Bu pazartesinin temel gündem maddesi hiç kuşkusuz bugün toplanacak Anayasa Mahkemesi ve anayasa değişiklikleri konusunda üretecekleri karar.

Karar ne zaman çıkar bilemeyiz ama rivayet malum iki maddeden en azından birinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilebileceği doğrultusunda.

Bekliyoruz, bakacağız, göreceğiz.

Yine rivayet Anayasa Mahkemesi’nin malum maddelerden en azından birini demokrasi ve kuvvetler ayrılığı (hukuk devleti) ilkelerinin ihlali temelinde iptal edeceği.

Bu konu daha çok yazı kaldıracak; hele bir kararı görelim.

ANCAK, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesi olarak demokrasi ilkesini kullanacağına ilişkin rivayet doğrusu aklıma başka şeyler getirdi.

Konuyla belki doğrudan hiç ilgisi yok gibi duracak ama şeytan yine de yaz diyor.

Çok zor bir Genelkurmay Başkanlığı dönemi geçiren Orgeneral Sayın İlker Başbuğ ağustos ayında emekliye ayrılıyor.

Yerine de şimdiki Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sayın Işık Koşaner geliyor (muş).

“Muş” diyorum zira bu bilgiye basından ulaşıyoruz, daha şimdiden Sayın Koşaner’in nasıl bir Genelkurmay Başkanı olacağı yönünde yorumlara rastlıyoruz.

Niye Orgeneral Işık Koşaner?

Çünkü, TSK içindeki meratib-i silsile (rütbeler sıralaması) öyle gerektiriyor (muş).

Başka bir ifadeyle, meratib-i silsile esaslı atama demek, kurumun (TSK) atamaları kendi içinde gerçekleştirdiği demek.

OYSA, Anayasamızın 117. maddesi kimin Genelkurmay Başkanı seçileceğine Bakanlar Kurulu’nun karar vereceğini ve bu kararın Cumhurbaşkanı’nın imzasını gerektirdiğini yazıyor.

Biz sıradan vatandaşlar TSK içindeki meratib-i silsileye mi inanacağız yoksa Anayasaya mı?

Demokrasi, hukuk devleti ilkeleri silahlı ve silahsız bürokrasinin siyasi otoritenin mutlak denetimi altında olmasını gerektirir.

Bu bağlamda Genelkurmay Başkanı’nın kimin olacağı tercihinin mutlak olarak sivil otoritenin elinde olması çağdaş bir hukuk devletinin olmaz ise olmazıdır.

Maliye ya da Dışişleri Müsteşarları da niye meratib-i silsileye göre atanmamaktadırlar?

Sayın Koşaner de, rütbesi, deneyimleri ile mutlaka elijibl, seçilebilir Genelkurmay Başkanları adayları arasındadır.

Ama bu elijibilite, seçilebilirlik otomatik bir süreç olamaz, olursa ortada hukuk devleti falan kalmaz.

Basının da adeta kısm-ı azamı demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine bu kadar aykırı bir rivayete, TSK’nın komutanının tayininin otomatiğe bağlanmasına ses çıkarmamaktadır.

Bu da basının çok büyük bir ayıbıdır.

Rivayete göre Anayasa Mahkemesi malum maddelerden birini demokrasiye aykırılık nedeniyle iptal edecek imiş.

Demokrasimizi sevsinler.

Kaynak: Star