<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 20:28:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son Durum: İran savaşı sönümlendikçe İsrail Lübnan'a saldırının dozunu arttırıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/son-durum-iran-savasi-sonumlendikce-israil-lubnana-saldirinin-dozunu-arttiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/son-durum-iran-savasi-sonumlendikce-israil-lubnana-saldirinin-dozunu-arttiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik hava saldırıları 15-16 Ağustos’ta yeniden yoğunlaştı. Lübnan Sağlık Bakanlığına göre 15 Ağustos’taki saldırılarda en az 11 kişi öldü, 19 kişi yaralandı. Ölenler arasında üç çocuk da bulunurken, İsrail 16 Ağustos’ta Nebatiye bölgesini yeniden vurdu. Haziran ayında başlayan ateşkese rağmen devam eden saldırılar, İsrail’in Lübnan’dan çekilmesi ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına ilişkin görüşmelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları, Haziran ayında sağlanan ateşkes ve ardından oluşturulan siyasi çerçeveye rağmen yeniden yoğunlaştı. Lübnan Sağlık Bakanlığının açıkladığı verilere göre 15 Ağustos Cumartesi günü Ansar ve Deyr ez-Zahrani çevresine düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 11 kişi hayatını kaybetti, 19 kişi yaralandı. Saldırılar, 20 Haziran’da yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Lübnan’da bir günde yaşanan en yüksek can kayıplarından biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>İsrail ordusu saldırılarda Hizbullah’a ait altyapının ve örgütün bazı komutanlarının hedef alındığını açıkladı. Lübnanlı yetkililer ise saldırılarda sivillerin öldüğünü belirterek İsrail’i ateşkesi ve devam eden siyasi müzakereleri tehlikeye atmakla suçladı. İsrail’in bombardımanı 16 Ağustos’ta da devam ederken Nebatiye bölgesinde yeni hava saldırıları gerçekleştirildi ve güneyden kuzeye doğru yeni bir sivil hareketliliği yaşandı.</p>

<h3>ANSAR’DA AYNI AİLEDEN KİŞİLERİN BULUNDUĞU EV VURULDU</h3>

<p>15 Ağustos sabahı düzenlenen en ağır saldırılardan biri Güney Lübnan’daki Ansar köyünün çevresinde meydana geldi. Lübnan Sağlık Bakanlığı ve resmi haber ajansının aktardığı bilgilere göre bir eve düzenlenen İsrail hava saldırısında yedi kişi öldü, en az iki kişi yaralandı. Hayatını kaybedenler arasında üç çocuk da bulunuyordu.</p>

<p>İsrail ordusu saldırının Hizbullah bağlantılı bir hedefe yönelik olduğunu savundu ve Hizbullah komutanlarından Ali Samir el-Hac Hasan’ın öldürüldüğünü açıkladı. İsrail tarafı, komutanın ailesinin hedef olmadığını belirtirken Lübnan yönetimi saldırıda sivillerin hayatını kaybetmesine tepki gösterdi.</p>

<h3>DEYR EZ-ZAHRANİ’DE 4 KİŞİ ÖLDÜ, 17 KİŞİ YARALANDI</h3>

<p>Aynı gün Deyr ez-Zahrani bölgesine düzenlenen bir başka İsrail saldırısında dört kişi hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı. Ansar ve Deyr ez-Zahrani saldırılarının toplam bilançosu böylece en az 11 ölü ve 19 yaralıya ulaştı.</p>

<p>İsrail ordusu, saldırıların Hizbullah’ın güneydeki askeri faaliyetlerine karşı gerçekleştirildiğini ve örgüte ait altyapının hedef alındığını bildirdi. İsrail, saldırıları Hizbullah tarafından gerçekleştirildiğini söylediği ve üç İsrail askerinin yaralanmasına yol açan bir insansız hava aracı saldırısına karşılık olarak açıkladı.</p>

<h3>İSRAİL 16 AĞUSTOS’TA LÜBNAN’I YENİDEN VURDU</h3>

<p>15 Ağustos’taki saldırıların üzerinden saatler geçtikten sonra İsrail savaş uçakları 16 Ağustos’ta Güney Lübnan’daki Nebatiye bölgesini yeniden hedef aldı. Yeni bombardıman, ateşkesten bu yana yaşanan en kanlı günün ardından saldırıların durmadığını gösterdi.</p>

<p>Son saldırılar bölgede yeni bir göç hareketine de yol açtı. Güney Lübnan’dan yüzlerce ailenin daha güvenli bölgelere ulaşmak amacıyla kuzeye doğru hareket ettiği ve yollarda yoğunluk oluştuğu bildirildi. Yeni saldırılarda can kaybı veya yaralanmaya ilişkin ilk saatlerde ayrıntılı bir bilanço açıklanmadı.</p>

<h3>HİZBULLAH SALDIRILARA KARŞILIK VERİLECEĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Hizbullah, 15 Ağustos’taki saldırıların ardından İsrail’in Lübnan’a yönelik bombardımanına “uygun” bir karşılık verileceğini açıkladı. Örgüt aynı zamanda Lübnan hükümetine İsrail ile yürütülen müzakereleri durdurması çağrısında bulundu.</p>

<p>Hizbullah, Haziran ayında ABD arabuluculuğunda hazırlanan ve İsrail’in aşamalı olarak Lübnan’dan çekilmesini Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına bağlayan siyasi çerçeveye taraf olmadı. Örgüt, İsrail tamamen Lübnan topraklarından çekilmeden silah bırakmayı görüşmeyeceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>LÜBNAN CUMHURBAŞKANI AOUN VE BAŞBAKAN SALAM’DAN TEPKİ</h3>

<p>Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, son saldırıları kınayarak Ansar’da öldürülen kişilerin “askeri altyapı” olmadığını söyledi. Salam, sivillerin hedef alınmasının ülkedeki istikrar girişimlerine zarar verdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Joseph Aoun da İsrail saldırılarının devam eden müzakerelere yönelik açık bir mesaj niteliği taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Lübnan yönetimi daha önce de İsrail’i güneyde evleri ve sivil altyapıyı sistematik şekilde hedef almakla suçlamıştı. İsrail ise operasyonlarının Hizbullah’ın askeri kapasitesine ve güneydeki silahlı yapılanmasına yönelik olduğunu savunuyor.</p>

<h3>İSRAİL ÇEKİLMEYİ HİZBULLAH’IN SİLAHSIZLANDIRILMASINA BAĞLADI</h3>

<p>İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada İsrail ordusunun Hizbullah silahsızlandırılana kadar Güney Lübnan’dan çekilmeyeceğini söyledi. Katz, İsrail’in kuzey bölgelerinin güvenliğinin sağlanması gerekçesiyle bölgede askeri varlığın süreceğini belirtti.</p>

<p>ABD ise Haziran ayında sağlanan anlaşmanın İsrail’in aşamalı şekilde çekilmesini, Hizbullah dahil devlet dışı silahlı yapıların silahsızlandırılmasının doğrulanmasını ve bölgelerin Lübnan ordusuna devredilmesini öngördüğünü belirtiyor. Hizbullah’ın silahsızlanmayı İsrail’in çekilmesine, İsrail’in çekilmeyi ise Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına bağlaması siyasi sürecin temel anlaşmazlıklarından biri olarak devam ediyor.</p>

<h3>ABD’DEN HİZBULLAH’A YÖNELİK AÇIKLAMA</h3>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığından bir sözcü, 16 Ağustos’ta son saldırıların ardından yaptığı açıklamada İsrail’in Lübnan’daki varlığının sorumluluğunu Hizbullah’a yükledi. Sözcü, Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve örgütsel yapısının ortadan kaldırılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Washington, Lübnan ve İsrail arasında Haziran ayında oluşturulan mekanizmanın uygulanması için temaslarını sürdürüyor. Roma’da gerçekleştirilen son görüşmelerde Hizbullah’ın silahsızlandırılmasının üçüncü ülkeler tarafından doğrulanmasına yönelik bir mekanizma ele alındı. Lübnanlı bir yetkili ise İngiltere, İtalya, İsviçre ve Endonezya’nın yer aldığı kesinleşmiş bir ülke listesi üzerinde anlaşmaya varıldığı yönündeki haberleri reddetti.</p>

<h3>5-6 AĞUSTOS’TA DA ÇATIŞMALAR ŞİDDETLENMİŞTİ</h3>

<p>Son saldırılardan yaklaşık 10 gün önce Güney Lübnan’da yeni bir çatışma dalgası yaşanmıştı. 5 Ağustos’ta bölgede meydana gelen bir patlamada iki İsrail askeri öldü, dört asker yaralandı. İsrail ordusu olayın ardından Güney Lübnan’da hava saldırıları gerçekleştirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığına göre Tibnin’e düzenlenen saldırıda bir kişi öldü, 12 kişi yaralandı.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü UNIFIL, 6 Ağustos’ta yaptığı açıklamada İsrail ordusunun bir önceki gün Lübnan’a 113 mühimmat attığını ve bunun 21 Haziran’dan bu yana kaydedilen en yüksek günlük sayı olduğunu bildirdi. UNIFIL ayrıca Lübnan hava sahasının günlük olarak ihlal edilmeye devam ettiğini açıkladı.</p>

<h3>HAZİRAN ATEŞKESİ SALDIRILARI TAMAMEN DURDURAMADI</h3>

<p>İsrail ile Hizbullah arasında ABD ve Katar’ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes 20 Haziran’da yürürlüğe girdi. Ateşkes, aylar süren yoğun çatışmaların ardından saldırıların önemli ölçüde azalmasını sağladı ancak karşılıklı operasyonlar tamamen sona ermedi.</p>

<p>26 Haziran’da Lübnan ile İsrail arasında ayrıca ABD arabuluculuğunda bir “çerçeve anlaşması” açıklandı. Anlaşma İsrail güçlerinin Güney Lübnan’dan aşamalı şekilde çekilmesi, Lübnan ordusunun bölgede kontrolü devralması ve devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılmasının doğrulanmasını öngörüyor. Hizbullah anlaşmayı reddetti ve müzakerelerin tarafı olmadığını açıkladı.</p>

<h3>LÜBNAN’DA MART AYINDAN BU YANA 4 BİNDEN FAZLA KİŞİ ÖLDÜ</h3>

<p>Lübnanlı yetkililerin 14 Ağustos itibarıyla açıkladığı verilere göre 2 Mart’ta yeniden başlayan geniş çaplı çatışmalardan bu yana İsrail saldırılarında 4 bin 335 kişi hayatını kaybetti, 12 bin 277 kişi yaralandı. Çatışmalar nedeniyle bir milyondan fazla kişi yerinden edildi.</p>

<p>İsrail tarafında da asker ve siviller arasında can kayıpları yaşandı. Associated Press’in aktardığı verilere göre son çatışma döneminde 40’tan fazla İsrailli asker ve sivil öldü. Güney Lübnan’daki İsrail askeri varlığı ve karşılıklı saldırılar ateşkese rağmen devam ediyor.</p>

<h3>SON DURUM: SALDIRILAR SÜRERKEN MÜZAKERELER ÇIKMAZDA</h3>

<p>16 Ağustos itibarıyla Güney Lübnan’da İsrail saldırıları devam ederken, İsrail ordusunun bölgeden çekilmesini ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını içeren siyasi süreçte tarafların temel şartları konusunda uzlaşma sağlanmış değil. İsrail, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını çekilmenin şartı olarak öne sürerken Hizbullah ise İsrail ordusu çekilmeden silahlarını gündeme almayacağını belirtiyor.</p>

<p>15 Ağustos’ta 11 kişinin öldüğü saldırılar ve 16 Ağustos’ta Nebatiye’de yeniden başlayan bombardımanlar, Haziran ayındaki ateşkese rağmen sahadaki çatışmaların tamamen sona ermediğini gösteriyor. Lübnan hükümeti saldırıların müzakere sürecini olumsuz etkilediğini açıklarken ABD, anlaşmanın uygulanması ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması yönündeki girişimlerini sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/son-durum-iran-savasi-sonumlendikce-israil-lubnana-saldirinin-dozunu-arttiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/lubnan-2.jpg" type="image/jpeg" length="40031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı görüşmelerinde son durum]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hurmuz-bogazi-gorusmelerinde-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hurmuz-bogazi-gorusmelerinde-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman ile Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişleri için yeni deniz rotalarının belirlenmesine yönelik teknik görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Arakçi, geçici bir rota üzerinde çalışıldığını ve kısa süre içinde sonuç alınabileceğini belirtirken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının ABD’nin yerine getirmesi gereken diğer şartlara bağlı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Shahrara News’e yaptığı açıklamada Umman ile yürütülen görüşmelerin devam ettiğini ve müzakerelerin Hürmüz Boğazı’nda gemilerin geçişi için kullanılacak deniz rotalarının belirlenmesine yönelik teknik bir süreç olduğunu söyledi. Arakçi, söz konusu görüşmelerin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması meselesinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Arakçi’ye göre daha önce kullanılan deniz rotaları artık işlevsel değil ve gemi trafiğinin sürdürülebilmesi için yeni bir güzergahın belirlenmesi gerekiyor. İran ile Umman arasında yürütülen teknik çalışmalar kapsamında ilk aşamada geçici bir rota oluşturulması, daha sonraki aşamada ise söz konusu güzergahın kalıcı hale getirilmesi planlanıyor.</p>

<h3>UMMAN İLE TEKNİK MÜZAKERELER DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Arakçi, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin tamamen teknik nitelikte olduğunu belirtti. Müzakerelerin gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişinde kullanacağı deniz yollarının belirlenmesine odaklandığını ifade etti.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin genel siyasi müzakerelerden veya boğazın yeniden açılmasına ilişkin karar sürecinden ayrı olduğunu söyledi. Tarafların mevcut deniz trafiğinin ihtiyaçlarına uygun yeni bir rota üzerinde çalıştığını kaydetti.</p>

<h3>MEVCUT DENİZ ROTALARI ARTIK KULLANILAMIYOR</h3>

<p>Arakçi, Hürmüz Boğazı’nda daha önce kullanılan güzergahların artık işlevsel olmadığını açıkladı. Söz konusu durum nedeniyle yeni bir geçiş hattının tanımlanmasının zorunlu hale geldiğini belirtti.</p>

<p>İranlı Bakan, ilk aşamada geçici bir deniz rotasının tasarlandığını söyledi. Geçici güzergahın uygulanmasının ardından teknik ve operasyonel şartların değerlendirilerek daha ileri bir tarihte nihai bir rotaya dönüştürülebileceğini ifade etti.</p>

<h3>GEÇİCİ ROTA İÇİN KISA SÜREDE SONUÇ ALINABİLİR</h3>

<p>İran ile Umman arasında yürütülen görüşmelerde kısa süre içinde sonuç alınabileceğini belirten Arakçi, tarafların rota belirleme çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Arakçi, olası bir anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açıldığı anlamına gelmeyeceğinin altını çizdi. Deniz rotasının belirlenmesi ile boğazın yeniden açılmasına ilişkin siyasi kararın iki ayrı konu olduğunu tekrarladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN AÇILMASI AYRI BİR KARARA BAĞLI</h3>

<p>Arakçi, yeni deniz rotasının belirlenmesinin ardından Hürmüz Boğazı’nın açılıp açılmayacağının ayrıca değerlendirileceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı, rota konusundaki teknik sürecin tamamlanmasının boğazın otomatik olarak yeniden açılmasını sağlamayacağını belirtti.</p>

<p>Arakçi’ye göre Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ABD’nin yerine getirmesi gereken başka şartların karşılanmasına bağlı olacak. İranlı Bakan, söz konusu şartların ayrıntılarına ilişkin açıklamasında ek bilgi vermedi.</p>

<h3>ARAKÇİ ABD’NİN YERİNE GETİRMESİ GEREKEN ŞARTLARA İŞARET ETTİ</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin nihai kararın yalnızca teknik deniz rotası görüşmelerine bağlı olmadığını ifade eden Arakçi, ABD’nin belirli yükümlülüklere uyması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı, yeni rotanın belirlenmesinden sonra boğazın yeniden açılıp açılmamasının söz konusu şartların yerine getirilme durumuna göre değerlendirileceğini kaydetti. Umman ile devam eden müzakerelerin ise yalnızca gemi trafiğine yönelik deniz güzergahlarının belirlenmesini kapsadığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hurmuz-bogazi-gorusmelerinde-son-durum</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/01/iran-disisleri-bakani-arakci.jpg" type="image/jpeg" length="49257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Savaşta yeni bir hava savunma taktiği geliştirdik]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasta-yeni-bir-hava-savunma-taktigi-gelistirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasta-yeni-bir-hava-savunma-taktigi-gelistirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan bir yetkili, savaş sırasında ülkenin hava savunma yapılanmasında kapsamlı değişikliklere gidildiğini ve “yeni bir hava savunma yapısı” oluşturulduğunu söyledi. Yetkili, komuta-kontrol ağı, eğitim, taktikler, ekipman ve bilgi paylaşım sistemlerinde yapılan değişikliklerin füze ve hava savunma unsurlarının daha büyük bölümünün faal tutulmasına katkı sağladığını öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan bir yetkili, savaş sırasında İran’ın hava savunma sisteminde yeni bir yapılanmaya geçildiğini açıkladı. Fars Haber Ajansı tarafından yayımlanan bir belgeselde konuşan yetkili, söz konusu değişikliklerin önceki çatışmalardan çıkarılan dersler doğrultusunda şekillendirildiğini belirtti.</p>

<p>Yetkiliye göre İran, daha önce kullanılan ve kendisinin “klasik” olarak tanımladığı hava savunma modelinden uzaklaşarak komuta-kontrol, eğitim ve operasyonel uygulamalarda farklı bir sisteme geçti. Yeni yapının savaş devam ederken uygulamaya alındığı ifade edildi.</p>

<h3>KOMUTA-KONTROL AĞINDA DEĞİŞİKLİĞE GİDİLDİ</h3>

<p>Devrim Muhafızları yetkilisi, yeni hava savunma yapılanmasının önemli unsurlarından birinin komuta-kontrol ağındaki değişiklikler olduğunu söyledi. Hava savunma birliklerinin nasıl yönetildiği, sahadan gelen bilgilerin nasıl değerlendirildiği ve farklı unsurlar arasındaki koordinasyonun nasıl sağlandığı konusunda yeni düzenlemeler yapıldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkili, savaş sırasında karşılaşılan koşulların mevcut sistemin bazı bölümlerinin yeniden yapılandırılmasına yol açtığını ifade etti. Komuta-kontrol sistemindeki değişikliklerin hava savunma unsurlarının operasyonel devamlılığını korumaya yönelik olduğu aktarıldı.</p>

<h3>EĞİTİM VE TAKTİKLER YENİDEN DÜZENLENDİ</h3>

<p>Yeni yapılanma kapsamında İran’ın hava savunma personelinin eğitim sisteminde de değişikliklere gidildiği belirtildi. Yetkili, savaş sırasında edinilen tecrübelerin eğitim programlarına ve operasyonel taktiklere yansıtıldığını söyledi.</p>

<p>İran’ın daha önce uyguladığı hava savunma yöntemlerinin bazı bölümlerinin değiştirilerek yeni tehditlere göre düzenlendiğini kaydeden yetkili, taktiklerin sahadaki gelişmelere göre yeniden şekillendirildiğini ifade etti.</p>

<h3>EKİPMAN VE TEKNİK PROSEDÜRLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI</h3>

<p>Devrim Muhafızları yetkilisine göre yeni hava savunma yapısı yalnızca komuta ve taktik değişiklikleriyle sınırlı kalmadı. Kullanılan ekipmanlar ve teknik prosedürlerde de düzenlemeler yapıldı.</p>

<p>Yetkili, hava savunma sistemlerinin savaş koşullarında çalışmaya devam edebilmesi için teknik uygulamaların yeniden ele alındığını belirtti. Ekipmanların kullanım biçimi ve savunma unsurlarının sahadaki konuşlandırılmasına ilişkin yöntemlerde de değişikliklere gidildiği ifade edildi.</p>

<h3>BİLGİ TOPLAMA VE PAYLAŞIM SİSTEMİ YENİLENDİ</h3>

<p>Yeni yapının bir diğer unsurunun hava savunma ağı içerisindeki bilgi akışına yönelik değişiklikler olduğu açıklandı. Yetkili, tehditlere ilişkin bilgilerin toplanması, değerlendirilmesi ve farklı hava savunma unsurları arasında paylaşılması süreçlerinin yeniden düzenlendiğini söyledi.</p>

<p>Bilgi akışındaki değişikliklerin hava savunma birliklerinin daha hızlı hareket etmesini ve farklı sistemlerin birbiriyle koordineli çalışmasını amaçladığı belirtildi. Yetkili, söz konusu düzenlemelerin savaş sırasında doğrudan uygulandığını ifade etti.</p>

<h3>“KLASİK” HAVA SAVUNMA MODELİNDEN UZAKLAŞILDI</h3>

<p>Fars tarafından yayımlanan belgeselde konuşan yetkili, İran’ın yeni yapılanmayla daha “klasik” bir hava savunma anlayışından uzaklaştığını söyledi. Savaş sırasında ortaya çıkan ihtiyaçların savunma sisteminin farklı seviyelerinde değişiklik yapılmasını zorunlu hale getirdiğini belirtti.</p>

<p>Yetkiliye göre yeni model, sabit ve geleneksel uygulamalar yerine savaşın değişen koşullarına göre daha farklı taktik ve teknik yöntemlerin kullanılmasını içeriyor. İran tarafı, söz konusu dönüşümün önceki çatışmalardan elde edilen tecrübelerin doğrudan sonucu olduğunu savundu.</p>

<h3>İRAN: DAHA FAZLA SİSTEMİ FAAL TUTMAYI BAŞARDIK</h3>

<p>Devrim Muhafızları yetkilisi, yeni hava savunma yapısının İran’ın füze ve hava savunma sistemlerinin daha büyük bölümünü savaş boyunca çalışır durumda tutmasına yardımcı olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Yetkili, yapılan değişikliklerin sistemlerin operasyonel sürekliliğine katkı sağladığını savunurken, kaç füze veya hava savunma sisteminin saldırılardan etkilendiğine ya da yeni yapılanma sayesinde ne kadar kapasitenin korunduğuna ilişkin sayısal veri paylaşmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasta-yeni-bir-hava-savunma-taktigi-gelistirdik</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/iran-hava-savunmasi.jpg" type="image/jpeg" length="54513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna, yüzlerce İHA ile Rusya'nın kalbine saldırdı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ukrayna-yuzlerce-iha-ile-rusyanin-kalbine-saldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ukrayna-yuzlerce-iha-ile-rusyanin-kalbine-saldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya-Ukrayna savaşında karşılıklı hava saldırıları yeniden yoğunlaştı. Ukrayna ordusunun Moskova’ya yüzlerce insansız hava aracıyla saldırdığı bildirilirken, Rusya’nın Kiev, Zaporijya, Kriviy Rih ve diğer kentlere yönelik füze saldırılarında en az üç kişi öldü, 20’den fazla kişi yaralandı. İspanya’ya ait bir NATO savaş uçağı ise Romanya hava sahasına giren bir insansız hava aracını düşürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşta Pazar günü karşılıklı insansız hava aracı ve füze saldırıları yoğunlaştı. Ukrayna ordusunun gece boyunca Moskova ve çevresini yüzlerce insansız hava aracıyla hedef aldığı bildirilirken, Rusya da Kiev başta olmak üzere Ukrayna’nın farklı bölgelerine füze saldırıları düzenledi.</p>

<p>Rus saldırılarında Ukrayna’nın Zaporijya bölgesinde iki kişi, Kriviy Rih kentinde ise bir kişi hayatını kaybetti. Kiev, Brovarı, Kriviy Rih, Odesa ve Dnipropetrovsk bölgelerinde 20’den fazla kişinin yaralandığı bildirildi. Yoğun çatışmalar sırasında Rusya’nın Rostov kentinde de üç kişinin öldüğü açıklandı.</p>

<h3>MOSKOVA’YA GECE BOYUNCA YÜZLERCE İHA GÖNDERİLDİ</h3>

<p>Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, Rusya’nın başkentinin gece boyunca yoğun bir insansız hava aracı saldırısının hedefi olduğunu açıkladı. Sobyanin, devlet destekli MAX platformu üzerinden birkaç saat boyunca peş peşe açıklamalar yaparak hava savunma sistemlerinin Moskova’ya yönelen insansız hava araçlarına müdahale ettiğini bildirdi.</p>

<p>Sobyanin’in verdiği bilgilere göre Rus hava savunma sistemleri Moskova’ya doğru ilerleyen 600’den fazla insansız hava aracını engelledi. Yaklaşık 200 İHA’nın ise Moskova bölgesinde düşürüldüğü belirtildi.</p>

<h3>MOSKOVA BÖLGE VALİSİ: EN BÜYÜK İHA SALDIRILARINDAN BİRİ</h3>

<p>Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov, saldırıyı “yakın dönemin en büyük insansız hava aracı saldırılarından biri” olarak nitelendirdi. Vorobyov, Moskova bölgesinde saldırılar nedeniyle altı kişinin yaralandığını açıkladı.</p>

<p>Podolsk bölgesinde de bir insansız hava aracının hedefe ulaşması sonucu yangın çıktı. Vorobyov, “Podolsk’ta bir İHA’nın isabet etmesi sonucu Koledino Sanayi Parkı’ndaki Wildberries deposunda yangın çıktı” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>WILDBERRIES DEPOLARI YENİDEN HEDEF ALINDI</h3>

<p>Ukrayna’nın son dönemde Rus çevrimiçi perakende şirketi Wildberries ile bağlantılı depo ve tesisleri hedef aldığı belirtiliyor. Kiev yönetimi, söz konusu saldırıların Rusya’nın Ukrayna şehirleri ve altyapısına yönelik bombardımanlarına karşılık olarak gerçekleştirildiğini savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ukrayna’nın temmuz ayının ortasından bu yana Wildberries’e ait yaklaşık 20 depo ve binayı hedef aldığı bildirildi. Moskova bölgesindeki Koledino Sanayi Parkı’nda bulunan depoda çıkan son yangın da söz konusu saldırılar zincirine eklendi.</p>

<h3>RUSYA’NIN SALDIRILARINDA UKRAYNA’DA ÜÇ KİŞİ ÖLDÜ</h3>

<p>Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik füze saldırılarında Zaporijya bölgesinde iki kişi hayatını kaybetti. Kriviy Rih kentinde düzenlenen saldırıda ise bir kişinin öldüğü açıklandı.</p>

<p>Kiev, Brovarı, Kriviy Rih, Odesa ve Dnipropetrovsk genelinde 20’den fazla kişinin yaralandığı bildirildi. Saldırıların farklı bölgelerde konutlara, sanayi tesislerine ve diğer yapılara zarar verdiği belirtildi.</p>

<h3>KRİVİY RİH’TE İKİ SANAYİ TESİSİ VURULDU</h3>

<p>Yerel Savunma Konseyi Başkanı Oleksandr Vilkul, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada Rus güçlerinin Kriviy Rih’te bulunan iki sanayi tesisini hedef aldığını söyledi.</p>

<p>Kentte gerçekleştirilen saldırılarda bir kişinin hayatını kaybettiği, yaralananların bulunduğu ve sanayi bölgelerinde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırının ardından bölgede güvenlik ve hasar tespit çalışmaları başlatıldı.</p>

<h3>KİEV İÇİN BALİSTİK FÜZE ALARMI VERİLDİ</h3>

<p>Ukrayna’nın başkenti Kiev’de yetkililer yerel saatle 02.00’den kısa süre önce hava saldırısı alarmı verdi. Uyarının ardından kentte birkaç patlama sesi duyuldu.</p>

<p>Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, başkentin “balistik füze saldırısı altında” olduğunu açıklayarak kent sakinlerine sığınaklarda kalmaları çağrısında bulundu. Füze saldırılarının Kiev’in Obolonski ve Holosiyivski bölgelerinde yangınlara neden olduğu belirtildi.</p>

<h3>KREMENÇUK DA SALDIRIYA UĞRADI</h3>

<p>Ukrayna’nın orta kesimindeki Poltava bölgesinde bulunan Kremençuk kentinin de Rus saldırılarının hedefi olduğu bildirildi. Yerel yetkililer saldırıyı doğrularken, ilk açıklamalarda meydana gelen hasar veya olası can kayıplarına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p>Rusya’nın aynı gece farklı Ukrayna kentlerine yönelik saldırıları, Moskova’ya düzenlenen yoğun İHA operasyonuyla eş zamanlı olarak gerçekleşti.</p>

<h3>ROSTOV’DA ÜÇ KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Çatışmalar Rusya topraklarında da can kayıplarına yol açtı. Rusya’nın Rostov kentinde yaşanan saldırılar sırasında üç kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Moskova ve Rostov’un hedef alındığı saldırılar, Ukrayna’nın Rusya topraklarının iç kesimlerine yönelik insansız hava aracı operasyonlarının devam ettiğini gösteren son gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<h3>NATO UÇAĞI ROMANYA HAVA SAHASINDA İHA DÜŞÜRDÜ</h3>

<p>Savaşın etkileri Doğu Avrupa’daki NATO ülkelerinin hava sahasına da yansıdı. İspanya’ya ait bir NATO savaş uçağının Romanya hava sahasına giren bir insansız hava aracını düşürdüğü bildirildi.</p>

<p>Olayla birlikte savaşın son iki gün içerisinde ikinci kez Doğu Avrupa’ya sıçradığı belirtildi. Romanya hava sahasında gerçekleştirilen müdahale, Rusya-Ukrayna savaşındaki yoğun hava saldırılarının NATO sınırları çevresinde oluşturduğu güvenlik risklerini yeniden gündeme getirdi.</p>

<h3>KARŞILIKLI HAVA SALDIRILARI YOĞUNLAŞTI</h3>

<p>Ukrayna’nın Moskova ve Rusya’nın diğer bölgelerine yönelik insansız hava aracı saldırıları ile Rusya’nın Ukrayna kentlerine düzenlediği füze saldırıları aynı zaman diliminde devam etti. Her iki taraf da karşı tarafın kentlerini, sanayi tesislerini ve çeşitli altyapı noktalarını hedef aldı.</p>

<p>Moskova çevresinde 600’den fazla insansız hava aracının engellendiğine ilişkin Rus açıklamaları ile Kiev ve diğer Ukrayna kentlerindeki füze saldırıları, savaşta uzun menzilli hava operasyonlarının yoğunluğunu sürdürdüğünü ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ukrayna-yuzlerce-iha-ile-rusyanin-kalbine-saldirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/moskova-4.jpg" type="image/jpeg" length="15160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan El Cezire üzeriden önemli mesajlar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-el-cezire-uzeriden-onemli-mesajlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-el-cezire-uzeriden-onemli-mesajlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nın gelecekte başka ülkelerin katılımına açık olduğunu belirterek Mısır’ın da anlaşmaya dahil olabileceğini söyledi. Erdoğan, Al Jazeera’ya verdiği röportajda Hürmüz Boğazı, Suriye, Gazze, Lübnan, Sudan, Libya, Avrupa Birliği üyeliği ve F-35 savaş uçaklarına ilişkin de açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşmasının gelecekte başka ülkelerin katılımıyla genişleyebileceğini açıkladı. Al Jazeera’ya özel röportaj veren Erdoğan, Mekke Anlaşması’nın taraflardan birinin dış saldırıya uğraması halinde diğer ülkelerin ortak adım atmasını öngördüğünü belirtti.</p>

<p>Anlaşmanın yalnızca üç ülkeyle sınırlı kalmasının zorunlu olmadığını ifade eden Erdoğan, gelecekte başka ülkelerin de mekanizmaya katılabileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın anlaşmaya dahil olmasının da mümkün olduğunu belirterek söz konusu savunma işbirliğinin dünyaya önemli bir mesaj verdiğini kaydetti.</p>

<h3>MISIR’IN MEKKE ANLAŞMASINA KATILMASI MÜMKÜN</h3>

<p>Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan savunma mekanizmasının genişlemeye açık olduğunu söyledi. Mekke Anlaşması kapsamında taraflardan herhangi birinin dış saldırıya uğraması halinde diğer ülkelerin ortak hareket etmesinin öngörüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın da ilerleyen dönemde anlaşmaya katılabilecek ülkeler arasında bulunduğunu belirtti. Anlaşmanın bölgesel savunma işbirliği açısından taşıdığı öneme değinen Erdoğan, üç ülkenin attığı ortak adımın uluslararası alanda önemli bir mesaj verdiğini söyledi.</p>

<h3>ERDOĞAN: HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN AÇILMASINA ÖNCELİK VERİYORUZ</h3>

<p>Bölgesel gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim hakkında da konuştu. Türkiye’nin önceliğinin boğazın yeniden açılması olduğunu belirten Erdoğan, Hürmüz’ün kapalı kalmasının hiçbir tarafın çıkarına hizmet etmediğini ifade etti.</p>

<p>Bölgedeki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlere de değinen Erdoğan, Katar’ın süreçte önemli bir arabuluculuk rolü üstlendiğini söyledi. Türkiye’nin de bölgesel gerilimin azaltılması ve ulaşım hatlarının yeniden işler hale gelmesi için diplomatik girişimleri desteklediğini belirtti.</p>

<h3>SURİYE’YE ZİYARET MESAJI</h3>

<p>Suriye’deki gelişmeler hakkında da açıklamalarda bulunan Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’yi yalnız bırakmayacağını söyledi. Ankara’nın Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik desteğini sürdüreceğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda elinden geleni yapacağını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde Suriye’yi ziyaret edeceğini de açıkladı. Ziyaretin zamanlamasına ilişkin ayrıntı paylaşmayan Erdoğan, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin yeni dönemde daha ileri bir seviyeye taşınmasına yönelik mesaj verdi.</p>

<h3>“SURİYE’DEKİ KÜRTLER DE BARIŞ VE İSTİKRARDAN PAYINI ALACAK”</h3>

<p>Erdoğan, Suriye’de yaşayan Kürtlere ilişkin değerlendirmesinde, Kürt nüfusun da ülkedeki barış ve istikrardan payını alacağını söyledi. Türkiye’nin bölgedeki Kürtlerle ilişkilerini güçlendirmeyi sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki Kürtlerin haklarını korumaya devam edeceğini ifade etti. Suriye’nin istikrarına yönelik politikaların ülkedeki farklı toplumsal kesimleri kapsaması gerektiğine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h3>ERDOĞAN: GAZZE’Yİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ</h3>

<p>Gazze’deki gelişmeleri de değerlendiren Erdoğan, Türkiye’nin bölgeye yönelik desteğinin süreceğini söyledi. Gazze’yi yalnız bırakmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin bölgeye destek sağlamak amacıyla gereken adımları atmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Hamas’ın kendisine düşen yükümlülükleri samimiyetle yerine getirdiğini savunan Erdoğan, İsrail’in ise saldırılarını sürdürdüğünü söyledi. Türkiye’nin Gazze’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve bölgeye yönelik desteğini devam ettireceğini belirtti.</p>

<h3>LÜBNAN’DAKİ SALDIRILAR İÇİN TRUMP İLE GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Lübnan’daki gelişmelere değinen Erdoğan, İsrail’in ülkeye yönelik saldırılarının Türkiye açısından ciddi endişe kaynağı oluşturduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı, Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın son Türkiye ziyareti sırasında Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesi konusunu görüştüklerini belirtti. Washington yönetiminin çatışmaların durdurulması sürecinde önemli bir rol oynayabileceğini ifade etti.</p>

<h3>SUDAN VE LİBYA’YA DESTEK MESAJI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan’daki gelişmeler konusunda da Türkiye’nin desteğinin devam edeceğini söyledi. Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah Burhan ile ilişkilerinin iyi olduğunu ifade eden Erdoğan, Ankara’nın Sudan’a yönelik politikasını sürdüreceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Libya hakkında da açıklama yapan Erdoğan, Türkiye’nin Libya’yı yalnız bırakmayacağını söyledi. Ankara’nın bölgedeki mevcut ilişkilerini ve desteğini devam ettireceğini kaydetti.</p>

<h3>ERDOĞAN: AB ÜYELİĞİ ŞU AŞAMADA ÖNCELİĞİMİZ DEĞİL</h3>

<p>Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Avrupa’nın Türkiye’yi birliğe kabul etme konusunda istekli görünmediğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılımının mevcut aşamada öncelikli bir konu olmadığını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üyeliğinin gerçekleşmemesi halinde kaybeden tarafın Avrupa olacağını savundu. Ankara’nın Avrupa Birliği ile ilişkilerini sürdürdüğünü ancak tam üyelik meselesini mevcut şartlarda öncelikli gündem olarak görmediğini belirtti.</p>

<h3>F-35 İÇİN TRUMP’TAN SÖZ ALDIĞINI AÇIKLADI</h3>

<p>Erdoğan, ABD ile Türkiye arasındaki savunma ilişkileri kapsamında F-35 savaş uçakları konusuna da değindi. ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmelerde F-35 konusunda kendisinden bir söz aldığını söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump tarafından verilen sözün yerine getirilmesini beklediğini belirtti. F-35 savaş uçaklarına ilişkin görüşmelerin Türkiye ile ABD arasındaki savunma ilişkilerinin gündemindeki başlıklardan biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-el-cezire-uzeriden-onemli-mesajlar</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/erdogan-el-cezire-44.jpg" type="image/jpeg" length="70146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taliban'dan 5. yıl değerlendirmesi: Halk bizden memnun]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/talibandan-5-yil-degerlendirmesi-halk-bizden-memnun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/talibandan-5-yil-degerlendirmesi-halk-bizden-memnun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afganistan Dışişleri Bakanı Emir Han Muttaki, BBC’ye yaptığı açıklamada İslam Emirliği yönetiminin ülke genelinde destek gördüğünü ve halkın mevcut hükümetten memnun olduğunu savundu. Yönetimi “kapsayıcı” olarak nitelendiren Muttaki, muhaliflerle diyaloğa ihtiyaç bulunmadığını belirtirken kız çocuklarının eğitimi, diplomatik tanınma ve Afganistan’ın dış ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afganistan İslam Emirliği yönetiminin Dışişleri Bakanı Emir Han Muttaki, Taliban’ın Ağustos 2021’de yeniden iktidara gelmesinin beşinci yılı kapsamında yaptığı değerlendirmede, ülkedeki mevcut yönetimin halk tarafından desteklendiğini söyledi. BBC’ye konuşan Muttaki, Afganistan’ın farklı bölgelerinde son beş yıl içerisinde ciddi bir sorun yaşanmadığını belirterek söz konusu durumu halkın hükümetten memnuniyetinin göstergesi olarak değerlendirdi.</p>

<p>Muttaki, İslam Emirliği yönetiminin “kapsayıcı” bir hükümet olduğunu savundu ve mevcut yönetimin muhalifleriyle ayrıca diyalog kurmasına gerek bulunmadığını söyledi. Afganistan Dışişleri Bakanı, yönetimin ülkedeki güvenlik ve idari kontrolü sürdürdüğünü ifade ederek son beş yıllık döneme ilişkin çeşitli veriler paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MUTTAKİ: 34 VİLAYETTE CİDDİ BİR SORUN YAŞANMADI</h3>

<p>Muttaki, Afganistan’ın 34 vilayetinde, yaklaşık 400 ilçesinde ve binlerce köyünde son beş yıl içerisinde ciddi bir sorun yaşanmadığını belirtti. Afganistan Dışişleri Bakanı, söz konusu tabloyu halkın İslam Emirliği yönetiminden memnun olduğuna ilişkin bir gösterge olarak sundu.</p>

<p>Afganistan genelindeki güvenlik durumuna ilişkin değerlendirmesinde Muttaki, merkezi yönetimin ülkenin tamamında etkin olduğunu savundu. Yönetimin muhalifleriyle diyalog kurulması gerektiği yönündeki görüşleri kabul etmeyen Muttaki, mevcut siyasi yapının yeterince kapsayıcı olduğunu ifade etti.</p>

<h3>“AFGANİSTAN’DA 40’TAN FAZLA DİPLOMATİK TEMSİLCİLİK VAR”</h3>

<p>Afganistan’ın dış ilişkilerine de değinen Muttaki, ülkede halen 40’tan fazla büyükelçilik ve konsolosluğun aktif şekilde faaliyet gösterdiğini söyledi. Kabil yönetiminin dünyanın farklı ülkeleriyle iyi ilişkiler geliştirdiğini belirten Muttaki, uluslararası diplomatik temasların sürdüğünü kaydetti.</p>

<p>İslam Emirliği yönetiminin resmen tanınmaması konusunun Afganistan’dan çok diğer ülkelerin politikalarıyla bağlantılı olduğunu savunan Muttaki, diplomatik ilişkiler ile resmi tanıma arasındaki farkın altını çizdi. Afganistan yönetiminin birçok ülkeyle temas halinde olduğunu belirten Muttaki, tanınma konusunda uluslararası toplumun yaklaşımını eleştirdi.</p>

<h3>MUTTAKİ BM’NİN TANIMA KRİTERLERİNİ SORGULADI</h3>

<p>Muttaki, Birleşmiş Milletler’in hükümetlerin tanınmasına ilişkin kriterlerine yönelik değerlendirmelerde de bulundu. Dünyada darbeler sonucunda iktidara gelen, hanedanlar tarafından yönetilen veya belirli kişilerin etrafında şekillenen hükümetlerin bulunduğunu söyleyen Afganistan Dışişleri Bakanı, İslam Emirliği yönetiminin neden tanınmadığının açıklanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Muttaki, Afganistan yönetimine yönelik diplomatik tanıma politikasının hangi ilkelere dayandığının açık biçimde ortaya konulmasını istedi. Kabil yönetiminin dış ilişkilerini sürdürdüğünü belirten Muttaki, resmi tanımanın ise diğer devletlerin siyasi kararlarına bağlı olduğunu söyledi.</p>

<h3>KIZ ÇOCUKLARININ ORTAÖĞRETİMİ “BİR SONRAKİ DUYURUYA KADAR” ERTELENDİ</h3>

<p>Afganistan’da kız çocuklarının eğitimine yönelik uygulamalara da değinen Muttaki, ortaöğretim düzeyindeki eğitimin “bir sonraki duyuruya kadar” ertelendiğini söyledi. Kız öğrencilerin eğitimine ilişkin mevcut kısıtlamaların devam ettiğini doğrulayan Muttaki, eğitim faaliyetlerinin tamamen sona ermediğini savundu.</p>

<p>Afganistan Dışişleri Bakanı, kız çocuklarının dini eğitim veren okullarda eğitimlerine devam ettiğini belirtti. Kadınların eğitim ve çalışma hayatının tamamen durdurulmadığını söyleyen Muttaki, ülkedeki mevcut eğitim sistemine ilişkin sayısal veriler de paylaştı.</p>

<h3>MUTTAKİ: 3 MİLYONDAN FAZLA KIZ ÖĞRENCİ EĞİTİM GÖRÜYOR</h3>

<p>Muttaki’nin açıklamasına göre Afganistan genelinde 3 milyondan fazla kız öğrenci dini ve normal okullarda eğitim görüyor. Dini eğitim kurumlarında kız öğrencilerin eğitimlerini ileri seviyelere kadar sürdürebildiğini belirten Muttaki, söz konusu okullarda yalnızca dini derslerin verilmediğini ifade etti.</p>

<p>Muttaki, dini okullarda modern derslerin de müfredatta yer aldığını söyledi. Kadınların eğitim ve çalışma hayatının tamamen durdurulduğu yönündeki değerlendirmelere karşı çıkan Afganistan Dışişleri Bakanı, ülkede farklı eğitim modellerinin faaliyet göstermeyi sürdürdüğünü savundu.</p>

<h3>BM GÜVENLİKTEKİ İYİLEŞMEYE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Muttaki’nin açıklamaları, Birleşmiş Milletler’in Afganistan’daki gelişmelere ilişkin son değerlendirmesinin ardından geldi. BM, ülkedeki güvenlik durumunda yaşanan iyileşmenin kalkınma ve ekonomik işbirliği açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Birleşmiş Milletler’in değerlendirmesinde güvenlik koşullarındaki değişimin ekonomik faaliyetler ve uluslararası işbirliği bakımından yeni imkanlar ortaya çıkarabileceği ifade edildi. Afganistan’daki siyasi yönetim, uluslararası tanınma ve temel haklara ilişkin tartışmalar ise devam ediyor.</p>

<h3>TALİBAN AĞUSTOS 2021’DE YENİDEN İKTİDARA GELDİ</h3>

<p>Afganistan’daki İslam Emirliği yönetimi, ABD ve NATO güçlerinin ülkeden çekildiği Ağustos 2021’de yeniden iktidara geldi. Taliban’ın ülkenin büyük bölümünde kontrolü ele geçirmesinin ardından önceki Afganistan hükümeti sona ererken Kabil’de İslam Emirliği yönetimi kuruldu.</p>

<p>Aradan geçen beş yıllık dönemde Afganistan yönetimi çok sayıda ülkeyle diplomatik ve siyasi ilişkiler geliştirdi. Kabil yönetimi farklı ülkelerle temaslarını sürdürmesine rağmen uluslararası alanda resmi tanınma konusunda çeşitli engellerle karşı karşıya bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/talibandan-5-yil-degerlendirmesi-halk-bizden-memnun</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/taliban-44.jpg" type="image/jpeg" length="47764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, ABD donanma üssünü bölgeden uzaklaştırdı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abd-donanma-ussunu-bolgeden-uzaklastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abd-donanma-ussunu-bolgeden-uzaklastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[The New York Times’ın haberine göre ABD ordusu, İran’ın Bahreyn’deki Beşinci Filo karargahına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının ardından ana deniz lojistik merkezini Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia Adası’na taşıdı. Değişiklikle birlikte ABD Donanması’nın bölgedeki gemilerini ikmal etmek için kullandığı lojistik hattın yaklaşık 4 bin kilometreye çıktığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin, İran’ın Bahreyn’de bulunan donanma tesislerine yönelik saldırılarının ardından bölgedeki deniz lojistik operasyonlarının büyük bölümünü Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia Adası’na taşıdığı bildirildi. The New York Times tarafından yayımlanan haberde, İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarının ABD Donanması’nın Bahreyn’deki Beşinci Filo karargahında ağır hasara yol açtığı belirtildi.</p>

<p>Habere göre saldırıların ardından ABD ordusunun ana deniz lojistik merkezi, Hint Okyanusu’nun ortasında bulunan ve ABD ile İngiltere tarafından ortak kullanılan Diego Garcia’ya taşındı. Üssün İngiliz komutası altında bulunduğu belirtilirken, değişiklik ABD Donanması’nın Basra Körfezi ve çevresindeki operasyonlarını destekleyen ikmal sisteminde önemli bir mesafe artışına neden oldu.</p>

<h3>BAHREYN’DEKİ BEŞİNCİ FİLO KARARGAHININ AĞIR HASAR GÖRDÜĞÜ BİLDİRİLDİ</h3>

<p>The New York Times’ın aktardığı bilgilere göre İran’ın Bahreyn’deki ABD tesislerine düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırıları, Beşinci Filo karargahında ağır hasara yol açtı. Saldırıların ardından ABD’nin Bahreyn’deki ana deniz lojistik faaliyetlerinin mevcut haliyle sürdürülemediği ve operasyonların Diego Garcia’ya kaydırıldığı bildirildi.</p>

<p>Bahreyn’de bulunan merkez, ABD Donanması’nın Basra Körfezi ve çevresindeki gemilerine lojistik destek sağlamak açısından kritik bir konumda bulunuyordu. Merkezin devre dışı kalmasının ardından gemilere ikmal ulaştırılmasında kullanılacak mesafenin önemli ölçüde arttığı belirtildi.</p>

<h3>ABD DONANMASININ İKMAL HATTI YAKLAŞIK 4 BİN KİLOMETREYE ÇIKTI</h3>

<p>Lojistik merkezin Diego Garcia’ya taşınmasıyla ABD Donanması’nın bölgedeki savaş gemilerine ikmal sağlamak için yaklaşık 4 bin kilometrelik bir lojistik zincir kullanmaya başladığı aktarıldı. Bahreyn’deki tesislerin kullanıldığı dönemde Basra Körfezi içerisindeki kısa mesafeli ikmal ağı üzerinden yürütülen operasyonların, yeni düzenlemede Hint Okyanusu’ndaki uzak bir noktadan desteklenmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>The New York Times’ın haberinde, İran’ın Beşinci Filo tesislerine yönelik saldırılarının ABD savaş gemilerinde bildirilen çeşitli sorunların temel nedenlerinden biri olduğu ifade edildi. Bahreyn’deki merkezin kaybedilmesinin özellikle İran’a yönelik operasyonlara destek sağlayan uçak gemilerindeki sorunlara katkıda bulunduğu kaydedildi.</p>

<h3>UÇAK GEMİLERİNDEKİ SORUNLAR BAHREYN ÜSSÜYLE İLİŞKİLENDİRİLDİ</h3>

<p>Haberde, Bahreyn’deki lojistik merkezin kullanılamaz hale gelmesinin ABD uçak gemilerinde ortaya çıkan operasyonel sorunlarla bağlantılı olduğu belirtildi. The New York Times, “Bahreyn’deki merkezin kaybedilmesi, İran’a karşı operasyonlara destek veren uçak gemilerinde bildirilen bir dizi soruna katkıda bulundu” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran saldırılarının ardından ABD Donanması’nın lojistik kapasitesinde yaşanan değişikliklerin, uçak gemilerinin ikmal ve destek süreçlerini de etkilediği aktarıldı. USS Abraham Lincoln’de yaşandığı bildirilen tükenmişlik ve operasyonel sorunlar da İran saldırılarının ABD Donanması üzerindeki etkileri kapsamında gündeme geldi.</p>

<h3>FUCEYRE LİMANI DA ALTERNATİFLER ARASINDA</h3>

<p>ABD uçak gemilerine ve bölgedeki diğer savaş gemilerine destek verebilecek alternatif lojistik merkezlerinden birinin Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Fuceyre Limanı olduğu belirtildi. Fuceyre’nin coğrafi konumu nedeniyle bölgedeki deniz operasyonları açısından daha yakın bir seçenek oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p>The New York Times’ın haberinde Fuceyre’deki tesisin de İran’ın füze ve insansız hava araçlarının menzili içerisinde bulunduğu kaydedildi. Söz konusu durum nedeniyle tesisin uzun vadeli ve güvenli bir alternatif olarak kullanılmasının sınırlamalar taşıdığı aktarıldı.</p>

<h3>DIEGO GARCIA HİNT OKYANUSU’NUN ORTASINDA BULUNUYOR</h3>

<p>ABD’nin lojistik operasyonlarını taşıdığı Diego Garcia, Hint Okyanusu’nun ortasında yer alan ve ABD ile İngiltere tarafından ortak kullanılan askeri bir üs konumunda bulunuyor. Üssün İngiliz komutası altında faaliyet gösterdiği ve ABD ordusunun bölgedeki hava ve deniz operasyonlarında uzun süredir kullandığı bildiriliyor.</p>

<p>Bahreyn’e kıyasla İran’dan çok daha uzak bir noktada bulunan Diego Garcia’nın, saldırılara karşı daha geniş bir coğrafi mesafe sağladığı belirtiliyor. Yeni lojistik düzenlemenin dezavantajı ise ABD Donanması’nın Basra Körfezi ve çevresindeki unsurlarına ikmal ulaştırmak için daha uzun bir deniz hattı kullanmak zorunda kalması olarak gösteriliyor.</p>

<h3>DIEGO GARCIA’NIN DA HEDEF OLABİLECEĞİ BELİRTİLDİ</h3>

<p>Haberde Diego Garcia’nın İran saldırılarından tamamen uzak bir alan olarak değerlendirilmediği de ifade edildi. Üssün, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarında kullanılması halinde İran tarafından hedef olarak değerlendirilebileceği belirtildi.</p>

<p>İran’ın Bahreyn’deki ABD askeri tesislerine gerçekleştirdiği saldırıların ardından Washington’ın bölgedeki deniz lojistik yapılanmasında meydana gelen değişiklik, ABD Donanması’nın ikmal ağını Basra Körfezi’nden Hint Okyanusu’nun merkezine taşımış oldu. Operasyonların yeni merkezden sürdürülmesiyle savaş gemilerine yönelik ikmal mesafesi de yaklaşık 4 bin kilometreye ulaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abd-donanma-ussunu-bolgeden-uzaklastirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-donanma-usleri.jpg" type="image/jpeg" length="28330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rapora göre Hindistan’da 3 ayda 25 Müslüman öldürüldü: 2026’daki can kaybı 44’e çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rapora-gore-hindistanda-3-ayda-25-musluman-olduruldu-2026daki-can-kaybi-44e-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rapora-gore-hindistanda-3-ayda-25-musluman-olduruldu-2026daki-can-kaybi-44e-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Asya Adalet Kampanyası’nın Hindistan Ayrımcılık Gözlemcisi verilerine göre Mayıs-Temmuz 2026 döneminde Hindistan’da 25 Müslüman öldürüldü. Raporda ölenlerin 15’inin devlet aktörleri, 10’unun ise Hindu aşırılık yanlısı devlet dışı aktörler tarafından öldürüldüğü belirtilirken, 2026 yılı genelindeki toplam can kaybının 44’e ulaştığı kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güney Asya Adalet Kampanyası’nın Hindistan Ayrımcılık Gözlemcisi tarafından yayımlanan verilere göre Hindistan’da Mayıs-Temmuz 2026 döneminde 25 Müslüman hayatını kaybetti. Kurumun kayıtlarına göre söz konusu kişilerin 15’i polis ve güvenlik personelinin de aralarında bulunduğu devlet aktörleri, 10’u ise Hindu aşırılık yanlısı devlet dışı aktörler tarafından öldürüldü.</p>

<p>Raporda yer alan verilere göre 2026 yılı, kurumun benzer ölümleri kaydetmeye başladığı 2022’den bu yana Müslüman karşıtı nefret suçları bakımından en fazla ölümün kaydedildiği yıl oldu. Mayıs-Temmuz döneminde öldürüldüğü belirtilen 25 kişi arasında 11 yaşında bir kız çocuğu ile 16 yaşında bir erkek çocuğunun da bulunduğu aktarıldı.</p>

<h3>2026 YILINDA TOPLAM CAN KAYBI 44’E ULAŞTI</h3>

<p>Hindistan Ayrımcılık Gözlemcisi’nin takip sistemine göre 2026 yılı içerisinde kaydedilen toplam Müslüman can kaybı 44’e yükseldi. Raporda bu kişilerin 19’unun devlet aktörleri, 25’inin ise Hindutva yanlısı saldırganlar tarafından öldürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Kurumun verilerine göre Mayıs-Temmuz döneminde kaydedilen ölümler, yılın toplam bilançosunun önemli bölümünü oluşturdu. Raporda hem güvenlik güçlerinin faaliyetleri hem de devlet dışı grupların saldırıları ayrı başlıklar altında değerlendirildi.</p>

<h3>RAPORDA DEVLET AKTÖRLERİNE YÖNELİK İDDİALAR YER ALDI</h3>

<p>Raporda, devlet aktörlerinin Müslümanlara yönelik uzun süredir belgelendiği belirtilen çeşitli baskı yöntemlerini kullanmayı sürdürdüğü öne sürüldü. Söz konusu uygulamalar arasında kurgulandığı iddia edilen çatışmalarda ve gözaltında öldürmeler, yüzlerce kişinin gözaltına alınması, evlerin ve ibadethanelerin buldozerlerle yıkılması ile bazı ailelerin sınır dışı edilmesi gösterildi.</p>

<p>Özellikle Uttar Pradeş, Assam, Keşmir ve giderek artan şekilde Batı Bengal’de Müslüman ailelerin gece saatlerinde Bangladeş’e zorla gönderildiği iddia edildi. Rapor, sınır dışı uygulamalarını Müslümanlara yönelik devlet politikalarının bir parçası olarak değerlendirdi.</p>

<h3>İKİ AYDAN KISA SÜREDE EN AZ 23 İSLAMİ YAPI YIKILDI</h3>

<p>Raporda yer alan verilere göre iki aydan kısa bir süre içerisinde en az 23 İslami yapı yıkıldı. Aynı dönemde gerçekleştirildiği belirtilen en az 21 yıkım operasyonunda Müslümanlara ait 1000’den fazla ev, iş yeri ve dini yapının yerle bir edildiği öne sürüldü.</p>

<p>Kurumun takip sistemine göre 2026 yılı içerisinde yıkılan Müslümanlara ait ev, iş yeri ve dini yapıların toplam sayısı 3 bini geçti. Yıkımların farklı eyaletlerde gerçekleştirildiği ve bazı operasyonlarda çok sayıda yapının aynı anda hedef alındığı belirtildi.</p>

<h3>RAPORDA RESMİ SÖYLEMLER DE ELE ALINDI</h3>

<p>Güney Asya Adalet Kampanyası’nın raporunda yasalar, politikalar ve üst düzey kamu görevlilerinin söylemleri de değerlendirildi. Raporda Hindistan’daki Müslümanların vatandaşlık ve aidiyet tartışmaları üzerinden ayrıştırıldığı öne sürüldü.</p>

<p>Raporda, “Yasalar, politikalar ve resmi söylemler aracılığıyla Hindistan'ın en üst düzey kamu görevlileri Müslümanları ırksallaştırılmış bir dış grup olarak damgalamayı sürdürdü, kendi ülkelerinde varsayımsal olarak yabancı, Hindistan'a aidiyetleri ise daima koşullu görüldü. Her seçmen kaydı, form ve yıkım emri de bu anlayış üzerine inşa edildi” ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>ÇETE ŞİDDETİ BEŞ EYALETTE KAYDEDİLDİ</h3>

<p>Rapora göre Müslümanları hedef alan çete şiddeti Hindistan’ın beş eyaletinde kayıtlara geçti. İncelenen dönem içerisinde en ağır olayların Batı Bengal’de meydana geldiği belirtildi.</p>

<p>Devlet dışı aktörlerin gerçekleştirdiği belirtilen saldırılarda Hindutva yanlısı gruplar öne çıktı. Kurumun verilerine göre 2026 yılı genelinde devlet dışı saldırganlar tarafından öldürülen Müslümanların sayısı 25 olarak kaydedildi.</p>

<h3>BATI BENGAL’DE BJP’NİN İLK SEÇİM ZAFERİ SONRASI SALDIRILAR</h3>

<p>Raporda Batı Bengal’deki siyasi gelişmelere de yer verildi. BJP’nin eyalette ilk kez seçim zaferi kazanmasının ardından camilere ve Müslümanlara ait iş yerlerine saldırılar düzenlendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu olaylarda en az iki kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Ölenlerden birinin bir camiyi korumaya çalıştığı sırada yaşamını yitirdiği ifade edildi.</p>

<h3>YENİ HÜKÜMETİN MÜSLÜMANLARI ETKİLEYEN DÜZENLEMELERİ</h3>

<p>Batı Bengal’de kurulan yeni BJP hükümetinin Müslümanları doğrudan etkilediği belirtilen çeşitli tedbirleri uygulamaya koyduğu kaydedildi. Rapor kapsamında sıralanan tedbirler arasında sosyal yardım haklarıyla bağlantılı vatandaşlık taraması ve kota listesindeki değişiklikler yer aldı.</p>

<p>Azınlık işleri ve medrese bütçesinde yüzde 62 oranında kesintiye gidildiği, ayrıca büyükbaş hayvan kesimine yönelik yeni kısıtlamalar getirildiği belirtildi. Söz konusu düzenlemelerin eyalette yaşayan Müslüman nüfus üzerindeki etkileri de raporda ayrı başlıklar altında ele alındı.</p>

<h3>HÜKÜMET 4 BİN 800 SINIR DIŞI İŞLEMİ YAPILDIĞINI ÖNE SÜRDÜ</h3>

<p>Rapora göre Batı Bengal’deki yeni hükümet, göreve başlamasının ilk ayında 4 bin 800 “sınır dışı işlemi” gerçekleştirdiğini öne sürdü. Sınır dışı uygulamalarının vatandaşlık kontrolleri ve sınır güvenliği politikalarıyla birlikte yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p>Hindistan Ayrımcılık Gözlemcisi ise özellikle Müslümanların sınır dışı işlemleri, vatandaşlık kontrolleri, yıkım operasyonları, gözaltılar ve şiddet olaylarından etkilendiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rapora-gore-hindistanda-3-ayda-25-musluman-olduruldu-2026daki-can-kaybi-44e-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hindistan-3.jpg" type="image/jpeg" length="69227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kiev balistik füzelerle vuruldu, Moskova’da 28 dron imha edildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kiev-balistik-fuzelerle-vuruldu-moskovada-28-dron-imha-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kiev-balistik-fuzelerle-vuruldu-moskovada-28-dron-imha-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta karşılıklı hava saldırıları sabaha karşı yoğunlaştı. Ukrayna’nın başkenti Kiev balistik füzelerin hedefi olurken, Rusya’nın başkenti Moskova’ya yönelik dron saldırıları düzenlendi. Kiev’de bir binada yangın çıkarken ilk açıklamalara göre can kaybı yaşanmadı. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin ise başkente yönelen yaklaşık 28 Ukrayna dronunun hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya ve Ukrayna arasında yıllardır devam eden savaşta başkentleri hedef alan karşılıklı saldırılar sabaha karşı yeniden yoğunlaştı. Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yönelik balistik füze saldırısı nedeniyle kent genelinde alarm verilirken, aynı saatlerde Rusya’nın başkenti Moskova’ya doğru ilerleyen insansız hava araçları Rus hava savunma sistemleri tarafından hedef alındı.</p>

<p>Kiev’deki askeri ve yerel yönetim yetkilileri, balistik füze tehdidinin ardından halka sığınaklara gitmeleri yönünde çağrı yaptı. Rusya tarafında ise Moskova’ya yönelen Ukrayna dronlarının imha edildiği açıklandı.</p>

<h3>KİEV İÇİN BALİSTİK FÜZE UYARISI YAPILDI</h3>

<p>Kiev Askeri İdaresi, Telegram üzerinden yayımladığı acil duyuruyla başkentte yaşayanlara “balistik füze tehdidi” uyarısında bulundu. Yerel saatle yaklaşık 02.00 sıralarında yapılan açıklamada kent sakinlerinden vakit kaybetmeden sığınaklara geçmeleri istendi.</p>

<p>Uyarının ardından Kiev genelinde patlama sesleri duyuldu. Başkentteki güvenlik önlemleri artırılırken hava saldırısı alarmı kapsamında vatandaşların korunaklı alanlarda kalması çağrısı sürdürüldü.</p>

<h3>KLİÇKO BALİSTİK FÜZE SALDIRISINI DOĞRULADI</h3>

<p>Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, kentte duyulan patlama seslerini doğrulayarak Ukrayna’nın başkentinin balistik füze saldırısı altında olduğunu açıkladı. Kliçko ve kent yetkililerinden gelen bilgilere göre saldırının ardından Kiev’in Obolonskiy bölgesindeki bir binada yangın çıktı.</p>

<p>Yangına müdahale edilirken saldırının yol açtığı hasara ilişkin incelemeler de başlatıldı. İlk resmi açıklamalarda, balistik füze saldırısı ve sonrasında çıkan yangında herhangi bir can kaybının yaşanmadığı bildirildi.</p>

<h3>MOSKOVA DA DRON SALDIRISININ HEDEFİ OLDU</h3>

<p>Kiev’e yönelik balistik füze saldırılarının gerçekleştiği saatlerde Rusya’nın başkenti Moskova çevresinde de hava saldırısı hareketliliği yaşandı. Rus yetkililer, Ukrayna tarafından gönderildiği belirtilen yeni bir insansız hava aracı dalgasının Moskova’ya doğru ilerlediğini duyurdu.</p>

<p>Rus hava savunma birlikleri başkente yaklaşan dronlara müdahale etti. Moskova ve çevresindeki hava savunma faaliyetleri, Kiev’e yönelik saldırılarla yaklaşık aynı zaman diliminde gerçekleşti.</p>

<h3>SOBYANİN: YAKLAŞIK 28 UKRAYNA DRONU İMHA EDİLDİ</h3>

<p>Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, Rus hava savunma güçlerinin başkente doğru ilerleyen yaklaşık 28 Ukrayna insansız hava aracını havada imha ettiğini açıkladı. Sobyanin’in açıklaması, Moskova’ya yönelik saldırının çok sayıda dronla gerçekleştirildiğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsansız hava araçlarının hangi bölgelerde düşürüldüğüne veya saldırının yol açtığı olası hasara ilişkin ayrıntılar paylaşılmazken, Rus hava savunma sistemlerinin Moskova’ya yaklaşan dronlara karşı devreye girdiği bildirildi.</p>

<h3>UKRAYNA RUSYA’DAKİ RAFİNERİ VE ASKERİ TESİSLERİ HEDEF ALIYOR</h3>

<p>Rusya ve Ukrayna arasındaki karşılıklı hava saldırıları, tarafların stratejik olarak değerlendirdiği hedeflere yönelik operasyonlarla devam ediyor. Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın uzun menzilli füze saldırılarına karşılık olarak Rusya topraklarındaki petrol rafinerileri ile kritik askeri altyapıyı insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını belirtiyor.</p>

<p>Ukrayna’nın Rusya’nın farklı bölgelerine yönelik saldırılarında dronların yoğun biçimde kullanıldığı bildiriliyor. Söz konusu operasyonlarda enerji altyapısı, petrol tesisleri ve askeri noktalar öne çıkan hedefler arasında gösteriliyor.</p>

<h3>RUSYA DOĞU UKRAYNA’DA KARA SALDIRILARINI SÜRDÜRÜYOR</h3>

<p>Rusya ise Ukrayna’nın doğusundaki kara operasyonlarını yoğun şekilde sürdürürken, Kiev başta olmak üzere Ukrayna’nın büyük kentlerine uzun menzilli füze saldırıları düzenlemeye devam ediyor. Başkenti hedef alan son balistik füze saldırısı da karşılıklı hava operasyonlarının sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p>Cephe hattındaki kara çatışmalarıyla birlikte uzak mesafelerden gerçekleştirilen füze ve dron saldırıları da savaşın önemli unsurları arasında yer alıyor. Her iki taraf da karşı tarafın askeri kapasitesi ve kritik altyapısını hedef alan operasyonlar gerçekleştirdiğini açıklıyor.</p>

<h3>KUZEY KORE YAPIMI BALİSTİK FÜZE İDDİASI</h3>

<p>Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik bazı saldırılarda Kuzey Kore yapımı balistik füzeler kullandığına ilişkin raporlar da gündemde yer alıyor. Moskova’nın özellikle uzun menzilli saldırılarda farklı tipte füze sistemlerinden yararlandığı belirtilirken, Kuzey Kore kaynaklı balistik füzelerin kullanıldığı yönündeki iddialar da bölgeden gelen raporlara yansıyor.</p>

<p>Kiev’e yönelik son saldırıda kullanılan balistik füzelerin türüne ilişkin ise paylaşılan ilk bilgilerde kesin bir tespit yer almadı. Saldırının ardından Ukraynalı yetkililerin füzelere ilişkin teknik incelemelerinin sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kiev-balistik-fuzelerle-vuruldu-moskovada-28-dron-imha-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/ukrayna-kiev.jpg" type="image/jpeg" length="67343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, '3 pilotumuz 6 aydır Katar'da esir' dedi, Katar yalanladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-3-pilotumuz-6-aydir-katarda-esir-dedi-katar-yalanladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-3-pilotumuz-6-aydir-katarda-esir-dedi-katar-yalanladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, 2 Mart’ta Katar’da iki Su-24 savaş uçağının düşürülmesinin ardından üç İranlı pilotun sağ olarak ele geçirildiğini ve yaklaşık 6 aydır Katar’ın elinde tutulduğunu öne sürdü. Katar yönetimi iddiayı kesin bir dille reddederek elinde İranlı pilot bulunmadığını, arama kurtarma çalışmalarında yalnızca bir pilotun naaşına ulaşıldığını ve teslim süreci için İran ile temasa geçildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran ile Katar arasında, mart ayında yaşanan askeri olaylarda düşürülen İran savaş uçaklarının pilotlarının akıbetine ilişkin karşılıklı açıklamalar gündeme geldi. İranlı bir yetkili, üç pilotun Katar güçleri tarafından sağ olarak ele geçirildiğini ve yaklaşık 6 aydır tutulduğunu ileri sürerken Doha yönetimi söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Katar’ın elinde İranlı pilot bulunmadığını belirterek İran tarafından ortaya atılan iddiaları “yanıltıcı” olarak nitelendirdi.</p>

<h3>İRAN: 3 PİLOT SAĞ OLARAK ELE GEÇİRİLDİ</h3>

<p>İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı Kayıp Kişileri Arama Komitesi Başkanı Muhammed Bagırzadeh, Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Mirjana Spoljaric’e gönderdiği mektupta, 2 Mart’ta Katar’daki bir askeri üsse yönelik saldırılar sırasında iki İran Su-24 savaş uçağının düşürüldüğünü belirtti. Bagırzadeh, uçakların düşürülmesinin ardından İranlı pilotlardan üçünün Katar güçleri tarafından sağ olarak ele geçirildiğini öne sürdü.</p>

<p>Bagırzadeh’in açıklamasına göre pilotlardan Mecid Kazemi hayatını kaybetti. İranlı yetkili, Cevad Salihi, Abdülmecid Deştiyan ve Omran Behruzian’ın ise sağ olarak ele geçirildiğini ve Katar tarafından tutulduğunu iddia etti. İran tarafının açıklamasında üç pilotun yaklaşık 6 aydır Katar’ın elinde bulunduğu savunuldu.</p>

<h3>İRAN KIZILHAÇ’TAN GİRİŞİMDE BULUNMASINI İSTEDİ</h3>

<p>Muhammed Bagırzadeh, Katar yönetimini Cenevre Sözleşmeleri kapsamındaki yükümlülükleri ihlal etmekle de suçladı. İranlı yetkili, Katar’da tutulduğunu öne sürdüğü üç pilotun aileleri ve İranlı yetkililerle görüştürülmediğini iddia ederek pilotların durumuna ilişkin bilgi verilmediğini savundu.</p>

<p>Bagırzadeh, Uluslararası Kızılhaç Komitesinden söz konusu pilotlarla görüşmesini, sağlık durumları hakkında Tahran yönetimine bilgi vermesini ve serbest bırakılmaları amacıyla girişimde bulunmasını istedi. İran’ın açıklamasında üç pilotun Katar tarafından tutulduğu iddiasına karşılık Doha yönetimi ise elinde herhangi bir İranlı pilot bulunmadığını bildirdi.</p>

<h3>KATAR İDDİAYI KESİN BİR DİLLE REDDETTİ</h3>

<p>Katar Başbakanı Danışmanı ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran’ın üç pilotun Katar’ın elinde bulunduğu yönündeki iddiasını kesinlikle reddettiklerini duyurdu. Ensari, iddiaların bölgesel gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çalışmaların sürdüğü bir dönemde yeniden gündeme getirilmesini de şaşırtıcı olarak nitelendirdi. Katar’ın 15 Ağustos tarihli açıklamasında herhangi bir İranlı pilotun gözaltında ya da esir olarak tutulmadığı belirtildi.</p>

<p>Ensari, İran uçaklarının Katar hava sahasını ihlal ettiği sırada yetkililerin pilotlarla iletişim kurmaya çalıştığını ancak temas girişimlerinin sonuç vermediğini söyledi. Katar Sözcüsü, saldırının geldiği yönün tespit edildiğini, angajman kurallarına uyulduğunu ve Katar topraklarının uluslararası hukuk çerçevesinde korunması için gerekli tedbirlerin alındığını ifade etti.</p>

<h3>KATAR: YALNIZCA BİR PİLOTUN NAAŞINA ULAŞILDI</h3>

<p>Macid el-Ensari, olayların ardından Katar’a bağlı arama kurtarma ekiplerinin düşürülen uçaklardaki pilotları bulmak amacıyla çalışma yürüttüğünü açıkladı. Ensari’ye göre arama faaliyetlerinde İranlı pilotlardan yalnızca birinin naaşına ulaşıldı. Katar, bulunan naaşın İran’a teslim edilmesi amacıyla Tahran yönetimiyle koordinasyon kurulduğunu ve sürecin uluslararası insancıl hukuk kuralları doğrultusunda yürütüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Doha yönetiminin açıklaması, İran’ın “üç pilot sağ ele geçirildi ve Katar tarafından tutuluyor” iddiasıyla doğrudan çelişti. Katar, elinde üç İranlı pilot bulunduğu yönündeki açıklamayı reddederken yalnızca bir pilotun cansız bedeninin arama kurtarma çalışmaları sırasında bulunduğunu duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KATAR İRANLI EKİBİ NİSAN AYINDA DAVET ETTİ</h3>

<p>Ensari, olayın daha önce resmi kanallar üzerinden İran tarafıyla ele alındığını da belirtti. Katar’ın nisan ayında arama kurtarma operasyonlarının ayrıntılarını paylaşmak ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vermek amacıyla İranlı bir ekibi Katar’a davet ettiğini söyleyen Ensari, Tahran yönetiminin söz konusu davete henüz yanıt vermediğini açıkladı. Reuters’ın aktardığı Katar açıklamasında da İran’ın operasyonun ayrıntılarını inceleme yönündeki davete yanıt vermediği belirtildi.</p>

<p>Katar yönetimi, İran’ın üç pilotun yaklaşık 6 aydır Katar’ın elinde tutulduğu yönündeki iddiasını kabul etmezken, tarafların açıklamaları pilotların akıbeti konusunda birbirinden farklı bilgiler içeriyor. İran üç pilotun sağ olarak ele geçirildiğini öne sürerken Katar, hiçbir İranlı pilotu elinde tutmadığını ve arama çalışmaları sonucunda yalnızca bir pilotun naaşına ulaşıldığını bildiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-3-pilotumuz-6-aydir-katarda-esir-dedi-katar-yalanladi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 22:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/iranli-pilotlar-44.jpg" type="image/jpeg" length="62793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Bölge ülkelerinin artık ABD'ye güvenmediğinin kanıtı"]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bolge-ulkelerinin-artik-abdye-guvenmediginin-kaniti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bolge-ulkelerinin-artik-abdye-guvenmediginin-kaniti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı, Washington’a yönelik güven kaybıyla ilişkilendiren Fareed Zakaria’nın makalesini paylaştı. Blinken, ABD güvenilmez hale geldiğinde müttefiklerin ve ortakların “yerlerinde durmadığını”, şartlara uyum sağladığını, risklerini dengelediğini ve başka seçeneklere yöneldiğini belirterek ABD’nin güvenilirliğinin yeniden tesis edilmesinin ülkenin güvenliği, refahı ve liderli]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı ABD’nin dış politikadaki güvenilirliği tartışmasıyla ilişkilendiren Fareed Zakaria’nın Washington Post’ta yayımlanan makalesini sosyal medya hesabından paylaştı. Blinken, ABD’nin güvenilmez hale gelmesi durumunda Washington’ın müttefikleri ve ortaklarının mevcut pozisyonlarını korumakla yetinmediğini, yeni koşullara uyum sağladığını, riskleri dengelemeye çalıştığını ve alternatif ortaklıklara yöneldiğini ifade etti.</p>

<p>Blinken paylaşımında, yaşanan gelişmelerin Amerikan halkı açısından ciddi sonuçları bulunduğunu belirterek konuya bir yılı aşkın süredir dikkat çektiğini söyledi. Zakaria’nın makalesinin ABD’nin güvenilirliğinin neden yeniden tesis edilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu ifade eden Blinken, meselenin yalnızca ilişkilerin onarılması olmadığını; ABD’nin güvenliğinin, refahının ve küresel liderliğinin korunmasıyla da ilgili olduğunu kaydetti.</p>

<h3>ZAKARIA: ORTADOĞU’DA KÜÇÜK BİR JEOPOLİTİK DEPREM YAŞANDI</h3>

<p>Fareed Zakaria, 14 Ağustos 2026 tarihli ve “İran savaşı, bir süper gücün güvenilirliğinin nasıl heba edildiğine dair bir ustalık dersi” başlıklı makalesinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmayı Ortadoğu’da yaşanan “küçük bir jeopolitik deprem” olarak nitelendirdi. Zakaria, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın son on yılın önemli bölümünde açık biçimde karşı karşıya gelen iki ülke olduğunu hatırlatarak tarafların Pakistan’la birlikte Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladığını aktardı.</p>

<p>Makalede anlaşmanın, NATO’daki kolektif savunma anlayışına benzer şekilde, üç ülkeden birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngördüğü belirtildi. Pakistan ile Suudi Arabistan arasında uzun yıllardır yakın güvenlik ilişkilerinin bulunduğunu hatırlatan Zakaria, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın ise Katar, Mısır, Müslüman Kardeşler ve gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da öldürülmesi başta olmak üzere birçok konuda karşı karşıya geldiğini yazdı. Zakaria, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kaşıkçı cinayetinin ardından Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a yönelik ağır eleştirilerde bulunduğunu da hatırlattı.</p>

<h3>“İKİ ÜLKEYİ BİR ARAYA GETİREN TRUMP’A AZALAN GÜVEN”</h3>

<p>Zakaria, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın yakınlaşmasını ABD Başkanı Donald Trump’a ve iki ülkenin Trump’ın taahhütlerine yönelik azalan güvenine bağladı. Suudi Arabistan ile Katar’ın yalnızca bir yıl önce Trump yönetiminden güvenlik taahhütleri aldığını belirten Zakaria, İran savaşı sürecinde Washington’ın verdiği mesajların ABD’nin güvenilirliği konusunda soru işaretleri oluşturduğunu savundu.</p>

<p>Zakaria, Trump’ın İran’la anlaşmanın birçok kez çok yakın olduğunu açıkladığını, haziran ortasına kadar yapılan bir sayımda Trump’ın anlaşmanın yakın olduğu veya İran’ın anlaşmayı güçlü biçimde istediği yönünde en az 38 açıklamasının kayda geçtiğini aktardı. Makalede, Reuters’a konuşan İranlı bir kaynağın ise görüşmelerde “kesinlikle hiçbir ilerleme” sağlanmadığını söylediği belirtildi. Zakaria, dünya ülkelerinin Trump’ın Truth Social paylaşımlarını giderek daha ihtiyatlı değerlendirdiğini savundu.</p>

<h3>AVRUPA’DAKİ ASKERİ KARARLARI DA ÖRNEK GÖSTERDİ</h3>

<p>Zakaria, benzer bir belirsizliğin Avrupa’daki Amerikan askeri varlığı konusunda da görüldüğünü yazdı. Pentagon’un mayıs ayında Almanya’dan 5 bin Amerikan askerinin çekileceğini açıkladığını, Trump’ın daha fazla kesintiye işaret ettiğini belirten Zakaria, Pentagon’un daha sonra Polonya’ya gönderilmesi planlanan yaklaşık 4 bin askerin konuşlandırılmasını iptal ettiğini aktardı.</p>

<p>Makaleye göre Trump, söz konusu kararların ardından birkaç gün içinde Polonya’ya ilave 5 bin Amerikan askerinin gönderileceğini açıkladı. Zakaria, Trump’ın bazı dönemlerde Avrupa’yı Rusya’ya karşı savunmayabileceği yönünde mesajlar verdiğini, başka zamanlarda ise savunma taahhüdünü yinelediğini belirterek Avrupalı ülkelerin uzun vadeli askeri planlama açısından öngörülebilirlik sorunu yaşadığını savundu.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI AÇIKLAMASINI GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Fareed Zakaria makalesinde, Trump’ın ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinde “tam kontrole” sahip olduğunu söylediğini de hatırlattı. Zakaria, gemi takip verilerine göre yakın tarihli bir günde boğazdan yalnızca 14 geminin geçtiğini, savaş öncesinde ise günlük geçiş sayısının 130’un üzerinde olduğunu belirtti.</p>

<p>Zakaria’ya göre yaşanan tartışma yalnızca başkanlık üslubu veya siyasi söylemle sınırlı değil. ABD’nin küresel gücünün önemli unsurlarından birinin on yıllar boyunca oluşturduğu güvenilirlik olduğunu belirten Zakaria, Washington’ın müttefiklerinin Amerikan taahhütlerinin bir yönetimden diğerine devam edeceğine inandığını, rakip ülkelerin de Amerikan tehditlerinin zaman zaman abartılı olsa dahi ciddi sonuçlar doğurabileceğini düşündüğünü ifade etti.</p>

<h3>“MÜTTEFİKLER DAHA BAĞIMSIZ HALE GELİYOR”</h3>

<p>Zakaria, ABD’nin geçmişte de sözlerini tutmadığı ve hatalar yaptığı dönemler bulunduğunu ancak Washington’ın genel olarak öngörülebilir bir aktör kabul edildiğini yazdı. Trump’ın vaatleri ve tehditleri bir pazarlık unsuruna dönüştürdüğünü savunan Zakaria, ittifak ilişkilerinde öngörülemezliğin farklı sonuçlar doğurduğunu belirtti.</p>

<p>Makalede, müttefiklerin askerlerin bir ülkeye gelip gelmeyeceğini, tarifelerin artırılıp azaltılmayacağını veya imzalanan bir anlaşmanın kısa süre sonra geçerliliğini koruyup korumayacağını öngöremediğinde daha itaatkâr değil, daha bağımsız hareket etmeye başladığı görüşüne yer verildi.</p>

<h3>DANİMARKA, KANADA, AVRUPA VE GÜNEY KORE ÖRNEKLERİ</h3>

<p>Zakaria, ülkelerin ABD’ye bağımlılığı azaltmaya dönük adımlarını “sigorta poliçeleri” oluşturmak şeklinde tanımladı. Danimarka’nın Amerikan Patriot hava savunma sistemi yerine Fransız-İtalyan ortak üretimi SAMP/T sistemini tercih ettiğini, Kanada’nın F-35 savaş uçağı alımlarını yeniden değerlendirdiğini ve Avrupa hükümetlerinin kendi savunma sanayilerine yönelik yatırımlarını önemli ölçüde artırdığını belirtti.</p>

<p>Güney Kore’nin Avrupa’daki NATO ülkelerine silah satan ülkeler arasında ikinci sıraya yükseldiğini aktaran Zakaria, Seul yönetiminin Körfez ülkelerinin hava savunmasını Patriot sistemlerinden daha düşük maliyetli sistemlerle desteklediğini yazdı. Hollanda Merkez Bankası’nın kritik bulut hizmetlerini Amerikan teknolojisine bağımlılığı azaltmak amacıyla Avrupalı bir sağlayıcıya taşıdığını belirten Zakaria, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın da kendi güvenlik mimarilerini oluşturmaya yöneldiğini savundu.</p>

<h3>ZAKARIA: TEK BAŞINA KOPUŞ DEĞİL, BİRLİKTE GÜVEN KAYBINA İŞARET EDİYOR</h3>

<p>Zakaria, söz konusu adımların hiçbirinin tek başına Washington ile ilişkilerde kopuş anlamına gelmediğini ancak birlikte değerlendirildiğinde ABD’nin sözlerine duyulan güvenin azalmasını gösterdiğini öne sürdü. Amerikan tarifelerine ilişkin tehditleri de aynı çerçevede ele alan Zakaria, Washington’ın tavizler aldıktan sonra yeniden tarife tehdidinde bulunması halinde hükümetlerin uyum göstermenin kendilerine güvenlik sağlamadığı sonucuna ulaşabileceğini yazdı.</p>

<p>Kanada Başbakanı Mark Carney’nin yıl içinde yaptığı açıklamalara atıfta bulunan Zakaria, ülkelerin uyum göstermenin güvenlik sağlayacağını düşünmesinin sonuç vermeyeceği görüşünü aktardı. Zakaria’ya göre ülkelerin böyle bir ortamda alternatifler geliştirmeye yönelmesi ortaya çıkan politikanın doğal sonucu haline geliyor.</p>

<h3>NETANYAHU’NUN GAZZE PLANI TUTUMUNU ÖRNEK VERDİ</h3>

<p>Zakaria, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da Trump’ın önerilerini her zaman belirleyici kabul etmediğini savundu. Netanyahu’nun ABD Başkanı’nın Gazze için sunduğu 15 maddelik planı aynı hafta kısa ve kesin biçimde reddettiğini belirten Zakaria, Trump yönetimi tarafından daha önce duyurulan bazı planların da zaman içinde gündemden düştüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makalede Trump’ın daha önce gündeme getirdiği ve kamuoyunda “Gazze Rivierası” olarak anılan plan da örnek olarak gösterildi. Zakaria, büyük güçlerin gerilemesinin her zaman büyük bir askeri yenilgiyle gerçekleşmediğini, diğer ülkelerin kendi düzenlerini söz konusu büyük gücün etrafında kurmayı yavaş yavaş bırakmasıyla da ortaya çıkabileceğini savundu.</p>

<h3>ABD’NİN ASKERİ VE EKONOMİK GÜCÜNE VURGU</h3>

<p>Zakaria, eleştirilerine rağmen ABD’nin küresel ölçekte son derece güçlü olmaya devam ettiğinin altını çizdi. ABD’nin güçlü bir orduya, ileri teknolojilere, büyük sermaye piyasalarına, kapsamlı ittifaklara ve doların uluslararası sistemdeki konumuna sahip olduğunu belirten Zakaria, güvenilirliğin de güç unsurları arasında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Makalede ABD’nin güvenilirliğinin nesiller boyunca oluşturulduğu ve kısa süre içinde zarar görebilecek bir varlık olduğu görüşü dile getirildi. Zakaria, Washington’ın geçmişte sahip olduğu güven seviyesini göstermek amacıyla Küba Füze Krizi döneminden bir örneği de gündeme taşıdı.</p>

<h3>KÜBA FÜZE KRİZİNDEN DE GAULLE ÖRNEĞİ</h3>

<p>Zakaria, Küba Füze Krizi sırasında ABD Başkanı John F. Kennedy’nin eski Dışişleri Bakanı Dean Acheson’ı Paris’e göndererek Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’e Küba’da tespit edilen Sovyet nükleer füzeleri hakkında bilgi vermekle görevlendirdiğini hatırlattı. Acheson’ın Sovyet füzelerinin varlığını kanıtlamak amacıyla keşif fotoğraflarını yanında götürdüğünü belirten Zakaria, de Gaulle’ün fotoğrafları incelemeye gerek görmediğini aktardı.</p>

<p>De Gaulle’ün ABD’ye koşulsuz bağlı bir lider olmadığını vurgulayan Zakaria, Fransız liderin buna rağmen ABD Başkanı’nın sözünü yeterli kabul ettiğini belirtti. Zakaria söz konusu örneği, geçmişte Amerikan başkanlarının açıklamalarına duyulan uluslararası güven ile günümüzde yaşandığını savunduğu güvenilirlik tartışması arasındaki farkı göstermek amacıyla kullandı.</p>

<h3>BLINKEN: ABD’NİN GÜVENİLİRLİĞİ GÜVENLİK VE LİDERLİK MESELESİ</h3>

<p>Antony Blinken’ın Zakaria’nın makalesini paylaşırken kullandığı mesaj, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan anlaşmasını ABD’nin dış politikadaki güvenilirliği tartışmasının doğrudan bir parçası haline getirdi. Eski ABD Dışişleri Bakanı, Amerika güvenilmez hale geldiğinde müttefiklerin ve ortakların hareketsiz kalmadığını, yeni şartlara uyum sağladığını, risklerini dengelediğini ve başka seçenekler aradığını söyledi.</p>

<p>Blinken, söz konusu sürecin Amerikan halkı açısından ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade ederek bir yılı aşkın süredir aynı konuda uyarılarda bulunduğunu kaydetti. Zakaria’nın makalesini okunmaya değer olarak nitelendiren Blinken, ABD’nin güvenilirliğini yeniden tesis etmenin yalnızca ülkeler arasındaki ilişkileri onarma meselesi olmadığını; Amerikan güvenliğinin, refahının ve küresel liderliğinin korunması açısından da önem taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bolge-ulkelerinin-artik-abdye-guvenmediginin-kaniti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/turkiye-suudi-araistan-pakistan-anlasmasi.jpg" type="image/jpeg" length="92313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye hükümetinde göreve atanan YPG'li isim Kırmızı Liste'den çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-hukumetinde-goreve-atanan-ypgli-isim-kirmizi-listeden-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-hukumetinde-goreve-atanan-ypgli-isim-kirmizi-listeden-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Demokratik Güçleri’nin üst düzey isimlerinden olan ve Mart 2026’da Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Sipan Hemo kod adlı Semir Asu’nun Türkiye İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar veri tabanındaki kaydının kaldırıldığı görüldü. Daha önce PKK/KCK bağlantısıyla kırmızı kategoride bulunan Hemo’nun listeden hangi gerekçeyle çıkarıldığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Demokratik Güçleri’nin üst düzey isimlerinden Sipan Hemo kod adlı Semir Asu’nun Türkiye’deki terörden arananlar listesindeki kaydında değişiklik yapıldı. Daha önce İçişleri Bakanlığı’nın Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan terörden arananlar veri tabanında kırmızı kategoride yer alan Hemo’nun adına artık sistemde rastlanmıyor. Güncel haberlerde Hemo’nun ne kırmızı kategoride ne de diğer arananlar kategorilerinde bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Hemo, Suriye’de Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen entegrasyon sürecinin ardından 10 Mart 2026’da Doğu Bölgesi’nden sorumlu Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olarak görevlendirildi. Suriye Savunma Bakanlığı’nın duyurduğu atamayla Hemo, Rakka, Deyrizor ve Haseke’yi kapsayan doğu bölgesindeki askeri yapılanmadan sorumlu isimlerden biri haline geldi.</p>

<h3>SİPAN HEMO’NUN KAYDI ARTIK VERİ TABANINDA YER ALMIYOR</h3>

<p>Sipan Hemo’nun Türkiye İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar veri tabanında daha önce “Semir Asu” adıyla kırmızı kategoride kayıtlı olduğu bildiriliyordu. Hemo’nun Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine atanmasından sonra da söz konusu kaydın bir süre sistemde kalmaya devam ettiği aktarıldı.</p>

<p>Ağustos 2026 itibarıyla yapılan kontrollerde ise Hemo’nun kaydının veri tabanından çıkarıldığı görüldü. Güncel haberlerde Hemo’nun adının kırmızı listenin yanı sıra diğer arananlar kategorilerinde de bulunmadığı belirtildi. Kaydın hangi tarihte ve hangi hukuki veya idari gerekçeyle kaldırıldığı konusunda İçişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanmış bir gerekçe bulunmuyor.</p>

<h3>DAHA ÖNCE KIRMIZI KATEGORİDE ARANIYORDU</h3>

<p>Hemo’nun geçmişte Türkiye’nin terörden arananlar veri tabanında PKK/KCK bağlantısıyla kırmızı kategoride bulunduğu aktarılmıştı. Kırmızı kategori, sistemde yer alan en üst arama kategorisini oluşturuyor ve bu kategorideki kişilerin yakalanmasına veya yerlerinin tespit edilmesine yardımcı olanlara 20 milyon liraya kadar ödül verilebiliyor.</p>

<p>Hemo’nun kaydının listede bulunması, Suriye’deki yeni görevinin açıklanmasının ardından Türkiye’de siyasi tartışmalara da konu oldu. İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, 10 Mart’taki atamanın ardından Hemo’nun İçişleri Bakanlığı’nın resmi sisteminde kırmızı kategoride bulunduğunu belirterek atamaya tepki göstermişti.</p>

<h3>SURİYE SAVUNMA BAKAN YARDIMCILIĞINA 10 MART’TA ATANDI</h3>

<p>Suriye Savunma Bakanlığı, 10 Mart 2026 tarihinde Sipan Hemo’nun Doğu Bölgesi’nden sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı olarak görevlendirildiğini açıkladı. Bakanlığın Basın ve İletişim Dairesi Müdürü Asım Galyun tarafından duyurulan atamayla Hemo, Suriye’nin doğusundaki askeri yapıların Savunma Bakanlığı bünyesine entegrasyonunda görev alan isimlerden biri oldu.</p>

<p>Atamanın temeli, Şam yönetimi ile SDG arasında 29 Ocak 2026 tarihinde varılan entegrasyon anlaşmasına dayanıyor. Anlaşmanın hükümleri arasında SDG’nin önerisi doğrultusunda bir savunma bakan yardımcısının belirlenmesi de yer alıyordu. Hemo’nun mart ayındaki görevlendirmesi söz konusu hükmün uygulanması kapsamında gerçekleşti.</p>

<h3>HEMO SDG’NİN ÜST DÜZEY İSİMLERİ ARASINDA YER ALIYORDU</h3>

<p>Sipan Hemo, uzun yıllar YPG ve daha sonra SDG içerisindeki üst düzey askeri isimlerden biri olarak biliniyordu. Türkiye, YPG’yi PKK’nın Suriye yapılanması olarak değerlendirirken, Hemo’nun da Türkiye’nin resmi arananlar veri tabanında PKK/KCK bağlantısıyla kayıtlı olduğu bildiriliyordu.</p>

<p>Suriye’de 2026 yılı başında başlayan yeni entegrasyon sürecinde Hemo, SDG unsurlarının Suriye ordusuna dahil edilmesiyle ilgili çalışmalarda görev aldı. Mayıs ayında yaptığı açıklamada SDG’ye bağlı dört tugayın Suriye ordusuna resmen entegre edildiğini ve askeri yapıların tek komuta altında yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.</p>

<h3>ATAMA TÜRKİYE’DE TARTIŞMA YARATMIŞTI</h3>

<p>Hemo’nun Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı için adının gündeme gelmesi, Türkiye’de özellikle güvenlik politikaları açısından tartışmalara neden oldu. Tartışmaların merkezinde, Suriye devlet yapısında üst düzey bir göreve getirilen Hemo’nun aynı dönemde Türkiye’nin kırmızı kategoride arananlar listesinde bulunması yer aldı.</p>

<p>Atama sürecinde Milli Savunma Bakanlığı’nın Suriye’de yapılacak görevlendirmelerin Suriye makamlarının değerlendirmeleri ve güvenlik soruşturmalarının sonuçları doğrultusunda gerçekleştirilmesinin beklendiği yönünde açıklamalar yaptığı aktarılmıştı. Hemo’nun göreve başlamasının ardından ise Türkiye’deki ilgili bakanlıklardan kaydının durumuna yönelik ayrı bir kamuoyu açıklaması yapılmadı.</p>

<h3>KAYDIN ATAMADAN SONRA KALDIRILDIĞI BELİRTİLİYOR</h3>

<p>Hemo’nun 10 Mart’taki atamasının hemen ardından kaydının sistemden kaldırılmadığı bildirildi. Mepa News’in aktardığına göre Hemo’nun “Semir Asu” adına düzenlenmiş kaydı Mayıs 2026’nın başlarında, atamanın yaklaşık 50 gün sonrasında da veri tabanında bulunuyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağustos ayında kaydın artık görünmemesi nedeniyle çıkarma işleminin söz konusu dönemden sonra gerçekleştiği anlaşılıyor. Kaydın kesin olarak hangi tarihte silindiği ve kararın Suriye’deki yeni göreviyle bağlantılı olup olmadığı konusunda resmi makamlar tarafından kamuoyuna açıklanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<h3>MAZLUM ABDİ’NİN KAYDI SİSTEMDE YER ALMAYA DEVAM EDİYOR</h3>

<p>SDG’nin lideri Mazlum Abdi olarak bilinen Ferhat Abdi Şahin’in kaydı ise İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar veri tabanında yer almaya devam ediyor. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün güncel veri tabanında Ferhat Abdi Şahin, PKK/KCK bağlantısıyla kayıtlı isimler arasında bulunuyor.</p>

<p>Hemo’nun kaydının kaldırılmasına karşın SDG ve PKK/KCK bağlantısıyla aranan diğer bazı kişilerin kayıtlarının devam etmesi, işlemin genel bir liste değişikliğinden ziyade kişi bazında gerçekleştirildiğini gösteriyor. Kaydın kaldırılmasına ilişkin resmi gerekçenin açıklanmaması nedeniyle işlemin hangi değerlendirme sonucunda yapıldığı bilinmiyor.</p>

<h3>SDG İLE ŞAM ARASINDA ENTEGRASYON SÜRECİ DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Şam yönetimi ile SDG arasında 29 Ocak’ta varılan anlaşma, SDG’nin askeri ve idari yapılarının Suriye devlet kurumlarına aşamalı biçimde dahil edilmesini öngörüyor. Hemo’nun Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilmesi de askeri entegrasyon sürecindeki önemli görevlendirmelerden biri oldu.</p>

<p>Hemo, mayıs ayında entegrasyon sürecinin aşamalı şekilde ilerlediğini ve özellikle Rakka, Deyrizor ile Haseke’nin bulunduğu Doğu Bölgesi’ndeki askeri yapıların yeniden düzenlenmesine odaklanıldığını açıkladı. Suriye Savunma Bakanlığı bünyesinde ülkenin farklı askeri bölgelere ayrıldığı ve SDG bünyesindeki birliklerin bu yapı içerisinde yeniden konumlandırıldığı bildirildi.</p>

<h3>LİSTEDEN ÇIKARILMA GEREKÇESİ AÇIKLANMADI</h3>

<p>Sipan Hemo’nun kırmızı kategorideki kaydının kaldırılmasıyla ilgili olarak Türkiye’den kamuoyuna açık resmi bir gerekçe paylaşılmış değil. Mevcut veriler, Hemo’nun Mart 2026’daki atamasının ardından bir süre daha listede kaldığını ve daha sonraki aylarda kaydının sistemden çıkarıldığını gösteriyor.</p>

<p>Kaydın kaldırılmasının Türkiye ile Suriye arasındaki güvenlik koordinasyonu, SDG’nin Suriye devlet yapısına entegrasyonu veya başka bir idari ve hukuki süreçle bağlantılı olup olmadığı konusunda resmi makamlar tarafından açıklama yapılmadı. Dolayısıyla işlemin gerekçesine ilişkin herhangi bir bağlantı, resmi açıklama bulunmadığı sürece doğrulanmış bilgi olarak değerlendirilemiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-hukumetinde-goreve-atanan-ypgli-isim-kirmizi-listeden-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/kirmizi-liste.jpg" type="image/jpeg" length="66083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rabia katliamının üzerinden 13 yıl geçti: Kahire’de yüzlerce gösterici öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rabia-katliaminin-uzerinden-13-yil-gecti-kahirede-yuzlerce-gosterici-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rabia-katliaminin-uzerinden-13-yil-gecti-kahirede-yuzlerce-gosterici-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır güvenlik güçlerinin 14 Ağustos 2013’te Kahire’deki Rabia el-Adeviyye ve Nahda meydanlarında Muhammed Mursi’nin görevden alınmasını protesto eden göstericilere yönelik müdahalesinin üzerinden 13 yıl geçti. İnsan Hakları İzleme Örgütü, yalnızca Rabia Meydanı’nda en az 817 kişinin öldürüldüğünü ve gerçek sayının 1000’i aşmış olabileceğini bildirirken, Uluslararası Af Örgütü iki meydandaki müdahalelerde 900’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mısır’ın başkenti Kahire’de 14 Ağustos 2013 tarihinde gerçekleştirilen Rabia el-Adeviyye ve Nahda meydanlarındaki müdahaleler, ülkenin yakın tarihindeki en kanlı olaylardan biri olarak kayıtlara geçti. Güvenlik güçleri, 3 Temmuz 2013’te ordunun Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi görevden uzaklaştırmasının ardından haftalar boyunca devam eden darbe karşıtı oturma eylemlerini dağıtmak amacıyla sabah saatlerinde iki meydana operasyon düzenledi. İnsan hakları kuruluşlarının sonraki yıllarda yayımladığı raporlarda yüzlerce kişinin öldürüldüğü ve binlerce kişinin yaralandığı bildirildi.</p>

<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü, Rabia el-Adeviyye Meydanı’ndaki müdahalede en az 817 kişinin öldürüldüğünü, gerçek can kaybının 1000’i aşmış olabileceğini açıkladı. Uluslararası Af Örgütü ise Rabia ve Nahda meydanlarının dağıtılması sırasında 900’den fazla kişinin öldürüldüğünü belirtiyor. Mısır makamlarının açıkladığı resmi rakamlar ise insan hakları örgütlerinin verilerinden daha düşük kaldı.</p>

<h3>MÜBAREK’İN DEVRİLMESİNİN ARDINDAN SEÇİMLER YAPILDI</h3>

<p>Mısır’da 2011 yılındaki halk ayaklanmaları, yaklaşık 30 yıl ülkeyi yöneten Hüsnü Mübarek’in iktidarının sona ermesiyle sonuçlandı. Mübarek’in devrilmesinin ardından başlayan siyasi geçiş döneminde parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleştirildi.</p>

<p>Müslüman Kardeşler’in siyasi kanadı Hürriyet ve Adalet Partisi seçimlerde önemli bir siyasi güç haline geldi. Partinin cumhurbaşkanı adayı Muhammed Mursi, Haziran 2012’de yapılan seçimleri kazanarak göreve başladı. Mursi, 30 Haziran 2012’de cumhurbaşkanlığı görevini devraldı ancak görev süresi boyunca ülkedeki siyasi kutuplaşma ve hükümet karşıtı gösteriler devam etti.</p>

<h3>MURSİ 3 TEMMUZ 2013’TE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI</h3>

<p>Haziran 2013’te Mursi yönetimine karşı geniş çaplı protestolar düzenlendi. Mısır ordusu, taraflara siyasi krizin çözülmesi için süre tanımasının ardından 3 Temmuz 2013’te Genelkurmay Başkanı Abdulfettah es-Sisi’nin açıkladığı müdahaleyle Mursi’yi görevden uzaklaştırdı ve anayasanın askıya alındığını duyurdu.</p>

<p>Mursi’nin görevden alınmasının ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur geçici cumhurbaşkanı olarak görevlendirildi. Müslüman Kardeşler ve Mursi destekçileri ise gelişmeleri askeri darbe olarak nitelendirerek ülkenin farklı bölgelerinde kitlesel protestolara başladı.</p>

<h3>DARBE KARŞITI GÖSTERİLER RABİA MEYDANI’NDA YOĞUNLAŞTI</h3>

<p>Mursi’nin görevden uzaklaştırılmasından sonraki en büyük protesto merkezlerinden biri Kahire’nin doğusundaki Rabia el-Adeviyye Meydanı oldu. Binlerce Mursi destekçisi meydanda haftalar süren oturma eylemi düzenleyerek Mursi’nin yeniden görevine dönmesini talep etti.</p>

<p>Kahire’deki Nahda Meydanı da darbe karşıtı protestoların diğer önemli merkezlerinden biri haline geldi. Geçici yönetim ve güvenlik güçleri, oturma eylemlerinin sona erdirilmesi yönünde göstericilere çeşitli uyarılarda bulundu. Uluslararası arabuluculuk girişimleri sonuç vermeyince meydanların zorla boşaltılması kararı uygulamaya konuldu.</p>

<h3>14 AĞUSTOS SABAHI İKİ MEYDANA OPERASYON BAŞLADI</h3>

<p>Mısır güvenlik güçleri 14 Ağustos 2013 sabahı Rabia el-Adeviyye ve Nahda meydanlarındaki oturma eylemlerini eş zamanlı operasyonlarla dağıtmaya başladı. Güvenlik güçleri zırhlı araçlar ve iş makineleriyle meydanlara girerken bölgelerde yoğun göz yaşartıcı gaz ve silah kullanıldığı bildirildi.</p>

<p>Olayları takip eden gazeteciler ve insan hakları kuruluşlarının kayıtlarında, Rabia Meydanı’ndaki operasyonun saatler boyunca sürdüğü ve meydandaki çadırlarla bazı yapıların yandığı belirtildi. Reuters ve diğer uluslararası medya kuruluşlarının o günkü haberlerinde keskin nişancı ateşi ve gerçek mermi kullanıldığına ilişkin tanık anlatımları yer aldı. Mısır İçişleri Bakanlığı ise güvenlik güçlerinin operasyon sırasında silahlı saldırıya uğradığını savundu.</p>

<h3>HRW: EN AZ 817 KİŞİ RABİA’DA ÖLDÜRÜLDÜ</h3>

<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü, olayların ardından yürüttüğü kapsamlı incelemede yalnızca Rabia el-Adeviyye Meydanı’nda en az 817 kişinin öldürüldüğünü doğruladığını bildirdi. Kuruluş, gerçek sayının 1000’in üzerinde olabileceğini belirtti ve güvenlik güçlerinin operasyonunu “muhtemelen insanlığa karşı suç” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü de Rabia ve Nahda meydanlarında en az 900 kişinin öldürüldüğünü ve 1000’den fazla kişinin yaralandığını açıkladı. Kuruluş, sonraki yıllarda yayımladığı raporlarda olaylarla ilgili güvenlik görevlilerinden hesap sorulmadığını savundu.</p>

<h3>CAN KAYBI SAYISINDA FARKLI RAKAMLAR AÇIKLANDI</h3>

<p>14 Ağustos 2013’teki olaylarda hayatını kaybedenlerin kesin sayısı konusunda farklı kaynaklar farklı rakamlar verdi. İnsan hakları kuruluşları, Rabia’daki ölü sayısının 817’den fazla olduğunu ve toplam can kaybının 900’ü aştığını bildirirken, dönemin Mısır Sağlık Bakanlığı daha düşük resmi rakamlar açıkladı.</p>

<p>Müslüman Kardeşler’e yakın gruplar ise ölü sayısının resmi açıklamaların ve uluslararası kuruluşların tespitlerinin çok üzerinde olduğunu savundu. Aradan geçen yıllara rağmen Rabia ve Nahda müdahalelerinde yaşamını yitirenlerin toplam sayısı konusunda tarafların üzerinde uzlaştığı tek bir rakam bulunmuyor.</p>

<h3>ÇADIRLAR VE MEYDANDAKİ ALANLAR YANDI</h3>

<p>Operasyon sırasında Rabia Meydanı’ndaki çadırların ve farklı bölümlerin yandığı görüntülere yansıdı. Güvenlik güçlerinin iş makineleri ve zırhlı araçlarla meydana girdiği, oturma eylemi için kurulan yapıların büyük bölümünün operasyon sonunda ortadan kaldırıldığı bildirildi.</p>

<p>Tanıkların ve uluslararası basının aktardığı görüntülerde yaralıların geçici sağlık merkezlerine taşındığı, meydanın farklı noktalarında cenazelerin bulunduğu ve operasyon sırasında yoğun dumanın bölgeyi kapladığı görüldü. Bazı görüntüler ve tanıklıklar cesetlerin ve çadırların yandığını gösterirken, olayların tamamına ilişkin farklı tarafların iddiaları sonraki yıllarda da tartışılmaya devam etti.</p>

<h3>OLAYLAR MISIR GENELİNE YAYILDI</h3>

<p>Rabia ve Nahda meydanlarının dağıtılmasının ardından Kahire dışındaki birçok kentte de çatışmalar çıktı. Mursi destekçileri ile güvenlik güçleri arasında yaşanan olayların yanı sıra bazı kamu binaları ve kiliseler de saldırıya uğradı.</p>

<p>Geçici yönetim olayların ardından ülkede olağanüstü hal ilan etti ve çeşitli kentlerde sokağa çıkma yasağı uyguladı. 14 Ağustos, 2011’de Hüsnü Mübarek’in devrilmesiyle sonuçlanan halk ayaklanmasından sonraki dönemin en kanlı günlerinden biri oldu.</p>

<h3>İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİ YILLARDIR HESAP VERİLEBİLİRLİK ÇAĞRISI YAPIYOR</h3>

<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü, Rabia müdahalesinin 10. yılında yaptığı açıklamada Mısır makamlarının olaylarla ilgili güvenlik güçlerinden veya devlet yetkililerinden hesap sorulmasını sağlamadığını bildirdi. Kuruluş, operasyonu Mısır’ın modern tarihindeki en büyük kitlesel öldürme vakalarından biri olarak tanımladı.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü de Rabia olaylarının yıldönümlerinde yayımladığı açıklamalarda bağımsız ve etkili soruşturma çağrısını sürdürdü. Kuruluş, 2013’te başlayan güvenlik politikalarının sonraki yıllarda ülkedeki muhalifler, insan hakları savunucuları ve hükümet eleştirmenleri üzerindeki baskının genişlemesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu savundu.</p>

<h3>RABİA OLAYLARININ ÜZERİNDEN 13 YIL GEÇTİ</h3>

<p>14 Ağustos 2026 itibarıyla Rabia ve Nahda meydanlarının dağıtılmasının üzerinden 13 yıl geçti. Olaylar, Mısır’daki 2011 devriminin ardından başlayan siyasi geçiş süreci, Muhammed Mursi’nin seçilmesi, ordunun 3 Temmuz 2013’te yönetime müdahalesi ve sonrasında yaşanan geniş çaplı baskı döneminin en kritik aşamalarından biri olarak kayıtlarda yer alıyor.</p>

<p>Rabia el-Adeviyye Meydanı, olayların ardından Mursi destekçileri ve Müslüman Kardeşler çevreleri açısından sembolik bir anlam kazandı. İnsan hakları kuruluşları ise 14 Ağustos 2013’te yaşananların bağımsız biçimde soruşturulması ve sorumluların hesap vermesi yönündeki çağrılarını sürdürüyor.</p>

<h3>SOSYAL MEDYA POSTU</h3>

<p>Rabia ve Nahda meydanlarındaki kanlı müdahalenin üzerinden 13 yıl geçti.</p>

<p>Mısır güvenlik güçleri, 14 Ağustos 2013’te Mursi destekçilerinin oturma eylemlerini zor kullanarak dağıttı.</p>

<p>İnsan hakları kuruluşlarına göre operasyonlarda 900’den fazla kişi hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Can kaybının kesin sayısı konusunda farklı rakamlar açıklanırken, insan hakları örgütleri yıllardır bağımsız soruşturma çağrısı yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rabia-katliaminin-uzerinden-13-yil-gecti-kahirede-yuzlerce-gosterici-olduruldu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/rabia2.jpg" type="image/jpeg" length="23646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM açıkladı: Aralık 2024’ten bu yana 3 milyondan fazla Suriyeli geri döndü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-acikladi-aralik-2024ten-bu-yana-3-milyondan-fazla-suriyeli-geri-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-acikladi-aralik-2024ten-bu-yana-3-milyondan-fazla-suriyeli-geri-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Berham Salih, Aralık 2024’ten bu yana yurt dışından Suriye’ye dönenler ile ülke içinde yaşadıkları bölgelere geri dönenlerin toplam sayısının 3 milyonu aştığını açıkladı. Salih, Suriye’nin yeniden yapılanması, ekonomik toparlanması, altyapının onarılması ve temel hizmetlerin yeniden işler hale getirilmesi için uluslararası topluma destek çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Berham Salih, Suriye’ye gerçekleştirdiği bir haftalık ziyaretin ardından ülkedeki geri dönüş sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Salih, Aralık 2024’ten bu yana yurt dışındaki Suriyeliler ile ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin yaşadıkları bölgelere dönüşlerinin toplamda 3 milyonu aştığını bildirdi. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği de söz konusu rakamın hem ülke dışından Suriye’ye dönenleri hem de ülke içinde evlerine veya yaşadıkları bölgelere geri dönenleri kapsadığını belirtti.</p>

<p>Salih, milyonlarca kişinin geri dönmesini Suriyelilerin ülkelerini yeniden inşa etme yönündeki iradesinin göstergesi olarak değerlendirirken, toparlanmanın boyutu nedeniyle Suriye’nin süreci tek başına yürütemeyeceğini söyledi. Uluslararası toplumun özellikle ekonomik toparlanma, geçim kaynakları, altyapı ve temel kamu hizmetleri alanlarında daha fazla destek sağlaması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3>ARALIK 2024’TEN BU YANA 3 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ GERİ DÖNDÜ</h3>

<p>BM Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından 13 Ağustos 2026’da yapılan açıklamada, Aralık 2024’ten itibaren Suriye’ye yurt dışından dönenler ile ülke içinde yerinden edildikten sonra evlerine geri gidenlerin toplam sayısının 3 milyonu geçtiği duyuruldu. Salih, geri dönüşlerin Suriye’de yıllardır devam eden kitlesel yerinden edilme sürecinde yeni bir aşamaya işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>UNHCR verileri, dönüşlerin 2026 yılı boyunca da devam ettiğini gösteriyor. Kurumun 6 Şubat 2026 tarihli raporunda, 8 Aralık 2024’ten 5 Şubat 2026’ya kadar 1 milyon 413 bin 967 kişinin yurt dışından Suriye’ye döndüğü, ayrıca 1 milyon 712 bin 744 ülke içinde yerinden edilmiş kişinin yaşadığı bölgeye geri döndüğü bildirilmişti. Söz konusu veriler, yılın ilerleyen dönemlerinde toplam geri dönüş sayısının 3 milyonun üzerine çıktığını gösteren BM açıklamasıyla da uyumlu.</p>

<h3>SALİH ULUSLARARASI TOPLUMA DESTEK ÇAĞRISI YAPTI</h3>

<p>Berham Salih, Suriye’nin tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirterek, milyonlarca insanın geri dönüşüyle ortaya çıkan toparlanma ihtiyacının büyük ölçekli bir görev olduğunu söyledi. Salih, hükümetler, kalkınma kuruluşları ve finans kurumlarının geri dönüşlerle oluşan ivmeyi somut desteğe dönüştürmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>BM yetkilisinin çağrısında ekonomik toparlanmanın desteklenmesi, insanların geçim kaynaklarının yeniden oluşturulması, hasarlı altyapının rehabilite edilmesi ve temel kamu hizmetlerinin yeniden işler hale getirilmesi öne çıktı. Salih ayrıca Suriye’de devam eden insani ihtiyaçların karşılanması için mevcut yardım mekanizmalarının sürdürülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h3>ŞAM, İDLİB VE HALEP’TE TEMASLARDA BULUNDU</h3>

<p>Salih, bir hafta süren Suriye ziyareti kapsamında Şam, İdlib ve Halep vilayetlerine gitti. BM Mülteciler Yüksek Komiseri, ziyaret sırasında hükümet temsilcileri, ülke içinde yerinden edilmiş aileler, geri dönen Suriyeliler ve yerel toplumların temsilcileriyle görüştü. Görüşmelerde geri dönüş sürecinde kaydedilen ilerleme ile devam eden sorunlar ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şam’daki temasları kapsamında Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ile görüşen Salih, Dışişleri Bakanı ve hükümetin ilgili temsilcileriyle de bir araya geldi. UNHCR açıklamasına göre görüşmelerde Suriye’nin toparlanması, geri dönen kişilerin yeniden topluma dahil edilmesi ve ülkede istikrarın güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı.</p>

<h3>GERİ DÖNÜŞLERLE BİRLİKTE YENİDEN ENTEGRASYON SÜRECİ ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Salih’in ziyaretinin Suriye’nin uzun yıllar süren kitlesel yerinden edilme döneminden toparlanma, yeniden entegrasyon ve istikrar aşamasına geçişine verilen desteği yansıttığını açıkladı. Kurum, geri dönen insanların yeniden hayat kurabilmesinin yalnızca fiziksel dönüşle sınırlı olmadığını, ekonomik ve sosyal koşulların da desteklenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Suriye’de savaş boyunca milyonlarca kişi ülke içinde yerinden edilirken, milyonlarca Suriyeli de komşu ülkeler başta olmak üzere yurt dışına çıktı. Aralık 2024 sonrasında siyasi geçiş süreciyle birlikte gönüllü dönüşlerde belirgin artış yaşandı. UNHCR, geri dönmek isteyen kişilere bilgilendirme, ulaşım ve çeşitli destek hizmetleri sağlamayı sürdürüyor.</p>

<h3>KONUT, ELEKTRİK, SU VE İSTİHDAM İHTİYACI DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Geri dönüş yapan Suriyelilerin kalıcı biçimde yaşamlarını sürdürebilmeleri için barınma, elektrik, su, sağlık, eğitim ve istihdam gibi alanlarda ihtiyaçlar devam ediyor. UNHCR’nin açıklamasında toparlanmanın sürdürülebilir hale gelebilmesi için geçim kaynaklarının oluşturulması, altyapının onarılması ve temel hizmetlere erişimin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Salih, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinin yalnızca ülke içinde yaşayanlar açısından değil, bölgesel istikrar bakımından da önem taşıdığını belirtti. Uluslararası desteğin artırılmaması halinde geri dönüşlerle ortaya çıkan fırsatın değerlendirilemeyebileceğini ifade etti.</p>

<h3>BM GÖNÜLLÜ DÖNÜŞLERE DESTEK VERİYOR</h3>

<p>UNHCR, Suriyeli mültecilerin dönüş kararlarını gönüllü ve bilgiye dayalı biçimde vermesi gerektiğini belirtiyor. Kurum, geri dönmeyi tercih eden kişilere sınır geçişleri, ulaşım ve temel ihtiyaçlar konusunda destek sağlarken, henüz geri dönmek istemeyen mülteciler için de ev sahibi ülkelerdeki koruma ve yardım faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Suriye’ye yönelik geri dönüşların artmasıyla birlikte UNHCR’nin bölgesel çalışmalarında dönüşlerin güvenli ve sürdürülebilir olması, geri dönenlerin yeniden topluma dahil edilmesi ve yerel hizmetlerin artan nüfusa yanıt verebilecek kapasiteye ulaştırılması başlıca konular arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-acikladi-aralik-2024ten-bu-yana-3-milyondan-fazla-suriyeli-geri-dondu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/donen-suriyeli-sayisi.jpg" type="image/jpeg" length="58692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ateşkese rağmen Lübnan'da katliam sürüyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ateskese-ragmen-lubnanda-katliam-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ateskese-ragmen-lubnanda-katliam-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Ensar beldesinde bir eve düzenlediği hava saldırısında 7 kişi hayatını kaybetti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, ölenler arasında 3 çocuk ve 2 kadının bulunduğunu, 2 kişinin de yaralandığını açıkladı. Saldırı, İsrail ile Hizbullah arasında haziran ayında yürürlüğe giren ateşkesin ardından bölgede yaşanan en ölümcül saldırılardan biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyine yönelik hava saldırılarını sürdürdü. Cumartesi sabahı Ensar beldesinin kıyısında bulunan bir evin İsrail savaş uçakları tarafından hedef alındığı bildirildi. Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığı ilk bilgilere göre saldırıda 7 kişi hayatını kaybetti ve 3 kişi yaralandı. Lübnan Sağlık Bakanlığı daha sonra yaralı sayısını 2 olarak güncellerken, yaşamını yitirenler arasında 3 çocuk ile 2 kadının bulunduğunu duyurdu.</p>

<p>Saldırının ardından sağlık ve arama kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi. Ekiplerin yıkılan evin enkazında arama çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Ensar’daki saldırı, İsrail ile Hizbullah arasında haziran ayında ilan edilen ateşkesin ardından Lübnan’ın güneyinde yaşanan en yüksek can kayıplı saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>ENSAR’DA BİR EV HEDEF ALINDI</h3>

<p>Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığı bilgilere göre İsrail savaş uçakları 15 Ağustos Cumartesi sabahı Ensar beldesinin dış kesimlerinde bulunan bir eve hava saldırısı düzenledi. Saldırının ardından bölgede geniş çaplı arama ve kurtarma çalışması başlatıldı.</p>

<p>Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son bilgilere göre saldırıda toplam 7 kişi yaşamını yitirdi. Ölenlerden 3’ünün çocuk, 2’sinin kadın olduğu açıklandı. Devlet medyasının ilk haberlerinde 3 kişinin yaralandığı bildirilirken, Sağlık Bakanlığı daha sonra yaralı sayısını 2 olarak duyurdu.</p>

<h3>NEBATİYE VE ALİ TAHİR TEPESİ DE VURULDU</h3>

<p>İsrail’in saldırıları yalnızca Ensar ile sınırlı kalmadı. Cumartesi sabahı Nebatiye çevresi ile kent ve çevresindeki ana ulaşım güzergahlarına hakim konumdaki stratejik Ali Tahir Tepesi’nin de hava saldırılarının hedefi olduğu bildirildi.</p>

<p>Litani Nehri’nin kuzeyinde bulunan bölge, ateşkes sonrasında da İsrail saldırılarının sürdüğü alanlardan biri olmaya devam ediyor. İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki bazı bölgelerde askeri varlığını sürdürmesi, taraflar arasındaki ateşkes ve çekilme görüşmelerinin temel başlıkları arasında bulunuyor. Reuters’ın 13 Ağustos tarihli haberine göre İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail ordusunun Hizbullah silahsızlandırılmadan güney Lübnan’dan tamamen çekilmeyeceğini söyledi.</p>

<h3>ATEŞKES HAZİRAN AYINDA YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİ</h3>

<p>İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların durdurulmasına yönelik ateşkes 19 Haziran’da açıklanmış ve 20 Haziran’da yürürlüğe girmişti. Reuters, anlaşmanın ABD aracılığıyla sağlandığını ve tarafların çatışmaları durdurmayı kabul ettiğini bildirmişti. Ateşkesin yürürlüğe girmesinden saatler sonra da Lübnan’da can kaybına yol açan İsrail saldırıları yaşanmıştı.</p>

<p>İsrail ve Lübnan hükümetleri 26 Haziran’da ayrıca İsrail güçlerinin Lübnan’ın güneyinden çekilmesini ve İran destekli Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını öngören bir çerçeve anlaşması açıkladı. Anlaşmada iki ülke arasında ileride nihai bir barış anlaşmasına ulaşılmasına yönelik adımlar da yer aldı. Hizbullah ise doğrudan görüşmelerin tarafı olmadı.</p>

<h3>HİZBULLAH SİLAHSIZLANMAYA KARŞI ÇIKIYOR</h3>

<p>İsrail ile Lübnan arasında ateşkes sonrasında çeşitli görüşmeler gerçekleştirildi. Son görüşmelerden biri ağustos ayının başında Roma’da yapılırken, Hizbullah doğrudan görüşmelere katılmadı ve İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi sağlanmadan silahsızlanmayı kabul etmeyeceğini açıkladı.</p>

<p>Reuters’ın aktardığına göre İsrail yönetimi ise çekilme sürecini Hizbullah’ın doğrulanabilir biçimde silahsızlandırılmasına bağlıyor. ABD yönetimi, anlaşmanın İsrail güçlerinin çekilmesini ve bölgelerin Lübnan ordusuna devredilmesini de kapsadığını belirtirken, taraflar arasındaki anlaşmazlık ateşkes sürecinin temel sorunlarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<h3>İKİ İSRAİL ASKERİ PATLAMADA HAYATINI KAYBETMİŞTİ</h3>

<p>Ağustos ayının başında Güney Lübnan’da meydana gelen bir patlamada 2 İsrail askeri hayatını kaybetmiş, 4 asker de yaralanmıştı. İsrail ordusunun olayın ardından Lübnan’ın güneyine düzenlediği hava saldırılarında Tibnin kasabasında bir kişi yaşamını yitirmiş ve 12 kişi yaralanmıştı.</p>

<p>İsrail Savunma Bakanı Katz olayın ardından ilk açıklamalarında Hizbullah’ı ateşkesi ihlal etmekle suçlasa da daha sonraki açıklamalarında patlamanın sorumluluğunu doğrudan örgüte yüklemekten kaçındı. Hizbullah ise patlamaya ilişkin sorumluluk üstlenen bir açıklama yapmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÇATIŞMALAR 2 MART’TA YENİDEN ŞİDDETLENDİ</h3>

<p>İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından 2 Mart 2026’da yeniden yoğunlaştı. Hizbullah’ın İran’a destek amacıyla İsrail’e ateş açmasının ardından İsrail, Lübnan’a yönelik geniş çaplı askeri operasyon başlattı.</p>

<p>Lübnan makamlarının verilerine göre mart ayından itibaren İsrail saldırıları ve kara operasyonlarında 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Savaş nedeniyle 1 milyondan fazla kişinin yerinden edildiği bildirildi. İsrail tarafında da asker ve sivillerin yaşamını yitirdiği çatışmalar, ateşkese rağmen güney Lübnan’daki karşılıklı güvenlik krizini sona erdirmedi.</p>

<h3>ATEŞKES SONRASINDA SALDIRILAR DEVAM ETTİ</h3>

<p>Haziran ayında sağlanan ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyinde hava saldırıları, patlamalar ve askeri operasyonlar sürdü. Reuters, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bir gün sonra düzenlenen İsrail saldırılarında en az 20 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.</p>

<p>Ensar’daki son saldırıyla birlikte ateşkesin uygulanmasına yönelik tartışmalar yeniden gündeme geldi. İsrail’in güney Lübnan’daki askeri varlığı ile Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusunda taraflar arasında henüz nihai bir uzlaşmaya varılmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ateskese-ragmen-lubnanda-katliam-suruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/lubnan-2.jpg" type="image/jpeg" length="49300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epstein 15 yıl önce FBI’a ihbar edilmiş ama dikkate alınmamış]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/epstein-15-yil-once-fbia-ihbar-edilmis-ama-dikkate-alinmamis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/epstein-15-yil-once-fbia-ihbar-edilmis-ama-dikkate-alinmamis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hugh Hefner isimli magazin yayıncısının, eski model Audra Christiansen’in Jeffrey Epstein tarafından tecavüze uğradığı yönündeki iddiayı 2005 yılında FBI’a bildirdiği ancak ihbarın yaklaşık 15 yıl boyunca soruşturulmadığı öne sürüldü. Mahkeme kayıtlarında Christiansen’in daha sonra 10 yıl boyunca insan ticareti mağduru olduğunu söylediği de yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli Playboy dergisinin kurucusu Hugh Hefner’ın, Jeffrey Epstein hakkında Federal Soruşturma Bürosu’na yaptığı bildirimin yaklaşık 15 yıl boyunca soruşturulmadığına ilişkin ayrıntılar mahkeme kayıtlarına yansıdı. İddiaya göre Hefner, dönemin Playboy modellerinden Audra Christiansen’in kendisine Epstein tarafından tecavüze uğradığını söylemesinin ardından FBI ile temasa geçti.</p>

<p>Hefner’ın söz konusu bildirimi 2005 yılında yaptığı belirtilirken, Christiansen’in Epstein’la yaşadığını öne sürdüğü olayların daha sonra Florida Güney Bölgesi’nde 34 Epstein mağduru tarafından ABD aleyhine açılan davanın belgelerine de girdiği aktarıldı. Mahkeme kayıtlarında FBI’ın Christiansen’in iddialarını uzun süre boyunca soruşturmadığı öne sürüldü.</p>

<h3>AUDRA CHRISTIANSEN 2005 YILINDA HEFNER’A ANLATTI</h3>

<p>Mahkeme kayıtlarına göre Audra Christiansen, 2005 yılında Hugh Hefner’a Jeffrey Epstein’ın mağduru olduğunu söyledi ve Playboy’un kurucusundan FBI’ı aramasını istedi. Christiansen’in o dönemde Playboy modeli olarak çalıştığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Miami Herald muhabiri Julie K. Brown’ın Substack hesabında yayımlanan habere göre Hefner, Christiansen’in aktardığı iddiaları FBI’a birden fazla kez iletti. Haberde FBI’ın söz konusu iddialar hakkında yaklaşık 15 yıl boyunca soruşturma yürütmediği belirtildi.</p>

<h3>MAHKEME KAYITLARINDA 15 YILLIK SÜREYE DİKKAT ÇEKİLDİ</h3>

<p>Florida Güney Bölgesi’nde 34 Epstein mağduru tarafından ABD aleyhine açılan davanın belgelerinde Christiansen’in iddia ettiği istismara ilişkin ayrıntılara yer verildi. Mahkeme belgelerinde FBI’ın Christiansen tarafından yapılan bildirimleri yaklaşık 15 yıl boyunca soruşturmadığı veya iddiaları takip etmediği ifade edildi.</p>

<p>Davacılar, FBI’ın elindeki bilgileri değerlendirmediğini ve Christiansen’in iddialarını zamanında soruşturmadığını öne sürdü. Dosyada kurumun, cinsel istismar ve insan ticareti iddialarına yönelik kendi politika ve prosedürlerine uygun hareket etmediği iddiası da yer aldı.</p>

<h3>CHRISTIANSEN EPSTEIN’LA TANIŞTIKTAN SONRASINI ANLATTI</h3>

<p>FBI delillerinde yer aldığı belirtilen beyana göre Christiansen, Jeffrey Epstein ile tanışmasından kısa bir süre sonra farkına varmadan çıplak kaldığını ve Epstein tarafından tecavüze uğradığını söyledi. Christiansen ayrıca daha sonraki dönemde 10 yıl boyunca insan ticareti mağduru olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Söz konusu anlatımlar dava dosyasında iddia olarak yer alırken, Christiansen’in yaşadığını belirttiği olayların FBI’a iletilmesine rağmen uzun süre soruşturulmadığı savunuldu.</p>

<h3>FBI’IN POLİTİKA VE PROTOKOLLERİ İHLAL ETTİĞİ İDDİA EDİLDİ</h3>

<p>Şikayet dilekçesinde FBI’ın Christiansen’in iddialarını soruşturmamakla çocuk cinsel istismarı ve insan ticareti iddialarının incelenmesine ilişkin zorunlu politika ve protokollerini ihlal ettiği öne sürüldü.</p>

<p>Davacılar ayrıca güvenilir olduğu belirtilen ihbarların soruşturulmamasının, Jeffrey Epstein’ın cinsel amaçlı insan ticareti ağına dahil olduğu öne sürülen gelecekteki mağdurlar açısından öngörülebilir bir risk oluşturduğunu savundu. Davayı açan 34 kişinin de söz konusu risk alanına dahil olduğu iddia edildi.</p>

<h3>FBI DAVANIN ZAMAN AŞIMI NEDENİYLE REDDİNİ İSTİYOR</h3>

<p>34 Epstein mağduru tarafından ABD aleyhine açılan davada FBI’ın, başvuruların çok geç yapıldığı gerekçesiyle davanın reddini istediği belirtildi. Kurumun savunmasına göre davaya konu olayların 1996 ile 2017 yılları arasına dayanması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği ileri sürüldü.</p>

<p>Davacıların iddiaları ise FBI’ın Epstein hakkında daha önce kendisine ulaştırılan bilgileri yeterince soruşturmadığı ve gerekli adımları zamanında atmadığı yönünde yoğunlaşıyor.</p>

<h3>HUGH HEFNER HAKKINDA DA TACİZ İDDİALARI GÜNDEME GELMİŞTİ</h3>

<p>Hugh Hefner da geçmiş yıllarda sistematik manipülasyon ve cinsel taciz iddialarıyla gündeme geldi. 2022 yılında yayımlanan bir belgesel dizisinde Playboy Malikanesi’nde bazı kadınların zorla veya uyuşturucu etkisi altında cinsel ilişkiye zorlandığı yönünde iddialar ortaya atıldı.</p>

<p>Söz konusu iddialar Hefner’ın ölümünden sonraki dönemde Playboy çevresindeki çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşımıştı.</p>

<h3>JEFFREY EPSTEIN 2019 YILINDA HÜCRESİNDE ÖLÜ BULUNDU</h3>

<p>Jeffrey Epstein, 18 yaşından küçük çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmakla suçlanmıştı. Tutuklu bulunduğu New York’taki Manhattan Metropolitan Correctional Center’daki hücresinde 10 Ağustos 2019 tarihinde ölü bulundu.</p>

<p>Epstein hakkındaki dava ve soruşturma dosyalarının kamuoyuna açıklanan bölümlerinde siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış ismin adı geçti.</p>

<h3>EPSTEIN DOSYALARINDA ÇOK SAYIDA TANINMIŞ İSİM YER ALDI</h3>

<p>Kamuoyuna açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi isimlerin yer aldığı bildirildi.</p>

<p>Dosyalarda bir kişinin adının geçmesi, tek başına o kişinin herhangi bir suç işlediği veya Epstein’ın suçlarına katıldığı anlamına gelmiyor. Belgeler farklı dönemlerde Epstein’ın sosyal çevresi, temasları, seyahatleri ve tanık anlatımları kapsamında çok sayıda ismi içeriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/epstein-15-yil-once-fbia-ihbar-edilmis-ama-dikkate-alinmamis</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/11/epstein.jpg" type="image/jpeg" length="90748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: “ABD toprağı ilan edeceğim”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-topragi-ilan-edecegim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-topragi-ilan-edecegim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’nda tam abluka uyguladığını savunarak, İran’ın “tamamen mağlup edilmesinin” ardından stratejik su yolunu ABD toprağı ilan edeceğini söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise Trump’ın açıklamasına tepki göstererek Hürmüz Boğazı’nın İran’a ait olduğunu ve İran’ın tehditlerle sindirilemeyeceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, New York’taki Nassau Polis Akademisi’nde katıldığı etkinlikte İran ile devam eden gerilim ve Hürmüz Boğazı hakkında açıklamalarda bulundu. Trump, ABD Donanması’nın bölgede tam bir abluka uyguladığını savunurken Hürmüz Boğazı üzerindeki Amerikan kontrolüne ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump’ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı’nın statüsü ve deniz trafiğinin yeniden başlamasına yönelik anlaşmazlıkların sürdüğü dönemde geldi.</p>

<h3>TRUMP: HÜRMÜZ BOĞAZI’NI ABD TOPRAĞI İLAN EDECEĞİM</h3>

<p>Trump, ABD’nin İran’a yönelik askeri ve siyasi tutumunu anlatırken, “İran’ı tamamen mağlup ettikten sonra, çok geçmeden Hürmüz Boğazı’nı ABD toprağı ilan edeceğim.” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan Washington’ın istemediği hiçbir geminin geçemediğini ileri sürdü. Trump, İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini de açıklamalarına ekledi. Anadolu Ajansı’nın İngilizce ve Türkçe haberlerinde Trump’ın sözleri 14 Ağustos 2026 tarihinde aynı ifadelerle aktarıldı.</p>

<h3>ABD’NİN HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA “TAM KONTROL” İDDİASI</h3>

<p>Trump, 12 Ağustos’ta yaptığı başka bir açıklamada da ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinde “tam kontrole” sahip olduğunu iddia etmişti. ABD Başkanı, Truth Social hesabındaki paylaşımında Amerikan deniz ablukasını “çelik duvar” olarak nitelendirmiş ve İran’ın söz konusu durum karşısında yapabileceği bir şey olmadığını savunmuştu. Reuters’ın aktardığı açıklamalar, Trump’ın 14 Ağustos’taki “ABD toprağı” çıkışından önce de Hürmüz Boğazı üzerindeki Amerikan kontrolünü kamuoyu önünde gündeme getirdiğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GARİBABADİ’DEN TRUMP’A HÜRMÜZ BOĞAZI YANITI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Trump’ın Hürmüz Boğazı hakkındaki sözlerine yanıt verdi. Garibabadi, “Hürmüz Boğazı, ne tweetle ele geçirilebilir ne uçak gemisiyle ne emir çıkararak ne de seçim konuşmasıyla... İran ne tehditten korkar ne de güç gösterisiyle sindirilebilir.” ifadelerini kullandı. İranlı yetkili, Trump’ın açıklamasını reddederken Tahran yönetiminin boğaz üzerindeki tutumunu sürdüreceğini bildirdi.</p>

<h3>“HÜRMÜZ BOĞAZI İRAN’INDI, İRAN’INDIR VE İRAN’IN OLACAKTIR”</h3>

<p>ABD Başkanı Trump’a doğrudan hitap eden Garibabadi, Washington’ın İran karşısında stratejik ve ağır yenilgiler aldığını kabul etmesi gerektiğini savundu. Garibabadi, mesajında, “Hürmüz Boğazı İran’ındı, İran’ındır ve İran’ın olacaktır. Bu boğaz, yalnızca İran’ın emriyle kapanacak ve açılacak ve gerçek yenilgiyi kabul etmediğiniz ve hayallerden vazgeçmediğiniz sürece, İran Hürmüz Boğazı’nda abluka uygulamaya devam edecektir.” ifadelerine yer verdi. Garibabadi’nin açıklaması, İran yönetiminin Trump’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki Amerikan kontrolüne ilişkin iddialarını kabul etmediğini ortaya koydu.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN AÇILMASI İÇİN İRAN’IN ŞARTLARI</h3>

<p>İranlı yetkililer, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik müdahaleleri ve deniz ablukası devam ettiği, ayrıca Tahran ile Washington arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakatın gerekliliklerinin yerine getirilmediği sürece boğazın açılmayacağını sık sık dile getiriyor. Taraflar arasındaki görüşmelerde yaptırımların kaldırılması, İran’a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden düzenlenmesi gibi konular da gündemde bulunuyor. Reuters, Ağustos ayındaki görüşmeler sırasında İran’ın boğazın yeniden açılmasını ABD’den talep ettiği çeşitli tavizlerle ilişkilendirdiğini bildirdi.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA DENİZ TRAFİĞİ GERİLEDİ</h3>

<p>Washington ile Tahran arasındaki gerilim Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini de etkiliyor. Reuters’ın 14 Ağustos tarihli haberine göre boğazdan geçen gemi sayısı çatışma öncesindeki seviyelerin çok altında bulunurken, daha önce günde 130’un üzerinde geminin kullandığı rotadan son dönemde yalnızca sınırlı sayıda gemi geçebildi. İran yönetimi boğazın yeniden açılması için taleplerini sürdürürken ABD yönetimi de İran’a yönelik deniz ablukasının devam edeceğini açıklıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-topragi-ilan-edecegim</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 01:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/trump-donald-1.jpg" type="image/jpeg" length="38922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Venezuela, İngiltere'deki 31 ton altınını istedi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/venezuela-ingilteredeki-31-ton-altinini-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/venezuela-ingilteredeki-31-ton-altinini-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela’da hükümet ve muhalefet, İngiltere Merkez Bankası kasalarında tutulan yaklaşık 31 tonluk altın rezervinin ülkeye geri verilmesi için ortak çalışma kararı aldı. Yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki rezervin serbest bırakılması halinde kaynağın haziran ayında meydana gelen depremlerin ardından yeniden yapılanma çalışmalarında kullanılması planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Venezuela’da uzun süredir siyasi karşıtlık içinde bulunan hükümet ile muhalefet, İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan ülkeye ait altın rezervlerinin geri alınması konusunda ortak bir talepte buluştu. ABD destekli ve yaklaşık iki hafta süren görüşmelerin ardından taraflar, Londra’daki kasalarda bulunan yaklaşık 31 ton altının Venezuela’ya geri verilmesi için birlikte çalışacaklarını açıkladı.</p>

<p>Söz konusu altın rezervinin güncel değerinin yaklaşık 4 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Yıllardır siyasi ve hukuki anlaşmazlıkların merkezinde yer alan rezervin serbest bırakılması halinde kaynağın ülkede haziran ayında meydana gelen depremlerin ardından yürütülecek yeniden yapılanma faaliyetlerinde değerlendirilmesi öngörülüyor.</p>

<h3>ALTINLARA ERİŞİM SORUNU 2018 YILINA UZANIYOR</h3>

<p>Venezuela’nın İngiltere’de bulunan altın rezervlerine erişim sorunu 2018 yılına kadar uzanıyor. İngiltere’nin Venezuela’daki yönetimi tanımaması nedeniyle İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan rezervler Caracas yönetimine teslim edilmezken, taraflar arasındaki anlaşmazlık daha sonra İngiliz mahkemelerine taşındı.</p>

<p>İngiltere Merkez Bankası, rezervlerin hangi yönetim veya kurumun kontrolüne verilmesi gerektiğine ilişkin hukuki belirsizliğin giderilmesini bekliyor. Venezuela’ya ait altın külçeleri yaşanan siyasi ve hukuki süreç nedeniyle yaklaşık sekiz yıldır Londra’daki kasalarda tutuluyor.</p>

<h3>MUHALEFET DAHA ÖNCE ALTINLARIN TESLİMİNE KARŞI ÇIKMIŞTI</h3>

<p>Venezuela muhalefeti geçmiş yıllarda İngiltere’de bulunan altın rezervlerinin mevcut yönetime teslim edilmesine karşı çıkmıştı. Son görüşmelerin ardından hükümet ile muhalefet, rezervlerin ülkeye geri getirilmesi ve belirlenen alanlarda kullanılması konusunda ortak bir tutum açıkladı.</p>

<p>Tarafların anlaşmasına göre altın rezervinin serbest bırakılmasının ardından elde edilecek kaynak belirli yeniden yapılanma çalışmalarına yönlendirilecek. Harcamaların uygulanması ve izlenmesine ilişkin mekanizmaların da hükümet ile muhalefetin üzerinde çalıştığı başlıklar arasında bulunduğu belirtiliyor.</p>

<h3>ALTIN GELİRİ DEPREM SONRASI YENİDEN YAPILANMADA KULLANILACAK</h3>

<p>Tarafların açıklamasına göre yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki rezervin serbest bırakılması halinde kaynak, haziran ayında meydana gelen depremlerin ardından ihtiyaç duyulan yeniden yapılanma projelerine aktarılacak. Konutların yeniden inşa edilmesi, sağlık altyapısının güçlendirilmesi, elektrik sistemindeki hasarların giderilmesi ve enkaz kaldırma çalışmalarının öncelikli harcama alanları arasında yer aldığı bildirildi.</p>

<p>Muhalefet tarafı, rezervin kullanılmasında sıkı denetim ve şeffaflık mekanizmalarının oluşturulmasını talep ediyor. Hükümet ve muhalefetin, kaynak serbest bırakıldıktan sonra yapılacak harcamaların nasıl takip edileceği ve denetleneceği konusunda ortak bir yapı üzerinde çalıştığı belirtiliyor.</p>

<h3>VENEZUELA EKONOMİSİNDE ENFLASYON YÜKSELİYOR</h3>

<p>Venezuela’nın altın rezervlerine erişim girişimi, ülkede devam eden ekonomik sorunların yaşandığı bir dönemde gündeme geldi. Ülkede yeniden hızlanan enflasyon, yüksek kamu borcu ve dış finansmana erişimde yaşanan sınırlamalar nedeniyle döviz sağlayabilecek finansal varlıkların önemi arttı.</p>

<p>Venezuela Merkez Bankası verilerine göre aylık enflasyon temmuz ayında yüzde 19,9 seviyesine yükseldi. Haziran ayında aylık enflasyon yüzde 13,8 olarak kaydedilirken, yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 575 düzeyinde olduğu tahmin ediliyor.</p>

<h3>DEPREMLER ALTYAPI VE MAL DAĞITIMINI ETKİLEDİ</h3>

<p>Haziran ayında meydana gelen depremlerin bazı bölgelerde altyapıya zarar verdiği ve mal dağıtımında aksamalara yol açtığı belirtiliyor. Konut, sağlık ve elektrik altyapısında oluşan ihtiyaçların giderilmesi için ek finansman arayışları sürerken, İngiltere’de bulunan altın rezervleri yeniden yapılanma için kullanılabilecek kaynaklardan biri olarak gündeme geldi.</p>

<p>Venezuela’nın toplam kamu borcunun yaklaşık 240 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. Caracas yönetimi bir yandan deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarına kaynak sağlamaya çalışırken, diğer yandan ekonomik koşullar nedeniyle ihtiyaç duyulan finansmana erişmek için yurt dışında bulunan varlıklarına yönelik girişimlerini sürdürüyor.</p>

<h3>CARACAS 4,6 MİLYAR DOLARLIK IMF KAYNAĞINA DA ERİŞMEK İSTİYOR</h3>

<p>Venezuela’nın erişim sağlamaya çalıştığı uluslararası finansal varlıklar İngiltere’de bulunan yaklaşık 31 tonluk altın rezerviyle sınırlı değil. Caracas yönetimi, Uluslararası Para Fonu bünyesinde bulunan yaklaşık 4,6 milyar dolar değerindeki özel çekme hakkına erişebilmek için de girişimlerini sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiltere’de tutulan altın rezervleri ile IMF bünyesindeki özel çekme hakları, Venezuela’nın yurt dışında bulunan ancak erişimi kısıtlanan finansal kaynakları arasında yer alıyor. Caracas yönetiminin söz konusu kaynaklara erişim için yürüttüğü girişimler farklı hukuki ve siyasi süreçlere bağlı olarak devam ediyor.</p>

<h3>31 TON ALTIN İÇİN İNGİLİZ MAKAMLARININ KARARI BEKLENİYOR</h3>

<p>Yaklaşık 31 ton altının Venezuela’ya iade edilmesi halinde ülkenin yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki finansal varlığına yeniden erişim sağlanacak. Rezervin fiilen serbest bırakılabilmesi için İngiliz makamlarının vereceği kararlar ve devam eden hukuki süreçlerin sonucu belirleyici olacak.</p>

<p>Hükümet ve muhalefetin ortak talebi, yıllardır anlaşmazlığın merkezinde bulunan altın rezervleri konusunda Venezuela içindeki siyasi tarafların aynı talep doğrultusunda hareket etmesini beraberinde getirdi. Taraflar, rezervin ülkeye geri kazandırılması ve depremler sonrası yeniden yapılanmada kullanılması için süreci birlikte yürütmeyi planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/venezuela-ingilteredeki-31-ton-altinini-istedi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/altin.jpg" type="image/jpeg" length="95549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan Libya’nın ardından Mısır’a geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-libyanin-ardindan-misira-gecti-netanyahunun-baris-niyeti-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-libyanin-ardindan-misira-gecti-netanyahunun-baris-niyeti-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya’daki temaslarının ardından Mısır’a geçti. El Alameyn’de Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ile bir araya gelen Fidan, Gazze, Libya, Hürmüz Boğazı ve ikili ilişkileri görüştü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’de barış niyeti olmadığını söyleyen Fidan, ABD’nin İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya’da Trablus ve Bingazi’de gerçekleştirdiği temasların ardından diplomasi trafiğini Mısır’da sürdürdü. Fidan, Libya ziyaretinde ülkenin doğusu ile batısı arasındaki diyaloğun desteklenmesine ilişkin görüşmeler gerçekleştirdikten sonra Mısır’a geçerek El Alameyn kentinde Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ile bir araya geldi. Fidan, Libya ziyaretinin ardından Ankara’nın ülkedeki taraflar arasında yapıcı ve arabulucu rolünü sürdüreceğini açıklamıştı.</p>

<p>Fidan ile Abdelatty arasındaki görüşmede Türkiye-Mısır ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. İki bakan görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlerken Gazze’deki durum, Filistin meselesi, Libya’nın geleceği, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve bölgesel güvenlik başlıkları gündeme geldi.</p>

<h3>FİDAN LİBYA TEMASLARININ ARDINDAN MISIR’A GEÇTİ</h3>

<p>Hakan Fidan’ın Mısır ziyareti, Libya’da gerçekleştirdiği yoğun temasların hemen ardından geldi. Fidan, Libya ziyareti kapsamında Trablus ve Bingazi’de görüşmeler yapmış, Türkiye’nin Libya’nın doğusu ile batısı arasındaki diyaloğu ve iş birliğini desteklemeye devam edeceğini açıklamıştı.</p>

<p>Libya’daki program kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri Libya Görev Grup Komutanlığına da ziyarette bulunan Fidan, temaslarının ardından Mısır’a geçti. Mısır programının ilk önemli görüşmelerinden biri El Alameyn’de Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ile gerçekleştirildi.</p>

<h3>TÜRKİYE İLE MISIR ARASINDA 15 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HEDEFİ</h3>

<p>Ortak basın toplantısında Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkileri değerlendiren Fidan, iki ülke arasındaki ilişkilerin “mükemmel şekilde” seyrettiğini söyledi. Ticari ilişkilerin de gündemde olduğunu belirten Fidan, iki ülkenin 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliğinin bölgesel konulara da yansıdığını belirten Fidan, Gazze ve Filistin meselesinde iki ülkenin birlikte çalıştığını söyledi. Gazze’ye yönelik insani yardım çalışmalarının da Türkiye ve Mısır arasındaki temasların önemli gündem maddelerinden biri olduğunu kaydetti.</p>

<h3>LİBYA KONUSUNDA GÖRÜŞLER ÖRTÜŞÜYOR</h3>

<p>Fidan, Mısır ile Libya konusundaki görüşlerin de örtüştüğünü belirterek Libya’nın birliği ve toprak bütünlüğünün bütün bölge açısından önem taşıdığını söyledi. Libya’daki temaslarında da ülkenin doğusu ve batısı arasındaki diyaloğun geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin bu konuda yapıcı rolünü sürdüreceğini ifade etmişti.</p>

<p>Mısır’daki görüşmede Libya başlığının yeniden ele alınması, Fidan’ın iki ülkeyi kapsayan diplomasi trafiğinin ortak gündem maddelerinden biri oldu. Türkiye ve Mısır’ın Libya’nın birliğinin korunması konusunda aynı yaklaşımı paylaştığını belirten Fidan, bölgesel istikrar açısından konunun önemine dikkat çekti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI DA MASADAYDI</h3>

<p>Fidan ile Abdelatty’nin görüşmesinde Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler de değerlendirildi. Fidan, ABD ile İran arasında ateşkesin yeniden tesis edilmesini ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ümit ettiklerini söyledi.</p>

<p>Bölgedeki güvenlik sorunlarının yalnızca ilgili ülkeleri değil uluslararası ticaret ve enerji güvenliğini de etkileyen sonuçlar ortaya çıkardığı bir dönemde Hürmüz başlığı Türkiye-Mısır görüşmelerinin gündeminde yer aldı.</p>

<h3>FİDAN: İSRAİL’İN POLİTİKASI TAHRİK EDİCİ</h3>

<p>İsrail’in Gazze’ye yönelik politikalarını değerlendiren Dışişleri Bakanı Fidan, Netanyahu hükümetinin izlediği çizginin yalnızca bölgeyi değil uluslararası toplumu da etkilediğini söyledi.</p>

<p>Fidan, “Netanyahu ve ekibinin giderek daha da insanlık onurunu ayaklar altına alan politikaları tırmandırdığını ve bütün uluslararası toplumu provoke eden bir tutum içinde olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Yaşananların yalnızca Gazze veya Orta Doğu’yla sınırlı bir sorun olmadığını belirten Fidan, konunun uluslararası toplum açısından bir güvenlik sorununa dönüştüğünü söyledi.</p>

<h3>“DAHA CİDDİ TEDBİRLER ALINMASI GEREKİYOR”</h3>

<p>Türkiye ve Mısır’ın İsrail’in politikalarına karşı bölge ülkelerinin atabileceği adımları da görüştüğünü belirten Fidan, daha ciddi tedbirler alınması gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını açıkladı.</p>

<p>Fidan’ın açıklamasında İsrail hükümetinin izlediği politikaların bölgesel istikrara etkisi ve Gazze’deki gelişmelere karşı ortak hareket edilmesi gerekliliği öne çıktı. Türkiye, Katar ve Mısır’ın Gazze sürecindeki ortak çalışmalarının devam ettiği de belirtildi.</p>

<h3>“NETANYAHU’NUN BARIŞ NİYETİ YOK”</h3>

<p>Gazze’de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun barış niyetinin bulunmadığını söyledi. ABD’nin İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini ifade eden Fidan, aksi durumda Türkiye, Katar ve Mısır’ın farklı adımlar atabileceğini belirtti.</p>

<p>Fidan, “Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken radikal adımlar olacak. Bu bizim milletimize, halkımıza ve Filistin’e karşı borcumuz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrail’in amacının Gazze’deki Filistinlileri bölgeden çıkarmak olduğunu söyleyen Fidan, Türkiye’nin söz konusu planın önüne geçmeyi hedeflediğini belirtti. Ateşkesin ilk aşamasında saldırıların belirli ölçüde durdurulduğunu ifade eden Fidan, sonraki aşamalara geçilmesi için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>MEKKE İTTİFAKI GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Fidan, bölgesel güvenlik açısından Mekke İttifakı’nın önemine de değindi. Bölge ülkelerinin kendi sorunlarının çözümünde daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyleyen Fidan, bölgesel sahiplenmenin Türkiye açısından temel yaklaşımlardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Bölge ülkelerinin sorunların çözümünü başka aktörlerden beklememesi gerektiğini ifade eden Fidan, Türkiye’nin farklı konularda bölge ülkeleriyle zaten ortak hareket ettiğini söyledi. Mekke’de liderlerin ortaya koyduğu adımı “tarihi” olarak nitelendiren Fidan, Mısır’ın da Türkiye açısından doğal ortak olduğunu dile getirdi.</p>

<h3>FİDAN: İTTİFAK KİMSEYE KARŞI DEĞİL</h3>

<p>Mekke İttifakı’nın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını belirten Fidan, bölgede daha önce farklı ittifakların kurulduğunu hatırlattı. İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan arasındaki iş birliğine değinen Fidan, Türkiye’nin içinde bulunduğu ittifakın buna karşılık herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ifade etti.</p>

<p>Mısır’ın söz konusu yapıya ilişkin değerlendirme sürecini sürdürdüğünü belirten Fidan, Kahire yönetimiyle konunun ilk aşamalardan itibaren görüşüldüğünü söyledi.</p>

<h3>MISIR: MESELEYİ CİDDİYETLE ELE ALIYORUZ</h3>

<p>Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty de Mekke Ortak Savunma anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Abdelatty, Mısır’ın konuyu ciddiyetle değerlendirdiğini ve hukuki yükümlülüklerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Mısırlı Bakan, ülkesinin sürecin başından itibaren konudan haberdar olduğunu belirtti. Abdelatty ayrıca Filistinlilerin haklarının ihlal edilmesini reddettiklerini ve İsrail’in Suriye egemenliğine yönelik saldırılarına karşı olduklarını ifade etti.</p>

<h3>MISIRLI BAKANDAN MUHAMMED SALAH AÇIKLAMASI</h3>

<p>Ortak basın toplantısında futbol da gündeme geldi. Mısır Dışişleri Bakanı Abdelatty, Trabzonspor’a transfer olan Mısırlı futbolcu Muhammed Salah’ın Türkiye’de gördüğü karşılamadan söz etti.</p>

<p>Abdelatty, Salah’ın Türkiye’de güzel karşılanmasının kendilerini memnun ettiğini ve söz konusu karşılamanın “yüreklerini ısıttığını” söyledi.</p>

<h3>FİDAN’IN SİSİ İLE GÖRÜŞMESİ BEKLENİYOR</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Mısır’daki diplomatik temaslarının Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile yapılması beklenen görüşmeyle devam etmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fidan’ın Libya’dan başlayarak Mısır’a uzanan temaslarında Libya’nın siyasi bütünlüğü, Gazze’de ateşkes süreci, Filistin meselesi, Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik mekanizmaları başlıca gündem maddeleri arasında yer aldı. Mısır’daki görüşmelerde Türkiye-Mısır ikili ilişkileri ve 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi de ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-libyanin-ardindan-misira-gecti-netanyahunun-baris-niyeti-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hakan-fidan-misir.jpg" type="image/jpeg" length="80418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kolombiya depreminde son durum: Can kaybı 273’e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kolombiya-depreminde-son-durum-can-kaybi-273e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kolombiya-depreminde-son-durum-can-kaybi-273e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya’da 10 Ağustos’ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremin bilançosu ağırlaşıyor. Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi, hayatını kaybedenlerin sayısının 273’e, yaralı sayısının 3 bin 824’e yükseldiğini açıkladı. Deprem sonrasında 377 kişiden haber alınamazken 52 bin 816 kişinin afetten etkilendiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kolombiya’da 10 Ağustos’ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından arama kurtarma ve hasar tespit çalışmaları sürerken can kaybı artmaya devam ediyor. Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi (UNGRD) Direktörü David Tamayo, deprem nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 273’e yükseldiğini açıkladı. Yaralı sayısının 3 bin 824’e çıktığını belirten Tamayo, kayıp olarak bildirilen kişi sayısının ise 377 olduğunu duyurdu.</p>

<p>Depremin çok sayıda kentte yıkıma ve hasara neden olduğu belirtilirken Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo De la Espriella, ülke genelinde 52 bin 816 kişinin afetten etkilendiğini bildirdi. Cali, Pereira, Quibdo, Manizales ve Armenia kentlerinde kırmızı alarm uygulamasının devam ettiği açıklandı.</p>

<h3>KOLOMBİYA DEPREMİNDE CAN KAYBI 273’E ÇIKTI</h3>

<p>Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi Direktörü David Tamayo, 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından güncellenen bilançoyu kamuoyuyla paylaştı. Tamayo’nun verdiği bilgilere göre hayatını kaybedenlerin sayısı 273’e yükselirken yaralı sayısı 3 bin 824 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><img alt="Kolombiya 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/kolombiya-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Deprem sonrasında kendilerinden haber alınamayan kişilere yönelik çalışmalar da devam ediyor. Yetkililer, kayıp sayısının 377’ye ulaştığını bildirirken arama kurtarma ekiplerinin etkilenen bölgelerde çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı.</p>

<h3>52 BİN 816 KİŞİ DEPREMDEN ETKİLENDİ</h3>

<p>Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo De la Espriella, depremin ülkenin farklı bölgelerinde geniş çaplı etkiler oluşturduğunu belirterek toplam 52 bin 816 kişinin afetten etkilendiğini açıkladı.</p>

<p>Depremin ardından barınma, sağlık hizmetleri ve temel ihtiyaçlara erişim konusunda çalışmalar yürütülürken hasar gören yerleşim alanlarındaki ihtiyaçların belirlenmesine yönelik incelemeler de devam ediyor.</p>

<h3>5 KENTTE KIRMIZI ALARM SÜRÜYOR</h3>

<p>Depremden etkilenen Cali, Pereira, Quibdo, Manizales ve Armenia kentlerinde kırmızı alarm uygulamasının sürdüğü bildirildi. Yetkililer, söz konusu bölgelerde afet müdahale çalışmalarının devam ettiğini ve ekiplerin arama kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra hasar tespiti üzerinde de çalıştığını açıkladı.</p>

<p>Kırmızı alarmın sürdüğü kentlerde depremden zarar gören yapıların durumu ve vatandaşların barınma ihtiyaçları da takip ediliyor. Afetin ardından bölgedeki çalışmalar farklı kamu kurumlarının koordinasyonuyla yürütülüyor.</p>

<h3>202 CENAZEDEN 122’SİNİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ</h3>

<p>Ulusal Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, deprem sonrasındaki kimlik tespit çalışmalarına ilişkin son bültenini yayımladı. Açıklamaya göre Manizales, Pereira, Cali, Buga, Tulua, Buenaventura ve Quibdo gibi kentlerden getirilen toplam 202 cenaze üzerinde inceleme yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adli tıp ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda söz konusu 202 cenazeden 122’sinin kimliğinin tespit edildiği bildirildi. Kimliği henüz belirlenemeyen cenazalara ilişkin çalışmaların devam ettiği aktarıldı.</p>

<h3>EN FAZLA CAN KAYBI PEREIRA’DA YAŞANDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı De la Espriella, depremin ardından en fazla can kaybının yaşandığı Pereira kentini ziyaret ederek bölgede incelemelerde bulundu. Pereira, depremden en ağır etkilenen kentlerden biri olarak açıklanırken bölgede arama kurtarma ve yardım çalışmaları sürdürülüyor.</p>

<p>De la Espriella, deprem nedeniyle evlerini kaybeden ailelere destek sağlanacağını da açıkladı. Afetzedelerin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla evlerini kaybeden ailelere kira desteği verileceğini belirtti.</p>

<h3>EVLERİNİ KAYBEDEN AİLELERE KİRA DESTEĞİ</h3>

<p>Deprem sonucunda evleri yıkılan veya kullanılamaz hale gelen ailelerin barınmasına yönelik destek programı devreye alınacak. Cumhurbaşkanı De la Espriella, afetten etkilenen ve evlerini kaybeden ailelere kira desteği sağlanacağını duyurdu.</p>

<p>Destek uygulamasının depremden etkilenen farklı bölgelerdeki aileleri kapsaması planlanırken yetkililerin hasar tespit çalışmalarından elde edilen sonuçlar doğrultusunda ihtiyaç sahiplerini belirlemeye devam ettiği bildirildi.</p>

<h3>KOLOMBİYA’DA 3 GÜNLÜK ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ</h3>

<p>Kolombiya yönetimi, 10 Ağustos’ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenler için üç günlük ulusal yas ilan etti. Karar, depremde yaşamını yitirenlerin sayısının artmasının ardından duyuruldu.</p>

<p>Ülkede bir yandan hayatını kaybedenlerin kimliklerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar yürütülürken diğer yandan kayıp kişilere ulaşmak, yaralıların tedavisini sürdürmek ve afetzedelerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çalışmalar devam ediyor.</p>

<h3>KOLOMBİYA DEPREMİNDE SON DURUM</h3>

<p>Son açıklamalara göre 10 Ağustos’taki 7,4 büyüklüğündeki depremde 273 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 824 kişi yaralandı ve 377 kişi kayıp olarak bildirildi. Depremden etkilenenlerin toplam sayısı 52 bin 816’ya ulaştı.</p>

<p>Cali, Pereira, Quibdo, Manizales ve Armenia kentlerinde kırmızı alarm sürerken adli tıp ekipleri de hayatını kaybedenlerin kimlik tespit çalışmalarına devam ediyor. Yetkililerin açıkladığı son verilere göre incelenen 202 cenazeden 122’sinin kimliği tespit edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kolombiya-depreminde-son-durum-can-kaybi-273e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/kolombiya1.jpg" type="image/jpeg" length="69798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="68158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="67147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="92325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="15087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="20198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="63944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="68933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="72647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="31651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="98608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="90436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="13258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="12855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="92313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="21040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="40367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="47643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="22195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="82899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="50595"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
