Birmanya seçimleri, diktatörlüğün en keskin muhaliflerinin uyardığı gibi büyük bir utanç vesikası olarak şekilleniyor. 1990’da yapılan ve ardından pervasızca hiçe sayılan seçimden farklı olarak, hiçbir elle tutulur muhalefet yarışmıyor.
1990 seçimini kazanan Demokrasi İçin Ulusal Birlik (NLD) partisinin lideri Aung San Suu Kyi hapiste; zaten son 21 yılının 15’ini gözaltında geçirmişti. Seçime katılması yasak. Parlamentodaki sandalyelerin dörtte birinin orduya ayrılmasıyla yetinmeyen onlarca subay ‘sivil’ vekillikler için yarışabilmek amacıyla istifa etti. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Crowley bu komediyi isabetle tarif etti: “Sivil giysili bir diktatör hâlâ bir diktatördür.”
Muhalefetin baskı altında bölünmesi üzücü, ama tahmin edilebilir. NLD seçimi boykot ediyor. Ulusal Demokratik Güç, kusurlarına rağmen seçime girmenin daha iyi olduğuna karar verdi. Partinin adayları yıldırma, sansür ve 500 dolarlık kayıt parasıyla karşı karşıya. 500 dolar, bu yoksul ülkede kişi başına yıllık gelire neredeyse denk. Başlıca iki muhalefet partisinin, cunta destekli Birlik Dayanışma Kalkınma partisinin binden fazla adayının karşısına sadece 200 aday çıkarabilmesi bekleniyor.
Generaller hallerinden memnun. Ekonomik beklentileri, ezilen yurttaşlarınınkinin aksine güllük gülistanlık. Rejim milli servetleri sahtekârca bir ‘özelleştirme’ programıyla dağıtmakla meşgul. Tayland’a doğalgaz satıyor ve kısa süre sonra Çin’e de tedarik etmeye başlayacak. Bir başka ticaret ortağı Hindistan, rejime yumuşak davranıyor. Bu üç ülke de Birmanya halkının çıkarlarını kendi ticari çıkarlarının önüne koymalı, fakat bunu yapma ihtimalleri yok denecek kadar az. ABD bile generallerle konuşmaya başladı. Yaptırım ve eleştiriyle geçen yılların ardından bir arpa boyu yol kat edilmiş değil.
Ne kadar çok hile yapılsa da, seçimin hiç anlamı olmadığı söylenemez. Ülkeye 1992’den bu yana hükmeden General Than Shwe artık 77 yaşında. ‘Demokrasiye doğru bir yol haritası’ dediği gülünç şey, bir veraset planı gibi görünüyor. Subaylar seçimi iktidara gelmek için kullanabilir. Kendi içlerinde kavgaya tutuşmaları veya gerçek demokratların arka kapıdan siyasi sürece girmesine izin vermeleri ihtimali olabilir. Dünya süreci maskaralık gibi görmekte haklı ama ne kadar az olursa olsun, sürpriz ihtimali de göz önünde tutulmalı. (Başyazı, 5 Eylül 2010)
Kaynak: Radikal