ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk "Birliğin Durumu" (State of the Union) hitabını gerçekleştirmek üzere Kongre ortak oturumuna katıldı. Konuşmasında sınır güvenliği ve göçmen politikalarına geniş yer ayıran Donald Trump, Demokrat partili üyeleri sınır güvenliğini sağlamamakla suçladı. Donald Trump, konuşması sırasında tüm Kongre üyelerini ayağa kalkmaya davet ederek, "Amerikan hükümetinin ilk görevi ABD vatandaşlarını korumaktır, yasa dışı göçmenleri değil" ifadesini kullandı. Bu çağrı üzerine Cumhuriyetçi üyelerin tamamı ayağa kalkarken, Demokrat üyelerin büyük çoğunluğu koltuklarında oturmaya devam etti.

Demokrat üyelerin oturma eylemine kürsüden sert tepki gösteren Donald Trump, muhalefet sıralarına dönerek "Kendinizden utanmalısınız. Ayağa kalkmıyorsunuz" dedi. Donald Trump’ın bu sözlerine Kongre'nin Müslüman üyelerinden Ilhan Omar yüksek sesle karşılık verdi. Ilhan Omar, ABD Başkanı'na hitaben "Amerikalıları öldürdünüz, asıl siz kendinizden utanmalısınız" ifadelerini kullandı. Karşılıklı atışmaların yaşandığı genel kurul salonunda gerginlik bir süre devam ederken, bazı Demokrat üyeler de Donald Trump'ın üslubuna tepki gösterdi.
PROTESTOCU KONGRE ÜYESİ SALONDAN ÇIKARILDI
Genel kurulda yaşanan gerginlik sadece sözlü tartışmalarla sınırlı kalmadı. Demokrat Kongre üyesi Al Green, Donald Trump'ın eski Başkan Barack Obama hakkında yaptığı iddia edilen ve daha sonra silinen bir videodaki benzetmelere tepki amacıyla bir pankart açtı. Üzerinde "Siyahiler maymun değildir" yazılı dövizi konuşmanın başında havaya kaldıran Al Green, bir süre bu şekilde bekledi. Al Green, eylemi üzerine salon görevlileri tarafından dışarı çıkarıldı.
KONGRE SIRALARINDA ALKIŞ VE PROTESTO BİR ARADA
Al Green’in güvenlik görevlileri eşliğinde salondan çıkarılması sırasında Kongre binasında iki farklı tepki yükseldi. Demokrat Kongre üyeleri Al Green'e alkışlarla destek verirken, Cumhuriyetçi sıralardan protesto sesleri yükseldi. Yaşanan bu olaylar, Donald Trump’ın ikinci dönemindeki ilk ulusa sesleniş konuşmasının en çok dikkat çeken anları olarak kayıtlara geçti. Göçmen politikaları ve ırkçılık tartışmaları ekseninde şekillenen oturum, ABD siyasetindeki kutuplaşmanın boyutlarını bir kez daha ortaya koydu.




