<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 03 Sep 2026 11:41:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu: İran yönetimini devirmek için çalışıyoruz]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-yonetimini-devirmek-icin-calisiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-yonetimini-devirmek-icin-calisiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran yönetimini devirmeye yönelik çalıştıklarını açıkladı. i24NEWS’e konuşan Netanyahu, kendi yönetimi altındaki tüm sistemlerin İran’daki yönetimi devirmek ve yenmek için faaliyet yürüttüğünü söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İsrail merkezli i24NEWS’e röportaj veren Netanyahu, İsrail’in İran’daki mevcut yönetimin devrilmesi için çalıştığını ifade etti. İran ile yaşanan çatışmalı sürecin henüz tamamlanmadığını söyleyen Netanyahu, Tahran yönetimine yönelik faaliyetlerin sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Netanyahu, i24NEWS’e verdiği röportajda İran yönetiminin devrilmesinin İsrail’in hedefleri arasında bulunduğunu açık şekilde dile getirdi. İsrail Başbakanı, “Yönetimim altındaki tüm sistemlerimiz, bu rejimi devirmek ve onu yenmek için çalışıyor” ifadelerini kullandı. Netanyahu’nun açıklaması, İsrail’in İran’daki siyasi yönetime yönelik hedefini doğrudan ifade ettiği açıklamalardan biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>“İRAN İLE İŞİMİZ HENÜZ BİTMEDİ”</h3>

<p>Netanyahu, İran ile ilgili askeri ve siyasi sürecin sona ermediğini de söyledi. “İran ile işimiz henüz bitmedi” diyen İsrail Başbakanı, İran yönetiminin düşeceğini savundu ve İsrail’in faaliyetlerini sürdüreceğini belirtti. Netanyahu, İran yönetiminin mevcut durumuna ilişkin de açıklamalarda bulunarak yönetimin zayıfladığını ileri sürdü.</p>

<p>İsrail Başbakanı röportajında, İran yönetimine ilişkin söylemini sürdürerek İsrail’in hedefinin yalnızca baskı oluşturmak olmadığını ifade etti. Netanyahu, İran’daki yönetimin yenileceğini ve düşeceğini öne sürdü. İsrail’in farklı kurum ve sistemlerinin kendi talimatları doğrultusunda aynı hedef için çalıştığını belirten Netanyahu, İran’a yönelik faaliyetlerin merkezi bir yönetim altında yürütüldüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu’nun sözleri, İran ile İsrail arasındaki askeri ve siyasi gerilimin devam ettiği bir dönemde geldi. Bölgedeki karşılıklı saldırılar ve güvenlik gelişmeleri sürerken İsrail Başbakanı, İran’a yönelik hedeflerin henüz tamamlanmadığını açıkladı. Netanyahu’nun sözleri, İran yönetiminin doğrudan hedef alındığını ortaya koyarken, İsrail’in Tahran’a yönelik politikasına ilişkin de açık bir mesaj içerdi.</p>

<h3>"TÜM SİSTEMLERİMİZ ÇALIŞIYOR"</h3>

<p>Netanyahu’nun açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri, İran yönetimine yönelik çalışmaların İsrail’in farklı sistemleri tarafından yürütüldüğünü söylemesi oldu. İsrail Başbakanı, söz konusu faaliyetlerin doğrudan kendi yönetimi altında gerçekleştirildiğini ifade ederken, İran’daki mevcut yönetimin devrilmesi ve yenilmesinin hedeflendiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-iran-yonetimini-devirmek-icin-calisiyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/09/netanyahu-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="18105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son saldırılardan sonra Trump ile BAE lideri görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/son-saldirilardan-sonra-trump-ile-bae-lideri-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/son-saldirilardan-sonra-trump-ile-bae-lideri-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ile Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan telefonda görüştü. İki lider, Orta Doğu’daki son gelişmeleri ve bölgesel gündemi ele alırken, ABD-BAE ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik başlıkları da değerlendirdi. Görüşme, İran ile ABD arasındaki çatışmaların Körfez’e yayıldığı bir dönemde gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump ile Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan arasında telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin resmi haber ajansı WAM’ın açıklamasına göre iki lider, ülkeler arasındaki iş birliğinin farklı alanlarını, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda ilişkilerin daha da güçlendirilmesi yollarını ve Orta Doğu’daki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmede bölgedeki gelişmelere yönelik devam eden çabalar konusunda da görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<h3>TRUMP İLE ŞEYH MUHAMMED BİN ZAYİD TELEFONDA GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, ABD Başkanı Donald Trump’tan telefon aldı. Resmi açıklamada iki liderin BAE ile ABD arasındaki iş birliğinin çeşitli boyutlarını görüştüğü ve iki ülkenin ortak çıkarlarını destekleyecek şekilde ilişkileri daha da güçlendirme yollarını değerlendirdiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmenin bir diğer başlığını Orta Doğu’daki gelişmeler oluşturdu. WAM, Trump ile Şeyh Muhammed bin Zayid’in bölgede yaşanan son gelişmeler ve söz konusu gelişmelerin ele alınmasına yönelik devam eden çabalar hakkında görüş alışverişinde bulunduğunu duyurdu. Resmi açıklamada ABD ile İran arasındaki devam eden çatışmalara ilişkin ayrıntılı bir değerlendirmeye yer verilmedi.</p>

<h3>GÖRÜŞME ABD-İRAN ÇATIŞMALARININ GÖLGESİNDE YAPILDI</h3>

<p>Trump ile BAE liderinin görüşmesi, İran ile ABD arasındaki çatışmaların Körfez ülkelerini doğrudan etkilediği bir süreçte gerçekleşti. İran, savaşın ilk altı haftasında Körfez ülkeleri arasında en yoğun saldırıları BAE’ye yöneltti. Al Jazeera’nın aktardığı verilere göre İran, BAE’de “ABD varlıkları” olarak tanımladığı hedeflere yönelik 530’dan fazla balistik füze, 26 seyir füzesi ve 2 bin 200’den fazla insansız hava aracı gönderdi.</p>

<p>BAE ise İran saldırılarında yalnızca askeri veya ABD bağlantılı hedeflerin değil, sivil noktaların da füze saldırıları ya da hava savunma sistemlerince önlenen füzelerden düşen parçalar nedeniyle zarar gördüğünü açıkladı. İran saldırılarının savaşın ilk döneminden itibaren Dubai, Abu Dabi ve Füceyre dahil farklı bölgeleri etkilediği bildirildi.</p>

<h3>İRAN BAE’Yİ KÖRFEZ’DE EN FAZLA HEDEF ALDIĞI ÜLKE OLDU</h3>

<p>Savaşın ilk altı haftasında BAE, İran’ın Körfez’de en fazla hedef aldığı ülke oldu. İran tarafından yüzlerce balistik füze ve binlerce İHA’nın BAE’ye yöneltildiği belirtilirken, Tahran yönetimi saldırıların ülkedeki Amerikan varlıklarına yönelik olduğunu savundu. BAE makamları ise saldırılar nedeniyle sivil altyapının da etkilendiğini bildirdi.</p>

<p>İran saldırıları sırasında Dubai’deki Cebel Ali Limanı, Abu Dabi yakınlarındaki Musaffah yakıt terminali ve Füceyre’deki petrol altyapısı da saldırı veya hava savunma müdahaleleri sonrasında meydana gelen olaylarla gündeme geldi. BAE makamlarının açıklamalarına göre İran saldırıları ülkede can kayıplarına ve yaralanmalara da neden oldu.</p>

<h3>BAE İRAN’IN BÖLGEDEKİ SON SALDIRILARINI DA KINADI</h3>

<p>BAE yönetimi, 2 Eylül’de İran’ın Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Irak Kürdistan Bölgesi’ne yönelik füze ve İHA saldırılarını da sert şekilde kınadı. BAE Dışişleri Bakanlığı, saldırıların söz konusu ülkelerin egemenliğinin ihlali olduğunu ve bölgesel güvenlik ile istikrar açısından tehdit oluşturduğunu açıkladı.</p>

<p>Trump ile Şeyh Muhammed bin Zayid arasındaki telefon görüşmesi de İran’ın bölgedeki saldırılarının yeniden yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Resmi BAE açıklamasında görüşmenin ayrıntıları sınırlı tutulurken, iki liderin özellikle Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi.</p>

<h3>ABD-BAE İLİŞKİLERİ DE MASADAYDI</h3>

<p>Görüşmede yalnızca bölgesel güvenlik başlıkları değil, ABD ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ikili ilişkiler de ele alındı. İki lider, ortak çıkarları destekleyecek şekilde mevcut iş birliğinin daha da güçlendirilmesine yönelik başlıkları değerlendirdi. Resmi açıklamada ekonomik, askeri veya diplomatik alanlara ilişkin ayrı ayrı ayrıntı verilmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/son-saldirilardan-sonra-trump-ile-bae-lideri-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-bae.jpg" type="image/jpeg" length="14754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran tavrını değiştirdi; artık gemileri vurmuyor, kara listeye alıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-tavrini-degistirdi-artik-gemileri-vurmuyor-kara-listeye-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-tavrini-degistirdi-artik-gemileri-vurmuyor-kara-listeye-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine yönelik yeni uygulama kapsamında 56 gemiyi kara listeye aldı. Hürmüz Boğazı yönetiminin oluşturulmasıyla birlikte gündeme gelen karar, bölgeden geçiş yapan gemilere yönelik denetim ve kontrol sürecini öne çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin attığı yeni adımların ardından 56 geminin kara listeye alındığı bildirildi. Hürmüz Boğazı yönetiminin oluşturulmasıyla birlikte bölgedeki gemi trafiğinin kontrolüne yönelik yeni bir süreç devreye girerken, kara listeye alınan gemiler kararın doğrudan kapsadığı unsurlar arasında yer aldı. İran’ın uygulaması, küresel enerji taşımacılığının önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI YÖNETİMİ KURULDU</h3>

<p>İran’ın attığı adımlar kapsamında Hürmüz Boğazı’na ilişkin bir yönetim oluşturuldu. Yeni yapı, boğazdaki deniz trafiğine ilişkin uygulamaların yürütülmesi ve gemilere yönelik süreçlerin yönetilmesi açısından merkezi bir konuma getirildi. Yönetimin kurulmasının ardından bölgeden geçen gemilere ilişkin kontroller ve uygulanacak kurallar da gündemin ana başlıkları arasına girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi ve devamında açık denizleri birbirine bağlayan stratejik bir deniz geçidi konumunda bulunuyor. Körfez ülkelerinden gerçekleştirilen petrol ve enerji sevkiyatının önemli bölümü deniz yoluyla Hürmüz üzerinden uluslararası pazarlara ulaştırılıyor.</p>

<h3>56 GEMİ KARA LİSTEYE ALINDI</h3>

<p>Yeni uygulamanın dikkat çeken başlıklarından biri kara liste kararı oldu. İran, Hürmüz Boğazı’ndaki süreç kapsamında toplam 56 gemiyi kara listeye aldı. Kararla birlikte söz konusu gemiler, İran’ın boğazdaki deniz trafiğine ilişkin oluşturduğu yeni uygulamanın kapsamına girdi.</p>

<p>Kara listedeki gemilerin isimleri, bayrakları, bağlı oldukları şirketler ve hangi gerekçelerle listeye dahil edildiklerine ilişkin ayrıntılar, kararın kapsamının belirlenmesi açısından önem taşıyor. Paylaşılan ilk bilgilerde 56 gemilik listenin varlığı öne çıkarken, listedeki gemilere ilişkin ayrıntılı bilgiler ayrıca takip ediliyor.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ TAŞIMACILIĞINDA ÖNEMLİ KONUMDA</h3>

<p>İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, dünya enerji taşımacılığındaki önemli deniz yollarından biri olarak kullanılıyor. Basra Körfezi’ndeki üretici ülkelerden hareket eden petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tankerleri, uluslararası deniz yollarına ulaşmak için Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.</p>

<p>Boğazın coğrafi konumu nedeniyle bölgede deniz trafiğini ilgilendiren kararlar yalnızca İran ve çevre ülkeleri açısından değil, uluslararası deniz taşımacılığı açısından da yakından takip ediliyor. Tankerlerin yanı sıra farklı türlerde ticari gemiler de Hürmüz güzergâhını kullanıyor.</p>

<h3>YENİ UYGULAMADA GEMİ TRAFİĞİ ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Hürmüz Boğazı yönetiminin kurulması ve 56 geminin kara listeye alınması, İran’ın bölgedeki deniz trafiğine yönelik uygulamalarının iki temel başlığını oluşturdu. Kara liste kapsamındaki gemilere uygulanacak prosedürler ile listenin ilerleyen süreçte güncellenip güncellenmeyeceğine ilişkin ayrıntılar, yapılacak resmi açıklamalarla netleşecek.</p>

<p>İran tarafından oluşturulan yeni yönetim mekanizmasının görev ve yetkileri, gemilerin geçiş sürecinde uygulanacak kurallar ve kara liste kararının operasyonel kapsamı da sürecin ayrıntıları arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-tavrini-degistirdi-artik-gemileri-vurmuyor-kara-listeye-aliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/iran-bogaz-yonetimi-44.jpg" type="image/jpeg" length="15349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa ve Hollanda ABD'deki altınlarını çekti; gözler Almanya'da]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransa-ve-hollanda-abddeki-altinlarini-cekti-gozler-almanyada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/fransa-ve-hollanda-abddeki-altinlarini-cekti-gozler-almanyada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’nın New York’taki altın rezervlerini çekmesinin ardından Hollanda Merkez Bankası da 78 tondan fazla altını New York’tan Londra’ya kaydırdı. Avrupa’da peş peşe gelen hamlelerin ardından gözler, 1.236 ton altını New York Fed’de tutan Almanya’ya çevrildi. Hollanda, kararın jeopolitik riskler karşısında kriz hazırlığını ve rezervlerin erişilebilirliğini güçlendirmeyi amaçladığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa merkez bankalarının altın rezervlerinin bulunduğu merkezlere ilişkin tercihleri yeniden gündeme geldi. Fransa’nın New York Merkez Bankası’nda bulunan altın rezervlerini çekmesinin ardından Hollanda Merkez Bankası da ABD’de tuttuğu 78 tondan fazla altını Londra’ya kaydırdı. Hollanda’nın kararı, jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde rezervlerin farklı ülkeler arasında daha dengeli dağıtılması ve kriz dönemlerinde altına daha kolay erişilmesi gerekçesiyle açıklandı. Fransa ve Hollanda’nın peş peşe attığı adımların ardından Avrupa’nın en büyük altın rezervine sahip ülkelerinden Almanya’nın New York’ta tuttuğu 1.236 tonluk rezerv yeniden gündeme geldi.</p>

<h3>HOLLANDA NEW YORK'TAKİ 78 TONDAN FAZLA ALTINI LONDRA'YA KAYDIRDI</h3>

<p>Hollanda Merkez Bankası, altın rezervlerinin coğrafi dağılımında değişikliğe giderek New York’ta bulunan 78 tondan fazla altını Londra’ya taşıma kararı aldı. Banka, hamlenin rezervlerin farklı merkezler arasında daha dengeli dağıtılması, krizlere hazırlığın güçlendirilmesi ve gerektiğinde altına daha kolay erişilebilmesi amacıyla gerçekleştirildiğini açıkladı. Hollanda Merkez Bankası’nın toplam altın rezervinin yaklaşık 612 ton olduğu belirtilirken, Ottawa’da tutulan yaklaşık 7 ton altının da Londra’ya kaydırılması kararlaştırıldı.</p>

<h3>85 TONLUK DEĞİŞİMİN TAMAMI FİZİKSEL TAŞIMAYLA YAPILMADI</h3>

<p>New York’tan 78 tondan fazla ve Ottawa’dan yaklaşık 7 ton olmak üzere yaklaşık 85 tonluk rezervin tamamı külçeler halinde Atlantik’in diğer tarafına taşınmadı. Operasyon kapsamında ABD ve Kanada’dan Avrupa’ya fiziksel olarak yaklaşık 27 ton altın gönderilirken, kalan miktarın Amerika kıtasında satıldığı ve aynı miktarda yeni altının Londra’dan satın alındığı belirtildi. Rezervlerin coğrafi dağılımı değiştirilirken büyük miktarda altının kıtalar arasında fiziksel olarak taşınması gerekliliği de azaltılmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>NEW YORK YERİNE LONDRA TERCİH EDİLDİ</h3>

<p>Hollanda Merkez Bankası Başkanı Olaf Sleijpen, altınların Londra’ya kaydırılmasıyla rezervlerin alınıp satılabilirliğinin artırıldığını açıkladı. Londra’nın dünyanın en büyük fiziki altın ticaret merkezlerinden biri olması, rezervlerin İngiltere Merkez Bankası’nda tutulmasında belirleyici unsurlar arasında gösterildi. Hollanda Merkez Bankası, Londra’daki altınların uluslararası ticaret standartlarına uygun olduğunu ve kriz durumunda başka bir kıtada bulunan rezervlere kıyasla daha kolay erişilebileceğini bildirdi.</p>

<h3>FRANSA DA NEW YORK'TAKİ ALTINLARINI ÇEKTİ</h3>

<p>Hollanda’nın aldığı karar Avrupa’da benzer yönde atılan ilk adım olmadı. Fransa, Temmuz 2025 ile Ocak 2026 arasındaki süreçte New York’ta tuttuğu kalan yaklaşık 129 tonluk altın rezervini tasfiye etti. Operasyonda altının tamamı fiziksel olarak ABD’den Avrupa’ya taşınmadı; rezervlerin bir bölümü New York’ta satılarak Avrupa’da aynı miktarda yeniden altın satın alındı. Fransa Merkez Bankası yönetimi işlemin siyasi gerekçeyle yapılmadığını açıklamıştı.</p>

<h3>FRANSA VE HOLLANDA'NIN ARDINDAN GÖZLER ALMANYA'DA</h3>

<p>Fransa ve Hollanda’nın ABD’deki altın rezervlerini azaltmasının ardından Almanya’nın rezervlerinin dağılımı yeniden dikkat çekti. Bundesbank’ın 31 Aralık 2025 tarihli verilerine göre Almanya’nın toplam yaklaşık 3.350 tonluk altın rezervinin 1.710 tonu Frankfurt’ta, 1.236 tonu New York Federal Reserve Bank’ta ve 404 tonu Londra’daki İngiltere Merkez Bankası’nda tutuluyor. New York’taki 1.236 tonluk rezerv, Almanya’nın toplam altın varlığının yaklaşık yüzde 37’sine karşılık geliyor.</p>

<h3>ALMANYA DAHA ÖNCE NEW YORK'TAN 300 TON ALTIN GETİRMİŞTİ</h3>

<p>Almanya geçmiş yıllarda da altın rezervlerinin bulunduğu merkezlerde değişikliğe gitmişti. Bundesbank tarafından 2013’te başlatılan program kapsamında New York’tan toplam 300 ton, Paris’ten ise 374 ton altın Frankfurt’a taşındı. Programın tamamlanmasının ardından Almanya altın rezervlerinin yaklaşık yarısını Frankfurt’ta, önemli bölümünü New York’ta ve kalan kısmını Londra’da tutmaya devam etti. Bundesbank, New York ve Londra’daki rezervlerin önemli altın ve döviz ticaret merkezlerine hızlı erişim sağladığını açıklamıştı.</p>

<h3>NEW YORK'TA 1.236 TON ALMAN ALTINI BULUNUYOR</h3>

<p>Bundesbank’ın son açıklanan rezerv dağılımına göre New York Fed’de tutulan Alman altınının miktarı 1.236 ton seviyesinde bulunuyor. Almanya böylece Fransa ve Hollanda’dan farklı olarak rezervlerinin önemli bir bölümünü ABD’de tutmayı sürdürüyor. Bundesbank geçmiş açıklamalarında New York’taki altınların rezerv yönetimi açısından işlevini koruduğunu ve gerektiğinde altının kısa sürede yabancı para birimlerine çevrilebilmesinin depolama tercihleri arasında bulunduğunu belirtmişti.</p>

<h3>MERKEZ BANKALARININ ALTINA İLGİSİ ARTIYOR</h3>

<p>Hollanda’nın kararı, altın fiyatlarının yükseldiği ve merkez bankalarının rezervlerinde değerli metale ayırdığı payın arttığı bir döneme denk geldi. Altının fiyatı son 12 ayda yaklaşık yüzde 25 yükselerek ons başına yaklaşık 4 bin 364 dolar seviyesine ulaştı. Fransa ve Hollanda’nın rezervlerinin bulunduğu merkezlerde yaptığı değişiklikler de merkez bankalarının altın varlıklarının erişilebilirliği, likiditesi ve coğrafi dağılımına ilişkin tercihlerini yeniden gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransa-ve-hollanda-abddeki-altinlarini-cekti-gozler-almanyada</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/new-york-altin-merkez-bankasi.jpg" type="image/jpeg" length="48740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran, Kuveyt'teki Amerikan üslerini 24 saatte ikinci kez vurdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-kuveytteki-amerikan-uslerini-24-saatte-ikinci-kez-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-kuveytteki-amerikan-uslerini-24-saatte-ikinci-kez-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, ABD ile çatışmaların yeniden tırmandığı Orta Doğu’da Kuveyt’te bulunan Amerikan askeri üslerini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Kuveyt ordusu İran’dan gelen füze ve İHA’lara karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini açıklarken, Tahran yönetimi saldırının ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarına karşılık gerçekleştirildiğini bildirdi. İran’ın ABD üslerini vurduğu yönündeki açıklaması Kuveyt veya Washington tarafından henüz doğrulanmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran ile ABD arasındaki çatışmaların Orta Doğu’daki etkileri genişlerken, İran 3 Eylül Perşembe günü sabaha karşı Kuveyt’teki ABD askeri üslerini hedef alan yeni bir füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenledi. İran devlet televizyonu saldırının Kuveyt’te bulunan Amerikan askeri varlıklarına yönelik gerçekleştirildiğini açıklarken, Kuveyt ordusu ülkeye yönelen İran kaynaklı füze ve İHA’lara karşı hava savunma sistemlerinin harekete geçtiğini duyurdu.</p>

<h3>İRAN KUVEYT’TEKİ ABD ÜSLERİNİ HEDEF ALDI</h3>

<p>İran devlet televizyonundan yapılan açıklamada, Tahran’ın Kuveyt’teki ABD askeri üslerini hedef aldığı ve saldırının ABD’nin İran’a yönelik son operasyonlarına karşılık düzenlendiği belirtildi. İran tarafı, saldırıların Amerikan askeri varlıklarını hedef aldığını bildirirken, Kuveyt ve ABD makamlarından üslerin doğrudan vurulduğunu doğrulayan bir açıklama henüz gelmedi.</p>

<p>İran daha önce Kuveyt’teki Ali es-Salim Hava Üssü’nde bulunan ABD askeri unsurlarını da hedef aldığını açıklamıştı. İran Devrim Muhafızları, söz konusu saldırıda üssün bazı bölümlerinin vurulduğunu ve Amerikan askeri unsurlarının zarar gördüğünü öne sürmüştü. Kuveyt makamları ise İran’dan gelen füze ve insansız hava araçlarının engellendiğini duyurmuş, can kaybı bildirmemişti.</p>

<h3>KUVEYT HAVA SAVUNMASI FÜZE VE İHA’LARA KARŞI DEVREDE</h3>

<p>Kuveyt Genelkurmay Başkanlığı, İran’dan yönelen füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı ülkenin hava savunma sistemlerinin aktif şekilde müdahale ettiğini açıkladı. Kuveyt ordusunun açıklamasında hava savunma unsurlarının gelen hedefleri karşılamaya başladığı belirtilirken, ülkede duyulan patlama seslerinin de savunma sistemlerinin müdahaleleriyle bağlantılı olabileceği bildirildi.</p>

<p>Yetkililer halka güvenlik talimatlarına uyma çağrısı yaparken, saldırının ardından ilk açıklamalarda can kaybı veya oluşan hasara ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Kuveyt yönetimi İran’ın saldırılarını daha önce ülkenin egemenliğine yönelik ihlal olarak nitelendirmiş ve güvenliğini korumak için gerekli önlemleri alma hakkına sahip olduğunu açıklamıştı.</p>

<h3>İRAN’IN ÜSLERİ VURDUĞU İDDİASI HENÜZ DOĞRULANMADI</h3>

<p>İran tarafından yapılan açıklamalarda Kuveyt’teki Amerikan askeri tesislerinin vurulduğu öne sürüldü. Tahran yönetiminin daha önceki saldırılara ilişkin açıklamalarında Ali es-Salim Hava Üssü’ndeki ABD komutanlığına ait alanlar, İHA hangarları ve bazı askeri unsurların hedef alındığı iddia edildi. İran’ın söz konusu hasar ve kayıp iddiaları Kuveyt veya ABD makamları tarafından doğrulanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KUVEYT İKİ GÜN ÜST ÜSTE İRAN SALDIRILARININ HEDEFİ OLDU</h3>

<p>Kuveyt, İran’ın ABD bağlantılı hedeflere yönelik saldırılarında iki gün üst üste hedef alınan ülkelerden biri oldu. İran Devrim Muhafızları bir önceki saldırıda Ali es-Salim Hava Üssü’ndeki Amerikan askeri varlığını hedef aldığını açıklarken, Kuveyt ordusu füze ve insansız hava araçlarının hava savunma sistemleri tarafından karşılandığını duyurmuştu.</p>

<p>Kuveyt yönetimi saldırıları ülke egemenliğinin ihlali olarak değerlendirmiş, ulusal güvenliği ve çıkarlarını korumaya yönelik gerekli adımları atma hakkının bulunduğunu bildirmişti. İran’ın 3 Eylül’de gerçekleştirdiği yeni saldırıyla birlikte Kuveyt’teki ABD askeri varlıkları yeniden Tahran’ın hedefleri arasına girdi.</p>

<h3>İRAN ABD BAĞLANTILI HEDEFLERE SALDIRILARI GENİŞLETTİ</h3>

<p>İran’ın saldırıları Kuveyt ile sınırlı kalmadı. Tahran yönetimi son saldırı dalgasında Bahreyn, Ürdün ve Irak’ın Erbil bölgesinde bulunan ABD askeri üsleri ve Amerikan bağlantılı hedeflere yönelik füze ve İHA saldırıları gerçekleştirdiğini açıkladı. İran’ın saldırılarında Körfez ülkelerindeki hava savunma sistemleri de art arda devreye girdi.</p>

<p>İran’ın son saldırıları, ABD’nin İran’daki askeri hedeflere yönelik geniş çaplı operasyonlarının ardından gerçekleştirildi. ABD Merkez Komutanlığı son saldırılarında İran’ın hava savunma tesisleri, radar sistemleri ve deniz unsurlarını hedef aldığını açıklarken, İran saldırılara bölgedeki ABD askeri varlıklarını hedef alarak karşılık verdiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-kuveytteki-amerikan-uslerini-24-saatte-ikinci-kez-vurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/kuveyt-344.jpg" type="image/jpeg" length="32455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa basını Türkiye’nin yeni dengesini yazdı: NATO ile Batı, ŞİÖ ile Avrasya]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-basini-turkiyenin-yeni-dengesini-yazdi-nato-ile-bati-sio-ile-avrasya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-basini-turkiyenin-yeni-dengesini-yazdi-nato-ile-bati-sio-ile-avrasya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa merkezli Euronews, Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi’nin ardından Türkiye’nin dış politikadaki konumuna dikkat çekti. Haberde Türkiye’nin NATO aracılığıyla Batı ile geleneksel bağlarını korurken ŞİÖ ortaklığını Avrasya’daki etkisini güçlendirmek için kullandığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise ŞİÖ’yü 3,5 milyar nüfusu ve 35 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle “çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsuru” olarak tanımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa basını, Kırgızistan’da gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi’nin ardından Türkiye’nin Batı ve Avrasya arasındaki dış politika çizgisini gündemine aldı. Euronews, 1 Eylül’de yayımladığı haberinde ŞİÖ’nün Batı’nın küresel etkisini dengelemeyi amaçlayan yapısını ele alırken Türkiye’ye ayrı bir bölüm ayırdı.</p>

<p>“Çin ve Türkiye çok taraflılığı övüyor” başlığı altında Ankara’nın ŞİÖ ile ilişkilerini değerlendiren Euronews, Türkiye’nin örgütte ortak statüsünde bulunduğuna dikkat çekti. Haberde Ankara’nın ŞİÖ platformunu bölgedeki konumunu güçlendirmek amacıyla kullandığı, örgütle kurulan ortaklığın ise Türkiye’nin dengeli dış politikasının bir parçası olarak görüldüğü ifade edildi.</p>

<h3>EURONEWS: TÜRKİYE BATI İLE BAĞLARINI KORURKEN AVRASYA’DA ETKİSİNİ ARTIRIYOR</h3>

<p>Euronews’un Türkiye değerlendirmesinde NATO ve ŞİÖ arasındaki konum özellikle öne çıktı. Avrupa merkezli yayın kuruluşu, Türkiye’nin NATO aracılığıyla Batı ile geleneksel ilişkilerini sürdürürken aynı zamanda Avrasya’daki etkisini güçlendirmeye çalıştığını yazdı.</p>

<p>Haberde Türkiye’nin ŞİÖ ortaklığının çok yönlü dış politikanın bir parçası olduğu belirtildi. Ankara’nın Batılı kurumlarla ilişkilerini sürdürürken Avrasya’daki siyasi ve ekonomik platformlarda da etkinliğini artırmaya çalıştığı vurgulandı.</p>

<h3>ERDOĞAN: ŞİÖ HER ALANDA YÜKSELEN BİR YILDIZ</h3>

<p>Euronews, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede Şanghay İşbirliği Örgütü hakkında kullandığı ifadeleri de okuyucularına aktardı. Erdoğan, ŞİÖ’yü “her alanda yükselen bir yıldız” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, örgütün ulaştığı nüfus ve ekonomik büyüklüğe de dikkat çekerek, “3,5 milyar nüfusu ve 35 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılasıyla çok kutuplu düzenin vazgeçilmez bir unsurudur” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ŞİÖ İÇİN “BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN TAMAMLAYICISI” MESAJI</h3>

<p>Erdoğan’ın zirvedeki konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de ŞİÖ’nün küresel sistemdeki rolü oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, örgütü Birleşmiş Milletler’in tamamlayıcısı olarak nitelendirdi.</p>

<p>ŞİÖ’nün yapısının Türkiye’nin dış politika anlayışıyla örtüştüğünü ifade eden Erdoğan, örgütün “bölgesel sahiplenme merkezli çok boyutlu dış politikamızla uyumlu bir yapıya sahip olduğunu” söyledi.</p>

<h3>“ÇATIŞMALARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN SORUMLULUK ALIYORUZ”</h3>

<p>Türkiye’nin çevresindeki çatışmalara yönelik politikasına da değinen Erdoğan, Ankara’nın diyalog ve diplomasi yoluyla çözüm arayışını sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak çevremizdeki çatışmaların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümü için sorumluluk alıyoruz” mesajını verdi. Açıklamalar, Euronews’un Türkiye’nin çok boyutlu dış politika çizgisine ilişkin değerlendirmesinde de yer aldı.</p>

<h3>ÇİN DE ÇOK KUTUPLU DÜZEN VURGUSU YAPTI</h3>

<p>Euronews, zirvedeki Türkiye değerlendirmesini Çin’in çok taraflılık mesajlarıyla aynı bölümde ele aldı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ŞİÖ’nün “evrensel güvenlik ortamını” desteklemesi gerektiğini söylerken hegemonya, tek taraflılık ve korumacılığı eleştirdi.</p>

<p>Şi, çok kutupluluğun “geri döndürülemez bir eğilim” olduğunu belirterek tek veya birkaç ülkenin hakimiyetinin ve blok siyasetinin gerçek çok taraflılık anlamına gelmediğini ifade etti.</p>

<h3>ŞİÖ 10 ÜLKEYİ AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTURUYOR</h3>

<p>Euronews’un haberinde Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Çin, Hindistan, İran, Pakistan, Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan olmak üzere 10 üyeden oluştuğu belirtildi.</p>

<p>Kırgızistan’daki 25’inci zirvede örgüt üyelerinin yanı sıra Orta Asya, Hazar bölgesi, Orta Doğu ve Asya’nın farklı bölgelerinden diyalog ortakları da bir araya geldi. Euronews, örgüt içindeki ülkelerin farklı ve zaman zaman birbiriyle uyuşmayan çıkarlara sahip olduğuna da dikkat çekti.</p>

<h3>ULAŞIM KORİDORLARI VE ENERJİ GÜVENLİĞİ ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Erdoğan’ın konuşmasında ŞİÖ’nün yalnızca siyasi ve güvenlik alanındaki rolü değil, ulaşım ve enerji alanındaki potansiyeli de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kesintisiz ve güvenli ulaşım koridorlarının bölge ülkelerinin refahı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>Erdoğan, ŞİÖ’nün barış ve istikrarın sağlanmasının yanı sıra güvenli ulaşım koridorlarının oluşturulması ve enerji arz güvenliği gibi alanlarda da rol oynayabileceğini söyledi.</p>

<h3>ORTA ASYA VE KAFKASYA’DA YENİ TİCARET KORİDORLARI GÜNDEMDE</h3>

<p>Zirvede Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkeleri de yeni ticaret ve ulaşım bağlantılarını gündeme taşıdı. Euronews, İran’daki savaş ve Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler nedeniyle geleneksel güzergahlardaki aksamaların Orta Asya ve Hazar bölgesini yeni küresel ticaret çözümleri açısından daha fazla öne çıkardığını aktardı.</p>

<p>Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ŞİÖ ülkeleri arasındaki ticaret hacminin 1 trilyon dolara ulaştığını açıkladı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ise bölgeler arası projeler, doğal kaynak yönetimi, dijital hizmetler ve sağlık alanındaki çalışmalar için bir banka kurulmasını önerdi.</p>

<h3>ŞİÖ’DEN YAPAY ZEKA VE ENERJİ KARARLARI</h3>

<p>Zirvenin sonunda Bişkek Deklarasyonu imzalanırken ŞİÖ’nün kurucu belgesinde değişiklik öngören bir protokol de kabul edildi. Güvenlik alanında Taşkent merkezli Güvenlik Tehditleriyle Mücadele Evrensel Merkezi ile Duşanbe’de uyuşturucuyla mücadele merkezine ilişkin düzenlemeler onaylandı.</p>

<p>Liderler ayrıca yapay zeka, iklim, enerji ve bilgi güvenliği alanlarında çeşitli belgeler kabul etti. Nükleer güvenliğe ilişkin bir deklarasyon ile Afrika Birliği’yle iş birliğinin geliştirilmesine yönelik karar da zirvenin sonuçları arasında yer aldı.</p>

<h3>AVRUPA BASININDA TÜRKİYE’NİN BATI-AVRASYA DENGESİ</h3>

<p>Euronews’un ŞİÖ Zirvesi sonrasında yaptığı Türkiye değerlendirmesinin merkezinde Ankara’nın çok yönlü dış politika çizgisi yer aldı. Avrupa merkezli yayın kuruluşu, Türkiye’nin NATO üyeliği üzerinden Batı ile geleneksel bağlarını korurken ŞİÖ ortaklığı üzerinden Avrasya’daki konumunu güçlendirmeye çalıştığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ŞİÖ’yü çok kutuplu dünya düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biri olarak tanımlaması, örgütün Türkiye’nin çok boyutlu dış politikasıyla uyumlu olduğunu söylemesi ve ulaşım ile enerji güvenliğine vurgu yapması da Euronews’un haberinde Türkiye açısından öne çıkarılan başlıklar oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupa-basini-turkiyenin-yeni-dengesini-yazdi-nato-ile-bati-sio-ile-avrasya</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-sio.jpg" type="image/jpeg" length="19584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya'dan Alman yaptırımlarına sert karşılık kararı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusyadan-alman-yaptirimlarina-sert-karsilik-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rusyadan-alman-yaptirimlarina-sert-karsilik-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanlığı, Leipzig-Halle Havalimanı’nda patlayıcı düzenek taşıdığı değerlendirilen bir İHA bulunmasının ardından Almanya’nın Moskova’ya yönelik aldığı tedbirlere tepki gösterdi. Berlin yönetiminin suçlamalarını reddeden Rusya, Almanya’nın Moskova Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Bernd Finke’yi Dışişleri Bakanlığına çağırdı ve alınan kararlara “sert karşılık verileceğini” açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya ile Almanya arasındaki ilişkiler, Leipzig-Halle Havalimanı’nda bulunan insansız hava aracı nedeniyle yeni bir gerilim dönemine girdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Almanya’nın olaydan Moskova’yı sorumlu tutarak aldığı tedbirleri kabul etmediklerini açıkladı ve Berlin yönetiminin kararlarına karşı harekete geçileceğini bildirdi.</p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Almanya’nın Leipzig-Halle Havalimanı’nda patlayıcı yüklü olduğu değerlendirilen bir İHA bulunmasının ardından Rusya’ya karşı çeşitli tedbirler aldığı hatırlatıldı. Moskova yönetimi, olayla ilgili kendisine yöneltilen suçlamaları reddederken Almanya’nın yaklaşımını ikili ilişkileri daha da kötüleştirecek bir adım olarak nitelendirdi.</p>

<h3>ALMANYA’NIN MOSKOVA MASLAHATGÜZARI BAKANLIĞA ÇAĞRILDI</h3>

<p>Almanya’nın aldığı kararların ardından ülkenin Moskova Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Bernd Finke, Rusya Dışişleri Bakanlığına çağrıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, görüşme sırasında Rus tarafının Leipzig-Halle Havalimanı’ndaki İHA olayıyla bağlantılı olarak kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediği bildirildi.</p>

<p>Rusya, olayın sorumluluğunun Moskova’ya yüklenmesine karşı çıkarken Almanya’nın soruşturma kapsamında elde edildiğini açıkladığı bulguların Rusya’yı sorumlu tuttuğu yönündeki değerlendirmelerini de reddetti. Diplomatik çağrı, Berlin’in bir gün önce açıkladığı kapsamlı tedbirlerin ardından geldi.</p>

<h3>“ALMANYA YÖNETİMİNİN EYLEMLERİNE SERT KARŞILIK VERİLECEK”</h3>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Berlin yönetiminin attığı adımların Rusya-Almanya ilişkilerinin tamamen bozulmasına yönelik olduğu savunuldu. Almanya’nın ilişkilerdeki gerilimi artırmayı amaçlayan bir provokasyona bilinçli şekilde başvurduğu öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, “Berlin, Rusya-Almanya ilişkilerindeki durumu gerginleştirmeyi amaçlayan provokasyona bilinçli şekilde başvurdu. Almanya yönetiminin eylemlerine sert karşılık verilecek” ifadelerine yer verildi. Rusya’nın söz konusu karşılığının hangi diplomatik veya siyasi tedbirleri kapsayacağına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>LEIPZIG-HALLE HAVALİMANI’NDA İHA BULUNMUŞTU</h3>

<p>Almanya’daki Leipzig-Halle Havalimanı’nda 4 Ağustos 2026 tarihinde Ukrayna’ya ait bir nakliye uçağının yakınında insansız hava aracı bulunmuştu. Alman makamlarının incelemesinde İHA’nın patlayıcı düzenek içerdiğinin değerlendirildiği açıklanmıştı.</p>

<p>Olay, havalimanındaki Ukrayna’ya ait nakliye uçağının yakınında gerçekleşmesi nedeniyle güvenlik makamlarının incelemesine alınmış ve soruşturma başlatılmıştı. İHA’nın teknik özellikleri ile olayın arkasındaki kişi veya yapıların belirlenmesine yönelik incelemeler Almanya’da devam etmişti.</p>

<h3>ABD İSTİHBARATINDAN RUSYA İDDİASI</h3>

<p>Olayın ardından ABD istihbaratı da bulunan İHA hakkında değerlendirmede bulunmuştu. ABD istihbaratı, patlayıcı yüklü olduğu belirtilen insansız hava aracının bazı özelliklerinin Rus askeri istihbaratına “özgü” olduğunu iddia etmişti.</p>

<p>Söz konusu değerlendirme, Almanya’nın yürüttüğü soruşturmanın ardından Rusya’ya yönelik suçlamaların önemli başlıklarından biri haline geldi. Moskova yönetimi ise kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddetti.</p>

<h3>ALMANYA RUSYA’YA KARŞI BİR DİZİ TEDBİR AÇIKLADI</h3>

<p>Almanya hükümeti, 1 Eylül 2026 tarihinde Leipzig-Halle Havalimanı’ndaki olayla ilgili yürütülen soruşturmanın sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı. Berlin yönetimi, soruşturma kapsamında elde edilen bulguların olaydan Rusya’nın sorumlu olduğuna işaret ettiğini belirterek Moskova’ya yönelik bir dizi tedbir kararı aldı.</p>

<p>Almanya’nın açıkladığı kararlar diplomatik temsilciliklerden Rus vatandaşlarının ülkeye giriş kontrollerine kadar çeşitli alanları kapsadı. Berlin yönetimi ayrıca Rusya bağlantılı olduğu öne sürülen deniz taşımacılığı faaliyetlerine yönelik baskının da artırılacağını duyurdu.</p>

<h3>RUSYA’NIN BONN BAŞKONSOLOSLUĞU 18 EYLÜL’DE KAPATILACAK</h3>

<p>Almanya hükümetinin kararı doğrultusunda Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğunun 18 Eylül 2026 itibarıyla kapatılması öngörülüyor. Karar, Leipzig-Halle Havalimanı’ndaki İHA olayının ardından açıklanan en dikkat çekici diplomatik tedbirlerden biri oldu.</p>

<p>Almanya ayrıca Berlin’de faaliyet gösteren Rus Evi ile ilgili sözleşmenin feshedileceğini açıkladı. Rus vatandaşlarına yönelik ülkeye giriş kontrollerinin sıkılaştırılması da hükümet tarafından alınan kararlar arasında yer aldı.</p>

<h3>“GÖLGE FİLO”YA YÖNELİK BASKI ARTIRILACAK</h3>

<p>Berlin yönetiminin açıkladığı tedbirler arasında Rusya’nın “gölge filosu” olarak nitelendirilen deniz taşımacılığı faaliyetlerine yönelik baskının artırılması da bulunuyor. Almanya, söz konusu gemilere yönelik denetim ve yaptırım uygulamalarının daha sıkı hale getirileceğini duyurdu.</p>

<p>Leipzig-Halle Havalimanı’nda 4 Ağustos’ta başlayan İHA soruşturması, Almanya’nın 1 Eylül’de açıkladığı tedbirler ve Rusya’nın 2 Eylül’de verdiği karşılıkla diplomatik krize dönüştü. Moskova yönetimi Berlin’in kararlarını reddederken Almanya’nın eylemlerine karşı sert karşılık verileceğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusyadan-alman-yaptirimlarina-sert-karsilik-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/almanya-rusya.jpg" type="image/jpeg" length="31191"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail'in niyetini ve nihai amacını açıkça beyan etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-niyetini-ve-nihai-amacini-acikca-beyan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-niyetini-ve-nihai-amacini-acikca-beyan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin bölgeden ayrılmasını kalıcı çözümün bir parçası olarak gördüklerini söyledi. Katz, Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesine yönelik planın ilerleyen dönemde yeniden gündeme gelebileceğini belirtirken, İsrail'in deniz ve hava yoluyla tahliye için hazır olduğunu savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesine yönelik İsrail'in yaklaşımına ilişkin açıklamalarda bulundu. İsrail merkezli Ynet tarafından İsrail Demokrasi Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen konferansa katılan Katz, gazeteci Moran Azoulay'ın sorularını yanıtladı ve Gazze'nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde Filistin nüfusunun bölgeden ayrılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Katz, Gazze'deki Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesine yönelik yaptığı açıklamada, "Sonunda göç olmadan Gazze için gerçek bir çözüm yok" ifadelerini kullandı. İsrailli Bakan, Filistin nüfusunun Gazze'den çıkarılmasına yönelik planın ilerleyen dönemde yeniden gündeme gelebileceğini de söyledi.</p>

<h3>KATZ: HAMAS'IN TAAHHÜTLERİNE GÖRE YENİ ADIMLAR ATILACAK</h3>

<p>Israel Katz, İsrail'in Gazze konusunda yeni adımlar atmasının Hamas'ın taahhütlerini yerine getirip getirmediğinin anlaşılmasına bağlı olduğunu belirtti. Hamas'ın yükümlülüklerine uymadığının netleşmesi halinde askeri ve bölgesel alanların da dahil olduğu yeni bir sürecin başlayacağını ifade etti.</p>

<p>Katz, sürecin hangi aşamada hızlanabileceğine ilişkin, "O an gelecek. Ne zaman geleceği ise Hamas'ın taahhütlerini yerine getirmediğinin netleşmesine bağlı. Ardından askeri, bölgesel ve diğer alanlarda ilerlemek için yeşil ışık yakılacak ve bu süreç hız kazanacak" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“GAZZELİLERİN YÜZDE 80'İ GÖÇ ETMEK İSTİYOR” İDDİASI</h3>

<p>İsrail Savunma Bakanı Katz, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin büyük bölümünün bölgeden ayrılmak istediğini de ileri sürdü. Katz, Gazze'deki Filistinlilerin yüzde 80'inin göç etmek istediğini iddia etti.</p>

<p>Katz'ın söz konusu iddiası, İsrail ordusuna bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi'nin, COGAT'ın, mayıs ayında gündeme gelen bir araştırmasına dayanıyor.</p>

<p>İsrail basınında yer alan haberlere göre araştırmaya katılan Gazzelilerin yaklaşık yüzde 80'i, Refah ve Kerem Ebu Salim sınır kapıları üzerinden üçüncü bir ülkeye yerleşmeye yönelik oluşturulabilecek mekanizmalar hakkında bilgi almak istediklerini belirtti.</p>

<p>Araştırmanın yöntemi, örneklem büyüklüğü ve elde edilen sonuçların Gazze Şeridi'ndeki nüfusun tamamını ne ölçüde temsil ettiği konusunda ise bağımsız ve ayrıntılı bilgiler kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<h3>KATZ GAZZELİLERİN NEDEN AYRILMADIĞINA İLİŞKİN İKİ GEREKÇE SUNDU</h3>

<p>Katz, Gazze'deki Filistinlilerin bugüne kadar bölgeden ayrılmamasının nedeninin Hamas ve onları kabul edecek ülkelerin bulunamaması olduğunu savundu. İsrailli Bakan, Hamas'ın Filistinlilerin ayrılmasına izin vermediğini öne sürerken, Gazze'den çıkacak kişileri kabul etmeye hazır ülkelerin de bulunmadığını söyledi.</p>

<p>İsrail'in gerekli koşulların ortaya çıkması halinde Filistinlileri Gazze'den çıkarmaya hazır olduğunu belirten Katz, söz konusu tahliyenin deniz ve hava yoluyla gerçekleştirilebileceğini ifade etti.</p>

<h3>MISIR'IN PLANA KARŞI OLDUĞUNU SÖYLEDİ</h3>

<p>Israel Katz, Gazze'deki Filistin nüfusunun başka ülkelere gönderilmesine yönelik süreçte Mısır'ın tutumuna da değindi. Katz, Mısır'ın plana karşı çıktığını ve nüfus transferinin Mısır üzerinden gerçekleştirilemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Katz'ın açıklamasına göre İsrail, kara yolu üzerinden Mısır seçeneğinin uygulanabilir olmaması halinde deniz ve hava yollarını alternatif olarak değerlendiriyor.</p>

<h3>ABD VE TRUMP'A İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Katz, Gazze'deki Filistinlileri kabul edebilecek ülkelerin ABD'nin desteğini istediğini de ileri sürdü. İsrail Savunma Bakanı, ABD Başkanı Donald Trump'ın konuya ilişkin planı tamamen iptal etmediğini ancak geçici olarak dondurduğunu iddia etti.</p>

<p>Katz'ın açıklamalarında, Filistinlilerin Gazze'den başka ülkelere yerleştirilmesine yönelik girişimlerde Washington'ın vereceği desteğin, kabul edebilecek ülkeler açısından önem taşıdığı görüşü dile getirildi.</p>

<h3>İSRAİL PLANIN ADINI DEĞİŞTİRMİŞTİ</h3>

<p>İsrail basını, haziran ayı sonunda Tel Aviv yönetiminin Gazze'deki Filistinlilerin bölgeden ayrılmasını teşvik etmeyi amaçlayan planın adını değiştirdiğini bildirmişti.</p>

<p>Haberlere göre İsrailli yetkililer, uluslararası kamuoyunda yoğun tepkiyle karşılanan "gönüllü göç" ifadesi yerine "Hareket Özgürlüğü Planı" adını kullanmaya başladı.</p>

<p>İsrail'in Kanal 13 televizyonu da güvenlik yetkilileri ve Mossad mensuplarına "gönüllü göç" ifadesini kullanmamaları yönünde talimat verildiğini aktarmıştı.</p>

<h3>MOSSAD YETKİLİLERİNİN KATILDIĞI TOPLANTI GÜNDEME GELMİŞTİ</h3>

<p>Haaretz gazetesi, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Shmuel Ben Ezra'nın Gazze'deki Filistinlilerin bölgeden ayrılmasının teşvik edilmesi konusunda acil bir toplantı düzenlediğini yazmıştı.</p>

<p>Gazetede yer alan habere göre toplantıya Mossad yetkilileri de katılmıştı. Mossad temsilcilerinin toplantıda, o tarihe kadar Gazze'den çıkarılması planlanan Filistinlileri kabul etmeye hazır herhangi bir ülke bulunamadığını kabul ettiği belirtilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-niyetini-ve-nihai-amacini-acikca-beyan-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/katz-44.jpg" type="image/jpeg" length="52765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taliban yönetiminden dünyaya entegrasyon mesajı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-yonetiminden-dunyaya-entegrasyon-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-yonetiminden-dunyaya-entegrasyon-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afganistan Kızılayı Başkanı ve İslam Emirliği’nin Doha’daki siyasi ofisinin eski üst düzey isimlerinden Şeyh Şahabeddin Dilaver, Afganistan’ın artık dünya ülkeleriyle diplomatik, ticari ve insani ilişkilerini geliştirmek istediğini söyledi. Taliban yönetiminin uluslararası sistemle ilişkilerini genişletme arayışına işaret eden Dilaver, bazı ülkelerin Afganistan’da güçlü ve birleşik bir hükümet istemediğini ve İslam Emirliği’nin uluslararası alanda tanınmamasında söz konusu yaklaşımın etkili oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afganistan Kızılayı Başkanı ve İslam Emirliği’nin Doha’daki siyasi ofisinin eski üst düzey isimlerinden Şeyh Şahabeddin Dilaver, Afganistan’ın dış dünyayla ilişkilerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tolo News’e konuşan Dilaver, yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesinin ardından ülkenin yeni bir döneme girdiğini belirterek Afganistan’ın dünya ülkeleriyle diplomatik, ticari ve insani ilişkilerini geliştirmek istediğini ifade etti.</p>

<p>Dilaver’in açıklamaları, Taliban yönetiminin Afganistan’ın uluslararası sistemle ilişkilerini genişletme ve dış dünyayla yeni diplomatik ve ekonomik kanallar oluşturma isteğini ortaya koydu. İslam Emirliği’nin siyasi müzakerelerin ötesinde devletler arası ilişkileri geliştirmeye yöneldiğini belirten Dilaver, Afganistan’ın artık dış müdahaleye boyun eğmeyen ancak uluslararası ilişkilerini sürdürmek isteyen bir ülke olduğunu savundu.</p>

<h3>DİLAVER: DÜNYA ÜLKELERİYLE İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ</h3>

<p>Dilaver, yabancı güçlerin ülkeden çekilmesiyle birlikte Afganistan’daki siyasi koşulların değiştiğini belirtti. İşgalin sona ermesinin ardından geçmişte yürütülen siyasi müzakere süreçlerine duyulan ihtiyacın ortadan kalktığını ifade eden Dilaver, Afganistan’ın bundan sonraki dönemde dünya ülkeleriyle doğrudan ilişkilerini geliştirmeye odaklanacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Afganistan’ın diplomatik, ticari ve insani alanlarda diğer ülkelerle ilişkilerini genişletmek istediğini vurgulayan Dilaver, mevcut yönetimin dış dünyadan tamamen izole bir politika izlemediğini belirtti. Açıklamalar, Taliban yönetiminin uluslararası tanınma arayışının yanı sıra ekonomik ve diplomatik entegrasyonu da önemli bir hedef olarak gördüğünü ortaya koydu.</p>

<h3>ULUSLARARASI TANINMA KONUSUNA DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Dilaver, İslam Emirliği’nin uluslararası alanda tanınmaması konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Bazı ülkelerin Afganistan’da güçlü ve birleşik bir merkezi hükümetin oluşmasını istemediğini savunan Dilaver, Taliban yönetiminin uluslararası tanınma sürecinde karşı karşıya kaldığı sorunların arkasında söz konusu yaklaşımın bulunduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Afganistan’ın siyasi, askeri ve ekonomik olarak yabancı güçlerin etkisi altında kalmasını isteyen ülkeler bulunduğunu öne süren Dilaver, mevcut yönetimin bağımsız hareket etme politikasını sürdüreceğini ifade etti.</p>

<h3>ABD’YE “DOHA ANLAŞMASI” ELEŞTİRİSİ</h3>

<p>Dilaver’in açıklamalarında ABD ile ilişkiler ve Doha Anlaşması da geniş yer tuttu. Afganistan Kızılayı Başkanı, Washington yönetiminin Doha Anlaşması’nın ardından Afganistan’a yönelik yaklaşık 3 bin ihlalde bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>ABD’nin İslam Emirliği’nden çeşitli taleplerde bulunmasının mevcut Afgan yönetiminin fiilen muhatap alındığını gösterdiğini savunan Dilaver, Washington ile Taliban arasında yürütülen geçmiş müzakereleri hatırlattı.</p>

<p>Dilaver, “Bizimle masaya oturdular, taahhütlerde bulundular ve ateşkesin nasıl uygulanacağını konuştular. Bütün bunlar ortada bir yönetimin bulunduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ABD’NİN TALEPLERİNİ “FİİLİ TANIMA” OLARAK YORUMLADI</h3>

<p>Dilaver, ABD’nin İslam Emirliği ile müzakere yürütmesini ve Taliban yönetiminden çeşitli taleplerde bulunmasını fiili tanıma olarak değerlendirdi. Washington yönetiminin resmi diplomatik tanıma kararı bulunmamasına rağmen Afganistan’daki mevcut yönetimle farklı konularda temas yürüttüğünü belirten Dilaver, geçmiş müzakerelerin de söz konusu durumu gösterdiğini savundu.</p>

<p>Doha’daki görüşmeler sırasında tarafların çeşitli taahhütlerde bulunduğunu ve ateşkes düzenlemelerinin ele alındığını hatırlatan Dilaver, söz konusu temasların Afganistan’da muhatap alınan bir yönetim bulunduğunu gösterdiğini ifade etti.</p>

<h3>AFGANLAR ARASI MÜZAKERELERİN BAŞARISIZLIĞINI ESKİ YÖNETİME BAĞLADI</h3>

<p>Afganlar arası müzakerelere de değinen Dilaver, görüşmelerin sonuçsuz kalmasında önceki Afganistan hükümetinin temsilcilerinin yeterince ciddi davranmamasının etkili olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Dilaver, yabancı güçlerin ülkeden çekilmesinin Afganistan’ın dış müdahaleye boyun eğmeyeceğini gösterdiğini söyledi. ABD ve NATO güçlerinin ülkeden ayrılmasının ardından Afganistan’ın siyasi yapısının tamamen değiştiğini belirten Dilaver, geçmişteki müzakere formatlarının da söz konusu değişimle birlikte anlamını yitirdiğini savundu.</p>

<h3>PAKİSTAN’A POLİTİKA ELEŞTİRİSİ</h3>

<p>Dilaver, Pakistan ile Afganistan arasında son dönemde yaşanan çatışmalara ilişkin de değerlendirmede bulundu. İslamabad yönetiminin Afganistan’a yönelik mevcut politikalarıyla hata yaptığını söyleyen Dilaver, iki ülke arasındaki sorunların mevcut yaklaşım üzerinden çözülemeyeceğini savundu.</p>

<p>Bazı ülkelerin Afganistan’ın siyasi, askeri ve ekonomik olarak dış güçlerin etkisi altında kalmasını istediğini öne süren Dilaver, Afganistan’ın bağımsız bir politika izlemeye devam edeceğini ifade etti.</p>

<h3>KADIN HAKLARI KONUSUNDA AÇIKLAMA</h3>

<p>Röportajda kadın hakları konusu da gündeme geldi. Dilaver, İslam Emirliği’nin kadınların haklarını güvence altına almaya bağlı olduğunu söyledi.</p>

<p>Kadınlar ve kız çocuklarının birçok alanda haklarının sağlandığını ifade eden Dilaver, Taliban yönetiminin konuya ilişkin mevcut politikasını savundu. Afganistan’daki kadınların eğitim, çalışma ve kamusal yaşama katılımına ilişkin uygulamalar ise Taliban yönetimiyle uluslararası toplum arasındaki temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<h3>TALİBAN YÖNETİMİNDEN ULUSLARARASI ENTEGRASYON MESAJI</h3>

<p>Dilaver’in açıklamalarında en dikkat çeken mesajlardan biri Afganistan’ın dış dünyayla ilişkilerinin geleceğine yönelik oldu. Taliban yönetiminin Afganistan’ın diplomatik, ticari ve insani alanlarda dünya ülkeleriyle ilişkilerini artırmak istediğini belirten Dilaver, ülkenin dış müdahaleye karşı bağımsızlık politikasını korurken uluslararası ilişkilerden uzak kalmayı hedeflemediğini ortaya koydu.</p>

<p>Afganistan’daki mevcut yönetimin uluslararası tanınma sorununun sürdüğü bir dönemde gelen açıklamalar, Taliban yönetiminin dünya ülkeleriyle diplomatik ve ekonomik entegrasyon arayışını sürdürdüğünü gösterdi. Dilaver, Afganistan’ın bundan sonraki dönemde devletlerle siyasi temaslarını artırmak, ticari ilişkilerini geliştirmek ve insani işbirliğini genişletmek istediğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/taliban-yonetiminden-dunyaya-entegrasyon-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/taliban-dilaver.jpg" type="image/jpeg" length="90885"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman SWP'de Türkiye analizi: Ankara stratejik özerkliğini ilan ediyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyadan-dikkat-ceken-analiz-turkiye-stratejik-ozerkligini-ilan-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyadan-dikkat-ceken-analiz-turkiye-stratejik-ozerkligini-ilan-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın önde gelen dış politika ve güvenlik düşünce kuruluşlarından Stiftung Wissenschaft und Politik, NATO Zirvesi sonrasında Türkiye’nin dış politikasını mercek altına aldı. Analizde Ankara’nın Batı’ya klasik anlamda geri dönmediği, ancak son yıllarda izlediği “stratejik özerklik” politikasının sınırlarının giderek daha görünür hale geldiği savunuldu. Türkiye’nin ABD ve Avrupa Birliği ile güvenlik, savunma sanayii ve ekonomik ilişkilerinin önemine dikkat çekilirken Ankara’nın Rusya, Çin ve]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’nın dış politika ve güvenlik alanındaki önemli düşünce kuruluşlarından Stiftung Wissenschaft und Politik (SWP), Türkiye’nin NATO Zirvesi sonrasındaki dış politika yönelimini ele alan kapsamlı bir analiz yayımladı. Alman hükümeti ve Federal Meclis’e dış ve güvenlik politikası konularında danışmanlık sağlayan Berlin merkezli kuruluş, Türkiye’nin son dönemde Batılı müttefikleriyle ilişkilerinde görülen yakınlaşmayı Ankara’nın geleneksel Batı ittifakına koşulsuz dönüşü olarak değerlendirmedi. Analizde Türkiye’nin çok yönlü dış politika arayışını devam ettirdiği, ancak “stratejik özerklik” olarak tanımlanan yaklaşımın siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki sınırlarının daha belirgin hale geldiği görüşüne yer verildi.</p>

<h3>SWP: TÜRKİYE BATI’YA GERİ DÖNMÜYOR</h3>

<p>SWP analizinin temel tezlerinden birini Türkiye’nin Batı ile son dönemde geliştirdiği ilişkilerin nasıl okunması gerektiği oluşturdu. Alman kuruluş, Ankara’nın ABD ve Avrupa ülkeleriyle temaslarının artmasının Türkiye’nin dış politikada yeniden tamamen Batı eksenine yöneldiği anlamına gelmediğini savundu.</p>

<p>Analizde Ankara’nın uzun süredir NATO üyeliğini sürdürürken aynı zamanda Rusya, Çin, Körfez ülkeleri ve Batı dışındaki diğer aktörlerle ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı hatırlatıldı. Türkiye’nin dış politika yaklaşımında mümkün olduğunca farklı güç merkezleriyle aynı anda ilişki kurma ve herhangi bir aktöre aşırı bağımlılıktan kaçınma hedefinin önemli yer tuttuğu belirtildi.</p>

<p>SWP’ye göre son gelişmeler ise söz konusu politikanın uygulanabileceği alanın sınırsız olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin özellikle güvenlik ve savunma alanındaki ihtiyaçları nedeniyle ABD ve Avrupa ile ilişkilerinin önemini koruduğuna dikkat çekildi.</p>

<h3>NATO ZİRVESİ ERDOĞAN İÇİN ÖNEMLİ BİR PLATFORM OLDU</h3>

<p>Analizde NATO Zirvesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye açısından taşıdığı siyasi öneme geniş yer ayrıldı. Zirvenin Ankara’da gerçekleştirilmesinin Türkiye’nin NATO içerisindeki konumunu uluslararası kamuoyuna göstermesi açısından sembolik önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>SWP, zirvenin Erdoğan’a dış politika açısından görünürlük sağladığını ve Türkiye’nin ittifak içerisindeki askeri ağırlığının yeniden öne çıkmasına imkan verdiğini değerlendirdi. Türkiye’nin NATO’nun en büyük ordularından birine sahip olması, Karadeniz, Orta Doğu, Kafkasya ve Doğu Akdeniz gibi güvenlik açısından kritik bölgelerin kesişim noktasındaki coğrafi konumu ve savunma kapasitesi analizde Ankara’nın ittifak açısından taşıdığı önemin temel unsurları arasında gösterildi.</p>

<p>Alman kuruluş, söz konusu stratejik önemine rağmen Türkiye ile Batılı müttefikleri arasında son yıllarda yaşanan anlaşmazlıkların tamamen ortadan kalkmadığını da vurguladı.</p>

<h3>STRATEJİK ÖZERKLİK POLİTİKASI MERCEK ALTINDA</h3>

<p>SWP analizinde “stratejik özerklik” kavramı Türkiye’nin son yıllardaki dış politikasını açıklayan temel başlıklardan biri olarak kullanıldı. Ankara’nın ABD veya Avrupa Birliği’ne bağımlı olmayan, gerektiğinde Batı’dan farklı hareket edebilen ve farklı küresel güçlerle aynı anda ilişkiler geliştirebilen bir dış politika yürütmeye çalıştığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin Rusya ile enerji ve güvenlik alanlarında kurduğu ilişkiler, Çin ile ekonomik temasları, Körfez ülkeleriyle gelişen ortaklıkları ve Afrika’dan Orta Asya’ya uzanan diplomatik açılımları söz konusu politikanın parçaları arasında gösterildi.</p>

<p>SWP, Ankara’nın NATO üyeliği ile Batı dışındaki aktörlerle geliştirdiği ilişkileri birbirinin alternatifi olarak görmediğini, farklı ilişkileri aynı anda sürdürmeye çalıştığını aktardı. Analizde Türkiye’nin son dönemde karşı karşıya kaldığı gelişmelerin ise söz konusu dengeleme politikasının sınırlarını daha görünür hale getirdiği savunuldu.</p>

<h3>RUSYA İLE İLİŞKİLER ÖNEMİNİ KORUYOR</h3>

<p>Türkiye-Rusya ilişkileri Alman analizinin önemli başlıklarından birini oluşturdu. Ankara’nın Moskova ile özellikle enerji, turizm, ticaret ve bölgesel güvenlik alanlarında güçlü bağlara sahip olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşı boyunca Batılı ülkelerden farklı bir politika izlediğine dikkat çekildi. Ankara’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklerken Rusya’ya uygulanan Batı yaptırımlarına katılmadığı, aynı zamanda Kiev’e askeri destek sağlayarak iki tarafla da temasını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>SWP’ye göre söz konusu politika Türkiye’ye Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk girişimlerinde bulunma imkanı sağladı. Karadeniz Tahıl Girişimi ve taraflar arasındaki diplomatik temaslar Ankara’nın iki ülkeyle aynı anda ilişki kurabilmesinin örnekleri arasında gösterildi.</p>

<h3>ANKARA-MOSKOVA İLİŞKİLERİNİN SINIRLARI DA VAR</h3>

<p>SWP, Türkiye ile Rusya arasındaki yakın ilişkinin iki ülkenin bütün bölgesel konularda aynı politikayı izlediği anlamına gelmediğini vurguladı. Ankara ve Moskova’nın Suriye, Libya, Güney Kafkasya ve Karadeniz gibi alanlarda zaman zaman farklı çıkar ve önceliklere sahip olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Türkiye’nin enerji alanındaki Rusya bağlantısının da Ankara açısından önemli bir unsur olduğu belirtildi. Doğal gaz tedariki ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali gibi projelerin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde önemli yer tuttuğu aktarıldı.</p>

<p>Analizde Türkiye’nin Moskova ile ilişkilerini korurken NATO içerisindeki konumunu da sürdürmesinin Ankara’nın dengeleme politikasının temel özelliklerinden biri olduğu ifade edildi.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİİ TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINDA ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>Alman kuruluşun analizinde Türkiye’nin savunma sanayiindeki büyümesi de stratejik özerklik politikası kapsamında değerlendirildi. Ankara’nın son yıllarda savunma sistemlerinde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli üretim kapasitesini artırdığı belirtildi.</p>

<p>İnsansız hava araçları, savaş gemileri, füze sistemleri, zırhlı araçlar ve savaş uçağı projeleri Türkiye’nin savunma alanındaki bağımsız hareket kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar arasında gösterildi.</p>

<p>Türkiye’nin savunma sanayii ürünlerinin giderek daha fazla ülkeye ihraç edilmesinin Ankara’ya yalnızca ekonomik değil, diplomatik ve stratejik araçlar da sağladığına dikkat çekildi.</p>

<h3>BATI TEKNOLOJİSİ TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİNİ SÜRDÜRÜYOR</h3>

<p>SWP, Türkiye’nin savunma sanayiinde önemli ilerleme kaydetmesine rağmen bazı kritik teknolojiler konusunda Batılı ülkelerle işbirliğine ihtiyaç duymaya devam ettiğini değerlendirdi.</p>

<p>Motorlar, gelişmiş savaş uçağı teknolojileri ve belirli savunma sistemlerinde ABD ve Avrupa ülkeleriyle ilişkilerin Ankara açısından önem taşıdığı belirtildi. Türkiye’nin savunma sanayiinde daha bağımsız hale gelme hedefinin Batılı tedarikçilerle bütün bağların ortadan kaldırılması anlamına gelmediği vurgulandı.</p>

<p>Analizde söz konusu karşılıklı bağımlılığın Türkiye-Batı ilişkilerinde önemli bir unsur olmaya devam ettiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>S-400 VE F-35 DOSYASI İLİŞKİLERDE KRİTİK BAŞLIK</h3>

<p>Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri ve ardından F-35 programından çıkarılması da analizde Türkiye-Batı ilişkilerinin yakın geçmişteki önemli kırılma noktalarından biri olarak ele alındı.</p>

<p>Ankara’nın Rus sistemini satın alması Washington ile ciddi anlaşmazlığa yol açmış, Türkiye F-35 savaş uçağı programından çıkarılmış ve ABD tarafından yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştı.</p>

<p>SWP, Türkiye’nin savunma ihtiyaçları açısından ABD ve diğer NATO ülkeleriyle ilişkilerinin önemini koruduğunu belirtti. Savunma alanında yaşanan gelişmelerin Ankara’nın stratejik özerklik hedefi ile NATO ittifakı içerisindeki yükümlülükleri arasındaki dengeyi doğrudan etkilediği aktarıldı.</p>

<h3>AVRUPA’NIN GÜVENLİK ARAYIŞINDA TÜRKİYE FAKTÖRÜ</h3>

<p>Avrupa’nın güvenlik politikasında yaşanan değişim de SWP analizinin dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Rusya-Ukrayna savaşı ve Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırma çabalarının Türkiye’nin askeri kapasitesine yönelik ilgiyi güçlendirdiği belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin büyük askeri gücü, gelişen savunma sanayii ve coğrafi konumu nedeniyle Avrupa güvenlik mimarisinde önemli bir aktör olduğu ifade edildi.</p>

<p>SWP, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde Türkiye ile güvenlik alanındaki işbirliğinin daha fazla önem kazanabileceğini belirtirken Ankara ile Avrupa başkentleri arasındaki siyasi sorunların devam ettiğine de dikkat çekti.</p>

<h3>AB İLE İLİŞKİLERDE ÇIKARLAR VE SORUNLAR BİR ARADA</h3>

<p>Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri analizde ayrı bir başlık olarak değerlendirildi. Ankara ile Brüksel arasında tam üyelik müzakerelerinin uzun süredir ilerlemediği hatırlatılırken taraflar arasındaki ekonomik ve güvenlik bağlarının devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Gümrük Birliği, ticaret, göç, enerji ve güvenlik Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin temel alanları arasında gösterildi. Türkiye’nin Avrupa ekonomisiyle güçlü biçimde bağlantılı olması, Ankara’nın stratejik özerklik politikasının ekonomik boyutunda Avrupa’nın önemini koruyan unsurlardan biri olarak değerlendirildi.</p>

<p>SWP, siyasi anlaşmazlıklara rağmen tarafların birçok konuda birbirine ihtiyaç duyduğunu belirtti.</p>

<h3>EKONOMİK BAĞLAR STRATEJİK ÖZERKLİĞİN SINIRLARINDAN BİRİ</h3>

<p>Analizde Türkiye’nin ekonomik ilişkilerinin dış politika seçenekleri üzerindeki etkisi de ele alındı. Avrupa Birliği’nin Türkiye açısından en önemli ticaret ortaklarından biri olmaya devam ettiği ve Türk ekonomisinin Avrupa pazarlarıyla yoğun bağlantısının bulunduğu hatırlatıldı.</p>

<p>SWP’ye göre Türkiye’nin Batı dışındaki ülkelerle ekonomik ilişkilerini geliştirmesi Avrupa ile mevcut ekonomik bağlarının yerini tamamen doldurmuyor. Yabancı yatırım, ihracat ve finansman ihtiyacı Ankara’nın Batılı ekonomilerle ilişkilerini önemli hale getiren faktörler arasında sıralandı.</p>

<p>Alman kuruluş, ekonomik gerçeklerin Türkiye’nin dış politikadaki hareket alanını etkileyen temel unsurlardan biri olduğu görüşüne yer verdi.</p>

<h3>ÇİN İLE İLİŞKİLER BATI’YA ALTERNATİF OLARAK GÖRÜLMÜYOR</h3>

<p>SWP analizinde Çin de Türkiye’nin çok yönlü dış politikasının önemli aktörlerinden biri olarak ele alındı. Ankara’nın Pekin ile ticaret, yatırım ve altyapı alanlarındaki ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin Asya ülkeleriyle daha güçlü bağlar kurma girişimlerinin Batı ile ilişkilerin tamamen yerine geçebilecek bir alternatif oluşturmadığı değerlendirmesine yer verildi. Ankara’nın yaklaşımının farklı güç merkezlerinden aynı anda ekonomik ve siyasi fayda sağlamaya yönelik olduğu ifade edildi.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ KONUMUNA ÖZEL VURGU</h3>

<p>Türkiye’nin Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Avrupa arasındaki konumu SWP tarafından Ankara’nın dış politika kapasitesini artıran temel faktörlerden biri olarak gösterildi.</p>

<p>Karadeniz güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye, göç hareketleri ve enerji güzergahları gibi birçok başlığın doğrudan Türkiye’yi ilgilendirdiği belirtildi. Ankara’nın söz konusu coğrafi konum sayesinde hem NATO hem Avrupa Birliği hem de bölgesel aktörler açısından önemli bir ortak olmaya devam ettiği ifade edildi.</p>

<h3>"STRATEJİK ÖZERKLİĞİN SINIRLARI ORTAYA ÇIKIYOR"</h3>

<p>SWP analizinin merkezinde Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde yaşanan hareketliliğin bir “Batı’ya dönüş” olarak değerlendirilmemesi gerektiği görüşü bulunuyor. Alman kuruluş, Ankara’nın bağımsız ve çok yönlü dış politika arayışını terk ettiğine ilişkin bir değerlendirme yapmıyor.</p>

<p>Analizde bunun yerine Türkiye’nin stratejik özerklik politikasının sınırlarının daha belirgin hale geldiği savunuluyor. Savunma teknolojileri, NATO güvenlik mekanizmaları, Avrupa ile ekonomik ilişkiler ve bölgesel krizler Ankara’nın ABD ve Avrupa ülkeleriyle işbirliğini sürdürmesini gerekli kılan alanlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>SWP’ye göre Türkiye aynı zamanda Rusya, Çin, Körfez ülkeleri ve diğer bölgesel güçlerle ilişkilerini devam ettiriyor. Alman kuruluşun ortaya koyduğu çerçevede Ankara’nın dış politikası Batı ile Batı dışındaki aktörlerden birini seçmek yerine farklı güç merkezleriyle ilişkilerini eş zamanlı sürdürme üzerine kurulurken mevcut güvenlik ve ekonomik koşullar söz konusu politikanın hareket alanını belirliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/almanyadan-dikkat-ceken-analiz-turkiye-stratejik-ozerkligini-ilan-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/nato-zirvesi-ankara-44.jpg" type="image/jpeg" length="32083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taha Kılınç’tan Ratko Mladiç’in ölümü sonrası “hafıza” vurgusu: Şaşırdınız mı?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/taha-kilinctan-ratko-mladicin-olumu-sonrasi-hafiza-vurgusu-sasirdiniz-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/taha-kilinctan-ratko-mladicin-olumu-sonrasi-hafiza-vurgusu-sasirdiniz-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taha Kılınç, “Şaşırdınız mı?” başlıklı yazısında Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlar, Srebrenitsa Soykırımı, Ratko Mladiç’in yargılanma süreci ve ölümünün ardından Sırbistan ile Bosna Hersek’te ortaya çıkan tepkileri ele aldı. Balkanlardaki etnik, siyasi ve dinî gerilimlere dikkat çeken Kılınç, Müslüman toplumlar açısından tarihsel hafızanın korunması gerektiğini savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Şafak yazarı Taha Kılınç, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü yayımlanan “Şaşırdınız mı?” başlıklı köşe yazısında, Bosna Savaşı’nın önde gelen Sırp komutanlarından Ratko Mladiç’in ölümünü ve ölümünün ardından yaşanan gelişmeleri gündemine aldı. Mladiç’in Bosna Savaşı sırasında binlerce insanın öldürülmesinden sorumlu tutulduğunu hatırlatan Kılınç, savaş sonrasında yaklaşık 16 yıl saklanan Sırp generalin 2011 yılında yakalandığını ve yargılanmak üzere Lahey’e gönderildiğini aktardı.</p>

<p>Kılınç, 2017 yılında müebbet hapis cezasına mahkûm edilen Mladiç’in 84 yaşında hapishanede öldüğünü belirtti. Yazısında Mladiç hakkında son derece sert ifadeler kullanan Kılınç, savaş sırasında işlenen suçların ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acıların unutulmaması gerektiği görüşünü dile getirdi.</p>

<h3>SREBRENİTSA SOYKIRIMINI HATIRLATTI</h3>

<p>Taha Kılınç, Ratko Mladiç’in sorumlu tutulduğu savaş ve insanlığa karşı suçlar arasında en fazla bilinen olayın, 1995 yazında 8 binden fazla Müslüman Boşnak erkeğin ve erkek çocuğun öldürüldüğü Srebrenitsa Soykırımı olduğunu hatırlattı. Yazısında Srebrenitsa’da Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapan Hollandalı barış gücü askerlerinin rolünü de gündeme getiren Kılınç, katliamın söz konusu birliklerin gözleri önünde gerçekleştiğine dikkat çekti.</p>

<p>Hollanda’nın Srebrenitsa konusunda 2022 yılında resmî özür açıklamasında bulunduğunu belirten Kılınç, aradan geçen uzun süreyi eleştirdi. Mladiç’in Hollanda’nın Lahey kentinde yargılanmasını ve cezasını çekerken burada hayatını kaybetmesini de Avrupa merkezli uluslararası sistem üzerinden değerlendiren Kılınç, Avrupa’nın adalet standartlarının öne çıkarıldığı anlatılarda Srebrenitsa sırasında yaşananların ve uluslararası toplumun sorumluluğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.</p>

<h3>MLADİÇ’İN ÖLÜMÜ SONRASI VERİLEN TEPKİLERE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Ratko Mladiç’in ölüm haberinin dünya kamuoyuna duyurulmasının ardından Sırbistan ve Bosna Hersek’te ortaya çıkan bazı yas ve destek görüntülerini de ele alan Kılınç, söz konusu manzaraları Balkanlardaki tarihsel hafızanın günümüzdeki yansımalarından biri olarak değerlendirdi. Bosna Savaşı sırasında komşular arasında yaşanan saldırıları, cinayetleri ve cinsel şiddet suçlarını hatırlatan Kılınç, savaş yıllarındaki etnik ve dinî düşmanlıkların etkilerinin tamamen ortadan kalkmadığını öne sürdü.</p>

<p>Kılınç’a göre Mladiç’in ölümünün ardından yaşanan gelişmeler, Balkanlar’da varlığını sürdüren toplumsal fay hatlarını yeniden görünür hale getirdi. Bölgede yaşayan insanların söz konusu gerilimlerin farkında olduğunu belirten Kılınç, son gelişmelerin Balkanlar dışındaki kamuoyunun da savaş suçlularına yönelik desteği ve bunun bölgedeki insanlar açısından taşıdığı anlamı görmesine imkân verdiğini ifade etti.</p>

<h3>BALKANLARDAKİ ETNİK, SİYASİ VE DİNÎ DENGELERİ GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Kılınç, yazısında geçmişte Balkanlar konusunda bilgili olduğunu belirttiği bir dostuyla yaptığı görüşmeyi de aktardı. Söz konusu görüşmede Müslümanların kendilerine yapılanları hızlı biçimde unuttuğu, affediciliğin ve müsamahanın tarihsel hafızanın zayıflamasına yol açabileceği görüşünün dile getirildiğini kaydetti.</p>

<p>Aktardığı konuşmada barışın esas alınması ve kindarlığa saplanılmaması gerektiğinin özellikle vurgulandığını belirten Kılınç, buna karşılık geçmişte yaşananların tamamen unutulmasının da ciddi sonuçlar doğurabileceği düşüncesini paylaştı. Karşı toplumların tarihsel ayrıntıları ve sembolleri canlı tutarken özellikle Müslüman gençlerin tarihsel aidiyet ve hafıza konusunda daha zayıf bir zeminde bulunabileceği görüşünün konuşmada dile getirildiğini aktaran Kılınç, kendisinin de söz konusu değerlendirmelere katıldığını ifade etti.</p>

<h3>KENDİ KÖŞE YAZILARINDAN OLUŞAN ARŞİVİNİ TARADI</h3>

<p>Yazısını hazırlamadan önce geçmiş köşe yazılarını incelediğini belirten Taha Kılınç, daha önce de belirli aralıklarla tarihsel hafıza konusunu ele aldığını söyledi. Kılınç, geçmiş yazılarında hafızanın korunması, dünyanın özgürlük, demokrasi ve liberal değerler bakımından idealize edilmemesi ve toplumların kendi tarihlerini unutmaması gerektiği yönündeki görüşlere yer verdiğini hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Şaşırdınız mı?” başlıklı yazısının da daha önce kaleme aldığı söz konusu yazıların devamı niteliğinde olduğunu belirten Kılınç, tarihsel hafızayı toplumların varlığını korumasında temel unsurlardan biri olarak gördüğünü ortaya koydu.</p>

<h3>“ŞAŞIRDINIZ MI?” SORUSUNA CEVAP VERDİ</h3>

<p>Taha Kılınç, yazısının son bölümünde başlıkta yönelttiği “Şaşırdınız mı?” sorusuna döndü. On binlerce Sırp’ın bir savaş suçlusuna sahip çıkması ve ölümünün ardından yas tutmasının kendisi açısından şaşırtıcı olmadığını belirten Kılınç, farklı coğrafyalardaki milliyetçi, dinî ve ideolojik hareketler arasında tarihsel hafızayı canlı tutmaları bakımından benzerlik kurdu.</p>

<p>Kılınç, yazısında Balkanlar’daki faşist Sırpları, Orta Doğu’da “Siyonist Yahudiler” olarak nitelendirdiği kesimleri ve Asya’daki İslam karşıtı Hindu grupları aynı ideolojik hafıza yaklaşımı üzerinden örneklendirdi. Farklı coğrafya ve dinlere mensup olmalarına rağmen söz konusu grupların kendi ideolojileri çerçevesinde güçlü bir hafızaya sahip olduklarını ileri süren Kılınç, Müslümanların da tarihsel hafızalarını “adalet üzere” ve bilinçli biçimde inşa etmeleri gerektiğini savundu.</p>

<p>Kılınç, tarihsel hafızanın korunmadığı durumda savaş suçlularını ve insanlığa karşı suç işleyen kişileri destekleyen toplumsal kesimlerin varlığını sürdürmesinin önüne geçilemeyeceği görüşünü dile getirerek yazısını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/taha-kilinctan-ratko-mladicin-olumu-sonrasi-hafiza-vurgusu-sasirdiniz-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/ratko-44.jpg" type="image/jpeg" length="52173"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Putin’den Türkiye için “ayrıcalıklı ortak” mesajı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-turkiye-icin-ayricalikli-ortak-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-turkiye-icin-ayricalikli-ortak-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi için bulunduğu Kırgızistan’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Yaklaşık 1,5 saat süren görüşmede Türkiye-Rusya ilişkileri ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali ele alınırken Putin, Türkiye’yi dış politika ve ekonomi alanlarında Rusya’nın “ayrıcalıklı ortaklarından biri” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında bulunduğu Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Ala Arça Devlet Konutu’nda gerçekleştirilen ve basına kapalı bölümü yaklaşık 1,5 saat süren görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın da yer aldı.</p>

<p>İki liderin görüşmesinde Türkiye-Rusya ilişkilerinin mevcut düzeyi, ekonomik iş birliği, enerji projeleri ve turizm başlıkları gündeme geldi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali görüşmenin öne çıkan konularından biri olurken, Putin’in Türkiye için kullandığı “ayrıcalıklı ortak” ifadesi dikkat çekti. Rusya Devlet Başkanı, Ankara ile Moskova arasındaki ortak projelerin devam ettiğini ve ekonomik iş birliğinin yüksek seviyesini koruduğunu söyledi.</p>

<h3>PUTİN: TÜRKİYE AYRICALIKLI ORTAKLARIMIZDAN BİRİ</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, görüşmenin basına açık bölümünde Türkiye’nin Moskova açısından konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Putin, “Türkiye, dış politika ve ekonomi alanlarında ayrıcalıklı ortaklarımızdan biri” ifadelerini kullanarak iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilgisi sayesinde yüksek seviyede kaldığını belirtti.</p>

<p>Putin, iki ülke arasındaki Hükümetlerarası Komisyonun aktif biçimde çalıştığını ve ortak projelerin hayata geçirilmeye devam ettiğini kaydetti. Rus lider, kültürel ve insani alanlarda da iş birliği potansiyelinin yüksek olduğunu söylerken Türkiye’ye gelen Rus turist sayısındaki artışa da dikkat çekti. 2025 yılında yaklaşık 7 milyon Rus turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirtti.</p>

<h3>AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ GÖRÜŞMENİN ANA BAŞLIKLARINDAN OLDU</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin geçmiş dönemlere kıyasla ileri bir seviyeye ulaştığını belirtti. İki ülke arasındaki enerji iş birliğine değinen Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek santralin açılışını beklediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı, Akkuyu’nun açılmasının ardından Rusya ile birlikte yeni bazı santral projeleri için de adımlar atılacağını söyledi. Türkiye ile Rusya arasında tarım ve enerji alanlarında güçlü bir iş birliği bulunduğunu da kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PUTİN: İLK ÜNİTE BU YIL DEVREYE GİRECEK</h3>

<p>Putin de Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin iki ülke arasındaki ortak projelerin başında geldiğini belirtti. Rusya Devlet Başkanı, santralin ilk ünitesinin 2026 yılı içerisinde devreye alınmasına ilişkin hedefe değinerek söz konusu takvimin gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<p>Rus lider, Rosatom’un projedeki çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirtti. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye ile Rusya arasında enerji alanında yürütülen en kapsamlı ortak projelerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>ERDOĞAN RUS TURİSTLERİN TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİNİ VURGULADI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede turizm ilişkilerine de değindi. Rus turistlerin Türkiye turizmi açısından önemli bir konumda bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Antalya’ya gelen turistler arasında Rusya’dan gelen ziyaretçilerin önemli bir paya sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Putin de Türkiye’ye yönelik Rus turist akışının artmaya devam ettiğini ifade etti. Rusya Devlet Başkanı, yaklaşık 7 milyon Rus turistin 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirterek turizmin iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli başlıklardan biri olduğunu kaydetti.</p>

<h3>AKKUYU TÜRKİYE’NİN İLK NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ OLACAK</h3>

<p>Mersin’in Gülnar ilçesinde inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali, tamamlandığında Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olacak. Rusya’nın devlet nükleer enerji şirketi Rosatom tarafından yürütülen proje dört güç ünitesinden oluşacak şekilde planlandı.</p>

<p>Santralin tam kapasiteye ulaşmasının ardından Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılaması hedefleniyor. Akkuyu projesi, Türkiye ile Rusya arasında uzun vadeli enerji iş birliğinin temel başlıklarından biri olarak sürdürülüyor.</p>

<h3>ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ YAKLAŞIK 1,5 SAAT SÜRDÜ</h3>

<p>Erdoğan ile Putin’in Kırgızistan’daki görüşmesinin basına kapalı bölümü yaklaşık 1,5 saat sürdü. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada liderlerin Karadeniz’deki durumu da ele aldığını bildirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Ukrayna krizine yönelik müzakerelerin Türkiye’de gerçekleştirilmesi ihtimalinin görüşmede gündeme geldiğini aktardı.</p>

<p>Görüşmede ikili ilişkiler, ekonomik iş birliği, enerji ve bölgesel gelişmeler ele alınırken Putin’in Türkiye’yi “ayrıcalıklı ortak” olarak tanımlaması görüşmenin öne çıkan açıklamalarından biri oldu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesinin 2026 yılında devreye alınmasına yönelik hedef de iki liderin gündemindeki başlıklardan biri olarak yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinden-turkiye-icin-ayricalikli-ortak-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-putin-44.jpg" type="image/jpeg" length="82143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'nin saldırılarına sert misilleme, Trump misilleme yapmayın uyarısında bulunmuştu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-abdnin-saldirilarina-sert-misilleme-trump-misilleme-yapmayin-uyarisinda-bulunmustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-abdnin-saldirilarina-sert-misilleme-trump-misilleme-yapmayin-uyarisinda-bulunmustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD savaş uçakları, İran’ın stratejik öneme sahip Bender Abbas Limanı ile Hürmüz Boğazı çevresindeki hedeflere saldırı düzenledi. İran, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini füze ve İHA’larla hedef alarak karşılık verdi. İran’ın Hürmüzgan eyaletinde çatışmalar sırasında bir düğün evine bomba düşmesi sonucu ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı saldırılarla yeni bir boyuta ulaştı. ABD savaş uçakları İran’ın güneyindeki stratejik noktaları hedef alırken, saldırıların merkezinde Bender Abbas Limanı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki hedefler yer aldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz bölgesinde İran Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine yönelik saldırı başlatıldığını açıkladı.</p>

<p>İran ise ABD saldırılarının ardından bölgedeki Amerikan askeri unsurlarına yönelik misilleme operasyonları başlattığını duyurdu. Füze ve insansız hava araçlarının kullanıldığı saldırılar sırasında Körfez ülkelerindeki ABD üsleri hedef alınırken, Ürdün’de de alarm verildi. Karşılıklı saldırılar devam ederken Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, küresel petrol piyasaları ve bölgedeki seyrüsefer güvenliği açısından yakından takip ediliyor.</p>

<h3>İRAN'DA DÜĞÜN EVİNE BOMBA DÜŞTÜ</h3>

<p>Çatışmalar sırasında İran’ın Hürmüzgan eyaletindeki bir düğün evine bomba düştü. İlk belirlemelere göre saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi yaralandı. Bölgedeki askeri hareketlilik ve karşılıklı saldırılar sürerken olayın meydana geldiği noktaya ilişkin gelişmeler takip ediliyor.</p>

<p>ABD ve İran arasındaki saldırıların Hürmüz Boğazı çevresinde yoğunlaşması, bölgenin stratejik konumunu yeniden gündeme getirdi. Küresel petrol taşımacılığının önemli geçiş güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaların petrol piyasaları ve deniz trafiğinin güvenliği üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler arttı.</p>

<h3>CENTCOM HÜRMÜZ'DEKİ SALDIRILARI DUYURDU</h3>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Hürmüz bölgesinde İran Devrim Muhafızları Ordusu'na ait hedeflere yönelik saldırı başlatıldığını açıkladı. ABD ordusunun operasyonu duyurmasının ardından İran'ın farklı bölgelerinden patlama haberleri gelmeye başladı.</p>

<p>İran basını, Keşm Adası, Bender Abbas, Sirik, Çabahar ve Kunarek'te patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. İran devlet televizyonu ise Kirman eyaletindeki Ciroft Havaalanı'nın hedef alındığını duyurdu. Saldırıların ardından İran'daki hava savunma sistemleri devreye girdi.</p>

<h3>ASULİYE'NİN DE HEDEF ALINDIĞI DUYURULDU</h3>

<p>İran'ın güneyindeki farklı noktalara yönelik saldırılara ilişkin haberler devam ederken, Buşehr eyaletine bağlı Asuliye kentinin de ABD güçleri tarafından hedef alındığı duyuruldu. İran kaynakları, saldırıların ülkenin güneyindeki çok sayıda noktayı kapsadığını bildirdi.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada da ABD ordusunun ülkenin güneyine yönelik saldırılarında bazı sivil bölgelerin de aralarında bulunduğu çok sayıda noktanın bombalandığı belirtildi.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARI ABD'YE AİT MQ-9'U DÜŞÜRDÜĞÜNÜ ÖNE SÜRDÜ</h3>

<p>İran resmi haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı. Açıklamada, ABD ordusunun birkaç saat önce ülkenin güneyine düzenlediği saldırılarda bazı sivil bölgelerin de aralarında bulunduğu çok sayıda noktanın bombalandığı ifade edildi.</p>

<p>Devrim Muhafızları açıklamasında, "Bu saldırılar, Hürmüz Boğazı'nın kilidini daha da sıkılaştırdı ve savaşçıların Hürmüz Boğazı'na müdahale eden yabancı güçleri bastırma konusundaki kararlılığını daha da güçlendirdi." ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca İran ordusunun ABD ordusuna ait 50'nci MQ-9 tipi insansız hava aracını düşürdüğü öne sürüldü.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARI: AMERİKA YENİ SALDIRILARINDAN PİŞMAN OLACAK</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu ve İran Silahlı Kuvvetleri, ABD'nin İran'a yönelik yeni saldırılarına tepki gösterdi. Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Sardar Mohebbi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD'ye yönelik mesajlar verdi.</p>

<p>Mohebbi, "Saldırganları ağır cezalar bekliyor. Amerika yeni saldırılarından pişman olacak" ifadelerini kullandı. İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı ile Devrim Muhafızları Ordusu Hatemul Enbiya Merkez Karargâhı tarafından yayımlanan ortak açıklamada ise ordunun ABD'ye "ezici ve hassas darbeler" vuracağı belirtildi. Ortak açıklamada, "ABD'nin terörist ordusu bölgede kötülükte ısrar ettikçe, daha ağır ve büyük kayıplara uğrayacaktır" ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>İRAN ABD ÜSLERİNE MİSİLLEME SALDIRILARI BAŞLATTI</h3>

<p>Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre İran Silahlı Kuvvetleri, ABD'nin bölgedeki üslerine yönelik saldırı başlattı. Füze ve İHA'larla gerçekleştirilen saldırıların, ABD'nin akşam saatlerinde İran'ın güneyine düzenlediği operasyonlara misilleme amacı taşıdığı belirtildi.</p>

<p>İran füzelerinden birinin Ürdün'ün Akabe kentinde ABD askerlerinin bulunduğu noktaya isabet ettiği bildirildi. İran'ın ABD saldırılarına karşı misilleme başlattığını duyurmasının ardından Ürdün'ün Mafrak kentindeki cep telefonlarına uyarı mesajları gönderildiği aktarıldı.</p>

<h3>ÜRDÜN'DE SİRENLER ÇALDI</h3>

<p>Ürdün televizyonu, İran'ın ABD saldırılarına karşı misilleme operasyonunu başlatmasının ardından Mafrak ve Akabe kentlerinde sirenlerin çaldığını bildirdi. İran'ın ABD unsurlarına yönelik saldırılarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Bölgedeki karşılıklı askeri operasyonlar sürerken İran'ın saldırılarında füze ve insansız hava araçlarının kullanıldığı bildirildi. ABD'nin İran'ın güneyindeki hedeflere yönelik operasyonları ile İran'ın bölgedeki Amerikan unsurlarına yönelik saldırıları eş zamanlı olarak gündemdeki yerini korudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TRUMP: HÜRMÜZ BOĞAZI YAKINLARINDAKİ İRAN HEDEFLERİNE SALDIRIYORUZ</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'a yönelik yeni saldırılar düzenlendiğini duyurdu. Trump, "Şu anda ABD, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran hedeflerine saldırıyor. Bunlar geniş çaplı ve güçlü saldırılar." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Trump, saldırıların İran'ın Hürmüz Boğazı'na yeniden deniz mayınları döşeme girişimlerine ve Ürdün'deki Amerikan üssüne 8 füze fırlatmasına karşılık gerçekleştirildiğini savundu. ABD Başkanı, İran yönetimine yeni bir misilleme yapılmaması yönünde de mesaj verdi.</p>

<h3>TRUMP İRAN'I DAHA BÜYÜK SALDIRIYLA TEHDİT ETTİ</h3>

<p>Trump, Tahran yönetimini misilleme yapmaması konusunda uyararak, "Eğer başarısız İran devleti, bu son derece haklı saldırıya misilleme yaparsa, çok daha sert ve daha büyük çaplı bir saldırıyla tekrar vurulacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran'a yönelik "en büyük" saldırının henüz gerçekleştirilmediğini belirten Trump, böyle bir saldırının İran'da çok büyük tahribata yol açacağını savundu. ABD Başkanı'nın açıklamaları, İran'ın bölgedeki ABD unsurlarına yönelik misilleme saldırılarını duyurduğu süreçte geldi.</p>

<h3>TRUMP: TEKRAR YAPARLARSA VARLIKLARINI SÜRDÜREMEYECEKLER</h3>

<p>Trump, Amerikan Fox News kanalına yaptığı açıklamada da İran'a yönelik tehditlerini sürdürdü. İran'ın yeniden misilleme yapması halinde ABD'nin daha sert karşılık vereceğini belirten Trump, "Eğer misilleme yaparlarsa, çok daha sert bir darbe alacaklar. Bunu tekrar yaparlarsa, artık varlıklarını sürdüremeyecekler." dedi.</p>

<p>İran'ın bazı bölgelerde radar sistemlerini yeniden inşa ettiğini söyleyen Trump, ABD'nin söz konusu radarların tamamlanmasını beklediğini ve daha sonra bu noktaları vurduğunu ifade etti. Trump ayrıca İran'ın bugüne kadar anlaşma konusunda doğru adımlar atmadığını savundu.</p>

<p>ABD Başkanı, İran ile olası bir anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, "Bence onlarla yapılacak bir anlaşma, yazıldığı kağıdın değeri kadar etmez. Onlara bugüne kadar pek çok şans verdik." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GELİŞMELER YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR</h3>

<p>ABD'nin İran'ın güneyindeki hedeflere düzenlediği saldırılar ve İran'ın bölgedeki ABD üslerine yönelik füze ve İHA operasyonları, çatışmaları Hürmüz Boğazı ve çevresinde yoğunlaştırdı. Bender Abbas, Keşm Adası, Sirik, Çabahar, Kunarek, Ciroft ve Asuliye gibi farklı noktalardan saldırı ve patlama haberleri gelirken İran'ın hava savunma sistemleri de devreye sokuldu.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji taşımacılığındaki konumu nedeniyle bölgedeki askeri hareketlilik petrol piyasaları ve seyrüsefer güvenliği açısından takip ediliyor. Karşılıklı saldırılar sırasında Hürmüzgan'daki bir düğün evine bomba düşmesi sonucu ilk belirlemelere göre 2 kişinin hayatını kaybetmesi ve 50 kişinin yaralanması da çatışmalarda bildirilen sivil kayıplar arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/irandan-abdnin-saldirilarina-sert-misilleme-trump-misilleme-yapmayin-uyarisinda-bulunmustu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/iran-saldiri-1.jpg" type="image/jpeg" length="94573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CENTCOM, Devrim Muhafızları hedeflerini vurdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/centcom-devrim-muhafizlari-hedeflerini-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/centcom-devrim-muhafizlari-hedeflerini-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’daki İslami Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine yönelik yeni saldırılar düzenlendiğini açıkladı. Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri unsurların hedef alındığı operasyonların, ticari gemilere ve bölgede konuşlu ABD güçlerine yönelik son saldırı girişimlerinin ardından gerçekleştirildiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki askeri gerilim yeniden yükseldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’daki İslami Devrim Muhafızları Ordusuna ait hedeflere yönelik saldırılar başlatıldığını açıkladı. CENTCOM, operasyonların Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere ve bölgede konuşlandırılan Amerikan askerlerine yönelik son saldırı girişimlerinin ardından gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>ABD ordusunun son operasyonlarında İran’ın güneyindeki askeri unsurların hedef alındığı aktarılırken, Hürmüz Boğazı çevresindeki füze ve radar kapasitesine yönelik saldırılar da gündeme geldi. ABD tarafı, operasyonların bölgedeki deniz trafiğini tehdit eden askeri kapasiteyi etkisiz hale getirmeyi amaçladığını belirtti.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARI HEDEFLERİ VURULDU</h3>

<p>CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, ABD kuvvetlerinin İran’daki İslami Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine yönelik saldırılar başlattığı bildirildi. Açıklamada saldırıların, Devrim Muhafızlarının Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere ve bölgedeki Amerikan güçlerine yönelik son saldırı girişimlerinin ardından gerçekleştirildiği ifade edildi.</p>

<p>ABD ordusunun son dönemde Hürmüz Boğazı çevresindeki İran askeri kapasitesine yoğunlaştığı bildiriliyor. Uluslararası haber ajanslarının aktardığı bilgilere göre, son saldırılarda hava savunma unsurları, kıyı radarları ve deniz trafiğini tehdit edebilecek askeri sistemler hedefler arasında yer aldı.</p>

<h3>BENDER ABBAS VE KEŞM ÇEVRESİNDE PATLAMALAR BİLDİRİLDİ</h3>

<p>İran kaynakları ve bölgeden gelen haberlerde, ülkenin güneyindeki Bender Abbas ile Hürmüz Boğazı yakınındaki Keşm Adası çevresinde patlama sesleri duyulduğu bildirildi. Keşm Adası ve çevresi, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü açısından stratejik öneme sahip bölgeler arasında bulunuyor.</p>

<p>Bölgedeki askeri hareketliliğin artmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde de azalma yaşandı. Son çatışmaların ardından boğazdan geçen gemi sayısının düştüğü ve petrol tankerlerinin geçişlerinin önemli ölçüde etkilendiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA DENİZ TRAFİĞİ AZALDI</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki yeni askeri hareketlilik, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği doğrudan etkiledi. Reuters’ın aktardığı verilere göre, normal dönemlerde günlük yaklaşık 14 geminin geçtiği güzergâhta son gelişmeler sırasında gemi sayısı beşe kadar geriledi ve söz konusu geçişler arasında petrol tankerinin bulunmadığı bildirildi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, Körfez ülkelerinden gerçekleştirilen petrol ve doğal gaz sevkiyatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir deniz yolu konumunda bulunuyor. Bölgedeki askeri hareketliliğin artmasının ardından uluslararası petrol piyasalarında da fiyat hareketleri görüldü. Brent petrol fiyatı yüzde 2 civarında yükselerek varil başına 92 dolar seviyesini aşarken, ABD tipi ham petrol de 87 doların üzerine çıktı.</p>

<h3>ABD İLE İRAN ARASINDA KARŞILIKLI SALDIRILAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Son saldırılar, ABD ile İran arasında daha önce yaşanan çatışmaların ardından yeniden yükselen gerilimin parçası oldu. ABD güçlerinin İran’a ait askeri hedefleri vurmasının ardından İran da bölgedeki Amerikan askeri tesislerine yönelik füze saldırıları gerçekleştirdi.</p>

<p>Associated Press’in aktardığı bilgilere göre, ABD ordusu İran’ın Larak Adası’ndaki roket fırlatma sistemlerini de hedef aldı. İran ise saldırılara karşılık olarak Ürdün’deki Amerikan askeri tesislerine füze gönderdi. Füze saldırılarının engellendiği bildirildi.</p>

<h3>TRUMP YENİ SALDIRILARIN SİNYALİNİ VERDİ</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da İran ile yaşanan son çatışmaların ardından yeni askeri operasyonların gündeme gelebileceğini açıkladı. Trump, İran’ın bölgedeki saldırılarına karşı ABD’nin yeni bir karşılık verebileceğini belirtirken, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndaki askeri faaliyetleri yakından izlediğini ifade etti.</p>

<p>ABD yönetiminde İran’a yönelik sınırlı saldırı seçeneklerinin daha önce de değerlendirildiği bildirilmişti. Axios’un 31 Ağustos tarihli haberine göre, CENTCOM tarafından hazırlanan planlarda İran’ın Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden kurmaya çalıştığı radar ve füze sistemlerinin hedef alınması seçeneği bulunuyordu.</p>

<h3>PETROL PİYASALARINDA HAREKETLİLİK BAŞLADI</h3>

<p>ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırıların yeniden başlaması enerji piyasalarında da etkisini gösterdi. Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşımın aksaması ve bölgede yeni çatışma ihtimalinin gündeme gelmesiyle birlikte petrol fiyatlarında yükseliş yaşandı.</p>

<p>Reuters’ın verilerine göre Brent petrolün varil fiyatı 92,04 dolara, ABD Batı Teksas tipi ham petrolün fiyatı ise 87,60 dolara yükseldi. Piyasalardaki hareketlilikte, Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleştirilen enerji sevkiyatının aksayabileceğine ilişkin endişeler etkili oldu.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/centcom-devrim-muhafizlari-hedeflerini-vurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-abd-saldirilari-4.jpg" type="image/jpeg" length="77887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amerikan basınında dikkat çeken Türkiye analizi: İsrail Türkiye'yi yemliyor mu?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-basininda-dikkat-ceken-turkiye-analizi-israil-turkiyeyi-yemliyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-basininda-dikkat-ceken-turkiye-analizi-israil-turkiyeyi-yemliyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD merkezli Antiwar.com’da yayımlanan analizde Türkiye ile İsrail arasında Suriye üzerinden artan gerilim mercek altına alındı. Thomas S. Karat imzalı yazıda İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’deki Abu al-Duhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıdan Tom Barrack’ın açıklamalarına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkiden F-35 ve KAAN başlıklarına kadar çok sayıda ayrıntıya yer verildi. Analizde Türkiye ve İsrail’in Suriye’nin geleceğine ilişkin farklı politik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli Antiwar.com, 31 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı kapsamlı analizde Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında yaşanan gerilimi ele aldı. Thomas S. Karat tarafından kaleme alınan “Baiting Turkey: Israel’s Strategy in Syria” başlıklı yazının başlangıç noktasını, İsrail’in 18 Ağustos gecesi Suriye’nin İdlib bölgesindeki Abu al-Duhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırı oluşturdu. Analizde hava üssünün yaklaşık 13 yıldır aktif şekilde kullanılmadığı, Suriye iç savaşı sırasında ağır hasar gördüğü, 2012’den beri hizmet dışı olduğu ve Türkiye sınırına yaklaşık 60 kilometre mesafede bulunduğu belirtildi. İsrail’in söz konusu gece üs bölgesini sekiz füzeyle vurduğu, saldırının gerekçesi olarak ise Türk askerlerinin üsse yerleşmesinin engellenmesinin gösterildiği aktarıldı.</p>

<h3>İSRAİL SALDIRIDAN ALTI GÜN ÖNCE WASHINGTON’A BİLGİ VERDİ</h3>

<p>Analizde yer alan bilgilere göre İsrail, saldırıdan altı gün önce Washington yönetimine Abu al-Duhur Hava Üssü çevresinde olası bir Türk askeri hareketliliğine ilişkin istihbarat bulunduğunu bildirdi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Amerikan kurumlarının söz konusu bilgiyi kendi istihbarat birimleri üzerinden kontrol ettiğini açıkladı. Barrack, yapılan incelemelerin ardından Türk askerlerinin üsse hareket ettiği yönünde bir bulguya ulaşılamadığını söyledi.</p>

<p>Barrack daha sonra İsrail saldırısının gerekçesine ilişkin farklı ihtimaller üzerinde durdu. ABD’li diplomat, İsrail’in Türkiye’yi askeri bir karşılık vermeye yöneltmeye çalışmış olabileceği yönünde bir teorinin bulunduğunu dile getirdi. Barrack ayrıca saldırının zamanlamasına dikkat çekerek İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimlere işaret etti. Antiwar.com yazarı Karat da analizinin önemli bölümünü Barrack’ın söz konusu değerlendirmeleri ve İsrail iç siyaseti arasındaki olası bağlantıya ayırdı.</p>

<h3>İSRAİL BARRACK’IN AÇIKLAMALARINA İTİRAZ ETTİ</h3>

<p>İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise Barrack’ın açıklamalarını reddetti ve ABD’li diplomatın anlatımında birçok yanlışlık bulunduğunu savundu. İsrail tarafı, Türkiye’nin Abu al-Duhur’da askeri varlık oluşturacağı yönündeki istihbaratın açık olduğunu öne sürdü. İsrail kaynaklarında daha sonra yayımlanan haberlerde Ankara’nın üsse Türk askerlerinin yanı sıra radar ve hava savunma sistemleri konuşlandırmayı planladığı iddia edildi.</p>

<p>Türkiye ise söz konusu iddiaları kabul etmedi. Milli Savunma Bakanlığı, İsrail saldırısından önce veya saldırı sırasında Abu al-Duhur Hava Üssü’nde bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıkladı. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Ankara, bölgede kalıcı Türk askeri konuşlandırması planlandığını da reddederken Suriye ile eğitim ve uzmanlık alanındaki işbirliğinin devam ettiğini bildirdi. Suriye tarafı da kalıcı bir Türk askeri konuşlandırması planlandığı iddiasına karşı çıktı.</p>

<h3>TÜRK JETLERİNİN HAVALANMASI İHTİMALİ GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Barrack’ın açıklamalarında saldırının askeri açıdan taşıdığı risk de önemli yer tuttu. ABD’li diplomat, İsrail uçaklarının Türkiye sınırına doğru ilerlediği sırada Ankara’ya saldırının amacı veya hedefi konusunda önceden bilgi verilmediğini belirtti. Türk tarafının İsrail uçaklarının yönünü gördüğünde kendi savaş uçaklarını havalandırmayı değerlendirebileceğini söyleyen Barrack, gelişmenin iki ülke arasında istemeden doğrudan askeri karşılaşmaya dönüşebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Barrack, benzer bir riskin geçmişte de yaşandığını hatırlatarak Türkiye’nin 2015 yılında sınır ihlali gerekçesiyle bir Rus savaş uçağını düşürmesine atıfta bulundu. ABD’li temsilciye göre sınır bölgesinde önceden bildirim yapılmadan gerçekleştirilen askeri uçuşlar yanlış hesaplama ihtimalini artırıyor. Abu al-Duhur saldırısında can kaybı yaşanmadığı ancak pist ve depolama alanlarının zarar gördüğü bildirildi.</p>

<h3>ANALİZDE İSRAİL SEÇİMLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ</h3>

<p>Antiwar.com’daki analizde İsrail’deki siyasi atmosfer de geniş biçimde ele alındı. Yazıda Tel Aviv’deki ana karayollarından birinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran lideri, Hizbullah lideri ve New York Belediye Başkanı ile birlikte gösterildiği bir seçim ilanına yer verildiği aktarıldı. İlanda söz konusu isimlerin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun seçimleri kaybetmesini istediği mesajı verildiği belirtildi.</p>

<p>Karat, Netanyahu’nun yolsuzluk suçlamaları kapsamında yargılanan ilk görevdeki İsrail başbakanı olduğunu hatırlatırken Likud’un anketlerdeki konumuna da değindi. Analizde ABD Başkanı Donald Trump’ın Netanyahu’ya İran ve Lübnan’daki savaşları sona erdirme yönünde çağrıda bulunduğu ifade edildi. Yazar, söz konusu siyasi ortam içerisinde Türkiye ile yaşanan gerilimin Netanyahu açısından seçim döneminde kullanılabilecek bir dış politika başlığı haline geldiği görüşünü dile getirdi. Söz konusu değerlendirmeler Antiwar.com yazarının yorumları olarak yazıda yer aldı.</p>

<h3>YAIR LAPID VE EHUD BARAK’IN AÇIKLAMALARI DA YAZIDA</h3>

<p>İsrail muhalefetinden gelen açıklamalar da analize taşındı. Muhalefet lideri Yair Lapid’in Abu al-Duhur saldırısını desteklediği ancak saldırı sonrasında yapılan açıklamaları eleştirdiği aktarıldı. Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın ise Türkiye ile yaşanan gerilimin İsrail seçimleri öncesinde savaş atmosferi oluşturma amacı taşıdığı yönünde değerlendirmede bulunduğu belirtildi.</p>

<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi Barrack da daha önce Türkiye ve İsrail’deki liderlerin siyasi kampanya süreçleri içerisinde bulunduğuna işaret etmişti. Antiwar.com yazarı, Netanyahu ile Erdoğan’ın iç siyasette farklı gerekçelerle dış politika gerilimlerinden yararlanabilecekleri tezini ortaya koydu.</p>

<h3>ERDOĞAN, İMAMOĞLU VE ÖCALAN BAŞLIKLARI ANALİZE GİRDİ</h3>

<p>Karat’ın yazısında Türkiye’nin iç siyasetine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Analizde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen süreç ele alındı. Yazar, Erdoğan yönetiminin Kürt seçmenlerin siyasi konumu ve yeni anayasa tartışmaları üzerinden iç politikada yeni bir denklem oluşturmaya çalıştığını savundu.</p>

<p>Yazıda Erdoğan’ın mevcut görev süresinin 2028’de sona ereceği hatırlatılırken yeni anayasa tartışmalarının Cumhurbaşkanı’nın yeniden adaylığı bakımından taşıdığı siyasi önem üzerinde duruldu. Karat, İsrail’in Suriye’de saldırgan bir aktör olarak görülmesinin Türkiye’de Kürtler, İslamcılar ve milliyetçiler gibi farklı siyasi kesimlerin aynı dış politika başlığı çevresinde buluşmasına zemin sağlayabileceği görüşünü dile getirdi. Söz konusu bölüm, haber niteliğinde doğrulanmış bir sonuçtan ziyade yazarın Türkiye iç siyasetine ilişkin değerlendirmelerinden oluşuyor.</p>

<h3>İSRAİL’DE HAZIRLANAN RAPORDA TÜRKİYE İÇİN “DOĞRUDAN SAVAŞ” SENARYOSU</h3>

<p>Analiz, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin yalnızca son saldırıyla ortaya çıkmadığını da vurguladı. Netanyahu tarafından görevlendirilen ve eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Vekili Jacob Nagel’in başkanlık ettiği bir komitenin yaklaşık bir yıl önce Türkiye ile doğrudan çatışma ihtimalinin değerlendirilmesini istediği hatırlatıldı. Raporda Suriye üzerinden gelişebilecek Türkiye kaynaklı tehdidin ilerleyen dönemde İran tehdidinden daha ciddi hale gelebileceği öne sürülmüştü.</p>

<p>Komitenin İsrail savunma bütçesinin yılda 15 milyar şekele kadar artırılmasını ve uzak mesafelerdeki operasyonlarda kullanılabilecek hava platformlarına yatırım yapılmasını önerdiği aktarıldı. Karat, söz konusu raporu İsrail’in Türkiye’yi uzun vadeli güvenlik planlamasında dikkate almaya başladığının göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.</p>

<h3>T4, PALMİRA VE HAMA ÜSLERİ DE HATIRLATILDI</h3>

<p>Antiwar.com analizinde İsrail’in Suriye’de Türkiye bağlantılı olduğunu düşündüğü askeri tesislere yönelik daha önceki saldırıları da hatırlatıldı. Türk ekiplerinin 2025 ilkbaharında Suriye’de T4, Palmira ve Hama hava üslerini daha kapsamlı bir askeri varlık ihtimali kapsamında incelediği, İsrail’in daha sonra söz konusu tesisleri vurduğu belirtildi.</p>

<p>Yazar, Abu al-Duhur saldırısını İsrail’in 7 Ekim sonrasında daha fazla ağırlık verdiği “tehdit oluşmadan müdahale” yaklaşımı çerçevesinde yorumladı. Analize göre İsrail açısından Türk askerlerinin, radarlarının veya hava savunma sistemlerinin bir üsse yerleşmesinden önce pistin vurulması, gelecekte İsrail’in hareket alanını sınırlayabilecek askeri yapılanmanın henüz oluşmadan engellenmesi anlamına geliyor.</p>

<h3>NATO’NUN 5. MADDESİ ÜZERİNDEN YENİ TARTIŞMA</h3>

<p>Saldırıdan iki gün sonra eski İsrailli yetkili Shay Gal’ın Israel Hayom’da yayımlanan yazısına da Antiwar.com analizinde yer verildi. Gal, Suriye’de konuşlandırılabilecek Türk askerlerinin İsrail açısından hedef haline gelebileceğini savundu ve NATO Antlaşması’nın 5. maddesinin Türk topraklarını koruduğunu, Türkiye sınırları dışındaki Türk birliklerinin aynı korumayı otomatik olarak taşımadığını ileri sürdü.</p>

<p>Karat, söz konusu görüşü İsrail’de Türkiye’nin Suriye’deki muhtemel askeri varlığına ilişkin yürütülen hukuki ve stratejik tartışmanın örneklerinden biri olarak gösterdi. Analizde Israel Hayom gazetesinin Miriam Adelson’a ait olduğu, Adelson’ın da Donald Trump’ın en büyük bireysel bağışçılarından biri olduğu bilgisine yer verildi.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN SAVUNMA SANAYİİ İHRACATI ANALİZİN MERKEZİNDE</h3>

<p>Amerikan sitesindeki yazının dikkat çeken bölümlerinden biri de Türkiye’nin savunma sanayiindeki büyümesine ayrıldı. Karat, Türkiye’nin silah ihracatının 2025 yılında yaklaşık 10 milyar dolara ulaştığını ve önceki yıla göre belirgin artış gösterdiğini aktardı. Analizde 2026’nın ilk yedi ayında da yükselişin sürdüğü ve son 12 aylık dönemde ihracatın 11,2 milyar dolar seviyesine ulaştığı belirtildi.</p>

<p>Yazıda Türkiye’nin dünya silahlı insansız hava aracı pazarındaki payının yaklaşık üçte iki seviyesine ulaştığı da öne sürüldü. Karat, Ankara’nın daha düşük maliyet, daha hızlı teslimat ve Batılı rakiplere alternatif ürünler üzerinden Körfez ve diğer Arap ülkelerinde İsrail savunma sanayiiyle aynı müşterilere yöneldiğini savundu.</p>

<h3>F-35 VE KAAN İÇİN NETANYAHU İDDİASI</h3>

<p>Analizde Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil olma ihtimali ve milli muharip uçak KAAN da İsrail-Türkiye rekabetinin bir başka boyutu olarak ele alındı. Karat, Trump’ın temmuz ayında Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaret öncesinde Netanyahu’nun ABD Başkanı’nı arayarak Türkiye’nin F-35 programına geri alınmamasını ve KAAN savaş uçaklarında kullanılması planlanan F110 motorlarının Türkiye’ye satışına izin verilmemesini istediğini aktardı.</p>

<p>Netanyahu’nun Fox ve CNN’e yaptığı açıklamalarda Türkiye’ye söz konusu imkanların sağlanmasının Orta Doğu’daki güç dengesini değiştirebileceğini ve İsrail’in hava üstünlüğünü etkileyebileceğini savunduğu belirtildi. Antiwar.com yazarı ise savunma sanayii rekabetinin askeri güç dengesi kadar ihracat pazarları bakımından da iki ülke arasındaki ilişkileri etkilediği görüşünü dile getirdi.</p>

<h3>TÜRKİYE VE İSRAİL’İN SURİYE PLANLARI AYRIŞIYOR</h3>

<p>Karat’ın analizine göre Ankara ile Tel Aviv arasındaki anlaşmazlığın en önemli kaynağını Suriye’nin geleceğine ilişkin farklı yaklaşımlar oluşturuyor. Yazıda Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Ahmed al-Sharaa yönetiminde merkezi ve bütünleşmiş bir Suriye istediği; ülkedeki Kürt silahlı yapılanmalarının merkezi orduya dahil edilmesini, Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmesini ve Türkiye’nin güney sınırındaki güvenlik sorunlarının ortadan kaldırılmasını hedeflediği belirtildi.</p>

<p>Yazar, İsrail’in ise Suriye’nin askeri açıdan zayıf kalmasını, ülkedeki azınlıkların Şam yönetimine karşı korunmasını ve Suriye’nin güneyinde İsrail ordusunun hareket alanının kısıtlanmamasını istediğini savundu. İsrail tarafının Türk radarlarının, hava savunma sistemlerinin ve savaş uçaklarının Suriye’de konuşlandırılmasının İsrail uçaklarının mevcut hareket serbestisini azaltacağı ve İran’a yönelik gelecekteki operasyonları zorlaştırabileceği endişesini taşıdığı belirtildi.</p>

<h3>AHMED AL-SHARAA’NIN TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ DE ELE ALINDI</h3>

<p>Analizde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed al-Sharaa’nın iki ülke arasındaki rekabet karşısındaki konumu da değerlendirildi. Karat, Şam yönetiminin Türkiye’den askeri eğitim ve yeniden yapılanma desteği aldığını ancak aynı zamanda Suriye ordusu içerisindeki Türkiye etkisinin aşırı derecede güçlenmesini önlemeye çalıştığını ileri sürdü.</p>

<p>Yazara göre Ankara ve Tel Aviv arasındaki gerilim yalnızca Suriye topraklarında yaşanan bir rekabet değil, doğrudan Suriye’nin gelecekte nasıl bir devlet ve güvenlik mimarisine sahip olacağı konusundaki anlaşmazlıktan kaynaklanıyor.</p>

<h3>KÜRT DOSYASI EN HASSAS BAŞLIKLARDAN BİRİ</h3>

<p>Antiwar.com analizinde Türkiye ile İsrail arasındaki rekabette en kırılgan alanlardan birinin Suriye’deki Kürt yapılanmaları olduğu belirtildi. Yazıda Washington tarafından silahlandırılan Kürt güçlerinin Türkiye’nin desteklediği merkezi Suriye devletine entegre edilmek istendiği, İsrail’in ise söz konusu yapıların Şam karşısında askeri kapasitesini korumasına daha olumlu yaklaştığı savunuldu.</p>

<p>Karat, Suriye’deki Kürt dosyasının Ankara, Washington, Şam ve Tel Aviv’in güvenlik önceliklerinin kesiştiği alanlardan biri olduğunu ve Türkiye-İsrail geriliminin ilerleyen aşamalarında yeniden gündeme gelebilecek başlıkların başında bulunduğunu ileri sürdü.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN NATO ÜYELİĞİ GERİLİMİN ANA UNSURLARINDAN</h3>

<p>Yazıda Türkiye’nin İran’dan farklı olarak NATO üyesi olduğuna ve ittifakın ikinci büyük ordusuna sahip bulunduğuna özellikle dikkat çekildi. Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile yaptığı yeni karşılıklı savunma anlaşması ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Donald Trump yönetimiyle kurduğu ilişkinin de Ankara’nın bölgesel konumunu güçlendiren unsurlar arasında olduğu değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>Karat, Türkiye’nin desteklediği veya ileride Türk askerlerinin bulunabileceği bir Suriye üssünün İsrail tarafından vurulmasının NATO açısından cevaplanması güç güvenlik sorunları doğurabileceğini savundu. Yazara göre Ankara’nın NATO üyeliğine güvenerek Suriye’de daha derin bir askeri varlık kurması ve İsrail’in Türk birlikleri yerleşmeden önce müdahale etmeye çalışması, caydırıcılığın ters yönde işlemesine yol açabilecek bir risk yaratıyor.</p>

<h3>WASHINGTON ÜÇLÜ MEKANİZMA KURMAYA ÇALIŞIYOR</h3>

<p>ABD yönetiminin söz konusu risk nedeniyle Türkiye, İsrail ve Suriye arasında bir çatışmasızlık veya doğrudan iletişim mekanizması oluşturmaya çalıştığı belirtildi. Tom Barrack, Abu al-Duhur saldırısının ardından Washington’ın üç taraf arasında yanlış hesaplamaların önüne geçecek bir iletişim kanalı üzerinde çalıştığını açıklamıştı.</p>

<p>Antiwar.com analizinde İsrail’in böyle resmi bir mekanizmaya mesafeli olduğu ileri sürüldü. Karat’a göre İsrail makamları, kurumsal bir iletişim ve istihbarat paylaşımı sisteminin gerektiğinde tek taraflı askeri operasyon yapma özgürlüğünü sınırlayabileceği görüşünü taşıyor.</p>

<h3>NETANYAHU-PUTİN ARASINDAKİ SURİYE MEKANİZMASI HATIRLATILDI</h3>

<p>Yazar, İsrail’in geçmişte benzer bir mekanizmayı Rusya ile uyguladığını hatırlattı. Netanyahu ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin döneminde Suriye hava sahasında İsrail ve Rus uçaklarının karşı karşıya gelmesini önlemek amacıyla doğrudan iletişim sistemi kurulduğu ve söz konusu mekanizmanın yaklaşık 10 yıl boyunca işlediği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antiwar.com, Türkiye-İsrail-Suriye hattında kurulması planlanan mekanizmanın başarısının da tarafların askeri gerilimi sınırlama konusunda ortak irade göstermesine bağlı olacağını savundu. Yazı, Abu al-Duhur saldırısını Türkiye ile İsrail arasında Suriye üzerinden yaşanan daha geniş stratejik rekabetin son örneklerinden biri olarak değerlendirdi.</p>

<h3>AMERİKAN ANALİZİNİN SONUCU: REKABET SURİYE’NİN ÖTESİNE TAŞIYOR</h3>

<p>Karat, analizinin sonunda Türkiye’nin büyüyen savunma sanayii, NATO üyeliği, bölgesel askeri ilişkileri ve Washington ile temaslarının İsrail’in geleneksel bölgesel üstünlük anlayışına yeni bir değişken eklediği görüşünü ortaya koydu. Yazara göre Abu al-Duhur saldırısında İsrail’in ileri sürdüğü Türk askeri hareketliliğinin Amerikan istihbaratı tarafından doğrulanmaması, saldırının gerekçesi konusundaki tartışmanın merkezinde bulunuyor.</p>

<p>Analiz, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi yalnızca Suriye’de bir hava üssünün vurulması üzerinden değil; İsrail seçimleri, Türkiye siyaseti, NATO, F-35, KAAN, savunma sanayii ihracatı, Kürt güçleri, Suriye’nin yeniden yapılandırılması ve Washington’ın bölgedeki rolü üzerinden değerlendirdi. Karat, iki ülkenin Suriye üzerindeki farklı güvenlik anlayışlarının karşı karşıya gelmesinin, bölgedeki askeri yanlış hesaplama riskini artırdığı görüşünü dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-basininda-dikkat-ceken-turkiye-analizi-israil-turkiyeyi-yemliyor-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/05/netanyahu.jpg" type="image/jpeg" length="31476"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haaretz: YPG’nin Şam’a entegrasyonu İsrail’in Suriye planını bozdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/haaretz-ypgnin-sama-entegrasyonu-israilin-suriye-planini-bozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/haaretz-ypgnin-sama-entegrasyonu-israilin-suriye-planini-bozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail gazetesi Haaretz’de Zvi Bar’el imzasıyla yayımlanan değerlendirmede, YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin Şam yönetimine entegre edilmesinin İsrail’in Suriye’deki stratejik hareket alanını daralttığı belirtildi. Bar’el, gelişmenin Türkiye ve ABD’nin desteklediği birleşik Suriye sürecini hızlandırdığını, İsrail’in Kürtler ve Dürziler üzerinden Şam yönetimine karşı denge oluşturma imkanını ise azalttığını yazdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail basınında, Suriye Demokratik Güçleri’nin Suriye devlet kurumlarına ve ordusuna entegrasyonunun İsrail’in ülkedeki politikalarına etkileri gündeme geldi. Haaretz yazarı Zvi Bar’el, SDF’nin feshedilerek Şam yönetimine entegre edilmesinin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın ülkeyi merkezi yönetim altında birleştirme sürecinin önündeki önemli engellerden birini ortadan kaldırdığını belirtti.</p>

<p>Bar’el’in değerlendirmesine göre gelişme, yalnızca Şam ile Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yapıları arasındaki ilişkileri değiştirmedi. Ortaya çıkan yeni tablo, İsrail’in Suriye’de etnik ve mezhepsel unsurlar üzerinden oluşturabileceği stratejik hareket alanını da etkiledi. SDF’nin Şam ile anlaşması, İsrail açısından Suriye’nin kuzeydoğusundaki önemli bir kaldıraç unsurunun kaybedilmesi anlamına geldi.</p>

<h3>SDF FESHEDİLDİ, ŞAM’A ENTEGRASYON TAMAMLANDI</h3>

<p>Suriye Demokratik Güçleri, 25 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla örgütsel varlığının sona erdiğini ve Suriye ordusuyla birleşme sürecinin tamamlandığını duyurdu. SDF Komutanı Mazlum Abdi, Şam’da yaptığı açıklamada ülkenin yeni bir döneme girdiğini belirterek SDF’nin görevinin sona erdiğini bildirdi.</p>

<p>Entegrasyon süreci yalnızca silahlı güçlerle sınırlı kalmadı. SDF bünyesindeki askeri ve güvenlik unsurlarının Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapılarına dahil edilmesi, kuzeydoğudaki sivil kurumların merkezi yönetimle bütünleştirilmesi, petrol sahaları ile sınır geçişlerinin Şam’ın kontrolüne aktarılması sürecin temel başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h3>HAARETZ: İSRAİL ÖNEMLİ BİR STRATEJİK KOZUNU KAYBETTİ</h3>

<p>Zvi Bar’el’in değerlendirmesinde, İsrail’in SDF’yi Suriye’deki stratejik çıkarları açısından önemli bir unsur olarak gördüğü belirtildi. Yazıya göre İsrail açısından Kürt güçleri, Türkiye’nin Suriye’de artan etkisini dengelemenin yanı sıra İran ve Hizbullah faaliyetlerine ilişkin istihbarat açısından da önem taşıyordu.</p>

<p>SDF’nin bağımsız askeri ve idari yapısının sona ererek Şam yönetimine katılması, söz konusu yapının İsrail açısından ayrı bir stratejik unsur olarak kullanılabilmesi imkanını önemli ölçüde azalttı. Bar’el, ortaya çıkan yeni durumun İsrail’in parçalı bir Suriye üzerinden etki oluşturma politikasının hareket alanını daralttığını kaydetti.</p>

<h3>TÜRKİYE VE ABD’NİN DESTEKLEDİĞİ BİRLEŞİK SURİYE VURGUSU</h3>

<p>Haaretz’deki değerlendirmede, SDF ile Şam arasındaki anlaşmanın Türkiye ve ABD tarafından desteklenen birleşik Suriye sürecini de hızlandırdığı ifade edildi. SDF’nin kontrolündeki bölgelerin merkezi devlet yapısına katılmasıyla Ahmed eş-Şara yönetiminin ülke genelinde otoritesini yeniden oluşturmasının önündeki önemli engellerden biri kaldırılmış oldu.</p>

<p>Türkiye uzun süredir Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunurken YPG’nin bağımsız silahlı yapısının sona erdirilmesini talep ediyordu. ABD ise DEAŞ’a karşı uzun yıllar birlikte hareket ettiği SDF’nin yeni Suriye yönetimiyle entegrasyon sürecinde diplomatik rol üstlendi.</p>

<h3>MAZLUM ABDİ CUMHURBAŞKANI DANIŞMANI OLDU</h3>

<p>Entegrasyon sürecinin ardından dikkat çeken gelişmelerden biri de SDF’nin eski komutanı Mazlum Abdi’nin yeni görevi oldu. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Abdi’yi 28 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine atadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atama, yıllarca merkezi yönetimden bağımsız bir askeri yapıyı yöneten Abdi’nin Suriye devlet mekanizması içinde görev almaya başlaması anlamına geldi. SDF bünyesindeki bazı üst düzey isimlerin de yeni Suriye güvenlik ve savunma yapısında görevlendirildiği bildirildi.</p>

<h3>KÜRTÇEYE RESMİ STATÜ, NEVRUZ’A ULUSAL BAYRAM DÜZENLEMESİ</h3>

<p>Şam yönetimi ile Kürt tarafı arasındaki süreç siyasi ve kültürel düzenlemeleri de beraberinde getirdi. Kürtçenin resmi dil olarak tanınması, Nevruz’un ulusal bayram kapsamına alınması ve daha önce vatandaşlık statüsünde sorun yaşayan çok sayıda Kürde vatandaşlık verilmesi entegrasyon sürecinde atılan adımlar arasında yer aldı.</p>

<p>SDF’nin askeri özerkliğinin sona ermesiyle kuzeydoğudaki yapı merkezi yönetime dahil edilirken, Kürtlerin kültürel ve siyasi haklarına ilişkin bazı güvenceler devlet sistemi içerisine taşındı. Kadın SDF savaşçılarının yeni askeri yapı içerisindeki konumu ise çözülmesi gereken başlıklardan biri olarak kaldı.</p>

<h3>İSRAİL’İN SURİYE POLİTİKASINDA DÜRZİLERİN KONUMU</h3>

<p>Haaretz’deki değerlendirmede SDF’nin entegrasyonunun ardından İsrail’in Suriye’deki diğer önemli temas alanlarından biri olarak Dürziler öne çıkarıldı. İsrail, daha önce Suriye’nin güneyindeki Dürzi nüfusa yönelik politikalarını açık biçimde gündeme getirmiş ve Dürzilerin korunmasını gerekçe göstererek bölgede askeri müdahalelerde bulunmuştu.</p>

<p>SDF’nin kontrolündeki kuzeydoğu bölgelerinin Şam’a bağlanmasıyla Suriye’de merkezi hükümetin tam kontrolü dışında kalan başlıca bölgelerden biri Süveyda oldu. Dürzi grupların etkin olduğu Süveyda’nın geleceği, Şam yönetiminin ülkenin siyasi ve idari bütünlüğünü sağlama sürecindeki önemli başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>HAARETZ’İN DEĞERLENDİRMESİNDE YENİ SURİYE TABLOSU</h3>

<p>Bar’el’in yazısında ortaya konulan çerçeveye göre SDF’nin Şam yönetimine katılması, İsrail’in Suriye politikasında kullandığı önemli seçeneklerden birini ortadan kaldırırken Ahmed eş-Şara yönetiminin ülke üzerindeki merkezi otoritesini güçlendirdi. Gelişme aynı zamanda Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne dayalı yaklaşımıyla da örtüşen bir sonuç ortaya çıkardı.</p>

<p>İsrail açısından değişen tabloda Kürt güçlerinin merkezi hükümetten bağımsız askeri yapı olarak varlığını sona erdirmesi öne çıkarken, Suriye’nin güneyindeki Dürzi bölgelerinin durumu önemini koruyor. Haaretz’deki değerlendirme, SDF’nin entegrasyonunu İsrail’in Suriye’deki etki alanını daraltan ve birleşik Suriye sürecini hızlandıran bir gelişme olarak ele aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/haaretz-ypgnin-sama-entegrasyonu-israilin-suriye-planini-bozdu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/04/israil-suriye-isgal.webp" type="image/jpeg" length="56683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail güçleri Suriye’nin Dera ilinde ilerliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gucleri-suriyenin-dera-ilinde-ilerliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gucleri-suriyenin-dera-ilinde-ilerliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail güçlerinin, Şam’ın güneyindeki Suriye’nin Dera ilinde daha ileri noktalara doğru ilerlediği bildirildi. Al Jazeera Arabic’in aktardığı ilk bilgilere göre Dera’nın batı kırsalındaki Cumla köyü yakınlarında en az 10 İsrail askeri aracı görüldü, bölgede keşif uçaklarının da faaliyet gösterdiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail güçlerinin Suriye’nin güneyindeki Dera ilinde yeni bir askeri hareketlilik başlattığı bildirildi. Al Jazeera Arabic’in bölgeden aktardığı bilgilere göre İsrail ordusuna ait askeri araçlar Dera’nın batı kırsalında ilerlerken, hareketliliğe havadan keşif unsurları da eşlik ediyor.</p>

<p>İlk saha bilgilerine göre en az 10 İsrail askeri aracı Cumla köyü yakınlarında görüntülendi. İsrail güçlerinin hangi noktadan bölgeye girdiği, ilerleyişin ne kadar sürdüğü ve birliklerin nihai hedefinin neresi olduğu konusunda henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>EN AZ 10 İSRAİL ASKERİ ARACI GÖRÜLDÜ</h3>

<p>Dera’nın batı kırsalında bulunan Cumla köyü çevresinde en az 10 İsrail askeri aracının bulunduğu bildirildi. Askeri konvoyun bölgedeki hareketliliği sürerken, araçların ilerlediği güzergâha ilişkin ilk bilgiler Al Jazeera Arabic tarafından aktarıldı.</p>

<p>İsrail birliklerinin bölgede kalıcı bir konuşlanmaya mı geçtiği yoksa sınırlı süreli bir operasyon mu yürüttüğü henüz açıklanmadı. Suriye makamlarından da gelişmeye ilişkin ilk aşamada kapsamlı bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3>KEŞİF UÇAKLARI HAVADAN EŞLİK EDİYOR</h3>

<p>Sahadaki askeri araç hareketliliğinin yanı sıra bölgede İsrail’e ait keşif uçaklarının da görüldüğü belirtildi. Keşif unsurlarının kara birliklerinin ilerleyişi sırasında havadan faaliyet yürüttüğü aktarıldı.</p>

<p>İsrail ordusundan Dera’daki son hareketliliğin amacı, kapsamı ve süresine ilişkin henüz ayrıntılı bir açıklama gelmedi. Bölgedeki gelişmelere ilişkin bilgiler saha kaynaklarından gelmeye devam ediyor.</p>

<h3>DERA SURİYE’NİN GÜNEYİNDE YER ALIYOR</h3>

<p>Dera ili, Suriye’nin başkenti Şam’ın güneyinde ve Ürdün sınırına yakın bir bölgede bulunuyor. İsrail güçleri, Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Suriye’nin güneyindeki askeri faaliyetlerini ve sınır ötesi operasyonlarını artırdı.</p>

<p>İsrail ordusu aynı dönemde Golan Tepeleri çevresindeki Birleşmiş Milletler gözetimindeki tampon bölgeye ve Suriye topraklarının daha iç kesimlerine yönelik çeşitli askeri hareketliliklerde bulundu. Daha önce Dera kırsalında da İsrail birliklerinin ilerlediği ve bazı bölgelerde operasyonlar gerçekleştirdiği bildirilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İSRAİL’İN GÜNEY SURİYE’DEKİ HAREKETLİLİĞİ SÜRÜYOR</h3>

<p>İsrail’in Suriye’nin güneyindeki askeri varlığı son dönemde Şam yönetimi ile Tel Aviv arasındaki başlıca anlaşmazlık başlıklarından biri haline geldi. Suriye yönetimi İsrail’in saldırılarının ve kara operasyonlarının sona ermesini isterken, İsrail güvenlik gerekçeleriyle bölgede askeri faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Cumla köyü çevresinde kaydedilen son ilerleyişin ardından sahadaki birliklerin konumu ve operasyonun kapsamına ilişkin yeni bilgilerin açıklanması bekleniyor. İlk bilgilere göre bölgede çatışma, can kaybı veya yaralanmaya ilişkin herhangi bir veri paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israil-gucleri-suriyenin-dera-ilinde-ilerliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/11/israil-suriye-isgali.jpg" type="image/jpeg" length="82387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail’in Gazze’ye saldırılarında en az 4 kişi öldü: Ölenlerin 3’ü çocuk]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-gazzeye-saldirilarinda-en-az-4-kisi-oldu-olenlerin-3u-cocuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-gazzeye-saldirilarinda-en-az-4-kisi-oldu-olenlerin-3u-cocuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırıları ve açtığı ateş sonucu en az 4 Filistinli hayatını kaybetti. Sağlık kaynaklarına göre ölenler arasında 3 çocuk bulunurken, Gazze kentinin batısındaki el-Katiba bölgesinde en az 8 kişi yaralandı. İsrail ordusu saldırıların “güvenlik güçlerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak” amacıyla düzenlendiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında can kayıpları yaşandı. Sağlık yetkililerinin verdiği bilgilere göre İsrail’in hava saldırıları ve açtığı ateş sonucu en az 4 Filistinli hayatını kaybetti. Ölenlerin 3’ünün çocuk olduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze kentinin batısındaki el-Katiba bölgesi yoğun hava saldırılarının hedefi oldu. Görgü tanıkları İsrail savaş uçaklarının bölgede en az 12 füze kullandığını belirtirken, saldırıların yerinden edilmiş Filistinlilerin bulunduğu bir bölgede gerçekleştiği aktarıldı.</p>

<h3>EL-KATİBA BÖLGESİNDE ARAÇLAR VURULDU</h3>

<p>Gazze’deki sağlık kaynaklarına göre el-Katiba bölgesine yönelik saldırılarda iki çocuk ve bir kadın hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. El-Şifa Hastanesi kaynakları saldırılarda yaralıların bulunduğunu bildirirken, iki aracın vurularak kullanılamaz hale geldiği aktarıldı.</p>

<p>Al Jazeera’ya konuşan hastane kaynağı, saldırılarda 8 kişinin yaralandığını belirtti. Bölgede art arda patlamalar yaşanırken, Filistinli yerel kaynaklar saldırıların araçlar ve çevredeki noktalar üzerinde yoğunlaştığını bildirdi.</p>

<h3>“İSRAİL ÖZEL BİRLİĞİ OPERASYON YAPMAYA ÇALIŞTI” İDDİASI</h3>

<p>Gazze hükümet medya ofisi direktörü İsmail es-Sevabite, İsrail’e ait bir özel birliğin Gazze kentinde operasyon gerçekleştirmeye çalıştığını ancak görev sırasında fark edildiğini ileri sürdü. Sevabite, gelişmenin ardından İsrail’in bölgede yoğun hava saldırıları başlattığını söyledi.</p>

<p>Sevabite’nin açıklamasına göre saldırılarda 10’dan fazla savaş uçağı görev aldı ve çok sayıda Filistinli öldü ya da yaralandı. İsrail basınında da Gazze kentinin batısına bir özel birliğin girdiğine yönelik haberler yer alırken, olayın ayrıntılarına ilişkin farklı bilgiler paylaşıldı.</p>

<h3>İSRAİL ORDUSU SALDIRILARI DOĞRULADI</h3>

<p>İsrail ordusu Gazze Şeridi’nde birden fazla hedefe yönelik saldırı düzenlediğini doğruladı. Ordudan yapılan açıklamada operasyonların İsrail güvenlik güçlerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p>İsrail ordusu kendi askerleri arasında yaralanan olmadığını açıklarken, özel birlik operasyonuna ilişkin iddiaların ayrıntılarını doğrulamadı. Filistinli kaynaklar ise saldırıların özellikle Gazze kentinin batısındaki el-Katiba ve çevresinde yoğunlaştığını bildirdi.</p>

<h3>DEYR EL-BELAH’TA BİR KIZ ÇOCUĞU ÖLDÜ</h3>

<p>Gazze’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah’ın doğusunda da İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu can kaybı yaşandı. Sağlık görevlilerine göre İsra el-Hissi isimli bir kız çocuğu hayatını kaybetti, iki kişi de yaralandı.</p>

<p>El-Aksa Şehitleri Hastanesi de Deyr el-Belah’ta bir Filistinli kız çocuğunun İsrail ateşi sonucu öldüğünü bildirdi. Saldırının ayrıntılarına ilişkin ek bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>ATEŞKESE RAĞMEN SALDIRILAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Ekim 2025’te yürürlüğe giren ABD destekli ateşkes, Gazze’de geniş çaplı çatışmaların sona ermesini sağlasa da İsrail saldırıları tamamen durmadı. İsrail ordusu saldırıların Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların saldırılarını önlemeyi amaçladığını savunuyor.</p>

<p>Gazze’deki sağlık yetkililerinin verilerine göre ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 1.300’den fazla Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ise aynı dönemde 4 İsrail askerinin öldüğünü açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israilin-gazzeye-saldirilarinda-en-az-4-kisi-oldu-olenlerin-3u-cocuk</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/israil-lubnan-45.jpg" type="image/jpeg" length="40688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD-İran savaşında çözülen Amerikan ordusu oldu, istifalar durmuyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-savasinda-cozulen-amerikan-ordusu-oldu-istifalar-durmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-savasinda-cozulen-amerikan-ordusu-oldu-istifalar-durmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile aylardır devam eden görüş ayrılıklarının ardından istifasını sundu. Beyaz Saray, Driscoll’ın görevden ayrılacağını doğrularken gelişme, ABD’nin İran’la savaşının sürdüğü ve binlerce Amerikan askerinin Orta Doğu’da konuşlandırıldığı dönemde gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD yönetiminde, İran’la savaşın devam ettiği kritik süreçte üst düzey bir ayrılık yaşandı. ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile aylardır devam eden görüş ayrılıklarının ardından görevinden ayrılma kararı aldı. Driscoll’ın istifası, binlerce ABD Kara Kuvvetleri askerinin Orta Doğu’da görev yaptığı ve Amerikan ordusunun bölgede aktif savaş operasyonlarını sürdürdüğü bir döneme denk geldi.</p>

<h3>DRISCOLL’IN İSTİFASI BEYAZ SARAY’A SUNULDU</h3>

<p>Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Dan Driscoll istifasını Beyaz Saray’a sundu. İlk haberlerde Başkan Donald Trump yönetiminin istifayı kabul edip etmediği konusunda netlik bulunmadığı belirtilirken, Beyaz Saray daha sonra Driscoll’ın görevden ayrılacağını doğruladı. Amerikan basınında yer alan haberlerde Driscoll’ın ayrılığının Hegseth ile uzun süredir devam eden gerilimin ardından geldiği bildirildi.</p>

<h3>HEGSETH İLE AYLARDIR GÖRÜŞ AYRILIĞI YAŞIYORDU</h3>

<p>Driscoll ile Savunma Bakanı Pete Hegseth arasında ABD Kara Kuvvetleri’nin dönüşümü, askeri yapılanması ve savaşa hazırlık kapasitesi konusunda bir süredir görüş ayrılıkları yaşanıyordu. Reuters’a konuşan konuya yakın bir kaynağa göre Driscoll, yönetim içinde Kara Kuvvetleri’nin dönüşümü ve hazırlık seviyesi konusundaki endişelerini dile getirdi.</p>

<p>Driscoll’ın, Kara Kuvvetleri’nin dönüşüm çalışmalarında görev alan bazı üst düzey komutanların Hegseth tarafından görevden alınmasının söz konusu süreci sekteye uğrattığını düşündüğü aktarıldı. İki isim arasındaki anlaşmazlıkların uzun süredir devam ettiği Amerikan basınındaki farklı haberlerde de yer aldı.</p>

<h3>HEGSETH’İN DRISCOLL’I TEHDİT OLARAK GÖRDÜĞÜ İDDİASI</h3>

<p>Reuters’a konuşan bir ABD’li yetkili, Hegseth’in Driscoll’ı uzun süredir Pentagon bürokrasisi içerisinde kendisine yönelik bir tehdit olarak gördüğünü ve görevden almak istediğini söyledi. Driscoll’ın Başkan Yardımcısı JD Vance ile yakın ilişkisi ise söz konusu sürecin önündeki etkenlerden biri olarak gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Driscoll ile Vance arasındaki yakınlığın farklı Amerikan kaynaklarında da aktarıldığı belirtilirken, Driscoll’ın Trump yönetimi içindeki konumunda söz konusu ilişkinin önemli unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Driscoll ve Vance’in geçmişe dayanan yakınlığı ABD basınındaki haberlerde de yer aldı.</p>

<h3>RANDY GEORGE’UN GÖREVDEN ALINMASI GERİLİMİ ARTIRDI</h3>

<p>Driscoll’ın Hegseth’e yönelik rahatsızlığının, ABD Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George’un nisan ayında görevden alınmasının ardından daha da arttığı bildirildi. Reuters, 2 Nisan’da yayımladığı haberinde Hegseth’in George’u görevden aldığını ve kararın ABD ordusunun Orta Doğu’da savaş yürüttüğü dönemde gerçekleştiğini aktarmıştı.</p>

<p>Driscoll’ın müttefiklerinden biri olarak görülen George’un görevden alınması, iki isim arasındaki anlaşmazlığın önemli başlıklarından biri oldu. Amerikan basınında yer alan bilgilere göre George’un görevden alınmasının ardından Kara Kuvvetleri’nin en üst düzey üniformalı makamında kalıcı atama süreci de gündemde kalmaya devam etti.</p>

<h3>BEYAZ SARAY DRISCOLL’IN ÇALIŞMALARINI ÖVDÜ</h3>

<p>Beyaz Saray, Driscoll’ın ayrılığını doğrularken görev süresine ilişkin olumlu ifadelerin yer aldığı bir açıklama yaptı. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Driscoll’ın tarihi askeri operasyonlar sırasında liderlik yaptığını, ordunun hazırlık ve vurucu güç kapasitesine yeniden odaklanmasına katkı sunduğunu ve Rusya-Ukrayna müzakerelerinde görev aldığını belirtti.</p>

<p>Kelly’nin açıklamasında ABD Kara Kuvvetleri’nin Driscoll’ın Başkan Donald Trump ve Savunma Bakanı Hegseth ile yürüttüğü çalışmaların ardından daha güçlü hale geldiği ifade edildi. Beyaz Saray açıklamasında Driscoll’ın görevden ayrılmasının nedenine ilişkin ayrıntılı bir gerekçe paylaşılmadı.</p>

<h3>PENTAGON’DA ÜST DÜZEY AYRILIKLAR DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Driscoll’ın görevden ayrılması, Pete Hegseth döneminde ABD askeri yönetiminde yaşanan üst düzey personel değişikliklerinin son halkalarından biri oldu. Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Randy George’un görevden alınmasının yanı sıra Pentagon bünyesinde çok sayıda üst düzey general ve amiralin görev değişiklikleriyle karşı karşıya kaldığı bildirildi.</p>

<p>Driscoll’ın ayrılığıyla birlikte ABD Kara Kuvvetleri’nin üst yönetimindeki değişim süreci yeniden gündeme geldi. Gelişme, ABD’nin İran’la savaşının devam ettiği, Orta Doğu’da binlerce Amerikan askerinin konuşlandırıldığı ve askeri operasyonların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-savasinda-cozulen-amerikan-ordusu-oldu-istifalar-durmuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/hegseth4.jpg" type="image/jpeg" length="44662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ECO Kültür Enstitüsü’den özel konferans: Türkiye’nin kültürel mirası Tahran’da konuşulacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ecodan-ozel-konferans-turkiyenin-kulturel-mirasi-tahranda-konusulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ecodan-ozel-konferans-turkiyenin-kulturel-mirasi-tahranda-konusulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Kültürel Buluşmalar Serisi: ECO Üye Ülkelerini Tanıyoruz - Türkiye” Konferansı, 1 Eylül 2026’da İran’ın başkenti Tahran’da ECO Kültür Enstitüsü’nde gerçekleştirilecek. Akademisyenler, diplomatlar, araştırmacılar ve kültür temsilcilerini bir araya getirecek programda Türkiye’nin kültürel mirası, tarihî birikimi ve ECO bölgesiyle ilişkileri farklı yönleriyle ele alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Kültürel Buluşmalar Serisi: ECO Üye Ülkelerini Tanıyoruz - Türkiye” Konferansı, 1 Eylül 2026 tarihinde İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenecek. ECO Kültür Enstitüsü (ECI) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek konferansta Türkiye’nin zengin ve köklü kültürel mirası, kültürel çeşitliliği ile Ekonomik İşbirliği Teşkilatı bölgesindeki ülkelerle sahip olduğu tarihî ve çağdaş kültürel bağlar akademik ve diplomatik perspektiflerden değerlendirilecek.</p>

<p>ECO Kültür Enstitüsü tarafından hazırlanan program, Türkiye’nin kültürel birikiminin farklı boyutlarının ele alınmasını amaçlıyor. Konferans kapsamında ortak tarihî miras, bölgesel kültürel etkileşimler ve Türkiye ile ECO bölgesi arasındaki kültürel ilişkiler üzerine çeşitli sunum ve değerlendirmeler gerçekleştirilecek.</p>

<h3>KONFERANS 1 EYLÜL’DE TAHRAN’DA DÜZENLENECEK</h3>

<p>ECO Kültür Enstitüsü tarafından organize edilen “Kültürel Buluşmalar Serisi: ECO Üye Ülkelerini Tanıyoruz - Türkiye” başlıklı konferansın adresi Tahran’daki ECO Kültür Enstitüsü olacak. 1 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek program, Türkiye’nin kültürel yapısının ve bölgesel kültürel bağlarının kapsamlı biçimde gündeme getirilmesini hedefliyor.</p>

<p>Konferans boyunca Türkiye’nin tarih boyunca oluşan kültürel birikimi, farklı kültürel unsurları ve ECO coğrafyasıyla kurduğu ilişkiler ele alınacak. Akademik ve diplomatik çevrelerden katılımcıların yer alacağı etkinlikte ortak tarihî miras ile günümüzde devam eden kültürel etkileşimlere ilişkin başlıklar da görüşülecek.</p>

<h3>AÇILIŞ KONUŞMASINI ECI BAŞKANI MUHAMMAD HASSAN YAPACAK</h3>

<p>Konferans, ECO Kültür Enstitüsü Başkanı Büyükelçi Muhammad Hassan’ın açılış konuşmasıyla başlayacak. Programda diplomatik temsil düzeyinde Türkiye adına da bir konuşma gerçekleştirilecek.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin Tahran Büyükelçisi Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, konferans kapsamında katılımcılara hitap edecek. Büyükelçi Kırlangıç’ın konuşması, Türkiye’nin kültürel birikimi ve ECO coğrafyasıyla ilişkilerinin ele alındığı programın diplomatik boyutlarından birini oluşturacak.</p>

<h3>AKADEMİSYEN VE KÜLTÜR TEMSİLCİLERİ KONUŞMACI OLACAK</h3>

<p>Konferansın konuşmacıları arasında Türkiye’den farklı kurum ve üniversitelerde görev yapan akademisyenler ile kültür alanında çalışan isimler bulunacak. Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Doç. Dr. Zeki Eraslan ile Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri Dr. Gökhan Çetinkaya program kapsamında konuşma gerçekleştirecek.</p>

<p>Fars Dili ve Edebiyatı Profesörü Adnan Karaismailoğlu ile Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güler Doğan Averbek de konferansın konuşmacıları arasında yer alacak. Programda ayrıca Özbekistan’dan bağımsız araştırmacı ve yazar Anvar Yusupov da görüş ve çalışmalarını katılımcılarla paylaşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KONFERANSIN KOORDİNASYONUNU DR. AHMET AKALIN YÜRÜTECEK</h3>

<p>Konferans, ECO Kültür Enstitüsü Direktör Yardımcısı Dr. Ahmet Akalın’ın koordinasyonunda gerçekleştirilecek. Program kapsamında akademisyenlerin yanı sıra diplomatlar, araştırmacılar ve kültür alanında faaliyet gösteren çeşitli kurum ve çevrelerin temsilcileri Tahran’da bir araya gelecek.</p>

<p><img alt="Corre" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/corre.jpg" width="1131" /></p>

<p>Etkinlik, Türkiye ile ECO bölgesi arasındaki kültürel ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunma hedefiyle düzenlenecek. Türkiye’nin ortak tarihî miras içerisindeki yeri, bölgesel kültürel etkileşimleri ve günümüzde devam eden kültürel bağları konferans süresince farklı disiplinlerden katılımcıların katkılarıyla ele alınacak.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN KÜLTÜREL MİRASI FARKLI BOYUTLARIYLA ELE ALINACAK</h3>

<p>ECO Kültür Enstitüsü’nün düzenlediği konferansta Türkiye’nin yalnızca tarihî kültürel mirası değil, günümüzde ECO coğrafyasıyla devam eden kültürel ilişkileri de gündeme taşınacak. Akademik çalışmalar ve diplomatik perspektiflerin aynı programda buluşmasıyla ortak kültürel mirasın farklı yönleri üzerinde durulacak.</p>

<p>Program, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin tanıtılmasının yanı sıra ECO üyesi ülkeler arasındaki kültürel etkileşimin ele alınacağı bir buluşma niteliği taşıyacak. Konferans kapsamında ortaya konulacak akademik ve diplomatik görüşler, Türkiye ile bölge ülkeleri arasındaki kültürel ilişkilerin farklı başlıklar altında değerlendirilmesine imkân sağlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ecodan-ozel-konferans-turkiyenin-kulturel-mirasi-tahranda-konusulacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/tahran-2.jpg" type="image/jpeg" length="57651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="66877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="16965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="38860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="40573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="93849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="92378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="91568"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="29997"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="28056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="48890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="35535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="19199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="20628"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="51261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="29017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="58341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="61010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="37182"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="68401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="24914"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
