<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 26 Aug 2026 01:37:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mazlum Abdi alınan tarihi kararı Şam'da açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/mazlum-abdi-alinan-tarihi-karari-samda-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/mazlum-abdi-alinan-tarihi-karari-samda-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDG Komutanı Mazlum Abdi, Şam’daki Halk Sarayı’nda yaptığı açıklamada Suriye Demokratik Güçleri’nin bağımsız askeri yapı olarak misyonunun sona erdiğini ve örgütün feshedildiğini duyurdu. Abdi, askeri birliklerin Suriye ordusuna, sivil yapıların ise devlet kurumlarına tamamen entegre edildiğini açıkladı. ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack gelişmeyi “tarihi” olarak nitelendirerek, “Tek ordu, tek hükümet ve tek devlet” mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de uzun süredir devam eden SDG’nin merkezi yönetime entegrasyonu sürecinde kritik aşamaya gelindi. SDG Komutanı Mazlum Abdi, 25 Ağustos 2026’da başkent Şam’daki Halk Sarayı’nda yaptığı açıklamayla Suriye Demokratik Güçleri’nin bağımsız askeri bir yapı olarak feshedildiğini ilan etti. Suriye yönetimi ile yapılan anlaşmaların ardından askeri birliklerin Suriye ordusuna, SDG’ye bağlı sivil kurumların ise merkezi devlet yapısına katılmasıyla birlikte örgütün bağımsız yapısı sona erdi. Reuters ve Associated Press de fesih kararını, SDG’nin Suriye ordusuyla birleşmesinin ardından bağımsız operasyonlarının sona ermesi olarak aktardı.</p>

<h3>MAZLUM ABDİ ŞAM’DA FESİH KARARINI AÇIKLADI</h3>

<p>Mazlum Abdi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yürütülen anlaşma ve entegrasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Halk Sarayı’nda kameraların karşısına geçti. Abdi, SDG’nin bağımsız askeri güç olarak görevini sona erdirdiğini ve yapının feshedildiğini açıkladı. Anadolu Ajansı’nın aktardığı açıklamada Abdi, Suriye ordusundaki tugaylara entegrasyonun tamamlanmasının ardından söz konusu kararın alındığını belirtti.</p>

<p>Abdi, Suriye’de yeni dönemin merkezi devlet kurumları altında yürütüleceğini belirtirken, entegrasyonun yalnızca askeri unsurlarla sınırlı olmadığını ifade etti. SDG’ye bağlı sivil yapıların da Suriye devlet kurumlarına dahil edilmesiyle kuzeydoğudaki ayrı idari ve askeri yapılanmanın sona ermesi amaçlandı.</p>

<h3>“SDG’NİN MİSYONU SONA ERDİ”</h3>

<p>Abdi açıklamasında, “Bugün Suriye Demokratik Güçleri’nin misyonunun sona erdiğini duyuruyor ve bağımsız bir askeri güç olarak feshedildiğini ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklamayla birlikte SDG’nin yıllardır sürdürdüğü bağımsız askeri komuta yapısı resmen sona ermiş oldu.</p>

<p>Reuters’ın haberine göre SDG, daha önce Suriye’nin kuzey ve doğusunda geniş bir bölgeyi kontrol ediyor ve ABD’nin DEAŞ’a karşı sahadaki başlıca ortaklarından biri olarak faaliyet gösteriyordu. 2026 yılı içinde Şam yönetiminin yürüttüğü askeri operasyonlar ve ardından yapılan anlaşmalarla örgütün kontrolündeki bölgelerin büyük bölümü merkezi yönetime geçti.</p>

<h3>SURİYE ORDUSUNA ENTEGRASYON TAMAMLANDI</h3>

<p>Fesih kararının temelini SDG’ye bağlı silahlı unsurların Suriye ordusuna dahil edilmesi oluşturdu. Abdi, açıklamasından birkaç gün önce askeri entegrasyon sürecinin tamamlandığını bildirmişti. 25 Ağustos’taki açıklamayla birlikte bağımsız komuta yapısının da sona erdiği duyuruldu.</p>

<p>Suriye yönetimi ile SDG arasında yapılan son düzenlemeler kapsamında askeri birliklerin Savunma Bakanlığı bünyesine dahil edilmesi kararlaştırılmıştı. Reuters, YPG’nin SDG’nin ana askeri unsurlarından biri olduğunu ve YPG komutanlarından Sipan Hamo’nun mart ayında Suriye’nin doğu bölgesinden sorumlu savunma bakan yardımcılığı görevine getirildiğini aktardı.</p>

<h3>BARRACK: “TEK ORDU, TEK HÜKÜMET VE TEK DEVLET”</h3>

<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da SDG’nin feshedilmesi ve Suriye devlet yapısına entegrasyonuna ilişkin açıklama yaptı. Barrack, gelişmeyi “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Barrack, sosyal medya paylaşımında eski ayrılıkların ortak bir siyasi hedefe dönüştüğünü belirterek entegrasyonun kazananlar ve kaybedenler üzerinden değil Suriye’nin egemen yapısının güçlendirilmesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Barrack mesajını “Tek ordu, tek hükümet ve tek devlet” ifadeleriyle tamamladı.</p>

<h3>SÜRECİN TEMELİ 10 MART 2025’TE ATILDI</h3>

<p>SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyon süreci 10 Mart 2025 tarihinde Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Mazlum Abdi arasında imzalanan anlaşmayla resmiyet kazandı. Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan sekiz maddelik mutabakat, kuzeydoğu Suriye’deki bütün sivil ve askeri kurumların merkezi devlet yönetimine dahil edilmesini öngörüyordu.</p>

<p>Anlaşmada sınır kapıları, havaalanları ile petrol ve doğal gaz sahalarının da Suriye devletinin kontrolüne bırakılması kararlaştırılmıştı. Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edilmesi, vatandaşlık ve anayasal haklarının güvence altına alınması, ülke genelinde ateşkes sağlanması ve bölünme çağrılarının reddedilmesi de mutabakat maddeleri arasında yer aldı.</p>

<h3>10 MART ANLAŞMASI 2025 SONUNA KADAR TAMAMLANACAKTI</h3>

<p>10 Mart mutabakatında oluşturulacak yürütme komitelerinin anlaşmayı 2025 yılı sonuna kadar uygulaması öngörülmüştü. Ancak süreç planlanan takvim içerisinde tamamlanamadı. Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın değerlendirmesine göre 2025 yılı sonunda entegrasyon anlaşmasının önemli bölümleri henüz hayata geçirilmemişti.</p>

<p>2026’nın başında Şam yönetimi ile SDG güçleri arasında yeniden çatışmalar yaşandı. Ocak ayında başlayan askeri operasyonlarla Suriye yönetimi Rakka ve Deyrizor başta olmak üzere daha önce SDG kontrolünde bulunan bölgelerde ilerleme sağladı. Çatışmaların ardından yeni ateşkes ve entegrasyon anlaşmaları gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>OCAK AYINDA YENİ ENTEGRASYON ANLAŞMASI YAPILDI</h3>

<p>Suriye yönetimi ile SDG arasında 29 Ocak 2026’da yeni bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma ateşkesin sürdürülmesini ve SDG’nin Suriye devlet kurumlarına aşamalı olarak entegre edilmesini içeriyordu. 25 Ağustos’taki fesih açıklaması, söz konusu entegrasyon planının askeri yapı açısından tamamlandığının ilanı oldu.</p>

<p>Reuters’ın aktardığı bilgilere göre ocak ayında Şam güçlerinin SDG kontrolündeki bölgelere yönelik hızlı ilerleyişi, yeni anlaşmanın yapılmasında etkili oldu. Takip eden aylarda askeri birliklerin Suriye ordusu içerisinde yeniden yapılandırılması için görüşmeler sürdürüldü.</p>

<h3>PETROL SAHALARI VE SINIR KAPILARI ŞAM’IN KONTROLÜNE GEÇTİ</h3>

<p>Entegrasyon anlaşmalarının önemli maddelerinden biri kuzeydoğu Suriye’de bulunan stratejik ekonomik ve idari noktaların merkezi yönetime devredilmesiydi. 10 Mart 2025 anlaşması sınır kapıları, havaalanları, petrol ve doğal gaz sahalarının Suriye devlet kurumları altında birleştirilmesini açık biçimde öngörüyordu.</p>

<p>Söz konusu düzenleme, SDG’nin yalnızca askeri bağımsızlığının değil kuzeydoğudaki ayrı idari yapısının da sona erdirilmesini amaçladı. 25 Ağustos’taki açıklamada askeri ve sivil kurumların Suriye devlet yapısıyla bütünleştiğinin duyurulmasıyla mutabakatın temel hedeflerinden biri tamamlanmış oldu.</p>

<h3>TÜRKİYE SDG/YPG’NİN TASFİYESİNİ İSTİYORDU</h3>

<p>Türkiye, SDG’nin ana askeri unsurunu oluşturan YPG’yi PKK’nın Suriye uzantısı olarak kabul ediyor ve yapının ayrı bir silahlı güç olarak varlığını sürdürmesine karşı çıkıyordu. Ankara, Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması için SDG/YPG unsurlarının silah bırakması ve merkezi devlet yapısına dahil edilmesi gerektiğini uzun süredir dile getiriyordu.</p>

<p>Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da yakın dönemde yaptığı açıklamalarda SDG ve PKK/YPG unsurlarının Türkiye, Suriye ve Irak genelinde tasfiye edilmesinin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından gerekli olduğunu belirtmişti. Ankara’nın yaklaşımında Suriye’de ayrı bir askeri veya siyasi yapılanmanın devam etmemesi ve güvenlik yapısının merkezi hükümet altında birleşmesi öne çıkıyordu.</p>

<h3>PKK DA 2025’TE FESİH KARARI ALMIŞTI</h3>

<p>SDG’nin fesih kararı, PKK’nın 2025 yılında aldığı örgütsel fesih kararından yaklaşık bir yıl sonra geldi. Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından PKK, 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde düzenlediği kongrede örgütsel yapısını feshetme ve silahlı faaliyetlerini sona erdirme kararı aldığını duyurmuştu.</p>

<p>Türkiye, PKK’nın fesih sürecinin Suriye’deki YPG ve SDG yapılanmalarını da kapsaması gerektiğini savunmuştu. SDG’nin 25 Ağustos 2026 tarihli kararıyla Suriye’deki bağımsız askeri yapılanmanın sona erdiği açıklanırken, silahlı unsurların Suriye ordusu içerisindeki yeni statüsü uygulama sürecinin parçası haline geldi.</p>

<h3>ŞAM YÖNETİMİ ÜLKEDE TEK MERKEZİ YAPI HEDEFLİYOR</h3>

<p>Suriye’de Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından kurulan yeni yönetim, farklı silahlı grupların merkezi devlet yapısına dahil edilmesini temel hedeflerden biri olarak belirledi. Ahmed Şara yönetimi, ülkenin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren askeri yapıların Savunma Bakanlığı bünyesinde birleştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttü.</p>

<p>SDG’nin feshi, kuzeydoğu Suriye’de bağımsız askeri komuta yapısının sona ermesi açısından söz konusu sürecin en önemli aşamalarından biri oldu. ABD temsilcisi Barrack’ın “tek ordu, tek hükümet ve tek devlet” mesajı da Washington’un merkezi Suriye devlet yapısına yönelik yaklaşımını yansıttı.</p>

<h3>SDG’NİN BAĞIMSIZ ASKERİ VARLIĞI SONA ERDİ</h3>

<p>25 Ağustos 2026’daki açıklamayla SDG’nin bağımsız askeri güç olarak faaliyet dönemi resmen sona erdi. Mazlum Abdi’nin Şam’daki Halk Sarayı’ndan yaptığı duyuru, askeri birliklerin Suriye ordusuna katılmasıyla birlikte örgütsel yapının feshedildiğini teyit etti.</p>

<p>Suriye yönetiminin bundan sonraki süreçte eski SDG unsurlarının ordu içindeki komuta yapısını, kuzeydoğudaki sivil yönetimin merkezi kurumlara geçişini ve bölgedeki idari düzenlemeleri yürütmesi öngörülüyor. Fesih kararıyla birlikte SDG adı altında bağımsız bir askeri gücün faaliyet göstermeyeceği açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/mazlum-abdi-alinan-tarihi-karari-samda-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-suriye-1.jpg" type="image/jpeg" length="67543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: Hürmüz'deki bütün mayınları temizledik]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuzdeki-butun-mayinlari-temizledik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuzdeki-butun-mayinlari-temizledik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşın başlamasının ardından deniz trafiğinin önündeki en büyük güvenlik sorunlarından birine dönüşen Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların tamamının kaldırıldığını veya imha edildiğini açıkladı. ABD Donanması tarafından bilgilendirildiğini belirten Trump, İran’a yeni mayın döşeyen gemi veya teknelerin imha edileceği mesajının iletildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı aylar boyunca deniz mayınları, gemilere yönelik saldırılar ve askeri tehditlerle gündeme geldi. Mart ayında İran’ın boğaza mayın döşediğine ilişkin haberlerle başlayan kriz, ABD’nin mayın döşeme kapasitesine sahip İran gemilerini hedef alması, mayın temizleme operasyonlarına hazırlanması ve Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün alternatif geçiş koridorları oluşturmasıyla devam etti. ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada uluslararası sulardaki bütün mayınların kaldırıldığını veya imha edildiğini duyurdu.</p>

<h3>MAYIN KRİZİ SAVAŞIN ARDINDAN BAŞLADI</h3>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 28 Şubat 2026’da başlarken, Hürmüz Boğazı kısa sürede çatışmanın deniz ticaretine yansıdığı başlıca bölgelerden biri haline geldi. Uluslararası Denizcilik Örgütü, haziran ayında yaptığı açıklamada çatışmaların başladığı 28 Şubat’tan itibaren Hürmüz Boğazı ve çevresindeki uluslararası deniz taşımacılığına yönelik en az 46 saldırıyı doğruladığını bildirdi.</p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’na deniz mayınları yerleştirdiğine ilişkin ilk önemli bilgiler mart ayında gündeme geldi. Reuters’a konuşan konu hakkında bilgi sahibi iki kaynak, 11 Mart’ta İran’ın boğaza yaklaşık 12 deniz mayını döşediğini bildirdi. Kaynaklardan biri mayınların büyük bölümünün yerlerinin bilindiğini, ancak ABD’nin bunlara karşı nasıl hareket edeceğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p>

<h3>ABD 16 İRAN MAYIN GEMİSİNİ İMHA ETTİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Mayın iddialarının gündeme geldiği dönemde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da İran’ın denize mayın döşeme kapasitesini hedef alan operasyonlar gerçekleştirdi. CENTCOM, 10 Mart 2026’da Hürmüz Boğazı çevresinde İran’a ait 16 mayın döşeme gemisinin imha edildiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da aynı dönemde İran’a Hürmüz Boğazı’na yerleştirilen mayınların kaldırılması çağrısında bulundu. Trump, İran’ın yeni mayın döşemesi halinde karşılık verileceğini belirtirken Washington yönetimi, deniz yolunun uluslararası ticarete yeniden açılması amacıyla askeri ve teknik seçenekleri değerlendirmeye başladı.</p>

<h3>ABD NİSAN AYINDA MAYIN TEMİZLİĞİNE YÖNELDİ</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasının önündeki başlıca sorunlardan biri mayın tehdidi olurken, ABD nisan ayında doğrudan temizleme çalışmalarına yöneldi. Reuters’ın 11 Nisan tarihli haberine göre Trump, İran tarafından boğaza bırakıldığını söylediği mayınların imha edilmesi için çalışma başlatılacağını açıkladı.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da 11 Nisan’da Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesine yönelik koşulların oluşturulmaya başlandığını bildirdi. Operasyonlarda ABD Donanması unsurları ile mayın tespit ve temizleme kapasitesine sahip sistemlerin kullanılmasına yönelik hazırlıklar yürütüldü.</p>

<h3>HAZİRANDA MAYIN SAYISI 80’E KADAR ÇIKTI</h3>

<p>Mart ayında yaklaşık 12 mayından söz edilirken ilerleyen aylarda boğazdaki tehdidin çok daha geniş bir alana yayıldığına ilişkin bilgiler ortaya çıktı. Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün haziran sonunda yaptığı değerlendirmelerde, Hürmüz Boğazı’nın tarihi ana denizcilik rotalarında yaklaşık 80 mayının bulunduğu tahmin edildi.</p>

<p>Yaklaşık 80 patlayıcı mayının boğazın merkezindeki geleneksel geçiş güzergahını kullanılamaz hale getirdiği bildirildi. Gemilerin İran ve Umman kıyılarına daha yakın iki alternatif koridor üzerinden geçirilmesi için ayrı rotalar oluşturuldu. IMO’nun yürüttüğü plan, bölgede bekleyen gemilerin kontrollü şekilde tahliyesini amaçladı.</p>

<h3>500’DEN FAZLA GEMİ BÖLGEDE BEKLİYORDU</h3>

<p>IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, 26 Haziran’da yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndaki tahliye çalışmalarının yeniden başlatılması için İran, Umman ve ABD başta olmak üzere ilgili taraflardan güvenlik garantileri sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Operasyon askıya alınmadan önce yaklaşık 115 gemi ve 2 bin 500 denizcinin güvenli şekilde boğazdan geçtiği açıklandı.</p>

<p>Aynı dönemde 500’den fazla geminin bölgede geçiş için beklediği ve tamamının tahliye edilmesinin birkaç hafta sürebileceği belirtildi. IMO, 23 Haziran’da açıkladığı ilk kapsamlı tahliye planında bölgede yaklaşık 11 bin denizcinin mahsur kaldığını bildirmişti.</p>

<h3>UMMAN ÜZERİNDEN ALTERNATİF GEÇİŞ KORİDORU OLUŞTURULDU</h3>

<p>Mayın tehdidi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın normal trafik ayrım düzeni güvenli kabul edilmezken, gemilerin farklı koridorlara yönlendirilmesi gündeme geldi. IMO ve Umman tarafından hazırlanan sistem kapsamında biri Umman kıyılarına, diğeri İran kıyılarına yakın iki geçiş güzergahı kullanıldı.</p>

<p>Umman tarafından yayımlanan denizcilik bildirimlerinde geleneksel ana güzergahın güvenli olmadığı belirtilirken, kontrollü tahliye ve kademeli geçiş sistemi uygulandı. Haziran ayında bölgede bir mayının doğrulandığına ilişkin bilgiler de denizcilik sektörüne yapılan güvenlik bildirimlerine yansıdı.</p>

<h3>IMO GÜVENLİ GEÇİŞ OLMADIĞINI DUYURMUŞTU</h3>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü, 9 Haziran’da Hürmüz Boğazı’ndaki koşullara ilişkin yayımladığı açıklamada güvenilir güvenlik garantilerinin bulunmadığını ve güvenli geçişin sağlandığının kabul edilemeyeceğini duyurdu. IMO Genel Sekreteri Dominguez, gemi kaptanları ve işletmecilerden bölgedeki riskleri dikkate almalarını istedi.</p>

<p>Mayınların yanı sıra ticari gemilere yönelik saldırılar da deniz taşımacılığı üzerinde baskı oluşturdu. IMO, 11 Haziran’a kadar Hürmüz Boğazı ve çevresinde 46 saldırıyı doğrularken söz konusu olaylarda 14 denizcinin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>

<h3>TAHLİYE PLANI GEMİ SALDIRISININ ARDINDAN DURDURULDU</h3>

<p>IMO’nun haziran ayında başlattığı tahliye operasyonu, 25 Haziran’da Umman Körfezi’nde bir geminin saldırıya uğramasının ardından geçici olarak durduruldu. Genel Sekreter Dominguez, tahliye listesindeki gemilerin ve bölgedeki diğer deniz araçlarının güvenliğinin yeniden teyit edilmesi amacıyla operasyonun askıya alındığını açıkladı.</p>

<p>Saldırıya uğrayan geminin IMO’nun tahliye sistemi kapsamında hareket etmediği belirtilirken, organizasyon denizcilerin güvenliğini öncelikli gerekçe göstererek kontrollü geçişleri yeniden değerlendirmeye aldı. Tahliye çalışmalarının devam edebilmesi için bölge ülkeleri ve çatışmanın taraflarıyla yeni güvenlik görüşmeleri yürütüldü.</p>

<h3>DENİZ TRAFİĞİ SAVAŞ ÖNCESİ SEVİYELERE DÖNMEDİ</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki kontrollü geçişlerin başlamasına rağmen ticari deniz trafiği takip eden aylarda savaş öncesindeki düzeyine dönemedi. Mayın riski, gemilere yönelik saldırılar ve bölgedeki askeri hareketlilik özellikle petrol tankerleri ve diğer ticari gemilerin geçişlerinde sınırlamalara neden oldu.</p>

<p>Reuters’ın 18 Ağustos tarihli haberinde boğazdaki tanker trafiğinin savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kaldığı ve İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı’nın statüsüne ilişkin karşılıklı açıklamaların sürdüğü bildirildi. İran boğazın kapalı olduğunu savunurken Trump yönetimi geçişlerin sürdüğünü ve güzergahın işletildiğini belirtiyordu.</p>

<h3>TRUMP 25 AĞUSTOS’TA MAYINLARIN TEMİZLENDİĞİNİ DUYURDU</h3>

<p>Aylar süren mayın tehdidinin ardından ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ağustos 2026’da Hürmüz Boğazı’ndaki temizlik çalışmalarına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Trump, ABD Donanmasının kendisini bilgilendirdiğini belirterek boğazın uluslararası sularında bulunan bütün mayınların kaldırıldığını veya patlatılarak imha edildiğini açıkladı.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, mart ayından itibaren Hürmüz Boğazı’nın ana geçiş güzergahlarını etkileyen mayın krizinde Washington yönetiminin mayın temizliği açısından operasyonun tamamlandığını ilan etmesi anlamına geldi. Trump’ın açıklamasında ticari gemi trafiğinin hangi takvimle savaş öncesindeki seviyelere döneceğine ilişkin ayrıntı yer almadı.</p>

<h3>İRAN’A “YENİ MAYIN DÖŞEMEYİN” UYARISI</h3>

<p>Donald Trump, mayınların temizlendiği açıklamasının yanında İran’a yönelik yeni bir uyarıda da bulundu. ABD Başkanı, İran’ın Hürmüz Boğazı’na yeniden mayın bırakan herhangi bir gemi veya teknenin “derhal ve sistematik biçimde” imha edileceği konusunda bilgilendirildiğini söyledi.</p>

<p>Trump ayrıca mayın döşenmesine karşı “sıfır tolerans” politikasının yürürlükte olduğunu açıkladı. ABD Başkanı, Washington’un Hürmüz Boğazı’nı gözetlemeye devam edeceğini belirtti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ TİCARETİNDE KRİTİK KONUMDA</h3>

<p>İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve doğal gaz üreticilerini açık denizlere bağlayan stratejik geçiş noktası konumunda bulunuyor. Savaş öncesinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri söz konusu güzergah üzerinden taşınıyordu.</p>

<p>Mayınların ve askeri çatışmaların boğazdaki trafiği sınırlandırması, enerji sevkiyatları ve uluslararası deniz ticareti üzerinde doğrudan etki oluşturdu. ABD Donanmasının bütün mayınların temizlendiğini açıklamasıyla deniz mayınlarına ilişkin tehdit açısından yeni bir aşamaya geçilirken, bölgedeki askeri riskler ve ticari gemilere yönelik güvenlik tedbirleri gündemde kalmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuzdeki-butun-mayinlari-temizledik</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/10587.jpg" type="image/jpeg" length="75965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin'den ABD'nin İran yaptırımlarına ilk cevap: BMGK dışındaki kararlar geçersiz]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cinden-abdnin-iran-yaptirimlarina-ilk-cevap-bmgk-disindaki-kararlar-gecersiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cinden-abdnin-iran-yaptirimlarina-ilk-cevap-bmgk-disindaki-kararlar-gecersiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin İran’ı küresel finans sisteminden izole etmeyi hedefleyen yeni ekonomik yaptırım hamlesine Çin’den tepki geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, tek taraflı yaptırımlara karşı olduklarını belirterek ekonomik savaş ve azami baskının çatışmayı daha da tırmandıracağını söyledi. Pekin yönetiminin İran ile iş birliğinin uluslararası hukuka uygun olduğunu vurgulayan Lin, Çin’in hak ve çıkarlarını korumak için gerekli tüm önlemleri alacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artıran yeni yaptırım hamlesi Washington-Pekin hattında da karşılık buldu. ABD yönetiminin İran’ın küresel finans sistemiyle bağlantılarını kesmeyi ve ülkenin ekonomik gelir kaynaklarını sınırlamayı amaçlayan yeni yaptırımlarının ardından Çin Dışişleri Bakanlığı açıklama yaptı. İran’ın en önemli ekonomik ortaklarından biri ve İran petrolünün en büyük alıcısı konumundaki Çin, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına karşı olduğunu bir kez daha bildirirken, Washington’un İran ile ticaret yapan üçüncü ülkelere yönelik baskısına da karşı çıktı.</p>

<h3>ÇİN’DEN ABD’NİN İRAN YAPTIRIMLARINA TEPKİ</h3>

<p>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Pekin’de düzenlenen olağan basın toplantısında ABD’nin İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Lin, Çin’in uluslararası hukukta dayanağı bulunmayan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından yetkilendirilmeyen tek taraflı yaptırımlara karşı tutumunun değişmediğini söyledi. Çinli sözcü, İran ile yürütülen ekonomik ilişkilerin uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleştirildiğini ve üçüncü ülkelerin söz konusu iş birliğine müdahale etmemesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lin Jian, ekonomik yaptırımların ve “azami baskı” politikalarının mevcut sorunların çözümüne katkı sağlamayacağını ifade etti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ekonomik savaşın çatışmayı daha fazla tırmandırabileceğini, risklerin başka ülkelere yayılmasına neden olabileceğini ve küresel ekonomik ile finansal düzen üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini dile getirdi.</p>

<h3>“EKONOMİK SAVAŞ VE AZAMİ BASKI ÇÖZÜM DEĞİL”</h3>

<p>Lin Jian, ABD’nin yeni yaptırım politikasına ilişkin açıklamasında ekonomik baskının İran meselesinin çözümü için uygun bir yöntem olmadığını söyledi. Lin, “Ekonomik savaş ve azami baskı taktikleri sorunu çözmeye yardımcı olmayacak” değerlendirmesinde bulunurken, söz konusu adımların çatışmaların tırmanmasına ve diğer ülkelerin meşru ekonomik çıkarlarının zarar görmesine yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Çin yönetimi, İran konusunda gerilimin azaltılmasını ve tarafların yeniden diplomatik müzakere sürecine dönmesini istedi. Lin Jian, mevcut koşullarda önceliğin durumun yatıştırılması ve mümkün olan en kısa sürede diyalog ile müzakere yolunun yeniden açılması olması gerektiğini ifade etti. Pekin yönetimi daha önce de ABD’nin İran’a yönelik yaptırım ve baskılarının Orta Doğu’daki sorunun çözülmesine yardımcı olmayacağını açıklamıştı.</p>

<h3>“GEREKLİ TÜM ÖNLEMLERİ ALACAĞIZ”</h3>

<p>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, ABD’nin yaptırımlarının Çin’in İran ile ekonomik ilişkilerini etkileme ihtimaline ilişkin olarak Pekin yönetiminin kendi haklarını koruyacağını açıkladı. Lin, Çin’in hak ve çıkarlarını kararlılıkla korumak amacıyla gerekli tüm önlemleri alacağını söyledi. Açıklamada söz konusu önlemlerin ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.</p>

<p>Lin Jian ayrıca Çin’in İran ile iş birliğinin uluslararası hukuk çerçevesinde sürdürüldüğünü vurgulayarak, söz konusu ekonomik ilişkilerin engellenmemesi veya baltalanmaması gerektiğini ifade etti. Çin’in gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Lin, Pekin’in tek taraflı yaptırımlara yönelik karşı tutumunu sürdüreceğini bildirdi.</p>

<h3>ABD “EKONOMİK İZOLASYON” HAMLESİNİ DEVREYE ALDI</h3>

<p>Çin’in açıklamasının odağında ABD yönetiminin İran’a karşı başlattığı ve “Operation Economic Outcast” olarak adlandırılan yeni ekonomik izolasyon kampanyası yer aldı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından açıklanan yeni yaptırım paketi, İran’ın küresel finans sistemiyle bağlantılarını daha fazla sınırlandırmayı ve ülkenin ekonomik gelir kanallarını kesmeyi hedefliyor. Yeni yaptırımların yaklaşık 60 kişi, kuruluş ve gemiyi kapsadığı, teknoloji, altın, havacılık, deniz taşımacılığı ve finans bağlantıları gibi farklı alanları hedef aldığı bildirildi.</p>

<p>Bessent, ABD’nin hedefinin İran yönetimini ayakta tuttuğunu belirttiği ekonomik bağlantıları kesmek olduğunu söyledi. Washington yönetimi yalnızca İran’daki aktörleri değil, İran ekonomisine finansal veya ticari destek sağlayabilecek üçüncü ülkelerdeki şirketleri ve kuruluşları da yaptırım baskısının kapsamına almaya yönelik mesajlar verdi.</p>

<h3>WASHINGTON’DAN ÇİN’E İRAN MESAJI</h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın ekonomik olarak izole edilmesine yönelik yeni politika kapsamında Çin’e de mesaj verdi. Bessent, ABD’nin müttefikleri ile rakiplerinden İran’a yönelik ekonomik baskıya katılmalarını beklediğini belirtirken, İran ekonomisine destek sağlayan ülkelerin Washington’un yaptırımlarıyla karşılaşabileceğine işaret etti. Çin ile yürütülen görüşmelere ilişkin ayrıntı vermeyen Bessent, Pekin’in ABD’nin İran politikasına uyum sağlamasını istedi.</p>

<p>ABD’nin son yaptırım paketinde büyük Çin finans kuruluşlarının doğrudan hedef alınmaması dikkati çekti. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Washington yönetimi, Çin ile devam eden temasları bozabilecek veya Pekin’in karşı adımlar atmasına yol açabilecek geniş kapsamlı bir yaptırım hamlesinden kaçınırken, İran’ın uluslararası ekonomik bağlantılarını hedefleyen yaptırımları genişletti.</p>

<h3>İRAN PETROLÜNDE ÇİN KRİTİK KONUMDA</h3>

<p>Çin, İran’ın petrol ihracatında en önemli pazar konumunda bulunuyor. İran ham petrolünün önemli bölümü Çinli alıcılara yönelirken, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin merkezinde enerji ticareti yer alıyor. Pekin ile Tahran arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılında 41 milyar doların üzerine çıktığı bildirildi.</p>

<p>ABD yaptırımları daha önce de İran petrolünü Çin’e taşıyan şirketleri, gemileri ve bağlantılı kuruluşları hedef aldı. ABD Hazine Bakanlığı 2026 yılı boyunca İran’ın petrol satışları, gölge bankacılık sistemi ve dış ticaret ağlarına yönelik çok sayıda yaptırım kararı açıklarken, Çin ve Hong Kong merkezli bazı kişi ve şirketler de yaptırım listelerine dahil edildi. ABD Hazine Bakanlığının mayıs ayında açıkladığı bir yaptırım paketinde İran Devrim Muhafızları bağlantılı petrolün Çin’e satışında rol oynadığı belirtilen 12 kişi ve kuruluş hedef alınmıştı.</p>

<h3>ABD İRAN’IN FİNANSAL KANALLARINI HEDEF ALIYOR</h3>

<p>Washington yönetiminin İran’a yönelik ekonomik baskısı yalnızca petrol ihracatıyla sınırlı kalmıyor. ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın yaptırımları aşmak için kullandığını ileri sürdüğü gölge bankacılık ağları, döviz büroları, nakliye şirketleri, finansal aracılar ve dış ticaret bağlantılarına karşı 2026 yılı boyunca art arda yaptırım kararları aldı. ABD yönetimi, İran’ın petrol satışlarından elde ettiği gelirlerin önemli bölümünün Çin yuanı üzerinden gerçekleştiğini ve söz konusu gelirin farklı para birimlerine çevrilmesinde İran bağlantılı döviz ağlarının kullanıldığını belirtiyor.</p>

<p>ABD’nin İran ekonomisine yönelik son hamlesinin ardından Çin yönetimi ise ekonomik ilişkilerinin hukuka uygun olduğu görüşünü korudu. Pekin, Washington’un tek taraflı yaptırımlarını kabul etmediğini bildirirken, İran ile ticari ilişkilerine yönelik müdahalelere karşı Çin’in ekonomik hak ve çıkarlarını korumak amacıyla gerekli önlemleri alacağını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cinden-abdnin-iran-yaptirimlarina-ilk-cevap-bmgk-disindaki-kararlar-gecersiz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-ve-cin-1.jpg" type="image/jpeg" length="92895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriyeliler dönerken tekstil üretimi de Suriye’ye yöneldi: Suriye’de ilk Türk fabrikası açıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeliler-donerken-tekstil-uretimi-de-suriyeye-yoneldi-suriyede-ilk-turk-fabrikasi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeliler-donerken-tekstil-uretimi-de-suriyeye-yoneldi-suriyede-ilk-turk-fabrikasi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de artan maliyet, pazar kaybı ve istihdam daralmasıyla mücadele eden hazır giyim ve tekstil sektörünün Suriye’ye yönelik üretim planları somutlaşmaya başladı. LC Waikiki, Halep kırsalındaki El-Rai Sanayi Kenti’nde Suriye’deki ilk fabrikasını açarak üretime geçerken, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin Tel Abyad-Resulayn-Kamışlı hattında planladığı “Suriye Sınır Üretim Havzası” projesinde 250 bin kişilik istihdam ve yıllık 5 milyar dolarlık ihracat hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de hazır giyim ve tekstil sektörünün yüksek üretim maliyetleri, ihracat pazarlarındaki kayıplar ve istihdamdaki daralmaya karşı yeni üretim merkezleri aradığı dönemde Suriye, Türk şirketlerinin yatırım gündemine girdi. Savaş yıllarında önemli bölümünü kaybettiği tekstil ve hazır giyim üretim kapasitesini yeniden oluşturmaya çalışan Suriye’de ilk somut adımlardan biri LC Waikiki’den geldi. Şirket, Halep kırsalında bulunan El-Rai Sanayi Kenti’ndeki fabrikasında üretime başladı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği tarafından hazırlanan daha geniş kapsamlı üretim modeli ise Türkiye sınırına paralel yeni bir sanayi havzasının kurulmasını öngörüyor.</p>

<h3>LC WAIKIKI HALEP KIRSALINDA ÜRETİME BAŞLADI</h3>

<p>LC Waikiki’nin Suriye’de faaliyete geçirdiği ilk üretim tesisi Halep kırsalındaki El-Rai Sanayi Kenti’nde bulunuyor. Fabrikada ilk etapta yaklaşık 150 kişi çalışırken, istihdamın üç yıl içerisinde 1.000 kişiye çıkarılması hedefleniyor. Tesiste üretilecek tekstil ürünlerinin yalnızca Suriye iç pazarında satışa sunulması değil, aynı zamanda farklı ülkelere ihraç edilmesi de planlanıyor.</p>

<p>Şirketin Suriye’ye yönelik adımı daha önce de gündeme gelmişti. LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, 2024 yılının sonunda yaptığı açıklamada ülkede istikrarın sağlanması halinde yeniden yatırım yapılabileceğini belirtmiş, şirketin daha önce Suriye’de faaliyet gösterdiğini ve üretim seçeneklerinin değerlendirilebileceğini ifade etmişti. El-Rai’de faaliyete geçen fabrika ile şirketin Suriye’deki üretim yatırımı somut hale geldi.</p>

<h3>SURİYE’DE TEKSTİL YATIRIMLARI HIZ KAZANDI</h3>

<p>Suriye, uzun süren savaş sırasında büyük ölçüde zarar gören hazır giyim ve tekstil altyapısını yeniden faaliyete geçirmek amacıyla yerli ve yabancı yatırımcıları üretime çekmeye çalışıyor. 2026 yılının ilk yarısında ülkede tekstil ve hazır giyim alanında 234 yatırım başvurusu yapıldı. LC Waikiki’nin üretime başlamasının yanı sıra başka Türk şirketlerinin de fabrika, tekstil makinesi ve teknoloji yatırımları konusunda temas yürüttüğü bildirildi.</p>

<p>İsparko’nun Suriyeli yatırımcılarla ortaklık kurarak fabrika açma imkanlarını değerlendirdiği, Mikrotx’in yeni tekstil ve iplik fabrikalarına yönelik projeler üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Mersan ve Tumkalıp gibi Türkiye merkezli tekstil makinesi üreticilerinin de Suriye’deki üretim altyapısının yenilenmesine yönelik makine ve teknoloji tedariki konusunda görüşmeler yürüttüğü aktarıldı.</p>

<h3>TGSD’DEN SURİYE SINIR ÜRETİM HAVZASI PROJESİ</h3>

<p>Türkiye’deki hazır giyim sektörünün Suriye’ye yönelik üretim arayışı yalnızca şirketlerin münferit yatırımlarıyla sınırlı kalmıyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği, sektörde artan maliyet baskısı, ihracat pazarlarındaki kayıplar ve istihdam daralmasına karşı “Suriye Sınır Üretim Havzası” adı verilen kapsamlı bir proje hazırladı. Proje daha önce ilgili bakanlıklara sunulurken, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çalışmayı değerlendirmeye aldığı bildirildi.</p>

<p>TGSD tarafından hazırlanan modele göre üretim bölgesinin Suriye’de Tel Abyad-Resulayn-Kamışlı hattında, Türkiye sınırına paralel şekilde oluşturulması planlanıyor. Modelde Türk hazır giyim şirketlerinin daha düşük maliyetli üretim yapabilmesi ve Türkiye’deki sektörün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor. Şirketlerin yönetim yapısının Türk firmalarında kalması ve Suriye’deki tesislerin Türkiye’deki üretim sistemiyle entegre biçimde çalışması öngörülüyor.</p>

<h3>15 MİLYON METREKARELİK ÜRETİM ALANI PLANLANIYOR</h3>

<p>Projeye göre Suriye tarafında oluşturulacak sınır üretim havzasının 99 yıllığına kiralanması planlanıyor. Toplam 15 milyon metrekarelik alana sahip olması öngörülen üretim bölgesinde 7,5 milyon metrekare kapalı alan oluşturulması hedefleniyor. TGSD Başkanı Toygar Narbay, gerekli süreçlerin planlandığı şekilde ilerlemesi halinde projenin dört ila beş yıl içerisinde hayata geçirilebileceğini belirtti.</p>

<p>Üretim havzasının ölçeği istihdam ve ihracat hedeflerine de yansıyor. Projenin orta vadede yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlaması ve yıllık 5 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşması hedefleniyor. İlgili bakanlıkların proje üzerindeki değerlendirmeleri sürerken, TGSD’nin talep edilen ayrıntılı görüş ve ek çalışmaları kamu kurumlarına ilettiği bildirildi.</p>

<h3>DÜŞÜK MALİYETLİ ÜRETİM SURİYE’DE PLANLANIYOR</h3>

<p>Hazırlanan üretim modelinde sektörün üretim yapısının iki ülke arasında farklı segmentlere ayrılması öngörülüyor. Daha düşük maliyet gerektiren ve fiyat rekabetinin öne çıktığı üretimin Suriye’de gerçekleştirilmesi, daha yüksek katma değerli üretimin ise Türkiye’de devam etmesi planlanıyor. Suriye’deki üretim tesislerinin yönetiminin Türk firmalarında olması ve iki taraftaki üretim zincirlerinin birbirine entegre şekilde faaliyet göstermesi modelin temel unsurları arasında bulunuyor.</p>

<p>Türkiye’deki hazır giyim sektörünün son yıllarda karşılaştığı maliyet artışları, pazar kayıpları ve istihdamdaki gerileme, TGSD’nin sınırın hemen diğer tarafında düşük maliyetli yeni bir üretim merkezi oluşturma önerisinin gerekçeleri arasında yer alıyor. Bakanlıkların incelemesindeki projenin uygulanmasına ilişkin nihai karar ve ayrıntılar ise değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından netleşecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>LC WAIKIKI İLE İLK SOMUT ADIM GELDİ</h3>

<p>TGSD’nin geniş ölçekli sınır üretim havzasına ilişkin çalışmalar devam ederken LC Waikiki’nin El-Rai Sanayi Kenti’nde üretime başlaması, Türk hazır giyim şirketlerinin Suriye’deki fabrika yatırımlarında somutlaşan ilk örneklerden biri oldu. İlk aşamada 150 kişinin çalıştığı tesisin üç yıl içinde 1.000 kişilik istihdama ulaşması planlanırken, üretilen ürünlerin Suriye pazarının yanı sıra ihracata da yönlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Suriye tarafında 2026’nın ilk yarısında tekstil ve hazır giyim sektörüne yapılan 234 yatırım başvurusu, Türk şirketlerinin yeni fabrika ve makine yatırımlarına ilişkin temasları ve TGSD’nin 250 bin kişilik istihdam hedefleyen üretim havzası projesi, iki ülke arasındaki tekstil ve hazır giyim üretim zincirinde yeni yatırımların gündeme geldiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeliler-donerken-tekstil-uretimi-de-suriyeye-yoneldi-suriyede-ilk-turk-fabrikasi-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suriyeliler.jpg" type="image/jpeg" length="36787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrailli haham: Mescid-i Aksa’ya Sinagog kesinlikle yapılacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilli-haham-mescid-i-aksaya-sinagog-kesinlikle-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilli-haham-mescid-i-aksaya-sinagog-kesinlikle-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Safed kentinin başhahamı Şemuel Eliyahu, Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde Yahudilere yönelik bir sinagog inşa edilmesinin “kesinlikle gerçekleşeceğini” savundu. Eliyahu, bölgede yakın zamanda “köklü gelişmeler” yaşanacağını öne sürerken açıklamaları Mescid-i Aksa’daki mevcut statükoya ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’in Safed kentinin başhahamı ve ülkenin önde gelen hahamlarından Şemuel Eliyahu, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde Yahudilere yönelik bir sinagog inşa edilmesi planını açık şekilde gündeme getirdi. Eliyahu, söz konusu yapının inşa edilmesinin “kesinlikle gerçekleşeceğini” ileri sürerken Mescid-i Aksa’da yakın zamanda “köklü gelişmeler” yaşanacağını da öne sürdü.</p>

<h3>AÇIKLAMALAR PODCAST PROGRAMINDA GELDİ</h3>

<p>Şemuel Eliyahu’nun açıklamaları, İsrailli medya mensubu Avi Şuşan’ın sunduğu bir podcast programında yaptığı değerlendirmeler sırasında geldi. Programda İsrail’de “Tapınak Tepesi” olarak adlandırılan Mescid-i Aksa’ya yönelik Yahudi ziyaretleri, alanda Yahudi dini ritüellerinin gerçekleştirilmesi ve Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde bir sinagog inşa edilmesi ihtimali ele alındı.</p>

<p>Eliyahu, sinagog inşa edilmesinin Yahudilerin “Kutsallar Kutsalı’na doğru şekilde çıkabilmesini” sağlayacağını savundu. Yahudi dini terminolojisinde kullanılan “Kutsallar Kutsalı” ifadesiyle Kubbetu’s Sahra’nın bulunduğu alanı işaret eden Eliyahu, sinagog inşa edilmesi yönündeki planın hayata geçirileceğini ileri sürdü.</p>

<h3>“KESİNLİKLE GERÇEKLEŞECEK” İFADESİNİ KULLANDI</h3>

<p>İsrailli haham, Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde Yahudilere tahsis edilmiş kalıcı bir ibadet yapısının kurulmasına ilişkin konuşurken sinagog inşasının “kesinlikle gerçekleşeceğini” söyledi. Eliyahu ayrıca bölgede yakın zamanda “yeni gelişmeler” yaşanacağını belirterek Mescid-i Aksa’ya çıkan Yahudilere tahsis edilecek bir yapının kurulmasından söz etti.</p>

<p>Sinagogun ne zaman inşa edilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Eliyahu, söz konusu yapının “dün yapılması gerektiğini” ifade etti. Eliyahu’nun sözleri, kendi anlatımında sürecin geciktiği yönündeki yaklaşımını ortaya koydu.</p>

<h3>MESCİD-İ AKSA’DAKİ STATÜKO TARTIŞMALARI</h3>

<p>Eliyahu’nun açıklamaları, Mescid-i Aksa’daki mevcut dini ve idari statüye ilişkin devam eden tartışmaların ardından geldi. Son dönemde İsrail’deki dini ve milliyetçi gruplar tarafından Mescid-i Aksa’ya yönelik ziyaretlerin artırılması ve alanda Yahudi dini ritüellerinin gerçekleştirilmesine izin verilmesi yönündeki çağrılar yoğunlaştı.</p>

<p>Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde kalıcı bir Yahudi ibadet yapısının kurulması önerisi ise daha önce ziyaretler ve dini ritüeller üzerinden yürütülen tartışmalardan farklı bir başlık oluşturdu. Eleştirmenler, kalıcı bir sinagogun inşa edilmesinin bölgedeki mevcut dini ve idari düzenlemelerin değiştirilmesi anlamına gelebileceği uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI” İHTİMALİNE İLİŞKİN SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ</h3>

<p>Şemuel Eliyahu, Mescid-i Aksa’da sinagog inşa edilmesi nedeniyle “Üçüncü Dünya Savaşı” çıkabileceği yönündeki ihtimallerle de alay etti. İsrailli hahamın sözleri sosyal medyada tepki görürken bazı kullanıcılar, Mescid-i Aksa’daki statükonun değiştirilmesinin doğurabileceği sonuçların küçümsendiğini savundu.</p>

<p>Bazı aktivistler de sinagog inşa edilmesi yönündeki çağrıyı “kırmızı çizgilerin aşılması” olarak nitelendirdi. Mescid-i Aksa’nın siyasi veya dini projeler için kullanılmaması gerektiğini belirten aktivistler, mekanın kimliğinde ve mevcut statüsünde yapılabilecek herhangi bir değişikliğin Kudüs ve bölgedeki gerilimi artırabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h3>ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA “KESİNLEŞMİŞ ADIM” VURGUSU VAR</h3>

<p>Eliyahu’nun açıklamalarına yönelik eleştirilerde yalnızca sinagog inşa edilmesi çağrısı değil, planın yakın zamanda hayata geçirilecek kesin bir adım olarak sunulması da öne çıktı. Eleştirilerde, İsrailli hahamın “kesinlikle gerçekleşecek” ifadesini kullanmasının Mescid-i Aksa’ya ilişkin tartışmaları farklı bir noktaya taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Mescid-i Aksa konusunda şimdiye kadar yürütülen tartışmalar ağırlıklı olarak Yahudi ziyaretleri, alana gerçekleştirilen baskınlar ve Yahudi dini ritüellerinin yapılması etrafında şekillendi. Kalıcı bir sinagog inşa edilmesi fikrinin açık şekilde gündeme getirilmesiyle birlikte tartışmalar, Mescid-i Aksa’nın avlularında kalıcı bir Yahudi ibadet yapısının oluşturulması başlığına da taşındı.</p>

<h3>MESCİD-İ AKSA KUDÜS’TEKİ EN HASSAS NOKTALAR ARASINDA</h3>

<p>Mescid-i Aksa, Kudüs’teki en hassas dini ve siyasi alanlardan biri olarak İsrail-Filistin çatışmasının merkezindeki başlıklardan birini oluşturuyor. Mekanda uzun süredir uygulanan dini ve idari düzenlemelerde meydana gelebilecek değişiklikler, Filistinliler ve bölge ülkeleri tarafından ciddi bir gerilim kaynağı olarak görülüyor.</p>

<p>Mescid-i Aksa’nın statüsüne ilişkin tartışmalar özellikle Yahudilerin alana girişleri, dini ritüeller gerçekleştirmeleri ve mevcut düzenlemelerin değiştirilmesine yönelik çağrılar nedeniyle uzun süredir devam ediyor. Şemuel Eliyahu’nun sinagog inşasının “kesinlikle gerçekleşeceği” yönündeki açıklaması da söz konusu tartışmaların son başlıklarından biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilli-haham-mescid-i-aksaya-sinagog-kesinlikle-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/haham-44.jpg" type="image/jpeg" length="12303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'a yaptırımın asıl amacı doları değerlendirmek]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/irana-yaptirimin-asil-amaci-dolari-degerlendirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/irana-yaptirimin-asil-amaci-dolari-degerlendirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları genişletmesi doların küresel piyasalarda destek bulmasını sağladı. Dolar endeksi 99 seviyelerinde dengelenirken, ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma kararı nedeniyle Amerikan para birimi üç ayın en düşük seviyelerine yakın kalmayı sürdürdü. Dolar/TL ise gün içinde 48,0531 ile 48,1350 lira arasında işlem gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya yönelik yeni yaptırım adımları, doların küresel piyasalardaki seyrinde etkili oldu. Dolar endeksi önceki seansta yaşanan sınırlı yükselişin ardından 99 seviyelerinde istikrar kazanırken, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülke ve kuruluşların da yaptırım kapsamına alınabileceğine yönelik açıklamalar güvenli liman talebini destekledi. Amerikan para birimindeki yükselişe rağmen dolar endeksi, ABD’nin borç görünümüne ilişkin endişeler ve Hazine Bakanlığı’nın tahvil piyasasına yönelik müdahaleleri nedeniyle üç ayın en düşük seviyelerine yakın seyrini korudu.</p>

<h3>ABD İRAN’A YÖNELİK YAPTIRIMLARI GENİŞLETTİ</h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ı küresel finans sisteminden daha fazla izole etmeyi amaçlayan yeni yaptırım politikasını açıkladı. Washington yönetimi, İran ile ticaret yapan ülke, şirket ve finansal kuruluşların ikincil yaptırımlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. ABD ayrıca İran bağlantılı 60 kişi ve kuruluşu yeni yaptırım listesine dahil etti.</p>

<p>Yeni yaptırımlar dijital varlıklar, havacılık, altın, deniz taşımacılığı ve teknoloji dahil farklı alanları kapsadı. Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur ve Fransa bağlantılı kişi ve kuruluşların da yaptırım listesinde bulunduğu bildirildi. Washington yönetimi İran’ın petrol ticareti, finansal ağları ve alternatif ödeme kanalları üzerindeki baskıyı artırmayı hedeflediğini açıkladı.</p>

<h3>YAPTIRIM KARARI DOLARA DESTEK VERDİ</h3>

<p>ABD’nin İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırması küresel piyasalarda güvenli liman talebinin yükselmesine neden oldu. Dolar, yaptırım kararlarının ardından başlıca para birimleri karşısında değer kazanırken dolar endeksi 99 seviyesine doğru toparlandı. Reuters’ın 25 Ağustos tarihli verilerine göre dolar, önceki gün elde ettiği kazanımları korumakta zorlanmasına rağmen İran yaptırımlarının sağladığı destekle çok aylık dip seviyelerinden uzaklaşmaya çalıştı.</p>

<p>Doların uluslararası ticaret ve finans sistemindeki merkezi konumu, yaptırım kararlarının Amerikan para birimine yönelik talebi artırmasında etkili oldu. İran ile işlem yapan ülkelerin ABD finans sistemine erişiminin kısıtlanabileceği yönündeki uyarılar da uluslararası ticarette doların önemini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3>DOLAR ÜÇ AYIN EN DÜŞÜK SEVİYELERİNE YAKIN</h3>

<p>İran yaptırımlarının sağladığı desteğe rağmen dolar üzerindeki baskı tamamen ortadan kalkmadı. ABD Hazine Bakanlığı’nın yükselen uzun vadeli borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutmak amacıyla devlet tahvillerine yönelik geri alım programını genişletmesi, dolar endeksinin üç ayın en düşük seviyelerine kadar gerilemesine neden olan gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, uzun vadeli tahviller için işlem başına geri alım miktarını 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara yükseltme kararı aldı. Tahvil piyasasındaki likiditeyi artırmayı ve uzun vadeli faizlerdeki yükselişi sınırlamayı amaçlayan kararın ardından uzun vadeli ABD tahvil faizleri gerilerken dolar endeksi de sert düşüş göstermişti. Reuters verilerine göre dolar endeksi kararın ardından yüzde 0,84 düşüşle 98,80 seviyesine kadar gerilemişti.</p>

<h3>ABD’NİN 40 TRİLYON DOLARI AŞAN BORCU TAKİP EDİLİYOR</h3>

<p>Piyasalarda Hazine’nin tahvil geri alım programının ABD’nin uzun vadeli mali sorunlarına kalıcı çözüm sağlayıp sağlamayacağı da tartışılıyor. ABD federal borcunun 40 trilyon doları aşması, yüksek faizlerin borç servis maliyetlerini artırması ve bütçe açıklarına ilişkin endişeler dolar üzerinde baskı oluşturan başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p>Tahvil geri alımlarının uzun vadeli faizleri baskılaması dolar cinsi varlıkların getiri avantajını azaltabileceği için Amerikan para birimi açısından aşağı yönlü baskı oluşturabiliyor. Piyasalarda para biriminin satın alma gücünün uzun vadede zayıflayabileceği yönündeki endişeler de altın ve kripto varlıklar gibi alternatif yatırım araçlarına talebi artırdı.</p>

<h3>İRAN YAPTIRIMLARI İLE BORÇ ENDİŞELERİ AYNI ANDA FİYATLANIYOR</h3>

<p>Dolar piyasasında iki farklı gelişme aynı anda fiyatlanıyor. ABD’nin İran yaptırımlarını genişletmesi ve jeopolitik risklerin artması dolara güvenli liman desteği sağlarken, Washington yönetiminin borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutmak için tahvil piyasasına müdahale etmesi Amerikan para biriminin değerine ilişkin endişeleri artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Reuters’ın 25 Ağustos tarihli piyasa değerlendirmesinde de doların İran yaptırımları ile Hazine’nin tahvil geri alım politikası arasında yön bulmaya çalıştığı belirtildi. Doların bir önceki seansta yükselmesinin ardından kazanımlarını korumakta zorlandığı ve üç ayın dip seviyelerine yakın hareket ettiği aktarıldı.</p>

<h3>PİYASALAR PCE VERİSİNE ODAKLANDI</h3>

<p>Döviz piyasalarında yatırımcıların takip ettiği diğer başlık ABD’den açıklanacak kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi oldu. Fed’in enflasyon göstergeleri arasında yakından takip ettiği PCE verileri, ABD’de fiyat baskılarının seyri ve para politikasının geleceğine ilişkin yeni bilgiler sağlayacak.</p>

<p>Enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde veya altında gerçekleşmesi, Fed’in faiz politikasına ilişkin fiyatlamaların değişmesine neden olabileceği için doların küresel piyasalardaki yönü açısından da yakından izleniyor. ABD’de enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi ve kamu borcuna yönelik kaygılar, para ve tahvil piyasalarının gündemindeki temel başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<h3>JACKSON HOLE’DAN GELECEK MESAJLAR BEKLENİYOR</h3>

<p>Piyasaların takip ettiği bir diğer gelişme Fed Başkanı Kevin Warsh’ın yıllık Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yapacağı konuşma olacak. Yatırımcılar konuşmada enflasyon görünümü, faizlerin seyri ve Fed’in gelecek dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin mesajlara odaklanacak.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil faizlerini sınırlamaya yönelik adımlar attığı bir dönemde Fed’den gelecek para politikası mesajları da dolar ve tahvil piyasalarında yakından takip ediliyor. Maliye politikası ile para politikası arasındaki görünüm, doların küresel piyasalardaki hareketi açısından belirleyici başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>DOLAR/TL 48 LİRANIN ÜZERİNDE</h3>

<p>Dolar/TL güne 48,0825 liradan başladı. Kur gün içinde en düşük 48,0531 lirayı, en yüksek ise 48,1350 lirayı gördü. Sabah saatlerinde dolar 48,0989 lira seviyesinden alıcı buldu.</p>

<p>Dolar/TL’deki hareketlilikte küresel dolar endeksinin seyriyle birlikte yurt içindeki fiyatlamalar da etkili oluyor. Küresel piyasalarda doların İran yaptırımlarından destek bulmasına karşılık ABD’nin tahvil piyasasına yönelik müdahalelerinin yarattığı baskı, Amerikan para biriminde sınırlı ve dalgalı bir görünüm oluşmasına neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/irana-yaptirimin-asil-amaci-dolari-degerlendirmek</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-ukrayna-44.jpg" type="image/jpeg" length="84756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda’dan Eurovision’a Gazze boykotu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hollandadan-eurovisiona-gazze-boykotu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hollandadan-eurovisiona-gazze-boykotu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda kamu yayıncısı AVROTROS, Gazze savaşı ve İsrail’in yarışmaya katılımı etrafında yaşanan tartışmalar nedeniyle Eurovision Şarkı Yarışması’nın tarafsızlığını yitirdiğini belirterek Hollanda’nın 2027’de Bulgaristan’ın Burgas kentinde düzenlenecek organizasyona katılmayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hollanda, Gazze savaşı nedeniyle Eurovision Şarkı Yarışması’na yönelik boykot kararını sürdürerek 2027 yılında düzenlenecek organizasyona katılmayacağını duyurdu. Hollanda kamu yayıncısı AVROTROS, uluslararası çatışmaların yarışma üzerindeki etkisinin arttığını ve Eurovision’un artık tarafsız bir organizasyon olarak kabul edilemeyeceğini belirtti. Karar, İsrail’in yarışmaya katılımı nedeniyle son dönemde Eurovision çevresinde yaşanan boykot tartışmalarının ardından geldi.</p>

<h3>AVROTROS: EUROVISION BÖLÜNME PLATFORMUNA DÖNÜŞTÜ</h3>

<p>AVROTROS Genel Müdürü Taco Zimmerman, yayıncı kuruluş tarafından yapılan açıklamada uluslararası çatışmaların Eurovision üzerindeki etkisine dikkat çekti. Zimmerman, “Uluslararası çatışmaların yarışmayı giderek daha fazla etkilediği ve yarışmanın tarafsız niteliğini zedelediği yadsınamaz bir gerçektir. Eurovision Şarkı Yarışması bu nedenle bir bölünme platformuna dönüştü” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Eurovision Şarkı Yarışması, özellikle İsrail’in organizasyona katılımı nedeniyle son dönemde bir boykot dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Gazze savaşı etrafındaki siyasi tartışmalar yarışmaya da yansırken bazı ülkeler organizasyondan çekilme kararı aldı.</p>

<h3>ORGANİZATÖRLERDEN YENİ EV SAHİPLİĞİ KURALI</h3>

<p>Eurovision organizatörleri ağustos ayının başında yarışmanın kurallarına ilişkin yeni bir karar açıklamıştı. Açıklanan düzenlemeye göre silahlı bir çatışmaya taraf olan herhangi bir ülkenin Eurovision Şarkı Yarışması’na ev sahipliği yapması yasaklandı.</p>

<p>AFP’nin aktardığı AVROTROS açıklamasında ise söz konusu değişikliklerin Hollanda tarafı açısından yeterli olmadığı vurgulandı. Açıklamada, “Son dönemde duyurulan değişiklikler, Eurovision Şarkı Yarışması'nın bağımsız ve tarafsız niteliğinin yeniden tesis edildiğine dair yeterli güveni sağlamamaktadır” ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>İSRAİL 2025 VE 2026’DA İKİNCİ OLDU</h3>

<p>İsrail, Eurovision Şarkı Yarışması’nın hem 2025 hem de 2026 yıllarında düzenlenen organizasyonlarında birinciliğe yaklaşmasına rağmen iki yarışmayı da ikinci sırada tamamladı. İsrail’in katılımı, aynı dönemde bazı Avrupa ülkelerinde yarışmanın boykot edilmesi yönündeki çağrıların temel başlıklarından biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026 yılındaki yarışmanın ardından Eurovision çevresindeki tartışmalar devam ederken Hollanda, bir sonraki organizasyonda yer almama kararını resmen açıkladı.</p>

<h3>2027 EUROVISION BURGAS’TA DÜZENLENECEK</h3>

<p>Dünyanın en büyük canlı televizyon müzik etkinliği olarak gösterilen Eurovision Şarkı Yarışması’nın 2027 organizasyonu, 15 Mayıs’ta Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki Burgas kentinde düzenlenecek. Organizasyon, Bulgaristan’ın Eurovision tarihinde ilk kez yarışmaya ev sahipliği yapacağı etkinlik olacak.</p>

<p>Bulgaristan, ev sahipliği hakkını 2026 Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanmasının ardından elde etti. Dara adıyla tanınan Bulgar şarkıcı Darina Yotova, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen yarışmayı hareketli “Bangaranga” adlı şarkısıyla birinci tamamladı.</p>

<h3>2026 EUROVISION’U 131 MİLYON KİŞİ İZLEDİ</h3>

<p>Eurovision Şarkı Yarışması’nın 2026 yılında düzenlenen edisyonu dünya genelinde 131 milyon kişi tarafından izlendi. İzleyici sayısı, bir önceki yıl düzenlenen yarışmaya kıyasla 35 milyon kişi azaldı.</p>

<p>İzleyici kaybının yaşandığı dönemde beş ülke İsrail’in yarışmaya katılımı nedeniyle Eurovision’u boykot etti. Hollanda, İzlanda, İspanya, İrlanda ve Slovenya organizasyondan çekilirken İspanya, İrlanda ve Slovenya yarışmanın televizyon yayınını da tamamen reddetti.</p>

<h3>HOLLANDA EUROVISION’DA BEŞ KEZ ŞAMPİYON OLDU</h3>

<p>Hollanda, Eurovision Şarkı Yarışması’nın ilk kez gerçekleştirildiği 1956 yılında organizasyona katılan ülkeler arasında yer aldı. Yarışmanın en eski katılımcılarından biri olan Hollanda, Eurovision tarihinde bugüne kadar toplam beş kez birincilik elde etti.</p>

<p>AVROTROS’un açıkladığı yeni kararla Hollanda, 2026’daki boykotunun ardından 2027 yılında Bulgaristan’ın Burgas kentinde düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışması’nda da yer almayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hollandadan-eurovisiona-gazze-boykotu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 08:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/eurovisiyon.jpg" type="image/jpeg" length="17571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu: İran oğluma suikast girişiminde bulundu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-ogluma-suikast-girisiminde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-ogluma-suikast-girisiminde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kanal 14 televizyonuna telefonla bağlandığı canlı yayında İran’ın oğullarından birine suikast girişiminde bulunduğunu iddia etti. İsrail basını, söz konusu bilginin aylardır yayın yasağı kapsamında olduğunu ve Netanyahu’nun açıklamasıyla yasağın canlı yayında delindiğini aktardı. Netanyahu, yaklaşan seçimler öncesinde küçük sağ partilere oy verilmemesi çağrısında bulunurken Suriye’ye yönelik saldırıların siyasi amaçlarla düzenlenmediğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in Kanal 14 televizyonunda yayımlanan bir programa telefonla katılarak gündeme ve yaklaşan seçimlere ilişkin soruları yanıtladı. Program sunucusunun kendisini araması üzerine canlı yayına bağlanan Netanyahu, görüşme sırasında İran’ın oğullarından birini hedef alan bir suikast girişiminde bulunduğunu öne sürdü. Netanyahu, iddiasına ilişkin saldırının ne zaman planlandığı, oğullarından hangisinin hedef alındığı veya girişimin hangi aşamaya kadar ilerlediği konusunda ayrıntı paylaşmadı. Reuters da Netanyahu’nun hedef alınan oğlunun kimliğini ve iddia edilen girişimin zamanını açıklamadığını bildirdi.</p>

<h3>NETANYAHU: İRAN OĞULLARIMDAN BİRİNİ HEDEF ALDI</h3>

<p>Netanyahu, Kanal 14’teki telefon bağlantısında İran’ın oğullarından birini öldürmeye çalıştığını ileri sürdü. İsrail Başbakanı’nın kamuoyuna açıkladığı iddia, İsrail basınında kısa sürede geniş yer buldu. Netanyahu’nun iki oğlu Yair ve Avner’den hangisini kastettiğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmazken, İsrail basınında güvenlik makamlarının söz konusu iddiadan daha önce haberdar olduğu yönünde bilgiler yer aldı. Kanal 12’nin aktardığı bilgilere göre iddia edilen girişim sırasında Netanyahu’nun büyük oğlu Yair İsrail dışında bulunuyordu ancak haberlerde hedefin Yair olduğu kesin olarak belirtilmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>YAYIN YASAĞININ AYLARDIR UYGULANDIĞI BELİRTİLDİ</h3>

<p>Netanyahu’nun canlı yayındaki sözlerinin ardından İsrail basını açıklamanın dikkat çeken bir başka yönünü gündeme taşıdı. Yedioth Ahronoth, İran’ın Netanyahu’nun oğullarından birine yönelik suikast girişiminde bulunduğu bilgisinin kamuoyuyla paylaşılmasının aylardır yasak olduğunu ileri sürdü. Gazete, Netanyahu’nun canlı yayındaki açıklamasıyla söz konusu yayın yasağını bizzat deldiğine dikkat çekti. Anadolu Ajansı’nın aktardığı haberde de Yedioth Ahronoth’un, bilginin aylardır paylaşılmasının yasak olduğunu bildirdiği belirtildi.</p>

<p>İsrail Kanal 12 televizyonu da askeri sansürün İran’ın Netanyahu’nun oğullarından birini öldürmeye yönelik girişimine ilişkin ayrıntıların yayımlanmasını aylar boyunca yasakladığını aktardı. Netanyahu ise canlı yayında iddiasını açıklamasına rağmen olayın gerçekleşme zamanı, planın kapsamı veya İsrail güvenlik birimlerinin girişimi nasıl tespit ettiği konusunda ayrıntı vermedi.</p>

<h3>SEÇİMLER ÖNCESİNDE KÜÇÜK SAĞ PARTİLERE ÇAĞRI</h3>

<p>Netanyahu’nun Kanal 14’teki açıklamaları suikast iddiasıyla sınırlı kalmadı. İsrail’de yaklaşan genel seçimler öncesinde anketlerde koalisyonunun geride kaldığı bir dönemde konuşan Netanyahu, seçmenlere küçük sağ partilere oy vermemeleri çağrısında bulundu. Başbakan, sağ seçmenlerin oylarının farklı partiler arasında bölünmemesini istedi. Reuters, İsrail’de genel seçimin 27 Ekim’de yapılacağını ve Netanyahu’nun koalisyonunun seçimlere yaklaşık iki ay kala kamuoyu yoklamalarında geride bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Netanyahu’nun seçimlere ilişkin mesajları, İsrail’de hükümetlerin genellikle koalisyonlar aracılığıyla kurulması nedeniyle ayrıca önem taşıyor. Başbakanın küçük sağ partilere oy verilmemesi yönündeki çağrısı da seçim öncesinde sağ seçmen kitlesine yönelik mesajlarının bir parçası olarak canlı yayındaki gündem başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h3>SURİYE’YE YÖNELİK SALDIRILAR İÇİN “SİYASİ HESAP” İDDİASINI REDDETTİ</h3>

<p>Netanyahu, programda İsrail ordusunun son dönemde Suriye’ye yönelik gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. İsrail Başbakanı, askeri operasyonların yaklaşan seçimler öncesinde siyasi hesaplarla gerçekleştirildiği veya seçmen desteğini artırmayı amaçladığı yönündeki iddiaları kabul etmedi. Netanyahu, Suriye’ye yönelik saldırıların seçim süreciyle bağlantılı olmadığını savundu.</p>

<p>Canlı yayında bir yandan seçimlere ilişkin mesajlar veren Netanyahu, diğer yandan güvenlik politikalarının seçim hesabıyla yürütülmediğini ileri sürdü. İran’ın oğullarından birine yönelik suikast girişiminde bulunduğu iddiası ise görüşmenin en çok dikkat çeken başlığı oldu. İran tarafından Netanyahu’nun suçlamasına ilişkin ilk aşamada kamuoyuna yansıyan bir yanıt gelmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-ogluma-suikast-girisiminde-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 08:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/netanyahu-4455.jpg" type="image/jpeg" length="24135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD İran'a yaptırımların detaylarını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irana-yaptirimlarin-detaylarini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irana-yaptirimlarin-detaylarini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a karşı “Ekonomik Sürgün” operasyonunun başlatıldığını açıkladı. Washington’ın İran yaptırımlarında “sıfır sızıntı” yaklaşımını uygulayacağını belirten Bessent, Tahran’ın para aklamasına yardımcı olan kuruluşların dolar sisteminden çıkarılacağını, İran’ı destekleyen ülkelerin ise ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD yönetimi, İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırım adımlarını açıkladı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington’ın İran’a karşı “Ekonomik Sürgün” adını verdiği operasyonu başlattığını duyururken, yaptırımların İran’ın uluslararası finans sistemine erişimini ve ekonomik bağlantılarını hedef alacağını bildirdi. Bessent, ABD’nin İran yaptırımlarında “sıfır sızıntı” yaklaşımını uygulayacağını belirterek, İran ekonomisinin faaliyetlerini sürdürmesine imkan sağlayan finansal kanalların hedef alınacağını ifade etti.</p>

<h3>BESSENT: İRAN’IN EKONOMİK CAN DAMARLARINI KESECEĞİZ</h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik yaptırım politikasında kapsamlı bir uygulama sürecine geçileceğini söyledi. “ABD, İran yaptırımlarında ‘sıfır sızıntı’ yaklaşımını uygulayacak. İran’ı hayatta tutan tüm ekonomik can damarlarını keseceğiz” diyen Bessent, yaptırımların uygulanmasında finansal bağlantılar ve İran’a kaynak sağlayan ekonomik ağların hedef alınacağını açıkladı.</p>

<p>Bessent, ABD Başkanı Donald Trump’ın da İran’a yönelik ekonomik baskının artırılması amacıyla uluslararası temaslarda bulunduğunu belirtti. Trump’ın dünya liderleriyle telefon görüşmeleri yaptığını aktaran Bessent, ABD Başkanı’nın söz konusu görüşmelerde ülkelerden İran ile ekonomik bağlarını kesmelerini istediğini söyledi.</p>

<h3>TAHRAN’A PARA AKLAYAN KURULUŞLAR DOLAR SİSTEMİNDEN ÇIKARILACAK</h3>

<p>ABD’nin yeni yaptırım politikasında İran’ın uluslararası finansal işlemlerine aracılık eden kuruluşlar da hedef alınacak. Bessent, Tahran’ın para aklamasına yardımcı olan her türlü kuruluşun dolar sisteminden çıkarılacağını belirterek, İran ile bağlantılı finansal faaliyetlerin sonlandırılması için ilgili ülkelere belirli bir zaman tanınacağını açıkladı.</p>

<p>Bessent, “Ülkeler, İran’ın yurt dışındaki banka şubelerinin kapatılması da dahil olmak üzere, Hazine Bakanlığı tarafından tespit edilen faaliyetleri sonlandırmak için sınırlı bir süreye sahip olacak” ifadelerini kullandı. Açıklamaya göre ABD Hazine Bakanlığının tespit ettiği İran bağlantılı faaliyetlerin devam etmesi halinde ilgili kurumlar ve ülkeler yaptırımlarla karşılaşabilecek.</p>

<h3>“ÇİN DAHİL HİÇ KİMSE ABD YAPTIRIMLARININ ERİŞİMİNİN ÜZERİNDE DEĞİL”</h3>

<p>Bessent, İran’la ekonomik ilişkilerini sürdüren ülkelere de yaptırım uyarısında bulundu. İran’ı destekleyen her ülkenin ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmaya hazır olması gerektiğini belirten Bessent, uygulamanın ülkeler arasında ayrım gözetmeden yürütüleceğini ifade etti.</p>

<p>ABD Hazine Bakanı, “Çin dahil hiç kimse, ABD yaptırımlarının erişiminin üzerinde değildir. Kimseye belirli bir süre vermiyoruz ancak sonsuz bir sabrımız da yok. Her ülke, İran’ı desteklemesi halinde ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmaya hazırlıklı olmalı” dedi. Bessent’in açıklamasına göre Washington yönetimi, İran’a ekonomik destek sağladığını değerlendirdiği ülkeler ve kuruluşlar için ikincil yaptırım seçeneklerini de devreye alabilecek.</p>

<h3>BÜYÜK BİR FİNANS KURULUŞUNA YAPTIRIM SİNYALİ</h3>

<p>Bessent, İran bağlantılı faaliyetler nedeniyle yeni bir yaptırım kararının kısa süre içinde açıklanacağını da duyurdu. ABD Hazine Bakanı, İran nedeniyle hafta sonuna kadar büyük bir finans kuruluşuna yaptırım uygulanacağını belirtirken, söz konusu finans kuruluşunun adına ilişkin bilgi vermedi.</p>

<p>Washington’ın açıkladığı yaptırım politikasında finans kurumlarının yanı sıra İran’ın farklı alanlardaki ekonomik ve ticari ağları da hedef kapsamına alındı. ABD Hazine Bakanlığının duyurduğu yeni önlemler, İran bağlantılı kişi, kuruluş ve gemileri kapsayan yaptırım kararlarıyla genişletildi.</p>

<h3>60 KURUM, KİŞİ VE GEMİYE YAPTIRIM</h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, İran bağlantılı yaklaşık 60 kurum, kişi ve gemiye yaptırım uygulandığını açıkladı. Yaptırım listesine alınan unsurların İran’ın nükleer, füze, siber ve petrol ağlarında faaliyet gösterdiği belirtildi.</p>

<p>Bakanlık ayrıca İran’a gerçekleştirilen bazı havale ödemelerine izin veren genel ruhsatları askıya aldı. Alınan kararlarla birlikte İran’ın finansal işlemlerini gerçekleştirmesine imkan sağlayan belirli ödeme kanallarına yönelik kısıtlamalar da yaptırım politikasının kapsamına dahil edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İKİNCİL YAPTIRIMLARDA BEŞ SEKTÖR HEDEFTE</h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, muhtemel ikincil yaptırımlar kapsamında beş sektörü hedef alacağını duyurdu. Açıklanan sektörler dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve denizcilik olarak sıralandı.</p>

<p>Söz konusu alanlarda İran’la bağlantılı faaliyet yürüten şirketler, kuruluşlar ve diğer ekonomik aktörler ABD’nin yaptırım uygulamalarının kapsamına girebilecek. Washington yönetiminin açıkladığı yeni çerçeve, İran’ın hem geleneksel finans kanallarındaki hem de farklı sektörler üzerinden yürüttüğü ekonomik faaliyetlerin hedef alınmasını öngörüyor.</p>

<h3>GÖLGE FİLO AĞLARI DA YAPTIRIM KAPSAMINDA</h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığının yaptırımları, İran bağlantılı gölge filo gemileriyle ilişkili aracı şirket ağlarını da hedef alıyor. Yaptırım kapsamındaki söz konusu şirket ağlarının Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong, Çin, Singapur, İsviçre ve Avrupa genelinde faaliyet gösterdiği belirtildi.</p>

<p>ABD yönetiminin açıkladığı yaptırım paketinde İran’ın petrol ve denizcilik faaliyetleriyle bağlantılı gölge filo yapılanmalarının yanı sıra bu gemilerin faaliyetlerini sürdürmesine yardımcı olan aracı şirketlerin de hedef alınacağı kaydedildi. Washington’ın yeni yaptırım adımları kapsamında finansal kuruluşlar, şirketler, kişiler ve gemiler üzerinden İran’a sağlanan ekonomik bağlantıların sınırlandırılması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irana-yaptirimlarin-detaylarini-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-hazine-bakani-44.jpg" type="image/jpeg" length="40451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD, Suriye’yi “teröre destek veren ülkeler” listesinden resmen çıkardı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-resmen-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-resmen-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanlığı, Başkan Donald Trump’ın Suriye politikasına uygun olarak Suriye’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinden resmen çıkarıldığını açıkladı. Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist Örgüt” statüsü de kaldırılırken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio kararın Suriye’nin ekonomik açıdan canlanması ve ilerlemesi için yeni imkanlar yaratacağını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD, 1979 yılından bu yana “teröre destek veren ülkeler” listesinde bulunan Suriye’nin statüsünü resmen değiştirdi. ABD Hazine Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın Suriye politikasına uygun olarak ülkenin söz konusu listeden çıkarıldığı bildirildi. Washington yönetiminin kararıyla birlikte Suriye’nin yaklaşık 47 yıldır devam eden listedeki statüsü sona erdi.</p>

<h3>HTŞ’NİN SDGT STATÜSÜ DE KALDIRILDI</h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığının açıklamasında, Suriye’ye ilişkin kararın yanı sıra Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) statüsünde de değişikliğe gidildiği duyuruldu. HTŞ’nin “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist Örgüt” olarak ifade edilen SDGT statüsünden çıkarıldığı belirtildi.</p>

<p>Karar kapsamında ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) de HTŞ’ye yönelik liste değişikliğini uygulamaya aldı. OFAC, örgütü Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar ve Engellenen Kişiler Listesi’nden çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABD YÖNETİMİ TEMMUZDA KONGRE’YE BİLDİRMİŞTİ</h3>

<p>Washington yönetimi, Suriye’nin statüsünde yapılacak değişikliğin sinyalini daha önce vermişti. ABD yönetimi temmuz ayında Kongre’ye yaptığı bildirimde, Suriye’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinden çıkarılması yönündeki niyetini beyan etmişti.</p>

<p>Hazine Bakanlığının son açıklamasıyla birlikte daha önce Kongre’ye bildirilen söz konusu adım resmiyet kazanmış oldu. Karar, Başkan Donald Trump yönetiminin Suriye politikasına ilişkin aldığı düzenlemeler kapsamında açıklandı.</p>

<h3>MARCO RUBIO’DAN SURİYE KARARIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA</h3>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Suriye’nin listeden çıkarılmasına ilişkin açıklama yaptı. Rubio, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Suriye’nin “teröre destek veren ülkeler” statüsünün resmen kaldırıldığını duyurdu.</p>

<p>Rubio açıklamasında, “Bugün, Suriye’nin ‘teröre destek veren ülkeler’ statüsünü resmen kaldırdım. Bu adım, Suriye’nin ekonomik açıdan canlanması ve ilerlemesi için yeni imkanlar yaratacaktır. Trump yönetimi, Orta Doğu’da barış, refah ve güvenliği sağlamak amacıyla ABD’nin ulusal güvenliğini güçlendirmeye devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>SURİYE 1979 YILINDA LİSTEYE EKLENMİŞTİ</h3>

<p>ABD, Suriye’yi 1979 yılında “teröre destek veren ülkeler” listesine eklemişti. Son kararla birlikte Suriye’nin onlarca yıldır devam eden listedeki statüsü kaldırılmış oldu.</p>

<p>ABD’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinde Suriye’nin çıkarılmasının ardından İran, Küba ve Kuzey Kore bulunmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-resmen-cikardi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/trump-sara-ankara-gorusmesi.jpg" type="image/jpeg" length="14820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ekonomik taarruz ilan etti, İran petrol yollarını tamamen kapatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-ekonomik-taarruz-ilan-etti-iran-petrol-yollarini-tamamen-kapatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-ekonomik-taarruz-ilan-etti-iran-petrol-yollarini-tamamen-kapatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkeleri hedef alacak yeni yaptırım paketini duyurmaya hazırlanırken Tahran’dan Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi üzerinden petrol sevkiyatını tamamen durdurma tehdidi geldi. İran ayrıca olası bir askeri saldırıya destek veren ülkelerin doğrudan hedef alınacağını, Avrupa’nın saldırıya katılması halinde kıtadaki ABD üslerinin vurulabileceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD yönetimi, İran üzerindeki ekonomik baskıyı artıracak yeni bir yaptırım paketini devreye almaya hazırlanıyor. Washington’ın “tarihin en büyük finansal taarruzu” olarak nitelendirdiği yeni tedbirlerin, yalnızca İran ekonomisini değil, Tahran ile ticari ve finansal bağlarını sürdüren üçüncü ülkeleri de hedef alacağı bildirildi. İran yönetimi ise ekonomik baskıların devam etmesi halinde Hürmüz Boğazı ile Basra Körfezi’nden petrol akışının tamamen durdurulacağını ve askeri saldırılara destek veren ülkelerin hedef alınacağını duyurdu.</p>

<h3>ABD YENİ YAPTIRIM PAKETİNİ AÇIKLAMAYA HAZIRLANIYOR</h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana neredeyse kesintisiz biçimde yaptırımlara maruz kalan İran’a karşı uygulanacak yeni ve ağır ekonomik tedbirleri TSİ 20.00’de düzenleyeceği basın toplantısıyla kamuoyuna açıklayacağını bildirdi. Bessent, Financial Times gazetesinde yayımlanan makalesinde yeni yaptırım sürecini “Şafak vakti bir ekonomik D-Day, bir hasma karşı bugüne kadar hazırlanan en büyük finansal taarruz başlıyor” sözleriyle tanımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaptırımların ayrıntılı kapsamına ilişkin bilgi paylaşmayan Bessent, İran ekonomisi ve finansal sistemiyle ilişkilerini sürdüren ülkelerin doğrudan hedef alınacağını ifade etti. Bessent, Tahran ile ilişkilerini devam ettiren ülkelerin ortaya çıkabilecek sonuçları dikkatle hesaplaması gerektiği yönünde uyarıda bulundu.</p>

<h3>ABD’DEN ÇİN’E YAPTIRIMLARA KATILMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Scott Bessent daha önce yaptığı açıklamada, petrol ithalatının yarısını tarihsel olarak Körfez bölgesinden karşılayan Çin’e de ABD yaptırımlarında Washington ile işbirliği yapma çağrısı yapmıştı. ABD yönetiminin yeni yaptırım politikasında İran ile ticaret yapan üçüncü ülkelerin hedef alınacağını açıklaması, Çin’i de sürecin önemli aktörlerinden biri haline getirdi.</p>

<p>Çin Dışişleri Bakanlığı ile Çin’in Washington Büyükelçiliği ise yaptırım ve baskı yöntemlerinin sorunların çözümüne katkı sağlamadığını bildirdi. Pekin yönetimi, Çin’in kendi ulusal çıkarlarını korumak amacıyla gerekli gördüğü bütün adımları atacağını açıkladı.</p>

<h3>TAHRAN’DAN PETROL AKIŞINI TAMAMEN KESME TEHDİDİ</h3>

<p>İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Washington’ın ekonomik baskısına karşı sert bir misillemeye hazırlandıklarını bildirdi. Rızai, ekonomik savaşın devam etmesi halinde Hürmüz Boğazı’ndan veya Basra Körfezi’nin herhangi bir noktasından petrol ihracatına izin verilmeyeceğini belirtti.</p>

<p>Rızai, “Ekonomik savaş devam ederse Hürmüz Boğazı’ndan veya Basra Körfezi’nin herhangi bir yerinden tek bir damla petrol dahi ihraç edilmeyecek. İran, herhangi bir ülkenin ABD’nin İran halkına yönelik ekonomik savaşına katılmasını ya da buna destek vermesini doğrudan savaş ilanı sayacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>TİCARİ GEMİLERE HÜRMÜZ BOĞAZI UYARISI</h3>

<p>Tahran yönetimi bölgedeki ticari gemilere de yeni bir uyarı gönderdi. İran makamları, kendi izinleri olmaksızın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapılmaması gerektiğini duyurdu. İran’ın açıklamaları, dünya enerji ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine yönelik gerilimi yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de düzenlediği basın toplantısında, İran’a yönelik olası bir askeri saldırıya destek veren ülkelerin doğrudan hedef alınacağını söyledi. Bekayi, Avrupa ülkelerinin İran’a yönelik bir saldırıya katılması halinde söz konusu ülkelerin topraklarındaki ABD askeri üslerinin vurulacağını açıkladı.</p>

<h3>İRAN: SAVAŞI BAŞLATAN TARAF BİZ DEĞİLİZ</h3>

<p>İsmail Bekayi, İran’ın meşru müdafaa hakkını kullandığını ve savaşı başlatan taraf olmadığını savundu. Bekayi, çatışmaların saldırıyı başlatan tarafın dayattığı şartlarla sona erdirilmesini kabul etmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p>Diplomatik kanalların sonuna kadar kullanıldığını belirten Bekayi, Washington’ın daha önce verdiği taahhütlere uymadığını ileri sürdü. Daha önce üzerinde uzlaşılan mutabakat zaptının üç hafta dahi yürürlükte kalamadığını söyleyen Bekayi, ABD’nin anlaşmanın bütün maddelerini ihlal ettiğini savundu.</p>

<h3>MEKKE ANLAŞMASI VE DENİZ ABLUKASI AÇIKLAMASI</h3>

<p>Bekayi, Mekke Anlaşması konusunda İran’a resmi bir katılım daveti ulaşmadığını, yalnızca bazı önerilerin iletildiğini söyledi. Hürmüz Boğazı’ndan günlük milyonlarca varil petrol geçtiğine yönelik açıklamaları da “psikolojik harp” olarak nitelendirdi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, uygulanan deniz ablukasını bir saldırı eylemi olarak gördüklerini belirtti. Bekayi ayrıca ülkede artan hayat pahalılığını hafifletmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini, İran ile Afganistan arasındaki ticaret hacmini genişleteceklerini ve Pakistan ile ilişkilerin tarihin en iyi seviyesinde ilerlediğini ifade etti.</p>

<h3>GARİBABADİ’DEN ABD’YE “48 YIL” YANITI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise Washington’dan gelen hükümeti devirme yönündeki açıklamalara X platformu üzerinden yanıt verdi. Garibabadi, ABD’nin 48 yıldır farklı isimler altında İran’ın sonunu getireceğini söylediğini, buna rağmen Tahran yönetiminin ayakta kalmayı sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Garibabadi, İran’a yönelik politikaların sonuç vermediğini savunarak değişen unsurun yalnızca başarısız planlara verilen isimler olduğunu kaydetti.</p>

<h3>BÖLGEDE DİPLOMASİ TRAFİĞİ HIZLANDI</h3>

<p>Bölgesel gerilimin arttığı dönemde diplomatik kanalları yeniden canlandırmaya yönelik girişimler de hız kazandı. ABD Başkanı Donald Trump ile yakın temas kuran Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir, İran’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.</p>

<p>Pakistan makamları ziyaretin amacını bölgesel barış ve istikrarı güçlendirmeye yönelik çabalar olarak açıkladı. Pakistanlı kaynaklar ise Munir’in İran’ın dini liderliğine yakın üst düzey isimlerle görüşmesinin planlandığını aktardı.</p>

<h3>UMMAN DIŞİŞLERİ BAKANI İRAN’A GİDİYOR</h3>

<p>Tahran yönetimi, Umman Dışişleri Bakanı’nın salı günü İran’ı ziyaret edeceğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Umman heyetinin ziyaretinin Pakistan askeri heyetinin gerçekleştirdiği temaslarla doğrudan bağlantılı olmadığını söyledi.</p>

<p>Bekayi, yapılacak görüşmelerde İran ile Umman arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve bölgedeki transit geçiş yollarının da ele alınacağını açıkladı.</p>

<h3>KIZILDENİZ’DE PETROL TANKERİNE FÜZE İSABET ETTİ</h3>

<p>Diplomatik girişimler devam ederken Kızıldeniz’de yeni bir saldırı meydana geldi. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları, Suudi Arabistan’ın Yenbu Limanı açıklarında seyreden bir petrol tankerine tanımlanamayan bir füzenin isabet ettiğini bildirdi.</p>

<p>UKMTO’nun açıklamasına göre füze saldırısının ardından tankerin ana güvertesinde yangın çıktı. İran destekli Husiler geçen ay, Hürmüz Boğazı’ndan uzak durmak amacıyla petrol ihracat rotasını Kızıldeniz’e kaydıran Suudi Arabistan’ın sevkiyatlarını engelleme tehdidinde bulunmuştu.</p>

<h3>ALTI AYLIK ÇATIŞMALARDA BİNLERCE KİŞİ ÖLDÜ</h3>

<p>ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı operasyonlardan itibaren altı aydır devam eden çatışmalarda başta İran ve Lübnan olmak üzere binlerce kişi hayatını kaybetti. Saldırılar sırasında İran’ın dönemin Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü ve ülkenin konvansiyonel askeri kapasitesinin önemli bir bölümü tahrip edildi.</p>

<p>ABD ve İran orduları haftalardır birbirlerine yönelik doğrudan askeri saldırı gerçekleştirmezken savaşı sona erdirmeye yönelik son resmi yüz yüze müzakereler haziran ayında yapıldı.</p>

<h3>İRAN FÜZE VE İHA KAPASİTESİNİ KORUYOR</h3>

<p>İran’ın nükleer programının mevcut durumuna ilişkin belirsizlik devam ederken Tahran yönetiminin Körfez’deki komşu ülkeleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki tankerleri hedef alabilecek füze ve insansız hava aracı kapasitesini muhafaza ettiği bildirildi.</p>

<p>Bölgedeki tehditler Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen deniz taşımacılığını durma noktasına getirirken küresel yakıt fiyatları üzerindeki baskı da sürüyor.</p>

<h3>PETROL FİYATLARI 1 DOLARDAN FAZLA GERİLEDİ</h3>

<p>Petrol fiyatları, yatırımcıların ABD’nin yeni yaptırım paketini açıklaması öncesinde kâr satışlarına yönelmesiyle pazartesi günü varil başına 1 dolardan fazla geriledi. Piyasalarda Washington’ın açıklayacağı yaptırımların kapsamı ile İran’ın petrol sevkiyatına yönelik tehdidi takip ediliyor.</p>

<p>İran ise savaşa yüksek enflasyon, değer kaybeden para birimi, enerji kesintileri ve mevcut yaptırımlar nedeniyle oluşan yapısal ekonomik sorunlarla girdi. Çatışmaların ardından yıkılan altyapı, durma noktasına gelen ticaret, azalan üretim ve yeniden inşa maliyetleri ülke ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu başlıca sorunlar arasında yer alıyor.</p>

<h3>İRANLI YETKİLİLER YENİ YAPTIRIMLARDAN ENDİŞELİ</h3>

<p>Tahran yönetimi resmi açıklamalarında Washington’a karşı sert tutumunu sürdürürken Reuters’a konuşan İranlı yetkililer yeni ekonomik yaptırımların ülkedeki yaşam koşullarını daha da ağırlaştırmasından endişe duyduklarını aktardı.</p>

<p>Yetkililer, ekonomik baskının artmasının halk protestolarını yeniden tetikleyebileceği ve yönetimin meşruiyeti üzerinde baskı oluşturabileceği yönündeki kaygılarını Reuters ile paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-ekonomik-taarruz-ilan-etti-iran-petrol-yollarini-tamamen-kapatiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-hukumet-sozcusu.jpg" type="image/jpeg" length="85314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed döneminin müftüsü müebbet hapse mahkum edildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/esed-doneminin-muftusu-muebbet-hapse-mahkum-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/esed-doneminin-muftusu-muebbet-hapse-mahkum-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de Beşar Esad yönetimi döneminde 16 yılı aşkın süre Cumhuriyet Müftülüğü yapan Ahmed Bedreddin Hassun hakkında karar çıktı. Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, “iç savaşa ve mezhepsel çatışmaya yol açan saldırı” suçundan mahkum ettiği Hassun’a müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca Hassun’un taşınır ve taşınmaz mallarına el konularak kamu hazinesine aktarılmasına hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aralık 2024’te Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye’de eski rejim döneminde işlendiği öne sürülen suçlara yönelik yargı süreçleri hızlandı. Geçiş dönemi adalet süreci kapsamında eski yönetimle bağlantılı üst düzey siyasi, askeri, güvenlik ve dini isimlerin dosyaları mahkemelerin önüne taşınırken, yargılanan isimlerden biri de Beşar Esad döneminin Cumhuriyet Müftüsü Ahmed Bedreddin Hassun oldu. Hassun hakkında yürütülen dava, 24 Ağustos 2026’da görülen altıncı duruşmada karara bağlandı.</p>

<p>Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, Hassun’u “iç savaşa ve mezhepsel çatışmaya yol açan saldırı” suçundan mahkum ederek müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme Başkanı Yargıç Fahreddin el-Aryan, yürütülen soruşturma ve yargılama kapsamında Hassun’un insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarına karıştığı yönünde delillere ulaşıldığını açıkladı. Kararla birlikte Hassun’un tüm taşınır ve taşınmaz mallarına el konularak kamu hazinesine aktarılmasına da hükmedildi.</p>

<h3>16 YILDAN FAZLA CUMHURİYET MÜFTÜLÜĞÜ YAPTI</h3>

<p>1949 yılında Halep’te doğan Ahmed Bedreddin Hassun, dini eğitimini Suriye’de aldıktan sonra Mısır’daki El Ezher Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Arap edebiyatı eğitiminin yanı sıra Şafii fıkhı alanında doktora yapan Hassun, dini görevlerinin yanında siyasette de yer aldı. 1990-1998 yılları arasında iki dönem Suriye Halk Meclisi üyeliği yaptı.</p>

<p>Hassun, 2005 yılında Beşar Esad döneminde Suriye Cumhuriyet Müftülüğü görevine getirildi. Ülkenin en üst düzey resmi dini makamlarından birini 16 yılı aşkın süre yürüten Hassun’un görevi, Beşar Esad’ın 2021 yılında Cumhuriyet Müftülüğü makamını kaldırmasıyla sona erdi. Makama ait dini karar ve fetva yetkileri Fıkıh Alimleri Konseyi’ne devredildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İÇ SAVAŞ DÖNEMİNDE REJİME DESTEĞİYLE ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Ahmed Bedreddin Hassun, 2011’de başlayan Suriye iç savaşı boyunca Beşar Esad yönetimine verdiği açık destekle tanındı. Eski müftü, rejimin askeri politikalarını destekleyen açıklamaları, muhaliflerin kontrolündeki bölgeler hakkında kullandığı ifadeler ve Esad yönetiminin askeri operasyonlarına dini meşruiyet sağladığı yönündeki suçlamalarla gündeme geldi.</p>

<p>Hassun hakkında mahkemeye taşınan suçlamalar arasında sivil bölgelere yönelik varil bombası saldırılarının kullanımını meşrulaştırdığı iddiası da yer aldı. Eski müftü, söz konusu tutumu nedeniyle muhalif çevrelerde “varil bombası müftüsü” olarak anıldı. Yargılama dosyasında ayrıca Rusya ve İran’ın Suriye’deki askeri müdahalelerine verdiği destek ile savaş suçlarıyla ilişkilendirilen bazı isimlere yönelik açıklamaları da yer aldı.</p>

<h3>MART 2025’TE YAKALANDI</h3>

<p>Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından hakkında yakalama kararı bulunan Ahmed Bedreddin Hassun, Mart 2025’te Suriye makamları tarafından gözaltına alındı. Kaynaklarda Hassun’un ülkeyi terk etmeye çalıştığı sırada yakalandığı belirtilirken, gözaltı işleminin eski rejim dönemindeki ihlallerle bağlantılı isimlerin soruşturulması kapsamında gerçekleştirildiği açıklandı.</p>

<p>Hassun hakkındaki dosya daha sonra Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi’ne taşındı. Mahkeme sürecinin ilk duruşması 25 Haziran 2026 tarihinde yapıldı ve iddianamede eski müftüye yönelik çok sayıda suçlama sıralandı.</p>

<h3>YARGILANMASINA 25 HAZİRAN’DA BAŞLANDI</h3>

<p>Şam 4. Ceza Mahkemesi’nde 25 Haziran 2026’da başlayan yargılamanın ilk duruşmasında Hassun hakkındaki suçlamalar mahkeme heyeti tarafından ele alındı. Dosyada makamını kişisel çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanma, Beşar Esad ile güvenlik ve askeri yetkililerle resmi çerçevenin dışında ilişkiler kurma, mezhep çatışmasını körükleyen faaliyetlerde bulunma ve sivillere karşı şiddeti teşvik etme suçlamaları yer aldı.</p>

<p>Savcılık ayrıca Hassun’un konuşmaları ve açıklamaları yoluyla muhalif bölgelerde yaşayan sivillere karşı askeri operasyonları teşvik ettiğini öne sürdü. Doğu Halep ve İdlib başta olmak üzere muhaliflerin kontrolünde bulunan bölgeler hakkında yaptığı açıklamalar ile rejim ordusuna yönelik çağrılar da dava dosyasındaki deliller arasında gösterildi.</p>

<h3>DURUŞMALARDA VİDEOLAR VE TANIK İFADELERİ İNCELENDİ</h3>

<p>Yargılamanın ikinci duruşmasında kamu tanıkları dinlenirken, üçüncü duruşmada savcılık tarafından Hassun’a ilişkin video görüntüleri mahkemeye sunuldu. Savunma tarafı söz konusu görüntüler üzerinde teknik inceleme yapılmasını talep etti ve mahkeme talebi kabul ederek görüntülerin içeriğinin ve bütünlüğünün incelenmesine karar verdi.</p>

<p>30 Temmuz’da yapılan dördüncü duruşmada ise tanık ifadeleri doğrultusunda Hassun’a yönelik mali çıkar sağlama ve nüfuzunu kullanma suçlamaları gündeme geldi. Tanıklardan biri, eski rejimin güvenlik birimlerince gözaltına alınan bir yakınının serbest bırakılması için Hassun’un müdahalesi karşılığında para ve ayni yardım vermek zorunda kaldığını öne sürdü.</p>

<h3>SAVCILIK İDAM CEZASI TALEP ETTİ</h3>

<p>Davanın 6 Ağustos 2026 tarihinde görülen beşinci duruşmasında savcılık mütalaasını açıkladı. Savcılık, dosyada yer alan deliller ve tespitler doğrultusunda Hassun hakkında uygulanabilecek en ağır cezanın verilmesini istedi ve idam cezası talebinde bulundu. Savunma avukatı ise mahkemeden son savunma dilekçesini hazırlamak için süre talep etti.</p>

<p>Mahkeme, karar duruşmasının 24 Ağustos 2026 tarihinde yapılmasını kararlaştırdı. Altıncı duruşmada Hassun hazır bulunurken, mahkeme heyeti dosyaya ilişkin hükmünü açıkladı.</p>

<h3>“İÇ SAVAŞ VE MEZHEPSEL ÇATIŞMAYA YOL AÇAN SALDIRI” SUÇUNDAN MAHKUM EDİLDİ</h3>

<p>Yargıç Fahreddin el-Aryan başkanlığındaki Şam 4. Ceza Mahkemesi, Ahmed Bedreddin Hassun’u “iç savaşa ve mezhepsel çatışmaya yol açan saldırı” suçundan suçlu buldu. Mahkeme, soruşturma kapsamında elde edilen delillerin Hassun’un insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarına karıştığını ortaya koyduğunu bildirdi.</p>

<p>Kararda, Hassun’un dönemin resmi dini kurumundaki konumunun askeri ve güvenlik operasyonlarına dini meşruiyet sağlamak amacıyla kullanıldığı yönündeki delillere yer verildi. Mahkeme ayrıca sivil yerleşimlere yönelik varil bombalarının kullanımının haklı gösterilmesi ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin meşrulaştırılması yönündeki eylemleri de dava kapsamında değerlendirdi.</p>

<h3>MAHKEMEDEN “DİNİ KILIF” TESPİTİ</h3>

<p>Mahkeme Başkanı Fahreddin el-Aryan, dava dosyasındaki delillerin devrik rejim döneminde resmi dini kurumların askeri ve güvenlik operasyonlarına dini gerekçe oluşturmak ve söz konusu operasyonları kamuoyu önünde meşru göstermek amacıyla kullanıldığına işaret ettiğini açıkladı.</p>

<p>Mahkeme ayrıca Hassun’un eski rejime bağlı güvenlik birimleri tarafından gözaltında tutulan bazı sivillerin serbest bırakılmasına aracılık etme karşılığında para ve hediyeler aldığı yönünde tespitlerde bulunulduğunu bildirdi. Kararda söz konusu eylemler de Hassun’un makamını kullanmasına ilişkin suçlamalar kapsamında değerlendirildi.</p>

<h3>HASSSUN’A MÜEBBET HAPİS CEZASI VERİLDİ</h3>

<p>Şam 4. Ceza Mahkemesi, tüm yargılama sürecinin ardından Ahmed Bedreddin Hassun hakkında müebbet hapis cezasına hükmetti. Kararla Hassun’un taşınır ve taşınmaz bütün mal varlığına el konulması ve söz konusu varlıkların kamu hazinesine aktarılması da kararlaştırıldı.</p>

<p>Mahkemenin kararıyla birlikte Beşar Esad yönetimi döneminde ülkenin en üst düzey dini makamlarından birini yürüten Hassun, eski rejimin devrilmesinden sonra yargılanarak ağır hapis cezasına mahkum edilen üst düzey isimler arasına girdi. Hassun hakkındaki karar 24 Ağustos 2026 tarihinde ve sanığın mahkemede hazır bulunduğu duruşmada verildi.</p>

<h3>BEŞAR ESAD VE MAHİR ESAD HAKKINDA DA İDAM KARARI VERİLMİŞTİ</h3>

<p>Suriye’de eski rejim yetkililerine yönelik yargılamalar Hassun dosyasıyla sınırlı kalmadı. Şam 4. Ceza Mahkemesi, 11 Ağustos 2026 tarihinde eski Suriye lideri Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve diğer bazı sanıklar hakkında da karar verdi.</p>

<p>Mahkeme, eski istihbarat yetkilisi Atıf Necib’i huzurda, Beşar Esad ve Mahir Esad ile beş firari sanığı ise gıyaplarında idam cezasına mahkum etti. Dosyada sivillerin öldürülmesi, işkence, özgürlükten yoksun bırakma, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları yer aldı. Eski rejimle bağlantılı diğer isimlere yönelik yargılamalar da geçiş dönemi adalet süreci kapsamında devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/esed-doneminin-muftusu-muebbet-hapse-mahkum-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suriye-mahkeme.jpg" type="image/jpeg" length="91109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CER'in Türkiye raporu: AB'nin savunmada ona ihtiyacı var]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cerin-turkiye-raporu-abnin-savunmada-ona-ihtiyaci-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cerin-turkiye-raporu-abnin-savunmada-ona-ihtiyaci-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Spot: Avrupa’nın önde gelen düşünce kuruluşlarından Centre for European Reform, Türkiye’nin NATO içindeki askeri kapasitesi, stratejik konumu ve gelişen savunma sanayii nedeniyle Avrupa güvenliği açısından önemli bir ortak olduğunu belirtti. CER’nin değerlendirmesinde özellikle Türkiye’nin insansız sistemlerdeki üretim kapasitesinin Avrupa’nın savunma tedarik zincirlerindeki eksikliklerin giderilmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa’nın güvenlik ve savunma politikalarında Türkiye’nin rolü yeniden gündeme geldi. Centre for European Reform tarafından yayımlanan değerlendirmede, Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerinde siyasi anlaşmazlıkların devam etmesine rağmen ortak güvenlik tehditlerinin iki taraf arasında daha yakın işbirliğini gerekli hale getirdiği belirtildi. Raporda Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük daimi ordusuna sahip olması, Karadeniz’e erişimi kontrol eden stratejik konumu ve son yıllarda büyüyen savunma sanayii kapasitesi Avrupa güvenliği açısından öne çıkan unsurlar arasında gösterildi.</p>

<h3>CER: TÜRKİYE AVRUPA GÜVENLİĞİNDE ÖNEMLİ BİR AKTÖR</h3>

<p>CER’nin 3 Temmuz 2026 tarihinde yayımladığı “AB ve Türkiye: Ortak tehditler karşılıklı güvensizliğin üstesinden gelebilir mi?” başlıklı politika notunda, Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliği açısından taşıdığı askeri ve jeopolitik öneme geniş yer verildi. Kuruluş, Rusya kaynaklı güvenlik riskleri, ABD’nin Avrupa güvenliğindeki rolüne ilişkin belirsizlikler ve Çin’in sanayi politikalarının hem Avrupa hem de Türkiye için ortak sorunlar oluşturduğunu kaydetti.</p>

<p>Değerlendirmede Türkiye’nin özellikle Rusya’ya karşı Avrupa güvenliğinin güçlendirilmesinde rol oynayabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtildi. NATO’nun ikinci büyük daimi ordusuna sahip Türkiye’nin Karadeniz, Orta Doğu ve Orta Asya’daki stratejik konumu da Avrupa açısından dikkate alınması gereken unsurlar arasında sıralandı.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN İHA KAPASİTESİNE DİKKAT ÇEKİLDİ</h3>

<p>CER’nin üzerinde durduğu başlıklardan biri Türkiye’nin insansız sistemler alanındaki üretim kapasitesi oldu. Raporda Türkiye’nin yalnızca insansız hava araçlarında değil, insansız kara ve deniz araçlarında da önemli bir üretim altyapısına sahip olduğu belirtildi.</p>

<p>Avrupa’nın savunma sanayii tedarik zincirlerinde çeşitli kapasite açıklarının bulunduğuna dikkat çeken kuruluş, Türkiye’nin üretim gücünün söz konusu eksikliklerin giderilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. İnsansız sistemlerin Ukrayna ve İran’daki savaşlarda giderek daha önemli hale geldiğine işaret edilen değerlendirmede, hızlı üretim ve teknolojik yenilik kapasitesinin modern savaş ortamında belirleyici unsurlar arasında bulunduğu kaydedildi.</p>

<h3>AVRUPA’NIN YENİDEN SİLAHLANMA SÜRECİNDE TÜRKİYE BAŞLIĞI</h3>

<p>Avrupa ülkeleri son yıllarda savunma harcamalarını ve üretim kapasitelerini artırmaya yönelik yeni adımlar atıyor. CER, Avrupa’nın yeniden silahlanma sürecinde Türkiye’nin mühimmat ve insansız sistem üretim kapasitesinin değerlendirilmesinin iki taraf açısından da yeni işbirliği alanları oluşturabileceğini belirtti.</p>

<p>Raporda Türkiye’nin savunma sanayiinde aynı ürün grubunda faaliyet gösteren birden fazla üreticiye sahip olduğu, Avrupa’dan gelecek ilave talebin ise söz konusu üretim kapasitesinin daha geniş pazarlara açılmasına imkan sağlayabileceği ifade edildi. CER, özellikle ortak girişimler, alt yüklenicilik modelleri ve Türk savunma şirketlerinin Avrupa’da doğrudan yatırım yapmasını muhtemel işbirliği yöntemleri arasında gösterdi.</p>

<h3>BAYKAR VE LEONARDO ORTAKLIĞI ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında savunma sanayii alanında son dönemde gerçekleştirilen önemli girişimlerden biri Baykar ile İtalyan Leonardo şirketi arasındaki ortaklık oldu. İki şirket, insansız teknolojiler alanında faaliyet göstermek amacıyla yüzde 50-50 ortaklık yapısına sahip LBA Systems isimli şirketi kurdu.</p>

<p>Leonardo’nun açıklamasına göre merkezi İtalya’da bulunan ortak şirket, insansız hava sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi, üretimi ve bakımına yönelik faaliyet gösterecek. Ortaklığın temelinde Baykar’ın insansız hava araçları alanındaki üretim ve operasyon tecrübesi ile Leonardo’nun Avrupa’daki elektronik sistemler, sensörler ve savunma sanayii altyapısının bir araya getirilmesi bulunuyor.</p>

<h3>TÜRK SAVUNMA ŞİRKETLERİNİN AVRUPA’DAKİ FAALİYETLERİ GENİŞLİYOR</h3>

<p>CER değerlendirmesinde Türkiye ile savunma sanayii işbirliğine yaklaşan Avrupa ülkeleri farklı gruplar altında ele alındı. Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne katılımına destek verdiği ve Eurofighter satışındaki vetosunu kaldırdığı belirtilirken, İtalya başta olmak üzere Polonya, Macaristan, Romanya, Portekiz ve İspanya’nın Türk savunma şirketleriyle daha ileri düzey işbirliği geliştiren ülkeler arasında bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Raporda Almanya’da Türk şirketi Repkon tarafından topçu mühimmatı üretimine yönelik fabrika kurulması ve Polonya’nın ASELSAN’dan keşif ve gözetleme ekipmanları tedarik etmesi de Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında artan savunma sanayii ilişkilerinin örnekleri arasında gösterildi.</p>

<h3>TÜRKİYE 20 EUROFIGHTER TYPHOON ALACAK</h3>

<p>Türkiye ile İngiltere arasındaki savunma işbirliğinin önemli başlıklarından birini Eurofighter Typhoon savaş uçakları oluşturuyor. İngiltere hükümeti tarafından açıklanan anlaşmaya göre Türkiye, İngiltere’den 20 yeni Typhoon savaş uçağı satın alacak. Anlaşmanın toplam değerinin 8 milyar sterline kadar ulaşabileceği bildirildi.</p>

<p>İngiltere hükümeti, söz konusu anlaşmanın ülkede yaklaşık 20 bin istihdamı destekleyeceğini açıkladı. Eurofighter programında İngiltere’nin yanı sıra Almanya, İtalya ve İspanya da yer alıyor. Türkiye’nin uçak tedariki, Ankara’nın Avrupa savunma sanayiiyle ilişkilerinin genişlediği alanlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>TÜRK PİLOTLAR VE TEKNİK PERSONEL İNGİLTERE’DE EĞİTİLECEK</h3>

<p>Türkiye ile İngiltere arasında Eurofighter anlaşmasının devamı niteliğinde yeni bir eğitim ve destek sözleşmesi de 25 Mart 2026 tarihinde imzalandı. İngiltere Savunma Bakanlığı, anlaşma kapsamında Türk Hava Kuvvetleri pilotlarının ve yer personelinin İngiltere’de Eurofighter Typhoon uçaklarının kullanımı ve bakımı konusunda eğitim alacağını açıkladı.</p>

<p>Sözleşme kapsamında uzun vadeli bakım ve destek faaliyetleri de yürütülecek. İngiltere hükümeti, eğitim ve destek anlaşmasının Ekim 2025’te imzalanan 20 uçaklık ana satış anlaşmasının bir sonraki aşamasını oluşturduğunu bildirdi.</p>

<h3>AB’NİN SAFE PROGRAMI 150 MİLYAR EUROLUK KAYNAK SAĞLIYOR</h3>

<p>Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla oluşturulan önemli mekanizmalardan biri Security Action for Europe, kısa adıyla SAFE oldu. Avrupa Birliği, program kapsamında üye devletlere ortak savunma tedariki amacıyla 150 milyar euroya kadar uzun vadeli kredi sağlayacak. SAFE düzenlemesi 29 Mayıs 2025 tarihinde yürürlüğe girdi.</p>

<p>Program mühimmat, füze, topçu sistemleri, hava ve füze savunması, deniz sistemleri, insansız hava araçları, elektronik harp ve askeri hareketlilik gibi geniş bir savunma ürün grubunu kapsıyor. Finansmanın amacı Avrupa savunma sanayiinin üretim kapasitesini artırmak ve mevcut askeri kapasite açıklarını azaltmak olarak açıklanıyor.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN SAFE’E KATILIMI SINIRLI ŞARTLARA BAĞLI</h3>

<p>SAFE düzenlemesi AB üyesi olmayan bazı ülkelerin de ortak savunma tedarik projelerine katılmasına imkan tanıyor. AB’ye aday ülkeler, potansiyel adaylar ve Avrupa Birliği ile güvenlik ve savunma ortaklığı bulunan ülkeler belirli şartlarda projelere dahil olabiliyor. Daha geniş kapsamlı katılım için ise AB ile ayrıca ikili veya çok taraflı bir anlaşma yapılması gerekiyor.</p>

<p>CER’nin değerlendirmesine göre Türkiye’nin AB ile güvenlik ve savunma ortaklığı anlaşmasının bulunmaması ve bazı üye ülkelerin siyasi itirazları, Türkiye’nin SAFE fonlarına geniş kapsamlı erişiminin önündeki başlıca engeller arasında yer alıyor. Kuruluş, Türkiye’nin SAFE dışında kalmasının Avrupa ülkeleriyle ikili savunma sanayii işbirliğinin devam etmesini engellemediğini de belirtiyor.</p>

<h3>SAFE’DE YÜZDE 35 KURALI UYGULANIYOR</h3>

<p>SAFE kapsamındaki savunma tedariklerinde nihai ürünün bileşen maliyetlerinin en fazla yüzde 35’inin AB, Ukrayna ve Avrupa Ekonomik Alanı ile EFTA kapsamı dışındaki ülkelerden gelmesine izin veriliyor. Avrupa Birliği Konseyi, söz konusu şartın Avrupa savunma sanayii kapasitesinin güçlendirilmesini amaçladığını belirtiyor.</p>

<p>Üçüncü ülkelerle yapılacak ek anlaşmalar, söz konusu ülkelerin şirketlerinin SAFE projelerinde daha geniş biçimde yer alabilmesinin önünü açabiliyor. Türkiye ile böyle bir kapsamlı SAFE katılım anlaşması mevcut durumda sonuçlandırılmış değil.</p>

<h3>YUNANİSTAN VE GÜNEY KIBRIS’IN İTİRAZI ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>CER, Türkiye’nin AB düzeyindeki savunma girişimlerine daha geniş biçimde dahil edilmesinin önündeki siyasi engeller arasında Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın tutumuna özellikle dikkat çekiyor. Raporda Türkiye’nin PESCO’ya katılımının daha önce Avusturya tarafından engellendiği, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın da benzer girişimlere karşı çıkmasının beklendiği ifade ediliyor.</p>

<p>Kuruluş, Türkiye’nin SAFE fonlarına tam erişimine ilişkin beklentilerin de söz konusu siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle düşük olduğunu belirtiyor. Buna karşılık bazı Avrupa ülkelerinin Türkiye ile ikili düzeyde savunma sanayii işbirliğini artırması, AB kurumları düzeyindeki siyasi sınırlamalar ile üye ülkelerin ulusal politikaları arasında farklı yaklaşımların bulunduğunu gösteriyor.</p>

<h3>CER İKİLİ SAVUNMA İŞBİRLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Centre for European Reform, Türkiye’nin AB çapındaki savunma mekanizmalarına tam olarak dahil edilmesinin siyasi açıdan zor olduğunu, ancak tek tek Avrupa ülkeleriyle yürütülen ikili ve çok taraflı ortaklıkların daha hızlı ilerleyebileceğini belirtti. Baykar-Leonardo ortaklığı ile Türkiye-İngiltere Eurofighter anlaşması söz konusu modelin güncel örnekleri arasında bulunuyor.</p>

<p>CER’ye göre ortak girişimler, Türk şirketlerinin Avrupa topraklarında kuracağı üretim tesisleri ve Avrupalı ana yüklenicilerin Türk şirketlerine üretim yaptırması savunma sanayiindeki işbirliğini genişletebilecek seçenekler arasında yer alıyor. Kuruluş ayrıca NATO standartlarına uyumun ve müttefikler arasındaki birlikte çalışabilirliğin ortak projelerde korunması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN KARADENİZ’DEKİ KONUMU DA ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>CER’nin değerlendirmesinde Türkiye’nin Avrupa güvenliğine sağlayabileceği katkı yalnızca savunma sanayiiyle sınırlandırılmıyor. Türkiye’nin İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinden Karadeniz’e erişimi kontrol etmesi ve bölgedeki askeri kapasitesi de Rusya kaynaklı güvenlik riskleri açısından önemli görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuruluş, Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında Karadeniz güvenliği, Suriye ve Doğu Akdeniz dahil Levant bölgesinin istikrarı ile Avrupa savunma tedarik zincirlerinin geliştirilmesi başlıklarında düzenli güvenlik diyaloğu kurulmasını öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cerin-turkiye-raporu-abnin-savunmada-ona-ihtiyaci-var</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/turkiye-avrupa-birligi.jpg" type="image/jpeg" length="38252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevlid Kandili Türkiye’nin dört bir yanında dualarla idrak edildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/mevlid-kandili-bugun-idrak-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/mevlid-kandili-bugun-idrak-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in dünyayı teşrifinin 1501’inci yıl dönümü dolayısıyla Türkiye genelinde camilerde Mevlid Kandili programları düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetleri, ilahiler, salavatlar ve dualarla idrak edilen gecenin ardından Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda etkinlik gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in dünyayı teşrifinin yıl dönümü olan Mevlid Kandili, Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen programlarla idrak edildi. Camileri dolduran vatandaşlar Kur’an-ı Kerim tilavetlerini dinledi, salavatlar getirdi ve dualara eşlik etti. Programlarda Hazreti Muhammed’in örnek hayatı, güzel ahlakı ve İslam ahlakındaki yeri anlatıldı.</p>

<h3>CAMİLERDE MEVLİD KANDİLİ PROGRAMLARI DÜZENLENDİ</h3>

<p>Mevlid Kandili dolayısıyla başta büyük şehirler olmak üzere Türkiye genelindeki camilerde özel programlar gerçekleştirildi. Vatandaşlar akşam saatlerinden itibaren camilere gelerek kandil programlarına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve ilahilerin okunduğu programlarda cemaat hep birlikte dua etti.</p>

<p>Hazreti Muhammed’in dünyaya gelişinin 1501’inci yıl dönümünde yapılan programlarda Peygamber Efendimizin hayatından örnekler aktarıldı. Güzel ahlak, merhamet, adalet ve toplumsal sorumluluk gibi başlıklar da programların ana konuları arasında yer aldı.</p>

<h3>BEŞTEPE MİLLET CAMİSİ’NDE ÖZEL PROGRAM</h3>

<p>Ankara’da Beştepe Millet Camisi’nde akşam namazının ardından Mevlid-i Nebi Gecesi Özel Programı gerçekleştirildi. Programa katılan vatandaşlar Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve dualar eşliğinde geceyi idrak etti.</p>

<p>İstanbul’da da Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Sultanahmet ve Eyüpsultan başta olmak üzere selatin camilerde kandil programları düzenlendi. Programlara yoğun katılım olurken cemaat, okunan ilahiler ve salavatlara eşlik etti.</p>

<h3>1501’İNCİ YIL “PEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAK” TEMASIYLA İDRAK EDİLİYOR</h3>

<p>Hazreti Muhammed’in doğumunun 1501’inci yıl dönümü, “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla idrak ediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı da Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında hem Türkiye’de hem de yurt dışında çeşitli etkinlikler gerçekleştirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinliklerde Peygamber Efendimizin örnek hayatı ve İslam ahlakının temel değerleri ele alınacak. Programlarla toplumun farklı kesimlerine ulaşılması ve Mevlid-i Nebi Haftası boyunca çeşitli faaliyetlerin sürdürülmesi planlanıyor.</p>

<h3>ARPAGUŞ: TOPLUMSAL DUYARLILIK VE BİLİNÇ OLUŞTURULACAK</h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Mevlid-i Nebi Haftası Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada hafta boyunca Peygamber Efendimizin örnek hayatına ve İslam ahlakına dikkat çekileceğini söyledi.</p>

<p>Arpaguş, “Hafta boyunca yapılacak etkinliklerle Peygamber Efendimizin örnek hayatına ve onun şahsında tecessüm eden İslam ahlakına dikkat çekilecek ve bu hususta toplumsal duyarlılık ve bilinç oluşmasına katkı sağlanacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>GENÇLERLE ÖZEL BULUŞMALAR YAPILACAK</h3>

<p>Mevlid-i Nebi Haftası boyunca camilerde çok sayıda program düzenlenecek. Diyanet İşleri Başkanlığı özellikle gençlere yönelik özel buluşmalar gerçekleştirecek ve Peygamber Efendimizin ahlaki yönünü farklı yaş gruplarına anlatmaya yönelik çalışmalar yapacak.</p>

<p>Safi Arpaguş, “Peygamber Efendimizin ahlaki yönünü geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla başta orta ve yükseköğretim öğrencileri olmak üzere toplumun farklı kesimlerine yönelik konferans, panel, sohbet ve söyleşiler düzenlenecektir” dedi.</p>

<h3>ÖĞRENCİLERE YARIŞMA, FİDAN DİKİMİ VE KAN BAĞIŞI ETKİNLİKLERİ</h3>

<p>Mevlid-i Nebi Haftası kapsamındaki etkinlikler yalnızca camilerde düzenlenecek programlarla sınırlı kalmayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından öğrencilere yönelik çeşitli yarışmalar da gerçekleştirilecek.</p>

<p>Arpaguş, hafta boyunca ülke genelinde fidan dikme faaliyetleri ile kan bağışı kampanyalarının da düzenleneceğini bildirdi. Etkinliklerin farklı yaş ve toplum kesimlerinin katılımına açık şekilde yürütülmesi öngörülüyor.</p>

<h3>ULUSLARARASI MEVLİD-İ NEBİ SEMPOZYUMU İSTANBUL’DA YAPILACAK</h3>

<p>Mevlid-i Nebi Haftası kapsamındaki akademik etkinliklerden biri de İstanbul’da gerçekleştirilecek. Safi Arpaguş, 25-27 Eylül tarihlerinde İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi’nde Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu düzenleneceğini açıkladı.</p>

<p>Sempozyuma Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenler katılacak. Program kapsamında Hazreti Muhammed’in hayatı, örnek ahlakı ve İslam düşüncesindeki yeri farklı başlıklar altında ele alınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/mevlid-kandili-bugun-idrak-ediliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/mevlid-kandili-44.jpg" type="image/jpeg" length="10425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Suriye ve İsrail yeniden masaya döndü" iddiası]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-ve-israil-yeniden-masaya-dondu-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-ve-israil-yeniden-masaya-dondu-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırının ardından tırmanan gerilimi düşürmek amacıyla Suriye ve İsrail arasında üst düzey görüşme gerçekleştirildi. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile Mossad Başkanı Roman Gofman’ın ABD arabuluculuğunda ve Ürdün’ün ev sahipliğinde yaptığı görüşmede İsrail saldırılarının durdurulması, güvenlik anlaşması müzakerelerinin yeniden başlatılması ve Türkiye-İsrail geriliminin Suriye’ye yansımasının önlenmesi ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ile Suriye arasında son dönemde artan askeri ve diplomatik gerilimin ardından üst düzey temas gerçekleştirildi. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani başkanlığındaki Suriye heyeti ile İsrail heyeti, 23 Ağustos 2026 Pazar günü Ürdün’de bir araya geldi. Görüşmenin ABD’nin arabuluculuğunda gerçekleştirildiği belirtilirken, toplantının temel gündemini İsrail’in Suriye topraklarına yönelik saldırılarının durdurulması ve iki ülke arasındaki güvenlik görüşmelerinin yeniden başlatılması oluşturdu. Reuters, Suriye devlet haber ajansı SANA’ya dayandırdığı haberinde toplantının Ürdün’ün ev sahipliğinde gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<h3>ŞEYBANİ İLE MOSSAD BAŞKANI GOFMAN GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Axios’un konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın Başkanı Roman Gofman görüşmede yer aldı. Jerusalem Post da kaynaklarına dayanarak görüşmenin gerçekleştirildiğini aktarırken, kaynaklardan biri toplantının “iyi geçtiğini” söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye tarafındaki heyete Şeybani başkanlık ederken Genel İstihbarat ve Askeri İstihbarat başkanlarının da görüşmeye katıldığı bildirildi. Suriye devlet medyasına konuşan diplomatik kaynak, İsrail tarafının da üst düzey bir heyetle toplantıda yer aldığını açıkladı.</p>

<h3>GÖRÜŞME ABD ARABULUCULUĞUNDA ÜRDÜN’DE YAPILDI</h3>

<p>Üst düzey temas ABD’nin arabuluculuğu ve Ürdün’ün ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Görüşmelerde taraflar arasındaki askeri gerilimin azaltılması için uygulanabilecek yöntemler ve mevcut iletişim kanallarının sürdürülmesi üzerinde duruldu.</p>

<p>Suriye devlet haber ajansı SANA’ya konuşan diplomatik kaynak, görüşmenin amacının gerilimin düşürülmesine yönelik pratik mekanizmaların oluşturulması ve güvenlik müzakerelerine yeniden dönülmesi olduğunu bildirdi. Tarafların İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği saldırılar, operasyonlar ve gözaltılarla ilgili başlıkları da görüştüğü aktarıldı.</p>

<h3>İSRAİL SALDIRILARININ DURDURULMASI MASADA</h3>

<p>Toplantının temel gündem maddelerinden birini İsrail’in Suriye topraklarına yönelik askeri faaliyetlerinin durdurulması oluşturdu. Suriye tarafı, İsrail’in hava saldırıları, saha operasyonları, gözaltılar ve hedef alma faaliyetlerini sona erdirecek mekanizmaların oluşturulmasını gündeme getirdi.</p>

<p>Görüşmede aynı zamanda iki ülke arasında daha önce yürütülen güvenlik anlaşması müzakerelerinin yeniden başlatılması ele alındı. Suriye tarafının aktardığı bilgilere göre üzerinde çalışılan güvenlik anlaşmasının ilerleyen dönemde daha kapsamlı bir anlaşmanın temelini oluşturması hedefleniyor.</p>

<h3>ŞEYBANİ: ÖNCELİĞİMİZ SALDIRILARIN DURMASI</h3>

<p>Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, Reuters’a verdiği röportajda İsrail ile güvenlik anlaşması görüşmelerinin yakın zamanda yeniden başlamasını beklediklerini açıkladı. Şeybani, Şam yönetiminin ilk önceliğinin İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının sona ermesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Taraflar arasında güven artırıcı adımlara ihtiyaç bulunduğunu belirten Şeybani, Suriye’nin mevcut durumda İsrail’e güvenmediğini ancak diplomatik temasların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Şeybani, güvenlik anlaşmasına ilişkin müzakerelerin İran-İsrail savaşı sonrasında askıya alındığını ve görüşmelerin yeniden başlamasını beklediklerini bildirdi.</p>

<h3>GÜVENLİK ANLAŞMASI MÜZAKERELERİ YAKLAŞIK BİR YILDIR SÜRÜYOR</h3>

<p>İsrail ile Suriye, ABD’nin arabuluculuğunda yaklaşık bir yıldır güvenlik düzenlemelerine ilişkin görüşmeler yürütüyor. Müzakerelerde İsrail güçlerinin Suriye topraklarından çekilmesi, ülkenin güneyindeki güvenlik düzenlemeleri ve İsrail’in Suriye’ye yönelik askeri operasyonlarının sona erdirilmesi başlıca konular arasında bulunuyor.</p>

<p>Reuters’ın aktardığına göre daha önce hazırlanan güvenlik düzenlemesi taslağında Suriye’nin güneyinde farklı güvenlik bölgelerinin oluşturulması ve Birleşmiş Milletler gözetimindeki tampon bölgeye ilişkin düzenlemeler de yer aldı. Şeybani, tarafların daha önce metin üzerinde çok sayıda konuda ilerleme sağladığını ancak uygulama aşamasına geçilemediğini belirtti.</p>

<h3>ŞAM EGEMENLİK HAKLARINI VURGULADI</h3>

<p>Suriyeli diplomatik kaynağa göre Şam yönetimi görüşmeler sırasında Suriye’nin egemen bir devlet olduğunu ve kendi askeri kapasitesini yeniden inşa etme ve geliştirme hakkına sahip bulunduğunu vurguladı. Suriye tarafı ayrıca ulusal çıkarları doğrultusunda uluslararası ve bölgesel ittifaklarını belirleme hakkının kendisine ait olduğunu bildirdi.</p>

<p>Şam yönetimi, ülkenin egemenliğini, toprak bütünlüğünü veya egemenlik haklarını sınırlandıracak bir güvenlik düzenlemesini kabul etmeyeceği mesajını verdi. Suriye tarafının güvenlik anlaşmasına ilişkin müzakerelerde söz konusu ilkeleri temel şartlardan biri olarak gündeme getirdiği aktarıldı.</p>

<h3>GOLAN TEPELERİ KONUSUNDA SURİYE’NİN TUTUMU DEĞİŞMEDİ</h3>

<p>Suriye yönetimi görüşmede İsrail’in kontrolündeki Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğu yönündeki tutumunu yineledi. Şam, Golan Tepeleri’nin nihai statüsünün mevcut güvenlik görüşmelerinin bu aşamasında ele alınmasının erken olduğunu bildirdi.</p>

<p>Suriye tarafı önceliğin İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesi ve 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nın yeniden tam olarak uygulanması olduğunu açıkladı. İsrail ile Suriye arasındaki mevcut anlaşmazlıkların başında İsrail’in Suriye’de kontrol ettiği bölgeler ve güney Suriye’de uygulanacak güvenlik düzenlemeleri bulunuyor.</p>

<h3>EBU ZUHUR HAVA ÜSSÜ’NE SALDIRI GERİLİMİ ARTIRDI</h3>

<p>Ürdün’deki görüşme, İsrail’in 18 Ağustos 2026 Salı günü Suriye’nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği hava saldırılarının ardından gerçekleştirildi. Suriye devlet medyası, üsse sekiz İsrail hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi.</p>

<p>İsrail tarafı saldırının Türkiye’nin söz konusu bölgede askeri kapasite oluşturma hazırlığıyla bağlantılı olduğunu savundu. Suriye ve Türkiye ise Ebu Zuhur’da kalıcı bir Türk askeri üssü veya yeni bir Türk askeri konuşlanması planlandığı yönündeki iddiaları reddetti. Saldırının ardından hem Şam hem de Ankara İsrail’e tepki gösterdi.</p>

<h3>ŞEYBANİ TÜRK ÜSSÜ İDDİASINI REDDETTİ</h3>

<p>Şeybani, Ebu Zuhur saldırısının ardından yaptığı açıklamada hava üssünde kalıcı bir Türk askeri varlığı oluşturma veya Türk askeri üssü kurma planının bulunmadığını söyledi. Suriye Dışişleri Bakanı, saldırı öncesinde İsrail’e de bu yönde mesaj iletildiğini belirtti.</p>

<p>Şeybani, üssün saldırının gerçekleştirildiği sırada büyük ölçüde boş olduğunu ve saldırının Türk askeri varlığıyla ilişkilendirilmesinin sahadaki durumla örtüşmediğini ifade etti. İsrail ise saldırının kendi güvenlik kaygıları doğrultusunda gerçekleştirildiğini savundu.</p>

<h3>TÜRKİYE-İSRAİL GERİLİMİNİN SURİYE’YE YANSIMASI ELE ALINDI</h3>

<p>Ürdün’de gerçekleştirilen toplantının gündemlerinden biri de Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin Suriye topraklarında doğrudan bir askeri karşılaşmaya dönüşmesinin önlenmesi oldu. Suriyeli diplomatik kaynak, tarafların Türkiye-İsrail geriliminin Suriye’ye yansımasını engelleyecek mekanizmaları değerlendirdiğini bildirdi.</p>

<p>ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da Ebu Zuhur saldırısının ardından Türkiye, İsrail ve Suriye arasında doğrudan çatışma yaşanmasını önlemeye yönelik mekanizmalar üzerinde çalışıldığını açıklamıştı. Barrack, Ebu Zuhur saldırısının ardından Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin daha geniş bir çatışmaya dönüşme riskine ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.</p>

<h3>ŞEYBANİ VE GOFMAN DAHA ÖNCE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>İsrail ile Suriye arasındaki temas Ebu Zuhur saldırısının ardından başlamadı. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, saldırıdan önce de telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p>

<p>Jerusalem Post’un Reuters’a dayandırdığı haberinde iki ismin önceki hafta gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını ele aldığı belirtildi. Telefon teması, Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik 18 Ağustos saldırısından önce gerçekleştirilen üst düzey görüşmeler arasında yer aldı.</p>

<h3>İLETİŞİM KANALLARI AÇIK TUTULUYOR</h3>

<p>Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, İsrail ile mevcut durumda güven ilişkisi bulunmadığını belirtirken, Şam’ın diplomatik görüşmelere devam edeceğini açıkladı. Suriye tarafı, güvenlik anlaşmasından önce İsrail saldırılarının sona erdirilmesini ve güven artırıcı mekanizmaların hayata geçirilmesini istiyor.</p>

<p>23 Ağustos’ta Ürdün’de gerçekleştirilen görüşmede saldırıların durdurulması, gözaltı ve saha operasyonlarına yönelik mekanizmalar, güvenlik anlaşması görüşmelerinin yeniden başlatılması, Suriye’nin egemenlik talepleri ve Türkiye-İsrail geriliminin Suriye topraklarına taşınmasının engellenmesi başlıkları ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-ve-israil-yeniden-masaya-dondu-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suriye-israil-4.jpg" type="image/jpeg" length="80217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çöp dağı patladı evleri yuttu onlarca kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cop-dagi-patladi-evleri-yuttu-onlarca-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cop-dagi-patladi-evleri-yuttu-onlarca-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gine’nin başkenti Konakri’de şiddetli yağışların ardından bir çöp depolama alanındaki dev atık yığını çöktü. Çevredeki ev ve barakaların tonlarca atığın altında kaldığı faciada 30 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi yaralandı. Hükümetin olaydan dört gün önce depolama alanının kapatılacağını açıkladığı ve çevrede yaşayanlar için tahliye talimatı verdiği ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gine’nin başkenti Konakri’de bulunan bir çöp depolama alanında şiddetli yağışların ardından büyük bir heyelan meydana geldi. Gbessia bölgesindeki Dar es Salam çöp depolama alanında biriken dev atık yığınının çökmesiyle çevrede bulunan evler, barakalar ve çadırlar tonlarca çöpün altında kaldı. Gine hükümeti, olayda 30 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 kişinin ağır, 16 kişinin ise hafif yaralandığını açıkladı.</p>

<h3>ŞİDDETLİ YAĞIŞLARIN ARDINDAN ÇÖP YIĞINI ÇÖKTÜ</h3>

<p>Facia 23 Ağustos 2026 Pazar günü yerel saatle yaklaşık 02.00’de meydana geldi. Gece boyunca etkili olan şiddetli yağışlar, depolama alanında biriken büyük çöp yığınının kaymasına neden oldu. Atıkların hızla çevredeki yerleşim alanına doğru ilerlemesi sonucu çok sayıda yapı çöplerin altında kaldı.</p>

<p>Görgü tanıkları, çöken atık kütlesinin çevredeki derme çatma yapıların yanı sıra daha büyük binaları da etkileyebilecek ölçüde olduğunu aktardı. Dar es Salam, Konakri’nin en büyük çöp depolama alanı olarak bilinirken, bölgede yoğun yerleşimin bulunması can kaybının artmasına neden oldu.</p>

<h3>30 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, 22 KİŞİ YARALANDI</h3>

<p>Gine hükümetinin açıkladığı son bilgilere göre faciada 30 kişi yaşamını yitirdi. Yaralanan 22 kişiden 6’sının durumunun ağır olduğu, 16 kişinin ise hafif yaralandığı bildirildi. Arama kurtarma çalışmalarının olayın ardından bölgede devam ettiği açıklandı.</p>

<p>Yaralılar sağlık kuruluşlarına sevk edilirken, hayatını kaybedenlerin cenazeleri de Donka Hastanesi’ne götürüldü. Yetkililer, enkaz altında başka kişilerin bulunma ihtimaline karşı çalışmaların sürdürüldüğünü bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>EKİPLER TONLARCA ATIĞIN ALTINDA ARAMA YAPTI</h3>

<p>Olayın ardından bölgeye iş makineleri ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Buldozer ve ekskavatörlerle çöken atık yığınları kaldırılırken, bölge sakinleri ve gönüllüler de kurtarma çalışmalarına katıldı. Tonlarca atığın altında kalan kişilere ulaşılabilmesi için ekipler geniş bir alanda çalışma yürüttü.</p>

<p>Devlet kurumlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşları ve insani yardım ekiplerinin de sahada görev aldığı bildirildi. Gine hükümeti, kurtarma operasyonu için önemli miktarda insan gücü ve ekipmanın bölgeye sevk edildiğini açıkladı.</p>

<h3>İKİNCİ ATIK DALGASI EVLERİ YIKTI</h3>

<p>Faciadan kurtulan Mamadouba Bangoura, olay sırasında ailesiyle birlikte evde uyuduklarını ve büyük bir gürültüyle uyandıklarını anlattı. Bangoura’nın aktardığına göre ilk çökmeden sonra bazı kişiler dışarı çıkarak ne olduğunu anlamaya çalıştı, ardından ikinci bir atık dalgası gelerek evlerden birini yıktı.</p>

<p>Olayın gece saatlerinde meydana gelmesi nedeniyle birçok kişinin evlerinde bulunduğu belirtildi. Çöp yığınının kısa sürede yerleşim alanına ulaşması, çevrede yaşayanların bölgeden uzaklaşmasını zorlaştırdı.</p>

<h3>HÜKÜMET DÖRT GÜN ÖNCE KAPATMA KARARI ALMIŞTI</h3>

<p>Facianın ardından çöp depolama alanıyla ilgili daha önce alınan kararlar yeniden gündeme geldi. Gine Bölgesel Yönetim Bakanı Djenabou Toure, 20 Ağustos Perşembe günü yaptığı açıklamada depolama alanının oluşturduğu tehlike nedeniyle kapatılacağını duyurmuştu. Karar, facianın yaşanmasından dört gün önce açıklanmıştı.</p>

<p>Hükümet, özellikle yağışlı mevsimde bölgede heyelan ve ani sel riskinin yükseldiğini belirterek çöplerin başkent Konakri dışındaki başka bir alana taşınmasını planlamıştı. Depolama alanının çevresindeki yerleşimlerde yaşayanlara yönelik tahliye talimatlarının da olaydan önce verildiği bildirildi.</p>

<h3>TAHLİYE KARARINA RAĞMEN ÇOK SAYIDA KİŞİ BÖLGEDE KALDI</h3>

<p>Yetkililerin tahliye ve güvenlik önlemlerine ilişkin talimatlarına rağmen çok sayıda kişinin çöp depolama alanının çevresindeki ev ve barakalarda yaşamaya devam ettiği belirtildi. Facianın meydana geldiği sırada birçok kişinin evlerinde bulunması nedeniyle çöken atıkların altında kalanların sayısı arttı.</p>

<p><img alt="Çöp Dağları (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/cop-daglari-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Gine hükümeti olayın ardından bölgede yaşayan diğer ailelerin daha güvenli alanlara taşınacağını açıkladı. Arama kurtarma faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından depolama alanı çevresindeki yerleşimlere ilişkin yeni güvenlik önlemlerinin uygulanması planlanıyor.</p>

<h3>YAĞIŞLI MEVSİMDE HEYELAN VE SEL RİSKİ ARTIYOR</h3>

<p>Batı Afrika’nın birçok bölgesinde yağışlı mevsim boyunca şiddetli yağışlara bağlı sel ve heyelanlar meydana geliyor. Konakri’deki depolama alanının kapatılması kararında da yağışlı dönemde ortaya çıkan heyelan riskinin etkili olduğu belirtildi.</p>

<p>Dar es Salam çöp depolama alanında meydana gelen son facia, yoğun yerleşim alanlarının büyük atık sahalarına yakınlığına ilişkin güvenlik sorunlarını da yeniden gündeme taşıdı. Kurtarma ekiplerinin bölgedeki çalışmaları sürerken hükümet, enkaz altında kalmış olabilecek kişilere ulaşmaya yönelik operasyonların devam ettiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Afrika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cop-dagi-patladi-evleri-yuttu-onlarca-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/cop-daglari-1.jpg" type="image/jpeg" length="63422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, Hürmüz'den ücret kararını Meclis'te yasalaştırdı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuzden-ucret-kararini-mecliste-yasalastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuzden-ucret-kararini-mecliste-yasalastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu, Hürmüz Boğazı’ndan geçmesine izin verilen ülkelerin gemilerinden denizcilik, çevre, özel durumlarda yakıt ikmali, sigorta ve güvenlik gibi hizmetler karşılığında ücret alınmasını öngören maddeyi kabul etti. Ödemelerin İran riyali veya Tahran yönetiminin belirleyeceği başka bir para birimiyle tahsil edilmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz trafiğine ilişkin hazırladığı yeni yasal düzenlemede bir aşama daha tamamlandı. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu, “Hürmüz Boğazı’nın Güvenliğinin ve Kalkınmasının Sağlanmasına Yönelik Stratejik Eylem Planı” adıyla görüşülen tasarının daha önce ertelenen 3. maddesini 23 Ağustos 2026’daki toplantısında kabul etti. Madde, boğazdan geçişine izin verilen ülkelerin gemilerine İran tarafından sunulan çeşitli hizmetlerin ücretlendirilmesini öngörüyor.</p>

<p>Düzenleme henüz yasalaşmış değil. Komisyon aşamasındaki kabulün ardından tasarının Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi, daha sonra Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından incelenmesi gerekiyor. Gerekli aşamaların tamamlanmasının ardından düzenleme yürürlüğe girebilecek.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAN GEÇEN GEMİLER İÇİN ÜCRETLENDİRME MADDESİ KABUL EDİLDİ</h3>

<p>İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, komisyonun 23 Ağustos’taki toplantısında stratejik eylem planının görüşülmesine devam edildiğini açıkladı. Önceki toplantıda görüşülmesi ertelenen tasarının 3. maddesi toplantıda kabul edildi.</p>

<p>Kaşkavi’nin verdiği bilgilere göre kabul edilen madde kapsamında İran’ın Hürmüz Boğazı’nda sağladığı denizcilik, çevre, özel şartlarda yakıt ikmali, sigorta ve güvenlik hizmetlerinin yanı sıra diğer hizmetler için de ücret tahsil edilmesi öngörülüyor. Düzenleme doğrudan yalnızca geçiş hakkı için belirlenen bir tarife yerine, İran tarafından sağlandığı belirtilen hizmetlerin ücretlendirilmesine dayanıyor.</p>

<h3>ÜCRETLER İRAN RİYALİ VEYA TAHRAN’IN BELİRLEYECEĞİ PARA BİRİMİYLE ALINACAK</h3>

<p>Komisyon Sözcüsü Kaşkavi, ücretlerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verilen ülkelere ait gemilerden tahsil edileceğini belirtti. Ödemelerin İran riyaliyle veya İran yönetiminin uygun göreceği başka bir para birimiyle yapılmasının planlandığını açıkladı.</p>

<p>Tasarıda ücretlerin miktarına ilişkin kamuoyuna açıklanmış kesin bir tarife ise bulunmuyor. Hangi gemi türünün hangi hizmet karşılığında ne kadar ödeme yapacağına ilişkin ayrıntılar mevcut açıklamalarda paylaşılmadı. Kabul edilen madde, ücret tahsil edilmesinin yasal çerçevesini oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<h3>DENİZCİLİKTEN SİGORTAYA KADAR FARKLI HİZMETLER KAPSAMDA</h3>

<p>Komisyon tarafından kabul edilen 3. maddede ücretlendirilecek hizmetler arasında denizcilikle ilgili hizmetler, çevresel hizmetler, özel durumlarda yakıt ikmali, sigorta ve güvenlik hizmetleri bulunuyor. Tasarı ayrıca Hürmüz Boğazı’nda sağlanan diğer hizmetlerin de ücret kapsamına alınabilmesine imkan tanıyor.</p>

<p>Kaşkavi’nin açıklamasında ücret sisteminin yalnızca gemilerin boğazdan fiziksel olarak geçişi üzerinden değil, İran’ın söz konusu gemilere sunduğu hizmetler üzerinden oluşturulduğu belirtildi. Tasarının nihai halinde hizmetlerin kapsamı ve uygulanacak ücretlerin ayrıntılarının nasıl belirleneceği yasama sürecinin ilerleyen aşamalarında netleşebilecek.</p>

<h3>TASARIDA KIYI ÜLKELERİNİN EGEMENLİK HAKLARI VURGULANDI</h3>

<p>Hasan Kaşkavi, hazırlanan düzenlemede Hürmüz Boğazı’na kıyısı bulunan ülkelerin haklarının da dikkate alındığını söyledi. Tasarının uluslararası hukuk ve mevcut kurallar doğrultusunda deniz ulaşımı özgürlüğünü tanıdığını belirten Kaşkavi, aynı zamanda kıyı ülkelerinin güvenliği ve egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğinin vurgulandığını ifade etti.</p>

<p>İranlı yetkili, tasarının kıyı devletlerinin haklarının ihlal edilmesinin önlenmesine ilişkin hükümler de içerdiğini söyledi. Kaşkavi, Hürmüz Boğazı ile Basra Körfezi’nin coğrafi ve güvenlik koşulları nedeniyle kendine özgü kurallara sahip olduğunu savundu.</p>

<h3>KAŞKAVİ UMMAN’IN 1982 DENİZ HUKUKU SÖZLEŞMESİ TUTUMUNU ÖRNEK GÖSTERDİ</h3>

<p>Kaşkavi açıklamasında Umman’ın 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne ilişkin yaklaşımını da gündeme getirdi. Umman’ın sözleşmeyi kabul ettikten sonra yayımladığı siyasi bildiride, sözleşme hükümlerinin ülkenin ulusal egemenliğini ve ulusal güvenliğini ihlal etmemesi gerektiğini vurguladığını söyledi.</p>

<p>İran tarafı söz konusu örneği, Hürmüz Boğazı’ndaki kıyı devletlerinin güvenlik ve egemenlik haklarının uluslararası deniz ulaşımı serbestisiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönündeki yaklaşımına dayanak olarak gösteriyor.</p>

<h3>TASARI DAHA ÖNCE KOMİSYONDA GENEL HATLARIYLA KABUL EDİLMİŞTİ</h3>

<p>İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu, Hürmüz Boğazı’na ilişkin tasarının genel çerçevesini ağustos ayının başında kabul etmişti. Tasarıda İran’ın “düşman” olarak tanımladığı ülkelere ait askeri ve ticari gemilerin Basra Körfezi’ne girişleri konusunda daha sıkı kurallar getirilmesi de gündeme gelmişti.</p>

<p>Komisyon Başkanı İbrahim Azizi daha önce yaptığı açıklamada düzenlemenin İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yetki ve kontrolünü güçlendirmeyi amaçladığını belirtmişti. Tasarının diğer maddelerinin de komisyon toplantılarında kademeli olarak görüşüleceği açıklanmıştı.</p>

<h3>“DÜŞMAN” ÜLKELERİN GEMİLERİ İÇİN İZİN ŞARTI DA TASARIDA YER ALIYOR</h3>

<p>Tasarıya ilişkin daha önce açıklanan maddelerde, İran tarafından “düşman” kabul edilen ülkelere ait askeri ve ticari gemilerin İran’ın izni olmadan Basra Körfezi’ne girişinin sınırlandırılması öngörülüyor. İranlı yetkililer söz konusu düzenlemeyi Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini ve ülkenin egemenlik haklarını koruma amacıyla hazırladıklarını açıklamıştı.</p>

<p>Komisyon tarafından 23 Ağustos’ta kabul edilen 3. madde ise geçişine izin verilen ülkelere ait gemilere sağlanan hizmetlerin ücretlendirilmesine ilişkin hükümleri içeriyor. Böylece tasarıda gemilerin geçiş izinleri ile boğazda sunulan hizmetlerin mali karşılığı farklı maddeler kapsamında ele alınıyor.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA DENİZ TRAFİĞİ SON DÖNEMDE SINIRLANDI</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, son aylarda küresel enerji piyasalarının yakından takip ettiği başlıklardan biri haline geldi. İran’ın boğazdaki geçişleri sınırlandırması nedeniyle deniz trafiğinde önemli ölçüde düşüş yaşanırken, enerji ihracatı gerçekleştiren ülkeler alternatif güzergâhlara yönelmeye başladı.</p>

<p>İran, 22 Ağustos’ta Irak’ın diplomatik girişimlerinin ardından bazı Irak petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçmesine özel izin verdi. Reuters’ın aktardığına göre Irak yönetimi aynı dönemde Türkiye’deki Ceyhan Limanı, Suriye’deki Baniyas Limanı ve Ürdün’deki Akabe Limanı üzerinden alternatif ihracat seçenekleri üzerinde de çalışmalar yürütüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KALİBAF HÜRMÜZ BOĞAZININ AÇILMASI İÇİN ŞARTLARI SIRALAMIŞTI</h3>

<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılması için ABD’nin belirli şartları yerine getirmesi gerektiğini söylemişti. Kalibaf, ablukanın kaldırılması, bloke edilen İran varlıklarının serbest bırakılması, petrol yaptırımlarının sona erdirilmesi ve askeri tehditlerin durdurulması gibi şartları sıralamıştı.</p>

<p>Kalibaf, söz konusu koşullar yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını belirtmişti. İran Meclisi’nde görüşülen yeni tasarı da boğazın gelecekteki yönetim ve geçiş rejimine ilişkin uzun vadeli bir yasal çerçeve oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<h3>KOMİSYON KARARI HENÜZ YASA ANLAMINA GELMİYOR</h3>

<p>İran’daki yasama prosedürüne göre komisyon tarafından bir maddenin kabul edilmesi düzenlemenin doğrudan yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Komisyon görüşmelerinin tamamlanmasının ardından hazırlanan raporun İran Meclisi Genel Kurulu’na sunulması ve tasarının maddeleriyle bütünü üzerinde milletvekillerinin oylama yapması gerekiyor.</p>

<p>Genel Kurul tarafından kabul edilen metin daha sonra Anayasayı Koruyucular Konseyi’ne gönderiliyor. Konsey düzenlemeyi İran Anayasası ve İslami ölçütler açısından inceliyor. Herhangi bir itiraz bulunması halinde tasarı yeniden Meclis’e gönderiliyor.</p>

<h3>ANLAŞMAZLIK OLURSA DÜZENİN MASLAHATINI TEŞHİS KONSEYİ DEVREYE GİREBİLİYOR</h3>

<p>Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin bir tasarıya itiraz etmesi ve İran Meclisi ile Konsey arasındaki görüş ayrılığının giderilememesi halinde Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi devreye girebiliyor. Söz konusu kurum iki taraf arasındaki anlaşmazlığın çözümünde görev üstleniyor.</p>

<p>Meclis ve konsey süreçlerinin tamamlanarak düzenlemenin onaylanması halinde metin son aşamada Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanıyor. Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere yönelik ücretlendirme hükmünün uygulanabilmesi de söz konusu yasama aşamalarının tamamlanmasına bağlı bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuzden-ucret-kararini-mecliste-yasalastirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 21:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/hurmuz-bogazi-2.jpg" type="image/jpeg" length="59444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Yaptırımlara katılan ülkelere düşman sayılacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-yaptirimlara-katilan-ulkelere-dusman-sayilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-yaptirimlara-katilan-ulkelere-dusman-sayilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a karşı duyurduğu yeni ekonomik baskı kampanyasına destek verecek ülkelere uyarıda bulundu. Rızai, yaptırımlara katılan ülkelerin İran tarafından “düşman” olarak kabul edileceğini belirtirken, komşu ülkelerin Washington ile işbirliği yapması halinde bölgedeki çıkarlarının hedef alınacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki gerilim, Washington yönetiminin Tahran’a yönelik ekonomik baskıyı artırma kararı ve İran’dan gelen karşı açıklamalarla devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı ekonomik ve finansal açıdan daha fazla tecrit etmeyi amaçlayan kapsamlı bir operasyon duyurmasının ardından İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, bölge ülkelerine yaptırım sürecine katılmamaları yönünde çağrı yaptı.</p>

<p>Rızai, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD’nin uygulamaya hazırlandığı ekonomik tedbirlerde Washington ile hareket edecek ülkelerin Tahran tarafından karşı tarafta değerlendirileceğini söyledi. İranlı yetkili, “Bize yönelik ekonomik yaptırımlara katılan her ülke düşman olarak kabul edilecektir” ifadelerini kullandı. Rızai’nin açıklaması, Washington’ın İran ile ticari ve finansal ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkeleri de ekonomik sonuçlarla karşı karşıya bırakacağı yönündeki açıklamalarının ardından geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>RIZAİ’DEN BÖLGE ÜLKELERİNE UYARI</h3>

<p>Muhsin Rızai, İran’ın mevcut çatışmayı genişletmek istemediğini belirtirken, ülkeyi çevreleyen devletlerin ABD’nin ekonomik baskı kampanyasına katılması halinde Tahran’ın karşılık vereceğini söyledi. Rızai, “Savaşı genişletmek istemiyoruz ancak İran’ı çevreleyen ülkeler Amerikalılarla birlikte ekonomik savaşa katılırsa onların çıkarlarına darbe indireceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İranlı yetkilinin açıklamasında özellikle komşu ülkelerin Washington’ın yaptırım politikalarına vereceği destek öne çıktı. Rızai, İran’ın çevresindeki ülkelerden ABD tarafından yürütülen ekonomik kampanyaya katılmamalarını isterken, aksi yönde hareket eden ülkelerin İran açısından düşman konumuna geleceğini belirtti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI VE PETROL SEVKİYATI MESAJI</h3>

<p>Rızai, komşu ülkelerin ABD ile ekonomik yaptırımlar konusunda işbirliği yapması halinde petrol sevkiyatının da hedef alınabileceği mesajını verdi. İranlı yetkili, böyle bir durumda “Basra Körfezi’nden veya Hürmüz Boğazı’ndan tek bir damla petrol bile çıkmayacağı” yönünde uyarıda bulundu.</p>

<p>İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri, gerektiğinde Basra Körfezi’nden petrol ihracatında kullanılan Hürmüz dışındaki güzergâhlara karşı da harekete geçilebileceğini söyledi. Rızai’nin açıklamaları, küresel enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilimin sürdüğü dönemde geldi. AP, Rızai’nin ABD’nin ekonomik önlemlerine destek verecek komşu ülkelere karşılık verilebileceğini ve alternatif petrol sevkiyat güzergâhlarının da hedef alınabileceğini söylediğini aktardı.</p>

<h3>“TRUMP HAREKETE GEÇERSE DEPREM GİBİ KARŞILIK VERİRİZ”</h3>

<p>Rızai, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni adımlar atması ihtimaline ilişkin de açıklamada bulundu. İranlı yetkili, “Trump harekete geçmek isterse, deprem gibi bir güçle aynı şekilde karşılık veririz” ifadelerini kullanarak Tahran’ın karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi.</p>

<p>İran’ın savaşı genişletmek istemediğini tekrar vurgulayan Rızai, buna karşın ABD’nin ekonomik baskı kampanyasının İran’ın çevresindeki ülkeler tarafından desteklenmesi durumunda karşı adımlar atılacağını belirtti. İranlı yetkilinin açıklamalarında ekonomik yaptırımlar ile bölgedeki enerji altyapısı ve petrol sevkiyat güzergâhları arasında doğrudan bağlantı kuruldu.</p>

<h3>İRAN HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN KAPALI OLDUĞUNU SAVUNUYOR</h3>

<p>Rızai, ABD tarafından yapılan açıklamaların aksine Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğunu ileri sürdü. Boğazın Washington yönetiminin politikalarını değiştirmesine kadar yeniden açılmayacağını belirten Rızai, İran’ın Basra Körfezi’ndeki kıyı şeridinin yüzde 50’sinden fazlasına sahip olduğunu söyleyerek Hürmüz Boğazı’nın yönetiminde Tahran’ın belirleyici olması gerektiğini savundu.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki fiili durum konusunda taraflardan farklı açıklamalar geliyor. Reuters’ın 22 Ağustos tarihli haberinde, gemi takip verilerine göre boğazdaki ticari geçişlerin oldukça sınırlı kaldığı ve 20 Ağustos Perşembe günü yalnızca dört emtia gemisinin geçiş yaptığı belirtildi. Aynı verilerde büyük ham petrol veya sıvılaştırılmış doğal gaz tankerlerinin geçiş yapmadığı aktarıldı.</p>

<h3>RIZAİ: SAVAŞIN SONA ERMESİNİ İSTİYORUZ</h3>

<p>İranlı yetkili, sert açıklamalarına karşın Tahran’ın savaşın büyümesini istemediğini de ifade etti. Rızai, İran’ın savaşın sona ermesinden yana olduğunu ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına yönelik girişimlere karşı çıktığını söyledi.</p>

<p>Rızai’nin açıklamaları, İran yönetimi içinde çatışmanın sona erdirilmesine yönelik mesajların da gündeme geldiği bir dönemde yapıldı. İran yönetimi bir yandan Washington’ın ekonomik baskısına karşı karşılık verileceğini açıklarken, diğer yandan diplomatik yolların tamamen kapatılmaması gerektiğine ilişkin mesajlar da veriyor.</p>

<h3>TRUMP EKONOMİK OPERASYONU 19 AĞUSTOS’TA DUYURDU</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, 19 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada İran’a karşı kapsamlı yeni bir ekonomik baskı kampanyası başlatacağını duyurdu. Trump, söz konusu uygulamayı “şimdiye kadar herhangi bir ülkeye karşı gerçekleştirilen en ezici ekonomik operasyon” olarak nitelendirdi ve ekonomik savaş ile tecridin daha önce görülmemiş bir ölçekte uygulanacağını söyledi.</p>

<p>Trump, Washington’ın İran’ın ekonomik destek kanallarını kesmeyi hedeflediğini belirterek müttefiklerinden de ABD’nin yanında yer almalarını istedi. ABD Başkanı’nın açıklamasında finans kuruluşları, şirketler, havalimanları ve devlet kurumlarının İran’a ekonomik destek sağlamasının hedef alınacağı belirtildi.</p>

<h3>TRUMP ÜÇÜNCÜ ÜLKELERİ DE EKONOMİK SONUÇLARLA UYARDI</h3>

<p>Trump’ın duyurduğu plan yalnızca İran’ı değil, Tahran ile ekonomik ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkeleri de kapsıyor. ABD Başkanı, finans kuruluşlarının, işletmelerin, havalimanlarının veya devlet kurumlarının İran’a herhangi bir şekilde ekonomik destek sağlamasına izin veren ülkelerin ciddi ekonomik sonuçlarla karşı karşıya kalacağını açıkladı.</p>

<p>Trump ayrıca petrol kaçakçılığı, takas hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi kayıtları ve paravan şirketler üzerinden İran’a kaynak aktarılmasının durdurulması gerektiğini belirtti. Washington yönetimi yeni politikayla İran’ın uluslararası finans ve ticaret kanallarına erişimini daha da sınırlamayı amaçlıyor.</p>

<h3>İRAN DIŞİŞLERİ YAPTIRIMLARA HUKUK İTİRAZI YAPTI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD’nin yeni ekonomik yaptırım kararlarına tepki gösterdi. Bekayi, Washington’ın üçüncü ülkeleri de kapsayan ikincil yaptırımlarının uluslararası hukukta dayanağının bulunmadığını ve diğer devletlerin egemenliğini ihlal ettiğini savundu.</p>

<p>Bekayi, ABD’nin bir başka ülkenin yargı yetkisine tabi bankaları, şirketleri veya havalimanlarını üçüncü bir ülkeyle yürüttükleri yasal ticareti bırakmaya zorlayamayacağını söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptırımların Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan devletlerin egemen eşitliği ilkesiyle bağdaşmadığını ileri sürdü.</p>

<h3>BEKAYİ: EGEMENLİK HAKKI AŞINIR</h3>

<p>Bekayi, ikincil yaptırımların yalnızca İran ile ABD arasındaki ekonomik anlaşmazlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. İranlı sözcü, Washington’ın diğer devletlerin şirketlerine, bankalarına ve kurumlarına İran ile ticaret konusunda talimat vermesinin ülkelerin egemenlik haklarına müdahale anlamına geldiğini savundu.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, söz konusu yaklaşımın devam etmesi halinde Birleşmiş Milletler merkezli devletler arası sistemin temelini oluşturan egemenlik ilkesinin aşınacağını ve klasik sömürgecilik anlayışına dönüş için zemin oluşacağını ileri sürdü. Bekayi’nin açıklaması, ABD’nin yaptırımlara uymayan üçüncü ülkelere de ekonomik yaptırım uygulanabileceğini duyurmasının ardından yapıldı.</p>

<h3>ABD’NİN YENİ YAPTIRIMLARINDA TİCARET ORTAKLARI GÜNDEMDE</h3>

<p>Washington’ın İran’a yönelik yeni ekonomik baskı politikasının Tahran’ın büyük ticaret ortaklarını da doğrudan ilgilendirdiği belirtiliyor. Reuters’ın verilerine göre Çin, 2025 yılında günlük yaklaşık 1,38 milyon varil İran petrolü ithal ederek ülkenin en büyük petrol müşterisi konumunda yer aldı. Türkiye’nin İran ile yıllık ikili ticareti ise yaklaşık 5-6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>İran’ın diğer ticaret ortakları arasında Irak, Umman, Pakistan, Hindistan, Ermenistan ve Azerbaycan da bulunuyor. Trump yönetiminin üçüncü ülkelere yönelik ekonomik sonuç tehdidinin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntıların tamamı henüz açıklanmazken, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in yeni yaptırım paketine ilişkin ayrıntıları 24 Ağustos Pazartesi günü açıklaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-yaptirimlara-katilan-ulkelere-dusman-sayilacak</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/rizai-44.jpg" type="image/jpeg" length="91121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye, İsrail ile temasları kesti: “Güvenmiyoruz”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-israil-ile-temaslari-kesti-guvenmiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-israil-ile-temaslari-kesti-guvenmiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail’in 18 Ağustos’ta Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafedeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlediği hava saldırılarının ardından İsrail ile temasların kesildiğini açıkladı. Şeybani, Şam yönetiminin önceliğinin İsrail saldırılarının durdurulması olduğunu belirtirken, “Şu anda İsrail’e güvenmiyoruz” dedi. İsrail’in saldırıya gerekçe gösterdiği Türk askeri varlığı iddiası ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye yönetimi, İsrail’in 18 Ağustos 2026 Salı günü ülkenin kuzeybatısındaki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırılarının ardından İsrail ile temaslarını durdurdu. Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki hava üssünde pist ile depolama alanlarının hedef alındığı, Suriyeli askeri kaynaklara göre bölgeye sekiz hava saldırısı düzenlendiği bildirildi. Yerel ve askeri kaynaklar saldırıların ardından can kaybı bildirmezken tesiste maddi hasar meydana geldiği aktarıldı.</p>

<h3>SURİYE İSRAİL İLE TEMASLARIN KESİLDİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Reuters’a yaptığı açıklamada, Ebu Zuhur Hava Üssü’nün hedef alınmasının ardından İsrail ile yürütülen temasların kesildiğini söyledi. Şeybani, Şam yönetiminin önceliğinin İsrail’in Suriye topraklarına yönelik saldırılarının durdurulması olduğunu belirterek, iki taraf arasında yeniden temas kurulabilmesi için güven artırıcı adımlara ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Suriye Dışişleri Bakanı’nın açıklaması, 18 Ağustos’taki saldırının ardından iki taraf arasındaki temasların geleceğine ilişkin Şam yönetiminden gelen en açık mesajlardan biri oldu.</p>

<h3>ŞEYBANİ: ŞU ANDA İSRAİL’E GÜVENMİYORUZ</h3>

<p>Şeybani, Suriye’nin güvenliğinin İsrail tarafından sürekli tehdit edildiğini belirterek taraflar arasındaki temasların sonuç üretmesi gerektiğini söyledi. Suriyeli Bakan, “Özellikle Suriye’nin güvenliğini sürekli tehdit eden bir tarafla temas kurulması gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu temas sonuç getirmiyorsa buna ihtiyacımız yok” ifadelerini kullandı. Şeybani, mevcut duruma ilişkin ayrıca “Şu anda İsrail’e güvenmiyoruz” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Suriye Dışişleri Bakanı, saldırılardan önce de İsrail ile temasların yürütüldüğünü belirtirken Şam yönetiminin önceliğinin saldırıların durdurulması olduğunu vurguladı. Ebu Zuhur Hava Üssü’nün hedef alınmasından önce Suriye ve İsrail tarafları arasında ABD’nin de dahil olduğu temasların bulunduğu, Şeybani’nin İsrailli yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdiği daha önce kamuoyuna yansımıştı.</p>

<h3>İSRAİL EBU ZUHUR HAVA ÜSSÜNÜ SEKİZ KEZ VURDU</h3>

<p>İsrail ordusuna ait savaş uçakları 18 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü hedef aldı. Suriyeli askeri kaynaklar, saldırılarda üs bölgesinin sekiz kez vurulduğunu, pistin yanı sıra hangar ve depolama alanlarındaki yapıların hedef alındığını bildirdi. Saldırının ardından can kaybı veya yaralanmaya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken tesiste maddi hasar oluştuğu aktarıldı.</p>

<p>İsrail tarafı saldırıyı, Türkiye’nin Ebu Zuhur bölgesinde askeri varlık oluşturabileceği iddiasıyla gerekçelendirdi. İsrail tarafından gündeme getirilen Türk askeri varlığı iddiasına hem Ankara’dan hem de ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’tan açıklama geldi.</p>

<h3>TOM BARRACK TÜRK ASKERİ VARLIĞI İDDİASINI REDDETTİ</h3>

<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in saldırıya gerekçe gösterdiği Türk askeri varlığı iddiasına ilişkin açıklamasında söz konusu durumun sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini belirtti. Barrack, “Durumun böyle olmadığını biliyoruz” ifadesini kullanarak İsrail tarafından gündeme getirilen iddiayı reddetti.</p>

<p>Barrack, Ebu Zuhur Hava Üssü saldırısının ardından yaptığı değerlendirmelerde Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında doğrudan çatışma riskinin önlenmesi için çatışmasızlık mekanizmalarının önemine de dikkat çekti. ABD’li diplomat, Türkiye’nin saldırı konusunda önceden bilgilendirilmediğini de açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI: ÜSTE TÜRK ASKERİ HEYETİ YOKTU</h3>

<p>Milli Savunma Bakanlığı da İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından Türk askeri varlığına ilişkin iddialara yanıt verdi. Bakanlık, “İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz” açıklamasını yaptı.</p>

<p>MSB açıklamasında saldırının Suriye’nin istikrarı, güvenliği, birlik ve bütünlüğü ile altyapısına zarar verdiği belirtilirken Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlal edilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Bakanlık ayrıca Suriye’nin “tek ordu” ilkesi çerçevesinde kendi altyapısını ve askeri kapasitesini oluşturmasına Türkiye’nin destek vermeyi sürdüreceğini bildirdi.</p>

<h3>SALDIRIYA BÖLGE ÜLKELERİNDEN ORTAK KINAMA</h3>

<p>İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından çok sayıda ülkenin dışişleri bakanı ortak açıklama yayımladı. Türkiye, Cezayir, Endonezya, Filistin, Katar, Lübnan, Malezya, Moritanya, Pakistan, Somali ve Suudi Arabistan saldırıları şiddetle kınadı. Dışişleri Bakanlığı tarafından aktarılan ortak açıklamada saldırıların Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin ihlali olduğu belirtildi.</p>

<p>Anadolu Ajansı ve bazı diğer kaynakların aktardığı ortak açıklama metninde Ürdün de imzacı ülkeler arasında yer aldı. Söz konusu aktarımda Türkiye ile birlikte toplam 12 ülkenin dışişleri bakanının Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırıları kınadığı kaydedildi.</p>

<h3>EBU ZUHUR HAVA ÜSSÜNDE NELER YAŞANDI?</h3>

<p>Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ilinin doğusunda ve Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunuyor. İsrail savaş uçakları 18 Ağustos’ta üs bölgesini hedef alırken Suriyeli kaynaklar pist, depolar ve hangarda atıl durumda bulunan bir yapının saldırılarda vurulduğunu bildirdi. Sekiz hava saldırısının gerçekleştirildiği açıklanırken ilk bilgilerde can kaybı veya yaralanma bildirilmedi.</p>

<p>Saldırıdan sonraki süreçte İsrail, Ebu Zuhur’da Türkiye bağlantılı askeri faaliyet yürütüldüğünü öne sürdü. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ise Ebu Zuhur’da bir Türk askeri üssü kurulmasına yönelik plan bulunmadığını açıklarken Milli Savunma Bakanlığı da saldırı öncesinde veya saldırı sırasında bölgede herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-israil-ile-temaslari-kesti-guvenmiyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/11/seybani-4.jpg" type="image/jpeg" length="71031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Somali'nin kamuoyunda yanlış anlaşılan Kıbrıs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/somalinin-kamuoyunda-yanlis-anlasilan-kibris-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/somalinin-kamuoyunda-yanlis-anlasilan-kibris-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Somali Federal Cumhuriyeti'nin Kıbrıs meselesine ilişkin 21 Ağustos 2026 tarihli açıklaması, ülkenin dış politikasında yeni bir karar veya pozisyon değişikliğini değil, mevcut tutumunun devam ettiğini ortaya koydu. Mogadişu yönetimi, Kıbrıs konusunda Birleşmiş Milletler Şartı ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda hareket etmeyi sürdürdüğünü, KKTC'yi tanımaya yönelik herhangi bir karar alınmadığını açıkladı. Somali daha önce de KKTC'yi tanıyan ülkeler arasında yer almıyordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Somali Federal Cumhuriyeti Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, Kıbrıs meselesine ilişkin kamuoyunda gündeme gelen değerlendirmelerin ardından 21 Ağustos 2026'da yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada Somali'nin Kıbrıs konusundaki mevcut dış politikasının değişmediği özellikle vurgulanırken, Birleşmiş Milletler Şartı ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarının ülkenin tutumunun temelini oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Metinde, Somali'nin Kıbrıs veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti konusunda daha önce sahip olduğu pozisyondan farklı yeni bir politika benimsediğine ilişkin herhangi bir ifade yer almadı.</p>

<h3>SOMALİ "TUTUMUMUZ DEĞİŞMEDİ" DEDİ</h3>

<p>Somali Dışişleri Bakanlığının açıklamasında öne çıkan temel nokta, ülkenin Kıbrıs meselesindeki tutumunun değişmediğinin açık şekilde ifade edilmesi oldu. Mogadişu yönetimi, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüne saygısını uluslararası hukuk ile BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları doğrultusunda yeniden teyit etti. Açıklamada özellikle 541 (1983) ve 550 (1984) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararlarına atıfta bulunuldu.</p>

<p>Somali'nin açıklaması, ülkenin KKTC'yi tanıdığı bir dönemden tanımama yönünde yeni bir karar aldığı anlamına gelmiyor. Somali, açıklamadan önce de KKTC'yi diplomatik olarak tanımıyordu ve metinde mevcut statünün değiştirilmesine yönelik yeni bir hükümet kararından söz edilmiyor. Bakanlık doğrudan, Federal Hükümetin yerleşik tutumunu değiştirmek için herhangi bir karar almadığını kayda geçirdi.</p>

<h3>AÇIKLAMANIN ARKA PLANINDA PARLAMENTO BAŞKANININ PAYLAŞIMI VAR</h3>

<p>Açıklamanın kamuoyuna duyurulmasının arka planında Somali Federal Parlamentosu'nun yeni Başkanı Abdulkadir Mohamed Nur'un sosyal medya üzerinden yaptığı kişisel bir paylaşım bulunuyor. Nur, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler'in göreve seçilmesi dolayısıyla kendisine ilettiği tebrik mesajına teşekkür etmiş ve paylaşımında Öztürkler'in unvanıyla birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ifadesini kullanmıştı. Daha sonra silinen paylaşım, Somali'nin Kıbrıs politikasında değişiklik olup olmadığı yönünde tartışmalara yol açtı.</p>

<p>Somali Dışişleri Bakanlığı ise söz konusu paylaşımı devlet politikası ile birbirinden ayırdı. Bakanlık, açıklamada söz konusu kişisel iletişimin Somali Federal Cumhuriyeti'nin dış politikasındaki herhangi bir değişikliği yansıtmadığını ve o şekilde yorumlanmaması gerektiğini bildirdi. Açıklamada ayrıca söz konusu paylaşımın Kıbrıs'ın kuzeyindeki ayrı bir yapının tanınması anlamına gelmediği belirtildi.</p>

<h3>KKTC'Yİ TANIYAN TEK ÜLKE TÜRKİYE</h3>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 15 Kasım 1983'te bağımsızlığını ilan etti. KKTC'yi devlet olarak tanıyan tek ülke Türkiye olurken, Somali de bugüne kadar KKTC'yi tanıyan bir ülke olmadı. Dolayısıyla Mogadişu yönetiminin 21 Ağustos tarihli açıklaması, daha önce verilmiş bir tanıma kararının geri alınması anlamına gelmiyor.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 541 sayılı kararı 1983'te, 550 sayılı kararı ise 1984'te kabul edildi. Somali Dışişleri Bakanlığı da son açıklamasında doğrudan söz konusu iki karara atıfta bulunarak ülkenin mevcut diplomatik çizgisinin devam ettiğini bildirdi.</p>

<h3>SOMALİ BM HİMAYESİNDE ÇÖZÜM VURGUSU YAPTI</h3>

<p>Somali yönetimi açıklamasında Kıbrıs meselesinin geleceğine ilişkin tutumunu da yeniden ortaya koydu. Mogadişu, sorunun uluslararası hukuk ve BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları çerçevesinde, Birleşmiş Milletler himayesinde barışçıl, müzakere edilmiş ve kalıcı bir çözüme kavuşturulmasını desteklediğini bildirdi.</p>

<p>Açıklamada Somali'nin Birleşmiş Milletler Şartı'nın ilkelerine ve uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesine bağlılığını sürdüreceği ifade edildi. Böylece 21 Ağustos tarihli metinde yeni bir Kıbrıs politikası ilan edilmedi; Somali hükümeti daha önce izlediği çizginin değişmediğini ve kişisel bir sosyal medya paylaşımının devletin dış politika kararı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kamuoyuna açıkladı.</p>

<h3>SOMALİ'NİN AÇIKLAMASININ TAM METNİ</h3>

<p><strong>SOMALİ FEDERAL CUMHURİYETİ</strong></p>

<p><strong>DIŞİŞLERİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ BAKANLIĞI</strong></p>

<p><strong>BASIN AÇIKLAMASI</strong></p>

<p>MOGADİŞU, SOMALİ</p>

<p>21 AĞUSTOS 2026</p>

<p><strong>SOMALİ FEDERAL CUMHURİYETİ'NİN KIBRIS KONUSUNDAKİ TUTUMUNA İLİŞKİN AÇIKLAMA METNİ</strong></p>

<p>Somali Federal Cumhuriyeti, kamuoyunda son dönemde yer alan değerlendirmelere istinaden, Kıbrıs meselesine ilişkin tutumunun değişmediğini; Birleşmiş Milletler Şartı ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları doğrultusunda hareket etmeyi sürdürdüğünü açıklığa kavuşturmak ister.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Somali; uluslararası hukuk ve 541 (1983) ile 550 (1984) sayılı kararlar da dâhil olmak üzere Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları uyarınca, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tam saygısını yineler.</p>

<p>Bahse konu şahsi iletişim paylaşımı, Somali Federal Cumhuriyeti'nin dış politikasında herhangi bir değişikliği yansıtmamakta olup bu şekilde de yorumlanmamalıdır. Bu durum, Kıbrıs'ın kuzeyindeki herhangi bir ayrı yapının tanınması anlamına gelmemekte olup, Federal Hükümet tarafından mevcut tutumun değiştirilmesine yönelik herhangi bir karar alınmamıştır.</p>

<p>Somali Federal Cumhuriyeti; Kıbrıs meselesinin uluslararası hukuk ve Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları çerçevesinde, Birleşmiş Milletler himayesinde barışçıl, müzakere edilmiş ve kalıcı bir çözüme kavuşturulmasına yönelik kararlı desteğini teyit eder. Somali, Birleşmiş Milletler Şartı ilkelerine ve uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümüne bağlılığını sürdürmektedir</p>

<p><img alt="Somali" class="detail-photo img-fluid" height="838" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/somali.jpg" width="652" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/somalinin-kamuoyunda-yanlis-anlasilan-kibris-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 22:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/somali-hukumeti-44.jpg" type="image/jpeg" length="79049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="83820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="84734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="34296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="35431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="76298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="67060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="77089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="86071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="82744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="69341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="54989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="72637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="95376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="58666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="45598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="15270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="80135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="85961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="74812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="78362"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
