<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 29 Aug 2026 17:44:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzlanda AB müzakereleri için referanduma gitti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlanda-ab-muzakereleri-icin-referanduma-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/izlanda-ab-muzakereleri-icin-referanduma-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzlanda’da seçmenler, Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmamasına karar vermek için sandık başına gitti. Referandumdan “evet” çıkması doğrudan AB üyeliği anlamına gelmeyecek; müzakerelerin tamamlanması halinde üyelik için ikinci bir referandum yapılması gerekecek. Son anketler ise yarışın başa baş geçtiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzlanda’da Avrupa Birliği ile ilişkilerin geleceğini belirleyecek referandum için oy verme işlemi başladı. Yaklaşık 270 bin seçmen, ülkenin AB üyelik müzakerelerine yeniden dönüp dönmemesi konusunda karar verecek. Sandıkta seçmenlere, “İzlanda Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerini yeniden başlatmalı mı?” sorusu yöneltiliyor.</p>

<p>Referandum, İzlanda’nın doğrudan Avrupa Birliği’ne katılımını belirlemiyor. Oylamada “evet” sonucunun çıkması halinde hükümetin Brüksel ile üyelik görüşmelerini yeniden başlatmasının önü açılacak. Müzakerelerin tamamlanması ve taraflar arasında bir üyelik anlaşmasına ulaşılması durumunda ise nihai karar için yeniden halk oylamasına gidilecek.</p>

<h3>İZLANDA 2009’DA AB’YE ÜYELİK BAŞVURUSU YAPTI</h3>

<p>İzlanda, küresel finans krizinin ardından 2009 yılında Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunda bulundu. Katılım müzakereleri sürecinde çok sayıda başlık açılırken bazı başlıklar geçici olarak kapatıldı. Balıkçılık politikası başta olmak üzere çeşitli alanlardaki anlaşmazlıklar ise görüşmelerin en tartışmalı başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Ülkede 2013 yılında AB üyeliğine karşı çıkan hükümetin göreve gelmesinin ardından müzakere süreci askıya alındı. İzlanda’nın üyelik süreci sonraki yıllarda fiilen durmuş durumda kalırken, AB ile ilişkilerin yeniden ele alınması 2024 seçimlerinin ardından kurulan yeni hükümetin gündemine girdi.</p>

<h3>2024 SEÇİMLERİNDEN SONRA REFERANDUM KARARI ALINDI</h3>

<p>İzlanda’da 2024 yılında yapılan parlamento seçimlerinin ardından Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde koalisyon hükümeti kuruldu. Başbakan Kristrún Frostadóttir’in liderliğindeki hükümet, Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmaması konusunda kararı halka bırakma yoluna gitti.</p>

<p>Hükümet tarafından alınan karar doğrultusunda referandum tarihi 29 Ağustos 2026 olarak belirlendi. Frostadóttir, referandum sonucuna saygı duyacaklarını ve halkın tercihinin ülkenin AB ile ilişkilerindeki yol haritasını belirleyeceğini açıkladı.</p>

<h3>SANDIKTAN “EVET” ÇIKARSA MÜZAKERELER YENİDEN BAŞLAYACAK</h3>

<p>Referandumda çoğunluğun “evet” oyu kullanması halinde İzlanda’nın Avrupa Birliği ile katılım görüşmelerini yeniden başlatması gündeme gelecek. Daha önce açılmış müzakere başlıklarının bulunduğu süreçte özellikle balıkçılık, tarım ve egemenlik konuları yeniden görüşmelerin önemli bölümlerini oluşturacak.</p>

<p>Müzakerelerin olumlu tamamlanması halinde İzlanda otomatik olarak Avrupa Birliği üyesi olmayacak. Ortaya çıkacak üyelik anlaşmasının İzlanda halkının onayına sunulması için ikinci bir referandum düzenlenecek. AB’ye tam üyelik için ayrıca Avrupa Birliği üyesi ülkelerin gerekli onay süreçlerinin tamamlanması gerekecek.</p>

<h3>SON ANKETLER BAŞA BAŞ YARIŞA İŞARET EDİYOR</h3>

<p>Referandum öncesinde yayımlanan kamuoyu araştırmaları seçmenlerin iki görüş arasında bölündüğünü gösterdi. Maskina tarafından yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 51,3’ü AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlamasını desteklerken karşı çıkanların oranı yüzde 48,7 olarak ölçüldü.</p>

<p>Referanduma daha yakın tarihte gerçekleştirilen Gallup araştırmasında ise tablo tersine döndü. Ankette katılımcıların yüzde 51,6’sı müzakerelerin yeniden başlatılmasına karşı olduğunu belirtirken yüzde 48,4’ü görüşmelerin yeniden başlamasını destekledi. Farklı anketlerden çıkan sonuçlar nedeniyle referandumun başa baş geçmesi bekleniyor.</p>

<h3>BALIKÇILIK AB TARTIŞMASININ EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN</h3>

<p>İzlanda’daki AB tartışmasının öne çıkan konularından birini balıkçılık oluşturuyor. Ülke ekonomisinde önemli yere sahip olan sektörle ilgili olarak AB’nin Ortak Balıkçılık Politikası kapsamında uygulanabilecek kota ve düzenlemeler üyelik karşıtlarının temel itirazları arasında yer alıyor.</p>

<p>AB ile müzakerelerin yeniden başlamasını destekleyen kesimler ise daha istikrarlı bir ekonomik yapı, düşük enflasyon, daha öngörülebilir para politikası ve Avrupa ile daha güçlü siyasi bağlar üzerinde duruyor. İzlanda halihazırda Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen kapsamında AB ile geniş çaplı ekonomik ve serbest dolaşım ilişkilerine sahip bulunuyor.</p>

<h3>REFERANDUMUN SONUCU İZLANDA’NIN AB YOLUNU BELİRLEYECEK</h3>

<p>Referandumdan “hayır” çıkması halinde Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden açılması gündemden kalkacak. “Evet” sonucunda ise 2013’ten bu yana askıda bulunan katılım sürecinin yeniden hareketlenmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sandıkların kapanmasının ardından oy sayımına geçilecek ve sonuçların aynı gün içinde açıklanmaya başlaması öngörülüyor. Referandum sonucuyla birlikte İzlanda’nın Avrupa Birliği ile ilişkilerinde izlenecek yeni yol haritası da netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlanda-ab-muzakereleri-icin-referanduma-gitti</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/izlanda-4.jpg" type="image/jpeg" length="33983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk gemilerini hedef alan Ukrayna'ya uyarı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-gemilerini-hedef-alan-ukraynaya-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-gemilerini-hedef-alan-ukraynaya-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz’de Türk işletmeli “Lider Bordo Mavi” gemisi ile onu çekmek üzere bölgeye gönderilen “Lider Kocatepe” gemisinin drone saldırılarında hedef alınmasının ardından Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Görüşmede Türkiye’nin saldırılara yönelik tepkisi iletilirken Karadeniz’de can, mal, seyrüsefer ve çevre emniyetinin sağlanmasının zorunlu olduğu vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karadeniz’de Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sivil deniz taşımacılığı üzerindeki etkileri sürerken Türk işletmeli iki geminin art arda hedef alınması Ankara’yı harekete geçirdi. “Lider Bordo Mavi” ile gemiyi çekmek üzere bölgeye gönderilen “Lider Kocatepe”nin drone saldırılarında hedef alınmasının ardından Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre görüşmede Türkiye’nin saldırılara ilişkin tepkisi Ukrayna tarafına aktarılırken Karadeniz’de güvenli seyrüseferin korunmasına yönelik uyarılar da iletildi. Türkiye, bölgede can ve mal güvenliğinin yanı sıra çevre emniyetinin de sağlanması gerektiğini bildirdi.</p>

<h3>LİDER BORDO MAVİ 26 AĞUSTOS’TA HEDEF ALINDI</h3>

<p>Türk işletmeli “Lider Bordo Mavi” adlı gemi, 26 Ağustos’ta Karadeniz’de Rusya’nın Tuapse kenti açıklarında saldırıya uğradı. Samsun’dan hareket eden Ro-Ro gemisinin drone saldırısında hedef alınmasının ardından gemide yangın çıktığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırı sırasında geminin üç drone ile hedef alındığına ilişkin bilgiler kamuoyuna yansırken mürettebatın tahliyesi için çalışma başlatıldı. Karadeniz’de devam eden Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ticari deniz taşımacılığı yapan sivil gemilerin güvenliği de yeniden gündeme geldi.</p>

<h3>GEMİYİ ÇEKMEYE GİDEN LİDER KOCATEPE DE VURULDU</h3>

<p>“Lider Bordo Mavi”nin saldırıya uğramasının ardından hasarlı gemiyi çekmek üzere “Lider Kocatepe” adlı Ro-Ro gemisi bölgeye gönderildi. Lider Kocatepe de 27 Ağustos’ta Karadeniz’de seyir hâlindeyken drone saldırısının hedefi oldu.</p>

<p>Lider Kocatepe’nin Lider Bordo Mavi’ye yardım etmek ve gemiyi bölgeden çekmek amacıyla hareket ettiği belirtildi. İkinci geminin de hava saldırısına uğramasıyla iki Türk işletmeli ticari geminin art arda hedef alınması diplomatik girişimi beraberinde getirdi.</p>

<h3>UKRAYNA’NIN ANKARA BÜYÜKELÇİSİ BAKANLIĞA ÇAĞRILDI</h3>

<p>İki geminin hedef alınmasının ardından Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal’i Bakanlığa çağırdı. Görüşmede Türk tarafının meydana gelen saldırılara yönelik tepkisi Ukrayna Büyükelçisi’ne doğrudan iletildi.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynakları, saldırıların ardından Karadeniz’deki sivil taşımacılığın güvenliğinin korunmasına ilişkin Ankara’nın yaklaşımının da Ukrayna tarafına aktarıldığını bildirdi.</p>

<h3>DIŞİŞLERİ’NDEN CAN, MAL VE SEYRÜSEFER EMNİYETİ UYARISI</h3>

<p>Üst düzey Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, “Görüşmede ülkemizin söz konusu saldırılara ilişkin tepkisi aktarılmış ve Karadeniz'de can, mal, seyrüsefer ve çevre emniyetinin sağlanmasının zorunluluk teşkil ettiğine dair gerekli uyarılarda bulunulmuştur” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Türkiye, daha önce de Karadeniz’de sivil gemilerin hedef alınmasına ilişkin endişelerini dile getirmişti. Dışişleri Bakanlığı, 4 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sivil gemileri de etkileyecek şekilde Karadeniz’e yayılmasından ciddi endişe duyulduğunu bildirmiş ve seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için ilgili taraflara somut tedbir alma çağrısı yapmıştı.</p>

<h3>KARADENİZ’DE SİVİL GEMİLERİN GÜVENLİĞİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş, Karadeniz’deki ticari gemi trafiğini de doğrudan etkiliyor. Tarafların enerji, lojistik ve ekonomik faaliyetleri hedef alan saldırıları nedeniyle bölgede seyreden ticari gemilerin karşılaştığı güvenlik riskleri artarken Türkiye, Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin korunmasına yönelik çağrılarını sürdürüyor.</p>

<p>Türk işletmeli gemilerin son dönemde yaşanan saldırılardan etkilenmesi de Ankara’nın konuya yönelik diplomatik temaslarını artırmasına neden oldu. Türkiye, savaşan taraflardan sivil deniz taşımacılığının zarar görmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyor.</p>

<h3>UKRAYNA BÜYÜKELÇİSİ DAHA ÖNCE AÇIKLAMA YAPMIŞTI</h3>

<p>Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, saldırılardan önce düzenlediği basın toplantısında Karadeniz’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. Celal, saldırıların sivilleri hedef alma amacı taşımadığını ifade ederek Rusya’nın ticari gelirlerini savaşın finansmanında kullandığını savunmuştu.</p>

<p>Büyükelçi, gemi sahiplerine Rus limanları ve kapalı bölgelerden uzak durmaları yönünde çağrıda bulunmuş, Karadeniz’de savaş nedeniyle güvenlik risklerinin devam ettiğini belirtmişti. Türk gemilerinin hedef alınmasının ardından ise Büyükelçi Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak Türkiye’nin tepkisi kendisine iletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-gemilerini-hedef-alan-ukraynaya-uyari</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/ukrayna-karadeniz-44.jpg" type="image/jpeg" length="20090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amerikan siyasetinde yükselen Türk: Hasan Piker’in etkisi seçimler öncesi tartışma yarattı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-siyasetinde-yukselen-turk-hasan-pikerin-etkisi-secimler-oncesi-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-siyasetinde-yukselen-turk-hasan-pikerin-etkisi-secimler-oncesi-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk kökenli Amerikalı yayıncı Hasan Piker, milyonlarca takipçiye ulaşan yayınlarının ardından ABD siyasetinde de etkisi tartışılan isimlerden biri haline geldi. Demokrat adaylarla seçim çalışmalarına katılan Piker’in İsrail’e ilişkin son açıklamaları parti içinde tepki çekerken, kasım ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçiler de Piker üzerinden Demokrat adaylara yükleniyor. Piker ise kendisine yöneltilen antisemitizm suçlamalarını reddederek siyasi söyleminden geri adım atmayacağını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken Amerikan siyasetinin gündemindeki isimlerden biri Türk kökenli yayıncı Hasan Piker oldu. Twitch’te 3 milyondan fazla takipçiye ulaşan ve özellikle genç seçmenler arasında geniş bir izleyici kitlesi bulunan Piker’in Demokrat Parti’nin ilerici kanadındaki adaylarla kurduğu ilişki, Cumhuriyetçilerin seçim kampanyalarında da tartışma konusu haline geldi.</p>

<p>Kendisini “sosyalist” ve “anti-emperyalist” olarak tanımlayan Piker bir siyasetçi veya Demokrat Parti yöneticisi değil. İnternet üzerinden yaptığı siyasi yayınlarla geniş kitlelere ulaşması, Demokrat adayların seçim etkinliklerinde yer alması ve ABD dış politikasına ilişkin açıklamaları ise Piker’i Amerikan siyasetindeki tartışmaların aktörlerinden biri haline getirdi.</p>

<h3>TÜRK KÖKENLİ YAYINCI ABD SİYASETİNDE GÜNDEM OLDU</h3>

<p>Hasan Doğan Piker, 25 Temmuz 1991’de ABD’nin New Jersey eyaletinde doğdu, çocukluk ve gençlik yıllarının önemli bölümünü Türkiye’de geçirdi. Üniversite eğitiminin ardından siyasi medya alanında çalışmaya başlayan Piker, daha sonra internet yayıncılığına yöneldi ve “HasanAbi” adıyla Twitch’in en fazla takip edilen siyasi yayıncılarından biri oldu.</p>

<p><img alt="Hasan Piker (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Piker’in internet dünyasındaki yükselişi zamanla Amerikan siyasetinde de karşılık bulmaya başladı. Güncel Amerikan siyaseti, ekonomi, dış politika, İsrail-Filistin meselesi ve toplumsal konular üzerine saatler süren yayınlar gerçekleştiren Piker, özellikle genç ve sol eğilimli seçmenler arasında geniş bir takipçi kitlesine ulaştı.</p>

<h3>DEMOKRAT ADAYLARLA SEÇİM ÇALIŞMALARINA KATILDI</h3>

<p>Piker’in ABD siyasetindeki görünürlüğünün arttığı alanlardan biri Michigan oldu. Sanayi ağırlıklı yapısı ve seçimlerdeki önemi nedeniyle Amerikan siyasetinin yakından takip edilen eyaletlerinden Michigan’da Piker’in desteği, yılın ilk dönemlerinde bazı Demokrat adaylar tarafından olumlu karşılandı.</p>

<p>Piker, Demokrat Parti ön seçimini kazanarak ABD Senatosu yarışına giren ilerici aday Abdul El-Sayed ile seçim çalışmaları yürüttü. Üniversite kampüslerinde gerçekleştirilen etkinliklerde El-Sayed ile birlikte yer alan Piker’in özellikle genç seçmenlere ulaşma kapasitesi seçim kampanyasının dikkat çeken unsurlarından biri oldu.</p>

<h3>MİLYONLARCA TAKİPÇİSİ SİYASİ ETKİSİNİ ARTIRDI</h3>

<p>Piker’in Amerikan siyasetindeki görünürlüğünün arkasında geniş dijital takipçi kitlesi bulunuyor. Twitch’te 3 milyondan fazla takipçiye ulaşan Piker, yayınlarında izleyici yorumlarını değerlendiriyor, güncel haberleri ve video görüntülerini ele alıyor ve Amerikan iç ve dış politikasına ilişkin görüşlerini aktarıyor.</p>

<p><img alt="Hasan Piker (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Piker’in yayın formatı, ABD siyasetinde dijital platformların artan etkisinin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Geleneksel televizyon kanallarının dışında milyonlarca kişiye doğrudan ulaşabilen yayıncıların seçim dönemlerinde siyasi tartışmalar üzerindeki etkisi artarken, Piker de söz konusu isimler arasında yer alıyor.</p>

<h3>20 AĞUSTOS’TAN SONRA TABLO DEĞİŞTİ</h3>

<p>Piker ile bazı Demokrat isimler arasındaki yakınlık, 20 Ağustos’taki Twitch yayınında İsrail’i destekleyen Amerikan Yahudilerine ilişkin kullandığı ifadelerin ardından tartışmalı hale geldi. Piker, Amerikan Yahudilerinin kimliklerini İsrail’le özdeşleştirmelerinin antisemitizmi artırabileceğini savunurken İsrail’e yönelik ağır bir benzetme kullandı.</p>

<p>Söz konusu açıklamalar Demokrat Parti içindeki bazı isimlerin tepkisini çekti. Piker’in daha önce seçim çalışmalarına katıldığı Abdul El-Sayed de antisemitizmi bir “bela” olarak nitelendirerek yayıncıyla arasına mesafe koydu.</p>

<h3>ABDUL EL-SAYED PİKER’LE ARASINA MESAFE KOYDU</h3>

<p>Michigan’daki Senato yarışında Demokratların adayı olan Abdul El-Sayed, Piker’in açıklamalarının ardından Yahudi toplumunun güvenliğine ilişkin bir mesaj yayımladı. El-Sayed, Yahudilerin güvenliğine olan bağlılığının kendi kızlarının güvenliğine olan bağlılığıyla aynı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Demokrat Parti’den başka isimler de Piker’in açıklamalarına tepki gösterdi. Hiçbir topluluğun siyasi görüşleri nedeniyle şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmaması gerektiğini belirten Demokrat siyasetçiler, tartışmalı sözlerle aralarına mesafe koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>CUMHURİYETÇİLER PİKER ÜZERİNDEN DEMOKRATLARA YÜKLENİYOR</h3>

<p>Kasım ayında gerçekleştirilecek ara seçimlere yaklaşılırken Cumhuriyetçiler de Hasan Piker tartışmasını seçim kampanyalarına taşıdı. Piker’in daha önce Demokrat adaylarla birlikte gerçekleştirdiği etkinlikler ve verdiği destek, Cumhuriyetçilerin Demokrat Parti’ye yönelik eleştirilerinde kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Kongre’deki siyasi dengelerin belirleneceği seçimler öncesinde Demokratlar ise Piker tartışmasının ekonomi başta olmak üzere kampanyada öne çıkarmak istedikleri konuların önüne geçmesinden rahatsızlık duyuyor.</p>

<h3>DEMOKRAT VEKİL: ARTIK BIKTIM</h3>

<p>Michigan’dan Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Debbie Dingell’in Piker hakkındaki sorulara verdiği tepki, tartışmanın ulaştığı boyutu ortaya koydu. Yeniden seçilmek için yarışan Dingell, seçim mitinginde gazetecilerin Hasan Piker hakkındaki sorularına tepki göstererek artık Piker hakkında soru almak istemediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Hasan Piker (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Dingell, kasım seçimlerinin konusunun Hasan Piker olmadığını belirterek seçim gündeminin farklı başlıklara odaklanması gerektiğini ifade etti. Demokratların temel kaygılarından birini Piker tartışmasının Başkan Donald Trump’ın ekonomi politikalarına yönelik eleştirileri gölgede bırakması oluşturuyor.</p>

<h3>PİKER GERİ ADIM ATMADI</h3>

<p>Hasan Piker ise California’daki stüdyosundan gerçekleştirdiği yayınında kendisine yöneltilen antisemitizm suçlamalarını reddetti. Kolunda “Özgür Filistin” bilekliği bulunan Piker, hayatı boyunca antisemitizme karşı mücadele ettiğini söyledi.</p>

<p>Müslüman bir ailede büyüdüğünü ancak ibadet etmediğini belirten Piker, kendisine karşı “koordineli bir karalama kampanyası” yürütüldüğünü savundu ve tepkilerin bir bölümünün İslamofobiden kaynaklandığını ileri sürdü. İsrail’e yönelik siyasi söylemini değiştirmeyeceğini belirten Piker, mevcut tutumundan geri adım atmayacağını ifade etti.</p>

<h3>2019’DAKİ SÖZLERİ DE TEPKİ ÇEKMİŞTİ</h3>

<p>Piker’in siyasi açıklamalarının ABD’de tartışmaya neden olması ilk kez yaşanmıyor. Yayıncı, 2019 yılında 11 Eylül saldırıları hakkında kullandığı “Amerika 11 Eylül’ü hak etti” sözleri nedeniyle yoğun tepki görmüştü.</p>

<p>ABD dış politikası, askeri müdahaleler, İsrail-Filistin meselesi ve ekonomik sistem üzerine yaptığı açıklamalar Piker’in yayınlarının temel siyasi başlıklarını oluşturuyor. Piker’in kullandığı sert dil de zaman zaman Amerikan kamuoyunda ve siyasi çevrelerde tartışmalara neden oluyor.</p>

<h3>İSRAİL’E BAKIŞTAKİ DEĞİŞİMİ İŞARET EDİYOR</h3>

<p>Piker, İsrail’e yönelik eleştirel tutumunun Amerikan toplumunda giderek daha fazla karşılık bulduğunu savunuyor. Pew Research Center tarafından mayıs ayında yapılan araştırmanın sonuçları da ABD kamuoyunun İsrail’e bakışındaki değişimi ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 62’si İsrailli yetkililer hakkında olumsuz görüş bildirdi. Nisan 2019’da aynı oran yüzde 51 seviyesindeydi. İsrail halkına olumlu baktığını belirtenlerin oranı ise 2019’daki yüzde 62 seviyesinden yüzde 52’ye geriledi.</p>

<h3>HASAN PİKER KİMDİR?</h3>

<p>Hasan Doğan Piker, Türk kökenli Amerikalı internet yayıncısı ve siyasi yorumcudur. ABD’de dünyaya gelen ancak Türkiye’de büyüyen Piker, üniversite eğitiminin ardından Amerikan siyasi medyasında çalışmaya başladı. The Young Turks bünyesinde görev yaptıktan sonra bağımsız internet yayıncılığına yöneldi.</p>

<p>“HasanAbi” adıyla Twitch üzerinden yaptığı yayınlarla milyonlarca takipçiye ulaşan Piker kendisini sosyalist ve anti-emperyalist olarak tanımlıyor. Günlük yayınlarında Amerikan siyaseti, ekonomi, uluslararası ilişkiler ve güncel gelişmeleri ele alan Piker, özellikle genç izleyiciler arasında geniş bir takipçi kitlesine sahip.</p>

<h3>YAYINCILIKTAN ABD’NİN SEÇİM GÜNDEMİNE</h3>

<p>Hasan Piker’in ulaştığı nokta, internet yayıncılarının Amerikan siyasetindeki artan görünürlüğünü de ortaya koyuyor. Türkiye’de büyüyen ve kariyerini ABD’de sürdüren Piker, milyonlarca takipçiye ulaşmasının ardından Demokrat adaylarla seçim etkinliklerinde yer alan ve Cumhuriyetçilerin kampanyalarında hedef aldığı bir isim haline geldi.</p>

<p>Kasım ara seçimleri öncesindeki son tartışmalar Piker’in Amerikan siyasetindeki etkisinin sınırlarını da gündeme taşıdı. Bazı Demokrat isimlerin daha önce desteğini olumlu karşıladığı Piker’le son açıklamalarının ardından aralarına mesafe koyması, Cumhuriyetçilerin ise Piker’in Demokrat adaylarla ilişkisini seçim konusu haline getirmesiyle Türk kökenli yayıncı etrafındaki siyasi tartışma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Amerika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-siyasetinde-yukselen-turk-hasan-pikerin-etkisi-secimler-oncesi-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-4.jpg" type="image/jpeg" length="23791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran savaşı Avrupa’daki Patriot stoklarını da eritti, Avrupa Rusya'ya karşı savunmasız]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasi-avrupadaki-patriot-stoklarini-da-eritti-avrupa-rusyaya-karsi-savunmasiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasi-avrupadaki-patriot-stoklarini-da-eritti-avrupa-rusyaya-karsi-savunmasiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ordusunun Avrupa’daki Patriot önleme füzesi stoklarının, İran savaşı ve daha önce Ukrayna’ya yapılan sevkiyatların ardından “kritik seviyenin de ötesine” düştüğü bildirildi. ABD ve NATO yetkilileri, özellikle Rus balistik füzelerine karşı kullanılan Patriotlardaki açığın Avrupa’nın hava savunmasında ciddi bir sorun oluşturduğunu belirtirken, CSIS verilerine göre İran savaşı ABD’nin yaklaşık 2 bin 330 Patriot önleme füzesinin yüzde 65’inin tüketilmesine yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ordusunun Avrupa’daki gelişmiş füze önleme sistemlerinde ciddi mühimmat sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. Associated Press’e konuşan Avrupa’daki bir ABD savunma yetkilisi ile bir NATO yetkilisi, özellikle yüksek hızlı balistik füzeleri engellemekte kullanılan Patriot önleme füzelerinin stoklarının “kritik seviyenin de ötesinde” bulunduğunu söyledi. Yetkililere göre stokların azalmasında Ukrayna’ya yapılan daha önceki sevkiyatların yanı sıra, ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlayan ve altıncı ayına ulaşan İran savaşı sırasında Ortadoğu’da kullanılan büyük miktardaki önleme mühimmatı etkili oldu.</p>

<p>ABD ve Körfez ülkelerinin İran tarafından gönderilen insansız hava araçları ile füzelere karşı savunmasında Patriot dahil çok sayıda önleme füzesi kullanıldı. Avrupa’daki Amerikan mühimmat stoklarının bir bölümünün de Ortadoğu’ya kaydırılması, NATO’nun Avrupa’daki savunma kapasitesine ilişkin kaygıları artırdı. İsimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan ABD ve NATO yetkilileri, mevcut stok seviyesinin muhtemel bir Rus balistik füze saldırısına karşı savunma konusunda ciddi sınırlamalar yaratabileceğini belirtti.</p>

<h3>PATRIOT STOKLARI “KRİTİK SEVİYENİN DE ÖTESİNDE”</h3>

<p>ABD’li savunma yetkilisine göre Avrupa’daki en önemli mühimmat açığı, Rusya’nın yüksek hızlı balistik füzelerini vurabilen Patriot önleme füzelerinde yaşanıyor. NATO yetkilisi de Avrupa’daki Amerikan ve NATO birliklerinin kullanabileceği Patriot stoklarının düşük seviyede olduğunu doğruladı. Yetkililer, hassas askeri bilgileri değerlendirdikleri gerekçesiyle isimlerinin açıklanmamasını istedi.</p>

<p>Avrupa’daki ABD ordusunun uzun süre devam edecek bir balistik füze saldırısını durdurabilecek miktarda Patriot mühimmatına sahip olmadığını belirten ABD’li yetkili, kapasitenin tek bir balistik füze saldırısı veya yanlışlıkla NATO topraklarına yönelen bir Rus füzesine karşı dahi son derece sınırlı olabileceğini ifade etti. Yetkili, askeri karargah veya elektrik santrali gibi kritik bir hedefin Rus balistik füzeleri tarafından vurulması halinde NATO’nun, Patriot sıkıntısı nedeniyle yoğun Rus saldırıları karşısında zorlanan Ukrayna’ya benzer bir durumla karşılaşabileceğini söyledi.</p>

<h3>İRAN SAVAŞINDA PATRIOT TÜKETİMİ HIZLANDI</h3>

<p>Avrupa’daki Patriot stoklarındaki düşüşün önemli nedenlerinden biri İran savaşı oldu. Altıncı ayına ulaşan çatışma sırasında Avrupa’daki bazı Amerikan füze stokları Ortadoğu’ya taşınırken, ABD ile bölgedeki müttefikleri İran’ın füze ve İHA saldırılarını engellemek amacıyla Patriot ve diğer hava savunma mühimmatlarını yoğun biçimde kullandı. İran’ın gerçekleştirdiği saldırıların bazılarında Amerikan askerlerinin öldüğü ve yaralandığı da bildirildi.</p>

<p>Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’ne (CSIS) dayandırılan hesaplamalara göre en yoğun Patriot tüketimi İran savaşı sırasında gerçekleşti. Çatışmanın ABD’nin yaklaşık 2 bin 330 Patriot önleme füzesinden yaklaşık 1500’ünün, başka bir ifadeyle toplam stokun yüzde 65’inin kullanılmasına yol açtığı belirtildi. Mühimmat tüketiminin hızı, üretim kapasitesi ve tedarik zincirinin aynı sürede stokları yerine koyamaması nedeniyle Avrupa’daki mevcut envanter üzerindeki baskı arttı.</p>

<h3>UKRAYNA’YA YAPILAN SEVKİYATLAR DA STOKLARI AZALTTI</h3>

<p>ABD’nin Patriot stoklarındaki azalma yalnızca İran savaşıyla sınırlı değil. Rusya’nın balistik füze saldırılarıyla karşı karşıya bulunan Ukrayna’ya savaş boyunca yüzlerce Patriot önleme füzesi gönderildi. Kiev yönetimi, Rusya’nın gelişmiş balistik füzelerinin önemli bölümüne karşı etkili olabilen başlıca Batılı sistemlerden birinin Patriot olduğunu belirterek ABD ve Avrupalı müttefiklerinden daha fazla mühimmat talep etmeyi sürdürüyor.</p>

<p>Londra merkezli Royal United Services Institute’un kıdemli araştırmacısı Ed Arnold’a göre stoklarda yaşanan asıl kırılma İran savaşı sırasında meydana geldi. Arnold, Ukrayna’ya verilen mühimmatın önceden planlanan ve daha kontrollü bir süreç içinde gönderildiğini, Ortadoğu’daki mühimmat tüketiminin ise beklenmedik ölçüde hızlı gerçekleştiğini belirtti. Ortaya çıkan tablo, Patriot üretim kapasitesi ve tedarik zincirindeki sınırlamaları daha görünür hale getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>RUS BALİSTİK FÜZELERİNE KARŞI ALTERNATİFLER SINIRLI</h3>

<p>Patriot önleme füzelerindeki eksiklik, Rusya’nın gelişmiş balistik füzelerine karşı Avrupa’nın kullanabileceği seçeneklerin sınırlı olması nedeniyle önem taşıyor. Balistik füzeler hedeflerine ses hızının beş katını aşabilen hızlarda ve dik açılarla yaklaşabildiği için savunma sistemlerine müdahale konusunda oldukça kısa süre bırakıyor. Rusya ayrıca pahalı hava savunma mühimmatını tüketmek amacıyla balistik füzeleri daha düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla aynı saldırı dalgasında kullanabiliyor.</p>

<p>Ukrayna ve bazı NATO ülkeleri daha yavaş hareket eden insansız hava araçlarını pahalı önleme füzeleri kullanmadan düşürebilen farklı sistemlerden yararlanabiliyor. Yüksek hızlı balistik füzelere karşı aynı ölçüde geniş bir alternatif havuzu bulunmuyor. Patriot sistemlerinin Avrupa hava savunmasındaki önemi de özellikle söz konusu tehditlere karşı sahip olduğu önleme kabiliyetinden kaynaklanıyor.</p>

<h3>SAMP/T NG ALTERNATİFLER ARASINDA</h3>

<p>Fransa ve İtalya tarafından geliştirilen SAMP/T NG sistemi, Patriot’a alternatif olarak değerlendirilen hava savunma çözümleri arasında bulunuyor. Fransa, mevcut SAMP/T sisteminin geliştirilmiş versiyonu olan ve üreticisinin balistik füzelere karşı daha yüksek kabiliyet sunduğunu belirttiği SAMP/T NG sistemini Ukrayna’ya daha hızlı ulaştırmayı taahhüt etti.</p>

<p>Yeni sistem henüz savaş koşullarında Patriot kadar kapsamlı biçimde denenmiş değil. Mevcut SAMP/T sisteminin menzilinin de Patriot sisteminden daha kısa olduğu belirtilirken, Avrupa’daki Patriot önleme füzelerinin kısa vadede tamamen ikame edilebilmesinin önünde üretim, teslimat ve operasyonel kapasiteyle ilgili sınırlamalar bulunuyor.</p>

<h3>ATACMS STOKLARINDA DA KRİTİK SIKINTI</h3>

<p>Associated Press’e konuşan iki yetkili, Avrupa’daki ABD kuvvetlerinin yalnızca Patriot mühimmatında sıkıntı yaşamadığını belirtti. Düşman hatlarının gerisindeki hedeflere saldırmak amacıyla kullanılan Ordu Taktik Füze Sistemi ATACMS stoklarının da kritik seviyelere gerilediği ifade edildi.</p>

<p>Patriot önleme füzeleri savunma amaçlı kullanılırken ATACMS sistemleri kara hedeflerine yönelik uzun menzilli vuruş kapasitesinde önemli bir rol üstleniyor. İki farklı mühimmat türündeki stok sorununun aynı dönemde gündeme gelmesi, ABD’nin İran savaşı, Ukrayna’ya destek ve Avrupa’nın savunması arasında mühimmat dağılımını yönetme konusundaki güçlüklerini artırıyor.</p>

<h3>RUSYA’NIN NATO’YA SALDIRISI YAKIN VADEDE BEKLENMİYOR</h3>

<p>Yetkililer, Rusya’nın kısa vadede NATO ülkelerine yönelik bir balistik füze saldırısı gerçekleştirmesinin beklenmediğini belirtiyor. Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı sürdürmesinin, Moskova’nın aynı anda ikinci bir geniş çaplı hava savaşı yürütme kapasitesini de sınırlayabileceği değerlendiriliyor. Avrupalı ve NATO yetkililerinin daha önce yaptığı değerlendirmelerde ise Rusya’nın 2030 yılına kadar ittifak ülkelerine saldırabilecek askeri kapasiteye ulaşabileceği yönünde açıklamalar yer aldı.</p>

<p>Patriot stoklarının aynı dönem içerisinde yeniden artırılması hedefleniyor. ABD’nin kısa vadede üretimi yükseltmeye çalıştığı, yaklaşık 600 Patriot önleme füzesinin bu yıl üretilmesinin planlandığı ve 2030 yılı itibarıyla yıllık üretimin 2 bin füze seviyesine çıkarılmasının hedeflendiği bildirildi. Avrupa’da da Patriot mühimmatı üretiminin artırılmasına yönelik yeni kapasite çalışmaları yürütülüyor.</p>

<h3>CIA BAŞKANI RATCLIFFE MOSKOVA’YA GİTTİ</h3>

<p>Avrupa’daki hava savunma stokları tartışılırken ABD ile Rusya arasındaki temaslar da gündeme geldi. Wall Street Journal’ın aktardığına göre CIA Başkanı John Ratcliffe Moskova’ya giderek Rus tarafına NATO ülkelerine yönelik bir saldırı gerçekleştirilmemesi yönünde mesaj iletti. Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki gerilimin son dönemde yeniden yükselmesi, söz konusu temasın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’a Ratcliffe’ın söz konusu mesajı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e iletip iletmediği soruldu. Trump ayrıntılı bilgi vermekten kaçınarak konu hakkında yorum yapmak istemediğini söyledi ve Rusya’nın saldırmayacağını ifade etti.</p>

<h3>ÜRETİMİN ARTIRILMASI HEDEFLENİYOR</h3>

<p>Patriot stoklarının kısa sürede eski seviyesine çıkarılmasının önündeki temel sorunlardan birini üretim süresi oluşturuyor. ABD savunma sanayisinin üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütülürken, yeni mühimmatların envantere girmesinin zaman alacağı belirtiliyor. İran savaşı sırasında Patriotların yanı sıra THAAD gibi diğer gelişmiş önleme sistemlerinin mühimmatları da yoğun biçimde kullanıldı.</p>

<p>CSIS kaynaklı verilere göre yaklaşık 600 yeni Patriot füzesinin bu yıl üretilmesi planlanıyor. Üretim hedefinin 2030’a kadar yılda 2 bin Patriot önleme füzesine çıkarılması öngörülürken, mevcut açık nedeniyle kısa vadede ABD ve NATO’nun mühimmat dağılımında önceliklendirme yapmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasi-avrupadaki-patriot-stoklarini-da-eritti-avrupa-rusyaya-karsi-savunmasiz</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/06/patriot.jpg" type="image/jpeg" length="22969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nepal’de sel felaketinin bilançosu ağırlaşıyor: 626 can kaybı var]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepalde-sel-felaketinin-bilancosu-agirlasiyor-626-can-kaybi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nepalde-sel-felaketinin-bilancosu-agirlasiyor-626-can-kaybi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal’de Himalayalar’daki bir buzulun çökmesinin ardından meydana gelen yıkıcı sel ve çamur akıntılarında can kaybı 626’ya yükseldi. Yaklaşık 2 bin 500 kişinin kayıp olduğu felaketin ardından Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, yeniden yapılanma için 4 ila 5 milyar dolara ihtiyaç duyulabileceğini açıkladı. Tahmini maliyet, ülke ekonomisinin yaklaşık onda birine karşılık geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nepal, Himalayalar’da meydana gelen buzul çökmesinin ardından ülkenin kuzey kesimlerini vuran büyük sel felaketinin yol açtığı kayıp ve hasarı belirlemeye çalışıyor. Çarşamba günü meydana gelen olayda kaya, buz, çamur ve molozdan oluşan büyük kütleler dağlık bölgelerdeki nehir sistemlerine karışarak yerleşim alanlarına ulaştı. Nepal’de hayatını kaybedenlerin sayısı 626’ya çıkarken, Nepal ile Çin’in Tibet bölgesindeki kayıp kişilerin sayısı yaklaşık 2 bin 500 olarak bildirildi. Arama ve kurtarma çalışmaları selden etkilenen bölgelerde devam ediyor.</p>

<p>Felaket yalnızca can kayıplarına yol açmadı. Sınır bölgesindeki yerleşim yerleri sel ve çamur akıntılarından ağır şekilde etkilenirken, köprüler ve yollar kullanılamaz hale geldi, hidroelektrik tesisleri zarar gördü. Nepal hükümeti bir yandan arama, kurtarma ve yardım çalışmalarını sürdürürken diğer yandan yeniden yapılanmanın oluşturacağı mali yükü hesaplamaya başladı.</p>

<h3>BUZUL ÇÖKTÜ, KAYA VE ÇAMUR KÜTLESİ NEHİRLERE KARIŞTI</h3>

<p>Felakete yol açan süreç, çarşamba günü Himalayalar’daki bir buzulun çökmesiyle başladı. Buzuldan kopan büyük kütlenin oluşturduğu kaya, buz, çamur ve moloz akışı dağ nehirleri boyunca ilerleyerek Nepal ile Çin’in Tibet bölgesindeki yerleşim alanlarını etkiledi. Ani sel ve çamur akıntıları nedeniyle çok sayıda yapı zarar görürken ulaşım ve enerji altyapısında da ağır hasar meydana geldi.</p>

<p>Nepal-Çin sınır bölgesinde etkili olan sel, bazı kasabalarda büyük yıkıma neden oldu. Köprülerin ve yolların sürüklendiği, hidroelektrik santrallerinin zarar gördüğü bölgelerde ulaşımın yeniden sağlanması için çalışmalar başlatıldı. Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, selin ardından yaklaşık 25 beton köprünün ve 700 megavatlık bir hidroelektrik projesinin zarar gördüğünü açıklamıştı.</p>

<h3>NEPAL’DE CAN KAYBI 626’YA YÜKSELDİ</h3>

<p>Arama ve kurtarma çalışmalarının dördüncü gününde Nepal’de doğrulanan can kaybı 626’ya ulaştı. Çin’in Tibet bölgesindeki ölümlerle birlikte felaketin iki taraftaki toplam can kaybının daha da yükseldiği bildirildi. Nepal ve Tibet genelinde binlerce kişiden hâlâ haber alınamazken ekipler çamurla kaplanan ve ulaşımın güç olduğu alanlarda çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Kayıp sayısına ilişkin veriler arama çalışmalarına bağlı olarak güncellenirken, yaklaşık 2 bin 500 kişinin kayıp olduğuna yönelik açıklamalar yapıldı. Nepal’de 3 bin 700’den fazla kişinin kurtarıldığı, selden en ağır etkilenen bölgelerde kayıp kişilere ulaşılması için kara ve hava ekiplerinin görev yaptığı bildirildi.</p>

<h3>YENİDEN YAPILANMA İÇİN 4 İLA 5 MİLYAR DOLARLIK TAHMİN</h3>

<p>Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, felaketin ardından ülkenin karşı karşıya olduğu yeniden yapılanma maliyetine ilişkin ilk tahminleri açıkladı. Wagle, yeniden yapılanma için 4 ila 5 milyar dolarlık finansmana ihtiyaç duyulabileceğini belirterek kayıp ve hasar tespit çalışmalarının henüz tamamlanmadığını söyledi.</p>

<p>Wagle, rakamların ilk tahminlere dayandığını ve kesin maliyetin hasar değerlendirmelerinin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacağını ifade etti. Açıklanan 4 ila 5 milyar dolarlık yeniden yapılanma faturası, Nepal ekonomisinin yaklaşık onda birine karşılık geliyor.</p>

<h3>2015 DEPREMİNİN MALİYETİ 9 MİLYAR DOLARI BULMUŞTU</h3>

<p>Maliye Bakanı Wagle, sel felaketinin ardından ortaya çıkacak yeniden yapılanma maliyetini Nepal’in 2015 yılında yaşadığı 7,8 büyüklüğündeki depremle de karşılaştırdı. Wagle, mevcut felaket için gereken kaynağın 2015 depremi sonrasında ihtiyaç duyulan miktardan daha düşük olacağını söyledi.</p>

<p>Nepal’in yakın tarihindeki en büyük afetlerden biri olan 2015 depreminde yaklaşık 9 bin kişi hayatını kaybetmiş, yarım milyondan fazla ev yıkılmıştı. Depremin ardından yeniden yapılanma için yaklaşık 9 milyar dolarlık harcama yapılırken, ekonomik kayıpların ülke ekonomisinin yaklaşık üçte birine ulaştığı bildirilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KÖPRÜLER, YOLLAR VE HİDROELEKTRİK TESİSLERİ ZARAR GÖRDÜ</h3>

<p>Selin ekonomik etkisinin önemli bölümünü altyapıda oluşan zarar oluşturuyor. Sınır bölgesindeki kasabalarda yollar ve köprüler tahrip olurken enerji üretim tesisleri de sel sularından etkilendi. Reuters’ın aktardığı verilere göre ülkedeki elektrik üretim kapasitesinin yüzde 12’den fazlasını ilgilendiren hidroelektrik altyapısında hasar meydana geldi.</p>

<p>Nepal hükümeti, arama ve kurtarma faaliyetlerinin ardından orta ve uzun vadeli yeniden yapılanma çalışmalarının başlatılacağını açıkladı. Başbakanlık Afet Yardım Fonu’nda 2,34 milyar Nepal rupisi bulunduğu, Maliye Bakanlığının da İçişleri Bakanlığına 1,17 milyar rupi ayırdığı bildirildi. Dünya Bankası, Çin, Hindistan, Japonya, Asya Kalkınma Bankası ve Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu tarafından da destek sağlanacağı açıklandı.</p>

<h3>HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Nepal makamları selin neden olduğu toplam ekonomik kaybı belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Maliye Bakanı Wagle’ın açıkladığı 4 ila 5 milyar dolarlık tutar kesinleşmiş bir maddi zarar rakamından ziyade yeniden yapılanmaya ilişkin ilk finansman tahminini oluşturuyor. Nihai kayıp ve hasar tutarının, saha incelemelerinin tamamlanmasının ardından belirlenmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepalde-sel-felaketinin-bilancosu-agirlasiyor-626-can-kaybi-var</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/nepal-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="87850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Trump İran çatışmasından çıkış yolu bulmakta zorlanıyor"]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iran-catismasindan-cikis-yolu-bulmakta-zorlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iran-catismasindan-cikis-yolu-bulmakta-zorlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Senatörü Mark Kelly, Başkan Donald Trump’ın İran’la yaşanan çatışmadan çıkış yolu bulmakta zorlandığını söyledi. ABC News’e konuşan Kelly, çatışmanın ABD’de benzin ve gıda maliyetlerini artırdığını savunurken, kara birliklerinin devreye sokulmasının binlerce Amerikalının hayatına mal olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Senatörü Mark Kelly, Başkan Donald Trump’ın İran’la devam eden çatışmaya ilişkin seçeneklerinin giderek daraldığını savundu. ABC News’e açıklamalarda bulunan Kelly, çatışmanın ekonomik etkilerinin ABD halkı tarafından benzin ve gıda fiyatlarındaki artış üzerinden hissedildiğini belirterek, Washington yönetiminin askeri tırmanma yerine ekonomik baskı ve Avrupa’daki müttefiklerle ilişkilerin yeniden güçlendirilmesine yönelmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>KELLY: TRUMP ÇATIŞMADAN ÇIKIŞ YOLU BULMAKTA ZORLANIYOR</h3>

<p>ABD Senatörü Mark Kelly, Başkan Donald Trump’ın İran çatışmasından çıkış konusunda sınırlı seçeneklerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Kelly’ye göre ABD yönetiminin önündeki seçenekler arasında çatışmayı kara birlikleri göndererek büyütmek, tamamen geri çekilmek veya ekonomik baskıyı artırırken Avrupa’daki müttefiklerle ilişkileri yeniden inşa etmeye çalışmak bulunuyor.</p>

<p>Eski bir ABD Donanması savaş pilotu olan Kelly, özellikle kara birliklerinin çatışmaya dahil edilmesi seçeneğine karşı uyarıda bulundu. Böyle bir adımın “binlerce ve binlerce Amerikalının” hayatına mal olabileceğini savunan Kelly, doğrudan askeri tırmanmanın ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.</p>

<h3>BENZİN VE GIDA MALİYETLERİNE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Kelly, çatışmanın maliyetinin yalnızca askeri alanda değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek ABD’de yaşayanların ekonomik etkilerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Senatör, Amerikalıların daha yüksek benzin ve gıda maliyetleri üzerinden çatışmanın bedelini ödediğini savundu.</p>

<p>ABC News’e verdiği demeçte Trump yönetiminin İran politikasını eleştiren Kelly, mevcut durumun yönetimin tercihleri sonucunda ortaya çıktığını öne sürdü. “Kendi yarattığı bir kriz” ifadesini kullanan Kelly, Trump’ın karar alma yaklaşımının yönetimin hareket alanını daralttığını ileri sürdü.</p>

<h3>AVRUPALI MÜTTEFİKLERLE İLİŞKİLERİ GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Kelly, askeri seçeneklerin dışında ekonomik baskının artırılması ve Avrupa’daki müttefiklerle ilişkilerin yeniden kurulmasının daha uygun bir yol olduğunu savundu. Senatör, söz konusu ittifakların son bir buçuk yılda aşındığını ileri sürerek Washington’ın yeniden diplomatik koalisyonlar oluşturmaya çalışması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kelly’nin açıklamalarına göre ekonomik yöntemlerin uygulanması ve ABD’nin müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirmesi, doğrudan askeri operasyonların genişletilmesine kıyasla daha uygun bir seçenek oluşturuyor. Senatör, özellikle kara birliklerinin İran’a gönderilmesine karşı olduğunu vurguladı.</p>

<h3>İRAN’DAKİ BOMBALAMALARI DA ELEŞTİRDİ</h3>

<p>Mark Kelly, İran’a yönelik hava saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde bazı bombardımanlarda “masum İranlı çocukların” öldüğünü söyledi. Söz konusu saldırıların uygun bir plan olmadığını savunan Kelly, askeri operasyonların genişletilmesi yerine ekonomik ve diplomatik yöntemlere ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kelly, “ekonomik bir yaklaşım ve ittifaklarımızı yeniden inşa etmenin”, yalnızca askeri eylemleri artırmaktan ve özellikle kara birliklerini çatışmaya dahil etmekten daha iyi bir yöntem olduğunu söyledi. Senatörün açıklamaları, Trump yönetiminin İran çatışmasındaki seçenekleri ve ABD’nin bundan sonraki tutumuna ilişkin tartışmaların sürdüğü dönemde geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iran-catismasindan-cikis-yolu-bulmakta-zorlaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/donald-trump-444.jpg" type="image/jpeg" length="64597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de saldırıda zarar gören tarihi Abu Salim Camii için gönüllüler harekete geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/gazzede-saldirida-zarar-goren-tarihi-abu-salim-camii-icin-gonulluler-harekete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/gazzede-saldirida-zarar-goren-tarihi-abu-salim-camii-icin-gonulluler-harekete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi’nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta İsrail saldırısında zarar gören Abu Salim Camii’nin tarihi özelliklerini korumak amacıyla “Guardians of Heritage” ekibinden gönüllüler çalışma başlattı. Gönüllüler, 27 Ağustos 2026’da caminin hasar gören bölümlerinde koruma çalışmaları yürütürken enkaz arasındaki kitapları da topladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze Şeridi’nin merkezinde bulunan Deyr el-Belah’taki Abu Salim Camii, yakın zamanda düzenlenen İsrail saldırısının ardından ağır hasar gördü. Caminin tarihi özelliklerinin korunması amacıyla “Guardians of Heritage” ekibine bağlı gönüllüler bölgede çalışma yürütürken, 27 Ağustos 2026 tarihinde çekilen görüntülerde gönüllülerin yapının zarar gören bölümlerinde koruma ve kurtarma faaliyetleri gerçekleştirdiği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABU SALIM CAMİİ’NİN TARİHİ ÖZELLİKLERİ KORUNMAYA ÇALIŞILIYOR</h3>

<p>“Guardians of Heritage” ekibindeki gönüllüler, İsrail saldırısında zarar gören Abu Salim Camii’nin tarihi özelliklerinin korunması için başlatılan girişim kapsamında çalışmalara katıldı. Çalışmalarda gönüllülerin hasarlı yapının farklı noktalarında faaliyet yürüttüğü ve camideki tarihi unsurların daha fazla zarar görmesini önlemeye yönelik koruma çalışmaları yaptığı görüldü.</p>

<p><img alt="Gazze Cami (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gazze-cami-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Gönüllülerin çalışmaları, saldırının ardından zarar gören dini ve tarihi yapının içerisinde gerçekleştirildi. Ekip üyeleri, enkazın ve hasarlı yapı parçalarının bulunduğu alanlarda caminin korunabilecek bölümlerini tespit etmeye ve geride kalan unsurları muhafaza etmeye yönelik çalışma yürüttü.</p>

<h3>GÖNÜLLÜLER ENKAZ ARASINDAKİ KİTAPLARI TOPLADI</h3>

<p>Koruma çalışmaları sırasında caminin içerisinde bulunan kitaplar da gönüllüler tarafından toplandı. Görüntülerden birinde “Guardians of Heritage” ekibinden bir gönüllünün hasarlı caminin içerisindeki kitapları bir araya getirdiği görüldü.</p>

<p>Kitapların toplanması, caminin tarihi özelliklerinin korunması amacıyla yürütülen çalışmaların bir parçası olarak gerçekleştirildi. Hasarlı bölümlerde sürdürülen faaliyetlerde gönüllüler hem yapıya ait unsurlar üzerinde çalıştı hem de saldırının ardından caminin içerisinde kalan materyalleri korumaya aldı.</p>

<h3>ÇALIŞMALAR 27 AĞUSTOS 2026’DA GÖRÜNTÜLENDİ</h3>

<p>Deyr el-Belah’taki Abu Salim Camii’nde yürütülen çalışmalar 27 Ağustos 2026 tarihinde fotoğraflandı. Görüntülerde gönüllülerin caminin saldırıda zarar gören bölümleri arasında çalıştığı, farklı noktalarda koruma faaliyetleri yürüttüğü ve kitapları enkaz içerisinden çıkardığı yer aldı.</p>

<p>Fotoğraflar, Gazze’de saldırılarda zarar gören tarihi ve dini yapıların korunmasına yönelik gönüllü girişimlerden birini kayıt altına aldı. “Guardians of Heritage” ekibinin çalışmasının, Abu Salim Camii’nin saldırının ardından ayakta kalan tarihi özelliklerinin korunmasını amaçladığı belirtildi.</p>

<h3>GAZZE’DE ATEŞKES VE SALDIRILAR</h3>

<p>Haberde aktarılan bilgiye göre Gazze’de ekim ayından bu yana teknik olarak yürürlükte bulunan ateşkese rağmen İsrail ordusunun bölgeye yönelik saldırıları devam etti. Kaynakta, Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasının İsrail ordusunun kontrolü altında bulunduğu ve saldırıların ateşkes koşullarına rağmen düzenli olarak sürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Abu Salim Camii de söz konusu saldırılardan zarar gören yapılar arasında yer aldı. Deyr el-Belah’taki camide yürütülen gönüllü çalışmalar, saldırının ardından yapının tarihi özelliklerinin korunmasına ve geride kalan kültürel unsurların muhafaza edilmesine odaklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/gazzede-saldirida-zarar-goren-tarihi-abu-salim-camii-icin-gonulluler-harekete-gecti</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gazze-cami-1.jpg" type="image/jpeg" length="48110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump, Putin'den güvence aldığını söyledi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-putinden-guvence-aldigini-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-putinden-guvence-aldigini-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile verimli görüşmeler yaptığını belirterek Rusya'nın NATO topraklarına saldıracağını düşünmediğini söyledi. Trump, Rusya ile İran arasındaki nükleer program görüşmeleri konusunda Moskova'ya yönelik olası yaptırımlar için de kararın gelişmelere bağlı olacağını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te düzenlenen başkanlık kararnamesi imza töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Trump'ın açıklamalarında Rusya, NATO, İran'ın nükleer programı ve olası yaptırımlar öne çıktı.</p>

<p>Rusya'nın NATO topraklarına yönelik herhangi bir saldırıda bulunup bulunmayacağına ilişkin tartışmalara değinen Trump, Moskova'nın böyle bir adım atacağını düşünmediğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği temaslara işaret eden ABD Başkanı, görüşmelerin verimli geçtiğini belirtti.</p>

<h3>“NATO TOPRAKLARINA SALDIRMAYACAKTIR”</h3>

<p>Donald Trump, Rusya'nın NATO üyesi ülkelere yönelik olası bir saldırısına ilişkin yöneltilen soruya Putin ile yaptığı görüşmeleri hatırlatarak yanıt verdi. Trump, “Onunla verimli görüşmeler yaptım. NATO topraklarına saldırmayacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı'nın açıklaması, Rusya'nın ilerleyen dönemde NATO ülkelerine yönelik askeri bir adım atıp atmayacağına ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.</p>

<h3>RUSYA-İRAN GÖRÜŞMELERİ DE GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Trump, Rusya ile İran arasında nükleer programa ilişkin gerçekleştirildiği belirtilen son görüşmeler hakkında da değerlendirmelerde bulundu. ABD Başkanı, söz konusu süreç nedeniyle Moskova'ya yaptırım uygulanması ihtimalini tamamen dışlamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya'ya yönelik yeni bir yaptırım kararı alınıp alınmayacağı sorulan Trump, kararın gelişmeler doğrultusunda şekilleneceğini belirtti. Washington yönetiminin süreci yakından takip edeceğini ifade etti.</p>

<h3>“YAPTIRIMLA İLGİLİ KARAR DURUMA BAĞLI”</h3>

<p>Trump, Rusya'ya yönelik olası yaptırımlara ilişkin kararın “duruma bağlı” olduğunu söyledi. ABD Başkanı'nın açıklamasına göre Washington, Rusya ile İran arasındaki temasların seyrini izlemeyi sürdürecek.</p>

<p>İran'ın nükleer programı konusunda Moskova'nın üstlendiği rol ve Rusya ile İran arasındaki temaslar, ABD'nin olası yaptırım seçenekleri kapsamında gündemde kalmaya devam ediyor.</p>

<h3>ÇİNLİ BANKALARLA İLGİLİ SORUYA YANIT VERDİ</h3>

<p>ABD Başkanı Trump'a, İran ile yakın ilişki içerisinde olduğu belirtilen Çinli bankalara Washington yönetiminin neden yaptırım uygulamadığı da soruldu. Trump, söz konusu soruya ABD yönetiminin attığı bütün adımların kamuoyuyla paylaşılmak zorunda olmadığını belirten bir yanıt verdi.</p>

<p>Trump, “Uygulamadığımı nereden biliyorsunuz? Her yaptığım şeyi size açıklamak zorunda mıyım?” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, yaptırım politikası kapsamında atılmış ya da atılması planlanan olası adımlara ilişkin başka ayrıntı paylaşmadı.</p>

<h3>CIA DİREKTÖRÜ RATCLIFFE'İN RUSYA ZİYARETİ GÜNDEM OLMUŞTU</h3>

<p>ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA Direktörü John Ratcliffe'in Rusya'ya gerçekleştirdiği belirtilen gizli ziyaret daha önce gündeme gelmişti. Ziyaretin amacının Rus yetkilileri NATO üyesi ülkelere ve Baltık devletlerine yönelik olası saldırılardan kaçınmaları konusunda uyarmak olduğu iddia edilmişti.</p>

<p>Wall Street Journal'a konuşan ABD'li yetkililer, Ratcliffe'in ziyaretinin yakın zamanda hazırlanan ABD istihbarat değerlendirmelerinin ardından gerçekleştiğini belirtmişti. Söz konusu değerlendirmelerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in birkaç yıl içerisinde müttefik bir ülkeye saldırı düzenleyerek NATO'nun kararlılığını test edebileceğinin öngörüldüğü aktarılmıştı.</p>

<h3>NATO'YA YÖNELİK OLASI RUSYA SALDIRISI TARTIŞILIYOR</h3>

<p>Rusya'nın gelecekte NATO üyesi ülkelere yönelik askeri bir girişimde bulunabileceğine ilişkin değerlendirmeler, ABD istihbaratı ve Batılı ülkelerin güvenlik gündeminde yer almaya devam ediyor. CIA Direktörü Ratcliffe'in Moskova ziyaretiyle ilgili iddialar da söz konusu güvenlik tartışmaları kapsamında gündeme gelmişti.</p>

<p>Trump ise Putin ile yaptığı görüşmelere dayanarak Rusya'nın NATO topraklarına saldırmayacağını düşündüğünü açıkladı. ABD Başkanı aynı açıklamalarında Rusya-İran temasları ve olası yaptırım kararları konusunda gelişmelerin takip edileceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-putinden-guvence-aldigini-soyledi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 22:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/01/trump-putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="62455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak’tan silahlı gruplara net mesaj: “Devlet dışında silaha izin verilmeyecek”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-silahli-gruplara-net-mesaj-devlet-disinda-silaha-izin-verilmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-silahli-gruplara-net-mesaj-devlet-disinda-silaha-izin-verilmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak’ta Bağdat yönetimine bağlı Silahlı Kuvvetler, ülkedeki tüm silahların devlet kontrolü altına alınması konusundaki kararlılığını yineledi. Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah en-Numan, silahların devlet otoritesi dışında tutulamayacağını belirterek süreci “geri dönüşü olmayan” bir egemenlik meselesi olarak nitelendirdi. En-Numan ayrıca ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’taki görevinin planlandığı üzere 30 Eylül 2026’da sona ereceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Irak hükümeti, ülkede devlet otoritesi dışında bulunan silahların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bağdat yönetimine bağlı Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı, tüm silahların devlet ve resmi güvenlik kurumlarının denetimine alınması yönündeki hükümet planının uygulanacağını açıkladı. Başkomutanlık Sözcüsü Sabah en-Numan, silahların devlet tekelinde toplanmasının siyasi, toplumsal ve güvenlik boyutu bulunan bir egemenlik meselesi olduğunu söyledi.</p>

<p>En-Numan, hükümetin silah dosyasının düzenlenmesi konusunda geri adım atmayacağını belirtirken devlet otoritesi dışında silahlı yapıların varlığına izin verilmeyeceğini ifade etti. Sürecin silahlı gruplarla yürütülen görüşmeler ve oluşturulan mekanizmalar üzerinden ilerlediğini kaydeden en-Numan, geçmişte terörle mücadelede kullanılan silahlara yönelik hukuki düzenlemelerin de görüşüldüğünü belirtti.</p>

<h3>“DEVLET OTORİTESİ DIŞINDA SİLAHA İZİN VERİLMEYECEK”</h3>

<p>Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah en-Numan, Bağdat yönetiminin ülkedeki silahlı yapılanmalarla ilgili tutumunu açıklarken tüm silahların resmi kurumların denetimi altında bulunması gerektiğini vurguladı. Hükümetin silahların düzenlenmesi konusunda kararlı olduğunu belirten en-Numan, “Devlet otoritesi dışında herhangi bir silah kabul edilemez” mesajını verdi.</p>

<p>En-Numan, terör örgütleriyle mücadelede kullanılan silahların geçmişte üstlendiği role saygı gösterildiğini ancak mevcut aşamada güvenlik yapılanmasının devlet çatısı altında toplanmasının esas olduğunu söyledi. Silahlı gruplarla bu konuda görüşmeler yürütüldüğünü ve silahların hukuki şekilde düzenlenmesini sağlayacak formüllerin değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<h3>ÖZEL KOMİTE SİLAHLARIN DÜZENLENMESİ İÇİN ÇALIŞIYOR</h3>

<p>Bağdat yönetimi, silahların devlet denetimine alınmasına ilişkin süreci yürütmek üzere özel mekanizmalar oluşturdu. En-Numan, silahların nasıl düzenleneceği ve hangi hukuki çerçevede korunacağı konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Silahlı gruplarla yapılan görüşmelerde temel tartışmanın sürecin uygulanma yöntemleri üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor. Irak hükümeti daha önce de bazı grupların silahlarını teslim ettiğini veya resmi güvenlik yapıları içerisine dahil olduğunu açıklamıştı. Diğer bazı silahlı gruplar ise silah bırakma konusunda çekincelerini sürdürüyor.</p>

<h3>“MEZHEPÇİ SÖYLEME GERİ DÖNÜLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”</h3>

<p>Sabah en-Numan, silahların devlet kontrolüne alınması sürecinin mezhepsel tartışmalara dönüştürülmemesi gerektiğini de ifade etti. Irak’ın geçmişte yaşadığı güvenlik ve siyasi krizlere atıfta bulunan en-Numan, “Mezhepçi söyleme geri dönülmesine veya kötü niyetli söylentilerin yayılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.</p>

<p>Bağdat yönetimi, silahların kontrol altına alınmasını belirli bir mezhep veya siyasi yapıya yönelik adım olarak değil, devlet egemenliğinin yeniden tesis edilmesi kapsamında değerlendiriyor. Hükümetin açıklamalarında devlet kurumları dışında silahlı güç bulunmaması gerektiği sık sık vurgulanıyor.</p>

<h3>30 EYLÜL SİLAHLARIN DEVLET KONTROLÜ İÇİN KRİTİK TARİH</h3>

<p>Irak hükümeti, devlet kontrolü dışındaki silahların düzenlenmesine ilişkin süreçte 30 Eylül 2026 tarihini kritik eşiklerden biri olarak belirledi. En-Numan, söz konusu tarihi “egemenlik açısından tarihi bir gün” olarak nitelendirirken Irak’ın uluslararası koalisyon şemsiyesinden çıkarak güvenlik sorumluluğunu tamamen kendi kurumlarıyla üstleneceğini söyledi.</p>

<p>Hükümet ile silahlı gruplar arasındaki görüşmelerin devam ettiği belirtilirken bazı grupların silahlarını devlet otoritesine devretmeye sıcak baktığı, bazı grupların ise sürece karşı çıktığı bildiriliyor. Irak hükümeti ise 30 Eylül tarihinin devlet egemenliği açısından belirlenen yol haritasının temel unsurlarından biri olduğunu ifade ediyor.</p>

<h3>ULUSLARARASI KOALİSYONUN GÖREVİ 30 EYLÜL’DE SONA ERECEK</h3>

<p>En-Numan, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’taki görevine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Koalisyonun askeri misyonunun planlandığı üzere 30 Eylül 2026 tarihinde sona ereceğini belirten en-Numan, çekilme sürecinin ilgili Irak makamlarıyla koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Irak makamları daha önce de koalisyon güçlerinin çekilme takviminin ülkenin güvenlik kurumlarının ulaştığı hazırlık seviyesine göre belirlendiğini açıklamıştı. En-Numan, Irak güçlerinin ulusal güvenliği bağımsız biçimde yönetebilecek kapasiteye ulaştığını ve 30 Eylül sonrasında ilişkilerin uluslararası koalisyon çatısından ikili ortaklıklara dönüşeceğini belirtmişti.</p>

<h3>IRAK GÜVENLİK SORUMLULUĞUNU TAMAMEN DEVRALACAK</h3>

<p>Koalisyon güçlerinin çekilmesiyle birlikte Irak ordusu ve diğer güvenlik kurumlarının ülke genelindeki güvenlik sorumluluğunu tamamen üstlenmesi planlanıyor. En-Numan, çekilmenin hızlandığını ve sürecin oluşturulan teknik güvenlik komitesi aracılığıyla yakından takip edildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Irak yönetimi, koalisyonun çekilmesini ülkenin güvenlik ve egemenlik politikalarında yeni bir dönem olarak değerlendiriyor. Bağdat’ın açıklamalarında, koalisyon sonrasında da eğitim, istihbarat paylaşımı ve ikili güvenlik iş birliklerinin farklı formatlarda devam edebileceği belirtiliyor.</p>

<h3>CEZİRE VE BADİYE OPERASYONLAR KOMUTANLIĞI KURULDU</h3>

<p>Irak Savunma Bakanlığı da güvenlik yapılanmasının güçlendirilmesine yönelik yeni adımlar attı. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yahya Resul, Semave bölgesinde yeni bir Cezire ve Badiye Operasyonlar Komutanlığı kurulduğunu açıkladı.</p>

<p>Yeni komutanlığın bölgedeki güvenlik faaliyetlerinden sorumlu olacağı ve çevre bölgelerdeki askeri varlığı güçlendireceği bildirildi. Söz konusu yapılanmanın Irak’ın sınır, çöl ve geniş kırsal bölgelerdeki güvenlik kontrolünü artırmaya yönelik adımların bir parçası olduğu belirtildi.</p>

<h3>HAVA SAVUNMASININ GÜÇLENDİRİLMESİNE ÖNCELİK VERİLDİ</h3>

<p>Irak yönetiminin güvenlik planında hava savunma kapasitesinin geliştirilmesi de önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yahya Resul, Başkomutanın Irak Silahlı Kuvvetlerinin güçlendirilmesi, güvenlik tehditlerine karşı hazırlık seviyesinin artırılması ve ülke hava sahasının korunması için hava savunma sistemlerinin teçhizatlandırılmasına öncelik verilmesi talimatını verdiğini söyledi.</p>

<p>Sabah en-Numan da Irak’ın hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinde önemli ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Hava savunma sistemlerinin satın alınması için özel bir fon bulunduğunu belirten en-Numan, yeni hava savunma unsurlarının yakın dönemde ülkeye ulaşmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<h3>IRAK’TA SİLAH DOSYASI GÜVENLİK GÜNDEMİNİN MERKEZİNDE</h3>

<p>Silahların yalnızca devletin kontrolünde bulunması meselesi, Irak’ın son dönemdeki en önemli iç güvenlik başlıklarından biri haline geldi. Hükümet bazı silahlı gruplarla görüşmelerini sürdürürken resmi kurumlar dışında silahlı yapıların varlığının sona erdirilmesini hedefliyor.</p>

<p>Bağdat yönetimi, 30 Eylül 2026’da uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona ermesiyle silahların devlet tekelinde toplanmasını aynı egemenlik sürecinin parçaları olarak değerlendiriyor. Hükümet, silahlı gruplarla doğrudan askeri çatışma yerine görüşmeler yoluyla çözüm arayışını sürdürdüğünü de açıklıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-silahli-gruplara-net-mesaj-devlet-disinda-silaha-izin-verilmeyecek</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/irak-silahli-milisler.jpg" type="image/jpeg" length="28379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransız milletvekillerinin kıblesi İsrail çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransiz-milletvekillerinin-kiblesi-israil-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/fransiz-milletvekillerinin-kiblesi-israil-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da milletvekilleri ve senatörlerin yabancı aktörler tarafından finanse edilen yurt dışı seyahatleri mercek altına alındı. Liberation gazetesinin teyit servisi CheckNews’in Haziran 2022-Mayıs 2026 dönemini kapsayan incelemesine göre Fransız parlamenterlerin en fazla ziyaret ettiği ülke açık ara İsrail oldu. 60’tan fazla İsrail seyahati kayıtlara geçerken bunların 44’ü 7 Ekim 2023 sonrasında gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa’da parlamenterlerin yabancı aktörler tarafından finanse edilen yurt dışı seyahatlerine ilişkin kayıtlar dikkat çeken bir tablo ortaya çıkardı. Liberation gazetesinin teyit hattı CheckNews, Haziran 2022 ile Mayıs 2026 arasında milletvekilleri ve senatörlerin kabul ettiği finanse edilmiş seyahat davetlerini inceledi. Resmi parlamento kayıtları üzerinden yapılan derlemede İsrail, Fransız parlamenterlerin en fazla seyahat ettiği ülke olarak öne çıktı.</p>

<p>Araştırmada her kabul edilen davet ayrı bir seyahat olarak sayıldı. Aynı heyette birlikte seyahat eden parlamenterler de ayrı ayrı kayıtlara dahil edildi. Söz konusu yöntemle yapılan hesaplamada İsrail’e 60’tan fazla seyahat tespit edilirken Tayvan’a 32, Katar’a 25 ve Çin’e 14 finanse edilmiş ziyaret gerçekleştirildi.</p>

<h3>FRANSIZ PARLAMENTERLERİN İLK TERCİHİ İSRAİL OLDU</h3>

<p>CheckNews’in ortaya koyduğu veriler, Fransız parlamenterlerin yabancı kuruluşlar tarafından finanse edilen seyahatlerinde İsrail’in diğer ülkelerden belirgin biçimde ayrıldığını gösterdi. Dört yıllık dönemde İsrail’e yönelik seyahatlerin sayısı 60’ı aşarken ikinci sıradaki Tayvan 32 ziyaretle kayıtlara geçti. Katar için 25, Çin için ise 14 seyahat bildirildi.</p>

<p>Rakamlar, İsrail’e yönelik finanse edilen parlamenter ziyaretlerinin Tayvan’ın yaklaşık iki katına ulaştığını ortaya koydu. Araştırma kapsamında incelenen kayıtlar, diğer ülkelere gerçekleştirilen seyahatlerin önemli bölümünün ilgili ülkelerin bakanlıkları, diplomatik temsilcilikleri veya resmi kuruluşları tarafından organize edildiğini gösterdi.</p>

<h3>İSRAİL SEYAHATLERİNİN MERKEZİNDE ELNET VAR</h3>

<p>Fransız parlamenterlerin İsrail ziyaretlerinin büyük bölümünün organizasyonunda Avrupa Liderlik Ağı olarak bilinen ELNET öne çıktı. Brüksel merkezli yapı, Avrupa ile İsrail arasındaki ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor ve Fransa’daki parlamenterlere yönelik çok sayıda İsrail ziyareti düzenliyor.</p>

<p>Fransız Senatosu’nun resmi kayıtlarında da ELNET tarafından finanse edilen İsrail seyahatleri yer alıyor. Ocak 2024’te farklı senatörlerin Tel Aviv, Kudüs ve Sderot’u kapsayan dört günlük programlara katıldığı, seyahat finansmanının ELNET tarafından sağlandığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİR PARLAMENTERİN GEZİ MALİYETİ 4 BİN AVROYA KADAR ÇIKIYOR</h3>

<p>Araştırmaya göre ELNET tarafından tüm masrafları karşılanan ortalama bir İsrail seyahatinin maliyeti parlamenter başına yaklaşık 4 bin avroya kadar çıkabiliyor. Ulaşım, konaklama ve program giderlerinin kuruluş tarafından üstlenildiği seyahatlerde Fransız parlamenterlerin Tel Aviv’de lüks otellerde ağırlandığı belirtildi.</p>

<p>Benzer kayıtlar Avrupa Parlamentosu belgelerinde de yer aldı. ELNET’in bazı ziyaretlerde uçuş, konaklama ve günlük giderleri karşıladığı, İsrail’de Tel Aviv ve Kudüs’teki otellerde konaklama sağladığı resmi beyanlara yansıdı.</p>

<h3>7 EKİM 2023 SONRASI SEYAHATLER HIZLANDI</h3>

<p>CheckNews’in araştırmasındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail’e yönelik finanse edilen Fransız parlamenter seyahatlerinde yaşanan artış oldu. İncelenen dönemde 60’tan fazla seyahatin 44’ünün 7 Ekim 2023’ten sonra gerçekleştirildiği kaydedildi. Önceki bir yıllık dönemde ise 17 seyahat bildirilmişti.</p>

<p>ELNET, 7 Ekim saldırılarından kısa süre sonra 15-18 Ekim 2023 tarihleri arasında İsrail’e özel bir heyet ziyareti düzenledi. Organizasyona 10 Fransız milletvekili ile eski Fransa Başbakanı Manuel Valls katıldı. Program kapsamında İsrailli yetkililer, saldırılardan etkilenen kişiler ve rehine yakınlarıyla görüşmeler gerçekleştirildi.</p>

<h3>SAĞ VE MERKEZ SAĞ SİYASETÇİLER ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Araştırma, İsrail’e seyahat eden Fransız parlamenterlerin siyasi dağılımında da belirgin bir yoğunlaşma bulunduğunu ortaya koydu. Davetlerin önemli bölümü merkez ve sağ partilerdeki siyasetçilere yönelirken Filistin yanlısı sol kanattan isimlerin listelerde yer almadığı belirtildi.</p>

<p>Fransız Ulusal Meclisi’ne sunulan bir önerge metninde de ELNET tarafından finanse edilen seyahatlerin büyük çoğunluğunun sağ ve merkez partilerden parlamenterlere yönelik olduğu ifade edildi. Aynı belgede ELNET’in 2017’den itibaren 55 milletvekili ve 46 senatör seyahati organize ettiği, toplam 101 ziyaretin parlamenterlerin bildirdiği 666 seyahatin yüzde 15’inden fazlasına karşılık geldiği belirtildi.</p>

<h3>ELNET “İSRAİL HÜKÜMETİNDEN BAĞIMSIZIZ” DİYOR</h3>

<p>ELNET France Kamu İşleri Sorumlusu Ariel Bellaiche, CheckNews’e yaptığı açıklamada kuruluşun İsrail hükümetinden bağımsız faaliyet gösterdiğini savundu. Bellaiche, organizasyonların “tarafsızlık içinde” yürütüldüğünü ve Fransa’daki “cumhuriyetçi kanadın tüm partileri” ile çalışıldığını ileri sürdü.</p>

<p>ELNET ayrıca İsrail devletinden herhangi bir talimat veya finansman almadığını belirtiyor. Liberation’ın araştırmasına göre, Mediapart’ın geçmişte Fransa’da düzenlenen iki ELNET etkinliğinin İsrail kaynaklı finansman aldığına ilişkin haberler yayımladığı aktarıldı.</p>

<h3>PARLAMENTO KAYITLARINDA ELNET’İN İSMİ AÇIKÇA YER ALIYOR</h3>

<p>Fransa Senatosu tarafından yayımlanan resmi seyahat kayıtlarında ELNET’in finansman sağladığı çok sayıda İsrail ziyareti görülebiliyor. Ocak 2024’te düzenlenen dört günlük bir programda Fransız senatörler Tel Aviv, Kudüs ve Sderot’u ziyaret ederken organizasyonun finansörü olarak ELNET kaydedildi.</p>

<p>Senato kayıtlarında CRIF gibi başka kuruluşlar tarafından finanse edilen İsrail ziyaretleri de bulunuyor. Dolayısıyla İsrail’e yapılan tüm parlamenter ziyaretlerin ELNET tarafından karşılandığı sonucu çıkmıyor; ancak CheckNews’in incelemesine göre gezilerin büyük bölümünde ELNET belirleyici organizatör olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>150 AVRONUN ÜZERİNDEKİ DAVETLERİN BİLDİRİLMESİ ZORUNLU</h3>

<p>Fransa’da parlamenterlerin üçüncü taraflar tarafından karşılanan seyahatleri belirli şeffaflık kurallarına tabi. Milletvekilleri 2012’den, senatörler ise 2014’ten itibaren değeri 150 avroyu aşan hediye, avantaj veya seyahat davetlerini ilgili parlamenter makamlara bildirmek zorunda.</p>

<p>Söz konusu seyahatler mevzuat kapsamında yasak değil. Parlamenterlerin finansman kaynağını ve aldıkları daveti kamuya açık biçimde beyan etmeleri gerekiyor. CheckNews’in araştırması da ağırlıklı olarak söz konusu resmi bildirimler üzerinden hazırlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransiz-milletvekillerinin-kiblesi-israil-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/fransiz-milletvekilleri.jpg" type="image/jpeg" length="63825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tokayev-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tokayev-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye-Kazakistan ikili ilişkileri ve bölgesel konular ele alınırken Erdoğan, 23 Ağustos’ta Kazakistan’da yapılan Kurultay seçimleri nedeniyle Tokayev’i tebrik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 27 Ağustos 2026’da yapılan açıklamaya göre iki lider, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel konuları değerlendirdi.</p>

<p>Görüşmenin gündeminde Kazakistan’da 23 Ağustos’ta gerçekleştirilen Kurultay seçimleri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimler dolayısıyla Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’e tebriklerini iletti.</p>

<h3>TÜRKİYE-KAZAKİSTAN İLİŞKİLERİ ELE ALINDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın açıklamasında, Erdoğan ile Tokayev’in görüşmede Türkiye-Kazakistan ikili ilişkileri ve bölgesel konular üzerinde durduğu bildirildi. İki ülke arasındaki ilişkilerin gelecek dönemde geliştirilmesine yönelik çalışmalar da telefon görüşmesinin başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için önümüzdeki süreçte de gayret göstermeyi sürdüreceklerini ifade etti. Açıklamada görüşmenin hangi bölgesel başlıklar üzerinde yoğunlaştığına ilişkin ayrıntılı bilgi verilmedi.</p>

<h3>ERDOĞAN’DAN TOKAYEV’E KURULTAY SEÇİMİ TEBRİĞİ</h3>

<p>Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Ağustos 2026 tarihinde Kazakistan’da gerçekleştirilen Kurultay seçimleri nedeniyle Tokayev’i tebrik etti. Erdoğan, seçimlere yüksek katılım sağlanmasına da değindi.</p>

<p>Erdoğan, yüksek katılım oranının Kazakistan’da yürütülen reformlara yönelik kamuoyu desteğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da söz konusu değerlendirmeyi görüşmeye ilişkin resmi açıklamasında aktardı.</p>

<h3>KAZAKİSTAN’DA 145 ÜYELİ KURULTAY İÇİN SANDIK KURULDU</h3>

<p>Kazakistan’da 23 Ağustos’ta yapılan seçimler, ülkede oluşturulan tek meclisli Kurultay’ın üyelerini belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Meclis ve Senatodan oluşan önceki çift meclisli parlamento yapısının yerine kurulan Kurultay 145 üyeden oluşuyor.</p>

<p>Seçim için Kazakistan genelinde ve yurt dışında toplam 10 bin 423 sandık kuruldu. Kazakistan Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre seçmen listelerinde 12 milyon 605 bin 788 kayıtlı seçmen bulunurken Kurultay’daki 145 sandalye için 7 siyasi parti yarıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“İKİLİ İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İÇİN GAYRET GÖSTERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Erdoğan’ın görüşmede Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin gelecek dönemine ilişkin mesajını da paylaştı. Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Türkiye ile Kazakistan arasındaki ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı telefon görüşmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 Ağustos’taki diplomasi temaslarından biri oldu. Erdoğan aynı gün Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Félix Tshisekedi ve Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tokayev-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/erdogan-tokayev.jpg" type="image/jpeg" length="18613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Srebrenitsa soykırımından hüküm giyen Ratko Mladiç öldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/srebrenitsa-soykirimindan-hukum-giyen-ratko-mladic-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/srebrenitsa-soykirimindan-hukum-giyen-ratko-mladic-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp güçlerin komutanı olan, Srebrenitsa soykırımı başta olmak üzere işlenen suçlardan dolayı ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Ratko Mladiç, 84 yaşında öldü. Mladiç’in Hollanda’nın Lahey kentindeki Birleşmiş Milletler gözaltı merkezinde hayatını kaybettiği Birleşmiş Milletler yetkilisi tarafından doğrulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1992-1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı’nın en önemli askeri aktörlerinden biri olan ve “Bosna Kasabı” olarak anılan eski Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç hayatını kaybetti. Mladiç, Srebrenitsa’da 8 binden fazla Boşnak Müslüman erkek ve çocuğun öldürüldüğü soykırımın yanı sıra savaş sırasında işlenen insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlalinden mahkum edilmişti. Ölüm haberi ilk olarak Sırp medyasında yer alırken daha sonra Birleşmiş Milletler yetkilisi tarafından da doğrulandı.</p>

<p>Mladiç, ömür boyu hapis cezasını çektiği Lahey’deki Birleşmiş Milletler gözaltı merkezinde bulunuyordu. Son yıllarda sağlık sorunları yaşayan ve birden fazla kez hastaneye kaldırılan Mladiç’in 27 Ağustos 2026’da öldüğü açıklandı. Reuters’ın aktardığı bilgiye göre 2011’de yakalanmasından sonra Birleşmiş Milletler gözetiminde tutulan Mladiç, ölümüne kadar cezasını çekmeye devam etti.</p>

<h3>BOSNALI SIRP ORDUSUNUN KOMUTANIYDI</h3>

<p>Ratko Mladiç, 12 Mayıs 1992’de Bosna Hersek’teki Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun, bilinen adıyla Bosnalı Sırp Ordusu’nun Ana Karargah Komutanlığına getirildi. Birleşmiş Milletler bünyesindeki mahkeme kayıtlarına göre Mladiç, en az 8 Kasım 1996’ya kadar Bosnalı Sırp Ordusunun komuta kademesinin başında kaldı. Bosna Savaşı boyunca emrindeki güçlerin gerçekleştirdiği çok sayıda operasyon nedeniyle uluslararası mahkemede yargılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığı, Mladiç’in Radovan Karadziç ile birlikte Bosnalı Müslümanları ve Bosnalı Hırvatları Bosnalı Sırpların hak iddia ettiği bölgelerden kalıcı biçimde uzaklaştırmayı amaçlayan ortak suç girişiminin kilit isimlerinden biri olduğunu belirtmişti. Savcılık ayrıca Mladiç’in Bosnalı Sırp Ordusunun en üst düzey askeri yetkilisi olarak emrindeki birlikler üzerinde etkin kontrol sahibi olduğunu kaydetmişti.</p>

<h3>SREBRENİTSA’DA 8 BİNDEN FAZLA ERKEK VE ÇOCUK ÖLDÜRÜLDÜ</h3>

<p>Mladiç’in mahkumiyetindeki en önemli dosyalardan birini Temmuz 1995’te yaşanan Srebrenitsa soykırımı oluşturdu. Bosnalı Sırp güçleri, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’yı ele geçirmelerinin ardından 8 binden fazla Boşnak Müslüman erkek ve çocuğu öldürdü. Uluslararası mahkemeler Srebrenitsa’da yaşananları soykırım olarak nitelendirdi ve Mladiç’in söz konusu suçlardan cezai sorumluluğu bulunduğuna hükmetti.</p>

<p>Mahkeme kayıtlarında Mladiç’in Srebrenitsa’daki soykırımın yanı sıra Bosna Savaşı sırasında cinayet, zulüm, imha, zorla yerinden etme, sivillere yönelik hukuka aykırı saldırılar, terör ve rehin alma suçlarından da sorumlu tutulduğu yer aldı. Temyiz aşamasında Srebrenitsa ile bağlantılı soykırım hükmü de dahil olmak üzere mahkumiyetlerinin büyük bölümü kesinleşti.</p>

<h3>16 YIL SAKLANDIKTAN SONRA 2011’DE YAKALANDI</h3>

<p>Hakkındaki ilk iddianame 24 Temmuz 1995’te hazırlanan Ratko Mladiç, savaşın sona ermesinin ardından uzun yıllar uluslararası adaletten kaçtı. Yaklaşık 16 yıl firari durumda kalan Mladiç, 26 Mayıs 2011’de Sırbistan’da yakalandı ve 31 Mayıs 2011’de Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesine teslim edildi.</p>

<p>Mladiç’in yakalanmasıyla birlikte Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlara ilişkin en önemli uluslararası davalardan biri başladı. Kendisine iki soykırım, beş insanlığa karşı suç ve dört savaş hukukunu veya savaş geleneklerini ihlal suçlaması yöneltildi. Mladiç, mahkeme sürecinde hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.</p>

<h3>2017’DE ÖMÜR BOYU HAPSE MAHKUM EDİLDİ</h3>

<p>Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, 22 Kasım 2017’de açıkladığı kararda Ratko Mladiç’i soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlali kapsamındaki suçlardan mahkum etti. Mahkeme Mladiç’e ömür boyu hapis cezası verdi.</p>

<p>Kararda Mladiç; Srebrenitsa soykırımı, zulüm, imha, cinayet, sürgün, zorla yerinden etme, sivillere yönelik saldırılar, terör ve rehin alma dahil olmak üzere birçok suçtan sorumlu bulundu. İlk derece mahkemesinin verdiği ömür boyu hapis cezasına karşı yapılan temyiz başvurusu da sonuç vermedi.</p>

<h3>ÖMÜR BOYU HAPİS CEZASI 2021’DE KESİNLEŞTİ</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması Temyiz Dairesi, 8 Haziran 2021’de Mladiç’in itirazlarını büyük ölçüde reddetti. Temyiz Dairesi, Srebrenitsa soykırımına ilişkin mahkumiyetin yanı sıra insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlali kapsamındaki hükümleri onadı ve ömür boyu hapis cezasını kesinleştirdi.</p>

<p>Mahkemenin kesinleşen kararında Mladiç’in Srebrenitsa’daki soykırım nedeniyle cezai sorumluluğu kabul edildi. Bosna Hersek’in bazı diğer belediyelerinde işlenen suçlarla ilgili ayrı bir soykırım suçlamasından ise beraat kararı verilmişti. Söz konusu ayrım, Mladiç’in Srebrenitsa soykırımından mahkum edildiği gerçeğini değiştirmedi.</p>

<h3>SON YILLARINDA SAĞLIK SORUNLARI YAŞADI</h3>

<p>Mladiç, hapis cezasını Lahey’de Birleşmiş Milletler gözetiminde geçirirken son yıllarda ciddi sağlık sorunları yaşadı ve birçok kez hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumu nedeniyle erken tahliye edilmesine yönelik başvurular da gündeme geldi ancak cezasını çekmeye devam etti. Reuters, ölüm haberini 27 Ağustos 2026’da bir Birleşmiş Milletler yetkilisine dayandırarak doğruladı.</p>

<p>84 yaşındaki Mladiç’in ölümüyle birlikte Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlardan uluslararası mahkemede yargılanıp ömür boyu hapis cezası alan en önemli isimlerden birinin cezaevi süreci sona erdi. Mladiç, ölümüne kadar Srebrenitsa soykırımı ile insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlalinden aldığı ömür boyu hapis cezasını çekiyordu.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/srebrenitsa-soykirimindan-hukum-giyen-ratko-mladic-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/miladic.jpg" type="image/jpeg" length="26324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye'de kredi kartı uygulaması başladı, ilk denemeyi Şara yaptı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-kredi-karti-uygulamasi-basladi-ilk-denemeyi-sara-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-kredi-karti-uygulamasi-basladi-ilk-denemeyi-sara-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Şam’da Visa kartıyla ülkenin ilk canlı uluslararası Visa ödeme işlemini gerçekleştirdi. Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safwat Raslan’ın da hazır bulunduğu işlem, Visa, Fransabank Lebanon ve Paymera iş birliğiyle yapıldı. Ödeme, Suriye’nin küresel finans ve ödeme sistemleriyle yeniden bağlantı kurma sürecindeki yeni adımlardan biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de uluslararası ödeme sistemlerinin yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalarda yeni bir aşamaya geçildi. Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, 26 Ağustos 2026’da Şam’da Visa kartıyla canlı bir uluslararası ödeme işlemi gerçekleştirdi. İşlem sırasında Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safwat Raslan da el-Şara’ya eşlik etti. Visa tarafından yapılan açıklamaya göre ödeme altyapısında Fransabank Lebanon alıcı finans kuruluşu olarak görev alırken ödeme teknolojisi tarafında Paymera yer aldı.</p>

<h3>İLK GÖRÜNTÜYÜ MERKEZ BANKASI BAŞKANI PAYLAŞTI</h3>

<p>Olayın ilk doğrudan kaynaklarından biri Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safwat Raslan’ın X hesabından yaptığı paylaşım oldu. Raslan, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın Visa kartıyla ödeme yaptığı anların görüntülerini 26 Ağustos’ta sosyal medya hesabından yayımladı. Paylaşım kısa sürede bölge medyasında ve uluslararası haber kuruluşlarında yer aldı.</p>

<p>Raslan, paylaşımında Cumhurbaşkanı el-Şara ile birlikte söz konusu ana tanıklık etmenin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti. Suriye’nin ABD’nin teröre destek veren devletler listesinden çıkarılmasının ardından Şam’ın merkezinde Visa kartıyla gerçekleştirilen işlemi yeni bir dönemin başlangıcı olarak tanımladı.</p>

<h3>SAFWAT RASLAN: YENİ BİR BAŞLANGIÇ</h3>

<p>Suriye Merkez Bankası Başkanı Raslan, paylaşımında ödeme işleminin ülkenin finans sistemi açısından taşıdığı anlama dikkat çekti. Raslan, el-Şara ile birlikte Visa kartıyla yapılan ilk ödemenin gerçekleşmesine tanıklık etmenin kelimelerle ifade edilmesinin güç olduğunu söyledi.</p>

<p>Raslan ayrıca süreci “çok fazla umut ve sorumluluk taşıyan yeni bir başlangıç” olarak nitelendirdi. Merkez Bankası Başkanı, Suriye’de modern, güvenilir ve uluslararası sistemlere açık bir mali yapının kurulması yönündeki çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p>

<h3>EL-ŞARA VISA KARTIYLA KAHVE İÇİN ÖDEME YAPTI</h3>

<p>Suriye Dışişleri Bakanlığının yayımladığı videoya ilişkin uluslararası haberlerde Ahmed el-Şara’nın Şam’da bir işletmede Visa kartıyla kahve için ödeme yaptığı aktarıldı. Görüntülerde el-Şara’nın ödeme terminalini kullanması ve işlemin elektronik olarak tamamlanması yer aldı.</p>

<p>Suriye Dışişleri Bakanlığı olaya ilişkin paylaşımında, yıllarca mümkün olmayan sıradan bir kart işleminin yeniden gerçekleştirilebildiğine dikkat çekti. Bakanlık, işlemi Suriye’nin küresel finans sistemine yeniden bağlanmasıyla ilişkilendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>VISA: İLK CANLI ULUSLARARASI İŞLEM GERÇEKLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>Visa tarafından yapılan açıklamada işlem, Suriye’de gerçekleştirilen ilk canlı uluslararası Visa ödeme işlemi olarak tanımlandı. Söz konusu tanım, daha önce ülkede gerçekleştirilen teknik denemeler ile günlük kullanım koşullarındaki uluslararası kart işlemi arasındaki ayrımı ortaya koydu.</p>

<p>Visa, işlemin uluslararası ziyaretçilerin Visa kartlarını Suriye’de kullanabilmesinin önünü açacak çalışmalar kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı. Şirketin planı, ülkede uluslararası kart kabul altyapısının aşamalı olarak genişletilmesini içeriyor.</p>

<h3>FRANSABANK LEBANON VE PAYMERA ALTYAPIDA YER ALDI</h3>

<p>Ödeme işleminin teknik ve finansal altyapısında üç ayrı aktör görev aldı. Visa uluslararası ödeme ağı olarak işlemi desteklerken Fransabank Lebanon, kart ödemesini kabul eden taraf açısından acquiring kuruluşu olarak görev yaptı. Paymera ise ödeme hizmetleri altyapısında yer aldı.</p>

<p>Visa’nın açıklamasına göre gerçekleştirilen işlem, Suriye’de uluslararası kart kabulünün oluşturulması için yapılan canlı testlerin bir parçasını oluşturuyor. Visa, Fransabank Lebanon ve Paymera arasındaki iş birliğinin sonraki aşamada daha geniş bir ödeme ağına dönüştürülmesi planlanıyor.</p>

<h3>“İLK VISA ÖDEMESİ” İFADESİNDE ÖNEMLİ AYRINTI</h3>

<p>Ahmed el-Şara’nın gerçekleştirdiği işlem bazı sosyal medya paylaşımlarında “Suriye’deki ilk Visa ödemesi” olarak aktarıldı. Suriye’de Visa ve Mastercard sistemleriyle ilgili ilk testler ise 2026 yılının daha erken döneminde gerçekleştirilmişti.</p>

<p>Mayıs 2026’da Şam’da Visa ve Mastercard ağları üzerinden deneme işlemlerinin yapıldığı ve Paymera sisteminin devreye alınmasına yönelik teknik çalışmaların yürütüldüğü bildirilmişti. El-Şara’nın 26 Ağustos’taki işleminin ayırt edici özelliği, kaynaklar tarafından Suriye’deki <strong>ilk canlı uluslararası Visa işlemi</strong> olarak tanımlanması oldu.</p>

<h3>SÜREÇ ARALIK 2025’TEKİ VISA ANLAŞMASIYLA HIZLANDI</h3>

<p>Visa ile Suriye Merkez Bankası arasındaki resmi çalışmalar 4 Aralık 2025’te açıklanan stratejik anlaşmayla önemli bir aşamaya ulaştı. Visa, Suriye Merkez Bankası ve ülkedeki finans kurumlarıyla birlikte modern bir dijital ödeme altyapısı kurulması için stratejik yol haritası oluşturulduğunu duyurdu.</p>

<p>Anlaşmanın ilk aşamasında lisanslı finans kuruluşlarıyla güvenli ödeme altyapısı oluşturulması, uluslararası standartlara uygun kartların çıkarılması ve dijital cüzdan sistemlerinin geliştirilmesi hedeflendi. EMV çip teknolojisi ve tokenizasyon gibi küresel ödeme güvenliği standartlarının kullanılacağı açıklandı.</p>

<h3>QR KOD VE TELEFONDAN ÖDEME SİSTEMLERİ DE PLANLANDI</h3>

<p>Visa’nın Suriye’ye yönelik yol haritası yalnızca banka kartlarının kullanımını kapsamıyor. Şirket, işletmelerin düşük maliyetli sistemlerle kart kabul edebilmesi için QR kod ve “Tap to Phone” gibi teknolojilerin de kullanıma sunulacağını açıklamıştı.</p>

<p>Plan kapsamında özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital ödeme kabul edebilmesinin kolaylaştırılması hedefleniyor. Visa ayrıca ülkedeki finans teknolojisi şirketleri ve girişimcilere yönelik kapasite geliştirme programlarının uygulanacağını bildirdi.</p>

<h3>MASTERCARD İLE DE AYRI BİR SÜREÇ BAŞLATILDI</h3>

<p>Suriye Merkez Bankası, Visa anlaşmasından önce Mastercard ile de dijital ödemeler konusunda iş birliği süreci başlattı. Eylül 2025’te Mastercard ile imzalanan mutabakat zaptında dijital ödeme altyapısının geliştirilmesi ve finansal kapsayıcılığın artırılması hedefleri yer aldı.</p>

<p>Visa ve Mastercard ile yürütülen paralel çalışmalar, Suriye’nin uzun yıllar küresel ödeme ağlarından büyük ölçüde kopuk kalan finans sistemini yeniden uluslararası altyapılarla bağlantılı hale getirme planının parçaları arasında bulunuyor.</p>

<h3>15 YILLIK KESİNTİNİN ARDINDAN KART SİSTEMLERİ GERİ DÖNÜYOR</h3>

<p>Suriye, 2011’de başlayan savaş ve ülkeye uygulanan yaptırımların ardından küresel bankacılık ve ödeme sistemlerinden büyük ölçüde izole hale geldi. Visa ve Mastercard gibi uluslararası ödeme ağlarının kullanımı yaklaşık 15 yıl boyunca ciddi biçimde sınırlandı.</p>

<p>2025 ve 2026 yıllarında yaptırımların gevşetilmesi, uluslararası şirketlerle yeni anlaşmalar yapılması ve finansal altyapının yeniden oluşturulmasıyla kartlı ödeme sistemlerinin ülkeye dönüş süreci hızlandı.</p>

<h3>SURİYE'NİN KÜRESEL FİNANS SİSTEMİNE DÖNÜŞ ADIMLARI</h3>

<p>Kartlı ödeme altyapısındaki gelişmeler, Suriye’nin uluslararası bankacılık sistemiyle yeniden bağlantı kurmaya yönelik daha geniş kapsamlı sürecin parçası olarak yürütülüyor. Ülke daha önce uzun yıllar kullanamadığı SWIFT sistemi üzerinden de yeniden uluslararası transfer işlemleri gerçekleştirmeye başlamıştı.</p>

<p>Merkez Bankası yönetimi, uluslararası bankalarla ilişkilerin geliştirilmesi, yabancı yatırımların önündeki finansal engellerin azaltılması ve ödeme sistemlerinin modernleştirilmesini yeni ekonomik yapılanmanın başlıkları arasında gösteriyor.</p>

<h3>ABD'NİN KARARI ÖDEMEDEN BİR GÜN ÖNCE GELDİ</h3>

<p>Ahmed el-Şara’nın Visa işlemi, ABD’nin Suriye’yi teröre destek veren devletler listesinden çıkarmasının hemen ardından gerçekleşti. Safwat Raslan da sosyal medya paylaşımında ödemenin zamanlamasına özel olarak dikkat çekti.</p>

<p>ABD’nin kararı Suriye’nin uluslararası bankalar ve finans kurumlarıyla ilişki kurmasının önündeki önemli engellerden birinin kaldırılması anlamına geliyor. Finans sektöründeki işlemlerin genişletilmesi için yaptırımlar, uyum kuralları ve bankaların risk değerlendirmeleri belirleyici olmaya devam ediyor.</p>

<h3>VISA ULUSLARARASI ZİYARETÇİLERİ HEDEFLİYOR</h3>

<p>Visa, Suriye’deki ilk aşamada uluslararası ziyaretçilerin ülkede kendi Visa kartlarını kullanabilmesini sağlamayı planladığını açıkladı. Söz konusu model, yabancı turistlerin ve ülkeyi ziyaret eden kişilerin nakit taşıma zorunluluğunun azaltılmasını hedefliyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="en"><a href="https://x.com/hashtag/Syria?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Syria</a>’s first <a href="https://x.com/Visa?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Visa</a> payment, conducted last night by President al-Sharaa in a <a href="https://x.com/hashtag/Damascus?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Damascus</a> hotel alongside Central Bank Governor <a href="https://x.com/SafwatRaslan?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@SafwatRaslan</a>.<br />
<br />
The <a href="https://x.com/hashtag/Trump?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Trump</a> admin’s removal of the SST was instrumental.<br />
<br />
Step by step… <a href="https://t.co/ZxGPiJu8mS" rel="nofollow">pic.twitter.com/ZxGPiJu8mS</a></p>
— Charles Lister (@Charles_Lister) <a href="https://x.com/Charles_Lister/status/2092791491336802729?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Visa’nın Kuzey Afrika, Levant ve Pakistan bölgesinden sorumlu üst düzey yöneticisi Leila Serhan, şirketin son aylarda Suriye’de dijital ödeme sistemlerinin yeniden devreye alınmasına yönelik önemli adımlar attığını belirtti. Serhan, uluslararası kartların Suriye’de kullanılabilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p>

<h3>SURİYE’DE DİJİTAL ÖDEME ALTYAPISI GENİŞLİYOR</h3>

<p>Suriye’de Visa ve Mastercard sistemlerine yönelik çalışmaların yanı sıra yerel dijital ödeme platformları da faaliyete geçmeye başladı. Paymera’nın uluslararası ağlarla bağlantı kurulmasında teknik altyapı sağlayıcılarından biri olarak öne çıktığı bildiriliyor.</p>

<p>Ülkedeki yeni ödeme sistemlerinin bankalar, işletmeler, turizm sektörü ve çevrim içi hizmetlerde kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Sistemin geniş çaplı kullanıma geçişi ise bankaların teknik entegrasyonu, ödeme terminallerinin yaygınlaşması ve uluslararası finans kuruluşlarıyla kurulacak bağlantılara bağlı olarak ilerliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-kredi-karti-uygulamasi-basladi-ilk-denemeyi-sara-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suriye-kredi-karti.jpg" type="image/jpeg" length="28537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail işgal altındaki Kudüs'teki Şam Kapısı'nın adını değiştirdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-isgal-altindaki-kudusteki-sam-kapisinin-adini-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-isgal-altindaki-kudusteki-sam-kapisinin-adini-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail makamları, işgal altındaki Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın da bulunduğu Eski Şehir’in sembol girişlerinden Şam Kapısı’nı gösteren tabelayı kaldırarak yerine “Antik Kapı” yazılı tabela astı. Filistin’e bağlı Kudüs Valiliği, isim değişikliğinin kentin Arap, İslam ve Hıristiyan mirasını hedef alan daha geniş bir politikanın parçası olduğunu savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail makamları, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki en bilinen girişlerinden biri olan Şam Kapısı’nda tabela değişikliğine gitti. Mescid-i Aksa’nın da yer aldığı surlarla çevrili Eski Şehir’e açılan kapıyı gösteren “Şam Kapısı” tabelası kaldırılırken yerine “Antik Kapı” ifadesinin yer aldığı yeni bir tabela yerleştirildi. Arapçada “Bab el-Amud” adıyla bilinen tarihi kapı, yüzyıllardır Kudüs’ün en önemli geçiş noktaları arasında bulunuyor.</p>

<h3>KUDÜS VALİLİĞİNDEN TABELA DEĞİŞİKLİĞİNE TEPKİ</h3>

<p>Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği, yaşanan gelişmenin ardından yaptığı açıklamada İsrail makamlarının Kudüs’te cadde, simge yapı ve tarihi mekanların isimlerini değiştirmeye devam ettiğini belirtti. Valilik, söz konusu uygulamaların geleneksel Arapça yer adlarının değiştirilmesi ve kentin kültürel görünümünün yeniden şekillendirilmesi yönündeki politikanın parçası olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“ARAP MİRASINI SİLMEYİ AMAÇLIYOR” AÇIKLAMASI</h3>

<p>Kudüs Valiliği, İsrail’in isimlendirme politikasının kentteki Arap mirasını görünmez hale getirmeyi ve tarihi yer adlarının yerine İbranice isimleri öne çıkarmayı amaçladığını ileri sürdü. Açıklamada, kapıların, sokakların ve önemli yapıların isimlerinin değiştirilmesinin Kudüs’ün Arap, İslam ve Hıristiyan mirasına yönelik bir müdahale olduğu ifade edildi. Söz konusu değerlendirmeler Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliğinin açıklamasına dayanıyor.</p>

<h3>ŞAM KAPISI TABELASI KALDIRILDI</h3>

<p>Valiliğin aktardığı bilgilere göre İsrail makamlarına bağlı ekipler, Eski Şehir’in sembol girişlerinden Şam Kapısı’nı gösteren mevcut tabelayı kaldırdı ve yerine yeni bir tabela yerleştirdi. Türkçe haber kaynaklarında tabeladaki yeni ifade “Antik Kapı” olarak aktarılırken Anadolu Ajansının İngilizce servisinde ifade “Old Gate” şeklinde yer aldı. Her iki aktarımda da değişikliğin Şam Kapısı’nın geleneksel adını taşıyan tabelanın kaldırılmasıyla gerçekleştiği bildirildi.</p>

<h3>VALİLİK: GEÇİCİ BİR İDARİ İŞLEM DEĞİL</h3>

<p>Kudüs Valiliği, tabela değişikliğinin sıradan veya geçici bir idari düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Valilik açıklamasında uygulamanın Kudüs’ün kentsel ve kültürel görünümünü değiştirmeyi hedefleyen daha geniş bir sürecin parçası olduğu öne sürüldü. İsrail makamlarından Valiliğin söz konusu suçlamalarına ilişkin aktarılan haberlerde ayrı bir açıklamaya yer verilmedi.</p>

<h3>ŞAM KAPISI ESKİ ŞEHİR’İN EN BİLİNEN GİRİŞLERİNDEN BİRİ</h3>

<p>Kudüs’ün surlarla çevrili Eski Şehir bölgesinde bulunan Şam Kapısı, kentin başlıca tarihi girişleri arasında yer alıyor. Eski Şehir’in kuzey tarafındaki kapı, Müslüman Mahallesi’ne ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu bölgeye ulaşım sağlayan önemli güzergâhlardan biri olarak kullanılıyor. Kapı Arapçada “Bab el-Amud”, İbranicede ise “Sha'ar Shechem” adıyla biliniyor.</p>

<h3>“BAB EL-AMUD” ADI ROMA DÖNEMİNE UZANIYOR</h3>

<p>Şam Kapısı’nın Arapçadaki “Bab el-Amud” adı “Sütun Kapısı” anlamına geliyor. Adın, Roma döneminde kapının iç tarafındaki meydanda bulunan bir sütundan kaynaklandığı belirtiliyor. Tarihi kaynaklar, bölgede Roma döneminden kalma daha eski bir kapı ve yapı kalıntılarının bulunduğunu, günümüzde görülen Osmanlı yapısının ise daha eski katmanların üzerine inşa edildiğini gösteriyor.</p>

<h3>HADRIANUS DÖNEMİNE AİT İZLER BULUNUYOR</h3>

<p>Şam Kapısı’nın altında ve çevresinde Roma dönemine ait mimari kalıntılar bulunuyor. Michigan Üniversitesi bünyesindeki tarihsel görüntü veri tabanında, günümüzdeki kapının yanında erken Roma dönemine ait bir girişin bulunduğu ve üzerindeki yazıtın yapıyı İmparator Hadrianus döneminde kurulan Aelia Capitolina ile ilişkilendirdiği belirtiliyor. Roma dönemindeki yapının Miladi 2’nci yüzyıla uzanan bölümleri günümüzdeki kapının altında görülebiliyor.</p>

<h3>BUGÜNKÜ ŞAM KAPISI OSMANLI DÖNEMİNDE İNŞA EDİLDİ</h3>

<p>Şam Kapısı’nın günümüzdeki mimari yapısı Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman döneminden kalıyor. Kudüs surlarının kapsamlı biçimde yeniden inşa edildiği 16’ncı yüzyılda yapılan kapı, yaklaşık 1537-1538 dönemine tarihleniyor. Taş duvarları, kuleleri, mazgalları ve kemerli ana geçidiyle günümüze ulaşan yapı, Eski Şehir sur sisteminin en tanınan bölümlerinden biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİNİN KUDÜS MİRASI</h3>

<p>Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kudüs’ün surları kapsamlı biçimde yenilendi ve yıkılmış bölümlerin yeniden inşası gerçekleştirildi. Şam Kapısı da söz konusu Osmanlı imar faaliyetleri sırasında bugünkü biçimini kazandı. Kapının mevcut taş cephesi ve savunma amaçlı mimari unsurları, 16’ncı yüzyıldaki Osmanlı yapı çalışmalarının parçası olarak günümüze ulaştı.</p>

<h3>DOĞU KUDÜS 1967’DEN BU YANA İSRAİL İŞGALİ ALTINDA</h3>

<p>İsrail, 1967’deki Altı Gün Savaşı sırasında Doğu Kudüs’ü ele geçirdi ve daha sonra bölgeyi kendi idari sınırlarına dahil etti. İsrail, Kudüs’ün tamamını başkenti olarak kabul ederken Filistinliler Doğu Kudüs’ü gelecekte kurulmasını hedefledikleri Filistin devletinin başkenti olarak görüyor. İsrail’in Doğu Kudüs üzerindeki ilhak ve egemenlik iddiası uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmıyor.</p>

<h3>BM GÜVENLİK KONSEYİNİN 478 SAYILI KARARI</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1980 tarihli 478 sayılı kararı, İsrail’in Kudüs’ün statüsüne ilişkin çıkardığı “Temel Yasa”yı tanımadığını ortaya koydu ve Kudüs’ün karakteri ile statüsünü değiştirmeyi amaçlayan önlemlerin hukuki sonuç doğurmadığını belirtti. Birleşmiş Milletler çerçevesindeki uluslararası hukuk yaklaşımında Doğu Kudüs, işgal altındaki Filistin topraklarının parçası kabul ediliyor. Sivillerin korunmasını düzenleyen Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin de işgal altındaki Filistin topraklarında uygulanabilir olduğu BM organlarının kararlarında tekrarlanıyor.</p>

<h3>TABELA DEĞİŞİKLİĞİ KUDÜS’TEKİ İSİMLENDİRME TARTIŞMASINI YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Şam Kapısı’nın geleneksel adını gösteren tabelanın kaldırılması, Kudüs’teki tarihi mekanların isimlendirilmesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Kudüs Valiliği değişikliği kentin kültürel ve tarihi kimliğine yönelik daha geniş bir politikanın parçası olarak değerlendirirken olayın merkezinde Eski Şehir’in yüzyıllardır kullanılan en önemli girişlerinden biri bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-isgal-altindaki-kudusteki-sam-kapisinin-adini-degistirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/sam-kapisi-44.jpg" type="image/jpeg" length="37220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nepal-Tibet sınırında felaket: 165 ölü, 1300'den fazla kişi kayıp]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepal-tibet-sinirinda-felaket-165-olu-1300den-fazla-kisi-kayip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nepal-tibet-sinirinda-felaket-165-olu-1300den-fazla-kisi-kayip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal ile Çin’in Tibet bölgesi arasındaki sınır hattını vuran sel ve heyelan felaketinde en az 165 kişi hayatını kaybetti. Nepal’de 823, Tibet’te ise 558 kişiyle bağlantı kurulamazken kayıplar arasında yüzlerce yabancı turistin bulunduğu açıklandı. İlk saatlerde depremle ilişkilendirilen felaketle ilgili incelemesini güncelleyen ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, kaydedilen sismik hareketin depremden değil buzul çökmesi ve enkaz akışından kaynaklandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nepal ile Çin’in Tibet Özerk Bölgesi arasındaki Himalaya sınır hattında meydana gelen sel ve heyelan felaketinin bilançosu ağırlaşıyor. Çarşamba sabahı başlayan olay sırasında büyük miktarda su, çamur, kaya ve enkaz vadiler boyunca ilerleyerek sınırın iki tarafındaki yerleşim alanlarını etkiledi. Nepal’de Bhote Koshi ve Trishuli nehirlerinin güzergâhındaki köy ve kasabalar sel sularından zarar görürken Tibet tarafında kaydedilen görüntülerde çamur ve su kütlesinin yapıların bulunduğu alanlara ulaştığı görüldü. Son açıklamalara göre Nepal ve Tibet’te toplam en az 165 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<h3>NEPAL VE TİBET’TE 1300’DEN FAZLA KİŞİDEN HABER ALINAMIYOR</h3>

<p>Felaketin üzerinden 24 saatten fazla süre geçmesine rağmen ulaşım ve iletişim hatlarında meydana gelen hasar, kayıp kişilere ulaşılmasını güçleştiriyor. Nepal afet yönetim kurumunun açıkladığı verilere göre ülkede 823 kişiyle bağlantı kurulamıyor ve söz konusu grubun en az 579’unu Nepalli ve yabancı turistler oluşturuyor. Çin makamları da Tibet tarafında 558 kişinin kayıp olduğunu, kayıpların 260’ının yabancı olduğunu bildirdi. Açıklanan rakamlar birlikte değerlendirildiğinde iki tarafta 1300’ün üzerinde kişiye ulaşılamadığı görülüyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">İnanılmaz görüntüler<br />
<br />
Çok trajik, çok sıradışı bir olay…<br />
<br />
Çin-Nepal Sınır Kapısı’nı büyük bir heyelan vurdu. 19 kişi hayatını kaybetti,<br />
300’den fazla kayıp var.<br />
<br />
Olay nasıl yaşandı? Habertürk Meteoroloji Mühendisi Hüseyin Öztel anlattı: Bugün bölgede yaşanan depremin tetiklediği… <a href="https://t.co/MhnV0VRcQm" rel="nofollow">pic.twitter.com/MhnV0VRcQm</a></p>
— Sena Alkan (@senaalkan) <a href="https://x.com/senaalkan/status/2092584487754268716?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 26, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<h3>KAYIPLAR ARASINDA YÜZLERCE YABANCI TURİST VAR</h3>

<p>Nepal-Tibet sınırındaki afet bölgesi, trekking rotaları ile Kailash Mansarovar’a giden turist ve hacıların kullandığı güzergâhlar arasında bulunuyor. Yetkililer, kayıp kişiler arasında Hindistan, Ukrayna, Malezya, Birleşik Krallık, Güney Afrika ve Avustralya vatandaşlarının da bulunduğunu açıkladı. Farklı kaynaklarda ABD, Kanada, Güney Kore, Japonya ve başka ülkelerden ziyaretçilerin de ulaşılamayanlar arasında olduğu bildirildi. Avustralya makamlarının Nepal’de 34 vatandaşından haber alınamadığını açıkladığı aktarıldı.</p>

<h3>SU VE ÇAMUR KÜTLESİ YERLEŞİM ALANLARINI VURDU</h3>

<p>Çarşamba sabahı dağlık bölgede başlayan afet sırasında oluşan su ve enkaz akışı vadiler boyunca hızla aşağı ilerledi. Çin tarafındaki güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde büyük bir çamur ve su kütlesinin yapıların üzerine doğru ilerlediği, çevredeki insanların bölgeden uzaklaşmaya çalıştığı görüldü. Nepal tarafında ise sel suları evleri, yolları, araçları ve enerji altyapısını etkilerken bazı yerleşim alanlarının çamur ve enkaz altında kaldığı bildirildi.</p>

<h3>BHOTE KOSHI VE TRISHULI VADİLERİNDE BÜYÜK HASAR OLUŞTU</h3>

<p>Nepal’de Bhote Koshi ve Trishuli nehirleri boyunca bulunan yerleşimlerin felaketten etkilendiği açıklandı. Selin ardından yolların ve köprülerin hasar görmesi, bazı bölgelerde elektrik ve iletişim hatlarının kesilmesi nedeniyle arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları güçlükle sürdürülüyor. Havadan gerçekleştirilen operasyonlarda helikopterlerle kurtarma çalışmaları yürütülürken ulaşılması zor bölgelere yardım malzemeleri gönderiliyor. Reuters, arama kurtarma operasyonlarına 5 binden fazla personelin katıldığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İLK SAATLERDE DEPREM OLDUĞU DÜŞÜNÜLDÜ</h3>

<p>Felaketin nedeni konusunda ilk saatlerde deprem ihtimali gündeme geldi. Nepal Dışişleri Bakanı Shishir Khanal, bir depremin heyelanı tetiklemiş olabileceğini ve heyelanın nehri kapatmasının ardından büyük miktarda suyun aşağı yönlü hareket ettiğini ifade etti. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi de ilk değerlendirmesinde Tibet’te meydana gelen sismik hareketi deprem olarak raporladı. Sonraki incelemelerde elde edilen sismik veriler ve uydu görüntüleri, ilk değerlendirmenin değiştirilmesine yol açtı.</p>

<h3>USGS: SİSMİK HAREKET DEPREM DEĞİL BUZUL ÇÖKMESİYDİ</h3>

<p>ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, yakın sismik istasyonlardan elde edilen veriler, uzun periyotlu sismik dalgalar ve uydu görüntüleri üzerinde yapılan ek incelemenin ardından kaydedilen hareketin deprem olmadığını açıkladı. USGS değerlendirmesinde sismik sinyalin büyük bir buzul çökmesi ve ardından meydana gelen enkaz akışı tarafından oluşturulduğu belirtildi. Kurum, söz konusu olayın aşağı kesimlerdeki yıkıcı etkilerle bağlantılı olduğunu bildirdi.</p>

<h3>BUZUL KÜTLESİ YAKLAŞIK 5200 METRE YÜKSEKLİKTEN KOPTU</h3>

<p>Uydu görüntülerine ilişkin değerlendirmelere göre Himalayalar’daki bir buzulun alt bölümünden büyük bir kütle yaklaşık 5 bin 200 metre yükseklikte koptu. Buz ve kaya kütlesinin yaklaşık 1200 metre aşağıdaki vadi tabanına düştüğü ve ilerledikçe kaya ile tortuyu da beraberinde sürüklediği bildirildi. Enkaz akışının Tibet’te bulunan Lhende Nehri’ne, Nepal-Çin sınır geçişinin yaklaşık 20 kilometre kuzeydoğusunda ulaştığı aktarıldı.</p>

<h3>NEHİRDE OLUŞAN DOĞAL SETİN YIKILMASI SELİ TETİKLEDİ</h3>

<p>Buzuldan kopan kütleyle birlikte hareket eden kaya ve tortunun nehir yatağını geçici olarak kapatarak doğal bir set oluşturduğu değerlendiriliyor. Suyun setin gerisinde birikmesinin ardından engelin aşılması veya yıkılmasıyla büyük miktarda su ve enkazın aşağı kesimlere doğru ilerlediği bildirildi. Ortaya çıkan ani sel, Nepal ile Tibet arasındaki sınır bölgesindeki yerleşim ve ulaşım altyapısını etkiledi.</p>

<h3>GYIRONG’DAKİ SET GÖLÜ İÇİN RİSK TAKİP EDİLİYOR</h3>

<p>Çinli yetkililer, felaketin ardından Tibet’in Gyirong bölgesinde heyelan nedeniyle oluşan bir set gölüne ilişkin risklerin devam ettiğini bildirdi. Suyun biriktiği alanın arama kurtarma operasyonlarını ve nehir boyunca bulunan bölgeleri etkileyebileceği belirtilirken yetkililerin su seviyesini ve olası yeni hareketleri takip ettiği aktarıldı. Bölgede yeni heyelan ve çamur akışları ihtimali de kurtarma çalışmalarını zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<h3>ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR</h3>

<p>Nepal ve Çin, kayıp kişilerin bulunması ve afet bölgelerine ulaşılması amacıyla geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları başlattı. Helikopterler ve insansız hava araçları kara yoluyla erişimin güç olduğu alanlarda kullanılırken ekipler çamur ve enkazla kaplanan yerleşimlerde çalışmalarını sürdürüyor. Hasarlı yollar, kesintiye uğrayan iletişim ağları ve dağlık arazi kayıp kişilerin durumunun belirlenmesini güçleştiriyor.</p>

<h3>ABD 500 BİN DOLARLIK ACİL YARDIM AÇIKLADI</h3>

<p>Felaketin boyutlarının ortaya çıkmasının ardından uluslararası yardım çalışmaları da başladı. ABD yönetimi bölge için 500 bin dolarlık acil yardım sağlayacağını açıkladı. Yardımın afetten etkilenen toplulukların temel ihtiyaçları ve acil müdahale çalışmalarında kullanılması öngörülüyor.</p>

<h3>KIZILHAÇ VE KIZILAY FEDERASYONUNDAN 1,4 MİLYON DOLAR</h3>

<p>Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu, müdahale çalışmaları kapsamında 1,4 milyon dolarlık kaynak ayırdı. Federasyonun Nepal temsilcileri önceliğin ulaşılması güç topluluklara erişmek, evlerini kaybeden veya yaralanan kişilere yardım sağlamak olduğunu açıkladı.</p>

<h3>AVRUPA BİRLİĞİ COPERNICUS SİSTEMİNİ DEVREYE ALDI</h3>

<p>Avrupa Birliği, afetin etkilerinin belirlenmesi ve müdahale çalışmalarına destek verilmesi amacıyla Copernicus uydu gözlem sistemini etkinleştirdi. Uydu verilerinin hasarın haritalandırılması ve erişimin güç olduğu bölgelerdeki durumun değerlendirilmesinde kullanılması amaçlanıyor. Avrupa Birliği ayrıca ihtiyaç halinde ek destek sağlamaya hazır olduğunu bildirdi.</p>

<h3>DSÖ TIBBİ MALZEME GÖNDERDİ, HİNDİSTAN 10 TON YARDIM ULAŞTIRDI</h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, afetten etkilenen bölgelere acil tıbbi malzeme gönderildiğini açıkladı. Nepal’e komşu Hindistan da ilk etapta 10 ton insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. Uluslararası kuruluşlar ile bölge ülkelerinin yardım ve kurtarma çalışmalarına yönelik koordinasyonunun devam ettiği bildirildi.</p>

<h3>CAN KAYBI VE KAYIP SAYILARI DEĞİŞEBİLİYOR</h3>

<p>Arama kurtarma çalışmalarının devam etmesi ve bazı bölgelere henüz ulaşılamaması nedeniyle açıklanan ölü ve kayıp sayıları farklı resmi güncellemelerde değişiklik gösteriyor. Son raporlarda en az 165 kişinin hayatını kaybettiği, Nepal ve Tibet tarafında 1300’den fazla kişiye ulaşılamadığı bildiriliyor. Yetkililer, iletişim yeniden sağlandıkça kayıp listelerindeki bazı kişilerin bulunabileceğini veya bilançonun güncellenebileceğini belirtiyor.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepal-tibet-sinirinda-felaket-165-olu-1300den-fazla-kisi-kayip</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/tibet-1.jpg" type="image/jpeg" length="53172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa ülkeleri ile Kanada'dan İsrail'in yeni gasp bölgelerine karşı ortak bildiri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-ulkeleri-ile-kanadadan-israilin-yeni-gasp-bolgelerine-karsi-ortak-bildiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-ulkeleri-ile-kanadadan-israilin-yeni-gasp-bolgelerine-karsi-ortak-bildiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da E1 yerleşim projesi için inşaat ihalelerini yayımlamasının ardından Batılı ülkelerin tepkisi genişliyor. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Kanada’nın da aralarında bulunduğu ortak açıklamaya yeni ülkelerin katılmasıyla imzacı sayısı 21’e yükseldi. Avrupa Komisyonu’nun da destek verdiği açıklamada İsrail’den planı derhal geri çekmesi istendi, şirketlere ise E1 ihalelerine katılmamaları çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da tartışmalı E1 yerleşim projesini ilerletmek amacıyla inşaat ihaleleri açması Batı ülkelerinden gelen ortak tepkilerin kapsamını genişletti. İlk aşamada İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Kanada ve Norveç tarafından yayımlanan ortak açıklamaya ilerleyen günlerde Avrupa Komisyonu ile çok sayıda ülke katıldı. Danimarka ve Malta’nın da imzacılar arasına eklenmesiyle İsrail’e E1 planını geri çekme çağrısı yapan ülkelerin sayısı 21’e ulaştı.</p>

<h3>İSRAİL’E KARŞI ORTAK AÇIKLAMAYA KATILAN ÜLKELERİN SAYISI 21’E ÇIKTI</h3>

<p>E1 projesine karşı oluşturulan ortak açıklamanın imzacıları kısa süre içerisinde genişledi. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Kanada ve Norveç’in ardından Avustralya, Yeni Zelanda, İsveç, Belçika, İspanya, Avusturya, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Finlandiya, İzlanda ve Litvanya ortak metne katıldı. Avrupa Komisyonu da açıklamaya destek verirken Danimarka ve Malta’nın son katılımlarıyla ülke sayısı 21’e ulaştı.</p>

<p>Ortak açıklamada İsrail hükümetinin E1 bölge gasbı projesi kapsamında inşaat ihaleleri yayımlama kararı “kabul edilemez” olarak nitelendirildi. İmzacılar, uluslararası toplumun E1’deki yerleşim genişlemesine uzun süredir karşı çıktığını ve endişelerin İsrail yönetimine hem doğrudan hem de kamuoyu önünde aktarıldığını bildirdi.</p>

<h3>E1 İÇİN 1.234 KONUTLUK İHALE AÇILDI</h3>

<p>İsrail hükümeti 18 Ağustos 2026’da E1 yerleşim projesi kapsamında 1.234 konutun inşası için ihale sürecini başlattı. Human Rights Watch’ın aktardığına göre söz konusu konutlar, E1 bölgesinde daha önce onay verilen toplam 3.401 konutluk planın yaklaşık üçte birini oluşturuyor.</p>

<p>E1 bölgesi, işgal altındaki Doğu Kudüs ile Maale Adumim yerleşimi arasında bulunuyor. Projenin konumu nedeniyle söz konusu yerleşim planı, Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki Filistin topraklarının bağlantısı ve Doğu Kudüs’e erişim açısından uzun süredir uluslararası tartışmaların merkezinde yer alıyor.</p>

<h3>“BATI ŞERİA’YI BÖLECEK” UYARISI</h3>

<p>Ortak açıklamanın en önemli başlıklarından biri E1 projesinin Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğü üzerindeki etkisi oldu. İmzacı ülkeler, projenin Batı Şeria boyunca bir ayrışma yaratacağını, Filistin topraklarının coğrafi devamlılığına zarar vereceğini ve iki devletli çözüm ihtimalini zayıflatacağını belirtti.</p>

<p>Kanada, Avustralya, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç ve İngiltere tarafından Mayıs 2026’da yayımlanan başka bir ortak açıklamada de E1 projesinin Batı Şeria’yı ikiye böleceği yönünde uyarı yapılmıştı. Ağustos ayında inşaat ihalelerinin yayımlanmasıyla söz konusu diplomatik itiraz daha geniş bir ülke grubunun ortak açıklamasına dönüştü.</p>

<h3>İSRAİL’E “PLANLARI DERHAL GERİ ÇEKİN” ÇAĞRISI</h3>

<p>21 ülke ve Avrupa Komisyonu, İsrail hükümetinden E1 planlarını derhal geri çekmesini ve Batı Şeria’daki yerleşim genişlemesini sona erdirmesini istedi. Açıklamada yerleşim faaliyetlerinin barış perspektifini daha da uzaklaştıracağı ve İsrail’in uluslararası konumunu olumsuz etkileyeceği ifade edildi.</p>

<p>İmzacı ülkeler, işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğu yönündeki tutumlarını da yineledi. Açıklamada söz konusu hukuki pozisyonun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından yeniden teyit edildiği belirtildi.</p>

<h3>GASIP (yerleşimci) ŞİDDETİ VE FİLİSTİN EKONOMİSİ DE GÜNDEMDE</h3>

<p>Ortak açıklamada yalnızca E1 projesi değil, Batı Şeria’daki mevcut durum da ele alındı. İmzacılar, sivillere yönelik gasıp şiddetinin benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığını ve Filistin ekonomisi üzerindeki ciddi kısıtlamaların devam ettiğini belirtti. E1 ihalesinin söz konusu ortamda açıklanmasının endişeleri artırdığı kaydedildi.</p>

<p>Batılı ülkeler daha önce de İsrail hükümetinden Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini durdurmasını, yerleşimci şiddetinin sorumluları konusunda hesap verebilirliği sağlamasını ve Filistin ekonomisine yönelik mali kısıtlamaları kaldırmasını istemişti. Mayıs 2026’da yayımlanan ortak açıklamada İsrail hükümeti içerisinde ilhak ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini savunan görüşlere de karşı çıkılmıştı.</p>

<h3>ŞİRKETLERE DOĞRUDAN E1 İHALESİ UYARISI</h3>

<p>Ortak açıklamada dikkat çeken başlıklardan biri de E1 projesine teklif vermeyi planlayan şirketlere yönelik çağrı oldu. İmzacı ülkeler ve Avrupa Komisyonu, şirketlerin söz konusu inşaat ihalelerine katılmayı değerlendirmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada şirketlerin E1 projesinde yer almaları halinde hukuki ve itibari sonuçlarla karşılaşabilecekleri ifade edildi. Ticari kuruluşlara, faaliyetlerinin uluslararası hukukun ciddi ihlallerine dahil olma riski yaratabileceği konusunda uyarıda bulunuldu. Böylece diplomatik açıklama yalnızca İsrail hükümetine yönelik bir çağrıyla sınırlı kalmadı ve projenin uygulanmasında rol oynayabilecek özel şirketleri de kapsadı.</p>

<h3>TÜRKİYE VE 7 ÜLKEDEN DE E1 PLANINA ORTAK TEPKİ</h3>

<p>E1 projesine yönelik tepki yalnızca Batılı ülkelerle sınırlı kalmadı. Türkiye, Pakistan, Mısır, Endonezya, Ürdün, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları da 21 Ağustos’ta ortak açıklama yayımlayarak E1 yerleşim planını ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki diğer yerleşim faaliyetlerini reddetti.</p>

<p>Sekiz ülkenin açıklamasında İsrail’in yerleşim politikaları kınanırken, E1 projesinin yanı sıra işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşimcilerin Filistinlilere ve mülklerine yönelik şiddet eylemlerine de tepki gösterildi. Böylece E1 ihalesine ilişkin itirazlar Batılı ülkeler, Avrupa Komisyonu ve bölge ülkelerinin ayrı ortak açıklamalarıyla uluslararası gündemde genişledi.</p>

<h3>İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VURGUSU YİNELENDİ</h3>

<p>21 ülke ile Avrupa Komisyonu açıklamanın sonunda kapsamlı, adil ve kalıcı barışın iki devletli çözüm temelinde sağlanmasına yönelik taahhütlerini yineledi. E1 projesinin Filistin topraklarının coğrafi devamlılığı üzerindeki etkisi nedeniyle iki devletli çözümün geleceği, ortak açıklamanın temel gerekçelerinden biri olarak gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail’in 18 Ağustos’ta ihaleleri yayımlamasının ardından başlayan diplomatik tepkinin imzacıları günler içerisinde artarken, Danimarka ve Malta’nın da katılımıyla ortak açıklamaya destek veren Batılı ve diğer ülkelerin sayısı 21’e çıktı. Avrupa Komisyonu da İsrail’den E1 planını geri çekmesini isteyen taraflar arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-ulkeleri-ile-kanadadan-israilin-yeni-gasp-bolgelerine-karsi-ortak-bildiri</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gazze-israil-2.jpg" type="image/jpeg" length="43890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanada'dan işgali genişletme çalışmaları yapan İsrailli siyasetçiye yaptırım]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kanadadan-isgali-genisletme-calismalari-yapan-israilli-siyasetciye-yaptirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kanadadan-isgali-genisletme-calismalari-yapan-israilli-siyasetciye-yaptirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanada’nın, işgal altındaki Doğu Kudüs’te İsrail yerleşimlerinin genişletilmesine yönelik faaliyetleriyle bilinen Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı Arieh King’in ülkeye giriş iznini iptal ettiği bildirildi. İsrail gazetesi Haaretz’e dayandırılan habere göre King, Kanada’da yerleşim faaliyetleri için düzenlenecek bir bağış etkinliğine katılmayı planlıyordu. Kanada hükümeti ise vize iptaline ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanada’nın Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı Arieh King’in ülkeye girişine yönelik seyahat iznini iptal ettiği bildirildi. İsrail basınında yer alan haberlere göre kararın, King’in işgal altındaki Doğu Kudüs’te İsrail yerleşimlerini destekleyen faaliyetleriyle bağlantılı olduğu belirtildi. Haaretz’in aktardığı gelişmenin ardından King’in Kanada’da katılması planlanan etkinlik de gündeme geldi.</p>

<h3>ARIEH KING’İN KANADA’YA GİRİŞ İZNİ İPTAL EDİLDİ</h3>

<p>Haaretz’in haberine göre Kanada makamları, Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı Arieh King’e verilen seyahat iznini geri çekti. King’in Kanada’ya giderek İsrail yerleşim girişimleri için düzenlenecek bir bağış etkinliğine katılması planlanıyordu. Kanada makamlarından kararın gerekçesine ilişkin kamuoyuna yapılmış resmi bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Kanada’da Filistin yanlısı bazı sivil toplum kuruluşları da King’in ülkeye girişinin engellenmesi yönünde kampanya yürütmüştü. Canadians for Justice and Peace in the Middle East tarafından 20 Ağustos 2026’da yayımlanan çağrıda, King’in Toronto’da 25 Ağustos’ta düzenlenmesi planlanan bir etkinliğe katılacağı belirtilmiş ve Kanada hükümetinden girişinin engellenmesi istenmişti.</p>

<h3>KING: ARAPLARIN YÜRÜTTÜĞÜ KAMPANYANIN SONUCU</h3>

<p>Arieh King, Haaretz’e yaptığı açıklamada Kanada’nın kararının kendisine karşı yürütülen bir kampanyanın sonucu olduğunu savundu. King, giriş izninin geri çekilmesini UNRWA’ya yönelik faaliyetleri ve işgal altındaki Doğu Kudüs’te İsrail yerleşimlerini destekleyen tutumuyla ilişkilendirdi.</p>

<p>King uzun süredir Doğu Kudüs’te Filistinlilere ait evlerin İsrailli yerleşimcilere devredilmesine yönelik girişimlere verdiği destekle tanınıyor. İsrailli siyasetçi aynı zamanda Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın Kudüs’teki faaliyetlerine karşı yürütülen kampanyalarda da yer aldı.</p>

<h3>ŞEYH CERRAH’TAKİ UNRWA MERKEZİ İÇİN YERLEŞİM ÇAĞRISI YAPMIŞTI</h3>

<p>King’in gündeme gelen girişimlerinden biri, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde bulunan UNRWA yerleşkesine yönelik açıklamaları oldu. King, UNRWA’nın söz konusu bölgeden çıkarılması ve arazide İsrail yerleşimi kurulması yönünde çağrılar yaptı.</p>

<p>UNRWA ise Şeyh Cerrah’taki merkezinin bulunduğu araziye ilişkin İsrail makamlarının hak iddialarını reddediyor. Ajansın Ocak 2026’da yaptığı açıklamada, arazinin 1952’den beri Ürdün hükümetinden kiralandığı ve mülkiyetin İsrail’e devredilmediği belirtildi. UNRWA, söz konusu yerleşkeye yönelik işlemlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KALANDİYA’DAKİ UNRWA MERKEZİNE YÖNELİK ADIMA DESTEK VERDİ</h3>

<p>King, İsrail’in Kudüs’ün kuzeyindeki UNRWA’ya ait Kalandiya Eğitim Merkezi’ne yönelik kontrol girişimine de destek verdi. Haaretz’e dayandırılan haberlerde King’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda UNRWA’nın bölgeden çıkarılmasını destekleyen ifadeler kullandığı aktarıldı.</p>

<p>UNRWA ile İsrail makamları arasındaki gerilim son dönemde Doğu Kudüs’teki tesisler üzerinden de devam ediyor. Kanada hükümetinin Mart 2026 tarihli resmi belgelerinde de İsrail makamlarının Ocak ayında UNRWA’nın Doğu Kudüs’teki merkezini yıktığı bilgisine yer verildi.</p>

<h3>DOĞU KUDÜS 1967’DEN BERİ İŞGAL ALTINDA</h3>

<p>İsrail, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı 1967’den beri işgal altında tutuyor. Uluslararası toplumun büyük bölümü İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı kabul ederken, İsrail söz konusu hukuki değerlendirmeyi reddediyor.</p>

<p>Doğu Kudüs’ün statüsü, İsrail-Filistin meselesinin temel anlaşmazlık başlıkları arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Adalet Divanı kararlarında İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki varlığı ve yerleşim faaliyetlerine ilişkin hukuki değerlendirmeler bulunuyor.</p>

<h3>KANADA HÜKÜMETİNDEN HENÜZ RESMİ AÇIKLAMA YOK</h3>

<p>Arieh King’in seyahat izninin iptal edildiğine ilişkin haber İsrail basınına dayanırken Kanada hükümeti 26 Ağustos 2026 itibarıyla söz konusu karar hakkında kamuoyuna resmi bir açıklama yapmadı. Kanada’nın göçmenlik kurallarına göre ülkeye kabul konusunda nihai değerlendirme göçmenlik ve sınır makamları tarafından gerçekleştiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kanadadan-isgali-genisletme-calismalari-yapan-israilli-siyasetciye-yaptirim</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/arieh-king.jpg" type="image/jpeg" length="11234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görseldeki kişi sözde bir Yahudi milletvekili, yer işgal altındaki Batı Şeria]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/gorseldeki-kisi-sozde-bir-yahudi-milletvekili-yer-isgal-altindaki-bati-seria</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/gorseldeki-kisi-sozde-bir-yahudi-milletvekili-yer-isgal-altindaki-bati-seria" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Parlamentosu üyesi Zvi Sukkot’un, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kenti yakınlarındaki Madama köyünde Filistinlilere ait bir anıtın yıkımına katıldığı bildirildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Sukkot’un İsrail askerlerinin koruması altında yıkımı yönlendirdiği görülürken, İsrailli milletvekili daha sonra anıtın yıkımına katıldığını doğruladı ve eylemi “küçük bir başlangıç” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait bir anıtın yıkılması, İsrailli milletvekili Zvi Sukkot’un doğrudan katılımı nedeniyle gündem oldu. Nablus kenti yakınlarında bulunan Madama köyünde gerçekleşen olayda, Yahudi işgalcilerin İsrail ordusunun koruması altında bölgeye girdiği ve anıtın yıkımına başladığı belirtildi.</p>

<p>Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde Dini Siyonizm Partisi milletvekili Zvi Sukkot’un da olay yerinde bulunduğu, yıkım sırasında yönlendirmelerde bulunduğu ve cep telefonuyla görüntü kaydettiği görüldü. İsrail askerlerinin Sukkot ve beraberindeki kişilere güvenlik sağladığı, bir askeri aracın ise sokağı kapattığı görüntülere yansıdı.</p>

<h3>ZVİ SUKKOT ANITIN YIKIMINA KATILDI</h3>

<p>Madama köyündeki anıtın yıkımına ilişkin görüntülerin İsrail basınına yansımasının ardından Zvi Sukkot, olayda yer aldığını doğruladı. İsrailli milletvekili, anıtın yıkılmasına yönelik girişimin kendi talebi ve katılımıyla gerçekleştiğini açıkladı.</p>

<p>Sukkot’un olay sırasında kişisel telefonuyla görüntü çektiği, başka bir kişinin ise balyozla anıta vurduğu görüldü. İsrail askerlerinin çevrede güvenlik önlemi aldığı ve bölgede bulunan kişileri koruduğu da görüntülerde yer aldı.</p>

<h3>ANIT FİLİSTİNLİLERİN ANISINA YAPILMIŞTI</h3>

<p>Yıkılan anıtın, Filistinli direnişçi grupların üyeleri ile Birinci ve İkinci İntifada dönemlerinde hayatını kaybeden Filistinlilerin anısına yapıldığı belirtildi. Anıt, Madama köyünde uzun süredir bulunan yapılardan biri olarak biliniyordu.</p>

<p>Sukkot ise söz konusu yapıyı farklı bir şekilde tanımladı. İsrailli milletvekili, anıtı “Yahudilerin katillerini yücelten” bir yapı olarak nitelendirerek yıkım kararını bu gerekçeyle savundu.</p>

<h3>SUKKOT: “HER ÇOCUK TERÖRİST OLMAYI HAYAL EDECEKTİR”</h3>

<p>Zvi Sukkot, X hesabından yaptığı açıklamada anıtın varlığını hedef aldı. Sukkot, “Her gün Yahudilerin katillerini yücelten dev bir anıt gören her çocuk terörist olmayı hayal edecektir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrailli milletvekili, bölgede benzer nitelikte olduğunu ileri sürdüğü yapıların da kaldırılması gerektiğini savundu. Sukkot’un açıklamaları, Madama’daki yıkımın tek seferlik bir eylem olarak görülmediğini ortaya koydu.</p>

<h3>“KÜÇÜK BİR BAŞLANGIÇ” İFADESİNİ KULLANDI</h3>

<p>Sukkot, bölgede bulunduğunu söylediği “terör anıtlarının” kaldırılması için daha önce İsrail ordusuna defalarca başvurduğunu ileri sürdü. Madama köyündeki anıtın yıkılmasını da söz konusu girişimlerin devamı olarak değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrailli milletvekili, yapılan yıkımı “küçük bir başlangıç” sözleriyle tanımladı. Sukkot ayrıca, “İsrail devletinde teröre destek verilmesine yer yok” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>İSRAİL ASKERLERİ YIKIM SIRASINDA BÖLGEDEYDİ</h3>

<p>Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde İsrail askerlerinin yıkım sırasında bölgede aktif olarak bulunduğu görüldü. Askerlerin Sukkot ve beraberindeki kişilerin çevresinde güvenlik sağladığı, bir askeri aracın ise sokağın girişini kapattığı görüntülere yansıdı.</p>

<p>Yıkım sırasında herhangi bir çatışma yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi paylaşılmazken, İsrail ordusunun olayla ilgili ayrıca bir açıklama yapıp yapmadığına dair ayrıntı verilmedi.</p>

<h3>BATI ŞERİA’DA GERİLİM SÜRÜYOR</h3>

<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail yerleşimlerinin genişlemesi ve Yahudi işgalcilerin Filistin köylerine yönelik saldırıları uzun süredir bölgedeki gerilimin temel başlıkları arasında bulunuyor. Filistinlilere ait evler, tarım alanları ve çeşitli yapılar zaman zaman saldırı veya yıkımların hedefi oluyor.</p>

<p>Madama’daki olay ise bir İsrailli milletvekilinin doğrudan yıkım sürecinde yer alması nedeniyle ayrıca dikkat çekti. Zvi Sukkot’un hem olay yerinde bulunması hem de sonrasında yıkımı doğrulayan açıklamalar yapması, gelişmeyi İsrail iç siyasetinin de gündemine taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/gorseldeki-kisi-sozde-bir-yahudi-milletvekili-yer-isgal-altindaki-bati-seria</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/filistin-bati-seria.jpg" type="image/jpeg" length="37261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan-Fransa hattında yeni savunma dönemi: Geleceğin teknolojilerinde ortaklık]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-fransa-hattinda-yeni-savunma-donemi-gelecegin-teknolojilerinde-ortaklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-fransa-hattinda-yeni-savunma-donemi-gelecegin-teknolojilerinde-ortaklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan ile Fransa, savunma ortaklığını genişletmek amacıyla yeni bir niyet mektubu imzaladı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un nezaret ettiği törende imzalanan belge; siber güvenlik, yapay zekâ, askeri eğitim, modern teknolojiler ve savunma sanayii alanlarında iş birliğinin derinleştirilmesini öngörüyor. İki ülke ayrıca silahlanma ve eğitim dahil savunma alanındaki koordinasyonlarını artırma kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyareti kapsamında Riyad-Paris hattında savunma ve ileri teknoloji alanlarını kapsayan yeni bir iş birliği adımı atıldı. Elysee Sarayı’nda gerçekleştirilen temaslarda iki ülke arasında savunma, yapay zekâ, sağlık, gelişen teknolojiler ve yatırımı kapsayan bir dizi anlaşma ve mutabakat imzalandı. Savunma alanındaki niyet mektubu, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Fransa Silahlı Kuvvetler ve Gaziler Bakanlığı arasında imzalanırken, iki lider de törene nezaret etti.</p>

<h3>SAVUNMA ORTAKLIĞI YENİ ALANLARA GENİŞLETİLİYOR</h3>

<p>Suudi Arabistan ile Fransa arasındaki yeni niyet mektubu, iki ülkenin uzun süredir devam eden savunma ilişkilerini daha geniş bir teknoloji ve kapasite geliştirme çerçevesine taşımayı hedefliyor. Anlaşmanın merkezinde siber güvenlik, yapay zekâ, askeri eğitim ve öğretim, modern savunma teknolojileri ve ilgili savunma sanayileri bulunuyor. Taraflar aynı zamanda savunma alanında tecrübe paylaşımını artırmayı ve ortak projelere daha geniş alan açmayı planlıyor.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride de iki ülkenin tarihi savunma iş birliğinin devamı niteliğinde yeni bir savunma deklarasyonu kabul edildiği açıklandı. Bildiride özellikle silahlanma ve eğitim alanlarında iş birliğinin artırılacağı, ortak çıkarların korunması ile küresel güvenlik ve istikrara katkı sağlanması amacıyla koordinasyonun güçlendirileceği belirtildi.</p>

<h3>İMZALAR ELYSEE SARAYI’NDA ATILDI</h3>

<p>Niyet mektubu, Muhammed bin Selman’ın Fransa’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Elysee Sarayı’nda düzenlenen anlaşma töreninde imzalandı. Suudi Arabistan adına belgeye Savunma Bakanlığı İcra İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Dr. Halid el-Biyari, Fransa adına ise Silahlı Kuvvetler ve Gaziler Bakanı Catherine Vautrin imza attı.</p>

<p>Macron ile Muhammed bin Selman, ziyaret kapsamında ilk Fransa-Suudi Arabistan Stratejik Ortaklık Konseyi toplantısına da başkanlık etti. Elysee tarafından yayımlanan açıklamada toplantının iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın farklı alanlarda daha kurumsal hale getirilmesini amaçladığı belirtildi.</p>

<h3>SİBER GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİNİN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ</h3>

<p>Yeni savunma çerçevesinde öne çıkan alanlardan biri siber güvenlik oldu. Suudi Arabistan ile Fransa daha önce de savunma ve güvenlik ilişkilerinde siber güvenlik, ortak eğitim, tecrübe paylaşımı ve müşterek tatbikatlar gibi konulara öncelik veriyordu. Yeni niyet mektubu ise söz konusu iş birliğini modern savunma teknolojileriyle daha doğrudan ilişkilendiriyor.</p>

<p>Siber tehditlerin askeri kapasite ve kritik altyapılar açısından daha fazla önem kazandığı dönemde iki ülke, ulusal savunma sistemlerinin dayanıklılığını artıracak bilgi ve tecrübe paylaşımını genişletmeyi planlıyor. Tarafların savunma sanayii ile dijital güvenlik alanlarını birlikte ele alması da yeni anlaşmanın kapsamını genişleten unsurlar arasında bulunuyor.</p>

<h3>YAPAY ZEKÂ SAVUNMA İŞ BİRLİĞİNE DAHİL EDİLDİ</h3>

<p>Niyet mektubunda yapay zekâ da doğrudan iş birliği alanlarından biri olarak yer aldı. Fransa ve Suudi Arabistan tarafından yayımlanan ortak bildiride savunmadan bağımsız olarak da yapay zekâ, kuantum bilişim, gelişen teknolojiler ve kapasite geliştirme alanlarındaki iş birliğinin derinleştirileceği açıklandı.</p>

<p>Savunma anlaşmasında yapay zekânın yer alması, iki ülkenin askeri teknolojilerdeki dönüşümü ortak çalışma alanı olarak değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli sistemler, veri analizi, karar destek mekanizmaları, siber savunma ve otonom teknolojiler gibi başlıklar modern savunma sanayilerinin temel çalışma alanları arasında bulunuyor.</p>

<h3>ASKERİ EĞİTİM VE TECRÜBE PAYLAŞIMI ARTIRILACAK</h3>

<p>Suudi Arabistan ve Fransa, savunma iş birliğinin yalnızca teknoloji ve ekipman transferiyle sınırlı kalmaması konusunda da mutabık kaldı. Niyet mektubunda askeri eğitim ve öğretim ile karşılıklı tecrübe paylaşımının geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığının ortak açıklamasında da savunma eğitimi, silahlanma ve koordinasyon alanlarında daha yoğun iş birliği yapılacağı belirtildi. Tarafların amacı, mevcut askeri kapasitenin geliştirilmesi ve savunma kurumları arasındaki kurumsal bağların güçlendirilmesi olarak açıklandı.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAKLIK ALANI GENİŞLİYOR</h3>

<p>Yeni niyet mektubu, savunma sanayii tarafında da yeni iş birliklerine kapı açıyor. Modern savunma teknolojilerinin geliştirilmesi, ekipman tedariki ve ulusal üretim kapasitesinin artırılması iki ülke arasındaki görüşmelerin temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Suudi Arabistan, Vision 2030 programı kapsamında savunma harcamalarının daha büyük bölümünü ülke içinde üretmeyi ve savunma sanayiindeki yerelleşme oranını artırmayı hedefliyor. Fransa ise küresel savunma sanayisindeki başlıca üretici ve ihracatçı ülkeler arasında bulunuyor. Yeni anlaşma, söz konusu iki yapının ortak projeler üzerinden daha yakın çalışmasına yönelik çerçeve oluşturuyor.</p>

<h3>STRATEJİK ORTAKLIK 2024’TE İLAN EDİLMİŞTİ</h3>

<p>Fransa ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik ortaklığın temeli, Emmanuel Macron’un 2-4 Aralık 2024 tarihlerinde Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği devlet ziyareti sırasında atılmıştı. İki ülke, 2026’daki Paris temaslarında söz konusu ortaklığı daha kurumsal hale getirmek amacıyla ilk Stratejik Ortaklık Konseyi toplantısını gerçekleştirdi.</p>

<p>Macron ve Muhammed bin Selman, 24 Ağustos 2026’daki görüşmelerinde siyasi ilişkilerin kuruluşunun 100. yılına da dikkat çekti. Taraflar, savunma ve güvenliğin yanı sıra ekonomi, enerji, yapay zekâ, sağlık, kültür ve yatırım alanlarında ortaklığın genişletilmesi konusunda anlaşmaya vardı.</p>

<h3>ORTAK BİLDİRİDE ORTADOĞU GÜVENLİĞİNE VURGU</h3>

<p>İki liderin görüşmesi yalnızca ikili savunma ilişkileriyle sınırlı kalmadı. Ortak bildiride Ortadoğu’daki güvenlik gelişmeleri, İran, Hürmüz Boğazı, Lübnan, Suriye ve Filistin başlıkları da yer aldı.</p>

<p>Fransa ve Suudi Arabistan, İran konusunda yeni bir tırmanmanın önüne geçilmesi için müzakere edilmiş bir çözüm gerektiğini belirtirken, Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırıları ve deniz yollarının güvenliğine dönük tehditleri kınadı. Taraflar boğazdaki deniz trafiğinin 28 Şubat 2026 öncesindeki normal koşullarına dönmesi gerektiğini de açıkladı.</p>

<h3>SURİYE VE LÜBNAN DA GÜNDEMDEYDİ</h3>

<p>Fransa ile Suudi Arabistan, Suriye’nin birliği, istikrarı ve ekonomik toparlanmasına yönelik desteklerini de ortak bildiride yineledi. Taraflar, Suriye’de güçlü bir kurumsal yapının oluşturulmasının ekonomik yatırımlar açısından gerekli olduğunu belirtirken, Avrupa, Körfez ve Asya arasında alternatif koridorların geliştirilmesi ihtimaline dikkat çekti. Suudi-Suriye-Fransız iş konseyi kurulması da memnuniyetle karşılandı.</p>

<p>Lübnan konusunda ise devlet kurumlarının güçlendirilmesi, silahlı kuvvetlerin desteklenmesi ve devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması gerektiği belirtildi. Fransa ile Suudi Arabistan, Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik koordinasyonlarını sürdüreceklerini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>22’DEN FAZLA ANLAŞMA VE MUTABAKAT AÇIKLANDI</h3>

<p>Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyareti sırasında savunma dışında da çok sayıda anlaşmaya imza atıldı. Elysee Sarayı’nın açıklamasına göre ziyaret kapsamında savunma, sağlık, yapay zekâ, gelişen teknolojiler ve eğlence sektörlerini kapsayan anlaşmalar ve mutabakat zabıtları imzalandı.</p>

<p>Fransa-Suudi Arabistan yatırım yuvarlak masa toplantısının ardından 22’den fazla anlaşma ve mutabakatın açıklandığı bildirildi. Taraflar enerji, sanayi, finansal hizmetler, ulaştırma, lojistik, sağlık, kültür, turizm ve yapay zekâ gibi alanlarda yeni ortak projeler geliştirmeyi planlıyor.</p>

<h3>İKİLİ TİCARET 11,8 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</h3>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığının yayımladığı ortak bildiriye göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 11,8 milyar dolara ulaştı. Paris ve Riyad yönetimleri ekonomik ilişkilerdeki büyümenin devam ettirilmesi ve Fransız şirketlerinin Suudi Arabistan’daki projelere katılımının artırılması amacıyla yeni finansman mekanizmaları oluşturulması konusunda da anlaşmaya vardı.</p>

<p>Savunma ve ileri teknoloji anlaşmaları da ekonomik ilişkilerdeki genişlemenin bir parçası olarak öne çıkıyor. İki ülke, yeni niyet mektubuyla savunma teknolojilerinden siber güvenliğe, yapay zekâdan askeri eğitime kadar uzanan alanlarda ortak çalışmayı derinleştirmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-fransa-hattinda-yeni-savunma-donemi-gelecegin-teknolojilerinde-ortaklik</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suudi-fransiz.jpg" type="image/jpeg" length="77863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çetelerin pençesindeki ülkede can kaybı artıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cetelerin-pencesindeki-ulkede-can-kaybi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cetelerin-pencesindeki-ulkede-can-kaybi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haiti’nin başkenti Port-au-Prince yakınlarındaki Kenskoff bölgesinde silahlı çetelerin düzenlediği saldırıda en az 47 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi yaralandı. Bir kilisede yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampa giren saldırganların çok sayıda kişiyi öldürdüğü ve bazı kişileri kaçırdığı belirtilirken, bölgede arama çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’e yakın Kenskoff bölgesi, gece saatlerinde silahlı çetelerin düzenlediği geniş çaplı saldırının hedefi oldu. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan açıklamaya göre saldırıda en az 47 kişi yaşamını yitirdi, 22 kişi yaralandı. Başkente ulaşan yolları gören stratejik konumdaki bölgede saldırının ardından kayıp kişilerin bulunması ve can kaybının kesinleştirilmesi için çalışmalar başlatıldı.</p>

<p>Bölgede faaliyet gösteren yerel insan hakları kuruluşları ile yerel yönetimin paylaştığı rakamlar ise saldırının ardından oluşan ağır tablo nedeniyle farklılık gösterdi. Yerel insan hakları kuruluşu RNDDH, ilk belirlemelere göre 30 ila 40 kişinin öldüğünü, 15 ila 20 kişinin yaralandığını açıklarken, Kenskoff Belediye Başkanı Massillon Jean yaklaşık 40 cesede ulaşıldığını ve bazı kişilerin halen kayıp olduğunu bildirdi.</p>

<h3>BİR KİLİSEDEKİ YERİNDEN EDİLMİŞ KİŞİLER HEDEF ALINDI</h3>

<p>Kenskoff Belediye Başkanı Massillon Jean’in verdiği bilgilere göre silahlı kişiler, bölgede bulunan bir kiliseye girerek burada barınan yerinden edilmiş kişilere saldırdı. Kilise içerisinde kurulan kampta kalan çok sayıda kişinin saldırıda hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Saldırı sırasında bazı kişilerin silahlı gruplar tarafından kaçırıldığı da aktarıldı. Kayıp kişilerin bulunmasına yönelik çalışmalar devam ederken, bölgedeki güvenlik koşullarının can kaybı ve yaralı sayısına ilişkin kesin tespit yapılmasını zorlaştırdığı bildirildi.</p>

<h3>CAN KAYBIYLA İLGİLİ FARKLI RAKAMLAR AÇIKLANDI</h3>

<p>Birleşmiş Milletler saldırıda en az 47 kişinin öldüğünü ve 22 kişinin yaralandığını bildirirken, RNDDH tarafından yapılan açıklamada can kaybının 30 ila 40 arasında olduğu belirtildi. İnsan hakları kuruluşu, saldırının gerçekleştiği bölgedeki koşullar nedeniyle kesin rakamların belirlenmesinde güçlük yaşandığını kaydetti.</p>

<p>Kenskoff Belediye Başkanı Massillon Jean de yaklaşık 40 kişinin cesedinin bulunduğunu açıkladı. Arama çalışmalarının sürmesi ve bazı kişilerin kayıp olması nedeniyle saldırının bilançosunun değişebileceği belirtildi.</p>

<h3>HAİTİ HÜKÜMETİ SALDIRIYI KINADI</h3>

<p>Haiti hükümeti Kenskoff’taki saldırının ardından yaptığı açıklamada silahlı çetelerin eylemini kınadı ve bölgede güvenliğin güçlendirileceğini bildirdi. Başbakanlık açıklamasında Kenskoff’un silahlı gruplara bırakılmayacağı ve devlet otoritesinin bölgede yeniden tesis edileceği ifade edildi.</p>

<p>Hükümetin açıklamasının ardından bölge sakinleri de güvenlik güçlerinin saldırı sırasındaki müdahalesine ilişkin tepkilerini dile getirdi. Bazı kişiler yerel polis teşkilatının saldırıya yeterli karşılığı vermediğini savunarak teşkilatın başındaki ismin istifasını istedi.</p>

<h3>POLİSLERİN SALDIRGANLARLA ÇATIŞTIĞI BELİRTİLDİ</h3>

<p>Bölgedeki bazı sakinler ise onlarca polisin gece boyunca saldırganları geri püskürtmeye çalıştığını aktardı. Çatışmalar sırasında bazı polislerin de yaralandığı belirtildi.</p>

<p>Güvenlik güçlerinin saldırının ardından bölgede kontrolü yeniden sağlamaya yönelik çalışmaları sürdürdüğü bildirildi. Kenskoff’un Port-au-Prince’e uzanan yollar üzerindeki stratejik konumu, bölgedeki güvenlik önlemlerini daha da önemli hale getiriyor.</p>

<h3>KENSKOFF DAHA ÖNCE DE ÇETE SALDIRILARININ HEDEFİ OLDU</h3>

<p>Kenskoff, son yıllarda Haiti’de faaliyet gösteren silahlı grupların sık sık saldırı düzenlediği bölgeler arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025’in ilk aylarında bölgede yaklaşık iki ay boyunca devam eden saldırılarda 260’tan fazla kişi öldürüldü.</p>

<p>Aynı dönemde yaklaşık 200 evin yakıldığı veya yıkıldığı, şiddet nedeniyle yaklaşık 3 bin kişinin yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldığı bildirildi. Daha sonraki dönemde de bölgede tecavüz, adam kaçırma, kundaklama ve hayvan hırsızlığı gibi olayların yaşandığı 10’dan fazla saldırı kayıtlara geçti.</p>

<h3>ÇETE ŞİDDETİ PORT-AU-PRINCE VE ÇEVRESİNDE YAYILIYOR</h3>

<p>Haiti’de silahlı çeteler uzun süredir başkent Port-au-Prince ve çevresindeki bölgelerde etkilerini genişletiyor. Cinayet, adam kaçırma, cinsel saldırı ve çocukların silahlı gruplara dahil edilmesi gibi olaylar ülkedeki güvenlik krizinin temel başlıkları arasında bulunuyor.</p>

<p>Çetelerin kontrol alanlarını genişletmesi, sivillerin günlük yaşamını ve temel hizmetlere erişimini de olumsuz etkiliyor. Port-au-Prince çevresindeki yerleşimlerde yaşanan saldırılar nedeniyle çok sayıda kişi evlerini terk ederek ülke içinde başka bölgelere sığınmak zorunda kalıyor.</p>

<h3>HAİTİ’DE 1,5 MİLYON KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ</h3>

<p>Uluslararası Göç Örgütü’nün haziran ayında yayımladığı verilere göre yaklaşık 11 milyon nüfusa sahip Haiti’de çete şiddeti nedeniyle ülke içinde yerinden edilenlerin sayısı yaklaşık 1,5 milyona ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerinden edilme dalgasının özellikle başkent Port-au-Prince ve çevresindeki şiddetin artmasıyla büyüdüğü belirtiliyor. Güvenlik sorunları nedeniyle evlerini terk eden sivillerin önemli bir bölümü geçici barınma merkezleri, kamplar ve kamuya ait yapılarda yaşamını sürdürüyor.</p>

<h3>YENİ BİR GÜVENLİK GÜCÜ OLUŞTURULMASI PLANLANIYOR</h3>

<p>Haiti’de silahlı çetelerle mücadele amacıyla uluslararası destekli yeni bir güvenlik yapılanmasının oluşturulması planlanıyor. Birleşmiş Milletler desteğiyle kurulması öngörülen gücün Haiti polis teşkilatına destek vermesi ve çete şiddetiyle mücadelede görev alması hedefleniyor.</p>

<p>Ülkedeki mevcut güvenlik yapısının silahlı grupların genişleyen etkisini sınırlandırmakta zorlandığı belirtilirken, yeni gücün hangi kapsamda ve ne zaman tam kapasiteyle faaliyet göstereceğine ilişkin çalışmalar sürüyor.</p>

<h3>GÜVENLİK KRİZİ SEÇİMLERİ DE ETKİLİYOR</h3>

<p>Haiti’deki çete şiddeti, aralık ayında yapılması planlanan seçimlere yönelik endişeleri de artırıyor. Yaklaşık 10 yıl aradan sonra gerçekleştirilmesi beklenen seçimlerin güvenlik koşulları nedeniyle nasıl organize edileceği ülkedeki önemli siyasi gündem başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Haiti’de seçimler daha önce de silahlı çetelerin etkisinin genişlemesi, siyasi istikrarsızlık ve güvenlik sorunları nedeniyle birçok kez ertelendi. Kenskoff’ta yaşanan son saldırı, ülkenin seçim sürecine hazırlanırken karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Latin Amerika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cetelerin-pencesindeki-ulkede-can-kaybi-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/latin-amerika-444.jpg" type="image/jpeg" length="90841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="12158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="72570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="90482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="92100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="45843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="61298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="40105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="38540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="63802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="81658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="63745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="73563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="92226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="14809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="37444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="33735"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="50208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="76807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="54735"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="56724"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
