İran ile ABD arasındaki savaşın ardından tarafların askeri hazırlıkları ve diplomatik temasları devam ediyor. Son açıklamalar, görüşmelerin ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yaptırımlar, İran'ın nükleer programı ve savaş sonrasında oluşturulacak güvenlik düzeni üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Katar'ın arabuluculuğunda taraflar arasında mesaj trafiği sürerken İran, boğazın açılması için öne sürdüğü koşullarda geri adım atmadığını açıkladı.
Askeri cephede ise İran ordusu savaşta elde edilen sonuçlar doğrultusunda füze kapasitesinde değişikliğe gitme kararı aldı. İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Akraminiya, ABD güçlerinin İran kıyılarından daha uzak noktalara konuşlanmasının ardından mevcut füze menzillerinin yeniden değerlendirildiğini ve menzili artırma çalışmalarına başlandığını bildirdi.
İRAN FÜZELERİNİN MENZİLİNİ ARTIRMA KARARI ALDI
İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Akraminiya, Fars Haber Ajansı'na yaptığı son açıklamada ABD ile yaşanan savaşın İran ordusunun füze kapasitesine ilişkin yeni bir karar almasına neden olduğunu söyledi. Akraminiya, Amerikan güçlerinin İran kıyılarından 1000 kilometreye kadar uzaktaki bölgelere konuşlandığını belirterek İran'ın buna karşılık füze menzilini artıracağını açıkladı.
Akraminiya, savaş sırasında mevcut askeri şartları değerlendirdiklerini belirterek füze menzilinin artırılması gerektiği sonucuna vardıklarını ve çalışmaların bu doğrultuda başlatıldığını ifade etti. İran ordusunun açıklamasına göre menzilin yanı sıra füze sistemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülecek.
İRAN SAVAŞTA ZARAR GÖREN ASKERİ SİSTEMLERİNİ YENİLİYOR
Akraminiya daha önce yaptığı açıklamalarda İran ordusunun savaş sırasında zarar gören askeri sistemlerini yenilemeye başladığını, yeni silah sistemleri geliştirdiğini ve ABD'nin yeni bir saldırı düzenlemesi ihtimaline karşı hazırlıklarını artırdığını söylemişti. İranlı yetkililerin son dönemdeki açıklamalarında askeri doktrinde değişikliğe gidildiğine ilişkin mesajlar da yer aldı.
İran Ordu Sözcüsü eylül ayında yaptığı açıklamada, tehdit ortaya çıkması halinde daha hızlı ve daha güçlü karşılık verilmesini öngören bir stratejiye geçildiğini belirtmişti. Füze menzilinin artırılmasına ilişkin son karar da savaş sonrasında yürütülen askeri kapasite çalışmalarının bir parçası olarak açıklandı.
HÜRMÜZ BOĞAZI MÜZAKERELERİN MERKEZİNDE
Askeri hazırlıkların sürdüğü dönemde Washington ile Tahran arasındaki diplomatik görüşmelerin merkezinde Hürmüz Boğazı bulunuyor. Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği güzergâhlardan biri olan boğazdaki durum, enerji sevkiyatları açısından da önemini koruyor.
Haziran ayında varılan geçici anlaşma çatışmalarda kısa süreli duraklama sağlamış ancak sonraki aylarda gerilim yeniden yükselmişti. İran, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında Washington'a yeni bir teklif iletti ve belirlediği koşulların yerine getirilmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın yedi gün içerisinde yeniden açılabileceğini bildirdi. ABD tarafı geçen hafta Katar aracılığıyla İran'ın teklifine yanıt verdi.
KALİBAF: 7 ŞART YERİNE GETİRİLMEDEN HÜRMÜZ AÇILMAYACAK
İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, Tahran'ın son tutumunu açıklayarak ABD'nin haziran ayında oluşturulan çerçevedeki şartları yerine getirmediği sürece Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmayacağını söyledi.
Kalibaf, İran'ın tutumunun açık olduğunu belirterek İslamabad Mutabakat Zaptı temelinde belirlenen 7 şart yerine getirilmeden boğazın açılmayacağını ifade etti. ABD'nin kamuoyuna yaptığı açıklamalar ile arabulucular üzerinden gönderdiği mesajların farklı olduğunu savunan Kalibaf, tek taraflı taleplerde bulunulduğunu ileri sürdü.
İran Meclis Başkanı ayrıca ülkesinin sosyal medyadaki tehdit içerikli açıklamalara göre değil sahadaki gelişmelere göre politika belirlediğini söyledi. Kalibaf, Washington'ın ekonomik baskı, askeri girişimler ve tehdit söylemleriyle İran üzerinde baskı kurmaya çalıştığını savundu.
ABD İRAN'IN TEKLİFİNİ KABUL ETMEDİ
ABD Başkanı Donald Trump ise İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve çatışmaların sona erdirilmesine yönelik sunduğu planı kabul etmediğini açıkladı. Trump yönetimi İran'ın nükleer programının da oluşturulacak anlaşmanın kapsamına alınmasını isterken, tarafların hangi adımı önce atacağı konusundaki anlaşmazlık devam ediyor.
Trump, son dönemde yaptığı açıklamalarda İran'ın nükleer silah geliştirmesine izin verilmeyeceği yönündeki tutumunu sürdürdü. ABD Başkanı daha önce İran'la yürütülen süreçte Washington'ın savaşı kazanacağını savunurken, diplomatik temasların tamamen sona ermediğine ilişkin mesajlar da verdi.
İRAN ABD'NİN YANITINI İNCELİYOR
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin Katar aracılığıyla ilettiği yanıtın büyük ölçüde Washington'ın daha önce ortaya koyduğu tutumları içerdiğini açıkladı. Bekayi, ABD'nin özellikle İran'ın nükleer programına ilişkin taleplerini yeniden gündeme getirdiğini söyledi.
Tahran yönetiminin mevcut aşamadaki önceliğinin Hürmüz Boğazı olduğunu belirten Bekayi, boğazda güvenliğin yeniden sağlanmasının ABD'nin atacağı somut adımlara bağlı olduğunu ifade etti. İran Dışişleri Bakanlığı, nükleer tesislerin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından denetlenmesi karşılığında ABD yaptırımlarının kaldırılmasını teklif ettiği yönündeki haberleri de reddetti.
TAHRAN: ŞU AŞAMADA NÜKLEER MÜZAKERE YOK
İran yönetimi, Washington ile henüz yeni bir nükleer müzakere sürecine başlanmadığını açıkladı. İran'ın açıklamalarına göre mevcut temasların öncelikli başlığını Hürmüz Boğazı ve savaş sonrasındaki güvenlik düzenlemeleri oluşturuyor.
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin yanıtının değerlendirildiğini belirtirken İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de Arakçi tarafından New York'ta ortaya konulan yedi günlük planın arabulucular üzerinden Washington'a gönderildiğini ve ABD'nin görüşlerinin Tahran'a ulaştırıldığını açıkladı. İran yönetimi, gelen yanıt üzerindeki değerlendirmelerini sürdürüyor.
ARAKÇİ: DİPLOMASİYİ TERCİH EDİYORUZ
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 4 Ekim'deki son açıklamalarında Tahran'ın ABD ile yaşanan anlaşmazlığın çözümünde diplomasiyi tercih ettiğini söyledi. Arakçi, İran'ın hem diplomasi konusunda hem de kendisini savunma konusunda kararlı olduğunu belirtti.
Arakçi, ABD'nin yeniden askeri seçeneğe yönelmesi halinde İran'ın önceki çatışmalara kıyasla daha hazırlıklı olduğunu ve yeni bir saldırıya daha güçlü karşılık verileceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı ayrıca askeri baskı ve yeni yaptırımların Tahran'ın tutumunu değiştirmeyeceğini savundu.
ABD VE İRAN ARASINDA DOLAYLI TEMAS SÜRÜYOR
Tarafların açıklamalarında karşılıklı sert ifadeler yer almasına rağmen Katar üzerinden yürütülen dolaylı mesaj trafiği tamamen kesilmiş değil. İran, ABD'nin kendi önerisine verdiği yanıtı aldığını doğrularken Washington ile Tahran arasındaki temel anlaşmazlıklardan birini atılacak adımların sıralaması oluşturuyor.
ABD tarafı İran'ın nükleer programına ilişkin başlıkların daha geniş kapsamlı bir anlaşmada yer almasını isterken Tahran mevcut aşamada Hürmüz Boğazı'na öncelik veriyor. İran, boğazın yeniden açılmasını haziran ayında üzerinde çalışılan çerçevedeki şartların uygulanmasına bağlıyor.
ABD İLE İRAN ARASINDA DİPLOMATİK GERİLİM DE ARTTI
Askeri ve diplomatik görüş ayrılıklarına Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sonrasında yaşanan yeni bir diplomatik gerilim de eklendi. ABD Dışişleri Bakanlığı, İran heyetinin iki üyesinin New York'tan ayrılmaları yönündeki talimata uymamalarının ardından ülkeden çıkarıldığını açıkladı.
İran ise heyetin ABD'den ayrılış takviminin daha önceden belirlendiğini ve Washington yönetimine bildirildiğini savunarak Amerikan tarafının açıklamasına itiraz etti. Tarafların farklı açıklamaları, Hürmüz ve nükleer dosya üzerinden devam eden anlaşmazlığa yeni bir diplomatik başlık ekledi.
HÜRMÜZ'DEKİ GERİLİM ENERJİ PİYASALARINI ETKİLİYOR
Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunu küresel enerji piyasaları üzerindeki etkisini sürdürüyor. Bölgedeki petrol sevkiyatında toparlanma görülmesine rağmen gemilere yönelik yeni saldırılar deniz trafiğinin güvenliği konusundaki endişeleri artırdı.
Savaş ve bölgesel gerilim nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerinde seyretmeye devam ederken G7 ülkeleri acil durum rezervlerinden toplam 100 milyon varil petrol ve yakıtı piyasaya sürme kararı aldı. Hürmüz Boğazı'nın statüsü, İran ile ABD arasındaki görüşmelerin yanı sıra küresel petrol ve doğal gaz sevkiyatının seyri açısından da temel başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.
İRAN-ABD SAVAŞINDA SON DURUM
5 Ekim itibarıyla İran ile ABD arasında kalıcı bir siyasi çözüm üzerinde anlaşmaya varılmış değil. Tahran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını 7 şartın yerine getirilmesine bağlarken Washington, İran'ın sunduğu planı mevcut haliyle kabul etmedi. Katar aracılığıyla dolaylı mesaj trafiği sürerken İran, ABD'nin son yanıtını değerlendiriyor ve mevcut temasların nükleer müzakere anlamına gelmediğini belirtiyor.
Askeri alanda İran savaş sonrasında füze menzilini artırma kararı aldı ve zarar gören sistemlerini yenileme çalışmalarını sürdürüyor. İran Dışişleri Bakanı Arakçi diplomasinin tercih edildiğini ancak yeni bir ABD saldırısına daha güçlü karşılık verileceğini açıklarken, Washington yönetimi de İran'ın nükleer programına ilişkin taleplerini koruyor. Tarafların son açıklamaları, diplomatik kanalın tamamen kapanmadığını ancak Hürmüz, yaptırımlar, nükleer program ve güvenlik düzenlemeleri konusunda anlaşmazlığın devam ettiğini ortaya koyuyor





