Lübnan'daki hasarın boyutu milyar doları aştı
Lübnan'daki hasarın boyutu milyar doları aştı
İçeriği Görüntüle

ABD Başkanı Donald Trump’ın Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesi için Suriye’ye özel bir rol biçtiği yönündeki açıklamalar, bölgede yeni bir çatışma ihtimaline ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi. Trump’ın daha önce dile getirdiği “Hizbullah dosyasının Suriye’ye bırakılması” yaklaşımı bazı çevrelerde Şam yönetiminin Lübnan’daki denkleme doğrudan müdahil olacağı şeklinde yorumlanırken, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’dan bu beklentilerin tam tersine bir mesaj geldi.

Suriye medyası ve resmi haber ajansı SANA’ya konuşan Ahmed Şara, ülkesinin Lübnan konusunda askeri bir seçenek peşinde olmadığını vurgulayarak önceliklerinin çatışmaları durdurmak ve istikrarı sağlamak olduğunu söyledi. Şara, Suriye’nin herhangi bir savaşa girmesi halinde bunu açık şekilde ilan edecek cesarete sahip olduğunu belirtirken, mevcut politikalarının tamamen yapıcı ve çözüm odaklı olduğunu ifade etti.

TRUMP İLE TEMAS KURULDU

Ahmed Şara, Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesi amacıyla ABD Başkanı Donald Trump ile temas kurduklarını açıkladı. Washington yönetiminin Lübnan’da yaşanan çatışmalardan rahatsız olduğunu aktaran Şara, Trump’ın bölgesel istikrarı destekleyecek bir çözüm konusunda Suriye’ye güvendiğini söyledi.

Şara’nın açıklamaları, ABD ile Şam arasında Lübnan dosyasında yürütülen temasların askeri bir müdahale planından çok diplomatik çözüm arayışlarına dayandığını ortaya koydu.

ŞAM’DAN ÇATIŞMA DEĞİL DİYALOG MESAJI

Trump’ın “Hizbullah dosyasının Suriye’ye bırakılması” yönündeki sözlerinin yanlış yorumlandığını belirten Şara, bunun hiçbir şekilde Suriye’nin Lübnan’a askeri müdahalede bulunacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Şam yönetiminin yaklaşımının savaşın yayılmasını önlemek üzerine kurulu olduğunu kaydeden Şara, bölgedeki sorunların silahla değil siyasi diyalog ve uzlaşı mekanizmalarıyla çözülmesi gerektiğini dile getirdi.

HİZBULLAH DAHİL TÜM TARAFLARLA GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ

Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Lübnan’daki krizden çıkış için tüm aktörlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini belirterek Hizbullah dahil bütün siyasi ve toplumsal taraflarla görüşmeye hazır olduklarını açıkladı.

Hizbullah’ın geçmişte Suriye iç savaşındaki rolü nedeniyle Suriyelilerin hafızasında derin izler bulunduğunu hatırlatan Şara, buna rağmen mevcut sorunların çözümü için duygusal değil objektif değerlendirmeler yapılması gerektiğini söyledi. Şam yönetiminin önceliğinin geçmiş hesaplaşmalar değil, bölgesel istikrarın sağlanması olduğunu vurguladı.

PARÇALI ÇÖZÜMLER DAHA BÜYÜK KRİZLER ÜRETİR

Lübnan’daki savaş sona erse bile siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunların devam edeceğine dikkat çeken Şara, kalıcı istikrar için kapsamlı bir çözüm planına ihtiyaç olduğunu belirtti.

Parçalı ve geçici adımların yeni krizlere zemin hazırlayacağını ifade eden Şara, savaşın ardından ortaya çıkacak sorunların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.

BÖLGENİN İHTİYACI YENİ CEPHELER DEĞİL İSTİKRAR

Ahmed Şara, Orta Doğu’nun kritik bir süreçten geçtiğini belirterek savaşların sürmesinin hiçbir ülkenin çıkarına olmadığını ifade etti. Lübnan’ın istikrarının Suriye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Şara, iki ülke arasındaki tarihi ve coğrafi bağların korunması gerektiğini söyledi.

Şam yönetiminin Lübnan üzerindeki etkisini askeri yöntemlerle değil ekonomik iş birliği, ticaret ve ortak kalkınma projeleri üzerinden kullanmak istediğini belirten Şara, Suriye’nin gelecekte Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik ve ekonomik merkez haline gelmeyi hedeflediğini kaydetti.