<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 26 Sep 2026 02:19:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Biz uçamıyorsak bölgede hiçkimse uçamayacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-bize-ucus-yasagi-gelirse-bolgeleri-ulkeleri-de-ucak-kaldiramaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-bize-ucus-yasagi-gelirse-bolgeleri-ulkeleri-de-ucak-kaldiramaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in danışmanı Muhammed Muhbir, İran’ın uçuş gerçekleştirmesinin ve havalimanı hizmetlerinden yararlanmasının engellenmesi halinde bölgedeki diğer ülkelerin de aynı imkanlara erişemeyeceğini söyledi. Muhbir, “Bölgedeki uçuşlar ya herkese açık olacak ya da hiç kimseye” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in danışmanı Muhammed Muhbir, İran’a yönelik uçuş ve havalimanı hizmetleri konusunda bölge ülkelerine mesaj verdi. Muhbir, İran’ın uçuş gerçekleştirememesi ve havalimanı hizmetlerinden yararlanamaması durumunda bölgedeki diğer ülkelerin de kendi ülkelerine yönelik uçuş imkanına sahip olamayacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MUHBİR: STRATEJİMİZ AÇIK</h3>

<p>Sosyal medya platformu X hesabından açıklama yapan Muhbir, ABD ile birlikte hareket ederek İran’a yönelik politikaların uygulanmasına katkı sağlayan ülkeleri hedef alan ifadeler kullandı. Muhbir, “ABD ile düşmanca politikaların uygulanmasında aynı çizgide yer almak İran halkının hafızasında kalacaktır” dedi.</p>

<p>Muhbir, İran’ın konuya ilişkin yaklaşımının net olduğunu belirterek bölgesel uçuşların tüm ülkeler açısından aynı koşullarda yürütülmesi gerektiğini ifade etti. İranlı yetkili, “Bununla birlikte, bu konudaki stratejimiz açıktır: Bölgedeki uçuşlar ya herkese açık olacak ya da hiç kimseye” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“İRAN UÇAMIYORSA BÖLGEDE HİÇBİR ÜLKE BU İMKANLARA ERİŞEMEYECEK”</h3>

<p>İran’ın uçuş gerçekleştirme ve havalimanı hizmetlerinden yararlanma imkanlarının engellenmesi halinde karşılık verileceğini belirten Muhbir, açıklamasında bölgedeki diğer ülkelerin uçuşlarını da doğrudan gündeme getirdi.</p>

<p>Muhbir, “İran’ın uçuş gerçekleştirme ve havalimanı hizmetlerinden yararlanma imkanından mahrum bırakılması halinde bölgedeki hiçbir ülke de bu imkanlara erişemeyecek” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>IRAK’TA NECEF HAVALİMANI İRAN UÇUŞLARINI ASKIYA ALDI</h3>

<p>Muhbir’in açıklaması, bölgede İran bağlantılı uçuşlara yönelik alınan kararların ardından geldi. Irak’taki Necef Uluslararası Havalimanı, İran’a gerçekleştirilen ve İran’dan gelen uçuşları askıya aldı.</p>

<p>Kararla birlikte Necef Uluslararası Havalimanı üzerinden İran’a yönelik karşılıklı uçuşlar durdurulmuş oldu. İranlı yetkilinin açıklamasında bölgedeki uçuşlara ilişkin kullanılan ifadeler, söz konusu gelişmelerin ardından kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<h3>BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ İRANLI HAVAYOLLARININ UÇUŞLARINI DURDURDU</h3>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri de İranlı havayolu şirketlerinin gerçekleştirdiği uçuşlara yönelik karar aldı. Birleşik Arap Emirlikleri, ABD yaptırımlarına uyum kapsamında İranlı havayolu şirketleri tarafından gerçekleştirilen uçuşları durdurdu.</p>

<p>Irak’ın Necef Uluslararası Havalimanı’nın İran’a gidiş ve İran’dan geliş uçuşlarını askıya alması ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin İranlı havayolu şirketlerinin operasyonlarını durdurması sonrasında Muhbir, bölgedeki uçuşların ya bütün ülkeler için açık olması ya da hiçbir ülkenin söz konusu imkanlardan yararlanmaması gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-bize-ucus-yasagi-gelirse-bolgeleri-ulkeleri-de-ucak-kaldiramaz</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/02/iran-meclisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="93809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Şeria’daki İsrail saldırılarında son durum]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bati-seriadaki-israil-saldirilarinda-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bati-seriadaki-israil-saldirilarinda-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramallah ve El Bireh’e giren İsrail askerleri Silwad’da evlere baskın düzenlerken, Ramallah çevresindeki kontrol noktaları ve demir kapıların büyük bölümü kapalı tutuluyor. Biddu’da bir Filistinli tutuklunun evine yönelik işlem yapılırken, Rantis’te İsrailli yerleşimciler üç aracı ateşe verdi. Beita’da ise İsrail askerlerinin düzenlediği baskında Filistinli bir çocuk gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da İsrail güçlerinin Filistin kentleri, kasabaları ve köylerine yönelik operasyonları devam ediyor. Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın 25 Eylül’de aktardığı son gelişmeler, özellikle Ramallah ve El Bireh çevresinde askeri hareketliliğin yoğunlaştığını gösterdi. İsrail güçleri yerleşim bölgelerine baskınlar düzenlerken, kontrol noktaları ve demir kapılar üzerinden Filistinlilerin kentler arasındaki hareketine yönelik kısıtlamalar da sürüyor.</p>

<h3>RAMALLAH VE EL BİREH’E İSRAİL BASKINI</h3>

<p>WAFA’nın aktardığına göre İsrail güçleri 25 Eylül sabahının erken saatlerinde Ramallah ve El Bireh kentlerine girdi. İsrail askerleri aynı zamanda Ramallah’ın kuzeydoğusunda bulunan Silwad kasabasında çok sayıda eve baskın düzenledi. Bölgede İsrail askeri araçlarının ve askerlerin konuşlandırıldığı bildirildi. WAFA’nın ana haber akışında Ramallah ve El Bireh’e yönelik baskın 25 Eylül sabahı yerel saatle 09.04’te duyuruldu.</p>

<p>Silwad, son haftalarda da İsrail ordusunun operasyon düzenlediği noktalardan biri olmuştu. WAFA, 21 Eylül’de İsrail askeri araçlarının Silwad’a girdiğini, askerlerin kasabanın merkezinde ve Deir Jarir girişinde kontrol noktaları oluşturduğunu bildirmişti.</p>

<h3>RAMALLAH ÇEVRESİNDE KONTROL NOKTALARI KAPALI</h3>

<p>İsrail güçlerinin Ramallah ve El Bireh vilayeti ile çevredeki köy ve kasabaları birbirine bağlayan askeri kontrol noktaları ve demir kapıların büyük bölümündeki kapatmaları perşembe gününden itibaren sürdürdüğü bildirildi. WAFA’nın 24 Eylül tarihli haberine göre Atara ve Ein Sinya kontrol noktalarındaki demir kapılar ile kuzeybatıdaki Al-Mahlal kontrol noktası ve kuzeydoğudaki Yabrud-Silwad yolu kapatıldı. İlave kontrol noktalarının kurulması nedeniyle bölgede uzun araç kuyrukları oluştu.</p>

<p>Kudüs’ün kuzeyindeki Jaba ve Kalandiya kontrol noktalarında da kısıtlamaların artırıldığı ve yoğun trafik yaşandığı bildirildi. WAFA, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da sabit ve geçici kontrol noktaları ile kapılar dahil yaklaşık 898 ayrı noktada Filistinlilerin hareketlerini kısıtlayan fiziksel engeller bulunduğunu aktardı. Ajansın verilerine göre bunların 18’i 2025’in başından itibaren, 146’sı ise 7 Ekim 2023 sonrasında kurulan kapılardan oluşuyor.</p>

<h3>BİDDU’DA FİLİSTİNLİ TUTUKLUNUN EVİNE YIKIM EMRİ</h3>

<p>Kudüs’ün kuzeybatısındaki Biddu kasabası da İsrail güçlerinin operasyon düzenlediği yerlerden biri oldu. WAFA’nın aktardığı son gelişmelere göre İsrail askerleri sabaha karşı kasabadaki Filistinli bir tutuklunun evinin girişlerini kapatarak ev için yıkım emri çıkardı.</p>

<p>Biddu’da son günlerde başka İsrail operasyonları da kayda geçti. İsrail güçleri 20 Eylül’de kasabaya girerek Abdullah bin Jaber Camisi’ni kuşatmış, WAFA’nın Kudüs Valiliği’ne dayandırdığı haberine göre ikindi namazını kılan Filistinliler caminin içinde kalmıştı. İsrail askerleri aynı operasyon sırasında daha önce gözaltına alınan Qadri Samara’nın evine de baskın düzenlemişti.</p>

<h3>RANTİS’TE ÜÇ ARAÇ ATEŞE VERİLDİ</h3>

<p>Ramallah’ın batısındaki Rantis köyünde ise İsrailli yerleşimcilerin saldırısı kaydedildi. Yerel kaynaklara göre bir grup İsrailli yerleşimci 25 Eylül sabaha karşı köye girerek Filistinlilere ait üç aracı ateşe verdi ve bazı evlerin duvarlarına ırkçı ifadeler yazdı. Saldırının yerel saatle yaklaşık 03.00 sıralarında gerçekleştiği, köy sakinlerinin müdahalesinin ardından saldırganların bölgeden ayrıldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rantis’teki saldırı, Batı Şeria’da son dönemde kaydedilen yerleşimci saldırılarının devamı niteliğinde gerçekleşti. WAFA’nın Filistin Kolonizasyon ve Duvar Direniş Komisyonu verilerine dayandırdığı haberine göre yalnızca Ağustos ayında İsrail güçleri ve İsrailli yerleşimciler tarafından Filistinlilere yönelik toplam 2 bin 30 saldırı kaydedildi. Saldırıların 1.402’sinin İsrail güçleri, 628’inin ise yerleşimciler tarafından gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<h3>BEİTA’DA FİLİSTİNLİ ÇOCUK GÖZALTINA ALINDI</h3>

<p>Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus çevresinde de İsrail güçlerinin baskınları devam etti. WAFA’ya göre İsrail askerleri Nablus’un güneyindeki Beita kasabasına sabaha karşı düzenledikleri baskın sırasında Filistinli bir çocuğu gözaltına aldı.</p>

<p>Gözaltına alınan çocuğun İsrail güçleri tarafından bölgeden götürüldüğü bildirildi. İsrail güçlerinin Batı Şeria’nın farklı noktalarında gerçekleştirdiği operasyonlarda baskın ve gözaltı uygulamalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<h3>BATI ŞERİA’DA BASKINLAR FARKLI BÖLGELERE YAYILIYOR</h3>

<p>Son gelişmeler yalnızca Ramallah çevresiyle sınırlı kalmadı. WAFA’nın son günlerde yayımladığı haberlerde Batı Şeria’nın farklı bölgelerinde ev baskınları, kontrol noktaları, yol kapatmaları ve arazi işlemleri kayda geçti. İsrail güçlerinin özellikle kent ve kasaba girişlerindeki askeri önlemleri artırdığı bildirildi.</p>

<p>Ramallah ve El Bireh çevresindeki son uygulamalarla birlikte Silwad’da ev baskınları, Biddu’da bir tutuklunun evine yönelik yıkım işlemi, Rantis’te yerleşimcilerin araçları ateşe vermesi ve Beita’da bir çocuğun gözaltına alınması Batı Şeria’dan bildirilen son gelişmeler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bati-seriadaki-israil-saldirilarinda-son-durum</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/07/bati-seria-44.webp" type="image/jpeg" length="76397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haredi Yahudiler Netanyahu'yu protesto gösterisine katıldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/haredi-yahudiler-netanyahuyu-protesto-gosterisine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/haredi-yahudiler-netanyahuyu-protesto-gosterisine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[New York’ta düzenlenen Filistin’e destek gösterilerine Yahudi protestocular da katıldı. Jewish Voice for Peace üyeleri ile Neturei Karta mensubu Ortodoks Yahudiler, Gösterilere katılan Yahudi isimler arasında Rabbi Yitzchok Deutsch, Rabbi Dovid Feldman, Jewish Voice for Peace organizatörü Jess Frankel Carrel ve İran-Yahudi kökenli akademisyen Manijeh Moradian yer aldı. Aynı bölgede düzenlenen İsrail yanlısı gösteride ise bazı katılımcılar İsrail’e “işi bitirme” çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ziyareti, kentte farklı grupların katıldığı gösterilere sahne oldu. Birleşmiş Milletler merkezinin çevresinde Filistin’e destek veren protestocular Netanyahu ve İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını protesto ederken, gösterilere çeşitli Yahudi gruplarından katılım da gerçekleşti. Al Jazeera muhabiri Emma Withrow’un aktardığı gösteride Yahudi protestocular, Netanyahu’nun Yahudileri temsil ettiği yönündeki yaklaşımı reddetti. Yakın bir noktada düzenlenen İsrail yanlısı karşı gösteride ise İsrail bayrakları taşıyan katılımcılar İsrail’in “işi bitirmesi” yönünde sloganlar attı.</p>

<h3>YAHUDİ PROTESTOCULAR DA FİLİSTİN’E DESTEK GÖSTERİLERİNE KATILDI</h3>

<p>Netanyahu karşıtı eylemlerde öne çıkan Yahudi örgütlerden biri Jewish Voice for Peace (JVP) oldu. Reuters’ın aktardığına göre JVP tarafından organize edilen Birleşmiş Milletler yakınındaki gösteriye yüzlerce kişi katıldı. Göstericiler üzerinde “Fund people not bombs”, “No war” ve “Free Palestine” ifadelerinin yer aldığı beyaz tişörtler giydi. Polis, yolu kapatan göstericilere dağılmaları yönünde uyarıda bulundu; eylemi sürdüren protestocuların bir bölümü gözaltına alındı. Reuters en az 30 gözaltı bildirirken, New York Polis Departmanı daha sonra Al Jazeera’ya 103 kişinin kamu düzenini bozma suçlamasıyla gözaltına alındığını ve tamamının serbest bırakıldığını açıkladı.</p>

<p>Al Jazeera’nın ayrı haberine göre eyleme 400’den fazla kişi katıldı ve protesto Jewish Voice for Peace ile New York City Democratic Socialists of America tarafından yürütüldü. Eylemde gözaltına alınanlar arasında oyuncular Susan Sarandon ve Hannah Einbinder ile siyasetçiler de bulunuyordu.</p>

<h3>RABBİ YITZCHOK DEUTSCH: “DİNİMİZİ VE KİMLİĞİMİZİ KULLANIYOR”</h3>

<p>Gösterilerde konuşan isimlerden biri, İsrail devletine teolojik gerekçelerle karşı çıkan ultra-Ortodoks Yahudi grubu Neturei Karta International temsilcisi Rabbi Yitzchok Deutsch oldu. Deutsch, Netanyahu’nun Yahudilik adına konuşmasına itiraz ederek İsrail Başbakanı’nın “dinimizi, kimliğimizi bütün bu suçları haklı göstermek için kullandığını” söyledi.</p>

<p>Reuters’ın yayımladığı röportaj kaydında Deutsch, Netanyahu’nun BM’de konuşurken Yahudi halkını ve Yahudi dinini temsil ettiğini öne sürdüğünü belirtti. Deutsch, kendi grubunun mesajını “Yahudi halkı olarak bunun bizim adımıza olmadığını söylemek için buradayız. Yahudilik bu değildir. Dinimiz bu değildir” sözleriyle ifade etti. Deutsch ayrıca Netanyahu ve İsrail yönetiminin Yahudi dinini kendi politikalarını gerekçelendirmek amacıyla kullandığını savundu ve Filistinlilerle barış içinde yaşama çağrısı yaptı.</p>

<p>Deutsch, Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye de Netanyahu konusunda attığı adımlar nedeniyle teşekkür mesajı verdi. Netanyahu ise BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Mamdani’ye yönelik eleştirilerde bulundu ve İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığı yönündeki suçlamaları reddetti.</p>

<h3>DOVID FELDMAN: “NETANYAHU DÜNYA YAHUDİLİĞİNİ TEMSİL ETMİYOR”</h3>

<p>Neturei Karta Sözcüsü Rabbi Dovid Feldman da New York’taki gösteriler sırasında Netanyahu’ya karşı çıkan Yahudi isimler arasında yer aldı. Feldman, Netanyahu’nun kendisini Yahudilerin temsilcisi olarak sunmasına itiraz etti. Religion News Service, Feldman’ın İsrail hükümetinin savaşları Yahudi halkı adına yürüttüğünü söylemesinin Yahudilere yönelik nefreti artırdığını savunduğunu aktardı.</p>

<p>Feldman, ANI’ye verdiği röportajda Netanyahu’nun “tüm Yahudileri ve kendisini temsil ediyormuş gibi” konuştuğunu söyledi. Netanyahu’nun Yahudi dinini kendi eylemlerini gerekçelendirmek için kullandığını savunan Feldman, “Netanyahu İsrail’de ya da Birleşmiş Milletler’de kürsüye çıktığında hiçbir şekilde dünya Yahudiliğini temsil etmiyor ve kesinlikle kutsal Tevrat’ın, Yahudi dininin sesini yansıtmıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Feldman ayrıca İsrail hükümetinin eylemleriyle Yahudiliğin özdeşleştirilmesine karşı çıktıklarını belirtti. Neturei Karta’nın İsrail devletine yönelik muhalefeti siyasi yaklaşımın yanı sıra grubun dini görüşlerine dayanıyor; grup, modern İsrail devletinin kurulmasına teolojik gerekçelerle karşı çıkıyor.</p>

<h3>JESS FRANKEL CARREL: “VERGİLERİMİZİN ÇOCUKLARI BOMBALAMAYA HARCANMASINI İSTEMİYORUZ”</h3>

<p>Jewish Voice for Peace organizatörü Jess Frankel Carrel de protestoya katılan ve basına konuşan Yahudi New Yorklulardan biri oldu. Carrel, Al Jazeera’ya verdiği röportajda ABD kamu kaynaklarının İsrail’in Gazze’deki askeri faaliyetleri yerine ABD’deki toplumsal ihtiyaçlara ayrılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Kendisini Yahudi bir New Yorklu olarak tanımlayan Carrel, “Vergilerimizin çocukları bombalamaya harcanmasını istemiyoruz. Buradaki okulları finanse etmesini istiyoruz” dedi. Çok sayıda arkadaşının gözaltına alındığını belirten Carrel, protestolarını sürdüreceklerini söyledi.</p>

<h3>MANIJEH MORADIAN: “BİZİM ADIMIZA, BİZİM VERGİLERİMİZLE”</h3>

<p>Protestoya katılan isimlerden Manijeh Moradian’ın İran ve Yahudi kökenli, 50 yaşında bir üniversite öğretim üyesi olduğu Reuters tarafından bildirildi. Moradian, Gazze’de yaşananlardan ABD’nin İsrail’e sağladığı desteği de gerekçe göstererek kendilerinin sorumluluk hissettiğini söyledi.</p>

<p>Moradian, Reuters’a yaptığı açıklamada Gazze’de yaşananların “bizim adımıza, bizim vergi gelirlerimizle” gerçekleştirildiğini savunarak buna karşı ses çıkarmanın kendi sorumlulukları olduğunu ifade etti. Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler platformunu İsrail’in eylemlerini gerekçelendirmek amacıyla kullanmaması gerektiğini söyledi.</p>

<h3>AVRAHAM MARTIR DE NETANYAHU’NUN YAHUDİLİĞİ TEMSİL ETTİĞİ İDDİASINA KARŞI ÇIKTI</h3>

<p>Reuters’ın gösteriler sırasında kaydettiği röportajlarda konuşan bir diğer isim 21 yaşındaki aktivist Avraham Martir oldu. Virginia Beach’ten gelen Martir, Siyonistlerin Yahudi inancını temsil ettikleri yönündeki yaklaşımına karşı çıktı. Netanyahu’nun Yahudiliği temsil etmediğini savunan Martir, Tevrat’ın siyasi amaçlarla kullanıldığını ileri sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Martir, Netanyahu’nun Yahudi kimliğini eleştirilere karşı bir kalkan olarak kullandığını öne sürdü. Açıklamasında Netanyahu’nun dini uygulamalarına ilişkin kişisel eleştiriler de yönelten Martir’in sözleri Reuters tarafından gösteri alanından yayımlanan röportaj kaydında aktarıldı.</p>

<h3>NETANYAHU KARŞITI BAŞKA YAHUDİ GRUPLAR DA NEW YORK SOKAKLARINDAYDI</h3>

<p>New York’taki Netanyahu karşıtı Yahudi gösterileri yalnızca Jewish Voice for Peace ve Neturei Karta ile sınırlı kalmadı. New York Jewish Agenda, T’ruah, J Street, New Jewish Narrative, New Israel Fund, Smol Emuni ve Partners for Progressive Israel gibi liberal, sol ve ilerici Yahudi kuruluşları da Dag Hammarskjöld Plaza’da ayrı bir protesto düzenledi.</p>

<p>New York Jewish Agenda İcra Direktörü Margo Hughes-Robinson gösteride, “Amerikalı Yahudiler, İsrailliler ve New Yorklular olarak burada toplandık ve ‘Burada hoş karşılanmıyorsunuz’ diyoruz” ifadelerini kullandı. T’ruah CEO’su Rabbi Jill Jacobs ise Netanyahu hükümetinin politikalarının hem Filistinlileri hem İsraillileri hem de bölgedeki diğer insanları tehlikeye attığını savundu. Jacobs, düzenledikleri gösterinin hem Filistinlilere hem İsraillilere yönelik empatiyi korumaya çalışan Yahudi New Yorklular için bir alan oluşturmasını amaçladıklarını söyledi.</p>

<h3>İSRAİL YANLISI GÖSTERİ DE AYNI BÖLGEDE DÜZENLENDİ</h3>

<p>Netanyahu karşıtı protestolar devam ederken yakın bölgede İsrail yanlısı göstericiler de toplandı. Al Jazeera’nın Emma Withrow imzalı haberinde, iki farklı grubun mesajlarının New York sokaklarında karşı karşıya geldiği aktarıldı. İsrail yanlısı gösteriye katılan bazı kişilerin İsrail’in Gazze’de “işi bitirmesi” gerektiğini savunan sloganlar kullandığı bildirildi.</p>

<p>Netanyahu ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığı yönündeki suçlamayı reddetti ve İsrail ordusunun sivilleri korumaya yönelik adımlar attığını savundu. Konuşma sırasında çok sayıda delege Genel Kurul salonundan ayrıldı.</p>

<h3>NEW YORK’TA 100’DEN FAZLA GÖZALTI</h3>

<p>New York Polis Departmanı, Netanyahu karşıtı eylemler kapsamında 103 kişinin kamu düzenini bozma gerekçesiyle gözaltına alındığını ve daha sonra serbest bırakıldığını Al Jazeera’ya bildirdi. Organizatörler gözaltına alınanlar arasında dokuz seçilmiş yetkili veya siyasi aday bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Reuters’ın daha erken saatlerde geçtiği haberde ise en az 30 kişinin gözaltına alındığı belirtilmişti. Oscar ödüllü Susan Sarandon, Emmy ödüllü Hannah Einbinder, Demokrat Kongre adayı Darializa Avila Chevalier ve New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/haredi-yahudiler-netanyahuyu-protesto-gosterisine-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/israil-yahudi-1.jpg" type="image/jpeg" length="53055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mekke İttifakı'nın ilk "acil" toplantısı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/mekke-ittifakinin-ilk-acil-toplantisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/mekke-ittifakinin-ilk-acil-toplantisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının ardından Riyad yönetimi, Türkiye ve Pakistan ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında üst düzey bir toplantıya hazırlanıyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun Suudi Arabistan'da düzenlenecek toplantıya katılması ve üç ülkenin askeri yetkililerinin Riyad'a sağlanabilecek desteği ele alması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının yoğunlaşmasının ardından Riyad yönetimi, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki ortakları Türkiye ve Pakistan ile üst düzey toplantı düzenlemeye hazırlanıyor. Üç ülkenin genelkurmay başkanlarını bir araya getirecek görüşmelerde Suudi Arabistan'a anlaşma kapsamında sağlanabilecek desteğin ele alınması planlanıyor.</p>

<p>Toplantı, son dönemde Suudi Arabistan şehirleri, enerji altyapısı ve bölgedeki deniz ulaşımını etkileyen saldırıların ardından gerçekleştirilecek. Türkiye daha önce Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan'ın askeri ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunabileceğini açıklamıştı.</p>

<h3>ORGENERAL SELÇUK BAYRAKTAROĞLU TOPLANTIYA KATILACAK</h3>

<p>Türkiye'yi toplantıda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil edecek. Bayraktaroğlu, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında gerçekleştirilecek görüşmeler için Suudi Arabistan'a gidecek.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın genelkurmay başkanlarının katılımıyla yapılması planlanan görüşmelerde Husilerin saldırılarının ardından ortaya çıkan güvenlik durumunun ve anlaşma kapsamında Riyad'a verilebilecek desteğin değerlendirilmesi öngörülüyor.</p>

<h3>MASADA SUUDİ ARABİSTAN'A VERİLECEK DESTEK VAR</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflardan birine yönelik saldırı durumunda ortak savunma ve askeri iş birliğini öngören bir çerçeve oluşturuyor. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının yoğunlaşması, anlaşmanın uygulanmasına ilişkin başlıkları üç ülkenin gündemine taşıdı.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın askeri yetkililerinin yapacağı toplantıda Riyad'ın güvenlik ihtiyaçları ve anlaşma çerçevesinde atılabilecek adımların değerlendirilmesi bekleniyor. Türkiye, saldırıların ardından Suudi Arabistan'ın savunma ihtiyaçlarının karşılanmasına teknik ve askeri alanlarda katkıda bulunmaya hazır olduğunu daha önce açıklamıştı.</p>

<h3>TÜRKİYE SUUDİ ARABİSTAN'A DESTEĞE HAZIR OLDUĞUNU AÇIKLAMIŞTI</h3>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin saldırılarının yoğunlaştığı süreçte Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Fidan, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın askeri ihtiyaçlarının karşılanmasına destek sağlayabileceğini belirtmişti.</p>

<p>Türkiye'nin açıklamalarında anlaşmanın mevcut ittifakların yerine geçmesi amacıyla oluşturulmadığı da vurgulanmıştı. Mekke Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında bölgesel güvenlik ve savunma iş birliğini güçlendiren üçlü bir mekanizma olarak oluşturuldu.</p>

<h3>ÜÇ ÜLKE SUUDİ ARABİSTAN'IN KENDİNİ SAVUNMA HAKKINA DESTEK VERDİ</h3>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın dışişleri bakanları, Mısır'ın da katılımıyla 22 Eylül'de New York'taki BM Genel Kurulu temasları sırasında bir araya geldi. Görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada Suudi Arabistan'ın uluslararası hukuk çerçevesinde kendisini savunma hakkına destek verildi.</p>

<p>Bakanlar bölgedeki çatışmaların devam etmesinden duydukları endişeyi de dile getirirken güvenli seyrüseferin korunmasının önemini vurguladı. Açıklamalarda Yemen'de istikrar ve barışın sağlanmasına yönelik desteğin devam edeceği belirtilirken, kalıcı çözüm için diyalog ve diplomasiye vurgu yapıldı.</p>

<h3>MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI NEDİR?</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla oluşturuldu. Anlaşma kapsamında üç ülke arasında Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kuruldu.</p>

<p>Komite, anlaşma kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön vermek üzere üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarını bir araya getiriyor. Savunma iş birliği, bölgesel güvenlik, ortak üretim, terörle mücadele ve uluslararası güvenlik konuları mekanizmanın ele aldığı başlıklar arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İLK ÜST DÜZEY TOPLANTI İSTANBUL'DA YAPILDI</h3>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı 31 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türkiye'yi toplantıda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil etti.</p>

<p>Pakistan ve Suudi Arabistan'dan mevkidaşların da katıldığı toplantıda üç ülke arasındaki savunma ve güvenlik iş birliği ele alındı. Toplantının ardından taraflar, bölgelerinde kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla Mekke Anlaşması çerçevesinde iş birliğini sürdürme konusundaki bağlılıklarını açıkladı.</p>

<h3>KRİZLERİN BARIŞÇIL YOLLARLA ÇÖZÜLMESİ VURGULANMIŞTI</h3>

<p>İstanbul'daki ilk komite toplantısının ardından yayımlanan ortak bildiride Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan bölgesel sahiplenme anlayışı doğrultusunda iş birliği yapma konusundaki kararlılıklarını bildirdi. Taraflar krizlerin barışçıl yollarla çözülmesini teşvik etmek amacıyla gerilimin azaltılması ve itidal çağrılarının desteklenmesine devam edileceğini belirtti.</p>

<p>İstanbul toplantısından yaklaşık bir ay sonra gündeme gelen yeni görüşme ise Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleştirilecek. Üç ülkenin genelkurmay başkanları seviyesindeki toplantının gündeminde saldırılar sonrasında Suudi Arabistan'a sağlanabilecek destek bulunuyor.</p>

<h3>HUSİ SALDIRILARI BÖLGESEL GÜVENLİĞİ GÜNDEME TAŞIDI</h3>

<p>Yemen'deki Husilerin saldırıları Suudi Arabistan'ın şehirlerini ve enerji altyapısını hedef alırken bölgedeki deniz taşımacılığına yönelik güvenlik riskleri de gündemdeki yerini koruyor. Saldırılardaki artış, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kısa süre önce oluşturulan ortak savunma mekanizmasının uygulanmasına ilişkin görüşmeleri hızlandırdı.</p>

<p>Üç ülkenin askeri yetkililerini bir araya getirecek toplantıda atılacak adımların kapsamı yapılacak görüşmelerin ardından netleşecek. Türkiye ve Pakistan'ın Suudi Arabistan'a sağlayabileceği desteğin niteliği de toplantının ele alacağı başlıklar arasında bulunuyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/mekke-ittifakinin-ilk-acil-toplantisi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/mekke-ittifaki.jpg" type="image/jpeg" length="70530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kendi ülkesini de "Vadedilmiş topraklar" ilan etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kendi-ulkesini-de-vadedilmis-topraklar-ilan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kendi-ulkesini-de-vadedilmis-topraklar-ilan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya verdiği koşulsuz destekle dikkat çeken Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, New York’taki açıklamalarında övgünün dozunu daha da artırdı. Netanyahu’yu “olağanüstü lider” ilan eden Milei, “O olmasaydı bugün İsrail’in varlığını sürdürüp sürdüremeyeceğinden şüpheliyim” dedi. Milei’nin hemen ardından yatırım sorusuna verdiği “Arjantin yeni Vadedilmiş Topraklar’dır” cevabı ise İsrail’e yönelik söylemleriyle birlikte dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik güçlü desteği, New York temasları sırasında kullandığı ifadelerle yeni bir boyuta ulaştı. Netanyahu’yu “olağanüstü bir lider” olarak nitelendirmekle kalmayan Milei, İsrail’in bugün varlığını sürdürmesinde Netanyahu’nun belirleyici olduğunu savundu. Arjantin lideri, aynı açıklamalar sırasında kendi ülkesini de “yeni Vadedilmiş Topraklar” olarak tanımladı. Milei’nin “Vadedilmiş Topraklar” ifadesini yatırım potansiyelini anlatırken kullandığı görülürken, sözlerin Netanyahu ve İsrail hakkında yaptığı güçlü övgülerle aynı röportajda peş peşe gelmesi dikkat çekti. <a href="https://www.infobae.com/politica/2026/09/23/tras-el-discurso-en-la-onu-milei-aseguro-que-a-la-argentina-le-salen-los-dolares-por-las-orejas-y-que-su-gobierno-termino-con-la-inseguridad/?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">infobae</a></p>

<p>Milei’nin Netanyahu’ya yönelik desteği yalnızca sözlerden ibaret kalmadı. Arjantin Devlet Başkanı, BM 81. Genel Kurulu için gerçekleştirdiği New York ziyaretinin son bölümünde Netanyahu ile Birleşmiş Milletler binasında ikili görüşme yaptı. Arjantin Devlet Başkanlığı da görüşmeyi resmi olarak duyururken Milei’nin ziyaret boyunca İsrail ve ABD ile yakın dış politika çizgisini sürdürdüğü görüldü. </p>

<h3>NETANYAHU’YA ÖVGÜDE SINIR TANIMADI</h3>

<p>Milei, Netanyahu’dan söz ederken İsrail Başbakanı’nı sıradan bir siyasi müttefik olarak değerlendirmedi. Netanyahu’nun jeopolitik vizyonunu ve “kültürel mücadele” anlayışını öven Arjantin lideri, dünyada bu yaklaşımı anlayabilen çok az kişi bulunduğunu savundu. Milei, söz konusu isimler arasında ABD Başkanı Donald Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent’i de gösterdi. </p>

<p>Netanyahu hakkındaki sözlerini daha da ileri götüren Milei, İsrail’in varlığını dahi Netanyahu’nun liderliğiyle ilişkilendirdi. Arjantin Devlet Başkanı, “Netanyahu olmasaydı bugün İsrail’in varlığını sürdürüp sürdüremeyeceğinden şüpheliyim” değerlendirmesinde bulundu. Milei ayrıca İsrail’in varlığını sürdürememesinin yalnızca bu ülke açısından değil, Avrupa ve bütün Batı açısından tehlike oluşturacağını savundu. </p>

<h3>NETANYAHU’YU İSRAİL’İN VARLIĞININ GARANTİSİ GİBİ GÖSTERDİ</h3>

<p>Milei’nin sözleri, Netanyahu’ya yönelik siyasi desteğinin ulaştığı noktayı göstermesi açısından dikkat çekti. İsrail Başbakanı’nı “olağanüstü lider” olarak tanımlayan Milei, Netanyahu’nun liderliği ile İsrail devletinin varlığını sürdürmesi arasında doğrudan bağlantı kurdu. Netanyahu yönetiminin politikaları uluslararası alanda yoğun tartışmaların odağındayken Arjantin lideri, eleştiri yerine İsrail Başbakanı’na güçlü destek vermeyi tercih etti.</p>

<p>Milei’nin İsrail’e yakın tutumu New York ziyaretinin diğer aşamalarında da görüldü. Arjantin Devlet Başkanlığı, Milei’nin Netanyahu ile BM merkezinde ikili görüşme yaptığını doğruladı. Milei ayrıca ziyaret sırasında Yeshiva Darchei Torah tarafından Yahudi halkını savunmadaki liderliği ve antisemitizmle mücadelesi gerekçesiyle verilen “Ohev Yisrael” ödülünü aldı. </p>

<h3>NETANYAHU’YA ÖVGÜLERİN ARDINDAN “ARJANTİN YENİ VADEDİLMİŞ TOPRAKLAR” DEDİ</h3>

<p>Milei’nin aynı röportajdaki en dikkat çekici çıkışlarından biri ise kendi ülkesi hakkında geldi. Netanyahu ve İsrail konusunda yaptığı açıklamaların ardından Arjantin’e yönelik yatırımların sorulması üzerine Milei, “Arjantin yeni Vadedilmiş Topraklar’dır” ifadesini kullandı. Milei’nin sözleri ekonomik bağlamda, ülkesini yabancı yatırımcılar için cazip bir merkez olarak tanımlarken geldi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arjantin Ekonomi Bakanı Luis Caputo da aynı bölümde enerji, kritik mineraller, gıda ve insan kaynağını ülkenin avantajları arasında sıraladı. Dolayısıyla Milei’nin “Vadedilmiş Topraklar” sözü doğrudan bir toprak veya egemenlik iddiası değil, Arjantin’in yatırım potansiyeline ilişkin siyasi ve ekonomik bir benzetme olarak kullanıldı. Netanyahu’ya yönelik yoğun övgülerle aynı röportajda ve hemen ardından gelmesi ise sözün siyasi ve dini çağrışımını daha görünür hale getirdi.</p>

<h3>İSRAİL’E DESTEĞİ YENİ DEĞİL</h3>

<p>Milei’nin İsrail ve Netanyahu’ya yönelik yakınlığı yeni ortaya çıkan bir siyasi tutum değil. Arjantin lideri göreve gelmesinin ardından İsrail’le ilişkileri dış politikasının önemli başlıklarından biri haline getirdi. BM 81. Genel Kurulu’ndaki resmi konuşmasında da Arjantin’in ABD ve İsrail’le ilişkilerine vurgu yapan Milei, ülkesinin dış politika yönelimini açık biçimde ortaya koydu.</p>

<p>New York ziyaretinin son gününde Netanyahu ile görüşmesi de bu çizginin devamı oldu. Arjantin Devlet Başkanlığının açıklamasına göre iki lider, Milei’nin BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının ardından Birleşmiş Milletler merkezinde bir araya geldi. Böylece Netanyahu’yu İsrail’in varlığını sürdürmesinde belirleyici bir lider olarak gösteren Milei, sözlerinin ardından İsrail Başbakanı ile yüz yüze görüşerek siyasi yakınlığını bir kez daha sergiledi.</p>

<h3>“VADEDİLMİŞ TOPRAKLAR” SÖZÜ DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>“Vadedilmiş Topraklar” kavramının Yahudi ve Hristiyan geleneklerinde güçlü dini çağrışımları bulunması, Milei’nin sözlerinin ayrıca dikkat çekmesine neden oldu. Arjantin liderinin aynı açıklamada Netanyahu’ya son derece güçlü övgüler yöneltmesi ve ardından ülkesini “yeni Vadedilmiş Topraklar” olarak tanımlaması uluslararası basında da haberleştirildi.</p>

<p>Milei açısından ifadenin ekonomik mesajı ise açıktı. Arjantin’i enerji, kritik mineraller, gıda ve insan kaynağı üzerinden küresel sermaye için yeni bir yatırım merkezi olarak sunmaya çalışan Milei, bunu dini ve tarihsel çağrışımları oldukça güçlü bir kavramla anlatmayı seçti. Netanyahu’yu “olağanüstü lider” ilan eden ve İsrail’in varlığını onun liderliğiyle ilişkilendiren Arjantin Devlet Başkanı, aynı New York ziyaretinde kendi ülkesine de “yeni Vadedilmiş Topraklar” tanımını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kendi-ulkesini-de-vadedilmis-topraklar-ilan-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/milei.jpg" type="image/jpeg" length="88486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[New York’ta Netanyahu protestosu: Binlerce Filistin destekçisi BM’ye yürüdü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/new-yorkta-netanyahu-protestosu-binlerce-filistin-destekcisi-bmye-yurudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/new-yorkta-netanyahu-protestosu-binlerce-filistin-destekcisi-bmye-yurudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM 81. Genel Kurulu için bulunduğu New York’ta Filistin destekçileri protesto gösterileri düzenledi. Bryant Park’tan BM Genel Merkezi’ne doğru yürüyen göstericiler Filistin bayrakları taşıdı ve sloganlar attı. Netanyahu’nun 24 Eylül’de Genel Kurul kürsüsüne çıkması sırasında ise onlarca delege salonu terk etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında New York’ta bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik protestolar Manhattan sokaklarında düzenlenen gösterilerle devam etti. Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’nda konuşma yaptığı 24 Eylül’de kentte birden fazla protesto gerçekleştirildi. </p>

<p>Manhattan’daki Bryant Park’ta bir araya gelen Filistin destekçileri, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını ve Netanyahu’nun New York ziyaretini protesto etmek amacıyla BM Genel Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçti. Reuters Connect’te yer alan görüntülerde Yahudi ve Müslüman göstericilerin Bryant Park’tan BM Genel Merkezi yönüne Filistin bayrakları ve pankartlarla yürüdüğü görüldü.</p>

<h3>BİNLERCE KİŞİ BRYANT PARK’TAN BM’YE YÜRÜDÜ</h3>

<p>Manhattan’ın 42. Sokak bölgesindeki Bryant Park’ta başlayan yürüyüşte göstericiler Filistin’e destek mesajları verdi. Kalabalık, parkta toplandıktan sonra BM Genel Merkezi’nin bulunduğu Turtle Bay bölgesine doğru ilerledi.</p>

<p>Göstericiler yürüyüş sırasında Filistin bayrakları ve Netanyahu karşıtı pankartlar taşıdı. Netanyahu’nun New York ziyaretini protesto eden gruplar, Filistin’e destek veren sloganlarla Manhattan sokaklarında ilerledi</p>

<h3>BM ÇEVRESİNDE DE PROTESTOLAR DÜZENLENDİ</h3>

<p>Bryant Park’taki yürüyüşün yanı sıra BM Genel Merkezi çevresinde de Netanyahu’nun konuşması öncesinde protestolar düzenlendi. The Guardian’ın aktardığına göre BM dışındaki gösterilerden birine Filistinli, Yahudi, İranlı ve Lübnanlı New Yorkluların da aralarında bulunduğu yüzlerce kişi katıldı. </p>

<p>Göstericilerden bazıları BM çevresindeki yollarda oturma eylemi gerçekleştirerek trafiği durdurdu. Polis ekipleri müdahalede bulunurken gözaltılar yaşandı. The Guardian’ın haberinde New York Polis Departmanının haberin yayımlandığı sırada gözaltına alınanların toplam sayısını henüz doğrulamadığı belirtildi. </p>

<h3>BM GENEL MERKEZİ ÇEVRESİNDE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILDI</h3>

<p>Dünya liderlerinin BM 81. Genel Kurulu için New York’ta bulunması nedeniyle Manhattan’ın özellikle BM Genel Merkezi çevresindeki bölümünde güvenlik önlemleri artırıldı. Netanyahu’nun ziyareti sırasında düzenlenen gösteriler de BM çevresindeki güvenlik tedbirlerinin yoğunlaştığı bir ortamda gerçekleştirildi.</p>

<p>Protestocular Netanyahu ve İsrail’in Gazze politikalarına yönelik tepkilerini sloganlar ve pankartlarla dile getirirken, kentteki gösteriler Netanyahu’nun Genel Kurul konuşması öncesinde ve konuşma sırasında devam etti. BM çevresindeki protestolar nedeniyle bazı resmi araç konvoylarının güzergâhlarının değiştirildiği de aktarıldı. </p>

<h3>NETANYAHU KÜRSÜYE ÇIKINCA DELEGELER SALONU TERK ETTİ</h3>

<p>New York sokaklarında protestolar sürerken BM Genel Kurulu salonunda da Netanyahu’nun konuşmasının başlangıcında protesto yaşandı. İsrail Başbakanı 24 Eylül’de kürsüye çıktığında onlarca delege Genel Kurul salonunu terk etti. Reuters ve CBS News, Netanyahu’nun konuşmaya başlamasıyla çok sayıda katılımcının salondan ayrıldığını bildirdi.</p>

<p><img alt="New York Israil Protestoları (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/new-york-israil-protestolari-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Salondan ayrılan delegasyonların ardından Netanyahu konuşmasını sürdürdü. Salonda kalan bazı katılımcılar ise İsrail Başbakanı’nı alkışladı. Netanyahu’nun BM konuşması böylelikle Genel Kurul salonundaki protesto ile New York sokaklarında devam eden gösterilerin eş zamanlı gerçekleştiği bir ortamda yapıldı. </p>

<h3>NETANYAHU SALONU TERK EDEN DELEGELERE TEPKİ GÖSTERDİ</h3>

<p>Netanyahu, Genel Kurul salonundan ayrılan delegelere konuşmasının başlangıcında doğrudan tepki gösterdi. İsrail Başbakanı, salondan henüz ayrılmamış olan ve protestoya katılmak isteyen delegelerin de çıkabileceğini söyledi. CBS News’in aktardığına göre Netanyahu, konuşmasının başlangıcında salonu terk edenleri “ahlaki korkaklıkla” suçladı. </p>

<p>Netanyahu daha sonra İsrail’in Gazze ve İran politikalarını savunduğu konuşmasını sürdürdü. Konuşmada İsrail’e yönelik uluslararası eleştiriler, Gazze’deki askeri operasyonlar ve İran’la yaşanan çatışmalar öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<h3>GAZZE’DEKİ SOYKIRIM SUÇLAMALARINI REDDETTİ</h3>

<p>Netanyahu, İsrail’in Gazze’de soykırım gerçekleştirdiği yönündeki suçlamaları reddetti. İsrail Başbakanı, ülkesinin askeri operasyonlarının soykırım oluşturmadığını savunurken İsrail ordusuna yöneltilen suçlamalara da karşı çıktı. <a href="https://www.cbsnews.com/news/netanyahu-un-speech-israel-criticism-mamdani-protests/?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">CBS News</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze’deki savaş, Netanyahu’nun BM konuşmasının önemli bölümlerinden birini oluşturdu. Netanyahu, İsrail’in askeri faaliyetlerini savunurken ülkesine yönelik uluslararası eleştirileri reddetti.</p>

<h3>İRAN’A YÖNELİK SALDIRILARI SAVUNDU</h3>

<p>Netanyahu konuşmasında İran’a da geniş yer ayırdı. Geçmiş yıllarda BM kürsüsünden İran’ın nükleer programıyla ilgili yaptığı açıklamaları hatırlatan Netanyahu, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarını savundu. CBS News’in aktardığına göre Netanyahu, ABD ile birlikte İran’ın askeri kapasitesine ve nükleer tesislerine yönelik gerçekleştirilen saldırılardan söz etti. </p>

<p>Netanyahu, İran’a saldırma kararının alınmasını da konuşmasında ele aldı. PBS NewsHour’un aktardığı konuşmada İsrail Başbakanı, İran’a saldırma kararını savunarak operasyonun gerekçelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h3>NEW YORK BELEDİYE BAŞKANI MAMDANI’Yİ ANTİSEMİTİZMLE SUÇLADI</h3>

<p>Netanyahu’nun konuşmasında hedef aldığı isimlerden biri New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani oldu. İsrail Başbakanı, İsrail politikalarına yönelik eleştirileriyle bilinen Mamdani’yi antisemitizmle suçladı ve belediye başkanının İsrail’e yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. </p>

<p>Mamdani daha önce Netanyahu’yu “savaş suçlusu” olarak nitelendirmiş ve İsrail Başbakanı’nın New York ziyaretine karşı açıklamalarda bulunmuştu. Mamdani, Netanyahu’nun tutuklanmasına ilişkin daha önceki açıklamalarının ardından New York Belediye Başkanlığı makamının böyle bir tutuklama emri verme konusunda yasal yetkisinin bulunmadığını kabul etmiş, federal makamlara çağrıda bulunmuştu.</p>

<h3>İSRAİL YANLISI GRUPLAR DA NEW YORK’TA GÖSTERİLER DÜZENLEDİ</h3>

<p>Netanyahu’nun New York ziyareti sırasında kentte yalnızca Filistin yanlısı gösteriler düzenlenmedi. İsrail’in politikaları, Netanyahu hükümeti ve antisemitizm gibi farklı başlıklar etrafında çeşitli grupların gösteriler planladığı ve düzenlediği bildirildi. Netanyahu’nun BM ziyareti öncesinde kentteki Yahudi ve İsrailli grupların da farklı siyasi taleplerle gösteriler düzenleyeceği açıklanmıştı. </p>

<p>Netanyahu’nun 24 Eylül’deki BM konuşması böylelikle hem New York sokaklarında düzenlenen protestolara hem de Genel Kurul salonundaki toplu çıkışa sahne oldu. İsrail Başbakanı ise konuşmasında Gazze’deki soykırım suçlamalarını reddetti, İran’a yönelik askeri operasyonları savundu ve New York Belediye Başkanı Mamdani’ye yönelik suçlamalarda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/new-yorkta-netanyahu-protestosu-binlerce-filistin-destekcisi-bmye-yurudu</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/new-york-israil-protestolari-2.jpg" type="image/jpeg" length="90554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu elindeki bombalı cihazla kimi tehdit etti?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-elindeki-bombali-cihazla-kimi-tehdit-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-elindeki-bombali-cihazla-kimi-tehdit-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünde cebinden çıkardığı çağrı cihazını gösterip, “Çağrı cihazlarını hatırlıyor musunuz? Hizbullah kesinlikle hatırlıyor” dedi. Ortada cevap bekleyen bir soru var: Sivillerin de öldüğü ve binlerce insanın yaralandığı bir saldırının sembolünü BM kürsüsüne taşımak, uluslararası hukukun tartışıldığı bir salonda nasıl okunmalı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmanın en çarpıcı anlarından birinde cebinden bir çağrı cihazı çıkardı. Netanyahu, İsrail'in İran, Hamas ve Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonları anlatırken cihazı havaya kaldırdı ve “Çağrı cihazlarını hatırlıyor musunuz?” diye sorduktan sonra “Hizbullah kesinlikle hatırlıyor” dedi. Konuşmanın doğrudan muhatabı konusunda fazla bir belirsizlik bulunmuyor: Netanyahu cihaz üzerinden açıkça Hizbullah'a sesleniyordu. Konuşmasında İran'ın askeri ve nükleer kapasitesine yönelik saldırıları, Hamas'a karşı yürütülen savaşı ve Hizbullah'ın silah kapasitesine verilen zararı aynı askeri başarı anlatısının parçaları olarak sıralaması ise çağrı cihazını yalnızca geçmişteki bir operasyonun hatırlatıcısı olmaktan çıkarıp İsrail'in bölgesel rakiplerine yönelik caydırıcılık mesajının sembolüne dönüştürdü.</p>

<h3>NETANYAHU'NUN MESAJININ DOĞRUDAN HEDEFİ HİZBULLAH'TI</h3>

<p>Netanyahu'nun elindeki cihazla “kimi tehdit ettiği” sorusunun doğrulanabilir ilk yanıtı Hizbullah. Başbakan, çağrı cihazını gösterdiği bölümün hemen öncesi ve sonrasında İsrail'in rakiplerine indirdiğini söylediği darbeleri sıraladı; Hizbullah'ın füze ve roket kapasitesinin büyük bölümünün ortadan kaldırıldığını ve örgütün lider kadrosunun öldürüldüğünü savundu. Dolayısıyla cihaz, konuşmanın kendi bağlamı içerisinde Hizbullah'a “2024'te yapılanı hatırlayın” mesajı taşıyan görsel bir güç gösterisi niteliğindeydi. İran ve Hamas da konuşmadaki daha geniş tehdit ve zafer anlatısının hedefleri arasındaydı; ancak Netanyahu çağrı cihazını gösterirken yeni bir pager saldırısının hangi ülkede veya hangi kişilere karşı yapılacağını açıklamadı. Gelecekte benzer cihazların sivillerin ceplerinde patlatılacağı sonucunu kesin bir planmış gibi sunmak, mevcut kanıtların ötesine geçmek olur.</p>

<h3>O CİHAZ LÜBNAN'DA YAŞANANLARIN SEMBOLÜYDÜ</h3>

<p>Netanyahu'nun BM kürsüsünde sergilediği nesneyi sıradan bir çağrı cihazı olarak görmek mümkün değil. 17 Eylül 2024'te Lübnan'da Hizbullah mensupları, çalışanları ve örgütle bağlantılı kişilerin taşıdığı binlerce çağrı cihazına yerleştirilen patlayıcılar eş zamanlı olarak infilak etmişti. Reuters'ın saldırının hemen ardından aktardığı verilere göre ilk dalgada en az 12 kişi öldü, yaklaşık 2 bin 800 kişi yaralandı; yaralıların bir bölümünde görme kaybı ve uzuv kaybı gibi son derece ağır yaralanmalar meydana geldi. Bir gün sonra telsiz ve başka iletişim cihazlarının patlatılmasıyla saldırı ikinci dalgaya taşındı.</p>

<p>İki günlük saldırıların bilançosu farklı tarihlerde güncellenen kaynaklarda değişiklik gösterdi. BM'nin 20 Eylül 2024 tarihli Güvenlik Konseyi kaydında Lübnan Sağlık Bakanlığına dayanılarak 37 kişinin öldüğü ve 3 bin 400'den fazla kişinin yaralandığı belirtilirken, BM insan hakları uzmanlarının 19 Eylül açıklamasında en az 32 ölüm ve 3 bin 250 yaralıdan söz edildi; ölenler arasında çocukların, yaralananlar arasında sağlık çalışanlarının bulunduğu da kayda geçirildi. Daha sonraki Reuters haberinde ise iki dalganın toplamında 39 ölüm ve 3 bin 400'ün üzerinde yaralı bildirildi. Dolayısıyla “9 kişi öldü” veya “3 bine yakın kişinin tamamı kalıcı olarak sakat kaldı” ifadeleri mevcut güvenilir verilerle doğrulanmıyor; doğrulanabilen tablo, onlarca insanın öldüğü, binlerce kişinin yaralandığı ve çok sayıda kişinin göz, yüz, el ve diğer organlarında ağır hasar oluştuğu yönünde.</p>

<h3>SALDIRIYI ONAYLADIĞINI DAHA ÖNCE KABUL ETMİŞTİ</h3>

<p>BM kürsüsündeki görüntüyü daha önemli hale getiren ayrıntılardan biri, Netanyahu'nun saldırıyla bağlantısının artık yalnızca dışarıdan yöneltilen bir suçlama olmaması. Netanyahu'nun ofis sözcüsü Omer Dostri, Kasım 2024'te yaptığı açıklamada Başbakan'ın çağrı cihazı operasyonunu onayladığını doğruladı. Reuters'ın aktardığına göre Netanyahu da kabine toplantısında operasyonun savunma ve siyasi kademelerdeki bazı üst düzey isimlerin itirazlarına rağmen gerçekleştirildiğini söylemişti. Dolayısıyla 2026'da BM kürsüsüne çıkarılan çağrı cihazı, Netanyahu'nun daha önce onayladığını kabul ettiği operasyonun sembolüydü.</p>

<h3>BM UZMANLARI “SAVAŞ SUÇU OLABİLİR” DEMİŞTİ</h3>

<p>Çağrı cihazı saldırılarının hukuki niteliği konusunda ise hüküm ile suçlama arasındaki ayrımı korumak gerekiyor. BM insan hakları uzmanları saldırıların uluslararası hukukun “korkunç” ihlalleri olduğunu belirtmiş, saldırı anında cihazların kimlerin elinde bulunduğunun ve yakınlarında kimlerin olduğunun bilinemeyeceğine dikkat çekmişti. Uzmanlara göre binlerce cihazın eş zamanlı patlatılması hedeflerin tek tek doğrulanması ve sivillerle doğrudan çatışmaya katılan kişilerin birbirinden ayrılması ilkeleri bakımından ciddi sorun oluşturuyordu; açıklamada eylemlerin sivillere saldırı, öldürme ve ayrım gözetmeyen saldırı kapsamında savaş suçu oluşturabileceği ifade edildi.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü de saldırının sorumlularının belirlenmesi için uluslararası soruşturma çağrısında bulundu ve eldeki kanıtların saldırıyı planlayanların cihazların yakınındaki sivillere verilecek zararı kontrol edemeyeceğini gösterdiğini savundu. Örgüte göre İsrail'in sorumluluğunun tespit edilmesi halinde saldırıların ayrım gözetmeyen saldırılar olarak savaş suçu kapsamında soruşturulması gerekiyor. Dolayısıyla hukuken en doğru ifade, çağrı cihazı saldırılarının “kesinleşmiş bir mahkeme hükmüyle savaş suçu olduğu” değil, BM uzmanları ve insan hakları kuruluşlarınca olası savaş suçları kapsamında soruşturulması gerektiğinin belirtilmiş olmasıdır.</p>

<h3>BM KÜRSÜSÜNDEKİ GÖSTERİ NEDEN TARTIŞMALI?</h3>

<p>Asıl tartışma tam da burada başlıyor. BM, sivillerin korunması, savaş hukukunun uygulanması ve uluslararası anlaşmazlıkların diplomasi yoluyla çözülmesi amacıyla kurulmuş küresel sistemin merkezindeki kurum. Netanyahu'nun aynı kürsüde, sivillerin de öldüğü ve binlerce kişinin yaralandığı bir operasyonla özdeşleşmiş çağrı cihazını çıkararak saldırının hedefi Hizbullah'a hatırlatmada bulunması, konuşmayı yalnızca geçmişe ilişkin bir askeri başarı anlatısından çıkarıp uluslararası hukuk açısından tartışmalı bir siyasi gösteriye dönüştürdü.</p>

<p>Netanyahu'nun hareketini doğrudan “yeni bir saldırı emri” veya gelecekte sivillere yönelik benzer saldırıların ilanı olarak nitelendirecek somut kanıt bulunmuyor. Buna karşılık geçmişteki operasyonu bizzat onayladığı Netanyahu'nun ofisi tarafından doğrulanmışken ve BM uzmanları söz konusu yöntemin savaş suçu oluşturabileceğini açıklamışken, aynı operasyonun sembolünün BM kürsüsünde övünç ve caydırıcılık unsuru olarak kullanılması başlı başına güçlü bir siyasi mesaj niteliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“İTİRAF” MI, GÜÇ GÖSTERİSİ Mİ?</h3>

<p>Netanyahu'nun çağrı cihazını göstermesini hukuken yeni bir “savaş suçu itirafı” olarak tanımlamak için de dikkatli olmak gerekiyor. İsrail'in operasyondaki rolü ve Netanyahu'nun operasyonu onayladığı zaten Kasım 2024'te kendi sözcüsü tarafından doğrulanmıştı. BM'deki görüntü dolayısıyla sorumluluğun ilk kez kabul edildiği an değil; daha önce kabul edilmiş bir operasyonun dünyanın en görünür diplomasi kürsülerinden birinde yeniden sahiplenilmesi ve siyasi mesaj aracına dönüştürülmesi olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Netanyahu hakkında ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Kasım 2024'te Gazze bağlamındaki savaş suçu ve insanlığa karşı suç iddiaları nedeniyle tutuklama emri çıkarılmış durumda. Ancak söz konusu tutuklama emrinin çağrı cihazı saldırıları nedeniyle verilmediğinin altını çizmek gerekiyor. Dolayısıyla BM kürsüsündeki pager görüntüsünün Netanyahu hakkında mevcut UCM dosyasında otomatik olarak “yeni kanıt” haline geldiğini söylemek hukuken mümkün değil; saldırıların ayrıca soruşturulması ve delillerin yetkili makamlarca değerlendirilmesi gerekir.</p>

<h3>ŞİMDİ SORU ŞU: BİR SONRAKİ HEDEF KİM?</h3>

<p>Netanyahu'nun konuşmasında çağrı cihazıyla doğrudan işaret ettiği aktör Hizbullah olsa da görüntünün yarattığı asıl rahatsızlık, saldırı yönteminin kendisinden kaynaklanıyor. Cepte, çantada, evde, işyerinde veya insanların bulunduğu herhangi bir sivil ortamda taşınabilen gündelik bir iletişim aracının uzaktan patlayan bir silaha dönüştürülmesi, savaş alanıyla sivil hayat arasındaki sınırı belirsizleştiren bir yöntem olarak uluslararası hukuk uzmanlarının tepkisini çekmişti. BM uzmanlarının da vurguladığı gibi saldırı sırasında cihazın kimin elinde ve çevresinde kimlerin bulunduğunun önceden doğrulanamaması, ayrım gözetme ilkesine ilişkin temel tartışmayı oluşturuyor.</p>

<p>BM kürsüsünde havaya kaldırılan küçük cihazın taşıdığı mesaj da tam burada büyüyor. Doğrulanabilen cevap, “Netanyahu Hizbullah'ı hedef aldı” şeklinde. Yanıtı henüz bulunmayan soru ise daha geniş: İsrail yönetimi, 2024'te kullandığını kabul ettiği yöntemi yalnızca geçmişte kalmış tek seferlik bir operasyon olarak mı görüyor, yoksa Netanyahu cihazı göstererek bölgedeki diğer rakiplerine de benzer sürpriz operasyonların mümkün olduğu mesajını mı vermek istedi? İkinci ihtimal siyasi bir yorum olarak tartışılabilir; ancak Netanyahu'nun konuşmasında yeni bir çağrı cihazı saldırısının hedefini, yerini veya zamanını açıkladığına ilişkin kanıt bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-elindeki-bombali-cihazla-kimi-tehdit-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 08:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/netenyahu.jpg" type="image/jpeg" length="71115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM'de Netanyahu'ya Kasım Süleymanî sürprizi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bmde-netanyahuya-kasim-suleymani-surprizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bmde-netanyahuya-kasim-suleymani-surprizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran heyeti, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasına katılmayarak kendilerine ayrılan koltukları boş bıraktı. İran delegasyonunun oturduğu sıralarda, 2020 yılında ABD saldırısında öldürülen İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin portresinin yer alması dikkati çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşması sırasında İran heyetinin bulunduğu bölümde dikkat çeken bir protesto gerçekleştirildi. İranlı temsilciler Netanyahu’nun konuşmasına katılmazken, heyete ayrılan koltukların boş kaldığı görüldü. İran delegasyonunun bulunduğu sıralarda ise eski İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin portresi yer aldı.</p>

<h3>İRAN HEYETİNİN KOLTUKLARI BOŞ KALDI</h3>

<p>Netanyahu’nun Genel Kurul’a hitabı sırasında İran delegasyonunun kendilerine ayrılan bölümde bulunmaması, İsrail Başbakanı’nın konuşmasına yönelik protestolar arasında yer aldı. İran heyetinin boş bıraktığı sıralarda Süleymani’nin portresinin bulunması ise Tahran’ın Netanyahu’nun konuşmasına yönelik mesajının bir başka unsuru oldu.</p>

<p>Netanyahu’nun konuşması sırasında yalnızca İran heyetinin koltukları boş kalmadı. Çok sayıda ülkenin temsilcisi de İsrail Başbakanı’nın kürsüye çıkmasının ardından Genel Kurul salonundan ayrılarak konuşmayı protesto etti. İran delegasyonunun protestosunda ise Süleymani portresinin kullanılması, İran ile İsrail arasındaki uzun süredir devam eden gerilim nedeniyle ayrıca öne çıktı.</p>

<h3>KASIM SÜLEYMANİ KİMDİ?</h3>

<p>Kasım Süleymani, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun ülke dışındaki operasyonlarından sorumlu Kudüs Gücü’nün uzun yıllar komutanlığını yaptı. Süleymani, İran’ın Orta Doğu’daki askeri ve siyasi nüfuzunun genişletilmesinde etkili isimlerden biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Süleymani’nin komutasındaki Kudüs Gücü; Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen dahil olmak üzere bölgedeki çeşitli ülkelerde İran’ın müttefikleri ve Tahran bağlantılı silahlı gruplarla ilişkilerin yürütülmesinde önemli rol üstlendi. İsrail yönetimi de Süleymani’yi ve Kudüs Gücü’nün faaliyetlerini uzun yıllar ulusal güvenliğine yönelik önemli tehditler arasında değerlendirdi.</p>

<h3>HİZBULLAH İLE İLİŞKİLERDE ÖNEMLİ ROL OYNADI</h3>

<p>Süleymani’nin bölgesel faaliyetlerinin önemli başlıklarından biri Lübnan’daki Hizbullah ile İran arasındaki ilişkilerdi. İran’ın Hizbullah’a sağladığı askeri ve mali desteğin sürdürülmesinde Kudüs Gücü önemli bir rol oynarken, Süleymani de söz konusu ilişkinin öne çıkan isimlerinden biri oldu.</p>

<p>İsrail açısından Hizbullah’ın askeri kapasitesi uzun yıllardır temel güvenlik başlıkları arasında bulunuyor. İran ile Hizbullah arasındaki yakın ilişki nedeniyle Süleymani de görev yaptığı dönemde İsrail tarafından bölgedeki İran nüfuzunun başlıca aktörlerinden biri olarak görülüyordu.</p>

<h3>YEMEN VE HUSİLERLE İLİŞKİLER</h3>

<p>İran’ın bölgesel politikasında Yemen’deki Husilerle kurulan ilişkiler de önemli bir yer tuttu. Süleymani’nin komuta ettiği Kudüs Gücü döneminde Tahran ile Husiler arasındaki askeri ve siyasi ilişkiler gelişirken, İran’ın Husilere verdiği destek ABD, İsrail ve bölgedeki bazı ülkeler tarafından uzun süredir gündeme getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran, bölgedeki müttefik gruplarla ilişkilerini kendi güvenlik ve dış politika yaklaşımının bir parçası olarak savunurken; İsrail yönetimi İran destekli grupları ülkenin güvenliğine yönelik tehdit olarak tanımlıyor. Netanyahu da farklı dönemlerde yaptığı açıklamalarda İran ve Tahran bağlantılı silahlı yapıların faaliyetlerini İsrail’in karşı karşıya olduğu başlıca güvenlik sorunları arasında gösterdi.</p>

<h3>SÜLEYMANİ 2020’DE ABD SALDIRISINDA ÖLDÜRÜLDÜ</h3>

<p>Kasım Süleymani, 3 Ocak 2020’de Irak’ın başkenti Bağdat yakınlarında ABD tarafından gerçekleştirilen hava saldırısında öldürüldü. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla gerçekleştirilen saldırıda Süleymani ile birlikte Irak’taki Haşdi Şabi yapılanmasının önde gelen isimlerinden Ebu Mehdi el-Mühendis de hayatını kaybetti.</p>

<p>Süleymani’nin öldürülmesi İran ile ABD arasındaki gerilimi keskin biçimde artırdı. Tahran yönetimi saldırının ardından Süleymani’yi ulusal bir figür olarak öne çıkarırken, İranlı yetkililer ölümünün yıl dönümlerinde ABD’ye yönelik açıklamalarda bulundu.</p>

<h3>BM’DEKİ PROTESTODA SÜLEYMANİ PORTRESİ</h3>

<p>İran heyetinin Netanyahu’nun konuşmasına katılmaması ve boş bırakılan sıralarda Süleymani’nin portresinin yer alması, İran-İsrail geriliminin BM Genel Kurulu’na yansıyan görüntülerinden biri oldu. Süleymani’nin geçmişte İran’ın İsrail’e karşı bölgesel stratejisindeki rolü dikkate alındığında, portrenin tercih edilmesi iki ülke arasındaki uzun süreli karşı karşıya gelişin tarihsel unsurlarından birini de Genel Kurul salonuna taşıdı.</p>

<p>İran delegasyonunun protestosu, Netanyahu’nun konuşması sırasında Genel Kurul’da yaşanan diğer protestolarla aynı anda gerçekleşti. Çok sayıda ülkenin temsilcisi salonu terk ederken, İran heyeti ise konuşmaya katılmayarak koltuklarını boş bıraktı ve delegasyonun bulunduğu sıralarda Süleymani’nin portresine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bmde-netanyahuya-kasim-suleymani-surprizi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 23:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/netanyahu-11.jpg" type="image/jpeg" length="67341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu kürsüye çıkınca salon boşaldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-kursuye-cikinca-salon-bosaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-kursuye-cikinca-salon-bosaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM 81. Genel Kurulu’nda kürsüye çıkması sırasında çok sayıda ülkenin temsilcisi salonu terk etti. Protestolar ve yuhalamaların yaşandığı Genel Kurul’da konuşmasını sürdüren Netanyahu, salonu terk eden temsilcilere “ahlaki korkaklar” ifadesiyle tepki gösterirken, konuşmasında Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suçlamalarda da bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na hitap etmek üzere New York’taki BM Genel Merkezi’nde kürsüye çıktı. Netanyahu’nun konuşması, çok sayıda ülkenin temsilcisinin salonu terk etmesiyle başlayan protestoya sahne oldu. Delegelerin ayrıldığı sırada Genel Kurul salonunda yuhalama ve protesto sesleri yükselirken, oturumu yöneten isim salonda düzenin sağlanması için çağrıda bulundu.</p>

<h3>NETANYAHU KÜRSÜYE ÇIKINCA HEYETLER SALONDAN AYRILDI</h3>

<p>Netanyahu’nun konuşması öncesinde Filistin heyetinin diğer ülke misyonlarına protestoya katılmaları yönünde çağrıda bulunduğu bildirildi. İsrail Başbakanı kürsüye çıktığında onlarca temsilci Genel Kurul salonundan ayrılırken, protestoya katılan heyetlerin çıkışı sırasında salondan yuhalama sesleri duyuldu. Netanyahu’nun beraberindeki İsrail heyeti ise ayağa kalkarak alkışladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Protestonun ardından Netanyahu konuşmasını seyrek katılımlı Genel Kurul salonunda sürdürdü. Uluslararası basında yer alan görüntülerde çok sayıda koltuğun boş kaldığı görülürken, Netanyahu protestoya doğrudan konuşmasının başında yanıt verdi.</p>

<h3>SALONU TERK EDEN TEMSİLCİLERE “AHLAKİ KORKAKLAR” DEDİ</h3>

<p>İsrail Başbakanı, salonu terk eden delegelere yönelik sert ifadeler kullandı. Netanyahu, henüz salondan ayrılmamış olanlara seslenerek “ahlaki korkaklar” ifadesini kullandı ve protestoya katılmak isteyen diğer temsilcilerin de ayrılmasını söyledi.</p>

<p>Netanyahu konuşmasının devamında İsrail’in bölgedeki askeri politikalarını savunurken, Gazze’de soykırım gerçekleştirildiği yönündeki suçlamaları reddetti. İsrail’in Gazze’ye yönelik eylemleri uluslararası alanda yoğun eleştirilere ve hukuki tartışmalara konu olurken, Netanyahu söz konusu suçlamaların gerçeği yansıtmadığını savundu.</p>

<h3>TÜRKİYE VE ERDOĞAN’I HEDEF ALAN İFADELER KULLANDI</h3>

<p>Netanyahu’nun BM kürsüsündeki konuşmasının önemli bölümlerinden birini Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamaları oluşturdu. Netanyahu, Türkiye’yi “antisemitik yalanların süper yayıcısı” olmakla suçlarken, Erdoğan’a yönelik olarak da “tiran” ifadesini kullandı. İsrail Başbakanı ayrıca Ankara’yı Hamas’ın üst düzey isimlerine ev sahipliği yapmakla suçladı.</p>

<p>Netanyahu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kudüs konusunda dile getirdiği açıklamaları da hedef aldı. Kudüs’ü İsrail’in “ebedi başkenti” olarak nitelendiren Netanyahu, Erdoğan’ın Kudüs’ün yöneticisi olamayacağını söyledi. İsrail Başbakanı konuşmasında Türkiye’nin Kıbrıs ve Yunanistan politikalarını da gündeme getirirken, Ankara’nın Suriye’ye yönelik politikalarına ilişkin suçlamalarda bulundu.</p>

<h3>ERDOĞAN BM KÜRSÜSÜNDEN GAZZE İÇİN ÇAĞRI YAPMIŞTI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Netanyahu’nun konuşmasından iki gün önce BM Genel Kurulu’na hitap etmiş ve Gazze’deki insani duruma dikkat çekmişti. Erdoğan, İsrail’e yönelik uluslararası baskının artırılması çağrısında bulunurken, Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere de tutumlarını yeniden değerlendirmeleri yönünde çağrı yapmıştı. Türkiye, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini “soykırım” olarak nitelendirirken İsrail yönetimi söz konusu suçlamayı reddediyor.</p>

<h3>NETANYAHU’NUN GÜNDEMİNDE İRAN DA VARDI</h3>

<p>Netanyahu konuşmasında İran’a da geniş yer ayırdı. İsrail’in İran’a yönelik askeri eylemlerini savunan Netanyahu, İran’ın nükleer kapasitesine karşı gerçekleştirilen saldırıları gerekli gördüğünü söyledi. Konuşması boyunca İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetlerini savunan Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’a da İsrail’e verdiği destek nedeniyle teşekkür etti.</p>

<h3>NEW YORK’TA NETANYAHU KARŞITI GÖSTERİLER</h3>

<p>BM Genel Kurulu salonundaki protestoya New York sokaklarındaki gösteriler de eşlik etti. Netanyahu’nun konuşması öncesinde ve konuşma sırasında BM Genel Merkezi çevresinde yüzlerce gösterici toplandı. Göstericiler Gazze’deki savaş ve ABD’nin İsrail’e desteğini protesto ederken, bazı eylemciler BM çevresindeki yolları kapattı. Polis gösterilere müdahale ederken gözaltılar gerçekleştirildi.</p>

<p>Gösteriler sırasında Gazze’deki savaşın sona erdirilmesini isteyen sloganlar atıldı ve savaş karşıtı pankartlar taşındı. Protestocular arasında Filistinli, Yahudi, İranlı ve Lübnanlı New Yorkluların yanı sıra bazı siyasetçiler ve tanınmış isimler de yer aldı. Netanyahu’nun BM ziyareti böylece hem Genel Kurul salonunda hem de New York sokaklarında protestolarla karşılandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/netanyahu-kursuye-cikinca-salon-bosaldi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/netanyahu-9.jpg" type="image/jpeg" length="72523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medeni dünyanın adaleti: Soykırım suçlusu Netanyahu BM'de ama mazlum Filistin halkı dışarıda]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/medeni-dunyanin-adaleti-soykirim-suclusu-netanyahu-bmde-ama-mazlum-filistin-halki-disarida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/medeni-dunyanin-adaleti-soykirim-suclusu-netanyahu-bmde-ama-mazlum-filistin-halki-disarida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşananlara ilişkin açıklamasında, tehlikenin iki devletli çözümün engellenmesinin ötesine geçtiğini söyledi. Abbas, Filistin halkının kendi topraklarındaki yaşamının ve varlığının tehdit altında olduğunu belirterek yaşananların Filistinlileri anavatanlarını terk etmeye zorlamayı amaçlayan bir planın parçaları olduğunu savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin topraklarında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki duruma dikkat çeken Abbas, karşı karşıya olduklarını söylediği tehlikenin artık yalnızca iki devletli çözümün geleceği veya bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla sınırlı olmadığını ifade etti.</p>

<p>Abbas, Filistin halkının kendi topraklarındaki yaşamının ve varlığının da tehdit altında olduğunu belirtti. Filistin lideri, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşananların birbirinden bağımsız gelişmeler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“TEHLİKE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMLE SINIRLI DEĞİL”</h3>

<p>Konuşmasında iki devletli çözüme özel vurgu yapan Abbas, mevcut durumun Filistin Devleti’nin kurulmasının önüne geçilmesinden daha geniş bir boyuta ulaştığını söyledi. Filistin Devlet Başkanı, “Tehlike artık sadece iki devletli çözümü baltalamakla ve Filistin Devleti'nin gerçekleşmesini engellemekle sınırlı değil” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Abbas’a göre gelinen aşamada Filistinlilerin kendi topraklarında yaşamlarını sürdürmeleri de doğrudan tehdit altında bulunuyor. Filistin lideri, söz konusu durumu anlatırken “Artık Filistin halkının anavatanlarındaki yaşamını ve varlığını tehdit edecek düzeye ulaşmıştır” dedi.</p>

<h3>GAZZE, BATI ŞERİA VE DOĞU KUDÜS VURGUSU</h3>

<p>Mahmud Abbas, değerlendirmesinde Gazze’nin yanı sıra Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşanan gelişmeleri de birlikte ele aldı. Üç bölgedeki gelişmelerin birbirinden ayrı olaylar olmadığını söyleyen Abbas, Filistinlilerin yaşadığı topraklardaki gelişmeler arasında bağlantı bulunduğunu savundu.</p>

<p>Filistin Devlet Başkanı, “Gazze'de, Batı Şeria'da ve Doğu Kudüs'te yaşananlar, izole olaylar değil” diyerek söz konusu bölgelerdeki gelişmelere ilişkin görüşünü dile getirdi. Abbas’ın açıklamasında Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs, Filistin halkının kendi topraklarındaki geleceğine ilişkin aynı çerçeve içerisinde değerlendirildi.</p>

<h3>ABBAS’TAN “ANAVATANLARINI TERK ETMEYE ZORLAMA” SUÇLAMASI</h3>

<p>Abbas, konuşmasının devamında yaşananların Filistinlilerin kendi topraklarındaki yaşam koşullarını zorlaştırmayı amaçladığını öne sürdü. Filistin Devlet Başkanı, gelişmeleri “kötü niyetli bir sömürgeci planın parçaları” olarak nitelendirerek Filistinlilerin yaşadıkları bölgelerden ayrılmaya zorlanmasının amaçlandığını savundu.</p>

<p>Abbas, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki gelişmelerin “Filistinlilerin anavatanlarındaki yaşamlarını zorlaştırmayı ve onları terk etmeye zorlamayı amaçlayan” bir planın parçaları olduğunu söyledi. Söz konusu ifadeler, Abbas’ın İsrail politikalarına yönelik suçlamalarını ve Filistinlilerin geleceğine ilişkin dile getirdiği görüşleri yansıtıyor.</p>

<h3>ABBAS İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Filistin Devlet Başkanı’nın konuşmasındaki başlıklardan biri de iki devletli çözüm oldu. Abbas, açıklamasında iki devletli çözümün baltalandığını ve Filistin Devleti’nin kurulmasının engellenmeye çalışıldığını savunurken, mevcut tehlikenin artık Filistin halkının kendi topraklarındaki yaşamına kadar uzandığını söyledi.</p>

<p>Abbas daha önceki açıklamalarında da Filistinlilerin kendi devletlerini kurma hakkını ve Doğu Kudüs’ü gelecekteki Filistin devletinin başkenti olarak gördüklerini dile getirmişti. Son konuşmasında ise Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki gelişmeleri Filistinlilerin kendi topraklarındaki varlığı üzerinden ele aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/medeni-dunyanin-adaleti-soykirim-suclusu-netanyahu-bmde-ama-mazlum-filistin-halki-disarida</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 23:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/mahmut-abbas.jpg" type="image/jpeg" length="31293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump ilk kez bir lideri uçağın kapısına kadar giderek karşıladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-ilk-kez-bir-lideri-ucagin-kapisina-kadar-giderek-karsiladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-ilk-kez-bir-lideri-ucagin-kapisina-kadar-giderek-karsiladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 11 yılı aşkın sürenin ardından ilk Washington ziyaretine başladı. ABD Başkanı Donald Trump, Şi’yi Joint Base Andrews’ta uçağının yanında bizzat karşıladı. ABD başkanlarının yabancı liderler için nadiren uyguladığı karşılama, üç günlük ziyaretin ilk görüntüsü olurken iki liderin gündeminde ticaret, Tayvan, yapay zeka, nadir toprak elementleri ve İran bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, resmi ziyaret için Washington’a gelen Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’i alışılmış diplomatik protokolün dışında bir karşılamayla ağırladı. Trump, Şi’nin uçağının indiği Maryland’daki Joint Base Andrews’a giderek Çin liderini uçağın hemen yanında bizzat karşıladı. Şi’nin üç günlük ABD ziyareti böylece iki liderin uçak önündeki karşılaşmasıyla başladı.</p>

<p>Şi Cinping’in Washington ziyareti, ABD ile Çin arasında ticaretten teknolojiye, Tayvan’dan yapay zekaya kadar uzanan anlaşmazlıkların devam ettiği bir dönemde gerçekleşiyor. İki lider 2026 yılında ikinci kez bir araya gelirken Şi, 11 yılı aşkın sürenin ardından ilk kez Washington’ı ziyaret ediyor.</p>

<h3>TRUMP Şİ CİNPİNG’İ UÇAĞININ YANINDA KARŞILADI</h3>

<p>Şi Cinping’i taşıyan uçak 23 Eylül Çarşamba akşamı Joint Base Andrews’a indi. Donald Trump ise Çin liderini Beyaz Saray’da beklemek yerine askeri üsse giderek Şi’yi uçaktan indiği noktada karşıladı. Trump ve Şi burada el sıkışırken iki liderin karşılaşması ziyaretin ilk görüntülerini oluşturdu.</p>

<p><img alt="Trump Şi-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-si-1.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump’ın Şi’yi uçak başında karşılaması ABD başkanları açısından sık rastlanan bir uygulama değil. C-SPAN’ın başkanlık etkinliklerine ilişkin kayıtlarına göre bir ABD başkanı Joint Base Andrews’ta yabancı bir lideri en son 11 yıl önce karşılamıştı. Dönemin ABD Başkanı Barack Obama, 2015 yılında Papa Francis’i aynı askeri üste karşılamıştı.</p>

<h3>KIRMIZI HALI SERİLDİ, ASKERİ BANDO KARŞILADI</h3>

<p>Şi Cinping’in uçağının önüne kırmızı halı serilirken karşılama töreninde askeri bando da yer aldı. Trump’ın bizzat katıldığı uçak başındaki karşılama, Şi için Washington’da hazırlanan üç günlük devlet ziyaretinin ilk aşaması oldu. Beyaz Saray da ziyaret öncesindeki resmi programında Trump’ın Şi ve eşi Peng Liyuan’ı Joint Base Andrews’ta karşılayacağını duyurmuştu.</p>

<p>Trump yönetiminin hazırladığı program kapsamında Şi için Beyaz Saray’da da resmi karşılama töreni düzenlenecek. Törende ABD Kara Kuvvetleri Old Guard Fife and Drum Corps, Deniz Piyadeleri Silent Drill Platoon ve Marine Drum and Bugle Corps gösteri yapacak. Programın B-2 Spirit bombardıman uçağı ile dört F-22 Raptor savaş uçağının gerçekleştireceği uçuşla tamamlanması planlanıyor.</p>

<h3>Şİ CİNPİNG: ORTAK OLMALIYIZ, RAKİP DEĞİL</h3>

<p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD’ye varışının ardından Çin resmi haber ajansı Xinhua tarafından aktarılan açıklamasında Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerin daha istikrarlı hale gelmesini istediğini söyledi.</p>

<p>Şi, Çin ile ABD’nin “rakip değil ortak” olması gerektiğini ifade ederken iki ülke arasındaki barış içinde bir arada yaşama yaklaşımının tarihsel temelinin değişmediğini söyledi. Çin liderinin açıklamaları, ticaret ve güvenlik alanlarında devam eden anlaşmazlıklara rağmen ilişkilerde istikrar arayışının sürdüğü bir dönemde geldi.</p>

<h3>11 YIL SONRA WASHINGTON’A GELDİ</h3>

<p>Şi Cinping’in ziyareti aynı zamanda Çin liderinin 11 yılı aşkın süredir Washington’a gerçekleştirdiği ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Trump ile Şi 2026 yılında ikinci kez yüz yüze görüşürken son buluşma mayıs ayında Çin’de gerçekleşmişti.</p>

<p>Trump’ın Çin’de gördüğü kapsamlı karşılamaya Washington’daki devlet ziyareti programıyla karşılık vermeyi planladığı belirtiliyor. Program Joint Base Andrews’taki karşılama, Beyaz Saray’ın Güney Bahçesi, State Floor ve Rose Garden’daki etkinliklerle devam edecek. Şi ve eşi Peng Liyuan onuruna Beyaz Saray’da devlet yemeği de verilecek.</p>

<h3>ABD VE ÇİN TİCARET ATEŞKESİNİ UZATIYOR</h3>

<p>Şi’nin Washington’a gelişinden hemen önce ABD ile Çin arasındaki ticaret görüşmelerinde yeni bir gelişme yaşandı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmelerin ardından iki ülkenin mevcut ticaret anlaşmasını 10 Ocak’a kadar uzatma konusunda anlaştığını açıkladı.</p>

<p>Mevcut düzenleme, ABD ve Çin arasında karşılıklı tarifelerin yüzde 100’ün üzerine çıktığı ticaret savaşında gerilimin azaltılmasını sağlamıştı. Washington ve Pekin’in yeni görüşmelerde söz konusu ateşkesi devam ettirmesi beklenirken zirveden kapsamlı bir ticaret anlaşması çıkacağı yönünde güçlü bir beklenti bulunmuyor.</p>

<h3>MASADA TİCARET, YAPAY ZEKA VE NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ VAR</h3>

<p>Trump-Şi görüşmelerinin ekonomik gündeminde ticaretin yanı sıra yapay zeka, teknoloji ihracatına yönelik kontroller ve nadir toprak elementleri bulunuyor. Çin’in kritik minerallerde sahip olduğu üretim ve tedarik kapasitesi, Washington ile Pekin arasındaki müzakerelerin önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>ABD tarafının bazı gümrük tarifelerinin düşürülmesi, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve iki ülkenin orduları arasındaki iletişim kanallarının genişletilmesi gibi başlıklarda anlaşma arayabileceği belirtiliyor. Trump’ın Çin’de tutulan ABD vatandaşlarının serbest bırakılması konusunu da gündeme getirmesi bekleniyor.</p>

<h3>200 BOEING UÇAĞI İÇİN GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR</h3>

<p>İki ülke arasındaki ticari gündemin önemli başlıklarından biri de Boeing uçakları. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Çin’in mayıs ayında verdiği 200 Boeing uçağı satın alma taahhüdünü sonuçlandırmak için ilerleme kaydettiğini açıkladı. Yaklaşık 140 uçaklık siparişin ileri aşamada olduğu, 10 uçak için ise resmi belgelerin hazırlanma sürecinin devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Söz konusu sipariş Boeing’in yaklaşık 10 yıl sonra Çin’den aldığı ilk büyük sipariş olma özelliğini taşıyor. Trump daha önce Çin’in Boeing alımlarının 750 uçağa kadar çıkabileceğini söylemiş olsa da mevcut görüşmeler öncesinde yeni bir sipariş konusunda açıklama yapılmadı.</p>

<h3>TAYVAN ZİRVENİN EN HASSAS BAŞLIKLARINDAN BİRİ</h3>

<p>Trump ile Şi arasındaki görüşmelerde Tayvan meselesinin de gündeme gelmesi bekleniyor. Çin, kendi toprağı olarak gördüğü Tayvan’a yönelik ABD silah satışlarının durdurulmasını isterken Washington’ın Taipei ile güvenlik ilişkileri iki ülke arasındaki en önemli anlaşmazlık başlıklarından birini oluşturuyor.</p>

<p>Şi’nin Trump’tan Tayvan’a yönelik ABD silah satışlarının durdurulmasını talep etmesi bekleniyor. İki liderin cuma günü ABD Ulusal Arşivleri’ne gerçekleştirmesi planlanan ziyarette de konunun gündeme gelebileceği belirtiliyor.</p>

<h3>İRAN KONUSU DA GÜNDEMDE</h3>

<p>ABD ile Çin arasındaki görüşmelerde İran’daki savaşın da ele alınması bekleniyor. Washington, Pekin’in İran üzerindeki siyasi ve ekonomik etkisini kullanmasını isterken Çin’in ABD talepleri doğrultusunda Tahran üzerinde baskı kurup kurmayacağı belirsizliğini koruyor.</p>

<p>İran’daki çatışmanın enerji tedariki ve uluslararası ticaret üzerindeki etkileri Çin açısından da önem taşıyor. Pekin’in İran ile ilişkileri nedeniyle konu, Trump ve Şi arasındaki görüşmelerin jeopolitik başlıklarından birini oluşturuyor.</p>

<h3>BEYAZ SARAY’DA DEVLET YEMEĞİ DÜZENLENECEK</h3>

<p>Şi Cinping’in ziyareti kapsamında Beyaz Saray’da devlet yemeği de düzenlenecek. ABD Başkanı Trump ve First Lady Melania Trump, Şi Cinping ile eşi Peng Liyuan’ı Beyaz Saray’ın North Portico bölümünde karşılayacak ve ardından East Room’da devlet yemeği gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yemeğin davetli listesinde teknoloji ve iş dünyasından çok sayıda isim bulunuyor. Apple CEO’su Tim Cook, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, Alphabet CEO’su Sundar Pichai, OpenAI CEO’su Sam Altman, Tesla CEO’su Elon Musk ve Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın davetliler arasında olması bekleniyor.</p>

<h3>ÜÇ GÜNLÜK ZİYARET CUMA GÜNÜ SONA ERECEK</h3>

<p>Şi Cinping’in ABD ziyareti 23-25 Eylül tarihlerini kapsıyor. Perşembe günü Beyaz Saray’daki resmi karşılama ve görüşmelerin ardından devlet yemeği düzenlenecek. Cuma günü Trump ve Şi’nin ABD Ulusal Arşivleri’ni ziyaret etmeleri planlanıyor.</p>

<p>Trump ve Melania Trump’ın ziyaretin son gününde Şi Cinping ile Peng Liyuan’ı Ulusal Arşivler’de uğurlamasıyla üç günlük devlet ziyareti tamamlanacak. Görüşmelerin sonunda ticaret ateşkesi, yapay zeka, askeri iletişim ve diğer başlıklarda varılabilecek mutabakatlara ilişkin açıklamalar takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-ilk-kez-bir-lideri-ucagin-kapisina-kadar-giderek-karsiladi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/trump-44-3.jpg" type="image/jpeg" length="75367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hasada günler kala Filistinlilerin zeytin ağaçları talan edildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hasada-gunler-kala-filistinlilerin-zeytin-agaclari-talan-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hasada-gunler-kala-filistinlilerin-zeytin-agaclari-talan-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarındaki Deir Nidham köyünde İsrail ordusuna ait iş makineleri Filistinlilere ait tarım arazilerine girerek zeytin ağaçlarını köklerinden söktü. Yıllık zeytin hasadına günler kala gerçekleştirilen çalışmalarda ailesinin ve komşularının ağaçlarının söküldüğünü belirten Filistinli çiftçi Abd Alfattah Tamimi, “Hepsini söktüler. Bize hiçbir şey bırakmadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Batı Şeria’da yıllık zeytin hasadına hazırlanan Filistinli çiftçilerin arazilerindeki zeytin ağaçları İsrail ordusuna ait iş makineleri tarafından söküldü. Ramallah’ın kuzeybatısındaki Deir Nidham köyünde gerçekleştirilen çalışmalarda Filistinlilere ait tarım arazileri buldozerlerle sürülürken yeni dikilenler dahil çok sayıda zeytin ağacı köklerinden çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Reuters’ın bölgeden aktardığı görüntülerde İsrail ordusuna ait bir buldozerin zeytin ağacını parçaladıktan sonra kökleriyle birlikte topraktan çıkardığı görüldü. Arazide bulunan Filistinli çiftçiler ise sökülen ağaçların arasında oluşan hasarı inceledi. Filistin resmi haber ajansı WAFA, Deir Nidham’daki çalışmaların pazartesi günü başladığını ve salı günü de devam ettiğini bildirdi.</p>

<h3>“HEPSİNİ SÖKTÜLER, BİZE HİÇBİR ŞEY BIRAKMADILAR”</h3>

<p>Arazide zeytinlikleri bulunan Filistinli çiftçi Abd Alfattah Tamimi, ailesine ve komşularına ait zeytin ağaçlarının İsrail ordusu tarafından söküldüğünü söyledi. Tamimi, yeni dikilen zeytin fidanlarının da sökülen ağaçlar arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Tamimi ve komşularının yaklaşık 9 dönümlük zeytinlik araziye sahip olduğunu aktaran Reuters, çiftçinin çalışmaların ardından geriye hiçbir şey kalmadığını söylediğini bildirdi. Tamimi, “Bütün zeytin ağaçlarımızı, yeni dikilenler dahil söktüler. Komşularımızın ağaçlarını da söktüler. Hepsini söktüler” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“ONLAR SÖKECEK, BİZ YENİDEN DİKECEĞİZ”</h3>

<p>Abd Alfattah Tamimi, ağaçların sökülmesinin ardından arazilerinden vazgeçmeyeceklerini söyledi. Yaşananlara rağmen topraklarında kalmaya devam edeceklerini ifade eden Filistinli çiftçi, yeniden zeytin ağacı dikeceklerini belirtti.</p>

<p>Tamimi, “Kimseyi umursamıyorlar ama Allah yukarıda ve biz burada canımızla direniyoruz. Onlar söküyor, biz Allah’ın izniyle yeniden dikeceğiz” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.</p>

<h3>HASAT EKİM AYININ İLK HAFTASINDA BAŞLAYACAKTI</h3>

<p>Zeytin ağaçlarının sökülmesinin zamanlaması da Filistinli çiftçilerin tepkisine neden oldu. Batı Şeria’da yıllık zeytin hasadı geleneksel olarak ekim ayının ilk haftasında başlıyor. İsrail ordusunun çalışmaları ise çiftçilerin yıllık hasada hazırlandığı döneme denk geldi.</p>

<p>Deir Nidham’da yaşayan bir diğer çiftçi Nather Tamimi, Reuters’a yaptığı açıklamada çalışmaların hasat öncesinde gerçekleştirilmesinin çiftçilerin uğrayacağı zararı artırdığını savundu. Tamimi, ailesinin söz konusu araziden her yıl yaklaşık 120 varil zeytinyağı ürettiğini söyledi.</p>

<h3>“EVLERİN ARASINDAKİ AĞAÇLARI BİLE SÖKTÜLER”</h3>

<p>Nather Tamimi, çalışmaların yalnızca belirli zeytinliklerle sınırlı kalmadığını belirtti. İsrail ordusunun farklı türlerdeki ağaçları da söktüğünü söyleyen Filistinli çiftçi, çalışmaların yerleşim alanlarının arasına kadar ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Tamimi, İsrail ordusunun “evlerin arasındaki ağaçlar dahil her türlü ağacı” söktüğünü söyledi. Çiftçinin aktardığına göre çalışmalar, ailelerin zeytin ve zeytinyağı üretimi gerçekleştirdiği tarım arazilerini doğrudan etkiledi.</p>

<h3>İSRAİL ORDUSUNDAN AÇIKLAMA GELMEDİ</h3>

<p>Reuters, Deir Nidham’daki çalışmalar hakkında İsrail ordusundan açıklama istedi. İsrail ordusu talebi incelediğini bildirdi ancak haberin yayımlandığı çarşamba akşamına kadar Reuters’a yanıt vermedi.</p>

<p>İsrail ordusu geçmişte benzer arazi temizleme çalışmalarının askerlerin pusuya düşürülmesini veya güvenlik tehdidi oluşturabilecek durumları önlemek amacıyla gerçekleştirildiğini belirtmişti. Filistinli insan hakları örgütleri ise söz konusu gerekçelere karşı çıkarak zeytin ağaçlarının sökülmesinin çiftçileri zeytin ve zeytinyağı satışından elde ettikleri gelirden mahrum bıraktığını belirtiyor.</p>

<h3>DEIR NIDHAM’DA ONLARCA ZEYTİN AĞACI SÖKÜLDÜ</h3>

<p>Filistin resmi haber ajansı WAFA da 22 Eylül’de Deir Nidham’daki çalışmalara ilişkin açıklama yayımladı. Ajansın yerel kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre İsrail ordusuna ait buldozerler köyde geniş tarım alanlarını sürdü ve onlarca zeytin ağacını söktü.</p>

<p>WAFA, çalışmaların iki gün üst üste devam ettiğini ve özel mülkiyetteki geniş tarım alanlarının etkilendiğini bildirdi. Yerel kaynaklar ayrıca arazi sahiplerinin söz konusu bölgelere ulaşmalarının engellendiğini aktardı.</p>

<h3>94,79 DÖNÜMLÜK ARAZİ İÇİN YENİ ASKERİ EMİR</h3>

<p>Deir Nidham’daki gelişmelerin ardından 24 Eylül’de köydeki başka arazileri kapsayan yeni bir askeri emir de gündeme geldi. Filistin Kolonizasyon ve Duvar Direniş Komisyonu’nun açıklamasına göre 104/26 numaralı emir, köyün Wadi al-Hamata bölgesinde bulunan 94,79 dönümlük araziyi kapsıyor.</p>

<p>Komisyon, emrin söz konusu alandaki doğal bitki örtüsünün temizlenmesini ve zeytin ağaçlarının sökülmesini öngördüğünü açıkladı. Arazi sahiplerine işlemleri gerçekleştirmeleri için denetimden itibaren 12 saat süre verildiği bildirildi.</p>

<h3>BİR BAŞKA EMİR 99,79 DÖNÜMLÜK ALANI KAPSIYOR</h3>

<p>Filistinli yetkililer, Deir Nidham için 103/26 numaralı başka bir askeri emir daha çıkarıldığını açıkladı. Söz konusu kararın köydeki yaklaşık 99,79 dönümlük alanı kapsadığı ve bölgede bulunan zeytin ağaçları ile diğer ağaçların sökülmesini öngördüğü bildirildi.</p>

<p>Filistin Kolonizasyon ve Duvar Direniş Komisyonu, 24 Eylül itibarıyla bir gün içinde Cenin, Ramallah ve El Bire vilayetlerinde toplam 533,598 dönümlük alanı etkileyen beş ayrı askeri emir çıkarıldığını bildirdi.</p>

<h3>AĞUSTOSTA 19 BİN 375 ZEYTİN AĞACI ETKİLENDİ</h3>

<p>Filistin Kolonizasyon ve Duvar Direniş Komisyonu’nun verilerine göre İsrail güçleri ve İsrailli yerleşimcilerin ağustos ayında tarım alanlarına yönelik eylemlerinden toplam 21 bin 508 ağaç etkilendi. Söz konusu ağaçların 19 bin 375’inin zeytin ağacı olduğu açıklandı.</p>

<p>Batı Şeria’nın farklı bölgelerinde eylül ayında da zeytinliklere yönelik benzer olaylar kayıtlara geçti. WAFA, Ramallah yakınlarındaki Ni’lin’de onlarca zeytin ağacının söküldüğünü, Cenin bölgesindeki Deir Abu Da’if’te ise yaklaşık 250 dönümlük tarım arazisinde ağaçların söküldüğünü bildirdi.</p>

<h3>ZEYTİN FİLİSTİN TARIMINDA ÖNEMLİ GELİR KAYNAĞI</h3>

<p>Zeytin ve zeytinyağı üretimi Batı Şeria’daki Filistinli ailelerin geçim kaynakları arasında önemli yer tutuyor. Filistin Tarım Bakanlığının Reuters tarafından aktarılan verilerine göre tarım sektörü Filistin ekonomisinin yaklaşık yüzde 8’ini oluştururken 60 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor.</p>

<p>Filistinli yetkililerin tahminlerine göre 2026 yılında yaklaşık 21 bin ton zeytin üretimi bekleniyor. Yerel tüketimin ise yaklaşık 15 bin ton seviyesinde olacağı öngörülüyor. Hasadın başlamasına günler kala Deir Nidham’daki ağaçların sökülmesi, geçimini zeytin ve zeytinyağı üretiminden sağlayan çiftçileri doğrudan etkiledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hasada-gunler-kala-filistinlilerin-zeytin-agaclari-talan-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/zeytinlikler.jpg" type="image/jpeg" length="73460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ürdün Kralı Abdullah: İsrail'in yayılmacı iştahı artık bölgesel bir tehdit]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/urdun-krali-abdullah-israilin-yayilmaci-istahi-artik-bolgesel-bir-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/urdun-krali-abdullah-israilin-yayilmaci-istahi-artik-bolgesel-bir-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ürdün Kralı 2. Abdullah, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda İsrail hükümetine yönelik son dönemin en sert açıklamalarından birini yaptı. İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki uygulamalarının yanı sıra Suriye’deki faaliyetlerini de gündeme getiren Abdullah, İsrail hükümetinin “yayılmacı iştahının artık bölgesel bir tehdit” olduğunu söyledi. Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi de İsrail hükümetinin bütün bölgenin geleceğini çatışma ve acıya sürüklediğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ürdün yönetiminden İsrail hükümetinin bölgedeki politikalarına yönelik peş peşe sert açıklamalar geldi. Ürdün Kralı 2. Abdullah, New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Suriye’deki gelişmeleri aynı çerçevede ele alarak İsrail’in uygulamalarının yalnızca Filistin meselesiyle sınırlı kalmadığını söyledi. Abdullah, İsrail hükümetinin politikalarını doğrudan bölgesel güvenliğe yönelik bir tehdit olarak tanımladı.</p>

<p>Kral Abdullah’ın açıklamaları, Ürdün’ün İsrail’e yönelik söyleminde kullanılan ifadelerin sertliği açısından öne çıktı. Abdullah daha önce de Gazze’deki savaş, Batı Şeria’daki yerleşimler ve Filistinlilerin yerlerinden edilmesine yönelik ağır eleştirilerde bulunmuştu. BM’deki son konuşmasında ise İsrail hükümetinin “yayılmacı iştahı” ifadesini kullanarak gelişmeleri doğrudan Ürdün’ün sınırları, su kaynakları ve ulusal güvenliğiyle ilişkilendirdi.</p>

<h3>“İSRAİL HÜKÜMETİNİN YAYILMACI İŞTAHI ARTIK BÖLGESEL BİR TEHDİT”</h3>

<p>Kral Abdullah’ın konuşmasında en dikkat çeken bölüm İsrail’in yayılmacı politikalarına ilişkin sözleri oldu. Abdullah, Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerin ardından İsrail’in Suriye’deki faaliyetlerine işaret ederek, “İsrail hükümetinin yayılmacı iştahı artık bölgesel bir tehdit” ifadesini kullandı. Suriye’de yaşananları uluslararası toplumun görmezden gelmeyi tercih ettiği bir uyarı olarak nitelendiren Abdullah, İsrail’in sınırları ve hukuki sınırları ne kadar zorlayabileceğini test ettiğini savundu.</p>

<p>Ürdün Kralı, İsrail’in Suriye’de tekrarlanan askeri faaliyetlerine, toprak üzerindeki hareketliliğine ve hayati su kaynaklarının bulunduğu bölgelerde yeni durumlar oluşturulmasına dikkat çekti. Abdullah’a göre uluslararası toplumun her sessiz kaldığı durumda İsrail, sınırların ve hukuki çerçevenin daha ileri götürülebileceği sonucuna varıyor.</p>

<h3>KRAL ABDULLAH İSRAİL’İN ADIMLARINI ÜRDÜN’ÜN ULUSAL GÜVENLİĞİYLE İLİŞKİLENDİRDİ</h3>

<p>Abdullah’ın konuşmasında İsrail’e yönelik eleştirilerin Ürdün açısından doğrudan ulusal güvenlik meselesi olarak tanımlanması da öne çıktı. Kral, Ürdün’ün kuzey sınırına veya su güvenliğine yönelik herhangi bir tehdidin ülkesinin ulusal güvenliğine yönelik tehdit olarak değerlendirileceğini söyledi.</p>

<p>Ürdün’ün gelişmelere kayıtsız kalmayacağını ifade eden Abdullah, ülkesinin güvenliğini, suyunu ve halkının çıkarlarını koruyacağını belirtti. İsrail’in güney Suriye’deki yaklaşımını sürdürmesi halinde uluslararası toplumun gelişmeleri izlemekle yetinip yetinmeyeceğini soran Abdullah, İsrail’in Suriye’deki faaliyetlerinin Ürdün açısından taşıdığı güvenlik boyutunu BM kürsüsünden açık şekilde dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“İSRAİL ADIM ADIM NE KADAR İLERİ GİDEBİLECEĞİNİ TEST EDİYOR”</h3>

<p>Kral Abdullah, İsrail hükümetinin bölgedeki faaliyetlerini birbirinden bağımsız gelişmeler olarak değerlendirmedi. İsrail’in “hesaplanmış adımlarla” ne kadar ileri gidebileceğini test ettiğini savunan Abdullah, uluslararası toplumun tepki göstermediği her durumda İsrail’in daha ileri gidebildiğini söyledi.</p>

<p>Abdullah’ın açıklamasında İsrail’in politikalarının Filistin topraklarının ötesine taşındığı görüşü öne çıktı. Ürdün Kralı, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmeleri Suriye’de yaşananlarla birlikte ele alarak İsrail hükümetinin politikalarının bölgesel sonuçları bulunduğunu savundu.</p>

<h3>BATI ŞERİA İÇİN “FİİLİ İLHAK” VE “ZORLA YERİNDEN ETME” VURGUSU</h3>

<p>Kral Abdullah, konuşmasının Filistin bölümünde işgal altındaki Batı Şeria’daki gelişmelere geniş yer ayırdı. Yerleşimci şiddetinin arttığını, Filistinlilerin saldırıya uğradığını, evlerin yakıldığını, mülklerin tahrip edildiğini ve ailelerin topraklarından çıkarıldığını belirten Abdullah, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırdığını söyledi.</p>

<p>İsrail’in topraklara el koyduğunu, yerleşimleri genişlettiğini ve Filistinlileri yaşadıkları bölgelerden uzaklaştırdığını söyleyen Abdullah, kullanılan kavramların yaşananların niteliğini gizlememesi gerektiğini savundu. Filistinlilere ait evlerin yasa dışı yerleşimleri genişletmek amacıyla yıkılmasını “zorla yerinden etme”, işgal altındaki topraklara el konulmasını ise “fiili ilhak” olarak tanımladı.</p>

<h3>İSRAİLLİ YERLEŞİMCİLERİN SALDIRILARINI DA GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Abdullah, Batı Şeria’daki kontrol noktaları ve bariyerlerin yalnızca güvenlik altyapısı olarak tanımlanamayacağını savunurken Filistinli yerleşimlere yönelik sistematik saldırıların da sıradan “yerleşimci olayları” olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ürdün Kralı, İsrail hükümetinin uluslararası kamuoyu önünde yerleşimci şiddetini eleştirdiğini ancak sahadaki tablonun farklı olduğunu ileri sürdü. İsrail askerlerinin bazı olaylarda Filistinlilere saldıran yerleşimcileri engellemediğini, saldırganları koruduğunu veya olaylara katıldığını öne süren Abdullah, uluslararası gazetecilerin de hedef alındığını söyledi.</p>

<h3>“GAZZE’DE FİLİSTİN YAŞAMINI SİLME GİRİŞİMİ”</h3>

<p>Kral Abdullah, Gazze’deki gelişmeler için de dikkat çeken ifadeler kullandı. Gazze’de yaşananları yalnızca savaşın ortaya çıkardığı geçici askeri koşullar şeklinde tanımlamaya karşı çıkan Abdullah, hesap verebilirliğin yaşananların doğru isimlendirilmesiyle başlayacağını söyledi.</p>

<p>Ürdün Kralı, Gazze’deki durumu “Filistin yaşamını silme ve yeni bir bölgesel gerçeklik dayatma girişimi” olarak nitelendirdi. Gazze’de sivil altyapının tahrip edilmesi, Filistinlilerin dar bir bölgeye sıkıştırılması ve İsrail’in çekilmeyi reddetmesi gibi başlıkları sıralayan Abdullah, uluslararası toplumun yaşananlara yönelik yaklaşımını da eleştirdi.</p>

<h3>“GEÇİCİ OLAN KALICIYA, KALICI OLAN POLİTİKAYA DÖNÜŞTÜ”</h3>

<p>Abdullah, Filistin-İsrail meselesinin onlarca yıldır çözülememesinden uluslararası toplumu da sorumlu tuttu. Yıllardır BM kürsüsünden sorunun çözümsüz bırakılmasının doğuracağı sonuçlara ilişkin uyarılarda bulunduğunu belirten Kral, uluslararası toplumun çatışmanın nedenleriyle yüzleşmek yerine sorunu yönetmeyi tercih ettiğini savundu.</p>

<p>İsrail’in yeni ihlallerinin uzun süre “geçici” gelişmeler olarak değerlendirildiğini söyleyen Abdullah, zaman içerisinde geçici uygulamaların kalıcı hale geldiğini ve kalıcı hale gelen uygulamaların da politikaya dönüştüğünü ifade etti. Dünyanın en uzun süreli işgallerinden birinin onlarca yıl devam etmesinin uluslararası hukukun uygulanabilirliğini sorgulattığını söyledi.</p>

<h3>İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VE FİLİSTİN DEVLETİ VURGUSU</h3>

<p>Ürdün Kralı, BM Genel Kurulu temaslarında Filistinlilerin meşru haklarının güvence altına alınmadığı bir ortamda bölgede kalıcı istikrar sağlanamayacağını da söyledi. Abdullah, bağımsız Filistin devletinin iki devletli çözüm temelinde kurulmasını desteklemeye devam ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Abdullah ayrıca Batı Şeria’da toprakların ilhak edilmesine yönelik adımların ve yerleşimlerin genişletilmesinin tehlikesine dikkat çekti. Kudüs’teki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik ihlaller de Ürdün Kralı’nın BM temaslarında gündeme getirdiği konular arasında yer aldı.</p>

<h3>ÜRDÜN DIŞİŞLERİ BAKANI SAFEDİ’DEN İSRAİL’E İKİNCİ SERT ÇIKIŞ</h3>

<p>Kral Abdullah’ın açıklamalarının ardından Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi de İsrail hükümetine yönelik sert ifadeler kullandı. Safedi, BM Genel Kurulu sırasında İsrail hükümetinin politikalarının dünya kamuoyunun önünde daha görünür hale geldiğini savundu.</p>

<p>Çocukların öldürülmesine, okulların yıkılmasına ve sivillerin aç bırakılmasına karşı dünya genelinde seslerin yükseldiğini belirten Safedi, İsrail hükümetini savunan çevrelerin uluslararası hukuk çağrısı yapan aktörlerin güvenilirliğini sorgulamaya ve tarihi çarpıtmaya çalıştığını ileri sürdü.</p>

<h3>SAFEDİ: BÖLGENİN GELECEĞİNİ ÇATIŞMA VE ACIYA SÜRÜKLÜYOR</h3>

<p>Safedi, Ürdün’ün İsrail işgalinin Filistinliler üzerindeki sonuçlarını uluslararası platformlarda gündeme getirmeye devam edeceğini söyledi. İsrail’in genişleme politikalarının sınırlandırılması için somut uluslararası adımlar oluşturulması gerektiğini belirten Safedi, İsrail hükümetinin izlediği politikaların yalnızca Filistinlileri değil bütün bölgeyi etkilediğini savundu.</p>

<p>Ürdün Dışişleri Bakanı, İsrail hükümetinin bölgenin geleceğini çatışma ve acıya sürüklediğini ifade ederek uluslararası toplumdan harekete geçmesini istedi. Safedi’nin açıklaması, Kral Abdullah’ın İsrail’in “yayılmacı iştahını” bölgesel tehdit olarak tanımlamasının ardından Ürdün yönetiminden gelen ikinci sert mesaj oldu.</p>

<h3>SAFEDİ: İSRAİL HÜKÜMETİ HESAP VERMELİ</h3>

<p>Safedi, İsrail hükümetinin uluslararası hukuk ihlalleri nedeniyle hesap vermesi gerektiğini söyledi. Filistin halkına uygulandığını belirttiği haksızlık, baskı ve mahrumiyetin yanı sıra bölgedeki çatışmaların uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini ifade etti.</p>

<p>Ürdün Dışişleri Bakanı, Birleşmiş Milletler, insani yardım kuruluşları ve uluslararası liderlerin hedef alınmasına da tepki gösterdi. Ürdün’ün İsrail hükümetinin politikalarına yönelik eleştirilerini sürdürerek uluslararası hukuk çerçevesinde somut adımlar atılması için çalışacağını belirtti.</p>

<h3>ÜRDÜN’ÜN İSRAİL’E YÖNELİK SÖYLEMİNDE ULUSAL GÜVENLİK ÖNE ÇIKTI</h3>

<p>Ürdün yönetimi geçmiş yıllarda da Gazze’deki savaş, Batı Şeria’daki yerleşimler ve Filistinlilerin yerlerinden edilmesine karşı sert açıklamalar yaptı. Kral Abdullah’ın 2026 BM Genel Kurulu konuşmasında farklılaşan başlıklardan biri ise İsrail hükümetinin “yayılmacı iştahının” doğrudan bölgesel tehdit olarak tanımlanması ve Suriye’deki gelişmelerin Ürdün’ün ulusal güvenliğiyle ilişkilendirilmesi oldu.</p>

<p>Abdullah’ın İsrail’in güney Suriye’deki faaliyetlerini Ürdün’ün kuzey sınırı ve su güvenliği açısından ele alması, açıklamanın Filistin meselesinin ötesindeki güvenlik boyutunu ortaya koydu. Kral Abdullah’ın ardından Dışişleri Bakanı Safedi’nin de İsrail hükümetinin politikalarının tüm bölgenin geleceğini etkilediğini söylemesi, Amman yönetiminin BM Genel Kurulu sırasındaki mesajlarının ortak başlığını oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/urdun-krali-abdullah-israilin-yayilmaci-istahi-artik-bolgesel-bir-tehdit</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/urdun-krali-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="43284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran heyeti BM'de Karakoç şiirini okuyan Erdoğan'ı ayakta alkışladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-heyeti-bmde-karakoc-siirini-okuyan-erdogani-ayakta-alkisladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-heyeti-bmde-karakoc-siirini-okuyan-erdogani-ayakta-alkisladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze ve Filistin’e ilişkin mesajlarının ardından Sezai Karakoç’un dizelerini okudu. İran heyetinin ayağa kalkarak alkışladığı konuşmada Erdoğan, “Gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nun genel görüşmelerinde dünya liderlerine hitap etti. Erdoğan, konuşmasında Birleşmiş Milletler’in yapısından Gazze ve Filistin’deki gelişmelere kadar farklı başlıklara değinirken uluslararası topluma İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısında bulundu. Erdoğan, Gazze’de yeniden inşa çalışmalarının başlaması gerektiğini de söyledi.</p>

<p>Başbakanlık görevinde bulunduğu 2005 yılında ilk kez BM 60. Genel Kurulu görüşmelerine katılan Erdoğan, BM Genel Kurulu kürsüsündeki 16’ncı konuşmasında merhum şair, yazar ve fikir adamı Sezai Karakoç’un dizelerine de yer verdi. Erdoğan’ın konuşmasının son bölümünde okuduğu dizelerin ardından salonda alkışlar yükselirken İran heyetinin ayağa kalkarak alkışladığı görüldü.</p>

<h3>ERDOĞAN BM GENEL KURULU’NDA GAZZE’Yİ GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının önemli bölümlerinden birini Gazze ve Filistin’de yaşanan gelişmelere ayırdı. Filistin konusunda uluslararası topluma çağrıda bulunan Erdoğan, İsrail’e yönelik baskının artırılmasını ve Gazze’nin yeniden inşasına yönelik sürecin başlatılmasını istedi.</p>

<p>Erdoğan ayrıca Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere de çağrıda bulundu. BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısına ilişkin eleştirilerini yineleyen Cumhurbaşkanı, Birleşmiş Milletler’in uluslararası barış ve güvenliği sağlama konusunda mevcut yapısıyla yetersiz kaldığını savundu.</p>

<h3>SEZAİ KARAKOÇ’UN DİZELERİNİ BM KÜRSÜSÜNDEN OKUDU</h3>

<p>Konuşmasının son bölümüne gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılında hayatını kaybeden şair ve yazar Sezai Karakoç’un “Onlar Sanıyorlar ki” olarak bilinen dizelerine yer verdi. Erdoğan, Karakoç’un “Biz sussak tarih susmayacak” ve “Tarih sussa hakikat susmayacak” sözlerinin de bulunduğu bölümü BM Genel Kurulu kürsüsünden seslendirdi.</p>

<p>Erdoğan’ın okuduğu bölümde, haksızlık karşısında sessiz kalınması durumunda dahi tarihin ve hakikatin yaşananları kayda geçireceği anlatılırken vicdan ve tarih vurguları da yer aldı. Cumhurbaşkanı, şiirin ardından konuşmasına mazlumların ve mağdurların haklarını savunmaya devam edeceğini belirterek devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İRAN HEYETİ AYAĞA KALKARAK ALKIŞLADI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sezai Karakoç’un dizelerini okuduğu sırada Genel Kurul salonunda bulunan İran heyeti ayağa kalkarak alkışladı. Salonda Erdoğan’ın konuşmasının farklı bölümlerinde de alkışlar yükseldi.</p>

<p>İsrail heyetinin ise Erdoğan’ın İsrail’e yönelik eleştirilerinin sürdüğü sırada Genel Kurul salonundan ayrıldığı görüldü. Erdoğan, konuşmasında Gazze’de yaşananlara ilişkin İsrail yönetimine yönelik eleştirilerini dile getirirken uluslararası topluma da sorumluluk alma çağrısında bulundu.</p>

<h3>BİNALİ YILDIRIM’IN GÖZYAŞLARINI TUTAMADIĞI GÖRÜLDÜ</h3>

<p>Erdoğan’ın Sezai Karakoç’un dizelerini seslendirdiği anlarda salonda bulunan eski Başbakan Binali Yıldırım da kameralara yansıdı. Yıldırım’ın şiirin okunduğu sırada gözyaşlarını tutamadığı görüldü.</p>

<p>Türkiye heyetinde Binali Yıldırım’ın yanı sıra Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek de yer aldı. Erdoğan’ın şiiri tamamlamasının ardından Genel Kurul salonunda alkışlar yükseldi.</p>

<h3>“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ, ZULME ASLA RIZA GÖSTERMEYİZ”</h3>

<p>Sezai Karakoç’un dizelerinin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak mazlumların, mağdurların ve kimsesizlerin haklarını savunmayı sürdüreceğini söyledi. Erdoğan, ömrü boyunca onların sesi olmak ve haklarını savunmak için mücadele edeceğini ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz, ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>ERDOĞAN DÜNYANIN ÖNÜNDE İKİ YOL OLDUĞUNU SÖYLEDİ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının kapanış bölümünde dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlara değinerek ülkelerin önünde iki farklı yol olduğunu söyledi. Erdoğan, ilk yolu korku, çatışma ve içe kapanmayla belirsizliğin büyümesi; ikinci yolu ise adalet, dayanışma ve ortak iradeyle geleceğin birlikte inşa edilmesi şeklinde anlattı.</p>

<p>Karanlığa karşı tepki göstermenin kolay olduğunu, asıl zorluğun karanlığı aydınlatacak adımlar atmak olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin ikinci yolu seçtiğini söyledi. Cumhurbaşkanı, Genel Kurul salonunda bulunanlar ile dünyanın farklı bölgelerinden konuşmasını takip edenlere ortak gelecek vizyonuna sahip çıkma çağrısı yaparak konuşmasını tamamladı.</p>

<h3>ERDOĞAN BM KÜRSÜSÜNE 16’NCI KEZ ÇIKTI</h3>

<p>Recep Tayyip Erdoğan, ilk olarak Başbakanlık döneminde 2005 yılında düzenlenen BM 60. Genel Kurulu görüşmelerine katıldı. Erdoğan, 2026 yılındaki 81. Genel Kurul görüşmeleriyle birlikte BM Genel Kurulu kürsüsünde 16’ncı kez konuşma yaptı.</p>

<p>New York’taki konuşmasında Gazze ve Filistin’in yanı sıra Birleşmiş Milletler’in yapısında reform, uluslararası güvenlik ve küresel sorunlara ilişkin görüşlerini paylaşan Erdoğan, konuşmasının son bölümünü Sezai Karakoç’un dizeleri ve haksızlık karşısında sessiz kalmayacaklarına ilişkin sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iran-heyeti-bmde-karakoc-siirini-okuyan-erdogani-ayakta-alkisladi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/erdogan-bm-44.jpg" type="image/jpeg" length="75000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Irak anlaştı: Türkiye Irak'taki üsleri boşaltıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-ve-irak-anlasti-turkiye-iraktaki-usleri-bosaltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-ve-irak-anlasti-turkiye-iraktaki-usleri-bosaltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin New York’taki görüşmesinin ardından Türkiye ve Irak arasında güvenlik alanında anlaşmaya varıldı. Sincar’da Irak devlet otoritesinin bütünüyle tesis edilmesi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi kararlaştırılırken, Türk kuvvetlerinin Başika-Zilkan yerleşkesini belirlenen mekanizma ve takvim doğrultusunda Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edeceği açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye ile Irak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin New York’taki görüşmesinin ardından güvenlik, Sincar, Başika-Zilkan yerleşkesi, ticaret, yatırım ve Kalkınma Yolu Projesi’ni kapsayan konularda anlaşmaya vardı. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen görüşmenin ardından iki ülke tarafından ortak açıklama yayımlandı.</p>

<p>Anlaşmanın güvenlik ayağında Sincar’da Irak devlet otoritesinin bütünüyle tesis edilmesi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların bölgedeki varlığına son verilmesi kararlaştırıldı. Irak’ın söz konusu güvenlik uygulamalarında sağlayacağı ilerlemeye bağlı olarak Türk kuvvetlerinin uzun süredir bulunduğu Başika-Zilkan yerleşkesini belirlenen mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda Irak Federal Hükümetine kademeli şekilde teslim etmesi konusunda da mutabakata varıldı.</p>

<h3>TÜRKİYE VE IRAK SİNCAR KONUSUNDA ANLAŞTI</h3>

<p>Erdoğan ile Zeydi’nin görüşmesinin ardından yayımlanan ortak açıklamada, iki ülkenin stratejik ilişkilerinin tüm yönleriyle ele alındığı belirtildi. Taraflar, güvenlik alanındaki iş birliğini derinleştirme konusunda mutabakata vardı.</p>

<p>Anlaşma kapsamında Sincar’da devlet otoritesinin bütünüyle tesis edilmesi kararlaştırıldı. Bölgede bulunan yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığının sona erdirilmesi konusunda da iki ülkenin ortak irade ortaya koyduğu açıklandı.</p>

<h3>BAŞİKA-ZİLKAN YERLEŞKESİ IRAK’A KADEMELİ OLARAK TESLİM EDİLECEK</h3>

<p>Türkiye-Irak anlaşmasının bir diğer maddesi Başika-Zilkan yerleşkesine ilişkin oldu. Ortak açıklamaya göre Irak’ın Sincar ve güvenlik alanındaki uygulamalarında kaydedeceği ilerleme çerçevesinde Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli şekilde teslim edecek.</p>

<p>Teslim süreci taraflar arasında kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda gerçekleştirilecek. Ortak açıklamada sürecin tamamlanacağı kesin tarihe ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>SİNCAR’DA DEVLET OTORİTESİNİN TESİSİ HEDEFLENİYOR</h3>

<p>Türkiye ile Irak arasında varılan anlaşmanın merkezindeki başlıklardan birini Sincar oluşturdu. Ortak açıklamada kullanılan ifadeye göre bölgede Irak devlet otoritesinin “bütünüyle tesisi” konusunda anlaşmaya varıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sincar’da yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi de anlaşmanın güvenlik maddeleri arasına girdi. Başika-Zilkan yerleşkesinin Irak yönetimine kademeli teslimi de Irak’ın söz konusu güvenlik uygulamalarında sağlayacağı ilerlemeyle bağlantılı şekilde açıklandı.</p>

<h3>IRAK BAŞBAKANI ZEYDİ SİLAHLARIN TESLİM EDİLECEĞİNİ AÇIKLAMIŞTI</h3>

<p>Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, New York’taki anlaşmadan önce 12 Eylül’de yaptığı açıklamada Sincar’daki PKK ile bağlantılı grupların silahlarını Irak devletine teslim etmeye başlayacağını belirtmişti. Zeydi, Sincar Dağı’nın tamamen hükümet kontrolüne geçeceğini açıklamıştı.</p>

<p>Silahların devlet kontrolünde toplanması ve güvenlik kararlarının tek merkezden alınmasının Sincar’ın güvenliği açısından önem taşıdığını belirten Zeydi, devlet kontrolünün dışında herhangi bir güvenlik veya askeri gücün varlığına izin vermeyeceklerini ifade etmişti.</p>

<h3>UYGUN ŞARTLARI TAŞIYANLAR GÜVENLİK KURUMLARINA ENTEGRE EDİLECEK</h3>

<p>Zeydi, Sincar’daki silahlı gruplara ilişkin açıklamasında Irak hükümetinin PKK ile bağlantılı Sincar Direniş Birlikleri ve Kadın Birlikleri mensuplarının haklarını güvence altına alacağını da belirtmişti.</p>

<p>Gerekli şartları taşıyan kişilerin yasal düzenlemeler kapsamında Irak güvenlik kurumlarına entegre edilebileceğini açıklayan Zeydi, Sincar’ın yeniden farklı güç merkezlerinin bulunduğu bir çatışma alanına dönüşmesine izin verilmeyeceğini söylemişti.</p>

<h3>TİCARET VE YATIRIM HACMİNİN ARTIRILMASINDA DA MUTABAKAT</h3>

<p>Türkiye ile Irak arasındaki anlaşma yalnızca güvenlik konularıyla sınırlı kalmadı. Erdoğan ile Zeydi’nin görüşmesinin ardından yapılan ortak açıklamada iki ülkenin ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi konusunda da görüş birliğine vardığı bildirildi.</p>

<p>Taraflar, Türkiye ile Irak arasındaki ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesini ve daha önce imzalanmış anlaşmaların gecikmeden uygulamaya geçirilmesini kararlaştırdı. Ekonomik ilişkilerin yanı sıra iki ülkeyi ilgilendiren ortak stratejik projelerin hızlandırılması da görüşmenin gündeminde yer aldı.</p>

<h3>KALKINMA YOLU PROJESİ HIZLANDIRILACAK</h3>

<p>Ortak açıklamada özellikle Kalkınma Yolu Projesi’ne yer verildi. Türkiye ve Irak, projenin de aralarında bulunduğu ortak stratejik çalışmaların hızlandırılması konusunda görüş birliğine vardı.</p>

<p>Kalkınma Yolu’nun yanı sıra daha önce iki ülke arasında imzalanan anlaşmaların uygulamaya konulması, ticaret hacminin artırılması ve karşılıklı yatırımların genişletilmesi, New York’taki görüşmenin ardından açıklanan mutabakatın ekonomik başlıklarını oluşturdu.</p>

<h3>ERDOĞAN VE ZEYDİ TÜRKEVİ’NDE GÖRÜŞTÜ</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Türkevi’nde kabul etti. Görüşme basına kapalı gerçekleştirildi.</p>

<p>Kabulde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de hazır bulundu.</p>

<p>Görüşmenin ardından yayımlanan ortak açıklamayla Sincar’da devlet otoritesinin tamamen tesis edilmesi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığının sona erdirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı duyuruldu. Türk kuvvetlerinin Başika-Zilkan yerleşkesini kademeli olarak Irak Federal Hükümetine teslim etmesi ile ticaret, yatırım ve Kalkınma Yolu Projesi konusunda atılacak adımlar da aynı açıklamayla kamuoyuna bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/turkiye-ve-irak-anlasti-turkiye-iraktaki-usleri-bosaltiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/new-yorktaki-zirvede-karar-ali-20265498-9043-1-m.jpg" type="image/jpeg" length="11602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Radikal Yahudi grupların Suriye'yi istila girişimlerinde ikinci deneme]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/radikal-yahudi-gruplarin-suriyeyi-istila-girisimlerinde-ikinci-deneme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/radikal-yahudi-gruplarin-suriyeyi-istila-girisimlerinde-ikinci-deneme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin topraklarını istila ettikleri gibi şimdi de Suriye topraklarına göz diken radikal Yahudi grupları, İsrail işgal güçleri tarafından el konulan Suriye'nin Golan Tepeleri bölgesini de istila etmeye başladı. Daha önce bir grup radikal Yahudi'nin girişimleri iddiaya göre engellenmişti; ancak yeni girişimlerin yaşandığı belirtiliyor. İsrail ordusu sözde bu gruplara karşı önlem alıyor; ancak engelleme iddialarının sadece bir tiyatrodan ibaret olduğu Filistin'den belli.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki Golan Tepeleri ile Suriye arasındaki sınır hattında 14 İsraillinin Suriye topraklarına geçmesi üzerine İsrail ordusu harekete geçti. Alonei HaBashan yerleşimi çevresinden sınırı geçen grup, bölgeye gönderilen İsrail askerleri tarafından tespit edilerek İsrail tarafına geri götürüldü. İsrail ordusunun resmi açıklamasında 14 İsrail vatandaşının Suriye’ye geçtiği ve askerlerin grubu bularak geri getirdiği doğrulandı.</p>

<p>İsrail basınında yer alan bilgilere göre sınırı geçen 14 kişi, Güney Suriye’de İsrail yerleşimleri kurulmasını savunan Başan Öncüleri hareketinin üyeleri. Grup, işgal altındaki Golan Tepeleri’nin ötesinde yer alan Suriye topraklarında yerleşim kurulmasını talep ediyor. Son aylarda aynı hareketle bağlantılı kişilerin Suriye topraklarına geçmeye yönelik birden fazla girişimde bulunduğu bildiriliyor.</p>

<h3>14 İSRAİLLİ SINIRI GEÇEREK SURİYE’YE GİRDİ</h3>

<p>İsrail ordusunun açıklamasına göre olay, işgal altındaki Golan Tepeleri’nin doğusundaki Alonei HaBashan bölgesinde yaşandı. Bölgeye gelen 14 İsrail vatandaşı sınırı aşarak Suriye topraklarına geçti.</p>

<p>İhbarın ardından bölgeye İsrail ordusuna bağlı birlik sevk edildi. Askerler sınırı geçen kişilerin yerini tespit ederek grubu yeniden İsrail tarafına götürdü. İsrail ordusu, gözaltına alınan 14 kişinin daha sonraki işlemler için İsrail polisine teslim edildiğini açıkladı.</p>

<h3>İSRAİL ORDUSU “CEZAİ SUÇ” OLARAK NİTELENDİRDİ</h3>

<p>İsrail ordusu, vatandaşlarının Suriye topraklarına geçmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada olayın bölgede yürütülen operasyonel faaliyetleri ciddi şekilde aksattığı ve bölgede görev yapan İsrail askerlerinin güvenliğini tehlikeye attığı belirtildi.</p>

<p>Ordu, sınırı geçme eylemini “cezai suç” olarak nitelendirerek kolluk kuvvetlerinden olaya karışanlar hakkında hukuki sürecin işletilmesini istedi. Benzer olayların tekrarının önlenmesi gerektiğini belirten İsrail ordusu, aynı kişilerin yeniden sınırı geçmeye çalışmasının engellenmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3>GRUBUN “BAŞAN ÖNCÜLERİ” ÜYESİ OLDUĞU BİLDİRİLDİ</h3>

<p>İsrail medyasına göre Suriye’ye geçen 14 kişi, Başan Öncüleri hareketiyle bağlantılı. Hareket, Golan Tepeleri’nin ötesindeki Güney Suriye topraklarında İsrail yerleşimleri kurulmasını savunuyor. Grup, bölge için Tevrat’taki “Başan” adını kullanıyor.</p>

<p>Başan Öncüleri, olayın ardından yaptığı açıklamada İsrail yerleşimlerinin Suriye topraklarında kurulması yönündeki faaliyetlerini sürdürme mesajı verdi. Hareketle bağlantılı grupların son aylarda sınırı geçerek Suriye topraklarına ulaşmaya yönelik farklı girişimleri de kayıtlara geçti.</p>

<h3>NİSAN AYINDA YAKLAŞIK 40 KİŞİ SURİYE’YE GEÇMİŞTİ</h3>

<p>İsraillilerin Suriye topraklarına geçme girişimleri 2026 yılı içerisinde farklı tarihlerde tekrarlandı. Enab Baladi’nin aktardığı bilgilere göre 22 Nisan’da yaklaşık 40 İsrailli sınır hattını aşarak Suriye topraklarının birkaç yüz metre içerisine girdi. İsrail ordusu grubu daha sonra geri götürdü.</p>

<p>Şubat ve mayıs aylarında da benzer olaylar yaşandı. İsrail ordusu, 16 Şubat’ta bazı İsraillilerin gece saatlerinde sınır çitini geçerek Suriye’ye girdiğini, 4 Mayıs’ta ise yine sınırı aşan İsrail vatandaşlarının tespit edilerek geri getirildiğini açıkladı.</p>

<h3>TEMMUZ AYINDA DA SINIRI GEÇME GİRİŞİMLERİ YAŞANDI</h3>

<p>Suriye’ye yönelik geçiş girişimleri temmuz ayında da sürdü. İsrail ordusu 17 Temmuz’da işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki Mecdel Şems bölgesinden Suriye topraklarına geçen bazı kişilerin yakalandığını ve İsrail polisine teslim edildiğini bildirdi.</p>

<p>Temmuz ayının farklı günlerinde sınır hattında başka girişimler de kayıtlara geçti. Enab Baladi’nin derlediği bilgilere göre 5-9 Temmuz tarihleri arasında bir grup sınırı geçmeye çalışırken, 14 Temmuz’da Hermon Dağı çevresinde bir başka girişim yaşandı. İsrail ordusu söz konusu olayları da operasyonel faaliyetleri aksatan ve askerlerin güvenliğini tehlikeye atan girişimler olarak değerlendirdi.</p>

<h3>AYNI GÜN KUNEYTRA’DA İSRAİL ASKERİ HAREKETLİLİĞİ</h3>

<p>14 İsraillinin sınırı geçtiği gün Güney Suriye’de İsrail ordusunun farklı faaliyetleri de bildirildi. Enab Baladi’nin yerel kaynaklara dayandırdığı haberine göre İsrail askerleri Kuneytra’nın güneyindeki Rafid bölgesinde bir çobanı gözaltına aldı.</p>

<p>İsrail ordusuna bağlı bir devriyenin aynı gün Rafid’in batı kesimlerine girdiği ve Birleşmiş Milletler’e ait bir mevzinin yakınındaki bazı sivil evlerde arama yaptığı bildirildi. Bölgedeki İsrail askeri faaliyetlerinin sınır hattındaki farklı noktalarda sürdüğü aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DERA’DA TOPÇU ATIŞI YAPILDI</h3>

<p>Güney Suriye’deki bir diğer askeri hareketlilik Dera’nın batı kırsalında yaşandı. Yerel kaynaklara göre İsrail güçleri Abidin bölgesi üzerinde iki aydınlatma fişeği kullandıktan sonra Cemle ile Abidin arasındaki bölgeye beş topçu mermisi attı.</p>

<p>Mermilerin tarım arazilerine isabet ettiği, olay sonucunda herhangi bir can kaybının yaşanmadığı bildirildi. İsrail’in Güney Suriye’deki askeri faaliyetleri ve Kuneytra çevresindeki hareketliliği, bölgede yürütülen diplomatik temaslarla eş zamanlı olarak devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/radikal-yahudi-gruplarin-suriyeyi-istila-girisimlerinde-ikinci-deneme</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/gasiplar-4434.jpg" type="image/jpeg" length="72889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pezeşkiyan, ABD’nin bombaladığı çocukları BM kürsüsünde gündeme getirdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/pezeskiyan-abdnin-bombaladigi-cocuklari-bm-kursusunde-gundeme-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/pezeskiyan-abdnin-bombaladigi-cocuklari-bm-kursusunde-gundeme-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Minab’da ABD saldırısında vurulan okulda hayatını kaybeden çocukların fotoğraflarını dünya liderlerine gösterdi. Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik “terörizm” suçlamalarına yanıt verirken ülkesinin nükleer teknoloji hakkından vazgeçmeyeceğini ve müzakereye hazır olduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail ile çatışmaların yedinci ayına yaklaşıldığı dönemde Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda dünya liderlerine seslendi. Konuşmasının önemli bölümünü savaşın İran’daki siviller üzerindeki etkilerine ayıran Pezeşkiyan, Minab’da vurulan Şecere-i Tayyibe İlkokulu’nda hayatını kaybeden çocukların fotoğraflarını BM kürsüsünden gösterdi.</p>

<p>Pezeşkiyan, savaş boyunca İranlıların ülkelerini savunmak amacıyla hareket ettiğini söylerken ABD ve İsrail’in askeri faaliyetlerini eleştirdi. İran Cumhurbaşkanı, ülkesinin sivil nüfusu hedef almadığını ve gerçekleştirdiği askeri eylemlerin savunma amaçlı olduğunu savundu.</p>

<h3>BM KÜRSÜSÜNDE ÖLEN ÇOCUKLARIN FOTOĞRAFLARINI GÖSTERDİ</h3>

<p>Pezeşkiyan’ın konuşmasında öne çıkan anlardan biri, İran’ın güneyindeki Minab kentinde vurulan okulda yaşamını yitiren çocukların fotoğraflarını BM Genel Kurulu kürsüsünde göstermesi oldu. İran Cumhurbaşkanı, dünya liderlerine fotoğrafları göstererek saldırıda hayatını kaybeden çocukların herhangi bir suç işlemediğini söyledi.</p>

<p>Pezeşkiyan, konuşmasında kelimenin tam anlamıyla bir okulun bombalandığı ülkeden geldiğini belirterek fotoğraflardaki çocukların ABD ve İsrail tarafından kullanılan silahların altında hayatlarını kaybettiklerini söyledi. İran Cumhurbaşkanı, saldırıda ölen çocukların masum olduğunu vurguladı.</p>

<h3>MİNAB’DAKİ OKUL SALDIRISINDA NE OLDU?</h3>

<p>Minab’daki Şecere-i Tayyibe İlkokulu, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başladığı gün vuruldu. İran makamları saldırının iki füzenin kısa aralıklarla okula isabet etmesi sonucu gerçekleştiğini ve 168 kişinin hayatını kaybettiğini açıklarken, ölenlerin büyük bölümünün çocuklardan oluştuğunu bildirdi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen incelemede ise okul saldırısında 150’den fazla kişinin öldüğü, hayatını kaybedenler arasında 120 çocuğun bulunduğu belirtildi. BM İran Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, eylül ayında açıkladığı bulgularda ABD’nin Minab’daki okul ile Lamerd’deki spor tesisine yönelik saldırılarında savaş suçu işlendiğine inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi.</p>

<h3>“BİZ TERÖRİST DEĞİL, KURBANDIK”</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı terörizmle ilişkilendiren açıklamalarına da yanıt veren Pezeşkiyan, İran’ın terörizmin faili değil kurbanı olduğunu savundu. Ülkesinin saldırılar karşısında teslim olmadığını belirten Pezeşkiyan, İran’ın karşılık verirken sivil nüfusu hedef almadığını ileri sürdü.</p>

<p>Pezeşkiyan, İran’ın kendisini savunduğunu ve baskılar karşısında geri adım atmadığını söyledi. İran Cumhurbaşkanı, konuşması boyunca ABD ve İsrail’in askeri faaliyetlerine yönelik eleştirilerini sürdürdü.</p>

<h3>ABD TEMSİLCİSİ KONUŞMA SIRASINDA SALONDAN AYRILDI</h3>

<p>Pezeşkiyan’ın ABD ve İsrail’in askeri eylemlerine yönelik suçlamalarını dile getirdiği konuşması sırasında BM Genel Kurul salonunda bulunan ABD temsilcisi salondan ayrıldı. Pezeşkiyan, konuşmasının söz konusu bölümünde İran’ın meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini savunuyordu.</p>

<p>İran Cumhurbaşkanı, savaşın daha geniş bir bölgeye yayılmasının hiçbir ülkeye güvenlik sağlamayacağını da söyledi. Hürmüz Boğazı’na değinen Pezeşkiyan, İran’ın kendi sularına erişiminin engellenmesini kabul etmeyeceklerini ifade etti.</p>

<h3>FİLİSTİN İÇİN “AÇIK BİR YARA” İFADESİNİ KULLANDI</h3>

<p>BM Genel Kurulu konuşmasında Filistin’e de yer veren Pezeşkiyan, bölgede yaşananlara ilişkin uluslararası toplumun tutumunu eleştirdi. Filistin’de adalet sağlanmadan Batı Asya’da kalıcı barışın mümkün olmayacağını savundu.</p>

<p>Filistin’deki durumu uluslararası toplumun vicdanındaki “açık bir yara” olarak nitelendiren Pezeşkiyan, yaşanan sivil kayıpların önlenmesinde uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığını ileri sürdü. İran Cumhurbaşkanı, Filistin meselesi göz ardı edilerek bölgede barıştan söz edilemeyeceğini söyledi.</p>

<h3>“ASKERİ GÜCÜMÜZ SAVUNMA ODAKLI”</h3>

<p>İran’ın askeri politikasına ilişkin de konuşan Pezeşkiyan, ülkesinin son iki yüzyılda herhangi bir ülkeye veya toprağa saldırmadığını öne sürdü. İran’ın askeri kapasitesinin tamamen savunma amaçlı olduğunu savunan Pezeşkiyan, uluslararası hukuk kurallarına uyulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Pezeşkiyan, savaş sırasında İran’a yönelik saldırılara karşılık verdiklerini ancak söz konusu karşılığın ülkenin savunulması amacı taşıdığını söyledi. İran Cumhurbaşkanı, savaşın ülkesine dayatıldığını savunarak İran topraklarını savunmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>

<h3>NÜKLEER TEKNOLOJİDEN VAZGEÇMEYECEKLERİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>İran’ın nükleer programı da Pezeşkiyan’ın BM konuşmasının gündem maddeleri arasında yer aldı. İran Cumhurbaşkanı, nükleer teknolojiyi enerji üretimi ve kalkınma amacıyla kullanmak istediklerini ve programın askeri amaç taşımadığını söyledi.</p>

<p>İran’ın nükleer silaha karşı olduğunu belirten Pezeşkiyan, barışçıl nükleer teknoloji konusunda ise kısıtlama kabul etmeyeceklerini açıkladı. İran Cumhurbaşkanı, ülkesinin nükleer teknoloji hakkından vazgeçmeyeceğini ve söz konusu teknolojinin sınırlandırılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.</p>

<h3>“GÜCÜN DİLİNİ KABUL ETMEYECEĞİZ”</h3>

<p>Pezeşkiyan, uluslararası ilişkilerde askeri gücün hukuk ve diplomasinin yerine geçmemesi gerektiğini söyledi. 21. yüzyılda yalnızca askeri açıdan güçlü ülkelerin belirleyici olduğu bir uluslararası sisteme dönülmemesi gerektiğini savunan İran Cumhurbaşkanı, müzakere seçeneğine açık olduklarını da duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Gücün dilini kabul etmeyeceğiz, müzakere için hazırız” diyen Pezeşkiyan, konuşmasının sonunda İran’ın savaş karşısında geri adım atmayacağını belirtti. Ülkesinin yürüttüğü savaşı savunma amaçlı olarak nitelendiren Pezeşkiyan, İran’ı savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/pezeskiyan-abdnin-bombaladigi-cocuklari-bm-kursusunde-gundeme-getirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/pezeskiyan-44.jpg" type="image/jpeg" length="51379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmed Şara’dan İsrail’e barış mesajı: Suriye’nin hakları geri alınmadan gerçekleşmez]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ahmed-saradan-israile-baris-mesaji-suriyenin-haklari-geri-alinmadan-gerceklesmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ahmed-saradan-israile-baris-mesaji-suriyenin-haklari-geri-alinmadan-gerceklesmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, İsrail ile yürütülen görüşmelerde yaklaşık yüzde 90 oranında uzlaşıya ulaşıldığını ancak İsrail’in son aşamada geri adım attığını açıkladı. Kalıcı barış için Suriye’nin haklarının güvence altına alınması ve işgal edilen toprakların geri verilmesi gerektiğini belirten Şara, Türkiye ve Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığı ile Irak petrolünü Suriye limanlarına taşıması planlanan koridor hakkında da açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, İsrail ile ilişkilerden ülkedeki yabancı askeri varlığa, Türkiye ile yürütülen görüşmelerden Irak petrolünün Suriye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında New York’ta bulunan Şara, Atlantic Council tarafından düzenlenen panelde eski Beyaz Saray Orta Doğu Özel Temsilcisi Brett McGurk’ün sorularını yanıtladı.</p>

<p>İsrail ile kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşmak istediklerini belirten Şara, bunun Suriye’nin haklarının güvence altına alınması ve işgal altındaki topraklara ilişkin sorunun çözülmesiyle mümkün olacağını söyledi. İsrail ile birkaç tur görüşme gerçekleştirildiğini açıklayan Şara, müzakerelerde yaklaşık yüzde 90 oranında uzlaşma sağlandığını ancak İsrail’in daha sonra geri adım attığını ifade etti.</p>

<h3>İSRAİL İLE GÖRÜŞMELERDE YÜZDE 90 UZLAŞMA AÇIKLAMASI</h3>

<p>Ahmed Şara, İsrail ile anlaşmaya ulaşılması amacıyla birden fazla müzakere gerçekleştirildiğini söyledi. Tarafların görüşmeler sırasında anlaşmaya büyük ölçüde yaklaştığını belirten Şara, sürecin son aşamasında İsrail’in geri çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Şara, “İsrail ile yapılan görüşmelerde yaklaşık yüzde 90 oranında anlaşmaya vardık, ancak sonuçta İsrail geri çekildi” ifadelerini kullandı. Suriye yönetiminin İsrail ile yaşanan sorunların çözümünde diplomasi ve müzakere yolunu tercih ettiğini belirten Şara, görüşmelerin Suriye’nin haklarının korunması temelinde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3>“SURİYE TOPRAKLARININ İŞGAL ALTINDA OLMASI BARIŞ DEĞİLDİR”</h3>

<p>İsrail ile kalıcı barış ihtimaline ilişkin konuşan Şara, Suriye topraklarının işgal altında bulunduğu bir ortamın barış olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Kalıcı bir anlaşma için Suriye’nin haklarının geri alınmasını şart olarak gösteren Şara, İsrail’in Suriye’ye yönelik güvenlik politikasına da değindi.</p>

<p>Şara, “Suriye topraklarının işgal altında olması bir barış değildir. Barış ancak Suriye’nin hakları geri alındığında gerçekleşir” dedi. İsrail’in Suriye politikasını Gazze’de yaşanan gelişmeler üzerinden belirlemesini eleştiren Şara, bir ülkenin kendi güvenliğini korurken diğer ülkelerin güvenliğine de saygı göstermesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>YABANCI ASKERİ ÜSLER İÇİN HUKUKİ ÇERÇEVE VURGUSU</h3>

<p>Suriye’de bulunan yabancı askeri güçlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şara, yönetimin temel yaklaşımının ülkenin yabancı askeri üslerden arındırılması, ulusal birliğin korunması ve bağımsızlığın güçlendirilmesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Suriye topraklarındaki herhangi bir yabancı askeri varlığın hukuki bir çerçeve içerisinde bulunması gerektiğini söyleyen Şara, söz konusu statünün Halk Meclisi tarafından onaylanması ve Suriye devletinin haklarını güvence altına alması gerektiğini ifade etti. Şara, “Yakın gelecekte Suriye’nin yabancı askeri üslere ihtiyacı yoktur” dedi.</p>

<h3>RUSYA’NIN SURİYE’DEKİ ÜSLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</h3>

<p>Rusya ile yürütülen görüşmeler hakkında da bilgi veren Ahmed Şara, ülkedeki Rus askeri varlığı konusunda temasların gerçekleştirildiğini söyledi. Şara’nın açıklamasına göre görüşmeler sonucunda Rusya’nın Suriye’deki üslerinin sayısı ikiye indirildi.</p>

<p>Söz konusu noktaların Suriye ordusunun eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinde kullanılacak merkezlere dönüştürülmesi konusunda mutabakata varıldığını belirten Şara, yabancı askeri varlığın ülkenin egemenlik haklarını koruyan hukuki bir zemine sahip olması gerektiğine ilişkin yaklaşımını yineledi.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN SURİYE’DEKİ ASKERİ VARLIĞI İÇİN GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR</h3>

<p>Şara, Türkiye’nin Suriye’de bulunan askeri güçlerine ilişkin yürütülen görüşmelere de değindi. Türk kuvvetlerinin Suriye’ye, bölgede çatışmaların yaşandığı dönemde ve Türkiye’nin sınır güvenliğiyle bağlantılı belirli koşullar altında girdiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin Kuzeybatı Suriye’de bulunan askeri üslerinin sayısının azaldığını açıklayan Şara, kalan askeri varlığın hukuki statüsünün belirlenmesi amacıyla Ankara ile görüşmelerin devam ettiğini söyledi. Şara, “Türkiye’nin Kuzeybatı Suriye’deki üslerinin sayısı azaldı, bu varlığın hukuki statüsünü netleştirmek için görüşmeyi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>IRAK PETROLÜ İÇİN SURİYE ÜZERİNDEN YENİ KORİDOR PLANI</h3>

<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın gündeme getirdiği bir diğer konu Irak petrolünün ihracatı oldu. Şara, Irak’ın petrol ihracatını Suriye limanları üzerinden gerçekleştirebilmesini sağlayacak güvenli bir koridor oluşturulması amacıyla çalışma yürüttüklerini açıkladı.</p>

<p>Plan kapsamında Irak’taki petrol sahalarından başlayarak Suriye limanlarına ulaşacak stratejik bir petrol boru hattı üzerinde çalışılıyor. Projenin Irak petrolünün ihracatını kolaylaştırması ve petrolün Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması zorunluluğunu ortadan kaldırması amaçlanıyor.</p>

<h3>NEW YORK’TA SURİYE’NİN BÖLGESEL POLİTİKASINI ANLATTI</h3>

<p>Ahmed Şara’nın açıklamaları, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York’ta gerçekleştirilen Atlantic Council panelinde yapıldı. Brett McGurk’ün moderatörlüğünü üstlendiği programda Suriye’nin geleceği, yeniden yapılanma süreci ve bölgesel rolü gündeme getirildi.</p>

<p>Şara, panelde İsrail ile yürütülen müzakerelerin yanı sıra Suriye’deki yabancı askeri varlığın geleceği, Rusya ve Türkiye ile yürütülen temaslar ve Irak petrolünün Suriye üzerinden ihracatına yönelik planlara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ahmed-saradan-israile-baris-mesaji-suriyenin-haklari-geri-alinmadan-gerceklesmez</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/ahmed-sara-44-3.jpg" type="image/jpeg" length="22543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan’dan Trump’ın oğullarının yatırım yaptığı drone şirketiyle anlaşma]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistandan-trumpin-ogullarinin-yatirim-yaptigi-drone-sirketiyle-anlasma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistandan-trumpin-ogullarinin-yatirim-yaptigi-drone-sirketiyle-anlasma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan, ABD merkezli drone şirketi Powerus ile insansız hava sistemlerini kapsayan bir mutabakat ve sınırlı tedarik süreci başlattı. ABD Başkanı Donald Trump’ın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump’ın dolaylı yatırımcıları arasında bulunduğu şirketin, Pakistan anlaşmasından yaklaşık üç ay önce Hindistan merkezli Paras Defence’e Guardian-1 önleyici drone teknolojisini ülkede üretme ve ticarileştirme hakkı verdiği ortaya çıktı. Powerus’un kurucularından Ziv Marom’un İsrail ordusu eski mensubu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pakistan ile ABD merkezli Powerus arasında insansız hava sistemleri alanında yeni bir savunma iş birliği süreci başladı. Powerus heyeti, 16 Eylül’de Pakistan Genelkurmay Başkanı ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asim Munir ile Rawalpindi’deki askeri karargâhta bir araya geldi. Pakistan tarafından yapılan resmi açıklamada görüşmede savunma tedariki, üretim, kapasite geliştirme ve savunma teknolojilerindeki yeni eğilimlerin ele alındığı bildirildi.</p>

<p>Görüşmenin ardından Powerus, Pakistan ordusuyla bir mutabakat zaptı imzaladığını ve Pakistan Savunma Bakanlığı'ndan insansız hava sistemleriyle ilgili ilk siparişi aldığını açıkladı. Siparişin mali değeri, kaç sistem içerdiği ve hangi modelleri kapsadığı güvenlik ve gizlilik gerekçeleriyle kamuoyuna açıklanmadı. Pakistan ordusunun görüşmeye ilişkin duyurusunda ise mutabakat zaptına doğrudan yer verilmedi.</p>

<h3>PAKİSTAN ORDUSU İLE MUTABAKAT, SAVUNMA BAKANLIĞINDAN SİPARİŞ</h3>

<p>Powerus tarafından verilen bilgiye göre mutabakat zaptı Pakistan ordusuyla imzalanırken bağlantılı tedarik siparişi Pakistan Savunma Bakanlığı tarafından verildi. Şirket, mutabakatın nihai bir satın alma anlaşması olmadığını, herhangi bir satın alma yükümlülüğü oluşturmadığını ve olası işlemlerin ABD yasaları ile hükümet onaylarına tabi olacağını bildirdi.</p>

<p>Powerus kurucu ortağı Brett Velicovich, Pakistan Savunma Bakanlığı ile yürütülen sürecin iki tarafın ileride geliştirebileceği iş birliği için çerçeve oluşturduğunu belirtti. Şirketin Pakistan’da teknoloji geliştirme ve üretim olanaklarını da değerlendirdiği bildirildi. Pakistan ordusunun resmi açıklamasında da iki tarafın savunma tedariki ve üretimin yanı sıra kapasite geliştirme alanlarında iş birliği seçeneklerini görüştüğü kaydedildi.</p>

<h3>POWERUS 2025’TE KURULDU</h3>

<p>Florida merkezli Powerus, 2025 yılında kuruldu. Savunma ve kritik altyapıya yönelik insansız sistemler geliştiren şirket, ABD'de golf sahalarına sahip Nasdaq borsasında işlem gören Aureus Greenway Holdings ile birleşme sürecinde bulunuyor. İşlemin 2026'nın son çeyreğinde tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Powerus, özellikle drone tehditlerine karşı geliştirilen Guardian ailesiyle faaliyet gösteriyor. Şirketin verdiği teknik bilgilere göre Guardian, hava tehditlerini önlemek üzere tasarlanan yüksek hızlı bir karşı-drone sistemi olarak konumlandırılıyor. Sistem 160 kilometre/saat seyir hızına, 290-340 kilometre/saat azami kısa süreli hıza, 15 kilometre menzile ve 28 dakikaya kadar uçuş süresine sahip.</p>

<h3>DONALD TRUMP JR. VE ERIC TRUMP BAĞLANTISI</h3>

<p>Powerus anlaşmasının gündeme gelmesinin nedenlerinden biri şirketin yatırımcı yapısı oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump, American Ventures adlı yatırım kuruluşu üzerinden Powerus ile birleşmesi planlanan yapının yatırımcıları arasında bulunuyor. ABD'deki düzenleyici kurumlara yapılan bildirimlere göre American Ventures'ın birleşmenin ardından ortaya çıkacak şirkette yaklaşık yüzde 9,9 oranında paya sahip olması bekleniyor.</p>

<p>Donald Trump Jr. adına yapılan açıklamalarda Trump'ın şirkette pasif yatırımcı olduğu, Powerus'un faaliyetlerinde veya sözleşmelerinde rolünün bulunmadığı ve Pakistan'la yapılan anlaşmadan önceden haberdar olmadığı belirtildi. Powerus da Trump'ın oğullarının şirketin yönetiminde, savunma ilişkilerinin kurulmasında veya sözleşmelerin hazırlanmasında görev almadığını bildirdi. Reuters'a göre Trump'ın oğulları operasyonlarda veya sözleşme görüşmelerinde yer aldıkları yönündeki iddiaları reddetti.</p>

<h3>POWERUS PAKİSTAN'DAN ÖNCE HİNDİSTAN'LA ANLAŞTI</h3>

<p>Powerus'un Güney Asya'daki faaliyetlerinde Pakistan'dan önce Hindistan yer aldı. Hindistan merkezli Paras Defence and Space Technologies, 30 Haziran 2026'da Powerus'un iştiraki Tandem Defense LLC ile Guardian-1 önleyici drone teknolojisini kapsayan özel bir fikri mülkiyet lisans anlaşması imzaladı. Anlaşmayla Paras Defence, Guardian-1 sistemini Hindistan'da üretme ve ticarileştirme konusunda münhasır hak elde etti.</p>

<p>Lisansın ilk geçerlilik süresinin 12 ay olduğu ve tarafların karşılıklı anlaşmasıyla yenilenebileceği açıklandı. Hakların devredilemez ve alt lisansa konu edilemez nitelikte olduğu belirtilirken Guardian-1'in düşük maliyetli hava tehditlerine karşı geliştirilen yüksek hızlı ve batarya ile çalışan bir önleyici sistem olduğu bildirildi. Hindistan'daki anlaşmanın doğrudan Hindistan Silahlı Kuvvetleri tarafından verilmiş bir sipariş olmadığı, Paras Defence'e teknolojiyi Hindistan pazarında üretme ve ticarileştirme hakkı verdiği kaydedildi.</p>

<h3>HİNDİSTAN VE PAKİSTAN AYNI ŞİRKETLE ÇALIŞACAK</h3>

<p>Powerus'un birbirleriyle uzun süredir askeri ve siyasi rekabet içinde bulunan Hindistan ve Pakistan'la çalışması, anlaşmaya ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu. Avustralya Ulusal Üniversitesi Stratejik ve Savunma Çalışmaları Merkezi'nden Mansoor Ahmed, ABD'nin geçmişte birbirleriyle rekabet veya anlaşmazlık yaşayan ülkelere aynı askeri sistemleri sattığını hatırlattı. Ahmed, F-16 ve F-35 satışlarını buna örnek gösterdi.</p>

<p>Al Jazeera'ya konuşan ve adı açıklanmayan eski bir Pakistanlı hükümet savunma analisti ise Pakistanlı savunma planlamacılarının Powerus'un Hindistan'daki faaliyetlerinden büyük olasılıkla haberdar olduğunu belirtti. Analist, Hindistan ve Pakistan'ın geçmişte de aynı tedarikçilerden askeri ekipman aldığı örnekler bulunduğunu söyledi.</p>

<h3>ORTAK TEDARİKÇİ OPERASYONEL GÜVENLİK SORULARINI GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Al Jazeera'ya konuşan emekli bir Pakistan Hava Kuvvetleri mareşali ise iki rakip ülkenin aynı kaynaktan sistem tedarik etmesinin bazı riskler taşıyabileceğini söyledi. Özellikle taraflardan birinin teknolojiye daha önce erişmesi ve daha büyük mali kapasiteye sahip olması halinde tedarik sürecinin farklı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.</p>

<p>Adı açıklanmayan eski Pakistanlı savunma analisti ise sorumluluğun önemli bölümünün Powerus'a ait olduğunu savundu. Şirketin birbirine rakip iki ülkenin gereksinimlerini karşılarken tarafların operasyonel güvenliğini koruması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ŞİRKETİN KURUCU ORTAĞININ İSRAİL ORDUSU GEÇMİŞİ</h3>

<p>Powerus'un yönetim kadrosundaki İsrail bağlantıları da Pakistan açısından gündeme gelen bir diğer konu oldu. Şirketin kurucu ortaklarından Ziv Marom'un İsrail ordusunda görev yaptığı ve daha sonra Powerus bünyesine katılan Kaizen Aerospace'i kurduğu belirtildi. Pakistan, İsrail'i devlet olarak tanımıyor.</p>

<p>Powerus'un birleşme ve satın almalardan sorumlu başkan yardımcısı Justin Gans'ın geçmişi de şirketin İsrail savunma sektörüyle bağlantıları arasında gösterildi. Eski bir ABD Navy SEAL mensubu olan Gans'ın, İsrailli savunma şirketi Elbit Systems'ın ABD kolu Elbit Systems of America'da 2018-2019 döneminde başkan yardımcılığı yaptığı bildirildi.</p>

<p>Al Jazeera'ya konuşan ve 2019'da emekli olan eski üç yıldızlı Pakistanlı general, stratejik nitelikte bir savunma tedarikinde şirket yöneticilerinin geçmişinin güvenlik incelemesine tabi tutulacağını belirtti. Toronto merkezli savunma haber ve pazar istihbaratı platformu Quwa Group'un kurucusu Bilal Khan ise Pakistan'ın daha önce ABD veya Avrupa üretimi askeri sistemlerde İsrail menşeli parçaları kabul ettiğini ifade etti.</p>

<h3>PAKİSTAN HALİHAZIRDA FARKLI ÜLKELERDEN DRONE SİSTEMLERİ KULLANIYOR</h3>

<p>Powerus anlaşmasının bir başka boyutunu Pakistan'ın mevcut drone ve karşı-drone kapasitesi oluşturuyor. Pakistan Hava Kuvvetleri envanterinde Türkiye üretimi Bayraktar TB2 ve Akıncı, Çin üretimi Wing Loong II ile Pakistan'ın geliştirdiği Shahpar-II gibi insansız hava araçları bulunuyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre Çin, 2021-2025 döneminde Pakistan'ın silah ithalatının yüzde 80'ini karşıladı.</p>

<p>Pakistan Hava Kuvvetleri ayrıca Çin üretimi HQ-17AE hava savunma füze sistemini ve Türkiye üretimi Korkut uçaksavar sistemi ile Şahin karşı-drone sistemini envanterine kattığını duyurdu. Sistemler, insansız hava araçları dahil alçaktan uçan tehditlere karşı savunma kapasitesinin güçlendirilmesinde kullanılıyor.</p>

<p>Bilal Khan'a göre Pakistan'ın devlet kuruluşu Heavy Industries Taxila da özel şirketlerle birlikte önleyici drone teknolojileri üzerinde çalışıyor. Pakistan'daki özel drone sektöründe de çok sayıda şirket faaliyet gösterirken devlet kontrolündeki kuruluşların yanı sıra ordunun kendi üretim kapasitesi bulunuyor.</p>

<h3>GUARDIAN ÖNLEYİCİ DRONELARIN GÖREVİ NE?</h3>

<p>Powerus'un Guardian ailesindeki sistemleri, geleneksel hava savunma füzelerine alternatif veya tamamlayıcı olarak küçük insansız hava araçlarını etkisiz hale getirmek amacıyla tasarlandı. Powerus, Guardian'ı yüksek hızlı ve hassas güdümlü bir karşı-drone ailesi olarak tanımlıyor.</p>

<p>İslamabad merkezli Strategic Vision Institute araştırmacısı Hammad Waleed, geleneksel hava savunma sistemlerinde düşük maliyetli dronelara karşı pahalı füzelerin kullanılmasının maliyet sorununa yol açabildiğini belirtti. Waleed'e göre önleyici dronelar, klasik hava savunma sistemlerine kıyasla daha düşük maliyetle kullanılabiliyor ve operasyon süreçleri daha kolay yürütülebiliyor.</p>

<h3>PAKİSTAN'IN İHTİYACI ÜRETİMDEN ÇOK SİSTEM ENTEGRASYONU OLABİLİR</h3>

<p>Pakistanlı emekli üç yıldızlı general, ülkenin temel açığının doğrudan drone üretimi olmadığını, elektronik sistemler, entegrasyon ve sistem seviyesindeki kabiliyetlerin daha önemli olduğunu belirtti. ABD şirketlerinin geleneksel olarak söz konusu alanlarda güçlü olduğunu söyleyen general, Powerus'un Pakistan'a hangi ölçüde katkı sağlayabileceğinin ise henüz belli olmadığını ifade etti.</p>

<p>Bilal Khan da Pakistan'ın Powerus tarafından gösterilen drone türlerinin tamamını teknik olarak üretebildiğini veya üretme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Khan'a göre asıl sorun tasarımlara erişmekten çok sistemlerin yeterince hızlı ve yüksek miktarlarda üretilerek envantere alınması.</p>

<h3>ŞİRKETİN YAŞI VE ANLAŞMA SÜRECİ TARTIŞILIYOR</h3>

<p>Powerus'un 2025'te kurulmuş genç bir şirket olması da analistlerin değerlendirmelerinde yer aldı. Al Jazeera'ya konuşan emekli Pakistanlı general, stratejik savunma ortaklıklarında tedarikçilerin normal şartlarda mali, teknik ve güvenlik incelemelerinden geçtiğini, geçmiş performanslarının da değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Bilal Khan da anlaşmanın ortaya çıkış biçiminin Pakistan ordusunun üç kuvvet komutanlığındaki geleneksel tedarik süreçleriyle tam olarak örtüşmediğini ifade etti. Powerus ile yürütülen sürecin uzun vadeli sonuçlarının gelecekte yapılacak anlaşmalar ve olası yerel üretim yatırımlarıyla daha net görülebileceğini belirtti.</p>

<h3>TRUMP İLE ASIM MUNİR ARASINDAKİ TEMASLAR</h3>

<p>Powerus anlaşması, Pakistan ile ABD arasındaki ekonomik ve savunma ilişkilerinin yeniden yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Mareşal Asim Munir ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki temaslar son dönemde artarken Trump, Munir hakkında kamuoyuna açık konuşmalarında olumlu ifadeler kullandı.</p>

<p>Pakistan, 2025 yılında bir ABD şirketiyle 500 milyon dolarlık kritik mineraller anlaşması imzalamasının ardından Başbakan Şahbaz Şerif ve Asim Munir'in katılımıyla Beyaz Saray'da Trump ile görüşmüştü. Pakistan heyeti görüşmede Trump'a ülkeden çıkarılan mineral örneklerini göstermişti.</p>

<p>Pakistan ayrıca Trump ailesinin kripto para girişimi World Liberty Financial'ın bağlantılı kuruluşlarından biriyle de mutabakat sürecine girdi. Powerus bağlantısının ardından Pakistan ile Trump ailesinin yatırım yaptığı veya bağlantılı olduğu şirketler arasındaki ticari ilişkiler yeniden gündeme geldi.</p>

<h3>ÇİN VE TÜRKİYE İLE SAVUNMA İLİŞKİLERİ DE GÜNDEMDE</h3>

<p>Powerus ile iş birliğinin Pakistan'ın Çin ve Türkiye ile mevcut savunma ortaklıklarına etkisi konusunda uzmanlar farklı görüşler dile getirdi. Emekli Pakistanlı general, ABD merkezli özel bir şirketin sürece dahil edilmesinin Pekin ve Ankara tarafından Pakistan'ın tedarik seçeneklerini çeşitlendirme girişimi olarak görülebileceğini söyledi.</p>

<p>Bilal Khan ise Powerus'un sunduğu sistemlerle Türkiye'nin Pakistan'la geliştirdiği projeler arasında doğrudan bir örtüşme bulunmadığını belirtti. Khan ayrıca Powerus tasarımlarının Pakistan'da düşük maliyetle üretilmesi halinde bazı alt bileşenlerin Çin'den tedarik edilmesinin muhtemel olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hammad Waleed de Pakistan'ın gelişmiş drone ve karşı-drone sistemlerinde Çin ve Türkiye ile ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek Powerus anlaşmasının söz konusu iş birliklerini ortadan kaldıran bir gelişme olmadığını söyledi.</p>

<h3>ANLAŞMANIN KAPSAMI SONRAKİ ADIMLARLA NETLEŞECEK</h3>

<p>Powerus ile Pakistan arasındaki siparişin değeri, miktarı ve kapsadığı sistemler henüz açıklanmadı. Powerus'un Hindistan'da Guardian-1 sisteminin üretim ve ticarileştirilmesi için Paras Defence'e münhasır lisans vermesi, Pakistan'la yapılan anlaşmanın hangi teknolojileri kapsadığı sorusunu da gündemde tutuyor. Pakistan ordusunun resmi açıklamasında görüşmelerin savunma tedariki, üretim ve kapasite geliştirme alanlarını kapsadığı belirtilirken ayrıntılı bir ürün listesi paylaşılmadı.</p>

<p>Bilal Khan'a göre sürecin kalıcı bir tedarik politikası olup olmadığının anlaşılması için Pakistan Savunma Bakanlığı'nın önümüzdeki aylarda başka yerli ve yabancı şirketlerle benzer anlaşmalar yapıp yapmayacağı izlenecek. Mansoor Ahmed ise Pakistan'ın ilgisinin yalnızca hazır sistem satın almakla sınırlı olmadığını, ileri drone teknolojilerinin edinilmesi, yerel üretim ve teknolojinin ülke içinde geliştirilmesi seçeneklerinin de sürecin parçaları olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistandan-trumpin-ogullarinin-yatirim-yaptigi-drone-sirketiyle-anlasma</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/pakistan-drone.jpg" type="image/jpeg" length="42715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin için ne dediler? Dünya liderleri BM'de Filistin'e dikkati çekti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/filistin-icin-ne-dediler-dunya-liderleri-bmde-filistine-dikkati-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/filistin-icin-ne-dediler-dunya-liderleri-bmde-filistine-dikkati-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lula da Silva Netanyahu hükümetini “soykırım” yaptığını bir kez daha hatırlattı. İngiltere Başbakanı Andy Burnham İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’daki eylemlerinin 7 Ekim saldırılarıyla gerekçelendirilemeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Filistin’i henüz tanımayan ülkelere çağrı yaparken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Gazze karşısındaki hareketsizliğin uluslararası toplumun güvenilirliğini sorgulattığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="auto">Birleşmiş Milletler Genel Merkezi, 81. Genel Kurul’un yüksek düzeyli haftası kapsamında dünya liderlerini New York’ta ağırlıyor. Genel görüşmeler 22 Eylül’de başladı ve 28 Eylül’e kadar devam edecek. Yaklaşık 71 devlet başkanı, 45 hükümet başkanı, 50 bakan, 11 devlet başkanı yardımcısı ve bir veliaht prensin katılımının beklendiği toplantıların ilk gününde Filistin meselesi, Gazze’deki durum, Batı Şeria’daki yerleşimler ve iki devletli çözüm çok sayıda konuşmada yer aldı.</p>

<p dir="auto">Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Genel Kurul’a katılmadığı için listede yer almıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de New York’a gelmezken Rusya’yı Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov temsil ediyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın konuşması 23 Eylül’de, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in konuşması ise 25 Eylül’de planlandığından, henüz yapılmamış konuşmalara liderlerin söylemediği ifadeler eklenmedi.</p>

<h3 dir="auto">LULA DA SILVA: “FİLİSTİNLİ NESİLLER GAZZE’DE YAŞANANLARIN ACISINI VE TRAVMASINI TAŞIYACAK”</h3>

<p dir="auto">Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Gazze konusunda Netanyahu hükümetine doğrudan suçlamalar yöneltti. Lula, Gazze’de Netanyahu hükümetinin kadınlara ve çocuklara karşı gerçekleştirdiğini söylediği eylemleri “soykırım” olarak nitelendirdi ve Filistinlilerin gelecek nesillerinin yaşananların acısını ve travmasını taşıyacağını ifade etti. İsrailli sivillerin de Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırıları ve “radikalizm ile hoşgörüsüzlüğün” bedelini ödediğini söyledi.</p>

<p dir="auto">Lula, işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin iki devletli çözümü giderek uygulanamaz hale getirdiğini belirtti. İsrailliler ile Filistinlilerin güvenlik içinde yaşayabilmeleri için iki devletli çözümün gerekli olduğunu savunan Brezilya lideri, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve üyelerine yönelik baskıların suç işleyenlerin cezasız kalmasına hizmet ettiğini söyledi. Lula ayrıca BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese’nin “gerçeği söylediği için susturulmaması” gerektiğini ifade etti.</p>

<h3 dir="auto">RECEP TAYYİP ERDOĞAN: “FİLİSTİN’İ TANIMAYAN TÜM ÜLKELERİ KARARLARINI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRMEYE ÇAĞIRIYORUM”</h3>

<p dir="auto">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın ikinci yıl üst üste Genel Kurul salonunda bulunamamasına tepki göstererek başladı. Erdoğan, Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere kararlarını yeniden değerlendirme çağrısında bulundu ve Türkiye’nin egemen bir Filistin devletinin sesi olmayı sürdüreceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Erdoğan, son üç yılda Gazze’de 74 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyleyerek İsrail’in eylemlerini “devlet terörü” olarak nitelendirdi. Gazze’yi “ölüm kampı” ve “dünyanın en büyük çocuk mezarlığı” ifadeleriyle tanımlayan Erdoğan, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin arttığını, Müslümanlar ve Hristiyanların Kudüs’te kutsal mekanlara erişimlerinin engellendiğini ve UNRWA’nın faaliyetlerinin zayıflatılmaya çalışıldığını söyledi. İsrail ise soykırım suçlamalarını reddediyor.</p>

<p dir="auto">Erdoğan ayrıca Gazze’de ateşkesin ardından da ölümlerin sürdüğünü belirterek yeniden imar çalışmalarının gecikmeden başlaması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bir yıl önce Şarm el-Şeyh’te imzalanan Gazze anlaşmasına bağlı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, uluslararası toplumdan İsrail üzerinde baskı kurulmasını istedi. Konuşma sırasında İsrail heyetinin Genel Kurul salonundan ayrıldığı bildirildi.</p>

<h3 dir="auto">EMMANUEL MACRON: “GAZZE’DEKİ MANZARA HEPİMİZ ADINA UTANÇ VERİCİ”</h3>

<p dir="auto">Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Gazze’deki insani yardım durumunu konuşmasının merkezine taşıdı. Macron, Gazze’de barışın sağlandığının söylendiğini ancak insani yardım girişinde buna karşılık gelen bir iyileşme yaşanmadığını belirterek, “Uluslararası toplumun Gazze karşısında hareketsiz kalması halinde güvenilirliğimizin değeri nedir?” sorusunu yöneltti. Gazze’de ortaya çıkan tabloyu “hepimiz adına utanç verici” olarak nitelendirdi.</p>

<p dir="auto">Macron, Batı Şeria’da yaşananlara da değinerek Filistin halkının meşru haklarının ihlal edildiğini söyledi. Fransa’nın Filistin egemenliğine inandığını vurgulayan Macron, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti ve ihlallere dikkat çekti. İsrail’in güvenliğinin komşularının egemenliğini ihlal etmekten geçtiğini savunan yaklaşımın yanlış olduğunu belirten Fransız lider, böyle bir politikanın İsrail’in uzun vadeli güvenliğini de zayıflattığını savundu.</p>

<p dir="auto">Macron’un konuşmasının Filistin bölümü Lübnan konusuyla da bağlantılıydı. Fransa Cumhurbaşkanı, Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterilmesini isterken Filistinlilerin de egemenlik hakkına sahip olduğunu ve temel haklarının yeniden ihlal edildiğini söyledi.</p>

<h3 dir="auto">ANDY BURNHAM: “GAZZE VE BATI ŞERİA’DAKİ ACI BÜYÜRKEN SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ”</h3>

<p dir="auto">İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırılarını “tamamen korkunç” olarak nitelendirerek İngiltere’nin İsrail’in ve dünya genelindeki Yahudilerin güvenliğinin yanında olduğunu söyledi. Burnham ardından 7 Ekim saldırılarının İsrail hükümetinin Gazze veya Batı Şeria’daki eylemlerini haklı çıkarmadığını belirtti.</p>

<p dir="auto">Burnham, çok sayıda insanın ve çocuğun hayatını kaybettiğini belirterek, “Korkunç acı büyümeye devam ederken ve iki devletli çözüm ihtimali saldırı altındayken seyirci kalmayacağız” mesajını verdi. İngiltere’nin İsrail yerleşimlerine yönelik aldığı yaptırım kararlarını da savunan Burnham, özellikle Doğu Kudüs yakınındaki E1 yerleşim projesinin uygulanmasının yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasını tehlikeye atacağını söyledi. İki devletli çözümden söz edip yerleşim faaliyetleri karşısında adım atmamanın siyasete duyulan güveni daha da azaltacağını ifade etti.</p>

<h3 dir="auto">KRAL II. ABDULLAH: “BUNUN ADI ZORLA YERİNDEN ETME VE BU BİR SAVAŞ SUÇU”</h3>

<p dir="auto">Ürdün Kralı Abdullah II of Jordan, Filistin meselesini konuşmasının ana başlıklarından biri yaptı. Kral Abdullah, uluslararası toplumun onlarca yıldır Filistin-İsrail meselesini çözmek yerine yönetmeyi tercih ettiğini söyledi. İsrail’in her yeni ihlalinin başlangıçta geçici olarak değerlendirildiğini, zaman içinde “geçici olanın kalıcı, kalıcı olanın da politika” haline geldiğini savundu.</p>

<p dir="auto">Abdullah’a göre Batı Şeria’da yerleşimlerin genişlemesi, yerleşimci şiddeti ve Filistinlilerin evlerinden çıkarılması birbirinden bağımsız gelişmeler değil. Ürdün Kralı, Filistinlilerin evlerinden zorla çıkarılmasını “zorla yerinden etme” ve “savaş suçu” olarak nitelendirerek Batı Şeria’daki gelişmelerin Filistinlileri topraklarından çıkarmaya yönelik tek bir politikanın parçaları olduğunu söyledi.</p>

<p dir="auto">Kral Abdullah, Gazze’deki yıkım ile Batı Şeria’daki fiili ilhak sürecini aynı stratejinin iki ayağı olarak değerlendirdi. İsrail politikasının sonucunun yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasını imkânsız hale getirmek olduğunu savunan Abdullah, uluslararası kararların İsrail söz konusu olduğunda uygulanmadığını söyledi. Ürdün lideri ayrıca Gazze’deki ateşkesin ilk 300 gününde en az 300 Filistinli çocuğun öldürüldüğünü belirtti.</p>

<h3 dir="auto">ŞEYH TEMİM BİN HAMAD AL SANİ: “FİLİSTİN ULUSLARARASI DÜZENİN KÖR NOKTASI OLDUĞU SÜRECE ADALETTEN SÖZ EDİLEMEZ”</h3>

<p dir="auto">Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Thani, Filistin meselesinin uluslararası sistem açısından temel bir sınav olduğunu söyledi. Şeyh Temim, “Filistin uluslararası düzenin kör noktası olmaya devam ettiği sürece adil bir uluslararası düzenden söz edilemez” ifadelerini kullandı. Gazze’de yaşananları “kelimenin her anlamıyla soykırım” ve “tüm insanlığın vicdanında bir utanç lekesi” olarak nitelendirdi. İsrail hükümeti ise soykırım suçlamalarını reddediyor.</p>

<p dir="auto">Katar Emiri, İsrailli liderlerin Gazze nüfusunun başka yerlere gönderilmesini çözüm olarak açık biçimde dile getirdiğini savunarak zorla yerinden edilme ihtimaline dikkat çekti. Katar’ın savaşın ilk gününden itibaren arabuluculuk yürüttüğünü belirten Şeyh Temim, İsrail’den operasyonları durdurma, Gazze’den çekilme ve ablukayı kaldırma yönündeki taahhütlerini yerine getirmesini istedi. Doha’nın ateşkesin kalıcı barışa dönüştürülmesi için çalışmaya devam edeceğini söyledi.</p>

<p dir="auto">Şeyh Temim, İsrail’in eylemlerinin Gazze ile sınırlı kalmadığını; Batı Şeria, Lübnan ve Suriye üzerinden bölgesel güvenliği de etkilediğini savundu. Katar lideri konuşmasında Filistin dosyasını daha geniş bir bölgesel güvenlik çerçevesine yerleştirerek diyalog, müzakere, devletlerin egemenliğine saygı ve bölgesel kolektif güvenlik sistemi çağrısı yaptı.</p>

<h3 dir="auto">ANTONIO GUTERRES: “İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE ERİYOR”</h3>

<p dir="auto">Devlet veya hükümet lideri olmamasına rağmen BM Genel Sekreteri António Guterres de Genel Kurul’un açılışındaki Filistin mesajları nedeniyle derlemeye ayrıca dahil edildi. Guterres, iki devletli çözümün giderek ortadan kalktığı uyarısında bulundu ve işgal altındaki Batı Şeria’da şiddet, yerinden edilme ve yerleşimlerin genişlemesinin “etnik temizlik hayaletini” ortaya çıkardığını söyledi. Gazze ve bölgedeki mevcut durumu gerçek anlamda bir ateşkes olarak değerlendirmedi.</p>

<p dir="auto">Guterres’in açıklamaları, görev süresinin son BM Genel Kurul genel görüşmesindeki açılış konuşmasında geldi. BM Genel Sekreteri uluslararası sistemde askeri gücün tek başına çözüm oluşturamayacağını savunurken, Gazze ve Batı Şeria’nın yanı sıra dünyanın farklı bölgelerindeki savaşlarda uluslararası hukukun uygulanması çağrısını yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/filistin-icin-ne-dediler-dunya-liderleri-bmde-filistine-dikkati-cekti</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/09/bm-genel-kurulu-45.jpg" type="image/jpeg" length="96204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[109 Yıl Önceki Medine: Fahreddin Paşa'nın Arşivinden Nadir Fotoğraflar Gün Yüzüne Çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çöl Kaplanı” olarak anılan Fahreddin Paşa’nın arşivinden, kutsal topraklara dair 109 yıl öncesine ait tarihi fotoğraflar ortaya çıktı. Medine'nin savunmasında büyük rol oynayan Paşa'nın çektiği bu kareler, tarihe ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmanlı subayı <strong>Fahreddin Paşa</strong>’nın kişisel arşivinden, kutsal topraklara ait nadir fotoğraflar gün yüzüne çıktı. Fotoğraflar, 1. Dünya Savaşı yıllarında Medine'de çekildi.</p>

<h3>“ÇÖL KAPLANI”NIN OBJEKTİFİNDEN</h3>

<p>Medine savunmasındaki kahramanlığı ile tanınan <strong>Fahreddin Paşa</strong>, halk arasında “Çöl Kaplanı” unvanı ile anılıyor. Paşa'nın çektiği ve koruduğu bu fotoğraflar, dönemin Medine'sine ait mimari yapıları, günlük yaşamı ve kutsal mekanları belgeliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TARİHE TANIKLIK EDEN KARELER</h3>

<p>Görüntülerde, Osmanlı askerlerinin Medine'deki varlığı, tarihi yapılar ve Harem-i Şerif çevresindeki günlük yaşam sahneleri yer alıyor. Fotoğrafların büyük bölümü daha önce hiç yayımlanmamıştı.</p>

<h3>BİR YÜZYIL SONRA YENİDEN BAKIŞ</h3>

<p>109 yıl önce çekilen bu fotoğraflar, hem tarih meraklıları hem de akademisyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Görseller, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki son dönem varlığına dair belge olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/109-yil-onceki-medine-fahreddin-pasanin-arsivinden-nadir-fotograflar-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="38186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milletvekili seçim sonuçları 2023 TAM LİSTE]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/milletvekili-secim-sonuclari-2023-tam-liste</guid>
      <pubDate>Mon, 15 May 2023 14:19:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Milletvekili-secim-sonucları-2023-TAM-LİSTE-1.jpg" type="image/jpeg" length="83041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail Osmanlı'yı böyle anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/israil-osmanli-yi-boyle-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 19:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_83.jpg" type="image/jpeg" length="29180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Chelsea stadyumunda toplu iftar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/chelsea-stadyumunda-toplu-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 09:43:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/chelsea-stadında-toplu-iftar-5.jpg" type="image/jpeg" length="73804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türklerin soyağacı! Hangi il bakın hangi boydan geliyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turklerin-soyagaci-hangi-il-bakin-hangi-boydan-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/1_1.png" type="image/jpeg" length="73260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kaç Amerikan üssü var? Türkiye'deki Amerikan üsleri haritası?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ HABER</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-de-kac-amerikan-ussu-var-turkiye-deki-amerikan-usleri-haritasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/turkiye_de_kac_abd_ussu_var_neredeler_h426679_60b2f.jpeg" type="image/jpeg" length="60098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy 86 yıl önce bugün vefat etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/istiklal-sairi-mehmet-akif-ersoy-86-yil-once-bugun-vefat-etti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 12:03:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/İstiklal-Şairi-Mehmet-Akif-Ersoy-86-yıl-once-bugun-vefat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="23240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli "Noel Baba" Kıssisiyye: Bazı çocuklar üzgün şekilde yanıma geliyor ve babasını geri getirip getiremeyeceğimi soruyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/filistinli-noel-baba-kissisiyye-bazi-cocuklar-uzgun-sekilde-yanima-geliyor-ve-babasini-geri-getirip-getiremeyecegimi-soruyor-1</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 11:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/20221221_2_56518386_84015861.jpg" type="image/jpeg" length="33169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilge Kral Aliya İzetbegoviç'in vefatının üzerinden 19 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/bilge-kral-aliya-izetbegovic-in-vefatinin-uzerinden-19-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Oct 2022 16:17:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/Bilge-Kral-2_1.jpg" type="image/jpeg" length="56423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5. Diyanet İşleri Başkanı, fıkıh ve tefsir alimi Ömer Nasuhi Bilmen'in vefatının üzerinden 51 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/foto-galeri/turkiye-nin-5-diyanet-isleri-baskani-fikih-ve-tefsir-alimi-omer-nasuhi-bilmen-in-vefatinin-uzerinden-51-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:35:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/album/gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="20754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusundan Salavat-ı Şerife]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife</guid>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/ukrayna-ordusundan-salavat-i-serife-h1651434701.jpg" type="image/jpeg" length="31203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esed rejiminin sivilleri çukura atarak katlettiği görüntüler ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2013 yılında Şam'ın Al-Tadamon semtinde Esed güçleri tarafından 41 sivilin çukura atılıp katledildiği, ardından ateşe verilerek yakıldığı görüntüler ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/esed-rejiminin-sivilleri-cukura-atarak-katlettigi-goruntuler-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 17:18:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/GY8TrXPZ8bjGywMlc8YtxwxlTBmtSwxtGT4zTtn9.jpeg" type="image/jpeg" length="19106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri böyle vuruldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/irakin-kuzeyindeki-teror-hedefleri-boyle-vuruldu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Apr 2022 06:03:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/261265.jpg" type="image/jpeg" length="77189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biden'ın boşlukla tokalaşması mizah konusu oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Biden, Kuzey Carolina'da bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması bitince ise herkesin garibine giden bir hareket yaparak boşlukla tokalaşmaya çalıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/bidenin-boslukla-tokalasmasi-mizah-konusu-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2022 18:40:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/biden-1.JPG" type="image/jpeg" length="59710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güney Çin Denizi'ne düşen F35'in görüntüleri yayınlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/guney-cin-denizine-dusen-f35in-goruntuleri-yayinlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 07:59:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/guney_cin_denizinde_dusen_abdye_ait_f_35e_ait_yeni_goruntuler_1644173084_6185.jpg" type="image/jpeg" length="74263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin zulmüne karşı "Hilal" direnişi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal medyada başlatılan "#score4rights2022(Haklar için Skor 2022)" kampanyası ile olimpiyat sporcuları umudu temsil eden hilal (C) işareti yapmaya davet ediliyor. Kampanyanın amacı, Çin'in Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’da işlediği insanlık suçlarına dikkat çekmek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/cin-zulmune-karsi-hilal-direnisi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jan 2022 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/uaeieauod.jpg" type="image/jpeg" length="69904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Müslümanım" diyerek Mescid-i Aksa’ya girmeye çalıştı! 'İhlas' ele verdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/muslumanim-diyerek-mescid-i-aksaya-girmeye-calisti-ihlas-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 19:46:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/Ekran-Alıntısı.PNG" type="image/jpeg" length="46244"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusların çektiği Sarıkamış görüntüleri]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'na ilişkin Rus askerleri tarafından çekilmiş görüntüler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/ruslarin-cektigi-sarikamis-goruntuleri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 14:25:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/autktcu.PNG" type="image/jpeg" length="14907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, AA kameramanını böyle darp etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı sağcı Yahudiler, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de Filistinli tutuklu Hişam Ebu Hevaş’ın yattığı hastane önünde çekim yapmak için bekleyen AA Kameramanı Fayiz Ebu Rumeyle’yi darp etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Belgesel</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/asiri-sagci-yahudiler-aa-kameramanini-boyle-darp-etti-1</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jan 2022 23:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/a_1.jpg" type="image/jpeg" length="25448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı ile Sevilay Yılman'ın başörtüsü ile alay ettiği o video yeniden gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/video/fatih-altayli-ile-sevilay-yilmanin-basortusu-ile-alay-ettigi-o-video-yeniden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Dec 2021 11:48:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabulteninet.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-net/images/video/raw_sevilay-yilmandan-kose-komsusu-fatih-altayliya-siddetle-reddediyorum_007310332.jpg" type="image/jpeg" length="45812"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
