Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türkiye'nin bölgesel savunma iş birlikleri, uluslararası askerî faaliyetleri ve güvenlik gündemine ilişkin açıklamalar yaptı. Toplantıda, Mekke Savunma İttifakı kapsamında Suudi Arabistan'a askerî kuvvet konuşlandırılması konusu ele alınırken Türk askerinin Riyad'a gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin sorular da yanıtlandı. Bakanlık kaynakları, ittifak bünyesinde üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması için gerekli tedbirlerin görüşüldüğünü bildirdi.
MSB'nin açıklamasında Türkiye ile Fransa arasında imzalanan savunma ve güvenlik iş birliği Yol Haritası'nın kapsamına da yer verildi. İki ülke arasında istihbarat paylaşımı, hava savunması, ortak askerî eğitim, tatbikat ve savunma sanayi alanlarında yürütülmesi planlanan çalışmalar aktarılırken İsrail'in Suriye'nin güneyindeki askerî faaliyetlerine ilişkin Türkiye'nin tutumu da kamuoyuyla paylaşıldı.
MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI 5 EKİM'DE RİYAD'DA TOPLANDI
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin 5 Ekim 2026 tarihinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da toplandığını açıkladı. Toplantıda bölgesel gelişmeler, kolektif savunma tedbirleri ve ittifakın kurumsal yapısının oluşturulmasına yönelik çalışmaların ele alındığı belirtildi. Ayrıca savunma sanayi alanında iş birliğinin geliştirilmesi için hazırlanan çerçeve üzerinde görüşmeler gerçekleştirildiği bildirildi.
MSB kaynakları, toplantının içeriğine ilişkin açıklamasında, "Toplantıda; bölgesel gelişmeler ve kolektif savunma tedbirleri ele alınmış, Sekretaryanın başlangıç yapılanması belirlenmiş, savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çerçeve görüşülmüş ve İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlanmıştır" ifadelerini kullandı. İttifakın diğer siyasi, idari, askerî ve savunma sanayi mekanizmalarına yönelik çalışmalarının ise tarafların mutabakatı ve ülkelerin ulusal süreçleri doğrultusunda sürdürüleceği açıklandı.
SUUDİ ARABİSTAN'A ASKERÎ KUVVET KONUŞLANDIRILMASI GÖRÜŞÜLDÜ
Riyad'da düzenlenen toplantının gündem maddelerinden birini, Mekke Savunma İttifakı kapsamında Suudi Arabistan'a sağlanması öngörülen askerî kuvvet ve yetenekler oluşturdu. MSB kaynakları, ittifak üyelerinin üzerinde mutabık kaldığı askerî unsurların ülkeye gönderilmesi ve konuşlandırılması için alınması gereken tedbirlerin değerlendirildiğini bildirdi.
Bakanlık açıklamasında, "Üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür" denildi. Söz konusu görüşmelerin ittifakın kolektif savunma faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği belirtilirken Türkiye'nin sağlayabileceği askerî katkıya ilişkin sürecin ulusal mevzuat hükümlerine bağlı olduğu ifade edildi.
TÜRK ASKERİ RİYAD'A GİDECEK Mİ? MSB'DEN ANAYASA VURGUSU
Mekke Savunma İttifakı toplantısının ardından Türk askerinin Suudi Arabistan'a gönderilip gönderilmeyeceği konusu gündeme geldi. Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye tarafından ittifaka sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklerin konuşlandırılmasına ilişkin işlemlerin Anayasa ve yürürlükteki ilgili mevzuat doğrultusunda yürütüleceğini açıkladı.
MSB kaynakları, Türk askerinin Riyad'a gönderilmesiyle ilgili soruya, "Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir" yanıtını verdi. Açıklamada Suudi Arabistan'a gönderilecek yeni askerî personelin sayısı, birliklerin niteliği veya olası konuşlandırmanın tarihi konusunda ayrıntı paylaşılmadı.
ORTAK KARARGÂH, ASKERÎ EĞİTİM VE TATBİKAT PLANLAMASI
Mekke Savunma İttifakı kapsamında ortak bir karargâh oluşturulmasına yönelik çalışmaların da gündemde olduğu bildirildi. MSB kaynakları, ittifakın askerî yapılanması çerçevesinde ortak eğitim faaliyetleri, askerî danışmanlık hizmetleri ve tatbikat planlamalarının gerçekleştirileceğini açıkladı.
İttifakın siyasi, idari ve askerî mekanizmalarının oluşturulmasına yönelik faaliyetlerin üye ülkeler arasındaki mutabakat doğrultusunda sürdürüleceği belirtildi. Savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesine ilişkin çalışmaların da aynı süreç kapsamında yürütüleceği ifade edilirken ortak karargâhın oluşturulmasına yönelik planlamalara işaret edildi.
SUUDİ ARABİSTAN'DAKİ TÜRK HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
Milli Savunma Bakanlığı, Suudi Arabistan'da hâlihazırda bulunan ve Türk askerleri tarafından işletilen hava savunma sistemlerine ilişkin de bilgi verdi. Bakanlık kaynakları, söz konusu sistemlerin ülkedeki varlığına işaret ederek ihtiyaç duyulması hâlinde hava savunmasına yönelik katkının devam edeceğini bildirdi.
Açıklamada, "Hali hazırda Suudi Arabistan'da bulunan ve Türk askerleri tarafından çalıştırılan hava savunma sistemleri ile hava savunması katkısı devam edecek ihtiyaç halinde" ifadelerine yer verildi. Mevcut hava savunma faaliyetlerine ilişkin bilgilendirmede sistemlerin sayısı, teknik özellikleri veya konuşlandırıldıkları noktalar hakkında ilave ayrıntı paylaşılmadı.
TÜRKİYE İLE FRANSA ARASINDA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ YOL HARİTASI
MSB'nin haftalık bilgilendirme toplantısında Türkiye ile Fransa arasında imzalanan savunma ve güvenlik iş birliği Yol Haritası da ele alındı. Bakanlık kaynakları, anlaşmanın iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı çıkarlar temelinde geliştirilmesi ve mevcut iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla hazırlandığını açıkladı.
Yol Haritası kapsamında savunma ve güvenlik konularında düzenli istişare mekanizmalarının oluşturulması, hibrit tehditlerle mücadele edilmesi, istihbarat paylaşımının geliştirilmesi ve hava savunma alanında daha yakın iş birliği kurulması öngörülüyor. Ayrıca iki ülkenin askerî sistemleri arasında birlikte çalışabilirliğin artırılması ve üçüncü ülkelerde bölgesel istikrara katkı sağlayacak eğitim ile kapasite geliştirme faaliyetlerinin koordineli biçimde yürütülmesi planlanıyor.
TÜRKİYE VE FRANSA ORTAK ASKERÎ TATBİKATLAR DÜZENLEYECEK
Türkiye ile Fransa arasındaki Yol Haritası'nın askerî boyutunda ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması ve iki ülkenin harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi hedefleniyor. MSB kaynakları, askerî personelin eğitimine yönelik iş birliğinin yanı sıra liman ziyaretlerinin gerçekleştirilmesi ve farklı kuvvet unsurlarının katılımıyla müşterek faaliyetler düzenlenmesinin planlandığını bildirdi.
Bakanlık açıklamasında, "Askeri alanda; ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması, harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi, liman ziyaretleri ile kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek eğitim ve tatbikatların icra edilmesi hedeflenmektedir" ifadeleri kullanıldı. Planlanan faaliyetlerin iki ülkenin savunma makamları arasındaki iş birliği mekanizmaları çerçevesinde yürütüleceği belirtildi.
SAVUNMA SANAYİ ALANINDA ORTAK PROJE VE TEKNOLOJİ PAYLAŞIMI
Türkiye-Fransa savunma iş birliği Yol Haritası'nın bir diğer başlığını savunma sanayi alanındaki ortak çalışmalar oluşturuyor. MSB kaynakları, iki ülkenin savunma sanayi kuruluşları arasında temasların artırılması, ortak proje ve iş fırsatlarının geliştirilmesi ile bilgi ve teknoloji paylaşımının teşvik edilmesinin amaçlandığını açıkladı.
Savunma sanayi alanında kurulacak iş birliği mekanizmalarının mevcut ilişkilerin kurumsallaştırılması kapsamında ele alındığı belirtildi. Yol Haritası ile savunma makamları arasında düzenli temasların sağlanması ve askerî iş birliği faaliyetlerinin belirlenen çerçeve doğrultusunda yürütülmesi hedefleniyor.
İLK TOPLANTI 2026'NIN SON ÇEYREĞİNDE PLANLANIYOR
Türkiye ile Fransa arasında imzalanan Yol Haritası kapsamında gerçekleştirilecek toplantıların Paris ve Ankara'da dönüşümlü olarak düzenlenmesi planlanıyor. MSB kaynakları, ilk toplantının tarafların mutabakatı doğrultusunda 2026 yılının son çeyreğinde yapılmasının öngörüldüğünü bildirdi.
Bakanlık, Yol Haritası'nın iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasına yönelik olduğunu belirtti. Açıklamada, düzenli temasların karşılıklı güvenin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlayacağı yönündeki değerlendirmeye de yer verildi.
MSB'DEN İSRAİL'İN SURİYE'NİN GÜNEYİNDEKİ FAALİYETLERİNE TEPKİ
Milli Savunma Bakanlığı, haftalık bilgilendirme toplantısında İsrail'in Suriye'nin güneyindeki askerî faaliyetlerine de değindi. Bakanlık kaynakları, İsrail'in bölgedeki ev baskınları, gözaltılar, kara sınırı ihlalleri ve hava ile topçu atışları yoluyla saldırılarını sürdürdüğünü belirtti. Suriye'nin güneyindeki yerleşim alanlarında gerçekleştirilen faaliyetlerin bölgedeki gerilimi artırdığı ifade edildi.
MSB, İsrail'in Suriye topraklarındaki askerî eylemlerine ilişkin açıklamasında sınır ihlallerine ve bölgedeki faaliyetlerin devam etmesine dikkat çekti. Bakanlık, İsrail'in söz konusu uygulamalarını saldırgan tutumunun devamı olarak nitelendirdi.
"SUFA-53 HATTI PROJESİ" VE 1974 ANLAŞMASI VURGUSU
MSB kaynakları, İsrail'in Suriye'nin güneyinde "Sufa-53 Hattı Projesi" adı altında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin de açıklama yaptı. İsrail'in proje kapsamında hendek kazma ve yol genişletme çalışmalarına yeniden başladığı belirtilirken söz konusu faaliyetlerin 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na aykırı olduğu ifade edildi.
Bakanlık açıklamasında, "Sözde Sufa-53 Hattı Projesi kapsamında hendek kazma ve yol genişletme faaliyetlerine tekrar başlaması, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın açık bir ihlali ve yayılmacı politikalarına devam ettiğinin bir göstergesidir" denildi. MSB, İsrail'in Suriye'nin güneyindeki faaliyetlerini uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ele alarak sınır ihlallerine yönelik itirazını yineledi.
ULUSLARARASI TOPLUMA SOMUT ADIM ÇAĞRISI
Milli Savunma Bakanlığı, İsrail'in Suriye'deki faaliyetlerine karşı uluslararası topluma çağrıda bulundu. Bakanlık, İsrail'in bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasını engellediğini belirttiği politikalarına ve askerî eylemlerine karşı somut ve kararlı adımlar atılmasını istedi.
MSB'nin açıklamasında, Suriye'nin güneyinde devam eden ihlallerin sona erdirilmesine yönelik uluslararası girişimlerin gerekliliği vurgulandı. Bakanlık, İsrail'in bölgede yürüttüğü faaliyetlere ilişkin Türkiye'nin itirazlarını dile getirerek uluslararası toplumu harekete geçmeye bir kez daha davet etti.





