Pakistan ile ABD merkezli Powerus arasında insansız hava sistemleri alanında yeni bir savunma iş birliği süreci başladı. Powerus heyeti, 16 Eylül’de Pakistan Genelkurmay Başkanı ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asim Munir ile Rawalpindi’deki askeri karargâhta bir araya geldi. Pakistan tarafından yapılan resmi açıklamada görüşmede savunma tedariki, üretim, kapasite geliştirme ve savunma teknolojilerindeki yeni eğilimlerin ele alındığı bildirildi.

Görüşmenin ardından Powerus, Pakistan ordusuyla bir mutabakat zaptı imzaladığını ve Pakistan Savunma Bakanlığı'ndan insansız hava sistemleriyle ilgili ilk siparişi aldığını açıkladı. Siparişin mali değeri, kaç sistem içerdiği ve hangi modelleri kapsadığı güvenlik ve gizlilik gerekçeleriyle kamuoyuna açıklanmadı. Pakistan ordusunun görüşmeye ilişkin duyurusunda ise mutabakat zaptına doğrudan yer verilmedi.

PAKİSTAN ORDUSU İLE MUTABAKAT, SAVUNMA BAKANLIĞINDAN SİPARİŞ

Powerus tarafından verilen bilgiye göre mutabakat zaptı Pakistan ordusuyla imzalanırken bağlantılı tedarik siparişi Pakistan Savunma Bakanlığı tarafından verildi. Şirket, mutabakatın nihai bir satın alma anlaşması olmadığını, herhangi bir satın alma yükümlülüğü oluşturmadığını ve olası işlemlerin ABD yasaları ile hükümet onaylarına tabi olacağını bildirdi.

Powerus kurucu ortağı Brett Velicovich, Pakistan Savunma Bakanlığı ile yürütülen sürecin iki tarafın ileride geliştirebileceği iş birliği için çerçeve oluşturduğunu belirtti. Şirketin Pakistan’da teknoloji geliştirme ve üretim olanaklarını da değerlendirdiği bildirildi. Pakistan ordusunun resmi açıklamasında da iki tarafın savunma tedariki ve üretimin yanı sıra kapasite geliştirme alanlarında iş birliği seçeneklerini görüştüğü kaydedildi.

POWERUS 2025’TE KURULDU

Florida merkezli Powerus, 2025 yılında kuruldu. Savunma ve kritik altyapıya yönelik insansız sistemler geliştiren şirket, ABD'de golf sahalarına sahip Nasdaq borsasında işlem gören Aureus Greenway Holdings ile birleşme sürecinde bulunuyor. İşlemin 2026'nın son çeyreğinde tamamlanması planlanıyor.

Powerus, özellikle drone tehditlerine karşı geliştirilen Guardian ailesiyle faaliyet gösteriyor. Şirketin verdiği teknik bilgilere göre Guardian, hava tehditlerini önlemek üzere tasarlanan yüksek hızlı bir karşı-drone sistemi olarak konumlandırılıyor. Sistem 160 kilometre/saat seyir hızına, 290-340 kilometre/saat azami kısa süreli hıza, 15 kilometre menzile ve 28 dakikaya kadar uçuş süresine sahip.

DONALD TRUMP JR. VE ERIC TRUMP BAĞLANTISI

Powerus anlaşmasının gündeme gelmesinin nedenlerinden biri şirketin yatırımcı yapısı oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump, American Ventures adlı yatırım kuruluşu üzerinden Powerus ile birleşmesi planlanan yapının yatırımcıları arasında bulunuyor. ABD'deki düzenleyici kurumlara yapılan bildirimlere göre American Ventures'ın birleşmenin ardından ortaya çıkacak şirkette yaklaşık yüzde 9,9 oranında paya sahip olması bekleniyor.

BM Genel Kurulu'nda Filistin gündemi: Kanada 100 milyon dolarlık yardım açıkladı
BM Genel Kurulu'nda Filistin gündemi: Kanada 100 milyon dolarlık yardım açıkladı
İçeriği Görüntüle

Donald Trump Jr. adına yapılan açıklamalarda Trump'ın şirkette pasif yatırımcı olduğu, Powerus'un faaliyetlerinde veya sözleşmelerinde rolünün bulunmadığı ve Pakistan'la yapılan anlaşmadan önceden haberdar olmadığı belirtildi. Powerus da Trump'ın oğullarının şirketin yönetiminde, savunma ilişkilerinin kurulmasında veya sözleşmelerin hazırlanmasında görev almadığını bildirdi. Reuters'a göre Trump'ın oğulları operasyonlarda veya sözleşme görüşmelerinde yer aldıkları yönündeki iddiaları reddetti.

POWERUS PAKİSTAN'DAN ÖNCE HİNDİSTAN'LA ANLAŞTI

Powerus'un Güney Asya'daki faaliyetlerinde Pakistan'dan önce Hindistan yer aldı. Hindistan merkezli Paras Defence and Space Technologies, 30 Haziran 2026'da Powerus'un iştiraki Tandem Defense LLC ile Guardian-1 önleyici drone teknolojisini kapsayan özel bir fikri mülkiyet lisans anlaşması imzaladı. Anlaşmayla Paras Defence, Guardian-1 sistemini Hindistan'da üretme ve ticarileştirme konusunda münhasır hak elde etti.

Lisansın ilk geçerlilik süresinin 12 ay olduğu ve tarafların karşılıklı anlaşmasıyla yenilenebileceği açıklandı. Hakların devredilemez ve alt lisansa konu edilemez nitelikte olduğu belirtilirken Guardian-1'in düşük maliyetli hava tehditlerine karşı geliştirilen yüksek hızlı ve batarya ile çalışan bir önleyici sistem olduğu bildirildi. Hindistan'daki anlaşmanın doğrudan Hindistan Silahlı Kuvvetleri tarafından verilmiş bir sipariş olmadığı, Paras Defence'e teknolojiyi Hindistan pazarında üretme ve ticarileştirme hakkı verdiği kaydedildi.

HİNDİSTAN VE PAKİSTAN AYNI ŞİRKETLE ÇALIŞACAK

Powerus'un birbirleriyle uzun süredir askeri ve siyasi rekabet içinde bulunan Hindistan ve Pakistan'la çalışması, anlaşmaya ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu. Avustralya Ulusal Üniversitesi Stratejik ve Savunma Çalışmaları Merkezi'nden Mansoor Ahmed, ABD'nin geçmişte birbirleriyle rekabet veya anlaşmazlık yaşayan ülkelere aynı askeri sistemleri sattığını hatırlattı. Ahmed, F-16 ve F-35 satışlarını buna örnek gösterdi.

Al Jazeera'ya konuşan ve adı açıklanmayan eski bir Pakistanlı hükümet savunma analisti ise Pakistanlı savunma planlamacılarının Powerus'un Hindistan'daki faaliyetlerinden büyük olasılıkla haberdar olduğunu belirtti. Analist, Hindistan ve Pakistan'ın geçmişte de aynı tedarikçilerden askeri ekipman aldığı örnekler bulunduğunu söyledi.

ORTAK TEDARİKÇİ OPERASYONEL GÜVENLİK SORULARINI GÜNDEME GETİRDİ

Al Jazeera'ya konuşan emekli bir Pakistan Hava Kuvvetleri mareşali ise iki rakip ülkenin aynı kaynaktan sistem tedarik etmesinin bazı riskler taşıyabileceğini söyledi. Özellikle taraflardan birinin teknolojiye daha önce erişmesi ve daha büyük mali kapasiteye sahip olması halinde tedarik sürecinin farklı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Adı açıklanmayan eski Pakistanlı savunma analisti ise sorumluluğun önemli bölümünün Powerus'a ait olduğunu savundu. Şirketin birbirine rakip iki ülkenin gereksinimlerini karşılarken tarafların operasyonel güvenliğini koruması gerektiğini ifade etti.

ŞİRKETİN KURUCU ORTAĞININ İSRAİL ORDUSU GEÇMİŞİ

Powerus'un yönetim kadrosundaki İsrail bağlantıları da Pakistan açısından gündeme gelen bir diğer konu oldu. Şirketin kurucu ortaklarından Ziv Marom'un İsrail ordusunda görev yaptığı ve daha sonra Powerus bünyesine katılan Kaizen Aerospace'i kurduğu belirtildi. Pakistan, İsrail'i devlet olarak tanımıyor.

Powerus'un birleşme ve satın almalardan sorumlu başkan yardımcısı Justin Gans'ın geçmişi de şirketin İsrail savunma sektörüyle bağlantıları arasında gösterildi. Eski bir ABD Navy SEAL mensubu olan Gans'ın, İsrailli savunma şirketi Elbit Systems'ın ABD kolu Elbit Systems of America'da 2018-2019 döneminde başkan yardımcılığı yaptığı bildirildi.

Al Jazeera'ya konuşan ve 2019'da emekli olan eski üç yıldızlı Pakistanlı general, stratejik nitelikte bir savunma tedarikinde şirket yöneticilerinin geçmişinin güvenlik incelemesine tabi tutulacağını belirtti. Toronto merkezli savunma haber ve pazar istihbaratı platformu Quwa Group'un kurucusu Bilal Khan ise Pakistan'ın daha önce ABD veya Avrupa üretimi askeri sistemlerde İsrail menşeli parçaları kabul ettiğini ifade etti.

PAKİSTAN HALİHAZIRDA FARKLI ÜLKELERDEN DRONE SİSTEMLERİ KULLANIYOR

Powerus anlaşmasının bir başka boyutunu Pakistan'ın mevcut drone ve karşı-drone kapasitesi oluşturuyor. Pakistan Hava Kuvvetleri envanterinde Türkiye üretimi Bayraktar TB2 ve Akıncı, Çin üretimi Wing Loong II ile Pakistan'ın geliştirdiği Shahpar-II gibi insansız hava araçları bulunuyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre Çin, 2021-2025 döneminde Pakistan'ın silah ithalatının yüzde 80'ini karşıladı.

Pakistan Hava Kuvvetleri ayrıca Çin üretimi HQ-17AE hava savunma füze sistemini ve Türkiye üretimi Korkut uçaksavar sistemi ile Şahin karşı-drone sistemini envanterine kattığını duyurdu. Sistemler, insansız hava araçları dahil alçaktan uçan tehditlere karşı savunma kapasitesinin güçlendirilmesinde kullanılıyor.

Bilal Khan'a göre Pakistan'ın devlet kuruluşu Heavy Industries Taxila da özel şirketlerle birlikte önleyici drone teknolojileri üzerinde çalışıyor. Pakistan'daki özel drone sektöründe de çok sayıda şirket faaliyet gösterirken devlet kontrolündeki kuruluşların yanı sıra ordunun kendi üretim kapasitesi bulunuyor.

GUARDIAN ÖNLEYİCİ DRONELARIN GÖREVİ NE?

Powerus'un Guardian ailesindeki sistemleri, geleneksel hava savunma füzelerine alternatif veya tamamlayıcı olarak küçük insansız hava araçlarını etkisiz hale getirmek amacıyla tasarlandı. Powerus, Guardian'ı yüksek hızlı ve hassas güdümlü bir karşı-drone ailesi olarak tanımlıyor.

İslamabad merkezli Strategic Vision Institute araştırmacısı Hammad Waleed, geleneksel hava savunma sistemlerinde düşük maliyetli dronelara karşı pahalı füzelerin kullanılmasının maliyet sorununa yol açabildiğini belirtti. Waleed'e göre önleyici dronelar, klasik hava savunma sistemlerine kıyasla daha düşük maliyetle kullanılabiliyor ve operasyon süreçleri daha kolay yürütülebiliyor.

PAKİSTAN'IN İHTİYACI ÜRETİMDEN ÇOK SİSTEM ENTEGRASYONU OLABİLİR

Pakistanlı emekli üç yıldızlı general, ülkenin temel açığının doğrudan drone üretimi olmadığını, elektronik sistemler, entegrasyon ve sistem seviyesindeki kabiliyetlerin daha önemli olduğunu belirtti. ABD şirketlerinin geleneksel olarak söz konusu alanlarda güçlü olduğunu söyleyen general, Powerus'un Pakistan'a hangi ölçüde katkı sağlayabileceğinin ise henüz belli olmadığını ifade etti.

Bilal Khan da Pakistan'ın Powerus tarafından gösterilen drone türlerinin tamamını teknik olarak üretebildiğini veya üretme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Khan'a göre asıl sorun tasarımlara erişmekten çok sistemlerin yeterince hızlı ve yüksek miktarlarda üretilerek envantere alınması.

ŞİRKETİN YAŞI VE ANLAŞMA SÜRECİ TARTIŞILIYOR

Powerus'un 2025'te kurulmuş genç bir şirket olması da analistlerin değerlendirmelerinde yer aldı. Al Jazeera'ya konuşan emekli Pakistanlı general, stratejik savunma ortaklıklarında tedarikçilerin normal şartlarda mali, teknik ve güvenlik incelemelerinden geçtiğini, geçmiş performanslarının da değerlendirildiğini söyledi.

Bilal Khan da anlaşmanın ortaya çıkış biçiminin Pakistan ordusunun üç kuvvet komutanlığındaki geleneksel tedarik süreçleriyle tam olarak örtüşmediğini ifade etti. Powerus ile yürütülen sürecin uzun vadeli sonuçlarının gelecekte yapılacak anlaşmalar ve olası yerel üretim yatırımlarıyla daha net görülebileceğini belirtti.

TRUMP İLE ASIM MUNİR ARASINDAKİ TEMASLAR

Powerus anlaşması, Pakistan ile ABD arasındaki ekonomik ve savunma ilişkilerinin yeniden yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Mareşal Asim Munir ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki temaslar son dönemde artarken Trump, Munir hakkında kamuoyuna açık konuşmalarında olumlu ifadeler kullandı.

Pakistan, 2025 yılında bir ABD şirketiyle 500 milyon dolarlık kritik mineraller anlaşması imzalamasının ardından Başbakan Şahbaz Şerif ve Asim Munir'in katılımıyla Beyaz Saray'da Trump ile görüşmüştü. Pakistan heyeti görüşmede Trump'a ülkeden çıkarılan mineral örneklerini göstermişti.

Pakistan ayrıca Trump ailesinin kripto para girişimi World Liberty Financial'ın bağlantılı kuruluşlarından biriyle de mutabakat sürecine girdi. Powerus bağlantısının ardından Pakistan ile Trump ailesinin yatırım yaptığı veya bağlantılı olduğu şirketler arasındaki ticari ilişkiler yeniden gündeme geldi.

ÇİN VE TÜRKİYE İLE SAVUNMA İLİŞKİLERİ DE GÜNDEMDE

Powerus ile iş birliğinin Pakistan'ın Çin ve Türkiye ile mevcut savunma ortaklıklarına etkisi konusunda uzmanlar farklı görüşler dile getirdi. Emekli Pakistanlı general, ABD merkezli özel bir şirketin sürece dahil edilmesinin Pekin ve Ankara tarafından Pakistan'ın tedarik seçeneklerini çeşitlendirme girişimi olarak görülebileceğini söyledi.

Bilal Khan ise Powerus'un sunduğu sistemlerle Türkiye'nin Pakistan'la geliştirdiği projeler arasında doğrudan bir örtüşme bulunmadığını belirtti. Khan ayrıca Powerus tasarımlarının Pakistan'da düşük maliyetle üretilmesi halinde bazı alt bileşenlerin Çin'den tedarik edilmesinin muhtemel olduğunu ifade etti.

Hammad Waleed de Pakistan'ın gelişmiş drone ve karşı-drone sistemlerinde Çin ve Türkiye ile ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek Powerus anlaşmasının söz konusu iş birliklerini ortadan kaldıran bir gelişme olmadığını söyledi.

ANLAŞMANIN KAPSAMI SONRAKİ ADIMLARLA NETLEŞECEK

Powerus ile Pakistan arasındaki siparişin değeri, miktarı ve kapsadığı sistemler henüz açıklanmadı. Powerus'un Hindistan'da Guardian-1 sisteminin üretim ve ticarileştirilmesi için Paras Defence'e münhasır lisans vermesi, Pakistan'la yapılan anlaşmanın hangi teknolojileri kapsadığı sorusunu da gündemde tutuyor. Pakistan ordusunun resmi açıklamasında görüşmelerin savunma tedariki, üretim ve kapasite geliştirme alanlarını kapsadığı belirtilirken ayrıntılı bir ürün listesi paylaşılmadı.

Bilal Khan'a göre sürecin kalıcı bir tedarik politikası olup olmadığının anlaşılması için Pakistan Savunma Bakanlığı'nın önümüzdeki aylarda başka yerli ve yabancı şirketlerle benzer anlaşmalar yapıp yapmayacağı izlenecek. Mansoor Ahmed ise Pakistan'ın ilgisinin yalnızca hazır sistem satın almakla sınırlı olmadığını, ileri drone teknolojilerinin edinilmesi, yerel üretim ve teknolojinin ülke içinde geliştirilmesi seçeneklerinin de sürecin parçaları olduğunu belirtti.