Suudi Arabistan, Orta Doğu'daki çatışmaların enerji nakil hatlarında oluşturduğu kesintilerin ardından ham petrol ihracatında yeni bir sevkiyat düzenine geçti. Doğu-Batı Petrol Boru Hattının saldırı nedeniyle devre dışı kalması sonrasında Kızıldeniz üzerinden yapılan sevkiyatları azaltmak zorunda kalan Riyad yönetimi, ülkenin doğusundaki terminallerden Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol ihracatını artırdı. Tanker hareketlerini izleyen şirketlerin verileri, Suudi petrolünün Hürmüz üzerinden taşınan miktarında ağustos ayına kıyasla belirgin artış yaşandığını ortaya koydu.

Arzın yeniden yükselmesi küresel petrol piyasasına da yansıdı. Suudi Arabistan'ın Hürmüz üzerinden daha fazla petrol göndermeye başlamasının yanı sıra Doğu-Batı Petrol Boru Hattını yeniden devreye alması ve İran'dan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin gelen diplomatik mesajlar, arz kesintisine yönelik endişelerin azalmasında etkili oldu. Brent petrol 22 Eylül'de iki haftanın en düşük seviyesine kadar geriledi.

BİR GÜNDE 14 MİLYON VARİL PETROL YÜKLENDİ

Reuters'ın TankerTrackers.com verilerine dayandırdığı habere göre Saudi Aramco, 20 Eylül Pazar günü Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi kıyısındaki Ras Tanura Limanı çevresinde 7 adet Çok Büyük Ham Petrol Tankerine yaklaşık 14 milyon varil petrol yükledi.

VLCC olarak adlandırılan tankerler, küresel ham petrol ticaretinde kullanılan en büyük tanker sınıfları arasında bulunuyor. Reuters tarafından incelenen uydu görüntülerinde de pazar günü Ras Tanura yakınlarında 7 tankerin bulunduğu görüldü.

Tek günde gerçekleştirilen yaklaşık 14 milyon varillik yükleme, Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi terminallerindeki ihracat hacmini yükselttiğine yönelik veriler arasında yer aldı. Saudi Aramco konuya ilişkin Reuters'ın yorum talebine yanıt vermedi.

HÜRMÜZ'DEN GEÇEN SUUDİ PETROLÜ 700 BİN VARİLDEN 2,9 MİLYON VARİLE ÇIKTI

Suudi Arabistan'ın Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği petrol sevkiyatındaki artış JP Morgan'ın tanker hareketlerine ilişkin verilerine de yansıdı. Bankanın 18 Eylül tarihli değerlendirmesine göre Suudi Arabistan'dan Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol miktarı önceki altı günlük dönemde günlük ortalama 2,9 milyon varile ulaştı.

Ağustos ayında aynı güzergah üzerinden gerçekleştirilen sevkiyat günlük yaklaşık 700 bin varil seviyesindeydi. Veriler, günlük akışın söz konusu dönemler karşılaştırıldığında yaklaşık dört katına çıktığını gösteriyor.

Hürmüz üzerinden gerçekleştirilen sevkiyat artışının temel nedenlerinden birini Suudi Arabistan'ın alternatif ihracat güzergahı olan Doğu-Batı Petrol Boru Hattında yaşanan kesinti oluşturdu.

BASRA KÖRFEZİ TERMİNALLERİNDE YÜKLEMELER DE ARTTI

Suudi Arabistan'ın yalnızca Hürmüz'den geçen petrol miktarında değil, Basra Körfezi'ndeki terminallerinden gerçekleştirdiği toplam yüklemelerde de artış kaydedildi.

Petrol akışlarını takip eden Vortexa'nın verilerine göre Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi terminallerindeki ham petrol yüklemeleri 12 Eylül'den sonraki dönemde günlük ortalama yaklaşık 3,7 milyon varile yükseldi. Eylül ayının daha önceki bölümünde söz konusu miktar günlük yaklaşık 2,9 milyon varil seviyesindeydi.

Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'deki yüklemeleri ise 1-11 Eylül döneminde günlük ortalama 3,9 milyon varil olarak gerçekleşmişti. Doğu-Batı hattındaki kesinti, ihracat ağırlığının kısa süre içerisinde Kızıldeniz'den Basra Körfezi terminallerine kaymasına neden oldu.

DOĞU-BATI PETROL BORU HATTI SALDIRI SONRASI KAPATILDI

Suudi Arabistan'ın ihracat güzergahındaki değişikliğin merkezinde yaklaşık 1200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı Petrol Boru Hattı bulunuyor. Ülkenin doğusundaki petrol üretim bölgelerini Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu'ya bağlayan hat, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksamalardan kaçınmak için Suudi Arabistan'ın kullandığı temel alternatif güzergahlardan biri olarak öne çıkıyor.

Drone saldırılarının ardından hat 13 Eylül'de kapatıldı ve Yanbu Limanı'ndaki ham petrol yüklemeleri durdu. Hat, bölgedeki Hürmüz kaynaklı kesintilerin ardından yaklaşık günlük 4 milyon varil petrolün Kızıldeniz'e yönlendirilmesinde kullanılıyordu. Söz konusu miktar küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 4'üne karşılık geliyor.

SALDIRI SONRASI İHRACAT HÜRMÜZ'E KAYDIRILDI

Doğu-Batı Petrol Boru Hattının devre dışı kalması Saudi Aramco'nun ihracat programında değişikliğe gitmesine yol açtı. Yanbu'dan yüklemelerin durması üzerine şirket bazı Avrupalı müşterilere yönelik ham petrol kargolarını iptal ederken Asya pazarına gönderilecek petrolün daha büyük bölümünü Hürmüz Boğazı'nın içerisinde kalan doğu terminallerine yönlendirdi.

Ras Tanura böylece Suudi petrol ihracatının yeniden ağırlık kazanan çıkış noktalarından biri haline geldi. Suudi Arabistan'ın Hürmüz'den petrol sevkiyatını artırması, savaş nedeniyle boğazdaki normal ticari trafiğin önemli ölçüde azaldığı bir dönemde gerçekleşti.

Riyad yönetimi bir taraftan saldırı nedeniyle kullanamadığı Kızıldeniz güzergahının oluşturduğu açığı kapatmaya çalışırken diğer taraftan Asya'daki müşterilerine yönelik sevkiyatlarını Basra Körfezi üzerinden sürdürdü.

RAS TANURA'DAN 60 MİLYON VARİLLİK YENİ SEVKİYAT PLANI

Saudi Aramco'nun Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği ihracattaki artış yalnızca 7 tankere yüklenen 14 milyon varille sınırlı değil. Reuters'a konuşan ticaret kaynaklarına göre şirket eylül ve ekim aylarında Ras Tanura'dan yaklaşık 60 milyon varil ham petrolü Hürmüz üzerinden sevk etmeyi planladı.

Plan kapsamında petrol tankerlerle Umman'ın Sohar Limanı açıklarına taşınarak burada gemiden gemiye transfer yöntemiyle diğer tankerlere aktarılıyor. Söz konusu sevkiyatların günlük yaklaşık 1 ila 1,5 milyon varillik ek ihracata karşılık geldiği belirtiliyor.

Netanyahu bir dağa çıkıyor bir tünele giriyor; seçim yaklaştıkça bütün tuşlara basıyor
Netanyahu bir dağa çıkıyor bir tünele giriyor; seçim yaklaştıkça bütün tuşlara basıyor
İçeriği Görüntüle

Çin, Güney Kore, Hindistan ve Japonya'daki rafineriler söz konusu petrolün başlıca alıcıları arasında bulunuyor.

ASYALI MÜŞTERİLER İÇİN YENİ TESLİMAT DÜZENİ

Suudi Arabistan'ın ihracat güzergahındaki değişiklik özellikle Asya'daki petrol müşterilerini etkiledi. Çin, Güney Kore ve Japonya, Suudi ham petrolünün önemli alıcıları arasında bulunuyor.

Ras Tanura'dan çıkan petrolün Hürmüz Boğazı'nı geçmesinin ardından Umman açıklarında gemiden gemiye aktarılması, Suudi Arabistan'ın sevkiyatları devam ettirmek amacıyla kullandığı yöntemlerden biri haline geldi.

Japon rafinerilerinin de kasım ayına kadar ihtiyaç duydukları ham petrol kaynaklarını söz konusu açık deniz transferleri dahil farklı sevkiyat yöntemleriyle güvence altına aldıkları bildirildi.

SUUDİ ARABİSTAN HÜRMÜZ'E NEDEN YENİDEN AĞIRLIK VERDİ?

Hürmüz Boğazı'ndaki savaş kaynaklı kesintiler, Suudi Arabistan'ın yılın önceki döneminde petrol sevkiyatının önemli bölümünü Doğu-Batı Petrol Boru Hattına kaydırmasına neden olmuştu. Boru hattı, ülkenin doğusundaki petrol sahalarından gelen ham petrolü Hürmüz'e girmeden doğrudan Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu'ya ulaştırabiliyor.

Doğu-Batı hattının saldırıya uğraması söz konusu alternatifin geçici olarak kullanılamamasına neden oldu. Saudi Aramco da ihracat hacmini korumak amacıyla yeniden doğu terminallerinden ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlara ağırlık verdi.

Suudi petrolünün Hürmüz üzerinden günlük ortalama 2,9 milyon varile ulaşması, söz konusu güzergah değişikliğinin tanker verilerine yansıyan sonuçlarından biri oldu.

HÜRMÜZ'DEKİ GENEL GEMİ TRAFİĞİ HALA DÜŞÜK

Suudi Arabistan'ın petrol sevkiyatını artırmasına rağmen Hürmüz Boğazı'ndaki genel ticari gemi trafiği savaş öncesindeki seviyelerin altında bulunuyor.

Kpler verilerine göre 21 Eylül Pazartesi günü boğazdan yalnızca iki emtia gemisinin geçtiği tespit edildi. Bir gün önce söz konusu sayı 10 olarak kaydedilmişti. Otomatik Tanımlama Sistemi cihazlarını kapatarak boğazdan geçen gemiler verilerde yer almayabileceği için rakamlar tüm trafiği kapsamıyor.

İran çatışmasının başlamasından önce Hürmüz Boğazı'ndan tankerler, gaz taşıyıcıları, kuru yük gemileri ve konteyner gemileri dahil günlük yaklaşık 125 büyük ticari gemi geçiyordu. Bölge aynı zamanda dünya günlük ham petrol ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği güzergah konumundaydı.

ARZIN ARTMASI PETROL FİYATLARINI AŞAĞI ÇEKTİ

Suudi Arabistan'ın ihracatındaki toparlanma küresel petrol piyasalarında arz beklentilerini etkiledi. Saudi Aramco'nun Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği yüklemelerin yükselmesi, Suudi petrolünün dünya pazarına ulaşmasında daha büyük bir kesinti yaşanabileceğine yönelik endişeleri azalttı.

Brent petrol 21 Eylül Pazartesi günü yaklaşık yüzde 4 değer kaybederek 9 Eylül'den sonra ilk kez 100 dolar seviyesinin altına indi. Suudi Arabistan'ın sevkiyatlarındaki toparlanma beklentisi, fiyatlardaki düşüşü destekleyen gelişmeler arasında gösterildi.

Petrol fiyatlarındaki gerileme 22 Eylül'de de devam etti. Kasım vadeli Brent ham petrolü yüzde 2,1 düşüşle varil başına 98,23 dolar seviyesine kadar gerilerken ABD tipi ham petrolde de yüzde 2'nin üzerinde düşüş kaydedildi.

BRENT İKİ HAFTANIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNE GERİLEDİ

Petrol piyasasındaki düşüşte Suudi Arabistan'dan gelen arz haberlerinin yanında İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin diplomatik önerisi de etkili oldu.

İran, ABD'nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırması halinde Hürmüz Boğazı'nı yedi gün içerisinde yeniden açabileceğini bildirdi. Tahran'dan gelen söz konusu açıklama, Körfez'deki enerji sevkiyatının artabileceğine ilişkin beklentileri destekledi.

Suudi Arabistan'ın hem Hürmüz üzerinden petrol akışını artırması hem de alternatif ihracat güzergahını yeniden devreye almaya başlamasıyla arz tarafındaki gelişmeler petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.

DOĞU-BATI PETROL BORU HATTI YENİDEN DEVREYE ALINDI

Suudi Arabistan'ın enerji ihracatında 22 Eylül'de yeni bir gelişme daha yaşandı. Reuters'a konuşan üç kaynağa göre Riyad yönetimi, 13 Eylül'deki saldırıların ardından kapatılan Doğu-Batı Petrol Boru Hattını yeniden faaliyete geçirdi.

Hat ilk aşamada düşük kapasiteyle çalışmaya başladı. Kaynaklardan biri Saudi Aramco'nun akışı yeniden günlük yaklaşık 4 milyon varile çıkarmayı hedeflediğini belirtirken bir güvenlik kaynağı tam kapasiteye dönüşün haftalar sürebileceğini söyledi.

Yanbu Limanı'ndan petrol ihracatının da yeniden başlaması planlandı. Reuters'a konuşan kaynaklardan biri, 22 Eylül'de Yanbu'dan yüklenecek ilk kargolardan birinin Çin'e gönderilmesinin planlandığını bildirdi.

HEM HÜRMÜZ HEM KIZILDENİZ GÜZERGAHI DEVREDE

Doğu-Batı Petrol Boru Hattının yeniden çalışmaya başlaması Suudi Arabistan'a iki farklı ihracat güzergahını aynı dönemde kullanma imkanı sağlıyor. Ülkenin doğusundaki Ras Tanura Limanı'ndan yüklenen petrol Hürmüz Boğazı üzerinden dünya pazarlarına taşınırken Doğu-Batı hattından gönderilen petrol Kızıldeniz'deki Yanbu Limanı'na ulaştırılıyor.

Suudi Arabistan, Hürmüz'deki kesintiler sırasında Doğu-Batı hattını günlük yaklaşık 4 milyon varillik petrolü alternatif güzergaha yönlendirmek amacıyla kullanmıştı. Hattın saldırı sonrasında tekrar faaliyete geçmesi, Hürmüz üzerinden artırılan sevkiyatla birlikte Suudi petrolünün küresel pazara ulaşabileceği kapasiteyi genişletiyor.

İki güzergahın eş zamanlı kullanılması ihtimali de petrol piyasasında Suudi arzına ilişkin beklentilerin iyileşmesine katkıda bulundu.

SUUDİ PETROLÜNDEKİ ARTIŞ PİYASA İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?

Suudi Arabistan dünyanın önde gelen petrol üreticileri ve ihracatçıları arasında bulunuyor. Ülkenin sevkiyatında meydana gelen büyük ölçekli kesintiler, küresel petrol arzını ve fiyatları doğrudan etkileyebiliyor.

Doğu-Batı Petrol Boru Hattının devre dışı kalmasının ardından piyasanın temel endişelerinden biri Suudi Arabistan'ın Hürmüz dışındaki ihracat kapasitesinin azalmasıydı. Reuters'a konuşan petrol alıcıları ve tüccarlar, hattın uzun süre kapalı kalması halinde küresel arzın yüzde 4'üne kadar ulaşabilecek bir miktarın risk altına girebileceğini belirtmişti.

Ras Tanura'daki yüklemelerin artması ve Doğu-Batı hattının yeniden çalışmaya başlaması, söz konusu arz riskinin azalmasına yönelik piyasa beklentilerini güçlendirdi.

HÜRMÜZ KÜRESEL ENERJİ TİCARETİNDEKİ ÖNEMİNİ KORUYOR

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan stratejik deniz geçişi olarak petrol ve LNG ticaretinin temel güzergahlarından biri olmaya devam ediyor.

Bölgedeki çatışmalardan önce dünya günlük ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz üzerinden taşınıyordu. Suudi Arabistan'ın yanı sıra Irak, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgedeki enerji üreticilerinin ihracatında boğaz önemli rol oynuyor.

Katar Enerji Bakanı Saad bin Şeride el-Kaabi de Hürmüz'ün yalnızca petrol ve doğal gaz açısından değil, bölgedeki genel mal ticareti açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Katar'ın LNG ihracatında yaşanan gelişmeler de boğazdaki kesintilerin Körfez enerji üreticileri üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.

PETROLDE ARZ ENDİŞESİ AZALDI

Suudi Arabistan'ın Ras Tanura üzerinden gerçekleştirdiği büyük ölçekli tanker yüklemeleri, Hürmüz'den geçen günlük Suudi petrolünün ağustosa göre yükselmesi ve Doğu-Batı Petrol Boru Hattının yeniden çalışmaya başlaması, Körfez'deki arz görünümünde değişikliğe yol açtı.

İran'ın Hürmüz'ün yeniden açılabileceğine yönelik açıklaması da aynı dönemde piyasaya yansıdı. Söz konusu gelişmeler sonucunda Brent petrol iki haftanın en düşük seviyesine gerilerken küresel piyasalar Suudi Arabistan'ın hem Basra Körfezi hem Kızıldeniz güzergahlarından gerçekleştireceği yeni sevkiyatları takip etmeye başladı.

Saudi Aramco'nun Hürmüz üzerinden artırdığı sevkiyatın sürmesi ve Doğu-Batı hattındaki kapasitenin kademeli olarak yükseltilmesi, Suudi petrolünün küresel pazara ulaştırılmasında kullanılan iki ana güzergahın yeniden aynı anda devrede olduğu bir dönemi başlattı.