<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 26 Aug 2026 16:38:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görseldeki kişi sözde bir Yahudi milletvekili, yer işgal altındaki Batı Şeria]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/gorseldeki-kisi-sozde-bir-yahudi-milletvekili-yer-isgal-altindaki-bati-seria</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/gorseldeki-kisi-sozde-bir-yahudi-milletvekili-yer-isgal-altindaki-bati-seria" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Parlamentosu üyesi Zvi Sukkot’un, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kenti yakınlarındaki Madama köyünde Filistinlilere ait bir anıtın yıkımına katıldığı bildirildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Sukkot’un İsrail askerlerinin koruması altında yıkımı yönlendirdiği görülürken, İsrailli milletvekili daha sonra anıtın yıkımına katıldığını doğruladı ve eylemi “küçük bir başlangıç” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait bir anıtın yıkılması, İsrailli milletvekili Zvi Sukkot’un doğrudan katılımı nedeniyle gündem oldu. Nablus kenti yakınlarında bulunan Madama köyünde gerçekleşen olayda, Yahudi işgalcilerin İsrail ordusunun koruması altında bölgeye girdiği ve anıtın yıkımına başladığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde Dini Siyonizm Partisi milletvekili Zvi Sukkot’un da olay yerinde bulunduğu, yıkım sırasında yönlendirmelerde bulunduğu ve cep telefonuyla görüntü kaydettiği görüldü. İsrail askerlerinin Sukkot ve beraberindeki kişilere güvenlik sağladığı, bir askeri aracın ise sokağı kapattığı görüntülere yansıdı.</p>

<h3>ZVİ SUKKOT ANITIN YIKIMINA KATILDI</h3>

<p>Madama köyündeki anıtın yıkımına ilişkin görüntülerin İsrail basınına yansımasının ardından Zvi Sukkot, olayda yer aldığını doğruladı. İsrailli milletvekili, anıtın yıkılmasına yönelik girişimin kendi talebi ve katılımıyla gerçekleştiğini açıkladı.</p>

<p>Sukkot’un olay sırasında kişisel telefonuyla görüntü çektiği, başka bir kişinin ise balyozla anıta vurduğu görüldü. İsrail askerlerinin çevrede güvenlik önlemi aldığı ve bölgede bulunan kişileri koruduğu da görüntülerde yer aldı.</p>

<h3>ANIT FİLİSTİNLİLERİN ANISINA YAPILMIŞTI</h3>

<p>Yıkılan anıtın, Filistinli direnişçi grupların üyeleri ile Birinci ve İkinci İntifada dönemlerinde hayatını kaybeden Filistinlilerin anısına yapıldığı belirtildi. Anıt, Madama köyünde uzun süredir bulunan yapılardan biri olarak biliniyordu.</p>

<p>Sukkot ise söz konusu yapıyı farklı bir şekilde tanımladı. İsrailli milletvekili, anıtı “Yahudilerin katillerini yücelten” bir yapı olarak nitelendirerek yıkım kararını bu gerekçeyle savundu.</p>

<h3>SUKKOT: “HER ÇOCUK TERÖRİST OLMAYI HAYAL EDECEKTİR”</h3>

<p>Zvi Sukkot, X hesabından yaptığı açıklamada anıtın varlığını hedef aldı. Sukkot, “Her gün Yahudilerin katillerini yücelten dev bir anıt gören her çocuk terörist olmayı hayal edecektir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrailli milletvekili, bölgede benzer nitelikte olduğunu ileri sürdüğü yapıların da kaldırılması gerektiğini savundu. Sukkot’un açıklamaları, Madama’daki yıkımın tek seferlik bir eylem olarak görülmediğini ortaya koydu.</p>

<h3>“KÜÇÜK BİR BAŞLANGIÇ” İFADESİNİ KULLANDI</h3>

<p>Sukkot, bölgede bulunduğunu söylediği “terör anıtlarının” kaldırılması için daha önce İsrail ordusuna defalarca başvurduğunu ileri sürdü. Madama köyündeki anıtın yıkılmasını da söz konusu girişimlerin devamı olarak değerlendirdi.</p>

<p>İsrailli milletvekili, yapılan yıkımı “küçük bir başlangıç” sözleriyle tanımladı. Sukkot ayrıca, “İsrail devletinde teröre destek verilmesine yer yok” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>İSRAİL ASKERLERİ YIKIM SIRASINDA BÖLGEDEYDİ</h3>

<p>Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde İsrail askerlerinin yıkım sırasında bölgede aktif olarak bulunduğu görüldü. Askerlerin Sukkot ve beraberindeki kişilerin çevresinde güvenlik sağladığı, bir askeri aracın ise sokağın girişini kapattığı görüntülere yansıdı.</p>

<p>Yıkım sırasında herhangi bir çatışma yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi paylaşılmazken, İsrail ordusunun olayla ilgili ayrıca bir açıklama yapıp yapmadığına dair ayrıntı verilmedi.</p>

<h3>BATI ŞERİA’DA GERİLİM SÜRÜYOR</h3>

<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail yerleşimlerinin genişlemesi ve Yahudi işgalcilerin Filistin köylerine yönelik saldırıları uzun süredir bölgedeki gerilimin temel başlıkları arasında bulunuyor. Filistinlilere ait evler, tarım alanları ve çeşitli yapılar zaman zaman saldırı veya yıkımların hedefi oluyor.</p>

<p>Madama’daki olay ise bir İsrailli milletvekilinin doğrudan yıkım sürecinde yer alması nedeniyle ayrıca dikkat çekti. Zvi Sukkot’un hem olay yerinde bulunması hem de sonrasında yıkımı doğrulayan açıklamalar yapması, gelişmeyi İsrail iç siyasetinin de gündemine taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/gorseldeki-kisi-sozde-bir-yahudi-milletvekili-yer-isgal-altindaki-bati-seria</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/filistin-bati-seria.jpg" type="image/jpeg" length="62651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suudi Arabistan-Fransa hattında yeni savunma dönemi: Geleceğin teknolojilerinde ortaklık]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-fransa-hattinda-yeni-savunma-donemi-gelecegin-teknolojilerinde-ortaklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-fransa-hattinda-yeni-savunma-donemi-gelecegin-teknolojilerinde-ortaklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suudi Arabistan ile Fransa, savunma ortaklığını genişletmek amacıyla yeni bir niyet mektubu imzaladı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un nezaret ettiği törende imzalanan belge; siber güvenlik, yapay zekâ, askeri eğitim, modern teknolojiler ve savunma sanayii alanlarında iş birliğinin derinleştirilmesini öngörüyor. İki ülke ayrıca silahlanma ve eğitim dahil savunma alanındaki koordinasyonlarını artırma kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyareti kapsamında Riyad-Paris hattında savunma ve ileri teknoloji alanlarını kapsayan yeni bir iş birliği adımı atıldı. Elysee Sarayı’nda gerçekleştirilen temaslarda iki ülke arasında savunma, yapay zekâ, sağlık, gelişen teknolojiler ve yatırımı kapsayan bir dizi anlaşma ve mutabakat imzalandı. Savunma alanındaki niyet mektubu, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Fransa Silahlı Kuvvetler ve Gaziler Bakanlığı arasında imzalanırken, iki lider de törene nezaret etti.</p>

<h3>SAVUNMA ORTAKLIĞI YENİ ALANLARA GENİŞLETİLİYOR</h3>

<p>Suudi Arabistan ile Fransa arasındaki yeni niyet mektubu, iki ülkenin uzun süredir devam eden savunma ilişkilerini daha geniş bir teknoloji ve kapasite geliştirme çerçevesine taşımayı hedefliyor. Anlaşmanın merkezinde siber güvenlik, yapay zekâ, askeri eğitim ve öğretim, modern savunma teknolojileri ve ilgili savunma sanayileri bulunuyor. Taraflar aynı zamanda savunma alanında tecrübe paylaşımını artırmayı ve ortak projelere daha geniş alan açmayı planlıyor.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride de iki ülkenin tarihi savunma iş birliğinin devamı niteliğinde yeni bir savunma deklarasyonu kabul edildiği açıklandı. Bildiride özellikle silahlanma ve eğitim alanlarında iş birliğinin artırılacağı, ortak çıkarların korunması ile küresel güvenlik ve istikrara katkı sağlanması amacıyla koordinasyonun güçlendirileceği belirtildi.</p>

<h3>İMZALAR ELYSEE SARAYI’NDA ATILDI</h3>

<p>Niyet mektubu, Muhammed bin Selman’ın Fransa’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Elysee Sarayı’nda düzenlenen anlaşma töreninde imzalandı. Suudi Arabistan adına belgeye Savunma Bakanlığı İcra İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Dr. Halid el-Biyari, Fransa adına ise Silahlı Kuvvetler ve Gaziler Bakanı Catherine Vautrin imza attı.</p>

<p>Macron ile Muhammed bin Selman, ziyaret kapsamında ilk Fransa-Suudi Arabistan Stratejik Ortaklık Konseyi toplantısına da başkanlık etti. Elysee tarafından yayımlanan açıklamada toplantının iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın farklı alanlarda daha kurumsal hale getirilmesini amaçladığı belirtildi.</p>

<h3>SİBER GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİNİN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ</h3>

<p>Yeni savunma çerçevesinde öne çıkan alanlardan biri siber güvenlik oldu. Suudi Arabistan ile Fransa daha önce de savunma ve güvenlik ilişkilerinde siber güvenlik, ortak eğitim, tecrübe paylaşımı ve müşterek tatbikatlar gibi konulara öncelik veriyordu. Yeni niyet mektubu ise söz konusu iş birliğini modern savunma teknolojileriyle daha doğrudan ilişkilendiriyor.</p>

<p>Siber tehditlerin askeri kapasite ve kritik altyapılar açısından daha fazla önem kazandığı dönemde iki ülke, ulusal savunma sistemlerinin dayanıklılığını artıracak bilgi ve tecrübe paylaşımını genişletmeyi planlıyor. Tarafların savunma sanayii ile dijital güvenlik alanlarını birlikte ele alması da yeni anlaşmanın kapsamını genişleten unsurlar arasında bulunuyor.</p>

<h3>YAPAY ZEKÂ SAVUNMA İŞ BİRLİĞİNE DAHİL EDİLDİ</h3>

<p>Niyet mektubunda yapay zekâ da doğrudan iş birliği alanlarından biri olarak yer aldı. Fransa ve Suudi Arabistan tarafından yayımlanan ortak bildiride savunmadan bağımsız olarak da yapay zekâ, kuantum bilişim, gelişen teknolojiler ve kapasite geliştirme alanlarındaki iş birliğinin derinleştirileceği açıklandı.</p>

<p>Savunma anlaşmasında yapay zekânın yer alması, iki ülkenin askeri teknolojilerdeki dönüşümü ortak çalışma alanı olarak değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli sistemler, veri analizi, karar destek mekanizmaları, siber savunma ve otonom teknolojiler gibi başlıklar modern savunma sanayilerinin temel çalışma alanları arasında bulunuyor.</p>

<h3>ASKERİ EĞİTİM VE TECRÜBE PAYLAŞIMI ARTIRILACAK</h3>

<p>Suudi Arabistan ve Fransa, savunma iş birliğinin yalnızca teknoloji ve ekipman transferiyle sınırlı kalmaması konusunda da mutabık kaldı. Niyet mektubunda askeri eğitim ve öğretim ile karşılıklı tecrübe paylaşımının geliştirilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığının ortak açıklamasında da savunma eğitimi, silahlanma ve koordinasyon alanlarında daha yoğun iş birliği yapılacağı belirtildi. Tarafların amacı, mevcut askeri kapasitenin geliştirilmesi ve savunma kurumları arasındaki kurumsal bağların güçlendirilmesi olarak açıklandı.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAKLIK ALANI GENİŞLİYOR</h3>

<p>Yeni niyet mektubu, savunma sanayii tarafında da yeni iş birliklerine kapı açıyor. Modern savunma teknolojilerinin geliştirilmesi, ekipman tedariki ve ulusal üretim kapasitesinin artırılması iki ülke arasındaki görüşmelerin temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Suudi Arabistan, Vision 2030 programı kapsamında savunma harcamalarının daha büyük bölümünü ülke içinde üretmeyi ve savunma sanayiindeki yerelleşme oranını artırmayı hedefliyor. Fransa ise küresel savunma sanayisindeki başlıca üretici ve ihracatçı ülkeler arasında bulunuyor. Yeni anlaşma, söz konusu iki yapının ortak projeler üzerinden daha yakın çalışmasına yönelik çerçeve oluşturuyor.</p>

<h3>STRATEJİK ORTAKLIK 2024’TE İLAN EDİLMİŞTİ</h3>

<p>Fransa ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik ortaklığın temeli, Emmanuel Macron’un 2-4 Aralık 2024 tarihlerinde Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği devlet ziyareti sırasında atılmıştı. İki ülke, 2026’daki Paris temaslarında söz konusu ortaklığı daha kurumsal hale getirmek amacıyla ilk Stratejik Ortaklık Konseyi toplantısını gerçekleştirdi.</p>

<p>Macron ve Muhammed bin Selman, 24 Ağustos 2026’daki görüşmelerinde siyasi ilişkilerin kuruluşunun 100. yılına da dikkat çekti. Taraflar, savunma ve güvenliğin yanı sıra ekonomi, enerji, yapay zekâ, sağlık, kültür ve yatırım alanlarında ortaklığın genişletilmesi konusunda anlaşmaya vardı.</p>

<h3>ORTAK BİLDİRİDE ORTADOĞU GÜVENLİĞİNE VURGU</h3>

<p>İki liderin görüşmesi yalnızca ikili savunma ilişkileriyle sınırlı kalmadı. Ortak bildiride Ortadoğu’daki güvenlik gelişmeleri, İran, Hürmüz Boğazı, Lübnan, Suriye ve Filistin başlıkları da yer aldı.</p>

<p>Fransa ve Suudi Arabistan, İran konusunda yeni bir tırmanmanın önüne geçilmesi için müzakere edilmiş bir çözüm gerektiğini belirtirken, Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırıları ve deniz yollarının güvenliğine dönük tehditleri kınadı. Taraflar boğazdaki deniz trafiğinin 28 Şubat 2026 öncesindeki normal koşullarına dönmesi gerektiğini de açıkladı.</p>

<h3>SURİYE VE LÜBNAN DA GÜNDEMDEYDİ</h3>

<p>Fransa ile Suudi Arabistan, Suriye’nin birliği, istikrarı ve ekonomik toparlanmasına yönelik desteklerini de ortak bildiride yineledi. Taraflar, Suriye’de güçlü bir kurumsal yapının oluşturulmasının ekonomik yatırımlar açısından gerekli olduğunu belirtirken, Avrupa, Körfez ve Asya arasında alternatif koridorların geliştirilmesi ihtimaline dikkat çekti. Suudi-Suriye-Fransız iş konseyi kurulması da memnuniyetle karşılandı.</p>

<p>Lübnan konusunda ise devlet kurumlarının güçlendirilmesi, silahlı kuvvetlerin desteklenmesi ve devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması gerektiği belirtildi. Fransa ile Suudi Arabistan, Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik koordinasyonlarını sürdüreceklerini açıkladı.</p>

<h3>22’DEN FAZLA ANLAŞMA VE MUTABAKAT AÇIKLANDI</h3>

<p>Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyareti sırasında savunma dışında da çok sayıda anlaşmaya imza atıldı. Elysee Sarayı’nın açıklamasına göre ziyaret kapsamında savunma, sağlık, yapay zekâ, gelişen teknolojiler ve eğlence sektörlerini kapsayan anlaşmalar ve mutabakat zabıtları imzalandı.</p>

<p>Fransa-Suudi Arabistan yatırım yuvarlak masa toplantısının ardından 22’den fazla anlaşma ve mutabakatın açıklandığı bildirildi. Taraflar enerji, sanayi, finansal hizmetler, ulaştırma, lojistik, sağlık, kültür, turizm ve yapay zekâ gibi alanlarda yeni ortak projeler geliştirmeyi planlıyor.</p>

<h3>İKİLİ TİCARET 11,8 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</h3>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığının yayımladığı ortak bildiriye göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 11,8 milyar dolara ulaştı. Paris ve Riyad yönetimleri ekonomik ilişkilerdeki büyümenin devam ettirilmesi ve Fransız şirketlerinin Suudi Arabistan’daki projelere katılımının artırılması amacıyla yeni finansman mekanizmaları oluşturulması konusunda da anlaşmaya vardı.</p>

<p>Savunma ve ileri teknoloji anlaşmaları da ekonomik ilişkilerdeki genişlemenin bir parçası olarak öne çıkıyor. İki ülke, yeni niyet mektubuyla savunma teknolojilerinden siber güvenliğe, yapay zekâdan askeri eğitime kadar uzanan alanlarda ortak çalışmayı derinleştirmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suudi-arabistan-fransa-hattinda-yeni-savunma-donemi-gelecegin-teknolojilerinde-ortaklik</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suudi-fransiz.jpg" type="image/jpeg" length="47804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çetelerin pençesindeki ülkede can kaybı artıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cetelerin-pencesindeki-ulkede-can-kaybi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cetelerin-pencesindeki-ulkede-can-kaybi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haiti’nin başkenti Port-au-Prince yakınlarındaki Kenskoff bölgesinde silahlı çetelerin düzenlediği saldırıda en az 47 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi yaralandı. Bir kilisede yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampa giren saldırganların çok sayıda kişiyi öldürdüğü ve bazı kişileri kaçırdığı belirtilirken, bölgede arama çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’e yakın Kenskoff bölgesi, gece saatlerinde silahlı çetelerin düzenlediği geniş çaplı saldırının hedefi oldu. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan açıklamaya göre saldırıda en az 47 kişi yaşamını yitirdi, 22 kişi yaralandı. Başkente ulaşan yolları gören stratejik konumdaki bölgede saldırının ardından kayıp kişilerin bulunması ve can kaybının kesinleştirilmesi için çalışmalar başlatıldı.</p>

<p>Bölgede faaliyet gösteren yerel insan hakları kuruluşları ile yerel yönetimin paylaştığı rakamlar ise saldırının ardından oluşan ağır tablo nedeniyle farklılık gösterdi. Yerel insan hakları kuruluşu RNDDH, ilk belirlemelere göre 30 ila 40 kişinin öldüğünü, 15 ila 20 kişinin yaralandığını açıklarken, Kenskoff Belediye Başkanı Massillon Jean yaklaşık 40 cesede ulaşıldığını ve bazı kişilerin halen kayıp olduğunu bildirdi.</p>

<h3>BİR KİLİSEDEKİ YERİNDEN EDİLMİŞ KİŞİLER HEDEF ALINDI</h3>

<p>Kenskoff Belediye Başkanı Massillon Jean’in verdiği bilgilere göre silahlı kişiler, bölgede bulunan bir kiliseye girerek burada barınan yerinden edilmiş kişilere saldırdı. Kilise içerisinde kurulan kampta kalan çok sayıda kişinin saldırıda hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Saldırı sırasında bazı kişilerin silahlı gruplar tarafından kaçırıldığı da aktarıldı. Kayıp kişilerin bulunmasına yönelik çalışmalar devam ederken, bölgedeki güvenlik koşullarının can kaybı ve yaralı sayısına ilişkin kesin tespit yapılmasını zorlaştırdığı bildirildi.</p>

<h3>CAN KAYBIYLA İLGİLİ FARKLI RAKAMLAR AÇIKLANDI</h3>

<p>Birleşmiş Milletler saldırıda en az 47 kişinin öldüğünü ve 22 kişinin yaralandığını bildirirken, RNDDH tarafından yapılan açıklamada can kaybının 30 ila 40 arasında olduğu belirtildi. İnsan hakları kuruluşu, saldırının gerçekleştiği bölgedeki koşullar nedeniyle kesin rakamların belirlenmesinde güçlük yaşandığını kaydetti.</p>

<p>Kenskoff Belediye Başkanı Massillon Jean de yaklaşık 40 kişinin cesedinin bulunduğunu açıkladı. Arama çalışmalarının sürmesi ve bazı kişilerin kayıp olması nedeniyle saldırının bilançosunun değişebileceği belirtildi.</p>

<h3>HAİTİ HÜKÜMETİ SALDIRIYI KINADI</h3>

<p>Haiti hükümeti Kenskoff’taki saldırının ardından yaptığı açıklamada silahlı çetelerin eylemini kınadı ve bölgede güvenliğin güçlendirileceğini bildirdi. Başbakanlık açıklamasında Kenskoff’un silahlı gruplara bırakılmayacağı ve devlet otoritesinin bölgede yeniden tesis edileceği ifade edildi.</p>

<p>Hükümetin açıklamasının ardından bölge sakinleri de güvenlik güçlerinin saldırı sırasındaki müdahalesine ilişkin tepkilerini dile getirdi. Bazı kişiler yerel polis teşkilatının saldırıya yeterli karşılığı vermediğini savunarak teşkilatın başındaki ismin istifasını istedi.</p>

<h3>POLİSLERİN SALDIRGANLARLA ÇATIŞTIĞI BELİRTİLDİ</h3>

<p>Bölgedeki bazı sakinler ise onlarca polisin gece boyunca saldırganları geri püskürtmeye çalıştığını aktardı. Çatışmalar sırasında bazı polislerin de yaralandığı belirtildi.</p>

<p>Güvenlik güçlerinin saldırının ardından bölgede kontrolü yeniden sağlamaya yönelik çalışmaları sürdürdüğü bildirildi. Kenskoff’un Port-au-Prince’e uzanan yollar üzerindeki stratejik konumu, bölgedeki güvenlik önlemlerini daha da önemli hale getiriyor.</p>

<h3>KENSKOFF DAHA ÖNCE DE ÇETE SALDIRILARININ HEDEFİ OLDU</h3>

<p>Kenskoff, son yıllarda Haiti’de faaliyet gösteren silahlı grupların sık sık saldırı düzenlediği bölgeler arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025’in ilk aylarında bölgede yaklaşık iki ay boyunca devam eden saldırılarda 260’tan fazla kişi öldürüldü.</p>

<p>Aynı dönemde yaklaşık 200 evin yakıldığı veya yıkıldığı, şiddet nedeniyle yaklaşık 3 bin kişinin yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldığı bildirildi. Daha sonraki dönemde de bölgede tecavüz, adam kaçırma, kundaklama ve hayvan hırsızlığı gibi olayların yaşandığı 10’dan fazla saldırı kayıtlara geçti.</p>

<h3>ÇETE ŞİDDETİ PORT-AU-PRINCE VE ÇEVRESİNDE YAYILIYOR</h3>

<p>Haiti’de silahlı çeteler uzun süredir başkent Port-au-Prince ve çevresindeki bölgelerde etkilerini genişletiyor. Cinayet, adam kaçırma, cinsel saldırı ve çocukların silahlı gruplara dahil edilmesi gibi olaylar ülkedeki güvenlik krizinin temel başlıkları arasında bulunuyor.</p>

<p>Çetelerin kontrol alanlarını genişletmesi, sivillerin günlük yaşamını ve temel hizmetlere erişimini de olumsuz etkiliyor. Port-au-Prince çevresindeki yerleşimlerde yaşanan saldırılar nedeniyle çok sayıda kişi evlerini terk ederek ülke içinde başka bölgelere sığınmak zorunda kalıyor.</p>

<h3>HAİTİ’DE 1,5 MİLYON KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ</h3>

<p>Uluslararası Göç Örgütü’nün haziran ayında yayımladığı verilere göre yaklaşık 11 milyon nüfusa sahip Haiti’de çete şiddeti nedeniyle ülke içinde yerinden edilenlerin sayısı yaklaşık 1,5 milyona ulaştı.</p>

<p>Yerinden edilme dalgasının özellikle başkent Port-au-Prince ve çevresindeki şiddetin artmasıyla büyüdüğü belirtiliyor. Güvenlik sorunları nedeniyle evlerini terk eden sivillerin önemli bir bölümü geçici barınma merkezleri, kamplar ve kamuya ait yapılarda yaşamını sürdürüyor.</p>

<h3>YENİ BİR GÜVENLİK GÜCÜ OLUŞTURULMASI PLANLANIYOR</h3>

<p>Haiti’de silahlı çetelerle mücadele amacıyla uluslararası destekli yeni bir güvenlik yapılanmasının oluşturulması planlanıyor. Birleşmiş Milletler desteğiyle kurulması öngörülen gücün Haiti polis teşkilatına destek vermesi ve çete şiddetiyle mücadelede görev alması hedefleniyor.</p>

<p>Ülkedeki mevcut güvenlik yapısının silahlı grupların genişleyen etkisini sınırlandırmakta zorlandığı belirtilirken, yeni gücün hangi kapsamda ve ne zaman tam kapasiteyle faaliyet göstereceğine ilişkin çalışmalar sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GÜVENLİK KRİZİ SEÇİMLERİ DE ETKİLİYOR</h3>

<p>Haiti’deki çete şiddeti, aralık ayında yapılması planlanan seçimlere yönelik endişeleri de artırıyor. Yaklaşık 10 yıl aradan sonra gerçekleştirilmesi beklenen seçimlerin güvenlik koşulları nedeniyle nasıl organize edileceği ülkedeki önemli siyasi gündem başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Haiti’de seçimler daha önce de silahlı çetelerin etkisinin genişlemesi, siyasi istikrarsızlık ve güvenlik sorunları nedeniyle birçok kez ertelendi. Kenskoff’ta yaşanan son saldırı, ülkenin seçim sürecine hazırlanırken karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Latin Amerika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cetelerin-pencesindeki-ulkede-can-kaybi-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/latin-amerika-444.jpg" type="image/jpeg" length="85739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Gazze'de açılmak üzere olan su tesisini bombaladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gazzede-acilmak-uzere-olan-su-tesisini-bombaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gazzede-acilmak-uzere-olan-su-tesisini-bombaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun Gazze şehir merkezindeki Şeyh Rıdvan bölgesine düzenlediği saldırıda, yapımı tamamlanmak üzere olan küçük bir su arıtma tesisi tamamen kullanılamaz hale geldi. Birkaç gün içinde faaliyete geçmesi planlanan tesisin, bölgede yaşayan ve yerinden edilmiş binlerce Filistinli aileye içme suyu sağlaması hedefleniyordu. Aynı saldırıda bir caminin de yıkıldığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze şehir merkezinde bulunan Şeyh Rıdvan bölgesine düzenlediği saldırıda, bölgede yapımı tamamlanma aşamasına gelen küçük bir su arıtma tesisi yerle bir oldu. Saldırı sonucunda tesisin tamamen kullanılamaz hale geldiği ve planlanan tarihte hizmete alınmasının mümkün olmadığı belirtildi.</p>

<p>Yerel ölçekte yürütülen altyapı çalışmaları kapsamında kurulan tesisin, özellikle yerinden edilmiş Filistinli ailelerin içme suyu ihtiyacını karşılaması amaçlanıyordu. Tesisin birkaç gün içerisinde faaliyete geçmesi ve Şeyh Rıdvan bölgesinde yaşayan yüzlerce ila binlerce aileye temiz su sağlaması planlanıyordu.</p>

<h3>SU ARITMA TESİSİ HİZMETE GİRMEDEN YIKILDI</h3>

<p>Şeyh Rıdvan’da hedef alınan su arıtma tesisinin inşaat çalışmalarında son aşamaya gelindiği bildirildi. Tesisin kısa süre içerisinde devreye alınması ve bölgede yaşayan yerinden edilmiş Filistinlilerin içme suyu ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması bekleniyordu.</p>

<p>Saldırı sonrasında yapının tamamen yıkıldığı ve ekipmanların kullanılamaz hale geldiği aktarıldı. Tesisin faaliyete geçirilmeden ortadan kalkması, bölgede halihazırda sınırlı olan temiz su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdı.</p>

<h3>BİNLERCE YERİNDEN EDİLMİŞ AİLEYE SU SAĞLAMASI PLANLANIYORDU</h3>

<p>Arıtma tesisinin, Gazze’deki büyük altyapı sistemlerinden farklı olarak daha küçük ve yerel ölçekte hizmet vermesi planlanıyordu. Projenin temel hedefinin, saldırılar nedeniyle evlerinden ayrılmak zorunda kalan ailelerin günlük içme suyu ihtiyacına doğrudan çözüm üretmek olduğu belirtildi.</p>

<p>Tesisin tamamlandığında bölgedeki yüzlerce ila binlerce ailenin kullanımına sunulması hedefleniyordu. Özellikle temiz suya erişimin ciddi biçimde kısıtlandığı Şeyh Rıdvan ve çevresinde tesisin devreye girmesi, mevcut ihtiyacın bir bölümünün karşılanması açısından önem taşıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>AYNI SALDIRIDA BİR CAMİ DE YIKILDI</h3>

<p>İsrail ordusunun Şeyh Rıdvan bölgesine düzenlediği saldırıda yalnızca su arıtma tesisi zarar görmedi. Aynı saldırıda bölgede bulunan bir caminin de yıkıldığı bildirildi.</p>

<p>Saldırının ardından su tesisinde ve camide büyük çaplı hasar oluştuğu aktarılırken, bölgedeki sivil altyapıya yönelik tahribatın devam ettiği belirtildi.</p>

<h3>GAZZE’DE SU KRİZİ DERİNLEŞİYOR</h3>

<p>Gazze Şeridi’nde yaklaşık üç yıldır devam eden saldırılar ve altyapı tahribatı, temiz ve güvenli içme suyuna erişimi ciddi biçimde sınırlandırdı. Gazze genelinde çok sayıda kuyu, su boru hattı ve deniz suyu arıtma tesisinin hasar görmesi, su temininde uzun süredir devam eden sorunların daha da büyümesine neden oldu.</p>

<p>Altyapıdaki tahribat özellikle yerinden edilmiş Filistinli aileleri etkiliyor. Güvenli içme suyuna düzenli erişimin sağlanamaması, temel yaşam koşullarını daha da ağırlaştırırken yerel ölçekte hayata geçirilmeye çalışılan küçük su projelerinin önemini artırıyor.</p>

<h3>KUYULAR VE BORU HATLARI DA HASAR GÖRDÜ</h3>

<p>İsrail’in Gazze genelinde düzenlediği saldırılar sırasında su altyapısının farklı unsurlarında ciddi zarar meydana geldi. Kuyuların, ana ve yerel su boru hatlarının yanı sıra büyük ölçekli deniz suyu arıtma tesislerinin de saldırılardan etkilendiği bildirildi.</p>

<p>Hasar gören altyapının yeniden çalışır hale getirilmesinde yaşanan güçlükler nedeniyle bazı bölgelerde temiz suya erişim sınırlı düzeyde devam ediyor. Şeyh Rıdvan’daki küçük arıtma tesisi de mevcut altyapı açığını azaltmak amacıyla yürütülen yerel çalışmalardan biri olarak planlanmıştı.</p>

<h3>TEMEL İHTİYAÇLARA ERİŞİM DAHA DA ZORLAŞTI</h3>

<p>Şeyh Rıdvan’daki tesisin hizmete alınamadan yıkılması, Gazze’deki su altyapısının yeniden işler hale getirilmesine yönelik çalışmalarda yeni bir kayba yol açtı. Yerinden edilmiş nüfusun içme suyu başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişiminde yaşanan güçlüklerin saldırının ardından daha da arttığı belirtildi.</p>

<p>Gazze’deki mevcut su krizinin kuyular, boru hatları ve arıtma tesislerinde oluşan hasarla birlikte devam ettiği aktarılırken, yeni tesislerin devreye alınmasının da saldırılar nedeniyle kesintiye uğradığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gazzede-acilmak-uzere-olan-su-tesisini-bombaladi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/09/gazze-saldirilari-1.jpg" type="image/jpeg" length="40699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Moskova'ya sessiz sedasız inen Amerikan uçağının sırrı çözüldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/moskovaya-sessiz-sedasiz-inen-amerikan-ucaginin-sirri-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/moskovaya-sessiz-sedasiz-inen-amerikan-ucaginin-sirri-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Moskova’daki Vnukovo Uluslararası Havalimanı’na inen ABD’ye ait C-17 Globemaster III tipi askeri nakliye uçağının ardından ziyaretin ayrıntıları ortaya çıktı. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı Direktörü John Ratcliffe’in Rus yetkililerle görüşmeler gerçekleştirmek üzere Moskova’ya gittiği doğrulandı. Görüşmelerin içeriği açıklanmazken ziyaret, Rusya-Ukrayna müzakerelerinin tıkandığı ve Washington’ın İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Moskova’ya iniş yapan Amerikan askeri uçağının taşıdığı heyete ilişkin belirsizlik sona erdi. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı Direktörü John Ratcliffe’in 25 Ağustos’ta Rusya’nın başkenti Moskova’ya giderek Rus yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdiği ortaya çıktı. ABD medyasına konuşan ve ziyarete ilişkin bilgi sahibi yetkililer, Ratcliffe’in Moskova’da bulunduğunu doğrularken görüşmelerin hangi konular üzerine yapıldığına ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p>

<p>CIA, Ratcliffe’in Rusya ziyaretine ve temaslarının içeriğine ilişkin resmi açıklama yapmadı. Ziyaret, Donald Trump döneminde Ratcliffe’in CIA Direktörü sıfatıyla Rusya’ya gerçekleştirdiği ilk bilinen Moskova ziyareti olurken, aynı zamanda 2021’de dönemin CIA Direktörü William Burns’ün Moskova temaslarından sonra bir CIA başkanının Rusya’ya yaptığı ilk bilinen ziyaret olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>ABD ASKERİ UÇAĞI MOSKOVA’YA İNİNCE GÖZLER WASHINGTON’A ÇEVRİLDİ</h3>

<p>Ziyaretten önce dikkatleri Moskova’ya çeken gelişme, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait Boeing C-17A Globemaster III tipi askeri nakliye uçağının Vnukovo Uluslararası Havalimanı’na inmesi oldu. Flightradar24 tarafından yayımlanan uçuş takip verilerine göre RCH4555 uçuş kodunu kullanan uçak, 25 Ağustos Salı sabahı Letonya’nın başkenti Riga’dan havalanarak Moskova’ya geçti.</p>

<p>Uçuş kayıtları, askeri uçağın rotasının ABD’deki Joint Base Andrews bağlantılı olduğunu gösterdi. Maryland’de bulunan üs, ABD yönetiminin üst düzey seyahatlerinde kullanılan önemli askeri merkezlerden biri olarak bilinirken C-17’nin Riga üzerinden Moskova’ya yönelmesi ziyaretin niteliğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.</p>

<h3>UÇAĞIN ARDINDA CIA DİREKTÖRÜ JOHN RATCLIFFE ÇIKTI</h3>

<p>ABD medyasına konuşan birden fazla yetkili, Moskova’ya gerçekleştirilen ziyaretin CIA Direktörü John Ratcliffe tarafından yapıldığını bildirdi. Ratcliffe’in Rus yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdiği belirtilirken hangi isimlerle bir araya geldiği ve görüşmelerde hangi başlıkların ele alındığı kamuoyuna açıklanmadı.</p>

<p>Kremlin ise ziyaret öncesinde ABD yönetiminden yetkililerle planlanmış bir görüşme bulunduğunu açıklamamıştı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un ABD askeri uçağının Moskova’ya gelişi konusunda bilgi sahibi olmadıklarını söylediği aktarılırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ratcliffe arasında planlanmış bir görüşme olduğuna ilişkin resmi doğrulama yapılmadı.</p>

<h3>RATCLIFFE’İN İLK BİLİNEN MOSKOVA ZİYARETİ</h3>

<p>John Ratcliffe’in Moskova’ya gelişi, CIA Direktörü olarak Rusya’ya yaptığı ilk bilinen ziyaret niteliği taşıyor. Ratcliffe, Donald Trump yönetiminde CIA Direktörlüğü görevini yürütürken daha önce de ABD istihbarat ve güvenlik yapılanmasının üst kademelerinde görev almıştı.</p>

<p>CIA’nın bir önceki bilinen üst düzey Moskova ziyareti 2021 yılında William Burns tarafından gerçekleştirilmişti. Burns, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağının arttığı dönemde Moskova’ya gitmiş ve temaslarda bulunmuştu. Ratcliffe’in ziyareti ise Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmek amacıyla yürütülen diplomatik girişimlerin sonuç vermediği bir döneme denk geldi.</p>

<h3>ZİYARET ÖNCESİ UKRAYNA’YA SALDIRILARI DURDURMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Ratcliffe’in Moskova’ya hareketinden önce Washington’ın Ukrayna yönetimine dikkat çeken bir talepte bulunduğu belirtildi. Konuya ilişkin bilgi sahibi kaynaklara göre ABD, Ukrayna’dan Moskova ve Rusya’nın kuzeyindeki bazı bölgelere yönelik uzun menzilli insansız hava aracı ve füze saldırılarını geçici olarak durdurmasını istedi.</p>

<p>Ukraynalı yetkililere üst düzey bir ABD temsilcisinin Rusya’ya seyahat edeceği bilgisinin iletildiği aktarıldı. Washington’ın talebinin pazartesiden çarşambaya kadar belirli bir dönemi kapsadığı ve Ratcliffe’in bulunduğu süre boyunca olası saldırıların önlenmesinin amaçlandığı bildirildi.</p>

<h3>LETONYA ÜZERİNDEN MOSKOVA’YA GEÇTİ</h3>

<p>Uçuş takip verilerine göre Ratcliffe’in ziyaretinde kullanılan askeri hava trafiğinin güzergahında Letonya da yer aldı. ABD bağlantılı uçakların önce Riga’ya ulaştığı, ardından C-17 Globemaster III tipi uçağın Moskova’daki Vnukovo Havalimanı’na geçtiği görüldü.</p>

<p>Letonya makamları, Amerikan uçağının ülke hava sahasındaki hareketinin gerekli izinler doğrultusunda gerçekleştirildiğini bildirdi. Uçuşun Letonya Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmediği belirtilirken operasyonun içeriğine ilişkin ilave bilgi paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>RUSYA-UKRAYNA MÜZAKERELERİNİN TIKANDIĞI DÖNEMDE GELDİ</h3>

<p>CIA Direktörü John Ratcliffe’in Rusya ziyareti, Moskova ile Kiev arasındaki savaşı sona erdirmek amacıyla yürütülen görüşmelerin çıkmaza girdiği bir süreçte gerçekleşti. ABD yönetiminin daha önce iki ülke arasında diplomatik temasları artırmaya yönelik girişimlerde bulunduğu ancak kalıcı bir anlaşmaya ulaşılamadığı bildirildi.</p>

<p>Ratcliffe’in temaslarının Rusya-Ukrayna savaşıyla bağlantılı olup olmadığı konusunda resmi açıklama yapılmadı. Görüşmelerin içeriğinin gizli tutulması nedeniyle ziyaretin gündeminde savaş, güvenlik meseleleri, istihbarat başlıkları veya başka diplomatik konuların bulunup bulunmadığı doğrulanmadı.</p>

<h3>İRAN’A YÖNELİK YENİ ABD HAMLESİNİN ARDINDAN GELDİ</h3>

<p>Moskova ziyareti, Washington’ın İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir döneme de denk geldi. ABD yönetimi, Tahran’ın uluslararası ticari bağlantılarını sınırlandırmaya ve İran ile ekonomik ilişkilerini sürdüren ülke ve kuruluşlar üzerindeki yaptırım baskısını artırmaya yönelik yeni adımlar açıkladı.</p>

<p>Rusya’nın İran’ın önemli stratejik ve ticari ortaklarından biri olması, Ratcliffe’in Moskova temaslarının zamanlamasını öne çıkaran başlıklardan biri oldu. Görüşmelerde İran dosyasının ele alınıp alınmadığına ilişkin ABD veya Rusya tarafından herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.</p>

<h3>MOSKOVA ZİYARETİNİN GÜNDEMİ AÇIKLANMADI</h3>

<p>ABD’li yetkililer Ratcliffe’in Moskova’da Rus yetkililerle görüşme gerçekleştirdiğini doğrulasa da temasların gündemine ilişkin ayrıntılar gizli tutuldu. CIA, ABD Savunma Bakanlığı ve ABD Hava Kuvvetleri de ziyaretle ilgili ayrıntılı yorum yapmadı.</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşı, Washington’ın Kiev’den saldırıları geçici olarak durdurmasını istemesi ve İran’a yönelik ekonomik baskının artırılması, ziyaretin gerçekleştiği dönemin önemli dış politika başlıkları arasında yer aldı. Ratcliffe’in hangi başlıklarla Moskova’ya gittiği konusunda ise resmi makamlar tarafından doğrulanmış bir gündem paylaşılmadı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/moskovaya-sessiz-sedasiz-inen-amerikan-ucaginin-sirri-cozuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/cia-1.jpg" type="image/jpeg" length="14605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni bir savaş riskinin azaldığını gösteren hamle]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/yeni-bir-savas-riskinin-azaldigini-gosteren-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/yeni-bir-savas-riskinin-azaldigini-gosteren-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, İran savaşı öncesinde ve çatışmalar sırasında Ortadoğu’daki diplomatik temsilciliklerden çektiği personeli yeniden görev yerlerine göndermeye hazırlanıyor. ABD Dışişleri Bakanlığına ait iç yazışmalara dayanan plana göre İsrail, Lübnan, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, Umman, Irak ve Kuveyt başta olmak üzere bölgedeki temsilciliklerde personel sayısı yeniden artırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle Ortadoğu’daki diplomatik personelini tahliye eden veya temsilciliklerdeki kadroları azaltan Washington yönetimi, aylar sonra ters yönde adım atmaya başladı. New York Times’ın ABD Dışişleri Bakanlığına ait iç yazışmalara ve yetkililere dayandırdığı habere göre yabancı hizmet personelinin bölgeye dönüşü ve diplomatik misyonlarda uygulanan bazı olağanüstü güvenlik tedbirlerinin gevşetilmesi bu hafta başlayabilecek. Reuters’ın daha sonraki haberinde de bazı diplomatik misyonlarda yeniden personel görevlendirmesine başlandığı aktarıldı.</p>

<h3>ABD ORTADOĞU’DAKİ DİPLOMATLARINI GERİ ÇAĞIRIYOR</h3>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığının planı, İran savaşı nedeniyle geçici olarak tahliye edilen veya personel sayısı azaltılan diplomatik temsilciliklerin yeniden güçlendirilmesini öngörüyor. Personel artışının planlandığı ülkeler arasında İsrail, Lübnan, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, Umman, Irak ve Kuveyt bulunuyor. Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn’deki ABD diplomatik misyonlarında da personel seviyelerinin artırılması planın parçası olarak yer alıyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, diplomatik misyonlardaki güvenlik durumunun sürekli olarak gözden geçirildiğini açıkladı. Bakanlık, son değerlendirmeler doğrultusunda Ortadoğu’daki bazı temsilciliklerde personel yapılanmasının değiştirildiğini, dış politika hedeflerinin sürdürülmesi ile çalışanların güvenliğinin birlikte gözetildiğini bildirdi.</p>

<h3>İLK DİPLOMATLAR LÜBNAN’A DÖNECEK</h3>

<p>Plan kapsamında ilk personel dönüşünün Lübnan’daki ABD Büyükelçiliğinde gerçekleşmesi bekleniyor. Beyrut’taki diplomatik temsilcilik ilk aşamada tam kapasiteyle çalışmayacak ve personel sayısı belirlenen sınırın altında tutulacak.</p>

<p>Lübnan’daki temsilcilikte personel seviyesinin başlangıçta normal kapasitenin yaklaşık yüzde 85’iyle sınırlandırılması öngörülüyor. Aynı uygulamanın Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ABD diplomatik temsilcilikleri için de geçerli olması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İSRAİL, ÜRDÜN VE UMMAN’DA TAM KAPASİTEYE DÖNÜLECEK</h3>

<p>ABD’nin planında İsrail, Ürdün ve Umman’daki diplomatik temsilciliklerin kademeli olarak tam personel kapasitesine dönmesi öngörülüyor. Söz konusu üç ülkedeki büyükelçilikler, savaş nedeniyle uygulanan personel azaltımlarının ardından yeniden normal çalışma düzenine geçirilmesi planlanan temsilcilikler arasında yer alıyor.</p>

<p>İsrail’deki ABD diplomatik personelinin bir bölümü savaş öncesinde tahliye edilmişti. Washington yönetimi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bir gün önce zorunlu olmayan personel ile aile üyelerinin İsrail’den ayrılmasına izin vermişti. İran’ın bölgedeki Amerikan tesislerine yönelik saldırılarının ardından tahliye kararları başka ülkelere de genişletilmişti.</p>

<h3>KÖRFEZ ÜLKELERİNDE PERSONEL SAYISI SINIRLI TUTULACAK</h3>

<p>ABD’nin Körfez bölgesindeki diplomatik temsilcilikleri ise ilk aşamada tam kapasiteye dönmeyecek. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar’daki personel seviyesinin yaklaşık yüzde 85’e çıkarılması planlanırken Irak, Kuveyt ve Bahreyn’deki temsilciliklerin yüzde 75 kapasiteyle çalışması öngörülüyor.</p>

<p>Personel sayısındaki artışa rağmen güvenlik tedbirlerinin tamamı kaldırılmayacak. ABD Dışişleri Bakanlığının Lübnan ve Körfez ülkelerindeki diplomatik personelin aile üyelerini yanlarında getirmesine yönelik kısıtlamaları sürdürmesi planlanıyor. Söz konusu tedbirler, Washington’un bölgedeki güvenlik riskinin tamamen ortadan kalktığı değerlendirmesinde bulunmadığını gösteriyor.</p>

<h3>IRAK VE KUVEYT’TE DE PERSONEL GERİ DÖNÜYOR</h3>

<p>Irak ve Kuveyt, İran savaşı sırasında ABD diplomatik temsilciliklerinin güvenlik durumunun en fazla değiştiği ülkeler arasında yer aldı. İran’ın çatışmalar sırasında bölgedeki ABD varlıklarına yönelik saldırılarının ardından Washington, her iki ülkede de personel azaltımına gitmişti. Yeni düzenlemeyle Irak ve Kuveyt’teki diplomatik kadroların yeniden artırılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Kuveyt’teki ABD Büyükelçiliği mart ayında faaliyetlerini büyük ölçüde durdurmuş, acil konsolosluk hizmetlerine haziran sonunda yeniden başlamıştı. Yeni personel planında Kuveyt’teki temsilciliğin normal kapasitenin yüzde 75’ine kadar çıkarılması öngörülüyor.</p>

<h3>“SAVAŞIN SONA ERME SÜRECİNE GİRDİĞİNE İNANIYORLAR”</h3>

<p>ABD’nin eski İsrail Büyükelçisi Dan Shapiro, diplomatik personelin yeniden görev yerlerine gönderilmesinin Washington yönetiminin savaşın seyrine ilişkin değerlendirmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Shapiro, kısmen tahliye edilen diplomatik misyonlara personelin geri gönderilmesinin, yönetimin savaşın sona erme sürecine girdiğini düşündüğüne işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>Eski ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı John R. Bass ise aile üyelerine yönelik kısıtlamaların devam etmesine dikkat çekti. Bass, söz konusu sınırlamaların Washington’un güvenlik riskini önceki aylara göre daha düşük gördüğünü ancak savaş öncesindeki normal seviyeye dönüldüğü değerlendirmesinde bulunmadığını gösterdiğini ifade etti.</p>

<h3>İRAN İLE MÜZAKERELER ÇIKMAZDA</h3>

<p>Diplomatik personelin bölgeye geri gönderilmesi kararı, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin sonuçsuz kaldığı bir dönemde alındı. Taraflar arasındaki görüşmelerde kalıcı bir siyasi uzlaşmaya ulaşılamazken Washington yönetimi İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya yönelik yeni adımlar da açıkladı.</p>

<p>Personel dönüşü nedeniyle savaşın tamamen sona erdiği yönünde resmi bir açıklama yapılmadı. Eski ABD’li diplomat Robert Danin, büyükelçilik personelinin geri getirilmesinin Washington’un ilerleyen dönemde İran’a yönelik yeniden askeri adım atmasını engellemediğini söyledi. Danin, ABD’nin daha önce diplomatlarını tahliye ettiğini ve gerekli görülmesi halinde aynı işlemin yeniden gerçekleştirilebileceğini belirtti.</p>

<h3>TAHLİYELER ŞUBAT AYINDA BAŞLAMIŞTI</h3>

<p>ABD’nin diplomatik personel azaltımı, İran savaşının başlamasından hemen önce devreye alınmıştı. Washington, şubat sonunda İsrail’de görev yapan zorunlu olmayan çalışanlar ve aile üyelerinin ülkeden ayrılmasına izin verdi. İran’ın savaş sırasında Suudi Arabistan, Kuveyt, Irak ve bölgedeki diğer ABD hedeflerine yönelik saldırılar gerçekleştirmesinin ardından güvenlik tedbirleri genişletildi.</p>

<p>Diplomatların bir bölümü temsilciliklerden tahliye edilirken bazı ülkelerde çalışanların görevlerini evlerinden sürdürmeleri kararlaştırıldı. Büyükelçiliklerdeki personel seviyeleri de güvenlik durumuna göre azaltıldı. Ağustos sonunda açıklanan yeni plan, söz konusu uygulamaların kademeli biçimde geri alınmasını içeriyor.</p>

<h3>ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI GÜVENLİK DEĞERLENDİRMESİNİ SÜRDÜRÜYOR</h3>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, Ortadoğu’daki personel düzenlemesinin sabit bir takvimden ziyade güvenlik değerlendirmelerine bağlı olarak yürütüldüğünü bildirdi. Bakanlık, dünya genelindeki diplomatik misyonların güvenlik durumunun sürekli incelendiğini ve personel sayısının elde edilen son bilgiler doğrultusunda belirlendiğini açıkladı.</p>

<p>İlk aşamada bazı temsilciliklerin yüzde 75 veya yüzde 85 personel kapasitesiyle çalışacak olması ve aile üyelerine ilişkin kısıtlamaların korunması, olağanüstü tedbirlerin tamamen sona ermediğini ortaya koyuyor. İsrail, Ürdün ve Umman’daki temsilciliklerin ise plan tamamlandığında tam kapasiteyle çalışması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/yeni-bir-savas-riskinin-azaldigini-gosteren-hamle</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-elcilik.jpg" type="image/jpeg" length="62135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mazlum Abdi alınan tarihi kararı Şam'da açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/mazlum-abdi-alinan-tarihi-karari-samda-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/mazlum-abdi-alinan-tarihi-karari-samda-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDG Komutanı Mazlum Abdi, Şam’daki Halk Sarayı’nda yaptığı açıklamada Suriye Demokratik Güçleri’nin bağımsız askeri yapı olarak misyonunun sona erdiğini ve örgütün feshedildiğini duyurdu. Abdi, askeri birliklerin Suriye ordusuna, sivil yapıların ise devlet kurumlarına tamamen entegre edildiğini açıkladı. ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack gelişmeyi “tarihi” olarak nitelendirerek, “Tek ordu, tek hükümet ve tek devlet” mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de uzun süredir devam eden SDG’nin merkezi yönetime entegrasyonu sürecinde kritik aşamaya gelindi. SDG Komutanı Mazlum Abdi, 25 Ağustos 2026’da başkent Şam’daki Halk Sarayı’nda yaptığı açıklamayla Suriye Demokratik Güçleri’nin bağımsız askeri bir yapı olarak feshedildiğini ilan etti. Suriye yönetimi ile yapılan anlaşmaların ardından askeri birliklerin Suriye ordusuna, SDG’ye bağlı sivil kurumların ise merkezi devlet yapısına katılmasıyla birlikte örgütün bağımsız yapısı sona erdi. Reuters ve Associated Press de fesih kararını, SDG’nin Suriye ordusuyla birleşmesinin ardından bağımsız operasyonlarının sona ermesi olarak aktardı.</p>

<h3>MAZLUM ABDİ ŞAM’DA FESİH KARARINI AÇIKLADI</h3>

<p>Mazlum Abdi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yürütülen anlaşma ve entegrasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Halk Sarayı’nda kameraların karşısına geçti. Abdi, SDG’nin bağımsız askeri güç olarak görevini sona erdirdiğini ve yapının feshedildiğini açıkladı. Anadolu Ajansı’nın aktardığı açıklamada Abdi, Suriye ordusundaki tugaylara entegrasyonun tamamlanmasının ardından söz konusu kararın alındığını belirtti.</p>

<p>Abdi, Suriye’de yeni dönemin merkezi devlet kurumları altında yürütüleceğini belirtirken, entegrasyonun yalnızca askeri unsurlarla sınırlı olmadığını ifade etti. SDG’ye bağlı sivil yapıların da Suriye devlet kurumlarına dahil edilmesiyle kuzeydoğudaki ayrı idari ve askeri yapılanmanın sona ermesi amaçlandı.</p>

<h3>“SDG’NİN MİSYONU SONA ERDİ”</h3>

<p>Abdi açıklamasında, “Bugün Suriye Demokratik Güçleri’nin misyonunun sona erdiğini duyuruyor ve bağımsız bir askeri güç olarak feshedildiğini ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklamayla birlikte SDG’nin yıllardır sürdürdüğü bağımsız askeri komuta yapısı resmen sona ermiş oldu.</p>

<p>Reuters’ın haberine göre SDG, daha önce Suriye’nin kuzey ve doğusunda geniş bir bölgeyi kontrol ediyor ve ABD’nin DEAŞ’a karşı sahadaki başlıca ortaklarından biri olarak faaliyet gösteriyordu. 2026 yılı içinde Şam yönetiminin yürüttüğü askeri operasyonlar ve ardından yapılan anlaşmalarla örgütün kontrolündeki bölgelerin büyük bölümü merkezi yönetime geçti.</p>

<h3>SURİYE ORDUSUNA ENTEGRASYON TAMAMLANDI</h3>

<p>Fesih kararının temelini SDG’ye bağlı silahlı unsurların Suriye ordusuna dahil edilmesi oluşturdu. Abdi, açıklamasından birkaç gün önce askeri entegrasyon sürecinin tamamlandığını bildirmişti. 25 Ağustos’taki açıklamayla birlikte bağımsız komuta yapısının da sona erdiği duyuruldu.</p>

<p>Suriye yönetimi ile SDG arasında yapılan son düzenlemeler kapsamında askeri birliklerin Savunma Bakanlığı bünyesine dahil edilmesi kararlaştırılmıştı. Reuters, YPG’nin SDG’nin ana askeri unsurlarından biri olduğunu ve YPG komutanlarından Sipan Hamo’nun mart ayında Suriye’nin doğu bölgesinden sorumlu savunma bakan yardımcılığı görevine getirildiğini aktardı.</p>

<h3>BARRACK: “TEK ORDU, TEK HÜKÜMET VE TEK DEVLET”</h3>

<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da SDG’nin feshedilmesi ve Suriye devlet yapısına entegrasyonuna ilişkin açıklama yaptı. Barrack, gelişmeyi “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Barrack, sosyal medya paylaşımında eski ayrılıkların ortak bir siyasi hedefe dönüştüğünü belirterek entegrasyonun kazananlar ve kaybedenler üzerinden değil Suriye’nin egemen yapısının güçlendirilmesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Barrack mesajını “Tek ordu, tek hükümet ve tek devlet” ifadeleriyle tamamladı.</p>

<h3>SÜRECİN TEMELİ 10 MART 2025’TE ATILDI</h3>

<p>SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyon süreci 10 Mart 2025 tarihinde Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Mazlum Abdi arasında imzalanan anlaşmayla resmiyet kazandı. Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan sekiz maddelik mutabakat, kuzeydoğu Suriye’deki bütün sivil ve askeri kurumların merkezi devlet yönetimine dahil edilmesini öngörüyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anlaşmada sınır kapıları, havaalanları ile petrol ve doğal gaz sahalarının da Suriye devletinin kontrolüne bırakılması kararlaştırılmıştı. Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edilmesi, vatandaşlık ve anayasal haklarının güvence altına alınması, ülke genelinde ateşkes sağlanması ve bölünme çağrılarının reddedilmesi de mutabakat maddeleri arasında yer aldı.</p>

<h3>10 MART ANLAŞMASI 2025 SONUNA KADAR TAMAMLANACAKTI</h3>

<p>10 Mart mutabakatında oluşturulacak yürütme komitelerinin anlaşmayı 2025 yılı sonuna kadar uygulaması öngörülmüştü. Ancak süreç planlanan takvim içerisinde tamamlanamadı. Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın değerlendirmesine göre 2025 yılı sonunda entegrasyon anlaşmasının önemli bölümleri henüz hayata geçirilmemişti.</p>

<p>2026’nın başında Şam yönetimi ile SDG güçleri arasında yeniden çatışmalar yaşandı. Ocak ayında başlayan askeri operasyonlarla Suriye yönetimi Rakka ve Deyrizor başta olmak üzere daha önce SDG kontrolünde bulunan bölgelerde ilerleme sağladı. Çatışmaların ardından yeni ateşkes ve entegrasyon anlaşmaları gündeme geldi.</p>

<h3>OCAK AYINDA YENİ ENTEGRASYON ANLAŞMASI YAPILDI</h3>

<p>Suriye yönetimi ile SDG arasında 29 Ocak 2026’da yeni bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma ateşkesin sürdürülmesini ve SDG’nin Suriye devlet kurumlarına aşamalı olarak entegre edilmesini içeriyordu. 25 Ağustos’taki fesih açıklaması, söz konusu entegrasyon planının askeri yapı açısından tamamlandığının ilanı oldu.</p>

<p>Reuters’ın aktardığı bilgilere göre ocak ayında Şam güçlerinin SDG kontrolündeki bölgelere yönelik hızlı ilerleyişi, yeni anlaşmanın yapılmasında etkili oldu. Takip eden aylarda askeri birliklerin Suriye ordusu içerisinde yeniden yapılandırılması için görüşmeler sürdürüldü.</p>

<h3>PETROL SAHALARI VE SINIR KAPILARI ŞAM’IN KONTROLÜNE GEÇTİ</h3>

<p>Entegrasyon anlaşmalarının önemli maddelerinden biri kuzeydoğu Suriye’de bulunan stratejik ekonomik ve idari noktaların merkezi yönetime devredilmesiydi. 10 Mart 2025 anlaşması sınır kapıları, havaalanları, petrol ve doğal gaz sahalarının Suriye devlet kurumları altında birleştirilmesini açık biçimde öngörüyordu.</p>

<p>Söz konusu düzenleme, SDG’nin yalnızca askeri bağımsızlığının değil kuzeydoğudaki ayrı idari yapısının da sona erdirilmesini amaçladı. 25 Ağustos’taki açıklamada askeri ve sivil kurumların Suriye devlet yapısıyla bütünleştiğinin duyurulmasıyla mutabakatın temel hedeflerinden biri tamamlanmış oldu.</p>

<h3>TÜRKİYE SDG/YPG’NİN TASFİYESİNİ İSTİYORDU</h3>

<p>Türkiye, SDG’nin ana askeri unsurunu oluşturan YPG’yi PKK’nın Suriye uzantısı olarak kabul ediyor ve yapının ayrı bir silahlı güç olarak varlığını sürdürmesine karşı çıkıyordu. Ankara, Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması için SDG/YPG unsurlarının silah bırakması ve merkezi devlet yapısına dahil edilmesi gerektiğini uzun süredir dile getiriyordu.</p>

<p>Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da yakın dönemde yaptığı açıklamalarda SDG ve PKK/YPG unsurlarının Türkiye, Suriye ve Irak genelinde tasfiye edilmesinin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından gerekli olduğunu belirtmişti. Ankara’nın yaklaşımında Suriye’de ayrı bir askeri veya siyasi yapılanmanın devam etmemesi ve güvenlik yapısının merkezi hükümet altında birleşmesi öne çıkıyordu.</p>

<h3>PKK DA 2025’TE FESİH KARARI ALMIŞTI</h3>

<p>SDG’nin fesih kararı, PKK’nın 2025 yılında aldığı örgütsel fesih kararından yaklaşık bir yıl sonra geldi. Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından PKK, 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde düzenlediği kongrede örgütsel yapısını feshetme ve silahlı faaliyetlerini sona erdirme kararı aldığını duyurmuştu.</p>

<p>Türkiye, PKK’nın fesih sürecinin Suriye’deki YPG ve SDG yapılanmalarını da kapsaması gerektiğini savunmuştu. SDG’nin 25 Ağustos 2026 tarihli kararıyla Suriye’deki bağımsız askeri yapılanmanın sona erdiği açıklanırken, silahlı unsurların Suriye ordusu içerisindeki yeni statüsü uygulama sürecinin parçası haline geldi.</p>

<h3>ŞAM YÖNETİMİ ÜLKEDE TEK MERKEZİ YAPI HEDEFLİYOR</h3>

<p>Suriye’de Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından kurulan yeni yönetim, farklı silahlı grupların merkezi devlet yapısına dahil edilmesini temel hedeflerden biri olarak belirledi. Ahmed Şara yönetimi, ülkenin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren askeri yapıların Savunma Bakanlığı bünyesinde birleştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttü.</p>

<p>SDG’nin feshi, kuzeydoğu Suriye’de bağımsız askeri komuta yapısının sona ermesi açısından söz konusu sürecin en önemli aşamalarından biri oldu. ABD temsilcisi Barrack’ın “tek ordu, tek hükümet ve tek devlet” mesajı da Washington’un merkezi Suriye devlet yapısına yönelik yaklaşımını yansıttı.</p>

<h3>SDG’NİN BAĞIMSIZ ASKERİ VARLIĞI SONA ERDİ</h3>

<p>25 Ağustos 2026’daki açıklamayla SDG’nin bağımsız askeri güç olarak faaliyet dönemi resmen sona erdi. Mazlum Abdi’nin Şam’daki Halk Sarayı’ndan yaptığı duyuru, askeri birliklerin Suriye ordusuna katılmasıyla birlikte örgütsel yapının feshedildiğini teyit etti.</p>

<p>Suriye yönetiminin bundan sonraki süreçte eski SDG unsurlarının ordu içindeki komuta yapısını, kuzeydoğudaki sivil yönetimin merkezi kurumlara geçişini ve bölgedeki idari düzenlemeleri yürütmesi öngörülüyor. Fesih kararıyla birlikte SDG adı altında bağımsız bir askeri gücün faaliyet göstermeyeceği açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/mazlum-abdi-alinan-tarihi-karari-samda-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-suriye-1.jpg" type="image/jpeg" length="10910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: Hürmüz'deki bütün mayınları temizledik]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuzdeki-butun-mayinlari-temizledik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuzdeki-butun-mayinlari-temizledik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşın başlamasının ardından deniz trafiğinin önündeki en büyük güvenlik sorunlarından birine dönüşen Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların tamamının kaldırıldığını veya imha edildiğini açıkladı. ABD Donanması tarafından bilgilendirildiğini belirten Trump, İran’a yeni mayın döşeyen gemi veya teknelerin imha edileceği mesajının iletildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı aylar boyunca deniz mayınları, gemilere yönelik saldırılar ve askeri tehditlerle gündeme geldi. Mart ayında İran’ın boğaza mayın döşediğine ilişkin haberlerle başlayan kriz, ABD’nin mayın döşeme kapasitesine sahip İran gemilerini hedef alması, mayın temizleme operasyonlarına hazırlanması ve Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün alternatif geçiş koridorları oluşturmasıyla devam etti. ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada uluslararası sulardaki bütün mayınların kaldırıldığını veya imha edildiğini duyurdu.</p>

<h3>MAYIN KRİZİ SAVAŞIN ARDINDAN BAŞLADI</h3>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 28 Şubat 2026’da başlarken, Hürmüz Boğazı kısa sürede çatışmanın deniz ticaretine yansıdığı başlıca bölgelerden biri haline geldi. Uluslararası Denizcilik Örgütü, haziran ayında yaptığı açıklamada çatışmaların başladığı 28 Şubat’tan itibaren Hürmüz Boğazı ve çevresindeki uluslararası deniz taşımacılığına yönelik en az 46 saldırıyı doğruladığını bildirdi.</p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’na deniz mayınları yerleştirdiğine ilişkin ilk önemli bilgiler mart ayında gündeme geldi. Reuters’a konuşan konu hakkında bilgi sahibi iki kaynak, 11 Mart’ta İran’ın boğaza yaklaşık 12 deniz mayını döşediğini bildirdi. Kaynaklardan biri mayınların büyük bölümünün yerlerinin bilindiğini, ancak ABD’nin bunlara karşı nasıl hareket edeceğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p>

<h3>ABD 16 İRAN MAYIN GEMİSİNİ İMHA ETTİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Mayın iddialarının gündeme geldiği dönemde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da İran’ın denize mayın döşeme kapasitesini hedef alan operasyonlar gerçekleştirdi. CENTCOM, 10 Mart 2026’da Hürmüz Boğazı çevresinde İran’a ait 16 mayın döşeme gemisinin imha edildiğini açıkladı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da aynı dönemde İran’a Hürmüz Boğazı’na yerleştirilen mayınların kaldırılması çağrısında bulundu. Trump, İran’ın yeni mayın döşemesi halinde karşılık verileceğini belirtirken Washington yönetimi, deniz yolunun uluslararası ticarete yeniden açılması amacıyla askeri ve teknik seçenekleri değerlendirmeye başladı.</p>

<h3>ABD NİSAN AYINDA MAYIN TEMİZLİĞİNE YÖNELDİ</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasının önündeki başlıca sorunlardan biri mayın tehdidi olurken, ABD nisan ayında doğrudan temizleme çalışmalarına yöneldi. Reuters’ın 11 Nisan tarihli haberine göre Trump, İran tarafından boğaza bırakıldığını söylediği mayınların imha edilmesi için çalışma başlatılacağını açıkladı.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da 11 Nisan’da Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesine yönelik koşulların oluşturulmaya başlandığını bildirdi. Operasyonlarda ABD Donanması unsurları ile mayın tespit ve temizleme kapasitesine sahip sistemlerin kullanılmasına yönelik hazırlıklar yürütüldü.</p>

<h3>HAZİRANDA MAYIN SAYISI 80’E KADAR ÇIKTI</h3>

<p>Mart ayında yaklaşık 12 mayından söz edilirken ilerleyen aylarda boğazdaki tehdidin çok daha geniş bir alana yayıldığına ilişkin bilgiler ortaya çıktı. Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün haziran sonunda yaptığı değerlendirmelerde, Hürmüz Boğazı’nın tarihi ana denizcilik rotalarında yaklaşık 80 mayının bulunduğu tahmin edildi.</p>

<p>Yaklaşık 80 patlayıcı mayının boğazın merkezindeki geleneksel geçiş güzergahını kullanılamaz hale getirdiği bildirildi. Gemilerin İran ve Umman kıyılarına daha yakın iki alternatif koridor üzerinden geçirilmesi için ayrı rotalar oluşturuldu. IMO’nun yürüttüğü plan, bölgede bekleyen gemilerin kontrollü şekilde tahliyesini amaçladı.</p>

<h3>500’DEN FAZLA GEMİ BÖLGEDE BEKLİYORDU</h3>

<p>IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, 26 Haziran’da yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndaki tahliye çalışmalarının yeniden başlatılması için İran, Umman ve ABD başta olmak üzere ilgili taraflardan güvenlik garantileri sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Operasyon askıya alınmadan önce yaklaşık 115 gemi ve 2 bin 500 denizcinin güvenli şekilde boğazdan geçtiği açıklandı.</p>

<p>Aynı dönemde 500’den fazla geminin bölgede geçiş için beklediği ve tamamının tahliye edilmesinin birkaç hafta sürebileceği belirtildi. IMO, 23 Haziran’da açıkladığı ilk kapsamlı tahliye planında bölgede yaklaşık 11 bin denizcinin mahsur kaldığını bildirmişti.</p>

<h3>UMMAN ÜZERİNDEN ALTERNATİF GEÇİŞ KORİDORU OLUŞTURULDU</h3>

<p>Mayın tehdidi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın normal trafik ayrım düzeni güvenli kabul edilmezken, gemilerin farklı koridorlara yönlendirilmesi gündeme geldi. IMO ve Umman tarafından hazırlanan sistem kapsamında biri Umman kıyılarına, diğeri İran kıyılarına yakın iki geçiş güzergahı kullanıldı.</p>

<p>Umman tarafından yayımlanan denizcilik bildirimlerinde geleneksel ana güzergahın güvenli olmadığı belirtilirken, kontrollü tahliye ve kademeli geçiş sistemi uygulandı. Haziran ayında bölgede bir mayının doğrulandığına ilişkin bilgiler de denizcilik sektörüne yapılan güvenlik bildirimlerine yansıdı.</p>

<h3>IMO GÜVENLİ GEÇİŞ OLMADIĞINI DUYURMUŞTU</h3>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü, 9 Haziran’da Hürmüz Boğazı’ndaki koşullara ilişkin yayımladığı açıklamada güvenilir güvenlik garantilerinin bulunmadığını ve güvenli geçişin sağlandığının kabul edilemeyeceğini duyurdu. IMO Genel Sekreteri Dominguez, gemi kaptanları ve işletmecilerden bölgedeki riskleri dikkate almalarını istedi.</p>

<p>Mayınların yanı sıra ticari gemilere yönelik saldırılar da deniz taşımacılığı üzerinde baskı oluşturdu. IMO, 11 Haziran’a kadar Hürmüz Boğazı ve çevresinde 46 saldırıyı doğrularken söz konusu olaylarda 14 denizcinin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>

<h3>TAHLİYE PLANI GEMİ SALDIRISININ ARDINDAN DURDURULDU</h3>

<p>IMO’nun haziran ayında başlattığı tahliye operasyonu, 25 Haziran’da Umman Körfezi’nde bir geminin saldırıya uğramasının ardından geçici olarak durduruldu. Genel Sekreter Dominguez, tahliye listesindeki gemilerin ve bölgedeki diğer deniz araçlarının güvenliğinin yeniden teyit edilmesi amacıyla operasyonun askıya alındığını açıkladı.</p>

<p>Saldırıya uğrayan geminin IMO’nun tahliye sistemi kapsamında hareket etmediği belirtilirken, organizasyon denizcilerin güvenliğini öncelikli gerekçe göstererek kontrollü geçişleri yeniden değerlendirmeye aldı. Tahliye çalışmalarının devam edebilmesi için bölge ülkeleri ve çatışmanın taraflarıyla yeni güvenlik görüşmeleri yürütüldü.</p>

<h3>DENİZ TRAFİĞİ SAVAŞ ÖNCESİ SEVİYELERE DÖNMEDİ</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki kontrollü geçişlerin başlamasına rağmen ticari deniz trafiği takip eden aylarda savaş öncesindeki düzeyine dönemedi. Mayın riski, gemilere yönelik saldırılar ve bölgedeki askeri hareketlilik özellikle petrol tankerleri ve diğer ticari gemilerin geçişlerinde sınırlamalara neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Reuters’ın 18 Ağustos tarihli haberinde boğazdaki tanker trafiğinin savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kaldığı ve İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı’nın statüsüne ilişkin karşılıklı açıklamaların sürdüğü bildirildi. İran boğazın kapalı olduğunu savunurken Trump yönetimi geçişlerin sürdüğünü ve güzergahın işletildiğini belirtiyordu.</p>

<h3>TRUMP 25 AĞUSTOS’TA MAYINLARIN TEMİZLENDİĞİNİ DUYURDU</h3>

<p>Aylar süren mayın tehdidinin ardından ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ağustos 2026’da Hürmüz Boğazı’ndaki temizlik çalışmalarına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Trump, ABD Donanmasının kendisini bilgilendirdiğini belirterek boğazın uluslararası sularında bulunan bütün mayınların kaldırıldığını veya patlatılarak imha edildiğini açıkladı.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, mart ayından itibaren Hürmüz Boğazı’nın ana geçiş güzergahlarını etkileyen mayın krizinde Washington yönetiminin mayın temizliği açısından operasyonun tamamlandığını ilan etmesi anlamına geldi. Trump’ın açıklamasında ticari gemi trafiğinin hangi takvimle savaş öncesindeki seviyelere döneceğine ilişkin ayrıntı yer almadı.</p>

<h3>İRAN’A “YENİ MAYIN DÖŞEMEYİN” UYARISI</h3>

<p>Donald Trump, mayınların temizlendiği açıklamasının yanında İran’a yönelik yeni bir uyarıda da bulundu. ABD Başkanı, İran’ın Hürmüz Boğazı’na yeniden mayın bırakan herhangi bir gemi veya teknenin “derhal ve sistematik biçimde” imha edileceği konusunda bilgilendirildiğini söyledi.</p>

<p>Trump ayrıca mayın döşenmesine karşı “sıfır tolerans” politikasının yürürlükte olduğunu açıkladı. ABD Başkanı, Washington’un Hürmüz Boğazı’nı gözetlemeye devam edeceğini belirtti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ TİCARETİNDE KRİTİK KONUMDA</h3>

<p>İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve doğal gaz üreticilerini açık denizlere bağlayan stratejik geçiş noktası konumunda bulunuyor. Savaş öncesinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri söz konusu güzergah üzerinden taşınıyordu.</p>

<p>Mayınların ve askeri çatışmaların boğazdaki trafiği sınırlandırması, enerji sevkiyatları ve uluslararası deniz ticareti üzerinde doğrudan etki oluşturdu. ABD Donanmasının bütün mayınların temizlendiğini açıklamasıyla deniz mayınlarına ilişkin tehdit açısından yeni bir aşamaya geçilirken, bölgedeki askeri riskler ve ticari gemilere yönelik güvenlik tedbirleri gündemde kalmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-hurmuzdeki-butun-mayinlari-temizledik</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/10587.jpg" type="image/jpeg" length="59760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin'den ABD'nin İran yaptırımlarına ilk cevap: BMGK dışındaki kararlar geçersiz]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cinden-abdnin-iran-yaptirimlarina-ilk-cevap-bmgk-disindaki-kararlar-gecersiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cinden-abdnin-iran-yaptirimlarina-ilk-cevap-bmgk-disindaki-kararlar-gecersiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin İran’ı küresel finans sisteminden izole etmeyi hedefleyen yeni ekonomik yaptırım hamlesine Çin’den tepki geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, tek taraflı yaptırımlara karşı olduklarını belirterek ekonomik savaş ve azami baskının çatışmayı daha da tırmandıracağını söyledi. Pekin yönetiminin İran ile iş birliğinin uluslararası hukuka uygun olduğunu vurgulayan Lin, Çin’in hak ve çıkarlarını korumak için gerekli tüm önlemleri alacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artıran yeni yaptırım hamlesi Washington-Pekin hattında da karşılık buldu. ABD yönetiminin İran’ın küresel finans sistemiyle bağlantılarını kesmeyi ve ülkenin ekonomik gelir kaynaklarını sınırlamayı amaçlayan yeni yaptırımlarının ardından Çin Dışişleri Bakanlığı açıklama yaptı. İran’ın en önemli ekonomik ortaklarından biri ve İran petrolünün en büyük alıcısı konumundaki Çin, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına karşı olduğunu bir kez daha bildirirken, Washington’un İran ile ticaret yapan üçüncü ülkelere yönelik baskısına da karşı çıktı.</p>

<h3>ÇİN’DEN ABD’NİN İRAN YAPTIRIMLARINA TEPKİ</h3>

<p>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Pekin’de düzenlenen olağan basın toplantısında ABD’nin İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Lin, Çin’in uluslararası hukukta dayanağı bulunmayan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından yetkilendirilmeyen tek taraflı yaptırımlara karşı tutumunun değişmediğini söyledi. Çinli sözcü, İran ile yürütülen ekonomik ilişkilerin uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleştirildiğini ve üçüncü ülkelerin söz konusu iş birliğine müdahale etmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Lin Jian, ekonomik yaptırımların ve “azami baskı” politikalarının mevcut sorunların çözümüne katkı sağlamayacağını ifade etti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ekonomik savaşın çatışmayı daha fazla tırmandırabileceğini, risklerin başka ülkelere yayılmasına neden olabileceğini ve küresel ekonomik ile finansal düzen üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini dile getirdi.</p>

<h3>“EKONOMİK SAVAŞ VE AZAMİ BASKI ÇÖZÜM DEĞİL”</h3>

<p>Lin Jian, ABD’nin yeni yaptırım politikasına ilişkin açıklamasında ekonomik baskının İran meselesinin çözümü için uygun bir yöntem olmadığını söyledi. Lin, “Ekonomik savaş ve azami baskı taktikleri sorunu çözmeye yardımcı olmayacak” değerlendirmesinde bulunurken, söz konusu adımların çatışmaların tırmanmasına ve diğer ülkelerin meşru ekonomik çıkarlarının zarar görmesine yol açabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin yönetimi, İran konusunda gerilimin azaltılmasını ve tarafların yeniden diplomatik müzakere sürecine dönmesini istedi. Lin Jian, mevcut koşullarda önceliğin durumun yatıştırılması ve mümkün olan en kısa sürede diyalog ile müzakere yolunun yeniden açılması olması gerektiğini ifade etti. Pekin yönetimi daha önce de ABD’nin İran’a yönelik yaptırım ve baskılarının Orta Doğu’daki sorunun çözülmesine yardımcı olmayacağını açıklamıştı.</p>

<h3>“GEREKLİ TÜM ÖNLEMLERİ ALACAĞIZ”</h3>

<p>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, ABD’nin yaptırımlarının Çin’in İran ile ekonomik ilişkilerini etkileme ihtimaline ilişkin olarak Pekin yönetiminin kendi haklarını koruyacağını açıkladı. Lin, Çin’in hak ve çıkarlarını kararlılıkla korumak amacıyla gerekli tüm önlemleri alacağını söyledi. Açıklamada söz konusu önlemlerin ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.</p>

<p>Lin Jian ayrıca Çin’in İran ile iş birliğinin uluslararası hukuk çerçevesinde sürdürüldüğünü vurgulayarak, söz konusu ekonomik ilişkilerin engellenmemesi veya baltalanmaması gerektiğini ifade etti. Çin’in gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Lin, Pekin’in tek taraflı yaptırımlara yönelik karşı tutumunu sürdüreceğini bildirdi.</p>

<h3>ABD “EKONOMİK İZOLASYON” HAMLESİNİ DEVREYE ALDI</h3>

<p>Çin’in açıklamasının odağında ABD yönetiminin İran’a karşı başlattığı ve “Operation Economic Outcast” olarak adlandırılan yeni ekonomik izolasyon kampanyası yer aldı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından açıklanan yeni yaptırım paketi, İran’ın küresel finans sistemiyle bağlantılarını daha fazla sınırlandırmayı ve ülkenin ekonomik gelir kanallarını kesmeyi hedefliyor. Yeni yaptırımların yaklaşık 60 kişi, kuruluş ve gemiyi kapsadığı, teknoloji, altın, havacılık, deniz taşımacılığı ve finans bağlantıları gibi farklı alanları hedef aldığı bildirildi.</p>

<p>Bessent, ABD’nin hedefinin İran yönetimini ayakta tuttuğunu belirttiği ekonomik bağlantıları kesmek olduğunu söyledi. Washington yönetimi yalnızca İran’daki aktörleri değil, İran ekonomisine finansal veya ticari destek sağlayabilecek üçüncü ülkelerdeki şirketleri ve kuruluşları da yaptırım baskısının kapsamına almaya yönelik mesajlar verdi.</p>

<h3>WASHINGTON’DAN ÇİN’E İRAN MESAJI</h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın ekonomik olarak izole edilmesine yönelik yeni politika kapsamında Çin’e de mesaj verdi. Bessent, ABD’nin müttefikleri ile rakiplerinden İran’a yönelik ekonomik baskıya katılmalarını beklediğini belirtirken, İran ekonomisine destek sağlayan ülkelerin Washington’un yaptırımlarıyla karşılaşabileceğine işaret etti. Çin ile yürütülen görüşmelere ilişkin ayrıntı vermeyen Bessent, Pekin’in ABD’nin İran politikasına uyum sağlamasını istedi.</p>

<p>ABD’nin son yaptırım paketinde büyük Çin finans kuruluşlarının doğrudan hedef alınmaması dikkati çekti. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Washington yönetimi, Çin ile devam eden temasları bozabilecek veya Pekin’in karşı adımlar atmasına yol açabilecek geniş kapsamlı bir yaptırım hamlesinden kaçınırken, İran’ın uluslararası ekonomik bağlantılarını hedefleyen yaptırımları genişletti.</p>

<h3>İRAN PETROLÜNDE ÇİN KRİTİK KONUMDA</h3>

<p>Çin, İran’ın petrol ihracatında en önemli pazar konumunda bulunuyor. İran ham petrolünün önemli bölümü Çinli alıcılara yönelirken, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin merkezinde enerji ticareti yer alıyor. Pekin ile Tahran arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılında 41 milyar doların üzerine çıktığı bildirildi.</p>

<p>ABD yaptırımları daha önce de İran petrolünü Çin’e taşıyan şirketleri, gemileri ve bağlantılı kuruluşları hedef aldı. ABD Hazine Bakanlığı 2026 yılı boyunca İran’ın petrol satışları, gölge bankacılık sistemi ve dış ticaret ağlarına yönelik çok sayıda yaptırım kararı açıklarken, Çin ve Hong Kong merkezli bazı kişi ve şirketler de yaptırım listelerine dahil edildi. ABD Hazine Bakanlığının mayıs ayında açıkladığı bir yaptırım paketinde İran Devrim Muhafızları bağlantılı petrolün Çin’e satışında rol oynadığı belirtilen 12 kişi ve kuruluş hedef alınmıştı.</p>

<h3>ABD İRAN’IN FİNANSAL KANALLARINI HEDEF ALIYOR</h3>

<p>Washington yönetiminin İran’a yönelik ekonomik baskısı yalnızca petrol ihracatıyla sınırlı kalmıyor. ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın yaptırımları aşmak için kullandığını ileri sürdüğü gölge bankacılık ağları, döviz büroları, nakliye şirketleri, finansal aracılar ve dış ticaret bağlantılarına karşı 2026 yılı boyunca art arda yaptırım kararları aldı. ABD yönetimi, İran’ın petrol satışlarından elde ettiği gelirlerin önemli bölümünün Çin yuanı üzerinden gerçekleştiğini ve söz konusu gelirin farklı para birimlerine çevrilmesinde İran bağlantılı döviz ağlarının kullanıldığını belirtiyor.</p>

<p>ABD’nin İran ekonomisine yönelik son hamlesinin ardından Çin yönetimi ise ekonomik ilişkilerinin hukuka uygun olduğu görüşünü korudu. Pekin, Washington’un tek taraflı yaptırımlarını kabul etmediğini bildirirken, İran ile ticari ilişkilerine yönelik müdahalelere karşı Çin’in ekonomik hak ve çıkarlarını korumak amacıyla gerekli önlemleri alacağını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cinden-abdnin-iran-yaptirimlarina-ilk-cevap-bmgk-disindaki-kararlar-gecersiz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-ve-cin-1.jpg" type="image/jpeg" length="16664"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriyeliler dönerken tekstil üretimi de Suriye’ye yöneldi: Suriye’de ilk Türk fabrikası açıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeliler-donerken-tekstil-uretimi-de-suriyeye-yoneldi-suriyede-ilk-turk-fabrikasi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeliler-donerken-tekstil-uretimi-de-suriyeye-yoneldi-suriyede-ilk-turk-fabrikasi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de artan maliyet, pazar kaybı ve istihdam daralmasıyla mücadele eden hazır giyim ve tekstil sektörünün Suriye’ye yönelik üretim planları somutlaşmaya başladı. LC Waikiki, Halep kırsalındaki El-Rai Sanayi Kenti’nde Suriye’deki ilk fabrikasını açarak üretime geçerken, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin Tel Abyad-Resulayn-Kamışlı hattında planladığı “Suriye Sınır Üretim Havzası” projesinde 250 bin kişilik istihdam ve yıllık 5 milyar dolarlık ihracat hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de hazır giyim ve tekstil sektörünün yüksek üretim maliyetleri, ihracat pazarlarındaki kayıplar ve istihdamdaki daralmaya karşı yeni üretim merkezleri aradığı dönemde Suriye, Türk şirketlerinin yatırım gündemine girdi. Savaş yıllarında önemli bölümünü kaybettiği tekstil ve hazır giyim üretim kapasitesini yeniden oluşturmaya çalışan Suriye’de ilk somut adımlardan biri LC Waikiki’den geldi. Şirket, Halep kırsalında bulunan El-Rai Sanayi Kenti’ndeki fabrikasında üretime başladı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği tarafından hazırlanan daha geniş kapsamlı üretim modeli ise Türkiye sınırına paralel yeni bir sanayi havzasının kurulmasını öngörüyor.</p>

<h3>LC WAIKIKI HALEP KIRSALINDA ÜRETİME BAŞLADI</h3>

<p>LC Waikiki’nin Suriye’de faaliyete geçirdiği ilk üretim tesisi Halep kırsalındaki El-Rai Sanayi Kenti’nde bulunuyor. Fabrikada ilk etapta yaklaşık 150 kişi çalışırken, istihdamın üç yıl içerisinde 1.000 kişiye çıkarılması hedefleniyor. Tesiste üretilecek tekstil ürünlerinin yalnızca Suriye iç pazarında satışa sunulması değil, aynı zamanda farklı ülkelere ihraç edilmesi de planlanıyor.</p>

<p>Şirketin Suriye’ye yönelik adımı daha önce de gündeme gelmişti. LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, 2024 yılının sonunda yaptığı açıklamada ülkede istikrarın sağlanması halinde yeniden yatırım yapılabileceğini belirtmiş, şirketin daha önce Suriye’de faaliyet gösterdiğini ve üretim seçeneklerinin değerlendirilebileceğini ifade etmişti. El-Rai’de faaliyete geçen fabrika ile şirketin Suriye’deki üretim yatırımı somut hale geldi.</p>

<h3>SURİYE’DE TEKSTİL YATIRIMLARI HIZ KAZANDI</h3>

<p>Suriye, uzun süren savaş sırasında büyük ölçüde zarar gören hazır giyim ve tekstil altyapısını yeniden faaliyete geçirmek amacıyla yerli ve yabancı yatırımcıları üretime çekmeye çalışıyor. 2026 yılının ilk yarısında ülkede tekstil ve hazır giyim alanında 234 yatırım başvurusu yapıldı. LC Waikiki’nin üretime başlamasının yanı sıra başka Türk şirketlerinin de fabrika, tekstil makinesi ve teknoloji yatırımları konusunda temas yürüttüğü bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsparko’nun Suriyeli yatırımcılarla ortaklık kurarak fabrika açma imkanlarını değerlendirdiği, Mikrotx’in yeni tekstil ve iplik fabrikalarına yönelik projeler üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Mersan ve Tumkalıp gibi Türkiye merkezli tekstil makinesi üreticilerinin de Suriye’deki üretim altyapısının yenilenmesine yönelik makine ve teknoloji tedariki konusunda görüşmeler yürüttüğü aktarıldı.</p>

<h3>TGSD’DEN SURİYE SINIR ÜRETİM HAVZASI PROJESİ</h3>

<p>Türkiye’deki hazır giyim sektörünün Suriye’ye yönelik üretim arayışı yalnızca şirketlerin münferit yatırımlarıyla sınırlı kalmıyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği, sektörde artan maliyet baskısı, ihracat pazarlarındaki kayıplar ve istihdam daralmasına karşı “Suriye Sınır Üretim Havzası” adı verilen kapsamlı bir proje hazırladı. Proje daha önce ilgili bakanlıklara sunulurken, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çalışmayı değerlendirmeye aldığı bildirildi.</p>

<p>TGSD tarafından hazırlanan modele göre üretim bölgesinin Suriye’de Tel Abyad-Resulayn-Kamışlı hattında, Türkiye sınırına paralel şekilde oluşturulması planlanıyor. Modelde Türk hazır giyim şirketlerinin daha düşük maliyetli üretim yapabilmesi ve Türkiye’deki sektörün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor. Şirketlerin yönetim yapısının Türk firmalarında kalması ve Suriye’deki tesislerin Türkiye’deki üretim sistemiyle entegre biçimde çalışması öngörülüyor.</p>

<h3>15 MİLYON METREKARELİK ÜRETİM ALANI PLANLANIYOR</h3>

<p>Projeye göre Suriye tarafında oluşturulacak sınır üretim havzasının 99 yıllığına kiralanması planlanıyor. Toplam 15 milyon metrekarelik alana sahip olması öngörülen üretim bölgesinde 7,5 milyon metrekare kapalı alan oluşturulması hedefleniyor. TGSD Başkanı Toygar Narbay, gerekli süreçlerin planlandığı şekilde ilerlemesi halinde projenin dört ila beş yıl içerisinde hayata geçirilebileceğini belirtti.</p>

<p>Üretim havzasının ölçeği istihdam ve ihracat hedeflerine de yansıyor. Projenin orta vadede yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlaması ve yıllık 5 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşması hedefleniyor. İlgili bakanlıkların proje üzerindeki değerlendirmeleri sürerken, TGSD’nin talep edilen ayrıntılı görüş ve ek çalışmaları kamu kurumlarına ilettiği bildirildi.</p>

<h3>DÜŞÜK MALİYETLİ ÜRETİM SURİYE’DE PLANLANIYOR</h3>

<p>Hazırlanan üretim modelinde sektörün üretim yapısının iki ülke arasında farklı segmentlere ayrılması öngörülüyor. Daha düşük maliyet gerektiren ve fiyat rekabetinin öne çıktığı üretimin Suriye’de gerçekleştirilmesi, daha yüksek katma değerli üretimin ise Türkiye’de devam etmesi planlanıyor. Suriye’deki üretim tesislerinin yönetiminin Türk firmalarında olması ve iki taraftaki üretim zincirlerinin birbirine entegre şekilde faaliyet göstermesi modelin temel unsurları arasında bulunuyor.</p>

<p>Türkiye’deki hazır giyim sektörünün son yıllarda karşılaştığı maliyet artışları, pazar kayıpları ve istihdamdaki gerileme, TGSD’nin sınırın hemen diğer tarafında düşük maliyetli yeni bir üretim merkezi oluşturma önerisinin gerekçeleri arasında yer alıyor. Bakanlıkların incelemesindeki projenin uygulanmasına ilişkin nihai karar ve ayrıntılar ise değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından netleşecek.</p>

<h3>LC WAIKIKI İLE İLK SOMUT ADIM GELDİ</h3>

<p>TGSD’nin geniş ölçekli sınır üretim havzasına ilişkin çalışmalar devam ederken LC Waikiki’nin El-Rai Sanayi Kenti’nde üretime başlaması, Türk hazır giyim şirketlerinin Suriye’deki fabrika yatırımlarında somutlaşan ilk örneklerden biri oldu. İlk aşamada 150 kişinin çalıştığı tesisin üç yıl içinde 1.000 kişilik istihdama ulaşması planlanırken, üretilen ürünlerin Suriye pazarının yanı sıra ihracata da yönlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Suriye tarafında 2026’nın ilk yarısında tekstil ve hazır giyim sektörüne yapılan 234 yatırım başvurusu, Türk şirketlerinin yeni fabrika ve makine yatırımlarına ilişkin temasları ve TGSD’nin 250 bin kişilik istihdam hedefleyen üretim havzası projesi, iki ülke arasındaki tekstil ve hazır giyim üretim zincirinde yeni yatırımların gündeme geldiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyeliler-donerken-tekstil-uretimi-de-suriyeye-yoneldi-suriyede-ilk-turk-fabrikasi-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suriyeliler.jpg" type="image/jpeg" length="60623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrailli haham: Mescid-i Aksa’ya Sinagog kesinlikle yapılacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilli-haham-mescid-i-aksaya-sinagog-kesinlikle-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilli-haham-mescid-i-aksaya-sinagog-kesinlikle-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail’in Safed kentinin başhahamı Şemuel Eliyahu, Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde Yahudilere yönelik bir sinagog inşa edilmesinin “kesinlikle gerçekleşeceğini” savundu. Eliyahu, bölgede yakın zamanda “köklü gelişmeler” yaşanacağını öne sürerken açıklamaları Mescid-i Aksa’daki mevcut statükoya ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail’in Safed kentinin başhahamı ve ülkenin önde gelen hahamlarından Şemuel Eliyahu, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde Yahudilere yönelik bir sinagog inşa edilmesi planını açık şekilde gündeme getirdi. Eliyahu, söz konusu yapının inşa edilmesinin “kesinlikle gerçekleşeceğini” ileri sürerken Mescid-i Aksa’da yakın zamanda “köklü gelişmeler” yaşanacağını da öne sürdü.</p>

<h3>AÇIKLAMALAR PODCAST PROGRAMINDA GELDİ</h3>

<p>Şemuel Eliyahu’nun açıklamaları, İsrailli medya mensubu Avi Şuşan’ın sunduğu bir podcast programında yaptığı değerlendirmeler sırasında geldi. Programda İsrail’de “Tapınak Tepesi” olarak adlandırılan Mescid-i Aksa’ya yönelik Yahudi ziyaretleri, alanda Yahudi dini ritüellerinin gerçekleştirilmesi ve Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde bir sinagog inşa edilmesi ihtimali ele alındı.</p>

<p>Eliyahu, sinagog inşa edilmesinin Yahudilerin “Kutsallar Kutsalı’na doğru şekilde çıkabilmesini” sağlayacağını savundu. Yahudi dini terminolojisinde kullanılan “Kutsallar Kutsalı” ifadesiyle Kubbetu’s Sahra’nın bulunduğu alanı işaret eden Eliyahu, sinagog inşa edilmesi yönündeki planın hayata geçirileceğini ileri sürdü.</p>

<h3>“KESİNLİKLE GERÇEKLEŞECEK” İFADESİNİ KULLANDI</h3>

<p>İsrailli haham, Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde Yahudilere tahsis edilmiş kalıcı bir ibadet yapısının kurulmasına ilişkin konuşurken sinagog inşasının “kesinlikle gerçekleşeceğini” söyledi. Eliyahu ayrıca bölgede yakın zamanda “yeni gelişmeler” yaşanacağını belirterek Mescid-i Aksa’ya çıkan Yahudilere tahsis edilecek bir yapının kurulmasından söz etti.</p>

<p>Sinagogun ne zaman inşa edilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Eliyahu, söz konusu yapının “dün yapılması gerektiğini” ifade etti. Eliyahu’nun sözleri, kendi anlatımında sürecin geciktiği yönündeki yaklaşımını ortaya koydu.</p>

<h3>MESCİD-İ AKSA’DAKİ STATÜKO TARTIŞMALARI</h3>

<p>Eliyahu’nun açıklamaları, Mescid-i Aksa’daki mevcut dini ve idari statüye ilişkin devam eden tartışmaların ardından geldi. Son dönemde İsrail’deki dini ve milliyetçi gruplar tarafından Mescid-i Aksa’ya yönelik ziyaretlerin artırılması ve alanda Yahudi dini ritüellerinin gerçekleştirilmesine izin verilmesi yönündeki çağrılar yoğunlaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mescid-i Aksa’nın avluları içerisinde kalıcı bir Yahudi ibadet yapısının kurulması önerisi ise daha önce ziyaretler ve dini ritüeller üzerinden yürütülen tartışmalardan farklı bir başlık oluşturdu. Eleştirmenler, kalıcı bir sinagogun inşa edilmesinin bölgedeki mevcut dini ve idari düzenlemelerin değiştirilmesi anlamına gelebileceği uyarısında bulundu.</p>

<h3>“ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI” İHTİMALİNE İLİŞKİN SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ</h3>

<p>Şemuel Eliyahu, Mescid-i Aksa’da sinagog inşa edilmesi nedeniyle “Üçüncü Dünya Savaşı” çıkabileceği yönündeki ihtimallerle de alay etti. İsrailli hahamın sözleri sosyal medyada tepki görürken bazı kullanıcılar, Mescid-i Aksa’daki statükonun değiştirilmesinin doğurabileceği sonuçların küçümsendiğini savundu.</p>

<p>Bazı aktivistler de sinagog inşa edilmesi yönündeki çağrıyı “kırmızı çizgilerin aşılması” olarak nitelendirdi. Mescid-i Aksa’nın siyasi veya dini projeler için kullanılmaması gerektiğini belirten aktivistler, mekanın kimliğinde ve mevcut statüsünde yapılabilecek herhangi bir değişikliğin Kudüs ve bölgedeki gerilimi artırabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h3>ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA “KESİNLEŞMİŞ ADIM” VURGUSU VAR</h3>

<p>Eliyahu’nun açıklamalarına yönelik eleştirilerde yalnızca sinagog inşa edilmesi çağrısı değil, planın yakın zamanda hayata geçirilecek kesin bir adım olarak sunulması da öne çıktı. Eleştirilerde, İsrailli hahamın “kesinlikle gerçekleşecek” ifadesini kullanmasının Mescid-i Aksa’ya ilişkin tartışmaları farklı bir noktaya taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Mescid-i Aksa konusunda şimdiye kadar yürütülen tartışmalar ağırlıklı olarak Yahudi ziyaretleri, alana gerçekleştirilen baskınlar ve Yahudi dini ritüellerinin yapılması etrafında şekillendi. Kalıcı bir sinagog inşa edilmesi fikrinin açık şekilde gündeme getirilmesiyle birlikte tartışmalar, Mescid-i Aksa’nın avlularında kalıcı bir Yahudi ibadet yapısının oluşturulması başlığına da taşındı.</p>

<h3>MESCİD-İ AKSA KUDÜS’TEKİ EN HASSAS NOKTALAR ARASINDA</h3>

<p>Mescid-i Aksa, Kudüs’teki en hassas dini ve siyasi alanlardan biri olarak İsrail-Filistin çatışmasının merkezindeki başlıklardan birini oluşturuyor. Mekanda uzun süredir uygulanan dini ve idari düzenlemelerde meydana gelebilecek değişiklikler, Filistinliler ve bölge ülkeleri tarafından ciddi bir gerilim kaynağı olarak görülüyor.</p>

<p>Mescid-i Aksa’nın statüsüne ilişkin tartışmalar özellikle Yahudilerin alana girişleri, dini ritüeller gerçekleştirmeleri ve mevcut düzenlemelerin değiştirilmesine yönelik çağrılar nedeniyle uzun süredir devam ediyor. Şemuel Eliyahu’nun sinagog inşasının “kesinlikle gerçekleşeceği” yönündeki açıklaması da söz konusu tartışmaların son başlıklarından biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilli-haham-mescid-i-aksaya-sinagog-kesinlikle-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/haham-44.jpg" type="image/jpeg" length="21095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'a yaptırımın asıl amacı doları değerlendirmek]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/irana-yaptirimin-asil-amaci-dolari-degerlendirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/irana-yaptirimin-asil-amaci-dolari-degerlendirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları genişletmesi doların küresel piyasalarda destek bulmasını sağladı. Dolar endeksi 99 seviyelerinde dengelenirken, ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma kararı nedeniyle Amerikan para birimi üç ayın en düşük seviyelerine yakın kalmayı sürdürdü. Dolar/TL ise gün içinde 48,0531 ile 48,1350 lira arasında işlem gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya yönelik yeni yaptırım adımları, doların küresel piyasalardaki seyrinde etkili oldu. Dolar endeksi önceki seansta yaşanan sınırlı yükselişin ardından 99 seviyelerinde istikrar kazanırken, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülke ve kuruluşların da yaptırım kapsamına alınabileceğine yönelik açıklamalar güvenli liman talebini destekledi. Amerikan para birimindeki yükselişe rağmen dolar endeksi, ABD’nin borç görünümüne ilişkin endişeler ve Hazine Bakanlığı’nın tahvil piyasasına yönelik müdahaleleri nedeniyle üç ayın en düşük seviyelerine yakın seyrini korudu.</p>

<h3>ABD İRAN’A YÖNELİK YAPTIRIMLARI GENİŞLETTİ</h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ı küresel finans sisteminden daha fazla izole etmeyi amaçlayan yeni yaptırım politikasını açıkladı. Washington yönetimi, İran ile ticaret yapan ülke, şirket ve finansal kuruluşların ikincil yaptırımlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. ABD ayrıca İran bağlantılı 60 kişi ve kuruluşu yeni yaptırım listesine dahil etti.</p>

<p>Yeni yaptırımlar dijital varlıklar, havacılık, altın, deniz taşımacılığı ve teknoloji dahil farklı alanları kapsadı. Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur ve Fransa bağlantılı kişi ve kuruluşların da yaptırım listesinde bulunduğu bildirildi. Washington yönetimi İran’ın petrol ticareti, finansal ağları ve alternatif ödeme kanalları üzerindeki baskıyı artırmayı hedeflediğini açıkladı.</p>

<h3>YAPTIRIM KARARI DOLARA DESTEK VERDİ</h3>

<p>ABD’nin İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırması küresel piyasalarda güvenli liman talebinin yükselmesine neden oldu. Dolar, yaptırım kararlarının ardından başlıca para birimleri karşısında değer kazanırken dolar endeksi 99 seviyesine doğru toparlandı. Reuters’ın 25 Ağustos tarihli verilerine göre dolar, önceki gün elde ettiği kazanımları korumakta zorlanmasına rağmen İran yaptırımlarının sağladığı destekle çok aylık dip seviyelerinden uzaklaşmaya çalıştı.</p>

<p>Doların uluslararası ticaret ve finans sistemindeki merkezi konumu, yaptırım kararlarının Amerikan para birimine yönelik talebi artırmasında etkili oldu. İran ile işlem yapan ülkelerin ABD finans sistemine erişiminin kısıtlanabileceği yönündeki uyarılar da uluslararası ticarette doların önemini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3>DOLAR ÜÇ AYIN EN DÜŞÜK SEVİYELERİNE YAKIN</h3>

<p>İran yaptırımlarının sağladığı desteğe rağmen dolar üzerindeki baskı tamamen ortadan kalkmadı. ABD Hazine Bakanlığı’nın yükselen uzun vadeli borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutmak amacıyla devlet tahvillerine yönelik geri alım programını genişletmesi, dolar endeksinin üç ayın en düşük seviyelerine kadar gerilemesine neden olan gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, uzun vadeli tahviller için işlem başına geri alım miktarını 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara yükseltme kararı aldı. Tahvil piyasasındaki likiditeyi artırmayı ve uzun vadeli faizlerdeki yükselişi sınırlamayı amaçlayan kararın ardından uzun vadeli ABD tahvil faizleri gerilerken dolar endeksi de sert düşüş göstermişti. Reuters verilerine göre dolar endeksi kararın ardından yüzde 0,84 düşüşle 98,80 seviyesine kadar gerilemişti.</p>

<h3>ABD’NİN 40 TRİLYON DOLARI AŞAN BORCU TAKİP EDİLİYOR</h3>

<p>Piyasalarda Hazine’nin tahvil geri alım programının ABD’nin uzun vadeli mali sorunlarına kalıcı çözüm sağlayıp sağlamayacağı da tartışılıyor. ABD federal borcunun 40 trilyon doları aşması, yüksek faizlerin borç servis maliyetlerini artırması ve bütçe açıklarına ilişkin endişeler dolar üzerinde baskı oluşturan başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p>Tahvil geri alımlarının uzun vadeli faizleri baskılaması dolar cinsi varlıkların getiri avantajını azaltabileceği için Amerikan para birimi açısından aşağı yönlü baskı oluşturabiliyor. Piyasalarda para biriminin satın alma gücünün uzun vadede zayıflayabileceği yönündeki endişeler de altın ve kripto varlıklar gibi alternatif yatırım araçlarına talebi artırdı.</p>

<h3>İRAN YAPTIRIMLARI İLE BORÇ ENDİŞELERİ AYNI ANDA FİYATLANIYOR</h3>

<p>Dolar piyasasında iki farklı gelişme aynı anda fiyatlanıyor. ABD’nin İran yaptırımlarını genişletmesi ve jeopolitik risklerin artması dolara güvenli liman desteği sağlarken, Washington yönetiminin borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutmak için tahvil piyasasına müdahale etmesi Amerikan para biriminin değerine ilişkin endişeleri artırıyor.</p>

<p>Reuters’ın 25 Ağustos tarihli piyasa değerlendirmesinde de doların İran yaptırımları ile Hazine’nin tahvil geri alım politikası arasında yön bulmaya çalıştığı belirtildi. Doların bir önceki seansta yükselmesinin ardından kazanımlarını korumakta zorlandığı ve üç ayın dip seviyelerine yakın hareket ettiği aktarıldı.</p>

<h3>PİYASALAR PCE VERİSİNE ODAKLANDI</h3>

<p>Döviz piyasalarında yatırımcıların takip ettiği diğer başlık ABD’den açıklanacak kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi oldu. Fed’in enflasyon göstergeleri arasında yakından takip ettiği PCE verileri, ABD’de fiyat baskılarının seyri ve para politikasının geleceğine ilişkin yeni bilgiler sağlayacak.</p>

<p>Enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde veya altında gerçekleşmesi, Fed’in faiz politikasına ilişkin fiyatlamaların değişmesine neden olabileceği için doların küresel piyasalardaki yönü açısından da yakından izleniyor. ABD’de enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi ve kamu borcuna yönelik kaygılar, para ve tahvil piyasalarının gündemindeki temel başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<h3>JACKSON HOLE’DAN GELECEK MESAJLAR BEKLENİYOR</h3>

<p>Piyasaların takip ettiği bir diğer gelişme Fed Başkanı Kevin Warsh’ın yıllık Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yapacağı konuşma olacak. Yatırımcılar konuşmada enflasyon görünümü, faizlerin seyri ve Fed’in gelecek dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin mesajlara odaklanacak.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil faizlerini sınırlamaya yönelik adımlar attığı bir dönemde Fed’den gelecek para politikası mesajları da dolar ve tahvil piyasalarında yakından takip ediliyor. Maliye politikası ile para politikası arasındaki görünüm, doların küresel piyasalardaki hareketi açısından belirleyici başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>DOLAR/TL 48 LİRANIN ÜZERİNDE</h3>

<p>Dolar/TL güne 48,0825 liradan başladı. Kur gün içinde en düşük 48,0531 lirayı, en yüksek ise 48,1350 lirayı gördü. Sabah saatlerinde dolar 48,0989 lira seviyesinden alıcı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolar/TL’deki hareketlilikte küresel dolar endeksinin seyriyle birlikte yurt içindeki fiyatlamalar da etkili oluyor. Küresel piyasalarda doların İran yaptırımlarından destek bulmasına karşılık ABD’nin tahvil piyasasına yönelik müdahalelerinin yarattığı baskı, Amerikan para biriminde sınırlı ve dalgalı bir görünüm oluşmasına neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/irana-yaptirimin-asil-amaci-dolari-degerlendirmek</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-ukrayna-44.jpg" type="image/jpeg" length="34347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hollanda’dan Eurovision’a Gazze boykotu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hollandadan-eurovisiona-gazze-boykotu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hollandadan-eurovisiona-gazze-boykotu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda kamu yayıncısı AVROTROS, Gazze savaşı ve İsrail’in yarışmaya katılımı etrafında yaşanan tartışmalar nedeniyle Eurovision Şarkı Yarışması’nın tarafsızlığını yitirdiğini belirterek Hollanda’nın 2027’de Bulgaristan’ın Burgas kentinde düzenlenecek organizasyona katılmayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hollanda, Gazze savaşı nedeniyle Eurovision Şarkı Yarışması’na yönelik boykot kararını sürdürerek 2027 yılında düzenlenecek organizasyona katılmayacağını duyurdu. Hollanda kamu yayıncısı AVROTROS, uluslararası çatışmaların yarışma üzerindeki etkisinin arttığını ve Eurovision’un artık tarafsız bir organizasyon olarak kabul edilemeyeceğini belirtti. Karar, İsrail’in yarışmaya katılımı nedeniyle son dönemde Eurovision çevresinde yaşanan boykot tartışmalarının ardından geldi.</p>

<h3>AVROTROS: EUROVISION BÖLÜNME PLATFORMUNA DÖNÜŞTÜ</h3>

<p>AVROTROS Genel Müdürü Taco Zimmerman, yayıncı kuruluş tarafından yapılan açıklamada uluslararası çatışmaların Eurovision üzerindeki etkisine dikkat çekti. Zimmerman, “Uluslararası çatışmaların yarışmayı giderek daha fazla etkilediği ve yarışmanın tarafsız niteliğini zedelediği yadsınamaz bir gerçektir. Eurovision Şarkı Yarışması bu nedenle bir bölünme platformuna dönüştü” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Eurovision Şarkı Yarışması, özellikle İsrail’in organizasyona katılımı nedeniyle son dönemde bir boykot dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Gazze savaşı etrafındaki siyasi tartışmalar yarışmaya da yansırken bazı ülkeler organizasyondan çekilme kararı aldı.</p>

<h3>ORGANİZATÖRLERDEN YENİ EV SAHİPLİĞİ KURALI</h3>

<p>Eurovision organizatörleri ağustos ayının başında yarışmanın kurallarına ilişkin yeni bir karar açıklamıştı. Açıklanan düzenlemeye göre silahlı bir çatışmaya taraf olan herhangi bir ülkenin Eurovision Şarkı Yarışması’na ev sahipliği yapması yasaklandı.</p>

<p>AFP’nin aktardığı AVROTROS açıklamasında ise söz konusu değişikliklerin Hollanda tarafı açısından yeterli olmadığı vurgulandı. Açıklamada, “Son dönemde duyurulan değişiklikler, Eurovision Şarkı Yarışması'nın bağımsız ve tarafsız niteliğinin yeniden tesis edildiğine dair yeterli güveni sağlamamaktadır” ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>İSRAİL 2025 VE 2026’DA İKİNCİ OLDU</h3>

<p>İsrail, Eurovision Şarkı Yarışması’nın hem 2025 hem de 2026 yıllarında düzenlenen organizasyonlarında birinciliğe yaklaşmasına rağmen iki yarışmayı da ikinci sırada tamamladı. İsrail’in katılımı, aynı dönemde bazı Avrupa ülkelerinde yarışmanın boykot edilmesi yönündeki çağrıların temel başlıklarından biri oldu.</p>

<p>2026 yılındaki yarışmanın ardından Eurovision çevresindeki tartışmalar devam ederken Hollanda, bir sonraki organizasyonda yer almama kararını resmen açıkladı.</p>

<h3>2027 EUROVISION BURGAS’TA DÜZENLENECEK</h3>

<p>Dünyanın en büyük canlı televizyon müzik etkinliği olarak gösterilen Eurovision Şarkı Yarışması’nın 2027 organizasyonu, 15 Mayıs’ta Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki Burgas kentinde düzenlenecek. Organizasyon, Bulgaristan’ın Eurovision tarihinde ilk kez yarışmaya ev sahipliği yapacağı etkinlik olacak.</p>

<p>Bulgaristan, ev sahipliği hakkını 2026 Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanmasının ardından elde etti. Dara adıyla tanınan Bulgar şarkıcı Darina Yotova, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen yarışmayı hareketli “Bangaranga” adlı şarkısıyla birinci tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>2026 EUROVISION’U 131 MİLYON KİŞİ İZLEDİ</h3>

<p>Eurovision Şarkı Yarışması’nın 2026 yılında düzenlenen edisyonu dünya genelinde 131 milyon kişi tarafından izlendi. İzleyici sayısı, bir önceki yıl düzenlenen yarışmaya kıyasla 35 milyon kişi azaldı.</p>

<p>İzleyici kaybının yaşandığı dönemde beş ülke İsrail’in yarışmaya katılımı nedeniyle Eurovision’u boykot etti. Hollanda, İzlanda, İspanya, İrlanda ve Slovenya organizasyondan çekilirken İspanya, İrlanda ve Slovenya yarışmanın televizyon yayınını da tamamen reddetti.</p>

<h3>HOLLANDA EUROVISION’DA BEŞ KEZ ŞAMPİYON OLDU</h3>

<p>Hollanda, Eurovision Şarkı Yarışması’nın ilk kez gerçekleştirildiği 1956 yılında organizasyona katılan ülkeler arasında yer aldı. Yarışmanın en eski katılımcılarından biri olan Hollanda, Eurovision tarihinde bugüne kadar toplam beş kez birincilik elde etti.</p>

<p>AVROTROS’un açıkladığı yeni kararla Hollanda, 2026’daki boykotunun ardından 2027 yılında Bulgaristan’ın Burgas kentinde düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışması’nda da yer almayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hollandadan-eurovisiona-gazze-boykotu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 08:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/eurovisiyon.jpg" type="image/jpeg" length="96993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu: İran oğluma suikast girişiminde bulundu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-ogluma-suikast-girisiminde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-ogluma-suikast-girisiminde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kanal 14 televizyonuna telefonla bağlandığı canlı yayında İran’ın oğullarından birine suikast girişiminde bulunduğunu iddia etti. İsrail basını, söz konusu bilginin aylardır yayın yasağı kapsamında olduğunu ve Netanyahu’nun açıklamasıyla yasağın canlı yayında delindiğini aktardı. Netanyahu, yaklaşan seçimler öncesinde küçük sağ partilere oy verilmemesi çağrısında bulunurken Suriye’ye yönelik saldırıların siyasi amaçlarla düzenlenmediğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in Kanal 14 televizyonunda yayımlanan bir programa telefonla katılarak gündeme ve yaklaşan seçimlere ilişkin soruları yanıtladı. Program sunucusunun kendisini araması üzerine canlı yayına bağlanan Netanyahu, görüşme sırasında İran’ın oğullarından birini hedef alan bir suikast girişiminde bulunduğunu öne sürdü. Netanyahu, iddiasına ilişkin saldırının ne zaman planlandığı, oğullarından hangisinin hedef alındığı veya girişimin hangi aşamaya kadar ilerlediği konusunda ayrıntı paylaşmadı. Reuters da Netanyahu’nun hedef alınan oğlunun kimliğini ve iddia edilen girişimin zamanını açıklamadığını bildirdi.</p>

<h3>NETANYAHU: İRAN OĞULLARIMDAN BİRİNİ HEDEF ALDI</h3>

<p>Netanyahu, Kanal 14’teki telefon bağlantısında İran’ın oğullarından birini öldürmeye çalıştığını ileri sürdü. İsrail Başbakanı’nın kamuoyuna açıkladığı iddia, İsrail basınında kısa sürede geniş yer buldu. Netanyahu’nun iki oğlu Yair ve Avner’den hangisini kastettiğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmazken, İsrail basınında güvenlik makamlarının söz konusu iddiadan daha önce haberdar olduğu yönünde bilgiler yer aldı. Kanal 12’nin aktardığı bilgilere göre iddia edilen girişim sırasında Netanyahu’nun büyük oğlu Yair İsrail dışında bulunuyordu ancak haberlerde hedefin Yair olduğu kesin olarak belirtilmedi.</p>

<h3>YAYIN YASAĞININ AYLARDIR UYGULANDIĞI BELİRTİLDİ</h3>

<p>Netanyahu’nun canlı yayındaki sözlerinin ardından İsrail basını açıklamanın dikkat çeken bir başka yönünü gündeme taşıdı. Yedioth Ahronoth, İran’ın Netanyahu’nun oğullarından birine yönelik suikast girişiminde bulunduğu bilgisinin kamuoyuyla paylaşılmasının aylardır yasak olduğunu ileri sürdü. Gazete, Netanyahu’nun canlı yayındaki açıklamasıyla söz konusu yayın yasağını bizzat deldiğine dikkat çekti. Anadolu Ajansı’nın aktardığı haberde de Yedioth Ahronoth’un, bilginin aylardır paylaşılmasının yasak olduğunu bildirdiği belirtildi.</p>

<p>İsrail Kanal 12 televizyonu da askeri sansürün İran’ın Netanyahu’nun oğullarından birini öldürmeye yönelik girişimine ilişkin ayrıntıların yayımlanmasını aylar boyunca yasakladığını aktardı. Netanyahu ise canlı yayında iddiasını açıklamasına rağmen olayın gerçekleşme zamanı, planın kapsamı veya İsrail güvenlik birimlerinin girişimi nasıl tespit ettiği konusunda ayrıntı vermedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SEÇİMLER ÖNCESİNDE KÜÇÜK SAĞ PARTİLERE ÇAĞRI</h3>

<p>Netanyahu’nun Kanal 14’teki açıklamaları suikast iddiasıyla sınırlı kalmadı. İsrail’de yaklaşan genel seçimler öncesinde anketlerde koalisyonunun geride kaldığı bir dönemde konuşan Netanyahu, seçmenlere küçük sağ partilere oy vermemeleri çağrısında bulundu. Başbakan, sağ seçmenlerin oylarının farklı partiler arasında bölünmemesini istedi. Reuters, İsrail’de genel seçimin 27 Ekim’de yapılacağını ve Netanyahu’nun koalisyonunun seçimlere yaklaşık iki ay kala kamuoyu yoklamalarında geride bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Netanyahu’nun seçimlere ilişkin mesajları, İsrail’de hükümetlerin genellikle koalisyonlar aracılığıyla kurulması nedeniyle ayrıca önem taşıyor. Başbakanın küçük sağ partilere oy verilmemesi yönündeki çağrısı da seçim öncesinde sağ seçmen kitlesine yönelik mesajlarının bir parçası olarak canlı yayındaki gündem başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h3>SURİYE’YE YÖNELİK SALDIRILAR İÇİN “SİYASİ HESAP” İDDİASINI REDDETTİ</h3>

<p>Netanyahu, programda İsrail ordusunun son dönemde Suriye’ye yönelik gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. İsrail Başbakanı, askeri operasyonların yaklaşan seçimler öncesinde siyasi hesaplarla gerçekleştirildiği veya seçmen desteğini artırmayı amaçladığı yönündeki iddiaları kabul etmedi. Netanyahu, Suriye’ye yönelik saldırıların seçim süreciyle bağlantılı olmadığını savundu.</p>

<p>Canlı yayında bir yandan seçimlere ilişkin mesajlar veren Netanyahu, diğer yandan güvenlik politikalarının seçim hesabıyla yürütülmediğini ileri sürdü. İran’ın oğullarından birine yönelik suikast girişiminde bulunduğu iddiası ise görüşmenin en çok dikkat çeken başlığı oldu. İran tarafından Netanyahu’nun suçlamasına ilişkin ilk aşamada kamuoyuna yansıyan bir yanıt gelmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-ogluma-suikast-girisiminde-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 08:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/netanyahu-4455.jpg" type="image/jpeg" length="67781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD İran'a yaptırımların detaylarını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irana-yaptirimlarin-detaylarini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irana-yaptirimlarin-detaylarini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a karşı “Ekonomik Sürgün” operasyonunun başlatıldığını açıkladı. Washington’ın İran yaptırımlarında “sıfır sızıntı” yaklaşımını uygulayacağını belirten Bessent, Tahran’ın para aklamasına yardımcı olan kuruluşların dolar sisteminden çıkarılacağını, İran’ı destekleyen ülkelerin ise ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD yönetimi, İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırım adımlarını açıkladı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington’ın İran’a karşı “Ekonomik Sürgün” adını verdiği operasyonu başlattığını duyururken, yaptırımların İran’ın uluslararası finans sistemine erişimini ve ekonomik bağlantılarını hedef alacağını bildirdi. Bessent, ABD’nin İran yaptırımlarında “sıfır sızıntı” yaklaşımını uygulayacağını belirterek, İran ekonomisinin faaliyetlerini sürdürmesine imkan sağlayan finansal kanalların hedef alınacağını ifade etti.</p>

<h3>BESSENT: İRAN’IN EKONOMİK CAN DAMARLARINI KESECEĞİZ</h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik yaptırım politikasında kapsamlı bir uygulama sürecine geçileceğini söyledi. “ABD, İran yaptırımlarında ‘sıfır sızıntı’ yaklaşımını uygulayacak. İran’ı hayatta tutan tüm ekonomik can damarlarını keseceğiz” diyen Bessent, yaptırımların uygulanmasında finansal bağlantılar ve İran’a kaynak sağlayan ekonomik ağların hedef alınacağını açıkladı.</p>

<p>Bessent, ABD Başkanı Donald Trump’ın da İran’a yönelik ekonomik baskının artırılması amacıyla uluslararası temaslarda bulunduğunu belirtti. Trump’ın dünya liderleriyle telefon görüşmeleri yaptığını aktaran Bessent, ABD Başkanı’nın söz konusu görüşmelerde ülkelerden İran ile ekonomik bağlarını kesmelerini istediğini söyledi.</p>

<h3>TAHRAN’A PARA AKLAYAN KURULUŞLAR DOLAR SİSTEMİNDEN ÇIKARILACAK</h3>

<p>ABD’nin yeni yaptırım politikasında İran’ın uluslararası finansal işlemlerine aracılık eden kuruluşlar da hedef alınacak. Bessent, Tahran’ın para aklamasına yardımcı olan her türlü kuruluşun dolar sisteminden çıkarılacağını belirterek, İran ile bağlantılı finansal faaliyetlerin sonlandırılması için ilgili ülkelere belirli bir zaman tanınacağını açıkladı.</p>

<p>Bessent, “Ülkeler, İran’ın yurt dışındaki banka şubelerinin kapatılması da dahil olmak üzere, Hazine Bakanlığı tarafından tespit edilen faaliyetleri sonlandırmak için sınırlı bir süreye sahip olacak” ifadelerini kullandı. Açıklamaya göre ABD Hazine Bakanlığının tespit ettiği İran bağlantılı faaliyetlerin devam etmesi halinde ilgili kurumlar ve ülkeler yaptırımlarla karşılaşabilecek.</p>

<h3>“ÇİN DAHİL HİÇ KİMSE ABD YAPTIRIMLARININ ERİŞİMİNİN ÜZERİNDE DEĞİL”</h3>

<p>Bessent, İran’la ekonomik ilişkilerini sürdüren ülkelere de yaptırım uyarısında bulundu. İran’ı destekleyen her ülkenin ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmaya hazır olması gerektiğini belirten Bessent, uygulamanın ülkeler arasında ayrım gözetmeden yürütüleceğini ifade etti.</p>

<p>ABD Hazine Bakanı, “Çin dahil hiç kimse, ABD yaptırımlarının erişiminin üzerinde değildir. Kimseye belirli bir süre vermiyoruz ancak sonsuz bir sabrımız da yok. Her ülke, İran’ı desteklemesi halinde ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmaya hazırlıklı olmalı” dedi. Bessent’in açıklamasına göre Washington yönetimi, İran’a ekonomik destek sağladığını değerlendirdiği ülkeler ve kuruluşlar için ikincil yaptırım seçeneklerini de devreye alabilecek.</p>

<h3>BÜYÜK BİR FİNANS KURULUŞUNA YAPTIRIM SİNYALİ</h3>

<p>Bessent, İran bağlantılı faaliyetler nedeniyle yeni bir yaptırım kararının kısa süre içinde açıklanacağını da duyurdu. ABD Hazine Bakanı, İran nedeniyle hafta sonuna kadar büyük bir finans kuruluşuna yaptırım uygulanacağını belirtirken, söz konusu finans kuruluşunun adına ilişkin bilgi vermedi.</p>

<p>Washington’ın açıkladığı yaptırım politikasında finans kurumlarının yanı sıra İran’ın farklı alanlardaki ekonomik ve ticari ağları da hedef kapsamına alındı. ABD Hazine Bakanlığının duyurduğu yeni önlemler, İran bağlantılı kişi, kuruluş ve gemileri kapsayan yaptırım kararlarıyla genişletildi.</p>

<h3>60 KURUM, KİŞİ VE GEMİYE YAPTIRIM</h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, İran bağlantılı yaklaşık 60 kurum, kişi ve gemiye yaptırım uygulandığını açıkladı. Yaptırım listesine alınan unsurların İran’ın nükleer, füze, siber ve petrol ağlarında faaliyet gösterdiği belirtildi.</p>

<p>Bakanlık ayrıca İran’a gerçekleştirilen bazı havale ödemelerine izin veren genel ruhsatları askıya aldı. Alınan kararlarla birlikte İran’ın finansal işlemlerini gerçekleştirmesine imkan sağlayan belirli ödeme kanallarına yönelik kısıtlamalar da yaptırım politikasının kapsamına dahil edildi.</p>

<h3>İKİNCİL YAPTIRIMLARDA BEŞ SEKTÖR HEDEFTE</h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, muhtemel ikincil yaptırımlar kapsamında beş sektörü hedef alacağını duyurdu. Açıklanan sektörler dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve denizcilik olarak sıralandı.</p>

<p>Söz konusu alanlarda İran’la bağlantılı faaliyet yürüten şirketler, kuruluşlar ve diğer ekonomik aktörler ABD’nin yaptırım uygulamalarının kapsamına girebilecek. Washington yönetiminin açıkladığı yeni çerçeve, İran’ın hem geleneksel finans kanallarındaki hem de farklı sektörler üzerinden yürüttüğü ekonomik faaliyetlerin hedef alınmasını öngörüyor.</p>

<h3>GÖLGE FİLO AĞLARI DA YAPTIRIM KAPSAMINDA</h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığının yaptırımları, İran bağlantılı gölge filo gemileriyle ilişkili aracı şirket ağlarını da hedef alıyor. Yaptırım kapsamındaki söz konusu şirket ağlarının Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong, Çin, Singapur, İsviçre ve Avrupa genelinde faaliyet gösterdiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD yönetiminin açıkladığı yaptırım paketinde İran’ın petrol ve denizcilik faaliyetleriyle bağlantılı gölge filo yapılanmalarının yanı sıra bu gemilerin faaliyetlerini sürdürmesine yardımcı olan aracı şirketlerin de hedef alınacağı kaydedildi. Washington’ın yeni yaptırım adımları kapsamında finansal kuruluşlar, şirketler, kişiler ve gemiler üzerinden İran’a sağlanan ekonomik bağlantıların sınırlandırılması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irana-yaptirimlarin-detaylarini-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abd-hazine-bakani-44.jpg" type="image/jpeg" length="46205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD, Suriye’yi “teröre destek veren ülkeler” listesinden resmen çıkardı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-resmen-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-resmen-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanlığı, Başkan Donald Trump’ın Suriye politikasına uygun olarak Suriye’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinden resmen çıkarıldığını açıkladı. Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist Örgüt” statüsü de kaldırılırken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio kararın Suriye’nin ekonomik açıdan canlanması ve ilerlemesi için yeni imkanlar yaratacağını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD, 1979 yılından bu yana “teröre destek veren ülkeler” listesinde bulunan Suriye’nin statüsünü resmen değiştirdi. ABD Hazine Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın Suriye politikasına uygun olarak ülkenin söz konusu listeden çıkarıldığı bildirildi. Washington yönetiminin kararıyla birlikte Suriye’nin yaklaşık 47 yıldır devam eden listedeki statüsü sona erdi.</p>

<h3>HTŞ’NİN SDGT STATÜSÜ DE KALDIRILDI</h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığının açıklamasında, Suriye’ye ilişkin kararın yanı sıra Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) statüsünde de değişikliğe gidildiği duyuruldu. HTŞ’nin “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist Örgüt” olarak ifade edilen SDGT statüsünden çıkarıldığı belirtildi.</p>

<p>Karar kapsamında ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) de HTŞ’ye yönelik liste değişikliğini uygulamaya aldı. OFAC, örgütü Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar ve Engellenen Kişiler Listesi’nden çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABD YÖNETİMİ TEMMUZDA KONGRE’YE BİLDİRMİŞTİ</h3>

<p>Washington yönetimi, Suriye’nin statüsünde yapılacak değişikliğin sinyalini daha önce vermişti. ABD yönetimi temmuz ayında Kongre’ye yaptığı bildirimde, Suriye’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinden çıkarılması yönündeki niyetini beyan etmişti.</p>

<p>Hazine Bakanlığının son açıklamasıyla birlikte daha önce Kongre’ye bildirilen söz konusu adım resmiyet kazanmış oldu. Karar, Başkan Donald Trump yönetiminin Suriye politikasına ilişkin aldığı düzenlemeler kapsamında açıklandı.</p>

<h3>MARCO RUBIO’DAN SURİYE KARARIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA</h3>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Suriye’nin listeden çıkarılmasına ilişkin açıklama yaptı. Rubio, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Suriye’nin “teröre destek veren ülkeler” statüsünün resmen kaldırıldığını duyurdu.</p>

<p>Rubio açıklamasında, “Bugün, Suriye’nin ‘teröre destek veren ülkeler’ statüsünü resmen kaldırdım. Bu adım, Suriye’nin ekonomik açıdan canlanması ve ilerlemesi için yeni imkanlar yaratacaktır. Trump yönetimi, Orta Doğu’da barış, refah ve güvenliği sağlamak amacıyla ABD’nin ulusal güvenliğini güçlendirmeye devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>SURİYE 1979 YILINDA LİSTEYE EKLENMİŞTİ</h3>

<p>ABD, Suriye’yi 1979 yılında “teröre destek veren ülkeler” listesine eklemişti. Son kararla birlikte Suriye’nin onlarca yıldır devam eden listedeki statüsü kaldırılmış oldu.</p>

<p>ABD’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinde Suriye’nin çıkarılmasının ardından İran, Küba ve Kuzey Kore bulunmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-suriyeyi-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-resmen-cikardi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/trump-sara-ankara-gorusmesi.jpg" type="image/jpeg" length="60085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ekonomik taarruz ilan etti, İran petrol yollarını tamamen kapatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-ekonomik-taarruz-ilan-etti-iran-petrol-yollarini-tamamen-kapatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-ekonomik-taarruz-ilan-etti-iran-petrol-yollarini-tamamen-kapatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkeleri hedef alacak yeni yaptırım paketini duyurmaya hazırlanırken Tahran’dan Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi üzerinden petrol sevkiyatını tamamen durdurma tehdidi geldi. İran ayrıca olası bir askeri saldırıya destek veren ülkelerin doğrudan hedef alınacağını, Avrupa’nın saldırıya katılması halinde kıtadaki ABD üslerinin vurulabileceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD yönetimi, İran üzerindeki ekonomik baskıyı artıracak yeni bir yaptırım paketini devreye almaya hazırlanıyor. Washington’ın “tarihin en büyük finansal taarruzu” olarak nitelendirdiği yeni tedbirlerin, yalnızca İran ekonomisini değil, Tahran ile ticari ve finansal bağlarını sürdüren üçüncü ülkeleri de hedef alacağı bildirildi. İran yönetimi ise ekonomik baskıların devam etmesi halinde Hürmüz Boğazı ile Basra Körfezi’nden petrol akışının tamamen durdurulacağını ve askeri saldırılara destek veren ülkelerin hedef alınacağını duyurdu.</p>

<h3>ABD YENİ YAPTIRIM PAKETİNİ AÇIKLAMAYA HAZIRLANIYOR</h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana neredeyse kesintisiz biçimde yaptırımlara maruz kalan İran’a karşı uygulanacak yeni ve ağır ekonomik tedbirleri TSİ 20.00’de düzenleyeceği basın toplantısıyla kamuoyuna açıklayacağını bildirdi. Bessent, Financial Times gazetesinde yayımlanan makalesinde yeni yaptırım sürecini “Şafak vakti bir ekonomik D-Day, bir hasma karşı bugüne kadar hazırlanan en büyük finansal taarruz başlıyor” sözleriyle tanımladı.</p>

<p>Yaptırımların ayrıntılı kapsamına ilişkin bilgi paylaşmayan Bessent, İran ekonomisi ve finansal sistemiyle ilişkilerini sürdüren ülkelerin doğrudan hedef alınacağını ifade etti. Bessent, Tahran ile ilişkilerini devam ettiren ülkelerin ortaya çıkabilecek sonuçları dikkatle hesaplaması gerektiği yönünde uyarıda bulundu.</p>

<h3>ABD’DEN ÇİN’E YAPTIRIMLARA KATILMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Scott Bessent daha önce yaptığı açıklamada, petrol ithalatının yarısını tarihsel olarak Körfez bölgesinden karşılayan Çin’e de ABD yaptırımlarında Washington ile işbirliği yapma çağrısı yapmıştı. ABD yönetiminin yeni yaptırım politikasında İran ile ticaret yapan üçüncü ülkelerin hedef alınacağını açıklaması, Çin’i de sürecin önemli aktörlerinden biri haline getirdi.</p>

<p>Çin Dışişleri Bakanlığı ile Çin’in Washington Büyükelçiliği ise yaptırım ve baskı yöntemlerinin sorunların çözümüne katkı sağlamadığını bildirdi. Pekin yönetimi, Çin’in kendi ulusal çıkarlarını korumak amacıyla gerekli gördüğü bütün adımları atacağını açıkladı.</p>

<h3>TAHRAN’DAN PETROL AKIŞINI TAMAMEN KESME TEHDİDİ</h3>

<p>İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Washington’ın ekonomik baskısına karşı sert bir misillemeye hazırlandıklarını bildirdi. Rızai, ekonomik savaşın devam etmesi halinde Hürmüz Boğazı’ndan veya Basra Körfezi’nin herhangi bir noktasından petrol ihracatına izin verilmeyeceğini belirtti.</p>

<p>Rızai, “Ekonomik savaş devam ederse Hürmüz Boğazı’ndan veya Basra Körfezi’nin herhangi bir yerinden tek bir damla petrol dahi ihraç edilmeyecek. İran, herhangi bir ülkenin ABD’nin İran halkına yönelik ekonomik savaşına katılmasını ya da buna destek vermesini doğrudan savaş ilanı sayacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>TİCARİ GEMİLERE HÜRMÜZ BOĞAZI UYARISI</h3>

<p>Tahran yönetimi bölgedeki ticari gemilere de yeni bir uyarı gönderdi. İran makamları, kendi izinleri olmaksızın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapılmaması gerektiğini duyurdu. İran’ın açıklamaları, dünya enerji ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine yönelik gerilimi yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de düzenlediği basın toplantısında, İran’a yönelik olası bir askeri saldırıya destek veren ülkelerin doğrudan hedef alınacağını söyledi. Bekayi, Avrupa ülkelerinin İran’a yönelik bir saldırıya katılması halinde söz konusu ülkelerin topraklarındaki ABD askeri üslerinin vurulacağını açıkladı.</p>

<h3>İRAN: SAVAŞI BAŞLATAN TARAF BİZ DEĞİLİZ</h3>

<p>İsmail Bekayi, İran’ın meşru müdafaa hakkını kullandığını ve savaşı başlatan taraf olmadığını savundu. Bekayi, çatışmaların saldırıyı başlatan tarafın dayattığı şartlarla sona erdirilmesini kabul etmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p>Diplomatik kanalların sonuna kadar kullanıldığını belirten Bekayi, Washington’ın daha önce verdiği taahhütlere uymadığını ileri sürdü. Daha önce üzerinde uzlaşılan mutabakat zaptının üç hafta dahi yürürlükte kalamadığını söyleyen Bekayi, ABD’nin anlaşmanın bütün maddelerini ihlal ettiğini savundu.</p>

<h3>MEKKE ANLAŞMASI VE DENİZ ABLUKASI AÇIKLAMASI</h3>

<p>Bekayi, Mekke Anlaşması konusunda İran’a resmi bir katılım daveti ulaşmadığını, yalnızca bazı önerilerin iletildiğini söyledi. Hürmüz Boğazı’ndan günlük milyonlarca varil petrol geçtiğine yönelik açıklamaları da “psikolojik harp” olarak nitelendirdi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, uygulanan deniz ablukasını bir saldırı eylemi olarak gördüklerini belirtti. Bekayi ayrıca ülkede artan hayat pahalılığını hafifletmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini, İran ile Afganistan arasındaki ticaret hacmini genişleteceklerini ve Pakistan ile ilişkilerin tarihin en iyi seviyesinde ilerlediğini ifade etti.</p>

<h3>GARİBABADİ’DEN ABD’YE “48 YIL” YANITI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise Washington’dan gelen hükümeti devirme yönündeki açıklamalara X platformu üzerinden yanıt verdi. Garibabadi, ABD’nin 48 yıldır farklı isimler altında İran’ın sonunu getireceğini söylediğini, buna rağmen Tahran yönetiminin ayakta kalmayı sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Garibabadi, İran’a yönelik politikaların sonuç vermediğini savunarak değişen unsurun yalnızca başarısız planlara verilen isimler olduğunu kaydetti.</p>

<h3>BÖLGEDE DİPLOMASİ TRAFİĞİ HIZLANDI</h3>

<p>Bölgesel gerilimin arttığı dönemde diplomatik kanalları yeniden canlandırmaya yönelik girişimler de hız kazandı. ABD Başkanı Donald Trump ile yakın temas kuran Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir, İran’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pakistan makamları ziyaretin amacını bölgesel barış ve istikrarı güçlendirmeye yönelik çabalar olarak açıkladı. Pakistanlı kaynaklar ise Munir’in İran’ın dini liderliğine yakın üst düzey isimlerle görüşmesinin planlandığını aktardı.</p>

<h3>UMMAN DIŞİŞLERİ BAKANI İRAN’A GİDİYOR</h3>

<p>Tahran yönetimi, Umman Dışişleri Bakanı’nın salı günü İran’ı ziyaret edeceğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Umman heyetinin ziyaretinin Pakistan askeri heyetinin gerçekleştirdiği temaslarla doğrudan bağlantılı olmadığını söyledi.</p>

<p>Bekayi, yapılacak görüşmelerde İran ile Umman arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve bölgedeki transit geçiş yollarının da ele alınacağını açıkladı.</p>

<h3>KIZILDENİZ’DE PETROL TANKERİNE FÜZE İSABET ETTİ</h3>

<p>Diplomatik girişimler devam ederken Kızıldeniz’de yeni bir saldırı meydana geldi. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları, Suudi Arabistan’ın Yenbu Limanı açıklarında seyreden bir petrol tankerine tanımlanamayan bir füzenin isabet ettiğini bildirdi.</p>

<p>UKMTO’nun açıklamasına göre füze saldırısının ardından tankerin ana güvertesinde yangın çıktı. İran destekli Husiler geçen ay, Hürmüz Boğazı’ndan uzak durmak amacıyla petrol ihracat rotasını Kızıldeniz’e kaydıran Suudi Arabistan’ın sevkiyatlarını engelleme tehdidinde bulunmuştu.</p>

<h3>ALTI AYLIK ÇATIŞMALARDA BİNLERCE KİŞİ ÖLDÜ</h3>

<p>ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı operasyonlardan itibaren altı aydır devam eden çatışmalarda başta İran ve Lübnan olmak üzere binlerce kişi hayatını kaybetti. Saldırılar sırasında İran’ın dönemin Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü ve ülkenin konvansiyonel askeri kapasitesinin önemli bir bölümü tahrip edildi.</p>

<p>ABD ve İran orduları haftalardır birbirlerine yönelik doğrudan askeri saldırı gerçekleştirmezken savaşı sona erdirmeye yönelik son resmi yüz yüze müzakereler haziran ayında yapıldı.</p>

<h3>İRAN FÜZE VE İHA KAPASİTESİNİ KORUYOR</h3>

<p>İran’ın nükleer programının mevcut durumuna ilişkin belirsizlik devam ederken Tahran yönetiminin Körfez’deki komşu ülkeleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki tankerleri hedef alabilecek füze ve insansız hava aracı kapasitesini muhafaza ettiği bildirildi.</p>

<p>Bölgedeki tehditler Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen deniz taşımacılığını durma noktasına getirirken küresel yakıt fiyatları üzerindeki baskı da sürüyor.</p>

<h3>PETROL FİYATLARI 1 DOLARDAN FAZLA GERİLEDİ</h3>

<p>Petrol fiyatları, yatırımcıların ABD’nin yeni yaptırım paketini açıklaması öncesinde kâr satışlarına yönelmesiyle pazartesi günü varil başına 1 dolardan fazla geriledi. Piyasalarda Washington’ın açıklayacağı yaptırımların kapsamı ile İran’ın petrol sevkiyatına yönelik tehdidi takip ediliyor.</p>

<p>İran ise savaşa yüksek enflasyon, değer kaybeden para birimi, enerji kesintileri ve mevcut yaptırımlar nedeniyle oluşan yapısal ekonomik sorunlarla girdi. Çatışmaların ardından yıkılan altyapı, durma noktasına gelen ticaret, azalan üretim ve yeniden inşa maliyetleri ülke ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu başlıca sorunlar arasında yer alıyor.</p>

<h3>İRANLI YETKİLİLER YENİ YAPTIRIMLARDAN ENDİŞELİ</h3>

<p>Tahran yönetimi resmi açıklamalarında Washington’a karşı sert tutumunu sürdürürken Reuters’a konuşan İranlı yetkililer yeni ekonomik yaptırımların ülkedeki yaşam koşullarını daha da ağırlaştırmasından endişe duyduklarını aktardı.</p>

<p>Yetkililer, ekonomik baskının artmasının halk protestolarını yeniden tetikleyebileceği ve yönetimin meşruiyeti üzerinde baskı oluşturabileceği yönündeki kaygılarını Reuters ile paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-ekonomik-taarruz-ilan-etti-iran-petrol-yollarini-tamamen-kapatiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-hukumet-sozcusu.jpg" type="image/jpeg" length="91309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed döneminin müftüsü müebbet hapse mahkum edildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/esed-doneminin-muftusu-muebbet-hapse-mahkum-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/esed-doneminin-muftusu-muebbet-hapse-mahkum-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de Beşar Esad yönetimi döneminde 16 yılı aşkın süre Cumhuriyet Müftülüğü yapan Ahmed Bedreddin Hassun hakkında karar çıktı. Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, “iç savaşa ve mezhepsel çatışmaya yol açan saldırı” suçundan mahkum ettiği Hassun’a müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca Hassun’un taşınır ve taşınmaz mallarına el konularak kamu hazinesine aktarılmasına hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aralık 2024’te Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye’de eski rejim döneminde işlendiği öne sürülen suçlara yönelik yargı süreçleri hızlandı. Geçiş dönemi adalet süreci kapsamında eski yönetimle bağlantılı üst düzey siyasi, askeri, güvenlik ve dini isimlerin dosyaları mahkemelerin önüne taşınırken, yargılanan isimlerden biri de Beşar Esad döneminin Cumhuriyet Müftüsü Ahmed Bedreddin Hassun oldu. Hassun hakkında yürütülen dava, 24 Ağustos 2026’da görülen altıncı duruşmada karara bağlandı.</p>

<p>Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, Hassun’u “iç savaşa ve mezhepsel çatışmaya yol açan saldırı” suçundan mahkum ederek müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme Başkanı Yargıç Fahreddin el-Aryan, yürütülen soruşturma ve yargılama kapsamında Hassun’un insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarına karıştığı yönünde delillere ulaşıldığını açıkladı. Kararla birlikte Hassun’un tüm taşınır ve taşınmaz mallarına el konularak kamu hazinesine aktarılmasına da hükmedildi.</p>

<h3>16 YILDAN FAZLA CUMHURİYET MÜFTÜLÜĞÜ YAPTI</h3>

<p>1949 yılında Halep’te doğan Ahmed Bedreddin Hassun, dini eğitimini Suriye’de aldıktan sonra Mısır’daki El Ezher Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Arap edebiyatı eğitiminin yanı sıra Şafii fıkhı alanında doktora yapan Hassun, dini görevlerinin yanında siyasette de yer aldı. 1990-1998 yılları arasında iki dönem Suriye Halk Meclisi üyeliği yaptı.</p>

<p>Hassun, 2005 yılında Beşar Esad döneminde Suriye Cumhuriyet Müftülüğü görevine getirildi. Ülkenin en üst düzey resmi dini makamlarından birini 16 yılı aşkın süre yürüten Hassun’un görevi, Beşar Esad’ın 2021 yılında Cumhuriyet Müftülüğü makamını kaldırmasıyla sona erdi. Makama ait dini karar ve fetva yetkileri Fıkıh Alimleri Konseyi’ne devredildi.</p>

<h3>İÇ SAVAŞ DÖNEMİNDE REJİME DESTEĞİYLE ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Ahmed Bedreddin Hassun, 2011’de başlayan Suriye iç savaşı boyunca Beşar Esad yönetimine verdiği açık destekle tanındı. Eski müftü, rejimin askeri politikalarını destekleyen açıklamaları, muhaliflerin kontrolündeki bölgeler hakkında kullandığı ifadeler ve Esad yönetiminin askeri operasyonlarına dini meşruiyet sağladığı yönündeki suçlamalarla gündeme geldi.</p>

<p>Hassun hakkında mahkemeye taşınan suçlamalar arasında sivil bölgelere yönelik varil bombası saldırılarının kullanımını meşrulaştırdığı iddiası da yer aldı. Eski müftü, söz konusu tutumu nedeniyle muhalif çevrelerde “varil bombası müftüsü” olarak anıldı. Yargılama dosyasında ayrıca Rusya ve İran’ın Suriye’deki askeri müdahalelerine verdiği destek ile savaş suçlarıyla ilişkilendirilen bazı isimlere yönelik açıklamaları da yer aldı.</p>

<h3>MART 2025’TE YAKALANDI</h3>

<p>Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından hakkında yakalama kararı bulunan Ahmed Bedreddin Hassun, Mart 2025’te Suriye makamları tarafından gözaltına alındı. Kaynaklarda Hassun’un ülkeyi terk etmeye çalıştığı sırada yakalandığı belirtilirken, gözaltı işleminin eski rejim dönemindeki ihlallerle bağlantılı isimlerin soruşturulması kapsamında gerçekleştirildiği açıklandı.</p>

<p>Hassun hakkındaki dosya daha sonra Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi’ne taşındı. Mahkeme sürecinin ilk duruşması 25 Haziran 2026 tarihinde yapıldı ve iddianamede eski müftüye yönelik çok sayıda suçlama sıralandı.</p>

<h3>YARGILANMASINA 25 HAZİRAN’DA BAŞLANDI</h3>

<p>Şam 4. Ceza Mahkemesi’nde 25 Haziran 2026’da başlayan yargılamanın ilk duruşmasında Hassun hakkındaki suçlamalar mahkeme heyeti tarafından ele alındı. Dosyada makamını kişisel çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanma, Beşar Esad ile güvenlik ve askeri yetkililerle resmi çerçevenin dışında ilişkiler kurma, mezhep çatışmasını körükleyen faaliyetlerde bulunma ve sivillere karşı şiddeti teşvik etme suçlamaları yer aldı.</p>

<p>Savcılık ayrıca Hassun’un konuşmaları ve açıklamaları yoluyla muhalif bölgelerde yaşayan sivillere karşı askeri operasyonları teşvik ettiğini öne sürdü. Doğu Halep ve İdlib başta olmak üzere muhaliflerin kontrolünde bulunan bölgeler hakkında yaptığı açıklamalar ile rejim ordusuna yönelik çağrılar da dava dosyasındaki deliller arasında gösterildi.</p>

<h3>DURUŞMALARDA VİDEOLAR VE TANIK İFADELERİ İNCELENDİ</h3>

<p>Yargılamanın ikinci duruşmasında kamu tanıkları dinlenirken, üçüncü duruşmada savcılık tarafından Hassun’a ilişkin video görüntüleri mahkemeye sunuldu. Savunma tarafı söz konusu görüntüler üzerinde teknik inceleme yapılmasını talep etti ve mahkeme talebi kabul ederek görüntülerin içeriğinin ve bütünlüğünün incelenmesine karar verdi.</p>

<p>30 Temmuz’da yapılan dördüncü duruşmada ise tanık ifadeleri doğrultusunda Hassun’a yönelik mali çıkar sağlama ve nüfuzunu kullanma suçlamaları gündeme geldi. Tanıklardan biri, eski rejimin güvenlik birimlerince gözaltına alınan bir yakınının serbest bırakılması için Hassun’un müdahalesi karşılığında para ve ayni yardım vermek zorunda kaldığını öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SAVCILIK İDAM CEZASI TALEP ETTİ</h3>

<p>Davanın 6 Ağustos 2026 tarihinde görülen beşinci duruşmasında savcılık mütalaasını açıkladı. Savcılık, dosyada yer alan deliller ve tespitler doğrultusunda Hassun hakkında uygulanabilecek en ağır cezanın verilmesini istedi ve idam cezası talebinde bulundu. Savunma avukatı ise mahkemeden son savunma dilekçesini hazırlamak için süre talep etti.</p>

<p>Mahkeme, karar duruşmasının 24 Ağustos 2026 tarihinde yapılmasını kararlaştırdı. Altıncı duruşmada Hassun hazır bulunurken, mahkeme heyeti dosyaya ilişkin hükmünü açıkladı.</p>

<h3>“İÇ SAVAŞ VE MEZHEPSEL ÇATIŞMAYA YOL AÇAN SALDIRI” SUÇUNDAN MAHKUM EDİLDİ</h3>

<p>Yargıç Fahreddin el-Aryan başkanlığındaki Şam 4. Ceza Mahkemesi, Ahmed Bedreddin Hassun’u “iç savaşa ve mezhepsel çatışmaya yol açan saldırı” suçundan suçlu buldu. Mahkeme, soruşturma kapsamında elde edilen delillerin Hassun’un insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarına karıştığını ortaya koyduğunu bildirdi.</p>

<p>Kararda, Hassun’un dönemin resmi dini kurumundaki konumunun askeri ve güvenlik operasyonlarına dini meşruiyet sağlamak amacıyla kullanıldığı yönündeki delillere yer verildi. Mahkeme ayrıca sivil yerleşimlere yönelik varil bombalarının kullanımının haklı gösterilmesi ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin meşrulaştırılması yönündeki eylemleri de dava kapsamında değerlendirdi.</p>

<h3>MAHKEMEDEN “DİNİ KILIF” TESPİTİ</h3>

<p>Mahkeme Başkanı Fahreddin el-Aryan, dava dosyasındaki delillerin devrik rejim döneminde resmi dini kurumların askeri ve güvenlik operasyonlarına dini gerekçe oluşturmak ve söz konusu operasyonları kamuoyu önünde meşru göstermek amacıyla kullanıldığına işaret ettiğini açıkladı.</p>

<p>Mahkeme ayrıca Hassun’un eski rejime bağlı güvenlik birimleri tarafından gözaltında tutulan bazı sivillerin serbest bırakılmasına aracılık etme karşılığında para ve hediyeler aldığı yönünde tespitlerde bulunulduğunu bildirdi. Kararda söz konusu eylemler de Hassun’un makamını kullanmasına ilişkin suçlamalar kapsamında değerlendirildi.</p>

<h3>HASSSUN’A MÜEBBET HAPİS CEZASI VERİLDİ</h3>

<p>Şam 4. Ceza Mahkemesi, tüm yargılama sürecinin ardından Ahmed Bedreddin Hassun hakkında müebbet hapis cezasına hükmetti. Kararla Hassun’un taşınır ve taşınmaz bütün mal varlığına el konulması ve söz konusu varlıkların kamu hazinesine aktarılması da kararlaştırıldı.</p>

<p>Mahkemenin kararıyla birlikte Beşar Esad yönetimi döneminde ülkenin en üst düzey dini makamlarından birini yürüten Hassun, eski rejimin devrilmesinden sonra yargılanarak ağır hapis cezasına mahkum edilen üst düzey isimler arasına girdi. Hassun hakkındaki karar 24 Ağustos 2026 tarihinde ve sanığın mahkemede hazır bulunduğu duruşmada verildi.</p>

<h3>BEŞAR ESAD VE MAHİR ESAD HAKKINDA DA İDAM KARARI VERİLMİŞTİ</h3>

<p>Suriye’de eski rejim yetkililerine yönelik yargılamalar Hassun dosyasıyla sınırlı kalmadı. Şam 4. Ceza Mahkemesi, 11 Ağustos 2026 tarihinde eski Suriye lideri Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve diğer bazı sanıklar hakkında da karar verdi.</p>

<p>Mahkeme, eski istihbarat yetkilisi Atıf Necib’i huzurda, Beşar Esad ve Mahir Esad ile beş firari sanığı ise gıyaplarında idam cezasına mahkum etti. Dosyada sivillerin öldürülmesi, işkence, özgürlükten yoksun bırakma, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları yer aldı. Eski rejimle bağlantılı diğer isimlere yönelik yargılamalar da geçiş dönemi adalet süreci kapsamında devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/esed-doneminin-muftusu-muebbet-hapse-mahkum-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suriye-mahkeme.jpg" type="image/jpeg" length="40660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CER'in Türkiye raporu: AB'nin savunmada ona ihtiyacı var]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cerin-turkiye-raporu-abnin-savunmada-ona-ihtiyaci-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cerin-turkiye-raporu-abnin-savunmada-ona-ihtiyaci-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Spot: Avrupa’nın önde gelen düşünce kuruluşlarından Centre for European Reform, Türkiye’nin NATO içindeki askeri kapasitesi, stratejik konumu ve gelişen savunma sanayii nedeniyle Avrupa güvenliği açısından önemli bir ortak olduğunu belirtti. CER’nin değerlendirmesinde özellikle Türkiye’nin insansız sistemlerdeki üretim kapasitesinin Avrupa’nın savunma tedarik zincirlerindeki eksikliklerin giderilmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa’nın güvenlik ve savunma politikalarında Türkiye’nin rolü yeniden gündeme geldi. Centre for European Reform tarafından yayımlanan değerlendirmede, Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerinde siyasi anlaşmazlıkların devam etmesine rağmen ortak güvenlik tehditlerinin iki taraf arasında daha yakın işbirliğini gerekli hale getirdiği belirtildi. Raporda Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük daimi ordusuna sahip olması, Karadeniz’e erişimi kontrol eden stratejik konumu ve son yıllarda büyüyen savunma sanayii kapasitesi Avrupa güvenliği açısından öne çıkan unsurlar arasında gösterildi.</p>

<h3>CER: TÜRKİYE AVRUPA GÜVENLİĞİNDE ÖNEMLİ BİR AKTÖR</h3>

<p>CER’nin 3 Temmuz 2026 tarihinde yayımladığı “AB ve Türkiye: Ortak tehditler karşılıklı güvensizliğin üstesinden gelebilir mi?” başlıklı politika notunda, Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliği açısından taşıdığı askeri ve jeopolitik öneme geniş yer verildi. Kuruluş, Rusya kaynaklı güvenlik riskleri, ABD’nin Avrupa güvenliğindeki rolüne ilişkin belirsizlikler ve Çin’in sanayi politikalarının hem Avrupa hem de Türkiye için ortak sorunlar oluşturduğunu kaydetti.</p>

<p>Değerlendirmede Türkiye’nin özellikle Rusya’ya karşı Avrupa güvenliğinin güçlendirilmesinde rol oynayabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtildi. NATO’nun ikinci büyük daimi ordusuna sahip Türkiye’nin Karadeniz, Orta Doğu ve Orta Asya’daki stratejik konumu da Avrupa açısından dikkate alınması gereken unsurlar arasında sıralandı.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN İHA KAPASİTESİNE DİKKAT ÇEKİLDİ</h3>

<p>CER’nin üzerinde durduğu başlıklardan biri Türkiye’nin insansız sistemler alanındaki üretim kapasitesi oldu. Raporda Türkiye’nin yalnızca insansız hava araçlarında değil, insansız kara ve deniz araçlarında da önemli bir üretim altyapısına sahip olduğu belirtildi.</p>

<p>Avrupa’nın savunma sanayii tedarik zincirlerinde çeşitli kapasite açıklarının bulunduğuna dikkat çeken kuruluş, Türkiye’nin üretim gücünün söz konusu eksikliklerin giderilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. İnsansız sistemlerin Ukrayna ve İran’daki savaşlarda giderek daha önemli hale geldiğine işaret edilen değerlendirmede, hızlı üretim ve teknolojik yenilik kapasitesinin modern savaş ortamında belirleyici unsurlar arasında bulunduğu kaydedildi.</p>

<h3>AVRUPA’NIN YENİDEN SİLAHLANMA SÜRECİNDE TÜRKİYE BAŞLIĞI</h3>

<p>Avrupa ülkeleri son yıllarda savunma harcamalarını ve üretim kapasitelerini artırmaya yönelik yeni adımlar atıyor. CER, Avrupa’nın yeniden silahlanma sürecinde Türkiye’nin mühimmat ve insansız sistem üretim kapasitesinin değerlendirilmesinin iki taraf açısından da yeni işbirliği alanları oluşturabileceğini belirtti.</p>

<p>Raporda Türkiye’nin savunma sanayiinde aynı ürün grubunda faaliyet gösteren birden fazla üreticiye sahip olduğu, Avrupa’dan gelecek ilave talebin ise söz konusu üretim kapasitesinin daha geniş pazarlara açılmasına imkan sağlayabileceği ifade edildi. CER, özellikle ortak girişimler, alt yüklenicilik modelleri ve Türk savunma şirketlerinin Avrupa’da doğrudan yatırım yapmasını muhtemel işbirliği yöntemleri arasında gösterdi.</p>

<h3>BAYKAR VE LEONARDO ORTAKLIĞI ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında savunma sanayii alanında son dönemde gerçekleştirilen önemli girişimlerden biri Baykar ile İtalyan Leonardo şirketi arasındaki ortaklık oldu. İki şirket, insansız teknolojiler alanında faaliyet göstermek amacıyla yüzde 50-50 ortaklık yapısına sahip LBA Systems isimli şirketi kurdu.</p>

<p>Leonardo’nun açıklamasına göre merkezi İtalya’da bulunan ortak şirket, insansız hava sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi, üretimi ve bakımına yönelik faaliyet gösterecek. Ortaklığın temelinde Baykar’ın insansız hava araçları alanındaki üretim ve operasyon tecrübesi ile Leonardo’nun Avrupa’daki elektronik sistemler, sensörler ve savunma sanayii altyapısının bir araya getirilmesi bulunuyor.</p>

<h3>TÜRK SAVUNMA ŞİRKETLERİNİN AVRUPA’DAKİ FAALİYETLERİ GENİŞLİYOR</h3>

<p>CER değerlendirmesinde Türkiye ile savunma sanayii işbirliğine yaklaşan Avrupa ülkeleri farklı gruplar altında ele alındı. Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne katılımına destek verdiği ve Eurofighter satışındaki vetosunu kaldırdığı belirtilirken, İtalya başta olmak üzere Polonya, Macaristan, Romanya, Portekiz ve İspanya’nın Türk savunma şirketleriyle daha ileri düzey işbirliği geliştiren ülkeler arasında bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Raporda Almanya’da Türk şirketi Repkon tarafından topçu mühimmatı üretimine yönelik fabrika kurulması ve Polonya’nın ASELSAN’dan keşif ve gözetleme ekipmanları tedarik etmesi de Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında artan savunma sanayii ilişkilerinin örnekleri arasında gösterildi.</p>

<h3>TÜRKİYE 20 EUROFIGHTER TYPHOON ALACAK</h3>

<p>Türkiye ile İngiltere arasındaki savunma işbirliğinin önemli başlıklarından birini Eurofighter Typhoon savaş uçakları oluşturuyor. İngiltere hükümeti tarafından açıklanan anlaşmaya göre Türkiye, İngiltere’den 20 yeni Typhoon savaş uçağı satın alacak. Anlaşmanın toplam değerinin 8 milyar sterline kadar ulaşabileceği bildirildi.</p>

<p>İngiltere hükümeti, söz konusu anlaşmanın ülkede yaklaşık 20 bin istihdamı destekleyeceğini açıkladı. Eurofighter programında İngiltere’nin yanı sıra Almanya, İtalya ve İspanya da yer alıyor. Türkiye’nin uçak tedariki, Ankara’nın Avrupa savunma sanayiiyle ilişkilerinin genişlediği alanlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>TÜRK PİLOTLAR VE TEKNİK PERSONEL İNGİLTERE’DE EĞİTİLECEK</h3>

<p>Türkiye ile İngiltere arasında Eurofighter anlaşmasının devamı niteliğinde yeni bir eğitim ve destek sözleşmesi de 25 Mart 2026 tarihinde imzalandı. İngiltere Savunma Bakanlığı, anlaşma kapsamında Türk Hava Kuvvetleri pilotlarının ve yer personelinin İngiltere’de Eurofighter Typhoon uçaklarının kullanımı ve bakımı konusunda eğitim alacağını açıkladı.</p>

<p>Sözleşme kapsamında uzun vadeli bakım ve destek faaliyetleri de yürütülecek. İngiltere hükümeti, eğitim ve destek anlaşmasının Ekim 2025’te imzalanan 20 uçaklık ana satış anlaşmasının bir sonraki aşamasını oluşturduğunu bildirdi.</p>

<h3>AB’NİN SAFE PROGRAMI 150 MİLYAR EUROLUK KAYNAK SAĞLIYOR</h3>

<p>Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla oluşturulan önemli mekanizmalardan biri Security Action for Europe, kısa adıyla SAFE oldu. Avrupa Birliği, program kapsamında üye devletlere ortak savunma tedariki amacıyla 150 milyar euroya kadar uzun vadeli kredi sağlayacak. SAFE düzenlemesi 29 Mayıs 2025 tarihinde yürürlüğe girdi.</p>

<p>Program mühimmat, füze, topçu sistemleri, hava ve füze savunması, deniz sistemleri, insansız hava araçları, elektronik harp ve askeri hareketlilik gibi geniş bir savunma ürün grubunu kapsıyor. Finansmanın amacı Avrupa savunma sanayiinin üretim kapasitesini artırmak ve mevcut askeri kapasite açıklarını azaltmak olarak açıklanıyor.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN SAFE’E KATILIMI SINIRLI ŞARTLARA BAĞLI</h3>

<p>SAFE düzenlemesi AB üyesi olmayan bazı ülkelerin de ortak savunma tedarik projelerine katılmasına imkan tanıyor. AB’ye aday ülkeler, potansiyel adaylar ve Avrupa Birliği ile güvenlik ve savunma ortaklığı bulunan ülkeler belirli şartlarda projelere dahil olabiliyor. Daha geniş kapsamlı katılım için ise AB ile ayrıca ikili veya çok taraflı bir anlaşma yapılması gerekiyor.</p>

<p>CER’nin değerlendirmesine göre Türkiye’nin AB ile güvenlik ve savunma ortaklığı anlaşmasının bulunmaması ve bazı üye ülkelerin siyasi itirazları, Türkiye’nin SAFE fonlarına geniş kapsamlı erişiminin önündeki başlıca engeller arasında yer alıyor. Kuruluş, Türkiye’nin SAFE dışında kalmasının Avrupa ülkeleriyle ikili savunma sanayii işbirliğinin devam etmesini engellemediğini de belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SAFE’DE YÜZDE 35 KURALI UYGULANIYOR</h3>

<p>SAFE kapsamındaki savunma tedariklerinde nihai ürünün bileşen maliyetlerinin en fazla yüzde 35’inin AB, Ukrayna ve Avrupa Ekonomik Alanı ile EFTA kapsamı dışındaki ülkelerden gelmesine izin veriliyor. Avrupa Birliği Konseyi, söz konusu şartın Avrupa savunma sanayii kapasitesinin güçlendirilmesini amaçladığını belirtiyor.</p>

<p>Üçüncü ülkelerle yapılacak ek anlaşmalar, söz konusu ülkelerin şirketlerinin SAFE projelerinde daha geniş biçimde yer alabilmesinin önünü açabiliyor. Türkiye ile böyle bir kapsamlı SAFE katılım anlaşması mevcut durumda sonuçlandırılmış değil.</p>

<h3>YUNANİSTAN VE GÜNEY KIBRIS’IN İTİRAZI ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>CER, Türkiye’nin AB düzeyindeki savunma girişimlerine daha geniş biçimde dahil edilmesinin önündeki siyasi engeller arasında Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın tutumuna özellikle dikkat çekiyor. Raporda Türkiye’nin PESCO’ya katılımının daha önce Avusturya tarafından engellendiği, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın da benzer girişimlere karşı çıkmasının beklendiği ifade ediliyor.</p>

<p>Kuruluş, Türkiye’nin SAFE fonlarına tam erişimine ilişkin beklentilerin de söz konusu siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle düşük olduğunu belirtiyor. Buna karşılık bazı Avrupa ülkelerinin Türkiye ile ikili düzeyde savunma sanayii işbirliğini artırması, AB kurumları düzeyindeki siyasi sınırlamalar ile üye ülkelerin ulusal politikaları arasında farklı yaklaşımların bulunduğunu gösteriyor.</p>

<h3>CER İKİLİ SAVUNMA İŞBİRLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Centre for European Reform, Türkiye’nin AB çapındaki savunma mekanizmalarına tam olarak dahil edilmesinin siyasi açıdan zor olduğunu, ancak tek tek Avrupa ülkeleriyle yürütülen ikili ve çok taraflı ortaklıkların daha hızlı ilerleyebileceğini belirtti. Baykar-Leonardo ortaklığı ile Türkiye-İngiltere Eurofighter anlaşması söz konusu modelin güncel örnekleri arasında bulunuyor.</p>

<p>CER’ye göre ortak girişimler, Türk şirketlerinin Avrupa topraklarında kuracağı üretim tesisleri ve Avrupalı ana yüklenicilerin Türk şirketlerine üretim yaptırması savunma sanayiindeki işbirliğini genişletebilecek seçenekler arasında yer alıyor. Kuruluş ayrıca NATO standartlarına uyumun ve müttefikler arasındaki birlikte çalışabilirliğin ortak projelerde korunması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN KARADENİZ’DEKİ KONUMU DA ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>CER’nin değerlendirmesinde Türkiye’nin Avrupa güvenliğine sağlayabileceği katkı yalnızca savunma sanayiiyle sınırlandırılmıyor. Türkiye’nin İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinden Karadeniz’e erişimi kontrol etmesi ve bölgedeki askeri kapasitesi de Rusya kaynaklı güvenlik riskleri açısından önemli görülüyor.</p>

<p>Kuruluş, Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında Karadeniz güvenliği, Suriye ve Doğu Akdeniz dahil Levant bölgesinin istikrarı ile Avrupa savunma tedarik zincirlerinin geliştirilmesi başlıklarında düzenli güvenlik diyaloğu kurulmasını öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cerin-turkiye-raporu-abnin-savunmada-ona-ihtiyaci-var</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/turkiye-avrupa-birligi.jpg" type="image/jpeg" length="93107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevlid Kandili Türkiye’nin dört bir yanında dualarla idrak edildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/mevlid-kandili-bugun-idrak-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/mevlid-kandili-bugun-idrak-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in dünyayı teşrifinin 1501’inci yıl dönümü dolayısıyla Türkiye genelinde camilerde Mevlid Kandili programları düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetleri, ilahiler, salavatlar ve dualarla idrak edilen gecenin ardından Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda etkinlik gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in dünyayı teşrifinin yıl dönümü olan Mevlid Kandili, Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen programlarla idrak edildi. Camileri dolduran vatandaşlar Kur’an-ı Kerim tilavetlerini dinledi, salavatlar getirdi ve dualara eşlik etti. Programlarda Hazreti Muhammed’in örnek hayatı, güzel ahlakı ve İslam ahlakındaki yeri anlatıldı.</p>

<h3>CAMİLERDE MEVLİD KANDİLİ PROGRAMLARI DÜZENLENDİ</h3>

<p>Mevlid Kandili dolayısıyla başta büyük şehirler olmak üzere Türkiye genelindeki camilerde özel programlar gerçekleştirildi. Vatandaşlar akşam saatlerinden itibaren camilere gelerek kandil programlarına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve ilahilerin okunduğu programlarda cemaat hep birlikte dua etti.</p>

<p>Hazreti Muhammed’in dünyaya gelişinin 1501’inci yıl dönümünde yapılan programlarda Peygamber Efendimizin hayatından örnekler aktarıldı. Güzel ahlak, merhamet, adalet ve toplumsal sorumluluk gibi başlıklar da programların ana konuları arasında yer aldı.</p>

<h3>BEŞTEPE MİLLET CAMİSİ’NDE ÖZEL PROGRAM</h3>

<p>Ankara’da Beştepe Millet Camisi’nde akşam namazının ardından Mevlid-i Nebi Gecesi Özel Programı gerçekleştirildi. Programa katılan vatandaşlar Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve dualar eşliğinde geceyi idrak etti.</p>

<p>İstanbul’da da Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Sultanahmet ve Eyüpsultan başta olmak üzere selatin camilerde kandil programları düzenlendi. Programlara yoğun katılım olurken cemaat, okunan ilahiler ve salavatlara eşlik etti.</p>

<h3>1501’İNCİ YIL “PEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAK” TEMASIYLA İDRAK EDİLİYOR</h3>

<p>Hazreti Muhammed’in doğumunun 1501’inci yıl dönümü, “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla idrak ediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı da Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında hem Türkiye’de hem de yurt dışında çeşitli etkinlikler gerçekleştirecek.</p>

<p>Etkinliklerde Peygamber Efendimizin örnek hayatı ve İslam ahlakının temel değerleri ele alınacak. Programlarla toplumun farklı kesimlerine ulaşılması ve Mevlid-i Nebi Haftası boyunca çeşitli faaliyetlerin sürdürülmesi planlanıyor.</p>

<h3>ARPAGUŞ: TOPLUMSAL DUYARLILIK VE BİLİNÇ OLUŞTURULACAK</h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Mevlid-i Nebi Haftası Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada hafta boyunca Peygamber Efendimizin örnek hayatına ve İslam ahlakına dikkat çekileceğini söyledi.</p>

<p>Arpaguş, “Hafta boyunca yapılacak etkinliklerle Peygamber Efendimizin örnek hayatına ve onun şahsında tecessüm eden İslam ahlakına dikkat çekilecek ve bu hususta toplumsal duyarlılık ve bilinç oluşmasına katkı sağlanacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>GENÇLERLE ÖZEL BULUŞMALAR YAPILACAK</h3>

<p>Mevlid-i Nebi Haftası boyunca camilerde çok sayıda program düzenlenecek. Diyanet İşleri Başkanlığı özellikle gençlere yönelik özel buluşmalar gerçekleştirecek ve Peygamber Efendimizin ahlaki yönünü farklı yaş gruplarına anlatmaya yönelik çalışmalar yapacak.</p>

<p>Safi Arpaguş, “Peygamber Efendimizin ahlaki yönünü geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla başta orta ve yükseköğretim öğrencileri olmak üzere toplumun farklı kesimlerine yönelik konferans, panel, sohbet ve söyleşiler düzenlenecektir” dedi.</p>

<h3>ÖĞRENCİLERE YARIŞMA, FİDAN DİKİMİ VE KAN BAĞIŞI ETKİNLİKLERİ</h3>

<p>Mevlid-i Nebi Haftası kapsamındaki etkinlikler yalnızca camilerde düzenlenecek programlarla sınırlı kalmayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından öğrencilere yönelik çeşitli yarışmalar da gerçekleştirilecek.</p>

<p>Arpaguş, hafta boyunca ülke genelinde fidan dikme faaliyetleri ile kan bağışı kampanyalarının da düzenleneceğini bildirdi. Etkinliklerin farklı yaş ve toplum kesimlerinin katılımına açık şekilde yürütülmesi öngörülüyor.</p>

<h3>ULUSLARARASI MEVLİD-İ NEBİ SEMPOZYUMU İSTANBUL’DA YAPILACAK</h3>

<p>Mevlid-i Nebi Haftası kapsamındaki akademik etkinliklerden biri de İstanbul’da gerçekleştirilecek. Safi Arpaguş, 25-27 Eylül tarihlerinde İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi’nde Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu düzenleneceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sempozyuma Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenler katılacak. Program kapsamında Hazreti Muhammed’in hayatı, örnek ahlakı ve İslam düşüncesindeki yeri farklı başlıklar altında ele alınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/mevlid-kandili-bugun-idrak-ediliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/mevlid-kandili-44.jpg" type="image/jpeg" length="82450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="92121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="99364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="82950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="74229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="41515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="46269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="97868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="97577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="21450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="66406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="86447"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="90981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="56541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="42954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="53312"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="83942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="72328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="50738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="83676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="40586"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
