<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 28 Aug 2026 02:52:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump, Putin'den güvence aldığını söyledi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-putinden-guvence-aldigini-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-putinden-guvence-aldigini-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile verimli görüşmeler yaptığını belirterek Rusya'nın NATO topraklarına saldıracağını düşünmediğini söyledi. Trump, Rusya ile İran arasındaki nükleer program görüşmeleri konusunda Moskova'ya yönelik olası yaptırımlar için de kararın gelişmelere bağlı olacağını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te düzenlenen başkanlık kararnamesi imza töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Trump'ın açıklamalarında Rusya, NATO, İran'ın nükleer programı ve olası yaptırımlar öne çıktı.</p>

<p>Rusya'nın NATO topraklarına yönelik herhangi bir saldırıda bulunup bulunmayacağına ilişkin tartışmalara değinen Trump, Moskova'nın böyle bir adım atacağını düşünmediğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği temaslara işaret eden ABD Başkanı, görüşmelerin verimli geçtiğini belirtti.</p>

<h3>“NATO TOPRAKLARINA SALDIRMAYACAKTIR”</h3>

<p>Donald Trump, Rusya'nın NATO üyesi ülkelere yönelik olası bir saldırısına ilişkin yöneltilen soruya Putin ile yaptığı görüşmeleri hatırlatarak yanıt verdi. Trump, “Onunla verimli görüşmeler yaptım. NATO topraklarına saldırmayacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı'nın açıklaması, Rusya'nın ilerleyen dönemde NATO ülkelerine yönelik askeri bir adım atıp atmayacağına ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.</p>

<h3>RUSYA-İRAN GÖRÜŞMELERİ DE GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Trump, Rusya ile İran arasında nükleer programa ilişkin gerçekleştirildiği belirtilen son görüşmeler hakkında da değerlendirmelerde bulundu. ABD Başkanı, söz konusu süreç nedeniyle Moskova'ya yaptırım uygulanması ihtimalini tamamen dışlamadı.</p>

<p>Rusya'ya yönelik yeni bir yaptırım kararı alınıp alınmayacağı sorulan Trump, kararın gelişmeler doğrultusunda şekilleneceğini belirtti. Washington yönetiminin süreci yakından takip edeceğini ifade etti.</p>

<h3>“YAPTIRIMLA İLGİLİ KARAR DURUMA BAĞLI”</h3>

<p>Trump, Rusya'ya yönelik olası yaptırımlara ilişkin kararın “duruma bağlı” olduğunu söyledi. ABD Başkanı'nın açıklamasına göre Washington, Rusya ile İran arasındaki temasların seyrini izlemeyi sürdürecek.</p>

<p>İran'ın nükleer programı konusunda Moskova'nın üstlendiği rol ve Rusya ile İran arasındaki temaslar, ABD'nin olası yaptırım seçenekleri kapsamında gündemde kalmaya devam ediyor.</p>

<h3>ÇİNLİ BANKALARLA İLGİLİ SORUYA YANIT VERDİ</h3>

<p>ABD Başkanı Trump'a, İran ile yakın ilişki içerisinde olduğu belirtilen Çinli bankalara Washington yönetiminin neden yaptırım uygulamadığı da soruldu. Trump, söz konusu soruya ABD yönetiminin attığı bütün adımların kamuoyuyla paylaşılmak zorunda olmadığını belirten bir yanıt verdi.</p>

<p>Trump, “Uygulamadığımı nereden biliyorsunuz? Her yaptığım şeyi size açıklamak zorunda mıyım?” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, yaptırım politikası kapsamında atılmış ya da atılması planlanan olası adımlara ilişkin başka ayrıntı paylaşmadı.</p>

<h3>CIA DİREKTÖRÜ RATCLIFFE'İN RUSYA ZİYARETİ GÜNDEM OLMUŞTU</h3>

<p>ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA Direktörü John Ratcliffe'in Rusya'ya gerçekleştirdiği belirtilen gizli ziyaret daha önce gündeme gelmişti. Ziyaretin amacının Rus yetkilileri NATO üyesi ülkelere ve Baltık devletlerine yönelik olası saldırılardan kaçınmaları konusunda uyarmak olduğu iddia edilmişti.</p>

<p>Wall Street Journal'a konuşan ABD'li yetkililer, Ratcliffe'in ziyaretinin yakın zamanda hazırlanan ABD istihbarat değerlendirmelerinin ardından gerçekleştiğini belirtmişti. Söz konusu değerlendirmelerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in birkaç yıl içerisinde müttefik bir ülkeye saldırı düzenleyerek NATO'nun kararlılığını test edebileceğinin öngörüldüğü aktarılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>NATO'YA YÖNELİK OLASI RUSYA SALDIRISI TARTIŞILIYOR</h3>

<p>Rusya'nın gelecekte NATO üyesi ülkelere yönelik askeri bir girişimde bulunabileceğine ilişkin değerlendirmeler, ABD istihbaratı ve Batılı ülkelerin güvenlik gündeminde yer almaya devam ediyor. CIA Direktörü Ratcliffe'in Moskova ziyaretiyle ilgili iddialar da söz konusu güvenlik tartışmaları kapsamında gündeme gelmişti.</p>

<p>Trump ise Putin ile yaptığı görüşmelere dayanarak Rusya'nın NATO topraklarına saldırmayacağını düşündüğünü açıkladı. ABD Başkanı aynı açıklamalarında Rusya-İran temasları ve olası yaptırım kararları konusunda gelişmelerin takip edileceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-putinden-guvence-aldigini-soyledi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 22:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/01/trump-putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="73140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak’tan silahlı gruplara net mesaj: “Devlet dışında silaha izin verilmeyecek”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-silahli-gruplara-net-mesaj-devlet-disinda-silaha-izin-verilmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-silahli-gruplara-net-mesaj-devlet-disinda-silaha-izin-verilmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak’ta Bağdat yönetimine bağlı Silahlı Kuvvetler, ülkedeki tüm silahların devlet kontrolü altına alınması konusundaki kararlılığını yineledi. Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah en-Numan, silahların devlet otoritesi dışında tutulamayacağını belirterek süreci “geri dönüşü olmayan” bir egemenlik meselesi olarak nitelendirdi. En-Numan ayrıca ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’taki görevinin planlandığı üzere 30 Eylül 2026’da sona ereceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Irak hükümeti, ülkede devlet otoritesi dışında bulunan silahların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bağdat yönetimine bağlı Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı, tüm silahların devlet ve resmi güvenlik kurumlarının denetimine alınması yönündeki hükümet planının uygulanacağını açıkladı. Başkomutanlık Sözcüsü Sabah en-Numan, silahların devlet tekelinde toplanmasının siyasi, toplumsal ve güvenlik boyutu bulunan bir egemenlik meselesi olduğunu söyledi.</p>

<p>En-Numan, hükümetin silah dosyasının düzenlenmesi konusunda geri adım atmayacağını belirtirken devlet otoritesi dışında silahlı yapıların varlığına izin verilmeyeceğini ifade etti. Sürecin silahlı gruplarla yürütülen görüşmeler ve oluşturulan mekanizmalar üzerinden ilerlediğini kaydeden en-Numan, geçmişte terörle mücadelede kullanılan silahlara yönelik hukuki düzenlemelerin de görüşüldüğünü belirtti.</p>

<h3>“DEVLET OTORİTESİ DIŞINDA SİLAHA İZİN VERİLMEYECEK”</h3>

<p>Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah en-Numan, Bağdat yönetiminin ülkedeki silahlı yapılanmalarla ilgili tutumunu açıklarken tüm silahların resmi kurumların denetimi altında bulunması gerektiğini vurguladı. Hükümetin silahların düzenlenmesi konusunda kararlı olduğunu belirten en-Numan, “Devlet otoritesi dışında herhangi bir silah kabul edilemez” mesajını verdi.</p>

<p>En-Numan, terör örgütleriyle mücadelede kullanılan silahların geçmişte üstlendiği role saygı gösterildiğini ancak mevcut aşamada güvenlik yapılanmasının devlet çatısı altında toplanmasının esas olduğunu söyledi. Silahlı gruplarla bu konuda görüşmeler yürütüldüğünü ve silahların hukuki şekilde düzenlenmesini sağlayacak formüllerin değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<h3>ÖZEL KOMİTE SİLAHLARIN DÜZENLENMESİ İÇİN ÇALIŞIYOR</h3>

<p>Bağdat yönetimi, silahların devlet denetimine alınmasına ilişkin süreci yürütmek üzere özel mekanizmalar oluşturdu. En-Numan, silahların nasıl düzenleneceği ve hangi hukuki çerçevede korunacağı konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Silahlı gruplarla yapılan görüşmelerde temel tartışmanın sürecin uygulanma yöntemleri üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor. Irak hükümeti daha önce de bazı grupların silahlarını teslim ettiğini veya resmi güvenlik yapıları içerisine dahil olduğunu açıklamıştı. Diğer bazı silahlı gruplar ise silah bırakma konusunda çekincelerini sürdürüyor.</p>

<h3>“MEZHEPÇİ SÖYLEME GERİ DÖNÜLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”</h3>

<p>Sabah en-Numan, silahların devlet kontrolüne alınması sürecinin mezhepsel tartışmalara dönüştürülmemesi gerektiğini de ifade etti. Irak’ın geçmişte yaşadığı güvenlik ve siyasi krizlere atıfta bulunan en-Numan, “Mezhepçi söyleme geri dönülmesine veya kötü niyetli söylentilerin yayılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.</p>

<p>Bağdat yönetimi, silahların kontrol altına alınmasını belirli bir mezhep veya siyasi yapıya yönelik adım olarak değil, devlet egemenliğinin yeniden tesis edilmesi kapsamında değerlendiriyor. Hükümetin açıklamalarında devlet kurumları dışında silahlı güç bulunmaması gerektiği sık sık vurgulanıyor.</p>

<h3>30 EYLÜL SİLAHLARIN DEVLET KONTROLÜ İÇİN KRİTİK TARİH</h3>

<p>Irak hükümeti, devlet kontrolü dışındaki silahların düzenlenmesine ilişkin süreçte 30 Eylül 2026 tarihini kritik eşiklerden biri olarak belirledi. En-Numan, söz konusu tarihi “egemenlik açısından tarihi bir gün” olarak nitelendirirken Irak’ın uluslararası koalisyon şemsiyesinden çıkarak güvenlik sorumluluğunu tamamen kendi kurumlarıyla üstleneceğini söyledi.</p>

<p>Hükümet ile silahlı gruplar arasındaki görüşmelerin devam ettiği belirtilirken bazı grupların silahlarını devlet otoritesine devretmeye sıcak baktığı, bazı grupların ise sürece karşı çıktığı bildiriliyor. Irak hükümeti ise 30 Eylül tarihinin devlet egemenliği açısından belirlenen yol haritasının temel unsurlarından biri olduğunu ifade ediyor.</p>

<h3>ULUSLARARASI KOALİSYONUN GÖREVİ 30 EYLÜL’DE SONA ERECEK</h3>

<p>En-Numan, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’taki görevine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Koalisyonun askeri misyonunun planlandığı üzere 30 Eylül 2026 tarihinde sona ereceğini belirten en-Numan, çekilme sürecinin ilgili Irak makamlarıyla koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Irak makamları daha önce de koalisyon güçlerinin çekilme takviminin ülkenin güvenlik kurumlarının ulaştığı hazırlık seviyesine göre belirlendiğini açıklamıştı. En-Numan, Irak güçlerinin ulusal güvenliği bağımsız biçimde yönetebilecek kapasiteye ulaştığını ve 30 Eylül sonrasında ilişkilerin uluslararası koalisyon çatısından ikili ortaklıklara dönüşeceğini belirtmişti.</p>

<h3>IRAK GÜVENLİK SORUMLULUĞUNU TAMAMEN DEVRALACAK</h3>

<p>Koalisyon güçlerinin çekilmesiyle birlikte Irak ordusu ve diğer güvenlik kurumlarının ülke genelindeki güvenlik sorumluluğunu tamamen üstlenmesi planlanıyor. En-Numan, çekilmenin hızlandığını ve sürecin oluşturulan teknik güvenlik komitesi aracılığıyla yakından takip edildiğini söyledi.</p>

<p>Irak yönetimi, koalisyonun çekilmesini ülkenin güvenlik ve egemenlik politikalarında yeni bir dönem olarak değerlendiriyor. Bağdat’ın açıklamalarında, koalisyon sonrasında da eğitim, istihbarat paylaşımı ve ikili güvenlik iş birliklerinin farklı formatlarda devam edebileceği belirtiliyor.</p>

<h3>CEZİRE VE BADİYE OPERASYONLAR KOMUTANLIĞI KURULDU</h3>

<p>Irak Savunma Bakanlığı da güvenlik yapılanmasının güçlendirilmesine yönelik yeni adımlar attı. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yahya Resul, Semave bölgesinde yeni bir Cezire ve Badiye Operasyonlar Komutanlığı kurulduğunu açıkladı.</p>

<p>Yeni komutanlığın bölgedeki güvenlik faaliyetlerinden sorumlu olacağı ve çevre bölgelerdeki askeri varlığı güçlendireceği bildirildi. Söz konusu yapılanmanın Irak’ın sınır, çöl ve geniş kırsal bölgelerdeki güvenlik kontrolünü artırmaya yönelik adımların bir parçası olduğu belirtildi.</p>

<h3>HAVA SAVUNMASININ GÜÇLENDİRİLMESİNE ÖNCELİK VERİLDİ</h3>

<p>Irak yönetiminin güvenlik planında hava savunma kapasitesinin geliştirilmesi de önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yahya Resul, Başkomutanın Irak Silahlı Kuvvetlerinin güçlendirilmesi, güvenlik tehditlerine karşı hazırlık seviyesinin artırılması ve ülke hava sahasının korunması için hava savunma sistemlerinin teçhizatlandırılmasına öncelik verilmesi talimatını verdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabah en-Numan da Irak’ın hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinde önemli ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Hava savunma sistemlerinin satın alınması için özel bir fon bulunduğunu belirten en-Numan, yeni hava savunma unsurlarının yakın dönemde ülkeye ulaşmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<h3>IRAK’TA SİLAH DOSYASI GÜVENLİK GÜNDEMİNİN MERKEZİNDE</h3>

<p>Silahların yalnızca devletin kontrolünde bulunması meselesi, Irak’ın son dönemdeki en önemli iç güvenlik başlıklarından biri haline geldi. Hükümet bazı silahlı gruplarla görüşmelerini sürdürürken resmi kurumlar dışında silahlı yapıların varlığının sona erdirilmesini hedefliyor.</p>

<p>Bağdat yönetimi, 30 Eylül 2026’da uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona ermesiyle silahların devlet tekelinde toplanmasını aynı egemenlik sürecinin parçaları olarak değerlendiriyor. Hükümet, silahlı gruplarla doğrudan askeri çatışma yerine görüşmeler yoluyla çözüm arayışını sürdürdüğünü de açıklıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-silahli-gruplara-net-mesaj-devlet-disinda-silaha-izin-verilmeyecek</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/irak-silahli-milisler.jpg" type="image/jpeg" length="10312"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransız milletvekillerinin kıblesi İsrail çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransiz-milletvekillerinin-kiblesi-israil-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/fransiz-milletvekillerinin-kiblesi-israil-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da milletvekilleri ve senatörlerin yabancı aktörler tarafından finanse edilen yurt dışı seyahatleri mercek altına alındı. Liberation gazetesinin teyit servisi CheckNews’in Haziran 2022-Mayıs 2026 dönemini kapsayan incelemesine göre Fransız parlamenterlerin en fazla ziyaret ettiği ülke açık ara İsrail oldu. 60’tan fazla İsrail seyahati kayıtlara geçerken bunların 44’ü 7 Ekim 2023 sonrasında gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa’da parlamenterlerin yabancı aktörler tarafından finanse edilen yurt dışı seyahatlerine ilişkin kayıtlar dikkat çeken bir tablo ortaya çıkardı. Liberation gazetesinin teyit hattı CheckNews, Haziran 2022 ile Mayıs 2026 arasında milletvekilleri ve senatörlerin kabul ettiği finanse edilmiş seyahat davetlerini inceledi. Resmi parlamento kayıtları üzerinden yapılan derlemede İsrail, Fransız parlamenterlerin en fazla seyahat ettiği ülke olarak öne çıktı.</p>

<p>Araştırmada her kabul edilen davet ayrı bir seyahat olarak sayıldı. Aynı heyette birlikte seyahat eden parlamenterler de ayrı ayrı kayıtlara dahil edildi. Söz konusu yöntemle yapılan hesaplamada İsrail’e 60’tan fazla seyahat tespit edilirken Tayvan’a 32, Katar’a 25 ve Çin’e 14 finanse edilmiş ziyaret gerçekleştirildi.</p>

<h3>FRANSIZ PARLAMENTERLERİN İLK TERCİHİ İSRAİL OLDU</h3>

<p>CheckNews’in ortaya koyduğu veriler, Fransız parlamenterlerin yabancı kuruluşlar tarafından finanse edilen seyahatlerinde İsrail’in diğer ülkelerden belirgin biçimde ayrıldığını gösterdi. Dört yıllık dönemde İsrail’e yönelik seyahatlerin sayısı 60’ı aşarken ikinci sıradaki Tayvan 32 ziyaretle kayıtlara geçti. Katar için 25, Çin için ise 14 seyahat bildirildi.</p>

<p>Rakamlar, İsrail’e yönelik finanse edilen parlamenter ziyaretlerinin Tayvan’ın yaklaşık iki katına ulaştığını ortaya koydu. Araştırma kapsamında incelenen kayıtlar, diğer ülkelere gerçekleştirilen seyahatlerin önemli bölümünün ilgili ülkelerin bakanlıkları, diplomatik temsilcilikleri veya resmi kuruluşları tarafından organize edildiğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İSRAİL SEYAHATLERİNİN MERKEZİNDE ELNET VAR</h3>

<p>Fransız parlamenterlerin İsrail ziyaretlerinin büyük bölümünün organizasyonunda Avrupa Liderlik Ağı olarak bilinen ELNET öne çıktı. Brüksel merkezli yapı, Avrupa ile İsrail arasındaki ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor ve Fransa’daki parlamenterlere yönelik çok sayıda İsrail ziyareti düzenliyor.</p>

<p>Fransız Senatosu’nun resmi kayıtlarında da ELNET tarafından finanse edilen İsrail seyahatleri yer alıyor. Ocak 2024’te farklı senatörlerin Tel Aviv, Kudüs ve Sderot’u kapsayan dört günlük programlara katıldığı, seyahat finansmanının ELNET tarafından sağlandığı kaydedildi.</p>

<h3>BİR PARLAMENTERİN GEZİ MALİYETİ 4 BİN AVROYA KADAR ÇIKIYOR</h3>

<p>Araştırmaya göre ELNET tarafından tüm masrafları karşılanan ortalama bir İsrail seyahatinin maliyeti parlamenter başına yaklaşık 4 bin avroya kadar çıkabiliyor. Ulaşım, konaklama ve program giderlerinin kuruluş tarafından üstlenildiği seyahatlerde Fransız parlamenterlerin Tel Aviv’de lüks otellerde ağırlandığı belirtildi.</p>

<p>Benzer kayıtlar Avrupa Parlamentosu belgelerinde de yer aldı. ELNET’in bazı ziyaretlerde uçuş, konaklama ve günlük giderleri karşıladığı, İsrail’de Tel Aviv ve Kudüs’teki otellerde konaklama sağladığı resmi beyanlara yansıdı.</p>

<h3>7 EKİM 2023 SONRASI SEYAHATLER HIZLANDI</h3>

<p>CheckNews’in araştırmasındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail’e yönelik finanse edilen Fransız parlamenter seyahatlerinde yaşanan artış oldu. İncelenen dönemde 60’tan fazla seyahatin 44’ünün 7 Ekim 2023’ten sonra gerçekleştirildiği kaydedildi. Önceki bir yıllık dönemde ise 17 seyahat bildirilmişti.</p>

<p>ELNET, 7 Ekim saldırılarından kısa süre sonra 15-18 Ekim 2023 tarihleri arasında İsrail’e özel bir heyet ziyareti düzenledi. Organizasyona 10 Fransız milletvekili ile eski Fransa Başbakanı Manuel Valls katıldı. Program kapsamında İsrailli yetkililer, saldırılardan etkilenen kişiler ve rehine yakınlarıyla görüşmeler gerçekleştirildi.</p>

<h3>SAĞ VE MERKEZ SAĞ SİYASETÇİLER ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Araştırma, İsrail’e seyahat eden Fransız parlamenterlerin siyasi dağılımında da belirgin bir yoğunlaşma bulunduğunu ortaya koydu. Davetlerin önemli bölümü merkez ve sağ partilerdeki siyasetçilere yönelirken Filistin yanlısı sol kanattan isimlerin listelerde yer almadığı belirtildi.</p>

<p>Fransız Ulusal Meclisi’ne sunulan bir önerge metninde de ELNET tarafından finanse edilen seyahatlerin büyük çoğunluğunun sağ ve merkez partilerden parlamenterlere yönelik olduğu ifade edildi. Aynı belgede ELNET’in 2017’den itibaren 55 milletvekili ve 46 senatör seyahati organize ettiği, toplam 101 ziyaretin parlamenterlerin bildirdiği 666 seyahatin yüzde 15’inden fazlasına karşılık geldiği belirtildi.</p>

<h3>ELNET “İSRAİL HÜKÜMETİNDEN BAĞIMSIZIZ” DİYOR</h3>

<p>ELNET France Kamu İşleri Sorumlusu Ariel Bellaiche, CheckNews’e yaptığı açıklamada kuruluşun İsrail hükümetinden bağımsız faaliyet gösterdiğini savundu. Bellaiche, organizasyonların “tarafsızlık içinde” yürütüldüğünü ve Fransa’daki “cumhuriyetçi kanadın tüm partileri” ile çalışıldığını ileri sürdü.</p>

<p>ELNET ayrıca İsrail devletinden herhangi bir talimat veya finansman almadığını belirtiyor. Liberation’ın araştırmasına göre, Mediapart’ın geçmişte Fransa’da düzenlenen iki ELNET etkinliğinin İsrail kaynaklı finansman aldığına ilişkin haberler yayımladığı aktarıldı.</p>

<h3>PARLAMENTO KAYITLARINDA ELNET’İN İSMİ AÇIKÇA YER ALIYOR</h3>

<p>Fransa Senatosu tarafından yayımlanan resmi seyahat kayıtlarında ELNET’in finansman sağladığı çok sayıda İsrail ziyareti görülebiliyor. Ocak 2024’te düzenlenen dört günlük bir programda Fransız senatörler Tel Aviv, Kudüs ve Sderot’u ziyaret ederken organizasyonun finansörü olarak ELNET kaydedildi.</p>

<p>Senato kayıtlarında CRIF gibi başka kuruluşlar tarafından finanse edilen İsrail ziyaretleri de bulunuyor. Dolayısıyla İsrail’e yapılan tüm parlamenter ziyaretlerin ELNET tarafından karşılandığı sonucu çıkmıyor; ancak CheckNews’in incelemesine göre gezilerin büyük bölümünde ELNET belirleyici organizatör olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>150 AVRONUN ÜZERİNDEKİ DAVETLERİN BİLDİRİLMESİ ZORUNLU</h3>

<p>Fransa’da parlamenterlerin üçüncü taraflar tarafından karşılanan seyahatleri belirli şeffaflık kurallarına tabi. Milletvekilleri 2012’den, senatörler ise 2014’ten itibaren değeri 150 avroyu aşan hediye, avantaj veya seyahat davetlerini ilgili parlamenter makamlara bildirmek zorunda.</p>

<p>Söz konusu seyahatler mevzuat kapsamında yasak değil. Parlamenterlerin finansman kaynağını ve aldıkları daveti kamuya açık biçimde beyan etmeleri gerekiyor. CheckNews’in araştırması da ağırlıklı olarak söz konusu resmi bildirimler üzerinden hazırlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransiz-milletvekillerinin-kiblesi-israil-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/fransiz-milletvekilleri.jpg" type="image/jpeg" length="28390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tokayev-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tokayev-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye-Kazakistan ikili ilişkileri ve bölgesel konular ele alınırken Erdoğan, 23 Ağustos’ta Kazakistan’da yapılan Kurultay seçimleri nedeniyle Tokayev’i tebrik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 27 Ağustos 2026’da yapılan açıklamaya göre iki lider, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel konuları değerlendirdi.</p>

<p>Görüşmenin gündeminde Kazakistan’da 23 Ağustos’ta gerçekleştirilen Kurultay seçimleri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimler dolayısıyla Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’e tebriklerini iletti.</p>

<h3>TÜRKİYE-KAZAKİSTAN İLİŞKİLERİ ELE ALINDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın açıklamasında, Erdoğan ile Tokayev’in görüşmede Türkiye-Kazakistan ikili ilişkileri ve bölgesel konular üzerinde durduğu bildirildi. İki ülke arasındaki ilişkilerin gelecek dönemde geliştirilmesine yönelik çalışmalar da telefon görüşmesinin başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için önümüzdeki süreçte de gayret göstermeyi sürdüreceklerini ifade etti. Açıklamada görüşmenin hangi bölgesel başlıklar üzerinde yoğunlaştığına ilişkin ayrıntılı bilgi verilmedi.</p>

<h3>ERDOĞAN’DAN TOKAYEV’E KURULTAY SEÇİMİ TEBRİĞİ</h3>

<p>Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Ağustos 2026 tarihinde Kazakistan’da gerçekleştirilen Kurultay seçimleri nedeniyle Tokayev’i tebrik etti. Erdoğan, seçimlere yüksek katılım sağlanmasına da değindi.</p>

<p>Erdoğan, yüksek katılım oranının Kazakistan’da yürütülen reformlara yönelik kamuoyu desteğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da söz konusu değerlendirmeyi görüşmeye ilişkin resmi açıklamasında aktardı.</p>

<h3>KAZAKİSTAN’DA 145 ÜYELİ KURULTAY İÇİN SANDIK KURULDU</h3>

<p>Kazakistan’da 23 Ağustos’ta yapılan seçimler, ülkede oluşturulan tek meclisli Kurultay’ın üyelerini belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Meclis ve Senatodan oluşan önceki çift meclisli parlamento yapısının yerine kurulan Kurultay 145 üyeden oluşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seçim için Kazakistan genelinde ve yurt dışında toplam 10 bin 423 sandık kuruldu. Kazakistan Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre seçmen listelerinde 12 milyon 605 bin 788 kayıtlı seçmen bulunurken Kurultay’daki 145 sandalye için 7 siyasi parti yarıştı.</p>

<h3>“İKİLİ İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İÇİN GAYRET GÖSTERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Erdoğan’ın görüşmede Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin gelecek dönemine ilişkin mesajını da paylaştı. Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Türkiye ile Kazakistan arasındaki ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı telefon görüşmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 Ağustos’taki diplomasi temaslarından biri oldu. Erdoğan aynı gün Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Félix Tshisekedi ve Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tokayev-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/erdogan-tokayev.jpg" type="image/jpeg" length="26047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Srebrenitsa soykırımından hüküm giyen Ratko Mladiç öldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/srebrenitsa-soykirimindan-hukum-giyen-ratko-mladic-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/srebrenitsa-soykirimindan-hukum-giyen-ratko-mladic-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp güçlerin komutanı olan, Srebrenitsa soykırımı başta olmak üzere işlenen suçlardan dolayı ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Ratko Mladiç, 84 yaşında öldü. Mladiç’in Hollanda’nın Lahey kentindeki Birleşmiş Milletler gözaltı merkezinde hayatını kaybettiği Birleşmiş Milletler yetkilisi tarafından doğrulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1992-1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı’nın en önemli askeri aktörlerinden biri olan ve “Bosna Kasabı” olarak anılan eski Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç hayatını kaybetti. Mladiç, Srebrenitsa’da 8 binden fazla Boşnak Müslüman erkek ve çocuğun öldürüldüğü soykırımın yanı sıra savaş sırasında işlenen insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlalinden mahkum edilmişti. Ölüm haberi ilk olarak Sırp medyasında yer alırken daha sonra Birleşmiş Milletler yetkilisi tarafından da doğrulandı.</p>

<p>Mladiç, ömür boyu hapis cezasını çektiği Lahey’deki Birleşmiş Milletler gözaltı merkezinde bulunuyordu. Son yıllarda sağlık sorunları yaşayan ve birden fazla kez hastaneye kaldırılan Mladiç’in 27 Ağustos 2026’da öldüğü açıklandı. Reuters’ın aktardığı bilgiye göre 2011’de yakalanmasından sonra Birleşmiş Milletler gözetiminde tutulan Mladiç, ölümüne kadar cezasını çekmeye devam etti.</p>

<h3>BOSNALI SIRP ORDUSUNUN KOMUTANIYDI</h3>

<p>Ratko Mladiç, 12 Mayıs 1992’de Bosna Hersek’teki Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun, bilinen adıyla Bosnalı Sırp Ordusu’nun Ana Karargah Komutanlığına getirildi. Birleşmiş Milletler bünyesindeki mahkeme kayıtlarına göre Mladiç, en az 8 Kasım 1996’ya kadar Bosnalı Sırp Ordusunun komuta kademesinin başında kaldı. Bosna Savaşı boyunca emrindeki güçlerin gerçekleştirdiği çok sayıda operasyon nedeniyle uluslararası mahkemede yargılandı.</p>

<p>Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığı, Mladiç’in Radovan Karadziç ile birlikte Bosnalı Müslümanları ve Bosnalı Hırvatları Bosnalı Sırpların hak iddia ettiği bölgelerden kalıcı biçimde uzaklaştırmayı amaçlayan ortak suç girişiminin kilit isimlerinden biri olduğunu belirtmişti. Savcılık ayrıca Mladiç’in Bosnalı Sırp Ordusunun en üst düzey askeri yetkilisi olarak emrindeki birlikler üzerinde etkin kontrol sahibi olduğunu kaydetmişti.</p>

<h3>SREBRENİTSA’DA 8 BİNDEN FAZLA ERKEK VE ÇOCUK ÖLDÜRÜLDÜ</h3>

<p>Mladiç’in mahkumiyetindeki en önemli dosyalardan birini Temmuz 1995’te yaşanan Srebrenitsa soykırımı oluşturdu. Bosnalı Sırp güçleri, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’yı ele geçirmelerinin ardından 8 binden fazla Boşnak Müslüman erkek ve çocuğu öldürdü. Uluslararası mahkemeler Srebrenitsa’da yaşananları soykırım olarak nitelendirdi ve Mladiç’in söz konusu suçlardan cezai sorumluluğu bulunduğuna hükmetti.</p>

<p>Mahkeme kayıtlarında Mladiç’in Srebrenitsa’daki soykırımın yanı sıra Bosna Savaşı sırasında cinayet, zulüm, imha, zorla yerinden etme, sivillere yönelik hukuka aykırı saldırılar, terör ve rehin alma suçlarından da sorumlu tutulduğu yer aldı. Temyiz aşamasında Srebrenitsa ile bağlantılı soykırım hükmü de dahil olmak üzere mahkumiyetlerinin büyük bölümü kesinleşti.</p>

<h3>16 YIL SAKLANDIKTAN SONRA 2011’DE YAKALANDI</h3>

<p>Hakkındaki ilk iddianame 24 Temmuz 1995’te hazırlanan Ratko Mladiç, savaşın sona ermesinin ardından uzun yıllar uluslararası adaletten kaçtı. Yaklaşık 16 yıl firari durumda kalan Mladiç, 26 Mayıs 2011’de Sırbistan’da yakalandı ve 31 Mayıs 2011’de Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesine teslim edildi.</p>

<p>Mladiç’in yakalanmasıyla birlikte Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlara ilişkin en önemli uluslararası davalardan biri başladı. Kendisine iki soykırım, beş insanlığa karşı suç ve dört savaş hukukunu veya savaş geleneklerini ihlal suçlaması yöneltildi. Mladiç, mahkeme sürecinde hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.</p>

<h3>2017’DE ÖMÜR BOYU HAPSE MAHKUM EDİLDİ</h3>

<p>Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, 22 Kasım 2017’de açıkladığı kararda Ratko Mladiç’i soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlali kapsamındaki suçlardan mahkum etti. Mahkeme Mladiç’e ömür boyu hapis cezası verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararda Mladiç; Srebrenitsa soykırımı, zulüm, imha, cinayet, sürgün, zorla yerinden etme, sivillere yönelik saldırılar, terör ve rehin alma dahil olmak üzere birçok suçtan sorumlu bulundu. İlk derece mahkemesinin verdiği ömür boyu hapis cezasına karşı yapılan temyiz başvurusu da sonuç vermedi.</p>

<h3>ÖMÜR BOYU HAPİS CEZASI 2021’DE KESİNLEŞTİ</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması Temyiz Dairesi, 8 Haziran 2021’de Mladiç’in itirazlarını büyük ölçüde reddetti. Temyiz Dairesi, Srebrenitsa soykırımına ilişkin mahkumiyetin yanı sıra insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlali kapsamındaki hükümleri onadı ve ömür boyu hapis cezasını kesinleştirdi.</p>

<p>Mahkemenin kesinleşen kararında Mladiç’in Srebrenitsa’daki soykırım nedeniyle cezai sorumluluğu kabul edildi. Bosna Hersek’in bazı diğer belediyelerinde işlenen suçlarla ilgili ayrı bir soykırım suçlamasından ise beraat kararı verilmişti. Söz konusu ayrım, Mladiç’in Srebrenitsa soykırımından mahkum edildiği gerçeğini değiştirmedi.</p>

<h3>SON YILLARINDA SAĞLIK SORUNLARI YAŞADI</h3>

<p>Mladiç, hapis cezasını Lahey’de Birleşmiş Milletler gözetiminde geçirirken son yıllarda ciddi sağlık sorunları yaşadı ve birçok kez hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumu nedeniyle erken tahliye edilmesine yönelik başvurular da gündeme geldi ancak cezasını çekmeye devam etti. Reuters, ölüm haberini 27 Ağustos 2026’da bir Birleşmiş Milletler yetkilisine dayandırarak doğruladı.</p>

<p>84 yaşındaki Mladiç’in ölümüyle birlikte Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlardan uluslararası mahkemede yargılanıp ömür boyu hapis cezası alan en önemli isimlerden birinin cezaevi süreci sona erdi. Mladiç, ölümüne kadar Srebrenitsa soykırımı ile insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlalinden aldığı ömür boyu hapis cezasını çekiyordu.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/srebrenitsa-soykirimindan-hukum-giyen-ratko-mladic-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/miladic.jpg" type="image/jpeg" length="18242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye'de kredi kartı uygulaması başladı, ilk denemeyi Şara yaptı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-kredi-karti-uygulamasi-basladi-ilk-denemeyi-sara-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-kredi-karti-uygulamasi-basladi-ilk-denemeyi-sara-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Şam’da Visa kartıyla ülkenin ilk canlı uluslararası Visa ödeme işlemini gerçekleştirdi. Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safwat Raslan’ın da hazır bulunduğu işlem, Visa, Fransabank Lebanon ve Paymera iş birliğiyle yapıldı. Ödeme, Suriye’nin küresel finans ve ödeme sistemleriyle yeniden bağlantı kurma sürecindeki yeni adımlardan biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de uluslararası ödeme sistemlerinin yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalarda yeni bir aşamaya geçildi. Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, 26 Ağustos 2026’da Şam’da Visa kartıyla canlı bir uluslararası ödeme işlemi gerçekleştirdi. İşlem sırasında Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safwat Raslan da el-Şara’ya eşlik etti. Visa tarafından yapılan açıklamaya göre ödeme altyapısında Fransabank Lebanon alıcı finans kuruluşu olarak görev alırken ödeme teknolojisi tarafında Paymera yer aldı.</p>

<h3>İLK GÖRÜNTÜYÜ MERKEZ BANKASI BAŞKANI PAYLAŞTI</h3>

<p>Olayın ilk doğrudan kaynaklarından biri Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safwat Raslan’ın X hesabından yaptığı paylaşım oldu. Raslan, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın Visa kartıyla ödeme yaptığı anların görüntülerini 26 Ağustos’ta sosyal medya hesabından yayımladı. Paylaşım kısa sürede bölge medyasında ve uluslararası haber kuruluşlarında yer aldı.</p>

<p>Raslan, paylaşımında Cumhurbaşkanı el-Şara ile birlikte söz konusu ana tanıklık etmenin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti. Suriye’nin ABD’nin teröre destek veren devletler listesinden çıkarılmasının ardından Şam’ın merkezinde Visa kartıyla gerçekleştirilen işlemi yeni bir dönemin başlangıcı olarak tanımladı.</p>

<h3>SAFWAT RASLAN: YENİ BİR BAŞLANGIÇ</h3>

<p>Suriye Merkez Bankası Başkanı Raslan, paylaşımında ödeme işleminin ülkenin finans sistemi açısından taşıdığı anlama dikkat çekti. Raslan, el-Şara ile birlikte Visa kartıyla yapılan ilk ödemenin gerçekleşmesine tanıklık etmenin kelimelerle ifade edilmesinin güç olduğunu söyledi.</p>

<p>Raslan ayrıca süreci “çok fazla umut ve sorumluluk taşıyan yeni bir başlangıç” olarak nitelendirdi. Merkez Bankası Başkanı, Suriye’de modern, güvenilir ve uluslararası sistemlere açık bir mali yapının kurulması yönündeki çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p>

<h3>EL-ŞARA VISA KARTIYLA KAHVE İÇİN ÖDEME YAPTI</h3>

<p>Suriye Dışişleri Bakanlığının yayımladığı videoya ilişkin uluslararası haberlerde Ahmed el-Şara’nın Şam’da bir işletmede Visa kartıyla kahve için ödeme yaptığı aktarıldı. Görüntülerde el-Şara’nın ödeme terminalini kullanması ve işlemin elektronik olarak tamamlanması yer aldı.</p>

<p>Suriye Dışişleri Bakanlığı olaya ilişkin paylaşımında, yıllarca mümkün olmayan sıradan bir kart işleminin yeniden gerçekleştirilebildiğine dikkat çekti. Bakanlık, işlemi Suriye’nin küresel finans sistemine yeniden bağlanmasıyla ilişkilendirdi.</p>

<h3>VISA: İLK CANLI ULUSLARARASI İŞLEM GERÇEKLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>Visa tarafından yapılan açıklamada işlem, Suriye’de gerçekleştirilen ilk canlı uluslararası Visa ödeme işlemi olarak tanımlandı. Söz konusu tanım, daha önce ülkede gerçekleştirilen teknik denemeler ile günlük kullanım koşullarındaki uluslararası kart işlemi arasındaki ayrımı ortaya koydu.</p>

<p>Visa, işlemin uluslararası ziyaretçilerin Visa kartlarını Suriye’de kullanabilmesinin önünü açacak çalışmalar kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı. Şirketin planı, ülkede uluslararası kart kabul altyapısının aşamalı olarak genişletilmesini içeriyor.</p>

<h3>FRANSABANK LEBANON VE PAYMERA ALTYAPIDA YER ALDI</h3>

<p>Ödeme işleminin teknik ve finansal altyapısında üç ayrı aktör görev aldı. Visa uluslararası ödeme ağı olarak işlemi desteklerken Fransabank Lebanon, kart ödemesini kabul eden taraf açısından acquiring kuruluşu olarak görev yaptı. Paymera ise ödeme hizmetleri altyapısında yer aldı.</p>

<p>Visa’nın açıklamasına göre gerçekleştirilen işlem, Suriye’de uluslararası kart kabulünün oluşturulması için yapılan canlı testlerin bir parçasını oluşturuyor. Visa, Fransabank Lebanon ve Paymera arasındaki iş birliğinin sonraki aşamada daha geniş bir ödeme ağına dönüştürülmesi planlanıyor.</p>

<h3>“İLK VISA ÖDEMESİ” İFADESİNDE ÖNEMLİ AYRINTI</h3>

<p>Ahmed el-Şara’nın gerçekleştirdiği işlem bazı sosyal medya paylaşımlarında “Suriye’deki ilk Visa ödemesi” olarak aktarıldı. Suriye’de Visa ve Mastercard sistemleriyle ilgili ilk testler ise 2026 yılının daha erken döneminde gerçekleştirilmişti.</p>

<p>Mayıs 2026’da Şam’da Visa ve Mastercard ağları üzerinden deneme işlemlerinin yapıldığı ve Paymera sisteminin devreye alınmasına yönelik teknik çalışmaların yürütüldüğü bildirilmişti. El-Şara’nın 26 Ağustos’taki işleminin ayırt edici özelliği, kaynaklar tarafından Suriye’deki <strong>ilk canlı uluslararası Visa işlemi</strong> olarak tanımlanması oldu.</p>

<h3>SÜREÇ ARALIK 2025’TEKİ VISA ANLAŞMASIYLA HIZLANDI</h3>

<p>Visa ile Suriye Merkez Bankası arasındaki resmi çalışmalar 4 Aralık 2025’te açıklanan stratejik anlaşmayla önemli bir aşamaya ulaştı. Visa, Suriye Merkez Bankası ve ülkedeki finans kurumlarıyla birlikte modern bir dijital ödeme altyapısı kurulması için stratejik yol haritası oluşturulduğunu duyurdu.</p>

<p>Anlaşmanın ilk aşamasında lisanslı finans kuruluşlarıyla güvenli ödeme altyapısı oluşturulması, uluslararası standartlara uygun kartların çıkarılması ve dijital cüzdan sistemlerinin geliştirilmesi hedeflendi. EMV çip teknolojisi ve tokenizasyon gibi küresel ödeme güvenliği standartlarının kullanılacağı açıklandı.</p>

<h3>QR KOD VE TELEFONDAN ÖDEME SİSTEMLERİ DE PLANLANDI</h3>

<p>Visa’nın Suriye’ye yönelik yol haritası yalnızca banka kartlarının kullanımını kapsamıyor. Şirket, işletmelerin düşük maliyetli sistemlerle kart kabul edebilmesi için QR kod ve “Tap to Phone” gibi teknolojilerin de kullanıma sunulacağını açıklamıştı.</p>

<p>Plan kapsamında özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital ödeme kabul edebilmesinin kolaylaştırılması hedefleniyor. Visa ayrıca ülkedeki finans teknolojisi şirketleri ve girişimcilere yönelik kapasite geliştirme programlarının uygulanacağını bildirdi.</p>

<h3>MASTERCARD İLE DE AYRI BİR SÜREÇ BAŞLATILDI</h3>

<p>Suriye Merkez Bankası, Visa anlaşmasından önce Mastercard ile de dijital ödemeler konusunda iş birliği süreci başlattı. Eylül 2025’te Mastercard ile imzalanan mutabakat zaptında dijital ödeme altyapısının geliştirilmesi ve finansal kapsayıcılığın artırılması hedefleri yer aldı.</p>

<p>Visa ve Mastercard ile yürütülen paralel çalışmalar, Suriye’nin uzun yıllar küresel ödeme ağlarından büyük ölçüde kopuk kalan finans sistemini yeniden uluslararası altyapılarla bağlantılı hale getirme planının parçaları arasında bulunuyor.</p>

<h3>15 YILLIK KESİNTİNİN ARDINDAN KART SİSTEMLERİ GERİ DÖNÜYOR</h3>

<p>Suriye, 2011’de başlayan savaş ve ülkeye uygulanan yaptırımların ardından küresel bankacılık ve ödeme sistemlerinden büyük ölçüde izole hale geldi. Visa ve Mastercard gibi uluslararası ödeme ağlarının kullanımı yaklaşık 15 yıl boyunca ciddi biçimde sınırlandı.</p>

<p>2025 ve 2026 yıllarında yaptırımların gevşetilmesi, uluslararası şirketlerle yeni anlaşmalar yapılması ve finansal altyapının yeniden oluşturulmasıyla kartlı ödeme sistemlerinin ülkeye dönüş süreci hızlandı.</p>

<h3>SURİYE'NİN KÜRESEL FİNANS SİSTEMİNE DÖNÜŞ ADIMLARI</h3>

<p>Kartlı ödeme altyapısındaki gelişmeler, Suriye’nin uluslararası bankacılık sistemiyle yeniden bağlantı kurmaya yönelik daha geniş kapsamlı sürecin parçası olarak yürütülüyor. Ülke daha önce uzun yıllar kullanamadığı SWIFT sistemi üzerinden de yeniden uluslararası transfer işlemleri gerçekleştirmeye başlamıştı.</p>

<p>Merkez Bankası yönetimi, uluslararası bankalarla ilişkilerin geliştirilmesi, yabancı yatırımların önündeki finansal engellerin azaltılması ve ödeme sistemlerinin modernleştirilmesini yeni ekonomik yapılanmanın başlıkları arasında gösteriyor.</p>

<h3>ABD'NİN KARARI ÖDEMEDEN BİR GÜN ÖNCE GELDİ</h3>

<p>Ahmed el-Şara’nın Visa işlemi, ABD’nin Suriye’yi teröre destek veren devletler listesinden çıkarmasının hemen ardından gerçekleşti. Safwat Raslan da sosyal medya paylaşımında ödemenin zamanlamasına özel olarak dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’nin kararı Suriye’nin uluslararası bankalar ve finans kurumlarıyla ilişki kurmasının önündeki önemli engellerden birinin kaldırılması anlamına geliyor. Finans sektöründeki işlemlerin genişletilmesi için yaptırımlar, uyum kuralları ve bankaların risk değerlendirmeleri belirleyici olmaya devam ediyor.</p>

<h3>VISA ULUSLARARASI ZİYARETÇİLERİ HEDEFLİYOR</h3>

<p>Visa, Suriye’deki ilk aşamada uluslararası ziyaretçilerin ülkede kendi Visa kartlarını kullanabilmesini sağlamayı planladığını açıkladı. Söz konusu model, yabancı turistlerin ve ülkeyi ziyaret eden kişilerin nakit taşıma zorunluluğunun azaltılmasını hedefliyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="en"><a href="https://x.com/hashtag/Syria?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Syria</a>’s first <a href="https://x.com/Visa?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Visa</a> payment, conducted last night by President al-Sharaa in a <a href="https://x.com/hashtag/Damascus?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Damascus</a> hotel alongside Central Bank Governor <a href="https://x.com/SafwatRaslan?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@SafwatRaslan</a>.<br />
<br />
The <a href="https://x.com/hashtag/Trump?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Trump</a> admin’s removal of the SST was instrumental.<br />
<br />
Step by step… <a href="https://t.co/ZxGPiJu8mS" rel="nofollow">pic.twitter.com/ZxGPiJu8mS</a></p>
— Charles Lister (@Charles_Lister) <a href="https://x.com/Charles_Lister/status/2092791491336802729?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Visa’nın Kuzey Afrika, Levant ve Pakistan bölgesinden sorumlu üst düzey yöneticisi Leila Serhan, şirketin son aylarda Suriye’de dijital ödeme sistemlerinin yeniden devreye alınmasına yönelik önemli adımlar attığını belirtti. Serhan, uluslararası kartların Suriye’de kullanılabilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p>

<h3>SURİYE’DE DİJİTAL ÖDEME ALTYAPISI GENİŞLİYOR</h3>

<p>Suriye’de Visa ve Mastercard sistemlerine yönelik çalışmaların yanı sıra yerel dijital ödeme platformları da faaliyete geçmeye başladı. Paymera’nın uluslararası ağlarla bağlantı kurulmasında teknik altyapı sağlayıcılarından biri olarak öne çıktığı bildiriliyor.</p>

<p>Ülkedeki yeni ödeme sistemlerinin bankalar, işletmeler, turizm sektörü ve çevrim içi hizmetlerde kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Sistemin geniş çaplı kullanıma geçişi ise bankaların teknik entegrasyonu, ödeme terminallerinin yaygınlaşması ve uluslararası finans kuruluşlarıyla kurulacak bağlantılara bağlı olarak ilerliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-kredi-karti-uygulamasi-basladi-ilk-denemeyi-sara-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suriye-kredi-karti.jpg" type="image/jpeg" length="65728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail işgal altındaki Kudüs'teki Şam Kapısı'nın adını değiştirdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-isgal-altindaki-kudusteki-sam-kapisinin-adini-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-isgal-altindaki-kudusteki-sam-kapisinin-adini-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail makamları, işgal altındaki Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın da bulunduğu Eski Şehir’in sembol girişlerinden Şam Kapısı’nı gösteren tabelayı kaldırarak yerine “Antik Kapı” yazılı tabela astı. Filistin’e bağlı Kudüs Valiliği, isim değişikliğinin kentin Arap, İslam ve Hıristiyan mirasını hedef alan daha geniş bir politikanın parçası olduğunu savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail makamları, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki en bilinen girişlerinden biri olan Şam Kapısı’nda tabela değişikliğine gitti. Mescid-i Aksa’nın da yer aldığı surlarla çevrili Eski Şehir’e açılan kapıyı gösteren “Şam Kapısı” tabelası kaldırılırken yerine “Antik Kapı” ifadesinin yer aldığı yeni bir tabela yerleştirildi. Arapçada “Bab el-Amud” adıyla bilinen tarihi kapı, yüzyıllardır Kudüs’ün en önemli geçiş noktaları arasında bulunuyor.</p>

<h3>KUDÜS VALİLİĞİNDEN TABELA DEĞİŞİKLİĞİNE TEPKİ</h3>

<p>Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği, yaşanan gelişmenin ardından yaptığı açıklamada İsrail makamlarının Kudüs’te cadde, simge yapı ve tarihi mekanların isimlerini değiştirmeye devam ettiğini belirtti. Valilik, söz konusu uygulamaların geleneksel Arapça yer adlarının değiştirilmesi ve kentin kültürel görünümünün yeniden şekillendirilmesi yönündeki politikanın parçası olduğunu savundu.</p>

<h3>“ARAP MİRASINI SİLMEYİ AMAÇLIYOR” AÇIKLAMASI</h3>

<p>Kudüs Valiliği, İsrail’in isimlendirme politikasının kentteki Arap mirasını görünmez hale getirmeyi ve tarihi yer adlarının yerine İbranice isimleri öne çıkarmayı amaçladığını ileri sürdü. Açıklamada, kapıların, sokakların ve önemli yapıların isimlerinin değiştirilmesinin Kudüs’ün Arap, İslam ve Hıristiyan mirasına yönelik bir müdahale olduğu ifade edildi. Söz konusu değerlendirmeler Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliğinin açıklamasına dayanıyor.</p>

<h3>ŞAM KAPISI TABELASI KALDIRILDI</h3>

<p>Valiliğin aktardığı bilgilere göre İsrail makamlarına bağlı ekipler, Eski Şehir’in sembol girişlerinden Şam Kapısı’nı gösteren mevcut tabelayı kaldırdı ve yerine yeni bir tabela yerleştirdi. Türkçe haber kaynaklarında tabeladaki yeni ifade “Antik Kapı” olarak aktarılırken Anadolu Ajansının İngilizce servisinde ifade “Old Gate” şeklinde yer aldı. Her iki aktarımda da değişikliğin Şam Kapısı’nın geleneksel adını taşıyan tabelanın kaldırılmasıyla gerçekleştiği bildirildi.</p>

<h3>VALİLİK: GEÇİCİ BİR İDARİ İŞLEM DEĞİL</h3>

<p>Kudüs Valiliği, tabela değişikliğinin sıradan veya geçici bir idari düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Valilik açıklamasında uygulamanın Kudüs’ün kentsel ve kültürel görünümünü değiştirmeyi hedefleyen daha geniş bir sürecin parçası olduğu öne sürüldü. İsrail makamlarından Valiliğin söz konusu suçlamalarına ilişkin aktarılan haberlerde ayrı bir açıklamaya yer verilmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ŞAM KAPISI ESKİ ŞEHİR’İN EN BİLİNEN GİRİŞLERİNDEN BİRİ</h3>

<p>Kudüs’ün surlarla çevrili Eski Şehir bölgesinde bulunan Şam Kapısı, kentin başlıca tarihi girişleri arasında yer alıyor. Eski Şehir’in kuzey tarafındaki kapı, Müslüman Mahallesi’ne ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu bölgeye ulaşım sağlayan önemli güzergâhlardan biri olarak kullanılıyor. Kapı Arapçada “Bab el-Amud”, İbranicede ise “Sha'ar Shechem” adıyla biliniyor.</p>

<h3>“BAB EL-AMUD” ADI ROMA DÖNEMİNE UZANIYOR</h3>

<p>Şam Kapısı’nın Arapçadaki “Bab el-Amud” adı “Sütun Kapısı” anlamına geliyor. Adın, Roma döneminde kapının iç tarafındaki meydanda bulunan bir sütundan kaynaklandığı belirtiliyor. Tarihi kaynaklar, bölgede Roma döneminden kalma daha eski bir kapı ve yapı kalıntılarının bulunduğunu, günümüzde görülen Osmanlı yapısının ise daha eski katmanların üzerine inşa edildiğini gösteriyor.</p>

<h3>HADRIANUS DÖNEMİNE AİT İZLER BULUNUYOR</h3>

<p>Şam Kapısı’nın altında ve çevresinde Roma dönemine ait mimari kalıntılar bulunuyor. Michigan Üniversitesi bünyesindeki tarihsel görüntü veri tabanında, günümüzdeki kapının yanında erken Roma dönemine ait bir girişin bulunduğu ve üzerindeki yazıtın yapıyı İmparator Hadrianus döneminde kurulan Aelia Capitolina ile ilişkilendirdiği belirtiliyor. Roma dönemindeki yapının Miladi 2’nci yüzyıla uzanan bölümleri günümüzdeki kapının altında görülebiliyor.</p>

<h3>BUGÜNKÜ ŞAM KAPISI OSMANLI DÖNEMİNDE İNŞA EDİLDİ</h3>

<p>Şam Kapısı’nın günümüzdeki mimari yapısı Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman döneminden kalıyor. Kudüs surlarının kapsamlı biçimde yeniden inşa edildiği 16’ncı yüzyılda yapılan kapı, yaklaşık 1537-1538 dönemine tarihleniyor. Taş duvarları, kuleleri, mazgalları ve kemerli ana geçidiyle günümüze ulaşan yapı, Eski Şehir sur sisteminin en tanınan bölümlerinden biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİNİN KUDÜS MİRASI</h3>

<p>Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kudüs’ün surları kapsamlı biçimde yenilendi ve yıkılmış bölümlerin yeniden inşası gerçekleştirildi. Şam Kapısı da söz konusu Osmanlı imar faaliyetleri sırasında bugünkü biçimini kazandı. Kapının mevcut taş cephesi ve savunma amaçlı mimari unsurları, 16’ncı yüzyıldaki Osmanlı yapı çalışmalarının parçası olarak günümüze ulaştı.</p>

<h3>DOĞU KUDÜS 1967’DEN BU YANA İSRAİL İŞGALİ ALTINDA</h3>

<p>İsrail, 1967’deki Altı Gün Savaşı sırasında Doğu Kudüs’ü ele geçirdi ve daha sonra bölgeyi kendi idari sınırlarına dahil etti. İsrail, Kudüs’ün tamamını başkenti olarak kabul ederken Filistinliler Doğu Kudüs’ü gelecekte kurulmasını hedefledikleri Filistin devletinin başkenti olarak görüyor. İsrail’in Doğu Kudüs üzerindeki ilhak ve egemenlik iddiası uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmıyor.</p>

<h3>BM GÜVENLİK KONSEYİNİN 478 SAYILI KARARI</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1980 tarihli 478 sayılı kararı, İsrail’in Kudüs’ün statüsüne ilişkin çıkardığı “Temel Yasa”yı tanımadığını ortaya koydu ve Kudüs’ün karakteri ile statüsünü değiştirmeyi amaçlayan önlemlerin hukuki sonuç doğurmadığını belirtti. Birleşmiş Milletler çerçevesindeki uluslararası hukuk yaklaşımında Doğu Kudüs, işgal altındaki Filistin topraklarının parçası kabul ediliyor. Sivillerin korunmasını düzenleyen Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin de işgal altındaki Filistin topraklarında uygulanabilir olduğu BM organlarının kararlarında tekrarlanıyor.</p>

<h3>TABELA DEĞİŞİKLİĞİ KUDÜS’TEKİ İSİMLENDİRME TARTIŞMASINI YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Şam Kapısı’nın geleneksel adını gösteren tabelanın kaldırılması, Kudüs’teki tarihi mekanların isimlendirilmesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Kudüs Valiliği değişikliği kentin kültürel ve tarihi kimliğine yönelik daha geniş bir politikanın parçası olarak değerlendirirken olayın merkezinde Eski Şehir’in yüzyıllardır kullanılan en önemli girişlerinden biri bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-isgal-altindaki-kudusteki-sam-kapisinin-adini-degistirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/sam-kapisi-44.jpg" type="image/jpeg" length="83891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nepal-Tibet sınırında felaket: 165 ölü, 1300'den fazla kişi kayıp]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepal-tibet-sinirinda-felaket-165-olu-1300den-fazla-kisi-kayip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nepal-tibet-sinirinda-felaket-165-olu-1300den-fazla-kisi-kayip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal ile Çin’in Tibet bölgesi arasındaki sınır hattını vuran sel ve heyelan felaketinde en az 165 kişi hayatını kaybetti. Nepal’de 823, Tibet’te ise 558 kişiyle bağlantı kurulamazken kayıplar arasında yüzlerce yabancı turistin bulunduğu açıklandı. İlk saatlerde depremle ilişkilendirilen felaketle ilgili incelemesini güncelleyen ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, kaydedilen sismik hareketin depremden değil buzul çökmesi ve enkaz akışından kaynaklandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nepal ile Çin’in Tibet Özerk Bölgesi arasındaki Himalaya sınır hattında meydana gelen sel ve heyelan felaketinin bilançosu ağırlaşıyor. Çarşamba sabahı başlayan olay sırasında büyük miktarda su, çamur, kaya ve enkaz vadiler boyunca ilerleyerek sınırın iki tarafındaki yerleşim alanlarını etkiledi. Nepal’de Bhote Koshi ve Trishuli nehirlerinin güzergâhındaki köy ve kasabalar sel sularından zarar görürken Tibet tarafında kaydedilen görüntülerde çamur ve su kütlesinin yapıların bulunduğu alanlara ulaştığı görüldü. Son açıklamalara göre Nepal ve Tibet’te toplam en az 165 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<h3>NEPAL VE TİBET’TE 1300’DEN FAZLA KİŞİDEN HABER ALINAMIYOR</h3>

<p>Felaketin üzerinden 24 saatten fazla süre geçmesine rağmen ulaşım ve iletişim hatlarında meydana gelen hasar, kayıp kişilere ulaşılmasını güçleştiriyor. Nepal afet yönetim kurumunun açıkladığı verilere göre ülkede 823 kişiyle bağlantı kurulamıyor ve söz konusu grubun en az 579’unu Nepalli ve yabancı turistler oluşturuyor. Çin makamları da Tibet tarafında 558 kişinin kayıp olduğunu, kayıpların 260’ının yabancı olduğunu bildirdi. Açıklanan rakamlar birlikte değerlendirildiğinde iki tarafta 1300’ün üzerinde kişiye ulaşılamadığı görülüyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">İnanılmaz görüntüler<br />
<br />
Çok trajik, çok sıradışı bir olay…<br />
<br />
Çin-Nepal Sınır Kapısı’nı büyük bir heyelan vurdu. 19 kişi hayatını kaybetti,<br />
300’den fazla kayıp var.<br />
<br />
Olay nasıl yaşandı? Habertürk Meteoroloji Mühendisi Hüseyin Öztel anlattı: Bugün bölgede yaşanan depremin tetiklediği… <a href="https://t.co/MhnV0VRcQm" rel="nofollow">pic.twitter.com/MhnV0VRcQm</a></p>
— Sena Alkan (@senaalkan) <a href="https://x.com/senaalkan/status/2092584487754268716?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 26, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<h3>KAYIPLAR ARASINDA YÜZLERCE YABANCI TURİST VAR</h3>

<p>Nepal-Tibet sınırındaki afet bölgesi, trekking rotaları ile Kailash Mansarovar’a giden turist ve hacıların kullandığı güzergâhlar arasında bulunuyor. Yetkililer, kayıp kişiler arasında Hindistan, Ukrayna, Malezya, Birleşik Krallık, Güney Afrika ve Avustralya vatandaşlarının da bulunduğunu açıkladı. Farklı kaynaklarda ABD, Kanada, Güney Kore, Japonya ve başka ülkelerden ziyaretçilerin de ulaşılamayanlar arasında olduğu bildirildi. Avustralya makamlarının Nepal’de 34 vatandaşından haber alınamadığını açıkladığı aktarıldı.</p>

<h3>SU VE ÇAMUR KÜTLESİ YERLEŞİM ALANLARINI VURDU</h3>

<p>Çarşamba sabahı dağlık bölgede başlayan afet sırasında oluşan su ve enkaz akışı vadiler boyunca hızla aşağı ilerledi. Çin tarafındaki güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde büyük bir çamur ve su kütlesinin yapıların üzerine doğru ilerlediği, çevredeki insanların bölgeden uzaklaşmaya çalıştığı görüldü. Nepal tarafında ise sel suları evleri, yolları, araçları ve enerji altyapısını etkilerken bazı yerleşim alanlarının çamur ve enkaz altında kaldığı bildirildi.</p>

<h3>BHOTE KOSHI VE TRISHULI VADİLERİNDE BÜYÜK HASAR OLUŞTU</h3>

<p>Nepal’de Bhote Koshi ve Trishuli nehirleri boyunca bulunan yerleşimlerin felaketten etkilendiği açıklandı. Selin ardından yolların ve köprülerin hasar görmesi, bazı bölgelerde elektrik ve iletişim hatlarının kesilmesi nedeniyle arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları güçlükle sürdürülüyor. Havadan gerçekleştirilen operasyonlarda helikopterlerle kurtarma çalışmaları yürütülürken ulaşılması zor bölgelere yardım malzemeleri gönderiliyor. Reuters, arama kurtarma operasyonlarına 5 binden fazla personelin katıldığını bildirdi.</p>

<h3>İLK SAATLERDE DEPREM OLDUĞU DÜŞÜNÜLDÜ</h3>

<p>Felaketin nedeni konusunda ilk saatlerde deprem ihtimali gündeme geldi. Nepal Dışişleri Bakanı Shishir Khanal, bir depremin heyelanı tetiklemiş olabileceğini ve heyelanın nehri kapatmasının ardından büyük miktarda suyun aşağı yönlü hareket ettiğini ifade etti. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi de ilk değerlendirmesinde Tibet’te meydana gelen sismik hareketi deprem olarak raporladı. Sonraki incelemelerde elde edilen sismik veriler ve uydu görüntüleri, ilk değerlendirmenin değiştirilmesine yol açtı.</p>

<h3>USGS: SİSMİK HAREKET DEPREM DEĞİL BUZUL ÇÖKMESİYDİ</h3>

<p>ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, yakın sismik istasyonlardan elde edilen veriler, uzun periyotlu sismik dalgalar ve uydu görüntüleri üzerinde yapılan ek incelemenin ardından kaydedilen hareketin deprem olmadığını açıkladı. USGS değerlendirmesinde sismik sinyalin büyük bir buzul çökmesi ve ardından meydana gelen enkaz akışı tarafından oluşturulduğu belirtildi. Kurum, söz konusu olayın aşağı kesimlerdeki yıkıcı etkilerle bağlantılı olduğunu bildirdi.</p>

<h3>BUZUL KÜTLESİ YAKLAŞIK 5200 METRE YÜKSEKLİKTEN KOPTU</h3>

<p>Uydu görüntülerine ilişkin değerlendirmelere göre Himalayalar’daki bir buzulun alt bölümünden büyük bir kütle yaklaşık 5 bin 200 metre yükseklikte koptu. Buz ve kaya kütlesinin yaklaşık 1200 metre aşağıdaki vadi tabanına düştüğü ve ilerledikçe kaya ile tortuyu da beraberinde sürüklediği bildirildi. Enkaz akışının Tibet’te bulunan Lhende Nehri’ne, Nepal-Çin sınır geçişinin yaklaşık 20 kilometre kuzeydoğusunda ulaştığı aktarıldı.</p>

<h3>NEHİRDE OLUŞAN DOĞAL SETİN YIKILMASI SELİ TETİKLEDİ</h3>

<p>Buzuldan kopan kütleyle birlikte hareket eden kaya ve tortunun nehir yatağını geçici olarak kapatarak doğal bir set oluşturduğu değerlendiriliyor. Suyun setin gerisinde birikmesinin ardından engelin aşılması veya yıkılmasıyla büyük miktarda su ve enkazın aşağı kesimlere doğru ilerlediği bildirildi. Ortaya çıkan ani sel, Nepal ile Tibet arasındaki sınır bölgesindeki yerleşim ve ulaşım altyapısını etkiledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GYIRONG’DAKİ SET GÖLÜ İÇİN RİSK TAKİP EDİLİYOR</h3>

<p>Çinli yetkililer, felaketin ardından Tibet’in Gyirong bölgesinde heyelan nedeniyle oluşan bir set gölüne ilişkin risklerin devam ettiğini bildirdi. Suyun biriktiği alanın arama kurtarma operasyonlarını ve nehir boyunca bulunan bölgeleri etkileyebileceği belirtilirken yetkililerin su seviyesini ve olası yeni hareketleri takip ettiği aktarıldı. Bölgede yeni heyelan ve çamur akışları ihtimali de kurtarma çalışmalarını zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<h3>ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR</h3>

<p>Nepal ve Çin, kayıp kişilerin bulunması ve afet bölgelerine ulaşılması amacıyla geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları başlattı. Helikopterler ve insansız hava araçları kara yoluyla erişimin güç olduğu alanlarda kullanılırken ekipler çamur ve enkazla kaplanan yerleşimlerde çalışmalarını sürdürüyor. Hasarlı yollar, kesintiye uğrayan iletişim ağları ve dağlık arazi kayıp kişilerin durumunun belirlenmesini güçleştiriyor.</p>

<h3>ABD 500 BİN DOLARLIK ACİL YARDIM AÇIKLADI</h3>

<p>Felaketin boyutlarının ortaya çıkmasının ardından uluslararası yardım çalışmaları da başladı. ABD yönetimi bölge için 500 bin dolarlık acil yardım sağlayacağını açıkladı. Yardımın afetten etkilenen toplulukların temel ihtiyaçları ve acil müdahale çalışmalarında kullanılması öngörülüyor.</p>

<h3>KIZILHAÇ VE KIZILAY FEDERASYONUNDAN 1,4 MİLYON DOLAR</h3>

<p>Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu, müdahale çalışmaları kapsamında 1,4 milyon dolarlık kaynak ayırdı. Federasyonun Nepal temsilcileri önceliğin ulaşılması güç topluluklara erişmek, evlerini kaybeden veya yaralanan kişilere yardım sağlamak olduğunu açıkladı.</p>

<h3>AVRUPA BİRLİĞİ COPERNICUS SİSTEMİNİ DEVREYE ALDI</h3>

<p>Avrupa Birliği, afetin etkilerinin belirlenmesi ve müdahale çalışmalarına destek verilmesi amacıyla Copernicus uydu gözlem sistemini etkinleştirdi. Uydu verilerinin hasarın haritalandırılması ve erişimin güç olduğu bölgelerdeki durumun değerlendirilmesinde kullanılması amaçlanıyor. Avrupa Birliği ayrıca ihtiyaç halinde ek destek sağlamaya hazır olduğunu bildirdi.</p>

<h3>DSÖ TIBBİ MALZEME GÖNDERDİ, HİNDİSTAN 10 TON YARDIM ULAŞTIRDI</h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, afetten etkilenen bölgelere acil tıbbi malzeme gönderildiğini açıkladı. Nepal’e komşu Hindistan da ilk etapta 10 ton insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. Uluslararası kuruluşlar ile bölge ülkelerinin yardım ve kurtarma çalışmalarına yönelik koordinasyonunun devam ettiği bildirildi.</p>

<h3>CAN KAYBI VE KAYIP SAYILARI DEĞİŞEBİLİYOR</h3>

<p>Arama kurtarma çalışmalarının devam etmesi ve bazı bölgelere henüz ulaşılamaması nedeniyle açıklanan ölü ve kayıp sayıları farklı resmi güncellemelerde değişiklik gösteriyor. Son raporlarda en az 165 kişinin hayatını kaybettiği, Nepal ve Tibet tarafında 1300’den fazla kişiye ulaşılamadığı bildiriliyor. Yetkililer, iletişim yeniden sağlandıkça kayıp listelerindeki bazı kişilerin bulunabileceğini veya bilançonun güncellenebileceğini belirtiyor.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepal-tibet-sinirinda-felaket-165-olu-1300den-fazla-kisi-kayip</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/tibet-1.jpg" type="image/jpeg" length="34973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa ülkeleri ile Kanada'dan İsrail'in yeni gasp bölgelerine karşı ortak bildiri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-ulkeleri-ile-kanadadan-israilin-yeni-gasp-bolgelerine-karsi-ortak-bildiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-ulkeleri-ile-kanadadan-israilin-yeni-gasp-bolgelerine-karsi-ortak-bildiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da E1 yerleşim projesi için inşaat ihalelerini yayımlamasının ardından Batılı ülkelerin tepkisi genişliyor. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Kanada’nın da aralarında bulunduğu ortak açıklamaya yeni ülkelerin katılmasıyla imzacı sayısı 21’e yükseldi. Avrupa Komisyonu’nun da destek verdiği açıklamada İsrail’den planı derhal geri çekmesi istendi, şirketlere ise E1 ihalelerine katılmamaları çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da tartışmalı E1 yerleşim projesini ilerletmek amacıyla inşaat ihaleleri açması Batı ülkelerinden gelen ortak tepkilerin kapsamını genişletti. İlk aşamada İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Kanada ve Norveç tarafından yayımlanan ortak açıklamaya ilerleyen günlerde Avrupa Komisyonu ile çok sayıda ülke katıldı. Danimarka ve Malta’nın da imzacılar arasına eklenmesiyle İsrail’e E1 planını geri çekme çağrısı yapan ülkelerin sayısı 21’e ulaştı.</p>

<h3>İSRAİL’E KARŞI ORTAK AÇIKLAMAYA KATILAN ÜLKELERİN SAYISI 21’E ÇIKTI</h3>

<p>E1 projesine karşı oluşturulan ortak açıklamanın imzacıları kısa süre içerisinde genişledi. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Kanada ve Norveç’in ardından Avustralya, Yeni Zelanda, İsveç, Belçika, İspanya, Avusturya, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Finlandiya, İzlanda ve Litvanya ortak metne katıldı. Avrupa Komisyonu da açıklamaya destek verirken Danimarka ve Malta’nın son katılımlarıyla ülke sayısı 21’e ulaştı.</p>

<p>Ortak açıklamada İsrail hükümetinin E1 bölge gasbı projesi kapsamında inşaat ihaleleri yayımlama kararı “kabul edilemez” olarak nitelendirildi. İmzacılar, uluslararası toplumun E1’deki yerleşim genişlemesine uzun süredir karşı çıktığını ve endişelerin İsrail yönetimine hem doğrudan hem de kamuoyu önünde aktarıldığını bildirdi.</p>

<h3>E1 İÇİN 1.234 KONUTLUK İHALE AÇILDI</h3>

<p>İsrail hükümeti 18 Ağustos 2026’da E1 yerleşim projesi kapsamında 1.234 konutun inşası için ihale sürecini başlattı. Human Rights Watch’ın aktardığına göre söz konusu konutlar, E1 bölgesinde daha önce onay verilen toplam 3.401 konutluk planın yaklaşık üçte birini oluşturuyor.</p>

<p>E1 bölgesi, işgal altındaki Doğu Kudüs ile Maale Adumim yerleşimi arasında bulunuyor. Projenin konumu nedeniyle söz konusu yerleşim planı, Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki Filistin topraklarının bağlantısı ve Doğu Kudüs’e erişim açısından uzun süredir uluslararası tartışmaların merkezinde yer alıyor.</p>

<h3>“BATI ŞERİA’YI BÖLECEK” UYARISI</h3>

<p>Ortak açıklamanın en önemli başlıklarından biri E1 projesinin Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğü üzerindeki etkisi oldu. İmzacı ülkeler, projenin Batı Şeria boyunca bir ayrışma yaratacağını, Filistin topraklarının coğrafi devamlılığına zarar vereceğini ve iki devletli çözüm ihtimalini zayıflatacağını belirtti.</p>

<p>Kanada, Avustralya, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç ve İngiltere tarafından Mayıs 2026’da yayımlanan başka bir ortak açıklamada de E1 projesinin Batı Şeria’yı ikiye böleceği yönünde uyarı yapılmıştı. Ağustos ayında inşaat ihalelerinin yayımlanmasıyla söz konusu diplomatik itiraz daha geniş bir ülke grubunun ortak açıklamasına dönüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İSRAİL’E “PLANLARI DERHAL GERİ ÇEKİN” ÇAĞRISI</h3>

<p>21 ülke ve Avrupa Komisyonu, İsrail hükümetinden E1 planlarını derhal geri çekmesini ve Batı Şeria’daki yerleşim genişlemesini sona erdirmesini istedi. Açıklamada yerleşim faaliyetlerinin barış perspektifini daha da uzaklaştıracağı ve İsrail’in uluslararası konumunu olumsuz etkileyeceği ifade edildi.</p>

<p>İmzacı ülkeler, işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğu yönündeki tutumlarını da yineledi. Açıklamada söz konusu hukuki pozisyonun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından yeniden teyit edildiği belirtildi.</p>

<h3>GASIP (yerleşimci) ŞİDDETİ VE FİLİSTİN EKONOMİSİ DE GÜNDEMDE</h3>

<p>Ortak açıklamada yalnızca E1 projesi değil, Batı Şeria’daki mevcut durum da ele alındı. İmzacılar, sivillere yönelik gasıp şiddetinin benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığını ve Filistin ekonomisi üzerindeki ciddi kısıtlamaların devam ettiğini belirtti. E1 ihalesinin söz konusu ortamda açıklanmasının endişeleri artırdığı kaydedildi.</p>

<p>Batılı ülkeler daha önce de İsrail hükümetinden Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini durdurmasını, yerleşimci şiddetinin sorumluları konusunda hesap verebilirliği sağlamasını ve Filistin ekonomisine yönelik mali kısıtlamaları kaldırmasını istemişti. Mayıs 2026’da yayımlanan ortak açıklamada İsrail hükümeti içerisinde ilhak ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini savunan görüşlere de karşı çıkılmıştı.</p>

<h3>ŞİRKETLERE DOĞRUDAN E1 İHALESİ UYARISI</h3>

<p>Ortak açıklamada dikkat çeken başlıklardan biri de E1 projesine teklif vermeyi planlayan şirketlere yönelik çağrı oldu. İmzacı ülkeler ve Avrupa Komisyonu, şirketlerin söz konusu inşaat ihalelerine katılmayı değerlendirmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada şirketlerin E1 projesinde yer almaları halinde hukuki ve itibari sonuçlarla karşılaşabilecekleri ifade edildi. Ticari kuruluşlara, faaliyetlerinin uluslararası hukukun ciddi ihlallerine dahil olma riski yaratabileceği konusunda uyarıda bulunuldu. Böylece diplomatik açıklama yalnızca İsrail hükümetine yönelik bir çağrıyla sınırlı kalmadı ve projenin uygulanmasında rol oynayabilecek özel şirketleri de kapsadı.</p>

<h3>TÜRKİYE VE 7 ÜLKEDEN DE E1 PLANINA ORTAK TEPKİ</h3>

<p>E1 projesine yönelik tepki yalnızca Batılı ülkelerle sınırlı kalmadı. Türkiye, Pakistan, Mısır, Endonezya, Ürdün, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları da 21 Ağustos’ta ortak açıklama yayımlayarak E1 yerleşim planını ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki diğer yerleşim faaliyetlerini reddetti.</p>

<p>Sekiz ülkenin açıklamasında İsrail’in yerleşim politikaları kınanırken, E1 projesinin yanı sıra işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşimcilerin Filistinlilere ve mülklerine yönelik şiddet eylemlerine de tepki gösterildi. Böylece E1 ihalesine ilişkin itirazlar Batılı ülkeler, Avrupa Komisyonu ve bölge ülkelerinin ayrı ortak açıklamalarıyla uluslararası gündemde genişledi.</p>

<h3>İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VURGUSU YİNELENDİ</h3>

<p>21 ülke ile Avrupa Komisyonu açıklamanın sonunda kapsamlı, adil ve kalıcı barışın iki devletli çözüm temelinde sağlanmasına yönelik taahhütlerini yineledi. E1 projesinin Filistin topraklarının coğrafi devamlılığı üzerindeki etkisi nedeniyle iki devletli çözümün geleceği, ortak açıklamanın temel gerekçelerinden biri olarak gösterildi.</p>

<p>İsrail’in 18 Ağustos’ta ihaleleri yayımlamasının ardından başlayan diplomatik tepkinin imzacıları günler içerisinde artarken, Danimarka ve Malta’nın da katılımıyla ortak açıklamaya destek veren Batılı ve diğer ülkelerin sayısı 21’e çıktı. Avrupa Komisyonu da İsrail’den E1 planını geri çekmesini isteyen taraflar arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-ulkeleri-ile-kanadadan-israilin-yeni-gasp-bolgelerine-karsi-ortak-bildiri</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gazze-israil-2.jpg" type="image/jpeg" length="96189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanada'dan işgali genişletme çalışmaları yapan İsrailli siyasetçiye yaptırım]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kanadadan-isgali-genisletme-calismalari-yapan-israilli-siyasetciye-yaptirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kanadadan-isgali-genisletme-calismalari-yapan-israilli-siyasetciye-yaptirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanada’nın, işgal altındaki Doğu Kudüs’te İsrail yerleşimlerinin genişletilmesine yönelik faaliyetleriyle bilinen Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı Arieh King’in ülkeye giriş iznini iptal ettiği bildirildi. İsrail gazetesi Haaretz’e dayandırılan habere göre King, Kanada’da yerleşim faaliyetleri için düzenlenecek bir bağış etkinliğine katılmayı planlıyordu. Kanada hükümeti ise vize iptaline ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanada’nın Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı Arieh King’in ülkeye girişine yönelik seyahat iznini iptal ettiği bildirildi. İsrail basınında yer alan haberlere göre kararın, King’in işgal altındaki Doğu Kudüs’te İsrail yerleşimlerini destekleyen faaliyetleriyle bağlantılı olduğu belirtildi. Haaretz’in aktardığı gelişmenin ardından King’in Kanada’da katılması planlanan etkinlik de gündeme geldi.</p>

<h3>ARIEH KING’İN KANADA’YA GİRİŞ İZNİ İPTAL EDİLDİ</h3>

<p>Haaretz’in haberine göre Kanada makamları, Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı Arieh King’e verilen seyahat iznini geri çekti. King’in Kanada’ya giderek İsrail yerleşim girişimleri için düzenlenecek bir bağış etkinliğine katılması planlanıyordu. Kanada makamlarından kararın gerekçesine ilişkin kamuoyuna yapılmış resmi bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Kanada’da Filistin yanlısı bazı sivil toplum kuruluşları da King’in ülkeye girişinin engellenmesi yönünde kampanya yürütmüştü. Canadians for Justice and Peace in the Middle East tarafından 20 Ağustos 2026’da yayımlanan çağrıda, King’in Toronto’da 25 Ağustos’ta düzenlenmesi planlanan bir etkinliğe katılacağı belirtilmiş ve Kanada hükümetinden girişinin engellenmesi istenmişti.</p>

<h3>KING: ARAPLARIN YÜRÜTTÜĞÜ KAMPANYANIN SONUCU</h3>

<p>Arieh King, Haaretz’e yaptığı açıklamada Kanada’nın kararının kendisine karşı yürütülen bir kampanyanın sonucu olduğunu savundu. King, giriş izninin geri çekilmesini UNRWA’ya yönelik faaliyetleri ve işgal altındaki Doğu Kudüs’te İsrail yerleşimlerini destekleyen tutumuyla ilişkilendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>King uzun süredir Doğu Kudüs’te Filistinlilere ait evlerin İsrailli yerleşimcilere devredilmesine yönelik girişimlere verdiği destekle tanınıyor. İsrailli siyasetçi aynı zamanda Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın Kudüs’teki faaliyetlerine karşı yürütülen kampanyalarda da yer aldı.</p>

<h3>ŞEYH CERRAH’TAKİ UNRWA MERKEZİ İÇİN YERLEŞİM ÇAĞRISI YAPMIŞTI</h3>

<p>King’in gündeme gelen girişimlerinden biri, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde bulunan UNRWA yerleşkesine yönelik açıklamaları oldu. King, UNRWA’nın söz konusu bölgeden çıkarılması ve arazide İsrail yerleşimi kurulması yönünde çağrılar yaptı.</p>

<p>UNRWA ise Şeyh Cerrah’taki merkezinin bulunduğu araziye ilişkin İsrail makamlarının hak iddialarını reddediyor. Ajansın Ocak 2026’da yaptığı açıklamada, arazinin 1952’den beri Ürdün hükümetinden kiralandığı ve mülkiyetin İsrail’e devredilmediği belirtildi. UNRWA, söz konusu yerleşkeye yönelik işlemlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu.</p>

<h3>KALANDİYA’DAKİ UNRWA MERKEZİNE YÖNELİK ADIMA DESTEK VERDİ</h3>

<p>King, İsrail’in Kudüs’ün kuzeyindeki UNRWA’ya ait Kalandiya Eğitim Merkezi’ne yönelik kontrol girişimine de destek verdi. Haaretz’e dayandırılan haberlerde King’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda UNRWA’nın bölgeden çıkarılmasını destekleyen ifadeler kullandığı aktarıldı.</p>

<p>UNRWA ile İsrail makamları arasındaki gerilim son dönemde Doğu Kudüs’teki tesisler üzerinden de devam ediyor. Kanada hükümetinin Mart 2026 tarihli resmi belgelerinde de İsrail makamlarının Ocak ayında UNRWA’nın Doğu Kudüs’teki merkezini yıktığı bilgisine yer verildi.</p>

<h3>DOĞU KUDÜS 1967’DEN BERİ İŞGAL ALTINDA</h3>

<p>İsrail, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı 1967’den beri işgal altında tutuyor. Uluslararası toplumun büyük bölümü İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı kabul ederken, İsrail söz konusu hukuki değerlendirmeyi reddediyor.</p>

<p>Doğu Kudüs’ün statüsü, İsrail-Filistin meselesinin temel anlaşmazlık başlıkları arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Adalet Divanı kararlarında İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki varlığı ve yerleşim faaliyetlerine ilişkin hukuki değerlendirmeler bulunuyor.</p>

<h3>KANADA HÜKÜMETİNDEN HENÜZ RESMİ AÇIKLAMA YOK</h3>

<p>Arieh King’in seyahat izninin iptal edildiğine ilişkin haber İsrail basınına dayanırken Kanada hükümeti 26 Ağustos 2026 itibarıyla söz konusu karar hakkında kamuoyuna resmi bir açıklama yapmadı. Kanada’nın göçmenlik kurallarına göre ülkeye kabul konusunda nihai değerlendirme göçmenlik ve sınır makamları tarafından gerçekleştiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kanadadan-isgali-genisletme-calismalari-yapan-israilli-siyasetciye-yaptirim</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/arieh-king.jpg" type="image/jpeg" length="41075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görseldeki kişi sözde bir Yahudi milletvekili, yer işgal altındaki Batı Şeria]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/gorseldeki-kisi-sozde-bir-yahudi-milletvekili-yer-isgal-altindaki-bati-seria</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/gorseldeki-kisi-sozde-bir-yahudi-milletvekili-yer-isgal-altindaki-bati-seria" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Parlamentosu üyesi Zvi Sukkot’un, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kenti yakınlarındaki Madama köyünde Filistinlilere ait bir anıtın yıkımına katıldığı bildirildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Sukkot’un İsrail askerlerinin koruması altında yıkımı yönlendirdiği görülürken, İsrailli milletvekili daha sonra anıtın yıkımına katıldığını doğruladı ve eylemi “küçük bir başlangıç” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait bir anıtın yıkılması, İsrailli milletvekili Zvi Sukkot’un doğrudan katılımı nedeniyle gündem oldu. Nablus kenti yakınlarında bulunan Madama köyünde gerçekleşen olayda, Yahudi işgalcilerin İsrail ordusunun koruması altında bölgeye girdiği ve anıtın yıkımına başladığı belirtildi.</p>

<p>Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde Dini Siyonizm Partisi milletvekili Zvi Sukkot’un da olay yerinde bulunduğu, yıkım sırasında yönlendirmelerde bulunduğu ve cep telefonuyla görüntü kaydettiği görüldü. İsrail askerlerinin Sukkot ve beraberindeki kişilere güvenlik sağladığı, bir askeri aracın ise sokağı kapattığı görüntülere yansıdı.</p>

<h3>ZVİ SUKKOT ANITIN YIKIMINA KATILDI</h3>

<p>Madama köyündeki anıtın yıkımına ilişkin görüntülerin İsrail basınına yansımasının ardından Zvi Sukkot, olayda yer aldığını doğruladı. İsrailli milletvekili, anıtın yıkılmasına yönelik girişimin kendi talebi ve katılımıyla gerçekleştiğini açıkladı.</p>

<p>Sukkot’un olay sırasında kişisel telefonuyla görüntü çektiği, başka bir kişinin ise balyozla anıta vurduğu görüldü. İsrail askerlerinin çevrede güvenlik önlemi aldığı ve bölgede bulunan kişileri koruduğu da görüntülerde yer aldı.</p>

<h3>ANIT FİLİSTİNLİLERİN ANISINA YAPILMIŞTI</h3>

<p>Yıkılan anıtın, Filistinli direnişçi grupların üyeleri ile Birinci ve İkinci İntifada dönemlerinde hayatını kaybeden Filistinlilerin anısına yapıldığı belirtildi. Anıt, Madama köyünde uzun süredir bulunan yapılardan biri olarak biliniyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sukkot ise söz konusu yapıyı farklı bir şekilde tanımladı. İsrailli milletvekili, anıtı “Yahudilerin katillerini yücelten” bir yapı olarak nitelendirerek yıkım kararını bu gerekçeyle savundu.</p>

<h3>SUKKOT: “HER ÇOCUK TERÖRİST OLMAYI HAYAL EDECEKTİR”</h3>

<p>Zvi Sukkot, X hesabından yaptığı açıklamada anıtın varlığını hedef aldı. Sukkot, “Her gün Yahudilerin katillerini yücelten dev bir anıt gören her çocuk terörist olmayı hayal edecektir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrailli milletvekili, bölgede benzer nitelikte olduğunu ileri sürdüğü yapıların da kaldırılması gerektiğini savundu. Sukkot’un açıklamaları, Madama’daki yıkımın tek seferlik bir eylem olarak görülmediğini ortaya koydu.</p>

<h3>“KÜÇÜK BİR BAŞLANGIÇ” İFADESİNİ KULLANDI</h3>

<p>Sukkot, bölgede bulunduğunu söylediği “terör anıtlarının” kaldırılması için daha önce İsrail ordusuna defalarca başvurduğunu ileri sürdü. Madama köyündeki anıtın yıkılmasını da söz konusu girişimlerin devamı olarak değerlendirdi.</p>

<p>İsrailli milletvekili, yapılan yıkımı “küçük bir başlangıç” sözleriyle tanımladı. Sukkot ayrıca, “İsrail devletinde teröre destek verilmesine yer yok” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>İSRAİL ASKERLERİ YIKIM SIRASINDA BÖLGEDEYDİ</h3>

<p>Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde İsrail askerlerinin yıkım sırasında bölgede aktif olarak bulunduğu görüldü. Askerlerin Sukkot ve beraberindeki kişilerin çevresinde güvenlik sağladığı, bir askeri aracın ise sokağın girişini kapattığı görüntülere yansıdı.</p>

<p>Yıkım sırasında herhangi bir çatışma yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi paylaşılmazken, İsrail ordusunun olayla ilgili ayrıca bir açıklama yapıp yapmadığına dair ayrıntı verilmedi.</p>

<h3>BATI ŞERİA’DA GERİLİM SÜRÜYOR</h3>

<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail yerleşimlerinin genişlemesi ve Yahudi işgalcilerin Filistin köylerine yönelik saldırıları uzun süredir bölgedeki gerilimin temel başlıkları arasında bulunuyor. Filistinlilere ait evler, tarım alanları ve çeşitli yapılar zaman zaman saldırı veya yıkımların hedefi oluyor.</p>

<p>Madama’daki olay ise bir İsrailli milletvekilinin doğrudan yıkım sürecinde yer alması nedeniyle ayrıca dikkat çekti. Zvi Sukkot’un hem olay yerinde bulunması hem de sonrasında yıkımı doğrulayan açıklamalar yapması, gelişmeyi İsrail iç siyasetinin de gündemine taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/gorseldeki-kisi-sozde-bir-yahudi-milletvekili-yer-isgal-altindaki-bati-seria</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/filistin-bati-seria.jpg" type="image/jpeg" length="86955"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan-Fransa hattında yeni savunma dönemi: Geleceğin teknolojilerinde ortaklık]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-fransa-hattinda-yeni-savunma-donemi-gelecegin-teknolojilerinde-ortaklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-fransa-hattinda-yeni-savunma-donemi-gelecegin-teknolojilerinde-ortaklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan ile Fransa, savunma ortaklığını genişletmek amacıyla yeni bir niyet mektubu imzaladı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un nezaret ettiği törende imzalanan belge; siber güvenlik, yapay zekâ, askeri eğitim, modern teknolojiler ve savunma sanayii alanlarında iş birliğinin derinleştirilmesini öngörüyor. İki ülke ayrıca silahlanma ve eğitim dahil savunma alanındaki koordinasyonlarını artırma kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyareti kapsamında Riyad-Paris hattında savunma ve ileri teknoloji alanlarını kapsayan yeni bir iş birliği adımı atıldı. Elysee Sarayı’nda gerçekleştirilen temaslarda iki ülke arasında savunma, yapay zekâ, sağlık, gelişen teknolojiler ve yatırımı kapsayan bir dizi anlaşma ve mutabakat imzalandı. Savunma alanındaki niyet mektubu, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Fransa Silahlı Kuvvetler ve Gaziler Bakanlığı arasında imzalanırken, iki lider de törene nezaret etti.</p>

<h3>SAVUNMA ORTAKLIĞI YENİ ALANLARA GENİŞLETİLİYOR</h3>

<p>Suudi Arabistan ile Fransa arasındaki yeni niyet mektubu, iki ülkenin uzun süredir devam eden savunma ilişkilerini daha geniş bir teknoloji ve kapasite geliştirme çerçevesine taşımayı hedefliyor. Anlaşmanın merkezinde siber güvenlik, yapay zekâ, askeri eğitim ve öğretim, modern savunma teknolojileri ve ilgili savunma sanayileri bulunuyor. Taraflar aynı zamanda savunma alanında tecrübe paylaşımını artırmayı ve ortak projelere daha geniş alan açmayı planlıyor.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride de iki ülkenin tarihi savunma iş birliğinin devamı niteliğinde yeni bir savunma deklarasyonu kabul edildiği açıklandı. Bildiride özellikle silahlanma ve eğitim alanlarında iş birliğinin artırılacağı, ortak çıkarların korunması ile küresel güvenlik ve istikrara katkı sağlanması amacıyla koordinasyonun güçlendirileceği belirtildi.</p>

<h3>İMZALAR ELYSEE SARAYI’NDA ATILDI</h3>

<p>Niyet mektubu, Muhammed bin Selman’ın Fransa’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Elysee Sarayı’nda düzenlenen anlaşma töreninde imzalandı. Suudi Arabistan adına belgeye Savunma Bakanlığı İcra İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Dr. Halid el-Biyari, Fransa adına ise Silahlı Kuvvetler ve Gaziler Bakanı Catherine Vautrin imza attı.</p>

<p>Macron ile Muhammed bin Selman, ziyaret kapsamında ilk Fransa-Suudi Arabistan Stratejik Ortaklık Konseyi toplantısına da başkanlık etti. Elysee tarafından yayımlanan açıklamada toplantının iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın farklı alanlarda daha kurumsal hale getirilmesini amaçladığı belirtildi.</p>

<h3>SİBER GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİNİN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ</h3>

<p>Yeni savunma çerçevesinde öne çıkan alanlardan biri siber güvenlik oldu. Suudi Arabistan ile Fransa daha önce de savunma ve güvenlik ilişkilerinde siber güvenlik, ortak eğitim, tecrübe paylaşımı ve müşterek tatbikatlar gibi konulara öncelik veriyordu. Yeni niyet mektubu ise söz konusu iş birliğini modern savunma teknolojileriyle daha doğrudan ilişkilendiriyor.</p>

<p>Siber tehditlerin askeri kapasite ve kritik altyapılar açısından daha fazla önem kazandığı dönemde iki ülke, ulusal savunma sistemlerinin dayanıklılığını artıracak bilgi ve tecrübe paylaşımını genişletmeyi planlıyor. Tarafların savunma sanayii ile dijital güvenlik alanlarını birlikte ele alması da yeni anlaşmanın kapsamını genişleten unsurlar arasında bulunuyor.</p>

<h3>YAPAY ZEKÂ SAVUNMA İŞ BİRLİĞİNE DAHİL EDİLDİ</h3>

<p>Niyet mektubunda yapay zekâ da doğrudan iş birliği alanlarından biri olarak yer aldı. Fransa ve Suudi Arabistan tarafından yayımlanan ortak bildiride savunmadan bağımsız olarak da yapay zekâ, kuantum bilişim, gelişen teknolojiler ve kapasite geliştirme alanlarındaki iş birliğinin derinleştirileceği açıklandı.</p>

<p>Savunma anlaşmasında yapay zekânın yer alması, iki ülkenin askeri teknolojilerdeki dönüşümü ortak çalışma alanı olarak değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli sistemler, veri analizi, karar destek mekanizmaları, siber savunma ve otonom teknolojiler gibi başlıklar modern savunma sanayilerinin temel çalışma alanları arasında bulunuyor.</p>

<h3>ASKERİ EĞİTİM VE TECRÜBE PAYLAŞIMI ARTIRILACAK</h3>

<p>Suudi Arabistan ve Fransa, savunma iş birliğinin yalnızca teknoloji ve ekipman transferiyle sınırlı kalmaması konusunda da mutabık kaldı. Niyet mektubunda askeri eğitim ve öğretim ile karşılıklı tecrübe paylaşımının geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığının ortak açıklamasında da savunma eğitimi, silahlanma ve koordinasyon alanlarında daha yoğun iş birliği yapılacağı belirtildi. Tarafların amacı, mevcut askeri kapasitenin geliştirilmesi ve savunma kurumları arasındaki kurumsal bağların güçlendirilmesi olarak açıklandı.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAKLIK ALANI GENİŞLİYOR</h3>

<p>Yeni niyet mektubu, savunma sanayii tarafında da yeni iş birliklerine kapı açıyor. Modern savunma teknolojilerinin geliştirilmesi, ekipman tedariki ve ulusal üretim kapasitesinin artırılması iki ülke arasındaki görüşmelerin temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Suudi Arabistan, Vision 2030 programı kapsamında savunma harcamalarının daha büyük bölümünü ülke içinde üretmeyi ve savunma sanayiindeki yerelleşme oranını artırmayı hedefliyor. Fransa ise küresel savunma sanayisindeki başlıca üretici ve ihracatçı ülkeler arasında bulunuyor. Yeni anlaşma, söz konusu iki yapının ortak projeler üzerinden daha yakın çalışmasına yönelik çerçeve oluşturuyor.</p>

<h3>STRATEJİK ORTAKLIK 2024’TE İLAN EDİLMİŞTİ</h3>

<p>Fransa ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik ortaklığın temeli, Emmanuel Macron’un 2-4 Aralık 2024 tarihlerinde Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği devlet ziyareti sırasında atılmıştı. İki ülke, 2026’daki Paris temaslarında söz konusu ortaklığı daha kurumsal hale getirmek amacıyla ilk Stratejik Ortaklık Konseyi toplantısını gerçekleştirdi.</p>

<p>Macron ve Muhammed bin Selman, 24 Ağustos 2026’daki görüşmelerinde siyasi ilişkilerin kuruluşunun 100. yılına da dikkat çekti. Taraflar, savunma ve güvenliğin yanı sıra ekonomi, enerji, yapay zekâ, sağlık, kültür ve yatırım alanlarında ortaklığın genişletilmesi konusunda anlaşmaya vardı.</p>

<h3>ORTAK BİLDİRİDE ORTADOĞU GÜVENLİĞİNE VURGU</h3>

<p>İki liderin görüşmesi yalnızca ikili savunma ilişkileriyle sınırlı kalmadı. Ortak bildiride Ortadoğu’daki güvenlik gelişmeleri, İran, Hürmüz Boğazı, Lübnan, Suriye ve Filistin başlıkları da yer aldı.</p>

<p>Fransa ve Suudi Arabistan, İran konusunda yeni bir tırmanmanın önüne geçilmesi için müzakere edilmiş bir çözüm gerektiğini belirtirken, Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırıları ve deniz yollarının güvenliğine dönük tehditleri kınadı. Taraflar boğazdaki deniz trafiğinin 28 Şubat 2026 öncesindeki normal koşullarına dönmesi gerektiğini de açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SURİYE VE LÜBNAN DA GÜNDEMDEYDİ</h3>

<p>Fransa ile Suudi Arabistan, Suriye’nin birliği, istikrarı ve ekonomik toparlanmasına yönelik desteklerini de ortak bildiride yineledi. Taraflar, Suriye’de güçlü bir kurumsal yapının oluşturulmasının ekonomik yatırımlar açısından gerekli olduğunu belirtirken, Avrupa, Körfez ve Asya arasında alternatif koridorların geliştirilmesi ihtimaline dikkat çekti. Suudi-Suriye-Fransız iş konseyi kurulması da memnuniyetle karşılandı.</p>

<p>Lübnan konusunda ise devlet kurumlarının güçlendirilmesi, silahlı kuvvetlerin desteklenmesi ve devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması gerektiği belirtildi. Fransa ile Suudi Arabistan, Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik koordinasyonlarını sürdüreceklerini açıkladı.</p>

<h3>22’DEN FAZLA ANLAŞMA VE MUTABAKAT AÇIKLANDI</h3>

<p>Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyareti sırasında savunma dışında da çok sayıda anlaşmaya imza atıldı. Elysee Sarayı’nın açıklamasına göre ziyaret kapsamında savunma, sağlık, yapay zekâ, gelişen teknolojiler ve eğlence sektörlerini kapsayan anlaşmalar ve mutabakat zabıtları imzalandı.</p>

<p>Fransa-Suudi Arabistan yatırım yuvarlak masa toplantısının ardından 22’den fazla anlaşma ve mutabakatın açıklandığı bildirildi. Taraflar enerji, sanayi, finansal hizmetler, ulaştırma, lojistik, sağlık, kültür, turizm ve yapay zekâ gibi alanlarda yeni ortak projeler geliştirmeyi planlıyor.</p>

<h3>İKİLİ TİCARET 11,8 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</h3>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığının yayımladığı ortak bildiriye göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 11,8 milyar dolara ulaştı. Paris ve Riyad yönetimleri ekonomik ilişkilerdeki büyümenin devam ettirilmesi ve Fransız şirketlerinin Suudi Arabistan’daki projelere katılımının artırılması amacıyla yeni finansman mekanizmaları oluşturulması konusunda da anlaşmaya vardı.</p>

<p>Savunma ve ileri teknoloji anlaşmaları da ekonomik ilişkilerdeki genişlemenin bir parçası olarak öne çıkıyor. İki ülke, yeni niyet mektubuyla savunma teknolojilerinden siber güvenliğe, yapay zekâdan askeri eğitime kadar uzanan alanlarda ortak çalışmayı derinleştirmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-fransa-hattinda-yeni-savunma-donemi-gelecegin-teknolojilerinde-ortaklik</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suudi-fransiz.jpg" type="image/jpeg" length="68678"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çetelerin pençesindeki ülkede can kaybı artıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cetelerin-pencesindeki-ulkede-can-kaybi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cetelerin-pencesindeki-ulkede-can-kaybi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haiti’nin başkenti Port-au-Prince yakınlarındaki Kenskoff bölgesinde silahlı çetelerin düzenlediği saldırıda en az 47 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi yaralandı. Bir kilisede yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampa giren saldırganların çok sayıda kişiyi öldürdüğü ve bazı kişileri kaçırdığı belirtilirken, bölgede arama çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’e yakın Kenskoff bölgesi, gece saatlerinde silahlı çetelerin düzenlediği geniş çaplı saldırının hedefi oldu. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan açıklamaya göre saldırıda en az 47 kişi yaşamını yitirdi, 22 kişi yaralandı. Başkente ulaşan yolları gören stratejik konumdaki bölgede saldırının ardından kayıp kişilerin bulunması ve can kaybının kesinleştirilmesi için çalışmalar başlatıldı.</p>

<p>Bölgede faaliyet gösteren yerel insan hakları kuruluşları ile yerel yönetimin paylaştığı rakamlar ise saldırının ardından oluşan ağır tablo nedeniyle farklılık gösterdi. Yerel insan hakları kuruluşu RNDDH, ilk belirlemelere göre 30 ila 40 kişinin öldüğünü, 15 ila 20 kişinin yaralandığını açıklarken, Kenskoff Belediye Başkanı Massillon Jean yaklaşık 40 cesede ulaşıldığını ve bazı kişilerin halen kayıp olduğunu bildirdi.</p>

<h3>BİR KİLİSEDEKİ YERİNDEN EDİLMİŞ KİŞİLER HEDEF ALINDI</h3>

<p>Kenskoff Belediye Başkanı Massillon Jean’in verdiği bilgilere göre silahlı kişiler, bölgede bulunan bir kiliseye girerek burada barınan yerinden edilmiş kişilere saldırdı. Kilise içerisinde kurulan kampta kalan çok sayıda kişinin saldırıda hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Saldırı sırasında bazı kişilerin silahlı gruplar tarafından kaçırıldığı da aktarıldı. Kayıp kişilerin bulunmasına yönelik çalışmalar devam ederken, bölgedeki güvenlik koşullarının can kaybı ve yaralı sayısına ilişkin kesin tespit yapılmasını zorlaştırdığı bildirildi.</p>

<h3>CAN KAYBIYLA İLGİLİ FARKLI RAKAMLAR AÇIKLANDI</h3>

<p>Birleşmiş Milletler saldırıda en az 47 kişinin öldüğünü ve 22 kişinin yaralandığını bildirirken, RNDDH tarafından yapılan açıklamada can kaybının 30 ila 40 arasında olduğu belirtildi. İnsan hakları kuruluşu, saldırının gerçekleştiği bölgedeki koşullar nedeniyle kesin rakamların belirlenmesinde güçlük yaşandığını kaydetti.</p>

<p>Kenskoff Belediye Başkanı Massillon Jean de yaklaşık 40 kişinin cesedinin bulunduğunu açıkladı. Arama çalışmalarının sürmesi ve bazı kişilerin kayıp olması nedeniyle saldırının bilançosunun değişebileceği belirtildi.</p>

<h3>HAİTİ HÜKÜMETİ SALDIRIYI KINADI</h3>

<p>Haiti hükümeti Kenskoff’taki saldırının ardından yaptığı açıklamada silahlı çetelerin eylemini kınadı ve bölgede güvenliğin güçlendirileceğini bildirdi. Başbakanlık açıklamasında Kenskoff’un silahlı gruplara bırakılmayacağı ve devlet otoritesinin bölgede yeniden tesis edileceği ifade edildi.</p>

<p>Hükümetin açıklamasının ardından bölge sakinleri de güvenlik güçlerinin saldırı sırasındaki müdahalesine ilişkin tepkilerini dile getirdi. Bazı kişiler yerel polis teşkilatının saldırıya yeterli karşılığı vermediğini savunarak teşkilatın başındaki ismin istifasını istedi.</p>

<h3>POLİSLERİN SALDIRGANLARLA ÇATIŞTIĞI BELİRTİLDİ</h3>

<p>Bölgedeki bazı sakinler ise onlarca polisin gece boyunca saldırganları geri püskürtmeye çalıştığını aktardı. Çatışmalar sırasında bazı polislerin de yaralandığı belirtildi.</p>

<p>Güvenlik güçlerinin saldırının ardından bölgede kontrolü yeniden sağlamaya yönelik çalışmaları sürdürdüğü bildirildi. Kenskoff’un Port-au-Prince’e uzanan yollar üzerindeki stratejik konumu, bölgedeki güvenlik önlemlerini daha da önemli hale getiriyor.</p>

<h3>KENSKOFF DAHA ÖNCE DE ÇETE SALDIRILARININ HEDEFİ OLDU</h3>

<p>Kenskoff, son yıllarda Haiti’de faaliyet gösteren silahlı grupların sık sık saldırı düzenlediği bölgeler arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025’in ilk aylarında bölgede yaklaşık iki ay boyunca devam eden saldırılarda 260’tan fazla kişi öldürüldü.</p>

<p>Aynı dönemde yaklaşık 200 evin yakıldığı veya yıkıldığı, şiddet nedeniyle yaklaşık 3 bin kişinin yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldığı bildirildi. Daha sonraki dönemde de bölgede tecavüz, adam kaçırma, kundaklama ve hayvan hırsızlığı gibi olayların yaşandığı 10’dan fazla saldırı kayıtlara geçti.</p>

<h3>ÇETE ŞİDDETİ PORT-AU-PRINCE VE ÇEVRESİNDE YAYILIYOR</h3>

<p>Haiti’de silahlı çeteler uzun süredir başkent Port-au-Prince ve çevresindeki bölgelerde etkilerini genişletiyor. Cinayet, adam kaçırma, cinsel saldırı ve çocukların silahlı gruplara dahil edilmesi gibi olaylar ülkedeki güvenlik krizinin temel başlıkları arasında bulunuyor.</p>

<p>Çetelerin kontrol alanlarını genişletmesi, sivillerin günlük yaşamını ve temel hizmetlere erişimini de olumsuz etkiliyor. Port-au-Prince çevresindeki yerleşimlerde yaşanan saldırılar nedeniyle çok sayıda kişi evlerini terk ederek ülke içinde başka bölgelere sığınmak zorunda kalıyor.</p>

<h3>HAİTİ’DE 1,5 MİLYON KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ</h3>

<p>Uluslararası Göç Örgütü’nün haziran ayında yayımladığı verilere göre yaklaşık 11 milyon nüfusa sahip Haiti’de çete şiddeti nedeniyle ülke içinde yerinden edilenlerin sayısı yaklaşık 1,5 milyona ulaştı.</p>

<p>Yerinden edilme dalgasının özellikle başkent Port-au-Prince ve çevresindeki şiddetin artmasıyla büyüdüğü belirtiliyor. Güvenlik sorunları nedeniyle evlerini terk eden sivillerin önemli bir bölümü geçici barınma merkezleri, kamplar ve kamuya ait yapılarda yaşamını sürdürüyor.</p>

<h3>YENİ BİR GÜVENLİK GÜCÜ OLUŞTURULMASI PLANLANIYOR</h3>

<p>Haiti’de silahlı çetelerle mücadele amacıyla uluslararası destekli yeni bir güvenlik yapılanmasının oluşturulması planlanıyor. Birleşmiş Milletler desteğiyle kurulması öngörülen gücün Haiti polis teşkilatına destek vermesi ve çete şiddetiyle mücadelede görev alması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülkedeki mevcut güvenlik yapısının silahlı grupların genişleyen etkisini sınırlandırmakta zorlandığı belirtilirken, yeni gücün hangi kapsamda ve ne zaman tam kapasiteyle faaliyet göstereceğine ilişkin çalışmalar sürüyor.</p>

<h3>GÜVENLİK KRİZİ SEÇİMLERİ DE ETKİLİYOR</h3>

<p>Haiti’deki çete şiddeti, aralık ayında yapılması planlanan seçimlere yönelik endişeleri de artırıyor. Yaklaşık 10 yıl aradan sonra gerçekleştirilmesi beklenen seçimlerin güvenlik koşulları nedeniyle nasıl organize edileceği ülkedeki önemli siyasi gündem başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Haiti’de seçimler daha önce de silahlı çetelerin etkisinin genişlemesi, siyasi istikrarsızlık ve güvenlik sorunları nedeniyle birçok kez ertelendi. Kenskoff’ta yaşanan son saldırı, ülkenin seçim sürecine hazırlanırken karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Latin Amerika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cetelerin-pencesindeki-ulkede-can-kaybi-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/latin-amerika-444.jpg" type="image/jpeg" length="51078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Gazze'de açılmak üzere olan su tesisini bombaladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gazzede-acilmak-uzere-olan-su-tesisini-bombaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gazzede-acilmak-uzere-olan-su-tesisini-bombaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun Gazze şehir merkezindeki Şeyh Rıdvan bölgesine düzenlediği saldırıda, yapımı tamamlanmak üzere olan küçük bir su arıtma tesisi tamamen kullanılamaz hale geldi. Birkaç gün içinde faaliyete geçmesi planlanan tesisin, bölgede yaşayan ve yerinden edilmiş binlerce Filistinli aileye içme suyu sağlaması hedefleniyordu. Aynı saldırıda bir caminin de yıkıldığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze şehir merkezinde bulunan Şeyh Rıdvan bölgesine düzenlediği saldırıda, bölgede yapımı tamamlanma aşamasına gelen küçük bir su arıtma tesisi yerle bir oldu. Saldırı sonucunda tesisin tamamen kullanılamaz hale geldiği ve planlanan tarihte hizmete alınmasının mümkün olmadığı belirtildi.</p>

<p>Yerel ölçekte yürütülen altyapı çalışmaları kapsamında kurulan tesisin, özellikle yerinden edilmiş Filistinli ailelerin içme suyu ihtiyacını karşılaması amaçlanıyordu. Tesisin birkaç gün içerisinde faaliyete geçmesi ve Şeyh Rıdvan bölgesinde yaşayan yüzlerce ila binlerce aileye temiz su sağlaması planlanıyordu.</p>

<h3>SU ARITMA TESİSİ HİZMETE GİRMEDEN YIKILDI</h3>

<p>Şeyh Rıdvan’da hedef alınan su arıtma tesisinin inşaat çalışmalarında son aşamaya gelindiği bildirildi. Tesisin kısa süre içerisinde devreye alınması ve bölgede yaşayan yerinden edilmiş Filistinlilerin içme suyu ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması bekleniyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırı sonrasında yapının tamamen yıkıldığı ve ekipmanların kullanılamaz hale geldiği aktarıldı. Tesisin faaliyete geçirilmeden ortadan kalkması, bölgede halihazırda sınırlı olan temiz su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdı.</p>

<h3>BİNLERCE YERİNDEN EDİLMİŞ AİLEYE SU SAĞLAMASI PLANLANIYORDU</h3>

<p>Arıtma tesisinin, Gazze’deki büyük altyapı sistemlerinden farklı olarak daha küçük ve yerel ölçekte hizmet vermesi planlanıyordu. Projenin temel hedefinin, saldırılar nedeniyle evlerinden ayrılmak zorunda kalan ailelerin günlük içme suyu ihtiyacına doğrudan çözüm üretmek olduğu belirtildi.</p>

<p>Tesisin tamamlandığında bölgedeki yüzlerce ila binlerce ailenin kullanımına sunulması hedefleniyordu. Özellikle temiz suya erişimin ciddi biçimde kısıtlandığı Şeyh Rıdvan ve çevresinde tesisin devreye girmesi, mevcut ihtiyacın bir bölümünün karşılanması açısından önem taşıyordu.</p>

<h3>AYNI SALDIRIDA BİR CAMİ DE YIKILDI</h3>

<p>İsrail ordusunun Şeyh Rıdvan bölgesine düzenlediği saldırıda yalnızca su arıtma tesisi zarar görmedi. Aynı saldırıda bölgede bulunan bir caminin de yıkıldığı bildirildi.</p>

<p>Saldırının ardından su tesisinde ve camide büyük çaplı hasar oluştuğu aktarılırken, bölgedeki sivil altyapıya yönelik tahribatın devam ettiği belirtildi.</p>

<h3>GAZZE’DE SU KRİZİ DERİNLEŞİYOR</h3>

<p>Gazze Şeridi’nde yaklaşık üç yıldır devam eden saldırılar ve altyapı tahribatı, temiz ve güvenli içme suyuna erişimi ciddi biçimde sınırlandırdı. Gazze genelinde çok sayıda kuyu, su boru hattı ve deniz suyu arıtma tesisinin hasar görmesi, su temininde uzun süredir devam eden sorunların daha da büyümesine neden oldu.</p>

<p>Altyapıdaki tahribat özellikle yerinden edilmiş Filistinli aileleri etkiliyor. Güvenli içme suyuna düzenli erişimin sağlanamaması, temel yaşam koşullarını daha da ağırlaştırırken yerel ölçekte hayata geçirilmeye çalışılan küçük su projelerinin önemini artırıyor.</p>

<h3>KUYULAR VE BORU HATLARI DA HASAR GÖRDÜ</h3>

<p>İsrail’in Gazze genelinde düzenlediği saldırılar sırasında su altyapısının farklı unsurlarında ciddi zarar meydana geldi. Kuyuların, ana ve yerel su boru hatlarının yanı sıra büyük ölçekli deniz suyu arıtma tesislerinin de saldırılardan etkilendiği bildirildi.</p>

<p>Hasar gören altyapının yeniden çalışır hale getirilmesinde yaşanan güçlükler nedeniyle bazı bölgelerde temiz suya erişim sınırlı düzeyde devam ediyor. Şeyh Rıdvan’daki küçük arıtma tesisi de mevcut altyapı açığını azaltmak amacıyla yürütülen yerel çalışmalardan biri olarak planlanmıştı.</p>

<h3>TEMEL İHTİYAÇLARA ERİŞİM DAHA DA ZORLAŞTI</h3>

<p>Şeyh Rıdvan’daki tesisin hizmete alınamadan yıkılması, Gazze’deki su altyapısının yeniden işler hale getirilmesine yönelik çalışmalarda yeni bir kayba yol açtı. Yerinden edilmiş nüfusun içme suyu başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişiminde yaşanan güçlüklerin saldırının ardından daha da arttığı belirtildi.</p>

<p>Gazze’deki mevcut su krizinin kuyular, boru hatları ve arıtma tesislerinde oluşan hasarla birlikte devam ettiği aktarılırken, yeni tesislerin devreye alınmasının da saldırılar nedeniyle kesintiye uğradığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gazzede-acilmak-uzere-olan-su-tesisini-bombaladi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/09/gazze-saldirilari-1.jpg" type="image/jpeg" length="52411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Moskova'ya sessiz sedasız inen Amerikan uçağının sırrı çözüldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/moskovaya-sessiz-sedasiz-inen-amerikan-ucaginin-sirri-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/moskovaya-sessiz-sedasiz-inen-amerikan-ucaginin-sirri-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Moskova’daki Vnukovo Uluslararası Havalimanı’na inen ABD’ye ait C-17 Globemaster III tipi askeri nakliye uçağının ardından ziyaretin ayrıntıları ortaya çıktı. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı Direktörü John Ratcliffe’in Rus yetkililerle görüşmeler gerçekleştirmek üzere Moskova’ya gittiği doğrulandı. Görüşmelerin içeriği açıklanmazken ziyaret, Rusya-Ukrayna müzakerelerinin tıkandığı ve Washington’ın İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Moskova’ya iniş yapan Amerikan askeri uçağının taşıdığı heyete ilişkin belirsizlik sona erdi. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı Direktörü John Ratcliffe’in 25 Ağustos’ta Rusya’nın başkenti Moskova’ya giderek Rus yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdiği ortaya çıktı. ABD medyasına konuşan ve ziyarete ilişkin bilgi sahibi yetkililer, Ratcliffe’in Moskova’da bulunduğunu doğrularken görüşmelerin hangi konular üzerine yapıldığına ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p>

<p>CIA, Ratcliffe’in Rusya ziyaretine ve temaslarının içeriğine ilişkin resmi açıklama yapmadı. Ziyaret, Donald Trump döneminde Ratcliffe’in CIA Direktörü sıfatıyla Rusya’ya gerçekleştirdiği ilk bilinen Moskova ziyareti olurken, aynı zamanda 2021’de dönemin CIA Direktörü William Burns’ün Moskova temaslarından sonra bir CIA başkanının Rusya’ya yaptığı ilk bilinen ziyaret olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>ABD ASKERİ UÇAĞI MOSKOVA’YA İNİNCE GÖZLER WASHINGTON’A ÇEVRİLDİ</h3>

<p>Ziyaretten önce dikkatleri Moskova’ya çeken gelişme, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait Boeing C-17A Globemaster III tipi askeri nakliye uçağının Vnukovo Uluslararası Havalimanı’na inmesi oldu. Flightradar24 tarafından yayımlanan uçuş takip verilerine göre RCH4555 uçuş kodunu kullanan uçak, 25 Ağustos Salı sabahı Letonya’nın başkenti Riga’dan havalanarak Moskova’ya geçti.</p>

<p>Uçuş kayıtları, askeri uçağın rotasının ABD’deki Joint Base Andrews bağlantılı olduğunu gösterdi. Maryland’de bulunan üs, ABD yönetiminin üst düzey seyahatlerinde kullanılan önemli askeri merkezlerden biri olarak bilinirken C-17’nin Riga üzerinden Moskova’ya yönelmesi ziyaretin niteliğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.</p>

<h3>UÇAĞIN ARDINDA CIA DİREKTÖRÜ JOHN RATCLIFFE ÇIKTI</h3>

<p>ABD medyasına konuşan birden fazla yetkili, Moskova’ya gerçekleştirilen ziyaretin CIA Direktörü John Ratcliffe tarafından yapıldığını bildirdi. Ratcliffe’in Rus yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdiği belirtilirken hangi isimlerle bir araya geldiği ve görüşmelerde hangi başlıkların ele alındığı kamuoyuna açıklanmadı.</p>

<p>Kremlin ise ziyaret öncesinde ABD yönetiminden yetkililerle planlanmış bir görüşme bulunduğunu açıklamamıştı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un ABD askeri uçağının Moskova’ya gelişi konusunda bilgi sahibi olmadıklarını söylediği aktarılırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ratcliffe arasında planlanmış bir görüşme olduğuna ilişkin resmi doğrulama yapılmadı.</p>

<h3>RATCLIFFE’İN İLK BİLİNEN MOSKOVA ZİYARETİ</h3>

<p>John Ratcliffe’in Moskova’ya gelişi, CIA Direktörü olarak Rusya’ya yaptığı ilk bilinen ziyaret niteliği taşıyor. Ratcliffe, Donald Trump yönetiminde CIA Direktörlüğü görevini yürütürken daha önce de ABD istihbarat ve güvenlik yapılanmasının üst kademelerinde görev almıştı.</p>

<p>CIA’nın bir önceki bilinen üst düzey Moskova ziyareti 2021 yılında William Burns tarafından gerçekleştirilmişti. Burns, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağının arttığı dönemde Moskova’ya gitmiş ve temaslarda bulunmuştu. Ratcliffe’in ziyareti ise Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmek amacıyla yürütülen diplomatik girişimlerin sonuç vermediği bir döneme denk geldi.</p>

<h3>ZİYARET ÖNCESİ UKRAYNA’YA SALDIRILARI DURDURMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Ratcliffe’in Moskova’ya hareketinden önce Washington’ın Ukrayna yönetimine dikkat çeken bir talepte bulunduğu belirtildi. Konuya ilişkin bilgi sahibi kaynaklara göre ABD, Ukrayna’dan Moskova ve Rusya’nın kuzeyindeki bazı bölgelere yönelik uzun menzilli insansız hava aracı ve füze saldırılarını geçici olarak durdurmasını istedi.</p>

<p>Ukraynalı yetkililere üst düzey bir ABD temsilcisinin Rusya’ya seyahat edeceği bilgisinin iletildiği aktarıldı. Washington’ın talebinin pazartesiden çarşambaya kadar belirli bir dönemi kapsadığı ve Ratcliffe’in bulunduğu süre boyunca olası saldırıların önlenmesinin amaçlandığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>LETONYA ÜZERİNDEN MOSKOVA’YA GEÇTİ</h3>

<p>Uçuş takip verilerine göre Ratcliffe’in ziyaretinde kullanılan askeri hava trafiğinin güzergahında Letonya da yer aldı. ABD bağlantılı uçakların önce Riga’ya ulaştığı, ardından C-17 Globemaster III tipi uçağın Moskova’daki Vnukovo Havalimanı’na geçtiği görüldü.</p>

<p>Letonya makamları, Amerikan uçağının ülke hava sahasındaki hareketinin gerekli izinler doğrultusunda gerçekleştirildiğini bildirdi. Uçuşun Letonya Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmediği belirtilirken operasyonun içeriğine ilişkin ilave bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>RUSYA-UKRAYNA MÜZAKERELERİNİN TIKANDIĞI DÖNEMDE GELDİ</h3>

<p>CIA Direktörü John Ratcliffe’in Rusya ziyareti, Moskova ile Kiev arasındaki savaşı sona erdirmek amacıyla yürütülen görüşmelerin çıkmaza girdiği bir süreçte gerçekleşti. ABD yönetiminin daha önce iki ülke arasında diplomatik temasları artırmaya yönelik girişimlerde bulunduğu ancak kalıcı bir anlaşmaya ulaşılamadığı bildirildi.</p>

<p>Ratcliffe’in temaslarının Rusya-Ukrayna savaşıyla bağlantılı olup olmadığı konusunda resmi açıklama yapılmadı. Görüşmelerin içeriğinin gizli tutulması nedeniyle ziyaretin gündeminde savaş, güvenlik meseleleri, istihbarat başlıkları veya başka diplomatik konuların bulunup bulunmadığı doğrulanmadı.</p>

<h3>İRAN’A YÖNELİK YENİ ABD HAMLESİNİN ARDINDAN GELDİ</h3>

<p>Moskova ziyareti, Washington’ın İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir döneme de denk geldi. ABD yönetimi, Tahran’ın uluslararası ticari bağlantılarını sınırlandırmaya ve İran ile ekonomik ilişkilerini sürdüren ülke ve kuruluşlar üzerindeki yaptırım baskısını artırmaya yönelik yeni adımlar açıkladı.</p>

<p>Rusya’nın İran’ın önemli stratejik ve ticari ortaklarından biri olması, Ratcliffe’in Moskova temaslarının zamanlamasını öne çıkaran başlıklardan biri oldu. Görüşmelerde İran dosyasının ele alınıp alınmadığına ilişkin ABD veya Rusya tarafından herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.</p>

<h3>MOSKOVA ZİYARETİNİN GÜNDEMİ AÇIKLANMADI</h3>

<p>ABD’li yetkililer Ratcliffe’in Moskova’da Rus yetkililerle görüşme gerçekleştirdiğini doğrulasa da temasların gündemine ilişkin ayrıntılar gizli tutuldu. CIA, ABD Savunma Bakanlığı ve ABD Hava Kuvvetleri de ziyaretle ilgili ayrıntılı yorum yapmadı.</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşı, Washington’ın Kiev’den saldırıları geçici olarak durdurmasını istemesi ve İran’a yönelik ekonomik baskının artırılması, ziyaretin gerçekleştiği dönemin önemli dış politika başlıkları arasında yer aldı. Ratcliffe’in hangi başlıklarla Moskova’ya gittiği konusunda ise resmi makamlar tarafından doğrulanmış bir gündem paylaşılmadı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/moskovaya-sessiz-sedasiz-inen-amerikan-ucaginin-sirri-cozuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/cia-1.jpg" type="image/jpeg" length="48690"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni bir savaş riskinin azaldığını gösteren hamle]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/yeni-bir-savas-riskinin-azaldigini-gosteren-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/yeni-bir-savas-riskinin-azaldigini-gosteren-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, İran savaşı öncesinde ve çatışmalar sırasında Ortadoğu’daki diplomatik temsilciliklerden çektiği personeli yeniden görev yerlerine göndermeye hazırlanıyor. ABD Dışişleri Bakanlığına ait iç yazışmalara dayanan plana göre İsrail, Lübnan, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, Umman, Irak ve Kuveyt başta olmak üzere bölgedeki temsilciliklerde personel sayısı yeniden artırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle Ortadoğu’daki diplomatik personelini tahliye eden veya temsilciliklerdeki kadroları azaltan Washington yönetimi, aylar sonra ters yönde adım atmaya başladı. New York Times’ın ABD Dışişleri Bakanlığına ait iç yazışmalara ve yetkililere dayandırdığı habere göre yabancı hizmet personelinin bölgeye dönüşü ve diplomatik misyonlarda uygulanan bazı olağanüstü güvenlik tedbirlerinin gevşetilmesi bu hafta başlayabilecek. Reuters’ın daha sonraki haberinde de bazı diplomatik misyonlarda yeniden personel görevlendirmesine başlandığı aktarıldı.</p>

<h3>ABD ORTADOĞU’DAKİ DİPLOMATLARINI GERİ ÇAĞIRIYOR</h3>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığının planı, İran savaşı nedeniyle geçici olarak tahliye edilen veya personel sayısı azaltılan diplomatik temsilciliklerin yeniden güçlendirilmesini öngörüyor. Personel artışının planlandığı ülkeler arasında İsrail, Lübnan, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, Umman, Irak ve Kuveyt bulunuyor. Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn’deki ABD diplomatik misyonlarında da personel seviyelerinin artırılması planın parçası olarak yer alıyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, diplomatik misyonlardaki güvenlik durumunun sürekli olarak gözden geçirildiğini açıkladı. Bakanlık, son değerlendirmeler doğrultusunda Ortadoğu’daki bazı temsilciliklerde personel yapılanmasının değiştirildiğini, dış politika hedeflerinin sürdürülmesi ile çalışanların güvenliğinin birlikte gözetildiğini bildirdi.</p>

<h3>İLK DİPLOMATLAR LÜBNAN’A DÖNECEK</h3>

<p>Plan kapsamında ilk personel dönüşünün Lübnan’daki ABD Büyükelçiliğinde gerçekleşmesi bekleniyor. Beyrut’taki diplomatik temsilcilik ilk aşamada tam kapasiteyle çalışmayacak ve personel sayısı belirlenen sınırın altında tutulacak.</p>

<p>Lübnan’daki temsilcilikte personel seviyesinin başlangıçta normal kapasitenin yaklaşık yüzde 85’iyle sınırlandırılması öngörülüyor. Aynı uygulamanın Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ABD diplomatik temsilcilikleri için de geçerli olması planlanıyor.</p>

<h3>İSRAİL, ÜRDÜN VE UMMAN’DA TAM KAPASİTEYE DÖNÜLECEK</h3>

<p>ABD’nin planında İsrail, Ürdün ve Umman’daki diplomatik temsilciliklerin kademeli olarak tam personel kapasitesine dönmesi öngörülüyor. Söz konusu üç ülkedeki büyükelçilikler, savaş nedeniyle uygulanan personel azaltımlarının ardından yeniden normal çalışma düzenine geçirilmesi planlanan temsilcilikler arasında yer alıyor.</p>

<p>İsrail’deki ABD diplomatik personelinin bir bölümü savaş öncesinde tahliye edilmişti. Washington yönetimi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bir gün önce zorunlu olmayan personel ile aile üyelerinin İsrail’den ayrılmasına izin vermişti. İran’ın bölgedeki Amerikan tesislerine yönelik saldırılarının ardından tahliye kararları başka ülkelere de genişletilmişti.</p>

<h3>KÖRFEZ ÜLKELERİNDE PERSONEL SAYISI SINIRLI TUTULACAK</h3>

<p>ABD’nin Körfez bölgesindeki diplomatik temsilcilikleri ise ilk aşamada tam kapasiteye dönmeyecek. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar’daki personel seviyesinin yaklaşık yüzde 85’e çıkarılması planlanırken Irak, Kuveyt ve Bahreyn’deki temsilciliklerin yüzde 75 kapasiteyle çalışması öngörülüyor.</p>

<p>Personel sayısındaki artışa rağmen güvenlik tedbirlerinin tamamı kaldırılmayacak. ABD Dışişleri Bakanlığının Lübnan ve Körfez ülkelerindeki diplomatik personelin aile üyelerini yanlarında getirmesine yönelik kısıtlamaları sürdürmesi planlanıyor. Söz konusu tedbirler, Washington’un bölgedeki güvenlik riskinin tamamen ortadan kalktığı değerlendirmesinde bulunmadığını gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>IRAK VE KUVEYT’TE DE PERSONEL GERİ DÖNÜYOR</h3>

<p>Irak ve Kuveyt, İran savaşı sırasında ABD diplomatik temsilciliklerinin güvenlik durumunun en fazla değiştiği ülkeler arasında yer aldı. İran’ın çatışmalar sırasında bölgedeki ABD varlıklarına yönelik saldırılarının ardından Washington, her iki ülkede de personel azaltımına gitmişti. Yeni düzenlemeyle Irak ve Kuveyt’teki diplomatik kadroların yeniden artırılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Kuveyt’teki ABD Büyükelçiliği mart ayında faaliyetlerini büyük ölçüde durdurmuş, acil konsolosluk hizmetlerine haziran sonunda yeniden başlamıştı. Yeni personel planında Kuveyt’teki temsilciliğin normal kapasitenin yüzde 75’ine kadar çıkarılması öngörülüyor.</p>

<h3>“SAVAŞIN SONA ERME SÜRECİNE GİRDİĞİNE İNANIYORLAR”</h3>

<p>ABD’nin eski İsrail Büyükelçisi Dan Shapiro, diplomatik personelin yeniden görev yerlerine gönderilmesinin Washington yönetiminin savaşın seyrine ilişkin değerlendirmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Shapiro, kısmen tahliye edilen diplomatik misyonlara personelin geri gönderilmesinin, yönetimin savaşın sona erme sürecine girdiğini düşündüğüne işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>Eski ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı John R. Bass ise aile üyelerine yönelik kısıtlamaların devam etmesine dikkat çekti. Bass, söz konusu sınırlamaların Washington’un güvenlik riskini önceki aylara göre daha düşük gördüğünü ancak savaş öncesindeki normal seviyeye dönüldüğü değerlendirmesinde bulunmadığını gösterdiğini ifade etti.</p>

<h3>İRAN İLE MÜZAKERELER ÇIKMAZDA</h3>

<p>Diplomatik personelin bölgeye geri gönderilmesi kararı, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin sonuçsuz kaldığı bir dönemde alındı. Taraflar arasındaki görüşmelerde kalıcı bir siyasi uzlaşmaya ulaşılamazken Washington yönetimi İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya yönelik yeni adımlar da açıkladı.</p>

<p>Personel dönüşü nedeniyle savaşın tamamen sona erdiği yönünde resmi bir açıklama yapılmadı. Eski ABD’li diplomat Robert Danin, büyükelçilik personelinin geri getirilmesinin Washington’un ilerleyen dönemde İran’a yönelik yeniden askeri adım atmasını engellemediğini söyledi. Danin, ABD’nin daha önce diplomatlarını tahliye ettiğini ve gerekli görülmesi halinde aynı işlemin yeniden gerçekleştirilebileceğini belirtti.</p>

<h3>TAHLİYELER ŞUBAT AYINDA BAŞLAMIŞTI</h3>

<p>ABD’nin diplomatik personel azaltımı, İran savaşının başlamasından hemen önce devreye alınmıştı. Washington, şubat sonunda İsrail’de görev yapan zorunlu olmayan çalışanlar ve aile üyelerinin ülkeden ayrılmasına izin verdi. İran’ın savaş sırasında Suudi Arabistan, Kuveyt, Irak ve bölgedeki diğer ABD hedeflerine yönelik saldırılar gerçekleştirmesinin ardından güvenlik tedbirleri genişletildi.</p>

<p>Diplomatların bir bölümü temsilciliklerden tahliye edilirken bazı ülkelerde çalışanların görevlerini evlerinden sürdürmeleri kararlaştırıldı. Büyükelçiliklerdeki personel seviyeleri de güvenlik durumuna göre azaltıldı. Ağustos sonunda açıklanan yeni plan, söz konusu uygulamaların kademeli biçimde geri alınmasını içeriyor.</p>

<h3>ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI GÜVENLİK DEĞERLENDİRMESİNİ SÜRDÜRÜYOR</h3>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, Ortadoğu’daki personel düzenlemesinin sabit bir takvimden ziyade güvenlik değerlendirmelerine bağlı olarak yürütüldüğünü bildirdi. Bakanlık, dünya genelindeki diplomatik misyonların güvenlik durumunun sürekli incelendiğini ve personel sayısının elde edilen son bilgiler doğrultusunda belirlendiğini açıkladı.</p>

<p>İlk aşamada bazı temsilciliklerin yüzde 75 veya yüzde 85 personel kapasitesiyle çalışacak olması ve aile üyelerine ilişkin kısıtlamaların korunması, olağanüstü tedbirlerin tamamen sona ermediğini ortaya koyuyor. İsrail, Ürdün ve Umman’daki temsilciliklerin ise plan tamamlandığında tam kapasiteyle çalışması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/yeni-bir-savas-riskinin-azaldigini-gosteren-hamle</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-elcilik.jpg" type="image/jpeg" length="82534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mazlum Abdi alınan tarihi kararı Şam'da açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/mazlum-abdi-alinan-tarihi-karari-samda-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/mazlum-abdi-alinan-tarihi-karari-samda-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDG Komutanı Mazlum Abdi, Şam’daki Halk Sarayı’nda yaptığı açıklamada Suriye Demokratik Güçleri’nin bağımsız askeri yapı olarak misyonunun sona erdiğini ve örgütün feshedildiğini duyurdu. Abdi, askeri birliklerin Suriye ordusuna, sivil yapıların ise devlet kurumlarına tamamen entegre edildiğini açıkladı. ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack gelişmeyi “tarihi” olarak nitelendirerek, “Tek ordu, tek hükümet ve tek devlet” mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de uzun süredir devam eden SDG’nin merkezi yönetime entegrasyonu sürecinde kritik aşamaya gelindi. SDG Komutanı Mazlum Abdi, 25 Ağustos 2026’da başkent Şam’daki Halk Sarayı’nda yaptığı açıklamayla Suriye Demokratik Güçleri’nin bağımsız askeri bir yapı olarak feshedildiğini ilan etti. Suriye yönetimi ile yapılan anlaşmaların ardından askeri birliklerin Suriye ordusuna, SDG’ye bağlı sivil kurumların ise merkezi devlet yapısına katılmasıyla birlikte örgütün bağımsız yapısı sona erdi. Reuters ve Associated Press de fesih kararını, SDG’nin Suriye ordusuyla birleşmesinin ardından bağımsız operasyonlarının sona ermesi olarak aktardı.</p>

<h3>MAZLUM ABDİ ŞAM’DA FESİH KARARINI AÇIKLADI</h3>

<p>Mazlum Abdi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yürütülen anlaşma ve entegrasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Halk Sarayı’nda kameraların karşısına geçti. Abdi, SDG’nin bağımsız askeri güç olarak görevini sona erdirdiğini ve yapının feshedildiğini açıkladı. Anadolu Ajansı’nın aktardığı açıklamada Abdi, Suriye ordusundaki tugaylara entegrasyonun tamamlanmasının ardından söz konusu kararın alındığını belirtti.</p>

<p>Abdi, Suriye’de yeni dönemin merkezi devlet kurumları altında yürütüleceğini belirtirken, entegrasyonun yalnızca askeri unsurlarla sınırlı olmadığını ifade etti. SDG’ye bağlı sivil yapıların da Suriye devlet kurumlarına dahil edilmesiyle kuzeydoğudaki ayrı idari ve askeri yapılanmanın sona ermesi amaçlandı.</p>

<h3>“SDG’NİN MİSYONU SONA ERDİ”</h3>

<p>Abdi açıklamasında, “Bugün Suriye Demokratik Güçleri’nin misyonunun sona erdiğini duyuruyor ve bağımsız bir askeri güç olarak feshedildiğini ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklamayla birlikte SDG’nin yıllardır sürdürdüğü bağımsız askeri komuta yapısı resmen sona ermiş oldu.</p>

<p>Reuters’ın haberine göre SDG, daha önce Suriye’nin kuzey ve doğusunda geniş bir bölgeyi kontrol ediyor ve ABD’nin DEAŞ’a karşı sahadaki başlıca ortaklarından biri olarak faaliyet gösteriyordu. 2026 yılı içinde Şam yönetiminin yürüttüğü askeri operasyonlar ve ardından yapılan anlaşmalarla örgütün kontrolündeki bölgelerin büyük bölümü merkezi yönetime geçti.</p>

<h3>SURİYE ORDUSUNA ENTEGRASYON TAMAMLANDI</h3>

<p>Fesih kararının temelini SDG’ye bağlı silahlı unsurların Suriye ordusuna dahil edilmesi oluşturdu. Abdi, açıklamasından birkaç gün önce askeri entegrasyon sürecinin tamamlandığını bildirmişti. 25 Ağustos’taki açıklamayla birlikte bağımsız komuta yapısının da sona erdiği duyuruldu.</p>

<p>Suriye yönetimi ile SDG arasında yapılan son düzenlemeler kapsamında askeri birliklerin Savunma Bakanlığı bünyesine dahil edilmesi kararlaştırılmıştı. Reuters, YPG’nin SDG’nin ana askeri unsurlarından biri olduğunu ve YPG komutanlarından Sipan Hamo’nun mart ayında Suriye’nin doğu bölgesinden sorumlu savunma bakan yardımcılığı görevine getirildiğini aktardı.</p>

<h3>BARRACK: “TEK ORDU, TEK HÜKÜMET VE TEK DEVLET”</h3>

<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da SDG’nin feshedilmesi ve Suriye devlet yapısına entegrasyonuna ilişkin açıklama yaptı. Barrack, gelişmeyi “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Barrack, sosyal medya paylaşımında eski ayrılıkların ortak bir siyasi hedefe dönüştüğünü belirterek entegrasyonun kazananlar ve kaybedenler üzerinden değil Suriye’nin egemen yapısının güçlendirilmesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Barrack mesajını “Tek ordu, tek hükümet ve tek devlet” ifadeleriyle tamamladı.</p>

<h3>SÜRECİN TEMELİ 10 MART 2025’TE ATILDI</h3>

<p>SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyon süreci 10 Mart 2025 tarihinde Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Mazlum Abdi arasında imzalanan anlaşmayla resmiyet kazandı. Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan sekiz maddelik mutabakat, kuzeydoğu Suriye’deki bütün sivil ve askeri kurumların merkezi devlet yönetimine dahil edilmesini öngörüyordu.</p>

<p>Anlaşmada sınır kapıları, havaalanları ile petrol ve doğal gaz sahalarının da Suriye devletinin kontrolüne bırakılması kararlaştırılmıştı. Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edilmesi, vatandaşlık ve anayasal haklarının güvence altına alınması, ülke genelinde ateşkes sağlanması ve bölünme çağrılarının reddedilmesi de mutabakat maddeleri arasında yer aldı.</p>

<h3>10 MART ANLAŞMASI 2025 SONUNA KADAR TAMAMLANACAKTI</h3>

<p>10 Mart mutabakatında oluşturulacak yürütme komitelerinin anlaşmayı 2025 yılı sonuna kadar uygulaması öngörülmüştü. Ancak süreç planlanan takvim içerisinde tamamlanamadı. Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın değerlendirmesine göre 2025 yılı sonunda entegrasyon anlaşmasının önemli bölümleri henüz hayata geçirilmemişti.</p>

<p>2026’nın başında Şam yönetimi ile SDG güçleri arasında yeniden çatışmalar yaşandı. Ocak ayında başlayan askeri operasyonlarla Suriye yönetimi Rakka ve Deyrizor başta olmak üzere daha önce SDG kontrolünde bulunan bölgelerde ilerleme sağladı. Çatışmaların ardından yeni ateşkes ve entegrasyon anlaşmaları gündeme geldi.</p>

<h3>OCAK AYINDA YENİ ENTEGRASYON ANLAŞMASI YAPILDI</h3>

<p>Suriye yönetimi ile SDG arasında 29 Ocak 2026’da yeni bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma ateşkesin sürdürülmesini ve SDG’nin Suriye devlet kurumlarına aşamalı olarak entegre edilmesini içeriyordu. 25 Ağustos’taki fesih açıklaması, söz konusu entegrasyon planının askeri yapı açısından tamamlandığının ilanı oldu.</p>

<p>Reuters’ın aktardığı bilgilere göre ocak ayında Şam güçlerinin SDG kontrolündeki bölgelere yönelik hızlı ilerleyişi, yeni anlaşmanın yapılmasında etkili oldu. Takip eden aylarda askeri birliklerin Suriye ordusu içerisinde yeniden yapılandırılması için görüşmeler sürdürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PETROL SAHALARI VE SINIR KAPILARI ŞAM’IN KONTROLÜNE GEÇTİ</h3>

<p>Entegrasyon anlaşmalarının önemli maddelerinden biri kuzeydoğu Suriye’de bulunan stratejik ekonomik ve idari noktaların merkezi yönetime devredilmesiydi. 10 Mart 2025 anlaşması sınır kapıları, havaalanları, petrol ve doğal gaz sahalarının Suriye devlet kurumları altında birleştirilmesini açık biçimde öngörüyordu.</p>

<p>Söz konusu düzenleme, SDG’nin yalnızca askeri bağımsızlığının değil kuzeydoğudaki ayrı idari yapısının da sona erdirilmesini amaçladı. 25 Ağustos’taki açıklamada askeri ve sivil kurumların Suriye devlet yapısıyla bütünleştiğinin duyurulmasıyla mutabakatın temel hedeflerinden biri tamamlanmış oldu.</p>

<h3>TÜRKİYE SDG/YPG’NİN TASFİYESİNİ İSTİYORDU</h3>

<p>Türkiye, SDG’nin ana askeri unsurunu oluşturan YPG’yi PKK’nın Suriye uzantısı olarak kabul ediyor ve yapının ayrı bir silahlı güç olarak varlığını sürdürmesine karşı çıkıyordu. Ankara, Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması için SDG/YPG unsurlarının silah bırakması ve merkezi devlet yapısına dahil edilmesi gerektiğini uzun süredir dile getiriyordu.</p>

<p>Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da yakın dönemde yaptığı açıklamalarda SDG ve PKK/YPG unsurlarının Türkiye, Suriye ve Irak genelinde tasfiye edilmesinin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından gerekli olduğunu belirtmişti. Ankara’nın yaklaşımında Suriye’de ayrı bir askeri veya siyasi yapılanmanın devam etmemesi ve güvenlik yapısının merkezi hükümet altında birleşmesi öne çıkıyordu.</p>

<h3>PKK DA 2025’TE FESİH KARARI ALMIŞTI</h3>

<p>SDG’nin fesih kararı, PKK’nın 2025 yılında aldığı örgütsel fesih kararından yaklaşık bir yıl sonra geldi. Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından PKK, 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde düzenlediği kongrede örgütsel yapısını feshetme ve silahlı faaliyetlerini sona erdirme kararı aldığını duyurmuştu.</p>

<p>Türkiye, PKK’nın fesih sürecinin Suriye’deki YPG ve SDG yapılanmalarını da kapsaması gerektiğini savunmuştu. SDG’nin 25 Ağustos 2026 tarihli kararıyla Suriye’deki bağımsız askeri yapılanmanın sona erdiği açıklanırken, silahlı unsurların Suriye ordusu içerisindeki yeni statüsü uygulama sürecinin parçası haline geldi.</p>

<h3>ŞAM YÖNETİMİ ÜLKEDE TEK MERKEZİ YAPI HEDEFLİYOR</h3>

<p>Suriye’de Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından kurulan yeni yönetim, farklı silahlı grupların merkezi devlet yapısına dahil edilmesini temel hedeflerden biri olarak belirledi. Ahmed Şara yönetimi, ülkenin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren askeri yapıların Savunma Bakanlığı bünyesinde birleştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttü.</p>

<p>SDG’nin feshi, kuzeydoğu Suriye’de bağımsız askeri komuta yapısının sona ermesi açısından söz konusu sürecin en önemli aşamalarından biri oldu. ABD temsilcisi Barrack’ın “tek ordu, tek hükümet ve tek devlet” mesajı da Washington’un merkezi Suriye devlet yapısına yönelik yaklaşımını yansıttı.</p>

<h3>SDG’NİN BAĞIMSIZ ASKERİ VARLIĞI SONA ERDİ</h3>

<p>25 Ağustos 2026’daki açıklamayla SDG’nin bağımsız askeri güç olarak faaliyet dönemi resmen sona erdi. Mazlum Abdi’nin Şam’daki Halk Sarayı’ndan yaptığı duyuru, askeri birliklerin Suriye ordusuna katılmasıyla birlikte örgütsel yapının feshedildiğini teyit etti.</p>

<p>Suriye yönetiminin bundan sonraki süreçte eski SDG unsurlarının ordu içindeki komuta yapısını, kuzeydoğudaki sivil yönetimin merkezi kurumlara geçişini ve bölgedeki idari düzenlemeleri yürütmesi öngörülüyor. Fesih kararıyla birlikte SDG adı altında bağımsız bir askeri gücün faaliyet göstermeyeceği açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/mazlum-abdi-alinan-tarihi-karari-samda-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-suriye-1.jpg" type="image/jpeg" length="81920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: Hürmüz'deki bütün mayınları temizledik]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuzdeki-butun-mayinlari-temizledik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuzdeki-butun-mayinlari-temizledik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşın başlamasının ardından deniz trafiğinin önündeki en büyük güvenlik sorunlarından birine dönüşen Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların tamamının kaldırıldığını veya imha edildiğini açıkladı. ABD Donanması tarafından bilgilendirildiğini belirten Trump, İran’a yeni mayın döşeyen gemi veya teknelerin imha edileceği mesajının iletildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı aylar boyunca deniz mayınları, gemilere yönelik saldırılar ve askeri tehditlerle gündeme geldi. Mart ayında İran’ın boğaza mayın döşediğine ilişkin haberlerle başlayan kriz, ABD’nin mayın döşeme kapasitesine sahip İran gemilerini hedef alması, mayın temizleme operasyonlarına hazırlanması ve Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün alternatif geçiş koridorları oluşturmasıyla devam etti. ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada uluslararası sulardaki bütün mayınların kaldırıldığını veya imha edildiğini duyurdu.</p>

<h3>MAYIN KRİZİ SAVAŞIN ARDINDAN BAŞLADI</h3>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 28 Şubat 2026’da başlarken, Hürmüz Boğazı kısa sürede çatışmanın deniz ticaretine yansıdığı başlıca bölgelerden biri haline geldi. Uluslararası Denizcilik Örgütü, haziran ayında yaptığı açıklamada çatışmaların başladığı 28 Şubat’tan itibaren Hürmüz Boğazı ve çevresindeki uluslararası deniz taşımacılığına yönelik en az 46 saldırıyı doğruladığını bildirdi.</p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’na deniz mayınları yerleştirdiğine ilişkin ilk önemli bilgiler mart ayında gündeme geldi. Reuters’a konuşan konu hakkında bilgi sahibi iki kaynak, 11 Mart’ta İran’ın boğaza yaklaşık 12 deniz mayını döşediğini bildirdi. Kaynaklardan biri mayınların büyük bölümünün yerlerinin bilindiğini, ancak ABD’nin bunlara karşı nasıl hareket edeceğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p>

<h3>ABD 16 İRAN MAYIN GEMİSİNİ İMHA ETTİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Mayın iddialarının gündeme geldiği dönemde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da İran’ın denize mayın döşeme kapasitesini hedef alan operasyonlar gerçekleştirdi. CENTCOM, 10 Mart 2026’da Hürmüz Boğazı çevresinde İran’a ait 16 mayın döşeme gemisinin imha edildiğini açıkladı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da aynı dönemde İran’a Hürmüz Boğazı’na yerleştirilen mayınların kaldırılması çağrısında bulundu. Trump, İran’ın yeni mayın döşemesi halinde karşılık verileceğini belirtirken Washington yönetimi, deniz yolunun uluslararası ticarete yeniden açılması amacıyla askeri ve teknik seçenekleri değerlendirmeye başladı.</p>

<h3>ABD NİSAN AYINDA MAYIN TEMİZLİĞİNE YÖNELDİ</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasının önündeki başlıca sorunlardan biri mayın tehdidi olurken, ABD nisan ayında doğrudan temizleme çalışmalarına yöneldi. Reuters’ın 11 Nisan tarihli haberine göre Trump, İran tarafından boğaza bırakıldığını söylediği mayınların imha edilmesi için çalışma başlatılacağını açıkladı.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da 11 Nisan’da Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesine yönelik koşulların oluşturulmaya başlandığını bildirdi. Operasyonlarda ABD Donanması unsurları ile mayın tespit ve temizleme kapasitesine sahip sistemlerin kullanılmasına yönelik hazırlıklar yürütüldü.</p>

<h3>HAZİRANDA MAYIN SAYISI 80’E KADAR ÇIKTI</h3>

<p>Mart ayında yaklaşık 12 mayından söz edilirken ilerleyen aylarda boğazdaki tehdidin çok daha geniş bir alana yayıldığına ilişkin bilgiler ortaya çıktı. Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün haziran sonunda yaptığı değerlendirmelerde, Hürmüz Boğazı’nın tarihi ana denizcilik rotalarında yaklaşık 80 mayının bulunduğu tahmin edildi.</p>

<p>Yaklaşık 80 patlayıcı mayının boğazın merkezindeki geleneksel geçiş güzergahını kullanılamaz hale getirdiği bildirildi. Gemilerin İran ve Umman kıyılarına daha yakın iki alternatif koridor üzerinden geçirilmesi için ayrı rotalar oluşturuldu. IMO’nun yürüttüğü plan, bölgede bekleyen gemilerin kontrollü şekilde tahliyesini amaçladı.</p>

<h3>500’DEN FAZLA GEMİ BÖLGEDE BEKLİYORDU</h3>

<p>IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, 26 Haziran’da yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndaki tahliye çalışmalarının yeniden başlatılması için İran, Umman ve ABD başta olmak üzere ilgili taraflardan güvenlik garantileri sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Operasyon askıya alınmadan önce yaklaşık 115 gemi ve 2 bin 500 denizcinin güvenli şekilde boğazdan geçtiği açıklandı.</p>

<p>Aynı dönemde 500’den fazla geminin bölgede geçiş için beklediği ve tamamının tahliye edilmesinin birkaç hafta sürebileceği belirtildi. IMO, 23 Haziran’da açıkladığı ilk kapsamlı tahliye planında bölgede yaklaşık 11 bin denizcinin mahsur kaldığını bildirmişti.</p>

<h3>UMMAN ÜZERİNDEN ALTERNATİF GEÇİŞ KORİDORU OLUŞTURULDU</h3>

<p>Mayın tehdidi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın normal trafik ayrım düzeni güvenli kabul edilmezken, gemilerin farklı koridorlara yönlendirilmesi gündeme geldi. IMO ve Umman tarafından hazırlanan sistem kapsamında biri Umman kıyılarına, diğeri İran kıyılarına yakın iki geçiş güzergahı kullanıldı.</p>

<p>Umman tarafından yayımlanan denizcilik bildirimlerinde geleneksel ana güzergahın güvenli olmadığı belirtilirken, kontrollü tahliye ve kademeli geçiş sistemi uygulandı. Haziran ayında bölgede bir mayının doğrulandığına ilişkin bilgiler de denizcilik sektörüne yapılan güvenlik bildirimlerine yansıdı.</p>

<h3>IMO GÜVENLİ GEÇİŞ OLMADIĞINI DUYURMUŞTU</h3>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü, 9 Haziran’da Hürmüz Boğazı’ndaki koşullara ilişkin yayımladığı açıklamada güvenilir güvenlik garantilerinin bulunmadığını ve güvenli geçişin sağlandığının kabul edilemeyeceğini duyurdu. IMO Genel Sekreteri Dominguez, gemi kaptanları ve işletmecilerden bölgedeki riskleri dikkate almalarını istedi.</p>

<p>Mayınların yanı sıra ticari gemilere yönelik saldırılar da deniz taşımacılığı üzerinde baskı oluşturdu. IMO, 11 Haziran’a kadar Hürmüz Boğazı ve çevresinde 46 saldırıyı doğrularken söz konusu olaylarda 14 denizcinin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>

<h3>TAHLİYE PLANI GEMİ SALDIRISININ ARDINDAN DURDURULDU</h3>

<p>IMO’nun haziran ayında başlattığı tahliye operasyonu, 25 Haziran’da Umman Körfezi’nde bir geminin saldırıya uğramasının ardından geçici olarak durduruldu. Genel Sekreter Dominguez, tahliye listesindeki gemilerin ve bölgedeki diğer deniz araçlarının güvenliğinin yeniden teyit edilmesi amacıyla operasyonun askıya alındığını açıkladı.</p>

<p>Saldırıya uğrayan geminin IMO’nun tahliye sistemi kapsamında hareket etmediği belirtilirken, organizasyon denizcilerin güvenliğini öncelikli gerekçe göstererek kontrollü geçişleri yeniden değerlendirmeye aldı. Tahliye çalışmalarının devam edebilmesi için bölge ülkeleri ve çatışmanın taraflarıyla yeni güvenlik görüşmeleri yürütüldü.</p>

<h3>DENİZ TRAFİĞİ SAVAŞ ÖNCESİ SEVİYELERE DÖNMEDİ</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki kontrollü geçişlerin başlamasına rağmen ticari deniz trafiği takip eden aylarda savaş öncesindeki düzeyine dönemedi. Mayın riski, gemilere yönelik saldırılar ve bölgedeki askeri hareketlilik özellikle petrol tankerleri ve diğer ticari gemilerin geçişlerinde sınırlamalara neden oldu.</p>

<p>Reuters’ın 18 Ağustos tarihli haberinde boğazdaki tanker trafiğinin savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kaldığı ve İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı’nın statüsüne ilişkin karşılıklı açıklamaların sürdüğü bildirildi. İran boğazın kapalı olduğunu savunurken Trump yönetimi geçişlerin sürdüğünü ve güzergahın işletildiğini belirtiyordu.</p>

<h3>TRUMP 25 AĞUSTOS’TA MAYINLARIN TEMİZLENDİĞİNİ DUYURDU</h3>

<p>Aylar süren mayın tehdidinin ardından ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ağustos 2026’da Hürmüz Boğazı’ndaki temizlik çalışmalarına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Trump, ABD Donanmasının kendisini bilgilendirdiğini belirterek boğazın uluslararası sularında bulunan bütün mayınların kaldırıldığını veya patlatılarak imha edildiğini açıkladı.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, mart ayından itibaren Hürmüz Boğazı’nın ana geçiş güzergahlarını etkileyen mayın krizinde Washington yönetiminin mayın temizliği açısından operasyonun tamamlandığını ilan etmesi anlamına geldi. Trump’ın açıklamasında ticari gemi trafiğinin hangi takvimle savaş öncesindeki seviyelere döneceğine ilişkin ayrıntı yer almadı.</p>

<h3>İRAN’A “YENİ MAYIN DÖŞEMEYİN” UYARISI</h3>

<p>Donald Trump, mayınların temizlendiği açıklamasının yanında İran’a yönelik yeni bir uyarıda da bulundu. ABD Başkanı, İran’ın Hürmüz Boğazı’na yeniden mayın bırakan herhangi bir gemi veya teknenin “derhal ve sistematik biçimde” imha edileceği konusunda bilgilendirildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump ayrıca mayın döşenmesine karşı “sıfır tolerans” politikasının yürürlükte olduğunu açıkladı. ABD Başkanı, Washington’un Hürmüz Boğazı’nı gözetlemeye devam edeceğini belirtti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ TİCARETİNDE KRİTİK KONUMDA</h3>

<p>İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve doğal gaz üreticilerini açık denizlere bağlayan stratejik geçiş noktası konumunda bulunuyor. Savaş öncesinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri söz konusu güzergah üzerinden taşınıyordu.</p>

<p>Mayınların ve askeri çatışmaların boğazdaki trafiği sınırlandırması, enerji sevkiyatları ve uluslararası deniz ticareti üzerinde doğrudan etki oluşturdu. ABD Donanmasının bütün mayınların temizlendiğini açıklamasıyla deniz mayınlarına ilişkin tehdit açısından yeni bir aşamaya geçilirken, bölgedeki askeri riskler ve ticari gemilere yönelik güvenlik tedbirleri gündemde kalmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuzdeki-butun-mayinlari-temizledik</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/10587.jpg" type="image/jpeg" length="70492"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin'den ABD'nin İran yaptırımlarına ilk cevap: BMGK dışındaki kararlar geçersiz]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cinden-abdnin-iran-yaptirimlarina-ilk-cevap-bmgk-disindaki-kararlar-gecersiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cinden-abdnin-iran-yaptirimlarina-ilk-cevap-bmgk-disindaki-kararlar-gecersiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin İran’ı küresel finans sisteminden izole etmeyi hedefleyen yeni ekonomik yaptırım hamlesine Çin’den tepki geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, tek taraflı yaptırımlara karşı olduklarını belirterek ekonomik savaş ve azami baskının çatışmayı daha da tırmandıracağını söyledi. Pekin yönetiminin İran ile iş birliğinin uluslararası hukuka uygun olduğunu vurgulayan Lin, Çin’in hak ve çıkarlarını korumak için gerekli tüm önlemleri alacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artıran yeni yaptırım hamlesi Washington-Pekin hattında da karşılık buldu. ABD yönetiminin İran’ın küresel finans sistemiyle bağlantılarını kesmeyi ve ülkenin ekonomik gelir kaynaklarını sınırlamayı amaçlayan yeni yaptırımlarının ardından Çin Dışişleri Bakanlığı açıklama yaptı. İran’ın en önemli ekonomik ortaklarından biri ve İran petrolünün en büyük alıcısı konumundaki Çin, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına karşı olduğunu bir kez daha bildirirken, Washington’un İran ile ticaret yapan üçüncü ülkelere yönelik baskısına da karşı çıktı.</p>

<h3>ÇİN’DEN ABD’NİN İRAN YAPTIRIMLARINA TEPKİ</h3>

<p>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Pekin’de düzenlenen olağan basın toplantısında ABD’nin İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Lin, Çin’in uluslararası hukukta dayanağı bulunmayan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından yetkilendirilmeyen tek taraflı yaptırımlara karşı tutumunun değişmediğini söyledi. Çinli sözcü, İran ile yürütülen ekonomik ilişkilerin uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleştirildiğini ve üçüncü ülkelerin söz konusu iş birliğine müdahale etmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Lin Jian, ekonomik yaptırımların ve “azami baskı” politikalarının mevcut sorunların çözümüne katkı sağlamayacağını ifade etti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ekonomik savaşın çatışmayı daha fazla tırmandırabileceğini, risklerin başka ülkelere yayılmasına neden olabileceğini ve küresel ekonomik ile finansal düzen üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini dile getirdi.</p>

<h3>“EKONOMİK SAVAŞ VE AZAMİ BASKI ÇÖZÜM DEĞİL”</h3>

<p>Lin Jian, ABD’nin yeni yaptırım politikasına ilişkin açıklamasında ekonomik baskının İran meselesinin çözümü için uygun bir yöntem olmadığını söyledi. Lin, “Ekonomik savaş ve azami baskı taktikleri sorunu çözmeye yardımcı olmayacak” değerlendirmesinde bulunurken, söz konusu adımların çatışmaların tırmanmasına ve diğer ülkelerin meşru ekonomik çıkarlarının zarar görmesine yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Çin yönetimi, İran konusunda gerilimin azaltılmasını ve tarafların yeniden diplomatik müzakere sürecine dönmesini istedi. Lin Jian, mevcut koşullarda önceliğin durumun yatıştırılması ve mümkün olan en kısa sürede diyalog ile müzakere yolunun yeniden açılması olması gerektiğini ifade etti. Pekin yönetimi daha önce de ABD’nin İran’a yönelik yaptırım ve baskılarının Orta Doğu’daki sorunun çözülmesine yardımcı olmayacağını açıklamıştı.</p>

<h3>“GEREKLİ TÜM ÖNLEMLERİ ALACAĞIZ”</h3>

<p>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, ABD’nin yaptırımlarının Çin’in İran ile ekonomik ilişkilerini etkileme ihtimaline ilişkin olarak Pekin yönetiminin kendi haklarını koruyacağını açıkladı. Lin, Çin’in hak ve çıkarlarını kararlılıkla korumak amacıyla gerekli tüm önlemleri alacağını söyledi. Açıklamada söz konusu önlemlerin ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.</p>

<p>Lin Jian ayrıca Çin’in İran ile iş birliğinin uluslararası hukuk çerçevesinde sürdürüldüğünü vurgulayarak, söz konusu ekonomik ilişkilerin engellenmemesi veya baltalanmaması gerektiğini ifade etti. Çin’in gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Lin, Pekin’in tek taraflı yaptırımlara yönelik karşı tutumunu sürdüreceğini bildirdi.</p>

<h3>ABD “EKONOMİK İZOLASYON” HAMLESİNİ DEVREYE ALDI</h3>

<p>Çin’in açıklamasının odağında ABD yönetiminin İran’a karşı başlattığı ve “Operation Economic Outcast” olarak adlandırılan yeni ekonomik izolasyon kampanyası yer aldı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından açıklanan yeni yaptırım paketi, İran’ın küresel finans sistemiyle bağlantılarını daha fazla sınırlandırmayı ve ülkenin ekonomik gelir kanallarını kesmeyi hedefliyor. Yeni yaptırımların yaklaşık 60 kişi, kuruluş ve gemiyi kapsadığı, teknoloji, altın, havacılık, deniz taşımacılığı ve finans bağlantıları gibi farklı alanları hedef aldığı bildirildi.</p>

<p>Bessent, ABD’nin hedefinin İran yönetimini ayakta tuttuğunu belirttiği ekonomik bağlantıları kesmek olduğunu söyledi. Washington yönetimi yalnızca İran’daki aktörleri değil, İran ekonomisine finansal veya ticari destek sağlayabilecek üçüncü ülkelerdeki şirketleri ve kuruluşları da yaptırım baskısının kapsamına almaya yönelik mesajlar verdi.</p>

<h3>WASHINGTON’DAN ÇİN’E İRAN MESAJI</h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın ekonomik olarak izole edilmesine yönelik yeni politika kapsamında Çin’e de mesaj verdi. Bessent, ABD’nin müttefikleri ile rakiplerinden İran’a yönelik ekonomik baskıya katılmalarını beklediğini belirtirken, İran ekonomisine destek sağlayan ülkelerin Washington’un yaptırımlarıyla karşılaşabileceğine işaret etti. Çin ile yürütülen görüşmelere ilişkin ayrıntı vermeyen Bessent, Pekin’in ABD’nin İran politikasına uyum sağlamasını istedi.</p>

<p>ABD’nin son yaptırım paketinde büyük Çin finans kuruluşlarının doğrudan hedef alınmaması dikkati çekti. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Washington yönetimi, Çin ile devam eden temasları bozabilecek veya Pekin’in karşı adımlar atmasına yol açabilecek geniş kapsamlı bir yaptırım hamlesinden kaçınırken, İran’ın uluslararası ekonomik bağlantılarını hedefleyen yaptırımları genişletti.</p>

<h3>İRAN PETROLÜNDE ÇİN KRİTİK KONUMDA</h3>

<p>Çin, İran’ın petrol ihracatında en önemli pazar konumunda bulunuyor. İran ham petrolünün önemli bölümü Çinli alıcılara yönelirken, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin merkezinde enerji ticareti yer alıyor. Pekin ile Tahran arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılında 41 milyar doların üzerine çıktığı bildirildi.</p>

<p>ABD yaptırımları daha önce de İran petrolünü Çin’e taşıyan şirketleri, gemileri ve bağlantılı kuruluşları hedef aldı. ABD Hazine Bakanlığı 2026 yılı boyunca İran’ın petrol satışları, gölge bankacılık sistemi ve dış ticaret ağlarına yönelik çok sayıda yaptırım kararı açıklarken, Çin ve Hong Kong merkezli bazı kişi ve şirketler de yaptırım listelerine dahil edildi. ABD Hazine Bakanlığının mayıs ayında açıkladığı bir yaptırım paketinde İran Devrim Muhafızları bağlantılı petrolün Çin’e satışında rol oynadığı belirtilen 12 kişi ve kuruluş hedef alınmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABD İRAN’IN FİNANSAL KANALLARINI HEDEF ALIYOR</h3>

<p>Washington yönetiminin İran’a yönelik ekonomik baskısı yalnızca petrol ihracatıyla sınırlı kalmıyor. ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın yaptırımları aşmak için kullandığını ileri sürdüğü gölge bankacılık ağları, döviz büroları, nakliye şirketleri, finansal aracılar ve dış ticaret bağlantılarına karşı 2026 yılı boyunca art arda yaptırım kararları aldı. ABD yönetimi, İran’ın petrol satışlarından elde ettiği gelirlerin önemli bölümünün Çin yuanı üzerinden gerçekleştiğini ve söz konusu gelirin farklı para birimlerine çevrilmesinde İran bağlantılı döviz ağlarının kullanıldığını belirtiyor.</p>

<p>ABD’nin İran ekonomisine yönelik son hamlesinin ardından Çin yönetimi ise ekonomik ilişkilerinin hukuka uygun olduğu görüşünü korudu. Pekin, Washington’un tek taraflı yaptırımlarını kabul etmediğini bildirirken, İran ile ticari ilişkilerine yönelik müdahalelere karşı Çin’in ekonomik hak ve çıkarlarını korumak amacıyla gerekli önlemleri alacağını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cinden-abdnin-iran-yaptirimlarina-ilk-cevap-bmgk-disindaki-kararlar-gecersiz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-ve-cin-1.jpg" type="image/jpeg" length="14890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriyeliler dönerken tekstil üretimi de Suriye’ye yöneldi: Suriye’de ilk Türk fabrikası açıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeliler-donerken-tekstil-uretimi-de-suriyeye-yoneldi-suriyede-ilk-turk-fabrikasi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeliler-donerken-tekstil-uretimi-de-suriyeye-yoneldi-suriyede-ilk-turk-fabrikasi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de artan maliyet, pazar kaybı ve istihdam daralmasıyla mücadele eden hazır giyim ve tekstil sektörünün Suriye’ye yönelik üretim planları somutlaşmaya başladı. LC Waikiki, Halep kırsalındaki El-Rai Sanayi Kenti’nde Suriye’deki ilk fabrikasını açarak üretime geçerken, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin Tel Abyad-Resulayn-Kamışlı hattında planladığı “Suriye Sınır Üretim Havzası” projesinde 250 bin kişilik istihdam ve yıllık 5 milyar dolarlık ihracat hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de hazır giyim ve tekstil sektörünün yüksek üretim maliyetleri, ihracat pazarlarındaki kayıplar ve istihdamdaki daralmaya karşı yeni üretim merkezleri aradığı dönemde Suriye, Türk şirketlerinin yatırım gündemine girdi. Savaş yıllarında önemli bölümünü kaybettiği tekstil ve hazır giyim üretim kapasitesini yeniden oluşturmaya çalışan Suriye’de ilk somut adımlardan biri LC Waikiki’den geldi. Şirket, Halep kırsalında bulunan El-Rai Sanayi Kenti’ndeki fabrikasında üretime başladı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği tarafından hazırlanan daha geniş kapsamlı üretim modeli ise Türkiye sınırına paralel yeni bir sanayi havzasının kurulmasını öngörüyor.</p>

<h3>LC WAIKIKI HALEP KIRSALINDA ÜRETİME BAŞLADI</h3>

<p>LC Waikiki’nin Suriye’de faaliyete geçirdiği ilk üretim tesisi Halep kırsalındaki El-Rai Sanayi Kenti’nde bulunuyor. Fabrikada ilk etapta yaklaşık 150 kişi çalışırken, istihdamın üç yıl içerisinde 1.000 kişiye çıkarılması hedefleniyor. Tesiste üretilecek tekstil ürünlerinin yalnızca Suriye iç pazarında satışa sunulması değil, aynı zamanda farklı ülkelere ihraç edilmesi de planlanıyor.</p>

<p>Şirketin Suriye’ye yönelik adımı daha önce de gündeme gelmişti. LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, 2024 yılının sonunda yaptığı açıklamada ülkede istikrarın sağlanması halinde yeniden yatırım yapılabileceğini belirtmiş, şirketin daha önce Suriye’de faaliyet gösterdiğini ve üretim seçeneklerinin değerlendirilebileceğini ifade etmişti. El-Rai’de faaliyete geçen fabrika ile şirketin Suriye’deki üretim yatırımı somut hale geldi.</p>

<h3>SURİYE’DE TEKSTİL YATIRIMLARI HIZ KAZANDI</h3>

<p>Suriye, uzun süren savaş sırasında büyük ölçüde zarar gören hazır giyim ve tekstil altyapısını yeniden faaliyete geçirmek amacıyla yerli ve yabancı yatırımcıları üretime çekmeye çalışıyor. 2026 yılının ilk yarısında ülkede tekstil ve hazır giyim alanında 234 yatırım başvurusu yapıldı. LC Waikiki’nin üretime başlamasının yanı sıra başka Türk şirketlerinin de fabrika, tekstil makinesi ve teknoloji yatırımları konusunda temas yürüttüğü bildirildi.</p>

<p>İsparko’nun Suriyeli yatırımcılarla ortaklık kurarak fabrika açma imkanlarını değerlendirdiği, Mikrotx’in yeni tekstil ve iplik fabrikalarına yönelik projeler üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Mersan ve Tumkalıp gibi Türkiye merkezli tekstil makinesi üreticilerinin de Suriye’deki üretim altyapısının yenilenmesine yönelik makine ve teknoloji tedariki konusunda görüşmeler yürüttüğü aktarıldı.</p>

<h3>TGSD’DEN SURİYE SINIR ÜRETİM HAVZASI PROJESİ</h3>

<p>Türkiye’deki hazır giyim sektörünün Suriye’ye yönelik üretim arayışı yalnızca şirketlerin münferit yatırımlarıyla sınırlı kalmıyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği, sektörde artan maliyet baskısı, ihracat pazarlarındaki kayıplar ve istihdam daralmasına karşı “Suriye Sınır Üretim Havzası” adı verilen kapsamlı bir proje hazırladı. Proje daha önce ilgili bakanlıklara sunulurken, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çalışmayı değerlendirmeye aldığı bildirildi.</p>

<p>TGSD tarafından hazırlanan modele göre üretim bölgesinin Suriye’de Tel Abyad-Resulayn-Kamışlı hattında, Türkiye sınırına paralel şekilde oluşturulması planlanıyor. Modelde Türk hazır giyim şirketlerinin daha düşük maliyetli üretim yapabilmesi ve Türkiye’deki sektörün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor. Şirketlerin yönetim yapısının Türk firmalarında kalması ve Suriye’deki tesislerin Türkiye’deki üretim sistemiyle entegre biçimde çalışması öngörülüyor.</p>

<h3>15 MİLYON METREKARELİK ÜRETİM ALANI PLANLANIYOR</h3>

<p>Projeye göre Suriye tarafında oluşturulacak sınır üretim havzasının 99 yıllığına kiralanması planlanıyor. Toplam 15 milyon metrekarelik alana sahip olması öngörülen üretim bölgesinde 7,5 milyon metrekare kapalı alan oluşturulması hedefleniyor. TGSD Başkanı Toygar Narbay, gerekli süreçlerin planlandığı şekilde ilerlemesi halinde projenin dört ila beş yıl içerisinde hayata geçirilebileceğini belirtti.</p>

<p>Üretim havzasının ölçeği istihdam ve ihracat hedeflerine de yansıyor. Projenin orta vadede yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlaması ve yıllık 5 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşması hedefleniyor. İlgili bakanlıkların proje üzerindeki değerlendirmeleri sürerken, TGSD’nin talep edilen ayrıntılı görüş ve ek çalışmaları kamu kurumlarına ilettiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DÜŞÜK MALİYETLİ ÜRETİM SURİYE’DE PLANLANIYOR</h3>

<p>Hazırlanan üretim modelinde sektörün üretim yapısının iki ülke arasında farklı segmentlere ayrılması öngörülüyor. Daha düşük maliyet gerektiren ve fiyat rekabetinin öne çıktığı üretimin Suriye’de gerçekleştirilmesi, daha yüksek katma değerli üretimin ise Türkiye’de devam etmesi planlanıyor. Suriye’deki üretim tesislerinin yönetiminin Türk firmalarında olması ve iki taraftaki üretim zincirlerinin birbirine entegre şekilde faaliyet göstermesi modelin temel unsurları arasında bulunuyor.</p>

<p>Türkiye’deki hazır giyim sektörünün son yıllarda karşılaştığı maliyet artışları, pazar kayıpları ve istihdamdaki gerileme, TGSD’nin sınırın hemen diğer tarafında düşük maliyetli yeni bir üretim merkezi oluşturma önerisinin gerekçeleri arasında yer alıyor. Bakanlıkların incelemesindeki projenin uygulanmasına ilişkin nihai karar ve ayrıntılar ise değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından netleşecek.</p>

<h3>LC WAIKIKI İLE İLK SOMUT ADIM GELDİ</h3>

<p>TGSD’nin geniş ölçekli sınır üretim havzasına ilişkin çalışmalar devam ederken LC Waikiki’nin El-Rai Sanayi Kenti’nde üretime başlaması, Türk hazır giyim şirketlerinin Suriye’deki fabrika yatırımlarında somutlaşan ilk örneklerden biri oldu. İlk aşamada 150 kişinin çalıştığı tesisin üç yıl içinde 1.000 kişilik istihdama ulaşması planlanırken, üretilen ürünlerin Suriye pazarının yanı sıra ihracata da yönlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Suriye tarafında 2026’nın ilk yarısında tekstil ve hazır giyim sektörüne yapılan 234 yatırım başvurusu, Türk şirketlerinin yeni fabrika ve makine yatırımlarına ilişkin temasları ve TGSD’nin 250 bin kişilik istihdam hedefleyen üretim havzası projesi, iki ülke arasındaki tekstil ve hazır giyim üretim zincirinde yeni yatırımların gündeme geldiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeliler-donerken-tekstil-uretimi-de-suriyeye-yoneldi-suriyede-ilk-turk-fabrikasi-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suriyeliler.jpg" type="image/jpeg" length="82291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="64862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="99171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="20191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="34246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="85291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="39236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="12649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="59169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="83116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="10847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="83809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="70656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="69339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="37514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="24915"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="66565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="58434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="94565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="70909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="22123"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
