Azerbaycan'da uzun yıllardır zaman zaman gündeme gelen okullarda başörtüsü tartışması, 2026 yılında önce çeşitli okullardan gelen öğrenci ve veli şikayetleri, ardından genel eğitim mevzuatında yapılan değişiklikler ve son olarak Bakanlar Kurulunun 21 Eylül 2026 tarihli kararıyla yeni bir aşamaya girdi. Resmî düzenlemelerde doğrudan “başörtüsü” veya “hicab” kelimesi kullanılmasa da devlet okullarındaki öğrencilerin belirlenen kıyafet kurallarına uyması zorunlu hale getirildi ve genel eğitimin dünyevilik ilkesine uygun olmayan ilave kıyafet unsurlarına izin verilmeyeceği açıkça düzenlendi.
TARTIŞMANIN GEÇMİŞİ 2010'A KADAR UZANIYOR
Azerbaycan'da okul ve başörtüsü tartışması yeni değil. ABD Dışişleri Bakanlığının 2010 yılı din özgürlüğü raporuna göre dönemin Eğitim Bakanı, Aralık 2010'da ülkenin laik yapısını gerekçe göstererek ilk ve orta dereceli okullardaki kız öğrencilerin başörtüsü kullanmaması yönünde okul yönetimlerine sözlü talimat vermişti. Raporda, söz konusu uygulamanın o tarihte bir cumhurbaşkanlığı kararnamesine veya parlamento tarafından kabul edilmiş özel bir başörtüsü yasağına dayanmadığı da kaydedilmişti.
Başörtüsü meselesi ilerleyen yıllarda sokak gösterilerine de dönüştü. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin belgelerinde, 6 Mayıs 2011'de Eğitim Bakanlığı önünde okullardaki başörtüsü yasağını protesto eden çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ve bazı protestocuların daha sonra hapis cezalarına çarptırıldığı bilgisi yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığının 2018 raporunda da 2012'deki başörtüsü yasağı karşıtı protestolar nedeniyle ceza alan bazı kişilerin altı yıllık hapis sürelerini tamamladıktan sonra serbest bırakıldığı, bazı kişilerin ise affedildiği bildirildi.
2022'DE DEVLET OKULLARI İÇİN KIYAFET MODELLERİ BELİRLENDİ
Bakanlar Kurulu, 17 Mart 2022 tarihli ve 96 sayılı kararla devlet genel eğitim kurumlarındaki öğrencilerin kıyafet biçimlerini belirledi. Düzenleme 2022-2023 eğitim yılından itibaren uygulanmaya başladı. Okullara belirlenen kıyafet modellerinden birini seçme imkanı tanındı ve okulun Pedagoji Şurasının veli görüşlerini de dikkate alarak kıyafet konusunda karar vermesi öngörüldü.
Söz konusu düzenlemede başörtüsüne ilişkin açık bir yasak bulunmuyordu. Azerbaycan Eğitim Bakanlığının daha önce verdiği yanıtlarda da başörtüsü kullanımının okulların kendi düzenlemeleri çerçevesinde ele alındığı belirtilmişti. Başörtüsünün okul formasına dahil olup olmadığı ve standart forma zorunluluğunun dini başörtüsünü kapsayıp kapsamadığı ise uygulamada tartışma konusu olmaya devam etti.
2026'NIN İLK AYLARINDA ŞİKAYETLER ARTTI
Tartışma 2026'nın ilk aylarında yeniden yoğunlaştı. OC Media'nın aktardığına göre 10 Mart'ta Mehdiabad kasabasındaki 3 No'lu ortaokulda 23 öğrencinin başörtüsü nedeniyle derslerden uzaklaştırıldığı ileri sürüldü. İmişli'deki 8 No'lu okulun yöneticisinin de başörtülü öğrencilerin okul alanına girmesine izin vermediğini gösterdiği belirtilen görüntüler sosyal medyada yayıldı. Okul yönetiminin uygulamayı başörtüsünün okul kıyafetinin parçası olmamasıyla gerekçelendirdiği aktarıldı.
Dinî ifade özgürlüğü alanında çalışan aktivist Arzu Abdulla'nın OC Media'ya verdiği bilgiye göre Bakü'nün Hatai ilçesindeki 261 No'lu okul, Mehdiabad'daki 3 ve 4 No'lu okullar ile Sumgayıt'taki 15 ve 17 No'lu okullarda da benzer uygulamalar yaşandı. Kızılağaç köyündeki 1 No'lu okulda üç öğrencinin başörtüsü nedeniyle okuldan uzaklaştırıldığı iddia edildi. İmişli'de yaşayan Vüsal Hasanlı da başörtüsü kullanan iki kızının derslere alınmadığını ve okul yönetiminin kendilerine başörtülerini çıkarmaları halinde eğitime devam edebileceklerini söylediğini aktardı.
BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRETMENLERLE İLGİLİ İDDİALAR DA GÜNDEME GELDİ
Mart ayındaki tartışmalar yalnızca öğrencilerle sınırlı kalmadı. OC Media'nın Arzu Abdulla'ya dayandırdığı haberinde, Sumgayıt'taki 17 No'lu okulda başörtüsü kullanan iki öğretmenin 15 Mart'ta görevden uzaklaştırıldığı ileri sürüldü. Müslüman Birliği Hareketi de aynı okulda öğretmenler ve öğrenciler için başörtüsü kısıtlaması uygulandığını iddia etti. Söz konusu iddialar bağımsız kaynaklarda yer almakla birlikte, öğretmenlerle ilgili işlemlerin gerekçesini ayrıntılarıyla ortaya koyan kamuya açık resmî bir karar bulunmuyor.
BAZI OKULLARDA UYGULAMA MART SONUNDA KALDIRILDI
Mart ayındaki gelişmeler ülke çapında kesintisiz ve tek biçimli bir uygulama şeklinde ilerlemedi. Arzu Abdulla, 31 Mart itibarıyla bazı okullardaki başörtüsü engelinin kaldırıldığını, velilerin de öğrencilerin yeniden derslere girebildiğini doğruladığını söyledi. Beylegan'daki bir okul müdürünün öğrencileri arayarak yeniden okula davet ettiği de aktarıldı. Nisan ayının başında ise Sumgayıt'taki 15 No'lu okulda kısıtlamanın devam ettiğine yönelik yeni haberler yayımlandı.
Sumgayıt'taki 15 No'lu okulda öğrencisi bulunan veli Sevinc Rzayeva, Azadlık Radyosu'na yaptığı açıklamada kızının başörtüsü nedeniyle okula alınmadığını söyledi. Rzayeva, okul yönetiminin kendilerine öğrencinin okula girerken başını açması, okuldan çıktıktan sonra yeniden örtmesi yönünde seçenek sunduğunu ileri sürdü. Veli ayrıca konuyu bölgesel eğitim idaresine taşıdıklarını belirtti.
TEMMUZ 2026'DA GENEL EĞİTİM KANUNU DEĞİŞTİ
Başörtüsü tartışmasının hukuki zemini açısından en önemli gelişmelerden biri 7 Temmuz 2026 tarihinde yaşandı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in imzaladığı değişiklikle “Genel Eğitim Hakkında” Kanun'a “millilik ve dünyevilik” ilkesi eklendi. Kanundaki yeni tanımda millilik ve dünyevilik; milli ve evrensel değerlerin korunması temelinde dünyevi genel eğitim sisteminin oluşturulması ve geliştirilmesi şeklinde düzenlendi.
Kanun değişikliği kıyafet konusunda da yeni hükümler getirdi. Devlet genel eğitim kurumlarında hem öğrencilerin hem de eğitim verenlerin kıyafetle ilgili belirlenen şartlara uymaları zorunlu hale getirildi. Eğitim çalışanlarına yönelik kıyafet şartlarının yetkili kurum tarafından belirleneceği hükme bağlandı. Velilere veya diğer yasal temsilcilere de çocuklarının okul kıyafeti şartlarına uymasını sağlama yükümlülüğü getirildi.
21 EYLÜL'DE YENİ KIYAFET KARARI ÇIKTI
Bakanlar Kurulu 21 Eylül 2026 tarihinde 309 sayılı kararı kabul ederek 2022'den beri yürürlükte bulunan devlet okullarındaki öğrenci kıyafeti düzenlemesini değiştirdi. Yeni hükme göre öğrencilerin belirlenen kıyafet biçiminin bütünlüğünü bozan ve genel eğitimin “dünyevilik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurlarını” kullanmalarına izin verilmiyor.
Kararın hukuki metninde “başörtüsü”, “hicab” veya belirli bir dinî kıyafetin adı açıkça yazılmadı. “Dünyevilik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurları” ifadesinin hangi giysileri kapsadığına ilişkin ayrıca bir liste de yayımlanmadı. Başörtüsü tartışmasının merkezindeki hukuki belirsizlik de söz konusu ifadeden kaynaklanıyor. Bazı hukukçular ve yorumcular hükmün başörtüsünü kapsayacak biçimde uygulanabileceğini belirtirken, resmî metnin kendisi doğrudan “başörtüsü yasağı” ifadesini kullanmıyor.
VELİLERE DE SORUMLULUK VERİLDİ
309 sayılı karar veliler açısından da açık bir yükümlülük getiriyor. Anne, baba veya diğer yasal temsilcilerin çocuklarının belirlenen okul kıyafeti kurallarına uymasını sağlaması gerekiyor. Öğrencilerin kıyafet şartlarına uyup uymadığıyla bağlantılı meseleleri ise okulun Pedagoji Şurası karara bağlayacak.
Yeni düzenleme ayrıca Azerbaycan halkının tarihi, kültürü ve milli-manevi değerleriyle bağlantılı etkinliklerde milli kıyafet veya milli kıyafet unsurlarının kullanılmasına istisna getiriyor. Söz konusu kıyafetlerin kullanılabilmesi için okulun Pedagoji Şurasının karar vermesi gerekiyor. Okulların aldıkları kıyafet kararlarını beş iş günü içinde resmî internet sayfalarında veya okulun bilgilendirme panosunda yayımlaması da düzenlemede yer alıyor.
KARAR DOĞRUDAN “BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI” DEMİYOR
Düzenlemenin kapsamıyla ilgili en önemli ayrım, kararın doğrudan başörtüsünü isimlendirmemesi. Hukuki metne göre yasaklanan unsurlar iki başlık altında toplanıyor: belirlenen okul kıyafetinin bütünlüğünü bozan unsurlar ve genel eğitimin dünyevilik ilkesine uygun olmayan kıyafet unsurları. Başörtüsünün ikinci kategoriye otomatik olarak girip girmediği metinde açıklanmıyor.
Milletvekili ve Milli Meclis Kamu Birlikleri ve Dinî Kurumlar Komitesi Başkanı Fazıl Mustafa da yaptığı açıklamada düzenlemeyi doğrudan bir “hicab yasağı” olarak tanımlamadı. Mustafa, meselenin devlet eğitim kurumlarındaki tek tip kıyafetin düzenlenmesi olduğunu ve özel hayatta insanların dinî inançlarına uygun şekilde başörtüsü kullanabileceklerini söyledi.
Milletvekili Ceyhun Memmedov ise tek tip okul kıyafetinin öğrenciler arasında ortak okul kimliği ve eşitlik oluşturması amacı taşıdığını belirterek düzenlemeyi okul ortamındaki kıyafet standardı üzerinden değerlendirdi. Memmedov, öğrencilerin sosyal statü, maddi durum, etnik veya dinî köken ayrımı olmaksızın aynı şartlarda eğitim görmesi gerektiğini ifade etti.
ANAYASADA HEM DÜNYEVİ EĞİTİM HEM VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ VAR
Tartışmanın diğer ayağını Azerbaycan Anayasası oluşturuyor. Anayasanın 18. maddesinde dinin devletten ayrı olduğu, bütün dinlerin kanun karşısında eşit bulunduğu ve devlet eğitim sisteminin dünyevi nitelik taşıdığı belirtiliyor.
Anayasanın 48. maddesi ise herkesin vicdan özgürlüğüne sahip olduğunu, kişinin dine ilişkin tutumunu bağımsız biçimde belirleyebileceğini, tek başına veya başkalarıyla birlikte herhangi bir dine inanabileceğini ya da hiçbir dine inanmayabileceğini ve inancını ifade edebileceğini düzenliyor. Anayasanın 42. maddesinde her vatandaşın eğitim hakkına sahip olduğu ve devletin ücretsiz, zorunlu genel orta öğretim hakkını güvence altına aldığı belirtiliyor. Başörtüsü tartışmasındaki hukuki görüş ayrılığı da devlet eğitim sisteminin dünyevi niteliği, standart okul kıyafeti, vicdan özgürlüğü ve eğitim hakkının birlikte nasıl uygulanacağı üzerinde yoğunlaşıyor.
YENİ KARAR SONRASINDA DA ŞİKAYETLER GELDİ
21 Eylül'deki düzenlemenin ardından uygulamaya ilişkin yeni haberler yayımlandı. 29 Eylül'de yayımlanan görüntülere dayanan bir haberde Sumgayıt'taki 6 No'lu okulda bazı başörtülü öğrencilerin bir gün önce derslere alınmadığı ileri sürüldü. Görüntülerde öğrencilerin okuldan ayrıldığı belirtildi. Söz konusu olayla ilgili taranan resmî eğitim kaynaklarında 29 Eylül itibarıyla ayrıntılı bir açıklamaya rastlanmadığından, öğrencilerin neden içeri alınmadığına ilişkin okul yönetiminin veya bölgesel eğitim idaresinin resmî gerekçesi teyit edilemedi.
Dolayısıyla Azerbaycan genelinde her başörtülü öğrencinin otomatik olarak okula alınmadığını söylemek mevcut kaynaklarla mümkün değil. Buna karşılık 2026 yılı içinde Mehdiabad, İmişli ve Sumgayıt başta olmak üzere farklı yerlerden başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin birden fazla öğrenci ve veli vakası haberleştirildi. Eylül ayında değiştirilen mevzuatın okullara kıyafet kurallarını uygulamak için önceki döneme göre daha açık bir hukuki dayanak sağladığı görülürken, metin başörtüsünü ayrıca isimlendirmiyor.
İLAHİYATÇI ABGÜL SÜLEYMANOV 30 GÜN TUTUKLANDI
Yeni düzenlemenin ardından yaşanan tartışmalardan biri ilahiyatçı Abgül Süleymanov'un gözaltına alınması oldu. Süleymanov'un ailesi, gözaltıyı onun okullardaki başörtüsü meselesi ve yeni kıyafet düzenlemesi hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla ilişkilendirdi. Meydan TV'nin haberine göre Süleymanov'a 24 Eylül'de 30 günlük idari hapis cezası verildi.
Süleymanov'un hangi idari suç maddesi kapsamında cezalandırıldığına ilişkin ayrıntılar ilk haberlerde kamuoyuna açıklanmadı. Dolayısıyla sosyal medya paylaşımlarıyla idari hapis kararı arasındaki hukuki ilişkinin ayrıntıları kamuya açık bilgiler üzerinden kesin biçimde ortaya konulamadı. Ailesinin gözaltı gerekçesine ilişkin açıklaması bağımsız bir iddia niteliği taşırken, dava dosyasının ayrıntılarının yayımlanmamış olması nedeniyle tutuklamanın doğrudan başörtüsü tartışmasına ilişkin paylaşımlardan kaynaklandığını kesinleşmiş bir olgu olarak değerlendirmek mümkün değil.
DİN ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMALARI OKULLARLA SINIRLI DEĞİL
Azerbaycan'daki tartışma ülkedeki daha geniş din-devlet ilişkileri bağlamında da ele alınıyor. ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu USCIRF, Ağustos 2025'te yayımladığı ülke güncellemesinde Azerbaycan'daki din özgürlüğü koşullarının ciddi biçimde kısıtlı olduğunu savundu. Kurum, devletin dinî toplulukların kayıt işlemlerinden dinî yayınlara ve din görevlilerine kadar geniş bir alanda düzenleyici yetkilere sahip olduğunu belirtti. Azerbaycan yönetiminin yaklaşımı ise devletin laik niteliği, dinî radikalizmle mücadele ve dinî faaliyetlerin kanunlarla düzenlenmesi esaslarına dayanıyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Azerbaycan'a ilişkin din özgürlüğü kararları da ülkedeki dinî faaliyetlere yönelik sınırlamaları daha önce inceleme konusu yaptı. Sardar Babayev/Azerbaycan kararında Mahkeme, yurt dışında din eğitimi aldığı gerekçesiyle İslami dinî ayinleri yönetmesi engellenen bir din görevlisinin mahkûmiyetini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din özgürlüğünü düzenleyen 9. maddesi açısından değerlendirdi ve ihlal kararı verdi. Söz konusu dava okulda başörtüsü kullanımıyla ilgili olmamakla birlikte Azerbaycan'daki din özgürlüğü tartışmalarının hukuki arka planındaki önemli kararlardan biri olarak kayıtlara geçti.
OKULLARDA ŞU ANDAKİ UYGULAMA NASIL?
29 Eylül 2026 itibarıyla resmî hukuki durum, devlet genel eğitim kurumlarında öğrencilerin belirlenen okul kıyafetine uymak zorunda olması şeklinde. Okul formasının bütünlüğünü bozan veya genel eğitimin dünyevilik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurlarına izin verilmiyor. Kıyafet kurallarına ilişkin öğrenci bazındaki meselelerin çözümü okulun Pedagoji Şurasına bırakılıyor ve veliler çocuklarının kurallara uymasını sağlamakla yükümlü tutuluyor.
Başörtüsünün adı mevzuatta açıkça yasaklanan bir kıyafet unsuru olarak geçmiyor. Buna karşılık 2026 boyunca bazı okullarda başörtülü öğrencilerin standart okul kıyafeti gerekçe gösterilerek derslere alınmadığına ilişkin somut şikayetler basına yansıdı. Eylül ayındaki son düzenlemenin ardından da benzer bir olayın Sumgayıt'ta yaşandığı bildirildi. Mevcut tablo, resmî metindeki genel kıyafet hükümleri ile bazı okullardaki başörtüsüne yönelik fiilî uygulamanın birlikte tartışılmasına yol açıyor.
TARTIŞMANIN MERKEZİNDE DÖRT TEMEL BAŞLIK BULUNUYOR
Azerbaycan'daki güncel tartışmada ilk başlığı devlet eğitim sisteminin Anayasa gereği dünyevi olması oluşturuyor. İkinci başlık, devlet okullarında bütün öğrenciler için standart kıyafet uygulanması. Üçüncü başlık, Anayasa tarafından güvence altına alınan vicdan ve din özgürlüğü. Dördüncü başlık ise zorunlu genel orta öğretim dahil olmak üzere eğitim hakkının korunması.
21 Eylül 2026 tarihli karar başörtüsünü doğrudan isimlendirmediği için tartışmanın önemli bölümü “dünyevilik ilkesine uygun olmayan kıyafet unsurları” ifadesinin nasıl yorumlanacağı ve okulların Pedagoji Şuralarının hükmü öğrencilere nasıl uygulayacağı üzerinde devam ediyor. 2026'nın ilk aylarında ortaya çıkan mağduriyet iddiaları ile eylül ayındaki yeni vakalar ise konunun yalnızca hukuki bir tartışma olmadığını, öğrencilerin günlük eğitim hayatına da yansıdığını gösteriyor.
Sosyal medya postu:
Çarpıcı başlık önerileri:
-
Azerbaycan'da başörtüsü tartışması yeniden alevlendi: Okullardaki yeni karar ne getiriyor?
-
Azerbaycan'da okullarda yeni dönem: Başörtüsü yasaklandı mı, karar gerçekte ne diyor?
-
Başörtülü öğrenciler okula alınmadı: Azerbaycan'daki yeni kıyafet düzenlemesinin tüm ayrıntıları
-
Azerbaycan'da başörtüsü krizi: Yeni yasa, okul uygulamaları ve mağduriyet iddiaları
-
Azerbaycan'da gözler okullarda: Başörtüsü tartışmasını büyüten yeni düzenleme




