Orta Doğu’daki gerilim sürerken, ABD istihbaratına dayandırılan raporlarda Çin’in İran’a hava savunma sistemleri ve askeri teçhizat sağlamaya hazırlandığı iddiaları gündeme geldi. Söz konusu iddialar, bölgede devam eden diplomatik temaslar ve ateşkes girişimleriyle eş zamanlı olarak uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı.

Putin ile Pezeşkiyan telefonda görüştü
Putin ile Pezeşkiyan telefonda görüştü
İçeriği Görüntüle

ABD’li kaynakların değerlendirmelerine göre, Çin yönetiminin özellikle “MANPAD” olarak bilinen omuzdan ateşlenen hava savunma füze sistemlerini önümüzdeki haftalarda İran’a sevk etmeyi planladığı öne sürüldü. Sevkiyatın doğrudan yapılmaması ve üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştirilmesi ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi.

ABD İSTİHBARAT RAPORLARI VE İDDİALAR

Amerikan istihbaratına aşina kaynaklar, Pekin yönetiminin İran’a yönelik askeri destek planları üzerinde çalıştığını ifade etti. Raporda, gönderilmesi planlanan sistemlerin özellikle alçak irtifada uçuş yapan askeri unsurlar için tehdit oluşturabilecek kapasitede olduğu aktarıldı.

İstihbarat değerlendirmelerinde, Çin’in bu adımı doğrudan çatışmaya dahil olmak amacıyla değil, enerji bağımlılığı nedeniyle İran ile ilişkilerini sürdürme çabası kapsamında atabileceği belirtildi.

TRUMP’TAN ÇİN’E GÜMRÜK VERGİSİ UYARISI

ABD Başkanı Donald Trump, söz konusu iddialara ilişkin yaptığı açıklamada Çin’in İran’a silah sağlamış olabileceğine dair haberler duyduğunu ifade etti. Trump, bu bilgilere temkinli yaklaştığını ancak olasılığı dışlamadığını belirtti.

Trump, Çin başta olmak üzere herhangi bir ülkenin İran’a askeri teçhizat sağlamasının tespit edilmesi halinde yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulanacağını açıkladı.

ÇİN’DEN YALANLAMA

Washington’daki Çin Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada ise söz konusu iddialar reddedildi. Açıklamada, Çin’in çatışmanın hiçbir tarafına silah sağlamadığı belirtilerek, haberlerin gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.

ABD’nin “asılsız iddialar” ortaya attığı ve kamuoyunda sansasyon oluşturduğu yönünde değerlendirmelere yer verildi.

DİPLOMATİK SÜREÇ VE BÖLGESEL GELİŞMELER

Çin’in daha önce Pakistan arabuluculuğunda yürütülen ABD-İran ateşkes sürecinde rol oynadığı belirtildi. Pakistanlı yetkililer, Çin’in garantör olarak devreye girmesiyle Tahran yönetiminin ateşkesi kabul ettiğini ifade etti.

Öte yandan İslamabad’da yeniden başlayan ABD-İran görüşmelerinden sonuç alınamadığı ve taraflar arasında “derin güvensizlik” bulunduğu yönünde değerlendirmeler yapıldı.

SAVAŞ VE ASKERİ DURUMA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

28 Şubat’ta başlayan çatışmalarda İran’ın üst düzey askeri isimlerinin hedef alındığı, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından İran’ın balistik füze kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğinin savunulduğu aktarıldı.

Buna karşın Amerikan basınına yansıyan istihbarat raporlarında İran’ın halen binlerce füze kapasitesine sahip olduğu ifade edildi.

ABD ve İsrailli yetkililer, müzakerelerden sonuç alınamaması halinde İran’ın seyir füzeleri ve insansız hava araçlarını Basra Körfezi’ndeki hedeflere karşı kullanabileceği ihtimali üzerinde duruyor.