Sudan'ın kuzeyindeki altın madenciliği sahaları, 10 Ekim 2026 Cumartesi günü düzenlendiği bildirilen hava saldırılarının ardından yeniden gündeme geldi. Sudan, Mısır ve Libya sınırlarının kesiştiği bölgeye yakın alanlarda çalışan madenciler, savaş uçaklarının altın çıkarılan sahaları ve işçilerin konakladığı kampları hedef aldığını ileri sürdü. Saldırıların ardından çok sayıda kişinin öldüğü veya yaralandığı, bazı madencilerin ise çevredeki dağlık alanlara kaçtığı aktarıldı.

Sudan Tribune, bölgedeki madenciler ve yerel sakinlerle yaptığı görüşmelere dayanarak saldırıların Nil Nehri eyaletindeki El-Ansari ticaret merkezinin yakınlarında bulunan El-Uqaydat altın madeni çevresinde gerçekleştiğini bildirdi. Haberde savaş uçaklarının en az beş saldırı düzenlediği iddiasına yer verildi. Sudanlı insan hakları kuruluşları olaydan Mısır hava kuvvetlerini sorumlu tutarken, saldırıyı gerçekleştiren uçakların kimliği bağımsız kaynaklar tarafından kesin olarak belirlenemedi.

SUDANLI HAK ÖRGÜTÜ 72 MADENCİNİN ÖLDÜĞÜNÜ AÇIKLADI

Sudan'daki çatışmalar sırasında sivillere yönelik ihlalleri belgeleyen Acil Durum Avukatları (Emergency Lawyers) adlı insan hakları örgütü, 11 Ekim Pazar günü yaptığı açıklamada saldırılarda en az 72 sivil altın madeni işçisinin öldüğünü ileri sürdü. Örgüt, Mısır savaş uçaklarının Sudan topraklarında yer alan Kuzey Vadi bölgesindeki madencileri hedef aldığını savundu.

Acil Durum Avukatları, saldırının Mısır hava kuvvetleri tarafından gerçekleştirildiği suçlamasını yöneltti. Reuters'ın aktardığına göre örgütün paylaştığı bilgiler ve sosyal medyada dolaşıma giren görüntüler bağımsız biçimde doğrulanamadı. Dolayısıyla 72 kişilik can kaybı, kesinleşmiş resmî bilanço değil, Sudanlı hak örgütünün açıkladığı ön veriler arasında yer alıyor.

SUDAN DOKTORLAR AĞI 13 ÖLÜ VE 28 YARALI BİLDİRDİ

Sudan'daki savaşın insani sonuçlarını takip eden bağımsız Sudan Doktorlar Ağı, 11 Ekim'de yaptığı açıklamada sınır üçgenindeki hava saldırısında en az 13 madencinin hayatını kaybettiğini, 28 kişinin yaralandığını duyurdu. Kuruluş, yaralıların bazılarının durumunun ağır olduğunu ve sağlık hizmetlerine ulaşımda yaşanan güçlükler nedeniyle ölü sayısının artabileceğini belirtti.

Sudan Doktorlar Ağı'nın açıklamasında saldırının sorumlusu olarak herhangi bir ülke veya askerî güç doğrudan gösterilmedi. Kuruluş ayrıca madencilerin daha önce Mısırlı yetkililer tarafından bölgeyi terk etmeleri konusunda defalarca uyarıldıklarını bildirdi. Associated Press ve Anadolu Ajansı da sağlık kuruluşunun açıklamalarını haberleştirdi. 13 ve 72 şeklindeki farklı ölüm sayılarının aynı bölgedeki saldırılara ilişkin olduğu bildirilse de sayılar arasındaki farkın nedeni henüz kesin olarak açıklığa kavuşmadı.

GÖRGÜ TANIKLARI EN AZ BEŞ HAVA SALDIRISINDAN SÖZ ETTİ

Sudan Tribune'a konuşan madenci Mirghani Malik, El-Ansari pazarına yakın El-Uqaydat madenine savaş uçakları tarafından en az beş saldırı düzenlendiğini söyledi. Malik'in verdiği bilgilere göre yaralanan en az 20 madenci acil müdahale için ticaret merkezine götürüldü. Yüzlerce işçi ise yeni saldırılardan korkarak su ve temel ihtiyaç malzemelerinin bulunmadığı dağlık alanlara kaçtı.

Associated Press'e konuşan saldırıdan kurtulan Abdel-Aziz Yousef, kimliği belirlenemeyen bir uçağın cumartesi sabahı dağlık alandaki geleneksel altın madenini vurduğunu anlattı. Yousef, saldırı sırasında ölen ve yaralananların bulunduğunu, çok sayıda kişinin bölgeden uzaklaştığını aktardı. Tanıkların ifadeleri hava saldırısı iddialarını desteklemekle birlikte uçakların hangi ülkeye ait olduğunu ortaya koyan doğrulanmış teknik kanıtlar henüz yayımlanmadı.

MISIR YÖNETİMİ VE ORDUSU SUÇLAMALARA NE YANIT VERDİ?

12 Ekim 2026 itibarıyla Mısır hükümetinin veya Mısır Silahlı Kuvvetlerinin 10 Ekim'deki saldırılarla ilgili sorumluluk üstlendiğine ya da suçlamaları resmen reddettiğine ilişkin doğrulanmış bir açıklamaya ulaşılamadı. Reuters'ın haberine göre Mısır ordusu olay hakkında açıklama yapmazken, Mısır Dışişleri Bakanlığı da 11 Ekim Pazar akşamına kadar haber ajansının yorum talebine yanıt vermedi.

Sudan Tribune, hem Mısır hem de Sudan ordusunun sözcülerine ulaşmaya çalıştığını, ancak ilk haberin yayımlandığı sırada taraflardan yanıt alınamadığını bildirdi. Mısır'ın daha önce aynı sınır bölgesinde yürüttüğünü açıkladığı askerî operasyonlar ise mevcut saldırıların sorumluluğunun resmen kabul edildiği anlamına gelmiyor.

MISIR ORDUSU HAZİRAN AYINDA 223 KİŞİNİN GÖZALTINA ALINDIĞINI DUYURMUŞTU

Mısır Silahlı Kuvvetleri, Haziran 2026'da ülkenin güney sınırında yasa dışı altın madenciliği, kaçakçılık ve düzensiz sınır geçişlerine karşı geniş çaplı bir güvenlik operasyonu yürüttüğünü açıklamıştı. Operasyon kapsamında 136'sı yabancı uyruklu olmak üzere toplam 223 kişinin gözaltına alındığı duyurulmuştu. Mısır makamları ayrıca araçlara, silahlara, haberleşme cihazlarına ve madencilik ekipmanlarına el konulduğunu bildirmişti.

Kahire yönetimi söz konusu operasyonların Mısır sınırları içinde gerçekleştirildiğini savunmuştu. Sudanlı madenciler ve bazı siyasi kuruluşlar ise askerî müdahalelerin Sudan topraklarında gerçekleştiğini ileri sürmüştü. Tarafların operasyonların yapıldığı alanın hangi ülkeye ait olduğu konusundaki açıklamaları birbirinden farklıydı.

HAZİRAN AYINDAKİ SALDIRILARDA 23 MADENCİNİN ÖLDÜĞÜ BİLDİRİLDİ

10 Ekim'deki saldırı iddialarından önce, Haziran 2026'da Cebel el-Uqaydat çevresindeki altın madenlerinde benzer olaylar yaşandığı bildirilmişti. Sudanlı madenciler, 16-18 Haziran döneminde hava saldırıları ve kara operasyonları gerçekleştirildiğini ileri sürmüştü. O dönemde sosyal medyada çok daha yüksek can kaybı rakamları paylaşılmış, ancak bunların bir kısmı doğrulanamamıştı.

Mısır merkezli bağımsız haber kuruluşu Mada Masr'ın 25 Haziran'da yayımladığı araştırmada, sınır bölgesinde görev yapan Sudanlı bir sağlık kaynağının verdiği bilgilere dayanılarak ölü sayısının 23 olduğu aktarılmıştı. Haberde görüşlerine başvurulan iki üst düzey Mısırlı yetkilinin, Mısır'ın izinsiz altın madenciliği yapmak üzere kendi topraklarına geçtiğini savunduğu Sudanlı gruplara hava saldırıları düzenlediğini doğruladığı belirtilmişti. Yetkililerin açıklamaları isimleri açıklanmadan aktarılmıştı.

Mada Masr'ın araştırması, Haziran ayındaki operasyonlara ilişkin Mısır tarafındaki kaynaklardan da bilgi içermesi bakımından ayrı bir kayıt oluşturuyor. Ancak Haziran saldırılarına ilişkin bulgular, Ekim ayında kullanılan uçakların kimliğini doğrudan kanıtlamıyor.

SUDAN LİDERİ BURHAN DAHA ÖNCE SORUŞTURMA SÖZÜ VERMİŞTİ

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan, 22 Haziran 2026'da Kızıldeniz eyaletindeki El-Rataj bölgesine gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, Mısır güçlerinin Sudanlı madencilere saldırdığı yönündeki haberlerin araştırılacağını açıklamıştı. Burhan, Mısır'a geçtikleri belirtilen Sudan vatandaşlarına yönelik saldırı iddialarının inceleneceğini ifade etmişti.

Sudanlı büyükelçiler ve diplomatların oluşturduğu bir grup da Haziran ayındaki olaylar üzerine yayımladığı açıklamada, Mısır güçlerinin Sudan topraklarına hava ve kara operasyonları düzenlediğini öne sürmüştü. Grup, saldırıların sınırın 60 kilometre güneyindeki sivil madencilik alanlarına kadar uzandığını savunarak Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği, Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) ve Arap Birliğine bağımsız soruşturma çağrısında bulunmuştu.

Sudan Komünist Partisi ve Sivil Demokratik Devrimci Güçler İttifakı (Sumud) da Haziran olaylarına ilişkin açıklamalar yaparak saldırı iddialarının araştırılmasını ve sorumluların hesap vermesini istemişti. Söz konusu siyasi açıklamalar Haziran olaylarıyla ilgiliydi; 10 Ekim saldırılarına ilişkin yeni resmî açıklamalarla karıştırılmaması gerekiyor.

SALDIRILARIN YAŞANDIĞI BÖLGEDE SINIR ANLAŞMAZLIĞI BULUNUYOR

Sudan ile Mısır arasındaki sınırın bazı kesimleri uzun yıllardır egemenlik anlaşmazlıklarına konu oluyor. Kızıldeniz kıyısındaki Halaib Üçgeni üzerinde her iki ülke de hak iddia ederken, Mısır bölgeyi fiilen kontrol ediyor. Sudan, Halaib üzerindeki egemenlik iddiasını sürdürüyor.

Son saldırıların bildirildiği El-Uqaydat, Kuzey Vadi ve El-Ansari çevresindeki madencilik alanları ise haberlerde Sudan'ın kuzeyindeki çöl ve dağlık sınır kuşağı içinde tanımlanıyor. Kaynaklarda kullanılan coğrafi adlar ve sınır üçgeni ifadeleri her zaman aynı idari alanı göstermiyor. Saldırı noktalarının kesin koordinatları bağımsız biçimde doğrulanmadığından, bütün hedeflerin Halaib Üçgeni içinde bulunduğu veya Mısır sınırları içerisinde kaldığı sonucuna varılamıyor.

Sudanlı hak örgütleri saldırıların Sudan topraklarında gerçekleştirildiğini savunurken, Mısır yönetimi Haziran ayındaki operasyonlarının kendi topraklarında yapıldığını açıklamıştı. Ekim saldırılarının kesin konumu konusunda tarafların üzerinde uzlaştığı bir koordinat bilgisi bulunmuyor.

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde altın madeni faciası: Ölü sayısı 107’ye yükseldi
Orta Afrika Cumhuriyeti’nde altın madeni faciası: Ölü sayısı 107’ye yükseldi
İçeriği Görüntüle

ALTIN MADENCİLİĞİ SUDAN'DAKİ SAVAŞIN FİNANSMAN KAYNAKLARI ARASINDA

Sudan'da Nisan 2023'te başlayan ve Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden savaş, ülkedeki altın üretimi ve ticaretini de etkiledi. Darfur ve Kordofan bölgelerinde çıkarılan altının bir kısmının kayıt dışı ticaret ağları üzerinden ülke dışına çıkarıldığına ilişkin uluslararası raporlar yayımlandı.

Birleşmiş Milletler uzmanlar panelinin 2024 yılına ilişkin bulgularında, Sudan'da çıkarılan altının yüzde 50'den fazlasının ülke dışına kaçırıldığı belirtildi. Altın ticareti, savaşın taraflarının finansman kaynakları ve sınır aşan ekonomik faaliyetler kapsamında incelendi. Hızlı Destek Kuvvetlerinin de altın kaçakçılığı üzerinden gelir elde ettiği yönündeki bilgiler uluslararası basında yer aldı.

Ancak Sudan'daki altın ticaretinin silahlı gruplarla bağlantılarına ilişkin genel bulgular, 10 Ekim'de hedef alındığı bildirilen madencilerin herhangi bir silahlı örgüte bağlı olduğunu göstermiyor. Saldırıda hayatını kaybettiği açıklanan kişilerin sivil madenciler olduğu Sudanlı sağlık ve insan hakları kuruluşlarının açıklamalarında özellikle vurgulandı.

REUTERS, AP VE BAĞIMSIZ MEDYA KURULUŞLARI NEYİ DOĞRULAYABİLDİ?

Olayı araştıran uluslararası haber kuruluşlarının aktardığı bilgiler, hava saldırısı anlatımları ile saldırıyı gerçekleştiren taraf hakkındaki suçlamalar arasında ayrım yapılmasını gerektiriyor.

Kaynak

Aktardığı bulgu

Doğrulama durumu

Reuters

72 ölüm iddiası ve Mısır'a yönelik suçlamalar

Suçlamayı ve görüntüleri bağımsız doğrulayamadı

Associated Press

13 ölü, 28 yaralı; kurtulan madenciyle görüşme

Saldırıyı gerçekleştiren uçak belirlenemedi

Sudan Tribune

En az beş hava saldırısı, yaralılar ve kaçan madenciler

Can kaybını ve uçakların kimliğini doğrulayamadı

Mada Masr

Haziran operasyonlarına ilişkin Mısırlı yetkililerin anlatımları

Araştırma Ekim değil, Haziran olaylarıyla ilgili

Acil Durum Avukatları

72 sivilin öldüğü ve Mısır'ın sorumlu olduğu iddiası

Örgütün ön bulguları

Sudan Doktorlar Ağı

13 ölü, 28 yaralı

Sağlık kuruluşunun bildirdiği ilk bilanço

Reuters'ın aktardığı ve sosyal medyada yayımlanan görüntülerde enkaz arasında cesetler ile kefenlenmiş cenazelerin bulunduğu belirtildi. Görüntülerin çekildiği yer, tarih ve saldırıyla doğrudan ilişkisi haber ajansı tarafından bağımsız olarak doğrulanamadı. AFP de saldırıya ilişkin Sudanlı hak örgütünün anlatımını bağımsız biçimde teyit edemediğini bildirdi.

ETİYOPYA HABER AJANSI 200 ÖLÜ İDDİASINI DA GÜNDEME GETİRDİ

Etiyopya Haber Ajansı (ENA), 11 Ekim 2026 tarihli haberinde Mısır hava kuvvetlerinin Sudanlı altın madencilerine saldırdığı ve en az 200 kişinin öldüğü iddiasını yayımladı. Haberde çok sayıda kişinin yaralandığı da öne sürüldü.

200 kişilik can kaybı iddiası, Reuters, Associated Press ve Sudan Doktorlar Ağının aktardığı sayılardan farklılık gösteriyor. İncelenen kaynaklarda söz konusu rakamı doğrulayan bağımsız bir ölüm listesi veya kapsamlı sağlık kurumu kaydı bulunmadığından, sayı kesinleşmiş bilanço olarak kabul edilemiyor.

SALDIRILARLA İLGİLİ HANGİ SORULAR YANITSIZ KALDI?

12 Ekim 2026 itibarıyla hava saldırılarını gerçekleştiren uçakların hangi ülkeye ait olduğu, saldırıların tam koordinatları ve hayatını kaybedenlerin kesin sayısı bağımsız biçimde belirlenmiş değil. Uluslararası haber ajansları görgü tanıklarının ifadelerini ve yerel kuruluşların açıklamalarını aktarsa da uçuş kayıtları, doğrulanmış uydu görüntüleri veya kamuoyuna açıklanmış bağımsız bir adli inceleme üzerinden sorumluluk tespiti yapılmış değil.

Mısır makamlarından 10 Ekim saldırılarına ilişkin resmî bir açıklama bulunmaması ve Sudanlı kuruluşların farklı can kaybı rakamları bildirmesi nedeniyle soruşturma ve doğrulama süreci henüz tamamlanmadı. Mevcut haberler, altın madenciliği sahalarının vurulduğuna ilişkin birden fazla tanık anlatımı ve yerel kuruluş bildirimi içerirken, Mısır ordusuna yöneltilen suçlamalar doğrulanmayı bekliyor.