Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden askeri çatışmaya ilişkin son dönemde yaptığı açıklamalarda birbirini nakzeden ifadeler kullanıyor. CBS News kanalına verdiği mülakatta savaşın büyük ölçüde tamamlandığını ifade eden Donald Trump, İran'ın hava kuvvetleri, donanması ve iletişim ağlarının imha edildiğini savundu. Harekatın çok başarılı geçtiğini dile getiren Donald Trump, "Savaş bitti sayılır" ifadesini kullanırken, diğer taraftan operasyonun hedeflerine ulaşana kadar süreceğini ve daha ileri gidileceğini kaydederek askeri faaliyetlerin sonlanmadığına işaret etti.

The Economist: Türkiye ve Güney Kore küresel savunma sanayisinde öne çıkıyor
The Economist: Türkiye ve Güney Kore küresel savunma sanayisinde öne çıkıyor
İçeriği Görüntüle

Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamalarda ise Donald Trump, savaşın bitip bitmediğine dair sorulara "Her ikisini de söyleyebilirsiniz" yanıtını vererek belirsizliği derinleştirdi. Operasyonun başında yeni bir ülke inşa etme sürecinin olduğunu savunan Donald Trump, İran'ın nükleer silah elde etmesini engelleme hedefinin baki olduğunu vurguladı. Analistler tarafından yapılan değerlendirmelerde, Donald Trump'ın küresel ekonomik krize ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmaya neden olan bu süreci bir an evvel sonlandırmak istediği ancak müttefiki İsrail ile tam bir mutabakat sağlayamadığı ifade ediliyor.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yapılan görüşmelerde operasyonun ne zaman sonlanacağına dair kararın "ortak" alınacağını belirten Donald Trump, müttefikler arasındaki görüş ayrılıklarını da dolaylı yoldan teyit etti. Analistler, Benjamin Netanyahu'nun İsrail'deki iç siyasi durum ve yaklaşan seçimler nedeniyle savaşın kapsamını genişletmek ve süresini uzatmak istediğini kaydediyor. Bu durumun, askeri harekatı "tamamlanmış bir başarı" olarak ilan edip çekilme eğiliminde olan Donald Trump yönetimini zorladığı ve kamuoyuna yansıyan çelişkili mesajların temel kaynağını oluşturduğu belirtiliyor.

TRUMP VE NETANYAHU ARASINDAKİ STRATEJİK AYRIM

Siyasi gözlemciler, Donald Trump'ın "Önce Amerika" doktrini çerçevesinde askeri maliyetleri ve küresel piyasalardaki istikrarsızlığı azaltmak adına savaşı durdurma niyetinde olduğunu savunuyor. Buna karşın Benjamin Netanyahu liderliğindeki İsrail hükümetinin, İran'daki mevcut rejimin tamamen tasfiyesine odaklandığı ve bu hedefe ulaşılmadan ateşkes masasına oturmaya sıcak bakmadığı bildiriliyor. İki lider arasındaki bu öncelik farkı, operasyonun nihai amacı ve bitiş takvimi konusunda Washington ile Tel Aviv arasında gizli bir gerilime yol açıyor.

KÜRESEL EKONOMİ VE PETROL PİYASALARINDAKİ BASKI

Savaşın uzamasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatın risk altına girmesi, dünya genelinde enerji fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Donald Trump, ekonomik verilerin seçim vaatleri üzerindeki olumsuz etkisinden endişe duyarak operasyonu "zafer" ilanıyla bitirmeye çalışırken, bölgedeki askeri hareketliliğin devam etmesi piyasalardaki belirsizliği canlı tutuyor. Diplomatik kaynaklar, Donald Trump'ın Benjamin Netanyahu'yu ikna etme çabalarının sonuç vermemesi durumunda, ABD'nin tek taraflı bir çekilme veya operasyon ölçeğinde küçülme kararı alabileceğini ihtimaller arasında değerlendiriyor.