Kıbrıs’ta 1974 yılının ağustos ayında EOKA’lı teröristler tarafından Muratağa-Sandallar ve Atlılar köylerinde katledilerek toplu mezara gömülen çoğu çocuk 37 Türk’ten 15’inin daha kimliği belirlendi. DNA testleri sonucunda yapılan kimlik tespitlerinde, şehitlerin büyük bölümünün kadınlar ve çocuklardan oluştuğu açıklandı.
Kimliği belirlenen şehitler arasında 40 günlük Seldem Ali Osman, 16 aylık Betül Arnavut, 2 yaşındaki Özlem Ali Osman, 3 yaşındaki Okan Süleyman, 4 yaşındaki Gülden Ali Osman, 6 yaşındaki Kemal Süleyman, 10 yaşındaki Hasan Süleyman, 12 yaşındaki Gürhan Ali Çerkez ve 16 yaşındaki Narin Hasan yer aldı. Ayşe Hasan 56, Kıymet Hasan 22, Mualla Ali Osman (Pipalı) 36, Fatma Tahir 46, Emine Tahir 22 ve Tülay Süleyman 28 yaşında katledilen diğer isimler olarak açıklandı.
NAAŞLAR 1 EYLÜL’DE DEVLET TÖRENİYLE DEFNEDİLECEK
Kimlikleri belirlenen 15 şehidin naaşlarının 1 Eylül’de düzenlenecek devlet töreniyle toprağa verilmesi planlanıyor. Aradan geçen 52 yılın ardından yapılan kimlik tespitleri, yakınlarını katliamda kaybeden Kıbrıslı Türk ailelerin yaşadığı acıyı yeniden gündeme taşıdı.
Atlılar katliamında annesini, üç kardeşini ve ailesinden çok sayıda kişiyi kaybeden Aylan Temen, kimliği belirlenen 15 kişiden 13’ünün kendi akrabaları olduğunu anlattı. Temen, 52 yıl sonra annesi, kardeşleri ve diğer yakınlarının ayrı mezarlara defnedilecek olmasının kendisi için yeniden ağır bir süreç olduğunu söyledi.
AYLAN TEMEN: 15 KİŞİDEN 13’Ü BİZİM AKRABAMIZ
Katliam sırasında 7 yaşında olduğunu belirten Aylan Temen, köyde 37 kişinin toplandığını ve götürüldükleri çukurun başında öldürüldüklerini anlattı. Temen, defnedilecek 15 kişiden 13’ünün yengesi, kuzenleri, babaannesi, iki halası, annesi ve üç kardeşinin de aralarında bulunduğu kendi aile fertleri olduğunu söyledi.
Temen, Birinci Barış Harekatı’ndan bir gün önce Lefkoşa’da yaşayan halasının yanına gittiğini ve orada kaldığı için katliamdan kurtulduğunu aktardı. Köyde kalan annesi ve kardeşlerinin katledildiğini, babasının ise köydeki diğer erkeklerle birlikte esir alındığını ve 93 gün esaret altında tutulduğunu belirtti. Köyde sadece yaşlı bir erkeğin kaldığını, diğer kişilerin büyük bölümünün kadınlar ve çocuklardan oluştuğunu ifade etti.
52 YIL SONRA KARDEŞLERİNİN EŞYALARINI BULDU
Yıllar sonra gerçekleştirilen kimlik tespit sürecinde kardeşlerine ait şortlar ve ayakkabılar ile annesine ait bir toka bulunduğunu anlatan Temen, söz konusu kişisel eşyaların da kimlik tespit çalışmalarına katkı sağladığını söyledi. Aile fertlerinin 52 yıl sonra ayrı ayrı mezarlara defnedilecek olmasının önemli olduğunu belirten Temen, defin sürecinin çocukluğunda yaşadığı travmayı yeniden hatırlattığını dile getirdi.
Temen, bugün 20 yaşında olan kızıyla birlikte annesini, kardeşlerini ve diğer akrabalarını 52 yıl sonra toprağa vereceklerini ifade etti. Yıllar sonra yeniden defin sürecine girmenin kendisi açısından ağır olduğunu belirten Temen, çocukluk döneminde yaşadığı kayıplarla yeniden yüzleştiğini anlattı.
TEMEN ADALET TALEBİNİ DİLE GETİRDİ
Aylan Temen, köydeki insanların sabah saatlerinde evlerinden toplandığını ve savunmasız kadınlarla çocukların öldürüldüğünü belirterek yaşananların savaş olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi. Katliamı gerçekleştirenlerin önemli bölümünün çevre köylerden ve bölge halkının tanıdığı Rumlardan oluştuğunu ifade etti.
Aradan 52 yıl geçtiğini hatırlatan Temen, olaylara karışan kişilerin bir bölümünün hayatını kaybetmiş olabileceğini, hayatta olanların ise adalet önüne çıkarılmasını istediklerini belirtti. Temen, ailesinin ve diğer köylülerin yaşadıklarının hayatlarını kalıcı biçimde etkilediğini ifade etti.
HÜSEYİN GÜLER AİLESİNDEN 16 KİŞİYİ KAYBETTİ
Atlılar katliamında ailesinden 16 kişiyi kaybeden Hüseyin Güler de 20 Temmuz 1974’teki Barış Harekatı’nın ardından yaşananları anlattı. Katliam sırasında 29 yaşında olduğunu belirten Güler, Rumların köyü kuşatma altına aldığını ve köydeki insanları esir aldığını söyledi.
Güler, olaylar sırasında köyde bulunduğunu ancak esir düşmediğini, kaçarken vurulmasına rağmen bölgeden uzaklaşmayı başardığını anlattı. 14 Ağustos’taki İkinci Barış Harekatı’nın ardından köyüne dönen Güler, annesi, kardeşleri, kardeşlerinin eşleri ve çocuklarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 16 aile ferdinin Atlılar’da katledildiğini söyledi.
KİŞİSEL EŞYALAR YENİ MÜZEDE SERGİLENECEK
Hüseyin Güler, 52 yılın ardından kayıpların kimliklerinin belirlenmesinin aileler açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Kimlik tespit çalışmaları sırasında bulunan kişisel eşyalar ile bazı kalıntıların yeni yapılan müzede sergileneceğini açıkladı.
Güler, şehitlere ait eşyaların müzede ziyaretçilere gösterileceğini ve yaşanan katliamların unutulmaması amacıyla korunacağını belirtti. Müzede sergilenecek materyallerin, 1974’te Muratağa-Sandallar ve Atlılar’da yaşananların gelecek nesillere aktarılmasında kullanılacağını söyledi.
Kaynak: Yeni Şafak





