Yemen’de Husiler ile Suudi Arabistan arasında yeniden tırmanan çatışmalar bölgesel güvenlik gündeminin öne çıkan başlıklarından biri haline geldi. Husilerin Siyasi Büro üyesi Muhammed el Buhayti, Associated Press’e yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın yanında Yemen’deki çatışmalara askeri olarak dahil olmayı değerlendiren ülkelere uyarıda bulundu. Buhayti, Husilerin birden fazla cephede savaşabilecek kapasiteye sahip olduğunu ileri sürerek, Riyad’ın yanında savaşa katılan ülkelerle de askeri mücadele yürütebileceklerini söyledi.

Buhayti, Yemen’deki askeri kapasitelerinin yalnızca ülke içerisindeki çatışmalarla sınırlı olmadığını ve bölgesel ölçekte bir mücadeleyi sürdürebilecek seviyeye ulaştığını savundu. Açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Husi saldırılarına karşı hava savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla müttefiklerinden destek aradığı bir dönemde geldi.

TÜRKİYE VE PAKİSTAN’A YÖNELİK MESAJ

Buhayti’nin farklı bir medya kuruluşuna yaptığı açıklamada Türkiye ve Pakistan’ı da Yemen’deki çatışmalara doğrudan müdahil olmamaları konusunda uyardığı bildirildi. Husi yetkili, iki ülkenin Suudi Arabistan’ın yanında askeri olarak savaşa katılması halinde karşılık verileceği mesajını iletti.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026’da Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamasına göre anlaşma savunma amacı taşıyor ve tarafların bölgesel güvenlik konusunda ortak hareket etmesine yönelik kurumsal bir yapı oluşturuyor. Anlaşma kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı da 31 Ağustos’ta İstanbul’da gerçekleştirildi.

TÜRKİYE SUUDİ ARABİSTAN’A DESTEK VERMEYE HAZIR OLDUĞUNU AÇIKLADI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husi saldırılarının ardından Suudi Arabistan’ın ortaya çıkabilecek askeri ihtiyaçlarının karşılanması konusunda Türkiye’nin destek vermeye hazır olduğunu açıkladı. Fidan, Riyad’ın özellikle teknik ve askeri ihtiyaçları bulunabileceğini ve Türkiye’nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında bunların karşılanmasına nasıl katkı sağlayabileceğini değerlendireceğini belirtti.

Türkiye veya Pakistan’ın Yemen’de Husilere karşı doğrudan bir kara ya da hava operasyonuna katıldığına ilişkin doğrulanmış bir gelişme bulunmuyor. Suudi Arabistan’ın hava savunma önleyici füze stoklarının azalması nedeniyle Fransa, İngiltere, Pakistan ve Mısır’ın da aralarında bulunduğu ülkelerden destek aradığı bildirilirken, AP’nin haberinde söz konusu ülkelerden herhangi birinin doğrudan askeri destek taahhüdünde bulunmadığı aktarılmıştı.

ABD İLE HUSİLER ARASINDA TEMAS

Buhayti’nin açıklamalarında ABD ile yürütülen temaslar da yer aldı. Husi yetkili, grubun Yemen’in batı kıyısındaki ilerleyişinin ardından Washington’un kendileriyle temas kurduğunu söyledi. Buhayti, Husilerin ABD’yi veya diğer ülkeleri Bab el Mendeb’de hedef alma niyetinde olmadığını, saldırıların Suudi Arabistan bağlantılı unsurlarla sınırlı tutulacağını savundu.

ABD Başkanı Donald Trump da yönetiminin Husilerle görüşmeler gerçekleştirdiğini açıklarken grubun Washington ile doğrudan bir çatışmaya girmek istemediğini ifade etti. AP’nin aktardığına göre Umman, ABD ve Husi temsilcileri arasındaki temaslara aracılık etti. Buhayti doğrudan görüşme yapıldığı bilgisini teyit etmezken Umman üzerinden dolaylı temasların gerçekleştirildiğini doğruladı.

ABD GEMİLERİNE SALDIRMAMA GÜVENCESİ

ABD ile Husiler arasındaki temasların önemli gündem maddelerinden birini Kızıldeniz ve Bab el Mendeb’deki deniz trafiği oluşturdu. Buhayti, Husilerin Bab el Mendeb’i tamamen kapatmayı amaçlamadığını ve diğer ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişine izin verileceğini söyledi. Suudi Arabistan bağlantılı gemiler ise Husilerin saldırı tehdidinin kapsamı dışında bırakılmadı.

Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Bab el Mendeb, uluslararası deniz taşımacılığının önemli geçiş noktaları arasında bulunuyor. Husilerin Yemen’in batı kıyısındaki ilerleyişi ve bölgedeki bazı stratejik noktaları kontrol altına alması, grubun Kızıldeniz’deki deniz trafiği üzerindeki etkisini artırdı.

2025’TE ABD İLE HUSİLER ARASINDA ANLAŞMAYA VARILMIŞTI

Washington ile Husiler arasında Umman’ın arabuluculuğunda 2025 yılında bir anlaşmaya varılmıştı. Düzenleme kapsamında ABD’nin Yemen’e yönelik hava saldırılarını sonlandırması karşılığında Husilerin Amerikan gemilerine saldırmaması öngörülmüştü.

Son temaslarda tarafların söz konusu düzenlemeyi koruma yönünde hareket ettiği bildirildi. ABD yönetimi de Yemen’de yeniden tırmanan çatışmalara doğrudan askeri müdahalede bulunmuş değil.

SUUDİ ARABİSTAN’A FÜZE VE İHA SALDIRILARI SÜRECEK

Buhayti, Amerikan gemilerine yönelik güvence verirken Suudi Arabistan’a düzenlenen füze ve insansız hava aracı saldırılarının devam edeceğini açıkladı. Husi yetkili, saldırıların sona ermesi için Riyad’ın Husi kontrolündeki Yemen bölgelerine uygulandığını söyledikleri hava ve deniz kısıtlamalarını kaldırmasını ve Kızıldeniz’de Husi kontrolündeki limanlara gemilerin ulaşmasına izin vermesini talep etti.

Husiler, son çatışmaların Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Sana Uluslararası Havalimanı’na düzenlediğini öne sürdükleri saldırının ardından tırmandığını savunuyor. Saldırı nedeniyle İran’dan gelen ve bir Husi heyetini taşıyan uçağın Sana’ya inişinin engellendiği belirtildi. Sonrasında Husiler Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırılarını artırırken Kızıldeniz ile Bab el Mendeb’de Suudi bağlantılı gemilere yönelik abluka ilan etti.

RİYAD’A BALİSTİK FÜZE SALDIRISI

Suudi Arabistan yönetimi, cumartesi günü Husilerin Riyad’ı balistik füzeyle hedef almaya çalıştığını ve füzenin hava savunma sistemleri tarafından önlendiğini açıkladı. Husiler ise daha sonra Riyad’daki “hassas hedefleri” füze ve İHA’larla vurduklarını öne sürdü. Tarafların saldırıların sonuçlarına ilişkin açıklamaları bağımsız olarak bütünüyle doğrulanmış değil.

İstanbul merkezli dolandırıcılık çetesi çökertildi: Pakistanlı da var İsrailli de
İstanbul merkezli dolandırıcılık çetesi çökertildi: Pakistanlı da var İsrailli de
İçeriği Görüntüle

Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı yakınlarında cumartesi günü alevler ve yoğun siyah duman görüldü. Suudi makamları gece boyunca başkent ve çevresinde güvenlik uyarıları yayımlarken Yemen’deki çatışmaların Suudi Arabistan topraklarına yansıması bölgesel gerilimi artırdı.

HUSİLER: BARIŞIN KAPISINI KAPATMADIK

Husilerin Yüksek Siyasi Konsey Başkanı Mehdi el Meşat da grubun 2014 yılında Sana’yı ele geçirmesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada müzakere seçeneğini tamamen dışlamadıklarını söyledi. Husiler, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların durdurulmasını ise Yemen’de uygulandığını söyledikleri kısıtlamaların kaldırılması şartına bağladı.

Husiler eylül ayında Yemen’in batı kıyısında ilerleyerek stratejik liman kenti Muha ile Kızıldeniz’deki bazı önemli adaların kontrolünü ele geçirdi. Gelişmeler sonucunda Husiler Bab el Mendeb’deki deniz trafiğini daha yakından takip edebilecekleri yeni mevziler kazanırken Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti güçleri bazı bölgelerden çekildi.

YEMEN’DEKİ ATEŞKES ORTAMI SONA ERDİ

Buhayti, batı kıyısındaki son kazanımların Yemen’deki güç dengesini değiştirdiğini savundu. Yemen’de yeniden başlayan yoğun çatışmalar, 2022’den itibaren büyük ölçüde devam eden ateşkes ortamının da sona ermesine neden oldu. Yıllardır devam eden Yemen iç savaşında en az 150 bin kişinin yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma iş birliği nedeniyle Yemen’deki son gelişmeler Ankara ve İslamabad açısından da yakından takip ediliyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi çalışmalarına başlarken, Türkiye veya Pakistan’ın Husilere karşı Yemen’de doğrudan askeri operasyona katılacağı yönünde açıklanmış bir karar bulunmuyor.