<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 09 Sep 2026 23:50:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankette 7 puan geride kalan Netanyahu Hermon Dağı’na çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ankette-7-puan-geride-kalan-netanyahu-hermon-dagina-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ankette-7-puan-geride-kalan-netanyahu-hermon-dagina-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimler öncesinde yayımlanan ankette Gadi Eisenkot’un başbakanlık yarışında 7 puan gerisine düşen Binyamin Netanyahu, Suriye’deki Şeyh Dağı’na (Hermon) çıktı. Netanyahu, Hermon’dan Akdeniz’e uzanan bölgede İsrail’in “mutlak kontrol” sağladığını savunurken, sınırlarında “terörist bir ordunun” konuşlanmasına izin vermeyeceklerini söyledi. İsrail Başbakanı, İran’daki yönetimi yenilgiye uğratmaya “çok yakın” olduklarını da öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye topraklarında bulunan Şeyh Dağı’nın (Hermon) zirvesine yaptığı ziyarette İsrail’in bölgedeki askeri kontrolü ve İran’a yönelik politikası hakkında açıklamalarda bulundu. Netanyahu’ya ziyareti sırasında İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ve İsrail Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tümgeneral Tamir Yadai eşlik etti. İsrail Başbakanı, Hermon Dağı’nın zirvesinden Yermuk bölgesine ve Akdeniz’e uzanan geniş bir alan üzerinde İsrail’in kontrol sağladığını savundu.</p>

<h3>“DAHA ÖNCE GÖRÜLMEMİŞ MUTLAK KONTROL”</h3>

<p>Netanyahu, Hermon Dağı’ndaki açıklamasında, “Hermon Dağı’nın zirvesinden Yermuk’a ve buradan Akdeniz’e kadar tüm bölgeyi kontrol ediyoruz. Daha önce sahip olmadığımız türden mutlak bir kontrol söz konusu” ifadelerini kullandı. İsrail’in sınırlarında “terörist bir ordunun” kurulmasına veya konuşlanmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Netanyahu, sahadaki askeri durumun savaş sırasında İsrail’in elde ettiği “en büyük başarılardan biri” olduğunu savundu.</p>

<p>İsrail Başbakanı’nın açıklamaları, İsrail ordusunun Suriye’nin güneyindeki askeri varlığını sürdürdüğü bir dönemde geldi. Netanyahu ve beraberindeki heyet, Suriye topraklarını gören askeri mevzide İsrail güçlerinin bölgede yürüttüğü faaliyetlere ilişkin güvenlik brifingi de aldı. Brifingin İsrail ordusunun Kuzey Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Rafi Milo ile 210. Tümen Komutanı Tuğgeneral Yair Peli tarafından verildiği açıklandı.</p>

<h3>İRAN İÇİN “ÇOK YAKINIZ” MESAJI</h3>

<p>Netanyahu, Hermon Dağı’ndaki açıklamalarında İran’ı da gündeme getirdi. İsrail Başbakanı, “Buradan yapılacak daha fazla iş var. Asıl iş, İran’daki terör rejimini yenilgiye uğratmak. Buna çok yakınız” ifadelerini kullandı. İran’la bağlantılı bölgesel yapıların da sona ereceğini savunan Netanyahu, “Tüm eksenin bir kez ve tamamen çökeceğini biliyoruz. Bunu yapmaya kararlıyız ve yapacağız” dedi.</p>

<p>Netanyahu’nun sözleri, İsrail’in İran’a ve İran’la bağlantılı bölgesel yapılara yönelik askeri politikasını sürdürdüğü dönemde kayda geçti. İsrail Başbakanı son dönemde İran yönetiminin devrilmesini de açık biçimde hedef olarak dile getirirken, eylül ayının başında İsrail’in İran’daki operasyonlarının henüz tamamlanmadığını söylemişti.</p>

<h3>NETANYAHU ANKETTE EISENKOT’UN 7 PUAN GERİSİNDE</h3>

<p>Hermon Dağı ziyareti, İsrail’de 27 Ekim’de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde Netanyahu’nun anketlerde rakibi Gadi Eisenkot’un gerisinde kaldığı bir döneme denk geldi. İsrail’in Kanal 12 televizyonu için Midgam Enstitüsü tarafından yapılan ankette katılımcılara başbakanlık için kimi daha uygun gördükleri soruldu. Katılımcıların yüzde 42’si eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot’u tercih ederken, Netanyahu’yu tercih edenlerin oranı yüzde 35’te kaldı. Sonuçlara göre Eisenkot, başbakanlık tercihinde Netanyahu’nun 7 puan önünde yer aldı.</p>

<p>Aynı ankette milletvekili dağılımına ilişkin sonuçlar da Yashar Partisi’nin Likud’un önünde olduğunu gösterdi. Seçimin anketteki sonuçlara göre gerçekleşmesi halinde Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin 120 sandalyeli Knesset’te 25, Netanyahu liderliğindeki Likud’un ise 21 sandalye kazanacağı hesaplandı. Önceki Kanal 12 anketine göre Yashar bir sandalye kazanırken Likud iki sandalye kaybetti.</p>

<h3>NETANYAHU BLOĞU 61 SANDALYE SINIRININ ALTINDA</h3>

<p>Midgam anketinin blok dağılımında Netanyahu’yu destekleyen partilerin toplamı 52 sandalyede kaldı. Muhalefet partileri ise Arap partileri dahil edildiğinde toplam 68 sandalyeye ulaştı; söz konusu 68 sandalyenin 57’sinin Yahudi partilerine, 11’inin Arap partilerine ait olacağı hesaplandı. İsrail’de hükümet kurmak için 120 sandalyeli Knesset’te en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor.</p>

<p>Ankette eski Başbakan Naftali Bennett’in Birlikte Partisi 13, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar 11, Avigdor Lieberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu 8 sandalye aldı. Birleşik Tevrat Yahudiliği 8, Şas 7, Bezalel Smotrich ile Moshe Feiglin’in partilerinin oluşturduğu ittifak 6 ve Ofer Winter liderliğindeki Amcha Yisrael 4 sandalye elde etti. Arap partilerinden Yusuf Cabarin liderliğindeki Ortak Liste 7, Mansur Abbas liderliğindeki Ra’am ise 4 sandalyeye ulaştı. Benny Gantz’ın Mavi-Beyaz Partisi ile Avi Maoz’un Noam Yisrael Partisi yüzde 3,25’lik seçim barajını aşamadı.</p>

<h3>LİKUD ANKETLERDE SANDALYE KAYBIYLA KARŞI KARŞIYA</h3>

<p>Reuters’ın 8 Eylül tarihli haberinde de son anketlerin Netanyahu’nun Likud Partisi’nin parlamentodaki gücünün yaklaşık üçte birini kaybedebileceğine işaret ettiği aktarıldı. Likud’un farklı araştırmalarda 20 ila 23 sandalye aralığında gösterildiği, Netanyahu’nun iktidarda kalabilmesi için sağ ve aşırı sağdaki koalisyon ortaklarının seçim barajını geçmesinin önem taşıdığı belirtildi. Netanyahu da seçim öncesinde sağ partilerin ayrı listelerle seçime girmesinin oy kaybına yol açabileceğini savunarak müttefiklerine birleşme çağrıları yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu’nun başlıca rakibi konumuna yükselen eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un Yashar Partisi ise son aylardaki anketlerde Likud’la başa baş sonuçlar aldı veya Netanyahu’nun partisinin önüne geçti. Kanal 12 için gerçekleştirilen son Midgam araştırmasında Yashar’ın 25, Likud’un 21 sandalye ile gösterilmesi, iki parti arasındaki sandalye farkını 4’e çıkardı. Başbakanlık tercihindeki fark ise yüzde 42’ye karşı yüzde 35 ile 7 puan olarak ölçüldü.</p>

<h3>İSRAİL GÜÇLERİ ESAD’IN DEVRİLMESİNDEN SONRA BÖLGEYE GİRMİŞTİ</h3>

<p>İsrail güçleri, Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Suriye’nin güneyindeki tampon bölgeye girmiş ve Hermon Dağı’nın Suriye tarafındaki stratejik noktalarda mevziler oluşturmuştu. İsrail yönetimi sonraki dönemde bölgedeki askeri varlığını sürdürürken, Netanyahu Aralık 2024’te de Hermon’un Suriye tarafına giderek İsrail ordusunun konuşlandığı noktaları ziyaret etmişti. 9 Eylül 2026’daki son ziyarette Netanyahu, İsrail’in sınır hattındaki askeri konuşlanmasını İran ve İran’la bağlantılı bölgesel güçlere karşı yürüttüğü politika ile birlikte ele aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ankette-7-puan-geride-kalan-netanyahu-hermon-dagina-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 21:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/netanyahu-8.jpg" type="image/jpeg" length="69727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye müfredatından Türkçe çıkarıldı iddiası: Zaten yoktu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-mufredatindan-turkce-cikarildi-iddiasi-zaten-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-mufredatindan-turkce-cikarildi-iddiasi-zaten-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de Türkçenin “seçmeli dil kategorisinden çıkarılarak yerine Fransızcanın getirildiği” yönündeki haberler tartışma yarattı. Ancak merkezi Suriye eğitim sistemiyle ilgili resmi kayıtlar ve geçmiş müfredat verileri, Türkçenin ülke genelindeki devlet okullarında seçmeli yabancı dil olarak yer aldığına dair doğrulanmış bir karar bulunmadığını gösteriyor. Türkçe eğitimi esas olarak Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekât bölgelerindeki yerel eğitim sistemi içinde uygulanırken, Şam me]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde Türkçenin seçmeli ders statüsünden çıkarıldığı ve yerine Fransızcanın getirildiği yönündeki haberler, başta Türkmen temsilciler olmak üzere Türkiye ile eğitim bağları bulunan çevrelerde tepkiye yol açtı. Türkiye Gazetesi’nin 9 Eylül 2026 tarihli haberinde, Suriye genelinde Türkçenin seçmeli dil kategorisinden çıkarıldığı, Fransızcanın ise yeniden müfredata dahil edildiği öne sürüldü. Haberde Suriye makamlarının yeni müfredatın eğitim-öğretim dönemine yetişmemesi nedeniyle devrik Beşşar Esad döneminde kullanılan müfredatın uygulanmasını gerekçe gösterdiği aktarıldı. Ancak Suriye’nin merkezi eğitim sisteminin geçmişten bugüne uyguladığı yabancı dil programı incelendiğinde, tartışmayı değiştiren temel bir ayrıntı ortaya çıkıyor: Türkçenin Suriye genelindeki resmi devlet okullarında merkezi bir kararla seçmeli yabancı dil olarak müfredata alındığını gösteren doğrulanmış bir düzenleme bulunmuyor.</p>

<p>Suriye’nin merkezi müfredatına ilişkin geçmiş kayıtlar, İngilizcenin temel yabancı dil olarak okutulduğunu, Fransızcanın ise yedinci sınıftan itibaren ikinci yabancı dil kapsamında eğitim sisteminde bulunduğunu gösteriyor. Suriye Eğitim Bakanlığı 2014 yılında aldığı kararla Rusçayı da ikinci yabancı dil seçeneği hâline getirmiş, öğrencilerin yedinci sınıftan itibaren Fransızca ile Rusça arasında tercih yapabilmesinin önünü açmıştı. Suriye Eğitim Bakanlığı verilerine dayandırılan 2014-2015 ders çizelgelerinde de İngilizce birinci yabancı dil olarak yer alırken, Fransızca ve Rusça ikinci yabancı dil kapsamında gösteriliyor. Aynı merkezi ders programında Türkçeye ilişkin benzer bir statü bulunmuyor.</p>

<h3>“TÜRKÇE ÇIKARILDI” İFADESİNDEKİ TEMEL SORUN</h3>

<p>Tartışmanın merkezindeki sorun, kuzey Suriye’deki bölgesel eğitim uygulamalarıyla Suriye devletinin ülke çapındaki merkezi müfredatının birbirine karıştırılması. Türkçenin Suriye genelindeki merkezi müfredatta seçmeli yabancı dil olduğu kabul edildiğinde, yeni dönemde alınan karar doğal olarak “Türkçe kaldırıldı, yerine Fransızca getirildi” şeklinde okunuyor. Oysa geçmiş eğitim programları Fransızcanın yeni getirilen bir yabancı dil olmadığını, onlarca yıldır Suriye okullarında okutulduğunu ortaya koyuyor. Türkçenin merkezi Suriye müfredatına ülke çapında seçmeli ders olarak eklendiğine ilişkin resmi bir karar gösterilemediği için de teknik olarak merkezi müfredattan “çıkarılmış” bir Türkçe dersinden söz etmek mümkün görünmüyor.</p>

<p>Türkiye Gazetesi’nin haberindeki önemli ayrıntılardan biri de Suriyeli milletvekilleri, Türkmen Meclisi yöneticileri ve bazı sivil toplum kuruluşlarının Türkçenin “yeni müfredatta seçmeli olmaktan çıkarılmasına” tepki gösterdiğinin belirtilmesi. Aynı haberde Türkçe için yeni bir kararname hazırlanmasının talep edilmesi ise mevcut tartışmanın hukuki boyutu açısından dikkat çekiyor. Türkçenin zaten merkezi müfredatta ülke çapında seçmeli ders statüsü bulunuyorsa yeni bir kararname talebinin neden gündeme geldiği, bulunmuyorsa da “müfredattan çıkarıldı” ifadesinin hangi resmi düzenlemeye dayandırıldığı açıklığa kavuşturulması gereken başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<h3>TÜRKÇE NEREDE OKUTULUYORDU?</h3>

<p>Türkçenin Suriye’de hiç okutulmadığını söylemek de tabloyu eksik bırakıyor. Fırat Kalkanı başta olmak üzere Türkiye’nin askeri harekâtlarının ardından Suriye Geçici Hükümeti ve yerel meclislerin etkili olduğu kuzey bölgelerinde oluşturulan eğitim sisteminde Türkçe derslerine yer verildi. Millî Eğitim Bakanlığının 2017 yılında yayımladığı bilgilerde Azez, Mare, Cerablus, El Bab ve Çobanbey gibi Fırat Kalkanı bölgesindeki merkezlerde okulların yeniden faaliyete geçirilmesinin yanı sıra Türkçe bilen öğretmenlerin istihdam edilmesi için hazırlık yapıldığı açık biçimde belirtiliyordu. Bakanlık yetkilileri o dönemde bölgede yaşayan Suriyelilerin Türkçe öğrenme talebi bulunduğunu belirterek her okula bir Türkçe öğretmeni verilmesi yönünde çalışma yürütüldüğünü açıklamıştı.</p>

<p>Yunus Emre Enstitüsünün kayıtları da Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde bulunan okullar ile kurslarda Türkçe derslerinin verildiğini ve bu derslerde görev yapan Suriyeli öğretmenlere yönelik eğitim programlarının düzenlendiğini doğruluyor. Dolayısıyla kuzey Suriye’de fiilen yıllardır devam eden ve ciddi bir öğrenci kitlesine ulaşan Türkçe eğitimi gerçek bir uygulamaya dayanıyor. Ancak söz konusu sistem, Şam’daki Suriye Millî Eğitim Bakanlığının bütün ülkeyi kapsayan merkezi müfredatıyla aynı hukuki ve idari yapı içerisinde değerlendirilmemeli.</p>

<h3>KUZEY SURİYE İLE MERKEZİ MÜFREDAT AYNI DEĞİL</h3>

<p>Türkiye’nin destek verdiği bölgelerde eğitim yapılanması uzun süre Suriye Geçici Hükümeti, yerel eğitim müdürlükleri ve Türkiye’deki kurumların desteğiyle yürütüldü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının 2021 yılında yayımladığı verilere göre Fırat Kalkanı bölgesinde yaklaşık 700 okul eğitime kazandırılmış ve yaklaşık 200 bin öğrenci bu okullarda eğitim görmüştü. Aynı açıklamada söz konusu okullarda Suriye Geçici Hükümeti tarafından belirlenen müfredatın okutulduğu özellikle belirtilmişti. Merkezi Şam yönetiminin ülke çapında uyguladığı müfredat ile kuzeyde yıllar içerisinde oluşturulan eğitim modelinin farklı idari yapılara dayanması, bugünkü tartışmanın anlaşılması açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p>Suriye’de rejim değişikliğinin ardından eğitim sisteminin yeniden merkezileştirilmesi ise iki farklı yapının karşı karşıya gelmesine neden oluyor. Tartışmanın gerçek karşılığı da Türkçenin var olan merkezi müfredattan çıkarılmasından çok, kuzeydeki okullarda 2017’den itibaren oluşturulan Türkçe eğitim altyapısının yeni Suriye eğitim sistemine aktarılıp aktarılmayacağı noktasında ortaya çıkıyor. Türkmen temsilcilerin ve Türkiye ile bağlantılı eğitim çevrelerinin itirazları da yıllar içerisinde oluşan öğretmen kadrosunun ve Türkçe öğrenmiş yüz binlerce öğrencinin kazanımlarının korunması talebine dayanıyor.</p>

<h3>FRANSIZCA TÜRKÇENİN YERİNE YENİ GETİRİLMEDİ</h3>

<p>“Türkçenin yerine Fransızca getirildi” ifadesi de Suriye eğitim sisteminin geçmişiyle tam olarak örtüşmüyor. Suriye okullarında Fransızca uzun yıllardır yabancı dil eğitiminin bir parçası ve 2014 yılında yapılan düzenlemeden önce de yedinci sınıftan itibaren okutuluyordu. 2014 tarihli düzenlemenin getirdiği yenilik Fransızcanın müfredata eklenmesi değil, Rusçanın Fransızcaya alternatif ikinci yabancı dil olarak sisteme dahil edilmesiydi. Öğrenciler böylece İngilizcenin yanında ikinci yabancı dil olarak Fransızca veya Rusçayı seçebilme imkânı elde etmişti.</p>

<p>Dolayısıyla Şam yönetiminin yeni müfredatı yetiştiremediği gerekçesiyle eski eğitim programına dönmesi durumunda Fransızcanın yeniden görünür hâle gelmesi, Türkçenin yerine yeni bir dilin konulmasından ziyade eski merkezi eğitim sisteminin devam ettirilmesinin sonucu olarak değerlendirilebilir. Türkçenin kuzeydeki yerel eğitim modelindeki statüsünün merkezi sisteme taşınmaması ise ayrı bir siyasi ve eğitim politikası tartışması oluşturuyor.</p>

<h3>KÜRTÇE İÇİN YENİ DÖNEMDE AYRI DÜZENLEME</h3>

<p>Tartışmayı büyüten gelişmelerden biri, yeni Suriye yönetiminin Kürtçe konusunda attığı adım oldu. Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığının 2026-2027 eğitim dönemi için açıkladığı düzenlemeyle, Kürt nüfusun kayda değer bölüm oluşturduğu bölgelerde devlet ve özel okullarında Kürtçe eğitiminin önünün açıldığı bildirildi. Eğitim Müfredatlarını Geliştirme Ulusal Merkezinin bütün eğitim kademeleri için Kürtçe ders müfredatı hazırlaması ve gerekli öğretmen kadrosunun oluşturulması kararlaştırıldı.</p>

<p>Türkmen temsilcileri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da benzer bir hukuki statünün Türkçe için oluşturulmasını talep ediyor. Taleplerin temelinde, Arapçanın devletin resmi dili olma statüsü korunurken Suriye’nin etnik ve kültürel çeşitliliğinin eğitim sistemine yansıtılması düşüncesi bulunuyor. Türkçe için yeni bir düzenleme yapılması hâlinde kuzey Suriye’de yıllardır devam eden bölgesel uygulama ilk kez Şam yönetiminin merkezi eğitim sistemi içerisinde açık ve resmi bir zemine kavuşmuş olacak.</p>

<h3>TÜRKİYE’DEN DÖNEN ÖĞRENCİLER İÇİN AYRI SORUN</h3>

<p>Türkçe tartışmasının en önemli boyutlarından biri de Türkiye’de eğitim gördükten sonra Suriye’ye dönen çocukların durumu. Türkiye Gazetesi’nin aktardığına göre 2024-2026 döneminde Türkiye’den Suriye’ye dönenlerin sayısı 600 bini aşarken, geçmiş yıllarda 5 bin 555 Türkçe öğretmeni aracılığıyla yaklaşık 390 bin Suriyeli öğrenciye Türkçe eğitimi verildi. Haberde Türk Millî Eğitim Bakanlığı, gönüllü kuruluşlar ve Yunus Emre Enstitüsünün süreç içerisinde oluşturduğu eğitim altyapısının önemli bir insan kaynağı meydana getirdiği değerlendirmesine de yer verildi.</p>

<p>Suriye Türkmen Meclisi Halep Sorumlusu Hüseyin İsa da tartışmanın yalnızca Türkmen toplumunu ilgilendirmediğini, Türkiye’den ülkesine dönen yüz binlerce Suriyeli çocuk açısından eğitim devamlılığı sorunu oluşturacağını savundu. İlk ve orta öğreniminin önemli bölümünü Türkiye’de tamamlayan öğrencilerin edindikleri Türkçe bilgisinin kullanılabileceği bir eğitim alanının ortadan kalkmasının yıllar içinde oluşan birikimi zayıflatacağı görüşünü dile getiren İsa, Türkiye ile Suriye arasında savaş yıllarında oluşan eğitim ve toplumsal bağların korunması gerektiğini söyledi. Türkiye Gazetesi, sorunun Cumhurbaşkanı Ahmed Şara düzeyindeki temaslara da taşındığını ve çözüm beklentisinin sürdüğünü bildirdi.</p>

<h3>TÜRKMEN MECLİSİNDEN ŞAM’A RAPOR</h3>

<p>Gelişmeler üzerine Suriye Türkmen Meclisinin konuyla ilgili kapsamlı bir rapor hazırlayarak Suriye Millî Eğitim Bakanlığı yetkililerine sunduğu aktarıldı. Türkmen çevrelerinin talebi, geçmişte kuzey bölgelerinde uygulanan modelin aynen bütün Suriye’ye yayılmasından ziyade Türkçenin yeni merkezi müfredatta hukuki statüsü belirlenmiş bir seçmeli dil seçeneğine dönüştürülmesi üzerinde yoğunlaşıyor. Kürtçe için geliştirilen yeni modelin Türkçe açısından da örnek oluşturabileceği belirtilirken, Suriye’nin yeni eğitim düzeninin ülkedeki farklı toplumsal kesimlerin dil taleplerine eşit mesafede yaklaşması isteniyor.</p>

<p>Türkiye’nin Şam Büyükelçiliğinin de mağduriyet yaşanmaması için girişimlerde bulunduğu belirtilirken, çözüm arayışının iki farklı başlık üzerinden ilerlemesi bekleniyor. Birinci başlığı kuzey Suriye’de halen Türkçe eğitim gören öğrencilerin mevcut haklarının ve eğitim sürekliliğinin korunması, ikinci başlığı ise Türkçenin gelecekte hazırlanacak Suriye merkezi müfredatında seçmeli dil statüsüne resmen kavuşturulması oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İDDİA İLE GERÇEK UYGULAMA BİRBİRİNDEN AYRILMALI</h3>

<p>Suriye’de Türkçenin merkezi müfredata seçmeli dil olarak dahil edildiğine ilişkin iddialar geçmiş yıllarda da dönem dönem kamuoyuna yansıdı. Teyit çalışmalarında Suriye Millî Eğitim Bakanlığının bütün ülkeyi kapsayan müfredatında Türkçeyi seçmeli yabancı dil haline getiren resmi bir karar, kararname veya merkezi düzenleme ortaya konulamadığı belirtilirken, kafa karışıklığının kuzey Suriye’deki fiili Türkçe eğitiminin bütün ülkeye ait bir uygulama gibi aktarılmasından kaynaklandığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Ortaya çıkan tablo, iki ayrı gerçeğin birbirinden ayrılması gerektiğini gösteriyor. Türkçe, kuzey Suriye’de Türkiye’nin desteği ve yerel eğitim kurumlarının kararlarıyla binlerce öğrenciye yıllardır öğretiliyor; ancak söz konusu bölgesel uygulama, Türkçenin Şam yönetimi tarafından Suriye genelinde seçmeli yabancı dil ilan edildiği anlamına gelmiyor. Merkezi müfredatta zaten bulunmayan bir dersin “müfredattan kaldırıldığı” söylenemeyeceği için tartışmanın doğru sorusu da değişiyor: Türkçe neden kaldırıldı değil, kuzey Suriye’de yıllardır okutulan Türkçe yeni Suriye’nin merkezi eğitim sistemine neden ve hangi statüyle dahil edilecek?</p>

<p>SOSYAL MEDYA POSTU:</p>

<p>Suriye’de “Türkçe müfredattan çıkarıldı, yerine Fransızca getirildi” tartışmasının perde arkasında farklı bir tablo var.<br />
Merkezi Suriye müfredatında Türkçenin ülke çapında seçmeli ders olduğuna dair doğrulanmış resmi bir karar bulunmuyor.<br />
Fransızca ise yıllardır Suriye eğitim sisteminde, Rusçayla birlikte ikinci yabancı dil seçenekleri arasında yer alıyor.<br />
Türkçe eğitimi esas olarak Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve diğer kuzey bölgelerindeki yerel eğitim modeli içinde uygulandı.<br />
Asıl tartışma, yıllardır Türkçe öğrenen yüz binlerce öğrencinin kazanımlarının yeni merkezi müfredatta korunup korunmayacağı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-mufredatindan-turkce-cikarildi-iddiasi-zaten-yoktu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/suriye-egitim.jpg" type="image/jpeg" length="61896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, ABD'nin Ürdün'deki üssünü füzelerle vurdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abdnin-urdundeki-ussunu-fuzelerle-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abdnin-urdundeki-ussunu-fuzelerle-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin İran’a ait ham petrol tankerlerine yönelik saldırılarına karşılık Ürdün’de Amerikan güçlerinin konuşlandığı Al Azraq Üssü’ne katı ve sıvı yakıtlı çok sayıda balistik füze fırlatıldığını açıkladı. DMO, F-35, F-16 ve F-15 savaş uçaklarına ait tesisler ile sığınakların hedef alındığını ve üste ağır hasar meydana geldiğini öne sürdü. Ürdün ordusu 20 İran füzesine müdahale edildiğini, 18 füzenin imha edildiğini ve saldırılarda can kaybı yaşanmadığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD’nin İran’a ait ham petrol tankerlerini hedef alan saldırılarının ardından Ürdün’deki Amerikan askeri varlığına yönelik füze operasyonu gerçekleştirildiğini duyurdu. DMO tarafından yapılan yazılı açıklamada, Amerikan güçlerinin konuşlandığı Al Azraq Üssü’nün katı ve sıvı yakıtlı çok sayıda balistik füzeyle hedef alındığı bildirildi. Operasyonun ABD’nin İran tankerlerine yönelik saldırılarına misilleme amacı taşıdığı belirtildi.</p>

<h3>KATI VE SIVI YAKITLI BALİSTİK FÜZELER FIRLATILDI</h3>

<p>DMO açıklamasında, Ürdün’de bulunan Al Azraq Üssü’ne yönelik operasyonda farklı tiplerde balistik füzelerin kullanıldığı aktarıldı. Katı ve sıvı yakıtlı çok sayıda füzenin Amerikan güçlerinin konuşlandığı üsse fırlatıldığı belirtilirken, operasyon için “saldırganları cezalandırma” ifadesi kullanıldı.</p>

<p>İran tarafı saldırının, ABD’nin İran’a ait ham petrol tankerlerini hedef alan son operasyonlarına karşılık gerçekleştirildiğini bildirdi. Açıklamada, Amerikan askeri faaliyetlerine karşılık verme konusunda İran Devrim Muhafızları Ordusu ve İran Silahlı Kuvvetleri’nin kararlılığını sürdüreceği ifade edildi.</p>

<h3>F-35, F-16 VE F-15 TESİSLERİNİN HEDEF ALINDIĞI AÇIKLANDI</h3>

<p>DMO, füze saldırısında Al Azraq Üssü içindeki stratejik noktaların hedef alındığını açıkladı. İran tarafından yapılan açıklamaya göre ABD’ye ait F-35, F-16 ve F-15 savaş uçaklarının bakım, hazırlık ve konuşlanma tesisleri ile uçakların bulunduğu sığınaklar doğrudan hedefler arasında yer aldı.</p>

<p>Füzelerin hedeflere isabet ettiği ve üste ağır hasar meydana geldiği de DMO tarafından öne sürüldü. İran’ın üs içerisindeki hasarın boyutuna ilişkin iddiaları konusunda ABD makamlarından henüz doğrulama gelmedi.</p>

<h3>ÜRDÜN ORDUSU 20 İRAN FÜZESİNE MÜDAHALE EDİLDİĞİNİ DUYURDU</h3>

<p>Ürdün Silahlı Kuvvetleri, ülkenin İran tarafından gerçekleştirilen füze saldırılarına maruz kaldığını doğruladı. Ordunun açıklamasında, Ürdün hava savunma sistemlerinin toplam 20 İran füzesine müdahale ettiği belirtildi.</p>

<p>Ürdün ordusu, “Bu füzelerden 18'i başarıyla imha edilmiş, 2 füze ise nüfus yoğunluğu olmayan bölgelere düşmüştür” açıklamasını yaptı. Füze saldırılarında herhangi bir can kaybının meydana gelmediği de Ürdün makamları tarafından bildirildi.</p>

<h3>ÜRDÜN SEMALARINDAKİ FÜZELER KAMERALARA YANSIDI</h3>

<p>Saldırı sırasında Ürdün semalarında görülen füzeler amatör kameralar tarafından kaydedildi. Görüntülerde bölgedeki füze hareketliliği yer alırken, saldırının ardından Amerikan tarafından gelecek açıklamalar takip edilmeye başlandı.</p>

<p>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Al Azraq Üssü’ne yönelik saldırı ve İran’ın üste ağır hasar meydana geldiği yönündeki iddiaları hakkında henüz açıklama yapmadı.</p>

<h3>DMO İKİ ABD DESTROYERİNİN VURULDUĞUNU ÖNE SÜRDÜ</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, Ürdün’deki üs saldırısının yanı sıra ABD Donanması’na ait savaş gemilerine yönelik operasyonlar gerçekleştirildiğini de açıkladı. DMO, “USS Delbert D. Black (DDG-119)” ve “USS John Paul Jones (DDG-53)” güdümlü füze destroyerlerinin başarılı saldırılarla vurulduğunu ve gemilerde ciddi hasar meydana geldiğini öne sürdü.</p>

<p>DMO açıklamasında, İran Devrim Muhafızları Ordusu ile İran Silahlı Kuvvetleri’nin ABD’nin her türlü askeri saldırısına karşılık verme konusunda kararlı olduğu vurgulandı. İran’ın düşmanlarına yönelik “yanlış hesaplardan kaçınma” uyarısına da yer verildi. ABD savaş gemilerinin ciddi hasar aldığı yönündeki İran açıklaması henüz ABD makamları tarafından doğrulanmadı.</p>

<h3>ABD 8 EYLÜL’DE İRAN PETROL TANKERLERİNİ HEDEF ALDI</h3>

<p>İran’ın son askeri hamlesi, ABD’nin 8 Eylül’de İran’a ait birden fazla petrol tankerine yönelik saldırılarının ardından geldi. AP’nin aktardığı bilgilere göre ABD’li bir yetkili, tanker saldırılarının bir Amerikan savaş gemisini hedef alan yeni İran füze girişimlerine karşılık gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>İran devlet televizyonu ise Amerikan saldırılarının Hark Adası çevresi ile Hürmüz Boğazı’na yakın Cask kıyılarında gerçekleştiğini duyurdu. Saldırılarda İran’ın petrol taşımacılığında kullandığı birden fazla tanker hedef alındı.</p>

<h3>HARK ADASI YAKININDAKİ İRAN TANKERİ VURULDU</h3>

<p>İran medyasının aktardığı bilgilere göre ABD güçleri, Hark Adası yakınlarında İran’a ait bir petrol tankerini hedef aldı. Saldırının ardından tankerde bulunan mürettebatın tahliye edildiği, ilk bilgilere göre herhangi bir can kaybının yaşanmadığı bildirildi.</p>

<p>Hark Adası, İran’ın petrol ihracatında kullanılan en kritik merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. İran devlet televizyonunun açıklamalarına göre ABD’nin son operasyonları Hark Adası çevresiyle sınırlı kalmadı.</p>

<h3>CASK AÇIKLARINDA İKİ PETROL TANKERİ DAHA HEDEF ALINDI</h3>

<p>İran devlet televizyonu, Hürmüzgan eyaletine bağlı Cask kenti açıklarında bulunan iki petrol tankerinin daha ABD tarafından hedef alındığını bildirdi. Gemilerde bulunan personelin saldırıların ardından küçük botlarla kıyıya taşındığı aktarıldı.</p>

<p>ABD’nin 8 Eylül’de gerçekleştirdiği son saldırılarda meydana gelen can kaybı veya yaralanmaların toplam sayısına ilişkin kapsamlı bir resmi açıklama henüz yapılmadı.</p>

<h3>5 EYLÜL’DE ÜÇ İRAN TANKERİ VURULMUŞTU</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar 8 Eylül’deki tanker operasyonlarından önce de sürüyordu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, 5 Eylül’de İran Devrim Muhafızları’nın iki Amerikan savaş gemisine balistik füze fırlattığını açıklamış ve İran’a ait üç petrol tankerinin karşı saldırıyla hedef alındığını duyurmuştu.</p>

<p>CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, Hark Adası açıklarında bulunan M/T Downy ile Cask yakınlarındaki M/T Stark 1’in devre dışı bırakıldığı belirtilmişti. Umman Körfezi’ndeki M/T Kylo’nun ise tamamen imha edildiği açıklanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BAHREYN VE KUVEYT’TEKİ TANKERLERE YÖNELİK TEHDİT</h3>

<p>İran’ın Bahreyn ve Kuveyt’te bulunan tankerleri doğrudan hedef almakla tehdit etmesiyle gerilim Basra Körfezi’ndeki ticari deniz trafiğini de kapsayan bir boyuta ulaştı. Bahreyn, ABD Donanması’nın 5. Filo karargâhına ev sahipliği yaparken Kuveyt’te de Amerikan askeri varlığı bulunuyor.</p>

<p>İran daha önce ABD saldırılarına destek verdiğini öne sürdüğü Körfez ülkelerindeki Amerikan askeri tesislerini hedef aldığını açıklamıştı. Son açıklamalarda petrol tankerlerinin de doğrudan hedef olarak gösterilmesi, karşılıklı saldırıların askeri tesisler ve savaş gemilerinin yanı sıra enerji taşımacılığında kullanılan ticari gemileri de kapsadığını ortaya koydu.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TİCARİ GEMİ TRAFİĞİ GÜNDEMDE</h3>

<p>İran’ın tankerleri hedef almaya yönelik son uyarılarıyla birlikte Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ndeki ticari deniz trafiği de gelişmelerin merkezinde yer alıyor. Bölgede petrol tankerlerinin doğrudan hedef alınması, ticari gemilerin güvenliğine ilişkin gelişmelerin yakından izlenmesine neden oluyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, küresel petrol taşımacılığının en kritik geçiş noktaları arasında bulunuyor. ABD ile İran arasındaki karşılıklı füze, savaş gemisi ve tanker saldırılarının bölgedeki enerji taşımacılığı güzergâhlarına uzanması nedeniyle Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ndeki gelişmeler enerji piyasaları tarafından da takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abdnin-urdundeki-ussunu-fuzelerle-vurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/iran-fuze-4-1.jpg" type="image/jpeg" length="53504"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD İran tankerlerini vurdu: Devrim Muhafızları’ndan misilleme mesajı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-tankerlerini-vurdu-devrim-muhafizlarindan-misilleme-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-tankerlerini-vurdu-devrim-muhafizlarindan-misilleme-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD güçlerinin, bir ABD Donanması savaş gemisine yönelik füze saldırısı girişimlerine yanıt olarak İran Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı birden fazla tankeri vurduğu bildirildi. İran medyası Jask Limanı yakınlarında ikinci bir tankerde de patlama meydana geldiğini duyururken, mürettebatın saldırının ilk anlarında güvenli şekilde tahliye edildiği açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi çevresinde devam eden askeri gerilim yeni saldırılarla tırmandı. ABD güçlerinin, İran Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı olduğu belirtilen birden fazla petrol tankerini hedef aldığı bildirildi. Reuters’a konuşan ismi açıklanmayan bir ABD’li yetkili, saldırıların bir ABD Donanması savaş gemisine yönelik füze saldırısı girişimlerine karşılık gerçekleştirildiğini aktardı.</p>

<p>İran medyası ise saldırıların ardından Jask Limanı çevresinde bir başka tankerde patlama meydana geldiğini bildirdi. İran devlet yayıncısı IRIB’nin aktardığı bilgilere göre patlama Yekbani kıyıları yakınlarında yaşandı ve tankerin mürettebatı saldırının ilk anlarında güvenli şekilde tahliye edildi.</p>

<h3>ABD İRAN’LA BAĞLANTILI TANKERLERİ HEDEF ALDI</h3>

<p>Reuters’ın aktardığına göre ABD güçleri, İran Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı birden fazla tankere saldırı düzenledi. İsmi açıklanmayan bir ABD’li yetkili, operasyonun İran tarafından bir ABD Donanması savaş gemisine yönelik gerçekleştirilmeye çalışılan füze saldırılarına yanıt niteliğinde olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede son günlerde yaşanan askeri hareketlilik kapsamında ABD’nin İran’a yönelik saldırıları yeniden yoğunlaşırken, İran da Amerikan hedeflerine karşılık verileceğini açıklamıştı. Reuters daha önce İran’ın balistik füze saldırılarının ardından ABD’nin üç İran tankerini vurduğunu ve Tahran yönetiminin yeni saldırılara daha sert karşılık verileceği yönünde açıklama yaptığını bildirmişti.</p>

<h3>JASK LİMANI YAKINLARINDA İKİNCİ TANKERDE PATLAMA</h3>

<p>İran devlet yayıncısı IRIB, Jask Limanı’nın Yekbani kıyısı yakınlarında bir petrol tankerinde daha patlama meydana geldiğini bildirdi. Söz konusu gelişme, ABD güçlerinin İran’la bağlantılı tankerleri hedef aldığı haberlerinin ardından duyuruldu.</p>

<p>IRIB’nin aktardığına göre tankerde bulunan mürettebat saldırının ilk anlarında tahliye edildi. Mürettebatın güvenli şekilde bölgeden çıkarıldığı belirtilirken, tankerde meydana gelen hasarın boyutuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI MİSİLLEME AÇIKLAMASI YAPTI</h3>

<p>ABD’nin tankerleri hedef almasının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu cephesinden karşılık verileceğine yönelik açıklama geldi. İran daha önce de ABD’nin yeni saldırılar düzenlemesi halinde vereceği karşılığın daha hızlı ve daha sert olacağını bildirmişti.</p>

<p>İran’ın açıklamaları, iki ülke arasındaki karşılıklı saldırıların deniz ulaşımı ve enerji altyapısı üzerinde yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği de son gerilim nedeniyle yavaşlarken, bölgede enerji tesisleri ile petrol taşımacılığının güvenliği yeniden gündeme geldi.</p>

<h3>ABD’Lİ YETKİLİ SALDIRININ GEREKÇESİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Reuters’a konuşan ABD’li yetkiliye göre tanker saldırılarının nedeni, İran tarafından bir ABD Donanması savaş gemisine yönelik füze saldırısı girişimleriydi. ABD güçlerinin hedef aldığı tankerlerin İran Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı olduğu belirtildi.</p>

<p>ABD ordusu daha önce de İran Devrim Muhafızları’na ait hava savunma sistemleri, radar tesisleri, deniz unsurları, mayın döşeme kapasitesi ve iletişim altyapısını hedef alan saldırılar gerçekleştirdiğini açıklamıştı. Son tanker saldırıları, deniz alanındaki karşılıklı askeri hamlelerin devamı olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI ÇEVRESİNDE GERİLİM SÜRÜYOR</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki çatışmalar, küresel enerji taşımacılığının önemli geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz trafiğini doğrudan etkiliyor. Reuters’ın aktardığı verilere göre boğazdan geçen ticari gemi sayısında son günlerde düşüş yaşandı.</p>

<p>İran, ABD saldırılarının devam etmesi halinde Körfez’deki enerji altyapısının da hedef alınabileceğini açıklarken, petrol piyasalarında yaşanan gelişmeler fiyatlara yansıdı. Brent petrolün varil fiyatı bölgedeki saldırılar ve sevkiyata yönelik risklerin etkisiyle 98 dolar seviyelerine yaklaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-tankerlerini-vurdu-devrim-muhafizlarindan-misilleme-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/04/hurmuz-456.jpg" type="image/jpeg" length="91593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üç seçimde de aynı oyun: Batılı 12 devletin yaptırım kararı Netanyahu'yu kurtarma planı mı?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/uc-secimde-de-ayni-oyun-batili-12-devletin-yaptirim-karari-netanyahuyu-kurtarma-plani-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/uc-secimde-de-ayni-oyun-batili-12-devletin-yaptirim-karari-netanyahuyu-kurtarma-plani-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu bir tesadüf olabilir mi? Batılı ülkeler Netanyahu kaybetmeye en yakın olduğu dönemde devreye giriyor; oylarının yeniden yükselmesini sağlayacak kararlar alıyor. İsrail'deki son yıllarda yapılan 3 seçimin üçünden de birkaç ay önce Batılı devletlerde bir "yaptırım" kararı çıkıyor. Kararların etkisi tartışılır; ancak alınan kararların Netanyahu'yu yeniden seçimin favorisi haline getirdiği ise malum.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Bülteni - Analiz Merkezi</strong></p>

<p>İsrail’de 27 Ekim seçimlerine yalnızca 49 gün kala 11 Avrupa ülkesi ile Kanada’nın Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle ticareti hedef alan ortak adımı, kararın içeriği kadar zamanlamasını da tartışmalı hale getirdi. Kararın açıklandığı gün yayımlanan Channel 12 anketinde Gadi Eisenkot başbakanlığa uygunluk yarışında Benjamin Netanyahu’nun 7 puan önüne geçerken, Eisenkot’un Yashar Partisi 25, Netanyahu’nun Likud’u 21 sandalye seviyesinde ölçüldü. Üstelik benzer bir tablo ilk kez yaşanmıyor. Kanada Federal Mahkemesi’nin 2019’daki etiketleme kararı İsrail seçimlerinden 50 gün, Avrupa Adalet Divanı’nın yine yerleşim ürünlerini hedef alan kararı ise bir sonraki seçimden 111 gün önce geldi. Üç ayrı seçim sürecinde, Batı’dan gelen üç ayrı müdahale niteliğindeki adımın seçim kampanyalarının ortasına denk gelmesi kritik bir soruyu gündeme taşıyor: Netanyahu üzerinde baskı kurmak amacıyla alınan kararlar, İsrail seçmeninde dış müdahaleye karşı refleks oluşturarak tam tersine Netanyahu’nun siyasi toparlanmasına mı hizmet ediyor?</p>

<p>İsrail, son yılların en kritik seçimlerinden birine doğru ilerlerken 8 Eylül 2026 tarihinde Batılı ülkelerden gelen koordineli karar siyasi dengeleri bir anda farklı bir noktaya taşıdı. Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere tarafından yayımlanan ortak açıklamada, uluslararası hukuka aykırı kabul edilen Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle mal ticaretine yönelik ulusal veya Avrupa düzeyinde kısıtlamaların getirileceği, destekleneceği ya da aktif olarak değerlendirildiği açıklandı. İngiltere, Fransa ve Kanada ayrıca yerleşim mallarının ticaretini yasaklayacak ulusal tedbirler hazırlayacaklarını duyurdu. Dolayısıyla ortak bildiriye katılan 12 ülkenin tamamının aynı gün ve aynı kapsamda yürürlüğe girmiş tek tip bir ambargo uyguladığı söylenemez; ancak ortaya çıkan siyasi cephe ve yerleşim ekonomisine yönelik koordineli baskı iradesi son derece açık.</p>

<p>Kararın gerekçesi de gizlenmedi. Ortak açıklamada İsrail hükümetinin Batı Şeria’daki politikalarının iki devletli çözüm ihtimalini zayıflattığı, yerleşimci şiddetinin ve yerleşim genişlemesinin daha önce görülmemiş seviyelere ulaştığı savunuldu. Özellikle E1 bölgesindeki yeni yerleşim projesine ilişkin ihalelerin yayımlanması “kabul edilemez” olarak nitelendirildi. İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband daha da ileri giderek yerleşimci şiddetine çok ağır ifadelerle karşı çıktı ve İngiltere’nin yasa dışı yerleşimlerden gelen mallara ithalat yasağı getireceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası hukuk, Batı Şeria, yerleşimler ve iki devletli çözüm üzerinden yürütülen tartışmanın kendi başına önemli bir siyasi ve hukuki zemini bulunuyor. Ancak kararın İsrail açısından başka bir boyutu daha var: Takvim. Açıklama 8 Eylül’de yapıldı, İsrail seçmeni ise 27 Ekim’de sandığa gidecek. Aradaki süre yalnızca 49 gün. Başka bir ifadeyle 12 Batılı ülkenin koordineli çıkışı, normal bir yasama döneminin sakin bir bölümünde değil, Netanyahu’nun siyasi geleceğinin belirleneceği seçim kampanyasının en kritik haftalarında gerçekleşti. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar da kararı doğrudan seçim sürecine müdahale olarak değerlendirdi. İsrail’in tepkisi diplomatik söylemle sınırlı kalmadı; İngiltere’nin Doğu Kudüs’teki konsolosluğunun kapatılması dahil karşı tedbirler açıklandı.</p>

<h3>KARARIN AÇIKLANDIĞI GÜN NETANYAHU İÇİN KRİTİK ANKET</h3>

<p>Zamanlama tartışmasını daha çarpıcı hale getiren gelişme ise İsrail’deki seçim araştırmalarından geldi. 8 Eylül’de yayımlanan ve Channel 12 için Midgam tarafından gerçekleştirilen ankette Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi 25 milletvekilliğine ulaşırken Netanyahu’nun Likud Partisi 21 sandalyede kaldı. Aynı araştırmada “başbakanlığa kim daha uygun?” sorusuna katılımcıların yüzde 42’si Eisenkot, yüzde 35’i Netanyahu yanıtını verdi. Eisenkot böylece Netanyahu karşısında tam 7 puanlık üstünlük elde etti. Netanyahu bloğu 52 sandalyede ölçülürken, muhalefetteki Yahudi partileri 57, Arap partileri ise 11 sandalye seviyesinde gösterildi.</p>

<p>Tek bir anketi seçimin kesin sonucu olarak görmek mümkün değil. Nitekim İsrail’de farklı araştırma şirketlerinin sonuçları arasında önemli farklılıklar bulunuyor ve bazı anketlerde Netanyahu cephesi daha güçlü görünüyor. Son 30 günlük anketlerin basit ortalamasını yayımlayan Polimeter, 8 Eylül itibarıyla Likud’u 24, Yashar’ı 23 sandalye seviyesinde gösteriyordu. Reuters ise aynı gün yayımladığı analizde anketlerin aylardır Netanyahu’nun milliyetçi-dindar koalisyonunun yenilgi riskiyle karşı karşıya olduğuna işaret ettiğini ve Netanyahu’nun sağdaki küçük partilerin oylarının seçim barajı altında kaybolmasını engellemek için yoğun bir birleşme çabası yürüttüğünü aktardı. Dolayısıyla “Netanyahu kesin olarak 7 puan geride” demekten ziyade, Channel 12’nin son araştırmasında başbakanlık tercihinde 7 puan geriye düştüğünü ve genel anket tablosunda iktidarını kaybetme riskinin ciddi biçimde arttığını söylemek daha doğru.</p>

<p>Tam da böyle bir günde Batılı ülkelerin İsrail’e karşı ortak ve sembolik değeri yüksek bir yaptırım süreci açıklaması, kararın amaçlanan sonucu ile İsrail iç siyasetinde üretebileceği sonuç arasındaki farkı tartışmaya açıyor. Netanyahu’nun rakipleri seçim kampanyasını 7 Ekim 2023 güvenlik başarısızlığı, savaşların sonuçları, yönetim sorumluluğu ve Netanyahu döneminin devam edip etmemesi üzerinden yürütürken, dışarıdan gelen toplu ekonomik ve diplomatik baskı seçimin tartışma eksenini değiştirebilir. Seçmen birkaç gün önce “Netanyahu mu, Eisenkot mu?” sorusunu tartışırken bir anda “İsrail’e dışarıdan baskı yapılıyor mu?” sorusunu konuşmaya başlarsa ortaya çıkacak siyasi psikoloji Netanyahu açısından tamamen farklı sonuçlar doğurabilir.</p>

<h3>NETANYAHU İÇİN EN GÜÇLÜ SİYASİ MALZEME: DIŞARIDAN KUŞATILAN İSRAİL</h3>

<p>Netanyahu’nun uzun siyasi kariyerinin en güçlü anlatılarından biri, İsrail’in dış baskılar karşısında güçlü ve tavizsiz bir lidere ihtiyaç duyduğu tezine dayanıyor. Batılı devletlerin seçimlerden yalnızca yedi hafta önce koordineli şekilde İsrail hükümetinin politikalarına karşı ekonomik önlem açıklaması, Netanyahu’ya kampanyasının merkezini iç politikadaki sorumluluk tartışmalarından dış müdahale tartışmasına taşıma fırsatı verebilir. İsrail hükümetinin daha ilk saatlerde kullandığı “seçime müdahale” söylemi tam da böyle bir siyasi çerçevenin kurulmaya başladığını gösteriyor. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da İngiltere’nin hamlesini seçimlere müdahale olarak nitelendiren isimlerden biri oldu.</p>

<p>Seçmen davranışında “bayrak etrafında kenetlenme” olarak bilinen siyasi mekanizma, dış tehdit veya dış baskı algısının toplumun bir bölümünde mevcut yönetime desteği geçici olarak artırabilmesini ifade ediyor. İsrail gibi güvenlik ve dış tehdit konularının seçmen tercihlerinde olağanüstü ağırlık taşıdığı bir ülkede söz konusu ihtimal özellikle dikkate değer. Kararların Netanyahu’ya oy kazandıracağı şimdiden kesin olarak ileri sürülemez; henüz bunu gösterecek seçim sonrası veri bulunmuyor. Buna karşılık kararların Netanyahu’ya kullanabileceği son derece güçlü bir kampanya argümanı verdiği bugünden söylenebilir: “Rakiplerimiz iktidara yaklaşırken yabancı hükümetler İsrail’e ne yapması gerektiğini söylüyor.”</p>

<p>Dış baskının Netanyahu’yu zayıflatması amaçlanırken Netanyahu’nun tam tersine “İsrail’in üzerine gelen dünyaya karşı duran lider” kimliğini yeniden güçlendirmesi ihtimali, kararların siyasi zamanlamasını önemli hale getiriyor. Üstelik 2026 gelişmesini tartışmalı kılan yalnızca seçimlere 49 gün kalması değil. Yakın geçmişe bakıldığında İsrail yerleşimlerini ve yerleşim ürünlerini doğrudan ilgilendiren iki önemli Batılı hukuki kararın daha İsrail seçim kampanyalarına çok yakın tarihlerde açıklanmış olması dikkat çekiyor.</p>

<h3>İLK ÖRNEK: KANADA’DAN SEÇİME 50 GÜN KALA GELEN KARAR</h3>

<p>Takvim 29 Temmuz 2019’u gösterdiğinde Kanada Federal Mahkemesi, Batı Şeria’daki Psagot ve Shiloh şaraplarının “Product of Israel”, yani “İsrail ürünü” etiketiyle satılmasını yanıltıcı ve hatalı bulan önemli bir karar verdi. Mahkeme, Kanada Gıda Denetim Kurumu’nun konuyu yeniden değerlendirmesine hükmetti. Davanın temelinde tüketicilerin ürünün gerçek menşei hakkında bilgilendirilmesi gerektiği görüşü bulunuyordu.</p>

<p>İsrail’in 22. Knesset seçimleri ise 17 Eylül 2019 tarihinde gerçekleştirildi. Kanada Federal Mahkemesi’nin kararı ile İsrail seçimleri arasında sadece 50 gün vardı. Netanyahu o dönemde de siyasi hayatının en zorlu seçim mücadelelerinden birini yürütüyordu. Nisan 2019 seçimlerinin ardından hükümet kurulamamış, ülke aynı yıl ikinci kez sandığa gitmek zorunda kalmıştı. Dolayısıyla karar, sıradan bir siyasi dönemde değil, İsrail’in hükümetsizlik krizinin ortasında ve son derece sert bir Netanyahu karşıtı-Netanyahu yanlısı seçim kampanyasının son yedi haftasında açıklandı.</p>

<p>Kanada örneğinde kritik bir ayrımı gözden kaçırmamak gerekiyor. Kararı Kanada hükümeti siyasi takvim belirleyerek almadı; karar bağımsız bir federal mahkeme tarafından, yıllara yayılan hukuki uyuşmazlığın sonucunda verildi. Davanın geçmişi 2017’ye kadar uzanıyordu. Dolayısıyla 29 Temmuz tarihini doğrudan “Netanyahu seçimini etkilemek için seçilmiş bir tarih” olarak gösterecek bir kanıt bulunmuyor. Şüphe uyandıran nokta niyetin kanıtlanmış olması değil, ortaya çıkan siyasi etkinin seçim kampanyasının tam ortasına denk gelmesi.</p>

<h3>İKİNCİ ÖRNEK: AVRUPA ADALET DİVANI VE SEÇİME 111 GÜN</h3>

<p>İlk örnekten yalnızca birkaç ay sonra ikinci dikkat çekici gelişme yaşandı. Avrupa Birliği’nin en yüksek mahkemesi olan Avrupa Adalet Divanı, 12 Kasım 2019 tarihinde İsrail’in işgal altında tuttuğu topraklardaki yerleşimlerden gelen gıda ürünlerinin etiketlerinde yalnızca coğrafi bölgenin değil, ürünün bir İsrail yerleşiminden geldiğinin de belirtilmesi gerektiğine hükmetti. Mahkeme kararını tüketicilerin yanıltılmaması, menşe bilgisinin doğru biçimde sunulması ve tüketicilerin etik tercihler yapabilmesi gerekçelerine dayandırdı.</p>

<p>İsrail ise birkaç ay sonra yeniden seçime gitti. 23. Knesset seçimleri 2 Mart 2020 tarihinde yapıldı. Avrupa Adalet Divanı’nın 12 Kasım’daki kararı ile seçim arasında 111 gün, yani yaklaşık üç ay üç hafta bulunuyordu. İsrail’in bir yıl içerisinde üçüncü kez sandığa gitmeye hazırlandığı, Netanyahu’nun siyasi geleceğinin yeniden tartışıldığı ve hükümet kurma krizinin devam ettiği bir dönemde Avrupa’dan gelen karar, yerleşimler üzerinden yürüyen uluslararası baskıyı bir kez daha İsrail iç siyasetinin gündemine taşıdı.</p>

<p>Avrupa Adalet Divanı örneğinde de nedensellik konusunda aynı ihtiyat geçerli. Psagot ve Organisation Juive Européenne tarafından yürütülen hukuki süreç Fransa Danıştayı üzerinden Avrupa Adalet Divanı’na 2018 yılında taşınmıştı; duruşma Nisan 2019’da yapılmıştı. Mahkemenin Kasım 2019’daki kararının İsrail’in Mart 2020 seçimine göre özellikle ayarlandığını kanıtlayan herhangi bir veri bulunmuyor. Hukuken birbirinden bağımsız süreçlerin takvimleri ile seçim tarihleri arasındaki yakınlık tek başına koordinasyon veya seçim mühendisliği kanıtı sayılamaz.</p>

<h3>ÜÇ SEÇİM SÜRECİ, ÜÇ KARAR, 50–111–49 GÜNLÜK TAKVİM</h3>

<p>Ortaya çıkan kronoloji yine de dikkat çekici. Kanada Federal Mahkemesi’nin 29 Temmuz 2019 kararı 17 Eylül seçimine 50 gün kala geldi. Avrupa Adalet Divanı’nın 12 Kasım 2019 kararı 2 Mart 2020 seçimine 111 gün kala açıklandı. Kanada ile 11 Avrupa ülkesinin 8 Eylül 2026 tarihli ortak girişimi ise 27 Ekim seçimlerinden tam 49 gün önce duyuruldu.</p>

<p>Üç olayın ortak paydası yalnızca tarihler değil. Her üç gelişmenin merkezinde İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim politikaları ve söz konusu yerleşimlerin İsrail’in uluslararası kabul görmüş sınırlarından ayrı değerlendirilmesi bulunuyor. İlk iki karar ürünlerin nasıl etiketleneceğine ilişkin yargısal düzenlemelerken 2026’daki gelişme nitelik olarak çok daha ileri seviyede. Artık tartışma ürünün üzerinde hangi menşe bilgisinin yazacağıyla sınırlı değil; yerleşimlerle mal ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması gündemde.</p>

<p>Aradaki en önemli fark da burada ortaya çıkıyor. 2019 kararları mahkemelerin önüne daha önce gelmiş dosyalardan doğmuş bağımsız yargı kararlarıydı. 2026 kararında ise doğrudan hükümetler devrede. Kanada, Fransa, İngiltere ve diğer ülkelerin dışişleri bakanları ortak bir siyasi deklarasyon yayımlıyor, İsrail hükümetinden politika değişikliği talep ediyor ve ekonomik tedbir seçeneğini açık biçimde kullanıyor. Seçim zamanlaması tartışmasının en güçlü olduğu halka dolayısıyla üçüncü halka.</p>

<h3>2026 KARARINDA ZAMANLAMA NEDEN ÇOK DAHA TARTIŞMALI?</h3>

<p>E1 yerleşim projesinin ilerletilmesi ve Batı Şeria’daki şiddetin artması Batılı hükümetlerin karar için gösterdiği güncel gerekçeleri oluşturuyor. Dolayısıyla “Neden şimdi?” sorusunun karşı tarafında güçlü ve somut bir yanıt da mevcut: Hükümetler, sahadaki gelişmelerin acil müdahale gerektirdiğini savunuyor. Ortak deklarasyonda E1 ihalelerine özellikle atıf yapılması da zamanlamanın İsrail seçimlerinden ziyade sahadaki son gelişmelerle bağlantılı olduğu tezini destekliyor.</p>

<p>Sorunun diğer tarafı ise kaçınılmaz biçimde seçim takvimine dayanıyor. İsrail’in seçim tarihi bilinmiyor değildi. Netanyahu hükümetinin ciddi biçimde gerilediği anketler de gizli değildi. Reuters 8 Eylül’de, Netanyahu koalisyonunun aylardır yenilgi öngören anketlerle karşı karşıya bulunduğunu bildirirken Netanyahu’nun sağ partileri son anda birleştirmeye çalıştığını yazdı. Aynı gün aday listelerinin teslimi için kritik son tarih yaşanıyordu. Tam da kampanyanın böylesine hassas bir aşamasında gelen Batılı yaptırım hamlesinin İsrail iç siyasetinde hiçbir etki yaratmayacağını varsaymak gerçekçi görünmüyor.</p>

<p>Daha da dikkat çekici nokta, ekonomik etkinin kısa vadede sınırlı kalabilecek olması. İngiliz hükümetinin açıkladığı tedbirlerin ayrıntılı uygulanmasının zaman alacağı belirtilirken, yerleşim mallarının İsrail'in toplam ekonomik hacmi içerisindeki büyüklüğü de sınırlı. Dolayısıyla 27 Ekim'e kadar kararın İsrail ekonomisine vereceği doğrudan zarar ile yaratacağı siyasi ve psikolojik etkinin aynı büyüklükte olması gerekmiyor. Seçimden önce en güçlü etki ekonomik değil, sembolik olabilir. Netanyahu da tam olarak o sembolizmi “İsrail’e dış müdahale” anlatısına dönüştürebilir.</p>

<h3>NETANYAHU’YA KARŞI ALINAN KARAR NETANYAHU’YA MI YARAYACAK?</h3>

<p>Siyasi paradoks tam olarak burada başlıyor. İngiltere, Fransa, Kanada ve diğer ülkeler yerleşim politikaları nedeniyle Netanyahu hükümeti üzerinde baskı kurmak isterken, uygulanacak baskı İsrail seçmeninin bir bölümünde dış müdahale algısı yaratırsa Netanyahu’nun ihtiyaç duyduğu kutuplaşmayı sağlayabilir. Netanyahu'nun seçim kampanyası iç hesaplaşmadan ulusal egemenlik tartışmasına taşındığı ölçüde, 7 Ekim saldırısı öncesindeki güvenlik başarısızlığı, hükümetin sorumluluğu, askerlik muafiyetleri ve yıllardır iktidarda bulunan Netanyahu’ya yönelik değişim talebi ikinci plana itilebilir.</p>

<p>İsrail’de 8 Eylül gününün siyasi fotoğrafı düşünüldüğünde ihtimal daha da önemli hale geliyor. Netanyahu’nun en güçlü rakibi Eisenkot eski Genelkurmay Başkanı. Reuters’ın değerlendirmesine göre Eisenkot’un Yashar Partisi aylardır yükseliyor ve bazı anketlerde Likud’u yakalıyor veya geçiyor. Channel 12 araştırmasında ise Eisenkot yalnızca parti yarışında dört sandalye öne geçmedi; başbakanlığa uygunluk sorusunda Netanyahu’ya karşı yüzde 42’ye yüzde 35 üstünlük sağladı. Netanyahu açısından kampanyanın “kim daha iyi yönetir?” sorusu etrafında devam etmesi riskliyken, “kim dış baskıya karşı İsrail’i savunur?” sorusuna dönüşmesi çok daha elverişli olabilir.</p>

<h3>AYNI SONUCU ÜRETEN ZAMANLAMALAR, AYNI NİYETİ KANITLAMIYOR</h3>

<p>Üç tarihi yan yana koymak güçlü bir siyasi örüntü ortaya çıkarıyor ancak analizin en kritik sınırı da burada çizilmeli. 50 gün, 111 gün ve 49 günlük aralıklar dikkat çekici olsa da üç kararın aynı merkezden yönetildiğini, seçimleri etkilemek amacıyla bilinçli biçimde zamanlandığını veya Netanyahu’nun kazanmasını sağlamak için tasarlandığını gösteren kanıt bulunmuyor. Özellikle 2019’daki iki olay bağımsız mahkemelerin çok daha önce başlamış hukuki süreçlerinin sonucuydu.</p>

<p>Ortaya konulabilecek daha sağlam sonuç niyet üzerinden değil, siyasi etki üzerinden kuruluyor. Batı’dan İsrail’in yerleşim politikalarına yönelik sert kararların üç ayrı seçim döneminin hemen öncesine denk gelmesi, Netanyahu’nun her defasında kullanabileceği benzer bir siyasi zemin yaratıyor: dış baskı, egemenlik tartışması, İsrail’e karşı uluslararası cephe ve güçlü lider ihtiyacı. Tesadüf ihtimali ortadan kaldırılamadığı gibi bilinçli seçim müdahalesi iddiası da mevcut verilerle kanıtlanamıyor. Buna rağmen üç ayrı seçim kampanyasında benzer dış politika başlıklarının tam kritik haftalarda İsrail gündemine girmesi, siyasi sonuçları bakımından görmezden gelinecek bir kronoloji değil.</p>

<h3>ASIL SORU KARARLARI KİMİN ALDIĞINDAN ÇOK KİME YARAYACAĞI</h3>

<p>Batılı hükümetlerin amacı Netanyahu’nun yerleşim politikasının maliyetini artırmak ve iki devletli çözümü korumak olarak açıklanıyor. İsrail iç siyasetinin dinamikleri ise dış politika kararlarının amaçlanan sonuçtan tamamen farklı bir sonuç yaratabileceğini gösteriyor. Bir karar uluslararası alanda Netanyahu hükümetini sıkıştırırken aynı anda İsrail içerisindeki Netanyahu karşıtı seçmenin bir bölümünü “ülkeye dışarıdan müdahale ediliyor” düşüncesiyle iktidarın çevresinde toplayabilir.</p>

<p>27 Ekim sandığı dolayısıyla yalnızca İsrail’in yeni hükümetini belirlemeyecek. Seçim sonuçları, 8 Eylül kararlarının Netanyahu üzerinde baskı mı yarattığını yoksa Netanyahu’ya beklenmedik bir seçim hediyesi mi sunduğunu da gösterecek. Channel 12’nin kararın hemen öncesindeki siyasi fotoğrafı oldukça açık: Eisenkot yüzde 42, Netanyahu yüzde 35; Yashar 25, Likud 21. Önümüzdeki haftalarda fark kapanır ve özellikle sağ seçmende Netanyahu’ya dönüş başlarsa “dış müdahaleye karşı kenetlenme” tezi ölçülebilir hale gelecek. Fark değişmez veya büyürse kararların Netanyahu’ya seçim avantajı sağladığı iddiası zayıflayacak.</p>

<p>Üç farklı seçim sürecinde ortaya çıkan 50, 111 ve 49 günlük zamanlama zinciri şimdilik bir “kanıt” değil, cevaplanması gereken ciddi bir siyasi soru oluşturuyor. Özellikle üçüncü olayın bağımsız bir mahkeme kararından değil, 12 hükümetin koordineli siyasi girişiminden doğması 2026 örneğini önceki iki vakadan ayırıyor. Netanyahu’nun seçimleri kaybetme ihtimalinin yıllardır olmadığı kadar ciddi biçimde tartışıldığı bir anda gelen kararların nihai siyasi etkisinin Netanyahu’yu zayıflatmak yerine yeniden güçlendirmesi halinde ise tarihin ironisi çok daha büyük olacak: Netanyahu’ya baskı yapmak isteyen Batı, Netanyahu’nun seçim kampanyasının ihtiyaç duyduğu en güçlü argümanı kendi eliyle üretmiş olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/uc-secimde-de-ayni-oyun-batili-12-devletin-yaptirim-karari-netanyahuyu-kurtarma-plani-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/05/netanyahu-6.jpg" type="image/jpeg" length="63330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu'nun rakibi 7 puan farkla önde]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahunun-rakibi-7-puan-farkla-onde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahunun-rakibi-7-puan-farkla-onde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimler öncesinde Kanal 12 için Midgam Enstitüsü tarafından hazırlanan son ankette, Gadi Eisenkot’un Yashar Partisi 25 milletvekiliyle ilk sırada yer aldı. Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud 21 sandalyede kalırken, başbakanlık tercihinde Eisenkot yüzde 42, Netanyahu yüzde 35 destek aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimler öncesinde yayımlanan son anket, partilerin sandalye dağılımı ve başbakanlık tercihine ilişkin yeni sonuçları ortaya koydu. Kanal 12 için Midgam Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen araştırmada, eski İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un liderliğindeki Yashar Partisi Meclis sandalyesi hesabında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Likud Partisi’nin önüne geçti.</p>

<p>Ankete göre Yashar Partisi 25 milletvekiliyle birinci parti konumuna yükselirken Likud 21 milletvekilinde kaldı. Başbakanlık tercihinde de Eisenkot’un Netanyahu’nun önünde olduğu görülürken, iki siyasi blok da hükümet kurmak için gerekli 61 sandalye sınırına ulaşamadı.</p>

<h3>YASHAR 25, LİKUD 21 SANDALYEDE</h3>

<p>Kanal 12 için Midgam Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ankete göre Gadi Eisenkot’un Yashar Partisi 25 milletvekili çıkarıyor. Sonuçlara göre Yashar, sandalye sayısı bakımından seçim yarışında ilk sırada yer alıyor.</p>

<p>Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud ise ankette 21 sandalye elde ediyor. Bir önceki ankete kıyasla Yashar’ın sandalye sayısı bir artarken Likud iki sandalye kaybetti. Son sonuçlarla iki parti arasındaki sandalye farkı 4’e yükseldi.</p>

<h3>BENNETT’İN “BİRLİKTE” LİSTESİ 13 SANDALYE ALIYOR</h3>

<p>Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in “Birlikte” listesi de ankette 13 milletvekiliyle temsil ediliyor. Bennett’in listesinin aldığı sandalye sayısı, seçim sonrası Meclis aritmetiğinde yer alacak diğer siyasi aktörlerden biri olarak sonuçlara yansıdı.</p>

<p>Anketin bloklar bazındaki dağılımına göre Netanyahu liderliğindeki mevcut iktidar bloğu toplam 52 milletvekiline ulaşıyor. Gadi Eisenkot’un bloğunun toplam sandalye sayısı ise 55 olarak hesaplanıyor.</p>

<h3>ARAP PARTİLERİ TOPLAM 11 SANDALYEYE ULAŞIYOR</h3>

<p>Ankette Arap partilerinin sandalye dağılımına ilişkin sonuçlar da yer aldı. Yusuf Cabarin liderliğindeki Arap Ortak Listesi’nin 7 milletvekili çıkardığı görülürken Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi 4 sandalye kazanıyor.</p>

<p>İki partinin toplam sandalye sayısı böylece 11’e ulaşıyor. Anket sonuçlarına göre söz konusu sandalye dağılımı, Netanyahu ve Eisenkot liderliğindeki blokların elde ettiği milletvekili sayılarından ayrı olarak Meclis aritmetiğinde yer alıyor.</p>

<h3>BAŞBAKANLIK TERCİHİNDE EISENKOT YÜZDE 42’DE</h3>

<p>Araştırmada katılımcılara başbakan olarak kimi tercih ettikleri de soruldu. Ankete katılanların yüzde 42’si Gadi Eisenkot’u başbakan olarak görmek istediğini belirtirken, Binyamin Netanyahu’yu tercih edenlerin oranı yüzde 35 olarak ölçüldü.</p>

<p>Sonuçlara göre Eisenkot ile Netanyahu arasındaki fark 7 puan oldu. Sandalye dağılımında Yashar Partisi’nin Likud’un önünde yer aldığı ankette, başbakanlık tercihi sorusunda da Eisenkot daha yüksek destek aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>NETANYAHU BLOĞU 52, EISENKOT BLOĞU 55 MİLLETVEKİLİNDE</h3>

<p>Bloklar üzerinden yapılan hesaplamada Netanyahu liderliğindeki mevcut iktidar bloğu 52 milletvekiline ulaşıyor. Eisenkot’un bloğu ise toplam 55 milletvekiliyle Netanyahu bloğunun 3 sandalye önünde bulunuyor.</p>

<p>İki blok arasındaki sandalye farkına rağmen tarafların hiçbiri 120 sandalyeli İsrail Meclisinde hükümet kurmak için gereken çoğunluğu ankette tek başına sağlayamıyor.</p>

<h3>HÜKÜMET KURMAK İÇİN 61 SANDALYE GEREKİYOR</h3>

<p>İsrail’de tek başına hükümet kurulabilmesi veya oluşturulacak bir koalisyonun güvenoyu alabilmesi için 120 sandalyeli Mecliste en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. Kanal 12 için yapılan son ankette Netanyahu’nun mevcut iktidar bloğu 52, Eisenkot’un bloğu ise 55 sandalyede kalıyor.</p>

<p>Anket sonuçları itibarıyla her iki blok da 61 milletvekili sınırının altında bulunuyor. Seçim sonuçlarının anketteki sandalye dağılımına benzer şekilde gerçekleşmesi halinde hükümetin kurulabilmesi için Mecliste yeterli desteğin sağlanması gerekecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahunun-rakibi-7-puan-farkla-onde</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 23:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/netanyahu-4.jpg" type="image/jpeg" length="50681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, ABD'ye ait insansız deniz altı aracını ele geçirdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abdye-ait-insansiz-deniz-alti-aracini-ele-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abdye-ait-insansiz-deniz-alti-aracini-ele-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, Hürmüz Boğazı’nın girişinde ABD Donanması’na ait gelişmiş bir insansız su altı aracını ele geçirdiğini açıkladı. İran tarafından yayınlanan görüntülerde aracın, Anduril Industries tarafından geliştirilen Dive-LD otonom su altı sistemi olduğu görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken Hürmüz Boğazı çevresinde yeni bir gelişme yaşandı. Taraflar, arabulucuların girişimlerine rağmen kalıcı bir barış anlaşmasına varamazken son dönemde yeniden şiddetlenen çatışmalar dünya ekonomisini de etkiledi.</p>

<p>Bölgedeki gerilimin sürdüğü dönemde İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Donanması, ABD Donanması’na ait gelişmiş bir insansız su altı aracının ele geçirildiğini duyurdu. İran’ın açıklamasına göre araç, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın girişinde ele geçirildi.</p>

<h3>ABD’YE AİT İNSANSIZ SU ALTI ARACI ELE GEÇİRİLDİ</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın girişinde ABD’ye ait gelişmiş bir insansız su altı aracının ele geçirildiği belirtildi. Açıklamada aracın ABD Donanması’na ait olduğu ifade edildi.</p>

<p>Gelişme, ABD ile İran arasındaki gerilimin devam ettiği ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin yakından takip edildiği bir dönemde yaşandı. İran ordusu, ele geçirilen araca ilişkin açıklamasının ardından görüntüleri de kamuoyuyla paylaştı.</p>

<h3>İRAN İNSANSIZ DENİZALTININ GÖRÜNTÜLERİNİ YAYINLADI</h3>

<p>İran tarafından yayınlanan görüntülerde, ele geçirilen insansız su altı aracının ABD Donanması’nın yeni otonom su altı sistemlerinden Dive-LD olduğu görüldü. Görüntüler, İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması’nın aracı ele geçirdiğini açıklamasının ardından yayınlandı.</p>

<p>Dive-LD, insanlı denizaltılardan farklı olarak mürettebat taşımadan otonom görevler gerçekleştirmek üzere geliştirilen bir su altı aracı olarak kullanılıyor. Sistem, uzun süre su altında görev yapabilmesi ve farklı deniz operasyonlarında kullanılabilmesi için tasarlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DIVE-LD ANDURIL INDUSTRIES TARAFINDAN GELİŞTİRİLDİ</h3>

<p>Ele geçirilen Dive-LD isimli insansız su altı aracı, ABD merkezli Anduril Industries tarafından geliştirildi. Yaklaşık 5,8 metre uzunluğundaki aracın ağırlığı yaklaşık 3 ton olarak belirtiliyor.</p>

<p>Otonom çalışma kabiliyetine sahip Dive-LD, su altında uzun süre görev yapabilecek teknik özelliklerle geliştirildi. Aracın operasyonel özellikleri arasında farklı derinliklerde görev gerçekleştirebilmesi ve deniz altındaki çeşitli çalışmalar için kullanılabilmesi bulunuyor.</p>

<h3>10 GÜN SU ALTINDA KALABİLİYOR</h3>

<p>Dive-LD’nin öne çıkan teknik özelliklerinden biri su altında kalabildiği süre. İnsansız su altı aracı, yaklaşık 10 gün boyunca su altında görev yapabiliyor.</p>

<p>Sistemin ulaşabildiği derinlik ise 6 bin metre olarak belirtiliyor. Yaklaşık 5,8 metre uzunluğa ve 3 ton ağırlığa sahip aracın uzun süreli ve derin su operasyonlarında kullanılmasına olanak sağlayan özellikleri bulunuyor.</p>

<h3>HARİTALAMA VE MAYIN TESPİTİ GÖREVLERİNDE KULLANILIYOR</h3>

<p>Dive-LD farklı deniz altı operasyonlarında kullanılmak üzere geliştirilen otonom bir sistem olarak görev yapıyor. Aracın kullanım alanları arasında deniz tabanının haritalanması ve mayınların tespit edilmesi yer alıyor.</p>

<p>İnsansız su altı aracı ayrıca deniz altındaki boru hatlarının kontrol edilmesi ve istihbarat toplama görevlerinde kullanılabiliyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, söz konusu aracın Hürmüz Boğazı’nın girişinde ele geçirildiğini açıklarken aracın görüntülerini de yayınladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abdye-ait-insansiz-deniz-alti-aracini-ele-gecirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/iran-abd-deniz-alti-araci.jpg" type="image/jpeg" length="42273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail’den İngiltere’ye misilleme: Doğu Kudüs’teki konsolosluk kapatılacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilden-ingiltereye-misilleme-dogu-kudusteki-konsolosluk-kapatilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilden-ingiltereye-misilleme-dogu-kudusteki-konsolosluk-kapatilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail, İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelecek mallara yönelik yaptırım kararının ardından, İngiltere’nin işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapatma kararı aldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelecek mallara yönelik ticari yaptırım kararı almasının ardından İsrail’den karşı adım geldi. İngiltere’nin kararının ardından ABD ve İsrail cephesinden tepkiler gelirken, İsrail yönetimi Doğu Kudüs’teki İngiliz diplomatik temsilciliğine yönelik kararını açıkladı.</p>

<p>İsrail, İngiltere’nin Filistin nezdindeki ve işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan konsolosluğunun kapatılmasına karar verildiğini duyurdu. Kararın, İngiltere tarafından İsrail yerleşimlerinden gelecek ürünlere yönelik alınan ticari yaptırımlara yanıt olarak verildiği belirtildi.</p>

<h3>İNGİLTERE İSRAİL YERLEŞİMLERİNE YAPTIRIM KARARI ALDI</h3>

<p>İngiltere, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelecek mallara yönelik yaptırım kararı aldı. Karar kapsamında söz konusu yerleşimlerden İngiltere’ye gelecek ürünlere yönelik ticari tedbir uygulanması kararlaştırıldı.</p>

<p>İngiltere’nin aldığı kararın ardından İsrail ve ABD cephesinden tepkiler geldi. Ticari yaptırım kararı kısa sürede iki ülkenin gündemine taşınırken, İngiltere’ye yönelik art arda açıklamalar ve tehdit mesajları gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İSRAİL’DEN İNGİLTERE’YE KARŞI ADIM</h3>

<p>İngiltere’nin yaptırım kararının ardından İsrail yönetimi de karşılık verdi. İsrail, alınan ticari tedbirlere yanıt olarak İngiltere’nin Doğu Kudüs’te bulunan diplomatik temsilciliğinin faaliyetlerine son verilmesine yönelik karar açıkladı.</p>

<p>İsrail’in duyurusunda, İngiltere’nin Filistin nezdindeki konsolosluğunun kapatılacağı bildirildi. Söz konusu temsilcilik, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunuyor.</p>

<h3>DOĞU KUDÜS’TEKİ İNGİLİZ KONSOLOSLUĞU KAPATILACAK</h3>

<p>İsrail tarafından açıklanan karar doğrudan İngiltere’nin Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapsıyor. İsrail yönetimi, konsolosluğun kapatılması kararının İngiltere tarafından uygulamaya konulan ticari yaptırımlara karşı alındığını bildirdi.</p>

<p>İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelecek mallara yönelik kararının ardından başlayan diplomatik gerilim, İsrail’in Doğu Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunu kapatma kararıyla yeni bir aşamaya taşındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilden-ingiltereye-misilleme-dogu-kudusteki-konsolosluk-kapatilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/07/israil-55.jpg" type="image/jpeg" length="27707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batılı 12 ülkeden İsrail'e Batı Şeria işgali nedeniyle yaptırım uyguladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/batili-12-ulkeden-israile-bati-seria-isgali-nedeniyle-yaptirim-uyguladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/batili-12-ulkeden-israile-bati-seria-isgali-nedeniyle-yaptirim-uyguladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere, Fransa, Kanada ve aralarında Avrupa ülkelerinin de bulunduğu toplam 12 Batılı ülke, işgal altındaki Batı Şeria’daki gasp edilmiş Filistinlilere ait bölgelerde üretilen mallara ticaret yasağı getirdi. İki devletli çözümün korunması gerekçesiyle alınan karara İsrail yönetimi ve ABD’den tepki gelirken, yaptırımların yıllık 6 milyar sterlinlik İngiltere-İsrail ticaretini sınırlı ölçüde etkilemesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere ve Fransa öncülüğündeki 12 Batılı ülke, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerden gasp edilen bölgelerde üretilen ürünlerin ticaretine yasak getirdi. İngiltere hükümeti, iki devletli çözüme destek verilmesi amacıyla hazırlanan ticari yaptırım kararının 8 Eylül’de resmen duyurulacağını açıkladı. Ortak yaptırım kararı İngiltere, Fransa, Kanada, Danimarka, İspanya, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Norveç, Polonya, Portekiz ve İsveç’in katılımıyla hayata geçirildi.</p>

<p>Karar, Batı Şeria’daki Filistinlilerden gasp edilen bölgelerde ve bölgede son dönemde artan şiddet olaylarının ardından gündeme geldi. Batılı ülkeler, yaptırımın İsrail’in tamamını değil Batı Şeria’daki Filistinlilerden gasp edilen bölgelerde üretilen malları hedef aldığını belirtirken, iki devletli çözümün zeminini koruma amacı taşıdığını açıkladı.</p>

<h3>FRANSA: BATI ŞERİA PATLAMA NOKTASINA GELDİ</h3>

<p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Batı Şeria’nın “patlama noktasına geldiğini” belirtti. Barrot, yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı şekilde genişlediğini ve aşırılıkçı yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinin arttığını ifade etti.</p>

<p>Fransız Bakan, yaşanan gelişmelerin Filistin halkının onurunu sarstığını ve Fransa’nın güvenliğine bağlılığını sürdürdüğü İsrail açısından da risk oluşturduğunu savundu. Barrot ayrıca diğer Avrupa Birliği üyesi ülkelere de benzer yaptırım kararları alma çağrısında bulundu.</p>

<h3>YAPTIRIM TAKVİMİNİN ÖNE ÇEKİLDİĞİ BELİRTİLDİ</h3>

<p>Reuters’a konuşan diplomatik kaynaklara göre Londra ve Paris yönetimleri, ticaret yasağını İsrail’de 27 Ekim’de yapılması beklenen genel seçimlerin sonrasına bırakmayı değerlendirdi. Sahadaki gerilimin artması ve mevcut durumun aciliyeti nedeniyle yaptırım takviminin öne çekildiği aktarıldı.</p>

<p>Temmuz ayında göreve gelen İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband da İsrail politikasında yeni bir dönem başlatmak istediğini açıklamıştı. Miliband, ticari kısıtlamaların iki devletli çözüm için gerekli zeminin korunmasına yönelik olduğunu kaydetti.</p>

<h3>İSRAİL CUMHURBAŞKANI HERZOG KARARA TEPKİ GÖSTERDİ</h3>

<p>İsrail Cumhurbaşkanı İshak Herzog, Kudüs’te katıldığı bir etkinlikte Batılı ülkelerin kararını eleştirdi. Herzog, yaptırımların “ciddi bir muhakeme hatası” olduğunu savunurken, İngiltere’nin “tarihin yanlış tarafında yer aldığını” öne sürdü.</p>

<p>Yaptırımların İsrail’de ekim ayının sonunda yapılması beklenen seçimlere müdahale niteliği taşıdığını ileri süren Herzog, sorunların yaptırım yerine diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>SMOTRICH’TEN İNGİLTERE BÜYÜKELÇİSİNİN SINIR DIŞI EDİLMESİ ÇAĞRISI</h3>

<p>İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de İngiltere’nin kararına tepki göstererek Londra yönetiminin Tel Aviv Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesi çağrısında bulundu. Smotrich ile İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir daha önce İngiltere dahil bazı ülkelerin yaptırım listesine alınmıştı.</p>

<p>İsrail basınında yer alan haberlere göre Tel Aviv yönetimi, ticaret yasağına karşılık olarak Gazze Şeridi’ne ilişkin barış planının yürütüldüğü Kiryat Gat Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi’nde görev yapan İngiliz temsilcileri sınır dışı etmeyi değerlendirebilir. İngiltere, söz konusu karargahta ABD ve İsrail’in ardından en büyük üçüncü askeri gücü temsil ediyor.</p>

<h3>ABD BÜYÜKELÇİSİ HUCKABEE’DEN YAPTIRIM TEPKİSİ</h3>

<p>ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de BBC’ye verdiği röportajda yaptırımlara karşı çıktı. Huckabee, alınan kararın “Yahudi halkına yönelik ayrımcılık” anlamına geldiğini savunarak Washington yönetiminin söz konusu adıma karşılık vereceğini söyledi.</p>

<p>Huckabee, İngiltere’deki İşçi Partisi hükümetini hedef alırken, İsrail’i boykot eden şirketlerle iş yapılmasını yasaklayan bazı ABD eyaletlerinde İngiltere’nin kamu ihalelerine ve yatırımlarına erişiminin zorlaşabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h3>BURNHAM İLE TRUMP ORTADOĞU’YU GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>İngiltere Başbakanı Andy Burnham, pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Ortadoğu’daki gelişmeler ele alınırken Burnham, iki devletli çözümün önemine dikkat çekti.</p>

<p>Başbakan Burnham, partisinin önceki lideri Keir Starmer döneminde izlenen politikayı sürdürüyor. İngiltere, Starmer döneminde 2025 yılında Filistin devletini tanımış ve Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini finanse ettiği belirtilen şebekelere yaptırım uygulamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KARAR İŞÇİ PARTİSİ İÇİNDE FARKLI YORUMLARA YOL AÇTI</h3>

<p>Batı Şeria’daki yerleşimlerde üretilen ürünlere yönelik ticaret yasağı İngiltere’de iktidardaki İşçi Partisi içinde de farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı milletvekilleri kararı desteklerken, bazı milletvekilleri ise kendi seçim bölgelerindeki Yahudi seçmen dengelerini de gerekçe göstererek yasağın sınırları aştığını savundu.</p>

<p>İngiltere Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinde yaşanan artışın yaptırım kararını gerekli hale getirdiğini ifade etti. McFadden, yaptırıma rağmen İsrail’in İngiltere açısından önemli bir ticaret ortağı olmaya devam edeceğini belirtti.</p>

<h3>İKİLİ TİCARET HACMİ 6 MİLYAR STERLİN</h3>

<p>İngiltere ile İsrail arasındaki yıllık ticaret hacmi yaklaşık 6 milyar sterlin, yaklaşık 8,12 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yaptırım kararının toplam ikili ticaret üzerinde sınırlı bir ekonomik etki yaratması bekleniyor.</p>

<p>Batı Şeria’daki yerleşimlerden çıkan yaş meyve, sebze ve şarap gibi tarımsal ürünler İsrail’in toplam ticaretinde küçük bir pay oluşturuyor. Diplomatik kaynaklar, ürünlerin menşeinin her zaman açık biçimde belirlenememesi nedeniyle ithalat yasağının uygulanmasında teknik güçlüklerle karşılaşılabileceğini belirtiyor.</p>

<h3>BATI ŞERİA’DAKİ YERLEŞİMLERİN STATÜSÜ TARTIŞMA KONUSU</h3>

<p>Birleşmiş Milletler organları ile İngiltere dahil çok sayıda ülke, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini yasa dışı kabul ediyor ve bölgenin askeri işgal altındaki toprak statüsünde olduğunu değerlendiriyor. İsrail yönetimi ise Batı Şeria’nın işgal altında olmadığını, bölgenin “ihtilaflı” statüde bulunduğunu savunuyor.</p>

<p>Tartışmaların merkezindeki projelerden biri E1 yerleşim projesi olarak öne çıkıyor. Projenin hayata geçirilmesi halinde Batı Şeria’nın kuzey ve güney bölümleri arasındaki coğrafi bütünlüğün kesintiye uğrayabileceği ve bağımsız bir Filistin devletinin toprak bütünlüğünün etkilenebileceği belirtiliyor.</p>

<h3>BATI ŞERİA’DA ŞİDDET YENİDEN TIRMANDI</h3>

<p>Batı Şeria’da İsrailli yerleşimciler ile Filistinliler arasındaki şiddet olayları son günlerde yeniden arttı. Pazar günü Kalkilya yakınlarındaki Jajja köyüne giren İsrailli yerleşimciler ile Filistinliler arasında yaşanan olaylarda can kaybı ve yaralanmalar meydana geldi.</p>

<p>Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre olaylarda 20 yaşındaki Ömer et-Tubasi hayatını kaybetti, iki Filistinli ise yaralandı. Gelişme, bölgedeki gerilimi artıran olaylardan biri oldu.</p>

<h3>İSRAİL ORDUSU SALDIRGANI VURARAK ÖLDÜRDÜĞÜNÜ AÇIKLADI</h3>

<p>Bir gün sonra Kusra köyünün yakınlarında bulunan Maoz Yehuda yerleşiminde bir İsrailli yerleşimci bıçaklandı. İsrail ordusu, saldırının ardından olay yerinden kaçtığı belirtilen saldırganın askerler tarafından vurularak öldürüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Arka arkaya yaşanan olaylar, Batı Şeria’daki güvenlik durumunu yeniden uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline getirirken Batılı ülkelerin koordineli yaptırım kararının da hızlandırılmasında etkili olan gelişmeler arasında gösterildi.</p>

<h3>NETANYAHU’DAN YAKLAŞIK 100 YERLEŞİM KARAKOLU İÇİN TALİMAT</h3>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü aldığı istisnai bir kararla Batı Şeria’daki B Bölgesi’nde bulunan yaklaşık 100 ruhsatsız yerleşim karakolunun kaldırılması talimatını verdi. B Bölgesi’nde sivil idare Filistin yönetiminin, güvenlik yetkisi ise İsrail’in kontrolünde bulunuyor.</p>

<p>Netanyahu’nun talimatının uygulanması için herhangi bir takvim açıklanmadı. Yaklaşık 100 ruhsatsız yerleşim karakoluna yönelik karar da İngiltere ve Fransa öncülüğündeki Batılı ülkelerin koordineli ticaret yasağını engellemedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/batili-12-ulkeden-israile-bati-seria-isgali-nedeniyle-yaptirim-uyguladi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/07/bati-seria-44.webp" type="image/jpeg" length="66758"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nijerya ile Boko Haram arasında gizli ateşkes iddiası]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nijerya-ile-boko-haram-arasinda-gizli-ateskes-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nijerya-ile-boko-haram-arasinda-gizli-ateskes-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nijerya hükümeti ile Boko Haram arasında yaklaşık üç aydır kamuoyuna açıklanmayan bir ateşkesin yürürlükte olduğu öne sürüldü. The New Humanitarian’ın haberine göre ateşkes, 360 sivilin serbest bırakılmasının ardından başladı ve 40 gün daha uzatılabilir. Haberde, rehinelerin bırakılması karşılığında Boko Haram’a 5 milyar naira, yaklaşık 3,7 milyon dolar ödendiği de iddia edilirken Abuja yönetimi fidye iddiasını reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nijerya hükümeti ile Boko Haram arasında yaklaşık üç aydır kamuoyuna açıklanmayan bir ateşkes anlaşmasının yürürlükte olduğu ve tarafların sürenin uzatılması üzerinde durduğu öne sürüldü. The New Humanitarian tarafından yayımlanan haberde, ateşkes sürecinin mart ayında Borno eyaletindeki Ngoshe köyünden kaçırılan yüzlerce sivilin serbest bırakılmasına yönelik görüşmelerin ardından başladığı belirtildi.</p>

<p>Habere göre Boko Haram’ın haziran ayında 360 sivili serbest bırakmasının ardından taraflar arasında çatışmaların azaltılmasını öngören bir ateşkes devreye girdi. Örgüt içerisindeki bazı üst düzey isimlerle bağlantılı kaynaklar, mevcut ateşkes süresinin 40 gün daha uzatılmasının beklendiğini ileri sürdü.</p>

<h3>360 SİVİLİN SERBEST BIRAKILMASININ ARDINDAN BAŞLADI</h3>

<p>Ateşkes iddiasının temelinde, Borno eyaletinin Ngoshe köyünden mart ayında kaçırılan yüzlerce sivilin serbest bırakılması amacıyla yürütülen görüşmeler bulunuyor. Taraflar arasındaki temasların ardından Boko Haram’ın haziran ayında 360 sivili serbest bıraktığı bildirildi.</p>

<p>Söz konusu gelişmenin ardından bölgede saldırıların belirgin biçimde azaldığı öne sürüldü. Yerel kaynaklar, özellikle Ngoshe çevresinde Boko Haram tarafından düzenlenen saldırıların ateşkesin başlamasından bu yana durduğunu ifade etti.</p>

<h3>ATEŞKESİN 40 GÜN DAHA UZATILMASI BEKLENİYOR</h3>

<p>Boko Haram içerisindeki bazı üst düzey isimlerle bağlantısı bulunduğu belirtilen kaynaklar, yaklaşık üç aydır devam eden ateşkesin sona ermek üzere olduğunu ancak tarafların sürenin uzatılmasına sıcak baktığını ileri sürdü.</p>

<p>Kaynaklara göre ateşkesin 40 gün daha uzatılması gündemde. Nijerya hükümeti, Savunma Bakanlığı ve ordu yetkililerinin ise The New Humanitarian’ın ateşkes iddiasına ilişkin sorularına haber yayımlanana kadar yanıt vermediği belirtildi.</p>

<h3>5 MİLYAR NAİRALIK FİDYE İDDİASI</h3>

<p>Haberde, rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayan anlaşmanın mali bir unsur da içerdiği öne sürüldü. Nijerya hükümetinin Boko Haram’a 5 milyar naira, yaklaşık 3,7 milyon dolar fidye ödediği iddia edildi.</p>

<p>Abuja yönetimi ise Boko Haram’a fidye ödendiği yönündeki iddiaları reddetti. Ateşkesin koşulları ve taraflar arasında hangi başlıklarda mutabakata varıldığı konusunda resmi makamlar tarafından ayrıntılı bir açıklama yapılmadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ATEŞKESİN KALICI OLUP OLMAYACAĞI BELİRSİZ</h3>

<p>Çatışma araştırmacısı Malik Samuel, ateşkesin tarafların kısa vadeli çıkarlarına hizmet eden taktik bir anlaşma olabileceğini belirtti. Samuel, söz konusu sürecin çatışmanın genel seyrini değiştirecek kalıcı bir barış anlaşmasına dönüşüp dönüşmeyeceğinin henüz net olmadığını ifade etti.</p>

<p>Bölgedeki kaynaklar da Boko Haram’ın ateşkes dönemini Mandara Dağları çevresindeki konumunu güçlendirmek ve bölgeye yeni ekipman sevk etmek amacıyla kullanabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3>IŞİD ATEŞKESİN DIŞINDA</h3>

<p>İddia edilen ateşkesin Boko Haram’ın bölgesel rakibi olan IŞİD’in Batı Afrika kolunu kapsamadığı bildirildi. Boko Haram ile IŞİD bağlantılı yapı arasındaki çatışmaların ateşkes döneminde de devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Nijerya güvenlik çevrelerinde ise Boko Haram lideri İbrahim Bakura Doro ile yürütülebilecek bir diyaloğun ilerleyen dönemde IŞİD’e karşı yeni bir güvenlik dengesi oluşturabileceği yönünde değerlendirmelerin bulunduğu aktarıldı.</p>

<h3>BOKO HARAM’IN IŞİD’E KARŞI KULLANILMASI İHTİMALİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Bazı Nijeryalı güvenlik yetkililerinin, Boko Haram ile bir anlaşmaya varılması halinde örgütün IŞİD’e karşı kullanılabileceği ihtimalini gündeme getirdiği belirtildi. Söz konusu yaklaşımın güvenlik bürokrasisi içerisinde tartışıldığı ancak resmi bir politika haline gelip gelmediğinin bilinmediği aktarıldı.</p>

<p>Boko Haram ile IŞİD’in Batı Afrika kolu arasındaki çatışmaların sürmesi, Nijerya’nın kuzeydoğusundaki güvenlik denkleminde iki örgüt arasındaki rekabeti ayrı bir unsur haline getiriyor.</p>

<h3>HÜKÜMET KAMUOYU ÖNÜNDE MÜZAKEREYE KARŞI</h3>

<p>Nijerya hükümeti kamuoyu önünde Boko Haram gibi silahlı örgütlerle müzakere edilmesine karşı sert bir tutum sergiliyor. Devlet Başkanı Bola Tinubu da güvenlik sorunlarıyla mücadele kapsamında orduya 30 bin yeni asker alınacağını ve dört yeni askeri tümen kurulacağını açıklamıştı.</p>

<p>The New Humanitarian’ın haberinde ise hükümet içerisinde yalnızca askeri yöntemlerle Boko Haram sorununa kalıcı çözüm bulunamayacağını düşünen bazı çevrelerin diyalog seçeneğine açık olduğu ileri sürüldü.</p>

<h3>GEÇMİŞTEKİ ATEŞKES GİRİŞİMLERİ KALICI OLMADI</h3>

<p>Nijerya yönetimi ile Boko Haram arasında geçmiş yıllarda da kamuoyuna açıklanmayan çeşitli temaslar ve ateşkes girişimleri gerçekleşti. Söz konusu girişimlerin büyük bölümü kalıcı bir barış sürecine dönüşmeden sona erdi.</p>

<p>Yaklaşık üç aydır devam ettiği öne sürülen yeni ateşkesin uzatılıp uzatılmayacağı, rehinelerin serbest bırakılması sürecine ilişkin yeni adımlar atılıp atılmayacağı ve tarafların kalıcı bir müzakere mekanizması oluşturup oluşturmayacağına ilişkin resmi bir açıklama henüz yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Afrika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nijerya-ile-boko-haram-arasinda-gizli-ateskes-iddiasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/nijerya-boko-haram.jpg" type="image/jpeg" length="92616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taliban, İran bağlantılı Şii merkezini kapattı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-iran-baglantili-sii-merkezini-kapatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-iran-baglantili-sii-merkezini-kapatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afganistan’ın başkenti Kabil’in batısında Şiilere ait Hatemu’n Nebiyyin isimli merkezin tahliye edilmesi yönünde alınan karar protestolara neden oldu. Gösteriler sırasında İslam Emirliği’ne bağlı güvenlik güçleri ile protestocular arasında gerginlik yaşanırken, bazı kişilerin ve Şii din adamlarının gözaltına alındığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afganistan’ın başkenti Kabil’in batısında bulunan ve Şiilere ait olduğu belirtilen Hatemu’n Nebiyyin isimli merkezin tahliye edilmesi yönünde karar alındı. Kararın ilgili çevrelere iletilmesinin ardından bölgede yaşayan Şiiler protesto gösterileri düzenledi.</p>

<p>Cumartesi akşamı gerçekleştirilen gösteriler sırasında İslam Emirliği’ne bağlı güvenlik güçleri ile protestocular arasında gerginlik yaşandı. Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde güvenlik güçlerinin protestoculara müdahale ettiği ve bazı kişileri gözaltına aldığı görüldü.</p>

<h3>PROTESTOLARDA GÖZALTILAR YAŞANDI</h3>

<p>Yerel kaynaklar, protestolar sırasında yalnızca göstericilerin değil, bazı Şii din adamlarının da gözaltına alındığını bildirdi. Gösterilerde yaşanan müdahaleye ilişkin görüntüler sosyal medyada paylaşılırken, bölgede tahliye kararına karşı tepkilerin sürdüğü belirtildi.</p>

<p>İslam Emirliği yönetiminin Hatemu’n Nebiyyin kompleksine yönelik tahliye kararının arkasında ise merkezin üzerinde bulunduğu arazinin mülkiyetine ilişkin uzun süredir devam eden bir tartışmanın bulunduğu aktarıldı.</p>

<h3>TAHLİYE KARARININ MERKEZİNDE ARAZİ TARTIŞMASI VAR</h3>

<p>İslam Emirliği yönetimine yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre Hatemu’n Nebiyyin kompleksinin bulunduğu arazi kamuya ait. Söz konusu kaynaklar, arazinin ABD ve NATO destekli Hamid Karzai yönetiminin ilk dönemlerinde Şii bir din adamı tarafından kamu arazisi olmasına rağmen kullanıma alındığını ve daha sonra üzerine dini merkez ile eğitim kurumu inşa edildiğini ileri sürdü.</p>

<p>İslam Emirliği kaynakları, kompleksin yer aldığı alanın Sınırlar ve Aşiretler Bakanlığı ile bağlantılı Huşhal Han Lisesi’ne ait kamu arazisi olduğunu belirtiyor. Yönetimin tahliye kararının da söz konusu alanın yeniden devlet kurumlarına devredilmesi amacıyla alındığı ifade ediliyor.</p>

<h3>İSLAM EMİRLİĞİ: ARAZİ DEVLETE AİT</h3>

<p>İslam Emirliği’ne yakın kaynaklar, merkezin bulunduğu alanın özel mülkiyet olmadığını ve kamu arazisi statüsünde bulunduğunu savunuyor. Kaynaklara göre tahliye işlemi dini faaliyetlere yönelik bir karar değil, mülkiyet hakkının yeniden kamu kurumlarına devredilmesine yönelik bir uygulama olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Huşhal Han Lisesi’ne ait olduğu belirtilen arazinin yeniden devlet kurumlarının kullanımına verilmesi kararı, tahliye sürecinin temel gerekçesi olarak gösteriliyor.</p>

<h3>Şİİ ÇEVRELER KARARA TEPKİLİ</h3>

<p>Şii çevreler ise tahliye kararına karşı çıkıyor. Kararın yalnızca bir arazi anlaşmazlığı olarak değerlendirilemeyeceğini savunan çevreler, gelişmenin ülkedeki Şii dini kurumlarının faaliyet alanları açısından da endişe yarattığını ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tahliye kararının ardından başlayan protestolar ve yaşanan gözaltılar, mülkiyet tartışmasının yanı sıra ülkedeki Şii toplumu ile İslam Emirliği yönetimi arasındaki ilişkileri de yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3>GÖZLER TAHLİYE SÜRECİNDE</h3>

<p>Hatemu’n Nebiyyin kompleksinin tahliye edilmesine ilişkin kararın nasıl uygulanacağı ve protestolar sırasında gözaltına alınan kişilerin durumu konusunda yeni açıklamaların yapılması bekleniyor. İslam Emirliği yönetimi araziyi kamu mülkiyeti kapsamında değerlendirirken, Şii çevreler kararın dini kurumların faaliyetleri üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.</p>

<p>Tarafların farklı gerekçeler üzerinden değerlendirdiği tahliye süreci, Kabil’deki gelişmelerin merkezinde yer almaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-iran-baglantili-sii-merkezini-kapatti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/taliban-sii.jpg" type="image/jpeg" length="91017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Endonezya'da yanardağ patladı, uçuşlar iptal edildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/endonezyada-yanardag-patladi-ucuslar-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/endonezyada-yanardag-patladi-ucuslar-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endonezya’daki Anak Krakatau Yanardağı’nın patlaması hava ulaşımını durma noktasına getirdi. Yaklaşık 3 bin uçuş iptal edilirken 340 binden fazla yolcu etkilendi. Başkent Cakarta’nın ana havalimanı ile dört havalimanı yeniden açılırken, yanardağın yalnızca sabah saatlerinde en az üç kez daha patladığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Endonezya’da Anak Krakatau Yanardağı’nın patlamasının ardından günlerdir aksayan hava ulaşımı yeniden başlamaya başladı. Yanardağın püskürttüğü yoğun volkanik kül nedeniyle kapatılan başkent Cakarta’nın ana havalimanı ile dört havalimanının gerekli temizlik çalışmalarının ardından yeniden faaliyete geçtiği bildirildi.</p>

<p>Patlamalar nedeniyle yaklaşık 3 bin uçuş iptal edilirken 340 binden fazla yolcunun seyahat planı aksadı. Yetkililer, kritik altyapı ve pistlerdeki volkanik külün temizlenmesiyle havalimanlarının yeniden açıldığını ancak uçuş programlarının tamamen normale dönmesinin zaman alacağını açıkladı.</p>

<h3>3 BİN UÇUŞ İPTAL EDİLDİ</h3>

<p>Anak Krakatau Yanardağı’nın püskürttüğü volkanik kül, Endonezya’daki hava ulaşımında geniş çaplı aksamalara yol açtı. Yaklaşık 3 bin uçuşun iptal edildiği süreçte 340 binden fazla yolcu seyahat edemedi veya planlarında değişiklik yapmak zorunda kaldı.</p>

<p>Hava trafiğinin yeniden başlaması için havalimanlarındaki kritik alanlarda temizlik çalışmaları yürütüldü. Pistler ve uçuş güvenliği açısından önem taşıyan diğer bölümlerde biriken volkanik külün kaldırılmasının ardından havalimanlarının yeniden açılmasına karar verildi.</p>

<h3>CAKARTA’NIN ANA HAVALİMANI YENİDEN AÇILDI</h3>

<p>Başkent Cakarta’nın ana hava ulaşım merkezi olan Soekarno-Hatta Uluslararası Havalimanı da yeniden faaliyete geçti. Ulaştırma Bakanı Dudy Purwagandhi, havalimanında yaklaşık 178 uçağın bulunduğunu ve söz konusu uçakların yeniden sefere başlamadan önce güvenlik kontrollerinden geçirileceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Purwagandhi, “Bu uçakları kullanmaya başlayacağız ancak bunu yapmadan önce uçuşa elverişli olduklarından emin olmak istiyoruz. Bu nedenle biraz daha zamana ihtiyacımız olabilir” ifadelerini kullandı. Yolculardan sabırlı olmalarını isteyen Bakan, tüm uçakların güvenli şekilde havalanabildiğinden emin olmak için denetimlerin sürdürüleceğini belirtti.</p>

<h3>178 UÇAK GÜVENLİK KONTROLÜNDEN GEÇECEK</h3>

<p>Soekarno-Hatta Uluslararası Havalimanı’nda bulunan yaklaşık 178 uçağın volkanik külün oluşturabileceği risklere karşı tek tek kontrolden geçirileceği bildirildi. Uçakların motorları ve diğer kritik parçalarının incelemeye alınması nedeniyle normal uçuş düzenine geçişin kademeli olarak gerçekleşeceği belirtildi.</p>

<p>Volkanik külün uçak motorlarına zarar verebilmesi ve görüş mesafesini düşürmesi, havacılık güvenliği açısından başlıca riskler arasında yer alıyor. Yetkililer, uçuşların tamamen normale dönmesinden önce hem pistlerin hem de uçakların güvenliğinin teyit edileceğini açıkladı.</p>

<h3>PİSTLERDEKİ VOLKANİK KÜL TEMİZLENDİ</h3>

<p>Havalimanlarının yeniden açılabilmesi için pistlerden ve diğer kritik altyapı alanlarından volkanik kül temizlendi. Volkanik külün uçak motorlarına girmesi halinde ciddi teknik sorunlara yol açabileceği, aynı zamanda görüş koşullarını bozarak kalkış ve iniş güvenliğini etkileyebileceği belirtildi.</p>

<p>Temizlik çalışmalarının tamamlanmasının ardından hava trafiği yeniden başlatıldı. Uçuş programlarının iptal edilen seferler ve güvenlik kontrolleri nedeniyle hemen eski düzene dönmeyeceği, normalleşmenin aşamalı olarak gerçekleşeceği bildirildi.</p>

<h3>YANARDAĞ SABAH SAATLERİNDE ÜÇ KEZ DAHA PATLADI</h3>

<p>Cava ve Sumatra adaları arasındaki Sunda Boğazı’nda bulunan Anak Krakatau’daki volkanik hareketlilik sürüyor. Endonezya Jeoloji Ajansı Başkanı Lana Saria, yanardağın yalnızca sabah saatleri itibarıyla en az üç kez daha patladığını açıkladı.</p>

<p>Havalimanlarının yeniden faaliyete geçmesine rağmen yanardağdaki hareketliliğin devam etmesi nedeniyle bölgedeki gelişmeler yakından takip ediliyor. Yetkililer, hava trafiğinin güvenlik koşullarına bağlı olarak kademeli şekilde sürdürüleceğini belirtiyor.</p>

<h3>ANAK KRAKATAU NASIL ORTAYA ÇIKTI?</h3>

<p>Adı “Krakatau’nun Çocuğu” anlamına gelen Anak Krakatau, yaklaşık bir asır önce denizden yükselerek oluştu. Yanardağın ortaya çıkışı, 1883 yılında Krakatau’da meydana gelen ve tarihin en yıkıcı volkanik felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen büyük patlamanın ardından gerçekleşti.</p>

<p>1883’teki patlama, Krakatau’nun yapısını büyük ölçüde değiştirdi. Sonraki yıllarda aynı bölgede yeniden başlayan volkanik faaliyetler sonucunda deniz seviyesinin üzerinde yükselen yeni volkanik yapı Anak Krakatau adını aldı.</p>

<h3>2018’DE TSUNAMİYE NEDEN OLMUŞTU</h3>

<p>Anak Krakatau, yakın geçmişte de büyük can kaybına yol açan bir felaketle gündeme geldi. 2018 yılında yanardağın bir bölümünün çökmesi sonucunda oluşan tsunami, Sunda Boğazı çevresindeki yerleşim yerlerini etkiledi.</p>

<p>Tsunami nedeniyle 400’den fazla kişi hayatını kaybederken binlerce kişi evlerinden oldu. Son patlamaların ardından havalimanları yeniden açılmış olsa da Anak Krakatau’daki volkanik hareketlilik nedeniyle bölgedeki hava trafiği ve güvenlik önlemleri yakından takip edilmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/endonezyada-yanardag-patladi-ucuslar-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/endonezya-4444.jpg" type="image/jpeg" length="25280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savaş suçlusu Mladiç'in kahraman gibi uğurlanması tepki çekti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/savas-suclusu-mladicin-kahraman-gibi-ugurlanmasi-tepki-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/savas-suclusu-mladicin-kahraman-gibi-ugurlanmasi-tepki-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Srebrenitsa Soykırımı ve Bosna Savaşı’ndaki suçlar nedeniyle müebbet hapse mahkûm edilen Ratko Mladiç için Belgrad’da düzenlenen cenaze törenine tepki gösterdi. Keçeli, mahkeme kararlarının reddedilmesi ve hüküm giymiş faillerin kahramanlaştırılmaya çalışılmasının mağdurların acılarını derinleştirdiğini ve Balkanlar’daki barış çabalarına zarar verdiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Sırp general Ratko Mladiç için Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenen cenaze törenine ilişkin açıklama yaptı. Sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Keçeli, soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından uluslararası mahkemelerce kesin hükümle mahkûm edilen Mladiç’in cenaze töreninin, işlenen suçları ve yaşanan insani acıları inkâr edecek şekilde kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.</p>

<p>Keçeli, savaş suçlarından hüküm giymiş kişilerin kahramanlaştırılmasına yönelik girişimlerin hem mağdurlar hem de yakınları açısından yeni acılara yol açtığını belirtirken, benzer tutumların Balkanlar’da yıllardır sürdürülen barış ve uzlaşı çabalarını da olumsuz etkilediğini kaydetti.</p>

<h3>“KAHRAMANLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILMASI KABUL EDİLEMEZ”</h3>

<p>Öncü Keçeli açıklamasında, “Soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından ötürü uluslararası mahkemelerce kesin hükümle mahkum edilmiş olan Ratko Mladiç’in cenaze töreninin, işlenen ağır suçların ve yaşanan insani acıların inkarı anlamına gelecek şekilde istismar edilmesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Keçeli, uluslararası mahkemelerin verdiği kararların reddedilmesinin veya savaş suçlarından hüküm giymiş faillerin kahramanlaştırılmaya çalışılmasının mağdurların ve yakınlarının acılarını derinleştirdiğini belirtti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, söz konusu yaklaşımın bölgede barış ve uzlaşı amacıyla uzun süredir sürdürülen çalışmalara da zarar verdiğini vurguladı.</p>

<h3>“BALKANLAR’IN İHTİYACI ORTAK BİR GELECEK”</h3>

<p>Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Balkanlar’da geçmişte yaşanan olaylardan gerekli derslerin çıkarılması gerektiğini ifade etti. Bölgenin ihtiyacının huzurlu, müreffeh ve ortak bir geleceğin birlikte inşa edilmesi olduğunu belirten Keçeli, geçmişte yaşanan suçların inkâr edilmesinin veya faillerin yüceltilmesinin uzlaşı sürecine katkı sağlamayacağını kaydetti.</p>

<p>Keçeli, “Balkanlar’ın ihtiyacı, geçmişten gerekli derslerin çıkarılarak huzurlu, müreffeh ve ortak bir geleceğin birlikte inşa edilmesidir” ifadelerine yer verdi.</p>

<h3>SREBRENİTSA KURBANLARINI ANDI</h3>

<p>Açıklamasında Srebrenitsa Soykırımı kurbanlarını da anan Keçeli, Bosna Savaşı sırasında hayatını kaybeden tüm masum insanlar için başsağlığı mesajı verdi. Keçeli, “Bu vesileyle, başta Srebrenitsa soykırımı kurbanları olmak üzere Bosna Savaşı sırasında hayatını kaybeden tüm masum insanları bir kez daha saygıyla anıyor, yakınlarının acılarını paylaşıyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin ve savaş suçlarının hatırlanmasının Balkanlar’da barış ve uzlaşı sürecinin korunması açısından önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<h3>MLADİÇ İÇİN BELGRAD’DA ASKERİ TÖREN DÜZENLENDİ</h3>

<p>Srebrenitsa Soykırımı ve Bosna Hersek’teki savaş suçları nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Ratko Mladiç, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenen askeri törenle toprağa verildi. “Bosna Kasabı” olarak da anılan Mladiç’in cenazesine binlerce kişinin katıldığı belirtildi.</p>

<p>Sırbistan Ordusu’na bağlı tören birliğinin de cenaze sırasında askeri tören kapsamında ateş ettiği bildirildi. Savaş suçlarından hüküm giymiş Mladiç için askeri tören düzenlenmesi, Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında yer alan “kahramanlaştırma” eleştirisinin de merkezinde yer aldı.</p>

<h3>MLADİÇ 27 AĞUSTOS’TA HAPİSHANEDE ÖLDÜ</h3>

<p>Bosnalı Sırp eski General Ratko Mladiç, 27 Ağustos’ta Hollanda’nın Lahey kentinde tutuklu bulunduğu hapishanede 84 yaşında hayatını kaybetti. Mladiç, 1995 yılının temmuz ayında 8 bini aşkın Müslümanın sistematik biçimde öldürüldüğü Srebrenitsa Soykırımı’ndan suçlu bulunmuştu.</p>

<p>Mladiç hakkındaki yargılama sürecinde Srebrenitsa’daki soykırımın yanı sıra Bosna Hersek savaşı sırasında işlenen insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları da dosyaya girdi. Uluslararası yargı mercileri tarafından verilen kararlarla Mladiç’in cezai sorumluluğu kesinleşti.</p>

<h3>2017’DE MÜEBBET HAPİS CEZASI VERİLDİ</h3>

<p>Birleşmiş Milletler’in Eski Yugoslavya Ceza Mahkemesi, Ratko Mladiç’i 22 Kasım 2017’de soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları nedeniyle müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkemenin kararı, Mladiç’in Bosna Savaşı sırasında işlenen ağır suçlardaki sorumluluğunu hükme bağladı.</p>

<p>Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması’nın Temyiz Dairesi de 2021 yılında verilen mahkûmiyet kararını ve müebbet hapis cezasını onadı. Kararın kesinleşmesinin ardından Mladiç cezasını Lahey’deki hapishanede çekmeye devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/savas-suclusu-mladicin-kahraman-gibi-ugurlanmasi-tepki-cekti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/miladic-1.jpg" type="image/jpeg" length="71421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adidas reklamında İsrail askerini oynattı, boykot çağrıları yükseldi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/adidas-reklaminda-israil-askerini-kullandi-boykot-cagrilari-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/adidas-reklaminda-israil-askerini-kullandi-boykot-cagrilari-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adidas’ın uzuv farklılığı bulunan kişilere yönelik “Single Shoe” kampanyasının İsrail’deki tanıtımında eski bir İsrail askerine yer vermesi tepkilere yol açtı. Gazze’de 5 binden fazla ampütasyon yapıldığına dikkat çeken aktivistler boykot çağrısında bulunurken, Adidas kampanyanın yerel bir girişim olduğunu belirterek özür diledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alman spor giyim markası Adidas, İsrail’de yayımlanan ve eski bir İsrail askerinin yer aldığı reklam kampanyası nedeniyle gelen tepkilerin ardından özür açıklaması yaptı. Tartışmanın merkezinde, uzuv farklılığı bulunan kişilerin bir çift yerine yalnızca ihtiyaç duydukları tek ayakkabıyı satın alabilmelerini sağlayan “Single Shoe” hizmetinin İsrail’deki tanıtımı yer aldı.</p>

<p>Kampanyada, 2021 yılında İsrail ordusunda görev yaptığı sırada yaralanan ve sol bacağı ampute edilen Shalev Biton’un kullanılması sosyal medyada tepki çekti. Filistin yanlısı aktivistler, Gazze’de binlerce kişinin uzuvlarını kaybettiğine dikkat çekerek eski bir İsrail askerinin ampütasyon temalı bir kampanyada öne çıkarılmasını eleştirdi.</p>

<h3>ESKİ İSRAİL ASKERİ KAMPANYADA YER ALDI</h3>

<p>Shalev Biton, Adidas’ın İsrail’deki mağazalarında sergilenen kampanya afişlerinde yer alan engelli 11 sporcudan biri oldu. Biton’un sol bacağının, 2021 yılında İsrail ordusunda görev yaparken yaralanmasının ardından ampute edildiği belirtildi.</p>

<p>Eski bir İsrail askerinin uzuv kaybı odağındaki kampanyada yer alması, özellikle Gazze’de devam eden ağır yaralanmalar ve ampütasyonlar üzerinden eleştirildi. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı Adidas’a tepki gösterirken, şirkete yönelik boykot çağrıları da gündeme geldi.</p>

<h3>GAZZE’DE 5 BİNDEN FAZLA AMPÜTASYON</h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün mayıs ayında yayımladığı tahminlere göre Gazze’de Ekim 2023’ten bu yana travmatik yaralanmalar nedeniyle 5 binden fazla uzuv ampütasyonu gerçekleştirildi. Aynı dönemde 22 binden fazla ciddi kol ve bacak yaralanmasının kayıtlara geçtiği bildirildi.</p>

<p>Kalıcı sonuçlara yol açan ağır yaralanmaları yaşayan kişilerin yaklaşık dörtte birinin çocuklardan oluştuğu tahmin edildi. Adidas kampanyasına yönelik eleştirilerde de Gazze’deki ampütasyonların boyutu ile kampanyada eski bir İsrail askerinin kullanılması arasındaki karşıtlık öne çıkarıldı.</p>

<h3>JAVIER BARDEM’DEN BOYKOT ÇAĞRISI</h3>

<p>Kampanyaya tepki gösteren isimler arasında İspanyol oyuncu Javier Bardem de yer aldı. Bardem, gelişmelerin ardından tüketicilere Adidas ürünlerini boykot etme çağrısında bulundu.</p>

<p>Sosyal medyada tepkilerin büyümesinin ardından Adidas pazartesi günü bir açıklama yayımladı. Şirket, “Yerel ekip tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen bir tanıtımda kullanılan bir görselin endişelere ve güçlü tepkilere yol açtığının farkındayız” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ADIDAS ÖZÜR DİLEDİ</h3>

<p>Adidas, tartışma konusu olan kampanyanın küresel ölçekte yürütülen bir çalışma olmadığını ve İsrail’deki yerel ekip tarafından hazırlandığını belirtti. Şirket açıklamasında kampanyanın kimseyi incitme amacı taşımadığını ifade ederek özür diledi.</p>

<p>Şirket, “Amacımız hiçbir zaman kimseyi incitmek değildi. Etkilenen herkesten özür diliyoruz” açıklamasını yaptı. Kampanyayla ilgili tepkilerin ardından Adidas’ın söz konusu görsele ilişkin açıklaması da kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<h3>“TEK AYAKKABI” UYGULAMASI NASIL ÇALIŞIYOR?</h3>

<p>Adidas’ın “Single Shoe”, Türkçe karşılığıyla “Tek Ayakkabı” hizmeti, uzuv farklılığı bulunan kişilerin kullanamayacakları bir çift ayakkabı yerine yalnızca ihtiyaç duydukları tek ayakkabıyı satın alabilmeleri amacıyla geliştirildi.</p>

<p>Şirket, uygulamayı ocak ayında 23 Avrupa ülkesinde hayata geçirdi. Program kapsamında Adidas’ın kendi mağazalarında tek ayakkabı, bir çift ayakkabının satış fiyatının yüzde 50’si karşılığında müşterilere sunuluyor.</p>

<h3>PROGRAM ORTA DOĞU’YA DA GENİŞLETİLDİ</h3>

<p>Adidas, hizmetin engelli gruplarıyla gerçekleştirilen görüşmelerin ardından geliştirildiğini açıkladı. Program daha sonra Avrupa’nın yanı sıra Asya ve Orta Doğu’daki bazı ülke ve bölgelere de genişletildi.</p>

<p>Uygulamanın Filistin, Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Mısır’da da kullanıma sunulduğu belirtildi. İsrail’de gerçekleştirilen yerel tanıtım çalışması ise Shalev Biton’un kampanyada yer alması nedeniyle tartışmaların merkezine oturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ADIDAS DAHA ÖNCE DE BOYKOT ÇAĞRILARIYLA KARŞILAŞTI</h3>

<p>Adidas, İsrail-Filistin meselesiyle bağlantılı olarak daha önce de çeşitli tartışmaların odağında yer aldı. Şirket, 2012 yılında güzergahının işgal altındaki Doğu Kudüs’ten geçmesi nedeniyle tepki çeken Kudüs Maratonu’na sponsor olduğu gerekçesiyle Arap spor yetkililerinin boykot çağrılarıyla karşılaşmıştı.</p>

<p>Adidas, bir sonraki yıl Kudüs Maratonu’nun sponsorları arasında yer almadı. 2018 yılında ise 130’dan fazla Filistinli futbol kulübü ve spor kuruluşu, şirkete İsrail Futbol Federasyonu sponsorluğunu sonlandırması çağrısında bulundu.</p>

<h3>İSRAİL FUTBOL FEDERASYONU SPONSORLUĞU SONA ERMİŞTİ</h3>

<p>Adidas daha sonraki dönemde İsrail Futbol Federasyonu sponsorluğunu sona erdirdi. Şirket, aldığı kararın Filistinli grupların yürüttüğü kampanya sonucunda verildiği yönündeki değerlendirmeleri doğrulamadı.</p>

<p>İsrail-Filistin meselesiyle bağlantılı tartışmalar farklı dönemlerde Adidas’ın reklam ve sponsorluk faaliyetleri üzerinden yeniden gündeme gelirken, son olarak “Single Shoe” kampanyasında eski bir İsrail askerinin kullanılması boykot çağrılarına ve şirketin özür açıklamasına neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/adidas-reklaminda-israil-askerini-kullandi-boykot-cagrilari-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/adidas-44.jpg" type="image/jpeg" length="21868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'dan Almanya'ya misillleme, konsolosluğu kapattı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusyadan-almanyaya-misillleme-konsoloslugu-kapatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rusyadan-almanyaya-misillleme-konsoloslugu-kapatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya, Almanya’nın geçen hafta Bonn’daki Rusya Başkonsolosluğu ile Berlin’deki Rus Evi kültür merkezini kapatma kararına karşılık verdi. Moskova yönetimi, Almanya’nın St. Petersburg Başkonsolosluğu’nun 18 Eylül’e kadar faaliyetlerini durdurmasını ve tüm diplomatlar ile çalışanların ülkeyi terk etmesini istedi. Karar, Berlin ile Moskova arasında Leipzig/Halle Havalimanı’na yönelik başarısız insansız hava aracı saldırısı iddiaları sonrasında tırmanan diplomatik gerilimin yeni adımı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya ile Almanya arasındaki diplomatik gerilim yeni bir karşılıklı kapatma kararıyla tırmandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Almanya’nın St. Petersburg’daki başkonsolosluğunun faaliyetlerine son verilmesi talimatını verdi. Karara göre başkonsolosluğun 18 Eylül’e kadar kapatılması ve kurumda görev yapan tüm diplomatlar ile çalışanların Rusya’dan ayrılması gerekiyor.</p>

<h3>ALMAN BAŞKONSOLOSLUĞU 18 EYLÜL’E KADAR KAPATILACAK</h3>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı pazartesi günü yaptığı açıklamada, Almanya’nın ülkenin ikinci büyük kenti St. Petersburg’daki başkonsolosluğunun faaliyetlerinin sona erdirileceğini duyurdu. Bakanlık, diplomatik temsilcilikte görev yapan personelin de 18 Eylül’e kadar Rusya’dan ayrılmasını istedi.</p>

<p>Moskova’nın kararı, Almanya’nın geçen hafta Rusya’ya ait iki diplomatik ve kültürel kurumu kapatmasının ardından geldi. Karşılıklı adımlar, Rusya’nın Ukrayna savaşı sonrasında önemli ölçüde kötüleşen Berlin-Moskova ilişkilerindeki gerilimi daha da artırdı.</p>

<h3>MOSKOVA: YENİ GERİLİM TURUNU ALMANYA BAŞLATTI</h3>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Telegram üzerinden yayımladığı açıklamada, Almanya’nın iki ülke arasındaki ilişkilerde “yeni bir gerilim turunu kışkırttığını” savundu. Bakanlık, alınan kararların sonuçlarından Almanya’nın “tamamen sorumlu” olduğunu belirtti.</p>

<p>Rus yönetimi, St. Petersburg Başkonsolosluğu’nun kapatılmasını Berlin’in Rus diplomatik kurumlarına yönelik kararlarına karşılık atılmış bir adım olarak duyurdu.</p>

<h3>ALMANYA RUSYA’YI LEIPZIG HAVALİMANI SALDIRISIYLA SUÇLADI</h3>

<p>Berlin ile Moskova arasındaki son gerilim, Almanya’nın Leipzig/Halle Havalimanı’na yönelik başarısız bir insansız hava aracı saldırısının arkasında Rusya’nın bulunduğunu öne sürmesiyle başladı. Almanya, söz konusu saldırı girişiminin Moskova bağlantılı olduğunu savundu.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Almanya’nın iddialarını reddetti. Putin, ayrıntılı kanıt sunmadan olayla ilgili delillerin “yerleştirildiğini” öne sürdü.</p>

<h3>BERLİN İKİ RUS KURUMUNU KAPATTI</h3>

<p>Almanya, insansız hava aracı saldırısına ilişkin suçlamaları açıklamasının ardından Rusya’nın Bonn’daki Başkonsolosluğu’nun ve Berlin’de faaliyet gösteren Rus Evi kültür merkezinin kapatılmasına karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Berlin’in kararının ardından Moskova yönetimi de Almanya’nın Rusya’daki kültürel varlığına yönelik adım attı. Rusya, ülkedeki tüm Goethe-Institut şubelerinin kapatılmasını istedi ve kurum çalışanlarına Rusya’dan ayrılmaları için süre verdi.</p>

<h3>LAVROV’DAN ALMANYA’YA “GERÇEK SAVAŞ” SUÇLAMASI</h3>

<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya’nın Leipzig/Halle Havalimanı’ndaki insansız hava aracı saldırısıyla ilgili suçlamalarına tepki gösterdi. Lavrov, söz konusu iddiaların “gerçek bir savaşın başlangıcı” anlamına geldiğini savundu.</p>

<p>Lavrov ayrıca Almanya’nın Rus diplomatik kurumlarını kapatma kararlarını “kesinlikle kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Berlin’in attığı adımları İkinci Dünya Savaşı öncesindeki gelişmelerle karşılaştıran Lavrov, Almanya’yı “yeniden savaş istemekle” suçladı.</p>

<h3>RUSYA-ALMANYA İLİŞKİLERİ 2022’DEN BU YANA GERİLİYOR</h3>

<p>Moskova ile Berlin arasındaki ilişkiler, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından hızla kötüleşti. Almanya, savaşın başlamasından bu yana Ukrayna’nın Avrupa’daki en güçlü destekçileri arasında yer aldı.</p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Berlin yönetimi Ukrayna’ya 50 milyar dolardan fazla sivil yardım ayırırken, askeri destek miktarı yaklaşık 67 milyar dolara ulaştı.</p>

<h3>PUTİN BATI’NIN UKRAYNA DESTEĞİNE TEPKİ GÖSTERİYOR</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya sağladığı askeri ve ekonomik desteği birçok kez eleştirdi. Moskova yönetimi, söz konusu desteğin savaşın devam etmesinde etkili olduğunu savunuyor.</p>

<p>Almanya’nın Ukrayna’ya sağladığı geniş çaplı yardım da Berlin ile Moskova arasındaki anlaşmazlıkların temel başlıklarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<h3>GOETHE-INSTITUT ŞUBELERİ DE KAPATILIYOR</h3>

<p>Moskova, Almanya’nın Rus kurumlarına yönelik kararlarına karşılık olarak ülkede faaliyet gösteren Goethe-Institut şubelerinin tamamının kapatılması talimatını verdi. Kurum çalışanlarının da pazar gününe kadar Rusya’dan ayrılması istendi.</p>

<p>St. Petersburg’daki Alman Başkonsolosluğu’nun kapatılması kararıyla birlikte iki ülke arasındaki diplomatik ve kültürel temsil düzeyi daha da daralmış oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusyadan-almanyaya-misillleme-konsoloslugu-kapatti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 23:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/rusya-almanya-gerilim-lavrov.jpg" type="image/jpeg" length="83768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye’den Arap Birliği toplantısında İran ve İsrail’e tepki]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeden-arap-birligi-toplantisinda-iran-ve-israile-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeden-arap-birligi-toplantisinda-iran-ve-israile-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında Şam yönetiminin İran’ın Arap topraklarını anlaşmazlıklarını çözmek veya saldırılar için bir platform olarak kullanmasını reddettiğini söyledi. İsrail’in Suriye’deki faaliyetlerine de tepki gösteren Şeybani, ABD arabuluculuğunda saldırıların ve ihlallerin sona erdirilmesi için müzakereler yürütüldüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında bölgesel gelişmeler, İran’ın politikaları, İsrail’in Suriye’deki faaliyetleri ve Golan Tepeleri konusunda açıklamalarda bulundu. Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre Şeybani, Şam yönetiminin Arap topraklarının İran tarafından anlaşmazlıkların çözümü veya saldırıların gerçekleştirilmesi amacıyla kullanılmasına karşı olduğunu ifade etti.</p>

<h3>SURİYE’DEN İRAN’A ARAP TOPRAKLARI MESAJI</h3>

<p>Şeybani, Suriye’nin Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerde diyalog ve iş birliğini öncelediğini belirterek özellikle komşu Arap ülkeleriyle güvenlik ve ekonomi alanlarında daha yakın ilişkiler kurulmasını desteklediklerini söyledi.</p>

<p>Suriye Dışişleri Bakanı, İran’ın Arap topraklarını kendi anlaşmazlıklarının çözümü için kullanmasına veya saldırılar düzenlemek amacıyla bir platform haline getirmesine karşı olduklarını dile getirdi. Şeybani, bölgesel sorunların diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3>GOLAN TEPELERİ KONUSUNDA KOLOMBİYA AÇIKLAMASI</h3>

<p>Toplantıda İsrail işgali altındaki Suriye’ye ait Golan Tepeleri konusuna da değinen Şeybani, Kolombiya’nın kısa süre önce İsrail’in bölgeyi ilhakını tanıdığını söyledi.</p>

<p>Şeybani, söz konusu adımın ardından İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki ilhakını kınayan Arap ülkelerine teşekkür etti. Suriye yönetimi, Golan Tepeleri üzerindeki egemenlik iddiasını sürdürürken İsrail’in bölgedeki kontrolünü işgal olarak tanımlıyor.</p>

<h3>“İSRAİL YENİ NÜFUZ ALANLARI OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYOR”</h3>

<p>Şeybani, Suriye’deki son siyasi gelişmelerin İsrail’in sahadaki faaliyetlerini artırdığı bir döneme denk geldiğini belirtti. İsrail’in yeni nüfuz alanları oluşturmayı ve Suriye’nin toparlanma sürecini sekteye uğratmayı amaçlayan bir tırmanış içinde olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Suriye Dışişleri Bakanı, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın başlamasından itibaren Şam yönetiminin Körfez ülkeleri ve Ürdün ile dayanışma içinde olduğunu da ifade etti.</p>

<h3>SURİYE ÇATIŞMANIN İÇİNE ÇEKİLMEK İSTEMİYOR</h3>

<p>Şeybani, Suriye’nin yeniden yapılanma çalışmalarını başka bir yöne çevirecek herhangi bir çatışmanın içine çekilmeyi reddettiğini söyledi. Şam yönetiminin önceliğinin ülkenin yeniden inşası olduğunu belirten Şeybani, bölgesel sorunların diplomatik yöntemlerle çözülmesine bağlı kaldıklarını kaydetti.</p>

<p>Suriye’nin askeri gerilim yerine diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünü ifade eden Şeybani, İsrail ile yaşanan gerilime ilişkin ABD arabuluculuğunda görüşmeler yapıldığını açıkladı.</p>

<h3>ABD ARABULUCULUĞUNDA İSRAİL İLE MÜZAKERELER</h3>

<p>Şeybani, yürütülen müzakerelerin İsrail’in saldırılarının, gözaltılarının ve Suriye topraklarına yönelik girişlerinin sona erdirilmesini amaçladığını söyledi. Görüşmelerde İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesinin de talep edildiğini belirtti.</p>

<p>SANA’nın aktardığına göre Şeybani, “Saldırıların, gözaltıların ve ihlallerin sona erdirilmesini, 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara geri çekilmeyi ve 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na tam uyumun yeniden sağlanmasını amaçlayan ABD arabuluculuğundaki müzakerelere katılıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>1974 KUVVETLERİN AYRIŞTIRILMASI ANLAŞMASI GÜNDEMDE</h3>

<p>Suriye yönetimi, İsrail ile yürütülen temaslarda 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na yeniden tam uyum sağlanmasını talep ediyor. Şeybani’nin açıklamasına göre Şam yönetimi, İsrail’in saldırılarının ve sınır ötesi faaliyetlerinin sona erdirilmesini diplomatik müzakerelerin temel başlıklarından biri olarak görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye Dışişleri Bakanı, ülkesinin yeniden yapılanmaya odaklanmayı sürdürdüğünü ve bölgesel çatışmaların içine çekilmek yerine diplomasi yoluyla güvenlik sorunlarını çözmeyi amaçladığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeden-arap-birligi-toplantisinda-iran-ve-israile-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 23:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/11/seybani-4.jpg" type="image/jpeg" length="11121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lavrov’dan Almanya’ya sert çıkış: “Yine savaş istiyorlar”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/lavrovdan-almanyaya-sert-cikis-yine-savas-istiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/lavrovdan-almanyaya-sert-cikis-yine-savas-istiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Leipzig-Halle Havalimanı’nda bulunan patlayıcı düzenekli İHA sonrası Almanya’nın Rusya’ya yönelik aldığı diplomatik ve kültürel tedbirlere sert tepki gösterdi. Berlin yönetiminin Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğunu kapatma ve Rus Evi’nin sözleşmesini iptal etme kararlarını eleştiren Lavrov, Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı öncesindeki adımlarını hatırlatarak “Onlar yine savaş istiyor” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya ile Rusya arasındaki ilişkiler, Leipzig-Halle Havalimanı’nda Ukrayna’ya ait bir nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzenek tespit edilen bir insansız hava aracının bulunmasının ardından yeni bir gerilim dönemine girdi. Alman makamları olayı “hibrit saldırı” olarak nitelendirerek sorumluluğun Rusya’ya ait olduğunu açıkladı.</p>

<p>Leipzig-Halle Havalimanı, Ukrayna’ya yönelik askeri yardımların önemli bölümünün sevk edildiği ve NATO’nun doğu kanadına cephane gönderiminde kullanılan stratejik merkezlerden biri olarak biliniyor. Olayın ardından yürütülen soruşturma, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri doğrudan etkileyen kararların alınmasına yol açtı.</p>

<h3>ALMANYA SORUMLULUĞU RUSYA’YA YÜKLEDİ</h3>

<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ile Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Leipzig’deki olayın ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Bakanlar, polis soruşturması, olay örgüsü ve istihbarat verilerine dayanarak federal hükümetin saldırının sorumluluğunu Rusya’ya yüklediğini duyurdu.</p>

<p>Dobrindt, ele geçirilen İHA’da Rusya’nın daha önceki hibrit operasyonları ile Ukrayna savaşında bilinen parça, patlayıcı ve ateşleme tekniklerinin kullanıldığını savundu. Alman Bakan, olayın profesyonel biçimde planlandığını belirterek Almanya’nın klasik anlamda savaşta olmadığını ancak her gün hibrit savaşın hedefi haline geldiğini söyledi.</p>

<h3>BONN BAŞKONSOLOSLUĞU KAPATILACAK</h3>

<p>Alman hükümeti, Leipzig-Halle’deki olayın ardından Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğunun 18 Eylül’de kapatılacağını açıkladı. Berlin’de faaliyet gösteren Rus Evi’nin, diğer adıyla Rus Kültür Merkezi’nin sözleşmesinin de iptal edileceği bildirildi.</p>

<p>Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev, Almanya Dışişleri Bakanlığına çağrılarak protesto notası verildi. Berlin yönetimi ayrıca istihbarat alanında ek tedbirler alınacağını ve Ukrayna’ya yönelik sivil ve askeri desteğin sürdürüleceğini duyurdu.</p>

<h3>LAVROV: ALMANLAR YİNE SAVAŞ İSTİYOR</h3>

<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Alman hükümetinin aldığı kararların ardından Rus devlet televizyonuna açıklamalarda bulundu. Almanya’nın Leipzig-Halle Havalimanı’nda bulunan İHA üzerinden Rusya’yı suçlamasına tepki gösteren Lavrov, olayın yeterince araştırılmadan Moskova’nın sorumlu ilan edildiğini savundu.</p>

<p>Lavrov, Almanların bir İHA bulduğunu ve bunun Rusya’ya ait olduğunu açıkladığını belirterek kimsenin olayın esasını araştırmadığını ileri sürdü. Rus Bakan, yaşananları “gerçek bir savaşın başlangıcı” olarak nitelendirdi ve Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı öncesinde de diplomatik temsilcilikleri kapattığını hatırlattı. Lavrov, sözlerinin devamında “Onlar yine savaş istiyor” ifadesini kullandı.</p>

<h3>LAVROV ALMANYA’YI TARİHTEN DERS ÇIKARMAMAKLA SUÇLADI</h3>

<p>Lavrov, Almanya’nın geçmişte yaşananlardan gerekli dersleri çıkarmadığını savundu. Bonn Başkonsolosluğu ile Berlin’deki Rus Kültür Merkezi’ne yönelik kararları diplomatik ilişkiler açısından kabul edilemez olarak değerlendirdi.</p>

<p>Rus Bakan, Berlin’in attığı adımların iki ülke arasındaki diplomatik ve kültürel bağları daha da zayıflattığını öne sürdü. Moskova yönetimi, Almanya’nın suçlamalarının somut kanıtlara dayanmadığını savunmayı sürdürüyor.</p>

<h3>RUSYA SUÇLAMALARI REDDETTİ</h3>

<p>Rusya, Leipzig-Halle Havalimanı’nda bulunan İHA ile bağlantılı olduğu yönündeki suçlamaları kabul etmedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Alman makamlarının sunduğu kanıtları yetersiz ve “uydurma” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Putin, Almanya’nın aldığı yaptırım niteliğindeki kararları “ciddi hata” olarak değerlendirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı da Almanya’nın Moskova Maslahatgüzarını çağırarak protesto notası verdi ve Berlin yönetimini ilişkileri zayıflatmak amacıyla provokasyon yapmakla suçladı.</p>

<h3>ALMANYA’YA GOETHE ENSTİTÜSÜ MİSİLLEMESİ</h3>

<p>Almanya’nın Berlin’deki Rus Evi’nin sözleşmesini iptal etme kararının ardından Moskova yönetimi de karşı adım attı. Sergey Lavrov, Vladivostok’ta düzenlenen Doğu Ekonomik Forumu’nda yaptığı açıklamada Goethe Enstitüsü’nün Rusya’daki faaliyetlerine son verileceğini duyurdu.</p>

<p>Lavrov, Moskova’daki merkez ile St. Petersburg ve Yekaterinburg’daki şubelerin kapatılacağını açıkladı. Rus Bakan, Rus Kültür Merkezi’nin Almanya’dan çıkarılmasının ardından Goethe Enstitüsü şubelerinin kapatılmasının karşılık niteliğinde olduğunu belirtti.</p>

<h3>GOETHE ENSTİTÜSÜ 1992’DEN BERİ RUSYA’DAYDI</h3>

<p>Goethe Enstitüsü, Almanya’nın dünya çapında faaliyet gösteren resmi kültür kurumları arasında bulunuyor. Kurumun temel faaliyetleri arasında Almancanın yurt dışında öğrenilmesini desteklemek, uluslararası kültürel iş birliklerini geliştirmek ve Almanya’nın kültürel, toplumsal ve siyasi yaşamını tanıtmak yer alıyor.</p>

<p>Enstitü 1992 yılından bu yana Rusya’da faaliyet gösteriyordu. Yaklaşık 100 ülkede Almanca dil kursları ve kültürel programlar yürüten Goethe Enstitüsü, son yıllarda Rusya’da faaliyetini sürdüren önemli Alman kültürel kurumlarından biri olarak öne çıkıyordu.</p>

<h3>ST. PETERSBURG BAŞKONSOLOSLUĞU DA GÜNDEMDE</h3>

<p>Rus medyasında yer alan haberlerde Kremlin yönetiminin St. Petersburg’daki Alman Başkonsolosluğunun kapatılmasını da değerlendirdiği belirtildi. Moskova yönetiminin söz konusu konuda henüz resmi bir karar açıklamadığı bildirildi.</p>

<p>Rusya son yıllarda birçok yabancı vakıf ve kuruluşu “istenmeyen örgüt” ilan ederek ülkedeki faaliyetlerine son vermişti. Goethe Enstitüsü ise Rusya’da faaliyet göstermeye devam eden az sayıdaki büyük Alman kültür kurumlarından biri olarak kalmıştı.</p>

<h3>AB VE NATO ALMANYA’YA DESTEK VERDİ</h3>

<p>Almanya’nın Leipzig-Halle’deki olay sonrası aldığı kararlara Avrupa Birliği ve NATO’dan destek geldi. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Berlin yönetimiyle dayanışma mesajı verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Von der Leyen ayrıca Rusya’ya yönelik olası yeni yaptırımların Avrupa Birliği dışişleri bakanları tarafından ele alınacağını açıkladı. Almanya ise Ukrayna’ya yönelik askeri ve sivil desteğini devam ettireceğini bildirdi.</p>

<h3>RUSYA-ALMANYA İLİŞKİLERİNDE YENİ GERİLİM</h3>

<p>Leipzig-Halle Havalimanı’nda bulunan İHA ile başlayan kriz, kısa sürede diplomatik ve kültürel yaptırımlara dönüştü. Almanya Rusya’nın diplomatik temsilciliklerinden biri ile kültür merkezine yönelik karar alırken Moskova da Goethe Enstitüsü’nün Rusya’daki faaliyetlerini sonlandırma kararı açıkladı.</p>

<p>Taraflar karşılıklı olarak protesto notaları verirken Rusya suçlamaları reddediyor, Almanya ise elindeki istihbarat ve soruşturma bulgularının Moskova’nın sorumluluğuna işaret ettiğini savunuyor. İki ülke arasındaki gerilim, Ukrayna-Rusya savaşının devam ettiği dönemde Avrupa’daki güvenlik tartışmalarının da merkezinde yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/lavrovdan-almanyaya-sert-cikis-yine-savas-istiyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/02/lavrov.jpg" type="image/jpeg" length="35355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jamaika’dan Kral Charles’a kölelik tazminatı dilekçesi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/jamaikadan-kral-charlesa-kolelik-tazminati-dilekcesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/jamaikadan-kral-charlesa-kolelik-tazminati-dilekcesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jamaika hükümeti, Afrikalıların ülkede köleleştirilmesinin hukuki boyutuna ilişkin üç sorunun en yüksek yargı mercii olan Gizli Konsey Yargı Komitesi’ne sevk edilmesi amacıyla pazartesi günü Kral Charles’a dilekçe sunacak. Doğrudan ödeme talebi içermeyen başvuruda, köleliğin İngiliz hukukuna göre ya...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Jamaika hükümeti, Afrikalıların ülkede köleleştirilmesinin hukuki boyutuna ilişkin üç sorunun en yüksek yargı mercii olan Gizli Konsey Yargı Komitesi’ne sevk edilmesi amacıyla pazartesi günü Kral Charles’a dilekçe sunacak. Doğrudan ödeme talebi içermeyen başvuruda, köleliğin İngiliz hukukuna göre yasal olup olmadığı, uluslararası hukukun ihlal edilip edilmediği ve İngiltere’nin bugün tazminat ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı sorulacak.</p>

<h3>JAMAİKA KÖLELİK TAZMİNATI İÇİN HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATIYOR</h3>

<p>Jamaika hükümeti, ülkenin sömürge geçmişi ve Afrikalıların köleleştirilmesi konusunda hukuki bir süreci gündeme taşıyor. Jamaika Kültür Bakanı Olivia Grange, ülkenin devlet başkanı konumundaki Kral Charles’a pazartesi günü bir dilekçe sunulacağını ve kölelik döneminin hukuki niteliğine ilişkin üç temel sorunun Gizli Konsey Yargı Komitesi’ne sevk edilmesinin talep edileceğini açıkladı.</p>

<p>Grange, girişimin Afrikalı ataların yüzyıllar boyunca maruz kaldığı ağır istismarların ele alınması konusunda uzun süredir beklenen bir çözüme zemin hazırlayabileceğini söyledi. Jamaika yönetiminin girişimi doğrudan bir tazminat ödemesi talebinden ziyade, olası bir hukuki yükümlülüğün bulunup bulunmadığının belirlenmesini hedefliyor.</p>

<h3>KRAL CHARLES’A ÜÇ KRİTİK SORU SUNULACAK</h3>

<p>Jamaika hükümeti, Kral Charles aracılığıyla Gizli Konsey Yargı Komitesi’ne üç temel sorunun iletilmesini istiyor. Soruların ilki, Afrikalıların Jamaika’da köleleştirilmesinin dönemin İngiliz hukukuna göre yasal olup olmadığına ilişkin olacak.</p>

<p>İkinci soruda köleliğin uluslararası hukuku ihlal edip etmediğinin belirlenmesi istenecek. Üçüncü soruda ise İngiltere’nin bugün Jamaika’ya veya kölelikten etkilenenlere yönelik bir tazminat ödeme konusunda hukuki yükümlülüğü bulunup bulunmadığı değerlendirilecek.</p>

<h3>DİLEKÇE DOĞRUDAN TAZMİNAT TALEBİ İÇERMİYOR</h3>

<p>Jamaika’nın hazırladığı dilekçede İngiltere’den doğrudan belirli bir miktarda ödeme talep edilmiyor. Başvurunun önce Kral Charles’a sunulması, ardından üç hukuki sorunun Gizli Konsey Yargı Komitesi’ne sevk edilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Kral Charles’ın söz konusu sevk işlemi konusunda kişisel takdir yetkisinin bulunmadığı belirtiliyor. Kültür Bakanı Grange, sorulara yanıt alınmasının ardından atılacak sonraki adımların belirleneceğini ifade etti.</p>

<h3>BUCKINGHAM SARAYI SÜRECİ TAKİP EDİYOR</h3>

<p>Buckingham Sarayı, dilekçenin gerekli usullere uygun şekilde sunulmasının sağlanması amacıyla Jamaika Genel Valisi ile yakın iş birliği içinde çalışıldığını açıkladı. Saraydan yapılan açıklamada Kral Charles’ın kölelik geçmişinin daha iyi anlaşılması ve geçmişte yaşanan yanlışların günümüz toplumlarının yararına giderilmesi konusunda daha önce çeşitli açıklamalar yaptığı hatırlatıldı.</p>

<p>Saray sözcüsü, Kral’ın kölelik konusu etrafında daha geniş bir anlayış geliştirilmesine ve geçmişteki yanlışların giderilmesine yönelik yollar bulunmasına ilişkin kişisel ve samimi bağlılığını birçok kez dile getirdiğini belirtti.</p>

<h3>KÖLELİK KALDIRILDI, TAZMİNAT KÖLE SAHİPLERİNE ÖDENDİ</h3>

<p>İngiliz İmparatorluğu’nun büyük bölümünde kölelik 1833 yılında kaldırıldı. Köleliğin sona erdirilmesinin ardından İngiliz hükümeti, köleleştirilen kişilere değil köle sahiplerine tazminat ödedi.</p>

<p>İngiliz hükümeti, köle sahiplerine toplam 20 milyon sterlin ödeme yaptı. Söz konusu paranın sağlanması için kullanılan kredilerin geri ödemesi ise 2015 yılına kadar devam etti.</p>

<h3>GRANGE 2015 YILINA KADAR SÜREN ÖDEMELERE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Kültür Bakanı Olivia Grange, İngiltere’nin köle sahiplerine yapılan tazminatlar için kullanılan borçları 2015 yılına kadar ödemeye devam ettiğini hatırlattı. Grange, Jamaika halkının ve atalarının mülk olarak kabul edildiği bir sistemde köle sahiplerinin maddi kayıplarının telafi edildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Grange, köle sahiplerine yapılan ödemelerin modern döneme kadar devam etmiş olmasını gündeme getirerek Jamaika’nın bugün hukuki bir yola başvurmasının neden değerlendirilmemesi gerektiğini sorguladı. Jamaika hükümetinin başlatacağı süreçte Gizli Konsey Yargı Komitesi’nin vereceği yanıtların sonraki adımlar açısından belirleyici olması bekleniyor.</p>

<h3>JAMAİKA TARİHİ ESERLERİN DE İADESİNİ İSTİYOR</h3>

<p>Kölelik tazminatına ilişkin hukuki girişimin yanı sıra Jamaika hükümeti, kolonyal dönemde ülkeden götürülen tarihi eserlerin iadesi konusunda da temaslarda bulunacak. Kültür Bakanı Olivia Grange, British Museum yetkilileriyle görüşerek Jamaika’ya ait eserlerin ülkeye geri getirilmesi konusunu ele alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Grange, söz konusu eserlerin Jamaika’nın tarihi açısından büyük önem taşıdığını belirterek eserlerin ülkeye iadesi için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Bakan, eserlerin paha biçilemez olduğunu ve Jamaika’nın tarihinin anlatılmasında önemli bir yere sahip bulunduğunu ifade etti.</p>

<h3>İNGİLTERE 2015’TE TAZMİNAT SEÇENEĞİNİ REDDETMİŞTİ</h3>

<p>Dönemin İngiltere Başbakanı David Cameron, 2015 yılında Jamaika’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında İngiltere’nin tarihi köle ticaretindeki rolü nedeniyle tazminat ödemesi seçeneğini reddetmişti.</p>

<p>Jamaika parlamentosunda milletvekillerine hitap eden Cameron, köleliği her biçimiyle kabul edilemez olarak nitelendirmiş ancak tazminat konusunda bir adım atılmayacağını belirtmişti. Cameron, İngiltere ile Jamaika’nın köleliğin bıraktığı acı mirası geride bırakarak geleceğe odaklanması gerektiğini söylemişti.</p>

<h3>JAMAİKA YANITLARIN ARDINDAN YENİ ADIMLARI BELİRLEYECEK</h3>

<p>Jamaika hükümetinin Kral Charles’a sunacağı dilekçe, doğrudan bir ödeme talebinden önce köleliğin hukuki sonuçlarının belirlenmesini amaçlıyor. Gizli Konsey Yargı Komitesi’ne yöneltilmesi istenen üç soru, İngiliz hukukunun köleliği nasıl değerlendirdiği, uluslararası hukuk açısından bir ihlal bulunup bulunmadığı ve günümüzde tazminat yükümlülüğünün doğup doğmadığı üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<p>Kültür Bakanı Grange, hukuki değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından Jamaika hükümetinin bir sonraki adımını belirleyeceğini açıkladı. Aynı süreçte kolonyal dönemde ülkeden çıkarılan tarihi eserlerin iadesi için British Museum ile yürütülen temasların da ilerletilmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Latin Amerika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/jamaikadan-kral-charlesa-kolelik-tazminati-dilekcesi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/jamaika-charles.jpg" type="image/jpeg" length="62474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yükselen benzin fiyatlarına karşı Trump’tan yeni hamle: New Mexico değil New America]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/yukselen-benzin-fiyatlarina-karsi-trumptan-yeni-hamle-new-mexico-degil-new-america</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/yukselen-benzin-fiyatlarina-karsi-trumptan-yeni-hamle-new-mexico-degil-new-america" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, New Mexico eyaletinin adındaki “Mexico” ifadesinin üzerinin çizilerek yerine “America” yazıldığı bir haritayı sosyal medya hesabından paylaştı. Beyaz Saray’ın da yeniden yayımladığı görsel, Trump’ın kısa süre önce Ontario Gölü’nün federal kullanımda “Lake America” olarak adlandırılmasını öngören kararnameyi imzalamasının ardından geldi. New Mexico Valisi Michelle Lujan Grisham ise paylaşımı, artan benzin fiyatları ve diğer gündemlerden dikkatleri uzaklaştırma girişimi o]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından New Mexico eyaletini gösteren bir harita paylaştı. Görselde eyaletin adındaki “Mexico” kelimesinin üzerinin kırmızı bir çizgiyle çizildiği ve yerine “America” yazıldığı görüldü. Paylaşım, New Mexico’nun “New America” olarak adlandırılması yönünde bir öneri olarak yorumlandı. Beyaz Saray’ın resmi X hesabı da Trump’ın paylaşımını yeniden yayımladı.</p>

<p>Trump daha sonra Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda birçok kişinin New Mexico adının “New America” olarak değiştirilmesini önerdiğini belirterek yeni isim hakkındaki olumlu görüşünü dile getirdi. Buna karşın Trump yönetimi New Mexico eyaletinin adının değiştirilmesine yönelik resmi bir yasal süreç başlatıldığını açıklamadı.</p>

<h3>NEW MEXICO’NUN ADI RESMEN DEĞİŞMEDİ</h3>

<p>Trump’ın paylaşımına rağmen New Mexico’nun resmi adı değişmedi. Beyaz Saray’ın yayımladığı başkanlık kararları arasında New Mexico’nun adının değiştirilmesine yönelik bir kararname bulunmuyor. Trump’ın görseli paylaşması ve Beyaz Saray’ın bunu sosyal medyada yeniden yayımlaması, tek başına eyaletin resmi adını değiştiren bir hukuki işlem niteliği taşımıyor.</p>

<p>Eyalet isimlerinin değiştirilmesi, federal yönetimin coğrafi unsurlar üzerindeki isimlendirme uygulamalarından farklı bir hukuki süreci gerektiriyor. New Mexico’daki yerel kaynaklarda da olası bir eyalet adı değişikliğinin eyalet düzeyinde ve Kongre’de yasal işlemler gerektireceği belirtiliyor.</p>

<h3>VALİDEN BENZİN FİYATLARI TEPKİSİ</h3>

<p>New Mexico’nun Demokrat Valisi Michelle Lujan Grisham, Trump’ın paylaşımına tepki göstererek eyaletin adının tartışmaya açık olmadığını söyledi. Grisham, Trump’ın “New America” gündemini Amerikalıların artan yaşam maliyetleri ve dış politika gelişmelerinden dikkatini uzaklaştırmak için kullandığını savundu.</p>

<p>Vali, açıklamasında özellikle benzin fiyatlarının yükselmeye devam ettiğini belirterek Beyaz Saray’ın haritalar üzerinde isim değişiklikleriyle ilgilendiğini, New Mexico yönetiminin ise eyaletteki sorunlara odaklandığını ifade etti. Grisham’ın sözleri, Trump’ın paylaşımının ardından eyalette başlayan siyasi tartışmanın ana başlıklarından biri oldu.</p>

<h3>SENATÖR HEINRICH DE TRUMP’A TEPKİ GÖSTERDİ</h3>

<p>New Mexico Demokrat Senatörü Martin Heinrich de Trump’ın paylaşımına karşı çıktı. Heinrich, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Meksika Körfezi, Ontario Gölü ve New Mexico’yu kendi bilinen adlarıyla anmaya devam edeceğini belirtti.</p>

<p>New Mexico’dan diğer Demokrat siyasetçiler de eyaletin tarihi ve kültürel kimliğine vurgu yaparak isim değişikliği fikrine karşı açıklamalarda bulundu. Eyaletin kongre heyetindeki farklı isimler, New Mexico adının korunması gerektiğini savundu.</p>

<h3>NEW MEXICO ADI 16’NCI YÜZYILA UZANIYOR</h3>

<p>ABD İçişleri Bakanlığına bağlı Yerli İşleri Bürosunun eyalet isimlerinin kökenlerine ilişkin bilgi notuna göre New Mexico adı 16’ncı yüzyıla kadar uzanıyor. Kaynakta, bölgenin Amerika Birleşik Devletleri kurulmadan önce “New Mexico” olarak anıldığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>New Mexico’nun tarihsel adı, eyalet yönetiminin Trump’ın paylaşımına verdiği yanıtta da öne çıktı. Vali Grisham, eyaletin adının ABD’nin kuruluşundan daha eski olduğunu belirterek isim değişikliğine karşı çıktı.</p>

<h3>ONTARIO GÖLÜ İÇİN “LAKE AMERICA” KARARNAMESİ</h3>

<p>Trump’ın New Mexico paylaşımı, coğrafi isimler konusunda daha önce attığı adımların ardından geldi. ABD Başkanı, 27 Ağustos 2026 tarihinde imzaladığı 14422 sayılı başkanlık kararnamesiyle Ontario Gölü’nün ABD federal kurumlarındaki resmi kullanımının “Lake America” olarak değiştirilmesi talimatını verdi.</p>

<p>Kararnamede ABD İçişleri Bakanına, Coğrafi Adlar Kurulu ile birlikte Coğrafi Adlar Bilgi Sistemi’ndeki kayıtların güncellenmesi için gerekli işlemleri yapma talimatı verildi. Federal kurumların harita, belge ve resmi yazışmalarında da yeni ismin kullanılması öngörüldü.</p>

<h3>İLK İSİM DEĞİŞİKLİĞİ MEKSİKA KÖRFEZİ OLMUŞTU</h3>

<p>Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk günü olan 20 Ocak 2025’te imzaladığı kararnameyle ABD federal kurumlarının Meksika Körfezi için “Gulf of America”, yani “Amerika Körfezi” adını kullanmasını istemişti. Ontario Gölü’ne yönelik Ağustos 2026 tarihli kararname de Trump yönetiminin coğrafi isimlerle ilgili aynı politikasının devamı olarak yayımlandı.</p>

<p>Ontario Gölü için alınan karar, ABD ile Kanada arasındaki ticari gerilimlerin devam ettiği döneme denk geldi. Beyaz Saray’ın kararnamesinde gölün ABD tarihi, ekonomisi ve güvenliği açısından taşıdığı öneme ilişkin gerekçeler sıralandı.</p>

<h3>SIRADA OKYANUSLAR OLABİLİR MESAJI</h3>

<p>Trump, Ontario Gölü’nün adının değiştirilmesine yönelik kararın ardından yaptığı açıklamalarda isim değişikliği gündemini başka coğrafi alanlara da taşıyabileceğini belirtmişti. ABD’nin bir körfez ve bir göl için yeni isim belirlediğini söyleyen Trump, Atlas Okyanusu veya Büyük Okyanus için de farklı bir isim üzerinde düşünülebileceğini dile getirmişti.</p>

<p>New Mexico’nun “New America” olarak gösterildiği son paylaşım, Trump’ın coğrafi isimlerin değiştirilmesine ilişkin açıklama ve kararlarının ardından yeni bir siyasi tartışma başlattı. New Mexico için ise mevcut durumda resmi bir isim değişikliği süreci bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/yukselen-benzin-fiyatlarina-karsi-trumptan-yeni-hamle-new-mexico-degil-new-america</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-434.jpg" type="image/jpeg" length="99140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump seçim öncesi teselli arayışında: İran olmadı Moskova-Kiev hattı deneniyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-secim-oncesi-teselli-arayisinda-iran-olmadi-moskova-kiev-hatti-deneniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-secim-oncesi-teselli-arayisinda-iran-olmadi-moskova-kiev-hatti-deneniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimler kapsamında önce Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaklaşık üç saat görüştü, ardından Kiev’e geçerek Ukrayna yönetimiyle temas kurdu. Amerikan heyeti, barış müzakereleri sürecinde ilk kez Ukrayna topraklarına giderken Moskova’daki görüşmelerde savaşın seyri, olası çözüm önerileri ve Rusya-ABD ekonomik ilişkileri de ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimleri kapsamında ilk olarak Rusya’nın başkenti Moskova’ya gitti. Witkoff ve Kushner, Kremlin Sarayı’nda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaklaşık üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov ile Putin’in Özel Temsilcisi ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev de heyette yer aldı.</p>

<p>Amerikan temsilcilerinin Moskova’ya sekizinci ziyaretini gerçekleştirdiğini belirten Uşakov, görüşmenin yapıcı, güvene dayalı ve faydalı geçtiğini söyledi. Kremlin yetkilileri görüşmede Ukrayna krizi ile Rusya ve ABD arasındaki ikili ilişkilerin ayrıntılı şekilde ele alındığını açıkladı. Beyaz Saray ve Kremlin tarafı da temasların kapsamlı ve içerikli geçtiğini duyurdu.</p>

<h3>PUTİN TRUMP’IN ARABULUCULUK GİRİŞİMLERİNİ DEĞERLENDİRDİ</h3>

<p>Uşakov’un aktardığına göre Vladimir Putin, Washington yönetiminin Ukrayna meselesindeki arabuluculuk rolünü takdir ettiğini belirterek krizin çözümüne yönelik girişimleri nedeniyle Donald Trump’a teşekkür etti. Rus tarafı görüşmede çatışmaların sahadaki seyri hakkında Amerikan heyetine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Rus yönetimi, ordunun cephede ilerlediğini ve belirlenen hedeflere ulaşma konusunda kararlı olduğunu ABD’li temsilcilere iletti. Putin ayrıca krizin temel nedenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini savunarak siyasi ve diplomatik çözüm için ABD ile ortak çalışmayı sürdürmeye hazır olduklarını bildirdi.</p>

<h3>WITKOFF VE KUSHNER ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ PUTİN’E SUNDU</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın Moskova ziyaretine kapsamlı şekilde hazırlandığını ve görüşmede yalnızca çatışmaların sona erdirilmesi yönündeki talepleri aktarmadığını söyledi. Uşakov, Amerikan heyetinin savaşın çözümüne ilişkin çeşitli somut fikir ve önerileri Putin’e sunduğunu belirtti.</p>

<p>Rus yetkiliye göre Witkoff ve Kushner, Putin’in kalıcı bir barış anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerini doğrudan Kiev’deki Ukrayna yönetimine aktarma sözü verdi. Donald Trump da daha önce özel temsilcilerinin Moskova ve Kiev’e savaşı sona erdirmeye yönelik bir barış teklifi götürdüğünü açıklamıştı.</p>

<h3>MOSKOVA’DA EKONOMİK PROJELER DE GÖRÜŞÜLDÜ</h3>

<p>Kremlin’deki temasların gündemi yalnızca Ukrayna savaşıyla sınırlı kalmadı. Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriyev’in de yer aldığı görüşmelerde Rusya ile ABD arasında hayata geçirilebilecek ekonomik projeler değerlendirildi.</p>

<p>Uşakov, iki ülke arasında uygulanabilecek büyük ölçekli ve karşılıklı fayda sağlayacak ortak projelerin ayrıntılı olarak istişare edildiğini açıkladı. Tarafların Putin ile Trump arasındaki doğrudan temasların sürdürülmesi ve Witkoff ile Kushner üzerinden devam eden diplomatik çalışmaların korunması konusunda mutabık kaldığı belirtildi.</p>

<h3>MOSKOVA TEMASLARININ ARDINDAN KİEV’E GEÇTİLER</h3>

<p>Putin ile yaklaşık üç saat süren görüşmenin ardından Steve Witkoff ve Jared Kushner Moskova’dan ayrılarak Ukrayna’nın başkenti Kiev’e geçti. Amerikan heyeti böylece Rusya-Ukrayna savaşına yönelik barış müzakereleri kapsamında ilk kez Ukrayna topraklarını ziyaret etmiş oldu.</p>

<p>Temsilciler Kiev yönetimiyle bir araya gelerek Moskova’daki görüşmelerin ardından diplomatik temaslarını sürdürdü. Rus tarafı, Amerikan temsilcilerinin Putin’in değerlendirmelerini Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy yönetimine doğrudan aktarmayı taahhüt ettiğini açıklamıştı.</p>

<h3>ZELENSKİY İLK TUR GÖRÜŞMELERİN TAMAMLANDIĞINI DUYURDU</h3>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Telegram kanalından yaptığı açıklamada görüşmelerin ilk turunun sona erdiğini bildirdi. Witkoff ve Kushner’ın Kiev ziyareti, Amerikan heyetinin Moskova’daki Putin görüşmesinin hemen ardından gerçekleşti.</p>

<p>Trump yönetiminin temsilcileri böylece aynı diplomatik girişim kapsamında önce Rusya tarafıyla, ardından Ukrayna yönetimiyle doğrudan temas kurdu. Trump, heyetin her iki başkente de savaşı bitirmeye yönelik bir barış önerisi taşıdığını açıklamıştı.</p>

<h3>RUSYA KİEV’E YÖNELİK HAVA SALDIRILARINI DURDURDUĞUNU AÇIKLADI</h3>

<p>Rus tarafı, istihbarat ve dışişleri kanalları üzerinden gelen talep doğrultusunda müzakerelerin güvenliğinin sağlanması amacıyla 5 Eylül gece yarısından itibaren Kiev’e yönelik hava saldırılarının durdurulduğunu açıkladı. Kararın, Amerikan heyetinin Kiev temasları öncesinde alındığı bildirildi.</p>

<p>Moskova yönetimi olası bir ateşkes veya kalıcı çözüm anlaşmasında sahadaki askeri durumun ve Haziran 2024’te ilan ettiği şartların temel alınması gerektiğini savunuyor.</p>

<h3>MOSKOVA’NIN ATEŞKES İÇİN ÖNE SÜRDÜĞÜ ŞARTLAR</h3>

<p>Rusya, Ukrayna birliklerinin Donbass, Zaporijya ve Herson bölgelerinden tamamen çekilmesini ve söz konusu bölgeler ile Kırım’ın Rus toprağı olarak tanınmasını talep ediyor. Moskova yönetimi ayrıca Ukrayna’nın tarafsız ve nükleersiz bir statü benimsemesini, NATO üyeliği hedefinden vazgeçmesini ve Batılı ülkelerin Rusya’ya yönelik yaptırımlarının kaldırılmasını istiyor.</p>

<p>Rus tarafının ortaya koyduğu talepler, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik temasların temel başlıkları arasında bulunuyor. Moskova, müzakerelerin sahadaki mevcut askeri şartlar dikkate alınarak yürütülmesi gerektiği görüşünü sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ANCHORAGE’DA ELE ALINAN UZLAŞI ÇERÇEVESİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Diplomatik girişimler devam ederken taraflar arasında daha önce Alaska’nın Anchorage kentinde ele alınan uzlaşı çerçevesi de gündemdeki yerini koruyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Anchorage görüşmelerinde üzerinde anlayış sağlanan unsurların Ukrayna meselesinde geçerliliğini sürdürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daha önce yaptığı açıklamada sahadaki fiili durum temelinde iki lider arasında bir anlayış oluştuğunu, ancak Avrupalı müttefiklerin ve Kiev yönetiminin itirazları nedeniyle söz konusu çerçevenin resmi bir metne dönüştürülemediğini belirtmişti.</p>

<h3>PUTİN, TRUMP VE Şİ İÇİN ÜÇLÜ ZİRVE İHTİMALİ</h3>

<p>Diplomatik sürecin ilerleyen aşamada çok taraflı bir liderler zirvesine dönüşme ihtimali de gündeme geldi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında üçlü bir zirve yapılması ihtimalini dışlamadıklarını açıkladı.</p>

<p>Ryabkov, henüz hazırlık aşamasına geçilmediğini ve öncelikle görüşmenin gündemi ile ortaya çıkabilecek somut sonuçların belirlenmesi gerektiğini söyledi. Yuriy Uşakov da Putin ile Trump’ın kasım ayında Çin’in Şenzen kentinde düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi marjında görüşebileceğini, aynı çerçevede Şi Cinping’in de katılacağı üçlü bir temas ihtimalinin bulunduğunu belirtmişti.</p>

<h3>SOSYAL MEDYA POSTU</h3>

<p>Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner önce Moskova’da Vladimir Putin ile yaklaşık üç saat görüştü.<br />
ABD heyeti Kremlin temaslarının ardından Kiev’e geçerek Zelenskiy yönetimiyle bir araya geldi.<br />
Heyet, Trump’ın savaşı sona erdirmeye yönelik barış teklifini iki tarafa da iletti.<br />
Rusya, görüşmeler öncesinde 5 Eylül gece yarısından itibaren Kiev’e yönelik hava saldırılarını durdurduğunu açıkladı.</p>

<h3>ÇARPICI BAŞLIK ÖNERİLERİ</h3>

<ol>
 <li>
 <p>Trump’ın elçileri önce Putin sonra Zelenskiy ile görüştü: Barış teklifini iki başkente taşıdılar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Moskova’dan Kiev’e diplomasi trafiği: Trump’ın temsilcileri Putin’in ardından Zelenskiy ile görüştü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Trump’ın barış heyeti önce Kremlin’deydi sonra Kiev’e geçti: Putin ve Zelenskiy hattında kritik temaslar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Witkoff ve Kushner’dan Moskova-Kiev turu: Önce Putin’le ardından Zelenskiy yönetimiyle görüştüler</p>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-secim-oncesi-teselli-arayisinda-iran-olmadi-moskova-kiev-hatti-deneniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/rusya-putin-2.jpg" type="image/jpeg" length="79064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="44445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="13461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="81036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="54176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="16985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="15006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="47469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="15897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="97267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="42021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="74941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="33972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="34180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="12266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="67555"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="24796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="25178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="27631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="90150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="38388"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
