<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 13:31:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taliban yönetiminden dünyaya entegrasyon mesajı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-yonetiminden-dunyaya-entegrasyon-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-yonetiminden-dunyaya-entegrasyon-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afganistan Kızılayı Başkanı ve İslam Emirliği’nin Doha’daki siyasi ofisinin eski üst düzey isimlerinden Şeyh Şahabeddin Dilaver, Afganistan’ın artık dünya ülkeleriyle diplomatik, ticari ve insani ilişkilerini geliştirmek istediğini söyledi. Taliban yönetiminin uluslararası sistemle ilişkilerini genişletme arayışına işaret eden Dilaver, bazı ülkelerin Afganistan’da güçlü ve birleşik bir hükümet istemediğini ve İslam Emirliği’nin uluslararası alanda tanınmamasında söz konusu yaklaşımın etkili oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afganistan Kızılayı Başkanı ve İslam Emirliği’nin Doha’daki siyasi ofisinin eski üst düzey isimlerinden Şeyh Şahabeddin Dilaver, Afganistan’ın dış dünyayla ilişkilerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tolo News’e konuşan Dilaver, yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesinin ardından ülkenin yeni bir döneme girdiğini belirterek Afganistan’ın dünya ülkeleriyle diplomatik, ticari ve insani ilişkilerini geliştirmek istediğini ifade etti.</p>

<p>Dilaver’in açıklamaları, Taliban yönetiminin Afganistan’ın uluslararası sistemle ilişkilerini genişletme ve dış dünyayla yeni diplomatik ve ekonomik kanallar oluşturma isteğini ortaya koydu. İslam Emirliği’nin siyasi müzakerelerin ötesinde devletler arası ilişkileri geliştirmeye yöneldiğini belirten Dilaver, Afganistan’ın artık dış müdahaleye boyun eğmeyen ancak uluslararası ilişkilerini sürdürmek isteyen bir ülke olduğunu savundu.</p>

<h3>DİLAVER: DÜNYA ÜLKELERİYLE İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ</h3>

<p>Dilaver, yabancı güçlerin ülkeden çekilmesiyle birlikte Afganistan’daki siyasi koşulların değiştiğini belirtti. İşgalin sona ermesinin ardından geçmişte yürütülen siyasi müzakere süreçlerine duyulan ihtiyacın ortadan kalktığını ifade eden Dilaver, Afganistan’ın bundan sonraki dönemde dünya ülkeleriyle doğrudan ilişkilerini geliştirmeye odaklanacağını söyledi.</p>

<p>Afganistan’ın diplomatik, ticari ve insani alanlarda diğer ülkelerle ilişkilerini genişletmek istediğini vurgulayan Dilaver, mevcut yönetimin dış dünyadan tamamen izole bir politika izlemediğini belirtti. Açıklamalar, Taliban yönetiminin uluslararası tanınma arayışının yanı sıra ekonomik ve diplomatik entegrasyonu da önemli bir hedef olarak gördüğünü ortaya koydu.</p>

<h3>ULUSLARARASI TANINMA KONUSUNA DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Dilaver, İslam Emirliği’nin uluslararası alanda tanınmaması konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Bazı ülkelerin Afganistan’da güçlü ve birleşik bir merkezi hükümetin oluşmasını istemediğini savunan Dilaver, Taliban yönetiminin uluslararası tanınma sürecinde karşı karşıya kaldığı sorunların arkasında söz konusu yaklaşımın bulunduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Afganistan’ın siyasi, askeri ve ekonomik olarak yabancı güçlerin etkisi altında kalmasını isteyen ülkeler bulunduğunu öne süren Dilaver, mevcut yönetimin bağımsız hareket etme politikasını sürdüreceğini ifade etti.</p>

<h3>ABD’YE “DOHA ANLAŞMASI” ELEŞTİRİSİ</h3>

<p>Dilaver’in açıklamalarında ABD ile ilişkiler ve Doha Anlaşması da geniş yer tuttu. Afganistan Kızılayı Başkanı, Washington yönetiminin Doha Anlaşması’nın ardından Afganistan’a yönelik yaklaşık 3 bin ihlalde bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>ABD’nin İslam Emirliği’nden çeşitli taleplerde bulunmasının mevcut Afgan yönetiminin fiilen muhatap alındığını gösterdiğini savunan Dilaver, Washington ile Taliban arasında yürütülen geçmiş müzakereleri hatırlattı.</p>

<p>Dilaver, “Bizimle masaya oturdular, taahhütlerde bulundular ve ateşkesin nasıl uygulanacağını konuştular. Bütün bunlar ortada bir yönetimin bulunduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABD’NİN TALEPLERİNİ “FİİLİ TANIMA” OLARAK YORUMLADI</h3>

<p>Dilaver, ABD’nin İslam Emirliği ile müzakere yürütmesini ve Taliban yönetiminden çeşitli taleplerde bulunmasını fiili tanıma olarak değerlendirdi. Washington yönetiminin resmi diplomatik tanıma kararı bulunmamasına rağmen Afganistan’daki mevcut yönetimle farklı konularda temas yürüttüğünü belirten Dilaver, geçmiş müzakerelerin de söz konusu durumu gösterdiğini savundu.</p>

<p>Doha’daki görüşmeler sırasında tarafların çeşitli taahhütlerde bulunduğunu ve ateşkes düzenlemelerinin ele alındığını hatırlatan Dilaver, söz konusu temasların Afganistan’da muhatap alınan bir yönetim bulunduğunu gösterdiğini ifade etti.</p>

<h3>AFGANLAR ARASI MÜZAKERELERİN BAŞARISIZLIĞINI ESKİ YÖNETİME BAĞLADI</h3>

<p>Afganlar arası müzakerelere de değinen Dilaver, görüşmelerin sonuçsuz kalmasında önceki Afganistan hükümetinin temsilcilerinin yeterince ciddi davranmamasının etkili olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Dilaver, yabancı güçlerin ülkeden çekilmesinin Afganistan’ın dış müdahaleye boyun eğmeyeceğini gösterdiğini söyledi. ABD ve NATO güçlerinin ülkeden ayrılmasının ardından Afganistan’ın siyasi yapısının tamamen değiştiğini belirten Dilaver, geçmişteki müzakere formatlarının da söz konusu değişimle birlikte anlamını yitirdiğini savundu.</p>

<h3>PAKİSTAN’A POLİTİKA ELEŞTİRİSİ</h3>

<p>Dilaver, Pakistan ile Afganistan arasında son dönemde yaşanan çatışmalara ilişkin de değerlendirmede bulundu. İslamabad yönetiminin Afganistan’a yönelik mevcut politikalarıyla hata yaptığını söyleyen Dilaver, iki ülke arasındaki sorunların mevcut yaklaşım üzerinden çözülemeyeceğini savundu.</p>

<p>Bazı ülkelerin Afganistan’ın siyasi, askeri ve ekonomik olarak dış güçlerin etkisi altında kalmasını istediğini öne süren Dilaver, Afganistan’ın bağımsız bir politika izlemeye devam edeceğini ifade etti.</p>

<h3>KADIN HAKLARI KONUSUNDA AÇIKLAMA</h3>

<p>Röportajda kadın hakları konusu da gündeme geldi. Dilaver, İslam Emirliği’nin kadınların haklarını güvence altına almaya bağlı olduğunu söyledi.</p>

<p>Kadınlar ve kız çocuklarının birçok alanda haklarının sağlandığını ifade eden Dilaver, Taliban yönetiminin konuya ilişkin mevcut politikasını savundu. Afganistan’daki kadınların eğitim, çalışma ve kamusal yaşama katılımına ilişkin uygulamalar ise Taliban yönetimiyle uluslararası toplum arasındaki temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<h3>TALİBAN YÖNETİMİNDEN ULUSLARARASI ENTEGRASYON MESAJI</h3>

<p>Dilaver’in açıklamalarında en dikkat çeken mesajlardan biri Afganistan’ın dış dünyayla ilişkilerinin geleceğine yönelik oldu. Taliban yönetiminin Afganistan’ın diplomatik, ticari ve insani alanlarda dünya ülkeleriyle ilişkilerini artırmak istediğini belirten Dilaver, ülkenin dış müdahaleye karşı bağımsızlık politikasını korurken uluslararası ilişkilerden uzak kalmayı hedeflemediğini ortaya koydu.</p>

<p>Afganistan’daki mevcut yönetimin uluslararası tanınma sorununun sürdüğü bir dönemde gelen açıklamalar, Taliban yönetiminin dünya ülkeleriyle diplomatik ve ekonomik entegrasyon arayışını sürdürdüğünü gösterdi. Dilaver, Afganistan’ın bundan sonraki dönemde devletlerle siyasi temaslarını artırmak, ticari ilişkilerini geliştirmek ve insani işbirliğini genişletmek istediğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-yonetiminden-dunyaya-entegrasyon-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/taliban-dilaver.jpg" type="image/jpeg" length="37253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alman SWP'de Türkiye analizi: Ankara stratejik özerkliğini ilan ediyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyadan-dikkat-ceken-analiz-turkiye-stratejik-ozerkligini-ilan-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyadan-dikkat-ceken-analiz-turkiye-stratejik-ozerkligini-ilan-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın önde gelen dış politika ve güvenlik düşünce kuruluşlarından Stiftung Wissenschaft und Politik, NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin dış politikasını mercek altına aldı. Analizde Ankara’nın Batı’ya klasik anlamda geri dönmediği, ancak son yıllarda izlediği “stratejik özerklik” politikasının sınırlarının giderek daha görünür hale geldiği savunuldu. Türkiye’nin ABD ve Avrupa Birliği ile güvenlik, savunma sanayii ve ekonomik ilişkilerinin önemine dikkat çekilirken Ankara’nın Rusya, Çin ve]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya’nın dış politika ve güvenlik alanındaki önemli düşünce kuruluşlarından Stiftung Wissenschaft und Politik (SWP), Türkiye’nin NATO Zirvesi sonrasındaki dış politika yönelimini ele alan kapsamlı bir analiz yayımladı. Alman hükümeti ve Federal Meclis’e dış ve güvenlik politikası konularında danışmanlık sağlayan Berlin merkezli kuruluş, Türkiye’nin son dönemde Batılı müttefikleriyle ilişkilerinde görülen yakınlaşmayı Ankara’nın geleneksel Batı ittifakına koşulsuz dönüşü olarak değerlendirmedi. Analizde Türkiye’nin çok yönlü dış politika arayışını devam ettirdiği, ancak “stratejik özerklik” olarak tanımlanan yaklaşımın siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki sınırlarının daha belirgin hale geldiği görüşüne yer verildi.</p>

<h3>SWP: TÜRKİYE BATI’YA GERİ DÖNMÜYOR</h3>

<p>SWP analizinin temel tezlerinden birini Türkiye’nin Batı ile son dönemde geliştirdiği ilişkilerin nasıl okunması gerektiği oluşturdu. Alman kuruluş, Ankara’nın ABD ve Avrupa ülkeleriyle temaslarının artmasının Türkiye’nin dış politikada yeniden tamamen Batı eksenine yöneldiği anlamına gelmediğini savundu.</p>

<p>Analizde Ankara’nın uzun süredir NATO üyeliğini sürdürürken aynı zamanda Rusya, Çin, Körfez ülkeleri ve Batı dışındaki diğer aktörlerle ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı hatırlatıldı. Türkiye’nin dış politika yaklaşımında mümkün olduğunca farklı güç merkezleriyle aynı anda ilişki kurma ve herhangi bir aktöre aşırı bağımlılıktan kaçınma hedefinin önemli yer tuttuğu belirtildi.</p>

<p>SWP’ye göre son gelişmeler ise söz konusu politikanın uygulanabileceği alanın sınırsız olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin özellikle güvenlik ve savunma alanındaki ihtiyaçları nedeniyle ABD ve Avrupa ile ilişkilerinin önemini koruduğuna dikkat çekildi.</p>

<h3>NATO ZİRVESİ ERDOĞAN İÇİN ÖNEMLİ BİR PLATFORM OLDU</h3>

<p>Analizde NATO Zirvesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye açısından taşıdığı siyasi öneme geniş yer ayrıldı. Zirvenin Ankara’da gerçekleştirilmesinin Türkiye’nin NATO içerisindeki konumunu uluslararası kamuoyuna göstermesi açısından sembolik önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>SWP, zirvenin Erdoğan’a dış politika açısından görünürlük sağladığını ve Türkiye’nin ittifak içerisindeki askeri ağırlığının yeniden öne çıkmasına imkan verdiğini değerlendirdi. Türkiye’nin NATO’nun en büyük ordularından birine sahip olması, Karadeniz, Orta Doğu, Kafkasya ve Doğu Akdeniz gibi güvenlik açısından kritik bölgelerin kesişim noktasındaki coğrafi konumu ve savunma kapasitesi analizde Ankara’nın ittifak açısından taşıdığı önemin temel unsurları arasında gösterildi.</p>

<p>Alman kuruluş, söz konusu stratejik önemine rağmen Türkiye ile Batılı müttefikleri arasında son yıllarda yaşanan anlaşmazlıkların tamamen ortadan kalkmadığını da vurguladı.</p>

<h3>STRATEJİK ÖZERKLİK POLİTİKASI MERCEK ALTINDA</h3>

<p>SWP analizinde “stratejik özerklik” kavramı Türkiye’nin son yıllardaki dış politikasını açıklayan temel başlıklardan biri olarak kullanıldı. Ankara’nın ABD veya Avrupa Birliği’ne bağımlı olmayan, gerektiğinde Batı’dan farklı hareket edebilen ve farklı küresel güçlerle aynı anda ilişkiler geliştirebilen bir dış politika yürütmeye çalıştığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin Rusya ile enerji ve güvenlik alanlarında kurduğu ilişkiler, Çin ile ekonomik temasları, Körfez ülkeleriyle gelişen ortaklıkları ve Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan diplomatik açılımları söz konusu politikanın parçaları arasında gösterildi.</p>

<p>SWP, Ankara’nın NATO üyeliği ile Batı dışındaki aktörlerle geliştirdiği ilişkileri birbirinin alternatifi olarak görmediğini, farklı ilişkileri aynı anda sürdürmeye çalıştığını aktardı. Analizde Türkiye’nin son dönemde karşı karşıya kaldığı gelişmelerin ise söz konusu dengeleme politikasının sınırlarını daha görünür hale getirdiği savunuldu.</p>

<h3>RUSYA İLE İLİŞKİLER ÖNEMİNİ KORUYOR</h3>

<p>Türkiye-Rusya ilişkileri Alman analizinin önemli başlıklarından birini oluşturdu. Ankara’nın Moskova ile özellikle enerji, turizm, ticaret ve bölgesel güvenlik alanlarında güçlü bağlara sahip olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşı boyunca Batılı ülkelerden farklı bir politika izlediğine dikkat çekildi. Ankara’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklerken Rusya’ya uygulanan Batı yaptırımlarına katılmadığı, aynı zamanda Kiev’e askeri destek sağlayarak iki tarafla da temasını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>SWP’ye göre söz konusu politika Türkiye’ye Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk girişimlerinde bulunma imkanı sağladı. Karadeniz Tahıl Girişimi ve taraflar arasındaki diplomatik temaslar Ankara’nın iki ülkeyle aynı anda ilişki kurabilmesinin örnekleri arasında gösterildi.</p>

<h3>ANKARA-MOSKOVA İLİŞKİLERİNİN SINIRLARI DA VAR</h3>

<p>SWP, Türkiye ile Rusya arasındaki yakın ilişkinin iki ülkenin bütün bölgesel konularda aynı politikayı izlediği anlamına gelmediğini vurguladı. Ankara ve Moskova’nın Suriye, Libya, Güney Kafkasya ve Karadeniz gibi alanlarda zaman zaman farklı çıkar ve önceliklere sahip olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Türkiye’nin enerji alanındaki Rusya bağlantısının da Ankara açısından önemli bir unsur olduğu belirtildi. Doğal gaz tedariki ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali gibi projelerin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde önemli yer tuttuğu aktarıldı.</p>

<p>Analizde Türkiye’nin Moskova ile ilişkilerini korurken NATO içerisindeki konumunu da sürdürmesinin Ankara’nın dengeleme politikasının temel özelliklerinden biri olduğu ifade edildi.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİİ TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINDA ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>Alman kuruluşun analizinde Türkiye’nin savunma sanayiindeki büyümesi de stratejik özerklik politikası kapsamında değerlendirildi. Ankara’nın son yıllarda savunma sistemlerinde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli üretim kapasitesini artırdığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsansız hava araçları, savaş gemileri, füze sistemleri, zırhlı araçlar ve savaş uçağı projeleri Türkiye’nin savunma alanındaki bağımsız hareket kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar arasında gösterildi.</p>

<p>Türkiye’nin savunma sanayii ürünlerinin giderek daha fazla ülkeye ihraç edilmesinin Ankara’ya yalnızca ekonomik değil, diplomatik ve stratejik araçlar da sağladığına dikkat çekildi.</p>

<h3>BATI TEKNOLOJİSİ TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİNİ SÜRDÜRÜYOR</h3>

<p>SWP, Türkiye’nin savunma sanayiinde önemli ilerleme kaydetmesine rağmen bazı kritik teknolojiler konusunda Batılı ülkelerle işbirliğine ihtiyaç duymaya devam ettiğini değerlendirdi.</p>

<p>Motorlar, gelişmiş savaş uçağı teknolojileri ve belirli savunma sistemlerinde ABD ve Avrupa ülkeleriyle ilişkilerin Ankara açısından önem taşıdığı belirtildi. Türkiye’nin savunma sanayiinde daha bağımsız hale gelme hedefinin Batılı tedarikçilerle bütün bağların ortadan kaldırılması anlamına gelmediği vurgulandı.</p>

<p>Analizde söz konusu karşılıklı bağımlılığın Türkiye-Batı ilişkilerinde önemli bir unsur olmaya devam ettiği ifade edildi.</p>

<h3>S-400 VE F-35 DOSYASI İLİŞKİLERDE KRİTİK BAŞLIK</h3>

<p>Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri ve ardından F-35 programından çıkarılması da analizde Türkiye-Batı ilişkilerinin yakın geçmişteki önemli kırılma noktalarından biri olarak ele alındı.</p>

<p>Ankara’nın Rus sistemini satın alması Washington ile ciddi anlaşmazlığa yol açmış, Türkiye F-35 savaş uçağı programından çıkarılmış ve ABD tarafından yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştı.</p>

<p>SWP, Türkiye’nin savunma ihtiyaçları açısından ABD ve diğer NATO ülkeleriyle ilişkilerinin önemini koruduğunu belirtti. Savunma alanında yaşanan gelişmelerin Ankara’nın stratejik özerklik hedefi ile NATO ittifakı içerisindeki yükümlülükleri arasındaki dengeyi doğrudan etkilediği aktarıldı.</p>

<h3>AVRUPA’NIN GÜVENLİK ARAYIŞINDA TÜRKİYE FAKTÖRÜ</h3>

<p>Avrupa’nın güvenlik politikasında yaşanan değişim de SWP analizinin dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Rusya-Ukrayna savaşı ve Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırma çabalarının Türkiye’nin askeri kapasitesine yönelik ilgiyi güçlendirdiği belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin büyük askeri gücü, gelişen savunma sanayii ve coğrafi konumu nedeniyle Avrupa güvenlik mimarisinde önemli bir aktör olduğu ifade edildi.</p>

<p>SWP, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde Türkiye ile güvenlik alanındaki işbirliğinin daha fazla önem kazanabileceğini belirtirken Ankara ile Avrupa başkentleri arasındaki siyasi sorunların devam ettiğine de dikkat çekti.</p>

<h3>AB İLE İLİŞKİLERDE ÇIKARLAR VE SORUNLAR BİR ARADA</h3>

<p>Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri analizde ayrı bir başlık olarak değerlendirildi. Ankara ile Brüksel arasında tam üyelik müzakerelerinin uzun süredir ilerlemediği hatırlatılırken taraflar arasındaki ekonomik ve güvenlik bağlarının devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Gümrük Birliği, ticaret, göç, enerji ve güvenlik Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin temel alanları arasında gösterildi. Türkiye’nin Avrupa ekonomisiyle güçlü biçimde bağlantılı olması, Ankara’nın stratejik özerklik politikasının ekonomik boyutunda Avrupa’nın önemini koruyan unsurlardan biri olarak değerlendirildi.</p>

<p>SWP, siyasi anlaşmazlıklara rağmen tarafların birçok konuda birbirine ihtiyaç duyduğunu belirtti.</p>

<h3>EKONOMİK BAĞLAR STRATEJİK ÖZERKLİĞİN SINIRLARINDAN BİRİ</h3>

<p>Analizde Türkiye’nin ekonomik ilişkilerinin dış politika seçenekleri üzerindeki etkisi de ele alındı. Avrupa Birliği’nin Türkiye açısından en önemli ticaret ortaklarından biri olmaya devam ettiği ve Türk ekonomisinin Avrupa pazarlarıyla yoğun bağlantısının bulunduğu hatırlatıldı.</p>

<p>SWP’ye göre Türkiye’nin Batı dışındaki ülkelerle ekonomik ilişkilerini geliştirmesi Avrupa ile mevcut ekonomik bağlarının yerini tamamen doldurmuyor. Yabancı yatırım, ihracat ve finansman ihtiyacı Ankara’nın Batılı ekonomilerle ilişkilerini önemli hale getiren faktörler arasında sıralandı.</p>

<p>Alman kuruluş, ekonomik gerçeklerin Türkiye’nin dış politikadaki hareket alanını etkileyen temel unsurlardan biri olduğu görüşüne yer verdi.</p>

<h3>ÇİN İLE İLİŞKİLER BATI’YA ALTERNATİF OLARAK GÖRÜLMÜYOR</h3>

<p>SWP analizinde Çin de Türkiye’nin çok yönlü dış politikasının önemli aktörlerinden biri olarak ele alındı. Ankara’nın Pekin ile ticaret, yatırım ve altyapı alanlarındaki ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin Asya ülkeleriyle daha güçlü bağlar kurma girişimlerinin Batı ile ilişkilerin tamamen yerine geçebilecek bir alternatif oluşturmadığı değerlendirmesine yer verildi. Ankara’nın yaklaşımının farklı güç merkezlerinden aynı anda ekonomik ve siyasi fayda sağlamaya yönelik olduğu ifade edildi.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ KONUMUNA ÖZEL VURGU</h3>

<p>Türkiye’nin Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Avrupa arasındaki konumu SWP tarafından Ankara’nın dış politika kapasitesini artıran temel faktörlerden biri olarak gösterildi.</p>

<p>Karadeniz güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye, göç hareketleri ve enerji güzergahları gibi birçok başlığın doğrudan Türkiye’yi ilgilendirdiği belirtildi. Ankara’nın söz konusu coğrafi konum sayesinde hem NATO hem Avrupa Birliği hem de bölgesel aktörler açısından önemli bir ortak olmaya devam ettiği ifade edildi.</p>

<h3>"STRATEJİK ÖZERKLİĞİN SINIRLARI ORTAYA ÇIKIYOR"</h3>

<p>SWP analizinin merkezinde Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde yaşanan hareketliliğin bir “Batı’ya dönüş” olarak değerlendirilmemesi gerektiği görüşü bulunuyor. Alman kuruluş, Ankara’nın bağımsız ve çok yönlü dış politika arayışını terk ettiğine ilişkin bir değerlendirme yapmıyor.</p>

<p>Analizde bunun yerine Türkiye’nin stratejik özerklik politikasının sınırlarının daha belirgin hale geldiği savunuluyor. Savunma teknolojileri, NATO güvenlik mekanizmaları, Avrupa ile ekonomik ilişkiler ve bölgesel krizler Ankara’nın ABD ve Avrupa ülkeleriyle işbirliğini sürdürmesini gerekli kılan alanlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>SWP’ye göre Türkiye aynı zamanda Rusya, Çin, Körfez ülkeleri ve diğer bölgesel güçlerle ilişkilerini devam ettiriyor. Alman kuruluşun ortaya koyduğu çerçevede Ankara’nın dış politikası Batı ile Batı dışındaki aktörlerden birini seçmek yerine farklı güç merkezleriyle ilişkilerini eş zamanlı sürdürme üzerine kurulurken mevcut güvenlik ve ekonomik koşullar söz konusu politikanın hareket alanını belirliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyadan-dikkat-ceken-analiz-turkiye-stratejik-ozerkligini-ilan-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/nato-zirvesi-ankara-44.jpg" type="image/jpeg" length="63268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taha Kılınç’tan Ratko Mladiç’in ölümü sonrası “hafıza” vurgusu: Şaşırdınız mı?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/taha-kilinctan-ratko-mladicin-olumu-sonrasi-hafiza-vurgusu-sasirdiniz-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/taha-kilinctan-ratko-mladicin-olumu-sonrasi-hafiza-vurgusu-sasirdiniz-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taha Kılınç, “Şaşırdınız mı?” başlıklı yazısında Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlar, Srebrenitsa Soykırımı, Ratko Mladiç’in yargılanma süreci ve ölümünün ardından Sırbistan ile Bosna Hersek’te ortaya çıkan tepkileri ele aldı. Balkanlardaki etnik, siyasi ve dinî gerilimlere dikkat çeken Kılınç, Müslüman toplumlar açısından tarihsel hafızanın korunması gerektiğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Şafak yazarı Taha Kılınç, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü yayımlanan “Şaşırdınız mı?” başlıklı köşe yazısında, Bosna Savaşı’nın önde gelen Sırp komutanlarından Ratko Mladiç’in ölümünü ve ölümünün ardından yaşanan gelişmeleri gündemine aldı. Mladiç’in Bosna Savaşı sırasında binlerce insanın öldürülmesinden sorumlu tutulduğunu hatırlatan Kılınç, savaş sonrasında yaklaşık 16 yıl saklanan Sırp generalin 2011 yılında yakalandığını ve yargılanmak üzere Lahey’e gönderildiğini aktardı.</p>

<p>Kılınç, 2017 yılında müebbet hapis cezasına mahkûm edilen Mladiç’in 84 yaşında hapishanede öldüğünü belirtti. Yazısında Mladiç hakkında son derece sert ifadeler kullanan Kılınç, savaş sırasında işlenen suçların ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acıların unutulmaması gerektiği görüşünü dile getirdi.</p>

<h3>SREBRENİTSA SOYKIRIMINI HATIRLATTI</h3>

<p>Taha Kılınç, Ratko Mladiç’in sorumlu tutulduğu savaş ve insanlığa karşı suçlar arasında en fazla bilinen olayın, 1995 yazında 8 binden fazla Müslüman Boşnak erkeğin ve erkek çocuğun öldürüldüğü Srebrenitsa Soykırımı olduğunu hatırlattı. Yazısında Srebrenitsa’da Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapan Hollandalı barış gücü askerlerinin rolünü de gündeme getiren Kılınç, katliamın söz konusu birliklerin gözleri önünde gerçekleştiğine dikkat çekti.</p>

<p>Hollanda’nın Srebrenitsa konusunda 2022 yılında resmî özür açıklamasında bulunduğunu belirten Kılınç, aradan geçen uzun süreyi eleştirdi. Mladiç’in Hollanda’nın Lahey kentinde yargılanmasını ve cezasını çekerken burada hayatını kaybetmesini de Avrupa merkezli uluslararası sistem üzerinden değerlendiren Kılınç, Avrupa’nın adalet standartlarının öne çıkarıldığı anlatılarda Srebrenitsa sırasında yaşananların ve uluslararası toplumun sorumluluğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.</p>

<h3>MLADİÇ’İN ÖLÜMÜ SONRASI VERİLEN TEPKİLERE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Ratko Mladiç’in ölüm haberinin dünya kamuoyuna duyurulmasının ardından Sırbistan ve Bosna Hersek’te ortaya çıkan bazı yas ve destek görüntülerini de ele alan Kılınç, söz konusu manzaraları Balkanlardaki tarihsel hafızanın günümüzdeki yansımalarından biri olarak değerlendirdi. Bosna Savaşı sırasında komşular arasında yaşanan saldırıları, cinayetleri ve cinsel şiddet suçlarını hatırlatan Kılınç, savaş yıllarındaki etnik ve dinî düşmanlıkların etkilerinin tamamen ortadan kalkmadığını öne sürdü.</p>

<p>Kılınç’a göre Mladiç’in ölümünün ardından yaşanan gelişmeler, Balkanlar’da varlığını sürdüren toplumsal fay hatlarını yeniden görünür hale getirdi. Bölgede yaşayan insanların söz konusu gerilimlerin farkında olduğunu belirten Kılınç, son gelişmelerin Balkanlar dışındaki kamuoyunun da savaş suçlularına yönelik desteği ve bunun bölgedeki insanlar açısından taşıdığı anlamı görmesine imkân verdiğini ifade etti.</p>

<h3>BALKANLARDAKİ ETNİK, SİYASİ VE DİNÎ DENGELERİ GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Kılınç, yazısında geçmişte Balkanlar konusunda bilgili olduğunu belirttiği bir dostuyla yaptığı görüşmeyi de aktardı. Söz konusu görüşmede Müslümanların kendilerine yapılanları hızlı biçimde unuttuğu, affediciliğin ve müsamahanın tarihsel hafızanın zayıflamasına yol açabileceği görüşünün dile getirildiğini kaydetti.</p>

<p>Aktardığı konuşmada barışın esas alınması ve kindarlığa saplanılmaması gerektiğinin özellikle vurgulandığını belirten Kılınç, buna karşılık geçmişte yaşananların tamamen unutulmasının da ciddi sonuçlar doğurabileceği düşüncesini paylaştı. Karşı toplumların tarihsel ayrıntıları ve sembolleri canlı tutarken özellikle Müslüman gençlerin tarihsel aidiyet ve hafıza konusunda daha zayıf bir zeminde bulunabileceği görüşünün konuşmada dile getirildiğini aktaran Kılınç, kendisinin de söz konusu değerlendirmelere katıldığını ifade etti.</p>

<h3>KENDİ KÖŞE YAZILARINDAN OLUŞAN ARŞİVİNİ TARADI</h3>

<p>Yazısını hazırlamadan önce geçmiş köşe yazılarını incelediğini belirten Taha Kılınç, daha önce de belirli aralıklarla tarihsel hafıza konusunu ele aldığını söyledi. Kılınç, geçmiş yazılarında hafızanın korunması, dünyanın özgürlük, demokrasi ve liberal değerler bakımından idealize edilmemesi ve toplumların kendi tarihlerini unutmaması gerektiği yönündeki görüşlere yer verdiğini hatırlattı.</p>

<p>“Şaşırdınız mı?” başlıklı yazısının da daha önce kaleme aldığı söz konusu yazıların devamı niteliğinde olduğunu belirten Kılınç, tarihsel hafızayı toplumların varlığını korumasında temel unsurlardan biri olarak gördüğünü ortaya koydu.</p>

<h3>“ŞAŞIRDINIZ MI?” SORUSUNA CEVAP VERDİ</h3>

<p>Taha Kılınç, yazısının son bölümünde başlıkta yönelttiği “Şaşırdınız mı?” sorusuna döndü. On binlerce Sırp’ın bir savaş suçlusuna sahip çıkması ve ölümünün ardından yas tutmasının kendisi açısından şaşırtıcı olmadığını belirten Kılınç, farklı coğrafyalardaki milliyetçi, dinî ve ideolojik hareketler arasında tarihsel hafızayı canlı tutmaları bakımından benzerlik kurdu.</p>

<p>Kılınç, yazısında Balkanlar’daki faşist Sırpları, Orta Doğu’da “Siyonist Yahudiler” olarak nitelendirdiği kesimleri ve Asya’daki İslam karşıtı Hindu grupları aynı ideolojik hafıza yaklaşımı üzerinden örneklendirdi. Farklı coğrafya ve dinlere mensup olmalarına rağmen söz konusu grupların kendi ideolojileri çerçevesinde güçlü bir hafızaya sahip olduklarını ileri süren Kılınç, Müslümanların da tarihsel hafızalarını “adalet üzere” ve bilinçli biçimde inşa etmeleri gerektiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılınç, tarihsel hafızanın korunmadığı durumda savaş suçlularını ve insanlığa karşı suç işleyen kişileri destekleyen toplumsal kesimlerin varlığını sürdürmesinin önüne geçilemeyeceği görüşünü dile getirerek yazısını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/taha-kilinctan-ratko-mladicin-olumu-sonrasi-hafiza-vurgusu-sasirdiniz-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/ratko-44.jpg" type="image/jpeg" length="72921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin’den Türkiye için “ayrıcalıklı ortak” mesajı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-turkiye-icin-ayricalikli-ortak-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-turkiye-icin-ayricalikli-ortak-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi için bulunduğu Kırgızistan’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Yaklaşık 1,5 saat süren görüşmede Türkiye-Rusya ilişkileri ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali ele alınırken Putin, Türkiye’yi dış politika ve ekonomi alanlarında Rusya’nın “ayrıcalıklı ortaklarından biri” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında bulunduğu Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Ala Arça Devlet Konutu’nda gerçekleştirilen ve basına kapalı bölümü yaklaşık 1,5 saat süren görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın da yer aldı.</p>

<p>İki liderin görüşmesinde Türkiye-Rusya ilişkilerinin mevcut düzeyi, ekonomik iş birliği, enerji projeleri ve turizm başlıkları gündeme geldi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali görüşmenin öne çıkan konularından biri olurken, Putin’in Türkiye için kullandığı “ayrıcalıklı ortak” ifadesi dikkat çekti. Rusya Devlet Başkanı, Ankara ile Moskova arasındaki ortak projelerin devam ettiğini ve ekonomik iş birliğinin yüksek seviyesini koruduğunu söyledi.</p>

<h3>PUTİN: TÜRKİYE AYRICALIKLI ORTAKLARIMIZDAN BİRİ</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, görüşmenin basına açık bölümünde Türkiye’nin Moskova açısından konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Putin, “Türkiye, dış politika ve ekonomi alanlarında ayrıcalıklı ortaklarımızdan biri” ifadelerini kullanarak iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilgisi sayesinde yüksek seviyede kaldığını belirtti.</p>

<p>Putin, iki ülke arasındaki Hükümetlerarası Komisyonun aktif biçimde çalıştığını ve ortak projelerin hayata geçirilmeye devam ettiğini kaydetti. Rus lider, kültürel ve insani alanlarda da iş birliği potansiyelinin yüksek olduğunu söylerken Türkiye’ye gelen Rus turist sayısındaki artışa da dikkat çekti. 2025 yılında yaklaşık 7 milyon Rus turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirtti.</p>

<h3>AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ GÖRÜŞMENİN ANA BAŞLIKLARINDAN OLDU</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin geçmiş dönemlere kıyasla ileri bir seviyeye ulaştığını belirtti. İki ülke arasındaki enerji iş birliğine değinen Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek santralin açılışını beklediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı, Akkuyu’nun açılmasının ardından Rusya ile birlikte yeni bazı santral projeleri için de adımlar atılacağını söyledi. Türkiye ile Rusya arasında tarım ve enerji alanlarında güçlü bir iş birliği bulunduğunu da kaydetti.</p>

<h3>PUTİN: İLK ÜNİTE BU YIL DEVREYE GİRECEK</h3>

<p>Putin de Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin iki ülke arasındaki ortak projelerin başında geldiğini belirtti. Rusya Devlet Başkanı, santralin ilk ünitesinin 2026 yılı içerisinde devreye alınmasına ilişkin hedefe değinerek söz konusu takvimin gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<p>Rus lider, Rosatom’un projedeki çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirtti. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye ile Rusya arasında enerji alanında yürütülen en kapsamlı ortak projelerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>ERDOĞAN RUS TURİSTLERİN TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİNİ VURGULADI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede turizm ilişkilerine de değindi. Rus turistlerin Türkiye turizmi açısından önemli bir konumda bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Antalya’ya gelen turistler arasında Rusya’dan gelen ziyaretçilerin önemli bir paya sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Putin de Türkiye’ye yönelik Rus turist akışının artmaya devam ettiğini ifade etti. Rusya Devlet Başkanı, yaklaşık 7 milyon Rus turistin 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirterek turizmin iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli başlıklardan biri olduğunu kaydetti.</p>

<h3>AKKUYU TÜRKİYE’NİN İLK NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ OLACAK</h3>

<p>Mersin’in Gülnar ilçesinde inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali, tamamlandığında Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olacak. Rusya’nın devlet nükleer enerji şirketi Rosatom tarafından yürütülen proje dört güç ünitesinden oluşacak şekilde planlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Santralin tam kapasiteye ulaşmasının ardından Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılaması hedefleniyor. Akkuyu projesi, Türkiye ile Rusya arasında uzun vadeli enerji iş birliğinin temel başlıklarından biri olarak sürdürülüyor.</p>

<h3>ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ YAKLAŞIK 1,5 SAAT SÜRDÜ</h3>

<p>Erdoğan ile Putin’in Kırgızistan’daki görüşmesinin basına kapalı bölümü yaklaşık 1,5 saat sürdü. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada liderlerin Karadeniz’deki durumu da ele aldığını bildirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Ukrayna krizine yönelik müzakerelerin Türkiye’de gerçekleştirilmesi ihtimalinin görüşmede gündeme geldiğini aktardı.</p>

<p>Görüşmede ikili ilişkiler, ekonomik iş birliği, enerji ve bölgesel gelişmeler ele alınırken Putin’in Türkiye’yi “ayrıcalıklı ortak” olarak tanımlaması görüşmenin öne çıkan açıklamalarından biri oldu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesinin 2026 yılında devreye alınmasına yönelik hedef de iki liderin gündemindeki başlıklardan biri olarak yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-turkiye-icin-ayricalikli-ortak-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-putin-44.jpg" type="image/jpeg" length="15107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'nin saldırılarına sert misilleme, Trump misilleme yapmayın uyarısında bulunmuştu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-abdnin-saldirilarina-sert-misilleme-trump-misilleme-yapmayin-uyarisinda-bulunmustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-abdnin-saldirilarina-sert-misilleme-trump-misilleme-yapmayin-uyarisinda-bulunmustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD savaş uçakları, İran’ın stratejik öneme sahip Bender Abbas Limanı ile Hürmüz Boğazı çevresindeki hedeflere saldırı düzenledi. İran, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini füze ve İHA’larla hedef alarak karşılık verdi. İran’ın Hürmüzgan eyaletinde çatışmalar sırasında bir düğün evine bomba düşmesi sonucu ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı saldırılarla yeni bir boyuta ulaştı. ABD savaş uçakları İran’ın güneyindeki stratejik noktaları hedef alırken, saldırıların merkezinde Bender Abbas Limanı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki hedefler yer aldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz bölgesinde İran Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine yönelik saldırı başlatıldığını açıkladı.</p>

<p>İran ise ABD saldırılarının ardından bölgedeki Amerikan askeri unsurlarına yönelik misilleme operasyonları başlattığını duyurdu. Füze ve insansız hava araçlarının kullanıldığı saldırılar sırasında Körfez ülkelerindeki ABD üsleri hedef alınırken, Ürdün’de de alarm verildi. Karşılıklı saldırılar devam ederken Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, küresel petrol piyasaları ve bölgedeki seyrüsefer güvenliği açısından yakından takip ediliyor.</p>

<h3>İRAN'DA DÜĞÜN EVİNE BOMBA DÜŞTÜ</h3>

<p>Çatışmalar sırasında İran’ın Hürmüzgan eyaletindeki bir düğün evine bomba düştü. İlk belirlemelere göre saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi yaralandı. Bölgedeki askeri hareketlilik ve karşılıklı saldırılar sürerken olayın meydana geldiği noktaya ilişkin gelişmeler takip ediliyor.</p>

<p>ABD ve İran arasındaki saldırıların Hürmüz Boğazı çevresinde yoğunlaşması, bölgenin stratejik konumunu yeniden gündeme getirdi. Küresel petrol taşımacılığının önemli geçiş güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaların petrol piyasaları ve deniz trafiğinin güvenliği üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler arttı.</p>

<h3>CENTCOM HÜRMÜZ'DEKİ SALDIRILARI DUYURDU</h3>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Hürmüz bölgesinde İran Devrim Muhafızları Ordusu'na ait hedeflere yönelik saldırı başlatıldığını açıkladı. ABD ordusunun operasyonu duyurmasının ardından İran'ın farklı bölgelerinden patlama haberleri gelmeye başladı.</p>

<p>İran basını, Keşm Adası, Bender Abbas, Sirik, Çabahar ve Kunarek'te patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. İran devlet televizyonu ise Kirman eyaletindeki Ciroft Havaalanı'nın hedef alındığını duyurdu. Saldırıların ardından İran'daki hava savunma sistemleri devreye girdi.</p>

<h3>ASULİYE'NİN DE HEDEF ALINDIĞI DUYURULDU</h3>

<p>İran'ın güneyindeki farklı noktalara yönelik saldırılara ilişkin haberler devam ederken, Buşehr eyaletine bağlı Asuliye kentinin de ABD güçleri tarafından hedef alındığı duyuruldu. İran kaynakları, saldırıların ülkenin güneyindeki çok sayıda noktayı kapsadığını bildirdi.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada da ABD ordusunun ülkenin güneyine yönelik saldırılarında bazı sivil bölgelerin de aralarında bulunduğu çok sayıda noktanın bombalandığı belirtildi.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARI ABD'YE AİT MQ-9'U DÜŞÜRDÜĞÜNÜ ÖNE SÜRDÜ</h3>

<p>İran resmi haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı. Açıklamada, ABD ordusunun birkaç saat önce ülkenin güneyine düzenlediği saldırılarda bazı sivil bölgelerin de aralarında bulunduğu çok sayıda noktanın bombalandığı ifade edildi.</p>

<p>Devrim Muhafızları açıklamasında, "Bu saldırılar, Hürmüz Boğazı'nın kilidini daha da sıkılaştırdı ve savaşçıların Hürmüz Boğazı'na müdahale eden yabancı güçleri bastırma konusundaki kararlılığını daha da güçlendirdi." ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca İran ordusunun ABD ordusuna ait 50'nci MQ-9 tipi insansız hava aracını düşürdüğü öne sürüldü.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARI: AMERİKA YENİ SALDIRILARINDAN PİŞMAN OLACAK</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu ve İran Silahlı Kuvvetleri, ABD'nin İran'a yönelik yeni saldırılarına tepki gösterdi. Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Sardar Mohebbi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD'ye yönelik mesajlar verdi.</p>

<p>Mohebbi, "Saldırganları ağır cezalar bekliyor. Amerika yeni saldırılarından pişman olacak" ifadelerini kullandı. İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı ile Devrim Muhafızları Ordusu Hatemul Enbiya Merkez Karargâhı tarafından yayımlanan ortak açıklamada ise ordunun ABD'ye "ezici ve hassas darbeler" vuracağı belirtildi. Ortak açıklamada, "ABD'nin terörist ordusu bölgede kötülükte ısrar ettikçe, daha ağır ve büyük kayıplara uğrayacaktır" ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>İRAN ABD ÜSLERİNE MİSİLLEME SALDIRILARI BAŞLATTI</h3>

<p>Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre İran Silahlı Kuvvetleri, ABD'nin bölgedeki üslerine yönelik saldırı başlattı. Füze ve İHA'larla gerçekleştirilen saldırıların, ABD'nin akşam saatlerinde İran'ın güneyine düzenlediği operasyonlara misilleme amacı taşıdığı belirtildi.</p>

<p>İran füzelerinden birinin Ürdün'ün Akabe kentinde ABD askerlerinin bulunduğu noktaya isabet ettiği bildirildi. İran'ın ABD saldırılarına karşı misilleme başlattığını duyurmasının ardından Ürdün'ün Mafrak kentindeki cep telefonlarına uyarı mesajları gönderildiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÜRDÜN'DE SİRENLER ÇALDI</h3>

<p>Ürdün televizyonu, İran'ın ABD saldırılarına karşı misilleme operasyonunu başlatmasının ardından Mafrak ve Akabe kentlerinde sirenlerin çaldığını bildirdi. İran'ın ABD unsurlarına yönelik saldırılarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Bölgedeki karşılıklı askeri operasyonlar sürerken İran'ın saldırılarında füze ve insansız hava araçlarının kullanıldığı bildirildi. ABD'nin İran'ın güneyindeki hedeflere yönelik operasyonları ile İran'ın bölgedeki Amerikan unsurlarına yönelik saldırıları eş zamanlı olarak gündemdeki yerini korudu.</p>

<h3>TRUMP: HÜRMÜZ BOĞAZI YAKINLARINDAKİ İRAN HEDEFLERİNE SALDIRIYORUZ</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'a yönelik yeni saldırılar düzenlendiğini duyurdu. Trump, "Şu anda ABD, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran hedeflerine saldırıyor. Bunlar geniş çaplı ve güçlü saldırılar." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Trump, saldırıların İran'ın Hürmüz Boğazı'na yeniden deniz mayınları döşeme girişimlerine ve Ürdün'deki Amerikan üssüne 8 füze fırlatmasına karşılık gerçekleştirildiğini savundu. ABD Başkanı, İran yönetimine yeni bir misilleme yapılmaması yönünde de mesaj verdi.</p>

<h3>TRUMP İRAN'I DAHA BÜYÜK SALDIRIYLA TEHDİT ETTİ</h3>

<p>Trump, Tahran yönetimini misilleme yapmaması konusunda uyararak, "Eğer başarısız İran devleti, bu son derece haklı saldırıya misilleme yaparsa, çok daha sert ve daha büyük çaplı bir saldırıyla tekrar vurulacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran'a yönelik "en büyük" saldırının henüz gerçekleştirilmediğini belirten Trump, böyle bir saldırının İran'da çok büyük tahribata yol açacağını savundu. ABD Başkanı'nın açıklamaları, İran'ın bölgedeki ABD unsurlarına yönelik misilleme saldırılarını duyurduğu süreçte geldi.</p>

<h3>TRUMP: TEKRAR YAPARLARSA VARLIKLARINI SÜRDÜREMEYECEKLER</h3>

<p>Trump, Amerikan Fox News kanalına yaptığı açıklamada da İran'a yönelik tehditlerini sürdürdü. İran'ın yeniden misilleme yapması halinde ABD'nin daha sert karşılık vereceğini belirten Trump, "Eğer misilleme yaparlarsa, çok daha sert bir darbe alacaklar. Bunu tekrar yaparlarsa, artık varlıklarını sürdüremeyecekler." dedi.</p>

<p>İran'ın bazı bölgelerde radar sistemlerini yeniden inşa ettiğini söyleyen Trump, ABD'nin söz konusu radarların tamamlanmasını beklediğini ve daha sonra bu noktaları vurduğunu ifade etti. Trump ayrıca İran'ın bugüne kadar anlaşma konusunda doğru adımlar atmadığını savundu.</p>

<p>ABD Başkanı, İran ile olası bir anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, "Bence onlarla yapılacak bir anlaşma, yazıldığı kağıdın değeri kadar etmez. Onlara bugüne kadar pek çok şans verdik." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GELİŞMELER YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR</h3>

<p>ABD'nin İran'ın güneyindeki hedeflere düzenlediği saldırılar ve İran'ın bölgedeki ABD üslerine yönelik füze ve İHA operasyonları, çatışmaları Hürmüz Boğazı ve çevresinde yoğunlaştırdı. Bender Abbas, Keşm Adası, Sirik, Çabahar, Kunarek, Ciroft ve Asuliye gibi farklı noktalardan saldırı ve patlama haberleri gelirken İran'ın hava savunma sistemleri de devreye sokuldu.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji taşımacılığındaki konumu nedeniyle bölgedeki askeri hareketlilik petrol piyasaları ve seyrüsefer güvenliği açısından takip ediliyor. Karşılıklı saldırılar sırasında Hürmüzgan'daki bir düğün evine bomba düşmesi sonucu ilk belirlemelere göre 2 kişinin hayatını kaybetmesi ve 50 kişinin yaralanması da çatışmalarda bildirilen sivil kayıplar arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-abdnin-saldirilarina-sert-misilleme-trump-misilleme-yapmayin-uyarisinda-bulunmustu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/iran-saldiri-1.jpg" type="image/jpeg" length="71951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CENTCOM, Devrim Muhafızları hedeflerini vurdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/centcom-devrim-muhafizlari-hedeflerini-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/centcom-devrim-muhafizlari-hedeflerini-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’daki İslami Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine yönelik yeni saldırılar düzenlendiğini açıkladı. Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri unsurların hedef alındığı operasyonların, ticari gemilere ve bölgede konuşlu ABD güçlerine yönelik son saldırı girişimlerinin ardından gerçekleştirildiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki askeri gerilim yeniden yükseldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’daki İslami Devrim Muhafızları Ordusuna ait hedeflere yönelik saldırılar başlatıldığını açıkladı. CENTCOM, operasyonların Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere ve bölgede konuşlandırılan Amerikan askerlerine yönelik son saldırı girişimlerinin ardından gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>ABD ordusunun son operasyonlarında İran’ın güneyindeki askeri unsurların hedef alındığı aktarılırken, Hürmüz Boğazı çevresindeki füze ve radar kapasitesine yönelik saldırılar da gündeme geldi. ABD tarafı, operasyonların bölgedeki deniz trafiğini tehdit eden askeri kapasiteyi etkisiz hale getirmeyi amaçladığını belirtti.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARI HEDEFLERİ VURULDU</h3>

<p>CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, ABD kuvvetlerinin İran’daki İslami Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine yönelik saldırılar başlattığı bildirildi. Açıklamada saldırıların, Devrim Muhafızlarının Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere ve bölgedeki Amerikan güçlerine yönelik son saldırı girişimlerinin ardından gerçekleştirildiği ifade edildi.</p>

<p>ABD ordusunun son dönemde Hürmüz Boğazı çevresindeki İran askeri kapasitesine yoğunlaştığı bildiriliyor. Uluslararası haber ajanslarının aktardığı bilgilere göre, son saldırılarda hava savunma unsurları, kıyı radarları ve deniz trafiğini tehdit edebilecek askeri sistemler hedefler arasında yer aldı.</p>

<h3>BENDER ABBAS VE KEŞM ÇEVRESİNDE PATLAMALAR BİLDİRİLDİ</h3>

<p>İran kaynakları ve bölgeden gelen haberlerde, ülkenin güneyindeki Bender Abbas ile Hürmüz Boğazı yakınındaki Keşm Adası çevresinde patlama sesleri duyulduğu bildirildi. Keşm Adası ve çevresi, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü açısından stratejik öneme sahip bölgeler arasında bulunuyor.</p>

<p>Bölgedeki askeri hareketliliğin artmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde de azalma yaşandı. Son çatışmaların ardından boğazdan geçen gemi sayısının düştüğü ve petrol tankerlerinin geçişlerinin önemli ölçüde etkilendiği bildirildi.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA DENİZ TRAFİĞİ AZALDI</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki yeni askeri hareketlilik, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği doğrudan etkiledi. Reuters’ın aktardığı verilere göre, normal dönemlerde günlük yaklaşık 14 geminin geçtiği güzergâhta son gelişmeler sırasında gemi sayısı beşe kadar geriledi ve söz konusu geçişler arasında petrol tankerinin bulunmadığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hürmüz Boğazı, Körfez ülkelerinden gerçekleştirilen petrol ve doğal gaz sevkiyatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir deniz yolu konumunda bulunuyor. Bölgedeki askeri hareketliliğin artmasının ardından uluslararası petrol piyasalarında da fiyat hareketleri görüldü. Brent petrol fiyatı yüzde 2 civarında yükselerek varil başına 92 dolar seviyesini aşarken, ABD tipi ham petrol de 87 doların üzerine çıktı.</p>

<h3>ABD İLE İRAN ARASINDA KARŞILIKLI SALDIRILAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Son saldırılar, ABD ile İran arasında daha önce yaşanan çatışmaların ardından yeniden yükselen gerilimin parçası oldu. ABD güçlerinin İran’a ait askeri hedefleri vurmasının ardından İran da bölgedeki Amerikan askeri tesislerine yönelik füze saldırıları gerçekleştirdi.</p>

<p>Associated Press’in aktardığı bilgilere göre, ABD ordusu İran’ın Larak Adası’ndaki roket fırlatma sistemlerini de hedef aldı. İran ise saldırılara karşılık olarak Ürdün’deki Amerikan askeri tesislerine füze gönderdi. Füze saldırılarının engellendiği bildirildi.</p>

<h3>TRUMP YENİ SALDIRILARIN SİNYALİNİ VERDİ</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da İran ile yaşanan son çatışmaların ardından yeni askeri operasyonların gündeme gelebileceğini açıkladı. Trump, İran’ın bölgedeki saldırılarına karşı ABD’nin yeni bir karşılık verebileceğini belirtirken, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndaki askeri faaliyetleri yakından izlediğini ifade etti.</p>

<p>ABD yönetiminde İran’a yönelik sınırlı saldırı seçeneklerinin daha önce de değerlendirildiği bildirilmişti. Axios’un 31 Ağustos tarihli haberine göre, CENTCOM tarafından hazırlanan planlarda İran’ın Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden kurmaya çalıştığı radar ve füze sistemlerinin hedef alınması seçeneği bulunuyordu.</p>

<h3>PETROL PİYASALARINDA HAREKETLİLİK BAŞLADI</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırıların yeniden başlaması enerji piyasalarında da etkisini gösterdi. Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşımın aksaması ve bölgede yeni çatışma ihtimalinin gündeme gelmesiyle birlikte petrol fiyatlarında yükseliş yaşandı.</p>

<p>Reuters’ın verilerine göre Brent petrolün varil fiyatı 92,04 dolara, ABD Batı Teksas tipi ham petrolün fiyatı ise 87,60 dolara yükseldi. Piyasalardaki hareketlilikte, Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleştirilen enerji sevkiyatının aksayabileceğine ilişkin endişeler etkili oldu.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/centcom-devrim-muhafizlari-hedeflerini-vurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-abd-saldirilari-4.jpg" type="image/jpeg" length="52152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amerikan basınında dikkat çeken Türkiye analizi: İsrail Türkiye'yi yemliyor mu?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-basininda-dikkat-ceken-turkiye-analizi-israil-turkiyeyi-yemliyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-basininda-dikkat-ceken-turkiye-analizi-israil-turkiyeyi-yemliyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD merkezli Antiwar.com’da yayımlanan analizde Türkiye ile İsrail arasında Suriye üzerinden artan gerilim mercek altına alındı. Thomas S. Karat imzalı yazıda İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’deki Abu al-Duhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıdan Tom Barrack’ın açıklamalarına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkiden F-35 ve KAAN başlıklarına kadar çok sayıda ayrıntıya yer verildi. Analizde Türkiye ve İsrail’in Suriye’nin geleceğine ilişkin farklı politik]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli Antiwar.com, 31 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı kapsamlı analizde Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında yaşanan gerilimi ele aldı. Thomas S. Karat tarafından kaleme alınan “Baiting Turkey: Israel’s Strategy in Syria” başlıklı yazının başlangıç noktasını, İsrail’in 18 Ağustos gecesi Suriye’nin İdlib bölgesindeki Abu al-Duhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırı oluşturdu. Analizde hava üssünün yaklaşık 13 yıldır aktif şekilde kullanılmadığı, Suriye iç savaşı sırasında ağır hasar gördüğü, 2012’den beri hizmet dışı olduğu ve Türkiye sınırına yaklaşık 60 kilometre mesafede bulunduğu belirtildi. İsrail’in söz konusu gece üs bölgesini sekiz füzeyle vurduğu, saldırının gerekçesi olarak ise Türk askerlerinin üsse yerleşmesinin engellenmesinin gösterildiği aktarıldı.</p>

<h3>İSRAİL SALDIRIDAN ALTI GÜN ÖNCE WASHINGTON’A BİLGİ VERDİ</h3>

<p>Analizde yer alan bilgilere göre İsrail, saldırıdan altı gün önce Washington yönetimine Abu al-Duhur Hava Üssü çevresinde olası bir Türk askeri hareketliliğine ilişkin istihbarat bulunduğunu bildirdi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Amerikan kurumlarının söz konusu bilgiyi kendi istihbarat birimleri üzerinden kontrol ettiğini açıkladı. Barrack, yapılan incelemelerin ardından Türk askerlerinin üsse hareket ettiği yönünde bir bulguya ulaşılamadığını söyledi.</p>

<p>Barrack daha sonra İsrail saldırısının gerekçesine ilişkin farklı ihtimaller üzerinde durdu. ABD’li diplomat, İsrail’in Türkiye’yi askeri bir karşılık vermeye yöneltmeye çalışmış olabileceği yönünde bir teorinin bulunduğunu dile getirdi. Barrack ayrıca saldırının zamanlamasına dikkat çekerek İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimlere işaret etti. Antiwar.com yazarı Karat da analizinin önemli bölümünü Barrack’ın söz konusu değerlendirmeleri ve İsrail iç siyaseti arasındaki olası bağlantıya ayırdı.</p>

<h3>İSRAİL BARRACK’IN AÇIKLAMALARINA İTİRAZ ETTİ</h3>

<p>İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise Barrack’ın açıklamalarını reddetti ve ABD’li diplomatın anlatımında birçok yanlışlık bulunduğunu savundu. İsrail tarafı, Türkiye’nin Abu al-Duhur’da askeri varlık oluşturacağı yönündeki istihbaratın açık olduğunu öne sürdü. İsrail kaynaklarında daha sonra yayımlanan haberlerde Ankara’nın üsse Türk askerlerinin yanı sıra radar ve hava savunma sistemleri konuşlandırmayı planladığı iddia edildi.</p>

<p>Türkiye ise söz konusu iddiaları kabul etmedi. Milli Savunma Bakanlığı, İsrail saldırısından önce veya saldırı sırasında Abu al-Duhur Hava Üssü’nde bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıkladı. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Ankara, bölgede kalıcı Türk askeri konuşlandırması planlandığını da reddederken Suriye ile eğitim ve uzmanlık alanındaki işbirliğinin devam ettiğini bildirdi. Suriye tarafı da kalıcı bir Türk askeri konuşlandırması planlandığı iddiasına karşı çıktı.</p>

<h3>TÜRK JETLERİNİN HAVALANMASI İHTİMALİ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Barrack’ın açıklamalarında saldırının askeri açıdan taşıdığı risk de önemli yer tuttu. ABD’li diplomat, İsrail uçaklarının Türkiye sınırına doğru ilerlediği sırada Ankara’ya saldırının amacı veya hedefi konusunda önceden bilgi verilmediğini belirtti. Türk tarafının İsrail uçaklarının yönünü gördüğünde kendi savaş uçaklarını havalandırmayı değerlendirebileceğini söyleyen Barrack, gelişmenin iki ülke arasında istemeden doğrudan askeri karşılaşmaya dönüşebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Barrack, benzer bir riskin geçmişte de yaşandığını hatırlatarak Türkiye’nin 2015 yılında sınır ihlali gerekçesiyle bir Rus savaş uçağını düşürmesine atıfta bulundu. ABD’li temsilciye göre sınır bölgesinde önceden bildirim yapılmadan gerçekleştirilen askeri uçuşlar yanlış hesaplama ihtimalini artırıyor. Abu al-Duhur saldırısında can kaybı yaşanmadığı ancak pist ve depolama alanlarının zarar gördüğü bildirildi.</p>

<h3>ANALİZDE İSRAİL SEÇİMLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ</h3>

<p>Antiwar.com’daki analizde İsrail’deki siyasi atmosfer de geniş biçimde ele alındı. Yazıda Tel Aviv’deki ana karayollarından birinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran lideri, Hizbullah lideri ve New York Belediye Başkanı ile birlikte gösterildiği bir seçim ilanına yer verildiği aktarıldı. İlanda söz konusu isimlerin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun seçimleri kaybetmesini istediği mesajı verildiği belirtildi.</p>

<p>Karat, Netanyahu’nun yolsuzluk suçlamaları kapsamında yargılanan ilk görevdeki İsrail başbakanı olduğunu hatırlatırken Likud’un anketlerdeki konumuna da değindi. Analizde ABD Başkanı Donald Trump’ın Netanyahu’ya İran ve Lübnan’daki savaşları sona erdirme yönünde çağrıda bulunduğu ifade edildi. Yazar, söz konusu siyasi ortam içerisinde Türkiye ile yaşanan gerilimin Netanyahu açısından seçim döneminde kullanılabilecek bir dış politika başlığı haline geldiği görüşünü dile getirdi. Söz konusu değerlendirmeler Antiwar.com yazarının yorumları olarak yazıda yer aldı.</p>

<h3>YAIR LAPID VE EHUD BARAK’IN AÇIKLAMALARI DA YAZIDA</h3>

<p>İsrail muhalefetinden gelen açıklamalar da analize taşındı. Muhalefet lideri Yair Lapid’in Abu al-Duhur saldırısını desteklediği ancak saldırı sonrasında yapılan açıklamaları eleştirdiği aktarıldı. Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın ise Türkiye ile yaşanan gerilimin İsrail seçimleri öncesinde savaş atmosferi oluşturma amacı taşıdığı yönünde değerlendirmede bulunduğu belirtildi.</p>

<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi Barrack da daha önce Türkiye ve İsrail’deki liderlerin siyasi kampanya süreçleri içerisinde bulunduğuna işaret etmişti. Antiwar.com yazarı, Netanyahu ile Erdoğan’ın iç siyasette farklı gerekçelerle dış politika gerilimlerinden yararlanabilecekleri tezini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ERDOĞAN, İMAMOĞLU VE ÖCALAN BAŞLIKLARI ANALİZE GİRDİ</h3>

<p>Karat’ın yazısında Türkiye’nin iç siyasetine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Analizde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen süreç ele alındı. Yazar, Erdoğan yönetiminin Kürt seçmenlerin siyasi konumu ve yeni anayasa tartışmaları üzerinden iç politikada yeni bir denklem oluşturmaya çalıştığını savundu.</p>

<p>Yazıda Erdoğan’ın mevcut görev süresinin 2028’de sona ereceği hatırlatılırken yeni anayasa tartışmalarının Cumhurbaşkanı’nın yeniden adaylığı bakımından taşıdığı siyasi önem üzerinde duruldu. Karat, İsrail’in Suriye’de saldırgan bir aktör olarak görülmesinin Türkiye’de Kürtler, İslamcılar ve milliyetçiler gibi farklı siyasi kesimlerin aynı dış politika başlığı çevresinde buluşmasına zemin sağlayabileceği görüşünü dile getirdi. Söz konusu bölüm, haber niteliğinde doğrulanmış bir sonuçtan ziyade yazarın Türkiye iç siyasetine ilişkin değerlendirmelerinden oluşuyor.</p>

<h3>İSRAİL’DE HAZIRLANAN RAPORDA TÜRKİYE İÇİN “DOĞRUDAN SAVAŞ” SENARYOSU</h3>

<p>Analiz, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin yalnızca son saldırıyla ortaya çıkmadığını da vurguladı. Netanyahu tarafından görevlendirilen ve eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Vekili Jacob Nagel’in başkanlık ettiği bir komitenin yaklaşık bir yıl önce Türkiye ile doğrudan çatışma ihtimalinin değerlendirilmesini istediği hatırlatıldı. Raporda Suriye üzerinden gelişebilecek Türkiye kaynaklı tehdidin ilerleyen dönemde İran tehdidinden daha ciddi hale gelebileceği öne sürülmüştü.</p>

<p>Komitenin İsrail savunma bütçesinin yılda 15 milyar şekele kadar artırılmasını ve uzak mesafelerdeki operasyonlarda kullanılabilecek hava platformlarına yatırım yapılmasını önerdiği aktarıldı. Karat, söz konusu raporu İsrail’in Türkiye’yi uzun vadeli güvenlik planlamasında dikkate almaya başladığının göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.</p>

<h3>T4, PALMİRA VE HAMA ÜSLERİ DE HATIRLATILDI</h3>

<p>Antiwar.com analizinde İsrail’in Suriye’de Türkiye bağlantılı olduğunu düşündüğü askeri tesislere yönelik daha önceki saldırıları da hatırlatıldı. Türk ekiplerinin 2025 ilkbaharında Suriye’de T4, Palmira ve Hama hava üslerini daha kapsamlı bir askeri varlık ihtimali kapsamında incelediği, İsrail’in daha sonra söz konusu tesisleri vurduğu belirtildi.</p>

<p>Yazar, Abu al-Duhur saldırısını İsrail’in 7 Ekim sonrasında daha fazla ağırlık verdiği “tehdit oluşmadan müdahale” yaklaşımı çerçevesinde yorumladı. Analize göre İsrail açısından Türk askerlerinin, radarlarının veya hava savunma sistemlerinin bir üsse yerleşmesinden önce pistin vurulması, gelecekte İsrail’in hareket alanını sınırlayabilecek askeri yapılanmanın henüz oluşmadan engellenmesi anlamına geliyor.</p>

<h3>NATO’NUN 5. MADDESİ ÜZERİNDEN YENİ TARTIŞMA</h3>

<p>Saldırıdan iki gün sonra eski İsrailli yetkili Shay Gal’ın Israel Hayom’da yayımlanan yazısına da Antiwar.com analizinde yer verildi. Gal, Suriye’de konuşlandırılabilecek Türk askerlerinin İsrail açısından hedef haline gelebileceğini savundu ve NATO Antlaşması’nın 5. maddesinin Türk topraklarını koruduğunu, Türkiye sınırları dışındaki Türk birliklerinin aynı korumayı otomatik olarak taşımadığını ileri sürdü.</p>

<p>Karat, söz konusu görüşü İsrail’de Türkiye’nin Suriye’deki muhtemel askeri varlığına ilişkin yürütülen hukuki ve stratejik tartışmanın örneklerinden biri olarak gösterdi. Analizde Israel Hayom gazetesinin Miriam Adelson’a ait olduğu, Adelson’ın da Donald Trump’ın en büyük bireysel bağışçılarından biri olduğu bilgisine yer verildi.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN SAVUNMA SANAYİİ İHRACATI ANALİZİN MERKEZİNDE</h3>

<p>Amerikan sitesindeki yazının dikkat çeken bölümlerinden biri de Türkiye’nin savunma sanayiindeki büyümesine ayrıldı. Karat, Türkiye’nin silah ihracatının 2025 yılında yaklaşık 10 milyar dolara ulaştığını ve önceki yıla göre belirgin artış gösterdiğini aktardı. Analizde 2026’nın ilk yedi ayında da yükselişin sürdüğü ve son 12 aylık dönemde ihracatın 11,2 milyar dolar seviyesine ulaştığı belirtildi.</p>

<p>Yazıda Türkiye’nin dünya silahlı insansız hava aracı pazarındaki payının yaklaşık üçte iki seviyesine ulaştığı da öne sürüldü. Karat, Ankara’nın daha düşük maliyet, daha hızlı teslimat ve Batılı rakiplere alternatif ürünler üzerinden Körfez ve diğer Arap ülkelerinde İsrail savunma sanayiiyle aynı müşterilere yöneldiğini savundu.</p>

<h3>F-35 VE KAAN İÇİN NETANYAHU İDDİASI</h3>

<p>Analizde Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil olma ihtimali ve milli muharip uçak KAAN da İsrail-Türkiye rekabetinin bir başka boyutu olarak ele alındı. Karat, Trump’ın temmuz ayında Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaret öncesinde Netanyahu’nun ABD Başkanı’nı arayarak Türkiye’nin F-35 programına geri alınmamasını ve KAAN savaş uçaklarında kullanılması planlanan F110 motorlarının Türkiye’ye satışına izin verilmemesini istediğini aktardı.</p>

<p>Netanyahu’nun Fox ve CNN’e yaptığı açıklamalarda Türkiye’ye söz konusu imkanların sağlanmasının Orta Doğu’daki güç dengesini değiştirebileceğini ve İsrail’in hava üstünlüğünü etkileyebileceğini savunduğu belirtildi. Antiwar.com yazarı ise savunma sanayii rekabetinin askeri güç dengesi kadar ihracat pazarları bakımından da iki ülke arasındaki ilişkileri etkilediği görüşünü dile getirdi.</p>

<h3>TÜRKİYE VE İSRAİL’İN SURİYE PLANLARI AYRIŞIYOR</h3>

<p>Karat’ın analizine göre Ankara ile Tel Aviv arasındaki anlaşmazlığın en önemli kaynağını Suriye’nin geleceğine ilişkin farklı yaklaşımlar oluşturuyor. Yazıda Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Ahmed al-Sharaa yönetiminde merkezi ve bütünleşmiş bir Suriye istediği; ülkedeki Kürt silahlı yapılanmalarının merkezi orduya dahil edilmesini, Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmesini ve Türkiye’nin güney sınırındaki güvenlik sorunlarının ortadan kaldırılmasını hedeflediği belirtildi.</p>

<p>Yazar, İsrail’in ise Suriye’nin askeri açıdan zayıf kalmasını, ülkedeki azınlıkların Şam yönetimine karşı korunmasını ve Suriye’nin güneyinde İsrail ordusunun hareket alanının kısıtlanmamasını istediğini savundu. İsrail tarafının Türk radarlarının, hava savunma sistemlerinin ve savaş uçaklarının Suriye’de konuşlandırılmasının İsrail uçaklarının mevcut hareket serbestisini azaltacağı ve İran’a yönelik gelecekteki operasyonları zorlaştırabileceği endişesini taşıdığı belirtildi.</p>

<h3>AHMED AL-SHARAA’NIN TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ DE ELE ALINDI</h3>

<p>Analizde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed al-Sharaa’nın iki ülke arasındaki rekabet karşısındaki konumu da değerlendirildi. Karat, Şam yönetiminin Türkiye’den askeri eğitim ve yeniden yapılanma desteği aldığını ancak aynı zamanda Suriye ordusu içerisindeki Türkiye etkisinin aşırı derecede güçlenmesini önlemeye çalıştığını ileri sürdü.</p>

<p>Yazara göre Ankara ve Tel Aviv arasındaki gerilim yalnızca Suriye topraklarında yaşanan bir rekabet değil, doğrudan Suriye’nin gelecekte nasıl bir devlet ve güvenlik mimarisine sahip olacağı konusundaki anlaşmazlıktan kaynaklanıyor.</p>

<h3>KÜRT DOSYASI EN HASSAS BAŞLIKLARDAN BİRİ</h3>

<p>Antiwar.com analizinde Türkiye ile İsrail arasındaki rekabette en kırılgan alanlardan birinin Suriye’deki Kürt yapılanmaları olduğu belirtildi. Yazıda Washington tarafından silahlandırılan Kürt güçlerinin Türkiye’nin desteklediği merkezi Suriye devletine entegre edilmek istendiği, İsrail’in ise söz konusu yapıların Şam karşısında askeri kapasitesini korumasına daha olumlu yaklaştığı savunuldu.</p>

<p>Karat, Suriye’deki Kürt dosyasının Ankara, Washington, Şam ve Tel Aviv’in güvenlik önceliklerinin kesiştiği alanlardan biri olduğunu ve Türkiye-İsrail geriliminin ilerleyen aşamalarında yeniden gündeme gelebilecek başlıkların başında bulunduğunu ileri sürdü.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN NATO ÜYELİĞİ GERİLİMİN ANA UNSURLARINDAN</h3>

<p>Yazıda Türkiye’nin İran’dan farklı olarak NATO üyesi olduğuna ve ittifakın ikinci büyük ordusuna sahip bulunduğuna özellikle dikkat çekildi. Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile yaptığı yeni karşılıklı savunma anlaşması ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Donald Trump yönetimiyle kurduğu ilişkinin de Ankara’nın bölgesel konumunu güçlendiren unsurlar arasında olduğu değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>Karat, Türkiye’nin desteklediği veya ileride Türk askerlerinin bulunabileceği bir Suriye üssünün İsrail tarafından vurulmasının NATO açısından cevaplanması güç güvenlik sorunları doğurabileceğini savundu. Yazara göre Ankara’nın NATO üyeliğine güvenerek Suriye’de daha derin bir askeri varlık kurması ve İsrail’in Türk birlikleri yerleşmeden önce müdahale etmeye çalışması, caydırıcılığın ters yönde işlemesine yol açabilecek bir risk yaratıyor.</p>

<h3>WASHINGTON ÜÇLÜ MEKANİZMA KURMAYA ÇALIŞIYOR</h3>

<p>ABD yönetiminin söz konusu risk nedeniyle Türkiye, İsrail ve Suriye arasında bir çatışmasızlık veya doğrudan iletişim mekanizması oluşturmaya çalıştığı belirtildi. Tom Barrack, Abu al-Duhur saldırısının ardından Washington’ın üç taraf arasında yanlış hesaplamaların önüne geçecek bir iletişim kanalı üzerinde çalıştığını açıklamıştı.</p>

<p>Antiwar.com analizinde İsrail’in böyle resmi bir mekanizmaya mesafeli olduğu ileri sürüldü. Karat’a göre İsrail makamları, kurumsal bir iletişim ve istihbarat paylaşımı sisteminin gerektiğinde tek taraflı askeri operasyon yapma özgürlüğünü sınırlayabileceği görüşünü taşıyor.</p>

<h3>NETANYAHU-PUTİN ARASINDAKİ SURİYE MEKANİZMASI HATIRLATILDI</h3>

<p>Yazar, İsrail’in geçmişte benzer bir mekanizmayı Rusya ile uyguladığını hatırlattı. Netanyahu ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin döneminde Suriye hava sahasında İsrail ve Rus uçaklarının karşı karşıya gelmesini önlemek amacıyla doğrudan iletişim sistemi kurulduğu ve söz konusu mekanizmanın yaklaşık 10 yıl boyunca işlediği belirtildi.</p>

<p>Antiwar.com, Türkiye-İsrail-Suriye hattında kurulması planlanan mekanizmanın başarısının da tarafların askeri gerilimi sınırlama konusunda ortak irade göstermesine bağlı olacağını savundu. Yazı, Abu al-Duhur saldırısını Türkiye ile İsrail arasında Suriye üzerinden yaşanan daha geniş stratejik rekabetin son örneklerinden biri olarak değerlendirdi.</p>

<h3>AMERİKAN ANALİZİNİN SONUCU: REKABET SURİYE’NİN ÖTESİNE TAŞIYOR</h3>

<p>Karat, analizinin sonunda Türkiye’nin büyüyen savunma sanayii, NATO üyeliği, bölgesel askeri ilişkileri ve Washington ile temaslarının İsrail’in geleneksel bölgesel üstünlük anlayışına yeni bir değişken eklediği görüşünü ortaya koydu. Yazara göre Abu al-Duhur saldırısında İsrail’in ileri sürdüğü Türk askeri hareketliliğinin Amerikan istihbaratı tarafından doğrulanmaması, saldırının gerekçesi konusundaki tartışmanın merkezinde bulunuyor.</p>

<p>Analiz, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi yalnızca Suriye’de bir hava üssünün vurulması üzerinden değil; İsrail seçimleri, Türkiye siyaseti, NATO, F-35, KAAN, savunma sanayii ihracatı, Kürt güçleri, Suriye’nin yeniden yapılandırılması ve Washington’ın bölgedeki rolü üzerinden değerlendirdi. Karat, iki ülkenin Suriye üzerindeki farklı güvenlik anlayışlarının karşı karşıya gelmesinin, bölgedeki askeri yanlış hesaplama riskini artırdığı görüşünü dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-basininda-dikkat-ceken-turkiye-analizi-israil-turkiyeyi-yemliyor-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/05/netanyahu.jpg" type="image/jpeg" length="84157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haaretz: YPG’nin Şam’a entegrasyonu İsrail’in Suriye planını bozdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/haaretz-ypgnin-sama-entegrasyonu-israilin-suriye-planini-bozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/haaretz-ypgnin-sama-entegrasyonu-israilin-suriye-planini-bozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail gazetesi Haaretz’de Zvi Bar’el imzasıyla yayımlanan değerlendirmede, YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin Şam yönetimine entegre edilmesinin İsrail’in Suriye’deki stratejik hareket alanını daralttığı belirtildi. Bar’el, gelişmenin Türkiye ve ABD’nin desteklediği birleşik Suriye sürecini hızlandırdığını, İsrail’in Kürtler ve Dürziler üzerinden Şam yönetimine karşı denge oluşturma imkanını ise azalttığını yazdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail basınında, Suriye Demokratik Güçleri’nin Suriye devlet kurumlarına ve ordusuna entegrasyonunun İsrail’in ülkedeki politikalarına etkileri gündeme geldi. Haaretz yazarı Zvi Bar’el, SDF’nin feshedilerek Şam yönetimine entegre edilmesinin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın ülkeyi merkezi yönetim altında birleştirme sürecinin önündeki önemli engellerden birini ortadan kaldırdığını belirtti.</p>

<p>Bar’el’in değerlendirmesine göre gelişme, yalnızca Şam ile Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yapıları arasındaki ilişkileri değiştirmedi. Ortaya çıkan yeni tablo, İsrail’in Suriye’de etnik ve mezhepsel unsurlar üzerinden oluşturabileceği stratejik hareket alanını da etkiledi. SDF’nin Şam ile anlaşması, İsrail açısından Suriye’nin kuzeydoğusundaki önemli bir kaldıraç unsurunun kaybedilmesi anlamına geldi.</p>

<h3>SDF FESHEDİLDİ, ŞAM’A ENTEGRASYON TAMAMLANDI</h3>

<p>Suriye Demokratik Güçleri, 25 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla örgütsel varlığının sona erdiğini ve Suriye ordusuyla birleşme sürecinin tamamlandığını duyurdu. SDF Komutanı Mazlum Abdi, Şam’da yaptığı açıklamada ülkenin yeni bir döneme girdiğini belirterek SDF’nin görevinin sona erdiğini bildirdi.</p>

<p>Entegrasyon süreci yalnızca silahlı güçlerle sınırlı kalmadı. SDF bünyesindeki askeri ve güvenlik unsurlarının Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapılarına dahil edilmesi, kuzeydoğudaki sivil kurumların merkezi yönetimle bütünleştirilmesi, petrol sahaları ile sınır geçişlerinin Şam’ın kontrolüne aktarılması sürecin temel başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h3>HAARETZ: İSRAİL ÖNEMLİ BİR STRATEJİK KOZUNU KAYBETTİ</h3>

<p>Zvi Bar’el’in değerlendirmesinde, İsrail’in SDF’yi Suriye’deki stratejik çıkarları açısından önemli bir unsur olarak gördüğü belirtildi. Yazıya göre İsrail açısından Kürt güçleri, Türkiye’nin Suriye’de artan etkisini dengelemenin yanı sıra İran ve Hizbullah faaliyetlerine ilişkin istihbarat açısından da önem taşıyordu.</p>

<p>SDF’nin bağımsız askeri ve idari yapısının sona ererek Şam yönetimine katılması, söz konusu yapının İsrail açısından ayrı bir stratejik unsur olarak kullanılabilmesi imkanını önemli ölçüde azalttı. Bar’el, ortaya çıkan yeni durumun İsrail’in parçalı bir Suriye üzerinden etki oluşturma politikasının hareket alanını daralttığını kaydetti.</p>

<h3>TÜRKİYE VE ABD’NİN DESTEKLEDİĞİ BİRLEŞİK SURİYE VURGUSU</h3>

<p>Haaretz’deki değerlendirmede, SDF ile Şam arasındaki anlaşmanın Türkiye ve ABD tarafından desteklenen birleşik Suriye sürecini de hızlandırdığı ifade edildi. SDF’nin kontrolündeki bölgelerin merkezi devlet yapısına katılmasıyla Ahmed eş-Şara yönetiminin ülke genelinde otoritesini yeniden oluşturmasının önündeki önemli engellerden biri kaldırılmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye uzun süredir Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunurken YPG’nin bağımsız silahlı yapısının sona erdirilmesini talep ediyordu. ABD ise DEAŞ’a karşı uzun yıllar birlikte hareket ettiği SDF’nin yeni Suriye yönetimiyle entegrasyon sürecinde diplomatik rol üstlendi.</p>

<h3>MAZLUM ABDİ CUMHURBAŞKANI DANIŞMANI OLDU</h3>

<p>Entegrasyon sürecinin ardından dikkat çeken gelişmelerden biri de SDF’nin eski komutanı Mazlum Abdi’nin yeni görevi oldu. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Abdi’yi 28 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine atadı.</p>

<p>Atama, yıllarca merkezi yönetimden bağımsız bir askeri yapıyı yöneten Abdi’nin Suriye devlet mekanizması içinde görev almaya başlaması anlamına geldi. SDF bünyesindeki bazı üst düzey isimlerin de yeni Suriye güvenlik ve savunma yapısında görevlendirildiği bildirildi.</p>

<h3>KÜRTÇEYE RESMİ STATÜ, NEVRUZ’A ULUSAL BAYRAM DÜZENLEMESİ</h3>

<p>Şam yönetimi ile Kürt tarafı arasındaki süreç siyasi ve kültürel düzenlemeleri de beraberinde getirdi. Kürtçenin resmi dil olarak tanınması, Nevruz’un ulusal bayram kapsamına alınması ve daha önce vatandaşlık statüsünde sorun yaşayan çok sayıda Kürde vatandaşlık verilmesi entegrasyon sürecinde atılan adımlar arasında yer aldı.</p>

<p>SDF’nin askeri özerkliğinin sona ermesiyle kuzeydoğudaki yapı merkezi yönetime dahil edilirken, Kürtlerin kültürel ve siyasi haklarına ilişkin bazı güvenceler devlet sistemi içerisine taşındı. Kadın SDF savaşçılarının yeni askeri yapı içerisindeki konumu ise çözülmesi gereken başlıklardan biri olarak kaldı.</p>

<h3>İSRAİL’İN SURİYE POLİTİKASINDA DÜRZİLERİN KONUMU</h3>

<p>Haaretz’deki değerlendirmede SDF’nin entegrasyonunun ardından İsrail’in Suriye’deki diğer önemli temas alanlarından biri olarak Dürziler öne çıkarıldı. İsrail, daha önce Suriye’nin güneyindeki Dürzi nüfusa yönelik politikalarını açık biçimde gündeme getirmiş ve Dürzilerin korunmasını gerekçe göstererek bölgede askeri müdahalelerde bulunmuştu.</p>

<p>SDF’nin kontrolündeki kuzeydoğu bölgelerinin Şam’a bağlanmasıyla Suriye’de merkezi hükümetin tam kontrolü dışında kalan başlıca bölgelerden biri Süveyda oldu. Dürzi grupların etkin olduğu Süveyda’nın geleceği, Şam yönetiminin ülkenin siyasi ve idari bütünlüğünü sağlama sürecindeki önemli başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>HAARETZ’İN DEĞERLENDİRMESİNDE YENİ SURİYE TABLOSU</h3>

<p>Bar’el’in yazısında ortaya konulan çerçeveye göre SDF’nin Şam yönetimine katılması, İsrail’in Suriye politikasında kullandığı önemli seçeneklerden birini ortadan kaldırırken Ahmed eş-Şara yönetiminin ülke üzerindeki merkezi otoritesini güçlendirdi. Gelişme aynı zamanda Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne dayalı yaklaşımıyla da örtüşen bir sonuç ortaya çıkardı.</p>

<p>İsrail açısından değişen tabloda Kürt güçlerinin merkezi hükümetten bağımsız askeri yapı olarak varlığını sona erdirmesi öne çıkarken, Suriye’nin güneyindeki Dürzi bölgelerinin durumu önemini koruyor. Haaretz’deki değerlendirme, SDF’nin entegrasyonunu İsrail’in Suriye’deki etki alanını daraltan ve birleşik Suriye sürecini hızlandıran bir gelişme olarak ele aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/haaretz-ypgnin-sama-entegrasyonu-israilin-suriye-planini-bozdu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/04/israil-suriye-isgal.webp" type="image/jpeg" length="52785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail güçleri Suriye’nin Dera ilinde ilerliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gucleri-suriyenin-dera-ilinde-ilerliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gucleri-suriyenin-dera-ilinde-ilerliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail güçlerinin, Şam’ın güneyindeki Suriye’nin Dera ilinde daha ileri noktalara doğru ilerlediği bildirildi. Al Jazeera Arabic’in aktardığı ilk bilgilere göre Dera’nın batı kırsalındaki Cumla köyü yakınlarında en az 10 İsrail askeri aracı görüldü, bölgede keşif uçaklarının da faaliyet gösterdiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail güçlerinin Suriye’nin güneyindeki Dera ilinde yeni bir askeri hareketlilik başlattığı bildirildi. Al Jazeera Arabic’in bölgeden aktardığı bilgilere göre İsrail ordusuna ait askeri araçlar Dera’nın batı kırsalında ilerlerken, hareketliliğe havadan keşif unsurları da eşlik ediyor.</p>

<p>İlk saha bilgilerine göre en az 10 İsrail askeri aracı Cumla köyü yakınlarında görüntülendi. İsrail güçlerinin hangi noktadan bölgeye girdiği, ilerleyişin ne kadar sürdüğü ve birliklerin nihai hedefinin neresi olduğu konusunda henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>EN AZ 10 İSRAİL ASKERİ ARACI GÖRÜLDÜ</h3>

<p>Dera’nın batı kırsalında bulunan Cumla köyü çevresinde en az 10 İsrail askeri aracının bulunduğu bildirildi. Askeri konvoyun bölgedeki hareketliliği sürerken, araçların ilerlediği güzergâha ilişkin ilk bilgiler Al Jazeera Arabic tarafından aktarıldı.</p>

<p>İsrail birliklerinin bölgede kalıcı bir konuşlanmaya mı geçtiği yoksa sınırlı süreli bir operasyon mu yürüttüğü henüz açıklanmadı. Suriye makamlarından da gelişmeye ilişkin ilk aşamada kapsamlı bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3>KEŞİF UÇAKLARI HAVADAN EŞLİK EDİYOR</h3>

<p>Sahadaki askeri araç hareketliliğinin yanı sıra bölgede İsrail’e ait keşif uçaklarının da görüldüğü belirtildi. Keşif unsurlarının kara birliklerinin ilerleyişi sırasında havadan faaliyet yürüttüğü aktarıldı.</p>

<p>İsrail ordusundan Dera’daki son hareketliliğin amacı, kapsamı ve süresine ilişkin henüz ayrıntılı bir açıklama gelmedi. Bölgedeki gelişmelere ilişkin bilgiler saha kaynaklarından gelmeye devam ediyor.</p>

<h3>DERA SURİYE’NİN GÜNEYİNDE YER ALIYOR</h3>

<p>Dera ili, Suriye’nin başkenti Şam’ın güneyinde ve Ürdün sınırına yakın bir bölgede bulunuyor. İsrail güçleri, Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Suriye’nin güneyindeki askeri faaliyetlerini ve sınır ötesi operasyonlarını artırdı.</p>

<p>İsrail ordusu aynı dönemde Golan Tepeleri çevresindeki Birleşmiş Milletler gözetimindeki tampon bölgeye ve Suriye topraklarının daha iç kesimlerine yönelik çeşitli askeri hareketliliklerde bulundu. Daha önce Dera kırsalında da İsrail birliklerinin ilerlediği ve bazı bölgelerde operasyonlar gerçekleştirdiği bildirilmişti.</p>

<h3>İSRAİL’İN GÜNEY SURİYE’DEKİ HAREKETLİLİĞİ SÜRÜYOR</h3>

<p>İsrail’in Suriye’nin güneyindeki askeri varlığı son dönemde Şam yönetimi ile Tel Aviv arasındaki başlıca anlaşmazlık başlıklarından biri haline geldi. Suriye yönetimi İsrail’in saldırılarının ve kara operasyonlarının sona ermesini isterken, İsrail güvenlik gerekçeleriyle bölgede askeri faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Cumla köyü çevresinde kaydedilen son ilerleyişin ardından sahadaki birliklerin konumu ve operasyonun kapsamına ilişkin yeni bilgilerin açıklanması bekleniyor. İlk bilgilere göre bölgede çatışma, can kaybı veya yaralanmaya ilişkin herhangi bir veri paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gucleri-suriyenin-dera-ilinde-ilerliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/11/israil-suriye-isgali.jpg" type="image/jpeg" length="29889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail’in Gazze’ye saldırılarında en az 4 kişi öldü: Ölenlerin 3’ü çocuk]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-gazzeye-saldirilarinda-en-az-4-kisi-oldu-olenlerin-3u-cocuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-gazzeye-saldirilarinda-en-az-4-kisi-oldu-olenlerin-3u-cocuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırıları ve açtığı ateş sonucu en az 4 Filistinli hayatını kaybetti. Sağlık kaynaklarına göre ölenler arasında 3 çocuk bulunurken, Gazze kentinin batısındaki el-Katiba bölgesinde en az 8 kişi yaralandı. İsrail ordusu saldırıların “güvenlik güçlerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak” amacıyla düzenlendiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında can kayıpları yaşandı. Sağlık yetkililerinin verdiği bilgilere göre İsrail’in hava saldırıları ve açtığı ateş sonucu en az 4 Filistinli hayatını kaybetti. Ölenlerin 3’ünün çocuk olduğu bildirildi.</p>

<p>Gazze kentinin batısındaki el-Katiba bölgesi yoğun hava saldırılarının hedefi oldu. Görgü tanıkları İsrail savaş uçaklarının bölgede en az 12 füze kullandığını belirtirken, saldırıların yerinden edilmiş Filistinlilerin bulunduğu bir bölgede gerçekleştiği aktarıldı.</p>

<h3>EL-KATİBA BÖLGESİNDE ARAÇLAR VURULDU</h3>

<p>Gazze’deki sağlık kaynaklarına göre el-Katiba bölgesine yönelik saldırılarda iki çocuk ve bir kadın hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. El-Şifa Hastanesi kaynakları saldırılarda yaralıların bulunduğunu bildirirken, iki aracın vurularak kullanılamaz hale geldiği aktarıldı.</p>

<p>Al Jazeera’ya konuşan hastane kaynağı, saldırılarda 8 kişinin yaralandığını belirtti. Bölgede art arda patlamalar yaşanırken, Filistinli yerel kaynaklar saldırıların araçlar ve çevredeki noktalar üzerinde yoğunlaştığını bildirdi.</p>

<h3>“İSRAİL ÖZEL BİRLİĞİ OPERASYON YAPMAYA ÇALIŞTI” İDDİASI</h3>

<p>Gazze hükümet medya ofisi direktörü İsmail es-Sevabite, İsrail’e ait bir özel birliğin Gazze kentinde operasyon gerçekleştirmeye çalıştığını ancak görev sırasında fark edildiğini ileri sürdü. Sevabite, gelişmenin ardından İsrail’in bölgede yoğun hava saldırıları başlattığını söyledi.</p>

<p>Sevabite’nin açıklamasına göre saldırılarda 10’dan fazla savaş uçağı görev aldı ve çok sayıda Filistinli öldü ya da yaralandı. İsrail basınında da Gazze kentinin batısına bir özel birliğin girdiğine yönelik haberler yer alırken, olayın ayrıntılarına ilişkin farklı bilgiler paylaşıldı.</p>

<h3>İSRAİL ORDUSU SALDIRILARI DOĞRULADI</h3>

<p>İsrail ordusu Gazze Şeridi’nde birden fazla hedefe yönelik saldırı düzenlediğini doğruladı. Ordudan yapılan açıklamada operasyonların İsrail güvenlik güçlerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p>İsrail ordusu kendi askerleri arasında yaralanan olmadığını açıklarken, özel birlik operasyonuna ilişkin iddiaların ayrıntılarını doğrulamadı. Filistinli kaynaklar ise saldırıların özellikle Gazze kentinin batısındaki el-Katiba ve çevresinde yoğunlaştığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DEYR EL-BELAH’TA BİR KIZ ÇOCUĞU ÖLDÜ</h3>

<p>Gazze’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah’ın doğusunda da İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu can kaybı yaşandı. Sağlık görevlilerine göre İsra el-Hissi isimli bir kız çocuğu hayatını kaybetti, iki kişi de yaralandı.</p>

<p>El-Aksa Şehitleri Hastanesi de Deyr el-Belah’ta bir Filistinli kız çocuğunun İsrail ateşi sonucu öldüğünü bildirdi. Saldırının ayrıntılarına ilişkin ek bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>ATEŞKESE RAĞMEN SALDIRILAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Ekim 2025’te yürürlüğe giren ABD destekli ateşkes, Gazze’de geniş çaplı çatışmaların sona ermesini sağlasa da İsrail saldırıları tamamen durmadı. İsrail ordusu saldırıların Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların saldırılarını önlemeyi amaçladığını savunuyor.</p>

<p>Gazze’deki sağlık yetkililerinin verilerine göre ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 1.300’den fazla Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ise aynı dönemde 4 İsrail askerinin öldüğünü açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-gazzeye-saldirilarinda-en-az-4-kisi-oldu-olenlerin-3u-cocuk</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/israil-lubnan-45.jpg" type="image/jpeg" length="79116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD-İran savaşında çözülen Amerikan ordusu oldu, istifalar durmuyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-savasinda-cozulen-amerikan-ordusu-oldu-istifalar-durmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-savasinda-cozulen-amerikan-ordusu-oldu-istifalar-durmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile aylardır devam eden görüş ayrılıklarının ardından istifasını sundu. Beyaz Saray, Driscoll’ın görevden ayrılacağını doğrularken gelişme, ABD’nin İran’la savaşının sürdüğü ve binlerce Amerikan askerinin Orta Doğu’da konuşlandırıldığı dönemde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD yönetiminde, İran’la savaşın devam ettiği kritik süreçte üst düzey bir ayrılık yaşandı. ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile aylardır devam eden görüş ayrılıklarının ardından görevinden ayrılma kararı aldı. Driscoll’ın istifası, binlerce ABD Kara Kuvvetleri askerinin Orta Doğu’da görev yaptığı ve Amerikan ordusunun bölgede aktif savaş operasyonlarını sürdürdüğü bir döneme denk geldi.</p>

<h3>DRISCOLL’IN İSTİFASI BEYAZ SARAY’A SUNULDU</h3>

<p>Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Dan Driscoll istifasını Beyaz Saray’a sundu. İlk haberlerde Başkan Donald Trump yönetiminin istifayı kabul edip etmediği konusunda netlik bulunmadığı belirtilirken, Beyaz Saray daha sonra Driscoll’ın görevden ayrılacağını doğruladı. Amerikan basınında yer alan haberlerde Driscoll’ın ayrılığının Hegseth ile uzun süredir devam eden gerilimin ardından geldiği bildirildi.</p>

<h3>HEGSETH İLE AYLARDIR GÖRÜŞ AYRILIĞI YAŞIYORDU</h3>

<p>Driscoll ile Savunma Bakanı Pete Hegseth arasında ABD Kara Kuvvetleri’nin dönüşümü, askeri yapılanması ve savaşa hazırlık kapasitesi konusunda bir süredir görüş ayrılıkları yaşanıyordu. Reuters’a konuşan konuya yakın bir kaynağa göre Driscoll, yönetim içinde Kara Kuvvetleri’nin dönüşümü ve hazırlık seviyesi konusundaki endişelerini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Driscoll’ın, Kara Kuvvetleri’nin dönüşüm çalışmalarında görev alan bazı üst düzey komutanların Hegseth tarafından görevden alınmasının söz konusu süreci sekteye uğrattığını düşündüğü aktarıldı. İki isim arasındaki anlaşmazlıkların uzun süredir devam ettiği Amerikan basınındaki farklı haberlerde de yer aldı.</p>

<h3>HEGSETH’İN DRISCOLL’I TEHDİT OLARAK GÖRDÜĞÜ İDDİASI</h3>

<p>Reuters’a konuşan bir ABD’li yetkili, Hegseth’in Driscoll’ı uzun süredir Pentagon bürokrasisi içerisinde kendisine yönelik bir tehdit olarak gördüğünü ve görevden almak istediğini söyledi. Driscoll’ın Başkan Yardımcısı JD Vance ile yakın ilişkisi ise söz konusu sürecin önündeki etkenlerden biri olarak gösterildi.</p>

<p>Driscoll ile Vance arasındaki yakınlığın farklı Amerikan kaynaklarında da aktarıldığı belirtilirken, Driscoll’ın Trump yönetimi içindeki konumunda söz konusu ilişkinin önemli unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Driscoll ve Vance’in geçmişe dayanan yakınlığı ABD basınındaki haberlerde de yer aldı.</p>

<h3>RANDY GEORGE’UN GÖREVDEN ALINMASI GERİLİMİ ARTIRDI</h3>

<p>Driscoll’ın Hegseth’e yönelik rahatsızlığının, ABD Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George’un nisan ayında görevden alınmasının ardından daha da arttığı bildirildi. Reuters, 2 Nisan’da yayımladığı haberinde Hegseth’in George’u görevden aldığını ve kararın ABD ordusunun Orta Doğu’da savaş yürüttüğü dönemde gerçekleştiğini aktarmıştı.</p>

<p>Driscoll’ın müttefiklerinden biri olarak görülen George’un görevden alınması, iki isim arasındaki anlaşmazlığın önemli başlıklarından biri oldu. Amerikan basınında yer alan bilgilere göre George’un görevden alınmasının ardından Kara Kuvvetleri’nin en üst düzey üniformalı makamında kalıcı atama süreci de gündemde kalmaya devam etti.</p>

<h3>BEYAZ SARAY DRISCOLL’IN ÇALIŞMALARINI ÖVDÜ</h3>

<p>Beyaz Saray, Driscoll’ın ayrılığını doğrularken görev süresine ilişkin olumlu ifadelerin yer aldığı bir açıklama yaptı. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Driscoll’ın tarihi askeri operasyonlar sırasında liderlik yaptığını, ordunun hazırlık ve vurucu güç kapasitesine yeniden odaklanmasına katkı sunduğunu ve Rusya-Ukrayna müzakerelerinde görev aldığını belirtti.</p>

<p>Kelly’nin açıklamasında ABD Kara Kuvvetleri’nin Driscoll’ın Başkan Donald Trump ve Savunma Bakanı Hegseth ile yürüttüğü çalışmaların ardından daha güçlü hale geldiği ifade edildi. Beyaz Saray açıklamasında Driscoll’ın görevden ayrılmasının nedenine ilişkin ayrıntılı bir gerekçe paylaşılmadı.</p>

<h3>PENTAGON’DA ÜST DÜZEY AYRILIKLAR DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Driscoll’ın görevden ayrılması, Pete Hegseth döneminde ABD askeri yönetiminde yaşanan üst düzey personel değişikliklerinin son halkalarından biri oldu. Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Randy George’un görevden alınmasının yanı sıra Pentagon bünyesinde çok sayıda üst düzey general ve amiralin görev değişiklikleriyle karşı karşıya kaldığı bildirildi.</p>

<p>Driscoll’ın ayrılığıyla birlikte ABD Kara Kuvvetleri’nin üst yönetimindeki değişim süreci yeniden gündeme geldi. Gelişme, ABD’nin İran’la savaşının devam ettiği, Orta Doğu’da binlerce Amerikan askerinin konuşlandırıldığı ve askeri operasyonların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-savasinda-cozulen-amerikan-ordusu-oldu-istifalar-durmuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/hegseth4.jpg" type="image/jpeg" length="81465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ECO Kültür Enstitüsü’den özel konferans: Türkiye’nin kültürel mirası Tahran’da konuşulacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ecodan-ozel-konferans-turkiyenin-kulturel-mirasi-tahranda-konusulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ecodan-ozel-konferans-turkiyenin-kulturel-mirasi-tahranda-konusulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Kültürel Buluşmalar Serisi: ECO Üye Ülkelerini Tanıyoruz - Türkiye” Konferansı, 1 Eylül 2026’da İran’ın başkenti Tahran’da ECO Kültür Enstitüsü’nde gerçekleştirilecek. Akademisyenler, diplomatlar, araştırmacılar ve kültür temsilcilerini bir araya getirecek programda Türkiye’nin kültürel mirası, tarihî birikimi ve ECO bölgesiyle ilişkileri farklı yönleriyle ele alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Kültürel Buluşmalar Serisi: ECO Üye Ülkelerini Tanıyoruz - Türkiye” Konferansı, 1 Eylül 2026 tarihinde İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenecek. ECO Kültür Enstitüsü (ECI) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek konferansta Türkiye’nin zengin ve köklü kültürel mirası, kültürel çeşitliliği ile Ekonomik İşbirliği Teşkilatı bölgesindeki ülkelerle sahip olduğu tarihî ve çağdaş kültürel bağlar akademik ve diplomatik perspektiflerden değerlendirilecek.</p>

<p>ECO Kültür Enstitüsü tarafından hazırlanan program, Türkiye’nin kültürel birikiminin farklı boyutlarının ele alınmasını amaçlıyor. Konferans kapsamında ortak tarihî miras, bölgesel kültürel etkileşimler ve Türkiye ile ECO bölgesi arasındaki kültürel ilişkiler üzerine çeşitli sunum ve değerlendirmeler gerçekleştirilecek.</p>

<h3>KONFERANS 1 EYLÜL’DE TAHRAN’DA DÜZENLENECEK</h3>

<p>ECO Kültür Enstitüsü tarafından organize edilen “Kültürel Buluşmalar Serisi: ECO Üye Ülkelerini Tanıyoruz - Türkiye” başlıklı konferansın adresi Tahran’daki ECO Kültür Enstitüsü olacak. 1 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek program, Türkiye’nin kültürel yapısının ve bölgesel kültürel bağlarının kapsamlı biçimde gündeme getirilmesini hedefliyor.</p>

<p>Konferans boyunca Türkiye’nin tarih boyunca oluşan kültürel birikimi, farklı kültürel unsurları ve ECO coğrafyasıyla kurduğu ilişkiler ele alınacak. Akademik ve diplomatik çevrelerden katılımcıların yer alacağı etkinlikte ortak tarihî miras ile günümüzde devam eden kültürel etkileşimlere ilişkin başlıklar da görüşülecek.</p>

<h3>AÇILIŞ KONUŞMASINI ECI BAŞKANI MUHAMMAD HASSAN YAPACAK</h3>

<p>Konferans, ECO Kültür Enstitüsü Başkanı Büyükelçi Muhammad Hassan’ın açılış konuşmasıyla başlayacak. Programda diplomatik temsil düzeyinde Türkiye adına da bir konuşma gerçekleştirilecek.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin Tahran Büyükelçisi Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, konferans kapsamında katılımcılara hitap edecek. Büyükelçi Kırlangıç’ın konuşması, Türkiye’nin kültürel birikimi ve ECO coğrafyasıyla ilişkilerinin ele alındığı programın diplomatik boyutlarından birini oluşturacak.</p>

<h3>AKADEMİSYEN VE KÜLTÜR TEMSİLCİLERİ KONUŞMACI OLACAK</h3>

<p>Konferansın konuşmacıları arasında Türkiye’den farklı kurum ve üniversitelerde görev yapan akademisyenler ile kültür alanında çalışan isimler bulunacak. Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Doç. Dr. Zeki Eraslan ile Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri Dr. Gökhan Çetinkaya program kapsamında konuşma gerçekleştirecek.</p>

<p>Fars Dili ve Edebiyatı Profesörü Adnan Karaismailoğlu ile Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güler Doğan Averbek de konferansın konuşmacıları arasında yer alacak. Programda ayrıca Özbekistan’dan bağımsız araştırmacı ve yazar Anvar Yusupov da görüş ve çalışmalarını katılımcılarla paylaşacak.</p>

<h3>KONFERANSIN KOORDİNASYONUNU DR. AHMET AKALIN YÜRÜTECEK</h3>

<p>Konferans, ECO Kültür Enstitüsü Direktör Yardımcısı Dr. Ahmet Akalın’ın koordinasyonunda gerçekleştirilecek. Program kapsamında akademisyenlerin yanı sıra diplomatlar, araştırmacılar ve kültür alanında faaliyet gösteren çeşitli kurum ve çevrelerin temsilcileri Tahran’da bir araya gelecek.</p>

<p><img alt="Corre" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/corre.jpg" width="1131" /></p>

<p>Etkinlik, Türkiye ile ECO bölgesi arasındaki kültürel ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunma hedefiyle düzenlenecek. Türkiye’nin ortak tarihî miras içerisindeki yeri, bölgesel kültürel etkileşimleri ve günümüzde devam eden kültürel bağları konferans süresince farklı disiplinlerden katılımcıların katkılarıyla ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TÜRKİYE’NİN KÜLTÜREL MİRASI FARKLI BOYUTLARIYLA ELE ALINACAK</h3>

<p>ECO Kültür Enstitüsü’nün düzenlediği konferansta Türkiye’nin yalnızca tarihî kültürel mirası değil, günümüzde ECO coğrafyasıyla devam eden kültürel ilişkileri de gündeme taşınacak. Akademik çalışmalar ve diplomatik perspektiflerin aynı programda buluşmasıyla ortak kültürel mirasın farklı yönleri üzerinde durulacak.</p>

<p>Program, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin tanıtılmasının yanı sıra ECO üyesi ülkeler arasındaki kültürel etkileşimin ele alınacağı bir buluşma niteliği taşıyacak. Konferans kapsamında ortaya konulacak akademik ve diplomatik görüşler, Türkiye ile bölge ülkeleri arasındaki kültürel ilişkilerin farklı başlıklar altında değerlendirilmesine imkân sağlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ecodan-ozel-konferans-turkiyenin-kulturel-mirasi-tahranda-konusulacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/tahran-2.jpg" type="image/jpeg" length="27126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan İstanbul’da toplandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-istanbulda-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-istanbulda-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi ilk toplantısını İstanbul’da gerçekleştiriyor. Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katıldığı toplantının gündeminde savunma kapasiteleri, birlikte çalışabilirlik, ortak üretim, Ar-Ge ve terörle mücadele bulunuyor. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik saldırı tüm taraflara yapılmış sayılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı İstanbul’da başladı. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, üç ülkeden üst düzey isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen aile fotoğrafı çekiminin ardından başladı. Komite, üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşuyor.</p>

<p>İstanbul’daki toplantıda uluslararası güvenlik konularının yanı sıra Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma işbirliğinin geliştirilmesine yönelik başlıklar ele alınacak. Üç ülkenin savunma kapasitelerinin artırılması, silahlı kuvvetler arasındaki birlikte çalışabilirliğin güçlendirilmesi, savunma sanayisinde ortak üretim ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin genişletilmesi gündemin temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<h3>TÜRKİYE HEYETİNDE FİDAN, GÜLER VE BAYRAKTAROĞLU YER ALIYOR</h3>

<p>Türkiye, Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısında dışişleri, savunma ve askeri yönetimin üst düzey temsilcileriyle yer alıyor. Türkiye heyetinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu bulunuyor.</p>

<p>Üç ismin katılımıyla Türkiye, komitenin siyasi, savunma ve askeri boyutlarında temsil ediliyor. Toplantının yapısı gereği üç ülkenin de dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanları görüşmelere katılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PAKİSTAN HEYETİ İSTANBUL’DAKİ TOPLANTIYA KATILDI</h3>

<p>Pakistan heyetinde Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir yer alıyor. Pakistan böylece toplantıya dış politika, savunma ve askeri yönetim düzeyinde üç üst düzey isimle katılıyor.</p>

<p>Heyetler, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında belirlenen işbirliği alanlarını ve anlaşmanın uygulanmasına yönelik mekanizmaları İstanbul’daki toplantıda ele alıyor. Görüşmeler aynı zamanda üç ülkenin güvenlik ve savunma alanındaki koordinasyonunun kurumsal çerçevesinin oluşturulmasına yönelik başlıkları kapsıyor.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN’I ÜÇ ÜST DÜZEY İSİM TEMSİL EDİYOR</h3>

<p>Suudi Arabistan heyetinde Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili bulunuyor. Suudi Arabistan da Türkiye ve Pakistan gibi dışişleri, savunma ve genelkurmay düzeyinde toplantıda temsil ediliyor.</p>

<p>İstanbul’daki ilk toplantıyla beraber Mekke’de imzalanan anlaşmanın ardından oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi de çalışmalarına başlamış oldu. Komitenin faaliyetlerinin üç ülkenin ilgili kurumları arasında oluşturulacak mekanizmalar üzerinden yürütülmesi planlanıyor.</p>

<h3>SAVUNMA KAPASİTELERİNİN GELİŞTİRİLMESİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Toplantının gündeminde uluslararası güvenliğe ilişkin başlıkların yanı sıra üç ülkenin savunma kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar bulunuyor. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın savunma alanındaki mevcut imkanlarının geliştirilmesi ve ülkeler arasındaki koordinasyonun artırılması görüşülecek konular arasında yer alıyor.</p>

<p>Silahlı kuvvetler arasındaki birlikte çalışabilirliğin artırılması da görüşmelerin temel başlıklarından birini oluşturuyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında üç ülkenin askeri alandaki işbirliğinin belirlenen mekanizmalar aracılığıyla yürütülmesi amaçlanıyor.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİSİNDE ORTAK ÜRETİM VE AR-GE ELE ALINACAK</h3>

<p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma sanayisi işbirliği İstanbul’daki toplantının önemli gündem maddeleri arasında bulunuyor. Taraflar, savunma sanayisinde ortak üretim imkanlarının yanı sıra araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin genişletilmesini ele alacak.</p>

<p>Görüşmeler kapsamında ülkelerin savunma alanındaki ortak faaliyetlerinin artırılmasına yönelik çalışmalar da değerlendirilecek. Ortak üretim ve Ar-Ge başlıklarının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesindeki savunma işbirliğinin uygulama alanları arasında yer alması planlanıyor.</p>

<h3>TERÖRLE MÜCADELEDE MÜŞTEREK ÇABALAR GÖRÜŞÜLECEK</h3>

<p>Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin gündeminde terörle mücadele de bulunuyor. Üç ülkenin terörle mücadelede yürüttüğü müşterek çabaların güçlendirilmesine yönelik imkanlar toplantıda değerlendirilecek.</p>

<p>Uluslararası güvenlik, savunma kapasiteleri, askeri birlikte çalışabilirlik, ortak üretim, Ar-Ge ve terörle mücadele başlıkları böylece komitenin ilk toplantısının temel gündemini oluşturuyor. Tarafların söz konusu alanlarda yürütülecek faaliyetlerin kurumsal yapısını da belirlemesi planlanıyor.</p>

<h3>SEKRETARYA VE YENİ MEKANİZMALAR İÇİN ÇERÇEVE BELİRLENECEK</h3>

<p>Komitenin İstanbul’daki ilk toplantısında anlaşma kapsamında yürütülecek çalışmaları yönlendirecek bir Sekretaryanın oluşturulması da gündemde bulunuyor. Ortak faaliyet alanlarındaki çalışmaların yürütülmesini sağlayacak diğer ilgili mekanizmaların çerçevesinin belirlenmesi planlanıyor.</p>

<p>Tarafların ilerleyen dönemde atılacak adımlara ilişkin ortak bir yol haritası oluşturması da toplantının gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yol haritasının savunma ve güvenlik alanındaki işbirliğinin uygulanmasına yönelik süreçleri kapsaması öngörülüyor.</p>

<h3>BİR ÜLKEYE SALDIRI TÜM TARAFLARA YAPILMIŞ SAYILACAK</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kolektif savunma ilkesini de içeriyor. Anlaşmada yer alan hükme göre taraf devletlerden herhangi birine yönelik saldırı, tüm taraflara yapılmış sayılacak.</p>

<p>Söz konusu hüküm, anlaşmanın ortak savunmaya ilişkin temel maddelerinden birini oluşturuyor. Anlaşma kapsamında üç ülke arasında ortak caydırıcılığın artırılması ve güvenlik alanındaki işbirliğinin kurumsal bir zeminde yürütülmesi amaçlanıyor.</p>

<h3>MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI 7 AĞUSTOS’TA İMZALANDI</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos’ta Mekke’de imzalandı. İstanbul’da başlayan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısı, anlaşmanın imzalanmasının ardından komite düzeyinde gerçekleştirilen ilk toplantı oldu.</p>

<p>Anlaşma; bölgesel ve küresel ölçekte güvenlik, barış, istikrar ve refahın teşvik edilmesini, ortak caydırıcılığın artırılmasını ve Türkiye, Pakistan ile Suudi Arabistan arasında savunma alanındaki koordinasyonun güçlendirilmesini amaçlıyor. Anlaşma metninde uluslararası hukuka saygı duyan ve barışçı işbirliği anlayışını paylaşan diğer aktörlerin de oluşturulan yapıya katılmasının mümkün olduğu belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-istanbulda-toplandi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/toplanti.jpg" type="image/jpeg" length="58378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bişkek’te liderler zirvesi: Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’a gitti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/biskekte-liderler-zirvesi-cumhurbaskani-erdogan-kirgizistana-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/biskekte-liderler-zirvesi-cumhurbaskani-erdogan-kirgizistana-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e hareket etti. Erdoğan, 1 Eylül’de genişletilmiş formatta düzenlenecek zirve oturumuna hitap edecek ve katılımcı ülkelerin liderleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın 25. yılına denk gelen zirvede küresel ve bölgesel gelişmelerin yanı sıra güvenlik, ekonomi ve iş birliği başlıkları ele alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere 31 Ağustos sabahı Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e hareket etti. Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki heyeti taşıyan özel uçak saat 09.00’da Ankara Havalimanı’ndan havalandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Ankara Havalimanı’ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Ankara Valisi Yakup Canbolat ve diğer ilgililer uğurladı. Erdoğan’ın Kırgızistan ziyareti 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerini kapsayacak.</p>

<h3>ZİYARET SADIR CAPAROV’UN DAVETİYLE GERÇEKLEŞİYOR</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bişkek ziyareti, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un daveti üzerine gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ziyaret programına ilişkin açıklamasında Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Bişkek’te bulunacağını bildirdi.</p>

<p>Duran’ın açıklamasına göre Erdoğan, 1 Eylül Salı günü genişletilmiş formatta düzenlenecek zirve oturumuna katılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı gün zirveye katılan devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler de gerçekleştirecek.</p>

<h3>ERDOĞAN 1 EYLÜL’DE ZİRVEYE HİTAP EDECEK</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bişkek programının en önemli bölümünü Şanghay İşbirliği Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi oluşturacak. Erdoğan, Türkiye’nin teşkilatta diyalog ortağı statüsünde bulunması nedeniyle genişletilmiş formatta düzenlenecek oturumda konuşma yapacak.</p>

<p>Zirve oturumunda bölgesel ve küresel gelişmelerin yanı sıra güvenlik, ekonomik ilişkiler ve teşkilat üyeleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik başlıkların ele alınması planlanıyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın resmî hazırlık sürecinde 1 Eylül’de yapılacak Devlet Başkanları Konseyi toplantısı için bir dizi belge ve karar taslağı hazırlandı.</p>

<h3>BİŞKEK’TE YOĞUN LİDERLER DİPLOMASİSİ</h3>

<p>Erdoğan’ın zirve kapsamında farklı ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla bir araya gelmesi planlanıyor. İletişim Başkanlığı tarafından hangi liderlerle görüşüleceğine ilişkin ayrıntılı liste henüz açıklanmazken, programda çok sayıda ikili temasın yer alacağı bildirildi.</p>

<p>Bişkek Zirvesi, Çin, Rusya, İran, Hindistan, Pakistan ve Orta Asya ülkelerinin liderlerini aynı platformda buluşturması nedeniyle de dikkat çekiyor. Küresel güvenlik sorunlarının, Ukrayna savaşının, Orta Doğu’daki gelişmelerin ve büyük güçler arasındaki ekonomik rekabetin sürdüğü bir dönemde yapılacak görüşmeler yakından takip edilecek.</p>

<h3>ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI 25. YILINI KUTLUYOR</h3>

<p>2026 yılı, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın kuruluşunun 25. yılına denk geliyor. Teşkilatın temelleri 1990’lı yıllarda Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın oluşturduğu “Şanghay Beşlisi”ne dayanırken, Özbekistan’ın katılımıyla yapı 2001 yılında Şanghay İşbirliği Teşkilatı adını aldı.</p>

<p>Teşkilatın tam üyeleri arasında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan, İran ve Belarus bulunuyor. Türkiye ise teşkilat bünyesinde diyalog ortağı statüsünde yer alıyor.</p>

<h3>BİŞKEK DEKLARASYONU HAZIRLANDI</h3>

<p>Zirvenin hazırlıkları kapsamında temmuz ayında Kırgızistan’ın Çolpon-Ata kentinde Şanghay İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda “Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın 25. Yılı Bişkek Deklarasyonu” taslağı ile liderler tarafından değerlendirilmesi planlanan çeşitli belgeler üzerinde çalışmalar tamamlandı.</p>

<p>Şanghay İşbirliği Teşkilatı Ulusal Koordinatörler Konseyi de ağustos ayı boyunca zirvenin sonuç belgeleri üzerinde çalıştı. 1 Eylül’de yapılacak Devlet Başkanları Konseyi toplantısında söz konusu belgelerin liderlerin onayına sunulması planlanıyor.</p>

<h3>GÜVENLİK VE EKONOMİ MASADA OLACAK</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın gündeminde bölgesel güvenlik, terörizmle mücadele, ekonomik ilişkiler, ulaştırma, enerji ve ticaret gibi başlıklar bulunuyor. Kırgızistan dönem başkanlığında hazırlanan zirve gündeminde de teşkilatın siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konular yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası ve bölgesel gelişmelerin de liderler arasındaki görüşmelerde ele alınması bekleniyor. Dışişleri bakanlarının temmuz ayındaki toplantısında güncel uluslararası ve bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulmuş, teşkilatın gelecekteki faaliyetlerine ilişkin hazırlıklar değerlendirilmişti.</p>

<h3>TÜRKİYE DİYALOG ORTAĞI OLARAK ZİRVEDE</h3>

<p>Türkiye, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın tam üyesi olmamasına rağmen uzun süredir diyalog ortağı statüsüyle teşkilatın toplantılarına katılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı zirvelerinde Türkiye’yi temsil etmiş ve katılımcı liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirmişti.</p>

<p>Bişkek’teki zirvede Türkiye’nin bölgesel iş birliği, ticaret, ulaştırma koridorları ve güvenlik başlıklarındaki yaklaşımının Erdoğan’ın konuşmasında yer alması beklenirken, konuşmanın ayrıntıları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<h3>ERDOĞAN’IN BİŞKEK TEMASLARI 1 EYLÜL’DE YOĞUNLAŞACAK</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kırgızistan ziyaretinin ana diplomatik programı 1 Eylül’de gerçekleştirilecek. Erdoğan, genişletilmiş zirve oturumunda hitap edecek ve liderlerle ikili temaslarda bulunacak.</p>

<p>Zirvenin ardından kabul edilmesi planlanan Bişkek Deklarasyonu ve diğer belgelerle Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın önümüzdeki döneme ilişkin siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki yol haritasının ortaya konulması amaçlanıyor. Erdoğan’ın ikili görüşmelerinin ayrıntılarının da Bişkek’teki temaslar ilerledikçe açıklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/biskekte-liderler-zirvesi-cumhurbaskani-erdogan-kirgizistana-gitti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/erdogan-biskek-4.jpg" type="image/jpeg" length="31471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözler Bişkek'te: Şangay İş Birliği Örgütü liderleri buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/gozler-biskekte-sangay-is-birligi-orgutu-liderleri-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/gozler-biskekte-sangay-is-birligi-orgutu-liderleri-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna savaşı, ABD-İran gerilimi, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Çin ile ABD arasındaki ekonomik rekabet sürerken Şanghay İşbirliği Örgütü liderleri Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bir araya geliyor. 1 Eylül’de yapılacak zirvede Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın aynı masada buluşması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da diyalog ortağı Türkiye’yi temsilen zirveye katılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaşlar, artan askeri gerilimler ve küresel ekonomik rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde Şanghay İşbirliği Örgütü’nün 2026 liderler zirvesi Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenleniyor. Devlet başkanlarının katılacağı ana zirve oturumu 1 Eylül’de gerçekleştirilecek ve toplantıda uluslararası güvenlikten ekonomik iş birliğine, enerji güvenliğinden bölgesel çatışmalara kadar geniş bir gündem ele alınacak.</p>

<p>Zirvenin dikkat çeken yönlerinden biri, son yıllarda Batı ile ilişkilerinde ciddi gerilimler yaşayan Rusya, Çin ve İran’ın liderlerini aynı platformda buluşturacak olması. Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı devam ederken İran ile ABD arasındaki askeri gerilim yeniden yükseldi. Çin ile ABD arasında ise ticaret, teknoloji ve jeopolitik rekabet sürüyor. Şanghay İşbirliği Örgütü resmî olarak herhangi bir ülkeye veya ittifaka karşı kurulmuş bir yapı olmadığını belirtse de Moskova ve Pekin yönetimleri örgüt toplantılarında çok kutuplu dünya düzeni söylemini sık sık gündeme getiriyor.</p>

<h3>Şİ CİNPİNG, PUTİN VE PEZEŞKİYAN AYNI ZİRVEDE</h3>

<p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Bişkek’teki zirveye katılımı teyit edildi. Şi, Kırgızistan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısına katılırken Çin Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerde örgüt içindeki iş birliğinin geliştirilmesinin yanı sıra önemli uluslararası ve bölgesel meselelerin ele alınacağını açıkladı.</p>

<p>Putin ise 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde Kırgızistan’da olacak. Kremlin, Rus liderin zirve kapsamında çeşitli ikili görüşmeler yapacağını duyurdu. Putin’in danışmanı Yuri Uşakov da Rusya Devlet Başkanı’nın Bişkek’te dokuz ayrı ikili görüşme gerçekleştirmesinin planlandığını bildirdi.</p>

<p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da iki günlük program kapsamında Bişkek’e gideceği İran Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklandı. İran, 2023 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü’ne tam üye olmuştu ve son yıllarda hem Rusya ile askeri ve siyasi ilişkilerini hem de Çin ile enerji ve ticaret bağlarını geliştirdi.</p>

<h3>PUTİN İLE PEZEŞKİYAN’IN İKİLİ GÖRÜŞMESİ BEKLENİYOR</h3>

<p>Zirvenin öne çıkan diplomatik temaslarından birinin Vladimir Putin ile Mesud Pezeşkiyan arasında yapılması bekleniyor. Rusya ve İran dışişleri bakanları temmuz ayında yine Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında bir araya gelmişti.</p>

<p>Moskova ile Tahran arasındaki ilişkiler, Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki askeri gelişmeler nedeniyle son yıllarda daha fazla önem kazandı. İran’ın Rusya ile askeri ilişkileri bulunurken Çin, İran’ın en önemli enerji ve ticaret ortakları arasında yer alıyor. Pezeşkiyan’ın Bişkek temaslarında ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel güvenlik başlıklarının da ele alınması bekleniyor.</p>

<h3>İRAN-ABD GERİLİMİNİN ARDINDAN KRİTİK BULUŞMA</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Zirvesi, İran ile ABD arasındaki askeri gerilimin yeniden yükseldiği günlere denk geldi. ABD’nin İran’ın Larak Adası’ndaki askeri unsurlara yönelik saldırısının ardından İran, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde ABD güçlerinin bulunduğu askeri tesisleri hedef aldığını açıklamıştı.</p>

<p>İran’ın örgütün tam üyelerinden biri olması, Orta Doğu’daki son gelişmeleri de Bişkek toplantısının dikkat çeken gündemlerinden biri haline getiriyor. Şanghay İşbirliği Örgütü’nün mayıs ayında yapılan Güvenlik Konseyleri Sekreterleri toplantısında da Orta Doğu’daki çatışmalar, artan jeopolitik gerilimler, terörizm, aşırıcılık ve siber saldırılar örgütün karşı karşıya bulunduğu temel güvenlik sorunları arasında sıralanmıştı.</p>

<h3>UKRAYNA SAVAŞI SÜRERKEN PUTİN BİŞKEK’TE</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin zirveye Ukrayna savaşının devam ettiği bir dönemde katılıyor. Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkiler savaş nedeniyle ciddi biçimde gerilirken Moskova, son yıllarda Çin, İran, Hindistan ve Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini daha fazla geliştirmeye yöneldi.</p>

<p>Putin geçmiş Şanghay İşbirliği Örgütü zirvelerinde Ukrayna savaşının nedenlerine ilişkin Rusya’nın tezlerini dile getirmiş ve Batılı ülkeleri savaşın ortaya çıkmasında rol oynamakla suçlamıştı. Pekin ise örgüt toplantılarında tek taraflı yaptırımlara, güç siyasetine ve uluslararası ilişkilerde baskı yöntemlerine karşı çıkan mesajlar verdi.</p>

<h3>ÇİN İLE ABD ARASINDA TİCARET GERİLİMİ DE GÜNDEMDE</h3>

<p>Bişkek’teki zirve Çin ile ABD arasındaki ekonomik rekabetin yeniden gündeme geldiği bir döneme de rastlıyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, zirvenin hemen öncesinde Çin’in yaklaşık 1,2 trilyon dolarlık küresel ticaret fazlasını sürdürülemez olarak nitelendirdi ve G20 ülkelerine Çin ile ticaret koşullarını yeniden değerlendirme çağrısı yapacağını açıkladı.</p>

<p>Washington yönetimi Çin ekonomisinin ihracata aşırı bağımlı olduğunu savunurken Pekin, ABD’nin ekonomik ve teknolojik kısıtlamalarına karşı çıkıyor. Çin yönetimi Şanghay İşbirliği Örgütü’nü son yıllarda ekonomik bağlantıların artırılması, ticaret koridorlarının geliştirilmesi ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesi için kullandığı platformlardan biri olarak görüyor.</p>

<h3>ERDOĞAN DA BİŞKEK’E GİDİYOR</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un daveti üzerine 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde Bişkek’te olacak. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Erdoğan’ın 1 Eylül Salı günü genişletilmiş formatta gerçekleştirilecek zirve oturumuna hitap edeceğini ve katılımcı liderlerle ikili görüşmeler yapacağını açıkladı.</p>

<p>Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün tam üyesi değil ancak örgütte “diyalog ortağı” statüsünde bulunuyor. Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan ve Katar da aynı statüyle örgütle bağlantılı ülkeler arasında yer alıyor. Erdoğan’ın zirve sırasında hangi liderlerle ikili görüşme yapacağına ilişkin ayrıntılı program ise henüz açıklanmadı.</p>

<h3>HİNDİSTAN VE PAKİSTAN DA MASADA</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü’nün tam üyeleri arasında yer alan Hindistan ve Pakistan’ın liderlerinin de Bişkek zirvesine katılması bekleniyor. Böylece tarihsel olarak aralarında ciddi siyasi ve güvenlik sorunları bulunan iki Güney Asya ülkesi de aynı zirve masasında temsil edilecek.</p>

<p>Örgütün toplam 10 tam üyesi bulunuyor. Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan’ın oluşturduğu yapı daha sonra Hindistan, Pakistan, İran ve Belarus’un katılımıyla genişledi. Örgüt ayrıca çok sayıda gözlemci ve diyalog ortağı ülkeyle ilişkisini sürdürüyor.</p>

<h3>DÜNYA NÜFUSUNUN YAKLAŞIK YÜZDE 40’INI TEMSİL EDİYOR</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü kendi verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ını ve küresel gayrisafi yurtiçi hasılanın yaklaşık yüzde 25’ini temsil ediyor. Çin ve Hindistan gibi dünyanın en kalabalık ülkelerinin yanı sıra Rusya ve İran gibi büyük enerji üreticilerinin aynı yapı içerisinde yer alması örgütün ekonomik ve jeopolitik ağırlığını artırıyor.</p>

<p>2026 yılı aynı zamanda Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kuruluşunun 25. yılına denk geliyor. Örgütün temelleri Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan arasında kurulan “Şanghay Beşlisi”ne dayanıyor. Özbekistan’ın da katılımıyla örgüt 2001 yılında bugünkü adını aldı.</p>

<h3>ÖRGÜT RESMEN BATI KARŞITI BİR İTTİFAK DEĞİL</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kuruluş belgelerinde yapının başka devletlere veya uluslararası örgütlere karşı oluşturulmuş bir ittifak olmadığı açık biçimde belirtiliyor. Örgüt NATO benzeri ortak savunma yükümlülüğü bulunan bir askeri ittifak niteliği taşımıyor.</p>

<p>Rusya ve Çin liderlerinin son yıllarda zirveleri çok kutuplu dünya düzeni, tek taraflı yaptırımlara karşı çıkış ve Batı merkezli uluslararası sisteme alternatif iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesi yönündeki görüşlerini dile getirmek için kullanması ise örgütün jeopolitik önemini artırdı. Geçen yılki zirvede Putin Ukrayna savaşına ilişkin Batı’yı suçlarken Şi Cinping, ABD ile yaşanan gerilimlere atıfta bulunarak “zorbalık ve yıldırma” olarak nitelediği uygulamalara karşı çıkmıştı.</p>

<h3>BİŞKEK DEKLARASYONU MASADA</h3>

<p>Zirvenin sonunda liderlerin “Şanghay İşbirliği Örgütü’nün 25. Yılı Bişkek Deklarasyonu”nu kabul etmesi planlanıyor. Temmuz ayında Kırgızistan’ın Çolpon-Ata kentinde düzenlenen dışişleri bakanları toplantısında deklarasyon taslağı ve zirvede kabul edilmesi planlanan diğer belgeler üzerinde mutabakat sağlandı.</p>

<p>Hazırlık toplantılarında siyasi ve diplomatik iş birliği, ticaret, ekonomi, enerji, güvenlik, kültür ve insani ilişkilerin geliştirilmesine yönelik belgeler üzerinde de çalışıldı. Şanghay İşbirliği Örgütü Ulusal Koordinatörler Konseyi, ağustos ayı boyunca zirvede liderlere sunulacak nihai belgeleri hazırladı.</p>

<h3>ENERJİ GÜVENLİĞİ ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLARDAN</h3>

<p>Enerji konusu da Bişkek zirvesinin önemli gündemlerinden biri olacak. Şanghay İşbirliği Örgütü enerji bakanları haziran ayında Bişkek’te yaptıkları toplantıda uluslararası enerji piyasalarındaki dalgalanmaları, enerji altyapısının korunmasını ve enerji güvenliğini ele aldı.</p>

<p>Toplantıda örgüt üyeleri arasında bir enerji konsorsiyumu kurulmasına yönelik uzman görüşmelerinin sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Enerji verimliliği ve enerji sistemleri konusunda hazırlanan iki ayrı liderler açıklamasının da Bişkek Zirvesi’nde kabul edilmesi planlanıyor.</p>

<h3>GÜVENLİK, TERÖRİZM VE SİBER SALDIRILAR DA GÜNDEMDE</h3>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü kurulduğu ilk yıllardan itibaren bölgesel güvenlik, terörizm, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla mücadeleyi temel faaliyet alanlarından biri olarak belirledi. Son yıllarda gündeme organize suçlar, uyuşturucu kaçakçılığı ve siber güvenlik başlıkları da eklendi.</p>

<p>Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, mayıs ayında üye ülkelerin güvenlik konseyi sekreterleriyle yaptığı toplantıda artan jeopolitik gerilimlere ve Orta Doğu’daki çatışmalara özellikle dikkat çekti. Caparov, uluslararası anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesini desteklediklerini ve en zor diyaloğun dahi silahlı çatışmaya tercih edilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİŞKEK’TE YOĞUN LİDERLER DİPLOMASİSİ</h3>

<p>Zirvenin resmi gündeminin yanında Bişkek’te yapılacak ikili lider görüşmeleri de yakından izlenecek. Putin’in dokuz ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanırken İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile Rus liderin de bir araya gelmesi bekleniyor. Erdoğan’ın da zirveye katılan devlet ve hükümet başkanlarıyla çeşitli görüşmeler gerçekleştireceği açıklandı.</p>

<p>Çin, Rusya ve İran liderlerinin savaş ve gerilimlerin sürdüğü bir dönemde aynı zirvede bulunması, toplantının uluslararası gündemdeki ağırlığını artırıyor. Bişkek’te yapılacak görüşmelerin ardından kabul edilecek deklarasyonlar ve liderlerin vereceği mesajlar, örgütün küresel krizler karşısında ortaya koyacağı ortak tutumun çerçevesini gösterecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/gozler-biskekte-sangay-is-birligi-orgutu-liderleri-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/sangay-is-birligi-orgutu.jpg" type="image/jpeg" length="63328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'ye misilleme: Ürdün ve BAE üsleri vuruldu, İHA düşürüldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuz-bogazinda-abdye-ait-mq-9-reaper-ihayi-dusurdugunu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuz-bogazinda-abdye-ait-mq-9-reaper-ihayi-dusurdugunu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki Larak Adası’nda İran’a ait iki fırlatıcıyı vurmasının ardından Tahran yönetimi karşı saldırıya geçti. İran Devrim Muhafızları, Ürdün’de ABD güçlerinin bulunduğu Kral Hüseyin ve El Ezrak üslerini balistik füzelerle hedef aldığını açıklarken, İran ordusu BAE’deki El Minhad Hava Üssü’ne onlarca insansız hava aracıyla saldırı düzenlediğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında yaklaşık bir aylık görece sakin dönemin ardından askeri gerilim yeniden yükseldi. ABD güçleri 30 Ağustos Pazar günü Hürmüz Boğazı’nda bulunan İran’a ait Larak Adası’ndaki iki fırlatıcıyı hedef aldı. Bir ABD yetkilisi, İran Devrim Muhafızları güçlerinin Hürmüz Boğazı’na deniz mayını taşıyan roketler fırlatmaya hazırlandığının tespit edildiğini ve saldırının söz konusu hazırlığı engellemek amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM da operasyonu doğruladı. Komutanlık, İran Devrim Muhafızları’nın mayın döşeme kapasitesine karşı “sınırlı ve hassas” bir operasyon gerçekleştirildiğini ve hedef alınan unsurların Hürmüz Boğazı’nda “yakın tehdit” oluşturduğunu savundu. İran tarafı ise ABD saldırısında askerler ve siviller arasında ölen ve yaralananlar bulunduğunu bildirdi ancak kesin sayı açıklamadı.</p>

<h3>İRAN’DAN ÜRDÜN’DEKİ İKİ ABD ÜSSÜNE SALDIRI</h3>

<p>Larak Adası’ndaki saldırının ardından İran Devrim Muhafızları misilleme operasyonunu başlattığını açıkladı. İran medyasına yansıyan Devrim Muhafızları açıklamasına göre Ürdün’de ABD güçlerinin bulunduğu Kral Hüseyin ve El Ezrak üslerine balistik füzeler gönderildi. İran saldırının doğrudan ABD’nin Larak Adası’na yönelik operasyonuna karşılık gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>Devrim Muhafızları operasyonun füze ve insansız hava araçlarının birlikte kullanıldığı bir saldırı olduğunu belirterek üslerdeki teknik ve bakım altyapısı ile ABD savaş uçaklarının konuşlandırıldığı alanların hedef alındığını öne sürdü. İran tarafı saldırılarda “ağır hasar” meydana geldiğini iddia etti ancak söz konusu iddiayı destekleyen bağımsız kanıt paylaşmadı.</p>

<h3>ÜRDÜN: 8 FÜZEYİ ENGELLEDİK</h3>

<p>Ürdün ordusu ise İran’dan gelen füzelerin ülke hava sahasına girdiğini doğruladı. Ürdün Silahlı Kuvvetleri, hava savunma sistemlerinin ülkenin hava sahasını ihlal eden 8 füzeyi engellediğini ve imha ettiğini açıkladı. Ürdün makamları, engellemenin sivillere ve mülklere yönelik tehlikenin önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>ABD kaynaklarına dayandırılan ilk bilgilerde de gelen füzelerin neredeyse tamamının önlendiği ve saldırının ilk aşamasında önemli bir hasar tespit edilmediği belirtildi. Ürdün’deki iki üsse yönelik saldırıda can kaybı yaşandığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. İran medyasında kayıp yaşandığı yönünde iddialar yer alsa da sayı veya bağımsız kanıt paylaşılmadı.</p>

<h3>İRAN BU KEZ BAE’DEKİ ABD GÜÇLERİNİ HEDEF ALDI</h3>

<p>Ürdün’deki saldırıların ardından İran ordusu 31 Ağustos Pazartesi günü yeni bir misilleme operasyonu gerçekleştirdiğini açıkladı. İran devlet televizyonunun aktardığı ordu açıklamasında Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki El Minhad Hava Üssü’nün insansız hava araçlarıyla hedef alındığı bildirildi. Reuters da İran ordusunun saldırıya ilişkin açıklamasını doğruladı.</p>

<p>İran ordusuna göre saldırının hedefinde El Minhad Üssü’nde konuşlandırılmış ABD güçleri ve helikopterler bulunuyordu. İran kaynakları operasyonda onlarca patlayıcı yüklü insansız hava aracının kullanıldığını bildirdi. Saldırının Larak Adası’na yönelik ABD operasyonuna misilleme amacı taşıdığı açıklandı.</p>

<h3>EL MİNHAD HAVA ÜSSÜ NEDEN ÖNEMLİ?</h3>

<p>Dubai yakınlarında bulunan El Minhad Hava Üssü, BAE’nin önemli askeri tesislerinden biri olarak biliniyor. Üs geçmiş yıllarda ABD ve diğer Batılı ülkelerin bölgedeki askeri operasyonlarında lojistik ve konuşlanma noktalarından biri olarak kullanıldı.</p>

<p>İran ordusunun açıklamasında da saldırının doğrudan üste bulunan Amerikan personeli ve helikopterlerinin konuşlandırıldığı noktaları hedef aldığı belirtildi. Saldırının meydana getirdiği hasarın boyutuna ilişkin bağımsız kaynaklardan doğrulanmış ayrıntılı bir bilanço henüz açıklanmadı.</p>

<h3>İRAN: ABD’YE AİT MQ-9’U DÜŞÜRDÜK</h3>

<p>Gerilimin bir diğer başlığı Hürmüz Boğazı üzerinde yaşandı. İran Devrim Muhafızları, ABD’ye ait uzun menzilli MQ-9 tipi insansız hava aracının İran hava savunma sistemleri tarafından vurulduğunu açıkladı. İran’ın Mehr Haber Ajansı tarafından aktarılan açıklamaya göre vurulan insansız hava aracı Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyordu ve hava savunma füzeleriyle hedef alındı.</p>

<p>Devrim Muhafızları, vurulan MQ-9’un Körfez sularına düştüğünü bildirdi. ABD makamlarından İran’ın söz konusu açıklamasını doğrulayan bir açıklama henüz gelmedi. Dolayısıyla MQ-9’un düşürüldüğüne ilişkin bilgi şu aşamada İran Devrim Muhafızları’nın beyanına dayanıyor.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİN MERKEZİNDE</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki son karşılıklı saldırıların merkezinde Hürmüz Boğazı bulunuyor. İran’ın Larak Adası, stratejik liman kenti Bender Abbas’ın yakınında ve Körfez’in girişindeki uluslararası deniz taşımacılığı güzergâhlarına hakim bir konumda bulunuyor. ABD, İran’ın boğaza yeniden deniz mayını yerleştirmeye hazırlandığını savunurken Tahran, Hürmüz üzerindeki kontrol iddiasını sürdürüyor.</p>

<p>CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD güçlerinin dalgıçlar, özel operasyon birlikleri ve hava unsurlarını kullanarak uluslararası deniz güzergâhlarındaki İran mayınlarını temizlediğini açıklamıştı. ABD tarafına göre çalışmalar sonucunda yaklaşık 1.500 ticari geminin 750 milyon varile yakın ham petrol taşıyarak bölgeden geçişine imkan sağlandı.</p>

<h3>BOĞAZDAN GEÇEN GEMİ SAYISI 5’E KADAR DÜŞTÜ</h3>

<p>Son saldırılar Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini de yeniden etkiledi. Reuters’ın denizcilik verilerine dayandırdığı haberine göre hafta sonunda boğazdan geçtiği açık biçimde takip edilebilen emtia gemilerinin sayısı günlük 5’e kadar geriledi. Gerçek rakamın daha yüksek olabileceği, bazı gemilerin saldırı riskinden kaçınmak amacıyla otomatik tanımlama sistemlerini kapattığı belirtildi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olmayı sürdürüyor. ABD-İran çatışmasının başladığı dönemin öncesinde dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık gelen miktar söz konusu güzergâhtan taşınıyordu. Bölgedeki askeri hareketlilik ve gemilere yönelik saldırılar petrol arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdı.</p>

<h3>PETROL FİYATLARI YÜZDE 2’DEN FAZLA YÜKSELDİ</h3>

<p>ABD’nin Larak Adası’na saldırması ve İran’ın Ürdün’deki Amerikan üslerine misillemede bulunmasının ardından petrol fiyatları yükseldi. Brent petrol yüzde 2’nin üzerinde değer kazanarak 90 dolar seviyesinin üzerine çıkarken ABD tipi WTI petrol de 85 doların üzerine yükseldi.</p>

<p>Enerji piyasasındaki hareketlilikte Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin yeniden azalması ve ABD ile İran arasında karşılıklı saldırıların başlaması etkili oldu. Körfez’den petrol ihracatının son dönemde günlük 15-16 milyon varil seviyelerine kadar toparlandığı ancak savaş öncesi seviyelerin altında kaldığı bildirildi.</p>

<h3>TRUMP’TAN HARG ADASI PAYLAŞIMI: SALDIRI TEYİT EDİLMEDİ</h3>

<p>Gerilimin yükseldiği saatlerde ABD Başkanı Donald Trump’tan İran’ın en önemli petrol merkezlerinden Harg Adası’yla ilgili dikkat çeken bir paylaşım geldi. Trump, İran’ın enerji merkezinin hedef alındığını ileri sürdü ve sosyal medya hesabından adada büyük patlamalar yaşandığını gösteren bir video yayımladı.</p>

<p>Reuters görüntü doğrulama çalışmasında Trump’ın paylaştığı videonun büyük olasılıkla yapay zekâ ile oluşturulduğunu belirledi. ABD ordusundan Harg Adası’na saldırı düzenlendiğini doğrulayan bir açıklama gelmediği gibi Reuters da adanın vurulduğuna ilişkin başka bir kanıt bulamadı. İran’ın savaş öncesinde petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştiren Harg Adası’na gerçek bir saldırı düzenlenmesi çatışmada önemli bir tırmanış anlamına geleceğinden söz konusu iddia teyit edilmeden kesin bilgi olarak değerlendirilemiyor.</p>

<h3>WASHINGTON YENİ YAPTIRIMLARA DA HAZIRLANIYOR</h3>

<p>Askeri gerilim yeniden yükselirken Trump yönetiminin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma hazırlığı da devam ediyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a karşı yeni ikincil yaptırımların haftalık olarak açıklanmasını beklediğini söyledi. İlk aşamada İran ile ekonomik ilişkileri bulunan finans kuruluşlarının hedef alınması planlanıyor.</p>

<p>Washington son haftalarda askeri operasyonların yanında İran’ı uluslararası finans sisteminden daha fazla izole etmeye yönelik bir politika izliyor. ABD’nin Larak Adası’na yönelik son saldırısı ise temmuz sonundan bu yana İran topraklarına gerçekleştirildiği bilinen ilk Amerikan askeri saldırısı olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİR AYLIK ARANIN ARDINDAN ÇATIŞMA YENİDEN ALEVLENDİ</h3>

<p>ABD ve İran arasındaki doğrudan askeri çatışmalar temmuz ayının sonundan itibaren önemli ölçüde azalmıştı. Larak Adası saldırısı ve ardından Ürdün ile BAE’de ABD güçlerinin bulunduğu askeri tesislere yönelik İran saldırıları, iki taraf arasındaki doğrudan askeri hareketliliği yaklaşık bir aylık aranın ardından yeniden artırdı.</p>

<p>Son gelişmelerde doğrulanan tabloya göre ABD Larak Adası’ndaki iki İran fırlatıcısını vurdu; İran ise buna karşılık Ürdün’de Kral Hüseyin ve El Ezrak üslerine balistik füzeler gönderdi ve BAE’deki El Minhad Hava Üssü’ne insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi. İran’ın ABD’ye ait MQ-9’u düşürdüğü açıklaması henüz Washington tarafından doğrulanmazken, Trump’ın Harg Adası’nın vurulduğu yönündeki paylaşımını destekleyen bağımsız bir kanıt da bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuz-bogazinda-abdye-ait-mq-9-reaper-ihayi-dusurdugunu-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/iran-hurmuz-44.jpg" type="image/jpeg" length="45358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[WP: Ordu Trump'ın Savaş Bakanı Hegseth'e 'daha fazla sürdüremeyiz' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/wp-ordu-trumpin-savas-bakani-hegsethe-daha-fazla-surduremeyiz-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/wp-ordu-trumpin-savas-bakani-hegsethe-daha-fazla-surduremeyiz-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin önde gelen askeri yetkililerinin, Savunma Bakanı Pete Hegseth’i İran’a karşı geniş çaplı operasyonların sürdürülmesi konusunda uyardığı bildirildi. The Washington Post’a göre ordu, donanma ve hava kuvvetlerinin üst düzey isimleri ile Avrupa, Asya ve Latin Amerika’daki ABD güçlerinden sorumlu komutanlar, İran savaşı nedeniyle diğer bölgelerdeki askeri kapasitenin azaldığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü geniş çaplı askeri operasyonların sürdürülmesine ilişkin ülkenin üst düzey askeri yetkililerinden Savunma Bakanı Pete Hegseth’e uyarılar iletildiği bildirildi. The Washington Post’un aktardığına göre komutanlar, İran savaşına ayrılan askeri kaynaklar nedeniyle ABD ordusunun dünyanın farklı bölgelerinde kapasite açısından zorlandığını bildirdi.</p>

<p>Uyarıları yapan isimler arasında ABD ordusu, donanması ve hava kuvvetlerinin üst düzey yetkililerinin yanı sıra Avrupa, Asya ve Latin Amerika’daki Amerikan kuvvetlerinden sorumlu komutanların da bulunduğu belirtildi. Yetkililer, İran’a yönelik operasyonların devam etmesinin farklı bölgelerde konuşlandırılmış ABD birliklerinin görev ve eğitim kapasitesini etkilediğine dikkat çekti.</p>

<h3>KOMUTANLAR RESMİ BİLDİRİMDE BULUNDU</h3>

<p>The Washington Post’a göre söz konusu uyarı, ABD’nin dünya genelindeki askeri konuşlandırmalarının durumunu ortaya koyan ve düzenli olarak hazırlanan gizli bir raporda yer aldı. Üst düzey askeri yetkililer, verilen konuşlandırma emirleriyle aynı görüşte olmadıklarını belirten resmi bir bildirimde bulundu.</p>

<p>Komutanlar, konuşlandırma kararlarına yönelik itirazlarına rağmen kendilerine verilen emirleri yerine getireceklerini de bildirdi. Böylece askeri yetkililer, İran savaşı kapsamında gerçekleştirilen kaynak ve kuvvet aktarımına yönelik görüş ayrılıklarını resmi kanallardan kayda geçirmiş oldu.</p>

<h3>GEMİLER, UÇAKLAR VE EKİPMANLAR İRAN SAVAŞINA AKTARILDI</h3>

<p>Askeri yetkililerin uyarılarında ABD’nin farklı bölgelerde bulunan gemilerinin, uçaklarının ve diğer askeri ekipmanlarının İran savaşı için bölgeden çekildiği belirtildi. Avrupa, Asya ve Latin Amerika gibi bölgelerde görev yapan komutanların elindeki bazı askeri kaynakların İran’a yönelik operasyonlara yönlendirildiği ifade edildi.</p>

<p>Komutanlara göre söz konusu kaynak aktarımı, sorumluluk bölgelerinde görevlerini yerine getirme kabiliyetlerini azalttı. Askeri yetkililer ayrıca birliklerin eğitim faaliyetlerini sürdürme kapasitesinin de yaşanan kaynak kaydırmalarından etkilendiğini bildirdi.</p>

<h3>ABD ORDUSUNUN KÜRESEL KAPASİTESİNE İLİŞKİN UYARI</h3>

<p>Üst düzey komutanların Savunma Bakanı Pete Hegseth’e ilettiği temel uyarı, İran’a karşı büyük ölçekli operasyonların devam etmesinin ABD ordusunu küresel ölçekte kapasite açısından zorlaması oldu. İran savaşına tahsis edilen gemi, uçak, ekipman ve personel nedeniyle diğer bölgelerde görev yapan kuvvetlerin hareket alanının daraldığı belirtildi.</p>

<p>Uyarının ordu, donanma ve hava kuvvetlerinin üst düzey isimlerinin yanı sıra ABD’nin Avrupa, Asya ve Latin Amerika’daki askeri yapılanmalarından sorumlu komutanlardan gelmesi, itirazların farklı kuvvetler ve coğrafi sorumluluk alanlarını kapsadığını ortaya koydu.</p>

<h3>50 BİNDEN FAZLA ABD ASKERİ AYLARDIR ALARM DURUMUNDA</h3>

<p>İran savaşı kapsamında ABD’nin askeri hazırlığı personel açısından da devam ediyor. Metinde yer alan bilgilere göre 50 binden fazla ABD askeri, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlenmesi talimatı verme ihtimaline karşı aylardır alarm durumunda tutuluyor.</p>

<p>Askerlerin hazır durumda bekletilmesi, Washington yönetiminin Tahran üzerindeki baskısını sürdürdüğü dönemde gerçekleşiyor. Trump yönetimi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmasını ve savaşın sona erdirilmesi için ABD tarafından ortaya konulan şartları kabul etmesini istiyor.</p>

<h3>TRUMP’TAN TAHRAN’A HÜRMÜZ BOĞAZI VE SAVAŞIN SONA ERDİRİLMESİ İÇİN BASKI</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimine Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması yönündeki baskısını sürdürüyor. Washington aynı zamanda İran’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik ABD şartlarını kabul etmesini talep ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD ordusundaki 50 binden fazla personelin yeni saldırı ihtimaline karşı alarm durumunda tutulduğu süreçte, üst düzey askeri komutanların geniş çaplı İran operasyonlarının sürdürülmesine ilişkin çekinceleri de resmi kayıtlara geçti. Komutanlar konuşlandırma emirlerine katılmadıklarını bildirmelerine rağmen söz konusu emirleri uygulayacaklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/wp-ordu-trumpin-savas-bakani-hegsethe-daha-fazla-surduremeyiz-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hegseth-abd-ordusu.jpg" type="image/jpeg" length="17097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taliban'dan ABD'ye 1 trilyon dolarlık yatırım daveti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/talibandan-abdye-1-trilyon-dolarlik-yatirim-daveti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/talibandan-abdye-1-trilyon-dolarlik-yatirim-daveti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afganistan’da 2021’de yeniden iktidara gelen Taliban yönetimi, ABD ile ilişkilerde ekonomik iş birliğine dayalı yeni bir dönem istedi. Taliban yönetiminin Dışişleri Bakanı Emirhan Muttaki, Trump yönetimini değeri en az 1 trilyon dolar olarak tahmin edilen yer altı kaynaklarının yanı sıra altyapı, tarım ve ticaret alanlarında yatırım yapmaya davet etti. Taliban yönetimi aynı zamanda yaptırımların hafifletilmesini ve yurt dışında tutulan yaklaşık 9,5 milyar dolarlık Afganistan Merkez Bankası varlı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afganistan’da Ağustos 2021’de yeniden iktidara gelen Taliban yönetimi, ABD ile 20 yıl süren savaşın ardından Washington yönetimiyle ekonomik ilişkiler kurmak için yeni bir adım attı. Financial Times’a konuşan Taliban yönetiminin Dışişleri Bakanı Emirhan Muttaki, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine Afganistan’ın geniş yer altı kaynaklarına yatırım yapma çağrısında bulundu.</p>

<p>ABD ve Afganistan tarafından geçmişte gerçekleştirilen jeolojik araştırmalara göre ülkenin henüz büyük ölçüde işletilmemiş maden kaynaklarının değerinin en az 1 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Afganistan’ın yer altında lityum, bakır, demir cevheri ve nadir toprak elementleri dahil olmak üzere ABD açısından kritik kabul edilen çeşitli madenlerin bulunduğu biliniyor.</p>

<h3>MUTTAKİ: ABD YATIRIMLARINI MEMNUNİYETLE KARŞILARIZ</h3>

<p>Muttaki, ABD sermayesinin yalnızca madencilik alanında değil, Afganistan’ın altyapı, tarım ve ticaret sektörlerinde de yer almasını istediklerini belirtti. Washington ile gelecekte kurulacak ilişkilerin geçmişteki savaş üzerinden değil, ekonomik iş birliği temelinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Taliban yönetiminin resmî Dışişleri Bakanlığı da Afganistan’ın stratejik konumu ve doğal kaynaklarını yabancı yatırımcılara yönelik fırsatlar arasında gösteriyor. Bakanlığın açıklamalarında madenciliğin yanı sıra tarım, enerji, ulaştırma ve sanayi gibi alanlar yatırım yapılabilecek sektörler arasında sıralanıyor.</p>

<h3>20 YILLIK SAVAŞIN ARDINDAN YENİ SAYFA MESAJI</h3>

<p>Muttaki’nin ABD’ye yönelik yatırım çağrısı, Washington ile Taliban arasındaki yaklaşık 20 yıllık savaşın ardından geldi. ABD, 2001’de Afganistan’a askeri müdahalede bulunmuş, Amerikan ve NATO güçlerinin ülkedeki varlığı Ağustos 2021’de sona ermişti. Taliban, ABD güçlerinin çekilmesiyle birlikte Kabil’de yeniden kontrolü ele geçirmişti.</p>

<p>Muttaki, Washington ile ilişkilerin bundan sonraki bölümünün geçmişte yaşanan çatışmalar yerine karşılıklı ekonomik çıkarlar üzerinden şekillenmesini istedi. Taliban yönetimi böylece ABD ile askeri değil, diplomatik ve ekonomik ilişki kurulması yönündeki mesajlarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3>MUTTAKİ DAHA ÖNCE DE TRUMP’A MESAJ VERMİŞTİ</h3>

<p>Taliban yönetiminin Washington’a yönelik son çağrısı tek bir açıklamayla sınırlı kalmadı. Muttaki, Ağustos ayının ortasında New York Times’a verdiği röportajda da ABD ile savaş döneminin geride bırakılması gerektiğini söylemiş ve iki ülke arasında karşılıklı saygıya dayanan yeni bir ilişki kurulmasını istemişti.</p>

<p>Muttaki, Donald Trump’ın anlaşma yapma yeteneği, pragmatik yaklaşımı ve kararlılığının Trump yönetimiyle yapıcı ilişkiler kurulmasını kolaylaştırabilecek unsurlar olduğunu ifade etmişti. Afganistan’ın maden kaynaklarını iki ülke arasındaki yeni dönemin başlangıç noktalarından biri olarak göstermişti.</p>

<h3>ABD’YE KABİL BÜYÜKELÇİLİĞİNİ YENİDEN AÇMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Muttaki’nin Washington’a verdiği mesajlar ekonomik yatırımlarla da sınırlı değil. Taliban yönetiminin Dışişleri Bakanı, ABD’nin Kabil’deki büyükelçiliğini yeniden açabileceğini ve Afganistan’da diplomatik varlık bulundurabileceğini belirtmişti.</p>

<p>ABD’nin Afganistan’daki madenlere, barajlara ve yol projelerine yatırım yapabileceğini söyleyen Muttaki, diplomatik ilişkilerin de yeniden kurulmasını istedi. Taliban yönetimi böylece Amerikan askeri varlığına karşı çıkarken ABD’nin diplomatik temsil ve sermayeyle ülkeye dönmesine açık olduğunu ortaya koydu.</p>

<h3>BİDEN, TRUMP VE OBAMA DÖNEMLERİNDE GÜNDEMDEYDİ</h3>

<p>Afganistan’ın zengin maden yatakları ABD açısından yeni bir gündem maddesi değil. Washington yönetimleri, Afganistan’daki yer altı kaynaklarının ekonomik potansiyelini uzun süredir takip ediyor. ABD, 2004 ile 2021 yılları arasında Afganistan’ın madencilik sektörünü geliştirmek amacıyla yaklaşık 1 milyar dolar harcadı.</p>

<p>Söz konusu çalışmalar Afganistan’ın maden sektöründe beklenen kapsamlı dönüşümü sağlayamadı. Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinden sonra ise Çin, İran ve diğer bölge ülkelerinin Afganistan’ın maden kaynaklarına yönelik faaliyetleri ve anlaşmaları devam etti.</p>

<h3>TALİBAN 7 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE MADEN ANLAŞMASI YAPTI</h3>

<p>Financial Times’ın aktardığı bilgilere göre Taliban yönetimi 2021’den bu yana Çin ve İran dahil çeşitli ülkelerle 7 milyar doların üzerinde madencilik anlaşması yaptı. Çinli şirketler Afganistan’ın özellikle maden kaynakları açısından önemli yabancı aktörleri arasında yer alırken, İran ve diğer bölge ülkeleriyle de ekonomik ilişkiler geliştirildi.</p>

<p>Taliban yönetiminin ABD’ye yaptığı son çağrı, Washington’ın da söz konusu yatırım alanlarına dahil edilmesi talebini içeriyor. Madenciliğin yanı sıra altyapı, tarım ve ticaret de Amerikan yatırımcılarının davet edildiği alanlar arasında bulunuyor.</p>

<h3>LİTYUM, BAKIR VE NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>Afganistan’ın yer altı kaynakları arasında lityum, bakır ve demir cevherinin yanı sıra nadir toprak elementleri bulunuyor. Söz konusu kaynakların bir bölümü teknoloji, enerji, elektrikli araç, batarya ve savunma sanayii açısından kullanılan kritik hammaddeler arasında yer alıyor.</p>

<p>ABD ve Afganistan tarafından yapılan geçmiş jeolojik araştırmalar ülkenin maden kaynaklarının değerinin en az 1 trilyon dolara ulaşabileceğini ortaya koydu. Kaynakların önemli bölümünün henüz işletilmemiş olması, Taliban yönetiminin yabancı yatırım çağrılarında madenciliği ön plana çıkarmasına neden oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>9,5 MİLYAR DOLARLIK DONDURULMUŞ VARLIK GÜNDEMDE</h3>

<p>Taliban yönetiminin Washington’dan taleplerinden biri de Afganistan’a ait yurt dışındaki dondurulmuş rezervlerin serbest bırakılması. Financial Times’a göre Taliban, Afganistan Merkez Bankası’na ait yaklaşık 9,5 milyar dolarlık yurt dışı rezervinin serbest bırakılmasını istiyor.</p>

<p>Söz konusu varlıkların yaklaşık 7 milyar dolarlık bölümünün ABD’de bulunduğu belirtiliyor. Taliban yönetimi yaptırımların kaldırılması veya hafifletilmesi yönündeki talebini de ABD ile kurulmasını istediği yeni ekonomik ilişkinin başlıkları arasında tutuyor.</p>

<h3>YAPTIRIMLARIN HAFİFLETİLMESİNİ İSTİYORLAR</h3>

<p>Taliban’ın Ağustos 2021’de Afganistan’da yeniden iktidarı ele geçirmesinin ardından ülkenin uluslararası finans sistemine erişimi önemli ölçüde sınırlandı. Taliban yönetimi üzerindeki yaptırımlar ve Afganistan’a ait rezervlerin durumuna ilişkin anlaşmazlıklar, Kabil ile Batılı ülkeler arasındaki ilişkilerin temel konuları arasında yer aldı.</p>

<p>Taliban yönetimi, mevcut yaptırımların hedeflerine ulaşmadığını savunarak ekonomik kısıtlamaların hafifletilmesini istiyor. ABD yatırımlarına yapılan çağrı da yaptırım ve dondurulmuş varlıklar konusundaki taleplerle aynı dönemde gündeme getirildi.</p>

<h3>ABD İLE TALİBAN ARASINDA BİGRAM ANLAŞMAZLIĞI</h3>

<p>Washington ile Taliban yönetiminin yaklaşımlarının ayrıldığı başlıklardan biri Bagram Hava Üssü olmaya devam ediyor. Donald Trump daha önce ABD’nin Afganistan’daki Bagram Hava Üssü üzerindeki kontrolünü yeniden kazanması yönünde açıklamalarda bulunmuştu.</p>

<p>Taliban yönetimi ise Afganistan topraklarında yeniden yabancı askeri varlık bulunmasına karşı çıkıyor. Muttaki, Afganların başka bir ülkenin askeri varlığını kabul etmeyeceğini belirtirken, ABD’nin ülkeye diplomatik temsilciler ve ekonomik yatırımlarla dönmesine açık olduklarını ifade etti.</p>

<h3>ABD İLE İLİŞKİLERDE İNSAN HAKLARI ENGELİ</h3>

<p>Taliban’ın Washington’a yönelik ekonomik ve diplomatik mesajlarına rağmen iki taraf arasındaki önemli anlaşmazlıklar devam ediyor. Taliban yönetiminin özellikle kadınların ve kız çocuklarının eğitim, çalışma ve kamusal hayata katılımına yönelik uygulamaları uluslararası alanda eleştiriliyor.</p>

<p>Financial Times, ekonomik yakınlaşma arayışlarının Taliban’ın uyguladığı katı yönetim politikalarına ilişkin kaygılarla karşı karşıya bulunduğunu aktardı. ABD’nin Taliban yönetimine yaklaşımında yaptırımlar, insan hakları, diplomatik tanınma ve güvenlik konuları önemli başlıklar olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>RUSYA, ÇİN VE BÖLGE ÜLKELERİYLE TEMASLAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Taliban yönetimi ABD ile yeni ilişki arayışını sürdürürken Rusya, Çin, İran ve bölgedeki diğer ülkelerle ekonomik ve diplomatik temaslarını da devam ettiriyor. Çin ve İran merkezli şirketlerin Afganistan’ın madencilik sektöründe anlaşmaları bulunurken, Taliban yönetimi Orta Asya ülkeleriyle ticaret, enerji ve ulaşım projeleri üzerinde çalışıyor.</p>

<p>Afganistan Dışişleri Bakanlığı, mevcut dış politika yaklaşımını ekonomi merkezli olarak tanımlıyor. Yönetim, ülkenin Orta ve Güney Asya arasındaki coğrafi konumunu enerji, ticaret ve ulaştırma koridorlarında kullanmak istediğini belirtiyor.</p>

<h3>TALİBAN’IN GÖZÜ TRUMP YÖNETİMİNDE</h3>

<p>Taliban yönetiminin son açıklamaları, Ağustos 2021’de sona eren savaşın ardından ABD ile ilişkilerin ekonomik ve diplomatik zeminde yeniden kurulması talebini ortaya koyuyor. Muttaki’nin mesajlarında Afganistan’ın en az 1 trilyon dolar değer biçilen maden kaynakları Washington’a yönelik yatırım çağrısının merkezinde bulunuyor.</p>

<p>Taliban yönetimi bir taraftan Amerikan şirketlerini maden, altyapı, tarım ve ticaret sektörlerine davet ederken diğer taraftan yaptırımların hafifletilmesini ve milyarlarca dolarlık Afgan varlığının serbest bırakılmasını talep ediyor. ABD ile Taliban arasında herhangi bir yeni ekonomik anlaşmanın yapıldığına ilişkin ise henüz bir açıklama bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/talibandan-abdye-1-trilyon-dolarlik-yatirim-daveti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/06/taliban-hukumeti.jpg" type="image/jpeg" length="25243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EOKA katliamından 52 yıl sonra şehitlerin kimlikleri belirlendi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/eoka-katliamindan-52-yil-sonra-sehitlerin-kimlikleri-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/eoka-katliamindan-52-yil-sonra-sehitlerin-kimlikleri-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs’ta 1974 yılında EOKA’lı teröristler tarafından Muratağa-Sandallar ve Atlılar köylerinde katledilerek toplu mezara gömülen 37 Türk’ten 15’inin daha kimliği DNA testiyle belirlendi. Kimliği tespit edilenlerin büyük bölümünü kadınlar ve çocuklar oluştururken, naaşların 1 Eylül’de devlet töreniyle toprağa verilmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs’ta 1974 yılının ağustos ayında EOKA’lı teröristler tarafından Muratağa-Sandallar ve Atlılar köylerinde katledilerek toplu mezara gömülen çoğu çocuk 37 Türk’ten 15’inin daha kimliği belirlendi. DNA testleri sonucunda yapılan kimlik tespitlerinde, şehitlerin büyük bölümünün kadınlar ve çocuklardan oluştuğu açıklandı.</p>

<p>Kimliği belirlenen şehitler arasında 40 günlük Seldem Ali Osman, 16 aylık Betül Arnavut, 2 yaşındaki Özlem Ali Osman, 3 yaşındaki Okan Süleyman, 4 yaşındaki Gülden Ali Osman, 6 yaşındaki Kemal Süleyman, 10 yaşındaki Hasan Süleyman, 12 yaşındaki Gürhan Ali Çerkez ve 16 yaşındaki Narin Hasan yer aldı. Ayşe Hasan 56, Kıymet Hasan 22, Mualla Ali Osman (Pipalı) 36, Fatma Tahir 46, Emine Tahir 22 ve Tülay Süleyman 28 yaşında katledilen diğer isimler olarak açıklandı.</p>

<h3>NAAŞLAR 1 EYLÜL’DE DEVLET TÖRENİYLE DEFNEDİLECEK</h3>

<p>Kimlikleri belirlenen 15 şehidin naaşlarının 1 Eylül’de düzenlenecek devlet töreniyle toprağa verilmesi planlanıyor. Aradan geçen 52 yılın ardından yapılan kimlik tespitleri, yakınlarını katliamda kaybeden Kıbrıslı Türk ailelerin yaşadığı acıyı yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Atlılar katliamında annesini, üç kardeşini ve ailesinden çok sayıda kişiyi kaybeden Aylan Temen, kimliği belirlenen 15 kişiden 13’ünün kendi akrabaları olduğunu anlattı. Temen, 52 yıl sonra annesi, kardeşleri ve diğer yakınlarının ayrı mezarlara defnedilecek olmasının kendisi için yeniden ağır bir süreç olduğunu söyledi.</p>

<h3>AYLAN TEMEN: 15 KİŞİDEN 13’Ü BİZİM AKRABAMIZ</h3>

<p>Katliam sırasında 7 yaşında olduğunu belirten Aylan Temen, köyde 37 kişinin toplandığını ve götürüldükleri çukurun başında öldürüldüklerini anlattı. Temen, defnedilecek 15 kişiden 13’ünün yengesi, kuzenleri, babaannesi, iki halası, annesi ve üç kardeşinin de aralarında bulunduğu kendi aile fertleri olduğunu söyledi.</p>

<p>Temen, Birinci Barış Harekatı’ndan bir gün önce Lefkoşa’da yaşayan halasının yanına gittiğini ve orada kaldığı için katliamdan kurtulduğunu aktardı. Köyde kalan annesi ve kardeşlerinin katledildiğini, babasının ise köydeki diğer erkeklerle birlikte esir alındığını ve 93 gün esaret altında tutulduğunu belirtti. Köyde sadece yaşlı bir erkeğin kaldığını, diğer kişilerin büyük bölümünün kadınlar ve çocuklardan oluştuğunu ifade etti.</p>

<h3>52 YIL SONRA KARDEŞLERİNİN EŞYALARINI BULDU</h3>

<p>Yıllar sonra gerçekleştirilen kimlik tespit sürecinde kardeşlerine ait şortlar ve ayakkabılar ile annesine ait bir toka bulunduğunu anlatan Temen, söz konusu kişisel eşyaların da kimlik tespit çalışmalarına katkı sağladığını söyledi. Aile fertlerinin 52 yıl sonra ayrı ayrı mezarlara defnedilecek olmasının önemli olduğunu belirten Temen, defin sürecinin çocukluğunda yaşadığı travmayı yeniden hatırlattığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temen, bugün 20 yaşında olan kızıyla birlikte annesini, kardeşlerini ve diğer akrabalarını 52 yıl sonra toprağa vereceklerini ifade etti. Yıllar sonra yeniden defin sürecine girmenin kendisi açısından ağır olduğunu belirten Temen, çocukluk döneminde yaşadığı kayıplarla yeniden yüzleştiğini anlattı.</p>

<h3>TEMEN ADALET TALEBİNİ DİLE GETİRDİ</h3>

<p>Aylan Temen, köydeki insanların sabah saatlerinde evlerinden toplandığını ve savunmasız kadınlarla çocukların öldürüldüğünü belirterek yaşananların savaş olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi. Katliamı gerçekleştirenlerin önemli bölümünün çevre köylerden ve bölge halkının tanıdığı Rumlardan oluştuğunu ifade etti.</p>

<p>Aradan 52 yıl geçtiğini hatırlatan Temen, olaylara karışan kişilerin bir bölümünün hayatını kaybetmiş olabileceğini, hayatta olanların ise adalet önüne çıkarılmasını istediklerini belirtti. Temen, ailesinin ve diğer köylülerin yaşadıklarının hayatlarını kalıcı biçimde etkilediğini ifade etti.</p>

<h3>HÜSEYİN GÜLER AİLESİNDEN 16 KİŞİYİ KAYBETTİ</h3>

<p>Atlılar katliamında ailesinden 16 kişiyi kaybeden Hüseyin Güler de 20 Temmuz 1974’teki Barış Harekatı’nın ardından yaşananları anlattı. Katliam sırasında 29 yaşında olduğunu belirten Güler, Rumların köyü kuşatma altına aldığını ve köydeki insanları esir aldığını söyledi.</p>

<p>Güler, olaylar sırasında köyde bulunduğunu ancak esir düşmediğini, kaçarken vurulmasına rağmen bölgeden uzaklaşmayı başardığını anlattı. 14 Ağustos’taki İkinci Barış Harekatı’nın ardından köyüne dönen Güler, annesi, kardeşleri, kardeşlerinin eşleri ve çocuklarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 16 aile ferdinin Atlılar’da katledildiğini söyledi.</p>

<h3>KİŞİSEL EŞYALAR YENİ MÜZEDE SERGİLENECEK</h3>

<p>Hüseyin Güler, 52 yılın ardından kayıpların kimliklerinin belirlenmesinin aileler açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Kimlik tespit çalışmaları sırasında bulunan kişisel eşyalar ile bazı kalıntıların yeni yapılan müzede sergileneceğini açıkladı.</p>

<p>Güler, şehitlere ait eşyaların müzede ziyaretçilere gösterileceğini ve yaşanan katliamların unutulmaması amacıyla korunacağını belirtti. Müzede sergilenecek materyallerin, 1974’te Muratağa-Sandallar ve Atlılar’da yaşananların gelecek nesillere aktarılmasında kullanılacağını söyledi.</p>

<p><strong>Kaynak: Yeni Şafak</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/eoka-katliamindan-52-yil-sonra-sehitlerin-kimlikleri-belirlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/kibris-sehiteri.jpg" type="image/jpeg" length="41464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD İran'ın Larak Adası'nda İran mevzilerini vurdu, İran karşılık verileceğini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iranin-lark-adasina-saldirdi-iran-karsilik-verilecegini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iranin-lark-adasina-saldirdi-iran-karsilik-verilecegini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran’ın Larak Adası’nda patlama seslerinin duyulmasının ardından ABD güçlerinin adadaki iki İran Devrim Muhafızları roketatarını vurduğu bildirildi. İran Devrim Muhafızları saldırıda İranlı savaşçılar ile siviller arasında ölen ve yaralananların bulunduğunu açıklarken, ABD’ye karşılık verileceğini duyurdu. İran makamları ayrıca Basra Körfezi’nde yabancı bir gemiye 2 milyon litre dizel aktarılmasının engellendiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran’ın Larak Adası’nda pazar günü patlama sesleri duyuldu. İran’ın Fars Haber Ajansı, ada sakinlerinin bir patlama sesi duyduklarını bildirdiğini, ilk aşamada patlamanın nedeninin bilinmediğini aktardı. Gelişmenin ardından ABD güçlerinin adada İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait iki roketatarı hedef aldığı yönünde açıklama geldi.</p>

<p>Al Jazeera Arabic’e konuşan bir ABD’li yetkili, Amerikan güçlerinin Larak Adası’ndaki İran Devrim Muhafızları’na ait iki roketatarı bombaladığını söyledi. İran tarafından daha sonra yapılan açıklamada saldırıda İranlı savaşçılar ile siviller arasında ölen ve yaralananların bulunduğu bildirildi.</p>

<h3>LARAK ADASI’NDA PATLAMA SESLERİ DUYULDU</h3>

<p>Fars Haber Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre Larak Adası sakinleri bölgede bir patlama sesi duyduklarını bildirdi. İlk haberlerde patlamanın nedeninin henüz bilinmediği belirtildi ve olayın ayrıntılarına ilişkin bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Larak Adası’ndan gelen patlama haberlerinin kısa süre ardından ABD’li bir yetkilinin açıklaması gündeme geldi. Yetkili, ABD güçlerinin adada bulunan İran Devrim Muhafızları’na ait iki roketatarı hedef aldığını aktardı.</p>

<h3>ABD’Lİ YETKİLİ İKİ ROKETATARIN VURULDUĞUNU AÇIKLADI</h3>

<p>Al Jazeera Arabic’e konuşan ABD’li yetkiliye göre Amerikan güçleri Larak Adası’nda İran Devrim Muhafızları’na ait iki roketatarı bombaladı. Yetkilinin açıklaması, adada patlama seslerinin duyulduğuna ilişkin İran medyasında yer alan haberlerin hemen ardından geldi.</p>

<p>Saldırının ayrıntıları, kullanılan mühimmat ve hedef alınan roketatarların durumuna ilişkin ek bilgi paylaşılmadı. İran tarafı ise daha sonra saldırının yol açtığı kayıplara ilişkin açıklama yaptı.</p>

<h3>İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI ÖLÜ VE YARALILAR OLDUĞUNU DUYURDU</h3>

<p>İran devlet yayın kuruluşu IRIB’nin aktardığına göre İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin Larak Adası’na yönelik saldırısında İranlı savaşçılar ile siviller arasında ölen ve yaralananların bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Devrim Muhafızları, saldırının ardından ABD’ye karşılık verileceğini ve sorumluların cezalandırılacağını bildirdi. Açıklamada ölen ve yaralananların bulunduğu belirtilmesine rağmen kesin kayıp sayısına ilişkin herhangi bir rakam verilmedi.</p>

<h3>KESİN CAN KAYBI SAYISI AÇIKLANMADI</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları saldırıda birden fazla savaşçı ve sivilin öldüğünü veya yaralandığını duyurdu ancak ölü ve yaralıların sayısını ayrı ayrı paylaşmadı. İran devlet yayın kuruluşu IRIB de açıklamayı kamuoyuna aktardı.</p>

<p>Larak Adası, Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki Hürmüz Boğazı yakınlarında bulunuyor. Ada, bölgedeki deniz ulaşım güzergâhlarına yakın konumda yer alıyor.</p>

<h3>İRAN’DAN 2 MİLYON LİTRELİK DİZEL OPERASYONU AÇIKLAMASI</h3>

<p>Larak Adası’ndaki gelişmelerin yanı sıra İran makamlarından Basra Körfezi’nde gerçekleştirilen başka bir operasyona ilişkin açıklama da geldi. Fars Haber Ajansı’nın aktardığına göre İran’ın Bender Abbas deniz üssündeki sınır muhafızları, yabancı bir gemiye 2 milyon litre dizel aktarılmasını engelledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran makamlarının verdiği bilgiye göre engellenen yakıt miktarı yaklaşık 528 bin 344 galona karşılık geliyor. Yetkililer, söz konusu dizelin yabancı bir gemiye aktarılmasının önüne geçildiğini bildirdi.</p>

<h3>6 ŞÜPHELİ ADLİ MAKAMLARA TESLİM EDİLDİ</h3>

<p>Fars Haber Ajansı’nın haberine göre söz konusu yakıt kaçakçılığı ağıyla bağlantılı olduğu belirtilen altı ana şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan altı kişinin işlemlerinin ardından adli makamlara teslim edildiği açıklandı.</p>

<p>İran makamları yabancı geminin adı, hangi ülkeye ait olduğu ve 2 milyon litre dizelin hangi noktaya götürülmesinin planlandığı konusunda ayrıntı paylaşmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iranin-lark-adasina-saldirdi-iran-karsilik-verilecegini-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/05/iran-hurmuz-45.jpg" type="image/jpeg" length="69700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="11034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="47745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="59891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="22082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="56990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="48715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="41016"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="76926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="97326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="59424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="34989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="92191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="47674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="94477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="31523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="93861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="36912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="27212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="63232"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="70713"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
