Orta Doğu’da uzun süredir devam eden gerilimde yeni bir dönemin kapısı aralanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde mutabakata varıldığını ve anlaşmanın imzalanması için son hazırlıkların yapıldığını açıkladı. Trump’ın açıklamaları, hem bölgesel güvenlik dengeleri hem de küresel enerji piyasaları açısından tarihi bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada anlaşmanın detaylarına ilişkin dikkat çekici ifadeler kullanan Trump, İran’ın nükleer silah edinmesini engelleyecek güçlü bir mekanizma oluşturduklarını savundu. Özellikle eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nı (JCPOA) hedef alan Trump, yeni anlaşmanın önceki mutabakattan tamamen farklı olduğunu öne sürdü.
TRUMP: “NÜKLEER SİLAHA KARŞI ÖRÜLMÜŞ BİR DUVAR”
Trump, Obama dönemindeki anlaşmanın İran’a nükleer silah geliştirme konusunda alan açtığını savunurken, kendi yönetiminin hazırladığı mutabakatın ise tam tersine bu ihtimali tamamen ortadan kaldıracağını iddia etti.
ABD Başkanı, anlaşmayı “nükleer silaha karşı örülmüş bir duvar” olarak tanımlarken, İran’ın bundan sonra nükleer silah satın alamayacağını, geliştiremeyeceğini ve herhangi bir yolla sahip olamayacağını söyledi.
Washington yönetimi, bu anlaşmayı yalnızca iki ülke arasındaki bir uzlaşı değil, aynı zamanda bölgesel istikrarın yeniden tesisi için önemli bir adım olarak görüyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN KRİTİK MESAJ
Trump’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de Hürmüz Boğazı oldu. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği stratejik su yolunun anlaşmanın imzalanmasının ardından yeniden tüm ülkelerin kullanımına açık hale geleceğini belirten Trump, bunun küresel ekonomi açısından önemli bir rahatlama sağlayacağını ifade etti.
Enerji piyasaları uzun süredir Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik risklerini yakından takip ediyordu. Bu nedenle anlaşmanın gerçekleşmesi halinde petrol fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde de önemli etkiler oluşabileceği değerlendiriliyor.
NÜKLEER MATERYALLER İÇİN B-2 PLANI
Trump, İran’ın yer altındaki nükleer tesislerinde bulunan materyaller konusunda da dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
ABD Başkanı, ortamın tamamen sakinleşmesinin ardından Amerikan ordusunun devreye gireceğini ve B-2 bombardıman uçaklarıyla ulaşılamaz kabul edilen bölgelerdeki nükleer materyallerin alınacağını söyledi. Trump, bu materyallerin daha sonra etkisiz hale getirileceğini ve tamamen yok edileceğini belirtti.
Açıklama, anlaşmanın yalnızca diplomatik değil aynı zamanda teknik ve askeri boyutlar da içerdiğini ortaya koydu.
“ASKERİ SEÇENEK MASADA KALMAYA DEVAM EDİYOR”
Trump, İran ile uzun vadeli ve istikrarlı ilişkiler kurmayı hedeflediklerini ifade etse de süreç başarısız olursa ABD’nin alternatif planlarının bulunduğunu da vurguladı.
Başkan Trump, anlaşmanın işlemediği bir senaryoda askeri seçeneklerin tamamen ortadan kalkmadığını belirterek, Washington’un caydırıcılık kapasitesini koruduğu mesajını verdi.
Bu açıklama, diplomatik çözüm arayışları sürerken ABD’nin güvenlik stratejisinde sert güç unsurlarını da masada tuttuğunu gösterdi.
İRAN TEMKİNLİ KONUŞTU
Trump’ın açıklamalarından önce konuşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise daha ihtiyatlı bir yaklaşım sergiledi.
Bekayi, devam eden görüşmelerin öncelikli olarak savaşın sona erdirilmesine odaklandığını ve mevcut aşamada nükleer dosyanın müzakerelerin merkezinde yer almadığını söyledi.
Mutabakatın imzalanma tarihi konusunda kesin konuşmaktan kaçınan İranlı sözcü, anlaşmanın yarın gerçekleşmeyebileceğini ancak önümüzdeki günlerde imzalanma ihtimalinin güçlü olduğunu ifade etti.
PAKİSTAN: “24 SAAT İÇİNDE SONUÇLANABİLİR”
Sürece aracılık eden ülkelerden biri olarak öne çıkan Pakistan da anlaşmaya ilişkin iyimser mesajlar verdi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına hiç olmadığı kadar yaklaşıldığını belirterek, mutabakatın 24 saat içerisinde sonuçlanmasını beklediklerini açıkladı.
Şerif, elektronik imza süreci için hazırlıkların sürdüğünü ve teknik görüşmelerin gelecek hafta da devam edeceğini söyledi. Pakistan yönetimi, ortaya çıkacak anlaşmanın bölge için kalıcı barışın temelini oluşturacağı görüşünü paylaştı.
CNN: TRUMP KARA HAREKATINI DURDURDU
Öte yandan Amerikan yayın kuruluşu CNN’in dikkat çekici bir iddiası da gündeme damga vurdu.
Haberde, ABD ordusunun İran’daki zenginleştirilmiş uranyuma el koymak amacıyla kara harekatı seçeneğini değerlendirdiği öne sürüldü. İddiaya göre ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, CENTCOM’da yapılan kritik toplantılarda operasyon planlarını inceledi ve daha sonra Başkan Trump’a bilgi verdi.
CNN’e konuşan kaynaklar, Trump’ın olası askeri kayıplar, İran’ın sert karşılık verme ihtimali ve küresel ekonomik sonuçlar nedeniyle kara harekatına onay vermediğini ileri sürdü.
ORTA DOĞU'DA YENİ DÖNEMİN EŞİĞİ
ABD ve İran arasında imzalanması beklenen anlaşma, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, Orta Doğu’daki güç dengelerini de doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Anlaşmanın hayata geçmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli hale gelmesi, nükleer kriz başlığında tansiyonun düşmesi ve bölgesel istikrarın güçlenmesi bekleniyor. Ancak sürecin nihai sonucunun, tarafların mutabakat metnine vereceği son onayla netleşeceği belirtiliyor.




