Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine hitap etti. Konuşmasına Genel Kurul'un tüm insanlık için hayırlara vesile olması temennisiyle başlayan Erdoğan, gündeminin önemli bölümünü Gazze'deki gelişmelere, Filistin meselesine ve Birleşmiş Milletler'in yapısına ayırdı.
Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın iki yıldır Genel Kurul salonunda yer alamadığını belirterek yaşanan duruma tepki gösterdi. Abbas'ın salonda bulunmamasına rağmen Türkiye'nin Filistin'in sesini uluslararası platformlarda duyurmaya devam edeceğini söyleyen Erdoğan, bağımsız ve egemen Filistin vurgusu yaptı.
ERDOĞAN'DAN MAHMUD ABBAS VE FİLİSTİN MESAJI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mahmud Abbas'ın Genel Kurul'da yer alamamasına ilişkin, Filistinlilere yönelik uygulamanın vicdanları yaraladığını söyledi. Abbas salonda bulunmasa da Türkiye'nin özgür ve egemen Filistin'in sesi olacağını belirten Erdoğan, Filistin halkının mücadelesini BM kürsüsünden dünyaya duyurmaya devam edeceklerini ifade etti.
Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere de seslenen Erdoğan, söz konusu ülkeleri mevcut kararlarını yeniden gözden geçirmeye davet etti. Erdoğan'ın konuşmasında Filistin meselesi, Gazze'deki gelişmelerle birlikte geniş yer tuttu.
“GEÇTİĞİMİZ 12 AY SON 10 YILIN EN KANLI DÖNEMİ OLARAK KAYDA GEÇTİ”
Dünyanın farklı bölgelerindeki çatışmalara değinen Erdoğan, geçtiğimiz 12 aylık dönemde 60'ı aşkın çatışmanın yaşandığını ve söz konusu dönemin son 10 yılın en kanlı dönemi olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Çatışmalar nedeniyle yüz binlerce insanın doğduğu ve büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldığını belirtti.
Gazze'deki can kayıplarına ilişkin de rakam paylaşan Erdoğan, İsrail'in saldırıları nedeniyle Gazze'de 74 bin kişinin yaşamını yitirdiğini ifade etti. Erdoğan, Gazze'deki insani durumun sağlık altyapısı ve temel hizmetler açısından da ağırlaştığını söyledi.
GAZZE'DEKİ HASTANELERDE JENERATÖRLERİN YÜZDE 70'İNDEN FAZLASI ÇALIŞAMIYOR
Gazze'deki hastanelerde yaşanan yakıt sıkıntısına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlasının hizmet veremediğini söyledi. Sağlık sisteminin karşı karşıya bulunduğu koşulları anlatan Erdoğan, Gazze'deki çocuk ölümlerine ve uzuv kayıplarına da değindi.
Erdoğan, Gazze'yi “dünyanın en büyük çocuk kabristanı” sözleriyle nitelendirirken, bölgenin aynı zamanda dünyada en yüksek ampute oranına sahip yer olduğunu ifade etti. Ateşkes sonrasında hayatını kaybedenlerin sayısının da 1.500'ü aştığını belirtti.
BATI ŞERİA VE KUTSAL MEKÂNLAR VURGUSU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'nin yanı sıra Batı Şeria'da yaşanan gelişmelere de konuşmasında yer verdi. Batı Şeria'da yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının ağırlaştığını belirten Erdoğan, Müslümanların kutsal mekânlara girişinin engellendiğini söyledi.
Filistin meselesinin çözümü konusunda uluslararası topluma çağrıda bulunan Erdoğan, İsrail üzerindeki baskının artırılmasını istedi. Türkiye'nin çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi amacıyla ilgili aktörlerle görüşmelerini sürdürdüğünü kaydetti.
“BM GÜVENLİK KONSEYİ REFORME EDİLMELİ”
Birleşmiş Milletler'in mevcut yapısını da eleştiren Erdoğan, Gazze'deki gelişmeler karşısında örgütün görevini yerine getiremez hale geldiğini savundu. BM'nin uluslararası sistem içindeki etkinliğinin zayıfladığını söyleyen Erdoğan, örgüte umut bağlayanların hayal kırıklığı yaşadığını ifade etti.
Genel Kurul'un uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesis edilmesine odaklanan temasını yerinde bulduğunu belirten Erdoğan, BM'ye güvenin artırılması için öncelikle Gazze'deki çocukların güvenliğinin sağlanması gerektiğini söyledi.
“DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nin yapısına ilişkin uzun süredir dile getirdiği reform çağrısını Genel Kurul kürsüsünden yineledi. Dünyadaki 190'dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil olmadığını ve uluslararası güveni tam anlamıyla tesis edemeyeceğini söyledi.
Güvenlik Konseyi'nin “Dünya 5'ten büyüktür” ilkesi doğrultusunda reforma tabi tutulması gerektiğini ifade eden Erdoğan, beş ülkeye dayalı mevcut yapının güven oluşturmadığını belirtti. Güvensizlik üzerine kurulan siyaset anlayışının kazananının olmadığını söyleyen Erdoğan, dünyada derinleşen gelir adaletsizliğine karşı yeni bir paradigmanın birlikte oluşturulması çağrısında bulundu.
BAĞIMSIZ FİLİSTİN DEVLETİ İÇİN 1967 SINIRLARI VURGUSU
Çatışmaların ve savaş ortamının sona erdirilmesi amacıyla ilgili aktörlerle temasların sürdüğünü belirten Erdoğan, uluslararası toplumu İsrail'e daha fazla baskı uygulamaya çağırdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin meselesinde iki devletli çözüm çerçevesine işaret ederek 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediklerini belirtti. Erdoğan, böyle bir Filistin devletinin kurulacağı günlerin görüleceğini söyledi.
SURİYE İÇİN “YENİ BİR YOLA GİRDİ” MESAJI
Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki gündem başlıklarından biri de Suriye oldu. Suriye'de 14 yıllık dönemin ardından yeni bir sürece girildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin karşı karşıya kaldığı tahriklere rağmen güvenli bir ülke olmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Suriye'deki gelişmeleri bölgesel meseleler kapsamında değerlendiren Erdoğan, konuşmasında ülkenin yeni dönemde izlediği yola dikkat çekti.
KARADENİZ'DEKİ TİCARİ GEMİLERE YÖNELİK SALDIRILARA TEPKİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'deki güvenlik gelişmelerine de değindi. Ticari gemilere yönelik son dönemde gerçekleştirilen saldırılara tepki gösteren Erdoğan, saldırıların hangi taraf tarafından gerçekleştirildiğine bakılmaksızın kabul edilemez olduğunu söyledi.
Karadeniz'deki ticari faaliyetlerin güvenliği konusunu gündeme taşıyan Erdoğan, sivil ve ticari gemilere yönelik saldırılara karşı tutumunu BM Genel Kurulu kürsüsünden dile getirdi.
ERDOĞAN'DAN KKTC'Yİ TANIMA ÇAĞRISI
Kıbrıs meselesine de konuşmasında ayrı bir bölüm ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini söyledi.
Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığını belirttiği uluslararası izolasyonun sona erdirilmesi çağrısında bulunan Erdoğan, dünya ülkelerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya davet etti.
TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİSİ VE EKONOMİSİNE DEĞİNDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının Türkiye'ye ilişkin bölümünde savunma sanayisi ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerini aktardı. Türkiye'nin gelişen savunma sanayisi ve şoklara dirençli ekonomisiyle çatışmaların yaşandığı bir coğrafyada istikrarını koruduğunu söyledi.
Türkiye'nin Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Erdoğan, ülkenin Avrupa kıtasının refahının ve güvenliğinin sağlanmasında önemli görevler üstlendiğini ifade etti.
“TÜRKİYE'NİN DIŞARIDA BIRAKILDIĞI BİR AVRUPA'NIN DAHA GÜVENLİ OLMASI MÜMKÜN DEĞİL”
Avrupa'nın güvenlik mimarisine ilişkin mesaj veren Erdoğan, Türkiye'nin sistemin dışında bırakılmasına karşı çıktı. Türkiye'nin güvenlik mimarisinin dışında tutulduğu bir Avrupa'nın daha güçlü ve daha güvenli hale gelmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Erdoğan'ın BM 81. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Gazze ve Filistin meselesi öne çıkarken, BM Güvenlik Konseyi reformundan Suriye'ye, Karadeniz'den Kıbrıs'a ve Avrupa'nın güvenlik mimarisine kadar farklı bölgesel ve küresel başlıklar yer aldı.





