<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 05 Sep 2026 08:22:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni atamalar: 12 ülkeye yeni büyükelçi atandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/yeni-atamalar-12-ulkeye-yeni-buyukelci-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/yeni-atamalar-12-ulkeye-yeni-buyukelci-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yapılan büyükelçi atamalarına ilişkin kararlar Resmi Gazete’de yayımlandı. Karar kapsamında 12 ülkeye yönelik büyükelçi ataması yapılırken bazı büyükelçiler merkeze alındı. Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki genel müdürlükler ve üst düzey görevlere de yeni isimler atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla gerçekleştirilen büyükelçi atamalarına ilişkin kararlar Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında Türkiye’nin farklı ülkelerdeki diplomatik temsilciliklerinde görev değişikliklerine gidilirken, Dışişleri Bakanlığı merkez teşkilatında da çok sayıda genel müdürlük ve üst düzey görev için atama gerçekleştirildi.</p>

<p>Karar doğrultusunda Türkiye’nin Burundi ve Kuzey Makedonya büyükelçileri merkeze alınırken Filipinler, Finlandiya, Bahreyn, Umman, Namibya, Kore Cumhuriyeti, Sudan, Kuzey Makedonya, Somali, Gambiya ve Mozambik’teki diplomatik temsilciliklere yeni büyükelçiler görevlendirildi. Atamalarla birlikte bazı mevcut büyükelçilerin görev yerleri değiştirilirken Dışişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapan isimler de büyükelçilik görevlerine getirildi.</p>

<h3>BURUNDİ BÜYÜKELÇİSİ ALP IŞIKLI MERKEZE ALINDI</h3>

<p>Türkiye’nin Burundi Büyükelçisi Alp Işıklı, yayımlanan karar kapsamında merkeze alındı. Işıklı’nın yerine Teftiş Kurulu Üyesi Haydar Kerem Divanlıoğlu Türkiye’nin Burundi Büyükelçisi olarak atandı.</p>

<p>Türkiye’nin Kuzey Makedonya Büyükelçisi Fatih Ulusoy da karar doğrultusunda merkeze alınan isimler arasında yer aldı. Kuzey Makedonya Büyükelçiliği görevine ise Türkiye’nin Somali Büyükelçisi Alper Aktaş getirildi.</p>

<h3>FİLİPİNLER, FİNLANDİYA VE BAHREYN’E YENİ BÜYÜKELÇİLER</h3>

<p>Filipinler Büyükelçiliği görevine Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Kaan Esener atandı. Finlandiya Büyükelçiliği görevine ise Türkiye’nin Bahreyn Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Koytak getirildi.</p>

<p>Bahreyn Büyükelçiliği için de yeni görevlendirme yapıldı. Cumhurbaşkanı Danışmanı Necati Sancaktutan, Türkiye’nin Bahreyn Büyükelçisi olarak atandı.</p>

<h3>UMMAN VE NAMİBYA BÜYÜKELÇİLİKLERİNE ATAMA</h3>

<p>Umman Büyükelçiliği görevine İran ile İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ergani getirildi. Namibya Büyükelçiliği görevine ise Fikriye Aslı Güven atandı.</p>

<p>Atama kararıyla Dışişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapan bazı isimlerin yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerde büyükelçi olarak görevlendirilmesi de karara bağlandı.</p>

<h3>GÜNEY KORE VE SUDAN’DA GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ</h3>

<p>Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği görevine Türkiye’nin Sudan Büyükelçisi Fatih Yıldız atandı. Türkiye’nin Sudan Büyükelçiliği görevine ise Türkiye’nin Gambiya Büyükelçisi Fahri Türker Oba getirildi.</p>

<p>Atamalar sonucunda Fatih Yıldız Sudan’dan Güney Kore’ye, Fahri Türker Oba ise Gambiya’dan Sudan’a görevlendirilmiş oldu.</p>

<h3>SOMALİ, GAMBİYA VE MOZAMBİK’E YENİ İSİMLER</h3>

<p>Kuzey Makedonya Büyükelçiliği görevine Türkiye’nin Somali Büyükelçisi Alper Aktaş’ın atanmasının ardından Somali Büyükelçiliğine Türkiye’nin Mozambik Büyükelçisi Ferhat Alkan getirildi.</p>

<p>Gambiya Büyükelçiliği görevine Diplomatik Arşiv Genel Müdür Yardımcısı Özgür Gökmen atandı. Mozambik Büyükelçiliği görevine ise Kamu Diplomasisi ve Stratejik İletişim Genel Müdür Yardımcısı Ayça Oşafoğlu İnam getirildi.</p>

<h3>DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA GENEL MÜDÜRLÜKLERE ATAMALAR</h3>

<p>Büyükelçiliklerdeki görevlendirmelerin yanı sıra Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki genel müdürlüklerde de kapsamlı atamalar gerçekleştirildi. İkili İlişkiler Genel Müdürlüğüne (Batı ve Orta Afrika), İkili İlişkiler Genel Müdürü (Güney ve Çok Taraflı Afrika) Volkan Işıkcı atandı.</p>

<p>İnsani ve Teknik Yardımlar Genel Müdürlüğü görevine Sadık Babür Girgin, İkili İlişkiler Genel Müdürlüğüne (Güney ve Çok Taraflı Afrika) Yönet Can Tezel, İkili İlişkiler Genel Müdürlüğüne (Suriye) ise Rıza Hakan Tekin getirildi.</p>

<h3>KONSOLOSLUK, PROTOKOL VE YURT DIŞI TANITIM GÖREVLERİNE YENİ İSİMLER</h3>

<p>Konsolosluk Hizmetleri ve Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlar Genel Müdürlüğü görevine Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürü Esin Çakıl atandı. Protokol ve Diplomatik İşlemler Genel Müdürlüğü görevine Ertan Yalçın getirildi.</p>

<p>Yurt Dışı Tanıtım ve Kültürel İşler Genel Müdürlüğüne Ülkü Kocaefe atanırken İkili İlişkiler Genel Müdürlüğü (Kuzeydoğu Akdeniz) görevine Levent Eler getirildi.</p>

<h3>PERSONEL, KAMU DİPLOMASİSİ, VİZE VE STRATEJİ BİRİMLERİNDE ATAMA</h3>

<p>Dışişleri Bakanlığının diğer üst düzey birimlerinde de yeni görevlendirmeler yapıldı. Personel Genel Müdürlüğüne Strateji Geliştirme Başkanı Tufan Büyükuzun atandı. Kamu Diplomasisi ve Stratejik İletişim Genel Müdürlüğü görevine ise Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Polat Safi getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürlüğüne Vize İşlemleri Genel Müdür Yardımcısı Reyhan Özgür atanırken Strateji Geliştirme Başkanlığı görevine Burcu Aykut getirildi. Böylece Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarla hem Türkiye’nin yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerinde hem de Dışişleri Bakanlığının merkez teşkilatındaki çeşitli üst düzey görevlerde atamalar gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/yeni-atamalar-12-ulkeye-yeni-buyukelci-atandi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 08:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/07/erdogan-imza-44.webp" type="image/jpeg" length="44788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Türkiye'deki Çözüm Süreci Suriye’deki Kürt meselesinin çözümüne katkı sağlayabilir"]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyedeki-cozum-sureci-suriyedeki-kurt-meselesinin-cozumune-katki-saglayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyedeki-cozum-sureci-suriyedeki-kurt-meselesinin-cozumune-katki-saglayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Devlet Başkanlığı Danışmanlığı görevine atanan ve SDG’nin eski Genel Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye’nin Suriye’deki etkisinin arttığını belirterek, Ankara’da yürütülen süreç ile Suriye’deki gelişmeler arasında bağlantı bulunduğunu söyledi. Abdullah Öcalan’ın kolaylaştırıcı bir rol oynadığını savunan Abdi, Türkiye’de devam eden sürecin Suriye’deki Kürt meselesinin çözümüne olumlu katkı sağlayabileceğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Devlet Başkanlığı Danışmanlığı görevine atanan ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) eski Genel Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin feshedilmesinin ardından Suriye’de başlayan yeni döneme ilişkin açıklamalarda bulundu. İlke TV’ye konuşan Abdi, yaklaşık 15 yıl süren silahlı çatışma döneminin ardından Suriye devleti çatısı altında anayasal ve siyasi mücadele sürecine geçildiğini söyledi.</p>

<p>Abdi’nin açıklamalarında Türkiye’nin Suriye’de artan etkisi, Ankara’da yürütülen süreç ve Abdullah Öcalan’ın rolüne ilişkin değerlendirmeleri öne çıktı. Türkiye’nin uzun süredir Suriye’deki Kürtlerin ve SDG’nin varlığını kendi ulusal güvenliği açısından değerlendirdiğini belirten Abdi, İmralı ile Ankara arasında yürütülen sürecin Suriye’deki Kürt meselesinin çözümüne olumlu katkı sağlayabileceğini savundu.</p>

<h3>TÜRKİYE’DEKİ SÜRECİN SURİYE KÜRTLERİNE KATKI SAĞLAYABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ</h3>

<p>Türkiye’de devam eden süreç ile Suriye’de yaşanan gelişmeler arasında bağlantı bulunduğunu söyleyen Mazlum Abdi, Ankara’nın yeni dönemde Suriye üzerindeki etkisinin arttığını ifade etti. Abdi, Türkiye’de yürütülen sürecin yalnızca Türkiye’deki gelişmeler açısından değil, Suriye’deki Kürt meselesinin geleceği bakımından da etkili olabileceğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin Suriye’deki Kürtlerin ve SDG’nin varlığını uzun yıllardır ulusal güvenlik perspektifiyle ele aldığını hatırlatan Abdi, İmralı ile Ankara arasında yürütülen sürecin Suriye’deki Kürt meselesinin çözümüne olumlu katkı sağlayabileceğini söyledi.</p>

<h3>ABDULLAH ÖCALAN’IN ROLÜNE İŞARET ETTİ</h3>

<p>Mazlum Abdi, Abdullah Öcalan’ın yürütülen süreç içerisinde kolaylaştırıcı bir rol oynadığını savundu. Öcalan’ın rolünün Türkiye ile ilişkilerin sürdürülmesine katkı sağladığını belirten Abdi, aynı etkinin Suriye’de yürütülen yeni sürece de yansıyabileceğini ifade etti.</p>

<p>Abdi’nin açıklamalarına göre Türkiye’de devam eden süreç ile Suriye’de Kürtlerin yeni devlet yapılanması içerisindeki konumuna yönelik görüşmeler birbirinden tamamen bağımsız ilerlemiyor. Abdi, Ankara ile yürütülen sürecin Suriye’deki Kürt meselesinin siyasi yollarla ele alınmasına katkı sunabileceği görüşünü dile getirdi.</p>

<h3>“TÜRKİYE’NİN SURİYE’DEKİ ETKİSİ ARTTI”</h3>

<p>Türkiye’nin Suriye’deki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdi, Ankara’nın yeni dönemde ülkedeki etkisinin arttığını söyledi. Türkiye’nin Suriye’nin yeniden inşasında, özellikle ekonomik alanda olumlu bir rol üstlenebileceğini ifade eden Abdi, Suriye’deki yeni siyasi ve idari yapılanmada Türkiye’nin önemli aktörlerden biri haline geldiğini belirtti.</p>

<p>Yeni görevi kapsamında elde edeceği diplomatik pasaport ve yurt dışı ziyaret imkanlarına da değinen Abdi, söz konusu imkanları Türkiye ve diğer ülkelerle ilişkileri geliştirmek amacıyla kullanacaklarını söyledi.</p>

<h3>SDG SONRASI YENİ DÖNEMİ ANLATTI</h3>

<p>SDG’nin feshedilmesinin ardından başlayan süreci değerlendiren Abdi, yaklaşık 15 yıl süren silahlı çatışma döneminden sonra mücadeleyi Suriye devleti çatısı altında anayasal ve siyasi zeminde sürdürme aşamasına geçtiklerini ifade etti.</p>

<p>Suriye ordusuna entegrasyonun kuzeyde kontrol edilen bölgelerde elde edilen kazanımlardan vazgeçilmesi anlamına geldiği yönündeki eleştirilere de yanıt veren Abdi, sürecin kazanan veya kaybeden üzerinden değerlendirilmesini doğru bulmadığını belirtti.</p>

<p>Abdi, “Teslim oldular gibi söylemler doğru değil. Ama biz de ‘başardık, devlet kaybetti’ demiyoruz.” ifadelerini kullanarak, Kürtlerin yeni dönemde Suriye içerisinde daha kalıcı ve hukuki bir statü kazanmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<h3>“NE TESLİM OLDUK NE DE DEVLET KAYBETTİ”</h3>

<p>Baas rejimi dönemiyle karşılaştırıldığında Kürt halkı açısından yeni bir ilerleme yaşandığını savunan Abdi, Kürtlerin kendi kimlikleriyle yeni Suriye devletinin parçası haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Abdi, Kürtlerin yaşadığı bölgelerde idari ve askeri görevlerin devlet adına yürütülmeye devam edeceğini belirterek, söz konusu yapının Suriye devleti içerisindeki yeni yapılanmanın temel unsurlarından biri olacağını söyledi.</p>

<h3>“ZAMANIMIN YARISI ŞAM’DA, YARISI BÖLGEDE GEÇECEK”</h3>

<p>Suriye Devlet Başkanlığı Danışmanlığı görevine atanmasının ardından çalışma takvimine ilişkin bilgi veren Abdi, henüz resmi mesaisine başlamadığını açıkladı. Entegrasyon sürecine ilişkin çalışmaların tamamlanmasının ardından Şam’a gideceğini belirten Abdi, zamanının bir bölümünü başkentte, diğer bölümünü ise Haseke ve Cezire bölgesinde geçireceğini söyledi.</p>

<p>Abdi, çalışma düzenine ilişkin, “Yaptığım programda zamanımın yarısı Şam’da, yarısı da burada halkımın içinde geçecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>KÜRTÇE EĞİTİM KARARINI “İLK ADIM” OLARAK DEĞERLENDİRDİ</h3>

<p>Şam yönetiminin Kürtçe diline ilişkin kararnamesini de değerlendiren Abdi, mevcut uygulamanın yeterli olmadığını ancak atılan ilk adımların önemli olduğunu söyledi. Kürtçenin ilk kez devlet eğitim sisteminin bir parçası ve eğitim dili olarak kabul edildiğini belirten Abdi, “Bu yeterli bir düzey değildir. Ancak bir adım atılmıştır ve ilk adımlar önemlidir.” dedi.</p>

<p>Dil konusundaki ilerlemenin yavaş gerçekleşmesinde Suriye içerisindeki bazı çevrelerin direncinin yanı sıra komşu ülkelerin Kürt meselesine yönelik çekincelerinin de etkili olduğunu savundu.</p>

<h3>YENİ ANAYASA İÇİN 2-3 AYLIK TAKVİM</h3>

<p>Abdi, önümüzdeki iki veya üç ay içerisinde Suriye’de Anayasa Hazırlık Komisyonu’nun oluşturulacağı yönünde bilgi aldıklarını açıkladı. Kürt temsilcilerin söz konusu komisyonda yer almasını istediklerini belirten Abdi, 10 Mart ve 29 Ocak’ta yapılan anlaşmaların resmi nitelik taşıdığını söyledi.</p>

<p>Abdi, söz konusu anlaşmalarda yer alan hükümlerin yeni Suriye anayasasına dahil edilmesini talep ettiklerini ifade etti.</p>

<h3>SDG SONRASI YENİ SİYASİ YAPILANMA GÜNDEMDE</h3>

<p>SDG’nin feshedilmesinin siyasi alanda bir boşluk meydana getirdiğini belirten Abdi, söz konusu boşluğu dolduracak yeni bir siyasi yapılanmanın oluşturulmasının gündemde olduğunu açıkladı.</p>

<p>“SDG’nin varlığını sonlandırması bir boşluk yarattı. Biz bu alanda bir boşluk oluşmasını istemiyoruz.” diyen Abdi, yeni dönemde siyasi alanda faaliyet gösterecek bir yapının kurulmasının önem taşıdığını belirtti.</p>

<h3>YPJ MENSUPLARI YENİ DÜZENLEMEDEN MEMNUN DEĞİL</h3>

<p>Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) doğrudan Suriye ordusuna katılmayarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde terörle mücadele gücü olarak yapılandırılmasına ilişkin konuşan Abdi, kadın savaşçıların mevcut düzenlemeden memnun olmadığını söyledi.</p>

<p>Kadınların uzun süredir bağımsız bir askeri güç olarak tanınmak amacıyla mücadele ettiğini belirten Abdi, mevcut koşullarda Suriye ordusunda kadınların yer almasına imkan bulunmadığını ifade etti. YPJ mensuplarının varlıklarını korumak amacıyla Suriye devletinin teklifini kabul ettiğini söyleyen Abdi, “Ancak onların istediği bu değildi.” dedi.</p>

<h3>İSRAİL’İN HEDEFİNDE TÜRKİYE’NİN ASKERİ VARLIĞI OLDUĞUNU SAVUNDU</h3>

<p>İsrail’in Suriye’nin güneyindeki askeri faaliyetlerine de değinen Abdi, İsrail’in temel hedeflerinden birinin Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Suriye ile İsrail arasında görüşmelerin devam ettiğini ve mevcut dönemde tansiyonun düştüğünü belirten Abdi, İsrail’in kontrol altına aldığı bölgelerden çekilmek istemediğini söyledi. İsrail’in çekilme karşılığında yerine getirilmesi zor şartlar ileri sürdüğünü savunan Abdi, sürecin söz konusu şartlar nedeniyle uzadığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyedeki-cozum-sureci-suriyedeki-kurt-meselesinin-cozumune-katki-saglayabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/mazlum-abdi-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="99900"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BAE'den Karadavi'nin oğluna af kararı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/baeden-karadavinin-ogluna-af-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/baeden-karadavinin-ogluna-af-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı, din adamı Yusuf el Karadavi’nin oğlu Abdurrahman el Karadavi hakkında af kararı çıkardı. Kararın, Abu Dabi Federal İstinaf Mahkemesi Siber Suçlar Dairesi’nin El Karadavi’yi 10 yıl hapis ve 200 bin dirhem para cezasına çarptırmasından birkaç gün sonra alındığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın, din adamı Yusuf el Karadavi’nin oğlu Abdurrahman el Karadavi hakkında af kararı çıkardığı bildirildi. BAE resmi haber ajansı WAM’ın cuma günü yayımladığı haberde, başkanlık affının uygulanması için gerekli işlemlerin başlatıldığı belirtildi.</p>

<p>Af kararı, Abu Dabi Federal İstinaf Mahkemesi Siber Suçlar Dairesi’nin El Karadavi hakkında verdiği mahkumiyet kararından birkaç gün sonra geldi. Mahkeme, 27 Ağustos’ta Abdurrahman el Karadavi’yi yöneltilen suçlamalardan mahkum ederek 10 yıl hapis ve 200 bin dirhem para cezasına çarptırmıştı.</p>

<h3>10 YIL HAPİS VE 200 BİN DİRHEM PARA CEZASI VERİLMİŞTİ</h3>

<p>Abu Dabi Federal İstinaf Mahkemesi Siber Suçlar Dairesi, 27 Ağustos’ta görülen davada Abdurrahman el Karadavi hakkında mahkumiyet kararı verdi. El Karadavi’ye 10 yıl hapis cezasının yanı sıra 200 bin dirhem para cezası verildi.</p>

<p>BAE resmi haber ajansı WAM, mahkeme kararının ardından Devlet Başkanı tarafından af kararı alındığını duyurdu. Haberde, affın uygulanabilmesi için gerekli resmi ve hukuki işlemlerin başlatıldığı bilgisine yer verildi.</p>

<h3>LÜBNAN’DA GÖZALTINA ALINMIŞTI</h3>

<p>Türk vatandaşlığı da bulunan Abdurrahman el Karadavi, 29 Aralık 2024’te Suriye’den dönerken Lübnan’a giriş yaptığı sırada gözaltına alınmıştı. Gözaltı işlemi, Masnaa Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilmişti.</p>

<p>Lübnan makamları, El Karadavi’yi Ocak 2025’te Birleşik Arap Emirlikleri’ne teslim etmişti. Sürecin ardından El Karadavi hakkındaki yargılama BAE’de devam etmişti.</p>

<h3>BAE’YE TESLİM SÜRECİ NASIL GERÇEKLEŞTİ?</h3>

<p>BAE resmi haber ajansı WAM, El Karadavi’nin teslim edildiği dönemde yaptığı açıklamada, işlemin Arap İçişleri Bakanları Konseyi Genel Sekreterliği bünyesindeki Takip ve Ceza Bilgileri Birimi tarafından çıkarılan geçici tutuklama talebi doğrultusunda gerçekleştirildiğini bildirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BAE makamları, Abdurrahman el Karadavi’nin “kamu güvenliğini kışkırtabilecek ve bozabilecek eylemlerde bulunduğu” gerekçesiyle arandığını ileri sürmüştü. El Karadavi’nin Lübnan’da gözaltına alınmasının ardından BAE’ye teslim edilmesiyle birlikte hakkındaki hukuki süreç Abu Dabi’de sürdürülmüştü.</p>

<h3>AF KARARI İÇİN İŞLEMLER BAŞLATILDI</h3>

<p>WAM’ın son haberinde, BAE Devlet Başkanı tarafından verilen af kararının uygulanmasına yönelik işlemlerin başlatıldığı belirtildi. Af kararının, El Karadavi hakkında verilen 10 yıllık hapis ve 200 bin dirhemlik para cezasının ardından gelmesi dikkat çeken gelişme oldu.</p>

<p>Kararın uygulanmasına ilişkin ayrıntılı takvim veya hukuki prosedür konusunda ise haberde ek bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/baeden-karadavinin-ogluna-af-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 04:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/karadavi.jpg" type="image/jpeg" length="17984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’tan İran’a Kazma Dağı mesajı: “Çok yakında vurabiliriz”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-irana-kazma-dagi-mesaji-cok-yakinda-vurabiliriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-irana-kazma-dagi-mesaji-cok-yakinda-vurabiliriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yaşanan çatışmayı “savaş” olarak nitelendirmeyi reddederek “askeri çatışma” ifadesini kullandı. ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği kontrol ettiğini ve İran’ın askeri kapasitesini hedef aldığını söyleyen Trump, İran’daki Kazma Dağı’nda faaliyet tespit edilmesi halinde bölgenin “çok yakında” vurulabileceğini açıkladı. Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmasının engellendiğini de savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. İran’la yaşanan çatışmalar, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, İran’ın nükleer programı ve Natanz Nükleer Santrali yakınlarındaki Kazma Dağı, Trump’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<h3>“SAVAŞ” DEMEYİ REDDETTİ: “BİZİM İÇİN KÜÇÜK BİR MESELE”</h3>

<p>İran’la yaşanan çatışmanın savaş olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorulan Trump, gelişmeleri “askeri çatışma” olarak tanımlamayı tercih etti. Trump, “Birçok kişi buna savaş demiyor. Ben askeri çatışma diyorum çünkü bizim için küçük bir mesele. Büyük bir şey değil.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD’nin İran’a yönelik “aralıklı saldırılar” gerçekleştirdiğini belirten Trump, son olarak İran’ın radar sistemlerinin hedef alındığı saldırıdan önce birkaç gün boyunca aktif çatışma yaşanmadığını savundu. Trump, “Şu anda savaşmıyoruz. Herhangi bir çatışma yok.” derken, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği kontrol ettiğini ve İran’ın askeri kapasitesine yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi.</p>

<h3>TRUMP’TAN HÜRMÜZ BOĞAZI İDDİASI</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin konuşan Trump, ABD güçlerinin boğazı koruyan İran’a ait radarları, uçakları ve diğer sistemleri imha ettiğini öne sürdü. Boğazdaki mayınların da mayın tarama gemileri tarafından temizlendiğini iddia etti.</p>

<p>Trump, ABD’nin gerçekleştirdiği müdahaleler sonucunda İran’ın nükleer silah geliştirmesinin engellendiğini savunarak, “Nükleer silaha sahip olmayacaklar. Yaptığımız şey buydu.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’nin müdahalesinin İsrail’i ve daha geniş anlamda Orta Doğu’yu koruduğunu ileri süren Trump, “İran’ın nükleer silahı olmayacak çünkü olsaydı muhtemelen burada daha fazla duruyor olmazdınız.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“KAZMA DAĞI’NI ÇOK YAKINDA VURABİLİRİZ”</h3>

<p>Trump, İran’daki Kazma Dağı bölgesine yönelik olası bir saldırı hakkında da açıklamalarda bulundu. ABD’nin bölgede ve İran genelinde hareket eden kişileri yakından takip ettiğini söyleyen Trump, “Eğer Kazma Dağı’nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz.” dedi.</p>

<p>ABD’nin istihbarat ve takip kapasitesine ilişkin iddialarda da bulunan Trump, Kazma Dağı’nda ve İran’ın farklı bölgelerinde “hareket eden herkesi” bildiklerini öne sürdü.</p>

<h3>“BÜYÜK MESELEYİ ZATEN KAZANDIK”</h3>

<p>İran’la yaşanan çatışmanın ne zaman sona ereceği sorusuna net bir tarih vermeyen Trump, ABD’nin temel hedefini büyük ölçüde gerçekleştirdiğini savundu. Trump, “Büyük meseleyi zaten kazandık: Nükleer silah olmayacak.” diye konuştu.</p>

<p>ABD’nin İran’dan hemen çekilmesi halinde bile ülkenin yeniden toparlanmasının uzun yıllar alacağını ileri süren Trump, “Hemen çekilsek bile ülkelerini yeniden inşa etmeleri 25 yıl sürer.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>KAZMA DAĞI NEDEN GÜNDEMDE?</h3>

<p>Kazma Dağı, İran’ın nükleer programının en önemli merkezlerinden Natanz Nükleer Santrali’ne yaklaşık bir buçuk kilometre mesafede bulunuyor. Dağın öne çıkan özelliklerinden biri sert granit yapısı olurken, İran’ın dağın altında 80 ila 100 metre derinliğe kadar kazı yaptığı iddia ediliyor. Dağın toplam derinliğinin ise 600 metreye kadar ulaştığı belirtiliyor.</p>

<p>Kazma Dağı’nın içindeki kazı çalışmalarının ilk olarak 2007 yılında planlandığı, sistematik kazıların ise 2020 yılında başladığı ifade ediliyor. İran’ın özellikle Natanz Nükleer Santrali’nde 2020 ve 2021 yıllarında gerçekleştirilen sabotajların ardından önemli santrifüjlerini güvence altına almak amacıyla Natanz’a oldukça yakın konumdaki Kazma Dağı’nın içine taşıdığı iddia ediliyor.</p>

<h3>GRANİT YAPISI SIĞINAK DELİCİ BOMBALARA KARŞI ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>Kazma Dağı’nın sert granit yapısının yer altındaki tesislerin korunması açısından önem taşıdığı belirtiliyor. En gelişmiş sığınak delici bombaların dahi granit yapı nedeniyle dağın iç kesimlerine nüfuz edemediği ifade ediliyor.</p>

<p>İran’ın eski Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi de Natanz Nükleer Santrali’nin 2020 ve 2021 yıllarında zarar görmesinin ardından üretim zincirinin kesintiye uğramaması amacıyla santrifüjlerin taşınmasının gündemde olduğunu açıklamıştı. Salihi, santrifüjlerin bir dağın içerisine yerleştirilmesinin planlandığını belirtmişti.</p>

<h3>SANTRİFÜJLERİN KAZMA DAĞI’NA TAŞINDIĞI İDDİASI</h3>

<p>Ali Ekber Salihi, santrifüjlerin taşınacağı bölgenin ismini açıklamamıştı. Üretim zincirinin kesintiye uğramaması amacıyla tesislerin uzak bir noktaya değil, Natanz’ın yakınındaki Kazma Dağı’nın içine taşındığı yönünde yorumlar yapılmıştı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de 12 gün süren savaş sırasında İran’a ait üçüncü bir nükleer tesisin hasar gördüğünü açıklamıştı. Erakçi, İsfahan yakınlarındaki söz konusu tesisin saldırı sırasında henüz faaliyete geçmediğini belirtmişti.</p>

<p>Erakçi’nin açıklamaları, yeni nükleer tesisin Kazma Dağı’nın derinliklerinde kurulduğu yönündeki iddialarla ilişkilendirilmişti. Kazma Dağı böylece İran’ın nükleer altyapısına ilişkin tartışmaların ve Trump’ın olası saldırıya yönelik açıklamalarının ardından yeniden gündeme geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-irana-kazma-dagi-mesaji-cok-yakinda-vurabiliriz</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/05/trump-donald.jpg" type="image/jpeg" length="53084"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Putin: Ukrayna ile öncelikle aramızda anlaşmamız lazım]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/putin-ukrayna-ile-oncelikle-aramizda-anlasmamiz-lazim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/putin-ukrayna-ile-oncelikle-aramizda-anlasmamiz-lazim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna ile olası barış anlaşmasına ilişkin “Barış anlaşmasına varılması için şans var.” dedi. Moskova ile Kiev arasındaki temasların sürdüğünü belirten Putin, ABD ile ilişkilerin yeniden tesis edilmesinden yana olduklarını ve Washington ile temasların devam ettiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki savaşın seyri, olası barış anlaşması ve ABD ile ilişkiler hakkında açıklamalarda bulundu. Putin, Rusya ile Ukrayna arasında barış anlaşmasına ulaşılması için fırsat bulunduğunu belirtirken, sürecin öncelikle Moskova ve Kiev arasında yürütülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Putin, iki ülkenin kendi aralarında uzlaşmasının ardından diğer ülkelerin sürece destek vermesi gerektiğini ifade etti. Ukrayna kaynaklı hava tehditlerinin müzakere ortamını zorlaştırdığını savunan Rus lider, Moskova ile Kiev arasındaki iletişimin tamamen kesilmediğini ve temasların sürdüğünü de açıkladı.</p>

<h3>PUTİN: BARIŞ ANLAŞMASI İÇİN ŞANS VAR</h3>

<p>Ukrayna ile olası bir barış anlaşmasına değinen Putin, “Barış anlaşmasına varılması için şans var.” ifadelerini kullandı. Rusya Devlet Başkanı, savaşın sona erdirilmesine yönelik sürecin ilk aşamada doğrudan Rusya ve Ukrayna arasında ilerlemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Putin, “Rusya ve Ukrayna önce kendi aralarında anlaşmalı. Diğer ülkeler de bunu desteklemeli.” diyerek üçüncü ülkelerin rolüne ilişkin yaklaşımını açıkladı. Moskova yönetiminin barış sürecinde önceliği iki taraf arasındaki uzlaşmaya verdiğini belirten Putin, diğer ülkelerin de ortaya çıkacak anlaşmaya destek sunması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HAVA TEHDİTLERİNİN GÖRÜŞMELERİ ZORLAŞTIRDIĞINI SAVUNDU</h3>

<p>Putin, Ukrayna’dan kaynaklanan hava tehditlerinin olası müzakere süreci üzerinde olumsuz etkisi olduğunu öne sürdü. Rus lider, “Ukrayna'dan gelen hava tehditleri barış görüşmelerini zorlaştırıyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş devam ederken tarafların olası müzakere zemini konusunda yaptığı açıklamalar uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Putin’in açıklamalarında barış anlaşması ihtimaline işaret etmesinin yanı sıra güvenlik tehditlerinin görüşmeler üzerindeki etkisine de vurgu yapıldı.</p>

<h3>RUSYA İLE UKRAYNA ARASINDA TEMASLAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Moskova ile Kiev arasındaki iletişimin tamamen sona ermediğini belirten Putin, “Ukrayna ile temaslarımız var.” dedi. Rusya Devlet Başkanı, söz konusu temasların iki ülkenin özel servisleri aracılığıyla gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Putin’in verdiği bilgiye göre Rusya ve Ukrayna arasında doğrudan siyasi görüşmelerin dışında güvenlik ve istihbarat kanalları üzerinden iletişim devam ediyor. Rus lider, temasların içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmazken iki ülke arasında iletişim kanallarının açık olduğunu ifade etti.</p>

<h3>WASHINGTON İLE TEMASLARIN DEVAM ETTİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Putin’in açıklamalarındaki bir diğer başlık Rusya ile ABD arasındaki ilişkiler oldu. Rusya Devlet Başkanı, Washington yönetimiyle temasların sürdüğünü belirterek iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden tesis edilmesinden yana olduklarını söyledi.</p>

<p>Putin, “Washington ile temaslarımız devam ediyor. ABD ile ilişkilerin yeniden tesis edilmesinden yanayız.” ifadelerini kullandı. Moskova ile Washington arasındaki ilişkiler Ukrayna savaşı nedeniyle uzun süredir gerilimli seyrederken, Putin’in açıklamasında diplomatik temasların sürdüğüne vurgu yapıldı.</p>

<h3>TRUMP İÇİN “OLUMLU VE YAPICI ÇALIŞMAYA HAZIR” DEDİ</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı Putin, ABD Başkanı Donald Trump hakkında da değerlendirmede bulundu. Putin, Trump’ın Moskova ile ilişkilerde çalışma yaklaşımına ilişkin “Trump olumlu ve yapıcı çalışmaya hazır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Rus liderin açıklamasında ABD ile ilişkilerin yeniden tesis edilmesine yönelik istek ile Trump yönetiminin yaklaşımına ilişkin değerlendirme birlikte yer aldı. Putin, Washington ile temasların devam ettiğini belirtirken Rusya ile ABD arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin ayrıntılı bir takvim paylaşmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/putin-ukrayna-ile-oncelikle-aramizda-anlasmamiz-lazim</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/02/vladimir-putin.webp" type="image/jpeg" length="24118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsviçre’de eriyen buzullar için koyun yünü deneyi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/isvicrede-eriyen-buzullar-icin-koyun-yunu-deneyi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/isvicrede-eriyen-buzullar-icin-koyun-yunu-deneyi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçreli araştırmacılar, Alpler’deki buzulların erimesini yavaşlatmak için plastik bazlı sentetik örtüler yerine koyun yünü kullanılan deneysel bir proje başlattı. Tsanfleuron Buzulu’nda uygulanan “Keep It Wool” projesinin ilk ölçümleri, yün örtülerin buz erimesini sentetik örtüler kadar sınırlandırabildiğini gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre’de küresel ısınmanın etkisiyle hızla eriyen buzulları korumak amacıyla yeni bir yöntem test ediliyor. Alpler’de çalışan araştırmacılar, uzun yıllardır kullanılan plastik bazlı sentetik brandaların yerine biyolojik olarak parçalanabilen koyun yününden üretilen örtüleri kullanarak buz ve kar kaybını azaltmayı hedefliyor.</p>

<p>Binlerce yıldır yüksek Alpler’in coğrafyasını şekillendiren buz tabakaları, artan sıcaklıklar ve sıcak hava dalgalarının etkisiyle hızla eriyor. Buzul alanlarında erimeyi yavaşlatmak için yaz aylarında güneş ışığını yansıtan ve yüzeyin ısı emilimini azaltan sentetik jeotekstil örtüler kullanılıyor. Ancak çoğunlukla plastikten üretilen söz konusu malzemeler zaman içerisinde mikroplastik lifler bırakarak çevre kirliliğine neden olabiliyor.</p>

<h3>PLASTİK ÖRTÜLERE KARŞI KOYUN YÜNÜ DENENİYOR</h3>

<p>Çevre örgütü Summit Foundation ile Lozan Üniversitesi öncülüğünde yürütülen “Keep It Wool” projesi, sentetik örtülerin yerine doğal ve biyolojik olarak parçalanabilen bir malzemenin kullanılabilirliğini araştırıyor. Proje kapsamında Batı İsviçre’de bulunan Tsanfleuron Buzulu üzerinde koyun yününden üretilen özel örtüler test edildi.</p>

<p>Araştırmacılar, koyun yününün güneş ışığı ve sıcaklığın buz yüzeyi üzerindeki etkisini azaltıp azaltamayacağını incelerken, aynı zamanda yüksek dağ koşullarında ne kadar dayanıklı olduğunu da ölçüyor. Projenin temel hedeflerinden biri, buzulların korunması için kullanılan sentetik malzemelerden kaynaklanan mikroplastik kirliliğini azaltabilecek bir alternatif geliştirmek.</p>

<h3>SENTETİK ÖRTÜLER MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE NEDEN OLUYOR</h3>

<p>Buzulların belirli bölgelerinde kullanılan geleneksel örtüler genellikle polyester veya polipropilen gibi sentetik malzemelerden üretiliyor. Rüzgar, yağış ve uzun süreli kullanım nedeniyle örtülerden kopan lifler kar, buz ve dağ sularına karışabiliyor.</p>

<p>Mikroplastik parçacıkların su döngüsüne katılması, sentetik örtülerin çevresel etkilerine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor. “Keep It Wool” projesinde koyun yününün doğal, yenilenebilir ve biyolojik olarak parçalanabilen yapısı nedeniyle söz konusu malzemelere alternatif oluşturup oluşturamayacağı araştırılıyor.</p>

<h3>İSVİÇRE’DE KOYUN YÜNÜNÜN YÜZDE 40 İLE 70’İ DEĞERLENDİRİLEMİYOR</h3>

<p>Proje yöneticisi Timothee Steiner, çalışmanın yalnızca buzullardaki plastik kullanımını azaltmayı değil, İsviçre’de önemli miktarda atık haline gelen koyun yününü ekonomiye kazandırmayı da amaçladığını belirtti. Steiner’in verdiği bilgilere göre İsviçre’de her yıl üretilen koyun yününün yaklaşık yüzde 40 ile yüzde 70’i değerlendirilemeden çöpe atılıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, kullanılmayan yünün buzul koruma çalışmalarında değerlendirilmesiyle yerel ve biyolojik olarak parçalanabilen bir malzeme kaynağı oluşturulmasını hedefliyor. Proje fikri dört üniversite yüksek lisans öğrencisi tarafından geliştirildi ve yaz aylarında sahada uygulamaya geçirildi.</p>

<h3>TSANFLEURON BUZULUNDA 200 METREKARELİK ALAN KAPLANDI</h3>

<p>Haziran ayında İsviçreli Fisolan şirketi tarafından üretilen iki farklı yün battaniye prototipi Tsanfleuron Buzulu’nda uygulandı. Yün örtüler toplam 200 metrekarelik bir alana serilerek sentetik jeotekstil örtülerle karşılaştırmalı teste tabi tutuldu.</p>

<p>Araştırmacılar yaz boyunca belirli aralıklarla ölçümler yaparak yün örtülerin altındaki kar ve buz seviyelerini takip etti. Geleneksel sentetik örtülerin uygulandığı alanlarla yün örtülerin bulunduğu bölgeler karşılaştırılarak erime miktarları incelendi.</p>

<h3>İLK SONUÇLAR BEKLENTİLERİN ÜZERİNE ÇIKTI</h3>

<p>İki haftada bir gerçekleştirilen ölçümlerden elde edilen ilk sonuçlar, koyun yününden üretilen örtülerin buzulların erimesini sentetik örtülere yakın seviyede sınırlandırabildiğini ortaya koydu. Timothee Steiner, yapılan ölçümlerin yün örtülerin geleneksel jeotekstil malzemelerle benzer performans gösterdiğine işaret ettiğini açıkladı.</p>

<p>Summit Foundation tarafından paylaşılan ilk değerlendirmelerde de iki farklı yün prototipinin geleneksel jeotekstil örtüyle karşılaştırılabilir koruma sağladığı belirtildi. Toplanan verilerin ayrıntılı bilimsel analizlerinin devam ettiği kaydedildi.</p>

<h3>YÜN ÖRTÜLERİN DAYANIKLILIĞI DA TEST EDİLDİ</h3>

<p>Fisolan şirketinden Niklaus Saegesser, yün malzemenin zorlu dağ koşullarındaki dayanıklılığının kendisini şaşırttığını belirtti. Saegesser, deney öncesinde malzemenin yeterince dirençli olmayabileceğini düşündüğünü ancak uygulama sırasında örtülerin beklenenden daha dayanıklı olduğunu gördüklerini ifade etti.</p>

<p>Projeyi geliştiren öğrencilerden Elliot Gaffiot da başlangıçta elde edilecek sonuçların net olmadığını belirterek, saha uygulamasının ardından gözle görülebilen ve dokunulabilen somut sonuçlara ulaşıldığını söyledi. İlk testlerin olumlu sonuç vermesiyle birlikte koyun yününün sentetik jeotekstil örtülere alternatif olarak kullanılabilirliği konusunda yeni veriler elde edildi.</p>

<h3>REKOR SICAKLIKLAR BUZ KAYBINI HIZLANDIRDI</h3>

<p>İsviçre Alpleri’nde yaz aylarında yaşanan yüksek sıcaklıklar, buzullar üzerindeki kar tabakalarının normalden haftalar önce erimesine neden oldu. Kar örtüsünün erken kaybolması, buz yüzeylerinin doğrudan güneş ışığına maruz kalma süresini artırarak erime hızını yükseltti.</p>

<p>Uzmanlar, artan buzul ve kar kaybının yalnızca buzulların küçülmesiyle sınırlı kalmadığına, dağlık bölgelerdeki doğal afet risklerini de etkileyebildiğine dikkat çekiyor. Araştırmacılar, 2025 yılında Blatten köyünü etkileyen kaya düşmeleri ile Himalayalar’da yaşanan ani su baskınları gibi olaylarda hızlanan buz ve kar kaybının da rol oynayabildiğini belirtiyor.</p>

<h3>İSVİÇRE BUZULLARI SON 20 YILDA KÜTLELERİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 40’INI KAYBETTİ</h3>

<p>Summit Foundation verilerine göre İsviçre’deki buzullar son 20 yılda toplam kütlelerinin yaklaşık yüzde 40’ını kaybetti. Aynı dönemde yaklaşık 1000 küçük buzul tamamen ortadan kalktı. Yaz aylarında kullanılan koruyucu örtüler, buzulların yalnızca sınırlı bölgelerinde erimeyi yavaşlatabiliyor.</p>

<p>İsviçre’de jeotekstil örtülerle korunan alanlar ülkedeki toplam buzul yüzeyinin yaklaşık yüzde 0,02’sini oluşturuyor. Söz konusu uygulamalar yılda yaklaşık 300 bin metreküp karın korunmasına yardımcı olurken, ülkedeki yıllık buz kaybının yaklaşık 1 milyar metreküp seviyesinde olduğu belirtiliyor.</p>

<h3>EMİSYONLAR AZALMADIKÇA KALICI ÇÖZÜM ZOR</h3>

<p>Koyun yünü kullanılan örtüler ilk testlerde olumlu sonuçlar verse de araştırmacılar yöntemin buzulların erimesine karşı kalıcı bir çözüm olmadığını vurguluyor. Örtüler yalnızca uygulandıkları sınırlı alanlardaki kar ve buz kaybını yavaşlatabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanlarına göre İsviçre ve diğer bölgelerdeki buzulların uzun vadeli kaybını sınırlandırmanın temel yolu sera gazı emisyonlarının azaltılmasından geçiyor. “Keep It Wool” projesi ise örtü kullanılmasının gerekli olduğu alanlarda sentetik ve plastik bazlı malzemelerin yerine daha doğal ve biyolojik olarak parçalanabilen bir alternatif geliştirilmesini amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/isvicrede-eriyen-buzullar-icin-koyun-yunu-deneyi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/buzullar.jpg" type="image/jpeg" length="19224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nijerya’da petrol hırsızlığı girişiminde zehirli gaz faciası]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nijeryada-petrol-hirsizligi-girisiminde-zehirli-gaz-faciasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nijeryada-petrol-hirsizligi-girisiminde-zehirli-gaz-faciasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nijerya’nın petrol zengini Rivers eyaletinde petrol hırsızlığı girişimi sırasında meydana gelen zehirli gaz sızıntısında hayatını kaybedenlerin sayısı 43’e yükseldi. Olayda baygınlık geçiren bazı kişiler nehre düşerek kaybolurken, solunum güçlüğü yaşayan çok sayıda kişi hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nijerya’nın petrol zengini Rivers eyaletinde gece saatlerinde gerçekleştirilen petrol hırsızlığı girişimi sırasında zehirli gaz sızıntısı meydana geldi. Okrika Yerel Yönetim Bölgesi’ndeki Okari İskelesi’nde yaşanan olayda çok sayıda genç zehirli gazdan etkilendi. Rivers Eyaleti Polisi, olayda yaşamını yitirenlerin sayısının 43’e yükseldiğini açıkladı.</p>

<p>Ulusal basında yer alan haberlere göre, çok sayıda gencin petrol hırsızlığı girişiminde bulunduğu sırada bölgede zehirli gaz sızıntısı yaşandı. Gazdan etkilenen kişilerden bazıları olay yerinde hayatını kaybederken, bazı kişiler ise baygınlık geçirdikten sonra nehre düştü.</p>

<h3>OLAY OKARİ İSKELESİ’NDE GECE SAATLERİNDE YAŞANDI</h3>

<p>Olay, Rivers eyaletinin Okrika Yerel Yönetim Bölgesi’nde bulunan Okari İskelesi’nde gece saatlerinde meydana geldi. Çok sayıda genç bölgede petrol hırsızlığı girişiminde bulunduğu sırada zehirli gaz sızıntısı yaşandı.</p>

<p>Gazın yayılmasıyla birlikte bölgede bulunan kişilerin bir bölümü zehirlendi. Ulusal basına yansıyan bilgilere göre, olayın ardından çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi.</p>

<h3>BAYGINLIK GEÇİREN BAZI KİŞİLER NEHRE DÜŞTÜ</h3>

<p>Zehirli gazdan etkilenen bazı kişiler olay sırasında baygınlık geçirdi. Bilincini kaybeden bazı kişilerin nehre düştüğü ve kaybolduğu bildirildi.</p>

<p>Solunum güçlüğü yaşayan çok sayıda kişi ise olayın ardından hastaneye kaldırıldı. Sağlık ekiplerinin zehirli gazdan etkilenen kişilere yönelik müdahalesi sürerken, nehre düşerek kaybolan kişilere ilişkin de çalışmalar devam etti.</p>

<h3>POLİS ÖLÜ SAYISININ 43’E YÜKSELDİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Rivers Eyaleti Polis Sözcüsü Agabe Blessing Karbalo, hayatını kaybeden ve zehirlenen kişilerin petrol hırsızlığı girişiminde bulunduğunu açıkladı. Karbalo, olayda yaşamını yitirenlerin sayısının 43’e yükseldiğini bildirdi.</p>

<p>Polis Sözcüsü Karbalo, olayın tüm yönleriyle incelendiğini belirterek, “Olayın ciddiyetini ortaya çıkarmak için soruşturmalar devam ediyor.” ifadesini kullandı.</p>

<h3>SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Rivers Eyaleti Polisi, zehirli gaz sızıntısının ardından olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor. Soruşturma kapsamında gaz sızıntısının kaynağı, olay sırasında bölgede bulunan kişilerin faaliyetleri ve can kaybının boyutuna ilişkin incelemeler devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer tarafından açıklanan son verilere göre can kaybı 43’e yükselirken, solunum güçlüğü yaşayan çok sayıda kişi hastaneye kaldırıldı. Nehre düşerek kaybolduğu bildirilen kişilere ilişkin gelişmeler de soruşturma kapsamında takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nijeryada-petrol-hirsizligi-girisiminde-zehirli-gaz-faciasi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/nijerya-petrol.jpg" type="image/jpeg" length="26097"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FDD'deki Türk araştırmacı Türkiye'yi hedef aldı, İsrail'i savundu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/fdddeki-turk-arastirmaci-turkiyeyi-hedef-aldi-israili-savundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/fdddeki-turk-arastirmaci-turkiyeyi-hedef-aldi-israili-savundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Washington merkezli Foundation for Defense of Democracies’in (FDD) Türkiye Programı Direktörü Sinan Ciddi, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın İsrail’in Suriye’deki saldırılarına ilişkin kaygılarını dile getirmesinin ardından Ankara’yı hedef alan bir politika yazısı yayımladı. “Ankara İsrail’i kışkırtıyor, tersi değil” başlığını kullanan Ciddi, İsrail’in eylemlerinden ziyade Türkiye’nin Suriye’deki askerî varlığını tehdit olarak gösterirken, Washington’ın “saldır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Washington merkezli ve İsrail’e verdiği güçlü destekle tanınan Foundation for Defense of Democracies’in (FDD) Türkiye Programı Direktörü Sinan Ciddi, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın İsrail’e yönelik eleştirilerini hedef alan bir yazı kaleme aldı. Ciddi’nin değerlendirmesinde İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği askerî saldırılardan çok Türkiye’nin bölgedeki varlığı ve politikaları tehdit unsuru olarak öne çıkarılırken, Ankara’nın İsrail’i kışkırttığı ve ABD yönetiminin Türkiye kaynaklı olası bir gerilime karşı hazırlıklı olması gerektiği ileri sürüldü.</p>

<p>Tartışmanın merkezinde Barrack’ın İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıya ilişkin değerlendirmeleri yer aldı. Barrack, saldırının Türkiye’yi doğrudan bir çatışmanın içine çekme amacı taşıyabileceğini belirterek gelişmeyi “ciddi ve kaygı verici” olarak nitelendirdi. İsrail’in en önemli askerî ve diplomatik destekçilerinden ABD’nin üst düzey bir temsilcisinin İsrail’in eylemlerinin Türk-İsrail gerilimini sıcak çatışmaya dönüştürebileceğine işaret etmesi dikkat çekerken, Ciddi yayımladığı yazıda sorumluluğun İsrail’den ziyade Ankara’ya ait olduğunu savundu.</p>

<h3>BARRACK İSRAİL’İN SALDIRISINA DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi sıfatlarını taşıyan Tom Barrack’ın açıklaması, bölgedeki iki önemli ABD müttefiki arasındaki gerilimin ulaştığı seviyeye ilişkin bir uyarı niteliği taşıdı. Barrack, İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının yalnızca Suriye sahasındaki askerî dengeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ederek, eylemin Türkiye’yi çatışmaya çekme amacı taşıyabileceği değerlendirmesinde bulundu. Barrack’ın gelişmeyi “ciddi ve kaygı verici” sözleriyle tanımlaması, Washington içinden İsrail’in bölgesel askerî hamlelerine yönelik dikkat çekici bir eleştiri olarak öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ciddi ise Barrack’ın işaret ettiği riskin kaynağı konusunda tamamen farklı bir çerçeve ortaya koydu. İsrail’in saldırısının Türk-İsrail çatışmasına yol açabileceği yönündeki uyarıyı merkeze almak yerine Ankara’nın Suriye politikasını hedef alan Ciddi, Türkiye’nin sahadaki askerî varlığını genişlettiğini ve söz konusu varlığın İsrail açısından giderek büyüyen bir güvenlik tehdidi yarattığını öne sürdü.</p>

<h3>CİDDİ: “ANKARA İSRAİL’İ KIŞKIRTIYOR, TERSİ DEĞİL”</h3>

<p>Ciddi, yazısının başlığında yaklaşımını açık biçimde ortaya koyarak “Ankara İsrail’i kışkırtıyor, tersi değil” ifadesini kullandı. Türkiye’nin Suriye’de askerî varlığını genişlettiğini savunan Ciddi, Ankara’nın bölgesel hamlelerini İsrail açısından tehdit olarak değerlendirdi. Washington yönetiminin de söz konusu gelişmeleri aynı güvenlik perspektifinden ele alması gerektiğini ileri süren Ciddi, ABD’nin “saldırgan bir Türkiye” ihtimaline karşı hazırlıklı olması gerektiğini iddia etti.</p>

<p>Yazıda İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği saldırılar ağırlıklı olarak güvenlik kaygıları üzerinden gerekçelendirilirken, Ankara’nın politikaları yayılmacı ve provokatif bir çizgide tanımlandı. Ortaya konulan çerçeve, Barrack’ın İsrail’in eylemlerinin Türkiye ile doğrudan çatışma riski yaratabileceğine ilişkin uyarısına karşı sorumluluğu Ankara’ya yönelten bir karşı argüman niteliği taşıyor.</p>

<h3>İSRAİL’E YÖNELİK ELEŞTİRİNİN ODAĞI TÜRKİYE’YE ÇEVRİLİYOR</h3>

<p>Ciddi’nin yazısında kullandığı dil ve olayları ele alış biçimi, dengeli bir bölgesel güvenlik analizinden çok FDD’nin Türkiye ve İsrail politikalarındaki bilinen yaklaşımıyla örtüşen bir politika yorumu görünümü veriyor. Barrack’ın açıklamasında İsrail’in askerî eyleminin Türkiye’yi çatışmaya sürükleyebileceği ihtimali öne çıkarken, Ciddi’nin değerlendirmesinde İsrail’in eylemlerinin güvenlik gerekçeleri vurgulanıyor ve gerilimin temel kaynağı olarak Ankara’nın Suriye’deki politikaları gösteriliyor.</p>

<p>Söz konusu yaklaşım, Washington’da İsrail’in politikalarına yönelen eleştirilerin nasıl karşılandığı açısından da önem taşıyor. ABD’nin bölgedeki özel temsilcisinin İsrail kaynaklı bir Türk-İsrail çatışması ihtimalinden söz ettiği bir ortamda Ciddi’nin sorumluluğu Ankara’ya yükleyen yorumu, İsrail’e yönelen eleştirilerin ağırlığını azaltmaya ve Amerikan karar alıcılarının dikkatini Türkiye’nin politikalarına çevirmeye yönelik bir politika savunusu olarak okunabilir. Ciddi’nin metni bu yönüyle yalnızca Suriye sahasındaki askerî gelişmelere ilişkin bir değerlendirme değil, Washington’daki Türkiye politikasının hangi güvenlik çerçevesinde şekillenmesi gerektiğine yönelik bir görüş olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>FDD’NİN WASHINGTON’DAKİ POLİTİKA ÇİZGİSİ</h3>

<p>Foundation for Defense of Democracies kendisini partiler üstü bir araştırma kuruluşu olarak tanımlıyor. Kuruluş özellikle İran, İsrail ve Türkiye başta olmak üzere Orta Doğu güvenliğiyle bağlantılı başlıklarda şahin politika önerileriyle biliniyor. FDD’nin İsrail’in güvenliğini merkeze alan yaklaşımı, kuruluş bünyesinde yayımlanan analiz ve politika önerilerinin değerlendirilmesinde önemli bir arka plan oluşturuyor.</p>

<p>FETÖ üyesi olmakla suçlanan Ciddi’nin Barrack’a karşı geliştirdiği argüman da söz konusu kurumsal ve politik bağlamdan bağımsız değil. Barrack İsrail’in Suriye’deki askerî hamlesinin Türkiye’yi çatışmaya çekebileceğine ilişkin kaygısını dile getirirken, Ciddi aynı gelişmeleri Ankara’nın İsrail açısından oluşturduğu tehdidin göstergesi şeklinde yorumluyor. İki yaklaşım arasındaki temel ayrım, bölgede yükselen Türk-İsrail geriliminin sorumluluğunun hangi aktörün politikalarına bağlandığı noktasında ortaya çıkıyor.</p>

<h3>WASHINGTON’A “TÜRKİYE’YE HAZIRLIKLI OLUN” MESAJI</h3>

<p>Ciddi’nin yazısındaki en dikkat çekici unsurlardan biri, değerlendirmelerin yalnızca mevcut gerilimi yorumlamakla sınırlı kalmaması ve doğrudan Washington yönetimine politika önerisi sunması oldu. ABD’nin “saldırgan bir Türkiye” ihtimaline hazırlanması gerektiği yönündeki ifade, yazının hedef kitlesinin Amerikan dış politika ve güvenlik çevreleri olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>FDD’nin Washington’daki politika tartışmalarındaki konumu da dikkate alındığında Ciddi’nin metni, bağımsız bir haber çalışmasından veya tarafsız akademik araştırmadan ziyade belirli bir dış politika yaklaşımını savunan görüş yazısı niteliği taşıyor. Barrack’ın İsrail’in eylemlerine yönelik uyarısının ardından yayımlanan yazı, İsrail’in Suriye’deki askerî faaliyetlerine yönelen eleştirinin odağını Türkiye’ye çevirirken, Amerikan yönetimine Ankara’yı potansiyel bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirme çağrısı yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/fdddeki-turk-arastirmaci-turkiyeyi-hedef-aldi-israili-savundu</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/turkiye-israil-44-2.jpg" type="image/jpeg" length="82738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu: İran yönetimini devirmek için çalışıyoruz]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-yonetimini-devirmek-icin-calisiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-yonetimini-devirmek-icin-calisiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran yönetimini devirmeye yönelik çalıştıklarını açıkladı. i24NEWS’e konuşan Netanyahu, kendi yönetimi altındaki tüm sistemlerin İran’daki yönetimi devirmek ve yenmek için faaliyet yürüttüğünü söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İsrail merkezli i24NEWS’e röportaj veren Netanyahu, İsrail’in İran’daki mevcut yönetimin devrilmesi için çalıştığını ifade etti. İran ile yaşanan çatışmalı sürecin henüz tamamlanmadığını söyleyen Netanyahu, Tahran yönetimine yönelik faaliyetlerin sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Netanyahu, i24NEWS’e verdiği röportajda İran yönetiminin devrilmesinin İsrail’in hedefleri arasında bulunduğunu açık şekilde dile getirdi. İsrail Başbakanı, “Yönetimim altındaki tüm sistemlerimiz, bu rejimi devirmek ve onu yenmek için çalışıyor” ifadelerini kullandı. Netanyahu’nun açıklaması, İsrail’in İran’daki siyasi yönetime yönelik hedefini doğrudan ifade ettiği açıklamalardan biri olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“İRAN İLE İŞİMİZ HENÜZ BİTMEDİ”</h3>

<p>Netanyahu, İran ile ilgili askeri ve siyasi sürecin sona ermediğini de söyledi. “İran ile işimiz henüz bitmedi” diyen İsrail Başbakanı, İran yönetiminin düşeceğini savundu ve İsrail’in faaliyetlerini sürdüreceğini belirtti. Netanyahu, İran yönetiminin mevcut durumuna ilişkin de açıklamalarda bulunarak yönetimin zayıfladığını ileri sürdü.</p>

<p>İsrail Başbakanı röportajında, İran yönetimine ilişkin söylemini sürdürerek İsrail’in hedefinin yalnızca baskı oluşturmak olmadığını ifade etti. Netanyahu, İran’daki yönetimin yenileceğini ve düşeceğini öne sürdü. İsrail’in farklı kurum ve sistemlerinin kendi talimatları doğrultusunda aynı hedef için çalıştığını belirten Netanyahu, İran’a yönelik faaliyetlerin merkezi bir yönetim altında yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Netanyahu’nun sözleri, İran ile İsrail arasındaki askeri ve siyasi gerilimin devam ettiği bir dönemde geldi. Bölgedeki karşılıklı saldırılar ve güvenlik gelişmeleri sürerken İsrail Başbakanı, İran’a yönelik hedeflerin henüz tamamlanmadığını açıkladı. Netanyahu’nun sözleri, İran yönetiminin doğrudan hedef alındığını ortaya koyarken, İsrail’in Tahran’a yönelik politikasına ilişkin de açık bir mesaj içerdi.</p>

<h3>"TÜM SİSTEMLERİMİZ ÇALIŞIYOR"</h3>

<p>Netanyahu’nun açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri, İran yönetimine yönelik çalışmaların İsrail’in farklı sistemleri tarafından yürütüldüğünü söylemesi oldu. İsrail Başbakanı, söz konusu faaliyetlerin doğrudan kendi yönetimi altında gerçekleştirildiğini ifade ederken, İran’daki mevcut yönetimin devrilmesi ve yenilmesinin hedeflendiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-yonetimini-devirmek-icin-calisiyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/09/netanyahu-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="83802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son saldırılardan sonra Trump ile BAE lideri görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/son-saldirilardan-sonra-trump-ile-bae-lideri-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/son-saldirilardan-sonra-trump-ile-bae-lideri-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ile Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan telefonda görüştü. İki lider, Orta Doğu’daki son gelişmeleri ve bölgesel gündemi ele alırken, ABD-BAE ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik başlıkları da değerlendirdi. Görüşme, İran ile ABD arasındaki çatışmaların Körfez’e yayıldığı bir dönemde gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump ile Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan arasında telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin resmi haber ajansı WAM’ın açıklamasına göre iki lider, ülkeler arasındaki iş birliğinin farklı alanlarını, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda ilişkilerin daha da güçlendirilmesi yollarını ve Orta Doğu’daki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmede bölgedeki gelişmelere yönelik devam eden çabalar konusunda da görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<h3>TRUMP İLE ŞEYH MUHAMMED BİN ZAYİD TELEFONDA GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, ABD Başkanı Donald Trump’tan telefon aldı. Resmi açıklamada iki liderin BAE ile ABD arasındaki iş birliğinin çeşitli boyutlarını görüştüğü ve iki ülkenin ortak çıkarlarını destekleyecek şekilde ilişkileri daha da güçlendirme yollarını değerlendirdiği belirtildi.</p>

<p>Görüşmenin bir diğer başlığını Orta Doğu’daki gelişmeler oluşturdu. WAM, Trump ile Şeyh Muhammed bin Zayid’in bölgede yaşanan son gelişmeler ve söz konusu gelişmelerin ele alınmasına yönelik devam eden çabalar hakkında görüş alışverişinde bulunduğunu duyurdu. Resmi açıklamada ABD ile İran arasındaki devam eden çatışmalara ilişkin ayrıntılı bir değerlendirmeye yer verilmedi.</p>

<h3>GÖRÜŞME ABD-İRAN ÇATIŞMALARININ GÖLGESİNDE YAPILDI</h3>

<p>Trump ile BAE liderinin görüşmesi, İran ile ABD arasındaki çatışmaların Körfez ülkelerini doğrudan etkilediği bir süreçte gerçekleşti. İran, savaşın ilk altı haftasında Körfez ülkeleri arasında en yoğun saldırıları BAE’ye yöneltti. Al Jazeera’nın aktardığı verilere göre İran, BAE’de “ABD varlıkları” olarak tanımladığı hedeflere yönelik 530’dan fazla balistik füze, 26 seyir füzesi ve 2 bin 200’den fazla insansız hava aracı gönderdi.</p>

<p>BAE ise İran saldırılarında yalnızca askeri veya ABD bağlantılı hedeflerin değil, sivil noktaların da füze saldırıları ya da hava savunma sistemlerince önlenen füzelerden düşen parçalar nedeniyle zarar gördüğünü açıkladı. İran saldırılarının savaşın ilk döneminden itibaren Dubai, Abu Dabi ve Füceyre dahil farklı bölgeleri etkilediği bildirildi.</p>

<h3>İRAN BAE’Yİ KÖRFEZ’DE EN FAZLA HEDEF ALDIĞI ÜLKE OLDU</h3>

<p>Savaşın ilk altı haftasında BAE, İran’ın Körfez’de en fazla hedef aldığı ülke oldu. İran tarafından yüzlerce balistik füze ve binlerce İHA’nın BAE’ye yöneltildiği belirtilirken, Tahran yönetimi saldırıların ülkedeki Amerikan varlıklarına yönelik olduğunu savundu. BAE makamları ise saldırılar nedeniyle sivil altyapının da etkilendiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran saldırıları sırasında Dubai’deki Cebel Ali Limanı, Abu Dabi yakınlarındaki Musaffah yakıt terminali ve Füceyre’deki petrol altyapısı da saldırı veya hava savunma müdahaleleri sonrasında meydana gelen olaylarla gündeme geldi. BAE makamlarının açıklamalarına göre İran saldırıları ülkede can kayıplarına ve yaralanmalara da neden oldu.</p>

<h3>BAE İRAN’IN BÖLGEDEKİ SON SALDIRILARINI DA KINADI</h3>

<p>BAE yönetimi, 2 Eylül’de İran’ın Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Irak Kürdistan Bölgesi’ne yönelik füze ve İHA saldırılarını da sert şekilde kınadı. BAE Dışişleri Bakanlığı, saldırıların söz konusu ülkelerin egemenliğinin ihlali olduğunu ve bölgesel güvenlik ile istikrar açısından tehdit oluşturduğunu açıkladı.</p>

<p>Trump ile Şeyh Muhammed bin Zayid arasındaki telefon görüşmesi de İran’ın bölgedeki saldırılarının yeniden yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Resmi BAE açıklamasında görüşmenin ayrıntıları sınırlı tutulurken, iki liderin özellikle Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi.</p>

<h3>ABD-BAE İLİŞKİLERİ DE MASADAYDI</h3>

<p>Görüşmede yalnızca bölgesel güvenlik başlıkları değil, ABD ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ikili ilişkiler de ele alındı. İki lider, ortak çıkarları destekleyecek şekilde mevcut iş birliğinin daha da güçlendirilmesine yönelik başlıkları değerlendirdi. Resmi açıklamada ekonomik, askeri veya diplomatik alanlara ilişkin ayrı ayrı ayrıntı verilmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/son-saldirilardan-sonra-trump-ile-bae-lideri-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-bae.jpg" type="image/jpeg" length="61759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran tavrını değiştirdi; artık gemileri vurmuyor, kara listeye alıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-tavrini-degistirdi-artik-gemileri-vurmuyor-kara-listeye-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-tavrini-degistirdi-artik-gemileri-vurmuyor-kara-listeye-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine yönelik yeni uygulama kapsamında 56 gemiyi kara listeye aldı. Hürmüz Boğazı yönetiminin oluşturulmasıyla birlikte gündeme gelen karar, bölgeden geçiş yapan gemilere yönelik denetim ve kontrol sürecini öne çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin attığı yeni adımların ardından 56 geminin kara listeye alındığı bildirildi. Hürmüz Boğazı yönetiminin oluşturulmasıyla birlikte bölgedeki gemi trafiğinin kontrolüne yönelik yeni bir süreç devreye girerken, kara listeye alınan gemiler kararın doğrudan kapsadığı unsurlar arasında yer aldı. İran’ın uygulaması, küresel enerji taşımacılığının önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri yeniden gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI YÖNETİMİ KURULDU</h3>

<p>İran’ın attığı adımlar kapsamında Hürmüz Boğazı’na ilişkin bir yönetim oluşturuldu. Yeni yapı, boğazdaki deniz trafiğine ilişkin uygulamaların yürütülmesi ve gemilere yönelik süreçlerin yönetilmesi açısından merkezi bir konuma getirildi. Yönetimin kurulmasının ardından bölgeden geçen gemilere ilişkin kontroller ve uygulanacak kurallar da gündemin ana başlıkları arasına girdi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi ve devamında açık denizleri birbirine bağlayan stratejik bir deniz geçidi konumunda bulunuyor. Körfez ülkelerinden gerçekleştirilen petrol ve enerji sevkiyatının önemli bölümü deniz yoluyla Hürmüz üzerinden uluslararası pazarlara ulaştırılıyor.</p>

<h3>56 GEMİ KARA LİSTEYE ALINDI</h3>

<p>Yeni uygulamanın dikkat çeken başlıklarından biri kara liste kararı oldu. İran, Hürmüz Boğazı’ndaki süreç kapsamında toplam 56 gemiyi kara listeye aldı. Kararla birlikte söz konusu gemiler, İran’ın boğazdaki deniz trafiğine ilişkin oluşturduğu yeni uygulamanın kapsamına girdi.</p>

<p>Kara listedeki gemilerin isimleri, bayrakları, bağlı oldukları şirketler ve hangi gerekçelerle listeye dahil edildiklerine ilişkin ayrıntılar, kararın kapsamının belirlenmesi açısından önem taşıyor. Paylaşılan ilk bilgilerde 56 gemilik listenin varlığı öne çıkarken, listedeki gemilere ilişkin ayrıntılı bilgiler ayrıca takip ediliyor.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ TAŞIMACILIĞINDA ÖNEMLİ KONUMDA</h3>

<p>İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, dünya enerji taşımacılığındaki önemli deniz yollarından biri olarak kullanılıyor. Basra Körfezi’ndeki üretici ülkelerden hareket eden petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tankerleri, uluslararası deniz yollarına ulaşmak için Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.</p>

<p>Boğazın coğrafi konumu nedeniyle bölgede deniz trafiğini ilgilendiren kararlar yalnızca İran ve çevre ülkeleri açısından değil, uluslararası deniz taşımacılığı açısından da yakından takip ediliyor. Tankerlerin yanı sıra farklı türlerde ticari gemiler de Hürmüz güzergâhını kullanıyor.</p>

<h3>YENİ UYGULAMADA GEMİ TRAFİĞİ ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Hürmüz Boğazı yönetiminin kurulması ve 56 geminin kara listeye alınması, İran’ın bölgedeki deniz trafiğine yönelik uygulamalarının iki temel başlığını oluşturdu. Kara liste kapsamındaki gemilere uygulanacak prosedürler ile listenin ilerleyen süreçte güncellenip güncellenmeyeceğine ilişkin ayrıntılar, yapılacak resmi açıklamalarla netleşecek.</p>

<p>İran tarafından oluşturulan yeni yönetim mekanizmasının görev ve yetkileri, gemilerin geçiş sürecinde uygulanacak kurallar ve kara liste kararının operasyonel kapsamı da sürecin ayrıntıları arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-tavrini-degistirdi-artik-gemileri-vurmuyor-kara-listeye-aliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/iran-bogaz-yonetimi-44.jpg" type="image/jpeg" length="81161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa ve Hollanda ABD'deki altınlarını çekti; gözler Almanya'da]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransa-ve-hollanda-abddeki-altinlarini-cekti-gozler-almanyada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/fransa-ve-hollanda-abddeki-altinlarini-cekti-gozler-almanyada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’nın New York’taki altın rezervlerini çekmesinin ardından Hollanda Merkez Bankası da 78 tondan fazla altını New York’tan Londra’ya kaydırdı. Avrupa’da peş peşe gelen hamlelerin ardından gözler, 1.236 ton altını New York Fed’de tutan Almanya’ya çevrildi. Hollanda, kararın jeopolitik riskler karşısında kriz hazırlığını ve rezervlerin erişilebilirliğini güçlendirmeyi amaçladığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa merkez bankalarının altın rezervlerinin bulunduğu merkezlere ilişkin tercihleri yeniden gündeme geldi. Fransa’nın New York Merkez Bankası’nda bulunan altın rezervlerini çekmesinin ardından Hollanda Merkez Bankası da ABD’de tuttuğu 78 tondan fazla altını Londra’ya kaydırdı. Hollanda’nın kararı, jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde rezervlerin farklı ülkeler arasında daha dengeli dağıtılması ve kriz dönemlerinde altına daha kolay erişilmesi gerekçesiyle açıklandı. Fransa ve Hollanda’nın peş peşe attığı adımların ardından Avrupa’nın en büyük altın rezervine sahip ülkelerinden Almanya’nın New York’ta tuttuğu 1.236 tonluk rezerv yeniden gündeme geldi.</p>

<h3>HOLLANDA NEW YORK'TAKİ 78 TONDAN FAZLA ALTINI LONDRA'YA KAYDIRDI</h3>

<p>Hollanda Merkez Bankası, altın rezervlerinin coğrafi dağılımında değişikliğe giderek New York’ta bulunan 78 tondan fazla altını Londra’ya taşıma kararı aldı. Banka, hamlenin rezervlerin farklı merkezler arasında daha dengeli dağıtılması, krizlere hazırlığın güçlendirilmesi ve gerektiğinde altına daha kolay erişilebilmesi amacıyla gerçekleştirildiğini açıkladı. Hollanda Merkez Bankası’nın toplam altın rezervinin yaklaşık 612 ton olduğu belirtilirken, Ottawa’da tutulan yaklaşık 7 ton altının da Londra’ya kaydırılması kararlaştırıldı.</p>

<h3>85 TONLUK DEĞİŞİMİN TAMAMI FİZİKSEL TAŞIMAYLA YAPILMADI</h3>

<p>New York’tan 78 tondan fazla ve Ottawa’dan yaklaşık 7 ton olmak üzere yaklaşık 85 tonluk rezervin tamamı külçeler halinde Atlantik’in diğer tarafına taşınmadı. Operasyon kapsamında ABD ve Kanada’dan Avrupa’ya fiziksel olarak yaklaşık 27 ton altın gönderilirken, kalan miktarın Amerika kıtasında satıldığı ve aynı miktarda yeni altının Londra’dan satın alındığı belirtildi. Rezervlerin coğrafi dağılımı değiştirilirken büyük miktarda altının kıtalar arasında fiziksel olarak taşınması gerekliliği de azaltılmış oldu.</p>

<h3>NEW YORK YERİNE LONDRA TERCİH EDİLDİ</h3>

<p>Hollanda Merkez Bankası Başkanı Olaf Sleijpen, altınların Londra’ya kaydırılmasıyla rezervlerin alınıp satılabilirliğinin artırıldığını açıkladı. Londra’nın dünyanın en büyük fiziki altın ticaret merkezlerinden biri olması, rezervlerin İngiltere Merkez Bankası’nda tutulmasında belirleyici unsurlar arasında gösterildi. Hollanda Merkez Bankası, Londra’daki altınların uluslararası ticaret standartlarına uygun olduğunu ve kriz durumunda başka bir kıtada bulunan rezervlere kıyasla daha kolay erişilebileceğini bildirdi.</p>

<h3>FRANSA DA NEW YORK'TAKİ ALTINLARINI ÇEKTİ</h3>

<p>Hollanda’nın aldığı karar Avrupa’da benzer yönde atılan ilk adım olmadı. Fransa, Temmuz 2025 ile Ocak 2026 arasındaki süreçte New York’ta tuttuğu kalan yaklaşık 129 tonluk altın rezervini tasfiye etti. Operasyonda altının tamamı fiziksel olarak ABD’den Avrupa’ya taşınmadı; rezervlerin bir bölümü New York’ta satılarak Avrupa’da aynı miktarda yeniden altın satın alındı. Fransa Merkez Bankası yönetimi işlemin siyasi gerekçeyle yapılmadığını açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>FRANSA VE HOLLANDA'NIN ARDINDAN GÖZLER ALMANYA'DA</h3>

<p>Fransa ve Hollanda’nın ABD’deki altın rezervlerini azaltmasının ardından Almanya’nın rezervlerinin dağılımı yeniden dikkat çekti. Bundesbank’ın 31 Aralık 2025 tarihli verilerine göre Almanya’nın toplam yaklaşık 3.350 tonluk altın rezervinin 1.710 tonu Frankfurt’ta, 1.236 tonu New York Federal Reserve Bank’ta ve 404 tonu Londra’daki İngiltere Merkez Bankası’nda tutuluyor. New York’taki 1.236 tonluk rezerv, Almanya’nın toplam altın varlığının yaklaşık yüzde 37’sine karşılık geliyor.</p>

<h3>ALMANYA DAHA ÖNCE NEW YORK'TAN 300 TON ALTIN GETİRMİŞTİ</h3>

<p>Almanya geçmiş yıllarda da altın rezervlerinin bulunduğu merkezlerde değişikliğe gitmişti. Bundesbank tarafından 2013’te başlatılan program kapsamında New York’tan toplam 300 ton, Paris’ten ise 374 ton altın Frankfurt’a taşındı. Programın tamamlanmasının ardından Almanya altın rezervlerinin yaklaşık yarısını Frankfurt’ta, önemli bölümünü New York’ta ve kalan kısmını Londra’da tutmaya devam etti. Bundesbank, New York ve Londra’daki rezervlerin önemli altın ve döviz ticaret merkezlerine hızlı erişim sağladığını açıklamıştı.</p>

<h3>NEW YORK'TA 1.236 TON ALMAN ALTINI BULUNUYOR</h3>

<p>Bundesbank’ın son açıklanan rezerv dağılımına göre New York Fed’de tutulan Alman altınının miktarı 1.236 ton seviyesinde bulunuyor. Almanya böylece Fransa ve Hollanda’dan farklı olarak rezervlerinin önemli bir bölümünü ABD’de tutmayı sürdürüyor. Bundesbank geçmiş açıklamalarında New York’taki altınların rezerv yönetimi açısından işlevini koruduğunu ve gerektiğinde altının kısa sürede yabancı para birimlerine çevrilebilmesinin depolama tercihleri arasında bulunduğunu belirtmişti.</p>

<h3>MERKEZ BANKALARININ ALTINA İLGİSİ ARTIYOR</h3>

<p>Hollanda’nın kararı, altın fiyatlarının yükseldiği ve merkez bankalarının rezervlerinde değerli metale ayırdığı payın arttığı bir döneme denk geldi. Altının fiyatı son 12 ayda yaklaşık yüzde 25 yükselerek ons başına yaklaşık 4 bin 364 dolar seviyesine ulaştı. Fransa ve Hollanda’nın rezervlerinin bulunduğu merkezlerde yaptığı değişiklikler de merkez bankalarının altın varlıklarının erişilebilirliği, likiditesi ve coğrafi dağılımına ilişkin tercihlerini yeniden gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransa-ve-hollanda-abddeki-altinlarini-cekti-gozler-almanyada</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/new-york-altin-merkez-bankasi.jpg" type="image/jpeg" length="38910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran, Kuveyt'teki Amerikan üslerini 24 saatte ikinci kez vurdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-kuveytteki-amerikan-uslerini-24-saatte-ikinci-kez-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-kuveytteki-amerikan-uslerini-24-saatte-ikinci-kez-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, ABD ile çatışmaların yeniden tırmandığı Orta Doğu’da Kuveyt’te bulunan Amerikan askeri üslerini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Kuveyt ordusu İran’dan gelen füze ve İHA’lara karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini açıklarken, Tahran yönetimi saldırının ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarına karşılık gerçekleştirildiğini bildirdi. İran’ın ABD üslerini vurduğu yönündeki açıklaması Kuveyt veya Washington tarafından henüz doğrulanmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran ile ABD arasındaki çatışmaların Orta Doğu’daki etkileri genişlerken, İran 3 Eylül Perşembe günü sabaha karşı Kuveyt’teki ABD askeri üslerini hedef alan yeni bir füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenledi. İran devlet televizyonu saldırının Kuveyt’te bulunan Amerikan askeri varlıklarına yönelik gerçekleştirildiğini açıklarken, Kuveyt ordusu ülkeye yönelen İran kaynaklı füze ve İHA’lara karşı hava savunma sistemlerinin harekete geçtiğini duyurdu.</p>

<h3>İRAN KUVEYT’TEKİ ABD ÜSLERİNİ HEDEF ALDI</h3>

<p>İran devlet televizyonundan yapılan açıklamada, Tahran’ın Kuveyt’teki ABD askeri üslerini hedef aldığı ve saldırının ABD’nin İran’a yönelik son operasyonlarına karşılık düzenlendiği belirtildi. İran tarafı, saldırıların Amerikan askeri varlıklarını hedef aldığını bildirirken, Kuveyt ve ABD makamlarından üslerin doğrudan vurulduğunu doğrulayan bir açıklama henüz gelmedi.</p>

<p>İran daha önce Kuveyt’teki Ali es-Salim Hava Üssü’nde bulunan ABD askeri unsurlarını da hedef aldığını açıklamıştı. İran Devrim Muhafızları, söz konusu saldırıda üssün bazı bölümlerinin vurulduğunu ve Amerikan askeri unsurlarının zarar gördüğünü öne sürmüştü. Kuveyt makamları ise İran’dan gelen füze ve insansız hava araçlarının engellendiğini duyurmuş, can kaybı bildirmemişti.</p>

<h3>KUVEYT HAVA SAVUNMASI FÜZE VE İHA’LARA KARŞI DEVREDE</h3>

<p>Kuveyt Genelkurmay Başkanlığı, İran’dan yönelen füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı ülkenin hava savunma sistemlerinin aktif şekilde müdahale ettiğini açıkladı. Kuveyt ordusunun açıklamasında hava savunma unsurlarının gelen hedefleri karşılamaya başladığı belirtilirken, ülkede duyulan patlama seslerinin de savunma sistemlerinin müdahaleleriyle bağlantılı olabileceği bildirildi.</p>

<p>Yetkililer halka güvenlik talimatlarına uyma çağrısı yaparken, saldırının ardından ilk açıklamalarda can kaybı veya oluşan hasara ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Kuveyt yönetimi İran’ın saldırılarını daha önce ülkenin egemenliğine yönelik ihlal olarak nitelendirmiş ve güvenliğini korumak için gerekli önlemleri alma hakkına sahip olduğunu açıklamıştı.</p>

<h3>İRAN’IN ÜSLERİ VURDUĞU İDDİASI HENÜZ DOĞRULANMADI</h3>

<p>İran tarafından yapılan açıklamalarda Kuveyt’teki Amerikan askeri tesislerinin vurulduğu öne sürüldü. Tahran yönetiminin daha önceki saldırılara ilişkin açıklamalarında Ali es-Salim Hava Üssü’ndeki ABD komutanlığına ait alanlar, İHA hangarları ve bazı askeri unsurların hedef alındığı iddia edildi. İran’ın söz konusu hasar ve kayıp iddiaları Kuveyt veya ABD makamları tarafından doğrulanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KUVEYT İKİ GÜN ÜST ÜSTE İRAN SALDIRILARININ HEDEFİ OLDU</h3>

<p>Kuveyt, İran’ın ABD bağlantılı hedeflere yönelik saldırılarında iki gün üst üste hedef alınan ülkelerden biri oldu. İran Devrim Muhafızları bir önceki saldırıda Ali es-Salim Hava Üssü’ndeki Amerikan askeri varlığını hedef aldığını açıklarken, Kuveyt ordusu füze ve insansız hava araçlarının hava savunma sistemleri tarafından karşılandığını duyurmuştu.</p>

<p>Kuveyt yönetimi saldırıları ülke egemenliğinin ihlali olarak değerlendirmiş, ulusal güvenliği ve çıkarlarını korumaya yönelik gerekli adımları atma hakkının bulunduğunu bildirmişti. İran’ın 3 Eylül’de gerçekleştirdiği yeni saldırıyla birlikte Kuveyt’teki ABD askeri varlıkları yeniden Tahran’ın hedefleri arasına girdi.</p>

<h3>İRAN ABD BAĞLANTILI HEDEFLERE SALDIRILARI GENİŞLETTİ</h3>

<p>İran’ın saldırıları Kuveyt ile sınırlı kalmadı. Tahran yönetimi son saldırı dalgasında Bahreyn, Ürdün ve Irak’ın Erbil bölgesinde bulunan ABD askeri üsleri ve Amerikan bağlantılı hedeflere yönelik füze ve İHA saldırıları gerçekleştirdiğini açıkladı. İran’ın saldırılarında Körfez ülkelerindeki hava savunma sistemleri de art arda devreye girdi.</p>

<p>İran’ın son saldırıları, ABD’nin İran’daki askeri hedeflere yönelik geniş çaplı operasyonlarının ardından gerçekleştirildi. ABD Merkez Komutanlığı son saldırılarında İran’ın hava savunma tesisleri, radar sistemleri ve deniz unsurlarını hedef aldığını açıklarken, İran saldırılara bölgedeki ABD askeri varlıklarını hedef alarak karşılık verdiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-kuveytteki-amerikan-uslerini-24-saatte-ikinci-kez-vurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/kuveyt-344.jpg" type="image/jpeg" length="57018"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa basını Türkiye’nin yeni dengesini yazdı: NATO ile Batı, ŞİÖ ile Avrasya]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-basini-turkiyenin-yeni-dengesini-yazdi-nato-ile-bati-sio-ile-avrasya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-basini-turkiyenin-yeni-dengesini-yazdi-nato-ile-bati-sio-ile-avrasya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa merkezli Euronews, Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi’nin ardından Türkiye’nin dış politikadaki konumuna dikkat çekti. Haberde Türkiye’nin NATO aracılığıyla Batı ile geleneksel bağlarını korurken ŞİÖ ortaklığını Avrasya’daki etkisini güçlendirmek için kullandığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise ŞİÖ’yü 3,5 milyar nüfusu ve 35 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle “çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsuru” olarak tanımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa basını, Kırgızistan’da gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi’nin ardından Türkiye’nin Batı ve Avrasya arasındaki dış politika çizgisini gündemine aldı. Euronews, 1 Eylül’de yayımladığı haberinde ŞİÖ’nün Batı’nın küresel etkisini dengelemeyi amaçlayan yapısını ele alırken Türkiye’ye ayrı bir bölüm ayırdı.</p>

<p>“Çin ve Türkiye çok taraflılığı övüyor” başlığı altında Ankara’nın ŞİÖ ile ilişkilerini değerlendiren Euronews, Türkiye’nin örgütte ortak statüsünde bulunduğuna dikkat çekti. Haberde Ankara’nın ŞİÖ platformunu bölgedeki konumunu güçlendirmek amacıyla kullandığı, örgütle kurulan ortaklığın ise Türkiye’nin dengeli dış politikasının bir parçası olarak görüldüğü ifade edildi.</p>

<h3>EURONEWS: TÜRKİYE BATI İLE BAĞLARINI KORURKEN AVRASYA’DA ETKİSİNİ ARTIRIYOR</h3>

<p>Euronews’un Türkiye değerlendirmesinde NATO ve ŞİÖ arasındaki konum özellikle öne çıktı. Avrupa merkezli yayın kuruluşu, Türkiye’nin NATO aracılığıyla Batı ile geleneksel ilişkilerini sürdürürken aynı zamanda Avrasya’daki etkisini güçlendirmeye çalıştığını yazdı.</p>

<p>Haberde Türkiye’nin ŞİÖ ortaklığının çok yönlü dış politikanın bir parçası olduğu belirtildi. Ankara’nın Batılı kurumlarla ilişkilerini sürdürürken Avrasya’daki siyasi ve ekonomik platformlarda da etkinliğini artırmaya çalıştığı vurgulandı.</p>

<h3>ERDOĞAN: ŞİÖ HER ALANDA YÜKSELEN BİR YILDIZ</h3>

<p>Euronews, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede Şanghay İşbirliği Örgütü hakkında kullandığı ifadeleri de okuyucularına aktardı. Erdoğan, ŞİÖ’yü “her alanda yükselen bir yıldız” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, örgütün ulaştığı nüfus ve ekonomik büyüklüğe de dikkat çekerek, “3,5 milyar nüfusu ve 35 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılasıyla çok kutuplu düzenin vazgeçilmez bir unsurudur” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ŞİÖ İÇİN “BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN TAMAMLAYICISI” MESAJI</h3>

<p>Erdoğan’ın zirvedeki konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de ŞİÖ’nün küresel sistemdeki rolü oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, örgütü Birleşmiş Milletler’in tamamlayıcısı olarak nitelendirdi.</p>

<p>ŞİÖ’nün yapısının Türkiye’nin dış politika anlayışıyla örtüştüğünü ifade eden Erdoğan, örgütün “bölgesel sahiplenme merkezli çok boyutlu dış politikamızla uyumlu bir yapıya sahip olduğunu” söyledi.</p>

<h3>“ÇATIŞMALARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN SORUMLULUK ALIYORUZ”</h3>

<p>Türkiye’nin çevresindeki çatışmalara yönelik politikasına da değinen Erdoğan, Ankara’nın diyalog ve diplomasi yoluyla çözüm arayışını sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak çevremizdeki çatışmaların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümü için sorumluluk alıyoruz” mesajını verdi. Açıklamalar, Euronews’un Türkiye’nin çok boyutlu dış politika çizgisine ilişkin değerlendirmesinde de yer aldı.</p>

<h3>ÇİN DE ÇOK KUTUPLU DÜZEN VURGUSU YAPTI</h3>

<p>Euronews, zirvedeki Türkiye değerlendirmesini Çin’in çok taraflılık mesajlarıyla aynı bölümde ele aldı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ŞİÖ’nün “evrensel güvenlik ortamını” desteklemesi gerektiğini söylerken hegemonya, tek taraflılık ve korumacılığı eleştirdi.</p>

<p>Şi, çok kutupluluğun “geri döndürülemez bir eğilim” olduğunu belirterek tek veya birkaç ülkenin hakimiyetinin ve blok siyasetinin gerçek çok taraflılık anlamına gelmediğini ifade etti.</p>

<h3>ŞİÖ 10 ÜLKEYİ AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTURUYOR</h3>

<p>Euronews’un haberinde Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Çin, Hindistan, İran, Pakistan, Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan olmak üzere 10 üyeden oluştuğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırgızistan’daki 25’inci zirvede örgüt üyelerinin yanı sıra Orta Asya, Hazar bölgesi, Orta Doğu ve Asya’nın farklı bölgelerinden diyalog ortakları da bir araya geldi. Euronews, örgüt içindeki ülkelerin farklı ve zaman zaman birbiriyle uyuşmayan çıkarlara sahip olduğuna da dikkat çekti.</p>

<h3>ULAŞIM KORİDORLARI VE ENERJİ GÜVENLİĞİ ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Erdoğan’ın konuşmasında ŞİÖ’nün yalnızca siyasi ve güvenlik alanındaki rolü değil, ulaşım ve enerji alanındaki potansiyeli de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kesintisiz ve güvenli ulaşım koridorlarının bölge ülkelerinin refahı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>Erdoğan, ŞİÖ’nün barış ve istikrarın sağlanmasının yanı sıra güvenli ulaşım koridorlarının oluşturulması ve enerji arz güvenliği gibi alanlarda da rol oynayabileceğini söyledi.</p>

<h3>ORTA ASYA VE KAFKASYA’DA YENİ TİCARET KORİDORLARI GÜNDEMDE</h3>

<p>Zirvede Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkeleri de yeni ticaret ve ulaşım bağlantılarını gündeme taşıdı. Euronews, İran’daki savaş ve Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler nedeniyle geleneksel güzergahlardaki aksamaların Orta Asya ve Hazar bölgesini yeni küresel ticaret çözümleri açısından daha fazla öne çıkardığını aktardı.</p>

<p>Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ŞİÖ ülkeleri arasındaki ticaret hacminin 1 trilyon dolara ulaştığını açıkladı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ise bölgeler arası projeler, doğal kaynak yönetimi, dijital hizmetler ve sağlık alanındaki çalışmalar için bir banka kurulmasını önerdi.</p>

<h3>ŞİÖ’DEN YAPAY ZEKA VE ENERJİ KARARLARI</h3>

<p>Zirvenin sonunda Bişkek Deklarasyonu imzalanırken ŞİÖ’nün kurucu belgesinde değişiklik öngören bir protokol de kabul edildi. Güvenlik alanında Taşkent merkezli Güvenlik Tehditleriyle Mücadele Evrensel Merkezi ile Duşanbe’de uyuşturucuyla mücadele merkezine ilişkin düzenlemeler onaylandı.</p>

<p>Liderler ayrıca yapay zeka, iklim, enerji ve bilgi güvenliği alanlarında çeşitli belgeler kabul etti. Nükleer güvenliğe ilişkin bir deklarasyon ile Afrika Birliği’yle iş birliğinin geliştirilmesine yönelik karar da zirvenin sonuçları arasında yer aldı.</p>

<h3>AVRUPA BASININDA TÜRKİYE’NİN BATI-AVRASYA DENGESİ</h3>

<p>Euronews’un ŞİÖ Zirvesi sonrasında yaptığı Türkiye değerlendirmesinin merkezinde Ankara’nın çok yönlü dış politika çizgisi yer aldı. Avrupa merkezli yayın kuruluşu, Türkiye’nin NATO üyeliği üzerinden Batı ile geleneksel bağlarını korurken ŞİÖ ortaklığı üzerinden Avrasya’daki konumunu güçlendirmeye çalıştığını belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ŞİÖ’yü çok kutuplu dünya düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biri olarak tanımlaması, örgütün Türkiye’nin çok boyutlu dış politikasıyla uyumlu olduğunu söylemesi ve ulaşım ile enerji güvenliğine vurgu yapması da Euronews’un haberinde Türkiye açısından öne çıkarılan başlıklar oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-basini-turkiyenin-yeni-dengesini-yazdi-nato-ile-bati-sio-ile-avrasya</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-sio.jpg" type="image/jpeg" length="33087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya'dan Alman yaptırımlarına sert karşılık kararı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusyadan-alman-yaptirimlarina-sert-karsilik-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rusyadan-alman-yaptirimlarina-sert-karsilik-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanlığı, Leipzig-Halle Havalimanı’nda patlayıcı düzenek taşıdığı değerlendirilen bir İHA bulunmasının ardından Almanya’nın Moskova’ya yönelik aldığı tedbirlere tepki gösterdi. Berlin yönetiminin suçlamalarını reddeden Rusya, Almanya’nın Moskova Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Bernd Finke’yi Dışişleri Bakanlığına çağırdı ve alınan kararlara “sert karşılık verileceğini” açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya ile Almanya arasındaki ilişkiler, Leipzig-Halle Havalimanı’nda bulunan insansız hava aracı nedeniyle yeni bir gerilim dönemine girdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Almanya’nın olaydan Moskova’yı sorumlu tutarak aldığı tedbirleri kabul etmediklerini açıkladı ve Berlin yönetiminin kararlarına karşı harekete geçileceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Almanya’nın Leipzig-Halle Havalimanı’nda patlayıcı yüklü olduğu değerlendirilen bir İHA bulunmasının ardından Rusya’ya karşı çeşitli tedbirler aldığı hatırlatıldı. Moskova yönetimi, olayla ilgili kendisine yöneltilen suçlamaları reddederken Almanya’nın yaklaşımını ikili ilişkileri daha da kötüleştirecek bir adım olarak nitelendirdi.</p>

<h3>ALMANYA’NIN MOSKOVA MASLAHATGÜZARI BAKANLIĞA ÇAĞRILDI</h3>

<p>Almanya’nın aldığı kararların ardından ülkenin Moskova Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Bernd Finke, Rusya Dışişleri Bakanlığına çağrıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, görüşme sırasında Rus tarafının Leipzig-Halle Havalimanı’ndaki İHA olayıyla bağlantılı olarak kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediği bildirildi.</p>

<p>Rusya, olayın sorumluluğunun Moskova’ya yüklenmesine karşı çıkarken Almanya’nın soruşturma kapsamında elde edildiğini açıkladığı bulguların Rusya’yı sorumlu tuttuğu yönündeki değerlendirmelerini de reddetti. Diplomatik çağrı, Berlin’in bir gün önce açıkladığı kapsamlı tedbirlerin ardından geldi.</p>

<h3>“ALMANYA YÖNETİMİNİN EYLEMLERİNE SERT KARŞILIK VERİLECEK”</h3>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Berlin yönetiminin attığı adımların Rusya-Almanya ilişkilerinin tamamen bozulmasına yönelik olduğu savunuldu. Almanya’nın ilişkilerdeki gerilimi artırmayı amaçlayan bir provokasyona bilinçli şekilde başvurduğu öne sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, “Berlin, Rusya-Almanya ilişkilerindeki durumu gerginleştirmeyi amaçlayan provokasyona bilinçli şekilde başvurdu. Almanya yönetiminin eylemlerine sert karşılık verilecek” ifadelerine yer verildi. Rusya’nın söz konusu karşılığının hangi diplomatik veya siyasi tedbirleri kapsayacağına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>LEIPZIG-HALLE HAVALİMANI’NDA İHA BULUNMUŞTU</h3>

<p>Almanya’daki Leipzig-Halle Havalimanı’nda 4 Ağustos 2026 tarihinde Ukrayna’ya ait bir nakliye uçağının yakınında insansız hava aracı bulunmuştu. Alman makamlarının incelemesinde İHA’nın patlayıcı düzenek içerdiğinin değerlendirildiği açıklanmıştı.</p>

<p>Olay, havalimanındaki Ukrayna’ya ait nakliye uçağının yakınında gerçekleşmesi nedeniyle güvenlik makamlarının incelemesine alınmış ve soruşturma başlatılmıştı. İHA’nın teknik özellikleri ile olayın arkasındaki kişi veya yapıların belirlenmesine yönelik incelemeler Almanya’da devam etmişti.</p>

<h3>ABD İSTİHBARATINDAN RUSYA İDDİASI</h3>

<p>Olayın ardından ABD istihbaratı da bulunan İHA hakkında değerlendirmede bulunmuştu. ABD istihbaratı, patlayıcı yüklü olduğu belirtilen insansız hava aracının bazı özelliklerinin Rus askeri istihbaratına “özgü” olduğunu iddia etmişti.</p>

<p>Söz konusu değerlendirme, Almanya’nın yürüttüğü soruşturmanın ardından Rusya’ya yönelik suçlamaların önemli başlıklarından biri haline geldi. Moskova yönetimi ise kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddetti.</p>

<h3>ALMANYA RUSYA’YA KARŞI BİR DİZİ TEDBİR AÇIKLADI</h3>

<p>Almanya hükümeti, 1 Eylül 2026 tarihinde Leipzig-Halle Havalimanı’ndaki olayla ilgili yürütülen soruşturmanın sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı. Berlin yönetimi, soruşturma kapsamında elde edilen bulguların olaydan Rusya’nın sorumlu olduğuna işaret ettiğini belirterek Moskova’ya yönelik bir dizi tedbir kararı aldı.</p>

<p>Almanya’nın açıkladığı kararlar diplomatik temsilciliklerden Rus vatandaşlarının ülkeye giriş kontrollerine kadar çeşitli alanları kapsadı. Berlin yönetimi ayrıca Rusya bağlantılı olduğu öne sürülen deniz taşımacılığı faaliyetlerine yönelik baskının da artırılacağını duyurdu.</p>

<h3>RUSYA’NIN BONN BAŞKONSOLOSLUĞU 18 EYLÜL’DE KAPATILACAK</h3>

<p>Almanya hükümetinin kararı doğrultusunda Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğunun 18 Eylül 2026 itibarıyla kapatılması öngörülüyor. Karar, Leipzig-Halle Havalimanı’ndaki İHA olayının ardından açıklanan en dikkat çekici diplomatik tedbirlerden biri oldu.</p>

<p>Almanya ayrıca Berlin’de faaliyet gösteren Rus Evi ile ilgili sözleşmenin feshedileceğini açıkladı. Rus vatandaşlarına yönelik ülkeye giriş kontrollerinin sıkılaştırılması da hükümet tarafından alınan kararlar arasında yer aldı.</p>

<h3>“GÖLGE FİLO”YA YÖNELİK BASKI ARTIRILACAK</h3>

<p>Berlin yönetiminin açıkladığı tedbirler arasında Rusya’nın “gölge filosu” olarak nitelendirilen deniz taşımacılığı faaliyetlerine yönelik baskının artırılması da bulunuyor. Almanya, söz konusu gemilere yönelik denetim ve yaptırım uygulamalarının daha sıkı hale getirileceğini duyurdu.</p>

<p>Leipzig-Halle Havalimanı’nda 4 Ağustos’ta başlayan İHA soruşturması, Almanya’nın 1 Eylül’de açıkladığı tedbirler ve Rusya’nın 2 Eylül’de verdiği karşılıkla diplomatik krize dönüştü. Moskova yönetimi Berlin’in kararlarını reddederken Almanya’nın eylemlerine karşı sert karşılık verileceğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusyadan-alman-yaptirimlarina-sert-karsilik-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/almanya-rusya.jpg" type="image/jpeg" length="78878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail'in niyetini ve nihai amacını açıkça beyan etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-niyetini-ve-nihai-amacini-acikca-beyan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-niyetini-ve-nihai-amacini-acikca-beyan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin bölgeden ayrılmasını kalıcı çözümün bir parçası olarak gördüklerini söyledi. Katz, Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesine yönelik planın ilerleyen dönemde yeniden gündeme gelebileceğini belirtirken, İsrail'in deniz ve hava yoluyla tahliye için hazır olduğunu savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesine yönelik İsrail'in yaklaşımına ilişkin açıklamalarda bulundu. İsrail merkezli Ynet tarafından İsrail Demokrasi Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen konferansa katılan Katz, gazeteci Moran Azoulay'ın sorularını yanıtladı ve Gazze'nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde Filistin nüfusunun bölgeden ayrılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Katz, Gazze'deki Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesine yönelik yaptığı açıklamada, "Sonunda göç olmadan Gazze için gerçek bir çözüm yok" ifadelerini kullandı. İsrailli Bakan, Filistin nüfusunun Gazze'den çıkarılmasına yönelik planın ilerleyen dönemde yeniden gündeme gelebileceğini de söyledi.</p>

<h3>KATZ: HAMAS'IN TAAHHÜTLERİNE GÖRE YENİ ADIMLAR ATILACAK</h3>

<p>Israel Katz, İsrail'in Gazze konusunda yeni adımlar atmasının Hamas'ın taahhütlerini yerine getirip getirmediğinin anlaşılmasına bağlı olduğunu belirtti. Hamas'ın yükümlülüklerine uymadığının netleşmesi halinde askeri ve bölgesel alanların da dahil olduğu yeni bir sürecin başlayacağını ifade etti.</p>

<p>Katz, sürecin hangi aşamada hızlanabileceğine ilişkin, "O an gelecek. Ne zaman geleceği ise Hamas'ın taahhütlerini yerine getirmediğinin netleşmesine bağlı. Ardından askeri, bölgesel ve diğer alanlarda ilerlemek için yeşil ışık yakılacak ve bu süreç hız kazanacak" dedi.</p>

<h3>“GAZZELİLERİN YÜZDE 80'İ GÖÇ ETMEK İSTİYOR” İDDİASI</h3>

<p>İsrail Savunma Bakanı Katz, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin büyük bölümünün bölgeden ayrılmak istediğini de ileri sürdü. Katz, Gazze'deki Filistinlilerin yüzde 80'inin göç etmek istediğini iddia etti.</p>

<p>Katz'ın söz konusu iddiası, İsrail ordusuna bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi'nin, COGAT'ın, mayıs ayında gündeme gelen bir araştırmasına dayanıyor.</p>

<p>İsrail basınında yer alan haberlere göre araştırmaya katılan Gazzelilerin yaklaşık yüzde 80'i, Refah ve Kerem Ebu Salim sınır kapıları üzerinden üçüncü bir ülkeye yerleşmeye yönelik oluşturulabilecek mekanizmalar hakkında bilgi almak istediklerini belirtti.</p>

<p>Araştırmanın yöntemi, örneklem büyüklüğü ve elde edilen sonuçların Gazze Şeridi'ndeki nüfusun tamamını ne ölçüde temsil ettiği konusunda ise bağımsız ve ayrıntılı bilgiler kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<h3>KATZ GAZZELİLERİN NEDEN AYRILMADIĞINA İLİŞKİN İKİ GEREKÇE SUNDU</h3>

<p>Katz, Gazze'deki Filistinlilerin bugüne kadar bölgeden ayrılmamasının nedeninin Hamas ve onları kabul edecek ülkelerin bulunamaması olduğunu savundu. İsrailli Bakan, Hamas'ın Filistinlilerin ayrılmasına izin vermediğini öne sürerken, Gazze'den çıkacak kişileri kabul etmeye hazır ülkelerin de bulunmadığını söyledi.</p>

<p>İsrail'in gerekli koşulların ortaya çıkması halinde Filistinlileri Gazze'den çıkarmaya hazır olduğunu belirten Katz, söz konusu tahliyenin deniz ve hava yoluyla gerçekleştirilebileceğini ifade etti.</p>

<h3>MISIR'IN PLANA KARŞI OLDUĞUNU SÖYLEDİ</h3>

<p>Israel Katz, Gazze'deki Filistin nüfusunun başka ülkelere gönderilmesine yönelik süreçte Mısır'ın tutumuna da değindi. Katz, Mısır'ın plana karşı çıktığını ve nüfus transferinin Mısır üzerinden gerçekleştirilemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Katz'ın açıklamasına göre İsrail, kara yolu üzerinden Mısır seçeneğinin uygulanabilir olmaması halinde deniz ve hava yollarını alternatif olarak değerlendiriyor.</p>

<h3>ABD VE TRUMP'A İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Katz, Gazze'deki Filistinlileri kabul edebilecek ülkelerin ABD'nin desteğini istediğini de ileri sürdü. İsrail Savunma Bakanı, ABD Başkanı Donald Trump'ın konuya ilişkin planı tamamen iptal etmediğini ancak geçici olarak dondurduğunu iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katz'ın açıklamalarında, Filistinlilerin Gazze'den başka ülkelere yerleştirilmesine yönelik girişimlerde Washington'ın vereceği desteğin, kabul edebilecek ülkeler açısından önem taşıdığı görüşü dile getirildi.</p>

<h3>İSRAİL PLANIN ADINI DEĞİŞTİRMİŞTİ</h3>

<p>İsrail basını, haziran ayı sonunda Tel Aviv yönetiminin Gazze'deki Filistinlilerin bölgeden ayrılmasını teşvik etmeyi amaçlayan planın adını değiştirdiğini bildirmişti.</p>

<p>Haberlere göre İsrailli yetkililer, uluslararası kamuoyunda yoğun tepkiyle karşılanan "gönüllü göç" ifadesi yerine "Hareket Özgürlüğü Planı" adını kullanmaya başladı.</p>

<p>İsrail'in Kanal 13 televizyonu da güvenlik yetkilileri ve Mossad mensuplarına "gönüllü göç" ifadesini kullanmamaları yönünde talimat verildiğini aktarmıştı.</p>

<h3>MOSSAD YETKİLİLERİNİN KATILDIĞI TOPLANTI GÜNDEME GELMİŞTİ</h3>

<p>Haaretz gazetesi, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Shmuel Ben Ezra'nın Gazze'deki Filistinlilerin bölgeden ayrılmasının teşvik edilmesi konusunda acil bir toplantı düzenlediğini yazmıştı.</p>

<p>Gazetede yer alan habere göre toplantıya Mossad yetkilileri de katılmıştı. Mossad temsilcilerinin toplantıda, o tarihe kadar Gazze'den çıkarılması planlanan Filistinlileri kabul etmeye hazır herhangi bir ülke bulunamadığını kabul ettiği belirtilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-niyetini-ve-nihai-amacini-acikca-beyan-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/katz-44.jpg" type="image/jpeg" length="50642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taliban yönetiminden dünyaya entegrasyon mesajı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-yonetiminden-dunyaya-entegrasyon-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-yonetiminden-dunyaya-entegrasyon-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afganistan Kızılayı Başkanı ve İslam Emirliği’nin Doha’daki siyasi ofisinin eski üst düzey isimlerinden Şeyh Şahabeddin Dilaver, Afganistan’ın artık dünya ülkeleriyle diplomatik, ticari ve insani ilişkilerini geliştirmek istediğini söyledi. Taliban yönetiminin uluslararası sistemle ilişkilerini genişletme arayışına işaret eden Dilaver, bazı ülkelerin Afganistan’da güçlü ve birleşik bir hükümet istemediğini ve İslam Emirliği’nin uluslararası alanda tanınmamasında söz konusu yaklaşımın etkili oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afganistan Kızılayı Başkanı ve İslam Emirliği’nin Doha’daki siyasi ofisinin eski üst düzey isimlerinden Şeyh Şahabeddin Dilaver, Afganistan’ın dış dünyayla ilişkilerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tolo News’e konuşan Dilaver, yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesinin ardından ülkenin yeni bir döneme girdiğini belirterek Afganistan’ın dünya ülkeleriyle diplomatik, ticari ve insani ilişkilerini geliştirmek istediğini ifade etti.</p>

<p>Dilaver’in açıklamaları, Taliban yönetiminin Afganistan’ın uluslararası sistemle ilişkilerini genişletme ve dış dünyayla yeni diplomatik ve ekonomik kanallar oluşturma isteğini ortaya koydu. İslam Emirliği’nin siyasi müzakerelerin ötesinde devletler arası ilişkileri geliştirmeye yöneldiğini belirten Dilaver, Afganistan’ın artık dış müdahaleye boyun eğmeyen ancak uluslararası ilişkilerini sürdürmek isteyen bir ülke olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DİLAVER: DÜNYA ÜLKELERİYLE İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ</h3>

<p>Dilaver, yabancı güçlerin ülkeden çekilmesiyle birlikte Afganistan’daki siyasi koşulların değiştiğini belirtti. İşgalin sona ermesinin ardından geçmişte yürütülen siyasi müzakere süreçlerine duyulan ihtiyacın ortadan kalktığını ifade eden Dilaver, Afganistan’ın bundan sonraki dönemde dünya ülkeleriyle doğrudan ilişkilerini geliştirmeye odaklanacağını söyledi.</p>

<p>Afganistan’ın diplomatik, ticari ve insani alanlarda diğer ülkelerle ilişkilerini genişletmek istediğini vurgulayan Dilaver, mevcut yönetimin dış dünyadan tamamen izole bir politika izlemediğini belirtti. Açıklamalar, Taliban yönetiminin uluslararası tanınma arayışının yanı sıra ekonomik ve diplomatik entegrasyonu da önemli bir hedef olarak gördüğünü ortaya koydu.</p>

<h3>ULUSLARARASI TANINMA KONUSUNA DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Dilaver, İslam Emirliği’nin uluslararası alanda tanınmaması konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Bazı ülkelerin Afganistan’da güçlü ve birleşik bir merkezi hükümetin oluşmasını istemediğini savunan Dilaver, Taliban yönetiminin uluslararası tanınma sürecinde karşı karşıya kaldığı sorunların arkasında söz konusu yaklaşımın bulunduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Afganistan’ın siyasi, askeri ve ekonomik olarak yabancı güçlerin etkisi altında kalmasını isteyen ülkeler bulunduğunu öne süren Dilaver, mevcut yönetimin bağımsız hareket etme politikasını sürdüreceğini ifade etti.</p>

<h3>ABD’YE “DOHA ANLAŞMASI” ELEŞTİRİSİ</h3>

<p>Dilaver’in açıklamalarında ABD ile ilişkiler ve Doha Anlaşması da geniş yer tuttu. Afganistan Kızılayı Başkanı, Washington yönetiminin Doha Anlaşması’nın ardından Afganistan’a yönelik yaklaşık 3 bin ihlalde bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>ABD’nin İslam Emirliği’nden çeşitli taleplerde bulunmasının mevcut Afgan yönetiminin fiilen muhatap alındığını gösterdiğini savunan Dilaver, Washington ile Taliban arasında yürütülen geçmiş müzakereleri hatırlattı.</p>

<p>Dilaver, “Bizimle masaya oturdular, taahhütlerde bulundular ve ateşkesin nasıl uygulanacağını konuştular. Bütün bunlar ortada bir yönetimin bulunduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ABD’NİN TALEPLERİNİ “FİİLİ TANIMA” OLARAK YORUMLADI</h3>

<p>Dilaver, ABD’nin İslam Emirliği ile müzakere yürütmesini ve Taliban yönetiminden çeşitli taleplerde bulunmasını fiili tanıma olarak değerlendirdi. Washington yönetiminin resmi diplomatik tanıma kararı bulunmamasına rağmen Afganistan’daki mevcut yönetimle farklı konularda temas yürüttüğünü belirten Dilaver, geçmiş müzakerelerin de söz konusu durumu gösterdiğini savundu.</p>

<p>Doha’daki görüşmeler sırasında tarafların çeşitli taahhütlerde bulunduğunu ve ateşkes düzenlemelerinin ele alındığını hatırlatan Dilaver, söz konusu temasların Afganistan’da muhatap alınan bir yönetim bulunduğunu gösterdiğini ifade etti.</p>

<h3>AFGANLAR ARASI MÜZAKERELERİN BAŞARISIZLIĞINI ESKİ YÖNETİME BAĞLADI</h3>

<p>Afganlar arası müzakerelere de değinen Dilaver, görüşmelerin sonuçsuz kalmasında önceki Afganistan hükümetinin temsilcilerinin yeterince ciddi davranmamasının etkili olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Dilaver, yabancı güçlerin ülkeden çekilmesinin Afganistan’ın dış müdahaleye boyun eğmeyeceğini gösterdiğini söyledi. ABD ve NATO güçlerinin ülkeden ayrılmasının ardından Afganistan’ın siyasi yapısının tamamen değiştiğini belirten Dilaver, geçmişteki müzakere formatlarının da söz konusu değişimle birlikte anlamını yitirdiğini savundu.</p>

<h3>PAKİSTAN’A POLİTİKA ELEŞTİRİSİ</h3>

<p>Dilaver, Pakistan ile Afganistan arasında son dönemde yaşanan çatışmalara ilişkin de değerlendirmede bulundu. İslamabad yönetiminin Afganistan’a yönelik mevcut politikalarıyla hata yaptığını söyleyen Dilaver, iki ülke arasındaki sorunların mevcut yaklaşım üzerinden çözülemeyeceğini savundu.</p>

<p>Bazı ülkelerin Afganistan’ın siyasi, askeri ve ekonomik olarak dış güçlerin etkisi altında kalmasını istediğini öne süren Dilaver, Afganistan’ın bağımsız bir politika izlemeye devam edeceğini ifade etti.</p>

<h3>KADIN HAKLARI KONUSUNDA AÇIKLAMA</h3>

<p>Röportajda kadın hakları konusu da gündeme geldi. Dilaver, İslam Emirliği’nin kadınların haklarını güvence altına almaya bağlı olduğunu söyledi.</p>

<p>Kadınlar ve kız çocuklarının birçok alanda haklarının sağlandığını ifade eden Dilaver, Taliban yönetiminin konuya ilişkin mevcut politikasını savundu. Afganistan’daki kadınların eğitim, çalışma ve kamusal yaşama katılımına ilişkin uygulamalar ise Taliban yönetimiyle uluslararası toplum arasındaki temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<h3>TALİBAN YÖNETİMİNDEN ULUSLARARASI ENTEGRASYON MESAJI</h3>

<p>Dilaver’in açıklamalarında en dikkat çeken mesajlardan biri Afganistan’ın dış dünyayla ilişkilerinin geleceğine yönelik oldu. Taliban yönetiminin Afganistan’ın diplomatik, ticari ve insani alanlarda dünya ülkeleriyle ilişkilerini artırmak istediğini belirten Dilaver, ülkenin dış müdahaleye karşı bağımsızlık politikasını korurken uluslararası ilişkilerden uzak kalmayı hedeflemediğini ortaya koydu.</p>

<p>Afganistan’daki mevcut yönetimin uluslararası tanınma sorununun sürdüğü bir dönemde gelen açıklamalar, Taliban yönetiminin dünya ülkeleriyle diplomatik ve ekonomik entegrasyon arayışını sürdürdüğünü gösterdi. Dilaver, Afganistan’ın bundan sonraki dönemde devletlerle siyasi temaslarını artırmak, ticari ilişkilerini geliştirmek ve insani işbirliğini genişletmek istediğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-yonetiminden-dunyaya-entegrasyon-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/taliban-dilaver.jpg" type="image/jpeg" length="54308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman SWP'de Türkiye analizi: Ankara stratejik özerkliğini ilan ediyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyadan-dikkat-ceken-analiz-turkiye-stratejik-ozerkligini-ilan-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyadan-dikkat-ceken-analiz-turkiye-stratejik-ozerkligini-ilan-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın önde gelen dış politika ve güvenlik düşünce kuruluşlarından Stiftung Wissenschaft und Politik, NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin dış politikasını mercek altına aldı. Analizde Ankara’nın Batı’ya klasik anlamda geri dönmediği, ancak son yıllarda izlediği “stratejik özerklik” politikasının sınırlarının giderek daha görünür hale geldiği savunuldu. Türkiye’nin ABD ve Avrupa Birliği ile güvenlik, savunma sanayii ve ekonomik ilişkilerinin önemine dikkat çekilirken Ankara’nın Rusya, Çin ve]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’nın dış politika ve güvenlik alanındaki önemli düşünce kuruluşlarından Stiftung Wissenschaft und Politik (SWP), Türkiye’nin NATO Zirvesi sonrasındaki dış politika yönelimini ele alan kapsamlı bir analiz yayımladı. Alman hükümeti ve Federal Meclis’e dış ve güvenlik politikası konularında danışmanlık sağlayan Berlin merkezli kuruluş, Türkiye’nin son dönemde Batılı müttefikleriyle ilişkilerinde görülen yakınlaşmayı Ankara’nın geleneksel Batı ittifakına koşulsuz dönüşü olarak değerlendirmedi. Analizde Türkiye’nin çok yönlü dış politika arayışını devam ettirdiği, ancak “stratejik özerklik” olarak tanımlanan yaklaşımın siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki sınırlarının daha belirgin hale geldiği görüşüne yer verildi.</p>

<h3>SWP: TÜRKİYE BATI’YA GERİ DÖNMÜYOR</h3>

<p>SWP analizinin temel tezlerinden birini Türkiye’nin Batı ile son dönemde geliştirdiği ilişkilerin nasıl okunması gerektiği oluşturdu. Alman kuruluş, Ankara’nın ABD ve Avrupa ülkeleriyle temaslarının artmasının Türkiye’nin dış politikada yeniden tamamen Batı eksenine yöneldiği anlamına gelmediğini savundu.</p>

<p>Analizde Ankara’nın uzun süredir NATO üyeliğini sürdürürken aynı zamanda Rusya, Çin, Körfez ülkeleri ve Batı dışındaki diğer aktörlerle ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı hatırlatıldı. Türkiye’nin dış politika yaklaşımında mümkün olduğunca farklı güç merkezleriyle aynı anda ilişki kurma ve herhangi bir aktöre aşırı bağımlılıktan kaçınma hedefinin önemli yer tuttuğu belirtildi.</p>

<p>SWP’ye göre son gelişmeler ise söz konusu politikanın uygulanabileceği alanın sınırsız olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin özellikle güvenlik ve savunma alanındaki ihtiyaçları nedeniyle ABD ve Avrupa ile ilişkilerinin önemini koruduğuna dikkat çekildi.</p>

<h3>NATO ZİRVESİ ERDOĞAN İÇİN ÖNEMLİ BİR PLATFORM OLDU</h3>

<p>Analizde NATO Zirvesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye açısından taşıdığı siyasi öneme geniş yer ayrıldı. Zirvenin Ankara’da gerçekleştirilmesinin Türkiye’nin NATO içerisindeki konumunu uluslararası kamuoyuna göstermesi açısından sembolik önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>SWP, zirvenin Erdoğan’a dış politika açısından görünürlük sağladığını ve Türkiye’nin ittifak içerisindeki askeri ağırlığının yeniden öne çıkmasına imkan verdiğini değerlendirdi. Türkiye’nin NATO’nun en büyük ordularından birine sahip olması, Karadeniz, Orta Doğu, Kafkasya ve Doğu Akdeniz gibi güvenlik açısından kritik bölgelerin kesişim noktasındaki coğrafi konumu ve savunma kapasitesi analizde Ankara’nın ittifak açısından taşıdığı önemin temel unsurları arasında gösterildi.</p>

<p>Alman kuruluş, söz konusu stratejik önemine rağmen Türkiye ile Batılı müttefikleri arasında son yıllarda yaşanan anlaşmazlıkların tamamen ortadan kalkmadığını da vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>STRATEJİK ÖZERKLİK POLİTİKASI MERCEK ALTINDA</h3>

<p>SWP analizinde “stratejik özerklik” kavramı Türkiye’nin son yıllardaki dış politikasını açıklayan temel başlıklardan biri olarak kullanıldı. Ankara’nın ABD veya Avrupa Birliği’ne bağımlı olmayan, gerektiğinde Batı’dan farklı hareket edebilen ve farklı küresel güçlerle aynı anda ilişkiler geliştirebilen bir dış politika yürütmeye çalıştığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin Rusya ile enerji ve güvenlik alanlarında kurduğu ilişkiler, Çin ile ekonomik temasları, Körfez ülkeleriyle gelişen ortaklıkları ve Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan diplomatik açılımları söz konusu politikanın parçaları arasında gösterildi.</p>

<p>SWP, Ankara’nın NATO üyeliği ile Batı dışındaki aktörlerle geliştirdiği ilişkileri birbirinin alternatifi olarak görmediğini, farklı ilişkileri aynı anda sürdürmeye çalıştığını aktardı. Analizde Türkiye’nin son dönemde karşı karşıya kaldığı gelişmelerin ise söz konusu dengeleme politikasının sınırlarını daha görünür hale getirdiği savunuldu.</p>

<h3>RUSYA İLE İLİŞKİLER ÖNEMİNİ KORUYOR</h3>

<p>Türkiye-Rusya ilişkileri Alman analizinin önemli başlıklarından birini oluşturdu. Ankara’nın Moskova ile özellikle enerji, turizm, ticaret ve bölgesel güvenlik alanlarında güçlü bağlara sahip olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşı boyunca Batılı ülkelerden farklı bir politika izlediğine dikkat çekildi. Ankara’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklerken Rusya’ya uygulanan Batı yaptırımlarına katılmadığı, aynı zamanda Kiev’e askeri destek sağlayarak iki tarafla da temasını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>SWP’ye göre söz konusu politika Türkiye’ye Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk girişimlerinde bulunma imkanı sağladı. Karadeniz Tahıl Girişimi ve taraflar arasındaki diplomatik temaslar Ankara’nın iki ülkeyle aynı anda ilişki kurabilmesinin örnekleri arasında gösterildi.</p>

<h3>ANKARA-MOSKOVA İLİŞKİLERİNİN SINIRLARI DA VAR</h3>

<p>SWP, Türkiye ile Rusya arasındaki yakın ilişkinin iki ülkenin bütün bölgesel konularda aynı politikayı izlediği anlamına gelmediğini vurguladı. Ankara ve Moskova’nın Suriye, Libya, Güney Kafkasya ve Karadeniz gibi alanlarda zaman zaman farklı çıkar ve önceliklere sahip olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Türkiye’nin enerji alanındaki Rusya bağlantısının da Ankara açısından önemli bir unsur olduğu belirtildi. Doğal gaz tedariki ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali gibi projelerin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde önemli yer tuttuğu aktarıldı.</p>

<p>Analizde Türkiye’nin Moskova ile ilişkilerini korurken NATO içerisindeki konumunu da sürdürmesinin Ankara’nın dengeleme politikasının temel özelliklerinden biri olduğu ifade edildi.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİİ TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINDA ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>Alman kuruluşun analizinde Türkiye’nin savunma sanayiindeki büyümesi de stratejik özerklik politikası kapsamında değerlendirildi. Ankara’nın son yıllarda savunma sistemlerinde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli üretim kapasitesini artırdığı belirtildi.</p>

<p>İnsansız hava araçları, savaş gemileri, füze sistemleri, zırhlı araçlar ve savaş uçağı projeleri Türkiye’nin savunma alanındaki bağımsız hareket kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar arasında gösterildi.</p>

<p>Türkiye’nin savunma sanayii ürünlerinin giderek daha fazla ülkeye ihraç edilmesinin Ankara’ya yalnızca ekonomik değil, diplomatik ve stratejik araçlar da sağladığına dikkat çekildi.</p>

<h3>BATI TEKNOLOJİSİ TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİNİ SÜRDÜRÜYOR</h3>

<p>SWP, Türkiye’nin savunma sanayiinde önemli ilerleme kaydetmesine rağmen bazı kritik teknolojiler konusunda Batılı ülkelerle işbirliğine ihtiyaç duymaya devam ettiğini değerlendirdi.</p>

<p>Motorlar, gelişmiş savaş uçağı teknolojileri ve belirli savunma sistemlerinde ABD ve Avrupa ülkeleriyle ilişkilerin Ankara açısından önem taşıdığı belirtildi. Türkiye’nin savunma sanayiinde daha bağımsız hale gelme hedefinin Batılı tedarikçilerle bütün bağların ortadan kaldırılması anlamına gelmediği vurgulandı.</p>

<p>Analizde söz konusu karşılıklı bağımlılığın Türkiye-Batı ilişkilerinde önemli bir unsur olmaya devam ettiği ifade edildi.</p>

<h3>S-400 VE F-35 DOSYASI İLİŞKİLERDE KRİTİK BAŞLIK</h3>

<p>Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri ve ardından F-35 programından çıkarılması da analizde Türkiye-Batı ilişkilerinin yakın geçmişteki önemli kırılma noktalarından biri olarak ele alındı.</p>

<p>Ankara’nın Rus sistemini satın alması Washington ile ciddi anlaşmazlığa yol açmış, Türkiye F-35 savaş uçağı programından çıkarılmış ve ABD tarafından yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştı.</p>

<p>SWP, Türkiye’nin savunma ihtiyaçları açısından ABD ve diğer NATO ülkeleriyle ilişkilerinin önemini koruduğunu belirtti. Savunma alanında yaşanan gelişmelerin Ankara’nın stratejik özerklik hedefi ile NATO ittifakı içerisindeki yükümlülükleri arasındaki dengeyi doğrudan etkilediği aktarıldı.</p>

<h3>AVRUPA’NIN GÜVENLİK ARAYIŞINDA TÜRKİYE FAKTÖRÜ</h3>

<p>Avrupa’nın güvenlik politikasında yaşanan değişim de SWP analizinin dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Rusya-Ukrayna savaşı ve Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırma çabalarının Türkiye’nin askeri kapasitesine yönelik ilgiyi güçlendirdiği belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin büyük askeri gücü, gelişen savunma sanayii ve coğrafi konumu nedeniyle Avrupa güvenlik mimarisinde önemli bir aktör olduğu ifade edildi.</p>

<p>SWP, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde Türkiye ile güvenlik alanındaki işbirliğinin daha fazla önem kazanabileceğini belirtirken Ankara ile Avrupa başkentleri arasındaki siyasi sorunların devam ettiğine de dikkat çekti.</p>

<h3>AB İLE İLİŞKİLERDE ÇIKARLAR VE SORUNLAR BİR ARADA</h3>

<p>Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri analizde ayrı bir başlık olarak değerlendirildi. Ankara ile Brüksel arasında tam üyelik müzakerelerinin uzun süredir ilerlemediği hatırlatılırken taraflar arasındaki ekonomik ve güvenlik bağlarının devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Gümrük Birliği, ticaret, göç, enerji ve güvenlik Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin temel alanları arasında gösterildi. Türkiye’nin Avrupa ekonomisiyle güçlü biçimde bağlantılı olması, Ankara’nın stratejik özerklik politikasının ekonomik boyutunda Avrupa’nın önemini koruyan unsurlardan biri olarak değerlendirildi.</p>

<p>SWP, siyasi anlaşmazlıklara rağmen tarafların birçok konuda birbirine ihtiyaç duyduğunu belirtti.</p>

<h3>EKONOMİK BAĞLAR STRATEJİK ÖZERKLİĞİN SINIRLARINDAN BİRİ</h3>

<p>Analizde Türkiye’nin ekonomik ilişkilerinin dış politika seçenekleri üzerindeki etkisi de ele alındı. Avrupa Birliği’nin Türkiye açısından en önemli ticaret ortaklarından biri olmaya devam ettiği ve Türk ekonomisinin Avrupa pazarlarıyla yoğun bağlantısının bulunduğu hatırlatıldı.</p>

<p>SWP’ye göre Türkiye’nin Batı dışındaki ülkelerle ekonomik ilişkilerini geliştirmesi Avrupa ile mevcut ekonomik bağlarının yerini tamamen doldurmuyor. Yabancı yatırım, ihracat ve finansman ihtiyacı Ankara’nın Batılı ekonomilerle ilişkilerini önemli hale getiren faktörler arasında sıralandı.</p>

<p>Alman kuruluş, ekonomik gerçeklerin Türkiye’nin dış politikadaki hareket alanını etkileyen temel unsurlardan biri olduğu görüşüne yer verdi.</p>

<h3>ÇİN İLE İLİŞKİLER BATI’YA ALTERNATİF OLARAK GÖRÜLMÜYOR</h3>

<p>SWP analizinde Çin de Türkiye’nin çok yönlü dış politikasının önemli aktörlerinden biri olarak ele alındı. Ankara’nın Pekin ile ticaret, yatırım ve altyapı alanlarındaki ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin Asya ülkeleriyle daha güçlü bağlar kurma girişimlerinin Batı ile ilişkilerin tamamen yerine geçebilecek bir alternatif oluşturmadığı değerlendirmesine yer verildi. Ankara’nın yaklaşımının farklı güç merkezlerinden aynı anda ekonomik ve siyasi fayda sağlamaya yönelik olduğu ifade edildi.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ KONUMUNA ÖZEL VURGU</h3>

<p>Türkiye’nin Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Avrupa arasındaki konumu SWP tarafından Ankara’nın dış politika kapasitesini artıran temel faktörlerden biri olarak gösterildi.</p>

<p>Karadeniz güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye, göç hareketleri ve enerji güzergahları gibi birçok başlığın doğrudan Türkiye’yi ilgilendirdiği belirtildi. Ankara’nın söz konusu coğrafi konum sayesinde hem NATO hem Avrupa Birliği hem de bölgesel aktörler açısından önemli bir ortak olmaya devam ettiği ifade edildi.</p>

<h3>"STRATEJİK ÖZERKLİĞİN SINIRLARI ORTAYA ÇIKIYOR"</h3>

<p>SWP analizinin merkezinde Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde yaşanan hareketliliğin bir “Batı’ya dönüş” olarak değerlendirilmemesi gerektiği görüşü bulunuyor. Alman kuruluş, Ankara’nın bağımsız ve çok yönlü dış politika arayışını terk ettiğine ilişkin bir değerlendirme yapmıyor.</p>

<p>Analizde bunun yerine Türkiye’nin stratejik özerklik politikasının sınırlarının daha belirgin hale geldiği savunuluyor. Savunma teknolojileri, NATO güvenlik mekanizmaları, Avrupa ile ekonomik ilişkiler ve bölgesel krizler Ankara’nın ABD ve Avrupa ülkeleriyle işbirliğini sürdürmesini gerekli kılan alanlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>SWP’ye göre Türkiye aynı zamanda Rusya, Çin, Körfez ülkeleri ve diğer bölgesel güçlerle ilişkilerini devam ettiriyor. Alman kuruluşun ortaya koyduğu çerçevede Ankara’nın dış politikası Batı ile Batı dışındaki aktörlerden birini seçmek yerine farklı güç merkezleriyle ilişkilerini eş zamanlı sürdürme üzerine kurulurken mevcut güvenlik ve ekonomik koşullar söz konusu politikanın hareket alanını belirliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyadan-dikkat-ceken-analiz-turkiye-stratejik-ozerkligini-ilan-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/nato-zirvesi-ankara-44.jpg" type="image/jpeg" length="38984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taha Kılınç’tan Ratko Mladiç’in ölümü sonrası “hafıza” vurgusu: Şaşırdınız mı?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/taha-kilinctan-ratko-mladicin-olumu-sonrasi-hafiza-vurgusu-sasirdiniz-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/taha-kilinctan-ratko-mladicin-olumu-sonrasi-hafiza-vurgusu-sasirdiniz-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taha Kılınç, “Şaşırdınız mı?” başlıklı yazısında Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlar, Srebrenitsa Soykırımı, Ratko Mladiç’in yargılanma süreci ve ölümünün ardından Sırbistan ile Bosna Hersek’te ortaya çıkan tepkileri ele aldı. Balkanlardaki etnik, siyasi ve dinî gerilimlere dikkat çeken Kılınç, Müslüman toplumlar açısından tarihsel hafızanın korunması gerektiğini savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Şafak yazarı Taha Kılınç, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü yayımlanan “Şaşırdınız mı?” başlıklı köşe yazısında, Bosna Savaşı’nın önde gelen Sırp komutanlarından Ratko Mladiç’in ölümünü ve ölümünün ardından yaşanan gelişmeleri gündemine aldı. Mladiç’in Bosna Savaşı sırasında binlerce insanın öldürülmesinden sorumlu tutulduğunu hatırlatan Kılınç, savaş sonrasında yaklaşık 16 yıl saklanan Sırp generalin 2011 yılında yakalandığını ve yargılanmak üzere Lahey’e gönderildiğini aktardı.</p>

<p>Kılınç, 2017 yılında müebbet hapis cezasına mahkûm edilen Mladiç’in 84 yaşında hapishanede öldüğünü belirtti. Yazısında Mladiç hakkında son derece sert ifadeler kullanan Kılınç, savaş sırasında işlenen suçların ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acıların unutulmaması gerektiği görüşünü dile getirdi.</p>

<h3>SREBRENİTSA SOYKIRIMINI HATIRLATTI</h3>

<p>Taha Kılınç, Ratko Mladiç’in sorumlu tutulduğu savaş ve insanlığa karşı suçlar arasında en fazla bilinen olayın, 1995 yazında 8 binden fazla Müslüman Boşnak erkeğin ve erkek çocuğun öldürüldüğü Srebrenitsa Soykırımı olduğunu hatırlattı. Yazısında Srebrenitsa’da Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapan Hollandalı barış gücü askerlerinin rolünü de gündeme getiren Kılınç, katliamın söz konusu birliklerin gözleri önünde gerçekleştiğine dikkat çekti.</p>

<p>Hollanda’nın Srebrenitsa konusunda 2022 yılında resmî özür açıklamasında bulunduğunu belirten Kılınç, aradan geçen uzun süreyi eleştirdi. Mladiç’in Hollanda’nın Lahey kentinde yargılanmasını ve cezasını çekerken burada hayatını kaybetmesini de Avrupa merkezli uluslararası sistem üzerinden değerlendiren Kılınç, Avrupa’nın adalet standartlarının öne çıkarıldığı anlatılarda Srebrenitsa sırasında yaşananların ve uluslararası toplumun sorumluluğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.</p>

<h3>MLADİÇ’İN ÖLÜMÜ SONRASI VERİLEN TEPKİLERE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Ratko Mladiç’in ölüm haberinin dünya kamuoyuna duyurulmasının ardından Sırbistan ve Bosna Hersek’te ortaya çıkan bazı yas ve destek görüntülerini de ele alan Kılınç, söz konusu manzaraları Balkanlardaki tarihsel hafızanın günümüzdeki yansımalarından biri olarak değerlendirdi. Bosna Savaşı sırasında komşular arasında yaşanan saldırıları, cinayetleri ve cinsel şiddet suçlarını hatırlatan Kılınç, savaş yıllarındaki etnik ve dinî düşmanlıkların etkilerinin tamamen ortadan kalkmadığını öne sürdü.</p>

<p>Kılınç’a göre Mladiç’in ölümünün ardından yaşanan gelişmeler, Balkanlar’da varlığını sürdüren toplumsal fay hatlarını yeniden görünür hale getirdi. Bölgede yaşayan insanların söz konusu gerilimlerin farkında olduğunu belirten Kılınç, son gelişmelerin Balkanlar dışındaki kamuoyunun da savaş suçlularına yönelik desteği ve bunun bölgedeki insanlar açısından taşıdığı anlamı görmesine imkân verdiğini ifade etti.</p>

<h3>BALKANLARDAKİ ETNİK, SİYASİ VE DİNÎ DENGELERİ GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Kılınç, yazısında geçmişte Balkanlar konusunda bilgili olduğunu belirttiği bir dostuyla yaptığı görüşmeyi de aktardı. Söz konusu görüşmede Müslümanların kendilerine yapılanları hızlı biçimde unuttuğu, affediciliğin ve müsamahanın tarihsel hafızanın zayıflamasına yol açabileceği görüşünün dile getirildiğini kaydetti.</p>

<p>Aktardığı konuşmada barışın esas alınması ve kindarlığa saplanılmaması gerektiğinin özellikle vurgulandığını belirten Kılınç, buna karşılık geçmişte yaşananların tamamen unutulmasının da ciddi sonuçlar doğurabileceği düşüncesini paylaştı. Karşı toplumların tarihsel ayrıntıları ve sembolleri canlı tutarken özellikle Müslüman gençlerin tarihsel aidiyet ve hafıza konusunda daha zayıf bir zeminde bulunabileceği görüşünün konuşmada dile getirildiğini aktaran Kılınç, kendisinin de söz konusu değerlendirmelere katıldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KENDİ KÖŞE YAZILARINDAN OLUŞAN ARŞİVİNİ TARADI</h3>

<p>Yazısını hazırlamadan önce geçmiş köşe yazılarını incelediğini belirten Taha Kılınç, daha önce de belirli aralıklarla tarihsel hafıza konusunu ele aldığını söyledi. Kılınç, geçmiş yazılarında hafızanın korunması, dünyanın özgürlük, demokrasi ve liberal değerler bakımından idealize edilmemesi ve toplumların kendi tarihlerini unutmaması gerektiği yönündeki görüşlere yer verdiğini hatırlattı.</p>

<p>“Şaşırdınız mı?” başlıklı yazısının da daha önce kaleme aldığı söz konusu yazıların devamı niteliğinde olduğunu belirten Kılınç, tarihsel hafızayı toplumların varlığını korumasında temel unsurlardan biri olarak gördüğünü ortaya koydu.</p>

<h3>“ŞAŞIRDINIZ MI?” SORUSUNA CEVAP VERDİ</h3>

<p>Taha Kılınç, yazısının son bölümünde başlıkta yönelttiği “Şaşırdınız mı?” sorusuna döndü. On binlerce Sırp’ın bir savaş suçlusuna sahip çıkması ve ölümünün ardından yas tutmasının kendisi açısından şaşırtıcı olmadığını belirten Kılınç, farklı coğrafyalardaki milliyetçi, dinî ve ideolojik hareketler arasında tarihsel hafızayı canlı tutmaları bakımından benzerlik kurdu.</p>

<p>Kılınç, yazısında Balkanlar’daki faşist Sırpları, Orta Doğu’da “Siyonist Yahudiler” olarak nitelendirdiği kesimleri ve Asya’daki İslam karşıtı Hindu grupları aynı ideolojik hafıza yaklaşımı üzerinden örneklendirdi. Farklı coğrafya ve dinlere mensup olmalarına rağmen söz konusu grupların kendi ideolojileri çerçevesinde güçlü bir hafızaya sahip olduklarını ileri süren Kılınç, Müslümanların da tarihsel hafızalarını “adalet üzere” ve bilinçli biçimde inşa etmeleri gerektiğini savundu.</p>

<p>Kılınç, tarihsel hafızanın korunmadığı durumda savaş suçlularını ve insanlığa karşı suç işleyen kişileri destekleyen toplumsal kesimlerin varlığını sürdürmesinin önüne geçilemeyeceği görüşünü dile getirerek yazısını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/taha-kilinctan-ratko-mladicin-olumu-sonrasi-hafiza-vurgusu-sasirdiniz-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/ratko-44.jpg" type="image/jpeg" length="81312"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Putin’den Türkiye için “ayrıcalıklı ortak” mesajı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-turkiye-icin-ayricalikli-ortak-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-turkiye-icin-ayricalikli-ortak-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi için bulunduğu Kırgızistan’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Yaklaşık 1,5 saat süren görüşmede Türkiye-Rusya ilişkileri ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali ele alınırken Putin, Türkiye’yi dış politika ve ekonomi alanlarında Rusya’nın “ayrıcalıklı ortaklarından biri” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında bulunduğu Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Ala Arça Devlet Konutu’nda gerçekleştirilen ve basına kapalı bölümü yaklaşık 1,5 saat süren görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın da yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki liderin görüşmesinde Türkiye-Rusya ilişkilerinin mevcut düzeyi, ekonomik iş birliği, enerji projeleri ve turizm başlıkları gündeme geldi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali görüşmenin öne çıkan konularından biri olurken, Putin’in Türkiye için kullandığı “ayrıcalıklı ortak” ifadesi dikkat çekti. Rusya Devlet Başkanı, Ankara ile Moskova arasındaki ortak projelerin devam ettiğini ve ekonomik iş birliğinin yüksek seviyesini koruduğunu söyledi.</p>

<h3>PUTİN: TÜRKİYE AYRICALIKLI ORTAKLARIMIZDAN BİRİ</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, görüşmenin basına açık bölümünde Türkiye’nin Moskova açısından konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Putin, “Türkiye, dış politika ve ekonomi alanlarında ayrıcalıklı ortaklarımızdan biri” ifadelerini kullanarak iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilgisi sayesinde yüksek seviyede kaldığını belirtti.</p>

<p>Putin, iki ülke arasındaki Hükümetlerarası Komisyonun aktif biçimde çalıştığını ve ortak projelerin hayata geçirilmeye devam ettiğini kaydetti. Rus lider, kültürel ve insani alanlarda da iş birliği potansiyelinin yüksek olduğunu söylerken Türkiye’ye gelen Rus turist sayısındaki artışa da dikkat çekti. 2025 yılında yaklaşık 7 milyon Rus turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirtti.</p>

<h3>AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ GÖRÜŞMENİN ANA BAŞLIKLARINDAN OLDU</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin geçmiş dönemlere kıyasla ileri bir seviyeye ulaştığını belirtti. İki ülke arasındaki enerji iş birliğine değinen Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek santralin açılışını beklediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı, Akkuyu’nun açılmasının ardından Rusya ile birlikte yeni bazı santral projeleri için de adımlar atılacağını söyledi. Türkiye ile Rusya arasında tarım ve enerji alanlarında güçlü bir iş birliği bulunduğunu da kaydetti.</p>

<h3>PUTİN: İLK ÜNİTE BU YIL DEVREYE GİRECEK</h3>

<p>Putin de Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin iki ülke arasındaki ortak projelerin başında geldiğini belirtti. Rusya Devlet Başkanı, santralin ilk ünitesinin 2026 yılı içerisinde devreye alınmasına ilişkin hedefe değinerek söz konusu takvimin gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<p>Rus lider, Rosatom’un projedeki çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirtti. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye ile Rusya arasında enerji alanında yürütülen en kapsamlı ortak projelerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>ERDOĞAN RUS TURİSTLERİN TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİNİ VURGULADI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede turizm ilişkilerine de değindi. Rus turistlerin Türkiye turizmi açısından önemli bir konumda bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Antalya’ya gelen turistler arasında Rusya’dan gelen ziyaretçilerin önemli bir paya sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Putin de Türkiye’ye yönelik Rus turist akışının artmaya devam ettiğini ifade etti. Rusya Devlet Başkanı, yaklaşık 7 milyon Rus turistin 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirterek turizmin iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli başlıklardan biri olduğunu kaydetti.</p>

<h3>AKKUYU TÜRKİYE’NİN İLK NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ OLACAK</h3>

<p>Mersin’in Gülnar ilçesinde inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali, tamamlandığında Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olacak. Rusya’nın devlet nükleer enerji şirketi Rosatom tarafından yürütülen proje dört güç ünitesinden oluşacak şekilde planlandı.</p>

<p>Santralin tam kapasiteye ulaşmasının ardından Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılaması hedefleniyor. Akkuyu projesi, Türkiye ile Rusya arasında uzun vadeli enerji iş birliğinin temel başlıklarından biri olarak sürdürülüyor.</p>

<h3>ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ YAKLAŞIK 1,5 SAAT SÜRDÜ</h3>

<p>Erdoğan ile Putin’in Kırgızistan’daki görüşmesinin basına kapalı bölümü yaklaşık 1,5 saat sürdü. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada liderlerin Karadeniz’deki durumu da ele aldığını bildirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Ukrayna krizine yönelik müzakerelerin Türkiye’de gerçekleştirilmesi ihtimalinin görüşmede gündeme geldiğini aktardı.</p>

<p>Görüşmede ikili ilişkiler, ekonomik iş birliği, enerji ve bölgesel gelişmeler ele alınırken Putin’in Türkiye’yi “ayrıcalıklı ortak” olarak tanımlaması görüşmenin öne çıkan açıklamalarından biri oldu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesinin 2026 yılında devreye alınmasına yönelik hedef de iki liderin gündemindeki başlıklardan biri olarak yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-turkiye-icin-ayricalikli-ortak-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-putin-44.jpg" type="image/jpeg" length="98443"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="75880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="97146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="52811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="63107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="68099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="44854"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="55111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="69825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="49707"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="45438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="14346"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="23029"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="79573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="26475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="54045"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="73401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="91035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="36062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="59700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="19920"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
