İsrail’de 27 Ekim 2026’da yapılması planlanan genel seçimlere haftalar kala siyasi rekabet sertleşirken, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Kudüs’te gerçekleştirdiği son ziyaret yeni bir tartışmanın merkezine oturdu. Netanyahu, eşi Sara Netanyahu ile birlikte işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Ağlama Duvarı çevresindeki tünelleri gezdi ve buradan dini-tarihsel aidiyet vurgusu taşıyan bir video mesaj yayımladı. Ziyaret, Yom Kippur öncesindeki “Selihot” duaları ve Mescid-i Aksa çevresindeki gerilimin arttığı bir döneme denk geldi.
Netanyahu’nun hamlesinin zamanlaması, yaklaşan seçimler nedeniyle ayrıca dikkat çekiyor. Maariv tarafından yayımlanan ve Lazar Research ile Panel4All tarafından 16-17 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen ankette, “başbakan olarak kimi tercih edersiniz?” sorusunda Yashar lideri Gadi Eisenkot yüzde 48, Netanyahu ise yüzde 40 seviyesinde ölçüldü. Böylece Eisenkot, söz konusu araştırmada Netanyahu’nun 8 puan önünde yer aldı. Channel 13 için gerçekleştirilen başka bir ankette ise Eisenkot yüzde 45, Netanyahu yüzde 36 seviyesinde ölçüldü. Bununla birlikte İsrail’de başbakan doğrudan halk tarafından seçilmediği için kişisel tercih anketleri seçim sonucunu tek başına belirlemiyor; hükümetin kurulabilmesi için 120 sandalyeli Knesset’te en az 61 milletvekilinin desteğinin sağlanması gerekiyor.
SEÇİME HAFTALAR KALA ANKETLER YAKINDAN İZLENİYOR
Netanyahu açısından tablo yalnızca başbakanlık tercihi anketlerinden ibaret değil. Eylül ayının ilk yarısındaki 15 anketin ortalamasında Likud ile Eisenkot liderliğindeki Yashar’ın 23,2’şer sandalye seviyesinde olduğu hesaplandı. Reuters’ın 16 Eylül’de aktardığı güncel değerlendirmede ise Yashar’ın Likud karşısında yaklaşık 3 puanlık avantaja sahip olduğu, Netanyahu karşıtı partilerin sandalye projeksiyonlarında önde görünmesine rağmen seçim sonrasındaki koalisyon aritmetiğinin belirsizliğini koruduğu belirtildi. Dolayısıyla “Netanyahu 8 puan geride” ifadesi, son Maariv araştırmasındaki doğrudan başbakanlık tercihi karşılaştırmasını ifade ediyor; bütün seçim anketlerinin ortak sonucu olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Netanyahu seçim kampanyasının kritik aşamasında sağ bloktaki parçalanmayı azaltmaya da çalışıyor. Reuters, eylül ayı başında Netanyahu’nun sağ partilerin oylarının seçim barajı altında kalmasını engellemek amacıyla küçük sağ partiler arasında birleşme sağlanması için yoğun girişimlerde bulunduğunu bildirdi. Netanyahu’nun iktidar blokunun seçimden sonra hükümeti kurabilecek 61 sandalyeye ulaşıp ulaşamayacağı, İsrail siyasetindeki temel belirsizliklerden biri olmayı sürdürüyor.
NETANYAHU EŞİ SARA İLE TÜNELLERE GİRDİ
Seçim atmosferinin giderek yoğunlaştığı süreçte Netanyahu bu kez dünyanın en hassas dini ve siyasi noktalarından biri olan Kudüs’te görüntü verdi. Netanyahu ile eşi Sara Netanyahu, Ağlama Duvarı çevresindeki tünellerden geçti. Netanyahu daha sonra Yahudilerin Yom Kippur öncesinde gerçekleştirdiği “Selihot” dualarına katıldı. Görüntülerde Netanyahu’nun güvenlik önlemleri altında bölgede bulunduğu ve tünellerdeki taşlara dokunduğu görüldü.
Netanyahu tünellerde kaydedilen mesajında bulunduğu alanı Yahudi tarihi ve kimliğiyle ilişkilendirerek, “Varlığımızın temel taşına dokunmak heyecan verici” dedi. “Kutsalların Kutsalı” olarak tanımladığı noktaya çok yakın olduklarını söyleyen Netanyahu, Romalıların Tapınağı yıktığını ve taşları devirdiğini belirttikten sonra “Biz buradayız ve her zaman burada kalacağız” ifadelerini kullandı.
MESCİD-İ AKSA ÇEVRESİNDE GERİLİM
Netanyahu’nun ziyareti, Mescid-i Aksa çevresinde İsraillilerin girişlerinin arttığı bir dönemde gerçekleşti. Filistin’in Kudüs Valiliği, İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında çok sayıda İsraillinin bölgeye girdiğini açıkladı. Al Jazeera’nın aktardığı valilik verilerine göre 20 Eylül Pazar günü yerel saatle 10.00’a kadar yaklaşık 570 İsrailli Mescid-i Aksa’nın avlularına girdi ve dini ritüeller gerçekleştirdi.
İsrailli gruplar Yom Kippur dönemi öncesinde destekçilerine “Selihot” duaları için bölgede toplanma çağrıları yaparken, Filistin tarafı söz konusu girişlere karşı tepki gösterdi. Kudüs Valiliği de Filistinlilere Mescid-i Aksa’ya gelmeleri yönünde çağrıda bulundu. Dini takvimle seçim takviminin aynı dönemde kesişmesi, Kudüs’teki gelişmelerin siyasi boyutuna ilişkin tartışmaları daha da artırdı.
TÜNELLER NEDEN YILLARDIR TARTIŞILIYOR?
Eski Şehir’in altında ve Ağlama Duvarı çevresinde bulunan tüneller, İsrail-Filistin ihtilafının en hassas başlıklarından birini oluşturuyor. İsrail tarafı bölgedeki çalışmaları arkeolojik ve tarihî araştırmalar çerçevesinde değerlendirirken, Filistinli yetkililer ve çeşitli Müslüman kurumlar kazıların Mescid-i Aksa yerleşkesine yönelik risk oluşturduğunu savunuyor. Dolayısıyla tüneller yalnızca arkeoloji tartışmasının değil, Kudüs’ün egemenliği, dini mirası ve kutsal mekânların statüsü konusundaki daha geniş anlaşmazlığın da parçası durumunda.
Netanyahu’nun seçimlere haftalar kala söz konusu tünellere girerek “Biz buradayız ve her zaman burada kalacağız” mesajını vermesi de bu nedenle yalnızca dini bir ziyaret olarak değerlendirilmedi. Ziyaretin Yom Kippur dönemi, Mescid-i Aksa çevresindeki hareketlilik ve 27 Ekim seçimleri öncesindeki yoğun siyasi rekabetle aynı zamana denk gelmesi, görüntülerin hem İsrail iç siyasetinde hem de Filistin meselesi bağlamında geniş yankı uyandırmasına yol açtı. Netanyahu’nun mesajının seçim kampanyasındaki etkisinin ne olacağı ise sandığa kadar yayımlanacak yeni kamuoyu araştırmaları ve seçim sonrasındaki koalisyon aritmetiğiyle daha net görülecek.




