<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 30 Aug 2026 19:54:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan ortak savunma adımı: İlk kritik toplantı İstanbul’da]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistandan-ortak-savunma-adimi-ilk-kritik-toplanti-istanbulda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistandan-ortak-savunma-adimi-ilk-kritik-toplanti-istanbulda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” için yeni aşamaya geçiliyor. Anlaşma kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı 31 Ağustos’ta İstanbul’da yapılacak. Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katılımının öngörüldüğü toplantıda savunma kapasiteleri, askeri birlikte çalışabilirlik, orta]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 Ağustos’ta Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma alanındaki işbirliğini kapsayan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” imzalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın imzasını taşıyan anlaşma, ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütlerin güçlendirilmesini amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anlaşmanın hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi de ilk kez toplanmaya hazırlanıyor. Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarını bir araya getirecek toplantıya 31 Ağustos’ta Türkiye ev sahipliği yapacak.</p>

<h3>MEKKE KOMİTESİ İLK KEZ TOPLANACAK</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı 31 Ağustos’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek. Komite, anlaşma kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön verilmesi amacıyla üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşuyor.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun katılması öngörülüyor. Pakistan’ı Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir’in temsil etmesi planlanıyor.</p>

<p>Suudi Arabistan’dan ise Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili’nin toplantıya katılması öngörülüyor.</p>

<h3>ÜÇ ÜLKENİN ÜST DÜZEY İSİMLERİ İSTANBUL’DA BULUŞACAK</h3>

<p>Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da yapılacak ilk toplantı, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön verilmesini amaçlıyor. Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının aynı masada yer alacağı toplantıda uluslararası güvenlik konularının da gündeme alınması planlanıyor.</p>

<p>Komitenin çalışma alanları yalnızca siyasi ve askeri istişarelerle sınırlı olmayacak. Savunma kapasitelerinin geliştirilmesi ve üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilirliğin artırılmasının teşvik edilmesi de toplantının temel gündem maddeleri arasında bulunuyor.</p>

<h3>ORTAK ÜRETİM VE SAVUNMA SANAYİSİ MASADA</h3>

<p>Toplantıda savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin derinleştirilmesine ilişkin başlıkların değerlendirilmesi planlanıyor. Ortak üretim faaliyetlerinin yanı sıra araştırma ve geliştirme çalışmalarında üç ülke arasındaki işbirliğinin artırılmasına yönelik konuların ele alınması öngörülüyor.</p>

<p>Terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesi de toplantının gündemindeki başlıklar arasında yer alıyor. Uluslararası güvenlik meseleleri, savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, askeri birlikte çalışabilirlik, savunma sanayisi ve terörle mücadele konularının komite bünyesinde değerlendirilmesi planlanıyor.</p>

<h3>SEKRETARYA VE YOL HARİTASI BELİRLENECEK</h3>

<p>İstanbul’daki toplantıda Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi tarafından belirlenecek ortak faaliyet alanlarındaki çalışmaları yönlendirecek Sekretarya ile diğer ilgili mekanizmaların çerçevesinin çizilmesi öngörülüyor. İlerleyen dönemde üç ülke tarafından atılacak adımlara ilişkin yol haritasının da toplantıda belirlenmesi planlanıyor.</p>

<p>Toplantının ayrıca Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bölgede güvenlik, barış ve istikrarın pekiştirilmesini hedefleyen yapısının vurgulanmasına imkan tanıması bekleniyor. Anlaşma, meselelere işbirliğine dayalı güvenlik anlayışıyla yaklaşan ve çatışma yerine huzur ve refahı önceliklendiren ülkelere yönelik bir işbirliği zemini olarak tanımlanıyor.</p>

<h3>MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI NELERİ KAPSIYOR?</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan ve külfet paylaşımı ile ortak güvenlik anlayışını esas alan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor. Anlaşmayla bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütlerin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın güvenlik alanındaki işbirliğini kapsayan düzenleme, herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini de hedefliyor. Anlaşmanın en önemli hükümlerinden biri ise üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı durumunda uygulanacak ortak savunma yaklaşımını kapsıyor.</p>

<h3>BİR ÜLKEYE SİLAHLI SALDIRI ÜÇÜNE YAPILMIŞ SAYILACAK</h3>

<p>Anlaşma, Türkiye, Suudi Arabistan veya Pakistan’dan herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının üç ülkenin tamamına yönelik saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor. Söz konusu hükümle herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturulmasına yönelik bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor. Düzenleme, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğinin ve askeri birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesini de kapsıyor.</p>

<h3>MEVCUT İTTİFAKLARA ALTERNATİF OLARAK TANIMLANMIYOR</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmediği belirtiliyor. Düzenleme, üç ülkenin mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayan ve bölgesel güvenliği güçlendirmeyi amaçlayan bir işbirliği mekanizması olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Anlaşma aynı zamanda diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki köklü bağların savunma ve güvenlik alanındaki işbirliğiyle pekiştirilmesini, üç ülkenin kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlamasını amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistandan-ortak-savunma-adimi-ilk-kritik-toplanti-istanbulda</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/turkiye-pakistan-arabistan.jpg" type="image/jpeg" length="80263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamaney’den Müslüman ülkelere: Gerçek düşmanın kim olduğunu görün]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamaneyden-musluman-ulkelere-gercek-dusmanin-kim-oldugunu-gorun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hamaneyden-musluman-ulkelere-gercek-dusmanin-kim-oldugunu-gorun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran lideri Mücteba Hamaney, Müslüman ülkelerin “gerçek düşmanlarını tanıması, planlarını anlaması ve ona karşı koyması” gerektiğini söyledi. İran yönetimi Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için acele etmeyeceğini açıklarken, Irak da Tahran ile Washington arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran lideri Mücteba Hamaney, İran ile ABD arasındaki savaşın ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin sürdüğü dönemde Müslüman ülkelere birlik çağrısında bulundu. Hamaney, İslam Birliği Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajında özellikle Körfez ülkelerini hedef alarak Müslüman ülkelerin “gerçek düşmanlarını” tanıması, karşı tarafın planlarını anlaması ve ortak şekilde karşı koyması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>HAMANEY MÜSLÜMAN ÜLKELERE BİRLİK ÇAĞRISI YAPTI</h3>

<p>Hamaney mesajında Müslüman ülkeler arasındaki ayrılıkların karşıt güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğini savundu. İslam dünyasında iş birliğinin ve ortak savunma anlayışının güçlendirilmesini isteyen İran lideri, özellikle Körfez ülkelerinin dış müdahalelere karşı birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>İran lideri, Müslüman ülke yönetimlerine “gerçek düşmanı tanıma, planlarını anlama ve ona karşı koyma” çağrısında bulundu. Hamaney’in mesajı, İran’ın ABD ve İsrail ile yaşadığı askeri gerilimin bölgedeki Körfez ülkeleri üzerindeki güvenlik ve ekonomik etkilerinin devam ettiği bir dönemde yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİN MERKEZİNDE</h3>

<p>Hamaney’in açıklamalarının ardından İran yönetiminin Hürmüz Boğazı’na ilişkin tutumu da yeniden gündeme geldi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, boğazın yeniden açılması anlamına gelecek herhangi bir kararın henüz alınmadığını ve Tahran’ın bu konuda acele etmediğini söyledi.</p>

<p>Garibabadi, İran ile Umman arasında geçici bir geçiş güzergahı konusunda mutabakat sağlandığını ancak söz konusu düzenlemenin Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açıldığı anlamına gelmediğini belirtti. İranlı yetkili, kalıcı bir düzenleme için ABD’nin daha önce varılan mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini savundu.</p>

<h3>İRAN: BOĞAZ ANCAK ŞARTLARIMIZ KABUL EDİLİRSE AÇILIR</h3>

<p>Garibabadi, İran’ın belirlediği şartlar yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmayacağını söyledi. Tahran yönetimi, özellikle ABD’nin daha önce üzerinde uzlaşıldığı belirtilen taahhütleri yerine getirmesini ve İran’ın güvenlik kaygılarının karşılanmasını istiyor.</p>

<p>İran ile Umman arasında yürütülen görüşmeler sonucunda yaklaşık 7 mil genişliğinde geçici bir deniz geçiş koridoru üzerinde anlaşmaya varıldığı bildirildi. İran yönetimi, söz konusu düzenlemenin sınırlı geçişlere imkan tanıyabileceğini ancak boğazın tüm deniz trafiğine koşulsuz şekilde açılması anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<h3>HÜRMÜZ’DE DENİZ TRAFİĞİ TAMAMEN DURMUŞ DEĞİL</h3>

<p>İranlı yetkililerin boğazın “kapalı” olduğuna yönelik açıklamalarına rağmen Hürmüz üzerinden sınırlı deniz trafiği devam ediyor. Kpler verilerine göre 27 Ağustos’ta 10 emtia gemisinin, 28 Ağustos öncesindeki bir günde ise 7 geminin boğazdan geçiş yaptığı tespit edildi. Gemilerin bir bölümünün transponderlerini kapatması nedeniyle gerçek geçiş sayısının daha yüksek olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve doğal gaz taşımacılığının en önemli geçiş noktalarından biri olması nedeniyle İran ile ABD arasındaki gerilimin uluslararası enerji piyasalarına doğrudan yansıdığı başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARI: HÜRMÜZ ÜZERİNDE KONTROL BİZDE</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu da Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün Tahran’da olduğunu savundu. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Mohibi, ABD’nin şartları kabul etmemesi halinde boğazın yeniden açılmayacağını söyledi.</p>

<p>Mohibi, hiçbir “düşman askeri gemisinin” İran’ın izni olmadan boğazdan geçemeyeceğini ileri sürerek İran’ın bölgedeki askeri kontrolünü sürdürdüğünü ifade etti. Devrim Muhafızları, ABD’li yetkililerin boğazın durumu hakkında enerji fiyatlarını ve kamuoyunu etkilemeye yönelik gerçeği yansıtmayan açıklamalar yaptığını da savundu.</p>

<h3>ABD İLE İRAN ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK SÜRÜYOR</h3>

<p>Tahran yönetimi, ABD’nin daha önce üzerinde mutabakata varıldığı belirtilen şartları yerine getirmediğini öne sürüyor. İran tarafına göre haziran ayında Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda imzalanan 14 maddelik mutabakat; çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ABD’nin deniz ablukasını kaldırması ve 60 günlük müzakere sürecinin başlaması gibi başlıklar içeriyordu.</p>

<p>İran yönetimi, Washington’ın söz konusu mutabakatın temel unsurlarına uymadığını savunurken ABD tarafı ile Tahran arasındaki karşılıklı suçlamalar devam ediyor. Hürmüz Boğazı’nın statüsü de iki ülke arasındaki görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>IRAK TAHRAN İLE WASHINGTON ARASINDA “KÖPRÜ” OLMAK İSTİYOR</h3>

<p>İran ile ABD arasındaki gerilim devam ederken Irak yönetiminden arabuluculuk açıklaması geldi. Irak Başbakanı’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el Araci, Bağdat’ın Tahran ile Washington arasında “köprü” rolü üstlenmek istediğini söyledi.</p>

<p>Araci, Irak’ın iki tarafın yeniden müzakere masasına dönmesine katkı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bağdat yönetiminin girişimi, bölgede askeri gerilimin azaltılması ve diplomatik temasların yeniden güçlendirilmesi yönündeki çabaların bir parçası olarak gündeme geldi.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI DİPLOMATİK PAZARLIKLARIN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ</h3>

<p>İran ile ABD arasındaki savaş ve güvenlik gerilimi sürerken Hürmüz Boğazı’nın geleceği bölgesel diplomasinin merkezinde yer almaya devam ediyor. İran boğaz üzerindeki kontrolünü koruduğunu ve şartları karşılanmadan tam açılışa izin vermeyeceğini savunurken sınırlı ticari gemi geçişleri de sürüyor.</p>

<p>Umman ile İran arasında geçici deniz güzergahı konusunda temaslar yürütülürken Irak da Washington ile Tahran arasında yeni bir diplomatik kanal oluşturmayı hedefliyor. Hamaney’in Müslüman ülkelere yönelik birlik çağrısı ise aynı dönemde İran’ın bölgesel siyasi söyleminin önemli başlıklarından biri haline geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamaneyden-musluman-ulkelere-gercek-dusmanin-kim-oldugunu-gorun</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hamaney-44-2.jpg" type="image/jpeg" length="77004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu’dan Türkiye’ye Suriye mesajı: “Güneye geldiğini görmek istemiyorum”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahudan-turkiyeye-suriye-mesaji-guneye-geldigini-gormek-istemiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahudan-turkiyeye-suriye-mesaji-guneye-geldigini-gormek-istemiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’nin güneyinde “güvenlik kuşağı” oluşturduklarını açıklarken Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığının güneye doğru genişlemesine karşı olduklarını söyledi. Netanyahu, Ankara ve Şam’a bu yönde mesaj ilettiklerini, mesajın sonuç vermediğini savunarak İsrail’in Suriye’de askeri güç kullandığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’de Rusça yayın yapan Kanal 9’a verdiği röportajda Suriye’deki askeri faaliyetler, Türkiye’nin ülkedeki varlığı ve İsrail’in güney Suriye’ye ilişkin politikasına yönelik açıklamalarda bulundu. Netanyahu, Suriye topraklarından gelebileceğini öne sürdüğü “cihatçı işgal” ihtimaline karşı ülkenin güneyinde bir “güvenlik kuşağı” oluşturduklarını söylerken Türkiye’nin askeri varlığının mevcut konuşlanma alanından güneye doğru genişlemesine izin vermek istemediklerini ifade etti.</p>

<h3>NETANYAHU: SURİYE’DE GÜVENLİK KUŞAĞI OLUŞTURDUK</h3>

<p>Netanyahu, İsrail’in Suriye’den gelebilecek olası bir “cihatçı işgal” tehdidine karşı bir güvenlik kuşağı oluşturma kararı aldığını belirtti. İsrail Başbakanı, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde belirli bir konuşlanma alanına sahip olduğunu söylerken Ankara’nın askeri varlığının daha güneye taşınmasına karşı olduklarını dile getirdi.</p>

<p>Netanyahu, Türkiye’ye ilişkin tutumunu “Türkiye'nin güneye geldiğini görmek istemiyorum” sözleriyle açıkladı. İsrail Başbakanı, söz konusu mesajı hem Türkiye’ye hem de Suriye yönetimine ilettiklerini, Şam yönetiminden de Türk askeri varlığının güneye doğru genişlemesine izin vermemesini istediklerini söyledi.</p>

<h3>TÜRKİYE VE ŞAM’A MESAJ İLETİLDİĞİNİ SÖYLEDİ</h3>

<p>İsrail Başbakanı, Suriye’de daha önce bir “statükonun” bulunduğunu ancak söz konusu düzenin ihlal edildiğini veya ihlal edilmek üzere olduğunu öne sürdü. Netanyahu, ABD ve farklı iletişim kanallarının yanı sıra doğrudan Şam yönetimine de İsrail’in tutumunun aktarıldığını ifade etti.</p>

<p>Netanyahu, Türkiye’nin mevcut askeri konuşlanma alanının güneyindeki bir hava üssünde askeri varlık veya tahkimat oluşturmasına izin vermeyeceklerini ilettiklerini söyledi. İsrail Başbakanı, Ankara’nın Suriye’de güneye doğru askeri olarak ilerlemesini İsrail’in güvenlik politikaları açısından kabul etmeyeceklerini savundu.</p>

<h3>“MESAJ ALINMADI, KİNETİK YOLLARLA İLETTİK”</h3>

<p>Netanyahu, Türkiye ve Suriye tarafına ilettiklerini söylediği mesajın beklenen sonucu vermediğini öne sürdü. İsrail Başbakanı, diplomatik ve siyasi mesajların ardından İsrail’in askeri güç kullanarak tutumunu sahada gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>İsrail Başbakanı, “Görünüşe göre o mesaj alınmadı ve bizim jargonumuzda ‘kinetik yollarla’ dediğimiz şekilde bunu göstermek zorunda kaldık.” sözlerini kullandı. Netanyahu’nun açıklamaları, İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıyla ilişkilendirildi.</p>

<h3>EBU ZUHUR HAVA ÜSSÜ İSRAİL TARAFINDAN VURULDU</h3>

<p>İsrail, 18 Ağustos’ta İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü hedef aldı. İsrail tarafı saldırıyı, Türkiye’nin söz konusu tesiste askeri varlık oluşturabileceği iddiasıyla ilişkilendirirken Ankara’ya yönelik askeri konuşlanma uyarıları da aynı dönemde gündeme geldi.</p>

<p>Jerusalem Post’a konuşan İsrailli uzmanlar, saldırının Türkiye ile İsrail arasında doğrudan askeri karşılaşma ihtimalinin önüne geçme amacı taşıdığını savundu. Ankara ise Türkiye’nin konuşlanmasının bölgedeki “statükoyu” ihlal ettiği ve İsrail’in güvenliğini tehdit ettiği yönündeki İsrail kaynaklı iddiaları reddetti.</p>

<h3>NETANYAHU: SAVAŞ ARAYIŞINDA DEĞİLİZ</h3>

<p>Netanyahu, açıklamalarında İsrail’in Türkiye ile doğrudan bir savaş arayışında olmadığını savunurken güvenlik politikasını askeri caydırıcılık üzerinden yürüttüklerini söyledi. İsrail Başbakanı, karşı tarafın niyetlerine yalnızca güvenemeyeceklerini belirterek askeri güç kullanımını İsrail’in güvenliğinin korunmasıyla ilişkilendirdi.</p>

<p>Netanyahu, “Zayıf olduğunuzda size saldırırlar, güçlü olduğunuzda size saygı duyarlar” ifadelerini kullanarak İsrail’in askeri gücünün caydırıcılık açısından gerekli olduğunu savundu.</p>

<h3>KATZ: HERMON DAĞI VE GÜVENLİK BÖLGESİNDEN ÇEKİLMEYECEĞİZ</h3>

<p>Netanyahu’nun açıklamaları, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Suriye’nin güneyindeki İsrail askeri varlığına ilişkin mesajlarının ardından geldi. Katz, 25 Ağustos’ta Suriye’nin güneyinde İsrail askerlerini ziyaret ederken “cihatçı tehdit” olarak tanımladığı durum devam ettiği sürece İsrail ordusunun Hermon Dağı ve kontrol ettiği güvenlik bölgesinden çekilmeyeceğini söyledi.</p>

<p>Katz, İsrail askerlerinin Hermon Dağı’ndaki varlığının İsrail yerleşimlerini ve ülkenin sınırlarını korumayı amaçladığını savundu. İsrail Savunma Bakanı ayrıca Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlenen saldırının Türkiye’nin Suriye’de askeri varlık oluşturma girişimine karşı gerçekleştirildiğini ileri sürdü.</p>

<h3>ŞAM İSRAİL’İN SURİYE’DEKİ VARLIĞINA TEPKİ GÖSTERİYOR</h3>

<p>Şam yönetimi, İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri operasyonları ile ülkenin güneyindeki konuşlanmasına karşı çıkıyor. Suriye yönetimi, İsrail’in askeri faaliyetlerini ülkenin egemenliğine yönelik ihlal olarak nitelendirirken İsrail birliklerinin Suriye topraklarından çekilmesini talep ediyor.</p>

<p>İsrail ise Aralık 2024’te Beşşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen tampon bölgeye asker göndermiş, sonrasında Suriye’nin daha iç kesimlerine yönelik operasyonlar gerçekleştirmişti. İsrail yönetimi, Suriye’nin güneyinde kontrol ettiği bölgelerdeki askeri varlığını güvenlik gerekçesiyle sürdürdüğünü savunuyor.</p>

<h3>İSRAİL İLE SURİYE ARASINDA GÜVENLİK ANLAŞMASI GÜNDEMDE</h3>

<p>Sahadaki askeri gerilime rağmen İsrail ile Suriye arasında güvenlik anlaşmasına yönelik diplomatik temaslar da sürüyor. Al-Monitor’un 25 Ağustos tarihli haberine göre İsrail yönetimi Suriye politikasını yeniden değerlendirmeye ve Şam ile güvenlik anlaşmasına giden bir yol oluşturmaya çalışıyor.</p>

<p>Haberde, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İsrail ile Suriye arasında anlaşmaya varılması yönünde girişimlerde bulunduğu, İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı Roman Gofman’ın da diplomatik temaslarda görevlendirildiği aktarıldı.</p>

<h3>SURİYE DIŞİŞLERİ BAKANI İLE MOSSAD BAŞKANI ÜRDÜN’DE GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Diplomatik sürecin önemli adımlarından biri 23 Ağustos’ta Ürdün’de gerçekleştirildi. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile Mossad Başkanı Roman Gofman’ın ABD arabuluculuğundaki temaslar kapsamında bir araya geldiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmenin İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının ardından Şam ile Tel Aviv arasındaki gerilimi azaltmayı amaçladığı belirtildi. Görüşmelerde İsrail saldırılarının durdurulmasına yönelik mekanizmalar, güvenlik anlaşması müzakerelerinin yeniden başlatılması ve İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimin Suriye topraklarına yansımaması gibi başlıklar ele alındı.</p>

<h3>ÜRDÜN’DE ORTAK MEKANİZMA SEÇENEĞİ ELE ALINDI</h3>

<p>Diplomatik temaslarda Suriye’de İsrail veya Türkiye’nin dahil olabileceği olası askeri karşılaşmaların önlenmesi amacıyla Ürdün’de ABD gözetiminde özel bir koordinasyon mekanizması oluşturulması seçeneği de gündeme geldi. Taraflar arasında daha önce ABD denetiminde bilgi paylaşımı sağlayacak bir iletişim mekanizması kurulmasına yönelik anlaşma sağlandığı bildirildi.</p>

<p>Şam yönetimi görüşmeler sırasında İsrail’in 2024 öncesindeki askeri pozisyonlarına geri dönmesini, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nın yeniden uygulanmasını ve Suriye’nin askeri kapasitesini yeniden oluşturma hakkının korunmasını talep etti.</p>

<h3>İSRAİL-TÜRKİYE GERİLİMİNİN SURİYE’YE YANSIMAMASI İÇİN TEMASLAR SÜRÜYOR</h3>

<p>Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik İsrail saldırısı, Türkiye ile İsrail arasındaki Suriye merkezli gerilimin yeniden öne çıkmasına neden oldu. İsrail saldırıyı Türkiye’nin üs çevresinde gelecekte askeri varlık oluşturabileceği iddiasıyla gerekçelendirirken Şam yönetimi üssün Türkiye’ye tahsis edilmesine yönelik bir plan bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti.</p>

<p>ABD’nin yürüttüğü diplomatik girişimlerde Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin Suriye topraklarında doğrudan bir askeri karşılaşmaya dönüşmesini engelleyecek mekanizmaların oluşturulması da gündemde bulunuyor. Ürdün’deki görüşmelerde Türkiye-İsrail geriliminin Suriye’ye yansımamasının doğrudan ele alındığı bildirildi.</p>

<h3>SURİYE’NİN GÜNEYİ GERİLİMİN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ</h3>

<p>İsrail, Suriye’nin güneyindeki askeri varlığını sınırlarını ve İsrail kontrolündeki bölgeleri koruma gerekçesiyle savunurken Şam yönetimi İsrail askerlerinin ülkedeki varlığını ve hava saldırılarını egemenlik ihlali olarak değerlendiriyor. İki ülke arasında ABD arabuluculuğunda güvenlik anlaşmasına yönelik temaslar sürerken güney Suriye’deki İsrail askeri varlığı görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Suriye tarafı İsrail’in askeri operasyonlarının durdurulmasını ve birliklerin önceki hatlara çekilmesini isterken İsrail yönetimi ise “güvenlik bölgesi” olarak nitelendirdiği alanlarda askeri varlığını sürdürme yönündeki tutumunu koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahudan-turkiyeye-suriye-mesaji-guneye-geldigini-gormek-istemiyorum</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/netanyahu-turkiye.jpg" type="image/jpeg" length="38711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nijer'de batı destekli darbe girişimi, Rusya'dan yardım istendi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nijerde-bati-destekli-darbe-girisimi-rusyadan-yardim-istendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nijerde-bati-destekli-darbe-girisimi-rusyadan-yardim-istendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nijer’in başkenti Niamey’de 28 Ağustos gecesi başlayan askeri isyan girişiminin ardından Nijer ordusunun Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Afrika Kolordusu’ndan yardım istediği açıklandı. Türkiye, Nijer’de güvenlik ve istikrarın korunması için itidal çağrısı yaparken, Sahel Devletleri Konfederasyonu da Nijer yönetimine ve ülkenin kurumlarına tam destek verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nijer’in başkenti Niamey’de askeri isyan ve şiddet olayları yaşandı. Rusya’nın Nijer Büyükelçisi Viktor Voropayev, Nijer ordusunun isyan girişiminin bastırılması amacıyla Rusya’dan yardım talebinde bulunduğunu açıkladı. Olayların merkezinde, Diori Hamani Uluslararası Havalimanı’nın bitişiğinde bulunan 101 No’lu Hava Üssü yer aldı.</p>

<p>Nijer makamları, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle isyan girişiminin kontrol altına alındığını bildirirken, bazı kaynaklar 101 No’lu Hava Üssü’nde tam kontrolün henüz sağlanamadığını ve isyancı askerlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların sürdüğünü öne sürdü. Türkiye Dışişleri Bakanlığı olaylara ilişkin itidal çağrısında bulunurken, Sahel Devletleri Konfederasyonu da Nijer yönetimine desteğini açıkladı.</p>

<h3>NİJER ORDUSU RUSYA’DAN YARDIM İSTEDİ</h3>

<p>Rusya’nın Nijer Büyükelçisi Viktor Voropayev, Rus haber ajansı TASS’a yaptığı açıklamada Nijer ordusunun askeri isyanın bastırılması amacıyla Rusya’dan destek talep ettiğini söyledi. Voropayev, talebin Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Afrika Kolordusu’na iletildiğini kaydetti.</p>

<p>Rus Büyükelçi, Diori Hamani Uluslararası Havalimanı’nın hemen yanında bulunan 101 No’lu Hava Üssü Komutanlığı’ndaki isyancı askerlerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla yardım istendiğini belirtti. Nijer ordusunun söz konusu üssün kontrolünün yeniden sağlanması için operasyon yürüttüğü ifade edildi.</p>

<h3>İSYANA TILLABERİ VE DOSSO’DAN GELEN SUBAYLARIN KATILDIĞI AÇIKLANDI</h3>

<p>Voropayev, askeri isyan girişiminde Tillaberi ve Dosso bölgelerinden gelen genç subayların yer aldığını aktardı. Rus Büyükelçi, söz konusu askerlerin dışarıdan yönlendiriliyor olabileceğini ileri sürdü.</p>

<p>İsyan girişiminin arkasında herhangi bir dış aktör bulunup bulunmadığına ilişkin Nijer makamlarından paylaşılan metinde doğrulanmış bir bilgi yer almadı. Voropayev’in dış yönlendirme ihtimaline ilişkin açıklaması kendi değerlendirmesi olarak aktarıldı.</p>

<h3>TÜRKİYE’DEN NİJER İÇİN İTİDAL ÇAĞRISI</h3>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Nijer’de meydana gelen askeri isyan ve şiddet olaylarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Bakanlık, Nijer’de yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, “Nijer’in güvenliğinin ve istikrarının korunması için itidal çağrısında bulunuyor, sükunetin en kısa sürede yeniden sağlanmasını temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi. Türkiye’nin Nijer ile dayanışma içerisinde olmaya ve Nijer halkını desteklemeye devam edeceği kaydedildi.</p>

<h3>SAHEL DEVLETLERİ KONFEDERASYONU NİJER YÖNETİMİNE DESTEK VERDİ</h3>

<p>Sahel Devletleri Konfederasyonu, 28 Ağustos gecesi Niamey’de meydana gelen askeri isyan girişiminin ardından Nijer’e ve ülkenin kurumlarına tam destek verdiğini açıkladı. AES tarafından yapılan açıklamada, bir grup askerin eylemleri “istikrarsızlaştırma girişimi” olarak nitelendirildi.</p>

<p>Konfederasyon, başkentte bulunan 101 No’lu Hava Üssü ile bazı hassas noktaların hedef alındığını bildirdi. Açıklamada, isyan girişiminin Nijer silahlı kuvvetlerinin müdahalesiyle kontrol altına alındığı ve başarısızlığa uğratıldığı belirtildi.</p>

<h3>AES İSYAN GİRİŞİMİNİ “İHANET” OLARAK NİTELENDİRDİ</h3>

<p>Sahel Devletleri Konfederasyonu açıklamasında yaşanan olaylar “ihanet” olarak nitelendirildi. Nijer’in güvenlik ve savunma güçlerinin olaylar sırasındaki bağlılık, cesaret ve profesyonelliğinin memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.</p>

<p>AES, askerlerin görevlerine bağlı kalarak isyan girişimine karşı koymasının başkentte düzenin yeniden sağlanmasına katkıda bulunduğunu bildirdi. Konfederasyon, Nijer’in kurumlarına tam desteğini yineleyerek ülke yönetimiyle birlikte egemenlik ve barışın korunması yönündeki mücadelenin sürdürüleceğini açıkladı.</p>

<h3>İSYAN 28 AĞUSTOS’U 29 AĞUSTOS’A BAĞLAYAN GECE BAŞLADI</h3>

<p>Nijer Savunma Bakanı Salifou Mody, daha önce yaptığı açıklamada olayların 28 Ağustos’u 29 Ağustos’a bağlayan gece başladığını bildirmişti. Mody, bir grup askerin Niamey’deki 101 No’lu Hava Üssü’nde bazı silah arkadaşlarını kışlada tutmaya çalıştığını ve başkentte bulunan stratejik noktalara ateş açtığını açıklamıştı.</p>

<p>Savunma Bakanı, Nijer güvenlik güçlerinin müdahalesinin ardından olayların kontrol altına alındığını ve hedef alınan noktalarda kontrolün kademeli olarak yeniden sağlandığını belirtmişti. Yetkililer, güvenlik güçlerinin başkentteki kritik noktaların kontrolünü sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü bildirmişti.</p>

<h3>101 NO’LU HAVA ÜSSÜNDEKİ DURUMA İLİŞKİN FARKLI İDDİALAR VAR</h3>

<p>Nijer makamları, askeri isyan girişiminin güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucunda kontrol altına alındığını açıkladı. Resmi açıklamalarda başkentte hedef alınan bölgelerde kontrolün yeniden sağlandığı ve girişimin başarısız olduğu bildirildi.</p>

<p>Bazı kaynaklar ise özellikle 101 No’lu Hava Üssü’nde tam kontrolün henüz sağlanamadığını öne sürdü. Aynı kaynaklar, isyancı askerlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların sürdüğünü iddia etti. Resmi makamlar ile diğer kaynaklardan gelen bilgiler arasındaki farklılık nedeniyle hava üssündeki son durumla ilgili farklı açıklamalar bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Afrika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nijerde-bati-destekli-darbe-girisimi-rusyadan-yardim-istendi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/nijer-askeri-darbe-44.jpg" type="image/jpeg" length="45935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Venezuela petrollerine çöktü, 27 yıllık formalite anlaşma imzalandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-venezuela-petrollerine-coktu-27-yillik-formalite-anlasma-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-venezuela-petrollerine-coktu-27-yillik-formalite-anlasma-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ABD ile varılan petrol anlaşmasının 25 yıl boyunca geçerli olacağını ve günlük üretimin 1,5 milyon varilin üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Varil fiyatının 65 dolar üzerinden hesaplanması halinde Venezuela’nın anlaşmadan toplam 209 milyar 335 milyon dolar gelir elde etmesi öngörülürken, ABD Başkanı Donald Trump mutabakatı “dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonu VTV’ye yaptığı açıklamada ABD ile varılan petrol anlaşmasının ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Rodriguez, mutabakatın 25 yıllık bir dönemi kapsadığını, ülkenin günlük petrol üretiminin 1,5 milyon varilin üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini ve üretim artışının Venezuela ekonomisine doğrudan gelir sağlamasının planlandığını belirtti.</p>

<p>Anlaşma kapsamında satılan her varilden yaklaşık 19 doların doğrudan Venezuela kasasına aktarılması öngörülüyor. Petrolün varil fiyatının 65 dolar seviyesinde hesaplanması halinde anlaşmanın 25 yıllık dönem boyunca Venezuela’ya sağlayacağı toplam gelirin 209 milyar 335 milyon dolara ulaşabileceği ifade edildi.</p>

<h3>GÜNLÜK PETROL ÜRETİMİNDE 1,5 MİLYON VARİL HEDEFİ</h3>

<p>Rodriguez, Venezuela’nın petrol üretim kapasitesinin artırılmasının anlaşmanın temel hedefleri arasında bulunduğunu söyledi. Günlük üretimin 1,5 milyon varilin üzerine çıkarılmasını amaçladıklarını belirten Rodriguez, yeni üretim modeli kapsamında satılan her varilden yaklaşık 19 doların Venezuela devletinin gelir hanesine yazılacağını kaydetti.</p>

<p>Varil fiyatının 65 dolar olarak hesaplanması durumunda 25 yıllık anlaşmanın toplam ekonomik karşılığının 209 milyar 335 milyon dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Rodriguez, söz konusu gelir modelinin yaptırımların etkisi altında kalan Venezuela ekonomisine yeni kaynak sağlamasını amaçladıklarını ifade etti.</p>

<h3>CHEVRON, REPSOL, ENI, SHELL VE BP İÇİN YENİ ANLAŞMA HEDEFİ</h3>

<p>Venezuela yönetimi, ABD ile yapılan mutabakatı daha geniş kapsamlı enerji yatırımlarının başlangıcı olarak değerlendiriyor. Rodriguez, Chevron, Repsol, Eni, Shell ve BP gibi küresel enerji şirketlerini kapsayabilecek yeni anlaşmalar üzerinde de çalışmayı hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p>Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, ülkenin petrol ve enerji sektöründeki üretim kapasitesinin genişletilmesi yoluyla Venezuela’yı yeniden büyük bir enerji üreticisi konumuna taşımayı amaçladıklarını belirtti. Yeni anlaşmaların hem sermaye girişini hem de teknolojik kapasiteyi artırması hedefleniyor.</p>

<h3>ORİNOCO PETROL KUŞAĞI’NDA 8 HAM SAHA GELİŞTİRİLECEK</h3>

<p>Anlaşmanın önemli bölümlerinden biri Venezuela’nın doğusu ve orta doğusunda bulunan Orinoco Petrol Kuşağı’na ilişkin yatırımlardan oluşuyor. 55 bin kilometrekareden fazla bir alanı kapsayan bölgede bulunan 8 ham sahada geliştirme çalışmaları yürütülmesi planlanıyor.</p>

<p>Rodriguez, anlaşma kapsamında en az yüzde 16 imtiyaz hakkı ve yüzde 34 gelir vergisi oranı belirlendiğini açıkladı. Söz konusu şartların Venezuela’nın petrol gelirlerini artırmasının ve yaptırımlar nedeniyle ağır darbe alan ekonominin toparlanma sürecine katkı sağlamasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<h3>RODRIGUEZ ŞEFFAFLIK VURGUSU YAPTI</h3>

<p>Delcy Rodriguez, petrol anlaşmasının uygulanma sürecinde kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini belirtti. Yatırımların miktarı, üretim seviyesi, devletin elde ettiği gelir ve işletmecilere sunulan şartlara ilişkin bilgilerin vatandaşlarla paylaşılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Rodriguez, “Vatandaşlarımızın ne kadar yatırım yapıldığını, ne kadar üretim gerçekleştirildiğini, devletin elde ettiği geliri ve işletmeciler için şartların neler olduğunu bilmeye hakkı var” dedi. Anlaşmanın uygulanmasına rağmen Venezuela’nın doğal kaynakları üzerindeki mülkiyet ve egemenlik haklarının korunacağını da vurguladı.</p>

<h3>ABD SERMAYE, TEKNOLOJİ VE OPERASYONEL KAPASİTE SAĞLAYACAK</h3>

<p>Venezuela petrol sektörünün yeniden canlandırılması kapsamında ABD’nin sermaye, teknoloji ve operasyonel kapasite sağlaması planlanıyor. Rodriguez, söz konusu desteğin üretim altyapısının geliştirilmesi ve petrol sahalarının daha yüksek kapasiteyle işletilmesi açısından önem taşıdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anlaşmanın hayata geçirilmesindeki çalışmaları nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya teşekkür eden Rodriguez, iki tarafın da sürece kendi imkanları doğrultusunda katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<h3>TRUMP ANLAŞMAYI “DÜNYA TARİHİNİN EN BÜYÜK PETROL ANLAŞMASI” OLARAK TANIMLADI</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da anlaşmaya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Trump, Venezuela ile varılan mutabakatı “dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Trump, Venezuela’da bulunan 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin önemli bir bölümü üzerinde kontrol sağlandığını ifade etti. ABD Başkanı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile süreç boyunca yakın ve koordineli şekilde çalıştığını belirtti.</p>

<h3>VENEZUELA’NIN PETROL REZERVLERİ ANLAŞMANIN MERKEZİNDE</h3>

<p>Anlaşmanın merkezinde Venezuela’nın sahip olduğu büyük petrol rezervleri yer alıyor. Trump’ın açıklamasına göre 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin önemli bir bölümü mutabakat kapsamında değerlendirilecek.</p>

<p>Venezuela yönetimi ise üretim artışı, uluslararası enerji şirketlerinin ülkeye çekilmesi ve Orinoco Petrol Kuşağı’nda yapılacak yeni yatırımlarla enerji sektöründeki kapasitenin genişletilmesini planlıyor. Anlaşmanın 25 yıllık uygulama döneminde üretim, yatırım ve devlet gelirlerine ilişkin verilerin kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-venezuela-petrollerine-coktu-27-yillik-formalite-anlasma-imzalandi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/trump-venezuela-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="16383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzlanda’da AB referandumu sonuçlandı: Üyelik müzakerelerine yüzde 52,5 “Hayır”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlandada-ab-referandumu-sonuclandi-uyelik-muzakerelerine-yuzde-525-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/izlandada-ab-referandumu-sonuclandi-uyelik-muzakerelerine-yuzde-525-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzlanda’da Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması için yapılan referandumda seçmenlerin yüzde 52,5’i “Hayır”, yüzde 47,5’i “Evet” oyu kullandı. Başkent Reykjavik’te AB sürecine destek öne çıkarken kırsal ve kıyı bölgelerindeki yüksek “Hayır” oranları sonucu belirledi. Başbakan Kristrún Frostadóttir, kendi hükümeti döneminde AB’ye katılım sürecinin yeniden gündeme alınmayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzlanda’da hükümetin Avrupa Birliği (AB) ile üyelik müzakerelerini yeniden başlatma teklifi için düzenlenen referandumdan “Hayır” sonucu çıktı. Referandum öncesinde yayımlanan anketlerde müzakerelerin yeniden başlatılmasına destek önde görünmesine rağmen sandığa yansıyan sonuç farklı oldu. Sayımı tamamlanan oyların sonuçlarına göre seçmenlerin yüzde 52,5’i müzakerelerin yeniden başlatılmasına karşı çıkarken, “Evet” oylarının oranı yüzde 47,5’te kaldı.</p>

<p>Referandum, İzlanda’nın 2009’da başlattığı ancak 2013 yılında AB karşıtı hükümetin iktidara gelmesinin ardından askıya alınan üyelik sürecinin geleceğini belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. 2024’te Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde kurulan hükümet, uzun süredir devam eden tartışmayı seçmenlerin kararına bırakmak amacıyla üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması konusunu referanduma taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>188 BİN 500 OYUN SAYIMINDA “HAYIR” YÜZDE 52,5’E ULAŞTI</h3>

<p>İzlanda’da kayıtlı 270 bin seçmenden kullanılan oyların sayımı sürerken, sayımı tamamlanan ilk 188 bin 500 oyun sonuçları referandumdaki tabloyu ortaya koydu. Açıklanan verilere göre seçmenlerin yüzde 52,5’i AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasına “Hayır” derken, sürecin yeniden başlamasını isteyenlerin oranı yüzde 47,5 olarak kaydedildi.</p>

<p>Güneybatı bölgesinden gelen sonuçların da tabloya eklenmesiyle “Evet” oylarının referandumu kazanma ihtimali matematiksel olarak ortadan kalktı. Sonuçlarda özellikle başkent ile tarım ve balıkçılığın yoğun olduğu kırsal ve kıyı bölgeleri arasındaki oy tercihleri belirginleşti.</p>

<h3>REYKJAVİK AB MÜZAKERELERİNİN YENİDEN BAŞLAMASINI DESTEKLEDİ</h3>

<p>Başkent Reykjavik’te sandığa giden seçmenlerin çoğunluğu AB ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlaması yönünde oy kullandı. Reykjavik’in kuzeyinde “Evet” oyları yüzde 57,5’e ulaşırken, kentin güneyinde AB sürecine destek yüzde 54,5 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Başkentte ortaya çıkan sonuç ülkenin diğer bölgelerinde aynı şekilde karşılık bulmadı. Kırsal ve kıyı kesimlerden gelen oylar referandumun genel sonucunu “Hayır” yönüne çevirdi ve Reykjavik’teki destek ülke genelinde çoğunluk sağlanması için yeterli olmadı.</p>

<h3>KIRSAL VE KIYI BÖLGELERİNDE “HAYIR” OYLARI YÜZDE 60’I AŞTI</h3>

<p>Tarım ve balıkçılık faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlamasına yönelik itiraz daha yüksek oranlarda sandığa yansıdı. Güney bölgesinde seçmenlerin yüzde 60,5’i “Hayır” oyu verirken, Kuzeydoğu’da müzakerelere karşı çıkanların oranı yüzde 61,2’ye ulaştı.</p>

<p>En yüksek “Hayır” oranlarından biri Kuzeybatı bölgesinde kaydedildi. Bölgedeki seçmenlerin yüzde 62,9’u AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlamasına karşı oy kullandı. Kırsal ve kıyı kesimlerinden gelen sonuçlar, ülke genelindeki yüzde 52,5’lik “Hayır” çoğunluğunun oluşmasında belirleyici oldu.</p>

<h3>BAŞBAKAN FROSTADÓTTIR AB SÜRECİNE İLİŞKİN KARARI AÇIKLADI</h3>

<p>Referandum sonucunun netleşmesinin ardından İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir, hükümetin izleyeceği yol konusunda açıklamada bulundu. Frostadóttir, referandumdan çıkan kararın ardından kendi hükümeti döneminde Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin yeniden gündeme getirilmeyeceğini bildirdi.</p>

<p>Başbakan Frostadóttir, kırsal bölgelerde balıkçılık, tarım ve doğal kaynakların korunmasına ilişkin ciddi kaygıların bulunduğunu ve söz konusu kaygıların sandığa yansıdığını ifade etti. Referandum sonucunun toplumu bölmemesi yönündeki temennisini de paylaşan Frostadóttir, halkın verdiği karar doğrultusunda hükümet döneminde AB’ye katılım sürecinin tekrar ele alınmayacağını belirtti.</p>

<h3>HÜKÜMET REFERANDUM SONUÇLARINI DEĞERLENDİRECEK</h3>

<p>Kristrún Frostadóttir, sonuçların ardından Dışişleri Bakanı Þorgerður Katrín Gunnarsdóttir ve Eğitim ve Çocuk Bakanı Inga Sæland ile birlikte referandum sürecini değerlendirmek üzere basın toplantısı düzenleyeceklerini duyurdu. Hükümet üyelerinin referandumun ardından ortaya çıkan siyasi tabloyu kamuoyuyla değerlendirmesi planlandı.</p>

<p>Frostadóttir açıklamalarında referandum kampanyası döneminde yaşanan sert kutuplaşmaya da değindi. Dışişleri Bakanı Gunnarsdóttir’e yönelik tehditlere işaret eden İzlanda Başbakanı, siyasetçiler açısından güvenlik koşullarının değiştiğini söylerken kamuoyunun genel olarak sağduyusunu koruduğunu ifade etti.</p>

<h3>REFERANDUM ÖNCESİ ANKETLERDE “EVET” ÖNDEYDİ</h3>

<p>İzlanda medyasında referandum öncesinde yayımlanan anketler, seçmenlerin çoğunluğunun AB ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasına destek verdiğine işaret ediyordu. Anket sonuçlarında halkın yüzde 51,3’ünün müzakerelerin yeniden başlamasından yana olduğu görülüyordu.</p>

<p>Sandık sonuçlarında ise anketlerdeki tablonun tersi ortaya çıktı. Müzakerelerin yeniden başlamasını isteyenlerin oranı yüzde 47,5’te kalırken, karşı çıkanların oranı yüzde 52,5’e ulaştı. Böylece referandum öncesindeki kamuoyu araştırmalarında önde görünen “Evet” seçeneği sandıkta çoğunluğu elde edemedi.</p>

<h3>İZLANDA AB ÜYELİĞİ İÇİN 2009’DA BAŞVURMUŞTU</h3>

<p>İzlanda’nın Avrupa Birliği üyelik süreci 2009 yılında başladı. Ülke, AB’ye katılım amacıyla üyelik sürecini başlatırken ilerleyen yıllarda müzakerelerin geleceği iç siyasetin önemli başlıklarından biri haline geldi.</p>

<p>2013 yılında AB karşıtı hükümetin iktidara gelmesinin ardından üyelik süreci askıya alındı. İzlanda’nın AB ile ilişkilerinin geleceğine yönelik tartışmalar sonraki yıllarda devam ederken, 2024 yılında Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde kurulan hükümet konuyla ilgili belirsizliğin seçmenlerin kararıyla giderilmesi amacıyla referandum düzenlenmesi yoluna gitti.</p>

<h3>“EVET” ÇIKMASI HALİNDE İKİNCİ REFERANDUM YAPILACAKTI</h3>

<p>Referandumda seçmenlere doğrudan İzlanda’nın Avrupa Birliği’ne üye olup olmaması sorulmadı. Oylama, AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmaması konusunda gerçekleştirildi. Sandıktan “Evet” sonucu çıkması halinde İzlanda ile Avrupa Birliği arasındaki üyelik müzakereleri yeniden başlayacaktı.</p>

<p>Müzakerelerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai üyelik anlaşmasının kabul edilip edilmemesi için İzlanda halkının ikinci kez sandık başına gitmesi öngörülüyordu. İlk referandumda yüzde 52,5 oranında “Hayır” oyu çıkmasıyla üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması teklifi reddedildi ve ikinci referanduma uzanabilecek süreç başlamadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlandada-ab-referandumu-sonuclandi-uyelik-muzakerelerine-yuzde-525-hayir</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/izlanda-4.jpg" type="image/jpeg" length="14821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Ukrayna'da mühimmat deposunu havaya uçurdu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukraynada-muhimmat-deposunu-havaya-ucurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukraynada-muhimmat-deposunu-havaya-ucurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’ya ait bir İHA’nın Kiev’in batısındaki Buça bölgesinde bulunan depoyu vurmasının ardından çıkan yangın ve peş peşe patlamalarda en az 37 kişi yaşamını yitirdi, 42’den fazla kişi yaralandı. Ukraynalı savcılar, tesiste patlayıcı maddelerin depolanmasına ilişkin “ihmal” şüphesiyle soruşturma başlatırken Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, mühimmatın yerleşim alanlarının yakınında tutulamayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik hava saldırıları sürerken Kiev’in batısındaki Buça bölgesinde gece saatlerinde bir depo İHA saldırısının hedefi oldu. Myla köyünde meydana gelen saldırının ardından depoda büyük bir yangın çıktı ve patlayıcı maddelerin infilak etmesiyle çevrede geniş çaplı hasar oluştu. Kiev Bölgesi yetkilileri can kaybının 37’ye yükseldiğini, olay yerindeki arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>Saldırıda 42’den fazla kişinin yaralandığı, yaralılar arasında dört çocuğun bulunduğu açıklandı. Çevredeki yaklaşık 50 konut farklı ölçülerde zarar görürken yüzlerce kişi güvenlik gerekçesiyle bölgeden tahliye edildi.</p>

<h3>RUS İHA’SI KİEV’İN BATISINDAKİ DEPOYU VURDU</h3>

<p>Ukraynalı yetkililerin açıklamasına göre Rusya’ya ait bir İHA, Kiev’in batı banliyöleri yakınındaki Myla köyünde bulunan bir depoyu gece saatlerinde vurdu. İlk saldırının ardından tesiste yangın başladı ve depoda bulunan patlayıcı maddelerin infilak etmesiyle art arda büyük patlamalar meydana geldi.</p>

<p>Patlamaların etkisi depo alanıyla sınırlı kalmadı. Çevredeki evler ve diğer yapılar da zarar görürken geniş bir bölgede yangına müdahale ve arama kurtarma çalışması başlatıldı. Yetkililer, olay yerinde çalışmaların sürmesi nedeniyle can kaybının artabileceğini bildirdi.</p>

<h3>CAN KAYBI 37’YE YÜKSELDİ</h3>

<p>Kiev Bölgesi yönetimi, ilk açıklamalarda 27 olarak duyurulan can kaybının ilerleyen saatlerde 37’ye yükseldiğini açıkladı. Saldırıda 42’den fazla kişinin de yaralandığı, yaralılar arasında dört çocuğun bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Bölgede yaklaşık 50 konutun çeşitli düzeylerde hasar gördüğü bildirildi. Yerel makamlar, güvenlik riski nedeniyle yüzlerce kişinin bölgeden tahliye edildiğini ve acil durum ekiplerinin çalışmalarına devam ettiğini aktardı.</p>

<h3>BELEDİYE BAŞKANI TARAS DIDYÇ DA HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Kiev Bölgesi Valisi Timur Tkaçenko, saldırıda hayatını kaybedenler arasında Dmitrivka yerel yönetiminin başındaki Taras Didıç’ın da bulunduğunu açıkladı. Didıç’ın saldırının ardından yardım çalışmalarına katılmak için bölgeye gittiği bildirildi.</p>

<p>Arama kurtarma ekipleri yangın ve patlamaların ardından enkaz alanında çalışmalarını sürdürürken bölgedeki can kaybı ve hasarın boyutunun belirlenmesine yönelik incelemeler de devam ediyor.</p>

<h3>SAVCILIK “İHMAL” SORUŞTURMASI BAŞLATTI</h3>

<p>Ukrayna Başsavcılığı, saldırının ardından depodaki patlamaların büyüklüğü ve tesiste bulunan malzemelerle ilgili soruşturma başlattı. Savcılık, depoda “patlayıcı maddeler ve malzemeler” bulunduğunun anlaşıldığını ve olayın cezai ihmal kapsamında incelendiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmanın, işletme arazisinde patlayıcı maddelerin depolanmasının hukuka uygun olup olmadığına ve şirketin gerekli izinlerle onaylara sahip bulunup bulunmadığına odaklanacağı belirtildi. Yetkililer, soruşturma konusu şirketin adını ve tesisin tam niteliğini açıklamadı.</p>

<h3>ZELENSKİ: MÜHİMMAT EVLERİN YAKININDA DEPOLANAMAZ</h3>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de saldırı sonrasında depolama koşullarına ilişkin açıklama yaptı. Zelenski, mühimmatın yerleşim alanlarının yakınında tutulmasına ilişkin kurallar bulunduğunu belirterek sorumlular hakkında işlem yapılacağını söyledi.</p>

<p>Zelenski, “Kurallar var, mühimmat evlerin veya diğer yerleşim alanlarının yakınında depolanamaz. Gerekli sonuçlar kesinlikle çıkarılacaktır” ifadelerini kullandı. Ukrayna yönetimi, patlayıcı maddelerin söz konusu noktada hangi gerekçeyle depolandığının soruşturma sonucunda ortaya çıkarılacağını bildirdi.</p>

<h3>RUSYA DEPONUN MÜHİMMAT TESİSİ OLDUĞUNU SAVUNDU</h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıya ilişkin açıklamasında Myla’daki hedefin bir mühimmat deposu olduğunu öne sürdü. Ukrayna makamları başlangıçta tesisin niteliğine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmazken Zelenski’nin açıklaması ve savcılık soruşturması depoda mühimmat ile başka patlayıcı maddelerin bulunduğuna işaret etti.</p>

<p>Saldırının ardından Ukrayna makamları, yerleşim yerlerine yakın bölgelerde patlayıcı ve mühimmat depolanmasına ilişkin uygulamaların da inceleneceğini açıkladı. Soruşturma kapsamında izinler, güvenlik kuralları ve olası idari sorumlulukların araştırılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukraynada-muhimmat-deposunu-havaya-ucurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/rusya-kiev-4.jpg" type="image/jpeg" length="31967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzlanda AB müzakereleri için referanduma gitti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlanda-ab-muzakereleri-icin-referanduma-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/izlanda-ab-muzakereleri-icin-referanduma-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzlanda’da seçmenler, Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmamasına karar vermek için sandık başına gitti. Referandumdan “evet” çıkması doğrudan AB üyeliği anlamına gelmeyecek; müzakerelerin tamamlanması halinde üyelik için ikinci bir referandum yapılması gerekecek. Son anketler ise yarışın başa baş geçtiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzlanda’da Avrupa Birliği ile ilişkilerin geleceğini belirleyecek referandum için oy verme işlemi başladı. Yaklaşık 270 bin seçmen, ülkenin AB üyelik müzakerelerine yeniden dönüp dönmemesi konusunda karar verecek. Sandıkta seçmenlere, “İzlanda Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerini yeniden başlatmalı mı?” sorusu yöneltiliyor.</p>

<p>Referandum, İzlanda’nın doğrudan Avrupa Birliği’ne katılımını belirlemiyor. Oylamada “evet” sonucunun çıkması halinde hükümetin Brüksel ile üyelik görüşmelerini yeniden başlatmasının önü açılacak. Müzakerelerin tamamlanması ve taraflar arasında bir üyelik anlaşmasına ulaşılması durumunda ise nihai karar için yeniden halk oylamasına gidilecek.</p>

<h3>İZLANDA 2009’DA AB’YE ÜYELİK BAŞVURUSU YAPTI</h3>

<p>İzlanda, küresel finans krizinin ardından 2009 yılında Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunda bulundu. Katılım müzakereleri sürecinde çok sayıda başlık açılırken bazı başlıklar geçici olarak kapatıldı. Balıkçılık politikası başta olmak üzere çeşitli alanlardaki anlaşmazlıklar ise görüşmelerin en tartışmalı başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Ülkede 2013 yılında AB üyeliğine karşı çıkan hükümetin göreve gelmesinin ardından müzakere süreci askıya alındı. İzlanda’nın üyelik süreci sonraki yıllarda fiilen durmuş durumda kalırken, AB ile ilişkilerin yeniden ele alınması 2024 seçimlerinin ardından kurulan yeni hükümetin gündemine girdi.</p>

<h3>2024 SEÇİMLERİNDEN SONRA REFERANDUM KARARI ALINDI</h3>

<p>İzlanda’da 2024 yılında yapılan parlamento seçimlerinin ardından Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde koalisyon hükümeti kuruldu. Başbakan Kristrún Frostadóttir’in liderliğindeki hükümet, Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmaması konusunda kararı halka bırakma yoluna gitti.</p>

<p>Hükümet tarafından alınan karar doğrultusunda referandum tarihi 29 Ağustos 2026 olarak belirlendi. Frostadóttir, referandum sonucuna saygı duyacaklarını ve halkın tercihinin ülkenin AB ile ilişkilerindeki yol haritasını belirleyeceğini açıkladı.</p>

<h3>SANDIKTAN “EVET” ÇIKARSA MÜZAKERELER YENİDEN BAŞLAYACAK</h3>

<p>Referandumda çoğunluğun “evet” oyu kullanması halinde İzlanda’nın Avrupa Birliği ile katılım görüşmelerini yeniden başlatması gündeme gelecek. Daha önce açılmış müzakere başlıklarının bulunduğu süreçte özellikle balıkçılık, tarım ve egemenlik konuları yeniden görüşmelerin önemli bölümlerini oluşturacak.</p>

<p>Müzakerelerin olumlu tamamlanması halinde İzlanda otomatik olarak Avrupa Birliği üyesi olmayacak. Ortaya çıkacak üyelik anlaşmasının İzlanda halkının onayına sunulması için ikinci bir referandum düzenlenecek. AB’ye tam üyelik için ayrıca Avrupa Birliği üyesi ülkelerin gerekli onay süreçlerinin tamamlanması gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SON ANKETLER BAŞA BAŞ YARIŞA İŞARET EDİYOR</h3>

<p>Referandum öncesinde yayımlanan kamuoyu araştırmaları seçmenlerin iki görüş arasında bölündüğünü gösterdi. Maskina tarafından yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 51,3’ü AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlamasını desteklerken karşı çıkanların oranı yüzde 48,7 olarak ölçüldü.</p>

<p>Referanduma daha yakın tarihte gerçekleştirilen Gallup araştırmasında ise tablo tersine döndü. Ankette katılımcıların yüzde 51,6’sı müzakerelerin yeniden başlatılmasına karşı olduğunu belirtirken yüzde 48,4’ü görüşmelerin yeniden başlamasını destekledi. Farklı anketlerden çıkan sonuçlar nedeniyle referandumun başa baş geçmesi bekleniyor.</p>

<h3>BALIKÇILIK AB TARTIŞMASININ EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN</h3>

<p>İzlanda’daki AB tartışmasının öne çıkan konularından birini balıkçılık oluşturuyor. Ülke ekonomisinde önemli yere sahip olan sektörle ilgili olarak AB’nin Ortak Balıkçılık Politikası kapsamında uygulanabilecek kota ve düzenlemeler üyelik karşıtlarının temel itirazları arasında yer alıyor.</p>

<p>AB ile müzakerelerin yeniden başlamasını destekleyen kesimler ise daha istikrarlı bir ekonomik yapı, düşük enflasyon, daha öngörülebilir para politikası ve Avrupa ile daha güçlü siyasi bağlar üzerinde duruyor. İzlanda halihazırda Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen kapsamında AB ile geniş çaplı ekonomik ve serbest dolaşım ilişkilerine sahip bulunuyor.</p>

<h3>REFERANDUMUN SONUCU İZLANDA’NIN AB YOLUNU BELİRLEYECEK</h3>

<p>Referandumdan “hayır” çıkması halinde Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden açılması gündemden kalkacak. “Evet” sonucunda ise 2013’ten bu yana askıda bulunan katılım sürecinin yeniden hareketlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Sandıkların kapanmasının ardından oy sayımına geçilecek ve sonuçların aynı gün içinde açıklanmaya başlaması öngörülüyor. Referandum sonucuyla birlikte İzlanda’nın Avrupa Birliği ile ilişkilerinde izlenecek yeni yol haritası da netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/izlanda-ab-muzakereleri-icin-referanduma-gitti</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/izlanda-4.jpg" type="image/jpeg" length="33217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk gemilerini hedef alan Ukrayna'ya uyarı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-gemilerini-hedef-alan-ukraynaya-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-gemilerini-hedef-alan-ukraynaya-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz’de Türk işletmeli “Lider Bordo Mavi” gemisi ile onu çekmek üzere bölgeye gönderilen “Lider Kocatepe” gemisinin drone saldırılarında hedef alınmasının ardından Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Görüşmede Türkiye’nin saldırılara yönelik tepkisi iletilirken Karadeniz’de can, mal, seyrüsefer ve çevre emniyetinin sağlanmasının zorunlu olduğu vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karadeniz’de Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sivil deniz taşımacılığı üzerindeki etkileri sürerken Türk işletmeli iki geminin art arda hedef alınması Ankara’yı harekete geçirdi. “Lider Bordo Mavi” ile gemiyi çekmek üzere bölgeye gönderilen “Lider Kocatepe”nin drone saldırılarında hedef alınmasının ardından Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre görüşmede Türkiye’nin saldırılara ilişkin tepkisi Ukrayna tarafına aktarılırken Karadeniz’de güvenli seyrüseferin korunmasına yönelik uyarılar da iletildi. Türkiye, bölgede can ve mal güvenliğinin yanı sıra çevre emniyetinin de sağlanması gerektiğini bildirdi.</p>

<h3>LİDER BORDO MAVİ 26 AĞUSTOS’TA HEDEF ALINDI</h3>

<p>Türk işletmeli “Lider Bordo Mavi” adlı gemi, 26 Ağustos’ta Karadeniz’de Rusya’nın Tuapse kenti açıklarında saldırıya uğradı. Samsun’dan hareket eden Ro-Ro gemisinin drone saldırısında hedef alınmasının ardından gemide yangın çıktığı bildirildi.</p>

<p>Saldırı sırasında geminin üç drone ile hedef alındığına ilişkin bilgiler kamuoyuna yansırken mürettebatın tahliyesi için çalışma başlatıldı. Karadeniz’de devam eden Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ticari deniz taşımacılığı yapan sivil gemilerin güvenliği de yeniden gündeme geldi.</p>

<h3>GEMİYİ ÇEKMEYE GİDEN LİDER KOCATEPE DE VURULDU</h3>

<p>“Lider Bordo Mavi”nin saldırıya uğramasının ardından hasarlı gemiyi çekmek üzere “Lider Kocatepe” adlı Ro-Ro gemisi bölgeye gönderildi. Lider Kocatepe de 27 Ağustos’ta Karadeniz’de seyir hâlindeyken drone saldırısının hedefi oldu.</p>

<p>Lider Kocatepe’nin Lider Bordo Mavi’ye yardım etmek ve gemiyi bölgeden çekmek amacıyla hareket ettiği belirtildi. İkinci geminin de hava saldırısına uğramasıyla iki Türk işletmeli ticari geminin art arda hedef alınması diplomatik girişimi beraberinde getirdi.</p>

<h3>UKRAYNA’NIN ANKARA BÜYÜKELÇİSİ BAKANLIĞA ÇAĞRILDI</h3>

<p>İki geminin hedef alınmasının ardından Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal’i Bakanlığa çağırdı. Görüşmede Türk tarafının meydana gelen saldırılara yönelik tepkisi Ukrayna Büyükelçisi’ne doğrudan iletildi.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynakları, saldırıların ardından Karadeniz’deki sivil taşımacılığın güvenliğinin korunmasına ilişkin Ankara’nın yaklaşımının da Ukrayna tarafına aktarıldığını bildirdi.</p>

<h3>DIŞİŞLERİ’NDEN CAN, MAL VE SEYRÜSEFER EMNİYETİ UYARISI</h3>

<p>Üst düzey Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, “Görüşmede ülkemizin söz konusu saldırılara ilişkin tepkisi aktarılmış ve Karadeniz'de can, mal, seyrüsefer ve çevre emniyetinin sağlanmasının zorunluluk teşkil ettiğine dair gerekli uyarılarda bulunulmuştur” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Türkiye, daha önce de Karadeniz’de sivil gemilerin hedef alınmasına ilişkin endişelerini dile getirmişti. Dışişleri Bakanlığı, 4 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sivil gemileri de etkileyecek şekilde Karadeniz’e yayılmasından ciddi endişe duyulduğunu bildirmiş ve seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için ilgili taraflara somut tedbir alma çağrısı yapmıştı.</p>

<h3>KARADENİZ’DE SİVİL GEMİLERİN GÜVENLİĞİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş, Karadeniz’deki ticari gemi trafiğini de doğrudan etkiliyor. Tarafların enerji, lojistik ve ekonomik faaliyetleri hedef alan saldırıları nedeniyle bölgede seyreden ticari gemilerin karşılaştığı güvenlik riskleri artarken Türkiye, Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin korunmasına yönelik çağrılarını sürdürüyor.</p>

<p>Türk işletmeli gemilerin son dönemde yaşanan saldırılardan etkilenmesi de Ankara’nın konuya yönelik diplomatik temaslarını artırmasına neden oldu. Türkiye, savaşan taraflardan sivil deniz taşımacılığının zarar görmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>UKRAYNA BÜYÜKELÇİSİ DAHA ÖNCE AÇIKLAMA YAPMIŞTI</h3>

<p>Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, saldırılardan önce düzenlediği basın toplantısında Karadeniz’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. Celal, saldırıların sivilleri hedef alma amacı taşımadığını ifade ederek Rusya’nın ticari gelirlerini savaşın finansmanında kullandığını savunmuştu.</p>

<p>Büyükelçi, gemi sahiplerine Rus limanları ve kapalı bölgelerden uzak durmaları yönünde çağrıda bulunmuş, Karadeniz’de savaş nedeniyle güvenlik risklerinin devam ettiğini belirtmişti. Türk gemilerinin hedef alınmasının ardından ise Büyükelçi Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak Türkiye’nin tepkisi kendisine iletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turk-gemilerini-hedef-alan-ukraynaya-uyari</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/ukrayna-karadeniz-44.jpg" type="image/jpeg" length="69182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amerikan siyasetinde yükselen Türk: Hasan Piker’in etkisi seçimler öncesi tartışma yarattı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-siyasetinde-yukselen-turk-hasan-pikerin-etkisi-secimler-oncesi-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-siyasetinde-yukselen-turk-hasan-pikerin-etkisi-secimler-oncesi-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk kökenli Amerikalı yayıncı Hasan Piker, milyonlarca takipçiye ulaşan yayınlarının ardından ABD siyasetinde de etkisi tartışılan isimlerden biri haline geldi. Demokrat adaylarla seçim çalışmalarına katılan Piker’in İsrail’e ilişkin son açıklamaları parti içinde tepki çekerken, kasım ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçiler de Piker üzerinden Demokrat adaylara yükleniyor. Piker ise kendisine yöneltilen antisemitizm suçlamalarını reddederek siyasi söyleminden geri adım atmayacağını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken Amerikan siyasetinin gündemindeki isimlerden biri Türk kökenli yayıncı Hasan Piker oldu. Twitch’te 3 milyondan fazla takipçiye ulaşan ve özellikle genç seçmenler arasında geniş bir izleyici kitlesi bulunan Piker’in Demokrat Parti’nin ilerici kanadındaki adaylarla kurduğu ilişki, Cumhuriyetçilerin seçim kampanyalarında da tartışma konusu haline geldi.</p>

<p>Kendisini “sosyalist” ve “anti-emperyalist” olarak tanımlayan Piker bir siyasetçi veya Demokrat Parti yöneticisi değil. İnternet üzerinden yaptığı siyasi yayınlarla geniş kitlelere ulaşması, Demokrat adayların seçim etkinliklerinde yer alması ve ABD dış politikasına ilişkin açıklamaları ise Piker’i Amerikan siyasetindeki tartışmaların aktörlerinden biri haline getirdi.</p>

<h3>TÜRK KÖKENLİ YAYINCI ABD SİYASETİNDE GÜNDEM OLDU</h3>

<p>Hasan Doğan Piker, 25 Temmuz 1991’de ABD’nin New Jersey eyaletinde doğdu, çocukluk ve gençlik yıllarının önemli bölümünü Türkiye’de geçirdi. Üniversite eğitiminin ardından siyasi medya alanında çalışmaya başlayan Piker, daha sonra internet yayıncılığına yöneldi ve “HasanAbi” adıyla Twitch’in en fazla takip edilen siyasi yayıncılarından biri oldu.</p>

<p><img alt="Hasan Piker (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Piker’in internet dünyasındaki yükselişi zamanla Amerikan siyasetinde de karşılık bulmaya başladı. Güncel Amerikan siyaseti, ekonomi, dış politika, İsrail-Filistin meselesi ve toplumsal konular üzerine saatler süren yayınlar gerçekleştiren Piker, özellikle genç ve sol eğilimli seçmenler arasında geniş bir takipçi kitlesine ulaştı.</p>

<h3>DEMOKRAT ADAYLARLA SEÇİM ÇALIŞMALARINA KATILDI</h3>

<p>Piker’in ABD siyasetindeki görünürlüğünün arttığı alanlardan biri Michigan oldu. Sanayi ağırlıklı yapısı ve seçimlerdeki önemi nedeniyle Amerikan siyasetinin yakından takip edilen eyaletlerinden Michigan’da Piker’in desteği, yılın ilk dönemlerinde bazı Demokrat adaylar tarafından olumlu karşılandı.</p>

<p>Piker, Demokrat Parti ön seçimini kazanarak ABD Senatosu yarışına giren ilerici aday Abdul El-Sayed ile seçim çalışmaları yürüttü. Üniversite kampüslerinde gerçekleştirilen etkinliklerde El-Sayed ile birlikte yer alan Piker’in özellikle genç seçmenlere ulaşma kapasitesi seçim kampanyasının dikkat çeken unsurlarından biri oldu.</p>

<h3>MİLYONLARCA TAKİPÇİSİ SİYASİ ETKİSİNİ ARTIRDI</h3>

<p>Piker’in Amerikan siyasetindeki görünürlüğünün arkasında geniş dijital takipçi kitlesi bulunuyor. Twitch’te 3 milyondan fazla takipçiye ulaşan Piker, yayınlarında izleyici yorumlarını değerlendiriyor, güncel haberleri ve video görüntülerini ele alıyor ve Amerikan iç ve dış politikasına ilişkin görüşlerini aktarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hasan Piker (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Piker’in yayın formatı, ABD siyasetinde dijital platformların artan etkisinin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Geleneksel televizyon kanallarının dışında milyonlarca kişiye doğrudan ulaşabilen yayıncıların seçim dönemlerinde siyasi tartışmalar üzerindeki etkisi artarken, Piker de söz konusu isimler arasında yer alıyor.</p>

<h3>20 AĞUSTOS’TAN SONRA TABLO DEĞİŞTİ</h3>

<p>Piker ile bazı Demokrat isimler arasındaki yakınlık, 20 Ağustos’taki Twitch yayınında İsrail’i destekleyen Amerikan Yahudilerine ilişkin kullandığı ifadelerin ardından tartışmalı hale geldi. Piker, Amerikan Yahudilerinin kimliklerini İsrail’le özdeşleştirmelerinin antisemitizmi artırabileceğini savunurken İsrail’e yönelik ağır bir benzetme kullandı.</p>

<p>Söz konusu açıklamalar Demokrat Parti içindeki bazı isimlerin tepkisini çekti. Piker’in daha önce seçim çalışmalarına katıldığı Abdul El-Sayed de antisemitizmi bir “bela” olarak nitelendirerek yayıncıyla arasına mesafe koydu.</p>

<h3>ABDUL EL-SAYED PİKER’LE ARASINA MESAFE KOYDU</h3>

<p>Michigan’daki Senato yarışında Demokratların adayı olan Abdul El-Sayed, Piker’in açıklamalarının ardından Yahudi toplumunun güvenliğine ilişkin bir mesaj yayımladı. El-Sayed, Yahudilerin güvenliğine olan bağlılığının kendi kızlarının güvenliğine olan bağlılığıyla aynı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Demokrat Parti’den başka isimler de Piker’in açıklamalarına tepki gösterdi. Hiçbir topluluğun siyasi görüşleri nedeniyle şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmaması gerektiğini belirten Demokrat siyasetçiler, tartışmalı sözlerle aralarına mesafe koydu.</p>

<h3>CUMHURİYETÇİLER PİKER ÜZERİNDEN DEMOKRATLARA YÜKLENİYOR</h3>

<p>Kasım ayında gerçekleştirilecek ara seçimlere yaklaşılırken Cumhuriyetçiler de Hasan Piker tartışmasını seçim kampanyalarına taşıdı. Piker’in daha önce Demokrat adaylarla birlikte gerçekleştirdiği etkinlikler ve verdiği destek, Cumhuriyetçilerin Demokrat Parti’ye yönelik eleştirilerinde kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Kongre’deki siyasi dengelerin belirleneceği seçimler öncesinde Demokratlar ise Piker tartışmasının ekonomi başta olmak üzere kampanyada öne çıkarmak istedikleri konuların önüne geçmesinden rahatsızlık duyuyor.</p>

<h3>DEMOKRAT VEKİL: ARTIK BIKTIM</h3>

<p>Michigan’dan Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Debbie Dingell’in Piker hakkındaki sorulara verdiği tepki, tartışmanın ulaştığı boyutu ortaya koydu. Yeniden seçilmek için yarışan Dingell, seçim mitinginde gazetecilerin Hasan Piker hakkındaki sorularına tepki göstererek artık Piker hakkında soru almak istemediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Hasan Piker (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Dingell, kasım seçimlerinin konusunun Hasan Piker olmadığını belirterek seçim gündeminin farklı başlıklara odaklanması gerektiğini ifade etti. Demokratların temel kaygılarından birini Piker tartışmasının Başkan Donald Trump’ın ekonomi politikalarına yönelik eleştirileri gölgede bırakması oluşturuyor.</p>

<h3>PİKER GERİ ADIM ATMADI</h3>

<p>Hasan Piker ise California’daki stüdyosundan gerçekleştirdiği yayınında kendisine yöneltilen antisemitizm suçlamalarını reddetti. Kolunda “Özgür Filistin” bilekliği bulunan Piker, hayatı boyunca antisemitizme karşı mücadele ettiğini söyledi.</p>

<p>Müslüman bir ailede büyüdüğünü ancak ibadet etmediğini belirten Piker, kendisine karşı “koordineli bir karalama kampanyası” yürütüldüğünü savundu ve tepkilerin bir bölümünün İslamofobiden kaynaklandığını ileri sürdü. İsrail’e yönelik siyasi söylemini değiştirmeyeceğini belirten Piker, mevcut tutumundan geri adım atmayacağını ifade etti.</p>

<h3>2019’DAKİ SÖZLERİ DE TEPKİ ÇEKMİŞTİ</h3>

<p>Piker’in siyasi açıklamalarının ABD’de tartışmaya neden olması ilk kez yaşanmıyor. Yayıncı, 2019 yılında 11 Eylül saldırıları hakkında kullandığı “Amerika 11 Eylül’ü hak etti” sözleri nedeniyle yoğun tepki görmüştü.</p>

<p>ABD dış politikası, askeri müdahaleler, İsrail-Filistin meselesi ve ekonomik sistem üzerine yaptığı açıklamalar Piker’in yayınlarının temel siyasi başlıklarını oluşturuyor. Piker’in kullandığı sert dil de zaman zaman Amerikan kamuoyunda ve siyasi çevrelerde tartışmalara neden oluyor.</p>

<h3>İSRAİL’E BAKIŞTAKİ DEĞİŞİMİ İŞARET EDİYOR</h3>

<p>Piker, İsrail’e yönelik eleştirel tutumunun Amerikan toplumunda giderek daha fazla karşılık bulduğunu savunuyor. Pew Research Center tarafından mayıs ayında yapılan araştırmanın sonuçları da ABD kamuoyunun İsrail’e bakışındaki değişimi ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 62’si İsrailli yetkililer hakkında olumsuz görüş bildirdi. Nisan 2019’da aynı oran yüzde 51 seviyesindeydi. İsrail halkına olumlu baktığını belirtenlerin oranı ise 2019’daki yüzde 62 seviyesinden yüzde 52’ye geriledi.</p>

<h3>HASAN PİKER KİMDİR?</h3>

<p>Hasan Doğan Piker, Türk kökenli Amerikalı internet yayıncısı ve siyasi yorumcudur. ABD’de dünyaya gelen ancak Türkiye’de büyüyen Piker, üniversite eğitiminin ardından Amerikan siyasi medyasında çalışmaya başladı. The Young Turks bünyesinde görev yaptıktan sonra bağımsız internet yayıncılığına yöneldi.</p>

<p>“HasanAbi” adıyla Twitch üzerinden yaptığı yayınlarla milyonlarca takipçiye ulaşan Piker kendisini sosyalist ve anti-emperyalist olarak tanımlıyor. Günlük yayınlarında Amerikan siyaseti, ekonomi, uluslararası ilişkiler ve güncel gelişmeleri ele alan Piker, özellikle genç izleyiciler arasında geniş bir takipçi kitlesine sahip.</p>

<h3>YAYINCILIKTAN ABD’NİN SEÇİM GÜNDEMİNE</h3>

<p>Hasan Piker’in ulaştığı nokta, internet yayıncılarının Amerikan siyasetindeki artan görünürlüğünü de ortaya koyuyor. Türkiye’de büyüyen ve kariyerini ABD’de sürdüren Piker, milyonlarca takipçiye ulaşmasının ardından Demokrat adaylarla seçim etkinliklerinde yer alan ve Cumhuriyetçilerin kampanyalarında hedef aldığı bir isim haline geldi.</p>

<p>Kasım ara seçimleri öncesindeki son tartışmalar Piker’in Amerikan siyasetindeki etkisinin sınırlarını da gündeme taşıdı. Bazı Demokrat isimlerin daha önce desteğini olumlu karşıladığı Piker’le son açıklamalarının ardından aralarına mesafe koyması, Cumhuriyetçilerin ise Piker’in Demokrat adaylarla ilişkisini seçim konusu haline getirmesiyle Türk kökenli yayıncı etrafındaki siyasi tartışma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Amerika</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/amerikan-siyasetinde-yukselen-turk-hasan-pikerin-etkisi-secimler-oncesi-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hasan-piker-4.jpg" type="image/jpeg" length="24399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran savaşı Avrupa’daki Patriot stoklarını da eritti, Avrupa Rusya'ya karşı savunmasız]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasi-avrupadaki-patriot-stoklarini-da-eritti-avrupa-rusyaya-karsi-savunmasiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasi-avrupadaki-patriot-stoklarini-da-eritti-avrupa-rusyaya-karsi-savunmasiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ordusunun Avrupa’daki Patriot önleme füzesi stoklarının, İran savaşı ve daha önce Ukrayna’ya yapılan sevkiyatların ardından “kritik seviyenin de ötesine” düştüğü bildirildi. ABD ve NATO yetkilileri, özellikle Rus balistik füzelerine karşı kullanılan Patriotlardaki açığın Avrupa’nın hava savunmasında ciddi bir sorun oluşturduğunu belirtirken, CSIS verilerine göre İran savaşı ABD’nin yaklaşık 2 bin 330 Patriot önleme füzesinin yüzde 65’inin tüketilmesine yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ordusunun Avrupa’daki gelişmiş füze önleme sistemlerinde ciddi mühimmat sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. Associated Press’e konuşan Avrupa’daki bir ABD savunma yetkilisi ile bir NATO yetkilisi, özellikle yüksek hızlı balistik füzeleri engellemekte kullanılan Patriot önleme füzelerinin stoklarının “kritik seviyenin de ötesinde” bulunduğunu söyledi. Yetkililere göre stokların azalmasında Ukrayna’ya yapılan daha önceki sevkiyatların yanı sıra, ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlayan ve altıncı ayına ulaşan İran savaşı sırasında Ortadoğu’da kullanılan büyük miktardaki önleme mühimmatı etkili oldu.</p>

<p>ABD ve Körfez ülkelerinin İran tarafından gönderilen insansız hava araçları ile füzelere karşı savunmasında Patriot dahil çok sayıda önleme füzesi kullanıldı. Avrupa’daki Amerikan mühimmat stoklarının bir bölümünün de Ortadoğu’ya kaydırılması, NATO’nun Avrupa’daki savunma kapasitesine ilişkin kaygıları artırdı. İsimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan ABD ve NATO yetkilileri, mevcut stok seviyesinin muhtemel bir Rus balistik füze saldırısına karşı savunma konusunda ciddi sınırlamalar yaratabileceğini belirtti.</p>

<h3>PATRIOT STOKLARI “KRİTİK SEVİYENİN DE ÖTESİNDE”</h3>

<p>ABD’li savunma yetkilisine göre Avrupa’daki en önemli mühimmat açığı, Rusya’nın yüksek hızlı balistik füzelerini vurabilen Patriot önleme füzelerinde yaşanıyor. NATO yetkilisi de Avrupa’daki Amerikan ve NATO birliklerinin kullanabileceği Patriot stoklarının düşük seviyede olduğunu doğruladı. Yetkililer, hassas askeri bilgileri değerlendirdikleri gerekçesiyle isimlerinin açıklanmamasını istedi.</p>

<p>Avrupa’daki ABD ordusunun uzun süre devam edecek bir balistik füze saldırısını durdurabilecek miktarda Patriot mühimmatına sahip olmadığını belirten ABD’li yetkili, kapasitenin tek bir balistik füze saldırısı veya yanlışlıkla NATO topraklarına yönelen bir Rus füzesine karşı dahi son derece sınırlı olabileceğini ifade etti. Yetkili, askeri karargah veya elektrik santrali gibi kritik bir hedefin Rus balistik füzeleri tarafından vurulması halinde NATO’nun, Patriot sıkıntısı nedeniyle yoğun Rus saldırıları karşısında zorlanan Ukrayna’ya benzer bir durumla karşılaşabileceğini söyledi.</p>

<h3>İRAN SAVAŞINDA PATRIOT TÜKETİMİ HIZLANDI</h3>

<p>Avrupa’daki Patriot stoklarındaki düşüşün önemli nedenlerinden biri İran savaşı oldu. Altıncı ayına ulaşan çatışma sırasında Avrupa’daki bazı Amerikan füze stokları Ortadoğu’ya taşınırken, ABD ile bölgedeki müttefikleri İran’ın füze ve İHA saldırılarını engellemek amacıyla Patriot ve diğer hava savunma mühimmatlarını yoğun biçimde kullandı. İran’ın gerçekleştirdiği saldırıların bazılarında Amerikan askerlerinin öldüğü ve yaralandığı da bildirildi.</p>

<p>Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’ne (CSIS) dayandırılan hesaplamalara göre en yoğun Patriot tüketimi İran savaşı sırasında gerçekleşti. Çatışmanın ABD’nin yaklaşık 2 bin 330 Patriot önleme füzesinden yaklaşık 1500’ünün, başka bir ifadeyle toplam stokun yüzde 65’inin kullanılmasına yol açtığı belirtildi. Mühimmat tüketiminin hızı, üretim kapasitesi ve tedarik zincirinin aynı sürede stokları yerine koyamaması nedeniyle Avrupa’daki mevcut envanter üzerindeki baskı arttı.</p>

<h3>UKRAYNA’YA YAPILAN SEVKİYATLAR DA STOKLARI AZALTTI</h3>

<p>ABD’nin Patriot stoklarındaki azalma yalnızca İran savaşıyla sınırlı değil. Rusya’nın balistik füze saldırılarıyla karşı karşıya bulunan Ukrayna’ya savaş boyunca yüzlerce Patriot önleme füzesi gönderildi. Kiev yönetimi, Rusya’nın gelişmiş balistik füzelerinin önemli bölümüne karşı etkili olabilen başlıca Batılı sistemlerden birinin Patriot olduğunu belirterek ABD ve Avrupalı müttefiklerinden daha fazla mühimmat talep etmeyi sürdürüyor.</p>

<p>Londra merkezli Royal United Services Institute’un kıdemli araştırmacısı Ed Arnold’a göre stoklarda yaşanan asıl kırılma İran savaşı sırasında meydana geldi. Arnold, Ukrayna’ya verilen mühimmatın önceden planlanan ve daha kontrollü bir süreç içinde gönderildiğini, Ortadoğu’daki mühimmat tüketiminin ise beklenmedik ölçüde hızlı gerçekleştiğini belirtti. Ortaya çıkan tablo, Patriot üretim kapasitesi ve tedarik zincirindeki sınırlamaları daha görünür hale getirdi.</p>

<h3>RUS BALİSTİK FÜZELERİNE KARŞI ALTERNATİFLER SINIRLI</h3>

<p>Patriot önleme füzelerindeki eksiklik, Rusya’nın gelişmiş balistik füzelerine karşı Avrupa’nın kullanabileceği seçeneklerin sınırlı olması nedeniyle önem taşıyor. Balistik füzeler hedeflerine ses hızının beş katını aşabilen hızlarda ve dik açılarla yaklaşabildiği için savunma sistemlerine müdahale konusunda oldukça kısa süre bırakıyor. Rusya ayrıca pahalı hava savunma mühimmatını tüketmek amacıyla balistik füzeleri daha düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla aynı saldırı dalgasında kullanabiliyor.</p>

<p>Ukrayna ve bazı NATO ülkeleri daha yavaş hareket eden insansız hava araçlarını pahalı önleme füzeleri kullanmadan düşürebilen farklı sistemlerden yararlanabiliyor. Yüksek hızlı balistik füzelere karşı aynı ölçüde geniş bir alternatif havuzu bulunmuyor. Patriot sistemlerinin Avrupa hava savunmasındaki önemi de özellikle söz konusu tehditlere karşı sahip olduğu önleme kabiliyetinden kaynaklanıyor.</p>

<h3>SAMP/T NG ALTERNATİFLER ARASINDA</h3>

<p>Fransa ve İtalya tarafından geliştirilen SAMP/T NG sistemi, Patriot’a alternatif olarak değerlendirilen hava savunma çözümleri arasında bulunuyor. Fransa, mevcut SAMP/T sisteminin geliştirilmiş versiyonu olan ve üreticisinin balistik füzelere karşı daha yüksek kabiliyet sunduğunu belirttiği SAMP/T NG sistemini Ukrayna’ya daha hızlı ulaştırmayı taahhüt etti.</p>

<p>Yeni sistem henüz savaş koşullarında Patriot kadar kapsamlı biçimde denenmiş değil. Mevcut SAMP/T sisteminin menzilinin de Patriot sisteminden daha kısa olduğu belirtilirken, Avrupa’daki Patriot önleme füzelerinin kısa vadede tamamen ikame edilebilmesinin önünde üretim, teslimat ve operasyonel kapasiteyle ilgili sınırlamalar bulunuyor.</p>

<h3>ATACMS STOKLARINDA DA KRİTİK SIKINTI</h3>

<p>Associated Press’e konuşan iki yetkili, Avrupa’daki ABD kuvvetlerinin yalnızca Patriot mühimmatında sıkıntı yaşamadığını belirtti. Düşman hatlarının gerisindeki hedeflere saldırmak amacıyla kullanılan Ordu Taktik Füze Sistemi ATACMS stoklarının da kritik seviyelere gerilediği ifade edildi.</p>

<p>Patriot önleme füzeleri savunma amaçlı kullanılırken ATACMS sistemleri kara hedeflerine yönelik uzun menzilli vuruş kapasitesinde önemli bir rol üstleniyor. İki farklı mühimmat türündeki stok sorununun aynı dönemde gündeme gelmesi, ABD’nin İran savaşı, Ukrayna’ya destek ve Avrupa’nın savunması arasında mühimmat dağılımını yönetme konusundaki güçlüklerini artırıyor.</p>

<h3>RUSYA’NIN NATO’YA SALDIRISI YAKIN VADEDE BEKLENMİYOR</h3>

<p>Yetkililer, Rusya’nın kısa vadede NATO ülkelerine yönelik bir balistik füze saldırısı gerçekleştirmesinin beklenmediğini belirtiyor. Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı sürdürmesinin, Moskova’nın aynı anda ikinci bir geniş çaplı hava savaşı yürütme kapasitesini de sınırlayabileceği değerlendiriliyor. Avrupalı ve NATO yetkililerinin daha önce yaptığı değerlendirmelerde ise Rusya’nın 2030 yılına kadar ittifak ülkelerine saldırabilecek askeri kapasiteye ulaşabileceği yönünde açıklamalar yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Patriot stoklarının aynı dönem içerisinde yeniden artırılması hedefleniyor. ABD’nin kısa vadede üretimi yükseltmeye çalıştığı, yaklaşık 600 Patriot önleme füzesinin bu yıl üretilmesinin planlandığı ve 2030 yılı itibarıyla yıllık üretimin 2 bin füze seviyesine çıkarılmasının hedeflendiği bildirildi. Avrupa’da da Patriot mühimmatı üretiminin artırılmasına yönelik yeni kapasite çalışmaları yürütülüyor.</p>

<h3>CIA BAŞKANI RATCLIFFE MOSKOVA’YA GİTTİ</h3>

<p>Avrupa’daki hava savunma stokları tartışılırken ABD ile Rusya arasındaki temaslar da gündeme geldi. Wall Street Journal’ın aktardığına göre CIA Başkanı John Ratcliffe Moskova’ya giderek Rus tarafına NATO ülkelerine yönelik bir saldırı gerçekleştirilmemesi yönünde mesaj iletti. Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki gerilimin son dönemde yeniden yükselmesi, söz konusu temasın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’a Ratcliffe’ın söz konusu mesajı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e iletip iletmediği soruldu. Trump ayrıntılı bilgi vermekten kaçınarak konu hakkında yorum yapmak istemediğini söyledi ve Rusya’nın saldırmayacağını ifade etti.</p>

<h3>ÜRETİMİN ARTIRILMASI HEDEFLENİYOR</h3>

<p>Patriot stoklarının kısa sürede eski seviyesine çıkarılmasının önündeki temel sorunlardan birini üretim süresi oluşturuyor. ABD savunma sanayisinin üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütülürken, yeni mühimmatların envantere girmesinin zaman alacağı belirtiliyor. İran savaşı sırasında Patriotların yanı sıra THAAD gibi diğer gelişmiş önleme sistemlerinin mühimmatları da yoğun biçimde kullanıldı.</p>

<p>CSIS kaynaklı verilere göre yaklaşık 600 yeni Patriot füzesinin bu yıl üretilmesi planlanıyor. Üretim hedefinin 2030’a kadar yılda 2 bin Patriot önleme füzesine çıkarılması öngörülürken, mevcut açık nedeniyle kısa vadede ABD ve NATO’nun mühimmat dağılımında önceliklendirme yapmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-savasi-avrupadaki-patriot-stoklarini-da-eritti-avrupa-rusyaya-karsi-savunmasiz</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/06/patriot.jpg" type="image/jpeg" length="61068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nepal’de sel felaketinin bilançosu ağırlaşıyor: 626 can kaybı var]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepalde-sel-felaketinin-bilancosu-agirlasiyor-626-can-kaybi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nepalde-sel-felaketinin-bilancosu-agirlasiyor-626-can-kaybi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal’de Himalayalar’daki bir buzulun çökmesinin ardından meydana gelen yıkıcı sel ve çamur akıntılarında can kaybı 626’ya yükseldi. Yaklaşık 2 bin 500 kişinin kayıp olduğu felaketin ardından Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, yeniden yapılanma için 4 ila 5 milyar dolara ihtiyaç duyulabileceğini açıkladı. Tahmini maliyet, ülke ekonomisinin yaklaşık onda birine karşılık geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nepal, Himalayalar’da meydana gelen buzul çökmesinin ardından ülkenin kuzey kesimlerini vuran büyük sel felaketinin yol açtığı kayıp ve hasarı belirlemeye çalışıyor. Çarşamba günü meydana gelen olayda kaya, buz, çamur ve molozdan oluşan büyük kütleler dağlık bölgelerdeki nehir sistemlerine karışarak yerleşim alanlarına ulaştı. Nepal’de hayatını kaybedenlerin sayısı 626’ya çıkarken, Nepal ile Çin’in Tibet bölgesindeki kayıp kişilerin sayısı yaklaşık 2 bin 500 olarak bildirildi. Arama ve kurtarma çalışmaları selden etkilenen bölgelerde devam ediyor.</p>

<p>Felaket yalnızca can kayıplarına yol açmadı. Sınır bölgesindeki yerleşim yerleri sel ve çamur akıntılarından ağır şekilde etkilenirken, köprüler ve yollar kullanılamaz hale geldi, hidroelektrik tesisleri zarar gördü. Nepal hükümeti bir yandan arama, kurtarma ve yardım çalışmalarını sürdürürken diğer yandan yeniden yapılanmanın oluşturacağı mali yükü hesaplamaya başladı.</p>

<h3>BUZUL ÇÖKTÜ, KAYA VE ÇAMUR KÜTLESİ NEHİRLERE KARIŞTI</h3>

<p>Felakete yol açan süreç, çarşamba günü Himalayalar’daki bir buzulun çökmesiyle başladı. Buzuldan kopan büyük kütlenin oluşturduğu kaya, buz, çamur ve moloz akışı dağ nehirleri boyunca ilerleyerek Nepal ile Çin’in Tibet bölgesindeki yerleşim alanlarını etkiledi. Ani sel ve çamur akıntıları nedeniyle çok sayıda yapı zarar görürken ulaşım ve enerji altyapısında da ağır hasar meydana geldi.</p>

<p>Nepal-Çin sınır bölgesinde etkili olan sel, bazı kasabalarda büyük yıkıma neden oldu. Köprülerin ve yolların sürüklendiği, hidroelektrik santrallerinin zarar gördüğü bölgelerde ulaşımın yeniden sağlanması için çalışmalar başlatıldı. Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, selin ardından yaklaşık 25 beton köprünün ve 700 megavatlık bir hidroelektrik projesinin zarar gördüğünü açıklamıştı.</p>

<h3>NEPAL’DE CAN KAYBI 626’YA YÜKSELDİ</h3>

<p>Arama ve kurtarma çalışmalarının dördüncü gününde Nepal’de doğrulanan can kaybı 626’ya ulaştı. Çin’in Tibet bölgesindeki ölümlerle birlikte felaketin iki taraftaki toplam can kaybının daha da yükseldiği bildirildi. Nepal ve Tibet genelinde binlerce kişiden hâlâ haber alınamazken ekipler çamurla kaplanan ve ulaşımın güç olduğu alanlarda çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Kayıp sayısına ilişkin veriler arama çalışmalarına bağlı olarak güncellenirken, yaklaşık 2 bin 500 kişinin kayıp olduğuna yönelik açıklamalar yapıldı. Nepal’de 3 bin 700’den fazla kişinin kurtarıldığı, selden en ağır etkilenen bölgelerde kayıp kişilere ulaşılması için kara ve hava ekiplerinin görev yaptığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>YENİDEN YAPILANMA İÇİN 4 İLA 5 MİLYAR DOLARLIK TAHMİN</h3>

<p>Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, felaketin ardından ülkenin karşı karşıya olduğu yeniden yapılanma maliyetine ilişkin ilk tahminleri açıkladı. Wagle, yeniden yapılanma için 4 ila 5 milyar dolarlık finansmana ihtiyaç duyulabileceğini belirterek kayıp ve hasar tespit çalışmalarının henüz tamamlanmadığını söyledi.</p>

<p>Wagle, rakamların ilk tahminlere dayandığını ve kesin maliyetin hasar değerlendirmelerinin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacağını ifade etti. Açıklanan 4 ila 5 milyar dolarlık yeniden yapılanma faturası, Nepal ekonomisinin yaklaşık onda birine karşılık geliyor.</p>

<h3>2015 DEPREMİNİN MALİYETİ 9 MİLYAR DOLARI BULMUŞTU</h3>

<p>Maliye Bakanı Wagle, sel felaketinin ardından ortaya çıkacak yeniden yapılanma maliyetini Nepal’in 2015 yılında yaşadığı 7,8 büyüklüğündeki depremle de karşılaştırdı. Wagle, mevcut felaket için gereken kaynağın 2015 depremi sonrasında ihtiyaç duyulan miktardan daha düşük olacağını söyledi.</p>

<p>Nepal’in yakın tarihindeki en büyük afetlerden biri olan 2015 depreminde yaklaşık 9 bin kişi hayatını kaybetmiş, yarım milyondan fazla ev yıkılmıştı. Depremin ardından yeniden yapılanma için yaklaşık 9 milyar dolarlık harcama yapılırken, ekonomik kayıpların ülke ekonomisinin yaklaşık üçte birine ulaştığı bildirilmişti.</p>

<h3>KÖPRÜLER, YOLLAR VE HİDROELEKTRİK TESİSLERİ ZARAR GÖRDÜ</h3>

<p>Selin ekonomik etkisinin önemli bölümünü altyapıda oluşan zarar oluşturuyor. Sınır bölgesindeki kasabalarda yollar ve köprüler tahrip olurken enerji üretim tesisleri de sel sularından etkilendi. Reuters’ın aktardığı verilere göre ülkedeki elektrik üretim kapasitesinin yüzde 12’den fazlasını ilgilendiren hidroelektrik altyapısında hasar meydana geldi.</p>

<p>Nepal hükümeti, arama ve kurtarma faaliyetlerinin ardından orta ve uzun vadeli yeniden yapılanma çalışmalarının başlatılacağını açıkladı. Başbakanlık Afet Yardım Fonu’nda 2,34 milyar Nepal rupisi bulunduğu, Maliye Bakanlığının da İçişleri Bakanlığına 1,17 milyar rupi ayırdığı bildirildi. Dünya Bankası, Çin, Hindistan, Japonya, Asya Kalkınma Bankası ve Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu tarafından da destek sağlanacağı açıklandı.</p>

<h3>HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Nepal makamları selin neden olduğu toplam ekonomik kaybı belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Maliye Bakanı Wagle’ın açıkladığı 4 ila 5 milyar dolarlık tutar kesinleşmiş bir maddi zarar rakamından ziyade yeniden yapılanmaya ilişkin ilk finansman tahminini oluşturuyor. Nihai kayıp ve hasar tutarının, saha incelemelerinin tamamlanmasının ardından belirlenmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nepalde-sel-felaketinin-bilancosu-agirlasiyor-626-can-kaybi-var</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/nepal-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="60621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Trump İran çatışmasından çıkış yolu bulmakta zorlanıyor"]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iran-catismasindan-cikis-yolu-bulmakta-zorlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iran-catismasindan-cikis-yolu-bulmakta-zorlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Senatörü Mark Kelly, Başkan Donald Trump’ın İran’la yaşanan çatışmadan çıkış yolu bulmakta zorlandığını söyledi. ABC News’e konuşan Kelly, çatışmanın ABD’de benzin ve gıda maliyetlerini artırdığını savunurken, kara birliklerinin devreye sokulmasının binlerce Amerikalının hayatına mal olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Senatörü Mark Kelly, Başkan Donald Trump’ın İran’la devam eden çatışmaya ilişkin seçeneklerinin giderek daraldığını savundu. ABC News’e açıklamalarda bulunan Kelly, çatışmanın ekonomik etkilerinin ABD halkı tarafından benzin ve gıda fiyatlarındaki artış üzerinden hissedildiğini belirterek, Washington yönetiminin askeri tırmanma yerine ekonomik baskı ve Avrupa’daki müttefiklerle ilişkilerin yeniden güçlendirilmesine yönelmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>KELLY: TRUMP ÇATIŞMADAN ÇIKIŞ YOLU BULMAKTA ZORLANIYOR</h3>

<p>ABD Senatörü Mark Kelly, Başkan Donald Trump’ın İran çatışmasından çıkış konusunda sınırlı seçeneklerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Kelly’ye göre ABD yönetiminin önündeki seçenekler arasında çatışmayı kara birlikleri göndererek büyütmek, tamamen geri çekilmek veya ekonomik baskıyı artırırken Avrupa’daki müttefiklerle ilişkileri yeniden inşa etmeye çalışmak bulunuyor.</p>

<p>Eski bir ABD Donanması savaş pilotu olan Kelly, özellikle kara birliklerinin çatışmaya dahil edilmesi seçeneğine karşı uyarıda bulundu. Böyle bir adımın “binlerce ve binlerce Amerikalının” hayatına mal olabileceğini savunan Kelly, doğrudan askeri tırmanmanın ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.</p>

<h3>BENZİN VE GIDA MALİYETLERİNE DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Kelly, çatışmanın maliyetinin yalnızca askeri alanda değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek ABD’de yaşayanların ekonomik etkilerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Senatör, Amerikalıların daha yüksek benzin ve gıda maliyetleri üzerinden çatışmanın bedelini ödediğini savundu.</p>

<p>ABC News’e verdiği demeçte Trump yönetiminin İran politikasını eleştiren Kelly, mevcut durumun yönetimin tercihleri sonucunda ortaya çıktığını öne sürdü. “Kendi yarattığı bir kriz” ifadesini kullanan Kelly, Trump’ın karar alma yaklaşımının yönetimin hareket alanını daralttığını ileri sürdü.</p>

<h3>AVRUPALI MÜTTEFİKLERLE İLİŞKİLERİ GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Kelly, askeri seçeneklerin dışında ekonomik baskının artırılması ve Avrupa’daki müttefiklerle ilişkilerin yeniden kurulmasının daha uygun bir yol olduğunu savundu. Senatör, söz konusu ittifakların son bir buçuk yılda aşındığını ileri sürerek Washington’ın yeniden diplomatik koalisyonlar oluşturmaya çalışması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kelly’nin açıklamalarına göre ekonomik yöntemlerin uygulanması ve ABD’nin müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirmesi, doğrudan askeri operasyonların genişletilmesine kıyasla daha uygun bir seçenek oluşturuyor. Senatör, özellikle kara birliklerinin İran’a gönderilmesine karşı olduğunu vurguladı.</p>

<h3>İRAN’DAKİ BOMBALAMALARI DA ELEŞTİRDİ</h3>

<p>Mark Kelly, İran’a yönelik hava saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde bazı bombardımanlarda “masum İranlı çocukların” öldüğünü söyledi. Söz konusu saldırıların uygun bir plan olmadığını savunan Kelly, askeri operasyonların genişletilmesi yerine ekonomik ve diplomatik yöntemlere ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kelly, “ekonomik bir yaklaşım ve ittifaklarımızı yeniden inşa etmenin”, yalnızca askeri eylemleri artırmaktan ve özellikle kara birliklerini çatışmaya dahil etmekten daha iyi bir yöntem olduğunu söyledi. Senatörün açıklamaları, Trump yönetiminin İran çatışmasındaki seçenekleri ve ABD’nin bundan sonraki tutumuna ilişkin tartışmaların sürdüğü dönemde geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-iran-catismasindan-cikis-yolu-bulmakta-zorlaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/donald-trump-444.jpg" type="image/jpeg" length="39945"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazze’de saldırıda zarar gören tarihi Abu Salim Camii için gönüllüler harekete geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/gazzede-saldirida-zarar-goren-tarihi-abu-salim-camii-icin-gonulluler-harekete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/gazzede-saldirida-zarar-goren-tarihi-abu-salim-camii-icin-gonulluler-harekete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze Şeridi’nin merkezindeki Deyr el-Belah’ta İsrail saldırısında zarar gören Abu Salim Camii’nin tarihi özelliklerini korumak amacıyla “Guardians of Heritage” ekibinden gönüllüler çalışma başlattı. Gönüllüler, 27 Ağustos 2026’da caminin hasar gören bölümlerinde koruma çalışmaları yürütürken enkaz arasındaki kitapları da topladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazze Şeridi’nin merkezinde bulunan Deyr el-Belah’taki Abu Salim Camii, yakın zamanda düzenlenen İsrail saldırısının ardından ağır hasar gördü. Caminin tarihi özelliklerinin korunması amacıyla “Guardians of Heritage” ekibine bağlı gönüllüler bölgede çalışma yürütürken, 27 Ağustos 2026 tarihinde çekilen görüntülerde gönüllülerin yapının zarar gören bölümlerinde koruma ve kurtarma faaliyetleri gerçekleştirdiği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ABU SALIM CAMİİ’NİN TARİHİ ÖZELLİKLERİ KORUNMAYA ÇALIŞILIYOR</h3>

<p>“Guardians of Heritage” ekibindeki gönüllüler, İsrail saldırısında zarar gören Abu Salim Camii’nin tarihi özelliklerinin korunması için başlatılan girişim kapsamında çalışmalara katıldı. Çalışmalarda gönüllülerin hasarlı yapının farklı noktalarında faaliyet yürüttüğü ve camideki tarihi unsurların daha fazla zarar görmesini önlemeye yönelik koruma çalışmaları yaptığı görüldü.</p>

<p><img alt="Gazze Cami (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gazze-cami-3.jpg" width="1280" /></p>

<p>Gönüllülerin çalışmaları, saldırının ardından zarar gören dini ve tarihi yapının içerisinde gerçekleştirildi. Ekip üyeleri, enkazın ve hasarlı yapı parçalarının bulunduğu alanlarda caminin korunabilecek bölümlerini tespit etmeye ve geride kalan unsurları muhafaza etmeye yönelik çalışma yürüttü.</p>

<h3>GÖNÜLLÜLER ENKAZ ARASINDAKİ KİTAPLARI TOPLADI</h3>

<p>Koruma çalışmaları sırasında caminin içerisinde bulunan kitaplar da gönüllüler tarafından toplandı. Görüntülerden birinde “Guardians of Heritage” ekibinden bir gönüllünün hasarlı caminin içerisindeki kitapları bir araya getirdiği görüldü.</p>

<p>Kitapların toplanması, caminin tarihi özelliklerinin korunması amacıyla yürütülen çalışmaların bir parçası olarak gerçekleştirildi. Hasarlı bölümlerde sürdürülen faaliyetlerde gönüllüler hem yapıya ait unsurlar üzerinde çalıştı hem de saldırının ardından caminin içerisinde kalan materyalleri korumaya aldı.</p>

<h3>ÇALIŞMALAR 27 AĞUSTOS 2026’DA GÖRÜNTÜLENDİ</h3>

<p>Deyr el-Belah’taki Abu Salim Camii’nde yürütülen çalışmalar 27 Ağustos 2026 tarihinde fotoğraflandı. Görüntülerde gönüllülerin caminin saldırıda zarar gören bölümleri arasında çalıştığı, farklı noktalarda koruma faaliyetleri yürüttüğü ve kitapları enkaz içerisinden çıkardığı yer aldı.</p>

<p>Fotoğraflar, Gazze’de saldırılarda zarar gören tarihi ve dini yapıların korunmasına yönelik gönüllü girişimlerden birini kayıt altına aldı. “Guardians of Heritage” ekibinin çalışmasının, Abu Salim Camii’nin saldırının ardından ayakta kalan tarihi özelliklerinin korunmasını amaçladığı belirtildi.</p>

<h3>GAZZE’DE ATEŞKES VE SALDIRILAR</h3>

<p>Haberde aktarılan bilgiye göre Gazze’de ekim ayından bu yana teknik olarak yürürlükte bulunan ateşkese rağmen İsrail ordusunun bölgeye yönelik saldırıları devam etti. Kaynakta, Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasının İsrail ordusunun kontrolü altında bulunduğu ve saldırıların ateşkes koşullarına rağmen düzenli olarak sürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Abu Salim Camii de söz konusu saldırılardan zarar gören yapılar arasında yer aldı. Deyr el-Belah’taki camide yürütülen gönüllü çalışmalar, saldırının ardından yapının tarihi özelliklerinin korunmasına ve geride kalan kültürel unsurların muhafaza edilmesine odaklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/gazzede-saldirida-zarar-goren-tarihi-abu-salim-camii-icin-gonulluler-harekete-gecti</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gazze-cami-1.jpg" type="image/jpeg" length="37819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump, Putin'den güvence aldığını söyledi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-putinden-guvence-aldigini-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-putinden-guvence-aldigini-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile verimli görüşmeler yaptığını belirterek Rusya'nın NATO topraklarına saldıracağını düşünmediğini söyledi. Trump, Rusya ile İran arasındaki nükleer program görüşmeleri konusunda Moskova'ya yönelik olası yaptırımlar için de kararın gelişmelere bağlı olacağını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te düzenlenen başkanlık kararnamesi imza töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Trump'ın açıklamalarında Rusya, NATO, İran'ın nükleer programı ve olası yaptırımlar öne çıktı.</p>

<p>Rusya'nın NATO topraklarına yönelik herhangi bir saldırıda bulunup bulunmayacağına ilişkin tartışmalara değinen Trump, Moskova'nın böyle bir adım atacağını düşünmediğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği temaslara işaret eden ABD Başkanı, görüşmelerin verimli geçtiğini belirtti.</p>

<h3>“NATO TOPRAKLARINA SALDIRMAYACAKTIR”</h3>

<p>Donald Trump, Rusya'nın NATO üyesi ülkelere yönelik olası bir saldırısına ilişkin yöneltilen soruya Putin ile yaptığı görüşmeleri hatırlatarak yanıt verdi. Trump, “Onunla verimli görüşmeler yaptım. NATO topraklarına saldırmayacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı'nın açıklaması, Rusya'nın ilerleyen dönemde NATO ülkelerine yönelik askeri bir adım atıp atmayacağına ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.</p>

<h3>RUSYA-İRAN GÖRÜŞMELERİ DE GÜNDEME GELDİ</h3>

<p>Trump, Rusya ile İran arasında nükleer programa ilişkin gerçekleştirildiği belirtilen son görüşmeler hakkında da değerlendirmelerde bulundu. ABD Başkanı, söz konusu süreç nedeniyle Moskova'ya yaptırım uygulanması ihtimalini tamamen dışlamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya'ya yönelik yeni bir yaptırım kararı alınıp alınmayacağı sorulan Trump, kararın gelişmeler doğrultusunda şekilleneceğini belirtti. Washington yönetiminin süreci yakından takip edeceğini ifade etti.</p>

<h3>“YAPTIRIMLA İLGİLİ KARAR DURUMA BAĞLI”</h3>

<p>Trump, Rusya'ya yönelik olası yaptırımlara ilişkin kararın “duruma bağlı” olduğunu söyledi. ABD Başkanı'nın açıklamasına göre Washington, Rusya ile İran arasındaki temasların seyrini izlemeyi sürdürecek.</p>

<p>İran'ın nükleer programı konusunda Moskova'nın üstlendiği rol ve Rusya ile İran arasındaki temaslar, ABD'nin olası yaptırım seçenekleri kapsamında gündemde kalmaya devam ediyor.</p>

<h3>ÇİNLİ BANKALARLA İLGİLİ SORUYA YANIT VERDİ</h3>

<p>ABD Başkanı Trump'a, İran ile yakın ilişki içerisinde olduğu belirtilen Çinli bankalara Washington yönetiminin neden yaptırım uygulamadığı da soruldu. Trump, söz konusu soruya ABD yönetiminin attığı bütün adımların kamuoyuyla paylaşılmak zorunda olmadığını belirten bir yanıt verdi.</p>

<p>Trump, “Uygulamadığımı nereden biliyorsunuz? Her yaptığım şeyi size açıklamak zorunda mıyım?” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, yaptırım politikası kapsamında atılmış ya da atılması planlanan olası adımlara ilişkin başka ayrıntı paylaşmadı.</p>

<h3>CIA DİREKTÖRÜ RATCLIFFE'İN RUSYA ZİYARETİ GÜNDEM OLMUŞTU</h3>

<p>ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA Direktörü John Ratcliffe'in Rusya'ya gerçekleştirdiği belirtilen gizli ziyaret daha önce gündeme gelmişti. Ziyaretin amacının Rus yetkilileri NATO üyesi ülkelere ve Baltık devletlerine yönelik olası saldırılardan kaçınmaları konusunda uyarmak olduğu iddia edilmişti.</p>

<p>Wall Street Journal'a konuşan ABD'li yetkililer, Ratcliffe'in ziyaretinin yakın zamanda hazırlanan ABD istihbarat değerlendirmelerinin ardından gerçekleştiğini belirtmişti. Söz konusu değerlendirmelerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in birkaç yıl içerisinde müttefik bir ülkeye saldırı düzenleyerek NATO'nun kararlılığını test edebileceğinin öngörüldüğü aktarılmıştı.</p>

<h3>NATO'YA YÖNELİK OLASI RUSYA SALDIRISI TARTIŞILIYOR</h3>

<p>Rusya'nın gelecekte NATO üyesi ülkelere yönelik askeri bir girişimde bulunabileceğine ilişkin değerlendirmeler, ABD istihbaratı ve Batılı ülkelerin güvenlik gündeminde yer almaya devam ediyor. CIA Direktörü Ratcliffe'in Moskova ziyaretiyle ilgili iddialar da söz konusu güvenlik tartışmaları kapsamında gündeme gelmişti.</p>

<p>Trump ise Putin ile yaptığı görüşmelere dayanarak Rusya'nın NATO topraklarına saldırmayacağını düşündüğünü açıkladı. ABD Başkanı aynı açıklamalarında Rusya-İran temasları ve olası yaptırım kararları konusunda gelişmelerin takip edileceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-putinden-guvence-aldigini-soyledi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 22:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/01/trump-putin-3.jpg" type="image/jpeg" length="90262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak’tan silahlı gruplara net mesaj: “Devlet dışında silaha izin verilmeyecek”]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-silahli-gruplara-net-mesaj-devlet-disinda-silaha-izin-verilmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-silahli-gruplara-net-mesaj-devlet-disinda-silaha-izin-verilmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak’ta Bağdat yönetimine bağlı Silahlı Kuvvetler, ülkedeki tüm silahların devlet kontrolü altına alınması konusundaki kararlılığını yineledi. Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah en-Numan, silahların devlet otoritesi dışında tutulamayacağını belirterek süreci “geri dönüşü olmayan” bir egemenlik meselesi olarak nitelendirdi. En-Numan ayrıca ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’taki görevinin planlandığı üzere 30 Eylül 2026’da sona ereceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Irak hükümeti, ülkede devlet otoritesi dışında bulunan silahların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bağdat yönetimine bağlı Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı, tüm silahların devlet ve resmi güvenlik kurumlarının denetimine alınması yönündeki hükümet planının uygulanacağını açıkladı. Başkomutanlık Sözcüsü Sabah en-Numan, silahların devlet tekelinde toplanmasının siyasi, toplumsal ve güvenlik boyutu bulunan bir egemenlik meselesi olduğunu söyledi.</p>

<p>En-Numan, hükümetin silah dosyasının düzenlenmesi konusunda geri adım atmayacağını belirtirken devlet otoritesi dışında silahlı yapıların varlığına izin verilmeyeceğini ifade etti. Sürecin silahlı gruplarla yürütülen görüşmeler ve oluşturulan mekanizmalar üzerinden ilerlediğini kaydeden en-Numan, geçmişte terörle mücadelede kullanılan silahlara yönelik hukuki düzenlemelerin de görüşüldüğünü belirtti.</p>

<h3>“DEVLET OTORİTESİ DIŞINDA SİLAHA İZİN VERİLMEYECEK”</h3>

<p>Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah en-Numan, Bağdat yönetiminin ülkedeki silahlı yapılanmalarla ilgili tutumunu açıklarken tüm silahların resmi kurumların denetimi altında bulunması gerektiğini vurguladı. Hükümetin silahların düzenlenmesi konusunda kararlı olduğunu belirten en-Numan, “Devlet otoritesi dışında herhangi bir silah kabul edilemez” mesajını verdi.</p>

<p>En-Numan, terör örgütleriyle mücadelede kullanılan silahların geçmişte üstlendiği role saygı gösterildiğini ancak mevcut aşamada güvenlik yapılanmasının devlet çatısı altında toplanmasının esas olduğunu söyledi. Silahlı gruplarla bu konuda görüşmeler yürütüldüğünü ve silahların hukuki şekilde düzenlenmesini sağlayacak formüllerin değerlendirildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÖZEL KOMİTE SİLAHLARIN DÜZENLENMESİ İÇİN ÇALIŞIYOR</h3>

<p>Bağdat yönetimi, silahların devlet denetimine alınmasına ilişkin süreci yürütmek üzere özel mekanizmalar oluşturdu. En-Numan, silahların nasıl düzenleneceği ve hangi hukuki çerçevede korunacağı konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Silahlı gruplarla yapılan görüşmelerde temel tartışmanın sürecin uygulanma yöntemleri üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor. Irak hükümeti daha önce de bazı grupların silahlarını teslim ettiğini veya resmi güvenlik yapıları içerisine dahil olduğunu açıklamıştı. Diğer bazı silahlı gruplar ise silah bırakma konusunda çekincelerini sürdürüyor.</p>

<h3>“MEZHEPÇİ SÖYLEME GERİ DÖNÜLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”</h3>

<p>Sabah en-Numan, silahların devlet kontrolüne alınması sürecinin mezhepsel tartışmalara dönüştürülmemesi gerektiğini de ifade etti. Irak’ın geçmişte yaşadığı güvenlik ve siyasi krizlere atıfta bulunan en-Numan, “Mezhepçi söyleme geri dönülmesine veya kötü niyetli söylentilerin yayılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.</p>

<p>Bağdat yönetimi, silahların kontrol altına alınmasını belirli bir mezhep veya siyasi yapıya yönelik adım olarak değil, devlet egemenliğinin yeniden tesis edilmesi kapsamında değerlendiriyor. Hükümetin açıklamalarında devlet kurumları dışında silahlı güç bulunmaması gerektiği sık sık vurgulanıyor.</p>

<h3>30 EYLÜL SİLAHLARIN DEVLET KONTROLÜ İÇİN KRİTİK TARİH</h3>

<p>Irak hükümeti, devlet kontrolü dışındaki silahların düzenlenmesine ilişkin süreçte 30 Eylül 2026 tarihini kritik eşiklerden biri olarak belirledi. En-Numan, söz konusu tarihi “egemenlik açısından tarihi bir gün” olarak nitelendirirken Irak’ın uluslararası koalisyon şemsiyesinden çıkarak güvenlik sorumluluğunu tamamen kendi kurumlarıyla üstleneceğini söyledi.</p>

<p>Hükümet ile silahlı gruplar arasındaki görüşmelerin devam ettiği belirtilirken bazı grupların silahlarını devlet otoritesine devretmeye sıcak baktığı, bazı grupların ise sürece karşı çıktığı bildiriliyor. Irak hükümeti ise 30 Eylül tarihinin devlet egemenliği açısından belirlenen yol haritasının temel unsurlarından biri olduğunu ifade ediyor.</p>

<h3>ULUSLARARASI KOALİSYONUN GÖREVİ 30 EYLÜL’DE SONA ERECEK</h3>

<p>En-Numan, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’taki görevine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Koalisyonun askeri misyonunun planlandığı üzere 30 Eylül 2026 tarihinde sona ereceğini belirten en-Numan, çekilme sürecinin ilgili Irak makamlarıyla koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Irak makamları daha önce de koalisyon güçlerinin çekilme takviminin ülkenin güvenlik kurumlarının ulaştığı hazırlık seviyesine göre belirlendiğini açıklamıştı. En-Numan, Irak güçlerinin ulusal güvenliği bağımsız biçimde yönetebilecek kapasiteye ulaştığını ve 30 Eylül sonrasında ilişkilerin uluslararası koalisyon çatısından ikili ortaklıklara dönüşeceğini belirtmişti.</p>

<h3>IRAK GÜVENLİK SORUMLULUĞUNU TAMAMEN DEVRALACAK</h3>

<p>Koalisyon güçlerinin çekilmesiyle birlikte Irak ordusu ve diğer güvenlik kurumlarının ülke genelindeki güvenlik sorumluluğunu tamamen üstlenmesi planlanıyor. En-Numan, çekilmenin hızlandığını ve sürecin oluşturulan teknik güvenlik komitesi aracılığıyla yakından takip edildiğini söyledi.</p>

<p>Irak yönetimi, koalisyonun çekilmesini ülkenin güvenlik ve egemenlik politikalarında yeni bir dönem olarak değerlendiriyor. Bağdat’ın açıklamalarında, koalisyon sonrasında da eğitim, istihbarat paylaşımı ve ikili güvenlik iş birliklerinin farklı formatlarda devam edebileceği belirtiliyor.</p>

<h3>CEZİRE VE BADİYE OPERASYONLAR KOMUTANLIĞI KURULDU</h3>

<p>Irak Savunma Bakanlığı da güvenlik yapılanmasının güçlendirilmesine yönelik yeni adımlar attı. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yahya Resul, Semave bölgesinde yeni bir Cezire ve Badiye Operasyonlar Komutanlığı kurulduğunu açıkladı.</p>

<p>Yeni komutanlığın bölgedeki güvenlik faaliyetlerinden sorumlu olacağı ve çevre bölgelerdeki askeri varlığı güçlendireceği bildirildi. Söz konusu yapılanmanın Irak’ın sınır, çöl ve geniş kırsal bölgelerdeki güvenlik kontrolünü artırmaya yönelik adımların bir parçası olduğu belirtildi.</p>

<h3>HAVA SAVUNMASININ GÜÇLENDİRİLMESİNE ÖNCELİK VERİLDİ</h3>

<p>Irak yönetiminin güvenlik planında hava savunma kapasitesinin geliştirilmesi de önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yahya Resul, Başkomutanın Irak Silahlı Kuvvetlerinin güçlendirilmesi, güvenlik tehditlerine karşı hazırlık seviyesinin artırılması ve ülke hava sahasının korunması için hava savunma sistemlerinin teçhizatlandırılmasına öncelik verilmesi talimatını verdiğini söyledi.</p>

<p>Sabah en-Numan da Irak’ın hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinde önemli ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Hava savunma sistemlerinin satın alınması için özel bir fon bulunduğunu belirten en-Numan, yeni hava savunma unsurlarının yakın dönemde ülkeye ulaşmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<h3>IRAK’TA SİLAH DOSYASI GÜVENLİK GÜNDEMİNİN MERKEZİNDE</h3>

<p>Silahların yalnızca devletin kontrolünde bulunması meselesi, Irak’ın son dönemdeki en önemli iç güvenlik başlıklarından biri haline geldi. Hükümet bazı silahlı gruplarla görüşmelerini sürdürürken resmi kurumlar dışında silahlı yapıların varlığının sona erdirilmesini hedefliyor.</p>

<p>Bağdat yönetimi, 30 Eylül 2026’da uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona ermesiyle silahların devlet tekelinde toplanmasını aynı egemenlik sürecinin parçaları olarak değerlendiriyor. Hükümet, silahlı gruplarla doğrudan askeri çatışma yerine görüşmeler yoluyla çözüm arayışını sürdürdüğünü de açıklıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-silahli-gruplara-net-mesaj-devlet-disinda-silaha-izin-verilmeyecek</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/irak-silahli-milisler.jpg" type="image/jpeg" length="25181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransız milletvekillerinin kıblesi İsrail çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransiz-milletvekillerinin-kiblesi-israil-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/fransiz-milletvekillerinin-kiblesi-israil-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da milletvekilleri ve senatörlerin yabancı aktörler tarafından finanse edilen yurt dışı seyahatleri mercek altına alındı. Liberation gazetesinin teyit servisi CheckNews’in Haziran 2022-Mayıs 2026 dönemini kapsayan incelemesine göre Fransız parlamenterlerin en fazla ziyaret ettiği ülke açık ara İsrail oldu. 60’tan fazla İsrail seyahati kayıtlara geçerken bunların 44’ü 7 Ekim 2023 sonrasında gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa’da parlamenterlerin yabancı aktörler tarafından finanse edilen yurt dışı seyahatlerine ilişkin kayıtlar dikkat çeken bir tablo ortaya çıkardı. Liberation gazetesinin teyit hattı CheckNews, Haziran 2022 ile Mayıs 2026 arasında milletvekilleri ve senatörlerin kabul ettiği finanse edilmiş seyahat davetlerini inceledi. Resmi parlamento kayıtları üzerinden yapılan derlemede İsrail, Fransız parlamenterlerin en fazla seyahat ettiği ülke olarak öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada her kabul edilen davet ayrı bir seyahat olarak sayıldı. Aynı heyette birlikte seyahat eden parlamenterler de ayrı ayrı kayıtlara dahil edildi. Söz konusu yöntemle yapılan hesaplamada İsrail’e 60’tan fazla seyahat tespit edilirken Tayvan’a 32, Katar’a 25 ve Çin’e 14 finanse edilmiş ziyaret gerçekleştirildi.</p>

<h3>FRANSIZ PARLAMENTERLERİN İLK TERCİHİ İSRAİL OLDU</h3>

<p>CheckNews’in ortaya koyduğu veriler, Fransız parlamenterlerin yabancı kuruluşlar tarafından finanse edilen seyahatlerinde İsrail’in diğer ülkelerden belirgin biçimde ayrıldığını gösterdi. Dört yıllık dönemde İsrail’e yönelik seyahatlerin sayısı 60’ı aşarken ikinci sıradaki Tayvan 32 ziyaretle kayıtlara geçti. Katar için 25, Çin için ise 14 seyahat bildirildi.</p>

<p>Rakamlar, İsrail’e yönelik finanse edilen parlamenter ziyaretlerinin Tayvan’ın yaklaşık iki katına ulaştığını ortaya koydu. Araştırma kapsamında incelenen kayıtlar, diğer ülkelere gerçekleştirilen seyahatlerin önemli bölümünün ilgili ülkelerin bakanlıkları, diplomatik temsilcilikleri veya resmi kuruluşları tarafından organize edildiğini gösterdi.</p>

<h3>İSRAİL SEYAHATLERİNİN MERKEZİNDE ELNET VAR</h3>

<p>Fransız parlamenterlerin İsrail ziyaretlerinin büyük bölümünün organizasyonunda Avrupa Liderlik Ağı olarak bilinen ELNET öne çıktı. Brüksel merkezli yapı, Avrupa ile İsrail arasındaki ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor ve Fransa’daki parlamenterlere yönelik çok sayıda İsrail ziyareti düzenliyor.</p>

<p>Fransız Senatosu’nun resmi kayıtlarında da ELNET tarafından finanse edilen İsrail seyahatleri yer alıyor. Ocak 2024’te farklı senatörlerin Tel Aviv, Kudüs ve Sderot’u kapsayan dört günlük programlara katıldığı, seyahat finansmanının ELNET tarafından sağlandığı kaydedildi.</p>

<h3>BİR PARLAMENTERİN GEZİ MALİYETİ 4 BİN AVROYA KADAR ÇIKIYOR</h3>

<p>Araştırmaya göre ELNET tarafından tüm masrafları karşılanan ortalama bir İsrail seyahatinin maliyeti parlamenter başına yaklaşık 4 bin avroya kadar çıkabiliyor. Ulaşım, konaklama ve program giderlerinin kuruluş tarafından üstlenildiği seyahatlerde Fransız parlamenterlerin Tel Aviv’de lüks otellerde ağırlandığı belirtildi.</p>

<p>Benzer kayıtlar Avrupa Parlamentosu belgelerinde de yer aldı. ELNET’in bazı ziyaretlerde uçuş, konaklama ve günlük giderleri karşıladığı, İsrail’de Tel Aviv ve Kudüs’teki otellerde konaklama sağladığı resmi beyanlara yansıdı.</p>

<h3>7 EKİM 2023 SONRASI SEYAHATLER HIZLANDI</h3>

<p>CheckNews’in araştırmasındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail’e yönelik finanse edilen Fransız parlamenter seyahatlerinde yaşanan artış oldu. İncelenen dönemde 60’tan fazla seyahatin 44’ünün 7 Ekim 2023’ten sonra gerçekleştirildiği kaydedildi. Önceki bir yıllık dönemde ise 17 seyahat bildirilmişti.</p>

<p>ELNET, 7 Ekim saldırılarından kısa süre sonra 15-18 Ekim 2023 tarihleri arasında İsrail’e özel bir heyet ziyareti düzenledi. Organizasyona 10 Fransız milletvekili ile eski Fransa Başbakanı Manuel Valls katıldı. Program kapsamında İsrailli yetkililer, saldırılardan etkilenen kişiler ve rehine yakınlarıyla görüşmeler gerçekleştirildi.</p>

<h3>SAĞ VE MERKEZ SAĞ SİYASETÇİLER ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Araştırma, İsrail’e seyahat eden Fransız parlamenterlerin siyasi dağılımında da belirgin bir yoğunlaşma bulunduğunu ortaya koydu. Davetlerin önemli bölümü merkez ve sağ partilerdeki siyasetçilere yönelirken Filistin yanlısı sol kanattan isimlerin listelerde yer almadığı belirtildi.</p>

<p>Fransız Ulusal Meclisi’ne sunulan bir önerge metninde de ELNET tarafından finanse edilen seyahatlerin büyük çoğunluğunun sağ ve merkez partilerden parlamenterlere yönelik olduğu ifade edildi. Aynı belgede ELNET’in 2017’den itibaren 55 milletvekili ve 46 senatör seyahati organize ettiği, toplam 101 ziyaretin parlamenterlerin bildirdiği 666 seyahatin yüzde 15’inden fazlasına karşılık geldiği belirtildi.</p>

<h3>ELNET “İSRAİL HÜKÜMETİNDEN BAĞIMSIZIZ” DİYOR</h3>

<p>ELNET France Kamu İşleri Sorumlusu Ariel Bellaiche, CheckNews’e yaptığı açıklamada kuruluşun İsrail hükümetinden bağımsız faaliyet gösterdiğini savundu. Bellaiche, organizasyonların “tarafsızlık içinde” yürütüldüğünü ve Fransa’daki “cumhuriyetçi kanadın tüm partileri” ile çalışıldığını ileri sürdü.</p>

<p>ELNET ayrıca İsrail devletinden herhangi bir talimat veya finansman almadığını belirtiyor. Liberation’ın araştırmasına göre, Mediapart’ın geçmişte Fransa’da düzenlenen iki ELNET etkinliğinin İsrail kaynaklı finansman aldığına ilişkin haberler yayımladığı aktarıldı.</p>

<h3>PARLAMENTO KAYITLARINDA ELNET’İN İSMİ AÇIKÇA YER ALIYOR</h3>

<p>Fransa Senatosu tarafından yayımlanan resmi seyahat kayıtlarında ELNET’in finansman sağladığı çok sayıda İsrail ziyareti görülebiliyor. Ocak 2024’te düzenlenen dört günlük bir programda Fransız senatörler Tel Aviv, Kudüs ve Sderot’u ziyaret ederken organizasyonun finansörü olarak ELNET kaydedildi.</p>

<p>Senato kayıtlarında CRIF gibi başka kuruluşlar tarafından finanse edilen İsrail ziyaretleri de bulunuyor. Dolayısıyla İsrail’e yapılan tüm parlamenter ziyaretlerin ELNET tarafından karşılandığı sonucu çıkmıyor; ancak CheckNews’in incelemesine göre gezilerin büyük bölümünde ELNET belirleyici organizatör olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>150 AVRONUN ÜZERİNDEKİ DAVETLERİN BİLDİRİLMESİ ZORUNLU</h3>

<p>Fransa’da parlamenterlerin üçüncü taraflar tarafından karşılanan seyahatleri belirli şeffaflık kurallarına tabi. Milletvekilleri 2012’den, senatörler ise 2014’ten itibaren değeri 150 avroyu aşan hediye, avantaj veya seyahat davetlerini ilgili parlamenter makamlara bildirmek zorunda.</p>

<p>Söz konusu seyahatler mevzuat kapsamında yasak değil. Parlamenterlerin finansman kaynağını ve aldıkları daveti kamuya açık biçimde beyan etmeleri gerekiyor. CheckNews’in araştırması da ağırlıklı olarak söz konusu resmi bildirimler üzerinden hazırlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransiz-milletvekillerinin-kiblesi-israil-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/fransiz-milletvekilleri.jpg" type="image/jpeg" length="82538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tokayev-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tokayev-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye-Kazakistan ikili ilişkileri ve bölgesel konular ele alınırken Erdoğan, 23 Ağustos’ta Kazakistan’da yapılan Kurultay seçimleri nedeniyle Tokayev’i tebrik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 27 Ağustos 2026’da yapılan açıklamaya göre iki lider, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel konuları değerlendirdi.</p>

<p>Görüşmenin gündeminde Kazakistan’da 23 Ağustos’ta gerçekleştirilen Kurultay seçimleri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimler dolayısıyla Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’e tebriklerini iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TÜRKİYE-KAZAKİSTAN İLİŞKİLERİ ELE ALINDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın açıklamasında, Erdoğan ile Tokayev’in görüşmede Türkiye-Kazakistan ikili ilişkileri ve bölgesel konular üzerinde durduğu bildirildi. İki ülke arasındaki ilişkilerin gelecek dönemde geliştirilmesine yönelik çalışmalar da telefon görüşmesinin başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için önümüzdeki süreçte de gayret göstermeyi sürdüreceklerini ifade etti. Açıklamada görüşmenin hangi bölgesel başlıklar üzerinde yoğunlaştığına ilişkin ayrıntılı bilgi verilmedi.</p>

<h3>ERDOĞAN’DAN TOKAYEV’E KURULTAY SEÇİMİ TEBRİĞİ</h3>

<p>Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Ağustos 2026 tarihinde Kazakistan’da gerçekleştirilen Kurultay seçimleri nedeniyle Tokayev’i tebrik etti. Erdoğan, seçimlere yüksek katılım sağlanmasına da değindi.</p>

<p>Erdoğan, yüksek katılım oranının Kazakistan’da yürütülen reformlara yönelik kamuoyu desteğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da söz konusu değerlendirmeyi görüşmeye ilişkin resmi açıklamasında aktardı.</p>

<h3>KAZAKİSTAN’DA 145 ÜYELİ KURULTAY İÇİN SANDIK KURULDU</h3>

<p>Kazakistan’da 23 Ağustos’ta yapılan seçimler, ülkede oluşturulan tek meclisli Kurultay’ın üyelerini belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Meclis ve Senatodan oluşan önceki çift meclisli parlamento yapısının yerine kurulan Kurultay 145 üyeden oluşuyor.</p>

<p>Seçim için Kazakistan genelinde ve yurt dışında toplam 10 bin 423 sandık kuruldu. Kazakistan Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre seçmen listelerinde 12 milyon 605 bin 788 kayıtlı seçmen bulunurken Kurultay’daki 145 sandalye için 7 siyasi parti yarıştı.</p>

<h3>“İKİLİ İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İÇİN GAYRET GÖSTERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”</h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Erdoğan’ın görüşmede Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin gelecek dönemine ilişkin mesajını da paylaştı. Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Türkiye ile Kazakistan arasındaki ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı telefon görüşmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 Ağustos’taki diplomasi temaslarından biri oldu. Erdoğan aynı gün Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Félix Tshisekedi ve Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tokayev-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/erdogan-tokayev.jpg" type="image/jpeg" length="56376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Srebrenitsa soykırımından hüküm giyen Ratko Mladiç öldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/srebrenitsa-soykirimindan-hukum-giyen-ratko-mladic-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/srebrenitsa-soykirimindan-hukum-giyen-ratko-mladic-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp güçlerin komutanı olan, Srebrenitsa soykırımı başta olmak üzere işlenen suçlardan dolayı ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Ratko Mladiç, 84 yaşında öldü. Mladiç’in Hollanda’nın Lahey kentindeki Birleşmiş Milletler gözaltı merkezinde hayatını kaybettiği Birleşmiş Milletler yetkilisi tarafından doğrulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1992-1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı’nın en önemli askeri aktörlerinden biri olan ve “Bosna Kasabı” olarak anılan eski Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç hayatını kaybetti. Mladiç, Srebrenitsa’da 8 binden fazla Boşnak Müslüman erkek ve çocuğun öldürüldüğü soykırımın yanı sıra savaş sırasında işlenen insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlalinden mahkum edilmişti. Ölüm haberi ilk olarak Sırp medyasında yer alırken daha sonra Birleşmiş Milletler yetkilisi tarafından da doğrulandı.</p>

<p>Mladiç, ömür boyu hapis cezasını çektiği Lahey’deki Birleşmiş Milletler gözaltı merkezinde bulunuyordu. Son yıllarda sağlık sorunları yaşayan ve birden fazla kez hastaneye kaldırılan Mladiç’in 27 Ağustos 2026’da öldüğü açıklandı. Reuters’ın aktardığı bilgiye göre 2011’de yakalanmasından sonra Birleşmiş Milletler gözetiminde tutulan Mladiç, ölümüne kadar cezasını çekmeye devam etti.</p>

<h3>BOSNALI SIRP ORDUSUNUN KOMUTANIYDI</h3>

<p>Ratko Mladiç, 12 Mayıs 1992’de Bosna Hersek’teki Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun, bilinen adıyla Bosnalı Sırp Ordusu’nun Ana Karargah Komutanlığına getirildi. Birleşmiş Milletler bünyesindeki mahkeme kayıtlarına göre Mladiç, en az 8 Kasım 1996’ya kadar Bosnalı Sırp Ordusunun komuta kademesinin başında kaldı. Bosna Savaşı boyunca emrindeki güçlerin gerçekleştirdiği çok sayıda operasyon nedeniyle uluslararası mahkemede yargılandı.</p>

<p>Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığı, Mladiç’in Radovan Karadziç ile birlikte Bosnalı Müslümanları ve Bosnalı Hırvatları Bosnalı Sırpların hak iddia ettiği bölgelerden kalıcı biçimde uzaklaştırmayı amaçlayan ortak suç girişiminin kilit isimlerinden biri olduğunu belirtmişti. Savcılık ayrıca Mladiç’in Bosnalı Sırp Ordusunun en üst düzey askeri yetkilisi olarak emrindeki birlikler üzerinde etkin kontrol sahibi olduğunu kaydetmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SREBRENİTSA’DA 8 BİNDEN FAZLA ERKEK VE ÇOCUK ÖLDÜRÜLDÜ</h3>

<p>Mladiç’in mahkumiyetindeki en önemli dosyalardan birini Temmuz 1995’te yaşanan Srebrenitsa soykırımı oluşturdu. Bosnalı Sırp güçleri, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’yı ele geçirmelerinin ardından 8 binden fazla Boşnak Müslüman erkek ve çocuğu öldürdü. Uluslararası mahkemeler Srebrenitsa’da yaşananları soykırım olarak nitelendirdi ve Mladiç’in söz konusu suçlardan cezai sorumluluğu bulunduğuna hükmetti.</p>

<p>Mahkeme kayıtlarında Mladiç’in Srebrenitsa’daki soykırımın yanı sıra Bosna Savaşı sırasında cinayet, zulüm, imha, zorla yerinden etme, sivillere yönelik hukuka aykırı saldırılar, terör ve rehin alma suçlarından da sorumlu tutulduğu yer aldı. Temyiz aşamasında Srebrenitsa ile bağlantılı soykırım hükmü de dahil olmak üzere mahkumiyetlerinin büyük bölümü kesinleşti.</p>

<h3>16 YIL SAKLANDIKTAN SONRA 2011’DE YAKALANDI</h3>

<p>Hakkındaki ilk iddianame 24 Temmuz 1995’te hazırlanan Ratko Mladiç, savaşın sona ermesinin ardından uzun yıllar uluslararası adaletten kaçtı. Yaklaşık 16 yıl firari durumda kalan Mladiç, 26 Mayıs 2011’de Sırbistan’da yakalandı ve 31 Mayıs 2011’de Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesine teslim edildi.</p>

<p>Mladiç’in yakalanmasıyla birlikte Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlara ilişkin en önemli uluslararası davalardan biri başladı. Kendisine iki soykırım, beş insanlığa karşı suç ve dört savaş hukukunu veya savaş geleneklerini ihlal suçlaması yöneltildi. Mladiç, mahkeme sürecinde hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.</p>

<h3>2017’DE ÖMÜR BOYU HAPSE MAHKUM EDİLDİ</h3>

<p>Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, 22 Kasım 2017’de açıkladığı kararda Ratko Mladiç’i soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlali kapsamındaki suçlardan mahkum etti. Mahkeme Mladiç’e ömür boyu hapis cezası verdi.</p>

<p>Kararda Mladiç; Srebrenitsa soykırımı, zulüm, imha, cinayet, sürgün, zorla yerinden etme, sivillere yönelik saldırılar, terör ve rehin alma dahil olmak üzere birçok suçtan sorumlu bulundu. İlk derece mahkemesinin verdiği ömür boyu hapis cezasına karşı yapılan temyiz başvurusu da sonuç vermedi.</p>

<h3>ÖMÜR BOYU HAPİS CEZASI 2021’DE KESİNLEŞTİ</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması Temyiz Dairesi, 8 Haziran 2021’de Mladiç’in itirazlarını büyük ölçüde reddetti. Temyiz Dairesi, Srebrenitsa soykırımına ilişkin mahkumiyetin yanı sıra insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlali kapsamındaki hükümleri onadı ve ömür boyu hapis cezasını kesinleştirdi.</p>

<p>Mahkemenin kesinleşen kararında Mladiç’in Srebrenitsa’daki soykırım nedeniyle cezai sorumluluğu kabul edildi. Bosna Hersek’in bazı diğer belediyelerinde işlenen suçlarla ilgili ayrı bir soykırım suçlamasından ise beraat kararı verilmişti. Söz konusu ayrım, Mladiç’in Srebrenitsa soykırımından mahkum edildiği gerçeğini değiştirmedi.</p>

<h3>SON YILLARINDA SAĞLIK SORUNLARI YAŞADI</h3>

<p>Mladiç, hapis cezasını Lahey’de Birleşmiş Milletler gözetiminde geçirirken son yıllarda ciddi sağlık sorunları yaşadı ve birçok kez hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumu nedeniyle erken tahliye edilmesine yönelik başvurular da gündeme geldi ancak cezasını çekmeye devam etti. Reuters, ölüm haberini 27 Ağustos 2026’da bir Birleşmiş Milletler yetkilisine dayandırarak doğruladı.</p>

<p>84 yaşındaki Mladiç’in ölümüyle birlikte Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlardan uluslararası mahkemede yargılanıp ömür boyu hapis cezası alan en önemli isimlerden birinin cezaevi süreci sona erdi. Mladiç, ölümüne kadar Srebrenitsa soykırımı ile insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlalinden aldığı ömür boyu hapis cezasını çekiyordu.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/srebrenitsa-soykirimindan-hukum-giyen-ratko-mladic-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/miladic.jpg" type="image/jpeg" length="95060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye'de kredi kartı uygulaması başladı, ilk denemeyi Şara yaptı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-kredi-karti-uygulamasi-basladi-ilk-denemeyi-sara-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-kredi-karti-uygulamasi-basladi-ilk-denemeyi-sara-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Şam’da Visa kartıyla ülkenin ilk canlı uluslararası Visa ödeme işlemini gerçekleştirdi. Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safwat Raslan’ın da hazır bulunduğu işlem, Visa, Fransabank Lebanon ve Paymera iş birliğiyle yapıldı. Ödeme, Suriye’nin küresel finans ve ödeme sistemleriyle yeniden bağlantı kurma sürecindeki yeni adımlardan biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de uluslararası ödeme sistemlerinin yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalarda yeni bir aşamaya geçildi. Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, 26 Ağustos 2026’da Şam’da Visa kartıyla canlı bir uluslararası ödeme işlemi gerçekleştirdi. İşlem sırasında Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safwat Raslan da el-Şara’ya eşlik etti. Visa tarafından yapılan açıklamaya göre ödeme altyapısında Fransabank Lebanon alıcı finans kuruluşu olarak görev alırken ödeme teknolojisi tarafında Paymera yer aldı.</p>

<h3>İLK GÖRÜNTÜYÜ MERKEZ BANKASI BAŞKANI PAYLAŞTI</h3>

<p>Olayın ilk doğrudan kaynaklarından biri Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safwat Raslan’ın X hesabından yaptığı paylaşım oldu. Raslan, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın Visa kartıyla ödeme yaptığı anların görüntülerini 26 Ağustos’ta sosyal medya hesabından yayımladı. Paylaşım kısa sürede bölge medyasında ve uluslararası haber kuruluşlarında yer aldı.</p>

<p>Raslan, paylaşımında Cumhurbaşkanı el-Şara ile birlikte söz konusu ana tanıklık etmenin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti. Suriye’nin ABD’nin teröre destek veren devletler listesinden çıkarılmasının ardından Şam’ın merkezinde Visa kartıyla gerçekleştirilen işlemi yeni bir dönemin başlangıcı olarak tanımladı.</p>

<h3>SAFWAT RASLAN: YENİ BİR BAŞLANGIÇ</h3>

<p>Suriye Merkez Bankası Başkanı Raslan, paylaşımında ödeme işleminin ülkenin finans sistemi açısından taşıdığı anlama dikkat çekti. Raslan, el-Şara ile birlikte Visa kartıyla yapılan ilk ödemenin gerçekleşmesine tanıklık etmenin kelimelerle ifade edilmesinin güç olduğunu söyledi.</p>

<p>Raslan ayrıca süreci “çok fazla umut ve sorumluluk taşıyan yeni bir başlangıç” olarak nitelendirdi. Merkez Bankası Başkanı, Suriye’de modern, güvenilir ve uluslararası sistemlere açık bir mali yapının kurulması yönündeki çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p>

<h3>EL-ŞARA VISA KARTIYLA KAHVE İÇİN ÖDEME YAPTI</h3>

<p>Suriye Dışişleri Bakanlığının yayımladığı videoya ilişkin uluslararası haberlerde Ahmed el-Şara’nın Şam’da bir işletmede Visa kartıyla kahve için ödeme yaptığı aktarıldı. Görüntülerde el-Şara’nın ödeme terminalini kullanması ve işlemin elektronik olarak tamamlanması yer aldı.</p>

<p>Suriye Dışişleri Bakanlığı olaya ilişkin paylaşımında, yıllarca mümkün olmayan sıradan bir kart işleminin yeniden gerçekleştirilebildiğine dikkat çekti. Bakanlık, işlemi Suriye’nin küresel finans sistemine yeniden bağlanmasıyla ilişkilendirdi.</p>

<h3>VISA: İLK CANLI ULUSLARARASI İŞLEM GERÇEKLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>Visa tarafından yapılan açıklamada işlem, Suriye’de gerçekleştirilen ilk canlı uluslararası Visa ödeme işlemi olarak tanımlandı. Söz konusu tanım, daha önce ülkede gerçekleştirilen teknik denemeler ile günlük kullanım koşullarındaki uluslararası kart işlemi arasındaki ayrımı ortaya koydu.</p>

<p>Visa, işlemin uluslararası ziyaretçilerin Visa kartlarını Suriye’de kullanabilmesinin önünü açacak çalışmalar kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı. Şirketin planı, ülkede uluslararası kart kabul altyapısının aşamalı olarak genişletilmesini içeriyor.</p>

<h3>FRANSABANK LEBANON VE PAYMERA ALTYAPIDA YER ALDI</h3>

<p>Ödeme işleminin teknik ve finansal altyapısında üç ayrı aktör görev aldı. Visa uluslararası ödeme ağı olarak işlemi desteklerken Fransabank Lebanon, kart ödemesini kabul eden taraf açısından acquiring kuruluşu olarak görev yaptı. Paymera ise ödeme hizmetleri altyapısında yer aldı.</p>

<p>Visa’nın açıklamasına göre gerçekleştirilen işlem, Suriye’de uluslararası kart kabulünün oluşturulması için yapılan canlı testlerin bir parçasını oluşturuyor. Visa, Fransabank Lebanon ve Paymera arasındaki iş birliğinin sonraki aşamada daha geniş bir ödeme ağına dönüştürülmesi planlanıyor.</p>

<h3>“İLK VISA ÖDEMESİ” İFADESİNDE ÖNEMLİ AYRINTI</h3>

<p>Ahmed el-Şara’nın gerçekleştirdiği işlem bazı sosyal medya paylaşımlarında “Suriye’deki ilk Visa ödemesi” olarak aktarıldı. Suriye’de Visa ve Mastercard sistemleriyle ilgili ilk testler ise 2026 yılının daha erken döneminde gerçekleştirilmişti.</p>

<p>Mayıs 2026’da Şam’da Visa ve Mastercard ağları üzerinden deneme işlemlerinin yapıldığı ve Paymera sisteminin devreye alınmasına yönelik teknik çalışmaların yürütüldüğü bildirilmişti. El-Şara’nın 26 Ağustos’taki işleminin ayırt edici özelliği, kaynaklar tarafından Suriye’deki <strong>ilk canlı uluslararası Visa işlemi</strong> olarak tanımlanması oldu.</p>

<h3>SÜREÇ ARALIK 2025’TEKİ VISA ANLAŞMASIYLA HIZLANDI</h3>

<p>Visa ile Suriye Merkez Bankası arasındaki resmi çalışmalar 4 Aralık 2025’te açıklanan stratejik anlaşmayla önemli bir aşamaya ulaştı. Visa, Suriye Merkez Bankası ve ülkedeki finans kurumlarıyla birlikte modern bir dijital ödeme altyapısı kurulması için stratejik yol haritası oluşturulduğunu duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anlaşmanın ilk aşamasında lisanslı finans kuruluşlarıyla güvenli ödeme altyapısı oluşturulması, uluslararası standartlara uygun kartların çıkarılması ve dijital cüzdan sistemlerinin geliştirilmesi hedeflendi. EMV çip teknolojisi ve tokenizasyon gibi küresel ödeme güvenliği standartlarının kullanılacağı açıklandı.</p>

<h3>QR KOD VE TELEFONDAN ÖDEME SİSTEMLERİ DE PLANLANDI</h3>

<p>Visa’nın Suriye’ye yönelik yol haritası yalnızca banka kartlarının kullanımını kapsamıyor. Şirket, işletmelerin düşük maliyetli sistemlerle kart kabul edebilmesi için QR kod ve “Tap to Phone” gibi teknolojilerin de kullanıma sunulacağını açıklamıştı.</p>

<p>Plan kapsamında özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital ödeme kabul edebilmesinin kolaylaştırılması hedefleniyor. Visa ayrıca ülkedeki finans teknolojisi şirketleri ve girişimcilere yönelik kapasite geliştirme programlarının uygulanacağını bildirdi.</p>

<h3>MASTERCARD İLE DE AYRI BİR SÜREÇ BAŞLATILDI</h3>

<p>Suriye Merkez Bankası, Visa anlaşmasından önce Mastercard ile de dijital ödemeler konusunda iş birliği süreci başlattı. Eylül 2025’te Mastercard ile imzalanan mutabakat zaptında dijital ödeme altyapısının geliştirilmesi ve finansal kapsayıcılığın artırılması hedefleri yer aldı.</p>

<p>Visa ve Mastercard ile yürütülen paralel çalışmalar, Suriye’nin uzun yıllar küresel ödeme ağlarından büyük ölçüde kopuk kalan finans sistemini yeniden uluslararası altyapılarla bağlantılı hale getirme planının parçaları arasında bulunuyor.</p>

<h3>15 YILLIK KESİNTİNİN ARDINDAN KART SİSTEMLERİ GERİ DÖNÜYOR</h3>

<p>Suriye, 2011’de başlayan savaş ve ülkeye uygulanan yaptırımların ardından küresel bankacılık ve ödeme sistemlerinden büyük ölçüde izole hale geldi. Visa ve Mastercard gibi uluslararası ödeme ağlarının kullanımı yaklaşık 15 yıl boyunca ciddi biçimde sınırlandı.</p>

<p>2025 ve 2026 yıllarında yaptırımların gevşetilmesi, uluslararası şirketlerle yeni anlaşmalar yapılması ve finansal altyapının yeniden oluşturulmasıyla kartlı ödeme sistemlerinin ülkeye dönüş süreci hızlandı.</p>

<h3>SURİYE'NİN KÜRESEL FİNANS SİSTEMİNE DÖNÜŞ ADIMLARI</h3>

<p>Kartlı ödeme altyapısındaki gelişmeler, Suriye’nin uluslararası bankacılık sistemiyle yeniden bağlantı kurmaya yönelik daha geniş kapsamlı sürecin parçası olarak yürütülüyor. Ülke daha önce uzun yıllar kullanamadığı SWIFT sistemi üzerinden de yeniden uluslararası transfer işlemleri gerçekleştirmeye başlamıştı.</p>

<p>Merkez Bankası yönetimi, uluslararası bankalarla ilişkilerin geliştirilmesi, yabancı yatırımların önündeki finansal engellerin azaltılması ve ödeme sistemlerinin modernleştirilmesini yeni ekonomik yapılanmanın başlıkları arasında gösteriyor.</p>

<h3>ABD'NİN KARARI ÖDEMEDEN BİR GÜN ÖNCE GELDİ</h3>

<p>Ahmed el-Şara’nın Visa işlemi, ABD’nin Suriye’yi teröre destek veren devletler listesinden çıkarmasının hemen ardından gerçekleşti. Safwat Raslan da sosyal medya paylaşımında ödemenin zamanlamasına özel olarak dikkat çekti.</p>

<p>ABD’nin kararı Suriye’nin uluslararası bankalar ve finans kurumlarıyla ilişki kurmasının önündeki önemli engellerden birinin kaldırılması anlamına geliyor. Finans sektöründeki işlemlerin genişletilmesi için yaptırımlar, uyum kuralları ve bankaların risk değerlendirmeleri belirleyici olmaya devam ediyor.</p>

<h3>VISA ULUSLARARASI ZİYARETÇİLERİ HEDEFLİYOR</h3>

<p>Visa, Suriye’deki ilk aşamada uluslararası ziyaretçilerin ülkede kendi Visa kartlarını kullanabilmesini sağlamayı planladığını açıkladı. Söz konusu model, yabancı turistlerin ve ülkeyi ziyaret eden kişilerin nakit taşıma zorunluluğunun azaltılmasını hedefliyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="en"><a href="https://x.com/hashtag/Syria?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Syria</a>’s first <a href="https://x.com/Visa?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Visa</a> payment, conducted last night by President al-Sharaa in a <a href="https://x.com/hashtag/Damascus?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Damascus</a> hotel alongside Central Bank Governor <a href="https://x.com/SafwatRaslan?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@SafwatRaslan</a>.<br />
<br />
The <a href="https://x.com/hashtag/Trump?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Trump</a> admin’s removal of the SST was instrumental.<br />
<br />
Step by step… <a href="https://t.co/ZxGPiJu8mS" rel="nofollow">pic.twitter.com/ZxGPiJu8mS</a></p>
— Charles Lister (@Charles_Lister) <a href="https://x.com/Charles_Lister/status/2092791491336802729?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Visa’nın Kuzey Afrika, Levant ve Pakistan bölgesinden sorumlu üst düzey yöneticisi Leila Serhan, şirketin son aylarda Suriye’de dijital ödeme sistemlerinin yeniden devreye alınmasına yönelik önemli adımlar attığını belirtti. Serhan, uluslararası kartların Suriye’de kullanılabilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p>

<h3>SURİYE’DE DİJİTAL ÖDEME ALTYAPISI GENİŞLİYOR</h3>

<p>Suriye’de Visa ve Mastercard sistemlerine yönelik çalışmaların yanı sıra yerel dijital ödeme platformları da faaliyete geçmeye başladı. Paymera’nın uluslararası ağlarla bağlantı kurulmasında teknik altyapı sağlayıcılarından biri olarak öne çıktığı bildiriliyor.</p>

<p>Ülkedeki yeni ödeme sistemlerinin bankalar, işletmeler, turizm sektörü ve çevrim içi hizmetlerde kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Sistemin geniş çaplı kullanıma geçişi ise bankaların teknik entegrasyonu, ödeme terminallerinin yaygınlaşması ve uluslararası finans kuruluşlarıyla kurulacak bağlantılara bağlı olarak ilerliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/suriyede-kredi-karti-uygulamasi-basladi-ilk-denemeyi-sara-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/suriye-kredi-karti.jpg" type="image/jpeg" length="47280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="60323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="38245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="67061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="22467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="17163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="97342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="39088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="34987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="72348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="57403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="65975"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="56019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="56605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="18618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="67998"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="39952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="15330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="47453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="15639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="85689"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
