<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 29 Sep 2026 22:22:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Azerbaycan'da okullarda başörtüsü tartışması büyüdü: Yeni kıyafet düzenlemesi ne getiriyor?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/azerbaycanda-okullarda-basortusu-tartismasi-buyudu-yeni-kiyafet-duzenlemesi-ne-getiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/azerbaycanda-okullarda-basortusu-tartismasi-buyudu-yeni-kiyafet-duzenlemesi-ne-getiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan'da devlet okullarındaki kıyafet kurallarının değiştirilmesi, başörtüsü tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı. 21 Eylül 2026 tarihli Bakanlar Kurulu kararında “başörtüsü” veya “hicab” ifadesi açıkça yer almazken, okul formasının bütünlüğünü bozan ve genel eğitimin “dünyevilik” ilkesine uygun olmayan kıyafet unsurlarına izin verilmeyeceği hükme bağlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Azerbaycan'da uzun yıllardır zaman zaman gündeme gelen okullarda başörtüsü tartışması, 2026 yılında önce çeşitli okullardan gelen öğrenci ve veli şikayetleri, ardından genel eğitim mevzuatında yapılan değişiklikler ve son olarak Bakanlar Kurulunun 21 Eylül 2026 tarihli kararıyla yeni bir aşamaya girdi. Resmî düzenlemelerde doğrudan “başörtüsü” veya “hicab” kelimesi kullanılmasa da devlet okullarındaki öğrencilerin belirlenen kıyafet kurallarına uyması zorunlu hale getirildi ve genel eğitimin dünyevilik ilkesine uygun olmayan ilave kıyafet unsurlarına izin verilmeyeceği açıkça düzenlendi.</p>

<h3>TARTIŞMANIN GEÇMİŞİ 2010'A KADAR UZANIYOR</h3>

<p>Azerbaycan'da okul ve başörtüsü tartışması yeni değil. ABD Dışişleri Bakanlığının 2010 yılı din özgürlüğü raporuna göre dönemin Eğitim Bakanı, Aralık 2010'da ülkenin laik yapısını gerekçe göstererek ilk ve orta dereceli okullardaki kız öğrencilerin başörtüsü kullanmaması yönünde okul yönetimlerine sözlü talimat vermişti. Raporda, söz konusu uygulamanın o tarihte bir cumhurbaşkanlığı kararnamesine veya parlamento tarafından kabul edilmiş özel bir başörtüsü yasağına dayanmadığı da kaydedilmişti.</p>

<p>Başörtüsü meselesi ilerleyen yıllarda sokak gösterilerine de dönüştü. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin belgelerinde, 6 Mayıs 2011'de Eğitim Bakanlığı önünde okullardaki başörtüsü yasağını protesto eden çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ve bazı protestocuların daha sonra hapis cezalarına çarptırıldığı bilgisi yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığının 2018 raporunda da 2012'deki başörtüsü yasağı karşıtı protestolar nedeniyle ceza alan bazı kişilerin altı yıllık hapis sürelerini tamamladıktan sonra serbest bırakıldığı, bazı kişilerin ise affedildiği bildirildi.</p>

<h3>2022'DE DEVLET OKULLARI İÇİN KIYAFET MODELLERİ BELİRLENDİ</h3>

<p>Bakanlar Kurulu, 17 Mart 2022 tarihli ve 96 sayılı kararla devlet genel eğitim kurumlarındaki öğrencilerin kıyafet biçimlerini belirledi. Düzenleme 2022-2023 eğitim yılından itibaren uygulanmaya başladı. Okullara belirlenen kıyafet modellerinden birini seçme imkanı tanındı ve okulun Pedagoji Şurasının veli görüşlerini de dikkate alarak kıyafet konusunda karar vermesi öngörüldü.</p>

<p>Söz konusu düzenlemede başörtüsüne ilişkin açık bir yasak bulunmuyordu. Azerbaycan Eğitim Bakanlığının daha önce verdiği yanıtlarda da başörtüsü kullanımının okulların kendi düzenlemeleri çerçevesinde ele alındığı belirtilmişti. Başörtüsünün okul formasına dahil olup olmadığı ve standart forma zorunluluğunun dini başörtüsünü kapsayıp kapsamadığı ise uygulamada tartışma konusu olmaya devam etti.</p>

<h3>2026'NIN İLK AYLARINDA ŞİKAYETLER ARTTI</h3>

<p>Tartışma 2026'nın ilk aylarında yeniden yoğunlaştı. OC Media'nın aktardığına göre 10 Mart'ta Mehdiabad kasabasındaki 3 No'lu ortaokulda 23 öğrencinin başörtüsü nedeniyle derslerden uzaklaştırıldığı ileri sürüldü. İmişli'deki 8 No'lu okulun yöneticisinin de başörtülü öğrencilerin okul alanına girmesine izin vermediğini gösterdiği belirtilen görüntüler sosyal medyada yayıldı. Okul yönetiminin uygulamayı başörtüsünün okul kıyafetinin parçası olmamasıyla gerekçelendirdiği aktarıldı.</p>

<p>Dinî ifade özgürlüğü alanında çalışan aktivist Arzu Abdulla'nın OC Media'ya verdiği bilgiye göre Bakü'nün Hatai ilçesindeki 261 No'lu okul, Mehdiabad'daki 3 ve 4 No'lu okullar ile Sumgayıt'taki 15 ve 17 No'lu okullarda da benzer uygulamalar yaşandı. Kızılağaç köyündeki 1 No'lu okulda üç öğrencinin başörtüsü nedeniyle okuldan uzaklaştırıldığı iddia edildi. İmişli'de yaşayan Vüsal Hasanlı da başörtüsü kullanan iki kızının derslere alınmadığını ve okul yönetiminin kendilerine başörtülerini çıkarmaları halinde eğitime devam edebileceklerini söylediğini aktardı.</p>

<h3>BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRETMENLERLE İLGİLİ İDDİALAR DA GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Mart ayındaki tartışmalar yalnızca öğrencilerle sınırlı kalmadı. OC Media'nın Arzu Abdulla'ya dayandırdığı haberinde, Sumgayıt'taki 17 No'lu okulda başörtüsü kullanan iki öğretmenin 15 Mart'ta görevden uzaklaştırıldığı ileri sürüldü. Müslüman Birliği Hareketi de aynı okulda öğretmenler ve öğrenciler için başörtüsü kısıtlaması uygulandığını iddia etti. Söz konusu iddialar bağımsız kaynaklarda yer almakla birlikte, öğretmenlerle ilgili işlemlerin gerekçesini ayrıntılarıyla ortaya koyan kamuya açık resmî bir karar bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BAZI OKULLARDA UYGULAMA MART SONUNDA KALDIRILDI</h3>

<p>Mart ayındaki gelişmeler ülke çapında kesintisiz ve tek biçimli bir uygulama şeklinde ilerlemedi. Arzu Abdulla, 31 Mart itibarıyla bazı okullardaki başörtüsü engelinin kaldırıldığını, velilerin de öğrencilerin yeniden derslere girebildiğini doğruladığını söyledi. Beylegan'daki bir okul müdürünün öğrencileri arayarak yeniden okula davet ettiği de aktarıldı. Nisan ayının başında ise Sumgayıt'taki 15 No'lu okulda kısıtlamanın devam ettiğine yönelik yeni haberler yayımlandı.</p>

<p>Sumgayıt'taki 15 No'lu okulda öğrencisi bulunan veli Sevinc Rzayeva, Azadlık Radyosu'na yaptığı açıklamada kızının başörtüsü nedeniyle okula alınmadığını söyledi. Rzayeva, okul yönetiminin kendilerine öğrencinin okula girerken başını açması, okuldan çıktıktan sonra yeniden örtmesi yönünde seçenek sunduğunu ileri sürdü. Veli ayrıca konuyu bölgesel eğitim idaresine taşıdıklarını belirtti.</p>

<h3>TEMMUZ 2026'DA GENEL EĞİTİM KANUNU DEĞİŞTİ</h3>

<p>Başörtüsü tartışmasının hukuki zemini açısından en önemli gelişmelerden biri 7 Temmuz 2026 tarihinde yaşandı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in imzaladığı değişiklikle “Genel Eğitim Hakkında” Kanun'a “millilik ve dünyevilik” ilkesi eklendi. Kanundaki yeni tanımda millilik ve dünyevilik; milli ve evrensel değerlerin korunması temelinde dünyevi genel eğitim sisteminin oluşturulması ve geliştirilmesi şeklinde düzenlendi.</p>

<p>Kanun değişikliği kıyafet konusunda da yeni hükümler getirdi. Devlet genel eğitim kurumlarında hem öğrencilerin hem de eğitim verenlerin kıyafetle ilgili belirlenen şartlara uymaları zorunlu hale getirildi. Eğitim çalışanlarına yönelik kıyafet şartlarının yetkili kurum tarafından belirleneceği hükme bağlandı. Velilere veya diğer yasal temsilcilere de çocuklarının okul kıyafeti şartlarına uymasını sağlama yükümlülüğü getirildi.</p>

<h3>21 EYLÜL'DE YENİ KIYAFET KARARI ÇIKTI</h3>

<p>Bakanlar Kurulu 21 Eylül 2026 tarihinde 309 sayılı kararı kabul ederek 2022'den beri yürürlükte bulunan devlet okullarındaki öğrenci kıyafeti düzenlemesini değiştirdi. Yeni hükme göre öğrencilerin belirlenen kıyafet biçiminin bütünlüğünü bozan ve genel eğitimin “dünyevilik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurlarını” kullanmalarına izin verilmiyor.</p>

<p>Kararın hukuki metninde “başörtüsü”, “hicab” veya belirli bir dinî kıyafetin adı açıkça yazılmadı. “Dünyevilik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurları” ifadesinin hangi giysileri kapsadığına ilişkin ayrıca bir liste de yayımlanmadı. Başörtüsü tartışmasının merkezindeki hukuki belirsizlik de söz konusu ifadeden kaynaklanıyor. Bazı hukukçular ve yorumcular hükmün başörtüsünü kapsayacak biçimde uygulanabileceğini belirtirken, resmî metnin kendisi doğrudan “başörtüsü yasağı” ifadesini kullanmıyor.</p>

<h3>VELİLERE DE SORUMLULUK VERİLDİ</h3>

<p>309 sayılı karar veliler açısından da açık bir yükümlülük getiriyor. Anne, baba veya diğer yasal temsilcilerin çocuklarının belirlenen okul kıyafeti kurallarına uymasını sağlaması gerekiyor. Öğrencilerin kıyafet şartlarına uyup uymadığıyla bağlantılı meseleleri ise okulun Pedagoji Şurası karara bağlayacak.</p>

<p>Yeni düzenleme ayrıca Azerbaycan halkının tarihi, kültürü ve milli-manevi değerleriyle bağlantılı etkinliklerde milli kıyafet veya milli kıyafet unsurlarının kullanılmasına istisna getiriyor. Söz konusu kıyafetlerin kullanılabilmesi için okulun Pedagoji Şurasının karar vermesi gerekiyor. Okulların aldıkları kıyafet kararlarını beş iş günü içinde resmî internet sayfalarında veya okulun bilgilendirme panosunda yayımlaması da düzenlemede yer alıyor.</p>

<h3>KARAR DOĞRUDAN “BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI” DEMİYOR</h3>

<p>Düzenlemenin kapsamıyla ilgili en önemli ayrım, kararın doğrudan başörtüsünü isimlendirmemesi. Hukuki metne göre yasaklanan unsurlar iki başlık altında toplanıyor: belirlenen okul kıyafetinin bütünlüğünü bozan unsurlar ve genel eğitimin dünyevilik ilkesine uygun olmayan kıyafet unsurları. Başörtüsünün ikinci kategoriye otomatik olarak girip girmediği metinde açıklanmıyor.</p>

<p>Milletvekili ve Milli Meclis Kamu Birlikleri ve Dinî Kurumlar Komitesi Başkanı Fazıl Mustafa da yaptığı açıklamada düzenlemeyi doğrudan bir “hicab yasağı” olarak tanımlamadı. Mustafa, meselenin devlet eğitim kurumlarındaki tek tip kıyafetin düzenlenmesi olduğunu ve özel hayatta insanların dinî inançlarına uygun şekilde başörtüsü kullanabileceklerini söyledi.</p>

<p>Milletvekili Ceyhun Memmedov ise tek tip okul kıyafetinin öğrenciler arasında ortak okul kimliği ve eşitlik oluşturması amacı taşıdığını belirterek düzenlemeyi okul ortamındaki kıyafet standardı üzerinden değerlendirdi. Memmedov, öğrencilerin sosyal statü, maddi durum, etnik veya dinî köken ayrımı olmaksızın aynı şartlarda eğitim görmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>ANAYASADA HEM DÜNYEVİ EĞİTİM HEM VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ VAR</h3>

<p>Tartışmanın diğer ayağını Azerbaycan Anayasası oluşturuyor. Anayasanın 18. maddesinde dinin devletten ayrı olduğu, bütün dinlerin kanun karşısında eşit bulunduğu ve devlet eğitim sisteminin dünyevi nitelik taşıdığı belirtiliyor.</p>

<p>Anayasanın 48. maddesi ise herkesin vicdan özgürlüğüne sahip olduğunu, kişinin dine ilişkin tutumunu bağımsız biçimde belirleyebileceğini, tek başına veya başkalarıyla birlikte herhangi bir dine inanabileceğini ya da hiçbir dine inanmayabileceğini ve inancını ifade edebileceğini düzenliyor. Anayasanın 42. maddesinde her vatandaşın eğitim hakkına sahip olduğu ve devletin ücretsiz, zorunlu genel orta öğretim hakkını güvence altına aldığı belirtiliyor. Başörtüsü tartışmasındaki hukuki görüş ayrılığı da devlet eğitim sisteminin dünyevi niteliği, standart okul kıyafeti, vicdan özgürlüğü ve eğitim hakkının birlikte nasıl uygulanacağı üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<h3>YENİ KARAR SONRASINDA DA ŞİKAYETLER GELDİ</h3>

<p>21 Eylül'deki düzenlemenin ardından uygulamaya ilişkin yeni haberler yayımlandı. 29 Eylül'de yayımlanan görüntülere dayanan bir haberde Sumgayıt'taki 6 No'lu okulda bazı başörtülü öğrencilerin bir gün önce derslere alınmadığı ileri sürüldü. Görüntülerde öğrencilerin okuldan ayrıldığı belirtildi. Söz konusu olayla ilgili taranan resmî eğitim kaynaklarında 29 Eylül itibarıyla ayrıntılı bir açıklamaya rastlanmadığından, öğrencilerin neden içeri alınmadığına ilişkin okul yönetiminin veya bölgesel eğitim idaresinin resmî gerekçesi teyit edilemedi.</p>

<p>Dolayısıyla Azerbaycan genelinde her başörtülü öğrencinin otomatik olarak okula alınmadığını söylemek mevcut kaynaklarla mümkün değil. Buna karşılık 2026 yılı içinde Mehdiabad, İmişli ve Sumgayıt başta olmak üzere farklı yerlerden başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin birden fazla öğrenci ve veli vakası haberleştirildi. Eylül ayında değiştirilen mevzuatın okullara kıyafet kurallarını uygulamak için önceki döneme göre daha açık bir hukuki dayanak sağladığı görülürken, metin başörtüsünü ayrıca isimlendirmiyor.</p>

<h3>İLAHİYATÇI ABGÜL SÜLEYMANOV 30 GÜN TUTUKLANDI</h3>

<p>Yeni düzenlemenin ardından yaşanan tartışmalardan biri ilahiyatçı Abgül Süleymanov'un gözaltına alınması oldu. Süleymanov'un ailesi, gözaltıyı onun okullardaki başörtüsü meselesi ve yeni kıyafet düzenlemesi hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla ilişkilendirdi. Meydan TV'nin haberine göre Süleymanov'a 24 Eylül'de 30 günlük idari hapis cezası verildi.</p>

<p>Süleymanov'un hangi idari suç maddesi kapsamında cezalandırıldığına ilişkin ayrıntılar ilk haberlerde kamuoyuna açıklanmadı. Dolayısıyla sosyal medya paylaşımlarıyla idari hapis kararı arasındaki hukuki ilişkinin ayrıntıları kamuya açık bilgiler üzerinden kesin biçimde ortaya konulamadı. Ailesinin gözaltı gerekçesine ilişkin açıklaması bağımsız bir iddia niteliği taşırken, dava dosyasının ayrıntılarının yayımlanmamış olması nedeniyle tutuklamanın doğrudan başörtüsü tartışmasına ilişkin paylaşımlardan kaynaklandığını kesinleşmiş bir olgu olarak değerlendirmek mümkün değil.</p>

<h3>DİN ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMALARI OKULLARLA SINIRLI DEĞİL</h3>

<p>Azerbaycan'daki tartışma ülkedeki daha geniş din-devlet ilişkileri bağlamında da ele alınıyor. ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu USCIRF, Ağustos 2025'te yayımladığı ülke güncellemesinde Azerbaycan'daki din özgürlüğü koşullarının ciddi biçimde kısıtlı olduğunu savundu. Kurum, devletin dinî toplulukların kayıt işlemlerinden dinî yayınlara ve din görevlilerine kadar geniş bir alanda düzenleyici yetkilere sahip olduğunu belirtti. Azerbaycan yönetiminin yaklaşımı ise devletin laik niteliği, dinî radikalizmle mücadele ve dinî faaliyetlerin kanunlarla düzenlenmesi esaslarına dayanıyor.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Azerbaycan'a ilişkin din özgürlüğü kararları da ülkedeki dinî faaliyetlere yönelik sınırlamaları daha önce inceleme konusu yaptı. Sardar Babayev/Azerbaycan kararında Mahkeme, yurt dışında din eğitimi aldığı gerekçesiyle İslami dinî ayinleri yönetmesi engellenen bir din görevlisinin mahkûmiyetini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin din özgürlüğünü düzenleyen 9. maddesi açısından değerlendirdi ve ihlal kararı verdi. Söz konusu dava okulda başörtüsü kullanımıyla ilgili olmamakla birlikte Azerbaycan'daki din özgürlüğü tartışmalarının hukuki arka planındaki önemli kararlardan biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>OKULLARDA ŞU ANDAKİ UYGULAMA NASIL?</h3>

<p>29 Eylül 2026 itibarıyla resmî hukuki durum, devlet genel eğitim kurumlarında öğrencilerin belirlenen okul kıyafetine uymak zorunda olması şeklinde. Okul formasının bütünlüğünü bozan veya genel eğitimin dünyevilik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurlarına izin verilmiyor. Kıyafet kurallarına ilişkin öğrenci bazındaki meselelerin çözümü okulun Pedagoji Şurasına bırakılıyor ve veliler çocuklarının kurallara uymasını sağlamakla yükümlü tutuluyor.</p>

<p>Başörtüsünün adı mevzuatta açıkça yasaklanan bir kıyafet unsuru olarak geçmiyor. Buna karşılık 2026 boyunca bazı okullarda başörtülü öğrencilerin standart okul kıyafeti gerekçe gösterilerek derslere alınmadığına ilişkin somut şikayetler basına yansıdı. Eylül ayındaki son düzenlemenin ardından da benzer bir olayın Sumgayıt'ta yaşandığı bildirildi. Mevcut tablo, resmî metindeki genel kıyafet hükümleri ile bazı okullardaki başörtüsüne yönelik fiilî uygulamanın birlikte tartışılmasına yol açıyor.</p>

<h3>TARTIŞMANIN MERKEZİNDE DÖRT TEMEL BAŞLIK BULUNUYOR</h3>

<p>Azerbaycan'daki güncel tartışmada ilk başlığı devlet eğitim sisteminin Anayasa gereği dünyevi olması oluşturuyor. İkinci başlık, devlet okullarında bütün öğrenciler için standart kıyafet uygulanması. Üçüncü başlık, Anayasa tarafından güvence altına alınan vicdan ve din özgürlüğü. Dördüncü başlık ise zorunlu genel orta öğretim dahil olmak üzere eğitim hakkının korunması.</p>

<p>21 Eylül 2026 tarihli karar başörtüsünü doğrudan isimlendirmediği için tartışmanın önemli bölümü “dünyevilik ilkesine uygun olmayan kıyafet unsurları” ifadesinin nasıl yorumlanacağı ve okulların Pedagoji Şuralarının hükmü öğrencilere nasıl uygulayacağı üzerinde devam ediyor. 2026'nın ilk aylarında ortaya çıkan mağduriyet iddiaları ile eylül ayındaki yeni vakalar ise konunun yalnızca hukuki bir tartışma olmadığını, öğrencilerin günlük eğitim hayatına da yansıdığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Sosyal medya postu:</strong></p>

<p><strong>Çarpıcı başlık önerileri:</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Azerbaycan'da başörtüsü tartışması yeniden alevlendi: Okullardaki yeni karar ne getiriyor?</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Azerbaycan'da okullarda yeni dönem: Başörtüsü yasaklandı mı, karar gerçekte ne diyor?</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başörtülü öğrenciler okula alınmadı: Azerbaycan'daki yeni kıyafet düzenlemesinin tüm ayrıntıları</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Azerbaycan'da başörtüsü krizi: Yeni yasa, okul uygulamaları ve mağduriyet iddiaları</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Azerbaycan'da gözler okullarda: Başörtüsü tartışmasını büyüten yeni düzenleme</strong></p>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/azerbaycanda-okullarda-basortusu-tartismasi-buyudu-yeni-kiyafet-duzenlemesi-ne-getiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/azerbaycan-basortulu-ogrenciler.jpg" type="image/jpeg" length="93201"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mescid-i Aksa’ya baskın: 907 İsrailli gasıp polis korumasında yerleşkeye girdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/mescid-i-aksaya-baskin-907-israilli-gasip-polis-korumasinda-yerleskeye-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/mescid-i-aksaya-baskin-907-israilli-gasip-polis-korumasinda-yerleskeye-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal altındaki Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlar devam ediyor. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nin aktardığı bilgilere göre 907 İsrailli gasıp, sabah saatlerinde İsrail polisinin koruması altında Mescid-i Aksa yerleşkesine girdi. Yahudilerin Sukot Bayramı döneminde gerçekleşen baskın, hafta boyunca Aksa’ya yönelik tekrarlanan girişimlerin ardından geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa yerleşkesine yönelik baskınlara bir yenisi eklendi. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nden sahadaki kaynaklara aktarılan bilgilere göre sabah saatlerinde 907 İsrailli gasıp Mescid-i Aksa yerleşkesine girdi.</p>

<p>İsrailli gasıpların yerleşkeye gruplar halinde girdiği ve girişler sırasında İsrail polisinin koruma sağladığı bildirildi. Son gelişme, Sukot Bayramı nedeniyle Mescid-i Aksa ve çevresinde hareketliliğin arttığı bir dönemde yaşandı.</p>

<h3>İSRAİL POLİSİ KORUMA SAĞLADI</h3>

<p>Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nin aktardığı bilgilere göre 907 İsrailli gasıbın Mescid-i Aksa’ya girişi İsrail polisinin koruması altında gerçekleşti. İsrail güçlerinin bölgede güvenlik önlemlerini artırdığı belirtilirken Aksa yerleşkesine yönelik baskınların hafta boyunca tekrarlandığı kaydedildi.</p>

<p>İşgal altındaki Doğu Kudüs’te Sukot nedeniyle Mescid-i Aksa ve Eski Şehir çevresinde İsrail güçlerinin yoğun güvenlik önlemleri uyguladığı bildiriliyor. Filistin kaynakları, söz konusu uygulamaların Filistinlilerin bölgedeki hareketliliğini de etkilediğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SUKOT BAYRAMI SÜRESİNCE BASKINLAR ARTTI</h3>

<p>Mescid-i Aksa’ya yönelik girişler, Yahudilerin Sukot Bayramı döneminde yoğunlaştı. Kudüs Valiliği ve Kudüs İslami Vakıflar İdaresi tarafından önceki günlerde yapılan açıklamalarda da yüzlerce İsraillinin polis koruması altında yerleşkeye girdiği bildirilmişti.</p>

<p>Kudüs Valiliği verilerine göre 2026 yılının başından ağustos ayının sonuna kadar 40 bin 661 İsrailli Mescid-i Aksa yerleşkesine girdi. Aynı verilere göre yılın başından eylül ayının ilk günlerine kadar yaklaşık 800 Kudüslü hakkında Mescid-i Aksa’ya giriş yasağı kararı verildi.</p>

<h3>ÖNCEKİ BASKINDA BEN-GVIR DE AKSA’YA GİRDİ</h3>

<p>Mescid-i Aksa’ya yönelik önceki baskınlardan birine İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de katıldı. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nin verilerine göre 28 Eylül’de İsrail polisi korumasında Aksa’ya girenlerin sayısı gün içerisinde artarken, Filistin kaynakları toplam sayının 1.700’ü aştığını bildirdi.</p>

<p>Ben-Gvir’in de yer aldığı baskın sırasında grupların Mescid-i Aksa’nın avlularında dini ritüeller ve dualar gerçekleştirdiği bildirildi. İsrail makamlarının Eski Şehir ve Mescid-i Aksa çevresindeki bazı yolları kapattığı, Filistinlilerin hareketlerine yönelik kısıtlamaların artırıldığı aktarıldı.</p>

<h3>FİLİSTİNLİ ESNAFIN DÜKKANLARI KAPATILDI</h3>

<p>Sukot dönemindeki uygulamalar yalnızca Mescid-i Aksa yerleşkesiyle sınırlı kalmadı. Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde bulunan bazı Filistinli esnafların iş yerlerinin kapatıldığı bildirildi.</p>

<p>Kudüs Valiliği, yolların kapatılması ve hareket kısıtlamalarının Filistinlilerin iş yerlerine ve Eski Şehir’e ulaşımını etkilediğini açıkladı. Filistin kaynakları, Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlarla eş zamanlı olarak bölgede İsrail güçlerinin güvenlik önlemlerinin artırıldığını aktardı.</p>

<h3>MESCİD-İ AKSA İŞGAL ALTINDAKİ DOĞU KUDÜS’TE BULUNUYOR</h3>

<p>Mescid-i Aksa, İsrail’in 1967’de işgal ettiği Doğu Kudüs’te bulunuyor. İsrail, 1980’de Doğu Kudüs’ü ilhak ettiğini ilan ederken söz konusu ilhak uluslararası alanda geniş ölçüde tanınmıyor.</p>

<p>Mescid-i Aksa yerleşkesinin statüsü, İsrail-Filistin meselesinin en hassas başlıkları arasında bulunuyor. Son dönemde tekrarlanan baskınlar ve yerleşke içerisinde gerçekleştirilen dini ritüeller, Kudüs’teki gerilimin başlıca gündemlerinden biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/mescid-i-aksaya-baskin-907-israilli-gasip-polis-korumasinda-yerleskeye-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/aksa-44.jpg" type="image/jpeg" length="84674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[New York’ta İran-ABD diplomasisi: Arakçi “Bugün cevap bekliyoruz” dedi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/new-yorkta-iran-abd-diplomasisi-arakci-bugun-cevap-bekliyoruz-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/new-yorkta-iran-abd-diplomasisi-arakci-bugun-cevap-bekliyoruz-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, New York’ta Katarlı arabulucular üzerinden ABD ile yürütülen temasların ardından Tahran’ın savaşı sona erdirmeye yönelik önerilerine Washington’dan yanıt beklediğini açıkladı. Görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ablukanın kaldırılması, düşmanlıkların sona erdirilmesi, İran’ın dondurulmuş varlıkları ve nükleer müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin başlıklar ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun sona ermesinin ardından İran heyeti New York’taki diplomatik temaslarını sürdürdü. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki heyet, ABD yönetimiyle doğrudan ve arabulucular üzerinden sürdürülen temaslar kapsamında Katarlı arabulucularla görüşmeler gerçekleştirdi. Arakçi, Tahran’ın savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı çevresindeki krizi çözmek amacıyla sunduğu önerilerin ABD tarafına iletildiğini belirterek Washington’dan nihai yanıt beklediklerini söyledi.</p>

<p>Müzakerelerin hangi tarihte başladığına ilişkin ayrıntılar kamuoyuyla tam olarak paylaşılmazken, diplomatik temasların birkaç gündür devam ettiği bildirildi. Görüşmelerin merkezinde İran tarafından BM Genel Kurulu toplantıları sırasında gündeme getirilen 7 günlük planın değiştirilmiş versiyonu bulunuyor. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre ABD ve İranlı yetkililer, savaşı sona erdirmeye yönelik girişimler kapsamında arabulucularla ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<h3>ARAKÇİ: ABD’DEN NİHAİ YANIT BEKLİYORUZ</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, New York’taki temasları sırasında Katarlı arabulucularla yeniden bir araya geldiklerini ve Tahran’ın taleplerinin uygulanmasına ilişkin farklı seçenekleri ele aldıklarını açıkladı. İran’ın önerilerinin ABD tarafına iletilmek üzere arabuluculara sunulduğunu belirten Arakçi, Washington’ın nihai yanıtının yine aynı diplomatik kanal üzerinden Tahran’a ulaştırılmasını beklediklerini söyledi.</p>

<p>Arakçi, İran’ın mevcut krizin diplomatik yollarla sona erdirilmesine yönelik bir plan ortaya koyduğunu ifade etti. Katarlı ve Pakistanlı arabulucular üzerinden daha önce de mesaj alışverişi yapıldığını belirten İran Dışişleri Bakanı, Tahran’ın son önerisinin ardından söz konusu diplomatik trafiğin daha ciddi bir aşamaya geçtiğini kaydetti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN TAHRAN’IN KOŞULLARI MASADA</h3>

<p>New York’taki görüşmelerin önemli başlıklarından birini Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması oluşturdu. Arakçi, İran lideri Mücteba Hamaney tarafından boğazın yeniden açılması için belirlenen koşulların ABD tarafına iletildiğini açıkladı. İran’ın talepleri arasında ABD’nin ablukayı kaldırması, düşmanlıkların sona erdirilmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması bulunuyor.</p>

<p>İran tarafı, söz konusu koşulların yalnızca ABD’ye değil diğer ülkelere de aktarılmasının New York’taki diplomatik temasların amaçlarından biri olduğunu bildirdi. Arakçi, uluslararası toplumun İran’ın Hürmüz Boğazı ve devam eden çatışmaların sona erdirilmesine yönelik bir planının bulunduğunu bilmesini istediklerini ifade etti.</p>

<h3>7 GÜNLÜK PLANIN DEĞİŞTİRİLMİŞ VERSİYONU GÖRÜŞÜLÜYOR</h3>

<p>Müzakereler hakkında bilgi sahibi yetkililere göre görüşmelerde İran’ın BM Genel Kurulu toplantıları sırasında sunduğu 7 günlük planın değiştirilmiş bir versiyonu üzerinde duruluyor. İran’ın daha önce açıkladığı plan, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve normal deniz trafiğine dönülmesine yönelik bir takvim içeriyordu. Arakçi, planın uygulanmasının ABD’nin atacağı adımlara bağlı olduğunu belirtmişti.</p>

<p>Reuters’ın aktardığına göre görüşülen son öneriler arasında İran ve Lübnan’daki çatışmaların durdurulması, İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılması, dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması bulunuyor. İran’ın karşılığında nükleer programına ilişkin müzakereleri yeniden başlatması planın diğer ayağını oluşturuyor.</p>

<h3>TRUMP: İRAN SAVAŞINI YAKINDA KAZANACAĞIZ</h3>

<p>Diplomatik temaslar devam ederken ABD Başkanı Donald Trump, İran’la devam eden savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin savaşı kazanacağını ve sürecin uzun sürmeyeceğini belirterek savaşın sona ermesinin ardından benzin fiyatlarının düşeceğini söyledi. Trump’ın açıklamaları, ABD ve İran arasında arabulucular üzerinden diplomatik temasların devam ettiği bir dönemde geldi.</p>

<p>Trump daha önce İran’ın sunduğu son planı reddettiğini açıklamış, ancak taraflar arasındaki diplomatik temasların devam edebileceğine yönelik mesajlar vermişti. İran ise önerisine Washington’dan resmi bir yanıt beklediğini ve diplomatik çözüm seçeneğini sürdürdüğünü bildirmişti.</p>

<h3>AXIOS’UN YAPTIRIM HABERİNE TRUMP’TAN YALANLAMA</h3>

<p>Amerikan Axios haber sitesi, ABD Başkanı Trump’ın İran’ın nükleer programını sınırlandırmaya yönelik somut adımlar atması karşılığında ekonomik yaptırımların hafifletilmesi ve İran’ın dondurulmuş varlıklarına erişim sağlanması seçeneğini gündeme getirdiğini yazdı. Haberde söz konusu önerinin ABD’li yetkililere dayandırıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump ise söz konusu haberi reddetti. ABD Başkanı, İran’a yaptırımların kaldırılmasını teklif etmediğini belirterek Axios tarafından aktarılan bilgilerin doğru olmadığını savundu. Dolayısıyla yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasına ilişkin iddialar, ABD yönetiminin kamuoyuna açıkladığı ve tarafların üzerinde uzlaştığı bir anlaşma niteliği taşımıyor.</p>

<h3>ABD TARAFI İRAN’DAN GÜVENCE İSTİYOR</h3>

<p>Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir ABD’li yetkilinin aktardığına göre Washington yönetimi, İran’ın mevcut diplomatik girişimlerinde ciddi olduğuna dair güvence arıyor. ABD tarafının, Tahran’ın önerilerinin yalnızca içinde bulunduğu koşullardan çıkmaya yönelik geçici bir adım olmadığı konusunda ikna edilmek istediği bildirildi.</p>

<p>Taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkların başında İran’ın nükleer programı, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının hangi şartlara bağlanacağı geliyor. Diplomatik temasların Katarlı arabulucular üzerinden devam etmesi, Washington ile Tahran arasındaki görüşme kanalının açık kaldığını gösterirken İran tarafı ABD’den nihai yanıt beklediğini açıkladı.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/new-yorkta-iran-abd-diplomasisi-arakci-bugun-cevap-bekliyoruz-dedi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/01/iran-disisleri-bakani-arakci.jpg" type="image/jpeg" length="68247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu'nun gizli BAE ziyareti doğrulandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahunun-gizli-bae-ziyareti-dogrulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahunun-gizli-bae-ziyareti-dogrulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri, Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun pazar günü BAE’de görüştüğünü resmen açıkladı. BAE’nin resmi haber ajansı WAM, görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ile ilişkilerin güçlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik adımların ele alındığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu pazar günü BAE’de bir araya geldi. BAE’nin resmi haber ajansı WAM tarafından duyurulan görüşmeyle birlikte, daha önce İsrail basınında yer alan iki liderin buluştuğuna ilişkin haberler de BAE tarafından resmen doğrulanmış oldu.</p>

<h3>BAE NETANYAHU’NUN ZİYARETİNİ DOĞRULADI</h3>

<p>WAM’ın aktardığı bilgilere göre Muhammed bin Zayid, BAE’yi ziyaret eden İsrail Başbakanı Netanyahu’yu kabul etti. Resmi açıklamada görüşmenin ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bilgi paylaşılmazken iki liderin gündemindeki başlıklardan birinin BAE ile İsrail arasındaki ikili ilişkiler olduğu belirtildi.</p>

<h3>İKİLİ İLİŞKİLER MASADAYDI</h3>

<p>BAE resmi haber ajansının açıklamasında, iki liderin Birleşik Arap Emirlikleri ile İsrail arasındaki ikili ilişkileri görüştüğü bildirildi. Tarafların ayrıca mevcut ilişkilerin güçlendirilmesi ve daha ileriye taşınmasına yönelik konuları ele aldığı kaydedildi. Resmi açıklamada görüşmede konuşulan diğer olası başlıklara ilişkin ayrıntı verilmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İSRAİL BASININDA ÖNCEDEN HABERLER ÇIKMIŞTI</h3>

<p>Muhammed bin Zayid ile Netanyahu arasındaki görüşme, BAE’nin resmi açıklamasından önce İsrail basınına yansıdı. İsrail medyasında Netanyahu’nun pazar günü BAE’ye gittiği ve Muhammed bin Zayid ile görüştüğü yönünde haberler yayımlandı. WAM’ın daha sonra görüşmeyi duyurmasıyla söz konusu buluşma BAE tarafından resmi olarak teyit edildi.</p>

<h3>BAE DAHA ÖNCE NETANYAHU’NUN ZİYARETİNE İLİŞKİN HABERLERİ YALANLAMIŞTI</h3>

<p>İki lider arasındaki son görüşme, 2026 yılı içerisinde Netanyahu’nun BAE’ye yaptığı öne sürülen ziyaretlerin daha önce de gündeme gelmesi nedeniyle dikkat çekti. BAE yönetimi 14 Mayıs’ta yayımladığı resmi açıklamada, Netanyahu’nun ülkeyi ziyaret ettiği ve bir İsrail askeri heyetinin kabul edildiği yönündeki haberleri reddetmişti. Açıklamada, BAE ile İsrail arasındaki ilişkilerin kamuya açık şekilde ve İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde yürütüldüğü belirtilmişti.</p>

<h3>BAE İLE İSRAİL ARASINDA DOĞRUDAN İLETİŞİM SÜRÜYOR</h3>

<p>BAE Dışişleri Bakanlığı, eylül ayında medyada yer alan başka iddialar üzerine yaptığı açıklamada da İsrail ile ilişkilerin başlamasından bu yana iki ülkenin ilgili devlet kurumları arasında açık ve doğrudan iletişim kanallarının korunduğunu bildirmişti. BAE yönetimi aynı açıklamada 7 Ekim sonrasındaki temaslarının gerilimin azaltılması, bölgesel istikrarın desteklenmesi ve şiddetin önlenmesine yönelik olduğunu ifade etmişti.</p>

<h3>GÖRÜŞMENİN RESMİ GÜNDEMİ İKİLİ İLİŞKİLER OLARAK AÇIKLANDI</h3>

<p>BAE tarafından yapılan resmi duyuruda Muhammed bin Zayid ile Netanyahu görüşmesinin ana gündemi iki ülke arasındaki ilişkiler ve söz konusu ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar olarak aktarıldı. WAM’ın açıklaması, İsrail medyasında daha önce yayımlanan görüşme haberlerinin ardından BAE tarafından yapılan ilk resmi doğrulama niteliği taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahunun-gizli-bae-ziyareti-dogrulandi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/bae-netanyahu.jpg" type="image/jpeg" length="75078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: İran savaşı çok yakında sona erecek]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iran-savasi-cok-yakinda-sona-erecek-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iran-savasi-cok-yakinda-sona-erecek-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki açıklamalarında İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini söyledi. İran’la devam eden savaşı “çok yakında” kazanacaklarını savunan Trump, çatışmaların sona ermesinin ardından benzin fiyatlarının da ciddi şekilde düşeceğini ileri sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen basın toplantısının ardından gazetecilerin dış politika ve 3 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimlerine ilişkin sorularını yanıtladı. Trump, seçimlere en iyi şekilde hazırlandıklarını belirtirken İran’la devam eden savaş, Tahran’ın nükleer programı ve enerji fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3>TRUMP’TAN İRAN’IN NÜKLEER PROGRAMINA İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Trump, yönetiminin İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellediğini savunarak söz konusu hedefin yalnızca ABD açısından değil, dünya açısından da önemli olduğunu söyledi. ABD Başkanı, İran’ın nükleer silah edinmesine izin vermeyecekleri yönündeki tutumunu daha önce yaptığı açıklamalarda da birçok kez dile getirmişti. Trump yönetimi de İran politikasının temel hedeflerinden birinin Tahran’ın nükleer silah geliştirmesini engellemek olduğunu açıklıyor.</p>

<h3>“İRAN ASLA NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAYACAK”</h3>

<p>İran konusunda kesin ifadeler kullanan Trump, “İran asla nükleer silaha sahip olmayacak. Bu savaşı çok yakında kazanacağız ve her şey sona erecek. Benzin fiyatları da ciddi şekilde düşecek. Bunu da bizden başka hiç kimse başaramazdı” ifadelerini kullandı. Trump, İran’la yürütülen mücadelenin merkezinde nükleer silah meselesinin bulunduğunu savunurken çatışmalar sona erdiğinde enerji fiyatlarında hızlı bir gerileme yaşanacağını öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BENZİN FİYATLARINDA DÜŞÜŞ ÖNGÖRÜSÜ</h3>

<p>Trump, İran savaşı ile ABD’deki akaryakıt fiyatları arasında doğrudan bağlantı kuruyor. Eylül ayının başında yaptığı bir başka açıklamada da savaşın ABD’nin istediği şekilde sonuçlanmasının ardından petrol fiyatlarının hızla gerileyeceğini savunan Trump, benzinin önce galon başına 3 dolara, daha sonra 2 doların altına düşebileceğini öne sürmüştü. Enerji fiyatları, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler nedeniyle ABD iç siyasetinde de tartışılan başlıklardan biri haline geldi.</p>

<h3>İRAN VE İSRAİL İÇİN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER</h3>

<p>ABD Başkanı, İran’ın nükleer silaha sahip olması halinde İsrail’in varlığının ciddi tehdit altında olacağını ileri sürdü. Trump daha önce de İran’ın nükleer silah geliştirmesi durumunda İsrail’in yanı sıra Orta Doğu’nun daha geniş bir güvenlik tehdidiyle karşılaşacağını savunmuştu. İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin değerlendirmelerini Avrupa ve ABD’nin güvenliğiyle de ilişkilendiren Trump, Tahran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği yönündeki tutumunu yineledi.</p>

<h3>İRAN SAVAŞI ABD’DE ENERJİ FİYATLARINI DA GÜNDEME TAŞIDI</h3>

<p>İran’la yaşanan savaş ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatında ortaya çıkan sorunlar, küresel petrol piyasasının yanı sıra ABD’deki akaryakıt fiyatlarını da etkiledi. Eylül ayında yayımlanan verilerde ABD’de ortalama benzin fiyatlarının galon başına 4 doların üzerine çıktığı, dizel fiyatlarının da yüksek seviyelere ulaştığı aktarıldı. Trump yönetimi ise İran’ın nükleer silah edinmesinin küresel enerji güvenliği açısından çok daha büyük sonuçlar doğuracağını savunuyor.</p>

<h3>3 KASIM ARA SEÇİMLERİ ÖNCESİ İRAN GÜNDEMİ</h3>

<p>Trump’ın açıklamaları, ABD’de 3 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimlerine haftalar kala geldi. Enerji maliyetleri ve İran savaşı seçim sürecinde tartışılan konular arasında yer alırken Trump, seçimlerin İran konusunda aldığı kararları belirlemediğini savunuyor. ABD Başkanı daha önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki açıklamalarında da İran’ın nükleer silah edinmesini engellemenin temel hedef olduğunu söylemişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iran-savasi-cok-yakinda-sona-erecek-1</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/donald-trump-5.jpg" type="image/jpeg" length="14531"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM kürsüsünde “ahlaki korkaklar” polemiği: Netanyahu’nun sözlerine İzlanda’dan cevap]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-kursusunde-ahlaki-korkaklar-polemigi-netanyahunun-sozlerine-izlandadan-cevap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-kursusunde-ahlaki-korkaklar-polemigi-netanyahunun-sozlerine-izlandadan-cevap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun konuşması sırasında çok sayıda diplomat salonu terk etti. Netanyahu, protestoya katılan temsilcileri “ahlaki korkaklar” olarak nitelendirirken, İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir daha sonra aynı kürsüden yaptığı konuşmada ifadeyi farklı bir tanımlamayla yeniden gündeme getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir’in konuşmalarında kullanılan “ahlaki korkaklar” ifadesiyle gündeme geldi. Netanyahu’nun 24 Eylül’de kürsüye çıkması üzerine çok sayıda diplomat protesto amacıyla Genel Kurul salonundan ayrıldı. Salonda alkış, yuhalama ve tezahüratlar duyulurken oturumdaki hareketlilik nedeniyle Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman birkaç kez düzen çağrısında bulundu.</p>

<p>Netanyahu, konuşmasının başında salondan ayrılan temsilcilere tepki gösterdi ve onları “ahlaki korkaklar” olarak nitelendirdi. İzlanda Dışişleri Bakanı Gunnarsdottir ise daha sonra Genel Kurul kürsüsünde aynı ifadeyi gündeme getirerek adil ve kalıcı barış için müzakereyi reddeden, ihtiyaç sahiplerine insani yardım erişimini engelleyen ve uluslararası hukuka tekrar tekrar saygı göstermeyen liderler için söz konusu tanımlamayı kullandı.</p>

<h3>NETANYAHU KÜRSÜYE ÇIKINCA DİPLOMATLAR SALONDAN AYRILDI</h3>

<p>Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının başlangıcında çok sayıda diplomat salonu terk etti. Protestonun ardından Genel Kurul salonundaki koltukların önemli bir bölümünün boş kaldığı görülürken, salonda bulunan bazı katılımcılar İsrail Başbakanı’nı alkışladı ve İsrail yanlısı sloganlar attı. Reuters, Netanyahu kürsüye çıktığında onlarca delegenin Genel Kurul salonundan ayrıldığını bildirdi.</p>

<p>Salondaki hareketlilik konuşma sırasında da devam etti. Alkış, yuhalama ve tezahüratların duyulduğu oturumda Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman birkaç kez düzen çağrısı yaptı. Netanyahu ise protestoya doğrudan karşılık vererek salonu terk eden temsilcileri hedef alan ifadeler kullandı.</p>

<h3>NETANYAHU TEMSİLCİLERE “AHLAKİ KORKAKLAR” DEDİ</h3>

<p>İsrail Başbakanı, konuşmasını dinlememek için salondan çıkan diplomatları “ahlaki korkaklar” olarak nitelendirdi. Netanyahu, henüz ayrılmamış başka “ahlaki korkaklar” bulunuyorsa onların da salonu terk edebileceğini söyledi. Konuşmasının devamında İsrail’in Gazze’de ve bölgedeki askeri faaliyetlerini savunan Netanyahu, ülkesine yöneltilen eleştirilere de karşılık verdi.</p>

<p>Netanyahu’nun BM konuşması yalnızca salondaki protestoyla sınırlı kalmadı. İsrail Başbakanı, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini savunurken kendisine ve İsrail hükümetine yönelik uluslararası eleştirilere itiraz etti. “Ahlaki korkaklar” ifadesi ise diplomatların toplu şekilde salonu terk etmesiyle birlikte konuşmanın öne çıkan bölümlerinden biri oldu.</p>

<h3>GUNNARSDOTTIR AYNI İFADEYİ YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Netanyahu’nun kullandığı “ahlaki korkaklar” sözlerine atıfta bulundu. Gunnarsdottir, Genel Kurul kürsüsünden söz konusu ifadenin daha önce duyulduğunu hatırlattıktan sonra kavrama kendi tanımını getirdi.</p>

<p>İzlandalı Bakan, “ahlaki korkaklar” ifadesini adil ve kalıcı barış için müzakere masasına oturmayı reddeden dünya liderlerini tanımlamak için kullandı. Gunnarsdottir ayrıca yardıma ihtiyaç duyan insanlara insani yardım erişimini engelleyen ve uluslararası hukuka tekrar tekrar saygı göstermeyen liderleri de aynı ifadeyle tanımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GAZZE’DEKİ FİLİSTİNLİ SİVİLLERİ GÜNDEME TAŞIDI</h3>

<p>Gunnarsdottir, konuşmasının devamında Gazze’de yaşayan Filistinli sivillerin durumuna dikkat çekti. Filistinli sivillerin yaşadığı acıların dünya gündeminde “arka plan gürültüsüne” dönüşmemesi gerektiğini belirten İzlanda Dışişleri Bakanı, çocukların hayatını kaybetmeye, ailelerin evlerini yitirmeye ve ebeveynlerin çocuklarını hayatta tutmaya çalışmaya devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Gazze’nin temel sorunlar çözülmeden tekrar tekrar yıkılıp yeniden inşa edilmesini kabul edemeyeceklerini ifade eden Gunnarsdottir, bölgedeki insani durumun yanı sıra uluslararası hukuka uyulması gerektiğini de vurguladı. İzlandalı Bakan’ın açıklamalarında insani yardıma erişim konusu da öne çıktı.</p>

<h3>BATI ŞERİA’DAKİ YERLEŞİMLERE VE ŞİDDETE DEĞİNDİ</h3>

<p>İzlanda Dışişleri Bakanı’nın konuşmasında Batı Şeria’daki gelişmeler de yer aldı. Gunnarsdottir, yerleşim faaliyetlerine ve Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine ilişkin eleştirilerini Genel Kurul kürsüsünden dile getirdi.</p>

<p>Gunnarsdottir’in Gazze ve Batı Şeria’ya ilişkin açıklamaları, İzlanda’nın İsrail-Filistin meselesindeki iki devletli çözüm yaklaşımıyla birlikte aktarıldı. İzlandalı Bakan, bölgede kalıcı barışın sağlanmasına yönelik siyasi çözümün önemine değindi.</p>

<h3>İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VURGUSU YAPTI</h3>

<p>Gunnarsdottir, İsrail ile Filistin’in güvenlik, onur ve barış içerisinde yan yana yaşayacağı iki devletli çözüm hedefini dile getirdi. İzlanda Dışişleri Bakanı, konuşmasında adil ve kalıcı bir barış için müzakere yapılması gerektiğini belirtirken tarafların geleceğine ilişkin ülkesinin yaklaşımını da Genel Kurul’a aktardı.</p>

<p>Konuşmanın Orta Doğu dışındaki bölümünde Ukrayna, Sudan ve dünyanın farklı bölgelerinde devam eden krizler de gündeme geldi. Gunnarsdottir, Orta Doğu’daki gelişmelerin uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri olduğunu belirtirken diğer insani krizlerin görünmez hale gelmemesi gerektiğine yönelik mesaj verdi.</p>

<h3>ULUSLARARASI BASIN SÖZLERİ NETANYAHU’YA YANIT OLARAK AKTARDI</h3>

<p>Gunnarsdottir’in “ahlaki korkaklar” ifadesini yeniden kullanması uluslararası basında Netanyahu’nun sözlerine verilen karşılık olarak haberleştirildi. Associated Press kaynaklı haberlerde İzlanda Dışişleri Bakanı’nın Netanyahu tarafından kullanılan ifadeyi farklı bir anlamla yeniden tanımladığı aktarılırken, Al Jazeera da Gunnarsdottir’in açıklamalarını Netanyahu’nun sözlerine yanıt olarak duyurdu.</p>

<p>The Independent da İzlandalı Bakan’ın konuşmasını Netanyahu’nun “ahlaki korkaklar” ifadesine karşılık olarak aktardı. Netanyahu’nun diplomatların salonu terk etmesinin ardından kullandığı sözler, Gunnarsdottir’in Genel Kurul konuşmasıyla yeniden uluslararası gündeme taşındı.</p>

<h3>BM GENEL KURULU’NDAKİ PROTESTO GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Netanyahu’nun konuşması sırasında yaşanan toplu salon terk etme eylemi, 81. BM Genel Kurulu’nun dikkat çeken protestolarından biri oldu. Reuters’ın 24 Eylül tarihli haberinde onlarca delegenin Netanyahu konuşmaya başladığında salonu terk ettiği bildirildi. Protestonun ardından İsrail Başbakanı’nın kullandığı “ahlaki korkaklar” ifadesi, Gunnarsdottir’in konuşmasında farklı bir tanımlamayla yeniden kullanıldı.</p>

<p>Art arda gelen konuşmalarla aynı ifade BM Genel Kurulu kürsüsünden iki farklı bağlamda dile getirilmiş oldu. Netanyahu ifadeyi konuşmasını protesto ederek salonu terk eden diplomatlar için kullanırken, Gunnarsdottir barış görüşmelerini reddeden, insani yardım erişimini engelleyen ve uluslararası hukuka saygı göstermeyen liderleri tanımlarken kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-kursusunde-ahlaki-korkaklar-polemigi-netanyahunun-sozlerine-izlandadan-cevap</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/izlanda.jpg" type="image/jpeg" length="68679"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye’de işkenceden aranan eski general İbrahim yakalandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-iskenceden-aranan-eski-general-ibrahim-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-iskenceden-aranan-eski-general-ibrahim-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de eski yönetim döneminde yaşanan olaylara ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında, Dera’nın Sayda beldesinde görev yapan eski 138. Hava Savunma Tugayı Komutanı Tuğgeneral Cabir Muhriz İbrahim yakalandı. Suriye İçişleri Bakanlığı, İbrahim’in yaklaşık 120 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen Sayda konutları olayları ile öldürme, gözaltı ve işkence iddiaları kapsamında soruşturulduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de Beşşar Esed yönetimi döneminde yaşanan olaylar ve ağır insan hakları ihlali iddialarına yönelik yürütülen soruşturmalarda yeni bir gelişme yaşandı. İçişleri Bakanlığına bağlı İç Güvenlik Güçleri, Dera vilayetinde eski 138. Hava Savunma Tugayı Komutanı olarak görev yapan Tuğgeneral Cabir Muhriz İbrahim’in düzenlenen operasyonla yakalandığını duyurdu.</p>

<p>Suriye İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İbrahim hakkındaki soruşturmanın Dera’da 2011 yılında başlayan protestoların bastırılması sırasında gerçekleştirildiği ileri sürülen operasyonları kapsadığı belirtildi. Yetkililer, eski generalin öldürme ve tutuklama emirleri verdiği, Dera’nın doğu kırsalındaki askeri operasyonlarda görev aldığı ve sivillerin evlerinin hedef alınmasında rol oynadığı iddialarının araştırıldığını bildirdi.</p>

<h3>CABİR MUHRİZ İBRAHİM KİMDİR?</h3>

<p>Cabir Muhriz İbrahim, eski Suriye yönetimi döneminde tuğgeneral rütbesiyle görev yapan bir askerdi. İbrahim, Dera’nın Sayda bölgesinde konuşlu 138. Hava Savunma Tugayı’nın komutanlığını yürüttü.</p>

<p>Dera, Mart 2011’de Suriye’de hükümet karşıtı protestoların başladığı ilk merkezlerden biri oldu. Gösterilerin ilerleyen haftalarda farklı bölgelere yayılmasıyla birlikte Dera ve çevresinde güvenlik güçleri ile askeri birliklerin katıldığı operasyonlar gerçekleştirildi. İbrahim hakkındaki soruşturmanın da söz konusu dönemde Sayda ve Dera’nın doğu kırsalında meydana gelen olaylara odaklandığı açıklandı.</p>

<h3>ÖLDÜRME VE TUTUKLAMA EMİRLERİ VERDİĞİ İDDİA EDİLİYOR</h3>

<p>Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik birimlerinin açıkladığı ilk soruşturma bulgularında, İbrahim’in protestoların bastırılması amacıyla öldürme ve tutuklama emirleri verdiği ileri sürüldü. İbrahim’in Dera’nın doğu kırsalındaki köy ve beldelere yönelik askeri operasyonlara katıldığı da soruşturma kapsamında yer alan iddialar arasında bulunuyor.</p>

<p>Eski generalin sivillerin takip edilmesi, evlerinin belirlenmesi ve bazı konutların askeri operasyonlarda hedef alınması süreçlerinde rol oynadığı da öne sürülüyor. İbrahim hakkındaki iddiaların devam eden soruşturma ve yargı sürecinde ele alınması bekleniyor.</p>

<h3>SAYDA KONUTLARINDA NE OLDU?</h3>

<p>İbrahim hakkındaki soruşturmanın en önemli başlıklarından birini Dera’nın Sayda beldesinde meydana gelen ve yaklaşık 120 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen olaylar oluşturuyor. Suriye makamlarının açıklamasında İbrahim, Sayda konutlarında yaşanan ölümlerden sorumlu olduğu iddia edilen isimlerden biri olarak gösterildi.</p>

<p>Sayda, 2011’de Dera ve çevresinde protestoların yoğunlaştığı bölgeler arasında bulunuyordu. Güvenlik güçleri ve askeri birliklerin bölgede gerçekleştirdiği operasyonlar sırasında çok sayıda kişinin öldürüldüğü, yaralandığı veya gözaltına alındığına ilişkin iddialar daha sonraki yıllarda çeşitli insan hakları raporlarında da gündeme geldi.</p>

<p>İbrahim’in komutasındaki birliklerin söz konusu olaylardaki rolü, verilen emirler ve operasyonların hangi komuta zinciri içerisinde gerçekleştirildiği yürütülen soruşturmanın başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<h3>HAMZA EL-HATİB DOSYASI DA SORUŞTURMADA</h3>

<p>Cabir Muhriz İbrahim’in adının ilişkilendirildiği olaylardan biri de 13 yaşındaki Hamza Ali el-Hatib’in gözaltına alınması ve hayatını kaybetmesi. Hamza el-Hatib, Suriye’de 2011 yılında başlayan protestolar sırasında yaşanan ölümlerin uluslararası kamuoyunda en fazla bilinen isimlerinden biri haline geldi.</p>

<p>Yetkililerin açıklamasına göre İbrahim, çok sayıda kişiye yönelik sistematik gözaltı ve işkence operasyonlarıyla bağlantısı olduğu iddiasıyla da soruşturuluyor. Hamza el-Hatib’in gözaltına alınması ve sonrasında hayatını kaybetmesi de incelenen dosyalar arasında bulunuyor.</p>

<h3>HAMZA EL-HATİB KİMDİR?</h3>

<p>Hamza Ali el-Hatib, 1997 yılında Dera’nın el-Cize beldesinde dünyaya geldi. Suriye’de Mart 2011’de başlayan hükümet karşıtı gösterilerin devam ettiği dönemde henüz 13 yaşındaydı.</p>

<p>Hamza, 29 Nisan 2011 tarihinde ailesi ve bölgedeki diğer kişilerle birlikte Dera kırsalında düzenlenen bir gösteriye katılmak üzere yola çıktı. Sayda yakınlarında güvenlik güçlerinin müdahalesi sırasında gözaltına alındığı bildirildi.</p>

<p>Yaklaşık bir ay boyunca kendisinden haber alınamadı. Hamza’nın cenazesi 25 Mayıs 2011 tarihinde ailesine teslim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HAMZA EL-HATİB’İN ÖLÜMÜ NEDEN GÜNDEME GELDİ?</h3>

<p>Hamza el-Hatib’in cenazesinin ailesine teslim edilmesinin ardından ortaya çıkan görüntüler, Suriye’de ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Muhalif kaynaklar ve insan hakları örgütleri, çocuğun vücudunda ağır darp ve işkence izleri bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Dönemin Suriye yönetimi ise Hamza’nın işkence gördüğü yönündeki iddiaları reddetti. Suriye devlet televizyonunda açıklama yapan yetkililer, çocuğun protestolar sırasında vurularak hayatını kaybettiğini ve cesedin kimliği belirlenemediği için bir süre morgda tutulduğunu savundu.</p>

<p>Hamza’nın ölümüne ilişkin birbirinden farklı açıklamalar yapılmasına rağmen cenazesinin görüntülerinin kamuoyuna ulaşması, 2011’de devam eden protestolarda önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Hamza el-Hatib’in adı daha sonraki gösterilerde kullanılan sembollerden biri haline geldi.</p>

<h3>İBRAHİM’İN HAMZA EL-HATİB DOSYASINDAKİ ROLÜ ARAŞTIRILIYOR</h3>

<p>Suriye makamlarının son açıklaması, Cabir Muhriz İbrahim’in Hamza el-Hatib’in gözaltına alınması ve sonrasında yaşananlarla bağlantısının da soruşturulduğunu ortaya koydu. İbrahim’in o dönemde Sayda bölgesinde görev yapması ve bölgede gerçekleştirilen operasyonlardaki komuta sorumluluğu inceleme altında bulunuyor.</p>

<p>İbrahim’in Hamza el-Hatib’e doğrudan işkence yaptığı veya ölümüne doğrudan neden olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor. Suriye makamlarının açıkladığı bilgiler, eski generalin gözaltı ve işkence operasyonlarıyla bağlantılı olduğu iddialarının yürütülen soruşturma kapsamında incelendiğini gösteriyor.</p>

<h3>DERA 2011’DE PROTESTOLARIN BAŞLADIĞI MERKEZLERDEN BİRİYDİ</h3>

<p>Suriye’de 2011 yılında başlayan protestoların ilk merkezlerinden biri ülkenin güneyindeki Dera oldu. Kentte bazı çocukların duvarlara hükümet karşıtı yazılar yazdıkları gerekçesiyle gözaltına alınmasının ardından başlayan gösteriler, güvenlik güçlerinin müdahaleleriyle genişledi.</p>

<p>Protestolar kısa süre içerisinde Dera’nın farklı belde ve köylerine, ardından Suriye’nin diğer kentlerine yayıldı. Sayda ve çevresi de protestoların ve güvenlik operasyonlarının yaşandığı bölgeler arasında yer aldı.</p>

<p>Hamza el-Hatib’in ölümü de söz konusu dönemde meydana geldi. Hamza’nın cenazesine ilişkin görüntülerin yayımlanmasının ardından olay hem Suriye içinde hem de ülke dışında tepki topladı.</p>

<h3>ESKİ YÖNETİM MENSUPLARINA YÖNELİK OPERASYONLAR DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Suriye’de eski yönetim döneminde sivillere yönelik saldırı, gözaltı, işkence ve diğer ağır insan hakları ihlali iddialarıyla bağlantılı kişilerin belirlenmesine yönelik operasyonlar sürüyor. Güvenlik birimleri, farklı bölgelerde eski askeri ve güvenlik yetkililerine yönelik gözaltı işlemleri gerçekleştiriyor.</p>

<p>Cabir Muhriz İbrahim’in yakalanması da söz konusu soruşturmalar kapsamında gerçekleşti. İbrahim hakkında Sayda’daki ölümler, protestoculara yönelik operasyonlar, tutuklama emirleri ve Hamza el-Hatib dahil gözaltına alınan kişilere yönelik muameleyle bağlantılı iddiaların araştırıldığı açıklandı.</p>

<h3>İBRAHİM HAKKINDAKİ HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Cabir Muhriz İbrahim hakkındaki iddialar soruşturma aşamasında bulunuyor. Güvenlik güçlarının açıkladığı suçlamalar henüz kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliği taşımıyor.</p>

<p>Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında İbrahim’in hangi suçlamalarla yargı makamlarının karşısına çıkarılacağı ve Sayda’da meydana gelen olaylarla bağlantısına ilişkin hangi delillerin dosyaya gireceği netleşecek. Suriye makamları, eski yönetim döneminde işlendiği ileri sürülen suçlarla ilgili soruşturmaların devam edeceğini bildiriyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-iskenceden-aranan-eski-general-ibrahim-yakalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/cabir-muhriz-ibrahim.jpg" type="image/jpeg" length="68819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vuciç başbakanlık için cumhurbaşkanlığından istifa etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/vucic-basbakanlik-icin-cumhurbaskanligindan-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/vucic-basbakanlik-icin-cumhurbaskanligindan-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuciç, ikinci görev süresinin bitmesine yaklaşık 7 ay kala istifa etti. Vučić’in görevinden ayrılmasının temel nedeni, 25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimlerine katılmak ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) hükümeti kurması halinde başbakanlık görevini üstlenebilmek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sırbistan’da siyasi dengeleri değiştiren gelişme, Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in 27 Eylül 2026 tarihinde görevinden istifa etmesiyle yaşandı. Belgrad’daki Cumhurbaşkanlığı binasında kamuoyuna seslenen Vučić, konuşmasının ardından istifa belgesini imzalayarak ikinci cumhurbaşkanlığı dönemini normal süresinden yaklaşık 7 ay önce sona erdirdi.</p>

<p>Vučić’in istifasının arkasında 25 Ekim 2026 tarihinde yapılacak erken parlamento seçimleri bulunuyor. Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılan Vučić, seçimlere Sırp İlerleme Partisi’nin yer aldığı listeden katılacak. Seçimlerin ardından SNS ve müttefiklerinin hükümeti kurması halinde Vučić’in başbakanlık görevini üstlenmesinin önünde cumhurbaşkanlığı makamından kaynaklanan engel de ortadan kalkmış oldu.</p>

<h3>VUČİĆ NEDEN İSTİFA ETTİ?</h3>

<p>Vučić’in istifasının doğrudan gerekçesi, yaklaşan parlamento seçimlerine cumhurbaşkanı sıfatıyla değil, milletvekili adayı ve siyasi aktör olarak katılmak istemesi oldu. Sırbistan hükümetinin resmi açıklamasında Vučić’in yaklaşan parlamento seçimlerine “sıradan bir vatandaş olarak” katılmak istediği için görevinden ayrıldığı belirtildi.</p>

<p>İstifanın siyasi sonucu ise Vučić’in seçimlerin ardından yeniden başbakanlık koltuğuna geçebilmesine imkan tanıması oldu. Vučić’in liderliğini yaptığı siyasi hareketin seçimlerden hükümet kurabilecek çoğunlukla çıkması halinde başbakanlık görevini üstlenmesi mümkün olacak.</p>

<h3>ÜÇÜNCÜ KEZ CUMHURBAŞKANI ADAYI OLAMIYOR</h3>

<p>İstifa kararının arka planındaki bir diğer unsur Vučić’in cumhurbaşkanlığındaki anayasal görev süresi. Vučić ikinci ve son cumhurbaşkanlığı dönemini yürütüyordu ve mevcut anayasal düzenlemeler nedeniyle arka arkaya üçüncü kez cumhurbaşkanlığına aday olamıyor.</p>

<p>Normal koşullarda Vučić’in ikinci cumhurbaşkanlığı dönemi Mayıs 2027’de sona erecekti. Ancak görev süresinin tamamlanmasını beklemek yerine yaklaşık 7 ay önce istifa ederek 25 Ekim’deki parlamento seçimlerine katılma kararı aldı.</p>

<p>İstifayla birlikte Vučić’in siyasi kariyerinin sona ermesi yerine görev değişikliğine yönelik bir süreç başladı. Parlamento seçimlerinin sonucuna bağlı olarak Vučić, daha önce de yürüttüğü başbakanlık görevine yeniden dönebilecek.</p>

<h3>25 EKİM SEÇİMLERİNDE SNS LİSTESİNDE YER ALACAK</h3>

<p>Vučić, cumhurbaşkanlığından ayrılmasının ardından 25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimlerine katılacak. Seçimde Vučić’in Sırp İlerleme Partisi’nin merkezinde bulunduğu liste içinde yer alması planlanıyor.</p>

<p>Seçimin ardından parlamentoda oluşacak çoğunluk yeni hükümetin kurulmasını belirleyecek. SNS ve müttefiklerinin hükümeti kurabilecek çoğunluğu sağlaması durumunda Vučić’in başbakan olarak görevlendirilmesi mümkün olacak.</p>

<p>Vučić daha önce 2014-2017 yılları arasında Sırbistan Başbakanı olarak görev yapmış, 2017’de ise cumhurbaşkanlığına seçilmişti. İkinci kez cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından görevini sürdürmüş ve Sırbistan siyasetindeki belirleyici aktörlerden biri olmaya devam etmişti.</p>

<h3>İSTİFAYA GİDEN SÜREÇ NOVİ SAD FACİASINDAN SONRA HIZLANDI</h3>

<p>Vučić’in istifası ve erken seçim kararı, Sırbistan’da yaklaşık iki yıldır devam eden geniş çaplı protestoların ardından geldi. Gösterilerin başlangıç noktası, 1 Kasım 2024 tarihinde Novi Sad kentindeki tren istasyonunda beton sundurmanın çökmesi oldu.</p>

<p>Faciada 16 kişi hayatını kaybetti. Olayın ardından özellikle üniversite öğrencilerinin öncülüğünde başlayan protestolar zaman içinde ülke çapına yayıldı. Göstericiler kamu yatırımlarındaki denetim süreçleri, yolsuzluk iddiaları, şeffaflık ve devlet kurumlarına siyasi müdahale gibi konuları gündeme taşıdı.</p>

<p>Vučić ve hükümet kanadı ise protestocuların ve muhalefetin yönelttiği sorumluluk ve yolsuzluk suçlamalarını reddetti.</p>

<h3>ÖĞRENCİ HAREKETİNİN TALEPLERİNDEN BİRİ ERKEN SEÇİMDİ</h3>

<p>Novi Sad faciasının ardından başlayan öğrenci hareketinin siyasi taleplerinden biri erken seçime gidilmesi oldu. Protestolar yaklaşık iki yıl boyunca devam ederken yüz binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlendi.</p>

<p>Vučić, Haziran 2026’da görevinden ayrılacağını ve ülkede erken cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerine gidileceğini açıklamıştı. Ardından parlamento feshedildi ve erken parlamento seçimlerinin 25 Ekim 2026 tarihinde yapılmasına karar verildi.</p>

<p>Öğrencilerin öncülük ettiği hareket de seçimlere “Students Win” adı altında katılma kararı aldı. Hareketin seçim listesinde üniversite öğretim üyeleri ve farklı meslek gruplarından isimler bulunuyor.</p>

<h3>VUČIĆ İSTİFA BELGESİNİ 27 EYLÜL’DE İMZALADI</h3>

<p>Aleksandar Vučić, 27 Eylül Pazar günü Belgrad’daki Cumhurbaşkanlığı binasında yaptığı açıklamayla görevinden ayrıldığını duyurdu. Kamuoyuna hitabının ardından istifa belgesini imzalayan Vučić, görevlerini ertesi sabah Sırbistan Ulusal Meclisi Başkanı Ana Brnabić’e devredeceğini açıkladı.</p>

<p>Vučić, görev süresi boyunca kendisine iki kez destek veren seçmenlere teşekkür ederken cumhurbaşkanlığı görevini sadakatle ve dürüstlükle yerine getirdiğini söyledi. Görevden ayrılmasıyla birlikte Meclis Başkanı Ana Brnabić, yeni cumhurbaşkanı seçilene kadar geçici olarak cumhurbaşkanlığı görevini üstlenecek.</p>

<h3>SIRBİSTAN’DA CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ DE YAPILACAK</h3>

<p>Vučić’in görev süresinin dolmasını beklemeden istifa etmesi Sırbistan’da cumhurbaşkanlığı seçimi takvimini de öne çekti. Ülkenin anayasal düzenlemeleri kapsamında cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasının ardından yeni seçim sürecinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Vučić, istifa açıklamasında cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun aralık ayının sonuna kadar yapılacağını belirtti. Parlamento Başkanı Ana Brnabić ise yeni cumhurbaşkanı göreve başlayana kadar vekaleten bu makamda bulunacak.</p>

<h3>VUČIĆ’İN HEDEFİNDE BAŞBAKANLIK VAR</h3>

<p>Vučić’in görevinden ayrılmasının siyasi açıdan en önemli sonucu başbakanlık yolunun açılması oldu. Reuters’ın aktardığına göre istifa, SNS’nin 25 Ekim seçimlerinin ardından yeni hükümeti kurması halinde Vučić’in başbakan olarak atanabilmesine imkan sağlıyor.</p>

<p>Dolayısıyla 27 Eylül’deki istifa, Vučić’in aktif siyasetten çekilmesi anlamına gelmiyor. Cumhurbaşkanı olarak üçüncü dönem için aday olamayan Vučić, parlamento seçimleri üzerinden hükümet yönetimine dönmeyi hedefliyor.</p>

<h3>49 KİŞİ İÇİN AF VE ABOLİSYON KARARI ALDI</h3>

<p>Vučić, cumhurbaşkanlığı görevindeki son saatlerinde af yetkisini de kullandı. Görevden ayrılmadan önce toplam 49 kişi hakkında af ve abolüsyon kararı aldığını açıkladı.</p>

<p>Söz konusu kişiler arasında son dönemdeki protestolarla bağlantılı davalarda mahkum edilen veya haklarında hukuki süreç bulunan isimler de yer aldı. Vučić, kararların ülkedeki siyasi gerilimin azaltılmasına katkı sağlaması yönündeki yaklaşımını dile getirdi.</p>

<h3>SEÇİM SONRASI İÇİN BARIŞ VE İSTİKRAR MESAJI VERDİ</h3>

<p>Vučić, istifa konuşmasında 25 Ekim seçimlerinden sonra ülkeyi yönetecek isimlere de mesaj verdi. Seçimde vatandaşların güvenini kim kazanırsa kazansın ülkede barış ve istikrarın korunması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Ekonomik kalkınmanın devam ettirilmesi gerektiğini ifade eden Vučić, inovasyon, yapay zeka ve robotik teknolojilerin önümüzdeki dönemde Sırbistan açısından önem taşıyacağını söyledi. Ulusal çıkarların korunması gerektiğini de vurgulayan Vučić, seçim sonrasında kurulacak yönetimin bu alanlara odaklanması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SIRBİSTAN’DA ŞİMDİ NE OLACAK?</h3>

<p>Vučić’in istifasının ardından Sırbistan iki ayrı seçim sürecine girdi. İlk olarak 25 Ekim’de erken parlamento seçimleri gerçekleştirilecek. Seçim sonucunda parlamentoda oluşacak çoğunluk yeni hükümeti ve başbakanın kim olacağını belirleyecek.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı için de ayrı bir seçim yapılacak. Vučić’in açıklamasına göre ilk turun aralık ayının sonuna kadar gerçekleştirilmesi gerekiyor. Yeni cumhurbaşkanı seçilene kadar Ana Brnabić vekaleten cumhurbaşkanlığı görevini yürütecek.</p>

<h3>VUČIĆ’İN İSTİFASININ TEMEL NEDENİ NE?</h3>

<p>Aleksandar Vučić’in istifası, tek başına görev süresini erken bitirme kararı olarak değerlendirilmiyor. Vučić anayasal sınırlama nedeniyle üçüncü kez cumhurbaşkanı seçilemeyecek ve ikinci dönemi Mayıs 2027’de sona erecekti. Yaklaşık iki yıldır devam eden hükümet karşıtı protestoların ardından erken parlamento seçimlerinin 25 Ekim’de yapılmasına karar verilmesi ise siyasi takvimi değiştirdi.</p>

<p>Vučić, cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılarak parlamento seçimlerine katılmayı seçti. SNS ve müttefiklerinin seçim sonrasında hükümeti kurması halinde Vučić’in başbakanlık görevine dönmesinin önü açılacak. Sırbistan hükümetinin resmi açıklamasında istifanın gerekçesi seçimlere “sıradan bir vatandaş olarak” katılma isteği olarak belirtilirken, uluslararası haber kaynakları kararın Vučić’in başbakanlık için yarışmasına imkan verdiğine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balkanlar</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/vucic-basbakanlik-icin-cumhurbaskanligindan-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/10/vucic.jpg" type="image/jpeg" length="60196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere’de restoranda Palestine Action protestosu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilterede-restoranda-palestine-action-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilterede-restoranda-palestine-action-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, İşçi Partisi’nin yıllık konferansı için bulunduğu Liverpool’da Palestine Action yasağını protesto eden aktivistlerle karşı karşıya geldi. Aktivistler, Miliband’dan örgüte yönelik yasağın kaldırılmasını ve Gazze’deki savaşın “soykırım” olarak tanımlanmasını talep etti. Miliband talepleri kabul etmezken aktivistler restorandan çıkarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere’de terörle mücadele mevzuatı kapsamında yasaklanan Palestine Action’a ilişkin tartışmalar sürerken Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Liverpool’da bir restoranda aktivistlerin protestosuyla karşılaştı. İşçi Partisi’nin yıllık konferansı için kentte bulunan Miliband’ın yanına gelen aktivistler, Palestine Action’a yönelik yasağın kaldırılmasını istedi.</p>

<p>Liverpool’daki Pizza Express restoranında yaşanan olayın görüntülerinde aktivistlerin Miliband’a Palestine Action yasağı ve İngiltere hükümetinin Gazze politikası konusunda seslendiği görüldü. Aktivistler ayrıca Miliband’dan Gazze’deki savaşı “soykırım” olarak nitelendirmesini talep etti.</p>

<h3>AKTİVİSTLER MİLİBAND’DAN PALESTINE ACTION YASAĞININ KALDIRILMASINI İSTEDİ</h3>

<p>Restoranda Miliband’ın yanına gelen aktivistlerin temel taleplerinden biri Palestine Action’ın İngiltere’de yasaklı örgütler listesinden çıkarılması oldu. Aktivistler, İngiltere hükümetinin terörle mücadele yasaları kapsamında aldığı yasaklama kararının kaldırılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Aktivistler aynı zamanda Miliband’dan Liverpool’da Palestine Action’a destek amacıyla düzenlenen gösteriye katılan protestocularla konuşmasını istedi. Miliband söz konusu talepleri kabul etmedi ve aktivistler daha sonra restoran görevlileri tarafından dışarı çıkarıldı.</p>

<h3>LIVERPOOL’DA 50’DEN FAZLA GÖSTERİCİ GÖZALTINA ALINDI</h3>

<p>Restorandaki protestonun yaşandığı sırada Liverpool’da Palestine Action yasağına karşı gösteriler de düzenlendi. İşçi Partisi’nin yıllık konferansının gerçekleştirildiği alanın yakınında bir araya gelen göstericiler, İngiltere hükümetinin Palestine Action’ı yasaklama kararını protesto etti.</p>

<p>Palestine Action’a destek amacıyla düzenlenen gösteride 50’den fazla kişi gözaltına alındı. Göstericiler, Palestine Action’ın terör örgütü olarak yasaklanmasına karşı çıkarken ifade özgürlüğünün korunması yönünde de taleplerde bulundu.</p>

<h3>İŞÇİ PARTİSİ’NİN YILLIK KONFERANSI LIVERPOOL’DA</h3>

<p>Protestolar, iktidardaki İşçi Partisi’nin yıllık konferansının Liverpool’da düzenlendiği dönemde gerçekleşti. Parti üyeleri ve hükümet yetkililerinin katıldığı konferans nedeniyle kentte siyasi hareketlilik artarken Palestine Action’a destek veren gruplar da konferans alanının yakınında gösteriler düzenledi.</p>

<p>Gösterilerde İngiltere’nin İsrail politikası, silah satışları ve Palestine Action’ın yasaklanması öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Protestocular, hükümetten İsrail’e yönelik politikasını değiştirmesini ve Palestine Action hakkındaki kararını geri çekmesini talep etti.</p>

<h3>PALESTINE ACTION NEDEN YASAKLANDI?</h3>

<p>Palestine Action, İsrail bağlantılı savunma şirketlerini hedef alan eylemleriyle İngiltere’de gündeme geldi. Grubun faaliyetleri kapsamında savunma sanayisi tesislerine yönelik çeşitli eylemler gerçekleştirilmesinin ardından İngiltere hükümeti Palestine Action’ı 2025 yılında Terörizm Yasası kapsamında yasakladı.</p>

<p>Yasaklama kararı, Palestine Action kurucularından Huda Ammori tarafından yargıya taşındı. Hukuki süreçte İngiltere Yüksek Mahkemesi, Şubat 2026’da hükümetin Palestine Action’ı yasaklama kararını iptal etmişti. Hükümet ise söz konusu karara karşı temyize başvurdu.</p>

<h3>TEMYİZ MAHKEMESİ HÜKÜMETİN İTİRAZINI KABUL ETTİ</h3>

<p>İngiltere Temyiz Mahkemesi, Haziran 2026’da hükümetin başvurusunu karara bağladı. Mahkeme, Palestine Action’ın yasaklanmasına ilişkin hükümet kararını iptal eden alt mahkeme hükmünü bozarak hükümetin temyiz başvurusunu kabul etti.</p>

<p>Kararla birlikte Palestine Action üzerindeki yasak yürürlükte kaldı. Palestine Action kurucularından Huda Ammori’nin açtığı dava böylece İngiltere’de örgütün yasaklanmasına ilişkin hukuki tartışmanın merkezinde yer aldı.</p>

<h3>PALESTINE ACTION DAVASI YÜKSEK MAHKEME’YE TAŞINIYOR</h3>

<p>Palestine Action’ın yasaklanmasına ilişkin hukuki süreç Temyiz Mahkemesi kararıyla sona ermedi. Davanın İngiltere Yüksek Mahkemesi önüne taşınması bekleniyor.</p>

<p>Yargı sürecinin merkezinde, hükümetin Palestine Action’ı 2000 tarihli Terörizm Yasası kapsamında yasaklama kararının hukuka uygun olup olmadığı bulunuyor. Hükümet yasağı savunurken Palestine Action ve yasağa karşı çıkan gruplar kararın temel hak ve özgürlükler üzerindeki etkilerine itiraz ediyor.</p>

<h3>MİLİBAND’A GAZZE ÇAĞRISI DA YAPILDI</h3>

<p>Liverpool’daki restoranda Miliband’la karşı karşıya gelen aktivistler yalnızca Palestine Action yasağının kaldırılmasını talep etmedi. Aktivistler, İngiltere Dışişleri Bakanı’ndan İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaşı “soykırım” olarak tanımlamasını da istedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="en">BREAKING<br />
<br />
Ed Miliband gently questioned in the Pizza Express directly opposite where 200 people are being arrested under the UK Terrorism Act for holding pieces of paper.<br />
<br />
Refuses to come and have a conversation with arrestees.<a href="https://x.com/Ed_Miliband?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Ed_Miliband</a> - Deproscribe Palestine Action. <a href="https://t.co/pzIVS3bloD" rel="nofollow">pic.twitter.com/pzIVS3bloD</a></p>
— Defend Our Juries (@DefendOurJuries) <a href="https://x.com/DefendOurJuries/status/2104316228663713917?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Miliband aktivistlerin taleplerini kabul etmedi. Restorandaki protesto, Palestine Action yasağına ilişkin hukuki sürecin devam ettiği ve İşçi Partisi’nin yıllık konferansının Liverpool’da gerçekleştirildiği dönemde yaşandı.</p>

<h3>PALESTINE ACTION YASAĞI ÜZERİNDEKİ TARTIŞMA SÜRÜYOR</h3>

<p>Palestine Action’a ilişkin yasak, İngiltere’de hem siyasi hem de hukuki tartışmaların konusu olmaya devam ediyor. Grubun İsrail bağlantılı savunma şirketlerine yönelik eylemleri hükümetin yasaklama kararının gerekçeleri arasında yer alırken, karara karşı çıkanlar yasağın protesto ve ifade özgürlüğü üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.</p>

<p>Liverpool’da yaşanan son gelişmelerle birlikte tartışma yeniden gündeme geldi. Bir yandan Palestine Action’ın yasaklanmasına ilişkin dava yargı sürecinde ilerlerken diğer yandan yasağa karşı düzenlenen gösteriler ve gözaltılar devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilterede-restoranda-palestine-action-protestosu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/palestine-action.jpg" type="image/jpeg" length="51121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Afrika'da kanlı bar baskını, çok sayıda can kaybı var]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/guney-afrikada-kanli-bar-baskini-cok-sayida-can-kaybi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/guney-afrikada-kanli-bar-baskini-cok-sayida-can-kaybi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Afrika’da silahlı kişilerin bir bara düzenlediği saldırıda 17 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Saldırının ardından bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yaralılar hastanelere kaldırıldı. Güvenlik güçleri saldırganların yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatırken olayın nedeni ve faillerin kimliklerinin belirlenmesine yönelik soruşturma sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güney Afrika’da bir bara düzenlenen silahlı saldırıda çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Polis tarafından paylaşılan ilk bilgilere göre silahlı kişilerin bara ateş açması sonucu 17 kişi yaşamını yitirirken, 15 kişi de yaralandı. Olayın ardından saldırının gerçekleştiği bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık görevlileri yaralılara ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirirken, 15 yaralı tedavi edilmek üzere çevredeki hastanelere kaldırıldı. Güvenlik güçleri ise saldırının gerçekleştiği bar ve çevresini incelemeye aldı.</p>

<h3>SALDIRGANLARIN YAKALANMASI İÇİN OPERASYON BAŞLATILDI</h3>

<p>Güney Afrika polisi, saldırıyı gerçekleştiren kişilerin yakalanması amacıyla operasyon başlatıldığını açıkladı. Güvenlik güçlerinin ilk incelemelerinde saldırının nedeni ve saldırganların kimliklerine ilişkin kesin bir bilgi paylaşılmadı. Olayla bağlantılı kişi veya kişilerin tespit edilmesi için çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında saldırıya tanıklık eden kişilerin ifadelerinin alındığı, olay yerinde bulunan delillerin de incelemeye gönderildiği belirtildi. Saldırıda kullanılan silahların belirlenmesi ve faillerle bağlantı kurulabilmesi amacıyla olay yerinden toplanan balistik delillerin soruşturma dosyası kapsamında değerlendirildiği aktarıldı.</p>

<h3>SALDIRININ NEDENİ ARAŞTIRILIYOR</h3>

<p>Polis ekipleri saldırının hangi nedenle gerçekleştirildiğini belirlemek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Saldırganların bara yönelik eylemi önceden planlayıp planlamadığı ve olayın arkasında herhangi bir organize suç bağlantısının bulunup bulunmadığı konusunda ilk aşamada resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Görgü tanıklarının ifadeleri ile güvenlik güçlerinin olay yerinden topladığı delillerin soruşturmanın ilerleyen aşamalarında birlikte değerlendirileceği bildirildi. Polis, saldırganların yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini duyurdu.</p>

<h3>HAZİRANDA JOHANNESBURG’DA 12 KİŞİ ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ</h3>

<p>Güney Afrika’da son dönemde barlar, tavernalar ve yerleşim bölgelerini hedef alan toplu silahlı saldırılar da kayıtlara geçti. Haziran ayında Johannesburg’un Cleveland bölgesinde meydana gelen silahlı saldırıda 12 kişi hayatını kaybetmiş, en az 15 kişi yaralanmıştı.</p>

<p>Cleveland’daki saldırının ardından da güvenlik güçleri faillerin tespit edilmesi ve yakalanmasına yönelik soruşturma başlatmıştı. Ülkede yaşanan toplu silahlı saldırılar, ruhsatsız silahların dolaşımı ve organize suç yapılanmalarıyla ilgili tartışmaların sürmesine neden oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KWAMAKHUTHA’DAKİ SALDIRIDA 11 KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ</h3>

<p>Ülkede geçtiğimiz günlerde KwaMakhutha bölgesindeki bir eve de silahlı saldırı düzenlenmişti. Saldırıda 11 kişi hayatını kaybederken, olayın ardından polis faillerin bulunması amacıyla 72 saatlik özel takip operasyonu başlatmıştı.</p>

<p>Güney Afrika güvenlik güçleri, son bar saldırısında 17 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından da saldırganların bulunmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Olayın nedeni, saldırganların kimlikleri ve saldırının bağlantılarının belirlenmesine ilişkin soruşturma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Afrika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/guney-afrikada-kanli-bar-baskini-cok-sayida-can-kaybi-var</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/guney-afrika-33.jpg" type="image/jpeg" length="15409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rus-Alman geriliminde yeni gelişme: ABD'de görüştüler]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rus-alman-geriliminde-yeni-gelisme-abdde-gorustuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rus-alman-geriliminde-yeni-gelisme-abdde-gorustuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, BM 81’inci Genel Kurulu marjında New York’ta bir araya geldi. Alman tarafının talebiyle gerçekleştirilen ve yaklaşık 20 dakika süren görüşmede Rusya-Almanya ilişkileri ile Ukrayna’daki durum ele alındı. Görüşme, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının başladığı 2022’den bu yana iki ülkenin dışişleri bakanları arasındaki ilk ikili temas oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu marjında görüştü. Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre yaklaşık 20 dakika süren görüşme Alman tarafının talebi üzerine gerçekleştirildi. İki bakanın gündeminde Rusya ile Almanya arasındaki ilişkiler ve Ukrayna’daki durum yer aldı.</p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı, Wadephul’un görüşme sırasında Alman hükümetinin söz konusu başlıklar ve diğer konular hakkında daha önce birçok kez açıkladığı tutumunu teyit ettiğini bildirdi. Görüşmenin ardından iki bakan da temasın içeriğine ilişkin açıklamalarda bulunurken, temel konulardaki görüş ayrılıklarının sürdüğü belirtildi.</p>

<h3>RUSYA VE ALMANYA ARASINDA 2022’DEN SONRA İLK İKİLİ TEMAS</h3>

<p>New York’taki görüşme, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının başladığı 2022’den bu yana Rusya ve Almanya dışişleri bakanları arasında gerçekleştirilen ilk ikili temas olarak kayıtlara geçti. İki ülke arasında aynı düzeydeki son görüşme Ocak 2022’de Moskova’da yapılmıştı.</p>

<p>Dönemin Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Ocak 2022’de Moskova’ya giderek Sergey Lavrov ile görüşmüştü. Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından iki ülkenin dışişleri bakanları arasında yaklaşık dört yıl boyunca bu formatta ikili görüşme gerçekleştirilmemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>LAVROV: ALMANYA’NIN TUTUMUNA İLİŞKİN YENİ BİR ŞEY ÖĞRENMEDİM</h3>

<p>Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Lavrov, Alman tarafının görüşme talebini son anda ilettiğini söyledi. Rusya’nın hiçbir mevkidaşını dinlemeyi reddetmediğini belirten Lavrov, Wadephul’un beraberinde getirdiği notlardan Almanya’nın resmi tutumunu aktardığını ifade etti.</p>

<p>Lavrov, görüşmede kendisine aktarılanlardan Almanya’nın yaklaşımına ilişkin yeni bir bilgi edinmediğini belirterek Wadephul’a, “Beni arayıp ‘Açıklamamı okuyun’ diyebilirdiniz” dediğini aktardı. Rusya Dışişleri Bakanı ayrıca Wadephul’un ağustos ayında Leipzig’de düşen ve Berlin yönetiminin Rusya’yı sorumlu tuttuğu insansız hava aracı olayını da gündeme getirdiğini söyledi.</p>

<h3>WADEPHUL: KİLİT NOKTALARDA ANLAŞAMADIK</h3>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da görüşmenin ardından ZDF televizyonuna açıklamalarda bulundu. Görüşmeyi “yoğun” olarak nitelendiren Wadephul, tarafların kilit noktalarda anlaşamadığını söyledi. Alman Bakan, birçok mevkidaşının kendisini Rusya ile diyaloğa açık olmaya çağırdığını da belirtti.</p>

<p>Wadephul, Avrupalı ülkelerin Rusya ile iletişimi tamamen ABD’ye bırakmasını istemediğini ifade etti. ARD’ye yaptığı açıklamada ise “Arkadaşlarla müzakere etmeniz gerekmez, rakiplerle müzakere etmeniz gerekir. Almanya’nın Rusya ile konuşması gerektiğini söyleyenlere şimdi şunu söylüyorum: Tam da bunu yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Wadephul, Rus tarafının görüşmedeki yaklaşımını ise “yapıcı bir müzakere tutumu sergilemediği” şeklinde değerlendirdi.</p>

<h3>ALMANYA ATEŞKES VE GERİLİMİN DÜŞÜRÜLMESİ ÇAĞRISI YAPTI</h3>

<p>Alman heyetinden kaynakların aktardığı bilgilere göre Wadephul, görüşme sırasında Lavrov’a gerilimin düşürülmesi yönünde çağrıda bulundu. Almanya’nın Ukrayna’daki savaş için daha önce dile getirdiği “derhal ve tam ateşkes” talebini de Rus mevkidaşına iletti.</p>

<p>Görüşmede Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl ihracatı da gündeme geldi. Wadephul’un tahıl ihracatı konusunda anlaşmaya varılması amacıyla gerekli adımların atılması yönündeki görüşünü Lavrov’a aktardığı belirtildi.</p>

<h3>ZAHAROVA’DAN GÖRÜŞMENİN BASINA KAPATILMASIYLA İLGİLİ İDDİA</h3>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada görüşmenin düzenlenme koşullarına ilişkin iddialarda bulundu. Zaharova, Alman tarafının görüşmeden önce basının erişiminin kısıtlanmasını, bakanların açılış konuşmalarının kaydedilmemesini ve gazetecilerden soru alınmamasını talep ettiğini öne sürdü.</p>

<p>Zaharova ayrıca Wadephul’a Buça’daki olaylara ilişkin Rus tarafınca hazırlanan bir raporun verildiğini iddia etti. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Alman bakanın kendisine verilen raporu not defteriyle kapattığını ileri sürdü. Söz konusu ifadeler Zaharova’nın iddiası olarak kamuoyuna yansıdı.</p>

<h3>LAVROV BM GENEL KURULU’NDA ALMANYA’YI HEDEF ALDI</h3>

<p>Lavrov, Wadephul ile görüşmesinin gerçekleştiği gün BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Almanya’ya yönelik açıklamalarda da bulundu. Rus Bakan, Almanya’yı Kiev’in “ana sponsoru” olarak nitelendirirken Berlin yönetiminin Avrupa’nın lider askeri gücü olmayı hedeflediğini ileri sürdü.</p>

<p>Almanya’nın askeri politikalarını İkinci Dünya Savaşı üzerinden eleştiren Lavrov, “Berlin bunun nereye varabileceğini anlıyor mu? İkinci Dünya Savaşı’nın derslerini almadılar mı?” ifadelerini kullandı. Lavrov’un açıklamaları, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi.</p>

<h3>LEIPZIG’DEKİ İHA OLAYI İLİŞKİLERDEKİ GERİLİMİ ARTIRDI</h3>

<p>Rusya ve Almanya arasındaki ilişkiler ağustos başında Leipzig/Halle Havalimanı’nda yaşanan insansız hava aracı olayının ardından daha da gerildi. Berlin yönetimi olaydan Moskova’yı sorumlu tutarken Rusya suçlamaları reddetti.</p>

<p>Almanya’nın Rusya’yı sorumlu tutmasının ardından taraflar karşılıklı yaptırım ve diplomatik adımlar attı. New York’taki görüşmede Wadephul’un İHA olayına ilişkin Almanya’nın şikayetini Lavrov’a doğrudan ilettiği açıklanırken, tarafların Ukrayna ve ikili ilişkilerdeki temel görüş ayrılıklarının devam ettiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rus-alman-geriliminde-yeni-gelisme-abdde-gorustuler</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/almanya-ve-rusya.jpg" type="image/jpeg" length="91492"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan İran açıklaması: 7 günlük ateşkes teklifini reddettim]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-iran-aciklamasi-7-gunluk-ateskes-teklifini-reddettim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-iran-aciklamasi-7-gunluk-ateskes-teklifini-reddettim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın kendilerine sunduğu 7 günlük ateşkes teklifini reddettiğini açıkladı. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Trump, Tayvan ve yapay zeka konularının ele alındığını belirterek, "Xi benim durduğum pozisyonu anlıyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden gerilim ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in ABD ziyareti hakkında açıklamalarda bulundu. İran tarafından kendilerine 7 günlük bir ateşkes önerisi sunulduğunu söyleyen Trump, söz konusu teklifi kabul etmediğini belirtti. Wall Street Journal'ın ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde de Trump'ın İran'ın teklifini reddettiği bildirildi.</p>

<p>İran'ın girişiminin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında gündeme geldiği ve teklifin Katarlı arabulucular aracılığıyla ABD tarafına iletildiği bildirildi. Reuters'a göre İran, anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik bir süreç önerdi.</p>

<h3>İRAN'DAN 7 GÜNLÜK ATEŞKES TEKLİFİ</h3>

<p>Trump, İran'ın ABD'ye 7 günlük ateşkes önerisinde bulunduğunu ve kendisinin söz konusu teklifi reddettiğini söyledi. Wall Street Journal'ın haberine göre İran'ın önerisi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve nükleer müzakerelerin yeniden başlamasını da içeriyordu. Tahran yönetimi karşılığında ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldırmasını istiyordu.</p>

<p>Reuters'ın aktardığı bilgilere göre İran'ın diplomatik girişimi Katarlı arabulucular üzerinden Washington'a iletildi. İran tarafı, girişimin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesini sağlayabileceğini bildirdi.</p>

<h3>WSJ'DEN İRAN'A YENİDEN SALDIRI İDDİASI</h3>

<p>Wall Street Journal, isimleri açıklanmayan ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlar konusunda da değerlendirmelerde bulunduğunu yazdı. Haberde, Trump'ın kasım ayında gerçekleştirilecek ABD ara seçimlerinin ardından İran'a yönelik bombardımanın yeniden başlamasını beklediğini yardımcılarına söylediği öne sürüldü.</p>

<p>Trump ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki açıklamalarında İran politikasının ara seçimlerden etkilenmediğini söylemişti. ABD Başkanı, seçimlerin İran konusunda aldığı kararların belirleyicisi olmadığını ifade ederken çatışmanın seçimlerden sonra sona erebileceğine yönelik görüşünü de dile getirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TRUMP İLE XI JINPING BEYAZ SARAY'DA GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Trump'ın açıklamalarındaki bir diğer başlık Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in Washington ziyareti oldu. İki lider arasındaki temaslarda ABD-Çin ilişkilerinin yanı sıra iki ülke arasındaki önemli anlaşmazlık alanları ve uluslararası gelişmeler ele alındı.</p>

<p>Xi Jinping'in Washington ziyareti sırasında ticaret, İran, yapay zeka ve Tayvan gibi başlıklar gündemde yer aldı. ABD ile Çin arasında teknoloji ve yapay zeka alanındaki rekabet devam ederken iki tarafın ilişkilerdeki gerilimi yönetmeye yönelik temasları da görüşmelerin gündemini oluşturdu.</p>

<h3>“XI TAYVAN KONUSUNDAKİ POZİSYONUMU ANLIYOR”</h3>

<p>Trump, Xi Jinping ile görüşmesinde Çin ile ABD arasındaki en önemli anlaşmazlık başlıklarından biri olan Tayvan konusunun ele alındığını söyledi. ABD Başkanı, görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Tayvan konusu gündeme geldi, Xi benim durduğum pozisyonu anlıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tayvan, Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerin uzun süredir en hassas başlıkları arasında bulunuyor. Çin yönetimi Tayvan'ı kendi topraklarının parçası olarak görüyor. ABD ise 1979'dan beri Pekin'i diplomatik olarak tanırken Tayvan ile resmi olmayan ilişkilerini sürdürüyor ve Tayvan İlişkileri Yasası çerçevesinde adanın kendini savunma kapasitesine destek sağlıyor.</p>

<h3>ABD VE ÇİN YAPAY ZEKAYI DA MASAYA YATIRDI</h3>

<p>Trump, Xi Jinping ile görüşmesinde yapay zekanın da gündeme geldiğini açıkladı. ABD Başkanı, iki liderin yapay zeka konusunda önemli bir görüşme gerçekleştirdiğini belirtti.</p>

<p>ABD ve Çin arasındaki yapay zeka rekabeti son dönemde iki ülke ilişkilerinin önemli başlıklarından biri haline geldi. İki ülke teknolojik üstünlük konusunda rekabet ederken yapay zeka güvenliği ve güçlü sistemlerden kaynaklanabilecek ortak risklerin yönetilmesine ilişkin temaslar da yürütüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-iran-aciklamasi-7-gunluk-ateskes-teklifini-reddettim</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/donald-trump-444.jpg" type="image/jpeg" length="23267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaş suçlularının yeri BM kürsüsü değil, mahkeme salonlarıdır]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-savas-suclularinin-yeri-bm-kursusu-degil-mahkeme-salonlaridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-savas-suclularinin-yeri-bm-kursusu-degil-mahkeme-salonlaridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin ve Gazze konusunda Türkiye'nin tutumunu sürdüreceğini belirterek, "Savaş suçlularının yeri BM kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesaplarını verecekleri mahkeme salonlarıdır" dedi. Erdoğan, Türkiye'nin İsrail'e yönelik tutumuyla diğer ülkelere cesaret aşıladığını ifade ederken ekonomi ve yapay zekaya ilişkin de önemli mesajlar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin ve Gazze'deki gelişmeler, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, küresel sistem, Türkiye ekonomisi ve yapay zekanın oluşturduğu değişimlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Filistin halkının yanında olmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, İsrail'e yönelik tepkisini sürdürdü ve Türkiye'nin izlediği tutumdan geri adım atmayacağını söyledi.</p>

<p>New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayı da hatırlatan Erdoğan, adalet mücadelesini sürdüreceğini ifade etti. Erdoğan, "Biz şahsen, son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. Türkiye ve Türk milleti aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“SAVAŞ SUÇLULARININ YERİ BM KÜRSÜSÜ DEĞİL”</h3>

<p>Erdoğan, İsrail'e yönelik açıklamalarında, "Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer insanlardan üstün gören, vicdanı ve ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız, geri adım atmayacağız" dedi.</p>

<p>Savaş suçlarıyla ilgili yargılama çağrısında bulunan Erdoğan, "Savaş suçlularının yeri BM kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesaplarını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de gelecektir" ifadelerini kullandı. Erdoğan, soykırım yapanların adalet önünde hesap vermemesi halinde benzer olayların yeniden yaşanabileceğini savunarak gelecek nesillerin de aynı insani trajedilerle karşılaşabileceğini söyledi.</p>

<h3>“DOĞRU BİLDİĞİMİZİ CESARETLE DİLE GETİRDİK”</h3>

<p>Küresel sistemin çıkmazlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Erdoğan, yaşanan gelişmelerin etkilerinin birçok alanda hissedildiğini belirtti. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a kadar farklı coğrafyalardaki sorunlara değinen Erdoğan, adaletin yer almadığı çözümlerin sahada karşılık bulmayacağını dile getirdiklerini söyledi.</p>

<p>Gazze ve Lübnan'daki gelişmelere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin bu konulardaki görüşlerini açık biçimde ifade etmeyi sürdüreceğini kaydetti. İsrail yönetimine yönelik eleştirilerini yineleyen Erdoğan, Türkiye'nin doğru bildiği konuları uluslararası platformlarda dile getirdiğini belirtti.</p>

<h3>“TÜRKİYE DİĞER ÜLKELERE CESARET AŞILAMIŞTIR”</h3>

<p>İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşması sırasında bazı diplomatik heyetlerin salonu terk etmesine değinen Erdoğan, söz konusu tavrın İsrail yönetimine yönelik bir tepki olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye'nin Filistin konusunda izlediği politikanın diğer ülkelere de cesaret verdiğini savunan Erdoğan, "Türkiye vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır" dedi. Erdoğan, Genel Kurul salonunda ve kürsüsünde benzer tutum sergileyen ülkelere teşekkür ederek Türkiye'nin Filistin konusundaki politikasını sürdüreceğini belirtti.</p>

<h3>YAPAY ZEKA İŞ VE ÜRETİM SÜREÇLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR</h3>

<p>Konuşmasında teknolojideki değişime de geniş yer ayıran Erdoğan, yapay zekanın bireysel yaşamın yanı sıra iş hayatını da yeniden şekillendirdiğini söyledi. Gelişen yapay zeka modelleri ve robotik teknolojilerin üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkilediğini belirten Erdoğan, reel sektörün söz konusu teknolojilerden yararlanma düzeyinin girişimcilerin, sanayicilerin ve yatırımcıların elde edeceği imkanları da etkilediğini kaydetti.</p>

<p>Erdoğan, yapay zeka geliştirilirken insan faktörünün geri planda bırakılmasının farklı sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. İnsanı insan yapan değerlerin korunmasının önemine işaret eden Erdoğan, rekabette kazanmayı tek hedef haline getiren bir yaklaşımın geliştirilen teknolojilerin fayda yerine zarar getirmesine yol açabileceğini söyledi.</p>

<h3>ERDOĞAN'DAN YAPAY ZEKADA “İNSAN FAKTÖRÜ” UYARISI</h3>

<p>Yapay zekanın sunduğu imkanların insan merkezli bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, söz konusu konuların derinlikli biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti. Erdoğan, Müslümanların ekonomik ve ticari ilişkilerini de hayatlarına yön veren değerler ışığında sürekli gözden geçirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p>Teknolojik gelişmelerin yalnızca üretim kapasitesi ve rekabet üzerinden ele alınmaması gerektiğini dile getiren Erdoğan, insan faktörünün ihmal edilmesi halinde arzu edilen sonuçların tam tersinin ortaya çıkabileceği görüşünü paylaştı.</p>

<h3>“TÜRKİYE'Yİ İSTİKRAR ROTASINDA TUTMAYI BAŞARDIK”</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündemindeki bir diğer başlık ekonomi oldu. Küresel ekonominin savaşlar, çatışmalar ve çeşitli şokların etkisiyle zor bir dönemden geçtiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin söz konusu süreçte ekonomik istikrarını korumaya yönelik adımlar attığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üretim, yatırım, istihdam ve ihracatın artırılmasına odaklandıklarını belirten Erdoğan, "Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi istikrar rotasında tutmayı başardık. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ERDOĞAN BÜYÜME VERİLERİNİ PAYLAŞTI</h3>

<p>Türkiye ekonomisinin büyüme performansına ilişkin rakamlar da paylaşan Erdoğan, geçtiğimiz yıl ekonominin yüzde 3,7 oranında büyüdüğünü söyledi. Erdoğan, söz konusu sonuçla birlikte 16 yıllık kesintisiz büyüme performansının sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Türkiye ekonomisinin son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme kaydettiğini belirten Erdoğan, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu şoklara rağmen üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmaya yönelik politikaların sürdürüldüğünü kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-savas-suclularinin-yeri-bm-kursusu-degil-mahkeme-salonlaridir</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="22122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran yeni teklifini ABD'ye iletti, teklife göre Hürmüz 7 gün içinde açılır]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-yeni-teklifini-abdye-sundu-teklife-gore-hurmuz-7-gun-icinde-acilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-yeni-teklifini-abdye-sundu-teklife-gore-hurmuz-7-gun-icinde-acilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler’de yaptığı açıklamada ABD’ye Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını öngören “somut” bir plan sunduklarını açıkladı. Tahran’ın teklifine göre ABD’nin deniz ablukasını kaldırması, İran petrolüne yönelik yaptırımlarda muafiyet sağlaması ve Lübnan’ı da kapsayan ateşkese uyması halinde Hürmüz Boğazı yedi gün içinde yeniden açılabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran ile ABD arasındaki gerilimde küresel enerji piyasalarını doğrudan ilgilendiren Hürmüz Boğazı konusunda yeni bir diplomatik girişim gündeme geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, New York’taki Birleşmiş Milletler temasları sırasında Tahran’ın ABD’ye Katar aracılığıyla yedi günlük bir plan ilettiğini açıkladı. Plan, belirli şartların karşılanması halinde Hürmüz Boğazı’nda normal deniz trafiğinin yeniden başlamasını ve İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin tekrar başlatılmasını öngörüyor.</p>

<h3>İRAN ABD’YE 7 GÜNLÜK PLAN SUNDU</h3>

<p>Arakçi’nin açıklamasına göre İran’ın Washington’a ilettiği teklif belirli bir takvime dayanıyor. ABD’nin planı kabul etmesinin ardından takvim ertesi gün işlemeye başlayacak ve gerekli şartların yerine getirilmesi durumunda yedinci günün sonunda Hürmüz Boğazı yeniden deniz trafiğine açılacak.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı, planın uygulanması konusunda kararın ABD yönetiminde olduğunu söyledi. Arakçi, Washington’un gerekli koşulları kabul etmesi halinde normal deniz geçişinin yedi gün içerisinde yeniden sağlanabileceğini belirtti.</p>

<h3>PLAN KATAR ARACILIĞIYLA WASHINGTON’A İLETİLDİ</h3>

<p>İran ile ABD arasındaki doğrudan ve dolaylı diplomatik temaslarda Katar arabulucu ülkelerden biri olarak öne çıktı. Arakçi, yedi günlük planın ABD tarafına Katar üzerinden iletildiğini açıkladı.</p>

<p>New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu temasları sırasında taraflar arasında başka görüşmeler de gerçekleştirildi. Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner ile Katar’ın arabuluculuğunda bir araya geldi. İran tarafı görüşmeleri olumlu olarak nitelendirirken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio görüşmenin büyük bir diplomatik ilerleme şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<h3>ABD’DEN DENİZ ABLUKASININ KALDIRILMASI İSTENİYOR</h3>

<p>Tahran’ın yedi günlük planında Washington’dan talep edilen adımlardan biri İran limanlarına yönelik ABD deniz ablukasının kaldırılması. İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden normal deniz trafiğine açılması için askeri ve ekonomik baskının azaltılmasını şartlar arasında gösteriyor.</p>

<p>İran yönetimi daha önce de ABD’nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması durumunda Hürmüz Boğazı’nın bir hafta içinde yeniden açılabileceğini bildirmişti. Arakçi’nin BM’de açıkladığı teklif, söz konusu yaklaşımı ayrıntılı bir takvime bağladı.</p>

<h3>İRAN PETROLÜNE YÖNELİK YAPTIRIMLAR DA PLANDA</h3>

<p>Tahran’ın taleplerinden bir diğerini İran’ın petrol satışlarına ilişkin yaptırımlar oluşturuyor. Teklife göre ABD’nin İran petrol ihracatına yönelik yaptırımlarda muafiyet sağlaması isteniyor. Plan kapsamında İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması da gündemde bulunuyor.</p>

<p>İran’ın sunduğu planın ayrıntılarına ilişkin haberlerde, dondurulmuş İran varlıklarının en az 12 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor. Tahran’ın önerdiği sıralamaya göre söz konusu ekonomik ve askeri adımların ardından yedinci gün Hürmüz Boğazı açılacak ve daha geniş kapsamlı görüşmelere geçilecek.</p>

<h3>LÜBNAN’I DA KAPSAYAN ATEŞKES ŞARTI</h3>

<p>İran’ın teklifindeki şartlar yalnızca Hürmüz Boğazı ve ekonomik yaptırımlarla sınırlı değil. Tahran, çatışmaların durdurulmasını ve ateşkesin Lübnan’ı da kapsamasını talep ediyor. Associated Press’in aktardığı plana göre ABD’nin deniz ablukasını kaldırması, İran petrolüne yönelik yaptırımlarda muafiyet sağlaması ve Lübnan’ı kapsayan ateşkese uyması halinde Hürmüz Boğazı yedi gün içinde yeniden açılabilecek.</p>

<p>Arakçi tarafından açıklanan plana ilişkin ayrıntılarda yedi günlük süreç içerisinde farklı cephelerdeki çatışmaların sona erdirilmesi öngörülüyor. Tahran, söz konusu adımların ardından deniz ulaşımının normale dönmesini ve diplomatik müzakerelerin yeniden başlamasını öneriyor.</p>

<h3>NÜKLEER MÜZAKERELER YENİDEN BAŞLAYACAK</h3>

<p>İran’ın teklifinin bir diğer önemli başlığını nükleer müzakereler oluşturuyor. Planın uygulanması halinde Tahran ile Washington arasında İran’ın nükleer programına ilişkin durmuş durumdaki görüşmelerin yeniden başlatılması öngörülüyor.</p>

<p>Taraflar arasında görüşmelerin hangi sırayla yürütüleceği ise temel anlaşmazlık noktalarından biri olarak öne çıkıyor. İran, önce çatışmaların durmasını, abluka ve ekonomik kısıtlamalara ilişkin adımların atılmasını ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını, ardından nükleer dosyanın ele alınmasını öngören bir sıralama üzerinde duruyor. ABD tarafının ise nükleer programın görüşmelerin başlangıç aşamasında ele alınmasını istediği bildiriliyor.</p>

<h3>PLAN HAZİRAN AYINDAKİ MUTABAKATA DAYANIYOR</h3>

<p>Arakçi, İran’ın yeni teklifinin sıfırdan hazırlanmış bir plan olmadığını ve haziran ayında ABD ile İran arasında varılan mutabakat zaptına dayandığını söyledi. Haziran anlaşması, çatışmaların durdurulması, İran petrol ihracatına ilişkin ABD muafiyetleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden düzenlenmesi gibi başlıklar içeriyordu.</p>

<p>Haziran ayındaki mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı’nın yönetimi konusunda İran ve Umman’a rol verilmesi öngörülmüş, İran’ın gemilerin 60 gün boyunca ücret ödemeden boğazdan geçmesine izin vermesi kararlaştırılmıştı. Söz konusu 60 günlük dönem, daha kapsamlı bir barış anlaşmasının müzakere edilmesi için belirlenen süre olarak planlanmıştı. Mutabakat temmuz ayının başında yaşanan yeni anlaşmazlıkların ardından uygulanamaz hale geldi.</p>

<h3>YENİ TEKLİFTE TAKVİM HIZLANDIRILDI</h3>

<p>İran’ın son önerisi haziran mutabakatındaki temel çerçeveyi korurken uygulama takvimini değiştiriyor. Yeni teklifte süreç yedi günlük bir takvime sıkıştırılıyor ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının ardından nükleer görüşmelere geçilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Arakçi, ABD’nin teklifi kabul ettiği andan sonraki gün takvimin başlayacağını açıkladı. Tahran’ın planına göre şartların yerine getirilmesi halinde yedinci günün sonunda Hürmüz Boğazı normal deniz ulaşımına yeniden açılacak.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ TİCARETİ İÇİN KRİTİK</h3>

<p>İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki enerji üreticilerinin dünya pazarlarına ulaşmasında kritik deniz yollarından biri konumunda. Savaş öncesinde küresel petrol akışının yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyordu.</p>

<p>Bölgedeki çatışmalar ve deniz ulaşımında yaşanan aksamalar yalnızca petrol sevkiyatını etkilemedi. Körfez’deki konteyner ve yük taşımacılığında da ciddi düşüş yaşanırken, Çin’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan sevkiyatlarda maliyetlerin arttığı ve taşıma sürelerinin uzadığı bildirildi.</p>

<h3>HÜRMÜZ HABERLERİ PETROL FİYATLARINA YANSIDI</h3>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içerisinde yeniden açabileceğine yönelik ilk haberler enerji piyasalarında da karşılık buldu. Brent petrolün varil fiyatı haberlerin ardından 100 dolar seviyesinin altına gerilerken, Batı Teksas türü ham petrol fiyatında da düşüş yaşandı.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın yeniden normal deniz ulaşımına açılması ihtimali, küresel enerji arzına ilişkin gelişmeler nedeniyle yakından takip ediliyor. Tahran’ın teklifinin uygulanıp uygulanmayacağı ise ABD yönetiminin vereceği yanıta bağlı bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>WASHINGTON’DAN PLANA RESMİ ONAY GELMEDİ</h3>

<p>İran’ın teklifini kamuoyuna açıklamasının ardından Washington’dan planın kabul edildiğine ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. ABD tarafının arabulucular üzerinden İran ile yürütülen temasları olumlu ve yapıcı olarak nitelendirdiği ancak Arakçi’nin açıkladığı teklifin ayrıntıları konusunda doğrudan değerlendirme yapmadığı bildirildi.</p>

<p>Arakçi ise İran’ın teklifini masaya koyduğunu ve bundan sonraki adımın Washington tarafından atılması gerektiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın yedi günlük takvim sonunda açılması için öngörülen süreç, ABD’nin planı kabul etmesi ve tarafların belirlenen şartları yerine getirmesi halinde başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-yeni-teklifini-abdye-sundu-teklife-gore-hurmuz-7-gun-icinde-acilir</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/01/iran-disisleri-bakani-arakci.jpg" type="image/jpeg" length="48144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'de kilit konumdaki Arap partilere seçim yasağı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilde-kilit-konumdaki-arap-partilere-secim-yasagi-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilde-kilit-konumdaki-arap-partilere-secim-yasagi-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Meclisi Merkez Seçim Komitesi, 27 Ekim’de yapılacak seçimler öncesinde Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi ile Hadash, Taal ve Balad’ın oluşturduğu Ortak Liste’nin seçime katılımını engelleme kararı aldı. Hadash Milletvekili Ofer Cassif ile Balad lideri Sami Ebu Şehade’nin adaylıkları da engellendi. Kararlar kesinleşmiş değil; partiler ve adaylarla ilgili süreçte son sözü İsrail Yüksek Mahkemesi söyleyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’de 27 Ekim 2026’da yapılacak parlamento seçimleri öncesinde Merkez Seçim Komitesi, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden siyasi oluşumlara ilişkin kararlarını açıkladı. Komite, Mansur Abbas liderliğindeki Raam ile Hadash, Taal ve Balad partilerinin oluşturduğu Ortak Liste’nin seçimlere katılımını engelleme yönünde oy kullandı. Seçim öncesindeki kamuoyu araştırmalarında her iki listenin de yeni hükümetin kurulması için yürütülecek olası koalisyon görüşmelerinde etkili olabilecek sandalye sayılarına ulaşabileceği görülüyordu.</p>

<h3>RAAM VE ORTAK LİSTE İÇİN YASAK KARARI</h3>

<p>İsrail Meclisi Merkez Seçim Komitesi, 23 Eylül’de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Raam ile Ortak Liste’nin 27 Ekim seçimlerine katılımını engelleme kararı aldı. Mansur Abbas’ın liderliğini yaptığı Raam’ın yanı sıra Yusuf Cebarin liderliğindeki Hadash, Taal ve Balad’dan oluşan Ortak Liste de kararın kapsamına girdi.</p>

<p>Raam ve Ortak Liste hakkındaki kararlar Merkez Seçim Komitesi’nde 18’e karşı 5 oyla alındı. İsrail Başsavcılığı ise komitedeki süreç sırasında iki listeye karşı sunulan delillerin, seçimlerden men için uygulanan yüksek hukuki eşiği karşılamakta yetersiz olduğu görüşünü bildirdi.</p>

<h3>OFER CASSIF VE SAMİ EBU ŞEHADE’NİN ADAYLIKLARI DA ENGELLENDİ</h3>

<p>Komite yalnızca siyasi listeler hakkında karar almadı. Hadash Milletvekili Ofer Cassif ile Balad lideri Sami Ebu Şehade’nin seçimlerde aday olmasının engellenmesi yönünde de karar verildi. Ebu Şehade hakkındaki karar 31’e karşı 4 oyla kabul edildi.</p>

<p>İsrail Temel Yasası kapsamında bireysel adaylara yönelik diskalifiye kararlarının yürürlüğe girebilmesi için Yüksek Mahkeme’nin onayı gerekiyor. Siyasi listeler ise haklarındaki kararlara Yüksek Mahkeme nezdinde itiraz edebiliyor. Dolayısıyla Merkez Seçim Komitesi’nin aldığı kararlar, 27 Ekim’deki seçimlerde söz konusu parti ve adayların kesin olarak yer alamayacağı anlamına gelmiyor.</p>

<h3>YASAK TALEPLERİNİN HUKUKİ DAYANAĞI</h3>

<p>Partiler ve adaylar hakkındaki başvurularda İsrail Temel Yasası’nın Knesset’e ilişkin 7A maddesi dayanak gösterildi. Düzenleme; İsrail’in “Yahudi ve demokratik devlet” niteliğinin reddedilmesi, ırkçılığa teşvik veya İsrail’e karşı bir düşman devlet ya da terör örgütünün silahlı mücadelesinin desteklenmesi gibi gerekçelerle parti ve adayların seçimlerden men edilmesine imkan tanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raam hakkındaki başvurular Likud, Itamar Ben-Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü ve “Choosing Life” adlı forum tarafından yapılırken, Ortak Liste ve Ofer Cassif’e yönelik başvurularda Likud da yer aldı. Adalah ise başvurularda seçimlerden men için gerekli hukuki koşulları karşılayacak delillerin bulunmadığını savundu.</p>

<h3>ADALAH KARARA YÜKSEK MAHKEME’DE İTİRAZ EDECEK</h3>

<p>İnsan hakları ve hukuk örgütü Adalah, Filistinlileri temsil eden partiler ve adaylar hakkındaki kararların hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak Yüksek Mahkeme’ye başvuracağını açıkladı. Adalah’ın komite toplantısına katılan avukatlarından Hadeel Ebu Salih, komitenin siyasi parti temsilcilerinden oluştuğuna işaret ederek alınan kararların siyasi nitelikte olduğunu savundu.</p>

<p>Ebu Salih, 29 Eylül’e kadar kararlara itiraz edeceklerini ve sürecin Yüksek Mahkeme’de devam edeceğini belirtti. Adalah’ın açıklamalarında seçimlerden men kararları “keyfi” ve “siyasi” olarak nitelendirilirken, söz konusu ifadeler örgütün değerlendirmesini yansıtıyor.</p>

<h3>SEÇİMLERDE 61 SANDALYE HÜKÜMET İÇİN KRİTİK</h3>

<p>İsrail’de hükümet kurulabilmesi için 120 sandalyeli Knesset’te en az 61 milletvekilinin desteğine ihtiyaç duyuluyor. Seçim öncesindeki kamuoyu araştırmaları, Benjamin Netanyahu’nun mevcut iktidar ortaklarının ve muhalefetteki partilerin sandalye dağılımının hükümet kurma sürecini koalisyon görüşmelerine bırakabileceğini gösteriyor. Anket sonuçları araştırma şirketlerine ve tarihlere göre farklılık gösteriyor.</p>

<p>Eylül ayının ikinci yarısındaki 14 araştırma şirketinin son anketlerini derleyen bir ortalamada Netanyahu’nun mevcut hükümet bloğu 53, muhalefet partileri 55, Arap partileri ise toplam 12 sandalye seviyesinde gösterildi. Aynı derlemede Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar 24, Netanyahu liderliğindeki Likud ise 23 sandalye ortalamasında yer aldı.</p>

<h3>FİLİSTİNLİLERİ TEMSİL EDEN PARTİLERİN SANDALYE SAYISI ÖNEM TAŞIYOR</h3>

<p>Seçim anketlerinde Raam ve Ortak Liste’ye verilen sandalye tahminleri, 61 milletvekili sınırına tek başına ulaşmakta zorlanan siyasi bloklar açısından söz konusu partilerin parlamentodaki konumunu önemli hale getiriyor. Yakın dönem anketlerinin ortalamasında Arap partilerinin toplam temsilinin yaklaşık 12 sandalye seviyesinde olduğu görülüyor.</p>

<p>Raam, geçmişte de hükümet kurma sürecinde rol oynadı. Mansur Abbas liderliğindeki parti 2021 seçimlerinin ardından kurulan ve Netanyahu’nun yer almadığı koalisyonu destekleyen siyasi oluşumlardan biri olmuştu. 2026 seçimleri öncesinde Raam’ın merkez ve muhalefet partileriyle olası işbirliği yeniden siyasi tartışmaların başlıklarından biri haline geldi.</p>

<h3>YÜKSEK MAHKEME’NİN KARARI BEKLENİYOR</h3>

<p>Merkez Seçim Komitesi’nin kararının ardından süreç Yüksek Mahkeme aşamasına taşınacak. İsrail’de geçmiş seçim dönemlerinde de Arap partileri ve bazı adaylar hakkında benzer yasak kararları gündeme gelmiş, Yüksek Mahkeme bazı kararları iptal etmişti.</p>

<p>Raam, Ortak Liste, Ofer Cassif ve Sami Ebu Şehade’nin 27 Ekim seçimlerinde yer alıp alamayacağı hukuki sürecin tamamlanmasıyla kesinleşecek. Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar, partilerin ve adayların seçimlere katılım durumunu belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilde-kilit-konumdaki-arap-partilere-secim-yasagi-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/israil-secim-44.jpg" type="image/jpeg" length="88401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Biz uçamıyorsak bölgede hiçkimse uçamayacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-bize-ucus-yasagi-gelirse-bolgeleri-ulkeleri-de-ucak-kaldiramaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-bize-ucus-yasagi-gelirse-bolgeleri-ulkeleri-de-ucak-kaldiramaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in danışmanı Muhammed Muhbir, İran’ın uçuş gerçekleştirmesinin ve havalimanı hizmetlerinden yararlanmasının engellenmesi halinde bölgedeki diğer ülkelerin de aynı imkanlara erişemeyeceğini söyledi. Muhbir, “Bölgedeki uçuşlar ya herkese açık olacak ya da hiç kimseye” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in danışmanı Muhammed Muhbir, İran’a yönelik uçuş ve havalimanı hizmetleri konusunda bölge ülkelerine mesaj verdi. Muhbir, İran’ın uçuş gerçekleştirememesi ve havalimanı hizmetlerinden yararlanamaması durumunda bölgedeki diğer ülkelerin de kendi ülkelerine yönelik uçuş imkanına sahip olamayacağını belirtti.</p>

<h3>MUHBİR: STRATEJİMİZ AÇIK</h3>

<p>Sosyal medya platformu X hesabından açıklama yapan Muhbir, ABD ile birlikte hareket ederek İran’a yönelik politikaların uygulanmasına katkı sağlayan ülkeleri hedef alan ifadeler kullandı. Muhbir, “ABD ile düşmanca politikaların uygulanmasında aynı çizgide yer almak İran halkının hafızasında kalacaktır” dedi.</p>

<p>Muhbir, İran’ın konuya ilişkin yaklaşımının net olduğunu belirterek bölgesel uçuşların tüm ülkeler açısından aynı koşullarda yürütülmesi gerektiğini ifade etti. İranlı yetkili, “Bununla birlikte, bu konudaki stratejimiz açıktır: Bölgedeki uçuşlar ya herkese açık olacak ya da hiç kimseye” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“İRAN UÇAMIYORSA BÖLGEDE HİÇBİR ÜLKE BU İMKANLARA ERİŞEMEYECEK”</h3>

<p>İran’ın uçuş gerçekleştirme ve havalimanı hizmetlerinden yararlanma imkanlarının engellenmesi halinde karşılık verileceğini belirten Muhbir, açıklamasında bölgedeki diğer ülkelerin uçuşlarını da doğrudan gündeme getirdi.</p>

<p>Muhbir, “İran’ın uçuş gerçekleştirme ve havalimanı hizmetlerinden yararlanma imkanından mahrum bırakılması halinde bölgedeki hiçbir ülke de bu imkanlara erişemeyecek” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>IRAK’TA NECEF HAVALİMANI İRAN UÇUŞLARINI ASKIYA ALDI</h3>

<p>Muhbir’in açıklaması, bölgede İran bağlantılı uçuşlara yönelik alınan kararların ardından geldi. Irak’taki Necef Uluslararası Havalimanı, İran’a gerçekleştirilen ve İran’dan gelen uçuşları askıya aldı.</p>

<p>Kararla birlikte Necef Uluslararası Havalimanı üzerinden İran’a yönelik karşılıklı uçuşlar durdurulmuş oldu. İranlı yetkilinin açıklamasında bölgedeki uçuşlara ilişkin kullanılan ifadeler, söz konusu gelişmelerin ardından kamuoyuyla paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ İRANLI HAVAYOLLARININ UÇUŞLARINI DURDURDU</h3>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri de İranlı havayolu şirketlerinin gerçekleştirdiği uçuşlara yönelik karar aldı. Birleşik Arap Emirlikleri, ABD yaptırımlarına uyum kapsamında İranlı havayolu şirketleri tarafından gerçekleştirilen uçuşları durdurdu.</p>

<p>Irak’ın Necef Uluslararası Havalimanı’nın İran’a gidiş ve İran’dan geliş uçuşlarını askıya alması ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin İranlı havayolu şirketlerinin operasyonlarını durdurması sonrasında Muhbir, bölgedeki uçuşların ya bütün ülkeler için açık olması ya da hiçbir ülkenin söz konusu imkanlardan yararlanmaması gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-bize-ucus-yasagi-gelirse-bolgeleri-ulkeleri-de-ucak-kaldiramaz</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/02/iran-meclisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="59217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Şeria’daki İsrail saldırılarında son durum]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bati-seriadaki-israil-saldirilarinda-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bati-seriadaki-israil-saldirilarinda-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramallah ve El Bireh’e giren İsrail askerleri Silwad’da evlere baskın düzenlerken, Ramallah çevresindeki kontrol noktaları ve demir kapıların büyük bölümü kapalı tutuluyor. Biddu’da bir Filistinli tutuklunun evine yönelik işlem yapılırken, Rantis’te İsrailli yerleşimciler üç aracı ateşe verdi. Beita’da ise İsrail askerlerinin düzenlediği baskında Filistinli bir çocuk gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail güçlerinin Filistin kentleri, kasabaları ve köylerine yönelik operasyonları devam ediyor. Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın 25 Eylül’de aktardığı son gelişmeler, özellikle Ramallah ve El Bireh çevresinde askeri hareketliliğin yoğunlaştığını gösterdi. İsrail güçleri yerleşim bölgelerine baskınlar düzenlerken, kontrol noktaları ve demir kapılar üzerinden Filistinlilerin kentler arasındaki hareketine yönelik kısıtlamalar da sürüyor.</p>

<h3>RAMALLAH VE EL BİREH’E İSRAİL BASKINI</h3>

<p>WAFA’nın aktardığına göre İsrail güçleri 25 Eylül sabahının erken saatlerinde Ramallah ve El Bireh kentlerine girdi. İsrail askerleri aynı zamanda Ramallah’ın kuzeydoğusunda bulunan Silwad kasabasında çok sayıda eve baskın düzenledi. Bölgede İsrail askeri araçlarının ve askerlerin konuşlandırıldığı bildirildi. WAFA’nın ana haber akışında Ramallah ve El Bireh’e yönelik baskın 25 Eylül sabahı yerel saatle 09.04’te duyuruldu.</p>

<p>Silwad, son haftalarda da İsrail ordusunun operasyon düzenlediği noktalardan biri olmuştu. WAFA, 21 Eylül’de İsrail askeri araçlarının Silwad’a girdiğini, askerlerin kasabanın merkezinde ve Deir Jarir girişinde kontrol noktaları oluşturduğunu bildirmişti.</p>

<h3>RAMALLAH ÇEVRESİNDE KONTROL NOKTALARI KAPALI</h3>

<p>İsrail güçlerinin Ramallah ve El Bireh vilayeti ile çevredeki köy ve kasabaları birbirine bağlayan askeri kontrol noktaları ve demir kapıların büyük bölümündeki kapatmaları perşembe gününden itibaren sürdürdüğü bildirildi. WAFA’nın 24 Eylül tarihli haberine göre Atara ve Ein Sinya kontrol noktalarındaki demir kapılar ile kuzeybatıdaki Al-Mahlal kontrol noktası ve kuzeydoğudaki Yabrud-Silwad yolu kapatıldı. İlave kontrol noktalarının kurulması nedeniyle bölgede uzun araç kuyrukları oluştu.</p>

<p>Kudüs’ün kuzeyindeki Jaba ve Kalandiya kontrol noktalarında da kısıtlamaların artırıldığı ve yoğun trafik yaşandığı bildirildi. WAFA, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da sabit ve geçici kontrol noktaları ile kapılar dahil yaklaşık 898 ayrı noktada Filistinlilerin hareketlerini kısıtlayan fiziksel engeller bulunduğunu aktardı. Ajansın verilerine göre bunların 18’i 2025’in başından itibaren, 146’sı ise 7 Ekim 2023 sonrasında kurulan kapılardan oluşuyor.</p>

<h3>BİDDU’DA FİLİSTİNLİ TUTUKLUNUN EVİNE YIKIM EMRİ</h3>

<p>Kudüs’ün kuzeybatısındaki Biddu kasabası da İsrail güçlerinin operasyon düzenlediği yerlerden biri oldu. WAFA’nın aktardığı son gelişmelere göre İsrail askerleri sabaha karşı kasabadaki Filistinli bir tutuklunun evinin girişlerini kapatarak ev için yıkım emri çıkardı.</p>

<p>Biddu’da son günlerde başka İsrail operasyonları da kayda geçti. İsrail güçleri 20 Eylül’de kasabaya girerek Abdullah bin Jaber Camisi’ni kuşatmış, WAFA’nın Kudüs Valiliği’ne dayandırdığı haberine göre ikindi namazını kılan Filistinliler caminin içinde kalmıştı. İsrail askerleri aynı operasyon sırasında daha önce gözaltına alınan Qadri Samara’nın evine de baskın düzenlemişti.</p>

<h3>RANTİS’TE ÜÇ ARAÇ ATEŞE VERİLDİ</h3>

<p>Ramallah’ın batısındaki Rantis köyünde ise İsrailli yerleşimcilerin saldırısı kaydedildi. Yerel kaynaklara göre bir grup İsrailli yerleşimci 25 Eylül sabaha karşı köye girerek Filistinlilere ait üç aracı ateşe verdi ve bazı evlerin duvarlarına ırkçı ifadeler yazdı. Saldırının yerel saatle yaklaşık 03.00 sıralarında gerçekleştiği, köy sakinlerinin müdahalesinin ardından saldırganların bölgeden ayrıldığı bildirildi.</p>

<p>Rantis’teki saldırı, Batı Şeria’da son dönemde kaydedilen yerleşimci saldırılarının devamı niteliğinde gerçekleşti. WAFA’nın Filistin Kolonizasyon ve Duvar Direniş Komisyonu verilerine dayandırdığı haberine göre yalnızca Ağustos ayında İsrail güçleri ve İsrailli yerleşimciler tarafından Filistinlilere yönelik toplam 2 bin 30 saldırı kaydedildi. Saldırıların 1.402’sinin İsrail güçleri, 628’inin ise yerleşimciler tarafından gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<h3>BEİTA’DA FİLİSTİNLİ ÇOCUK GÖZALTINA ALINDI</h3>

<p>Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus çevresinde de İsrail güçlerinin baskınları devam etti. WAFA’ya göre İsrail askerleri Nablus’un güneyindeki Beita kasabasına sabaha karşı düzenledikleri baskın sırasında Filistinli bir çocuğu gözaltına aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözaltına alınan çocuğun İsrail güçleri tarafından bölgeden götürüldüğü bildirildi. İsrail güçlerinin Batı Şeria’nın farklı noktalarında gerçekleştirdiği operasyonlarda baskın ve gözaltı uygulamalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<h3>BATI ŞERİA’DA BASKINLAR FARKLI BÖLGELERE YAYILIYOR</h3>

<p>Son gelişmeler yalnızca Ramallah çevresiyle sınırlı kalmadı. WAFA’nın son günlerde yayımladığı haberlerde Batı Şeria’nın farklı bölgelerinde ev baskınları, kontrol noktaları, yol kapatmaları ve arazi işlemleri kayda geçti. İsrail güçlerinin özellikle kent ve kasaba girişlerindeki askeri önlemleri artırdığı bildirildi.</p>

<p>Ramallah ve El Bireh çevresindeki son uygulamalarla birlikte Silwad’da ev baskınları, Biddu’da bir tutuklunun evine yönelik yıkım işlemi, Rantis’te yerleşimcilerin araçları ateşe vermesi ve Beita’da bir çocuğun gözaltına alınması Batı Şeria’dan bildirilen son gelişmeler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bati-seriadaki-israil-saldirilarinda-son-durum</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/07/bati-seria-44.webp" type="image/jpeg" length="35463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haredi Yahudiler Netanyahu'yu protesto gösterisine katıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/haredi-yahudiler-netanyahuyu-protesto-gosterisine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/haredi-yahudiler-netanyahuyu-protesto-gosterisine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[New York’ta düzenlenen Filistin’e destek gösterilerine Yahudi protestocular da katıldı. Jewish Voice for Peace üyeleri ile Neturei Karta mensubu Ortodoks Yahudiler, Gösterilere katılan Yahudi isimler arasında Rabbi Yitzchok Deutsch, Rabbi Dovid Feldman, Jewish Voice for Peace organizatörü Jess Frankel Carrel ve İran-Yahudi kökenli akademisyen Manijeh Moradian yer aldı. Aynı bölgede düzenlenen İsrail yanlısı gösteride ise bazı katılımcılar İsrail’e “işi bitirme” çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ziyareti, kentte farklı grupların katıldığı gösterilere sahne oldu. Birleşmiş Milletler merkezinin çevresinde Filistin’e destek veren protestocular Netanyahu ve İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını protesto ederken, gösterilere çeşitli Yahudi gruplarından katılım da gerçekleşti. Al Jazeera muhabiri Emma Withrow’un aktardığı gösteride Yahudi protestocular, Netanyahu’nun Yahudileri temsil ettiği yönündeki yaklaşımı reddetti. Yakın bir noktada düzenlenen İsrail yanlısı karşı gösteride ise İsrail bayrakları taşıyan katılımcılar İsrail’in “işi bitirmesi” yönünde sloganlar attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>YAHUDİ PROTESTOCULAR DA FİLİSTİN’E DESTEK GÖSTERİLERİNE KATILDI</h3>

<p>Netanyahu karşıtı eylemlerde öne çıkan Yahudi örgütlerden biri Jewish Voice for Peace (JVP) oldu. Reuters’ın aktardığına göre JVP tarafından organize edilen Birleşmiş Milletler yakınındaki gösteriye yüzlerce kişi katıldı. Göstericiler üzerinde “Fund people not bombs”, “No war” ve “Free Palestine” ifadelerinin yer aldığı beyaz tişörtler giydi. Polis, yolu kapatan göstericilere dağılmaları yönünde uyarıda bulundu; eylemi sürdüren protestocuların bir bölümü gözaltına alındı. Reuters en az 30 gözaltı bildirirken, New York Polis Departmanı daha sonra Al Jazeera’ya 103 kişinin kamu düzenini bozma suçlamasıyla gözaltına alındığını ve tamamının serbest bırakıldığını açıkladı.</p>

<p>Al Jazeera’nın ayrı haberine göre eyleme 400’den fazla kişi katıldı ve protesto Jewish Voice for Peace ile New York City Democratic Socialists of America tarafından yürütüldü. Eylemde gözaltına alınanlar arasında oyuncular Susan Sarandon ve Hannah Einbinder ile siyasetçiler de bulunuyordu.</p>

<h3>RABBİ YITZCHOK DEUTSCH: “DİNİMİZİ VE KİMLİĞİMİZİ KULLANIYOR”</h3>

<p>Gösterilerde konuşan isimlerden biri, İsrail devletine teolojik gerekçelerle karşı çıkan ultra-Ortodoks Yahudi grubu Neturei Karta International temsilcisi Rabbi Yitzchok Deutsch oldu. Deutsch, Netanyahu’nun Yahudilik adına konuşmasına itiraz ederek İsrail Başbakanı’nın “dinimizi, kimliğimizi bütün bu suçları haklı göstermek için kullandığını” söyledi.</p>

<p>Reuters’ın yayımladığı röportaj kaydında Deutsch, Netanyahu’nun BM’de konuşurken Yahudi halkını ve Yahudi dinini temsil ettiğini öne sürdüğünü belirtti. Deutsch, kendi grubunun mesajını “Yahudi halkı olarak bunun bizim adımıza olmadığını söylemek için buradayız. Yahudilik bu değildir. Dinimiz bu değildir” sözleriyle ifade etti. Deutsch ayrıca Netanyahu ve İsrail yönetiminin Yahudi dinini kendi politikalarını gerekçelendirmek amacıyla kullandığını savundu ve Filistinlilerle barış içinde yaşama çağrısı yaptı.</p>

<p>Deutsch, Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye de Netanyahu konusunda attığı adımlar nedeniyle teşekkür mesajı verdi. Netanyahu ise BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Mamdani’ye yönelik eleştirilerde bulundu ve İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığı yönündeki suçlamaları reddetti.</p>

<h3>DOVID FELDMAN: “NETANYAHU DÜNYA YAHUDİLİĞİNİ TEMSİL ETMİYOR”</h3>

<p>Neturei Karta Sözcüsü Rabbi Dovid Feldman da New York’taki gösteriler sırasında Netanyahu’ya karşı çıkan Yahudi isimler arasında yer aldı. Feldman, Netanyahu’nun kendisini Yahudilerin temsilcisi olarak sunmasına itiraz etti. Religion News Service, Feldman’ın İsrail hükümetinin savaşları Yahudi halkı adına yürüttüğünü söylemesinin Yahudilere yönelik nefreti artırdığını savunduğunu aktardı.</p>

<p>Feldman, ANI’ye verdiği röportajda Netanyahu’nun “tüm Yahudileri ve kendisini temsil ediyormuş gibi” konuştuğunu söyledi. Netanyahu’nun Yahudi dinini kendi eylemlerini gerekçelendirmek için kullandığını savunan Feldman, “Netanyahu İsrail’de ya da Birleşmiş Milletler’de kürsüye çıktığında hiçbir şekilde dünya Yahudiliğini temsil etmiyor ve kesinlikle kutsal Tevrat’ın, Yahudi dininin sesini yansıtmıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Feldman ayrıca İsrail hükümetinin eylemleriyle Yahudiliğin özdeşleştirilmesine karşı çıktıklarını belirtti. Neturei Karta’nın İsrail devletine yönelik muhalefeti siyasi yaklaşımın yanı sıra grubun dini görüşlerine dayanıyor; grup, modern İsrail devletinin kurulmasına teolojik gerekçelerle karşı çıkıyor.</p>

<h3>JESS FRANKEL CARREL: “VERGİLERİMİZİN ÇOCUKLARI BOMBALAMAYA HARCANMASINI İSTEMİYORUZ”</h3>

<p>Jewish Voice for Peace organizatörü Jess Frankel Carrel de protestoya katılan ve basına konuşan Yahudi New Yorklulardan biri oldu. Carrel, Al Jazeera’ya verdiği röportajda ABD kamu kaynaklarının İsrail’in Gazze’deki askeri faaliyetleri yerine ABD’deki toplumsal ihtiyaçlara ayrılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Kendisini Yahudi bir New Yorklu olarak tanımlayan Carrel, “Vergilerimizin çocukları bombalamaya harcanmasını istemiyoruz. Buradaki okulları finanse etmesini istiyoruz” dedi. Çok sayıda arkadaşının gözaltına alındığını belirten Carrel, protestolarını sürdüreceklerini söyledi.</p>

<h3>MANIJEH MORADIAN: “BİZİM ADIMIZA, BİZİM VERGİLERİMİZLE”</h3>

<p>Protestoya katılan isimlerden Manijeh Moradian’ın İran ve Yahudi kökenli, 50 yaşında bir üniversite öğretim üyesi olduğu Reuters tarafından bildirildi. Moradian, Gazze’de yaşananlardan ABD’nin İsrail’e sağladığı desteği de gerekçe göstererek kendilerinin sorumluluk hissettiğini söyledi.</p>

<p>Moradian, Reuters’a yaptığı açıklamada Gazze’de yaşananların “bizim adımıza, bizim vergi gelirlerimizle” gerçekleştirildiğini savunarak buna karşı ses çıkarmanın kendi sorumlulukları olduğunu ifade etti. Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler platformunu İsrail’in eylemlerini gerekçelendirmek amacıyla kullanmaması gerektiğini söyledi.</p>

<h3>AVRAHAM MARTIR DE NETANYAHU’NUN YAHUDİLİĞİ TEMSİL ETTİĞİ İDDİASINA KARŞI ÇIKTI</h3>

<p>Reuters’ın gösteriler sırasında kaydettiği röportajlarda konuşan bir diğer isim 21 yaşındaki aktivist Avraham Martir oldu. Virginia Beach’ten gelen Martir, Siyonistlerin Yahudi inancını temsil ettikleri yönündeki yaklaşımına karşı çıktı. Netanyahu’nun Yahudiliği temsil etmediğini savunan Martir, Tevrat’ın siyasi amaçlarla kullanıldığını ileri sürdü.</p>

<p>Martir, Netanyahu’nun Yahudi kimliğini eleştirilere karşı bir kalkan olarak kullandığını öne sürdü. Açıklamasında Netanyahu’nun dini uygulamalarına ilişkin kişisel eleştiriler de yönelten Martir’in sözleri Reuters tarafından gösteri alanından yayımlanan röportaj kaydında aktarıldı.</p>

<h3>NETANYAHU KARŞITI BAŞKA YAHUDİ GRUPLAR DA NEW YORK SOKAKLARINDAYDI</h3>

<p>New York’taki Netanyahu karşıtı Yahudi gösterileri yalnızca Jewish Voice for Peace ve Neturei Karta ile sınırlı kalmadı. New York Jewish Agenda, T’ruah, J Street, New Jewish Narrative, New Israel Fund, Smol Emuni ve Partners for Progressive Israel gibi liberal, sol ve ilerici Yahudi kuruluşları da Dag Hammarskjöld Plaza’da ayrı bir protesto düzenledi.</p>

<p>New York Jewish Agenda İcra Direktörü Margo Hughes-Robinson gösteride, “Amerikalı Yahudiler, İsrailliler ve New Yorklular olarak burada toplandık ve ‘Burada hoş karşılanmıyorsunuz’ diyoruz” ifadelerini kullandı. T’ruah CEO’su Rabbi Jill Jacobs ise Netanyahu hükümetinin politikalarının hem Filistinlileri hem İsraillileri hem de bölgedeki diğer insanları tehlikeye attığını savundu. Jacobs, düzenledikleri gösterinin hem Filistinlilere hem İsraillilere yönelik empatiyi korumaya çalışan Yahudi New Yorklular için bir alan oluşturmasını amaçladıklarını söyledi.</p>

<h3>İSRAİL YANLISI GÖSTERİ DE AYNI BÖLGEDE DÜZENLENDİ</h3>

<p>Netanyahu karşıtı protestolar devam ederken yakın bölgede İsrail yanlısı göstericiler de toplandı. Al Jazeera’nın Emma Withrow imzalı haberinde, iki farklı grubun mesajlarının New York sokaklarında karşı karşıya geldiği aktarıldı. İsrail yanlısı gösteriye katılan bazı kişilerin İsrail’in Gazze’de “işi bitirmesi” gerektiğini savunan sloganlar kullandığı bildirildi.</p>

<p>Netanyahu ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığı yönündeki suçlamayı reddetti ve İsrail ordusunun sivilleri korumaya yönelik adımlar attığını savundu. Konuşma sırasında çok sayıda delege Genel Kurul salonundan ayrıldı.</p>

<h3>NEW YORK’TA 100’DEN FAZLA GÖZALTI</h3>

<p>New York Polis Departmanı, Netanyahu karşıtı eylemler kapsamında 103 kişinin kamu düzenini bozma gerekçesiyle gözaltına alındığını ve daha sonra serbest bırakıldığını Al Jazeera’ya bildirdi. Organizatörler gözaltına alınanlar arasında dokuz seçilmiş yetkili veya siyasi aday bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Reuters’ın daha erken saatlerde geçtiği haberde ise en az 30 kişinin gözaltına alındığı belirtilmişti. Oscar ödüllü Susan Sarandon, Emmy ödüllü Hannah Einbinder, Demokrat Kongre adayı Darializa Avila Chevalier ve New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/haredi-yahudiler-netanyahuyu-protesto-gosterisine-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/israil-yahudi-1.jpg" type="image/jpeg" length="29366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mekke İttifakı'nın ilk "acil" toplantısı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/mekke-ittifakinin-ilk-acil-toplantisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/mekke-ittifakinin-ilk-acil-toplantisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının ardından Riyad yönetimi, Türkiye ve Pakistan ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında üst düzey bir toplantıya hazırlanıyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun Suudi Arabistan'da düzenlenecek toplantıya katılması ve üç ülkenin askeri yetkililerinin Riyad'a sağlanabilecek desteği ele alması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının yoğunlaşmasının ardından Riyad yönetimi, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki ortakları Türkiye ve Pakistan ile üst düzey toplantı düzenlemeye hazırlanıyor. Üç ülkenin genelkurmay başkanlarını bir araya getirecek görüşmelerde Suudi Arabistan'a anlaşma kapsamında sağlanabilecek desteğin ele alınması planlanıyor.</p>

<p>Toplantı, son dönemde Suudi Arabistan şehirleri, enerji altyapısı ve bölgedeki deniz ulaşımını etkileyen saldırıların ardından gerçekleştirilecek. Türkiye daha önce Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan'ın askeri ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunabileceğini açıklamıştı.</p>

<h3>ORGENERAL SELÇUK BAYRAKTAROĞLU TOPLANTIYA KATILACAK</h3>

<p>Türkiye'yi toplantıda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil edecek. Bayraktaroğlu, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında gerçekleştirilecek görüşmeler için Suudi Arabistan'a gidecek.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın genelkurmay başkanlarının katılımıyla yapılması planlanan görüşmelerde Husilerin saldırılarının ardından ortaya çıkan güvenlik durumunun ve anlaşma kapsamında Riyad'a verilebilecek desteğin değerlendirilmesi öngörülüyor.</p>

<h3>MASADA SUUDİ ARABİSTAN'A VERİLECEK DESTEK VAR</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflardan birine yönelik saldırı durumunda ortak savunma ve askeri iş birliğini öngören bir çerçeve oluşturuyor. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının yoğunlaşması, anlaşmanın uygulanmasına ilişkin başlıkları üç ülkenin gündemine taşıdı.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın askeri yetkililerinin yapacağı toplantıda Riyad'ın güvenlik ihtiyaçları ve anlaşma çerçevesinde atılabilecek adımların değerlendirilmesi bekleniyor. Türkiye, saldırıların ardından Suudi Arabistan'ın savunma ihtiyaçlarının karşılanmasına teknik ve askeri alanlarda katkıda bulunmaya hazır olduğunu daha önce açıklamıştı.</p>

<h3>TÜRKİYE SUUDİ ARABİSTAN'A DESTEĞE HAZIR OLDUĞUNU AÇIKLAMIŞTI</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin saldırılarının yoğunlaştığı süreçte Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Fidan, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın askeri ihtiyaçlarının karşılanmasına destek sağlayabileceğini belirtmişti.</p>

<p>Türkiye'nin açıklamalarında anlaşmanın mevcut ittifakların yerine geçmesi amacıyla oluşturulmadığı da vurgulanmıştı. Mekke Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında bölgesel güvenlik ve savunma iş birliğini güçlendiren üçlü bir mekanizma olarak oluşturuldu.</p>

<h3>ÜÇ ÜLKE SUUDİ ARABİSTAN'IN KENDİNİ SAVUNMA HAKKINA DESTEK VERDİ</h3>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın dışişleri bakanları, Mısır'ın da katılımıyla 22 Eylül'de New York'taki BM Genel Kurulu temasları sırasında bir araya geldi. Görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada Suudi Arabistan'ın uluslararası hukuk çerçevesinde kendisini savunma hakkına destek verildi.</p>

<p>Bakanlar bölgedeki çatışmaların devam etmesinden duydukları endişeyi de dile getirirken güvenli seyrüseferin korunmasının önemini vurguladı. Açıklamalarda Yemen'de istikrar ve barışın sağlanmasına yönelik desteğin devam edeceği belirtilirken, kalıcı çözüm için diyalog ve diplomasiye vurgu yapıldı.</p>

<h3>MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI NEDİR?</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla oluşturuldu. Anlaşma kapsamında üç ülke arasında Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kuruldu.</p>

<p>Komite, anlaşma kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön vermek üzere üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarını bir araya getiriyor. Savunma iş birliği, bölgesel güvenlik, ortak üretim, terörle mücadele ve uluslararası güvenlik konuları mekanizmanın ele aldığı başlıklar arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İLK ÜST DÜZEY TOPLANTI İSTANBUL'DA YAPILDI</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı 31 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türkiye'yi toplantıda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil etti.</p>

<p>Pakistan ve Suudi Arabistan'dan mevkidaşların da katıldığı toplantıda üç ülke arasındaki savunma ve güvenlik iş birliği ele alındı. Toplantının ardından taraflar, bölgelerinde kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla Mekke Anlaşması çerçevesinde iş birliğini sürdürme konusundaki bağlılıklarını açıkladı.</p>

<h3>KRİZLERİN BARIŞÇIL YOLLARLA ÇÖZÜLMESİ VURGULANMIŞTI</h3>

<p>İstanbul'daki ilk komite toplantısının ardından yayımlanan ortak bildiride Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan bölgesel sahiplenme anlayışı doğrultusunda iş birliği yapma konusundaki kararlılıklarını bildirdi. Taraflar krizlerin barışçıl yollarla çözülmesini teşvik etmek amacıyla gerilimin azaltılması ve itidal çağrılarının desteklenmesine devam edileceğini belirtti.</p>

<p>İstanbul toplantısından yaklaşık bir ay sonra gündeme gelen yeni görüşme ise Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleştirilecek. Üç ülkenin genelkurmay başkanları seviyesindeki toplantının gündeminde saldırılar sonrasında Suudi Arabistan'a sağlanabilecek destek bulunuyor.</p>

<h3>HUSİ SALDIRILARI BÖLGESEL GÜVENLİĞİ GÜNDEME TAŞIDI</h3>

<p>Yemen'deki Husilerin saldırıları Suudi Arabistan'ın şehirlerini ve enerji altyapısını hedef alırken bölgedeki deniz taşımacılığına yönelik güvenlik riskleri de gündemdeki yerini koruyor. Saldırılardaki artış, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kısa süre önce oluşturulan ortak savunma mekanizmasının uygulanmasına ilişkin görüşmeleri hızlandırdı.</p>

<p>Üç ülkenin askeri yetkililerini bir araya getirecek toplantıda atılacak adımların kapsamı yapılacak görüşmelerin ardından netleşecek. Türkiye ve Pakistan'ın Suudi Arabistan'a sağlayabileceği desteğin niteliği de toplantının ele alacağı başlıklar arasında bulunuyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/mekke-ittifakinin-ilk-acil-toplantisi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/mekke-ittifaki.jpg" type="image/jpeg" length="41515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kendi ülkesini de "Vadedilmiş topraklar" ilan etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kendi-ulkesini-de-vadedilmis-topraklar-ilan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kendi-ulkesini-de-vadedilmis-topraklar-ilan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya verdiği koşulsuz destekle dikkat çeken Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, New York’taki açıklamalarında övgünün dozunu daha da artırdı. Netanyahu’yu “olağanüstü lider” ilan eden Milei, “O olmasaydı bugün İsrail’in varlığını sürdürüp sürdüremeyeceğinden şüpheliyim” dedi. Milei’nin hemen ardından yatırım sorusuna verdiği “Arjantin yeni Vadedilmiş Topraklar’dır” cevabı ise İsrail’e yönelik söylemleriyle birlikte dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik güçlü desteği, New York temasları sırasında kullandığı ifadelerle yeni bir boyuta ulaştı. Netanyahu’yu “olağanüstü bir lider” olarak nitelendirmekle kalmayan Milei, İsrail’in bugün varlığını sürdürmesinde Netanyahu’nun belirleyici olduğunu savundu. Arjantin lideri, aynı açıklamalar sırasında kendi ülkesini de “yeni Vadedilmiş Topraklar” olarak tanımladı. Milei’nin “Vadedilmiş Topraklar” ifadesini yatırım potansiyelini anlatırken kullandığı görülürken, sözlerin Netanyahu ve İsrail hakkında yaptığı güçlü övgülerle aynı röportajda peş peşe gelmesi dikkat çekti. <a href="https://www.infobae.com/politica/2026/09/23/tras-el-discurso-en-la-onu-milei-aseguro-que-a-la-argentina-le-salen-los-dolares-por-las-orejas-y-que-su-gobierno-termino-con-la-inseguridad/?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">infobae</a></p>

<p>Milei’nin Netanyahu’ya yönelik desteği yalnızca sözlerden ibaret kalmadı. Arjantin Devlet Başkanı, BM 81. Genel Kurulu için gerçekleştirdiği New York ziyaretinin son bölümünde Netanyahu ile Birleşmiş Milletler binasında ikili görüşme yaptı. Arjantin Devlet Başkanlığı da görüşmeyi resmi olarak duyururken Milei’nin ziyaret boyunca İsrail ve ABD ile yakın dış politika çizgisini sürdürdüğü görüldü. </p>

<h3>NETANYAHU’YA ÖVGÜDE SINIR TANIMADI</h3>

<p>Milei, Netanyahu’dan söz ederken İsrail Başbakanı’nı sıradan bir siyasi müttefik olarak değerlendirmedi. Netanyahu’nun jeopolitik vizyonunu ve “kültürel mücadele” anlayışını öven Arjantin lideri, dünyada bu yaklaşımı anlayabilen çok az kişi bulunduğunu savundu. Milei, söz konusu isimler arasında ABD Başkanı Donald Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent’i de gösterdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu hakkındaki sözlerini daha da ileri götüren Milei, İsrail’in varlığını dahi Netanyahu’nun liderliğiyle ilişkilendirdi. Arjantin Devlet Başkanı, “Netanyahu olmasaydı bugün İsrail’in varlığını sürdürüp sürdüremeyeceğinden şüpheliyim” değerlendirmesinde bulundu. Milei ayrıca İsrail’in varlığını sürdürememesinin yalnızca bu ülke açısından değil, Avrupa ve bütün Batı açısından tehlike oluşturacağını savundu. </p>

<h3>NETANYAHU’YU İSRAİL’İN VARLIĞININ GARANTİSİ GİBİ GÖSTERDİ</h3>

<p>Milei’nin sözleri, Netanyahu’ya yönelik siyasi desteğinin ulaştığı noktayı göstermesi açısından dikkat çekti. İsrail Başbakanı’nı “olağanüstü lider” olarak tanımlayan Milei, Netanyahu’nun liderliği ile İsrail devletinin varlığını sürdürmesi arasında doğrudan bağlantı kurdu. Netanyahu yönetiminin politikaları uluslararası alanda yoğun tartışmaların odağındayken Arjantin lideri, eleştiri yerine İsrail Başbakanı’na güçlü destek vermeyi tercih etti.</p>

<p>Milei’nin İsrail’e yakın tutumu New York ziyaretinin diğer aşamalarında da görüldü. Arjantin Devlet Başkanlığı, Milei’nin Netanyahu ile BM merkezinde ikili görüşme yaptığını doğruladı. Milei ayrıca ziyaret sırasında Yeshiva Darchei Torah tarafından Yahudi halkını savunmadaki liderliği ve antisemitizmle mücadelesi gerekçesiyle verilen “Ohev Yisrael” ödülünü aldı. </p>

<h3>NETANYAHU’YA ÖVGÜLERİN ARDINDAN “ARJANTİN YENİ VADEDİLMİŞ TOPRAKLAR” DEDİ</h3>

<p>Milei’nin aynı röportajdaki en dikkat çekici çıkışlarından biri ise kendi ülkesi hakkında geldi. Netanyahu ve İsrail konusunda yaptığı açıklamaların ardından Arjantin’e yönelik yatırımların sorulması üzerine Milei, “Arjantin yeni Vadedilmiş Topraklar’dır” ifadesini kullandı. Milei’nin sözleri ekonomik bağlamda, ülkesini yabancı yatırımcılar için cazip bir merkez olarak tanımlarken geldi. </p>

<p>Arjantin Ekonomi Bakanı Luis Caputo da aynı bölümde enerji, kritik mineraller, gıda ve insan kaynağını ülkenin avantajları arasında sıraladı. Dolayısıyla Milei’nin “Vadedilmiş Topraklar” sözü doğrudan bir toprak veya egemenlik iddiası değil, Arjantin’in yatırım potansiyeline ilişkin siyasi ve ekonomik bir benzetme olarak kullanıldı. Netanyahu’ya yönelik yoğun övgülerle aynı röportajda ve hemen ardından gelmesi ise sözün siyasi ve dini çağrışımını daha görünür hale getirdi.</p>

<h3>İSRAİL’E DESTEĞİ YENİ DEĞİL</h3>

<p>Milei’nin İsrail ve Netanyahu’ya yönelik yakınlığı yeni ortaya çıkan bir siyasi tutum değil. Arjantin lideri göreve gelmesinin ardından İsrail’le ilişkileri dış politikasının önemli başlıklarından biri haline getirdi. BM 81. Genel Kurulu’ndaki resmi konuşmasında da Arjantin’in ABD ve İsrail’le ilişkilerine vurgu yapan Milei, ülkesinin dış politika yönelimini açık biçimde ortaya koydu.</p>

<p>New York ziyaretinin son gününde Netanyahu ile görüşmesi de bu çizginin devamı oldu. Arjantin Devlet Başkanlığının açıklamasına göre iki lider, Milei’nin BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının ardından Birleşmiş Milletler merkezinde bir araya geldi. Böylece Netanyahu’yu İsrail’in varlığını sürdürmesinde belirleyici bir lider olarak gösteren Milei, sözlerinin ardından İsrail Başbakanı ile yüz yüze görüşerek siyasi yakınlığını bir kez daha sergiledi.</p>

<h3>“VADEDİLMİŞ TOPRAKLAR” SÖZÜ DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>“Vadedilmiş Topraklar” kavramının Yahudi ve Hristiyan geleneklerinde güçlü dini çağrışımları bulunması, Milei’nin sözlerinin ayrıca dikkat çekmesine neden oldu. Arjantin liderinin aynı açıklamada Netanyahu’ya son derece güçlü övgüler yöneltmesi ve ardından ülkesini “yeni Vadedilmiş Topraklar” olarak tanımlaması uluslararası basında da haberleştirildi.</p>

<p>Milei açısından ifadenin ekonomik mesajı ise açıktı. Arjantin’i enerji, kritik mineraller, gıda ve insan kaynağı üzerinden küresel sermaye için yeni bir yatırım merkezi olarak sunmaya çalışan Milei, bunu dini ve tarihsel çağrışımları oldukça güçlü bir kavramla anlatmayı seçti. Netanyahu’yu “olağanüstü lider” ilan eden ve İsrail’in varlığını onun liderliğiyle ilişkilendiren Arjantin Devlet Başkanı, aynı New York ziyaretinde kendi ülkesine de “yeni Vadedilmiş Topraklar” tanımını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kendi-ulkesini-de-vadedilmis-topraklar-ilan-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/milei.jpg" type="image/jpeg" length="63566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="93369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="67511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="38272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="17771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="84079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="16581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="45301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="53541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="39909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="35920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="28283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="87520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="81057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="65093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="63299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="22822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="23516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="88203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="37365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="37095"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
