İran lideri Mücteba Hamaney, İran ile ABD arasındaki savaşın ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin sürdüğü dönemde Müslüman ülkelere birlik çağrısında bulundu. Hamaney, İslam Birliği Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajında özellikle Körfez ülkelerini hedef alarak Müslüman ülkelerin “gerçek düşmanlarını” tanıması, karşı tarafın planlarını anlaması ve ortak şekilde karşı koyması gerektiğini ifade etti.
HAMANEY MÜSLÜMAN ÜLKELERE BİRLİK ÇAĞRISI YAPTI
Hamaney mesajında Müslüman ülkeler arasındaki ayrılıkların karşıt güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğini savundu. İslam dünyasında iş birliğinin ve ortak savunma anlayışının güçlendirilmesini isteyen İran lideri, özellikle Körfez ülkelerinin dış müdahalelere karşı birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.
İran lideri, Müslüman ülke yönetimlerine “gerçek düşmanı tanıma, planlarını anlama ve ona karşı koyma” çağrısında bulundu. Hamaney’in mesajı, İran’ın ABD ve İsrail ile yaşadığı askeri gerilimin bölgedeki Körfez ülkeleri üzerindeki güvenlik ve ekonomik etkilerinin devam ettiği bir dönemde yayımlandı.
HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİN MERKEZİNDE
Hamaney’in açıklamalarının ardından İran yönetiminin Hürmüz Boğazı’na ilişkin tutumu da yeniden gündeme geldi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, boğazın yeniden açılması anlamına gelecek herhangi bir kararın henüz alınmadığını ve Tahran’ın bu konuda acele etmediğini söyledi.
Garibabadi, İran ile Umman arasında geçici bir geçiş güzergahı konusunda mutabakat sağlandığını ancak söz konusu düzenlemenin Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açıldığı anlamına gelmediğini belirtti. İranlı yetkili, kalıcı bir düzenleme için ABD’nin daha önce varılan mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini savundu.
İRAN: BOĞAZ ANCAK ŞARTLARIMIZ KABUL EDİLİRSE AÇILIR
Garibabadi, İran’ın belirlediği şartlar yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmayacağını söyledi. Tahran yönetimi, özellikle ABD’nin daha önce üzerinde uzlaşıldığı belirtilen taahhütleri yerine getirmesini ve İran’ın güvenlik kaygılarının karşılanmasını istiyor.
İran ile Umman arasında yürütülen görüşmeler sonucunda yaklaşık 7 mil genişliğinde geçici bir deniz geçiş koridoru üzerinde anlaşmaya varıldığı bildirildi. İran yönetimi, söz konusu düzenlemenin sınırlı geçişlere imkan tanıyabileceğini ancak boğazın tüm deniz trafiğine koşulsuz şekilde açılması anlamına gelmediğini vurguladı.
HÜRMÜZ’DE DENİZ TRAFİĞİ TAMAMEN DURMUŞ DEĞİL
İranlı yetkililerin boğazın “kapalı” olduğuna yönelik açıklamalarına rağmen Hürmüz üzerinden sınırlı deniz trafiği devam ediyor. Kpler verilerine göre 27 Ağustos’ta 10 emtia gemisinin, 28 Ağustos öncesindeki bir günde ise 7 geminin boğazdan geçiş yaptığı tespit edildi. Gemilerin bir bölümünün transponderlerini kapatması nedeniyle gerçek geçiş sayısının daha yüksek olabileceği belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve doğal gaz taşımacılığının en önemli geçiş noktalarından biri olması nedeniyle İran ile ABD arasındaki gerilimin uluslararası enerji piyasalarına doğrudan yansıdığı başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.
DEVRİM MUHAFIZLARI: HÜRMÜZ ÜZERİNDE KONTROL BİZDE
İran Devrim Muhafızları Ordusu da Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün Tahran’da olduğunu savundu. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Mohibi, ABD’nin şartları kabul etmemesi halinde boğazın yeniden açılmayacağını söyledi.
Mohibi, hiçbir “düşman askeri gemisinin” İran’ın izni olmadan boğazdan geçemeyeceğini ileri sürerek İran’ın bölgedeki askeri kontrolünü sürdürdüğünü ifade etti. Devrim Muhafızları, ABD’li yetkililerin boğazın durumu hakkında enerji fiyatlarını ve kamuoyunu etkilemeye yönelik gerçeği yansıtmayan açıklamalar yaptığını da savundu.
ABD İLE İRAN ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK SÜRÜYOR
Tahran yönetimi, ABD’nin daha önce üzerinde mutabakata varıldığı belirtilen şartları yerine getirmediğini öne sürüyor. İran tarafına göre haziran ayında Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda imzalanan 14 maddelik mutabakat; çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ABD’nin deniz ablukasını kaldırması ve 60 günlük müzakere sürecinin başlaması gibi başlıklar içeriyordu.
İran yönetimi, Washington’ın söz konusu mutabakatın temel unsurlarına uymadığını savunurken ABD tarafı ile Tahran arasındaki karşılıklı suçlamalar devam ediyor. Hürmüz Boğazı’nın statüsü de iki ülke arasındaki görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
IRAK TAHRAN İLE WASHINGTON ARASINDA “KÖPRÜ” OLMAK İSTİYOR
İran ile ABD arasındaki gerilim devam ederken Irak yönetiminden arabuluculuk açıklaması geldi. Irak Başbakanı’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el Araci, Bağdat’ın Tahran ile Washington arasında “köprü” rolü üstlenmek istediğini söyledi.
Araci, Irak’ın iki tarafın yeniden müzakere masasına dönmesine katkı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bağdat yönetiminin girişimi, bölgede askeri gerilimin azaltılması ve diplomatik temasların yeniden güçlendirilmesi yönündeki çabaların bir parçası olarak gündeme geldi.
HÜRMÜZ BOĞAZI DİPLOMATİK PAZARLIKLARIN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ
İran ile ABD arasındaki savaş ve güvenlik gerilimi sürerken Hürmüz Boğazı’nın geleceği bölgesel diplomasinin merkezinde yer almaya devam ediyor. İran boğaz üzerindeki kontrolünü koruduğunu ve şartları karşılanmadan tam açılışa izin vermeyeceğini savunurken sınırlı ticari gemi geçişleri de sürüyor.
Umman ile İran arasında geçici deniz güzergahı konusunda temaslar yürütülürken Irak da Washington ile Tahran arasında yeni bir diplomatik kanal oluşturmayı hedefliyor. Hamaney’in Müslüman ülkelere yönelik birlik çağrısı ise aynı dönemde İran’ın bölgesel siyasi söyleminin önemli başlıklarından biri haline geldi.