İran ile ABD ve İsrail arasında devam eden savaş 16. gününe girerken Orta Doğu genelinde askeri hareketlilik ve saldırılar sürüyor. Hürmüz Boğazı çevresinde güvenlik gerilimi artarken ABD Başkanı Donald Trump boğazın açık tutulması için uluslararası bir deniz gücü oluşturulacağını açıkladı. Bölgedeki gelişmeler kapsamında Suudi Arabistan hava savunma sistemleri insansız hava araçlarını imha etti, İsrail ile Lübnan sınırındaki saldırılar ise can kaybını artırdı.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile birlikte İran’a karşı yürütülen savaş ve küresel enerji transferi açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, kendisine ait sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımda İran’ın askeri kapasitesinin tamamen yok edildiğini iddia etti.

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik tehdit oluşturabilecek kapasiteye sahip olabileceğini belirterek, drone, mayın veya kısa menzilli füzelerle boğaza tehdit oluşturabileceklerini ifade etti. İran’ın boğazı kapatma girişimine karşı birçok ülkenin ABD ile birlikte bölgeye savaş gemileri göndereceğini belirten Trump, ABD’nin İran kıyılarını yoğun şekilde bombalamaya devam edeceğini söyledi.

TRUMP NEDEN OLDUĞU SAVAŞA YENİ ORTAKLAR ARIYOR

Trump açıklamasında, özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişiminden etkilenen ülkelerin ABD ile birlikte boğazı açık ve güvenli tutmak için savaş gemileri göndermesi gerektiğini ifade etti. Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık’ın da bu sürece dahil olmasını umduğunu belirten Trump, ABD’nin İran kıyı şeridini bombalamayı ve İran’a ait tekneleri denizde hedef almayı sürdüreceğini söyledi.

Trump, Hürmüz Boğazı’nın kısa süre içinde açık, güvenli ve serbest hale getirileceğini ifade etti.

İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaş sürecinde Hürmüz Boğazı çevresinde askeri hareketlilik arttı. Boğaz tamamen kapanmazken bölgede tehditler ve askeri faaliyetler yoğunlaştı.

İranlı askeri yetkililer, ABD ve İsrail saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceğini açıkladı. İran, kendisine yönelik saldırıların sürmesi halinde enerji sevkiyatını hedef alabileceğini ifade etti.

Gerilimin artması üzerine ABD, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresine ek savaş gemileri ve savaş uçakları sevk etti. Petrol tankerlerinin geçiş güvenliğini sağlamak ve olası bir İran müdahalesini engellemek amacıyla bölgede askeri varlık artırıldı.

Savaşın ilk günlerinde birçok petrol şirketi ve tanker operatörü boğazdan geçişleri yavaşlattı veya rotalarını değiştirdi. Bazı ticari gemiler ise güvenlik gerekçesiyle bölgede beklemeyi tercih etti.

Bölgedeki askeri kaynaklar, İran’ın kıyı bölgelerinde füze ve insansız hava aracı sistemlerini yüksek alarm seviyesine geçirdiğini bildirdi. Tüm gerilime rağmen Hürmüz Boğazı tamamen kapanmadı ve tanker trafiği devam etti.

KÜRESEL ENERJİ TİCARETİ İÇİN KRİTİK NOKTA

Hürmüz Boğazı dünya enerji ticareti açısından en kritik deniz yollarından biri olarak kabul ediliyor. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatının yaklaşık yüzde 20’si bu boğazdan geçiyor.

Bölgede yaşanan askeri gerilim enerji piyasalarını da etkiledi. Son haftalarda saldırılar ve mayın iddiaları sonrası petrol fiyatlarında dalgalanmalar yaşandı.

Bazı tanker şirketleri alternatif güzergâh arayışına girerken enerji piyasaları Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeleri yakından takip etti.

SUUDİ ARABİSTAN HAVA SAVUNMASI 25 İHA’YI VURDU

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, gece saatlerinden itibaren ülke hava sahasına giren 25 insansız hava aracının hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini açıkladı.

Açıklamada etkisiz hale getirilen insansız hava araçlarının hangi noktadan gönderildiğine ilişkin bilgi paylaşılmadı. Saldırı girişimi sonucu herhangi bir hasar veya can kaybı yaşanıp yaşanmadığına dair ayrıntı verilmedi.

İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat’tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenliyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD güçlerinin bulunduğu Suudi Arabistan’ın doğusundaki el-Harc kentinde yer alan Prens Sultan Hava Üssü’ne yönelik saldırı gerçekleştirildiğini duyurmuştu.

Suudi Arabistan hava savunmasını büyük ölçüde ABD ve Batı üretimi sistemlere dayanan çok katmanlı bir yapı üzerine kuruyor. Ülkenin hava savunmasının temel unsurlarından birini ABD üretimi Patriot hava savunma sistemleri oluşturuyor.

Suudi Arabistan envanterinde Patriot PAC-2 ve balistik füzelere karşı daha gelişmiş olan PAC-3 versiyonları bulunuyor. Sistemler balistik füzeler, uçaklar ve bazı seyir füzelerine karşı kullanılmak üzere büyük şehirler, askeri tesisler ve petrol altyapılarının çevresine konuşlandırılıyor.

ABD üretimi THAAD hava savunma sistemi de Suudi Arabistan’ın envanterinde yer alıyor. THAAD sistemi balistik füzeleri atmosferin üst katmanlarında veya atmosfere yeniden giriş aşamasında vurmak amacıyla tasarlanmış olup Patriot sistemlerinin daha yüksek irtifada görev yapan tamamlayıcı katmanını oluşturuyor.

İspanya, İsrail'deki büyükelçisini geri çekti
İspanya, İsrail'deki büyükelçisini geri çekti
İçeriği Görüntüle

Ülkenin hava savunmasında kısa menzil için farklı sistemler de bulunuyor. Fransız yapımı Shahine olarak bilinen Crotale sistemi alçak irtifadan gelen hedeflere karşı görev yaparken Skyguard radar sistemleri de hava savunma ağını destekliyor. ABD üretimi Avenger sistemleri ise özellikle helikopterler, insansız hava araçları ve düşük irtifada uçan hedeflere karşı kullanılıyor.

Suudi Arabistan’ın hava savunma mimarisinde modern savaş uçakları da görev alıyor. F-15SA ve Eurofighter Typhoon tipi savaş uçakları hava sahasında erken tespit ve önleme görevleri gerçekleştiriyor.

NETANYAHU ÖLDÜ MÜ İLK KEZ TOPLANTIYA KATILMADI

İsrail’de İran’a yönelik operasyonların ele alındığı askeri kabine toplantısında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Başbakan Binyamin Netanyahu, söz konusu toplantıya katılmadı.

Kritik toplantıya başbakanın katılmaması İsrail’de nadir görülen bir durum olarak kaydedildi. Toplantıya ilişkin paylaşılan görüntülerde Netanyahu’nun yer almaması sosyal medyada çeşitli iddialara neden oldu.

Sosyal medyada bazı kullanıcılar Netanyahu’nun hayatını kaybetmiş olabileceğine yönelik yorumlarda bulundu.

İsrail Başbakanlık Ofisi ise sosyal medyada yayılan iddiaları yalanladı. Açıklamada Netanyahu’nun iyi durumda olduğu ifade edildi.

LÜBNAN’DA CAN KAYBI 826’YA YÜKSELDİ

İsrail ile Lübnan arasında artan gerilim nedeniyle bölgede can kaybı artmaya devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart’tan bu yana İsrail tarafından düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 826’ya yükseldiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada saldırılarda yaralananların sayısının 2 bin 9’a ulaştığı belirtildi. Hayatını kaybedenler arasında sivillerin önemli bir bölümünü kadın ve çocukların oluşturduğu ifade edildi.

Yetkililer, saldırılarda 106 çocuk, 65 kadın ve 31 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini bildirdi. Ayrıca saldırılar sırasında görev başındaki 51 sağlık çalışanının da yaralandığı kaydedildi.

Lübnan’ın güneyi ve İsrail sınırına yakın bölgelerde son haftalarda yoğun bombardıman yaşanıyor. İsrail ordusu saldırıların Hizbullah hedeflerine yönelik olduğunu savunurken Lübnan tarafı saldırıların yerleşim alanlarını da etkilediğini belirtiyor.

Saldırılar nedeniyle sınır hattındaki birçok yerleşim yerinde ciddi hasar meydana geldiği ve binlerce sivilin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bildirildi. Lübnan’ın güneyindeki altyapı, hastaneler ve sağlık merkezlerinin de saldırılardan zarar gördüğü ifade edildi.

SAVAŞ DİĞER ÜLKELERE DE YAYILIYOR

Bölgede gerilim yalnızca Lübnan sınırıyla sınırlı kalmıyor. İsrail, Gazze’de Hamas’a karşı yürüttüğü operasyonları sürdürürken kuzey sınırında Hizbullah ile karşılıklı saldırılar da devam ediyor.

Uluslararası toplum çatışmaların yayılmasından endişe duyuyor. Birleşmiş Milletler ve birçok ülke taraflara gerilimi düşürme çağrısı yaparken bölgede insani durumun giderek ağırlaştığı ifade ediliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırıların sürmesi halinde can kaybının daha da artabileceği uyarısında bulundu.

NETANYAHU ZELENSKİY İLE GÖRÜŞMEK İSTİYOR

İsrail basınında yer alan haberlere göre İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile görüşme talebinde bulunduğu öne sürüldü.

Haberde Netanyahu’nun Ukrayna’nın uzun süredir karşı karşıya olduğu İran yapımı insansız hava araçlarına karşı savunma işbirliği konusunu görüşmek istediği ifade edildi.

İran’ın İsrail’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının bazılarının engellenememesi İsrail’in savunma kapasitesine ilişkin tartışmaları da gündeme getirdi. ABD merkezli Semafor haber sitesinde yayımlanan haberde İsrail’in önleyici savunma füzesi stokunun kritik seviyede azaldığı iddiası yer aldı.

TRUMP’TAN ZELENSKİY’E ELEŞTİRİ

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmelerine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’i anlaşma sürecine yaklaşımı nedeniyle eleştirdi.

Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in anlaşmaya hazır olduğunu ifade ederek Zelenskiy ile anlaşma yapmanın daha zor olduğunu söyledi.

Trump açıklamasında, “Zelenskiy’nin anlaşma yapmak istememesine şaşırdım. Zelenskiy’e anlaşma yapmasını söyleyin çünkü Putin anlaşma yapmaya hazır.” ifadelerini kullandı.