<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 25 Oct 2026 21:33:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Protestolar İspanya ve İtalya'ya yayıldı: Binlerce gözaltı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/protestolar-ispanya-ve-italyaya-yayildi-binlerce-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/protestolar-ispanya-ve-italyaya-yayildi-binlerce-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da öğrencilerin başlattığı ve sarı yelekliler, çiftçiler ile iklim aktivistlerinin katılımıyla büyüyen protestolar yeniden şiddet olaylarına dönüştü. Paris başta olmak üzere birçok kentte polisle göstericiler çatışırken hafta sonu yaklaşık bin kişi gözaltına alındı. Sendikalar eylemlere 800 bin kişinin katıldığını açıklarken olaylar İspanya ve İtalya'ya da yayıldı. Barcelona'da yaklaşık 100 kişi gözaltına alınırken Fransa'da sosyal medya platformlarına erişimin kesilmesi için hazırl]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa'da bir ayı aşkın süredir devam eden öğrenci protestoları, farklı toplumsal grupların katılımıyla ülke genelinde geniş çaplı gösterilere dönüştü. Hayat pahalılığını protesto eden sarı yelekliler, akaryakıt fiyatlarına tepki gösteren çiftçiler ve iklim aktivistlerinin de katıldığı eylemlerde güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı. Geçen hafta sonu yağma ve kundaklama olaylarının meydana geldiği ülkede, 24-25 Ekim hafta sonunda gösteriler yeniden düzenlendi.</p>

<p>Fransa'da bazı bölgelerde kısmi sokağa çıkma yasakları uygulanması ve güvenlik önlemlerinin artırılmasına rağmen protestolar devam etti. Başkent Paris'in yanı sıra Lyon, Marsilya, Lille ve Nice'te polisle göstericiler karşı karşıya gelirken benzer olaylar İspanya ve İtalya'da da yaşandı. Fransa'da önceki hafta sonu 2 bin 700 kişinin gözaltına alındığı olayların ardından son gösterilerde yaklaşık bin kişi daha gözaltına alındı.</p>

<h3>FRANSA'DA PROTESTOLAR YENİDEN ŞİDDET OLAYLARINA DÖNÜŞTÜ</h3>

<p>Fransa'da öğrenci hareketlerinin öncülüğünde başlayan protestolar, bir aydan uzun süredir devam ediyor. Gösterilere hayat pahalılığına karşı çıkan sarı yeleklilerin, akaryakıt fiyatlarını protesto eden çiftçilerin ve iklim aktivistlerinin katılmasıyla eylemler ülkenin farklı bölgelerine yayıldı. Geçen hafta sonu düzenlenen gösterilerde yüzlerce iş yeri yağmalanırken birçok tarihi binada kundaklama olayları meydana geldi.</p>

<p>Şiddet olayları ülkeyi ziyaret eden turistleri de etkiledi. Gösterilerin düzenlendiği bölgelerde yaşanan çatışmalar, yağmalama girişimleri ve güvenlik önlemleri nedeniyle turistik alanlarda da hareketlilik yaşandı. Önceki hafta sonu meydana gelen olayların ardından Fransız yetkililer, yeni gösteriler öncesinde güvenlik tedbirlerini artırdı.</p>

<h3>PARİS, LYON, MARSİLYA, LILLE VE NICE'TE POLİSLE ÇATIŞMALAR YAŞANDI</h3>

<p>Fransa'da hafta sonunun gelmesiyle birlikte göstericiler yeniden sokaklara çıktı. Başkent Paris başta olmak üzere Lyon, Marsilya, Lille ve Nice kentlerinde düzenlenen protestolarda güvenlik güçleriyle eylemciler arasında çatışmalar meydana geldi. Bazı bölgelerde göstericilerin kurduğu barikatlar nedeniyle polis müdahalesi gerçekleşti.</p>

<p>Güvenlik güçleri, göstericileri dağıtmak için tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı. Barikatların arkasında bulunan bazı eylemciler ise polise molotof kokteyli, taş, sopa ve şişe fırlattı. Ülkenin farklı kentlerinde yaşanan olaylarda yaralanmalar bildirilirken Nantes ve Marsilya'da yağmalama girişimleri yaşandığı açıklandı.</p>

<h3>FRANSA'DA BİN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI: KATILIMCI SAYISINDA FARKLI RAKAMLAR</h3>

<p>Fransa'da 24-25 Ekim hafta sonunda düzenlenen gösterilerde yaklaşık bin kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Önceki hafta sonu gerçekleştirilen eylemlerde ise 2 bin 700 kişi gözaltına alınmıştı. İki hafta sonuna ilişkin açıklanan rakamlar, toplam gözaltı sayısının yaklaşık 3 bin 700'e ulaştığını gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Fransa Italya Ispanya Protesto Gösterileri (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/fransa-italya-ispanya-protesto-gosterileri-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Gösterilere katılanların sayısı konusunda Fransa İçişleri Bakanlığı ile sendikalar farklı rakamlar paylaştı. İçişleri Bakanlığı, ülke genelindeki protestolara 410 bin kişinin katıldığını duyurdu. Genel İş Sendikası (CGT) ise yalnızca Paris'te 250 bin kişinin gösterilere katıldığını, ülke genelindeki toplam katılımın yaklaşık 800 bin olduğunu ileri sürdü.</p>

<h3>ISERE, NANTES, TOULOUSE VE POITIERS'DE YARALILAR VAR</h3>

<p>Fransa'nın farklı bölgelerinde yaşanan çatışmalarda yaralanmalar meydana geldi. Isere, Nantes, Toulouse ve Poitiers'den gelen bilgilere göre olaylarda en az 8 kişi yaralandı. Yaralanmaların hangi kentlerde ve ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin ayrıntılı bir dağılım paylaşılmadı.</p>

<p>Nantes ve Marsilya'da yağmalama girişimleri bildirildi. Geçen hafta sonu iş yerlerine ve tarihi yapılara yönelik saldırıların yaşanmasının ardından yeni gösteriler sırasında da benzer olayların meydana geldiği aktarıldı. Güvenlik güçleri, olayların yaşandığı bölgelerde müdahalelerini sürdürdü.</p>

<h3>SARI YELEKLİLER 31 EKİM İÇİN YENİ PROTESTO ÇAĞRISI YAPTI</h3>

<p>Fransa'da hayat pahalılığına karşı düzenlenen gösterilere katılan sarı yelekliler, 31 Ekim Cumartesi günü ülke genelinde yeniden eylem yapılması çağrısında bulundu. Hareket tarafından yapılan açıklamada, Fransız vatandaşları "otoriter uygulamalara karşı" özgürlüklerini savunmak üzere sokağa davet edildi.</p>

<p><img alt="Fransa Italya Ispanya Protesto Gösterileri (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/fransa-italya-ispanya-protesto-gosterileri-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Yeni eylem çağrısında, Ulusal Meclis ve Fransız belediyelerinin önünde oturma eylemleri düzenleneceği belirtildi. Sarı yelekliler, ülkede duyulmayan bir öfke bulunduğunu savunarak hükümetin toplumsal tepkilere baskı ve yıldırma politikalarıyla karşılık verdiğini ileri sürdü. Açıklamada, protestoların 31 Ekim'de yeniden gerçekleştirileceği duyuruldu.</p>

<h3>FRANSA'DA SOSYAL MEDYAYA ERİŞİM KESİLECEK Mİ?</h3>

<p>Fransa'da protestolar devam ederken hükümetin sosyal medya platformlarına yönelik hazırlık yaptığı iddia edildi. Fransız Blast'ın haberine göre Başbakan Sebastien Lecornu, 22 Ekim tarihinde ülkede faaliyet gösteren telefon operatörlerinin temsilcilerine bir mektup gönderdi.</p>

<p>Haberde, mektubun Orange, SFR, Free ve Bouygues Telecom temsilcilerine iletildiği belirtildi. Lecornu'nun operatörlerden hafta sonu düzenlenen gösteriler sırasında şiddet olayları yaşanması durumunda sosyal medya platformlarına erişimi geçici olarak kesmeye hazırlıklı olmalarını istediği öne sürüldü.</p>

<p>İddiaya göre olası erişim kısıtlaması kapsamında TikTok, Instagram, Snapchat ve X platformları yer alıyor. Sosyal medya erişiminin kesilmesine ilişkin iddialar Blast'ın haberine dayanırken uygulamanın yürürlüğe girdiğine ilişkin bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>İTALYA'DA PROTESTOLAR BÜYÜDÜ: ROMA'DA POLİSLE GÖSTERİCİLER KARŞI KARŞIYA GELDİ</h3>

<p>Fransa'daki protestolarla aynı dönemde İtalya'nın farklı kentlerinde de gösteriler düzenlendi. Başkent Roma'da protesto yürüyüşüne katılan eylemciler, başbakanlık binası yönünde ilerlemek isteyince güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldi. Polis, göstericilerin yürüyüş güzergâhına müdahale ederken taraflar arasında gerginlik yaşandı.</p>

<p>İtalya'da önceki hafta sonu meydana gelen şiddet olaylarının ardından yeni protestolar öncesinde birçok kentte güvenlik önlemleri artırıldı. Alınan tedbirlere rağmen bazı şehirlerde polisle göstericiler arasında arbede ve çatışmalar yaşandı. Gösterilerde yüksek yaşam maliyetleri ve hükümet politikalarına yönelik tepkiler öne çıktı.</p>

<h3>MİLANO'DA AŞIRI SAĞCI GRUPLAR, ROMA'DA SOL GRUPLAR SOKAĞA ÇIKTI</h3>

<p>İtalya'da sabah saatlerinde aşırı sağcı gruplar, önceki hafta Milano'da şiddet olaylarının yaşandığı gösterileri protesto etti. Günün ilerleyen saatlerinde ise sol grupların ve öğrencilerin katılımıyla savaş ve emperyalizm karşıtı bir yürüyüş gerçekleştirildi.</p>

<p>Roma ve Milano dışında Napoli, Bologna ve Torino kentlerinde de protestolar düzenlendi. Göstericiler, yüksek yaşam maliyetleri ve hükümet politikalarına karşı tepkilerini dile getirdi. Bologna ve Torino'daki eylemlerde zaman zaman güvenlik güçleriyle göstericiler arasında arbede yaşandığı bildirildi.</p>

<h3>İSPANYA'DA BARCELONA KARIŞTI: YAKLAŞIK 100 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI</h3>

<p>İspanya'nın Barcelona kentinde 24 Ekim Cumartesi akşamı genç grupların düzenlediği protestolar şiddet olaylarına dönüştü. Kent merkezinde toplanan göstericiler ile güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanırken bazı iş yerleri yağmalandı ve kamu mallarına zarar verildi.</p>

<p>İspanyol basınına bilgi veren Katalonya yerel polisi Mossos d'Esquadra kaynakları, göstericilerin kent merkezindeki 14 mağazayı yağmaladığını açıkladı. Olaylar sırasında yaklaşık 100 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Polis, gözaltına alınanların dörtte birinin reşit olmayan çocuklardan oluştuğunu duyurdu.</p>

<h3>BARCELONA'DA 600 GENÇ TOPLANDI, MAĞAZALAR YAĞMALANDI</h3>

<p>Barcelona'daki protestoların, Fransa'da öğrenci hareketlerine öncülük eden Lycees Indignes hareketinin Katalanca karşılığı olan "Institut Indignats" etiketiyle sosyal medyada yayılan çağrının ardından düzenlendiği belirtildi. Çağrı üzerine siyah kıyafetler giyen yüzlerce genç, Barcelona'nın merkezindeki Katalonya Meydanı'nda bir araya geldi.</p>

<p>Yaklaşık 600 gencin katıldığı gösteriler sırasında bazı gruplar mağazaları yağmaladı, sokaklardaki çöp konteynerlerini ateşe verdi ve güvenlik görevlilerine taş ile şişe fırlattı. Olayların büyümesi üzerine Katalonya yerel polisi ve İspanya ulusal polisi göstericilere müdahale etti.</p>

<h3>KATALONYA YÖNETİMİNDEN PROTESTOLARA İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Katalonya özerk yönetimi hükümetinin İçişleri Bakanlığı, Barcelona'da izinsiz gerçekleştirilen gösterilere ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, Avrupa'nın farklı şehirlerinde aynı gün düzenlenen ve bazı bölgelerde şiddet olaylarına dönüşen protestoların benzerinin Barcelona'da da yaşandığını belirtti.</p>

<p>Yetkililer, kentteki olaylarda vandalizm ve kamu mallarına zarar verme eylemlerinin öne çıktığını bildirdi. Güvenlik güçlerinin müdahalesi sırasında yaklaşık 100 kişi gözaltına alınırken 14 mağazanın yağmalandığı bilgisi paylaşıldı. Barcelona'daki gösteriler, Fransa'da başlayan öğrenci protestolarının ardından Avrupa'nın farklı ülkelerinde düzenlenen eylemlerle aynı döneme denk geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/protestolar-ispanya-ve-italyaya-yayildi-binlerce-gozalti</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/fransa-italya-ispanya-protesto-gosterileri-1.jpg" type="image/jpeg" length="79154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Latin Amerika ülkeleri neden İsrail'in etkisine giriyor?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/latin-amerika-ulkeleri-neden-israilin-etkisine-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/latin-amerika-ulkeleri-neden-israilin-etkisine-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Latin Amerika'da göreve gelen yeni sağcı liderler, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları nedeniyle uygulanan diplomatik izolasyon politikalarından uzaklaşarak Tel Aviv yönetimiyle ilişkileri yeniden geliştirmeye yöneliyor. Brezilya'da Bolsonaro'nun seçim kampanyasında İsrail bayraklarına yer vermesi ve Başbakan Binyamin Netanyahu ile yakınlığını vurgulaması dikkat çekerken uzmanlar, değişimde Washington ile ilişkilerin, Evanjelik seçmen tabanının ve İsrail'in diplomatik girişimlerinin]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Latin Amerika ülkelerinin İsrail ile ilişkilerinde son dönemde siyasi değişimler yaşanıyor. Bölgede göreve gelen yeni liderlerin bir bölümü, İsrail'in Gazze'deki savaşı nedeniyle diplomatik ilişkileri sınırlandırmaya yönelik önceki yönetimlerin aldığı kararları tersine çeviriyor. İsrail ile yakınlaşma adımları, ülkelerin dış politika tercihleri ve yeni yönetimlerin uluslararası ilişkilerde benimsediği yaklaşımlar çerçevesinde gündeme geliyor.</p>

<p>Brezilya'daki siyasi gelişmeler de İsrail ile ilişkiler açısından takip ediliyor. Sağcı senatör Bolsonaro, seçim kampanyası mitinglerinde İsrail bayraklarına yer verirken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile dostluğunu öne çıkarıyor. Bolsonaro'nun seçimleri kazanması durumunda Brezilya'nın da İsrail ile diplomatik ilişkilerini geliştiren Latin Amerika ülkeleri arasına katılabileceği belirtiliyor.</p>

<h3>LATİN AMERİKA ÜLKELERİ İSRAİL İLE İLİŞKİLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR</h3>

<p>Latin Amerika'da yaşanan siyasi yönetim değişiklikleri, ülkelerin İsrail'e yönelik dış politika kararlarına da yansıyor. İsrail'in Gazze'deki savaşı nedeniyle diplomatik baskıyı artırmayı amaçlayan bazı uygulamalar, yeni liderlerin göreve gelmesiyle birlikte yeniden ele alınıyor. İsrail ile ilişkilerin sınırlandırılmasına yönelik önceki politikaların tersine çevrilmesi, bölgedeki diplomatik yön değişikliğinin başlıca örnekleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Yeni yönetimlerin İsrail ile ilişkileri geliştirme yönündeki adımları, Latin Amerika'nın ABD ile diplomatik ilişkileri ve ülkelerin iç siyasi dengeleriyle birlikte ele alınıyor. Özellikle sağ siyasi hareketlerin Washington yönetimiyle ilişkilerine verdiği önem ve dini seçmen gruplarının siyasi etkisi, uzmanların üzerinde durduğu başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<h3>BREZİLYA'DA BOLSONARO'NUN İSRAİL MESAJLARI GÜNDEMDE</h3>

<p>Brezilya'da seçim kampanyasını sürdüren sağcı senatör Bolsonaro'nun İsrail'e yönelik açıklamaları, ülkenin dış politika gündeminde yer alıyor. Bolsonaro, katıldığı seçim mitinglerinde İsrail bayraklarını kullanırken Başbakan Binyamin Netanyahu ile kişisel ilişkilerini de kampanya söylemlerine taşıyor.</p>

<p>Bolsonaro'nun İsrail ile yakın ilişkilere verdiği önem, Brezilya'nın gelecekteki diplomatik tercihleri bağlamında gündeme geliyor. Seçim sürecindeki açıklamaları, İsrail ile ilişkilerin güçlendirilmesini savunan siyasi yaklaşımını ortaya koyuyor.</p>

<h3>KOLOMBİYA İSRAİL İLE KOPARILAN DİPLOMATİK İLİŞKİLERİ YENİDEN KURUYOR</h3>

<p>Kolombiya'da Ağustos 2026'da göreve gelen Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella, önceki yönetimin İsrail'e yönelik kararlarını değiştirmeye başladı. Eski Devlet Başkanı Gustavo Petro, Gazze'deki saldırıları soykırım olarak nitelendirerek İsrail ile diplomatik ilişkileri kesmiş, kömür ihracatını durdurmuş ve askeri işbirliğini sonlandırmıştı. Petro yönetimi ayrıca Filistin'de büyükelçilik açmayı planlamıştı.</p>

<p>Yeni yönetim ise büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma planını duyurdu, büyükelçilerin yeniden atanması için adımlar attı ve İsrail'in işgal altındaki Suriye toprağı Golan Tepeleri üzerindeki egemenlik iddiasını tanıdı. Eylül ayında Kolombiya ile İsrail arasında karşılıklı vizesiz seyahat uygulaması da başladı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, 8 Ekim'de yaptığı açıklamada Kolombiya'nın büyükelçilik kararını Latin Amerika ile ilişkiler açısından gündeme getirdi.</p>

<h3>ARJANTİN, BOLİVYA, ŞİLİ VE HONDURAS'TA İSRAİL POLİTİKASI DEĞİŞTİ</h3>

<p>Arjantin'de 2023 yılında devlet başkanı seçilen Javier Milei, ülkesinin büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma sözü verdi. Birleşmiş Milletler'de Filistin devletinin tanınmasına karşı çıkan Milei, kendisini dünyanın en Siyonist devlet başkanı olarak tanımladı.</p>

<p>Bolivya'da Evo Morales ve Luis Arce dönemlerinde İsrail ile ilişkiler sınırlandırılmıştı. Rodrigo Paz'ın göreve gelmesinin ardından önceki politika değiştirildi. Şili'de Ağustos 2026'da göreve gelen Jose Antonio Kast da İsrail'e yeniden büyükelçi atadı. Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura ise ülkesinin İsrail'deki diplomatik temsilini yeniden başlattı.</p>

<p>Venezuela da Ağustos 2026'da İsrail ile konsolosluk ilişkilerini yeniden kuracağını duyurdu. Karar, Hugo Chavez ve Nicolas Maduro dönemlerinde sürdürülen İsrail karşıtı diplomatik yaklaşımda değişikliğe işaret etti.</p>

<h3>TRUMP YÖNETİMİYLE YAKINLAŞMA İSRAİL İLİŞKİLERİNDE ROL OYNUYOR</h3>

<p>Latin Amerika ülkelerinin İsrail'e yönelik politikalarındaki değişim, ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle kurulan ilişkiler çerçevesinde de ele alınıyor. Washington merkezli Ekonomi ve Politika Araştırmaları Merkezi Uluslararası Politika Direktörü Alexander Main'e göre bazı sağcı liderler, İsrail ile ilişkilerini ABD'nin bölgesel siyasi ve güvenlik politikalarıyla birlikte şekillendiriyor.</p>

<p>Trump yönetiminin öncülüğündeki Shield of the Americas adlı güvenlik girişiminde Arjantin, Bolivya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, El Salvador, Guyana, Honduras, Panama, Paraguay, Peru ve Trinidad ve Tobago yer alıyor. Girişim, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve bölgesel güvenlik işbirliği çerçevesinde faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Main, İsrail ile yakın ilişkilerin askeri uçak satışı, güvenlik güçlerinin eğitimi ve gözetleme teknolojilerine erişim gibi alanlarda da önem taşıdığını belirtiyor. İsrailli bir şirket tarafından geliştirilen Pegasus casus yazılımı, söz konusu teknolojiler arasında gösteriliyor.</p>

<h3>EVANJELİK SEÇMENLERİN İSRAİL POLİTİKASINDAKİ ETKİSİ</h3>

<p>Latin Amerika'da İsrail'e destek veren siyasi hareketlerin önemli dayanaklarından birini Evanjelik Hristiyan topluluklar oluşturuyor. Brezilya'daki Evanjelik Parlamento Cephesi, Temsilciler Meclisinin yüzde 40'ından fazlasını ve Senatonun dörtte birinden fazlasını kapsayan bir siyasi grubu temsil ediyor.</p>

<p>Honduras ve Guatemala'da nüfusun yaklaşık yüzde 40'ını Evanjelikler oluşturuyor. Her iki ülke de büyükelçiliklerini Kudüs'e taşıyan ülkeler arasında bulunuyor. Meksika Koleji Uluslararası Çalışmalar Merkezi araştırma profesörü Marta Tawil Kuri, özellikle Hristiyan Siyonizminin bölgedeki siyasi ilişkilerde giderek daha fazla yer tuttuğunu belirtiyor.</p>

<p>Florida merkezli Evanjelik din adamı Mario Bramnick'in yönettiği Latino Coalition for Israel adlı kuruluş da Latin Amerika ülkelerinde diplomatik temaslar yürütüyor. Kuruluşun Guatemala, El Salvador, Brezilya, Panama, Şili ve Kosta Rika'daki siyasi liderlerle görüştüğü bildiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İSRAİL İLE İLİŞKİLER İÇİN ISAAC ACCORDS GİRİŞİMİ BAŞLATILDI</h3>

<p>Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, 2025 yılında Genesis Prize kuruluşundan İsrail'e verdiği destek nedeniyle 1 milyon dolarlık ödül aldı. İsrail hükümetinin desteğiyle 100 milyon dolarlık başlangıç fonuyla kurulan kuruluşun verdiği ödülün ardından Milei, Isaac Accords adlı girişimi başlattı.</p>

<p>ABD'nin desteğiyle İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasında diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurulmasını amaçlayan Abraham Anlaşmaları örnek alınarak oluşturulan girişim, Latin Amerika'daki İsrail yanlısı sivil toplum kuruluşlarına mali destek sağlıyor. Ayrıca ülkelerin büyükelçilik kararları ve Birleşmiş Milletler'deki oylama tutumları takip ediliyor.</p>

<p>Eylül 2026 sonunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu temasları sırasında Bolivya, Panama ve Paraguay liderleriyle bir araya geldi. Netanyahu, söz konusu ülkeleri Isaac Accords girişimine katılmaya davet etti.</p>

<h3>UZMANLAR LATİN AMERİKA'DAKİ DEĞİŞİMİ NASIL AÇIKLIYOR?</h3>

<p>Meksika Koleji'nden Marta Tawil Kuri, Latin Amerika ülkelerinin İsrail'e yaklaşımındaki değişimin tek bir nedene dayanmadığını ifade ediyor. Kuri'ye göre Washington yönetiminden siyasi destek arayan sağcı liderler, Evanjelik seçmenlerin etkisi ve İsrail'in diplomatik girişimleri aynı süreçte rol oynuyor.</p>

<p>Kuri ayrıca Latin Amerika'daki güçlü başkanlık sistemleri ve diplomatik kurumların yapısının, hükümet değişikliklerinin dış politikaya hızlı biçimde yansımasına olanak tanıdığını belirtiyor. ABD'de İsrail'e yönelik desteğin farklı yönetimler arasında daha istikrarlı olduğunu söyleyen Kuri, Latin Amerika'da ise seçim sonuçlarının ülkelerin diplomatik tutumlarında belirgin değişikliklere yol açabildiğini kaydediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/latin-amerika-ulkeleri-neden-israilin-etkisine-giriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/latin-amerika-1.jpg" type="image/jpeg" length="81283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump anlaşma ve saldırı seçeneklerinin masada olduğunu söyledi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-anlasma-ve-saldiri-seceneklerinin-masada-oldugunu-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-anlasma-ve-saldiri-seceneklerinin-masada-oldugunu-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik yeni bir askeri operasyon düzenleme ihtimalini değerlendirdiklerini belirterek saldırının kısa süre içinde gerçekleştirilebileceğini söyledi. Tahran yönetimiyle anlaşma seçeneğinin de gündemde olduğunu açıklayan Trump, İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğine ilişkin kalıcı güvence istediklerini ifade etti. Melania Trump ise Rusya ile Ukrayna arasında Oleşki kentinde sağlanan insani ateşkesin 27 Ekim'de başlayacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik olası askeri operasyon ve Tahran yönetimiyle yürütülebilecek diplomatik süreç hakkında açıklamalarda bulundu. İran'a yeni bir saldırı düzenleme ihtimalinin değerlendirildiğini belirten Trump, operasyonun zamanlamasına ilişkin kesin bilgi vermekten kaçındı. ABD Başkanı, askeri müdahale seçeneğinin yanı sıra İran ile kapsamlı bir anlaşmaya varılmasının da mümkün olduğunu söyledi.</p>

<p>Donald Trump ve eşi Melania Trump, Florida eyaletinin Palm Beach kentinde ara seçimler kapsamında başlatılan erken oy kullanma sürecine katıldı. Oylarını kullanan Trump çifti, daha sonra basın mensuplarının karşısına geçerek İran, Rusya-Ukrayna savaşı, insani ateşkes girişimleri ve ekonomik ilişkiler hakkındaki soruları yanıtladı.</p>

<h3>TRUMP'TAN İRAN'A SALDIRI MESAJI: "BELKİ YARIN BİLE YAPABİLİRİZ"</h3>

<p>İran'a yönelik Amerikan politikasına ilişkin soruları yanıtlayan Donald Trump, bugüne kadar atılan adımların etkili olduğunu savundu. Washington yönetiminin gerektiğinde askeri operasyonları sürdürebileceğini ifade eden Trump, İran konusunda "işi tamamlamak" zorunda kalabileceklerini dile getirdi. Tahran yönetimiyle anlaşmaya varılması veya müzakerelerin sonuçsuz kalması durumunda ABD'nin her iki senaryoda da kazançlı çıkacağını ileri sürdü.</p>

<p>İran'a yönelik olası saldırı hazırlıklarının hangi aşamada olduğunun sorulması üzerine sinirlenen Trump, operasyon ihtimalini açıkça gündeme getirdi. Askeri harekâtın zamanlamasını önceden açıklamayacağını belirten ABD Başkanı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bunu düşünüyoruz. İran'a saldırıyı belki yarın bile yapabiliriz. Ama bunu size söyleyemem. Eğer yapacaksam, ki yapma ihtimalim var, bunu söylemem. Güzel, büyük, harika bir anlaşma yapma ihtimalimiz de var. Anlaşma yapmak istiyorlar ama asıl mesele, anlaşmaya uyup uymayacakları."</p>

<h3>İRAN İLE ANLAŞMA SEÇENEĞİ DE MASADA</h3>

<p>Donald Trump, İran'a yönelik askeri müdahalenin tek seçenek olmadığını, Tahran yönetimiyle yeni bir anlaşma yapılabileceğini de söyledi. İran'ın anlaşma yapmak istediğini öne süren ABD Başkanı, temel meselenin varılacak mutabakatın hükümlerine uyulup uyulmayacağı olduğunu belirtti. Washington yönetiminin bundan sonraki adımlarının İran'ın tutumuna bağlı olacağını ifade etti.</p>

<p>Trump, İran konusunda nihai kararın askeri operasyon ile diplomatik anlaşma seçenekleri arasında şekilleneceğini dile getirdi. ABD'nin mevcut askeri kapasitesine vurgu yapan Trump, "İran konusunda harika bir iş çıkardık. Şimdi bu işi bitirecek miyiz, ki bu zor olmaz, yoksa onlarla bir anlaşma mı yapacağız? Bu durum onlara bağlı olacak" dedi.</p>

<h3>TRUMP İRAN'IN NÜKLEER SİLAH GELİŞTİRMEMESİ İÇİN KALICI GÜVENCE İSTİYOR</h3>

<p>ABD Başkanı, İran ile yürütülebilecek müzakerelerde nükleer silah konusunun temel başlıklardan biri olduğunu açıkladı. Tahran yönetiminin gelecekte nükleer silah geliştirmeyeceğinden emin olmak istediklerini belirten Trump, olası bir anlaşmanın yalnızca mevcut dönemi kapsamaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>ABD'nin bölgeden çekilmesinin ardından da İran'ın nükleer silah geliştirmemesini sağlayacak düzenlemeler istediklerini ifade eden Trump, Washington yönetiminin hedefinin kalıcı bir sonuç elde etmek olduğunu belirtti. Trump, İran'a yönelik politikasının gerekçesini, "Bunu kalıcı hale getirmem gerekiyor. Bunları yapmamın tek nedeni bu" sözleriyle açıkladı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI VE İRAN'IN ASKERİ KAPASİTESİ HAKKINDA KONUŞTU</h3>

<p>Donald Trump, açıklamalarında Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol sevkiyatına da değindi. Boğazdan petrol taşımacılığının devam ettiğini belirten ABD Başkanı, İran'ın askeri kapasitesine ilişkin iddialarda bulundu. Trump, İran'ın savaş uçaklarının ve savaş gemilerinin tamamını kaybettiğini öne sürdü.</p>

<p>İran'ın mevcut ekonomik durumunu da gündeme getiren Trump, ülkenin elinde kalan tek şeyin enflasyon olduğunu iddia etti. Askeri operasyonların devam edip etmeyeceği konusunda kesin bir karar açıklamayan ABD Başkanı, bundan sonraki sürecin Tahran yönetiminin atacağı adımlara göre belirleneceğini yineledi.</p>

<h3>MELANIA TRUMP AÇIKLADI: RUSYA-UKRAYNA ATEŞKESİ 27 EKİM'DE BAŞLAYACAK</h3>

<p>Palm Beach'teki basın açıklamasında Melania Trump da Rusya ile Ukrayna arasında yürütülen insani ateşkes girişimi hakkında bilgi verdi. Oleşki kentinde sağlanan insani ateşkes sürecindeki rolüne ilişkin soruyu yanıtlayan Melania Trump, uygulamanın 27 Ekim 2026 tarihinde başlayacağını açıkladı.</p>

<p>Melania Trump, ateşkesin başlangıç tarihini duyururken "Ateşkes, 27 Ekim'de başlayacak. Umarım her şey planlandığı gibi gider" ifadelerini kullandı. Açıklamasında ateşkesin planlanan tarihte yürürlüğe girmesine ilişkin temennisini de dile getirdi.</p>

<h3>MELANIA TRUMP PUTİN VE ZELENSKİY İLE GÖRÜŞTÜĞÜNÜ SÖYLEDİ</h3>

<p>Melania Trump'a, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile doğrudan görüşüp görüşmediği de soruldu. Görüşmelerin gerçekleştirildiğini belirten Melania Trump, taraflarla anlaşmalar imzalandığını açıkladı. Melania Trump, soruya "Görüştük. Anlaşmalar imzaladık" yanıtını verdi.</p>

<p>Donald Trump ise eşinin Rusya ve Ukrayna arasındaki insani ateşkes girişiminde üstlendiği rol hakkında konuştu. Melania Trump'ın diplomatik çalışmalarını öven ABD Başkanı, "Bence profesyonellerden daha iyi bir iş çıkarıyor. (Melania) Bir ateşkes sağladı. Bu, çocuklara ve insanlara yönelik bir girişim" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TRUMP'A RUSYA'NIN ALASKA'DAKİ DOĞAL GAZ YATIRIMLARI SORULDU</h3>

<p>Donald Trump, basın mensuplarının Rusya'nın Alaska'da doğal gaz yatırımları gerçekleştirmek istemesine ilişkin sorusunu da yanıtladı. Söz konusu yatırımlar hakkında özel bir değerlendirmesi bulunmadığını belirten Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona ermesinin ardından her iki ülkeyle de ekonomik ilişkiler geliştirmek istediklerini söyledi.</p>

<p>ABD Başkanı, savaş sonrası dönemde Washington yönetiminin Moskova ve Kiev ile ticari ilişkiler kurabilmesine ilişkin yaklaşımını, "Hayır, yok. Ancak Rusya ve Ukrayna'nın bir anlaşmaya vardığı, bizim de her iki tarafla iş yapabildiğimiz bir gerçekliğe dönmek isteriz" sözleriyle anlattı.</p>

<h3>UKRAYNA İLE YAKLAŞIK 1 TRİLYON DOLARLIK MADEN ANLAŞMASINI HATIRLATTI</h3>

<p>Donald Trump, Ukrayna ile yapılan yaklaşık 1 trilyon dolar değerindeki maden anlaşmasını da gündeme getirdi. Kiev yönetimiyle gerçekleştirilen anlaşmaya değinen ABD Başkanı, Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesinin ardından iki ülkeyle de ekonomik işbirliği yapılabileceğini ifade etti.</p>

<p>Trump, Rusya ve Ukrayna ile gelecekte kurulabilecek ticari ilişkiler konusunda "Bu savaş bittikten sonra hem Ukrayna'yla hem de Rusya'yla iş yapacağımızı düşünüyorum" dedi. ABD Başkanı'nın açıklamalarında, Rusya'nın Alaska'daki doğal gaz yatırım planları, Ukrayna ile yapılan maden anlaşması ve savaş sonrası ekonomik ilişkiler ayrı başlıklar olarak yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-anlasma-ve-saldiri-seceneklerinin-masada-oldugunu-soyledi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-4444444-1.jpg" type="image/jpeg" length="83281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu'dan Arap liderler hakkında açıklama: Filistin meselesi umurlarında değil]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahudan-arap-liderler-hakkinda-aciklama-filistin-meselesi-umurlarinda-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahudan-arap-liderler-hakkinda-aciklama-filistin-meselesi-umurlarinda-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Arap ülkelerinin Filistin devletinin kurulmasına yönelik açıklamalarını hedef aldı. Suudi Arabistan dahil bazı Arap ülkelerinin İsrail ile normalleşme için öne sürdüğü Filistin devleti şartına ilişkin konuşan Netanyahu, birçok Arap liderin özel görüşmelerde farklı ifadeler kullandığını öne sürdü. Netanyahu, Arap yönetimlerinin asıl önceliğinin kendi hükümetlerinin devamlılığını sağlamak olduğunu iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Arap ülkelerinin Filistin meselesine yönelik tutumları ve İsrail ile diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda açıklamalarda bulundu. Arap yönetimlerinin kamuoyu önünde Filistin devletinin kurulmasını savunduğunu ancak kapalı kapılar ardında farklı yaklaşımlar sergilediğini ileri süren Netanyahu, birçok Arap liderin Filistin meselesini siyasi öncelik olarak görmediğini iddia etti. İsrail Başbakanı, özellikle Suudi Arabistan dahil bazı Arap ülkelerinin diplomatik anlaşmalar için Filistin devletinin kurulmasını şart koşmasına ilişkin soruları yanıtladı.</p>

<h3>NETANYAHU ARAP YÖNETİMLERİNİN FİLİSTİN POLİTİKASINI HEDEF ALDI</h3>

<p>İsrail Başbakanı Netanyahu, Arap ülkelerinin Filistin davasına verdikleri desteğin kamuoyuna yansıyan açıklamalarla sınırlı olduğunu savundu. Arap liderlerin Filistin devletinin kurulması yönündeki taleplerinin gerçek siyasi önceliklerini yansıtmadığını öne süren Netanyahu, söz konusu ülkelerin İsrail ile ilişkilerinde farklı hesaplarla hareket ettiğini iddia etti. Netanyahu'nun açıklamalarında, Arap hükümetlerinin resmi diplomatik tutumları ile özel görüşmelerde dile getirdikleri görüşler arasında farklılıklar bulunduğu iddiası öne çıktı.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN'IN FİLİSTİN DEVLETİ ŞARTINA İLİŞKİN KONUŞTU</h3>

<p>Netanyahu'ya yöneltilen sorular arasında Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinin İsrail ile diplomatik anlaşma yapılması için Filistin devletinin kurulmasını şart koşması da yer aldı. İsrail Başbakanı, Arap ülkelerinin normalleşme sürecinde dile getirdiği taleplerin önemini küçümseyerek bu şartların kamuoyuna yönelik açıklamalarda öne çıkarıldığını savundu.</p>

<p>Netanyahu, Arap hükümetlerinin Filistin devletinin kurulmasında ısrar ettiklerini açıklamalarına rağmen özel görüşmelerde aynı tutumu sergilemediklerini ileri sürdü. İsrail Başbakanı, Filistin meselesinin birçok Arap yönetimi açısından belirleyici bir siyasi öncelik olmadığını iddia etti.</p>

<h3>"FİLİSTİN MESELESİ UMURLARINDA DEĞİL"</h3>

<p>İsrail Başbakanı Netanyahu, Arap liderlerle gerçekleştirdiğini belirttiği özel görüşmelere ilişkin iddialarını doğrudan ifadelerle dile getirdi. Kamuoyuna yapılan açıklamalar ile kapalı görüşmelerde konuşulanların birbirinden farklı olduğunu savunan Netanyahu, Arap yönetimlerinin Filistin meselesine yaklaşımını şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>"Onlarla konuştuğum zaman, tabii kamuya yönelik açıklamalarını kastetmiyorum, özeldeki açıklamalarının ne olduğunu size söyleyeyim. Çoğunun umurunda değil. Filistin meselesi umurlarında değil. 'Böyle söylememiz gerekiyor ama söylemek istediğimiz bu değil' diyorlar."</p>
</blockquote>

<p>Netanyahu, söz konusu iddialarını dile getirirken hangi Arap liderlerin kendisine bu ifadeleri kullandığını açıklamadı. Aktarılan sözler, İsrail Başbakanı'nın özel görüşmelere ilişkin kendi anlatımına dayanıyor.</p>

<h3>"KENDİ REJİMLERİNİN VE HÜKÜMETLERİNİN HAYATTA KALMASINI ÖNEMSİYORLAR"</h3>

<p>Netanyahu, Arap yönetimlerinin Filistin meselesinden çok kendi siyasi varlıklarını korumaya odaklandığını da öne sürdü. İsrail Başbakanı, Arap liderlerin önceliklerine ilişkin iddiasını şu sözlerle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Doğrusu şu ki umurlarında olan şey kendileri, kendi rejimlerinin, kendi hükümetlerinin hayatta kalması."</p>
</blockquote>

<p>İsrail Başbakanı'nın açıklamalarında, Arap ülkelerinin Filistin devletine yönelik resmi destekleri ile yönetimlerin kendi siyasi çıkarları arasında ayrım yapıldığı görüldü. Netanyahu, Arap liderlerin kamuoyu önünde dile getirdiği Filistin devleti taleplerinin özel görüşmelerde aynı şekilde savunulmadığını iddia etti.</p>

<h3>İSRAİL İLE ARAP ÜLKELERİ ARASINDAKİ NORMALLEŞME GÖRÜŞMELERİ</h3>

<p>Netanyahu'nun açıklamaları, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki diplomatik normalleşme görüşmeleri kapsamında gündeme geldi. Suudi Arabistan dahil bazı Arap ülkeleri, İsrail ile diplomatik ilişkilerin kurulması veya geliştirilmesi konusunda Filistin devletinin kurulmasını şart olarak dile getiriyor. Netanyahu ise söz konusu şartların Arap yönetimlerinin gerçek önceliklerini yansıtmadığını savunuyor.</p>

<p>İsrail Başbakanı'nın özel görüşmelere ilişkin iddiaları, Arap ülkelerinin resmi diplomatik açıklamaları ile İsrail'le yürüttükleri temaslar arasındaki farklılıklar konusunu yeniden gündeme taşıdı. Ancak Netanyahu'nun aktardığı özel konuşmaların içeriğine ilişkin bağımsız bir doğrulama veya ilgili Arap liderlerden yapılmış bir açıklama, paylaşılan haberde yer almadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahudan-arap-liderler-hakkinda-aciklama-filistin-meselesi-umurlarinda-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/05/netanyahu-6.jpg" type="image/jpeg" length="73749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail, El Halil'deki Harem-i İbrahim Camii'ni ibadete kapattı: Görevliler zorla çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-el-halildeki-harem-i-ibrahim-camiini-ibadete-kapatti-gorevliler-zorla-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-el-halildeki-harem-i-ibrahim-camiini-ibadete-kapatti-gorevliler-zorla-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail işgal güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim Camii'ni Müslümanların ibadetine kapatarak cami görevlilerini zorla dışarı çıkardı. Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, uygulamanın ibadet özgürlüğünü ve uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiğini belirterek UNESCO ve uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail işgal güçlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde bulunan ve Müslümanlar açısından önemli kutsal mekanlardan biri olan Harem-i İbrahim Camii'ni ibadete kapattığı bildirildi. Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın aktardığı bilgilere göre İsrail güçleri, 23 Ekim Cuma günü camide namaz kılınmasını engellerken Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığına bağlı personel ile din görevlilerini zorla dışarı çıkardı. Filistin Vakıflar Bakanlığı, yaşananların ardından yaptığı açıklamada caminin kapatılmasına tepki göstererek kutsal mekanlara yönelik uygulamaların durdurulmasını istedi.</p>

<h3>İSRAİL GÜÇLERİ CAMİ GÖREVLİLERİNİ ZORLA DIŞARI ÇIKARDI</h3>

<p>İsrail işgal güçleri, El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camii'ne yönelik uygulamaları kapsamında Müslümanların ibadet etmesini engelledi. Camiye yönelik kapatma kararının ardından Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı bünyesinde görev yapan personel ile din görevlileri bulundukları yerden zorla çıkarıldı. WAFA'nın haberinde, caminin ibadete kapatılmasıyla birlikte Filistinli Müslümanların kutsal mekana erişiminin engellendiği belirtildi.</p>

<h3>FİLİSTİN VAKIFLAR BAKANLIĞINDAN İBADET ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU</h3>

<p>Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, Harem-i İbrahim Camii'nin kapatılması ve çalışanlarının zorla dışarı çıkarılmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bakanlık, İsrail işgal güçlerinin uygulamalarını kınayarak yaşananların İslami kutsal mekanların dokunulmazlığını ihlal ettiğini bildirdi. Açıklamada, ibadet özgürlüğünün uluslararası yasalar ve sözleşmeler tarafından güvence altına alındığı hatırlatılarak camide namaz kılınmasının engellenmesinin söz konusu güvencelere aykırı olduğu ifade edildi.</p>

<h3>CAMİNİN ZAMANSAL VE MEKANSAL OLARAK BÖLÜNMESİNE TEPKİ</h3>

<p>Filistin Vakıflar Bakanlığı, Harem-i İbrahim Camii'ne yönelik kısıtlamaların yalnızca ibadetin engellenmesiyle sınırlı olmadığını savundu. Bakanlığın açıklamasında, caminin kapatılması ve görevlilerin uzaklaştırılmasının kutsal mekan üzerinde tam kontrol kurulmasını amaçlayan politikaların bir parçası olduğu belirtildi. İsrail'in camiyi zamansal ve mekansal olarak bölmeye, meşru İslami yönetiminden uzaklaştırmaya ve Yahudileştirmeye yönelik uygulamalar yürüttüğü ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık, Harem-i İbrahim Camii'nin bütün ibadet alanları ve avlularıyla birlikte yalnızca Müslümanlara ait bir vakıf olduğunu vurguladı. Cami personelini, din görevlilerini ve kutsal mekanın yönetimini hedef alan uygulamaların yapının İslami ve tarihi kimliğini değiştiremeyeceği kaydedildi.</p>

<h3>UNESCO VE ULUSLARARASI TOPLUMA ACİL MÜDAHALE ÇAĞRISI</h3>

<p>Filistin Vakıflar Bakanlığı, din görevlilerine ve kutsal mekanlara yönelik tekrarlanan ihlallerin sonuçları konusunda uyarıda bulundu. Açıklamada, başta Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) olmak üzere uluslararası toplumun, insan hakları kuruluşlarının ve insani yardım kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Bakanlık, İsrail işgal makamlarının İslami kutsal mekanlara yönelik uygulamalarının durdurulması için uluslararası düzeyde acil müdahalede bulunulmasını istedi. Müslümanların dini duygularını inciten eylemlere son verilmesi amacıyla İsrail makamlarına baskı uygulanması çağrısı yapıldı.</p>

<h3>İSRAİL, 28 EYLÜL'DE DE CAMİYİ ÜÇ GÜN KAPATMIŞTI</h3>

<p>Harem-i İbrahim Camii, 28 Eylül 2026 tarihinde de İsrail işgal güçleri tarafından Filistinlilerin ibadetine kapatılmıştı. İsrail makamları, Yahudilerin Sukot Bayramı kapsamında gasıplar tarafından düzenlenen kutlamaların güvenliğini sağlama gerekçesiyle camiye erişimi üç gün boyunca engellemişti.</p>

<p>Söz konusu dönemde El Halil'deki askeri önlemler artırılmış, Harem-i İbrahim Camii'ne ulaşımı sağlayan bütün kontrol noktaları ve elektronik kapılar kapatılmıştı. Filistinlilerin camiye girişine yönelik kısıtlamalar, dini bayramlar ve belirli günlerde uygulanan erişim yasaklarının bir örneğini oluşturmuştu.</p>

<h3>HAREM-İ İBRAHİM CAMİİ BELİRLİ GÜNLERDE İBADETE KAPATILIYOR</h3>

<p>İşgal altındaki El Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim Camii, yılın belirli dönemlerinde Müslümanların ibadetine kapatılıyor. Filistin kaynaklarına göre söz konusu uygulamalar, İsrailli gasıpların kutsal mekana girişlerini ve dini kutlamalarını kolaylaştırmak amacıyla gerçekleştiriliyor. Camiye ulaşımı sağlayan kontrol noktalarında uygulanan güvenlik tedbirleri ve giriş yasakları, Filistinlilerin ibadet alanına erişimini kısıtlıyor.</p>

<h3>HAREM-İ İBRAHİM CAMİİ'NİN İSLAM DÜNYASINDAKİ YERİ</h3>

<p>Batı Şeria'nın El Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim Camii, İslam inancında önemli bir yere sahip. Caminin altında Hz. İbrahim ve eşi Hz. Sare'nin kabirlerinin bulunduğuna inanılıyor. Aynı alanda Hz. İshak, Hz. Yakup, Hz. Yusuf ve eşlerinin kabirlerinin de yer aldığı kabul ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Harem-i İbrahim, İslam geleneğinde Mekke'deki Mescid-i Haram, Medine'deki Mescid-i Nebevi ve Kudüs'teki Mescid-i Aksa'nın ardından en önemli harem mekanlarından biri olarak kabul ediliyor. El Halil kentinin tarihi ve dini kimliğiyle bağlantılı olan cami, Müslümanlar açısından ibadet ve ziyaret merkezi olma özelliğini taşıyor.</p>

<h3>1994 YILINDAKİ KATLİAMDA 29 MÜSLÜMAN HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Harem-i İbrahim Camii, 25 Şubat 1994 tarihinde gerçekleştirilen silahlı saldırıyla da gündeme gelmişti. Eski bir İsrail ordusu mensubu olan Baruch Goldstein, camide namaz kılan Müslümanlara ateş açmıştı. Saldırıda 29 Müslüman hayatını kaybederken yüzlerce kişi yaralanmıştı.</p>

<p>Katliamın ardından Harem-i İbrahim Camii kapatılmış, yeniden ibadete açıldığında ise yapı iki ayrı bölüme ayrılmıştı. Düzenleme kapsamında caminin yüzde 63'lük bölümü Yahudilere tahsis edilmişti. Saldırı sonrasında gerçekleştirilen bölünme, Harem-i İbrahim Camii'nin kullanımına ilişkin uygulamaların önemli dönüm noktalarından biri olmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-el-halildeki-harem-i-ibrahim-camiini-ibadete-kapatti-gorevliler-zorla-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/ibrahim-camii.jpg" type="image/jpeg" length="78151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ürdün'de kiliseye silahlı saldırı, 8 can kaybı var]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/urdunde-kiliseye-silahli-saldiri-8-can-kaybi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/urdunde-kiliseye-silahli-saldiri-8-can-kaybi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ürdün'ün Kerek kentindeki Hamud Kilisesi'nde cenaze törenine katılanlara düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 8'e yükseldi. Ürdün Sağlık Bakanı İbrahim el-Budur, yaralılardan birinin durumunun kritik olduğunu açıkladı. Kilise çevresinde bir araçtan inen 3 silahlı kişinin ateş açtığı belirtilirken, olay sırasında bölgede 150'den fazla kişinin bulunduğu bildirildi. Ürdün Kralı 2. Abdullah, saldırının sorumlularının en ağır şekilde cezalandırılacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ürdün'ün güneyindeki Kerek vilayetinde bulunan Hamud Kilisesi'nde 23 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen cenaze töreni sırasında silahlı saldırı gerçekleştirildi. Cenazeye katılanları hedef alan saldırıda ilk olarak 7 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı açıklanırken, hastanede tedavi gören yaralılardan birinin yaşamını yitirmesiyle can kaybı 8'e ulaştı. Ürdün Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamada, yaralıların tedavisinin devam ettiği ve bir kişinin sağlık durumunun kritik olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÜRDÜN'DE KİLİSEYE SİLAHLI SALDIRI: 8 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Ürdün Sağlık Bakanı İbrahim el-Budur, Kerek vilayetinin güneyindeki Hamud Kilisesi'nde gerçekleştirilen saldırıya ilişkin son bilgileri paylaştı. Bakan Budur, 23 Ekim Cuma günü düzenlenen saldırının ardından hastaneye kaldırılan yaralılardan birinin daha hayatını kaybettiğini ve toplam can kaybının 8'e yükseldiğini bildirdi.</p>

<p>Sağlık Bakanı, yaralılardan birinin durumunun halen kritik olduğunu belirterek hastanelerde tedavi sürecinin sürdüğünü aktardı. Saldırının ardından farklı sağlık kuruluşlarına sevk edilen yaralıların tedavileri devam ederken, yetkililer can kaybına ilişkin güncel bilgileri kamuoyuyla paylaştı.</p>

<h3>SALDIRI CENAZE TÖRENİ SIRASINDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>Silahlı saldırı, Kerek vilayetinin güneyinde bulunan Hamud Kilisesi'nde düzenlenen cenaze töreni sırasında meydana geldi. Ürdün basınında yer alan bilgilere göre kilisenin yakınında bir araçtan inen silahlı kişiler, cenaze törenine katılanların bulunduğu alana ateş açtı.</p>

<p>Saldırının gerçekleştiği sırada kilisenin içinde ve çevresinde 150'den fazla kişinin bulunduğu ifade edildi. Cenazeye katılmak üzere bölgede bulunan vatandaşların hedef alındığı olayın ardından güvenlik güçleri saldırganların yakalanması için çalışma başlattı.</p>

<h3>ARAÇTAN İNEN 3 SİLAHLI KİŞİ ATEŞ AÇTI</h3>

<p>Ürdün medyasında saldırının nasıl gerçekleştiğine ilişkin bilgiler de paylaşıldı. İlk haberlerde, kilise yakınında duran bir araçtan inen 3 silahlı kişinin çevreye rastgele ateş açtığı belirtildi. Saldırganların ateş açtığı sırada kilise çevresinde cenaze törenine katılan çok sayıda kişinin bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Yetkililer, saldırının faillerinin tespit edilmesi ve yakalanması amacıyla güvenlik birimlerinin çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Silahlı kişilerin kimlikleri ve herhangi bir örgütle bağlantıları konusunda kesinleşmiş resmi bilgi açıklanmadı.</p>

<h3>İLK AÇIKLAMADA 7 ÖLÜ VE 27 YARALI BİLDİRİLMİŞTİ</h3>

<p>Ürdün Emniyet Genel Müdürü Tümgeneral Ubeydullah el-Meayita, 23 Ekim'de düzenlediği basın toplantısında saldırıya ilişkin ilk resmi bilgileri paylaşmıştı. Meayita, olayda 7 kişinin hayatını kaybettiğini ve 27 yaralının hastanelerde tedavi gördüğünü açıklamıştı.</p>

<p>Sağlık Bakanı İbrahim el-Budur'un 24 Ekim'deki açıklamasıyla ölü sayısı 8 olarak güncellendi. Yaralı sayısına ilişkin farklı zamanlarda açıklanan rakamlar arasında değişiklikler bulunurken, AFP'nin aktardığı son bilgilere göre 26 yaralının hastanelerde tedavisi devam ediyor ve bunlardan birinin durumu kritik olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3>ÜRDÜN KRALI 2. ABDULLAH'TAN SALDIRIYA TEPKİ</h3>

<p>Ürdün Kralı 2. Abdullah, Kerek kentinde cenazeye katılanları hedef alan silahlı saldırının ardından açıklama yaptı. ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından saldırıyı kınayan Kral Abdullah, olayın sorumlularının cezalandırılacağını belirtti.</p>

<p>Kral Abdullah, açıklamasında "Kerek'i hedef alan terör eylemine en ağır cezalarla karşılık vereceğiz" ifadelerini kullandı. Ürdün Kralı ayrıca Kerek'teki hastanede tedavi gören yaralıları ziyaret ederek sağlık durumları hakkında bilgi aldı.</p>

<h3>ÜRDÜN İÇİŞLERİ BAKANLIĞI SALDIRIYI TERÖR EYLEMİ OLARAK NİTELENDİRDİ</h3>

<p>Ürdün İçişleri Bakanı Mazin el-Feraye, Kerek'te gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada olayın aşırılık yanlısı kişiler tarafından düzenlenen bir terör eylemi olduğunu söyledi. Feraye, saldırıyı kınayarak güvenlik birimlerinin failleri yakalamak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü bildirdi.</p>

<p>İçişleri Bakanı, saldırıyı gerçekleştirenlerin herhangi bir örgütle bağlantılı olup olmadıkları konusunda konuşmak için henüz erken olduğunu belirtti. Güvenlik makamları, olayın sorumlularının adalet önüne çıkarılması amacıyla soruşturmanın sürdüğünü açıkladı.</p>

<h3>ÜRDÜN'DE 3 GÜNLÜK ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ</h3>

<p>Ürdün Başbakanı Cafer Hasan, Hamud Kilisesi'nde gerçekleştirilen silahlı saldırının ardından ülke genelinde 3 günlük ulusal yas ilan edildiğini duyurdu. Yas kararının 23 Ekim Cuma gününden itibaren uygulanacağı bildirildi.</p>

<p>Başbakan Hasan, yas süresince bakanlıklar, kamu kurumları ve devlet dairelerinde bayrakların yarıya indirilmesi talimatını verdi. Saldırının ardından ülkede güvenlik önlemleri de artırılırken, saldırganların yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etti.</p>

<h3>TÜRKİYE'DEN ÜRDÜN'DEKİ KİLİSE SALDIRISINA KINAMA</h3>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da Ürdün'ün Kerek kentindeki kiliseye düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Bakanlık, saldırıyı şiddetle kınayarak yaşamını yitirenlerin yakınlarına ve Ürdün halkına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi.</p>

<p>Açıklamada, Ürdün'ün birliğini ve huzurunu hedef alan saldırı karşısında Türkiye'nin Ürdün'le dayanışma içinde olduğu vurgulandı. Türkiye, saldırının ardından Ürdün halkına taziye ve destek mesajı ileten ülkeler arasında yer aldı.</p>

<h3>KİLİSE SALDIRISINA İLİŞKİN SORUŞTURMA SÜRÜYOR</h3>

<p>Ürdün güvenlik birimleri, Kerek vilayetinde meydana gelen ve 8 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıyla ilgili soruşturmaya devam ediyor. Yetkililer, saldırganların kimliklerinin belirlenmesi, olayın bağlantılarının araştırılması ve faillerin yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Hamud Kilisesi'ndeki cenaze törenini hedef alan saldırının ardından hastanelerdeki yaralıların tedavisi devam ederken, güvenlik makamları saldırının sorumlularına ilişkin henüz kesinleşmiş bir örgüt bağlantısı açıklamadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/urdunde-kiliseye-silahli-saldiri-8-can-kaybi-var</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/urdun-kilise-saldirisi.jpg" type="image/jpeg" length="39188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ev sahipliğindeki zirveden dünyaya mesaj]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyenin-ev-sahipligindeki-zirveden-dunyaya-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyenin-ev-sahipligindeki-zirveden-dunyaya-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da bir araya gelen 8 ülkenin dışişleri bakanları, bölgesel ve uluslararası krizlere ilişkin ortak açıklama yayımladı. Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya'nın katıldığı toplantıda ABD/İsrail-İran çatışması, İsrail-Filistin ihtilafı, Husi saldırıları, Hürmüz ve Babülmendep boğazları ile Karadeniz'deki gerilim ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde 23 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da düzenlenen toplantıda, Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 Grubu ile Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya'nın dışişleri bakanları bir araya geldi. Bölgesel çatışmaların, uluslararası güvenliğin ve küresel ticareti etkileyen gelişmelerin görüşüldüğü toplantının ardından sekiz ülke ortak basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, Orta Doğu'daki çatışmalardan deniz ulaşımının güvenliğine kadar farklı konuların ele alındığı belirtilirken, diplomatik temasların devam ettirilmesi ve mevcut krizlere Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda kalıcı çözümler bulunması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3>İSTANBUL'DA 8 ÜLKENİN DIŞİŞLERİ BAKANLARI BİR ARAYA GELDİ</h3>

<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen diplomatik toplantıya R4 Grubu üyeleri Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan ile Avrupa'dan Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya katıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde düzenlenen görüşmelerde, farklı bölgelerde devam eden çatışmaların uluslararası güvenlik ve ekonomik ilişkiler üzerindeki etkileri gündeme alındı.</p>

<p>Toplantıya Türkiye adına Hakan Fidan, Almanya adına Johann Wadephul, Birleşik Krallık adına Ed Miliband, Fransa adına Jean-Noël Barrot ve İtalya adına Antonio Tajani katıldı. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan da İstanbul'daki diplomatik görüşmelerde yer aldı.</p>

<h3>ABD, İSRAİL VE İRAN ARASINDAKİ ÇATIŞMA MASAYA YATIRILDI</h3>

<p>Sekiz ülkenin dışişleri bakanlarının görüşmelerinde ABD/İsrail-İran çatışması öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. Bakanlar, çatışmanın bölgesel güvenlik üzerindeki etkilerini ve gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik girişimleri değerlendirdi. Taraflar, devam eden askeri ve siyasi anlaşmazlıkların müzakere yoluyla ele alınması gerektiği konusunda ortak görüş bildirdi.</p>

<p>Toplantının ardından yayımlanan açıklamada, bölgesel çatışmaların yalnızca doğrudan taraf olan ülkeleri değil, uluslararası güvenlik, ekonomi ve ticaret alanlarını da etkilediği belirtildi. Sekiz ülke, gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik çabalara katkıda bulunmayı sürdürme kararlılığını ifade etti.</p>

<h3>İSRAİL-FİLİSTİN İHTİLAFI VE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM GÖRÜŞÜLDÜ</h3>

<p>İstanbul'daki toplantının bir diğer gündem maddesi İsrail-Filistin ihtilafı oldu. Dışişleri bakanları, bölgede devam eden çatışmaların çözümü için yürütülen diplomatik girişimleri ve müzakere edilmiş iki devletli çözüm ihtiyacını ele aldı. Ortak açıklamada, İsrail-Filistin meselesinin bölgesel ve uluslararası önem taşıyan başlıklar arasında bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Bakanlar, devam eden çatışmalara Birleşmiş Milletlerin ilgili kararları doğrultusunda müzakerelerle kalıcı çözümler bulunması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik diplomatik girişimlere katkıda bulunulmaya devam edileceği ifade edildi.</p>

<h3>HUSİ SALDIRILARI VE YEMEN'DEKİ GELİŞMELER GÜNDEMDEYDİ</h3>

<p>Toplantıda Yemen'deki gelişmeler ile Husilerin Suudi Arabistan ve Yemen Hükümetine yönelik saldırıları da görüşüldü. Dışişleri bakanları, söz konusu saldırıları bölgesel güvenlik ve istikrar açısından ele alırken, devam eden çatışmaların diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiği yönündeki ortak tutumlarını paylaştı.</p>

<p>Yemen ve çevresindeki güvenlik gelişmelerinin uluslararası deniz ulaşımıyla bağlantısı da görüşmelerde yer aldı. Bakanlar, bölgede yaşanan krizlerin güvenlik ve ticaret üzerindeki etkilerinin azaltılması amacıyla yürütülen diplomatik çabaların sürdürülmesi konusunda görüş birliğine vardı.</p>

<h3>HÜRMÜZ VE BABÜLMENDEP BOĞAZLARINDAKİ GERİLİM ELE ALINDI</h3>

<p>Sekiz ülkenin ortak açıklamasında Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında yükselen gerilim ile seyrüsefer güvenliği ve serbestisi konularına da yer verildi. Uluslararası deniz ulaşımı bakımından önemli olan iki boğazdaki gelişmelerin, toplantıda küresel ekonomi ve ticarete etkileri çerçevesinde değerlendirildiği bildirildi.</p>

<p>Dışişleri bakanları, deniz taşımacılığının güvenliğinin korunmasına ve uluslararası ticaret üzerindeki olumsuz etkilerin ele alınmasına yönelik diplomatik çalışmaların devam ettirilmesi gerektiğini belirtti. Ortak açıklamada, bölgesel krizlerin çözümünde gerilimin azaltılması ve taraflar arasında diyaloğun güçlendirilmesi vurgulandı.</p>

<h3>KARADENİZ'DEKİ GERİLİM VE DENİZ ULAŞIMI DA GÖRÜŞÜLDÜ</h3>

<p>İstanbul toplantısında Karadeniz'deki gerilim de gündeme alındı. Bakanlar, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği ve serbestisinin sağlanmasına ilişkin gelişmeleri görüşürken, bölgedeki güvenlik sorunlarının uluslararası ekonomi ve ticaret üzerindeki etkilerini ele aldı.</p>

<p>Karadeniz ile Babülmendep ve Hürmüz boğazlarının aynı gündem kapsamında değerlendirilmesi, ortak açıklamada deniz ulaşımına ilişkin güvenlik konularına da yer verilmesini sağladı. Katılımcı ülkeler, söz konusu alanlardaki gerilimlerin azaltılmasına yönelik diplomatik çabalara katkı sunmaya devam edeceklerini bildirdi.</p>

<h3>8 ÜLKEDEN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KARARLARI VURGUSU</h3>

<p>Toplantının ardından yayımlanan ortak açıklamada, devam eden bölgesel ve uluslararası çatışmaların çözümünde Birleşmiş Milletler kararlarının esas alınması gerektiği ifade edildi. Bakanlar, müzakereler yoluyla kalıcı çözümler bulunmasının gerekliliğini vurgularken, diplomasi ve diyaloğun sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.</p>

<p>Ortak açıklamada ayrıca, çatışmaların önlenmesi ve bölgesel istikrarın desteklenmesi amacıyla uluslararası işbirliğinin devam ettirilmesi gerektiği belirtildi. Katılımcılar, güvenlik, ekonomi ve ticaret alanındaki sorunların ele alınmasına yönelik diplomatik çabalara katkı sağlama kararlılıklarını yineledi.</p>

<h3>R4 VE E3 GRUPLARI NEDİR, HANGİ ÜLKELERDEN OLUŞUYOR?</h3>

<p>R4 mekanizması, Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan tarafından bölgesel meselelerde diyaloğu güçlendirmek ve kalıcı istikrarı desteklemek amacıyla oluşturuldu. Dört ülkenin dışişleri bakanları, ilk toplantısını 18 Mart 2026 tarihinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gerçekleştirdi. İstanbul buluşmasından önce R4 formatındaki son toplantı, 21 Eylül 2026 tarihinde New York'ta düzenlendi.</p>

<p>E3 mekanizması ise Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa'dan oluşuyor. 2003 yılında İran'ın nükleer programına ilişkin diplomatik işbirliği kapsamında ortaya çıkan üçlü mekanizma, daha sonraki dönemde farklı bölgesel ve uluslararası konularda da ortak girişimler yürüttü. İstanbul'daki toplantıya İtalya'nın da katılmasıyla R4+E3 formatındaki görüşmeler sekiz ülkenin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SEKİZ ÜLKE DİYALOĞU SÜRDÜRME KONUSUNDA ANLAŞTI</h3>

<p>İstanbul'da gerçekleştirilen görüşmelerin ardından yayımlanan ortak basın açıklamasında, katılımcı ülkelerin mevcut diplomatik temasları devam ettirme kararı aldığı duyuruldu. Bakanlar, çatışmaları önlemek ve bölgede barış ile istikrarı geliştirmek amacıyla sekizli formatta diyaloğun sürdürülmesi konusunda mutabakata vardı.</p>

<p>Ortak açıklamayla Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya'nın bölgesel krizlere ilişkin diplomatik işbirliğini devam ettirme iradesi kayda geçirildi. Görüşmelerde ele alınan çatışmalar, deniz ulaşımı ve uluslararası güvenlik konularına ilişkin temasların aynı formatta sürdürülmesi kararlaştırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyenin-ev-sahipligindeki-zirveden-dunyaya-mesaj</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/8ulke.jpg" type="image/jpeg" length="95296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya'da 500 yıl sonra Endülüs'e dönüş: Müslümanlar tarihi topraklarda yeniden hayat kuruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ispanyada-500-yil-sonra-enduluse-donus-muslumanlar-tarihi-topraklarda-yeniden-hayat-kuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ispanyada-500-yil-sonra-enduluse-donus-muslumanlar-tarihi-topraklarda-yeniden-hayat-kuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'da Müslüman yönetiminin 1492'de sona ermesinden yüzyıllar sonra Endülüs, farklı ülkelerden gelen Müslümanların yerleştiği bölgeler arasında bulunuyor. İngiltere, ABD ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen Müslümanlar, İslam medeniyetinin izlerini taşıyan Granada, Alora ve Alpujarras'ta yeni yaşamlar kuruyor. Tarihi mirası yaşatmak amacıyla açılan merkezler, camiler ve kültürel çalışmalar, bölgedeki Müslüman toplulukların faaliyetleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İspanya'nın güneyindeki Endülüs bölgesi, yaklaşık sekiz asır boyunca İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden biri oldu. Müslüman hanedanların İber Yarımadası'nın çeşitli bölgelerinde hüküm sürdüğü dönemden kalan saraylar, kaleler, camiler, sulama kanalları ve mimari eserler, günümüzde de bölgenin tarihi dokusunun bir parçasını oluşturuyor. Granada'nın 1492'de Katolik hükümdarlara teslim edilmesiyle sona eren Müslüman siyasi egemenliğinin izleri, aradan geçen beş asrı aşkın süreye rağmen bölgenin şehirlerinde, köylerinde ve günlük yaşamında görülmeye devam ediyor.</p>

<p>Al Jazzera'da yer alan habere göre, Endülüs'ün tarihi mirası, son yıllarda bölgeye yerleşen farklı ülkelerden Müslümanların yaşamlarında da yer tutuyor. Al Jazeera'den Indlieb Farazi Saber'in 24 Ekim 2026'da yayımlanan haberinde, İngiltere, ABD ve Avrupa'nın farklı ülkelerinden İspanya'nın güneyine taşınan Müslümanların hikâyeleri ele alındı. Haberde, tarihi Endülüs medeniyetiyle bağ kurmak isteyen ailelerin yanı sıra bölgede Müslüman toplumuna yönelik kültürel, dini ve eğitim faaliyetleri yürüten kişilerin deneyimlerine yer verildi.</p>

<h3>ENDÜLÜS'ÜN TARİHİ MİRASI MÜSLÜMANLARI İSPANYA'YA ÇEKİYOR</h3>

<p>Orta Çağ'da Müslümanların yönetiminde bulunan İber Yarımadası toprakları, Endülüs veya tarihsel adıyla El-Endelüs olarak biliniyordu. Günümüzde İspanya ve Portekiz'in bulunduğu coğrafyanın bir bölümünü kapsayan Müslüman yönetiminin merkezleri arasında Kurtuba, İşbiliye ve Gırnata olarak bilinen Cordoba, Sevilla ve Granada şehirleri yer alıyordu. Bölgedeki at nalı biçimindeki kemerler, geometrik çini süslemeleri, oyma alçı işçiliği ve Arapça hat yazıları, dönemin mimari özelliklerini günümüze taşıyor.</p>

<p>İslam medeniyetinin etkileri yalnızca mimari eserlerle sınırlı kalmadı. Arapça kökenli yer adları, tarımsal sulama sistemleri, bilimsel çalışmalar ve mutfak gelenekleri de Endülüs'ün kültürel yapısında yer edindi. Bölgede kullanılan ve Arapçadaki es-sâkiye kelimesinden türeyen acequia adı verilen sulama kanalları, söz konusu mirasın örnekleri arasında bulunuyor.</p>

<p>İngiliz Müslüman seyahat yazarı ve tarihçi Tharik Hussain, Endülüs'ün kaybedilmesinin Müslümanların tarihsel hafızasında önemli bir yer tuttuğunu belirtiyor. Muslim Europe kitabının yazarı Hussain, kaybedilen Endülüs'ün Müslümanların zihninde kayıp bir medeniyeti temsil ettiğini, 17. yüzyıl tarihçisi Makkarî'den 20. yüzyıl şairi Muhammed İkbal'e kadar pek çok ismin eserlerinde söz konusu özlemin görüldüğünü aktarıyor.</p>

<p>Hussain'e göre Endülüs'ten kalan eserler, Avrupa'da yaşayan Müslümanlara İslam'ın kıta tarihinde yeni ortaya çıkmış bir unsur olmadığını gösteriyor. Tarihçi, Avrupa'nın Müslüman geçmişinin yalnızca Endülüs'le sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini, kıtanın başka bölgelerinde de yüzyıllardır Müslüman toplulukların yaşadığını hatırlatıyor.</p>

<h3>İNGİLTERE'DEN ENDÜLÜS'E TAŞINDILAR: 14 HEKTARLIK ARAZİDE YENİ BİR YAŞAM</h3>

<p>Endülüs'ün Malaga kentine bağlı Alora kasabasının dağlık kesiminde yaşayan Henrietta Szovati, bölgeye yerleşen Müslümanlardan biri. İngiliz-Macar kökenli Szovati, terapist ve imam olan eşi Ajmal Masroor ile birlikte tarihi ve doğal çevreyi merkeze alan bir yaşam alanı oluşturmak için çalışıyor.</p>

<p>Çift, yedi yıl süren arayışın ardından 2024 yılında Alora'nın dağlarında bulunan eski bir çiftlik evini satın aldı. House of Andalus (Endülüs Evi) adı verilen proje kapsamında, 14 hektarlık arazide bulunan yapı kültürel ve manevi faaliyetlerin düzenlendiği bir merkeze dönüştürülüyor. Arazide yaklaşık 400 zeytin ağacı bulunurken Szovati, ağaç sayısını bine çıkarmayı hedefliyor.</p>

<p>Projeye başlamak için birikimlerinin önemli bölümünü kullanan çift, finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla ailelerinden ve arkadaşlarından da borç aldı. Eski çiftlik evinin taş duvarları korunurken iç mekânlar Endülüs'ün tarihi mirasını yansıtan eşyalar, kitaplar ve yerel pazarlardan alınan ürünlerle düzenlendi.</p>

<p>Merkezde Kur'an-ı Kerim nüshalarının yanı sıra İslam tarihi, İspanya tarihi, edebiyat ve seyahat kitaplarından oluşan bir kütüphane hazırlanıyor. Charles Dickens, Thomas Hardy, V. S. Naipaul, William Dalrymple ve Mark Twain'in eserleri de koleksiyonda yer alıyor. Szovati'nin özellikle sakladığı eserler arasında, eski bir misafirin İskoçya'nın Inverness kentindeki nadir kitaplar dükkânından bulup hediye ettiği Washington Irving'in Elhamra üzerine yazılarının ilk baskısı bulunuyor.</p>

<h3>"İNGİLTERE'DE 20 YILDAN FAZLA YAŞADIM AMA HÂLÂ YABANCI HİSSEDİYORUM"</h3>

<p>Henrietta Szovati, 2001 yılından itibaren İngiltere'de yaşadığını ve 2002 yılında Ajmal Masroor ile evlendiğini anlatıyor. Yirmi yılı aşkın süre geçirmesine rağmen İngiltere'de kendisini toplumun tam anlamıyla bir parçası olarak hissetmediğini söyleyen Szovati, Endülüs'teki günlük ilişkilerin farklı olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Szovati, İngiltere'de Müslüman kimliğinin sıklıkla siyasi tartışmalarla ilişkilendirildiğini, İspanya'da ise komşularının kendisini öncelikle yaşadıkları çevrenin bir sakini olarak tanıdığını belirtiyor. Macaristan'a yerleşmeyi de düşünmediğini aktaran Szovati, ülke yönetimine yönelik ırkçılık ve aşırı sağ eleştirilerini dile getiriyor.</p>

<p>Alora'daki komşularıyla kurduğu ilişkiler, Szovati'nin bölgedeki yaşamının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Juan Garcia adlı komşusundan limon, avokado ve bal satın alan Szovati, zeytin ağaçlarının bakımı sırasında da Garcia'dan yardım alıyor.</p>

<p>Juan Garcia'nın 79 yaşındaki annesi Maria ile yaşadığı bir karşılaşma da haberde yer alıyor. Katolik olan Maria, Szovati'nin başörtüsünün nedenini sorarken Szovati saçlarını örtmenin dini inancının bir parçası olduğunu anlatıyor. Konuşmada Hz. Meryem'in de başını örttüğü hatırlatılıyor. Maria ise dini görünümden önce iyi bir insan olmanın önem taşıdığını ifade ediyor.</p>

<p>Szovati, Avrupa'da Müslüman olmanın çeşitli güçlükler barındırdığını kabul etmekle birlikte, komşuluk ilişkilerini sürdürmeye önem verdiğini söylüyor. İspanya'da aşırı sağcı Vox partisinin göç karşıtlığı ve ülkenin sözde İslamlaşmasına yönelik söylemlerinin de siyasi tartışmalar arasında bulunduğu belirtiliyor.</p>

<h3>ENDÜLÜS EVİ'NDE KUR'AN BAHÇESİ VE EĞİTİM PROGRAMLARI HAZIRLANIYOR</h3>

<p>House of Andalus projesi kapsamında sanat etkinlikleri ve çiftlere yönelik inziva programları düzenlenmeye başlandı. Çiftlere yönelik çalışmalar, Ajmal Masroor'un terapist olarak yürüttüğü faaliyetlerle bağlantılı olarak hazırlanıyor. Merkezde konaklayan ziyaretçilere sunulan yemekler ise aşçı Shama Rahman tarafından, bölgeden temin edilen ürünlerle hazırlanıyor.</p>

<p>Merkezin gelecek planları arasında Kur'an-ı Kerim'de adı geçen bitkilerin yetiştirileceği bir bahçe de bulunuyor. Arazide daha önce yetişen zeytin ağaçlarına ek olarak nar, incir ve mango ağaçları dikildi. Zencefil, salatalık ve üzüm yetiştirilmesi de planlanıyor. Ayrıca Endülüs'ün İslam tarihini ele alan eğitim programları üzerinde çalışılıyor.</p>

<p>Szovati, merkezdeki faaliyetlerin yalnızca Müslümanlara yönelik olmadığını, farklı dini geçmişlerden gelen ziyaretçilere de açık tutulduğunu ifade ediyor. Çift, kültürel merakı ve manevi yönelimleri ortak olan kişiler için hanif ifadesini kullanıyor. Projede, Endülüs'ün tarihsel geçmişiyle ilişkilendirdikleri farklı inançlardan insanların bir arada yaşayabilmesi anlayışına da yer veriliyor.</p>

<h3>PROJENİN FİKRİ BEŞ YAŞINDAKİ OĞLUNUN SORUSUYLA ORTAYA ÇIKTI</h3>

<p>Henrietta Szovati'nin Endülüs Evi'ni kurma düşüncesi, ailesiyle yaptığı bir yolculuk sırasında şekillendi. Aile, Ronda yakınlarındaki bir köyde düzenlenen kestane festivaline giderken o sırada beş yaşında olan oğlu, yol boyunca gördüğü kalelerde, süslemelerde ve yer adlarında İslam tarihiyle ilgili izler bulunduğunu fark etti.</p>

<p>Oğlunun, gittikleri yerlerde neden sürekli İslam'la bağlantılı unsurlarla karşılaştıklarını sorması üzerine Szovati, Endülüs'ün tarihini daha yakından incelemeye başladığını anlatıyor. Avrupa'da yetişen kişilerin İslam'ın Avrupa tarihi içindeki yerini doğrudan görebilecekleri bir mekân oluşturma fikri de söz konusu dönemde ortaya çıktı.</p>

<p>Szovati, bölgenin mimarisini, yemeklerini, tarımsal geleneklerini ve doğal çevresini bir araya getirerek ziyaretçilerin Endülüs geçmişiyle temas kurmasını amaçlıyor. Tarihi bilginin yalnızca kitaplardan aktarılması yerine günlük yaşamın içinde deneyimlenmesi, projenin temel faaliyetleri arasında yer alıyor.</p>

<h3>ALORA'DAKİ GELENEKSEL ÇORBANIN ENDÜLÜS MUTFAĞIYLA BAĞLANTISI</h3>

<p>Alora kasabasında her yıl ekim ayının ilk cumartesi günü Dia de las Sopas Perotas adı verilen geleneksel yemek festivali düzenleniyor. Binlerce kişinin katıldığı etkinlikte, bölgenin tarım işçileri tarafından kuşaklar boyunca tüketilen sopa perota adlı yemek hazırlanıyor.</p>

<p>Zeytinyağı, sarımsak, domates, biber, ekmek ve taze nanenin kullanıldığı yemek, sebze suyuyla yumuşatılmış ekmek parçalarından oluşuyor. Festival sırasında büyük kazanlarda hazırlanan yemek, kasabanın Plaza Baja de la Despedia Meydanı'nda ziyaretçilere ikram ediliyor.</p>

<p>Alora'da yaşayan Maria Garcia, yemeğin tarifini 11 veya 12 yaşındayken annesinden öğrendiğini, annesinin de aynı tarifi büyükannesinden devraldığını anlatıyor. Garcia, aileden gelen tarifi kendi kızına da öğrettiğini belirtiyor.</p>

<p>Geleneksel yöntemde en az üç günlük ekşi mayalı köy ekmeği kullanılıyor. Ekmek parçaları elle koparılmak yerine döndürülerek ayrılıyor ve geniş bir kaba yerleştiriliyor. Ayrı bir kapta pişirilen sebzelerin suyu ekmeğin üzerine dökülüyor. Karışım, servis aşamasına kadar karıştırılmadan bekletiliyor.</p>

<p>Garcia, eskiden buğday hasadının oraklarla yapıldığını, tarlalarda çalışan kişilerin yemeklerini birlikte hazırladıklarını hatırlatıyor. Çalışanlara yaklaşık iki el büyüklüğünde, bir ekmeğin dörtte birine karşılık gelen porsiyonlar verildiğini anlatıyor.</p>

<h3>13. YÜZYILDAN KALAN YEMEK TARİFİYLE BENZERLİK GÖSTERİYOR</h3>

<p>Sopa perota yemeğinin kökeni konusunda farklı görüşler bulunuyor. Maria Garcia, yemeğin İslam yönetimi dönemine uzandığına ilişkin daha önce herhangi bir bilgi duymadığını söylüyor. Alora Belediyesi ise ufalanmış ekmekle yapılan yemeklerin Müslümanların bölgeyi yönettiği yüzyıllarda da yaygın olduğuna işaret ediyor.</p>

<p>Orta Çağ Arapça yemek kitapları üzerine çalışan gastronomi tarihçisi ve çevirmen Nawal Nasrallah, 13. yüzyıla ait Endülüs mutfağı eseri Fidalat al-Khiwan içerisinde bulunan jinaniyya tarifine dikkat çekiyor. Mevsimlik sebzeler, zeytinyağı, sarımsak ve otlarla hazırlanan yemek, et veya sebze suyuyla yumuşatılmış ekmek kullanılarak servis ediliyordu.</p>

<p>Nasrallah'a göre günümüzde hazırlanan sopa perota, söz konusu Endülüs yemeğinin devamı niteliğinde. Orta Çağ tarifinde kabak ve patlıcan kullanılırken günümüzdeki tarifte domates, patates ve biber gibi Amerika kıtasına yapılan yolculuklardan sonra Avrupa'ya ulaşan ürünlerin bulunması, iki tarif arasındaki farklılıkları oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gastronomi tarihçisi, yeni malzemelerin kullanıma girmesinin yemeğin kökeninin sıklıkla 19. yüzyıl çiftçilerine dayandırılmasında etkili olabileceğini belirtiyor.</p>

<h3>GRANADA'DA 2003 YILINDA AÇILAN ULU CAMİ MÜSLÜMAN TOPLULUĞUN MERKEZLERİNDEN BİRİ</h3>

<p>Alora'nın yaklaşık 100 kilometre doğusunda bulunan Granada, Endülüs İslam medeniyetinin önemli eserlerinden Elhamra Sarayı'na ev sahipliği yapıyor. Nasrî hanedanının bıraktığı mimari miras, sarayın avlularında, sütunlarında, su kanallarında ve duvar süslemelerinde görülüyor. Yapının farklı bölümlerinde Arapça hat sanatıyla işlenen "Allah'tan başka galip yoktur" ifadesi bulunuyor.</p>

<p>Elhamra'nın karşısındaki Albaicin Mahallesi'nde yer alan Granada Ulu Camii ise günümüzde bölgedeki Müslüman topluluğun ibadet merkezleri arasında bulunuyor. Mezquita Mayor de Granada adıyla bilinen cami 2003 yılında ibadete açıldı.</p>

<p>Caminin açılması, yaklaşık yirmi yıl süren bağış toplama çalışmaları, hukuki anlaşmazlıklar ve yerel yönetimlerle yürütülen süreçlerin ardından gerçekleşti. Caminin avlusundan Elhamra Sarayı görülebiliyor. Akşam namazı vaktinde ezan, hoparlör veya kayıt kullanılmadan müezzin tarafından okunuyor.</p>

<h3>GRANADA'DAKİ CAMİNİN İNŞASI İÇİN YAKLAŞIK 20 YIL MÜCADELE ETTİLER</h3>

<p>Granada Ulu Camii'nin kuruluş sürecinde yer alan isimlerden biri, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde büyüyen Munira Mendonca. Katolik bir ailede yetişen Mendonca, 1970'li yılların sonlarında Avrupa'yı dolaşırken İspanya'ya ulaştı. Seyahatinde hem ulaşım hem de konaklama amacıyla kullandığı Morris Minor marka otomobiliyle yolculuk yaptı.</p>

<p>İspanya'ya gelmeden önce inşaat şirketlerine aydınlatma ürünleri satan Mendonca, seyahati sırasında önceki yaşamına dönüp dönmemeyi düşünmeye başladığını anlatıyor. Granada'nın güneyindeki Alpujarras Dağları'na ulaştığında, daha sade ve topluluk merkezli bir yaşam kurmak isteyen İspanyollar ve diğer Avrupalılarla tanıştı.</p>

<p>Mendonca, daha sonra evleneceği İspanyol erkekle birlikte İslam'ı araştırmaya başlayan grubun içinde yer aldı. İnanç değişiklikleri köy sakinlerinin de dikkatini çekti. Mendonca, daha önce sık sık gittikleri barlara artık gitmemelerinin çevrelerinde şaşkınlık oluşturduğunu hatırlatıyor.</p>

<p>Grup, ilerleyen yıllarda daha kalıcı bir Müslüman topluluk oluşturmak amacıyla Granada'ya taşındı. Fas'tan üniversite eğitimi için kente gelen ve sonrasında yerleşen aileler de topluluğa katıldı. Ancak Müslümanların sürekli kullanabilecekleri bir ibadet mekânı bulunmuyordu.</p>

<p>İlk namaz buluşmaları kiralanan veya ödünç alınan mekânlarda, Albaicin Mahallesi'ndeki bahçeli geleneksel Granada evlerinde gerçekleştirildi. Daha sonra Elhamra Sarayı'na bakan bir noktada cami inşa edilmesi için çalışmalar başlatıldı.</p>

<p>Mendonca, komşuların itirazları, planlama anlaşmazlıkları, hukuki süreçler, yerel yönetimlerin değişmesi ve finansman sorunları nedeniyle inşaatın uzun yıllar sürdüğünü anlatıyor. Bağışlar ve topluluğun girişimleri sonucunda caminin 2003 yılında açılmasıyla yıllardır üzerinde çalıştıkları proje tamamlandı.</p>

<h3>1492'DEN SONRA MÜSLÜMANLARA VERİLEN DİNİ ÖZGÜRLÜK GÜVENCELERİ KALDIRILDI</h3>

<p>Granada'nın 1492 yılında Katolik hükümdarların yönetimine geçmesi, İber Yarımadası'nda Müslüman siyasi egemenliğinin sona ermesini beraberinde getirdi. Şehrin teslim edilmesi sırasında Müslümanlara dini özgürlüklerini koruyacaklarına ilişkin güvenceler verilmesine rağmen sonraki yıllarda söz konusu taahhütler ihlal edildi.</p>

<p>Müslümanlar Hristiyanlığa geçmeye zorlanırken dini ve kültürel uygulamalarına giderek daha fazla kısıtlama getirildi. Hristiyanlığa geçirilmiş Müslümanlar ve onların soyundan gelenler, İspanyol tarihinde Moriskolar olarak anıldı.</p>

<p>16. yüzyılın sonlarına doğru Alpujarras bölgesi, İspanyol Kraliyeti'ne karşı Morisko direnişinin merkezlerinden biri haline geldi. Ayaklanmanın bastırılması sırasında katliamlar yaşandı, köyler tahrip edildi ve on binlerce kişi yaşadığı topraklardan uzaklaştırıldı.</p>

<p>Müslüman geçmişe yönelik baskılar, 1609 ile 1614 yılları arasında Moriskoların İspanya'dan geniş çaplı sürgünüyle devam etti. Yüzyıllar sonra aynı dağlık bölge, İslam'ı benimseyen Avrupalıların ve farklı ülkelerden gelen Müslüman ailelerin yerleştiği yerlerden biri oldu.</p>

<h3>GRANADA'DA YAŞAYAN MÜSLÜMAN SANATÇI 2019'DA RESMİ USTALIK UNVANI ALDI</h3>

<p>Günümüzde yetmişli yaşlarında olan Munira Mendonca, yaklaşık yarım asırdır İspanya'da yaşıyor. Granada'daki evinde Endülüs'e özgü geleneksel deri işleme sanatıyla uğraşan Mendonca, cordoban olarak bilinen kabartmalı ve boyalı deri süsleme tekniğini sürdürüyor.</p>

<p>Sanatı Granada'daki usta zanaatkâr Diego Campos Mariscal'dan öğrenen Mendonca, zaman içinde aynı alanda uzmanlaştı. Endülüs bölgesel yönetimi, çalışmalarını 2019 yılında resmi olarak tanıyarak kendisine usta zanaatkâr statüsü verdi.</p>

<p>Mendonca'nın hazırladığı eserlerde geometrik süslemeler, Arapça hat sanatı ve Elhamra'nın mimari desenlerinden izler bulunuyor. Granada'daki evinin duvarlarını süsleyen deri panolar, uzun yıllardır üzerinde çalıştığı sanatın örneklerini oluşturuyor.</p>

<h3>6 BİN NÜFUSLU ORGİVA FARKLI ÜLKELERDEN MÜSLÜMANLARA EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR</h3>

<p>Granada'nın güneyindeki Sierra Nevada Dağları'nın eteklerinde bulunan Alpujarras bölgesinde, yaklaşık 6 bin nüfuslu Orgiva kasabası farklı ülkelerden gelen insanların yaşadığı bir yerleşim merkezi olarak öne çıkıyor. Kasabada İspanyolların yanı sıra İngilizler, Faslılar, Cezayirliler, Batı Afrikalılar ve Avrupa'nın diğer ülkelerinden gelen kişiler yaşıyor.</p>

<p>Bölgeye taşınanlar arasında sanatçılar, emekliler, aileler ve daha düşük yaşam maliyetleriyle hayat kurmak isteyen kişiler bulunuyor. Haberde aktarılan kira fiyatlarına göre Orgiva'da odalar aylık yaklaşık 300 avroya (340 dolar), küçük daireler ise yaklaşık 500 avrodan (560 dolar) başlayan fiyatlarla kiralanabiliyor.</p>

<p>Kasabanın günlük yaşamında farklı kültürel ve dini gelenekler bir arada bulunuyor. Öğle saatlerinde sıcaklık nedeniyle sokaklar sakinleşirken, mahalle aralarında Kur'an-ı Kerim okuyan sakinlere rastlanabiliyor.</p>

<h3>GRANADA'DA DOĞAN MÜSLÜMAN YAZAR 2005'TE ENDÜLÜS'E GERİ DÖNDÜ</h3>

<p>Orgiva'da yaşayan yazar, şarkıcı ve öğretmen Medina Tenour Whiteman, bölgedeki Müslüman ailelerin ikinci kuşağını temsil eden isimlerden biri. Whiteman, 1982 yılında Granada'da doğdu. Anne ve babası Ian ve Tahira Whiteman, 1970'li yılların sonlarında Endülüs'e gelen İngiliz ve Amerikalı Müslüman topluluklar arasında bulunuyordu.</p>

<p>Ailenin İspanya'da kalıcı bir yaşam kurma planları ekonomik güçlükler nedeniyle değişti. Kendilerine vaat edilen iş imkânlarının gerçekleşmemesi üzerine aile İngiltere'ye döndü. Medina ve kardeşleri, Cambridge yakınlarındaki kırsal bir bölgede büyüdü.</p>

<p>Üniversite eğitimini tamamlayan Medina, anne ve babasının yeniden İspanya'ya taşınmasının ardından Aralık 2005'te Endülüs'e döndü. Whiteman, kış aylarında bile gündüzleri açık havada oturabildiklerini, akşamları ise havanın soğumasıyla soba yaktıklarını anlatıyor.</p>

<p>Bölgedeki yaşamına ilişkin anıları arasında sabahları ağaçtan portakal toplayarak taze meyve suyu hazırlamak da bulunuyor. Granada ve çevresinin iklimi, tarımsal üretimi ve doğal ortamı, Whiteman'ın ailesiyle birlikte yeniden yerleşme kararında yer tutuyor.</p>

<h3>ENDÜLÜS'ÜN İSLAMİ EKOLOJİSİ ÜZERİNE KİTAP YAZIYOR</h3>

<p>Medina Tenour Whiteman, günümüzde Endülüs'ün İslam tarihi ile doğa arasındaki ilişkisini konu alan bir kitap üzerinde çalışıyor. Kitapta, bölgede yaşamış Müslüman toplulukların dini inançları, doğal çevreyle ilişkileri ve tarımsal yaşamları ele alınıyor.</p>

<p>Whiteman'a göre Granada'daki Elhamra Sarayı ve Cordoba'daki cami-katedral gibi yapılar, bölgeye gelen Müslümanlar için tarihsel bir bağ oluşturuyor. Ancak Endülüs'te yaşama deneyiminin yalnızca tarihi yapılardan ibaret olmadığını, günlük yaşamın ve insanlar arasındaki ilişkilerin de önemli olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Granada'da özellikle çocuklu ailelerin yaz ve kış mevsimlerindeki hava koşulları nedeniyle zorluk yaşayabildiğini anlatan Whiteman, Orgiva'nın daha sakin bir yaşam sunduğunu söylüyor. Kasabanın farklı ülkelerden insanların yaşadığı bir yer olmasına rağmen zaman zaman dar bir sosyal çevrenin özelliklerini de taşıdığını belirtiyor.</p>

<p>Whiteman, Müslümanların yalnızca kendi toplulukları içerisinde yaşamamaları gerektiğini savunuyor. İspanyolca öğrenmenin ve yerel toplumla ilişki kurmanın önemini vurgulayan yazar, insanların dini kimliklerinden bağımsız biçimde birbirleriyle ilgilenmesini önemsediğini anlatıyor.</p>

<h3>"BEYAZ OLMAM NEDENİYLE FARKLI MUAMELE GÖREBİLİYORUM"</h3>

<p>Medina Tenour Whiteman, Müslüman kimliğinin toplumda nasıl algılandığının kişinin etnik kökenine ve dış görünüşüne göre değişebildiğini belirtiyor. Kendisinin beyaz olması nedeniyle sokakta farklı bir muamele görebildiğini, İranlı eşinin ise her zaman aynı yaklaşımı görmediğini anlatıyor.</p>

<p>Yazar, Müslüman kimliğinin ırksal algılarla ilişkisini The Invisible Muslim: Journeys Through Whiteness and Islam adlı kitabında da ele aldı. Eserinde, beyazlık kavramının Müslüman kimliğinin görünürlüğünü ve insanların Müslümanlara yönelik yaklaşımlarını nasıl etkilediğini inceliyor.</p>

<p>Whiteman, 1970'li yıllarda Endülüs'e gelen ailelerin oluşturduğu toplulukların zamanla büyüdüğünü, çocukların yetiştiğini ve farklı ülkelerden yeni insanların bölgeye taşındığını aktarıyor. Kendi ailesinin günlük yaşamının da çocukların okul ödevleri, ev işleri ve komşuluk ilişkileri çevresinde sürdüğünü anlatıyor.</p>

<h3>ENDÜLÜS EVİ'NDE ZEYTİN HASADI İÇİN 15 GÖNÜLLÜ BEKLENİYOR</h3>

<p>Alora dağlarındaki House of Andalus projesinde tarımsal çalışmalar da sürdürülüyor. Henrietta Szovati, zeytin ağaçlarının bakımı, yeni fidanların dikilmesi ve yaklaşan hasat dönemi için hazırlık yapıyor.</p>

<p>Kasım ayının ilk haftasında 15 gönüllünün merkeze gelmesi planlanıyor. Gönüllülerin büyük bölümünün İngiltere'den, diğerlerinin ise Almanya ve Malezya'dan seyahat etmesi bekleniyor.</p>

<p>Merkezin enerji ve su ihtiyacı da devam eden çalışmalar arasında bulunuyor. Sipariş edilen güneş panellerinin Dubai ile Akdeniz arasındaki sevkiyat sürecinde geciktiği belirtiliyor. Dağlık arazide suyun taşınması ve depolanması ise projenin karşılaştığı sorunlardan birini oluşturuyor.</p>

<p>Szovati, su kullanımını dini inancıyla ilişkilendirerek ibadet amacıyla yapılan abdestte dahi israftan kaçınılması gerektiğini ifade ediyor. Kurak geçen yaz mevsiminin ardından Arroyo Jevar'ın kuruyan yatağına yeniden su gelmesi için kış yağışları bekleniyor.</p>

<h3>MÜSLÜMAN KADINLARA YÖNELİK LİDERLİK PROGRAMI DA HAZIRLANIYOR</h3>

<p>Henrietta Szovati, merkezin faaliyetleri arasında profesyonel Müslüman kadınlara yönelik bir liderlik ve inziva programı da düzenlemeyi planlıyor. Programda katılımcıların mesleki unvanları, eğitimleri, başarıları ve günlük yaşamda kullandıkları kimlik tanımlarından bağımsız olarak kendilerini nasıl ifade ettikleri üzerinde durulacak.</p>

<p>Szovati, 2016 yılında yayımlanan HeartSmart: One Woman's Journey from Her Head to Her Heart adlı kitabında da insanların alıştıkları yaşam biçimlerini sorgulamalarını ve kişisel önceliklerini yeniden değerlendirmelerini ele almıştı.</p>

<p>House of Andalus projesinin uzun vadeli bir çalışma olduğunu belirten Szovati, mevcut finansman ve iş gücü koşulları nedeniyle merkezin bütün hedeflerini kendi yaşam süresi içerisinde tamamlayamayabileceğini söylüyor. Endülüs'ün tarihi mirasını, doğal çevresini ve kültürel özelliklerini bir araya getirmeyi amaçlayan çalışmalarını sürdürürken projeyi gelecek kuşaklara bırakmak istediğini ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ispanyada-500-yil-sonra-enduluse-donus-muslumanlar-tarihi-topraklarda-yeniden-hayat-kuruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/ispanya-4.jpg" type="image/jpeg" length="37421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Barrack, "Başkan çok net, İran'ı vurabilir" dedi, Trump "Haberim yok" dedi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/barrack-baskan-cok-net-irani-vurabilir-dedi-trump-haberim-yok-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/barrack-baskan-cok-net-irani-vurabilir-dedi-trump-haberim-yok-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Spot: ABD'nin İran'a yönelik yeni bir askeri operasyon düzenleyebileceği iddiası, Washington yönetiminden gelen farklı açıklamalarla gündeme taşındı. ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, hafta sonu İran'a saldırı düzenlenebileceğini söylerken ABD Başkanı Donald Trump, böyle bir hazırlıktan haberdar olmadığını açıkladı. Barrack'ın Amerikan politikasını aktardığını söylemesine rağmen Trump'ın verdiği yanıt, iki ismin açıklamaları arasındaki çelişkiyi ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında devam eden gerilim, Washington yönetiminin olası askeri adımlarına ilişkin yapılan açıklamalarla yeniden gündeme geldi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 23 Ekim'de yaptığı açıklamada İran'a hafta sonu saldırı düzenlenmesi ihtimalini doğrularken ABD Başkanı Donald Trump, kendisine yöneltilen soruya böyle bir durumdan haberi olmadığını söyleyerek yanıt verdi. Aynı gün yapılan iki açıklamada, olası askeri operasyonun zamanlamasına ilişkin farklı mesajlar verildi.</p>

<h3>BARRACK: İRAN'A BU HAFTA SONU SALDIRI OLABİLİR</h3>

<p>Podcast yayıncısı Mario Nawfal'a konuşan ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Washington yönetiminin İran'a yönelik askeri seçenekleri hakkında soruları yanıtladı. Nawfal, ABD'nin 24-25 Ekim hafta sonunda İran'a yeni bir saldırı düzenleyip düzenlemeyeceğini sordu. Barrack, söz konusu ihtimalin mümkün olduğunu belirterek Amerikan yönetiminin yaklaşımını aktardığını ifade etti.</p>

<p>Barrack, "Bu hafta sonu bir saldırı olabilir mi? Kesinlikle. Başkan bu konuda çok net. Size Amerikan politikasını aktarıyorum." ifadelerini kullandı. ABD'li diplomatın açıklamasında doğrudan hafta sonunu işaret etmesi, İran'a yönelik yeni bir askeri operasyon ihtimalini gündeme getirdi.</p>

<h3>TRUMP, BARRACK'IN SÖZLERİNİ DOĞRULAMADI: HABERİM YOK</h3>

<p>Tom Barrack'ın İran'a saldırı ihtimaline ilişkin açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump'a da soruldu. Gazeteciler, Barrack'ın hafta sonu İran'a askeri operasyon düzenlenebileceği yönündeki sözlerini hatırlatarak Trump'ın konuya ilişkin değerlendirmesini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, önce Barrack'ın görevine atıfta bulunarak "Bu benim Türkiye Büyükelçim. Sanırım oldukça güçlü bir adam." ifadelerini kullandı. Ardından kendisine aktarılan saldırı ihtimali hakkında "Böyle bir durum varsa benim bundan haberim yok." yanıtını verdi. Trump, Barrack'ın sözlerini doğrulamadığı gibi hafta sonuna ilişkin herhangi bir saldırı planını da açıklamadı.</p>

<h3>AYNI YÖNETİMDEN İKİ FARKLI AÇIKLAMA</h3>

<p>Barrack ile Trump'ın sözleri arasındaki farklılık, özellikle olası operasyonun zamanlaması konusunda ortaya çıktı. Barrack, ABD'nin hafta sonu saldırı düzenleyebileceğini belirtirken sözlerinin Amerikan politikasını yansıttığını söyledi. Trump ise büyükelçinin açıklamaları kendisine sorulduğunda böyle bir durumdan haberdar olmadığını ifade etti.</p>

<p>İki ismin açıklamaları arasında dikkat çeken nokta, Barrack'ın saldırı ihtimalini doğrudan ABD Başkanı'nın tutumuyla ilişkilendirmesine karşılık Trump'ın aynı ihtimali doğrulamaması oldu. Barrack'ın sözleri kesinleşmiş bir saldırı kararını içermediği gibi Trump'ın yanıtı da Washington yönetiminin bütün askeri seçenekleri gündeminden çıkardığı anlamına gelen bir açıklama içermedi.</p>

<h3>BARRACK: TRUMP İRAN'LA ANLAŞMAYA AÇIK</h3>

<p>Tom Barrack, askeri operasyon ihtimaline ilişkin açıklamasının yanı sıra Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temaslara da değindi. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la anlaşmaya açık olduğunu belirten Barrack, müzakerelerin uzun süredir devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Barrack, "Başkan bir anlaşmaya açık, ulaşılabilir ve görüşmeye hazır. Aylardır müzakere masasındayız." ifadelerini kullandı. ABD'li diplomat, müzakere sürecinde nükleer faaliyetler ve uranyum zenginleştirme konularının ele alındığını da belirtti. Açıklamasında diplomatik görüşmelerin sürdüğünü vurgulayan Barrack, askeri seçeneklerin tamamen dışlanmadığını ifade etti.</p>

<h3>OLASI SALDIRININ HEDEFİ REJİM DEĞİŞİKLİĞİ OLMAYACAK</h3>

<p>Barrack, ABD'nin İran'a yönelik olası askeri operasyonunun amacına ilişkin de konuştu. Washington yönetiminin İran'da rejim değişikliği hedeflemediğini savunan büyükelçi, Trump'ın yaklaşımının bölgesel tehditlerin azaltılması olduğunu belirtti.</p>

<p>ABD'li diplomat, İran'ın ABD müttefiklerine ve Körfez ülkelerine yönelik tehditlerini sürdürmesi halinde bunun sonuçları olacağını söyledi. Ancak söz konusu sonuçların rejim değişikliğini kapsamayacağını ifade etti. Barrack, Trump'ın İran yönetimini devirmekle ilgilenmediğini dile getirirken rejim değişikliği sonrasında ortaya çıkacak durumun da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3>TRUMP DAHA ÖNCE İRAN'LA SAVAŞI HIZLA BİTİREBİLECEKLERİNİ SÖYLEMİŞTİ</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Barrack'ın açıklamalarından önce İran'la devam eden çatışma sürecine ilişkin konuşmuştu. Washington yönetiminin savaşı kısa sürede sona erdirebilecek askeri kapasiteye sahip olduğunu savunan Trump, çatışmanın nasıl sonlandırılacağına ilişkin seçenekleri değerlendirdiklerini belirtmişti.</p>

<p>Trump, "Çok hızlı bir şekilde bitirebiliriz. Tamamen sona mı erdirmek istiyoruz, yoksa kendi kendine sönümlenmesine mi izin vermek istiyoruz?" ifadelerini kullanmıştı. Trump'ın sözleri, askeri sürecin sonlandırılması konusunda farklı seçeneklerin değerlendirildiğini ortaya koyarken Barrack'ın açıklamasında yeni bir saldırının hafta sonu gerçekleştirilebileceği ihtimali dile getirildi.</p>

<h3>İRAN'IN KÖRFEZ ÜLKELERİNİN İNTERNET KABLOLARINI HEDEF ALABİLECEĞİ İDDİASI</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki askeri gerilim sürerken Tahran yönetiminin olası bir saldırıya karşı Körfez ülkelerinin deniz altı internet kablolarını hedef alabileceği de iddia edildi. Söz konusu iddia, bölgedeki dijital iletişim altyapısının olası çatışmalardan etkilenmesi ihtimalini gündeme taşıdı.</p>

<p>Ancak aktarılan bilgilerde İran'ın deniz altı internet kablolarına yönelik kesinleşmiş bir saldırı kararı aldığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. İddianın hangi kaynaklara dayandığına ilişkin ayrıntı da paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/barrack-baskan-cok-net-irani-vurabilir-dedi-trump-haberim-yok-dedi</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/trump-ve-barrack.jpg" type="image/jpeg" length="54219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Ron Lauder'den İsrail'e: Yazıklar olsun size, her şeyi kaybediyorsunuz]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/dunya-yahudi-kongresi-baskani-ron-lauderden-israile-yaziklar-olsun-size-her-seyi-kaybediyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/dunya-yahudi-kongresi-baskani-ron-lauderden-israile-yaziklar-olsun-size-her-seyi-kaybediyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Yahudi Kongresi Başkanı ve milyarder iş insanı Ronald Lauder, İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak genel seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu'yu ve İsrail yönetimini eleştirdi. Haaretz gazetesine konuşan Lauder, İsrail'in ABD'deki siyasi desteğini, Avrupa ile ilişkilerini ve Yahudi diasporasıyla bağlarını kaybettiğini savundu. Netanyahu'nun siyasi çıkarlarını barışın önüne koyduğunu söyleyen Lauder, İsrail'in mevcut yönetim anlayışını "muz cumhuriyetine" benzetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Yahudi Kongresi (WJC) Başkanı Ronald Lauder, İsrail'de 27 Ekim 2026 tarihinde yapılacak genel seçimler öncesinde Haaretz gazetesine verdiği röportajda Başbakan Binyamin Netanyahu'nun politikalarını ve ülkenin uluslararası konumunu eleştirdi. Netanyahu ile geçmişte yakın dostluğu bulunan ve İsrail adına Arap liderlerle diplomatik temaslar yürüten Lauder, ülkenin ABD ve Avrupa'daki desteğinin zayıfladığını, dünyanın farklı bölgelerindeki Yahudi topluluklarıyla ilişkilerinin de zarar gördüğünü söyledi.</p>

<p>Haaretz'in 22 Ekim'de yayımladığı ve The Times of Israel ile diğer basın kuruluşlarının da aktardığı söyleşide Lauder, Netanyahu'nun kendi siyasi geleceğini ülkenin çıkarlarının önüne koyduğunu savundu. İsrail'deki yönetim anlayışını eleştiren Lauder, geçmişte Netanyahu ile yürüttüğü diplomatik girişimleri, aralarındaki dostluğun sona ermesini ve yaklaşan seçimlere ilişkin görüşlerini de anlattı.</p>

<h3>RON LAUDER'DEN İSRAİLLİLERE: YAZIKLAR OLSUN SİZE</h3>

<p>Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Ronald Lauder, İsrail'in ABD'deki iki büyük siyasi partiden gördüğü desteğin zayıfladığını savundu. Netanyahu yönetiminin izlediği politikaların ABD ile ilişkileri olumsuz etkilediğini belirten Lauder, Demokrat Parti'deki desteğin kaybedildiğini, Cumhuriyetçi Parti'de de benzer bir sürecin yaşandığını söyledi.</p>

<p>Lauder, İsrail toplumuna yönelik açıklamasında Demokrat Parti'nin kaybedildiğini ve Cumhuriyetçi Parti'nin de kaybedilmekte olduğunu belirterek yaşananlardan İsraillileri sorumlu tuttu. İsrail halkına "Yazıklar olsun size" sözleriyle seslenen Lauder, önceki kuşakların uğruna mücadele ettiği toprakların mevcut politikalar nedeniyle kaybedildiğini savundu.</p>

<h3>ABD'DEKİ DEMOKRAT VE CUMHURİYETÇİ PARTİ DESTEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Ronald Lauder, İsrail'in ABD'deki geleneksel siyasi desteğine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Netanyahu yönetiminin dış politika tercihleri nedeniyle Washington'daki partiler üstü desteğin zarar gördüğünü ileri süren Lauder, Demokrat Parti'nin ardından Cumhuriyetçi Parti ile ilişkilerin de zayıfladığını ifade etti.</p>

<p>Lauder, ABD Başkanı Donald Trump'ın Netanyahu'ya yönelik tutumuna ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki mesafeli yaklaşımına da değindi. İsrail'in ABD ile ilişkilerindeki gelişmeleri değerlendiren Lauder, Netanyahu hükümetinin politikalarını eleştirdi.</p>

<h3>AVRUPA VE YAHUDİ DİASPORASIYLA İLİŞKİLERİN ZAYIFLADIĞINI SÖYLEDİ</h3>

<p>Ronald Lauder, İsrail'in yalnızca ABD'de değil, Avrupa'da ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Yahudi toplulukları arasında da destek kaybettiğini savundu. Yaklaşık 20 yıldır Dünya Yahudi Kongresi Başkanlığı görevini yürüttüğünü hatırlatan Lauder, bu süre boyunca Avrupa'daki ve diğer ülkelerdeki Yahudi kuruluşlarını ziyaret ettiğini, devlet ve hükümet başkanlarıyla görüştüğünü anlattı.</p>

<p>Lauder, İsrail'in Avrupa ile ilişkilerinin yanı sıra Yahudi diasporasıyla bağlarının da zayıfladığını belirtti. Diaspora Yahudilerinin İsrail'e bağlılıklarını sürdürdüğünü ancak İsrail yönetiminin kendilerini koruduğunu düşünmediklerini ifade etti.</p>

<p>Dünya Yahudi Kongresi Başkanı, Mayıs 2026'da The Jerusalem Post'a verdiği başka bir röportajda da İsrail'in diaspora Yahudilerinin desteğini garanti olarak görmemesi gerektiğini söylemişti. Lauder, İsrail ile dünya genelindeki Yahudi toplulukları arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulunmuştu.</p>

<h3>NETANYAHU YÖNETİMİNİ MUZ CUMHURİYETİNE BENZETTİ</h3>

<p>Haaretz'e verdiği söyleşide İsrail'in siyasi sistemini de eleştiren Lauder, uzun yıllar boyunca kamuoyu önünde konuşmadığını belirtti. İsrail'i diğer ülkelerden ayıran özelliklerden birinin demokratik yapısı olduğunu ifade eden Lauder, mevcut yönetim anlayışının bu yapıdan uzaklaştığını savundu.</p>

<p>Yaklaşık 20-30 yıldır sessiz kaldığını söyleyen Lauder, İsrail'deki mevcut tabloyu "muz cumhuriyetine" benzetti. Netanyahu'nun demokratik kurallara uygun davranmadığını ileri süren Dünya Yahudi Kongresi Başkanı, ülkedeki siyasi sistemin işleyişine ilişkin eleştirilerini dile getirdi.</p>

<h3>BEN-GVİR VE SMOTRİCH'İN HÜKÜMETTE YER ALMASINA KARŞI ÇIKTI</h3>

<p>Lauder, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in politikalarını da eleştirdi. Her iki ismin siyasi partilerinin gelecekte kurulacak hükümetlerde görev almasına karşı olduğunu belirten Lauder, mevcut koalisyonun İsrail'e zarar verdiğini savundu.</p>

<p>Netanyahu'ya yönelik açıklamasında aşırı sağcı partilerin hükümetten uzak tutulması gerektiğini söyleyen Lauder, Ben-Gvir ve Smotrich'in partilerinin yeni hükümette herhangi bir rol üstlenmesi halinde İsrail'in ağır sonuçlarla karşı karşıya kalacağı görüşünü dile getirdi.</p>

<h3>NETANYAHU İLE YILLARCA YAKIN DOSTLUK YAPTI</h3>

<p>Ronald Lauder, Haaretz'e verdiği röportajda Netanyahu ile geçmişteki ilişkilerine de değindi. İkili arasında uzun yıllar yakın bir dostluk bulunduğunu belirten Lauder, Netanyahu ile bazı dönemlerde her gün, bazı dönemlerde ise haftalık olarak görüştüklerini söyledi. Görüşmelerinde siyasi konuların yanı sıra farklı meseleleri de ele aldıklarını anlattı.</p>

<p>Netanyahu ile ilişkisinin zaman içerisinde bozulduğunu ifade eden Lauder, iki isim arasındaki görüş ayrılıklarının geçmişte yürütülen diplomatik girişimlerle bağlantılı olduğunu belirtti. Lauder, Netanyahu ile son görüşmesinin yaklaşık iki veya üç yıl önce gerçekleştiğini aktardı.</p>

<h3>SURİYE İLE GİZLİ BARIŞ GÖRÜŞMELERİNİN AYRINTILARINI ANLATTI</h3>

<p>Ronald Lauder, 1990'lı yılların sonlarında İsrail ile Suriye arasında yürütülen diplomatik temaslarda üstlendiği rol hakkında da açıklamalarda bulundu. Netanyahu'nun bilgisi ve onayıyla dönemin Suriye lideri Hafız Esad ve Lübnan Başbakanı Refik Hariri ile temaslar gerçekleştirdiğini belirten Lauder, görüşmelerde Golan Tepeleri'nin statüsünün ele alındığını söyledi.</p>

<p>Lauder'ın anlatımına göre görüşmeler sırasında İsrail'in işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'nden çekilmesini de içeren 10 maddelik bir anlaşma taslağı hazırlandı. Suriye tarafının anlaşmayı imzalamaya hazır olduğunu, Netanyahu'nun da şartları kabul ettiğini ileri süren Lauder, sürecin daha sonra sonuçsuz kaldığını anlattı.</p>

<h3>LAUDER: NETANYAHU BARIŞ YERİNE SİYASETİ SEÇTİ</h3>

<p>Dünya Yahudi Kongresi Başkanı, Suriye ile yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalmasından Netanyahu'yu sorumlu tuttu. Lauder, Netanyahu'nun anlaşmanın imzalanması için dönemin Savunma Bakanı Ariel Şaron'un da ikna edilmesini şart koştuğunu ileri sürdü.</p>

<p>Ariel Şaron'un anlaşmayı desteklemeyeceğini Netanyahu'ya söylediğini aktaran Lauder, buna rağmen Başbakan'ın anlaşmayı imzalamadığını belirtti. Netanyahu'nun siyasi geleceğini anlaşmanın önüne koyduğunu savunan Lauder, söz konusu gelişmeden sonra aralarındaki ilişkinin eskisi gibi olmadığını ifade etti.</p>

<p>Lauder, müzakereler için aylarca çalıştığını ve Netanyahu'nun anlaşmanın sorumluluğunu üstlenmediğini belirterek yaşananların ardından kendisini ihanete uğramış hissettiğini söyledi.</p>

<h3>SARA NETANYAHU'NUN HEDİYE TALEPLERİNDEN SÖZ ETTİ</h3>

<p>Lauder, Netanyahu ile dostluğunun bozulmasında Başbakan'ın eşi Sara Netanyahu'nun taleplerinin de etkili olduğunu anlattı. Haaretz'in aktardığına göre Sara Netanyahu'nun, oğlu Yair'in bar mitzvah töreni için Lauder'den 25 bin dolarlık hediye istediği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lauder ayrıca hissedarı olduğu Kanal 10 televizyonunun haber içeriklerine Netanyahu ve yakın çevresi tarafından müdahale edilmek istendiğini ileri sürdü. Söz konusu talepleri kabul etmediğini belirten Lauder, Netanyahu ailesiyle ilişkisinin zamanla sona erdiğini anlattı.</p>

<h3>27 EKİM SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE GADİ EİSENKOT HAKKINDA KONUŞTU</h3>

<p>Ronald Lauder, 27 Ekim'de yapılacak İsrail genel seçimlerine ilişkin görüşlerini de Haaretz ile paylaştı. Siyasi sistemden rahatsız olduğunu belirten Lauder, oy kullanmak istemediğini ancak bir tercih yapmak zorunda kalması halinde eski Genelkurmay Başkanı ve Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot'u seçeceğini söyledi.</p>

<p>Netanyahu dışındaki muhalefet liderlerine genel bir destek açıklamayan Lauder, seçimlere ilişkin görüşlerini mevcut siyasi düzene yönelik eleştirileriyle birlikte dile getirdi. Netanyahu'nun yeniden seçilmesine de karşı çıkan Lauder, mevcut başbakanın görevini sürdürmesinin İsrail açısından ağır sonuçlar doğuracağını savundu.</p>

<h3>İSRAİL'DEKİ MÜLKLERİNİ SATTIĞINI VEYA BAĞIŞLADIĞINI AÇIKLADI</h3>

<p>Ronald Lauder, röportajda İsrail'deki gayrimenkullerine ilişkin de bilgi verdi. Daha önce yılın belirli dönemlerini İsrail'de geçirdiğini belirten Lauder, ülkedeki mülklerinin tamamını sattığını veya bağışladığını açıkladı. Tel Aviv'deki dairesini satması konusunda karışık duygular yaşadığını da ifade etti.</p>

<p>İsrail'e yeniden dönme niyetinin bulunmadığını söyleyen Lauder, ülkedeki sürekli siyasi çekişmelerden rahatsız olduğunu belirtti. Buna karşılık İsrail'in güneyinde düzenlenen bir festivalde gençlerin barış şarkısı söylediği görüntülerden etkilendiğini de anlattı.</p>

<h3>RON LAUDER KİMDİR?</h3>

<p>Ronald S. Lauder, ABD'li milyarder iş insanı, yatırımcı, sanat koleksiyoncusu ve eski kamu görevlisi olarak tanınıyor. Estée Lauder kozmetik şirketinin kurucu ailesinden gelen Lauder, 2007 yılından bu yana Dünya Yahudi Kongresi Başkanlığı görevini yürütüyor.</p>

<p>Uluslararası Yahudi kuruluşlarının temsil faaliyetlerinde yer alan Lauder, yıllar boyunca devlet başkanları, başbakanlar ve hükümet temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Auschwitz-Birkenau Anıt Vakfı'nın da başkanlığını yürüten Lauder, Netanyahu ile geçmişteki yakın ilişkilerinin yanı sıra İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki diplomatik temaslarda üstlendiği görevlerle de biliniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/dunya-yahudi-kongresi-baskani-ron-lauderden-israile-yaziklar-olsun-size-her-seyi-kaybediyorsunuz</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/dunya-yahudi-kongresi.jpg" type="image/jpeg" length="17621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CIA raporu: İsrail devlet yapısı içten çökme tehlikesi altında]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cia-raporu-israil-devlet-yapisi-icten-cokme-tehlikesi-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cia-raporu-israil-devlet-yapisi-icten-cokme-tehlikesi-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) İsrail'deki siyasi ve toplumsal gerilimlere ilişkin gizli bir değerlendirme hazırladığı öne sürüldü. ABD merkezli Drop Site News'in iki ABD'li kaynağa dayandırdığı habere göre, CIA'nin Kırmızı Hücre birimi tarafından hazırlanan raporda İsrail'in iç çatışma ve devlet yapısının çökmesi riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA), İsrail'in iç siyasi ve toplumsal durumuna ilişkin hazırladığı iddia edilen gizli raporda, ülkede iç çatışma ve devlet kurumlarının işleyişinde ciddi bozulmalar yaşanabileceğine yönelik uyarılara yer verildiği öne sürüldü. ABD merkezli araştırmacı gazetecilik kuruluşu Drop Site News'in 5 Ekim'de yayımladığı ve İngiliz The Telegraph gazetesinde de yer alan haberde, değerlendirmenin CIA bünyesindeki Kırmızı Hücre (Red Cell) adlı analiz birimi tarafından ağustos ayında hazırlandığı belirtildi.</p>

<p>"İçeriden Parçalanma" başlığını taşıdığı aktarılan değerlendirmeye ilişkin bilgilerin iki ABD'li kaynaktan elde edildiği bildirildi. CIA'nin mevcut istihbarat varsayımlarını sorgulamak ve alternatif senaryolar geliştirmekle görevli birimine atfedilen raporun tamamı kamuoyuna açıklanmadı. Haberin yayımlandığı sırada CIA'den konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken raporda bulunduğu ileri sürülen tespitler bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamadı.</p>

<h3>CIA'NİN GİZLİ RAPORUNDA İSRAİL İÇİN HANGİ RİSKLER YER ALIYOR?</h3>

<p>Drop Site News'in aktardığı bilgilere göre CIA'nin Kırmızı Hücre birimi tarafından hazırlandığı öne sürülen değerlendirmede, İsrail'in siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlarının iç çatışma riskini artırabileceği senaryosu ele alındı. Devlet yapısının işleyişinin ciddi şekilde zarar görmesi ve kurumsal düzenin çökmesi ihtimali de rapora atfedilen uyarılar arasında gösterildi.</p>

<p>Kırmızı Hücre birimi, geleneksel istihbarat değerlendirmelerinde kullanılan varsayımları sorgulamak ve alternatif gelişme senaryoları hazırlamak amacıyla faaliyet yürütüyor. Ağustos ayında hazırlandığı belirtilen raporun içeriği iki ABD'li kaynağın aktardığı bilgiler üzerinden kamuoyuna yansırken belgenin tamamına ilişkin resmi bir doğrulama bulunmuyor.</p>

<h3>EKONOMİK BASKILAR VE ASKERİ HARCAMALAR GÜNDEMDE</h3>

<p>CIA'ye atfedilen değerlendirmede İsrail ekonomisi üzerindeki baskılar ve artan askeri harcamalar, toplumsal gerilimi etkileyen unsurlar arasında sıralandı. Gazze, Lübnan ve İran'daki askeri operasyonların ekonomik ve toplumsal etkilerinin ülkedeki mevcut ayrışmaları derinleştirdiği ileri sürüldü.</p>

<p>Uzun süredir devam eden askeri faaliyetlerin kamu kaynakları ve toplum üzerindeki yüküne de değinildi. Haberde, ekonomik sorunlarla güvenlik harcamalarının aynı dönemde artmasının siyasi ve toplumsal istikrar açısından risk oluşturabileceği yönündeki değerlendirmelere yer verildiği aktarıldı.</p>

<h3>ZORUNLU ASKERLİK VE ULTRA-ORTODOKS YAHUDİLERİN MUAFİYETİ TARTIŞILIYOR</h3>

<p>İsrail'de zorunlu askerlik uygulaması ve ultra-Ortodoks Yahudilerin askerlik hizmetinden muaf tutulmasına ilişkin anlaşmazlıklar, raporda yer aldığı belirtilen başlıca toplumsal sorunlar arasında bulunuyor. Özellikle uzun süre yedek askerlik görevi yapan kesimlerin üzerindeki yükün artmasıyla askerlik muafiyetlerine yönelik tepkilerin büyüdüğü ifade edildi.</p>

<p>Askerlik yükümlülüğünün toplumun farklı kesimleri arasında nasıl paylaştırılacağına ilişkin tartışmaların siyasi ayrışmaları da etkilediği kaydedildi. Haberde, muafiyet uygulamalarına yönelik anlaşmazlıkların İsrail'deki toplumsal gerilimi artırabilecek unsurlar arasında değerlendirildiği belirtildi.</p>

<h3>YEDEK ASKERLERİN GÖREVE ÇAĞRILMASI VE PSİKOLOJİK SORUNLAR</h3>

<p>Değerlendirmede, Gazze, Lübnan ve İran'daki askeri operasyonların askerler ve aileleri üzerindeki etkilerine de yer verildiği aktarıldı. Uzun süre cephede görev yapan askerlerin yaşadığı psikolojik sorunlar ve yedek askerlerin tekrar tekrar göreve çağrılmasının toplum üzerindeki yükü artırdığı ifade edildi.</p>

<p>Askerlik hizmetine ilişkin tartışmaların yalnızca muafiyetlerle sınırlı kalmadığı, uzun süreli askeri görevlerin oluşturduğu toplumsal baskının da değerlendirmede ele alındığı bildirildi. Yedek askerlik yükümlülükleri ve askerlerin yaşadığı sorunlar, iç gerilimi etkileyebilecek başlıklar arasında gösterildi.</p>

<h3>BATI ŞERİA'DAKİ GASIPLARIN ŞİDDETİ DE RAPORDA YER ALDI</h3>

<p>Drop Site News'in haberine göre işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik gasıp şiddeti de CIA'ye atfedilen değerlendirmede ele alındı. Söz konusu şiddet olayları, İsrail'in karşı karşıya olduğu siyasi ve toplumsal riskler arasında sıralandı.</p>

<p>Batı Şeria'daki gelişmelerin yanı sıra Gazze, Lübnan ve İran'daki askeri operasyonların etkileri de raporda bulunduğu ileri sürülen güvenlik başlıkları arasında yer aldı. Haberde, farklı bölgelerde devam eden çatışmaların İsrail'in iç siyasi ve toplumsal sorunlarıyla birlikte değerlendirildiği belirtildi.</p>

<h3>NETANYAHU HÜKÜMETİ İLE YARGI ARASINDAKİ GERİLİM</h3>

<p>CIA'ye atfedilen değerlendirmede İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun iktidarını sürdürme çabasının siyasi ve anayasal gerilimi artıran unsurlar arasında bulunduğu ileri sürüldü. Netanyahu hükümeti ile yargı kurumları arasındaki anlaşmazlıkların, ülkede daha önce kitlesel protestolara neden olan siyasi kutuplaşmayı derinleştirebileceği belirtildi.</p>

<p>İsrail'de yargının yetkileri ve hükümetin yargı üzerindeki etkisine ilişkin tartışmalar son yıllarda geniş katılımlı protestolara yol açmıştı. Yargı düzenlemelerine karşı düzenlenen gösteriler ve bazı yedek askerlerin göreve katılmama yönündeki girişimleri, ülkede ulusal güvenlik ve toplumsal birlik konularının tartışılmasına neden olmuştu.</p>

<h3>İSRAİL CUMHURBAŞKANI HERZOG'DAN İÇ SAVAŞ UYARISI</h3>

<p>İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkedeki siyasi kutuplaşma ve şiddet olaylarına ilişkin daha önce yaptığı açıklamalarda iç çatışma tehlikesine dikkat çekmişti. Herzog, 21 Temmuz 2026 tarihinde yaklaşan seçimler öncesinde gerçekleştirdiği ulusa sesleniş konuşmasında siyasi rakiplerin düşman olarak görülmemesi gerektiğini söylemişti.</p>

<p>Seçim sürecinin iç savaşa dönüşmemesi çağrısında bulunan Herzog, ülkede tehlikeli şiddet olaylarının yeniden yaşandığını belirtmişti. Cumhurbaşkanı, seçimlerin İsrail toplumunun birlik ve bütünlüğü açısından önem taşıdığını ifade ederken seçim güvenliğine yönelik iç ve dış tehditlere de dikkat çekmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ESKİ YÜKSEK MAHKEME BAŞKANI AHARON BARAK DA UYARMIŞTI</h3>

<p>İsrail'in eski Yüksek Mahkeme Başkanı Aharon Barak da ülkedeki siyasi ve toplumsal ayrışmalara ilişkin daha önce açıklamalarda bulunmuştu. Barak, toplumda derinleşen görüş ayrılıklarının iç çatışma riskini artırabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.</p>

<p>Barak'ın açıklamaları, İsrail'de yargı düzenlemeleri ve siyasi kutuplaşma etrafında devam eden tartışmalar kapsamında gündeme gelmişti. Cumhurbaşkanı Herzog ve eski Yüksek Mahkeme Başkanı Barak'ın uyarıları, ülkedeki iç gerilimlere ilişkin kamuoyuna yansıyan açıklamalar arasında bulunuyor.</p>

<h3>ABD DESTEĞİNİN AZALMASI DA RİSKLER ARASINDA GÖSTERİLDİ</h3>

<p>CIA tarafından hazırlandığı iddia edilen değerlendirmede İsrail'in uluslararası alanda giderek yalnızlaşması ve özellikle ABD kamuoyundaki desteğin azalması da ele alındı. Haberde, uluslararası desteğin zayıflamasının ülke içindeki siyasi ve toplumsal istikrarsızlığı artırabilecek unsurlar arasında gösterildiği aktarıldı.</p>

<p>Ekonomik baskılar, uzun süreli savaşlar ve siyasi çekişmelerin aynı dönemde yoğunlaşmasının İsrail'in karşı karşıya olduğu sorunları daha karmaşık hale getirebileceği belirtildi. ABD kamuoyundaki destek düzeyi ve uluslararası ilişkilerde yaşanabilecek değişiklikler, değerlendirmeye atfedilen dış politika başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h3>YATIRIMLARIN AZALMASI VE BÖLGESEL İLİŞKİLERİN BOZULMASI SENARYOSU</h3>

<p>Drop Site News'in haberinde, İsrail'deki iç siyasi gerilimin derinleşmesi halinde ekonomik yatırımların azalması ve ülkenin bölgesel ilişkilerinin olumsuz etkilenmesi gibi senaryoların da ele alındığı bildirildi. Söz konusu ihtimallerin ekonomik sorunlar, askeri harcamalar ve siyasi anlaşmazlıklarla bağlantılı olarak değerlendirildiği aktarıldı.</p>

<p>CIA'ye atfedilen raporun tamamı yayımlanmadığı için bu senaryoların belgede hangi kapsamda ve hangi verilerle ele alındığına ilişkin ayrıntılar kamuoyuna açıklanmış değil. ABD istihbarat kurumundan da haberin yayımlandığı sırada değerlendirmeyi doğrulayan resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3>CIA RAPORU İDDİASINDA RESMİ DOĞRULAMA BULUNMUYOR</h3>

<p>İsrail'de iç çatışma ve devlet yapısının çökmesi ihtimaline ilişkin iddialar, Drop Site News'in iki ABD'li kaynağa dayandırdığı habere dayanıyor. İngiliz The Telegraph gazetesine de yansıyan değerlendirmeye ilişkin belgenin tamamı kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<p>CIA'nin Kırmızı Hücre birimi tarafından ağustos ayında hazırlandığı öne sürülen "İçeriden Parçalanma" başlıklı raporun varlığı ve aktarılan içeriği bağımsız olarak doğrulanmış değil. Haberde yer alan iç savaş, kurumsal çöküş, ekonomik daralma ve uluslararası desteğin azalmasına ilişkin ifadeler, doğrulanmış gelişmeler değil, gizli değerlendirmeye atfedilen risk senaryoları olarak aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cia-raporu-israil-devlet-yapisi-icten-cokme-tehlikesi-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/israil-protestolar-44.jpg" type="image/jpeg" length="91772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'den 7 ülkeyi buluşturan kritik toplantı: İstanbul'da Hürmüz, İran ve Ukrayna masaya yatırılacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-7-ulkeyi-bulusturan-kritik-toplanti-istanbulda-hurmuz-iran-ve-ukrayna-masaya-yatirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-7-ulkeyi-bulusturan-kritik-toplanti-istanbulda-hurmuz-iran-ve-ukrayna-masaya-yatirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin girişimiyle İstanbul'da yedi ülkenin katılımıyla bölgesel güvenlik toplantısı düzenlenecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın katılacağı görüşmelerde ABD-İran savaşı, İsrail-Filistin meselesi, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının güvenliği, Yemen'deki gelişmeler ve Rusya-Ukrayna Savaşı ele alınacak. Yedi ülke söz konusu formatta ilk kez bir araya gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, Orta Doğu'da devam eden çatışmalar ve bölgesel güvenlik sorunlarını görüşmek amacıyla İstanbul'da uluslararası bir diplomasi toplantısına ev sahipliği yapacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde cuma günü yapılması planlanan toplantıya Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, İngiltere, Fransa ve Almanya katılacak. Türkiye dahil yedi ülkenin yer alacağı görüşme, söz konusu ülkelerin aynı formatta gerçekleştireceği ilk toplantı olacak.</p>

<p>Türk diplomatik kaynaklarından edinilen bilgilere göre Türkiye'nin girişimiyle düzenlenecek toplantının gündeminde İsrail-Filistin meselesi, ABD ile İran arasındaki savaş, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Yemen'deki güvenlik sorunları ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabalar bulunuyor. Görüşmelerde ayrıca Orta Doğu ülkeleri ile Avrupa devletleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve farklı bölgelerdeki krizlere yönelik diplomatik koordinasyonun artırılması konuları değerlendirilecek.</p>

<h3>İSTANBUL'DA 7 ÜLKE İLK KEZ AYNI FORMATTA BİR ARAYA GELECEK</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek toplantı, Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın katılımıyla düzenlenecek. Yedi ülkenin ilk kez aynı diplomatik formatta buluşacağı görüşmelerde, Orta Doğu ve Avrupa'nın güvenliğini ilgilendiren gelişmeler üzerinde durulacak.</p>

<p>İran, Yemen ve Ukrayna'daki savaşların bölgesel güvenlik ve uluslararası deniz ulaşımı üzerinde oluşturduğu tehditler toplantının gündeminde yer alacak. Katılımcı ülkeler arasında mevcut krizlere ilişkin diplomatik temasların geliştirilmesi ve güvenlik alanındaki iş birliği imkânlarının değerlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<h3>ABD-İRAN SAVAŞININ SONA ERDİRİLMESİ GÖRÜŞÜLECEK</h3>

<p>İstanbul'daki toplantının gündem maddelerinden birini ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler oluşturacak. Türk diplomatik kaynaklarına göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın çatışmaların sonlandırılması için diplomatik çözümün gerekliliğini vurgulaması bekleniyor.</p>

<p>Görüşmelerde İran'daki savaşın Orta Doğu'nun güvenliğine ve uluslararası deniz ulaşımına etkileri ele alınacak. Bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabalar, katılımcı ülkeler arasında görüşülecek başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<h3>İSRAİL-FİLİSTİN MESELESİ DE TOPLANTININ GÜNDEMİNDE</h3>

<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek görüşmelerde İsrail-Filistin meselesi de ele alınacak. Türk diplomatik kaynakları, bölgedeki çatışmaların ve güvenlik sorunlarının yedi ülkenin katılımıyla değerlendirileceğini bildirdi.</p>

<p>Toplantıda Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında bölge ülkeleri ile Avrupa devletleri arasındaki diplomatik temasların artırılması imkânları da görüşülecek. İsrail-Filistin meselesi, İran'daki savaş ve Yemen'deki güvenlik sorunları, toplantının Orta Doğu'ya ilişkin gündemini oluşturacak.</p>

<h3>HÜRMÜZ VE BABÜLMENDEP BOĞAZLARINDA SEYRÜSEFER GÜVENLİĞİ MASADA</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemine dikkat çekmesi bekleniyor. Türk diplomatik kaynaklarına göre uluslararası deniz ulaşımının güvenliği, İran ve Yemen'deki çatışmalarla bağlantılı olarak görüşülecek.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi'ne bağlayan ve küresel enerji sevkiyatlarında kullanılan önemli deniz geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Babülmendep Boğazı ise Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasında bağlantı sağlayarak uluslararası ticaret gemilerinin kullandığı güzergâhlardan birini oluşturuyor.</p>

<p>Her iki boğazda yaşanan güvenlik sorunları, enerji sevkiyatlarını ve uluslararası deniz taşımacılığını doğrudan ilgilendiriyor. Toplantıda söz konusu güzergâhlarda gemilerin serbest geçişinin korunması ve deniz ulaşımına yönelik tehditler üzerinde durulacak.</p>

<h3>TÜRKİYE'DEN SUUDİ ARABİSTAN'IN GÜVENLİĞİNE DESTEK MESAJI</h3>

<p>İstanbul'daki görüşmelerde Yemen'deki İran destekli Husilerin saldırıları ve Suudi Arabistan'ın güvenliği de gündeme gelecek. Türk diplomatik kaynakları, Hakan Fidan'ın Husilerin saldırılarına karşı Suudi Arabistan'ın güvenliğine Türkiye tarafından verilen desteği yineleyeceğini aktardı.</p>

<p>Söz konusu desteğin Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalandığı belirtilen Mekke Savunma İttifakı anlaşması çerçevesinde ele alınması bekleniyor. Görüşmelerde Yemen'deki gelişmeler ile bölgesel güvenlik konuları, katılımcı ülkelerin gündeminde yer alacak.</p>

<h3>YEMEN'DEKİ ÇATIŞMALAR VE KIZILDENİZ'DEKİ DENİZ ULAŞIMI GÖRÜŞÜLECEK</h3>

<p>Yemen'deki güvenlik sorunları, Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen uluslararası deniz taşımacılığıyla bağlantılı olarak değerlendirilecek. İran destekli Husilerin saldırıları, bölgedeki güvenlik gündeminin başlıkları arasında bulunuyor.</p>

<p>Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı'na uzanan deniz ticaret güzergâhının önemli geçiş noktalarından birini oluşturuyor. Bölgedeki çatışmaların deniz ulaşımına yönelik etkileri ve seyrüsefer serbestisinin korunması, toplantıda ele alınacak konular arasında yer alıyor.</p>

<h3>RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ SONA ERDİRİLMESİ İÇİN YÜRÜTÜLEN ÇABALAR ELE ALINACAK</h3>

<p>Yedi ülkenin katılımıyla düzenlenecek toplantıda Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler de görüşülecek. Türk diplomatik kaynaklarına göre Hakan Fidan, savaşın sonlandırılması için yürütülen çabalar kapsamında Türkiye'nin çalışmalarını muhataplarına aktaracak.</p>

<p>Görüşmelerde Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bölgesel güvenliğe etkileri ve çatışmaların Karadeniz'e yayılmasını önlemeye yönelik çalışmalar üzerinde durulacak. Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik risklerine ilişkin yaklaşımı da katılımcı ülkelerle paylaşılacak.</p>

<h3>HAKAN FİDAN KARADENİZ'DEKİ GÜVENLİK RİSKLERİNE DİKKAT ÇEKECEK</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e sıçrama ihtimalinin oluşturduğu risklere dikkat çekmesi bekleniyor. Türk diplomatik kaynakları, Fidan'ın çatışmaların Karadeniz'e yayılmasını önlemek amacıyla Türkiye tarafından yürütülen faaliyetleri toplantıda anlatacağını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karadeniz'in güvenliği, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerle birlikte ele alınacak. Toplantıda bölgesel güvenlik tehditleri ve çatışmaların yayılmasının önlenmesine ilişkin konular görüşülecek.</p>

<h3>ORTA DOĞU ÜLKELERİ İLE AVRUPA ARASINDA DİPLOMATİK KOORDİNASYON HEDEFİ</h3>

<p>Türkiye'nin girişimiyle düzenlenecek toplantıda bölge ülkeleri ile Avrupa devletleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi imkânları da değerlendirilecek. Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın yanı sıra İngiltere, Fransa ve Almanya'nın katılımıyla Orta Doğu ve Avrupa'yı ilgilendiren güvenlik sorunları ortak gündemde ele alınacak.</p>

<p>Yedi ülkenin ilk kez aynı formatta gerçekleştireceği toplantıda İsrail-Filistin meselesinden ABD-İran savaşına, Yemen'deki gelişmelerden Karadeniz'in güvenliğine kadar farklı başlıklarda diplomatik görüşmeler yapılacak. Toplantının sonuçlarına ve ülkeler arasında alınabilecek ortak kararlara ilişkin henüz resmi bir açıklama bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-7-ulkeyi-bulusturan-kritik-toplanti-istanbulda-hurmuz-iran-ve-ukrayna-masaya-yatirilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/ortadogu-ulkeleri-1.jpg" type="image/jpeg" length="38290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşar Esed ve kardeşi Mahir Esed hakkında Interpol kararı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/besar-esed-ve-kardesi-mahir-esed-hakkinda-interpol-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/besar-esed-ve-kardesi-mahir-esed-hakkinda-interpol-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'nin başkenti Şam'da geçiş dönemi adaleti davalarına bakan 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Beşar Esed, kardeşi Mahir Esed ve firari diğer sanıklar hakkında verilen gıyabi hükümlerin uluslararası takip amacıyla Interpol'e sevk edildiğini açıkladı. Mahkeme Başkanı Fahreddin el Iryan, Esed'in sorumluluğuna ilişkin emir-komuta zincirini gösteren deliller bulunduğunu belirtirken firari sanıkların yakalanması halinde yeniden yargılanacaklarını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye'de devrik Beşar Esed yönetiminin eski yetkililerine yönelik yürütülen geçiş dönemi adaleti sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Başkent Şam'da faaliyet gösteren ve geçiş dönemi adaleti davalarını ele alan 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Beşar Esed, kardeşi Mahir Esed ve firari durumdaki diğer sanıklar hakkında gıyaplarında verilen hükümlerin uluslararası düzeyde takip edilmeleri amacıyla Interpol'e sevk edildiğini duyurdu.</p>

<p>Suriye resmi haber ajansı SANA'nın aktardığına göre mahkeme, perşembe günü yaptığı açıklamada gıyabi hükümlerin hukuki sonuçlar doğurduğunu ve uluslararası takip işlemlerinin yasal prosedürler çerçevesinde yürütüldüğünü bildirdi. Mahkeme Başkanı Fahreddin el Iryan, geçiş dönemi adaleti sürecinin devam ettiğini belirterek suçlara karışan kişilerin yargılanması ve hak sahiplerinin haklarının iade edilmesi yönündeki çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p>

<h3>BEŞAR ESED VE MAHİR ESED'İN DOSYALARI INTERPOL'E SEVK EDİLDİ</h3>

<p>Şam 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Beşar Esed ve kardeşi Mahir Esed'in de aralarında bulunduğu firari sanıklar hakkında verilen gıyabi kararların uluslararası takip işlemlerine konu edildiğini açıkladı. Mahkemenin bildirimine göre dosyalar, sanıkların uluslararası düzeyde takip edilmesi amacıyla hukuki prosedürler kapsamında Interpol'e sevk edildi.</p>

<p>Mahkeme tarafından yapılan açıklamada, gıyabi kararların hukuki sonuçlar doğurduğu ancak kesin hüküm niteliğinde olmadığı belirtildi. Interpol'e yapılan sevkin uluslararası takip sürecine yönelik olduğu bildirilirken sanıklar hakkında Interpol tarafından ayrıca bir kırmızı bülten çıkarılıp çıkarılmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>MAHKEME BAŞKANI: ADALET SUÇLARA KARIŞAN HERKESİN PEŞİNE DÜŞECEK</h3>

<p>Mahkeme Başkanı Fahreddin el Iryan, SANA'ya yaptığı açıklamada Suriye'deki geçiş dönemi adaleti sürecinin ilerlemeye devam ettiğini söyledi. Eski yönetim döneminde işlendiği belirtilen suçlarla ilgili yargılamaların sürdüğünü ifade eden Iryan, sorumluluğu bulunan kişilerin yargı önüne çıkarılması ve mağdurların haklarının iade edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Iryan, sürece ilişkin açıklamasında, "Geçiş dönemi adaleti süreci ilerlemeye devam ediyor. Adalet, suçlara karışan herkesin peşine düşecek ve haklar sahiplerine iade edilecek" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>FİRARİ SANIKLAR YAKALANIRSA YENİDEN YARGILANACAK</h3>

<p>Fahreddin el Iryan, gıyabi hükümlerin hukuki niteliğine ilişkin de bilgi verdi. Sanıkların mahkemede hazır bulunmadığı durumlarda verilen kararların adalet sürecinin kesintiye uğramasını önlemeyi amaçladığını belirten Iryan, söz konusu hükümlerin kesinleşmiş kararlar olarak değerlendirilmediğini açıkladı.</p>

<p>Mahkeme Başkanı'nın verdiği bilgilere göre firari sanıkların yakalanması veya yetkili makamlara teslim olması halinde haklarında verilen gıyabi hükümler kendiliğinden düşecek. Sanıkların hazır bulunduğu yeni bir yargılama süreci işletilecek ve mahkeme huzurunda yeni bir karar verilene kadar yargılama işlemleri yeniden yürütülecek.</p>

<h3>BEŞAR ESED'İN SORUMLULUĞU EMİR-KOMUTA ZİNCİRİ ÜZERİNDEN TESPİT EDİLDİ</h3>

<p>Mahkeme Başkanı Fahreddin el Iryan, Beşar Esed hakkında verilen hükmün yalnızca geçmişte devlet başkanlığı görevini yürütmüş olmasına dayanmadığını belirtti. Iryan, Esed'in sorumluluğunun eski yönetimin emir ve komuta zinciri üzerinden tespit edildiğini ve mahkemenin elinde buna ilişkin deliller bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Iryan'ın açıklamasına göre söz konusu deliller, hiyerarşinin en üst kademesinden sahadaki uygulayıcılara kadar uzanan emirlerin verilmesine Beşar Esed'in doğrudan katıldığını belgeliyor. Mahkeme, eski yönetim döneminde işlendiği belirtilen suçlara ilişkin sorumluluk değerlendirmesini emirlerin verilmesi ve uygulanmasındaki rol üzerinden yürüttüğünü bildirdi.</p>

<h3>DEVRİK REJİMİN DELİLLERİ GİZLEMEYE ÇALIŞTIĞI AÇIKLANDI</h3>

<p>Fahreddin el Iryan, devrik Esed yönetiminin iktidardan düşmeden önce suçlara ilişkin delilleri ortadan kaldırmaya ve sorumluluktan kaçmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu ileri sürdü. Özellikle tutukluların akıbetini ortaya koyabilecek belgelerin ve diğer kanıtların gizlenmeye çalışıldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme Başkanı, eski yönetimin faaliyetlerine ilişkin şu açıklamayı yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Devrik rejim, düşüşünden önce delilleri karartmaya ve işlediği suçların sorumluluğundan kaçmak için tutukluların akıbetini ortaya koyabilecek her türlü kanıtı gizlemeye çalıştı."</p>
</blockquote>

<p>Iryan, delillerin gizlenmesine yönelik girişimlerin kayıp kişilerin akıbetinin belirlenmesini zorlaştırdığını bildirdi. Mahkemenin, eski yönetim döneminde kaybolan veya tutuklanan kişilerin durumlarının ortaya çıkarılması konusunda son derece zorlu bir görevle karşı karşıya bulunduğunu belirtti.</p>

<h3>BEŞAR ESED VE ESKİ REJİM YETKİLİLERİNE İDAM VE MÜEBBET HAPİS CEZALARI VERİLMİŞTİ</h3>

<p>Şam 4. Ağır Ceza Mahkemesi, daha önce devrik Esed yönetiminin önde gelen isimleri hakkında çeşitli mahkûmiyet kararları vermişti. Yargılamalarda Beşar Esed, kardeşi Mahir Esed, eski askeri ve güvenlik yetkilileri ile siyasi ve dini görevlilerin de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında idam ve müebbet hapis cezaları kararlaştırılmıştı.</p>

<p>Mahkemenin önceki kararlarında bazı sanıklar duruşmalarda hazır bulunurken firari durumdaki diğer kişiler hakkında gıyabi hükümler kurulmuştu. Beşar Esed hakkında da gıyaben idam cezası verilmişti.</p>

<h3>ATIF NECİB, VESİM ESED VE AHMED HASSUN HAKKINDAKİ KARARLAR</h3>

<p>Eski yönetim yetkililerine yönelik yargılamalarda Atıf Necib, Vesim Esed ve Ahmed Hassun hakkında sanıkların huzurunda hükümler verildi. Mahkeme, söz konusu kişilerin dosyalarını firari sanıkların yargılandığı dosyalardan ayrı bir usulle ele aldı.</p>

<p>Beşar Esed, Mahir Esed ve firari durumdaki diğer sanıklar hakkında ise gıyabi kararlar verildi. Son açıklamayla birlikte bu kararların uluslararası takip işlemlerine konu edildiği duyuruldu. Mahkeme, firari sanıkların yakalanması veya teslim olması halinde yeniden yargılama yapılacağını da bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/besar-esed-ve-kardesi-mahir-esed-hakkinda-interpol-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/09/besar-esed.jpg" type="image/jpeg" length="49335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere'de halka "en az üç günlük stok" önerisi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilterede-halka-en-az-uc-gunluk-stok-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilterede-halka-en-az-uc-gunluk-stok-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere hükümeti, aşırı hava olayları, siber saldırılar ve devlet kaynaklı güvenlik tehditlerine karşı vatandaşlarına en az 3 gün yetecek gıda ve su stoku yapmaları çağrısında bulundu. "Be Ready" kampanyası kapsamında kişi başına 9 litre içme suyu, bozulmayan gıdalar, ilk yardım malzemeleri ve nakit para bulundurulması önerildi. Hükümet yetkilileri, elektrik, internet ve ödeme sistemlerinde yaşanabilecek kesintilere karşı hazırlıklı olunmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere'de hükümet, doğal afetler, siber saldırılar ve kritik altyapıya yönelik güvenlik tehditleri nedeniyle vatandaşların acil durum hazırlıklarını artırmasını istedi. "Be Ready (Hazırlıklı Ol)" adıyla başlatılan kampanya kapsamında hanelere, temel ihtiyaçlarını dışarıdan yardım almadan en az 72 saat karşılayabilecek şekilde hazırlık yapmaları tavsiye edildi. Hükümetin çağrısında içme suyu ve dayanıklı gıda ürünlerinin yanı sıra elektrik kesintilerinde kullanılabilecek ekipmanlar, ilk yardım malzemeleri ve nakit para da yer aldı.</p>

<p>Yetkililer, olası krizlerde elektrik, su, telefon ve internet hizmetlerinin kesintiye uğrayabileceğine, günlük yaşamda kullanılan ödeme sistemleri ile tedarik zincirlerinin de aksayabileceğine dikkat çekti. İngiltere Savunma Bakanı olarak aktarılan Wes Streeting, güvenlik tehditlerinin gerçek olduğunu belirterek vatandaşların paniğe kapılmadan hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti. Güvenlik Bakanı Dan Jarvis ise bireysel hazırlıkların acil durum ekiplerinin çalışmalarına katkı sağlayacağını bildirdi.</p>

<h3>İNGİLTERE'DE HÜKÜMETTEN 72 SAATLİK ACİL DURUM HAZIRLIĞI ÇAĞRISI</h3>

<p>İngiltere hükümetinin başlattığı "Be Ready" kampanyası, vatandaşların doğal afetler, aşırı hava koşulları, siber saldırılar ve kritik altyapı sistemlerinde yaşanabilecek aksaklıklara karşı hazırlıklı olmasını amaçlıyor. Kampanya çerçevesinde her hanenin en az üç günlük temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek miktarda malzeme bulundurması tavsiye ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hükümetin hazırlık çağrısı, yalnızca doğal afetlerle sınırlı tutulmuyor. Devlet kaynaklı güvenlik tehditleri, gelişmiş siber saldırılar ve günlük yaşamı etkileyebilecek altyapı kesintileri de kampanyanın kapsamına dahil ediliyor. Vatandaşlardan, temel hizmetlere geçici olarak erişemedikleri durumlarda ihtiyaç duyabilecekleri malzemeleri önceden temin etmeleri isteniyor.</p>

<h3>KİŞİ BAŞINA 9 LİTRE SU STOKLANMASI ÖNERİLDİ</h3>

<p>Kampanya kapsamında yapılan tavsiyelerde içme suyu stokuna özel yer verildi. İngiltere hükümeti, vatandaşların kişi başına günlük 3 litre su bulundurmasını ve üç günlük hazırlık için toplam 9 litre içme suyu ayırmasını önerdi.</p>

<p>Acil durumlarda kullanılmak üzere hazırlanması istenen temel ihtiyaç malzemeleri arasında şunlar bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İçme suyu: Kişi başına günlük 3 litre, üç gün için toplam 9 litre.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dayanıklı gıdalar: Uzun süre saklanabilen ve kolay tüketilebilen bozulmayan gıda ürünleri.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlk yardım malzemeleri: Acil durumlarda kullanılabilecek temel sağlık ekipmanları.</p>
 </li>
 <li>
 <p>El feneri: Elektrik kesintilerinde aydınlatma sağlamak için.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Battaniye: Isınma ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olmak amacıyla.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nakit para: Elektronik ödeme sistemlerinin çalışmadığı durumlarda kullanılmak üzere.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Pilli radyo: Telefon, internet ve elektrik hizmetlerinde kesinti yaşanması halinde bilgi edinmek için.</p>
 </li>
</ul>

<p>Hükümetin tavsiyeleri, vatandaşların günlük yaşamda kullandıkları temel hizmetlerin geçici olarak devre dışı kalması ihtimaline karşı evlerinde hazırlık yapmasını kapsıyor.</p>

<h3>ELEKTRİK, SU, TELEFON VE İNTERNET KESİNTİLERİNE KARŞI UYARI</h3>

<p>İngiltere hükümeti, büyük ölçekli acil durumlarda enerji ve iletişim altyapısında aksaklıklar meydana gelebileceğini bildirdi. Elektrik ve su hizmetlerinin yanı sıra telefon şebekeleri ile internet bağlantılarının da kesintiye uğrayabileceği belirtilerek vatandaşların hazırlıklarını söz konusu ihtimalleri dikkate alarak yapması istendi.</p>

<p>Yetkililer, tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların temel ihtiyaç ürünlerine erişimi etkileyebileceğine de işaret etti. Siber saldırılar nedeniyle elektronik ödeme sistemlerinin çalışmaması ihtimaline karşı nakit para bulundurulması, kampanyada yer alan önlemler arasında gösterildi.</p>

<h3>SAVUNMA BAKANI STREETİNG: TEHDİTLER VARSAYIMSAL DEĞİL, GERÇEK</h3>

<p>Haberde İngiltere Savunma Bakanı olarak belirtilen Wes Streeting, ülkenin Telford kentindeki bir savunma sanayisi tesisinde yaptığı konuşmada ulusal güvenlik ve kriz hazırlıkları hakkında açıklamalarda bulundu. Streeting, İngiltere'nin doğal afetler, gelişmiş siber saldırılar ve devlet destekli terörizm gibi tehditlere karşı hazırlık düzeyini artırması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Rusya ve diğer düşman devletlerin günlük yaşamda kullanılan kritik altyapıları hedef alabileceği uyarısında bulunan Streeting, karşı karşıya kalınan risklere ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Bu tehditler varsayımsal değil, gerçek. Başka yerlerde değil, giderek daha fazla burada karşımıza çıkıyor."</p>
</blockquote>

<p>Streeting, yalnızca kamu kurumlarının değil, hanelerin ve işletmelerin de olası kriz durumlarında nasıl hareket edeceklerini önceden planlamalarının önemine değindi.</p>

<h3>İNGİLTERE HÜKÜMETİNDEN PANİK YAPMAYIN MESAJI</h3>

<p>Wes Streeting, BBC'nin "Question Time" programında yaptığı açıklamada da hükümetin hazırlık kampanyasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kampanyanın halkı korkutmak amacıyla başlatılmadığını belirten Streeting, vatandaşların güvenlik tehditlerine karşı bilinçli hareket etmesini istediklerini söyledi.</p>

<p>Streeting, hükümetin yaklaşımını şu sözlerle açıkladı:</p>

<blockquote>
<p>"İnsanların tetikte olmalarını, ancak paniğe kapılmamalarını istiyoruz."</p>
</blockquote>

<p>Hazırlık çağrısının belirli bir tehdide yönelik olmadığını ifade eden Streeting, evlerde bulundurulacak gıda ve su stoklarının farklı acil durumlarda kullanılabileceğini bildirdi. Elektrik kesintileri ve siber saldırılar nedeniyle ödeme sistemlerinin devre dışı kalması, bakanın verdiği örnekler arasında yer aldı.</p>

<h3>GÜVENLİK BAKANI DAN JARVIS'TEN VATANDAŞLARA HAZIRLIK ÇAĞRISI</h3>

<p>İngiltere Güvenlik Bakanı Dan Jarvis de "Be Ready" kampanyası kapsamında vatandaşların alabileceği bireysel önlemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Jarvis, hanelerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde hazırlık yapmasının acil durumlarda güvenlik ve kurtarma ekiplerinin çalışmalarını kolaylaştıracağını belirtti.</p>

<p>Jarvis'e göre vatandaşların basit hazırlıklar yapması, acil müdahale ekiplerinin daha fazla desteğe ihtiyaç duyan kişilere öncelik vermesine imkân sağlayacak. İngiltere hükümetinin kampanyayla ülkenin farklı kriz durumlarına karşı dayanıklılığını artırmayı hedeflediğini ifade eden Jarvis, benzer uygulamaların diğer Avrupa ülkelerinde de yürütüldüğünü hatırlattı.</p>

<h3>FRANSA, İRLANDA VE HOLLANDA'DA DA BENZER KAMPANYALAR YÜRÜTÜLÜYOR</h3>

<p>İngiltere Güvenlik Bakanı Dan Jarvis, acil durum hazırlıklarına yönelik çalışmaların yalnızca İngiltere ile sınırlı olmadığını bildirdi. Fransa, İrlanda ve Hollanda'da da vatandaşların krizlere karşı hazırlıklı olmasını amaçlayan benzer kampanyaların yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Söz konusu çalışmalar kapsamında bireylerin ve hanelerin acil durumlarda temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesine yönelik hazırlıklar öne çıkıyor. İngiltere'nin "Be Ready" kampanyası da gıda, içme suyu, iletişim ve temel güvenlik malzemelerinin önceden hazırlanmasını esas alıyor.</p>

<h3>İNGİLTERE'DE 32 KAMU HİZMETİ SİTESİ ERİŞİME KAPATILMIŞTI</h3>

<p>İngiltere'deki acil durum hazırlıkları gündeme gelirken ülkede daha önce yaşanan bir siber güvenlik gelişmesi de dikkat çekti. Dünya genelinde çok sayıda internet sitesinde kullanılan PHP programlama dilinde kritik bir güvenlik açığı tespit edilmesinin ardından İngiltere'de kamu hizmetlerine ait 32 internet sitesi tedbir amacıyla erişime kapatılmıştı.</p>

<p>Güvenlik açığı nedeniyle alınan önlem, kamu kurumlarının dijital hizmetlerine yönelik koruma çalışmaları kapsamında uygulanmıştı. İngiltere hükümetinin hazırlık kampanyasında siber saldırıların ve internet hizmetlerindeki kesintilerin olası acil durum senaryoları arasında yer alması da vatandaşlara yapılan uyarıların kapsamını oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilterede-halka-en-az-uc-gunluk-stok-onerisi</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 08:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/ingiltere-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="24578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurdu: Türkiye ve Kanada arasında stratejik ortaklık dönemi başlıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-duyurdu-turkiye-ve-kanada-arasinda-stratejik-ortaklik-donemi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-duyurdu-turkiye-ve-kanada-arasinda-stratejik-ortaklik-donemi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık düzeyine yükseltildiğini açıkladı. Türkiye ile Kanada arasında savunma, enerji ve hava ulaştırma alanlarında 3 anlaşma imzalanırken, ticaret hacminin önce 5 milyar, ardından 10 milyar dolara çıkarılması ve doğrudan uçuş sayısının iki katına yükseltilmesi hedefleri açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanada'dan Türkiye'ye başbakan düzeyinde ilk resmi ziyaret gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi ziyaret eden Kanada Başbakanı Mark Carney'i resmi törenle karşıladı. Karşılama töreninin ardından Erdoğan ve Carney, baş başa görüşme gerçekleştirdi ve iki ülke heyetlerinin katılımıyla yapılan toplantılara başkanlık etti. Görüşmelerde Türkiye-Kanada ilişkilerinin geleceği, ekonomik ve ticari iş birliği, savunma sanayii, enerji, ulaştırma ve uluslararası gelişmeler ele alındı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, heyetler arası görüşmelerin ardından iki ülke arasında hazırlanan üç anlaşmanın imza törenine katıldı. Liderler, imza töreninin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında görüşmelerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Erdoğan, uzun yıllardır Türkiye ile Kanada arasında devam eden kopukluğun giderildiğini belirterek ilişkilerin stratejik ortaklık düzeyine çıkarılması konusunda mutabakata varıldığını duyurdu.</p>

<h3>ERDOĞAN: KANADA İLE İLİŞKİLERİMİZİ STRATEJİK ORTAKLIĞA YÜKSELTİYORUZ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney'i Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek görüşmelerde ikili ilişkilerin bütün yönleriyle değerlendirildiğini söyledi. İki ülkenin gelecekteki iş birliğine yönelik kararlar aldığını belirten Erdoğan, stratejik ortaklık kararının yalnızca diplomatik bir açıklamayla sınırlı kalmayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, "Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihi bir adım attık. Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklığa yükseltiyoruz. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız, kağıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır." ifadelerini kullandı. Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını belirten Cumhurbaşkanı, "Uzun yıllara sari Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi Türkiye ve Kanada arasında yeni bir dönemi başlatıyoruz." dedi.</p>

<h3>ENERJİ, TİCARET VE SAVUNMA SANAYİİNDE YENİ PROJELER GÜNDEMDE</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, stratejik ortaklık kapsamında enerji, ticaret ve savunma sanayii başta olmak üzere çok sayıda alanda ortak çalışmalar yürütüleceğini açıkladı. Görüşmelerde söz konusu sektörlere yönelik iş birliği fırsatlarının ele alındığını belirten Erdoğan, iki ülkenin yeni projeleri hayata geçirmeyi hedeflediğini bildirdi.</p>

<p>Erdoğan, "Kanada ile stratejik ortaklık kararımızla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, savunma sanayii gibi birçok alanda iş birliği yapacağız. Bu alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz." dedi. Savunma alanında bir mutabakat zaptı imzalandığını da açıklayan Cumhurbaşkanı, söz konusu belgenin iki ülke arasında varılan anlaşmalar arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<h3>TÜRKİYE İLE KANADA ARASINDA 10 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HEDEFİ</h3>

<p>Türkiye ile Kanada arasındaki ekonomik ilişkiler de liderlerin ortak basın toplantısında gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımların artırılması amacıyla Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl sonundan önce başlanmasının kararlaştırıldığını açıkladı. Erdoğan, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik görüşmelerde ticaret hacmi için iki aşamalı hedef belirlendiğini söyledi.</p>

<p>Mevcut ticaret hacminin yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Erdoğan, ilk aşamada 5 milyar dolara, sonraki aşamada ise 10 milyar dolara ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı, Kanada'ya gerçekleştireceği ilk ziyarette iki ülkenin iş insanlarını bir araya getirmeyi planladığını da duyurdu. Erdoğan, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla ekonomik iş birliğine yönelik adımlar atılacağını belirtti.</p>

<h3>DOĞRUDAN UÇUŞ SAYISI İKİ KATINA ÇIKARILACAK</h3>

<p>Türkiye ve Kanada arasındaki hava ulaşımı da görüşmelerde ele alınan başlıklar arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki doğrudan uçuş sayısının iki katına çıkarılacağını açıkladı. Hava taşımacılığı alanındaki iş birliği kapsamında iki ülke arasında Hava Ulaştırma Antlaşması imzalandı.</p>

<p>Anlaşmaya Türkiye adına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kanada adına ise Dışişleri Bakanı Anita Anand imza attı. Uçuş sayılarının artırılması kararı, iki ülke arasındaki ulaşım bağlantılarının geliştirilmesine yönelik görüşmelerin sonuçları arasında açıklandı.</p>

<h3>UKRAYNA, KÖRFEZ VE GAZZE'DEKİ GELİŞMELER ELE ALINDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ile gerçekleştirdikleri görüşmelerde uluslararası ve bölgesel gelişmelerin de değerlendirildiğini bildirdi. Ukrayna'daki savaş ve Körfez bölgesindeki gelişmeler konusunda diplomatik çözüm yöntemlerinin ele alındığını belirten Erdoğan, barışın sağlanmasında diplomasinin rolüne ilişkin Kanada ile ortak görüş taşıdıklarını söyledi.</p>

<p>Erdoğan, "Ukrayna ve Körfez'de diplomatik yöntemlerin barışa giden yolu açması konusunda aynı görüşteyiz." ifadelerini kullandı. Gazze'deki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı, Kanada'nın İsrail'in gasp edilen topraklardaki faaliyetlerine yönelik yaptırım adımlarını değerlendirdi. Erdoğan, "Gazze'de Kanada'nın istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükümetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli görüyoruz." açıklamasında bulundu.</p>

<h3>CARNEY: TÜRKİYE ÇOK İSTİSNAİ BİR ORTAK</h3>

<p>Kanada Başbakanı Mark Carney, ortak basın toplantısında Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kanada'nın güvenilir ülkelerle kapsamlı ortaklıklar kurmayı amaçladığını belirten Carney, Türkiye'nin ülkesi açısından önemli bir ortak olduğunu söyledi. İki ülke arasındaki güvenlik iş birliğinin derinleştiğini ifade eden Kanada Başbakanı, Türkiye'nin savunma kapasitesi ve uluslararası alandaki faaliyetlerine değindi.</p>

<p>Carney, "Türkiye çok istisnai bir ortak. Kanada güvenilir ortaklarla derin ortaklıklar kurma peşinde. Güvenlik işbirliğimiz daha derin." dedi. Türkiye'nin NATO içerisindeki askeri konumuna dikkat çeken Carney, "Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci silahlı kuvvetlerine ve en yenilikçi hızla gelişen savunma sanayilerinden birine sahip. Türkiye dünyanın farklı bölgelerinde çetrefilli çatışmaların çözümünde çok önemli bir rol oynuyor." ifadelerini kullandı. Kanada Başbakanı, Türkiye ile kurulan ortaklığın gelecek nesiller boyunca gelişerek devam edeceğini de belirtti.</p>

<h3>TÜRKİYE VE KANADA ARASINDA 3 ANLAŞMA İMZALANDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney'in huzurunda düzenlenen törende savunma sanayii, hava ulaştırma ve enerji alanlarında toplam üç anlaşma imzalandı. İki ülkenin ilgili bakanları ve üst düzey yetkilileri tarafından imza altına alınan belgeler, liderlerin ortak basın toplantısında açıkladığı iş birliği başlıklarını kapsadı.</p>

<p>Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand tarafından imzalandı. Mutabakat zaptı, Türkiye ile Kanada arasında savunma alanında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik hazırlanan belgeler arasında yer aldı.</p>

<p>Hava Ulaştırma Antlaşması, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand tarafından imzalandı. Anlaşma, iki ülke arasındaki hava ulaştırma ilişkilerini kapsarken Cumhurbaşkanı Erdoğan da doğrudan uçuş sayısının iki katına çıkarılması kararını kamuoyuna duyurdu.</p>

<p>Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Kanada Enerji Bakanı Tim Hodgson tarafından imzalandı. Enerji alanındaki ortak bildiri, iki ülke arasında enerji sektöründe iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüşmeler kapsamında imza altına alındı.</p>

<h3>ERDOĞAN KANADA'YA ZİYARET GERÇEKLEŞTİRECEĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney'in Türkiye ziyaretinin ardından ikili temasların devam edeceğini belirtti. Kanada'ya gerçekleştireceği ilk ziyarette Türk ve Kanadalı iş insanlarını bir araya getireceğini açıklayan Erdoğan, görüşmelerde alınan kararlar doğrultusunda yeni adımlar atılacağını söyledi.</p>

<p>Erdoğan, "Kanada'ya yapacağım ilk ziyaretimde, iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız." ifadelerini kullandı. Kanada Başbakanı Carney de iki ülke arasındaki ortaklığın gelecek nesiller boyunca gelişerek devam edeceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-duyurdu-turkiye-ve-kanada-arasinda-stratejik-ortaklik-donemi-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 20:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/turkiye-kana-arasinda-ortaklik.jpg" type="image/jpeg" length="67487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail seçimlerinde Filistinli seçmenlerin kritik kararı: Netanyahu'nun geleceği sandıkta belirlenecek]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-secimlerinde-filistinli-secmenlerin-kritik-karari-netanyahunun-gelecegi-sandikta-belirlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-secimlerinde-filistinli-secmenlerin-kritik-karari-netanyahunun-gelecegi-sandikta-belirlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak genel seçimler öncesinde Filistinli seçmenlerin sandığa katılımı, hükümetin kurulmasında belirleyici hale geldi. Anketler, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki aşırı sağ blok ile muhalefetin tek başına çoğunluğa ulaşamayabileceğini gösteriyor. İsrail vatandaşı Filistinliler, siyasi sisteme duydukları güvensizlik ile Netanyahu hükümetinin yeniden iktidara gelmesini engelleme isteği arasında karar vermeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail'de 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek genel seçimler yaklaşırken ülke nüfusunun yaklaşık beşte birini oluşturan Filistinli vatandaşların oyları, yeni hükümetin belirlenmesinde önemli bir konuma geldi. Kamuoyu yoklamaları, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki aşırı sağ ittifakın da kendisini Siyonist muhalefet olarak tanımlayan partilerin de 120 sandalyeli İsrail Meclisi Knesset'te hükümet kurmak için gereken 61 milletvekiline tek başına ulaşamayabileceğine işaret ediyor. Seçim sonuçlarında Arap partileri Ra'am ile Ortak Liste'nin kazanacağı sandalye sayısının, hükümet kurma görüşmelerinde belirleyici olması gündemde bulunuyor.</p>

<p>Filistinli seçmenler açısından seçimlerin temel gündemini, Gazze Şeridi'nde 2023 yılından itibaren devam eden İsrail saldırıları, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik uygulamalar ve İsrail'deki Filistinli vatandaşların karşı karşıya kaldığı politikalar oluşturuyor. Seçmenlerin bir bölümü oy kullanmayı Netanyahu hükümetini değiştirmek için bir araç olarak görürken diğerleri, seçimlere katılmanın Filistinlilere eşit haklar tanımadığı gerekçesiyle eleştirdikleri İsrail siyasi sistemine meşruiyet kazandıracağını savunuyor.</p>

<h3>İLK KEZ OY KULLANACAK FİLİSTİNLİ GENÇLER KARAR AŞAMASINDA</h3>

<p>İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Beyt Hanina Mahallesi'nde yaşayan 19 yaşındaki Leyla Atamneh, çocukluğundan itibaren İsrail seçimlerinin ailesinde tartışmalara neden olduğunu anlatıyor. İsrail vatandaşlığına sahip ve seçimlerde oy kullanma hakkı bulunan az sayıdaki Filistinli Kudüslüden biri olan Atamneh'in babası, Arap partilerinin oluşturduğu listelere oy verilmesi gerektiğini savunurken annesi seçimlere katılmamayı tercih ediyordu.</p>

<p>Atamneh'in aktardığına göre annesi, Filistinlilerin İsrail seçimlerinde oy kullanmasının ülkede demokratik bir sistem bulunduğu ve Filistinlilerin Yahudi vatandaşlarla eşit haklara sahip olduğu yönündeki söylemleri güçlendirdiğini düşünüyor. Annesi, seçimlere katılımın ardından Filistinlilerin yine ayrımcı uygulamalarla ve aşırı sağ hükümetlerle karşı karşıya kaldığını belirterek sandığa gitmeyi reddediyordu.</p>

<p>27 Ekim'de hayatında ilk kez oy kullanacak Atamneh ise farklı bir tercih yapmaya hazırlanıyor. Genç seçmen, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde yaşayan, İsrail hükümetinin politikalarından doğrudan etkilenmelerine rağmen seçimlerde söz hakkı bulunmayan milyonlarca Filistinliyi temsil etme sorumluluğu hissettiğini söylüyor.</p>

<p>Atamneh, tek bir oyun büyük bir değişiklik oluşturamayacağının farkında olduğunu ancak Filistinlilere küçük de olsa umut verebilme ihtimalini önemseyerek sandığa gideceğini ifade ediyor. Arapça konuşan genç seçmen, seçim yayınlarının büyük ölçüde İbranice yapılması nedeniyle siyasi tartışmaları takip etmekte zorlandığını ve partilerin ilk kez oy kullanacak Filistinli gençlerin taleplerine yeterince yer vermediğini belirtiyor.</p>

<h3>FİLİSTİNLİ SEÇMENLERİN GÜNDEMİNDE GAZZE VE BATI ŞERİA VAR</h3>

<p>İsrail vatandaşı Filistinlilerin seçimlere yaklaşımında, Gazze'deki savaş ve Batı Şeria'da yaşanan gelişmeler belirleyici konular arasında yer alıyor. Netanyahu hükümetinin Gazze'ye yönelik saldırıları, uluslararası alanda soykırım suçlamalarının odağında bulunurken Filistinli seçmenler de yaşananları seçim tercihleriyle doğrudan ilişkilendiriyor.</p>

<p>Hayfa Üniversitesi Siyaset Bilimi Uzmanı Esad Ganem, seçimlerin Gazze'deki soykırım, Batı Şeria'daki etnik temizlik ve İsrail vatandaşı Filistinlilere yönelik sert devlet politikalarının sürdüğü bir dönemde gerçekleştirildiğine dikkat çekiyor. Ganem, Filistinli toplumun ve siyasi temsilcilerinin karşı karşıya oldukları gelişmeler nedeniyle ciddi endişe taşıdığını belirtiyor.</p>

<p>Celile bölgesindeki bir Dürzi köyünde yaşayan 36 yaşındaki Filistinli Hristiyan Hanan da güvenlik kaygılarının giderek arttığını anlatıyor. Hanan, Batı Şeria'daki gasp edilen topraklarda yaşayan İsrailli gasıpların geçen ay Celile'deki Filistinli Mecd el-Kurum yerleşimi yakınlarında yasa dışı bir ileri karakol kurmaya girişmesini örnek gösteriyor.</p>

<p>Hanan'a göre yaşanan gelişmeler, Batı Şeria'da görülen toprak gasbı girişimlerinin İsrail sınırları içerisindeki Filistinli toplulukların yaşadığı bölgelere de uzanabileceği yönündeki endişeleri artırıyor. Filistinli seçmen, yaşadığı korkunun kendisini oy kullanmaya ve çevresindeki insanları seçimlere katılmaya teşvik ettiğini söylüyor.</p>

<h3>SMOTRICH'İN YAPAY ZEKA İLE HAZIRLANAN SEÇİM VİDEOSU TARTIŞMA YARATTI</h3>

<p>İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı ve Dini Siyonizm Partisi lideri Bezalel Smotrich'in seçim kampanyasında yayımladığı yapay zeka üretimi video da Filistinli seçmenlerin gündemine girdi. Videoda Batı Şeria'da yaşayan bir Filistinli, Celile'deki akrabasını telaş içerisinde arayarak Yahudilerin kendilerine doğru geldiğini ve Batı Şeria'da yaptıklarını Celile'de de gerçekleştireceklerini söylüyor.</p>

<p>Hanan, videonun ve Mecd el-Kurum yakınlarındaki girişimin İsrailli gasıpların daha fazla Filistin toprağını ele geçirmeye çalışabileceği yönündeki endişelerini artırdığını belirtiyor. Yaşananların ardından seçimlere katılma isteğinin güçlendiğini söyleyen Hanan, diğer Filistinli vatandaşların da oy kullanması gerektiğini savunuyor.</p>

<h3>ARAP PARTİLERİNİN SEÇİME GİRMESİ ENGELLENMEK İSTENDİ</h3>

<p>Seçimler öncesinde Arap partilerinin siyasi yarıştan çıkarılmasına yönelik girişimler de tartışmalara neden oldu. İsrail Merkez Seçim Komitesi, 23 Eylül'de Ra'am ile Hadash, Balad ve Ta'al partilerinin oluşturduğu Ortak Liste'nin seçimlere katılmasını engelleme yönünde karar aldı.</p>

<p>İsrail Yüksek Mahkemesi, seçim komitesinin her iki siyasi oluşuma yönelik kararını bozdu. Ancak Balad Partisinden Sami Ebu Şehade, mahkeme üyelerinin çoğunluğunun kendisi hakkındaki adaylık yasağını desteklediğinin anlaşılmasının ardından adaylığını geri çekti.</p>

<p>Kararlar, İsrail vatandaşı Filistinliler arasında farklı tepkilere yol açtı. Bazı seçmenler Arap partilerinin engellenmeye çalışılmasını mevcut siyasi sistemin meşruiyetine yönelik eleştirilerinin gerekçesi olarak değerlendirirken diğerleri seçimlere daha güçlü katılım sağlanması gerektiğini savundu.</p>

<p>Arap-Yahudi ilişkileri uzmanı Sabit Ebu Ras, Filistinlilerin siyasi baskı altında olduklarını hissettiklerini ve yaşananların sandığa katılım oranını yükseltebileceğini ifade ediyor. Ebu Ras'a göre Arap partilerine yönelik girişimler, Filistinli vatandaşların seçimlerde daha fazla temsil elde etme isteğini güçlendiriyor.</p>

<h3>FİLİSTİNLİ SEÇMENLERDE KATILIM HEDEFİ YÜZDE 75</h3>

<p>İsrail'deki Filistinli vatandaşların seçimlere katılım oranı son beş genel seçimde yaklaşık yüzde 45 ile yüzde 65 arasında değişti. Son olarak 2022 yılında yapılan seçimlerde Filistinli seçmenlerin yaklaşık yüzde 53'ü sandığa gitti.</p>

<p>Filistinli bir seçim kampanyası yetkilisinin aktardığı araştırmalara göre 27 Ekim seçimlerinde oy kullanmayı planlayan Filistinli vatandaşların oranı yaklaşık yüzde 62 seviyesinde bulunuyor. Kampanya ekipleri ise katılımın yüzde 70 ile yüzde 75 aralığına yükselmesini hedefliyor.</p>

<p>Filistinli seçmenlerin yüzde 75 oranında sandığa gittiği son seçim 1999 yılında gerçekleşmişti. Söz konusu seçimlerde Filistinli seçmenlerin yüksek katılımı, Ehud Barak'ın Binyamin Netanyahu karşısında başbakanlık yarışını kazanmasına katkı sağlamıştı.</p>

<p>Kampanya yetkilileri, benzer bir katılım düzeyine yeniden ulaşmayı amaçlıyor. Yüksek katılımın yalnızca Arap partilerinin milletvekili sayısını artırmakla kalmayabileceği, aynı zamanda Amcha Yisrael ve The Reservists gibi küçük sağ partilerin yüzde 3,25'lik seçim barajını aşmasını zorlaştırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>İsrail'deki seçim sisteminde barajın altında kalan partiler parlamentoda temsil edilemiyor. Oy dağılımında yaşanacak değişiklikler, 120 sandalyeli Knesset'te hükümet kurabilecek blokların sandalye sayılarını da etkileyebiliyor.</p>

<h3>FİLİSTİNLİ SEÇMENLERİN PARTİLERE GÜVENİ SINIRLI</h3>

<p>Sandığa katılımı artırmaya yönelik girişimlere rağmen Filistinli seçmenlerin Arap partilerinin performansına ilişkin eleştirileri devam ediyor. Celile'de yaşayan Hanan, her seçim öncesinde Arap milletvekillerinin toplumun sorunlarına yeterince çözüm üretemediğini düşündüğü için oy kullanmamayı değerlendirdiğini anlatıyor.</p>

<p>Hanan, siyasi alanda kadınların yeterince temsil edilmemesinden ve yeni isimlerin ön plana çıkmamasından da şikâyet ediyor. Buna rağmen her seçimde sandığa gittiğini belirten Filistinli seçmen, oyunun bir değişikliğe katkıda bulunabileceğini düşündüğünü söylüyor.</p>

<p>Hayfa Üniversitesi'nden Esad Ganem ise geniş çaplı bir seçim boykotunun artık Filistinli toplum içerisinde sınırlı bir görüş olduğunu savunuyor. Ganem, mevcut hükümetin görev süresinin sona erdirilmesine katkı sağlama ihtimalinin seçmenler açısından önemli hale geldiğini ifade ediyor.</p>

<p>Hanan da seçimlere katılmanın İsrail devletinin varlığını kabul etmek şeklinde yorumlanabileceğinin farkında olduğunu ancak mevcut siyasi koşulları göz ardı ederek hareket etmenin mümkün olmadığını dile getiriyor.</p>

<p>Filistinli kampanya yetkililerinden biri ise Yahudi ve Arap vatandaşların eşit oy hakkına sahip olduğu seçim gününü, Filistinlilerin siyasi eşitliği kullanabildiği tek gün olarak nitelendiriyor.</p>

<h3>NETANYAHU VE MUHALEFET 61 SANDALYEYE ULAŞAMAYABİLİR</h3>

<p>Kamuoyu araştırmaları, Netanyahu liderliğindeki aşırı sağ blok ile Netanyahu karşıtı Siyonist muhalefetin tek başına hükümet kurmak için gerekli 61 milletvekilliğine ulaşmakta zorlanabileceğini gösteriyor. Seçim sonuçlarının söz konusu tabloyu doğrulaması halinde Ra'am ile Ortak Liste'nin tutumu, koalisyon görüşmelerinin merkezine yerleşebilir.</p>

<p>İsrail'in 120 sandalyeli parlamentosunda hiçbir siyasi blokun çoğunluğu sağlayamaması ve hükümet kurma girişimlerinin sonuçsuz kalması durumunda yeniden genel seçim yapılması gerekecek. Yeni hükümet kuruluncaya kadar mevcut Netanyahu hükümeti görevini sürdürecek.</p>

<p>Netanyahu, İsrail tarihinin en uzun süre görev yapan başbakanı olma özelliğini taşıyor. Liderliğindeki mevcut hükümet ise ülkenin siyasi tarihindeki en aşırı sağ yönetim olarak nitelendiriliyor.</p>

<p>Arap partilerinin elde edeceği milletvekili sayısı, yalnızca kendi seçmenlerinin temsilini değil, Netanyahu karşıtı siyasi partilerin hükümet kurabilmek için hangi seçeneklere yöneleceğini de belirleyebilecek.</p>

<h3>BENNETT VE EISENKOT ARAP PARTİLERİYLE İTTİFAKA KARŞI</h3>

<p>Seçim anketlerinin ortaya koyduğu tabloya rağmen Netanyahu karşıtı muhalefetin önde gelen isimleri, Arap partileriyle hükümet kurma konusunda mesafeli açıklamalar yapıyor.</p>

<p>Muhalefet lideri Naftali Bennett, Arap partilerinin Siyonist olmadığını belirterek hükümet kurmak için söz konusu partilerin desteğine dayanmayacaklarını açıkladı.</p>

<p>İsrail ordusunun eski Genelkurmay Başkanı ve muhalefetin olası başbakan adaylarından Gadi Eisenkot da Arap partileriyle ortaklık kurulmasına karşı olduğunu ifade etti. Eisenkot, Netanyahu'nun kendisini Arap siyasi temsilcilerle ilişkilendiren seçim söylemlerini reddetti.</p>

<p>Netanyahu'nun seçim kampanyasında kullandığı sloganlardan biri, Ta'al Partisi lideri Ahmed Tibi'yi hedef alıyor. Netanyahu, Eisenkot'un hükümet kurabilmesi için Tibi'nin desteğine ihtiyaç duyacağı iddiasını öne çıkararak muhalefetin Arap partileriyle ilişkisini seçim konusu haline getiriyor.</p>

<h3>GENÇ SEÇMEN ATAMNEH STRATEJİK OY YERİNE ORTAK LİSTE'Yİ SEÇTİ</h3>

<p>İlk kez sandığa gidecek Leyla Atamneh, oy vereceği partiye karar verirken stratejik tercih ile siyasi ilkeleri arasında kaldığını anlatıyor. Başlangıçta Netanyahu karşıtı bir hükümetin kurulmasını kolaylaştırabileceğini düşündüğü Ra'am Partisine veya liberal Siyonist çizgideki Demokratlar Partisine oy vermeyi değerlendirdiğini belirtiyor.</p>

<p>Ra'am, özellikle Negev bölgesindeki Bedevi seçmenlerden destek alan, dini açıdan muhafazakâr bir siyasi parti olarak tanınıyor. Demokratlar ise liberal Siyonist siyasi çizgide faaliyet gösteriyor. Her iki partinin de Netanyahu karşıtı bir hükümette yer alma ihtimali, Atamneh'in ilk değerlendirmesinde etkili oldu.</p>

<p>Ancak genç seçmen, nihai kararını Ortak Liste'den yana verdiğini söylüyor. Atamneh, bazı konularda uzlaşmaya açık olsa da temel ahlaki ve siyasi değerlerinden vazgeçmek istemediğini, Filistinlilerin Filistinli siyasi temsilcileri desteklemesi gerektiğine inandığını dile getiriyor.</p>

<h3>RA'AM'IN 2021'DE HÜKÜMETE GİRMESİ YENİDEN GÜNDEMDE</h3>

<p>Ra'am Partisi, 2021 yılında İsrail'de kurulan geniş koalisyon hükümetine katılarak ülke tarihinde hükümet ortağı olan ilk Arap partisi olmuştu. Netanyahu'nun iktidardan uzaklaşmasını sağlayan koalisyonda yer alan parti, 2021-2022 döneminde hükümet ortaklığını sürdürmüştü.</p>

<p>Ra'am lideri Mansur Abbas, Filistinli vatandaşların haklarının korunması, kamu kaynaklarına erişimin artırılması ve toplumsal sorunların çözümü için hükümet içerisinde yer almanın gerekli olduğunu savunuyor.</p>

<p>Partinin yaklaşımı, Filistinli toplumun bütün kesimlerinde aynı desteği görmüyor. Siyaset bilimci Esad Ganem, Abbas'ın sınırlı bütçe kazanımları karşılığında siyasi konularda fazla taviz verdiğini savunarak Filistinli kimliği ve temel siyasi taleplerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Bedevi seçmenlerin ise Ra'am'a daha güçlü destek vermesi bekleniyor. Arap-Yahudi ilişkileri uzmanı Sabit Ebu Ras, Bedevi toplumundaki siyasi tartışmaların ağırlıklı olarak vatandaşlık hakları ve günlük yaşam koşulları üzerinden şekillendiğini ifade ediyor.</p>

<p>Ebu Ras'a göre Bedevi topluluklarının öncelikleri arasında resmî statüsü tanınmayan köylerin tanınması, eğitim yatırımlarının artırılması ve istihdam olanaklarının geliştirilmesi bulunuyor. Ra'am'ın yeniden hükümet ortağı olması, söz konusu taleplerin karşılanması için bir fırsat olarak görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ORTAK LİSTE HÜKÜMETE GİRMEDEN DESTEK VERMEYİ TARTIŞIYOR</h3>

<p>Esad Ganem, İsrail'deki Filistinli siyasi hareketlerin kendi toplumları içerisinde ortak ve güçlü bir siyasi yapı oluşturamamasının temsil kapasitesini sınırladığını belirtiyor. Ancak Ganem'e göre hükümete doğrudan katılmadan dışarıdan destek verilmesi de siyasi sonuç doğurabilecek seçenekler arasında bulunuyor.</p>

<p>Ganem, 1993 yılında Filistinli partilerin İzak Rabin hükümetini kabineye katılmadan desteklemesini örnek gösteriyor. Netanyahu hükümetinin değiştirilmesi için Arap partilerinin mutlaka koalisyon ortağı olmasının gerekmediğini, hükümet değişikliği isteyen parlamento çoğunluğunun parçası olabileceklerini söylüyor.</p>

<p>Ortak Liste lideri Yusuf Cebarin de geçen hafta yaptığı açıklamada, belirli koşulların kabul edilmesi halinde Netanyahu karşıtı bir hükümete dışarıdan destek vermeye hazır olduklarını ifade etti.</p>

<p>Cebarin'in dile getirdiği koşullar arasında Filistin devletinin kurulmasına yönelik siyasi bir yolun açılması ile İsrail'deki Filistinli topluluklarda organize suç ve şiddetle mücadele edilmesi yer alıyor.</p>

<h3>ARAP PARTİLERİNİN 15 İLA 17 MİLLETVEKİLİ ÇIKARMASI GÜNDEMDE</h3>

<p>Arap-Yahudi ilişkileri uzmanı Sabit Ebu Ras, muhalefetteki siyasi aktörlerin seçim öncesinde Arap partileriyle işbirliğini reddetmelerine rağmen sandıktan çıkacak sonuçlara göre tutumlarını değiştirebileceklerini düşünüyor.</p>

<p>Ebu Ras, Arap partilerinin Knesset'te 15, 16 veya 17 milletvekilliğine ulaşması halinde hükümet kurmak isteyen siyasi liderlerin kendileriyle görüşmek zorunda kalabileceklerini belirtiyor. Muhalefet liderlerinin kamuoyu önünde Arap partileriyle ortaklığı kabul etmediğini ancak seçim sonrasında farklı açıklamalar yapabileceklerini savunuyor.</p>

<p>Eisenkot liderliğindeki bir muhalefet hükümetinin Arap partilerinin desteğini kabul edebileceği görüşünü dile getiren Ebu Ras, koalisyonun kurulması için doğrudan hükümet ortaklığının dışında farklı işbirliği modellerinin de gündeme gelebileceğine işaret ediyor.</p>

<h3>GAZZE'DE 38 YAKININI KAYBEDEN EBU RAS HÜKÜMET DEĞİŞİKLİĞİ İSTİYOR</h3>

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 38 akrabasını kaybeden Sabit Ebu Ras, Netanyahu karşıtı bir hükümetin kurulmasının Filistin sorununu bütünüyle çözmeyeceğini kabul ediyor. Ancak mevcut hükümetin politikalarının değiştirilmesinin Filistinlilerin maruz kaldığı saldırı ve hak ihlallerinin azaltılması açısından önemli olduğunu düşünüyor.</p>

<p>Ebu Ras, işgalin sona erdirilmesi yönündeki siyasi hedeflerini korumakla birlikte önceliğinin Filistinlilerin hayatını kurtarmak olduğunu ifade ediyor. Hükümet değişikliğini de söz konusu öncelik çerçevesinde değerlendiriyor.</p>

<p>Filistinli siyasi temsilcilerin seçimlere ilişkin açıklamalarında, Netanyahu'nun iktidardan uzaklaştırılması ile Filistinlilerin uzun vadeli siyasi talepleri arasında ayrım yapıldığı görülüyor. Ra'am, hükümet ortaklığı aracılığıyla kazanım elde etmeyi savunurken Ortak Liste, belirli siyasi koşullar karşılığında dışarıdan destek seçeneğini gündeme getiriyor.</p>

<h3>ATAMNEH ANNESİNİ DE SANDIĞA GİTMEYE İKNA ETTİ</h3>

<p>Doğu Kudüs'te yaşayan Leyla Atamneh, seçimlere katılmama yönündeki görüşünü uzun yıllardır sürdüren annesini de bu kez oy kullanmaya ikna ettiğine inanıyor. Genç seçmen, mevcut hükümetin devam etmesi ile Netanyahu karşıtı bir yönetimin kurulması arasında Filistinliler açısından farklı sonuçlar doğabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Atamneh'e göre Netanyahu hükümetinin yeniden göreve gelmesini engellemek, bir Filistinlinin ölümünün veya bir evin yıkım kararının önlenmesine katkı sağlayabilirse oy kullanmak anlam taşıyacak. Ancak genç seçmen, seçimlere katılımın İsrail'in uluslararası alanda demokratik bir ülke olarak kendisini sunmasına katkıda bulunabileceği yönündeki kaygılarını da koruyor.</p>

<p>İsrail vatandaşı Filistinlilerin seçimler öncesinde karşı karşıya bulunduğu ikilem, Atamneh'in ailesindeki farklı görüşlerde de kendisini gösteriyor. Bir tarafta mevcut hükümeti değiştirmek amacıyla sandığa katılma isteği, diğer tarafta Filistinlilerin eşit haklara sahip olmadığı gerekçesiyle eleştirilen siyasi sisteme katılmayı reddeden yaklaşım bulunuyor.</p>

<p>27 Ekim'deki seçimlerde Filistinli seçmenlerin katılım oranı, Ra'am ile Ortak Liste'nin parlamentoda kaç sandalye kazanacağını ve Netanyahu karşıtı partilerin hükümet kurmak için ihtiyaç duyacakları desteği şekillendirecek.</p>

<p>Kaynak: Al Jazeera</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-secimlerinde-filistinli-secmenlerin-kritik-karari-netanyahunun-gelecegi-sandikta-belirlenecek</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/israil-secimleri.jpg" type="image/jpeg" length="70340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küba'da 2,7 milyon kişi susuz kaldı! Halk evlerinin bahçesine kuyu kazmaya başladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kubada-27-milyon-kisi-susuz-kaldi-halk-evlerinin-bahcesine-kuyu-kazmaya-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kubada-27-milyon-kisi-susuz-kaldi-halk-evlerinin-bahcesine-kuyu-kazmaya-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küba'da derinleşen enerji krizi, milyonlarca kişinin temiz şebeke suyuna erişimini engelliyor. Elektrik kesintileri nedeniyle su pompalama sistemlerinin devre dışı kalması sonucu 9,4 milyon nüfuslu ülkede yaklaşık 2,7 milyon kişi susuz kaldı. Halkın yüzde 29'unu etkileyen kriz nedeniyle maddi imkanı olanlar evlerinin bahçelerine kuyu kazdırırken diğerleri kilometrelerce uzaktan bidonlarla su taşıyor. Hükümet, soruna karşı güneş enerjili pompalar ve yedek jeneratörleri devreye alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küba'da uzun süredir devam eden elektrik kesintileri, ülke genelinde milyonlarca insanın günlük yaşamını etkileyen su krizine yol açtı. Elektrikle çalışan pompa istasyonlarının faaliyetlerini sürdürememesi nedeniyle hanelere şebeke suyu ulaştırılamazken vatandaşlar temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için alternatif yöntemlere başvurmaya başladı. Başkent Havana başta olmak üzere farklı bölgelerde yaşayan Kübalılar, su temin etmek amacıyla bahçelerine kuyu kazdırıyor, depolar kuruyor veya sokaklardaki su kaynaklarından doldurdukları bidonları evlerine taşıyor.</p>

<p>Resmi verilere göre 9,4 milyon nüfuslu Küba'da yaklaşık 2,7 milyon kişi evlerinde şebeke suyuna erişemiyor. Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 29'una karşılık gelen söz konusu kesim, içme, yemek pişirme, temizlik ve çamaşır gibi günlük ihtiyaçları için suyu farklı kaynaklardan temin etmek zorunda kalıyor. Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan yetkililer ve bölge sakinleri, ocak ayından itibaren su teminindeki sorunların belirgin biçimde ağırlaştığını aktardı.</p>

<h3>KÜBA'DA NEDEN MİLYONLARCA KİŞİ SUSUZ KALDI?</h3>

<p>Küba'daki su krizinin temel nedenlerinden birini elektrik kesintileri oluşturuyor. Ülkede şebeke suyunun yüzde 80 ila 85'inin hanelere ulaştırılabilmesi için elektrikli türbinlerle çalışan pompalama sistemlerine ihtiyaç duyuluyor. Elektrik arzındaki kesintiler, suyun dağıtım hatlarına aktarılmasını engelleyerek çok sayıda yerleşim bölgesinde muslukların susuz kalmasına neden oluyor.</p>

<p>ABD'nin enerji ablukası nedeniyle derinleşen yakıt sıkıntısı, elektrik üretimindeki sorunları ağırlaştırırken uzun süreli kesintiler ülke genelinde günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Elektrik şebekesindeki aksaklıklar yalnızca evlerin enerji ihtiyacını değil, su pompalama istasyonlarının çalışmasını da doğrudan etkiliyor. Su dağıtım sisteminin büyük ölçüde elektrik enerjisine bağımlı olması, kesintilerin milyonlarca haneye yansımasına yol açıyor.</p>

<h3>ULUSAL SU İDARESİ: KRİZ OCAK AYINDAN BERİ AĞIRLAŞIYOR</h3>

<p>Küba Ulusal Su İdaresinin üst düzey yetkililerinden Yunior Gonzalez, AFP'ye yaptığı açıklamada su teminindeki sorunların yalnızca elektrik kesintilerinden kaynaklanmadığını belirtti. Pompalama ve dağıtım sistemlerinde kullanılan ekipmanların arızalanması, su borularındaki sızıntılar ve ülkede yaşanan kuraklık da mevcut krizi ağırlaştıran etkenler arasında bulunuyor.</p>

<p>Gonzalez, ocak ayından itibaren su teminindeki durumun gözle görülür biçimde kötüleştiğini ifade etti. Elektrik kesintileriyle birlikte altyapıdaki teknik sorunların devam etmesi, suyun hanelere düzenli ulaştırılmasını güçleştiriyor. Ülke genelinde su dağıtımının sürdürülebilmesi için hem enerji teminine hem de mevcut altyapının çalışır durumda tutulmasına ihtiyaç duyuluyor.</p>

<h3>RESTORANINI AÇIK TUTABİLMEK İÇİN BAHÇESİNE KUYU KAZDIRDI</h3>

<p>Küba'daki su sıkıntısı, evlerin yanı sıra ticari işletmelerin faaliyetlerini de etkiliyor. Başkent Havana'nın yaklaşık 100 kilometre doğusunda bulunan Matanzas vilayetinde restoran işleten Kevin Martinez, su kesintileri nedeniyle işletmesini defalarca kapatmak zorunda kaldı. Düzenli su temin edemeyen Martinez, sorunu çözebilmek amacıyla restoranının bahçesine kuyu açtırdı.</p>

<p>Daha önce haftada üç kez tankerle su satın alan işletmeci, sürekli su temin etmenin maliyetinden kurtulmak için yer altı su kaynaklarına yöneldi. Martinez, yaşadığı süreci AFP'ye şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Tesisimizi su olmadığı için defalarca kapatmak zorunda kaldık; kuyu kazma noktasına da böyle geldik. Kömürle yemek pişirmek ya da güneş paneli kurmak zorunda kalacağımı düşünmediğim gibi bir gün kuyu kazacağımı da hiç hayal etmezdim."</p>

<h3>10 METRE DERİNLİKTE SU BULUNDU, KUYU KAZICILARINA TALEP ARTTI</h3>

<p>Kevin Martinez'in restoranında açılan kuyuda yerin 10 metre altında suya ulaşıldı. Kuyu kazma işlemini gerçekleştiren Elizardo Cardoso, son dönemde işlerine yönelik talebin olağanüstü arttığını belirtti. Şebeke suyuna düzenli erişemeyen işletmeler ve ev sahipleri, kendi su kaynaklarını oluşturmak için kuyu kazıcılarına başvuruyor.</p>

<p>Maddi imkanı bulunan Kübalılar, mülklerine kuyu açtırmanın yanı sıra bahçelerine sarnıçlar inşa ettiriyor veya çatılarına su depoları yerleştiriyor. Söz konusu yöntemler, merkezi su şebekesinden bağımsız su temin etmek ya da kesintiler sırasında kullanılabilecek suyu depolamak amacıyla tercih ediliyor.</p>

<h3>KAÇAK SU POMPALARI MAHALLELERDEKİ SU BASINCINI DÜŞÜRÜYOR</h3>

<p>Küba'da bazı vatandaşlar, şebekede kalan sınırlı miktardaki suyu evlerine çekebilmek için borulara izinsiz pompalar bağlıyor. Halk arasında "su hırsızı" olarak adlandırılan cihazlar, dağıtım hatlarındaki suyun pompa yardımıyla belirli hanelere aktarılmasını sağlıyor.</p>

<p>Aynı mahallede çok sayıda kaçak pompanın kullanılması, şebekedeki su basıncının tamamen düşmesine neden olabiliyor. Basıncın azalmasıyla birlikte diğer evlere su ulaşması engellenirken merkezi dağıtım sistemindeki mevcut sorunlar daha da ağırlaşıyor. Özellikle kendi kuyusunu açtırma veya pompa satın alma imkanı bulunmayan haneler, suya erişimde daha fazla güçlük yaşıyor.</p>

<h3>KÜBALILAR SUYU KİLOMETRELERCE UZAKTAN EVLERİNE TAŞIYOR</h3>

<p>Kendi imkanlarıyla kuyu açamayan veya su pompası satın alamayan Kübalılar, günlük ihtiyaçlarını karşılamak için sokaklardaki su kaynaklarına yöneliyor. Vatandaşlar, açık borulardan ve ortak su noktalarından doldurdukları bidonları kilometrelerce uzaklıktaki evlerine taşımak zorunda kalıyor.</p>

<p>Su taşımak için el arabaları, bisikletler, otomobillerin bagajları ve at arabaları kullanılıyor. Su kaynaklarının bulunduğu noktalarda bidon ve kovalarla bekleyen vatandaşlar, temin ettikleri suyu evlerine ulaştırdıktan sonra yemek pişirme, çamaşır yıkama ve temizlik gibi ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyor.</p>

<h3>HAVANA'DA 200 LİTRELİK SU DEPOSUNU EL ARABASIYLA TAŞIYOR</h3>

<p>Başkent Havana'nın tarihi merkezinde yaşayan 30 yaşındaki Maykel Aguilar, günlük su ihtiyacını sokakta bulunan bir su borusundan karşılıyor. Aguilar, 200 litrelik deposunu ve kovalarını borudan akan suyla doldurduktan sonra el arabasıyla evine götürüyor. Eve ulaştığında ise taşıdığı suyu merdivenlerden yukarı çıkarması gerekiyor.</p>

<p>Aguilar, bir seferde taşıyabildiği suyun günlük ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek, "Böyle küçük bir seferlik su; bir posta çamaşır yıkamaya, evi temizlemeye ve yemek pişirmeye ancak yetiyor. Hemen ardından suyunuz yine bitiyor." dedi. Havana'da yaşayan çok sayıda kişi, benzer şekilde su temin etmek için gün içinde ortak su noktalarına gidiyor.</p>

<h3>İKİ ÇOCUK ANNESİ YUSİMY GUERRA: BU GÜNLÜK BİR MÜCADELE</h3>

<p>Küba'daki su sıkıntısından etkilenenler arasında 40 yaşındaki iki çocuk annesi Yusimy Guerra da bulunuyor. Ortak su kaynaklarında bidon ve kovalarıyla bekleyen Guerra, her gün elektrik kesintileri yaşandığını ve ailesinin su ihtiyacını karşılamak için sürekli su taşımak zorunda kaldığını anlattı.</p>

<p>Guerra, elektrik ve su kesintilerinin günlük yaşam üzerindeki etkisini "Bu günlük bir mücadele" sözleriyle ifade etti. Su noktalarında oluşan sıralar, şebeke suyuna erişemeyen vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için başvurduğu yöntemlerden biri haline geldi.</p>

<h3>SU KRİZİ HAVANA'DA PROTESTOLARA YOL AÇTI</h3>

<p>Küba'da su temininde yaşanan sorunlar, ülkedeki diğer ekonomik ve sosyal sıkıntılarla birlikte toplumsal huzursuzluğun artmasına neden oluyor. Yüksek enflasyon, gıda kıtlığı ve ilaç teminindeki güçlüklerin devam ettiği ülkede su kesintileri de vatandaşların günlük yaşamını etkileyen başlıca sorunlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Başkent Havana'nın farklı belediyelerinde son aylarda su kesintilerine karşı çok sayıda protesto düzenlendi. Özellikle kadınların öncülük ettiği gösterilerde, hanelere düzenli su ulaştırılamaması nedeniyle yaşanan sorunlar gündeme getirildi. Protestolar, su krizinin başkentteki farklı bölgelerde de etkisini sürdürdüğünü ortaya koydu.</p>

<h3>KÜBA'DA 870'TEN FAZLA GÜNEŞ ENERJİLİ SU POMPASI KURULDU</h3>

<p>Küba hükümeti, su temininde elektrik şebekesine olan bağımlılığı azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliyor. Ulusal su idaresi, elektrik kesintilerinden etkilenen pompalama sistemlerinin bir bölümünü güneş enerjisiyle çalıştırmak için yeni altyapı çalışmaları yürütüyor.</p>

<p><img alt="Kuba 11" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/kuba-11.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusal Su İdaresi yetkilisi Yunior Gonzalez, ülke genelinde kurulması planlanan 1300 güneş enerjili su pompasından 870'ten fazlasının devreye alındığını açıkladı. Gonzalez, kurulan sistemlerden yaklaşık 500 bin kişinin yararlandığını bildirdi. Güneş enerjili pompalar, su temininde merkezi elektrik şebekesine duyulan ihtiyacı azaltmaya yönelik çalışmalar kapsamında kullanılıyor.</p>

<h3>HAVANA'NIN ANA SU KAYNAĞINA İKİ BÜYÜK JENERATÖR YERLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>Küba yönetimi, güneş enerjili su pompalarının yanı sıra mevcut su altyapısının elektrik kesintileri sırasında çalışmasını sağlayacak yedek enerji sistemleri de kuruyor. Başkent Havana'nın ana su kaynaklarından biri olan Albear Su Kemeri'ne kısa süre önce dizelle çalışan iki büyük yedek jeneratör yerleştirildi.</p>

<p>Jeneratörlerin kurulması, elektrik kesintileri sırasında su temininde yaşanan aksaklıkları azaltmaya yönelik altyapı çalışmaları arasında yer alıyor. Ulusal Su İdaresi yetkilisi Yunior Gonzalez ise güneş enerjili pompalar ve yedek jeneratörler gibi yatırımların oldukça yüksek maliyet gerektirdiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Latin Amerika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kubada-27-milyon-kisi-susuz-kaldi-halk-evlerinin-bahcesine-kuyu-kazmaya-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 07:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/kuba-1111.jpg" type="image/jpeg" length="58216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail ordusu işgal altındaki Filistin, Lübnan ve Suriye topraklarında seçim sandıkları kurdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-ordusu-isgal-altindaki-filistin-lubnan-ve-suriye-topraklarinda-secim-sandiklari-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-ordusu-isgal-altindaki-filistin-lubnan-ve-suriye-topraklarinda-secim-sandiklari-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak parlamento seçimleri öncesinde askerler ve komutanlar için oy verme işlemleri başladı. İsrail ordusu, işgal altında tuttuğu Gazze Şeridi, Batı Şeria, Lübnan'ın güneyi ve Suriye'ye ait Hermon Dağı dahil 850'den fazla noktada seçim merkezi kurdu. Kamuoyu yoklamalarında Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Likud Partisi ile muhalefet lideri Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi arasındaki yarış başa baş devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail'de 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek 26. Parlamento seçimleri öncesinde ordu mensupları için erken oy kullanma süreci başladı. İsrail ordusu, askerlerin ve komutanların görev yaptıkları askeri üsler ile karakollarda oy kullanabilmeleri amacıyla ülke genelinde ve işgal altında tuttuğu bölgelerde seçim merkezleri oluşturdu. Oy verme işlemleri, İsrail'in işgal altında tuttuğu Filistin topraklarının yanı sıra Lübnan ve Suriye'ye ait bölgelerde de gerçekleştiriliyor.</p>

<p>İsrail ordusundan yapılan açıklamada, 21 Ekim itibarıyla askeri üslerde ve karakollarda kurulan sandıklarda oy verme işlemlerinin başladığı bildirildi. Askerlerin ve komutanların 850'den fazla merkezde oy kullanabileceği belirtilirken askeri bölgelerde oluşturulan sandıkların 27 Ekim'de genel seçimler için oy verme işlemlerinin sona ermesine kadar açık tutulacağı kaydedildi.</p>

<h3>İSRAİL ORDUSU 850'DEN FAZLA NOKTADA SEÇİM MERKEZİ KURDU</h3>

<p>İsrail ordusu, 26. İsrail Meclisi seçimleri kapsamında askerlerin ve komutanların oy kullanabilmesi için askeri bölgelerde seçim hazırlıklarını tamamladığını açıkladı. Ordu tarafından yapılan bilgilendirmede, farklı bölgelerde bulunan askeri üsler ve karakollarda toplam 850'den fazla oy verme merkezinin oluşturulduğu belirtildi.</p>

<p>Askeri personelin görev yaptığı bölgelerde oy kullanabilmesine yönelik düzenleme kapsamında sandıklar 21 Ekim'de açıldı. İsrail ordusu, söz konusu merkezlerde oy verme işlemlerinin 27 Ekim'de yapılacak parlamento seçimlerinin tamamlanmasına kadar devam edeceğini duyurdu. Düzenleme, askerlerin yanı sıra komutanların da görev bölgelerinde oy kullanmasını kapsıyor.</p>

<h3>GAZZE ŞERİDİ VE BATI ŞERİA'DA OY VERME MERKEZLERİ AÇILDI</h3>

<p>İsrail ordusunun açıkladığı seçim düzenlemesi kapsamında, işgal altında bulunan Filistin topraklarında da askeri oy verme merkezleri oluşturuldu. Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki İsrail askeri varlığının bulunduğu bölgeler, askerler ve komutanlar için sandık kurulan noktalar arasında yer aldı.</p>

<p>İsrail ordusunun açıklamasında, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki askeri merkezlerin 27 Ekim'deki parlamento seçimleri için yürütülen oy verme sürecine dahil edildiği belirtildi. Söz konusu sandıkların İsrail ordusu mensuplarının oy kullanmasına yönelik oluşturulduğu kaydedildi.</p>

<h3>LÜBNAN'IN GÜNEYİNDEKİ İŞGAL BÖLGELERİNDE DE SANDIK KURULDU</h3>

<p>İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde işgal altında tuttuğu bölgelerde de seçim merkezleri kurduğunu açıkladı. Askeri üsler ve karakollarda oluşturulan oy verme noktalarının, bölgede görev yapan İsrail askerleri ile komutanların 26. Parlamento seçimlerine katılmasını sağlamak amacıyla hazırlandığı bildirildi.</p>

<p>Lübnan'ın güneyindeki askeri merkezlerde oy verme işlemleri, İsrail ordusunun diğer bölgelerdeki seçim takvimiyle aynı tarihte başladı. Ordu açıklamasına göre söz konusu merkezlerdeki sandıklar da 27 Ekim'de oy verme sürecinin sona ermesine kadar açık kalacak.</p>

<h3>SURİYE TOPRAĞI HERMON DAĞI'NDA İSRAİL ASKERLERİ OY KULLANIYOR</h3>

<p>İsrail ordusunun seçim merkezi kurduğu bölgeler arasında Suriye'ye ait Hermon Dağı da bulunuyor. Şeyh Dağı olarak da bilinen ve İsrail'in işgal altında tuttuğu bölgeler arasında yer alan Hermon'da, askeri personelin oy kullanabilmesi için sandıklar oluşturuldu.</p>

<p>Ordu tarafından yayımlanan açıklamada, Hermon Dağı'ndaki askeri merkezlerin de erken oy verme uygulamasına dahil edildiği belirtildi. Suriye toprağındaki söz konusu bölgede görev yapan İsrail askerleri ve komutanları, 27 Ekim'deki seçimler öncesinde açılan sandıklarda oy kullanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İSRAİL'DE PARLAMENTO SEÇİMLERİ 27 EKİM'DE YAPILACAK</h3>

<p>İsrail'de 26. Parlamento seçimleri 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Askeri personel için 21 Ekim'de başlayan oy verme işlemleri, seçim gününe kadar devam edecek. İsrail ordusu, askerlerin görev yaptıkları bölgelerde oy kullanabilmesi amacıyla askeri üslerde ve karakollarda kurulan merkezleri seçim sürecine dahil etti.</p>

<p>İsrail'deki parlamento seçimlerinde seçmenler, 120 sandalyeli İsrail Meclisi Knesset'in üyelerini belirliyor. Seçimlerin ardından hükümetin kurulabilmesi için Meclis'teki çoğunluğun desteğinin sağlanması gerekiyor. Başbakanlık görevini üstlenecek isim de parlamentodaki hükümet kurma süreci sonucunda belirleniyor.</p>

<h3>NETANYAHU İLE GADİ EİSENKOT ARASINDA SEÇİM YARIŞI</h3>

<p>İsrail'de parlamento seçimleri öncesinde yapılan kamuoyu yoklamaları, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Likud Partisi ile muhalif lider Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi arasındaki yarışın başa baş devam ettiğini gösteriyor. İki siyasi parti, 27 Ekim'de gerçekleştirilecek seçimler öncesinde kamuoyu araştırmalarında öne çıkan aktörler arasında yer alıyor.</p>

<p>Kamuoyu yoklamalarında iki parti arasındaki rekabetin yakın seyretmesi, seçim öncesindeki siyasi tablonun temel unsurlarından birini oluşturuyor. İsrail'de hükümetin kurulması, seçimlerin ardından parlamentoda yeterli sayıda milletvekilinin desteğinin alınmasına bağlı bulunuyor.</p>

<h3>İSRAİL'DE BAŞBAKAN NASIL SEÇİLİYOR?</h3>

<p>İsrail'de başbakan, halk tarafından doğrudan seçilmiyor. Ülkede uygulanan parlamenter sistem kapsamında seçmenler milletvekillerini belirlerken hükümetin kurulması için Meclis'te çoğunluk desteğinin sağlanması gerekiyor. Başbakanlık görevini, parlamentodaki en az 61 milletvekilinin güvenoyunu alabilecek bir hükümet kurmayı başaran kişi üstleniyor.</p>

<p>Knesset'teki toplam 120 sandalye dikkate alındığında hükümetin güvenoyu alabilmesi için en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. Dolayısıyla 27 Ekim'deki seçimlerde partilerin kazanacağı milletvekili sayıları, seçim sonrası hükümet kurma sürecinin temelini oluşturacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-ordusu-isgal-altindaki-filistin-lubnan-ve-suriye-topraklarinda-secim-sandiklari-kurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 07:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/israil-secim.jpg" type="image/jpeg" length="94746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'den Yunanistan'a elektrik, su ve doğal gaz teklifi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-yunanistana-elektrik-su-ve-dogal-gaz-teklifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-yunanistana-elektrik-su-ve-dogal-gaz-teklifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Brüksel'deki temaslarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın New York'taki Birleşmiş Milletler zirvesinde Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis'e yaptığı enerji teklifini açıkladı. Erdoğan'ın Yunanistan'a Türkiye üzerinden elektrik, su ve doğal gaz sağlanmasını önerdiğini belirten Fidan, Ege Denizi'ndeki 12 mil meselesine ve Atina yönetiminin Türkiye politikasına ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirdiği temasların ardından basın mensuplarına Türkiye-Yunanistan ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis arasında New York'ta düzenlenen son Birleşmiş Milletler (BM) zirvesinde gerçekleşen görüşmeye değinen Fidan, Erdoğan'ın Yunanistan'a doğrudan Türkiye'den enerji temin edilmesini önerdiğini aktardı. Bakan Fidan, iki ülke arasındaki Ege Denizi anlaşmazlıkları, Yunanistan'ın karasularını genişletme meselesi ve sorunların çözümünde siyasi iradenin rolü hakkında da konuştu.</p>

<h3>ERDOĞAN'DAN MİÇOTAKİS'E ELEKTRİK, SU VE DOĞAL GAZ TEKLİFİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM zirvesi kapsamında Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaşan Fidan, enerji alanında iş birliği teklifinin gündeme geldiğini söyledi. Erdoğan'ın, Yunanistan'ın uzak mesafelerden enerji temin etmek amacıyla Avrupa fonlarından yüksek miktarda kaynak kullanması yerine Türkiye'nin sağlayabileceği imkânlardan yararlanmasını önerdiğini belirtti.</p>

<p>Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Miçotakis'e yönelik sözlerini şöyle aktardı:</p>

<p>"Elektriği 2.000 kilometre uzaklıktan getirmek için Avrupa fonlarından 2 milyar avronun üzerinde harcama yapmak yerine, elektriği bizden satın almanızı tercih ederim. Türkiye anakarasından, yalnızca 70 mil uzaklıktan size su, elektrik ve doğal gaz sağlayabiliriz."</p>

<p>Erdoğan'ın teklifinde, Yunanistan'ın enerji temini için planladığı uzun mesafeli bağlantılar ile Türkiye üzerinden sağlanabilecek kaynaklar arasındaki mesafe farkı yer aldı. Fidan'ın aktardığı açıklamada, Avrupa fonlarından yapılacak 2 milyar avroyu aşan harcamaya karşılık Türkiye anakarasından 70 mil mesafede elektrik, su ve doğal gaz sağlanabileceği ifade edildi.</p>

<h3>YUNANİSTAN'IN KARASULARINI 12 MİLE ÇIKARMA MESELESİ</h3>

<p>Bakan Fidan, açıklamalarında Türkiye ile Yunanistan arasında uzun süredir gündemde bulunan Ege Denizi'ndeki karasuları anlaşmazlığına da değindi. Yunanistan'ın karasularının genişliğini 12 deniz miline çıkarma ihtimali hakkında konuşan Fidan, Atina yönetiminin Türkiye ile mevcut sorunlar çözülmeden tek taraflı bir adım atmayacağı yönünde açık bir taahhütte bulunmadığını söyledi.</p>

<p>Fidan, Yunanistan'ın tutumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Yunanistan, Türkiye ile mesele çözülmeden böyle bir adıma başvurmayacağını hiçbir zaman açıkça beyan etmemiştir."</p>

<p>Türkiye'nin iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların çözümü konusunda mevcut durumu koruduğunu belirten Fidan, sorunların karşılıklı görüşmeler yoluyla ele alınmasına ilişkin yaklaşımını da anlattı. Bakan Fidan, Ankara'nın sorunların medeni yöntemlerle çözülmesini beklediğini ve mevcut statükonun korunduğunu ifade etti.</p>

<h3>FİDAN: SORUNLARIMIZI MEDENİ ŞEKİLDE ÇÖZMEYİ BEKLİYORUZ</h3>

<p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki meselelerin çözülebileceğini belirten Dışişleri Bakanı Fidan, anlaşmazlıkların giderilmesi için siyasi iradenin önemine dikkat çekti. İki ülke arasındaki mevcut durumun sürdürüldüğünü ifade eden Fidan, çözüm için gerekli siyasi meşruiyetin Cumhurbaşkanı Erdoğan'da bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Fidan, konuya ilişkin açıklamasında, "Şimdiye kadar sorunlarımızı medeni bir şekilde çözmeyi bekleyerek statükoyu koruyoruz. Bu mesele çözülebilirdir. Problemin çözümü için ihtiyaç duyulan siyasi iradeyi ortaya koyabilecek gerekli siyasi meşruiyete yalnızca Cumhurbaşkanı Erdoğan sahiptir." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Fidan, Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki anlaşmazlıkların çözümü için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi konumuna işaret ederken Yunanistan tarafına da çağrıda bulundu. Erdoğan'ın görevde bulunduğu dönemin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Fidan, iki ülke arasındaki sorunların çözümü için birlikte çalışılması mesajını verdi.</p>

<h3>YUNANİSTAN'A ERDOĞAN İLE ÇALIŞMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, Yunanistan'a yönelik mesajında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorunların çözümünde gerekli siyasi meşruiyete sahip olduğunu bir kez daha vurguladı. Yunan yetkililere mevcut dönemi değerlendirmeleri yönünde tavsiyede bulunan Fidan, Erdoğan ile birlikte çalışılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Fidan, "Sorun çözülebilir. Sorunu çözmek için gereken siyasi meşruiyete sahip tek kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır. Yunan dostlarıma tavsiyem, o hâlâ oradayken anı yakalayın ve onunla çalışın." dedi.</p>

<p>Bakan Fidan'ın açıklamalarında, iki ülke arasındaki sorunların çözümüne yönelik siyasi iradenin yanı sıra Yunanistan'ın iç siyasi gündeminde Türkiye'nin nasıl ele alındığı da yer aldı. Fidan, Yunan siyasetinde Türkiye karşıtı söylemlerin kullanımına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p>

<h3>FİDAN: TÜRKİYE OLMADAN YUNAN İÇ SİYASETİ VAR OLAMAZ</h3>

<p>Yunanistan'ın iç politikasında Türkiye karşıtı açıklamalara yer verilmesine değinen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, söz konusu söylemlerin Yunan siyasi hayatında kullanıldığını belirtti. Türkiye karşıtı söylemleri aspirin benzetmesiyle anlatan Fidan, Yunanistan'ın iç siyasi tartışmalarında Türkiye'nin sahip olduğu yere ilişkin ifadeler kullandı.</p>

<p>Fidan, "Yunan iç siyasetinde biraz anti-Türkiye retoriği gereklidir. Bu aspirin gibidir. Türkiye olmadan Yunan iç siyaseti var olamaz." dedi.</p>

<p>Brüksel'deki temaslarının ardından yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Miçotakis'e sunduğu enerji teklifini paylaşan Fidan, Ege Denizi'ndeki 12 deniz mili anlaşmazlığına ilişkin Türkiye'nin yaklaşımını ve iki ülke arasındaki sorunların çözümü konusunda Erdoğan'ın rolüne dair görüşlerini aktardı. Bakan Fidan'ın açıklamalarında Yunanistan'a enerji tedariki, karasularının genişletilmesi ve ikili ilişkilerde siyasi diyalog başlıkları yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-yunanistana-elektrik-su-ve-dogal-gaz-teklifi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 22:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/02/erdogan-micotakis.jpg" type="image/jpeg" length="60558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Aliyev telefonda görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-aliyev-telefonda-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-aliyev-telefonda-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Azerbaycan'daki okullarda başörtüsü kısıtlaması nedeniyle Ankara ile Bakü arasında görüş ayrılıklarının yaşandığı dönemde gerçekleşen görüşmede, iki ülke ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Erdoğan, Aliyev'i 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13'üncü Zirvesi'ne davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 21 Ekim 2026 tarihinde telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre iki lider, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ikili ilişkileri, bölgesel meseleleri ve küresel gelişmeleri değerlendirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, Azerbaycan'ın bağımsızlığının 35'inci yıl dönümü ve Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi gündeme geldi.</p>

<h3>ERDOĞAN İLE ALİYEV ARASINDA TELEFON GÖRÜŞMESİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev arasındaki telefon görüşmesinin ayrıntıları Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklamada, liderlerin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gündemdeki gelişmeleri ele aldığı belirtildi. Erdoğan, görüşmede iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına dikkat çekerek mevcut iş birliğinin daha ileri seviyelere taşınacağını ifade etti.</p>

<p>Telefon görüşmesi, Azerbaycan'daki okullarda uygulanan başörtüsü kısıtlaması nedeniyle Ankara ile Bakü arasında görüş ayrılıklarının yaşandığı bir dönemde gerçekleşti. Türkiye'den gelen eleştirilere Azerbaycan yönetiminin tepki göstermesinin ardından iki ülke arasındaki ilişkiler kamuoyunda gündeme gelmişti. Söz konusu gelişmelerin ardından Erdoğan ve Aliyev'in doğrudan temas kurması, iki ülke liderlerinin diplomatik görüşmelerini sürdürmesi açısından gündemde yer aldı.</p>

<h3>AZERBAYCAN'DAKİ BAŞÖRTÜSÜ KISITLAMASI GÜNDEME GELMİŞTİ</h3>

<p>Azerbaycan'daki okullarda başörtüsüne yönelik uygulanan kısıtlamalar, Türkiye ile Azerbaycan arasında görüş ayrılıklarına neden olan konular arasında yer aldı. Uygulamalara Türkiye'den yöneltilen eleştiriler, Bakü yönetiminin tepkisiyle karşılaştı. İki ülke arasında yaşanan karşılıklı açıklamalar, Erdoğan ile Aliyev arasındaki telefon görüşmesinden önce gündeme gelen gelişmeler arasında bulunuyordu.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının telefon görüşmesine ilişkin açıklamasında ise başörtüsü kısıtlamasının liderler arasında ele alınıp alınmadığına dair herhangi bir bilgi verilmedi. Resmî açıklamada görüşmenin gündemi Türkiye-Azerbaycan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeler, iki ülke arasındaki iş birliği ve Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi olarak aktarıldı.</p>

<h3>ERDOĞAN'DAN TÜRKİYE-AZERBAYCAN İŞ BİRLİĞİ MESAJI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile gerçekleştirdiği görüşmede Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin temelinde bulunan kardeşlik bağlarına vurgu yaptı. Erdoğan, iki ülkenin kardeşlik hukukundan aldığı güçle iş birliğini daha ileri seviyelere taşıyacağını belirtti.</p>

<p>İletişim Başkanlığının açıklamasında Erdoğan'ın iki ülke arasındaki iş birliğine ilişkin ifadelerine yer verilirken, görüşmede bölgesel ve küresel gelişmelerin de ele alındığı bildirildi. Liderlerin söz konusu gelişmeler kapsamında hangi başlıkları ayrıntılı olarak görüştüğüne ilişkin ek bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>ALİYEV'E ANKARA'DAKİ TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI ZİRVESİ İÇİN DAVET</h3>

<p>Telefon görüşmesinin gündemindeki konulardan biri de 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13'üncü Zirvesi oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i Türkiye'nin başkentinde gerçekleştirilecek zirveye davet etti. Davet, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının görüşmeye ilişkin açıklamasında da yer aldı.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı, üye ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve diğer alanlardaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor. Ankara'da gerçekleştirilecek 13'üncü zirveye ilişkin Aliyev'e iletilen davet, Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı arasındaki telefon görüşmesinde açıklanan somut gündem maddelerinden biri oldu. Aliyev'in davete verdiği yanıta ilişkin ise paylaşılan açıklamada bilgi bulunmadı.</p>

<h3>ERDOĞAN, AZERBAYCAN'IN BAĞIMSIZLIĞININ 35'İNCİ YILINI KUTLADI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, telefon görüşmesinde Azerbaycan'ın bağımsızlığının 35'inci yıl dönümünü de kutladı. Azerbaycan, 18 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığını yeniden kazanmıştı. Ülkenin bağımsızlığının 35'inci yıl dönümü, 18 Ekim 2026 tarihinde kutlandı.</p>

<p>Erdoğan'ın Aliyev'e ilettiği kutlama mesajı, İletişim Başkanlığının açıklamasında yer alan başlıklardan biri oldu. Cumhurbaşkanı, Azerbaycan'ın bağımsızlık yıl dönümünü bir kez daha kutlarken Aliyev'e Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi için davetini de iletti.</p>

<h3>CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞINDAN RESMÎ AÇIKLAMA</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Erdoğan ile Aliyev arasındaki telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada iki liderin ele aldığı konuları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Azerbaycan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede Türkiye ile Azerbaycan’ın kardeşlik hukukundan aldığı güçle iş birliğini daha ileri seviyelere taşıyacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanımız görüşmede, Azerbaycan’ın bağımsızlığının 35’inci yıl dönümünü bir kez daha kutlarken Aliyev’i, Ankara’da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13’üncü Zirvesi’ne davet etti."</p>

<p>Resmî açıklamada görüşmenin süresine ilişkin herhangi bir ayrıntı paylaşılmadı. Liderler arasında ele alınan bölgesel ve küresel gelişmelerin kapsamı hakkında da ayrıca bilgi verilmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-aliyev-telefonda-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/04/aliyev.webp" type="image/jpeg" length="74015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="26978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="63612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="82623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="42173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="83515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="55170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="15126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="80563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="97294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="23393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="23366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="71877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="12396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="64745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="22451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="48141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="70224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="43437"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="53873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="40002"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
