<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 13:41:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Şeybani'yi Ankara'da ağırladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-seybaniyi-ankarada-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-seybaniyi-ankarada-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara’da görüştü. Fidan, İsrail’in Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarına karşı uluslararası topluma güçlü tepki çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara’da bir araya geldi. Görüşmede Türkiye-Suriye ilişkileri, güvenlik, sınır hattındaki gelişmeler ve bölgesel iş birliği konuları ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmenin ardından iki bakan ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, Suriye’nin giderek daha istikrarlı hale geldiğini belirterek Türkiye ile Suriye’nin istikrarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.</p>

<h3>TÜRKİYE İLE SURİYE ARASINDAKİ PROJELER İLERLİYOR</h3>

<p>Hakan Fidan, Türkiye ile Suriye arasında çok sayıda projenin devam ettiğini açıkladı. İki ülke arasındaki iş birliğinin güvenlik, ekonomi ve bölgesel istikrar açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Fidan, İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarının ülkenin istikrarına yönelik en büyük tehditlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<h3>İSRAİL’E GÜÇLÜ TEPKİ ÇAĞRISI</h3>

<p>Uluslararası toplumun İsrail’e karşı güçlü bir tepki ortaya koyması gerektiğini belirten Fidan, İsrail’in barış çabalarını sabote etmeyi sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Gazze’deki barış planının ikinci aşamasına geçilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, “İşgalci İsraillilerin karşısında, anayurtlarına sahip çıkan cesur Filistinliler ve gerçekleri giderek daha iyi anlayan uluslararası toplum bulunmaktadır” dedi.</p>

<h3>ABD-İRAN MÜZAKERELERİNE DESTEK</h3>

<p>Fidan, ABD ile İran arasında müzakerelere yeniden dönülebileceğine ilişkin açıklamalardan memnuniyet duyduklarını söyledi. ABD ile İran arasında ateşkesin bir an önce sağlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerektiğini ifade eden Fidan, Türkiye’nin sürece yönelik katkılarını sürdüreceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-seybaniyi-ankarada-agirladi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/seybani-fidan-gorusmesi.jpg" type="image/jpeg" length="89444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şara önce Barzani’yi ardından YPG Elebaşı Ferhat Abdi Şahin’i kabul etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/sara-once-barzaniyi-ardindan-ypg-elebasi-ferhat-abdi-sahini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/sara-once-barzaniyi-ardindan-ypg-elebasi-ferhat-abdi-sahini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 3 Ağustos’ta Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya gelmesinin ardından 4 Ağustos’ta terör örgütü YPG elebaşlarından “Mazlum Abdi” kod adlı Ferhat Abdi Şahin’i Şam’da kabul etti. Görüşmede YPG’nin idari ve askeri yapılarının Suriye devlet kurumlarına entegrasyon süreci ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, başkent Şam’da iki gün art arda bölgesel gelişmeler ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki yapıların merkezi yönetime entegrasyonu açısından önem taşıyan görüşmeler gerçekleştirdi. Şara, 3 Ağustos 2026’da Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul ettikten bir gün sonra, 4 Ağustos’ta terör örgütü YPG elebaşlarından “Mazlum Abdi” kod adlı Ferhat Abdi Şahin ile bir araya geldi.</p>

<p>Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre Şara ile Şahin arasındaki görüşme başkent Şam’da gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile Deyrizor Valisi Ziyad el Ayiş’in de katıldığı toplantıda, YPG’nin kontrolündeki idari ve askeri yapıların Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlanmasına ilişkin süreç görüşüldü.</p>

<h3>ŞARA 3 AĞUSTOS’TA BARZANİ’Yİ AĞIRLADI</h3>

<p>Ahmed Şara, Ferhat Abdi Şahin ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir gün önce Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ve beraberindeki heyeti Şam’daki Halk Sarayı’nda kabul etti. Görüşmede Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani de hazır bulundu.</p>

<p>Şara ile Barzani arasındaki toplantıda ikili ilişkiler, taraflar arasındaki koordinasyonun artırılması ve özellikle ekonomik alandaki iş birliği imkanları ele alındı. Bölgesel gelişmeler ve ortak öneme sahip konuların da değerlendirildiği görüşmede, güvenlik ve istikrarın desteklenmesi ile bölgesel iş birliğinin genişletilmesi üzerinde duruldu.</p>

<h3>BARZANİ’NİN ŞAM ZİYARETİNDE BÖLGESEL GELİŞMELER ELE ALINDI</h3>

<p>Neçirvan Barzani’nin Şam ziyareti, Suriye ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve farklı alanlardaki iş birliğinin artırılması amacıyla gerçekleştirildi. Barzani’nin ziyaret öncesinde Suriye’nin Irak ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile ilişkileri, ortak iş birliği imkanları ve bölgedeki son gelişmelerin görüşüleceği açıklanmıştı.</p>

<p>Suriye resmi ajansının görüşmeye ilişkin açıklamasında, tarafların daha geniş bölgesel koordinasyonun önemine vurgu yaptığı belirtildi. Şara’nın Barzani’yi kabulünün ardından gözler, Suriye’nin kuzeydoğusundaki YPG yapılanmasının merkezi yönetime entegrasyonuna ilişkin yürütülen sürece çevrildi.</p>

<h3>ŞARA BİR GÜN SONRA FERHAT ABDİ ŞAHİN’İ KABUL ETTİ</h3>

<p>Ahmed Şara, Barzani görüşmesinin ertesi günü terör örgütü YPG elebaşlarından Ferhat Abdi Şahin ile Şam’da bir araya geldi. Görüşmede, örgütün kontrolünde bulunan bölgelerdeki askeri ve idari yapıların Suriye devletine bağlanmasını öngören entegrasyon süreci değerlendirildi.</p>

<p>Toplantıya Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin yanı sıra Deyrizor Valisi Ziyad el Ayiş de katıldı. Görüşmenin ana gündemini YPG’nin devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlanması ve daha önce taraflar arasında varılan mutabakatın uygulanması oluşturdu.</p>

<h3>29 OCAK MUTABAKATI MASAYA YATIRILDI</h3>

<p>Suriye yönetimi ile terör örgütü YPG arasında 29 Ocak 2026’da ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören yeni bir mutabakata varılmıştı. Mutabakat kapsamında örgütün kontrolündeki idari ve askeri yapıların, sınır kapılarının ve petrol sahalarının Suriye hükümetine devredilmesi kararlaştırılmıştı.</p>

<p>Şara ile Şahin arasındaki son görüşmede mutabakat maddelerinin uygulanması ve entegrasyon sürecinin tamamlanması ele alındı. Sınır kapıları, enerji kaynakları, askeri birlikler ve yerel idari kurumların merkezi yönetimin denetimine geçirilmesi, anlaşmanın temel başlıkları arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İDARİ VE ASKERİ YAPILARIN DEVRİ ÖNGÖRÜLÜYOR</h3>

<p>Mutabakata göre YPG’nin kontrolü altında bulunan tüm askeri ve idari yapıların Suriye devlet kurumlarına bağlanması öngörülüyor. Örgütün elinde bulunan petrol ve doğal gaz sahaları ile sınır kapılarının da Suriye hükümetine devredilmesi planlanıyor.</p>

<p>Entegrasyon sürecinin ülkedeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi kapsamında yürütüldüğü belirtilirken taraflar arasında sürecin uygulanmasına ilişkin görüşmeler devam ediyor. Şara ile Şahin, daha önce de YPG’nin Suriye devlet yapısına entegrasyonu konusunda bir araya gelmişti.</p>

<h3>ŞAM’DA İKİ GÜN ART ARDA GÖRÜŞME</h3>

<p>Şara’nın önce Neçirvan Barzani’yi, ardından Ferhat Abdi Şahin’i kabul etmesi, Şam yönetiminin hem Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile ilişkileri hem de Suriye’nin kuzeydoğusundaki entegrasyon sürecini eş zamanlı olarak gündeminde tuttuğunu gösteren iki ayrı resmi görüşme olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Barzani ile yapılan toplantıda ekonomik iş birliği, ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alınırken Şahin ile gerçekleştirilen görüşmede YPG’nin kontrolündeki idari ve askeri yapıların merkezi yönetime devri değerlendirildi. Görüşmelerin içerikleri hakkında Suriye yönetimi tarafından açıklanan bilgiler dışında herhangi bir anlaşma veya yeni takvim duyurulmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/sara-once-barzaniyi-ardindan-ypg-elebasi-ferhat-abdi-sahini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 00:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/sara-abdi-44.jpg" type="image/jpeg" length="18625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Katliamdan 3 yıl sonra cenaze töreni]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/katliamdan-3-yil-sonra-cenaze-toreni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/katliamdan-3-yil-sonra-cenaze-toreni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun Kasım 2023’te Gazze kentinin Sabra Mahallesi’ne düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden ve yaklaşık üç yıl sonra enkaz altından çıkarılan 112 Filistinli, binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Enkaz altında kaybolan 157 kişinin naaşına ise henüz ulaşılamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ordusunun Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi’ne Kasım 2023’te düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden 112 Filistinli için cenaze töreni gerçekleştirildi. Hasayine ve Ebu Şeria ailelerinin yaşadığı yerleşim bölgesinde yaklaşık üç yıl boyunca enkaz altında kalan Filistinlilerin naaşları ve cenaze kalıntıları, yürütülen uzun süreli arama çalışmalarının ardından çıkarıldı.</p>

<p>Sabra Mahallesi’nde yıkılmış binaların arasında oluşturulan alana yan yana dizilen naaşlar Filistin bayraklarına sarıldı ve üzerleri çiçeklerle süslendi. Aralarında siyasi isimlerin de bulunduğu binlerce Filistinlinin katıldığı törende cenaze namazı kılındı. Namazın ardından naaşları omuzlarında taşıyan Filistinliler, defin işlemlerinin gerçekleştirileceği mezarlığa doğru yürüyüşe geçti.</p>

<h3>SABRA MAHALLESİ’NDEKİ YERLEŞİM BÖLGESİ HEDEF ALINDI</h3>

<p>İsrail ordusu, 24 Kasım 2023’te başlayan ateşkesten bir gün önce Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi’ne saldırı düzenledi. Saldırıda Hasayine ve Ebu Şeria ailelerine ait evlerin bulunduğu yerleşim bölgesi hedef alındı ve çok sayıda bina yıkıldı.</p>

<p>Bombardımanın ardından çok sayıda Filistinli enkaz altında kaldı. Bölgedeki ağır yıkım ve devam eden saldırılar nedeniyle enkaz altındaki kişilere uzun süre ulaşılamadı. Yaklaşık üç yıl boyunca enkaz altında kalan 112 Filistinlinin naaşı ve cenaze kalıntıları, cenaze töreninden birkaç gün önce bölgeden çıkarıldı.</p>

<h3>NAAŞLAR FİLİSTİN BAYRAKLARINA SARILDI</h3>

<p>Enkazdan çıkarılan 112 Filistinlinin naaşı, Sabra Mahallesi’ndeki yıkılmış binaların arasında bulunan geniş bir alana yan yana yerleştirildi. Filistin bayraklarına sarılan naaşların üzeri çiçeklerle süslenirken hayatını kaybedenlerin yakınları da alanda hazır bulundu.</p>

<p>Cenaze törenine Sabra Mahallesi ve çevresinden binlerce Filistinli katıldı. Siyasi temsilcilerin de yer aldığı törende toplu cenaze namazı kılındıktan sonra naaşlar ve cenaze kalıntıları katılımcılar tarafından taşınarak defin alanına götürüldü.</p>

<h3>EHLİ BAPTİST MEZARLIĞI’NDA TOPRAĞA VERİLDİLER</h3>

<p>Filistinlilerin naaşları ve cenaze kalıntıları, Gazze kentinin güneyindeki Zeytun Mahallesi’nde bulunan Ehli Baptist Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze yürüyüşüne katılan Filistinliler, güzergâh boyunca Filistin bayrakları taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş sırasında İsrail’in Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği soykırımın ve savaş suçlarının sona erdirilmesini talep eden pankartlar açıldı. Katılımcılar, 10 Ekim 2025’ten bu yana yürürlükte olduğu belirtilen ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze’deki soykırımın devam ettiğini ifade etti.</p>

<h3>“ÜÇ YILA YAKIN SÜRENİN ARDINDAN VEDALAŞTIK”</h3>

<p>Saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarından Teysir Hasayine, cenaze töreninde yaptığı açıklamada yakınlarını kaybetmenin hüznü ile yaklaşık üç yıl sonra onlara veda edebilmenin verdiği teselliyi aynı anda yaşadıklarını söyledi. Hasayine, “Yakınlarımızı kaybetmenin hüznü ile üç yıla yakın bir süreden sonra onlarla layıkıyla vedalaşmanın verdiği teselli duygularını bir arada yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasayine, 2023 yılının sonlarında gerçekleştirilen saldırının ardından oluşan yaraların cenazelerin çıkarılmasıyla yeniden açıldığını belirtti. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engellilerden oluştuğunu aktaran Hasayine, kurbanların saldırı sırasında evlerinde bulunduğunu dile getirdi.</p>

<h3>“EVLERİ TOPLU MEZARA DÖNÜŞTÜ”</h3>

<p>Teysir Hasayine, saldırıda yaşamını yitiren sivillerin kendilerini koruyacağını düşündükleri evlerinde öldürüldüğünü söyledi. Hasayine, “Kurbanların çoğu çocuk, kadın, yaşlı ve engelliydi ve evlerinde otururlarken öldürüldüler. Kendilerini koruyacağını düşündükleri evleri toplu mezara dönüştü.” dedi.</p>

<p>Uluslararası topluma çağrıda bulunan Hasayine, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının durdurulmasını istedi. Hasayine ayrıca kendi topraklarında güvenli ve onurlu bir yaşam sürmek isteyen Gazze’deki sivillerin maruz kaldığı ihlallere son verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>CENAZE TÖRENİNE BİNLERCE KİŞİ KATILDI</h3>

<p>Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Üyesi Mahir Mezher, cenaze törenine gösterilen yoğun katılımın uluslararası topluma birden fazla mesaj taşıdığını söyledi. Mezher, törene katılan binlerce kişinin İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki saldırılarının geride bıraktığı trajedinin boyutunu ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Mezher, “Cenazeye katılım, İsrail’in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü saldırıların geride bıraktığı trajedinin boyutunu somutlaştırıyor.” ifadelerini kullandı. Defnedilen kişilerin çoğunluğunu çocukların, kadınların ve yaşlıların oluşturduğuna dikkati çeken Mezher, uluslararası toplumun Filistinlilere yönelik tutumunu eleştirdi.</p>

<h3>MEZHER ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRIDA BULUNDU</h3>

<p>Mahir Mezher, saldırıda hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün sivillerden oluştuğunu belirterek, “Bu katliam, bizim adaletsiz bir dünyayla karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyuyor. Bu dünya Filistin kimliğinin ve egemenliğinin değil de her türlü katliam ve soykırımı işleyen adaletsiz ve suçlu tarafın yanında yer alıyor.” diye konuştu.</p>

<p>Uluslararası toplumun Filistinlilere koruma sağlama ve İsrail’in işlediği suçlar nedeniyle hesap vermesini sağlama konularında yetersiz kaldığını savunan Mezher, kayıpların sayısı ne kadar artarsa artsın Filistinlilerin haklarına bağlı kalmayı sürdüreceğini söyledi. Mezher, saldırıların durdurulması, İsrail’in ırkçı politikalarından ve savaş suçlarından sorumlu tutulması ve Filistin halkına destek verilmesi için Arap dünyası, İslam âlemi ve uluslararası topluma kapsamlı biçimde harekete geçme çağrısı yaptı.</p>

<h3>136 SAATLİK ARAMA ÇALIŞMASI YÜRÜTÜLDÜ</h3>

<p>Gazze’deki Sivil Savunma Müdürlüğü, 1 Ağustos’ta yaptığı açıklamada ekiplerin yaklaşık iki hafta süren arama çalışmaları sonucunda 112 Filistinlinin naaşına ve cenaze kalıntılarına ulaştığını bildirdi. Arama çalışmalarının toplam 136 saat sürdüğü ve ağır koşullar altında yürütüldüğü kaydedildi.</p>

<p>Enkazdan çıkarılanlar arasında 40 çocuğun, 38 kadının ve 7 engellinin bulunduğu açıklandı. Geri kalan naaşların kimliklerine veya yaş gruplarına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3>ENKAZ ALTINDAKİ 157 KİŞİYE ULAŞILAMADI</h3>

<p>Arama ekibinin sorumlusu Muhammed Ebu Dan, bölgede enkaz altında kaybolan 157 kişinin naaşına ulaşılamadığını açıkladı. Kayıp kişilerin akıbetine ilişkin herhangi bir ize de rastlanmadığını belirten Ebu Dan, arama çalışmalarının karşılaştığı zorlu koşullara dikkati çekti.</p>

<p>İsrail’in Kasım 2023’te Sabra Mahallesi’nde Hasayine ve Ebu Şeria ailelerinin yaşadığı yerleşim bölgesine düzenlediği saldırıda yaşamını yitiren 112 Filistinli, enkazdan çıkarılmalarının ardından düzenlenen toplu törenle son yolculuklarına uğurlandı. Yaklaşık üç yıl sonra gerçekleştirilen defin işlemlerinin ardından enkaz altında olduğu bildirilen diğer kayıplara yönelik belirsizlik devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/katliamdan-3-yil-sonra-cenaze-toreni</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 22:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gazze-katliam-1.jpg" type="image/jpeg" length="37560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamaney’in askeri danışmanı Trump'a 5 şart sıraladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamaneyin-askeri-danismani-trumpa-5-sart-siraladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hamaneyin-askeri-danismani-trumpa-5-sart-siraladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in askeri danışmanı, ABD ile müzakerelerin başlayabilmesi için Washington yönetiminin tutumunu değiştirmesi gerektiğini söyledi. Danışman; mutabakat zaptının uygulanması, savaş istenmediğinin açıkça ilan edilmesi, İran’a ait paraların iade edilmesi ve Hürmüz Boğazı’na müdahalenin durdurulması yönünde çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in askeri danışmanı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile müzakere açıklamalarına yanıt verdi. Tahran yönetiminin görüşmelere başlayabilmesi için ABD tarafından atılması gereken adımları sıralayan danışman, İran liderinin öncelikle Washington’ın davranışlarında değişiklik görmek istediğini belirtti.</p>

<p>İşte İran'ın ABD'den beklediği 5 şart: </p>

<ul>
 <li><strong><em>ABD’nin İran’a yönelik tutum ve davranışlarını değiştirmesi</em></strong></li>
 <li><strong><em>Mutabakat zaptının uygulanması</em></strong></li>
 <li><strong><em>ABD’nin savaş istemediğini açıkça ilan etmesi</em></strong></li>
 <li><strong><em>İran’a ait paraların iade edilmesi</em></strong></li>
 <li><strong><em>Hürmüz Boğazı’na müdahalenin durdurulması</em></strong></li>
</ul>

<p>Açıklamada, müzakere sürecinin yalnızca sözlü çağrılarla başlayamayacağı ve ABD yönetiminin sahadaki uygulamalarında somut değişikliklere gitmesi gerektiği ifade edildi. İran tarafının talepleri arasında daha önce hazırlanan mutabakat zaptının uygulanması, Washington’ın savaş istemediğini açık biçimde duyurması, İran’a ait mali kaynakların iade edilmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan müdahalesinin sona erdirilmesi yer aldı.</p>

<h3>MÜZAKERELER İÇİN DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ ŞARTI</h3>

<p>Hamaney’in askeri danışmanı, ABD ile görüşmelerin başlayabilmesi için ilk şartın Amerikan yönetiminin davranış biçimini değiştirmesi olduğunu söyledi. Açıklamada, İran liderinin Washington’dan yalnızca diplomatik mesajlar değil, mevcut politikalarda gözle görülür bir değişiklik beklediği aktarıldı.</p>

<p>Danışman, “Müzakerelerin başlaması için dini lider, Amerikalıların davranışlarında bir değişiklik görmek istiyor” ifadelerini kullandı. İran’ın yaklaşımına göre görüşmelerin başlaması, ABD’nin askeri ve ekonomik baskıya dayalı uygulamalarını gözden geçirmesine bağlı bulunuyor.</p>

<h3>MUTABAKAT ZAPTININ UYGULANMASI İSTENDİ</h3>

<p>Açıklamada sıralanan ikinci talep, İran ile ABD arasında daha önce hazırlanan mutabakat zaptının uygulanması oldu. Söz konusu metin, çatışmaların durdurulması, Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine açılması ve iki ülke arasında daha kapsamlı müzakerelerin başlatılması için bir çerçeve oluşturmuştu.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, ABD’nin güvenli geçiş ve Hürmüz Boğazı’yla ilgili maddelere yönelik tutumu nedeniyle mutabakatın yapısını ihlal ettiğini savunmuştu. Tahran yönetimi, Amerikan saldırılarının da anlaşmanın hükümleriyle bağdaşmadığını ileri sürmüştü.</p>

<h3>“SAVAŞ İSTEMEDİĞİNİZİ AÇIKÇA SÖYLEYİN”</h3>

<p>Askeri danışman, Washington yönetiminin İran’a karşı savaş istemediğini açık ve doğrudan biçimde ilan etmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, ABD’nin müzakere çağrılarıyla askeri tehditlerinin aynı anda devam etmesinin İran açısından güven sorunu oluşturduğu mesajı verildi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile görüşmelerin başlayacağını ve planlanan bazı saldırıları durdurduğunu açıklamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD ile yürütülen veya başlatılması planlanan doğrudan bir müzakere bulunmadığını bildirmiş, mevcut temasların Hürmüz Boğazı konusunda Umman ile sürdürüldüğünü belirtmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İRAN’A AİT PARALARIN İADESİ TALEBİ</h3>

<p>Hamaney’in askeri danışmanı tarafından açıklanan şartlardan biri de İran’a ait mali kaynakların geri verilmesi oldu. Danışman, ABD yönetimine “İran’ın parasını geri verin” çağrısında bulundu.</p>

<p>İran yönetimi, yaptırımlar ve uluslararası bankacılık sistemindeki kısıtlamalar nedeniyle erişemediği kaynakların serbest bırakılmasını uzun süredir müzakere başlıklarından biri olarak gündemde tutuyor. Daha önce gündeme gelen mutabakat çerçevesinde de İran’a, anlaşma hükümlerine uyumuna bağlı olarak ekonomik kolaylık ve yaptırım indirimi sağlanması öngörülmüştü.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAKİ MÜDAHALEYE SON VERİLMESİ İSTENDİ</h3>

<p>Açıklamanın son maddesinde ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki müdahalesini durdurması talep edildi. İran tarafı, stratejik su yolundaki güvenlik ve geçiş düzenlemelerinin bölge ülkeleri tarafından yönetilmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>İranlı yetkililer daha önce de Amerikan güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki faaliyetlerine karşı çıkmıştı. İran liderinin kıdemli danışmanlarından biri, hiçbir ülkenin ABD’nin boğaza müdahalesini kabul etmediğini söylemişti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’na ilişkin anlaşmazlık, Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin temel başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Haziran ayında hazırlanan mutabakat zaptında boğazın yeniden açılması ve ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırması öngörülürken, daha sonraki karşılıklı suçlamalar anlaşmanın uygulanmasını sekteye uğratmıştı.</p>

<h3>TRUMP’IN MÜZAKERE AÇIKLAMALARINA TAHRAN’DAN YANIT</h3>

<p>Trump, İran ile görüşmeler yürütüldüğünü ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının ele alınacağını açıklamıştı. İran yönetimi ise doğrudan görüşme iddialarını reddederek, müzakerelerin başlayabilmesi için Washington’ın askeri, ekonomik ve bölgesel politikalarında değişiklik yapması gerektiğini bildirdi.</p>

<p>Hamaney’in askeri danışmanının açıkladığı şartlar; ABD’nin davranışını değiştirmesi, mutabakat zaptını uygulaması, savaş istemediğini ilan etmesi, İran’a ait paraları geri vermesi ve Hürmüz Boğazı’na müdahaleyi durdurması şeklinde sıralandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hamaneyin-askeri-danismani-trumpa-5-sart-siraladi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/iran-askeri-danismani-44.jpg" type="image/jpeg" length="63487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Abdullah Gül'den Raşid Gannuşi için çağrı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abdullah-gulden-rasid-gannusi-icin-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abdullah-gulden-rasid-gannusi-icin-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tunus’ta tutuklu bulunan 85 yaşındaki Raşid Gannuşi’nin sağlık durumuna ilişkin mesajını İngilizce yayımladı. Gül, Gannuşi’nin en azından ev hapsine geçirilmesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’e çağrıda bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tunus’ta cezaevinde tutulan Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi’nin son kez hastaneye kaldırılması ve sağlık durumunun ağırlaşmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Gül’ün mesajını İngilizce olarak yayımlaması dikkati çekerken açıklamada, 85 yaşındaki Gannuşi’nin tutukluluk sürecinde sağlık durumunun kritik biçimde kötüleşmeye devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Gül, Gannuşi’nin mevcut şartlar altında hayatını kaybetmesinin hiç kimseye fayda sağlamayacağını ifade etti. Tunus makamlarının Gannuşi’yi en azından ev hapsine geçirme seçeneğini değerlendirebileceğini kaydeden Gül, kararın alınması konusunda Cumhurbaşkanı Kays Said’in öncülük etmesini umduğunu bildirdi.</p>

<h3>MESAJINI İNGİLİZCE OLARAK YAYIMLADI</h3>

<p>Abdullah Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamanın tamamını İngilizce olarak paylaştı. Gül, mesajında Raşid Gannuşi’nin son kez hastaneye kaldırılmasından derin üzüntü duyduğunu ve cezaevindeki tutukluluğu sırasında sağlık durumunun kritik şekilde kötüleştiğini belirtti.</p>

<p>Gül’ün İngilizce mesajında, “85 yaşındaki Raşid Gannuşi’nin son kez hastaneye kaldırılmasından derin üzüntü duydum. Cezaevindeki tutukluluğu sırasında sağlık durumu kritik biçimde kötüleşmeye devam etti” ifadeleri yer aldı.</p>

<h3>“HİÇ KİMSEYE FAYDA SAĞLAMAZ”</h3>

<p>Abdullah Gül, Gannuşi’nin mevcut koşullar altında hayatını kaybetmesine izin verilmesinin hiçbir tarafa yarar sağlamayacağını vurguladı. Tunus yönetiminin Gannuşi’nin tutukluluk şartlarında değişikliğe gitmesini gündeme getiren Gül, en azından ev hapsi seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Gül, açıklamasında, “Gannuşi’nin böylesi koşullar altında hayatını kaybetmesine izin verilmesi hiç kimseye fayda sağlamaz. Yetkililerin onu en azından ev hapsine geçirmeyi değerlendireceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KAYS SAİD’E ÇAĞRIDA BULUNDU</h3>

<p>Abdullah Gül, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in Gannuşi’nin ev hapsine alınmasına yönelik kararın önünü açmasını umduğunu belirtti. Söz konusu adımın dünya genelinde ve İslam dünyasında olumlu karşılanacağını kaydeden Gül, kararın Tunus’un yararına olacağını söyledi.</p>

<p>Gül, İngilizce yayımladığı mesajının son bölümünde, “Cumhurbaşkanı Said’in bu kararın alınmasına öncülük etmesini umuyorum. Böyle bir adım dünya genelinde ve İslam dünyasında olumlu karşılanacaktır. Tunus’a fayda sağlayacaktır” değerlendirmesine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abdullah-gulden-rasid-gannusi-icin-cagri</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/abdullah-gul-gannusi.jpg" type="image/jpeg" length="45859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Selman arasında Gazze görüşmesi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ile-selman-arasinda-gazze-gorusmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ile-selman-arasinda-gazze-gorusmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeler, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ve Gazze Barış Planı süreci ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeye ilişkin açıklama Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapıldı.</p>

<p>İletişim Başkanlığı’nın açıklamasına göre iki lider, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ikili ilişkileri değerlendirdi. Görüşmede ayrıca bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SUUDİ ARABİSTAN’A YÖNELİK SALDIRILAR ELE ALINDI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, telefon görüşmesinde Türkiye’nin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Erdoğan, bölgede kalıcı barışın sağlanması, huzur ve istikrarın tesis edilmesi amacıyla Türkiye’nin çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.</p>

<h3>GAZZE’DEKİ GELİŞMELER DEĞERLENDİRİLDİ</h3>

<p>Erdoğan ile Muhammed Bin Selman arasındaki görüşmenin gündem başlıklarından biri de Gazze’de yaşanan gelişmeler oldu. İki lider, Gazze Barış Planı kapsamında devam eden süreci değerlendirdi.</p>

<h3>ERDOĞAN’DAN İSRAİL’E YOL HARİTASI VURGUSU</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasına ilişkin yol haritasına harfiyen uyması gerektiğini belirtti. Yol haritasına uyulmasının planın başarıya ulaşması açısından zorunlu olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin Gazze Barış Planı sürecini yakından takip ettiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ile-selman-arasinda-gazze-gorusmesi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/bin-selman-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="72735"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’tan İran yönetimine “iki yüzlülük” suçlaması: Nükleer silaha sahip olamayacaklar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-iran-yonetimine-iki-yuzluluk-suclamasi-nukleer-silaha-sahip-olamayacaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-iran-yonetimine-iki-yuzluluk-suclamasi-nukleer-silaha-sahip-olamayacaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile müzakere yürütülmediğini açıklayan İran yönetimini “inanılmaz derecede iki yüzlü” olmakla suçladı. Tahran’ın görüşme talep ettiğini savunan Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyeceğini ve Hürmüz Boğazı’nın ABD güçlerinin kontrolünde bulunduğunu öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yeni görüşmelerin başlayacağını açıklamasının ardından Tahran yönetiminden gelen yalanlamaya tepki gösterdi. İranlı yetkililerin bir yandan görüşme talebinde bulunduğunu, diğer yandan kamuoyu önünde herhangi bir müzakerenin yapılmadığını söylediğini ileri süren Trump, İran yönetimini “inanılmaz derecede iki yüzlü” olmakla suçladı.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki gerilim, daha önce sağlanan anlaşmanın bozulmasının ardından yeniden yükseldi. Taraflar arasındaki çatışmaların tekrar başlamasıyla Hürmüz Boğazı’ndaki geçişler yeniden aksarken Trump, İran’a yönelik askeri tehditlerinin ardından iki ülke arasında görüşmeler yapılacağını duyurdu. İran yönetimi ise Washington ile doğrudan bir müzakere yürütülmediğini açıkladı. Uluslararası haber ajanslarına göre Tahran, yürütülen temasların ABD ile değil, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımını ele almak üzere Umman ile gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<h3>TAHRAN ABD İLE MÜZAKERE YÜRÜTÜLDÜĞÜNÜ YALANLADI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı, Trump’ın yeni görüşmelerin başlayacağı yönündeki açıklamasının ardından Washington ile herhangi bir müzakere yürütülmediğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile planlanmış bir görüşme bulunmadığını ve İranlı müzakerecilerin ülke dışında olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tahran yönetimi, devam eden temasların Umman ile sınırlı olduğunu ve görüşmelerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlanmasına odaklandığını belirtti. İran’ın açıklaması, Trump’ın iki ülke arasında görüşmelerin kısa süre içinde başlayacağı yönündeki sözleriyle çelişti.</p>

<h3>TRUMP’TAN “İNANILMAZ DERECEDE İKİ YÜZLÜ” SUÇLAMASI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığının açıklamasının ardından değerlendirmede bulunan Trump, “İran yönetimi inanılmaz derecede iki yüzlü” ifadelerini kullandı. İranlı yetkililerin ABD’den görüşme talep ettiğini öne süren Trump, Tahran’ın kamuoyu önünde ise herhangi bir temas kurulmadığını savunduğunu söyledi.</p>

<p>Trump, “Görüşme talep ediyorlar ancak açıkça ve gururla hiçbir görüşme olmadığını, hiçbir şeyin konuşulmadığını söylüyorlar” dedi. ABD Başkanı, İran tarafının müzakereler konusunda gerçeği yansıtmayan açıklamalar yaptığını ileri sürdü. Trump’ın sözlerine karşı İran yönetimi, ABD ile doğrudan görüşme yapılmadığı yönündeki tutumunu sürdürdü.</p>

<h3>“İRAN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLAMAYACAK”</h3>

<p>Trump, açıklamasında İran’ın nükleer programına ilişkin Washington yönetiminin tutumunu da yineledi. İran’ın kabul edip etmemesinin sonucu değiştirmeyeceğini belirten Trump, “İran, kabul etmek istese de istemese de nükleer silaha sahip olamayacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD yönetimi, İran ile yürütülecek olası temasların temel başlıklarından birinin Tahran’ın nükleer faaliyetleri olacağını belirtiyor. Trump yönetimi daha önce de İran’ın nükleer silah geliştirmesine izin verilmeyeceğini ve anlaşma sağlanmaması durumunda askeri baskının devam edeceğini açıklamıştı.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI ÜZERİNDEN KONTROL TARTIŞMASI</h3>

<p>Trump, İran ile yaşanan görüşme tartışmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki askeri kontrol konusunda da açıklamalarda bulundu. İran’ın boğazın kendi kontrolünde olduğunu söylediğini aktaran Trump, söz konusu iddiayı reddetti.</p>

<p>ABD Başkanı, “İran, Hürmüz’ün kendileri tarafından kontrol edildiğini söylüyor. Oysa Boğaz, ABD’nin çelik duvarı tarafından kontrol ediliyor” dedi. Trump yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda da ABD donanmasının Hürmüz Boğazı’nda kontrol sağladığını ve İran’ın bölgedeki askeri kapasitesinin hedef alındığını savunmuştu.</p>

<h3>ANLAŞMANIN BOZULMASIYLA GERİLİM YENİDEN YÜKSELDİ</h3>

<p>ABD ile İran arasında daha önce sağlanan ateşkes ve deniz ulaşımı mutabakatının bozulmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişleri yeniden ciddi şekilde azaldı. İran ile ABD, anlaşmanın şartları ve boğazdaki kontrol yetkisi konusunda birbirinden farklı açıklamalar yaptı.</p>

<p>Washington, İran’dan Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açık tutmasını isterken Tahran yönetimi, boğazdaki geçişlerin kendi denetiminde olduğunu savundu. İran’ın Umman ile yürüttüğü temasların güvenli deniz koridoru oluşturulmasına odaklandığı açıklanırken ABD ile doğrudan görüşme yapılıp yapılmadığına ilişkin karşılıklı açıklamalar devam etti</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumptan-iran-yonetimine-iki-yuzluluk-suclamasi-nukleer-silaha-sahip-olamayacaklar</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 19:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/trump-iran-liderleri.jpg" type="image/jpeg" length="47006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[70 bin göçmen Fas'a geri döndü, can kaybı 88'e çıktı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/70-bin-gocmen-fasa-geri-dondu-can-kaybi-88e-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/70-bin-gocmen-fasa-geri-dondu-can-kaybi-88e-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fas’tan yüzerek İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Sebte’ye geçmeye çalışan düzensiz göçmenlerden hayatını kaybedenlerin sayısı 88’e çıktı. Yaklaşık 73 bin 500 kişinin 30 Temmuz’dan itibaren Sebte’den Fas’a döndüğü tahmin edilirken sınır çevresindeki güvenlik kontrolleri sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fas’ın kuzey kıyılarından İspanya’ya bağlı Sebte kentine yönelik kitlesel düzensiz göç girişimlerinin ardından bölgedeki can kaybı yükseldi. Sebte yetkililerinin açıkladığı verilere göre, denizden veya sınır hattından İspanyol toprağına ulaşmaya çalışırken hayatını kaybeden düzensiz göçmenlerin sayısı 88’e çıktı. EFE haber ajansının emniyet kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, Sebte’ye geçen göçmenlerin Fas’a dönüşleri de devam ediyor.</p>

<p>İspanyol ve Faslı makamların açıkladığı rakamlar arasında farklılıklar bulunuyor. Reuters, son kitlesel geçiş dalgasıyla bağlantılı can kaybını 2 Ağustos itibarıyla en az 72 olarak aktarırken Sebte morguna getirilen toplam cenaze sayısının, önceki küçük çaplı geçiş girişimlerinde yaşamını yitirenler de dahil olmak üzere 88’e ulaştığını bildirdi.</p>

<h3>73 BİN 500 GÖÇMENİN FAS’A DÖNDÜĞÜ TAHMİN EDİLİYOR</h3>

<p>Emniyet kaynaklarının verdiği bilgiye göre, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 73 bin 500 düzensiz göçmenin Sebte’den Fas’a döndüğü tahmin ediliyor. Geri dönüş rakamının, kitlesel geçişten önce Sebte’ye giren bazı kişileri ve sınırı birden fazla kez geçmiş olabilecek göçmenleri de kapsayabileceği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Gocmen" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gocmen.jpg" width="1280" /></p>

<p>Sebte’ye ulaşanların büyük bölümünün hafta sonuna kadar Fas’a döndüğü, bazı göçmenlerin ise kentte veya çevredeki kırsal alanlarda kalmaya devam ettiği aktarıldı. İspanyol güvenlik güçleri, kente giren kişilerin geri döndüğünden emin olmak amacıyla sokaklarda ve sınır çevresinde kontroller gerçekleştirdi. Associated Press, yaklaşık 50 bin ila 60 bin kişinin katıldığı kitlesel hareketliliğin ardından Sebte’de az sayıda göçmenin kalmaya devam ettiğini bildirdi.</p>

<h3>GÖÇMENLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ YÜZEREK GEÇMEYE ÇALIŞTI</h3>

<p>Düzensiz göçmenlerin önemli bir bölümü Fas’ın Fenidek kenti kıyılarından denize girerek Sebte’ye ulaşmaya çalıştı. Bazı gruplar Tarajal çevresindeki sınır hattını ve dalgakıranları kullanırken çok sayıda kişi açık denizde yüzerek İspanyol tarafına geçmek istedi.</p>

<p>Geçişler sırasında bazı göçmenler boğularak, bazıları ise sınır hattında oluşan yoğunluk ve izdiham nedeniyle hayatını kaybetti. İspanyol makamları, olayların başlamasından sonra binden fazla kişiye sağlık hizmeti verildiğini açıkladı. Kıyı şeridinde yürütülen arama çalışmalarında yeni cenazelerin bulunmasıyla açıklanan can kaybı kademeli olarak yükseldi.</p>

<h3>10 KİŞİLİK GRUBUN GEÇİŞİ ENGELLENDİ</h3>

<p>Tarajal Sınır Kapısı çevresindeki hareketliliğin önceki günlere göre azaldığı bildirildi. Sabah saatlerinde 10 kişilik bir grubun yüzerek sınırı geçmeye çalıştığı ancak İspanyol askerleri tarafından durdurulduğu aktarıldı.</p>

<p>İspanyol makamları, denizden yapılabilecek yeni geçişleri engellemek amacıyla kıyı şeridindeki asker ve polis sayısını artırdı. Sebte’nin düzenli güvenlik güçlerine destek vermek üzere İspanya ana karasından 200 özel polis ile 60 askerin bölgeye gönderildiği açıklandı.</p>

<h3>SINIR HATTINA YÜZER BARİYER YERLEŞTİRİLDİ</h3>

<p>İspanya, Sebte’ye yönelik yeni toplu geçiş girişimlerini engellemek amacıyla Tarajal sınırındaki dalgakıran çevresinde ek güvenlik önlemleri aldı. Denizden geçişleri sınırlandırmak için yaklaşık 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurulmasına başlandı.</p>

<p>Kara ve deniz sınırındaki devriyeler artırılırken güvenlik güçlerinin sahil hattında düzenli kontrol yaptığı bildirildi. İspanya hükümeti, düzensiz göç girişimlerindeki artışın ardından silahlı kuvvetlerin Sebte’ye konuşlandırılmasına karar verdi.</p>

<h3>BENİ ENSAR SINIR KAPISI YENİDEN AÇILDI</h3>

<p>İspanya’nın 31 Temmuz’da kapattığı Fas ile sınırındaki Beni Ensar Kapısı yeniden açıldı. Melilla ile Fas arasındaki ana geçiş noktalarından biri olan kapının kapatılması, Sebte’deki kitlesel hareketlilik sırasında alınan sınır güvenliği önlemlerinin bir parçasını oluşturdu.</p>

<p>Kapının yeniden açılmasının ardından bölgede kontrollü geçişlere izin verildi. Sebte’deki Tarajal Sınır Kapısı’nda ise yoğun hareketlilik görülmediği, İspanyol ve Faslı güvenlik birimlerinin sınırın iki tarafındaki önlemleri sürdürdüğü belirtildi.</p>

<h3>AB ÜYESİ 22 ÜLKEDEN ORTAK ÇAĞRI</h3>

<p>Sebte’de yaşanan kitlesel geçişlerin ardından Avrupa Birliği üyesi 22 ülke ortak bir mektup yayımladı. Mektupta Avrupa Birliği’nin dış sınırlarının korunması için koordineli hareket edilmesi ve ek güvenlik önlemlerinin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>Ülkeler, sınır yönetimi, düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesi ve kitlesel geçişlere karşı ortak müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi. Sebte’deki gelişmeler, Avrupa Birliği’nin dış sınırlarının korunması ve üye ülkeler arasındaki dayanışma konusunda yeni tartışmaların başlamasına yol açtı.</p>

<h3>İTALYA SCHENGEN UYGULAMASINI BİR AYLIĞINA ASKIYA ALDI</h3>

<p>İtalya, Sebte’deki kitlesel geçişlerin ardından İspanya ile arasındaki pasaportsuz Schengen seyahat uygulamasını bir ay süreyle askıya aldığını açıkladı. Karar kapsamında özellikle Avrupa Birliği üyesi olmayan ülke vatandaşlarına yönelik hava ve deniz yolu kontrollerinin artırılması kararlaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İtalyan yönetimi uygulamayı ulusal güvenlik gerekçesiyle savunurken İspanyol yetkililer kararın siyasi nitelik taşıdığını belirtti. İspanya Dışişleri Bakanlığı ise Schengen Bölgesi’nin bütünlüğünün güvence altında olduğunu ve Sebte’ye düzensiz yollarla giren kişilerin İspanya ana karasına geçemediğini açıkladı.</p>

<h3>İSPANYA YARIM MİLYONDAN FAZLA KİŞİ İÇİN OTURUM PROGRAMI BAŞLATTI</h3>

<p>Madrid yönetimi, ülkede yaşayan yarım milyondan fazla belgesiz kişiye belirli şartlarla oturma izni verilmesini öngören bir program başlattı. İspanya’nın göçmenlere yönelik yaklaşımı, Avrupa Birliği’ndeki bazı ülkelerin uyguladığı daha kısıtlayıcı politikalarla karşılaştırıldı.</p>

<p>İspanyol hükümeti, oturum programının Sebte’ye yönelik kitlesel geçişleri teşvik ettiği yönündeki iddiaları reddetti. Yetkililer, Sebte’ye düzensiz yollarla giren kişilerin İspanya ana karasına veya Schengen bölgesindeki başka ülkelere otomatik olarak geçme hakkı bulunmadığını vurguladı.</p>

<h3>800’DEN FAZLA GÖÇMENE MÜDAHALE EDİLMİŞTİ</h3>

<p>Fas’ın Fenidek kenti kıyılarından Sebte’ye yüzerek geçmeye çalışan 800’den fazla düzensiz göçmene 30 Temmuz’da müdahale edildi. Aynı günlerde sınırın farklı noktalarından binlerce kişinin Sebte’ye yönelmesiyle geçişler kitlesel bir boyuta ulaştı.</p>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, gelişmelerin ardından hükümetin mevcut bütün kaynaklarını harekete geçirdiğini açıkladı. Sebte yönetimi de kentteki barınma ve sağlık kapasitesinin yetersiz kaldığını belirterek merkezi hükümetten ek güvenlik personeli ve insani yardım desteği istedi.</p>

<h3>SEBTE YÖNETİMİ ACİL DURUM UYARISI YAPMIŞTI</h3>

<p>Sebte Özerk Yönetimi Başkanı Juan Jesus Vivas, kitlesel geçişlerden önce kentte insani ve güvenlik açısından acil durum yaşandığını açıklamıştı. Bir hafta içinde yaklaşık bin 500 kişinin yüzerek Sebte’ye ulaştığını belirten Vivas, özellikle refakatsiz çocuklara ayrılan kabul merkezlerinin kapasitesinin çok üzerinde çalıştığını söyledi.</p>

<p>Refakatsiz çocuklara yönelik merkezlerde doluluk oranının yüzde 2 bin 400’e ulaştığı, bazı göçmenlerin açık alanlarda kalmak zorunda kaldığı bildirildi. Vivas, merkezi hükümetin farklı bakanlıklarının katılacağı ortak ve hızlı bir müdahale çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/70-bin-gocmen-fasa-geri-dondu-can-kaybi-88e-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/gocmen-2.jpg" type="image/jpeg" length="72754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump, İran’a yönelik saldırının neden iptal edildiğini ilk kez açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-irana-yonelik-saldirinin-neden-iptal-edildigini-ilk-kez-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-irana-yonelik-saldirinin-neden-iptal-edildigini-ilk-kez-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakerelerin 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü öğleden sonra başlayacağını açıkladı. Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın nükleer programı konusunda anlaşma sağlanabileceğine ilişkin iyimser olduğunu söyledi. İran yönetimi ise Hürmüz Boğazı konusunda Umman ile yürütülen görüşmelerin son aşamaya geldiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yeni müzakere sürecinin 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü öğleden sonra başlayacağını duyurdu. New Jersey’den Washington’a dönüşü sırasında uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, görüşmelerin formatı, gerçekleştirileceği yer ve katılımcıları konusunda temasların sürdüğünü söyledi. Trump, anlaşmaya varılması için herhangi bir süre sınırı açıklamadı.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, ABD yönetiminin İran’a karşı planladığı yeni askerî saldırıyı durdurmasının ardından geldi. ABD Başkanı, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve İran ile yürütülen temasların saldırı kararından vazgeçilmesinde etkili olduğunu belirtti. Körfez ülkelerinin bölgesel gerilimin tırmanmaması ve diplomatik sürecin devam etmesi yönünde çağrı yaptığı bildirildi.</p>

<h3>MÜZAKERELER 3 AĞUSTOS ÖĞLEDEN SONRA BAŞLAYACAK</h3>

<p>Trump, İran ile müzakerelerin pazartesi öğleden sonra başlayacağını belirterek görüşmelerin hangi yöntemle yürütüleceğinin değerlendirildiğini ifade etti. ABD Başkanı, müzakerelerin doğrudan mı yoksa arabulucular üzerinden mi gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p>

<p>Görüşmelerde Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği, İran’ın nükleer faaliyetleri ve iki ülke arasındaki askerî gerilimin ele alınması bekleniyor. Trump, daha önce yaptığı açıklamada İran ile diğer bölge ülkelerinin anlaşma sağlanabilmesi için ABD’den süre istediğini ve Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasının hedeflendiğini söylemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PLANLANAN ASKERÎ SALDIRI DURDURULDU</h3>

<p>ABD Başkanı, İran’a yönelik hafta sonu gerçekleştirilmesi planlanan geniş çaplı askerî saldırının durdurulduğunu açıkladı. Trump, saldırının İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana düzenlenen en büyük askerî operasyonlardan biri olacağını ileri sürdü.</p>

<p>Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri yönetimlerinin saldırının gerçekleştirilmemesi için Washington’a çağrıda bulunduğunu anlatan Trump, bölge ülkelerinin diplomatik çözüm ihtimalinin devam ettiğini belirttiğini aktardı. Trump’ın saldırıyı erteleme kararında Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin bölgesel güvenlik ve enerji piyasaları üzerindeki olası etkilerinin de rol oynadığı bildirildi.</p>

<h3>TRUMP ANLAŞMA KONUSUNDA İYİMSER OLDUĞUNU SÖYLEDİ</h3>

<p>Trump, İran ile anlaşmaya varılması konusunda iyimser olduğunu belirterek müzakereler yoluyla insanların hayatını kurtarmak istediğini söyledi. ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı ve İran’ın nükleer programı konusunda yakın zamanda ilerleme sağlanabileceğini savundu.</p>

<p>ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz taşımacılığına güvenli şekilde açılmasını talep ediyor. Washington ayrıca İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin anlaşmazlığın diplomatik yöntemlerle çözülmesini görüşmelerin temel hedeflerinden biri olarak gösteriyor.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN NİHAİ ANLAŞMA AÇIKLANMADI</h3>

<p>Trump’ın açıklamalarına karşın Hürmüz Boğazı konusunda taraflar arasında imzalanmış nihai bir anlaşma bulunduğu resmî olarak doğrulanmadı. İran ve Umman yönetimleri arasındaki görüşmelerin son aşamada olduğu açıklanırken boğazın yönetimi ve gemilerin geçiş koşulları konusunda müzakerelerin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>İran ile Umman, Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimine ilişkin karşılıklı teklifler sundu. Görüşmelerde seyrüsefer güvenliği, İran ve Umman kara sularından geçecek gemilerin statüsü ile bölge ülkelerinin güvenlik talepleri ele alındı. Taraflar arasında bazı anlaşmazlıkların devam ettiği aktarıldı.</p>

<h3>ARAKÇİ: GÖRÜŞMELER SON AŞAMADA</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman ile Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen müzakerelerin tamamlanmaya yaklaştığını açıkladı. İran’ın resmî haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Arakçi, görüşmelerde son aşamaya gelindiğini ancak anlaşmanın ayrıntılarının henüz kesinleşmediğini belirtti.</p>

<p>Arakçi, İran hükümetine yaptığı bilgilendirmede Tahran ile Maskat arasındaki görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini söyledi. Müzakerelerin boğazdaki gemi geçişlerinin nasıl yönetileceği ve iki ülkenin güvenlik haklarının nasıl korunacağı üzerinde yoğunlaştığı bildirildi.</p>

<h3>İRAN SAVAŞ ÖNCESİ STATÜYE DÖNÜLMEYECEĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın statüsünün savaş öncesindeki koşullarla aynı olmayacağını belirtti. Bekayi, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin iki ülkeyi ilgilendiren ikili bir süreç olduğunu ve müzakerelerin sonuçlandırılma aşamasına geldiğini ifade etti.</p>

<p>Bekayi, ABD’nin askerî tehditleri karşısında İran’ın tutumunu değiştirmeyeceğini söyledi. ABD yönetiminin yeni bir askerî girişimde bulunması hâlinde İran’ın karşılık vereceğini belirten Bekayi, diplomatik görüşmeler ile ülkenin savunma politikasının birbirinden ayrı değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<h3>HÜRMÜZ BOĞAZI MÜZAKERELERİN MERKEZİNDE</h3>

<p>Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından stratejik önem taşıyor. Bölgede yaşanan saldırılar ve askerî gerilim nedeniyle boğazdaki gemi trafiğinde azalma meydana gelirken bazı tankerlerin alternatif güzergâhlara yöneldiği bildirildi.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki görüşmelerin başlaması ve yeni saldırı planının durdurulması, petrol fiyatlarında düşüşe neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı 3 Ağustos’ta yüzde 5’in üzerinde gerilerken piyasalarda müzakerelerin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayıp sağlamayacağı izlenmeye başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trump-irana-yonelik-saldirinin-neden-iptal-edildigini-ilk-kez-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 01:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/donald-trump-444.jpg" type="image/jpeg" length="85100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı geriliminde son durum: İran ve Umman anlaşmada son aşamaya geldi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hurmuz-bogazi-geriliminde-son-durum-iran-ve-umman-anlasmada-son-asamaya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hurmuz-bogazi-geriliminde-son-durum-iran-ve-umman-anlasmada-son-asamaya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerinin düzenlenmesi için Umman ile yürütülen müzakerelerde son aşamaya gelindiğini açıkladı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, haziran ayında ABD ile imzalanan mutabakatın gelecekteki dış ilişkilerin merkezinde yer alacağını belirtirken, Umman’ın boğazı açık tutacak ve gerilimi azaltacak bir formül üzerinde çalıştığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı’nın statüsü ve ticari gemilerin geçişi konusunda İran ile Umman arasında yürütülen görüşmelerde yeni bir aşamaya geçildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, boğazdaki seyrüsefer düzenine ilişkin müzakerelerin son aşamada olduğunu açıkladı. Görüşmelerde gemilerin kullanacağı güzergâhlar, geçişlerin denetlenmesi, boğazın yönetimi ve olası ücretlendirme sistemi ele alınıyor.</p>

<p>İran ve Umman’ın karşılıklı sunduğu önerilerde henüz tüm başlıklarda uzlaşma sağlanmadı. Umman, boğazın iki ülke tarafından ortak bir sistemle yönetilmesini ve gemilerden gönüllü katkı payı alınmasını önerirken, İran boğazdaki giriş ve çıkış güzergâhlarının daha büyük bölümünün kendi denetiminde bulunmasını istiyor.</p>

<h3><strong>ARAKÇİ: MÜZAKERELERDE SON AŞAMADAYIZ</strong></h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran resmi haber ajansı İRNA tarafından aktarılan açıklamasında, Hürmüz Boğazı konusunda Umman ile devam eden görüşmelerin son aşamaya ulaştığını bildirdi. Arakçi’nin açıklaması, bölgedeki askeri gerilimin azaltılması ve ticari gemi geçişlerinin yeniden düzenli hale getirilmesi için diplomatik temasların yoğunlaştığı bir dönemde geldi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de müzakerelerin sonuçlandırılma aşamasında olduğunu söyledi. Bekayi, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin iki taraflı nitelik taşıdığını ve başka ülkeleri ilgilendirmediğini savundu. İranlı sözcü, Hürmüz Boğazı’nın statüsünün çatışmalar öncesindeki koşullara dönmeyeceğini de ifade etti.</p>

<h3><strong>GÖRÜŞMELER YENİ GEÇİŞ GÜZERGÂHINA ODAKLANDI</strong></h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre görüşmeler, gemilerin kullanabileceği yeni bir geçiş güzergâhının belirlenmesine odaklandı. Bekayi, müzakerelerin doğrudan boğazın açılması veya kapatılmasıyla bağlantılı olmadığını, geçiş rotasının ayrı bir başlık olarak değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Umman tarafından hazırlanan önceki planda, gemilerin İran ve Umman kara sularından geçen iki ayrı şeridi kullanması öngörüldü. Teklife göre İran kendi kıyısındaki güzergâhı, Umman ise karşı yöndeki geçiş hattını yönetecekti. Tahran yönetimi, ulusal güvenlik gerekçesiyle söz konusu öneriyi kabul etmeyerek daha geniş denetim yetkisi talep eden karşı teklif sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>UMMAN’DAN ORTAK YÖNETİM VE GÖNÜLLÜ ÜCRET ÖNERİSİ</strong></h3>

<p>Umman’ın Körfez ülkeleri tarafından da desteklenen planında, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın tek taraflı kontrolünde olmadığı ortak bir yönetim sistemi kurulması önerildi. Gemilerden alınacak ücretlerin zorunlu olmaması ve seyrüsefer güvenliği, çevrenin korunması ile arama-kurtarma çalışmalarında kullanılması planlandı.</p>

<p>Önerinin, Malakka Boğazı’nda Endonezya, Malezya ve Singapur tarafından uygulanan sisteme benzer biçimde hazırlanabileceği belirtildi. Malakka modelinde geçiş yapan gemilerden navigasyon, çevre güvenliği ve arama-kurtarma faaliyetleri için gönüllü katkı talep ediliyor.</p>

<p>İran ise bir güzergâhın tamamen kendi kara sularında bulunmasını, karşı yöndeki güzergâhın da bir bölümünün İran’ın denetiminden geçmesini talep ediyor. Tahran yönetimi ayrıca savaş öncesindeki ücretsiz ve denetimsiz geçiş düzenine dönülmesine karşı çıkıyor.</p>

<h3><strong>PEZEŞKİYAN’DAN ABD İLE MUTABAKAT AÇIKLAMASI</strong></h3>

<p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, haziran ayında ABD ile imzalanan mutabakat zaptının İran’ın gelecekteki dış ilişkilerinin merkezinde yer alacağını söyledi. Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, karşı tarafın imzaladığı hükümlere bağlı kalmasını sağlamak için çalışılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Pezeşkiyan, mutabakatın İran’ın, bölgenin ve müttefik ülkelerin güvenliğini artıracağını ifade etti. İran Cumhurbaşkanı’nın açıklaması, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik konularında diplomatik anlaşmaları temel alan bir süreç yürütmek istediğini gösteren mesajlar arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>HAZİRAN AYINDAKİ MUTABAKATTA HÜRMÜZ MADDESİ</strong></h3>

<p>İran ile ABD arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı’nın en az 60 gün süreyle ticari gemilere ücretsiz olarak açılması öngörüldü. Mutabakat metnindeki ifadelerin boğazın nihai kontrolünün kimde olacağı ve gemilerin hangi güzergâhları kullanacağı konusunda farklı yorumlara yol açması, anlaşmazlığın yeniden büyümesine neden oldu.</p>

<p>Anlaşma, İran’ın onaylamadığı bir kanalı kullanan gemilere ateş açılmasının ardından temmuz ayının başında uygulanamaz hale geldi. Gelişmenin ardından boğazdaki ticari geçişler yeniden büyük ölçüde durdu ve ABD ile İran arasındaki askeri gerilim tekrar yükseldi.</p>

<h3><strong>UMMAN GERİLİMİ AZALTACAK FORMÜL ARIYOR</strong></h3>

<p>Japonya’daki Waseda Üniversitesi’nde İslam Bölgesi Araştırmaları Profesörü olan Abdullah Baabood, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin Hürmüz Boğazı konusunda yapıcı bir sonuç doğurabileceğine ilişkin olumlu işaretler bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Baabood, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik tehditleri ve bölgedeki gerilimin artması nedeniyle Umman’ın tansiyonu düşürecek bir çözüm aradığını belirtti. Umman yönetiminin temel hedefinin en azından ticari gemilerin geçişine açık bir güzergâh oluşturmak ve deniz taşımacılığının devam etmesini sağlamak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Baabood, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin yalnızca İran ve Umman tarafından düzenlenmesi yerine Körfez ülkeleri ile Irak’ın da yer aldığı daha geniş bir mekanizmanın kurulabileceğini söyledi. Muhtemel sistemin Malakka Boğazı’ndaki bölgesel iş birliği modeline benzer şekilde oluşturulabileceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>TRUMP YENİ SALDIRI PLANINI ASKIYA ALDI</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’la hızlı şekilde bir anlaşmaya varılması halinde yeni bir saldırı düzenlemeyeceklerini açıkladı. Trump, İran ve bazı Orta Doğu ülkelerinin anlaşmayı tamamlamak için süre talep ettiğini, muhtemel anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasını ve İran’ın nükleer faaliyetleri konusunda uzlaşma sağlanmasını kapsayacağını söyledi.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından geldi. Suudi Arabistan yönetimi görüşmede diyalog ve gerilimin azaltılmasına öncelik verilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>İran yönetimi ise ABD’den gelebilecek yeni askeri tehditler karşısında tutumunu değiştirmeyeceğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, ABD’nin yeni bir askeri girişimde bulunması halinde karşılık verileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ TİCARETİ İÇİN KRİTİK ÖNEMDE</strong></h3>

<p>Hürmüz Boğazı, çatışmalar başlamadan önce dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği güzergâh olarak öne çıkıyordu. İran’ın boğazdaki geçişleri büyük ölçüde durdurması, küresel enerji arzını etkilerken petrol ve doğal gaz fiyatlarında yükselişe yol açtı.</p>

<p>Nisan ayında sağlanan ateşkesin temmuz ayında bozulmasının ardından Brent petrol fiyatlarında yüzde 24’e varan artış kaydedildi. Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş düzeninin yeniden kurulması, hem bölgesel gerilimin azaltılması hem de küresel enerji ve deniz taşımacılığındaki aksaklıkların sona erdirilmesi açısından müzakerelerin temel başlıkları arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hurmuz-bogazi-geriliminde-son-durum-iran-ve-umman-anlasmada-son-asamaya-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 22:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/hurmuz-bogazi-44-1.jpg" type="image/jpeg" length="41766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fas Kralı Trump'a yarandı, beklediği desteği aldı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/fas-krali-trumpa-yarandi-bekledigi-destegi-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/fas-krali-trumpa-yarandi-bekledigi-destegi-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ve İspanya konularında ABD politikasına paralel siyaset izleyen Fas kralı sonunda beklediği desteği aldı. ABD Başkanı Donald Trump, Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıdıklarını belirterek Rabat yönetiminin sunduğu özerklik planına desteğini yineledi. Trump, planı anlaşmazlığın adil ve kalıcı biçimde çözülmesi için tek temel olarak gördüklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Batı Sahra sorununun çözümüne yönelik Fas tarafından hazırlanan özerklik planını desteklediklerini açıkladı. Trump, Fas’ın önerisinin bölgede adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılması açısından tek temel olduğunu ifade etti.</p>

<p>ABD’nin Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanımaya devam ettiğini bildiren Trump, özerklik planının ciddi, güvenilir ve gerçekçi bir öneri olduğunu belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı da Temmuz 2026’da yayımladığı Fas’ın Taht Günü mesajında Washington yönetiminin Fas egemenliğini tanıdığını ve özerklik planını desteklediğini yineledi.</p>

<h3>FAS KRALI VI. MUHAMMED’E MESAJ GÖNDERDİ</h3>

<p>Donald Trump’ın açıklamaları, Fas Kralı VI. Muhammed’in tahta çıkış yıl dönümü dolayısıyla gönderdiği mesajda yer aldı. Mesaj, ABD’nin Fas’taki diplomatik temsilcilikleri tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Trump, ABD ile Fas arasındaki ilişkilerin güven ve karşılıklı saygı temelinde sürdüğünü kaydetti. İki ülke arasındaki diplomatik ve tarihî bağlara dikkati çeken Trump, ABD-Fas dostluğunun 250’nci yılına ulaştığını belirtti.</p>

<h3>“FAS EGEMENLİĞİNİ TANIYORUZ”</h3>

<p>ABD’nin Batı Sahra konusundaki tutumunun açık olduğunu söyleyen Trump, “Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıyoruz ve Fas’ın ciddi, güvenilir ve gerçekçi özerklik önerisini adil ve kalıcı çözümün tek temeli olarak destekliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Washington yönetimi, Batı Sahra anlaşmazlığının çözümü için Fas tarafından sunulan özerklik planını destekleyen politikasını sürdürürken, bölge üzerindeki Fas egemenliğini tanıdığını da resmî açıklamalarında tekrar dile getiriyor. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de 2026 yılında yaptıkları açıklamalarda özerklik planını uygulanabilir çözüm zemini olarak tanımladı.</p>

<h3>DİĞER SEÇENEKLERİ KABUL EDİLEMEZ OLARAK NİTELENDİRDİ</h3>

<p>Trump, Fas’ın özerklik önerisi dışındaki seçeneklerin mevcut anlaşmazlığın devam etmesine yol açacağını savundu. Alternatif yaklaşımları kabul edilemez olarak nitelendiren Trump, Batı Sahra sorununun artık sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>ABD Başkanı, uzun yıllardır çözüme ulaştırılamayan anlaşmazlığın tarafların çıkarlarını gözeten bir düzenlemeyle sonuçlandırılması gerektiğini belirtti. Trump’ın açıklamasında Fas’ın egemenliği altında özerklik öngören planın siyasi çözüm için temel alınması çağrısı öne çıktı.</p>

<h3>ABD İLE FAS ARASINDA YENİ DÖNEM MESAJI</h3>

<p>Trump, ABD ve Fas halklarının çıkarlarına öncelik veren yeni bir iş birliği döneminin oluşturulduğunu ifade etti. İki ülkenin güvenlik, diplomasi ve bölgesel istikrar alanlarındaki ilişkilerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.</p>

<p>Sahel bölgesindeki güvenlik sorunlarına da değinen Trump, terör örgütleri ve bölgesel istikrarsızlıkla mücadele amacıyla Fas yönetimiyle iş birliğini sürdüreceklerini belirtti. Washington ve Rabat arasındaki güvenlik ortaklığının bölgenin istikrarına katkı sağlamasının amaçlandığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BATI SAHRA SORUNU NASIL BAŞLADI?</h3>

<p>Batı Sahra’daki anlaşmazlığın temeli, İspanya’nın bölgedeki sömürge yönetimini sona erdirdiği 1970’li yıllara dayanıyor. Fas’ın 1975 yılında eski İspanyol sömürgesi üzerindeki egemenlik iddiasını güçlendirmesi ve bölgenin önemli bölümünü kontrol altına almasıyla siyasi ve askerî gerilim arttı.</p>

<p>Rabat yönetimi, Batı Sahra’nın Fas topraklarının ayrılmaz parçası olduğunu savunurken, bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi bölgede ayrı bir devlet kurulmasını talep etti. Cezayir yönetimi de süreç boyunca Polisario Cephesi’ne siyasi ve diplomatik destek verdi.</p>

<h3>FAS ÖZERKLİK PLANINI SAVUNUYOR</h3>

<p>Fas yönetimi, Batı Sahra’nın kendi egemenliği altında kalmasını ve bölgeye geniş idarî yetkiler tanıyan bir özerklik modeli uygulanmasını istiyor. Rabat tarafından hazırlanan plan, yerel yönetim organlarının kurulmasını ve bazı iç yönetim yetkilerinin bölgesel makamlara devredilmesini öngörüyor.</p>

<p>Dış politika, savunma ve egemenlikle bağlantılı temel yetkilerin ise Fas merkezi yönetiminde kalması planlanıyor. Fas, özerklik önerisini uygulanabilir ve gerçekçi bir siyasi çözüm olarak uluslararası kamuoyuna sunuyor.</p>

<h3>POLİSARIO CEPHESİ BAĞIMSIZLIK TALEP EDİYOR</h3>

<p>Polisario Cephesi, Batı Sahra halkının kendi geleceğine karar vermesi gerektiğini savunarak bağımsızlık talebini sürdürüyor. Örgüt, bölgede Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti adıyla bağımsız bir devlet kurulduğunu ileri sürüyor.</p>

<p>Fas’ın özerklik planını kabul etmeyen Polisario Cephesi, Birleşmiş Milletler gözetiminde bağımsızlık seçeneğini de içeren bir halk oylaması yapılmasını talep ediyor. Tarafların bölgenin nihai statüsüne ilişkin farklı tutumları nedeniyle yürütülen müzakerelerde kalıcı bir uzlaşmaya varılamadı.</p>

<h3>1991 YILINDA ATEŞKES SAĞLANDI</h3>

<p>Fas güvenlik güçleri ile Polisario Cephesi arasındaki silahlı çatışmalar, Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda 1991 yılında imzalanan ateşkes anlaşmasıyla durduruldu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, aynı yıl 690 sayılı kararla Batı Sahra Referandumu İçin Birleşmiş Milletler Misyonunu kurdu.</p>

<p>MINURSO adıyla faaliyet gösteren misyonun görevleri arasında ateşkesin izlenmesi ve Batı Sahra halkının bağımsızlık ile Fas’a katılma seçenekleri arasında tercih yapacağı bir referandumun hazırlanması yer aldı. Referandumun seçmen listeleri ve bölgenin statüsüne ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle gerçekleştirilmesi mümkün olmadı.</p>

<h3>STATÜ KONUSUNDA UZLAŞMA SAĞLANAMADI</h3>

<p>Ateşkesin ardından Birleşmiş Milletler öncülüğünde sürdürülen müzakerelerde Batı Sahra’nın nihai statüsü konusunda anlaşmaya varılamadı. Fas özerklik planını çözüm için temel seçenek olarak sunarken, Polisario Cephesi bağımsızlık seçeneğinin yer aldığı bir referandum talebini korudu.</p>

<p>Birleşmiş Milletler, taraflara siyasi irade göstererek doğrudan ve kapsamlı müzakerelere devam etme çağrısında bulunuyor. MINURSO da bölgede 1991 yılında başlayan görevini sürdürerek gelişmeleri takip ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/fas-krali-trumpa-yarandi-bekledigi-destegi-aldi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/trump-fas-krali.jpg" type="image/jpeg" length="87299"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Arakçi ile telefonda görüştü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-arakci-ile-telefonda-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-arakci-ile-telefonda-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, yürütülen müzakere sürecindeki son durum ele alınırken Türkiye’nin bölgedeki çatışmaların sona ermesi ve kalıcı barışın sağlanması için çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile akşam saatlerinde bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı. İki bakanın görüşmesinde bölgesel gelişmeler ve devam eden diplomatik temaslar gündeme geldi.</p>

<p>Hakan Fidan, görüşmeye ilişkin açıklamasında, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile yürütülen müzakere sürecindeki son durumu ele aldıklarını belirtti. Görüşmenin içeriğine ilişkin başka bir ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<h3>MÜZAKERE SÜRECİNDEKİ SON DURUM ELE ALINDI</h3>

<p>Telefon görüşmesinde, taraflar arasında devam eden müzakere sürecinin mevcut aşaması değerlendirildi. Hakan Fidan’ın açıklamasında, görüşmelerin hangi başlıklar altında yürütüldüğüne veya süreçte gelinen noktaya ilişkin ayrıntılı bilgi yer almadı.</p>

<p>Diplomatik temasın, bölgede devam eden çatışmalar ve müzakere sürecine ilişkin gelişmelerin yakından takip edildiği bir dönemde gerçekleştirilmesi dikkati çekti. Türkiye ile İran arasındaki temasların bölgesel konular üzerinden sürdüğü bildirildi.</p>

<h3>TÜRKİYE KALICI BARIŞ İÇİN ÇABALARINI SÜRDÜRECEK</h3>

<p>Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgedeki çatışmaların sona ermesi için çalışmaya devam edeceğini ifade etti. Fidan, kalıcı barışın tesis edilmesine yönelik diplomatik çabaların sürdürüleceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin bölgesel gerilimlerin diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesine yönelik girişimlerini devam ettireceğini belirten Fidan, çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı barış ortamının oluşturulmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-arakci-ile-telefonda-gorustu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/hakan-fidan-abbas-arakci.jpg" type="image/jpeg" length="45068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Irak'tan Türkiye'ye akacak petrol 4 katına yükseltildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-turkiyeye-akacak-petrol-4-katina-yukseltildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-turkiyeye-akacak-petrol-4-katina-yukseltildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BOTAŞ ile Irak devlet petrol şirketleri SOMO ve NOC arasında bir yıl süreli Ham Petrol Taşıma Anlaşması imzalandı. Anlaşmayla Türkiye’ye gönderilen petrol miktarının günlük 180 bin varilden 750 bin varile yükseltilmesi, Kerkük petrolünün Ceyhan üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılması ve uzun vadeli enerji iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. ile Irak devlet petrol şirketleri Petrol Pazarlama Şirketi ve Kuzey Petrol Şirketi arasında Ham Petrol Taşıma Anlaşması imzalandı. Bir yıl süreyle geçerli olacak anlaşmanın, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nın daha etkin kullanılmasını sağlaması ve taraflar arasında uzun vadeli ve kapsamlı bir iş birliği modeli oluşturulana kadar devam eden petrol akışının kesilmesini önlemesi amaçlanıyor.</p>

<p>Anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi arasında gerçekleştirilen görüşmeden dört gün sonra imza altına alındı. Temmuz ayı boyunca hem Bağdat’ta hem de Ankara’da temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yürüttüğü enerji diplomasisinin ardından taraflar arasında mutabakata varıldı.</p>

<h3>İMZA TÖRENİ ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINDA YAPILDI</h3>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında düzenlenen imza törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir katıldı. Ham Petrol Taşıma Anlaşması, BOTAŞ Genel Müdürü Abdulvahıt Fidan, SOMO Genel Müdürü Ali Nizar Al-Shatri ve NOC Genel Müdürü Faisal Hammadi Ramadan tarafından imzalandı.</p>

<p>BOTAŞ ile SOMO ve NOC arasında varılan anlaşmanın, iki ülke arasındaki ham petrol iletimini güvence altına alması öngörülüyor. Tarafların uzun dönemli bir anlaşma üzerinde çalışmayı sürdürmesi ve mevcut petrol akışının yeni iş birliği modeli oluşturuluncaya kadar kesintisiz biçimde devam etmesi hedefleniyor.</p>

<h3>GÜNLÜK PETROL SEVKİYATI 180 BİN VARİLDEN 750 BİN VARİLE ÇIKACAK</h3>

<p>Anlaşmayla Irak’tan Türkiye’ye gönderilen petrol miktarının günlük 180 bin varilden 750 bin varile yükseltilmesi planlanıyor. Kerkük’te üretilen petrolün Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden Ceyhan’a taşınması ve buradan dünya pazarlarına ulaştırılması da anlaşmanın temel hedefleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Petrol sevkiyatındaki artışın, Türkiye’deki rafinerilerin ham petrol ihtiyacının Irak kaynaklarından daha yüksek oranda karşılanmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. Mevcut durumda Türkiye’deki rafinerilerin toplam petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’luk bölümünün Irak’tan sağlandığı belirtilirken, yeni dönemde boru hattı kapasitesinden daha fazla yararlanılması planlanıyor.</p>

<h3>PETROL SEVKİYATINDA HEDEF GÜNLÜK 1 MİLYON VARİL</h3>

<p>Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak Başbakanı Zeydi’yi kabulü sırasında Türkiye’deki rafinerilerin ihtiyaç duyacağı günlük 1 milyon varil petrolün Irak tarafından sağlanması konusunun gündeme geldiğini belirtti. Söz konusu gelişmenin Türkiye’nin petrol arz güvenliği açısından önemli olduğunu ifade eden Bayraktar, Türkiye’deki rafinerilerin yıllar önce çevre ülkelerden gelen petrollere göre tasarlandığını söyledi.</p>

<p>Irak petrolü ile Kerkük petrolünün Türkiye’deki rafinerilerin en fazla kullandığı ham petrol türleri arasında bulunduğunu kaydeden Bayraktar, Irak’tan alınan petrolün büyük bölümünün şu ana kadar Hürmüz Boğazı üzerinden taşındığını aktardı. Bayraktar, boru hatlarının tahsis edilmesiyle Irak’tan temin edilen petrol miktarının ilerleyen dönemde artırılacağını ve Türkiye’nin rafineri ihtiyacının neredeyse tamamına yakın bölümünü karşılayabilecek bir model oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<h3>BAYRAKTAR: TARİHİ HAFTAYI TARİHİ BİR ANLAŞMAYLA TAMAMLIYORUZ</h3>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, imzalanan anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, “Tarihi haftayı tarihi bir anlaşma ile tamamlıyoruz” ifadelerini kullandı. Pazartesi gününden sonra Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açılacağını belirten Bayraktar, iki ülkenin başta petrol, doğal gaz ve elektrik olmak üzere enerji alanındaki iş birliğini geliştireceğini söyledi.</p>

<p>Bayraktar, enerji dışındaki alanlarda da ilişkilerin ilerletilmesinin planlandığını belirterek iki ülke arasındaki 17 milyar dolarlık ticaret hacminin daha yüksek bir seviyeye çıkarılmasının hedeflendiğini kaydetti. Hafta boyunca imzalanan anlaşmaların iki ülke için de hayırlı olmasını dileyen Bayraktar, Türkiye Petrollerinin Kerkük sahalarındaki ortaklığına da değindi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TÜRKİYE PETROLLERİ BAŞKA SAHALARDA DA ÇALIŞACAK</h3>

<p>Türkiye Petrollerinin Kerkük sahalarında yürüttüğü ortaklık çalışmalarını hatırlatan Bakan Bayraktar, şirketin Irak’taki başka petrol sahalarında da faaliyet göstermesinin planlandığını bildirdi. Enerji iş birliğinin petrol taşımacılığıyla sınırlı kalmaması, doğal gaz, elektrik ve arama-üretim faaliyetlerini de kapsayacak biçimde genişletilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Bayraktar, yeni dönemde iki ülke arasında petrol, doğal gaz ve elektrik alanlarında daha kapsamlı çalışmalar yürütüleceğini belirtti. Ticaret hacminin 17 milyar doların üzerine çıkarılması hedefi doğrultusunda enerji alanındaki yeni anlaşmaların Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde kullanılması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/iraktan-turkiyeye-akacak-petrol-4-katina-yukseltildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/petrol-hatti-44.jpg" type="image/jpeg" length="53192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pakistan’daki maden ocağı patlamasında 34 ilçi öldü]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistandaki-komur-madeni-patlamasinda-34-isci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistandaki-komur-madeni-patlamasinda-34-isci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan’ın Belucistan eyaletinin başkenti Ketta yakınlarındaki kömür madeni kompleksinde meydana gelen metan gazı patlamasında 34 madenci yaşamını yitirdi. Yetkililer, 32 işçinin cansız bedenine ulaşıldığını, yer altında kalan 2 madencinin de hayatını kaybettiğinin değerlendirildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pakistan’ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinde bulunan bir kömür madeni kompleksinde meydana gelen patlamada 34 madenci hayatını kaybetti. Patlama, 30 Temmuz Perşembe günü eyaletin başkenti Ketta’nın dış kesimlerindeki Sorange bölgesinde bulunan ve birbirine yakın iki maden ocağını etkiledi.</p>

<p>Yetkililerin ilk açıklamalarında madenlerde 42 işçinin bulunduğu, 32 madencinin hayatını kaybettiği ve yaklaşık 10 kişinin yer altında mahsur kaldığı bildirilmişti. Arama ve kurtarma çalışmalarının ilerleyen saatlerinde madendeki işçi sayısına ilişkin bilgiler güncellenirken patlamadan etkilenen bölümde 36 madencinin bulunduğu açıklandı.</p>

<p>Pakistan İl Afet Yönetim Kurumu, kurtarma ekiplerinin 32 madencinin cansız bedenini çıkardığını ve yer altında kalan 2 işçiye ulaşmak için çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Yetkililer, söz konusu 2 madencinin de yaşamını yitirdiğinin değerlendirildiğini belirterek toplam can kaybını 34 olarak açıkladı.</p>

<h3>PATLAMANIN METAN GAZINDAN KAYNAKLANDIĞI DEĞERLENDİRİLİYOR</h3>

<p>Pakistan Başmaden Müfettişi Ghani Baloch, ilk incelemelere göre patlamanın maden içerisinde biriken metan gazından kaynaklandığını bildirdi. Patlamanın ardından maden kompleksinin bazı bölümlerinin çöktüğü ve yer altındaki çalışma alanlarının enkaz altında kaldığı belirtildi.</p>

<p>Kurtarma ekipleri, yaklaşık 4 bin fit, diğer ifadeyle 1219 metre derinlikte çalışmalarını sürdürdü. Patlamanın ardından maden içerisindeki oksijen seviyesinin önemli ölçüde azalması ve zehirli gaz yoğunluğunun artması, arama çalışmalarını güçleştirdi.</p>

<p>Baloch, yer altında kalan işçilerin sağ bulunma ihtimalinin çalışma koşulları nedeniyle son derece düşük olduğunu ifade etti. Arama ve kurtarma faaliyetlerinin kayıp madencilerin tamamına ulaşılıncaya kadar devam edeceğini kaydetti.</p>

<h3>32 MADENCİNİN CANSIZ BEDENİ ÇIKARILDI</h3>

<p>Kurtarma ekipleri, patlamadan sonraki ilk saatlerde 7 madencinin cansız bedenine ulaştı. Çalışmaların devamında 25 işçinin daha cansız bedeni çıkarılarak ulaşılan madenci sayısı 32’ye yükseldi.</p>

<p>İl Afet Yönetim Kurumu, ekiplerin kalan 2 madencinin bulunduğu değerlendirilen bölümlere ulaşmaya çalıştığını açıkladı. Yer altındaki koşullar nedeniyle çalışmaların arama faaliyetinden ziyade cenazelerin çıkarılmasına yönelik yürütüldüğü bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HAYATINI KAYBEDENLERİN AİLELERİNE TAZMİNAT ÖDENECEK</h3>

<p>Belucistan Maden ve Mineraller Bakanı Shoaib Nosherwani, hayatını kaybeden madencilerin ailelerine başsağlığı diledi. Nosherwani, her madencinin ailesine 500 bin Pakistan rupisi tazminat ödeneceğini açıkladı.</p>

<p>Nosherwani, patlamanın nedenlerinin belirlenmesi amacıyla resmi soruşturma başlatılması talimatını verdi. Eyaletteki kömür madenlerinde uygulanan güvenlik önlemlerinin kapsamlı biçimde gözden geçirileceğini belirten Nosherwani, soruşturma sonucunda sorumluluğu bulunan kişiler hakkında işlem yapılacağını bildirdi.</p>

<h3>MADENCİ SENDİKASINDAN İHMAL SUÇLAMASI</h3>

<p>Pakistan Merkez Maden İşçileri Federasyonu, patlamanın ardından yaptığı açıklamada olayın ihmal ve yetersiz güvenlik önlemlerinden kaynaklandığını savundu. Federasyon, maden güvenliği kurallarının sıkı biçimde uygulanmasını ve sorumluların belirlenerek haklarında yasal işlem başlatılmasını istedi.</p>

<p>Federasyon yetkilileri, güvenlik şartlarını yerine getirmeyen şirketlerin denetlenmesi ve ihlallerin yaptırıma bağlanması çağrısında bulundu. Madencilerin yetersiz havalandırma sistemleri, gaz ölçüm cihazlarının bulunmaması ve koruyucu ekipman eksikliği nedeniyle tehlikeli koşullarda çalıştıkları belirtildi.</p>

<h3>BELUCİSTAN’DA MADEN KAZALARI SIK YAŞANIYOR</h3>

<p>Pakistan’ın kömür madenciliği sektöründe, özellikle Belucistan eyaletinde ölümle sonuçlanan kazalar sık yaşanıyor. Bölgedeki çok sayıda maden ocağında yeterli havalandırma sisteminin, gaz izleme cihazlarının ve temel güvenlik altyapısının bulunmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Belucistan, Pakistan’ın yüz ölçümü bakımından en büyük ancak ekonomik gelişmişlik düzeyi en düşük eyaleti olarak biliniyor. Yoksulluk ve işsizliğin yaygın olduğu bölgede binlerce kişi, düşük ücretlere ve yüksek güvenlik risklerine rağmen geçimini kömür madenciliğinden sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/pakistandaki-komur-madeni-patlamasinda-34-isci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 01:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/pakistan-belucistan.jpg" type="image/jpeg" length="77618"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamerun Cumhurbaşkanı yaklaşık 2 aydır ortada yok]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/kamerun-cumhurbaskani-yaklasik-2-aydir-ortada-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/kamerun-cumhurbaskani-yaklasik-2-aydir-ortada-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya’nın 7 Haziran’da eşi Chantal Biya ve beraberindeki resmi heyetle çıktığı Avrupa ziyaretinden henüz dönmemesi, ülkede devlet yönetiminin işleyişi ve cumhurbaşkanlığı makamının geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Muhalefetten Anayasa Mahkemesine cumhurbaşkanlığı makamının boşaldığının ilan edilmesi yönünde çağrı gelirken, nisanda yeniden oluşturulan cumhurbaşkanı yardımcılığı görevine henüz atama yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamerun Cumhurbaşkanı Paul Biya, eşi Chantal Biya ve beraberindeki resmi heyetle 7 Haziran’da başkent Yaounde’den ayrılarak Avrupa’ya gitti. Kamerun Cumhurbaşkanlığından aynı gün yapılan açıklamada, Biya’nın Avrupa’da “kısa süreli özel ziyaret” gerçekleştireceği bildirilirken ziyaretin sona ereceği tarihe ilişkin bilgi paylaşılmadı. Cumhurbaşkanı’na Cumhurbaşkanlığı Sivil Kabine Direktörü Samuel Mvondo Ayolo’nun da aralarında bulunduğu yetkililerin eşlik ettiği açıklandı.</p>

<p>Aradan geçen 55 güne rağmen Cumhurbaşkanı’nın ülkeye dönüş tarihine ilişkin resmi bir takvim ilan edilmedi. Biya’nın İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunduğuna ilişkin haberler Kamerun ve uluslararası basında geniş yer bulurken Cumhurbaşkanlığının ziyaretle ilgili ilk açıklamasında gidilen ülkenin adı belirtilmedi. Hükümet yetkililerinin sonraki açıklamalarında Biya’nın Avrupa’da özel ziyaret gerçekleştirdiği ve devlet işlerini yurt dışından sürdürdüğü ifade edildi. İletişim Bakanı Rene Emmanuel Sadi ise Biya’nın Cenevre’de bulunduğunu ve çalışmalarını buradan yürüttüğünü belirtti.</p>

<h3>SAĞLIK DURUMUNA İLİŞKİN İDDİALAR YENİDEN GÜNDEMDE</h3>

<p>Cumhurbaşkanı’nın uzun süredir ülkeye dönmemesi, sağlık durumuna ilişkin iddiaların yeniden gündeme gelmesine yol açtı. Hükümet, daha önce Biya’nın tedavi gördüğüne ilişkin haberleri yalanlayarak Cumhurbaşkanı’nın yurt dışında bulunduğu dönemlerde de devlet işlerini yürüttüğünü açıklamıştı. Biya’nın ne zaman Kamerun’a döneceği veya kamuoyu önüne çıkacağı konusunda ise resmi makamlarca bir tarih paylaşılmadı.</p>

<p>Biya’nın sağlık durumuna ilişkin doğrulanmış herhangi bir teşhis veya hastanede tedavi gördüğünü ortaya koyan resmi açıklama bulunmuyor. Cumhurbaşkanı’nın 7 Haziran’dan bu yana kamuoyu önünde görülmemesi ve ziyaretin başlangıcında “kısa süreli” olarak tanımlanması, ülkede yönetimin işleyişine ilişkin tartışmaların artmasına neden oldu.</p>

<h3>MUHALEFETTEN ANAYASA MAHKEMESİNE ÇAĞRI</h3>

<p>Muhalefetteki Kamerun Demokratik Birliği, Cumhurbaşkanı’nın uzun süren yurt dışı ziyareti sırasında devlet yönetiminin nasıl sürdürüldüğüne ilişkin kamuoyuna açıklama yapılmasını istedi. Parti, devletin temel kurumlarının işleyişi ve Cumhurbaşkanı adına alınan kararlar konusunda şeffaflık çağrısında bulundu.</p>

<p>Kamerun Değişim Cephesi Genel Başkanı Jean Michel Nintcheu da Anayasa Mahkemesine çağrı yaparak cumhurbaşkanlığı makamının boşaldığının ilan edilmesini talep etti. Nintcheu’nun çağrısı, Biya’nın uzun süredir ülke dışında bulunması ve dönüş tarihinin açıklanmaması üzerine yürütülen tartışmaların ardından geldi.</p>

<p>Kamerun’daki anayasal prosedür uyarınca cumhurbaşkanlığı makamının boşaldığına karar verilebilmesi için devlet başkanının görevini kalıcı olarak yerine getiremediğinin yetkili kurumlarca tespit edilmesi gerekiyor. Biya’nın görevini kalıcı olarak yerine getiremediğine ilişkin yetkili kurumlar tarafından alınmış veya kamuoyuna açıklanmış bir karar bulunmuyor.</p>

<h3>CUMHURBAŞKANI YARDIMCILIĞI MAKAMI YENİDEN OLUŞTURULDU</h3>

<p>Kamerun Parlamentosu, Ulusal Meclis ve Senatonun 4 Nisan 2026’da gerçekleştirdiği ortak oturumda kabul edilen anayasa değişikliğiyle, 1972’de kaldırılan cumhurbaşkanı yardımcılığı makamını yeniden oluşturdu. Düzenleme, parlamentodaki oylamada çoğunluğun desteğini alırken muhalefet partilerinin bir bölümü oturumu boykot etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni anayasal düzenlemeye göre cumhurbaşkanı yardımcısı, cumhurbaşkanı tarafından atanacak ve görevden alınabilecek. Cumhurbaşkanının ölmesi, istifa etmesi veya görevini kalıcı olarak yerine getirememesi halinde yardımcısı, yedi yıllık görev süresinin kalan bölümünde devlet başkanlığı görevini üstlenecek. Cumhurbaşkanı yardımcısının olağan dönemde kullanacağı yetkiler ise cumhurbaşkanı tarafından devredilen görevlerle sınırlı olacak.</p>

<p>Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesine rağmen cumhurbaşkanı yardımcılığı görevine henüz herhangi bir atama yapılmadı. Sosyal medyada Biya’nın oğlu Franck Emmanuel Biya’nın göreve atandığını öne süren bir kararname yayımlanırken söz konusu belgenin sahte olduğu ve resmi bir atamanın gerçekleştirilmediği doğrulandı.</p>

<p>Muhalefet, düzenlemenin cumhurbaşkanına seçim yapılmadan halefini belirleme imkanı verdiğini savunarak anayasa değişikliğine tepki gösterdi. İktidar kanadı ise cumhurbaşkanı yardımcılığı makamının yeniden oluşturulmasının devlet yönetiminde sürekliliği sağlamayı ve olası bir görev boşluğunda kurumsal belirsizliği önlemeyi amaçladığını bildirdi.</p>

<h3>BİYA’NIN 44 YILA YAKLAŞAN İKTİDARI</h3>

<p>Kamerun’un ilk Cumhurbaşkanı Ahmadou Ahidjo’nun istifasının ardından 6 Kasım 1982’de anayasal süreç kapsamında cumhurbaşkanlığı görevini devralan Paul Biya, yaklaşık 44 yıldır ülkeyi yönetiyor. Biya, cumhurbaşkanlığı görevinden önce 1975-1982 döneminde başbakanlık yaptı.</p>

<p>Biya, 1984, 1988, 1992, 1997, 2004, 2011, 2018 ve 2025’te düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin resmi sonuçlarına göre görevini sürdürdü. Kamerun’da 2008’de kabul edilen anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanlığı için uygulanan dönem sınırlaması kaldırılırken düzenleme, Biya’nın sonraki seçimlerde yeniden aday olmasının önünü açtı.</p>

<p>Kamerun Anayasa Konseyi, 12 Ekim 2025’te yapılan son cumhurbaşkanlığı seçiminde Biya’nın oyların yüzde 53,66’sını aldığını açıklayarak seçimleri kazandığını ilan etti. Biya, açıklanan sonuçların ardından yedi yıllık yeni görev dönemi için cumhurbaşkanlığı görevini sürdürdü.</p>

<h3>DÜNYANIN GÖREVDEKİ EN YAŞLI DEVLET BAŞKANI</h3>

<p>Şubat 1933 doğumlu olan 93 yaşındaki Paul Biya, dünyanın görevdeki en yaşlı devlet başkanı ünvanını taşıyor. Yaklaşık 44 yıllık cumhurbaşkanlığı dönemiyle Afrika’nın en uzun süre görev yapan liderleri arasında bulunan Biya’nın Avrupa ziyaretinden dönüş tarihine ilişkin Kamerun makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/kamerun-cumhurbaskani-yaklasik-2-aydir-ortada-yok</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 01:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/08/kamerunda-cumhurbaskani-biyani-20106293-2276-1-m.webp" type="image/jpeg" length="18211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanchez yaşananları İspanya'ya saldırı olarak değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/sanchez-yasananlari-ispanyaya-saldiri-olarak-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/sanchez-yasananlari-ispanyaya-saldiri-olarak-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Kuzey Afrika’daki İspanyol toprağı Sebte’ye yönelik düzensiz göçmen geçişlerinin ardından geri gönderme işlemlerinin hızlandırıldığını, güvenlik güçlerinin sayısının artırıldığını ve geçiş merkezinin yerel ve ulusal yetkililerle birlikte hazırlandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Sebte’de gazetecilere yaptığı açıklamada, dünden bu yana kente giren düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesi ve ülkelerine geri gönderilmesi için yürütülen süreçlerin hızlandırıldığını bildirdi. Yerel ve ulusal yetkililerin koordinasyonunda geçiş merkezinin hazırlandığını belirten Sanchez, düzensiz göçmen akınının İspanya genelindeki göç verilerinde son dönemde kaydedilen düşüş eğilimini değiştirdiğini söyledi.</p>

<p>Sanchez, yaşanan gelişmenin eşi benzeri görülmemiş bir durum olduğunu ifade ederek, “İspanya genelinde düzensiz göçmen gelişlerinde aydan aya kaydettiğimiz o sistematik düşüş eğilimini kırmaktadır. Bu nedenle, sadece acil olan hususlarda harekete geçmekle kalmamalı, aynı zamanda önemli olan konularda da adım atmayı unutmamalıyız.” dedi. Düzensiz göçle mücadele kapsamında alınan tedbirlere değinen Sanchez, Sebte’de görev yapan güvenlik güçlerinin sayısının artırıldığını aktardı.</p>

<h3>GERİ GÖNDERME SÜREÇLERİ HIZLANDIRILDI</h3>

<p>Sanchez, özellikle dünden bu yana Sebte’ye giren düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesine yönelik işlemlerin hızlandırıldığını belirterek, “Özellikle dünden bu yana giren düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesiyle ilgili süreçleri hızlandırıyoruz. Bu kişilerin birçoğunun çıkış işlemleri zaten gerçekleşmektedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İspanya Başbakanı, Sebte’ye yönelik düzensiz göçmen akınını ülkenin toprak bütünlüğüne yönelik bir saldırı ve ihlal olarak nitelendirdi. Sanchez, “Dün olan şey, İspanya’nın toprak bütünlüğüne yönelik bir saldırı ve ihlaldir.” şeklinde konuştu.</p>

<h3>SANCHEZ AKININ NEDENİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA YAPTI</h3>

<p>Düzensiz göçmen akınının nedenine ilişkin değerlendirmede bulunan Sanchez, yaşananların insan kaçakçılığı yapan grupların Endülüs Yüksek Mahkemesinin kararını kendi çıkarları doğrultusunda yorumlamasından kaynaklandığını savundu. Sanchez, söz konusu grupların, sınırı yüzerek geçen kişilerin geri gönderilmeyeceği yönünde bir algı oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Sebte sakinlerine de seslenen Sanchez, İspanya’nın tamamının özerk kentin yanında olduğunu söyledi. Hükümetin bölge halkının yaşadığı duygusal durumu ve sıkıntıyı anladığını ifade eden Sanchez, merkezi yönetimin gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydetti.</p>

<h3>İLTİCA KOMİSYONU ACİL KODUYLA TOPLANDI</h3>

<p>Düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesine yönelik kararların uygulamaya geçirilmesi amacıyla İltica Komisyonunun acil koduyla toplandığını aktaran Sanchez, işlemlerin somutlaştırılması için ilgili kurumların koordinasyon içinde çalıştığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanchez, düzensiz göçle mücadelede Fas ile işbirliği yaptıklarını vurgulayarak, geçişler sırasında düzensiz göçmenlerin hayatını kaybetmesinden derin üzüntü duyduğunu söyledi. İnsan kaçakçılığı yapan gruplarla mücadele ettiklerini belirten Sanchez, düzensiz göçün İspanya hükümetinin temel meseleleri arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>İspanya Başbakanı, düzensiz göçle mücadele kapsamında ulusal ve bölgesel düzeyde alınan önlemler ile gerçekleştirilen işbirliklerine ilişkin bilgi verdi. Güvenlik, geri gönderme ve sınır yönetimi süreçlerinin farklı kurumların katılımıyla sürdürüldüğünü aktaran Sanchez, Fas makamlarıyla temasların devam ettiğini bildirdi.</p>

<h3>800’Ü AŞKIN DÜZENSİZ GÖÇMENE MÜDAHALE EDİLDİ</h3>

<p>Fas’taki Castillejos kasabasının kıyılarından İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Sebte’ye yüzmeye çalışan 800’ü aşkın düzensiz göçmene müdahalede bulunulmuştu. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, gelişmelerin ardından hükümetin elindeki tüm kaynakların seferber edildiğini açıklamıştı.</p>

<p>Sebte’ye yönelik düzensiz göç girişimlerinin artması üzerine İspanya hükümeti, güvenliğin sağlanması amacıyla silahlı kuvvetlerin bölgeye konuşlandırılmasına karar vermişti. Askeri birliklerin, güvenlik güçlerine destek vermesi ve sınır hattındaki kontrolün sağlanmasına katkıda bulunması kararlaştırılmıştı.</p>

<h3>HÜKÜMET 49 BİNDEN FAZLA GEÇİŞ TAHMİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>İspanya hükümeti, son 24 saat içinde Sebte’ye yüzerek veya yürüyerek geçen kişi sayısının 49 binden fazla olduğunun tahmin edildiğini açıklamıştı. Geçişler sırasında hayatını kaybeden düzensiz göçmenlerin sayısının ise 27’ye yükseldiği bildirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/sanchez-yasananlari-ispanyaya-saldiri-olarak-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/sanchez-2.jpg" type="image/jpeg" length="70896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya Ukrayna'da Odessa limanını bombaladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukraynada-odessa-limanini-bombaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukraynada-odessa-limanini-bombaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’nın Odessa Limanı’nda ordu için kullanılması planlanan akaryakıt depoları ile Odessa’nın güneyinde askeri yük taşıdığı öne sürülen bir kuru yük gemisinin hedef alındığını bildirdi. Bakanlık ayrıca gece boyunca Ukrayna’ya ait 371 insansız hava aracının etkisiz hale getirildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Savunma Bakanlığı, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin Ukrayna’nın liman altyapısı ile Ukrayna ordusunun ihtiyaçları doğrultusunda kullanıldığı belirtilen deniz araçlarına yönelik saldırılarını sürdürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, saldırıların dün akşam havadan fırlatılan yüksek hassasiyetli silahlar ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Operasyon kapsamında Odessa Limanı’nda bulunan ve Ukrayna ordusunun kullanımı için planlandığı öne sürülen akaryakıt depolarının vurulduğu kaydedildi.</p>

<h3>ASKERİ YÜK TAŞIDIĞI BELİRTİLEN GEMİ HEDEF ALINDI</h3>

<p>Açıklamada, Odessa’nın güneyinde seyir halinde bulunan bir kuru yük gemisinin de saldırının hedefleri arasında yer aldığı bildirildi. Geminin Ukrayna’daki limanlardan birine askeri yük taşıdığı ileri sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, geminin taşıdığı yükün içeriğine, geminin hangi limana doğru ilerlediğine ve saldırının ardından oluşan hasara ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p>

<h3>371 İHA’NIN İMHA EDİLDİĞİ AÇIKLANDI</h3>

<p>Bakanlıktan yapılan başka bir açıklamada, gece boyunca Rusya toprakları ile çevresindeki bölgelerde Ukrayna’ya ait uçak tipi 371 insansız hava aracının hava savunma güçleri tarafından engellenerek imha edildiği belirtildi.</p>

<p>İHA’ların Belgorod, Bryansk, Voronej, Volgograd, Kursk, Rostov, Tula ve Krasnodar bölgeleri ile Dağıstan ve Tataristan cumhuriyetlerinde etkisiz hale getirildiği ifade edildi.</p>

<h3>KIRIM, AZAK DENİZİ VE KARADENİZ ÜZERİNDE DE İHA’LAR VURULDU</h3>

<p>Açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının bir bölümünün Kırım Yarımadası ile Azak Denizi ve Karadeniz üzerinde tespit edilerek imha edildiği aktarıldı.</p>

<p>Bakanlık, İHA saldırılarının yol açtığı muhtemel can kaybı, yaralanma veya maddi hasara ilişkin bilgi vermedi. Ukrayna makamlarından da Rusya Savunma Bakanlığının açıklamalarına ilişkin henüz bir değerlendirme yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukraynada-odessa-limanini-bombaladi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/odessa-limani.jpg" type="image/jpeg" length="86232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ülkesi İsrail işgali altında olan Avn, Ankara'da ağırlandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ulkesi-israil-isgali-altinda-olan-avn-ankarada-agirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ulkesi-israil-isgali-altinda-olan-avn-ankarada-agirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi ziyaret eden Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Görüşmelerin ardından açıklama yapan Erdoğan, Türkiye’nin Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteğini sürdüreceğini, UNIFIL’in çekilmesinden sonra bölgede güvenliğin sağlanmasına yönelik girişimlerde yer almak istediklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşıladı. Erdoğan ve Avn, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek ikili ilişkiler, Lübnan’daki güvenlik durumu ve bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avn’ı Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, Lübnan’dan Türkiye’ye 17 yıl aradan sonra devlet başkanı düzeyinde gerçekleştirilen ziyaret dolayısıyla teşekkür etti. Avn’ın tecrübeli bir asker olduğunu ifade eden Erdoğan, sene başında cumhurbaşkanı seçilmesini Lübnan’da güvenliğin sağlanması açısından önemli gördüklerini söyledi ve görevinde başarılar diledi.</p>

<h3>LÜBNAN’IN EGEMENLİĞİNE VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE DESTEK</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ı 10 Temmuz’da İstanbul’da ağırladığını ve görüşmede iki ülke ilişkilerini değerlendirdiklerini hatırlattı. Joseph Avn ile gerçekleştirdikleri görüşmede ise özellikle Lübnan’ın güneyinde devam eden İsrail işgali ışığında bölgesel gelişmeleri ele aldıklarını belirten Erdoğan, Türkiye’nin Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne güçlü desteğini sürdüreceğini vurguladı.</p>

<p>Lübnan’ın uzun yıllardır bölgedeki bazı güçlerin rekabet ve çatışmalarından en fazla zarar gören ülkelerden biri olduğunu dile getiren Erdoğan, Orta Doğu’da istikrar, barış ve işbirliği ortamının oluşturulmasından en fazla fayda sağlayacak ülkelerin başında Lübnan’ın geldiğini kaydetti.</p>

<h3>KURUMSAL KAPASİTEYE, İNSANİ VE TEKNİK YARDIMLARA DESTEK</h3>

<p>Erdoğan, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ın son dönemde yürüttüğü diplomatik girişimleri yakından takip ettiklerini ve Türkiye’nin söz konusu girişimlere sağlayabileceği katkıları değerlendirdiklerini söyledi. Görüşmelerde ikili ilişkilerin farklı alanlarda daha ileriye taşınmasına yönelik imkanların da ele alındığını aktaran Erdoğan, Lübnan’ın kurumsal kapasitesinin artırılmasına yönelik desteğin sürdürüleceğini bildirdi.</p>

<p>Türkiye’nin Lübnan’a yönelik insani ve teknik yardımlarına devam edeceğini belirten Erdoğan, Lübnan ile Suriye arasında gelişen diyaloğun artarak sürmesinin her iki ülke açısından faydalı olacağına inandıklarını söyledi. Erdoğan, zor bir geçmişe sahip iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi için gereken katkıyı vermeye hazır olduklarını ifade etti.</p>

<h3>UNIFIL SONRASI SÜRECE TÜRKİYE’NİN KATKI MESAJI</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan’ın güneyinde görev yapan Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü’nün görev süresinin tamamlanmasının önemli bir gelişme olacağını belirtti. Mevcut uluslararası gücün geri çekilmesinden sonra bölgede güvenliğin desteklenmesi ve Lübnan’ın egemenliğinin sağlanması amacıyla başlatılacak bütün girişimlerde Türkiye’nin yer almak istediğini kaydetti.</p>

<p>Güvenlik alanında Lübnan Silahlı Kuvvetlerine verilen desteğin de devam edeceğini açıklayan Erdoğan, Türkiye’nin Lübnan’ın devlet kurumlarının güçlendirilmesine ve ülke genelinde güvenliğin tesis edilmesine katkı sunmayı sürdüreceğini bildirdi.</p>

<h3>İSRAİL’İN SALDIRILARINDA 4 BİN 300’DEN FAZLA KİŞİ ÖLDÜ</h3>

<p>Erdoğan, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının başladığı 2 Mart 2026’dan bu yana 4 bin 300’den fazla Lübnanlının hayatını kaybettiğini, 2 binden fazla kişinin yaralandığını ve yaklaşık 1 milyon kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını söyledi.</p>

<p>Lübnan halkına başsağlığı, yaralılara acil şifa dileklerini ileten Erdoğan, Türkiye’nin saldırıların ilk gününden itibaren en güçlü tepkiyi gösteren ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. İsrail’in işlediği insanlık suçlarını uluslararası gündemde tuttuklarını belirten Erdoğan, saldırıların ve işgalin sona erdirilmesi amacıyla başlatılan diplomatik girişimleri yakından takip ettiklerini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GÜNEY LÜBNAN’IN YENİDEN İNŞASINA DESTEK</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail saldırılarından yoğun şekilde etkilenen Güney Lübnan’ın yeniden inşa edilmesi sürecinde Türkiye’nin elinden gelen desteği sağlamaya hazır olduğunu söyledi. Bölgedeki insani ihtiyaçların karşılanması, altyapının onarılması ve Lübnan halkının yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalara katkı sunulacağını belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin Lübnan’a yönelik desteğinin yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı kalmayacağını ifade eden Erdoğan, insani yardım, teknik destek ve yeniden inşa çalışmalarının da iki ülke arasındaki işbirliğinin önemli başlıkları arasında yer alacağını kaydetti.</p>

<h3>AVN’DAN İŞBİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRME VURGUSU</h3>

<p>Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da Türkiye ile Lübnan arasında köklü ilişkiler bulunduğunu belirterek, iki ülke halkının yararına ve bölgenin istikrarına katkı sağlayacak şekilde işbirliğini güçlendirme iradesinin mevcut olduğunu söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’a daveti, sıcak karşılama ve misafirperverliği dolayısıyla teşekkür eden Avn, ziyaretin bölgenin geleceğinin şekillendiği önemli bir dönemde gerçekleştiğini dile getirdi. Türkiye-Lübnan kardeşliğinin ilerleyen dönemde bölgenin geleceğinin inşasında önemli rol oynayacağını ifade eden Avn, Erdoğan’ın iki ülke ilişkilerini yeni bir işbirliği düzeyine taşımakta kararlı olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ulkesi-israil-isgali-altinda-olan-avn-ankarada-agirlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/lubnan-cumhurbaskani-avn.jpg" type="image/jpeg" length="28253"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD İran'a yönelik saldırıları tamamladığını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irana-yonelik-saldirilari-tamamladigini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irana-yonelik-saldirilari-tamamladigini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’ın Ürdün’deki ABD kuvvetlerine yönelik saldırısına karşı başlatılan yeni saldırı dalgasının tamamlandığını açıkladı. İran devlet televizyonu ise Keşm Adası’nda bir evin hedef alınması sonucu anne, baba ve 2 yaşındaki çocuklarının hayatını kaybettiğini, 10 yaşından küçük 2 çocuğun yaralandığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’a yönelik düzenlenen yeni saldırı dalgasının ABD Doğu saatiyle 29 Temmuz saat 22.00, Türkiye saatiyle 30 Temmuz saat 05.00 itibarıyla tamamlandığını bildirdi.</p>

<p>CENTCOM’dan yapılan açıklamada, saldırıların İran’ın 28 Temmuz akşamı Ürdün’de konuşlu ABD kuvvetlerine yönelik düzenlediği saldırıya karşılık gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusuna ait askeri komuta merkezleri, füze ve insansız hava aracı tesisleri, kıyı gözetleme ve savunma merkezleri ile denizcilik kapasitesine ilişkin unsurların hedef alındığı aktarıldı.</p>

<p>CENTCOM, saldırıların İran ve İran destekli güçlerin ABD kuvvetlerine, ticari gemilere ve Körfez ülkelerine yönelik tehdit kapasitesini azaltmayı amaçladığını savundu. ABD ordusunun açıklamasında saldırılarda sivil can kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi verilmedi.</p>

<h3>KEŞM ADASI’NDA AYNI AİLEDEN 3 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>İran devlet televizyonunun haberine göre Hürmüzgan Tıp Bilimleri Üniversitesi, ABD’nin Keşm Adası’na yönelik saldırısında hayatını kaybeden ve yaralanan sivillere ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, adadaki bir eve düzenlenen saldırıda anne ve babayla 2 yaşındaki çocuklarının hayatını kaybettiği bildirildi. Aynı saldırıda 10 yaşından küçük 2 çocuğun da yaralandığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaralı çocukların hastaneye kaldırıldığı belirtilirken sağlık durumlarına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. İran makamları, saldırının gerçekleştiği bölge, kullanılan mühimmat ve evin çevresinde askeri bir hedef bulunup bulunmadığı konusunda açıklama yapmadı.</p>

<p>Uluslararası basında yer alan haberlerde de Keşm Adası’ndaki bir konutun vurulduğu, aynı aileden 3 kişinin yaşamını yitirdiği ve 2 çocuğun yaralandığı İranlı sağlık yetkililerine dayandırıldı.</p>

<h3>SALDIRININ AYRINTILARI PAYLAŞILMADI</h3>

<p>Hürmüzgan Tıp Bilimleri Üniversitesinin açıklamasında, saldırının hangi saatte düzenlendiğine ve konutun nasıl hedef alındığına ilişkin bilgi yer almadı.</p>

<p>İran devlet televizyonu, yaşamını yitirenlerin aynı aileden olduğunu bildirirken ölen anne ve babanın kimliklerini açıklamadı. Yaralanan çocukların aileyle yakınlık derecesine ilişkin de bilgi verilmedi.</p>

<p>ABD makamları, Keşm Adası’ndaki konutun vurulduğuna ve sivil can kaybına ilişkin İran tarafından yapılan açıklamaya henüz ayrı bir yanıt vermedi.</p>

<h3>DEVRİM MUHAFIZLARINA AİT TESİSLER HEDEF ALINDI</h3>

<p>CENTCOM, yeni saldırı dalgasında İran Devrim Muhafızları Ordusuna ait onlarca askeri unsurun hedef alındığını açıkladı.</p>

<p>Vurulan noktalar arasında askeri komuta merkezlerinin yanı sıra füze ve İHA faaliyetleriyle bağlantılı tesislerin bulunduğu bildirildi. Kıyı gözetleme sistemleri, savunma merkezleri ve İran’ın deniz operasyonlarında kullandığı kapasiteye ilişkin hedeflere de saldırılar düzenlendiği belirtildi.</p>

<p>Saldırılara katılan uçaklar, deniz unsurları ve kullanılan mühimmat hakkında ayrıntı verilmedi. Hedeflerde meydana gelen hasara ilişkin bağımsız bir değerlendirme de paylaşılmadı.</p>

<h3>ABD, SALDIRILARIN MİSİLLEME OLDUĞUNU AÇIKLADI</h3>

<p>CENTCOM, operasyonun İran’ın Ürdün’deki ABD kuvvetlerine yönelik 28 Temmuz tarihli saldırısına misilleme olarak düzenlendiğini bildirdi.</p>

<p>ABD ordusu, İran tarafından fırlatılan füzelerin bölgedeki hava savunma sistemlerince önlendiğini açıkladı. Ürdün makamları da ülke hava sahasına giren İran füzelerine müdahale edildiğini duyurdu.</p>

<p>İran’ın saldırısının ardından ABD yönetimi, bölgedeki askeri unsurlarına yönelik tehditlere karşılık verileceğini açıklamıştı. Yeni saldırı dalgası, taraflar arasında devam eden karşılıklı füze, İHA ve hava saldırılarının son aşamasını oluşturdu.</p>

<h3>KEŞM ADASI DAHA ÖNCE DE HEDEF ALINMIŞTI</h3>

<p>Hürmüz Boğazı’nda bulunan Keşm Adası, İran’ın denizcilik, kıyı savunması ve gözetleme faaliyetleri açısından kullandığı bölgeler arasında yer alıyor.</p>

<p>ABD’nin temmuz ayı içinde gerçekleştirdiği önceki saldırılarda da Keşm Adası ve çevresindeki askeri noktaların hedef alındığı bildirilmişti. İran medyası, 19 Temmuz’daki saldırı dalgasında adaya en az 6 füzenin isabet ettiğini duyurmuş ancak o tarihte can kaybına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.</p>

<p>İranlı yetkililer, Hürmüzgan eyaletinde gerçekleştirilen önceki saldırılarda sivil yerleşim alanları ile bazı altyapı tesislerinin de zarar gördüğünü açıklamıştı. ABD ise operasyonlarının İran’ın askeri, füze, İHA ve deniz kapasitesine yönelik olduğunu savunuyor.</p>

<h3>ORTA DOĞU’DA 50 BİNDEN FAZLA ABD ASKERİ BULUNUYOR</h3>

<p>CENTCOM açıklamasında, Orta Doğu’da 50 binden fazla ABD askerinin görev yaptığı ve kuvvetlerin yeni talimatlara karşı hazır durumda bulunduğu belirtildi.</p>

<p>ABD askerleri Ürdün, Irak, Suriye ve Körfez ülkelerindeki üs ve askeri tesislerde görev yapıyor. Bölgedeki birlikler hava ve füze savunması, deniz güvenliği, istihbarat, lojistik ve askeri operasyon faaliyetlerini yürütüyor.</p>

<p>İran ile ABD arasındaki karşılıklı saldırılar, Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerinin güvenliğine ilişkin endişeleri artırırken bölgedeki askeri hareketlilik devam ediyor.</p>

<h3>SALDIRILARDAKİ SİVİL KAYIPLAR ARAŞTIRILIYOR</h3>

<p>İran makamları, Keşm Adası’ndaki saldırıda hayatını kaybeden 3 kişinin sivil olduğunu ve hedef alınan noktanın bir konut olduğunu açıkladı.</p>

<p>ABD tarafından yapılan askeri açıklamada ise hedefler İran Devrim Muhafızlarına ait komuta, füze, İHA, kıyı savunması ve denizcilik unsurları olarak sıralandı. Keşm Adası’ndaki sivil kayıpların hangi saldırı veya mühimmattan kaynaklandığına ilişkin bağımsız doğrulama henüz paylaşılmadı.</p>

<p>İranlı sağlık ve yerel yönetim birimlerinin saldırıların yol açtığı can kaybı ve hasara ilişkin incelemelerini sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/abd-irana-yonelik-saldirilari-tamamladigini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/iran-korfez-44.jpg" type="image/jpeg" length="43491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Hamas heyetini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-hamas-heyetini-kabul-etti-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-hamas-heyetini-kabul-etti-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da kabul ettiği Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye ile Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmeleri, Filistinliler arası uzlaşı sürecini, insani yardım çalışmalarını ve bölgesel konuları ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye ve beraberindeki heyeti Ankara’da kabul etti. Görüşmede Gazze ve Batı Şeria’daki durum, İsrail’in yerleşim faaliyetleri, Kudüs’teki kutsal mekanlara yönelik saldırılar, Filistinliler arası uzlaşı süreci ve Gazze’de barışın sağlanmasına yönelik çalışmalar değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, yeni seçildiği görevinde Hayye’ye başarı dileklerini iletti. Görüşmede taraflar, Filistin meselesine ilişkin güncel gelişmelerin yanı sıra diğer bölgesel konular hakkında da görüş alışverişinde bulundu.</p>

<h3>HAYYE, GAZZE VE BATI ŞERİA’DAKİ DURUMA İLİŞKİN BİLGİ VERDİ</h3>

<p>Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye, görüşmede Gazze ve Batı Şeria’daki son durum hakkında Bakan Fidan’a bilgi verdi. Hayye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin yasa dışı yerleşim faaliyetlerini artırdığını, Kudüs’teki kutsal mekanlara yönelik saldırıların da yoğunlaştığını ifade etti.</p>

<p>Hayye, Hamas’ın barış müzakerelerinde yapıcı bir tutum izlemeyi sürdürdüğünü belirtti. Filistinliler arasındaki uzlaşı sürecine de değinen Hayye, söz konusu süreçte yürütülen çalışmalar ve gelinen aşama hakkında bilgi aktardı.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN FİLİSTİN’E DESTEĞİ VURGULANDI</h3>

<p>Bakan Fidan, Türkiye’nin Filistinlilerin haklı davasını her alanda ve uluslararası platformlarda en güçlü şekilde desteklemeyi sürdürdüğünü yineledi. Türkiye’nin Filistin halkının haklarının korunması ve yaşanan gelişmelerin uluslararası toplumun gündeminde tutulması için çalışmalarına devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Fidan, Türkiye’nin Netanyahu hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’da işlediği suçların yanı sıra kutsal mekanlara yönelik saldırılarının uluslararası toplumun gündeminde kalmasını sağladığını ifade etti. Gazze’ye daha fazla insani yardım ulaştırılması amacıyla her türlü çabanın gösterilmeye devam edileceğini bildirdi.</p>

<h3>GAZZE BARIŞ SÜRECİ ELE ALINDI</h3>

<p>Bakan Fidan, Türkiye’nin Gazze’de barışın sağlanmasına yönelik süreci desteklemeyi sürdüreceğini belirtti. Süreç kapsamında Hamas’ın oynadığı rolü takdirle karşıladıklarını ifade eden Fidan, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini ve insani yardım çalışmalarını devam ettireceğini kaydetti.</p>

<p>Görüşmede Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin yanı sıra bölgedeki diğer konular da ele alındı. Taraflar, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak mevcut durum hakkında görüş alışverişinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bakan-fidan-hamas-heyetini-kabul-etti-2</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/hamas-lideri-1.jpg" type="image/jpeg" length="91655"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
