İngiltere ve Fransa öncülüğündeki 12 Batılı ülke, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerden gasp edilen bölgelerde üretilen ürünlerin ticaretine yasak getirdi. İngiltere hükümeti, iki devletli çözüme destek verilmesi amacıyla hazırlanan ticari yaptırım kararının 8 Eylül’de resmen duyurulacağını açıkladı. Ortak yaptırım kararı İngiltere, Fransa, Kanada, Danimarka, İspanya, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Norveç, Polonya, Portekiz ve İsveç’in katılımıyla hayata geçirildi.
Karar, Batı Şeria’daki Filistinlilerden gasp edilen bölgelerde ve bölgede son dönemde artan şiddet olaylarının ardından gündeme geldi. Batılı ülkeler, yaptırımın İsrail’in tamamını değil Batı Şeria’daki Filistinlilerden gasp edilen bölgelerde üretilen malları hedef aldığını belirtirken, iki devletli çözümün zeminini koruma amacı taşıdığını açıkladı.
FRANSA: BATI ŞERİA PATLAMA NOKTASINA GELDİ
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Batı Şeria’nın “patlama noktasına geldiğini” belirtti. Barrot, yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı şekilde genişlediğini ve aşırılıkçı yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinin arttığını ifade etti.
Fransız Bakan, yaşanan gelişmelerin Filistin halkının onurunu sarstığını ve Fransa’nın güvenliğine bağlılığını sürdürdüğü İsrail açısından da risk oluşturduğunu savundu. Barrot ayrıca diğer Avrupa Birliği üyesi ülkelere de benzer yaptırım kararları alma çağrısında bulundu.
YAPTIRIM TAKVİMİNİN ÖNE ÇEKİLDİĞİ BELİRTİLDİ
Reuters’a konuşan diplomatik kaynaklara göre Londra ve Paris yönetimleri, ticaret yasağını İsrail’de 27 Ekim’de yapılması beklenen genel seçimlerin sonrasına bırakmayı değerlendirdi. Sahadaki gerilimin artması ve mevcut durumun aciliyeti nedeniyle yaptırım takviminin öne çekildiği aktarıldı.
Temmuz ayında göreve gelen İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband da İsrail politikasında yeni bir dönem başlatmak istediğini açıklamıştı. Miliband, ticari kısıtlamaların iki devletli çözüm için gerekli zeminin korunmasına yönelik olduğunu kaydetti.
İSRAİL CUMHURBAŞKANI HERZOG KARARA TEPKİ GÖSTERDİ
İsrail Cumhurbaşkanı İshak Herzog, Kudüs’te katıldığı bir etkinlikte Batılı ülkelerin kararını eleştirdi. Herzog, yaptırımların “ciddi bir muhakeme hatası” olduğunu savunurken, İngiltere’nin “tarihin yanlış tarafında yer aldığını” öne sürdü.
Yaptırımların İsrail’de ekim ayının sonunda yapılması beklenen seçimlere müdahale niteliği taşıdığını ileri süren Herzog, sorunların yaptırım yerine diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi.
SMOTRICH’TEN İNGİLTERE BÜYÜKELÇİSİNİN SINIR DIŞI EDİLMESİ ÇAĞRISI
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de İngiltere’nin kararına tepki göstererek Londra yönetiminin Tel Aviv Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesi çağrısında bulundu. Smotrich ile İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir daha önce İngiltere dahil bazı ülkelerin yaptırım listesine alınmıştı.
İsrail basınında yer alan haberlere göre Tel Aviv yönetimi, ticaret yasağına karşılık olarak Gazze Şeridi’ne ilişkin barış planının yürütüldüğü Kiryat Gat Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi’nde görev yapan İngiliz temsilcileri sınır dışı etmeyi değerlendirebilir. İngiltere, söz konusu karargahta ABD ve İsrail’in ardından en büyük üçüncü askeri gücü temsil ediyor.
ABD BÜYÜKELÇİSİ HUCKABEE’DEN YAPTIRIM TEPKİSİ
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de BBC’ye verdiği röportajda yaptırımlara karşı çıktı. Huckabee, alınan kararın “Yahudi halkına yönelik ayrımcılık” anlamına geldiğini savunarak Washington yönetiminin söz konusu adıma karşılık vereceğini söyledi.
Huckabee, İngiltere’deki İşçi Partisi hükümetini hedef alırken, İsrail’i boykot eden şirketlerle iş yapılmasını yasaklayan bazı ABD eyaletlerinde İngiltere’nin kamu ihalelerine ve yatırımlarına erişiminin zorlaşabileceği uyarısında bulundu.
BURNHAM İLE TRUMP ORTADOĞU’YU GÖRÜŞTÜ
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Ortadoğu’daki gelişmeler ele alınırken Burnham, iki devletli çözümün önemine dikkat çekti.
Başbakan Burnham, partisinin önceki lideri Keir Starmer döneminde izlenen politikayı sürdürüyor. İngiltere, Starmer döneminde 2025 yılında Filistin devletini tanımış ve Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini finanse ettiği belirtilen şebekelere yaptırım uygulamıştı.
KARAR İŞÇİ PARTİSİ İÇİNDE FARKLI YORUMLARA YOL AÇTI
Batı Şeria’daki yerleşimlerde üretilen ürünlere yönelik ticaret yasağı İngiltere’de iktidardaki İşçi Partisi içinde de farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı milletvekilleri kararı desteklerken, bazı milletvekilleri ise kendi seçim bölgelerindeki Yahudi seçmen dengelerini de gerekçe göstererek yasağın sınırları aştığını savundu.
İngiltere Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinde yaşanan artışın yaptırım kararını gerekli hale getirdiğini ifade etti. McFadden, yaptırıma rağmen İsrail’in İngiltere açısından önemli bir ticaret ortağı olmaya devam edeceğini belirtti.
İKİLİ TİCARET HACMİ 6 MİLYAR STERLİN
İngiltere ile İsrail arasındaki yıllık ticaret hacmi yaklaşık 6 milyar sterlin, yaklaşık 8,12 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yaptırım kararının toplam ikili ticaret üzerinde sınırlı bir ekonomik etki yaratması bekleniyor.
Batı Şeria’daki yerleşimlerden çıkan yaş meyve, sebze ve şarap gibi tarımsal ürünler İsrail’in toplam ticaretinde küçük bir pay oluşturuyor. Diplomatik kaynaklar, ürünlerin menşeinin her zaman açık biçimde belirlenememesi nedeniyle ithalat yasağının uygulanmasında teknik güçlüklerle karşılaşılabileceğini belirtiyor.
BATI ŞERİA’DAKİ YERLEŞİMLERİN STATÜSÜ TARTIŞMA KONUSU
Birleşmiş Milletler organları ile İngiltere dahil çok sayıda ülke, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini yasa dışı kabul ediyor ve bölgenin askeri işgal altındaki toprak statüsünde olduğunu değerlendiriyor. İsrail yönetimi ise Batı Şeria’nın işgal altında olmadığını, bölgenin “ihtilaflı” statüde bulunduğunu savunuyor.
Tartışmaların merkezindeki projelerden biri E1 yerleşim projesi olarak öne çıkıyor. Projenin hayata geçirilmesi halinde Batı Şeria’nın kuzey ve güney bölümleri arasındaki coğrafi bütünlüğün kesintiye uğrayabileceği ve bağımsız bir Filistin devletinin toprak bütünlüğünün etkilenebileceği belirtiliyor.
BATI ŞERİA’DA ŞİDDET YENİDEN TIRMANDI
Batı Şeria’da İsrailli yerleşimciler ile Filistinliler arasındaki şiddet olayları son günlerde yeniden arttı. Pazar günü Kalkilya yakınlarındaki Jajja köyüne giren İsrailli yerleşimciler ile Filistinliler arasında yaşanan olaylarda can kaybı ve yaralanmalar meydana geldi.
Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre olaylarda 20 yaşındaki Ömer et-Tubasi hayatını kaybetti, iki Filistinli ise yaralandı. Gelişme, bölgedeki gerilimi artıran olaylardan biri oldu.
İSRAİL ORDUSU SALDIRGANI VURARAK ÖLDÜRDÜĞÜNÜ AÇIKLADI
Bir gün sonra Kusra köyünün yakınlarında bulunan Maoz Yehuda yerleşiminde bir İsrailli yerleşimci bıçaklandı. İsrail ordusu, saldırının ardından olay yerinden kaçtığı belirtilen saldırganın askerler tarafından vurularak öldürüldüğünü açıkladı.
Arka arkaya yaşanan olaylar, Batı Şeria’daki güvenlik durumunu yeniden uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline getirirken Batılı ülkelerin koordineli yaptırım kararının da hızlandırılmasında etkili olan gelişmeler arasında gösterildi.
NETANYAHU’DAN YAKLAŞIK 100 YERLEŞİM KARAKOLU İÇİN TALİMAT
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü aldığı istisnai bir kararla Batı Şeria’daki B Bölgesi’nde bulunan yaklaşık 100 ruhsatsız yerleşim karakolunun kaldırılması talimatını verdi. B Bölgesi’nde sivil idare Filistin yönetiminin, güvenlik yetkisi ise İsrail’in kontrolünde bulunuyor.
Netanyahu’nun talimatının uygulanması için herhangi bir takvim açıklanmadı. Yaklaşık 100 ruhsatsız yerleşim karakoluna yönelik karar da İngiltere ve Fransa öncülüğündeki Batılı ülkelerin koordineli ticaret yasağını engellemedi.




