Japonya, füzeler, radar sistemleri ve insansız hava araçları üretimi için hayati değer taşıyan metaller konusunda Çin’in küresel piyasadaki ağırlığını azaltmayı hedefliyor. Okyanus tabanından nadir toprak elementleri çıkarmaya yönelik kapsamlı bir girişim başlatan ülke, stratejik minerallerde dışa bağımlılığı asgari düzeye indirmeyi planlıyor.
ÇİN'İN TEDARİK ZİNCİRİNDEKİ DOMİNASYONU
Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre, Japonya dünyada nadir toprak elementine en çok ihtiyaç duyan ikinci ülke konumunda yer alıyor. Pekin yönetimi, söz konusu stratejik minerallerin madencilik faaliyetlerinin yüzde 60’ını, rafinasyon ve mıknatıs üretim süreçlerinin ise yüzde 90’ından fazlasını elinde bulunduruyor. Küresel ölçekte madenlerin kontrolünü sağlayan bu yapıya karşı yerli üretim kapasitesini artırmak isteyen Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, kritik mineraller hususunda ABD ve AB ile ortak bir ticaret bölgesi kurulması teklifini sundu.
DENİZ DİBİ MADENCİLİĞİNE KÜRESEL İLGİ ARTIYOR
Elektrikli araç bataryaları ve savunma sanayisi için gereken minerallerin güvenli şekilde temin edilmesi, deniz dibi madenciliğine yönelik ilgiyi dünya genelinde tırmandırıyor. Japonya’nın yürüttüğü projede, açık denizlerdeki petrol arama faaliyetlerinin yaklaşık iki katı derinliğinde bir çalışma yapılması öngörülüyor. Proje kapsamında şu ana kadar 255 milyon dolarlık harcama yapıldığı belirtiliyor.
ÜRETİM VE ARITMA SÜREÇLERİNDEKİ ZORLUKLAR
Derin deniz madenciliği yöntemiyle mineral çıkarılması teknik olarak mümkün görünse de ülkenin bu ham maddeleri ayrıştırmak ve arıtmak için yeni bir sistem kurması gerekiyor. Uzmanlar, nadir toprak elementlerinden mıknatıs üretimi safhasının güçlendirilmesinin projenin başarısı için mecburi olduğunu ifade ediyor. Başbakan Sanae Takaichi, seçimin ardından yaptığı açıklamada, “Kritik mineraller konusunda müttefiklerimizle işbirliği içinde yeni bir ticaret ekosistemi oluşturmalıyız” sözlerini kullandı.




