İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Erken, “NATO’nun Ankara Toplantısını Anlamaya Çalışırken” başlıklı yazısını kendi blog sayfasında yayımladı. Erken, 9 Temmuz’da İTO’da gerçekleştirilen olağan meclis toplantısının başlangıç bölümünde yaptığı konuşmayı yazılı hale getirdiğini belirterek NATO’nun kuruluşundan günümüze uzanan süreci, Türkiye’nin ittifaktaki yerini ve Ankara’daki NATO toplantısının anlamını değerlendirdi.

NATO’yu anlamanın yalnızca askerî bir örgütü tanımak anlamına gelmediğini ifade eden Erken, ittifakın son yaklaşık 75 yıllık dünya siyasetini, uluslararası güç dengelerini ve Türkiye’nin dış politika tercihlerini anlamak bakımından da önem taşıdığını kaydetti. Yazıda NATO’nun neden kurulduğu, Türkiye’nin ittifaka hangi gerekçelerle katıldığı, Soğuk Savaş’ın sona ermesine rağmen örgütün neden varlığını sürdürdüğü ve Türkiye-NATO ilişkilerinin günümüzde nasıl okunması gerektiği sorularına yer verildi.

NATO’NUN KURULUŞ SÜRECİNİ ANLATTI

Erhan Erken, NATO’nun 4 Nisan 1949’da İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan yeni dünya düzeninin önemli unsurlarından biri olarak kurulduğunu aktardı. Savaşın Avrupa’yı büyük ölçüde yıktığını, aynı dönemde Sovyetler Birliği’nin Doğu Avrupa’daki nüfuz alanını genişletmeye başladığını belirten Erken, Batılı ülkelerin olası bir Sovyet saldırısını tek başlarına caydıramayacaklarını düşünerek ABD liderliğinde ortak savunma sistemi oluşturduklarını ifade etti.

Erken, savaş sonrasında ABD’nin dünya siyasetinde daha etkin bir konuma yükselmeye başladığını, NATO’nun temelini oluşturan 5. maddenin ise bir üyeye yönelik saldırının bütün üyelere yapılmış sayılması ilkesini getirdiğini kaydetti. Ortak savunma anlayışının uzun yıllar boyunca ittifakın temel varlık nedeni olduğunu belirtti.

TÜRKİYE’NİN NATO’YA KATILMA NEDENLERİNİ SIRALADI

Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı boyunca tarafsız kaldığını hatırlatan Erken, savaş sonrasında Sovyetler Birliği’nin Boğazlarda söz sahibi olma isteği ile Kars ve Ardahan’a ilişkin taleplerinin Türkiye açısından ciddi güvenlik tehdidi oluşturduğunu ifade etti. Erken, söz konusu gelişmelerin Türkiye’nin güvenlik anlayışını Batı’ya yönelttiğini belirtti.

1950’de Kore Savaşı’na gönderilen Türk Tugayı’nın gösterdiği başarının üyelik sürecini hızlandırdığını kaydeden Erken, Türkiye’nin Yunanistan ile birlikte 1952’de NATO’ya kabul edildiğini aktardı. Üyeliğin tek nedeninin Kore Savaşı olmadığını vurgulayan Erken, Türkiye’nin Karadeniz’e hâkim konumu, Boğazlar üzerindeki denetimi, Orta Doğu ile Kafkasya arasındaki yeri ve ABD liderliğindeki Batı bloğu içinde bulunma tercihinin de temel gerekçeler arasında yer aldığını bildirdi.

ABD ordusu gece boyunca İran'ı bombaladı
ABD ordusu gece boyunca İran'ı bombaladı
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin o dönemde de en önemli güç unsurlarından birinin coğrafi konumu olduğunu belirten Erken, ülkenin jeopolitik özelliklerinin NATO içindeki önemini şekillendirdiğini kaydetti.

Erhan Erken'in yazısının tamamını okumak için >>>