<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 15:43:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['İran anlaşmak için yalvarıyor' söylemi sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-anlasmak-icin-yalvariyor-soylemi-sahadaki-gerceklerle-ortusmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-anlasmak-icin-yalvariyor-soylemi-sahadaki-gerceklerle-ortusmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın anlaşma yapabilmek için Washington’a “yalvardığını” sık sık öne sürerken Tahran’ın askerî ve siyasi adımları farklı bir tablo ortaya koyuyor. Geçici ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’nda Washington’ın desteklediği güzergâhı kullanan ticari gemilere saldıran İran, ikinci çatışma dönemini başlatmaktan çekinmediğini ve ABD’nin talepleri karşısında geri adım atmadığını gösterdi. Rubio ise bir taraftan İran’ın anlaşma için yalvardığını]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD yönetimi, İran’a karşı yürüttüğü askerî, ekonomik ve diplomatik mücadelenin yanına giderek daha yoğun bir psikolojik söylem kampanyası ekliyor. Başkan Donald Trump ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun açıklamalarında sürekli tekrarlanan “İran anlaşma için yalvarıyor” ifadesi, Tahran yönetiminin iradesinin kırıldığı ve Washington’ın şartlarını kabul etmeye hazırlandığı algısını oluşturmayı amaçlıyor. Ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki tutumu, ticari gemilere yönelik saldırıları, geçiş güzergâhları konusunda geliştirdiği fiilî kontrol politikası ve ABD saldırılarına rağmen çatışmayı sürdürme kararlılığı, söz konusu iddiayı sahadaki gelişmelerle uyumsuz hâle getiriyor.</p>

<p>Trump, mart ayında İran’ın savaşın sona erdirilmesi için anlaşma yapmaya “yalvardığını” savunmuş, mayıs ayında da Tahran’ın yeniden anlaşma istediğini öne sürmüştü. İran yönetimi ise söz konusu açıklamaları açık biçimde reddederken askerî karşılıklarını sürdürmüş ve Hürmüz Boğazı üzerindeki hak iddiasından vazgeçmemişti. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Trump, 19 Mayıs’ta İran’ın anlaşma için yalvardığını ileri sürmesine rağmen ABD’nin İran’a yeniden saldırmak zorunda kalabileceğini de söylemişti. Aynı açıklama içerisinde hem İran’ın teslim olma noktasına geldiği izleniminin verilmesi hem de yeni bir Amerikan saldırısına ihtiyaç duyulabileceğinin belirtilmesi, Washington’ın psikolojik üstünlük söylemi ile sahadaki güç dengeleri arasındaki mesafeyi ortaya koymuştu.</p>

<h3>İRAN İKİNCİ ÇATIŞMA DÖNEMİNİ BAŞLATMAKTAN ÇEKİNMEDİ</h3>

<p>İran’ın “yalvardığı” yönündeki anlatımla en açık biçimde çelişen gelişme, geçici ateşkes sürecinin ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşandı. Haziran ayında oluşturulan geçici düzenlemenin ardından Washington, gemileri İran kıyılarından daha uzakta bulunan ve Umman tarafına yakın alternatif bir güzergâha yönlendirmeye çalıştı. Tahran ise boğazdan geçen gemilerin İran kıyılarına yakın kanalı kullanmasını talep etti ve ilerleyen dönemde geçiş ücreti uygulayabileceğini açıkladı. İran güçlerinin 8 Temmuz’da ticari gemilere saldırmasıyla geçici ateşkes fiilen çöktü ve savaşın ikinci dönemi başladı. Gelişmeler, Tahran’ın ABD tarafından desteklenen deniz geçiş düzenini kabul etmediğini ve kurallarına uymadığını düşündüğü gemilere karşı askerî güç kullanmaktan kaçınmadığını gösterdi.</p>

<p>Tahran’ın saldırılarının hukuki ve siyasi meşruiyeti ayrı bir tartışma konusu olsa da söz konusu adımların teslimiyet veya yalvarma davranışıyla açıklanması mümkün görünmüyor. Anlaşma yapabilmek için karşı tarafa yalvaran bir devletin, yürürlükteki geçici düzenlemeyi riske atarak dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından birinde ticari gemileri hedef alması, çatışmayı yeniden başlatması ve kendisine yönelik yeni saldırıları göze alması hayatın olağan akışına aykırı bulunuyor. İran’ın attığı adımlar, uzlaşma arzusundan tamamen uzak olduğu anlamına gelmese de Washington’ın şartlarını koşulsuz biçimde kabul etmeye hazır olmadığını açıkça ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>RUBIO’NUN AÇIKLAMALARINDAKİ “YALVARIYOR AMA CİDDİ DEĞİL” ÇELİŞKİSİ</h3>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenen ASEAN toplantısının oturum aralarında yaptığı açıklamalarda “İran anlaşma için yalvarıyor” ifadesini kullandı. Rubio, hemen ardından İran’ın anlaşma yapmaya hazır görünmediğini ve böyle devam etmesi hâlinde bedel ödeyeceğini söyledi. ABD’li bakan başka bir açıklamasında ise Tahran’ın anlaşma konusunda ciddi olmadığını savunarak İran yönetimiyle anlaşma yapmanın temel sorununu, imzalanan anlaşmaların daha sonra bozulması veya değiştirilmeye çalışılması şeklinde tanımladı.</p>

<p>Rubio’nun sözleri kendi içerisinde önemli bir tutarsızlık taşıyor. Bir devlet gerçekten anlaşma için yalvarıyorsa görüşme sürecinde ciddi davranması, çatışmanın yeniden başlamasına neden olabilecek eylemlerden uzak durması ve karşı tarafın temel taleplerine yaklaşması beklenir. Rubio ise aynı zaman diliminde İran’ın hem anlaşma için yalvardığını hem de anlaşma yapma konusunda ciddi olmadığını ileri sürüyor. İki söylemin birlikte kullanılması, açıklamaların diplomatik bir durum tespitinden çok İran’ın psikolojik olarak çöktüğü algısını oluşturmayı hedeflediğini düşündürüyor.</p>

<p>Manila’daki temaslarda Rubio’nun temel gündemlerinden biri de İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol talebi oldu. ABD Dışişleri Bakanı, İran’ın gemileri kendi kıyılarına yakın bir rotayı kullanmaya zorlamasının ve geçiş ücreti talep etmesinin tehlikeli bir uluslararası örnek oluşturacağını savundu. Washington’ın seyrüsefer serbestisini öne çıkaran yaklaşımına karşılık İran, boğazdaki askerî ve coğrafi üstünlüğünü siyasi pazarlık aracına dönüştürmeye çalışıyor. Güneydoğu Asya ülkelerinin Orta Doğu’dan gelen enerjiye yüksek ölçüde bağımlı olması nedeniyle kriz, ASEAN toplantısının da başlıca gündemlerinden biri hâline geldi.</p>

<h3>“BİR GÖZE KARŞILIK BİR BAŞ” TEHDİDİ</h3>

<p>Rubio, İranlı yetkililerin misilleme politikasını tanımlarken kullandığı “göze göz” yaklaşımına da sert bir karşılık verdi. Trump’ın politikasını “bir göze karşılık bir baş” sözleriyle savunan Rubio, İran’ın gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle çok ağır bir bedel ödeyeceğini söyledi. İran’ın söz konusu bedeli şimdiden ödemeye başladığını ileri süren ABD Dışişleri Bakanı, ülkenin endüstriyel altyapısının büyük ölçüde tahrip edildiğini ve zararın milyarlarca dolara ulaştığını iddia etti.</p>

<p>Açıklamalar, Washington’ın İran’ı yalnızca askerî operasyonlarla değil, sonuçların büyüklüğünü sürekli vurgulayan caydırıcı bir iletişim stratejisiyle de baskı altına almaya çalıştığını gösteriyor. “Bir göze karşılık bir baş” ifadesi, orantılı karşılık anlayışının ötesine geçen ve İran’a atacağı her adımın çok daha ağır bir Amerikan misillemesiyle karşılanacağı mesajını taşıyor. İran’ın buna rağmen Hürmüz Boğazı’ndaki kontrol politikasını sürdürmesi, gemilere müdahale etmesi ve ABD üslerine yönelik saldırılara devam etmesi, tehditlerin Tahran’ın geri çekilmesini henüz sağlamadığını ortaya koyuyor. ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları devam ederken İran güçlerinin boğazdaki tankerleri durdurduğuna ilişkin açıklamalar da askerî baskının henüz kesin bir siyasi teslimiyete dönüşmediğini gösteriyor.</p>

<h3>RUBIO: İRAN ORTA DOĞU’NUN EN ZENGİN ÜLKESİ OLABİLİR</h3>

<p>Rubio, İran yönetimini ülkenin ekonomik kaynaklarını halkın refahı yerine bölgesel müttefiklerine ve silahlı yapılara aktarmakla da suçladı. İran’ın “radikal din adamları” tarafından yönetildiğini söyleyen ABD Dışişleri Bakanı, yöneticilerin ekonomik sorunlara karşı duyarsız kaldığını ve ülkeyi yıkıma sürüklediğini ileri sürdü. İran’ın doğru politikalar izlemesi hâlinde Orta Doğu’nun en zengin ülkesi olabileceğini belirten Rubio, Tahran yönetiminin kaynaklarını Hizbullah’a, Hamas’a, Husilere, Şii milislere ve dünyanın farklı bölgelerindeki silahlı faaliyetlere verdiğini savundu.</p>

<p>İran’ın ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunduğu tartışmasız olsa da Rubio’nun değerlendirmesi, ekonomik baskıyı doğrudan rejim değişikliği tartışmasına bağlayan Amerikan yaklaşımını da yansıtıyor. Washington, İran halkına ülkenin sahip olduğu enerji kaynakları ve ekonomik kapasitenin mevcut yönetim tarafından tüketildiği mesajını verirken Tahran yönetimini içeriden baskı altına almayı hedefliyor. İran’ın bölgesel aktörlere sağladığı desteğin maliyeti, ABD tarafından yalnızca güvenlik sorunu olarak değil, İran halkının refahını engelleyen temel nedenlerden biri olarak sunuluyor.</p>

<h3>WASHINGTON’IN ÖNCELİĞİ NÜKLEER SİLAHLARDAN ARINDIRILMIŞ İRAN</h3>

<p>Rubio, ABD’nin temel hedefinin nükleer silahlardan arındırılmış bir İran olduğunu belirterek Tahran’ın nükleer silaha sahip olmasına kesinlikle izin verilmeyeceğini söyledi. İran’ın nükleer silah elde etmesi hâlinde dünya için büyük bir tehdit oluşturacağını savunan Rubio, Washington’ın askerî ve diplomatik politikasının merkezinde nükleer programın bulunduğunu vurguladı.</p>

<p>Nükleer silahların engellenmesi hedefi, Trump yönetiminin İran’a karşı kullandığı en güçlü meşruiyet gerekçesini oluşturuyor. Ancak Washington’ın talepleri nükleer programla sınırlı kalmıyor; İran’ın balistik füze kapasitesi, bölgesel silahlı yapılara verdiği destek ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol girişimleri de müzakere başlıkları arasında yer alıyor. Tahran açısından böylesine geniş bir talepler dizisini kabul etmek, yalnızca nükleer program konusunda taviz vermek değil, onlarca yıldır oluşturduğu bölgesel güvenlik mimarisinin önemli bölümünden vazgeçmek anlamına geliyor.</p>

<h3>İRAN GERİ ADIM ATMIYOR</h3>

<p>İran’ın karşı karşıya kaldığı askerî ve ekonomik zararın büyüklüğü, ülkenin ağır bir baskı altında olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Sanayi altyapısının zarar görmesi, yaptırımlar, yüksek enflasyon, enerji ihracatındaki sorunlar ve sürekli Amerikan saldırıları Tahran’ın hareket alanını daraltıyor. Buna karşın İran yönetimi, Hürmüz Boğazı üzerindeki iddiasından, bölgesel güç unsurlarından ve ABD’ye karşı misilleme politikasından vazgeçmiş değil.</p>

<p>Washington’ın “İran yalvarıyor” söylemi, Amerikan kamuoyuna ve müttefik ülkelere savaşın kazanıldığı mesajını vermek açısından işlevsel olabilir. Sahadaki gelişmeler ise İran’ın anlaşmaya tamamen kapalı olmamakla birlikte ABD’nin belirlediği şartlar altında teslim olmaya hazır bulunmadığını gösteriyor. İkinci çatışma dönemini başlatan gemi saldırılarının doğuracağı askerî sonuçları göze alan, boğazdaki kontrolünü korumaya çalışan ve yeni Amerikan operasyonlarına rağmen karşılık vermeyi sürdüren bir yönetimin “yalvardığını” söylemek, diplomatik gerçeklikten çok psikolojik savaş dilinin parçası olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-anlasmak-icin-yalvariyor-soylemi-sahadaki-gerceklerle-ortusmuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/abd-iran-gorusme-masasi.jpg" type="image/jpeg" length="48947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Japonya 40 dereceyi aşan sıcakları afet olarak ilan etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/japonya-40-dereceyi-asan-sicaklari-afet-olarak-ilan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/japonya-40-dereceyi-asan-sicaklari-afet-olarak-ilan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya’da sıcaklıkların bazı kentlerde 40 dereceyi aşmasının ardından yılın ilk “kokushobi”, diğer adıyla “zalimce sıcak gün” uyarısı yapıldı. Ülkenin 47 eyaletinden 41’inde sıcak çarpması alarmı verilirken Yangın ve Afet Yönetim Ajansı, çok sayıda kişinin hastaneye kaldırıldığı aşırı sıcakların “afet” olarak değerlendirilmesinin abartılı olmayacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Japonya’da hava sıcaklıklarının 40 dereceyi aşması üzerine yetkililer ülke genelinde sıcak çarpması riskine karşı uyarı yayımladı. Japon Meteoroloji Ajansı, sıcaklığın 40 derece ve üzerine çıktığı günleri tanımlamak amacıyla 2026 yılında kullanıma aldığı “kokushobi” ifadesini ilk kez devreye soktu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkçeye “zalimce sıcak gün” veya “acımasız sıcak gün” olarak çevrilen kavram, geçmişte istisnai kabul edilen 40 derece ve üzerindeki sıcaklıkların daha sık görülmeye başlamasının ardından oluşturuldu. Daha önce 35 dereceyi aşan günler için kullanılan “moshobi”, en yüksek sıcaklık sınıflandırması olarak kabul ediliyordu.</p>

<p>Japonya’nın 47 eyaletinden 41’inde sıcak çarpması alarmı verilirken halka klima kullanmaları, düzenli olarak su içmeleri ve açık havada uzun süre kalmamaları çağrısında bulunuldu. Uyarılarda, sıcak havadan daha fazla etkilenme riski bulunan yaşlıların korunmasına özel önem verilmesi istendi.</p>

<h3>ÜÇ KENTTE SICAKLIK 40 DERECEYİ AŞTI</h3>

<p>Ülkenin orta kesiminde bulunan Gifu eyaletine bağlı Gujo ve Tajimi kentleri ile Aichi eyaletindeki Toyota’da sıcaklıklar 21 Temmuz’da 40 derece ve üzerine çıktı.</p>

<p>Toyota’da 40,1 derece ölçülürken Gujo’da sıcaklık 40 dereceye ulaştı. Söz konusu değerler, iki kentteki meteoroloji istasyonlarında kaydedilen en yüksek sıcaklıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Japonya genelindeki 914 meteoroloji gözlem noktasından 278’inde sıcaklıkların 35 derecenin üzerine çıktığı bildirildi. Ülkenin merkezi sanayi bölgesindeki Nagoya ile Tokyo’nun kuzeyinde bulunan Kumagaya’da da sıcaklığın 40 dereceye ulaşması beklendi.</p>

<h3>41 EYALETTE SICAK ÇARPMASI ALARMI VERİLDİ</h3>

<p>Meteoroloji ve çevre kurumları, ülkenin büyük bölümünde yüksek sıcaklık ve nem nedeniyle sıcak çarpması riskinin kritik seviyeye ulaştığını açıkladı.</p>

<p>Toplam 41 eyaleti kapsayan uyarılarda vatandaşlardan zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları, açık hava faaliyetlerini ertelemeleri, serin ortamlarda bulunmaları ve susamayı beklemeden sıvı tüketmeleri istendi.</p>

<p>Evlerde klima kullanımından kaçınılmaması gerektiğini bildiren yetkililer, yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık havada çalışanların düzenli olarak kontrol edilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3>AŞIRI SICAKLAR CAN KAYBINA YOL AÇTI</h3>

<p>Tokyo’nun kuzeyindeki Tochigi eyaletinde 85 yaşındaki bir çiftçi, tarlasındaki serada bilincini kaybetmiş halde bulundu.</p>

<p>Hastaneye kaldırılan çiftçinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Yerel itfaiye yetkilileri, kişinin bulunduğu sırada seranın içindeki sıcaklığın son derece yüksek olduğunu bildirdi.</p>

<p>Ülkenin farklı bölgelerinde de aşırı sıcaklarla bağlantılı olduğu değerlendirilen ölümler kayıtlara geçti. Niigata eyaletine bağlı Sanjo’da 40’lı yaşlarındaki bir erkek sokakta ölü bulunurken Kanagawa’da 70’li yaşlarındaki bir kişinin sıcak hava nedeniyle yaşamını yitirmiş olabileceği belirtildi.</p>

<h3>YETKİLİLER AŞIRI SICAKLARI “AFET” OLARAK NİTELENDİRDİ</h3>

<p>Japonya Yangın ve Afet Yönetim Ajansı, temmuz ayının ortasından itibaren artan sıcaklıkların ülke genelinde etkisini sürdürmesinin beklendiğini duyurdu.</p>

<p>Ajans, çok sayıda kişinin hastanelere kaldırılması ve sıcak çarpmasına bağlı can kayıpları yaşanması nedeniyle mevcut koşulların “afet” olarak nitelendirilmesinin abartılı olmayacağını bildirdi.</p>

<p>Yapılan açıklamada halktan yüksek sıcaklıkları yalnızca mevsimsel bir hava olayı olarak görmemesi ve afetlere karşı uygulanan tedbirlere benzer önlemler alması istendi.</p>

<h3>BİR HAFTADA 4 BİN 580 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI</h3>

<p>Yangın ve Afet Yönetim Ajansının verilerine göre 6-12 Temmuz tarihleri arasında sıcaklığa bağlı sağlık sorunları nedeniyle 4 bin 580 kişi hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Hastaneye sevk edilen kişilerden 7’sinin daha sonra yaşamını yitirdiği bildirildi. 2025 yazında ise sıcak çarpması nedeniyle hastaneye kaldırılanların sayısı 100 bini aştı.</p>

<p>Sıcak çarpmasına bağlı ölümlerin 2024 yılında ilk kez 2 binin üzerine çıktığı kaydedildi. Yetkililer, nüfusun önemli bölümünü yaşlıların oluşturduğu Japonya’da yüksek sıcaklıkların ciddi bir halk sağlığı riski haline geldiğini belirtti.</p>

<h3>“KOKUSHOBİ” KAVRAMI 2026 YILINDA KULLANIMA ALINDI</h3>

<p>Japon Meteoroloji Ajansı, sıcaklığın 40 derece veya üzerine çıktığı günleri tanımlamak için “kokushobi” kategorisini 2026 yılında oluşturdu.</p>

<p>Yeni kavram, aşırı sıcakların insan sağlığı üzerindeki tehlikesinin daha güçlü bir ifadeyle anlatılması ve halkın risklere karşı harekete geçirilmesi amacıyla kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Japon Meteoroloji Ajansının istatistiklerinde 30 derece ve üzerindeki günler “gerçek yaz günü”, 35 dereceyi aşan günler “aşırı sıcak gün”, 40 derece ve üzerindeki günler ise “kokushobi” olarak sınıflandırılıyor.</p>

<h3>JAPONYA’NIN SICAKLIK REKORU 41,8 DERECE</h3>

<p>Japonya’da ölçülen en yüksek hava sıcaklığı, 5 Ağustos 2025’te Gunma eyaletine bağlı Isesaki kentinde 41,8 derece olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>2025 yazındaki sıcaklıklar, önceki 30 yılın ortalamasının 2,4 derece üzerinde gerçekleşti. Ülke genelindeki 132 meteoroloji istasyonunda ölçümlerin başladığı tarihten itibaren en yüksek yazlık ortalama sıcaklıklar kaydedildi.</p>

<p>Kayıtların tutulmaya başlandığı 1898’den bu yana en sıcak yazların yaşandığı 2023 ve 2024 yıllarındaki değerler de 2025’te geride bırakıldı.</p>

<h3>ORTALAMA YAZ SICAKLIĞI 100 YILDA 1,3 DERECE ARTTI</h3>

<p>Japon Meteoroloji Ajansının iklim verilerine göre ülkedeki ortalama yaz sıcaklığı son 100 yılda yaklaşık 1,3 derece yükseldi.</p>

<p>Bilim insanları, insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğinin Japonya’da ve dünyanın diğer bölgelerinde aşırı sıcak hava olaylarının daha sık, uzun ve şiddetli yaşanmasına yol açtığını belirtiyor.</p>

<p>Sıcaklıklardaki artışın insan sağlığının yanı sıra tarım, eğitim, spor faaliyetleri ve enerji tüketimi üzerinde de etkili olduğu ifade ediliyor.</p>

<h3>AÇIK HAVA SPORLARI İÇİN 2060 UYARISI</h3>

<p>Japonya Ulusal Çevre Araştırmaları Enstitüsü ile Waseda Üniversitesinin 2025 yılında yürüttüğü çalışmada, sera gazı salımlarında güçlü azaltımlar yapılmaması halinde okullardaki açık hava spor faaliyetlerinin 2060’lı yıllardan itibaren yüksek sıcaklıklar nedeniyle gerçekleştirilemeyebileceği sonucuna ulaşıldı.</p>

<p>Aşırı sıcaklar, Japonya’daki spor organizasyonlarının programlarında da değişiklik yapılmasına neden oldu. Ağustos ayında düzenlenen ulusal liseler arası beyzbol turnuvasındaki karşılaşmalar, sporcuların ve seyircilerin sıcak çarpması riskini azaltmak amacıyla sabah ve akşam bölümlerine ayrıldı.</p>

<p>Tarım sektöründe ise yüksek sıcaklıklara dayanıklı pirinç türlerine yönelim artarken bazı üreticilerin avokado gibi Japonya’da daha önce geniş çapta yetiştirilmeyen ürünleri tercih etmeye başladığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asya</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/japonya-40-dereceyi-asan-sicaklari-afet-olarak-ilan-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/japonya-4545.jpg" type="image/jpeg" length="68100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Estein dosyasındaki isimlerden biri daha öldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/estein-dosyasindaki-isimlerden-biri-daha-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/estein-dosyasindaki-isimlerden-biri-daha-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jeffrey Epstein ile bağlantılı olduğu ve kadınların cinsel amaçlı sömürülmesine aracılık ettiği iddialarıyla Fransa’da soruşturulan 69 yaşındaki yetenek avcısı Daniel Siad, Paris yakınlarındaki evinde ölü bulundu. Ölüm nedeninin belirlenmesi için soruşturma başlatılırken Siad’a otopsi yapılacağı açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cinsel suçlardan hüküm giymiş ABD’li finansçı Jeffrey Epstein’ın çevresinde yer aldığı belirtilen Fransız modellik sektörü yetenek avcısı Daniel Siad, Paris yakınlarındaki evinde ölü bulundu. Fransız savcılığı, 69 yaşındaki Siad’ın cansız bedeninin pazartesi akşamı bulunmasının ardından ölüm koşullarının aydınlatılması amacıyla soruşturma başlatıldığını bildirdi.</p>

<p>Savcılık tarafından yapılan açıklamada ölüm nedeninin henüz kesinleşmediği, Siad’ın bedenine otopsi yapılacağı belirtildi. Siad’ın avukatı ölümün kalp krizinden kaynaklanmış olabileceğini öne sürerken adli makamlar otopsi sonucu açıklanmadan kesin bir değerlendirme yapılmadığını kaydetti.</p>

<p>Daniel Siad, Fransa’da Epstein dosyalarının ardından başlatılan insan ticareti ve cinsel suç soruşturmasının şüphelileri arasında bulunuyordu. Hakkında tecavüz ve insan ticareti iddialarını içeren şikâyetler bulunan Siad, yöneltilen suçlamaları reddediyor ve Epstein ile ilişkisinin mesleki faaliyetlerle sınırlı olduğunu savunuyordu.</p>

<h3>ÖLÜM NEDENİ OTOPSİYLE BELİRLENECEK</h3>

<p>Daniel Siad’ın cansız bedeni, Paris’in batısındaki Colombes bölgesinde bulunan evinde tespit edildi. Fransız savcılığı, ölümün meydana geliş koşullarının belirlenmesi amacıyla adli soruşturma açıldığını duyurdu.</p>

<p>Savcılık, ilk aşamada herhangi bir kesin ölüm nedeni açıklamazken otopsi yapılmasına karar verildi. Siad’ın avukatı müvekkilinin kalp krizi geçirmiş olabileceğini ifade etti ancak söz konusu ihtimal adli makamlar tarafından doğrulanmadı.</p>

<p>Siad’ın ölümü, hakkında yürütülen soruşturmada ifade işlemleri tamamlanmadan gerçekleşti. Fransız makamlarının, Siad dışındaki kişiler ve dosyadaki diğer iddialar yönünden soruşturmayı sürdürdüğü bildirildi.</p>

<h3>İNSAN TİCARETİ SORUŞTURMASINDA ŞÜPHELİYDİ</h3>

<p>Daniel Siad, Fransa’da insan ticaretiyle mücadele birimleri tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında incelenen isimler arasında yer alıyordu. Soruşturma, ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan Epstein belgelerinde yer alan bilgiler ve mağdur beyanları üzerine genişletildi.</p>

<p>Reuters’ın aktardığı bilgilere göre 24 kadın, Siad veya soruşturma kapsamındaki diğer kişilerle bağlantılı olaylar hakkında yetkililere başvurdu. Beş kadın Siad hakkında tecavüz ve insan ticareti suçlamalarında bulunurken yetkililer, ölümünden önce gözaltı veya tutuklama için yeterli delile ulaşılamadığını bildirdi.</p>

<p>Siad’ın telefonlarının soruşturma kapsamında dinlendiği ancak hakkında herhangi bir resmi suçlama yöneltilmeden önce hayatını kaybettiği belirtildi. Siad ise kendisine yöneltilen bütün iddiaları reddederek olaylara ilişkin kendi anlatımını yetkililere sunmak istediğini söylüyordu.</p>

<h3>EPSTEIN BELGELERİNDE YAKLAŞIK 2 BİN KEZ YER ALDI</h3>

<p>Daniel Siad’ın adı, ABD Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan Epstein dosyalarında yaklaşık 2 bin kez geçti. Belgelerde Siad ile Epstein arasında modellik sektöründe çalışan kadınlara ilişkin çok sayıda iletişim kaydı bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Dosyalarda yer alan yazışmalara göre Siad, farklı ülkelerde model aradığını ve bazı kadınlarla Epstein arasında bağlantı kurduğunu belirten mesajlar gönderdi. Reuters tarafından daha önce incelenen kayıtlarda Siad’ın Polonya, Slovakya ve Çekya gibi ülkelerde model arayışında bulunduğunu Epstein’a bildirdiği görüldü.</p>

<p>Savcılık kayıtlarına yansıyan 2014 tarihli bir e-postada Siad’ın kadın bulma faaliyetlerini balık tutmaya benzettiği belirtildi. Siad, söz konusu yazışmalara rağmen Epstein’ın kendisini yanılttığını ve güvenini kötüye kullandığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KADINLARI MODEL VAADİYLE YÖNLENDİRDİĞİ İDDİA EDİLDİ</h3>

<p>Fransa’da başlatılan soruşturmadaki iddialara göre Siad, kadınlara modellik ve mesleki fırsatlar sunduğunu söyleyerek Epstein’ın çevresine yönlendirdi. Bazı eski modeller, Siad’ın kendilerini Epstein veya başka modellik sektörü yöneticileriyle tanıştırmadan önce güven ilişkisi kurduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Soruşturma dosyasında Siad’ın kadınların fotoğraflarını ve bilgilerini Epstein’a gönderdiği, buluşmaların düzenlenmesine aracılık ettiği yönünde iddialar yer aldı. Siad ise kadınları Epstein’a cinsel amaçlarla yönlendirdiği suçlamasını kabul etmedi ve temaslarının profesyonel nitelikte olduğunu söyledi.</p>

<p>Fransız savcılığı, Epstein’ın Fransa’daki bağlantılarının belirlenmesi için cinsel suçların yanı sıra insan ticareti ve mali suç iddialarını da incelemeye aldı. Dosyadaki araştırmaların Fransa dışındaki adli makamlarla iş birliği içinde yürütüldüğü bildirildi.</p>

<h3>SİAD SUÇLAMALARI REDDEDİYORDU</h3>

<p>Daniel Siad, hayattayken yaptığı açıklamalarda Epstein’ın suçlarından haberdar olmadığını ve aralarındaki ilişkinin yalnızca mesleki faaliyetlere dayandığını ileri sürdü. Epstein’ın kendisini kullandığını savunan Siad, hakkındaki iddialara ifade vererek yanıt vermek istediğini belirtti.</p>

<p>Siad hakkında ölümünden önce kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyordu. Fransız makamları, şikâyetler ve açıklanan belgeler doğrultusunda soruşturma yürütürken Siad’a resmi bir suçlama yöneltilmediği aktarıldı.</p>

<p>Ölümünün ardından Siad hakkındaki bireysel ceza soruşturmasının nasıl sonuçlandırılacağı adli makamlar tarafından belirlenecek. Epstein ağıyla bağlantılı diğer kişiler ve muhtemel mağdurlara ilişkin incelemelerin ise devam edeceği açıklandı.</p>

<h3>JEAN-LUC BRUNEL DE CEZAEVİNDE ÖLÜ BULUNMUŞTU</h3>

<p>Fransız makamları, Epstein’a kadın temin ettiği iddia edilen modellik ajansı sahibi Jean-Luc Brunel’i 2020 yılında tutuklamıştı. Cinsel suçlamalar kapsamında yargılanmayı bekleyen Brunel, 2022 yılında cezaevindeki hücresinde ölü bulundu.</p>

<p>Brunel’in ölümü yetkililer tarafından intihar olarak değerlendirilirken Siad, Fransa’da Epstein bağlantılı soruşturmalarda adı geçen ve ölü bulunan ikinci modellik sektörü mensubu oldu.</p>

<p>Jeffrey Epstein ise 2019 yılında cinsel amaçlı insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklediği New York’taki cezaevinde ölü bulundu. New York Adli Tıp Kurumu, Epstein’ın ölüm nedenini intihar olarak açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/estein-dosyasindaki-isimlerden-biri-daha-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/epstein-belgeleri-44.jpg" type="image/jpeg" length="72782"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savaş şiddetlendikçe onlar daha çok para kazandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/savas-siddetlendikce-onlar-daha-cok-para-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/savas-siddetlendikce-onlar-daha-cok-para-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Norveç’in devlet enerji şirketi Equinor, İran’daki savaşın petrol ve doğal gaz fiyatlarını yükseltmesinin etkisiyle ikinci çeyrekte 11,5 milyar dolar kâr açıkladı. Şirketin kârı geçen yılın aynı dönemindeki 6,5 milyar dolara göre yaklaşık iki katına çıkarken, sonuçlar piyasa beklentilerini de aştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Norveç’in devlet enerji şirketi Equinor, haziran ayı sonunda tamamlanan üç aylık dönemde 11,5 milyar dolar kâr elde ettiğini açıkladı. İran’da başlayan savaşın ardından petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanan yükseliş, şirketin ikinci çeyrek finansal sonuçlarına yansıdı.</p>

<p>Equinor’un geçen yılın aynı döneminde 6,5 milyar dolar olan kârı, ikinci çeyrekte yaklaşık iki katına çıktı. Açıklanan sonuç, analistlerin 11,37 milyar dolarlık kâr beklentisinin de üzerinde gerçekleşti.</p>

<h3>EQUINOR ÜRETİMİ ARTIRMA KARARI ALDI</h3>

<p>Equinor, İran ile başlayan çatışmaların ardından petrol ve doğal gaz üretimini artırma kararı aldı. Hürmüz Boğazı’ndaki enerji sevkiyatlarının büyük ölçüde durmasıyla küresel piyasalarda ortaya çıkan arz açığı, şirketin üretimine yönelik talebin artmasına neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş de Equinor’un gelirlerini artırdı. Şirket, hem üretim miktarındaki artıştan hem de enerji ürünlerinin daha yüksek fiyatlardan satılmasından gelir elde etti.</p>

<h3>BRENT PETROL 100 DOLARIN ÜZERİNİ GÖRDÜ</h3>

<p>Brent petrolün varil fiyatı nisan-haziran döneminde zaman zaman 75 dolar ile 100 doların üzerinde işlem gördü. Brent petrol, geçen yılın aynı döneminde ise ağırlıklı olarak 60-70 dolar aralığında seyretmişti.</p>

<p>İran’daki savaşın Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen enerji sevkiyatlarını aksatması, petrol fiyatlarındaki yükselişin temel nedenleri arasında gösterildi. Boğazdaki geçişlerin büyük ölçüde durması, alternatif enerji kaynaklarına ve sevkiyat güzergâhlarına yönelik talebi artırdı.</p>

<h3>ABD’NİN İRAN’A SALDIRILARI PETROLÜ YENİDEN YÜKSELTTİ</h3>

<p>Petrol fiyatları, ABD ordusunun İran’a yönelik saldırılarının 11’inci gecesinde uçak hangarlarını ve insansız hava aracı depolarını hedef almasının ardından yeniden yükselişe geçti. Karşılıklı saldırıların sürmesi, enerji piyasalarındaki arz endişelerini artırdı.</p>

<p>Saldırıların devam etmesiyle taraflar arasında kalıcı ateşkes sağlanmasına yönelik beklentiler de zayıfladı. Enerji piyasalarında işlem yapan yatırımcılar, çatışmaların petrol üretimi ve sevkiyatı üzerindeki etkilerini takip etmeyi sürdürdü.</p>

<h3>HUSİLER SUUDİ ARABİSTAN’A DENİZ ABLUKASI İLAN ETTİ</h3>

<p>Yemen’deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası ilan etti. Açıklama, Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamalar nedeniyle alternatif ihracat güzergâhlarına yönelen Suudi Arabistan’ın petrol sevkiyatına ilişkin yeni riskleri gündeme getirdi.</p>

<p>Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin kısıtlanmasının ardından petrol ihracatının önemli bir bölümünü Kızıldeniz’e uzanan boru hattı üzerinden gerçekleştirmeye başlamıştı. Husilerin kararı, Kızıldeniz üzerinden yapılan enerji sevkiyatlarının güvenliğine ilişkin kaygıları artırdı.</p>

<h3>BRENT PETROL ALTI HAFTANIN ZİRVESİNE ÇIKTI</h3>

<p>Yatırım platformu Wealth Club’ın Baş Yatırım Stratejisti Susannah Streeter, enerji piyasalarındaki risklerin yeniden yükseldiğini söyledi. Streeter, Brent petrolün tekrar yükselişe geçerek son altı haftanın en yüksek seviyesi olan yaklaşık 93 dolara ulaştığını belirtti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki fiili tıkanıklığın sürdüğünü kaydeden Streeter, bölgede çok sayıda petrol tankerinin mahsur kaldığını ifade etti. Streeter, diğer ham petrol sevkiyat güzergâhlarında da güvenlik ve tedarik risklerinin arttığını söyledi.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAKİ AKSAKLIK ENERJİ ŞİRKETLERİNE YANSIDI</h3>

<p>Küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların aksaması, enerji piyasalarında fiyatların yükselmesine yol açtı. Arzın azalması, üretimini sürdüren ve artıran enerji şirketlerinin gelirlerinde yükseliş meydana getirdi.</p>

<p>Equinor’un ikinci çeyrek sonuçları da savaş nedeniyle değişen enerji arzı ve fiyat koşullarının şirket bilançolarına etkisini ortaya koydu. Şirketin 11,5 milyar dolarlık kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 5 milyar dolarlık artışa işaret etti.</p>

<p>SOSYAL MEDYA POSTU:</p>

<p>Norveç’in devlet enerji şirketi Equinor, ikinci çeyrekte 11,5 milyar dolar kâr açıkladı.<br />
Şirketin kârı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık iki katına çıktı.<br />
Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların aksaması enerji fiyatlarını yükseltti.<br />
Brent petrol, son altı haftanın en yüksek seviyesi olan yaklaşık 93 dolara ulaştı.<br />
Equinor’un açıkladığı kâr, piyasa beklentilerinin de üzerinde gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/savas-siddetlendikce-onlar-daha-cok-para-kazandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/norvec-petrol.jpg" type="image/jpeg" length="56931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD İran'ı bombalıyor, Trump, 'anlaşma olacak' dedi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irani-bombaliyor-trump-anlasma-olacak-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irani-bombaliyor-trump-anlasma-olacak-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran medyası, ülkenin birçok noktasında patlama sesleri duyulduğunu bildirirken, patlamaların kaynağı ve olası sonuçlarına ilişkin henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, petrol sevkiyatı ve Hürmüz Boğazı üzerinden ABD’ye mesaj verirken, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi saldırılara katkıda bulunan tarafların meşru hedef sayılacağını açıkladı. İran ordusu ayrıca Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’nü füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran medyasında yer alan haberlere göre, ülkenin birçok kentinde patlama sesleri duyuluyor. Patlamaların meydana geldiği noktalar, seslerin kaynağı, saldırı olup olmadığı ve muhtemel can kaybı veya hasara ilişkin henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Bölgeden gelecek yeni açıklamalar ve patlamaların ayrıntılarına ilişkin bilgilerin beklendiği bildirildi.</p>

<p>ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetiminin bölgedeki Amerikan hedeflerine karşı düzenlediği misilleme operasyonları sürerken, İranlı üst düzey yetkililerden çatışmaların seyri, enerji altyapısı ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin açıklamalar geldi. İran ordusu, “Yıldırım Operasyonu” kapsamında Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’nü hedef aldığını duyururken, Irak’ın Erbil kentinde de hava savunma sistemlerinin kamikaze insansız hava araçlarına müdahale ettiği bildirildi.</p>

<h3>TRUMP: İRAN ANLAŞMA YAPACAK</h3>

<p>ABD Başkanı Trump ise ülkesinde yaptığı açıklamada, İran'da kazanmaya yakın olduklarını, Hürmüz Boğazı'na ihtiyaçlarının olmadığını, İran'ın ise anlaşmaya hazır olacağını ileri sürdü. Trump, İran'ın anlaşmak istediğini ancak kendilerinin bunun için uygun zaman beklediklerini ileri sürdü.</p>

<h3>İRAN’IN BİRDEN FAZLA KENTİNDE PATLAMA SESLERİ DUYULDU</h3>

<p>İran medyasının aktardığı ilk bilgilere göre, ülkenin farklı noktalarında art arda patlama sesleri duyuldu. Patlamaların hangi kentlerde ve hangi tesislerin yakınında meydana geldiğine ilişkin kapsamlı bir liste paylaşılmazken, İranlı yetkililerden de olayların nedeni konusunda henüz ayrıntılı bir açıklama gelmedi.</p>

<p>ABD’nin gece saatlerinde İran’a yönelik saldırı başlattığını duyurmasının ardından ülkenin farklı bölgelerinde çok sayıda patlama sesi duyulduğu daha önce de bildirilmişti. İran’ın Huzistan, Sistan-Belucistan, Hürmüzgan, Buşehr, Kirmanşah, Hemedan ve Kürdistan eyaletlerindeki çeşitli bölgeler ile Tebriz kentinin ABD’nin füze ve hava saldırılarının hedefi olduğu aktarılmıştı.</p>

<p>İran’ın Fars eyaletine bağlı Şiraz kentinin kuzeybatısında da 21 Temmuz’da bir patlama sesi duyulduğu İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı tarafından bildirilmiş, patlamanın kaynağına ilişkin bilgi verilmemişti.</p>

<h3>GALİBAF’TAN “YA HEP YA HİÇ” AÇIKLAMASI</h3>

<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ile İran arasındaki çatışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Savaşın gidişatı ve bölgedeki petrol sevkiyatına değinen Galibaf, “Bu savaşın denklemi açık: ya hep ya hiç. Bizim petrol satmadığımız bir bölgede hiç kimse petrol satamayacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran’ın güvenliğinin sağlanmaması durumunda bölgedeki altyapıların da güvende olmayacağını belirten Galibaf, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini Amerikan güçlerinin bölgedeki varlığıyla ilişkilendirdi.</p>

<p>Galibaf, “Güvenliğimiz sağlanmadığı takdirde hiçbir altyapı güvende olmayacak ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ancak Amerikan güçlerinin bölgeden çekilmesiyle mümkün olacak.” açıklamasında bulundu.</p>

<p>İran Meclis Başkanı, Hürmüz Boğazı’ndaki koşulların çatışmalardan önceki döneme dönmeyeceğini daha önce birçok kez dile getirdiklerini de kaydetti.</p>

<h3>ERAKÇİ’DEN SALDIRILARA KATKI SUNAN TARAFLARA UYARI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin ardından ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı. İran’ın savunma doktrininin açık olduğunu belirten Erakçi, “Göze göz, dişe diş.” ifadesini kullandı.</p>

<p>İran’a yönelik herhangi bir saldırının güçlü ve kararlı bir karşılık verilmesini zorunlu kılacağını söyleyen Erakçi, verilecek karşılığın altyapı hedeflerini de kapsayabileceğini belirtti.</p>

<p>Erakçi, “İran’a karşı herhangi bir saldırganlık, altyapımız dahil, güçlü ve kararlı bir yanıt vermemizi zorunlu kılacak.” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD’nin olası saldırılarına destek veren taraflara ilişkin de uyarıda bulunan Erakçi, “Böyle bir saldırganlığa katkıda bulunanlar, desteğin türü ne olursa olsun, meşru hedefler olarak kabul edilecek.” ifadesini kullandı.</p>

<h3>İRAN ORDUSU ÜRDÜN’DEKİ ABD ÜSSÜNÜ HEDEF ALDIĞINI DUYURDU</h3>

<p>İran ordusundan yapılan açıklamada, ABD’nin İran topraklarına yönelik saldırılarına misilleme amacıyla yürütülen “Yıldırım Operasyonu”nun 23’üncü dalgası kapsamında Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’nün hedef alındığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, hava üssünde bulunan ABD unsurlarına ait binaların ve mühimmat depolarının füze ve insansız hava araçlarıyla vurulduğu ileri sürüldü. Hedeflerde meydana gelen hasarın boyutuna ilişkin bağımsız kaynaklardan doğrulanmış ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>İran’ın önceki saldırılarda da Ürdün’de ABD güçlerinin konuşlandığı Muvaffak Salti Hava Üssü’nü hedef aldığı bildirilmişti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının daha önceki saldırılardan birinde iki ABD askerinin öldüğünü açıkladığı aktarılmıştı.</p>

<h3>ÜRDÜN 6 FÜZEDEN 4’ÜNÜN ENGELLENDİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>Ürdün resmi haber ajansı PETRA, ülkenin hava savunma sistemlerinin İran’dan Ürdün topraklarına doğru fırlatılan 6 füzeyi tespit ederek müdahalede bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Ürdünlü yetkililer, füzelerden 4’ünün hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini, diğer 2 füzenin ise boş araziye düştüğünü açıkladı. Füze saldırısının herhangi bir can kaybına veya maddi hasara neden olmadığı belirtildi.</p>

<p>İstihkam birliklerinin iki füzenin düştüğü bölgelere sevk edildiği, ekiplerin teknik ve güvenlik prosedürleri doğrultusunda füze parçaları üzerinde çalışma yaptığı kaydedildi.</p>

<h3>ERBİL’DE KAMİKAZE İHA’LARA MÜDAHALE EDİLDİ</h3>

<p>İran’ın Ürdün’deki hedeflere yönelik saldırılarıyla eş zamanlı olarak Irak’ın Erbil kentinde de şiddetli patlama sesleri duyuldu. Irak basını, patlamaların ardından hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini bildirdi.</p>

<p>Erbil merkezli Kürdistan24 haber ajansına göre, kent semalarında tespit edilen 5 kamikaze insansız hava aracı hava savunma sistemleri tarafından düşürüldü. Müdahale sırasında kentte art arda şiddetli patlama seslerinin duyulduğu aktarıldı.</p>

<p>Erbil’de bir gün önce düzenlenen saldırılarda da 3 kamikaze insansız hava aracının imha edildiği açıklanmıştı. Tahran yönetimine muhalif İranlı Kürdistan Özgürlük Partisi, Erbil yakınlarındaki kamplarından birinin iki füzeyle hedef alındığını duyurmuştu.</p>

<p>Irak Kürt Bölgesel Yönetimi hükümeti ise daha önce yaptığı açıklamada, İran’ın Erbil ve Süleymaniye’ye yönelik saldırılarını kınayarak Tahran yönetimine saldırıları durdurma çağrısında bulunmuştu.</p>

<h3>BÖLGEDE KARŞILIKLI SALDIRILAR SÜRÜYOR</h3>

<p>ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi, bölgedeki Amerikan askeri unsurlarını hedef alan füze ve insansız hava aracı operasyonlarını sürdürüyor. İran tarafından yapılan açıklamalarda Ürdün, Irak ve bölgedeki diğer ülkelerde bulunan ABD hedeflerinin misilleme operasyonlarının kapsamına alındığı belirtiliyor.</p>

<p>İran’daki çok sayıda kentte duyulan yeni patlama seslerinin kaynağı ve sonuçları henüz açıklanmazken, Ürdün ve Erbil’deki gelişmeler bölgedeki karşılıklı saldırıların farklı ülkelere yayıldığını gösteriyor. Taraflardan gelecek resmi açıklamaların ardından patlamaların meydana geldiği noktalar ile muhtemel can kaybı ve hasara ilişkin ayrıntıların netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irani-bombaliyor-trump-anlasma-olacak-dedi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/iran-petrol-depolari-44.jpg" type="image/jpeg" length="19193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump cenazeleri böyle karşıladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-cenazeleri-boyle-karsiladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-cenazeleri-boyle-karsiladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan çatışmalar sırasında Ürdün ve Irak’ta hayatını kaybeden 4 ABD askerinin cenazeleri için Delaware eyaletindeki Dover Hava Üssü’nde düzenlenen törene katıldı. ABD bayraklarına sarılı tabutlar askeri nakliye uçağından indirilirken Trump ve beraberindeki yetkililer saygı duruşunda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran ile yaşanan çatışmalar sırasında Ürdün ve Irak’ta hayatını kaybeden 4 ABD askerinin cenazeleri, askeri nakliye uçağıyla ABD’nin Delaware eyaletindeki Dover Hava Üssü’ne getirildi. Cenazelerin ülkeye getirilişi dolayısıyla düzenlenen törene ABD Başkanı Donald Trump ile siyasi ve askeri yetkililer katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, beraberindeki heyetle birlikte nakliye uçağındaki cenazeler için saygı duruşunda bulundu. ABD bayraklarına sarılı tabutlar tören birlikleri tarafından uçaktan indirilerek cenaze araçlarına taşındı. Trump, askerlerin tabutları götürülürken selam durdu.</p>

<h3>TÖRENE SİYASİ VE ASKERİ YETKİLİLER KATILDI</h3>

<p>Dover Hava Üssü’nde düzenlenen karşılama töreninde ABD Genelkurmay Başkanı Daniel Caine, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Daniel Driscoll da yer aldı.</p>

<p>Törene katılan siyasi ve askeri yetkililer, cenazelerin nakliye uçağından indirilmesi sırasında saygı duruşunda bulundu. Tabutlar, tören birlikleri eşliğinde hava üssündeki araçlara götürüldü.</p>

<h3>ÜRDÜN’DE ÖLEN 3 ASKERİN KİMLİKLERİ AÇIKLANDI</h3>

<p>ABD ordusu, Ürdün’de hayatını kaybeden askerlerin kimliklerini 25 yaşındaki Teğmen Tyler James Feehan, 28 yaşındaki Çavuş Angel S. Rampersad ve 19 yaşındaki Er Isabelle Gonzales olarak açıkladı.</p>

<p>Üç askerin de ABD ordusunun hava savunma birliklerinde görev yaptığı bildirildi. Askerlerin, İran’ın bölgedeki ABD askeri unsurlarına yönelik misillemeleri sırasında hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<h3>IRAK’TAN GETİRİLEN CENAZENİN MICHAEL SWINTON’A AİT OLDUĞU BİLDİRİLDİ</h3>

<p>Irak’tan Dover Hava Üssü’ne getirilen cenazenin 30 yaşındaki Çavuş Michael Emmanuel Swinton’a ait olduğu açıklandı.</p>

<p>Swinton’ın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil yakınlarında görev yaptığı bildirildi. Askerin, İran’a ait bir insansız hava aracından kalan patlayıcı mühimmatın kontrollü imhası sırasında hayatını kaybettiği aktarıldı.</p>

<h3>MUVAFFAK SALTİ HAVA ÜSSÜ HEDEF ALINMIŞTI</h3>

<p>Ürdün’de görev yapan 3 ABD askerinin, Muvaffak Salti Hava Üssü’ne yönelik saldırıda yaşamını yitirdiği bildirildi. Saldırının, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarının ardından Tahran yönetiminin bölgedeki Amerikan askeri unsurlarına karşı gerçekleştirdiği misillemeler sırasında düzenlendiği belirtildi.</p>

<p>Muvaffak Salti Hava Üssü, Ürdün’deki ABD askeri varlığının bulunduğu noktalar arasında yer alıyor. Üste görev yapan hava savunma personelinin saldırı sırasında hedef alındığı aktarıldı.</p>

<h3>SWINTON KONTROLLÜ İMHA SIRASINDA HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Irak’ta görev yapan Çavuş Michael Emmanuel Swinton’ın, İran’a ait olduğu bildirilen bir insansız hava aracından kalan mühimmatın etkisiz hale getirilmesi sırasında öldüğü açıklandı.</p>

<p>Patlayıcı mühimmatın kontrollü biçimde imha edilmesi için yürütülen çalışma sırasında meydana gelen olayın ayrıntılarına ilişkin ek bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>CENAZELER ABD BAYRAĞINA SARILI TABUTLARLA TAŞINDI</h3>

<p>Dover Hava Üssü’ndeki törende 4 askerin cenazesi ABD bayraklarına sarılı tabutlarla nakliye uçağından indirildi. Tören birlikleri, tabutları belirlenen sırayla uçaktan alarak cenaze araçlarına taşıdı.</p>

<p>Trump ve beraberindeki yetkililer, cenazelerin taşınması sırasında tören alanında bekledi. Askerlerin naaşlarının ailelerine teslim edilmek üzere ilgili birimlere götürüldüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-cenazeleri-boyle-karsiladi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-savasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="68266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'den Husiler'e kınama]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-husilere-kinama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-husilere-kinama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası uygulama tehdidini kınadı. Açıklamada, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda deniz güvenliği ile seyrüsefer serbestisini tehlikeye atan eylem ve tehditlerin sona erdirilmesi çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası uygulama tehdidine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Bakanlık, söz konusu tehdidi kınadığını belirterek Türkiye’nin Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduğunu bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda deniz güvenliğini, seyrüsefer serbestisini, deniz taşımacılığını ve küresel ticareti hedef alan eylem ve tehditlerin sonlandırılması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN İLE DAYANIŞMA MESAJI</h3>

<p>Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, “Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası uygulama tehditlerini kınıyor; Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha teyit ediyoruz.” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Türkiye’nin bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiği belirtilirken Suudi Arabistan’a yönelik tehditlerin bölgesel güvenlik açısından risk oluşturduğu kaydedildi.</p>

<h3>DENİZ GÜVENLİĞİ VE SEYRÜSEFER SERBESTİSİ VURGUSU</h3>

<p>Açıklamada, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda deniz güvenliğini ve seyrüsefer serbestisini tehlikeye atan faaliyetlerin kabul edilemez olduğu belirtildi. Deniz taşımacılığını ve küresel ticareti hedef alan eylem ve tehditlerin bir an önce sona erdirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı, uluslararası deniz taşımacılığı ve ticaret yolları açısından kritik güzergâhlar arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GERİLİMİ TIRMANDIRACAK EYLEMLERDEN KAÇINMA ÇAĞRISI</h3>

<p>Bakanlık, bölgedeki mevcut gerginliğin daha da artmasına yol açabilecek adımlardan kaçınılması çağrısını yineledi. Açıklamada, “Bölgedeki mevcut gerginliği daha da tırmandırabilecek her türlü eylemden kaçınılması yönündeki çağrımızı yineliyoruz.” denildi.</p>

<p>Türkiye’nin açıklamasında, deniz ulaşımının güvenliği ve ticari faaliyetlerin kesintisiz sürdürülmesinin önemine dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiyeden-husilere-kinama</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/husiler-gemiler-44.jpg" type="image/jpeg" length="78568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump’ın Avrupa çıkışı Berlin’i Paris’e mecbur bıraktı: Almanya ilk kez nükleer tatbikata katılıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-avrupa-cikisi-berlini-parise-mecbur-birakti-almanya-ilk-kez-nukleer-tatbikata-katiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-avrupa-cikisi-berlini-parise-mecbur-birakti-almanya-ilk-kez-nukleer-tatbikata-katiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa ülkelerine savunmada kendi başlarının çaresine bakmaları gerektiği yönündeki açıklamalarının ardından kıtada güvenlik arayışları hızlandı. Yıllardır ABD’nin nükleer şemsiyesine güvenen Almanya, nükleer güç sahibi Fransa ile askeri yakınlaşmasını derinleştirmek zorunda kalırken, Alman ordusunun 2026 sonbaharında ilk kez Fransa’nın nükleer caydırıcılık tatbikatına katılacağı açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’nın güvenliği konusunda Washington’a güvenmek yerine kendi savunma kapasitesini oluşturması gerektiği yönündeki açıklamaları, kıtanın savunma mimarisinde başlayan dönüşümü hızlandırdı. Soğuk Savaş boyunca ve sonrasında güvenliğini büyük ölçüde ABD’nin askeri varlığı ile nükleer şemsiyesine dayandıran Almanya, Washington’ın Avrupa’ya yönelik güvenlik taahhütlerinin sorgulanmaya başlaması üzerine yeni ortaklık arayışlarına yöneldi. Berlin yönetimi, Avrupa Birliği içerisinde nükleer silaha sahip tek ülke olan Fransa ile ilişkilerini daha ileri bir askeri boyuta taşıyarak nükleer caydırıcılık alanında ilk kez doğrudan iş birliği sürecine girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Almanya’nın Fransa’ya yönelmesi yalnızca iki ülke arasındaki geleneksel yakınlaşmanın devamı olarak görülmüyor. Trump’ın Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırması ve kendi güvenliklerinin sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğine ilişkin sözleri, Berlin’in uzun yıllardır sürdürdüğü güvenlik politikasının kırılganlığını görünür hale getirdi. Kendi nükleer silahı bulunmayan ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini sürdüren Almanya, ABD’ye olan stratejik bağımlılığını azaltabilmek için Fransa’nın bağımsız nükleer caydırıcılık kapasitesine yaklaşmaya başladı. Ortaya çıkan tablo, Berlin ile Paris arasındaki yakınlaşmanın bir tercihten çok değişen güvenlik koşullarının dayattığı bir zorunluluğa dönüştüğünü gösteriyor.</p>

<h3>TRUMP’IN MESAJI AVRUPA’DA GÜVENLİK HESAPLARINI DEĞİŞTİRDİ</h3>

<p>Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin Avrupa’nın savunma mimarisi üzerindeki etkileri giderek belirginleşirken, Almanya nükleer caydırıcılık konusundaki geleneksel politikasında önemli bir değişikliğe yöneldi. ABD’nin Avrupa’nın savunma yükünü daha fazla üstlenmesi gerektiğine yönelik baskısı, Berlin yönetimini alternatif güvenlik mekanizmaları üzerinde çalışmaya sevk etti. Almanya açısından en yakın ve uygulanabilir seçenek ise bağımsız nükleer kuvvetlere sahip Fransa ile askeri koordinasyonun artırılması oldu.</p>

<p>Geçtiğimiz hafta geleneksel Alman-Fransız hükümetler arası istişare toplantıları kapsamında bir araya gelen iki ülkenin liderleri, savunma alanında bir dizi stratejik karar aldı. Berlin ile Paris arasında Mart 2026’da varılan nükleer iş birliği anlaşması, 16 Temmuz 2026’da düzenlenen ortak askeri eğitimle ilk kez sahaya yansıtıldı. Avrupa’nın ABD’den bağımsız hareket edebilme kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan süreç, Almanya’nın onlarca yıldır mesafeli durduğu nükleer caydırıcılık faaliyetlerine doğrudan katılımının da önünü açtı.</p>

<h3>NÖRVENİCH ÜSSÜNDE TARİHİ ORTAK EĞİTİM</h3>

<p>Köln yakınlarındaki Nörvenich Hava Üssü’nde gerçekleştirilen ortak eğitimde, Fransa Hava ve Uzay Kuvvetleri’ne ait nükleer silah taşıma kabiliyetine sahip iki Rafale savaş uçağı ile Alman Hava Kuvvetleri’ne ait iki Eurofighter görev yaptı. Faaliyet kapsamında bir Fransız tanker uçağıyla havada yakıt ikmali eğitimi de gerçekleştirildi. Sınırlı ölçekte düzenlenmesine rağmen eğitim, Almanya ile Fransa arasındaki nükleer caydırıcılık iş birliğinin fiilen başlaması açısından büyük bir sembolik önem taşıdı.</p>

<p>Ortak uçuşun Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Almanya ziyareti öncesinde gerçekleştirilmesi de dikkat çekti. Askeri faaliyetin zamanlaması, Berlin ile Paris’in savunma alanındaki siyasi iradelerini kamuoyuna göstermesi ve iki ülkenin Avrupa güvenliğinin geleceğinde birlikte hareket etmeye hazır oldukları mesajını vermesi açısından önem kazandı. Almanya tatbikatta nükleer silah kullanımıyla ilgili herhangi bir görev üstlenmezken, Fransız nükleer kuvvetlerini destekleyebilecek konvansiyonel askeri kapasitesini ortaya koydu.</p>

<h3>TARİHİ YAKINLAŞMA YENİ BİR BOYUTA TAŞINDI</h3>

<p>Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Köln Havalimanı’ndan helikopterle Brühl’deki Augustusburg Sarayı’na geçti. Zirve için seçilen saray, Alman-Fransız ilişkilerinin sembol mekânlarından biri olarak kabul ediliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, 1962 yılında aynı sarayda Batı Almanya Başbakanı Konrad Adenauer ile görüşerek iki ülke arasındaki yakınlaşma sürecini başlatmıştı. Söz konusu görüşme, 1963 yılında imzalanan Elysee Antlaşması’nın temelini oluşturmuştu.</p>

<p>Altmış yılı aşkın süre önce savaşların ve siyasi rekabetin gölgesinden çıkmak amacıyla başlatılan Fransız-Alman yakınlaşması, günümüzde Avrupa’nın nükleer güvenliğini ilgilendiren yeni bir aşamaya taşındı. Geçmişte ekonomik bütünleşme ve siyasi uzlaşı üzerinden ilerleyen ortaklık, ABD’nin Avrupa savunmasındaki rolüne yönelik belirsizliklerin artmasıyla birlikte doğrudan askeri caydırıcılık alanına genişledi. Berlin’in Fransa’ya yaklaşması, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin güvenlik politikasında yaşanan zihniyet değişimini de gözler önüne serdi.</p>

<h3>NÜKLEER KARAR YETKİSİ YALNIZCA FRANSA’DA KALACAK</h3>

<p>Fransa’nın bağımsız nükleer caydırıcılık politikası, Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle döneminde şekillendirildi. De Gaulle, Fransa’nın güvenliğinin herhangi bir yabancı güce bağımlı olmaması gerektiğini savunarak ülkenin bağımsız nükleer kuvvetlerinin temellerini attı. Mevcut doktrine göre Fransız nükleer silahlarının kullanılması konusundaki nihai karar yetkisi yalnızca Fransa Cumhurbaşkanı’na ait bulunuyor.</p>

<p>Almanya’nın iş birliğine katılması, Fransa’nın nükleer silahları üzerindeki egemenliğini paylaşacağı anlamına gelmiyor. Berlin yönetimi, nükleer silahların sevk ve idaresinde görev almayacak; hava savunması, savaş uçaklarına refakat, havada yakıt ikmali, lojistik, bakım, haberleşme ve komuta-kontrol gibi konvansiyonel alanlarda destek sağlayacak. Böylece Almanya nükleer silah sahibi olmadan, Fransa’nın caydırıcılık operasyonlarını destekleyebilecek askeri yapının parçası haline gelecek.</p>

<h3>ALMAN VE FRANSIZ ASKERLER KARŞILIKLI GÖREV YAPTI</h3>

<p>Alman-Fransız Savunma Konseyi toplantısı kapsamında Nörvenich Hava Üssü’nde ikinci bir ortak faaliyete daha imza atıldı. Alman ve Fransız askerleri, birbirlerinin savaş uçaklarında bakım ve teknik destek görevleri üstlendi. Karşılıklı teknik çalışma, iki ülkenin hava kuvvetleri arasındaki müşterek harekât yeteneğinin geliştirilmesi ve olası krizlerde birlikte görev yapabilmelerinin sağlanması bakımından önemli bir adım olarak değerlendirildi.</p>

<p>Faaliyetle birlikte Friedrich Merz ile Emmanuel Macron’un Mart 2026’da üzerinde anlaştıkları nükleer ortaklığın uygulanmasına resmen başlanmış oldu. Alman hükümeti, sürecin bir sonraki aşamasında Bundeswehr personelinin 2026 sonbaharında ilk kez Fransa’da düzenlenecek nükleer caydırıcılık tatbikatına katılacağını açıkladı. Güvenlik gerekçesiyle tatbikatın kesin tarihi ve gerçekleştirileceği askeri üs kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<h3>ALMANYA İLK KEZ FRANSA’DAKİ TATBİKATA KATILACAK</h3>

<p>2026 sonbaharında yapılması planlanan tatbikatın Fransız hava sahasında gerçekleştirilmesi bekleniyor. Alman askerleri nükleer silahların kullanımına ilişkin herhangi bir sorumluluk üstlenmeyecek. Bundeswehr personeli hava savunması, uçaklara refakat, yakıt ikmali, lojistik destek, bakım, haberleşme ve komuta-kontrol faaliyetlerinde görev yapacak.</p>

<p>Almanya’nın ilk kez Fransa’nın nükleer caydırıcılık tatbikatında yer alacak olması, Berlin’in güvenlik politikasında önemli bir eşik anlamına geliyor. Onlarca yıl boyunca nükleer silahlardan uzak durmayı temel politika haline getiren Almanya, değişen transatlantik ilişkiler nedeniyle nükleer bir gücün operasyonlarına doğrudan destek vermeye hazırlanıyor. Friedrich Merz yönetimi, ABD’nin Avrupa’ya yönelik güvenlik garantilerinin eskisi kadar kesin görülmediği bir dönemde Fransa’nın kapasitesini Avrupa savunmasının tamamlayıcı unsuru haline getirmek istiyor.</p>

<h3>MERZ: NATO’NUN YERİNE GEÇMEYECEK</h3>

<p>Başbakan Friedrich Merz, Fransa ile geliştirilen iş birliğinin NATO bünyesindeki mevcut nükleer paylaşım sisteminin yerine geçmeyeceğini, söz konusu sistemi tamamlayacağını vurguladı. Almanya, NATO kapsamında ABD’nin nükleer şemsiyesine bağlı kalmayı ve ittifak içerisindeki sorumluluklarını yerine getirmeyi sürdürecek. Fransa ile kurulan yeni mekanizma ise Washington’a bağımlılığın azaltılması ve Avrupa’nın kendi savunma kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla ek bir güvenlik katmanı oluşturacak.</p>

<p>Tatbikat Almanya’yı nükleer güç haline getirmeyecek ve Berlin’e nükleer silahların kullanımı konusunda karar yetkisi vermeyecek. Gelişme, Almanya’nın Avrupa merkezli bir nükleer caydırıcılık düzenine ilk kez doğrudan askeri katkı sunması açısından tarihi önem taşıyor. Fransa’nın öncülüğünde şekillenen yapı, Trump’ın Avrupa’ya kendi savunmasını üstlenmesi yönündeki çağrılarının ardından kıta ülkelerinin attığı en dikkat çekici adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>FRANSA’NIN TEKLİFİNE DOKUZ ÜLKEDEN DESTEK</h3>

<p>Fransa, nükleer iş birliğini yalnızca Almanya ile sınırlı tutmuyor. Paris yönetimi İngiltere ile nükleer alandaki iş birliğini sürdürürken Polonya, Hollanda, Belçika, Yunanistan, İsveç, Danimarka ve Norveç de Fransa’nın Avrupa merkezli nükleer iş birliği teklifine olumlu yanıt verdi. Almanya’nın da dahil olduğu girişime destek veren ülke sayısı böylece dokuza ulaştı.</p>

<p>Girişim şimdilik daha çok siyasi ve sembolik anlam taşısa da Avrupa ülkelerinin ABD’nin güvenlik garantilerine yönelik soru işaretleri karşısında yeni bir savunma mimarisi oluşturmaya başladığını gösteriyor. Nükleer kapasitesi bulunmayan ülkelerin Fransa’nın caydırıcılık sistemine konvansiyonel destek sağlaması, Avrupa’nın askeri açıdan daha bağımsız hareket etmesine yönelik uzun vadeli bir model olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3>BERLİN İÇİN TERCİHTEN ÇOK ZORUNLULUK</h3>

<p>Almanya, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini sürdürüyor ve kendi nükleer silahlarını edinmeye hazırlanmadığını özellikle vurguluyor. Berlin aynı zamanda ABD’nin nükleer şemsiyesine ve NATO’nun nükleer paylaşım sistemine bağlı kalmaya devam ediyor. Buna rağmen Fransa’nın bağımsız nükleer caydırıcılık yapısıyla kurulan doğrudan askeri ilişki, Alman güvenlik politikasında onlarca yıldır görülmeyen bir değişime işaret ediyor.</p>

<p>Trump’ın Avrupa’ya kendi güvenliğini sağlaması yönündeki mesajları, Almanya’nın önündeki seçenekleri daraltırken Berlin’i nükleer güç sahibi Fransa ile daha yakın hareket etmeye yöneltti. Ekonomik gücüne rağmen nükleer caydırıcılık kapasitesi bulunmayan Almanya, Avrupa’nın güvenlik mimarisinde daha fazla sorumluluk üstlenebilmek için Paris’in askeri gücüne yaklaşmak zorunda kaldı. Sonbaharda gerçekleştirilecek tatbikat, yalnızca iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin değil, ABD’ye bağımlılığı azaltmaya çalışan Avrupa’nın yeni güvenlik arayışının da ilk somut uygulamalarından biri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-avrupa-cikisi-berlini-parise-mecbur-birakti-almanya-ilk-kez-nukleer-tatbikata-katiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/macron-merz-almanya-fransa.jpg" type="image/jpeg" length="10572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD, Suudi Arabistan ile 30 yıllık nükleer enerji anlaşmasını onayladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-suudi-arabistan-ile-30-yillik-nukleer-enerji-anlasmasini-onayladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-suudi-arabistan-ile-30-yillik-nukleer-enerji-anlasmasini-onayladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’ın sivil nükleer enerji programının geliştirilmesini öngören 30 yıllık anlaşmayı onayladı. Kongreye sunulması planlanan anlaşma, Amerikan şirketlerinin Suudi Arabistan’da nükleer altyapı kurmasına imkân tanırken uranyum zenginleştirme ve denetim hükümleri tartışmalara yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Suudi Arabistan ile sivil nükleer enerji alanında kapsamlı bir işbirliği kurulmasını öngören anlaşmayı onayladı. Amerikan basınında yer alan haberlere göre 30 yıl süreyle uygulanması planlanan anlaşma, ABD’li şirketlerin Suudi Arabistan’ın nükleer enerji altyapısının geliştirilmesinde görev almasının önünü açacak.</p>

<p>ABD yönetiminin anlaşmayı Kongrenin incelemesine sunmayı planladığı bildirildi. ABD Atom Enerjisi Yasası’nın 123’üncü maddesi kapsamında hazırlanan anlaşma, nükleer malzeme, ekipman ve teknolojilerin barışçıl amaçlarla başka bir ülkeye aktarılabilmesi için gerekli hukuki çerçeveyi oluşturuyor.</p>

<h3>ABD ŞİRKETLERİ NÜKLEER ALTYAPI KURACAK</h3>

<p>Anlaşma kapsamında Amerikan şirketlerinin Suudi Arabistan’da sivil nükleer enerji altyapısı oluşturması ve ülkenin nükleer programının geliştirilmesine katkı sağlaması öngörülüyor. Projenin on milyarlarca dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşabileceği ve özellikle ABD merkezli Westinghouse şirketine Suudi Arabistan’daki çalışmalarda önemli bir rol verilebileceği belirtiliyor.</p>

<p>İşbirliğinin, Suudi Arabistan’ın nükleer enerji pazarında Rusya ve Çin merkezli şirketler yerine Amerikan firmalarıyla çalışmasını sağlaması amaçlanıyor. ABD ile Suudi Arabistan, sivil nükleer işbirliğine ilişkin müzakerelerin tamamlandığını Kasım 2025’te ortak bir bildiriyle açıklamıştı.</p>

<h3>ANLAŞMA KONGRENİN İNCELEMESİNE SUNULACAK</h3>

<p>Trump yönetiminin anlaşmayı ABD Kongresine göndererek yasal inceleme sürecini başlatması bekleniyor. Kongrenin anlaşmayı değerlendirebilmesi için 90 günlük bir inceleme süresinin uygulanacağı, milletvekillerinin düzenlemeyi engellemek istemesi halinde başkanlık vetosunu aşacak çoğunluğu sağlaması gerekeceği bildirildi.</p>

<p>Anlaşmanın Kongrede özellikle nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının denetim yetkileri üzerinden itirazlarla karşılaşabileceği belirtiliyor.</p>

<h3>URANYUM ZENGİNLEŞTİRME TESİSİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Anlaşmanın Suudi Arabistan’da uranyum zenginleştirme tesisi kurulmasına imkân sağlayabilecek hükümler içerdiği bildirildi. ABD ve Suudi Arabistan tarafından yürütülecek ortak bir çalışmayla ülkede uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin teknik ve ekonomik açıdan uygulanabilir olup olmadığının değerlendirilmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmanın olumlu sonuçlanması halinde Amerikan şirketleri tarafından sınırlı erişime sahip bir zenginleştirme tesisi kurulabileceği ileri sürüldü. Tesisin askeri amaçlarla kullanılmasını engellemek üzere özel güvenlik önlemlerinin uygulanacağı belirtilse de anlaşmanın denetim çerçevesi konusunda soru işaretleri bulunuyor.</p>

<h3>YAYILMANIN ÖNLENMESİ HÜKÜMLERİ TARTIŞILIYOR</h3>

<p>Anlaşmada, diğer bazı ABD nükleer işbirliği anlaşmalarında bulunan ve uranyum zenginleştirme ile kullanılmış yakıtların yeniden işlenmesinden vazgeçilmesini öngören “altın standart” hükmünün yer almadığı bildirildi.</p>

<p>Metnin, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına daha kapsamlı ve habersiz denetim yetkileri veren Ek Protokol şartını da içermediği belirtildi. Söz konusu eksiklikler, nükleer teknolojinin gelecekte askeri amaçlara yönlendirilebileceği yönündeki endişeleri artırdı.</p>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN İÇİN ÖNEMLİ KAZANIM OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ</h3>

<p>Wall Street Journal, anlaşmayı Suudi Arabistan açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Riyad yönetiminin uzun süredir kendi topraklarında uranyum zenginleştirme hakkını korumak istediği ve zenginleştirme faaliyetlerinden tamamen vazgeçmeyi öngören bir anlaşmaya karşı çıktığı belirtildi.</p>

<p>Suudi Arabistan yönetimi nükleer programının elektrik üretimi ve ekonomik çeşitlendirme gibi barışçıl amaçlara hizmet edeceğini savunuyor. Nükleer silahların yayılmasını önleme alanında çalışan uzmanlar ve bazı ABD’li milletvekilleri ise zenginleştirme teknolojisinin çift kullanımlı niteliği nedeniyle daha sıkı güvenceler talep ediyor.</p>

<h3>ANLAŞMA 2025’TEKİ ORTAK BİLDİRİYİ İZLEDİ</h3>

<p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Kasım 2025’te sivil nükleer işbirliği müzakerelerinin tamamlandığını açıklayan ortak bildiriyi imzalamıştı.</p>

<p>ABD Enerji Bakanlığı, işbirliğinin Amerikan nükleer teknolojilerinin Suudi Arabistan’daki projelerde kullanılmasını ve iki ülke arasındaki enerji ortaklığının genişletilmesini amaçladığını duyurmuştu. Trump’ın onayının ardından anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Kongredeki inceleme sürecinin tamamlanması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-suudi-arabistan-ile-30-yillik-nukleer-enerji-anlasmasini-onayladi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/nukleer-enerji-suudi-arabistan.jpg" type="image/jpeg" length="53461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arılara zarar gelmesi Fransız hükümetinde istifaya yol açtı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/arilara-zarar-gelmesi-fransiz-hukumetinde-istifaya-yol-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/arilara-zarar-gelmesi-fransiz-hukumetinde-istifaya-yol-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Ekolojik Dönüşüm Bakanı Monique Barbut, arılara zarar verdiği gerekçesiyle ülkede yasaklanan iki pestisitin belirli tarım ürünlerinde geçici olarak yeniden kullanılmasına izin veren yasanın parlamentoda kabul edilmesinin ardından istifa etti. Düzenleme, çevre örgütleri ile tarım sektörü arasında tartışmaya yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa Ekolojik Dönüşüm Bakanı Monique Barbut, tarım sektöründe yasaklı iki pestisitin geçici ve istisnai olarak yeniden kullanılmasına imkân tanıyan acil tarım yasasının parlamentoda kabul edilmesinin ardından görevinden ayrıldı. Düzenlemede yer alan acetamiprid ve flupyradifurone adlı maddelerin arılar, diğer tozlayıcılar, ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ülkede tartışmalara neden oldu.</p>

<p>Barbut, LinkedIn hesabından yaptığı açıklamada, hükümette kalmasını sağlayan koşulların artık karşılanmadığını bir gün önce Başbakan Sébastien Lecornu’ya bildirdiğini belirtti. Barbut, kararının ardından Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a istifasını sunduğunu açıkladı.</p>

<h3>İKİ PESTİSİT İÇİN GEÇİCİ KULLANIM İZNİ</h3>

<p>Tartışmaların odağındaki tarım yasası, neonicotinoid grubundaki acetamipridin fındık üretiminde, flupyradifurone adlı pestisitin ise şeker pancarı, elma ve kiraz yetiştiriciliğinde istisnai olarak kullanılmasına imkân tanıyor. Fransa’da yasaklı olan iki madde, Avrupa Birliği mevzuatı kapsamında belirli koşullarda kullanılabiliyor.</p>

<p>Acetamiprid kullanımına yönelik muafiyetin yürürlüğe girebilmesi için Fransa Ulusal Gıda, Çevre ve İş Sağlığı Güvenliği Ajansı Anses’in onayı gerekiyor. Verilebilecek geçici iznin süresi üç yılı aşamayacak.</p>

<h3>BARBUT İSTİFASINI CUMHURBAŞKANI’NA SUNDU</h3>

<p>Barbut, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Dün Başbakan’a hükümette kalmamı sağlayan şartların artık karşılanmadığını söyledim ve bunun sonucunda bugün Cumhurbaşkanı’na istifamı sundum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yasanın kabul edilmesinden önce Fransız basınında Barbut’un Senato’daki nihai oylamanın ardından görevinden ayrılabileceğine ilişkin haberler yayımlanmıştı. Ulusal Meclis’teki oylamaya katılmayan Barbut’un, istifa kararını Başbakan Lecornu ile kendi ekibine önceden bildirdiği aktarılmıştı.</p>

<h3>ULUSAL MECLİS YASAYI 296 OYLA KABUL ETTİ</h3>

<p>Fransa Ulusal Meclisi, acil tarım yasasını sabaha karşı yapılan oylamada 224’e karşı 296 oyla kabul etti. Düzenlemeye ağırlıklı olarak sağ ve aşırı sağ milletvekilleri destek verdi. Uzlaşma metni üzerinden kabul edilen tasarı, aynı gün nihai oylama için Senato’ya gönderildi.</p>

<p>Parlamentonun iki kanadındaki süreç tamamlandıktan sonra Barbut, yasada yer alan çevre düzenlemelerine yönelik itirazlarını gerekçe göstererek istifa etti. Yasanın kabulü, hükümetin çevre ve tarım politikaları arasındaki görüş ayrılıklarını da ortaya çıkardı.</p>

<h3>İKİ MİLYONDAN FAZLA KİŞİ DİLEKÇEYE İMZA ATTI</h3>

<p>Acetamipridin yeniden kullanılmasına karşı Fransa Ulusal Meclisinin internet sitesinde başlatılan dilekçe, iki milyondan fazla imzaya ulaştı. Dilekçe, Meclis tarihindeki en fazla destek gören başvurulardan biri oldu.</p>

<p>Fransız milletvekilleri acetamipridin yeniden kullanılmasına izin veren bir düzenlemeyi daha önce de kabul etmişti. Fransa Anayasa Konseyi, istisnaların fazla geniş tutulduğu ve yeterli çevresel güvencelerin sağlanmadığı gerekçesiyle söz konusu düzenlemeyi 2025 yılında iptal etmişti.</p>

<h3>ÇEVRE ÖRGÜTLERİ DÜZENLEMEYE TEPKİ GÖSTERDİ</h3>

<p>Çevre kampanyacıları ile küçük ölçekli çiftçileri temsil eden bazı sendikalar, düzenlemenin büyük ölçekli tarım sanayisinin çıkarlarını gözettiğini savundu. Gruplar, pestisitlerin tozlayıcılar, ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel uyarıların dikkate alınmadığını belirtti.</p>

<p>Greenpeace, yasayı “utanç verici” olarak nitelendirdi. Greenpeace Fransa Tarım Kampanyacısı Julien Rivoire, bazı milletvekillerinin neonicotinoidlerin tehlikeleri ve su kaynakları üzerindeki etkileriyle ilgili bilimsel bulguları görmezden gelmesinin kaygı verici olduğunu söyledi.</p>

<h3>ŞEKER SEKTÖRÜ PESTİSİTLERİN GEREKLİ OLDUĞUNU SAVUNDU</h3>

<p>Şeker sektörü temsilcileri, pestisitlerin geçmiş yıllarda şeker pancarı hasadında büyük kayıplara neden olan yaprak bitlerine karşı ürünleri korumak için gerekli olduğunu belirtti.</p>

<p>Fransa’nın en büyük çiftçi örgütü FNSEA ise oylamanın ardından yaptığı açıklamada kabul edilen düzenlemeyi “Fransız çiftçileri için önemli bir dönüm noktası ve ilk zafer” olarak tanımladı.</p>

<h3>ÇİFTÇİLER REKABET EŞİTSİZLİĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR</h3>

<p>Fransız çiftçi sendikaları, ülkede yasaklanan ancak Avrupa Birliği’nin tek pazarındaki diğer ülkelerde kullanılabilen bazı kimyasalların rekabet eşitsizliğine yol açtığını savunuyor. Sendikalar, aynı pazarda faaliyet gösteren üreticilerin farklı kurallara tabi tutulmasının Fransız çiftçilerin üretim maliyetlerini artırdığını belirtiyor.</p>

<p>Hükümetin hazırladığı ilk tasarı, çiftçilerin daralan kâr marjları ve zorlaşan üretim koşullarına yönelik çözümler geliştirmeyi amaçlıyordu. Fındık üreticileri için yasaklı pestisitlerin geçici olarak kullanılmasına izin veren düzenleme ile su depolama kapasitesini artıran hükümler, yasama sürecinin en tartışmalı maddeleri arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ACETAMIPRID FRANSA’DA 2020’DE YASAKLANDI</h3>

<p>Acetamiprid, tarım ürünlerine zarar veren böceklerin öldürülmesi amacıyla kullanılan neonicotinoid grubu bir insektisit olarak biliniyor. Avrupa Birliği 2018 yılında aynı gruptaki üç farklı maddeyi yasaklarken acetamipridi yasak kapsamına almadı.</p>

<p>Acetamipridin, Avrupa Birliği tarafından yasaklanan diğer üç neonicotinoide göre arılar açısından daha düşük toksisiteye sahip olduğu ve toprakta daha hızlı parçalandığı belirtiliyor. Madde, arılar ve insanlar üzerindeki sinir sistemi etkileri nedeniyle inceleme altında tutulurken Fransa acetamiprid kullanımını 2020 yılında yasakladı.</p>

<h3>SU DEPOLAMA DÜZENLEMESİ DE TARTIŞMA YARATTI</h3>

<p>Yasa yalnızca pestisitlerin kullanımına ilişkin hükümlerden oluşmuyor. Düzenlemede su depolama altyapısına yönelik kuralların gevşetilmesi, gelecek on yılda çiftçiler için su depolama kapasitesinin iki katına çıkarılması, çiftçi gelirleri, hayvancılığın korunması ve kurt saldırılarıyla ilgili hükümler de yer alıyor.</p>

<p>İklim değişikliğine bağlı sıcak hava dalgaları ve kuraklığın Avrupa’daki su kaynaklarını tehdit ettiği dönemde, Fransa’da tarımsal amaçlı su rezervuarlarının inşası uzun süredir tartışılıyor. Su rezervuarlarına karşı 2023 yılında düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı gösterilerde eylemciler ile polis arasında çatışmalar yaşanmıştı.</p>

<h3>BARBUT SU VE PESTİSİT MADDELERİNE KARŞI ÇIKTI</h3>

<p>Barbut, muhafazakâr çoğunluğun bulunduğu Senato’da yasanın kabul edilmesini sağlamak amacıyla yasama sürecinin son aşamalarında metne eklenen pestisit ve su depolama maddelerine karşı çıktı.</p>

<p>La Tribune Dimanche gazetesine verdiği röportajda çiftçilerin karşı karşıya bulunduğu sorunlara çözüm üretmek için hazırlanan hükümet tasarısının, Senato değişikliklerinin ardından ülkenin su kaynaklarının tahsisine ilişkin politikayı önemli ölçüde değiştirdiğini söyledi.</p>

<h3>TARIM BAKANI YASAYI SAVUNDU</h3>

<p>Tarım Bakanı Annie Genevard, çevre düzenlemelerine karşı çıkan Barbut’tan farklı bir tutum benimsedi. Genevard, tasarının ideoloji, kişisel çıkar veya korku nedeniyle başarısızlığa uğratılmasının çiftçileri umutsuzluğun eşiğine sürükleyeceğini ifade etti.</p>

<p>Başbakan Sébastien Lecornu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, uzlaşma metninin bilimi karar alma sürecinin merkezine yeniden yerleştirdiğini savundu.</p>

<h3>HÜKÜMET İÇİNDEKİ GÖRÜŞ AYRILIKLARI ORTAYA ÇIKTI</h3>

<p>Yasaya ilişkin tartışmalar, çevrenin korunması ile Fransız tarım sektörünün ekonomik olarak ayakta tutulması arasındaki denge konusunda yaşanan görüş ayrılıklarını görünür hale getirdi.</p>

<p>Süreç, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un merkezci siyasi kanadındaki farklı yaklaşımları da gündeme taşıdı. Başbakan Lecornu ile Macron’un Renaissance partisinin lideri Gabriel Attal arasında, düzenlemenin yasama sürecinin geç bir aşamasında metne eklenmesine ilişkin görüş ayrılıkları yaşandı.</p>

<p>Attal ve Lecornu, istisnai koşullar altında acetamipridin yeniden kullanılmasını destekledi. Attal, Ulusal Meclisteki görüşmeler sırasında pestisit düzenlemesinin yasaya geç bir aşamada eklenmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/arilara-zarar-gelmesi-fransiz-hukumetinde-istifaya-yol-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/fransiz-hukumeti-arilar.jpg" type="image/jpeg" length="67431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aliyev-Merz basın toplantısında "Rusya ile gizli görüşme" gerilimi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/aliyev-merz-basin-toplantisinda-rusya-ile-gizli-gorusme-gerilimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/aliyev-merz-basin-toplantisinda-rusya-ile-gizli-gorusme-gerilimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Berlin’de düzenlediği ortak basın toplantısında, Alman ve Rus isimlerin Bakü’de gizli görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi. Merz görüşmeden haberdar olmadığını belirtirken Aliyev, tarafların Azerbaycan yönetimine bilgi vermeden ülke topraklarını kullandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Berlin’de düzenlenen ortak basın toplantısında, Almanya ve Rusya’dan eski ve mevcut yetkililerin Bakü’de gizli görüşmeler yaptığını teyit ettiklerini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merz, Almanya ile Rusya arasında gerçekleştirildiği öne sürülen gizli görüşmeye ilişkin bir soruya, söz konusu temaslardan haberdar olmadığı yanıtını verdi. Aliyev ise Alman ve Rus isimlerin aynı tarihlerde Bakü’ye geldiklerinin uçuş kayıtları ve diğer bilgiler üzerinden belirlendiğini söyledi.</p>

<p>Azerbaycan yönetiminin toplantılardan önceden haberdar edilmediğini belirten Aliyev, ülke topraklarının Almanya ve Rusya tarafından Azerbaycan makamlarına bilgi verilmeden kullanıldığını ifade etti. Reuters’ın aktardığına göre görüşmelerden biri 12-14 Temmuz 2026 tarihlerinde Bakü’de gerçekleştirildi.</p>

<h3>MERZ GÖRÜŞMEDEN HABERDAR OLMADIĞINI SÖYLEDİ</h3>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ortak basın toplantısında Almanya ile Rusya arasında Bakü’de yapıldığı belirtilen gizli görüşmeye ilişkin bilgisinin bulunmadığını söyledi.</p>

<p>Merz, Almanya’nın Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesi amacıyla müzakere çağrısı yaptığını ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in görüşme masasına gelmediğini savundu. Almanya’nın Ukrayna’ya desteğini sürdüreceğini belirten Merz, Bakü’deki temasların Alman hükümetinin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadı.</p>

<p>Görüşmelere katılan Alman isimlerin resmi hükümet temsilcisi olarak hareket edip etmediği konusunda da basın toplantısında ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>ALİYEV UÇUŞ KAYITLARINI İŞARET ETTİ</h3>

<p>Merz’in açıklamasının ardından söz alan Aliyev, Alman yetkililerin Bakü’ye geldiği tarihlerde Rusya’dan da bazı isimlerin Azerbaycan’a ulaştığını belirtti.</p>

<p>Aliyev, tarafların geliş ve ayrılış bilgilerinin uçuş kayıtlarından tespit edildiğini, Bakü’de bir araya geldiklerinin Azerbaycan makamlarınca doğrulandığını söyledi.</p>

<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı, “Almanya’dan da Rusya’dan da bununla ilgili herhangi bir bilgi almadık. Başka bir ifadeyle topraklarımız bilgimiz dışında kullanıldı.” açıklamasını yaptı.</p>

<h3>GÖRÜŞMELER 2024’TEN BU YANA SÜRÜYOR</h3>

<p>Alman basınında yer alan araştırmalara göre, Almanya ve Rusya’dan eski üst düzey isimler arasında yürütülen gayriresmi temasların 2024’ten bu yana farklı tarihlerde gerçekleştirildiği öne sürüldü.</p>

<p>Bakü’deki son görüşmeye eski Almanya Başbakanlık Dairesi Başkanı Ronald Pofalla ile Brandenburg eyaletinin eski Başbakanı Matthias Platzeck’in katıldığı belirtildi. Rus tarafında ise Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı Viktor Zubkov ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakınlığıyla bilinen bazı isimlerin bulunduğu iddia edildi.</p>

<p>Görüşmelerin özel kişiler tarafından yürütülen gayriresmi temaslar olduğu savunulurken, Alman hükümeti söz konusu buluşmaların resmi diplomatik girişim niteliği taşıdığını doğrulamadı.</p>

<h3>AZERBAYCAN’A ÖNCEDEN BİLGİ VERİLMEDİ</h3>

<p>Aliyev, Bakü’de gerçekleştirilen görüşmelerden Azerbaycan yönetiminin basında çıkan haberler ve yapılan incelemeler sonucunda haberdar olduğunu aktardı.</p>

<p>Almanya ve Rusya’nın görüşme öncesinde Azerbaycan makamlarına bildirimde bulunmadığını kaydeden Aliyev, toplantıların ülkesinin onayı alınmadan düzenlendiğini söyledi.</p>

<p>Aliyev, görüşmelerin Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona ermesine katkı sunması halinde Azerbaycan’ın diyaloğu destekleyeceğini ancak ülke topraklarının bilgileri dışında kullanılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.</p>

<h3>GÖRÜŞMELERİN GÜNDEMİNDE UKRAYNA SAVAŞI YER ALDI</h3>

<p>Basına yansıyan bilgilere göre Bakü’deki toplantılarda Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesine yönelik olası yollar ele alındı.</p>

<p>Temasların, Almanya ile Rusya arasındaki resmi diplomatik kanallardan bağımsız yürütüldüğü ve taraflar arasında gayriresmi bir iletişim hattı oluşturmayı amaçladığı ileri sürüldü.</p>

<p>Alman güvenlik birimlerinin ise görüşmeleri, Rusya’nın Almanya’nın Ukrayna politikasını etkilemeye yönelik girişimleri kapsamında değerlendirdiği iddia edildi. Görüşmelere katıldığı belirtilen isimler, temasların Alman hükümeti adına gerçekleştirildiğine yönelik bir açıklama yapmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/aliyev-merz-basin-toplantisinda-rusya-ile-gizli-gorusme-gerilimi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/aliyev-merz-gorusmesi.jpg" type="image/jpeg" length="95077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Ne yeterince para ne de silah var” ancak Beyaz Saray’ın kaynak krizinden haberi yok]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ne-yeterince-para-ne-de-silah-var-ancak-beyaz-sarayin-kaynak-krizinden-haberi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ne-yeterince-para-ne-de-silah-var-ancak-beyaz-sarayin-kaynak-krizinden-haberi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran’a yönelik saldırılarını yeniden başlatan ABD’nin hava savunma sistemleri, uzun menzilli mühimmat, personel ve bütçe açısından kaynak sıkıntısıyla karşı karşıya olduğu öne sürüldü. ABD basınına konuşan bir yetkili, “Operasyonları güvenli bir şekilde sürdürmek için yeterli kaynağımız yok ve Beyaz Saray’ın bunun farkında olduğunu sanmıyorum.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran’a yönelik hava saldırılarını yeniden başlatan ABD’nin, operasyonların kapsamını genişletme hazırlığı yaptığı ancak yeterli silah, personel ve mali kaynağa sahip olmadığı iddia edildi.</p>

<p>The Washington Post gazetesine konuşan ve ismi açıklanmayan bir ABD’li yetkili, Washington yönetiminin gelecek günlerde İran’a yönelik saldırıların kapsamını genişletme planının kaynak yetersizliği nedeniyle ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Yetkili, ABD’nin hava savunma sistemlerine ait mühimmatının ve uzun menzilli silah stoklarının azaldığını belirtirken, bölgede yaşanan “savaş hasarı” nedeniyle daha fazla asker ve savaş uçağı sevk etme kapasitesinin de sınırlı olduğunu ifade etti.</p>

<h3>“BEYAZ SARAY’IN FARKINDA OLDUĞUNU SANMIYORUM”</h3>

<p>Operasyonların mevcut kaynaklarla güvenli biçimde devam ettirilmesinin mümkün olmadığını savunan yetkili, Beyaz Saray yönetiminin sahadaki kaynak sıkıntısının boyutunu yeterince değerlendirmediğini ileri sürdü.</p>

<p>Yetkili, “Operasyonları güvenli bir şekilde sürdürmek için yeterli kaynağımız yok ve Beyaz Saray’ın bunun farkında olduğunu sanmıyorum.” ifadesini kullandı.</p>

<p>Açıklamada, kaynak eksikliğinin yalnızca mühimmat stoklarıyla sınırlı olmadığı, asker ve uçak sevkiyatının yanı sıra devam eden operasyonların mali yükünün de ABD yönetiminin hareket alanını daralttığı kaydedildi.</p>

<h3>HAVA SAVUNMA VE UZUN MENZİLLİ MÜHİMMAT STOKLARI AZALDI</h3>

<p>ABD’li yetkilinin aktardığı bilgilere göre, İran’a yönelik saldırıların devam etmesi hava savunma sistemlerinde kullanılan mühimmatın ve uzun menzilli silah stoklarının hızla azalmasına yol açtı.</p>

<p>Bölgedeki askeri unsurların saldırılarda hasar görmesi de ABD’nin operasyon kapasitesini etkiledi. Hasar gören sistemlerin yenilenmesi, mevcut birliklerin desteklenmesi ve bölgeye ilave personel ile savaş uçağı gönderilmesi konusunda kısıtlamalar yaşandığı belirtildi.</p>

<p>İsrail basını ise ABD’nin gelecek günlerde İran’a yönelik devam eden hava saldırılarının kapsamını genişletmeye hazırlandığını ve Orta Doğu’ya yakıt ikmal uçaklarının yanı sıra ilave savaş uçakları sevk etmeye başladığını iddia etmişti.</p>

<h3>PENTAGON BÜTÇESİNİN HAFTALAR İÇİNDE TÜKENEBİLECEĞİ İDDİASI</h3>

<p>The Washington Post’un konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran’a yönelik saldırıların mevcut hızla sürmesi halinde Pentagon’un operasyonlar için kullanabileceği bütçenin haftalar içinde tükenebileceği öne sürüldü.</p>

<p>Pentagon’un ortaya çıkan fon açığı nedeniyle eğitim ve bakım bütçelerinde kısıtlamaya gittiği belirtildi. Söz konusu kesintilerin askeri personelin eğitim programları ile uçak, gemi ve diğer askeri sistemlerin bakım faaliyetlerini etkilediği aktarıldı.</p>

<p>Savunma Bakanı Pete Hegseth’in kaynak sorununu Senato Tahsisat Komitesinde gündeme getirmesi ve İran’a yönelik operasyonların sürdürülmesi için senatörlerden ek bütçe talep etmesi bekleniyor.</p>

<h3>4,3 MİLYAR DOLARLIK KAYNAĞIN SAVAŞA AKTARILMASI İSTENDİ</h3>

<p>The Washington Post’un ulaştığı belgelere göre Pentagon, daha önce eğitim faaliyetleri ve silah alımları için ayrılan 4,3 milyar doların İran’a yönelik askeri operasyonlarda kullanılabilmesi için Kongre’ye başvurdu.</p>

<p>Pentagon’un kaynak aktarımı talebine Kongre tarafından henüz yanıt verilmedi. Talebin kabul edilmesi halinde eğitim ve yeni silah sistemlerinin tedariki için ayrılan fonun İran’a yönelik saldırıların finansmanında kullanılacağı belirtildi.</p>

<p>Beyaz Saray da İran’a karşı yürütülen askeri faaliyetlerin finanse edilmesi amacıyla Kongre’den 67 milyar dolarlık ek bütçe talep etti. Kongre üyeleri arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle ek bütçeye ilişkin sürecin tıkandığı kaydedildi.</p>

<h3>ABD İLE İRAN ARASINDAKİ MUTABAKAT BOZULDU</h3>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşı sona erdirmek amacıyla Washington ile Tahran arasında 14 Haziran’da İslamabad Mutabakatı imzalanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mutabakat kapsamında tarafların nihai bir anlaşmaya ulaşması için 60 günlük müzakere süresi öngörülmüştü. ABD ordusu ise 8 Temmuz’da İran’a yönelik yeni saldırılar başlatmıştı.</p>

<p>İran yönetimi, ABD’nin saldırılarına karşılık olarak komşu ülkelerde bulunan Amerikan üslerini hedef almıştı. Karşılıklı saldırıların ardından bölgede askeri hareketlilik artarken, ABD’nin operasyonları sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu mühimmat, personel ve bütçeye ilişkin tartışmalar yeniden gündeme geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ne-yeterince-para-ne-de-silah-var-ancak-beyaz-sarayin-kaynak-krizinden-haberi-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-abd-ucaklari.jpg" type="image/jpeg" length="95760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Husiler “deniz ablukası” kapsamında 6 geminin geçişini engelledi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/husiler-deniz-ablukasi-kapsaminda-6-geminin-gecisini-engelledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/husiler-deniz-ablukasi-kapsaminda-6-geminin-gecisini-engelledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yemen’deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’a karşı ilan ettikleri “deniz ablukası” kapsamında son 24 saatte 6 geminin yapılan uyarıların ardından geri döndüğünü bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yemen’deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’a karşı başlattıkları “deniz ablukası” doğrultusunda dünden bu yana 6 geminin geçişine izin vermediklerini duyurdu.</p>

<p>Husilere bağlı SABA haber ajansında yer alan haberde, Suudi Arabistan’a karşı dün ilan edilen deniz ablukasına ilişkin bilgi verildi. Haberde, Husilere bağlı silahlı güçlerin abluka kapsamında gemilerin geçişini engellediği belirtildi.</p>

<h3>SON 24 SAATTE 6 GEMİ GERİ DÖNDÜ</h3>

<p>SABA’nın haberinde, “Suudi Arabistan’a karşı uygulanan deniz ablukası kapsamında silahlı güçlerin yaptıkları uyarılar sonucu son 24 saatte 6 gemi geri döndü.” ifadesine yer verildi.</p>

<p>Husilerin gemilere yönelik uyarıları hangi bölgede yaptığına ve gemilerin hangi güzergâhta durdurulduğuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>GEMİLERİN NEREDE ENGELLENDİĞİ AÇIKLANMADI</h3>

<p>Kontrolleri altındaki Hudeyde vilayeti üzerinden Kızıldeniz’e ulaşabilen Husiler, söz konusu 6 geminin nerede engellendiğine dair bilgi vermedi.</p>

<p>Hudeyde vilayeti, Husilerin Kızıldeniz’e erişim sağladığı bölgeler arasında yer alırken, açıklamada gemilerin kimlikleri, taşıdıkları yükler ve seyir rotalarına ilişkin de ayrıntı bulunmadı.</p>

<h3>HUSİLER ABLUKAYI DÜN DUYURMUŞTU</h3>

<p>Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, dün yaptığı açıklamada Suudi Arabistan’ı Yemen’e karşı abluka uygulamakla suçlamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seri, Suudi Arabistan’ın uyguladığını öne sürdükleri ablukaya “karşı ablukayla” yanıt vereceklerini duyurmuş ve deniz ablukası başlatıldığını açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/husiler-deniz-ablukasi-kapsaminda-6-geminin-gecisini-engelledi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/husiler-gemileri.jpg" type="image/jpeg" length="70783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak Başbakanı Zeydi: Türkiye ile yeni mutabakat zaptları imzalayacağız]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/irak-basbakani-zeydi-turkiye-ile-yeni-mutabakat-zaptlari-imzalayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/irak-basbakani-zeydi-turkiye-ile-yeni-mutabakat-zaptlari-imzalayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, yakında gerçekleştirilmesi planlanan Türkiye ziyaretinde, iki ülke arasındaki işbirliğini stratejik alanlarda genişletmeyi amaçlayan çok sayıda mutabakat zaptının imzalanacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile beraberindeki heyeti başkent Bağdat’ta kabul etti. Irak Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan açıklamada, görüşmede Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler, ekonomik ve yatırım alanlarındaki işbirliği ile Kalkınma Yolu Projesi’nin ele alındığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zeydi, görüşmede Irak ile Türkiye arasındaki köklü ilişkilere ve iki ülkenin ortak çıkarlarına dikkati çekti. İki dost ülke arasında ekonomik ve yatırım alanlarında yürütülen işbirliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Zeydi, karşılıklı ilişkilerin farklı stratejik alanlarda geliştirilmesine önem verdiklerini ifade etti.</p>

<h3>TÜRKİYE ZİYARETİNDE YENİ ANLAŞMALAR İMZALANACAK</h3>

<p>Irak Başbakanı Zeydi, yakında gerçekleştirilmesi planlanan Türkiye ziyaretine ilişkin de bilgi verdi. Ziyaret kapsamında, Irak ile Türkiye arasındaki ikili işbirliğini çeşitli stratejik alanlarda genişletmeyi amaçlayan çok sayıda mutabakat zaptının imzalanacağını kaydetti.</p>

<p>İmzalanması planlanan mutabakat zaptlarının hangi alanları kapsayacağına ilişkin ayrıntı paylaşılmazken, görüşmede ekonomik ilişkiler ve yatırım işbirliğinin geliştirilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer aldığı belirtildi.</p>

<h3>KALKINMA YOLU PROJESİNDEKİ GELİŞMELER ELE ALINDI</h3>

<p>Görüşmede, Irak, Türkiye ve bölge açısından stratejik öneme sahip Kalkınma Yolu Projesi’ndeki son gelişmeler de değerlendirildi. Taraflar, projenin uygulanma süreci, temel altyapı çalışmaları ve iki ülke arasındaki koordinasyon konusunda görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p>Zeydi, Kalkınma Yolu Projesi’nin finansmanı ve uygulanmasına yönelik net bir mekanizma oluşturulması talimatını verdi. Proje kapsamında belirlenen takvime uyulmasını isteyen Zeydi, somut adımların planlanan süre içerisinde atılması gerektiğini bildirdi.</p>

<h3>URALOĞLU TÜRKİYE’NİN PROJEYE DESTEĞİNİ VURGULADI</h3>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da Türkiye’nin Kalkınma Yolu Projesi’ne büyük önem verdiğini ve projenin hayata geçirilmesini desteklediğini ifade etti. Uraloğlu, projenin bölgesel ulaşım ve altyapı bağlantıları açısından taşıdığı öneme işaret etti.</p>

<p>Uraloğlu, Irak ile Türkiye’nin, Kalkınma Yolu Projesi’nin temel altyapı çalışmalarına bir an önce başlanması gerektiği konusunda ortak görüşe sahip olduğunu kaydetti. Görüşmede, projenin ilerletilmesi amacıyla iki ülke arasındaki temasların ve teknik çalışmaların sürdürülmesinin önemi de ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/irak-basbakani-zeydi-turkiye-ile-yeni-mutabakat-zaptlari-imzalayacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/irak-basbakani-genc.jpg" type="image/jpeg" length="83145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD-İran savaşında 10 günlük ateşkes önerisi masada]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-savasinda-10-gunluk-ateskes-onerisi-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-savasinda-10-gunluk-ateskes-onerisi-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar, Mısır, Pakistan ve diğer bölgesel arabulucuların ABD ile İran’a, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını amaçlayan 10 günlük ateşkes önerisi sunduğu iddia edildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın öneriyi değerlendirdiği, diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalması ihtimaline karşı Washington ve Tel Aviv’in İran’a yönelik geniş çaplı ortak askeri operasyona hazırlandığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında son günlerde artan gerilimin sona erdirilmesi amacıyla 10 günlük ateşkes önerisinin gündeme geldiği ileri sürüldü. Axios’un gelişmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre Katar, Mısır, Pakistan ve diğer bölgesel arabulucular, Washington ile Tahran’a çatışmaların geçici olarak durdurulmasını ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içeren bir öneri sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın henüz nihai kararını vermediği belirtilirken, ABD’li ve İsrailli yetkililerin çatışmanın iki olası senaryoyla sona erebileceğini değerlendirdiği aktarıldı. İlk senaryoda 10 günlük ateşkes üzerinde uzlaşılması, ikinci senaryoda ise İran’ı geri adım atmaya zorlamak amacıyla ABD ve İsrail’in geniş çaplı ortak askeri harekat başlatması yer alıyor.</p>

<h3>10 GÜNLÜK ATEŞKES ÖNERİSİ DEĞERLENDİRİLİYOR</h3>

<p>Gelişmeler hakkında bilgi sahibi iki kaynağın aktardığına göre bölgesel arabulucular, ABD ve İran’a 10 gün sürmesi planlanan bir ateşkes önerisi iletti. Önerinin temel hedefleri arasında karşılıklı saldırıların durdurulması, Hürmüz Boğazı’ndaki iki deniz ulaşım hattının yeniden açılması ve taraflara diplomatik görüşmeleri sürdürmeleri için zaman kazandırılması bulunuyor.</p>

<p>ABD’li yetkililer, Trump yönetiminin söz konusu öneriyi değerlendirdiğini bildirdi. Washington yönetiminin aynı süreçte İsrail’den diplomatik girişimleri tehlikeye atabilecek adımlardan kaçınmasını istediği öne sürüldü.</p>

<p>Bölgesel kaynaklardan biri, ABD ile İran’a gerilimin azaltılması için bir soğuma dönemi önerildiğini belirtti. Arabulucuların, her yeni saldırıyla daha ölümcül, daha maliyetli ve kontrol edilmesi daha güç hale gelen karşılıklı misilleme sürecini durdurmaya çalıştığı ifade edildi.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN YENİDEN AÇILMASI HEDEFLENİYOR</h3>

<p>Ateşkes önerisi kapsamında Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının yeniden başlaması amaçlanıyor. Plana göre çatışmaların 10 gün boyunca durdurulmasıyla boğazdaki iki ulaşım hattı yeniden açılacak ve Körfez’deki ticari hareketliliğin önündeki engeller kaldırılacak.</p>

<p>Geçici ateşkes döneminin Washington ile Tahran arasında daha önce oluşturulan ancak uygulanması tehlikeye giren mutabakat zaptının yeniden ele alınmasına imkan sağlaması hedefleniyor. Tarafların bu süre içerisinde askeri gerilimi düşürmesi ve diplomatik temasları sürdürmesi öngörülüyor.</p>

<h3>TRUMP HENÜZ NİHAİ KARARINI VERMEDİ</h3>

<p>Haberde, ABD Başkanı Trump’ın ateşkes önerisi veya kapsamlı askeri operasyon seçeneklerinden hangisinin uygulanacağına ilişkin nihai kararını henüz vermediği belirtildi. Axios’a konuşan yetkililer, gelecek birkaç gün içinde atılacak adımların sürecin yönünü belirleyeceğini ifade etti.</p>

<p>ABD’li ve İsrailli yetkililerin Körfez’de uzun süredir devam eden çatışmada hareket alanının daraldığı görüşünde olduğu aktarıldı. Diplomatik temasların sonuç vermesi halinde ateşkes sürecinin başlatılabileceği, görüşmelerin başarısız olması durumunda ise askeri seçeneğin gündeme gelebileceği kaydedildi.</p>

<h3>ABD ASKERİ YIĞINAK YAPIYOR</h3>

<p>Washington yönetiminin diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalma ihtimaline karşı askeri hazırlıklarını sürdürdüğü ileri sürüldü. ABD ordusunun son günlerde bölgeye onlarca savaş uçağı ve havada yakıt ikmal uçağı sevk ettiği belirtildi.</p>

<p>Söz konusu konuşlandırmanın olası büyük çaplı askeri tırmanış için gerekli kuvvet yapısını oluşturmayı amaçladığı öne sürüldü. ABD’nin bölgedeki hava gücünü artırmasının, İran’a yönelik geniş kapsamlı bir operasyon seçeneğinin hazır tutulduğunu gösterdiği iddia edildi.</p>

<h3>İSRAİL ORDUSU YÜKSEK ALARM DURUMUNDA</h3>

<p>İsrailli kaynaklar, İsrail ordusunun yüksek alarm durumunda bulunduğunu ve çatışmaların birkaç gün içerisinde tam kapsamlı, koordineli bir operasyona dönüşme ihtimaline karşı hazırlık yaptığını bildirdi.</p>

<p>Olası operasyonun ABD ve İsrail tarafından ortaklaşa yürütülebileceği ileri sürüldü. Askeri seçeneğin hayata geçirilmesi halinde hedefin İran’ı çatışmadaki tutumundan geri adım atmaya zorlamak olacağı aktarıldı.</p>

<h3>ABD’NİN HAVA SALDIRILARI 10 GECE SÜRDÜ</h3>

<p>ABD’nin İran’a yönelik hava saldırılarının aralıksız 10 gece sürdüğü belirtildi. Saldırıların İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sona erdirmeyi başaramadığı ifade edildi.</p>

<p>Yeniden başlayan çatışmalar sırasında en az üç ABD askerinin hayatını kaybettiği bildirildi. Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada Pentagon’a, hayatını kaybeden her ABD askeri için İran’ın katbekat fazlasını ödemesini sağlayacak karşılık verilmesi talimatını verdiğini söyledi.</p>

<h3>DİPLOMASİ BAŞARISIZ OLURSA ORTAK OPERASYON SEÇENEĞİ GÜNDEMDE</h3>

<p>ABD ve İsrail’in, 10 günlük ateşkes teklifinin kabul edilmemesi veya uygulanamaması ihtimaline karşı İran’a yönelik kapsamlı ortak askeri harekat seçeneğini değerlendirdiği ileri sürüldü.</p>

<p>Yetkililerin değerlendirmesine göre ateşkesin sağlanması çatışmaların geçici olarak durdurulmasına ve diplomatik görüşmelerin yeniden başlamasına imkan verecek. Girişimlerin başarısız olması halinde ise bölgede askeri faaliyetlerin genişlemesi ve ABD ile İsrail’in koordineli operasyon başlatması ihtimali bulunuyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-iran-savasinda-10-gunluk-ateskes-onerisi-masada</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/abd-iran-gorusme-masasi.jpg" type="image/jpeg" length="50332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savaşın 10'uncu gününde de ABD bombardımanı sürüyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/savasin-10uncu-gununde-de-abd-bombardimani-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/savasin-10uncu-gununde-de-abd-bombardimani-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Başkan Donald Trump’ın talimatıyla İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlatıldığını duyurdu. Saldırıların İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere karşı kullandığı belirtilen askerî kapasiteyi zayıflatmayı amaçladığı bildirilirken, İran’ın çeşitli kentlerinde patlama sesleri duyuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatı doğrultusunda İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlatıldığını açıkladı. Komutanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, ABD kuvvetlerinin İran’daki hedeflere karşı yeni operasyonlar düzenlediği belirtildi.</p>

<p>Yeni saldırıların, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırılarda kullandığı ifade edilen askerî kapasiteyi daha da zayıflatmayı amaçladığı kaydedildi. Operasyonların kapsamı, hedef alınan noktalar ve saldırılarda kullanılan askerî unsurlara ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>ABD MERKEZ KUVVETLER KOMUTANLIĞI SALDIRIYI DUYURDU</h3>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının açıklamasında, saldırı dalgasının Başkan Donald Trump’ın talimatıyla başlatıldığı bildirildi. ABD kuvvetlerinin İran’a yönelik operasyonlarının Hürmüz Boğazı çevresindeki askerî kapasiteye odaklandığı aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, İran’ın söz konusu askerî kapasiteyi ticari gemilere yönelik saldırılarda kullandığı ileri sürüldü. Yeni operasyonların söz konusu kapasitenin daha da zayıflatılmasını hedeflediği belirtilirken, saldırıların ne kadar süreceğine ilişkin bilgi verilmedi.</p>

<h3>İRAN’IN ÇEŞİTLİ KENTLERİNDE PATLAMA SESLERİ DUYULDU</h3>

<p>İran devlet televizyonu, ABD’nin yeni saldırı dalgasını duyurmasının ardından ülkenin Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentinde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Patlama seslerinin kaynağına ve bölgede meydana gelen olası hasara ilişkin resmî açıklama yapılmadı.</p>

<p>İran medyasında yer alan bilgilere göre İsfahan, Şiraz, Bender Lenge, Çabahar ve Kunarek kentlerinde de patlama sesleri duyuldu. Hürmüz Boğazı yakınında bulunan Bender Lenge’deki patlamaların da ABD’nin saldırı açıklamasının ardından gerçekleştiği aktarıldı.</p>

<p>Yarı resmî Fars Haber Ajansı ise Bender Abbas ve Keşm Adası çevresinde patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi. Söz konusu bölgelerde hangi noktaların hedef alındığına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>BUŞEHR NÜKLEER SANTRALİ ÇEVRESİNDE HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ AKTİF HALE GETİRİLDİ</h3>

<p>İran’ın Buşehr eyaletinde bulunan Buşehr Nükleer Santrali çevresindeki hava savunma sistemlerinin aktif hale getirildiği bildirildi. Sistemlerin devreye sokulmasının ardından bölgede herhangi bir saldırı veya hasar meydana gelip gelmediğine ilişkin bilgi verilmedi.</p>

<p>İran makamları, ülkede duyulan patlama seslerinin kaynağına ilişkin resmî bir açıklama yapmadı. İran basınında ise Tahran yönetiminin bölge ülkelerinde bulunan ABD üslerine karşı misilleme saldırıları başlattığı yönünde haberler yer aldı.</p>

<h3>KUVEYT FÜZE VE İHA SALDIRILARININ HEDEFİ OLDUĞUNU AÇIKLADI</h3>

<p>ABD’nin gece yarısından önce İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurmasının ardından Kuveyt ordusu, İran’dan ülkeye yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlendiğini açıkladı. İran’dan fırlatılan füze ve İHA’ların önlenmesi amacıyla hava savunma sistemlerinin devreye sokulduğu belirtildi.</p>

<p>Kuveyt ordusunun açıklamasında, ülke genelinde duyulabilecek patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin tehditleri engellemeye yönelik faaliyetlerinden kaynaklanabileceği ifade edildi. Kuveyt halkından yetkili makamların açıklamalarını takip etmeleri ve güvenlik talimatlarına uymaları istendi.</p>

<h3>BAHREYN HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNİ DEVREYE SOKTU</h3>

<p>Bahreyn Savunma Kuvvetleri, İran’dan gelen bir dizi hava saldırısının ülkenin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini açıkladı. Saldırıların füze veya insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahreyn makamları, hava savunma sistemlerinin saldırılara karşı faaliyete geçtiğini bildirirken, olaylarda can kaybı veya maddi hasar meydana gelip gelmediğine ilişkin açıklama yapmadı. İran’ın bölgedeki ABD askerî varlıklarına yönelik misilleme operasyonları başlattığına ilişkin haberlerin ardından Kuveyt ve Bahreyn’de güvenlik önlemleri artırıldı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI SALDIRILARIN ODAĞINDA</h3>

<p>ABD’nin yeni saldırı dalgasının gerekçesi olarak Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırılar gösterildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’ın söz konusu saldırılarda kullandığını ileri sürdüğü askerî kapasitenin hedef alındığını bildirdi.</p>

<p>İran’ın Hürmüzgan eyaletindeki kentler ile Hürmüz Boğazı çevresinde duyulan patlama sesleri, operasyonların ağırlıklı olarak ülkenin güneyindeki bölgelerde yoğunlaştığını gösterdi. Patlamaların hedefleri ve sonuçları hakkında İran makamlarından ayrıntılı açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/savasin-10uncu-gununde-de-abd-bombardimani-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 02:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/abd-iran-222.jpg" type="image/jpeg" length="44366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yılmaz: Türkiye KKTC'nin yanında olmaya devam edecektir]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/yilmaz-turkiye-kktcnin-yaninda-olmaya-devam-edecektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/yilmaz-turkiye-kktcnin-yaninda-olmaya-devam-edecektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla Lefkoşa’da düzenlenen törende, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının özgür, onurlu ve güvenli biçimde yaşaması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Yılmaz, Kıbrıs’ta adil ve kalıcı çözümün iki devletin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesinden geçtiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkenti Lefkoşa’daki Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. Yıl Dönümü Anma ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’nde konuştu. Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının bayramını kutlayarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin ve Türk milletinin selam ve tebriklerini iletti.</p>

<p>Kıbrıs Türk halkının hürriyet mücadelesi uğruna hayatını kaybeden şehitleri, Mehmetçikleri ve mücahitleri rahmet ve minnetle anan Yılmaz, gazilere şükranlarını sundu ve hayırlı, uzun ömürler diledi. Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın icrasında sorumluluk üstlenen dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı, Alparslan Türkeş’i ve harekâta emeği geçen devlet adamlarını da rahmet ve minnetle yad etti.</p>

<h3>KIBRIS TÜRK HALKININ VAROLUŞ MÜCADELESİ</h3>

<p>Cevdet Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine öncülük eden Dr. Fazıl Küçük ile KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı hürmetle andığını belirtti. Söz konusu mücadelenin 20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin kararlı müdahalesiyle taçlandığını ve zafere ulaştığını ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı aracılığıyla 1960 Garanti Antlaşması’nın garantör ülkelere yüklediği tarihî, hukuki ve insani sorumluluğu yerine getirdiğini söyledi.</p>

<p>Kıbrıs Türk halkını Türkiye’nin garantisine kavuşturan antlaşmalarda büyük emeği bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu da rahmet ve şükranla anan Yılmaz, harekâtın 1963 ile 1974 yılları arasında yaşanan 11 yıllık zulüm ve çile dönemini sona erdirdiğini kaydetti. Yılmaz, harekâtın ardından Kıbrıs Türklerinin kendi vatanlarında huzur ve güven içinde yaşayabileceği şartların oluşturulduğunu bildirdi.</p>

<h3>“TÜRKİYE KKTC’NİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEKTİR”</h3>

<p>Kıbrıs Barış Harekâtı’nın üzerinden geçen 52 yılın Türkiye’nin müdahalesinin haklılığını ve garantörlüğünün Ada’daki huzur açısından taşıdığı önemi ortaya koyduğunu belirten Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetlerinin varlığının Kıbrıs’ta yarım asrı aşan barış ve istikrar ortamının kurulmasını sağladığını söyledi. Yılmaz, oluşan barış ortamında Ada’nın tamamının kalkınma ve demokrasi yolunda ilerlediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyasi eşitlik temelinde kurulan ortaklık düzenini bozan ve iki halk arasında düşmanlık oluşturan tarafın Kıbrıs Türkleri olmadığını vurgulayan Yılmaz, Kıbrıs Türk halkını ortadan kaldırarak Ada’nın tamamına hâkim olmayı amaçlayan girişimlerin Barış Harekâtı ile engellendiğini dile getirdi.</p>

<p>Yılmaz, bölgede son dönemde yaşanan gerilimlerden yararlanarak Kıbrıs’ı yeni askerî oluşumların parçası hâline getirmek isteyen çevrelerin faaliyetlerinin Türkiye tarafından yakından ve dikkatle takip edildiğini söyledi. Rum lobisinin Avrupa kurumlarını kullanarak yürüttüğünü belirttiği dezenformasyon girişimlerini kınayan Yılmaz, Türkiye’nin söz konusu faaliyetleri yok hükmünde gördüğünü ifade etti.</p>

<p>Doğu Akdeniz’de kurulan ittifaklar ve tarihî gerçekleri tersine çevirmeye yönelik girişimlerle sonuç alınamayacağını belirten Yılmaz, Kıbrıs’ın bölgesel rekabetlerin merkezine çekilmesinin hiçbir tarafa güvenlik sağlamayacağını ve yıllardır korunan istikrarı tehlikeye atacağını kaydetti.</p>

<p>Türkiye’nin yer almadığı, Kıbrıs Türk halkının haklarının ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarının yok sayıldığı hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağını vurgulayan Yılmaz, “Anavatan ve Garantör Türkiye, Kıbrıs Türkünün kendi devletinin çatısı altında özgür, onurlu ve güvenli biçimde yaşaması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olmuştur ve yanında olmaya devam edecektir.” dedi.</p>

<h3>“KKTC 43 YILDIR VARLIĞINI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYOR”</h3>

<p>Cevdet Yılmaz, Kıbrıs konusunda uzun yıllardır devam eden müzakerelerin, Rum tarafının yönetimi ve zenginlikleri paylaşmaya yanaşmaması ve Kıbrıs Türklerini eşit ortak olarak kabul etmemesi nedeniyle sonuçsuz kaldığını söyledi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Kıbrıs Türk halkını yok sayan kararları ile Rum tarafının Avrupa Birliği üyeliğine kabul edilmesinin çözümsüzlüğü besleyen yaklaşımı daha da güçlendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Avrupa Birliği’nin kendi prensiplerini ihlal ederek Rum kesimini tam üye kabul ettiğini belirten Yılmaz, AB’nin bu nedenle Kıbrıs meselesinde adil bir taraf olma niteliğini kaybettiğini söyledi. Yılmaz, barış için üzerine düşen sorumluluğu yerine getiren Kıbrıs Türk halkının ise haksız izolasyonlar ve ambargolarla karşı karşıya bırakıldığını kaydetti.</p>

<p>Aynı sonuçsuz tartışmalarla daha fazla zaman kaybetmek istemediklerini dile getiren Yılmaz, Türkiye’nin enerjisini Kıbrıs Türk halkının geleceğine yöneltmek istediğini bildirdi. Sahadaki gerçekleri görmezden gelen hiçbir girişimin başarılı olamayacağını vurgulayan Yılmaz, uluslararası toplumun Kıbrıs Türklerinin de Rumlar kadar Ada’nın sahibi olduğunu kabul etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güçlü kurumları ve köklü demokrasi kültürüyle 43 yıldır varlığını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Yılmaz, Kıbrıs’ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayalı bir işbirliği zemininin oluşturulmasının bölgesel barış ve istikrara katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne indirgeyen ve geleceğini Rum tarafının iradesine bırakan yaklaşımların çözüm üretmeyeceğini kaydeden Yılmaz, adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümün iki devletin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesinden geçtiğini belirtti. Yılmaz, uluslararası toplumu Kıbrıs Türk halkının sesini duymaya, iradesine saygı göstermeye ve uzun yıllardır süren izolasyonlara son vermeye çağırdı.</p>

<h3>KKTC’NİN ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜĞÜ</h3>

<p>Türkiye’nin desteğiyle KKTC’nin uluslararası görünürlüğünün her geçen gün arttığını belirten Cevdet Yılmaz, Türkiye ile KKTC’nin karşılaştıkları zorlukları yakın istişare ve dayanışma içinde aşmayı sürdürdüğünü söyledi. Yılmaz, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatında temsil edildiğini ifade etti.</p>

<p>Uluslararası alanda elde edilen kazanımların korunması ve daha ileriye taşınması amacıyla Türkiye ile KKTC’nin aynı doğrultuda, tam istişare ve eşgüdüm içinde çalışmayı sürdüreceğini kaydeden Yılmaz, yeni nesillerin haksız izolasyonlar nedeniyle dünyadan koparılmasına ve imkânlarının sınırlandırılmasına izin vermeyeceklerini söyledi.</p>

<p>Bazı çevrelerin kapıları kapatmaya çalışmasına rağmen Türkiye’nin yeni kapılar açarak yoluna devam edeceğini ifade eden Yılmaz, Kıbrıs Türk gençlerinin bilim, spor, sanat ve teknoloji alanlarında dünyayla buluşması için Türkiye’nin bütün kurumlarıyla yanlarında olduğunu belirtti. Yılmaz, güçlü ve müreffeh bir KKTC’nin, iyi yetişmiş ve millî bilinci güçlü yeni nesillerin bilgi, emek ve başarılarıyla yükseleceğini kaydetti.</p>

<h3>2026 İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI</h3>

<p>Cevdet Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının mücadelesini ve gelecek hedeflerini Türkiye’nin kendi meselesi olarak gördüğünü belirterek KKTC’ye yönelik her türlü desteğin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi. Kıbrıs Türk halkının hayat standartlarının yükseltilmesi amacıyla 9 Nisan 2026’da imzalanan 2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projelerin KKTC makamlarıyla birlikte hayata geçirildiğini aktardı.</p>

<p>KKTC’nin turizm, eğitim, teknoloji ve dijitalleşme alanlarında öne çıkması, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz’de güçlü bir istikrar ve refah merkezi hâline gelmesi için ortak çalışmaların devam edeceğini belirten Yılmaz, gelecek dönemde daha kapsamlı projelere imza atılacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’den KKTC’ye su taşınmasını sağlayan Asrın Projesi’ni hatırlatan Yılmaz, KKTC’ye temiz ve istikrarlı bir enerji kaynağı olarak doğal gaz imkânı sağlanması için de çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Sağlık, eğitim, ulaştırma ve bilişim alanlarını kapsayan geniş bir yelpazede kalkınma mücadelesinin ileriye taşınacağını belirten Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının refah ve kalkınma mücadelesini millî davanın ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini kaydetti.</p>

<h3>“KIBRIS HİÇBİR ZAMAN BİR RUM ADASI OLMAYACAKTIR”</h3>

<p>Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin güçlü desteğiyle KKTC halkının kendi vatanında ve bayrağı altında hürriyet, refah ve güven içinde yaşamaya devam edeceğini belirtti. Yılmaz, “Kıbrıs hiçbir zaman bir Rum adası olmayacaktır.” ifadesini kullandı.</p>

<p>KKTC’nin ilerleyişini bugüne kadar durduramayanların bundan sonra da Kıbrıs Türk halkının iradesini ve devletine sahip çıkma kararlılığını zayıflatamayacağını söyleyen Yılmaz, Beşparmak Dağları’nda yer alan KKTC bayrağının varlığını sürdüreceğini ifade etti. Yılmaz, “Türkiye Yüzyılı aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de yüzyılı olacaktır.” dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını “Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yaşasın ilelebet kardeşliğimiz.” sözleriyle tamamladı. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, konuşmaların ardından geçit törenini izledi.</p>

<h3>ATATÜRK ANITI’NDA TÖREN DÜZENLENDİ</h3>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yılı ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla başkent Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’nda tören gerçekleştirildi. Törene KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye ve KKTC’den bakanlar ile vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Atatürk Anıtı’na çelenkler sunuldu. Program, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın anıt özel defterini imzalamasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/yilmaz-turkiye-kktcnin-yaninda-olmaya-devam-edecektir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 02:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/01/cevdet-yilmaz.webp" type="image/jpeg" length="25788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, ABD donanma tesislerini vurduğunu açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abd-donanma-tesislerini-vurdugunu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abd-donanma-tesislerini-vurdugunu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, Bahreyn ve Kuveyt’te ABD ordusuna ait tesislere eş zamanlı üç saldırı düzenlediğini, saldırılarda insansız hava aracı bakım alanları, gemi hazırlık hangarları ve deniz piyadelerine ait tesislerin tahrip edildiğini ileri sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, deniz kuvvetlerinin Bahreyn ve Kuveyt’te ABD ordusuna ait tesisleri hedef alan eş zamanlı üç saldırı gerçekleştirdiğini açıkladı.</p>

<p>İran’ın resmi haber ajansı IRNA tarafından yayımlanan Devrim Muhafızları açıklamasında, saldırılarda ABD askeri unsurlarına “ağır darbeler” indirildiği öne sürüldü. Açıklamada, hedef alınan tesislerde yıkım ve ağır hasar meydana geldiği savunuldu.</p>

<h3>BAHREYN’DEKİ AL-SAKHİR HAVALİMANI HEDEF ALINDI</h3>

<p>Devrim Muhafızları, Bahreyn’de bulunan Al-Sakhir Havalimanı’ndaki ABD’ye ait “insansız hava araçlarının bakım ve onarım hangarlarının” vurulduğunu bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, düzenlenen saldırı sonucunda söz konusu hangarların “tahrip edildiği” ileri sürülürken, saldırının hangi silah sistemleriyle gerçekleştirildiğine ve can kaybı olup olmadığına ilişkin bilgi verilmedi.</p>

<h3>SALMAN LİMANI’NDAKİ GEMİ HAZIRLIK ALANLARINA SALDIRI</h3>

<p>İran Devrim Muhafızları, Bahreyn’deki Salman Limanı’nda ABD Donanmasına bağlı Görev Gücü 59 tarafından kullanılan gemi hazırlık hangarlarının da hedef alındığını açıkladı.</p>

<p>Saldırı sonucunda tesislerde “yıkım ve ağır hasar” meydana geldiği iddia edildi. Açıklamada, hedef alınan alanların ABD Donanmasının bölgedeki faaliyetlerinde kullanılan gemilerin hazırlık ve destek süreçleriyle bağlantılı olduğu belirtildi.</p>

<h3>KUVEYT’TEKİ ARİFJAN ÜSSÜNÜN VURULDUĞU İDDİA EDİLDİ</h3>

<p>Devrim Muhafızları açıklamasında, Kuveyt’te bulunan Arifjan Üssü’ndeki ABD Deniz Piyadeleri Özel Kuvvetlerine ait hangarların da saldırıya uğradığı kaydedildi.</p>

<p>İran tarafı, saldırı sonrasında hangarlarda yangın çıktığını ve tesislerin “tamamen imha edildiğini” öne sürdü. ABD ve bölge ülkelerinin makamlarından saldırıların sonuçlarına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3>TRUMP’IN AÇIKLAMALARINA YANIT</h3>

<p>Devrim Muhafızları, açıklamasında ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın elinde az sayıda füze ve insansız hava aracı kaldığı yönündeki ifadelerine de yanıt verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada Trump’a yönelik sert ifadeler kullanılarak, savaşın birkaç yıl sürmesi halinde dahi İran’ın son güne kadar yetecek silah kapasitesine sahip olduğu iddia edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-abd-donanma-tesislerini-vurdugunu-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/iran-savasi-455.jpg" type="image/jpeg" length="79673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamas’ın yeni Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamasin-yeni-siyasi-buro-baskani-halil-el-hayye-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hamasin-yeni-siyasi-buro-baskani-halil-el-hayye-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas, Genel Şura Meclisindeki seçim sürecinin tamamlanmasının ardından Halil el-Hayye’nin hareketin Siyasi Büro Başkanı seçildiğini açıkladı. Gazze doğumlu siyasetçi ve müzakereci el-Hayye, Ekim 2024’te öldürülen Yahya Sinwar’ın ardından görevi üstlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hamas, 20 Temmuz 2026 Pazartesi günü yaptığı açıklamada Halil el-Hayye’nin hareketin Siyasi Büro Başkanı seçildiğini duyurdu. Filistin Enformasyon Merkezinin aktardığı açıklamada, seçimin Hamas Genel Şura Meclisinde yürütülen sürecin tamamlanmasının ardından gerçekleştirildiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halil el-Hayye, Ekim 2024’te Gazze Şeridi’nde İsrail güçleri tarafından öldürülen Yahya Sinwar’ın ardından Hamas’ın siyasi liderliğini üstlendi. Seçimle birlikte hareketin, İsmail Haniyeh ve Yahya Sinwar’ın art arda öldürülmesinden sonra başlayan yeni lider belirleme süreci tamamlandı.</p>

<h3>HALİL EL-HAYYE KİMDİR, NERELİDİR, KAÇ YAŞINDADIR?</h3>

<p>Halil İsmail İbrahim el-Hayye, 5 Kasım 1960’ta Gazze Şeridi’nde doğdu. El-Hayye, 20 Temmuz 2026 itibarıyla 65 yaşında bulunuyor ve 5 Kasım 2026’da 66 yaşına girecek.</p>

<p>Uzun yıllardır Hamas’ın siyasi kanadında görev yapan el-Hayye, hareketin kurulduğu 1987 yılından bu yana teşkilat içinde bulunan isimler arasında yer alıyor. Gazze kökenli bir siyasetçi ve müzakereci olarak öne çıkan el-Hayye, Hamas adına yürütülen ateşkes, esir takası ve arabuluculuk görüşmelerinde çeşitli görevler üstlendi.</p>

<p>Reuters, el-Hayye’yi Hamas’ın ateşkes görüşmelerindeki tecrübeli müzakerecilerinden ve Arap-İslam dünyasıyla ilişkilerdeki önemli temas noktalarından biri olarak tanımlıyor. Aynı kaynaklara göre el-Hayye, Gazze’deki savaş sürecinde Hamas’ın yurt dışındaki en etkili isimlerinden biri haline geldi.</p>

<h3>EĞİTİMİ VE SİYASİ YÜKSELİŞİ</h3>

<p>Arapça kaynaklarda Halil el-Hayye’nin Gazze İslam Üniversitesinde eğitim aldığı, daha sonra hadis ve İslami ilimler alanında yüksek lisans ve doktora yaptığı aktarılıyor. El-Hayye, gençlik yıllarından itibaren Müslüman Kardeşler çizgisiyle ilişkilendirildi.</p>

<p>Hamas’ın 1987’de kurulmasının ardından hareketin siyasi kadrolarında görev almaya başlayan el-Hayye, zaman içinde teşkilat içindeki konumunu güçlendirdi. El-Hayye, özellikle 2006’dan sonraki dönemde Gazze siyasetinde daha görünür isimlerden biri oldu.</p>

<p>Ateşkes, esir takası ve arabuluculuk görüşmelerinde adı sıkça gündeme gelen el-Hayye, 2024 ve sonrasında Katar, Mısır ve diğer arabulucu ülkelerle gerçekleştirilen temaslarda Hamas heyetleri içinde önemli roller üstlendi.</p>

<h3>AİLESİ İSRAİL SALDIRILARINDA KAYIPLAR VERDİ</h3>

<p>Halil el-Hayye’nin ailesi, yıllar içinde Gazze Şeridi’ne düzenlenen İsrail saldırılarında çok sayıda kayıp verdi. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre 2007’de Gazze kentinin Şucaiyye Mahallesi’ndeki aile evi İsrail hava saldırısına hedef oldu ve el-Hayye’nin bazı yakınları hayatını kaybetti.</p>

<p>Gazze’ye yönelik 2014’teki saldırılar sırasında el-Hayye’nin büyük oğlu Usame el-Hayye ile gelini ve üç torunu İsrail saldırısında öldürüldü. El-Hayye’nin ailesinin farklı tarihlerde düzenlenen saldırılarda başka kayıplar da verdiği aktarıldı.</p>

<h3>YENİ LİDERİN SEÇİM SÜRECİ</h3>

<p>Hamas’taki yeni liderlik süreci, hareketin Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniyeh’in Temmuz 2024’te İran’ın başkenti Tahran’da, ardından yerine seçilen Yahya Sinwar’ın Ekim 2024’te Gazze’de öldürülmesiyle başladı.</p>

<p>Al Jazeera’nın aktardığına göre liderlik yarışında eski Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ile Halil el-Hayye’nin isimleri öne çıktı. Hareketin yeni liderini seçme yetkisi Hamas Genel Şura Meclisinde bulunuyordu.</p>

<p>Yahya Sinwar’ın ölümünün ardından Hamas, yeni lider belirlenene kadar geçici bir beşli liderlik konseyi tarafından yönetildi. Avrupa Dış İlişkiler Konseyine göre geçici yapıda Muhammed İsmail Derviş, Halid Meşal, Halil el-Hayye, Zahir Cebbarin ve Nizar Avadallah yer aldı.</p>

<p>Hamas Genel Şura Meclisinde yürütülen sürecin tamamlanmasının ardından el-Hayye, 20 Temmuz 2026’da Siyasi Büro Başkanı seçildi.</p>

<h3>HAMAS NEDİR, KENDİNİ NASIL TANIMLIYOR?</h3>

<p>Hamas ismi, Arapça “Harakat al-Muqawama al-Islamiya” ifadesinin kısaltmasından oluşuyor ve Türkçeye “İslami Direniş Hareketi” olarak çevriliyor. Hareket, 1987’de Birinci İntifada sırasında Şeyh Ahmed Yasin öncülüğünde Gazze Şeridi’nde kuruldu.</p>

<p>Hamas, siyasi çizgisini İsrail işgaline karşı yürütülen Filistin direnişinin bir parçası olarak tanımlıyor. Hareketin uluslararası statüsü ise ülkelerin ve uluslararası kuruluşların yaklaşımlarına göre değişiyor.</p>

<p>Türkiye, Hamas’ı terör örgütü olarak sınıflandırmıyor. Avrupa Birliği ve İngiltere ise hareketi terör örgütleri listesinde değerlendiriyor.</p>

<h3>HAMAS’IN ÖNCEKİ LİDERLERİ</h3>

<p>Hamas’ın kuruluşundan bu yana siyasi ve teşkilat yapısının başında Şeyh Ahmed Yasin, Abdülaziz er-Rantisi, Musa Ebu Merzuk, Halid Meşal, İsmail Haniyeh ve Yahya Sinwar gibi isimler yer aldı. Yahya Sinwar’ın ölümünden sonraki geçiş döneminde ise Muhammed İsmail Derviş’in başkanlığındaki geçici liderlik konseyi öne çıktı.</p>

<p>Şeyh Ahmed Yasin, hareketin kurucusu ve manevi lideri olarak görev yaptı. Abdülaziz er-Rantisi, Yasin’in öldürülmesinin ardından Gazze’deki liderliği üstlendi. Musa Ebu Merzuk, Hamas’ın ilk Siyasi Büro Başkanı oldu.</p>

<p>Halid Meşal, 1996’dan 2017’ye kadar Siyasi Büro Başkanlığı görevini yürüttü. İsmail Haniyeh, 2017’de Meşal’in yerine seçildi ve 2024’e kadar görev yaptı. Haniyeh’in öldürülmesinin ardından Yahya Sinwar, Ağustos 2024’te hareketin genel liderliğine getirildi.</p>

<p>Sinwar’ın Ekim 2024’te öldürülmesinden sonra Hamas, geçici liderlik konseyiyle yönetildi. Halil el-Hayye, 20 Temmuz 2026’dan itibaren Hamas Siyasi Büro Başkanlığı görevini üstlendi.</p>

<h3>ŞEYH AHMED YASİN: KURUCU VE MANEVİ LİDER</h3>

<p>Şeyh Ahmed Yasin, Hamas’ın kurucu ve manevi lideri olarak kabul ediliyor. Associated Press’e göre hareket, İsrail işgaline karşı geniş çaplı protestoların yaşandığı Birinci İntifada sırasında 1987’de kuruldu.</p>

<p>Yasin, Hamas’ın dini ve siyasi yapılanmasının oluşturulmasında belirleyici rol oynadı. Şeyh Ahmed Yasin, 22 Mart 2004’te Gazze kentinde sabah namazının ardından camiden çıktığı sırada İsrail helikopterlerinden ateşlenen füzelerle öldürüldü.</p>

<h3>ABDÜLAZİZ ER-RANTİSİ: YASİN’İN ARDINDAN GELEN İSİM</h3>

<p>Abdülaziz er-Rantisi, Hamas’ın kurucu kadrosunda yer alan doktor ve siyasetçilerden biriydi. Rantisi, Şeyh Ahmed Yasin’in öldürülmesinin ardından Hamas’ın Gazze’deki liderliğine getirildi.</p>

<p>Filistin Akademik Topluluğu ve Araştırma Merkezi Palquest’in aktardığına göre Rantisi, 1987’de Hamas’ın kuruluş toplantılarına katılan isimler arasında yer aldı. Rantisi, 17 Nisan 2004’te Gazze Şeridi’nde aracına düzenlenen İsrail helikopter saldırısında iki korumasıyla birlikte öldürüldü.</p>

<h3>MUSA EBU MERZUK: İLK SİYASİ BÜRO BAŞKANI</h3>

<p>Musa Ebu Merzuk, Hamas’ın ilk dönem dış siyasi yapılanmasında görev alan önemli isimlerden biri oldu. Avrupa Dış İlişkiler Konseyine göre Ebu Merzuk, 1951’de Gazze Şeridi’nin Refah kentinde doğdu.</p>

<p>Hamas’ın 1987’deki kuruluşuna katkıda bulunan Ebu Merzuk, hareketin siyasi yapısı içinde uzun yıllar görev yaptı. Hamas’ın ilk Siyasi Büro Başkanı olan Ebu Merzuk, sonraki dönemlerde de hareketin üst düzey siyasi kadrosunda yer aldı.</p>

<h3>HALİD MEŞAL: 21 YIL SİYASİ BÜRO BAŞKANLIĞI YAPTI</h3>

<p>Halid Meşal, 1996’dan 2017’ye kadar Hamas Siyasi Büro Başkanlığı görevini yürüttü. Reuters’a göre Meşal, 1956’da Ramallah yakınlarındaki Silvad’da doğdu ve çocuk yaşta ailesiyle birlikte Kuveyt’e gitti.</p>

<p>Meşal, 1997’de Ürdün’ün başkenti Amman’da İsrail ajanları tarafından düzenlenen zehirli suikast girişiminden kurtuldu. İsrail, Ürdün’ün baskısı üzerine zehrin panzehrini teslim etmek zorunda kaldı.</p>

<p>Hamas’ın uzun süre yurt dışındaki siyasi liderliğini yürüten Meşal, 2017’de görevini İsmail Haniyeh’e devretti. Meşal, Hamas’ın üst düzey siyasi isimleri arasında yer almaya devam etti.</p>

<h3>İSMAİL HANİYEH: 2017’DEN 2024’E KADAR GÖREV YAPTI</h3>

<p>İsmail Haniyeh, Gazze Şeridi’ndeki Şati Mülteci Kampı’nda doğdu. Palquest’e göre Haniyeh’in ailesi, 1948’de Askalan olarak da bilinen Aşkelon çevresinden göç etmek zorunda kalan Filistinliler arasındaydı.</p>

<p>Haniyeh, 2006’daki Filistin seçimleri ve sonrasındaki siyasi süreçte Hamas’ın en görünür isimlerinden biri oldu. Hamas Şura Konseyi tarafından 6 Mayıs 2017’de Siyasi Büro Başkanı seçilen Haniyeh, Halid Meşal’in yerine geçti.</p>

<p>İsmail Haniyeh, 31 Temmuz 2024’te İran’ın başkenti Tahran’da öldürüldü. Haniyeh’in ölümünün ardından Hamas’ın yeni liderini belirlemek amacıyla seçim süreci başlatıldı.</p>

<h3>YAHYA SİNWAR: HANİYEH’İN ARDINDAN GENEL LİDER SEÇİLDİ</h3>

<p>Yahya Sinwar, 1962’de Gazze Şeridi’ndeki Han Yunus Mülteci Kampı’nda doğdu. Sinwar, 2017’den itibaren Hamas’ın Gazze’deki liderliğini yürüttü.</p>

<p>İsmail Haniyeh’in öldürülmesinin ardından Ağustos 2024’te Hamas’ın genel lideri seçilen Sinwar, yaklaşık iki ay görev yaptı. Associated Press’e göre Sinwar, 16 Ekim 2024’te Gazze Şeridi’nde İsrail güçleriyle yaşanan çatışmada öldürüldü.</p>

<p>Hamas yetkilileri, Sinwar’ın öldüğünü daha sonra doğruladı. Sinwar’ın ölümünün ardından hareketin yönetimi geçici liderlik konseyine devredildi.</p>

<h3>MUHAMMED İSMAİL DERVİŞ: GEÇİCİ KONSEYİN BAŞKANI</h3>

<p>Hamas Şura Konseyi Başkanı Muhammed İsmail Derviş, Yahya Sinwar’ın ölümünden sonra oluşturulan geçici kolektif liderlik yapısında öne çıktı. Derviş, yeni Siyasi Büro Başkanı seçilene kadar hareketin yönetiminde görev alan beşli konseyin başkanlığını yürüttü.</p>

<p>Geçici konseyde Derviş’in yanı sıra Halid Meşal, Halil el-Hayye, Zahir Cebbarin ve Nizar Avadallah yer aldı. Konsey, Hamas Genel Şura Meclisindeki liderlik seçimi tamamlanıncaya kadar hareketin siyasi ve teşkilat çalışmalarını yönetti.</p>

<h3>HALİL EL-HAYYE YENİ DÖNEMDE GÖREVİ DEVRALDI</h3>

<p>Halil el-Hayye, Hamas’ın 2024’te İsmail Haniyeh ve Yahya Sinwar’ın öldürülmesiyle art arda yaşadığı lider değişikliklerinin ardından Siyasi Büro Başkanlığına seçildi. El-Hayye’nin göreve gelmesiyle, Sinwar’ın ölümünden sonra oluşturulan geçici kolektif yönetim dönemi sona erdi.</p>

<p>Gazze kökenli olan el-Hayye, Hamas’ın ateşkes, esir takası ve arabuluculuk müzakerelerinde görev yapan isimleri arasında bulunuyor. El-Hayye, Katar, Mısır ve diğer bölge ülkeleriyle yürütülen temaslarda Hamas heyetlerini temsil eden üst düzey yetkililer arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamasin-yeni-siyasi-buro-baskani-halil-el-hayye-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/halil-el-hayye.jpg" type="image/jpeg" length="70366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Andy Burnham İngiltere Başbakanı oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/andy-burnham-ingiltere-basbakani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/andy-burnham-ingiltere-basbakani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşçi Partisi lideri Andy Burnham, Buckingham Sarayı’nda Kral Charles tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmesinin ardından İngiltere’nin son 10 yıldaki yedinci başbakanı oldu. Burnham’ın, Başbakanlık Konutu 10 Numara önünde ilk konuşmasını yapması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere’de İşçi Partisi lideri Andy Burnham, Buckingham Sarayı’nda Kral Charles ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından hükümeti kurma görevini kabul ederek ülkenin yeni başbakanı oldu. Burnham, son 10 yıl içinde İngiltere’de başbakanlık görevini üstlenen yedinci isim olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Buckingham Sarayı’na yerel saatle öğle saatlerinde ulaşan Burnham, Kral Charles tarafından kabul edildi. Görüşmede Burnham’a hükümeti kurma görevi verildi. Burnham’ın saraydaki temaslarının ardından Başbakanlık Konutu’nun bulunduğu 10 Downing Street’e geçerek ilk konuşmasını yapması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni başbakan, görevi süresince halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyen konulara daha açık biçimde odaklanacağını bildirdi. Burnham, hayat pahalılığı krizi ile kamu hizmetlerinde yaşanan performans sorunlarını hükümetinin temel gündemleri arasında göstereceğini taahhüt etti.</p>

<h3>İŞÇİ PARTİSİNİN YENİ LİDERİ OLARAK BAŞBAKANLIĞA GELDİ</h3>

<p>Burnham, 17 Temmuz 2026’da Londra’da düzenlenen İşçi Partisi Özel Konferansı’nda partinin yeni lideri olarak ilan edilmiş, aynı zamanda ülkenin bir sonraki başbakanı olacağı kesinleşmişti. Konferansta yaptığı kabul konuşmasının ardından Burnham’ın eşi Marie-France van Heel sahneye çıkmamıştı.</p>

<p>Burnham’ın başbakanlığa gelmesiyle İngiltere’de son 10 yılda görev yapan başbakanların sayısı yediye yükseldi. Yeni hükümetin öncelikleri arasında geçim maliyetlerinin azaltılması ve yeterli performans göstermediği belirtilen kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi bulunuyor.</p>

<h3>GAZZE POLİTİKASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</h3>

<p>Burnham, temmuz ayının başında partisinin Gazze’deki gelişmelere yönelik ilk tutumu nedeniyle özür dilemiş ve “Yanlış yaptık” ifadesini kullanmıştı. Gazze’deki eylemlerde rol alan kişilere yönelik ilave yaptırımlar uygulanması çağrısında bulunan Burnham, İşçi Partisinin İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarının başlangıcındaki yaklaşımının doğru olmadığını söylemişti.</p>

<p>İngiltere’nin konuya ilişkin attığı adımlara da değinen Burnham, Filistin devletinin tanınması, İsrailli aşırı sağcı bakanlara yaptırım uygulanması ve şiddet olaylarına karışan yerleşimcileri hedef alan çeşitli kısıtlamaların yürürlüğe konulmasını hatırlatmıştı.</p>

<p>Burnham, İngiltere’nin ateşkes çağrısında bulunmakta geç kaldığını belirterek ülkenin izlediği yaklaşımın güçlendirilmesi için daha fazla adım atılması gerektiğini ifade etmişti. Partisinin ilk aşamadaki tepkisinin yeterli olmadığını kaydeden Burnham, daha iyi bir politika izlenmesi gerektiğini dile getirmişti.</p>

<h3>EŞİ MARIE-FRANCE VAN HEEL DE YANINDA OLACAK</h3>

<p>Burnham’ın başbakanlık görevini devralması sırasında 25 yıllık eşi Marie-France van Heel’in de yanında olması bekleniyor. “Frankie” lakabıyla da bilinen van Heel, Burnham ile 1989’da Cambridge Üniversitesine bağlı Fitzwilliam College’da lisans öğrencisiyken tanıştı.</p>

<p>Hollanda doğumlu van Heel, 1992’de Cilla Black’in sunduğu ITV programı “Blind Date”e yarışmacı olarak katıldı. Burnham, daha sonra yaptığı bir açıklamada programı koltuğun arkasından izlediğini belirtmişti.</p>

<p>Burnham ve van Heel 2000 yılında evlendi. Çiftin aynı yıl ilk çocukları dünyaya geldi. Burnham ve van Heel’in bir erkek ve iki kız olmak üzere üç çocuğu bulunuyor.</p>

<h3>VAN HEEL’İN PAZARLAMA KARİYERİ</h3>

<p>Marie-France van Heel, kariyerinin büyük bölümünde pazarlama alanında çalıştı. BSkyB’de görev yaptıktan sonra MVH Marketing şirketini kuran van Heel, daha sonra Londra merkezli Heavenly adlı ajansta stratejiden sorumlu yönetici olarak çalıştı.</p>

<p>Van Heel, Manchester’daki elektrikli araç şarj ağının önemli bölümlerinin sahibi olan Iduna Infrastructure şirketinde pazarlamadan sorumlu üst düzey yönetici görevini yürütüyor. Görevi nedeniyle olası çıkar çatışması iddialarının gündeme gelmesinin ardından Burnham, Greater Manchester Belediye Başkanı olduğu dönemde Iduna ile ilgili kararlardan uzak durmuş ve eşinin şirketteki görevini resmi olarak beyan etmişti.</p>

<p>Van Heel, Burnham’ın ilk kez milletvekili seçildiği 2001 yılından bu yana büyük ölçüde kamuoyunun gözünden uzak bir yaşam sürdürdü. Burnham’ın İşçi Partisi liderliğini kabul ettiği konuşmanın ardından da sahnede yer almadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/andy-burnham-ingiltere-basbakani-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/ingiltere-yeni-basbakani-44.jpg" type="image/jpeg" length="22265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="46012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="20009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="75439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="33152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="71613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="43103"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="61189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="66173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="91960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="24847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="93508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="48465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="72276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="23955"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="25687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="51658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="88061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="89164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="26967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="20001"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
