ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı aylar boyunca deniz mayınları, gemilere yönelik saldırılar ve askeri tehditlerle gündeme geldi. Mart ayında İran’ın boğaza mayın döşediğine ilişkin haberlerle başlayan kriz, ABD’nin mayın döşeme kapasitesine sahip İran gemilerini hedef alması, mayın temizleme operasyonlarına hazırlanması ve Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün alternatif geçiş koridorları oluşturmasıyla devam etti. ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada uluslararası sulardaki bütün mayınların kaldırıldığını veya imha edildiğini duyurdu.
MAYIN KRİZİ SAVAŞIN ARDINDAN BAŞLADI
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 28 Şubat 2026’da başlarken, Hürmüz Boğazı kısa sürede çatışmanın deniz ticaretine yansıdığı başlıca bölgelerden biri haline geldi. Uluslararası Denizcilik Örgütü, haziran ayında yaptığı açıklamada çatışmaların başladığı 28 Şubat’tan itibaren Hürmüz Boğazı ve çevresindeki uluslararası deniz taşımacılığına yönelik en az 46 saldırıyı doğruladığını bildirdi.
İran’ın Hürmüz Boğazı’na deniz mayınları yerleştirdiğine ilişkin ilk önemli bilgiler mart ayında gündeme geldi. Reuters’a konuşan konu hakkında bilgi sahibi iki kaynak, 11 Mart’ta İran’ın boğaza yaklaşık 12 deniz mayını döşediğini bildirdi. Kaynaklardan biri mayınların büyük bölümünün yerlerinin bilindiğini, ancak ABD’nin bunlara karşı nasıl hareket edeceğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
ABD 16 İRAN MAYIN GEMİSİNİ İMHA ETTİĞİNİ AÇIKLADI
Mayın iddialarının gündeme geldiği dönemde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da İran’ın denize mayın döşeme kapasitesini hedef alan operasyonlar gerçekleştirdi. CENTCOM, 10 Mart 2026’da Hürmüz Boğazı çevresinde İran’a ait 16 mayın döşeme gemisinin imha edildiğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump da aynı dönemde İran’a Hürmüz Boğazı’na yerleştirilen mayınların kaldırılması çağrısında bulundu. Trump, İran’ın yeni mayın döşemesi halinde karşılık verileceğini belirtirken Washington yönetimi, deniz yolunun uluslararası ticarete yeniden açılması amacıyla askeri ve teknik seçenekleri değerlendirmeye başladı.
ABD NİSAN AYINDA MAYIN TEMİZLİĞİNE YÖNELDİ
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasının önündeki başlıca sorunlardan biri mayın tehdidi olurken, ABD nisan ayında doğrudan temizleme çalışmalarına yöneldi. Reuters’ın 11 Nisan tarihli haberine göre Trump, İran tarafından boğaza bırakıldığını söylediği mayınların imha edilmesi için çalışma başlatılacağını açıkladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da 11 Nisan’da Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesine yönelik koşulların oluşturulmaya başlandığını bildirdi. Operasyonlarda ABD Donanması unsurları ile mayın tespit ve temizleme kapasitesine sahip sistemlerin kullanılmasına yönelik hazırlıklar yürütüldü.
HAZİRANDA MAYIN SAYISI 80’E KADAR ÇIKTI
Mart ayında yaklaşık 12 mayından söz edilirken ilerleyen aylarda boğazdaki tehdidin çok daha geniş bir alana yayıldığına ilişkin bilgiler ortaya çıktı. Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün haziran sonunda yaptığı değerlendirmelerde, Hürmüz Boğazı’nın tarihi ana denizcilik rotalarında yaklaşık 80 mayının bulunduğu tahmin edildi.
Yaklaşık 80 patlayıcı mayının boğazın merkezindeki geleneksel geçiş güzergahını kullanılamaz hale getirdiği bildirildi. Gemilerin İran ve Umman kıyılarına daha yakın iki alternatif koridor üzerinden geçirilmesi için ayrı rotalar oluşturuldu. IMO’nun yürüttüğü plan, bölgede bekleyen gemilerin kontrollü şekilde tahliyesini amaçladı.
500’DEN FAZLA GEMİ BÖLGEDE BEKLİYORDU
IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, 26 Haziran’da yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndaki tahliye çalışmalarının yeniden başlatılması için İran, Umman ve ABD başta olmak üzere ilgili taraflardan güvenlik garantileri sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Operasyon askıya alınmadan önce yaklaşık 115 gemi ve 2 bin 500 denizcinin güvenli şekilde boğazdan geçtiği açıklandı.
Aynı dönemde 500’den fazla geminin bölgede geçiş için beklediği ve tamamının tahliye edilmesinin birkaç hafta sürebileceği belirtildi. IMO, 23 Haziran’da açıkladığı ilk kapsamlı tahliye planında bölgede yaklaşık 11 bin denizcinin mahsur kaldığını bildirmişti.
UMMAN ÜZERİNDEN ALTERNATİF GEÇİŞ KORİDORU OLUŞTURULDU
Mayın tehdidi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın normal trafik ayrım düzeni güvenli kabul edilmezken, gemilerin farklı koridorlara yönlendirilmesi gündeme geldi. IMO ve Umman tarafından hazırlanan sistem kapsamında biri Umman kıyılarına, diğeri İran kıyılarına yakın iki geçiş güzergahı kullanıldı.
Umman tarafından yayımlanan denizcilik bildirimlerinde geleneksel ana güzergahın güvenli olmadığı belirtilirken, kontrollü tahliye ve kademeli geçiş sistemi uygulandı. Haziran ayında bölgede bir mayının doğrulandığına ilişkin bilgiler de denizcilik sektörüne yapılan güvenlik bildirimlerine yansıdı.
IMO GÜVENLİ GEÇİŞ OLMADIĞINI DUYURMUŞTU
Uluslararası Denizcilik Örgütü, 9 Haziran’da Hürmüz Boğazı’ndaki koşullara ilişkin yayımladığı açıklamada güvenilir güvenlik garantilerinin bulunmadığını ve güvenli geçişin sağlandığının kabul edilemeyeceğini duyurdu. IMO Genel Sekreteri Dominguez, gemi kaptanları ve işletmecilerden bölgedeki riskleri dikkate almalarını istedi.
Mayınların yanı sıra ticari gemilere yönelik saldırılar da deniz taşımacılığı üzerinde baskı oluşturdu. IMO, 11 Haziran’a kadar Hürmüz Boğazı ve çevresinde 46 saldırıyı doğrularken söz konusu olaylarda 14 denizcinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
TAHLİYE PLANI GEMİ SALDIRISININ ARDINDAN DURDURULDU
IMO’nun haziran ayında başlattığı tahliye operasyonu, 25 Haziran’da Umman Körfezi’nde bir geminin saldırıya uğramasının ardından geçici olarak durduruldu. Genel Sekreter Dominguez, tahliye listesindeki gemilerin ve bölgedeki diğer deniz araçlarının güvenliğinin yeniden teyit edilmesi amacıyla operasyonun askıya alındığını açıkladı.
Saldırıya uğrayan geminin IMO’nun tahliye sistemi kapsamında hareket etmediği belirtilirken, organizasyon denizcilerin güvenliğini öncelikli gerekçe göstererek kontrollü geçişleri yeniden değerlendirmeye aldı. Tahliye çalışmalarının devam edebilmesi için bölge ülkeleri ve çatışmanın taraflarıyla yeni güvenlik görüşmeleri yürütüldü.
DENİZ TRAFİĞİ SAVAŞ ÖNCESİ SEVİYELERE DÖNMEDİ
Hürmüz Boğazı’ndaki kontrollü geçişlerin başlamasına rağmen ticari deniz trafiği takip eden aylarda savaş öncesindeki düzeyine dönemedi. Mayın riski, gemilere yönelik saldırılar ve bölgedeki askeri hareketlilik özellikle petrol tankerleri ve diğer ticari gemilerin geçişlerinde sınırlamalara neden oldu.
Reuters’ın 18 Ağustos tarihli haberinde boğazdaki tanker trafiğinin savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kaldığı ve İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı’nın statüsüne ilişkin karşılıklı açıklamaların sürdüğü bildirildi. İran boğazın kapalı olduğunu savunurken Trump yönetimi geçişlerin sürdüğünü ve güzergahın işletildiğini belirtiyordu.
TRUMP 25 AĞUSTOS’TA MAYINLARIN TEMİZLENDİĞİNİ DUYURDU
Aylar süren mayın tehdidinin ardından ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ağustos 2026’da Hürmüz Boğazı’ndaki temizlik çalışmalarına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Trump, ABD Donanmasının kendisini bilgilendirdiğini belirterek boğazın uluslararası sularında bulunan bütün mayınların kaldırıldığını veya patlatılarak imha edildiğini açıkladı.
Trump’ın açıklaması, mart ayından itibaren Hürmüz Boğazı’nın ana geçiş güzergahlarını etkileyen mayın krizinde Washington yönetiminin mayın temizliği açısından operasyonun tamamlandığını ilan etmesi anlamına geldi. Trump’ın açıklamasında ticari gemi trafiğinin hangi takvimle savaş öncesindeki seviyelere döneceğine ilişkin ayrıntı yer almadı.
İRAN’A “YENİ MAYIN DÖŞEMEYİN” UYARISI
Donald Trump, mayınların temizlendiği açıklamasının yanında İran’a yönelik yeni bir uyarıda da bulundu. ABD Başkanı, İran’ın Hürmüz Boğazı’na yeniden mayın bırakan herhangi bir gemi veya teknenin “derhal ve sistematik biçimde” imha edileceği konusunda bilgilendirildiğini söyledi.
Trump ayrıca mayın döşenmesine karşı “sıfır tolerans” politikasının yürürlükte olduğunu açıkladı. ABD Başkanı, Washington’un Hürmüz Boğazı’nı gözetlemeye devam edeceğini belirtti.
HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ TİCARETİNDE KRİTİK KONUMDA
İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve doğal gaz üreticilerini açık denizlere bağlayan stratejik geçiş noktası konumunda bulunuyor. Savaş öncesinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri söz konusu güzergah üzerinden taşınıyordu.
Mayınların ve askeri çatışmaların boğazdaki trafiği sınırlandırması, enerji sevkiyatları ve uluslararası deniz ticareti üzerinde doğrudan etki oluşturdu. ABD Donanmasının bütün mayınların temizlendiğini açıklamasıyla deniz mayınlarına ilişkin tehdit açısından yeni bir aşamaya geçilirken, bölgedeki askeri riskler ve ticari gemilere yönelik güvenlik tedbirleri gündemde kalmaya devam ediyor.





