Aktütün saldırısı, Türkiye'nin Kürt sorununu sırf askeri yöntemlerle ele almasındaki yanlışı gösterdi. Askeri yaklaşım, sorunu devam ettiriyor
PKK'nın düzenlediği Aktütün saldırısının önemi, kullanılan yöntemde yatıyor. Türk askerleri her gün Türkiye içinde pusuya düşüyor ve bazen onlarcası ölüyor. Bununla birlikte hiç kimse diğer saldırılar üzerinde Aktütün saldırısı kadar durmadı.
Aktütün saldırısı Türk askeri caydırıcılığı teorisinin büyük yenilgisidir. İçinde onlarca asker ve güvenlik görevlisi bulunan sınır karakolu dört bir yanından saldırıya maruz kalıyor. 400 silahlı PKK üyesi Irak sınırlarından girdikleri Türkiye içlerinde 4 km. ilerliyor ve adı geçen mevkiye ulaşana kadar hayalet gibi hiç kimse tarafından tespit edilemiyor. Sonrasındaysa 17 askeri kolaylıkla öldürüyorlar ve onlarcasını da yaralıyorlar. PKK'lıların saflarındaki kayıplarsa Türk kaynaklarına göre 23'ü geçmiyor.
O zaman niye kara harekâtı yapıldı?
Bu durum Türk ordusunun, Türk istihbarat organlarının, pilotsuz uçaklarla gelişmiş teknolojinin, gece görüş aletlerinin ve Ankara'yla Washington arasındaki istihbarat işbirliğinin yenilgisidir. Fakat saldırı aynı zamanda, Türkiye'nin Kürt sorununa yönelik yaklaşımına hükmeden askeri mantığın yenilgisidir.
Aktütün saldırısı, Türkiye'nin geçen kış PKK'nın Kuzey Irak'taki üslerine yönelik kapsamlı saldırısını gerçekleştiren felsefenin bir gecede vurulmasıdır. Bütün bu gürültünün PKK faaliyetlerini sona erdirmediği ve örgütü zayıflatmadığı açıkça görüldü.
Geçen kış yapılan kapsamlı Türk operasyonu sonuç getirmediyse, bu durum yeni misillemenin kış operasyonundan daha kapsamlı ve sert olmasını gerektirdiği anlamına geliyor. Türkiye'nin vereceği yanıtın, Kuzey Irak'ta PKK'yı destekleyen bütün çevrelere güçlü bir mesaj olacağı öngörülüyor. Fakat böyle bir operasyon askeri ve siyasi açıdan büyük bir hazırlık gerektiriyor; bu tür bir operasyon ancak, Türkiye'nin Irak Kürtleriyle uzun vadeli askeri çatışmaya hazır olduğu ve ABD'yle ilişkilerini önemsemediği bir zaman öngörülebilir. Bu da uzak bir ihtimal.
Temel desteği Türkiye içinden alıyor
Fakat PKK kesinlikle bu yöntemle ortadan kaldırılamaz. Zira örgüte temel destek Türkiye içinden gelmekte. Dahası, PKK Kürt sorununun yerel ifadesinden başka bir şey değil.
Bugün PKK ortadan kalksa da, Türkiye'de Kürt sorunu sona ermeyecektir. Sorunu ele alma noktasındaki askeri üslubun hiçbir şeyi çözmediği ve aksine kronikleşmesine destek olduğu görüldü.
Bu durum şu soruya yol açıyor: Kürt gençler niçin 1984'ten bu yana silah taşıyor? Mustafa Kemal Atatürk'e karşı 1920 ve 1930'lardaki Kürt isyanları niçin yaşandı? Bu sorun, sadece İslamcısı ve laikiyle Türk siyasetçileri bu sorulara yanıt verdiği zaman sona erebilir. İşin kötüsü, kendileri yanıtı biliyorlar fakat yanıtlamak veya yanıtın gereklerini yerine getirmek istemiyorlar.
Kaynak: Radikal