yeni bir savunma anlaşması imzaladı. Anlaşma, iki ülke arasında 2023'ten beri yürürlükte olan askeri iş birliği çerçevesini genişletti.

Pakistan Savunma Bakanlığının açıklamasına göre anlaşma kapsamında Pakistan Silahlı Kuvvetleri, Kuveyt ordusunun eğitimi ve savunma kapasitesinin geliştirilmesinin yanı sıra sınır yönetimi konusunda destek sağlayacak. Kuveyt ile yapılan anlaşmada Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke anlaşmasında bulunan kolektif savunma hükmü yer almıyor.

BÖLGE ÜLKELERİ ARASINDA TEMASLAR SÜRÜYOR

Suudi Arabistan'ın Türkiye, Mısır ve Kuveyt ile gerçekleştirdiği son telefon görüşmeleri, bölgesel gerilimin kontrol altına alınmasına yönelik diplomatik temasların devam ettiğini gösteren görüşmeler arasında yer aldı. Riyad'ın açıklamasında tarafların güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik ortak çabaları değerlendirdiği belirtilirken görüşmeler sonucunda alınan somut bir karar açıklanmadı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma mekanizması ile Kuveyt'in Pakistan'la genişlettiği askeri iş birliği de bölgedeki güvenlik temaslarının diğer başlıklarını oluşturuyor. Mekke anlaşmasının uygulanmasına ilişkin mekanizmaların geliştirilmesi için üç ülkenin oluşturduğu siyasi ve savunma yapıları çalışmalarını sürdürüyor.