Almanya'nın başkenti Berlin'de 20 Eylül 2026'da gerçekleştirilen eyalet seçimlerinin ardından siyasi gündemin merkezine Sol Parti ve partinin başbakan adayı Elif Eralp yerleşti. Resmi olmayan sonuçlara göre Sol Parti oyların yüzde 25,7'sini alarak seçimi ilk sırada tamamladı. Parti, 2023'teki yüzde 12,2'lik oy oranını iki kattan fazla artırırken Berlin'deki tarihinin en yüksek seçim sonucuna ulaştı. Seçim sonucu, Türk kökenli siyasetçi Eralp'in Berlin hükümetinin başına geçme ihtimalini de gündeme getirdi.

Eralp'in seçim başarısının ardından Almanya'da özellikle göç, Müslüman seçmenler, İsrail politikası, antisemitizm tartışmaları ve Sol Parti'nin güvenlik politikaları üzerinden farklı değerlendirmeler kamuoyuna yansıdı. Alman basınında yer alan bazı haberlerde seçim sonuçları Berlin'deki Müslüman nüfusun siyasi tercihleriyle ilişkilendirilirken, polis mensuplarına ait olduğu aktarılan mesajlaşmalardaki ifadeler de tartışma konusu haline geldi.

Suudi Arabistan'dan Türkiye, Mısır ve Kuveyt ile kritik temas
Suudi Arabistan'dan Türkiye, Mısır ve Kuveyt ile kritik temas
İçeriği Görüntüle

ERALP HENÜZ BERLİN EYALET BAŞBAKANI SEÇİLMEDİ

Seçim sonuçları Elif Eralp'i Berlin hükümetinin başına geçebilecek en önemli isimlerden biri haline getirse de Eralp henüz Berlin Eyalet Başbakanı, resmi adıyla Berlin'in "Regierender Bürgermeister"i seçilmedi. Berlin'deki sistemde eyalet başbakanı doğrudan halk tarafından değil, Berlin Temsilciler Meclisi üyelerinin çoğunluğuyla beş yıllığına seçiliyor.

Berlin'in resmi internet sitesindeki güncel bilgilere göre başbakanlık görevini Nisan 2023'ten bu yana CDU'lu Kai Wegner yürütüyor. Sol Parti'nin seçimden birinci çıkmasının ardından Eralp'in hükümeti kurabilmesi için gerekli siyasi çoğunluğun oluşturulması gerekiyor. Reuters da seçim sonrasında Eralp'in SPD ve Yeşiller ile olası koalisyon görüşmelerinin gündemde olduğunu aktardı.

POLİS YAZIŞMALARINDA "BERLİN DÜŞTÜ" İFADESİ GÜNDEME GELDİ

Sol Parti'nin seçim zaferinin ardından Alman polis teşkilatı içerisindeki bazı kişilere ait olduğu belirtilen mesajlaşmalar da basına yansıdı. Alman basınındaki haberlerde, seçim sonucunun bazı polisler arasında endişeyle karşılandığı ve mesajlaşmalarda "Berlin düştü" ifadesinin kullanıldığı aktarıldı.

Söz konusu tepkilerin Sol Parti'nin polis, iç güvenlik, Anayasayı Koruma Teşkilatı ve organize suçla mücadele konularındaki politikalarıyla bağlantılı olduğu ileri sürüldü. Alman medyasına yansıyan mesajlar, seçim sonuçları sonrasında güvenlik politikaları çevresinde başlayan tartışmaların başlıklarından biri oldu.

MÜSLÜMAN SEÇMENLERİN TERCİHLERİ TARTIŞMAYA AÇILDI

Seçimlerin ardından Alman medyasındaki bir başka tartışma ise Berlin'de yaşayan Müslüman seçmenlerin Sol Parti'ye verdiği destek üzerinden yürütüldü. Bazı yayınlarda, Eralp ve Sol Parti'nin seçim başarısında Müslüman nüfusun oylarının önemli rol oynadığı savunuldu.

Seçim kampanyası döneminde Eralp'in Müslümanlara yönelik ayrımcılık konusundaki açıklamaları da Alman basınında geniş yer bulmuştu. Eralp, eylül ayında gerçekleştirilen bir seçim etkinliğinde Berlin'de Müslümanlara ve Müslüman olarak algılanan kişilere yönelik ayrımcılık yaşandığını belirtmiş ve Müslüman topluluklara daha fazla destek verilmesini istemişti. Eralp ayrıca Berlin'de Müslümanlar için bir dini bayramın resmi tatil olarak tanınmasını savunmuştu.

BILD MÜSLÜMAN SEÇMENLERİN ROLÜNÜ GÜNDEME TAŞIDI

Bild'de yer alan haber ve değerlendirmelerde de Berlin'deki Arap ve Müslüman seçmenlerin Sol Parti'ye desteği tartışmaya açıldı. Gazete, Berlin'de yaşayan Arap seçmenlerin Eralp ve Sol Parti'ye yönelmesinde İsrail politikasının etkili olduğunu ileri sürdü.

Haberde Arap seçmenlerle Sol Parti arasındaki siyasi yakınlığın İsrail'e yönelik tutum üzerinden şekillendiği iddia edildi. Söz konusu yaklaşım, Bild'in seçim sonuçlarına ilişkin yorumu olarak kamuoyuna yansıdı.

SOL PARTİ VE MÜSLÜMAN SEÇMEN İLİŞKİSİNE VATANDAŞLIK TARTIŞMASI

Bild'in gündeme taşıdığı bir diğer başlık, Almanya'da yaşayan Müslüman göçmenlerin vatandaşlığa geçişi ile seçim sonuçları arasındaki ilişki oldu. Gazete, sol partilerin Müslüman göçmenlerin Alman vatandaşlığına geçmesini desteklemelerinin seçimlerde kendilerine avantaj sağladığını ileri sürdü.

Gazetede yer alan değerlendirmede Müslüman seçmenlerin Sol Parti, Yeşiller ve SPD'ye diğer partilere kıyasla daha yüksek oranda oy verdiği öne sürüldü. Söz konusu seçmen davranışının yalnızca Berlin'deki seçimlerle sınırlı olmadığı ve farklı düzeylerdeki seçimlerde de görüldüğü iddia edildi.

"SOL PARTİ'NİN BAŞARISI MÜSLÜMAN SEÇMEN OLMADAN MÜMKÜN OLMAZDI" İDDİASI

Bild'in haberinde son Berlin eyalet seçimlerinde Sol Parti'nin Müslüman seçmenler arasında çoğunluğa ulaştığı öne sürüldü. Gazete, partinin Müslüman seçmenlerden genel seçmen kitlesine kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek destek aldığını savundu.

Haberde söz konusu verilerden hareketle Sol Parti'nin Berlin'deki seçim başarısında Müslüman seçmenlerin önemli rol oynadığı iddia edildi. Müslüman seçmenlerin desteğinin partinin seçim performansındaki etkisi, Almanya'daki seçim sonrası siyasi tartışmaların başlıklarından biri haline geldi.

GAZZE, SURİYE, IRAK, AFGANİSTAN, SUDAN VE LÜBNAN DETAYI

Bild'in haberinde Sol Parti'nin göç ve mülteci politikalarına da yer verildi. Gazete, partinin Gazze, Suriye, Irak, Afganistan, Sudan ve Lübnan'dan Almanya'ya gelecek kişilere yönelik daha kolay kabul programlarını savunduğunu aktardı.

Eralp'in siyasi geçmişinde de göç, ayrımcılık ve mülteci politikaları önemli bir yer tutuyor. Berlin Temsilciler Meclisi'nin resmi kayıtlarına göre 1981 doğumlu ve hukukçu olan Eralp, Kasım 2021'den bu yana Berlin Temsilciler Meclisi üyesi. Eralp, 2025'ten itibaren Berlin Sol Parti'nin başkan yardımcılığı görevini de yürütüyor.

ERALP'İN İSRAİL VE ANTİSEMİTİZM KONUSUNDAKİ TUTUMU DA GÜNDEMDE

Seçim sonrasında Eralp ve Sol Parti'ye yönelik tartışmaların bir başka bölümünü İsrail-Filistin meselesi ve antisemitizm suçlamaları oluşturdu. Reuters, Sol Parti'nin bazı yerel örgütlerine yönelik antisemitizm suçlamalarının muhtemel koalisyon görüşmelerinde gündeme geldiğini ve olası ortakların konuya ilişkin açıklık talep ettiğini bildirdi. Eralp ise seçim sonrasında Berlin'deki bütün toplulukların güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirterek şiddetin yüceltilmesini reddetti.

Eralp seçim kampanyası sırasında da antisemitizme karşı açık bir tutum alınması gerektiğini dile getirdi. Aynı zamanda Filistinlilere yönelik ayrımcılık olarak tanımladığı "Filistin karşıtı ırkçılık" konusunun Berlin'de yeterince konuşulmadığını savundu. Ağustos sonunda Neukölln'deki Dar-Assalam Camisi'nde düzenlenen seçim etkinliğinde de Müslüman yaşamının sürekli dini aşırılık tartışmaları üzerinden ele alınmasına karşı çıktığını söyledi.

SOL PARTİ OYLARINI İKİ KATTAN FAZLA ARTIRDI

Seçim sonuçları Berlin siyasetinde önemli bir sandalye ve oy dağılımı değişikliğine yol açtı. Sol Parti yüzde 25,7 ile birinci sıraya yükselirken partinin 2023 seçimlerinde aldığı yüzde 12,2'lik oy oranı iki kattan fazla arttı. Reuters'ın seçim gecesi verilerine dayanan haberinde oran yüzde 25,3 olarak aktarılırken daha sonraki geçici resmi sonuçlarda yüzde 25,7 açıklandı.

Eralp seçim kampanyasında özellikle konut ve kira politikalarını öne çıkardı. Büyük özel konut şirketlerinin elindeki yaklaşık 220 bin konutun kamu kontrolüne geçirilmesi Sol Parti'nin kampanyasındaki temel vaatlerden biri oldu. Eralp'in Berlin hükümetinin başına geçip geçmeyeceği ise koalisyon görüşmeleri ve Berlin Temsilciler Meclisi'nde oluşacak çoğunluğun ardından kesinleşecek.