<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2026 10:48:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bişkek’te liderler zirvesi: Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’a gitti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/biskekte-liderler-zirvesi-cumhurbaskani-erdogan-kirgizistana-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/biskekte-liderler-zirvesi-cumhurbaskani-erdogan-kirgizistana-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e hareket etti. Erdoğan, 1 Eylül’de genişletilmiş formatta düzenlenecek zirve oturumuna hitap edecek ve katılımcı ülkelerin liderleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın 25. yılına denk gelen zirvede küresel ve bölgesel gelişmelerin yanı sıra güvenlik, ekonomi ve iş birliği başlıkları ele alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere 31 Ağustos sabahı Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e hareket etti. Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki heyeti taşıyan özel uçak saat 09.00’da Ankara Havalimanı’ndan havalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Ankara Havalimanı’ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Ankara Valisi Yakup Canbolat ve diğer ilgililer uğurladı. Erdoğan’ın Kırgızistan ziyareti 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerini kapsayacak.</p>

<h3>ZİYARET SADIR CAPAROV’UN DAVETİYLE GERÇEKLEŞİYOR</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bişkek ziyareti, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un daveti üzerine gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ziyaret programına ilişkin açıklamasında Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Bişkek’te bulunacağını bildirdi.</p>

<p>Duran’ın açıklamasına göre Erdoğan, 1 Eylül Salı günü genişletilmiş formatta düzenlenecek zirve oturumuna katılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı gün zirveye katılan devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler de gerçekleştirecek.</p>

<h3>ERDOĞAN 1 EYLÜL’DE ZİRVEYE HİTAP EDECEK</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bişkek programının en önemli bölümünü Şanghay İşbirliği Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi oluşturacak. Erdoğan, Türkiye’nin teşkilatta diyalog ortağı statüsünde bulunması nedeniyle genişletilmiş formatta düzenlenecek oturumda konuşma yapacak.</p>

<p>Zirve oturumunda bölgesel ve küresel gelişmelerin yanı sıra güvenlik, ekonomik ilişkiler ve teşkilat üyeleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik başlıkların ele alınması planlanıyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın resmî hazırlık sürecinde 1 Eylül’de yapılacak Devlet Başkanları Konseyi toplantısı için bir dizi belge ve karar taslağı hazırlandı.</p>

<h3>BİŞKEK’TE YOĞUN LİDERLER DİPLOMASİSİ</h3>

<p>Erdoğan’ın zirve kapsamında farklı ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla bir araya gelmesi planlanıyor. İletişim Başkanlığı tarafından hangi liderlerle görüşüleceğine ilişkin ayrıntılı liste henüz açıklanmazken, programda çok sayıda ikili temasın yer alacağı bildirildi.</p>

<p>Bişkek Zirvesi, Çin, Rusya, İran, Hindistan, Pakistan ve Orta Asya ülkelerinin liderlerini aynı platformda buluşturması nedeniyle de dikkat çekiyor. Küresel güvenlik sorunlarının, Ukrayna savaşının, Orta Doğu’daki gelişmelerin ve büyük güçler arasındaki ekonomik rekabetin sürdüğü bir dönemde yapılacak görüşmeler yakından takip edilecek.</p>

<h3>ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI 25. YILINI KUTLUYOR</h3>

<p>2026 yılı, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın kuruluşunun 25. yılına denk geliyor. Teşkilatın temelleri 1990’lı yıllarda Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın oluşturduğu “Şanghay Beşlisi”ne dayanırken, Özbekistan’ın katılımıyla yapı 2001 yılında Şanghay İşbirliği Teşkilatı adını aldı.</p>

<p>Teşkilatın tam üyeleri arasında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan, İran ve Belarus bulunuyor. Türkiye ise teşkilat bünyesinde diyalog ortağı statüsünde yer alıyor.</p>

<h3>BİŞKEK DEKLARASYONU HAZIRLANDI</h3>

<p>Zirvenin hazırlıkları kapsamında temmuz ayında Kırgızistan’ın Çolpon-Ata kentinde Şanghay İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda “Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın 25. Yılı Bişkek Deklarasyonu” taslağı ile liderler tarafından değerlendirilmesi planlanan çeşitli belgeler üzerinde çalışmalar tamamlandı.</p>

<p>Şanghay İşbirliği Teşkilatı Ulusal Koordinatörler Konseyi de ağustos ayı boyunca zirvenin sonuç belgeleri üzerinde çalıştı. 1 Eylül’de yapılacak Devlet Başkanları Konseyi toplantısında söz konusu belgelerin liderlerin onayına sunulması planlanıyor.</p>

<h3>GÜVENLİK VE EKONOMİ MASADA OLACAK</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın gündeminde bölgesel güvenlik, terörizmle mücadele, ekonomik ilişkiler, ulaştırma, enerji ve ticaret gibi başlıklar bulunuyor. Kırgızistan dönem başkanlığında hazırlanan zirve gündeminde de teşkilatın siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konular yer alıyor.</p>

<p>Uluslararası ve bölgesel gelişmelerin de liderler arasındaki görüşmelerde ele alınması bekleniyor. Dışişleri bakanlarının temmuz ayındaki toplantısında güncel uluslararası ve bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulmuş, teşkilatın gelecekteki faaliyetlerine ilişkin hazırlıklar değerlendirilmişti.</p>

<h3>TÜRKİYE DİYALOG ORTAĞI OLARAK ZİRVEDE</h3>

<p>Türkiye, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın tam üyesi olmamasına rağmen uzun süredir diyalog ortağı statüsüyle teşkilatın toplantılarına katılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı zirvelerinde Türkiye’yi temsil etmiş ve katılımcı liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirmişti.</p>

<p>Bişkek’teki zirvede Türkiye’nin bölgesel iş birliği, ticaret, ulaştırma koridorları ve güvenlik başlıklarındaki yaklaşımının Erdoğan’ın konuşmasında yer alması beklenirken, konuşmanın ayrıntıları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<h3>ERDOĞAN’IN BİŞKEK TEMASLARI 1 EYLÜL’DE YOĞUNLAŞACAK</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kırgızistan ziyaretinin ana diplomatik programı 1 Eylül’de gerçekleştirilecek. Erdoğan, genişletilmiş zirve oturumunda hitap edecek ve liderlerle ikili temaslarda bulunacak.</p>

<p>Zirvenin ardından kabul edilmesi planlanan Bişkek Deklarasyonu ve diğer belgelerle Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın önümüzdeki döneme ilişkin siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki yol haritasının ortaya konulması amaçlanıyor. Erdoğan’ın ikili görüşmelerinin ayrıntılarının da Bişkek’teki temaslar ilerledikçe açıklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/biskekte-liderler-zirvesi-cumhurbaskani-erdogan-kirgizistana-gitti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/erdogan-biskek-4.jpg" type="image/jpeg" length="45480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözler Bişkek'te: Şangay İş Birliği Örgütü liderleri buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/gozler-biskekte-sangay-is-birligi-orgutu-liderleri-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/gozler-biskekte-sangay-is-birligi-orgutu-liderleri-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna savaşı, ABD-İran gerilimi, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Çin ile ABD arasındaki ekonomik rekabet sürerken Şanghay İşbirliği Örgütü liderleri Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bir araya geliyor. 1 Eylül’de yapılacak zirvede Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın aynı masada buluşması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da diyalog ortağı Türkiye’yi temsilen zirveye katılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaşlar, artan askeri gerilimler ve küresel ekonomik rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde Şanghay İşbirliği Örgütü’nün 2026 liderler zirvesi Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenleniyor. Devlet başkanlarının katılacağı ana zirve oturumu 1 Eylül’de gerçekleştirilecek ve toplantıda uluslararası güvenlikten ekonomik iş birliğine, enerji güvenliğinden bölgesel çatışmalara kadar geniş bir gündem ele alınacak.</p>

<p>Zirvenin dikkat çeken yönlerinden biri, son yıllarda Batı ile ilişkilerinde ciddi gerilimler yaşayan Rusya, Çin ve İran’ın liderlerini aynı platformda buluşturacak olması. Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı devam ederken İran ile ABD arasındaki askeri gerilim yeniden yükseldi. Çin ile ABD arasında ise ticaret, teknoloji ve jeopolitik rekabet sürüyor. Şanghay İşbirliği Örgütü resmî olarak herhangi bir ülkeye veya ittifaka karşı kurulmuş bir yapı olmadığını belirtse de Moskova ve Pekin yönetimleri örgüt toplantılarında çok kutuplu dünya düzeni söylemini sık sık gündeme getiriyor.</p>

<h3>Şİ CİNPİNG, PUTİN VE PEZEŞKİYAN AYNI ZİRVEDE</h3>

<p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Bişkek’teki zirveye katılımı teyit edildi. Şi, Kırgızistan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısına katılırken Çin Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerde örgüt içindeki iş birliğinin geliştirilmesinin yanı sıra önemli uluslararası ve bölgesel meselelerin ele alınacağını açıkladı.</p>

<p>Putin ise 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde Kırgızistan’da olacak. Kremlin, Rus liderin zirve kapsamında çeşitli ikili görüşmeler yapacağını duyurdu. Putin’in danışmanı Yuri Uşakov da Rusya Devlet Başkanı’nın Bişkek’te dokuz ayrı ikili görüşme gerçekleştirmesinin planlandığını bildirdi.</p>

<p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da iki günlük program kapsamında Bişkek’e gideceği İran Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklandı. İran, 2023 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü’ne tam üye olmuştu ve son yıllarda hem Rusya ile askeri ve siyasi ilişkilerini hem de Çin ile enerji ve ticaret bağlarını geliştirdi.</p>

<h3>PUTİN İLE PEZEŞKİYAN’IN İKİLİ GÖRÜŞMESİ BEKLENİYOR</h3>

<p>Zirvenin öne çıkan diplomatik temaslarından birinin Vladimir Putin ile Mesud Pezeşkiyan arasında yapılması bekleniyor. Rusya ve İran dışişleri bakanları temmuz ayında yine Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında bir araya gelmişti.</p>

<p>Moskova ile Tahran arasındaki ilişkiler, Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki askeri gelişmeler nedeniyle son yıllarda daha fazla önem kazandı. İran’ın Rusya ile askeri ilişkileri bulunurken Çin, İran’ın en önemli enerji ve ticaret ortakları arasında yer alıyor. Pezeşkiyan’ın Bişkek temaslarında ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel güvenlik başlıklarının da ele alınması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İRAN-ABD GERİLİMİNİN ARDINDAN KRİTİK BULUŞMA</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Zirvesi, İran ile ABD arasındaki askeri gerilimin yeniden yükseldiği günlere denk geldi. ABD’nin İran’ın Larak Adası’ndaki askeri unsurlara yönelik saldırısının ardından İran, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde ABD güçlerinin bulunduğu askeri tesisleri hedef aldığını açıklamıştı.</p>

<p>İran’ın örgütün tam üyelerinden biri olması, Orta Doğu’daki son gelişmeleri de Bişkek toplantısının dikkat çeken gündemlerinden biri haline getiriyor. Şanghay İşbirliği Örgütü’nün mayıs ayında yapılan Güvenlik Konseyleri Sekreterleri toplantısında da Orta Doğu’daki çatışmalar, artan jeopolitik gerilimler, terörizm, aşırıcılık ve siber saldırılar örgütün karşı karşıya bulunduğu temel güvenlik sorunları arasında sıralanmıştı.</p>

<h3>UKRAYNA SAVAŞI SÜRERKEN PUTİN BİŞKEK’TE</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin zirveye Ukrayna savaşının devam ettiği bir dönemde katılıyor. Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkiler savaş nedeniyle ciddi biçimde gerilirken Moskova, son yıllarda Çin, İran, Hindistan ve Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini daha fazla geliştirmeye yöneldi.</p>

<p>Putin geçmiş Şanghay İşbirliği Örgütü zirvelerinde Ukrayna savaşının nedenlerine ilişkin Rusya’nın tezlerini dile getirmiş ve Batılı ülkeleri savaşın ortaya çıkmasında rol oynamakla suçlamıştı. Pekin ise örgüt toplantılarında tek taraflı yaptırımlara, güç siyasetine ve uluslararası ilişkilerde baskı yöntemlerine karşı çıkan mesajlar verdi.</p>

<h3>ÇİN İLE ABD ARASINDA TİCARET GERİLİMİ DE GÜNDEMDE</h3>

<p>Bişkek’teki zirve Çin ile ABD arasındaki ekonomik rekabetin yeniden gündeme geldiği bir döneme de rastlıyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, zirvenin hemen öncesinde Çin’in yaklaşık 1,2 trilyon dolarlık küresel ticaret fazlasını sürdürülemez olarak nitelendirdi ve G20 ülkelerine Çin ile ticaret koşullarını yeniden değerlendirme çağrısı yapacağını açıkladı.</p>

<p>Washington yönetimi Çin ekonomisinin ihracata aşırı bağımlı olduğunu savunurken Pekin, ABD’nin ekonomik ve teknolojik kısıtlamalarına karşı çıkıyor. Çin yönetimi Şanghay İşbirliği Örgütü’nü son yıllarda ekonomik bağlantıların artırılması, ticaret koridorlarının geliştirilmesi ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesi için kullandığı platformlardan biri olarak görüyor.</p>

<h3>ERDOĞAN DA BİŞKEK’E GİDİYOR</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un daveti üzerine 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde Bişkek’te olacak. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Erdoğan’ın 1 Eylül Salı günü genişletilmiş formatta gerçekleştirilecek zirve oturumuna hitap edeceğini ve katılımcı liderlerle ikili görüşmeler yapacağını açıkladı.</p>

<p>Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün tam üyesi değil ancak örgütte “diyalog ortağı” statüsünde bulunuyor. Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan ve Katar da aynı statüyle örgütle bağlantılı ülkeler arasında yer alıyor. Erdoğan’ın zirve sırasında hangi liderlerle ikili görüşme yapacağına ilişkin ayrıntılı program ise henüz açıklanmadı.</p>

<h3>HİNDİSTAN VE PAKİSTAN DA MASADA</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü’nün tam üyeleri arasında yer alan Hindistan ve Pakistan’ın liderlerinin de Bişkek zirvesine katılması bekleniyor. Böylece tarihsel olarak aralarında ciddi siyasi ve güvenlik sorunları bulunan iki Güney Asya ülkesi de aynı zirve masasında temsil edilecek.</p>

<p>Örgütün toplam 10 tam üyesi bulunuyor. Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan’ın oluşturduğu yapı daha sonra Hindistan, Pakistan, İran ve Belarus’un katılımıyla genişledi. Örgüt ayrıca çok sayıda gözlemci ve diyalog ortağı ülkeyle ilişkisini sürdürüyor.</p>

<h3>DÜNYA NÜFUSUNUN YAKLAŞIK YÜZDE 40’INI TEMSİL EDİYOR</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü kendi verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ını ve küresel gayrisafi yurtiçi hasılanın yaklaşık yüzde 25’ini temsil ediyor. Çin ve Hindistan gibi dünyanın en kalabalık ülkelerinin yanı sıra Rusya ve İran gibi büyük enerji üreticilerinin aynı yapı içerisinde yer alması örgütün ekonomik ve jeopolitik ağırlığını artırıyor.</p>

<p>2026 yılı aynı zamanda Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kuruluşunun 25. yılına denk geliyor. Örgütün temelleri Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan arasında kurulan “Şanghay Beşlisi”ne dayanıyor. Özbekistan’ın da katılımıyla örgüt 2001 yılında bugünkü adını aldı.</p>

<h3>ÖRGÜT RESMEN BATI KARŞITI BİR İTTİFAK DEĞİL</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kuruluş belgelerinde yapının başka devletlere veya uluslararası örgütlere karşı oluşturulmuş bir ittifak olmadığı açık biçimde belirtiliyor. Örgüt NATO benzeri ortak savunma yükümlülüğü bulunan bir askeri ittifak niteliği taşımıyor.</p>

<p>Rusya ve Çin liderlerinin son yıllarda zirveleri çok kutuplu dünya düzeni, tek taraflı yaptırımlara karşı çıkış ve Batı merkezli uluslararası sisteme alternatif iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesi yönündeki görüşlerini dile getirmek için kullanması ise örgütün jeopolitik önemini artırdı. Geçen yılki zirvede Putin Ukrayna savaşına ilişkin Batı’yı suçlarken Şi Cinping, ABD ile yaşanan gerilimlere atıfta bulunarak “zorbalık ve yıldırma” olarak nitelediği uygulamalara karşı çıkmıştı.</p>

<h3>BİŞKEK DEKLARASYONU MASADA</h3>

<p>Zirvenin sonunda liderlerin “Şanghay İşbirliği Örgütü’nün 25. Yılı Bişkek Deklarasyonu”nu kabul etmesi planlanıyor. Temmuz ayında Kırgızistan’ın Çolpon-Ata kentinde düzenlenen dışişleri bakanları toplantısında deklarasyon taslağı ve zirvede kabul edilmesi planlanan diğer belgeler üzerinde mutabakat sağlandı.</p>

<p>Hazırlık toplantılarında siyasi ve diplomatik iş birliği, ticaret, ekonomi, enerji, güvenlik, kültür ve insani ilişkilerin geliştirilmesine yönelik belgeler üzerinde de çalışıldı. Şanghay İşbirliği Örgütü Ulusal Koordinatörler Konseyi, ağustos ayı boyunca zirvede liderlere sunulacak nihai belgeleri hazırladı.</p>

<h3>ENERJİ GÜVENLİĞİ ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLARDAN</h3>

<p>Enerji konusu da Bişkek zirvesinin önemli gündemlerinden biri olacak. Şanghay İşbirliği Örgütü enerji bakanları haziran ayında Bişkek’te yaptıkları toplantıda uluslararası enerji piyasalarındaki dalgalanmaları, enerji altyapısının korunmasını ve enerji güvenliğini ele aldı.</p>

<p>Toplantıda örgüt üyeleri arasında bir enerji konsorsiyumu kurulmasına yönelik uzman görüşmelerinin sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Enerji verimliliği ve enerji sistemleri konusunda hazırlanan iki ayrı liderler açıklamasının da Bişkek Zirvesi’nde kabul edilmesi planlanıyor.</p>

<h3>GÜVENLİK, TERÖRİZM VE SİBER SALDIRILAR DA GÜNDEMDE</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü kurulduğu ilk yıllardan itibaren bölgesel güvenlik, terörizm, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla mücadeleyi temel faaliyet alanlarından biri olarak belirledi. Son yıllarda gündeme organize suçlar, uyuşturucu kaçakçılığı ve siber güvenlik başlıkları da eklendi.</p>

<p>Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, mayıs ayında üye ülkelerin güvenlik konseyi sekreterleriyle yaptığı toplantıda artan jeopolitik gerilimlere ve Orta Doğu’daki çatışmalara özellikle dikkat çekti. Caparov, uluslararası anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesini desteklediklerini ve en zor diyaloğun dahi silahlı çatışmaya tercih edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>BİŞKEK’TE YOĞUN LİDERLER DİPLOMASİSİ</h3>

<p>Zirvenin resmi gündeminin yanında Bişkek’te yapılacak ikili lider görüşmeleri de yakından izlenecek. Putin’in dokuz ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanırken İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Rus liderin de bir araya gelmesi bekleniyor. Erdoğan’ın da zirveye katılan devlet ve hükümet başkanlarıyla çeşitli görüşmeler gerçekleştireceği açıklandı.</p>

<p>Çin, Rusya ve İran liderlerinin savaş ve gerilimlerin sürdüğü bir dönemde aynı zirvede bulunması, toplantının uluslararası gündemdeki ağırlığını artırıyor. Bişkek’te yapılacak görüşmelerin ardından kabul edilecek deklarasyonlar ve liderlerin vereceği mesajlar, örgütün küresel krizler karşısında ortaya koyacağı ortak tutumun çerçevesini gösterecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/gozler-biskekte-sangay-is-birligi-orgutu-liderleri-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/sangay-is-birligi-orgutu.jpg" type="image/jpeg" length="81458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'ye misilleme: Ürdün ve BAE üsleri vuruldu, İHA düşürüldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuz-bogazinda-abdye-ait-mq-9-reaper-ihayi-dusurdugunu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuz-bogazinda-abdye-ait-mq-9-reaper-ihayi-dusurdugunu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki Larak Adası’nda İran’a ait iki fırlatıcıyı vurmasının ardından Tahran yönetimi karşı saldırıya geçti. İran Devrim Muhafızları, Ürdün’de ABD güçlerinin bulunduğu Kral Hüseyin ve El Ezrak üslerini balistik füzelerle hedef aldığını açıklarken, İran ordusu BAE’deki El Minhad Hava Üssü’ne onlarca insansız hava aracıyla saldırı düzenlediğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında yaklaşık bir aylık görece sakin dönemin ardından askeri gerilim yeniden yükseldi. ABD güçleri 30 Ağustos Pazar günü Hürmüz Boğazı’nda bulunan İran’a ait Larak Adası’ndaki iki fırlatıcıyı hedef aldı. Bir ABD yetkilisi, İran Devrim Muhafızları güçlerinin Hürmüz Boğazı’na deniz mayını taşıyan roketler fırlatmaya hazırlandığının tespit edildiğini ve saldırının söz konusu hazırlığı engellemek amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM da operasyonu doğruladı. Komutanlık, İran Devrim Muhafızları’nın mayın döşeme kapasitesine karşı “sınırlı ve hassas” bir operasyon gerçekleştirildiğini ve hedef alınan unsurların Hürmüz Boğazı’nda “yakın tehdit” oluşturduğunu savundu. İran tarafı ise ABD saldırısında askerler ve siviller arasında ölen ve yaralananlar bulunduğunu bildirdi ancak kesin sayı açıklamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İRAN’DAN ÜRDÜN’DEKİ İKİ ABD ÜSSÜNE SALDIRI</h3>

<p>Larak Adası’ndaki saldırının ardından İran Devrim Muhafızları misilleme operasyonunu başlattığını açıkladı. İran medyasına yansıyan Devrim Muhafızları açıklamasına göre Ürdün’de ABD güçlerinin bulunduğu Kral Hüseyin ve El Ezrak üslerine balistik füzeler gönderildi. İran saldırının doğrudan ABD’nin Larak Adası’na yönelik operasyonuna karşılık gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>Devrim Muhafızları operasyonun füze ve insansız hava araçlarının birlikte kullanıldığı bir saldırı olduğunu belirterek üslerdeki teknik ve bakım altyapısı ile ABD savaş uçaklarının konuşlandırıldığı alanların hedef alındığını öne sürdü. İran tarafı saldırılarda “ağır hasar” meydana geldiğini iddia etti ancak söz konusu iddiayı destekleyen bağımsız kanıt paylaşmadı.</p>

<h3>ÜRDÜN: 8 FÜZEYİ ENGELLEDİK</h3>

<p>Ürdün ordusu ise İran’dan gelen füzelerin ülke hava sahasına girdiğini doğruladı. Ürdün Silahlı Kuvvetleri, hava savunma sistemlerinin ülkenin hava sahasını ihlal eden 8 füzeyi engellediğini ve imha ettiğini açıkladı. Ürdün makamları, engellemenin sivillere ve mülklere yönelik tehlikenin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>ABD kaynaklarına dayandırılan ilk bilgilerde de gelen füzelerin neredeyse tamamının önlendiği ve saldırının ilk aşamasında önemli bir hasar tespit edilmediği belirtildi. Ürdün’deki iki üsse yönelik saldırıda can kaybı yaşandığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. İran medyasında kayıp yaşandığı yönünde iddialar yer alsa da sayı veya bağımsız kanıt paylaşılmadı.</p>

<h3>İRAN BU KEZ BAE’DEKİ ABD GÜÇLERİNİ HEDEF ALDI</h3>

<p>Ürdün’deki saldırıların ardından İran ordusu 31 Ağustos Pazartesi günü yeni bir misilleme operasyonu gerçekleştirdiğini açıkladı. İran devlet televizyonunun aktardığı ordu açıklamasında Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki El Minhad Hava Üssü’nün insansız hava araçlarıyla hedef alındığı bildirildi. Reuters da İran ordusunun saldırıya ilişkin açıklamasını doğruladı.</p>

<p>İran ordusuna göre saldırının hedefinde El Minhad Üssü’nde konuşlandırılmış ABD güçleri ve helikopterler bulunuyordu. İran kaynakları operasyonda onlarca patlayıcı yüklü insansız hava aracının kullanıldığını bildirdi. Saldırının Larak Adası’na yönelik ABD operasyonuna misilleme amacı taşıdığı açıklandı.</p>

<h3>EL MİNHAD HAVA ÜSSÜ NEDEN ÖNEMLİ?</h3>

<p>Dubai yakınlarında bulunan El Minhad Hava Üssü, BAE’nin önemli askeri tesislerinden biri olarak biliniyor. Üs geçmiş yıllarda ABD ve diğer Batılı ülkelerin bölgedeki askeri operasyonlarında lojistik ve konuşlanma noktalarından biri olarak kullanıldı.</p>

<p>İran ordusunun açıklamasında da saldırının doğrudan üste bulunan Amerikan personeli ve helikopterlerinin konuşlandırıldığı noktaları hedef aldığı belirtildi. Saldırının meydana getirdiği hasarın boyutuna ilişkin bağımsız kaynaklardan doğrulanmış ayrıntılı bir bilanço henüz açıklanmadı.</p>

<h3>İRAN: ABD’YE AİT MQ-9’U DÜŞÜRDÜK</h3>

<p>Gerilimin bir diğer başlığı Hürmüz Boğazı üzerinde yaşandı. İran Devrim Muhafızları, ABD’ye ait uzun menzilli MQ-9 tipi insansız hava aracının İran hava savunma sistemleri tarafından vurulduğunu açıkladı. İran’ın Mehr Haber Ajansı tarafından aktarılan açıklamaya göre vurulan insansız hava aracı Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyordu ve hava savunma füzeleriyle hedef alındı.</p>

<p>Devrim Muhafızları, vurulan MQ-9’un Körfez sularına düştüğünü bildirdi. ABD makamlarından İran’ın söz konusu açıklamasını doğrulayan bir açıklama henüz gelmedi. Dolayısıyla MQ-9’un düşürüldüğüne ilişkin bilgi şu aşamada İran Devrim Muhafızları’nın beyanına dayanıyor.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİN MERKEZİNDE</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki son karşılıklı saldırıların merkezinde Hürmüz Boğazı bulunuyor. İran’ın Larak Adası, stratejik liman kenti Bender Abbas’ın yakınında ve Körfez’in girişindeki uluslararası deniz taşımacılığı güzergâhlarına hakim bir konumda bulunuyor. ABD, İran’ın boğaza yeniden deniz mayını yerleştirmeye hazırlandığını savunurken Tahran, Hürmüz üzerindeki kontrol iddiasını sürdürüyor.</p>

<p>CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD güçlerinin dalgıçlar, özel operasyon birlikleri ve hava unsurlarını kullanarak uluslararası deniz güzergâhlarındaki İran mayınlarını temizlediğini açıklamıştı. ABD tarafına göre çalışmalar sonucunda yaklaşık 1.500 ticari geminin 750 milyon varile yakın ham petrol taşıyarak bölgeden geçişine imkan sağlandı.</p>

<h3>BOĞAZDAN GEÇEN GEMİ SAYISI 5’E KADAR DÜŞTÜ</h3>

<p>Son saldırılar Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini de yeniden etkiledi. Reuters’ın denizcilik verilerine dayandırdığı haberine göre hafta sonunda boğazdan geçtiği açık biçimde takip edilebilen emtia gemilerinin sayısı günlük 5’e kadar geriledi. Gerçek rakamın daha yüksek olabileceği, bazı gemilerin saldırı riskinden kaçınmak amacıyla otomatik tanımlama sistemlerini kapattığı belirtildi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olmayı sürdürüyor. ABD-İran çatışmasının başladığı dönemin öncesinde dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık gelen miktar söz konusu güzergâhtan taşınıyordu. Bölgedeki askeri hareketlilik ve gemilere yönelik saldırılar petrol arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdı.</p>

<h3>PETROL FİYATLARI YÜZDE 2’DEN FAZLA YÜKSELDİ</h3>

<p>ABD’nin Larak Adası’na saldırması ve İran’ın Ürdün’deki Amerikan üslerine misillemede bulunmasının ardından petrol fiyatları yükseldi. Brent petrol yüzde 2’nin üzerinde değer kazanarak 90 dolar seviyesinin üzerine çıkarken ABD tipi WTI petrol de 85 doların üzerine yükseldi.</p>

<p>Enerji piyasasındaki hareketlilikte Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin yeniden azalması ve ABD ile İran arasında karşılıklı saldırıların başlaması etkili oldu. Körfez’den petrol ihracatının son dönemde günlük 15-16 milyon varil seviyelerine kadar toparlandığı ancak savaş öncesi seviyelerin altında kaldığı bildirildi.</p>

<h3>TRUMP’TAN HARG ADASI PAYLAŞIMI: SALDIRI TEYİT EDİLMEDİ</h3>

<p>Gerilimin yükseldiği saatlerde ABD Başkanı Donald Trump’tan İran’ın en önemli petrol merkezlerinden Harg Adası’yla ilgili dikkat çeken bir paylaşım geldi. Trump, İran’ın enerji merkezinin hedef alındığını ileri sürdü ve sosyal medya hesabından adada büyük patlamalar yaşandığını gösteren bir video yayımladı.</p>

<p>Reuters görüntü doğrulama çalışmasında Trump’ın paylaştığı videonun büyük olasılıkla yapay zekâ ile oluşturulduğunu belirledi. ABD ordusundan Harg Adası’na saldırı düzenlendiğini doğrulayan bir açıklama gelmediği gibi Reuters da adanın vurulduğuna ilişkin başka bir kanıt bulamadı. İran’ın savaş öncesinde petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştiren Harg Adası’na gerçek bir saldırı düzenlenmesi çatışmada önemli bir tırmanış anlamına geleceğinden söz konusu iddia teyit edilmeden kesin bilgi olarak değerlendirilemiyor.</p>

<h3>WASHINGTON YENİ YAPTIRIMLARA DA HAZIRLANIYOR</h3>

<p>Askeri gerilim yeniden yükselirken Trump yönetiminin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma hazırlığı da devam ediyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a karşı yeni ikincil yaptırımların haftalık olarak açıklanmasını beklediğini söyledi. İlk aşamada İran ile ekonomik ilişkileri bulunan finans kuruluşlarının hedef alınması planlanıyor.</p>

<p>Washington son haftalarda askeri operasyonların yanında İran’ı uluslararası finans sisteminden daha fazla izole etmeye yönelik bir politika izliyor. ABD’nin Larak Adası’na yönelik son saldırısı ise temmuz sonundan bu yana İran topraklarına gerçekleştirildiği bilinen ilk Amerikan askeri saldırısı olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>BİR AYLIK ARANIN ARDINDAN ÇATIŞMA YENİDEN ALEVLENDİ</h3>

<p>ABD ve İran arasındaki doğrudan askeri çatışmalar temmuz ayının sonundan itibaren önemli ölçüde azalmıştı. Larak Adası saldırısı ve ardından Ürdün ile BAE’de ABD güçlerinin bulunduğu askeri tesislere yönelik İran saldırıları, iki taraf arasındaki doğrudan askeri hareketliliği yaklaşık bir aylık aranın ardından yeniden artırdı.</p>

<p>Son gelişmelerde doğrulanan tabloya göre ABD Larak Adası’ndaki iki İran fırlatıcısını vurdu; İran ise buna karşılık Ürdün’de Kral Hüseyin ve El Ezrak üslerine balistik füzeler gönderdi ve BAE’deki El Minhad Hava Üssü’ne insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi. İran’ın ABD’ye ait MQ-9’u düşürdüğü açıklaması henüz Washington tarafından doğrulanmazken, Trump’ın Harg Adası’nın vurulduğu yönündeki paylaşımını destekleyen bağımsız bir kanıt da bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuz-bogazinda-abdye-ait-mq-9-reaper-ihayi-dusurdugunu-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/iran-hurmuz-44.jpg" type="image/jpeg" length="56663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[WP: Ordu Trump'ın Savaş Bakanı Hegseth'e 'daha fazla sürdüremeyiz' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/wp-ordu-trumpin-savas-bakani-hegsethe-daha-fazla-surduremeyiz-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/wp-ordu-trumpin-savas-bakani-hegsethe-daha-fazla-surduremeyiz-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin önde gelen askeri yetkililerinin, Savunma Bakanı Pete Hegseth’i İran’a karşı geniş çaplı operasyonların sürdürülmesi konusunda uyardığı bildirildi. The Washington Post’a göre ordu, donanma ve hava kuvvetlerinin üst düzey isimleri ile Avrupa, Asya ve Latin Amerika’daki ABD güçlerinden sorumlu komutanlar, İran savaşı nedeniyle diğer bölgelerdeki askeri kapasitenin azaldığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü geniş çaplı askeri operasyonların sürdürülmesine ilişkin ülkenin üst düzey askeri yetkililerinden Savunma Bakanı Pete Hegseth’e uyarılar iletildiği bildirildi. The Washington Post’un aktardığına göre komutanlar, İran savaşına ayrılan askeri kaynaklar nedeniyle ABD ordusunun dünyanın farklı bölgelerinde kapasite açısından zorlandığını bildirdi.</p>

<p>Uyarıları yapan isimler arasında ABD ordusu, donanması ve hava kuvvetlerinin üst düzey yetkililerinin yanı sıra Avrupa, Asya ve Latin Amerika’daki Amerikan kuvvetlerinden sorumlu komutanların da bulunduğu belirtildi. Yetkililer, İran’a yönelik operasyonların devam etmesinin farklı bölgelerde konuşlandırılmış ABD birliklerinin görev ve eğitim kapasitesini etkilediğine dikkat çekti.</p>

<h3>KOMUTANLAR RESMİ BİLDİRİMDE BULUNDU</h3>

<p>The Washington Post’a göre söz konusu uyarı, ABD’nin dünya genelindeki askeri konuşlandırmalarının durumunu ortaya koyan ve düzenli olarak hazırlanan gizli bir raporda yer aldı. Üst düzey askeri yetkililer, verilen konuşlandırma emirleriyle aynı görüşte olmadıklarını belirten resmi bir bildirimde bulundu.</p>

<p>Komutanlar, konuşlandırma kararlarına yönelik itirazlarına rağmen kendilerine verilen emirleri yerine getireceklerini de bildirdi. Böylece askeri yetkililer, İran savaşı kapsamında gerçekleştirilen kaynak ve kuvvet aktarımına yönelik görüş ayrılıklarını resmi kanallardan kayda geçirmiş oldu.</p>

<h3>GEMİLER, UÇAKLAR VE EKİPMANLAR İRAN SAVAŞINA AKTARILDI</h3>

<p>Askeri yetkililerin uyarılarında ABD’nin farklı bölgelerde bulunan gemilerinin, uçaklarının ve diğer askeri ekipmanlarının İran savaşı için bölgeden çekildiği belirtildi. Avrupa, Asya ve Latin Amerika gibi bölgelerde görev yapan komutanların elindeki bazı askeri kaynakların İran’a yönelik operasyonlara yönlendirildiği ifade edildi.</p>

<p>Komutanlara göre söz konusu kaynak aktarımı, sorumluluk bölgelerinde görevlerini yerine getirme kabiliyetlerini azalttı. Askeri yetkililer ayrıca birliklerin eğitim faaliyetlerini sürdürme kapasitesinin de yaşanan kaynak kaydırmalarından etkilendiğini bildirdi.</p>

<h3>ABD ORDUSUNUN KÜRESEL KAPASİTESİNE İLİŞKİN UYARI</h3>

<p>Üst düzey komutanların Savunma Bakanı Pete Hegseth’e ilettiği temel uyarı, İran’a karşı büyük ölçekli operasyonların devam etmesinin ABD ordusunu küresel ölçekte kapasite açısından zorlaması oldu. İran savaşına tahsis edilen gemi, uçak, ekipman ve personel nedeniyle diğer bölgelerde görev yapan kuvvetlerin hareket alanının daraldığı belirtildi.</p>

<p>Uyarının ordu, donanma ve hava kuvvetlerinin üst düzey isimlerinin yanı sıra ABD’nin Avrupa, Asya ve Latin Amerika’daki askeri yapılanmalarından sorumlu komutanlardan gelmesi, itirazların farklı kuvvetler ve coğrafi sorumluluk alanlarını kapsadığını ortaya koydu.</p>

<h3>50 BİNDEN FAZLA ABD ASKERİ AYLARDIR ALARM DURUMUNDA</h3>

<p>İran savaşı kapsamında ABD’nin askeri hazırlığı personel açısından da devam ediyor. Metinde yer alan bilgilere göre 50 binden fazla ABD askeri, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlenmesi talimatı verme ihtimaline karşı aylardır alarm durumunda tutuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Askerlerin hazır durumda bekletilmesi, Washington yönetiminin Tahran üzerindeki baskısını sürdürdüğü dönemde gerçekleşiyor. Trump yönetimi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmasını ve savaşın sona erdirilmesi için ABD tarafından ortaya konulan şartları kabul etmesini istiyor.</p>

<h3>TRUMP’TAN TAHRAN’A HÜRMÜZ BOĞAZI VE SAVAŞIN SONA ERDİRİLMESİ İÇİN BASKI</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimine Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması yönündeki baskısını sürdürüyor. Washington aynı zamanda İran’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik ABD şartlarını kabul etmesini talep ediyor.</p>

<p>ABD ordusundaki 50 binden fazla personelin yeni saldırı ihtimaline karşı alarm durumunda tutulduğu süreçte, üst düzey askeri komutanların geniş çaplı İran operasyonlarının sürdürülmesine ilişkin çekinceleri de resmi kayıtlara geçti. Komutanlar konuşlandırma emirlerine katılmadıklarını bildirmelerine rağmen söz konusu emirleri uygulayacaklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/wp-ordu-trumpin-savas-bakani-hegsethe-daha-fazla-surduremeyiz-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hegseth-abd-ordusu.jpg" type="image/jpeg" length="91626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taliban'dan ABD'ye 1 trilyon dolarlık yatırım daveti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/talibandan-abdye-1-trilyon-dolarlik-yatirim-daveti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/talibandan-abdye-1-trilyon-dolarlik-yatirim-daveti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afganistan’da 2021’de yeniden iktidara gelen Taliban yönetimi, ABD ile ilişkilerde ekonomik iş birliğine dayalı yeni bir dönem istedi. Taliban yönetiminin Dışişleri Bakanı Emirhan Muttaki, Trump yönetimini değeri en az 1 trilyon dolar olarak tahmin edilen yer altı kaynaklarının yanı sıra altyapı, tarım ve ticaret alanlarında yatırım yapmaya davet etti. Taliban yönetimi aynı zamanda yaptırımların hafifletilmesini ve yurt dışında tutulan yaklaşık 9,5 milyar dolarlık Afganistan Merkez Bankası varlı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afganistan’da Ağustos 2021’de yeniden iktidara gelen Taliban yönetimi, ABD ile 20 yıl süren savaşın ardından Washington yönetimiyle ekonomik ilişkiler kurmak için yeni bir adım attı. Financial Times’a konuşan Taliban yönetiminin Dışişleri Bakanı Emirhan Muttaki, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine Afganistan’ın geniş yer altı kaynaklarına yatırım yapma çağrısında bulundu.</p>

<p>ABD ve Afganistan tarafından geçmişte gerçekleştirilen jeolojik araştırmalara göre ülkenin henüz büyük ölçüde işletilmemiş maden kaynaklarının değerinin en az 1 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Afganistan’ın yer altında lityum, bakır, demir cevheri ve nadir toprak elementleri dahil olmak üzere ABD açısından kritik kabul edilen çeşitli madenlerin bulunduğu biliniyor.</p>

<h3>MUTTAKİ: ABD YATIRIMLARINI MEMNUNİYETLE KARŞILARIZ</h3>

<p>Muttaki, ABD sermayesinin yalnızca madencilik alanında değil, Afganistan’ın altyapı, tarım ve ticaret sektörlerinde de yer almasını istediklerini belirtti. Washington ile gelecekte kurulacak ilişkilerin geçmişteki savaş üzerinden değil, ekonomik iş birliği temelinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Taliban yönetiminin resmî Dışişleri Bakanlığı da Afganistan’ın stratejik konumu ve doğal kaynaklarını yabancı yatırımcılara yönelik fırsatlar arasında gösteriyor. Bakanlığın açıklamalarında madenciliğin yanı sıra tarım, enerji, ulaştırma ve sanayi gibi alanlar yatırım yapılabilecek sektörler arasında sıralanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>20 YILLIK SAVAŞIN ARDINDAN YENİ SAYFA MESAJI</h3>

<p>Muttaki’nin ABD’ye yönelik yatırım çağrısı, Washington ile Taliban arasındaki yaklaşık 20 yıllık savaşın ardından geldi. ABD, 2001’de Afganistan’a askeri müdahalede bulunmuş, Amerikan ve NATO güçlerinin ülkedeki varlığı Ağustos 2021’de sona ermişti. Taliban, ABD güçlerinin çekilmesiyle birlikte Kabil’de yeniden kontrolü ele geçirmişti.</p>

<p>Muttaki, Washington ile ilişkilerin bundan sonraki bölümünün geçmişte yaşanan çatışmalar yerine karşılıklı ekonomik çıkarlar üzerinden şekillenmesini istedi. Taliban yönetimi böylece ABD ile askeri değil, diplomatik ve ekonomik ilişki kurulması yönündeki mesajlarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3>MUTTAKİ DAHA ÖNCE DE TRUMP’A MESAJ VERMİŞTİ</h3>

<p>Taliban yönetiminin Washington’a yönelik son çağrısı tek bir açıklamayla sınırlı kalmadı. Muttaki, Ağustos ayının ortasında New York Times’a verdiği röportajda da ABD ile savaş döneminin geride bırakılması gerektiğini söylemiş ve iki ülke arasında karşılıklı saygıya dayanan yeni bir ilişki kurulmasını istemişti.</p>

<p>Muttaki, Donald Trump’ın anlaşma yapma yeteneği, pragmatik yaklaşımı ve kararlılığının Trump yönetimiyle yapıcı ilişkiler kurulmasını kolaylaştırabilecek unsurlar olduğunu ifade etmişti. Afganistan’ın maden kaynaklarını iki ülke arasındaki yeni dönemin başlangıç noktalarından biri olarak göstermişti.</p>

<h3>ABD’YE KABİL BÜYÜKELÇİLİĞİNİ YENİDEN AÇMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Muttaki’nin Washington’a verdiği mesajlar ekonomik yatırımlarla da sınırlı değil. Taliban yönetiminin Dışişleri Bakanı, ABD’nin Kabil’deki büyükelçiliğini yeniden açabileceğini ve Afganistan’da diplomatik varlık bulundurabileceğini belirtmişti.</p>

<p>ABD’nin Afganistan’daki madenlere, barajlara ve yol projelerine yatırım yapabileceğini söyleyen Muttaki, diplomatik ilişkilerin de yeniden kurulmasını istedi. Taliban yönetimi böylece Amerikan askeri varlığına karşı çıkarken ABD’nin diplomatik temsil ve sermayeyle ülkeye dönmesine açık olduğunu ortaya koydu.</p>

<h3>BİDEN, TRUMP VE OBAMA DÖNEMLERİNDE GÜNDEMDEYDİ</h3>

<p>Afganistan’ın zengin maden yatakları ABD açısından yeni bir gündem maddesi değil. Washington yönetimleri, Afganistan’daki yer altı kaynaklarının ekonomik potansiyelini uzun süredir takip ediyor. ABD, 2004 ile 2021 yılları arasında Afganistan’ın madencilik sektörünü geliştirmek amacıyla yaklaşık 1 milyar dolar harcadı.</p>

<p>Söz konusu çalışmalar Afganistan’ın maden sektöründe beklenen kapsamlı dönüşümü sağlayamadı. Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinden sonra ise Çin, İran ve diğer bölge ülkelerinin Afganistan’ın maden kaynaklarına yönelik faaliyetleri ve anlaşmaları devam etti.</p>

<h3>TALİBAN 7 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE MADEN ANLAŞMASI YAPTI</h3>

<p>Financial Times’ın aktardığı bilgilere göre Taliban yönetimi 2021’den bu yana Çin ve İran dahil çeşitli ülkelerle 7 milyar doların üzerinde madencilik anlaşması yaptı. Çinli şirketler Afganistan’ın özellikle maden kaynakları açısından önemli yabancı aktörleri arasında yer alırken, İran ve diğer bölge ülkeleriyle de ekonomik ilişkiler geliştirildi.</p>

<p>Taliban yönetiminin ABD’ye yaptığı son çağrı, Washington’ın da söz konusu yatırım alanlarına dahil edilmesi talebini içeriyor. Madenciliğin yanı sıra altyapı, tarım ve ticaret de Amerikan yatırımcılarının davet edildiği alanlar arasında bulunuyor.</p>

<h3>LİTYUM, BAKIR VE NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>Afganistan’ın yer altı kaynakları arasında lityum, bakır ve demir cevherinin yanı sıra nadir toprak elementleri bulunuyor. Söz konusu kaynakların bir bölümü teknoloji, enerji, elektrikli araç, batarya ve savunma sanayii açısından kullanılan kritik hammaddeler arasında yer alıyor.</p>

<p>ABD ve Afganistan tarafından yapılan geçmiş jeolojik araştırmalar ülkenin maden kaynaklarının değerinin en az 1 trilyon dolara ulaşabileceğini ortaya koydu. Kaynakların önemli bölümünün henüz işletilmemiş olması, Taliban yönetiminin yabancı yatırım çağrılarında madenciliği ön plana çıkarmasına neden oluyor.</p>

<h3>9,5 MİLYAR DOLARLIK DONDURULMUŞ VARLIK GÜNDEMDE</h3>

<p>Taliban yönetiminin Washington’dan taleplerinden biri de Afganistan’a ait yurt dışındaki dondurulmuş rezervlerin serbest bırakılması. Financial Times’a göre Taliban, Afganistan Merkez Bankası’na ait yaklaşık 9,5 milyar dolarlık yurt dışı rezervinin serbest bırakılmasını istiyor.</p>

<p>Söz konusu varlıkların yaklaşık 7 milyar dolarlık bölümünün ABD’de bulunduğu belirtiliyor. Taliban yönetimi yaptırımların kaldırılması veya hafifletilmesi yönündeki talebini de ABD ile kurulmasını istediği yeni ekonomik ilişkinin başlıkları arasında tutuyor.</p>

<h3>YAPTIRIMLARIN HAFİFLETİLMESİNİ İSTİYORLAR</h3>

<p>Taliban’ın Ağustos 2021’de Afganistan’da yeniden iktidarı ele geçirmesinin ardından ülkenin uluslararası finans sistemine erişimi önemli ölçüde sınırlandı. Taliban yönetimi üzerindeki yaptırımlar ve Afganistan’a ait rezervlerin durumuna ilişkin anlaşmazlıklar, Kabil ile Batılı ülkeler arasındaki ilişkilerin temel konuları arasında yer aldı.</p>

<p>Taliban yönetimi, mevcut yaptırımların hedeflerine ulaşmadığını savunarak ekonomik kısıtlamaların hafifletilmesini istiyor. ABD yatırımlarına yapılan çağrı da yaptırım ve dondurulmuş varlıklar konusundaki taleplerle aynı dönemde gündeme getirildi.</p>

<h3>ABD İLE TALİBAN ARASINDA BİGRAM ANLAŞMAZLIĞI</h3>

<p>Washington ile Taliban yönetiminin yaklaşımlarının ayrıldığı başlıklardan biri Bagram Hava Üssü olmaya devam ediyor. Donald Trump daha önce ABD’nin Afganistan’daki Bagram Hava Üssü üzerindeki kontrolünü yeniden kazanması yönünde açıklamalarda bulunmuştu.</p>

<p>Taliban yönetimi ise Afganistan topraklarında yeniden yabancı askeri varlık bulunmasına karşı çıkıyor. Muttaki, Afganların başka bir ülkenin askeri varlığını kabul etmeyeceğini belirtirken, ABD’nin ülkeye diplomatik temsilciler ve ekonomik yatırımlarla dönmesine açık olduklarını ifade etti.</p>

<h3>ABD İLE İLİŞKİLERDE İNSAN HAKLARI ENGELİ</h3>

<p>Taliban’ın Washington’a yönelik ekonomik ve diplomatik mesajlarına rağmen iki taraf arasındaki önemli anlaşmazlıklar devam ediyor. Taliban yönetiminin özellikle kadınların ve kız çocuklarının eğitim, çalışma ve kamusal hayata katılımına yönelik uygulamaları uluslararası alanda eleştiriliyor.</p>

<p>Financial Times, ekonomik yakınlaşma arayışlarının Taliban’ın uyguladığı katı yönetim politikalarına ilişkin kaygılarla karşı karşıya bulunduğunu aktardı. ABD’nin Taliban yönetimine yaklaşımında yaptırımlar, insan hakları, diplomatik tanınma ve güvenlik konuları önemli başlıklar olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>RUSYA, ÇİN VE BÖLGE ÜLKELERİYLE TEMASLAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Taliban yönetimi ABD ile yeni ilişki arayışını sürdürürken Rusya, Çin, İran ve bölgedeki diğer ülkelerle ekonomik ve diplomatik temaslarını da devam ettiriyor. Çin ve İran merkezli şirketlerin Afganistan’ın madencilik sektöründe anlaşmaları bulunurken, Taliban yönetimi Orta Asya ülkeleriyle ticaret, enerji ve ulaşım projeleri üzerinde çalışıyor.</p>

<p>Afganistan Dışişleri Bakanlığı, mevcut dış politika yaklaşımını ekonomi merkezli olarak tanımlıyor. Yönetim, ülkenin Orta ve Güney Asya arasındaki coğrafi konumunu enerji, ticaret ve ulaştırma koridorlarında kullanmak istediğini belirtiyor.</p>

<h3>TALİBAN’IN GÖZÜ TRUMP YÖNETİMİNDE</h3>

<p>Taliban yönetiminin son açıklamaları, Ağustos 2021’de sona eren savaşın ardından ABD ile ilişkilerin ekonomik ve diplomatik zeminde yeniden kurulması talebini ortaya koyuyor. Muttaki’nin mesajlarında Afganistan’ın en az 1 trilyon dolar değer biçilen maden kaynakları Washington’a yönelik yatırım çağrısının merkezinde bulunuyor.</p>

<p>Taliban yönetimi bir taraftan Amerikan şirketlerini maden, altyapı, tarım ve ticaret sektörlerine davet ederken diğer taraftan yaptırımların hafifletilmesini ve milyarlarca dolarlık Afgan varlığının serbest bırakılmasını talep ediyor. ABD ile Taliban arasında herhangi bir yeni ekonomik anlaşmanın yapıldığına ilişkin ise henüz bir açıklama bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/talibandan-abdye-1-trilyon-dolarlik-yatirim-daveti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/06/taliban-hukumeti.jpg" type="image/jpeg" length="10672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EOKA katliamından 52 yıl sonra şehitlerin kimlikleri belirlendi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/eoka-katliamindan-52-yil-sonra-sehitlerin-kimlikleri-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/eoka-katliamindan-52-yil-sonra-sehitlerin-kimlikleri-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs’ta 1974 yılında EOKA’lı teröristler tarafından Muratağa-Sandallar ve Atlılar köylerinde katledilerek toplu mezara gömülen 37 Türk’ten 15’inin daha kimliği DNA testiyle belirlendi. Kimliği tespit edilenlerin büyük bölümünü kadınlar ve çocuklar oluştururken, naaşların 1 Eylül’de devlet töreniyle toprağa verilmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs’ta 1974 yılının ağustos ayında EOKA’lı teröristler tarafından Muratağa-Sandallar ve Atlılar köylerinde katledilerek toplu mezara gömülen çoğu çocuk 37 Türk’ten 15’inin daha kimliği belirlendi. DNA testleri sonucunda yapılan kimlik tespitlerinde, şehitlerin büyük bölümünün kadınlar ve çocuklardan oluştuğu açıklandı.</p>

<p>Kimliği belirlenen şehitler arasında 40 günlük Seldem Ali Osman, 16 aylık Betül Arnavut, 2 yaşındaki Özlem Ali Osman, 3 yaşındaki Okan Süleyman, 4 yaşındaki Gülden Ali Osman, 6 yaşındaki Kemal Süleyman, 10 yaşındaki Hasan Süleyman, 12 yaşındaki Gürhan Ali Çerkez ve 16 yaşındaki Narin Hasan yer aldı. Ayşe Hasan 56, Kıymet Hasan 22, Mualla Ali Osman (Pipalı) 36, Fatma Tahir 46, Emine Tahir 22 ve Tülay Süleyman 28 yaşında katledilen diğer isimler olarak açıklandı.</p>

<h3>NAAŞLAR 1 EYLÜL’DE DEVLET TÖRENİYLE DEFNEDİLECEK</h3>

<p>Kimlikleri belirlenen 15 şehidin naaşlarının 1 Eylül’de düzenlenecek devlet töreniyle toprağa verilmesi planlanıyor. Aradan geçen 52 yılın ardından yapılan kimlik tespitleri, yakınlarını katliamda kaybeden Kıbrıslı Türk ailelerin yaşadığı acıyı yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Atlılar katliamında annesini, üç kardeşini ve ailesinden çok sayıda kişiyi kaybeden Aylan Temen, kimliği belirlenen 15 kişiden 13’ünün kendi akrabaları olduğunu anlattı. Temen, 52 yıl sonra annesi, kardeşleri ve diğer yakınlarının ayrı mezarlara defnedilecek olmasının kendisi için yeniden ağır bir süreç olduğunu söyledi.</p>

<h3>AYLAN TEMEN: 15 KİŞİDEN 13’Ü BİZİM AKRABAMIZ</h3>

<p>Katliam sırasında 7 yaşında olduğunu belirten Aylan Temen, köyde 37 kişinin toplandığını ve götürüldükleri çukurun başında öldürüldüklerini anlattı. Temen, defnedilecek 15 kişiden 13’ünün yengesi, kuzenleri, babaannesi, iki halası, annesi ve üç kardeşinin de aralarında bulunduğu kendi aile fertleri olduğunu söyledi.</p>

<p>Temen, Birinci Barış Harekatı’ndan bir gün önce Lefkoşa’da yaşayan halasının yanına gittiğini ve orada kaldığı için katliamdan kurtulduğunu aktardı. Köyde kalan annesi ve kardeşlerinin katledildiğini, babasının ise köydeki diğer erkeklerle birlikte esir alındığını ve 93 gün esaret altında tutulduğunu belirtti. Köyde sadece yaşlı bir erkeğin kaldığını, diğer kişilerin büyük bölümünün kadınlar ve çocuklardan oluştuğunu ifade etti.</p>

<h3>52 YIL SONRA KARDEŞLERİNİN EŞYALARINI BULDU</h3>

<p>Yıllar sonra gerçekleştirilen kimlik tespit sürecinde kardeşlerine ait şortlar ve ayakkabılar ile annesine ait bir toka bulunduğunu anlatan Temen, söz konusu kişisel eşyaların da kimlik tespit çalışmalarına katkı sağladığını söyledi. Aile fertlerinin 52 yıl sonra ayrı ayrı mezarlara defnedilecek olmasının önemli olduğunu belirten Temen, defin sürecinin çocukluğunda yaşadığı travmayı yeniden hatırlattığını dile getirdi.</p>

<p>Temen, bugün 20 yaşında olan kızıyla birlikte annesini, kardeşlerini ve diğer akrabalarını 52 yıl sonra toprağa vereceklerini ifade etti. Yıllar sonra yeniden defin sürecine girmenin kendisi açısından ağır olduğunu belirten Temen, çocukluk döneminde yaşadığı kayıplarla yeniden yüzleştiğini anlattı.</p>

<h3>TEMEN ADALET TALEBİNİ DİLE GETİRDİ</h3>

<p>Aylan Temen, köydeki insanların sabah saatlerinde evlerinden toplandığını ve savunmasız kadınlarla çocukların öldürüldüğünü belirterek yaşananların savaş olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi. Katliamı gerçekleştirenlerin önemli bölümünün çevre köylerden ve bölge halkının tanıdığı Rumlardan oluştuğunu ifade etti.</p>

<p>Aradan 52 yıl geçtiğini hatırlatan Temen, olaylara karışan kişilerin bir bölümünün hayatını kaybetmiş olabileceğini, hayatta olanların ise adalet önüne çıkarılmasını istediklerini belirtti. Temen, ailesinin ve diğer köylülerin yaşadıklarının hayatlarını kalıcı biçimde etkilediğini ifade etti.</p>

<h3>HÜSEYİN GÜLER AİLESİNDEN 16 KİŞİYİ KAYBETTİ</h3>

<p>Atlılar katliamında ailesinden 16 kişiyi kaybeden Hüseyin Güler de 20 Temmuz 1974’teki Barış Harekatı’nın ardından yaşananları anlattı. Katliam sırasında 29 yaşında olduğunu belirten Güler, Rumların köyü kuşatma altına aldığını ve köydeki insanları esir aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güler, olaylar sırasında köyde bulunduğunu ancak esir düşmediğini, kaçarken vurulmasına rağmen bölgeden uzaklaşmayı başardığını anlattı. 14 Ağustos’taki İkinci Barış Harekatı’nın ardından köyüne dönen Güler, annesi, kardeşleri, kardeşlerinin eşleri ve çocuklarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 16 aile ferdinin Atlılar’da katledildiğini söyledi.</p>

<h3>KİŞİSEL EŞYALAR YENİ MÜZEDE SERGİLENECEK</h3>

<p>Hüseyin Güler, 52 yılın ardından kayıpların kimliklerinin belirlenmesinin aileler açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Kimlik tespit çalışmaları sırasında bulunan kişisel eşyalar ile bazı kalıntıların yeni yapılan müzede sergileneceğini açıkladı.</p>

<p>Güler, şehitlere ait eşyaların müzede ziyaretçilere gösterileceğini ve yaşanan katliamların unutulmaması amacıyla korunacağını belirtti. Müzede sergilenecek materyallerin, 1974’te Muratağa-Sandallar ve Atlılar’da yaşananların gelecek nesillere aktarılmasında kullanılacağını söyledi.</p>

<p><strong>Kaynak: Yeni Şafak</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/eoka-katliamindan-52-yil-sonra-sehitlerin-kimlikleri-belirlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/kibris-sehiteri.jpg" type="image/jpeg" length="69990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD İran'ın Larak Adası'nda İran mevzilerini vurdu, İran karşılık verileceğini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iranin-lark-adasina-saldirdi-iran-karsilik-verilecegini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iranin-lark-adasina-saldirdi-iran-karsilik-verilecegini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran’ın Larak Adası’nda patlama seslerinin duyulmasının ardından ABD güçlerinin adadaki iki İran Devrim Muhafızları roketatarını vurduğu bildirildi. İran Devrim Muhafızları saldırıda İranlı savaşçılar ile siviller arasında ölen ve yaralananların bulunduğunu açıklarken, ABD’ye karşılık verileceğini duyurdu. İran makamları ayrıca Basra Körfezi’nde yabancı bir gemiye 2 milyon litre dizel aktarılmasının engellendiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran’ın Larak Adası’nda pazar günü patlama sesleri duyuldu. İran’ın Fars Haber Ajansı, ada sakinlerinin bir patlama sesi duyduklarını bildirdiğini, ilk aşamada patlamanın nedeninin bilinmediğini aktardı. Gelişmenin ardından ABD güçlerinin adada İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait iki roketatarı hedef aldığı yönünde açıklama geldi.</p>

<p>Al Jazeera Arabic’e konuşan bir ABD’li yetkili, Amerikan güçlerinin Larak Adası’ndaki İran Devrim Muhafızları’na ait iki roketatarı bombaladığını söyledi. İran tarafından daha sonra yapılan açıklamada saldırıda İranlı savaşçılar ile siviller arasında ölen ve yaralananların bulunduğu bildirildi.</p>

<h3>LARAK ADASI’NDA PATLAMA SESLERİ DUYULDU</h3>

<p>Fars Haber Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre Larak Adası sakinleri bölgede bir patlama sesi duyduklarını bildirdi. İlk haberlerde patlamanın nedeninin henüz bilinmediği belirtildi ve olayın ayrıntılarına ilişkin bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Larak Adası’ndan gelen patlama haberlerinin kısa süre ardından ABD’li bir yetkilinin açıklaması gündeme geldi. Yetkili, ABD güçlerinin adada bulunan İran Devrim Muhafızları’na ait iki roketatarı hedef aldığını aktardı.</p>

<h3>ABD’Lİ YETKİLİ İKİ ROKETATARIN VURULDUĞUNU AÇIKLADI</h3>

<p>Al Jazeera Arabic’e konuşan ABD’li yetkiliye göre Amerikan güçleri Larak Adası’nda İran Devrim Muhafızları’na ait iki roketatarı bombaladı. Yetkilinin açıklaması, adada patlama seslerinin duyulduğuna ilişkin İran medyasında yer alan haberlerin hemen ardından geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırının ayrıntıları, kullanılan mühimmat ve hedef alınan roketatarların durumuna ilişkin ek bilgi paylaşılmadı. İran tarafı ise daha sonra saldırının yol açtığı kayıplara ilişkin açıklama yaptı.</p>

<h3>İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI ÖLÜ VE YARALILAR OLDUĞUNU DUYURDU</h3>

<p>İran devlet yayın kuruluşu IRIB’nin aktardığına göre İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin Larak Adası’na yönelik saldırısında İranlı savaşçılar ile siviller arasında ölen ve yaralananların bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Devrim Muhafızları, saldırının ardından ABD’ye karşılık verileceğini ve sorumluların cezalandırılacağını bildirdi. Açıklamada ölen ve yaralananların bulunduğu belirtilmesine rağmen kesin kayıp sayısına ilişkin herhangi bir rakam verilmedi.</p>

<h3>KESİN CAN KAYBI SAYISI AÇIKLANMADI</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları saldırıda birden fazla savaşçı ve sivilin öldüğünü veya yaralandığını duyurdu ancak ölü ve yaralıların sayısını ayrı ayrı paylaşmadı. İran devlet yayın kuruluşu IRIB de açıklamayı kamuoyuna aktardı.</p>

<p>Larak Adası, Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki Hürmüz Boğazı yakınlarında bulunuyor. Ada, bölgedeki deniz ulaşım güzergâhlarına yakın konumda yer alıyor.</p>

<h3>İRAN’DAN 2 MİLYON LİTRELİK DİZEL OPERASYONU AÇIKLAMASI</h3>

<p>Larak Adası’ndaki gelişmelerin yanı sıra İran makamlarından Basra Körfezi’nde gerçekleştirilen başka bir operasyona ilişkin açıklama da geldi. Fars Haber Ajansı’nın aktardığına göre İran’ın Bender Abbas deniz üssündeki sınır muhafızları, yabancı bir gemiye 2 milyon litre dizel aktarılmasını engelledi.</p>

<p>İran makamlarının verdiği bilgiye göre engellenen yakıt miktarı yaklaşık 528 bin 344 galona karşılık geliyor. Yetkililer, söz konusu dizelin yabancı bir gemiye aktarılmasının önüne geçildiğini bildirdi.</p>

<h3>6 ŞÜPHELİ ADLİ MAKAMLARA TESLİM EDİLDİ</h3>

<p>Fars Haber Ajansı’nın haberine göre söz konusu yakıt kaçakçılığı ağıyla bağlantılı olduğu belirtilen altı ana şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan altı kişinin işlemlerinin ardından adli makamlara teslim edildiği açıklandı.</p>

<p>İran makamları yabancı geminin adı, hangi ülkeye ait olduğu ve 2 milyon litre dizelin hangi noktaya götürülmesinin planlandığı konusunda ayrıntı paylaşmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iranin-lark-adasina-saldirdi-iran-karsilik-verilecegini-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/05/iran-hurmuz-45.jpg" type="image/jpeg" length="81580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esaret altındaki Maduro'nun yeni görüntüleri paylaşıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/esaret-altindaki-maduronun-yeni-goruntuleri-paylasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/esaret-altindaki-maduronun-yeni-goruntuleri-paylasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin 3 Ocak 2026’da Venezuela’da düzenlediği askerî saldırıyla alıkoyarak New York’a götürdüğü Nicolás Maduro’nun cezaevinde çekilen yeni fotoğrafları yayımlandı. Maduro ve avukatları, egemen bir devletin görevdeki devlet başkanı olduğunu, kişisel dokunulmazlığa sahip bulunduğunu ve ABD’nin gerçekleştirdiği saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunurken, Maduro’nun ABD’de tutulması Venezuela’daki destekçileri tarafından “kaçırılma” ve “esaret” olarak nitelendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD, 3 Ocak 2026’da Venezuela’nın başkenti Karakas’ta düzenlediği askerî operasyonla Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’i esir alınarak ülkeden kaçırıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Amerikan birlikleri Maduro ile Flores’i Karakas’taki konutlarından aldı ve ABD’ye götürdü. Maduro ve eşi daha sonra New York eyaletindeki Stewart Hava Ulusal Muhafız Üssü’ne getirildi. ABD makamları operasyonu Maduro hakkındaki uyuşturucu ve narkoterörizm suçlamaları kapsamında yürütülen sürecin bir parçası olarak açıklarken, Maduro tarafı operasyonun Venezuela’nın egemenliğini ihlal ettiğini ve devlet başkanının zor kullanılarak başka bir ülkeye götürüldüğünü savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Maduro’nun ABD tarafından alıkonulmasının hukuki niteliği operasyonun ardından uluslararası hukuk açısından da tartışmaya açıldı. Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi’nde Mart 2026’da yayımlanan akademik çalışmada operasyon; Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2/4. maddesinde yer alan kuvvet kullanma yasağı, devletlerin egemen eşitliği, iç işlerine karışmama ilkesi, görevdeki devlet başkanlarının kişisel dokunulmazlığı ve temel insan hakları güvenceleri açısından incelendi. Çalışmada, operasyonun yalnızca bir kolluk faaliyeti olarak değerlendirilmesinin uluslararası hukuktaki kuvvet kullanma ve egemenlik kurallarını devre dışı bırakmadığı, olayın birden fazla başlık altında hukuka aykırılık görünümü taşıdığı sonucuna ulaşıldı.</p>

<h3>MADURO TARAFI “EGEMEN BİR DEVLETİN BAŞKANI” İTİRAZINI SÜRDÜRÜYOR</h3>

<p>Maduro’nun hukuki statüsü, ABD’de devam eden davanın temel tartışma başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. ABD kaynakları Maduro’yu görevden uzaklaştırılmış veya eski Venezuela Devlet Başkanı olarak tanımlarken, Maduro kendisinin hâlâ Venezuela’nın devlet başkanı olduğunu belirtiyor. Ocak ayında çıkarıldığı mahkemede suçlamaları reddeden Maduro, masum olduğunu söyledikten sonra “Hâlâ ülkemin başkanıyım” ifadesini kullandı. Savunma avukatları da Maduro’nun egemen bir devletin başkanı olması nedeniyle görevdeki devlet başkanlarına tanınan yargı dokunulmazlığından yararlanması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Uluslararası hukukta görevdeki devlet başkanlarına tanınan kişisel dokunulmazlığın Maduro’nun durumuna uygulanıp uygulanmayacağı ABD’deki yargı sürecinin önemli hukuki uyuşmazlıklarından birini oluşturuyor. Maduro’nun avukatları, müvekkillerinin yabancı bir devlet tarafından başka bir ülkenin topraklarında askerî güç kullanılarak yakalanmasının ve ardından ABD mahkemeleri önüne çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın düşürülmesini talep etmeye hazırlanıyor. Federal mahkemedeki dava henüz bu itirazlar hakkında nihai bir karar vermiş değil.</p>

<h3>DELCY RODRÍGUEZ GEÇİCİ BAŞKAN OLARAK GÖREVE GELDİ</h3>

<p>Maduro ve eşi Cilia Flores’in Venezuela’dan çıkarılmasının ardından ülkedeki yönetim görevleri dönemin Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’e geçti. Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi’nin Anayasa Dairesi, Maduro’nun zorunlu yokluğunun ardından devlet yönetiminin devamlılığını sağlamak amacıyla 4 Ocak 2026’da Rodríguez’in Cumhurbaşkanı Vekili olarak görev yapmasına karar verdi. Mahkeme kararında idari devamlılığın, etkin yönetimin ve ülkenin egemenliğinin korunması gerekçelerine yer verildi.</p>

<p>Rodríguez, 5 Ocak 2026’da parlamentoda ve diplomatik temsilcilerin huzurunda yemin ederek görevine resmen başladı ve Venezuela tarihinde devlet başkanlığı görevini üstlenen ilk kadın oldu. Ağustos 2026 itibarıyla uluslararası haber ajansları Rodríguez’i Venezuela’nın geçici devlet başkanı olarak tanımlarken, Maduro ve destekçileri ise ABD müdahalesinin Maduro’nun devlet başkanlığı statüsünü hukuken sona erdirmediğini savunmayı sürdürüyor.</p>

<h3>MADURO VE EŞİ SUÇLAMALARI REDDETTİ</h3>

<p>Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen operasyonun ardından New York’a götürüldü ve haklarında ABD federal mahkemesinde açılan dava kapsamında tutuklu olarak cezaevine gönderildi. ABD savcılığı Maduro ve Flores’i narkoterörizm, uyuşturucu kaçakçılığı ve silahlarla bağlantılı çeşitli suçlamalarla yargılıyor. Savcılık, çiftin uyuşturucu kartelleriyle birlikte hareket ederek büyük miktarda kokainin ABD’ye taşınmasında rol oynadığını ileri sürüyor.</p>

<p>Maduro ve Flores haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. Maduro ilk duruşmasında masum olduğunu ve suç işlemediğini belirterek kendisini Venezuela’nın görevdeki devlet başkanı olarak tanımladı. Çift, Ocak 2026’dan itibaren kefaletsiz şekilde New York’taki Metropolitan Detention Center Brooklyn’de tutuluyor.</p>

<h3>HAPİSHANEDEKİ YENİ FOTOĞRAFLARI YAYIMLANDI</h3>

<p>ABD’de aylardır tutulan Nicolás Maduro’nun cezaevinde çekildiği belirtilen yeni fotoğrafları 30 Ağustos 2026’da kamuoyuyla paylaşıldı. Maduro’nun resmî sosyal medya hesaplarında yayımlanan görüntülerin 25 Haziran 2026 tarihinde çekildiği belirtildi. Fotoğraflarda cezaevi kıyafetleri içindeki Maduro’nun gülümsediği ve kameraya doğru eliyle zafer işareti yaptığı görüldü.</p>

<p>Paylaşıma Maduro’ya atfedilen bir mesaj da eklendi. Mesajda ailesine, torunlarına ve kendisine destek verenlere yönelik ifadeler yer alırken, Maduro ile eşi Cilia Flores’in güçlü oldukları belirtildi ve kendileri için yapılan dualar ile dayanışma mesajlarına teşekkür edildi. ABD Adalet Bakanlığı ise görüntülerin gerçekliği veya hangi koşullarda çekildiği konusunda açıklama yapmadı.</p>

<h3>DESTEKÇİLERİ TUTULMASINI “KAÇIRILMA” VE “ESARET” OLARAK NİTELENDİRİYOR</h3>

<p>Maduro’nun sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlarda ABD’deki tutukluluk süreci düzenli olarak “kaçırılma” şeklinde tanımlanıyor ve Maduro ile Flores’in serbest bırakılması talep ediliyor. Maduro tarafının kullandığı “esaret” ve “kaçırılma” nitelemelerinin merkezinde, bir egemen devletin başkanının kendi ülkesinde yabancı askerî güç tarafından yakalanarak zorla başka bir ülkeye götürülmesi ve orada cezaevinde tutulması yönündeki hukuki itiraz bulunuyor.</p>

<p>Akademik uluslararası hukuk değerlendirmelerinde de operasyonun Venezuela’nın ülkesel egemenliği, kuvvet kullanma yasağı ve görevdeki devlet başkanının kişisel dokunulmazlığı bakımından ciddi hukuki sorunlar doğurduğu belirtiliyor. Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan inceleme, olayda ileri sürülebilecek meşru müdafaa, rıza veya insani müdahale gibi gerekçelerin mevcut olgular ve yerleşik uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde ikna edici bir hukuka uygunluk zemini oluşturmadığı değerlendirmesine yer veriyor.</p>

<h3>DAVANIN BAŞLANGIÇ TARİHİ 1 HAZİRAN 2027</h3>

<p>Nicolás Maduro ve Cilia Flores hakkında ABD’de açılan ceza davasının başlangıç tarihi 1 Haziran 2027 olarak belirlendi. ABD Bölge Yargıcı Alvin Hellerstein, 22 Temmuz 2026’daki duruşmada tarafların da talebi doğrultusunda yargılamanın başlayacağı tarihi açıkladı. Maduro ve Flores duruşmaya cezaevi kıyafetleriyle katılırken, savunma ekibi iddianamenin düşürülmesine yönelik hukuki başvurularını sürdürme kararı aldı.</p>

<p>Savunmanın öncelikli itirazlarından birini Maduro’nun devlet başkanı dokunulmazlığı oluşturuyor. Avukatlar, Maduro’nun egemen bir devletin başkanı olması nedeniyle ABD tarafından cezai kovuşturmaya tabi tutulamayacağını, Venezuela topraklarında gerçekleştirilen askerî operasyonun da uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Mahkemenin dokunulmazlık ve operasyonun hukuki sonuçlarına ilişkin itirazları değerlendirmesinin ardından davanın 1 Haziran 2027’de başlaması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/esaret-altindaki-maduronun-yeni-goruntuleri-paylasildi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 22:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/maduro-esir.jpg" type="image/jpeg" length="61654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan ortak savunma adımı: İlk kritik toplantı İstanbul’da]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistandan-ortak-savunma-adimi-ilk-kritik-toplanti-istanbulda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistandan-ortak-savunma-adimi-ilk-kritik-toplanti-istanbulda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” için yeni aşamaya geçiliyor. Anlaşma kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı 31 Ağustos’ta İstanbul’da yapılacak. Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katılımının öngörüldüğü toplantıda savunma kapasiteleri, askeri birlikte çalışabilirlik, orta]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 Ağustos’ta Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma alanındaki işbirliğini kapsayan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” imzalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın imzasını taşıyan anlaşma, ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütlerin güçlendirilmesini amaçlıyor.</p>

<p>Anlaşmanın hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi de ilk kez toplanmaya hazırlanıyor. Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarını bir araya getirecek toplantıya 31 Ağustos’ta Türkiye ev sahipliği yapacak.</p>

<h3>MEKKE KOMİTESİ İLK KEZ TOPLANACAK</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı 31 Ağustos’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek. Komite, anlaşma kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön verilmesi amacıyla üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşuyor.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun katılması öngörülüyor. Pakistan’ı Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir’in temsil etmesi planlanıyor.</p>

<p>Suudi Arabistan’dan ise Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili’nin toplantıya katılması öngörülüyor.</p>

<h3>ÜÇ ÜLKENİN ÜST DÜZEY İSİMLERİ İSTANBUL’DA BULUŞACAK</h3>

<p>Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da yapılacak ilk toplantı, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön verilmesini amaçlıyor. Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının aynı masada yer alacağı toplantıda uluslararası güvenlik konularının da gündeme alınması planlanıyor.</p>

<p>Komitenin çalışma alanları yalnızca siyasi ve askeri istişarelerle sınırlı olmayacak. Savunma kapasitelerinin geliştirilmesi ve üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilirliğin artırılmasının teşvik edilmesi de toplantının temel gündem maddeleri arasında bulunuyor.</p>

<h3>ORTAK ÜRETİM VE SAVUNMA SANAYİSİ MASADA</h3>

<p>Toplantıda savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin derinleştirilmesine ilişkin başlıkların değerlendirilmesi planlanıyor. Ortak üretim faaliyetlerinin yanı sıra araştırma ve geliştirme çalışmalarında üç ülke arasındaki işbirliğinin artırılmasına yönelik konuların ele alınması öngörülüyor.</p>

<p>Terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesi de toplantının gündemindeki başlıklar arasında yer alıyor. Uluslararası güvenlik meseleleri, savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, askeri birlikte çalışabilirlik, savunma sanayisi ve terörle mücadele konularının komite bünyesinde değerlendirilmesi planlanıyor.</p>

<h3>SEKRETARYA VE YOL HARİTASI BELİRLENECEK</h3>

<p>İstanbul’daki toplantıda Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi tarafından belirlenecek ortak faaliyet alanlarındaki çalışmaları yönlendirecek Sekretarya ile diğer ilgili mekanizmaların çerçevesinin çizilmesi öngörülüyor. İlerleyen dönemde üç ülke tarafından atılacak adımlara ilişkin yol haritasının da toplantıda belirlenmesi planlanıyor.</p>

<p>Toplantının ayrıca Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bölgede güvenlik, barış ve istikrarın pekiştirilmesini hedefleyen yapısının vurgulanmasına imkan tanıması bekleniyor. Anlaşma, meselelere işbirliğine dayalı güvenlik anlayışıyla yaklaşan ve çatışma yerine huzur ve refahı önceliklendiren ülkelere yönelik bir işbirliği zemini olarak tanımlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI NELERİ KAPSIYOR?</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan ve külfet paylaşımı ile ortak güvenlik anlayışını esas alan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor. Anlaşmayla bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütlerin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın güvenlik alanındaki işbirliğini kapsayan düzenleme, herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini de hedefliyor. Anlaşmanın en önemli hükümlerinden biri ise üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı durumunda uygulanacak ortak savunma yaklaşımını kapsıyor.</p>

<h3>BİR ÜLKEYE SİLAHLI SALDIRI ÜÇÜNE YAPILMIŞ SAYILACAK</h3>

<p>Anlaşma, Türkiye, Suudi Arabistan veya Pakistan’dan herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının üç ülkenin tamamına yönelik saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor. Söz konusu hükümle herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturulmasına yönelik bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor. Düzenleme, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğinin ve askeri birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesini de kapsıyor.</p>

<h3>MEVCUT İTTİFAKLARA ALTERNATİF OLARAK TANIMLANMIYOR</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmediği belirtiliyor. Düzenleme, üç ülkenin mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayan ve bölgesel güvenliği güçlendirmeyi amaçlayan bir işbirliği mekanizması olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Anlaşma aynı zamanda diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki köklü bağların savunma ve güvenlik alanındaki işbirliğiyle pekiştirilmesini, üç ülkenin kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlamasını amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistandan-ortak-savunma-adimi-ilk-kritik-toplanti-istanbulda</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/turkiye-pakistan-arabistan.jpg" type="image/jpeg" length="37429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamaney’den Müslüman ülkelere: Gerçek düşmanın kim olduğunu görün]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamaneyden-musluman-ulkelere-gercek-dusmanin-kim-oldugunu-gorun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hamaneyden-musluman-ulkelere-gercek-dusmanin-kim-oldugunu-gorun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran lideri Mücteba Hamaney, Müslüman ülkelerin “gerçek düşmanlarını tanıması, planlarını anlaması ve ona karşı koyması” gerektiğini söyledi. İran yönetimi Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için acele etmeyeceğini açıklarken, Irak da Tahran ile Washington arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran lideri Mücteba Hamaney, İran ile ABD arasındaki savaşın ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin sürdüğü dönemde Müslüman ülkelere birlik çağrısında bulundu. Hamaney, İslam Birliği Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajında özellikle Körfez ülkelerini hedef alarak Müslüman ülkelerin “gerçek düşmanlarını” tanıması, karşı tarafın planlarını anlaması ve ortak şekilde karşı koyması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>HAMANEY MÜSLÜMAN ÜLKELERE BİRLİK ÇAĞRISI YAPTI</h3>

<p>Hamaney mesajında Müslüman ülkeler arasındaki ayrılıkların karşıt güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğini savundu. İslam dünyasında iş birliğinin ve ortak savunma anlayışının güçlendirilmesini isteyen İran lideri, özellikle Körfez ülkelerinin dış müdahalelere karşı birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>İran lideri, Müslüman ülke yönetimlerine “gerçek düşmanı tanıma, planlarını anlama ve ona karşı koyma” çağrısında bulundu. Hamaney’in mesajı, İran’ın ABD ve İsrail ile yaşadığı askeri gerilimin bölgedeki Körfez ülkeleri üzerindeki güvenlik ve ekonomik etkilerinin devam ettiği bir dönemde yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİN MERKEZİNDE</h3>

<p>Hamaney’in açıklamalarının ardından İran yönetiminin Hürmüz Boğazı’na ilişkin tutumu da yeniden gündeme geldi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, boğazın yeniden açılması anlamına gelecek herhangi bir kararın henüz alınmadığını ve Tahran’ın bu konuda acele etmediğini söyledi.</p>

<p>Garibabadi, İran ile Umman arasında geçici bir geçiş güzergahı konusunda mutabakat sağlandığını ancak söz konusu düzenlemenin Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açıldığı anlamına gelmediğini belirtti. İranlı yetkili, kalıcı bir düzenleme için ABD’nin daha önce varılan mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini savundu.</p>

<h3>İRAN: BOĞAZ ANCAK ŞARTLARIMIZ KABUL EDİLİRSE AÇILIR</h3>

<p>Garibabadi, İran’ın belirlediği şartlar yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmayacağını söyledi. Tahran yönetimi, özellikle ABD’nin daha önce üzerinde uzlaşıldığı belirtilen taahhütleri yerine getirmesini ve İran’ın güvenlik kaygılarının karşılanmasını istiyor.</p>

<p>İran ile Umman arasında yürütülen görüşmeler sonucunda yaklaşık 7 mil genişliğinde geçici bir deniz geçiş koridoru üzerinde anlaşmaya varıldığı bildirildi. İran yönetimi, söz konusu düzenlemenin sınırlı geçişlere imkan tanıyabileceğini ancak boğazın tüm deniz trafiğine koşulsuz şekilde açılması anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<h3>HÜRMÜZ’DE DENİZ TRAFİĞİ TAMAMEN DURMUŞ DEĞİL</h3>

<p>İranlı yetkililerin boğazın “kapalı” olduğuna yönelik açıklamalarına rağmen Hürmüz üzerinden sınırlı deniz trafiği devam ediyor. Kpler verilerine göre 27 Ağustos’ta 10 emtia gemisinin, 28 Ağustos öncesindeki bir günde ise 7 geminin boğazdan geçiş yaptığı tespit edildi. Gemilerin bir bölümünün transponderlerini kapatması nedeniyle gerçek geçiş sayısının daha yüksek olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve doğal gaz taşımacılığının en önemli geçiş noktalarından biri olması nedeniyle İran ile ABD arasındaki gerilimin uluslararası enerji piyasalarına doğrudan yansıdığı başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARI: HÜRMÜZ ÜZERİNDE KONTROL BİZDE</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu da Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün Tahran’da olduğunu savundu. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Mohibi, ABD’nin şartları kabul etmemesi halinde boğazın yeniden açılmayacağını söyledi.</p>

<p>Mohibi, hiçbir “düşman askeri gemisinin” İran’ın izni olmadan boğazdan geçemeyeceğini ileri sürerek İran’ın bölgedeki askeri kontrolünü sürdürdüğünü ifade etti. Devrim Muhafızları, ABD’li yetkililerin boğazın durumu hakkında enerji fiyatlarını ve kamuoyunu etkilemeye yönelik gerçeği yansıtmayan açıklamalar yaptığını da savundu.</p>

<h3>ABD İLE İRAN ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK SÜRÜYOR</h3>

<p>Tahran yönetimi, ABD’nin daha önce üzerinde mutabakata varıldığı belirtilen şartları yerine getirmediğini öne sürüyor. İran tarafına göre haziran ayında Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda imzalanan 14 maddelik mutabakat; çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ABD’nin deniz ablukasını kaldırması ve 60 günlük müzakere sürecinin başlaması gibi başlıklar içeriyordu.</p>

<p>İran yönetimi, Washington’ın söz konusu mutabakatın temel unsurlarına uymadığını savunurken ABD tarafı ile Tahran arasındaki karşılıklı suçlamalar devam ediyor. Hürmüz Boğazı’nın statüsü de iki ülke arasındaki görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>IRAK TAHRAN İLE WASHINGTON ARASINDA “KÖPRÜ” OLMAK İSTİYOR</h3>

<p>İran ile ABD arasındaki gerilim devam ederken Irak yönetiminden arabuluculuk açıklaması geldi. Irak Başbakanı’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el Araci, Bağdat’ın Tahran ile Washington arasında “köprü” rolü üstlenmek istediğini söyledi.</p>

<p>Araci, Irak’ın iki tarafın yeniden müzakere masasına dönmesine katkı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bağdat yönetiminin girişimi, bölgede askeri gerilimin azaltılması ve diplomatik temasların yeniden güçlendirilmesi yönündeki çabaların bir parçası olarak gündeme geldi.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI DİPLOMATİK PAZARLIKLARIN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ</h3>

<p>İran ile ABD arasındaki savaş ve güvenlik gerilimi sürerken Hürmüz Boğazı’nın geleceği bölgesel diplomasinin merkezinde yer almaya devam ediyor. İran boğaz üzerindeki kontrolünü koruduğunu ve şartları karşılanmadan tam açılışa izin vermeyeceğini savunurken sınırlı ticari gemi geçişleri de sürüyor.</p>

<p>Umman ile İran arasında geçici deniz güzergahı konusunda temaslar yürütülürken Irak da Washington ile Tahran arasında yeni bir diplomatik kanal oluşturmayı hedefliyor. Hamaney’in Müslüman ülkelere yönelik birlik çağrısı ise aynı dönemde İran’ın bölgesel siyasi söyleminin önemli başlıklarından biri haline geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamaneyden-musluman-ulkelere-gercek-dusmanin-kim-oldugunu-gorun</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hamaney-44-2.jpg" type="image/jpeg" length="39940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu’dan Türkiye’ye Suriye mesajı: “Güneye geldiğini görmek istemiyorum”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahudan-turkiyeye-suriye-mesaji-guneye-geldigini-gormek-istemiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahudan-turkiyeye-suriye-mesaji-guneye-geldigini-gormek-istemiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’nin güneyinde “güvenlik kuşağı” oluşturduklarını açıklarken Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığının güneye doğru genişlemesine karşı olduklarını söyledi. Netanyahu, Ankara ve Şam’a bu yönde mesaj ilettiklerini, mesajın sonuç vermediğini savunarak İsrail’in Suriye’de askeri güç kullandığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’de Rusça yayın yapan Kanal 9’a verdiği röportajda Suriye’deki askeri faaliyetler, Türkiye’nin ülkedeki varlığı ve İsrail’in güney Suriye’ye ilişkin politikasına yönelik açıklamalarda bulundu. Netanyahu, Suriye topraklarından gelebileceğini öne sürdüğü “cihatçı işgal” ihtimaline karşı ülkenin güneyinde bir “güvenlik kuşağı” oluşturduklarını söylerken Türkiye’nin askeri varlığının mevcut konuşlanma alanından güneye doğru genişlemesine izin vermek istemediklerini ifade etti.</p>

<h3>NETANYAHU: SURİYE’DE GÜVENLİK KUŞAĞI OLUŞTURDUK</h3>

<p>Netanyahu, İsrail’in Suriye’den gelebilecek olası bir “cihatçı işgal” tehdidine karşı bir güvenlik kuşağı oluşturma kararı aldığını belirtti. İsrail Başbakanı, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde belirli bir konuşlanma alanına sahip olduğunu söylerken Ankara’nın askeri varlığının daha güneye taşınmasına karşı olduklarını dile getirdi.</p>

<p>Netanyahu, Türkiye’ye ilişkin tutumunu “Türkiye'nin güneye geldiğini görmek istemiyorum” sözleriyle açıkladı. İsrail Başbakanı, söz konusu mesajı hem Türkiye’ye hem de Suriye yönetimine ilettiklerini, Şam yönetiminden de Türk askeri varlığının güneye doğru genişlemesine izin vermemesini istediklerini söyledi.</p>

<h3>TÜRKİYE VE ŞAM’A MESAJ İLETİLDİĞİNİ SÖYLEDİ</h3>

<p>İsrail Başbakanı, Suriye’de daha önce bir “statükonun” bulunduğunu ancak söz konusu düzenin ihlal edildiğini veya ihlal edilmek üzere olduğunu öne sürdü. Netanyahu, ABD ve farklı iletişim kanallarının yanı sıra doğrudan Şam yönetimine de İsrail’in tutumunun aktarıldığını ifade etti.</p>

<p>Netanyahu, Türkiye’nin mevcut askeri konuşlanma alanının güneyindeki bir hava üssünde askeri varlık veya tahkimat oluşturmasına izin vermeyeceklerini ilettiklerini söyledi. İsrail Başbakanı, Ankara’nın Suriye’de güneye doğru askeri olarak ilerlemesini İsrail’in güvenlik politikaları açısından kabul etmeyeceklerini savundu.</p>

<h3>“MESAJ ALINMADI, KİNETİK YOLLARLA İLETTİK”</h3>

<p>Netanyahu, Türkiye ve Suriye tarafına ilettiklerini söylediği mesajın beklenen sonucu vermediğini öne sürdü. İsrail Başbakanı, diplomatik ve siyasi mesajların ardından İsrail’in askeri güç kullanarak tutumunu sahada gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>İsrail Başbakanı, “Görünüşe göre o mesaj alınmadı ve bizim jargonumuzda ‘kinetik yollarla’ dediğimiz şekilde bunu göstermek zorunda kaldık.” sözlerini kullandı. Netanyahu’nun açıklamaları, İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıyla ilişkilendirildi.</p>

<h3>EBU ZUHUR HAVA ÜSSÜ İSRAİL TARAFINDAN VURULDU</h3>

<p>İsrail, 18 Ağustos’ta İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü hedef aldı. İsrail tarafı saldırıyı, Türkiye’nin söz konusu tesiste askeri varlık oluşturabileceği iddiasıyla ilişkilendirirken Ankara’ya yönelik askeri konuşlanma uyarıları da aynı dönemde gündeme geldi.</p>

<p>Jerusalem Post’a konuşan İsrailli uzmanlar, saldırının Türkiye ile İsrail arasında doğrudan askeri karşılaşma ihtimalinin önüne geçme amacı taşıdığını savundu. Ankara ise Türkiye’nin konuşlanmasının bölgedeki “statükoyu” ihlal ettiği ve İsrail’in güvenliğini tehdit ettiği yönündeki İsrail kaynaklı iddiaları reddetti.</p>

<h3>NETANYAHU: SAVAŞ ARAYIŞINDA DEĞİLİZ</h3>

<p>Netanyahu, açıklamalarında İsrail’in Türkiye ile doğrudan bir savaş arayışında olmadığını savunurken güvenlik politikasını askeri caydırıcılık üzerinden yürüttüklerini söyledi. İsrail Başbakanı, karşı tarafın niyetlerine yalnızca güvenemeyeceklerini belirterek askeri güç kullanımını İsrail’in güvenliğinin korunmasıyla ilişkilendirdi.</p>

<p>Netanyahu, “Zayıf olduğunuzda size saldırırlar, güçlü olduğunuzda size saygı duyarlar” ifadelerini kullanarak İsrail’in askeri gücünün caydırıcılık açısından gerekli olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KATZ: HERMON DAĞI VE GÜVENLİK BÖLGESİNDEN ÇEKİLMEYECEĞİZ</h3>

<p>Netanyahu’nun açıklamaları, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Suriye’nin güneyindeki İsrail askeri varlığına ilişkin mesajlarının ardından geldi. Katz, 25 Ağustos’ta Suriye’nin güneyinde İsrail askerlerini ziyaret ederken “cihatçı tehdit” olarak tanımladığı durum devam ettiği sürece İsrail ordusunun Hermon Dağı ve kontrol ettiği güvenlik bölgesinden çekilmeyeceğini söyledi.</p>

<p>Katz, İsrail askerlerinin Hermon Dağı’ndaki varlığının İsrail yerleşimlerini ve ülkenin sınırlarını korumayı amaçladığını savundu. İsrail Savunma Bakanı ayrıca Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlenen saldırının Türkiye’nin Suriye’de askeri varlık oluşturma girişimine karşı gerçekleştirildiğini ileri sürdü.</p>

<h3>ŞAM İSRAİL’İN SURİYE’DEKİ VARLIĞINA TEPKİ GÖSTERİYOR</h3>

<p>Şam yönetimi, İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri operasyonları ile ülkenin güneyindeki konuşlanmasına karşı çıkıyor. Suriye yönetimi, İsrail’in askeri faaliyetlerini ülkenin egemenliğine yönelik ihlal olarak nitelendirirken İsrail birliklerinin Suriye topraklarından çekilmesini talep ediyor.</p>

<p>İsrail ise Aralık 2024’te Beşşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen tampon bölgeye asker göndermiş, sonrasında Suriye’nin daha iç kesimlerine yönelik operasyonlar gerçekleştirmişti. İsrail yönetimi, Suriye’nin güneyinde kontrol ettiği bölgelerdeki askeri varlığını güvenlik gerekçesiyle sürdürdüğünü savunuyor.</p>

<h3>İSRAİL İLE SURİYE ARASINDA GÜVENLİK ANLAŞMASI GÜNDEMDE</h3>

<p>Sahadaki askeri gerilime rağmen İsrail ile Suriye arasında güvenlik anlaşmasına yönelik diplomatik temaslar da sürüyor. Al-Monitor’un 25 Ağustos tarihli haberine göre İsrail yönetimi Suriye politikasını yeniden değerlendirmeye ve Şam ile güvenlik anlaşmasına giden bir yol oluşturmaya çalışıyor.</p>

<p>Haberde, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İsrail ile Suriye arasında anlaşmaya varılması yönünde girişimlerde bulunduğu, İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı Roman Gofman’ın da diplomatik temaslarda görevlendirildiği aktarıldı.</p>

<h3>SURİYE DIŞİŞLERİ BAKANI İLE MOSSAD BAŞKANI ÜRDÜN’DE GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Diplomatik sürecin önemli adımlarından biri 23 Ağustos’ta Ürdün’de gerçekleştirildi. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile Mossad Başkanı Roman Gofman’ın ABD arabuluculuğundaki temaslar kapsamında bir araya geldiği bildirildi.</p>

<p>Görüşmenin İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından Şam ile Tel Aviv arasındaki gerilimi azaltmayı amaçladığı belirtildi. Görüşmelerde İsrail saldırılarının durdurulmasına yönelik mekanizmalar, güvenlik anlaşması müzakerelerinin yeniden başlatılması ve İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimin Suriye topraklarına yansımaması gibi başlıklar ele alındı.</p>

<h3>ÜRDÜN’DE ORTAK MEKANİZMA SEÇENEĞİ ELE ALINDI</h3>

<p>Diplomatik temaslarda Suriye’de İsrail veya Türkiye’nin dahil olabileceği olası askeri karşılaşmaların önlenmesi amacıyla Ürdün’de ABD gözetiminde özel bir koordinasyon mekanizması oluşturulması seçeneği de gündeme geldi. Taraflar arasında daha önce ABD denetiminde bilgi paylaşımı sağlayacak bir iletişim mekanizması kurulmasına yönelik anlaşma sağlandığı bildirildi.</p>

<p>Şam yönetimi görüşmeler sırasında İsrail’in 2024 öncesindeki askeri pozisyonlarına geri dönmesini, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nın yeniden uygulanmasını ve Suriye’nin askeri kapasitesini yeniden oluşturma hakkının korunmasını talep etti.</p>

<h3>İSRAİL-TÜRKİYE GERİLİMİNİN SURİYE’YE YANSIMAMASI İÇİN TEMASLAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik İsrail saldırısı, Türkiye ile İsrail arasındaki Suriye merkezli gerilimin yeniden öne çıkmasına neden oldu. İsrail saldırıyı Türkiye’nin üs çevresinde gelecekte askeri varlık oluşturabileceği iddiasıyla gerekçelendirirken Şam yönetimi üssün Türkiye’ye tahsis edilmesine yönelik bir plan bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti.</p>

<p>ABD’nin yürüttüğü diplomatik girişimlerde Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin Suriye topraklarında doğrudan bir askeri karşılaşmaya dönüşmesini engelleyecek mekanizmaların oluşturulması da gündemde bulunuyor. Ürdün’deki görüşmelerde Türkiye-İsrail geriliminin Suriye’ye yansımamasının doğrudan ele alındığı bildirildi.</p>

<h3>SURİYE’NİN GÜNEYİ GERİLİMİN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ</h3>

<p>İsrail, Suriye’nin güneyindeki askeri varlığını sınırlarını ve İsrail kontrolündeki bölgeleri koruma gerekçesiyle savunurken Şam yönetimi İsrail askerlerinin ülkedeki varlığını ve hava saldırılarını egemenlik ihlali olarak değerlendiriyor. İki ülke arasında ABD arabuluculuğunda güvenlik anlaşmasına yönelik temaslar sürerken güney Suriye’deki İsrail askeri varlığı görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Suriye tarafı İsrail’in askeri operasyonlarının durdurulmasını ve birliklerin önceki hatlara çekilmesini isterken İsrail yönetimi ise “güvenlik bölgesi” olarak nitelendirdiği alanlarda askeri varlığını sürdürme yönündeki tutumunu koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahudan-turkiyeye-suriye-mesaji-guneye-geldigini-gormek-istemiyorum</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/netanyahu-turkiye.jpg" type="image/jpeg" length="33070"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nijer'de batı destekli darbe girişimi, Rusya'dan yardım istendi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nijerde-bati-destekli-darbe-girisimi-rusyadan-yardim-istendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nijerde-bati-destekli-darbe-girisimi-rusyadan-yardim-istendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nijer’in başkenti Niamey’de 28 Ağustos gecesi başlayan askeri isyan girişiminin ardından Nijer ordusunun Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Afrika Kolordusu’ndan yardım istediği açıklandı. Türkiye, Nijer’de güvenlik ve istikrarın korunması için itidal çağrısı yaparken, Sahel Devletleri Konfederasyonu da Nijer yönetimine ve ülkenin kurumlarına tam destek verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nijer’in başkenti Niamey’de askeri isyan ve şiddet olayları yaşandı. Rusya’nın Nijer Büyükelçisi Viktor Voropayev, Nijer ordusunun isyan girişiminin bastırılması amacıyla Rusya’dan yardım talebinde bulunduğunu açıkladı. Olayların merkezinde, Diori Hamani Uluslararası Havalimanı’nın bitişiğinde bulunan 101 No’lu Hava Üssü yer aldı.</p>

<p>Nijer makamları, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle isyan girişiminin kontrol altına alındığını bildirirken, bazı kaynaklar 101 No’lu Hava Üssü’nde tam kontrolün henüz sağlanamadığını ve isyancı askerlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların sürdüğünü öne sürdü. Türkiye Dışişleri Bakanlığı olaylara ilişkin itidal çağrısında bulunurken, Sahel Devletleri Konfederasyonu da Nijer yönetimine desteğini açıkladı.</p>

<h3>NİJER ORDUSU RUSYA’DAN YARDIM İSTEDİ</h3>

<p>Rusya’nın Nijer Büyükelçisi Viktor Voropayev, Rus haber ajansı TASS’a yaptığı açıklamada Nijer ordusunun askeri isyanın bastırılması amacıyla Rusya’dan destek talep ettiğini söyledi. Voropayev, talebin Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Afrika Kolordusu’na iletildiğini kaydetti.</p>

<p>Rus Büyükelçi, Diori Hamani Uluslararası Havalimanı’nın hemen yanında bulunan 101 No’lu Hava Üssü Komutanlığı’ndaki isyancı askerlerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla yardım istendiğini belirtti. Nijer ordusunun söz konusu üssün kontrolünün yeniden sağlanması için operasyon yürüttüğü ifade edildi.</p>

<h3>İSYANA TILLABERİ VE DOSSO’DAN GELEN SUBAYLARIN KATILDIĞI AÇIKLANDI</h3>

<p>Voropayev, askeri isyan girişiminde Tillaberi ve Dosso bölgelerinden gelen genç subayların yer aldığını aktardı. Rus Büyükelçi, söz konusu askerlerin dışarıdan yönlendiriliyor olabileceğini ileri sürdü.</p>

<p>İsyan girişiminin arkasında herhangi bir dış aktör bulunup bulunmadığına ilişkin Nijer makamlarından paylaşılan metinde doğrulanmış bir bilgi yer almadı. Voropayev’in dış yönlendirme ihtimaline ilişkin açıklaması kendi değerlendirmesi olarak aktarıldı.</p>

<h3>TÜRKİYE’DEN NİJER İÇİN İTİDAL ÇAĞRISI</h3>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Nijer’de meydana gelen askeri isyan ve şiddet olaylarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Bakanlık, Nijer’de yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiğini bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, “Nijer’in güvenliğinin ve istikrarının korunması için itidal çağrısında bulunuyor, sükunetin en kısa sürede yeniden sağlanmasını temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi. Türkiye’nin Nijer ile dayanışma içerisinde olmaya ve Nijer halkını desteklemeye devam edeceği kaydedildi.</p>

<h3>SAHEL DEVLETLERİ KONFEDERASYONU NİJER YÖNETİMİNE DESTEK VERDİ</h3>

<p>Sahel Devletleri Konfederasyonu, 28 Ağustos gecesi Niamey’de meydana gelen askeri isyan girişiminin ardından Nijer’e ve ülkenin kurumlarına tam destek verdiğini açıkladı. AES tarafından yapılan açıklamada, bir grup askerin eylemleri “istikrarsızlaştırma girişimi” olarak nitelendirildi.</p>

<p>Konfederasyon, başkentte bulunan 101 No’lu Hava Üssü ile bazı hassas noktaların hedef alındığını bildirdi. Açıklamada, isyan girişiminin Nijer silahlı kuvvetlerinin müdahalesiyle kontrol altına alındığı ve başarısızlığa uğratıldığı belirtildi.</p>

<h3>AES İSYAN GİRİŞİMİNİ “İHANET” OLARAK NİTELENDİRDİ</h3>

<p>Sahel Devletleri Konfederasyonu açıklamasında yaşanan olaylar “ihanet” olarak nitelendirildi. Nijer’in güvenlik ve savunma güçlerinin olaylar sırasındaki bağlılık, cesaret ve profesyonelliğinin memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.</p>

<p>AES, askerlerin görevlerine bağlı kalarak isyan girişimine karşı koymasının başkentte düzenin yeniden sağlanmasına katkıda bulunduğunu bildirdi. Konfederasyon, Nijer’in kurumlarına tam desteğini yineleyerek ülke yönetimiyle birlikte egemenlik ve barışın korunması yönündeki mücadelenin sürdürüleceğini açıkladı.</p>

<h3>İSYAN 28 AĞUSTOS’U 29 AĞUSTOS’A BAĞLAYAN GECE BAŞLADI</h3>

<p>Nijer Savunma Bakanı Salifou Mody, daha önce yaptığı açıklamada olayların 28 Ağustos’u 29 Ağustos’a bağlayan gece başladığını bildirmişti. Mody, bir grup askerin Niamey’deki 101 No’lu Hava Üssü’nde bazı silah arkadaşlarını kışlada tutmaya çalıştığını ve başkentte bulunan stratejik noktalara ateş açtığını açıklamıştı.</p>

<p>Savunma Bakanı, Nijer güvenlik güçlerinin müdahalesinin ardından olayların kontrol altına alındığını ve hedef alınan noktalarda kontrolün kademeli olarak yeniden sağlandığını belirtmişti. Yetkililer, güvenlik güçlerinin başkentteki kritik noktaların kontrolünü sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü bildirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>101 NO’LU HAVA ÜSSÜNDEKİ DURUMA İLİŞKİN FARKLI İDDİALAR VAR</h3>

<p>Nijer makamları, askeri isyan girişiminin güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucunda kontrol altına alındığını açıkladı. Resmi açıklamalarda başkentte hedef alınan bölgelerde kontrolün yeniden sağlandığı ve girişimin başarısız olduğu bildirildi.</p>

<p>Bazı kaynaklar ise özellikle 101 No’lu Hava Üssü’nde tam kontrolün henüz sağlanamadığını öne sürdü. Aynı kaynaklar, isyancı askerlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların sürdüğünü iddia etti. Resmi makamlar ile diğer kaynaklardan gelen bilgiler arasındaki farklılık nedeniyle hava üssündeki son durumla ilgili farklı açıklamalar bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Afrika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nijerde-bati-destekli-darbe-girisimi-rusyadan-yardim-istendi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/nijer-askeri-darbe-44.jpg" type="image/jpeg" length="38874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Venezuela petrollerine çöktü, 27 yıllık formalite anlaşma imzalandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-venezuela-petrollerine-coktu-27-yillik-formalite-anlasma-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-venezuela-petrollerine-coktu-27-yillik-formalite-anlasma-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ABD ile varılan petrol anlaşmasının 25 yıl boyunca geçerli olacağını ve günlük üretimin 1,5 milyon varilin üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Varil fiyatının 65 dolar üzerinden hesaplanması halinde Venezuela’nın anlaşmadan toplam 209 milyar 335 milyon dolar gelir elde etmesi öngörülürken, ABD Başkanı Donald Trump mutabakatı “dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonu VTV’ye yaptığı açıklamada ABD ile varılan petrol anlaşmasının ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Rodriguez, mutabakatın 25 yıllık bir dönemi kapsadığını, ülkenin günlük petrol üretiminin 1,5 milyon varilin üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini ve üretim artışının Venezuela ekonomisine doğrudan gelir sağlamasının planlandığını belirtti.</p>

<p>Anlaşma kapsamında satılan her varilden yaklaşık 19 doların doğrudan Venezuela kasasına aktarılması öngörülüyor. Petrolün varil fiyatının 65 dolar seviyesinde hesaplanması halinde anlaşmanın 25 yıllık dönem boyunca Venezuela’ya sağlayacağı toplam gelirin 209 milyar 335 milyon dolara ulaşabileceği ifade edildi.</p>

<h3>GÜNLÜK PETROL ÜRETİMİNDE 1,5 MİLYON VARİL HEDEFİ</h3>

<p>Rodriguez, Venezuela’nın petrol üretim kapasitesinin artırılmasının anlaşmanın temel hedefleri arasında bulunduğunu söyledi. Günlük üretimin 1,5 milyon varilin üzerine çıkarılmasını amaçladıklarını belirten Rodriguez, yeni üretim modeli kapsamında satılan her varilden yaklaşık 19 doların Venezuela devletinin gelir hanesine yazılacağını kaydetti.</p>

<p>Varil fiyatının 65 dolar olarak hesaplanması durumunda 25 yıllık anlaşmanın toplam ekonomik karşılığının 209 milyar 335 milyon dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Rodriguez, söz konusu gelir modelinin yaptırımların etkisi altında kalan Venezuela ekonomisine yeni kaynak sağlamasını amaçladıklarını ifade etti.</p>

<h3>CHEVRON, REPSOL, ENI, SHELL VE BP İÇİN YENİ ANLAŞMA HEDEFİ</h3>

<p>Venezuela yönetimi, ABD ile yapılan mutabakatı daha geniş kapsamlı enerji yatırımlarının başlangıcı olarak değerlendiriyor. Rodriguez, Chevron, Repsol, Eni, Shell ve BP gibi küresel enerji şirketlerini kapsayabilecek yeni anlaşmalar üzerinde de çalışmayı hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p>Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, ülkenin petrol ve enerji sektöründeki üretim kapasitesinin genişletilmesi yoluyla Venezuela’yı yeniden büyük bir enerji üreticisi konumuna taşımayı amaçladıklarını belirtti. Yeni anlaşmaların hem sermaye girişini hem de teknolojik kapasiteyi artırması hedefleniyor.</p>

<h3>ORİNOCO PETROL KUŞAĞI’NDA 8 HAM SAHA GELİŞTİRİLECEK</h3>

<p>Anlaşmanın önemli bölümlerinden biri Venezuela’nın doğusu ve orta doğusunda bulunan Orinoco Petrol Kuşağı’na ilişkin yatırımlardan oluşuyor. 55 bin kilometrekareden fazla bir alanı kapsayan bölgede bulunan 8 ham sahada geliştirme çalışmaları yürütülmesi planlanıyor.</p>

<p>Rodriguez, anlaşma kapsamında en az yüzde 16 imtiyaz hakkı ve yüzde 34 gelir vergisi oranı belirlendiğini açıkladı. Söz konusu şartların Venezuela’nın petrol gelirlerini artırmasının ve yaptırımlar nedeniyle ağır darbe alan ekonominin toparlanma sürecine katkı sağlamasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<h3>RODRIGUEZ ŞEFFAFLIK VURGUSU YAPTI</h3>

<p>Delcy Rodriguez, petrol anlaşmasının uygulanma sürecinde kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini belirtti. Yatırımların miktarı, üretim seviyesi, devletin elde ettiği gelir ve işletmecilere sunulan şartlara ilişkin bilgilerin vatandaşlarla paylaşılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Rodriguez, “Vatandaşlarımızın ne kadar yatırım yapıldığını, ne kadar üretim gerçekleştirildiğini, devletin elde ettiği geliri ve işletmeciler için şartların neler olduğunu bilmeye hakkı var” dedi. Anlaşmanın uygulanmasına rağmen Venezuela’nın doğal kaynakları üzerindeki mülkiyet ve egemenlik haklarının korunacağını da vurguladı.</p>

<h3>ABD SERMAYE, TEKNOLOJİ VE OPERASYONEL KAPASİTE SAĞLAYACAK</h3>

<p>Venezuela petrol sektörünün yeniden canlandırılması kapsamında ABD’nin sermaye, teknoloji ve operasyonel kapasite sağlaması planlanıyor. Rodriguez, söz konusu desteğin üretim altyapısının geliştirilmesi ve petrol sahalarının daha yüksek kapasiteyle işletilmesi açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Anlaşmanın hayata geçirilmesindeki çalışmaları nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya teşekkür eden Rodriguez, iki tarafın da sürece kendi imkanları doğrultusunda katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<h3>TRUMP ANLAŞMAYI “DÜNYA TARİHİNİN EN BÜYÜK PETROL ANLAŞMASI” OLARAK TANIMLADI</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da anlaşmaya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Trump, Venezuela ile varılan mutabakatı “dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması” olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, Venezuela’da bulunan 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin önemli bir bölümü üzerinde kontrol sağlandığını ifade etti. ABD Başkanı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile süreç boyunca yakın ve koordineli şekilde çalıştığını belirtti.</p>

<h3>VENEZUELA’NIN PETROL REZERVLERİ ANLAŞMANIN MERKEZİNDE</h3>

<p>Anlaşmanın merkezinde Venezuela’nın sahip olduğu büyük petrol rezervleri yer alıyor. Trump’ın açıklamasına göre 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin önemli bir bölümü mutabakat kapsamında değerlendirilecek.</p>

<p>Venezuela yönetimi ise üretim artışı, uluslararası enerji şirketlerinin ülkeye çekilmesi ve Orinoco Petrol Kuşağı’nda yapılacak yeni yatırımlarla enerji sektöründeki kapasitenin genişletilmesini planlıyor. Anlaşmanın 25 yıllık uygulama döneminde üretim, yatırım ve devlet gelirlerine ilişkin verilerin kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-venezuela-petrollerine-coktu-27-yillik-formalite-anlasma-imzalandi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/trump-venezuela-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="24702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzlanda’da AB referandumu sonuçlandı: Üyelik müzakerelerine yüzde 52,5 “Hayır”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlandada-ab-referandumu-sonuclandi-uyelik-muzakerelerine-yuzde-525-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/izlandada-ab-referandumu-sonuclandi-uyelik-muzakerelerine-yuzde-525-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzlanda’da Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması için yapılan referandumda seçmenlerin yüzde 52,5’i “Hayır”, yüzde 47,5’i “Evet” oyu kullandı. Başkent Reykjavik’te AB sürecine destek öne çıkarken kırsal ve kıyı bölgelerindeki yüksek “Hayır” oranları sonucu belirledi. Başbakan Kristrún Frostadóttir, kendi hükümeti döneminde AB’ye katılım sürecinin yeniden gündeme alınmayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzlanda’da hükümetin Avrupa Birliği (AB) ile üyelik müzakerelerini yeniden başlatma teklifi için düzenlenen referandumdan “Hayır” sonucu çıktı. Referandum öncesinde yayımlanan anketlerde müzakerelerin yeniden başlatılmasına destek önde görünmesine rağmen sandığa yansıyan sonuç farklı oldu. Sayımı tamamlanan oyların sonuçlarına göre seçmenlerin yüzde 52,5’i müzakerelerin yeniden başlatılmasına karşı çıkarken, “Evet” oylarının oranı yüzde 47,5’te kaldı.</p>

<p>Referandum, İzlanda’nın 2009’da başlattığı ancak 2013 yılında AB karşıtı hükümetin iktidara gelmesinin ardından askıya alınan üyelik sürecinin geleceğini belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. 2024’te Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde kurulan hükümet, uzun süredir devam eden tartışmayı seçmenlerin kararına bırakmak amacıyla üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması konusunu referanduma taşıdı.</p>

<h3>188 BİN 500 OYUN SAYIMINDA “HAYIR” YÜZDE 52,5’E ULAŞTI</h3>

<p>İzlanda’da kayıtlı 270 bin seçmenden kullanılan oyların sayımı sürerken, sayımı tamamlanan ilk 188 bin 500 oyun sonuçları referandumdaki tabloyu ortaya koydu. Açıklanan verilere göre seçmenlerin yüzde 52,5’i AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasına “Hayır” derken, sürecin yeniden başlamasını isteyenlerin oranı yüzde 47,5 olarak kaydedildi.</p>

<p>Güneybatı bölgesinden gelen sonuçların da tabloya eklenmesiyle “Evet” oylarının referandumu kazanma ihtimali matematiksel olarak ortadan kalktı. Sonuçlarda özellikle başkent ile tarım ve balıkçılığın yoğun olduğu kırsal ve kıyı bölgeleri arasındaki oy tercihleri belirginleşti.</p>

<h3>REYKJAVİK AB MÜZAKERELERİNİN YENİDEN BAŞLAMASINI DESTEKLEDİ</h3>

<p>Başkent Reykjavik’te sandığa giden seçmenlerin çoğunluğu AB ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlaması yönünde oy kullandı. Reykjavik’in kuzeyinde “Evet” oyları yüzde 57,5’e ulaşırken, kentin güneyinde AB sürecine destek yüzde 54,5 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Başkentte ortaya çıkan sonuç ülkenin diğer bölgelerinde aynı şekilde karşılık bulmadı. Kırsal ve kıyı kesimlerden gelen oylar referandumun genel sonucunu “Hayır” yönüne çevirdi ve Reykjavik’teki destek ülke genelinde çoğunluk sağlanması için yeterli olmadı.</p>

<h3>KIRSAL VE KIYI BÖLGELERİNDE “HAYIR” OYLARI YÜZDE 60’I AŞTI</h3>

<p>Tarım ve balıkçılık faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlamasına yönelik itiraz daha yüksek oranlarda sandığa yansıdı. Güney bölgesinde seçmenlerin yüzde 60,5’i “Hayır” oyu verirken, Kuzeydoğu’da müzakerelere karşı çıkanların oranı yüzde 61,2’ye ulaştı.</p>

<p>En yüksek “Hayır” oranlarından biri Kuzeybatı bölgesinde kaydedildi. Bölgedeki seçmenlerin yüzde 62,9’u AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlamasına karşı oy kullandı. Kırsal ve kıyı kesimlerinden gelen sonuçlar, ülke genelindeki yüzde 52,5’lik “Hayır” çoğunluğunun oluşmasında belirleyici oldu.</p>

<h3>BAŞBAKAN FROSTADÓTTIR AB SÜRECİNE İLİŞKİN KARARI AÇIKLADI</h3>

<p>Referandum sonucunun netleşmesinin ardından İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir, hükümetin izleyeceği yol konusunda açıklamada bulundu. Frostadóttir, referandumdan çıkan kararın ardından kendi hükümeti döneminde Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin yeniden gündeme getirilmeyeceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başbakan Frostadóttir, kırsal bölgelerde balıkçılık, tarım ve doğal kaynakların korunmasına ilişkin ciddi kaygıların bulunduğunu ve söz konusu kaygıların sandığa yansıdığını ifade etti. Referandum sonucunun toplumu bölmemesi yönündeki temennisini de paylaşan Frostadóttir, halkın verdiği karar doğrultusunda hükümet döneminde AB’ye katılım sürecinin tekrar ele alınmayacağını belirtti.</p>

<h3>HÜKÜMET REFERANDUM SONUÇLARINI DEĞERLENDİRECEK</h3>

<p>Kristrún Frostadóttir, sonuçların ardından Dışişleri Bakanı Þorgerður Katrín Gunnarsdóttir ve Eğitim ve Çocuk Bakanı Inga Sæland ile birlikte referandum sürecini değerlendirmek üzere basın toplantısı düzenleyeceklerini duyurdu. Hükümet üyelerinin referandumun ardından ortaya çıkan siyasi tabloyu kamuoyuyla değerlendirmesi planlandı.</p>

<p>Frostadóttir açıklamalarında referandum kampanyası döneminde yaşanan sert kutuplaşmaya da değindi. Dışişleri Bakanı Gunnarsdóttir’e yönelik tehditlere işaret eden İzlanda Başbakanı, siyasetçiler açısından güvenlik koşullarının değiştiğini söylerken kamuoyunun genel olarak sağduyusunu koruduğunu ifade etti.</p>

<h3>REFERANDUM ÖNCESİ ANKETLERDE “EVET” ÖNDEYDİ</h3>

<p>İzlanda medyasında referandum öncesinde yayımlanan anketler, seçmenlerin çoğunluğunun AB ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasına destek verdiğine işaret ediyordu. Anket sonuçlarında halkın yüzde 51,3’ünün müzakerelerin yeniden başlamasından yana olduğu görülüyordu.</p>

<p>Sandık sonuçlarında ise anketlerdeki tablonun tersi ortaya çıktı. Müzakerelerin yeniden başlamasını isteyenlerin oranı yüzde 47,5’te kalırken, karşı çıkanların oranı yüzde 52,5’e ulaştı. Böylece referandum öncesindeki kamuoyu araştırmalarında önde görünen “Evet” seçeneği sandıkta çoğunluğu elde edemedi.</p>

<h3>İZLANDA AB ÜYELİĞİ İÇİN 2009’DA BAŞVURMUŞTU</h3>

<p>İzlanda’nın Avrupa Birliği üyelik süreci 2009 yılında başladı. Ülke, AB’ye katılım amacıyla üyelik sürecini başlatırken ilerleyen yıllarda müzakerelerin geleceği iç siyasetin önemli başlıklarından biri haline geldi.</p>

<p>2013 yılında AB karşıtı hükümetin iktidara gelmesinin ardından üyelik süreci askıya alındı. İzlanda’nın AB ile ilişkilerinin geleceğine yönelik tartışmalar sonraki yıllarda devam ederken, 2024 yılında Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde kurulan hükümet konuyla ilgili belirsizliğin seçmenlerin kararıyla giderilmesi amacıyla referandum düzenlenmesi yoluna gitti.</p>

<h3>“EVET” ÇIKMASI HALİNDE İKİNCİ REFERANDUM YAPILACAKTI</h3>

<p>Referandumda seçmenlere doğrudan İzlanda’nın Avrupa Birliği’ne üye olup olmaması sorulmadı. Oylama, AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmaması konusunda gerçekleştirildi. Sandıktan “Evet” sonucu çıkması halinde İzlanda ile Avrupa Birliği arasındaki üyelik müzakereleri yeniden başlayacaktı.</p>

<p>Müzakerelerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai üyelik anlaşmasının kabul edilip edilmemesi için İzlanda halkının ikinci kez sandık başına gitmesi öngörülüyordu. İlk referandumda yüzde 52,5 oranında “Hayır” oyu çıkmasıyla üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması teklifi reddedildi ve ikinci referanduma uzanabilecek süreç başlamadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlandada-ab-referandumu-sonuclandi-uyelik-muzakerelerine-yuzde-525-hayir</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/izlanda-4.jpg" type="image/jpeg" length="13169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Ukrayna'da mühimmat deposunu havaya uçurdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukraynada-muhimmat-deposunu-havaya-ucurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukraynada-muhimmat-deposunu-havaya-ucurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’ya ait bir İHA’nın Kiev’in batısındaki Buça bölgesinde bulunan depoyu vurmasının ardından çıkan yangın ve peş peşe patlamalarda en az 37 kişi yaşamını yitirdi, 42’den fazla kişi yaralandı. Ukraynalı savcılar, tesiste patlayıcı maddelerin depolanmasına ilişkin “ihmal” şüphesiyle soruşturma başlatırken Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, mühimmatın yerleşim alanlarının yakınında tutulamayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik hava saldırıları sürerken Kiev’in batısındaki Buça bölgesinde gece saatlerinde bir depo İHA saldırısının hedefi oldu. Myla köyünde meydana gelen saldırının ardından depoda büyük bir yangın çıktı ve patlayıcı maddelerin infilak etmesiyle çevrede geniş çaplı hasar oluştu. Kiev Bölgesi yetkilileri can kaybının 37’ye yükseldiğini, olay yerindeki arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>Saldırıda 42’den fazla kişinin yaralandığı, yaralılar arasında dört çocuğun bulunduğu açıklandı. Çevredeki yaklaşık 50 konut farklı ölçülerde zarar görürken yüzlerce kişi güvenlik gerekçesiyle bölgeden tahliye edildi.</p>

<h3>RUS İHA’SI KİEV’İN BATISINDAKİ DEPOYU VURDU</h3>

<p>Ukraynalı yetkililerin açıklamasına göre Rusya’ya ait bir İHA, Kiev’in batı banliyöleri yakınındaki Myla köyünde bulunan bir depoyu gece saatlerinde vurdu. İlk saldırının ardından tesiste yangın başladı ve depoda bulunan patlayıcı maddelerin infilak etmesiyle art arda büyük patlamalar meydana geldi.</p>

<p>Patlamaların etkisi depo alanıyla sınırlı kalmadı. Çevredeki evler ve diğer yapılar da zarar görürken geniş bir bölgede yangına müdahale ve arama kurtarma çalışması başlatıldı. Yetkililer, olay yerinde çalışmaların sürmesi nedeniyle can kaybının artabileceğini bildirdi.</p>

<h3>CAN KAYBI 37’YE YÜKSELDİ</h3>

<p>Kiev Bölgesi yönetimi, ilk açıklamalarda 27 olarak duyurulan can kaybının ilerleyen saatlerde 37’ye yükseldiğini açıkladı. Saldırıda 42’den fazla kişinin de yaralandığı, yaralılar arasında dört çocuğun bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Bölgede yaklaşık 50 konutun çeşitli düzeylerde hasar gördüğü bildirildi. Yerel makamlar, güvenlik riski nedeniyle yüzlerce kişinin bölgeden tahliye edildiğini ve acil durum ekiplerinin çalışmalarına devam ettiğini aktardı.</p>

<h3>BELEDİYE BAŞKANI TARAS DIDYÇ DA HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Kiev Bölgesi Valisi Timur Tkaçenko, saldırıda hayatını kaybedenler arasında Dmitrivka yerel yönetiminin başındaki Taras Didıç’ın da bulunduğunu açıkladı. Didıç’ın saldırının ardından yardım çalışmalarına katılmak için bölgeye gittiği bildirildi.</p>

<p>Arama kurtarma ekipleri yangın ve patlamaların ardından enkaz alanında çalışmalarını sürdürürken bölgedeki can kaybı ve hasarın boyutunun belirlenmesine yönelik incelemeler de devam ediyor.</p>

<h3>SAVCILIK “İHMAL” SORUŞTURMASI BAŞLATTI</h3>

<p>Ukrayna Başsavcılığı, saldırının ardından depodaki patlamaların büyüklüğü ve tesiste bulunan malzemelerle ilgili soruşturma başlattı. Savcılık, depoda “patlayıcı maddeler ve malzemeler” bulunduğunun anlaşıldığını ve olayın cezai ihmal kapsamında incelendiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmanın, işletme arazisinde patlayıcı maddelerin depolanmasının hukuka uygun olup olmadığına ve şirketin gerekli izinlerle onaylara sahip bulunup bulunmadığına odaklanacağı belirtildi. Yetkililer, soruşturma konusu şirketin adını ve tesisin tam niteliğini açıklamadı.</p>

<h3>ZELENSKİ: MÜHİMMAT EVLERİN YAKININDA DEPOLANAMAZ</h3>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de saldırı sonrasında depolama koşullarına ilişkin açıklama yaptı. Zelenski, mühimmatın yerleşim alanlarının yakınında tutulmasına ilişkin kurallar bulunduğunu belirterek sorumlular hakkında işlem yapılacağını söyledi.</p>

<p>Zelenski, “Kurallar var, mühimmat evlerin veya diğer yerleşim alanlarının yakınında depolanamaz. Gerekli sonuçlar kesinlikle çıkarılacaktır” ifadelerini kullandı. Ukrayna yönetimi, patlayıcı maddelerin söz konusu noktada hangi gerekçeyle depolandığının soruşturma sonucunda ortaya çıkarılacağını bildirdi.</p>

<h3>RUSYA DEPONUN MÜHİMMAT TESİSİ OLDUĞUNU SAVUNDU</h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıya ilişkin açıklamasında Myla’daki hedefin bir mühimmat deposu olduğunu öne sürdü. Ukrayna makamları başlangıçta tesisin niteliğine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmazken Zelenski’nin açıklaması ve savcılık soruşturması depoda mühimmat ile başka patlayıcı maddelerin bulunduğuna işaret etti.</p>

<p>Saldırının ardından Ukrayna makamları, yerleşim yerlerine yakın bölgelerde patlayıcı ve mühimmat depolanmasına ilişkin uygulamaların da inceleneceğini açıkladı. Soruşturma kapsamında izinler, güvenlik kuralları ve olası idari sorumlulukların araştırılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukraynada-muhimmat-deposunu-havaya-ucurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/rusya-kiev-4.jpg" type="image/jpeg" length="34594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzlanda AB müzakereleri için referanduma gitti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlanda-ab-muzakereleri-icin-referanduma-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/izlanda-ab-muzakereleri-icin-referanduma-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzlanda’da seçmenler, Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmamasına karar vermek için sandık başına gitti. Referandumdan “evet” çıkması doğrudan AB üyeliği anlamına gelmeyecek; müzakerelerin tamamlanması halinde üyelik için ikinci bir referandum yapılması gerekecek. Son anketler ise yarışın başa baş geçtiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzlanda’da Avrupa Birliği ile ilişkilerin geleceğini belirleyecek referandum için oy verme işlemi başladı. Yaklaşık 270 bin seçmen, ülkenin AB üyelik müzakerelerine yeniden dönüp dönmemesi konusunda karar verecek. Sandıkta seçmenlere, “İzlanda Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerini yeniden başlatmalı mı?” sorusu yöneltiliyor.</p>

<p>Referandum, İzlanda’nın doğrudan Avrupa Birliği’ne katılımını belirlemiyor. Oylamada “evet” sonucunun çıkması halinde hükümetin Brüksel ile üyelik görüşmelerini yeniden başlatmasının önü açılacak. Müzakerelerin tamamlanması ve taraflar arasında bir üyelik anlaşmasına ulaşılması durumunda ise nihai karar için yeniden halk oylamasına gidilecek.</p>

<h3>İZLANDA 2009’DA AB’YE ÜYELİK BAŞVURUSU YAPTI</h3>

<p>İzlanda, küresel finans krizinin ardından 2009 yılında Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunda bulundu. Katılım müzakereleri sürecinde çok sayıda başlık açılırken bazı başlıklar geçici olarak kapatıldı. Balıkçılık politikası başta olmak üzere çeşitli alanlardaki anlaşmazlıklar ise görüşmelerin en tartışmalı başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Ülkede 2013 yılında AB üyeliğine karşı çıkan hükümetin göreve gelmesinin ardından müzakere süreci askıya alındı. İzlanda’nın üyelik süreci sonraki yıllarda fiilen durmuş durumda kalırken, AB ile ilişkilerin yeniden ele alınması 2024 seçimlerinin ardından kurulan yeni hükümetin gündemine girdi.</p>

<h3>2024 SEÇİMLERİNDEN SONRA REFERANDUM KARARI ALINDI</h3>

<p>İzlanda’da 2024 yılında yapılan parlamento seçimlerinin ardından Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde koalisyon hükümeti kuruldu. Başbakan Kristrún Frostadóttir’in liderliğindeki hükümet, Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmaması konusunda kararı halka bırakma yoluna gitti.</p>

<p>Hükümet tarafından alınan karar doğrultusunda referandum tarihi 29 Ağustos 2026 olarak belirlendi. Frostadóttir, referandum sonucuna saygı duyacaklarını ve halkın tercihinin ülkenin AB ile ilişkilerindeki yol haritasını belirleyeceğini açıkladı.</p>

<h3>SANDIKTAN “EVET” ÇIKARSA MÜZAKERELER YENİDEN BAŞLAYACAK</h3>

<p>Referandumda çoğunluğun “evet” oyu kullanması halinde İzlanda’nın Avrupa Birliği ile katılım görüşmelerini yeniden başlatması gündeme gelecek. Daha önce açılmış müzakere başlıklarının bulunduğu süreçte özellikle balıkçılık, tarım ve egemenlik konuları yeniden görüşmelerin önemli bölümlerini oluşturacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müzakerelerin olumlu tamamlanması halinde İzlanda otomatik olarak Avrupa Birliği üyesi olmayacak. Ortaya çıkacak üyelik anlaşmasının İzlanda halkının onayına sunulması için ikinci bir referandum düzenlenecek. AB’ye tam üyelik için ayrıca Avrupa Birliği üyesi ülkelerin gerekli onay süreçlerinin tamamlanması gerekecek.</p>

<h3>SON ANKETLER BAŞA BAŞ YARIŞA İŞARET EDİYOR</h3>

<p>Referandum öncesinde yayımlanan kamuoyu araştırmaları seçmenlerin iki görüş arasında bölündüğünü gösterdi. Maskina tarafından yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 51,3’ü AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlamasını desteklerken karşı çıkanların oranı yüzde 48,7 olarak ölçüldü.</p>

<p>Referanduma daha yakın tarihte gerçekleştirilen Gallup araştırmasında ise tablo tersine döndü. Ankette katılımcıların yüzde 51,6’sı müzakerelerin yeniden başlatılmasına karşı olduğunu belirtirken yüzde 48,4’ü görüşmelerin yeniden başlamasını destekledi. Farklı anketlerden çıkan sonuçlar nedeniyle referandumun başa baş geçmesi bekleniyor.</p>

<h3>BALIKÇILIK AB TARTIŞMASININ EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN</h3>

<p>İzlanda’daki AB tartışmasının öne çıkan konularından birini balıkçılık oluşturuyor. Ülke ekonomisinde önemli yere sahip olan sektörle ilgili olarak AB’nin Ortak Balıkçılık Politikası kapsamında uygulanabilecek kota ve düzenlemeler üyelik karşıtlarının temel itirazları arasında yer alıyor.</p>

<p>AB ile müzakerelerin yeniden başlamasını destekleyen kesimler ise daha istikrarlı bir ekonomik yapı, düşük enflasyon, daha öngörülebilir para politikası ve Avrupa ile daha güçlü siyasi bağlar üzerinde duruyor. İzlanda halihazırda Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen kapsamında AB ile geniş çaplı ekonomik ve serbest dolaşım ilişkilerine sahip bulunuyor.</p>

<h3>REFERANDUMUN SONUCU İZLANDA’NIN AB YOLUNU BELİRLEYECEK</h3>

<p>Referandumdan “hayır” çıkması halinde Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden açılması gündemden kalkacak. “Evet” sonucunda ise 2013’ten bu yana askıda bulunan katılım sürecinin yeniden hareketlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Sandıkların kapanmasının ardından oy sayımına geçilecek ve sonuçların aynı gün içinde açıklanmaya başlaması öngörülüyor. Referandum sonucuyla birlikte İzlanda’nın Avrupa Birliği ile ilişkilerinde izlenecek yeni yol haritası da netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlanda-ab-muzakereleri-icin-referanduma-gitti</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/izlanda-4.jpg" type="image/jpeg" length="19781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk gemilerini hedef alan Ukrayna'ya uyarı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-gemilerini-hedef-alan-ukraynaya-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-gemilerini-hedef-alan-ukraynaya-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz’de Türk işletmeli “Lider Bordo Mavi” gemisi ile onu çekmek üzere bölgeye gönderilen “Lider Kocatepe” gemisinin drone saldırılarında hedef alınmasının ardından Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Görüşmede Türkiye’nin saldırılara yönelik tepkisi iletilirken Karadeniz’de can, mal, seyrüsefer ve çevre emniyetinin sağlanmasının zorunlu olduğu vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karadeniz’de Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sivil deniz taşımacılığı üzerindeki etkileri sürerken Türk işletmeli iki geminin art arda hedef alınması Ankara’yı harekete geçirdi. “Lider Bordo Mavi” ile gemiyi çekmek üzere bölgeye gönderilen “Lider Kocatepe”nin drone saldırılarında hedef alınmasının ardından Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre görüşmede Türkiye’nin saldırılara ilişkin tepkisi Ukrayna tarafına aktarılırken Karadeniz’de güvenli seyrüseferin korunmasına yönelik uyarılar da iletildi. Türkiye, bölgede can ve mal güvenliğinin yanı sıra çevre emniyetinin de sağlanması gerektiğini bildirdi.</p>

<h3>LİDER BORDO MAVİ 26 AĞUSTOS’TA HEDEF ALINDI</h3>

<p>Türk işletmeli “Lider Bordo Mavi” adlı gemi, 26 Ağustos’ta Karadeniz’de Rusya’nın Tuapse kenti açıklarında saldırıya uğradı. Samsun’dan hareket eden Ro-Ro gemisinin drone saldırısında hedef alınmasının ardından gemide yangın çıktığı bildirildi.</p>

<p>Saldırı sırasında geminin üç drone ile hedef alındığına ilişkin bilgiler kamuoyuna yansırken mürettebatın tahliyesi için çalışma başlatıldı. Karadeniz’de devam eden Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ticari deniz taşımacılığı yapan sivil gemilerin güvenliği de yeniden gündeme geldi.</p>

<h3>GEMİYİ ÇEKMEYE GİDEN LİDER KOCATEPE DE VURULDU</h3>

<p>“Lider Bordo Mavi”nin saldırıya uğramasının ardından hasarlı gemiyi çekmek üzere “Lider Kocatepe” adlı Ro-Ro gemisi bölgeye gönderildi. Lider Kocatepe de 27 Ağustos’ta Karadeniz’de seyir hâlindeyken drone saldırısının hedefi oldu.</p>

<p>Lider Kocatepe’nin Lider Bordo Mavi’ye yardım etmek ve gemiyi bölgeden çekmek amacıyla hareket ettiği belirtildi. İkinci geminin de hava saldırısına uğramasıyla iki Türk işletmeli ticari geminin art arda hedef alınması diplomatik girişimi beraberinde getirdi.</p>

<h3>UKRAYNA’NIN ANKARA BÜYÜKELÇİSİ BAKANLIĞA ÇAĞRILDI</h3>

<p>İki geminin hedef alınmasının ardından Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal’i Bakanlığa çağırdı. Görüşmede Türk tarafının meydana gelen saldırılara yönelik tepkisi Ukrayna Büyükelçisi’ne doğrudan iletildi.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynakları, saldırıların ardından Karadeniz’deki sivil taşımacılığın güvenliğinin korunmasına ilişkin Ankara’nın yaklaşımının da Ukrayna tarafına aktarıldığını bildirdi.</p>

<h3>DIŞİŞLERİ’NDEN CAN, MAL VE SEYRÜSEFER EMNİYETİ UYARISI</h3>

<p>Üst düzey Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, “Görüşmede ülkemizin söz konusu saldırılara ilişkin tepkisi aktarılmış ve Karadeniz'de can, mal, seyrüsefer ve çevre emniyetinin sağlanmasının zorunluluk teşkil ettiğine dair gerekli uyarılarda bulunulmuştur” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Türkiye, daha önce de Karadeniz’de sivil gemilerin hedef alınmasına ilişkin endişelerini dile getirmişti. Dışişleri Bakanlığı, 4 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sivil gemileri de etkileyecek şekilde Karadeniz’e yayılmasından ciddi endişe duyulduğunu bildirmiş ve seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için ilgili taraflara somut tedbir alma çağrısı yapmıştı.</p>

<h3>KARADENİZ’DE SİVİL GEMİLERİN GÜVENLİĞİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş, Karadeniz’deki ticari gemi trafiğini de doğrudan etkiliyor. Tarafların enerji, lojistik ve ekonomik faaliyetleri hedef alan saldırıları nedeniyle bölgede seyreden ticari gemilerin karşılaştığı güvenlik riskleri artarken Türkiye, Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin korunmasına yönelik çağrılarını sürdürüyor.</p>

<p>Türk işletmeli gemilerin son dönemde yaşanan saldırılardan etkilenmesi de Ankara’nın konuya yönelik diplomatik temaslarını artırmasına neden oldu. Türkiye, savaşan taraflardan sivil deniz taşımacılığının zarar görmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyor.</p>

<h3>UKRAYNA BÜYÜKELÇİSİ DAHA ÖNCE AÇIKLAMA YAPMIŞTI</h3>

<p>Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, saldırılardan önce düzenlediği basın toplantısında Karadeniz’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. Celal, saldırıların sivilleri hedef alma amacı taşımadığını ifade ederek Rusya’nın ticari gelirlerini savaşın finansmanında kullandığını savunmuştu.</p>

<p>Büyükelçi, gemi sahiplerine Rus limanları ve kapalı bölgelerden uzak durmaları yönünde çağrıda bulunmuş, Karadeniz’de savaş nedeniyle güvenlik risklerinin devam ettiğini belirtmişti. Türk gemilerinin hedef alınmasının ardından ise Büyükelçi Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak Türkiye’nin tepkisi kendisine iletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-gemilerini-hedef-alan-ukraynaya-uyari</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/ukrayna-karadeniz-44.jpg" type="image/jpeg" length="24584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amerikan siyasetinde yükselen Türk: Hasan Piker’in etkisi seçimler öncesi tartışma yarattı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-siyasetinde-yukselen-turk-hasan-pikerin-etkisi-secimler-oncesi-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-siyasetinde-yukselen-turk-hasan-pikerin-etkisi-secimler-oncesi-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk kökenli Amerikalı yayıncı Hasan Piker, milyonlarca takipçiye ulaşan yayınlarının ardından ABD siyasetinde de etkisi tartışılan isimlerden biri haline geldi. Demokrat adaylarla seçim çalışmalarına katılan Piker’in İsrail’e ilişkin son açıklamaları parti içinde tepki çekerken, kasım ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçiler de Piker üzerinden Demokrat adaylara yükleniyor. Piker ise kendisine yöneltilen antisemitizm suçlamalarını reddederek siyasi söyleminden geri adım atmayacağını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken Amerikan siyasetinin gündemindeki isimlerden biri Türk kökenli yayıncı Hasan Piker oldu. Twitch’te 3 milyondan fazla takipçiye ulaşan ve özellikle genç seçmenler arasında geniş bir izleyici kitlesi bulunan Piker’in Demokrat Parti’nin ilerici kanadındaki adaylarla kurduğu ilişki, Cumhuriyetçilerin seçim kampanyalarında da tartışma konusu haline geldi.</p>

<p>Kendisini “sosyalist” ve “anti-emperyalist” olarak tanımlayan Piker bir siyasetçi veya Demokrat Parti yöneticisi değil. İnternet üzerinden yaptığı siyasi yayınlarla geniş kitlelere ulaşması, Demokrat adayların seçim etkinliklerinde yer alması ve ABD dış politikasına ilişkin açıklamaları ise Piker’i Amerikan siyasetindeki tartışmaların aktörlerinden biri haline getirdi.</p>

<h3>TÜRK KÖKENLİ YAYINCI ABD SİYASETİNDE GÜNDEM OLDU</h3>

<p>Hasan Doğan Piker, 25 Temmuz 1991’de ABD’nin New Jersey eyaletinde doğdu, çocukluk ve gençlik yıllarının önemli bölümünü Türkiye’de geçirdi. Üniversite eğitiminin ardından siyasi medya alanında çalışmaya başlayan Piker, daha sonra internet yayıncılığına yöneldi ve “HasanAbi” adıyla Twitch’in en fazla takip edilen siyasi yayıncılarından biri oldu.</p>

<p><img alt="Hasan Piker (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Piker’in internet dünyasındaki yükselişi zamanla Amerikan siyasetinde de karşılık bulmaya başladı. Güncel Amerikan siyaseti, ekonomi, dış politika, İsrail-Filistin meselesi ve toplumsal konular üzerine saatler süren yayınlar gerçekleştiren Piker, özellikle genç ve sol eğilimli seçmenler arasında geniş bir takipçi kitlesine ulaştı.</p>

<h3>DEMOKRAT ADAYLARLA SEÇİM ÇALIŞMALARINA KATILDI</h3>

<p>Piker’in ABD siyasetindeki görünürlüğünün arttığı alanlardan biri Michigan oldu. Sanayi ağırlıklı yapısı ve seçimlerdeki önemi nedeniyle Amerikan siyasetinin yakından takip edilen eyaletlerinden Michigan’da Piker’in desteği, yılın ilk dönemlerinde bazı Demokrat adaylar tarafından olumlu karşılandı.</p>

<p>Piker, Demokrat Parti ön seçimini kazanarak ABD Senatosu yarışına giren ilerici aday Abdul El-Sayed ile seçim çalışmaları yürüttü. Üniversite kampüslerinde gerçekleştirilen etkinliklerde El-Sayed ile birlikte yer alan Piker’in özellikle genç seçmenlere ulaşma kapasitesi seçim kampanyasının dikkat çeken unsurlarından biri oldu.</p>

<h3>MİLYONLARCA TAKİPÇİSİ SİYASİ ETKİSİNİ ARTIRDI</h3>

<p>Piker’in Amerikan siyasetindeki görünürlüğünün arkasında geniş dijital takipçi kitlesi bulunuyor. Twitch’te 3 milyondan fazla takipçiye ulaşan Piker, yayınlarında izleyici yorumlarını değerlendiriyor, güncel haberleri ve video görüntülerini ele alıyor ve Amerikan iç ve dış politikasına ilişkin görüşlerini aktarıyor.</p>

<p><img alt="Hasan Piker (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Piker’in yayın formatı, ABD siyasetinde dijital platformların artan etkisinin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Geleneksel televizyon kanallarının dışında milyonlarca kişiye doğrudan ulaşabilen yayıncıların seçim dönemlerinde siyasi tartışmalar üzerindeki etkisi artarken, Piker de söz konusu isimler arasında yer alıyor.</p>

<h3>20 AĞUSTOS’TAN SONRA TABLO DEĞİŞTİ</h3>

<p>Piker ile bazı Demokrat isimler arasındaki yakınlık, 20 Ağustos’taki Twitch yayınında İsrail’i destekleyen Amerikan Yahudilerine ilişkin kullandığı ifadelerin ardından tartışmalı hale geldi. Piker, Amerikan Yahudilerinin kimliklerini İsrail’le özdeşleştirmelerinin antisemitizmi artırabileceğini savunurken İsrail’e yönelik ağır bir benzetme kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu açıklamalar Demokrat Parti içindeki bazı isimlerin tepkisini çekti. Piker’in daha önce seçim çalışmalarına katıldığı Abdul El-Sayed de antisemitizmi bir “bela” olarak nitelendirerek yayıncıyla arasına mesafe koydu.</p>

<h3>ABDUL EL-SAYED PİKER’LE ARASINA MESAFE KOYDU</h3>

<p>Michigan’daki Senato yarışında Demokratların adayı olan Abdul El-Sayed, Piker’in açıklamalarının ardından Yahudi toplumunun güvenliğine ilişkin bir mesaj yayımladı. El-Sayed, Yahudilerin güvenliğine olan bağlılığının kendi kızlarının güvenliğine olan bağlılığıyla aynı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Demokrat Parti’den başka isimler de Piker’in açıklamalarına tepki gösterdi. Hiçbir topluluğun siyasi görüşleri nedeniyle şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmaması gerektiğini belirten Demokrat siyasetçiler, tartışmalı sözlerle aralarına mesafe koydu.</p>

<h3>CUMHURİYETÇİLER PİKER ÜZERİNDEN DEMOKRATLARA YÜKLENİYOR</h3>

<p>Kasım ayında gerçekleştirilecek ara seçimlere yaklaşılırken Cumhuriyetçiler de Hasan Piker tartışmasını seçim kampanyalarına taşıdı. Piker’in daha önce Demokrat adaylarla birlikte gerçekleştirdiği etkinlikler ve verdiği destek, Cumhuriyetçilerin Demokrat Parti’ye yönelik eleştirilerinde kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Kongre’deki siyasi dengelerin belirleneceği seçimler öncesinde Demokratlar ise Piker tartışmasının ekonomi başta olmak üzere kampanyada öne çıkarmak istedikleri konuların önüne geçmesinden rahatsızlık duyuyor.</p>

<h3>DEMOKRAT VEKİL: ARTIK BIKTIM</h3>

<p>Michigan’dan Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Debbie Dingell’in Piker hakkındaki sorulara verdiği tepki, tartışmanın ulaştığı boyutu ortaya koydu. Yeniden seçilmek için yarışan Dingell, seçim mitinginde gazetecilerin Hasan Piker hakkındaki sorularına tepki göstererek artık Piker hakkında soru almak istemediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Hasan Piker (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Dingell, kasım seçimlerinin konusunun Hasan Piker olmadığını belirterek seçim gündeminin farklı başlıklara odaklanması gerektiğini ifade etti. Demokratların temel kaygılarından birini Piker tartışmasının Başkan Donald Trump’ın ekonomi politikalarına yönelik eleştirileri gölgede bırakması oluşturuyor.</p>

<h3>PİKER GERİ ADIM ATMADI</h3>

<p>Hasan Piker ise California’daki stüdyosundan gerçekleştirdiği yayınında kendisine yöneltilen antisemitizm suçlamalarını reddetti. Kolunda “Özgür Filistin” bilekliği bulunan Piker, hayatı boyunca antisemitizme karşı mücadele ettiğini söyledi.</p>

<p>Müslüman bir ailede büyüdüğünü ancak ibadet etmediğini belirten Piker, kendisine karşı “koordineli bir karalama kampanyası” yürütüldüğünü savundu ve tepkilerin bir bölümünün İslamofobiden kaynaklandığını ileri sürdü. İsrail’e yönelik siyasi söylemini değiştirmeyeceğini belirten Piker, mevcut tutumundan geri adım atmayacağını ifade etti.</p>

<h3>2019’DAKİ SÖZLERİ DE TEPKİ ÇEKMİŞTİ</h3>

<p>Piker’in siyasi açıklamalarının ABD’de tartışmaya neden olması ilk kez yaşanmıyor. Yayıncı, 2019 yılında 11 Eylül saldırıları hakkında kullandığı “Amerika 11 Eylül’ü hak etti” sözleri nedeniyle yoğun tepki görmüştü.</p>

<p>ABD dış politikası, askeri müdahaleler, İsrail-Filistin meselesi ve ekonomik sistem üzerine yaptığı açıklamalar Piker’in yayınlarının temel siyasi başlıklarını oluşturuyor. Piker’in kullandığı sert dil de zaman zaman Amerikan kamuoyunda ve siyasi çevrelerde tartışmalara neden oluyor.</p>

<h3>İSRAİL’E BAKIŞTAKİ DEĞİŞİMİ İŞARET EDİYOR</h3>

<p>Piker, İsrail’e yönelik eleştirel tutumunun Amerikan toplumunda giderek daha fazla karşılık bulduğunu savunuyor. Pew Research Center tarafından mayıs ayında yapılan araştırmanın sonuçları da ABD kamuoyunun İsrail’e bakışındaki değişimi ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 62’si İsrailli yetkililer hakkında olumsuz görüş bildirdi. Nisan 2019’da aynı oran yüzde 51 seviyesindeydi. İsrail halkına olumlu baktığını belirtenlerin oranı ise 2019’daki yüzde 62 seviyesinden yüzde 52’ye geriledi.</p>

<h3>HASAN PİKER KİMDİR?</h3>

<p>Hasan Doğan Piker, Türk kökenli Amerikalı internet yayıncısı ve siyasi yorumcudur. ABD’de dünyaya gelen ancak Türkiye’de büyüyen Piker, üniversite eğitiminin ardından Amerikan siyasi medyasında çalışmaya başladı. The Young Turks bünyesinde görev yaptıktan sonra bağımsız internet yayıncılığına yöneldi.</p>

<p>“HasanAbi” adıyla Twitch üzerinden yaptığı yayınlarla milyonlarca takipçiye ulaşan Piker kendisini sosyalist ve anti-emperyalist olarak tanımlıyor. Günlük yayınlarında Amerikan siyaseti, ekonomi, uluslararası ilişkiler ve güncel gelişmeleri ele alan Piker, özellikle genç izleyiciler arasında geniş bir takipçi kitlesine sahip.</p>

<h3>YAYINCILIKTAN ABD’NİN SEÇİM GÜNDEMİNE</h3>

<p>Hasan Piker’in ulaştığı nokta, internet yayıncılarının Amerikan siyasetindeki artan görünürlüğünü de ortaya koyuyor. Türkiye’de büyüyen ve kariyerini ABD’de sürdüren Piker, milyonlarca takipçiye ulaşmasının ardından Demokrat adaylarla seçim etkinliklerinde yer alan ve Cumhuriyetçilerin kampanyalarında hedef aldığı bir isim haline geldi.</p>

<p>Kasım ara seçimleri öncesindeki son tartışmalar Piker’in Amerikan siyasetindeki etkisinin sınırlarını da gündeme taşıdı. Bazı Demokrat isimlerin daha önce desteğini olumlu karşıladığı Piker’le son açıklamalarının ardından aralarına mesafe koyması, Cumhuriyetçilerin ise Piker’in Demokrat adaylarla ilişkisini seçim konusu haline getirmesiyle Türk kökenli yayıncı etrafındaki siyasi tartışma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Amerika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-siyasetinde-yukselen-turk-hasan-pikerin-etkisi-secimler-oncesi-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-4.jpg" type="image/jpeg" length="89707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran savaşı Avrupa’daki Patriot stoklarını da eritti, Avrupa Rusya'ya karşı savunmasız]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasi-avrupadaki-patriot-stoklarini-da-eritti-avrupa-rusyaya-karsi-savunmasiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasi-avrupadaki-patriot-stoklarini-da-eritti-avrupa-rusyaya-karsi-savunmasiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ordusunun Avrupa’daki Patriot önleme füzesi stoklarının, İran savaşı ve daha önce Ukrayna’ya yapılan sevkiyatların ardından “kritik seviyenin de ötesine” düştüğü bildirildi. ABD ve NATO yetkilileri, özellikle Rus balistik füzelerine karşı kullanılan Patriotlardaki açığın Avrupa’nın hava savunmasında ciddi bir sorun oluşturduğunu belirtirken, CSIS verilerine göre İran savaşı ABD’nin yaklaşık 2 bin 330 Patriot önleme füzesinin yüzde 65’inin tüketilmesine yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ordusunun Avrupa’daki gelişmiş füze önleme sistemlerinde ciddi mühimmat sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. Associated Press’e konuşan Avrupa’daki bir ABD savunma yetkilisi ile bir NATO yetkilisi, özellikle yüksek hızlı balistik füzeleri engellemekte kullanılan Patriot önleme füzelerinin stoklarının “kritik seviyenin de ötesinde” bulunduğunu söyledi. Yetkililere göre stokların azalmasında Ukrayna’ya yapılan daha önceki sevkiyatların yanı sıra, ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlayan ve altıncı ayına ulaşan İran savaşı sırasında Ortadoğu’da kullanılan büyük miktardaki önleme mühimmatı etkili oldu.</p>

<p>ABD ve Körfez ülkelerinin İran tarafından gönderilen insansız hava araçları ile füzelere karşı savunmasında Patriot dahil çok sayıda önleme füzesi kullanıldı. Avrupa’daki Amerikan mühimmat stoklarının bir bölümünün de Ortadoğu’ya kaydırılması, NATO’nun Avrupa’daki savunma kapasitesine ilişkin kaygıları artırdı. İsimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan ABD ve NATO yetkilileri, mevcut stok seviyesinin muhtemel bir Rus balistik füze saldırısına karşı savunma konusunda ciddi sınırlamalar yaratabileceğini belirtti.</p>

<h3>PATRIOT STOKLARI “KRİTİK SEVİYENİN DE ÖTESİNDE”</h3>

<p>ABD’li savunma yetkilisine göre Avrupa’daki en önemli mühimmat açığı, Rusya’nın yüksek hızlı balistik füzelerini vurabilen Patriot önleme füzelerinde yaşanıyor. NATO yetkilisi de Avrupa’daki Amerikan ve NATO birliklerinin kullanabileceği Patriot stoklarının düşük seviyede olduğunu doğruladı. Yetkililer, hassas askeri bilgileri değerlendirdikleri gerekçesiyle isimlerinin açıklanmamasını istedi.</p>

<p>Avrupa’daki ABD ordusunun uzun süre devam edecek bir balistik füze saldırısını durdurabilecek miktarda Patriot mühimmatına sahip olmadığını belirten ABD’li yetkili, kapasitenin tek bir balistik füze saldırısı veya yanlışlıkla NATO topraklarına yönelen bir Rus füzesine karşı dahi son derece sınırlı olabileceğini ifade etti. Yetkili, askeri karargah veya elektrik santrali gibi kritik bir hedefin Rus balistik füzeleri tarafından vurulması halinde NATO’nun, Patriot sıkıntısı nedeniyle yoğun Rus saldırıları karşısında zorlanan Ukrayna’ya benzer bir durumla karşılaşabileceğini söyledi.</p>

<h3>İRAN SAVAŞINDA PATRIOT TÜKETİMİ HIZLANDI</h3>

<p>Avrupa’daki Patriot stoklarındaki düşüşün önemli nedenlerinden biri İran savaşı oldu. Altıncı ayına ulaşan çatışma sırasında Avrupa’daki bazı Amerikan füze stokları Ortadoğu’ya taşınırken, ABD ile bölgedeki müttefikleri İran’ın füze ve İHA saldırılarını engellemek amacıyla Patriot ve diğer hava savunma mühimmatlarını yoğun biçimde kullandı. İran’ın gerçekleştirdiği saldırıların bazılarında Amerikan askerlerinin öldüğü ve yaralandığı da bildirildi.</p>

<p>Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’ne (CSIS) dayandırılan hesaplamalara göre en yoğun Patriot tüketimi İran savaşı sırasında gerçekleşti. Çatışmanın ABD’nin yaklaşık 2 bin 330 Patriot önleme füzesinden yaklaşık 1500’ünün, başka bir ifadeyle toplam stokun yüzde 65’inin kullanılmasına yol açtığı belirtildi. Mühimmat tüketiminin hızı, üretim kapasitesi ve tedarik zincirinin aynı sürede stokları yerine koyamaması nedeniyle Avrupa’daki mevcut envanter üzerindeki baskı arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>UKRAYNA’YA YAPILAN SEVKİYATLAR DA STOKLARI AZALTTI</h3>

<p>ABD’nin Patriot stoklarındaki azalma yalnızca İran savaşıyla sınırlı değil. Rusya’nın balistik füze saldırılarıyla karşı karşıya bulunan Ukrayna’ya savaş boyunca yüzlerce Patriot önleme füzesi gönderildi. Kiev yönetimi, Rusya’nın gelişmiş balistik füzelerinin önemli bölümüne karşı etkili olabilen başlıca Batılı sistemlerden birinin Patriot olduğunu belirterek ABD ve Avrupalı müttefiklerinden daha fazla mühimmat talep etmeyi sürdürüyor.</p>

<p>Londra merkezli Royal United Services Institute’un kıdemli araştırmacısı Ed Arnold’a göre stoklarda yaşanan asıl kırılma İran savaşı sırasında meydana geldi. Arnold, Ukrayna’ya verilen mühimmatın önceden planlanan ve daha kontrollü bir süreç içinde gönderildiğini, Ortadoğu’daki mühimmat tüketiminin ise beklenmedik ölçüde hızlı gerçekleştiğini belirtti. Ortaya çıkan tablo, Patriot üretim kapasitesi ve tedarik zincirindeki sınırlamaları daha görünür hale getirdi.</p>

<h3>RUS BALİSTİK FÜZELERİNE KARŞI ALTERNATİFLER SINIRLI</h3>

<p>Patriot önleme füzelerindeki eksiklik, Rusya’nın gelişmiş balistik füzelerine karşı Avrupa’nın kullanabileceği seçeneklerin sınırlı olması nedeniyle önem taşıyor. Balistik füzeler hedeflerine ses hızının beş katını aşabilen hızlarda ve dik açılarla yaklaşabildiği için savunma sistemlerine müdahale konusunda oldukça kısa süre bırakıyor. Rusya ayrıca pahalı hava savunma mühimmatını tüketmek amacıyla balistik füzeleri daha düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla aynı saldırı dalgasında kullanabiliyor.</p>

<p>Ukrayna ve bazı NATO ülkeleri daha yavaş hareket eden insansız hava araçlarını pahalı önleme füzeleri kullanmadan düşürebilen farklı sistemlerden yararlanabiliyor. Yüksek hızlı balistik füzelere karşı aynı ölçüde geniş bir alternatif havuzu bulunmuyor. Patriot sistemlerinin Avrupa hava savunmasındaki önemi de özellikle söz konusu tehditlere karşı sahip olduğu önleme kabiliyetinden kaynaklanıyor.</p>

<h3>SAMP/T NG ALTERNATİFLER ARASINDA</h3>

<p>Fransa ve İtalya tarafından geliştirilen SAMP/T NG sistemi, Patriot’a alternatif olarak değerlendirilen hava savunma çözümleri arasında bulunuyor. Fransa, mevcut SAMP/T sisteminin geliştirilmiş versiyonu olan ve üreticisinin balistik füzelere karşı daha yüksek kabiliyet sunduğunu belirttiği SAMP/T NG sistemini Ukrayna’ya daha hızlı ulaştırmayı taahhüt etti.</p>

<p>Yeni sistem henüz savaş koşullarında Patriot kadar kapsamlı biçimde denenmiş değil. Mevcut SAMP/T sisteminin menzilinin de Patriot sisteminden daha kısa olduğu belirtilirken, Avrupa’daki Patriot önleme füzelerinin kısa vadede tamamen ikame edilebilmesinin önünde üretim, teslimat ve operasyonel kapasiteyle ilgili sınırlamalar bulunuyor.</p>

<h3>ATACMS STOKLARINDA DA KRİTİK SIKINTI</h3>

<p>Associated Press’e konuşan iki yetkili, Avrupa’daki ABD kuvvetlerinin yalnızca Patriot mühimmatında sıkıntı yaşamadığını belirtti. Düşman hatlarının gerisindeki hedeflere saldırmak amacıyla kullanılan Ordu Taktik Füze Sistemi ATACMS stoklarının da kritik seviyelere gerilediği ifade edildi.</p>

<p>Patriot önleme füzeleri savunma amaçlı kullanılırken ATACMS sistemleri kara hedeflerine yönelik uzun menzilli vuruş kapasitesinde önemli bir rol üstleniyor. İki farklı mühimmat türündeki stok sorununun aynı dönemde gündeme gelmesi, ABD’nin İran savaşı, Ukrayna’ya destek ve Avrupa’nın savunması arasında mühimmat dağılımını yönetme konusundaki güçlüklerini artırıyor.</p>

<h3>RUSYA’NIN NATO’YA SALDIRISI YAKIN VADEDE BEKLENMİYOR</h3>

<p>Yetkililer, Rusya’nın kısa vadede NATO ülkelerine yönelik bir balistik füze saldırısı gerçekleştirmesinin beklenmediğini belirtiyor. Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı sürdürmesinin, Moskova’nın aynı anda ikinci bir geniş çaplı hava savaşı yürütme kapasitesini de sınırlayabileceği değerlendiriliyor. Avrupalı ve NATO yetkililerinin daha önce yaptığı değerlendirmelerde ise Rusya’nın 2030 yılına kadar ittifak ülkelerine saldırabilecek askeri kapasiteye ulaşabileceği yönünde açıklamalar yer aldı.</p>

<p>Patriot stoklarının aynı dönem içerisinde yeniden artırılması hedefleniyor. ABD’nin kısa vadede üretimi yükseltmeye çalıştığı, yaklaşık 600 Patriot önleme füzesinin bu yıl üretilmesinin planlandığı ve 2030 yılı itibarıyla yıllık üretimin 2 bin füze seviyesine çıkarılmasının hedeflendiği bildirildi. Avrupa’da da Patriot mühimmatı üretiminin artırılmasına yönelik yeni kapasite çalışmaları yürütülüyor.</p>

<h3>CIA BAŞKANI RATCLIFFE MOSKOVA’YA GİTTİ</h3>

<p>Avrupa’daki hava savunma stokları tartışılırken ABD ile Rusya arasındaki temaslar da gündeme geldi. Wall Street Journal’ın aktardığına göre CIA Başkanı John Ratcliffe Moskova’ya giderek Rus tarafına NATO ülkelerine yönelik bir saldırı gerçekleştirilmemesi yönünde mesaj iletti. Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki gerilimin son dönemde yeniden yükselmesi, söz konusu temasın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’a Ratcliffe’ın söz konusu mesajı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e iletip iletmediği soruldu. Trump ayrıntılı bilgi vermekten kaçınarak konu hakkında yorum yapmak istemediğini söyledi ve Rusya’nın saldırmayacağını ifade etti.</p>

<h3>ÜRETİMİN ARTIRILMASI HEDEFLENİYOR</h3>

<p>Patriot stoklarının kısa sürede eski seviyesine çıkarılmasının önündeki temel sorunlardan birini üretim süresi oluşturuyor. ABD savunma sanayisinin üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütülürken, yeni mühimmatların envantere girmesinin zaman alacağı belirtiliyor. İran savaşı sırasında Patriotların yanı sıra THAAD gibi diğer gelişmiş önleme sistemlerinin mühimmatları da yoğun biçimde kullanıldı.</p>

<p>CSIS kaynaklı verilere göre yaklaşık 600 yeni Patriot füzesinin bu yıl üretilmesi planlanıyor. Üretim hedefinin 2030’a kadar yılda 2 bin Patriot önleme füzesine çıkarılması öngörülürken, mevcut açık nedeniyle kısa vadede ABD ve NATO’nun mühimmat dağılımında önceliklendirme yapmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasi-avrupadaki-patriot-stoklarini-da-eritti-avrupa-rusyaya-karsi-savunmasiz</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/06/patriot.jpg" type="image/jpeg" length="68952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nepal’de sel felaketinin bilançosu ağırlaşıyor: 626 can kaybı var]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepalde-sel-felaketinin-bilancosu-agirlasiyor-626-can-kaybi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nepalde-sel-felaketinin-bilancosu-agirlasiyor-626-can-kaybi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal’de Himalayalar’daki bir buzulun çökmesinin ardından meydana gelen yıkıcı sel ve çamur akıntılarında can kaybı 626’ya yükseldi. Yaklaşık 2 bin 500 kişinin kayıp olduğu felaketin ardından Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, yeniden yapılanma için 4 ila 5 milyar dolara ihtiyaç duyulabileceğini açıkladı. Tahmini maliyet, ülke ekonomisinin yaklaşık onda birine karşılık geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nepal, Himalayalar’da meydana gelen buzul çökmesinin ardından ülkenin kuzey kesimlerini vuran büyük sel felaketinin yol açtığı kayıp ve hasarı belirlemeye çalışıyor. Çarşamba günü meydana gelen olayda kaya, buz, çamur ve molozdan oluşan büyük kütleler dağlık bölgelerdeki nehir sistemlerine karışarak yerleşim alanlarına ulaştı. Nepal’de hayatını kaybedenlerin sayısı 626’ya çıkarken, Nepal ile Çin’in Tibet bölgesindeki kayıp kişilerin sayısı yaklaşık 2 bin 500 olarak bildirildi. Arama ve kurtarma çalışmaları selden etkilenen bölgelerde devam ediyor.</p>

<p>Felaket yalnızca can kayıplarına yol açmadı. Sınır bölgesindeki yerleşim yerleri sel ve çamur akıntılarından ağır şekilde etkilenirken, köprüler ve yollar kullanılamaz hale geldi, hidroelektrik tesisleri zarar gördü. Nepal hükümeti bir yandan arama, kurtarma ve yardım çalışmalarını sürdürürken diğer yandan yeniden yapılanmanın oluşturacağı mali yükü hesaplamaya başladı.</p>

<h3>BUZUL ÇÖKTÜ, KAYA VE ÇAMUR KÜTLESİ NEHİRLERE KARIŞTI</h3>

<p>Felakete yol açan süreç, çarşamba günü Himalayalar’daki bir buzulun çökmesiyle başladı. Buzuldan kopan büyük kütlenin oluşturduğu kaya, buz, çamur ve moloz akışı dağ nehirleri boyunca ilerleyerek Nepal ile Çin’in Tibet bölgesindeki yerleşim alanlarını etkiledi. Ani sel ve çamur akıntıları nedeniyle çok sayıda yapı zarar görürken ulaşım ve enerji altyapısında da ağır hasar meydana geldi.</p>

<p>Nepal-Çin sınır bölgesinde etkili olan sel, bazı kasabalarda büyük yıkıma neden oldu. Köprülerin ve yolların sürüklendiği, hidroelektrik santrallerinin zarar gördüğü bölgelerde ulaşımın yeniden sağlanması için çalışmalar başlatıldı. Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, selin ardından yaklaşık 25 beton köprünün ve 700 megavatlık bir hidroelektrik projesinin zarar gördüğünü açıklamıştı.</p>

<h3>NEPAL’DE CAN KAYBI 626’YA YÜKSELDİ</h3>

<p>Arama ve kurtarma çalışmalarının dördüncü gününde Nepal’de doğrulanan can kaybı 626’ya ulaştı. Çin’in Tibet bölgesindeki ölümlerle birlikte felaketin iki taraftaki toplam can kaybının daha da yükseldiği bildirildi. Nepal ve Tibet genelinde binlerce kişiden hâlâ haber alınamazken ekipler çamurla kaplanan ve ulaşımın güç olduğu alanlarda çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Kayıp sayısına ilişkin veriler arama çalışmalarına bağlı olarak güncellenirken, yaklaşık 2 bin 500 kişinin kayıp olduğuna yönelik açıklamalar yapıldı. Nepal’de 3 bin 700’den fazla kişinin kurtarıldığı, selden en ağır etkilenen bölgelerde kayıp kişilere ulaşılması için kara ve hava ekiplerinin görev yaptığı bildirildi.</p>

<h3>YENİDEN YAPILANMA İÇİN 4 İLA 5 MİLYAR DOLARLIK TAHMİN</h3>

<p>Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, felaketin ardından ülkenin karşı karşıya olduğu yeniden yapılanma maliyetine ilişkin ilk tahminleri açıkladı. Wagle, yeniden yapılanma için 4 ila 5 milyar dolarlık finansmana ihtiyaç duyulabileceğini belirterek kayıp ve hasar tespit çalışmalarının henüz tamamlanmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Wagle, rakamların ilk tahminlere dayandığını ve kesin maliyetin hasar değerlendirmelerinin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacağını ifade etti. Açıklanan 4 ila 5 milyar dolarlık yeniden yapılanma faturası, Nepal ekonomisinin yaklaşık onda birine karşılık geliyor.</p>

<h3>2015 DEPREMİNİN MALİYETİ 9 MİLYAR DOLARI BULMUŞTU</h3>

<p>Maliye Bakanı Wagle, sel felaketinin ardından ortaya çıkacak yeniden yapılanma maliyetini Nepal’in 2015 yılında yaşadığı 7,8 büyüklüğündeki depremle de karşılaştırdı. Wagle, mevcut felaket için gereken kaynağın 2015 depremi sonrasında ihtiyaç duyulan miktardan daha düşük olacağını söyledi.</p>

<p>Nepal’in yakın tarihindeki en büyük afetlerden biri olan 2015 depreminde yaklaşık 9 bin kişi hayatını kaybetmiş, yarım milyondan fazla ev yıkılmıştı. Depremin ardından yeniden yapılanma için yaklaşık 9 milyar dolarlık harcama yapılırken, ekonomik kayıpların ülke ekonomisinin yaklaşık üçte birine ulaştığı bildirilmişti.</p>

<h3>KÖPRÜLER, YOLLAR VE HİDROELEKTRİK TESİSLERİ ZARAR GÖRDÜ</h3>

<p>Selin ekonomik etkisinin önemli bölümünü altyapıda oluşan zarar oluşturuyor. Sınır bölgesindeki kasabalarda yollar ve köprüler tahrip olurken enerji üretim tesisleri de sel sularından etkilendi. Reuters’ın aktardığı verilere göre ülkedeki elektrik üretim kapasitesinin yüzde 12’den fazlasını ilgilendiren hidroelektrik altyapısında hasar meydana geldi.</p>

<p>Nepal hükümeti, arama ve kurtarma faaliyetlerinin ardından orta ve uzun vadeli yeniden yapılanma çalışmalarının başlatılacağını açıkladı. Başbakanlık Afet Yardım Fonu’nda 2,34 milyar Nepal rupisi bulunduğu, Maliye Bakanlığının da İçişleri Bakanlığına 1,17 milyar rupi ayırdığı bildirildi. Dünya Bankası, Çin, Hindistan, Japonya, Asya Kalkınma Bankası ve Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu tarafından da destek sağlanacağı açıklandı.</p>

<h3>HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Nepal makamları selin neden olduğu toplam ekonomik kaybı belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Maliye Bakanı Wagle’ın açıkladığı 4 ila 5 milyar dolarlık tutar kesinleşmiş bir maddi zarar rakamından ziyade yeniden yapılanmaya ilişkin ilk finansman tahminini oluşturuyor. Nihai kayıp ve hasar tutarının, saha incelemelerinin tamamlanmasının ardından belirlenmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepalde-sel-felaketinin-bilancosu-agirlasiyor-626-can-kaybi-var</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/nepal-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="84673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="56826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="50919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="23494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="15372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="81482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="65372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="68917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="64600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="96122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="32791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="72596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="90907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="66005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="42650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="80165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="26681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="33000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="85393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="93221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="71990"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
