<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 23 Sep 2026 13:19:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan’dan Trump’ın oğullarının yatırım yaptığı drone şirketiyle anlaşma]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistandan-trumpin-ogullarinin-yatirim-yaptigi-drone-sirketiyle-anlasma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistandan-trumpin-ogullarinin-yatirim-yaptigi-drone-sirketiyle-anlasma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan, ABD merkezli drone şirketi Powerus ile insansız hava sistemlerini kapsayan bir mutabakat ve sınırlı tedarik süreci başlattı. ABD Başkanı Donald Trump’ın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump’ın dolaylı yatırımcıları arasında bulunduğu şirketin, Pakistan anlaşmasından yaklaşık üç ay önce Hindistan merkezli Paras Defence’e Guardian-1 önleyici drone teknolojisini ülkede üretme ve ticarileştirme hakkı verdiği ortaya çıktı. Powerus’un kurucularından Ziv Marom’un İsrail ordusu eski mensubu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pakistan ile ABD merkezli Powerus arasında insansız hava sistemleri alanında yeni bir savunma iş birliği süreci başladı. Powerus heyeti, 16 Eylül’de Pakistan Genelkurmay Başkanı ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asim Munir ile Rawalpindi’deki askeri karargâhta bir araya geldi. Pakistan tarafından yapılan resmi açıklamada görüşmede savunma tedariki, üretim, kapasite geliştirme ve savunma teknolojilerindeki yeni eğilimlerin ele alındığı bildirildi.</p>

<p>Görüşmenin ardından Powerus, Pakistan ordusuyla bir mutabakat zaptı imzaladığını ve Pakistan Savunma Bakanlığı'ndan insansız hava sistemleriyle ilgili ilk siparişi aldığını açıkladı. Siparişin mali değeri, kaç sistem içerdiği ve hangi modelleri kapsadığı güvenlik ve gizlilik gerekçeleriyle kamuoyuna açıklanmadı. Pakistan ordusunun görüşmeye ilişkin duyurusunda ise mutabakat zaptına doğrudan yer verilmedi.</p>

<h3>PAKİSTAN ORDUSU İLE MUTABAKAT, SAVUNMA BAKANLIĞINDAN SİPARİŞ</h3>

<p>Powerus tarafından verilen bilgiye göre mutabakat zaptı Pakistan ordusuyla imzalanırken bağlantılı tedarik siparişi Pakistan Savunma Bakanlığı tarafından verildi. Şirket, mutabakatın nihai bir satın alma anlaşması olmadığını, herhangi bir satın alma yükümlülüğü oluşturmadığını ve olası işlemlerin ABD yasaları ile hükümet onaylarına tabi olacağını bildirdi.</p>

<p>Powerus kurucu ortağı Brett Velicovich, Pakistan Savunma Bakanlığı ile yürütülen sürecin iki tarafın ileride geliştirebileceği iş birliği için çerçeve oluşturduğunu belirtti. Şirketin Pakistan’da teknoloji geliştirme ve üretim olanaklarını da değerlendirdiği bildirildi. Pakistan ordusunun resmi açıklamasında da iki tarafın savunma tedariki ve üretimin yanı sıra kapasite geliştirme alanlarında iş birliği seçeneklerini görüştüğü kaydedildi.</p>

<h3>POWERUS 2025’TE KURULDU</h3>

<p>Florida merkezli Powerus, 2025 yılında kuruldu. Savunma ve kritik altyapıya yönelik insansız sistemler geliştiren şirket, ABD'de golf sahalarına sahip Nasdaq borsasında işlem gören Aureus Greenway Holdings ile birleşme sürecinde bulunuyor. İşlemin 2026'nın son çeyreğinde tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Powerus, özellikle drone tehditlerine karşı geliştirilen Guardian ailesiyle faaliyet gösteriyor. Şirketin verdiği teknik bilgilere göre Guardian, hava tehditlerini önlemek üzere tasarlanan yüksek hızlı bir karşı-drone sistemi olarak konumlandırılıyor. Sistem 160 kilometre/saat seyir hızına, 290-340 kilometre/saat azami kısa süreli hıza, 15 kilometre menzile ve 28 dakikaya kadar uçuş süresine sahip.</p>

<h3>DONALD TRUMP JR. VE ERIC TRUMP BAĞLANTISI</h3>

<p>Powerus anlaşmasının gündeme gelmesinin nedenlerinden biri şirketin yatırımcı yapısı oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump, American Ventures adlı yatırım kuruluşu üzerinden Powerus ile birleşmesi planlanan yapının yatırımcıları arasında bulunuyor. ABD'deki düzenleyici kurumlara yapılan bildirimlere göre American Ventures'ın birleşmenin ardından ortaya çıkacak şirkette yaklaşık yüzde 9,9 oranında paya sahip olması bekleniyor.</p>

<p>Donald Trump Jr. adına yapılan açıklamalarda Trump'ın şirkette pasif yatırımcı olduğu, Powerus'un faaliyetlerinde veya sözleşmelerinde rolünün bulunmadığı ve Pakistan'la yapılan anlaşmadan önceden haberdar olmadığı belirtildi. Powerus da Trump'ın oğullarının şirketin yönetiminde, savunma ilişkilerinin kurulmasında veya sözleşmelerin hazırlanmasında görev almadığını bildirdi. Reuters'a göre Trump'ın oğulları operasyonlarda veya sözleşme görüşmelerinde yer aldıkları yönündeki iddiaları reddetti.</p>

<h3>POWERUS PAKİSTAN'DAN ÖNCE HİNDİSTAN'LA ANLAŞTI</h3>

<p>Powerus'un Güney Asya'daki faaliyetlerinde Pakistan'dan önce Hindistan yer aldı. Hindistan merkezli Paras Defence and Space Technologies, 30 Haziran 2026'da Powerus'un iştiraki Tandem Defense LLC ile Guardian-1 önleyici drone teknolojisini kapsayan özel bir fikri mülkiyet lisans anlaşması imzaladı. Anlaşmayla Paras Defence, Guardian-1 sistemini Hindistan'da üretme ve ticarileştirme konusunda münhasır hak elde etti.</p>

<p>Lisansın ilk geçerlilik süresinin 12 ay olduğu ve tarafların karşılıklı anlaşmasıyla yenilenebileceği açıklandı. Hakların devredilemez ve alt lisansa konu edilemez nitelikte olduğu belirtilirken Guardian-1'in düşük maliyetli hava tehditlerine karşı geliştirilen yüksek hızlı ve batarya ile çalışan bir önleyici sistem olduğu bildirildi. Hindistan'daki anlaşmanın doğrudan Hindistan Silahlı Kuvvetleri tarafından verilmiş bir sipariş olmadığı, Paras Defence'e teknolojiyi Hindistan pazarında üretme ve ticarileştirme hakkı verdiği kaydedildi.</p>

<h3>HİNDİSTAN VE PAKİSTAN AYNI ŞİRKETLE ÇALIŞACAK</h3>

<p>Powerus'un birbirleriyle uzun süredir askeri ve siyasi rekabet içinde bulunan Hindistan ve Pakistan'la çalışması, anlaşmaya ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu. Avustralya Ulusal Üniversitesi Stratejik ve Savunma Çalışmaları Merkezi'nden Mansoor Ahmed, ABD'nin geçmişte birbirleriyle rekabet veya anlaşmazlık yaşayan ülkelere aynı askeri sistemleri sattığını hatırlattı. Ahmed, F-16 ve F-35 satışlarını buna örnek gösterdi.</p>

<p>Al Jazeera'ya konuşan ve adı açıklanmayan eski bir Pakistanlı hükümet savunma analisti ise Pakistanlı savunma planlamacılarının Powerus'un Hindistan'daki faaliyetlerinden büyük olasılıkla haberdar olduğunu belirtti. Analist, Hindistan ve Pakistan'ın geçmişte de aynı tedarikçilerden askeri ekipman aldığı örnekler bulunduğunu söyledi.</p>

<h3>ORTAK TEDARİKÇİ OPERASYONEL GÜVENLİK SORULARINI GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Al Jazeera'ya konuşan emekli bir Pakistan Hava Kuvvetleri mareşali ise iki rakip ülkenin aynı kaynaktan sistem tedarik etmesinin bazı riskler taşıyabileceğini söyledi. Özellikle taraflardan birinin teknolojiye daha önce erişmesi ve daha büyük mali kapasiteye sahip olması halinde tedarik sürecinin farklı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.</p>

<p>Adı açıklanmayan eski Pakistanlı savunma analisti ise sorumluluğun önemli bölümünün Powerus'a ait olduğunu savundu. Şirketin birbirine rakip iki ülkenin gereksinimlerini karşılarken tarafların operasyonel güvenliğini koruması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>ŞİRKETİN KURUCU ORTAĞININ İSRAİL ORDUSU GEÇMİŞİ</h3>

<p>Powerus'un yönetim kadrosundaki İsrail bağlantıları da Pakistan açısından gündeme gelen bir diğer konu oldu. Şirketin kurucu ortaklarından Ziv Marom'un İsrail ordusunda görev yaptığı ve daha sonra Powerus bünyesine katılan Kaizen Aerospace'i kurduğu belirtildi. Pakistan, İsrail'i devlet olarak tanımıyor.</p>

<p>Powerus'un birleşme ve satın almalardan sorumlu başkan yardımcısı Justin Gans'ın geçmişi de şirketin İsrail savunma sektörüyle bağlantıları arasında gösterildi. Eski bir ABD Navy SEAL mensubu olan Gans'ın, İsrailli savunma şirketi Elbit Systems'ın ABD kolu Elbit Systems of America'da 2018-2019 döneminde başkan yardımcılığı yaptığı bildirildi.</p>

<p>Al Jazeera'ya konuşan ve 2019'da emekli olan eski üç yıldızlı Pakistanlı general, stratejik nitelikte bir savunma tedarikinde şirket yöneticilerinin geçmişinin güvenlik incelemesine tabi tutulacağını belirtti. Toronto merkezli savunma haber ve pazar istihbaratı platformu Quwa Group'un kurucusu Bilal Khan ise Pakistan'ın daha önce ABD veya Avrupa üretimi askeri sistemlerde İsrail menşeli parçaları kabul ettiğini ifade etti.</p>

<h3>PAKİSTAN HALİHAZIRDA FARKLI ÜLKELERDEN DRONE SİSTEMLERİ KULLANIYOR</h3>

<p>Powerus anlaşmasının bir başka boyutunu Pakistan'ın mevcut drone ve karşı-drone kapasitesi oluşturuyor. Pakistan Hava Kuvvetleri envanterinde Türkiye üretimi Bayraktar TB2 ve Akıncı, Çin üretimi Wing Loong II ile Pakistan'ın geliştirdiği Shahpar-II gibi insansız hava araçları bulunuyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre Çin, 2021-2025 döneminde Pakistan'ın silah ithalatının yüzde 80'ini karşıladı.</p>

<p>Pakistan Hava Kuvvetleri ayrıca Çin üretimi HQ-17AE hava savunma füze sistemini ve Türkiye üretimi Korkut uçaksavar sistemi ile Şahin karşı-drone sistemini envanterine kattığını duyurdu. Sistemler, insansız hava araçları dahil alçaktan uçan tehditlere karşı savunma kapasitesinin güçlendirilmesinde kullanılıyor.</p>

<p>Bilal Khan'a göre Pakistan'ın devlet kuruluşu Heavy Industries Taxila da özel şirketlerle birlikte önleyici drone teknolojileri üzerinde çalışıyor. Pakistan'daki özel drone sektöründe de çok sayıda şirket faaliyet gösterirken devlet kontrolündeki kuruluşların yanı sıra ordunun kendi üretim kapasitesi bulunuyor.</p>

<h3>GUARDIAN ÖNLEYİCİ DRONELARIN GÖREVİ NE?</h3>

<p>Powerus'un Guardian ailesindeki sistemleri, geleneksel hava savunma füzelerine alternatif veya tamamlayıcı olarak küçük insansız hava araçlarını etkisiz hale getirmek amacıyla tasarlandı. Powerus, Guardian'ı yüksek hızlı ve hassas güdümlü bir karşı-drone ailesi olarak tanımlıyor.</p>

<p>İslamabad merkezli Strategic Vision Institute araştırmacısı Hammad Waleed, geleneksel hava savunma sistemlerinde düşük maliyetli dronelara karşı pahalı füzelerin kullanılmasının maliyet sorununa yol açabildiğini belirtti. Waleed'e göre önleyici dronelar, klasik hava savunma sistemlerine kıyasla daha düşük maliyetle kullanılabiliyor ve operasyon süreçleri daha kolay yürütülebiliyor.</p>

<h3>PAKİSTAN'IN İHTİYACI ÜRETİMDEN ÇOK SİSTEM ENTEGRASYONU OLABİLİR</h3>

<p>Pakistanlı emekli üç yıldızlı general, ülkenin temel açığının doğrudan drone üretimi olmadığını, elektronik sistemler, entegrasyon ve sistem seviyesindeki kabiliyetlerin daha önemli olduğunu belirtti. ABD şirketlerinin geleneksel olarak söz konusu alanlarda güçlü olduğunu söyleyen general, Powerus'un Pakistan'a hangi ölçüde katkı sağlayabileceğinin ise henüz belli olmadığını ifade etti.</p>

<p>Bilal Khan da Pakistan'ın Powerus tarafından gösterilen drone türlerinin tamamını teknik olarak üretebildiğini veya üretme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Khan'a göre asıl sorun tasarımlara erişmekten çok sistemlerin yeterince hızlı ve yüksek miktarlarda üretilerek envantere alınması.</p>

<h3>ŞİRKETİN YAŞI VE ANLAŞMA SÜRECİ TARTIŞILIYOR</h3>

<p>Powerus'un 2025'te kurulmuş genç bir şirket olması da analistlerin değerlendirmelerinde yer aldı. Al Jazeera'ya konuşan emekli Pakistanlı general, stratejik savunma ortaklıklarında tedarikçilerin normal şartlarda mali, teknik ve güvenlik incelemelerinden geçtiğini, geçmiş performanslarının da değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Bilal Khan da anlaşmanın ortaya çıkış biçiminin Pakistan ordusunun üç kuvvet komutanlığındaki geleneksel tedarik süreçleriyle tam olarak örtüşmediğini ifade etti. Powerus ile yürütülen sürecin uzun vadeli sonuçlarının gelecekte yapılacak anlaşmalar ve olası yerel üretim yatırımlarıyla daha net görülebileceğini belirtti.</p>

<h3>TRUMP İLE ASIM MUNİR ARASINDAKİ TEMASLAR</h3>

<p>Powerus anlaşması, Pakistan ile ABD arasındaki ekonomik ve savunma ilişkilerinin yeniden yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Mareşal Asim Munir ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki temaslar son dönemde artarken Trump, Munir hakkında kamuoyuna açık konuşmalarında olumlu ifadeler kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pakistan, 2025 yılında bir ABD şirketiyle 500 milyon dolarlık kritik mineraller anlaşması imzalamasının ardından Başbakan Şahbaz Şerif ve Asim Munir'in katılımıyla Beyaz Saray'da Trump ile görüşmüştü. Pakistan heyeti görüşmede Trump'a ülkeden çıkarılan mineral örneklerini göstermişti.</p>

<p>Pakistan ayrıca Trump ailesinin kripto para girişimi World Liberty Financial'ın bağlantılı kuruluşlarından biriyle de mutabakat sürecine girdi. Powerus bağlantısının ardından Pakistan ile Trump ailesinin yatırım yaptığı veya bağlantılı olduğu şirketler arasındaki ticari ilişkiler yeniden gündeme geldi.</p>

<h3>ÇİN VE TÜRKİYE İLE SAVUNMA İLİŞKİLERİ DE GÜNDEMDE</h3>

<p>Powerus ile iş birliğinin Pakistan'ın Çin ve Türkiye ile mevcut savunma ortaklıklarına etkisi konusunda uzmanlar farklı görüşler dile getirdi. Emekli Pakistanlı general, ABD merkezli özel bir şirketin sürece dahil edilmesinin Pekin ve Ankara tarafından Pakistan'ın tedarik seçeneklerini çeşitlendirme girişimi olarak görülebileceğini söyledi.</p>

<p>Bilal Khan ise Powerus'un sunduğu sistemlerle Türkiye'nin Pakistan'la geliştirdiği projeler arasında doğrudan bir örtüşme bulunmadığını belirtti. Khan ayrıca Powerus tasarımlarının Pakistan'da düşük maliyetle üretilmesi halinde bazı alt bileşenlerin Çin'den tedarik edilmesinin muhtemel olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hammad Waleed de Pakistan'ın gelişmiş drone ve karşı-drone sistemlerinde Çin ve Türkiye ile ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek Powerus anlaşmasının söz konusu iş birliklerini ortadan kaldıran bir gelişme olmadığını söyledi.</p>

<h3>ANLAŞMANIN KAPSAMI SONRAKİ ADIMLARLA NETLEŞECEK</h3>

<p>Powerus ile Pakistan arasındaki siparişin değeri, miktarı ve kapsadığı sistemler henüz açıklanmadı. Powerus'un Hindistan'da Guardian-1 sisteminin üretim ve ticarileştirilmesi için Paras Defence'e münhasır lisans vermesi, Pakistan'la yapılan anlaşmanın hangi teknolojileri kapsadığı sorusunu da gündemde tutuyor. Pakistan ordusunun resmi açıklamasında görüşmelerin savunma tedariki, üretim ve kapasite geliştirme alanlarını kapsadığı belirtilirken ayrıntılı bir ürün listesi paylaşılmadı.</p>

<p>Bilal Khan'a göre sürecin kalıcı bir tedarik politikası olup olmadığının anlaşılması için Pakistan Savunma Bakanlığı'nın önümüzdeki aylarda başka yerli ve yabancı şirketlerle benzer anlaşmalar yapıp yapmayacağı izlenecek. Mansoor Ahmed ise Pakistan'ın ilgisinin yalnızca hazır sistem satın almakla sınırlı olmadığını, ileri drone teknolojilerinin edinilmesi, yerel üretim ve teknolojinin ülke içinde geliştirilmesi seçeneklerinin de sürecin parçaları olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistandan-trumpin-ogullarinin-yatirim-yaptigi-drone-sirketiyle-anlasma</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/pakistan-drone.jpg" type="image/jpeg" length="73277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin için ne dediler? Dünya liderleri BM'de Filistin'e dikkati çekti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/filistin-icin-ne-dediler-dunya-liderleri-bmde-filistine-dikkati-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/filistin-icin-ne-dediler-dunya-liderleri-bmde-filistine-dikkati-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lula da Silva Netanyahu hükümetini “soykırım” yaptığını bir kez daha hatırlattı. İngiltere Başbakanı Andy Burnham İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’daki eylemlerinin 7 Ekim saldırılarıyla gerekçelendirilemeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Filistin’i henüz tanımayan ülkelere çağrı yaparken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Gazze karşısındaki hareketsizliğin uluslararası toplumun güvenilirliğini sorgulattığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Birleşmiş Milletler Genel Merkezi, 81. Genel Kurul’un yüksek düzeyli haftası kapsamında dünya liderlerini New York’ta ağırlıyor. Genel görüşmeler 22 Eylül’de başladı ve 28 Eylül’e kadar devam edecek. Yaklaşık 71 devlet başkanı, 45 hükümet başkanı, 50 bakan, 11 devlet başkanı yardımcısı ve bir veliaht prensin katılımının beklendiği toplantıların ilk gününde Filistin meselesi, Gazze’deki durum, Batı Şeria’daki yerleşimler ve iki devletli çözüm çok sayıda konuşmada yer aldı.</p>

<p dir="auto">Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Genel Kurul’a katılmadığı için listede yer almıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de New York’a gelmezken Rusya’yı Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov temsil ediyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın konuşması 23 Eylül’de, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in konuşması ise 25 Eylül’de planlandığından, henüz yapılmamış konuşmalara liderlerin söylemediği ifadeler eklenmedi.</p>

<h3 dir="auto">LULA DA SILVA: “FİLİSTİNLİ NESİLLER GAZZE’DE YAŞANANLARIN ACISINI VE TRAVMASINI TAŞIYACAK”</h3>

<p dir="auto">Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Gazze konusunda Netanyahu hükümetine doğrudan suçlamalar yöneltti. Lula, Gazze’de Netanyahu hükümetinin kadınlara ve çocuklara karşı gerçekleştirdiğini söylediği eylemleri “soykırım” olarak nitelendirdi ve Filistinlilerin gelecek nesillerinin yaşananların acısını ve travmasını taşıyacağını ifade etti. İsrailli sivillerin de Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırıları ve “radikalizm ile hoşgörüsüzlüğün” bedelini ödediğini söyledi.</p>

<p dir="auto">Lula, işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin iki devletli çözümü giderek uygulanamaz hale getirdiğini belirtti. İsrailliler ile Filistinlilerin güvenlik içinde yaşayabilmeleri için iki devletli çözümün gerekli olduğunu savunan Brezilya lideri, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve üyelerine yönelik baskıların suç işleyenlerin cezasız kalmasına hizmet ettiğini söyledi. Lula ayrıca BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese’nin “gerçeği söylediği için susturulmaması” gerektiğini ifade etti.</p>

<h3 dir="auto">RECEP TAYYİP ERDOĞAN: “FİLİSTİN’İ TANIMAYAN TÜM ÜLKELERİ KARARLARINI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRMEYE ÇAĞIRIYORUM”</h3>

<p dir="auto">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın ikinci yıl üst üste Genel Kurul salonunda bulunamamasına tepki göstererek başladı. Erdoğan, Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere kararlarını yeniden değerlendirme çağrısında bulundu ve Türkiye’nin egemen bir Filistin devletinin sesi olmayı sürdüreceğini söyledi.</p>

<p dir="auto">Erdoğan, son üç yılda Gazze’de 74 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyleyerek İsrail’in eylemlerini “devlet terörü” olarak nitelendirdi. Gazze’yi “ölüm kampı” ve “dünyanın en büyük çocuk mezarlığı” ifadeleriyle tanımlayan Erdoğan, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin arttığını, Müslümanlar ve Hristiyanların Kudüs’te kutsal mekanlara erişimlerinin engellendiğini ve UNRWA’nın faaliyetlerinin zayıflatılmaya çalışıldığını söyledi. İsrail ise soykırım suçlamalarını reddediyor.</p>

<p dir="auto">Erdoğan ayrıca Gazze’de ateşkesin ardından da ölümlerin sürdüğünü belirterek yeniden imar çalışmalarının gecikmeden başlaması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bir yıl önce Şarm el-Şeyh’te imzalanan Gazze anlaşmasına bağlı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, uluslararası toplumdan İsrail üzerinde baskı kurulmasını istedi. Konuşma sırasında İsrail heyetinin Genel Kurul salonundan ayrıldığı bildirildi.</p>

<h3 dir="auto">EMMANUEL MACRON: “GAZZE’DEKİ MANZARA HEPİMİZ ADINA UTANÇ VERİCİ”</h3>

<p dir="auto">Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Gazze’deki insani yardım durumunu konuşmasının merkezine taşıdı. Macron, Gazze’de barışın sağlandığının söylendiğini ancak insani yardım girişinde buna karşılık gelen bir iyileşme yaşanmadığını belirterek, “Uluslararası toplumun Gazze karşısında hareketsiz kalması halinde güvenilirliğimizin değeri nedir?” sorusunu yöneltti. Gazze’de ortaya çıkan tabloyu “hepimiz adına utanç verici” olarak nitelendirdi.</p>

<p dir="auto">Macron, Batı Şeria’da yaşananlara da değinerek Filistin halkının meşru haklarının ihlal edildiğini söyledi. Fransa’nın Filistin egemenliğine inandığını vurgulayan Macron, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti ve ihlallere dikkat çekti. İsrail’in güvenliğinin komşularının egemenliğini ihlal etmekten geçtiğini savunan yaklaşımın yanlış olduğunu belirten Fransız lider, böyle bir politikanın İsrail’in uzun vadeli güvenliğini de zayıflattığını savundu.</p>

<p dir="auto">Macron’un konuşmasının Filistin bölümü Lübnan konusuyla da bağlantılıydı. Fransa Cumhurbaşkanı, Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterilmesini isterken Filistinlilerin de egemenlik hakkına sahip olduğunu ve temel haklarının yeniden ihlal edildiğini söyledi.</p>

<h3 dir="auto">ANDY BURNHAM: “GAZZE VE BATI ŞERİA’DAKİ ACI BÜYÜRKEN SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ”</h3>

<p dir="auto">İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırılarını “tamamen korkunç” olarak nitelendirerek İngiltere’nin İsrail’in ve dünya genelindeki Yahudilerin güvenliğinin yanında olduğunu söyledi. Burnham ardından 7 Ekim saldırılarının İsrail hükümetinin Gazze veya Batı Şeria’daki eylemlerini haklı çıkarmadığını belirtti.</p>

<p dir="auto">Burnham, çok sayıda insanın ve çocuğun hayatını kaybettiğini belirterek, “Korkunç acı büyümeye devam ederken ve iki devletli çözüm ihtimali saldırı altındayken seyirci kalmayacağız” mesajını verdi. İngiltere’nin İsrail yerleşimlerine yönelik aldığı yaptırım kararlarını da savunan Burnham, özellikle Doğu Kudüs yakınındaki E1 yerleşim projesinin uygulanmasının yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasını tehlikeye atacağını söyledi. İki devletli çözümden söz edip yerleşim faaliyetleri karşısında adım atmamanın siyasete duyulan güveni daha da azaltacağını ifade etti.</p>

<h3 dir="auto">KRAL II. ABDULLAH: “BUNUN ADI ZORLA YERİNDEN ETME VE BU BİR SAVAŞ SUÇU”</h3>

<p dir="auto">Ürdün Kralı Abdullah II of Jordan, Filistin meselesini konuşmasının ana başlıklarından biri yaptı. Kral Abdullah, uluslararası toplumun onlarca yıldır Filistin-İsrail meselesini çözmek yerine yönetmeyi tercih ettiğini söyledi. İsrail’in her yeni ihlalinin başlangıçta geçici olarak değerlendirildiğini, zaman içinde “geçici olanın kalıcı, kalıcı olanın da politika” haline geldiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Abdullah’a göre Batı Şeria’da yerleşimlerin genişlemesi, yerleşimci şiddeti ve Filistinlilerin evlerinden çıkarılması birbirinden bağımsız gelişmeler değil. Ürdün Kralı, Filistinlilerin evlerinden zorla çıkarılmasını “zorla yerinden etme” ve “savaş suçu” olarak nitelendirerek Batı Şeria’daki gelişmelerin Filistinlileri topraklarından çıkarmaya yönelik tek bir politikanın parçaları olduğunu söyledi.</p>

<p dir="auto">Kral Abdullah, Gazze’deki yıkım ile Batı Şeria’daki fiili ilhak sürecini aynı stratejinin iki ayağı olarak değerlendirdi. İsrail politikasının sonucunun yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasını imkânsız hale getirmek olduğunu savunan Abdullah, uluslararası kararların İsrail söz konusu olduğunda uygulanmadığını söyledi. Ürdün lideri ayrıca Gazze’deki ateşkesin ilk 300 gününde en az 300 Filistinli çocuğun öldürüldüğünü belirtti.</p>

<h3 dir="auto">ŞEYH TEMİM BİN HAMAD AL SANİ: “FİLİSTİN ULUSLARARASI DÜZENİN KÖR NOKTASI OLDUĞU SÜRECE ADALETTEN SÖZ EDİLEMEZ”</h3>

<p dir="auto">Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Thani, Filistin meselesinin uluslararası sistem açısından temel bir sınav olduğunu söyledi. Şeyh Temim, “Filistin uluslararası düzenin kör noktası olmaya devam ettiği sürece adil bir uluslararası düzenden söz edilemez” ifadelerini kullandı. Gazze’de yaşananları “kelimenin her anlamıyla soykırım” ve “tüm insanlığın vicdanında bir utanç lekesi” olarak nitelendirdi. İsrail hükümeti ise soykırım suçlamalarını reddediyor.</p>

<p dir="auto">Katar Emiri, İsrailli liderlerin Gazze nüfusunun başka yerlere gönderilmesini çözüm olarak açık biçimde dile getirdiğini savunarak zorla yerinden edilme ihtimaline dikkat çekti. Katar’ın savaşın ilk gününden itibaren arabuluculuk yürüttüğünü belirten Şeyh Temim, İsrail’den operasyonları durdurma, Gazze’den çekilme ve ablukayı kaldırma yönündeki taahhütlerini yerine getirmesini istedi. Doha’nın ateşkesin kalıcı barışa dönüştürülmesi için çalışmaya devam edeceğini söyledi.</p>

<p dir="auto">Şeyh Temim, İsrail’in eylemlerinin Gazze ile sınırlı kalmadığını; Batı Şeria, Lübnan ve Suriye üzerinden bölgesel güvenliği de etkilediğini savundu. Katar lideri konuşmasında Filistin dosyasını daha geniş bir bölgesel güvenlik çerçevesine yerleştirerek diyalog, müzakere, devletlerin egemenliğine saygı ve bölgesel kolektif güvenlik sistemi çağrısı yaptı.</p>

<h3 dir="auto">ANTONIO GUTERRES: “İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE ERİYOR”</h3>

<p dir="auto">Devlet veya hükümet lideri olmamasına rağmen BM Genel Sekreteri António Guterres de Genel Kurul’un açılışındaki Filistin mesajları nedeniyle derlemeye ayrıca dahil edildi. Guterres, iki devletli çözümün giderek ortadan kalktığı uyarısında bulundu ve işgal altındaki Batı Şeria’da şiddet, yerinden edilme ve yerleşimlerin genişlemesinin “etnik temizlik hayaletini” ortaya çıkardığını söyledi. Gazze ve bölgedeki mevcut durumu gerçek anlamda bir ateşkes olarak değerlendirmedi.</p>

<p dir="auto">Guterres’in açıklamaları, görev süresinin son BM Genel Kurul genel görüşmesindeki açılış konuşmasında geldi. BM Genel Sekreteri uluslararası sistemde askeri gücün tek başına çözüm oluşturamayacağını savunurken, Gazze ve Batı Şeria’nın yanı sıra dünyanın farklı bölgelerindeki savaşlarda uluslararası hukukun uygulanması çağrısını yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/filistin-icin-ne-dediler-dunya-liderleri-bmde-filistine-dikkati-cekti</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/bm-genel-kurulu-45.jpg" type="image/jpeg" length="63087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zelenskiy'den Trump görüşmesi sonrası Rusya'ya enerji ateşkesi mesajı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/zelenskiyden-trump-gorusmesi-sonrasi-rusyaya-enerji-ateskesi-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/zelenskiyden-trump-gorusmesi-sonrasi-rusyaya-enerji-ateskesi-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump ile New York'ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Rusya ile karşılıklı "enerji ateşkesine" hazır olduklarını açıkladı. Kiev'in Rus enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurabileceğini belirten Zelenskiy, bunun için Moskova'nın da Ukrayna'nın elektrik, ısınma ve su altyapısını hedef almaması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Rusya-Ukrayna Savaşı, enerji altyapısına yönelik saldırılar ve olası ateşkes konusunda açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 40 dakika süren görüşmede savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin yanı sıra karşılıklı enerji ateşkesi ve Ukrayna'nın hava savunma ihtiyaçları ele alındı.</p>

<p>Zelenskiy, Trump ile yaptığı görüşmeyi "olumlu ve verimli" olarak nitelendirdi. ABD ve Ukrayna'nın savaşın kış gelmeden sona ermesini istediğini belirten Zelenskiy, diplomasiye giden yolu açabilecek olası gerilimi azaltma adımlarını görüştüklerini ifade etti.</p>

<h3>UKRAYNA KARŞILIKLI ENERJİ ATEŞKESİNE HAZIR</h3>

<p>Zelenskiy'nin Trump görüşmesinin ardından verdiği mesajların başında enerji altyapısına yönelik saldırıların karşılıklı olarak durdurulması geldi. Ukrayna lideri, Moskova'nın Ukrayna'nın enerji sistemine yönelik saldırılarını durdurması halinde Kiev'in de Rusya'daki enerji tesislerini hedef almamaya hazır olduğunu açıkladı.</p>

<p>Zelenskiy, Ukrayna'nın enerji ateşkesine hazır olduğunu belirtirken anlaşmanın karşılıklılık esasına dayanması gerektiğini vurguladı. Kiev'in Rus rafinerileri ve akaryakıt altyapısına saldırmamasının karşılığında Moskova'nın da Ukrayna'nın elektrik şebekesi, ısınma sistemi ve su altyapısını hedef almaması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TRUMP'IN TEK TARAFLI DURDURMA TALEBİNDE BULUNMADIĞINI SÖYLEDİ</h3>

<p>Zelenskiy, Trump ile görüşmesinde Ukrayna'nın Rus petrol endüstrisine yönelik saldırılarını tek taraflı olarak durdurmasının gündeme gelmediğini belirtti. Ukrayna liderinin açıklamasına göre Trump, Kiev'den Rus enerji altyapısına yönelik saldırıları karşılıksız şekilde durdurmasını istemedi.</p>

<p>Trump ise görüşme öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların Moskova üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu, aynı zamanda küresel dizel fiyatları üzerinde de sonuçlar doğurduğunu söyledi. ABD Başkanı, Zelenskiy ile görüşmesinde rafineri saldırılarının yanı sıra savaşın sona erdirilmesine yönelik seçeneklerin ele alınacağını açıklamıştı.</p>

<h3>ENERJİ ALTYAPISI ATEŞKESİ DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Rusya ve Ukrayna'nın birbirlerinin enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurmasına ilişkin öneri daha önce de diplomatik gündeme gelmişti. ABD'nin enerji tesislerine yönelik saldırıların karşılıklı olarak durdurulmasına ilişkin girişiminin ardından saldırılar kısa süre içinde yeniden başlamıştı.</p>

<p>Kremlin, enerji saldırılarına yönelik moratoryum önerisine daha önce olumlu yaklaşırken, düzenlemenin Rusya'nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği enerji ihracatını ve yaptırımlarla ilgili bazı başlıkları da kapsaması gerektiğini savunmuştu. Tarafların enerji altyapısına yönelik saldırıları son haftalarda yeniden yoğunlaşırken, yeni ateşkes girişimi BM Genel Kurulu temasları sırasında tekrar diplomatik gündeme taşındı.</p>

<h3>ZELENSKİY'DEN "YENİ BÜYÜK SALDIRI" İDDİASI</h3>

<p>Zelenskiy, İngiltere Başbakanı Andy Burnham ile yaptığı görüşmenin ardından Telegram hesabından yaptığı açıklamada Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik yeni ve geniş çaplı bir saldırıya hazırlandığına ilişkin istihbarat aldıklarını öne sürdü.</p>

<p>Ukrayna lideri, ülkesinin füze ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırı tehdidi altında bulunduğunu belirterek mevcut koşullarda Rusya'ya yönelik yaptırımların hafifletilmesinin gündeme gelmemesi gerektiğini savundu. Rusya'nın yeni saldırı hazırlığında olduğuna ilişkin açıklama Kiev yönetiminin iddiası olarak kayıtlara geçerken, Zelenskiy ayrıntılı istihbarat verilerini kamuoyuyla paylaşmadı.</p>

<h3>RUSYA 15 EYLÜL'DE YAKLAŞIK 200 İHA İLE SALDIRDI</h3>

<p>Enerji ateşkesi görüşmeleri, Rusya ve Ukrayna'nın karşılıklı uzun menzilli saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde yeniden gündeme geldi. Ukraynalı yetkililerin açıklamasına göre Rusya, 15 Eylül'de Ukrayna genelinde yaklaşık 200 insansız hava aracı kullandı.</p>

<p>Saldırılarda Kiev'deki akaryakıt istasyonlarının yanı sıra ülkenin farklı bölgelerindeki enerji ve liman altyapıları da hedef alındı. Rusya'nın Ukrayna'nın elektrik, yakıt ve liman altyapısına yönelik saldırılarının yaklaşan kış öncesinde enerji sisteminde yeni hasarlara yol açabileceği yönünde Kiev yönetiminin açıklamaları bulunuyor.</p>

<h3>UKRAYNA RUS PETROL TESİSLERİNE SALDIRILARI ARTIRDI</h3>

<p>Ukrayna da Rusya'nın petrol ve enerji sektörüne yönelik uzun menzilli saldırılarını genişletti. Kiev, Rusya'nın savaşın finansmanında kullandığını savunduğu petrol altyapısını hedef alırken, Ukrayna'ya ait uzun menzilli insansız hava araçlarının sınırdan binlerce kilometre uzaklıktaki tesislere kadar ulaştığı bildirildi.</p>

<p>Reuters'ın sektör kaynaklarına dayandırdığı bilgiye göre 20 Eylül'de gerçekleştirilen bir saldırının ardından Moskova petrol rafinerisinde ham petrol işleme faaliyetleri durduruldu. Söz konusu tesisin 2024 yılında günlük yaklaşık 230 bin varil ham petrol işlediği bildirildi.</p>

<h3>TRUMP DİZEL FİYATLARINA DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>ABD Başkanı Trump, Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarının küresel enerji piyasaları üzerindeki etkisini de gündeme getirdi. Trump, Rus rafinerilerinin hedef alınmasının Moskova açısından ciddi sonuçlar oluşturduğunu ancak saldırıların dizel fiyatları üzerinde de etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>Küresel dizel fiyatları 2026'da rafineri kapasitesindeki kayıplar ve farklı bölgelerde devam eden çatışmaların enerji piyasalarına etkisi nedeniyle yükseldi. Reuters'ın 18 Eylül tarihli değerlendirmesine göre ABD'de dizel fiyatları galon başına 6 doların üzerine çıkarken, Avrupa'daki fiyatlar varil başına 210 dolar seviyesini gördü.</p>

<h3>TRUMP İLE HAVA SAVUNMA PAKETİ DE GÖRÜŞÜLDÜ</h3>

<p>Zelenskiy ile Trump arasındaki görüşmenin bir diğer önemli başlığı Ukrayna'nın kış aylarına yönelik hava savunma ihtiyacı oldu. Zelenskiy, Trump ile kış dönemine yönelik bir hava savunma paketini görüştüğünü ve Ukrayna için ilave Patriot hava savunma füzeleri talep ettiğini açıkladı.</p>

<p>Zelenskiy'nin aktardığı plana göre Ukrayna, ABD stoklarından kış aylarında Patriot önleme füzeleri temin etmesi karşılığında Almanya ile yaptığı anlaşma kapsamında ilerleyen yıllarda alacağı mühimmatın bir bölümünü ABD'ye aktarabilecek. Ukrayna lideri, teklifin reddedilmemesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirirken Trump'ın henüz plana onay vermediğini de belirtti.</p>

<h3>UKRAYNA'DA PATRIOT ÜRETİMİ DE GÜNDEMDE</h3>

<p>Ukrayna'nın Patriot sistemlerine yönelik talebinin yanında söz konusu hava savunma mühimmatının ülkede lisanslı olarak üretilmesine ilişkin görüşmeler de devam ediyor. Zelenskiy, görüşmelerin sürdüğünü ancak üretim konusunda henüz nihai bir anlaşmaya varılmadığını söyledi.</p>

<p>Kiev yönetimi, Rusya'nın balistik füze saldırılarına karşı Patriot sistemlerini hava savunmasının önemli unsurlarından biri olarak kullanıyor. Ukrayna'nın kış öncesinde hava savunma kapasitesini güçlendirme talebi, Trump-Zelenskiy görüşmesinde enerji altyapısının korunmasına ilişkin başlıklarla birlikte ele alındı.</p>

<h3>BURNHAM DA ENERJİ ATEŞKESİNİ GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>İngiltere Başbakanı Andy Burnham da New York'taki temasları sırasında Rusya ile Ukrayna arasında enerji ateşkesi sağlanması konusunu gündeme getirdi. Burnham, Trump ile yaptığı görüşmede enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulmasına yönelik girişimleri desteklediğini ifade etti.</p>

<p>İngiltere Başbakanı ayrıca Ukrayna'nın altyapısına yönelik yeni mali destek sağlanacağını açıkladı. Enerji ateşkesi konusu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede de ele alındı. Macron, Ukrayna'nın savunma kapasitesinin ve özellikle önleme sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>GÖZLER MOSKOVA'NIN TUTUMUNDA</h3>

<p>Zelenskiy'nin New York'ta açıkladığı enerji ateşkesi önerisi, Ukrayna'nın Rus enerji tesislerine yönelik saldırılarını durdurmasını Moskova'nın Ukrayna enerji sistemine yönelik saldırılarına son vermesi şartına bağlıyor. Kiev yönetimi tek taraflı bir saldırı durdurma seçeneğinin Trump görüşmesinde gündeme gelmediğini belirtirken, Rusya'nın son öneriye nasıl karşılık vereceği henüz netleşmedi.</p>

<p>Enerji altyapısına yönelik saldırılar, hava savunma sistemleri ve savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik adımlar Trump-Zelenskiy görüşmesinin ana başlıklarını oluşturdu. Zelenskiy'nin açıklamalarına göre Kiev ve Washington, kış öncesinde gerilimin azaltılmasını sağlayabilecek seçenekler üzerindeki temaslarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/zelenskiyden-trump-gorusmesi-sonrasi-rusyaya-enerji-ateskesi-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 07:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/zelensky-1.jpg" type="image/jpeg" length="51141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Angola Cumhurbaşkanı Lourenço İsrail'in Filistin soykırımını kınadı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/angola-cumhurbaskani-lourenco-israilin-filistin-soykirimini-kinadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/angola-cumhurbaskani-lourenco-israilin-filistin-soykirimini-kinadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Angola Cumhurbaşkanı João Lourenço, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Filistin'deki gelişmelere geniş yer ayırdı. Gazze'de sivillerin öldürülmesini "savunmasız halka yönelik soykırım" olarak nitelendiren Lourenço; yaşlıların, kadınların, çocukların, hastaların, sağlık çalışanlarının, gazetecilerin ve uluslararası insani yardım kuruluşlarının çalışanlarının temel ihtiyaçlara erişiminin engellendiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Angola Cumhurbaşkanı João Lourenço, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. dönem genel görüşmelerinde Filistin ve Gazze'deki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Lourenço, konuşmasında Gazze'deki sivillerin karşı karşıya kaldığı koşulları gündeme getirirken, işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinin genişlemesine de tepki gösterdi.</p>

<p>Angola Cumhurbaşkanı, Filistin'de yaşananları "savunmasız halka yönelik soykırım" olarak nitelendirdi. Lourenço'nun kullandığı "soykırım" ifadesi Angola Cumhurbaşkanı'nın İsrail'in Gazze'deki eylemlerine ilişkin siyasi ve hukuki nitelendirmesini yansıtıyor.</p>

<h3>LOURENÇO GAZZE'DEKİ SİVİLLERE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden konuşan Lourenço; yaşlıların, kadınların, çocukların, yatağa bağımlı hastaların, sağlık çalışanlarının, gazetecilerin ve uluslararası insani yardım kuruluşlarında görev yapan çalışanların Gazze'deki koşullardan etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Angola Cumhurbaşkanı, söz konusu grupların en temel insan haklarından ve yaşamsal ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını belirtti. Lourenço, konuşmasında su, gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan sorunları özellikle gündeme getirdi.</p>

<h3>"SU, GIDA VE İLAÇTAN MAHRUM BIRAKILIYORLAR"</h3>

<p>Lourenço, Filistinlilerin temel ihtiyaçlara erişimi konusunda uluslararası topluma mesaj verdi. Angola Cumhurbaşkanı, sivillerin sıklıkla "en temel insan haklarına" erişemediğini belirterek su, gıda ve ilaç gibi yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasında yaşanan sorunlara dikkat çekti.</p>

<p>Birleşmiş Milletler'in insani yardım birimi OCHA da eylül ayı başında yaptığı değerlendirmede işgal altındaki Filistin topraklarındaki insani durumun ciddi boyutlarda olduğunu açıklamıştı. OCHA'ya göre Gazze'deki yaklaşık 2,1 milyonluk nüfusun büyük bölümü yerinden edilmiş durumda bulunurken, insani yardım kuruluşları bölgeye malzeme ulaştırma ve faaliyetlerini yürütme konusunda çeşitli kısıtlamalarla karşılaşıyor.</p>

<h3>BATI ŞERİA'DAKİ YERLEŞİMLERE TEPKİ</h3>

<p>Angola Cumhurbaşkanı'nın konuşmasındaki bir diğer başlık işgal altındaki Batı Şeria oldu. Lourenço, İsrail yerleşimlerinin genişlemesiyle bağlantılı olarak Filistinlilerin evlerinden çıkarılmasını eleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lourenço, Filistinlilerin evlerinden çıkarılması ve Batı Şeria'daki yerleşimlerin genişletilmesinin uluslararası toplum tarafından güçlü biçimde kınanması gerektiğini söyledi. Angola Cumhurbaşkanı, söz konusu gelişmelere karşı uluslararası tepki çağrısında bulundu.</p>

<h3>"EN GÜÇLÜ ULUSLARARASI TEPKİ VE KINAMAYI GEREKTİRİYOR"</h3>

<p>Lourenço, Batı Şeria'daki yerleşim politikalarına ilişkin konuşmasında, "Filistinlilerin Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimlerinin genişletilmesi yoluyla evlerinden çıkarılması, uluslararası toplumun en güçlü tepkisini ve kınamasını gerektirmelidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Angola Cumhurbaşkanı'nın açıklaması, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Gazze'deki insani durum ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin birçok ülke tarafından gündeme getirildiği bir dönemde geldi.</p>

<h3>BM DE BATI ŞERİA'DAKİ GELİŞMELERE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres de 81. Genel Kurul'un genel görüşmelerinin açılışındaki konuşmasında işgal altındaki Filistin topraklarındaki gelişmelere değindi. Guterres, Gazze'deki yıkım ve can kayıplarının boyutuna dikkat çekerken uluslararası hukuka uyulması ve insani yardımların ulaştırılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Guterres ayrıca işgal altındaki Batı Şeria'daki şiddet, yerinden edilme ve İsrail yerleşimlerinin genişlemesinin barış ihtimaline zarar verdiğini söyledi. BM Genel Sekreteri, iki devletli çözümün ortadan kalkmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<h3>FİLİSTİN 81. BM GENEL KURULU'NUN ANA GÜNDEMLERİNDEN</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. dönem genel görüşmeleri 22 Eylül'de New York'taki BM Genel Merkezi'nde başladı. Devlet ve hükümet başkanları ile üst düzey temsilcilerin katıldığı görüşmeler 22-26 Eylül ile 28 Eylül tarihlerinde gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Gazze'deki insani durum, işgal altındaki Batı Şeria'daki gelişmeler ve Filistin meselesi genel görüşmeler sırasında farklı ülkelerin liderlerinin konuşmalarında yer alan başlıklar arasında bulunuyor. Angola Cumhurbaşkanı João Lourenço da konuşmasında sivillerin korunması, temel ihtiyaçlara erişim ve Filistinlilerin yerlerinden edilmesi konularını gündeme taşıyan liderlerden biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/angola-cumhurbaskani-lourenco-israilin-filistin-soykirimini-kinadi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 07:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/angola-44.jpg" type="image/jpeg" length="58113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM Genel Kurulu'nda Filistin gündemi: Kanada 100 milyon dolarlık yardım açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-genel-kurulunda-filistin-gundemi-kanada-100-milyon-dolarlik-yardim-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-genel-kurulunda-filistin-gundemi-kanada-100-milyon-dolarlik-yardim-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Filistin ve Gazze gündemi öne çıktı. Kanada Başbakanı Mark Carney, Filistinliler için 100 milyon Kanada doları tutarında uluslararası yardım sağlayacaklarını açıklarken, kaynağın yüzde 80'inin doğrudan insani yardıma ayrılacağını bildirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Gazze'deki insani duruma ve Batı Şeria'daki gelişmelere ilişkin İsrail'i eleştirirken, İngiltere Başbakanı Andy Burnham iki devletli çözüm konusunda somut adım çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81'inci oturumu için New York'ta bir araya gelen dünya liderlerinin gündemindeki başlıklardan biri Filistin ve Gazze oldu. Kanada, Fransa ve İngiltere'nin liderleri Filistin devletine ve iki devletli çözüme desteklerini dile getirirken, Gazze'deki insani durum ile İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim politikaları toplantılarda gündeme getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanada Başbakanı Mark Carney, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu temasları sırasında Filistinlilere yönelik 100 milyon Kanada doları, yaklaşık 71 milyon ABD doları tutarında yeni uluslararası yardım taahhüdünde bulundu. Carney, yardımın iki devletli çözüm olasılığının korunmasına yönelik Kanada politikasının bir parçası olduğunu açıkladı.</p>

<h3>KANADA'DAN FİLİSTİNLİLERE 100 MİLYON KANADA DOLARI</h3>

<p>Carney'nin açıkladığı paketin yüzde 80'inin doğrudan insani yardım için kullanılması planlanıyor. Geriye kalan yüzde 20'lik bölümün ise "barış ve güvenliğin desteklenmesi" amacıyla ayrılacağı belirtildi. Kaynağın bir bölümü Kanada'nın işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin polisinin eğitimine yönelik çok yıllı girişimini de kapsayacak.</p>

<p>Kanada'nın planı kapsamında Filistin polisinin eğitilmesine yönelik mevcut programın ilerleyen dönemde şartların uygun olması halinde Gazze'yi de kapsayacak şekilde genişletilmesi seçeneği bulunuyor. Carney, Kanada'nın İsrail ile yan yana barış içinde yaşayabilecek bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.</p>

<h3>KANADA'NIN TOPLAM YARDIM TAAHHÜDÜ 600 MİLYON DOLARI AŞTI</h3>

<p>Ottawa yönetimi, Ekim 2023'te Gazze savaşının başlamasından bu yana Filistinli siviller için 600 milyon Kanada dolarının üzerinde yardım taahhüdünde bulundu. Son açıklanan 100 milyon Kanada dolarlık paketle birlikte insani yardım ve güvenlik alanındaki destek programlarının devam ettirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Carney, Gazze'deki Filistinlilerin "büyük insani acılar" yaşamaya devam ettiğini söylerken, İsraillilerin de Hamas, İran ve İran'ın bölgedeki müttefiklerinden kaynaklanan güvenlik tehditleriyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Kanada Başbakanı konuşmasında iki devletli çözümün korunması gerektiği yönündeki hükümet politikasını yineledi.</p>

<h3>BATI ŞERİA'DAKİ E1 PROJESİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Kanada Başbakanı Carney'nin gündeme getirdiği konulardan biri de İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki E1 yerleşim projesi oldu. Carney, projeyi iki devletli çözüm açısından doğrudan tehdit olarak nitelendirdi.</p>

<p>E1 projesi, Batı Şeria ile Doğu Kudüs arasındaki coğrafi bağlantı üzerindeki etkileri nedeniyle uluslararası diplomatik tartışmaların başlıkları arasında bulunuyor. Kanada'nın da aralarında bulunduğu 12 ülke, işgal altındaki topraklardaki İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik ticari kısıtlamalar açıklayan ülkeler arasında yer aldı.</p>

<h3>MACRON GAZZE'DEKİ DURUMA DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Gazze'deki insani durumu gündeme getirdi. Fransa'nın bir yıl önce Filistin Devleti'ni tanıyan ülkeler arasında bulunduğunu hatırlatan Macron, uluslararası toplumun Gazze karşısındaki tutumunu sorguladı.</p>

<p>Macron, Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasına ilişkin güzergâhların durumunu eleştirirken yaşananların uluslararası toplum açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti. Fransa Cumhurbaşkanı ayrıca İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki uygulamalarını da eleştirdi.</p>

<h3>FRANSA FİLİSTİN DEVLETİ'Nİ 2025'TE TANIDI</h3>

<p>Fransa, 22 Eylül 2025'te düzenlenen Birleşmiş Milletler toplantısında Filistin Devleti'ni resmen tanımıştı. Macron söz konusu açıklamasında iki devletli çözümün İsrailliler ve Filistinliler için barış ve güvenlik sağlayacak siyasi çerçeve olduğunu savunmuştu.</p>

<p>Fransa'nın açıkladığı plan; çatışmaların sona erdirilmesi, rehinelerin serbest bırakılması, Gazze'ye insani yardım ulaştırılması, bölgenin yeniden inşası ve geçiş yönetiminin oluşturulması gibi başlıkları içeriyordu. Paris yönetimi ayrıca gelecekte kurulacak Filistin devletinin egemen, bağımsız ve silahsızlandırılmış olmasını öngören yaklaşımını açıklamıştı.</p>

<h3>İNGİLTERE'DEN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM MESAJI</h3>

<p>İngiltere Başbakanı Andy Burnham da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki temaslarında iki devletli çözüm konusunu gündeme getirdi. Burnham, onlarca yıldır iki devletli çözümden söz eden siyasi aktörlerin açıklamalarını somut adımlarla desteklememesi halinde siyasi ve diplomatik süreçlere yönelik güvenin daha fazla zarar görebileceğini söyledi.</p>

<p>Burnham, 7 Ekim 2023'te Hamas öncülüğünde İsrail'e düzenlenen saldırıları kınarken, söz konusu saldırıların İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria'daki uygulamalarını haklı çıkarmadığını savundu. İngiltere Başbakanı, Gazze'deki Filistinlilerin yaşadığı insani koşullara ve iki devletli çözüm ihtimalinin karşı karşıya bulunduğu sorunlara dikkat çekti.</p>

<h3>İNGİLTERE YERLEŞİMLERLE TİCARETE KISITLAMA GETİRDİ</h3>

<p>Burnham, İngiltere'nin işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleriyle ticarete yönelik attığı adımları da Birleşmiş Milletler'deki konuşmasında gündeme getirdi. İngiliz hükümeti eylül ayında yerleşimlerle ticarete yönelik yeni yaptırımlar açıklamıştı.</p>

<p>İngiltere Başbakanı, E1 yerleşim projesinin iki devletli çözümün uygulanabilirliği üzerindeki etkisine de değindi. Burnham, projenin hayata geçirilmesine karşı olduklarını belirterek İngiltere'nin iki devletli çözümü korumaya yönelik politikasını sürdüreceğini ifade etti.</p>

<h3>FRANSA, İNGİLTERE VE KANADA'DAN ORTAK İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VURGUSU</h3>

<p>Macron, Burnham ve Carney'nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki açıklamalarında ortak başlıklardan biri iki devletli çözüm oldu. Üç ülke daha önce de iki devletli çözüm konusunda ortak açıklama yayımlayarak İsrail ve Filistin'in barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayacağı siyasi bir çözümü desteklediklerini duyurmuştu.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki temaslarda Gazze'ye insani yardım, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleri, Filistin devletinin geleceği ve bölgesel güvenlik konuları görüşmelerin ana başlıkları arasında yer aldı. Kanada'nın açıkladığı 100 milyon Kanada dolarlık yeni paket ise toplantılar sırasında Filistinlilere yönelik açıklanan somut mali desteklerden biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-genel-kurulunda-filistin-gundemi-kanada-100-milyon-dolarlik-yardim-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 07:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/bm-genel-kurulu-2.jpg" type="image/jpeg" length="99061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın iddiası: ABD ve İran heyetleri New York'ta 3 saat görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-iddiasi-abd-ve-iran-heyetleri-new-yorkta-3-saat-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-iddiasi-abd-ve-iran-heyetleri-new-yorkta-3-saat-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın da yer aldığı Amerikan heyetinin New York'ta İran heyetiyle üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini açıkladı. İran devlet medyası, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Witkoff ile görüştüğünü ve Tahran'ın şartlarını ABD tarafına ilettiğini bildirdi. Trump ise görüşmenin ardından İran ile anlaşmaya varılabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında devam eden savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik temaslar, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu için dünya liderlerinin bir araya geldiği New York'ta sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan yetkililerinin İran heyetinden isimlerle bir görüşme gerçekleştirdiğini açıkladı. Görüşmenin yaklaşık üç saat sürdüğünü belirten Trump, temasların sona ermesinin üzerinden yaklaşık bir saat geçtiğini söyledi. ABD heyetinde Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner'ın yer aldığı bildirildi.</p>

<p>Trump'ın açıklamasına göre görüşme New York'taki BM Genel Kurulu temasları sırasında gerçekleştirildi. Amerikan ve İran heyetleri arasındaki temas, iki ülke arasında aylardır devam eden savaşın ardından yürütülen diplomatik girişimler açısından yeni bir görüşme olarak kayıtlara geçti. Trump ayrıca taraflar arasında yeni bir görüşmenin yakın zamanda yapılmasının planlandığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TRUMP ZELENSKİY İLE GÖRÜŞMESİNDE İRAN TEMASINI AÇIKLADI</h3>

<p>Trump, İran heyetiyle gerçekleştirilen görüşmenin ayrıntılarını Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında New York'ta bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşme sırasında açıkladı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, ABD'li yetkililerin İran heyetinden bazı isimlerle aynı gün bir araya geldiğini belirtti.</p>

<p>ABD Başkanı, görüşmenin yaklaşık üç saat sürdüğünü ve kısa süre önce tamamlandığını aktarırken temasları “çok iyi” ve “verimli” olarak nitelendirdi. Trump, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmazken, İran açısından bir anlaşmaya varılmasının avantajlı olacağını ve diplomatik çözümün tercih edildiğini ifade etti.</p>

<h3>İRAN: ŞARTLARIMIZI ABD'YE İLETTİK</h3>

<p>İran devlet medyası da New York'taki teması doğruladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin ABD Başkanı Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun oturum aralarında bir araya geldiği bildirildi. İran'ın taleplerinin ve anlaşmaya ilişkin şartlarının görüşmede Amerikan tarafına aktarıldığı belirtildi.</p>

<p>İran medyasındaki haberlerde görüşmede Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin şartların da ABD tarafına iletildiği kaydedildi. İran'ın talepleri arasında deniz ablukasının kaldırılması, dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması ve farklı cephelerdeki savaşın sona erdirilmesine ilişkin başlıkların bulunduğu bildirildi.</p>

<h3>TRUMP: İRAN İLE ANLAŞMA YAPACAĞIMIZA İNANIYORUM</h3>

<p>Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasında da İran'a geniş yer ayırdı. ABD Başkanı, İran'ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini belirtirken, Tahran yönetiminin önünde ABD ile bir anlaşmaya varılması veya savaşın devam etmesi şeklinde iki farklı yol bulunduğunu savundu.</p>

<p>İran'ın anlaşmaya yanaşmaması halinde ülkeye yönelik askeri operasyonların devam edebileceği mesajını veren Trump, diğer taraftan bir anlaşmanın İran'ın yeniden yapılanmasının önünü açabileceğini söyledi. Trump, İran'ın bir anlaşma sonrasında Orta Doğu'nun ve dünyanın önde gelen ülkelerinden biri haline gelebileceğini öne sürdü.</p>

<h3>TRUMP İKİ SEÇENEKTEN SÖZ ETTİ</h3>

<p>Trump, İran yönetiminin önündeki seçeneklere ilişkin açıklamasında, “İran ile görüşme yaklaşık bir saat önce sona erdi ve üç saat süren bir toplantıydı. Çok iyi bir görüşme olduğunu söyleyebilirim. Önlerinde büyük bir ülke olma potansiyeli ve diğer seçenek olarak da yok oluş var” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı, BM Genel Kurulu konuşmasında İran yönetimine yönelik sert ifadelerini sürdürdü. Trump, İran'ın ABD'nin sunduğu şartları kabul etmemesi halinde askeri seçeneklerin gündemde kalacağını söylerken, anlaşmaya varılması halinde İran'ın yeniden yapılanmasına izin verilebileceğini ifade etti.</p>

<h3>“ARA SEÇİMLERDEN HEMEN SONRA BİR ANLAŞMA YAPACAĞIZ”</h3>

<p>Trump, İran ile anlaşmaya varılacağı yönündeki beklentisini ABD'deki ara seçimlerle ilişkilendirdi. İran yönetiminin ara seçimlerin sonucunu ve Trump'ın siyasi performansını görmek istediğini savunan ABD Başkanı, “Şu anki inancım bir anlaşma yapacağımız yönünde” dedi.</p>

<p>Trump, “Bence ara seçimlerden hemen sonra bir anlaşma yapacağız. Çünkü onlar için anlaşmayı yapmamak hiç mantıklı değil. Onlar şu anda ara seçimlerde nasıl bir performans göstereceğimi görmek istiyor” ifadelerini kullandı. Kendisinin ara seçimlerde aday olmadığını hatırlatan Trump, başkanlık seçimini kazandığını ve görev süresinin devam ettiğini söyledi.</p>

<h3>BM GENEL KURULU'NDA İRAN GÜNDEMİ</h3>

<p>ABD-İran savaşı, New York'taki Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nun öne çıkan gündem maddelerinden biri oldu. Trump, Genel Kurul konuşmasında İran'a yönelik askeri politikasını savunurken Tahran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyeceğini tekrarladı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ABD'nin geçmişte yürütülen diplomatik süreci baltaladığını savunarak Washington yönetiminin politikalarını eleştirdi.</p>

<p>New York'taki Witkoff-Arakçi teması, karşılıklı sert açıklamaların sürdüğü dönemde gerçekleşti. Tarafların görüşmede anlaşma koşullarını ele aldığı bildirilirken, Trump görüşmelerin yakın gelecekte devam edeceğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-iddiasi-abd-ve-iran-heyetleri-new-yorkta-3-saat-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 00:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-4444444-1.jpg" type="image/jpeg" length="71632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ın Körfez Ülkeleri toplantısına katıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-trumpin-korfez-ulkeleri-toplantisina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-trumpin-korfez-ulkeleri-toplantisina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın New York'ta Körfez ülkelerinin liderleriyle gerçekleştirdiği ve İran savaşının ele alındığı toplantıya katıldı. Toplantıda Erdoğan hakkında konuşan Trump, “Erdoğan çok iyi bir dostum, o sert bir adam. Onunla uğraşamazsınız, o tam bir çetin ceviz” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York'ta Körfez ülkelerinin liderleriyle bir araya geldi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Umman liderlerinin katılımının planlandığı zirvede bölgedeki gelişmeler ve İran savaşı öne çıkan gündem maddeleri arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da İran savaşı ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı toplantıya katıldı.</p>

<p>New York'taki diplomasi trafiği, yaklaşık yedi aydır devam eden ABD-İran çatışmasının gölgesinde gerçekleşti. Körfez ülkelerinin Washington ile Tahran arasında gerilimin düşürülmesi amacıyla diplomatik girişimlerde bulunduğu ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında üst düzey bir görüşme yapılması için temas yürüttüğü bildirildi. Trump da İran ile görüşmelerin sürdüğünü açıklarken, ülkesinin İran'ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceği yönündeki tutumunu yineledi.</p>

<h3>ZİRVENİN GÜNDEMİNDE İRAN SAVAŞI VARDI</h3>

<p>Toplantının ana gündemini bölgedeki çatışmalar ve İran savaşı oluşturdu. Liderler, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimleri ve bölgede barışın yeniden sağlanması için atılabilecek adımları değerlendirdi. İran savaşı, Yemen'deki çatışmalar ve Orta Doğu'daki diğer güvenlik sorunları, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında gerçekleştirilen temasların da önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Trump, New York'taki temasları sırasında İran ile diplomatik görüşmelerin devam ettiğini de açıkladı. ABD Başkanı, 22 Eylül'de yaptığı açıklamada İran ile aynı gün görüşmeler gerçekleştirildiğini belirtirken, bir anlaşmaya ulaşılabileceğine ilişkin görüşünü dile getirdi. Körfez ülkeleri de ABD ile İran arasındaki gerilimin azaltılması için diplomatik temaslarını sürdürdü.</p>

<h3>TRUMP'TAN ERDOĞAN'A DİKKAT ÇEKEN SÖZLER</h3>

<p>Toplantı sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında konuşan Trump, Erdoğan ile ilişkisine değindi. Paylaşılan haberde Trump'ın, “Erdoğan çok iyi bir dostum, o sert bir adam. Onunla uğraşamazsınız, o tam bir çetin ceviz” ifadelerini kullandığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump'ın açıklamalarında Erdoğan'ın siyasi tutumuna ilişkin kullandığı “sert adam” ve “çetin ceviz” ifadeleri öne çıktı. ABD Başkanı'nın sözleri, Erdoğan'ın da yer aldığı ve İran savaşı başta olmak üzere bölgesel gelişmelerin görüşüldüğü New York'taki toplantı sırasında geldi.</p>

<h3>ERDOĞAN'IN NEW YORK'TAKİ DİPLOMASİ TRAFİĞİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak amacıyla New York'a gitti. Erdoğan'ın programında BM Genel Kurulu'na hitabının yanı sıra farklı ülkelerin liderleriyle gerçekleştirilen görüşmeler de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York'taki Türkevi'nde Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid el-Hamed es-Sabah ve Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ın da aralarında bulunduğu isimlerle görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Erdoğan, New York'ta düzenlenen “100 Yıllık Dostluk Galası”ndaki konuşmasında Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere de değindi. Bölgedeki ve dünyadaki çatışma, savaş ve krizlerin Ankara ile Washington arasında yakın diyaloğu gerekli kıldığını belirten Erdoğan; savunma sanayisi, enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji gibi alanlarda iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mesajlar verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-trumpin-korfez-ulkeleri-toplantisina-katildi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-erdogan-4.jpg" type="image/jpeg" length="75492"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu'nda konuştu: Gazze, BM reformu, Suriye ve KKTC mesajları]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kurulunda-konustu-gazze-bm-reformu-suriye-ve-kktc-mesajlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kurulunda-konustu-gazze-bm-reformu-suriye-ve-kktc-mesajlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Gazze ve Filistin başta olmak üzere BM Güvenlik Konseyi'nin yapısı, Suriye, Karadeniz'deki saldırılar, Kıbrıs meselesi ve Avrupa'nın güvenliği hakkında açıklamalarda bulundu. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Genel Kurul'da yer alamamasına tepki gösteren Erdoğan, Filistin'i henüz tanımayan ülkelere kararlarını yeniden gözden geçirme çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine hitap etti. Konuşmasına Genel Kurul'un tüm insanlık için hayırlara vesile olması temennisiyle başlayan Erdoğan, gündeminin önemli bölümünü Gazze'deki gelişmelere, Filistin meselesine ve Birleşmiş Milletler'in yapısına ayırdı.</p>

<p>Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın iki yıldır Genel Kurul salonunda yer alamadığını belirterek yaşanan duruma tepki gösterdi. Abbas'ın salonda bulunmamasına rağmen Türkiye'nin Filistin'in sesini uluslararası platformlarda duyurmaya devam edeceğini söyleyen Erdoğan, bağımsız ve egemen Filistin vurgusu yaptı.</p>

<h3>ERDOĞAN'DAN MAHMUD ABBAS VE FİLİSTİN MESAJI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mahmud Abbas'ın Genel Kurul'da yer alamamasına ilişkin, Filistinlilere yönelik uygulamanın vicdanları yaraladığını söyledi. Abbas salonda bulunmasa da Türkiye'nin özgür ve egemen Filistin'in sesi olacağını belirten Erdoğan, Filistin halkının mücadelesini BM kürsüsünden dünyaya duyurmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>

<p>Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere de seslenen Erdoğan, söz konusu ülkeleri mevcut kararlarını yeniden gözden geçirmeye davet etti. Erdoğan'ın konuşmasında Filistin meselesi, Gazze'deki gelişmelerle birlikte geniş yer tuttu.</p>

<h3>“GEÇTİĞİMİZ 12 AY SON 10 YILIN EN KANLI DÖNEMİ OLARAK KAYDA GEÇTİ”</h3>

<p>Dünyanın farklı bölgelerindeki çatışmalara değinen Erdoğan, geçtiğimiz 12 aylık dönemde 60'ı aşkın çatışmanın yaşandığını ve söz konusu dönemin son 10 yılın en kanlı dönemi olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Çatışmalar nedeniyle yüz binlerce insanın doğduğu ve büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldığını belirtti.</p>

<p>Gazze'deki can kayıplarına ilişkin de rakam paylaşan Erdoğan, İsrail'in saldırıları nedeniyle Gazze'de 74 bin kişinin yaşamını yitirdiğini ifade etti. Erdoğan, Gazze'deki insani durumun sağlık altyapısı ve temel hizmetler açısından da ağırlaştığını söyledi.</p>

<h3>GAZZE'DEKİ HASTANELERDE JENERATÖRLERİN YÜZDE 70'İNDEN FAZLASI ÇALIŞAMIYOR</h3>

<p>Gazze'deki hastanelerde yaşanan yakıt sıkıntısına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlasının hizmet veremediğini söyledi. Sağlık sisteminin karşı karşıya bulunduğu koşulları anlatan Erdoğan, Gazze'deki çocuk ölümlerine ve uzuv kayıplarına da değindi.</p>

<p>Erdoğan, Gazze'yi “dünyanın en büyük çocuk kabristanı” sözleriyle nitelendirirken, bölgenin aynı zamanda dünyada en yüksek ampute oranına sahip yer olduğunu ifade etti. Ateşkes sonrasında hayatını kaybedenlerin sayısının da 1.500'ü aştığını belirtti.</p>

<h3>BATI ŞERİA VE KUTSAL MEKÂNLAR VURGUSU</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'nin yanı sıra Batı Şeria'da yaşanan gelişmelere de konuşmasında yer verdi. Batı Şeria'da yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının ağırlaştığını belirten Erdoğan, Müslümanların kutsal mekânlara girişinin engellendiğini söyledi.</p>

<p>Filistin meselesinin çözümü konusunda uluslararası topluma çağrıda bulunan Erdoğan, İsrail üzerindeki baskının artırılmasını istedi. Türkiye'nin çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi amacıyla ilgili aktörlerle görüşmelerini sürdürdüğünü kaydetti.</p>

<h3>“BM GÜVENLİK KONSEYİ REFORME EDİLMELİ”</h3>

<p>Birleşmiş Milletler'in mevcut yapısını da eleştiren Erdoğan, Gazze'deki gelişmeler karşısında örgütün görevini yerine getiremez hale geldiğini savundu. BM'nin uluslararası sistem içindeki etkinliğinin zayıfladığını söyleyen Erdoğan, örgüte umut bağlayanların hayal kırıklığı yaşadığını ifade etti.</p>

<p>Genel Kurul'un uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesis edilmesine odaklanan temasını yerinde bulduğunu belirten Erdoğan, BM'ye güvenin artırılması için öncelikle Gazze'deki çocukların güvenliğinin sağlanması gerektiğini söyledi.</p>

<h3>“DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR”</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nin yapısına ilişkin uzun süredir dile getirdiği reform çağrısını Genel Kurul kürsüsünden yineledi. Dünyadaki 190'dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil olmadığını ve uluslararası güveni tam anlamıyla tesis edemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Güvenlik Konseyi'nin “Dünya 5'ten büyüktür” ilkesi doğrultusunda reforma tabi tutulması gerektiğini ifade eden Erdoğan, beş ülkeye dayalı mevcut yapının güven oluşturmadığını belirtti. Güvensizlik üzerine kurulan siyaset anlayışının kazananının olmadığını söyleyen Erdoğan, dünyada derinleşen gelir adaletsizliğine karşı yeni bir paradigmanın birlikte oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<h3>BAĞIMSIZ FİLİSTİN DEVLETİ İÇİN 1967 SINIRLARI VURGUSU</h3>

<p>Çatışmaların ve savaş ortamının sona erdirilmesi amacıyla ilgili aktörlerle temasların sürdüğünü belirten Erdoğan, uluslararası toplumu İsrail'e daha fazla baskı uygulamaya çağırdı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin meselesinde iki devletli çözüm çerçevesine işaret ederek 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediklerini belirtti. Erdoğan, böyle bir Filistin devletinin kurulacağı günlerin görüleceğini söyledi.</p>

<h3>SURİYE İÇİN “YENİ BİR YOLA GİRDİ” MESAJI</h3>

<p>Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki gündem başlıklarından biri de Suriye oldu. Suriye'de 14 yıllık dönemin ardından yeni bir sürece girildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin karşı karşıya kaldığı tahriklere rağmen güvenli bir ülke olmayı sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Suriye'deki gelişmeleri bölgesel meseleler kapsamında değerlendiren Erdoğan, konuşmasında ülkenin yeni dönemde izlediği yola dikkat çekti.</p>

<h3>KARADENİZ'DEKİ TİCARİ GEMİLERE YÖNELİK SALDIRILARA TEPKİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'deki güvenlik gelişmelerine de değindi. Ticari gemilere yönelik son dönemde gerçekleştirilen saldırılara tepki gösteren Erdoğan, saldırıların hangi taraf tarafından gerçekleştirildiğine bakılmaksızın kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>

<p>Karadeniz'deki ticari faaliyetlerin güvenliği konusunu gündeme taşıyan Erdoğan, sivil ve ticari gemilere yönelik saldırılara karşı tutumunu BM Genel Kurulu kürsüsünden dile getirdi.</p>

<h3>ERDOĞAN'DAN KKTC'Yİ TANIMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Kıbrıs meselesine de konuşmasında ayrı bir bölüm ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığını belirttiği uluslararası izolasyonun sona erdirilmesi çağrısında bulunan Erdoğan, dünya ülkelerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya davet etti.</p>

<h3>TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİSİ VE EKONOMİSİNE DEĞİNDİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının Türkiye'ye ilişkin bölümünde savunma sanayisi ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerini aktardı. Türkiye'nin gelişen savunma sanayisi ve şoklara dirençli ekonomisiyle çatışmaların yaşandığı bir coğrafyada istikrarını koruduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Erdoğan, ülkenin Avrupa kıtasının refahının ve güvenliğinin sağlanmasında önemli görevler üstlendiğini ifade etti.</p>

<h3>“TÜRKİYE'NİN DIŞARIDA BIRAKILDIĞI BİR AVRUPA'NIN DAHA GÜVENLİ OLMASI MÜMKÜN DEĞİL”</h3>

<p>Avrupa'nın güvenlik mimarisine ilişkin mesaj veren Erdoğan, Türkiye'nin sistemin dışında bırakılmasına karşı çıktı. Türkiye'nin güvenlik mimarisinin dışında tutulduğu bir Avrupa'nın daha güçlü ve daha güvenli hale gelmesinin mümkün olmadığını söyledi.</p>

<p>Erdoğan'ın BM 81. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Gazze ve Filistin meselesi öne çıkarken, BM Güvenlik Konseyi reformundan Suriye'ye, Karadeniz'den Kıbrıs'a ve Avrupa'nın güvenlik mimarisine kadar farklı bölgesel ve küresel başlıklar yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kurulunda-konustu-gazze-bm-reformu-suriye-ve-kktc-mesajlari</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 19:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-bm.jpg" type="image/jpeg" length="39831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump, İran'ın anlaşma için seçimlerde kaybetmesini beklediğini söyledi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iranin-anlasma-icin-secimlerde-kaybetmesini-bekledigini-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iranin-anlasma-icin-secimlerde-kaybetmesini-bekledigini-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'la devam eden savaşın sona erdirilmesi için anlaşma istediğini ancak Tahran'ın 3 Kasım'daki ABD ara seçimlerinin sonuçlarını beklediğine inandığını söyledi. İran'la anlaşmanın seçimlerden hemen sonra yapılabileceğini savunan Trump, Tahran'ın seçimlerde kendi performansını görmek istediğini öne sürerken ara seçimlerde kendisinin aday olmadığını hatırlatarak “Ben aday değilim. Ben bunu zaten yaptım. 2,5 yıl daha burada olacağım” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran'la devam eden savaşın sona erdirilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran'la bir anlaşmaya varılacağına inandığını söyleyen Trump, Tahran yönetiminin müzakere konusunda ABD'de 3 Kasım'da gerçekleştirilecek ara seçimlerin sonuçlarını beklediğini öne sürdü. Trump'ın açıklamalarında savaşın ne zaman sona ereceğine ilişkin kesin bir tarih yer almazken ABD Başkanı, olası anlaşma için ara seçimlerin sonrasını işaret etti.</p>

<p>Trump, İran'ın seçim sonuçlarına göre hareket etmeye çalıştığını savunurken ABD'deki ara seçimlerin kendi başkanlık görev süresini belirlemeyeceğini de hatırlattı. Kasım ayında yapılacak seçimlerde Trump'ın kendisi aday olmayacak; seçmenler ABD Kongresi'nin yeni yapısını belirleyecek. Trump da konuşmasında söz konusu ayrımı vurgulayarak başkanlık görev süresinin yaklaşık 2,5 yıl daha devam edeceğini söyledi.</p>

<h3>TRUMP İRAN'LA ANLAŞMA İÇİN ARA SEÇİMLERİN SONRASINI İŞARET ETTİ</h3>

<p>Trump'ın BM Genel Kurulu'ndaki İran açıklamalarının öne çıkan bölümlerinden biri, savaşın sona erdirilmesine yönelik olası anlaşmanın zamanlaması oldu. ABD Başkanı, İran'la anlaşmaya varılıp varılmayacağının gündemdeki temel konulardan biri olduğunu belirterek bir anlaşmanın mümkün olduğuna inandığını söyledi.</p>

<p>Trump, Tahran yönetiminin ABD'deki siyasi gelişmeleri takip ettiğini ve 3 Kasım'da gerçekleştirilecek ara seçimlerin sonucunu görmek istediğini savundu. ABD Başkanı, kendi değerlendirmesine göre İran'la anlaşmanın ara seçimlerin ardından kısa süre içerisinde yapılabileceğini söyledi.</p>

<h3>“İRAN SEÇİMLERDE NASIL PERFORMANS GÖSTERECEĞİMİ GÖRMEK İSTİYOR”</h3>

<p>Trump, İran yönetiminin anlaşma konusunda neden beklediğine ilişkin kendi değerlendirmesini de paylaştı. ABD Başkanı, Tahran'ın ara seçimlerde kendi siyasi performansını görmek istediğini ileri sürdü.</p>

<p>Trump'ın açıklamasındaki dikkat çeken noktalardan biri, hemen ardından yaptığı düzeltme oldu. ABD'de 3 Kasım 2026'da gerçekleştirilecek seçim bir başkanlık seçimi değil ara seçim olacak ve Trump seçim pusulasında aday olarak yer almayacak.</p>

<p>Trump da konuşmasında söz konusu durumu hatırlatarak İran'ın seçimleri beklediği yönündeki değerlendirmesinin ardından kendisinin seçimde yarışmayacağını söyledi.</p>

<h3>TRUMP: BEN ADAY DEĞİLİM, 2,5 YIL DAHA BURADAYIM</h3>

<p>ABD Başkanı, İran'ın ara seçim sonuçlarını beklediğini öne sürdükten sonra başkanlık görev süresinin seçimlerden etkilenmeyeceğine dikkat çekti.</p>

<p>Trump, “Onlar ara seçimlerde nasıl performans göstereceğimi görmek için bekliyor” şeklindeki değerlendirmesinin ardından kendisinin söz konusu seçimde aday olmadığını belirtti. Başkanlık seçimini daha önce kazandığını hatırlatan Trump, yaklaşık 2,5 yıl daha görevde kalacağını söyledi.</p>

<p>Trump ayrıca İran konusunda alacağı kararları ara seçim sonuçlarına göre belirlemeyeceğini ifade etti. ABD Başkanı, seçimlerin İran politikasına ilişkin kararlarında belirleyici olmayacağını savunurken temel hedefinin İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engellemek olduğunu söyledi.</p>

<h3>3 KASIM'DA TRUMP DEĞİL KONGRE ÜYELERİ SEÇİLECEK</h3>

<p>ABD'de 3 Kasım 2026'da yapılacak seçimler başkanlık seçimi niteliği taşımıyor. Ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin tamamı ile Senato'daki sandalyelerin yaklaşık üçte biri için seçmenler sandığa gidecek.</p>

<p>Seçim sonuçları Trump'ın başkanlık görevini sona erdirmeyecek ancak görev süresinin kalan bölümünde Kongre'deki siyasi dengeleri belirleyecek. Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre'deki konumu, Trump yönetiminin yasama gündemini uygulama kapasitesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Trump'ın İran'ın “kendi performansını” görmek istediğini söylemesinin ardından kendisinin aday olmadığını ayrıca vurgulaması da konuşmanın İran bölümünde öne çıkan ifadelerden biri oldu.</p>

<h3>TRUMP'IN ONAY ORANI YÜZDE 32'YE GERİLEDİ</h3>

<p>Trump'ın ara seçimlere ilişkin açıklamaları, ABD'de kamuoyu araştırmalarının Cumhuriyetçi yönetim açısından yakından takip edildiği bir dönemde geldi. Reuters/Ipsos tarafından 22 Eylül'de yayımlanan araştırmada Trump'ın başkanlık performansını onaylayanların oranı yüzde 32 olarak ölçüldü.</p>

<p>Araştırmaya göre Trump'ın görev performansını onaylamayanların oranı yüzde 58'e ulaştı. Reuters/Ipsos, yüzde 32'lik seviyenin Trump'ın mevcut başkanlık dönemindeki en düşük onay oranı olduğunu bildirdi.</p>

<p>Anket 1.277 ABD'li yetişkinle çevrim içi olarak gerçekleştirildi ve yaklaşık 3 puanlık hata payına sahip. Söz konusu araştırma doğrudan 3 Kasım'daki Kongre seçimlerinin sonucunu ölçmüyor; Trump'ın ülke genelindeki görev onayını gösteriyor.</p>

<h3>TRUMP SAVAŞIN BİTİŞİ İÇİN KESİN TARİH VERMEDİ</h3>

<p>Trump'ın açıklamalarında İran savaşının hangi tarihte sona ereceğine ilişkin üzerinde anlaşılmış bir takvim açıklanmadı. ABD Başkanı bunun yerine İran'la anlaşma yapılacağına inandığını ve kendi değerlendirmesine göre Tahran'ın ABD ara seçimlerinin sonuçlarını beklediğini söyledi.</p>

<p>Savaşın sona ermesinin İran'ın kararına da bağlı olduğuna işaret eden Trump'ın açıklamaları, Washington'ın tek taraflı olarak ilan ettiği bir savaş bitiş tarihinin bulunmadığını gösterdi. ABD Başkanı bir taraftan anlaşma beklentisini dile getirirken diğer taraftan İran'a yönelik askeri tehditlerini sürdürdü.</p>

<h3>TRUMP BİR TARAFTAN ANLAŞMA MESAJI VERDİ, DİĞER TARAFTAN İRAN'I TEHDİT ETTİ</h3>

<p>Trump'ın BM konuşmasında diplomasi ve askeri tehditler aynı İran bölümünde yer aldı. ABD Başkanı İran'la bir anlaşma yapılacağına inandığını belirtirken anlaşmaya ulaşılamaması durumunda askeri seçeneklerin devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Trump konuşmasında İran konusunda önünde önemli bir karar bulunduğunu belirterek Tahran'ı anlaşmaya varmaması halinde daha ağır askeri sonuçlarla karşılaşabileceği yönünde tehdit etti. Reuters, Trump'ın konuşmasını İran'la süren savaşın sona erdirilmesi için anlaşma çağrısı ile askeri tehdidin birlikte yer aldığı bir konuşma olarak aktardı.</p>

<h3>TRUMP İRAN'IN ANLAŞMAYI BEKLETTİĞİNİ SAVUNUYOR</h3>

<p>Trump'ın BM Genel Kurulu'ndaki anlatımına göre Washington yönetimi İran'la anlaşmaya varmaya açık ancak Tahran ABD'deki siyasi takvimi takip ederek müzakere konusunda bekliyor. İran'ın gerçekten 3 Kasım ara seçimlerini beklediğine ilişkin iddia ise Trump'ın değerlendirmesine dayanıyor.</p>

<p>ABD Başkanı, Tahran'ın seçim sonuçlarından sonra Washington karşısında farklı bir siyasi tablo ortaya çıkabileceğini hesapladığını öne sürdü. Trump buna karşılık başkanlık görev süresinin seçimden sonra da devam edeceğini hatırlatarak İran'ın beklemesinin Beyaz Saray'daki yönetimi değiştirmeyeceği mesajını verdi.</p>

<h3>WASHINGTON İLE TAHRAN ARASINDA ANLAŞMA ARAYIŞI</h3>

<p>Trump'ın açıklamaları, İran tarafından diplomatik görüşmelerin yeniden başlatılmasına ilişkin mesajların geldiği bir döneme denk geldi. Tahran, ABD'nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırması halinde Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri yeniden açabileceğini bildirdi.</p>

<p>İranlı bir yetkili Reuters'a yaptığı açıklamada Washington'ın sorunu diplomatik yollarla çözmek istediğini resmileştirmesi ve müzakere sürecinin nasıl ilerleyeceğine ilişkin bir takvim üzerinde anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tarafların açıklamaları, hem Washington hem de Tahran'ın diplomatik çözüm ihtimalinden söz ettiğini ancak müzakerelerin yeniden başlamasının koşulları konusunda henüz ortak bir çerçevenin oluşmadığını gösteriyor.</p>

<h3>TRUMP İRAN'IN NÜKLEER PROGRAMINI DA GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Trump, BM Genel Kurulu konuşmasında İran'la yaşanan savaşın gerekçesine ilişkin kendi yönetiminin tezlerini de tekrarladı. İran'ın nükleer silah geliştirmesine izin vermeyeceğini belirten ABD Başkanı, Washington'ın askeri operasyonlarının Tahran'ın nükleer kapasitesini engellemeye yönelik olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran yönetimini bölgesel silahlı gruplara destek vermekle suçlayan Trump, Tahran'ın balistik füze programının Avrupa açısından da tehdit oluşturduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Trump, İran'ın nükleer silaha ulaşmasının engellenmesini temel hedef olarak tanımlarken seçim sonuçlarının söz konusu hedefe ilişkin kararlarını değiştirmeyeceğini söyledi.</p>

<h3>İRAN SAVAŞININ BİTİŞİ ABD'DEKİ SEÇİM TAKVİMİNİN GÜNDEMİNE GİRDİ</h3>

<p>Trump'ın BM Genel Kurulu'ndaki açıklamalarıyla birlikte İran savaşı ile ABD'deki 3 Kasım ara seçimleri ilk kez doğrudan aynı siyasi takvim içerisinde ele alındı. Trump, İran'ın seçimlerin sonucunu görmek istediğini öne sürerken anlaşmanın seçimlerin hemen ardından yapılabileceğini düşündüğünü açıkladı.</p>

<p>ABD Başkanı aynı zamanda ara seçimlerde kendisinin aday olmadığını ve başkanlık görev süresinin yaklaşık 2,5 yıl daha devam edeceğini vurguladı. Söz konusu seçimlerin Trump'ın görev süresini değil Kongre'nin yapısını belirleyecek olması, İran'ın beklediği iddiasına ilişkin Trump'ın konuşmasında yaptığı açıklamanın da merkezinde yer aldı.</p>

<p>Washington ve Tahran'dan aynı dönemde gelen diplomasi mesajlarına rağmen savaşın sona erdirilmesi konusunda taraflar arasında açıklanmış ortak bir anlaşma takvimi bulunmuyor. Trump'ın 3 Kasım sonrasına ilişkin sözleri de üzerinde mutabakata varılmış bir bitiş tarihi değil, ABD Başkanının İran'ın siyasi hesaplarına ilişkin kendi değerlendirmesi olarak kayda geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iranin-anlasma-icin-secimlerde-kaybetmesini-bekledigini-soyledi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-55-1.jpg" type="image/jpeg" length="40557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan Hürmüz'den akışı artırdı, petrol fiyatları olumlu etkilendi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-hurmuzden-akisi-artirdi-petrol-fiyatlari-olumlu-etkilendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-hurmuzden-akisi-artirdi-petrol-fiyatlari-olumlu-etkilendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan, Doğu-Batı Petrol Boru Hattına yönelik saldırının ardından petrol ihracatının önemli bölümünü yeniden Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirmeye başladı. Saudi Aramco, Ras Tanura Limanı'nda bir günde 7 VLCC tipi tankere yaklaşık 14 milyon varil ham petrol yüklerken, Hürmüz'den geçen Suudi petrolü ağustostaki günlük 700 bin varilden 2,9 milyon varile çıktı. Riyad'ın arzı artırması ve Doğu-Batı Boru Hattı'nın yeniden faaliyete geçmesi küresel petrol piyasasındaki arz endişelerini aza]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan, Orta Doğu'daki çatışmaların enerji nakil hatlarında oluşturduğu kesintilerin ardından ham petrol ihracatında yeni bir sevkiyat düzenine geçti. Doğu-Batı Petrol Boru Hattının saldırı nedeniyle devre dışı kalması sonrasında Kızıldeniz üzerinden yapılan sevkiyatları azaltmak zorunda kalan Riyad yönetimi, ülkenin doğusundaki terminallerden Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol ihracatını artırdı. Tanker hareketlerini izleyen şirketlerin verileri, Suudi petrolünün Hürmüz üzerinden taşınan miktarında ağustos ayına kıyasla belirgin artış yaşandığını ortaya koydu.</p>

<p>Arzın yeniden yükselmesi küresel petrol piyasasına da yansıdı. Suudi Arabistan'ın Hürmüz üzerinden daha fazla petrol göndermeye başlamasının yanı sıra Doğu-Batı Petrol Boru Hattını yeniden devreye alması ve İran'dan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin gelen diplomatik mesajlar, arz kesintisine yönelik endişelerin azalmasında etkili oldu. Brent petrol 22 Eylül'de iki haftanın en düşük seviyesine kadar geriledi.</p>

<h3>BİR GÜNDE 14 MİLYON VARİL PETROL YÜKLENDİ</h3>

<p>Reuters'ın TankerTrackers.com verilerine dayandırdığı habere göre Saudi Aramco, 20 Eylül Pazar günü Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi kıyısındaki Ras Tanura Limanı çevresinde 7 adet Çok Büyük Ham Petrol Tankerine yaklaşık 14 milyon varil petrol yükledi.</p>

<p>VLCC olarak adlandırılan tankerler, küresel ham petrol ticaretinde kullanılan en büyük tanker sınıfları arasında bulunuyor. Reuters tarafından incelenen uydu görüntülerinde de pazar günü Ras Tanura yakınlarında 7 tankerin bulunduğu görüldü.</p>

<p>Tek günde gerçekleştirilen yaklaşık 14 milyon varillik yükleme, Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi terminallerindeki ihracat hacmini yükselttiğine yönelik veriler arasında yer aldı. Saudi Aramco konuya ilişkin Reuters'ın yorum talebine yanıt vermedi.</p>

<h3>HÜRMÜZ'DEN GEÇEN SUUDİ PETROLÜ 700 BİN VARİLDEN 2,9 MİLYON VARİLE ÇIKTI</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği petrol sevkiyatındaki artış JP Morgan'ın tanker hareketlerine ilişkin verilerine de yansıdı. Bankanın 18 Eylül tarihli değerlendirmesine göre Suudi Arabistan'dan Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol miktarı önceki altı günlük dönemde günlük ortalama 2,9 milyon varile ulaştı.</p>

<p>Ağustos ayında aynı güzergah üzerinden gerçekleştirilen sevkiyat günlük yaklaşık 700 bin varil seviyesindeydi. Veriler, günlük akışın söz konusu dönemler karşılaştırıldığında yaklaşık dört katına çıktığını gösteriyor.</p>

<p>Hürmüz üzerinden gerçekleştirilen sevkiyat artışının temel nedenlerinden birini Suudi Arabistan'ın alternatif ihracat güzergahı olan Doğu-Batı Petrol Boru Hattında yaşanan kesinti oluşturdu.</p>

<h3>BASRA KÖRFEZİ TERMİNALLERİNDE YÜKLEMELER DE ARTTI</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın yalnızca Hürmüz'den geçen petrol miktarında değil, Basra Körfezi'ndeki terminallerinden gerçekleştirdiği toplam yüklemelerde de artış kaydedildi.</p>

<p>Petrol akışlarını takip eden Vortexa'nın verilerine göre Suudi Arabistan'ın Basra Körfezi terminallerindeki ham petrol yüklemeleri 12 Eylül'den sonraki dönemde günlük ortalama yaklaşık 3,7 milyon varile yükseldi. Eylül ayının daha önceki bölümünde söz konusu miktar günlük yaklaşık 2,9 milyon varil seviyesindeydi.</p>

<p>Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'deki yüklemeleri ise 1-11 Eylül döneminde günlük ortalama 3,9 milyon varil olarak gerçekleşmişti. Doğu-Batı hattındaki kesinti, ihracat ağırlığının kısa süre içerisinde Kızıldeniz'den Basra Körfezi terminallerine kaymasına neden oldu.</p>

<h3>DOĞU-BATI PETROL BORU HATTI SALDIRI SONRASI KAPATILDI</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın ihracat güzergahındaki değişikliğin merkezinde yaklaşık 1200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı Petrol Boru Hattı bulunuyor. Ülkenin doğusundaki petrol üretim bölgelerini Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu'ya bağlayan hat, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksamalardan kaçınmak için Suudi Arabistan'ın kullandığı temel alternatif güzergahlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Drone saldırılarının ardından hat 13 Eylül'de kapatıldı ve Yanbu Limanı'ndaki ham petrol yüklemeleri durdu. Hat, bölgedeki Hürmüz kaynaklı kesintilerin ardından yaklaşık günlük 4 milyon varil petrolün Kızıldeniz'e yönlendirilmesinde kullanılıyordu. Söz konusu miktar küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 4'üne karşılık geliyor.</p>

<h3>SALDIRI SONRASI İHRACAT HÜRMÜZ'E KAYDIRILDI</h3>

<p>Doğu-Batı Petrol Boru Hattının devre dışı kalması Saudi Aramco'nun ihracat programında değişikliğe gitmesine yol açtı. Yanbu'dan yüklemelerin durması üzerine şirket bazı Avrupalı müşterilere yönelik ham petrol kargolarını iptal ederken Asya pazarına gönderilecek petrolün daha büyük bölümünü Hürmüz Boğazı'nın içerisinde kalan doğu terminallerine yönlendirdi.</p>

<p>Ras Tanura böylece Suudi petrol ihracatının yeniden ağırlık kazanan çıkış noktalarından biri haline geldi. Suudi Arabistan'ın Hürmüz'den petrol sevkiyatını artırması, savaş nedeniyle boğazdaki normal ticari trafiğin önemli ölçüde azaldığı bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p>Riyad yönetimi bir taraftan saldırı nedeniyle kullanamadığı Kızıldeniz güzergahının oluşturduğu açığı kapatmaya çalışırken diğer taraftan Asya'daki müşterilerine yönelik sevkiyatlarını Basra Körfezi üzerinden sürdürdü.</p>

<h3>RAS TANURA'DAN 60 MİLYON VARİLLİK YENİ SEVKİYAT PLANI</h3>

<p>Saudi Aramco'nun Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği ihracattaki artış yalnızca 7 tankere yüklenen 14 milyon varille sınırlı değil. Reuters'a konuşan ticaret kaynaklarına göre şirket eylül ve ekim aylarında Ras Tanura'dan yaklaşık 60 milyon varil ham petrolü Hürmüz üzerinden sevk etmeyi planladı.</p>

<p>Plan kapsamında petrol tankerlerle Umman'ın Sohar Limanı açıklarına taşınarak burada gemiden gemiye transfer yöntemiyle diğer tankerlere aktarılıyor. Söz konusu sevkiyatların günlük yaklaşık 1 ila 1,5 milyon varillik ek ihracata karşılık geldiği belirtiliyor.</p>

<p>Çin, Güney Kore, Hindistan ve Japonya'daki rafineriler söz konusu petrolün başlıca alıcıları arasında bulunuyor.</p>

<h3>ASYALI MÜŞTERİLER İÇİN YENİ TESLİMAT DÜZENİ</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın ihracat güzergahındaki değişiklik özellikle Asya'daki petrol müşterilerini etkiledi. Çin, Güney Kore ve Japonya, Suudi ham petrolünün önemli alıcıları arasında bulunuyor.</p>

<p>Ras Tanura'dan çıkan petrolün Hürmüz Boğazı'nı geçmesinin ardından Umman açıklarında gemiden gemiye aktarılması, Suudi Arabistan'ın sevkiyatları devam ettirmek amacıyla kullandığı yöntemlerden biri haline geldi.</p>

<p>Japon rafinerilerinin de kasım ayına kadar ihtiyaç duydukları ham petrol kaynaklarını söz konusu açık deniz transferleri dahil farklı sevkiyat yöntemleriyle güvence altına aldıkları bildirildi.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN HÜRMÜZ'E NEDEN YENİDEN AĞIRLIK VERDİ?</h3>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki savaş kaynaklı kesintiler, Suudi Arabistan'ın yılın önceki döneminde petrol sevkiyatının önemli bölümünü Doğu-Batı Petrol Boru Hattına kaydırmasına neden olmuştu. Boru hattı, ülkenin doğusundaki petrol sahalarından gelen ham petrolü Hürmüz'e girmeden doğrudan Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu'ya ulaştırabiliyor.</p>

<p>Doğu-Batı hattının saldırıya uğraması söz konusu alternatifin geçici olarak kullanılamamasına neden oldu. Saudi Aramco da ihracat hacmini korumak amacıyla yeniden doğu terminallerinden ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlara ağırlık verdi.</p>

<p>Suudi petrolünün Hürmüz üzerinden günlük ortalama 2,9 milyon varile ulaşması, söz konusu güzergah değişikliğinin tanker verilerine yansıyan sonuçlarından biri oldu.</p>

<h3>HÜRMÜZ'DEKİ GENEL GEMİ TRAFİĞİ HALA DÜŞÜK</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın petrol sevkiyatını artırmasına rağmen Hürmüz Boğazı'ndaki genel ticari gemi trafiği savaş öncesindeki seviyelerin altında bulunuyor.</p>

<p>Kpler verilerine göre 21 Eylül Pazartesi günü boğazdan yalnızca iki emtia gemisinin geçtiği tespit edildi. Bir gün önce söz konusu sayı 10 olarak kaydedilmişti. Otomatik Tanımlama Sistemi cihazlarını kapatarak boğazdan geçen gemiler verilerde yer almayabileceği için rakamlar tüm trafiği kapsamıyor.</p>

<p>İran çatışmasının başlamasından önce Hürmüz Boğazı'ndan tankerler, gaz taşıyıcıları, kuru yük gemileri ve konteyner gemileri dahil günlük yaklaşık 125 büyük ticari gemi geçiyordu. Bölge aynı zamanda dünya günlük ham petrol ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği güzergah konumundaydı.</p>

<h3>ARZIN ARTMASI PETROL FİYATLARINI AŞAĞI ÇEKTİ</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın ihracatındaki toparlanma küresel petrol piyasalarında arz beklentilerini etkiledi. Saudi Aramco'nun Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği yüklemelerin yükselmesi, Suudi petrolünün dünya pazarına ulaşmasında daha büyük bir kesinti yaşanabileceğine yönelik endişeleri azalttı.</p>

<p>Brent petrol 21 Eylül Pazartesi günü yaklaşık yüzde 4 değer kaybederek 9 Eylül'den sonra ilk kez 100 dolar seviyesinin altına indi. Suudi Arabistan'ın sevkiyatlarındaki toparlanma beklentisi, fiyatlardaki düşüşü destekleyen gelişmeler arasında gösterildi.</p>

<p>Petrol fiyatlarındaki gerileme 22 Eylül'de de devam etti. Kasım vadeli Brent ham petrolü yüzde 2,1 düşüşle varil başına 98,23 dolar seviyesine kadar gerilerken ABD tipi ham petrolde de yüzde 2'nin üzerinde düşüş kaydedildi.</p>

<h3>BRENT İKİ HAFTANIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNE GERİLEDİ</h3>

<p>Petrol piyasasındaki düşüşte Suudi Arabistan'dan gelen arz haberlerinin yanında İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin diplomatik önerisi de etkili oldu.</p>

<p>İran, ABD'nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırması halinde Hürmüz Boğazı'nı yedi gün içerisinde yeniden açabileceğini bildirdi. Tahran'dan gelen söz konusu açıklama, Körfez'deki enerji sevkiyatının artabileceğine ilişkin beklentileri destekledi.</p>

<p>Suudi Arabistan'ın hem Hürmüz üzerinden petrol akışını artırması hem de alternatif ihracat güzergahını yeniden devreye almaya başlamasıyla arz tarafındaki gelişmeler petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.</p>

<h3>DOĞU-BATI PETROL BORU HATTI YENİDEN DEVREYE ALINDI</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın enerji ihracatında 22 Eylül'de yeni bir gelişme daha yaşandı. Reuters'a konuşan üç kaynağa göre Riyad yönetimi, 13 Eylül'deki saldırıların ardından kapatılan Doğu-Batı Petrol Boru Hattını yeniden faaliyete geçirdi.</p>

<p>Hat ilk aşamada düşük kapasiteyle çalışmaya başladı. Kaynaklardan biri Saudi Aramco'nun akışı yeniden günlük yaklaşık 4 milyon varile çıkarmayı hedeflediğini belirtirken bir güvenlik kaynağı tam kapasiteye dönüşün haftalar sürebileceğini söyledi.</p>

<p>Yanbu Limanı'ndan petrol ihracatının da yeniden başlaması planlandı. Reuters'a konuşan kaynaklardan biri, 22 Eylül'de Yanbu'dan yüklenecek ilk kargolardan birinin Çin'e gönderilmesinin planlandığını bildirdi.</p>

<h3>HEM HÜRMÜZ HEM KIZILDENİZ GÜZERGAHI DEVREDE</h3>

<p>Doğu-Batı Petrol Boru Hattının yeniden çalışmaya başlaması Suudi Arabistan'a iki farklı ihracat güzergahını aynı dönemde kullanma imkanı sağlıyor. Ülkenin doğusundaki Ras Tanura Limanı'ndan yüklenen petrol Hürmüz Boğazı üzerinden dünya pazarlarına taşınırken Doğu-Batı hattından gönderilen petrol Kızıldeniz'deki Yanbu Limanı'na ulaştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suudi Arabistan, Hürmüz'deki kesintiler sırasında Doğu-Batı hattını günlük yaklaşık 4 milyon varillik petrolü alternatif güzergaha yönlendirmek amacıyla kullanmıştı. Hattın saldırı sonrasında tekrar faaliyete geçmesi, Hürmüz üzerinden artırılan sevkiyatla birlikte Suudi petrolünün küresel pazara ulaşabileceği kapasiteyi genişletiyor.</p>

<p>İki güzergahın eş zamanlı kullanılması ihtimali de petrol piyasasında Suudi arzına ilişkin beklentilerin iyileşmesine katkıda bulundu.</p>

<h3>SUUDİ PETROLÜNDEKİ ARTIŞ PİYASA İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?</h3>

<p>Suudi Arabistan dünyanın önde gelen petrol üreticileri ve ihracatçıları arasında bulunuyor. Ülkenin sevkiyatında meydana gelen büyük ölçekli kesintiler, küresel petrol arzını ve fiyatları doğrudan etkileyebiliyor.</p>

<p>Doğu-Batı Petrol Boru Hattının devre dışı kalmasının ardından piyasanın temel endişelerinden biri Suudi Arabistan'ın Hürmüz dışındaki ihracat kapasitesinin azalmasıydı. Reuters'a konuşan petrol alıcıları ve tüccarlar, hattın uzun süre kapalı kalması halinde küresel arzın yüzde 4'üne kadar ulaşabilecek bir miktarın risk altına girebileceğini belirtmişti.</p>

<p>Ras Tanura'daki yüklemelerin artması ve Doğu-Batı hattının yeniden çalışmaya başlaması, söz konusu arz riskinin azalmasına yönelik piyasa beklentilerini güçlendirdi.</p>

<h3>HÜRMÜZ KÜRESEL ENERJİ TİCARETİNDEKİ ÖNEMİNİ KORUYOR</h3>

<p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan stratejik deniz geçişi olarak petrol ve LNG ticaretinin temel güzergahlarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Bölgedeki çatışmalardan önce dünya günlük ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz üzerinden taşınıyordu. Suudi Arabistan'ın yanı sıra Irak, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgedeki enerji üreticilerinin ihracatında boğaz önemli rol oynuyor.</p>

<p>Katar Enerji Bakanı Saad bin Şeride el-Kaabi de Hürmüz'ün yalnızca petrol ve doğal gaz açısından değil, bölgedeki genel mal ticareti açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Katar'ın LNG ihracatında yaşanan gelişmeler de boğazdaki kesintilerin Körfez enerji üreticileri üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.</p>

<h3>PETROLDE ARZ ENDİŞESİ AZALDI</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın Ras Tanura üzerinden gerçekleştirdiği büyük ölçekli tanker yüklemeleri, Hürmüz'den geçen günlük Suudi petrolünün ağustosa göre yükselmesi ve Doğu-Batı Petrol Boru Hattının yeniden çalışmaya başlaması, Körfez'deki arz görünümünde değişikliğe yol açtı.</p>

<p>İran'ın Hürmüz'ün yeniden açılabileceğine yönelik açıklaması da aynı dönemde piyasaya yansıdı. Söz konusu gelişmeler sonucunda Brent petrol iki haftanın en düşük seviyesine gerilerken küresel piyasalar Suudi Arabistan'ın hem Basra Körfezi hem Kızıldeniz güzergahlarından gerçekleştireceği yeni sevkiyatları takip etmeye başladı.</p>

<p>Saudi Aramco'nun Hürmüz üzerinden artırdığı sevkiyatın sürmesi ve Doğu-Batı hattındaki kapasitenin kademeli olarak yükseltilmesi, Suudi petrolünün küresel pazara ulaştırılmasında kullanılan iki ana güzergahın yeniden aynı anda devrede olduğu bir dönemi başlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-hurmuzden-akisi-artirdi-petrol-fiyatlari-olumlu-etkilendi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/hurmuz-bogazi-2.jpg" type="image/jpeg" length="49006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye Baş Müftüsü Usame Rifai'den HTŞ açıklaması: Şara ile görüşünce kanaatimiz değişti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-bas-muftusu-usame-rifaiden-hts-aciklamasi-sara-ile-gorusunce-kanaatimiz-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-bas-muftusu-usame-rifaiden-hts-aciklamasi-sara-ile-gorusunce-kanaatimiz-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Baş Müftüsü ve Yüksek Fetva Konseyi Başkanı Rifai, HTŞ ve Suriye'deki farklı dini ekollere ilişkin açıklamalarda bulundu. İstanbul'da bulunduğu dönemde HTŞ hakkında kendilerine ulaşan haberler nedeniyle başlangıçta temkinli davrandıklarını belirten Rifai, Esed yönetiminin devrilmesiyle sonuçlanan operasyon öncesinde Ahmed Şara liderliğindeki HTŞ yöneticileriyle yaptıkları görüşmelerin ardından örgüte yönelik “aşırılık ve tekfir” iddialarının gerçeği yansıtmadığı söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Baş Müftüsü ve Yüksek Fetva Konseyi Başkanı Usame Abdülkerim Rifai, Suriye'deki dini yapılanma, Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ), Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve farklı Sünni dini ekoller arasındaki ilişkilere yönelik açıklamalarda bulundu. Rifai'nin açıklaması, Endonezya'dan gelen bir heyetle yaptığı görüşmedeki ifadelerinin bazı bölümlerinin sosyal medyada yayımlanmasının ardından başlayan tartışmalar üzerine geldi.</p>

<p>Rifai, 21 Eylül'de yayımladığı açıklamada sözlerinin bağlamından koparıldığını ve yanlış anlaşılmaların ortaya çıktığını belirterek Suriye'deki farklı dini çevreler arasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Rifai'nin açıklamalarının merkezinde, HTŞ hakkındaki geçmiş değerlendirmeleri ile daha sonra örgütün lider kadrosuyla gerçekleştirdiği görüşmeler sonucunda oluşan kanaati yer aldı.</p>

<h3>ENDONEZYALI HEYETLE GÖRÜŞMESİ TARTIŞMA YARATTI</h3>

<p>Rifai'nin son açıklamasından önce Endonezyalı bir heyetle gerçekleştirdiği görüşmeye ait bazı video kesitleri sosyal medyada yayımlandı. Görüntülerde Rifai, Ahmed Şara ve HTŞ'nin geçmişi ile örgütün dini yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunuyordu.</p>

<p>Rifai, söz konusu görüşmede HTŞ'nin geçmişte katı eğilimlerden etkilendiğini ve bazı çevrelerinde tekfirci yaklaşımların bulunduğuna ilişkin geçmişte kendilerine ulaşan değerlendirmeler nedeniyle örgütün lider kadrosuyla görüşmek konusunda başlangıçta çekinceli davrandığını anlattı.</p>

<p>Sözlerin sosyal medyada yayılmasının ardından bazı Selefi isimler Rifai'ye tepki gösterdi. Eleştirilerin merkezinde Selefiliğin aşırılık veya tekfircilikle ilişkilendirildiği yönündeki değerlendirmeler bulunuyordu. Rifai ise yayımladığı açıklamada sözlerinin bu şekilde yorumlanmasına karşı çıkarak Selefiliğin Suriye'nin dini yapısındaki yerini ayrıca açıkladı.</p>

<h3>İSTANBUL'DAKİ HABERLERİN TEMKİNLİ DAVRANMALARINA NEDEN OLDUĞUNU SÖYLEDİ</h3>

<p>Rifai, Suriye'den uzakta ve İstanbul'da bulundukları yıllarda ülke içerisindeki gelişmeleri farklı kaynaklardan takip ettiklerini belirtti. HTŞ ve örgütün kontrolündeki bölgelerde yaşananlara ilişkin kendilerine ulaşan bilgilerin karmaşık bir tablo ortaya çıkardığını ifade etti.</p>

<p>Söz konusu bilgilerin kendilerinde HTŞ'ye karşı bir süre temkinli davranma ve gelişmeleri bekleme düşüncesi oluşturduğunu anlatan Rifai, daha sonraki doğrudan temasların değerlendirmelerini değiştirdiğini söyledi.</p>

<p>Rifai'nin anlatımına göre söz konusu değişimin önemli aşamalarından biri Ahmed Şara ve HTŞ'nin diğer yöneticileriyle yapılan yüz yüze görüşme oldu.</p>

<h3>AHMED ŞARA İLE OPERASYONDAN ÖNCE GÖRÜŞTÜLER</h3>

<p>Rifai, Beşar Esed yönetiminin devrilmesiyle sonuçlanan “Saldırganlığı Caydırma” operasyonundan önce dönemin HTŞ lideri Ahmed Şara ve örgütün yöneticileriyle bir araya geldiklerini açıkladı.</p>

<p>Söz konusu görüşmeler sırasında HTŞ hakkındaki geçmiş iddiaları doğrudan değerlendirme imkanı bulduklarını belirten Rifai, örgüte yönelik aşırılık ve tekfir iddialarının kendilerine daha önce aktarıldığı biçimiyle gerçeği yansıtmadığı kanaatine ulaştıklarını söyledi.</p>

<p>Rifai ayrıca HTŞ'nin kontrolündeki bölgelerde dini ibadetlerin ve farklı Sünni fıkıh geleneklerinin uygulanmasına imkan sağlayan bir ortam bulunduğunu gözlemlediklerini ifade etti.</p>

<h3>HTŞ'DEN SURİYE DEVLET YÖNETİMİNE UZANAN SÜREÇ</h3>

<p>Ahmed Şara, Suriye iç savaşı sırasında uzun yıllar Ebu Muhammed el-Culani adıyla tanındı ve HTŞ'nin liderliğini yürüttü. Örgüt, Suriye'deki silahlı muhalefet içerisinde özellikle İdlib ve çevresindeki hakimiyetiyle öne çıktı.</p>

<p>HTŞ'nin geçmişindeki El Kaide bağlantısı ve daha sonraki dönemde örgütsel çizgisinde gerçekleştirdiği değişiklikler, Suriye iç savaşı boyunca uluslararası tartışmaların başlıklarından biri oldu. Şara liderliğindeki yapı ilerleyen yıllarda El Kaide'den ayrıldığını açıkladı ve faaliyetlerini Suriye merkezli bir yapıya dönüştürdüğünü savundu.</p>

<p>Rifai'nin açıklamaları ise Suriye'deki dini çevrelerin HTŞ'ye ilişkin geçmişteki çekinceleri ile Esed yönetiminin devrilmesinin ardından oluşan yeni devlet yapısı arasındaki ilişkiye yönelik ayrıntılar içeriyor.</p>

<h3>RİFAİ'DEN SELEFİLİK AÇIKLAMASI</h3>

<p>Usame Rifai, sosyal medyada başlayan tartışmaların ardından Selefiliğe ilişkin tutumunu da açıkladı. Rifai, Selefiliğin Suriye'nin dini, ilmi ve davet geleneğinin asli unsurlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Selefi çevrelerle ilişkilerinin karşılıklı sevgi, saygı ve takdire dayandığını belirten Rifai, ilmi konulardaki görüş ayrılıklarının dini çevreler arasındaki ilişkiyi bozmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Rifai'nin açıklaması, önceki sözlerinin Selefilik ile tekfirci hareketleri aynı kategoriye yerleştirdiği yönündeki eleştirilerin ardından geldi. Baş Müftü, farklı dini ekollerin Suriye'deki ortak Sünni yapı içerisinde birlikte bulunabileceğini belirtti.</p>

<h3>EŞARİLER, MATURİDİLER VE EHL-İ HADİS İÇİN ORTAK ÇATI VURGUSU</h3>

<p>Rifai, Suriye'deki Sünni dini yapının tek bir düşünce veya itikadi ekolle sınırlandırılmaması gerektiğini belirtti. Eşariler, Maturidiler ve Ehl-i Hadis çevrelerini Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat çatısı içerisinde değerlendirdi.</p>

<p>Dört fıkıh mezhebinin de aynı ortak dini çerçevenin parçası olduğunu ifade eden Rifai, farklı ilmi gelenekler arasındaki görüş ayrılıklarının karşılıklı dışlamaya dönüşmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Rifai'nin açıklamalarında Suriye'deki yeni dini kurumsal yapılanmanın da söz konusu farklı çevreleri ortak bir yapı altında bir araya getirmesi gerektiği görüşü öne çıktı.</p>

<h3>SURİYE İSLAMİ KONSEYİ'NİN ESKİ YAPISI SONA ERDİRİLDİ</h3>

<p>Rifai, Esed yönetiminin devrilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve yeni devlet yönetimindeki yetkililerle Suriye'nin dini kurumlarının geleceğine yönelik görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti.</p>

<p>Görüşmeler sonucunda Suriye İslami Konseyi'nin önceki yapısının sona erdirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını söyleyen Rifai, yerine farklı Sünni dini ve ilmi çevreleri kapsayan Yüksek Fetva Konseyi'nin oluşturulduğunu anlattı.</p>

<p>Rifai, yeni konseyin başkanlığını üstlendi. Konseyin farklı dini geleneklerden isimleri ortak bir kurumsal yapı içerisinde bir araya getirmesi amaçlandı.</p>

<h3>YÜKSEK FETVA KONSEYİ ORTAK DİNİ ÇATI OLARAK OLUŞTURULDU</h3>

<p>Yüksek Fetva Konseyi'nin kuruluşunda Suriye'deki farklı Sünni ekollerin ortak bir dini yapı içerisinde temsil edilmesi hedeflendi. Rifai'nin açıklamasına göre konseyde gerçekleştirilen toplantılar, geçmişte birbirleri hakkında farklı kanaatlere sahip dini çevrelerin doğrudan temas kurmasına da imkan sağladı.</p>

<p>Rifai, konsey bünyesinde gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda farklı çevreler arasında ortak çalışma ve işbirliği konusunda anlayış oluştuğunu belirtti.</p>

<p>Savaş yıllarında ortaya çıkan dini ve toplumsal ayrışmaların aşılması gerektiğini ifade eden Rifai, farklı görüşlere sahip çevrelerin ülkenin yeniden inşa sürecinde ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>“İSLAMİ SÖYLEMİN BİRLİĞİ” KONFERANSI ŞAM'DA DÜZENLENDİ</h3>

<p>Suriye'deki farklı dini ekollerin ilişkilerinin kurumsal bir çerçeveye oturtulmasına yönelik önemli adımlardan biri Şubat 2026'da gerçekleştirildi.</p>

<p>Suriye Vakıflar Bakanlığı tarafından düzenlenen “İslami Söylemin Birliği” konferansı Şam'daki Konferans Sarayı'nda yapıldı. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın da katıldığı konferansta dini söylemin geleceği ve farklı ilmi geleneklerin ortak çalışma esasları ele alındı.</p>

<p>Konferansın sonunda “İslami Söylem Birliği Misakı” ilan edildi. Resmi kayıtlara göre belge 16 Şubat 2026 tarihinde kabul edildi ve hazırlanma sürecinde farklı dini ve ilmi ekollerin katıldığı çalışma ve diyalog toplantıları gerçekleştirildi.</p>

<h3>1500'DEN FAZLA DİN ALİMİNİN KATILIMIYLA KABUL EDİLDİ</h3>

<p>İslami Söylem Birliği Misakı, Suriye'nin farklı bölgelerinden 1500'den fazla din aliminin katılımıyla kabul edildi.</p>

<p>Belge, farklı dini ve ilmi ekollerin varlığını kabul eden ve ortak dini meselelerde birlikte hareket edilmesini öngören bir çerçeve olarak hazırlandı. Misakta alimler ve davetçiler arasında karşılıklı saygının korunması, dışlama ve suçlamalardan kaçınılması ve ilmi görüş ayrılıklarının çatışmaya dönüştürülmemesi gibi ilkeler yer aldı.</p>

<h3>MİSAKTA MEZHEP VE EKOL FARKLILIKLARINA YER VERİLDİ</h3>

<p>İslami Söylem Birliği Misakı'nın temel başlıklarından biri Suriye'deki dini çeşitliliğin nasıl ele alınacağı oldu. Belge, kabul edilmiş fıkhi ve itikadi ekollerin varlığının tanınmasını ve söz konusu ekoller arasındaki ilmi ihtilaflara saygı gösterilmesini öngörüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Misakta dini çevreler arasındaki karşılıklı güvenin güçlendirilmesi, ortak meselelerde işbirliği yapılması ve farklılıkların ayrışma nedeni haline getirilmemesi yönünde maddeler bulunuyor.</p>

<p>Belge ayrıca dini söylemde dışlama, tahrik, karalama, niyet sorgulama ve farklı görüşleri küçümseyen yaklaşımlardan kaçınılmasını öngörüyor.</p>

<h3>RİFAİ SON AÇIKLAMASINDA MİSAKA ATIF YAPTI</h3>

<p>Usame Rifai, HTŞ ve Selefilik hakkındaki açıklamalarının ardından ortaya çıkan tartışmayı değerlendirirken İslami Söylem Birliği Misakı'na da atıfta bulundu.</p>

<p>Rifai, farklı dini çevrelerin söz konusu ortak çerçeveye bağlı kalması gerektiğini belirterek Suriye'deki dini yapının ayrışma yerine işbirliği temelinde şekillendirilmesini savundu.</p>

<p>Baş Müftü, Eşari, Maturidi, Selefi ve diğer Sünni ilmi çevreler arasındaki farklılıkların ilmi tartışma sınırları içerisinde kalması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>SURİYE'DEKİ DİNİ YAPININ YENİDEN ŞEKİLLENMESİ</h3>

<p>Esed yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye'nin siyasi kurumlarıyla birlikte resmi dini kurumlarında da yeniden yapılanma süreci başladı. Yüksek Fetva Konseyi söz konusu dönemde dini fetva ve ilmi konuların ele alınacağı yapılardan biri olarak oluşturuldu.</p>

<p>Rifai'nin son açıklaması, yeni dönemde farklı Sünni ekollerin kurumsal yapı içerisindeki konumuna ilişkin yaklaşımı da ortaya koydu. Baş Müftü, Suriye'nin dini yapısını Eşariler, Maturidiler, Ehl-i Hadis, dört fıkıh mezhebi ve Selefi çevrelerin bulunduğu geniş bir Sünni çerçeve üzerinden tanımladı.</p>

<p>Şubat ayında kabul edilen İslami Söylem Birliği Misakı da söz konusu ekoller arasındaki ilişkilerin ortak ilkeler üzerinden yürütülmesini hedefleyen kurumsal belgelerden biri olarak yeni dini yapılanmanın içerisinde yer aldı.</p>

<h3>RİFAİ'NİN AÇIKLAMASINDA ÜÇ ANA BAŞLIK</h3>

<p>Usame Rifai'nin açıklamalarında HTŞ hakkındaki geçmiş çekinceler, farklı Sünni dini ekollerin konumu ve Suriye'nin yeni dini kurumlarının yapılanması olmak üzere üç temel başlık yer aldı.</p>

<p>Rifai, İstanbul'da bulunduğu dönemde HTŞ hakkında ulaşan haberlerin kendilerinde temkinli bir yaklaşım oluşturduğunu, Ahmed Şara ve örgütün liderliğiyle gerçekleştirdikleri doğrudan görüşmelerin ardından ise daha önce kendilerine ulaşan aşırılık ve tekfir iddialarına ilişkin kanaatlerinin değiştiğini söyledi.</p>

<p>Baş Müftü ayrıca Selefiliğin Suriye'nin dini ve ilmi yapısının asli unsurlarından biri olduğunu belirterek farklı Sünni ekoller arasındaki ilmi görüş ayrılıklarının kurumsal veya toplumsal ayrışmaya dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-bas-muftusu-usame-rifaiden-hts-aciklamasi-sara-ile-gorusunce-kanaatimiz-degisti</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/usame-44.jpg" type="image/jpeg" length="64947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan Afganistan'ı vurdu: 28 “teröristin” öldürüldüğünü açıkladı, Kabil misilleme mesajı verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistan-afganistani-vurdu-28-teroristin-olduruldugunu-acikladi-kabil-misilleme-mesaji-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistan-afganistani-vurdu-28-teroristin-olduruldugunu-acikladi-kabil-misilleme-mesaji-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan, Afganistan topraklarında düzenlediği hava saldırılarında 28 “teröristin” öldürüldüğünü açıklarken Afganistan'daki İslam Emirliği yönetimi saldırılarda sivillerin hedef alındığını bildirdi. Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu, Kunar'daki saldırıda bir erkek, bir kadın ve bir kız çocuğunun hayatını kaybettiğini doğruladı. İslam Emirliği Sözcüsü Zabihullah Mücahid saldırıları “saldırganlık” olarak nitelendirerek “uygun şekilde karşılık verileceğini” açıkladı. Saldırılar, Pakista]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır gerilimi yeni hava saldırılarıyla yeniden yükseldi. Pakistan, Afganistan sınırları içerisindeki hedeflere düzenlenen hava saldırılarında 28 “teröristin” öldürüldüğünü duyurdu. Afganistan'daki İslam Emirliği yönetimi ise Pakistan'ın açıklamasını reddederek saldırılarda sivillerin yaşamını yitirdiğini ve Afganistan'ın saldırılara karşılık vereceğini bildirdi. Birleşmiş Milletler de saldırılarda üç sivilin hayatını kaybettiğini doğruladı.</p>

<p>Pakistan Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Afganistan topraklarındaki üç hedefe hava saldırısı düzenlendiği ve operasyonlarda “terörist” ve intihar saldırısı düzenlemek üzere hazırlanan kişiler olduğu belirtilen toplam 28 kişinin öldürüldüğü bildirildi. Pakistan'ın açıkladığı 28 can kaybı bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.</p>

<h3>PAKİSTAN AFGANİSTAN'DAKİ HEDEFLERİ VURDU</h3>

<p>Pakistanlı bir yetkilinin Reuters'a verdiği bilgiye göre saldırılar Afganistan'ın Pakistan sınırındaki Paktika ve Kunar vilayetlerinde gerçekleştirildi. Pakistan Enformasyon Bakanlığı operasyonları doğrularken Pakistan ordusundan saldırıların ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bir açıklama gelmedi.</p>

<p>İslamabad yönetimi saldırıların silahlı gruplara yönelik olduğunu savundu. Pakistan yönetimi ayrıca operasyonlarda sivillerin hedef alınmadığını ve ikincil hasar oluşmadığını bildirdi.</p>

<p>Afganistan'daki İslam Emirliği yönetimi ile Birleşmiş Milletlerden gelen açıklamalar ise Pakistan'ın sivil kayıp bulunmadığı yönündeki açıklamasıyla çelişti.</p>

<h3>BM ÜÇ SİVİLİN ÖLDÜĞÜNÜ DOĞRULADI</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA), Pakistan'ın hava saldırılarında üç sivilin yaşamını yitirdiğini doğruladı.</p>

<p>BM'nin doğruladığı bilgilere göre saldırılarda bir erkek, bir kadın ve bir kız çocuğu hayatını kaybetti. Sivil ölümlerinin Kunar vilayetinde meydana geldiği bildirildi.</p>

<p>UNAMA, daha önce Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmalarda da taraflara uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki ayrım gözetme, orantılılık ve tedbir ilkelerine uymaları ve sivilleri korumaları yönünde çağrılarda bulunmuştu.</p>

<h3>KUNAR'DA AYNI AİLEDEN ÜÇ KİŞİ ÖLDÜ</h3>

<p>Afganistan'daki İslam Emirliği yönetiminin açıklamasına göre Kunar vilayetinde bir ev Pakistan'ın hava saldırısının hedefi oldu. Evde bulunan aynı aileden üç kişinin hayatını kaybettiği ve dört kişinin yaralandığı bildirildi.</p>

<p>Paktika vilayetinde ise iki ayrı noktanın vurulduğu açıklandı. Afganistan tarafının verdiği bilgilere göre saldırılar sonucunda bir dükkan ile kullanılmayan bir ev yıkıldı.</p>

<p>Pakistan yönetimi operasyonlarda sivil kayıp meydana gelmediğini savunurken BM'nin üç sivil ölümü doğrulaması iki tarafın açıklamaları arasındaki temel farklılıklardan birini oluşturdu.</p>

<h3>KABİL'DEN PAKİSTAN'A MİSİLLEME MESAJI</h3>

<p>Afganistan'daki İslam Emirliği yönetiminin baş sözcüsü Zabihullah Mücahid, Pakistan'ın saldırılarını “saldırganlık ve adaletsizlik” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Mücahid, Pakistan ordusunun kendi ülkesindeki güvenlik sorunlarından kaynaklanan baskıyı başka yöne çevirmek amacıyla Afgan sivilleri hedef aldığını öne sürdü. Afganistan'ın söz konusu saldırılara “uygun şekilde karşılık vereceğini” bildirdi.</p>

<p>Afganistan yönetimi böylece saldırıların ardından Pakistan'a yönelik karşılık verileceğini açık biçimde duyurdu. Karşılığın hangi yöntemle ve ne zaman gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntı açıklanmadı.</p>

<h3>PAKİSTAN'IN KABİL'DEKİ MASLAHATGÜZARI ÇAĞRILDI</h3>

<p>İslam Emirliği yönetimi saldırıların ardından diplomatik girişimde de bulundu. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistan'ın Kabil'deki maslahatgüzarını bakanlığa çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pakistan'ın hava saldırıları protesto edilirken İslamabad yönetimine protesto notası verildi. Kabil yönetimi saldırıları Afganistan'ın egemenliğinin ihlali olarak değerlendirdi.</p>

<p>Diplomatik protestoya İslam Emirliği yönetiminin karşılık verme açıklamasının da eklenmesi, yaklaşık üç aylık görece sakin dönemin ardından iki ülke arasındaki gerilimin yeniden yükseldiğini gösteren gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<h3>SALDIRILAR KOHAT'TAKİ KANLI EYLEMİN ARDINDAN GELDİ</h3>

<p>Pakistan'ın Afganistan'a yönelik hava saldırıları, Hayber Pahtunhva eyaletindeki Kohat kentinde bir polis tesisinin hedef alınmasından günler sonra gerçekleştirildi.</p>

<p>18 Eylül Cuma günü meydana gelen saldırıda bomba yüklü bir araç polis yerleşkesinin dış duvarına çarptı. Patlamanın ardından silahlı saldırganlarla güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı.</p>

<p>İlk açıklamalarda saldırıda en az 16 kişinin hayatını kaybettiği ve 57 kişinin yaralandığı bildirilmişti. Sonraki güncellemelerde ölü sayısının 24'e yükseldiği aktarıldı. Pakistan makamları saldırının ardından Afganistan'da faaliyet gösteren silahlı grupları yeniden gündeme getirdi.</p>

<h3>TTP KOHAT SALDIRISINI ÜSTLENMEDİ</h3>

<p>Pakistan'da son yıllarda çok sayıda saldırıyla ilişkilendirilen Tahrik-i Taliban Pakistan (TTP), Kohat'taki saldırının sorumluluğunu reddetti.</p>

<p>Reuters'ın aktardığı bilgilere göre saldırının sorumluluğunu İttihad'ul Mücahidin olarak anılan yapı üstlendi. Söz konusu grubun Pakistan'ın Afganistan sınırındaki bölgelerinde faaliyet gösteren Hafız Gül Bahadır liderliğindeki yapılanmayla bağlantılı olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Pakistan yönetimi hem TTP'nin hem de Gül Bahadır'a bağlı unsurların Afganistan'da barındığını ve buradaki alanları Pakistan'a yönelik saldırılarda kullandığını savunuyor.</p>

<p>Afganistan'daki İslam Emirliği yönetimi ise söz konusu suçlamaları reddediyor.</p>

<h3>HAFIZ GÜL BAHADIR KİMDİR?</h3>

<p>Hafız Gül Bahadır, Pakistan-Afganistan sınırındaki silahlı yapılanmalar içerisinde uzun süredir adı geçen isimlerden biri. Reuters'ın aktardığı değerlendirmelere göre Bahadır ve kendisine bağlı unsurlar, geçmişte Afganistan'daki ABD ve NATO güçlerine karşı çatışmalara katıldı.</p>

<p>Bahadır'ın yapılanması daha sonra Pakistan güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldi. Pakistan makamları son dönemde Afganistan topraklarındaki saldırılarının bir bölümünde TTP ile Gül Bahadır'a bağlı olduğu öne sürülen noktaların hedef alındığını açıkladı.</p>

<p>Pakistan'ın son hava saldırıları da ülkedeki silahlı saldırılar ile Afganistan'daki grupların faaliyetleri arasında bağlantı bulunduğu yönündeki İslamabad yönetiminin suçlamalarının sürdüğü bir dönemde gerçekleştirildi.</p>

<h3>TTP NEDİR?</h3>

<p>Tahrik-i Taliban Pakistan, 2007 yılında farklı silahlı grupların bir araya gelmesiyle oluşturulan bir yapılanma olarak Pakistan güvenlik güçlerine ve devlet kurumlarına yönelik çok sayıda saldırıyla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>TTP ile Afganistan'daki Taliban hareketi ayrı yapılanmalar olmasına rağmen iki taraf arasında tarihsel ve ideolojik bağlar bulunuyor. Pakistan, Taliban'ın 2021 yılında Afganistan'da yeniden iktidara gelmesinden sonra TTP'nin Afganistan'daki hareket alanının genişlediğini savunuyor.</p>

<p>İslamabad yönetimi Kabil'den TTP'ye karşı daha kapsamlı operasyonlar gerçekleştirmesini talep ederken İslam Emirliği yönetimi Afganistan topraklarının başka ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmasına izin verilmediğini belirtiyor.</p>

<h3>İSLAMABAD İLE KABİL ARASINDAKİ TEMEL ANLAŞMAZLIK TTP</h3>

<p>Pakistan ile Afganistan'daki İslam Emirliği yönetimi arasındaki ilişkilerin temel güvenlik başlıklarından birini TTP oluşturuyor.</p>

<p>Pakistan yönetimi, ülkede gerçekleştirilen saldırıların planlanmasında Afganistan'daki güvenli alanların kullanıldığını ve TTP mensuplarının sınırın diğer tarafında barındığını savunuyor.</p>

<p>Kabil yönetimi ise Pakistan'daki güvenlik sorunlarının Pakistan'ın kendi iç meselesi olduğunu belirterek Afganistan'ın söz konusu saldırılardan sorumlu tutulmasına karşı çıkıyor.</p>

<p>Tarafların karşılıklı suçlamaları sınır geçişlerinden diplomatik ilişkilere kadar birçok alanda iki ülke arasındaki ilişkileri etkiliyor.</p>

<h3>2026'NIN İLK AYLARINDA ÇATIŞMALAR TIRMANMIŞTI</h3>

<p>Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilim 2026'nın ilk aylarında hava saldırıları, insansız hava araçları ve sınır hattındaki çatışmalarla önemli ölçüde yükseldi.</p>

<p>Pakistan, 21-22 Şubat gecesi Afganistan'ın Nangarhar ve Paktika vilayetlerinde hava saldırıları düzenledi. UNAMA'nın 23 Şubat'ta açıkladığı ilk verilere göre Nangarhar'daki saldırılarda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu en az 13 sivil hayatını kaybetti ve 7 kişi yaralandı.</p>

<p>Paktika'nın Barmal ilçesinde bir medrese saldırının hedefi olurken yakındaki bir cami de kısmen hasar gördü. Urgun ilçesindeki başka bir saldırıda ise boş durumdaki bir konut kısmen yıkıldı.</p>

<h3>ŞUBAT SONUNDA ÇATIŞMALAR SINIRA YAYILDI</h3>

<p>Hava saldırılarının ardından Pakistan ile Afganistan'daki İslam Emirliği güçleri arasında sınır hattında geniş çaplı çatışmalar yaşandı.</p>

<p>Çatışmalar Paktika, Nangarhar, Kunar, Khost ve Paktiya dahil farklı Afgan vilayetlerini etkiledi. Ağır silahların ve hava saldırılarının kullanıldığı çatışmalarda yerleşim alanları da zarar gördü.</p>

<p>UNAMA, 26 Şubat gecesinden 5 Mart'a kadar Afganistan içerisinde sınır ötesi çatışmalar, dolaylı ateş ve hava saldırıları sonucunda toplam <strong>185 sivil kayıp</strong> kaydetti. BM verilerine göre 56 sivil öldü, 129 sivil yaralandı ve kayıpların yüzde 55'ini kadınlar ile çocuklar oluşturdu.</p>

<h3>PAKTİKA'DA TEK SALDIRIDA 14 SİVİL ÖLDÜ</h3>

<p>UNAMA'nın kayıtlarına göre 27 Şubat'ta Paktika vilayetinin Barmal ilçesinde gerçekleştirilen hava saldırılarında 14 sivil hayatını kaybetti.</p>

<p>Ölenler arasında dört kadın, iki kız çocuğu, beş erkek çocuk ve üç erkek bulunuyordu. Aynı saldırıda altı kişi daha yaralandı.</p>

<p>BM, 2026'nın ilk haftalarından itibaren Afganistan-Pakistan sınırında sivil kayıpların yükseldiğine dikkat çekti. 1 Ocak-22 Şubat döneminde yalnızca Nangarhar'daki hava saldırıları ve sınır ötesi bombardımanlarda 13 sivilin öldüğü, 12 kişinin yaralandığı kaydedildi.</p>

<h3>HAZİRAN AYINDA DA PAKİSTAN HAVA SALDIRILARI DÜZENLEDİ</h3>

<p>Pakistan'ın Afganistan'a yönelik hava operasyonları haziran ayında da devam etti. Pakistan güvenlik güçleri 28 Haziran gecesi Paktiya, Paktika ve Kunar vilayetlerinde hava saldırıları gerçekleştirdi.</p>

<p>Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı saldırıları doğrularken UNAMA operasyonlarda en az 28 sivilin hayatını kaybettiğini ve 49 sivilin yaralandığını açıkladı.</p>

<p>BM verilerine göre Paktiya'nın Chamkani ilçesindeki bir saldırıda en az 22 sivil öldü, 47 kişi yaralandı. Paktika'nın Gyan ilçesinde altı sivil yaşamını yitirirken Kunar'ın Marawara ilçesinde iki çocuk yaralandı.</p>

<h3>ÜÇ AYLIK GÖRECE SAKİNLİĞİN ARDINDAN YENİ SALDIRI</h3>

<p>Haziran sonunda yaşanan çatışmalardan sonra Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır hattında yaklaşık üç aylık görece sakin bir dönem yaşandı.</p>

<p>21 Eylül'de gerçekleştirilen son Pakistan hava saldırıları söz konusu dönemi sona erdiren gelişmelerden biri oldu. İslamabad operasyonlarda silahlı grupların hedef alındığını savunurken Kabil yönetimi saldırıları Afganistan'ın egemenliğine yönelik bir eylem olarak nitelendirdi.</p>

<p>BM'nin üç sivilin öldüğünü doğrulaması ve İslam Emirliği yönetiminin karşılık verme açıklaması, iki ülke arasındaki sınır gerilimini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3>PAKİSTAN'IN AÇIKLADIĞI 28 KİŞİLİK RAKAM DOĞRULANMADI</h3>

<p>Son saldırılara ilişkin tarafların açıkladığı rakamlar arasında farklılık bulunuyor. Pakistan Enformasyon Bakanlığı üç hedefe gerçekleştirilen saldırılarda 28 “terörist” ve intihar saldırganının öldürüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Söz konusu 28 kişinin kimlikleri ve hangi örgütlere mensup olduklarına ilişkin ayrıntılı bir liste kamuoyuna açıklanmadı. Pakistan'ın verdiği rakam bağımsız kaynaklar tarafından da doğrulanmış değil.</p>

<p>BM tarafından doğrulanan sivil kayıp sayısı ise üç olarak açıklandı. Afganistan'daki İslam Emirliği yönetimi aynı aileden üç kişinin hayatını kaybettiğini ve dört kişinin yaralandığını bildiriyor.</p>

<h3>SINIRDAKİ GERİLİMİN MERKEZİNDE KARŞILIKLI SUÇLAMALAR VAR</h3>

<p>Pakistan, Afganistan'daki İslam Emirliği yönetimini TTP ve diğer Pakistan karşıtı silahlı gruplara karşı yeterli önlem almamakla suçluyor. İslamabad, Afganistan'daki bazı bölgelerin Pakistan'a yönelik saldırıların planlanması ve gerçekleştirilmesi amacıyla kullanıldığını savunuyor.</p>

<p>Kabil yönetimi söz konusu iddiaları reddederek Afganistan topraklarının başka ülkelere saldırı düzenlemek amacıyla kullanılmasına izin vermediğini belirtiyor. İslam Emirliği yetkilileri ayrıca Pakistan'ın kendi güvenlik sorunlarının sorumluluğunu Afganistan'a yüklediğini öne sürüyor.</p>

<p>21 Eylül'deki hava saldırılarıyla yeniden yükselen gerilimde Pakistan operasyonları “terörle mücadele” kapsamında değerlendirirken Afganistan yönetimi saldırıları ülke topraklarına yönelik “saldırganlık” olarak nitelendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistan-afganistani-vurdu-28-teroristin-olduruldugunu-acikladi-kabil-misilleme-mesaji-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/afganistan-1.jpg" type="image/jpeg" length="96839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan Hürmüz Boğazı için ABD'ye teklif: 7 gün içinde yeniden açabiliriz]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-hurmuz-bogazi-icin-abdye-teklif-7-gun-icinde-yeniden-acabiliriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-hurmuz-bogazi-icin-abdye-teklif-7-gun-icinde-yeniden-acabiliriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, ABD'nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırması halinde Hürmüz Boğazı'nı yedi gün içerisinde yeniden açabileceğini bildirdi. Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Tahran'ın önerisinin 16 Eylül'de arabulucular aracılığıyla Washington'a iletildiğini belirterek ABD'nin diplomatik çözüm istediğini resmileştirmesi ve müzakereler için bir takvim üzerinde anlaşılması halinde görüşmelerin yeniden başlayabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine yönelik gerilim devam ederken Tahran'dan Washington'a diplomatik görüşmelerin yeniden başlamasına yönelik yeni bir mesaj geldi. Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, ABD'nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına uygulanan deniz ablukasını kaldırması halinde Tahran'ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı yedi gün içerisinde yeniden açmaya hazır olduğunu söyledi.</p>

<p>İranlı yetkiliye göre Tahran yönetiminin önerisi yalnızca Hürmüz Boğazı'nın açılmasını değil, ABD ile çatışmaların sona erdirilmesine yönelik daha kapsamlı bir diplomatik süreci de içeriyor. İran'ın söz konusu önerisinin 16 Eylül'de arabulucular üzerinden Washington yönetimine iletildiği belirtildi.</p>

<h3>İRAN'DAN ABD'YE HÜRMÜZ BOĞAZI TEKLİFİ</h3>

<p>İran'ın Washington'a ilettiği önerinin merkezinde Hürmüz Boğazı bulunuyor. Reuters'a konuşan üst düzey İranlı yetkili, ABD'nin askeri baskıyı azaltmaya başlaması ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırması durumunda boğazın yeniden ticari gemi geçişlerine açılabileceğini bildirdi.</p>

<p>Yetkili, gerekli koşulların sağlanması halinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yedi gün içinde yeniden açabileceğini söyledi. Tahran'ın söz konusu adımı atması için Washington yönetiminin diplomatik çözüm konusundaki tutumunu da resmileştirmesinin beklendiği aktarıldı.</p>

<h3>ABD'DEN ÜÇ ADIM BEKLENİYOR</h3>

<p>İranlı yetkilinin açıklamasına göre Tahran'ın diplomatik sürecin yeniden başlatılması için Washington'dan beklediği ilk adımlardan biri askeri baskının azaltılması olacak. İkinci başlığı İran limanlarına uygulanan deniz ablukasının kaldırılması oluştururken üçüncü başlık ise ABD'nin mevcut anlaşmazlığı diplomatik yollarla çözmek istediğini resmi olarak açıklaması olarak sıralandı.</p>

<p>Tarafların daha sonra müzakerelerin hangi aşamalarla ilerleyeceğini belirleyen bir takvim üzerinde anlaşması öngörülüyor. İranlı yetkili, Washington'ın diplomasi konusunda somut adımlar atması halinde Tahran'ın görüşmelerin yeniden başlamasına açık olduğunu bildirdi.</p>

<h3>ÖNERİ 16 EYLÜL'DE ABD'YE İLETİLDİ</h3>

<p>Reuters'a konuşan yetkili, İran'ın çatışmaların sona erdirilmesine yönelik önerisinin 16 Eylül'de arabulucular aracılığıyla ABD'ye iletildiğini açıkladı.</p>

<p>Söz konusu diplomatik kanalın taraflar arasındaki doğrudan görüşmelerden ayrı olarak işletildiği belirtilirken İran yönetiminin New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarını sürecin ilerletilmesi açısından bir fırsat olarak değerlendirdiği bildirildi.</p>

<p>Tahran yönetiminin yaklaşımına göre arabulucular, ABD ile İran arasındaki çatışmaların sona erdirilmesi için gerekli ayrıntıları New York'ta taraflarla görüşebilecek.</p>

<h3>NEW YORK'TAKİ İRAN HEYETİNE TAM YETKİ</h3>

<p>İranlı yetkili, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York'ta bulunan İran heyetinin ABD ile diplomatik görüşmelerin yeniden başlatılması konusunda yetkilendirildiğini söyledi.</p>

<p>Heyetin olası diplomatik temaslarda çatışmaların sona erdirilmesine yönelik koşulları ve müzakere sürecinin nasıl ilerleyebileceğini ele alabileceği belirtildi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de BM Genel Kurulu toplantıları kapsamında New York'ta bulunuyor. Arakçi, New York ziyareti öncesinde Doha'da Katarlı yetkililerle bölgesel gelişmeler konusunda görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<h3>İRAN: BM GENEL KURULU DİPLOMASİ İÇİN FIRSAT</h3>

<p>İran yönetimi, dünya liderlerinin bir araya geldiği BM Genel Kurulu'nu ABD ile diplomatik temasların yeniden başlatılması açısından önemli bir platform olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Reuters'a konuşan İranlı yetkili, Washington'ın diplomasiye dönme konusunda somut adımlar atması halinde İran'ın görüşmelere açık olduğunu belirtti. Yetkili, ABD'nin sorunu diplomatik yollarla çözmek istediğini açıklaması ve söz konusu yaklaşımı resmileştirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sonraki aşamada tarafların diplomatik sürecin nasıl ilerleyeceğini gösteren bir takvim üzerinde anlaşması gerektiği belirtildi.</p>

<h3>ABD DE GÖRÜŞMELERE AÇIK OLDUĞU MESAJINI VERDİ</h3>

<p>İran'dan gelen açıklamalar, Washington yönetiminin de diplomatik temas ihtimaline ilişkin mesajlar verdiği bir dönemde geldi. ABD Başkanı Donald Trump daha önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu söyledi.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da BM Genel Kurulu sırasında İranlı yetkililerle görüşme ihtimaline açık olduklarını belirtti ancak planlanmış bir toplantının bulunmadığını açıkladı.</p>

<p>Washington ile Tahran'dan gelen açıklamalar, iki ülke heyetlerinin aynı dönemde New York'ta bulunduğu BM Genel Kurulu sırasında olası diplomatik temaslara yönelik gündemi artırdı.</p>

<h3>PEZEŞKİYAN NEW YORK'A GİTTİ</h3>

<p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere 22 Eylül Salı günü Tahran'dan New York'a hareket etti.</p>

<p>İran devlet medyasına göre Pezeşkiyan'ın BM Genel Kurulu'nda konuşma yapması ve ziyaret kapsamında yabancı liderler, İranlılar, ABD'li uzmanlar ve düşünce kuruluşlarının temsilcileriyle çeşitli görüşmeler gerçekleştirmesi planlandı.</p>

<p>İran yönetimi, BM toplantılarında ülkenin ABD ile yaşadığı çatışmaya ilişkin tutumunu ve taleplerini uluslararası kamuoyuna aktaracağını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PEZEŞKİYAN İLE TRUMP ARASINDA GÖRÜŞME BEKLENMİYOR</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu açıklamasına rağmen Reuters'a konuşan üst düzey İranlı yetkili, New York'ta iki lider arasında görüşme yapılmasının planlanmadığını söyledi.</p>

<p>İran tarafı doğrudan liderler düzeyindeki bir görüşme yerine arabulucular aracılığıyla yürütülecek diplomatik temaslara açık olduğunu bildirdi.</p>

<p>Pezeşkiyan ile Trump'ın aynı BM Genel Kurulu toplantısında bulunması, ABD ile İran arasındaki çatışmaların başlamasından sonra iki liderin katıldığı ilk BM Genel Kurulu olması açısından da dikkat çekiyor.</p>

<h3>ABBAS ARAKÇİ DE NEW YORK'TA</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pezeşkiyan'dan önce New York'a ulaştı. Arakçi'nin ziyareti, ABD ile İran arasındaki çatışmaların başlamasının ardından gerçekleştirdiği ilk ABD ziyareti oldu.</p>

<p>Arakçi, New York'a gitmeden önce Katar'ın başkenti Doha'da temaslarda bulundu. İran Dışişleri Bakanı, BM Genel Kurulu kapsamında çok sayıda ikili görüşme gerçekleştireceklerini ve İran'ın savaşla ilgili pozisyonunu uluslararası platformlarda aktaracaklarını açıkladı.</p>

<p>İran heyetinin New York'taki programının birkaç gün sürmesi planlanıyor.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI NEDEN ÖNEMLİ?</h3>

<p>İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan stratejik bir deniz geçişi olarak küresel enerji ticaretinin önemli güzergahlarından birini oluşturuyor.</p>

<p>Basra Körfezi'ndeki petrol ve doğal gaz üreticilerinin deniz yoluyla gerçekleştirdiği ihracatın önemli bölümü Hürmüz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılıyor. Boğazdaki güvenlik sorunları veya gemi trafiğinin kesintiye uğraması, enerji sevkiyatları ve küresel petrol fiyatları üzerinde doğrudan etkiler oluşturabiliyor.</p>

<p>ABD-İran çatışması ve bölgede ticari gemilere yönelik saldırılar nedeniyle Hürmüz'deki deniz trafiği önemli ölçüde geriledi. Boğazın yeniden düzenli ticari geçişlere açılması ihtimali de enerji piyasalarının yakından takip ettiği gelişmeler arasına girdi.</p>

<h3>HÜRMÜZ'DEKİ TRAFİK SAVAŞLA BİRLİKTE GERİLEDİ</h3>

<p>Bölgede devam eden çatışmalar, tanker saldırıları ve gemilerin güvenliğine ilişkin riskler Hürmüz Boğazı'ndan gerçekleştirilen ticari geçişlerin azalmasına yol açtı.</p>

<p>Petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşıyan tankerler açısından önemli bir güzergah olan boğazdaki gelişmeler, yalnızca İran'ı değil Basra Körfezi'nden enerji ihracatı gerçekleştiren diğer ülkeleri de etkiliyor.</p>

<p>İran'ın boğazı yedi gün içerisinde yeniden açabileceği yönündeki açıklaması da enerji piyasalarında Körfez'den gerçekleştirilen sevkiyatların artabileceği ihtimalini gündeme getirdi.</p>

<h3>İRAN'IN MESAJI PETROL FİYATLARINI ETKİLEDİ</h3>

<p>İran'dan gelen Hürmüz Boğazı açıklaması petrol piyasalarında da karşılık buldu. Petrol fiyatları 22 Eylül Salı günü iki haftanın en düşük seviyesine geriledi.</p>

<p>Reuters, düşüşte Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılabileceğine ilişkin beklentilerin yanı sıra Suudi Arabistan'dan gelen arz haberlerinin de etkili olduğunu bildirdi.</p>

<p>İran'ın açıklamasının ardından Basra Körfezi'ndeki enerji arzının artabileceğine ilişkin beklentiler güçlenirken küresel petrol piyasasında arz kesintisine yönelik endişeler bir miktar azaldı.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN DOĞU-BATI PETROL BORU HATTINI DEVREYE ALIYOR</h3>

<p>Petrol fiyatlarını etkileyen diğer gelişme Suudi Arabistan'dan geldi. Reuters'a konuşan kaynaklara göre Riyad yönetimi, ülkenin doğusundaki petrol üretim bölgelerini Kızıldeniz kıyısına bağlayan Doğu-Batı petrol boru hattındaki faaliyetleri yeniden artırmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı üzerinden petrol ihracatını yeniden artırmasının planlandığı bildirildi.</p>

<p>Söz konusu güzergah Suudi petrolünün Hürmüz Boğazı'ndan geçmeden dünya piyasalarına ulaştırılmasına imkan sağlıyor. İran'ın Hürmüz mesajı ile Suudi Arabistan'ın alternatif ihracat güzergahındaki gelişmeler aynı gün petrol piyasalarındaki arz beklentilerini etkiledi.</p>

<h3>HÜRMÜZ'ÜN AÇILMASI ABD İLE DİPLOMASİYE BAĞLANDI</h3>

<p>İranlı yetkilinin Reuters'a aktardığı öneriye göre Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, Washington'ın atacağı adımlarla bağlantılı bir diplomatik paketin parçası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Tahran, ABD'nin askeri baskıyı azaltmasını ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmasını istiyor. İran ayrıca Washington'ın sorunun diplomatik yollarla çözülmesini istediğini resmi olarak açıklamasını ve tarafların müzakere süreci için bir takvim belirlemesini talep ediyor.</p>

<p>Söz konusu koşulların karşılanması halinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yedi gün içerisinde yeniden açabileceği belirtiliyor. Teklifin uygulanıp uygulanmayacağı ise tarafların New York'taki diplomatik temasları ve Washington'ın vereceği yanıta bağlı olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-hurmuz-bogazi-icin-abdye-teklif-7-gun-icinde-yeniden-acabiliriz</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/hurmuz-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="48239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katar'dan Hamas'a finansman suçlamalarına cevap]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/katardan-hamasa-finansman-suclamalarina-yanit-yardimlar-israil-uzerinden-gazzeye-ulastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/katardan-hamasa-finansman-suclamalarina-yanit-yardimlar-israil-uzerinden-gazzeye-ulastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar, Hamas'a finansman sağladığı yönündeki iddiaları reddederek Gazze'ye yönelik para ve insani yardımların İsrail makamları ile uluslararası ortakların bilgisi ve koordinasyonu dahilinde ulaştırıldığını açıkladı. Doha yönetimi, gıda, ilaç, yakıt ve mali yardımların İsrail üzerinden Gazze'ye geçtiğini, sürece İsrail güvenlik kurumlarının da dahil olduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Katar yönetimi, Hamas'a doğrudan finansman sağladığı yönündeki iddialara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Katar Uluslararası Medya Ofisi, ABD merkezli The New Yorker dergisinde 19 Eylül'de yayımlanan haberde Doha yönetiminin Hamas'a para aktardığı yönünde yer verilen iddiaları reddetti. Katar, Gazze'ye yıllar boyunca gönderilen mali ve insani yardımların Filistinli sivillere yönelik olduğunu, yardım mekanizmalarının İsrail makamları ve uluslararası ortaklarla koordinasyon içerisinde işletildiğini açıkladı.</p>

<p>Doha yönetiminin açıklamasında, Gazze'ye gönderilen yardımların İsrail'in bilgisi dışında gerçekleştirildiği yönündeki değerlendirmelere de karşı çıkıldı. Katar'a göre önceki yardım mekanizmalarında mali desteklerin yanı sıra gıda, ilaç, yakıt ve diğer temel ihtiyaç malzemeleri Gazze'ye girmeden önce İsrail üzerinden geçti ve İsrail makamları sürecin farklı aşamalarında yer aldı.</p>

<h3>THE NEW YORKER NE İDDİA ETTİ?</h3>

<p>Tartışmanın merkezinde The New Yorker'ın 19 Eylül 2026'da yayımladığı ve İsrail'de “Qatargate” olarak adlandırılan soruşturmayı konu alan kapsamlı haber bulunuyor. Derginin haberinde Katar'ın İsrail'deki siyasi çevrelerle ilişkileri ve Hamas'la bağlantılarına yönelik çeşitli iddialara yer verildi.</p>

<p>Haberde Katar'ın Gazze'ye gönderdiği paraların Hamas tarafından kullanıldığı ve söz konusu kaynakların 7 Ekim 2023 öncesindeki askeri hazırlıklara katkıda bulunduğu yönünde iddialar aktarıldı. Katar ise söz konusu iddiaları reddederek derginin dayandığı belgelerin gerçek olmadığını savundu.</p>

<h3>KATAR: BELGELER SAHTE VE UYDURMA</h3>

<p>Katar Uluslararası Medya Ofisi, The New Yorker'ın haberinde kullanılan bilgilerin “sahte ve uydurma” olduğunu öne sürdü. Doha yönetimi özellikle haberde atıfta bulunulan ve “Blast belgeleri” olarak adlandırılan materyallerin gerçekliğine itiraz etti.</p>

<p>Katar'ın açıklamasına göre The New Yorker'a haber yayımlanmadan önce söz konusu belgelerin sahte olduğunu gösterdiği belirtilen kanıtlar iletildi. Doha yönetimi, derginin kendisine iletilen bilgilere rağmen haberi yayımlamasının editoryal değerlendirme süreçleri konusunda soru işaretleri oluşturduğunu savundu.</p>

<p>Katar ayrıca aynı belgelerin daha önce başka medya kuruluşlarına da ulaştırıldığını ileri sürdü. Doha'nın açıklamasında, bazı medya kuruluşlarının belgelerin sahte olduğuna ilişkin kendilerine sunulan materyalleri değerlendirdikten sonra iddiaları yayımlamama kararı aldığı belirtildi.</p>

<h3>HAMAS'A PARA GÖNDERİLDİĞİ İDDİASINI REDDETTİ</h3>

<p>Katar yönetimi açıklamasında Hamas'a doğrudan para gönderdiği yönündeki suçlamayı reddetti. Doha, Katar tarafından sağlanan yardımın Gazze'deki Filistinli sivillere yönelik olduğunu ve yardım mekanizmasının İsrail makamları ile uluslararası ortaklarla koordinasyon halinde işletildiğini bildirdi.</p>

<p>Katar Uluslararası Medya Ofisi'ne göre geçmişte uygulanan yardım mekanizmaları kapsamında mali yardımların yanı sıra gıda, ilaç, yakıt ve diğer temel ihtiyaç malzemeleri Gazze Şeridi'ne ulaşmadan önce İsrail üzerinden geçti.</p>

<p>Doha yönetimi, yardımların Gazze'ye ulaştırılmasının İsrail makamlarının sürece katılımı olmadan gerçekleşmediğini belirtti. Katar ayrıca yardım mekanizmasının uzun yıllar boyunca birbirini izleyen İsrail hükümetleri döneminde uygulandığını kaydetti.</p>

<h3>KATAR: İSRAİL SÜRECİN HER AŞAMASINDAYDI</h3>

<p>Katar'ın açıklamasındaki temel savunmalardan biri, Gazze'ye yönelik yardım mekanizmasının İsrail'in bilgisi dışında işletilmesinin mümkün olmadığı yönünde oldu.</p>

<p>Doha yönetimi, mali yardımlar ile gıda, ilaç ve yakıt dahil diğer ihtiyaç malzemelerinin İsrail üzerinden Gazze'ye ulaştırıldığını belirterek İsrail makamlarının süreçteki rolüne dikkat çekti. Katar Uluslararası Medya Ofisi ayrıca İsrail güvenlik kurumlarının da yardım mekanizmalarının yürütülmesine dahil olduğunu bildirdi.</p>

<p>Katar'a göre Gazze'ye yönelik yardımların ulaştırılması İsrail tarafından denetlenen mekanizmalar üzerinden gerçekleştirildi ve uygulama farklı İsrail hükümetleri döneminde devam etti.</p>

<h3>BENNETT, LAPID VE NETANYAHU HÜKÜMETLERİNİN ADINI VERDİ</h3>

<p>Katar açıklamasında İsrail'in eski başbakanlarından Naftali Bennett ve Yair Lapid ile Başbakan Binyamin Netanyahu dönemlerine de doğrudan atıfta bulundu.</p>

<p>Doha yönetimi, yardım mekanizmasının söz konusu hükümetler döneminde İsrail'in gözetiminde sürdürüldüğünü belirtti. Açıklamada Mossad ve Şin Bet dahil İsrail güvenlik kurumlarının da süreçte rol aldığı savunuldu.</p>

<p>Katar, yıllar boyunca devam eden yardım programlarının İsrail hükümetlerinin bilgisi ve güvenlik kurumlarının katılımıyla uygulandığını öne sürerek Hamas'a gizli şekilde finansman sağladığı yönündeki suçlamaları reddetti.</p>

<h3>“HAMAS'A ULAŞAN PARA VARSA KATAR'LA İLGİSİ YOK”</h3>

<p>Doha yönetimi, Gazze'ye ulaştırılan mali yardımların daha sonra Hamas'ın eline geçmiş olabileceği ihtimaline ilişkin de açıklama yaptı. Katar Uluslararası Medya Ofisi, böyle bir durum gerçekleşmiş olması halinde sorumluluğun Katar'a yüklenemeyeceğini savundu.</p>

<p>Katar'ın açıklamasında, transfer ve dağıtım süreçlerinin İsrail'in gözetiminde gerçekleştirildiği belirtilerek Hamas'a ulaşmış olabilecek kaynaklardan Doha'nın sorumlu olmadığı ileri sürüldü.</p>

<p>Doha böylece tartışmayı yalnızca yardımların amacı üzerinden değil, Gazze'ye giriş mekanizmasının kontrolünün kimde bulunduğu üzerinden de ele aldı. Katar'ın açıklamasına göre yardımlar Filistinli sivillere yönelikti ve Gazze'ye ulaştırılmaları İsrail tarafından denetlenen sistemler üzerinden gerçekleştirildi.</p>

<h3>GAZZE'YE KATAR YARDIMLARI NASIL ULAŞTIRILIYORDU?</h3>

<p>Katar'ın Gazze'ye mali destek sağlaması 7 Ekim 2023'te başlayan savaştan önce uzun süredir tartışılan konular arasında bulunuyordu. Doha yönetiminin Gazze'ye yönelik mali destekleri farklı dönemlerde yakıt alımları, ihtiyaç sahibi ailelere yapılan ödemeler ve temel hizmetlerin sürdürülmesine yönelik harcamalarda kullanıldı.</p>

<p>Katar'ın güncel açıklamasına göre söz konusu mekanizmalar tek taraflı biçimde yürütülmedi. Doha, yardımların İsrail makamlarının bilgisi, desteği ve onayıyla gerçekleştirildiğini; para ve diğer insani yardım kalemlerinin Gazze'ye İsrail'in dahil olduğu mekanizmalar üzerinden girdiğini belirtti.</p>

<p>Katar, 18 Eylül'de yayımladığı bir başka açıklamada da Hamas'a para sağladığı iddialarını reddetmiş ve Gazze yardımlarının “açık ve şeffaf” mekanizmalar aracılığıyla gerçekleştirildiğini açıklamıştı.</p>

<h3>KATAR İLE HAMAS ARASINDAKİ İLİŞKİ NEDEN TARTIŞILIYOR?</h3>

<p>Katar ile Hamas arasındaki ilişkiler uzun süredir İsrail ve uluslararası kamuoyundaki tartışmaların başlıklarından birini oluşturuyor. Hamas'ın siyasi kanadının üst düzey isimlerinin yıllarca Doha'da bulunması ve Katar'ın Gazze'ye sağladığı mali destek, söz konusu tartışmaların temel unsurları arasında yer aldı.</p>

<p>Katar ise Hamas'la kurduğu temasların arabuluculuk faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Doha yönetimi, bölgesel çatışmalarda taraflarla iletişim kanallarının açık tutulmasının ateşkes ve esir takası görüşmelerinin yürütülebilmesi açısından gerekli olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Gazze savaşı boyunca Katar, Mısır ve ABD ile birlikte İsrail ile Hamas arasındaki dolaylı müzakerelerde arabuluculuk faaliyetleri yürüttü.</p>

<h3>KATAR ARABULUCULUK ROLÜNÜN HEDEF ALINDIĞINI SAVUNDU</h3>

<p>Katar Uluslararası Medya Ofisi, Hamas'a finansman sağlandığı yönündeki iddiaların Doha'nın bölgesel arabuluculuk faaliyetlerini hedef alan daha geniş bir kampanyanın parçası olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Katar makamları, çeşitli aktörlerin yıllardır ülkeyi suçlamaya yönelik sahte belgeler hazırlayıp medya kuruluşlarına ulaştırdığını iddia etti. Açıklamada İsrail'in aşırı sağındaki bazı unsurların da söz konusu faaliyetlerin içerisinde bulunduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Doha yönetimi, söz konusu iddiaların Katar'ın arabuluculuk rolünü zayıflatmayı ve bölgesel diplomatik girişimleri sekteye uğratmayı amaçladığını savundu. Söz konusu değerlendirmeler Katar hükümetinin iddiaları olarak açıklamada yer aldı.</p>

<h3>KATAR, MISIR VE ABD İLE BİRLİKTE ARABULUCULUK YÜRÜTTÜ</h3>

<p>Katar'ın Hamas'la iletişim kanallarının bulunması, Gazze savaşının ardından gerçekleştirilen dolaylı müzakerelerde Doha'nın rolünü artırdı. Katar, Mısır ve ABD, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes görüşmeleri ve esir takası müzakerelerinde arabulucu olarak görev aldı.</p>

<p>Doha yönetimi Hamas'la ilişkilerine yönelik eleştirilere karşı, söz konusu iletişim kanallarının taraflar arasında doğrudan görüşmenin mümkün olmadığı dönemlerde müzakere yürütülmesini sağladığını savundu.</p>

<p>Katar Uluslararası Medya Ofisi de son açıklamasında Hamas'a finansman iddialarının ülkenin söz konusu arabuluculuk rolünü hedef aldığını ileri sürdü.</p>

<h3>NETANYAHU'NUN KATAR'A YÖNELİK SUÇLAMALARI</h3>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail'deki bazı siyasi çevreler Katar'ın Hamas'la ilişkilerini geçmişte birçok kez eleştirdi. Katar'a yönelik eleştirilerin merkezinde Doha'nın Gazze'ye sağladığı mali yardımlar ile Hamas'ın siyasi liderleriyle yürüttüğü temaslar yer aldı.</p>

<p>Katar ise Gazze'ye yönelik mali desteğin İsrail hükümetlerinin bilgisi ve onayı dahilinde sağlandığını belirterek Hamas'a gizli finansman sağlandığı yönündeki suçlamaları reddediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doha'nın son açıklaması da geçmişte uygulanan yardım mekanizmalarında İsrail hükümetlerinin ve güvenlik kurumlarının rolünü özellikle öne çıkarıyor.</p>

<h3>THE NEW YORKER'A KARŞI HUKUKİ SEÇENEKLER MASADA</h3>

<p>Katar, The New Yorker'ın haberine karşı hukuki girişimde bulunma ihtimalini de gündemine aldı. Katar Uluslararası Medya Ofisi, yanlış olduğunu savunduğu bilgilerin daha fazla yayılmasını engellemek ve kamuoyunun yanıltılmasının önüne geçmek amacıyla uygun hukuki seçeneklerin değerlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Doha yönetimi ayrıca medya kuruluşlarına jeopolitik konulardaki belge ve iddiaları yayımlamadan önce kapsamlı doğrulama yapmaları çağrısında bulundu.</p>

<p>The New Yorker ise 19 Eylül tarihli haberinde İsrail'deki “Qatargate” tartışmaları, Katar'ın İsrail'deki siyasi çevrelerle ilişkileri ve Gazze'ye aktarılan fonlara ilişkin çeşitli iddiaları gündeme taşıdı. Katar, söz konusu haberin temelindeki iddiaları ve belgelerin gerçekliğini reddediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/katardan-hamasa-finansman-suclamalarina-yanit-yardimlar-israil-uzerinden-gazzeye-ulastirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/katar-hamas-44.jpg" type="image/jpeg" length="48777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Acemilik mi sabotaj mı? Suriye'de bir ayda beşinci mühimmat patlaması]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/acemilik-mi-sabotaj-mi-suriyede-bir-ayda-besinci-muhimmat-patlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/acemilik-mi-sabotaj-mi-suriyede-bir-ayda-besinci-muhimmat-patlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de eylül ayının ilk 22 gününde İdlib, Şam kırsalı, Deyrizor ve Halep’te mühimmatların bulunduğu noktalarda 5 ayrı patlama meydana geldi. Olaylarda en az 30 kişi yaşamını yitirirken 25 kişi yaralandı. Şam yönetimi patlamaların nedenlerini araştırırken, olaylar arasında bağlantı bulunduğuna veya sabotaj gerçekleştirildiğine ilişkin resmi bir tespit henüz açıklanmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Suriye’nin farklı bölgelerinde eylül ayı boyunca mühimmat depoları ve mühimmatların toplandığı alanlarda art arda patlamalar meydana geldi. 1-21 Eylül tarihleri arasında kaydedilen 5 ayrı olayda en az 30 kişi hayatını kaybetti, 25 kişi yaralandı. İdlib’den Deyrizor’a, Şam kırsalından Halep’e kadar farklı bölgelerde gerçekleşen patlamaların nedenleri henüz kesin olarak açıklanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="auto">22 GÜNDE 5 AYRI PATLAMA KAYDEDİLDİ</h3>

<p dir="auto">Eylül ayının ilk 22 gününde Suriye’de mühimmatların depolandığı veya toplandığı farklı noktalarda 5 patlama yaşandı. İlk olay 1 Eylül’de İdlib kırsalındaki Binniş’te meydana gelirken, son patlama 21 Eylül’de Halep’in güneyindeki El-İys yakınlarında kaydedildi.</p>

<p dir="auto">Patlamaların meydana geldiği noktalar arasında İdlib kırsalındaki Binniş ve Sarmada, Şam’ın kuzeydoğusundaki Dumeyr, Deyrizor’un batısındaki Ayyaşe ile Halep’in güneyindeki El-İys bulunuyor. Olayların farklı tarihlerde ve birbirinden uzak bölgelerde meydana gelmesi üzerine patlamaların kaynağına ilişkin soruşturma başlatıldı.</p>

<h3 dir="auto">İLK PATLAMA 1 EYLÜL’DE İDLİB’DE MEYDANA GELDİ</h3>

<p dir="auto">Eylül ayındaki ilk olay 1 Eylül’de İdlib kırsalındaki Binniş beldesinin girişinde yaşandı. Mühimmat yüklü bir araç ile bağlantılı depolama alanında meydana gelen patlama sonucunda 5 kişi hayatını kaybetti.</p>

<p dir="auto">Patlamada 10 kişinin de yaralandığı bildirildi. Olayın ardından bölgedeki ekipler patlamanın nedeninin belirlenmesine yönelik çalışma başlattı.</p>

<h3 dir="auto">9 EYLÜL’DE SARMADA’DA 14 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p dir="auto">İkinci büyük patlama ilk olaydan 8 gün sonra yine İdlib bölgesinde meydana geldi. İdlib’in kuzeyindeki Sarmada ilçesi yakınlarında savaş kalıntıları ve mühimmatların toplandığı geçici depoda 9 Eylül’de şiddetli bir patlama yaşandı.</p>

<p dir="auto">Suriye Savunma Bakanlığı tarafından açıklanan bilgilere göre Sarmada’daki patlamada 14 kişi yaşamını yitirdi. 11 kişinin ise ağır yaralandığı bildirildi. Açıklanan rakamlara göre eylül ayında mühimmat alanlarında meydana gelen olaylar içerisinde en yüksek can kaybı Sarmada’daki patlamada kaydedildi.</p>

<h3 dir="auto">ÜÇÜNCÜ PATLAMANIN ADRESİ ŞAM KIRSALI OLDU</h3>

<p dir="auto">İdlib’deki iki olayın ardından 12 Eylül gecesi Şam’ın kuzeydoğusundaki Dumeyr bölgesinden patlama haberi geldi. İmha edilmek üzere bir araya getirilen hurda ve hasarlı mühimmatların bulunduğu depoda patlama meydana geldi.</p>

<p dir="auto">Yetkililer Dumeyr’deki olayın ardından herhangi bir can veya mal kaybının yaşanmadığını bildirdi. Böylece eylül ayının ilk yarısında Suriye’de mühimmatların bulunduğu noktalarda üç ayrı patlama kayıtlara geçti.</p>

<h3 dir="auto">DEYRİZOR’DAKİ PATLAMADA 11 ASKER ÖLDÜ</h3>

<p dir="auto">Dördüncü olay 18 Eylül’de Suriye’nin doğusundaki Deyrizor ilinde meydana geldi. Deyrizor’un batısında bulunan Ayyaşe beldesindeki mühimmat deposunda patlama yaşandı.</p>

<p dir="auto">Olayda 11 askerin hayatını kaybettiği bildirildi. Ayyaşe’deki can kayıplarının eklenmesiyle eylül ayında meydana gelen beş olaydaki toplam ölüm sayısı en az 30’a ulaştı.</p>

<h3 dir="auto">SON PATLAMA HALEP’İN GÜNEYİNDE YAŞANDI</h3>

<p dir="auto">Suriye’de eylül ayında kaydedilen mühimmat deposu patlamalarının sonuncusu 21 Eylül’de Halep’in güneyindeki El-İys beldesi yakınlarında meydana geldi. Ordunun denetiminde bulunan mühimmat deposunda art arda şiddetli patlamalar yaşandı.</p>

<p dir="auto">Olayda 4 kişinin yaralandığı bildirildi. Halep’teki patlamayla birlikte 1 Eylül’den 21 Eylül’e kadar Suriye’nin farklı noktalarında mühimmatlarla bağlantılı beş ayrı patlama kaydedilmiş oldu.</p>

<h3 dir="auto">TOPLAM BİLANÇO 30 ÖLÜ, 25 YARALI</h3>

<p dir="auto">Açıklanan rakamlar birlikte değerlendirildiğinde 1 Eylül’de Binniş’te 5, 9 Eylül’de Sarmada’da 14 ve 18 Eylül’de Ayyaşe’de 11 kişi hayatını kaybetti. Dumeyr ve El-İys’teki olaylarda ise herhangi bir ölüm bildirilmedi.</p>

<p dir="auto">Yaralı sayıları Binniş’te 10, Sarmada’da 11 ve El-İys’te 4 olarak açıklandı. Açıklanan verilerin toplamında beş olayda en az 30 kişinin hayatını kaybettiği, 25 kişinin yaralandığı görülüyor. Dumeyr’de ise can veya mal kaybı bildirilmedi.</p>

<h3 dir="auto">PATLAMALARIN NEDENİ HENÜZ AÇIKLANMADI</h3>

<p dir="auto">Suriye yönetimi olayların nedenlerinin belirlenmesi amacıyla soruşturmalarını sürdürüyor. Beş ayrı patlamanın arkasında ortak bir neden bulunup bulunmadığına ilişkin resmi makamlar tarafından kesin bir açıklama yapılmadı.</p>

<p dir="auto">Patlamaların kısa aralıklarla gerçekleşmesi sabotaj ihtimalinin de gündeme gelmesine neden olurken, söz konusu ihtimali doğrulayan resmi bir bulgu açıklanmış değil. Olayların kaza, mühimmatların depolanma koşulları, teknik nedenler veya dışarıdan bir müdahaleyle bağlantılı olup olmadığı yürütülen incelemelerin ardından netleşecek.</p>

<h3 dir="auto">PATLAMALAR DÖRT FARKLI BÖLGEDE YAŞANDI</h3>

<p dir="auto">Eylül ayındaki olayların coğrafi dağılımı da dikkat çekiyor. İki patlama İdlib bölgesinde gerçekleşirken diğer üç olay Şam kırsalı, Deyrizor ve Halep’te kaydedildi. Patlama yaşanan noktaların ortak özelliğini mühimmatların depolandığı, toplandığı veya imha edilmek üzere bekletildiği alanlar oluşturuyor.</p>

<p dir="auto">Suriye’de uzun yıllar devam eden çatışmaların ardından farklı bölgelerde savaş kalıntısı mühimmatların toplanması ve imhasına yönelik çalışmalar sürüyor. Eylül ayında meydana gelen beş olayın her birinin kesin nedeni ise devam eden soruşturmaların sonucunda belirlenecek.</p>

<h3 dir="auto">EYLÜL AYINDAKİ PATLAMALARIN KRONOLOJİSİ</h3>

<p dir="auto">İlk olay 1 Eylül’de İdlib’in Binniş beldesinde meydana geldi ve 5 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı. İkinci patlama 9 Eylül’de Sarmada yakınlarındaki geçici mühimmat deposunda yaşandı; 14 kişi öldü, 11 kişi ağır yaralandı. Üçüncü olay 12 Eylül’de Şam kırsalındaki Dumeyr’de gerçekleşti ancak can veya mal kaybı bildirilmedi.</p>

<p dir="auto">Dördüncü patlama 18 Eylül’de Deyrizor’un Ayyaşe beldesindeki mühimmat deposunda meydana geldi ve 11 asker yaşamını yitirdi. Beşinci ve son olay ise 21 Eylül’de Halep’in güneyindeki El-İys yakınlarında yaşandı. Ordunun kontrolündeki mühimmat deposunda meydana gelen patlamalarda 4 kişi yaralandı.</p>

<h3 dir="auto">SORUŞTURMALAR DEVAM EDİYOR</h3>

<p dir="auto">Şam yönetimi mühimmat depolarındaki patlamalara ilişkin incelemelerini sürdürüyor. Patlamaların çıkış nedenleri, depolardaki mühimmatların durumu ve olaylarda herhangi bir dış müdahalenin bulunup bulunmadığı soruşturmaların konuları arasında yer alıyor.</p>

<p dir="auto">Yetkili makamların beş olay arasında doğrudan bağlantı bulunduğuna ilişkin herhangi bir resmi tespit açıklamaması nedeniyle patlamaların ortak bir nedenden kaynaklandığı yönünde kesin bir sonuca ulaşılmış değil. Soruşturmaların tamamlanmasının ardından olayların nedenlerine ilişkin yeni bilgilerin açıklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/acemilik-mi-sabotaj-mi-suriyede-bir-ayda-besinci-muhimmat-patlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/10/suriye-saldiri-44.jpg" type="image/jpeg" length="28308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM 81. Genel Kurulu başladı: 178 lider ve üst düzey temsilci New York’ta buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-81-genel-kurulu-basladi-178-lider-ve-ust-duzey-temsilci-new-yorkta-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-81-genel-kurulu-basladi-178-lider-ve-ust-duzey-temsilci-new-yorkta-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli katılım haftası New York’ta başladı. 193 üyeli BM’nin devlet ve hükümet liderleri ile dışişleri bakanlarını bir araya getiren toplantılar 22-28 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temsil edeceği haftada Orta Doğu’daki gelişmeler, Gazze, Ukrayna savaşı, küresel güvenlik, iklim değişikliği ve kalkınma başta olmak üzere uluslararası gündemin öne çıkan konuları ele alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülkelerin liderlerini bir araya getiren 81. Genel Kurul’un yüksek düzeyli katılım haftası ABD’nin New York kentindeki BM Genel Merkezi’nde başladı. 22-28 Eylül tarihleri arasında devam edecek toplantılarda devlet ve hükümet başkanları, dışişleri bakanları ile uluslararası kuruluşların üst düzey yöneticileri küresel gündemdeki gelişmeleri değerlendirecek. 81. Genel Kurul’un teması “Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir BM” olarak belirlendi.</p>

<h3 dir="auto">193 ÜYELİ BM NEW YORK’TA BİR ARAYA GELDİ</h3>

<p dir="auto">Birleşmiş Milletler’in 193 üyesinin temsil edildiği Genel Kurul, her yıl eylül ayında dünyanın farklı bölgelerinden liderleri New York’ta bir araya getiriyor. Yüksek düzeyli katılım haftasında ülkelerin temsilcileri Genel Kurul kürsüsünden ulusal önceliklerini ve uluslararası gelişmelere ilişkin tutumlarını açıklıyor.</p>

<p dir="auto">Genel Kurul haftası yalnızca kürsü konuşmalarından oluşmuyor. Devlet ve hükümet başkanları ile dışişleri bakanları, hafta boyunca BM Genel Merkezi’nde çok sayıda ikili ve çok taraflı görüşme gerçekleştiriyor. Uluslararası kuruluşların üst düzey yöneticileri de toplantılar ve diplomatik temaslar için New York’ta bulunuyor.</p>

<h3 dir="auto">81. GENEL KURUL’UN TEMASI BELLİ OLDU</h3>

<p dir="auto">BM 81. Genel Kurulu, “Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir BM” temasıyla düzenleniyor. Yüksek düzeyli haftanın açılışı BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile BM Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman’ın konuşmalarıyla gerçekleştirildi.</p>

<p dir="auto">Genel Kurul kürsüsündeki konuşmaların 22-28 Eylül tarihleri arasında devam etmesi planlanıyor. Ülkelerin temsilcileri kendilerine ayrılan oturumlarda uluslararası gündeme ilişkin mesajlarını BM üyesi ülkelerle paylaşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="auto">GAZZE VE ORTA DOĞU GÜNDEMİN ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLARI ARASINDA</h3>

<p dir="auto">Genel Kurul’da Orta Doğu’da devam eden gelişmelerin geniş yer tutması bekleniyor. Gazze’deki savaş ve insani durum, bölgesel çatışmalar ve güvenlik sorunları toplantılarda ele alınacak başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p dir="auto">İsrail-Filistin meselesine ilişkin ülkelerin farklı tutumlarının Genel Kurul konuşmalarına yansıması beklenirken, liderler ve dışişleri bakanlarının hafta boyunca gerçekleştireceği ikili ve çok taraflı temaslarda da Orta Doğu’daki gelişmelerin gündeme gelmesi öngörülüyor.</p>

<h3 dir="auto">UKRAYNA SAVAŞI DA LİDERLERİN GÜNDEMİNDE</h3>

<p dir="auto">Rusya-Ukrayna savaşı, BM 81. Genel Kurulu’nun önemli gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Savaşın uluslararası güvenlik, ekonomi, enerji ve gıda güvenliği üzerindeki etkileri farklı toplantılarda ele alınacak konular arasında yer alıyor.</p>

<p dir="auto">Küresel güvenlik sorunları ve devam eden diğer çatışmalar da yüksek düzeyli haftanın gündeminde bulunuyor. Ülkelerin temsilcileri, Genel Kurul kürsüsündeki konuşmalarında kendi dış politika öncelikleri doğrultusunda söz konusu gelişmelere ilişkin görüşlerini aktaracak.</p>

<h3 dir="auto">İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KALKINMA DA ELE ALINACAK</h3>

<ol start="81">
 <li>Genel Kurul’un gündemi savaşlar ve güvenlik sorunlarıyla sınırlı olmayacak. İklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma, ekonomik sorunlar ve uluslararası sistemin karşı karşıya bulunduğu yapısal meseleler de toplantılarda görüşülecek.</li>
</ol>

<p dir="auto">BM çatısı altında gerçekleştirilecek etkinliklerde ülkelerin yanı sıra uluslararası kuruluşların temsilcileri de yer alacak. Yüksek düzeyli katılım haftası boyunca farklı küresel sorunlara odaklanan çok sayıda toplantı ve etkinlik düzenlenecek.</p>

<h3 dir="auto">TÜRKİYE’Yİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN TEMSİL EDECEK</h3>

<p dir="auto">Türkiye, BM 81. Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli katılım haftasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından temsil edilecek. Erdoğan’ın Genel Kurul kürsüsünden yapacağı konuşmanın yanı sıra New York’taki programı kapsamında çeşitli diplomatik temaslarda bulunması planlanıyor.</p>

<p dir="auto">Genel Kurul konuşmalarında uzun yıllardır uygulanan gelenek doğrultusunda ilk sırada Brezilya yer alıyor. Brezilya’nın ardından ev sahibi ülke ABD’nin temsilcisi kürsüye çıkıyor. 81. Genel Kurul programında ilk konuşmacılar arasında Ürdün ve Türkiye de bulunuyor.</p>

<h3 dir="auto">71 DEVLET BAŞKANI NEW YORK’A GELİYOR</h3>

<p dir="auto">BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric’in Genel Kurul hazırlıklarına ilişkin paylaştığı verilere göre yüksek düzeyli katılım haftasına 71 devlet başkanının katılması öngörülüyor. Katılımcılar arasında ayrıca 45 hükümet başkanı bulunuyor.</p>

<p dir="auto">Program kapsamında 50 bakan, 11 devlet başkanı yardımcısı ve bir veliaht prensin de yer alması bekleniyor. Açıklanan rakamların toplamı, yüksek düzeyli haftaya 178 lider ve üst düzey temsilcinin katılımının öngörüldüğünü gösteriyor.</p>

<h3 dir="auto">BM GENEL MERKEZİNDE 166 ETKİNLİK PLANLANDI</h3>

<p dir="auto">New York’taki diplomasi trafiği Genel Kurul salonundaki konuşmalarla sınırlı kalmayacak. Dujarric’in verdiği bilgilere göre yüksek düzeyli katılım haftası kapsamında BM Genel Merkezi’nde yaklaşık 166 etkinliğin gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p dir="auto">Üye ülkelerin ikili görüşme odalarını kullanabilmek için yaptığı başvuruların sayısı da diplomatik temasların yoğunluğunu ortaya koyuyor. BM’ye toplam bin 553 ikili görüşme odası kullanım talebi iletildi. Görüşmelerin hafta boyunca farklı ülke heyetlerini bir araya getirmesi planlanıyor.</p>

<h3 dir="auto">YAKLAŞIK 18 BİN AKREDİTASYON KARTI AKTİF</h3>

<p dir="auto">BM Genel Sekreter Sözcüsü Dujarric, yüksek düzeyli katılım haftası için delegasyonlara verilen yaklaşık 18 bin aktif akreditasyon kartının bulunduğunu da açıkladı. Devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra bakanlar, diplomatlar, uluslararası kuruluş temsilcileri ve heyetlerde görev alan isimler hafta boyunca BM Genel Merkezi’nde bulunacak.</p>

<p dir="auto">Katılım rakamları ve planlanan etkinliklerin sayısı nedeniyle New York’ta yoğun bir diplomasi trafiği yaşanacak. Resmi Genel Kurul oturumlarına paralel olarak ülkelerin kendi programları kapsamında gerçekleştirecekleri görüşmeler de devam edecek.</p>

<h3 dir="auto">BM GENEL KURULU HER YIL EYLÜL AYINDA TOPLANIYOR</h3>

<p dir="auto">Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, BM’nin altı temel organından biri olarak tüm üye devletlerin temsil edildiği yapı niteliğini taşıyor. Her üye ülkenin Genel Kurul’da bir oyu bulunuyor ve düzenli oturumlar her yıl eylül ayında başlıyor.</p>

<p dir="auto">Yüksek düzeyli hafta ise Genel Kurul takviminin devlet ve hükümet başkanlarının en yoğun katılım gösterdiği bölümünü oluşturuyor. Liderler ülkelerinin dış politika önceliklerini Genel Kurul kürsüsünden açıklarken, New York’taki temaslarda ikili ilişkilerden bölgesel çatışmalara kadar çok sayıda başlık görüşülüyor.</p>

<h3 dir="auto">22-28 EYLÜL ARASINDA DİPLOMASİ TRAFİĞİ SÜRECEK</h3>

<p dir="auto">BM 81. Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli katılım haftası 28 Eylül’e kadar devam edecek. Yedi günlük program boyunca Genel Kurul konuşmaları, ikili temaslar, çok taraflı görüşmeler ve yaklaşık 166 etkinliğin gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p dir="auto">Orta Doğu’daki gelişmeler, Gazze, Ukrayna savaşı, küresel güvenlik, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası sistemde yaşanan sorunlar, ülkelerin Genel Kurul konuşmalarında ve diplomatik temaslarında ele alınacak temel başlıklar arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-81-genel-kurulu-basladi-178-lider-ve-ust-duzey-temsilci-new-yorkta-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/02/bm-genel-kurulu.jpg" type="image/jpeg" length="22559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da solcu Türk Elif Eralp'ın Başbakanlık seçim zaferi tartışılıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyada-solcu-turk-elif-eralpin-basbakanlik-secim-zaferi-tartisiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyada-solcu-turk-elif-eralpin-basbakanlik-secim-zaferi-tartisiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin eyalet seçimlerinde Elif Eralp liderliğindeki Sol Parti'nin sandıktan birinci çıkmasının ardından Almanya'da seçim sonuçlarına ilişkin tartışmalar sürüyor. Alman basınına yansıyan polis yazışmalarında "Berlin düştü" ifadesinin kullanıldığı öne sürülürken, bazı medya organları Sol Parti'nin başarısında Berlin'deki Müslüman seçmenlerin rolünü gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya'nın başkenti Berlin'de 20 Eylül 2026'da gerçekleştirilen eyalet seçimlerinin ardından siyasi gündemin merkezine Sol Parti ve partinin başbakan adayı Elif Eralp yerleşti. Resmi olmayan sonuçlara göre Sol Parti oyların yüzde 25,7'sini alarak seçimi ilk sırada tamamladı. Parti, 2023'teki yüzde 12,2'lik oy oranını iki kattan fazla artırırken Berlin'deki tarihinin en yüksek seçim sonucuna ulaştı. Seçim sonucu, Türk kökenli siyasetçi Eralp'in Berlin hükümetinin başına geçme ihtimalini de gündeme getirdi.</p>

<p>Eralp'in seçim başarısının ardından Almanya'da özellikle göç, Müslüman seçmenler, İsrail politikası, antisemitizm tartışmaları ve Sol Parti'nin güvenlik politikaları üzerinden farklı değerlendirmeler kamuoyuna yansıdı. Alman basınında yer alan bazı haberlerde seçim sonuçları Berlin'deki Müslüman nüfusun siyasi tercihleriyle ilişkilendirilirken, polis mensuplarına ait olduğu aktarılan mesajlaşmalardaki ifadeler de tartışma konusu haline geldi.</p>

<h3>ERALP HENÜZ BERLİN EYALET BAŞBAKANI SEÇİLMEDİ</h3>

<p>Seçim sonuçları Elif Eralp'i Berlin hükümetinin başına geçebilecek en önemli isimlerden biri haline getirse de Eralp henüz Berlin Eyalet Başbakanı, resmi adıyla Berlin'in "Regierender Bürgermeister"i seçilmedi. Berlin'deki sistemde eyalet başbakanı doğrudan halk tarafından değil, Berlin Temsilciler Meclisi üyelerinin çoğunluğuyla beş yıllığına seçiliyor.</p>

<p>Berlin'in resmi internet sitesindeki güncel bilgilere göre başbakanlık görevini Nisan 2023'ten bu yana CDU'lu Kai Wegner yürütüyor. Sol Parti'nin seçimden birinci çıkmasının ardından Eralp'in hükümeti kurabilmesi için gerekli siyasi çoğunluğun oluşturulması gerekiyor. Reuters da seçim sonrasında Eralp'in SPD ve Yeşiller ile olası koalisyon görüşmelerinin gündemde olduğunu aktardı.</p>

<h3>POLİS YAZIŞMALARINDA "BERLİN DÜŞTÜ" İFADESİ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Sol Parti'nin seçim zaferinin ardından Alman polis teşkilatı içerisindeki bazı kişilere ait olduğu belirtilen mesajlaşmalar da basına yansıdı. Alman basınındaki haberlerde, seçim sonucunun bazı polisler arasında endişeyle karşılandığı ve mesajlaşmalarda "Berlin düştü" ifadesinin kullanıldığı aktarıldı.</p>

<p>Söz konusu tepkilerin Sol Parti'nin polis, iç güvenlik, Anayasayı Koruma Teşkilatı ve organize suçla mücadele konularındaki politikalarıyla bağlantılı olduğu ileri sürüldü. Alman medyasına yansıyan mesajlar, seçim sonuçları sonrasında güvenlik politikaları çevresinde başlayan tartışmaların başlıklarından biri oldu.</p>

<h3>MÜSLÜMAN SEÇMENLERİN TERCİHLERİ TARTIŞMAYA AÇILDI</h3>

<p>Seçimlerin ardından Alman medyasındaki bir başka tartışma ise Berlin'de yaşayan Müslüman seçmenlerin Sol Parti'ye verdiği destek üzerinden yürütüldü. Bazı yayınlarda, Eralp ve Sol Parti'nin seçim başarısında Müslüman nüfusun oylarının önemli rol oynadığı savunuldu.</p>

<p>Seçim kampanyası döneminde Eralp'in Müslümanlara yönelik ayrımcılık konusundaki açıklamaları da Alman basınında geniş yer bulmuştu. Eralp, eylül ayında gerçekleştirilen bir seçim etkinliğinde Berlin'de Müslümanlara ve Müslüman olarak algılanan kişilere yönelik ayrımcılık yaşandığını belirtmiş ve Müslüman topluluklara daha fazla destek verilmesini istemişti. Eralp ayrıca Berlin'de Müslümanlar için bir dini bayramın resmi tatil olarak tanınmasını savunmuştu.</p>

<h3>BILD MÜSLÜMAN SEÇMENLERİN ROLÜNÜ GÜNDEME TAŞIDI</h3>

<p>Bild'de yer alan haber ve değerlendirmelerde de Berlin'deki Arap ve Müslüman seçmenlerin Sol Parti'ye desteği tartışmaya açıldı. Gazete, Berlin'de yaşayan Arap seçmenlerin Eralp ve Sol Parti'ye yönelmesinde İsrail politikasının etkili olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Haberde Arap seçmenlerle Sol Parti arasındaki siyasi yakınlığın İsrail'e yönelik tutum üzerinden şekillendiği iddia edildi. Söz konusu yaklaşım, Bild'in seçim sonuçlarına ilişkin yorumu olarak kamuoyuna yansıdı.</p>

<h3>SOL PARTİ VE MÜSLÜMAN SEÇMEN İLİŞKİSİNE VATANDAŞLIK TARTIŞMASI</h3>

<p>Bild'in gündeme taşıdığı bir diğer başlık, Almanya'da yaşayan Müslüman göçmenlerin vatandaşlığa geçişi ile seçim sonuçları arasındaki ilişki oldu. Gazete, sol partilerin Müslüman göçmenlerin Alman vatandaşlığına geçmesini desteklemelerinin seçimlerde kendilerine avantaj sağladığını ileri sürdü.</p>

<p>Gazetede yer alan değerlendirmede Müslüman seçmenlerin Sol Parti, Yeşiller ve SPD'ye diğer partilere kıyasla daha yüksek oranda oy verdiği öne sürüldü. Söz konusu seçmen davranışının yalnızca Berlin'deki seçimlerle sınırlı olmadığı ve farklı düzeylerdeki seçimlerde de görüldüğü iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"SOL PARTİ'NİN BAŞARISI MÜSLÜMAN SEÇMEN OLMADAN MÜMKÜN OLMAZDI" İDDİASI</h3>

<p>Bild'in haberinde son Berlin eyalet seçimlerinde Sol Parti'nin Müslüman seçmenler arasında çoğunluğa ulaştığı öne sürüldü. Gazete, partinin Müslüman seçmenlerden genel seçmen kitlesine kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek destek aldığını savundu.</p>

<p>Haberde söz konusu verilerden hareketle Sol Parti'nin Berlin'deki seçim başarısında Müslüman seçmenlerin önemli rol oynadığı iddia edildi. Müslüman seçmenlerin desteğinin partinin seçim performansındaki etkisi, Almanya'daki seçim sonrası siyasi tartışmaların başlıklarından biri haline geldi.</p>

<h3>GAZZE, SURİYE, IRAK, AFGANİSTAN, SUDAN VE LÜBNAN DETAYI</h3>

<p>Bild'in haberinde Sol Parti'nin göç ve mülteci politikalarına da yer verildi. Gazete, partinin Gazze, Suriye, Irak, Afganistan, Sudan ve Lübnan'dan Almanya'ya gelecek kişilere yönelik daha kolay kabul programlarını savunduğunu aktardı.</p>

<p>Eralp'in siyasi geçmişinde de göç, ayrımcılık ve mülteci politikaları önemli bir yer tutuyor. Berlin Temsilciler Meclisi'nin resmi kayıtlarına göre 1981 doğumlu ve hukukçu olan Eralp, Kasım 2021'den bu yana Berlin Temsilciler Meclisi üyesi. Eralp, 2025'ten itibaren Berlin Sol Parti'nin başkan yardımcılığı görevini de yürütüyor.</p>

<h3>ERALP'İN İSRAİL VE ANTİSEMİTİZM KONUSUNDAKİ TUTUMU DA GÜNDEMDE</h3>

<p>Seçim sonrasında Eralp ve Sol Parti'ye yönelik tartışmaların bir başka bölümünü İsrail-Filistin meselesi ve antisemitizm suçlamaları oluşturdu. Reuters, Sol Parti'nin bazı yerel örgütlerine yönelik antisemitizm suçlamalarının muhtemel koalisyon görüşmelerinde gündeme geldiğini ve olası ortakların konuya ilişkin açıklık talep ettiğini bildirdi. Eralp ise seçim sonrasında Berlin'deki bütün toplulukların güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirterek şiddetin yüceltilmesini reddetti.</p>

<p>Eralp seçim kampanyası sırasında da antisemitizme karşı açık bir tutum alınması gerektiğini dile getirdi. Aynı zamanda Filistinlilere yönelik ayrımcılık olarak tanımladığı "Filistin karşıtı ırkçılık" konusunun Berlin'de yeterince konuşulmadığını savundu. Ağustos sonunda Neukölln'deki Dar-Assalam Camisi'nde düzenlenen seçim etkinliğinde de Müslüman yaşamının sürekli dini aşırılık tartışmaları üzerinden ele alınmasına karşı çıktığını söyledi.</p>

<h3>SOL PARTİ OYLARINI İKİ KATTAN FAZLA ARTIRDI</h3>

<p>Seçim sonuçları Berlin siyasetinde önemli bir sandalye ve oy dağılımı değişikliğine yol açtı. Sol Parti yüzde 25,7 ile birinci sıraya yükselirken partinin 2023 seçimlerinde aldığı yüzde 12,2'lik oy oranı iki kattan fazla arttı. Reuters'ın seçim gecesi verilerine dayanan haberinde oran yüzde 25,3 olarak aktarılırken daha sonraki geçici resmi sonuçlarda yüzde 25,7 açıklandı.</p>

<p>Eralp seçim kampanyasında özellikle konut ve kira politikalarını öne çıkardı. Büyük özel konut şirketlerinin elindeki yaklaşık 220 bin konutun kamu kontrolüne geçirilmesi Sol Parti'nin kampanyasındaki temel vaatlerden biri oldu. Eralp'in Berlin hükümetinin başına geçip geçmeyeceği ise koalisyon görüşmeleri ve Berlin Temsilciler Meclisi'nde oluşacak çoğunluğun ardından kesinleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyada-solcu-turk-elif-eralpin-basbakanlik-secim-zaferi-tartisiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/almanya-berlin-elif-eralp.jpg" type="image/jpeg" length="14019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Bloomberg'e yazdı: BMGK yapısı değişmeli]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bloomberge-yazdi-bmgk-yapisi-degismeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bloomberge-yazdi-bmgk-yapisi-degismeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı makalede Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin mevcut yapısının değiştirilmesi gerektiğini belirterek veto yetkisinin kaldırılması çağrısında bulundu. Erdoğan, daimi üyeliklerin bulunmadığı, üyelerin Genel Kurul tarafından belirli sürelerle seçildiği bir Güvenlik Konseyi yapısı önerdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg için “BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır” başlıklı bir makale kaleme aldı. Erdoğan, son yıllarda yaşanan salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmalara işaret ederek küresel krizlerin çözümünün birkaç ülkenin kararlarına bağlı olmasının günümüz şartlarıyla uyuşmadığını savundu. Küresel karar alma mekanizmalarının mevcut koşullara uyarlanması gerektiğini belirten Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin yapısının halen İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki düzeni yansıttığını ifade etti.</p>

<p>Daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışına ihtiyaç bulunduğunu belirten Erdoğan, temsilin genişletilmesinin yanı sıra liderlik sorumluluğunun da paylaşılması gerektiğini kaydetti. Farklı coğrafyalardaki ülkelerin tecrübe, kapasite ve iradesinin küresel ve bölgesel sorunların çözümüne dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Dünya 5’ten büyüktür” söyleminin de daha geniş bir sorumluluk anlayışına yönelik çağrı olduğunu belirtti.</p>

<h3>ERDOĞAN VETO YETKİSİNİN KALDIRILMASINI İSTEDİ</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde reform ihtiyacının somut bir yol haritasına dönüştürülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, söz konusu yol haritasının merkezinde veto yetkisinin kaldırılmasının bulunmasını istedi. Güvenlik Konseyine veto yetkisine sahip yeni üyelerin eklenmesinin karar alma gücünün sınırlı sayıdaki ülkenin elinde toplanması sorununu çözmeyeceğini savunan Erdoğan, böyle bir değişikliğin mevcut ayrıcalıklı yapının kapsamını genişleteceğini ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, veto yetkisinin kaldırılmasını kapsamlı bir reform sürecinin başlangıç noktası ve temel hedeflerinden biri olarak tanımladı. Reformun mevcut ayrıcalıkların başka devletlere de verilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, BM Genel Kurulu bünyesinde hiçbir ülkenin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı biçimde engelleyememesi ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<h3>DAİMİ ÜYELİKLERİN OLMADIĞI BİR YAPI ÖNERDİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki dengenin de yeniden düzenlenmesini önerdi. Genel Kurulun yetkilerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, daimi üyeliklerin bulunmadığı ve Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli sürelerle dönüşümlü olarak seçildiği bir yapı önerisini dile getirdi.</p>

<p>Erdoğan’ın önerisine göre yeniden Güvenlik Konseyinde görev almak isteyen ülkelerin seçimlerde BM üyelerinin çoğunluğunun güvenini yeniden kazanması gerekecek. Erdoğan, böyle bir sistemle Güvenlik Konseyinin temsil kapasitesinin ve Genel Kurul karşısındaki hesap verebilirliğinin artırılabileceğini savundu.</p>

<h3>“GELECEĞİN DÜZENİNİ GEÇMİŞİN HİYERARŞİLERİYLE KURAMAYIZ”</h3>

<p>Erdoğan, geleceğin uluslararası düzeninin geçmişteki hiyerarşik yapıların korunmasıyla oluşturulamayacağını ifade etti. Son çeyrek asırda yaşanan gelişmelerin hiçbir güç dengesinin ve uluslararası düzenin kalıcı olmadığını gösterdiğini belirten Erdoğan, mevcut uluslararası sistemin yeni savaşları önleme, eşitsizlikleri azaltma ve değişen güç dengelerine karşılık verme konusunda yetersiz kaldığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomi, güvenlik, teknoloji ve diplomasi alanlarında yeni güç merkezlerinin ortaya çıktığına işaret eden Erdoğan, uluslararası kurumların yaşanan dönüşüme aynı hızda uyum sağlayamadığını belirtti. Erdoğan’ın makalesinde küresel kurumların temsil yapılarının değişen ekonomik ve siyasi dengeler doğrultusunda ele alınması gerektiği görüşüne yer verildi.</p>

<h3>SAVAŞLAR, İKLİM KRİZİ VE DÜZENSİZ GÖÇE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların devletlerin güçlü kurumlara, dayanıklı ekonomilere ve caydırıcı savunma yeteneklerine sahip olmasının önemini gösterdiğini belirten Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenliği ile sürdürülebilirliğinin de daha belirleyici hale geldiğini kaydetti.</p>

<p>Asya’nın küresel ekonomideki ağırlığının arttığını belirten Erdoğan, Afrika ülkelerinin de kıtanın potansiyeline uygun daha güçlü bir temsil talep ettiğini ifade etti. Gelişmekte olan ülkelerin kendi önceliklerini uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde gündeme getirdiğini kaydeden Erdoğan, bazı bölgesel aktörlerin artan etkisinin kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beraberinde getirdiğini belirtti.</p>

<h3>BÖLGESEL SORUNLAR İÇİN YEREL ŞARTLARA VURGU</h3>

<p>Her bölgedeki sorunların dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözülemeyeceğini savunan Erdoğan, ilgili ülkelerin iradesini, yerel koşulları ve ortak çıkarları esas alan yaklaşımların uygulanması gerektiğini ifade etti. Diplomatik kapasitesi, ekonomik imkanları ve farklı taraflarla iletişim kurma kabiliyeti bulunan ülkelerin barış ve istikrar süreçlerinde daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Erdoğan, küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentilerin tam anlamıyla gerçekleşmediğini savunurken gelir dağılımındaki eşitsizliklere de dikkat çekti. Teknoloji ve ekonomik bağımlılıkların yeni rekabet alanlarına dönüştüğünü belirten Erdoğan, değişen koşullar altında küresel adalet için sorumlulukların ülkeler arasında hakkaniyetli şekilde paylaşılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN FİNANSMANA ERİŞİM ÇAĞRISI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkının ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimin güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Küresel ekonomik sistemdeki değişimlerin ülkeler arasındaki kalkınma farklılıkları dikkate alınarak ele alınması gerektiğini savunan Erdoğan, ekonomik kırılganlıkların uluslararası sistemde yapılacak reformların gündemlerinden biri olması gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Erdoğan, küresel sistemde kapsamlı bir değişiklik yapılabilmesi için geniş bir uluslararası iradeye ihtiyaç bulunduğunu belirterek Türkiye’nin küresel ilişkilerini ve çok taraflı diplomasi tecrübesini söz konusu reform arayışında kullanmaya devam edeceğini kaydetti.</p>

<h3>GENEL KURULUN ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİNİ İSTEDİ</h3>

<p>Türkiye’nin veto yetkisinin kaldırılması, seçilmiş Güvenlik Konseyi üyelerinin karar alma süreçlerindeki ağırlığının artırılması ve BM Genel Kurulunun rolünün güçlendirilmesi yönündeki girişimleri desteklediğini belirten Erdoğan, farklı bölgelerden ülkelerin ortak bir zeminde buluşmasının uluslararası sistemin temsil kapasitesini artıracağını savundu.</p>

<p>Kalıcı barışın birbirinden kopuk ve iletişim kurmayan blokların çoğalmasıyla sağlanamayacağını ifade eden Erdoğan, farklı coğrafyaların tecrübe, kapasite ve iradesinin ortak zeminde buluşturulması çağrısında bulundu. Türkiye’nin diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla ilişkileriyle BM reformuna yönelik girişimlerde rol üstlenmeye devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bloomberge-yazdi-bmgk-yapisi-degismeli</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/bmgk-1.jpg" type="image/jpeg" length="22286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye yatırım yapan kazanır]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abdde-konusan-cumhurbaskani-erdogan-turkiyeye-yatirim-yapan-kazanir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abdde-konusan-cumhurbaskani-erdogan-turkiyeye-yatirim-yapan-kazanir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde ABD ile ticaretten yabancı yatırımlara, savunma sanayisinden nükleer enerji ve yüksek teknoloji iş birliğine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump ile belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini gerçekçi ve ulaşılabilir bulduğunu söyleyen Erdoğan, Amerikalı yatırımcılara “Gelin operasyonlarınızı Türkiye'den yönetin” çağrısı yapt]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu ABD'nin New York kentinde düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğine katıldı. Erdoğan, programdaki konuşmasında Türkiye ile ABD arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra ticaret hacmi, doğrudan yabancı yatırımlar, savunma sanayisi, nükleer enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarındaki iş birliğine ilişkin mesajlar verdi.</p>

<p>Bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan çatışma, savaş ve krizlere değinen Erdoğan, mevcut gelişmelerin Türkiye ile ABD arasındaki yakın diyaloğun önemini artırdığını söyledi. ABD ile kurulan diyalog ve eş güdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika'dan Asya'ya uzanan birçok meselede iki ülke açısından sonuçlar elde edildiğini belirten Erdoğan, önümüzdeki dönemde çalışmaların artırılarak sürdürülmesi konusunda kararlı olduklarını ifade etti.</p>

<h3>TÜRKİYE İLE ABD ARASINDA YAKIN DİYALOG MESAJI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin bölgesel ve küresel gelişmeler açısından taşıdığı öneme işaret etti. Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden çatışmalar, savaşlar ve krizlerin iki ülkenin yakın diyalog içerisinde bulunmasını gerektirdiğini belirten Erdoğan, ABD ile tesis edilen diyaloğun çeşitli uluslararası meselelerde iki ülke açısından sonuçlar ortaya çıkardığını söyledi.</p>

<p>Erdoğan, iki ülke arasındaki temasların gelecek dönemde de sürdürülmesi gerektiğini belirterek Türkiye'nin ABD ile ilişkilerini farklı alanlarda geliştirmeye yönelik çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.</p>

<h3>TÜRKİYE-ABD TİCARETİNDE 100 MİLYAR DOLAR HEDEFİ</h3>

<p>Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ilişkilerin ekonomik ve ticari ilişkilerden ayrı düşünülemeyeceğini söyleyen Erdoğan, ticaretin iki ülke arasındaki ilişkilerin temel başlıklarından biri olduğunu ifade etti. Erdoğan'ın paylaştığı verilere göre, dünyadaki ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmi son 10 yılda iki katına çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 38 milyar doları aştığını belirten Erdoğan, 2026'nın ilk 8 ayında ise rakamın 28 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Erdoğan, yıl sonunda toplam ticaret hacminin 40 milyar dolara ulaşarak 2025 seviyesinin üzerine çıkmasını beklediklerini söyledi.</p>

<h3>ERDOĞAN: 100 MİLYAR DOLAR HEDEFİ GERÇEKÇİ VE ULAŞILABİLİR</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile belirledikleri 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ilişkin açıklamasında hedefin gerçekçi ve ulaşılabilir olduğunu ifade etti. Hedefe ulaşılabilmesi için mevcut çalışmaların daha da artırılması gerektiğini belirten Erdoğan, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik mesaj verdi.</p>

<p>Türkiye'nin dünyanın stratejik coğrafyalarından birinin merkezinde bulunduğunu kaydeden Erdoğan, çevrede yaşanan kriz ve çatışmalara rağmen Türkiye'nin istikrarını koruduğunu söyledi. Suriye'den Irak'a, Kafkasya'dan Kuzey Afrika'ya kadar ekonomik potansiyeli yüksek birçok bölgeyle güçlü bağların bulunduğunu ifade eden Erdoğan, söz konusu ilişkilerin “kazan-kazan” anlayışı doğrultusunda yürütüldüğünü belirtti.</p>

<h3>MİLLİ GELİR 1,8 TRİLYON DOLARA ULAŞTI</h3>

<p>Türkiye ekonomisinin son 24 yıllık dönemine ilişkin rakamlar paylaşan Erdoğan, göreve geldikleri dönemde 236 milyar dolar seviyesinde bulunan milli gelirin 1,8 trilyon dolara ulaştığını söyledi. Kişi başına düşen gelirin de aynı dönemde 3 bin 600 dolar seviyesinden yükseldiğini belirten Erdoğan, 2026 sonu itibarıyla kişi başına gelirin 20 bin doların üzerine çıkmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, son 24 yılda Türkiye'ye çekilen doğrudan yabancı yatırım miktarının 300 milyar dolara yaklaştığını söyledi. Erdoğan, Türkiye ekonomisinin yaşanan şoklara karşı direnç gösterdiğini belirterek yabancı yatırımcılara Türkiye'deki yatırım imkanlarına ilişkin çağrıda bulundu.</p>

<h3>DEPREM BÖLGESİNDE 455 BİNDEN FAZLA KONUT TAMAMLANDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'te meydana gelen depremlerin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına da değindi. Depremden etkilenen şehirlerde üç yıl içerisinde 455 binden fazla konutun tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirten Erdoğan, çalışmaların Türkiye ekonomisinin karşı karşıya kaldığı önemli süreçlerden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye ekonomisinin güçlü şoklara karşı dirençli olduğunu söyleyen Erdoğan, yabancı yatırımcılara yönelik mesajında, “Türkiye'ye yatırım yapan hep kazançlı çıkmıştır. Türkiye kendisine güveneni hiçbir zaman yarı yolda bırakmamıştır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>YENİ YATIRIM PROGRAMINDA VERGİ AVANTAJLARI</h3>

<p>Türkiye'nin mevcut ekonomik zemin üzerinde yeni bir yatırım hamlesi başlattığını açıklayan Erdoğan, nisan ayında duyurulan yatırım programıyla rekabetçi bir teşvik paketinin devreye alındığını söyledi. Program kapsamında yatırım yapan şirketlere sağlanan vergi avantajlarına ilişkin ayrıntıları da paylaşan Erdoğan, Türkiye'de yatırım yapan şirketler için kurumlar vergisinin yüzde 25'ten yüzde 12,5'e indirildiğini belirtti.</p>

<p>İstanbul Finans Merkezi ile belirlenen endüstri bölgelerinde transit ticaretten elde edilen kazançların kurumlar vergisinden muaf tutulduğunu ifade eden Erdoğan, söz konusu imkanın ilk kez Türkiye geneline taşındığını söyledi. Erdoğan, yatırım teşviklerinin ardından Amerikalı ve diğer yabancı yatırımcılara Türkiye'deki operasyonlarını genişletme çağrısında bulundu.</p>

<h3>AMERİKALI YATIRIMCILARA “TÜRKİYE'DEN YÖNETİN” ÇAĞRISI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı yatırımcılara yönelik çağrısında “Yatırımcılara diyoruz ki gelin operasyonlarınızı Türkiye'den yönetin” ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bölgesel bağlantıları, ekonomik kapasitesi ve yatırım teşvikleri üzerinden şirketlere sunduğu imkanlara işaret eden Erdoğan, Amerikalı yatırımcıların Türkiye'deki fırsatlardan yararlanmasını istedi.</p>

<p>İş konseyleri ile ticaret odalarının süreçte önemli görevler üstlendiğini belirten Erdoğan, Amerikalı yatırımcıların Türkiye'nin sunduğu imkanlardan yararlanması için teşvik edilmeye devam edilmesini beklediklerini söyledi.</p>

<h3>ABD İLE NÜKLEER ENERJİ, SİVİL HAVACILIK VE YÜKSEK TEKNOLOJİ</h3>

<p>Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin siyasi ilişkilere de katkı sağladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin önünde yeni iş birliği alanlarının bulunduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin ABD ile nükleer enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında kurulan iş birliğini daha ileri seviyeye taşımaya hazır olduğunu ifade etti.</p>

<p>Savunma sanayisinin Türkiye-ABD ortaklığının geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olduğunu kaydeden Erdoğan, savunma alanındaki iş birliğinin hem ikili ilişkiler kapsamında hem de NATO bünyesinde geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>SAVUNMA İLİŞKİLERİNDE “ENGELLERİ GERİDE BIRAKMA” MESAJI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile ABD'nin iki NATO müttefiki olduğuna işaret ederek savunma ilişkilerindeki mevcut engellere ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda gerçekleştirdiği çalışmalara da değinen Erdoğan, ülkenin savunma sanayisindeki üretim ve ihracat kapasitesinin arttığını söyledi. Türk savunma şirketlerinin teknoloji, donanım ve inovasyon kapasitesinin de geliştiğini ifade etti.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİSİ İHRACATI 10 MİLYAR DOLARI AŞTI</h3>

<p>Türkiye'nin yaklaşık 20 yıl önce yılda 248 milyon dolarlık savunma sanayisi ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Erdoğan, yıllık ihracatın günümüzde 10 milyar doların üzerine çıktığını açıkladı. Küresel savunma malzemeleri ihracatındaki Türkiye payının son 5 yılda yüzde 120'nin üzerinde arttığını söyleyen Erdoğan, Türk savunma şirketlerinin ulaştığı kapasiteye ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Erdoğan, Türk savunma sanayisi şirketlerinin sahip oldukları teknoloji, donanım ve inovasyon kapasitesi sayesinde ABD'de yatırım yapabilecek seviyeye ulaştığını ifade etti. Savunma sanayisindeki iş birliğinin Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde önemli başlıklardan biri olmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<h3>ERDOĞAN'DAN SAVUNMA İHRACATINDA “İLK 10” HEDEFİ</h3>

<p>Savunma sanayisindeki ihracat artışının devam etmesini hedeflediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin küresel savunma ihracatındaki konumuna ilişkin hedefini de açıkladı. Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayisi ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına girmesini hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Türkiye-ABD ilişkilerinde ticaret, yatırımlar, savunma sanayisi, nükleer enerji, sivil havacılık ve yüksek teknolojinin öne çıkan iş birliği alanları olduğunu belirten Erdoğan'ın New York'taki konuşmasında, iki ülke arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi ve Amerikalı şirketlere yönelik Türkiye'de yatırım çağrısı öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abdde-konusan-cumhurbaskani-erdogan-turkiyeye-yatirim-yapan-kazanir</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 08:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-abd-44.jpg" type="image/jpeg" length="84636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas, Filistinli diğer gruplarla bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamas-filistinli-diger-gruplarla-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hamas-filistinli-diger-gruplarla-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas heyeti, Mısır'ın başkenti Kahire'de Filistin İslami Cihadı ve altı Filistinli grupla bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Hamas Siyasi Büro Üyesi ve Ulusal İlişkiler Ofisi Başkanı Hüsam Bedran'ın başkanlık ettiği toplantılarda Filistin Yasama Konseyi ve Filistin Ulusal Konseyi seçimleri, siyasi bölünmenin sona erdirilmesi ve ulusal birliğin güçlendirilmesi ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamas ile farklı Filistinli gruplar, Filistin siyasetindeki gelişmeleri ve yaklaşan seçim sürecini görüşmek üzere Kahire'de bir araya geldi. Hamas'ın açıklamasına göre heyete hareketin Siyasi Büro Üyesi ve Ulusal İlişkiler Ofisi Başkanı Hüsam Bedran başkanlık ederken görüşmelerde yasama seçimleri, Filistin Ulusal Konseyi seçimleri ve ulusal birliğin güçlendirilmesine yönelik adımlar öne çıktı. Toplantılarda Filistinlilerin temsilcilerini özgür, adil ve şeffaf seçimlerle belirleme hakkına vurgu yapılırken atama, dışlama ve tek taraflı karar alma yöntemlerine karşı çıkıldığı belirtildi.</p>

<h3>HAMAS HEYETİNE HÜSAM BEDRAN BAŞKANLIK ETTİ</h3>

<p>Kahire'deki görüşmeleri gerçekleştiren Hamas heyetinin başkanlığını Hüsam Bedran üstlendi. Hamas'ın Ulusal İlişkiler Ofisi Başkanı olan Bedran aynı zamanda hareketin siyasi bürosunda görev yapıyor. Heyette Bedran'ın yanı sıra Gazi Hamad, Ali Baraka, Süheyl el-Hindi ve Mahmud Mardavi yer aldı.</p>

<p>Hamas açıklamasına göre ziyaret, Filistin meselesindeki son gelişmelere ilişkin siyasi istişarelerin devamı niteliğinde gerçekleştirildi. Görüşmelerde seçim takviminin yanı sıra Filistinli gruplar arasındaki siyasi bölünmenin sona erdirilmesi ve ortak hareket alanlarının genişletilmesi üzerinde duruldu.</p>

<h3>İSLAMİ CİHAD VE ALTI GRUPLA GÖRÜŞME</h3>

<p>Hamas heyeti Kahire'de Filistin İslami Cihadı, Fetih içerisindeki Demokratik Reform Akımı, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, Filistin Ahrar Hareketi, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi-Genel Komutanlık, Filistin Direniş Komiteleri ve Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi temsilcileriyle görüştü.</p>

<p>Toplantılarda Filistin meselesindeki gelişmeler değerlendirilirken özellikle Filistin Yasama Konseyi ile Filistin Ulusal Konseyi seçimleri üzerinde duruldu. Hamas'ın açıklamasına göre taraflar aynı zamanda ulusal birliğin güçlendirilmesi için atılabilecek adımları görüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>YASAMA VE ULUSAL KONSEY SEÇİMLERİ MASADA</h3>

<p>Kahire görüşmelerinin önemli gündemlerinden birini yaklaşan Filistin seçimleri oluşturdu. Taraflar, Filistinlilerin Yasama Konseyi ve Filistin Ulusal Konseyi'ndeki temsilcilerini özgür, adil ve şeffaf seçimlerle belirleme hakkına sahip olduğunu belirtti. Görüşmelere katılan gruplar, temsilcilerin belirlenmesinde atama, dışlama ve tek taraflı karar alma uygulamalarına karşı olduklarını da açıkladı.</p>

<p>Filistin yasama seçimlerinin mevcut takvime göre 28 Kasım 2026'da gerçekleştirilmesi planlanıyor. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın temmuz ayında yayımladığı kararnameyle belirlenen seçimler yapılması halinde, Filistinliler 2006'dan sonra ilk kez Yasama Konseyi üyelerini seçmek için sandığa gidecek. Seçimlerin zamanında gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceğine ilişkin tartışmalar ise devam ediyor.</p>

<h3>FİLİSTİN ULUSAL KONSEYİNİN YAPISI DA GÜNDEMDE</h3>

<p>Görüşmelerde Filistin Ulusal Konseyi seçimleri ve konseyin gelecekteki yapısı da ele alındı. Filistin Ulusal Konseyi, Filistin Kurtuluş Örgütü'nün yasama organı niteliğini taşıyor ve yalnızca Filistin topraklarında yaşayanları değil, farklı ülkelerdeki Filistinlileri de temsil etmeyi amaçlayan bir yapıya sahip. Seçim sürecine ilişkin tartışmalarda yurt dışında yaşayan Filistinlilerin temsili ve konsey üyelerinin belirlenme yöntemi öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p>Hamas, İslami Cihad ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin de aralarında bulunduğu bazı gruplar 9 Eylül'de yayımladıkları ortak açıklamada konseyin oluşturulmasında “atama, dışlama ve tek taraflılık” olarak nitelendirdikleri yöntemlere karşı çıkmış ve kapsamlı bir ulusal diyalog çağrısında bulunmuştu.</p>

<h3>FİLİSTİN KURTULUŞ ÖRGÜTÜ İÇİN YENİDEN YAPILANMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Kahire toplantılarında Filistinli gruplar arasındaki siyasi bölünmenin sona erdirilmesi ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün yeniden yapılandırılması da ele alındı. Hamas'ın açıklamasına göre taraflar, FKÖ'nün demokratik, katılımcı ve ulusal temeller doğrultusunda yeniden inşa edilmesi ve etkinleştirilmesi için çalışmaların sürdürülmesi konusunda anlaştı.</p>

<p>Taraflar ayrıca Filistinli gruplar, siyasi güçler ve ulusal isimler arasındaki istişare ve koordinasyonun devam ettirilmesi konusunda görüş birliğine vardı. Görüşmelerde siyasi bölünmenin sona erdirilmesi, ortak kurumların güçlendirilmesi ve Filistinli gruplar arasında koordinasyonun artırılması başlıkları üzerinde duruldu.</p>

<h3>ORTAK ULUSAL STRATEJİ ÜZERİNDE ÇALIŞILACAK</h3>

<p>Hamas'ın açıklamasına göre Kahire'deki görüşmelerin ardından taraflar ortak bir ulusal strateji oluşturulması konusunda da mutabakata vardı. Açıklamada söz konusu stratejinin “işgal, yerleşim, Yahudileştirme, yerinden etme ve ilhaka karşı koymayı, Gazze Şeridi'ne uygulanan kuşatmayı sona erdirmeyi ve Filistin halkının direncini güçlendirmeyi” amaçladığı belirtildi. İfadeler Hamas'ın toplantılara ilişkin açıklamasındaki siyasi tanımlamaları yansıtıyor.</p>

<p>Toplantılara katılan gruplar ayrıca Filistin halkının kendisini, topraklarını ve kutsal mekanlarını savunma hakkına sahip olduğunu belirterek ulusal haklara bağlılıklarını ifade etti. Taraflar, ortak siyasi başlıklarda koordinasyon ve istişarelerin devam ettirilmesini kararlaştırdı.</p>

<h3>KAHİRE'DE SEÇİM TEMASLARI DAHA ÖNCE DE YAPILDI</h3>

<p>Son görüşmeler, Filistinli grupların son aylarda Kahire'de gerçekleştirdiği siyasi temasların devamı niteliğini taşıyor. Ağustos ayında Hamas, Filistin İslami Cihadı, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, Filistin Ulusal Girişimi ve Muhammed Dahlan liderliğindeki Fetih Demokratik Reform Akımı dahil farklı gruplar arasında seçimlere yönelik görüşmeler yapılmıştı. Görüşmelerde yasama seçimlerinde geniş kapsamlı bir ortak liste oluşturulması seçeneği de ele alınmıştı.</p>

<p>Hüsam Bedran, ağustos ayındaki temaslar sırasında Hamas'ın seçimlere katılma kararı aldığını ve mümkün olan en geniş ulusal blok içerisinde yarışmayı tercih ettiğini açıklamıştı. Fetih ise Hamas ile ortak liste oluşturmayı reddederken diğer gruplarla ittifaklara açık olduğunu bildirmişti.</p>

<h3>28 KASIM İÇİN SEÇİM TAKVİMİ BELİRLENDİ</h3>

<p>Mahmud Abbas'ın yayımladığı kararname kapsamında Filistin Yasama Konseyi seçimlerinin 28 Kasım'da gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Seçimlerin işgal altındaki Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri kapsaması planlanıyor. Filistin Merkez Seçim Komisyonu hazırlıklarını sürdürürken Fetih Genel Sekreteri Cibril Recub'un seçimlerin kapsamlı bir ulusal diyalog yapılmadan belirlenen tarihte gerçekleştirilemeyeceği yönündeki açıklaması takvime ilişkin belirsizliği artırdı.</p>

<p>Filistin'deki son yasama seçimi Ocak 2006'da gerçekleştirilmiş ve Hamas sandıktan birinci çıkmıştı. Mahmud Abbas 2021'de de yasama ve başkanlık seçimleri için takvim açıklamış, ancak seçimler Doğu Kudüs'teki oy kullanma koşullarını gerekçe göstererek ertelenmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamas-filistinli-diger-gruplarla-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/07/hamas-lideri.jpg" type="image/jpeg" length="10227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="18111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="26131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="79671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="51304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="36958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="15349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="67394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="49577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="77043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="32767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="99321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="78386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="34876"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="10182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="63838"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="21207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="51346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="29277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="92822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="18773"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
