İsrail basınında, Suriye Demokratik Güçleri’nin Suriye devlet kurumlarına ve ordusuna entegrasyonunun İsrail’in ülkedeki politikalarına etkileri gündeme geldi. Haaretz yazarı Zvi Bar’el, SDF’nin feshedilerek Şam yönetimine entegre edilmesinin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın ülkeyi merkezi yönetim altında birleştirme sürecinin önündeki önemli engellerden birini ortadan kaldırdığını belirtti.

Bar’el’in değerlendirmesine göre gelişme, yalnızca Şam ile Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yapıları arasındaki ilişkileri değiştirmedi. Ortaya çıkan yeni tablo, İsrail’in Suriye’de etnik ve mezhepsel unsurlar üzerinden oluşturabileceği stratejik hareket alanını da etkiledi. SDF’nin Şam ile anlaşması, İsrail açısından Suriye’nin kuzeydoğusundaki önemli bir kaldıraç unsurunun kaybedilmesi anlamına geldi.

SDF FESHEDİLDİ, ŞAM’A ENTEGRASYON TAMAMLANDI

Suriye Demokratik Güçleri, 25 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla örgütsel varlığının sona erdiğini ve Suriye ordusuyla birleşme sürecinin tamamlandığını duyurdu. SDF Komutanı Mazlum Abdi, Şam’da yaptığı açıklamada ülkenin yeni bir döneme girdiğini belirterek SDF’nin görevinin sona erdiğini bildirdi.

Entegrasyon süreci yalnızca silahlı güçlerle sınırlı kalmadı. SDF bünyesindeki askeri ve güvenlik unsurlarının Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapılarına dahil edilmesi, kuzeydoğudaki sivil kurumların merkezi yönetimle bütünleştirilmesi, petrol sahaları ile sınır geçişlerinin Şam’ın kontrolüne aktarılması sürecin temel başlıkları arasında yer aldı.

HAARETZ: İSRAİL ÖNEMLİ BİR STRATEJİK KOZUNU KAYBETTİ

Zvi Bar’el’in değerlendirmesinde, İsrail’in SDF’yi Suriye’deki stratejik çıkarları açısından önemli bir unsur olarak gördüğü belirtildi. Yazıya göre İsrail açısından Kürt güçleri, Türkiye’nin Suriye’de artan etkisini dengelemenin yanı sıra İran ve Hizbullah faaliyetlerine ilişkin istihbarat açısından da önem taşıyordu.

SDF’nin bağımsız askeri ve idari yapısının sona ererek Şam yönetimine katılması, söz konusu yapının İsrail açısından ayrı bir stratejik unsur olarak kullanılabilmesi imkanını önemli ölçüde azalttı. Bar’el, ortaya çıkan yeni durumun İsrail’in parçalı bir Suriye üzerinden etki oluşturma politikasının hareket alanını daralttığını kaydetti.

TÜRKİYE VE ABD’NİN DESTEKLEDİĞİ BİRLEŞİK SURİYE VURGUSU

Haaretz’deki değerlendirmede, SDF ile Şam arasındaki anlaşmanın Türkiye ve ABD tarafından desteklenen birleşik Suriye sürecini de hızlandırdığı ifade edildi. SDF’nin kontrolündeki bölgelerin merkezi devlet yapısına katılmasıyla Ahmed eş-Şara yönetiminin ülke genelinde otoritesini yeniden oluşturmasının önündeki önemli engellerden biri kaldırılmış oldu.

Türkiye uzun süredir Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunurken YPG’nin bağımsız silahlı yapısının sona erdirilmesini talep ediyordu. ABD ise DEAŞ’a karşı uzun yıllar birlikte hareket ettiği SDF’nin yeni Suriye yönetimiyle entegrasyon sürecinde diplomatik rol üstlendi.

MAZLUM ABDİ CUMHURBAŞKANI DANIŞMANI OLDU

Entegrasyon sürecinin ardından dikkat çeken gelişmelerden biri de SDF’nin eski komutanı Mazlum Abdi’nin yeni görevi oldu. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Abdi’yi 28 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine atadı.

Atama, yıllarca merkezi yönetimden bağımsız bir askeri yapıyı yöneten Abdi’nin Suriye devlet mekanizması içinde görev almaya başlaması anlamına geldi. SDF bünyesindeki bazı üst düzey isimlerin de yeni Suriye güvenlik ve savunma yapısında görevlendirildiği bildirildi.

KÜRTÇEYE RESMİ STATÜ, NEVRUZ’A ULUSAL BAYRAM DÜZENLEMESİ

Şam yönetimi ile Kürt tarafı arasındaki süreç siyasi ve kültürel düzenlemeleri de beraberinde getirdi. Kürtçenin resmi dil olarak tanınması, Nevruz’un ulusal bayram kapsamına alınması ve daha önce vatandaşlık statüsünde sorun yaşayan çok sayıda Kürde vatandaşlık verilmesi entegrasyon sürecinde atılan adımlar arasında yer aldı.

SDF’nin askeri özerkliğinin sona ermesiyle kuzeydoğudaki yapı merkezi yönetime dahil edilirken, Kürtlerin kültürel ve siyasi haklarına ilişkin bazı güvenceler devlet sistemi içerisine taşındı. Kadın SDF savaşçılarının yeni askeri yapı içerisindeki konumu ise çözülmesi gereken başlıklardan biri olarak kaldı.

İSRAİL’İN SURİYE POLİTİKASINDA DÜRZİLERİN KONUMU

Haaretz’deki değerlendirmede SDF’nin entegrasyonunun ardından İsrail’in Suriye’deki diğer önemli temas alanlarından biri olarak Dürziler öne çıkarıldı. İsrail, daha önce Suriye’nin güneyindeki Dürzi nüfusa yönelik politikalarını açık biçimde gündeme getirmiş ve Dürzilerin korunmasını gerekçe göstererek bölgede askeri müdahalelerde bulunmuştu.

İngiliz Economist'e göre Türkiye-İsrail rekabeti yeni bir aşamaya geçmiş durumda
İngiliz Economist'e göre Türkiye-İsrail rekabeti yeni bir aşamaya geçmiş durumda
İçeriği Görüntüle

SDF’nin kontrolündeki kuzeydoğu bölgelerinin Şam’a bağlanmasıyla Suriye’de merkezi hükümetin tam kontrolü dışında kalan başlıca bölgelerden biri Süveyda oldu. Dürzi grupların etkin olduğu Süveyda’nın geleceği, Şam yönetiminin ülkenin siyasi ve idari bütünlüğünü sağlama sürecindeki önemli başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.

HAARETZ’İN DEĞERLENDİRMESİNDE YENİ SURİYE TABLOSU

Bar’el’in yazısında ortaya konulan çerçeveye göre SDF’nin Şam yönetimine katılması, İsrail’in Suriye politikasında kullandığı önemli seçeneklerden birini ortadan kaldırırken Ahmed eş-Şara yönetiminin ülke üzerindeki merkezi otoritesini güçlendirdi. Gelişme aynı zamanda Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne dayalı yaklaşımıyla da örtüşen bir sonuç ortaya çıkardı.

İsrail açısından değişen tabloda Kürt güçlerinin merkezi hükümetten bağımsız askeri yapı olarak varlığını sona erdirmesi öne çıkarken, Suriye’nin güneyindeki Dürzi bölgelerinin durumu önemini koruyor. Haaretz’deki değerlendirme, SDF’nin entegrasyonunu İsrail’in Suriye’deki etki alanını daraltan ve birleşik Suriye sürecini hızlandıran bir gelişme olarak ele aldı.