Dünya Yahudi Kongresi (WJC) Başkanı Ronald Lauder, İsrail'de 27 Ekim 2026 tarihinde yapılacak genel seçimler öncesinde Haaretz gazetesine verdiği röportajda Başbakan Binyamin Netanyahu'nun politikalarını ve ülkenin uluslararası konumunu eleştirdi. Netanyahu ile geçmişte yakın dostluğu bulunan ve İsrail adına Arap liderlerle diplomatik temaslar yürüten Lauder, ülkenin ABD ve Avrupa'daki desteğinin zayıfladığını, dünyanın farklı bölgelerindeki Yahudi topluluklarıyla ilişkilerinin de zarar gördüğünü söyledi.

Azerbaycan, 31 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı getirdi
Azerbaycan, 31 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı getirdi
İçeriği Görüntüle

Haaretz'in 22 Ekim'de yayımladığı ve The Times of Israel ile diğer basın kuruluşlarının da aktardığı söyleşide Lauder, Netanyahu'nun kendi siyasi geleceğini ülkenin çıkarlarının önüne koyduğunu savundu. İsrail'deki yönetim anlayışını eleştiren Lauder, geçmişte Netanyahu ile yürüttüğü diplomatik girişimleri, aralarındaki dostluğun sona ermesini ve yaklaşan seçimlere ilişkin görüşlerini de anlattı.

RON LAUDER'DEN İSRAİLLİLERE: YAZIKLAR OLSUN SİZE

Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Ronald Lauder, İsrail'in ABD'deki iki büyük siyasi partiden gördüğü desteğin zayıfladığını savundu. Netanyahu yönetiminin izlediği politikaların ABD ile ilişkileri olumsuz etkilediğini belirten Lauder, Demokrat Parti'deki desteğin kaybedildiğini, Cumhuriyetçi Parti'de de benzer bir sürecin yaşandığını söyledi.

Lauder, İsrail toplumuna yönelik açıklamasında Demokrat Parti'nin kaybedildiğini ve Cumhuriyetçi Parti'nin de kaybedilmekte olduğunu belirterek yaşananlardan İsraillileri sorumlu tuttu. İsrail halkına "Yazıklar olsun size" sözleriyle seslenen Lauder, önceki kuşakların uğruna mücadele ettiği toprakların mevcut politikalar nedeniyle kaybedildiğini savundu.

ABD'DEKİ DEMOKRAT VE CUMHURİYETÇİ PARTİ DESTEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ

Ronald Lauder, İsrail'in ABD'deki geleneksel siyasi desteğine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Netanyahu yönetiminin dış politika tercihleri nedeniyle Washington'daki partiler üstü desteğin zarar gördüğünü ileri süren Lauder, Demokrat Parti'nin ardından Cumhuriyetçi Parti ile ilişkilerin de zayıfladığını ifade etti.

Lauder, ABD Başkanı Donald Trump'ın Netanyahu'ya yönelik tutumuna ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki mesafeli yaklaşımına da değindi. İsrail'in ABD ile ilişkilerindeki gelişmeleri değerlendiren Lauder, Netanyahu hükümetinin politikalarını eleştirdi.

AVRUPA VE YAHUDİ DİASPORASIYLA İLİŞKİLERİN ZAYIFLADIĞINI SÖYLEDİ

Ronald Lauder, İsrail'in yalnızca ABD'de değil, Avrupa'da ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Yahudi toplulukları arasında da destek kaybettiğini savundu. Yaklaşık 20 yıldır Dünya Yahudi Kongresi Başkanlığı görevini yürüttüğünü hatırlatan Lauder, bu süre boyunca Avrupa'daki ve diğer ülkelerdeki Yahudi kuruluşlarını ziyaret ettiğini, devlet ve hükümet başkanlarıyla görüştüğünü anlattı.

Lauder, İsrail'in Avrupa ile ilişkilerinin yanı sıra Yahudi diasporasıyla bağlarının da zayıfladığını belirtti. Diaspora Yahudilerinin İsrail'e bağlılıklarını sürdürdüğünü ancak İsrail yönetiminin kendilerini koruduğunu düşünmediklerini ifade etti.

Dünya Yahudi Kongresi Başkanı, Mayıs 2026'da The Jerusalem Post'a verdiği başka bir röportajda da İsrail'in diaspora Yahudilerinin desteğini garanti olarak görmemesi gerektiğini söylemişti. Lauder, İsrail ile dünya genelindeki Yahudi toplulukları arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulunmuştu.

NETANYAHU YÖNETİMİNİ MUZ CUMHURİYETİNE BENZETTİ

Haaretz'e verdiği söyleşide İsrail'in siyasi sistemini de eleştiren Lauder, uzun yıllar boyunca kamuoyu önünde konuşmadığını belirtti. İsrail'i diğer ülkelerden ayıran özelliklerden birinin demokratik yapısı olduğunu ifade eden Lauder, mevcut yönetim anlayışının bu yapıdan uzaklaştığını savundu.

Yaklaşık 20-30 yıldır sessiz kaldığını söyleyen Lauder, İsrail'deki mevcut tabloyu "muz cumhuriyetine" benzetti. Netanyahu'nun demokratik kurallara uygun davranmadığını ileri süren Dünya Yahudi Kongresi Başkanı, ülkedeki siyasi sistemin işleyişine ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

BEN-GVİR VE SMOTRİCH'İN HÜKÜMETTE YER ALMASINA KARŞI ÇIKTI

Lauder, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in politikalarını da eleştirdi. Her iki ismin siyasi partilerinin gelecekte kurulacak hükümetlerde görev almasına karşı olduğunu belirten Lauder, mevcut koalisyonun İsrail'e zarar verdiğini savundu.

Netanyahu'ya yönelik açıklamasında aşırı sağcı partilerin hükümetten uzak tutulması gerektiğini söyleyen Lauder, Ben-Gvir ve Smotrich'in partilerinin yeni hükümette herhangi bir rol üstlenmesi halinde İsrail'in ağır sonuçlarla karşı karşıya kalacağı görüşünü dile getirdi.

NETANYAHU İLE YILLARCA YAKIN DOSTLUK YAPTI

Ronald Lauder, Haaretz'e verdiği röportajda Netanyahu ile geçmişteki ilişkilerine de değindi. İkili arasında uzun yıllar yakın bir dostluk bulunduğunu belirten Lauder, Netanyahu ile bazı dönemlerde her gün, bazı dönemlerde ise haftalık olarak görüştüklerini söyledi. Görüşmelerinde siyasi konuların yanı sıra farklı meseleleri de ele aldıklarını anlattı.

Netanyahu ile ilişkisinin zaman içerisinde bozulduğunu ifade eden Lauder, iki isim arasındaki görüş ayrılıklarının geçmişte yürütülen diplomatik girişimlerle bağlantılı olduğunu belirtti. Lauder, Netanyahu ile son görüşmesinin yaklaşık iki veya üç yıl önce gerçekleştiğini aktardı.

SURİYE İLE GİZLİ BARIŞ GÖRÜŞMELERİNİN AYRINTILARINI ANLATTI

Ronald Lauder, 1990'lı yılların sonlarında İsrail ile Suriye arasında yürütülen diplomatik temaslarda üstlendiği rol hakkında da açıklamalarda bulundu. Netanyahu'nun bilgisi ve onayıyla dönemin Suriye lideri Hafız Esad ve Lübnan Başbakanı Refik Hariri ile temaslar gerçekleştirdiğini belirten Lauder, görüşmelerde Golan Tepeleri'nin statüsünün ele alındığını söyledi.

Lauder'ın anlatımına göre görüşmeler sırasında İsrail'in işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'nden çekilmesini de içeren 10 maddelik bir anlaşma taslağı hazırlandı. Suriye tarafının anlaşmayı imzalamaya hazır olduğunu, Netanyahu'nun da şartları kabul ettiğini ileri süren Lauder, sürecin daha sonra sonuçsuz kaldığını anlattı.

LAUDER: NETANYAHU BARIŞ YERİNE SİYASETİ SEÇTİ

Dünya Yahudi Kongresi Başkanı, Suriye ile yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalmasından Netanyahu'yu sorumlu tuttu. Lauder, Netanyahu'nun anlaşmanın imzalanması için dönemin Savunma Bakanı Ariel Şaron'un da ikna edilmesini şart koştuğunu ileri sürdü.

Ariel Şaron'un anlaşmayı desteklemeyeceğini Netanyahu'ya söylediğini aktaran Lauder, buna rağmen Başbakan'ın anlaşmayı imzalamadığını belirtti. Netanyahu'nun siyasi geleceğini anlaşmanın önüne koyduğunu savunan Lauder, söz konusu gelişmeden sonra aralarındaki ilişkinin eskisi gibi olmadığını ifade etti.

Lauder, müzakereler için aylarca çalıştığını ve Netanyahu'nun anlaşmanın sorumluluğunu üstlenmediğini belirterek yaşananların ardından kendisini ihanete uğramış hissettiğini söyledi.

SARA NETANYAHU'NUN HEDİYE TALEPLERİNDEN SÖZ ETTİ

Lauder, Netanyahu ile dostluğunun bozulmasında Başbakan'ın eşi Sara Netanyahu'nun taleplerinin de etkili olduğunu anlattı. Haaretz'in aktardığına göre Sara Netanyahu'nun, oğlu Yair'in bar mitzvah töreni için Lauder'den 25 bin dolarlık hediye istediği belirtildi.

Lauder ayrıca hissedarı olduğu Kanal 10 televizyonunun haber içeriklerine Netanyahu ve yakın çevresi tarafından müdahale edilmek istendiğini ileri sürdü. Söz konusu talepleri kabul etmediğini belirten Lauder, Netanyahu ailesiyle ilişkisinin zamanla sona erdiğini anlattı.

27 EKİM SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE GADİ EİSENKOT HAKKINDA KONUŞTU

Ronald Lauder, 27 Ekim'de yapılacak İsrail genel seçimlerine ilişkin görüşlerini de Haaretz ile paylaştı. Siyasi sistemden rahatsız olduğunu belirten Lauder, oy kullanmak istemediğini ancak bir tercih yapmak zorunda kalması halinde eski Genelkurmay Başkanı ve Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot'u seçeceğini söyledi.

Netanyahu dışındaki muhalefet liderlerine genel bir destek açıklamayan Lauder, seçimlere ilişkin görüşlerini mevcut siyasi düzene yönelik eleştirileriyle birlikte dile getirdi. Netanyahu'nun yeniden seçilmesine de karşı çıkan Lauder, mevcut başbakanın görevini sürdürmesinin İsrail açısından ağır sonuçlar doğuracağını savundu.

İSRAİL'DEKİ MÜLKLERİNİ SATTIĞINI VEYA BAĞIŞLADIĞINI AÇIKLADI

Ronald Lauder, röportajda İsrail'deki gayrimenkullerine ilişkin de bilgi verdi. Daha önce yılın belirli dönemlerini İsrail'de geçirdiğini belirten Lauder, ülkedeki mülklerinin tamamını sattığını veya bağışladığını açıkladı. Tel Aviv'deki dairesini satması konusunda karışık duygular yaşadığını da ifade etti.

İsrail'e yeniden dönme niyetinin bulunmadığını söyleyen Lauder, ülkedeki sürekli siyasi çekişmelerden rahatsız olduğunu belirtti. Buna karşılık İsrail'in güneyinde düzenlenen bir festivalde gençlerin barış şarkısı söylediği görüntülerden etkilendiğini de anlattı.

RON LAUDER KİMDİR?

Ronald S. Lauder, ABD'li milyarder iş insanı, yatırımcı, sanat koleksiyoncusu ve eski kamu görevlisi olarak tanınıyor. Estée Lauder kozmetik şirketinin kurucu ailesinden gelen Lauder, 2007 yılından bu yana Dünya Yahudi Kongresi Başkanlığı görevini yürütüyor.

Uluslararası Yahudi kuruluşlarının temsil faaliyetlerinde yer alan Lauder, yıllar boyunca devlet başkanları, başbakanlar ve hükümet temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Auschwitz-Birkenau Anıt Vakfı'nın da başkanlığını yürüten Lauder, Netanyahu ile geçmişteki yakın ilişkilerinin yanı sıra İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki diplomatik temaslarda üstlendiği görevlerle de biliniyor.