<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 15:34:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye hükümetinde göreve atanan YPG'li isim Kırmızı Liste'den çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-hukumetinde-goreve-atanan-ypgli-isim-kirmizi-listeden-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-hukumetinde-goreve-atanan-ypgli-isim-kirmizi-listeden-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Demokratik Güçleri’nin üst düzey isimlerinden olan ve Mart 2026’da Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Sipan Hemo kod adlı Semir Asu’nun Türkiye İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar veri tabanındaki kaydının kaldırıldığı görüldü. Daha önce PKK/KCK bağlantısıyla kırmızı kategoride bulunan Hemo’nun listeden hangi gerekçeyle çıkarıldığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Demokratik Güçleri’nin üst düzey isimlerinden Sipan Hemo kod adlı Semir Asu’nun Türkiye’deki terörden arananlar listesindeki kaydında değişiklik yapıldı. Daha önce İçişleri Bakanlığı’nın Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan terörden arananlar veri tabanında kırmızı kategoride yer alan Hemo’nun adına artık sistemde rastlanmıyor. Güncel haberlerde Hemo’nun ne kırmızı kategoride ne de diğer arananlar kategorilerinde bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Hemo, Suriye’de Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen entegrasyon sürecinin ardından 10 Mart 2026’da Doğu Bölgesi’nden sorumlu Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olarak görevlendirildi. Suriye Savunma Bakanlığı’nın duyurduğu atamayla Hemo, Rakka, Deyrizor ve Haseke’yi kapsayan doğu bölgesindeki askeri yapılanmadan sorumlu isimlerden biri haline geldi.</p>

<h3>SİPAN HEMO’NUN KAYDI ARTIK VERİ TABANINDA YER ALMIYOR</h3>

<p>Sipan Hemo’nun Türkiye İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar veri tabanında daha önce “Semir Asu” adıyla kırmızı kategoride kayıtlı olduğu bildiriliyordu. Hemo’nun Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine atanmasından sonra da söz konusu kaydın bir süre sistemde kalmaya devam ettiği aktarıldı.</p>

<p>Ağustos 2026 itibarıyla yapılan kontrollerde ise Hemo’nun kaydının veri tabanından çıkarıldığı görüldü. Güncel haberlerde Hemo’nun adının kırmızı listenin yanı sıra diğer arananlar kategorilerinde de bulunmadığı belirtildi. Kaydın hangi tarihte ve hangi hukuki veya idari gerekçeyle kaldırıldığı konusunda İçişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanmış bir gerekçe bulunmuyor.</p>

<h3>DAHA ÖNCE KIRMIZI KATEGORİDE ARANIYORDU</h3>

<p>Hemo’nun geçmişte Türkiye’nin terörden arananlar veri tabanında PKK/KCK bağlantısıyla kırmızı kategoride bulunduğu aktarılmıştı. Kırmızı kategori, sistemde yer alan en üst arama kategorisini oluşturuyor ve bu kategorideki kişilerin yakalanmasına veya yerlerinin tespit edilmesine yardımcı olanlara 20 milyon liraya kadar ödül verilebiliyor.</p>

<p>Hemo’nun kaydının listede bulunması, Suriye’deki yeni görevinin açıklanmasının ardından Türkiye’de siyasi tartışmalara da konu oldu. İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, 10 Mart’taki atamanın ardından Hemo’nun İçişleri Bakanlığı’nın resmi sisteminde kırmızı kategoride bulunduğunu belirterek atamaya tepki göstermişti.</p>

<h3>SURİYE SAVUNMA BAKAN YARDIMCILIĞINA 10 MART’TA ATANDI</h3>

<p>Suriye Savunma Bakanlığı, 10 Mart 2026 tarihinde Sipan Hemo’nun Doğu Bölgesi’nden sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı olarak görevlendirildiğini açıkladı. Bakanlığın Basın ve İletişim Dairesi Müdürü Asım Galyun tarafından duyurulan atamayla Hemo, Suriye’nin doğusundaki askeri yapıların Savunma Bakanlığı bünyesine entegrasyonunda görev alan isimlerden biri oldu.</p>

<p>Atamanın temeli, Şam yönetimi ile SDG arasında 29 Ocak 2026 tarihinde varılan entegrasyon anlaşmasına dayanıyor. Anlaşmanın hükümleri arasında SDG’nin önerisi doğrultusunda bir savunma bakan yardımcısının belirlenmesi de yer alıyordu. Hemo’nun mart ayındaki görevlendirmesi söz konusu hükmün uygulanması kapsamında gerçekleşti.</p>

<h3>HEMO SDG’NİN ÜST DÜZEY İSİMLERİ ARASINDA YER ALIYORDU</h3>

<p>Sipan Hemo, uzun yıllar YPG ve daha sonra SDG içerisindeki üst düzey askeri isimlerden biri olarak biliniyordu. Türkiye, YPG’yi PKK’nın Suriye yapılanması olarak değerlendirirken, Hemo’nun da Türkiye’nin resmi arananlar veri tabanında PKK/KCK bağlantısıyla kayıtlı olduğu bildiriliyordu.</p>

<p>Suriye’de 2026 yılı başında başlayan yeni entegrasyon sürecinde Hemo, SDG unsurlarının Suriye ordusuna dahil edilmesiyle ilgili çalışmalarda görev aldı. Mayıs ayında yaptığı açıklamada SDG’ye bağlı dört tugayın Suriye ordusuna resmen entegre edildiğini ve askeri yapıların tek komuta altında yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.</p>

<h3>ATAMA TÜRKİYE’DE TARTIŞMA YARATMIŞTI</h3>

<p>Hemo’nun Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı için adının gündeme gelmesi, Türkiye’de özellikle güvenlik politikaları açısından tartışmalara neden oldu. Tartışmaların merkezinde, Suriye devlet yapısında üst düzey bir göreve getirilen Hemo’nun aynı dönemde Türkiye’nin kırmızı kategoride arananlar listesinde bulunması yer aldı.</p>

<p>Atama sürecinde Milli Savunma Bakanlığı’nın Suriye’de yapılacak görevlendirmelerin Suriye makamlarının değerlendirmeleri ve güvenlik soruşturmalarının sonuçları doğrultusunda gerçekleştirilmesinin beklendiği yönünde açıklamalar yaptığı aktarılmıştı. Hemo’nun göreve başlamasının ardından ise Türkiye’deki ilgili bakanlıklardan kaydının durumuna yönelik ayrı bir kamuoyu açıklaması yapılmadı.</p>

<h3>KAYDIN ATAMADAN SONRA KALDIRILDIĞI BELİRTİLİYOR</h3>

<p>Hemo’nun 10 Mart’taki atamasının hemen ardından kaydının sistemden kaldırılmadığı bildirildi. Mepa News’in aktardığına göre Hemo’nun “Semir Asu” adına düzenlenmiş kaydı Mayıs 2026’nın başlarında, atamanın yaklaşık 50 gün sonrasında da veri tabanında bulunuyordu.</p>

<p>Ağustos ayında kaydın artık görünmemesi nedeniyle çıkarma işleminin söz konusu dönemden sonra gerçekleştiği anlaşılıyor. Kaydın kesin olarak hangi tarihte silindiği ve kararın Suriye’deki yeni göreviyle bağlantılı olup olmadığı konusunda resmi makamlar tarafından kamuoyuna açıklanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<h3>MAZLUM ABDİ’NİN KAYDI SİSTEMDE YER ALMAYA DEVAM EDİYOR</h3>

<p>SDG’nin lideri Mazlum Abdi olarak bilinen Ferhat Abdi Şahin’in kaydı ise İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar veri tabanında yer almaya devam ediyor. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün güncel veri tabanında Ferhat Abdi Şahin, PKK/KCK bağlantısıyla kayıtlı isimler arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hemo’nun kaydının kaldırılmasına karşın SDG ve PKK/KCK bağlantısıyla aranan diğer bazı kişilerin kayıtlarının devam etmesi, işlemin genel bir liste değişikliğinden ziyade kişi bazında gerçekleştirildiğini gösteriyor. Kaydın kaldırılmasına ilişkin resmi gerekçenin açıklanmaması nedeniyle işlemin hangi değerlendirme sonucunda yapıldığı bilinmiyor.</p>

<h3>SDG İLE ŞAM ARASINDA ENTEGRASYON SÜRECİ DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Şam yönetimi ile SDG arasında 29 Ocak’ta varılan anlaşma, SDG’nin askeri ve idari yapılarının Suriye devlet kurumlarına aşamalı biçimde dahil edilmesini öngörüyor. Hemo’nun Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilmesi de askeri entegrasyon sürecindeki önemli görevlendirmelerden biri oldu.</p>

<p>Hemo, mayıs ayında entegrasyon sürecinin aşamalı şekilde ilerlediğini ve özellikle Rakka, Deyrizor ile Haseke’nin bulunduğu Doğu Bölgesi’ndeki askeri yapıların yeniden düzenlenmesine odaklanıldığını açıkladı. Suriye Savunma Bakanlığı bünyesinde ülkenin farklı askeri bölgelere ayrıldığı ve SDG bünyesindeki birliklerin bu yapı içerisinde yeniden konumlandırıldığı bildirildi.</p>

<h3>LİSTEDEN ÇIKARILMA GEREKÇESİ AÇIKLANMADI</h3>

<p>Sipan Hemo’nun kırmızı kategorideki kaydının kaldırılmasıyla ilgili olarak Türkiye’den kamuoyuna açık resmi bir gerekçe paylaşılmış değil. Mevcut veriler, Hemo’nun Mart 2026’daki atamasının ardından bir süre daha listede kaldığını ve daha sonraki aylarda kaydının sistemden çıkarıldığını gösteriyor.</p>

<p>Kaydın kaldırılmasının Türkiye ile Suriye arasındaki güvenlik koordinasyonu, SDG’nin Suriye devlet yapısına entegrasyonu veya başka bir idari ve hukuki süreçle bağlantılı olup olmadığı konusunda resmi makamlar tarafından açıklama yapılmadı. Dolayısıyla işlemin gerekçesine ilişkin herhangi bir bağlantı, resmi açıklama bulunmadığı sürece doğrulanmış bilgi olarak değerlendirilemiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriye-hukumetinde-goreve-atanan-ypgli-isim-kirmizi-listeden-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/kirmizi-liste.jpg" type="image/jpeg" length="98339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rabia katliamının üzerinden 13 yıl geçti: Kahire’de yüzlerce gösterici öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rabia-katliaminin-uzerinden-13-yil-gecti-kahirede-yuzlerce-gosterici-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rabia-katliaminin-uzerinden-13-yil-gecti-kahirede-yuzlerce-gosterici-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır güvenlik güçlerinin 14 Ağustos 2013’te Kahire’deki Rabia el-Adeviyye ve Nahda meydanlarında Muhammed Mursi’nin görevden alınmasını protesto eden göstericilere yönelik müdahalesinin üzerinden 13 yıl geçti. İnsan Hakları İzleme Örgütü, yalnızca Rabia Meydanı’nda en az 817 kişinin öldürüldüğünü ve gerçek sayının 1000’i aşmış olabileceğini bildirirken, Uluslararası Af Örgütü iki meydandaki müdahalelerde 900’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mısır’ın başkenti Kahire’de 14 Ağustos 2013 tarihinde gerçekleştirilen Rabia el-Adeviyye ve Nahda meydanlarındaki müdahaleler, ülkenin yakın tarihindeki en kanlı olaylardan biri olarak kayıtlara geçti. Güvenlik güçleri, 3 Temmuz 2013’te ordunun Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi görevden uzaklaştırmasının ardından haftalar boyunca devam eden darbe karşıtı oturma eylemlerini dağıtmak amacıyla sabah saatlerinde iki meydana operasyon düzenledi. İnsan hakları kuruluşlarının sonraki yıllarda yayımladığı raporlarda yüzlerce kişinin öldürüldüğü ve binlerce kişinin yaralandığı bildirildi.</p>

<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü, Rabia el-Adeviyye Meydanı’ndaki müdahalede en az 817 kişinin öldürüldüğünü, gerçek can kaybının 1000’i aşmış olabileceğini açıkladı. Uluslararası Af Örgütü ise Rabia ve Nahda meydanlarının dağıtılması sırasında 900’den fazla kişinin öldürüldüğünü belirtiyor. Mısır makamlarının açıkladığı resmi rakamlar ise insan hakları örgütlerinin verilerinden daha düşük kaldı.</p>

<h3>MÜBAREK’İN DEVRİLMESİNİN ARDINDAN SEÇİMLER YAPILDI</h3>

<p>Mısır’da 2011 yılındaki halk ayaklanmaları, yaklaşık 30 yıl ülkeyi yöneten Hüsnü Mübarek’in iktidarının sona ermesiyle sonuçlandı. Mübarek’in devrilmesinin ardından başlayan siyasi geçiş döneminde parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müslüman Kardeşler’in siyasi kanadı Hürriyet ve Adalet Partisi seçimlerde önemli bir siyasi güç haline geldi. Partinin cumhurbaşkanı adayı Muhammed Mursi, Haziran 2012’de yapılan seçimleri kazanarak göreve başladı. Mursi, 30 Haziran 2012’de cumhurbaşkanlığı görevini devraldı ancak görev süresi boyunca ülkedeki siyasi kutuplaşma ve hükümet karşıtı gösteriler devam etti.</p>

<h3>MURSİ 3 TEMMUZ 2013’TE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI</h3>

<p>Haziran 2013’te Mursi yönetimine karşı geniş çaplı protestolar düzenlendi. Mısır ordusu, taraflara siyasi krizin çözülmesi için süre tanımasının ardından 3 Temmuz 2013’te Genelkurmay Başkanı Abdulfettah es-Sisi’nin açıkladığı müdahaleyle Mursi’yi görevden uzaklaştırdı ve anayasanın askıya alındığını duyurdu.</p>

<p>Mursi’nin görevden alınmasının ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur geçici cumhurbaşkanı olarak görevlendirildi. Müslüman Kardeşler ve Mursi destekçileri ise gelişmeleri askeri darbe olarak nitelendirerek ülkenin farklı bölgelerinde kitlesel protestolara başladı.</p>

<h3>DARBE KARŞITI GÖSTERİLER RABİA MEYDANI’NDA YOĞUNLAŞTI</h3>

<p>Mursi’nin görevden uzaklaştırılmasından sonraki en büyük protesto merkezlerinden biri Kahire’nin doğusundaki Rabia el-Adeviyye Meydanı oldu. Binlerce Mursi destekçisi meydanda haftalar süren oturma eylemi düzenleyerek Mursi’nin yeniden görevine dönmesini talep etti.</p>

<p>Kahire’deki Nahda Meydanı da darbe karşıtı protestoların diğer önemli merkezlerinden biri haline geldi. Geçici yönetim ve güvenlik güçleri, oturma eylemlerinin sona erdirilmesi yönünde göstericilere çeşitli uyarılarda bulundu. Uluslararası arabuluculuk girişimleri sonuç vermeyince meydanların zorla boşaltılması kararı uygulamaya konuldu.</p>

<h3>14 AĞUSTOS SABAHI İKİ MEYDANA OPERASYON BAŞLADI</h3>

<p>Mısır güvenlik güçleri 14 Ağustos 2013 sabahı Rabia el-Adeviyye ve Nahda meydanlarındaki oturma eylemlerini eş zamanlı operasyonlarla dağıtmaya başladı. Güvenlik güçleri zırhlı araçlar ve iş makineleriyle meydanlara girerken bölgelerde yoğun göz yaşartıcı gaz ve silah kullanıldığı bildirildi.</p>

<p>Olayları takip eden gazeteciler ve insan hakları kuruluşlarının kayıtlarında, Rabia Meydanı’ndaki operasyonun saatler boyunca sürdüğü ve meydandaki çadırlarla bazı yapıların yandığı belirtildi. Reuters ve diğer uluslararası medya kuruluşlarının o günkü haberlerinde keskin nişancı ateşi ve gerçek mermi kullanıldığına ilişkin tanık anlatımları yer aldı. Mısır İçişleri Bakanlığı ise güvenlik güçlerinin operasyon sırasında silahlı saldırıya uğradığını savundu.</p>

<h3>HRW: EN AZ 817 KİŞİ RABİA’DA ÖLDÜRÜLDÜ</h3>

<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü, olayların ardından yürüttüğü kapsamlı incelemede yalnızca Rabia el-Adeviyye Meydanı’nda en az 817 kişinin öldürüldüğünü doğruladığını bildirdi. Kuruluş, gerçek sayının 1000’in üzerinde olabileceğini belirtti ve güvenlik güçlerinin operasyonunu “muhtemelen insanlığa karşı suç” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü de Rabia ve Nahda meydanlarında en az 900 kişinin öldürüldüğünü ve 1000’den fazla kişinin yaralandığını açıkladı. Kuruluş, sonraki yıllarda yayımladığı raporlarda olaylarla ilgili güvenlik görevlilerinden hesap sorulmadığını savundu.</p>

<h3>CAN KAYBI SAYISINDA FARKLI RAKAMLAR AÇIKLANDI</h3>

<p>14 Ağustos 2013’teki olaylarda hayatını kaybedenlerin kesin sayısı konusunda farklı kaynaklar farklı rakamlar verdi. İnsan hakları kuruluşları, Rabia’daki ölü sayısının 817’den fazla olduğunu ve toplam can kaybının 900’ü aştığını bildirirken, dönemin Mısır Sağlık Bakanlığı daha düşük resmi rakamlar açıkladı.</p>

<p>Müslüman Kardeşler’e yakın gruplar ise ölü sayısının resmi açıklamaların ve uluslararası kuruluşların tespitlerinin çok üzerinde olduğunu savundu. Aradan geçen yıllara rağmen Rabia ve Nahda müdahalelerinde yaşamını yitirenlerin toplam sayısı konusunda tarafların üzerinde uzlaştığı tek bir rakam bulunmuyor.</p>

<h3>ÇADIRLAR VE MEYDANDAKİ ALANLAR YANDI</h3>

<p>Operasyon sırasında Rabia Meydanı’ndaki çadırların ve farklı bölümlerin yandığı görüntülere yansıdı. Güvenlik güçlerinin iş makineleri ve zırhlı araçlarla meydana girdiği, oturma eylemi için kurulan yapıların büyük bölümünün operasyon sonunda ortadan kaldırıldığı bildirildi.</p>

<p>Tanıkların ve uluslararası basının aktardığı görüntülerde yaralıların geçici sağlık merkezlerine taşındığı, meydanın farklı noktalarında cenazelerin bulunduğu ve operasyon sırasında yoğun dumanın bölgeyi kapladığı görüldü. Bazı görüntüler ve tanıklıklar cesetlerin ve çadırların yandığını gösterirken, olayların tamamına ilişkin farklı tarafların iddiaları sonraki yıllarda da tartışılmaya devam etti.</p>

<h3>OLAYLAR MISIR GENELİNE YAYILDI</h3>

<p>Rabia ve Nahda meydanlarının dağıtılmasının ardından Kahire dışındaki birçok kentte de çatışmalar çıktı. Mursi destekçileri ile güvenlik güçleri arasında yaşanan olayların yanı sıra bazı kamu binaları ve kiliseler de saldırıya uğradı.</p>

<p>Geçici yönetim olayların ardından ülkede olağanüstü hal ilan etti ve çeşitli kentlerde sokağa çıkma yasağı uyguladı. 14 Ağustos, 2011’de Hüsnü Mübarek’in devrilmesiyle sonuçlanan halk ayaklanmasından sonraki dönemin en kanlı günlerinden biri oldu.</p>

<h3>İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİ YILLARDIR HESAP VERİLEBİLİRLİK ÇAĞRISI YAPIYOR</h3>

<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü, Rabia müdahalesinin 10. yılında yaptığı açıklamada Mısır makamlarının olaylarla ilgili güvenlik güçlerinden veya devlet yetkililerinden hesap sorulmasını sağlamadığını bildirdi. Kuruluş, operasyonu Mısır’ın modern tarihindeki en büyük kitlesel öldürme vakalarından biri olarak tanımladı.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü de Rabia olaylarının yıldönümlerinde yayımladığı açıklamalarda bağımsız ve etkili soruşturma çağrısını sürdürdü. Kuruluş, 2013’te başlayan güvenlik politikalarının sonraki yıllarda ülkedeki muhalifler, insan hakları savunucuları ve hükümet eleştirmenleri üzerindeki baskının genişlemesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu savundu.</p>

<h3>RABİA OLAYLARININ ÜZERİNDEN 13 YIL GEÇTİ</h3>

<p>14 Ağustos 2026 itibarıyla Rabia ve Nahda meydanlarının dağıtılmasının üzerinden 13 yıl geçti. Olaylar, Mısır’daki 2011 devriminin ardından başlayan siyasi geçiş süreci, Muhammed Mursi’nin seçilmesi, ordunun 3 Temmuz 2013’te yönetime müdahalesi ve sonrasında yaşanan geniş çaplı baskı döneminin en kritik aşamalarından biri olarak kayıtlarda yer alıyor.</p>

<p>Rabia el-Adeviyye Meydanı, olayların ardından Mursi destekçileri ve Müslüman Kardeşler çevreleri açısından sembolik bir anlam kazandı. İnsan hakları kuruluşları ise 14 Ağustos 2013’te yaşananların bağımsız biçimde soruşturulması ve sorumluların hesap vermesi yönündeki çağrılarını sürdürüyor.</p>

<h3>SOSYAL MEDYA POSTU</h3>

<p>Rabia ve Nahda meydanlarındaki kanlı müdahalenin üzerinden 13 yıl geçti.</p>

<p>Mısır güvenlik güçleri, 14 Ağustos 2013’te Mursi destekçilerinin oturma eylemlerini zor kullanarak dağıttı.</p>

<p>İnsan hakları kuruluşlarına göre operasyonlarda 900’den fazla kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Can kaybının kesin sayısı konusunda farklı rakamlar açıklanırken, insan hakları örgütleri yıllardır bağımsız soruşturma çağrısı yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rabia-katliaminin-uzerinden-13-yil-gecti-kahirede-yuzlerce-gosterici-olduruldu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/rabia2.jpg" type="image/jpeg" length="47770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM açıkladı: Aralık 2024’ten bu yana 3 milyondan fazla Suriyeli geri döndü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-acikladi-aralik-2024ten-bu-yana-3-milyondan-fazla-suriyeli-geri-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-acikladi-aralik-2024ten-bu-yana-3-milyondan-fazla-suriyeli-geri-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Berham Salih, Aralık 2024’ten bu yana yurt dışından Suriye’ye dönenler ile ülke içinde yaşadıkları bölgelere geri dönenlerin toplam sayısının 3 milyonu aştığını açıkladı. Salih, Suriye’nin yeniden yapılanması, ekonomik toparlanması, altyapının onarılması ve temel hizmetlerin yeniden işler hale getirilmesi için uluslararası topluma destek çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Berham Salih, Suriye’ye gerçekleştirdiği bir haftalık ziyaretin ardından ülkedeki geri dönüş sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Salih, Aralık 2024’ten bu yana yurt dışındaki Suriyeliler ile ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin yaşadıkları bölgelere dönüşlerinin toplamda 3 milyonu aştığını bildirdi. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği de söz konusu rakamın hem ülke dışından Suriye’ye dönenleri hem de ülke içinde evlerine veya yaşadıkları bölgelere geri dönenleri kapsadığını belirtti.</p>

<p>Salih, milyonlarca kişinin geri dönmesini Suriyelilerin ülkelerini yeniden inşa etme yönündeki iradesinin göstergesi olarak değerlendirirken, toparlanmanın boyutu nedeniyle Suriye’nin süreci tek başına yürütemeyeceğini söyledi. Uluslararası toplumun özellikle ekonomik toparlanma, geçim kaynakları, altyapı ve temel kamu hizmetleri alanlarında daha fazla destek sağlaması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3>ARALIK 2024’TEN BU YANA 3 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ GERİ DÖNDÜ</h3>

<p>BM Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından 13 Ağustos 2026’da yapılan açıklamada, Aralık 2024’ten itibaren Suriye’ye yurt dışından dönenler ile ülke içinde yerinden edildikten sonra evlerine geri gidenlerin toplam sayısının 3 milyonu geçtiği duyuruldu. Salih, geri dönüşlerin Suriye’de yıllardır devam eden kitlesel yerinden edilme sürecinde yeni bir aşamaya işaret ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UNHCR verileri, dönüşlerin 2026 yılı boyunca da devam ettiğini gösteriyor. Kurumun 6 Şubat 2026 tarihli raporunda, 8 Aralık 2024’ten 5 Şubat 2026’ya kadar 1 milyon 413 bin 967 kişinin yurt dışından Suriye’ye döndüğü, ayrıca 1 milyon 712 bin 744 ülke içinde yerinden edilmiş kişinin yaşadığı bölgeye geri döndüğü bildirilmişti. Söz konusu veriler, yılın ilerleyen dönemlerinde toplam geri dönüş sayısının 3 milyonun üzerine çıktığını gösteren BM açıklamasıyla da uyumlu.</p>

<h3>SALİH ULUSLARARASI TOPLUMA DESTEK ÇAĞRISI YAPTI</h3>

<p>Berham Salih, Suriye’nin tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirterek, milyonlarca insanın geri dönüşüyle ortaya çıkan toparlanma ihtiyacının büyük ölçekli bir görev olduğunu söyledi. Salih, hükümetler, kalkınma kuruluşları ve finans kurumlarının geri dönüşlerle oluşan ivmeyi somut desteğe dönüştürmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>BM yetkilisinin çağrısında ekonomik toparlanmanın desteklenmesi, insanların geçim kaynaklarının yeniden oluşturulması, hasarlı altyapının rehabilite edilmesi ve temel kamu hizmetlerinin yeniden işler hale getirilmesi öne çıktı. Salih ayrıca Suriye’de devam eden insani ihtiyaçların karşılanması için mevcut yardım mekanizmalarının sürdürülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h3>ŞAM, İDLİB VE HALEP’TE TEMASLARDA BULUNDU</h3>

<p>Salih, bir hafta süren Suriye ziyareti kapsamında Şam, İdlib ve Halep vilayetlerine gitti. BM Mülteciler Yüksek Komiseri, ziyaret sırasında hükümet temsilcileri, ülke içinde yerinden edilmiş aileler, geri dönen Suriyeliler ve yerel toplumların temsilcileriyle görüştü. Görüşmelerde geri dönüş sürecinde kaydedilen ilerleme ile devam eden sorunlar ele alındı.</p>

<p>Şam’daki temasları kapsamında Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ile görüşen Salih, Dışişleri Bakanı ve hükümetin ilgili temsilcileriyle de bir araya geldi. UNHCR açıklamasına göre görüşmelerde Suriye’nin toparlanması, geri dönen kişilerin yeniden topluma dahil edilmesi ve ülkede istikrarın güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı.</p>

<h3>GERİ DÖNÜŞLERLE BİRLİKTE YENİDEN ENTEGRASYON SÜRECİ ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Salih’in ziyaretinin Suriye’nin uzun yıllar süren kitlesel yerinden edilme döneminden toparlanma, yeniden entegrasyon ve istikrar aşamasına geçişine verilen desteği yansıttığını açıkladı. Kurum, geri dönen insanların yeniden hayat kurabilmesinin yalnızca fiziksel dönüşle sınırlı olmadığını, ekonomik ve sosyal koşulların da desteklenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Suriye’de savaş boyunca milyonlarca kişi ülke içinde yerinden edilirken, milyonlarca Suriyeli de komşu ülkeler başta olmak üzere yurt dışına çıktı. Aralık 2024 sonrasında siyasi geçiş süreciyle birlikte gönüllü dönüşlerde belirgin artış yaşandı. UNHCR, geri dönmek isteyen kişilere bilgilendirme, ulaşım ve çeşitli destek hizmetleri sağlamayı sürdürüyor.</p>

<h3>KONUT, ELEKTRİK, SU VE İSTİHDAM İHTİYACI DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Geri dönüş yapan Suriyelilerin kalıcı biçimde yaşamlarını sürdürebilmeleri için barınma, elektrik, su, sağlık, eğitim ve istihdam gibi alanlarda ihtiyaçlar devam ediyor. UNHCR’nin açıklamasında toparlanmanın sürdürülebilir hale gelebilmesi için geçim kaynaklarının oluşturulması, altyapının onarılması ve temel hizmetlere erişimin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Salih, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinin yalnızca ülke içinde yaşayanlar açısından değil, bölgesel istikrar bakımından da önem taşıdığını belirtti. Uluslararası desteğin artırılmaması halinde geri dönüşlerle ortaya çıkan fırsatın değerlendirilemeyebileceğini ifade etti.</p>

<h3>BM GÖNÜLLÜ DÖNÜŞLERE DESTEK VERİYOR</h3>

<p>UNHCR, Suriyeli mültecilerin dönüş kararlarını gönüllü ve bilgiye dayalı biçimde vermesi gerektiğini belirtiyor. Kurum, geri dönmeyi tercih eden kişilere sınır geçişleri, ulaşım ve temel ihtiyaçlar konusunda destek sağlarken, henüz geri dönmek istemeyen mülteciler için de ev sahibi ülkelerdeki koruma ve yardım faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Suriye’ye yönelik geri dönüşların artmasıyla birlikte UNHCR’nin bölgesel çalışmalarında dönüşlerin güvenli ve sürdürülebilir olması, geri dönenlerin yeniden topluma dahil edilmesi ve yerel hizmetlerin artan nüfusa yanıt verebilecek kapasiteye ulaştırılması başlıca konular arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bm-acikladi-aralik-2024ten-bu-yana-3-milyondan-fazla-suriyeli-geri-dondu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/donen-suriyeli-sayisi.jpg" type="image/jpeg" length="30119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ateşkese rağmen Lübnan'da katliam sürüyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ateskese-ragmen-lubnanda-katliam-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ateskese-ragmen-lubnanda-katliam-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Ensar beldesinde bir eve düzenlediği hava saldırısında 7 kişi hayatını kaybetti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, ölenler arasında 3 çocuk ve 2 kadının bulunduğunu, 2 kişinin de yaralandığını açıkladı. Saldırı, İsrail ile Hizbullah arasında haziran ayında yürürlüğe giren ateşkesin ardından bölgede yaşanan en ölümcül saldırılardan biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyine yönelik hava saldırılarını sürdürdü. Cumartesi sabahı Ensar beldesinin kıyısında bulunan bir evin İsrail savaş uçakları tarafından hedef alındığı bildirildi. Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığı ilk bilgilere göre saldırıda 7 kişi hayatını kaybetti ve 3 kişi yaralandı. Lübnan Sağlık Bakanlığı daha sonra yaralı sayısını 2 olarak güncellerken, yaşamını yitirenler arasında 3 çocuk ile 2 kadının bulunduğunu duyurdu.</p>

<p>Saldırının ardından sağlık ve arama kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi. Ekiplerin yıkılan evin enkazında arama çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Ensar’daki saldırı, İsrail ile Hizbullah arasında haziran ayında ilan edilen ateşkesin ardından Lübnan’ın güneyinde yaşanan en yüksek can kayıplı saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>ENSAR’DA BİR EV HEDEF ALINDI</h3>

<p>Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığı bilgilere göre İsrail savaş uçakları 15 Ağustos Cumartesi sabahı Ensar beldesinin dış kesimlerinde bulunan bir eve hava saldırısı düzenledi. Saldırının ardından bölgede geniş çaplı arama ve kurtarma çalışması başlatıldı.</p>

<p>Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son bilgilere göre saldırıda toplam 7 kişi yaşamını yitirdi. Ölenlerden 3’ünün çocuk, 2’sinin kadın olduğu açıklandı. Devlet medyasının ilk haberlerinde 3 kişinin yaralandığı bildirilirken, Sağlık Bakanlığı daha sonra yaralı sayısını 2 olarak duyurdu.</p>

<h3>NEBATİYE VE ALİ TAHİR TEPESİ DE VURULDU</h3>

<p>İsrail’in saldırıları yalnızca Ensar ile sınırlı kalmadı. Cumartesi sabahı Nebatiye çevresi ile kent ve çevresindeki ana ulaşım güzergahlarına hakim konumdaki stratejik Ali Tahir Tepesi’nin de hava saldırılarının hedefi olduğu bildirildi.</p>

<p>Litani Nehri’nin kuzeyinde bulunan bölge, ateşkes sonrasında da İsrail saldırılarının sürdüğü alanlardan biri olmaya devam ediyor. İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki bazı bölgelerde askeri varlığını sürdürmesi, taraflar arasındaki ateşkes ve çekilme görüşmelerinin temel başlıkları arasında bulunuyor. Reuters’ın 13 Ağustos tarihli haberine göre İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail ordusunun Hizbullah silahsızlandırılmadan güney Lübnan’dan tamamen çekilmeyeceğini söyledi.</p>

<h3>ATEŞKES HAZİRAN AYINDA YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİ</h3>

<p>İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların durdurulmasına yönelik ateşkes 19 Haziran’da açıklanmış ve 20 Haziran’da yürürlüğe girmişti. Reuters, anlaşmanın ABD aracılığıyla sağlandığını ve tarafların çatışmaları durdurmayı kabul ettiğini bildirmişti. Ateşkesin yürürlüğe girmesinden saatler sonra da Lübnan’da can kaybına yol açan İsrail saldırıları yaşanmıştı.</p>

<p>İsrail ve Lübnan hükümetleri 26 Haziran’da ayrıca İsrail güçlerinin Lübnan’ın güneyinden çekilmesini ve İran destekli Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını öngören bir çerçeve anlaşması açıkladı. Anlaşmada iki ülke arasında ileride nihai bir barış anlaşmasına ulaşılmasına yönelik adımlar da yer aldı. Hizbullah ise doğrudan görüşmelerin tarafı olmadı.</p>

<h3>HİZBULLAH SİLAHSIZLANMAYA KARŞI ÇIKIYOR</h3>

<p>İsrail ile Lübnan arasında ateşkes sonrasında çeşitli görüşmeler gerçekleştirildi. Son görüşmelerden biri ağustos ayının başında Roma’da yapılırken, Hizbullah doğrudan görüşmelere katılmadı ve İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi sağlanmadan silahsızlanmayı kabul etmeyeceğini açıkladı.</p>

<p>Reuters’ın aktardığına göre İsrail yönetimi ise çekilme sürecini Hizbullah’ın doğrulanabilir biçimde silahsızlandırılmasına bağlıyor. ABD yönetimi, anlaşmanın İsrail güçlerinin çekilmesini ve bölgelerin Lübnan ordusuna devredilmesini de kapsadığını belirtirken, taraflar arasındaki anlaşmazlık ateşkes sürecinin temel sorunlarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<h3>İKİ İSRAİL ASKERİ PATLAMADA HAYATINI KAYBETMİŞTİ</h3>

<p>Ağustos ayının başında Güney Lübnan’da meydana gelen bir patlamada 2 İsrail askeri hayatını kaybetmiş, 4 asker de yaralanmıştı. İsrail ordusunun olayın ardından Lübnan’ın güneyine düzenlediği hava saldırılarında Tibnin kasabasında bir kişi yaşamını yitirmiş ve 12 kişi yaralanmıştı.</p>

<p>İsrail Savunma Bakanı Katz olayın ardından ilk açıklamalarında Hizbullah’ı ateşkesi ihlal etmekle suçlasa da daha sonraki açıklamalarında patlamanın sorumluluğunu doğrudan örgüte yüklemekten kaçındı. Hizbullah ise patlamaya ilişkin sorumluluk üstlenen bir açıklama yapmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÇATIŞMALAR 2 MART’TA YENİDEN ŞİDDETLENDİ</h3>

<p>İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından 2 Mart 2026’da yeniden yoğunlaştı. Hizbullah’ın İran’a destek amacıyla İsrail’e ateş açmasının ardından İsrail, Lübnan’a yönelik geniş çaplı askeri operasyon başlattı.</p>

<p>Lübnan makamlarının verilerine göre mart ayından itibaren İsrail saldırıları ve kara operasyonlarında 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Savaş nedeniyle 1 milyondan fazla kişinin yerinden edildiği bildirildi. İsrail tarafında da asker ve sivillerin yaşamını yitirdiği çatışmalar, ateşkese rağmen güney Lübnan’daki karşılıklı güvenlik krizini sona erdirmedi.</p>

<h3>ATEŞKES SONRASINDA SALDIRILAR DEVAM ETTİ</h3>

<p>Haziran ayında sağlanan ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyinde hava saldırıları, patlamalar ve askeri operasyonlar sürdü. Reuters, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bir gün sonra düzenlenen İsrail saldırılarında en az 20 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.</p>

<p>Ensar’daki son saldırıyla birlikte ateşkesin uygulanmasına yönelik tartışmalar yeniden gündeme geldi. İsrail’in güney Lübnan’daki askeri varlığı ile Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusunda taraflar arasında henüz nihai bir uzlaşmaya varılmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ateskese-ragmen-lubnanda-katliam-suruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/lubnan-2.jpg" type="image/jpeg" length="87776"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epstein 15 yıl önce FBI’a ihbar edilmiş ama dikkate alınmamış]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/epstein-15-yil-once-fbia-ihbar-edilmis-ama-dikkate-alinmamis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/epstein-15-yil-once-fbia-ihbar-edilmis-ama-dikkate-alinmamis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hugh Hefner isimli magazin yayıncısının, eski model Audra Christiansen’in Jeffrey Epstein tarafından tecavüze uğradığı yönündeki iddiayı 2005 yılında FBI’a bildirdiği ancak ihbarın yaklaşık 15 yıl boyunca soruşturulmadığı öne sürüldü. Mahkeme kayıtlarında Christiansen’in daha sonra 10 yıl boyunca insan ticareti mağduru olduğunu söylediği de yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli Playboy dergisinin kurucusu Hugh Hefner’ın, Jeffrey Epstein hakkında Federal Soruşturma Bürosu’na yaptığı bildirimin yaklaşık 15 yıl boyunca soruşturulmadığına ilişkin ayrıntılar mahkeme kayıtlarına yansıdı. İddiaya göre Hefner, dönemin Playboy modellerinden Audra Christiansen’in kendisine Epstein tarafından tecavüze uğradığını söylemesinin ardından FBI ile temasa geçti.</p>

<p>Hefner’ın söz konusu bildirimi 2005 yılında yaptığı belirtilirken, Christiansen’in Epstein’la yaşadığını öne sürdüğü olayların daha sonra Florida Güney Bölgesi’nde 34 Epstein mağduru tarafından ABD aleyhine açılan davanın belgelerine de girdiği aktarıldı. Mahkeme kayıtlarında FBI’ın Christiansen’in iddialarını uzun süre boyunca soruşturmadığı öne sürüldü.</p>

<h3>AUDRA CHRISTIANSEN 2005 YILINDA HEFNER’A ANLATTI</h3>

<p>Mahkeme kayıtlarına göre Audra Christiansen, 2005 yılında Hugh Hefner’a Jeffrey Epstein’ın mağduru olduğunu söyledi ve Playboy’un kurucusundan FBI’ı aramasını istedi. Christiansen’in o dönemde Playboy modeli olarak çalıştığı belirtildi.</p>

<p>Miami Herald muhabiri Julie K. Brown’ın Substack hesabında yayımlanan habere göre Hefner, Christiansen’in aktardığı iddiaları FBI’a birden fazla kez iletti. Haberde FBI’ın söz konusu iddialar hakkında yaklaşık 15 yıl boyunca soruşturma yürütmediği belirtildi.</p>

<h3>MAHKEME KAYITLARINDA 15 YILLIK SÜREYE DİKKAT ÇEKİLDİ</h3>

<p>Florida Güney Bölgesi’nde 34 Epstein mağduru tarafından ABD aleyhine açılan davanın belgelerinde Christiansen’in iddia ettiği istismara ilişkin ayrıntılara yer verildi. Mahkeme belgelerinde FBI’ın Christiansen tarafından yapılan bildirimleri yaklaşık 15 yıl boyunca soruşturmadığı veya iddiaları takip etmediği ifade edildi.</p>

<p>Davacılar, FBI’ın elindeki bilgileri değerlendirmediğini ve Christiansen’in iddialarını zamanında soruşturmadığını öne sürdü. Dosyada kurumun, cinsel istismar ve insan ticareti iddialarına yönelik kendi politika ve prosedürlerine uygun hareket etmediği iddiası da yer aldı.</p>

<h3>CHRISTIANSEN EPSTEIN’LA TANIŞTIKTAN SONRASINI ANLATTI</h3>

<p>FBI delillerinde yer aldığı belirtilen beyana göre Christiansen, Jeffrey Epstein ile tanışmasından kısa bir süre sonra farkına varmadan çıplak kaldığını ve Epstein tarafından tecavüze uğradığını söyledi. Christiansen ayrıca daha sonraki dönemde 10 yıl boyunca insan ticareti mağduru olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Söz konusu anlatımlar dava dosyasında iddia olarak yer alırken, Christiansen’in yaşadığını belirttiği olayların FBI’a iletilmesine rağmen uzun süre soruşturulmadığı savunuldu.</p>

<h3>FBI’IN POLİTİKA VE PROTOKOLLERİ İHLAL ETTİĞİ İDDİA EDİLDİ</h3>

<p>Şikayet dilekçesinde FBI’ın Christiansen’in iddialarını soruşturmamakla çocuk cinsel istismarı ve insan ticareti iddialarının incelenmesine ilişkin zorunlu politika ve protokollerini ihlal ettiği öne sürüldü.</p>

<p>Davacılar ayrıca güvenilir olduğu belirtilen ihbarların soruşturulmamasının, Jeffrey Epstein’ın cinsel amaçlı insan ticareti ağına dahil olduğu öne sürülen gelecekteki mağdurlar açısından öngörülebilir bir risk oluşturduğunu savundu. Davayı açan 34 kişinin de söz konusu risk alanına dahil olduğu iddia edildi.</p>

<h3>FBI DAVANIN ZAMAN AŞIMI NEDENİYLE REDDİNİ İSTİYOR</h3>

<p>34 Epstein mağduru tarafından ABD aleyhine açılan davada FBI’ın, başvuruların çok geç yapıldığı gerekçesiyle davanın reddini istediği belirtildi. Kurumun savunmasına göre davaya konu olayların 1996 ile 2017 yılları arasına dayanması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği ileri sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Davacıların iddiaları ise FBI’ın Epstein hakkında daha önce kendisine ulaştırılan bilgileri yeterince soruşturmadığı ve gerekli adımları zamanında atmadığı yönünde yoğunlaşıyor.</p>

<h3>HUGH HEFNER HAKKINDA DA TACİZ İDDİALARI GÜNDEME GELMİŞTİ</h3>

<p>Hugh Hefner da geçmiş yıllarda sistematik manipülasyon ve cinsel taciz iddialarıyla gündeme geldi. 2022 yılında yayımlanan bir belgesel dizisinde Playboy Malikanesi’nde bazı kadınların zorla veya uyuşturucu etkisi altında cinsel ilişkiye zorlandığı yönünde iddialar ortaya atıldı.</p>

<p>Söz konusu iddialar Hefner’ın ölümünden sonraki dönemde Playboy çevresindeki çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşımıştı.</p>

<h3>JEFFREY EPSTEIN 2019 YILINDA HÜCRESİNDE ÖLÜ BULUNDU</h3>

<p>Jeffrey Epstein, 18 yaşından küçük çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmakla suçlanmıştı. Tutuklu bulunduğu New York’taki Manhattan Metropolitan Correctional Center’daki hücresinde 10 Ağustos 2019 tarihinde ölü bulundu.</p>

<p>Epstein hakkındaki dava ve soruşturma dosyalarının kamuoyuna açıklanan bölümlerinde siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış ismin adı geçti.</p>

<h3>EPSTEIN DOSYALARINDA ÇOK SAYIDA TANINMIŞ İSİM YER ALDI</h3>

<p>Kamuoyuna açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi isimlerin yer aldığı bildirildi.</p>

<p>Dosyalarda bir kişinin adının geçmesi, tek başına o kişinin herhangi bir suç işlediği veya Epstein’ın suçlarına katıldığı anlamına gelmiyor. Belgeler farklı dönemlerde Epstein’ın sosyal çevresi, temasları, seyahatleri ve tanık anlatımları kapsamında çok sayıda ismi içeriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/epstein-15-yil-once-fbia-ihbar-edilmis-ama-dikkate-alinmamis</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/11/epstein.jpg" type="image/jpeg" length="93143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: “ABD toprağı ilan edeceğim”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-topragi-ilan-edecegim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-topragi-ilan-edecegim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’nda tam abluka uyguladığını savunarak, İran’ın “tamamen mağlup edilmesinin” ardından stratejik su yolunu ABD toprağı ilan edeceğini söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise Trump’ın açıklamasına tepki göstererek Hürmüz Boğazı’nın İran’a ait olduğunu ve İran’ın tehditlerle sindirilemeyeceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, New York’taki Nassau Polis Akademisi’nde katıldığı etkinlikte İran ile devam eden gerilim ve Hürmüz Boğazı hakkında açıklamalarda bulundu. Trump, ABD Donanması’nın bölgede tam bir abluka uyguladığını savunurken Hürmüz Boğazı üzerindeki Amerikan kontrolüne ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump’ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı’nın statüsü ve deniz trafiğinin yeniden başlamasına yönelik anlaşmazlıkların sürdüğü dönemde geldi.</p>

<h3>TRUMP: HÜRMÜZ BOĞAZI’NI ABD TOPRAĞI İLAN EDECEĞİM</h3>

<p>Trump, ABD’nin İran’a yönelik askeri ve siyasi tutumunu anlatırken, “İran’ı tamamen mağlup ettikten sonra, çok geçmeden Hürmüz Boğazı’nı ABD toprağı ilan edeceğim.” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan Washington’ın istemediği hiçbir geminin geçemediğini ileri sürdü. Trump, İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini de açıklamalarına ekledi. Anadolu Ajansı’nın İngilizce ve Türkçe haberlerinde Trump’ın sözleri 14 Ağustos 2026 tarihinde aynı ifadelerle aktarıldı.</p>

<h3>ABD’NİN HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA “TAM KONTROL” İDDİASI</h3>

<p>Trump, 12 Ağustos’ta yaptığı başka bir açıklamada da ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinde “tam kontrole” sahip olduğunu iddia etmişti. ABD Başkanı, Truth Social hesabındaki paylaşımında Amerikan deniz ablukasını “çelik duvar” olarak nitelendirmiş ve İran’ın söz konusu durum karşısında yapabileceği bir şey olmadığını savunmuştu. Reuters’ın aktardığı açıklamalar, Trump’ın 14 Ağustos’taki “ABD toprağı” çıkışından önce de Hürmüz Boğazı üzerindeki Amerikan kontrolünü kamuoyu önünde gündeme getirdiğini gösterdi.</p>

<h3>GARİBABADİ’DEN TRUMP’A HÜRMÜZ BOĞAZI YANITI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Trump’ın Hürmüz Boğazı hakkındaki sözlerine yanıt verdi. Garibabadi, “Hürmüz Boğazı, ne tweetle ele geçirilebilir ne uçak gemisiyle ne emir çıkararak ne de seçim konuşmasıyla... İran ne tehditten korkar ne de güç gösterisiyle sindirilebilir.” ifadelerini kullandı. İranlı yetkili, Trump’ın açıklamasını reddederken Tahran yönetiminin boğaz üzerindeki tutumunu sürdüreceğini bildirdi.</p>

<h3>“HÜRMÜZ BOĞAZI İRAN’INDI, İRAN’INDIR VE İRAN’IN OLACAKTIR”</h3>

<p>ABD Başkanı Trump’a doğrudan hitap eden Garibabadi, Washington’ın İran karşısında stratejik ve ağır yenilgiler aldığını kabul etmesi gerektiğini savundu. Garibabadi, mesajında, “Hürmüz Boğazı İran’ındı, İran’ındır ve İran’ın olacaktır. Bu boğaz, yalnızca İran’ın emriyle kapanacak ve açılacak ve gerçek yenilgiyi kabul etmediğiniz ve hayallerden vazgeçmediğiniz sürece, İran Hürmüz Boğazı’nda abluka uygulamaya devam edecektir.” ifadelerine yer verdi. Garibabadi’nin açıklaması, İran yönetiminin Trump’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki Amerikan kontrolüne ilişkin iddialarını kabul etmediğini ortaya koydu.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN AÇILMASI İÇİN İRAN’IN ŞARTLARI</h3>

<p>İranlı yetkililer, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik müdahaleleri ve deniz ablukası devam ettiği, ayrıca Tahran ile Washington arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakatın gerekliliklerinin yerine getirilmediği sürece boğazın açılmayacağını sık sık dile getiriyor. Taraflar arasındaki görüşmelerde yaptırımların kaldırılması, İran’a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden düzenlenmesi gibi konular da gündemde bulunuyor. Reuters, Ağustos ayındaki görüşmeler sırasında İran’ın boğazın yeniden açılmasını ABD’den talep ettiği çeşitli tavizlerle ilişkilendirdiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA DENİZ TRAFİĞİ GERİLEDİ</h3>

<p>Washington ile Tahran arasındaki gerilim Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini de etkiliyor. Reuters’ın 14 Ağustos tarihli haberine göre boğazdan geçen gemi sayısı çatışma öncesindeki seviyelerin çok altında bulunurken, daha önce günde 130’un üzerinde geminin kullandığı rotadan son dönemde yalnızca sınırlı sayıda gemi geçebildi. İran yönetimi boğazın yeniden açılması için taleplerini sürdürürken ABD yönetimi de İran’a yönelik deniz ablukasının devam edeceğini açıklıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-topragi-ilan-edecegim</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 01:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/trump-donald-1.jpg" type="image/jpeg" length="93841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Venezuela, İngiltere'deki 31 ton altınını istedi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/venezuela-ingilteredeki-31-ton-altinini-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/venezuela-ingilteredeki-31-ton-altinini-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela’da hükümet ve muhalefet, İngiltere Merkez Bankası kasalarında tutulan yaklaşık 31 tonluk altın rezervinin ülkeye geri verilmesi için ortak çalışma kararı aldı. Yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki rezervin serbest bırakılması halinde kaynağın haziran ayında meydana gelen depremlerin ardından yeniden yapılanma çalışmalarında kullanılması planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Venezuela’da uzun süredir siyasi karşıtlık içinde bulunan hükümet ile muhalefet, İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan ülkeye ait altın rezervlerinin geri alınması konusunda ortak bir talepte buluştu. ABD destekli ve yaklaşık iki hafta süren görüşmelerin ardından taraflar, Londra’daki kasalarda bulunan yaklaşık 31 ton altının Venezuela’ya geri verilmesi için birlikte çalışacaklarını açıkladı.</p>

<p>Söz konusu altın rezervinin güncel değerinin yaklaşık 4 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Yıllardır siyasi ve hukuki anlaşmazlıkların merkezinde yer alan rezervin serbest bırakılması halinde kaynağın ülkede haziran ayında meydana gelen depremlerin ardından yürütülecek yeniden yapılanma faaliyetlerinde değerlendirilmesi öngörülüyor.</p>

<h3>ALTINLARA ERİŞİM SORUNU 2018 YILINA UZANIYOR</h3>

<p>Venezuela’nın İngiltere’de bulunan altın rezervlerine erişim sorunu 2018 yılına kadar uzanıyor. İngiltere’nin Venezuela’daki yönetimi tanımaması nedeniyle İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan rezervler Caracas yönetimine teslim edilmezken, taraflar arasındaki anlaşmazlık daha sonra İngiliz mahkemelerine taşındı.</p>

<p>İngiltere Merkez Bankası, rezervlerin hangi yönetim veya kurumun kontrolüne verilmesi gerektiğine ilişkin hukuki belirsizliğin giderilmesini bekliyor. Venezuela’ya ait altın külçeleri yaşanan siyasi ve hukuki süreç nedeniyle yaklaşık sekiz yıldır Londra’daki kasalarda tutuluyor.</p>

<h3>MUHALEFET DAHA ÖNCE ALTINLARIN TESLİMİNE KARŞI ÇIKMIŞTI</h3>

<p>Venezuela muhalefeti geçmiş yıllarda İngiltere’de bulunan altın rezervlerinin mevcut yönetime teslim edilmesine karşı çıkmıştı. Son görüşmelerin ardından hükümet ile muhalefet, rezervlerin ülkeye geri getirilmesi ve belirlenen alanlarda kullanılması konusunda ortak bir tutum açıkladı.</p>

<p>Tarafların anlaşmasına göre altın rezervinin serbest bırakılmasının ardından elde edilecek kaynak belirli yeniden yapılanma çalışmalarına yönlendirilecek. Harcamaların uygulanması ve izlenmesine ilişkin mekanizmaların da hükümet ile muhalefetin üzerinde çalıştığı başlıklar arasında bulunduğu belirtiliyor.</p>

<h3>ALTIN GELİRİ DEPREM SONRASI YENİDEN YAPILANMADA KULLANILACAK</h3>

<p>Tarafların açıklamasına göre yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki rezervin serbest bırakılması halinde kaynak, haziran ayında meydana gelen depremlerin ardından ihtiyaç duyulan yeniden yapılanma projelerine aktarılacak. Konutların yeniden inşa edilmesi, sağlık altyapısının güçlendirilmesi, elektrik sistemindeki hasarların giderilmesi ve enkaz kaldırma çalışmalarının öncelikli harcama alanları arasında yer aldığı bildirildi.</p>

<p>Muhalefet tarafı, rezervin kullanılmasında sıkı denetim ve şeffaflık mekanizmalarının oluşturulmasını talep ediyor. Hükümet ve muhalefetin, kaynak serbest bırakıldıktan sonra yapılacak harcamaların nasıl takip edileceği ve denetleneceği konusunda ortak bir yapı üzerinde çalıştığı belirtiliyor.</p>

<h3>VENEZUELA EKONOMİSİNDE ENFLASYON YÜKSELİYOR</h3>

<p>Venezuela’nın altın rezervlerine erişim girişimi, ülkede devam eden ekonomik sorunların yaşandığı bir dönemde gündeme geldi. Ülkede yeniden hızlanan enflasyon, yüksek kamu borcu ve dış finansmana erişimde yaşanan sınırlamalar nedeniyle döviz sağlayabilecek finansal varlıkların önemi arttı.</p>

<p>Venezuela Merkez Bankası verilerine göre aylık enflasyon temmuz ayında yüzde 19,9 seviyesine yükseldi. Haziran ayında aylık enflasyon yüzde 13,8 olarak kaydedilirken, yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 575 düzeyinde olduğu tahmin ediliyor.</p>

<h3>DEPREMLER ALTYAPI VE MAL DAĞITIMINI ETKİLEDİ</h3>

<p>Haziran ayında meydana gelen depremlerin bazı bölgelerde altyapıya zarar verdiği ve mal dağıtımında aksamalara yol açtığı belirtiliyor. Konut, sağlık ve elektrik altyapısında oluşan ihtiyaçların giderilmesi için ek finansman arayışları sürerken, İngiltere’de bulunan altın rezervleri yeniden yapılanma için kullanılabilecek kaynaklardan biri olarak gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Venezuela’nın toplam kamu borcunun yaklaşık 240 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. Caracas yönetimi bir yandan deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarına kaynak sağlamaya çalışırken, diğer yandan ekonomik koşullar nedeniyle ihtiyaç duyulan finansmana erişmek için yurt dışında bulunan varlıklarına yönelik girişimlerini sürdürüyor.</p>

<h3>CARACAS 4,6 MİLYAR DOLARLIK IMF KAYNAĞINA DA ERİŞMEK İSTİYOR</h3>

<p>Venezuela’nın erişim sağlamaya çalıştığı uluslararası finansal varlıklar İngiltere’de bulunan yaklaşık 31 tonluk altın rezerviyle sınırlı değil. Caracas yönetimi, Uluslararası Para Fonu bünyesinde bulunan yaklaşık 4,6 milyar dolar değerindeki özel çekme hakkına erişebilmek için de girişimlerini sürdürüyor.</p>

<p>İngiltere’de tutulan altın rezervleri ile IMF bünyesindeki özel çekme hakları, Venezuela’nın yurt dışında bulunan ancak erişimi kısıtlanan finansal kaynakları arasında yer alıyor. Caracas yönetiminin söz konusu kaynaklara erişim için yürüttüğü girişimler farklı hukuki ve siyasi süreçlere bağlı olarak devam ediyor.</p>

<h3>31 TON ALTIN İÇİN İNGİLİZ MAKAMLARININ KARARI BEKLENİYOR</h3>

<p>Yaklaşık 31 ton altının Venezuela’ya iade edilmesi halinde ülkenin yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki finansal varlığına yeniden erişim sağlanacak. Rezervin fiilen serbest bırakılabilmesi için İngiliz makamlarının vereceği kararlar ve devam eden hukuki süreçlerin sonucu belirleyici olacak.</p>

<p>Hükümet ve muhalefetin ortak talebi, yıllardır anlaşmazlığın merkezinde bulunan altın rezervleri konusunda Venezuela içindeki siyasi tarafların aynı talep doğrultusunda hareket etmesini beraberinde getirdi. Taraflar, rezervin ülkeye geri kazandırılması ve depremler sonrası yeniden yapılanmada kullanılması için süreci birlikte yürütmeyi planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/venezuela-ingilteredeki-31-ton-altinini-istedi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/altin.jpg" type="image/jpeg" length="70107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan Libya’nın ardından Mısır’a geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-libyanin-ardindan-misira-gecti-netanyahunun-baris-niyeti-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-libyanin-ardindan-misira-gecti-netanyahunun-baris-niyeti-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya’daki temaslarının ardından Mısır’a geçti. El Alameyn’de Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ile bir araya gelen Fidan, Gazze, Libya, Hürmüz Boğazı ve ikili ilişkileri görüştü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’de barış niyeti olmadığını söyleyen Fidan, ABD’nin İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya’da Trablus ve Bingazi’de gerçekleştirdiği temasların ardından diplomasi trafiğini Mısır’da sürdürdü. Fidan, Libya ziyaretinde ülkenin doğusu ile batısı arasındaki diyaloğun desteklenmesine ilişkin görüşmeler gerçekleştirdikten sonra Mısır’a geçerek El Alameyn kentinde Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ile bir araya geldi. Fidan, Libya ziyaretinin ardından Ankara’nın ülkedeki taraflar arasında yapıcı ve arabulucu rolünü sürdüreceğini açıklamıştı.</p>

<p>Fidan ile Abdelatty arasındaki görüşmede Türkiye-Mısır ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. İki bakan görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlerken Gazze’deki durum, Filistin meselesi, Libya’nın geleceği, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve bölgesel güvenlik başlıkları gündeme geldi.</p>

<h3>FİDAN LİBYA TEMASLARININ ARDINDAN MISIR’A GEÇTİ</h3>

<p>Hakan Fidan’ın Mısır ziyareti, Libya’da gerçekleştirdiği yoğun temasların hemen ardından geldi. Fidan, Libya ziyareti kapsamında Trablus ve Bingazi’de görüşmeler yapmış, Türkiye’nin Libya’nın doğusu ile batısı arasındaki diyaloğu ve iş birliğini desteklemeye devam edeceğini açıklamıştı.</p>

<p>Libya’daki program kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri Libya Görev Grup Komutanlığına da ziyarette bulunan Fidan, temaslarının ardından Mısır’a geçti. Mısır programının ilk önemli görüşmelerinden biri El Alameyn’de Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ile gerçekleştirildi.</p>

<h3>TÜRKİYE İLE MISIR ARASINDA 15 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HEDEFİ</h3>

<p>Ortak basın toplantısında Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkileri değerlendiren Fidan, iki ülke arasındaki ilişkilerin “mükemmel şekilde” seyrettiğini söyledi. Ticari ilişkilerin de gündemde olduğunu belirten Fidan, iki ülkenin 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliğinin bölgesel konulara da yansıdığını belirten Fidan, Gazze ve Filistin meselesinde iki ülkenin birlikte çalıştığını söyledi. Gazze’ye yönelik insani yardım çalışmalarının da Türkiye ve Mısır arasındaki temasların önemli gündem maddelerinden biri olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>LİBYA KONUSUNDA GÖRÜŞLER ÖRTÜŞÜYOR</h3>

<p>Fidan, Mısır ile Libya konusundaki görüşlerin de örtüştüğünü belirterek Libya’nın birliği ve toprak bütünlüğünün bütün bölge açısından önem taşıdığını söyledi. Libya’daki temaslarında da ülkenin doğusu ve batısı arasındaki diyaloğun geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin bu konuda yapıcı rolünü sürdüreceğini ifade etmişti.</p>

<p>Mısır’daki görüşmede Libya başlığının yeniden ele alınması, Fidan’ın iki ülkeyi kapsayan diplomasi trafiğinin ortak gündem maddelerinden biri oldu. Türkiye ve Mısır’ın Libya’nın birliğinin korunması konusunda aynı yaklaşımı paylaştığını belirten Fidan, bölgesel istikrar açısından konunun önemine dikkat çekti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI DA MASADAYDI</h3>

<p>Fidan ile Abdelatty’nin görüşmesinde Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler de değerlendirildi. Fidan, ABD ile İran arasında ateşkesin yeniden tesis edilmesini ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ümit ettiklerini söyledi.</p>

<p>Bölgedeki güvenlik sorunlarının yalnızca ilgili ülkeleri değil uluslararası ticaret ve enerji güvenliğini de etkileyen sonuçlar ortaya çıkardığı bir dönemde Hürmüz başlığı Türkiye-Mısır görüşmelerinin gündeminde yer aldı.</p>

<h3>FİDAN: İSRAİL’İN POLİTİKASI TAHRİK EDİCİ</h3>

<p>İsrail’in Gazze’ye yönelik politikalarını değerlendiren Dışişleri Bakanı Fidan, Netanyahu hükümetinin izlediği çizginin yalnızca bölgeyi değil uluslararası toplumu da etkilediğini söyledi.</p>

<p>Fidan, “Netanyahu ve ekibinin giderek daha da insanlık onurunu ayaklar altına alan politikaları tırmandırdığını ve bütün uluslararası toplumu provoke eden bir tutum içinde olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Yaşananların yalnızca Gazze veya Orta Doğu’yla sınırlı bir sorun olmadığını belirten Fidan, konunun uluslararası toplum açısından bir güvenlik sorununa dönüştüğünü söyledi.</p>

<h3>“DAHA CİDDİ TEDBİRLER ALINMASI GEREKİYOR”</h3>

<p>Türkiye ve Mısır’ın İsrail’in politikalarına karşı bölge ülkelerinin atabileceği adımları da görüştüğünü belirten Fidan, daha ciddi tedbirler alınması gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını açıkladı.</p>

<p>Fidan’ın açıklamasında İsrail hükümetinin izlediği politikaların bölgesel istikrara etkisi ve Gazze’deki gelişmelere karşı ortak hareket edilmesi gerekliliği öne çıktı. Türkiye, Katar ve Mısır’ın Gazze sürecindeki ortak çalışmalarının devam ettiği de belirtildi.</p>

<h3>“NETANYAHU’NUN BARIŞ NİYETİ YOK”</h3>

<p>Gazze’de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun barış niyetinin bulunmadığını söyledi. ABD’nin İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini ifade eden Fidan, aksi durumda Türkiye, Katar ve Mısır’ın farklı adımlar atabileceğini belirtti.</p>

<p>Fidan, “Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken radikal adımlar olacak. Bu bizim milletimize, halkımıza ve Filistin’e karşı borcumuz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrail’in amacının Gazze’deki Filistinlileri bölgeden çıkarmak olduğunu söyleyen Fidan, Türkiye’nin söz konusu planın önüne geçmeyi hedeflediğini belirtti. Ateşkesin ilk aşamasında saldırıların belirli ölçüde durdurulduğunu ifade eden Fidan, sonraki aşamalara geçilmesi için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>MEKKE İTTİFAKI GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Fidan, bölgesel güvenlik açısından Mekke İttifakı’nın önemine de değindi. Bölge ülkelerinin kendi sorunlarının çözümünde daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyleyen Fidan, bölgesel sahiplenmenin Türkiye açısından temel yaklaşımlardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Bölge ülkelerinin sorunların çözümünü başka aktörlerden beklememesi gerektiğini ifade eden Fidan, Türkiye’nin farklı konularda bölge ülkeleriyle zaten ortak hareket ettiğini söyledi. Mekke’de liderlerin ortaya koyduğu adımı “tarihi” olarak nitelendiren Fidan, Mısır’ın da Türkiye açısından doğal ortak olduğunu dile getirdi.</p>

<h3>FİDAN: İTTİFAK KİMSEYE KARŞI DEĞİL</h3>

<p>Mekke İttifakı’nın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını belirten Fidan, bölgede daha önce farklı ittifakların kurulduğunu hatırlattı. İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan arasındaki iş birliğine değinen Fidan, Türkiye’nin içinde bulunduğu ittifakın buna karşılık herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ifade etti.</p>

<p>Mısır’ın söz konusu yapıya ilişkin değerlendirme sürecini sürdürdüğünü belirten Fidan, Kahire yönetimiyle konunun ilk aşamalardan itibaren görüşüldüğünü söyledi.</p>

<h3>MISIR: MESELEYİ CİDDİYETLE ELE ALIYORUZ</h3>

<p>Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty de Mekke Ortak Savunma anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Abdelatty, Mısır’ın konuyu ciddiyetle değerlendirdiğini ve hukuki yükümlülüklerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Mısırlı Bakan, ülkesinin sürecin başından itibaren konudan haberdar olduğunu belirtti. Abdelatty ayrıca Filistinlilerin haklarının ihlal edilmesini reddettiklerini ve İsrail’in Suriye egemenliğine yönelik saldırılarına karşı olduklarını ifade etti.</p>

<h3>MISIRLI BAKANDAN MUHAMMED SALAH AÇIKLAMASI</h3>

<p>Ortak basın toplantısında futbol da gündeme geldi. Mısır Dışişleri Bakanı Abdelatty, Trabzonspor’a transfer olan Mısırlı futbolcu Muhammed Salah’ın Türkiye’de gördüğü karşılamadan söz etti.</p>

<p>Abdelatty, Salah’ın Türkiye’de güzel karşılanmasının kendilerini memnun ettiğini ve söz konusu karşılamanın “yüreklerini ısıttığını” söyledi.</p>

<h3>FİDAN’IN SİSİ İLE GÖRÜŞMESİ BEKLENİYOR</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Mısır’daki diplomatik temaslarının Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile yapılması beklenen görüşmeyle devam etmesi planlanıyor.</p>

<p>Fidan’ın Libya’dan başlayarak Mısır’a uzanan temaslarında Libya’nın siyasi bütünlüğü, Gazze’de ateşkes süreci, Filistin meselesi, Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik mekanizmaları başlıca gündem maddeleri arasında yer aldı. Mısır’daki görüşmelerde Türkiye-Mısır ikili ilişkileri ve 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi de ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-libyanin-ardindan-misira-gecti-netanyahunun-baris-niyeti-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hakan-fidan-misir.jpg" type="image/jpeg" length="87542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kolombiya depreminde son durum: Can kaybı 273’e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kolombiya-depreminde-son-durum-can-kaybi-273e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kolombiya-depreminde-son-durum-can-kaybi-273e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya’da 10 Ağustos’ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremin bilançosu ağırlaşıyor. Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi, hayatını kaybedenlerin sayısının 273’e, yaralı sayısının 3 bin 824’e yükseldiğini açıkladı. Deprem sonrasında 377 kişiden haber alınamazken 52 bin 816 kişinin afetten etkilendiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kolombiya’da 10 Ağustos’ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından arama kurtarma ve hasar tespit çalışmaları sürerken can kaybı artmaya devam ediyor. Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi (UNGRD) Direktörü David Tamayo, deprem nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 273’e yükseldiğini açıkladı. Yaralı sayısının 3 bin 824’e çıktığını belirten Tamayo, kayıp olarak bildirilen kişi sayısının ise 377 olduğunu duyurdu.</p>

<p>Depremin çok sayıda kentte yıkıma ve hasara neden olduğu belirtilirken Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo De la Espriella, ülke genelinde 52 bin 816 kişinin afetten etkilendiğini bildirdi. Cali, Pereira, Quibdo, Manizales ve Armenia kentlerinde kırmızı alarm uygulamasının devam ettiği açıklandı.</p>

<h3>KOLOMBİYA DEPREMİNDE CAN KAYBI 273’E ÇIKTI</h3>

<p>Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi Direktörü David Tamayo, 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından güncellenen bilançoyu kamuoyuyla paylaştı. Tamayo’nun verdiği bilgilere göre hayatını kaybedenlerin sayısı 273’e yükselirken yaralı sayısı 3 bin 824 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><img alt="Kolombiya 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/kolombiya-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Deprem sonrasında kendilerinden haber alınamayan kişilere yönelik çalışmalar da devam ediyor. Yetkililer, kayıp sayısının 377’ye ulaştığını bildirirken arama kurtarma ekiplerinin etkilenen bölgelerde çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı.</p>

<h3>52 BİN 816 KİŞİ DEPREMDEN ETKİLENDİ</h3>

<p>Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo De la Espriella, depremin ülkenin farklı bölgelerinde geniş çaplı etkiler oluşturduğunu belirterek toplam 52 bin 816 kişinin afetten etkilendiğini açıkladı.</p>

<p>Depremin ardından barınma, sağlık hizmetleri ve temel ihtiyaçlara erişim konusunda çalışmalar yürütülürken hasar gören yerleşim alanlarındaki ihtiyaçların belirlenmesine yönelik incelemeler de devam ediyor.</p>

<h3>5 KENTTE KIRMIZI ALARM SÜRÜYOR</h3>

<p>Depremden etkilenen Cali, Pereira, Quibdo, Manizales ve Armenia kentlerinde kırmızı alarm uygulamasının sürdüğü bildirildi. Yetkililer, söz konusu bölgelerde afet müdahale çalışmalarının devam ettiğini ve ekiplerin arama kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra hasar tespiti üzerinde de çalıştığını açıkladı.</p>

<p>Kırmızı alarmın sürdüğü kentlerde depremden zarar gören yapıların durumu ve vatandaşların barınma ihtiyaçları da takip ediliyor. Afetin ardından bölgedeki çalışmalar farklı kamu kurumlarının koordinasyonuyla yürütülüyor.</p>

<h3>202 CENAZEDEN 122’SİNİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ</h3>

<p>Ulusal Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, deprem sonrasındaki kimlik tespit çalışmalarına ilişkin son bültenini yayımladı. Açıklamaya göre Manizales, Pereira, Cali, Buga, Tulua, Buenaventura ve Quibdo gibi kentlerden getirilen toplam 202 cenaze üzerinde inceleme yapıldı.</p>

<p>Adli tıp ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda söz konusu 202 cenazeden 122’sinin kimliğinin tespit edildiği bildirildi. Kimliği henüz belirlenemeyen cenazalara ilişkin çalışmaların devam ettiği aktarıldı.</p>

<h3>EN FAZLA CAN KAYBI PEREIRA’DA YAŞANDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı De la Espriella, depremin ardından en fazla can kaybının yaşandığı Pereira kentini ziyaret ederek bölgede incelemelerde bulundu. Pereira, depremden en ağır etkilenen kentlerden biri olarak açıklanırken bölgede arama kurtarma ve yardım çalışmaları sürdürülüyor.</p>

<p>De la Espriella, deprem nedeniyle evlerini kaybeden ailelere destek sağlanacağını da açıkladı. Afetzedelerin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla evlerini kaybeden ailelere kira desteği verileceğini belirtti.</p>

<h3>EVLERİNİ KAYBEDEN AİLELERE KİRA DESTEĞİ</h3>

<p>Deprem sonucunda evleri yıkılan veya kullanılamaz hale gelen ailelerin barınmasına yönelik destek programı devreye alınacak. Cumhurbaşkanı De la Espriella, afetten etkilenen ve evlerini kaybeden ailelere kira desteği sağlanacağını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Destek uygulamasının depremden etkilenen farklı bölgelerdeki aileleri kapsaması planlanırken yetkililerin hasar tespit çalışmalarından elde edilen sonuçlar doğrultusunda ihtiyaç sahiplerini belirlemeye devam ettiği bildirildi.</p>

<h3>KOLOMBİYA’DA 3 GÜNLÜK ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ</h3>

<p>Kolombiya yönetimi, 10 Ağustos’ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenler için üç günlük ulusal yas ilan etti. Karar, depremde yaşamını yitirenlerin sayısının artmasının ardından duyuruldu.</p>

<p>Ülkede bir yandan hayatını kaybedenlerin kimliklerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar yürütülürken diğer yandan kayıp kişilere ulaşmak, yaralıların tedavisini sürdürmek ve afetzedelerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çalışmalar devam ediyor.</p>

<h3>KOLOMBİYA DEPREMİNDE SON DURUM</h3>

<p>Son açıklamalara göre 10 Ağustos’taki 7,4 büyüklüğündeki depremde 273 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 824 kişi yaralandı ve 377 kişi kayıp olarak bildirildi. Depremden etkilenenlerin toplam sayısı 52 bin 816’ya ulaştı.</p>

<p>Cali, Pereira, Quibdo, Manizales ve Armenia kentlerinde kırmızı alarm sürerken adli tıp ekipleri de hayatını kaybedenlerin kimlik tespit çalışmalarına devam ediyor. Yetkililerin açıkladığı son verilere göre incelenen 202 cenazeden 122’sinin kimliği tespit edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kolombiya-depreminde-son-durum-can-kaybi-273e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/kolombiya1.jpg" type="image/jpeg" length="69526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz'ü geçmeye çalışan BAE gemileri anında vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hurmuzu-gecmeye-calisan-bae-gemileri-aninda-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hurmuzu-gecmeye-calisan-bae-gemileri-aninda-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri, ulusal petrol şirketi ADNOC’a ait iki tankerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişi sırasında hedef alındığını açıkladı. Olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmazken BAE saldırıyı kınadı ve İran’a Hürmüz Boğazı’nı tamamen ve koşulsuz şekilde yeniden açma çağrısı yaptı. İran Devrim Muhafızları ise boğazın kapalı olduğunu duyurdu. ABD’nin de USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yerine USS George Washington’ı Orta Doğu’ya göndermeye hazırlandığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığı ve enerji güvenliğine ilişkin gerilim yeni gelişmelerle devam ediyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin resmi haber ajansı WAM’a göre ülkenin ulusal petrol şirketi ADNOC’a ait iki tanker, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptıkları sırada hedef alındı. Saldırıda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı bildirildi.</p>

<p>BAE Dışişleri Bakanlığı saldırıya ilişkin açıklamasında ticari gemilerin hedef alınmasını ve uluslararası deniz yollarının aksatılmasını reddeden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına dikkat çekti. Bakanlık, saldırının BMGK’nin 2817 sayılı kararının açık ihlali olduğunu belirterek olayı kınadı.</p>

<h3>BAE’DEN ADNOC TANKERLERİNE SALDIRI AÇIKLAMASI</h3>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri, ADNOC’a ait iki tankerin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptığı sırada hedef alındığını bildirdi. Resmi açıklamaya göre olay sırasında gemilerde can kaybı veya yaralanma meydana gelmedi.</p>

<p>BAE Dışişleri Bakanlığı, deniz taşımacılığının serbestisinin korunması gerektiğini vurguladı. Ticari gemilere yönelik saldırılar ile uluslararası deniz yollarının kesintiye uğratılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Bakanlık, yaşanan olayı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2817 sayılı kararıyla ilişkilendirdi.</p>

<h3>BAE: KÜRESEL ENERJİ GÜVENLİĞİ İÇİN DOĞRUDAN TEHDİT</h3>

<p>BAE tarafından yapılan açıklamada ticari deniz taşımacılığının hedef alınmasının ve Hürmüz Boğazı’nın baskı ya da ekonomik şantaj aracı olarak kullanılmasının bölgesel sonuçlarına dikkat çekildi.</p>

<p>Açıklamada söz konusu eylemlerin bölgenin istikrarı, halkların güvenliği ve küresel enerji güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğu ifade edildi. Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve enerji taşımacılığında kullanılan önemli deniz geçiş noktaları arasında bulunuyor.</p>

<h3>BAE’DEN İRAN’A HÜRMÜZ BOĞAZI ÇAĞRISI</h3>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri, İran’a yönelik çağrısında benzer saldırgan eylemlerin sona erdirilmesini istedi. BAE yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın tamamen ve koşulsuz şekilde yeniden açılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Açıklama, tankerlerin hedef alınmasının ardından bölgede ticari gemilerin güvenliği ve deniz trafiğinin geleceğine ilişkin tartışmaların devam ettiği bir dönemde geldi.</p>

<h3>İRAN: HÜRMÜZ BOĞAZI KAPALI</h3>

<p>İran ise Hürmüz Boğazı’nın statüsüne ilişkin farklı bir açıklama yaptı. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Azmayi, ABD’li yetkililerin açıklamalarını değerlendirdi.</p>

<p>Azmayi, “Hürmüz Boğazı kapalıdır. Hareketlilik üzerindeki hakimiyetimiz tam ve kararlıdır. Bu boğazdaki hiçbir hareket Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri mensuplarının gözünden kaçmaz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD’li yetkililerin açıklamalarına da yanıt veren Azmayi, gelişmelerin açıklamalar üzerinden değil sahadaki durum üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>ABD ORTA DOĞU’YA YENİ UÇAK GEMİSİ GÖNDERMEYE HAZIRLANIYOR</h3>

<p>Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler sürerken ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığında da değişikliğe hazırlandığı bildirildi. The Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre Pentagon, bölgede görev yapan uçak gemilerinden birini rotasyona sokacak.</p>

<p>ABD ordusunun 250 günden uzun süredir görevde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yerine USS George Washington’ı göndermek için son hazırlıkları yaptığı belirtildi. ABD’li yetkililer değişikliğin önceden planlanan bir rotasyon kapsamında gerçekleştirileceğini bildirdi.</p>

<h3>USS GEORGE WASHINGTON PASİFİK’TEN ORTA DOĞU’YA GİDECEK</h3>

<p>Halen Pasifik bölgesinde görev yapan USS George Washington’ın yakın zamanda Orta Doğu’ya doğru hareket etmesi bekleniyor. USS Abraham Lincoln’un ise rotasyonun ardından bakım sürecine alınacağı aktarıldı.</p>

<p>USS George Washington’ın bölgeye gönderilmesiyle ABD’nin Pasifik’teki uçak gemisi varlığının geçici olarak azalacağına yönelik değerlendirmeler de gündeme geldi. WSJ’nin haberinde askeri uzmanların söz konusu rotasyonun ABD Donanmasının küresel operasyon ve bakım kapasitesi üzerindeki baskıyı gösterdiğine dikkat çektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>USS ABRAHAM LINCOLN 250 GÜNDEN FAZLA SÜREDİR GÖREVDE</h3>

<p>USS Abraham Lincoln’un görev süresinin 250 günü aşması ABD Kongresi’nde de gündeme geldi. Bazı Kongre üyeleri, gemideki personelin yaşam koşulları ve uzun süren görev nedeniyle ortaya çıkan sorunlara ilişkin Pentagon’dan bilgi talep etti.</p>

<p>Uçak gemisinin Kasım 2025’te planlı görevine başladığı, ocak ayında ise İran’la yaşanan savaş öncesinde Orta Doğu’ya yönlendirildiği bildirildi. Gemi daha sonra ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında görev aldı ve İran limanlarına uygulanan ablukaya katıldı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA DENİZ TRAFİĞİ GÜNDEMDE</h3>

<p>ADNOC’a ait iki tankerin hedef alınması, BAE’nin İran’a yönelik çağrısı, İran Devrim Muhafızlarının boğazın kapalı olduğuna ilişkin açıklaması ve ABD’nin bölgedeki uçak gemisi rotasyonu Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeleri yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.</p>

<p>Bölgedeki gelişmeler ticari deniz taşımacılığının güvenliğiyle birlikte küresel enerji sevkiyatları açısından da takip ediliyor. BAE Hürmüz Boğazı’nın tamamen ve koşulsuz açılmasını isterken İran tarafı boğaz üzerindeki kontrolünün sürdüğünü ve geçişlerin kendi gözetiminde bulunduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hurmuzu-gecmeye-calisan-bae-gemileri-aninda-vuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/hurmuz-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="39529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Libya'da Hafter ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-libyada-hafter-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-libyada-hafter-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya ziyareti kapsamında Trablus ve Bingazi’de kapsamlı temaslarda bulundu. Fidan, Bingazi’de Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanı Halife Hafter ile görüşürken, Trablus’ta Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ve Libya’daki çeşitli siyasi, güvenlik ve askeri makamlarla bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya’ya gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında ülkenin batısı ve doğusundaki siyasi, güvenlik ve askeri aktörlerle temaslarda bulundu. Ziyaret programına Trablus’tan başlayan Fidan, buradaki görüşmelerinin ardından Bingazi’ye geçti. Fidan, temaslarında Libya’daki siyasi süreç, bölgesel gelişmeler, güvenlik meseleleri ve Türkiye ile Libya arasındaki ikili iş birliğinin geliştirilmesi konularını ele aldı.</p>

<h3>FİDAN TRABLUS’TA DİBEYBE İLE GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Hakan Fidan, Trablus temasları kapsamında Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye ile Libya arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra Libya’daki siyasi süreç, bölgesel gelişmeler ve güvenlik meseleleri kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p>Fidan ayrıca Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ve Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Muhammed Miftah Takala ile görüşmeler gerçekleştirdi. Trablus’taki program kapsamında Libya’nın siyasi yapısı ve ülkedeki güncel gelişmeler farklı kurumların temsilcileriyle değerlendirildi.</p>

<h3>GÜVENLİK VE SAVUNMA YETKİLİLERİYLE TEMASLAR</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan’ın Trablus programında güvenlik ve savunma alanından üst düzey isimlerle yapılan görüşmeler de yer aldı. Fidan, Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı İbrahim Dibeybe, Savunma Bakanı Vekili Abdüsselam Zubi, İçişleri Bakanı İmad Trabelsi, Genelkurmay Başkanı Selahaddin Nemruş ve Savunma Bakanlığı Askeri İstihbarat Başkanı Mahmud Hamza ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmelerde Türkiye ile Libya arasındaki iş birliği ile güncel gelişmeler değerlendirildi. Fidan’ın temaslarında güvenlik ve savunma alanındaki ikili ilişkiler de gündeme geldi.</p>

<h3>TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ LİBYA GÖREV GRUP KOMUTANLIĞINI ZİYARET ETTİ</h3>

<p>Hakan Fidan, Libyalı siyasi ve güvenlik yetkilileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerin yanı sıra Trablus’taki Türk Silahlı Kuvvetleri Libya Görev Grup Komutanlığını da ziyaret etti. Fidan, Türkiye’nin güvenlik ve savunma alanındaki ikili iş birliğini Libya’nın istikrarına ve bölgesel güvenliğe katkı sağlayan stratejik unsurlardan biri olarak gördüğünü açıkladı.</p>

<p>Türkiye ile Libya arasındaki güvenlik ve savunma iş birliği de ziyaret kapsamında ele alınan başlıklar arasında yer aldı. Fidan, Libya’daki temaslarına ilişkin açıklamasında güvenlik ve savunma alanındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<h3>FİDAN TRABLUS’TAN BİNGAZİ’YE GEÇTİ</h3>

<p>Trablus’taki temaslarını tamamlayan Hakan Fidan daha sonra Bingazi’ye geçti. Fidan’ı Bingazi’de Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter karşıladı.</p>

<p>Bingazi programında Libya’nın doğusundaki siyasi ve askeri aktörlerle görüşen Fidan, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanı Mareşal Halife Hafter, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, Temsilciler Meclisi Başkanı Agila Salih ve Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter ile temaslarda bulundu.</p>

<h3>HALİFE HAFTER İLE SİYASİ VE GÜVENLİK GÜNDEMİ ELE ALINDI</h3>

<p>Fidan’ın Bingazi temaslarının öne çıkan görüşmelerinden biri Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanı Mareşal Halife Hafter ile gerçekleştirildi. Bingazi’deki temaslar kapsamında ülkenin siyasi ve güvenlik gündemine ilişkin kapsamlı istişarelerde bulunuldu.</p>

<p>Fidan, Saddam Hafter, Agila Salih ve Bilkasım Hafter ile gerçekleştirdiği görüşmelerde de Türkiye ile Libya arasındaki ikili iş birliğinin geliştirilmesi imkanlarını ele aldı. Görüşmeler, Fidan’ın Libya’nın batısının ardından doğusundaki aktörlerle gerçekleştirdiği temasların devamını oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>FİDAN: TEK LİBYA POLİTİKAMIZIN SOMUT BİR TEZAHÜRÜ</h3>

<p>Hakan Fidan, Libya ziyaretinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Trablus ve Bingazi’de kapsamlı ve verimli temaslarda bulunduklarını belirtti. Ziyaretin Türkiye’nin Libya’nın batısı, doğusu ve güneyi arasında ayrım gözetmeyen “Tek Libya” politikasının somut bir tezahürü olduğunu ifade eden Fidan, kendisine ve beraberindeki heyete gösterilen misafirperverlik nedeniyle Libya makamlarına teşekkür etti.</p>

<p>Fidan, Trablus’ta Abdülhamid Dibeybe ile gerçekleştirdiği görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra Libya’daki siyasi süreci, bölgesel gelişmeleri ve güvenlik meselelerini kapsamlı şekilde ele aldıklarını aktardı. Muhammed el-Menfi ve Muhammed Miftah Takala ile de görüştüklerini belirten Fidan, İbrahim Dibeybe, Abdüsselam Zubi, İmad Trabelsi, Selahaddin Nemruş ve Mahmud Hamza ile yapılan temaslarda iş birliği ve güncel gelişmelerin değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<h3>BİNGAZİ TEMASLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Fidan, Bingazi’de Mareşal Halife Hafter, Orgeneral Saddam Hafter, Temsilciler Meclisi Başkanı Agila Salih ve Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter ile bir araya geldiklerini belirtti. Görüşmelerde Libya’nın siyasi ve güvenlik gündemine ilişkin kapsamlı istişarelerde bulunulduğunu ve ikili iş birliğinin geliştirilmesi imkanlarının ele alındığını ifade etti.</p>

<p>Güvenlik ve savunma alanındaki ikili iş birliğini Libya’nın istikrarına ve bölgesel güvenliğe somut fayda sağlayan stratejik unsurlardan biri olarak gördüklerini kaydeden Fidan, Trablus’taki Türk Silahlı Kuvvetleri Libya Görev Grup Komutanlığını da ziyaret ettiklerini bildirdi.</p>

<h3>“LİBYA’NIN HUZUR VE İSTİKRARINI KENDİ İSTİKRARIMIZDAN AYRI GÖRMÜYORUZ”</h3>

<p>Hakan Fidan, Türkiye’nin Libya’nın huzur ve istikrarını kendi istikrarından ayrı görmediğini ifade etti. Libyalıların kendi geleceklerini özgür, güvenli ve müreffeh şekilde inşa etmelerinin esas olduğunu belirten Fidan, Türkiye’nin Libya’ya yönelik yaklaşımına ilişkin mesajlar verdi.</p>

<p>Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon çerçevesinde Libya’nın batısı ile doğusu arasındaki diyalog ve iş birliğinin güçlendirilmesini desteklemeyi sürdüreceklerini açıkladı. Türkiye’nin Libya’nın barışına, istikrarına ve refahına katkı sağlamaya devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-libyada-hafter-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 22:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/bakan-fidan-hafter.jpg" type="image/jpeg" length="41603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Hürmüz'ün kontrolü bizde ve tamamen öyle kalacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuzun-kontrolu-bizde-ve-tamamen-oyle-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuzun-kontrolu-bizde-ve-tamamen-oyle-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Hatemü'l-Enbiya Komuta Merkezi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin normal şekilde sürdüğü yönündeki açıklamalarını reddetti. Merkez, Hürmüz Boğazı'nın İran'ın yönetimi ve kontrolü altında olduğunu öne sürerken ticari gemiler ile petrol tankerlerinin İran silahlı kuvvetlerinin izni ve denetimi olmadan güvenli geçiş yapamayacağını savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Hatemü'l-Enbiya Komuta Merkezi, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine ilişkin ABD tarafından yapılan açıklamalara yanıt verdi. İran tarafı, ABD'nin gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan normal şekilde geçiş yaptığı yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkez tarafından yapılan açıklamada ABD'nin söz konusu iddiaları "asılsız" ve "yalanlardan ibaret" olarak nitelendirildi. Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetim ve denetime ilişkin açıklamada, boğazın önceki dönemde olduğu gibi İran'ın kontrolünde bulunduğu ileri sürüldü.</p>

<h3>İRAN: HÜRMÜZ BOĞAZI TAM KONTROLÜMÜZ ALTINDA</h3>

<p>İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı'nın tam yönetimi ve kontrolünün İran'da olduğunu savundu. Açıklamada, bölgedeki deniz trafiğinin İran silahlı kuvvetlerinin gözetimi altında bulunduğu belirtilirken gemilerin geçiş şartlarına ilişkin de açıklama yapıldı.</p>

<p>Hatemü'l-Enbiya Komuta Merkezi, hiçbir ticari geminin veya petrol tankerinin İran silahlı kuvvetlerinin izni ve denetimi olmadan Hürmüz Boğazı'ndan güvenli şekilde geçemeyeceğini öne sürdü. İran tarafı, boğazdaki mevcut kontrol durumunun devam edeceğini belirterek, "Bu durum böyle devam edecektir" ifadesini kullandı.</p>

<h3>ABD'NİN GEMİ GEÇİŞLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMASINA YANIT</h3>

<p>İran'ın açıklaması, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine ilişkin Tahran ile Washington arasında karşılıklı açıklamaların sürdüğü bir dönemde geldi. ABD tarafı, gemilerin boğazdan normal şekilde geçiş yaptığını belirtirken İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı merkez söz konusu açıklamayı reddetti.</p>

<p>Tahran yönetiminin açıklamasında, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi hareketlerinin İran'ın izni ve denetimi dışında gerçekleşmediği savunuldu. İran tarafı böylece hem ticari gemiler hem de petrol tankerlerinin geçişlerinde İran silahlı kuvvetlerinin kontrolünün sürdüğünü ileri sürdü.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI ENERJİ TAŞIMACILIĞINDA ÖNEMLİ GÜZERGAHLAR ARASINDA</h3>

<p>Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığının önemli geçiş noktaları arasında yer alıyor. Basra Körfezi'nden gerçekleştirilen petrol ve doğal gaz ihracatının önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılıyor.</p>

<p>Boğazdaki deniz trafiğinin durumu, İran ile ABD arasındaki gerilim kapsamında gündemdeki başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. İran yönetimi Hürmüz üzerindeki kontrolünü ve gemilerin geçişleri üzerindeki denetimini vurgularken ABD ise bölgedeki deniz ulaşımının güvenli ve kesintisiz biçimde devam etmesini öncelikleri arasında gösteriyor.</p>

<h3>İRAN DAHA ÖNCE DE BOĞAZIN GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR YAPMIŞTI</h3>

<p>İran yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin bölge ülkelerinin sorumluluğunda olduğunu savunmuştu. ABD yönetimi ise bölgedeki deniz yollarının açık tutulması, gemilerin güvenli geçişinin sağlanması ve ulaşımın kesintiye uğramaması yönündeki tutumunu açıklamıştı.</p>

<p>Hatemü'l-Enbiya Komuta Merkezi'nin 13 Ağustos 2026 Perşembe günü yaptığı son açıklamayla Hürmüz Boğazı'nın yönetimi, gemi geçişlerinin denetlenmesi ve İran ile ABD'nin bölgedeki deniz trafiğine ilişkin karşılıklı açıklamaları yeniden gündeme geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-hurmuzun-kontrolu-bizde-ve-tamamen-oyle-kalacak</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 22:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/06/hurmuz.webp" type="image/jpeg" length="95053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ateşkes bilmecesi: Pakistan ‘uzlaşma sağlandı’ dedi, İran bir gün sonra yalanladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ateskes-bilmecesi-pakistan-uzlasma-saglandi-dedi-iran-bir-gun-sonra-yalanladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ateskes-bilmecesi-pakistan-uzlasma-saglandi-dedi-iran-bir-gun-sonra-yalanladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistanlı kaynaklar basına verdikleri bilgide ateşkesin uzatılması konusunda uzlaşma sağlandığını belirtirken, bir gün sonra Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili Washington ile ateşkes görüşmeleri yürütülmediğini ve ABD’nin uzlaşı şartlarına dönmesi konusunda “kesinlikle hiçbir ilerleme olmadığını” söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki ateşkesin süresinin dolmasına yaklaşılırken tarafların anlaşmayı uzatıp uzatmadığına ilişkin çelişkili açıklamalar geldi. Pakistanlı kaynaklar basına verdikleri bilgide ateşkesin uzatılması konusunda uzlaşma sağlandığını belirtirken, bir gün sonra Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili Washington ile ateşkes görüşmeleri yürütülmediğini ve ABD’nin uzlaşı şartlarına dönmesi konusunda “kesinlikle hiçbir ilerleme olmadığını” söyledi. ABD Başkanı Donald Trump Hürmüz üzerindeki hakimiyete vurgu yaparken, İran tarafı ABD mevcut şartlara uymadığı sürece anlaşma veya müzakerenin söz konusu olmayacağını bildiriyor.</p>

<p>ABD ile İran arasında 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan savaşta ateşkes süresinin sona ermesinin yaklaşması, anlaşmanın uzatılıp uzatılmayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. ABD ile İran arasında arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’dan gelen ilk bilgiler, tarafların ateşkesin uzatılması konusunda anlaşmaya vardığı yönündeydi. Ancak Pakistanlı kaynakların basına aktardığı bilgilerin ardından İran tarafından yapılan açıklama, ateşkesin geleceğine ilişkin farklı bir tablo ortaya koydu.</p>

<p>Pakistanlı yetkililer, Washington ile Tahran’ın ateşkes süresinin uzatılması konusunda uzlaşma sağladığını öne sürdü. Açıklamanın ardından gözler İran’a çevrilirken, bir gün sonra Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili Pakistan kaynaklarının aktardığı bilgileri doğrulamadı. İranlı yetkili, ABD ile herhangi bir ateşkes görüşmesinin devam etmediğini belirterek Washington’ın uzlaşı şartlarına dönmesi konusunda da ilerleme sağlanmadığını ifade etti.</p>

<h3>PAKİSTAN “ATEŞKES UZATILACAK” BİLGİSİNİ PAYLAŞTI</h3>

<p>Pakistanlı kaynakların basına verdiği bilgiye göre ABD ile İran, mevcut ateşkes anlaşmasının süresinin uzatılması konusunda uzlaşmaya vardı. Pakistan’ın iki ülke arasındaki temaslarda arabulucu olarak yer alması nedeniyle söz konusu açıklama, ateşkesin devam edeceğine yönelik yeni bir gelişme olarak gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pakistan yönetimi, savaşın önceki aşamalarında da Washington ile Tahran arasında doğrudan ve dolaylı temasların kurulması için girişimlerde bulunmuştu. Ateşkes süresinin sona ermesine kısa süre kala Pakistanlı yetkililerden gelen açıklamalar da İslamabad’ın arabuluculuk sürecindeki rolünün devam ettiğini gösterdi.</p>

<h3>İRAN BİR GÜN SONRA AÇIKLAMAYI YALANLADI</h3>

<p>Pakistan kaynaklarının açıklamasından bir gün sonra Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili ise ABD ile ateşkes görüşmelerinin sürdüğü yönündeki bilgiyi reddetti. Yetkili, Tahran ile Washington arasında ateşkesin uzatılmasına ilişkin görüşmeler yürütülmediğini söyledi.</p>

<p>İranlı yetkili, ABD’nin daha önce üzerinde uzlaşılan şartlara geri dönmesi konusunda da herhangi bir gelişme yaşanmadığını belirtti. Yetkili, söz konusu başlıkta “kesinlikle hiçbir ilerleme olmadığını” ifade ederek Pakistanlı kaynakların ateşkesin uzatılmasına yönelik uzlaşma sağlandığı yönündeki açıklamasını yalanladı.</p>

<h3>TRUMP HÜRMÜZ VURGUSU YAPIYOR</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise süreçte Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol ve hakimiyet konusunu öne çıkarıyor. Trump, ABD’nin Hürmüz üzerinde hakim durumda olduğunu savunurken, Washington ile Tahran arasındaki görüş ayrılıklarının merkezinde yer alan başlıklardan biri de boğazdan geçiş özgürlüğü olmaya devam ediyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, dünyanın en stratejik enerji arzı ve ticaret rotalarından biri olması nedeniyle ABD ile İran arasındaki müzakerelerde temel anlaşmazlık alanlarından biri haline geldi. Taraflar arasında daha önce başlayan görüşmeler de güvenlik garantileri ile Hürmüz Boğazı’ndan geçiş özgürlüğü konularındaki görüş ayrılıkları nedeniyle tıkanmıştı.</p>

<h3>İRAN: ABD ŞARTLARA UYMADIKÇA MÜZAKERE YOK</h3>

<p>İran yönetimi ise ABD’nin üzerinde uzlaşılan şartlara dönmediği sürece yeni bir anlaşma veya müzakere sürecinin söz konusu olmayacağını belirtiyor. Reuters’a konuşan İranlı yetkilinin açıklaması da Tahran’ın Washington’dan öncelikle mevcut uzlaşı koşullarına uymasını beklediğini ortaya koydu.</p>

<p>Tahran’ın tutumu, Pakistanlı kaynakların ateşkesin uzatılması konusunda anlaşmaya varıldığı yönündeki açıklamasıyla çelişiyor. Ateşkesin sona ermesine yaklaşılırken Washington, Tahran ve arabuluculuk yapan İslamabad’dan gelen farklı açıklamalar, anlaşmanın süresine ilişkin net bir ortak açıklamanın henüz ortaya çıkmadığını gösteriyor.</p>

<h3>PAKİSTAN: TARAFLARI MÜZAKERE MASASINA GETİRMEYE ÇALIŞIYORUZ</h3>

<p>Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi de haftalık basın toplantısında Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Andrabi, Pakistan’ın ABD ile İran’ı yeniden müzakere masasına getirmek için girişimlerini sürdürdüğünü ifade etmişti.</p>

<p>“Pakistan, tarafları ABD ile İran müzakere masasına getirmek için her türlü çabada bulunuyor” diyen Andrabi, ülkesinin bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirtmişti. Andrabi ayrıca doğrudan ve dolaylı kanallar aracılığıyla meselenin çözüme kavuşturulabilmesi için yapıcı diyaloğun devam etmesini sağlamaya çalışacaklarını kaydetmişti.</p>

<h3>ABD VE İRAN NİSAN AYINDA ATEŞKESE VARMIŞTI</h3>

<p>ABD ile İran, 28 Şubat 2026’da başlayan savaşın ardından nisan ayında Pakistan’ın arabuluculuğuyla ateşkes anlaşmasına vardı. Taraflar daha sonra 17 Haziran’da nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlamasını öngören bir mutabakat zaptı imzaladı.</p>

<p>Müzakerelerde ilerleyen süreçte güvenlik garantileri ve Hürmüz Boğazı’ndan geçiş özgürlüğü konularında anlaşmazlık yaşandı. Dünyanın en önemli enerji arzı ve ticaret güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın statüsüne ilişkin görüş ayrılıkları, Washington ile Tahran arasındaki temasların tıkanmasının temel nedenleri arasında yer aldı.</p>

<h3>8 TEMMUZ İLE 24 TEMMUZ ARASINDA KARŞILIKLI SALDIRILAR YAŞANDI</h3>

<p>Ateşkes ve müzakere sürecindeki anlaşmazlıkların ardından ABD ile İran arasında 8 Temmuz ile 24 Temmuz tarihleri arasında yeniden askeri saldırılar gerçekleşti. Washington, İran toprakları içerisindeki hedeflere yönelik operasyonlar düzenledi.</p>

<p>Tahran ise ABD’nin saldırılarına Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt dahil çeşitli Arap ülkelerinde bulunan Amerikan askeri tesisleri ve teçhizatını hedef alan saldırılarla karşılık verdi. Karşılıklı askeri operasyonların ardından ateşkesin geleceği yeniden diplomatik temasların temel gündemlerinden biri haline geldi.</p>

<h3>ATEŞKESİN GELECEĞİNE İLİŞKİN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR</h3>

<p>Son açıklamalarla birlikte ateşkesin uzatılıp uzatılmadığı konusunda Pakistan ile İran kaynaklarından farklı bilgiler geldi. Pakistanlı yetkililer tarafların uzatma konusunda uzlaştığını belirtirken, İranlı üst düzey yetkili herhangi bir ateşkes görüşmesinin yürütülmediğini ve ABD’nin uzlaşı şartlarına dönmesi konusunda ilerleme sağlanmadığını açıkladı.</p>

<p>Washington tarafında Trump’ın Hürmüz üzerindeki hakimiyet vurgusu sürerken, Tahran ABD’nin mevcut şartlara uymadığı sürece anlaşma ya da müzakere olmayacağını bildiriyor. Taraflardan ateşkesin süresinin uzatıldığına ilişkin ortak ve aynı yönde bir açıklama gelmiş değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ateskes-bilmecesi-pakistan-uzlasma-saglandi-dedi-iran-bir-gun-sonra-yalanladi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/iran-abd-4.jpg" type="image/jpeg" length="20311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'den Avrupa'ya misilleme kararı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-avrupaya-misilleme-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-avrupaya-misilleme-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sahalin bölgesinde Pasifik Filosu’nun tatbikatını izledi. Asya Pasifik’te çatışma potansiyelinin arttığını ve NATO’nun bölgedeki varlığının genişlediğini söyleyen Putin, Japonya ile Kuril Adaları anlaşmazlığına değindi ve Rus ticari gemilerine el konulması halinde karşılık vereceklerini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin doğusunda bulunan Sahalin bölgesinin idari merkezi Yujno-Sahalinsk’i ziyaret ederek Rusya Deniz Kuvvetleri Pasifik Filosu’nun gerçekleştirdiği askeri tatbikatın son aşamasını takip etti. Putin, ziyaret kapsamında Pasifik Filosu’nun amiral gemisi olan güdümlü füze kruvazörü “Varyag”a çıktı ve filo komuta kademesiyle bir araya geldi. Pasifik Filosu Komutanı Amiral Viktor Liina da gerçekleştirilen tatbikat ve yerine getirilen görevler hakkında Putin’e bilgi verdi.</p>

<h3>PUTİN ASKERİ ÜNİFORMAYLA TATBİKATI İZLEDİ</h3>

<p>Pasifik Filosu’nun tatbikatını yerinde takip eden Putin, Deniz Kuvvetleri üniforması giyerek “Varyag” kruvazöründeki görüşmelere katıldı. Amiral Viktor Liina, filonun yürüttüğü çalışmalar ve bölgedeki askeri faaliyetler konusunda Putin’e sunum yaptı. Rus lider de görüşmeler sırasında Asya Pasifik bölgesindeki güvenlik durumu, NATO’nun bölgedeki varlığı, Arktik rotaları ve Japonya ile ilişkiler hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Putin’in ziyareti sırasında Rusya’nın Pasifik bölgesindeki askeri kapasitesi ve deniz kuvvetlerinin faaliyetleri de gündeme geldi. Rusya yönetimi, Pasifik Filosu’nun modernizasyonuna devam edilmesini ülkenin doğu sınırları ve deniz yollarının güvenliği açısından yürütülen çalışmaların bir parçası olarak ele alıyor.</p>

<h3>“ASYA PASİFİK’TE ÇATIŞMA POTANSİYELİ ARTIYOR”</h3>

<p>Asya Pasifik bölgesindeki güvenlik ortamına ilişkin konuşan Putin, bölgede çatışma potansiyelinin arttığını savundu. NATO’nun Asya Pasifik’e daha fazla dahil olduğunu söyleyen Putin, bölgede yeni askeri ve siyasi blokların oluşturulduğunu ve Rusya’nın tehdit olarak değerlendirdiği yeni silah sistemlerinin konuşlandırıldığını ifade etti.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı, Arktik bölgesindeki gelişmelere de değinerek Kuzey Deniz Yolu’nun kullanımı konusunda gerginlik oluşturulduğunu ileri sürdü. Arktik’te halihazırda çözülmesi gereken çeşitli meselelerin bulunduğunu söyleyen Putin, Moskova’nın bölgedeki işbirliğini uluslararası deniz hukuku çerçevesinde sürdürmeye hazır olduğunu belirtti.</p>

<h3>ÇİN VE HİNDİSTAN İLE ARKTİK İŞBİRLİĞİ MESAJI</h3>

<p>Putin, Rusya’nın Arktik’te farklı ülkelerle ortak çalışmalar yürütmeye açık olduğunu ifade ederek Çin ve Hindistan’ın yanı sıra Moskova’nın dost olarak tanımladığı diğer ülkelerin de Kuzey Deniz Yolu ve bölgedeki projeler konusunda Rusya ile çalışmak istediğini söyledi. Rus lider, işbirliğinin uluslararası deniz hukukuna uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Arktik ve Asya Pasifik başlıklarını birlikte değerlendiren Putin, Rusya’nın deniz ulaşım güzergahları ve bölgesel güvenlikle ilgili gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğini kaydetti. Pasifik Filosu’nun faaliyetleri de söz konusu güvenlik yaklaşımı kapsamında ele alındı.</p>

<h3>PUTİN’DEN JAPONYA’YA KURİL ADALARI MESAJI</h3>

<p>Japonya ile ilişkiler hakkında da konuşan Putin, Tokyo yönetiminin Ukrayna’daki gelişmeler nedeniyle Rusya’ya yönelik uyguladığı yaptırımları “temelsiz” olarak nitelendirdi. Japonya’nın askeri doktrininde Rusya’yı tehdit kaynağı olarak gösterdiğini söyleyen Putin, Moskova’nın Japonya’ya yönelik bir tehdit oluşturmadığını savundu.</p>

<p>Putin, iki ülke arasındaki toprak anlaşmazlığına da değinerek Japonya’nın Rusya’ya yönelik toprak talebinin bulunduğunu söyledi ve Kuril Adaları’nı işaret etti. Rus lider, söz konusu meselenin İkinci Dünya Savaşı’nın ardından oluşan durumun bir sonucu olduğunu ve uluslararası belgelerde yer aldığını belirtti. Moskova’nın anlaşmazlığın çözümüne yönelik görüşmelere açık olduğunu da ifade etti.</p>

<h3>BARIŞ ANLAŞMASI SÜRECİNİ HATIRLATTI</h3>

<p>Putin, Sovyetler Birliği döneminde Japonya ile barış anlaşmasına giden yolu açması amaçlanan ortak deklarasyonun imzalandığını hatırlattı. Japonya’nın daha sonra söz konusu deklarasyon doğrultusunda ilerlemekten vazgeçtiğini savunan Putin, Rusya’nın ilerleyen dönemde Japon hükümetinin talebi üzerine barış anlaşmasına ulaşmanın yollarını görüşmek amacıyla diyaloğu yeniden başlattığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Japonya’nın yaklaşımının daha sonra yeniden değiştiğini ileri süren Putin, mevcut güvenlik şartları nedeniyle Rusya’nın Pasifik Filosu’nu geliştirmeye ve modernize etmeye devam edeceğini bildirdi. Açıklamalarında Japonya ile yaşanan anlaşmazlığı bölgedeki genel güvenlik ortamıyla birlikte ele aldı.</p>

<h3>AB’YE RUS GEMİLERİ KONUSUNDA KARŞILIK UYARISI</h3>

<p>Putin’in açıklamalarındaki bir diğer başlık Avrupa ülkelerinin Rus ticari gemilerine yönelik uygulamaları oldu. Bazı ülkelerin uluslararası deniz hukukunu ihlal ederek Rus ekonomik kuruluşlarına ait gemilerin hareketlerini kısıtlamaya çalıştığını savunan Putin, Rus gemilerine el konulması ve taşıdıkları malların satılması yönünde planların bulunduğunu ileri sürdü. Reuters, açıklamaların Avrupa Birliği’nin Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığını belirttiği “gölge filo” üzerindeki baskıyı artırdığı dönemde yapıldığını aktardı.</p>

<p>Putin, gemilere el konulmasını “korsanlık ve soygun” olarak nitelendirerek böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi durumunda Rusya’nın karşılık vereceğini söyledi. Rusya’nın yanıtının yalnızca kendi gemilerinin hedef alındığı sularda gerçekleşmek zorunda olmadığını belirten Putin, Moskova’nın uygun gördüğü yerde karşılık verebileceğini ifade etti. Rus lider ayrıca konuyla ilgili Rusya Savunma Bakanlığına talimat verdiğini açıkladı.</p>

<h3>PASİFİK FİLOSU YABANCI GEMİLERİ DENETLEMEYE HAZIR OLDUĞUNU BİLDİRDİ</h3>

<p>Pasifik Filosu Komutanı Viktor Liina da görüşmede Batılı ülkelerin üçüncü ülkelerin bayraklarını taşıyan gemileri kendi ticari faaliyetleri için kullandığını söyledi. Liina, aynı terminoloji kullanıldığında söz konusu gemilerin de Batılı ülkelerin “gölge filosu” olarak nitelendirilebileceğini savundu.</p>

<p>Liina, Rus Pasifik Filosu’nun Moskova’nın “dost olmayan ülkeler” olarak tanımladığı devletlerle bağlantılı gemileri denetleme ve alıkoyma kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Filonun Asya Pasifik bölgesindeki deniz trafiğini analiz ettiğini aktaran Liina, yabancı ülkelerle bağlantılı gemilerin rotaları, yükleri ve sahiplik bilgileri konusunda çalışma yürüttüklerini söyledi.</p>

<h3>RUSYA DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN AB’YE ELEŞTİRİ</h3>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı da Avrupa Birliği’nin Akdeniz’de yürüttüğü EUNAVFOR MED Irini operasyonuna ilişkin açıklama yaptı. Moskova yönetimi, söz konusu operasyonun yabancı ticari gemilere yönelik hukuka aykırı denetimler için kullanıldığını ileri sürdü. Rusya, Avrupa Birliği’ni ticari deniz taşımacılığını baskı altına almak ve seyrüsefer serbestisini engellemekle suçladı.</p>

<p>Reuters’a göre Avrupa Birliği, Rusya’nın yaptırımları aşmasında kullanıldığını savunduğu yüzlerce gemiye yönelik yaptırımlarını genişletirken bazı gemiler ve mürettebatları da kontroller için alıkonuldu. Putin ise Rusya’nın güvenliğinin sağlanması konusunda komşu ülkelerle karşılıklı kabul edilebilir uzlaşılara açık olduklarını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-avrupaya-misilleme-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 02:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/putin-uniformali.jpg" type="image/jpeg" length="91889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: Allah'a şükür Hürmüz'de tam kontrole sahibiz]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-allaha-sukur-hurmuzde-tam-kontrole-sahibiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-allaha-sukur-hurmuzde-tam-kontrole-sahibiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrole sahip olduklarını ve mevcut kontrolü sürdüreceklerini söyledi. ABD Donanmasının uyguladığı ablukayı “çelikten bir duvar” olarak nitelendiren Trump, İran’ın askeri gücü ve ekonomisine ilişkin de çeşitli iddialarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken, ABD Başkanı Donald Trump Hürmüz Boğazı’ndaki durum ve İran’ın askeri kapasitesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrol sağladığını savunurken, Washington yönetiminin bölgede kurduğu askeri düzeni koruyacağını ifade etti. Trump’ın açıklamaları, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda karşılıklı iddiaların sürdüğü bir dönemde geldi.</p>

<h3>TRUMP: HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TAM KONTROLE SAHİBİZ</h3>

<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinde “tam kontrole” sahip olduğunu belirtti. ABD Başkanı, Washington’ın söz konusu kontrolü sürdürme niyetinde olduğunu da kaydetti. İran ise ABD’nin boğaz üzerindeki tam kontrol iddiasına karşı farklı bir tutum sergiliyor ve bölgedeki etkinliğinin devam ettiğini savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığın merkezindeki Hürmüz Boğazı, bölgedeki deniz trafiği açısından kritik önem taşımaya devam ediyor. Gemi trafiğinin savaş öncesindeki seviyelerin oldukça altında kaldığına ilişkin veriler bulunurken, bazı ticari gemiler geçiş konusunda temkinli davranıyor.</p>

<h3>ABD DONANMASININ ABLUKASINI “ÇELİKTEN DUVAR” OLARAK TANIMLADI</h3>

<p>ABD Donanmasının bölgede uyguladığı ablukaya da değinen Trump, söz konusu askeri uygulamanın “çelikten bir duvar” olarak nitelendirildiğini söyledi. İran’ın ABD’nin oluşturduğu askeri düzene karşı koyabilecek durumda olmadığını öne süren Trump, Washington’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz gücünün üstün olduğunu savundu.</p>

<p>Trump’ın açıklamalarına karşın Hürmüz Boğazı’ndaki fiili durum konusunda tarafların farklı iddiaları bulunuyor. İran yönetimi boğaz üzerindeki etkisinin sürdüğünü savunurken, uluslararası gemi hareketlerine ilişkin veriler de bölgedeki ticari trafiğin normal seviyelere dönmediğini gösteriyor.</p>

<h3>“İRAN’IN DONANMASI VE HAVA KUVVETLERİ KALMADI”</h3>

<p>Trump, açıklamasının devamında İran’ın askeri kapasitesine ilişkin iddialarını sıraladı. İran’ın donanmasının ve hava kuvvetlerinin kalmadığını ileri süren ABD Başkanı, ülkede görev yapan bazı askerlerin maaşlarını alamadığını da savundu. Trump ayrıca İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun ağır hasar aldığını ve birliklerin dağıldığını iddia etti.</p>

<p>İran yönetiminin mevcut durumuna da değinen Trump, ülkenin yönetim yapısında belirsizlik bulunduğunu öne sürdü. ABD Başkanı’nın İran’ın askeri kapasitesine ilişkin ifadeleri kendi değerlendirmeleri ve iddiaları olarak kamuoyuna yansırken, Tahran yönetimi Washington’ın Hürmüz Boğazı ve İran’ın gücü konusundaki açıklamalarına karşı çıkıyor.</p>

<h3>TRUMP’TAN İRAN EKONOMİSİNE İLİŞKİN İDDİALAR</h3>

<p>İran ekonomisini de hedef alan Trump, ülkedeki ekonomik şartların ağırlaştığını ve enflasyonun yüzde 300 seviyesine ulaştığını iddia etti. Tahran yönetiminin elinde yalnızca “yalan haberlerin” kaldığını savunan ABD Başkanı, İran’ın ekonomik ve askeri açıdan önemli ölçüde güç kaybettiğini ileri sürdü. Trump’ın ekonomiyle ilgili söz konusu rakamları kendi açıklamasında dile getirdiği iddialar arasında yer aldı.</p>

<p>Trump, İran’ı “sadece konuşan ve eyleme geçemeyen” bir ülke olarak nitelendirerek Tahran’ın artık Orta Doğu’daki eski konumunda olmadığını savundu. ABD Başkanı açıklamasını “Allah’a şükürler olsun” ifadesiyle tamamladı.</p>

<h3>ABD VE İRAN ARASINDA HÜRMÜZ BOĞAZI ANLAŞMAZLIĞI SÜRÜYOR</h3>

<p>ABD ile İran arasında daha önce sağlanan geçici anlaşmanın yeniden yürürlüğe konulmasına yönelik görüşmeler konusunda taraflardan farklı açıklamalar geldi. Reuters’ın 12 Ağustos 2026 tarihli haberine göre İranlı üst düzey bir kaynak, geçici barış anlaşmasının yeniden canlandırılması konusunda ilerleme sağlanmadığını bildirdi. Washington ile Tahran ayrıca Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, limanlara yönelik abluka ve dondurulmuş varlıklar gibi başlıklarda birbirlerini yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-allaha-sukur-hurmuzde-tam-kontrole-sahibiz</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 02:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/trump-4.jpg" type="image/jpeg" length="50961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahmud Abbas Ankara’da: Erdoğan’dan Filistin'e destek mesajı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/mahmud-abbas-ankarada-erdogandan-filistine-destek-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/mahmud-abbas-ankarada-erdogandan-filistine-destek-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Ankara’ya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşılanan Abbas ile görüşmesinin ardından konuşan Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun çatışmalardan nemalandığını belirterek, “Ne yaparsa yapsın muvaffak olamayacak. Onlar yok etmeye çalıştıkça, Filistin davası gönüllerde büyüyecek” dedi. Abbas ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın İslam ümmetinin çıkarlarını savunmak için bir başl]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Ankara’ya geldi. Abbas, Ankara’daki temasları kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından resmi törenle karşılandı. İki lider daha sonra ikili görüşme gerçekleştirdi ve görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.</p>

<h3>ABBAS İÇİN CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ’NDE RESMİ TÖREN</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşıladı. Abbas’ın makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önündeki caddede karşılayan süvariler, araca protokol kapısına kadar eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abbas’ı Külliye’nin ana giriş kapısında karşılarken, iki liderin tören alanındaki yerlerini almasının ardından bando Türkiye ve Filistin’in milli marşlarını çaldı.</p>

<p>Törende tarihteki 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler yer aldı, 21 pare top atışı gerçekleştirildi. Mahmud Abbas, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı “Merhaba asker” diyerek selamladı. Erdoğan ve Abbas daha sonra birbirlerine heyetlerini takdim etti. İki lider, törenin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin merdivenlerinde Türk ve Filistin bayraklarının önünde tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi.</p>

<h3>ERDOĞAN: NETANYAHU ÇATIŞMADAN NEMALANIYOR</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Mahmud Abbas, gerçekleştirdikleri ikili görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bölgedeki çatışmalardan nemalandığını belirterek, “Ne yaparsa yapsın muvaffak olamayacak. Onlar yok etmeye çalıştıkça, Filistin davası gönüllerde büyüyecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erdoğan, Netanyahu hükümetinin Batı Şeria ve Kudüs’teki uygulamalarını sürdürdüğünü belirterek, “Soykırımcı Netanyahu hükümeti tüm dünyanın gözleri önünde Batı Şeria ve Kudüs’teki hukuk dışı tasarruflarını sürdürüyor. BM verilerine göre sadece 2026 yılında yerleşimci terörü ve yıkımlar nedeniyle yaklaşık 3 bin 800 Filistinli yerlerinden edildi. Buna kayıtsız kalmak mümkün değildir” dedi.</p>

<h3>“FİLİSTİN HALKI DİMDİK AYAKTADIR”</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan gelişmelere rağmen Filistin halkının mücadelesini sürdürdüğünü ifade ederek, “Tüm bunlara rağmen Filistin halkı dimdik ayaktadır. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin vücut bulması için kararlılıkla mücadele edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p>Mescid-i Aksa ve diğer kutsal mekanlara ilişkin de açıklama yapan Erdoğan, “İlk kıblemiz Mescid-i Aksa ve diğer mukaddes mekanlarda statükonun değiştirilmesine yönelik provokasyonlara özellikle şiddetle karşıyız. Filistin meselesi tüm dünyanın ortak sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ERDOĞAN’DAN GAZZE’DE YENİDEN İMAR VE GÜVENLİK ÇAĞRISI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin tarafının tutumuna rağmen İsrail yönetiminin saldırgan politikasını sürdürdüğünü söyledi. Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizin yapıcı tutumuna rağmen İsrail yönetimi uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürüyor. Gazze halkı barış istediğini açıkça ortaya koymuştur. Gazze’de yeniden imar ve güvenliğin sağlanması için gerekli koşullar derhal sağlanmalıdır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABBAS’TAN KUTSAL MEKANLAR VE MEKKE ANLAŞMASI AÇIKLAMASI</h3>

<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, İsrail’in kutsal mekanlara yönelik saldırılarını kınadıklarını belirtti. Abbas, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin değerlendirmesinde, “İslam ümmetinin çıkarlarını savunmak için bir başlangıç olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ABBAS’I HAVALİMANINDA ÖMER BOLAT KARŞILADI</h3>

<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı Ankara’ya gelişinde Ticaret Bakanı Ömer Bolat karşıladı. Bakan Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Türkiye’yi ziyaret eden Abbas’ı Ankara’daki yeni Etimesgut Havalimanı’nda karşıladıklarını bildirdi.</p>

<p>Bolat açıklamasında, Türkiye ile Filistin arasındaki kardeşlik ve dayanışma bağlarının güçlendirilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, siyasi, ekonomik ve insani ilişkilerin daha fazla geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Türkiye’nin, Filistin’in özgürlüğü, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü sağlanana kadar Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini belirten Bolat, birlik ve beraberliğin devam etmesi temennisinde bulundu.</p>

<h3>TÖRENDE ÜST DÜZEY İSİMLER DE YER ALDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki resmi karşılama törenine Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Ankara Valisi Yakup Canbolat da katıldı. Erdoğan ile Abbas’ın görüşmesi ve ortak basın toplantısı, Filistin Devlet Başkanı’nın Ankara temaslarının öne çıkan bölümlerini oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/mahmud-abbas-ankarada-erdogandan-filistine-destek-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/mahmud-abbas-ankarada-cumhurbaskani-erdogan-20139388-8881-amp.jpg" type="image/jpeg" length="41795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Wisconsin ve Minnesota önseçim sonuçları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/wisconsin-ve-minnesota-onsecim-sonuclari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/wisconsin-ve-minnesota-onsecim-sonuclari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de Wisconsin ve Minnesota’da yapılan ön seçimlerde Demokrat Parti’nin valilik adayları belli oldu. Wisconsin’de ılımlı Demokrat David Crowley, demokratik sosyalist Francesca Hong’u az farkla geçerken, Minnesota’da Senatör Amy Klobuchar Demokratların valilik adayı oldu. Başkan Donald Trump’ın desteklediği Mike Lindell ise Minnesota’daki Cumhuriyetçi ön seçimde Lisa Demuth’a yenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin Ortabatı bölgesindeki Wisconsin ve Minnesota eyaletlerinde 11 Ağustos 2026’da düzenlenen ön seçimler, kasım ayında yapılacak genel seçimlerde yarışacak adayları belirledi. Wisconsin’de Milwaukee County yöneticisi David Crowley, Demokrat Parti’nin valilik ön seçiminde eyalet temsilcisi ve demokratik sosyalist Francesca Hong’u az farkla geride bıraktı. Minnesota’da ise Demokratların valilik adaylığını ABD Senatörü Amy Klobuchar kazanırken, Cumhuriyetçi Parti’de Minnesota Temsilciler Meclisi Başkanı Lisa Demuth, Başkan Donald Trump’ın desteklediği eski MyPillow CEO’su Mike Lindell’i mağlup etti.</p>

<h3>WISCONSIN’DE DAVID CROWLEY DEMOKRATLARIN ADAYI OLDU</h3>

<p>Wisconsin’de yakından takip edilen Demokrat Parti valilik ön seçiminde David Crowley ile Francesca Hong arasındaki yarış az farkla sonuçlandı. Associated Press ve NBC News’in projeksiyonlarına göre Milwaukee County yöneticisi Crowley, Hong’u geride bırakarak partisinin valilik adaylığını kazandı. Reuters’ın aktardığı sonuçlara göre yarış, Demokrat Parti içerisindeki ılımlı ve daha sol kanat adayların seçmen desteğini ölçen önemli ön seçimlerden biri olarak takip edildi.</p>

<p>Crowley, Kasım 2026’daki genel seçimde Cumhuriyetçi Parti’nin adayı ABD Temsilciler Meclisi üyesi Tom Tiffany ile karşı karşıya gelecek. Hong ise seçilmesi halinde Wisconsin’in ilk demokratik sosyalist valisi olmayı hedefliyordu.</p>

<h3>HONG’UN PROGRAMINDA ICE’IN KALDIRILMASI DA YER ALDI</h3>

<p>Francesca Hong, seçim kampanyasında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi ICE’ın kaldırılması, veri merkezlerine yönelik bir yıllık moratoryum uygulanması ile milyarderlerden ve şirketlerden alınan vergilerin artırılması gibi politikaları savundu. Hong’un adaylığı, Demokrat Parti seçmenleri arasında daha sol politikaların gördüğü desteğin Wisconsin’deki karşılığının da ölçüldüğü bir yarış haline geldi.</p>

<p>Reuters/Ipsos tarafından kısa süre önce yapılan ankette liberal Demokratların yüzde 76’sı şirketler ve milyarderlere uygulanan vergilerin artırılmasını, yüzde 72’si kürtaja erişimin genişletilmesini, yüzde 71’i ise devlet tarafından sağlanan evrensel sağlık hizmetini Demokrat adaylar açısından “temel” politikalar arasında değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HONG, SANDERS VE OCASIO-CORTEZ’İN DESTEĞİNİ ALMADI</h3>

<p>Hong’un kampanyası, Michigan’daki Demokrat Senato ön seçimini kazanan ilerici aday Abdul El-Sayed’in yarışından bazı yönleriyle ayrıldı. Hong, Vermont Senatörü Bernie Sanders ile New York Temsilcisi Alexandria Ocasio-Cortez’in desteğini almadan yarıştı.</p>

<p>Hong ayrıca geçmiş yıllarda sosyal medya hesabından yaptığı bazı paylaşımların yeniden gündeme gelmesi üzerine eleştirilerle karşılaştı. Kasım 2020’de COVID-19 salgınının yoğun olarak sürdüğü dönemde Şükran Günü’ne ilişkin yaptığı paylaşımlar yeniden tartışma konusu oldu. Hong, daha sonraki röportajlarında söz konusu ifadelerinden geri adım atarak bir şef olarak Şükran Günü’ne ilişkin olumlu anıları bulunduğunu, ancak günün birçok kişi açısından acı verici bir tarihi de temsil ettiğini söyledi. Şükran Günü’nün kaldırılmasını istemediğini de belirtti.</p>

<h3>MINNESOTA’DA AMY KLOBUCHAR VALİLİK ADAYLIĞINI KAZANDI</h3>

<p>Minnesota’da Demokrat Parti’nin valilik ön seçimini ABD Senatörü Amy Klobuchar kazandı. Klobuchar böylece kasım ayında yapılacak genel seçimlerde Demokrat Parti adına valilik yarışına katılmaya hak kazandı.</p>

<p>Cumhuriyetçi Parti cephesinde ise Minnesota Temsilciler Meclisi Başkanı Lisa Demuth ön seçimi kazanarak partisinin valilik adayı oldu. Demuth, yarışta Başkan Donald Trump tarafından desteklenen eski MyPillow CEO’su Mike Lindell’i geride bıraktı. Kasım seçimlerinde Minnesota valiliği için Klobuchar ile Demuth karşı karşıya gelecek.</p>

<h3>TRUMP’IN DESTEKLEDİĞİ MIKE LINDELL ÖN SEÇİMİ KAYBETTİ</h3>

<p>Mike Lindell, uzun süredir Donald Trump’a verdiği destekle tanınırken, 2020 başkanlık seçiminin çalındığı yönündeki asılsız iddiaları savunan isimlerden biri oldu. Trump, Lindell’in adaylığına Mayıs 2026’da açık destek vermişti. Başkan, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Lindell’in Minnesota’yı sevdiğini belirterek valilik yarışındaki adaylığını desteklediğini duyurmuştu.</p>

<p>Trump’ın desteğine rağmen Cumhuriyetçi seçmenler valilik adaylığı için Lisa Demuth’u tercih etti. Minnesota’daki sonuç, Demokratların adayı Amy Klobuchar ile Cumhuriyetçilerin adayı Demuth’un kasım ayında karşılaşmasını kesinleştirdi.</p>

<h3>MINNESOTA’DA SENATO ÖN SEÇİMİNİ PEGGY FLANAGAN KAZANDI</h3>

<p>Minnesota’daki Demokrat Parti Senato ön seçimi ise ilerici adayların eyaletteki desteğini gösteren bir başka yarış oldu. Minnesota Vali Yardımcısı Peggy Flanagan, daha ılımlı çizgideki Temsilciler Meclisi üyesi Angie Craig’i yenerek Demokrat Parti’nin ABD Senatosu adaylığını kazandı.</p>

<p>Flanagan, 2018 yılında Tim Walz ile aynı seçim listesinde Minnesota vali yardımcılığına seçilmişti. Senato yarışındaki adaylar, Demokrat Senatör Tina Smith’in Şubat 2025’te emekli olacağını açıklamasının ardından boşalacak koltuk için mücadele etti.</p>

<h3>FLANAGAN VE CRAIG’İN ICE KONUSUNDAKİ TUTUMLARI AYRIŞTI</h3>

<p>Demokrat Parti’nin Minnesota Senato ön seçiminde göç politikası adaylar arasındaki ayrışma başlıklarından biri oldu. Angie Craig, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi’ne bazı suçlarla itham edilen göçmenleri gözaltına alma konusunda daha geniş yetkiler sağlayan Laken Riley Yasası lehinde oy kullanan Minnesota’daki tek Demokrat olmuştu. Craig daha sonra söz konusu oyundan pişmanlık duyduğunu açıklamıştı.</p>

<p>Peggy Flanagan ise ICE’ın kontrolden çıktığını savunarak kurumun dağıtılması gerektiğini söyledi. Flanagan’ın ön seçimde Craig’i mağlup etmesiyle Demokrat Parti’nin Minnesota’daki Senato adayı da kesinleşti.</p>

<h3>WISCONSIN 3. BÖGE’DE REBECCA COOKE ADAY GÖSTERİLDİ</h3>

<p>Wisconsin’deki seçimlerde Temsilciler Meclisi yarışının adayları da şekillendi. Eyaletin 3. Kongre Bölgesi’nde Demokratlar, daha önce iki kez aynı koltuk için aday olan eski küçük işletme sahibi ve garson Rebecca Cooke’u seçti. Cooke, Kasım 2026 genel seçimlerinde 2022’den beri bölgeyi temsil eden ve Trump ile aynı siyasi çizgide yer alan Cumhuriyetçi Derrick Van Orden’a karşı yarışacak.</p>

<p>Cooke’un kampanyası bağış toplama konusunda Van Orden’ın önüne geçerken, Demokratik Kongre Kampanya Komitesi de adayı “Red to Blue” programına dahil etti. Program kapsamında Demokratların en rekabetçi gördüğü Temsilciler Meclisi yarışlarındaki adaylara örgütsel ve mali destek sağlanıyor. Wisconsin’in 3. Kongre Bölgesi, Kasım seçimlerinde yakından izlenecek Temsilciler Meclisi yarışlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Amerika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/wisconsin-ve-minnesota-onsecim-sonuclari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-on-secimler.jpg" type="image/jpeg" length="38329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Mekke Anlaşması’nın detaylarını Arap dünyasının en ünlü gazetesine açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-mekke-anlasmasinin-detaylarini-arap-dunyasinin-en-unlu-gazetesine-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-mekke-anlasmasinin-detaylarini-arap-dunyasinin-en-unlu-gazetesine-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın hiçbir ülkeyi hedef almadığını ve kolektif caydırıcılığı esas aldığını söyledi. Erdoğan, anlaşmanın üç ülkeyle sınırlı tutulmasının amaçlanmadığını belirterek, “Vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayarak daha da büyümek ve mümkünse bir gün bölgedeki bütün ülkelerin bu çatının altında toplanmasını sağlamaktır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra merkezli Şarku’l Avsat gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ghassan Charbel’in sorularını cevaplayarak Türkiye’nin Orta Doğu’daki diplomasi, güvenlik ve bölgesel iş birliği yaklaşımına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Mülakatta Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması başta olmak üzere ABD-İran gerilimi, Körfez güvenliği, Hürmüz Boğazı, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri, Lübnan ve Suriye’deki gelişmeler ele alındı. Erdoğan, Mekke’de oluşturulan üçlü mekanizmanın günlük gelişmelere verilmiş bir tepki olmadığını, değişen bölgesel koşullar karşısında ortaya konulan stratejik bir irade olduğunu ifade etti.</p>

<h3>MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI NASIL ORTAYA ÇIKTI?</h3>

<p>Erdoğan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması fikrinin bölgede yaşanan gelişmeler sonucunda ortaya çıkan yeni şartlar ve ortak sorumluluk anlayışının sonucu olduğunu söyledi. Türkiye’nin uzun süredir bölgesel sorunların bölge ülkeleri tarafından sahiplenilerek çözüme kavuşturulmasını savunduğunu kaydeden Erdoğan, son dönemde yaşanan gelişmelerin dost ve kardeş ülkeler arasındaki dayanışmanın önemini yeniden ortaya koyduğunu belirtti. Türkiye’nin anlaşmazlıkların derinleşmesi yerine diyalog ve istişare kanallarının güçlendirilmesini savunduğunu ifade eden Erdoğan, kalıcı barışın çatışmaların sona ermesinin yanında karşılıklı güven, siyasi irade ve ortak gelecek perspektifiyle mümkün olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın yalnızca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın bir araya gelmesinden ibaret olmadığını belirterek bölgenin istikrarı ve halkların huzuru açısından tarihî bir sorumluluğun üstlenildiğini söyledi. Anlaşmanın bölgede huzur ve istikrar isteyen diğer ülkelere de açık olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin taraf ülke sayısının artırılmasına karşı olmadığını kaydetti. Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın bölgede yeni bir iş birliği ve dayanışma döneminin kapısını açtığını belirterek söz konusu kapının açık tutulması yönünde iradeye sahip olduklarını ifade etti.</p>

<h3>“VİZYONUMUZ BÜTÜN BÖLGE ÜLKELERİNİ BU ÇATININ ALTINDA TOPLAMAK”</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ABD ile İran arasındaki gerilim nedeniyle oluşturulup oluşturulmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, iki ülke arasındaki gerilimin bölgesel gelişmeler açısından önemli olduğunu ancak anlaşmayı yalnızca söz konusu gerilime bağlı konjonktürel bir adım şeklinde değerlendirmenin doğru olmayacağını söyledi. Anlaşmanın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesinde yer alan meşru savunma hakkını teyit ettiğini belirten Erdoğan, mekanizmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve bölgenin huzuru, refahı ve istikrarını amaçlayan ülkelere açık olduğunu ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, “Vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayarak daha da büyümek ve mümkünse bir gün bölgedeki bütün ülkelerin bu çatının altında toplanmasını sağlamaktır” diyerek Türkiye’nin anlaşmaya yönelik uzun vadeli yaklaşımını açıkladı. Mekanizmanın geçmişinin yalnızca son dönemdeki gelişmelere dayanmadığını kaydeden Erdoğan, anlaşma konusunun Türkiye’nin hem imzacı ülkeler hem de bölgedeki diğer ülkelerle uzun süredir yaptığı görüşmelerde ele alındığını söyledi.</p>

<h3>ERDOĞAN: DIŞARIDAN DAYATILAN REÇETELERİN SONUÇLARINI BİLİYORUZ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede barışın, istikrarın ve güvenliğin güçlendirilmesi için ilgili ülkelerin düzenli istişare içerisinde bulunması gerektiğini uzun süredir dile getirdiklerini söyledi. Bölgesel sorunların çözümünde dışarıdan dayatılan modellerin geçmişte yol açtığı sonuçlara işaret eden Erdoğan, Türkiye’nin bölge ülkelerinin kendi iradesinin ve ortak aklının belirleyici olması yönünde politika izlediğini belirtti.</p>

<p>Mekke’de oluşturulan üçlü mekanizmanın günübirlik gelişmelere verilmiş bir tepki şeklinde değerlendirilemeyeceğini ifade eden Erdoğan, atılan adımın değişen bölgesel şartlar karşısında ortaya konulan stratejik bir irade olduğunu kaydetti. Türkiye’nin gerilim yerine diplomasiyi, çatışma yerine diyaloğu ve ayrışma yerine bölgesel iş birliğini desteklediğini söyleyen Erdoğan, bütün taraflarla görüşebilen bir ülke olarak kalıcı barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmeye devam edeceklerini belirtti.</p>

<h3>BİR ÜLKEYE YÖNELİK TEHDİT ORTAK GÜVENLİK MESELESİ SAYILACAK</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nda taraflardan birine yönelik saldırı veya tehdidin diğer tarafları da ilgilendiren bir güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesine ilişkin madde hakkında konuşan Erdoğan, anlaşmanın ortak savunma yaklaşımına dayandığını açıkladı. Cumhurbaşkanı, anlaşmanın Mekke’de üç kardeş ülke tarafından imzalanmasının ayrıca anlam taşıdığını söyledi.</p>

<p>Erdoğan, mekanizmanın temelinde kolektif caydırıcılığın bulunduğunu belirterek anlaşmanın güvenlik ve savunma alanındaki iş birliğini ilerletmesi, savunma sanayiinde ortak projelere zemin hazırlaması ve terörizmle mücadeleyi güçlendirmesinin amaçlandığını ifade etti. Anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını vurgulayan Erdoğan, taraflardan herhangi birinin güvenliğine yönelik tehdidin diğer taraflar tarafından da ortak güvenlik meselesi olarak değerlendirileceğini söyledi.</p>

<h3>“BİRİMİZİN GÜVENLİĞİ HEPİMİZİN GÜVENLİĞİDİR”</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmadaki ortak güvenlik hükmünün yalnızca askerî açıdan ele alınmaması gerektiğini belirterek asıl amacın caydırıcılığı artırmak, tarafların güvenliğini karşılıklı dayanışma içerisinde güçlendirmek ve bölgesel istikrarı korumak olduğunu söyledi. Türkiye’nin savunma ve güvenlik alanındaki çalışmalarını dost ve kardeş ülkelerle yaptığı iş birlikleriyle bölgesel barış ve istikrara katkı sağlayacak şekilde sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Anlaşmaya imza atan ülkelerin birbirlerine tehdit oluşturmama ve karşılıklı güvenliği destekleme taahhüdünde bulunduğunu aktaran Erdoğan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın temel mesajını “Birimizin güvenliği hepimizin güvenliğidir” sözleriyle açıkladı. Erdoğan, söz konusu anlayışın kapsayıcı şekilde uygulanması halinde bölgede kalıcı barış, istikrar ve refah ortamının oluşturulabileceğini belirtti.</p>

<h3>“BÖLGENİN GELECEĞİ BÖLGE ÜLKELERİNİN İRADESİNDEN BAĞIMSIZ ŞEKİLLENDİRİLEMEZ”</h3>

<p>Orta Doğu ülkelerinin güvenlik ve istikrar konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bölge ülkelerinin kendi güvenliklerinin, istikrarlarının ve geleceklerinin sorumluluğunu daha fazla üstlenmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki sorunları en iyi bölge ülkelerinin ve halklarının bildiğini kaydeden Erdoğan, bölgesel gelişmelerin küresel sonuçlar doğurabilmesine rağmen bölgesel sahiplenme, dayanışma ve ortak iradenin güçlendirilmesinin küresel istikrara da katkıda bulunacağını belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin bölge ülkelerinin kendi aralarında daha güçlü ve kalıcı mekanizmalar oluşturmasına önem verdiğini aktaran Erdoğan, mevcut iş birliklerinin kurumsal hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Erdoğan, bölgedeki ülkelerin güvenliklerini ve ekonomik istikrarlarını kendi aralarında kuracakları kurumsal ilişkiler yoluyla güvence altına almalarının önemine dikkat çekerek bölgenin geleceğinin, bölge ülkelerinin iradesinden bağımsız şekilde oluşturulamayacağını söyledi.</p>

<h3>DIŞLAYICI BLOKLAR YERİNE BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİ MESAJI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hedefinin dışlayıcı bloklaşmalar oluşturmak olmadığını belirtti. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygı, karşılıklı güven ve ortak çıkarlara dayalı bir bölgesel iş birliği düzeninin amaçlandığını kaydeden Erdoğan, Türkiye’nin gerektiğinde sorumluluk almaya ve bölgesel barış, güvenlik ve istikrar için diplomatik girişimlerini sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın da aynı yaklaşım doğrultusunda değerlendirildiğini belirten Erdoğan, mekanizmanın taraf ülkeler arasında savunma alanıyla sınırlı olmayan daha kapsamlı bir dayanışmanın kurumsallaştırılmasına katkı sağlamasının amaçlandığını anlattı.</p>

<h3>KÖRFEZ GÜVENLİĞİ VE KÜRESEL EKONOMİ VURGUSU</h3>

<p>Erdoğan, Mekke Anlaşması’nın Körfez bölgesinde güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inandığını belirtti. Körfez güvenliğinin yalnızca bölge ülkeleri açısından değil küresel ekonomi ve uluslararası ticaret bakımından da önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, enerji arz güvenliği, deniz yollarının güvenliği, ticaretin sürekliliği ve küresel ekonomik istikrarın bölgedeki huzurla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.</p>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ortak güvenlik ve dayanışma anlayışını güçlendirmesinin amaçlandığını kaydeden Erdoğan, güvenlik ile ekonomik kalkınmanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. Siyasi istikrar ile ekonomik kalkınmanın birlikte ilerlediğini ifade eden Erdoğan, Avrupa’nın büyük savaşların ardından güvenlik, istikrar ve ekonomik entegrasyon yoluyla refaha ulaştığını hatırlatarak bölge ülkelerinin aynı noktaya ağır çatışmalar yaşamadan ulaşabileceğini belirtti.</p>

<h3>KÖRFEZ ASYA, AVRUPA VE AFRİKA ARASINDA STRATEJİK KONUMDA</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, huzurun bulunmadığı bir ortamda ticaretin, yatırımların ve refahın sürdürülebilir olamayacağını söyledi. Körfez’in istikrarının Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki ekonomik bağlantıların güvenliği bakımından stratejik önem taşıdığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin Körfez’deki barış ve istikrarı kendi güvenlik ve bölgesel barış yaklaşımından ayrı değerlendirmediğini kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin gerekli sorumlulukları almaya ve diplomatik çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğini ifade eden Erdoğan’ın açıklamaları, Mekke Anlaşması’nın yalnızca askerî güvenlik çerçevesinde değil enerji, ticaret ve ekonomik istikrar açısından da ele alındığını ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL EKONOMİNİN ATAR DAMARLARINDAN BİRİ”</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, boğazın yalnızca bölgesel değil küresel öneme sahip stratejik bir geçiş noktası olduğunu söyledi. Küresel enerji arzı ve uluslararası ticaret açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Erdoğan, bölgede yaşanan gerilimlerin etkilerinin yalnızca çevre ülkelerle sınırlı kalmadığını, petrol fiyatları üzerinden bütün dünyada hissedildiğini ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, Hürmüz Boğazı’nı “küresel ekonominin adeta atar damarlarından biri” olarak nitelendirerek mevcut gerilimin sona ermesi ve boğazın yeniden güvenli, istikrarlı ve kesintisiz biçimde uluslararası ticarete hizmet etmesi yönündeki beklentisini dile getirdi. Söz konusu hedefin tarafların sağduyulu davranmasına ve diplomasi kanallarının açık tutulmasına bağlı olduğunu ifade etti.</p>

<h3>HÜRMÜZ, UKRAYNA VE FİLİSTİN İÇİN DİPLOMASİ MESAJI</h3>

<p>Türkiye’nin gerilimin tırmanmasını desteklemediğini kaydeden Erdoğan, bütün taraflarla diyalog kurarak sorunların müzakere yoluyla çözülmesini savunduklarını söyledi. Tarafları aynı masa etrafında buluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı, Hürmüz Boğazı’nın yanı sıra Ukrayna ve Filistin’de de kalıcı çözüm yolunun çatışmadan değil diplomasiden geçtiğini belirtti.</p>

<p>Hürmüz gibi kritik bir su yolunun güvenliğinin sağlanmasında bölge ülkelerine önemli sorumluluk düştüğünü söyleyen Erdoğan, bölgesel sahiplenmenin ve ortak güvenlik anlayışının güçlendirilmesinin boğazın istikrarına katkı sağlayacağını ifade etti. Erdoğan, hedefin Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli ve istikrarlı normal seyrine dönmesi ve söz konusu durumun kalıcı hale gelmesi olduğunu kaydetti.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN İLE İLİŞKİLERE “STRATEJİK” TANIMI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri ortak tarih, kardeşlik bağları ve karşılıklı çıkarların şekillendirdiği stratejik bir ilişki olarak nitelendirdi. İki ülkenin yalnızca dost ve kardeş olmadığını, bölgesel barış, istikrar ve refah bakımından önemli sorumluluklar taşıdığını ifade eden Erdoğan, ilişkilerde son dönemde yakalanan ivmeden memnun olduklarını söyledi.</p>

<p>Siyasi diyaloğun güçlendirilmesinin yanında ekonomi, ticaret, yatırım, savunma sanayii, enerji ve turizm alanlarındaki iş birliğinin de geliştirildiğini belirten Erdoğan, Suudi Arabistan ile ilişkilerin dönemsel gelişmeler yerine uzun vadeli ortak menfaatler ve karşılıklı saygı temelinde ele alındığını kaydetti.</p>

<h3>TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN İŞ BİRLİĞİNDE YENİ ADIMLAR</h3>

<p>Bölgenin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki yakın istişare ve iş birliğinin daha fazla önem kazandığını belirten Erdoğan, Mekke Anlaşması’nın başta savunma olmak üzere iki ülke arasındaki ilişkilerin farklı alanlarda güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın ve diğer bölge ülkelerinin istikrar ve güvenliğine önem verdiğini aktaran Erdoğan, bölgede ortaya çıkan krizlerin özellikle göç ve terör başta olmak üzere etkilerinin bütün ülkeler tarafından hissedildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı, önümüzdeki dönemde Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerini daha ileri seviyeye taşıyacak yeni adımların atılacağını söyledi.</p>

<h3>ERDOĞAN’DAN LÜBNAN MESAJI</h3>

<p>Lübnan’daki gelişmeleri de değerlendiren Erdoğan, ülkenin Türkiye açısından yalnızca coğrafi olarak yakın değil tarihsel bağların bulunduğu dost ve kardeş bir ülke olduğunu belirtti. Lübnan’ın huzurunun, güvenliğinin ve istikrarının bütün bölge açısından önem taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı, ülkenin egemenliğinin, siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Lübnan’ın iç meselelerinin dış müdahaleler veya askerî yöntemlerle daha karmaşık hale getirilmesine ve ülkenin dış güçlerin rekabet alanına dönüşmesine karşı olduklarını belirten Erdoğan, Lübnan’ın geleceğine yönelik kararları Lübnan halkının kendi iradesiyle alması gerektiğini ifade etti. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sona ermesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, ülkede ateşkes sağlanması amacıyla yürütülen görüşmeleri olumlu karşıladıklarını kaydetti.</p>

<h3>“ARZUMUZ LÜBNAN’IN YENİDEN İSTİKRARA KAVUŞMASI”</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu’nun geleceğinin sürekli çatışmalar, yıkımlar ve acılarla şekillenmemesi gerektiğini belirterek bölgenin barış, huzur ve refaha ihtiyacı olduğunu söyledi. Türkiye’nin diplomatik çalışmalarının merkezinde söz konusu yaklaşımın bulunduğunu kaydeden Erdoğan, uzun yıllardır savaş ve çatışmalarla anılan bölgedeki tablonun değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin Lübnan’ın yeniden istikrara kavuşmasını, kurumlarının güçlenmesini ve halkının geleceğe güven içerisinde bakabilmesini istediğini söyleyen Erdoğan, ihtiyaç duyulan teknik desteği sağlamaya ve iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarını belirtti. Erdoğan, söz konusu iradeyi Türkiye’de ağırlanan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Başbakan Nevaf Selam’a da aktardıklarını ifade etti.</p>

<h3>SURİYE’DEKİ DEĞİŞİM SÜRECİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de yaşanan değişim sürecini Suriye halkının kendi geleceğini belirleme iradesi bakımından tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Türkiye’nin sürecin başından itibaren Suriye’nin toprak bütünlüğünü, siyasi birliğini ve egemenliğini savunduğunu belirten Erdoğan, ülkede yıllarca devam eden savaş, terör ve istikrarsızlığın bütün bölgeye ağır bedeller ödettiğini söyledi.</p>

<p>Suriye’de yeni bir dönemin başladığını kaydeden Erdoğan, sürecin kalıcı barışa, istikrara ve yeniden imara zemin hazırlamasını istediklerini ifade etti. Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek yapıların Suriye’nin kuzeyinde veya ülkenin başka bölgelerinde varlık göstermesine izin vermeyeceklerini belirten Erdoğan, Suriye’nin toprak bütünlüğü kadar Türkiye’nin millî güvenliğinin de önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h3>ARALIK 2024’TEN SONRA SURİYE’DE YENİ DÖNEM</h3>

<p>Erdoğan, Suriye’nin Aralık 2024’ten itibaren güvenlik koşullarının iyileştirilmesi, ekonomik kalkınma zemininin oluşturulması ve toplumsal uzlaşının sağlanması yönünde mesafe katettiğini söyledi. Bölgesel sahiplenmenin ve Suriye hükümetinin arkasında oluşturulan bölgesel desteğin söz konusu süreçte rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Suriye hükümetinin bölgesel ve uluslararası toplumla ilişkilerini geliştirerek sürdürülebilir istikrar ve güvenlik gündemine odaklandığını ifade eden Erdoğan, ülkenin yeni çatışmaların dışında kalma yönünde ilerlediğini söyledi. Suriye’nin normalleşmesinin artık bütün bölge açısından stratejik önem taşıyan bir konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, ülkenin istikrarsızlık yerine bağlantısallık ve kalkınma projeleriyle anılmaya başladığını kaydetti.</p>

<h3>TÜRKİYE SURİYE İÇİN BÖLGESEL VE ULUSLARARASI ORTAKLARLA ÇALIŞACAK</h3>

<p>Türkiye’nin Suriye’nin istikrarı, yeniden ayağa kalkması ve bölgesel barışın güçlendirilmesi için sorumluluk almaya devam edeceğini belirten Erdoğan, bölgesel ve uluslararası ortaklarla iş birliği içerisinde hareket etme iradesine sahip olduklarını ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de açılan yeni dönemin yeni çatışmalar ve acılar yerine barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek anlayışıyla şekillenmesi gerektiğini söyledi. Mülakat boyunca bölgesel sorunların çözümünde ortak güvenlik, yerel sahiplenme, diyalog ve diplomasi vurgusunu öne çıkaran Erdoğan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı da söz konusu yaklaşımın kurumsal adımlarından biri olarak tanımladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-mekke-anlasmasinin-detaylarini-arap-dunyasinin-en-unlu-gazetesine-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/uclu-ittifak.jpg" type="image/jpeg" length="39932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Fidan’dan Libya’da diplomasi trafiği: İbrahim Dibeybe ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hakan-fidandan-libyada-diplomasi-trafigi-ibrahim-dibeybe-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hakan-fidandan-libyada-diplomasi-trafigi-ibrahim-dibeybe-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Libya’nın başkenti Trablus’ta, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı İbrahim Dibeybe ile bir araya geldi. Görüşme, Fidan’ın Libya’daki diplomatik temasları kapsamında gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya’nın başkenti Trablus’ta yürüttüğü resmi temaslar kapsamında Libya Ulusal Birlik Hükümeti yetkilileriyle görüşmelerini sürdürdü. Fidan, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Başbakan Dibeybe’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı İbrahim Dibeybe ile bir araya geldi.</p>

<h3>FİDAN’IN TRABLUS TEMASLARI SÜRÜYOR</h3>

<p>Resmi temaslarda bulunmak üzere Libya’ya giden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ziyaret programındaki görüşmeler başkent Trablus’ta gerçekleştiriliyor. Fidan’ın temasları kapsamında Libya Ulusal Birlik Hükümeti’nin üst düzey isimleriyle bir araya gelmesi, ziyaretin diplomatik gündemini oluşturuyor.</p>

<p>Bakan Fidan, Trablus’taki programı çerçevesinde ilk olarak Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından temaslarını sürdüren Fidan, bu kez Dibeybe’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı İbrahim Dibeybe ile görüştü.</p>

<h3>İBRAHİM DİBEYBE İLE BİR ARAYA GELDİ</h3>

<p>Hakan Fidan ile İbrahim Dibeybe arasındaki görüşme, Libya’daki resmi temaslar kapsamında gerçekleştirildi. İbrahim Dibeybe, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapıyor.</p>

<p>Fidan’ın İbrahim Dibeybe ile yaptığı görüşme, aynı gün içerisinde Libya Ulusal Birlik Hükümeti yönetimiyle gerçekleştirilen diplomatik temasların devamı niteliğinde oldu. Görüşmeye ilişkin paylaşılan bilgilerde ele alınan konuların ayrıntılarına yer verilmedi.</p>

<h3>BAŞBAKAN DİBEYBE İLE GÖRÜŞMENİN ARDINDAN YENİ TEMAS</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Fidan’ın İbrahim Dibeybe ile görüşmesi, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yapıldı. Fidan böylece Trablus’taki programı kapsamında Libya yönetimindeki farklı isimlerle temaslarını sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Libya’nın başkentindeki diplomasi trafiği, Türkiye ile Libya arasındaki üst düzey temasların bir parçası olarak gerçekleşirken Fidan’ın ziyaret programında Libya Ulusal Birlik Hükümeti yetkilileriyle yapılan görüşmeler öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hakan-fidandan-libyada-diplomasi-trafigi-ibrahim-dibeybe-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/fidan-libya-44.jpg" type="image/jpeg" length="29327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump Ankara'da yaşananlarla ilgili iddiaları doğruladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-ankarada-yasananlarla-ilgili-iddialari-dogruladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-ankarada-yasananlarla-ilgili-iddialari-dogruladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Temmuz 2026’da Türkiye’de düzenlenen NATO Zirvesi’nin ardından ülkesine dönerken İran kaynaklı güvenlik tehdidi nedeniyle Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesiyle gizlice uçak değiştirdiğini doğruladı. Washington Post’un ortaya çıkardığı operasyonda Air Force One yanıltıcı unsur olarak kullanılırken Trump, farklı bir uçakla Türkiye’den ayrıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın Temmuz 2026’da Türkiye’den ABD’ye dönüşü sırasında uygulanan olağanüstü güvenlik operasyonunun ayrıntıları gündeme geldi. Washington Post’un haberine göre Trump, Türkiye’deki NATO Zirvesi sonrasında İran’dan kaynaklanan olası bir tehdide karşı alınan önlemler kapsamında kamuoyuna açıklanan seyahat planından farklı şekilde hareket ederek başka bir uçakla Türkiye’den ayrıldı. Başkanlık uçağı Air Force One ise Beyaz Saray personeli, güvenlik görevlileri ve gazetecilerin bulunduğu şekilde havalandı ve operasyon kapsamında yanıltıcı unsur olarak kullanıldı.</p>

<p>Trump, daha sonra gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlarken uçak değişikliğinin kendi kararı olmadığını ve Gizli Servis ile ordunun güvenlik talimatlarına uyduğunu söyledi. ABD Başkanı, operasyon sırasında bindiği diğer uçağın da güvenlik bakımından uygun olduğunu belirtirken, kendisinin bulunduğu uçağın hedef alınma riskinin daha yüksek olabileceğini düşündüğünü ifade etti.</p>

<h3>“GİZLİ SERVİS VE ORDU NE DERSE ONU YAPARIM”</h3>

<p>Trump, uçak değiştirme kararının kişisel inisiyatifiyle alınmadığını belirterek güvenlik protokolünün Gizli Servis ve ABD ordusu tarafından yönetildiğini açıkladı. ABD Başkanı, kendisine farklı bir uçakla seyahat etmesinin söylendiğini ve verilen talimata uyduğunu ifade ederken kullanılan alternatif uçağın da güvenlik açısından uygun olduğunu söyledi. Washington Post’un aktardığı bilgilere göre operasyon, Trump’ın seyahat güzergâhının ve bulunduğu uçağın mümkün olduğunca gizli tutulmasını amaçlayan geniş kapsamlı tedbirlerden oluştu.</p>

<p>Trump açıklamasında, “Bu tamamen Gizli Servis'e bağlı. Ben sadece onlar ne diyorsa ona uyarım. Dolayısıyla Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesine uyarım. Benden farklı bir uçakla gitmemi istediler, o da güvenlik açısından eşdeğer bir seçenekti” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“BİR TEHDİT VARDI, FAZLA SORU SORMADIM”</h3>

<p>ABD Başkanı, güvenlik birimlerinin kendisine yönelik bir tehdit bulunduğunu değerlendirdiğini belirterek operasyon sırasında ayrıntılı sorular sormadığını söyledi. Trump, yalnızca İran kaynaklı değil farklı kaynaklardan da sürekli tehdit aldığını ifade ederken güvenlik görevlilerinin yönlendirmelerini yerine getirdiğini aktardı. Temmuz ayındaki Türkiye ziyaretinin hemen ardından yaptığı açıklamalarda da İran’ın hedef listesinde üst sıralarda bulunduğunu söylemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, “Bunu yapmamı istediler, ben de yaptım. Ne derlerse onu yaparım. Sanırım bir tehdit vardı. Bu konuda pek fazla soru sormadım. Çok fazla tehdit alıyorum” sözleriyle güvenlik operasyonuna ilişkin değerlendirmesini aktardı.</p>

<h3>TÜRKİYE’DEN AYRILIŞTA GİZLİ OPERASYON</h3>

<p>Trump’ın Türkiye’den ayrılışı sırasında uygulanan güvenlik planının ayrıntıları Washington Post’un 10 Ağustos 2026 tarihli haberinde ortaya çıktı. Habere göre Beyaz Saray’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Trump’ın Air Force One ile seyahat ettiği izlenimini verirken ABD Başkanı farklı bir uçakla gizlice Türkiye’den ayrıldı. Operasyon sırasında Air Force One’ın havalanması, Trump’ın hangi uçakta bulunduğu konusunda hedef şaşırtmaya yönelik planın parçası oldu.</p>

<p>Washington Post’un 11 Ağustos tarihli devam haberinde Trump’ın havaalanında görünmeden diğer uçağa ulaştırılabilmesi için ikram operasyonunda kullanılan ekipmanlardan yararlanıldığı aktarıldı. Gazeteciler, Beyaz Saray personeli ve destek ekibinin önemli bölümü ise Air Force One’da kaldı. Trump daha sonra operasyonun olağanüstü niteliğini küçümseyen açıklamalar yaptı ve güvenlik birimlerinin talimatlarını yerine getirdiğini söyledi.</p>

<h3>UÇAK DEĞİŞİKLİĞİNDE İRAN TEHDİDİ GÜNDEMDEYDİ</h3>

<p>Türkiye’deki NATO Zirvesi sırasında ABD ile İran arasındaki gerilim de devam ediyordu. Trump, 8 Temmuz’da Türkiye’den ayrılırken yaptığı ilk açıklamalarda iki uçak kullanılmasının İran kaynaklı güvenlik endişeleriyle bağlantılı olduğunu reddetmiş, aynı konuşmada sürekli tehdit aldığını ve İran’ın hedef listesinde ilk sırada bulunduğunu söylemişti. Washington Post’un daha sonra yayımladığı haber ise gizli uçuş planının İran tehdidi nedeniyle uygulandığını ortaya koydu.</p>

<p>Trump’ın dönüş yolculuğunda eski Air Force One uçaklarından birini kullanması da daha önce gündeme gelmişti. 9 Temmuz tarihli Washington Post haberinde Trump’ın Türkiye’den dönüş yolculuğunun bir bölümünde son anda uçak değiştirdiği ve iki başkanlık uçağının İngiltere’deki RAF Mildenhall üssünde durduğu bildirilmişti.</p>

<h3>İRAN BAĞLANTILI SUİKAST DOSYALARI</h3>

<p>Trump’a yönelik İran bağlantılı suikast iddiaları daha önce ABD yargı makamlarının soruşturmalarına da konu oldu. ABD Adalet Bakanlığı, İran Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı olduğu belirtilen Pakistan vatandaşı Asif Merchant’ın 2024 yılında ABD topraklarında bir siyasetçi veya hükümet yetkilisine yönelik suikast planı kapsamında suçlandığını açıkladı. Merchant Temmuz 2024’te gözaltına alınırken federal kolluk kuvvetleri saldırı gerçekleşmeden planı engelledi.</p>

<p>Dosyadaki hukuki süreç daha sonraki dönemde de devam etti. ABD Adalet Bakanlığı, 6 Mart 2026’da federal jürinin Merchant’ı kiralık cinayet planı ve ulusal sınırları aşan terör eylemi gerçekleştirmeye teşebbüs suçlarından mahkûm ettiğini açıkladı. Bakanlık açıklamasında Merchant’ın İran Devrim Muhafızları Ordusu adına faaliyet gösterdiği ve 2024’te siyasi suikastlar organize etmek amacıyla ABD’ye gönderildiği belirtildi.</p>

<h3>FARHAD SHAKERI HAKKINDA TRUMP’A YÖNELİK SUİKAST SUÇLAMASI</h3>

<p>ABD Adalet Bakanlığı’nın Kasım 2024’te açıkladığı ayrı bir dosyada İran Devrim Muhafızları Ordusu bağlantılı olduğu belirtilen Farhad Shakeri’nin de Donald Trump’a yönelik suikast planıyla görevlendirildiği öne sürüldü. Savcılığın suçlamasına göre İran yönetimiyle bağlantılı Shakeri’den dönemin seçilmiş başkanı Trump’ı takip etmesi ve öldürülmesine yönelik plan hazırlaması istendi.</p>

<p>ABD makamlarının yürüttüğü soruşturmalar, İran kaynaklı tehditlerin Trump’ın güvenlik planlamasında uzun süredir dikkate alınan başlıklardan biri olduğunu gösterdi. Trump’ın Türkiye’den dönüşünde uygulanan gizli uçuş planı da Temmuz 2026’da ABD ile İran arasındaki yüksek gerilimin devam ettiği dönemde gerçekleştirildi.</p>

<h3>2024’TE TRUMP’A İKİ AYRI SALDIRI</h3>

<p>Trump, 2024 başkanlık seçimleri sürecinde ABD içinde de iki ayrı ciddi güvenlik olayı yaşadı. Pennsylvania’daki seçim mitinginde düzenlenen silahlı saldırıda Trump kulağından yaralanırken saldırgan güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Florida’da ise Trump’ın golf oynadığı sırada silahlı bir kişinin bulunduğu olayın ardından şüpheli yakalandı. Söz konusu iki olayla İran bağlantılı suikast planları aynı kapsamda değerlendirilmedi; ABD makamlarının kamuoyuna açıkladığı İran bağlantılı dosyalar Merchant ve Shakeri soruşturmaları üzerinden ayrı şekilde yürütüldü.</p>

<h3>İRAN’DAN TRUMP’A YÖNELİK TEHDİT MESAJLARI</h3>

<p>Trump’a yönelik İran kaynaklı tehditler, 2020 yılının Ocak ayında İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin ABD saldırısında öldürülmesinden sonraki dönemde daha fazla gündeme geldi. İranlı yetkililer ve İran bağlantılı unsurlardan Trump ile görev yaptığı dönemdeki bazı ABD yetkililerine yönelik tehditler gelirken ABD güvenlik kurumları çeşitli suikast planları hakkında soruşturmalar yürüttü.</p>

<p>Temmuz 2026’da Tahran’daki Süleymani sonrası gelişmelerin de etkisiyle Trump karşıtı mesajlar yeniden kamuoyuna yansıdı. Associated Press tarafından aktarılan bir görüntüde İran’daki bir cenaze töreninde “We Will Kill Trump” mesajının yer aldığı bir pankart taşındı. Trump ise İran’ın kendisine yönelik bir suikast gerçekleştirmesi halinde ABD’nin karşılık vermesine ilişkin talimat verdiğini açıkladı.</p>

<h3>“BEN GİDERSEM SİZ DE GİDERSİNİZ”</h3>

<p>Trump, Türkiye’den dönüş yolculuğunda gazetecilere yönelik açıklamalarında İran’ın hedef listesinde üst sıralarda bulunduğunu söyleyerek kendisine yönelik tehditlere dikkat çekti. Temmuz ayında yaptığı ilk açıklamalarda uçak değişikliğinin güvenlik gerekçesiyle bağlantısını reddetmesine rağmen sürekli tehdit aldığını ifade eden Trump’ın, Ağustos ayında Washington Post’un haberinden sonra Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesiyle farklı uçakta seyahat ettiğini doğrulaması operasyonun ayrıntılarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Trump’ın gazetecilerle konuşması sırasında kullandığı “Sürekli onların listesindeki bir numaralı isim olduğumu okuyorum. Ama eğer ben gidersem, siz de gidersiniz, değil mi?” sözleri de Türkiye’den ayrılış sırasında güvenlik tehdidinin konuşulduğu anlardan biri olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-ankarada-yasananlarla-ilgili-iddialari-dogruladi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/trump-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="48720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="40126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="96425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="17464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="90234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="54169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="23892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="89217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="38318"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="10686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="69273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="91334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="28743"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="95330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="25208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="74266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="69142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="77119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="99293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="47628"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="57157"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
