ABD öncülüğündeki uluslararası güçlerin Irak’tan çekilmesiyle ülkenin güvenlik yapılanmasında yeni bir dönem başladı. Washington, çarşamba günü IŞİD’i yenilgiye uğratmak amacıyla başlatılan ve 12 yıl süren Doğal Kararlılık Operasyonu’nun resmen sona erdiğini ve ABD askeri güçlerinin Irak’tan çekilmesinin tamamlandığını açıkladı.
Silahlı örgüte karşı mücadelede yer alan diğer uluslararası ortaklar da Washington ile Bağdat’ın iki yıl önce belirlediği 30 Eylül tarihli takvim doğrultusunda Irak’tan çekildi. Gelişme, uzun yıllar boyunca özellikle ABD’nin askeri desteğine dayanan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin silahlı güçleri Peşmerge açısından güvenlik ve yapılanma tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
ABD ÖNCÜLÜĞÜNDEKİ 12 YILLIK OPERASYON SONA ERDİ
Irak’taki Kürt güçleri, IŞİD’e karşı yürütülen savaş boyunca ABD öncülüğündeki koalisyonla yakın askeri işbirliği içinde hareket etti. Peşmerge, özellikle 2014 yılında IŞİD’in Irak’ın geniş bölgelerini ele geçirmesinin ardından örgüte karşı yürütülen operasyonlarda önemli bir askeri aktör olarak sahada yer aldı.
Koalisyonun Irak’taki görevinin sona ermesi, ülkenin kendi güvenlik güçlerine daha fazla sorumluluk yükledi. Irak güvenlik güçleri ile Peşmerge açısından yeni dönemin önceliklerinden biri, IŞİD faaliyetlerinin tespit edilmesi ve örgütün yeniden hareket alanı kazanmasının engellenmesi olarak öne çıktı.
KDP VE KYB'YE BAĞLI GÜÇLER TEK YAPIDA BİRLEŞTİRİLDİ
Koalisyonun çekilmesinden günler önce, 21 Eylül’de Erbil merkezli Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, farklı Kürt silahlı yapılarını birleşik bir güç altında topladığını açıkladı. Irak’ın yarı özerk Kürdistan Bölgesi’ni yöneten IKBY açısından söz konusu adım, Peşmerge’nin uzun süredir devam eden yeniden yapılanma sürecinin önemli aşamalarından birini oluşturdu.
IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, birleşme için düzenlenen törende Kürdistan Bölgesi’nin “tek güç, tek bakanlık ve tek komutaya” ihtiyacı olduğunu söyledi. Peşmerge’nin siyasi partilerin müdahalelerinden ve aralarındaki anlaşmazlıklardan bağımsız ulusal bir güç olması gerektiğini belirten Barzani, atılan adımın söz konusu hedef doğrultusunda önemli bir aşama olduğunu ifade etti.
İKİ BASKIN SİYASİ YAPININ GÜÇLERİ AYNI ÇATI ALTINDA
KDP ve KYB, Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki iki baskın siyasi güç olarak uzun yıllardır bölgenin siyasi ve güvenlik yapılanmasında belirleyici konumda bulunuyor.
Doha merkezli Arab Perspectives Institute’un kurucu direktörü ve Orta Doğu siyasi analisti Zeidon Alkinani, Al Jazeera’ya yaptığı değerlendirmede birleşmenin Irak’ın istikrarına katkıda bulunabileceğini söyledi. Irak’taki en zarar verici rekabetlerden bazılarının Şii ve Kürt topluluklarının kendi içlerinde yaşandığını belirten Alkinani, Erbil merkezli KDP ile Süleymaniye merkezli KYB parti yapılarının Peşmerge üzerindeki etkisinin azaltılmasının Erbil’in Bağdat karşısındaki hukuki konumunu da güçlendireceğini ifade etti.
BİRLİK SÜRECİNDE SİYASİ AYRILIKLAR DEVAM EDİYOR
Peşmerge güçlerinin tek yapı altında toplanmasına rağmen birleşme sürecinin tamamlandığı anlamına gelmediğine dikkat çekiliyor. Neçirvan Barzani de törendeki konuşmasında yeni dönemin geçmişteki Kürt mücadelelerinden “daha da zor” olabilecek bir aşamanın başlangıcını oluşturabileceğini söyledi ve Peşmerge’nin parti bağlılıklarının üzerinde durması gerektiğini vurguladı.
Alkinani’ye göre birleşme sürecinin önündeki temel sınavlardan biri, coğrafi olarak birbirinden ayrılmış iki komuta yapısının varlığını sürdürmesi. IKBY Peşmerge Bakanlığı'nın eski Genel Sekreteri emekli Korgeneral Jabbar al-Yawar da KDP ile KYB arasında Kürdistan Bölgesi’nin yönetimi ve Bağdat ile ilişkiler dahil çeşitli siyasi anlaşmazlıkların bulunduğunu belirtti. Al-Yawar, güçlerin siyasi partilerle bağlarını koruması halinde söz konusu anlaşmazlıkların askeri kurumlara da yansıyabileceğini söyledi.
PEŞMERGE BAKANLIĞI: GÜÇLER TAM HAZIRLIK HALİNDE
Peşmerge Bakanlığı ise sahadaki güçlerin ABD öncülüğündeki koalisyonun çekilmesinden sonraki döneme hazır olduğunu belirtiyor. Bakanlık Sözcüsü Tümgeneral Othman Mohammed, Peşmerge’nin her zaman tam teyakkuz halinde olduğunu söyledi ve sınırlı imkanlara rağmen 2014 yılında IŞİD saldırılarının püskürtülmesinde oynadığı role işaret etti.
Mohammed, Peşmerge ile Irak’ın diğer güvenlik güçleri arasındaki ilişkilere de değinerek iki tarafın komutanları arasında iyi düzeyde işbirliği ve koordinasyon bulunduğunu ifade etti. Uluslararası koalisyonun görevinin sona ermesinin ardından söz konusu koordinasyon, IŞİD faaliyetlerinin tespit edilmesi ve durdurulmasında Iraklı güçların kendi kapasitelerine dayanacak olması nedeniyle daha fazla önem kazandı.
ABD'NİN ÇEKİLMESİ KÜRTLER ARASINDA ENDİŞE YARATTI
ABD merkezli Foreign Policy Research Institute’ta kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Irak ve bölge uzmanı Mohammed Salih, Amerikan askerlerinin çekilmesi konusunda Kürtler arasında “önemli ölçüde belirsizlik ve endişe” bulunduğunu söyledi. Salih’e göre tartışmaların merkezinde, ABD askerlerinin ayrılmasının Washington’ın Kürdistan Bölgesi’nin güvenliğine yönelik taahhüdünün de sona erip ermediği sorusu bulunuyor.
ABD’nin yaklaşık 30 yıldır Kürdistan Bölgesi açısından önemli bir güvenlik garantörü olduğunu belirten Salih, çekilme sırasında Washington’ın önemli hava savunma sistemlerini de Irak’tan götürdüğüne dikkat çekti. Gelişme, ABD’nin İran’a karşı başlattığı savaşın ardından Erbil’in çeşitli insansız hava aracı ve füze saldırılarına maruz kalması nedeniyle Kürt yönetimi açısından güvenlik kaygılarını artırdı.
ERBİL İLE BAĞDAT ARASINDA KOORDİNASYON MESAJI
Erbil yönetimi, uluslararası güçlerin ayrılmasının ardından Irak’ın federal sistemi çerçevesinde Bağdat ile işbirliğini sürdürmek istediğini açıkladı. Koalisyon güçlerinin çekilmesinden bir gün sonra konuşan KDP lideri ve eski IKBY Başkanı Mesud Barzani, IŞİD veya başka bir isim altında ortaya çıkabilecek her türlü tehdit ve tehlikeye karşı Irak federal hükümetiyle “çok güçlü bir koordinasyon” bulunduğunu söyledi.
Mesud Barzani, Bağdat’ta yaptığı açıklamalarda federal hükümetin yolsuzlukla mücadele, İran bağlantılı silahlı grupların silahsızlandırılması ve Erbil ile Bağdat arasındaki çözülmemiş anlaşmazlıkların anayasa çerçevesinde giderilmesine yönelik çalışmalarına da destek verdi.
İRAN BAĞLANTILI SİLAHLI GRUPLAR DA GÜNDEMDE
ABD’nin Irak’taki askeri varlığı, Bağdat yönetiminin İran bağlantılı Iraklı silahlı gruplarla ilişkilerinde de önemli bir tartışma başlığı oluşturuyordu. Washington, Irak hükümetinden İran bağlantılı silahlı grupların silahsızlandırılmasını isterken söz konusu gruplar, ABD’nin İran’a karşı savaş yürüttüğü sırada Irak’taki Amerikan askeri varlığına işaret ederek bu talebi reddetti.
Zeidon Alkinani, Irak federalizmi ve ülkenin birliğinin yabancı askerlerin varlığından ziyade siyasi partiler arasındaki iletişim, koordinasyon ve hukukun üstünlüğüne saygıya bağlı olduğunu belirtti. Alkinani’ye göre Amerikan askerlerinin çekilmesi, İran bağlantılı grupların öne sürdüğü gerekçelerden birini ortadan kaldırabilir. Sürecin federal yapıya katkısının ise Iraklı aktörlerin güç kullanmak yerine diyalog ve hukuk çerçevesinde hareket etmesine bağlı olduğunu ifade etti.
ABD SONRASI PEŞMERGE İÇİN YENİ GÜVENLİK DÖNEMİ
ABD öncülüğündeki koalisyonun 12 yıllık görevinin sona ermesi, Peşmerge açısından hem askeri kapasite hem de kurumsal yapılanma bakımından yeni koşullar oluşturdu. KDP ve KYB bağlantılı güçlerin tek yapı altında birleştirilmesiyle parti etkisinin azaltılması hedeflenirken, iki ayrı komuta yapısının kalıntıları ve taraflar arasındaki siyasi anlaşmazlıklar birleşme sürecinin önündeki başlıklar arasında bulunuyor.
Yeni dönemde Peşmerge ile Irak federal güvenlik güçleri arasındaki koordinasyon da daha belirleyici hale geliyor. IŞİD tehdidinin takip edilmesi, hava savunmasındaki kapasite ihtiyacı, İran bağlantılı silahlı grupların geleceği ve Erbil-Bağdat arasındaki anlaşmazlıkların anayasal çerçevede ele alınması, uluslararası koalisyonun çekilmesinden sonra Irak’ın güvenlik gündemindeki temel konular arasında yer alıyor.




