Myanmar'ın batısındaki Arakan (Rakhine) eyaletinde yaşayan Rohingya Müslümanları, askeri cunta ile Arakan Ordusu (AA) arasındaki çatışmalar devam ederken zorla silah altına alma uygulamalarıyla karşı karşıya kalıyor. Bağımsız yayın kuruluşu Democratic Voice of Burma'nın (DVB) 28 Ekim'de yayımladığı ve 31 Ekim 2026'da yeniden gündeme taşıdığı haberlerine göre, her iki taraf da kontrol ettiği bölgelerde Rohingya gençlerini askeri birliklere katılmaya zorluyor. Yerel halk ve bölge dışındaki Rohingya topluluklarından alınan bilgilere göre zorla askere alınan kişiler, eyalet başkenti Sittwe çevresindeki çatışma hatlarında görevlendiriliyor.

Silah altına alma uygulamalarının, Myanmar ordusunun kontrolündeki bölgelerde zorunlu askerlik listeleri ve gözaltı tehditleriyle, Arakan Ordusu'nun yönetimindeki bölgelerde ise askeri hizmet yükümlülüğü ve seyahat kısıtlamalarıyla yürütüldüğü bildiriliyor. Rohingya gençlerinin yanı sıra bölgedeki diğer Müslüman toplulukların da uygulamalardan etkilendiği belirtilirken, iki tarafın kontrolü altında bulunan bölgelerde yaşayan sivillerin askeri birliklere katılmaya zorlandığına ilişkin tanıklıklar aktarılıyor.

CUNTA YÖNETİMİ ROHİNGYA GENÇLERİNİ ZORLA SİLAH ALTINA ALIYOR

Myanmar askeri yönetiminin kontrolünde bulunan Sittwe'de, Rohingya mahalleleri ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı kamplarda zorunlu askerlik için belirlenen kotaların uygulanması istendi. DVB'nin aktardığı bilgilere göre askeri komutanlar, yerel topluluk liderlerine belirli sayıda gencin askere alınmak üzere teslim edilmesi talimatını verdi. Talimatların yerine getirilmemesi halinde Rohingya erkeklerin doğrudan gözaltına alınması yönünde emirler verildiği bildirildi.

Askeri yönetimin uygulamalarının, Şubat 2024'te yürürlüğe koyduğu zorunlu askerlik yasasının kapsamı dışında da yürütüldüğü belirtildi. Söz konusu yasa, 18-35 yaş arasındaki erkekler ve 18-27 yaş arasındaki kadınlar için iki yıllık askerlik hizmeti öngörüyor. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen kişilere beş yıla kadar hapis cezası uygulanabilmesine imkân tanıyan düzenlemeye rağmen, Rohingya topluluklarına yönelik toplu gözaltı ve zorla askere alma uygulamalarının yasal prosedürlere uyulmadan gerçekleştirildiği ileri sürüldü.

HER MAHALLEDEN AYLIK 20 ROHİNGYA GENCİ İSTENDİ

Askeri yönetimin Arakan Eyaleti Güvenlik ve Sınır İşleri Bakanlığı görevini yürüten Kyaw Thura'nın, Temmuz 2026 sonunda Sittwe'deki Rohingya toplumunun ileri gelenleriyle toplantı yaptığı bildirildi. Ağustos ayında duyurulan talimat kapsamında Aung Mingalar, Impala, Kondan ve Bumay mahallelerinin de aralarında bulunduğu beş Rohingya mahallesi ve yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı kamplardan aylık askerlik kotalarının karşılanması istendi.

DVB'nin 13 Ağustos tarihli haberine göre söz konusu bölgelerdeki topluluklardan her ay 20'şer gencin askere alınmak üzere belirlenmesi talep edildi. Yaşları 18 ile 35 arasında değişen erkeklerin listelerinin hazırlanması istenirken, yerel halktan zorla askere alınan kişilerin maaş ve günlük yiyecek giderlerinin karşılanması amacıyla para toplandığı da aktarıldı. Sittwe'de yaşayan ve güvenlik gerekçesiyle kimliği açıklanmayan bir bölge sakini, askeri yönetimin Arakan Ordusu'na karşı şehrin savunmasında Rohingya gençlerini kullanmak üzere hazırlık yaptığını söyledi.

EN AZ 150 ROHİNGYA GENCİNİN CEPHEDE ÖLDÜĞÜ BİLDİRİLDİ

Zorla askere alınan Rohingyaların çatışmalarda hayatını kaybettiğine ilişkin veriler de açıklandı. Myanmar'daki askeri yönetime karşı kurulan Ulusal Birlik Hükümetinin (NUG) eski İnsan Hakları Bakan Yardımcısı Aung Kyaw Moe, askeri birliklere katılmaya zorlanan en az 150 Rohingya'nın cephede öldüğünü bildirdi.

Yerel topluluk liderlerinin aktardığı bilgilere göre 2024 yılında yalnızca Kuzey Arakan'da yaklaşık 1000 Rohingya erkeği zorla silah altına alındı. DVB'nin ağustos ayında yayımladığı başka bir haberde ise Şubat 2024'ten itibaren Arakan genelindeki Rohingya köyleri ve kamplarından en az 3 bin kişinin askere alındığı belirtildi. Silah altına alınan kişilerin tamamının nerelerde görevlendirildiğine ve güncel kayıp sayısına ilişkin kapsamlı bir resmî veri açıklanmadı.

ARAKAN ORDUSU DA MÜSLÜMAN GENÇLERİ ZORLA TOPLUYOR

Myanmar'daki askeri yönetimle savaşan ve ağırlıklı olarak Budist Rakhine etnik topluluğuna dayanan Arakan Ordusu hakkında da Rohingya gençlerini zorla silah altına aldığına ilişkin iddialar bulunuyor. DVB'nin yerel kaynaklardan ve ailelerden aktardığı bilgilere göre Arakan Ordusu, kontrolündeki bölgelerde askeri eğitim için gençleri topluyor ve bazı kişileri cephede görevlendiriyor.

Arakan Ordusu, Mart 2025'te kabul ettiği Ulusal Savunma Acil Durum Düzenlemesi kapsamında kontrol ettiği bölgelerde yaşayan 18-45 yaş arasındaki erkekler için iki yıllık askerlik hizmeti uygulamasını duyurmuştu. Ancak ailelerin verdiği bilgilere göre 18 yaşın altındaki erkek çocuklar da askeri eğitim birliklerine götürüldü. Çocukların silah altına alınmasına ilişkin iddiaların bağımsız biçimde doğrulanabilmesi için kapsamlı incelemelere ihtiyaç bulunuyor.

Arakan Ordusu, daha önce Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ile yaptığı görüşmelerde zorla askere alma uyguladığı yönündeki suçlamaları reddetmişti. BM ise 2025 yılında yayımladığı raporda, Arakan Ordusu'nun kontrol ettiği bölgelerde Rohingyaların zorla askere alındığına ilişkin güvenilir tanıklıklar bulunduğunu açıklamıştı.

18-35 YAŞ ARASINDAKİ KİŞİLERİN ARAKAN'DAN AYRILMASI YASAKLANDI

Arakan Ordusu'nun uyguladığı seyahat kısıtlamaları da zorunlu askerlik sürecinin bir parçası olarak gündeme geldi. DVB'nin bildirdiğine göre Arakan Ordusu, 18-35 yaş arasındaki kadın ve erkeklerin çatışmalar sona erene kadar eyalet dışına çıkmasını yasakladı. Kısıtlamalar, askeri hizmetten kaçınmak amacıyla başka bölgelere gitmeye çalışan kişileri de kapsıyor.

Arakan Araştırmaları Merkezi (CAS) tarafından yayımlanan ve DVB'nin 3 Eylül'de aktardığı araştırmaya göre Arakan Ordusu'nun kontrolündeki bölgelerde askerlik için uygun görülen gençler kontrol noktalarında durdurularak gözaltına alındı. Thandwe bölgesinde eyaletten ayrılmaya çalışan 80'den fazla gencin alıkonulduğu ve ardından askeri eğitim kamplarına götürüldüğü bildirildi.

Araştırmada ayrıca bölgedeki gençlerin yüzde 55'inden fazlasının işsiz olduğu, çatışmaların eğitim faaliyetlerini aksattığı ve seyahat kısıtlamalarının başka bölgelerde çalışma veya öğrenim görme imkânlarını sınırlandırdığı belirtildi.

ARAKAN'DAKİ 17 İLÇENİN 14'Ü ARAKAN ORDUSUNUN KONTROLÜNDE

Myanmar ordusu ile Arakan Ordusu arasındaki çatışmalar, Kasım 2023'te yeniden yoğunlaşmıştı. Arakan Ordusu, sonraki süreçte eyaletteki 17 ilçenin 14'ünde kontrolü ele geçirdi. Silahlı grup ayrıca komşu Chin eyaletindeki Paletwa bölgesini de kontrol altına aldı ve 2025 yılında operasyonlarını Ayeyarwady, Bago ve Magway bölgelerine genişletti.

Myanmar askeri yönetimi ise Arakan'da Sittwe, Kyaukphyu ve Manaung ilçelerindeki kontrolünü sürdürüyor. İki taraf arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı bölgeler arasında özellikle eyalet başkenti Sittwe ve çevresi bulunuyor. Askeri yönetimin kontrolünde kalan bölgeler ile Arakan Ordusu'nun ele geçirdiği yerler arasındaki sınır hatlarında çatışmalar devam ediyor.

SİTTWE ÇEVRESİNDE 4 EYLÜL'DEN BERİ ÇATIŞMALAR SÜRÜYOR

Myanmar askeri yönetimi, 4 Eylül 2026'da Arakan Ordusu'na karşı yeni bir karşı saldırı başlattı. Rejim yanlısı kaynakların "4926 Operasyonu" olarak adlandırdığı askeri harekât, Sittwe, Kyaukphyu ve Thandwe çevresindeki cepheleri kapsadı.

DVB'nin aktardığı bilgilere göre Sittwe yakınlarındaki Amyintkyun, Yechanpyin ve Warbo köylerinin çevresinde kara çatışmaları yaşandı. Myanmar donanmasına ait Shwemingan Deniz Üssü çevresinde de karşılıklı topçu atışları gerçekleştirildi. Myanmar ordusunun hava saldırıları, denizden topçu ateşi ve kara birlikleriyle yürüttüğü operasyonlar sırasında sivillerin yaşadığı köylerden yeni yerinden edilme vakaları bildirildi.

Zorla silah altına alma iddiaları, askeri harekâtın devam ettiği ve her iki tarafın da Sittwe çevresinde birliklerini konuşlandırdığı dönemde gündeme geldi.

Pakistan'da çocuk felci aşı ekiplerine silahlı saldırı: 2 polis öldü
Pakistan'da çocuk felci aşı ekiplerine silahlı saldırı: 2 polis öldü
İçeriği Görüntüle

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ZORLA ASKERLİK UYGULAMALARINI RAPORLADI

Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan insan hakları raporlarında, hem Myanmar ordusu hem de Arakan Ordusu'nun Rohingya sivillere yönelik zorla asker toplama uygulamaları belgelendi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin 2025 yılında hazırladığı raporda, Rohingya köylerinden belirli sayıda kişinin askere alınmasının istendiği, talimatlara uymayanların gözaltı, darp ve zorla yerinden edilme tehdidiyle karşılaştığı aktarıldı.

Raporda, Arakan Ordusu tarafından kontrol edilen Buthidaung, Maungdaw, Pauktaw, Kyauktaw, Mrauk-U, Minbya ve Myebon gibi bölgelerde de zorla asker toplama iddialarına ilişkin tanıklıkların alındığı kaydedildi. Birleşmiş Milletler, zorla askere alınmanın Rohingyaların yaşadıkları bölgelerden ayrılma nedenleri arasında bulunduğunu bildirdi.

Ağustos 2026'da yayımlanan yeni BM raporunda da Myanmar ordusu ve Arakan Ordusu'nun Rohingyalara yönelik zorla silah altına alma, keyfî gözaltı, işkence ve zorla yerinden etme gibi uygulamalardan sorumlu tutulduğuna ilişkin bulgular yer aldı. Myanmar için kurulan Bağımsız Soruşturma Mekanizması, Arakan'daki farklı silahlı aktörlerin gerçekleştirdiği iddia edilen hak ihlallerine ilişkin delil toplama faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı.

ARAKAN MÜSLÜMANLARI VATANDAŞLIK HAKLARINDAN MAHRUM

Myanmar'ın Arakan eyaletinde yaşayan Rohingya Müslümanları, uzun yıllardır vatandaşlık, seyahat, eğitim ve çalışma haklarına yönelik kısıtlamalarla karşı karşıya bulunuyor. Ülkede 1982 yılında kabul edilen vatandaşlık yasasının ayrımcı biçimde uygulanması, Rohingyaların büyük bölümünün resmî vatandaşlık statüsünden mahrum kalmasına neden oldu. Vatandaşlık hakları tanınmayan topluluk üyeleri, buna rağmen askeri yönetimin zorunlu askerlik uygulamalarının kapsamına alınıyor.

Myanmar ordusunun 2017 yılında Arakan'da gerçekleştirdiği operasyonlar sırasında 700 binden fazla Rohingya Müslümanı Bangladeş'e sığınmak zorunda kaldı. Günümüzde de çok sayıda Rohingya, Bangladeş'teki mülteci kamplarında ve Myanmar içindeki yerinden edilmiş kişilerin barındığı kamplarda yaşıyor. Arakan'da kalan topluluklar ise silahlı çatışmalar, hareket kısıtlamaları ve asker toplama uygulamalarıyla karşı karşıya bulunuyor.