Suriye’de Beşşar Esed yönetimi döneminde yaşanan olaylar ve ağır insan hakları ihlali iddialarına yönelik yürütülen soruşturmalarda yeni bir gelişme yaşandı. İçişleri Bakanlığına bağlı İç Güvenlik Güçleri, Dera vilayetinde eski 138. Hava Savunma Tugayı Komutanı olarak görev yapan Tuğgeneral Cabir Muhriz İbrahim’in düzenlenen operasyonla yakalandığını duyurdu.

Suriye İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İbrahim hakkındaki soruşturmanın Dera’da 2011 yılında başlayan protestoların bastırılması sırasında gerçekleştirildiği ileri sürülen operasyonları kapsadığı belirtildi. Yetkililer, eski generalin öldürme ve tutuklama emirleri verdiği, Dera’nın doğu kırsalındaki askeri operasyonlarda görev aldığı ve sivillerin evlerinin hedef alınmasında rol oynadığı iddialarının araştırıldığını bildirdi.

CABİR MUHRİZ İBRAHİM KİMDİR?

Cabir Muhriz İbrahim, eski Suriye yönetimi döneminde tuğgeneral rütbesiyle görev yapan bir askerdi. İbrahim, Dera’nın Sayda bölgesinde konuşlu 138. Hava Savunma Tugayı’nın komutanlığını yürüttü.

Dera, Mart 2011’de Suriye’de hükümet karşıtı protestoların başladığı ilk merkezlerden biri oldu. Gösterilerin ilerleyen haftalarda farklı bölgelere yayılmasıyla birlikte Dera ve çevresinde güvenlik güçleri ile askeri birliklerin katıldığı operasyonlar gerçekleştirildi. İbrahim hakkındaki soruşturmanın da söz konusu dönemde Sayda ve Dera’nın doğu kırsalında meydana gelen olaylara odaklandığı açıklandı.

Haredi Yahudiler Netanyahu'yu protesto gösterisine katıldı
Haredi Yahudiler Netanyahu'yu protesto gösterisine katıldı
İçeriği Görüntüle

ÖLDÜRME VE TUTUKLAMA EMİRLERİ VERDİĞİ İDDİA EDİLİYOR

Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik birimlerinin açıkladığı ilk soruşturma bulgularında, İbrahim’in protestoların bastırılması amacıyla öldürme ve tutuklama emirleri verdiği ileri sürüldü. İbrahim’in Dera’nın doğu kırsalındaki köy ve beldelere yönelik askeri operasyonlara katıldığı da soruşturma kapsamında yer alan iddialar arasında bulunuyor.

Eski generalin sivillerin takip edilmesi, evlerinin belirlenmesi ve bazı konutların askeri operasyonlarda hedef alınması süreçlerinde rol oynadığı da öne sürülüyor. İbrahim hakkındaki iddiaların devam eden soruşturma ve yargı sürecinde ele alınması bekleniyor.

SAYDA KONUTLARINDA NE OLDU?

İbrahim hakkındaki soruşturmanın en önemli başlıklarından birini Dera’nın Sayda beldesinde meydana gelen ve yaklaşık 120 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen olaylar oluşturuyor. Suriye makamlarının açıklamasında İbrahim, Sayda konutlarında yaşanan ölümlerden sorumlu olduğu iddia edilen isimlerden biri olarak gösterildi.

Sayda, 2011’de Dera ve çevresinde protestoların yoğunlaştığı bölgeler arasında bulunuyordu. Güvenlik güçleri ve askeri birliklerin bölgede gerçekleştirdiği operasyonlar sırasında çok sayıda kişinin öldürüldüğü, yaralandığı veya gözaltına alındığına ilişkin iddialar daha sonraki yıllarda çeşitli insan hakları raporlarında da gündeme geldi.

İbrahim’in komutasındaki birliklerin söz konusu olaylardaki rolü, verilen emirler ve operasyonların hangi komuta zinciri içerisinde gerçekleştirildiği yürütülen soruşturmanın başlıkları arasında yer alıyor.

HAMZA EL-HATİB DOSYASI DA SORUŞTURMADA

Cabir Muhriz İbrahim’in adının ilişkilendirildiği olaylardan biri de 13 yaşındaki Hamza Ali el-Hatib’in gözaltına alınması ve hayatını kaybetmesi. Hamza el-Hatib, Suriye’de 2011 yılında başlayan protestolar sırasında yaşanan ölümlerin uluslararası kamuoyunda en fazla bilinen isimlerinden biri haline geldi.

Yetkililerin açıklamasına göre İbrahim, çok sayıda kişiye yönelik sistematik gözaltı ve işkence operasyonlarıyla bağlantısı olduğu iddiasıyla da soruşturuluyor. Hamza el-Hatib’in gözaltına alınması ve sonrasında hayatını kaybetmesi de incelenen dosyalar arasında bulunuyor.

HAMZA EL-HATİB KİMDİR?

Hamza Ali el-Hatib, 1997 yılında Dera’nın el-Cize beldesinde dünyaya geldi. Suriye’de Mart 2011’de başlayan hükümet karşıtı gösterilerin devam ettiği dönemde henüz 13 yaşındaydı.

Hamza, 29 Nisan 2011 tarihinde ailesi ve bölgedeki diğer kişilerle birlikte Dera kırsalında düzenlenen bir gösteriye katılmak üzere yola çıktı. Sayda yakınlarında güvenlik güçlerinin müdahalesi sırasında gözaltına alındığı bildirildi.

Yaklaşık bir ay boyunca kendisinden haber alınamadı. Hamza’nın cenazesi 25 Mayıs 2011 tarihinde ailesine teslim edildi.

HAMZA EL-HATİB’İN ÖLÜMÜ NEDEN GÜNDEME GELDİ?

Hamza el-Hatib’in cenazesinin ailesine teslim edilmesinin ardından ortaya çıkan görüntüler, Suriye’de ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Muhalif kaynaklar ve insan hakları örgütleri, çocuğun vücudunda ağır darp ve işkence izleri bulunduğunu bildirdi.

Dönemin Suriye yönetimi ise Hamza’nın işkence gördüğü yönündeki iddiaları reddetti. Suriye devlet televizyonunda açıklama yapan yetkililer, çocuğun protestolar sırasında vurularak hayatını kaybettiğini ve cesedin kimliği belirlenemediği için bir süre morgda tutulduğunu savundu.

Hamza’nın ölümüne ilişkin birbirinden farklı açıklamalar yapılmasına rağmen cenazesinin görüntülerinin kamuoyuna ulaşması, 2011’de devam eden protestolarda önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Hamza el-Hatib’in adı daha sonraki gösterilerde kullanılan sembollerden biri haline geldi.

İBRAHİM’İN HAMZA EL-HATİB DOSYASINDAKİ ROLÜ ARAŞTIRILIYOR

Suriye makamlarının son açıklaması, Cabir Muhriz İbrahim’in Hamza el-Hatib’in gözaltına alınması ve sonrasında yaşananlarla bağlantısının da soruşturulduğunu ortaya koydu. İbrahim’in o dönemde Sayda bölgesinde görev yapması ve bölgede gerçekleştirilen operasyonlardaki komuta sorumluluğu inceleme altında bulunuyor.

İbrahim’in Hamza el-Hatib’e doğrudan işkence yaptığı veya ölümüne doğrudan neden olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor. Suriye makamlarının açıkladığı bilgiler, eski generalin gözaltı ve işkence operasyonlarıyla bağlantılı olduğu iddialarının yürütülen soruşturma kapsamında incelendiğini gösteriyor.

DERA 2011’DE PROTESTOLARIN BAŞLADIĞI MERKEZLERDEN BİRİYDİ

Suriye’de 2011 yılında başlayan protestoların ilk merkezlerinden biri ülkenin güneyindeki Dera oldu. Kentte bazı çocukların duvarlara hükümet karşıtı yazılar yazdıkları gerekçesiyle gözaltına alınmasının ardından başlayan gösteriler, güvenlik güçlerinin müdahaleleriyle genişledi.

Protestolar kısa süre içerisinde Dera’nın farklı belde ve köylerine, ardından Suriye’nin diğer kentlerine yayıldı. Sayda ve çevresi de protestoların ve güvenlik operasyonlarının yaşandığı bölgeler arasında yer aldı.

Hamza el-Hatib’in ölümü de söz konusu dönemde meydana geldi. Hamza’nın cenazesine ilişkin görüntülerin yayımlanmasının ardından olay hem Suriye içinde hem de ülke dışında tepki topladı.

ESKİ YÖNETİM MENSUPLARINA YÖNELİK OPERASYONLAR DEVAM EDİYOR

Suriye’de eski yönetim döneminde sivillere yönelik saldırı, gözaltı, işkence ve diğer ağır insan hakları ihlali iddialarıyla bağlantılı kişilerin belirlenmesine yönelik operasyonlar sürüyor. Güvenlik birimleri, farklı bölgelerde eski askeri ve güvenlik yetkililerine yönelik gözaltı işlemleri gerçekleştiriyor.

Cabir Muhriz İbrahim’in yakalanması da söz konusu soruşturmalar kapsamında gerçekleşti. İbrahim hakkında Sayda’daki ölümler, protestoculara yönelik operasyonlar, tutuklama emirleri ve Hamza el-Hatib dahil gözaltına alınan kişilere yönelik muameleyle bağlantılı iddiaların araştırıldığı açıklandı.

İBRAHİM HAKKINDAKİ HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR

Cabir Muhriz İbrahim hakkındaki iddialar soruşturma aşamasında bulunuyor. Güvenlik güçlarının açıkladığı suçlamalar henüz kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliği taşımıyor.

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında İbrahim’in hangi suçlamalarla yargı makamlarının karşısına çıkarılacağı ve Sayda’da meydana gelen olaylarla bağlantısına ilişkin hangi delillerin dosyaya gireceği netleşecek. Suriye makamları, eski yönetim döneminde işlendiği ileri sürülen suçlarla ilgili soruşturmaların devam edeceğini bildiriyor