Avrupa Birliği (AB) üyesi 12 ülke, Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji piyasaları üzerindeki etkileri ve yaklaşan kış mevsimi nedeniyle stratejik petrol rezervlerinin bir bölümünü piyasaya sürmek üzere ortak taahhütte bulundu. Fransa, Almanya ve İtalya'nın da aralarında bulunduğu ülkeler, toplam 42,6 milyon varil petrol ve petrol ürününün Ocak 2027 sonuna kadar piyasaya sunulacağını duyurdu. Açıklanan miktarın yaklaşık yarısını dizel oluştururken, uygulamanın özellikle kış aylarında dizel piyasasının istikrara kavuşturulmasına yönelik olduğu belirtildi.
Karar, Avrupa'da doğal gaz ve petrol ürünleri fiyatlarına ilişkin endişelerin gündemde olduğu bir dönemde açıklandı. AB enerji bakanlarının Lüksemburg'daki toplantısında stratejik rezervlerin kullanımı, enerji arz güvenliği, tüketicilerin karşılaştığı yüksek maliyetler ve Rusya'dan doğal gaz ithalatına yönelik yasak ele alındı. Enerjiden sorumlu AB Komisyonu üyesi Dan Jorgensen, toplantının ardından yaptığı açıklamada, doğrudan bir arz güvenliği sorunu öngörmediklerini ancak yüksek fiyatların vatandaşlar açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi.
12 AB ÜLKESİ STRATEJİK PETROL REZERVLERİNİ PİYASAYA SÜRECEK
29 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan ortak açıklamaya göre Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Danimarka, Yunanistan, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve İsveç stratejik enerji rezervlerinin kullanılmasına yönelik taahhütlerini duyurdu. Toplam 42,6 milyon varillik miktarın 20,5 milyon varili dizelden oluşacak. Petrol ve petrol ürünlerinin piyasaya sürülmesi işlemlerinin 2027 yılı ocak ayı sonuna kadar gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Ortak açıklama, G7 ülkelerinin 100 milyon varil dizel ve ham petrolü piyasaya süreceklerini duyurmalarından birkaç hafta sonra geldi. AB üyesi ülkeler de kış mevsimi öncesinde enerji piyasalarının durumunu değerlendirerek stratejik stokların kullanılması konusundaki taahhütlerini yeniden teyit etti.
42,6 MİLYON VARİLLİK PETROL AB'NİN 4 GÜNLÜK TÜKETİMİNE DENK GELİYOR
Stratejik rezervlerden piyasaya sürülmesi planlanan 42,6 milyon varillik miktarın Avrupa Birliği'nin yaklaşık dört günlük petrol tüketimine karşılık geldiği belirtildi. AB Komisyonu üyesi Dan Jorgensen'e düzenlenen basın toplantısında, 15 Ocak'a kadar piyasaya sürülmesi planlanan miktarın enerji fiyatlarını ne ölçüde düşürebileceğine ilişkin bir soru yöneltildi. Jorgensen, rezervlerin kullanılmasının piyasalar üzerindeki etkilerinin Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) ile birlikte takip edileceğini açıkladı.
AB Komisyonu üyesi, stratejik rezervlerin devreye alınmasının enerji piyasalarına yönelik yürütülen çalışmaların yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu ifade etti. Dizel fiyatlarının kış boyunca yüksek seyredeceğini belirten Jorgensen, mevcut jeopolitik gelişmelere dikkat çekerek enerji piyasalarındaki koşulların yakından izlendiğini söyledi.
AB ENERJİ BAKANLARI LÜKSEMBURG'DA BİR ARAYA GELDİ
Avrupa Birliği enerji bakanları, İrlanda'nın dönem başkanlığında gerçekleştirilen ilk toplantıda enerji piyasalarındaki son gelişmeleri görüştü. Lüksemburg'da düzenlenen toplantının ardından AB Komisyonu'nun enerjiden sorumlu üyesi Dan Jorgensen, İrlanda İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Darragh O'Brien ve Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanı Timmy Dooley ile ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantıda özellikle yaklaşan kış mevsimi, petrol stoklarının piyasaya sürülmesindeki son durum ve yüksek enerji fiyatları gündeme geldi. Jorgensen, AB üyesi ülkelerin enerji bakanlarının Avrupa'yı zor bir kış döneminin beklediğinin farkında olduklarını dile getirdi. Stratejik rezervlerin kullanımı konusunda yapılan görüşmelerde, daha önce verilen taahhütlerin gelecek aylarda uygulanması üzerinde duruldu.
JORGENSEN: GAZ FATURANIZI ÖDEYEMİYORSANIZ ARZ MİKTARININ ÖNEMİ KALMAZ
Enerji fiyatlarının vatandaşlar üzerindeki etkilerine değinen Dan Jorgensen, Orta Doğu'daki gelişmelerin Avrupa'nın doğal gaz ve petrol ürünleri piyasalarında yüksek fiyatlarla karşılaşmasına neden olduğunu belirtti. Doğrudan bir enerji arz güvenliği sorunu beklemediklerini söyleyen Jorgensen, enerjiye erişimin yalnızca tedarik miktarıyla ilgili olmadığını, vatandaşların faturalarını ödeme gücünün de önem taşıdığını ifade etti.
Jorgensen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Orta Doğu'daki durum nedeniyle içinde bulunduğumuz kriz, hem doğal gaz hem de petrol ürünlerinde çok yüksek fiyatlarla karşılaşacağımız anlamına geliyor. Doğrudan bir arz güvenliği sorunu beklemiyoruz. Ancak faturasını ödemekte zorlanan vatandaşlar açısından bunun pek önemi olmayabilir. Gaz faturanızı ödeyemiyorsanız, piyasada ne kadar gaz bulunduğunun pek manası kalmaz."
DİZEL PİYASASINDA KIŞ ÖNCESİ 20,5 MİLYON VARİLLİK ADIM
Kış mevsiminin başlamasıyla birlikte dizel piyasalarında istikrarın sağlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Jorgensen, AB ülkelerinin stratejik petrol stoklarını kullanma kararlarını yeniden teyit ettiklerini açıkladı. Piyasaya sürülecek toplam 42,6 milyon varillik miktarın yaklaşık yarısının dizelden oluşması, alınan kararın dizel piyasasına yönelik bölümünü oluşturuyor.
Jorgensen, enerji bakanlarıyla gerçekleştirilen görüşmenin ardından, "Bugün, petrol stoklarının piyasaya sürülmesindeki son durum hakkında çok önemli bir görüşme yaptık. AB üyesi ülkeler, gelecek aylarda stratejik rezervlerden 42,6 milyon varilin hızlı bir şekilde piyasaya sürülmesine yönelik taahhütlerini yeniden teyit etti. Bunun yaklaşık yarısı dizel olacak" dedi.
PETROL REZERVLERİNİN FİYATLARA ETKİSİ UEA İLE İZLENECEK
Basın toplantısında Jorgensen'e, stratejik rezervlerden piyasaya sürülecek petrol miktarının AB'nin yaklaşık dört günlük tüketimine karşılık geldiği hatırlatıldı. Bir gazeteci, 15 Ocak'a kadar piyasaya sürülmesi planlanan 42,6 milyon varilin fiyatları düşüreceğine ilişkin beklentilerin ne kadar güçlü olduğunu sordu.
Jorgensen, kararın fiyatlar üzerindeki etkisinin Uluslararası Enerji Ajansı ile birlikte izleneceğini belirterek, "Etkileri Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) ile birlikte izleyeceğiz. Yaptığımız tek şey bu değil. Elimizden gelen her şeyi yapacağımızdan kuşkunuz olmasın. Ancak nihayetinde, dizel fiyatlarının yüksek olacağı bir kışa doğru ilerliyoruz. Bu, mevcut jeopolitik durumun bir sonucu" ifadelerini kullandı.
AB'DEN RUS DOĞAL GAZI YASAĞINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Toplantıda gündeme gelen konulardan biri de Rusya'dan doğal gaz ithalatına yönelik mevcut yasak oldu. Bazı ülkelerden enerji piyasalarındaki koşullar nedeniyle yasağın yeniden değerlendirilmesi çağrıları geldiği belirtilirken, Jorgensen'e AB'nin Rus gazına ilişkin tutumunda değişiklik olup olmayacağı soruldu.
Jorgensen, Rus doğal gazına yönelik yasağın yürürlükte olduğunu ve geçerliliğini koruduğunu vurguladı. Avrupa'nın geçmişte enerji tedariki konusunda yaşadığı sorunlara değinen AB Komisyonu üyesi, Rus gazının yeniden satın alınmasına karşı olduklarını açıkladı.
Jorgensen, "Rus gazının ithalatına şu anda uygulamada olan bir yasak getirdik ve bu yasak geçerliliğini koruyor. Geçmişteki hatalarımızı tekrarlarsak, yeniden düşmanın eline düşeriz. 2022 yılı şubat ayında Danimarka'da bakan olarak görev yapıyordum ve ertesi gün gaz vanalarının kapatılıp kapatılmayacağından endişe etmek zorunda kalmanın ne demek olduğunu biliyorum" dedi.
JORGENSEN: RUS GAZI SATIN ALMAYA BAŞLAMAK İSTEMİYORUZ
Rusya'yı enerji tedarikini siyasi baskı ve şantaj aracı olarak kullanmakla suçlayan Dan Jorgensen, Avrupa'nın geçmişte Rus doğal gazına yaptığı ödemelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Jorgensen, Rusya'ya enerji karşılığında aktarılan kaynakların Ukrayna'daki savaşın finansmanına katkıda bulunduğunu savundu.
AB Komisyonu üyesi, Rus gazının yeniden ithal edilmesi konusundaki tutumlarını şu sözlerle açıkladı:
"Avrupa'da Rus gazına harcadığımız para, dostlarımıza karşı yürütülen savaşın finansmanına, Ukrayna'da insanları öldüren bomba ve insansız hava araçlarının alınmasına yardımcı oldu. Dolayısıyla hayır, Rus gazı satın almaya başlamak istemiyoruz."
Jorgensen'in açıklamalarıyla AB'nin Rus doğal gazı ithalatına yönelik mevcut yasağı sürdürme tutumu yeniden dile getirilirken, enerji bakanlarının toplantısında kış döneminde fiyatların ve stratejik petrol rezervlerinden yapılacak sevkiyatların izlenmesine yönelik çalışmalar da ele alındı.




