<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 09 Oct 2026 22:37:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nobel Barış Ödülü, İsrail'in Gazze'deki soykırımını belgeleyen isme verildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nobel-baris-odulu-israilin-gazzedeki-soykirimini-belgeleyen-isme-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nobel-baris-odulu-israilin-gazzedeki-soykirimini-belgeleyen-isme-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Nobel Barış Ödülü'nün sahibi, Güney Afrikalı hukukçu ve eski Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay oldu. Norveç Nobel Komitesi, 85 yaşındaki Pillay'ın uluslararası hukuk, insan hakları ve savaş suçlarının yargılanmasına yönelik çalışmalarını ödülün gerekçesi olarak açıkladı. Pillay, İsrail'in Gazze'de soykırım işlediği sonucuna varan Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonuna da başkanlık etmişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 Nobel Barış Ödülü, Güney Afrikalı hukukçu Navanethem "Navi" Pillay'a verildi. Norveç Nobel Komitesi, 9 Ekim 2026 Cuma günü Norveç'in başkenti Oslo'da yaptığı açıklamada, Pillay'ın barışın ve uluslararası hukukun geliştirilmesine yönelik çalışmalarından dolayı ödüle layık görüldüğünü duyurdu. Daha önce Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği görevini üstlenen Pillay, uluslararası mahkemelerde savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım davalarında görev aldı.</p>

<p>Norveç Nobel Komitesi Başkanı Jørgen Watne Frydnes, ödülün açıklanması sırasında uluslararası hukuk sisteminin giderek artan baskılarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Frydnes, Pillay'ın uluslararası suçların soruşturulması ve sorumluların yargılanması konusundaki çalışmalarına dikkat çekerek hukuk kurumlarının barışın korunmasındaki rolünü vurguladı.</p>

<h3>NOBEL KOMİTESİ ÖDÜLÜN GEREKÇESİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Norveç Nobel Komitesi tarafından yayımlanan açıklamada, Pillay'ın uzun yıllardır uluslararası hukukun geliştirilmesi ve ağır insan hakları ihlallerinin yargılanması için çalıştığı belirtildi. Komite, özellikle savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırımın uluslararası yargı mekanizmaları aracılığıyla ele alınmasındaki katkılarını ödül gerekçeleri arasında gösterdi.</p>

<p>Açıklamada, devletlerin ve siyasi liderlerin uluslararası hukuk karşısındaki sorumluluklarına da yer verildi. Hukukun üstünlüğünün barışın korunması ve anlaşmazlıkların şiddete başvurulmadan çözülmesi açısından taşıdığı önem vurgulandı.</p>

<h3>GAZZE'DEKİ SOYKIRIM RAPORUNA BAŞKANLIK ETMİŞTİ</h3>

<p>Navi Pillay, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki eylemlerini inceleyen Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun başkanlığını yürüttü. Komisyon, 2025 yılında yayımladığı raporda İsrail'in Gazze'deki Filistinlilere karşı soykırım işlediği sonucuna ulaştı. Raporda, İsrail'in eylemleri ve Filistinli siviller üzerindeki etkileri uluslararası hukuk çerçevesinde ele alındı.</p>

<p>İsrail yönetimi, komisyonun soykırım tespitini reddederek rapora karşı çıktı. Pillay ise Nobel Barış Ödülü'nün açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, Gazze hakkındaki raporun uluslararası hukuk ve hesap verebilirlik konusundaki çalışmalarının bir parçası olduğunu belirtti.</p>

<h3>NAVI PILLAY KİMDİR?</h3>

<p>1941 yılında Güney Afrika'nın Durban kentinde doğan Navanethem Pillay, Hindistan kökenli Tamil bir ailede büyüdü. Ülkede ırk ayrımcılığına dayalı apartheid rejiminin uygulandığı dönemde hukuk eğitimi alan Pillay, 1967 yılında Natal bölgesinde hukuk bürosu açan ilk kadın oldu.</p>

<p>Meslek hayatının ilk yıllarında apartheid karşıtı aktivistlerin ve siyasi tutukluların savunmalarında görev alan Pillay, Nelson Mandela'nın da aralarında bulunduğu isimlerin hukuki süreçlerinde çalıştı. 1995 yılında Güney Afrika Yüksek Mahkemesi'ne atanan ilk siyah kadın yargıç oldu.</p>

<h3>RUANDA SOYKIRIMI DAVALARINDA GÖREV ALDI</h3>

<p>Pillay, 1995 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kurulan Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargıç olarak göreve başladı. 1994 Ruanda Soykırımı'nın sorumlularının yargılanması amacıyla oluşturulan mahkemede sekiz yıl görev yaptı ve 1999-2003 yılları arasında mahkemenin başkanlığını yürüttü.</p>

<p>Mahkemenin 1998 yılında verdiği kararda, belirli koşullar altında tecavüz ve cinsel şiddet eylemlerinin soykırım suçu oluşturabileceği kabul edildi. Pillay, söz konusu hukuki yaklaşımın geliştirilmesinde görev alan yargıçlar arasında yer aldı.</p>

<h3>ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ VE BM'DEKİ GÖREVLERİ</h3>

<p>Navi Pillay, 2003-2008 yılları arasında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargıç olarak görev yaptı. Ardından 2008 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği görevine getirildi ve 2014 yılına kadar görevini sürdürdü.</p>

<p>Pillay, 2019 yılından itibaren Gambiya'nın Myanmar'a karşı açtığı soykırım davasında Uluslararası Adalet Divanı'nda geçici yargıç olarak görev aldı. Davada, Myanmar'ın Rohingya Müslümanlarına yönelik eylemleri Soykırım Sözleşmesi kapsamında ele alındı.</p>

<h3>NOBEL ÖDÜLÜ HABERİNİ ALMANYA'DA ALDI</h3>

<p>85 yaşındaki Navi Pillay, Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldüğünü Almanya'nın Nürnberg kentinde düzenlenen uluslararası hukuk forumuna katıldığı sırada öğrendi. Nürnberg, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Nazi savaş suçlularının yargılandığı davalara ev sahipliği yapmıştı.</p>

<p>Pillay, ödülün açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada Nobel Barış Ödülü'nü uluslararası suçlardan sağ kurtulan bütün insanlara adadığını söyledi. Nürnberg'deki tarihi mahkeme salonunda bulunduğu sırada ödül haberini almasına da değindi.</p>

<h3>GÜNEY AFRİKA CUMHURBAŞKANI RAMAPHOSA'DAN TEBRİK</h3>

<p>Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Nobel Barış Ödülü'nün Navi Pillay'a verilmesinin ardından yayımladığı açıklamada hukukçuyu tebrik etti. Ramaphosa, Pillay'ın insan hakları, barış ve uluslararası adalet alanındaki çalışmalarının Güney Afrika ve dünya açısından taşıdığı öneme değindi.</p>

<p>Pillay, Nobel Barış Ödülü kazanan beşinci Güney Afrikalı oldu. Daha önce Albert Luthuli, Desmond Tutu, Nelson Mandela ve Frederik Willem de Klerk de aynı ödüle layık görülmüştü.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres de Pillay'ı tebrik ederek ödülün uluslararası hukuku, insan haklarını ve adaleti savunan kişilerin çalışmalarını tanıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İSRAİL'DEN NOBEL KARARINA TEPKİ</h3>

<p>Nobel Barış Ödülü'nün Pillay'a verilmesi İsrail yönetiminin tepkisine neden oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Pillay'ın İsrail'e karşı taraflı davrandığını öne sürerek Norveç Nobel Komitesi'nin kararını eleştirdi.</p>

<p>İnsan hakları örgütleri ve Filistin yönetimi ise ödül kararını memnuniyetle karşıladı. Uluslararası Af Örgütü de Pillay'ın insan hakları ve uluslararası adalet alanındaki çalışmalarına ilişkin açıklama yayımladı.</p>

<h3>NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ 10 ARALIK'TA TAKDİM EDİLECEK</h3>

<p>2026 Nobel Barış Ödülü'nün resmi töreni, Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta Norveç'in başkenti Oslo'da gerçekleştirilecek. Pillay'a törende Nobel madalyası, diploma ve yaklaşık 1,2 milyon dolar değerindeki para ödülü takdim edilecek.</p>

<p>Nobel Barış Ödülü, ilk kez 1901 yılında verilmişti. Pillay, ödülün 125. yılında uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki çalışmaları nedeniyle Nobel Barış Ödülü sahibi olarak açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nobel-baris-odulu-israilin-gazzedeki-soykirimini-belgeleyen-isme-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/navi-pillay.jpg" type="image/jpeg" length="75535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DOSYA: Azerbaycan'da başörtüsü tartışması: Yasaklar, laiklik politikası, din özgürlüğü ve tarafların görüşleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/dosya-azerbaycanda-basortusu-tartismasi-yasaklar-laiklik-politikasi-din-ozgurlugu-v</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/dosya-azerbaycanda-basortusu-tartismasi-yasaklar-laiklik-politikasi-din-ozgurlugu-v" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan'da başörtüsü meselesi, özellikle 2010 yılında okullarda uygulamaya konulmak istenen kıyafet sınırlamalarıyla ülkenin gündemine girdi. Hükümet, laik eğitim düzenini ve okul kıyafetlerine ilişkin kuralları gerekçe gösterirken başörtülü öğrenciler, aileler ve dini özgürlük savunucuları uygulamalara karşı çıktı. Raporlara yansıyan protestolar, gözaltılar ve eğitim hakkına ilişkin tartışmalar, konunun yalnızca okul kıyafetleriyle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AZERBAYCAN'DA BAŞÖRTÜSÜ SORUNU NASIL ORTAYA ÇIKTI?</p>

<p>Azerbaycan'da başörtüsü tartışmasının geçmişi, 2010 yılındaki okul kıyafeti düzenlemelerinden daha eskiye dayanıyor. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Azerbaycan, laik devlet yapısını korurken dini yaşamın kamusal alandaki sınırlarını da yasal düzenlemelerle belirledi. Nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkede, özellikle eğitim kurumlarında dini kıyafetlerin kullanılması zaman içinde tartışma konusu haline geldi.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığının 2007 yılı insan hakları raporuna göre, o dönemde kadınların eğitim kurumlarında veya kamu kuruluşlarında başörtüsü takmasını genel olarak yasaklayan bir kanun bulunmuyordu. Ancak bazı yerel yöneticilerin başörtülü öğrencileri okul ortamından uzaklaştırmaya çalıştığı, dini kıyafet kullanan kadınların kamu görevlerine başvururken çeşitli engellerle karşılaştıklarını bildirdiği kaydedildi. Aynı raporda, resmi belgelerde kullanılan fotoğraflarda kadınların başörtüsü takmasının yasak olduğu belirtildi.</p>

<p>2006 yılında Sumgayıt Üniversitesinde başörtüsüne ilişkin kısıtlayıcı uygulama, bir sivil toplum kuruluşunun açtığı dava sonrasında değiştirildi. Eylül 2007'de ise Azerbaycan Öğretmenler Enstitüsünün rektörü, başörtülü öğrencilerin derslere girmesini engellemeye yönelik bir girişimde bulundu. Rektörlük ile öğrenciler arasında daha sonra uzlaşmaya varıldığı ABD Dışişleri Bakanlığının raporuna yansıdı. Söz konusu olaylar, 2010'daki geniş çaplı tartışmalardan önce de başörtüsü nedeniyle eğitim kurumlarında anlaşmazlıklar yaşandığını gösteren kayıtlar arasında yer aldı.</p>

<h3>2010 YILINDA OKULLARDA BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMASI BAŞLADI</h3>

<p>Azerbaycan'daki başörtüsü meselesinin ülke çapında protestolara dönüşmesinde 2010 yılında Milli Eğitim Bakanlığının okul kıyafetlerine ilişkin tutumu belirleyici oldu. Bakanlık, öğrenciler için standart okul kıyafetleri uygulanmasını gündeme getirdi. Başörtüsünün belirlenen okul kıyafetiyle uyumlu olmadığı yönündeki açıklamalar, dini gerekçelerle başlarını örten öğrenciler ve ailelerinin tepkisini çekti.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığının 2010 Uluslararası Din Özgürlüğü Raporu'na göre, dönemin Eğitim Bakanı 9 Aralık 2010'da okul yöneticilerine kız öğrencilerin ilkokul ve ortaöğretim kurumlarında başörtüsü takmasının engellenmesi yönünde sözlü talimat verdi. Bakan, kararın gerekçesi olarak devletin laik niteliğini ve okul kıyafetleri konusundaki düzenlemeleri gösterdi. Okul dışında başörtüsü kullanılmasına yönelik herhangi bir sınırlama bulunmadığını da ifade etti.</p>

<p>Raporda dikkat çeken hukuki ayrıntı, söz konusu talimatın bir cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanmadığı, parlamentoda görüşülmediği ve ayrı bir kanuna dönüştürülmediği yönündeki tespitti. Dolayısıyla 2010 yılında gündeme gelen uygulama ile ülkede başörtüsünü genel olarak yasaklayan bir kanunun varlığı aynı şey değildi.</p>

<h3>2011 YILINDA PROTESTOLAR VE GÖZALTILAR YAŞANDI</h3>

<p>Başörtüsü konusunda alınan kararlar, 2011 yılında protesto gösterilerine yol açtı. Öğrencilerin dini inançlarına uygun kıyafetlerle eğitim almalarını savunan gruplar, hükümetin uygulamalarına karşı gösteriler düzenledi. Protestoların önemli adreslerinden biri başkent Bakü'deki Eğitim Bakanlığı binasının önü oldu.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığının 2011 raporunda, 6 Mayıs'ta Eğitim Bakanlığı önünde başörtüsü sınırlamasını protesto eden kişilere polis müdahalesi yapıldığı belirtildi. Rapora göre, gözaltına alınanlardan 40 kişi ertesi sabah serbest bırakıldı. Beş kişi ise kamu düzenini bozma, polise direnme ve holiganlıkla ilgili idari suçlamalar kapsamında 12 ila 15 gün arasında değişen sürelerle cezalandırıldı.</p>

<p>Aynı rapor, uygulamanın ülke genelindeki bütün okullarda aynı biçimde hayata geçirilmediğini ortaya koydu. Eğitim Bakanının talimatını uygulamak için yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı ve okul yöneticilerinin çoğunluğunun talimatı uygulamadığı kaydedildi.</p>

<h3>2012 VE 2013 YILLARINDA BAŞÖRTÜSÜ PROTESTOLARINA İLİŞKİN DAVALAR</h3>

<p>Başörtüsü nedeniyle başlayan anlaşmazlıklar sonraki yıllarda da yargı süreçlerine konu oldu. ABD Dışişleri Bakanlığının 2013 Uluslararası Din Özgürlüğü Raporu, başörtüsü yasağını protesto eden bazı kişilerin hapis cezalarıyla karşılaştığını belgeledi. Raporda, 2012 yılındaki gösteriler nedeniyle gözaltına alınan dört aktivistin 2013 yılında cezaevinde bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Rapora göre, başörtüsü yasağına karşı düzenlenen protestoya katıldığı belirtilen Nihad Gahramanov, 21 Ekim 2013'te Nerimanov Bölge Mahkemesi tarafından dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aynı kaynak, okul yöneticilerinin çoğunun başörtüsünü engelleme yönündeki talimatı uygulamadığını da yeniden kaydetti.</p>

<p>İnsan hakları kuruluşları açısından protestolar sırasında yapılan gözaltılar ve verilen cezalar, din özgürlüğünün yanında ifade ve toplantı özgürlüğü bakımından da tartışma konusu oldu.</p>

<h3>2010 YILINDAKİ GÖSTERİLERE KAÇ KİŞİ KATILDI?</h3>

<p>Reuters'ın 10 Aralık 2010 tarihli haberine göre, Bakü'deki Eğitim Bakanlığı önünde düzenlenen başörtüsü protestosuna yaklaşık 800 ila 1.000 kişi katıldı. Polis, gösteriler sırasında 12 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Protestoya katılan başörtülü bir anne, kızının ve arkadaşlarının başörtüsü nedeniyle derslere alınmadığını belirterek uygulamaya karşı çıktığını söyledi.</p>

<p>Dönemin Eğitim Bakanı Misir Mardanov ise 9 Aralık'taki açıklamasında, bütün ortaöğretim öğrencilerinin derslerde standart okul kıyafetlerini kullanması gerektiğini savundu. Bakanın açıklamasında, öğrencilerin okul dışında istedikleri kıyafetleri giyebilecekleri vurgulandı.</p>

<p>Human Rights Watch'un 2012 Dünya Raporu'nda, başörtüsüne ilişkin kısıtlamalar nedeniyle binlerce öğrencinin eğitimden ayrıldığı bilgisi yer aldı. Ancak raporda belirtilen sayının kapsamı ve doğrulama yöntemi ayrıntılandırılmadığından, söz konusu rakamı kesinleşmiş resmi öğrenci sayısı olarak değerlendirmek mümkün değil. Aynı kuruluş, Mayıs 2011'deki protestolarla bağlantılı olarak beş kişinin izinsiz gösteri düzenlemek ve polise direnmek suçlamalarıyla iki buçuk yıla kadar hapis cezalarına çarptırıldığını bildirdi.</p>

<h2>AZERBAYCAN HÜKÜMETİ BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA NEYİ SAVUNUYOR?</h2>

<p>Azerbaycan hükümetinin başörtüsü tartışmalarındaki temel dayanakları, devletin laik yapısı, kamu eğitimindeki ortak kurallar ve dini faaliyetlerin hukuki sınırlarıdır. Anayasanın 18. maddesi, din ile devletin birbirinden ayrı olduğunu, bütün dini inançların kanun önünde eşit bulunduğunu ve devlet eğitim sisteminin laik nitelik taşıdığını düzenliyor.</p>

<p>2010 yılındaki tartışmalarda dönemin Eğitim Bakanı Misir Mardanov, okul kıyafetlerinin standart olması gerektiğini belirterek başörtüsünün bu düzenlemeyle uyumlu olmadığını savundu. Bakanlığın yaklaşımında başörtüsünün sokakta veya özel yaşamda kullanılmasından ziyade, okul ortamında öğrenciler için belirlenen kıyafet kurallarına uyulması üzerinde duruldu.</p>

<p>Hükümetin dini alandaki genel politikası da devletin dini kurumlar üzerindeki denetimini esas alıyor. Azerbaycan'da dini toplulukların kayıt altına alınması, dini yayınların incelenmesi ve dini görevlilerin atanmasına ilişkin kurallar bulunuyor. Resmi düzenlemelerde dini aşırılıkla mücadele ve kamu düzeninin korunması gerekçelerine yer veriliyor.</p>

<h3>LAİKLİĞİ SAVUNAN KESİMLERİN GÖRÜŞLERİ</h3>

<p>Başörtüsünün devlet okullarındaki kullanımına sınırlama getirilmesini savunan kesimler, devlet eğitim kurumlarının dini bakımdan tarafsız bir ortam olması gerektiğini ileri sürüyor. Ortak okul kıyafetlerinin korunması, öğrenciler arasında dini semboller üzerinden ayrışmanın önlenmesi ve çocukların dini tercihlerini ilerleyen yaşlarda kendilerinin belirlemesi, bu yaklaşımın öne çıkan gerekçeleri arasında bulunuyor.</p>

<p>Azerbaycan'daki laiklik tartışmalarında, dini inançların kişisel yaşamda serbestçe uygulanması ile devlet okullarındaki kıyafet kurallarının birbirinden ayrı ele alınması gerektiği görüşü de dile getiriliyor. Başörtüsüne yönelik okul sınırlamalarını destekleyenler, ortak kıyafet uygulamasının dini bir grubu hedef almaktan ziyade bütün öğrenciler için geçerli olması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Söz konusu görüşlerin tüm laik Azerbaycan vatandaşlarını temsil ettiği söylenemez. Laik devlet düzenini desteklemek ile başörtülü öğrencilerin okula kabul edilmemesini savunmak aynı tutum değildir. Başörtüsünün serbest bırakılmasını isteyenler arasında da devletin laik yapısının korunmasını destekleyen görüşler bulunuyor.</p>

<h3>BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLER VE AİLELER NE TALEP EDİYOR?</h3>

<p>Başörtüsü sınırlamalarına karşı çıkan aileler ve dini özgürlük savunucuları, kız öğrencilerin dini inançlarına uygun kıyafetlerle eğitim almalarına izin verilmesini talep ediyor. İtirazların merkezinde, başörtüsü takan öğrencilerin derslere alınmaması veya eğitim kurumlarına girişlerinin engellenmesi bulunuyor.</p>

<p>Reuters'ın 2010 yılında görüştüğü protestocuların açıklamaları, meselenin aileler açısından doğrudan çocuklarının eğitim hakkıyla bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Protestolara katılan bazı aileler, başörtüsünün öğrencilerin derslere katılımını engelleyen bir gerekçe olarak kullanılmaması gerektiğini savundu.</p>

<p>Başörtüsü kullanımını dini bir yükümlülük olarak gören kesimler, devletin laik olmasının bireylerin dini inançlarını kıyafetleriyle ifade etmesine engel teşkil etmemesi gerektiğini ileri sürüyor. Talepler, başörtüsü takan kız öğrencilerin okullara kabul edilmesi ve dini kıyafet tercihi nedeniyle eğitimden uzaklaştırılmamaları üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<h3>İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI HANGİ NOKTALARA İTİRAZ EDİYOR?</h3>

<p>İnsan hakları savunucularının itirazları yalnızca başörtüsünün dini anlamıyla sınırlı değil. Tartışma, kişinin inancını açıklama ve yaşama hakkı, eğitim hakkı, ayrımcılık yasağı ve barışçıl gösteri düzenleme özgürlüğü gibi birden fazla temel hakla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Human Rights Watch, Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamalarını dini özgürlükler ve insan hakları bağlamında raporladı. Kuruluşun 2013 yılında Birleşmiş Milletler Evrensel Periyodik İnceleme sürecine sunduğu değerlendirmede, 2010'daki başörtüsü kısıtlamalarına ve bunların öğrenciler üzerindeki etkilerine yer verildi. Raporda dini yayınlara getirilen sınırlamalar ve dini faaliyetlerle bağlantılı cezai düzenlemeler de ele alındı.</p>

<p>İnsan hakları yaklaşımında ayrıca öğrencinin kendi iradesiyle başörtüsü kullanması ile aile veya çevre baskısıyla dini kıyafet giymeye zorlanması birbirinden ayrılıyor. İnanç özgürlüğü, kişinin dini inancını yaşama hakkının yanında herhangi bir dini uygulamaya zorlanmama hakkını da kapsıyor.</p>

<h2>AZERBAYCAN ANAYASASI BAŞÖRTÜSÜ VE DİN ÖZGÜRLÜĞÜ HAKKINDA NE DİYOR?</h2>

<p>Azerbaycan Anayasası, din özgürlüğünü güvence altına alan hükümlerle devletin laik yapısını belirleyen düzenlemeleri birlikte içeriyor. Başörtüsü tartışmalarında özellikle 18. ve 48. maddeler gündeme geliyor.</p>

<p><strong>18. Madde: Din ve devlet ilişkisi</strong></p>

<p>Din devletten ayrıdır. Bütün dini inançlar kanun önünde eşittir. Devlet eğitim sistemi laik niteliktedir.</p>

<p><strong>48. Madde: Vicdan özgürlüğü</strong></p>

<p>Herkes inancını serbestçe belirleme, bir dine inanma veya inanmama ve dini görüşlerini açıklama hakkına sahiptir. Hiç kimse dini inancını açıklamaya veya dini törenlere katılmaya zorlanamaz.</p>

<p>Anayasanın 48. maddesi ayrıca dini törenlerin kamu düzenini ve genel ahlakı ihlal etmemesi koşuluyla serbestçe yapılabileceğini belirtiyor. Dini inançların kanunlara aykırı davranışlar için gerekçe oluşturamayacağı da aynı maddede düzenleniyor.</p>

<p>Başörtüsü tartışmasının hukuki boyutu, laik eğitim ilkesinin öğrencilerin kişisel dini kıyafetlerine hangi ölçüde uygulanabileceği sorusunda yoğunlaşıyor. Devletin laikliği ile bireyin din özgürlüğünün kapsamı, farklı tarafların hukuki yorumlarında ayrışıyor.</p>

<h3>OKUL KIYAFETİ DÜZENLEMESİ İLE GENEL BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI ARASINDAKİ FARK</h3>

<p>Azerbaycan'daki uygulamalar hakkında yapılan haberlerde iki farklı durumun birbirinden ayrılması gerekiyor. Birincisi, ülke genelinde kadınların başörtüsü takmasını yasaklayan bir kanun bulunması; ikincisi ise belirli eğitim kurumlarında ortak kıyafet kuralları gerekçe gösterilerek başörtüsü kullanımının sınırlandırılmasıdır.</p>

<p>2010 ve 2011 yıllarına ait ABD Dışişleri Bakanlığı raporları, dönemin okul kıyafeti uygulamalarının genel bir başörtüsü yasağına dayandırılmadığını açıkça belirtiyor. Bununla birlikte, bazı okul yöneticilerinin öğrencileri başörtüsü nedeniyle derslere kabul etmediğine ilişkin bildirimler de aynı raporlarda yer alıyor.</p>

<p>Human Rights Watch'un aynı dönemi anlatırken başörtüsü yasağı ifadesini kullanması, fiili uygulamaya ilişkin farklı bir tanımlamayı yansıtıyor. Resmi bir genel yasak bulunmaması, belirli kurumlarda başörtüsü nedeniyle engeller yaşanmadığı anlamına gelmiyor.</p>

<h2>2026 YILINDA BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEME GELDİ</h2>

<p>Azerbaycan'da 2010 yılında başlayan başörtüsü tartışması, 2026 yılında okul kıyafetlerine ilişkin yeni düzenlemelerle yeniden gündeme taşındı. Yılın ilk aylarında bazı öğrencilerin başörtüsü nedeniyle okullara alınmadığına ilişkin haberler yayımlandı. Eylül ayında ise hükümetin okul kıyafetlerine ilişkin yeni kararı, başörtüsü kullanımının hukuki durumuyla ilgili tartışmaları artırdı.</p>

<p>BBC Azerbaycancanın Eylül 2026 tarihli haberine göre, 10 Mart'ta Mehdiabad kasabasındaki 3 No'lu okulda başörtüsü takan 23 kız öğrencinin derslerden uzaklaştırıldığı ileri sürüldü. Dini özgürlük savunucuları, Bakü, Mehdiabad, Sumgayıt ve İmişli'deki başka okullarda da benzer olayların yaşandığını bildirdi. Ancak iddiaların tamamı bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamadı.</p>

<p>Din özgürlüğü aktivisti Arzu Abdulla, 1 Nisan'da yaptığı açıklamada sınırlamaların bir önceki gün kaldırıldığını ve öğrencilerin yeniden okullara kabul edildiğini söyledi. Ülke genelinde uygulamaların kaldırıldığına ilişkin ayrı bir resmi karar ise açıklanmadı.</p>

<h3>21 EYLÜL 2026 TARİHLİ KARARDA NELER YER ALIYOR?</h3>

<p>Azerbaycan Bakanlar Kurulu, 21 Eylül 2026 tarihinde aldığı 309 sayılı kararla devlet okullarındaki kıyafet düzenlemesini değiştirdi. Başbakan Ali Asadov tarafından imzalanan karar, 17 Mart 2022 tarihli 96 sayılı okul kıyafeti düzenlemesine yeni hükümler ekledi.</p>

<p>Resmi mevzuatta yayımlanan karara göre öğrencilerin belirlenmiş okul kıyafetinin bütünlüğünü bozan veya genel eğitimin laiklik ilkesiyle bağdaşmayan ilave kıyafet unsurlarını kullanmasına izin verilmiyor. Düzenleme ayrıca Azerbaycan halkının tarihi, kültürü ve milli-manevi değerleriyle ilgili etkinliklerde, okulun Pedagoji Kurulunun kararıyla milli kıyafetlerin veya bunlara ait unsurların kullanılabilmesine olanak tanıyor.</p>

<p>Kararda velilerin ve diğer yasal temsilcilerin, çocuklarının okul kıyafeti kurallarına uymasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtiliyor. Öğrencilerin kurallara uyup uymadığına ilişkin meselelerin okulun Pedagoji Kurulu tarafından ele alınması öngörülüyor. İlgili kararların beş iş günü içinde okulun resmi internet sayfasında veya ilan panosunda yayımlanması gerekiyor.</p>

<h3>YENİ DÜZENLEMEDE BAŞÖRTÜSÜ AÇIKÇA YASAKLANIYOR MU?</h3>

<p>21 Eylül 2026 tarihli düzenlemede doğrudan başörtüsü veya hicap kelimesi kullanılmıyor. Metin, belirlenen okul kıyafetinin bütünlüğünü bozan ve laik eğitim ilkesiyle bağdaşmayan ilave kıyafet unsurlarını kapsıyor. Bazı dini aktivistler ve medya kuruluşları ise düzenlemeyi başörtüsünün devlet okullarında fiilen yasaklanması olarak yorumluyor.</p>

<p>Kararda kıyafet kurallarına uymayan bir öğrencinin doğrudan okuldan uzaklaştırılıp uzaklaştırılamayacağı, derslere girişinin engellenip engellenemeyeceği veya dini gerekçelerle istisna tanınıp tanınmayacağı açık biçimde düzenlenmiyor. BBC Azerbaycanca, konuyla ilgili Bakanlar Kuruluna ve eğitim yetkililerine sorular yönelttiğini ancak yanıt alamadığını bildirdi.</p>

<h3>30 EYLÜL'DE BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLERİN OKULA ALINMADIĞI İDDİASI</h3>

<p>30 Eylül 2026'da Al Jazeera, Azerbaycan'da başörtülü kız öğrencilerin bir ortaöğretim kurumuna alınmadığını gösterdiği belirtilen görüntüleri yayımladı. Görüntülerde öğrencilerin okuldan ayrılırken ağladıkları aktarıldı. Olay, Eylül ayında yürürlüğe konulan kıyafet düzenlemesiyle bağlantılı olarak haberleştirildi.</p>

<p>Görüntüler, başörtüsü konusunda okul düzeyinde yaşandığı bildirilen anlaşmazlıkları yeniden gündeme taşıdı. Bununla birlikte, olayın bütün ayrıntıları, ilgili okul yönetiminin gerekçesi ve uygulamanın ülke genelindeki yaygınlığı konusunda doğrulanmış kapsamlı veriler bulunmuyor.</p>

<h3>2026 DÜZENLEMESİNİ DESTEKLEYEN EĞİTİM UZMANLARI NE DİYOR?</h3>

<p>Azerbaycan devlet haber ajansı AZERTAC'a 22 Eylül'de konuşan eğitim uzmanı Ramin Nureliyev, ortak okul kıyafetinin öğrenciler arasındaki sosyal farklılıkların görünürlüğünü azaltabileceğini savundu. Nureliyev'e göre standart kıyafet uygulaması, ailelerin ekonomik imkânlarından kaynaklanan giyim farklılıklarının okul ortamına yansımasını sınırlandırabilir.</p>

<p>Nureliyev ayrıca ortak kıyafet kurallarının okul disiplinine katkı sağlayabileceğini ve farklı kurumlarda değişen uygulamalardan doğan anlaşmazlıkları azaltabileceğini ifade etti. Velilerin kıyafet kurallarına uyulmasını sağlama sorumluluğuna dikkat çeken uzman, Pedagoji Kurullarının görevlerini de yeni düzenleme kapsamında değerlendirdi.</p>

<p>Söz konusu açıklamalar, okul kıyafetlerinin standartlaştırılmasını destekleyen eğitim yaklaşımını yansıtıyor. Nureliyev'in görüşleri, başörtüsü kullanımına ilişkin bütün hukuki ve dini itirazların hükümet tarafından yanıtlandığı anlamına gelmiyor.</p>

<h2>AZERBAYCAN'DA DİNİ FAALİYETLER NEDEN DEVLET DENETİMİNDE?</h2>

<p>Başörtüsü tartışması, Azerbaycan'daki dini faaliyetlerin devlet tarafından düzenlenmesiyle bağlantılı daha geniş bir hukuki çerçevede yaşanıyor. Ülkede dini toplulukların resmi kayıt yaptırması, dini yayınların devlet incelemesinden geçmesi ve dini görevlilerin atanmasına ilişkin izin süreçleri bulunuyor.</p>

<p>ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonunun (USCIRF) 2025 raporuna göre, dini toplulukların yasal faaliyet gösterebilmek için kayıt yaptırması ve kayıt için en az 50 üyeye sahip olması gerekiyor. Raporda kayıt dışı dini faaliyetlerin baskın, gözaltı ve cezai soruşturma riskiyle karşılaşabildiği belirtildi.</p>

<p>Azerbaycan hükümetinin dini alandaki düzenlemeleri, resmi hukuk sisteminde kamu düzeni, dini aşırılıkla mücadele ve devletin laik niteliğinin korunması çerçevesinde yer alıyor. USCIRF ise uygulamaların bağımsız dini faaliyetler üzerinde kapsamlı devlet denetimi oluşturduğunu savunuyor.</p>

<h3>DİNİ TOPLULUKLARIN KAYIT VE FAALİYET SORUNLARI</h3>

<p>Azerbaycan'daki dini özgürlük tartışmaları yalnızca Müslüman toplulukları kapsamıyor. Yehova'nın Şahitleri, bazı Protestan gruplar ve kayıtlı olmayan dini toplulukların faaliyetleri de uluslararası raporlara konu oluyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, farklı yıllara ait raporlarında dini kuruluşların kayıt işlemlerinde gecikmeler, izinsiz dini toplantılara müdahaleler ve dini yayınlara yönelik sınırlamalar bulunduğunu kaydetti.</p>

<p>2021 yılında din özgürlüğü alanındaki mevzuat değişikliklerini inceleyen Forum 18 kuruluşu, devlet denetiminin genişletildiğini bildirdi. Düzenlemeler arasında çocukların dini eğitimine ilişkin hükümler de yer aldı. İslam araştırmacısı Elşad Miri, çocukların dini inanca zorlanmasını önlemeye yönelik hükümlerin nasıl uygulanacağı konusunda belirsizlikler bulunduğunu dile getirdi.</p>

<h3>ÇOCUKLARIN DİNİ TERCİHİ KONUSUNDA HANGİ GÖRÜŞLER KARŞI KARŞIYA?</h3>

<p>Başörtüsü tartışmasında çocukların dini tercihlerini hangi yaşta ve hangi koşullarda yapabilecekleri de gündeme geliyor. Başörtüsüne okul ortamında sınırlama getirilmesini savunan kesimler, çocukların aile veya çevre baskısından korunması ve dini tercihlerinin kendi iradeleriyle oluşması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Başörtüsü serbestisini savunanlar ise dini kıyafet kullanımının her durumda zorlama olarak kabul edilemeyeceğini, öğrencilerin kendi inançları doğrultusunda yaptıkları tercihlerinin de korunması gerektiğini ileri sürüyor. Ailelerin çocuklarını dini inançları doğrultusunda yetiştirme hakkı da bu görüşün dayanakları arasında yer alıyor.</p>

<p>Tartışmanın diğer boyutunu, öğrencinin başörtüsü takmaya zorlanması ile başörtüsünü çıkarmaya zorlanması arasındaki ayrım oluşturuyor. Azerbaycan Anayasası'nın vicdan özgürlüğünü düzenleyen 48. maddesi, bireyin inancını açıklama hakkını tanırken dini inancını göstermeye veya dini törenlere katılmaya zorlanamayacağını da belirtiyor.</p>

<h2>ULUSLARARASI KURULUŞLAR AZERBAYCAN'DAKİ DİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ NASIL DEĞERLENDİRİYOR?</h2>

<p>Azerbaycan'daki din özgürlüğü uygulamaları, ABD Dışişleri Bakanlığı, USCIRF, Human Rights Watch ve Forum 18 gibi kuruluşların raporlarında yer alıyor. Kuruluşların değerlendirmeleri farklı dönemlere ve olaylara odaklansa da dini faaliyetler üzerindeki devlet denetimi ortak başlıklardan birini oluşturuyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, 29 Aralık 2023'te Azerbaycan'ı ağır din özgürlüğü ihlalleri gerekçesiyle Özel İzleme Listesi'ne aldı. USCIRF, 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin raporlarında da Azerbaycan'ın aynı listede tutulmasını tavsiye etti.</p>

<p>USCIRF'in Mart 2026'da yayımladığı yıllık raporda, 2025 boyunca din özgürlüğüne yönelik ağır ihlaller yaşandığı belirtildi. Komisyon, dini kuruluşların devlet kontrolü altında tutulması, kayıt dışı dini faaliyetlerin cezalandırılması ve dini materyallerin resmi incelemeye tabi olması gibi uygulamaları ele aldı.</p>

<h3>HUMAN RIGHTS WATCH'UN 2026 RAPORUNDA KADINLARA İLİŞKİN HANGİ OLAY YER ALDI?</h3>

<p>Human Rights Watch'un 2026 Dünya Raporu'nda, 2025 yılının Ağustos ayında dini bir törene katılan ve Filistin yanlısı sloganlar attıkları belirtilen altı kadının gözaltına alındığı aktarıldı. Rapora göre kadınlar, hukuka aykırı dini faaliyetlerde bulunmakla suçlandı ve haklarında üç aylık tutukluluk kararı verildi.</p>

<p>Kuruluş ayrıca kadınların gözaltında insanlık dışı muameleye maruz kaldıklarına ilişkin iddiaları raporladı. Söz konusu olay doğrudan okul başörtüsü düzenlemesiyle ilgili olmamakla birlikte, ülkedeki dini faaliyetlere yönelik uygulamaların kadınları da kapsadığını gösteren raporlanmış vakalar arasında bulunuyor.</p>

<h2>BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNDE TARAFLARIN TEZLERİ NELER?</h2>

<p>Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmasında hükümet, laiklik ilkesini savunan kesimler, başörtülü öğrenciler ve aileleri, dini topluluklar ile insan hakları kuruluşları farklı gerekçeler öne sürüyor. Tarafların açıklamalarında devletin eğitim üzerindeki yetkisi, öğrencilerin dini özgürlüğü ve çocukların eğitim hakkı öne çıkıyor.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Taraf</p>
   </th>
   <th>
   <p>Savunduğu temel görüş</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Azerbaycan hükümeti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td>
   <p>Devlet okullarında laik eğitim ilkesinin ve ortak kıyafet kurallarının uygulanması</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Kıyafet düzenlemesini destekleyen eğitim uzmanları</p>
   </td>
   <td>
   <p>Okul disiplininin, kıyafet bütünlüğünün ve öğrenciler arasında sosyal eşitliğin korunması</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Başörtülü öğrenciler ve aileleri</p>
   </td>
   <td>
   <p>Dini inançlarına uygun kıyafetlerle eğitim alma hakkının tanınması</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Başörtüsü serbestisini savunan dini çevreler</p>
   </td>
   <td>
   <p>Laik devlet yapısının bireysel dini kıyafet tercihini engellememesi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>İnsan hakları kuruluşları</p>
   </td>
   <td>
   <p>Din ve vicdan özgürlüğü, ayrımcılık yasağı ve eğitim hakkının korunması</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Çocukların bağımsız tercihine vurgu yapan kesimler</p>
   </td>
   <td>
   <p>Öğrencilerin dini uygulamalara zorlanmaması ve tercihlerinin kendi iradeleriyle oluşması</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>2026 YILI İTİBARIYLA HANGİ KONULAR AÇIKLIĞA KAVUŞMADI?</h3>

<p>9 Ekim 2026 itibarıyla Azerbaycan'da başörtüsü tartışmasının merkezinde, Eylül ayında kabul edilen okul kıyafeti düzenlemesinin nasıl uygulanacağı bulunuyor. Kararda başörtüsünün adı açıkça geçmemesine rağmen, laik eğitim ilkesiyle bağdaşmayan kıyafet unsurlarına getirilen sınırlama dini kıyafetlerin okulda kullanılması konusunda anlaşmazlıklara yol açıyor.</p>

<p>Okul kıyafeti kurallarına uymayan öğrencilerin derslere kabul edilip edilmeyeceği, dini gerekçelerle istisna uygulanıp uygulanmayacağı ve Pedagoji Kurullarının bu konudaki yetkilerinin nasıl kullanılacağı, incelenen resmi karar metninde ayrıntılı olarak açıklanmıyor.</p>

<p>Başörtüsü nedeniyle eğitimden uzaklaştırılan öğrencilerin ülke genelindeki güncel sayısına ilişkin doğrulanmış bir resmi istatistiğe de ulaşılamadı. Mart ve Eylül 2026'da bildirilen olaylar, belirli okullara ilişkin iddiaları ve görüntüleri kapsıyor; bütün Azerbaycan okullarındaki uygulamaları temsil eden kapsamlı bir veri oluşturmuyor.</p>

<h2>ARAŞTIRMADA KULLANILAN KAYNAKLAR</h2>

<p>Araştırma, 9 Ekim 2026 itibarıyla ulaşılabilen resmi mevzuat, uluslararası insan hakları raporları ve haber kaynakları üzerinden hazırlandı.</p>

<ul>
 <li>
 <p>Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı ve resmi mevzuat sistemi: Anayasanın 18. ve 48. maddeleri, 7 Temmuz 2026 tarihli eğitim kanunu değişikliği ve 21 Eylül 2026 tarihli 309 sayılı Bakanlar Kurulu kararı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>ABD Dışişleri Bakanlığı: 2007, 2010, 2011, 2013 ve 2023 yıllarına ait insan hakları ve uluslararası din özgürlüğü raporları.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Human Rights Watch: 2012 ve 2026 Dünya Raporları ile 2013 tarihli Azerbaycan değerlendirmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>USCIRF: 2025 ve 2026 yıllık din özgürlüğü raporları.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Reuters, BBC Azerbaycanca ve Al Jazeera: 2010 protestoları, 2026 yılındaki okul olayları ve yeni düzenlemeye ilişkin haberler.</p>
 </li>
 <li>
 <p>AZERTAC ve Forum 18: Eğitim uzmanlarının görüşleri ve dini faaliyetlere ilişkin yasal düzenlemeler.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/dosya-azerbaycanda-basortusu-tartismasi-yasaklar-laiklik-politikasi-din-ozgurlugu-v</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/azerbaycan-basortusu.jpg" type="image/jpeg" length="18308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Riyad'daki havalimanına saldırı: Saudia çalışanı hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/riyaddaki-havalimanina-saldiri-saudia-calisani-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/riyaddaki-havalimanina-saldiri-saudia-calisani-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırılarda, ülkenin ulusal hava yolu şirketi Saudia'nın bir çalışanı hayatını kaybetti. Şirket, saldırı sırasında yerde bulunan ve içerisinde yolcu olmayan bir uçağının hasar gördüğünü açıkladı. Havalimanındaki uçuş operasyonlarının perşembe günü yerel saatle 18.00'de yeniden başladığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın kuzeyinde bulunan Kral Halid Uluslararası Havalimanı, 8 Ekim Perşembe günü saldırılara hedef oldu. Ülkenin ulusal hava yolu şirketi Saudia, saldırılar sonucunda bir çalışanının yaşamını yitirdiğini ve şirkete ait bir yolcu uçağının hasar gördüğünü duyurdu.</p>

<p>Saudia tarafından yapılan açıklamada, saldırı sırasında hasar gören uçağın havalimanında yerde bulunduğu ve içerisinde yolcu olmadığı belirtildi. Olayın ardından havalimanındaki uçuş ve operasyonların yeniden başlatıldığı bildirilirken, saldırıyı gerçekleştiren taraf ve kullanılan silahlara ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>RİYAD'DAKİ KRAL HALİD ULUSLARARASI HAVALİMANI SALDIRIYA UĞRADI</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın kuzeyinde yer alan Kral Halid Uluslararası Havalimanı, perşembe günü düzenlenen saldırılardan etkilendi. Suudi Arabistan'ın ulusal hava yolu şirketi Saudia, havalimanında meydana gelen olayın personel ve uçakları üzerindeki sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Şirket, saldırılar nedeniyle bir çalışanının hayatını kaybettiğini doğruladı. Saldırının havalimanının hangi bölümünde gerçekleştiği, kullanılan mühimmat ve olayın meydana geldiği kesin saat hakkında ise açıklamada ayrıntılı bilgi verilmedi.</p>

<h3>SAUDIA HAVA YOLU ŞİRKETİNİN BİR ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Saudia, Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırılarda şirket bünyesinde görev yapan bir personelin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Hayatını kaybeden çalışanın kimliği, havalimanındaki görevi ve saldırı sırasında bulunduğu konum hakkında bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Şirketin açıklamasında saldırılarda başka çalışanların veya havalimanı personelinin yaralanıp yaralanmadığına ilişkin bir ayrıntı da yer almadı. Açıklanan can kaybı, Saudia tarafından doğrulanan bir çalışanla sınırlı kaldı.</p>

<h3>HAVALİMANINDA BEKLEYEN YOLCU UÇAĞI HASAR GÖRDÜ</h3>

<p>Saudia, saldırı sırasında havalimanında yerde bulunan uçaklarından birinin hasar aldığını bildirdi. Şirket, olayın meydana geldiği sırada söz konusu uçakta yolcu bulunmadığını özellikle belirtti.</p>

<p>Hasar gören uçağın modeli, uçuş numarası, teknik durumu ve meydana gelen hasarın boyutuna ilişkin ayrıntılar açıklanmadı. Uçağın saldırı sırasında park pozisyonunda mı olduğu yoksa başka bir yer operasyonuna mı hazırlandığı konusunda da bilgi verilmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>UÇUŞ OPERASYONLARI SAAT 18.00'DE YENİDEN BAŞLADI</h3>

<p>Saudia, Kral Halid Uluslararası Havalimanı'ndaki uçuş ve operasyonlarının 8 Ekim Perşembe günü Suudi Arabistan yerel saatiyle 18.00'de yeniden başladığını duyurdu. Açıklanan saat, Greenwich Ortalama Saati'ne (GMT) göre 15.00'e karşılık geliyor.</p>

<p>Şirket, saldırının ardından operasyonlarına yeniden başladığını doğrularken uçuşların ne kadar süreyle etkilendiği veya olay nedeniyle kaç seferde gecikme yaşandığı konusunda bilgi paylaşmadı. Havalimanındaki diğer hava yolu şirketlerinin faaliyetlerine ilişkin ayrıntılar da açıklamada yer almadı.</p>

<h3>SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİREN TARAFA İLİŞKİN BİLGİ PAYLAŞILMADI</h3>

<p>Saudia tarafından yapılan açıklamada, Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırıların sorumluluğunu üstlenen herhangi bir tarafın adı belirtilmedi. Saldırının hangi yöntemle gerçekleştirildiği ve havalimanında başka tesislerin zarar görüp görmediği konusunda da bilgi verilmedi.</p>

<p>Şirketin duyurusunda doğrulanan bilgiler, bir çalışanın hayatını kaybetmesi, yerde bulunan yolcusuz bir uçağın hasar görmesi ve uçuş operasyonlarının yeniden başlamasıyla sınırlı kaldı. Olayın diğer sonuçlarına ilişkin resmi ayrıntılar paylaşılan açıklamada bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/riyaddaki-havalimanina-saldiri-saudia-calisani-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/9041-riyad-semalarinda-yukselen-dumanlar-havalimanindaki-saldiri-ucus-trafigini-felc-etti.jpg" type="image/jpeg" length="97505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna'da iki yolcu otobüsüne saldırı: 30 ölü, 18 yaralı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ukraynada-iki-yolcu-otobusune-saldiri-30-olu-18-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ukraynada-iki-yolcu-otobusune-saldiri-30-olu-18-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk bölgesinde yer alan Kramatorsk kentinde iki yolcu otobüsünün vurulduğu saldırıda en az 30 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi yaralandı. Ukrayna makamları saldırıdan Rus güçlerini sorumlu tutarken, Kramatorsk ve Slovyansk kentlerinde toplu taşıma hizmetleri geçici olarak durduruldu. Saldırıda güdümlü hava bombası kullanılmış olabileceği belirtilirken, cephe hattına yakın bölgelerde yaşayan sivillere tahliye çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk bölgesinde bulunan Kramatorsk kentinde 8 Ekim 2026 sabahı iki yolcu otobüsünün hedef alındığı saldırıda en az 30 kişi yaşamını yitirdi, 18 kişi yaralandı. Donetsk Bölge Savcılığı, saldırının ardından yaptığı açıklamada can kaybının arttığını ve olayla ilgili incelemelerin sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Ukrayna makamları, saldırının Rus güçleri tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü. Kullanılan mühimmatın güdümlü bir hava bombası olabileceği belirtilirken, saldırının yöntemi ve mühimmatın türüne ilişkin bilgiler henüz bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı. Olayın ardından Donetsk bölgesindeki iki önemli kentte toplu taşıma faaliyetleri geçici olarak askıya alındı.</p>

<h3>KRAMATORSK'TA İKİ YOLCU OTOBÜSÜ SALDIRININ MERKEZİNDE KALDI</h3>

<p>Donetsk Bölge Savcılığı, 8 Ekim sabahı Kramatorsk'ta meydana gelen saldırıda iki yolcu otobüsünün vurulduğunu açıkladı. Savcılığın paylaştığı bilgilere göre saldırının ardından çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı tespit edildi.</p>

<p>Olayın hemen ardından yapılan ilk açıklamalarda 12 kişinin öldüğü, 14 kişinin yaralandığı bildirilmişti. Yetkililer, daha sonra yaptıkları güncellemede ölü sayısının 30'a, yaralı sayısının ise 18'e yükseldiğini duyurdu.</p>

<h3>SALDIRIDA ÖLÜ SAYISI 12'DEN 30'A YÜKSELDİ</h3>

<p>Donetsk Bölge Savcılığının açıklamaları, saldırının ardından bildirilen can kaybı ve yaralı sayısındaki değişimi ortaya koydu. İlk açıklamalarda 12 olarak duyurulan ölü sayısı, sonraki bilgilendirmede 30'a yükselirken yaralı sayısı da 14'ten 18'e çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırının gerçekleştiği Kramatorsk, Ukrayna'nın kontrolündeki Donetsk topraklarında bulunuyor. Cephe hattına yakın konumdaki kent, savaş süresince askeri faaliyetlerin yanı sıra sivil ulaşım ve tahliye işlemlerinin yürütüldüğü merkezlerden biri olarak kullanılıyor.</p>

<h3>UKRAYNA SALDIRIDAN RUS GÜÇLERİNİ SORUMLU TUTTU</h3>

<p>Ukraynalı yetkililer, Kramatorsk'ta iki yolcu otobüsünün vurulduğu saldırının Rus güçleri tarafından düzenlendiğini savundu. Saldırıda kullanılan mühimmatın güdümlü hava bombası olabileceği yönünde açıklama yapılırken, söz konusu değerlendirmeyi doğrulayan bağımsız bir inceleme sonucu paylaşılmadı.</p>

<p>Rusya tarafından ise haberin hazırlandığı sırada yolcu otobüslerinin bilinçli şekilde hedef alındığı yönündeki Ukrayna suçlamalarına ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Saldırının sorumluluğuna ve kullanılan silahın türüne ilişkin bilgiler, Ukrayna makamlarının açıklamalarına dayanıyor.</p>

<h3>KRAMATORSK VE SLOVYANSK'TA TOPLU TAŞIMA DURDURULDU</h3>

<p>Donetsk Bölgesi Askeri İdaresi Başkanı Vadim Filaşkin, saldırının ardından Kramatorsk ve Slovyansk kentlerinde toplu taşıma hizmetlerinin geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Filaşkin, kararın sivillerin güvenliğine yönelik riskler nedeniyle alındığını belirtti.</p>

<p>Rus güçlerinin yolcu taşıyan otobüsleri bilinçli olarak hedef aldığını ileri süren Filaşkin, toplu taşıma araçlarına yönelik saldırı riskinin devam ettiğini savundu. Her iki kentte otobüs seferlerinin askıya alınmasıyla birlikte sivil ulaşım faaliyetlerine geçici kısıtlama getirildi.</p>

<h3>CEPHE HATTINA YAKIN BÖLGELERDE SİVİLLERE TAHLİYE ÇAĞRISI</h3>

<p>Ukrayna makamları, Kramatorsk saldırısının ardından Donetsk bölgesinde cephe hattına yakın kentlerde yaşayan sivillere daha güvenli bölgelere gitmeleri yönündeki çağrılarını yineledi. Bölgedeki askeri faaliyetler ve yerleşim alanlarına yönelik saldırılar nedeniyle tahliye uygulamaları savaş boyunca devam ediyor.</p>

<p>Kramatorsk ve Slovyansk'ta toplu taşımanın durdurulması, sivil ulaşımın güvenliğine ilişkin alınan önlemler arasında yer aldı. Yetkililer, cephe hattına yakın bölgelerde yaşayanların tahliye çağrılarını dikkate almalarını istedi.</p>

<h3>KRAMATORSK UKRAYNA'NIN DOĞU CEPHESİNDE ÖNEMLİ BİR MERKEZ</h3>

<p>Kramatorsk, Ukrayna'nın kontrolünde bulunan Donetsk bölgesindeki başlıca kentlerden biri olarak öne çıkıyor. Kent, Rusya-Ukrayna savaşı boyunca Ukrayna ordusunun doğu cephesindeki lojistik faaliyetlerinde önemli bir merkez olarak kullanıldı.</p>

<p>Slovyansk ile birlikte Donetsk'in kuzeyindeki savunma hattında yer alan Kramatorsk, cephe hattına yakın konumuyla askeri operasyonlarda önemli bir yere sahip. Ukrayna güçlerinin bölgedeki lojistik ve savunma faaliyetleri, söz konusu iki kent çevresinde yürütülen askeri hareketlilikle bağlantılı bulunuyor.</p>

<h3>RUSYA DONETSK BÖLGESİNİN TAMAMI ÜZERİNDE HAK İDDİA EDİYOR</h3>

<p>Rusya, Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk bölgesinin tamamı üzerinde hak iddiasını sürdürüyor. Kramatorsk ise Rusya'nın kontrolüne geçmeyen başlıca kentler arasında bulunuyor ve Ukrayna ordusunun bölgedeki savunma yapılanmasında önemli bir konumda yer alıyor.</p>

<p>Donetsk'in kuzeyinde bulunan Kramatorsk ve Slovyansk, Ukrayna güçlerinin kontrolündeki savunma hattının parçalarını oluşturuyor. İki kentin çevresindeki askeri faaliyetler, bölgedeki çatışmaların devam ettiği alanlar arasında bulunuyor.</p>

<h3>ZELENSKİY VİVALDİ OPERASYONU'NDA 176 KİLOMETREKARELİK ALANIN GERİ ALINDIĞINI AÇIKLAMIŞTI</h3>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Eylül 2026 sonunda yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun Slovyansk-Kramatorsk bölgesinde yürüttüğü askeri faaliyetlere ilişkin bilgi verdi. Zelenskiy, Rus güçlerinin iki kentin gerisine sızma planını engellemeye yönelik Vivaldi Operasyonu kapsamında 176 kilometrekarelik alanın yeniden Ukrayna kontrolüne geçtiğini söyledi.</p>

<p>Zelenskiy'nin açıklamasına göre operasyon, Rus güçlerinin Ukrayna savunma hattının gerisine ilerlemesini engellemek amacıyla gerçekleştirildi. Ukrayna ordusunun bölgedeki faaliyetleri, Kramatorsk ve Slovyansk çevresindeki savunma hattının korunmasına yönelik operasyonlar arasında yer aldı.</p>

<h3>EYLÜL AYINDA KRAMATORSK'TAKİ TAHLİYE MERKEZİ DE HEDEF ALINMIŞTI</h3>

<p>Kramatorsk'ta Eylül 2026'da bir tahliye merkezinin hava saldırısında hedef alındığı bildirilmişti. Kentte ve Donetsk bölgesinin cephe hattına yakın diğer yerleşimlerinde sivillerin daha güvenli alanlara taşınmasına yönelik çalışmalar, savaş boyunca yürütülen güvenlik uygulamaları arasında bulunuyor.</p>

<p>Tahliye merkezine yönelik saldırının ardından 8 Ekim'de iki yolcu otobüsünün vurulması, bölgede sivil ulaşım ve tahliye faaliyetlerine ilişkin güvenlik önlemlerini yeniden gündeme getirdi. Donetsk Bölgesi Askeri İdaresi, Kramatorsk ve Slovyansk'taki toplu taşıma hizmetlerini geçici olarak durdururken sivillere yönelik tahliye çağrıları da tekrarlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ukraynada-iki-yolcu-otobusune-saldiri-30-olu-18-yarali</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/donestk.jpg" type="image/jpeg" length="74457"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nidal Hasan canlı yayında idam edilecek]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nidal-hasan-canli-yayinda-idam-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nidal-hasan-canli-yayinda-idam-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 2009 yılında Teksas'taki Fort Hood askeri üssünde 13 kişinin ölümüne ve 32 kişinin yaralanmasına neden olan saldırıyı gerçekleştiren Nidal Malik Hasan'ın 3 Aralık 2026'da yapılması planlanan idamının canlı yayınlanacağını duyurdu. Kurşuna dizilerek infaz edilmesi planlanan Hasan, cezanın uygulanması halinde ABD ordusunda 65 yılı aşkın sürenin ardından idam edilen ilk mahkûm olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Savunma Bakanlığı, 5 Kasım 2009'da Teksas eyaletindeki Fort Hood askeri üssünde düzenlediği silahlı saldırı nedeniyle ölüm cezasına çarptırılan eski ABD askeri Nidal Malik Hasan'ın infazının canlı yayınlanacağını açıkladı. Associated Press'in (AP) aktardığına göre Pentagon, 8 Ekim Perşembe günü yaptığı açıklamada, 3 Aralık'ta gerçekleştirilmesi planlanan infazın kurşuna dizilme yöntemiyle yapılacağını ve kamuoyunun süreci canlı yayın üzerinden izleyebileceğini bildirdi.</p>

<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in bir gün önce kamuya açık infaz konusunda yaptığı açıklamanın ardından Pentagon yetkilileri, yayının canlı olarak gerçekleştirileceğini doğruladı. Hasan'ın idamına ilişkin yayın düzenlemelerinin nasıl yapılacağı ve görüntülerin hangi platformlar üzerinden paylaşılacağı konusunda ayrıntıların daha sonra duyurulacağı belirtildi.</p>

<h3>PENTAGON NİDAL HASAN'IN İDAMININ CANLI YAYINLANACAĞINI AÇIKLADI</h3>

<p>Pentagon'un açıklamasına göre Nidal Malik Hasan'ın infazının 3 Aralık 2026 tarihinde Fort Hood askeri üssünde gerçekleştirilmesi planlanıyor. ABD ordusunun daha önce duyurduğu infaz tarihine ilişkin yeni açıklamada, cezanın kurşuna dizilerek uygulanacağı ve infazın canlı yayınla kamuoyuna gösterileceği ifade edildi.</p>

<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 7 Ekim Çarşamba günü Real America's Voice'a verdiği röportajda infazın kamuya açık olacağını söylemişti. Hegseth, insanların infazı izleyebilmesini sağlayacaklarını belirtirken, Pentagon yetkilileri ertesi gün yaptıkları açıklamada kamuoyuna erişimin canlı yayın aracılığıyla sağlanacağını bildirdi.</p>

<h3>FORT HOOD SALDIRISINDA 13 KİŞİ ÖLDÜ, 32 KİŞİ YARALANDI</h3>

<p>Nidal Malik Hasan, 5 Kasım 2009 tarihinde ABD'nin Teksas eyaletindeki Fort Hood askeri üssünde silahlı saldırı düzenledi. Saldırı, askerlerin görev yerlerine gönderilmeden önce idari işlemlerinin gerçekleştirildiği ve sağlık kontrollerinden geçirildiği bir tesiste meydana geldi.</p>

<p>Tabanca kullanan Hasan'ın açtığı ateş sonucunda 12'si aktif görevdeki asker, biri emekli asker olmak üzere toplam 13 kişi hayatını kaybetti. Saldırıda 32 kişi de yaralanırken, olay ABD askeri yargısında görülen bir davaya konu oldu.</p>

<p>Pentagon, saldırı sırasında Hasan'ın "Allahu ekber" diye bağırdığını da açıkladı. Olayın ardından başlatılan soruşturma ve yargılama sürecinde saldırının gerçekleşme biçimi, Hasan'ın ifadeleri ve olay öncesindeki tutumu ele alındı.</p>

<h3>NİDAL HASAN SALDIRIYI AFGANİSTAN'DAKİ ABD OPERASYONLARIYLA İLİŞKİLENDİRDİ</h3>

<p>Nidal Hasan, saldırı sırasında ABD askerlerinin Afganistan'a gönderilmesine karşı olduğunu savundu. Mahkeme sürecindeki açıklamalarında ise eylemini ABD'nin Müslüman nüfusun yaşadığı ülkelerde yürüttüğü askeri operasyonlara tepki olarak gerçekleştirdiğini ifade etti.</p>

<p>Hasan'ın saldırıya ilişkin beyanları, askeri mahkemede yürütülen yargılamanın konuları arasında yer aldı. ABD ordusundaki görevi sırasında gerçekleştirdiği saldırı nedeniyle hakkında çok sayıda ölüm ve yaralama suçlaması yöneltildi.</p>

<h3>SALDIRI SIRASINDA VURULAN HASAN KISMİ FELÇ GEÇİRDİ</h3>

<p>Fort Hood saldırısı sırasında Nidal Hasan da olay yerine müdahale eden bir sivil polis tarafından vurularak yaralandı. Aldığı yaralar sonucunda kısmi felç geçiren Hasan, saldırıdan sonraki yıllarda tekerlekli sandalye kullanmaya başladı.</p>

<p>Hasan'ın sağlık durumu, askeri mahkemede görülen yargılama sürecinde de gündeme geldi. Ölüm cezasına çarptırılan eski askerin halen tekerlekli sandalye kullandığı bildiriliyor.</p>

<h3>2013 YILINDA ASKERİ MAHKEME TARAFINDAN ÖLÜM CEZASINA ÇARPTIRILDI</h3>

<p>Nidal Malik Hasan, Fort Hood saldırısının ardından ABD askeri yargısı önünde hâkim karşısına çıktı. 13 kişinin yaşamını yitirdiği ve 32 kişinin yaralandığı saldırıyla ilgili yargılama sonucunda askeri mahkeme, 2013 yılında Hasan hakkında ölüm cezası verdi.</p>

<p>Mahkûmiyet kararının ardından infaz gerçekleştirilmedi ve Hasan ölüm cezasına ilişkin hukuki süreç kapsamında cezaevinde tutulmaya devam etti. ABD ordusunun 3 Aralık 2026 için açıkladığı infaz tarihi, söz konusu mahkûmiyet kararından yaklaşık 13 yıl sonrasına denk geliyor.</p>

<h3>ABD ORDUSUNDA 65 YILI AŞKIN SÜRENİN ARDINDAN İLK İDAM OLABİLİR</h3>

<p>Pentagon tarafından açıklanan infaz planının uygulanması halinde Nidal Hasan, ABD ordusunda 65 yılı aşkın sürenin ardından idam edilen ilk mahkûm olacak. Askeri yargı tarafından verilen ölüm cezasının kurşuna dizilerek uygulanmasının planlanması da açıklanan infaz düzenlemelerinin bir parçasını oluşturuyor.</p>

<p>Hasan'ın ölüm cezasının uygulanması için belirlenen 3 Aralık tarihi, devam edebilecek hukuki başvurulara bağlı olarak değişebilecek bir takvim niteliği taşıyor. İnfazın canlı yayınlanması kararı da ölüm cezasının uygulanma yöntemi ve kamuoyuna gösterilmesi konusunda hukuk uzmanlarının açıklamalarına konu oldu.</p>

<h3>NİDAL HASAN'IN İDAMI HUKUKİ BAŞVURULAR NEDENİYLE ERTELENEBİLİR</h3>

<p>Hasan'ın ölüm cezasına karşı sivil mahkemelerde "habeas corpus" başvurusu yapabileceği belirtiliyor. ABD hukuk sisteminde kullanılan söz konusu başvuru yolu, kişinin tutukluluğunun veya mahkûmiyetinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimden geçirilmesini talep etmesine imkân tanıyor.</p>

<p>Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesinde askeri hukuk alanında ders veren Eugene R. Fidell, olası hukuki başvuruların infaz takvimini etkileyebileceğini söyledi. Fidell, yargısal sürecin mevcut ABD yönetiminin görev süresini aşabileceğini, böyle bir durumda sonraki yönetimin aynı infaz politikasını sürdürüp sürdürmeyeceğinin belirsiz olduğunu ifade etti.</p>

<h3>HUKUK PROFESÖRÜ DENNO: CANLI YAYIN İNFAZ SÜRECİNİ DAHA ŞEFFAF HALE GETİREBİLİR</h3>

<p>Fordham Üniversitesi hukuk profesörü Deborah Denno, Nidal Hasan'ın idamının canlı yayınlanmasına ilişkin değerlendirmesinde kamuoyunun infaz sürecini doğrudan izleyebilmesinin şeffaflık açısından sonuçları olabileceğini belirtti. Denno, canlı yayının ölüm cezasının nasıl uygulandığının daha yakından görülmesini sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Denno, özellikle infazların uygulanması sırasında yaşanan sorunların tartışıldığı bir dönemde kamuoyunun süreci izlemesinin yararlı olabileceğini söyledi. Ölüm cezasının uygulanmasına ilişkin gerçeklerin doğrudan görülebilmesinin, infaz yöntemleri hakkındaki tartışmalara katkı sağlayabileceğini dile getirdi.</p>

<h3>FISSELL KURŞUNA DİZİLME YÖNTEMİNİ DEĞERLENDİRDİ</h3>

<p>Villanova Üniversitesi hukuk profesörü ve Ulusal Askeri Adalet Enstitüsü Başkan Yardımcısı Brenner Fissell, kurşuna dizilerek infaz yönteminin tercih edilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Fissell, ölümcül iğne yöntemiyle gerçekleştirilen infazlarda yaşanan uygulama güçlükleri nedeniyle kurşuna dizilmenin bazı çevreler tarafından alternatif olarak görüldüğünü belirtti.</p>

<p>Kurşuna dizilmenin daha hızlı ve kontrollü bir infaz yöntemi olabileceğini ifade eden Fissell, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in tercihine ilişkin görüşlerini de paylaştı. Fissell, kararın arkasında askeri güç ve ölümcül kuvvet kullanımını öne çıkaran bir yaklaşım bulunabileceğini savundu.</p>

<h3>ELISABETH SEMEL: CANLI YAYIN KARARI HUKUKİ VE ETİK SORULAR DOĞURUYOR</h3>

<p>California Üniversitesi Berkeley Hukuk Fakültesindeki Ölüm Cezası Kliniğinin eş yöneticisi Elisabeth Semel, infazın canlı yayınlanmasına yönelik kararın hukuki ve etik boyutlarının incelenmesi gerektiğini söyledi. Semel, devlet tarafından gerçekleştirilen bir infazın kamuya açık gösteriye dönüştürülmesinin mahkûmun insanlık onuru açısından değerlendirilmesi gereken sorular ortaya çıkardığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Semel, yayının kimler tarafından izlenebileceği ve yönetimin canlı yayın kararıyla hangi amacı gözettiği konularına dikkat çekti. Geçmişte infazların televizyonda gösterilmesinin tartışıldığını hatırlatan Semel, devletin böyle bir yayını doğrudan başlatmasının farklı hukuki ve etik meseleleri gündeme getirdiğini ifade etti.</p>

<h3>ABD'DE SON ASKERİ İDAM 1961 YILINDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>ABD ordusunda son idam cezası 13 Nisan 1961 tarihinde uygulandı. Er John Bennett, askeri mahkemenin verdiği ölüm cezasının ardından asılarak idam edildi. Kurşuna dizilme yöntemiyle gerçekleştirilen son askeri infaz ise 1945 yılına uzanıyor. Nidal Hasan'ın 3 Aralık'taki infazı gerçekleşirse ABD ordusunda 65 yılı aşkın sürenin ardından ilk ölüm cezası uygulanmış olacak.</p>

<p>Pentagon Sözcüsü Sean Parnell'in açıklamasına göre ABD Başkanı Donald Trump, Hasan'ın idamını onayladı. Beyaz Saray ise infazın canlı yayınlanmasına ilişkin soruları Pentagon'a yönlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nidal-hasan-canli-yayinda-idam-edilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/nidal-hasan-2003.jpg" type="image/jpeg" length="85522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Halep'teki tarihi Emevi Camii yeniden ibadete açıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/halepteki-tarihi-emevi-camii-yeniden-ibadete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/halepteki-tarihi-emevi-camii-yeniden-ibadete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'nin Halep kentinde yıllar süren çatışmalar ve tahribat nedeniyle zarar gören tarihi Emevi Camii, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden ibadete açıldı. Açılış töreninde konuşan Halep Valisi İzzam el Garib, Suriye Müftüsü Usame Rifai ve Vakıflar Bakanı Muhammed Ebu'l-Hayr Şükri, caminin tarihi mirasının korunması, dini eğitimin geliştirilmesi ve kentin yeniden imarı konusunda açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye'nin Halep kentinde bulunan tarihi Emevi Camii, kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından 9 Ekim 2026 Cuma günü yeniden ibadete açıldı. Kentin önemli dini ve tarihi yapılarından biri olan caminin restorasyonunda, mimari özelliklerinin ve tarihi bölümlerinin korunmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Açılış törenine katılan Suriyeli yetkililer, Emevi Camii'nin Halep'in dini, kültürel ve ilmi geçmişindeki yerine dikkat çekti. Törende caminin yeniden hizmete girmesinin yanı sıra kentteki tarihi yapıların korunması, eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesi ve toplumsal hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı.</p>

<h3>HALEP EMEVİ CAMİİ RESTORASYONUN ARDINDAN YENİDEN AÇILDI</h3>

<p>Halep'te uzun yıllar boyunca dini ve ilmi faaliyetlere ev sahipliği yapan Emevi Camii, kentte yaşanan yıkım ve tahribatın ardından yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yeniden ibadete hazır hale getirildi. Tarihi yapının onarımında caminin özgün mimari özelliklerinin korunmasına ve geçmişten günümüze ulaşan bölümlerinin muhafaza edilmesine özen gösterildi.</p>

<p>Restorasyon sürecinin tamamlanmasıyla birlikte caminin yeniden cemaatle buluşması sağlandı. Açılışta konuşan yetkililer, tarihi yapının yalnızca ibadet amacıyla değil, dini eğitim ve kültürel faaliyetler için de kullanılacağını belirtti.</p>

<h3>HALEP VALİSİ GARİB: KENTİN MEDENİYET MİRASI YENİDEN CANLANDIRILIYOR</h3>

<p>Halep Valisi İzzam el Garib, açılış töreninde yaptığı konuşmada Emevi Camii'nin yeniden ibadete açılmasının kentin tarihi ve kültürel mirası açısından taşıdığı öneme değindi. Garib, caminin restorasyonunun yalnızca tarihi bir yapının onarılması anlamına gelmediğini, aynı zamanda Halep'in medeniyet mirasının yeniden canlandırılmasının bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Emevi Camii'nin Emeviler döneminden itibaren Halep'in tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Garib, yapının yüzyıllar boyunca alimlere, davetçilere ve düşünürlere ev sahipliği yaptığını söyledi. Caminin dini faaliyetlerin yanı sıra ilim ve düşünce hayatında da önemli bir merkez olarak kullanıldığını dile getirdi.</p>

<h3>TARİHİ CAMİNİN MİMARİ ÖZELLİKLERİ KORUNDU</h3>

<p>Halep Valisi Garib, Emevi Camii'nin yıllar süren yıkım ve tahribatın ardından yeniden Halep halkına kazandırıldığını belirtti. Restorasyon çalışmalarında yapının tarihi kimliğinin korunmasının öncelikli konular arasında yer aldığını aktaran Garib, caminin mimari özellikleri ve tarihi bölümlerinin muhafaza edilmesine özen gösterildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Garib, restorasyonun tamamlanmasıyla tarihi camide yeniden ezan okunacağını ve cemaatin ibadet için bir araya geleceğini söyledi. Caminin tekrar hizmet vermeye başlamasını Halep'in dini ve kültürel hayatının yeniden canlandırılması kapsamında değerlendirdi.</p>

<h3>SURİYE MÜFTÜSÜ RİFAİ: CAMİNİN İHYASI İNSANIN İNŞASIYLA BİRLİKTE YÜRÜMELİ</h3>

<p>Suriye Müftüsü Usame Rifai, törende yaptığı konuşmada Halep'in Müslümanların tarihi ve dini hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Emevi Camii'nin yeniden ibadete açılmasını kent açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendiren Rifai, tarihi yapıların onarılmasının toplumsal gelişim çalışmalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Rifai, camilerin yeniden inşa edilmesinin tek başına yeterli olmadığını, dini ve toplumsal hayatı sürdürecek insanların yetiştirilmesine de önem verilmesi gerektiğini söyledi. Dini ilimleri öğrenen, topluma rehberlik eden ve eğitim faaliyetlerinde görev alacak yeni nesillerin yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<h3>SURİYE'DEKİ CAMİLERDE KUR'AN KURSLARI VE İLİM HALKALARI DÜZENLENECEK</h3>

<p>Suriye Müftüsü Usame Rifai, Vakıflar Bakanlığının camilerde dini eğitim faaliyetlerini geliştirmeye yönelik programlar hazırladığını açıkladı. Hazırlanan çalışmalar kapsamında Kur'an kursları ve ilim halkalarının düzenlenmesinin planlandığını belirten Rifai, camilerin ibadetin yanı sıra dini bilgi ve eğitimin aktarıldığı merkezler olarak faaliyet göstermesini istediklerini ifade etti.</p>

<p>Halep halkına da seslenen Rifai, kentin yeniden imarı ve toplumsal hayatın canlandırılması yönündeki çalışmaların sürdürülmesi çağrısında bulundu. Tarihi yapıların onarılmasıyla birlikte eğitim, kültür ve sosyal yaşam alanlarında da faaliyetlerin devam etmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<h3>VAKIFLAR BAKANI ŞÜKRİ: İNSANIN YETİŞTİRİLMESİ FİZİKSEL İMARDAN DAHA ÖNEMLİ</h3>

<p>Suriye Vakıflar Bakanı Muhammed Ebu'l-Hayr Şükri, Halep Emevi Camii'nin yeniden açılışı dolayısıyla yaptığı konuşmada tarihi yapıyı Şam'daki Emevi Camii'nin ikizi olarak nitelendirdi. Şükri, Halep'teki caminin kentin ilim, dini hayat ve mücadele tarihini yansıtan yapılardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Fiziksel yapıların yeniden inşa edilmesi kadar insanların yetiştirilmesine de önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Şükri, insan unsurunun medeniyetin ve ilerlemenin temelini oluşturduğunu belirtti. Toplumun gelişmesinde eğitimin ve insan yetiştirme faaliyetlerinin belirleyici olduğunu ifade eden Şükri, yeniden imar çalışmalarının söz konusu alanlarla birlikte sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<h3>EMEVİ CAMİİ'NİN BARIŞ VE BİRLİKTE YAŞAMA SEMBOLÜ OLMASI VURGULANDI</h3>

<p>Vakıflar Bakanı Şükri, Suriye halkının yıllar içinde zarar gören ve yıkılan yapıların yeniden inşası için harekete geçtiğini söyledi. Halep Emevi Camii'nin restorasyonunu da söz konusu çalışmalar kapsamında ele alan Şükri, tarihi yapının dini ve toplumsal hayattaki yerini koruyacağını ifade etti.</p>

<p>Şükri, Emevi Camii'nin iyilik, inanç, barış, birlikte yaşama ve sevginin sembolü olmayı sürdüreceğini belirtti. Caminin yeniden hizmete açılmasıyla dini faaliyetlerin yanı sıra toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren çalışmaların da yürütülmesine ilişkin mesajlar verdi.</p>

<h3>HALEP MÜFTÜSÜ ŞAŞU: EMEVİ CAMİİ YENİDEN İLİM VE İBADET MERKEZİ OLACAK</h3>

<p>Halep Müftüsü İbrahim Şaşu, tarihi Emevi Camii'nin yeniden ibadete açılmasını yapının yeniden hayat bulması olarak değerlendirdi. Caminin restorasyonunun farklı kurumların ortak çalışmasıyla gerçekleştirildiğini belirten Şaşu, süreçte Halep Valiliği, Suriye Vakıflar Bakanlığı ve müftülük kurumunun iş birliği yaptığını açıkladı.</p>

<p>Şaşu, restorasyonun ardından caminin yeniden dini eğitim ve ibadet faaliyetlerinin merkezi haline geleceğini söyledi. Tarihi yapının geçmişte üstlendiği ilmi ve dini işlevlerin yeniden sürdürülmesinin amaçlandığını belirterek Emevi Camii'nin Halep halkının dini hayatındaki yerini vurguladı.</p>

<h3>HALEP'İN TARİHİ VE DİNİ MİRASINDA EMEVİ CAMİİ'NİN YERİ</h3>

<p>Halep Emevi Camii, kentin en önemli tarihi ve dini yapıları arasında bulunuyor. Emeviler dönemine uzanan geçmişiyle bilinen cami, yüzyıllar boyunca ibadetlerin gerçekleştirildiği, dini ilimlerin öğretildiği ve kültürel faaliyetlerin düzenlendiği merkezlerden biri olarak kullanıldı.</p>

<p>Restorasyonun tamamlanmasının ardından yeniden ibadete açılan caminin, dini ve ilmi faaliyetlere ev sahipliği yapmayı sürdürmesi hedefleniyor. Halep'teki yetkililer, tarihi yapının korunmasıyla birlikte kent sakinlerinin dini ve toplumsal hayatındaki merkezi işlevinin yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/halepteki-tarihi-emevi-camii-yeniden-ibadete-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/halep-emevi-camii.jpg" type="image/jpeg" length="32082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Orta Doğu'daki vatandaşlarını uyardı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-orta-dogudaki-vatandaslarini-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-orta-dogudaki-vatandaslarini-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği, Orta Doğu'da bulunan Amerikan vatandaşlarına yönelik güvenlik uyarısı yayımladı. Bölgedeki çatışmaların kısa sürede şiddetlenebileceği belirtilen açıklamada, İran ve onu destekleyen grupların ABD çıkarlarını hedef alabileceği ifade edildi. Amerikan vatandaşlarından sığınakların yerlerini öğrenmeleri, gıda ve ilaç stoklarını hazırlamaları, kalabalık alanlardan uzak durmaları ve uçuş planlarını kontrol etmeleri istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği, Orta Doğu'daki güvenlik koşullarına ilişkin Amerikan vatandaşlarını uyardı. Büyükelçilik tarafından yayımlanan açıklamada, bölgedeki güvenlik ortamının karmaşıklığına dikkat çekilerek çatışmaların hızla şiddetlenebileceği ve seyahatlerde çeşitli aksaklıkların yaşanabileceği belirtildi. Amerikan vatandaşlarına bulundukları bölgelerde güvenlik önlemlerini artırmaları ve gelişmeleri yakından takip etmeleri çağrısı yapıldı.</p>

<p>Güvenlik uyarısında, bölgedeki Amerikan çıkarlarına yönelik olası tehditlere de yer verildi. İran ve onu destekleyen grupların ABD ile bağlantılı yerleri hedef alabileceği belirtilirken vatandaşlardan olası hava saldırılarına karşı hazırlıklı olmaları, korunaklı alanları önceden belirlemeleri ve temel ihtiyaç malzemelerini temin etmeleri istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABD BÜYÜKELÇİLİĞİNDEN ÇATIŞMALARIN ŞİDDETLENEBİLECEĞİ UYARISI</h3>

<p>ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği tarafından yayımlanan güvenlik açıklamasında, Orta Doğu'daki gelişmeler nedeniyle Amerikan vatandaşlarının dikkatli hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Bölgedeki güvenlik koşullarının kısa süre içerisinde değişebileceği ve mevcut çatışmaların hızla şiddetlenebileceği ifade edildi.</p>

<p>Büyükelçilik, özellikle bölgeye seyahat etmeyi planlayan veya Orta Doğu ülkelerinden ayrılmak isteyen vatandaşların ulaşım koşullarını takip etmelerini istedi. Havalimanlarının ve hava yolu şirketlerinin yapacağı duyuruların izlenmesi gerektiği belirtilirken seyahat programlarının mevcut güvenlik koşulları dikkate alınarak kontrol edilmesi çağrısında bulunuldu.</p>

<h3>İRAN VE ONU DESTEKLEYEN GRUPLARIN ABD ÇIKARLARINI HEDEF ALABİLECEĞİ BELİRTİLDİ</h3>

<p>Güvenlik uyarısında İran ve onu destekleyen grupların faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Büyükelçilik, söz konusu aktörlerin yurt dışındaki Amerikan çıkarlarını veya ABD ile bağlantılı noktaları hedef alabileceği konusunda vatandaşları uyardı.</p>

<p>Amerikan vatandaşlarından, ABD ile bağlantısı açıkça bilinen yerlerde daha dikkatli hareket etmeleri istendi. Açıklamada, olası güvenlik riskleri nedeniyle kişisel güvenliğe ilişkin tedbirlerin artırılması gerektiği belirtildi.</p>

<h3>GÖSTERİLERDEN VE KALABALIK ALANLARDAN UZAK DURUN ÇAĞRISI</h3>

<p>Büyükelçilik, Orta Doğu'da bulunan Amerikan vatandaşlarına gösterilerin düzenlendiği bölgelerden ve kalabalık alanlardan uzak durmaları tavsiyesinde bulundu. Güvenlik güçlerinin yoğun olarak bulunduğu noktaların da dikkat edilmesi gereken yerler arasında olduğu ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, vatandaşların bulundukları ülkelerdeki güvenlik gelişmelerini yerel kaynaklardan takip etmeleri ve resmi makamların yönlendirmelerine uygun hareket etmeleri istendi. Gösteri ve kalabalıkların bulunduğu alanlara ilişkin uyarılar, kişisel güvenlik amacıyla alınması önerilen tedbirler arasında sıralandı.</p>

<h3>OLASI HAVA SALDIRILARINA KARŞI SIĞINAKLARIN YERLERİ ÖĞRENİLMELİ</h3>

<p>ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği, güvenlik uyarısında olası hava saldırılarına karşı alınabilecek önlemlere de değindi. Amerikan vatandaşlarından bulundukları bölgedeki sığınakların ve korunaklı alanların konumlarını önceden öğrenmeleri istendi.</p>

<p>Açıklamada, güvenli alanlara ulaşım konusunda hazırlıklı olunması gerektiği belirtildi. Vatandaşlara yaşadıkları veya konakladıkları yerlerin yakınındaki korunaklı alanları belirlemeleri ve yerel yetkililer tarafından yapılabilecek güvenlik duyurularını takip etmeleri tavsiye edildi.</p>

<h3>GIDA, SU VE İLAÇ GİBİ TEMEL İHTİYAÇLAR İÇİN HAZIRLIK ÇAĞRISI</h3>

<p>Büyükelçilik, olası güvenlik sorunları karşısında günlük ihtiyaçların karşılanabilmesi amacıyla hazırlık yapılmasını istedi. Amerikan vatandaşlarına gıda, içme suyu ve ilaç gibi temel ihtiyaç malzemelerini önceden temin etmeleri çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Olası hava saldırıları ve çatışmaların şiddetlenmesi ihtimaline karşı yapılan uyarıda, temel ihtiyaçlara erişimin önemine dikkat çekildi. Sığınakların yerlerinin öğrenilmesi ve gerekli malzemelerin hazır bulundurulması, büyükelçiliğin açıkladığı güvenlik önlemleri arasında yer aldı.</p>

<h3>ORTA DOĞU'DAKİ UÇUŞLAR İÇİN HAVAYOLU ŞİRKETLERİNE BAŞVURU UYARISI</h3>

<p>ABD Büyükelçiliği, Orta Doğu'ya yönelik veya bölgeden gerçekleştirilecek seyahatlerde aksaklıklar yaşanabileceğini belirtti. Amerikan vatandaşlarından uçuş saatlerini, sefer durumlarını ve olası değişiklikleri doğrudan ilgili hava yolu şirketlerinden teyit etmeleri istendi.</p>

<p>Havalimanlarından yapılacak resmi açıklamaların da takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Seyahat planı bulunan vatandaşlara, ulaşım düzenlemelerine ilişkin güncel bilgileri kontrol etmeleri ve güvenlik koşullarındaki değişiklikleri dikkate almaları tavsiye edildi.</p>

<h3>YEREL MEDYA VE RESMİ MAKAMLARIN AÇIKLAMALARI TAKİP EDİLMELİ</h3>

<p>Büyükelçilik, Amerikan vatandaşlarının bulundukları ülkelerdeki gelişmeleri yerel medya aracılığıyla takip etmelerini istedi. Güvenlik durumuna ilişkin resmi açıklamaların ve yetkililer tarafından yapılacak duyuruların dikkate alınması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Vatandaşlara, yerel makamların güvenlik talimatlarına uymaları ve seyahat, barınma ile kişisel güvenlik konularında açıklanan önlemleri uygulamaları çağrısında bulunuldu. Büyükelçiliğin uyarısında çatışmaların şiddetlenme ihtimali, ABD ile bağlantılı noktalara yönelik olası tehditler ve ulaşımda yaşanabilecek aksaklıklar öne çıkan başlıklar oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-orta-dogudaki-vatandaslarini-uyardi</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 07:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/abd-kudus-buyukelciligi.jpg" type="image/jpeg" length="96962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'nin ateşkes teklifine ilk cevap]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-abdnin-ateskes-teklifine-ilk-cevap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-abdnin-ateskes-teklifine-ilk-cevap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile arabulucular üzerinden yürütülen müzakerelerin devam ettiğini belirterek Washington yönetiminin teklifine birkaç gün içinde yanıt vereceklerini açıkladı. İran'ın daha önce yedi günlük bir plan sunduğunu söyleyen Arakçi'nin açıklamalarının yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump da Tahran ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve 3 Kasım'daki ara seçimlerden önce İran'a yönelik yeni bir saldırı düzenlemeyeceklerini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran ile ABD arasında devam eden diplomatik temaslara ilişkin Tahran ve Washington yönetimlerinden yeni açıklamalar geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, başkent Tahran'da düzenlediği basın açıklamasında ABD ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin bilgi verdi. Görüşmelerin arabulucular aracılığıyla sürdürüldüğünü belirten Arakçi, Amerikan yönetiminin sunduğu önerinin İran tarafından değerlendirildiğini bildirdi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da İran ile gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, müzakerelerin verimli şekilde devam ettiğini belirtirken ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerden önce İran'a yönelik herhangi bir yeni saldırı düzenlenmeyeceğini söyledi. Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temaslar, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve aylardır devam eden çatışmaların gölgesinde yürütülüyor.</p>

<h3>ABBAS ARAKÇİ ABD İLE MÜZAKERELERİN DEVAM ETTİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>İran devlet televizyonunun aktardığına göre, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkent Tahran'da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Arakçi, İran ile ABD arasında sürdürülen diplomatik görüşmelerin mevcut durumuna ilişkin bilgi vererek taraflar arasındaki temasların kesilmediğini ifade etti.</p>

<p>Müzakerelerin doğrudan görüşmeler yerine arabulucular üzerinden gerçekleştirilen mesaj alışverişleriyle devam ettiğini belirten İran Dışişleri Bakanı, Tahran yönetiminin daha önce Amerikan tarafına bir plan sunduğunu aktardı. Arakçi, söz konusu planın ardından Washington yönetiminin görüşlerinin de İran'a iletildiğini söyledi.</p>

<h3>İRAN ABD'YE YEDİ GÜNLÜK PLAN SUNDU</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington ile yürütülen müzakerelerde Tahran yönetiminin daha önce hazırladığı bir planı Amerikan tarafına ilettiğini açıkladı. Arakçi, İran'ın önerisinin "yedi günlük plan" başlığı altında sunulduğunu belirterek ABD'nin de söz konusu girişime ilişkin görüşlerini paylaştığını bildirdi.</p>

<p>Arakçi, müzakere sürecine ilişkin açıklamasında, "Yedi günlük plan başlığıyla planımızı sunmuştuk ve buna karşılık Amerikan tarafının görüşlerini de dinledik" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı, yedi günlük planın içeriğine ve Amerikan tarafının söz konusu plana hangi başlıklar üzerinden karşılık verdiğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Açıklamada, taraflar arasında arabulucular aracılığıyla mesaj alışverişinin sürdüğü bilgisi öne çıktı.</p>

<h3>ARAKÇİ: ABD'NİN TEKLİFİNE BİRKAÇ GÜN İÇİNDE YANIT VERECEĞİZ</h3>

<p>Washington yönetiminin ilettiği önerinin İran tarafından incelendiğini belirten Abbas Arakçi, Tahran'ın yanıtına ilişkin de açıklamada bulundu. İran Dışişleri Bakanı, Amerikan tarafının görüşlerinin değerlendirme aşamasında olduğunu ve yanıtın kısa süre içinde iletilebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arakçi, "Sanırım önümüzdeki birkaç gün içinde yanıtımızı sunacağız" dedi.</p>

<p>İran'ın vereceği yanıtın içeriğine ilişkin bilgi paylaşmayan Arakçi, müzakere sürecinin arabulucular üzerinden devam ettiğini vurguladı. Tahran yönetiminin ABD'nin önerisini kabul edip etmeyeceği veya teklife değişiklik talebiyle karşılık verip vermeyeceği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3>TRUMP: İRAN İLE VERİMLİ GÖRÜŞMELER GERÇEKLEŞTİRİYORUZ</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin açıklamalarının yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump da Tahran yönetimiyle yürütülen diplomatik temaslara ilişkin konuştu. Trump, İran ile görüşmelerin sürdüğünü doğrulayarak müzakere sürecini verimli olarak nitelendirdi.</p>

<p>ABD Başkanı, "İran İslam Cumhuriyeti ile verimli görüşmeler gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Trump'ın açıklaması, Washington ile Tahran arasında daha önce gerçekleştirilen barış görüşmelerinde çeşitli konularda anlaşma sağlanamamasının ardından geldi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla yürütülen önceki müzakerelerde taraflar uzlaşmaya varamamış ve görüşmelerden çekilmişti.</p>

<h3>TRUMP 3 KASIM'A KADAR İRAN'A SALDIRI DÜZENLENMEYECEĞİNİ DUYURDU</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden diplomatik görüşmelerin yanı sıra askeri operasyonlara ilişkin de açıklama yaptı. ABD'de 3 Kasım'da gerçekleştirilecek ara seçimlere işaret eden Trump, seçim tarihinden önce İran'a yönelik yeni bir saldırı düzenlenmeyeceğini bildirdi.</p>

<p>Trump, "Amerika Birleşik Devletleri'nde 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerden önce hiçbir şekilde İran'a yönelik bir saldırıda bulunmayacağız" dedi.</p>

<p>ABD Başkanı'nın açıklaması, İran ile devam eden çatışmaların Amerikan iç siyasetine ve ara seçimlere etkisinin tartışıldığı bir dönemde geldi. Trump, seçimlerden önce İran'a yönelik askeri saldırı gerçekleştirilmeyeceğini duyururken 3 Kasım sonrasındaki döneme ilişkin herhangi bir askeri operasyon takvimi açıklamadı.</p>

<h3>ABD VE İRAN ARASINDAKİ GÖRÜŞMELER SAVAŞIN GÖLGESİNDE SÜRÜYOR</h3>

<p>Orta Doğu'da aylardır devam eden çatışmalar, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlamıştı. Askeri operasyonların ardından taraflar arasında kalıcı barış sağlanmasına yönelik diplomatik girişimler gündeme gelmiş ancak çeşitli konulardaki anlaşmazlıklar nedeniyle görüşmelerden sonuç alınamamıştı.</p>

<p>İlk aşamada kalıcı barışa yönelik müzakere zemini oluşturulmasına rağmen Washington ve Tahran yönetimleri arasında uzlaşma sağlanamamıştı. Tarafların görüşmelerden çekilmesinin ardından diplomatik süreç kesintiye uğrarken son açıklamalarla birlikte arabulucular üzerinden yürütülen mesaj alışverişinin devam ettiği bildirildi.</p>

<h3>TRUMP İRAN'IN NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLAMAYACAĞINI YİNELEDİ</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelere ilişkin açıklamalarında Tahran yönetiminin nükleer programına da değindi. İran'ın nükleer silah sahibi olmasına izin verilmeyeceği yönündeki tutumunu tekrarlayan Trump, ülkenin mevcut ekonomik ve askeri durumuna ilişkin iddialarda bulundu.</p>

<p>İran'ın hem ekonomik hem de askeri açıdan kötü durumda olduğunu savunan ABD Başkanı, Tahran'a yönelik ablukanın bütün gücüyle devam ettiğini söyledi. Trump, söz konusu açıklamalarında Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatına ilişkin rakamları da paylaştı.</p>

<h3>TRUMP: İRAN EKONOMİK VE ASKERİ AÇIDAN ÇOK KÖTÜ DURUMDA</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın mevcut koşullarına ilişkin değerlendirmesinde ülkenin ekonomik ve askeri bakımdan ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ileri sürdü. Tahran üzerindeki ablukanın etkisini sürdürdüğünü belirten Trump, buna rağmen Hürmüz Boğazı üzerinden yüksek miktarda petrol sevkiyatı gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Trump, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Herkesin net bir şekilde bilmesini isterim ki; İran gerek ekonomik gerekse askeri açıdan çok kötü bir durumda olmasına ve ablukanın tüm gücüyle ve etkisiyle devam etmesine rağmen sırf dün gece Hürmüz Boğazı'ndan 22 milyon varille rekor düzeyde petrol akışı sağlandı ve bu petrolün tek bir varili bile İran'dan çıkmadı veya İran'a gitmedi!"</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN 22 MİLYON VARİLLİK PETROL SEVKİYATI AÇIKLAMASI</h3>

<p>Trump, Hürmüz Boğazı'ndan bir gecede 22 milyon varil petrol geçtiğini ve söz konusu miktarın rekor seviyede olduğunu öne sürdü. Sevkiyatın İran'a yönelik abluka devam ederken gerçekleştirildiğini belirten ABD Başkanı, petrolün hiçbir bölümünün İran'dan çıkmadığını veya İran'a gönderilmediğini savundu.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi üzerinden uluslararası deniz yollarına bağlayan ve enerji taşımacılığında önemli yere sahip olan bir geçiş noktası olarak biliniyor. Trump'ın açıkladığı 22 milyon varillik petrol miktarına ilişkin bağımsız doğrulama verisi ise paylaşılan açıklamalarda yer almadı.</p>

<h3>ABD'NİN TEKLİFİNE İRAN'DAN YANIT BEKLENİYOR</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin açıklamasına göre, Washington yönetiminin sunduğu öneri Tahran tarafından incelenmeye devam ediyor. İran'ın daha önce sunduğu yedi günlük plana karşılık Amerikan tarafının görüşlerini ilettiği, Tahran yönetiminin de birkaç gün içerisinde yanıt vermeyi planladığı bildirildi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile verimli görüşmeler gerçekleştirildiğini açıklarken 3 Kasım'daki ara seçimlere kadar yeni bir saldırı düzenlenmeyeceğini duyurdu. Tarafların açıklamalarında müzakerelerin devam ettiği belirtilmesine rağmen tekliflerin ayrıntıları, üzerinde uzlaşılan başlıklar ve olası bir anlaşmanın koşullarına ilişkin kapsamlı bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-abdnin-ateskes-teklifine-ilk-cevap</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 22:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/erakci.jpg" type="image/jpeg" length="78612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'den Batı Şeria'da Filistinlileri koruyan aktivistlere sınır dışı talimatı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilden-bati-seriada-filistinlileri-koruyan-aktivistlere-sinir-disi-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilden-bati-seriada-filistinlileri-koruyan-aktivistlere-sinir-disi-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın, işgal altındaki Batı Şeria'da zeytin hasadı yapan Filistinlileri gasıp İsraillilerin saldırılarından koruyan aktivistlerin bölgeye girişlerinin yasaklanması veya sınır dışı edilmeleri için talimat verdiği öne sürüldü. İsrail basınında yer alan habere göre, İsrailli ve yabancı aktivistlere yönelik işlemlerin mahkeme kararı olmadan idari kararlarla gerçekleştirilmesi istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik uygulamaları devam ederken, zeytin hasadı döneminde çiftçilere destek veren uluslararası dayanışma grupları ve insan hakları aktivistleri hakkında yeni bir girişim gündeme geldi. İsrail basını, Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Filistinli çiftçileri gasıp İsraillilerin saldırılarından korumaya çalışan aktivistlerin bölgedeki faaliyetlerinin engellenmesi için çalışma başlatılması talimatını verdiğini yazdı.</p>

<p>Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonlarını sürdüren İsrail'in Batı Şeria'daki uygulamaları da Filistinlilerin günlük yaşamını ve tarımsal faaliyetlerini etkiliyor. Özellikle zeytin hasadı döneminde topraklarına ulaşmaya çalışan Filistinli çiftçiler, gasıp İsraillilerin saldırıları ve İsrail ordusunun uyguladığı kısıtlamalarla karşı karşıya kalırken, çiftçilere eşlik eden aktivistlerin bölgeden uzaklaştırılması gündeme taşındı.</p>

<h3>İSRAİL SAVUNMA BAKANI KATZ'DAN AKTİVİSTLER HAKKINDA TALİMAT İDDİASI</h3>

<p>İsrail'de yayımlanan The Jerusalem Post gazetesinin haberine göre, Savunma Bakanı Yisrael Katz, işgal altındaki Batı Şeria'da zeytin hasadı yapan Filistinlilere destek veren İsrailli ve yabancı aktivistlerin faaliyetlerinin engellenmesi için talimat verdi. Katz'ın, aktivistlerin bölgeye girişlerinin yasaklanması veya sınır dışı edilmelerine yönelik idari mekanizmaların hazırlanmasını istediği ileri sürüldü.</p>

<p>Haberde, söz konusu işlemlerin mahkeme kararı gerekmeksizin doğrudan idari kararlarla uygulanmasının gündemde olduğu belirtildi. Talimatın, Filistinli çiftçileri gasıp İsraillilerin saldırılarından korumak amacıyla hasat bölgelerine giden aktivistleri kapsadığı aktarıldı.</p>

<h3>YESHA COUNCIL BAŞKANI ISRAEL GANZ'DAN KATZ'A BAŞVURU</h3>

<p>İsrail basınında yer alan bilgilere göre, Batı Şeria'da gasp edilen Filistin topraklarında faaliyet gösteren Yesha Council adlı kuruluşun başkanı Israel Ganz, Savunma Bakanı Yisrael Katz'a başvuruda bulundu. Ganz, Filistinli çiftçileri koruyan aktivistlerin zeytin hasadı yapılan bölgelere girişlerinin engellenmesi amacıyla yeni adımlar atılmasını talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ganz'ın başvurusunda, İsrailli ve yabancı aktivistlerin Filistinli çiftçilere eşlik ederek hasat alanlarında bulunmasına karşı çıkıldığı aktarıldı. Savunma Bakanı Katz'ın verdiği öne sürülen talimatın da söz konusu başvurunun ardından gündeme geldiği belirtildi.</p>

<h3>FİLİSTİNLİLERİ KORUYAN DÖRT DAYANIŞMA HAREKETİ HEDEF GÖSTERİLDİ</h3>

<p>The Jerusalem Post'un haberinde, Yesha Council Başkanı Israel Ganz'ın Batı Şeria'da Filistinli çiftçilere destek veren çeşitli uluslararası dayanışma kuruluşlarını hedef gösterdiği ifade edildi. Ganz'ın özellikle "Go Palestine", "Protect the Harvest", "Faz3a" ve "Uluslararası Dayanışma Hareketi" isimli kuruluşların faaliyetlerine karşı önlem alınmasını istediği kaydedildi.</p>

<p>Söz konusu kuruluşlar, Filistinlilerin zeytin hasadı sırasında karşılaştığı saldırılara karşı bölgede dayanışma faaliyetleri yürütüyor. İsrailli ve yabancı aktivistler, hasat alanlarında çiftçilere eşlik ederek gasıp İsraillilerin saldırılarına karşı Filistinlilerin korunmasına destek veriyor.</p>

<h3>İSRAİLLİ VE YABANCI AKTİVİSTLERİN BÖLGEYE GİRİŞİ ENGELLENEBİLİR</h3>

<p>The Jerusalem Post gazetesine açıklamalarda bulunan Israel Ganz, İsrailli veya yabancı aktivistlerin Batı Şeria'daki ilgili bölgelere gelmesine izin vermeyeceklerini ileri sürdü. Ganz'ın açıklamaları, Filistinli çiftçilere destek veren dayanışma gruplarının zeytin hasadı alanlarına erişiminin engellenmesine yönelik girişimlerin gündemde olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>İsrail Savunma Bakanlığına atfedilen talimat kapsamında, aktivistlerin yalnızca belirli hasat bölgelerine girişlerinin yasaklanması değil, sınır dışı edilmelerine yönelik işlemlerin de değerlendirilmesi istendiği aktarıldı. Haberde, uygulamaların mahkeme kararı olmadan idari yollarla gerçekleştirilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p>

<h3>KÜRESEL SUMUD FİLOSU'NUN BATI ŞERİA ÇAĞRISININ ARDINDAN GELDİ</h3>

<p>Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın verdiği öne sürülen talimatın, Küresel Sumud Filosu'nun Batı Şeria'daki Filistinli çiftçilere destek verilmesi yönündeki çağrısının ardından geldiği bildirildi. Küresel Sumud Filosu, zeytin hasadı yapan Filistinlileri gasıp İsraillilerin saldırılarından korumak amacıyla aktivistleri bölgeye gitmeye çağırmıştı.</p>

<p>Filonun çağrısında, hasat döneminde Filistinli çiftçilerle dayanışma gösterilmesi ve tarımsal faaliyetlerini sürdüren ailelere destek sağlanması amaçlandı. Çağrının ardından İsrail basınında gündeme gelen talimat, Batı Şeria'da faaliyet gösteren dayanışma gruplarının bölgeye erişimine yönelik yeni kısıtlamaları içeriyor.</p>

<h3>BATI ŞERİA'DA ZEYTİN HASADI GASIP İSRAİLLİLERİN SALDIRILARI ALTINDA</h3>

<p>İşgal altındaki Batı Şeria'da zeytin hasadı sezonu, Filistinli çiftçilerin gasıp İsrailliler tarafından gerçekleştirilen saldırılar ve İsrail ordusunun uyguladığı kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde devam ediyor. Filistinli aileler, zeytinliklerine ulaşmak ve ürünlerini toplamak için çeşitli güvenlik sorunlarıyla mücadele ediyor.</p>

<p>Gasp edilen Filistin topraklarında yaşanan saldırılar, çiftçilerin hasat çalışmalarını doğrudan etkilerken İsrail ordusunun bölgedeki hareketliliğe getirdiği kısıtlamalar da tarım alanlarına erişimi zorlaştırıyor. Hasat döneminde Filistinli çiftçilere eşlik eden aktivistler ise saldırı riski bulunan bölgelerde destek faaliyetlerinde bulunuyor.</p>

<h3>FİLİSTİNLİ ÇİFTÇİLERİN TOPRAKLARINA ULAŞAMAMASI ZEYTİN AĞAÇLARINI DA ETKİLİYOR</h3>

<p>Batı Şeria'da yaşanan erişim sorunları, Filistinli çiftçiler açısından yalnızca mevcut hasat döneminde ürünlerin toplanamamasıyla sınırlı kalmıyor. Tarım arazilerine uzun süre ulaşamayan çiftçiler, zeytin ağaçlarının bakımını gerçekleştiremedikleri için ağaçların kuruması ve tarımsal üretimin zarar görmesi gibi sorunlarla karşılaşıyor.</p>

<p>Zeytinliklere erişimin kısıtlanması, hasat dönemindeki ürün kaybının yanı sıra ağaçların düzenli bakımının yapılamamasına da neden oluyor. Filistinli ailelerin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri açısından önem taşıyan zeytin ağaçları, uzun süreli erişim engellerinden etkileniyor.</p>

<h3>ZEYTİN HASADI FİLİSTİNLİLER İÇİN EKONOMİK VE SOSYAL ÖNEM TAŞIYOR</h3>

<p>Zeytin hasadı, Batı Şeria'da yaşayan Filistinliler için ekonomik faaliyet olmasının yanında ailelerin ve yerel toplulukların bir araya geldiği sosyal bir dönem olarak da önem taşıyor. Geleneksel olarak toplu şekilde gerçekleştirilen hasat çalışmaları, zeytin üretimiyle geçimini sağlayan ailelerin yıllık tarım faaliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.</p>

<p>Son dönemde artan saldırılar ve tarım arazilerine yönelik erişim kısıtlamaları nedeniyle hasat döneminde güvenlik endişeleri öne çıkıyor. Filistinli çiftçiler ürünlerini toplamak için zeytinliklerine gitmeye çalışırken, kendilerine destek veren aktivistlerin bölgeye girişlerinin yasaklanması veya sınır dışı edilmesi ihtimali de İsrail basınındaki haberlerle gündeme gelmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilden-bati-seriada-filistinlileri-koruyan-aktivistlere-sinir-disi-talimati</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 21:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/bati-seria.jpg" type="image/jpeg" length="83018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan ateşkes kararı: 3 Kasım'a kadar İran'a saldırı olmayacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-ateskes-karari-3-kasima-kadar-irana-saldiri-olmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-ateskes-karari-3-kasima-kadar-irana-saldiri-olmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran İslam Cumhuriyeti ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini açıkladı. ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerden önce İran'a yönelik yeni bir saldırı düzenlenmeyeceğini duyuran Trump, Tahran yönetiminin nükleer silah sahibi olamayacağını yineledi. Trump, Hürmüz Boğazı'ndan bir gecede 22 milyon varil petrol geçtiğini de belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar aylardır devam ederken, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temaslara ilişkin yeni bir açıklama geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran İslam Cumhuriyeti ile görüşmelerin sürdüğünü belirterek müzakere sürecine ve Amerikan yönetiminin askeri adımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Trump, ABD'de 3 Kasım'da gerçekleştirilecek ara seçimlere kadar İran'a yönelik herhangi bir yeni saldırı düzenlenmeyeceğini açıkladı. Amerikan Başkanı, İran'ın ekonomik ve askeri durumuna, devam eden ablukaya ve Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatına ilişkin de açıklamalarda bulundu.</p>

<h3>TRUMP: İRAN İLE VERİMLİ GÖRÜŞMELER GERÇEKLEŞTİRİYORUZ</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran yönetimleri arasında yürütülen diplomatik temasların devam ettiğini bildirdi. İran ile gerçekleştirilen müzakerelere ilişkin konuşan Trump, "İran İslam Cumhuriyeti ile verimli görüşmeler gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump'ın açıklaması, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların ardından taraflar arasında kalıcı bir anlaşma sağlanamadığı bir dönemde geldi. Daha önce barış görüşmeleri kapsamında bir araya gelen taraflar, çeşitli konularda uzlaşmaya varamamış ve müzakere sürecinden çekilmişti.</p>

<h3>ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARIYLA BAŞLAYAN ÇATIŞMALAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Orta Doğu'da aylardır devam eden savaş, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarının ardından başlamıştı. Çatışmaların durdurulması amacıyla diplomatik girişimlerde bulunulmasına rağmen taraflar arasında kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşılamadı.</p>

<p>Savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmelerde çeşitli başlıklar üzerinde anlaşmazlıklar yaşandı. İlk aşamada kalıcı barışa yönelik müzakere zemini oluşturulmasına karşın tarafların uzlaşamaması nedeniyle görüşmeler kesintiye uğradı. Trump'ın son açıklamasıyla birlikte Washington ve Tahran arasında yeniden yürütülen diplomatik temaslar gündeme geldi.</p>

<h3>TRUMP: 3 KASIM'DAKİ ARA SEÇİMLERE KADAR İRAN'A SALDIRMAYACAĞIZ</h3>

<p>ABD Başkanı Trump, İran'a yönelik askeri operasyonların zamanlamasına ilişkin de açıklamada bulundu. ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde yeni bir saldırı gerçekleştirilmeyeceğini belirten Trump, Amerikan yönetiminin seçim tarihine kadar izleyeceği tutumu duyurdu.</p>

<p>Trump, "Amerika Birleşik Devletleri'nde 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerden önce hiçbir şekilde İran'a yönelik bir saldırıda bulunmayacağız" dedi.</p>

<p>ABD Başkanı'nın açıklaması, İran ile devam eden çatışmaların ülkedeki ara seçimlere etkisinin tartışıldığı bir dönemde yapıldı. Trump, seçimlerden önce İran'a yönelik askeri saldırı düzenlenmeyeceğini açıkça ifade ederken, seçimlerin ardından izlenecek askeri politikaya ilişkin herhangi bir takvim paylaşmadı.</p>

<h3>TRUMP İRAN'IN NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLAMAYACAĞINI YİNELEDİ</h3>

<p>İran'ın nükleer programı da Trump'ın açıklamalarında yer alan başlıklardan biri oldu. ABD Başkanı, Tahran yönetiminin nükleer silah sahibi olmasına izin verilmeyeceği yönündeki tutumunu bir kez daha dile getirdi.</p>

<p>Washington ile Tahran arasındaki anlaşmazlıkların başlıkları arasında yer alan nükleer silah meselesine değinen Trump, İran'ın ekonomik ve askeri açıdan zor durumda olduğunu savundu. Amerikan Başkanı, İran üzerindeki ablukanın bütün gücüyle devam ettiğini belirterek mevcut yaptırım ve kısıtlamalara ilişkin açıklamalarını sürdürdü.</p>

<h3>TRUMP: İRAN EKONOMİK VE ASKERİ AÇIDAN ÇOK KÖTÜ DURUMDA</h3>

<p>İran'ın mevcut durumuna ilişkin konuşan Trump, ülkenin hem ekonomik hem de askeri bakımdan ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ileri sürdü. Tahran yönetimi üzerindeki ablukanın etkisini sürdürdüğünü belirten ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı'ndan gerçekleştirilen petrol sevkiyatına ilişkin rakamlar da paylaştı.</p>

<p>Trump, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Herkesin net bir şekilde bilmesini isterim ki; İran gerek ekonomik gerekse askeri açıdan çok kötü bir durumda olmasına ve ablukanın tüm gücüyle ve etkisiyle devam etmesine rağmen sırf dün gece Hürmüz Boğazı'ndan 22 milyon varille rekor düzeyde petrol akışı sağlandı ve bu petrolün tek bir varili bile İran'dan çıkmadı veya İran'a gitmedi!"</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN 22 MİLYON VARİL PETROL GEÇTİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol trafiğine ilişkin açıklamasında bir gecede 22 milyon varillik sevkiyat gerçekleştirildiğini belirtti. Söz konusu miktarın rekor düzeyde olduğunu ifade eden Trump, petrol akışının İran'a yönelik abluka devam ederken gerçekleştiğini söyledi.</p>

<p>Sevkiyatı yapılan petrolün hiçbir bölümünün İran çıkışlı olmadığını ve İran'a gönderilmediğini savunan Trump, söz konusu petrol akışını ülkeye uygulanan ablukayla birlikte değerlendirdi. ABD Başkanı'nın paylaştığı 22 milyon varillik miktara ilişkin açıklamasında bağımsız bir doğrulama verisi yer almadı.</p>

<h3>ABD İLE İRAN ARASINDAKİ GÖRÜŞMELERDE SON DURUM</h3>

<p>Trump'ın açıklamalarıyla birlikte ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların sürdüğü duyurulmuş oldu. Amerikan Başkanı, görüşmeleri verimli olarak nitelendirirken taraflar arasında hangi konularda ilerleme sağlandığına veya herhangi bir anlaşmaya varılıp varılmadığına ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p>

<p>Washington yönetiminin 3 Kasım'daki ara seçimlerden önce İran'a saldırı düzenlemeyeceğini açıklayan Trump, nükleer silah konusundaki tutumunun değişmediğini de belirtti. İran'a yönelik ablukanın devam ettiğini söyleyen ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışına ilişkin 22 milyon varillik sevkiyat bilgisini kamuoyuyla paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-ateskes-karari-3-kasima-kadar-irana-saldiri-olmayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/trump-iran-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="21619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Türkiye, Yemen savaşında taraf olmayacak"]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-yemen-savasinda-taraf-olmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-yemen-savasinda-taraf-olmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın saldırı amaçlı olmadığını belirterek Türkiye'nin Yemen savaşına doğrudan katılmayacağını açıkladı. Anlaşmanın taraf ülkelerin savunulmasını esas aldığını söyleyen Fidan, Türk askerlerinin başka bir ülkenin topraklarında saldırı düzenlemek amacıyla görevlendirilmeyeceğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin Yemen'deki çatışmalara katılımına ilişkin tartışmalar ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında açıklamalarda bulundu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın kapsamını değerlendiren Fidan, söz konusu askeri iş birliğinin temel amacının taraf ülkelerin güvenliğini sağlamak ve herhangi bir saldırı durumunda ortak savunma mekanizmalarını işletmek olduğunu belirtti. Türkiye'nin Yemen topraklarında askeri saldırı gerçekleştirmek amacıyla asker konuşlandırmasının söz konusu olmadığını söyledi.</p>

<p>Fidan'ın açıklamaları, üç ülkenin Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini uygulamaya geçirmek üzere askeri ve diplomatik görüşmelerini hızlandırdığı bir dönemde geldi. Suudi Arabistan'ın Yemen'deki hükümet güçlerine verdiği destek ve bölgedeki güvenlik gelişmeleri nedeniyle Türkiye'nin anlaşma kapsamındaki olası askeri rolü gündeme gelirken Ankara, savunma iş birliği ile Yemen'deki çatışmalara doğrudan katılım arasında ayrım yapıldığını bildirdi.</p>

<h3>FİDAN: MEKKE ANLAŞMASI BİR SALDIRI ANLAŞMASI DEĞİLDİR</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın niteliğine ilişkin açıklamasında, anlaşmanın taraf ülkelerden birinin saldırıya uğraması halinde diğer ülkelerin savunma desteği sağlamasını öngördüğünü belirtti. Fidan, Türkiye'nin anlaşma kapsamında üstlendiği yükümlülüklerin başka ülkelerin topraklarında saldırı operasyonları yürütmek anlamına gelmediğini ifade etti.</p>

<p>Fidan, anlaşmanın temel amacını şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Bir savunma anlaşması demek, bu anlaşmaya taraf olan bir ülke saldırıya uğradığında onun savunması için yanında durmanız demektir. Bu bir saldırı anlaşması değildir."</p>

<p>Türkiye'nin başka bir ülkenin topraklarına asker göndererek saldırı düzenlemesinin söz konusu olmadığını vurgulayan Fidan, Mekke Anlaşması'nın Yemen'deki askeri operasyonlara katılım için hazırlanmış bir düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>"UCUZ SİYASİ SÖYLEMLER GERÇEKLİKLE ÖRTÜŞMÜYOR"</h3>

<p>Hakan Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması üzerinden Türkiye'nin Yemen savaşına doğrudan dahil olacağı yönünde yapılan yorumlara da yanıt verdi. Anlaşmanın içeriği ile Yemen'deki mevcut çatışmaların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Fidan, Türkiye'nin askeri yükümlülüklerine ilişkin bazı siyasi açıklamaları eleştirdi.</p>

<p>"Burada zaman zaman ortaya çıkan ucuz siyasi söylemlerin gerçekle örtüşmediğini de belirtmek istiyorum." ifadelerini kullanan Fidan, Suudi Arabistan'ın savunulması ile Yemen topraklarında yürütülen askeri faaliyetlerin aynı kapsamda ele alınamayacağını söyledi. Türkiye'nin Mekke Anlaşması çerçevesindeki sorumluluklarının savunma amaçlı olduğunu yineledi.</p>

<h3>YEMEN'DEKİ HÜKÜMET GÜÇLERİ VE SUUDİ ARABİSTAN'IN ROLÜ</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan, Yemen'deki askeri ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, uluslararası alanda meşru kabul edilen Yemen hükümetine bağlı güçlerin ülkedeki mücadelelerini sürdürdüğünü belirtti. Suudi Arabistan'ın da Yemen hükümet güçlerine destek verdiğini ifade eden Fidan, söz konusu askeri faaliyetlerle Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yükümlülüklerinin birbirinden farklı olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ankara'nın Yemen'deki çatışmaların sona erdirilmesi için diplomatik girişimleri desteklediğini belirten Fidan, Türkiye'nin barış ve diyalog kanallarının işletilmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Suudi Arabistan'ın da Yemen krizinin siyasi yollarla çözülmesine yönelik diplomatik çabalara yapıcı destek verdiğini ifade etti.</p>

<h3>TÜRKİYE, SUUDİ ARABİSTAN VE PAKİSTAN 5 EKİM'DE RİYAD'DA TOPLANDI</h3>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin görüşmeler kapsamında 5 Ekim 2026 tarihinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya geldi. Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısında üç ülkenin ortak savunma taahhütleri ve askeri iş birliği kapsamında atılacak adımlar ele alındı.</p>

<p>Toplantıda taraflar, kolektif savunma yükümlülüklerinin uygulamaya geçirilmesi ve Suudi Arabistan'a üzerinde mutabakata varılan askeri kuvvet ve kabiliyetlerin hızlı şekilde konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin alınması konusunda anlaşmaya vardı. Karar, üç ülkenin ortak savunma mekanizmasının işletilmesine yönelik askeri hazırlıkları kapsıyor.</p>

<h3>TÜRK ASKERLERİNİN YEMEN'DE SAVAŞMASI GÜNDEMDE DEĞİL</h3>

<p>Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki askeri rolüne ilişkin Reuters'ın diplomatik ve güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberde, Ankara'nın Suudi Arabistan'a ağırlıklı olarak savunma ve teknik destek sağladığı aktarıldı. Haberde, Yemen topraklarında savaşmak üzere Türk muharip birliklerinin konuşlandırılmasının gündemde olmadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hakan Fidan'ın açıklamalarında da Türkiye'nin başka bir ülkenin topraklarında saldırı gerçekleştirmek amacıyla asker göndermeyeceği ifade edildi. Ankara'nın anlaşma kapsamındaki faaliyetleri, Suudi Arabistan'ın savunma ihtiyaçlarına yönelik askeri ve teknik iş birliği üzerinden tanımlandı.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN'A HAVA SAVUNMASI VE TEKNİK DESTEK SEÇENEKLERİ</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin görüşmelerde, Suudi Arabistan'ın güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda farklı askeri destek alanları değerlendiriliyor. Görüşmelerde istihbarat paylaşımı, erken uyarı sistemleri, hava savunması, teknik destek, insansız hava sistemleri, eğitim ve danışmanlık faaliyetleri üzerinde duruluyor.</p>

<p>Türkiye'nin sağlayabileceği katkılar arasında Suudi Arabistan'ın savunma kapasitesini destekleyecek teknik ve askeri kabiliyetler bulunuyor. Görüşmelerde ele alınan alanların tamamına ilişkin kesin konuşlandırma veya uygulama ayrıntıları ise aktarılan açıklamalarda yer almadı.</p>

<h3>FİDAN DAHA ÖNCE PAKİSTAN İLE ORTAK DEĞERLENDİRMEYE İŞARET ETMİŞTİ</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, daha önce yaptığı açıklamalarda Suudi Arabistan'ın özellikle bazı teknik askeri ihtiyaçlarının ortaya çıkabileceğini belirtmişti. Fidan, söz konusu ihtiyaçların Pakistan ile birlikte Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde değerlendirilebileceğini ifade etmişti.</p>

<p>Türkiye ve Pakistan'ın Suudi Arabistan'a sağlayabileceği desteklerin kapsamı, üç ülkenin savunma iş birliği mekanizmaları içerisinde ele alınıyor. Fidan'ın açıklamalarında, Türkiye'nin Yemen'deki çatışmalara doğrudan katılması ile Suudi Arabistan'ın savunmasına katkıda bulunması arasında ayrım yapıldığı belirtildi.</p>

<h3>ANKARA YEMEN'DEKİ ÇATIŞMALAR İÇİN DİPLOMATİK ÇÖZÜM İSTİYOR</h3>

<p>Türkiye, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan ve Pakistan ile askeri iş birliğini sürdürürken Yemen'deki çatışmaların diplomatik yöntemlerle sona erdirilmesi gerektiği yönündeki tutumunu da koruyor. Hakan Fidan, Yemen'deki sorunun çözümü için taraflar arasında diyalog kurulmasının ve barış girişimlerinin desteklenmesinin önemine değindi.</p>

<p>Fidan'ın açıklamalarında Suudi Arabistan'ın güvenliğine yönelik saldırıların kınanması ve Yemen'deki krizin askeri yöntemlerle daha fazla büyütülmemesi gerektiği mesajları da yer aldı. Ankara, Yemen'deki taraflar arasında siyasi çözüm arayışlarının sürdürülmesini desteklediğini bildirdi.</p>

<h3>TÜRKİYE'NİN YEMEN SAVAŞINA KATILMAYACAĞI MESAJI</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 8 Ekim'deki açıklamalarıyla Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki askeri faaliyetlerinin sınırlarına ilişkin hükümetin tutumu yeniden ifade edildi. Fidan, Suudi Arabistan'ın savunulmasına yönelik yükümlülüklerin Yemen'de saldırı operasyonları gerçekleştirilmesi anlamına gelmediğini belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin Suudi Arabistan'a sağlayabileceği askeri ve teknik destek, üç ülke arasında yürütülen ortak savunma görüşmelerinin gündeminde bulunuyor. Ankara, anlaşmanın savunma amaçlı niteliğini vurgularken Yemen'deki çatışmaların sona erdirilmesi için diplomatik çözüm çabalarını desteklemeyi sürdüreceğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-yemen-savasinda-taraf-olmayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/bakan-fidan-44.jpg" type="image/jpeg" length="28453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NYT: Pakistan uçakları Yemen'de Husiler'i bombalıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nyt-pakistan-ucaklari-yemende-husileri-bombaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nyt-pakistan-ucaklari-yemende-husileri-bombaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan ordusundan üst düzey bir yetkili, Pakistan Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının Yemen'deki Husilere yönelik saldırılarda kullanıldığını öne sürdü. The New York Times'a konuşan iki Pakistanlı yetkili, İslamabad'ın Suudi Arabistan'ın askeri operasyonlarına hava desteği sağladığını belirtirken operasyonların kapsamına ilişkin ayrıntı vermedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pakistan'ın Yemen'de İran destekli Husilere karşı yürütülen askeri operasyonlara katıldığı iddia edildi. Pakistan ordusundan üst düzey bir yetkili, ABD merkezli The New York Times gazetesine yaptığı açıklamada, Pakistan Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının Yemen'deki Husilere yönelik saldırılarda kullanıldığını söyledi. Açıklama, Pakistan ordusu içinden ülkenin hava kuvvetlerinin Suudi Arabistan tarafından yeniden başlatılan askeri harekâta katıldığına ilişkin aktarılan ilk bilgi olarak öne çıktı.</p>

<p>Pakistan'ın Yemen'deki askeri faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulunan ikinci bir Pakistanlı yetkili ise ülkesinin operasyonlardaki rolünün hava desteğiyle sınırlı kalmasının beklendiğini ifade etti. Yetkili, Pakistan'ın Yemen'de doğrudan bir kara harekâtına katılmasından ziyade Husilerin insansız hava araçları ve füze kapasitesinin zayıflatılmasına yönelik faaliyetlere odaklanacağını belirtti.</p>

<h3>PAKİSTAN SAVAŞ UÇAKLARININ YEMEN'DEKİ SALDIRILARDA KULLANILDIĞI İDDİASI</h3>

<p>The New York Times'a konuşan üst düzey Pakistanlı askeri yetkili, Pakistan Hava Kuvvetleri envanterindeki savaş uçaklarının Yemen'de Husileri hedef alan saldırılarda görev aldığını ileri sürdü. Yetkilinin açıklaması, Pakistan'ın Suudi Arabistan'ın İran destekli Husilere karşı yürüttüğü askeri operasyonlara doğrudan hava unsurlarıyla destek verdiği iddiasını gündeme taşıdı.</p>

<p>Gazeteye bilgi veren iki Pakistanlı yetkili de operasyonlara kaç savaş uçağının katıldığını, hangi askeri hedeflerin vurulduğunu veya saldırıların hangi tarihte başladığını açıklamadı. Pakistan ordusu ise savaş uçaklarının Yemen'deki operasyonlarda kullanıldığı yönündeki iddialara ilişkin yorum yapmayı reddetti.</p>

<h3>PAKİSTAN'IN ROLÜ HAVA DESTEĞİ VE FÜZE TEHDİDİNE ODAKLANACAK</h3>

<p>Gazeteye konuşan ikinci Pakistanlı yetkili, ülkesinin Yemen'deki askeri faaliyetlerinin kapsamına ilişkin bilgi verdi. Yetkiliye göre Pakistan'ın Suudi Arabistan'a sağlayacağı desteğin, Yemen topraklarında geniş çaplı bir kara harekâtına katılmak yerine hava operasyonları üzerinden yürütülmesi bekleniyor.</p>

<p>Pakistan'ın olası görevleri arasında Husilerin insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırıların ve füze kapasitesinin zayıflatılması bulunuyor. Yetkilinin açıklamasında, Pakistan hava unsurlarının hangi bölgelerde görev yapacağına, operasyonların komuta yapısına veya askeri faaliyetlerin süresine ilişkin bilgi paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN'A 8 BİN PAKİSTAN ASKERİNİN KONUŞLANDIRILDIĞI TAHMİNİ</h3>

<p>Pakistan'da daha önce ABD Kara Kuvvetleri ataşesi olarak görev yapan ve ABD Savunma İstihbarat Ajansı'nın eski analistlerinden Albay David O. Smith, The New York Times'a yaptığı açıklamada Pakistan'ın Suudi Arabistan'daki askeri varlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Smith, analistlerin genel tahminlerine göre yaklaşık 8 bin Pakistan askerinin Suudi Arabistan'a konuşlandırıldığını söyledi. Söz konusu askeri personel arasında Pakistan Hava Kuvvetleri unsurlarının yanı sıra Pakistan Kara Kuvvetleri'ne bağlı hava savunma birliklerinin de bulunduğunu belirtti. Smith'in aktardığı 8 bin kişilik sayı, Pakistan makamlarınca açıklanmış resmî bir personel sayısı değil, analistlerin tahminine dayanıyor.</p>

<h3>PAKİSTAN BİRLİKLERİNİN PETROL ALTYAPISINI KORUMASI GÜNDEMDE</h3>

<p>Albay David O. Smith, Suudi Arabistan'a konuşlandırıldığı belirtilen Pakistan birliklerinin muhtemel görevleri hakkında da konuştu. Smith'e göre Pakistan'a bağlı askeri unsurların Suudi Arabistan'ın petrol altyapısının korunmasına yardımcı olması bekleniyor.</p>

<p>Smith, İslamabad yönetiminin komşusu İran ile ilişkilerini koruma çabasına da dikkat çekti. Pakistan'ın İran ile diplomatik ilişkilerini sürdürme yaklaşımı nedeniyle ülkeden gönderilen askeri birliklerin Husilerle doğrudan çatışmaya girmesinin düşük ihtimal olduğunu ifade etti. Söz konusu değerlendirme, Smith'in askeri ve diplomatik koşullara ilişkin öngörüsünü yansıtıyor.</p>

<h3>PAKİSTAN, TÜRKİYE VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI</h3>

<p>Pakistan'ın Yemen'deki askeri operasyonlara katıldığı yönündeki haber, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı yürürlüğe koyma kararının ardından gündeme geldi. Üç ülkenin karşılıklı savunma anlaşmasını 7 Ağustos'ta imzaladığı, anlaşmanın uygulanmasına ilişkin kararın ise pazartesi günü alındığı bildirildi.</p>

<p>Riyad'da gerçekleştirilen acil toplantıda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye temsilcileri ortak savunma kapsamında atılacak adımları görüştü. Tarafların, ortak caydırıcılık önlemlerinin uygulamaya konulması ve Pakistan ile Türk kuvvetlerinin hızlı şekilde Suudi Arabistan'a konuşlandırılması konusunda anlaşmaya vardığı aktarıldı.</p>

<h3>RİYAD'DAKİ TOPLANTIDA ASKERİ KONUŞLANDIRMA KARARI</h3>

<p>Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen acil toplantıda alınan kararlar arasında, üç ülkenin ortak savunma mekanizmalarının devreye alınması da yer aldı. Aktarılan bilgilere göre Pakistan ve Türkiye'ye bağlı askeri kuvvetlerin Suudi Arabistan'a konuşlandırılması, anlaşma kapsamında kararlaştırılan önlemler arasında bulunuyor.</p>

<p>Toplantıya ilişkin açıklamalarda Türk ve Pakistan kuvvetlerinin konuşlandırılmasına yönelik karar aktarılırken, Türkiye'nin Yemen'deki saldırılara katıldığına ilişkin bir bilgi verilmedi. Pakistanlı yetkililerin The New York Times'a yaptığı açıklamalar ise özellikle Pakistan Hava Kuvvetleri'nin Yemen'deki askeri faaliyetlerine odaklandı.</p>

<h3>İRAN'DAN PAKİSTAN'IN YEMEN SAVAŞINA KATILMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı, Pakistan güçlerinin Yemen savaşına katılmak üzere konuşlandırıldığı yönündeki haberler hakkında pazar günü açıklama yaptı. Bakanlık, Pakistan askerlerinin Yemen'deki çatışmalara katılacağına ilişkin haberlerin doğru olmamasını umduğunu bildirdi.</p>

<p>Tahran yönetiminin açıklaması, Pakistan'ın Suudi Arabistan'a askeri destek sağladığına yönelik haberlerin gündeme geldiği dönemde yapıldı. İran'ın söz konusu açıklamasının ardından Pakistan ordusundan üst düzey bir yetkilinin savaş uçaklarının Yemen'deki saldırılarda kullanıldığına ilişkin beyanı The New York Times tarafından aktarıldı.</p>

<h3>TÜRKİYE'DEN YEMEN OPERASYONLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ekim'de yaptığı açıklamada Suudi Arabistan'a sağlanabilecek askeri desteğin savunma amaçlı seçenekler üzerinden değerlendirildiğini belirtti. Fidan, Türkiye'nin saldırı operasyonlarına katılmayacağını ve asker konuşlandırmayacağını ifade etti. Olası katkılar arasında hava savunması, elektronik harp ve teknik destek alanlarını sıraladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nyt-pakistan-ucaklari-yemende-husileri-bombaliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 19:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/pakistan-hava-kuvvetleri.jpg" type="image/jpeg" length="46333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'in kapatma kararı sonrası İngiltere'den Doğu Kudüs hamlesi: Konsolosluğun adı değişti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-kapatma-karari-sonrasi-ingiltereden-dogu-kudus-hamlesi-konsoloslugun-adi-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-kapatma-karari-sonrasi-ingiltereden-dogu-kudus-hamlesi-konsoloslugun-adi-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in kapatılması için 30 gün süre verdiği Doğu Kudüs'teki İngiliz Konsolosluğu faaliyetlerini sürdürecek. İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, yaklaşık 200 yıldır Kudüs'te bulunan diplomatik misyonun "Birleşik Krallık Kudüs Temsilciliği" adıyla hizmet vermeye devam edeceğini açıkladı. İngiltere, İsrail'in konsolosluğu kapatma yetkisini tanımadığını bildirirken güvenlik gerekçesiyle bazı diplomatlar ve aileleri geçici olarak geri çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan İngiliz Konsolosluğu'na yönelik kapatma kararının ardından İngiltere, diplomatik misyonun geleceğine ilişkin kararını açıkladı. İsrail tarafından verilen 30 günlük sürenin dolduğu 8 Ekim 2026 tarihinde yapılan açıklamada, konsolosluk binasının kapatılmayacağı ve faaliyetlerin yeni bir isim altında sürdürüleceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, İsrail hükümetiyle yürütülen görüşmelerin ardından Doğu Kudüs'teki diplomatik misyonun "Birleşik Krallık Kudüs Temsilciliği" olarak faaliyet göstermesine karar verildiğini duyurdu. İngiliz hükümeti, temsilciliğin Filistin halkına yönelik konsolosluk hizmetlerini ve diplomatik çalışmalarını sürdüreceğini belirtirken Doğu Kudüs'ün işgal altındaki toprak olduğu yönündeki tutumunu koruduğunu açıkladı.</p>

<h3>İSRAİL'İN VERDİĞİ 30 GÜNLÜK SÜRE DOLDU</h3>

<p>İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, 8 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Doğu Kudüs'teki Filistin nezdindeki konsolosluğunun kapatılmasına karar verildiğini duyurmuştu. Saar, İngiliz hükümetine konsolosluğu kapatması ve diplomatlarını şehirden çekmesi için 30 günlük süre tanındığını bildirmişti.</p>

<p>İsrail'in kararı, İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 12 Batılı ülkenin, işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail'e ait gasp edilen topraklardaki ticari faaliyetlere yönelik yasak uygulayacaklarını açıklamasının ardından gelmişti. Saar, İngiltere'nin söz konusu ticari yaptırımlarına karşılık diplomatik tedbirler uygulanacağını belirtmişti.</p>

<p>İsrail tarafından tanınan sürenin son günü olan 8 Ekim'de İngiltere'den yapılan açıklamayla konsolosluk binasının kapatılmayacağı kesinleşti. Diplomatik misyonun adı değiştirilirken Filistinlilere yönelik faaliyetlerinin devam edeceği bildirildi.</p>

<h3>İNGİLTERE KONSLOSLUĞU KAPATMA YETKİSİNİ TANIMADI</h3>

<p>İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail hükümetinin Doğu Kudüs'teki İngiliz Konsolosluğu'nu kapatma konusunda yasal yetkiye sahip olduğu görüşünü kabul etmediklerini belirtti. İngiliz hükümetinin yaklaşık 200 yıldır Kudüs'te bulunan diplomatik misyonun kapatılmasına karşı çıktığını ifade etti.</p>

<p>Miliband, İngiltere'nin Doğu Kudüs'ün işgal altındaki Filistin topraklarının bir parçası olduğu yönündeki uzun süredir devam eden resmî tutumunu yineledi. İsrail hükümetiyle gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda konsolosluk binasının faaliyetlerine devam etmesi konusunda düzenleme yapıldığını açıkladı.</p>

<p>İngiliz Bakan, yeni düzenlemeye ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"İsrail hükümetiyle yapılan görüşmelerin ardından, konsolosluk binamız kapanmayacak ve bugünden itibaren Birleşik Krallık Kudüs Temsilciliği olarak bilinecektir."</p>
</blockquote>

<h3>BİRLEŞİK KRALLIK KUDÜS TEMSİLCİLİĞİ FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRECEK</h3>

<p>Doğu Kudüs'teki İngiliz diplomatik misyonu, 8 Ekim itibarıyla Birleşik Krallık Kudüs Temsilciliği adı altında çalışmalarına devam edecek. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, temsilciliğin bağımsız yapısını koruyacağını ve Filistin halkıyla yürütülen faaliyetlerin sürdürüleceğini bildirdi.</p>

<p>Ed Miliband, temsilciliğin görevlerine ilişkin açıklamasında, "Birleşik Krallık Kudüs Temsilciliği bağımsızdır, faaliyettedir ve hayati hizmetleri sunmaya ve Filistin halkıyla çalışmalarımızı yürütmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İngiltere'nin Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinlilerle ilişkilerinin söz konusu diplomatik misyon üzerinden yürütülmeye devam edeceği belirtildi. Temsilciliğin Filistinlilere yönelik konsolosluk hizmetleri de yeni düzenleme kapsamında sürdürülecek.</p>

<h3>İNGİLTERE BAZI DİPLOMATLARINI VE AİLELERİNİ GERİ ÇEKTİ</h3>

<p>İngiltere Dışişleri Bakanı Miliband, İsrail hükümetiyle yürütülen görüşmeler sırasında diplomatik personelin ve temsilcilik binalarının güvenliğinin de ele alındığını açıkladı. Taraflar arasında mutabakat sağlanmaması durumunda personel ve binaların korunması için gerekli güvencelerin bulunmayacağını belirtti.</p>

<p>İngiltere'nin güvenlik gerekçesiyle bazı çalışanlarını ve ailelerini geçici olarak geri çektiğini bildiren Miliband, diplomatik varlığın önümüzdeki aylarda yeniden güçlendirilmesi için çalışmalar yürütüleceğini söyledi.</p>

<p>Miliband, görüşmelerin devam ettiği ve güvenilir bir süreç olarak değerlendirildiği müddetçe karşılıklı adımlar atılmayacağını ifade etti. İngiltere'nin diplomatik personelinin güvenliğini sağlama amacıyla aldığı geçici tedbirlerin temsilciliğin faaliyetlerini tamamen durdurması anlamına gelmediğini belirtti.</p>

<h3>İNGİLTERE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM TUTUMUNU YİNELEDİ</h3>

<p>Ed Miliband, Doğu Kudüs'teki diplomatik misyonun faaliyetlerine devam etmesinin İngiltere'nin iki devletli çözüm politikasını sürdürmesi açısından önem taşıdığını ifade etti. İngiliz hükümetinin İsrail ve Filistin halkları için barış ve güvenlik sağlamayı amaçlayan iki devletli çözümü desteklemeye devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>İngiltere'nin uluslararası toplumla birlikte hareket etmeyi sürdüreceğini belirten Miliband, 8 Eylül tarihinde açıklanan tedbirlerin arkasında olduklarını vurguladı. İngiliz hükümetinin ticari yaptırımlara ilişkin tutumunda değişiklik açıklanmadı.</p>

<p>İngiltere Dışişleri Bakanı, diplomatik görüşmelerin devam etmesiyle birlikte Kudüs'teki temsilciliğin varlığının önümüzdeki aylarda güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüleceğini de kaydetti.</p>

<h3>İNGİLİZ KONSOLOSLUĞUNUN TABELASI SÖKÜLDÜ</h3>

<p>Reuters muhabirleri, 8 Ekim sabahı Doğu Kudüs'teki İngiliz Konsolosluğu binasını dışarıdan görüntüledi. Servis edilen fotoğraflarda binanın üzerindeki "İngiliz Konsolosluğu" tabelasının kaldırıldığı, İngiliz bayrağının ise göndere çekili durumda bulunduğu görüldü.</p>

<p>Tabelanın kaldırılması, diplomatik misyonun Birleşik Krallık Kudüs Temsilciliği adıyla faaliyetlerini sürdürmesine ilişkin açıklamayla aynı gün gerçekleşti. İngiliz hükümeti, binanın kapatılmayacağını ve Filistinlilere yönelik hizmetlerin devam edeceğini bildirdi.</p>

<h3>İNGİLİZ KONSOLOSLUĞU 1839 YILINDA AÇILDI</h3>

<p>İngiltere'nin Kudüs'teki diplomatik varlığının geçmişi 1839 yılına dayanıyor. İngiliz Konsolosluğu, İsrail devletinin kurulduğu 1948 yılından 109 yıl önce açıldı ve yaklaşık iki asır boyunca Kudüs'te faaliyet gösterdi.</p>

<p>Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah mahallesinde bulunan konsolosluk, İngiltere'nin Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinlilerle ilişkilerini yürüten diplomatik misyon olarak görev yapıyordu. Konsolosluk aynı zamanda Filistinlilere çeşitli konsolosluk hizmetleri sağlıyordu.</p>

<p>İngiliz hükümetinin 8 Ekim'de açıkladığı düzenlemeyle tarihî diplomatik misyonun bulunduğu binanın kullanılmaya devam edeceği, ancak faaliyetlerin yeni temsilcilik adı altında yürütüleceği bildirildi.</p>

<h3>TEL AVİV'DEKİ İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ KARARDAN ETKİLENMEDİ</h3>

<p>İsrail'in Doğu Kudüs'teki İngiliz Konsolosluğu hakkında aldığı kapatma kararı, İngiltere'nin Tel Aviv'de bulunan büyükelçiliğini kapsamıyor. İngiliz Büyükelçiliği, İsrail hükümetiyle diplomatik ilişkileri yürütme görevini sürdürüyor.</p>

<p>Doğu Kudüs'teki diplomatik misyon ise İngiltere'nin Filistinlilerle ilişkilerinin yürütülmesinden sorumlu bulunuyor. İki diplomatik temsilciliğin görev alanları farklı olduğu için Doğu Kudüs'teki konsolosluğun statüsüne ilişkin gelişmeler Tel Aviv'deki büyükelçiliğin faaliyetlerini değiştirmedi.</p>

<h3>DOĞU KUDÜS VE İSRAİL'İN GASP ETTİĞİ TOPRAKLARIN HUKUKİ STATÜSÜ</h3>

<p>Doğu Kudüs, İsrail'in 1967 yılından bu yana işgali altında bulunuyor. İngiltere, bölgenin işgal altındaki toprak olduğu yönündeki resmî görüşünü koruyor ve İsrail'in konsolosluğun kapatılması konusunda ileri sürdüğü yasal yetkiyi kabul etmiyor.</p>

<p>Birleşmiş Milletler ve dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu gasp edilen topraklardaki İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ediyor. İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 12 Batılı ülkenin söz konusu alanlarla ticarete yönelik yasak kararı, İsrail'in İngiliz Konsolosluğu'na yönelik kapatma girişiminin öncesinde açıklanmıştı.</p>

<p>İngiltere hükümeti, Doğu Kudüs'teki diplomatik varlığını yeni isim altında sürdürürken Filistinlilere yönelik konsolosluk hizmetlerinin devam edeceğini ve iki devletli çözüm politikasını koruyacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-kapatma-karari-sonrasi-ingiltereden-dogu-kudus-hamlesi-konsoloslugun-adi-degisti</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/dogu-kudus.jpg" type="image/jpeg" length="85090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk askeri Suudi Arabistan'a konuşlandırılacak mı? MSB'den Mekke Savunma İttifakı açıklaması]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-askeri-suudi-arabistana-konuslandirilacak-mi-msbden-mekke-savunma-ittifaki-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-askeri-suudi-arabistana-konuslandirilacak-mi-msbden-mekke-savunma-ittifaki-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Mekke Savunma İttifakı kapsamında Türk askerinin Suudi Arabistan'a konuşlandırılmasına ilişkin açıklama yaptı. Askerî kuvvet ve yeteneklerin gönderilmesine yönelik sürecin Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüleceğini bildiren Bakanlık, ortak karargâh, eğitim, tatbikat ve hava savunma çalışmalarına ilişkin ayrıntıları paylaştı. MSB, Türkiye-Fransa savunma iş birliği ve İsrail'in Suriye'deki faaliyetlerine ilişkin de açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türkiye'nin bölgesel savunma iş birlikleri, uluslararası askerî faaliyetleri ve güvenlik gündemine ilişkin açıklamalar yaptı. Toplantıda, Mekke Savunma İttifakı kapsamında Suudi Arabistan'a askerî kuvvet konuşlandırılması konusu ele alınırken Türk askerinin Riyad'a gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin sorular da yanıtlandı. Bakanlık kaynakları, ittifak bünyesinde üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması için gerekli tedbirlerin görüşüldüğünü bildirdi.</p>

<p>MSB'nin açıklamasında Türkiye ile Fransa arasında imzalanan savunma ve güvenlik iş birliği Yol Haritası'nın kapsamına da yer verildi. İki ülke arasında istihbarat paylaşımı, hava savunması, ortak askerî eğitim, tatbikat ve savunma sanayi alanlarında yürütülmesi planlanan çalışmalar aktarılırken İsrail'in Suriye'nin güneyindeki askerî faaliyetlerine ilişkin Türkiye'nin tutumu da kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<h3>MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI 5 EKİM'DE RİYAD'DA TOPLANDI</h3>

<p>Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin 5 Ekim 2026 tarihinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da toplandığını açıkladı. Toplantıda bölgesel gelişmeler, kolektif savunma tedbirleri ve ittifakın kurumsal yapısının oluşturulmasına yönelik çalışmaların ele alındığı belirtildi. Ayrıca savunma sanayi alanında iş birliğinin geliştirilmesi için hazırlanan çerçeve üzerinde görüşmeler gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>MSB kaynakları, toplantının içeriğine ilişkin açıklamasında, "Toplantıda; bölgesel gelişmeler ve kolektif savunma tedbirleri ele alınmış, Sekretaryanın başlangıç yapılanması belirlenmiş, savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çerçeve görüşülmüş ve İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlanmıştır" ifadelerini kullandı. İttifakın diğer siyasi, idari, askerî ve savunma sanayi mekanizmalarına yönelik çalışmalarının ise tarafların mutabakatı ve ülkelerin ulusal süreçleri doğrultusunda sürdürüleceği açıklandı.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN'A ASKERÎ KUVVET KONUŞLANDIRILMASI GÖRÜŞÜLDÜ</h3>

<p>Riyad'da düzenlenen toplantının gündem maddelerinden birini, Mekke Savunma İttifakı kapsamında Suudi Arabistan'a sağlanması öngörülen askerî kuvvet ve yetenekler oluşturdu. MSB kaynakları, ittifak üyelerinin üzerinde mutabık kaldığı askerî unsurların ülkeye gönderilmesi ve konuşlandırılması için alınması gereken tedbirlerin değerlendirildiğini bildirdi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, "Üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür" denildi. Söz konusu görüşmelerin ittifakın kolektif savunma faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği belirtilirken Türkiye'nin sağlayabileceği askerî katkıya ilişkin sürecin ulusal mevzuat hükümlerine bağlı olduğu ifade edildi.</p>

<h3>TÜRK ASKERİ RİYAD'A GİDECEK Mİ? MSB'DEN ANAYASA VURGUSU</h3>

<p>Mekke Savunma İttifakı toplantısının ardından Türk askerinin Suudi Arabistan'a gönderilip gönderilmeyeceği konusu gündeme geldi. Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye tarafından ittifaka sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklerin konuşlandırılmasına ilişkin işlemlerin Anayasa ve yürürlükteki ilgili mevzuat doğrultusunda yürütüleceğini açıkladı.</p>

<p>MSB kaynakları, Türk askerinin Riyad'a gönderilmesiyle ilgili soruya, "Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir" yanıtını verdi. Açıklamada Suudi Arabistan'a gönderilecek yeni askerî personelin sayısı, birliklerin niteliği veya olası konuşlandırmanın tarihi konusunda ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>ORTAK KARARGÂH, ASKERÎ EĞİTİM VE TATBİKAT PLANLAMASI</h3>

<p>Mekke Savunma İttifakı kapsamında ortak bir karargâh oluşturulmasına yönelik çalışmaların da gündemde olduğu bildirildi. MSB kaynakları, ittifakın askerî yapılanması çerçevesinde ortak eğitim faaliyetleri, askerî danışmanlık hizmetleri ve tatbikat planlamalarının gerçekleştirileceğini açıkladı.</p>

<p>İttifakın siyasi, idari ve askerî mekanizmalarının oluşturulmasına yönelik faaliyetlerin üye ülkeler arasındaki mutabakat doğrultusunda sürdürüleceği belirtildi. Savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesine ilişkin çalışmaların da aynı süreç kapsamında yürütüleceği ifade edilirken ortak karargâhın oluşturulmasına yönelik planlamalara işaret edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN'DAKİ TÜRK HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, Suudi Arabistan'da hâlihazırda bulunan ve Türk askerleri tarafından işletilen hava savunma sistemlerine ilişkin de bilgi verdi. Bakanlık kaynakları, söz konusu sistemlerin ülkedeki varlığına işaret ederek ihtiyaç duyulması hâlinde hava savunmasına yönelik katkının devam edeceğini bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, "Hali hazırda Suudi Arabistan'da bulunan ve Türk askerleri tarafından çalıştırılan hava savunma sistemleri ile hava savunması katkısı devam edecek ihtiyaç halinde" ifadelerine yer verildi. Mevcut hava savunma faaliyetlerine ilişkin bilgilendirmede sistemlerin sayısı, teknik özellikleri veya konuşlandırıldıkları noktalar hakkında ilave ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>TÜRKİYE İLE FRANSA ARASINDA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ YOL HARİTASI</h3>

<p>MSB'nin haftalık bilgilendirme toplantısında Türkiye ile Fransa arasında imzalanan savunma ve güvenlik iş birliği Yol Haritası da ele alındı. Bakanlık kaynakları, anlaşmanın iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı çıkarlar temelinde geliştirilmesi ve mevcut iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla hazırlandığını açıkladı.</p>

<p>Yol Haritası kapsamında savunma ve güvenlik konularında düzenli istişare mekanizmalarının oluşturulması, hibrit tehditlerle mücadele edilmesi, istihbarat paylaşımının geliştirilmesi ve hava savunma alanında daha yakın iş birliği kurulması öngörülüyor. Ayrıca iki ülkenin askerî sistemleri arasında birlikte çalışabilirliğin artırılması ve üçüncü ülkelerde bölgesel istikrara katkı sağlayacak eğitim ile kapasite geliştirme faaliyetlerinin koordineli biçimde yürütülmesi planlanıyor.</p>

<h3>TÜRKİYE VE FRANSA ORTAK ASKERÎ TATBİKATLAR DÜZENLEYECEK</h3>

<p>Türkiye ile Fransa arasındaki Yol Haritası'nın askerî boyutunda ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması ve iki ülkenin harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi hedefleniyor. MSB kaynakları, askerî personelin eğitimine yönelik iş birliğinin yanı sıra liman ziyaretlerinin gerçekleştirilmesi ve farklı kuvvet unsurlarının katılımıyla müşterek faaliyetler düzenlenmesinin planlandığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, "Askeri alanda; ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması, harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi, liman ziyaretleri ile kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek eğitim ve tatbikatların icra edilmesi hedeflenmektedir" ifadeleri kullanıldı. Planlanan faaliyetlerin iki ülkenin savunma makamları arasındaki iş birliği mekanizmaları çerçevesinde yürütüleceği belirtildi.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİ ALANINDA ORTAK PROJE VE TEKNOLOJİ PAYLAŞIMI</h3>

<p>Türkiye-Fransa savunma iş birliği Yol Haritası'nın bir diğer başlığını savunma sanayi alanındaki ortak çalışmalar oluşturuyor. MSB kaynakları, iki ülkenin savunma sanayi kuruluşları arasında temasların artırılması, ortak proje ve iş fırsatlarının geliştirilmesi ile bilgi ve teknoloji paylaşımının teşvik edilmesinin amaçlandığını açıkladı.</p>

<p>Savunma sanayi alanında kurulacak iş birliği mekanizmalarının mevcut ilişkilerin kurumsallaştırılması kapsamında ele alındığı belirtildi. Yol Haritası ile savunma makamları arasında düzenli temasların sağlanması ve askerî iş birliği faaliyetlerinin belirlenen çerçeve doğrultusunda yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<h3>İLK TOPLANTI 2026'NIN SON ÇEYREĞİNDE PLANLANIYOR</h3>

<p>Türkiye ile Fransa arasında imzalanan Yol Haritası kapsamında gerçekleştirilecek toplantıların Paris ve Ankara'da dönüşümlü olarak düzenlenmesi planlanıyor. MSB kaynakları, ilk toplantının tarafların mutabakatı doğrultusunda 2026 yılının son çeyreğinde yapılmasının öngörüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Bakanlık, Yol Haritası'nın iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasına yönelik olduğunu belirtti. Açıklamada, düzenli temasların karşılıklı güvenin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlayacağı yönündeki değerlendirmeye de yer verildi.</p>

<h3>MSB'DEN İSRAİL'İN SURİYE'NİN GÜNEYİNDEKİ FAALİYETLERİNE TEPKİ</h3>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, haftalık bilgilendirme toplantısında İsrail'in Suriye'nin güneyindeki askerî faaliyetlerine de değindi. Bakanlık kaynakları, İsrail'in bölgedeki ev baskınları, gözaltılar, kara sınırı ihlalleri ve hava ile topçu atışları yoluyla saldırılarını sürdürdüğünü belirtti. Suriye'nin güneyindeki yerleşim alanlarında gerçekleştirilen faaliyetlerin bölgedeki gerilimi artırdığı ifade edildi.</p>

<p>MSB, İsrail'in Suriye topraklarındaki askerî eylemlerine ilişkin açıklamasında sınır ihlallerine ve bölgedeki faaliyetlerin devam etmesine dikkat çekti. Bakanlık, İsrail'in söz konusu uygulamalarını saldırgan tutumunun devamı olarak nitelendirdi.</p>

<h3>"SUFA-53 HATTI PROJESİ" VE 1974 ANLAŞMASI VURGUSU</h3>

<p>MSB kaynakları, İsrail'in Suriye'nin güneyinde "Sufa-53 Hattı Projesi" adı altında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin de açıklama yaptı. İsrail'in proje kapsamında hendek kazma ve yol genişletme çalışmalarına yeniden başladığı belirtilirken söz konusu faaliyetlerin 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na aykırı olduğu ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, "Sözde Sufa-53 Hattı Projesi kapsamında hendek kazma ve yol genişletme faaliyetlerine tekrar başlaması, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın açık bir ihlali ve yayılmacı politikalarına devam ettiğinin bir göstergesidir" denildi. MSB, İsrail'in Suriye'nin güneyindeki faaliyetlerini uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ele alarak sınır ihlallerine yönelik itirazını yineledi.</p>

<h3>ULUSLARARASI TOPLUMA SOMUT ADIM ÇAĞRISI</h3>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, İsrail'in Suriye'deki faaliyetlerine karşı uluslararası topluma çağrıda bulundu. Bakanlık, İsrail'in bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasını engellediğini belirttiği politikalarına ve askerî eylemlerine karşı somut ve kararlı adımlar atılmasını istedi.</p>

<p>MSB'nin açıklamasında, Suriye'nin güneyinde devam eden ihlallerin sona erdirilmesine yönelik uluslararası girişimlerin gerekliliği vurgulandı. Bakanlık, İsrail'in bölgede yürüttüğü faaliyetlere ilişkin Türkiye'nin itirazlarını dile getirerek uluslararası toplumu harekete geçmeye bir kez daha davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-askeri-suudi-arabistana-konuslandirilacak-mi-msbden-mekke-savunma-ittifaki-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/uclu-ittifak.jpg" type="image/jpeg" length="52238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya'da protestoların sembolü öldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ispanyada-protestolarin-sembolu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ispanyada-protestolarin-sembolu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın başkenti Madrid'de yaklaşık 70 yıldır kiracı olarak yaşadığı evden polis eşliğinde tahliye edilen 87 yaşındaki Mari Carmen Abascal, kaldırıldığı hastanede 15 gün sonra hayatını kaybetti. Yaşlı kadının evine dönebilmesi için belediye ile emlak yatırım şirketi arasında anlaşma sağlanmıştı. İspanya'daki konut krizine karşı düzenlenen protestoların sembol isimlerinden biri haline gelen Mari Carmen, anlaşma uygulanamadan hayatını kaybetti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İspanya'nın başkenti Madrid'de uzun yıllardır yaşadığı evinden mahkeme kararıyla çıkarılan 87 yaşındaki Mari Carmen Abascal'ın hayatını kaybettiği açıklandı. Yaklaşık 70 yıldır aynı evde kiracı olarak yaşayan yaşlı kadın, 23 Eylül'de polis eşliğinde gerçekleştirilen tahliyenin ardından kontrol amacıyla hastaneye kaldırılmıştı. Hastanede 15 gün geçiren Mari Carmen'in ölümü, ülkede konut sorununa karşı düzenlenen protestoların gündeminde yer alan tahliye sürecini yeniden gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>70 YILDIR YAŞADIĞI EVİNDEN POLİS EŞLİĞİNDE ÇIKARILDI</h3>

<p>Madrid'de yaklaşık 70 yıldır kiracı olarak yaşadığı konuttan çıkarılması yönünde mahkeme kararı verilen Mari Carmen Abascal, 23 Eylül'de polis eşliğinde evinden tahliye edildi. 87 yaşındaki kadın, uzun yıllarını geçirdiği konuttan ayrılmasının ardından sağlık kontrolü amacıyla hastaneye götürüldü.</p>

<p>Tahliye süreci, İspanya'da konut krizine karşı mücadele yürüten kiracı örgütleri ve protestocuların gündeminde yer aldı. Mari Carmen'in yaşadığı olay, özellikle uzun yıllardır aynı konutta yaşayan kiracıların karşı karşıya kaldığı tahliye uygulamalarına yönelik gösterilerde öne çıktı.</p>

<h3>HASTANEDE 15 GÜN KALDIKTAN SONRA HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Tahliyenin ardından hastaneye kaldırılan Mari Carmen Abascal, 15 günlük hastane sürecinin sonunda yaşamını yitirdi. Yaşlı kadının ölüm haberi, İspanya'daki Kiracı Sendikaları Konfederasyonu tarafından kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>Konfederasyon, Mari Carmen'in yeniden evine dönebilmesi için bulunan çözümün çok geç geldiğini belirtti. Yaşlı kadının tahliye edilmesinden sonra başlatılan girişimler sonucunda konutuna dönüşünü sağlayacak bir anlaşmaya varılmış olmasına rağmen Mari Carmen hastaneden taburcu olamadı.</p>

<h3>MADRİD BELEDİYESİ İLE EMLAK ŞİRKETİ ARASINDA ANLAŞMA SAĞLANMIŞTI</h3>

<p>Mari Carmen'in avukatı, yaşlı kadının hastaneden taburcu edilmesinin ardından eski evine dönebilmesi için Madrid Belediyesi ile konutun bağlı olduğu emlak yatırım şirketi arasında anlaşmaya varıldığını açıklamıştı. Anlaşma, Mari Carmen'in aynı konutta yeniden kiracı olarak yaşayabilmesini öngörüyordu.</p>

<p>Taraflar arasında sağlanan uzlaşmayla yaşlı kadının tahliye edildiği konuta geri dönmesinin önü açılmıştı. Ancak anlaşmanın uygulanabilmesi için Mari Carmen'in hastaneden taburcu edilmesi beklenirken ölüm haberi geldi.</p>

<h3>8 YILLIK KİRA SÖZLEŞMESİ YAPILACAKTI</h3>

<p>Madrid Belediyesi ile emlak yatırım şirketi arasında sağlanan anlaşmaya göre Mari Carmen Abascal için 8 yıllık yeni bir kira sözleşmesi hazırlanacaktı. Yaşlı kadının ödeyeceği kira bedeli ise emekli maaşının yüzde 30'u olarak belirlenecekti.</p>

<p>Söz konusu düzenleme kapsamında Mari Carmen, emekli aylığının belirlenen bölümünü kira olarak ödeyerek yaklaşık 70 yıldır yaşadığı evde kalmaya devam edebilecekti. Tahliyenin ardından sağlanan uzlaşma, yaşlı kadının hastanede hayatını kaybetmesi nedeniyle hayata geçirilemedi.</p>

<h3>MARİ CARMEN'İN TAHLİYESİ MADRİD'DE PROTESTOLARA KONU OLDU</h3>

<p>Mari Carmen Abascal'ın evinden çıkarılması, İspanya'da konut sorununa karşı düzenlenen protestolarda gündeme gelen olaylardan biri oldu. Yaşlı kadının tahliye süreci ve evine geri dönebilmek için verdiği mücadele, konut krizine yönelik gösterilerde sembol haline geldi.</p>

<p>Madrid'in merkezindeki Sol Meydanı'nda konut sorununa dikkat çekmek amacıyla kamp eylemleri düzenlendi. Protestocular tahliye uygulamalarına karşı tepkilerini meydanda sürdürürken Mari Carmen de hastaneden eylemcilere mesaj gönderdi. Yaşlı kadın, gönderdiği mesajda protestoculara mücadeleyi sürdürmeleri çağrısında bulundu.</p>

<h3>KONUT KRİZİNE YÖNELİK İKİ KARARNAME MECLİSTEN GEÇMEDİ</h3>

<p>İspanya'da konut sorununa yönelik tepkilerin arttığı süreçte hükümet tarafından hazırlanan iki kararname parlamentoda kabul edilmedi. Konut krizine ilişkin düzenlemelerin meclisten geçmemesinin ardından ülkede siyasi gelişmeler yaşandı.</p>

<p>Başbakan Pedro Sanchez, parlamentonun feshedilmesini talep ederek 29 Kasım'da erken genel seçime gidilmesi kararı aldı. Siyasi gündemde konut sorununa ilişkin düzenlemeler de yer almaya devam etti.</p>

<h3>BAKANLAR KURULUNDA KONUT SORUNUNA YÖNELİK YENİ KARARNAMELER KABUL EDİLDİ</h3>

<p>İspanya'da konut krizine ilişkin hazırlanan ilk iki kararnamenin parlamentoda kabul edilmemesinin ardından hükümet yeni düzenlemeler üzerinde çalıştı. Daha sonra gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında konut sorununa yönelik yeni kararnameler kabul edildi.</p>

<p>Hükümetin konut alanındaki düzenleme süreci devam ederken Mari Carmen Abascal'ın tahliyesi ve ardından hayatını kaybetmesi, ülkedeki protestolarda gündeme gelen olaylar arasında yer aldı.</p>

<h3>BAŞBAKAN PEDRO SANCHEZ'DEN MARİ CARMEN İÇİN TAZİYE MESAJI</h3>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 87 yaşındaki Mari Carmen Abascal'ın hayatını kaybetmesinin ardından başsağlığı mesajı yayımladı. Sanchez, yaşlı kadının ailesine ve yakınlarına taziyelerini ileterek yaşanan kayıptan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.</p>

<p>Yaklaşık 70 yıl boyunca aynı evde yaşayan, 23 Eylül'de mahkeme kararıyla tahliye edilen ve yeniden konutuna dönebilmesi için anlaşmaya varılan Mari Carmen Abascal, 15 gün süren hastane sürecinin ardından hayatını kaybetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ispanyada-protestolarin-sembolu-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 07:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/ispanya-3.jpg" type="image/jpeg" length="46842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'a göre Hürmüz'den aralıksız petrol akıyor fiyatlar yakında düşecek]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpa-gore-hurmuzden-araliksiz-petrol-akiyor-fiyatlar-yakinda-dusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpa-gore-hurmuzden-araliksiz-petrol-akiyor-fiyatlar-yakinda-dusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu belirterek son birkaç gün içinde milyonlarca varil petrol sevkiyatı gerçekleştirildiğini söyledi. Sevkiyatların savaş öncesindeki seviyelere ulaştığını ve bazı noktalarda bu seviyeleri aştığını ifade eden Trump, petrol fiyatlarının yakında düşmesini beklediğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Baltimore kentinde düzenlenecek bir açılışa katılmak üzere Beyaz Saray’dan ayrıldığı sırada basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Trump, İran’ın ekonomik durumuna ve Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarına değindi.</p>

<h3>TRUMP İRAN’IN EKONOMİK DURUMUNA İLİŞKİN KONUŞTU</h3>

<p>İran’ın ekonomik olarak “çok kötü” durumda olduğunu savunan Trump, İranlı Petrol Bakanı Muhsin Paknejad’ın görevinden ayrılmasına ilişkin de açıklama yaptı. Trump, Paknejad’ın “ülkedeki durumun hiç iyi olmadığını” söylediğini ve ardından istifa ettiğini anlattı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN AÇIK OLDUĞUNU SÖYLEDİ</h3>

<p>Petrol taşımacılığı açısından önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatlara değinen Trump, boğazın açık olduğunu kaydetti. ABD Başkanı, son birkaç günlük dönemde bölgeden gerçekleştirilen petrol sevkiyatının miktarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<h3>“MİLYONLARCA VARİL PETROL SEVK EDİLDİ”</h3>

<p>Trump, son birkaç gün içerisinde Hürmüz Boğazı üzerinden milyonlarca varil petrol taşındığını belirterek sevkiyat miktarını “inanılmaz” olarak nitelendirdi. Petrol akışındaki seviyeye dikkat çeken Trump, “Son birkaç gün içinde inanılmaz miktarlarda, milyonlarca varil petrol sevk edildi” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>SEVKİYATLARIN SAVAŞ ÖNCESİ SEVİYELERE ULAŞTIĞINI AÇIKLADI</h3>

<p>ABD Başkanı, petrol sevkiyatlarının savaş öncesindeki miktarlara yeniden ulaştığını söyledi. Trump, “Sevkiyatları, savaş öncesindeki seviyelere ulaşan hatta bu seviyeleri aşan düzeylerde gerçekleştiriyoruz” açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PETROL FİYATLARININ DÜŞMESİNİ BEKLİYOR</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışına ilişkin açıklamalarının ardından fiyatlara da değinen Trump, petrol fiyatlarının yakında düşmesini beklediğini ifade etti. ABD Başkanı ayrıca seçimlere doğru gidilirken ülkedeki fiyatların yavaş yavaş düştüğü yönünde değerlendirmede bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpa-gore-hurmuzden-araliksiz-petrol-akiyor-fiyatlar-yakinda-dusecek</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-4444444-1.jpg" type="image/jpeg" length="54478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kosova'da yeni Cumhurbaşkanı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kosovada-yeni-cumhurbaskani-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kosovada-yeni-cumhurbaskani-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kosova Meclisi, Kosova Bilimler ve Sanatlar Akademisi Başkanı 73 yaşındaki Justina Shiroka Pula’yı ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçti. 120 sandalyeli Mecliste oylamaya 84 milletvekili katılırken Shiroka Pula 81 oy aldı. Seçim, cumhurbaşkanının belirlenememesi halinde Meclisin feshedilmesi ve erken seçime gidilmesi riskinin bulunduğu anayasal sürenin sonunda gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kosova’da yeni cumhurbaşkanının belirlenmesi için yürütülen siyasi süreç, Mecliste gerçekleştirilen oylamayla sonuçlandı. Kosova Bilimler ve Sanatlar Akademisi Başkanı Justina Shiroka Pula, 120 sandalyeli Kosova Meclisinde yapılan gizli oylamada 81 milletvekilinin desteğini alarak ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanlığı için Shiroka Pula’nın karşısında Kosova Demokratik Partisi Milletvekili Eliza Hoxha aday gösterildi.</p>

<p>Oylamaya toplam 84 milletvekili katıldı. Shiroka Pula 81 oy alırken Hoxha’ya 1 oy çıktı, 2 oy ise geçersiz sayıldı. Cumhurbaşkanlığı seçimi, yeni devlet başkanının belirlenmesi için öngörülen anayasal sürenin sona erdiği saatlerde gerçekleştirildi.</p>

<h3>ANAYASA MAHKEMESİ 6 EKİM’İ SON TARİH OLARAK BELİRLEMİŞTİ</h3>

<p>Kosova Anayasa Mahkemesi, 23 Eylül’de aldığı kararda yeni cumhurbaşkanının milletvekilleri tarafından seçilmesi için öngörülen 60 günlük anayasal sürenin 8 Ağustos’ta başladığını ve 6 Ekim’de sona ereceğini bildirmişti. Cumhurbaşkanının belirlenen süre içinde seçilememesi durumunda Meclisin feshedilmesi gündeme gelecekti.</p>

<p>Kosova Meclisi, anayasal sürenin sona ermesine kısa süre kala olağanüstü toplandı. Cumhurbaşkanlığı için yapılan gizli oylama gece yarısından dakikalar önce başlarken sayım işlemleri gece yarısından sonra tamamlandı.</p>

<h3>KURTİ’NİN İLK ÖNERDİĞİ İSİMLER MUHALEFETTEN DESTEK ALMADI</h3>

<p>Kosova Başbakanı Albin Kurti’nin gün içerisinde cumhurbaşkanlığı için önerdiği isimler muhalefet partileri tarafından kabul edilmedi. Taraflar arasında yürütülen görüşmelerin ardından Kurti, Kosova Bilimler ve Sanatlar Akademisi Başkanı Justina Shiroka Pula’yı cumhurbaşkanı adayı olarak önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Shiroka Pula’nın adaylığı ülkedeki ana muhalefet partisi Kosova Demokratik Partisi tarafından kabul edildi. PDK ise cumhurbaşkanlığı seçimine destek verilmesinden önce Hollanda’nın Lahey kentinde faaliyet gösteren ve eski Kosova Kurtuluş Ordusu komutanlarının yargılandığı mahkemeye ilişkin yasada değişiklik yapılmasını şart koştu.</p>

<h3>MECLİS ÖNCE LAHEY’DEKİ MAHKEMEYE İLİŞKİN YASAYI DEĞİŞTİRDİ</h3>

<p>Kosova Meclisi Genel Kurulu, cumhurbaşkanlığı seçimine geçmeden önce Lahey’deki Kosova Uzmanlaşmış Daireleri ve Uzman Savcılık Ofisinin faaliyetlerini düzenleyen yasadaki değişiklikleri görüştü. Tasarı Mecliste 88 oyla kabul edildi.</p>

<p>Yasa değişikliği, Lahey’deki mahkemenin yetkilerinin sınırlandırılmasını ve yetki alanının dışında bırakılacak bazı dosyaların Kosova yargısında görülmesini öngören düzenlemeler içeriyor. Düzenlemede ayrıca bazı cezaların en fazla 15 yıl olması ve bazı cezaların Kosova’da infaz edilmesine yönelik hükümler bulunuyor.</p>

<h3>MECLİS ÖNÜNDE BİNLERCE KİŞİ BEKLEDİ</h3>

<p>Yasa değişikliğine ilişkin süreç devam ederken binlerce kişi Kosova Meclisi önünde toplandı. Lahey’deki mahkemenin faaliyetlerini düzenleyen yasadaki değişikliklerin kabul edilmesini bekleyen kalabalık, tasarının Meclisten geçmesinin ardından kutlama yaptı.</p>

<p>Yasa değişikliğinin kabul edilmesinin ardından Genel Kurul cumhurbaşkanlığı seçimine geçti. Justina Shiroka Pula ile PDK Milletvekili Eliza Hoxha’nın adaylıklarının açıklanmasının ardından gizli oylama gerçekleştirildi.</p>

<h3>JUSTINA SHIROKA PULA 81 OYLA CUMHURBAŞKANI SEÇİLDİ</h3>

<p>120 sandalyeli Kosova Meclisindeki cumhurbaşkanlığı oylamasına 84 milletvekili katıldı. Oyların 81’ini alan Justina Shiroka Pula gerekli çoğunluğu sağlayarak ilk turda Kosova’nın yeni cumhurbaşkanı oldu.</p>

<p>Rakibi Eliza Hoxha 1 oy alırken 2 oy geçersiz sayıldı. Shiroka Pula’nın seçilmesiyle birlikte yeni cumhurbaşkanının belirlenememesi halinde gündeme gelecek Meclisin feshedilmesi ve erken seçim süreci de önlenmiş oldu.</p>

<h3>SHIROKA PULA MECLİSTE YEMİN ETTİ</h3>

<p>Oylamanın tamamlanmasının ardından Kosova Meclisine gelen Justina Shiroka Pula, milletvekillerinin önünde yemin ederek cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi. Shiroka Pula, yemin töreninin ardından yaptığı konuşmada görevi sorumlulukla yerine getireceğini söyledi.</p>

<p>Yeni Cumhurbaşkanı, tüm Kosova vatandaşlarının cumhurbaşkanı olacağını belirterek siyasi, etnik veya toplumsal ayrım gözetmeyeceğini ifade etti. Kosova’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik görevlerini yerine getireceğini belirten Shiroka Pula, ülkenin kurumlarının güçlendirilmesi ve anayasanın korunması mesajı verdi.</p>

<h3>JUSTINA SHIROKA PULA KİMDİR?</h3>

<p>1953 doğumlu ve 73 yaşında olan Justina Shiroka Pula, ekonomi alanındaki akademik çalışmalarının yanı sıra Kosova siyasetinde de çeşitli görevlerde bulundu. Üniversite eğitimini Priştine Üniversitesinde tamamlayan Shiroka Pula, lisansüstü eğitimini Zagreb’de yaptı.</p>

<p>Shiroka Pula, 2008-2011 yılları arasında Kosova Enerji ve Madencilik Bakanı olarak görev yaptı. 2011-2014 döneminde ise Kosova Meclisinde milletvekilliği yapan Shiroka Pula, Aralık 2025’te Kosova Bilimler ve Sanatlar Akademisi Başkanlığına seçildi. Akademisyen, ekonomi profesörü ve siyasetçi kimliğiyle görev yapan Shiroka Pula, Meclisteki son oylamayla Kosova’nın yeni cumhurbaşkanı oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kosovada-yeni-cumhurbaskani-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 08:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/kosova-cumhurbaskani.jpg" type="image/jpeg" length="95643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yemen’de Aden Havalimanı yakınına 2 balistik füze düştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/yemende-aden-havalimani-yakinina-2-balistik-fuze-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/yemende-aden-havalimani-yakinina-2-balistik-fuze-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yemen Ulaştırma Bakanlığı, Aden Uluslararası Havalimanı’nın Husiler tarafından iki balistik füze ve patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla hedef alındığını açıkladı. Füzelerden birinin Yemenia’ya ait 603 sefer sayılı Kahire-Aden uçağının inişinden dakikalar önce pist yakınlarına düştüğü, uçağın Cidde’ye yönlendirildiği bildirildi. Saldırı, hükümet güçlerinin Taiz’de Husilerin kontrolündeki el-Waziiya bölgesini geri almak için operasyon başlattığı dönemde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yemen’in geçici başkenti Aden’de bulunan Aden Uluslararası Havalimanı çevresi iki balistik füzenin hedefi oldu. Bölgeden aktarılan ilk bilgilere göre füzelerden biri havalimanının pistine yakın bir noktaya düşerken diğer füzenin Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona bağlı bir birimin bulunduğu Badr Merkezi’ni hedef aldığı öne sürüldü. Badr Merkezi’nin hedef alındığına ilişkin ilk bilgiler bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>Yemen Ulaştırma Bakanlığı daha sonra yaptığı açıklamada saldırının Husiler tarafından iki balistik füze ve patlayıcı yüklü birden fazla insansız hava aracıyla gerçekleştirildiğini bildirdi. Bakanlık, füze saldırısının yolcu uçağının havalimanına yaklaşmakta olduğu sırada gerçekleştiğini ve yolcular ile havacılık personelinin güvenliğini doğrudan tehlikeye attığını belirtti.</p>

<h3>ADEN ULUSLARARASI HAVALİMANI YAKININA 2 BALİSTİK FÜZE DÜŞTÜ</h3>

<p>Aden’den gelen bilgilere göre iki balistik füze Aden Uluslararası Havalimanı çevresine isabet etti. İlk saha bilgileri, füzelerin Husilerin kontrolündeki komşu vilayetlerden ateşlenmiş olabileceğine işaret etti.</p>

<p>Yerel tanıklar, füzelerden birinin havalimanı pistinin yakınlarına düştüğünü aktardı. Patlamaların Aden’in dış kesimlerinden duyulduğu, füzelerin isabet etmesinin ardından bölgede hava savunma sistemlerinden kaynaklandığı belirtilen önleme ateşlerinin de duyulduğu bildirildi.</p>

<h3>FÜZELERDEN BİRİNİN BADR MERKEZİNİ HEDEF ALDIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ</h3>

<p>İlk haberlerde füzelerden birinin Badr Merkezi’nde bulunan Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona bağlı bir askeri birimi hedef aldığı iddia edildi. Söz konusu hedefe ilişkin bilgi için ilk aşamada resmi doğrulama yapılmadı.</p>

<p>Diğer füzenin ise Aden Uluslararası Havalimanı pistinin yakınlarına isabet ettiği belirtildi. Yemen Ulaştırma Bakanlığının daha sonra yayımladığı açıklama, havalimanının iki balistik füze ve patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla hedef alındığını bildirdi.</p>

<h3>KAHİRE’DEN GELEN UÇAK İNİŞTEN DAKİKALAR ÖNCE YÖNLENDİRİLDİ</h3>

<p>Yemen Ulaştırma Bakanlığına göre füzelerden biri, Yemenia Havayollarına ait 603 sefer sayılı Kahire-Aden uçuşunun iniş yapmasına dakikalar kala pist yakınlarına düştü. Saldırı nedeniyle uçağın Aden’e inişine izin verilmedi ve uçuş Suudi Arabistan’ın Cidde kentine yönlendirildi.</p>

<p>Havalimanındaki yolcular ve çalışanlar terminal binasından tahliye edildi. Saldırı sırasında yerde bulunan uçakların güvenliği için de önlem alındı.</p>

<h3>HAVALİMANINDAKİ 2 UÇAK BÖLGEDEN UZAKLAŞTIRILDI</h3>

<p>Yemen Ulaştırma Bakanlığı, Aden üzerinde insansız hava araçlarının tespit edilmesinin ardından havalimanında bulunan iki uçağın bulundukları bölgeden uzaklaştırıldığını açıkladı. Uçaklardan birinin Yemenia’ya, diğerinin ise Aden Airways’e ait olduğu belirtildi.</p>

<p>Bakanlık, saldırının sivillerin ve havacılık personelinin hayatını doğrudan tehlikeye attığını bildirdi. Açıklamada saldırı, sivil havacılığı tehdit eden bir gelişme olarak nitelendirildi ve Aden Havalimanı’nın yolcular ile çalışanlar için güvenli bir alan olarak kalması gerektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HÜKÜMET GÜÇLERİ TAİZ’DE OPERASYON BAŞLATTI</h3>

<p>Aden’deki saldırı, Yemen’in uluslararası alanda tanınan hükümetiyle bağlantılı güçlerin Taiz vilayetinde Husilerin kontrolündeki el-Waziiya bölgesini geri almak amacıyla operasyon başlattığı bir dönemde gerçekleşti. Dağlık bir bölge olan el-Waziiya’ya yönelik harekat, Kızıldeniz kıyısı ile Bab el-Mendeb Boğazı çevresindeki bölgelerin yeniden kontrol altına alınmasını amaçlayan askeri operasyonların parçası olarak duyuruldu.</p>

<p>Yemen ordusunun medya merkezi, hükümet yanlısı askeri oluşumlardan Homeland Shield Forces birliklerinin el-Waziiya’yı geri almak amacıyla geniş çaplı bir operasyon başlattığını açıkladı. Açıklamaya göre birlikler, el-Mansoura bölgesine hakim stratejik tepeleri kontrol altına aldı.</p>

<h3>OPERASYONA “YEMEN’İN ŞAFAĞI” ADI VERİLDİ</h3>

<p>Taiz’deki harekat, Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Rashad el-Alimi tarafından pazar günü duyurulan “Yemen’in Şafağı” operasyonunun bir parçası olarak yürütülüyor. Operasyon kapsamında başkent Sana dahil olmak üzere Husilerin kontrolünde kalan bölgelerin geri alınması hedefleniyor.</p>

<p>Husiler, Ensarullah adıyla da bilinen silahlı grup olarak 2014 yılında başkent Sana’nın kontrolünü ele geçirdi ve daha sonra kendi yönetimini oluşturdu. İran ile yakın ilişkileri bulunan grup, Yemen’in kuzey ve kuzeydoğusundaki bölgelerin kontrolünü elinde tutuyor.</p>

<h3>HUSİLER GEÇEN AY MOCHA VE BAB EL-MENDEB ÇEVRESİNDE İLERLEDİ</h3>

<p>Husiler geçen ay Yemen’in batı kıyısında ilerleyerek liman kenti Mocha ile Bab el-Mendeb Boğazı çevresindeki bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Hükümet yanlısı güçlerin Taiz’de başlattığı operasyon da söz konusu ilerlemenin ardından Kızıldeniz kıyısı ve stratejik Bab el-Mendeb çevresindeki kontrol mücadelesinin bir parçası olarak yürütülüyor.</p>

<p>Aden Uluslararası Havalimanı’na yönelik füze ve insansız hava aracı saldırısı ise çatışmaların devam ettiği süreçte sivil havacılığı doğrudan etkiledi. Yemen Ulaştırma Bakanlığı, saldırı nedeniyle yaklaşmakta olan yolcu uçağının rotasının değiştirildiğini, terminalin tahliye edildiğini ve yerdeki iki uçağın güvenli bölgeye taşındığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/yemende-aden-havalimani-yakinina-2-balistik-fuze-dustu</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 07:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/yemen-4.jpg" type="image/jpeg" length="47932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'ın sözleri ülkeyi karıştırdı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-sozleri-ulkeyi-karistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-sozleri-ulkeyi-karistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Nebraska’daki mitinginde İran ile savaşın ekonomik maliyetinden söz ederken Los Angeles ve San Diego’yu örnek göstermesi tartışmaya yol açtı. California Valisi Gavin Newsom ile iki kentin belediye başkanları Trump’ın ifadelerine tepki gösterirken, Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, ABD Başkanı’nın sözlerinin bağlamından koparıldığını ve İran’ın ABD kentleri için oluşturabileceği tehdide dikkat çektiğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın Nebraska’da düzenlenen mitingde İran ile savaş, artan fiyatlar ve ABD’nin güvenliği hakkında yaptığı konuşmada Los Angeles ve San Diego’ya ilişkin kullandığı ifadeler ülkede tartışma başlattı. Trump, savaş nedeniyle artan fiyatları ABD’nin ve dünyanın güvenliğini sağlamak için ödenen bir bedel olarak nitelendirirken İran’ın bir Amerikan kentini hedef alabileceği senaryosundan söz etti.</p>

<p>Trump’ın konuşmasında Los Angeles ve San Diego’yu örnek göstermesi California’daki yöneticilerin tepkisini çekti. California Valisi Gavin Newsom’un yanı sıra Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass ve San Diego Belediye Başkanı Todd Gloria da açıklamalara karşı çıktı. Beyaz Saray ise Trump’ın İran’a Amerikan kentlerine saldırması yönünde çağrı yapmadığını, sözlerinin İran’ın oluşturabileceği tehdidin engellenmesine ilişkin olduğunu açıkladı.</p>

<h3>TRUMP NEBRASKA’DA İRAN SAVAŞININ MALİYETİNİ ANLATTI</h3>

<p>Trump, Nebraska’da düzenlenen mitingde İran ile savaş nedeniyle yükselen fiyatları gündeme getirdi. ABD Başkanı, fiyatlardaki yükselişin ülkenin ve dünyanın güvenliğinin sağlanması karşılığında ödenen bir bedel olduğunu söyledi.</p>

<p>Konuşmasının devamında İran’ın bir ABD kentini hedef alabileceği senaryosuna değinen Trump, Los Angeles ve San Diego’nun isimlerini kullandı. Trump, “Bir şehri yok edebilirler. Bırakın Los Angeles’ı yok etsinler. Bırakın San Diego’yu yok etsinler. Ödenmesi gereken çok küçük bir bedel” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>TRUMP’IN SÖZLERİ CALIFORNIA’DA TEPKİ ÇEKTİ</h3>

<p>Los Angeles ve San Diego’nun bulunduğu California eyaletinde Trump’ın açıklamalarına eyalet ve kent yöneticilerinden tepkiler geldi. California Valisi Gavin Newsom, Trump’ın ifadelerini “tehlikeli” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Newsom, Trump’ın daha önce California’ya Ulusal Muhafızlar ve Deniz Piyadeleri gönderdiğini hatırlatarak ABD Başkanı’nın şimdi de yabancı düşmanların Los Angeles ve San Diego’yu “yok etmesinden” söz ettiğini belirtti. Newsom, Trump için “Akıl sağlığı yerinde değil ve tehlikeli biri” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>LOS ANGELES VE SAN DIEGO BELEDİYE BAŞKANLARI DA TEPKİ GÖSTERDİ</h3>

<p>Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass da Trump’ın açıklamalarına karşı çıktı. Bass, ABD başkanının görevinin ülkeyi korumak olduğunu belirterek söz konusu ifadelerin Amerikan kentlerinin güvenliğini etkileyebileceğini savundu.</p>

<p>San Diego Belediye Başkanı Todd Gloria da kentinin savaşta gözden çıkarılabilecek bir unsur olmadığını ifade etti. Gloria, San Diego’nun “küçük bir bedel” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek Trump’ın açıklamalarına tepki gösterdi.</p>

<h3>BEYAZ SARAY SÖZLERİN BAĞLAMINDAN KOPARILDIĞINI SAVUNDU</h3>

<p>Trump’ın açıklamalarının ardından Beyaz Saray’dan sözlerin anlamına ilişkin açıklama geldi. Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, Trump’ın İran’a Amerikan kentlerine saldırması yönünde çağrı yaptığı şeklindeki yorumlara karşı çıktı.</p>

<p>Cheung, Trump’ın vermek istediği mesajın nükleer kapasiteye sahip bir İran’ın ABD kentlerini tehdit edebileceği yönünde olduğunu savundu. Beyaz Saray yetkilisi, Trump’ın ifadelerine yönelik tepkilerin sözlerin bağlamını yansıtmadığını belirtti.</p>

<h3>BEYAZ SARAY’A GÖRE TRUMP SALDIRI ÇAĞRISI YAPMADI</h3>

<p>Beyaz Saray’ın açıklamasında Trump’ın Los Angeles veya San Diego’ya yönelik bir saldırıyı desteklemediği belirtildi. Cheung, ABD Başkanı’nın İran’ın söz konusu kapasiteye ulaşmasının engellenmesinin önemini anlatmaya çalıştığını ifade etti.</p>

<p>Trump’ın Nebraska’daki konuşmasında tartışmalı ifadelerden hemen önce savaş nedeniyle fiyatların yükselmesinden söz etmesi de açıklamaların bağlamına ilişkin tartışmanın merkezinde yer aldı. Beyaz Saray, ABD Başkanı’nın “küçük bedel” ifadesinin artan ekonomik maliyetlere ilişkin olduğunu savundu.</p>

<h3>TRUMP’IN SÖZLERİNİN BAĞLAMI DA TARTIŞMA KONUSU OLDU</h3>

<p>Trump’ın açıklamalarının ardından ABD medyasında sözlerin hangi bağlamda kullanıldığı da gündeme geldi. Konuşmanın tamamına ilişkin aktarımlara göre Trump, İran ile savaş nedeniyle fiyatların bir miktar yükseldiğini söyledikten sonra bunun ülke ve dünya güvenliği için “küçük bir bedel” olduğunu ifade etti.</p>

<p>Trump daha sonra İran’ın bir kenti hedef alabileceğinden söz ederek Los Angeles ve San Diego örneklerini verdi. California’daki yöneticiler söz konusu ifadeleri Amerikan kentlerinin hedef gösterilmesi şeklinde yorumlarken Beyaz Saray, Trump’ın amacının İran’ın böyle bir saldırı kapasitesine ulaşmasının engellenmesini anlatmak olduğunu savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-sozleri-ulkeyi-karistirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 07:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/trump-donald-1.jpg" type="image/jpeg" length="43640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ordusunda 65 yıl sonra bir ilk: Nidal Malik Hasan’ın infaz tarihi açıklandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-ordusunda-65-yil-sonra-bir-ilk-nidal-malik-hasanin-infaz-tarihi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-ordusunda-65-yil-sonra-bir-ilk-nidal-malik-hasanin-infaz-tarihi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de 2009 yılında Texas’taki Fort Hood askeri üssünde düzenlediği silahlı saldırıda 13 kişiyi öldüren ve 30’dan fazla kişiyi yaralayan eski ABD Ordusu Binbaşısı Nidal Malik Hasan’ın infaz tarihi 3 Aralık 2026 olarak belirlendi. Kurşuna dizilerek idam edilmesi planlanan Hasan’ın cezasının uygulanması halinde ABD ordusu 65 yıl sonra ilk kez ölüm cezasını infaz etmiş olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de 5 Kasım 2009 tarihinde Texas’taki Fort Hood askeri üssünde gerçekleştirdiği silahlı saldırı nedeniyle ölüm cezasına çarptırılan eski ABD Ordusu Binbaşısı Nidal Malik Hasan’ın infaz tarihi açıklandı. ABD Geçici Kara Kuvvetleri Müsteşarı Adam R. Telle, Hasan’ın 3 Aralık 2026 tarihinde kurşuna dizilerek idam edilmesinin planlandığını bildirdi.</p>

<p>Hasan, ABD Ordusunda psikiyatrist olarak görev yaptığı dönemde Fort Hood’daki bir sağlık merkezinde ateş açmış, saldırıda 13 kişi hayatını kaybederken 30’dan fazla kişi yaralanmıştı. 2013 yılında askeri mahkemede yargılanan Hasan, 13 ayrı kasten öldürme ve 32 ayrı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan suçlu bulunarak ölüm cezasına çarptırılmıştı.</p>

<h3>NİDAL MALİK HASAN 3 ARALIK’TA İDAM EDİLECEK</h3>

<p>ABD Geçici Kara Kuvvetleri Müsteşarı Adam R. Telle tarafından yapılan açıklamaya göre Hasan hakkındaki ölüm cezasının 3 Aralık 2026 tarihinde uygulanması planlanıyor. İnfaz yönteminin kurşuna dizme olacağı açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnfazın, Hasan’ın 2009 yılında silahlı saldırıyı gerçekleştirdiği Texas’taki Fort Hood askeri üssünde yapılacağı bildirildi. Belirlenen tarihte infazın gerçekleşmesi halinde ABD ordusundaki ölüm cezalarının uygulanması açısından 65 yıllık aranın ardından yeni bir infaz gerçekleştirilmiş olacak.</p>

<h3>TRUMP ÖLÜM CEZASININ UYGULANMASINI ONAYLADI</h3>

<p>Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nidal Malik Hasan hakkında verilen ölüm cezasının uygulanmasını onayladığını daha önce açıklamıştı. Trump’ın onayının ardından infazın gerçekleştirilmesine yönelik resmi süreç başlatıldı.</p>

<p>ABD ordusunda ölüm cezası son olarak 1961 yılında uygulanmıştı. Hasan hakkındaki infazın 3 Aralık’ta planlandığı şekilde gerçekleştirilmesi durumunda ABD ordusu 65 yıl aradan sonra ilk kez bir mahkum hakkında verilen ölüm cezasını uygulamış olacak.</p>

<h3>FORT HOOD SALDIRISINDA 13 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Nidal Malik Hasan, ABD Ordusunda psikiyatrist olarak görev yaptığı sırada 5 Kasım 2009 tarihinde Fort Hood’daki bir sağlık merkezinde silahlı saldırı gerçekleştirdi. Hasan’ın açtığı ateş sonucunda 13 kişi hayatını kaybetti, 30’dan fazla kişi ise yaralandı.</p>

<p>Hasan, yargılama sürecinde saldırıyı gerçekleştiren kişinin kendisi olduğunu kabul etti. Saldırıyı, Afganistan’a gönderilecek askerlerin Müslümanları öldürmesini engellemek amacıyla gerçekleştirdiğini savundu.</p>

<h3>2013 YILINDA ÖLÜM CEZASINA ÇARPTIRILDI</h3>

<p>Hasan’ın yargılandığı askeri mahkemedeki dava 2013 yılında sonuçlandı. Mahkeme, Hasan’ı 13 ayrı kasten öldürme ve 32 ayrı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan suçlu buldu.</p>

<p>Suçlu bulunmasının ardından Hasan hakkında ölüm cezası kararı verildi. Aradan geçen yılların ardından cezanın uygulanmasına ilişkin tarih 3 Aralık 2026 olarak belirlendi.</p>

<h3>ABD ORDUSUNDA SON İNFAZ 1961 YILINDA GERÇEKLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>ABD ordusunda ölüm cezasının son kez uygulanmasının üzerinden 65 yıl geçti. Askeri sistem kapsamında son ölüm cezası infazı 1961 yılında gerçekleştirildi.</p>

<p>Hasan’ın infazının belirlenen tarihte yapılması halinde 1961’den bu yana ABD ordusunun gerçekleştirdiği ilk ölüm cezası infazı olacak. Hasan’ın kurşuna dizilerek idam edilmesi planlanıyor.</p>

<h3>HUKUKİ BAŞVURU İNFAZ TARİHİNİ ERTELEYEBİLİR</h3>

<p>ABD medyasında yer alan haberlere göre 3 Aralık tarihi belirlenmiş olmasına rağmen infaz süreci henüz kesinleşmiş değil. Hasan’ın cezanın uygulanmasını durdurmak amacıyla federal sivil mahkemeye başvurma imkanının bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Hasan’ın “habeas corpus” başvurusunda bulunarak infazın durdurulmasını talep edebileceği ifade edildi. Böyle bir hukuki sürecin başlaması halinde 3 Aralık için planlanan infazın uzun süre ertelenmesi ihtimali bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-ordusunda-65-yil-sonra-bir-ilk-nidal-malik-hasanin-infaz-tarihi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/10/nidal-malik-hasan.jpg" type="image/jpeg" length="95101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="56870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="16177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="50415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="18913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="91865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="15527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="86567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="87566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="67422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="17117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="12789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="32133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="64218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="59788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="60838"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="76944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="33712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="26949"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="85381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="20034"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
