<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dünya Bülteni Türkiye ve dünya haberleri</title>
    <link>https://www.dunyabulteni.com.tr</link>
    <description>Dünya Bülteni, İslam dünyası ve küresel gündemi haber, analiz ve makalelerle derinlemesine takip edin! Dünya haberleri, güncel gelişmeler, son dakika ve sıcak gelişmeler Dünya Bülteni haber sitesinde yer alır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss/avrupa" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2006. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Jul 2026 05:07:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rss/avrupa"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’ın Avrupa çıkışı Berlin’i Paris’e mecbur bıraktı: Almanya ilk kez nükleer tatbikata katılıyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-avrupa-cikisi-berlini-parise-mecbur-birakti-almanya-ilk-kez-nukleer-tatbikata-katiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-avrupa-cikisi-berlini-parise-mecbur-birakti-almanya-ilk-kez-nukleer-tatbikata-katiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa ülkelerine savunmada kendi başlarının çaresine bakmaları gerektiği yönündeki açıklamalarının ardından kıtada güvenlik arayışları hızlandı. Yıllardır ABD’nin nükleer şemsiyesine güvenen Almanya, nükleer güç sahibi Fransa ile askeri yakınlaşmasını derinleştirmek zorunda kalırken, Alman ordusunun 2026 sonbaharında ilk kez Fransa’nın nükleer caydırıcılık tatbikatına katılacağı açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’nın güvenliği konusunda Washington’a güvenmek yerine kendi savunma kapasitesini oluşturması gerektiği yönündeki açıklamaları, kıtanın savunma mimarisinde başlayan dönüşümü hızlandırdı. Soğuk Savaş boyunca ve sonrasında güvenliğini büyük ölçüde ABD’nin askeri varlığı ile nükleer şemsiyesine dayandıran Almanya, Washington’ın Avrupa’ya yönelik güvenlik taahhütlerinin sorgulanmaya başlaması üzerine yeni ortaklık arayışlarına yöneldi. Berlin yönetimi, Avrupa Birliği içerisinde nükleer silaha sahip tek ülke olan Fransa ile ilişkilerini daha ileri bir askeri boyuta taşıyarak nükleer caydırıcılık alanında ilk kez doğrudan iş birliği sürecine girdi.</p>

<p>Almanya’nın Fransa’ya yönelmesi yalnızca iki ülke arasındaki geleneksel yakınlaşmanın devamı olarak görülmüyor. Trump’ın Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırması ve kendi güvenliklerinin sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğine ilişkin sözleri, Berlin’in uzun yıllardır sürdürdüğü güvenlik politikasının kırılganlığını görünür hale getirdi. Kendi nükleer silahı bulunmayan ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini sürdüren Almanya, ABD’ye olan stratejik bağımlılığını azaltabilmek için Fransa’nın bağımsız nükleer caydırıcılık kapasitesine yaklaşmaya başladı. Ortaya çıkan tablo, Berlin ile Paris arasındaki yakınlaşmanın bir tercihten çok değişen güvenlik koşullarının dayattığı bir zorunluluğa dönüştüğünü gösteriyor.</p>

<h3>TRUMP’IN MESAJI AVRUPA’DA GÜVENLİK HESAPLARINI DEĞİŞTİRDİ</h3>

<p>Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin Avrupa’nın savunma mimarisi üzerindeki etkileri giderek belirginleşirken, Almanya nükleer caydırıcılık konusundaki geleneksel politikasında önemli bir değişikliğe yöneldi. ABD’nin Avrupa’nın savunma yükünü daha fazla üstlenmesi gerektiğine yönelik baskısı, Berlin yönetimini alternatif güvenlik mekanizmaları üzerinde çalışmaya sevk etti. Almanya açısından en yakın ve uygulanabilir seçenek ise bağımsız nükleer kuvvetlere sahip Fransa ile askeri koordinasyonun artırılması oldu.</p>

<p>Geçtiğimiz hafta geleneksel Alman-Fransız hükümetler arası istişare toplantıları kapsamında bir araya gelen iki ülkenin liderleri, savunma alanında bir dizi stratejik karar aldı. Berlin ile Paris arasında Mart 2026’da varılan nükleer iş birliği anlaşması, 16 Temmuz 2026’da düzenlenen ortak askeri eğitimle ilk kez sahaya yansıtıldı. Avrupa’nın ABD’den bağımsız hareket edebilme kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan süreç, Almanya’nın onlarca yıldır mesafeli durduğu nükleer caydırıcılık faaliyetlerine doğrudan katılımının da önünü açtı.</p>

<h3>NÖRVENİCH ÜSSÜNDE TARİHİ ORTAK EĞİTİM</h3>

<p>Köln yakınlarındaki Nörvenich Hava Üssü’nde gerçekleştirilen ortak eğitimde, Fransa Hava ve Uzay Kuvvetleri’ne ait nükleer silah taşıma kabiliyetine sahip iki Rafale savaş uçağı ile Alman Hava Kuvvetleri’ne ait iki Eurofighter görev yaptı. Faaliyet kapsamında bir Fransız tanker uçağıyla havada yakıt ikmali eğitimi de gerçekleştirildi. Sınırlı ölçekte düzenlenmesine rağmen eğitim, Almanya ile Fransa arasındaki nükleer caydırıcılık iş birliğinin fiilen başlaması açısından büyük bir sembolik önem taşıdı.</p>

<p>Ortak uçuşun Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Almanya ziyareti öncesinde gerçekleştirilmesi de dikkat çekti. Askeri faaliyetin zamanlaması, Berlin ile Paris’in savunma alanındaki siyasi iradelerini kamuoyuna göstermesi ve iki ülkenin Avrupa güvenliğinin geleceğinde birlikte hareket etmeye hazır oldukları mesajını vermesi açısından önem kazandı. Almanya tatbikatta nükleer silah kullanımıyla ilgili herhangi bir görev üstlenmezken, Fransız nükleer kuvvetlerini destekleyebilecek konvansiyonel askeri kapasitesini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TARİHİ YAKINLAŞMA YENİ BİR BOYUTA TAŞINDI</h3>

<p>Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Köln Havalimanı’ndan helikopterle Brühl’deki Augustusburg Sarayı’na geçti. Zirve için seçilen saray, Alman-Fransız ilişkilerinin sembol mekânlarından biri olarak kabul ediliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, 1962 yılında aynı sarayda Batı Almanya Başbakanı Konrad Adenauer ile görüşerek iki ülke arasındaki yakınlaşma sürecini başlatmıştı. Söz konusu görüşme, 1963 yılında imzalanan Elysee Antlaşması’nın temelini oluşturmuştu.</p>

<p>Altmış yılı aşkın süre önce savaşların ve siyasi rekabetin gölgesinden çıkmak amacıyla başlatılan Fransız-Alman yakınlaşması, günümüzde Avrupa’nın nükleer güvenliğini ilgilendiren yeni bir aşamaya taşındı. Geçmişte ekonomik bütünleşme ve siyasi uzlaşı üzerinden ilerleyen ortaklık, ABD’nin Avrupa savunmasındaki rolüne yönelik belirsizliklerin artmasıyla birlikte doğrudan askeri caydırıcılık alanına genişledi. Berlin’in Fransa’ya yaklaşması, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin güvenlik politikasında yaşanan zihniyet değişimini de gözler önüne serdi.</p>

<h3>NÜKLEER KARAR YETKİSİ YALNIZCA FRANSA’DA KALACAK</h3>

<p>Fransa’nın bağımsız nükleer caydırıcılık politikası, Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle döneminde şekillendirildi. De Gaulle, Fransa’nın güvenliğinin herhangi bir yabancı güce bağımlı olmaması gerektiğini savunarak ülkenin bağımsız nükleer kuvvetlerinin temellerini attı. Mevcut doktrine göre Fransız nükleer silahlarının kullanılması konusundaki nihai karar yetkisi yalnızca Fransa Cumhurbaşkanı’na ait bulunuyor.</p>

<p>Almanya’nın iş birliğine katılması, Fransa’nın nükleer silahları üzerindeki egemenliğini paylaşacağı anlamına gelmiyor. Berlin yönetimi, nükleer silahların sevk ve idaresinde görev almayacak; hava savunması, savaş uçaklarına refakat, havada yakıt ikmali, lojistik, bakım, haberleşme ve komuta-kontrol gibi konvansiyonel alanlarda destek sağlayacak. Böylece Almanya nükleer silah sahibi olmadan, Fransa’nın caydırıcılık operasyonlarını destekleyebilecek askeri yapının parçası haline gelecek.</p>

<h3>ALMAN VE FRANSIZ ASKERLER KARŞILIKLI GÖREV YAPTI</h3>

<p>Alman-Fransız Savunma Konseyi toplantısı kapsamında Nörvenich Hava Üssü’nde ikinci bir ortak faaliyete daha imza atıldı. Alman ve Fransız askerleri, birbirlerinin savaş uçaklarında bakım ve teknik destek görevleri üstlendi. Karşılıklı teknik çalışma, iki ülkenin hava kuvvetleri arasındaki müşterek harekât yeteneğinin geliştirilmesi ve olası krizlerde birlikte görev yapabilmelerinin sağlanması bakımından önemli bir adım olarak değerlendirildi.</p>

<p>Faaliyetle birlikte Friedrich Merz ile Emmanuel Macron’un Mart 2026’da üzerinde anlaştıkları nükleer ortaklığın uygulanmasına resmen başlanmış oldu. Alman hükümeti, sürecin bir sonraki aşamasında Bundeswehr personelinin 2026 sonbaharında ilk kez Fransa’da düzenlenecek nükleer caydırıcılık tatbikatına katılacağını açıkladı. Güvenlik gerekçesiyle tatbikatın kesin tarihi ve gerçekleştirileceği askeri üs kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<h3>ALMANYA İLK KEZ FRANSA’DAKİ TATBİKATA KATILACAK</h3>

<p>2026 sonbaharında yapılması planlanan tatbikatın Fransız hava sahasında gerçekleştirilmesi bekleniyor. Alman askerleri nükleer silahların kullanımına ilişkin herhangi bir sorumluluk üstlenmeyecek. Bundeswehr personeli hava savunması, uçaklara refakat, yakıt ikmali, lojistik destek, bakım, haberleşme ve komuta-kontrol faaliyetlerinde görev yapacak.</p>

<p>Almanya’nın ilk kez Fransa’nın nükleer caydırıcılık tatbikatında yer alacak olması, Berlin’in güvenlik politikasında önemli bir eşik anlamına geliyor. Onlarca yıl boyunca nükleer silahlardan uzak durmayı temel politika haline getiren Almanya, değişen transatlantik ilişkiler nedeniyle nükleer bir gücün operasyonlarına doğrudan destek vermeye hazırlanıyor. Friedrich Merz yönetimi, ABD’nin Avrupa’ya yönelik güvenlik garantilerinin eskisi kadar kesin görülmediği bir dönemde Fransa’nın kapasitesini Avrupa savunmasının tamamlayıcı unsuru haline getirmek istiyor.</p>

<h3>MERZ: NATO’NUN YERİNE GEÇMEYECEK</h3>

<p>Başbakan Friedrich Merz, Fransa ile geliştirilen iş birliğinin NATO bünyesindeki mevcut nükleer paylaşım sisteminin yerine geçmeyeceğini, söz konusu sistemi tamamlayacağını vurguladı. Almanya, NATO kapsamında ABD’nin nükleer şemsiyesine bağlı kalmayı ve ittifak içerisindeki sorumluluklarını yerine getirmeyi sürdürecek. Fransa ile kurulan yeni mekanizma ise Washington’a bağımlılığın azaltılması ve Avrupa’nın kendi savunma kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla ek bir güvenlik katmanı oluşturacak.</p>

<p>Tatbikat Almanya’yı nükleer güç haline getirmeyecek ve Berlin’e nükleer silahların kullanımı konusunda karar yetkisi vermeyecek. Gelişme, Almanya’nın Avrupa merkezli bir nükleer caydırıcılık düzenine ilk kez doğrudan askeri katkı sunması açısından tarihi önem taşıyor. Fransa’nın öncülüğünde şekillenen yapı, Trump’ın Avrupa’ya kendi savunmasını üstlenmesi yönündeki çağrılarının ardından kıta ülkelerinin attığı en dikkat çekici adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>FRANSA’NIN TEKLİFİNE DOKUZ ÜLKEDEN DESTEK</h3>

<p>Fransa, nükleer iş birliğini yalnızca Almanya ile sınırlı tutmuyor. Paris yönetimi İngiltere ile nükleer alandaki iş birliğini sürdürürken Polonya, Hollanda, Belçika, Yunanistan, İsveç, Danimarka ve Norveç de Fransa’nın Avrupa merkezli nükleer iş birliği teklifine olumlu yanıt verdi. Almanya’nın da dahil olduğu girişime destek veren ülke sayısı böylece dokuza ulaştı.</p>

<p>Girişim şimdilik daha çok siyasi ve sembolik anlam taşısa da Avrupa ülkelerinin ABD’nin güvenlik garantilerine yönelik soru işaretleri karşısında yeni bir savunma mimarisi oluşturmaya başladığını gösteriyor. Nükleer kapasitesi bulunmayan ülkelerin Fransa’nın caydırıcılık sistemine konvansiyonel destek sağlaması, Avrupa’nın askeri açıdan daha bağımsız hareket etmesine yönelik uzun vadeli bir model olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3>BERLİN İÇİN TERCİHTEN ÇOK ZORUNLULUK</h3>

<p>Almanya, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini sürdürüyor ve kendi nükleer silahlarını edinmeye hazırlanmadığını özellikle vurguluyor. Berlin aynı zamanda ABD’nin nükleer şemsiyesine ve NATO’nun nükleer paylaşım sistemine bağlı kalmaya devam ediyor. Buna rağmen Fransa’nın bağımsız nükleer caydırıcılık yapısıyla kurulan doğrudan askeri ilişki, Alman güvenlik politikasında onlarca yıldır görülmeyen bir değişime işaret ediyor.</p>

<p>Trump’ın Avrupa’ya kendi güvenliğini sağlaması yönündeki mesajları, Almanya’nın önündeki seçenekleri daraltırken Berlin’i nükleer güç sahibi Fransa ile daha yakın hareket etmeye yöneltti. Ekonomik gücüne rağmen nükleer caydırıcılık kapasitesi bulunmayan Almanya, Avrupa’nın güvenlik mimarisinde daha fazla sorumluluk üstlenebilmek için Paris’in askeri gücüne yaklaşmak zorunda kaldı. Sonbaharda gerçekleştirilecek tatbikat, yalnızca iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin değil, ABD’ye bağımlılığı azaltmaya çalışan Avrupa’nın yeni güvenlik arayışının da ilk somut uygulamalarından biri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/trumpin-avrupa-cikisi-berlini-parise-mecbur-birakti-almanya-ilk-kez-nukleer-tatbikata-katiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/macron-merz-almanya-fransa.jpg" type="image/jpeg" length="82320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Andy Burnham İngiltere Başbakanı oldu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/andy-burnham-ingiltere-basbakani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/andy-burnham-ingiltere-basbakani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşçi Partisi lideri Andy Burnham, Buckingham Sarayı’nda Kral Charles tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmesinin ardından İngiltere’nin son 10 yıldaki yedinci başbakanı oldu. Burnham’ın, Başbakanlık Konutu 10 Numara önünde ilk konuşmasını yapması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de İşçi Partisi lideri Andy Burnham, Buckingham Sarayı’nda Kral Charles ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından hükümeti kurma görevini kabul ederek ülkenin yeni başbakanı oldu. Burnham, son 10 yıl içinde İngiltere’de başbakanlık görevini üstlenen yedinci isim olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Buckingham Sarayı’na yerel saatle öğle saatlerinde ulaşan Burnham, Kral Charles tarafından kabul edildi. Görüşmede Burnham’a hükümeti kurma görevi verildi. Burnham’ın saraydaki temaslarının ardından Başbakanlık Konutu’nun bulunduğu 10 Downing Street’e geçerek ilk konuşmasını yapması öngörülüyor.</p>

<p>Yeni başbakan, görevi süresince halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyen konulara daha açık biçimde odaklanacağını bildirdi. Burnham, hayat pahalılığı krizi ile kamu hizmetlerinde yaşanan performans sorunlarını hükümetinin temel gündemleri arasında göstereceğini taahhüt etti.</p>

<h3>İŞÇİ PARTİSİNİN YENİ LİDERİ OLARAK BAŞBAKANLIĞA GELDİ</h3>

<p>Burnham, 17 Temmuz 2026’da Londra’da düzenlenen İşçi Partisi Özel Konferansı’nda partinin yeni lideri olarak ilan edilmiş, aynı zamanda ülkenin bir sonraki başbakanı olacağı kesinleşmişti. Konferansta yaptığı kabul konuşmasının ardından Burnham’ın eşi Marie-France van Heel sahneye çıkmamıştı.</p>

<p>Burnham’ın başbakanlığa gelmesiyle İngiltere’de son 10 yılda görev yapan başbakanların sayısı yediye yükseldi. Yeni hükümetin öncelikleri arasında geçim maliyetlerinin azaltılması ve yeterli performans göstermediği belirtilen kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi bulunuyor.</p>

<h3>GAZZE POLİTİKASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</h3>

<p>Burnham, temmuz ayının başında partisinin Gazze’deki gelişmelere yönelik ilk tutumu nedeniyle özür dilemiş ve “Yanlış yaptık” ifadesini kullanmıştı. Gazze’deki eylemlerde rol alan kişilere yönelik ilave yaptırımlar uygulanması çağrısında bulunan Burnham, İşçi Partisinin İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarının başlangıcındaki yaklaşımının doğru olmadığını söylemişti.</p>

<p>İngiltere’nin konuya ilişkin attığı adımlara da değinen Burnham, Filistin devletinin tanınması, İsrailli aşırı sağcı bakanlara yaptırım uygulanması ve şiddet olaylarına karışan yerleşimcileri hedef alan çeşitli kısıtlamaların yürürlüğe konulmasını hatırlatmıştı.</p>

<p>Burnham, İngiltere’nin ateşkes çağrısında bulunmakta geç kaldığını belirterek ülkenin izlediği yaklaşımın güçlendirilmesi için daha fazla adım atılması gerektiğini ifade etmişti. Partisinin ilk aşamadaki tepkisinin yeterli olmadığını kaydeden Burnham, daha iyi bir politika izlenmesi gerektiğini dile getirmişti.</p>

<h3>EŞİ MARIE-FRANCE VAN HEEL DE YANINDA OLACAK</h3>

<p>Burnham’ın başbakanlık görevini devralması sırasında 25 yıllık eşi Marie-France van Heel’in de yanında olması bekleniyor. “Frankie” lakabıyla da bilinen van Heel, Burnham ile 1989’da Cambridge Üniversitesine bağlı Fitzwilliam College’da lisans öğrencisiyken tanıştı.</p>

<p>Hollanda doğumlu van Heel, 1992’de Cilla Black’in sunduğu ITV programı “Blind Date”e yarışmacı olarak katıldı. Burnham, daha sonra yaptığı bir açıklamada programı koltuğun arkasından izlediğini belirtmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burnham ve van Heel 2000 yılında evlendi. Çiftin aynı yıl ilk çocukları dünyaya geldi. Burnham ve van Heel’in bir erkek ve iki kız olmak üzere üç çocuğu bulunuyor.</p>

<h3>VAN HEEL’İN PAZARLAMA KARİYERİ</h3>

<p>Marie-France van Heel, kariyerinin büyük bölümünde pazarlama alanında çalıştı. BSkyB’de görev yaptıktan sonra MVH Marketing şirketini kuran van Heel, daha sonra Londra merkezli Heavenly adlı ajansta stratejiden sorumlu yönetici olarak çalıştı.</p>

<p>Van Heel, Manchester’daki elektrikli araç şarj ağının önemli bölümlerinin sahibi olan Iduna Infrastructure şirketinde pazarlamadan sorumlu üst düzey yönetici görevini yürütüyor. Görevi nedeniyle olası çıkar çatışması iddialarının gündeme gelmesinin ardından Burnham, Greater Manchester Belediye Başkanı olduğu dönemde Iduna ile ilgili kararlardan uzak durmuş ve eşinin şirketteki görevini resmi olarak beyan etmişti.</p>

<p>Van Heel, Burnham’ın ilk kez milletvekili seçildiği 2001 yılından bu yana büyük ölçüde kamuoyunun gözünden uzak bir yaşam sürdürdü. Burnham’ın İşçi Partisi liderliğini kabul ettiği konuşmanın ardından da sahnede yer almadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/andy-burnham-ingiltere-basbakani-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/ingiltere-yeni-basbakani-44.jpg" type="image/jpeg" length="23178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deutsche Bank’a kara para aklama baskını]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/deutsche-banka-kara-para-aklama-baskini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/deutsche-banka-kara-para-aklama-baskini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Frankfurt Savcılığı, haziran ayında mahkeme tarafından verilen karar doğrultusunda Deutsche Bank’ın Frankfurt kent merkezindeki merkez şubesinde arama gerçekleştirdi. Kara para aklama şüphelerine ilişkin soruşturmada henüz resmi suçlama yöneltilmediği ve şüpheli sıfatıyla açıklanan bir isim bulunmadığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’da Frankfurt Savcılığı, Deutsche Bank’ın Frankfurt kent merkezinde bulunan merkez şubesinde mahkeme kararı doğrultusunda arama yapıldığını açıkladı. Aramanın gerçekleştirildiği şubenin, bankanın genel merkez binasının giriş katında yer aldığı bildirildi.</p>

<p>Savcılığın Reuters’a gönderdiği yazılı açıklamada, arama kararının haziran ayında Frankfurt’taki bir mahkeme tarafından verildiği belirtildi. Açıklamada, soruşturmanın mevcut aşamasına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SORUŞTURMANIN AYRINTILARI AÇIKLANMADI</h3>

<p>Frankfurt Savcılığının açıklamasında, “Soruşturmanın taktiksel nedenleri doğrultusunda, şu aşamada daha fazla ayrıntı paylaşılması mümkün değildir.” ifadesine yer verildi. Aramanın hangi işlem veya kişilerle bağlantılı olduğuna ilişkin ek bilgi verilmedi.</p>

<p>Mevcut süreçte Deutsche Bank’a veya banka çalışanlarına yönelik herhangi bir resmi suçlama yöneltilmediği aktarıldı. Kamuoyuna şüpheli sıfatıyla açıklanmış herhangi bir kişinin de bulunmadığı kaydedildi.</p>

<h3>OCAK AYINDA DA GENEL MERKEZ VE BERLİN OFİSİ ARANMIŞTI</h3>

<p>Son aramanın, Deutsche Bank’ın karşı karşıya kaldığı ilk adli işlem olmadığı belirtildi. Alman federal polisi, 28 Ocak’ta kara para aklama soruşturması kapsamında bankanın Frankfurt’taki genel merkezi ile Berlin ofisinde de arama gerçekleştirmişti.</p>

<p>Yaklaşık 30 sivil müfettişin katıldığı operasyon, bankanın 2025 yılına ilişkin yıllık finansal sonuçlarını açıklamayı planladığı tarihten bir gün önce düzenlenmişti. Ocak ayındaki aramanın Almanya’nın Kara Para Aklama Yasası kapsamındaki ihlal şüphelerine odaklandığı bildirilmişti.</p>

<h3>KİMLİKLERİ BELİRLENMEYEN ÇALIŞANLAR İNCELENİYOR</h3>

<p>Soruşturmanın, Deutsche Bank bünyesinde görev yapan ancak kimlikleri henüz belirlenmeyen bazı çalışanları kapsadığı kaydedildi. Söz konusu çalışanların, banka aracılığıyla yasa dışı fon aktarmış olabilecek yabancı yapılarla bağlantılarının incelendiği belirtildi.</p>

<p>Savcılık kaynakları, aramaların kara para aklama şüpheleriyle bağlantılı olduğunu doğruladı. Deutsche Bank’ın soruşturmayı yürüten yetkililerle tam işbirliği içinde hareket ettiği bildirildi.</p>

<h3>BANKA DAHA ÖNCE DE SORUŞTURMALARLA KARŞILAŞTI</h3>

<p>Deutsche Bank, geçmiş dönemlerde şüpheli işlemlerin kolaylaştırılmasındaki rolü, Rusya kaynaklı para akışlarıyla bağlantılı aynalama işlemleri ve uyum altyapısındaki yetersizlikler nedeniyle çeşitli soruşturmalarla karşı karşıya kalmıştı. Bankaya söz konusu süreçler kapsamında farklı dönemlerde para cezaları uygulanmıştı.</p>

<p>Devam eden soruşturmaya ilişkin yayımlanan raporlarda kripto varlıklar, dijital jetonlar veya blokzincir tabanlı işlemlerle ilgili herhangi bir unsur yer almadı.</p>

<h3>DEUTSCHE BANK DİJİTAL VARLIK ALANINDA ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYOR</h3>

<p>Avrupa Birliği’nin Kripto Varlık Pazarları Düzenlemesi kapsamında uygulanan ilkeler ile bankaların tabi olduğu kara para aklamayla mücadele kuralları arasında benzer yükümlülükler bulunuyor. Deutsche Bank, dijital varlık saklama hizmetleri ve blokzincir tabanlı takas işlemlerine yönelik çalışmalar da yürütüyor.</p>

<p>Soruşturmanın bankanın dijital varlık faaliyetleriyle bağlantılı olduğuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Yetkililer, mevcut aramanın kapsamı ve soruşturmanın ilerleyen aşamalarına ilişkin ayrıntı paylaşmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/deutsche-banka-kara-para-aklama-baskini</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/alman-doce-bank.jpg" type="image/jpeg" length="35623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'da ötenazi uygulaması yasalaştı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransada-otenazi-uygulamasi-yasalasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/fransada-otenazi-uygulamasi-yasalasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Ulusal Meclisi, tedavisi bulunmayan ciddi hastalıkları olan yetişkinlerin belirli şartlar altında tıbbi yardımlı ölüm talebinde bulunabilmesini öngören yasa tasarısını 241 “hayır” oyuna karşı 291 “evet” oyuyla kabul etti. Senatoda daha önce 3 kez reddedilen tasarı, Meclisteki nihai oylamayla Parlamentodan geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Parlamentosu, kamuoyunda “ölmeye yardım” olarak nitelendirilen yasa tasarısını nihai olarak kabul etti. Parlamentonun alt kanadı Ulusal Mecliste görüşülen tasarı, tedavisi bulunmayan ciddi hastalıklara sahip kişilerin belirli koşullar altında tıbbi yardımlı ölüm talep edebilmesine ilişkin düzenlemeler içeriyor.</p>

<p>Ulusal Mecliste yapılan nihai oylamada tasarı, 241 “hayır” oyuna karşı 291 “evet” oyuyla kabul edildi. Meclisteki oylamanın tamamlanmasıyla birlikte düzenleme Parlamento sürecinden nihai olarak geçmiş oldu.</p>

<h3>TASARI 18 YAŞ ÜSTÜ HASTALARI KAPSIYOR</h3>

<p>Yasa tasarısı, tedavisi bulunmayan ciddi hastalıkları olan 18 yaş üstü Fransız vatandaşları ile uzun süredir Fransa’da ikamet eden hastaları kapsıyor. Düzenlemeden yararlanmak isteyen kişilerin hastalıkları nedeniyle acı çekmesi ve iradesini özgür ve bilinçli şekilde ifade edebilmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tasarıda, başvuru yapacak hastaların sağlık durumlarının belirlenen şartları karşılaması zorunlu tutuluyor. Hastanın talebini bilinçli biçimde dile getirebilmesi, tıbbi yardımlı ölüm sürecinin temel koşulları arasında yer alıyor.</p>

<h3>HAYATA SON VERME EYLEMİNİ HASTA GERÇEKLEŞTİRECEK</h3>

<p>Düzenleme, tıbbi yardımlı ölüm kapsamında hayata son verme eyleminin doktora yapılan başvurunun ardından hasta tarafından gerçekleştirilmesini öngörüyor. Hastanın gerekli işlemi fiziki olarak yapabilecek durumda olması halinde uygulama doğrudan kişinin kendisi tarafından yerine getirilecek.</p>

<p>Hastanın fiziki durumunun eylemi gerçekleştirmesine imkân vermemesi halinde ise işlemi bir doktor veya hemşire yapabilecek. Sağlık personelinin müdahalesi, hastanın gerekli şartları taşıması ve işlemi kendi başına gerçekleştiremeyecek durumda bulunması halinde mümkün olacak.</p>

<h3>ANAYASA KONSEYİNE BAŞVURU YAPILACAK</h3>

<p>Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, nihai oylamadan önce yaptığı yazılı açıklamada, tasarıdaki bazı unsurların anayasaya uygunluğunun incelenmesi amacıyla Anayasa Konseyine başvuracağını bildirdi.</p>

<p>Anayasa Konseyinin incelemesi, düzenlemede yer alan hükümlerin Fransız Anayasası ile uyumlu olup olmadığının değerlendirilmesini kapsayacak.</p>

<h3>SENATODA 3 KEZ REDDEDİLDİ</h3>

<p>Yasa tasarısı, Parlamentonun üst kanadı Senatoda daha önce 3 kez reddedildi. Hükümet, Senatodaki ret kararlarının ardından anayasanın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak düzenlemeyle ilgili son sözü Ulusal Meclise bıraktı.</p>

<p>Ulusal Mecliste yapılan nihai oylamada tasarının kabul edilmesiyle Parlamento aşaması tamamlandı. Düzenlemenin yürürlüğe girmesine ilişkin süreçte Anayasa Konseyinin yapacağı inceleme belirleyici olacak.</p>

<p>SOSYAL MEDYA POSTU:</p>

<p>Fransız Parlamentosu, “ölmeye yardım” tasarısını nihai olarak kabul etti.<br />
Tasarı, Ulusal Mecliste 241 “hayır” oyuna karşı 291 “evet” oyuyla geçti.<br />
Düzenleme, tedavisi bulunmayan ciddi hastalıkları olan belirli yetişkinleri kapsıyor.<br />
Hastanın işlemi yapamaması halinde doktor veya hemşire müdahalede bulunabilecek.<br />
Başbakan Sebastien Lecornu, Anayasa Konseyine başvurulacağını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/fransada-otenazi-uygulamasi-yasalasti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 07:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/fransa-meclisi-44.jpg" type="image/jpeg" length="44350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’daki aşırı sıcaklarda 10 binden fazla ek ölüm kaydedildi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupadaki-asiri-sicaklarda-10-binden-fazla-ek-olum-kaydedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupadaki-asiri-sicaklarda-10-binden-fazla-ek-olum-kaydedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’da haziran ayının son haftasında etkili olan rekor sıcak dalgası sırasında 10 bin 650 ek ölüm kaydedildi. EuroMOMO verilerine göre hayatını kaybedenlerin 9 binden fazlasını 65 yaş ve üzerindeki kişiler oluştururken, araştırmacılar yüksek ölüm oranının aşırı sıcaklar dışında bir etkenle açıklanmasının zor olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa’nın batısını haziran ayının sonlarında etkisi altına alan rekor sıcak dalgası sırasında 10 binden fazla ek ölüm kaydedildi. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ile Dünya Sağlık Örgütü tarafından desteklenen EuroMOMO ağının verilerine göre, sıcaklıkların Fransa, İspanya, İngiltere ve diğer ülkelerde zirveye ulaştığı 22-28 Haziran haftasında tüm nedenlere bağlı ek ölüm sayısı 10 bin 650’ye yükseldi.</p>

<p>Avrupa’daki 27 ülkenin ulusal ölüm istatistiklerinden derlenen veriler, can kayıplarının büyük bölümünün ileri yaş gruplarında görüldüğünü ortaya koydu. Hayatını kaybedenlerin 9 binden fazlasını 65 yaş ve üzerindeki kişiler oluştururken, uzmanlar yaşlıların aşırı sıcakların sağlık üzerindeki etkilerine karşı en savunmasız grupların başında geldiğini belirtti.</p>

<h3>65 YAŞ VE ÜZERİNDEKİLER EN FAZLA ETKİLENEN GRUP OLDU</h3>

<p>Aşırı sıcaklar, doğrudan sıcak çarpmasına yol açabildiği gibi kalp-damar ve solunum yolu hastalıklarını da tetikleyebiliyor. İleri yaştaki kişilerde vücudun sıcaklığa uyum sağlama kapasitesinin azalması, mevcut kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar nedeniyle sağlık risklerinin arttığı ifade ediliyor.</p>

<p>EuroMOMO verilerine göre 22-28 Haziran haftasında kaydedilen 10 bin 650 ek ölümün 9 binden fazlası 65 yaş ve üzerindeki kişiler arasında gerçekleşti. Araştırmacılar, söz konusu yaş grubunda görülen ölüm artışının sıcak dalgasının halk sağlığı üzerindeki etkisini ortaya koyduğunu bildirdi.</p>

<h3>“YILIN BU DÖNEMİ İÇİN OLAĞAN DIŞI”</h3>

<p>EuroMOMO verilerini derleyen Danimarka Statens Serum Institut bünyesinde kıdemli hekim olarak görev yapan Lasse Vestergaard, yılın söz konusu döneminde bu düzeyde ek ölüm görülmesinin olağan olmadığını söyledi. Vestergaard, “Yılın bu zamanında böyle bir ek ölüm oranı görülmesi olağan dışı. Gerçekten çok yüksek bir oran.” dedi.</p>

<p>Yüksek ek ölüm oranını aşırı sıcaklar dışındaki bir faktörle açıklamanın zor olduğunu belirten Vestergaard, 22-28 Haziran haftasındaki ölüm artışında Kovid-19 salgını gibi başka önemli etkenlerin rol oynadığına ilişkin bir bulgu bulunmadığını ifade etti.</p>

<h3>ÖNCEKİ SEKİZ HAFTADA ÖLÜMLER NORMALİN ALTINDAYDI</h3>

<p>EuroMOMO tarafından incelenen ülkelerde, sıcak dalgasından önceki sekiz haftada toplam ölüm sayılarının normal seviyelerin altında seyrettiği bildirildi. Söz konusu dönemde haftalık ölüm sayısının olağan düzeylerin ortalama 500 kadar altında bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Haziran ayının son haftasında yaşanan ani yükselişin sıcaklıkların zirve yaptığı dönemle aynı zamana rastladığı kaydedildi. EuroMOMO yetkilileri, ulusal kurumlardan yeni veriler ulaştıkça ek ölüm istatistiklerinin güncellenebileceğini açıkladı.</p>

<h3>SICAK DALGASI GÜNLÜK YAŞAMI ETKİLEDİ</h3>

<p>Haziran sonundaki aşırı sıcaklar Avrupa’nın birçok ülkesinde elektrik şebekelerinde kesintilere yol açtı, bazı okulların kapanmasına neden oldu ve günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Fransa, İspanya ve İngiltere’de sıcaklık rekorları kırılırken, sağlık kurumları risk grubundaki kişilere yönelik uyarılarını artırdı.</p>

<p>EuroMOMO, ülkeler bazında ayrı ek ölüm sayılarını yayımlamadı. Kurum, Fransa ve Belçika’nın haziran ayının son haftasında Avrupa genelinde “çok yüksek ek ölüm” kaydedilen iki ülke olduğunu bildirdi.</p>

<h3>BELÇİKA’DA 2000’DEN BU YANA EN YÜKSEK ORAN</h3>

<p>Belçika Kamu Sağlığı Enstitüsü Sciensano, ülkede sıcak dalgası sırasında kaydedilen ek ölüm oranının 2000 yılından bu yana görülen tüm sıcak hava dönemlerinin üzerine çıktığını açıkladı. Enstitü, söz konusu oranın kayıt altına alınan sıcak dalgaları arasındaki en yüksek seviyeye ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Fransa’da da aynı hafta çok yüksek ek ölüm görüldüğü belirtilirken, EuroMOMO tarafından ülkelere ilişkin kesin sayı paylaşılmadı. Ölüm oranlarındaki yükselişin sıcaklıkların en yüksek seviyelere ulaştığı günlerle örtüştüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İNGİLTERE VE GALLER’DE 2 BİN 700’DEN FAZLA ÖLÜM</h3>

<p>Pazartesi günü yayımlanan ayrı bir bilimsel çalışmada, İngiltere ve Galler’de mayıs ve haziran aylarında yaşanan sıcak dalgaları sırasında 2 bin 700’den fazla kişinin sıcaklığa bağlı nedenlerle hayatını kaybettiği tahmin edildi. Araştırma, Imperial College London, İngiltere Meteoroloji Ofisi ve Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu tarafından ortaklaşa yürütüldü.</p>

<p>Bilim insanları, 21-29 Mayıs tarihleri arasında sıcaklığa bağlı yaklaşık 550 ölüm meydana geldiğini, 18-28 Haziran tarihleri arasında ise yaklaşık 2 bin 200 kişinin yaşamını yitirdiğini hesapladı. Araştırmada hava durumu istatistikleri, iklim modelleri ve aşırı hava olaylarında görülen ek ölümlere ilişkin çalışmalar kullanıldı.</p>

<h3>ÖLÜMLERİN YÜZDE 42’Sİ KÜRESEL ISINMAYLA İLİŞKİLENDİRİLDİ</h3>

<p>Ortak araştırmaya göre İngiltere ve Galler’de sıcaklığa bağlı ölümlerin yüzde 42’si, küresel ısınmanın sıcak dalgalarına eklediği fazladan sıcaklıkla ilişkilendirildi. Bilim insanları, insan kaynaklı iklim değişikliği olmasaydı haziran ayının sonundaki sıcak dalgasının neredeyse imkansız olacağını belirtti.</p>

<p>Araştırmacılar, küresel ısınmanın sıcak hava dalgalarını daha sık ve daha yoğun hale getirdiğini bildirdi. Gündüz ölçülen en yüksek sıcaklıkların, küresel ısınmanın bulunmadığı koşullarda görülecek değerlerden 4 dereceye kadar daha yüksek olduğu hesaplandı.</p>

<h3>İNGİLTERE’DE İKİ SICAKLIK REKORU KIRILDI</h3>

<p>İngiltere, yıl içinde iki rekor sıcak dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Ülkede sıcaklıklar mayıs ayında 35,1 dereceye, haziran ayında ise 37,7 dereceye ulaştı.</p>

<p>Met Office İklim Atıf Ekibi Bilim Yöneticisi Mark McCarthy, sıcak dalgalarının İngiltere ve Batı Avrupa’nın tamamı açısından aşırı nitelikte olduğunu söyledi. McCarthy, hava olaylarının özellikle yılın erken bir döneminde meydana gelmesi bakımından olağan dışı olduğunu ifade etti.</p>

<h3>RESMİ ÖLÜM TAHMİNİ YAYIMLANACAK</h3>

<p>İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı, son sıcak dalgalarına ilişkin resmi ölüm kayıtlarını temel alan kendi tahminini gelecek haftalarda yayımlayacağını duyurdu. Ajansın çalışmasında sağlık kayıtlarıyla sıcaklık verilerinin birlikte inceleneceği belirtildi.</p>

<p>UKHSA İklim ve Sağlık Güvenliği Merkezinden Lea Berrang Ford, yayımlanan bilimsel araştırmanın aşırı sıcaklara bağlı riskin boyutunun anlaşılmasına katkı sağlayacağını söyledi. Ford, çalışmanın iklim değişikliğinin toplum sağlığı üzerinde oluşturduğu tehdidi göstermesi bakımından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h3>İNGİLTERE’NİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIRLIĞI TARTIŞILIYOR</h3>

<p>İngiliz hükümetine iklim değişikliği konusunda danışmanlık yapan İklim Değişikliği Komitesi, geçen yıl yayımladığı değerlendirmede ülkenin iklim değişikliğinin sonuçlarıyla mücadele etmeye hazır olmadığını açıklamıştı. Komite, mevcut yapıların ve kamu hizmetlerinin artan sıcaklıklar karşısında yetersiz kalabileceğini bildirmişti.</p>

<p>Mayıs ayında yayımlanan raporda, 2050 yılına gelindiğinde İngiltere’deki hanelerin yüzde 92’sinin aşırı sıcak koşullarla karşı karşıya kalabileceği tahmin edildi. Raporda hükümete, iş yerleri için azami sıcaklık sınırları belirlenmesi ve hastane ile okul gibi kamu binalarına soğutma sistemleri kurulması yönünde tavsiyelerde bulunuldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/avrupadaki-asiri-sicaklarda-10-binden-fazla-ek-olum-kaydedildi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/avrupa-455.jpg" type="image/jpeg" length="14958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'de eski bakan evinde ölü bulundu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilterede-eski-bakan-evinde-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilterede-eski-bakan-evinde-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de eski bakan ve milletvekili Ann Widdecombe’un Devon’daki evinde ağır yaralanmış halde ölü bulunmasının ardından cinayet soruşturması başlatıldı. Polis, olayla bağlantılı 26 yaşındaki bir erkeğin gözaltında tutulduğunu, soruşturmanın mevcut aşamasında siyasi veya terör bağlantısına ilişkin bulguya rastlanmadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de eski bakan, Avam Kamarası üyesi ve Avrupa Parlamentosu milletvekili Ann Widdecombe, ülkenin güneybatısındaki Devon bölgesinde bulunan evinde ölü bulundu. Devon ve Cornwall Polisi, 78 yaşındaki Widdecombe’un ağır yaralanmalara maruz kaldığının belirlendiğini ve olayla ilgili cinayet soruşturması başlatıldığını bildirdi.</p>

<p>Polis ekipleri, 9 Temmuz Perşembe günü yerel saatle 11.40 sıralarında ambulans servisinden gelen ihbar üzerine Dartmoor Milli Parkı yakınlarındaki Haytor Vale bölgesinde bulunan adrese sevk edildi. Sağlık ve polis ekiplerinin incelemesinde Widdecombe’un hayatını kaybettiği tespit edildi. Olay yerinde adli inceleme başlatılırken, bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelendiği ve soruşturma kapsamında tanıkların bilgisine başvurulduğu belirtildi.</p>

<h3>26 YAŞINDAKİ ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI</h3>

<p>Devon ve Cornwall Polisi Emniyet Müdür Yardımcısı Matt Longman, düzenlediği basın toplantısında, olayla bağlantılı olarak 26 yaşındaki İngiliz vatandaşı bir erkeğin Newton Abbot bölgesinde cinayet şüphesiyle gözaltına alındığını açıkladı. Şüphelinin polis merkezindeki işlemlerinin sürdüğü ve soruşturmanın henüz erken aşamada olduğu kaydedildi.</p>

<p>Longman, ilk incelemeler doğrultusunda olayın terör saldırısı olarak değerlendirilmediğini bildirdi. Cinayetin siyasi saiklerle işlenmiş olabileceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Longman, mevcut aşamada olayın siyasi amaç taşıdığına inanılmasını gerektirecek herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi. Polis, soruşturmanın sağlıklı biçimde yürütülebilmesi ve Widdecombe’un yakınlarının daha fazla üzüntü yaşamaması için kamuoyuna doğrulanmamış bilgileri paylaşmama çağrısında bulundu.</p>

<h3>MENAJERLİK EKİBİNDEN AÇIKLAMA</h3>

<p>Widdecombe’un menajerlik ekibi tarafından yapılan açıklamada, eski bakanın Dartmoor bölgesindeki evinde ölü bulunduğu doğrulandı. Widdecombe’un ölüm zamanı ve nedenine ilişkin ayrıntı paylaşılmayan açıklamada, haberin siyasetçinin meslektaşları ve dostları açısından büyük bir üzüntüye yol açacağı belirtildi.</p>

<p>Polis ekiplerinin ev ve çevresindeki adli incelemelerini sürdürdüğü, bölgedeki güvenlik kamerası görüntülerinin ve olay öncesindeki hareketliliğin araştırıldığı bildirildi. Widdecombe’un ailesine uzman ekipler tarafından destek sağlandığı aktarıldı.</p>

<h3>STARMER’DAN TAZİYE MESAJI</h3>

<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Widdecombe’un ölümünün ardından yaptığı açıklamada, siyasi görüş ayrılıklarının bir kenara bırakılması gerektiğini belirterek eski bakanın uzun yıllar boyunca kamu hizmetinde bulunduğunu söyledi. Starmer, Widdecombe’un ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti. Starmer, 5 Temmuz 2024’ten bu yana İngiltere Başbakanı olarak görev yapıyor.</p>

<p>Reform UK lideri Nigel Farage da Widdecombe’un seçmenleri tarafından sevilen bir siyasetçi olduğunu belirterek, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması sürecinde rol oynadığını ifade etti. Farage, Widdecombe’un ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SİYASİ KARİYERİ</h3>

<p>Ann Widdecombe, 1987-2010 yılları arasında Muhafazakar Parti milletvekili olarak Avam Kamarasında görev yaptı. John Major hükümetinde 1993-1995 döneminde istihdam alanında, 1995-1997 döneminde ise cezaevlerinden sorumlu devlet bakanlığı görevlerini üstlendi.</p>

<p>Widdecombe, 2019’da Brexit Partisi’nden Avrupa Parlamentosuna seçildi ve İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrıldığı 31 Ocak 2020’ye kadar milletvekilliği yaptı. Daha sonra Reform UK saflarında siyasi faaliyetlerini sürdüren Widdecombe, televizyon programlarındaki çalışmalarıyla da kamuoyunda tanındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilterede-eski-bakan-evinde-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/07/3-reform-u-k-2024-annual-party-conference-in-birmingham.jpg" type="image/jpeg" length="54679"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'de ilk kez bir ülke Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacak]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/slovenyada-filistin-yanlisi-hukumet-gitti-siyonizm-yanlisi-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/slovenyada-filistin-yanlisi-hukumet-gitti-siyonizm-yanlisi-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Slovenya Başbakanı Janez Jansa, önceki hükümetin Filistin'i tanıma kararını askıya alacaklarını ve İsrail'deki büyükelçiliği Tel Aviv'den Kudüs'e taşıyacaklarını açıkladı. Kararın hayata geçirilmesi halinde Slovenya, büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyan ilk Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Slovenya Başbakanı Janez Jansa, İsrail basınına yaptığı açıklamada, önceki hükümet döneminde alınan Filistin'i tanıma kararını askıya alacaklarını ve Slovenya'nın İsrail'deki büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıyacaklarını duyurdu.</p>

<p>Mayıs ayında göreve gelen Jansa, İsrail ile ilişkileri yeniden şekillendirmeyi hedeflediklerini belirterek önceki hükümetin Filistin politikasını eleştirdi.</p>

<h3>FİLİSTİN'İ TANIMA KARARININ ASKIYA ALINACAĞINI AÇIKLADI</h3>

<p>Eski Başbakan Robert Golob hükümetinin Filistin'i tanıma kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Jansa, söz konusu kararın Slovenya yasalarına aykırı şekilde alındığını öne sürdü.</p>

<p>Jansa, "Son yıllarda Slovenya'da iktidarda olan sol hükümet, Slovenya yasalarına aykırı bir şekilde Filistin devletini tanıdı. Biz onların bu kararını askıya alacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>İsrail'i stratejik ortak ve müttefik olarak nitelendiren Jansa, bu yaklaşımın koalisyon görüşmelerinde şart olarak ortaya konulduğunu ve koalisyon ortaklarının bunu kabul ettiğini söyledi.</p>

<h3>BÜYÜKELÇİLİĞİN KUDÜS'E TAŞINACAĞINI DUYURDU</h3>

<p>Jansa, Slovenya'nın İsrail Büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıyacaklarını açıkladı.</p>

<p>Avrupalı siyasetçilerin İsrail ziyaretlerinde Kudüs'e gittiklerini belirten Jansa, "Ülkemin büyükelçiliği için doğru yer Kudüs'tür." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde, Jansa hükümetinin bu yaklaşımı Avrupa Birliği içinde savunmayı, İsrail yanlısı ülkeler arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi ve İsrail'e yönelik yaptırım girişimlerine karşı çıkmayı planladığı ifade edildi.</p>

<p>Kararın uygulanması halinde Slovenya, büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyan ilk Avrupa Birliği üyesi ülke olacak. Hâlihazırda Kudüs'te büyükelçiliği bulunan ülkeler arasında ABD, Kosova, Guatemala, Honduras, Paraguay ve Papua Yeni Gine yer alıyor.</p>

<h3>SLOVENYA'NIN FİLİSTİN POLİTİKASINDA DEĞİŞİKLİK</h3>

<p>Slovenya, 4 Haziran 2024'te Filistin'i bağımsız ve egemen bir devlet olarak resmen tanımıştı.</p>

<p>Janez Jansa liderliğindeki yeni hükümet, 4 Haziran'da parlamentodan güvenoyu aldıktan sonra ilk icraatlarından biri olarak hükümet binasında bulunan Filistin bayrağını indirmişti.</p>

<p>Söz konusu adımın ardından Filistin bayrağı, Slovenya Cumhurbaşkanı Natasa Pirc Musar'ın talimatıyla Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na asılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/slovenyada-filistin-yanlisi-hukumet-gitti-siyonizm-yanlisi-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/slovenya-44.jpg" type="image/jpeg" length="86579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere Başbakanı Starmer istifa etti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingiltere-basbakani-starmer-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ingiltere-basbakani-starmer-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yerel seçimlerde yaşanan yenilginin ardından artan siyasi baskılar sonrası istifa ettiğini açıkladı. Starmer, yeni liderin belirlenmesine kadar görevini sürdüreceğini belirtirken, İşçi Partisi’nde liderlik yarışına ilişkin süreç de başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yerel seçimlerin ardından derinleşen siyasi krizin gölgesinde görevinden ayrıldığını duyurdu. Başkent Londra’daki Başbakanlık Konutu 10 Downing Street önünde açıklama yapan Starmer, Kral ile görüştüğünü ve istifasını sunduğunu bildirdi.</p>

<p>Yaklaşık iki yıldır başbakanlık görevini yürüten Starmer, yaptığı açıklamada çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. Parti içinde yeni liderin belirlenmesine yönelik sürecin başlatılacağını ifade eden Starmer, geçiş süreci tamamlanıncaya kadar görevini sürdüreceğini söyledi.</p>

<h3>YENİ LİDERİN EYLÜL AYINDA BELİRLENMESİ BEKLENİYOR</h3>

<p>Keir Starmer, İşçi Partisi yönetimiyle yapılacak görüşmeler sonucunda liderlik yarışına ilişkin takvimin netleşeceğini açıkladı. Yeni liderin eylül ayında belirlenmesinin öngörüldüğünü ifade eden Starmer, parti içi sürecin kısa süre içerisinde başlayacağını kaydetti.</p>

<p>İşçi Partisi’nde liderlik değişimine ilişkin hazırlıklar sürerken, partinin önümüzdeki dönemde izleyeceği siyasi yol haritası da yeni yönetimin belirlenmesiyle şekillenecek.</p>

<h3>İSTİFA TALEPLERİ SON DÖNEMDE ARTTI</h3>

<p>Starmer’ın istifası, son aylarda parti içinde giderek yükselen eleştirilerin ardından geldi. Jeffrey Epstein bağlantıları nedeniyle kamuoyunda tartışmalara konu olan Peter Mandelson’un Washington Büyükelçisi olarak atanması, seçim döneminde verilen bazı vaatlerin hayata geçirilememesi ve hükümet üyelerinin art arda görevlerinden ayrılması, parti içerisindeki rahatsızlığı artıran gelişmeler arasında gösterildi.</p>

<p>Yerel seçimlerde alınan sonuçların ardından İşçi Partisi içinde Starmer’ın liderliğine yönelik eleştiriler daha görünür hale gelirken, istifa çağrıları da yoğunlaştı.</p>

<h3>ANDY BURNHAM'IN ADI ÖNE ÇIKIYOR</h3>

<p>İşçi Partisi’nde yeni liderlik sürecine ilişkin değerlendirmelerde, Makerfield bölgesinde yapılan ara seçimleri kazanarak parlamentoya giren Andy Burnham’ın adı öne çıkan isimler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parti içerisinde farklı isimlerin de liderlik için gündeme gelmesi beklenirken, resmi adaylık sürecinin açıklanacak takvim doğrultusunda şekillenmesi öngörülüyor.</p>

<h3>TRUMP’TAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Starmer’ın istifa açıklamasından önce yaptığı değerlendirmede İngiltere Başbakanı’nın görevinden ayrılacağını öne sürmüştü.</p>

<p>Trump açıklamasında, “Keir Starmer, Birleşik Krallık Başbakanlığı görevinden istifa edecek. İki çok önemli konuda büyük başarısızlık yaşadı: Göç ve enerji politikaları. Kendisine başarılar dilerim” ifadelerini kullanmıştı.</p>

<h3>İSTİFA SONRASI KAMERALAR KARŞISINA GEÇTİ</h3>

<p>İstifa kararını kamuoyuyla paylaşmasının ardından Keir Starmer, kameralar önünde eşiyle birlikte görüntülendi. Açıklamanın ardından eşine sarılan Starmer, daha sonra Başbakanlık Konutu önünden ayrıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingiltere-basbakani-starmer-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/10/starmer-44.jpg" type="image/jpeg" length="77214"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dengesiz bir göçmen Kuzey İrlanda'yı resmen ateşe attı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/dengesiz-bir-gocmen-irlandayi-resmen-atese-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/dengesiz-bir-gocmen-irlandayi-resmen-atese-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey İrlanda’da bir kişinin bıçaklanmasının ardından başlayan göçmen karşıtı protestolar ikinci gecesinde de şiddetlendi. Belfast’ın Newtownabbey bölgesinde toplanan göstericiler düzensiz göçmenlerin kaldığı otele yürümeye çalışırken polis tazyikli su ve plastik mermi kullandı. Olaylarda araçlar ateşe verildi, binalar hedef alındı. Saldırının mağdurunun ailesi ise şiddetin sona ermesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey İrlanda’da 8 Haziran’da meydana gelen bıçaklı saldırının ardından başlayan göçmen karşıtı protestolar ikinci gününde de devam etti. Başkent Belfast ve çevresinde yoğunlaşan gösteriler sırasında güvenlik güçleri ile protestocular arasında zaman zaman şiddetli çatışmalar yaşandı.</p>

<p>Olayların merkezlerinden biri olan Belfast’ın Newtownabbey bölgesinde toplanan göstericiler, düzensiz göçmenlerin kaldığı belirtilen bir otele doğru yürüyüş gerçekleştirmek istedi. Göstericilerin ilerleyişini engellemek isteyen polis ekipleri tazyikli suyla müdahalede bulundu. Güvenlik güçlerinin bazı noktalarda plastik mermi kullandığı da bildirildi.</p>

<p>Gece boyunca süren olaylarda çok sayıda protestocu ile polis arasında arbede yaşanırken, kent genelinde güvenlik önlemleri artırıldı.</p>

<h3>OTEL HEDEF ALINDI, POLİS TAZYİKLİ SU VE PLASTİK MERMİ KULLANDI</h3>

<p>Gösterilerin ikinci gecesinde protestocuların hedefinde göçmenlerin kaldığı belirtilen konaklama tesisleri yer aldı. Newtownabbey’de toplanan kalabalık, düzensiz göçmenlerin barındığı otele ulaşmaya çalıştı.</p>

<p>Polis ekipleri yürüyüşü durdurmak için çeşitli müdahalelerde bulunurken, tazyikli su kullanıldı. Güvenlik güçlerinin kalabalığı dağıtmak amacıyla plastik mermi kullandığı da açıklandı.</p>

<p>Yaşanan müdahaleler sırasında protestocular ile polis arasında zaman zaman fiziksel çatışmalar meydana geldi.</p>

<h3>ARAÇLAR ATEŞE VERİLDİ, BİNALAR HEDEF ALINDI</h3>

<p>Şiddet olayları yalnızca protesto alanlarıyla sınırlı kalmadı. Gece boyunca devam eden olaylarda bir aracın ateşe verildiği bildirildi.</p>

<p><img alt="Kuzey Irlanda 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/kuzey-irlanda-2.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ayrıca kullanılmayan bir binanın da yakılmaya çalışıldığı açıklandı. Güvenlik güçleri ve itfaiye ekipleri çeşitli noktalarda müdahalelerde bulunurken, kamu düzeninin sağlanması için çalışmalar gece boyunca sürdü.</p>

<p>Önceki günlerde de yabancılara ait olduğu belirtilen evler ve iş yerleri ile polis araçlarının hedef alındığı, kamu mallarında hasar meydana geldiği kaydedildi.</p>

<h3>GÖÇMENLERİN YAŞADIĞI EVLERİN ADRESLERİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞILDI</h3>

<p>Olayların büyümesiyle birlikte sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar da endişeleri artırdı.</p>

<p>Göçmenlerin yaşadığı öne sürülen evlerin adreslerinin yer aldığı “hedef listeleri” dolaşıma sokuldu. Söz konusu listelerde çoğunluğu Belfast’ta bulunan yaklaşık 100 ev adresinin bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Paylaşımların ardından güvenlik güçleri, göçmenlerin yaşadığı bölgelerde ilave tedbirler aldı.</p>

<h3>BIÇAKLI SALDIRININ MAĞDURUNUN AİLESİNDEN SÜKUNET ÇAĞRISI</h3>

<p>Protestoların başlamasına neden olan saldırının mağduru Stephen Ogilvy’nin ailesi de yaşanan olayların ardından kamuoyuna çağrıda bulundu.</p>

<p>Yüzünden, gözünden ve sırtından bıçaklanan Ogilvy’nin bir gözünü kaybettiği, sağlık durumunun ise ciddiyetini koruduğu bildirildi.</p>

<p>Aile tarafından polis aracılığıyla yayımlanan açıklamada olayların sona erdirilmesi istendi. Açıklamada, “Ülkemize büyük katkılar sağlayan çok sayıda göçmen bulunuyor. Ülkemizin işleyişi için onlara ihtiyaç duyuyoruz. Yaşadığımız trajedinin insanları ayrıştırmak amacıyla kullanılmasını istemiyoruz.” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Aile, yaşanan saldırının toplumdaki farklı kesimler arasında ayrışmaya neden olacak şekilde kullanılmasına karşı çıktı.</p>

<h3>TÜRK VATANDAŞLARINA GÜVENLİK UYARISI</h3>

<p>Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş da olayların ardından Kuzey İrlanda’da yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Ertaş, vatandaşlardan protestoların yoğunlaştığı bölgelerden uzak durmalarını istedi. İngiliz makamlarının yayımladığı güvenlik uyarılarının dikkate alınmasının önemine işaret eden Ertaş, olası bir olumsuzluk halinde yerel güvenlik güçleri ve Türk temsilcilikleriyle irtibat kurulması tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Büyükelçi Ertaş ayrıca Belfast yakınlarındaki Ballyclare kasabasında iş yeri hedef alınan Türk berber Ümit Güler ile görüşerek geçmiş olsun dileklerini iletti.</p>

<h3>OLAYLARIN FİTİLİNİ BIÇAKLI SALDIRIŞ ATEŞLEDİ</h3>

<p>Belfast’ın kuzeyinde 8 Haziran’da meydana gelen olayda, Sudanlı olduğu ve 2023 yılında sığınmacı statüsü aldığı belirtilen 30 yaşındaki bir kişinin İrlandalı bir vatandaşı yüzünden, gözünden ve sırtından bıçaklayarak ağır yaraladığı açıklanmıştı.</p>

<p>Çevrede bulunan kişilerin müdahalesiyle etkisiz hale getirilen saldırgan olay yerinde polis tarafından gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Saldırının ardından aşırı sağcı gruplar göçmen karşıtı kampanyalar başlatmış ve sosyal medya üzerinden “toplu sınır dışı” çağrıları yapmıştı.</p>

<p>9 Haziran’da başlayan protestolarda yabancılara ait ev ve iş yerleri hedef alınırken, polis araçları ile kamu mallarında da hasar meydana gelmişti. Protestoların ikinci gününde yaşanan olaylarla birlikte bölgedeki güvenlik endişeleri daha da arttı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/dengesiz-bir-gocmen-irlandayi-resmen-atese-atti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 08:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/gocmen-goruntusu-irlanda.jpg" type="image/jpeg" length="30139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail'i eleştirince İngiltere'ye alınmadılar]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/israili-elestirince-ingiltereye-alinmadilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/israili-elestirince-ingiltereye-alinmadilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li siyasi yorumcu Cenk Uygur ile yayıncı Hasan Piker, İngiltere’ye girişlerinin engellendiğini açıkladı. İki isim, İngiliz makamlarının kararında İsrail’e yönelik eleştirilerinin etkili olduğunu öne sürerken, İngiliz hükümetinden konuya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’li siyasi yorumcu Cenk Uygur ile yayıncı Hasan Piker, İngiltere’ye girişlerinin engellendiğini duyurdu. İki isim de kararın İsrail’e yönelik açıklamalarıyla bağlantılı olduğunu iddia etti.</p>

<p>Londra’da düzenlenecek bir etkinliğe katılmayı planlayan Uygur ve Piker, sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamalarda İngiliz makamlarının kendileri hakkında aldığı kararları kamuoyuyla paylaştı.</p>

<h3>UYGUR GİRİŞ YASAĞINI UÇAĞA BİNMEDEN ÖĞRENDİĞİNİ AÇIKLADI</h3>

<p>ABD merkezli siyasi haber ve yorum platformu The Young Turks’ün kurucu ortaklarından olan Cenk Uygur, Londra’ya gitmek üzere hazırlık yaptığı sırada İngiltere’ye girişine izin verilmeyeceğini öğrendiğini belirtti.</p>

<p>Uygur, Londra’daki bir etkinliğe katılmayı ve Oxford’da konuşma yapmayı planladığını ifade etti. Sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada İngiliz makamlarının kendisini “kamu düzeni için ciddi risk” olarak değerlendirdiğini öne sürdü.</p>

<h3>KARARIN İSRAİL ELEŞTİRİLERİYLE BAĞLANTILI OLDUĞUNU SAVUNDU</h3>

<p>Cenk Uygur, İngiliz makamlarının kararında İsrail’e yönelik eleştirilerinin etkili olduğunu iddia etti.</p>

<p>ABD siyasetindeki İsrail etkisine ilişkin değerlendirmelerinin antisemitik olarak yorumlandığını öne süren Uygur, kararın İngiltere hakkında yaptığı açıklamalardan değil, ABD’de İsrail konusunda dile getirdiği görüşlerden kaynaklandığını savundu.</p>

<p>Uygur, kendisine iletilen gerekçelerin birbiriyle çeliştiğini ileri sürerek uygulanan kararın ifade özgürlüğü açısından tartışma yaratabileceğini belirtti.</p>

<h3>HASAN PİKER DE VİZESİNİN İPTAL EDİLDİĞİNİ DUYURDU</h3>

<p>Hasan Piker de yaptığı açıklamada İngiltere vizesinin iptal edildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Londra’daki aynı etkinliğe katılmaya hazırlandığını belirten Piker, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kararın siyasi gerekçeler taşıdığını öne sürdü.</p>

<p>Piker, İngiltere’nin vizesini iptal ettiğini ifade ederek uygulamanın İsrail’e yönelik eleştirileriyle bağlantılı olduğunu iddia etti.</p>

<h3>İNGİLİZ HÜKÜMETİNDEN AÇIKLAMA GELMEDİ</h3>

<p>İngiliz hükümeti, Uygur ve Piker’in iddialarına ilişkin henüz kamuoyuna açık bir değerlendirme yapmadı.</p>

<p>Kararın gerekçesine ilişkin resmi makamlar tarafından doğrulanmış bir açıklama bulunmazken, konu kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.</p>

<h3>KANYE WEST KARARIYLA KARŞILAŞTIRILDI</h3>

<p>Gelişme, İngiliz makamlarının daha önce antisemitik açıklamaları nedeniyle ABD’li rapçi Kanye West hakkında aldığı ülkeye giriş yasağı kararının ardından gündeme geldi.</p>

<p>İngiliz yetkililer, söz konusu karara yönelik eleştirilere rağmen uygulamayı savunmuş ve giriş yasağının kamu yararı doğrultusunda alındığını belirtmişti.</p>

<p>Uygur ve Piker hakkındaki iddialar konusunda ise resmi makamların ilerleyen günlerde açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/israili-elestirince-ingiltereye-alinmadilar</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/06/yorumcular-1.jpg" type="image/jpeg" length="19338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bulgaristan seçimlerini Rumen Radev’in koalisyonu kazandı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/bulgaristan-secimlerini-rumen-radevin-koalisyonu-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/bulgaristan-secimlerini-rumen-radevin-koalisyonu-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rumen Radev’in liderliğindeki İlerici Bulgaristan Koalisyonu, genel seçimlerde yüzde 45 oy alarak mecliste çoğunluğu elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bulgaristan’da gerçekleştirilen genel seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in kurucusu olduğu İlerici Bulgaristan Koalisyonu sandıktan açık ara birinci çıktı. Bulgaristan Devlet Televizyonu’nun paylaştığı verilere göre oyların yüzde 90’ından fazlasının sayıldığı seçimde koalisyon yüzde 45 oy oranına ulaştı.</p>

<p>Bu sonuçla 240 sandalyeli parlamentoda 135 milletvekili kazanan koalisyon, tek başına iktidar olabilecek çoğunluğu sağladı.</p>

<h3>SEÇİM SONUÇLARI VE MECLİS DAĞILIMI</h3>

<p>Resmi olmayan sonuçlara göre diğer partilerin oy oranları da netleşti. GERB yüzde 12 oy alırken, PP-DB yüzde 12’de kaldı.</p>

<p>Hak ve Özgürlükler Hareketi yüzde 6 oy oranıyla parlamentoya girerken, Vızrajdane yüzde 4 oyla barajı aşan partiler arasında yer aldı.</p>

<h3>RADEV: “YENİDEN SEÇİME GİDİLMEMESİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”</h3>

<p>Seçim zaferinin ardından başkent Sofya’da parti merkezinde açıklamalarda bulunan Rumen Radev, elde edilen sonucun bir başlangıç olduğunu ifade etti.</p>

<p>Radev, halkın beklentilerinin yüksek olduğunu belirterek siyasi istikrarın sağlanması için çalışacaklarını ve yeniden seçime gidilmemesi adına gerekli adımların atılacağını dile getirdi.</p>

<p>Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Radev, güçlü bir Avrupa içinde güçlü bir Bulgaristan hedefini vurguladı.</p>

<h3>RADEV’İN SİYASİ GEÇMİŞİ</h3>

<p>1963 yılında Dimitrovgrad’da doğan Rumen Radev, askeri kariyerinde korgeneral rütbesine kadar yükseldi ve Bulgaristan Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevini yürüttü.</p>

<p>2016 yılında siyasete girerek cumhurbaşkanı seçilen Radev, 2021’de yeniden seçildi. Ocak 2026’da görevinden ayrılarak siyasi hareketini parti çatısı altında örgütledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görev süresi boyunca Avrupa Birliği politikalarına temkinli yaklaşımıyla bilinen Radev, Rusya ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini savundu. Ukrayna’ya askeri yardım konusundaki çekinceleri ve avroya geçiş sürecinde referandum önerisiyle gündeme geldi.</p>

<h3>SİYASİ KRİZLER VE YENİ DÖNEM</h3>

<p>Radev, geçmişte eski başbakan Boyko Borisov ile yaşadığı siyasi anlaşmazlıklarla da gündeme geldi. Ülkede son yıllarda yaşanan siyasi istikrarsızlık, erken seçim süreçlerini beraberinde getirmişti.</p>

<p>Seçim sonuçlarıyla birlikte Bulgaristan’da yeni hükümetin kurulma sürecinin başlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/bulgaristan-secimlerini-rumen-radevin-koalisyonu-kazandi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/04/bulgaristan-secimleri-44.jpg" type="image/jpeg" length="92386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngilizlerin yüzde 67'si Trump'ı sevmiyor]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilizlerin-yuzde-67si-trumpi-sevmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilizlerin-yuzde-67si-trumpi-sevmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de yapılan kamuoyu araştırmasına göre halkın yüzde 67’si kendisini ABD Başkanı Donald Trump karşıtı olarak tanımlıyor. Trump’a destek verdiğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 13’te kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de yapılan bir kamuoyu araştırması, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik olumsuz görüşlerin ülkede oldukça yaygın olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Kamuoyu araştırma şirketi YouGov tarafından 2 bin 222 kişiyle gerçekleştirilen ankete göre, katılımcıların yüzde 67’si kendisini Trump karşıtı olarak tanımladı.</p>

<p>Ankete katılanların yüzde 56’sı “aşırı Trump karşıtı”, yüzde 11’i ise “Trump karşıtı” olduğunu ifade etti.</p>

<p>Trump’a destek verdiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 13 olarak ölçüldü.</p>

<h3>PARTİ SEÇMENLERİ ARASINDA FARKLAR VAR</h3>

<p>Araştırma sonuçları, İngiltere’deki siyasi parti seçmenleri arasında Trump’a yönelik tutumların farklılık gösterdiğini ortaya koydu.</p>

<p>Trump karşıtlığının en yüksek olduğu seçmen grubu Liberal Demokratlar oldu. Bu partiye oy verenlerin yüzde 89’u Trump karşıtı olduğunu belirtti.</p>

<p>İktidardaki İşçi Partisi seçmenlerinde Trump karşıtlığı yüzde 85 olurken, Yeşiller Partisi seçmenlerinde bu oran yüzde 82 olarak ölçüldü.</p>

<p>Ana muhalefetteki Muhafazakâr Parti seçmenleri arasında ise Trump karşıtlığı yüzde 61 seviyesinde kaldı.</p>

<h3>EN YÜKSEK DESTEK REFORM UK’DA</h3>

<p>Araştırmaya göre Trump’a en yüksek destek, aşırı sağcı Reform UK Partisi seçmenleri arasında görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu partiye oy verenlerin yüzde 46’sı Trump’ı desteklediğini belirtirken, yüzde 25’i ise Trump karşıtı olduğunu ifade etti.</p>

<p>ABD Başkanı Trump daha önce İngiltere’ye yaptığı ziyaretlerde Londra başta olmak üzere birçok şehirde protesto gösterileriyle karşılaşmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ingilizlerin-yuzde-67si-trumpi-sevmiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/03/trump-ingiltere-44.jpg" type="image/jpeg" length="21016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya-Ukrayna savaşında dört yılda neler yaşandı?]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-dort-yilda-neler-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-dort-yilda-neler-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[24 Şubat 2022'de Rusya'nın askeri müdahalesiyle başlayan savaş 4 yılı doldururken, sahadaki kilitlenmiş cephe hattı ve yüksek can kayıplarının gölgesinde Cenevre, İstanbul ve Abu Dabi hattında barış arayışları sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong> ile <strong>Ukrayna</strong> arasındaki gerilim, 2014 yılında <strong>Kırım</strong>'ın ilhakı ve <strong>Donbas</strong> bölgesindeki çatışmalarla başlamış, 2015'ten itibaren çok sayıda ateşkes denemesiyle dondurulmuş bir sürece girmişti. 2021 yılının son çeyreğinde sınır hattında artan askeri hareketlilik, 24 Şubat 2022 tarihinde <strong>Rusya</strong> Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong>'in "özel askeri operasyon" ilan etmesiyle geniş çaplı bir savaşa dönüştü. Savaşın ilk aşamasında <strong>Rusya</strong> birlikleri başkent <strong>Kiev</strong> yakınlarına kadar ilerlese de nisan ayında bölgeden çekilerek odağını doğu ve güney hatlarına kaydırdı.</p>

<p>Savaşın ilk aylarında <strong>Türkiye</strong>'nin arabuluculuğuyla <strong>Antalya</strong> ve <strong>İstanbul</strong>'da düzenlenen barış görüşmelerinden sonuç alınamazken, nükleer güvenlik endişeleri <strong>Zaporijya</strong> Nükleer Santrali'nin <strong>Rusya</strong> kontrolüne geçmesiyle tırmandı. Temmuz 2022'de <strong>Birleşmiş Milletler</strong> ve <strong>Türkiye</strong>'nin girişimleriyle imzalanan <strong>Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması</strong>, küresel gıda krizinin önüne geçilmesinde kritik rol oynadı. Ancak 2022 Eylül ayında <strong>Rusya</strong>'nın <strong>Donetsk</strong>, <strong>Luhansk</strong>, <strong>Zaporijya</strong> ve <strong>Herson</strong> bölgelerini ilhak ettiğini duyurması, diplomatik çözüm yollarını daraltırken <strong>Ukrayna</strong> Devlet Başkanı <strong>Volodimir Zelenski</strong>'nin <strong>NATO</strong> üyeliği başvurusuyla süreç yeni bir evreye taşındı.</p>

<h3>PRİGOJİN İSYANI VE İÇ KARIŞIKLIK</h3>

<p>2023 yılına, cephe hattında aktif rol oynayan <strong>Wagner</strong> Grubu lideri <strong>Yevgeniy Prigojin</strong> ile <strong>Rusya</strong> askeri komuta kademesi arasındaki gerginlik damga vurdu. <strong>Prigojin</strong>, haziran ayında <strong>Moskova</strong>'ya karşı silahlı bir isyan başlatarak güçlerini başkente doğru yürüttü. <strong>Belarus</strong> Cumhurbaşkanı <strong>Aleksandr Lukaşenko</strong>'nun arabuluculuğuyla durdurulan isyan sonrası <strong>Prigojin</strong>, <strong>Rusya</strong>'da şüpheli bir uçak kazasında hayatını kaybetti. Bu olay, savaşın iç siyasi dengeler üzerindeki etkisini gösteren en önemli kırılma noktalarından biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3>İHA TEKNOLOJİSİ VE CEPHEDEKİ DURAĞANLIK</h3>

<p>Savaşın üçüncü ve dördüncü yıllarında cephe hattı büyük oranda kilitlenirken, insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı savaş doktrinini değiştirdi. <strong>Ukrayna</strong> ordusunun kullandığı <strong>Bayraktar TB2</strong> ve her iki tarafın geliştirdiği kamikaze dronelar uluslararası kamuoyunda geniş yer buldu. 2024 yazında <strong>Ukrayna</strong>'nın <strong>Rusya</strong>'nın <strong>Kursk</strong> bölgesine yönelik başlattığı sınır ötesi harekat, savaşın coğrafi sınırlarını genişletti. Aynı dönemde <strong>Kuzey Kore</strong> birliklerinin <strong>Rusya</strong> saflarında savaşa dahil olduğu iddiaları, çatışmanın küresel boyutunu derinleştirdi.</p>

<h3>BEYAZ SARAY'DA DEĞİŞİM VE BARIŞ TRAFİĞİ</h3>

<p><strong>ABD</strong>'de 2024 seçimlerini kazanan <strong>Donald Trump</strong>'ın Ocak 2025'te göreve başlamasıyla savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomasi trafiği hız kazandı. <strong>Donald Trump</strong>'ın <strong>Beyaz Saray</strong>'da <strong>Volodimir Zelenski</strong> ile yaptığı görüşmede yaşanan gerginliklere rağmen, nisan ayında imzalanan maden ve yatırım anlaşmalarıyla ilişkiler stratejik bir zemine oturdu. 2026 yılı itibarıyla <strong>İsviçre</strong>'nin <strong>Cenevre</strong> kentinde <strong>ABD</strong>, <strong>Rusya</strong> ve <strong>Ukrayna</strong> heyetleri arasında yürütülen üçlü görüşmelerde toprak bütünlüğü ve güvenlik garantileri gibi kritik başlıklar ele alınmaya başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İNSANİ BİLANÇO VE GÖÇ DALGASI</h3>

<p>Savaşın dördüncü yılı geride kalırken ortaya çıkan insani tablo, modern tarihin en ağır krizlerinden biri olarak nitelendiriliyor. Çatışmalar nedeniyle yaklaşık 5,9 milyon <strong>Ukrayna</strong> vatandaşı komşu ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Askeri ve sivil kayıplara ilişkin kesin veriler paylaşılmasa da toplam can kaybının 1 milyon eşiğini aştığı tahmin ediliyor. <strong>Rusya</strong> Devlet Başkanı Müşaviri <strong>Vladimir Medinskiy</strong>, <strong>Cenevre</strong>'deki müzakerelerin zorlu geçtiğini ancak yeni turlar için hazırlıkların sürdüğünü ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/rusya-ukrayna-savasinda-dort-yilda-neler-yasandi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/04/ukrayna-rusya.webp" type="image/jpeg" length="90791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Epstein bağlantısı çıkan eski başbakan intihara kalkıştı]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/epstein-baglantisi-cikan-eski-basbakan-intihara-kalkisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/epstein-baglantisi-cikan-eski-basbakan-intihara-kalkisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jeffrey Epstein ile olan bağlantılarına yönelik iddiaların ardından hakkında yolsuzluk soruşturması başlatılan eski Norveç Başbakanı Thorbjorn Jagland, intihar girişiminde bulunarak hastaneye sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Norveç Başbakanı <strong>Thorbjorn Jagland</strong>, pedofili ve cinsel istismar suçlamalarıyla gündeme gelen ABD’li milyarder <strong>Jeffrey Epstein</strong> ile olan ilişkilerinin kamuoyuna yansımasının ardından intihar girişiminde bulundu. Norveç basınında yer alan bilgilere göre, başkent Oslo’da bulunan ikametinde yaşamına son verme girişiminde bulunan <strong>Thorbjorn Jagland</strong>, acil müdahale ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Hastane kaynakları, eski başbakanın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve yoğun bakım ünitesinde tedavi altında tutulduğunu bildirdi. Söz konusu olay, <strong>Thorbjorn Jagland</strong> hakkında yürütülen geniş kapsamlı yolsuzluk soruşturmasının derinleştiği bir dönemde meydana geldi.</p>

<p>Norveç emniyet birimleri, eski başbakan hakkındaki suçlamaların netleşmesiyle birlikte <strong>Thorbjorn Jagland</strong>’ın <strong>Oslo</strong> ve <strong>Risor</strong> şehirlerinde bulunan mülklerinde kapsamlı arama faaliyetleri gerçekleştirdi. Aramalarda dijital materyallere ve çeşitli belgelere el konulduğu öğrenilirken, soruşturmanın <strong>Avrupa Konseyi</strong> bünyesindeki dokunulmazlığın kaldırılmasıyla hız kazandığı belirtildi. <strong>Thorbjorn Jagland</strong>, daha önce <strong>Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği</strong> görevini yürütmüş ve bu süreçte uluslararası diplomasi alanında önemli roller üstlenmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SORUŞTURMA SÜRECİ VE EPSTEIN BAĞLANTISI</h3>

<p><strong>ABD Adalet Bakanlığı</strong> tarafından kamuoyuna açıklanan <strong>Jeffrey Epstein</strong> dosyasındaki e-posta kayıtlarında <strong>Thorbjorn Jagland</strong>’ın isminin geçtiği iddia edildi. Dosyadaki belgeler, eski başbakanın <strong>Paris</strong>, <strong>New York</strong> ve <strong>Palm Beach</strong>’te bulunan <strong>Jeffrey Epstein</strong>’e ait malikaneleri hem tek başına hem de ailesiyle birlikte ziyaret ettiğine dair veriler içeriyor. Norveç yargı makamları, bu ziyaretlerin niteliği ve olası mali ilişkiler üzerine incelemelerini sürdürürken, davanın uluslararası boyut kazanmasıyla birlikte adli yardımlaşma süreçlerinin devreye girdiği ifade edildi.</p>

<h3>SAVUNMA MAKAMININ AÇIKLAMALARI</h3>

<p><strong>Thorbjorn Jagland</strong>’ın hukuk ekibi, müvekkillerine yönelik tüm cezai suçlamaları reddettiklerini ve herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediğini savundu. Avukatlar tarafından yapılan yazılı açıklamada, eski başbakanın soruşturma makamlarıyla işbirliği yapmaya hazır olduğu ve iddiaların gerçeği yansıtmadığı öne sürüldü. Yaşanan intihar girişimi sonrası hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda adli makamlardan henüz resmi bir açıklama yapılmazken, Norveç hükümetinin konuyu yakından takip ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/epstein-baglantisi-cikan-eski-basbakan-intihara-kalkisti</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/02/norvec-eski-basbakani.jpg" type="image/jpeg" length="58349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaşın dördüncü yılında AB'den Ukrayna'ya destek ziyareti]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/savasin-dorduncu-yilinda-abden-ukraynaya-destek-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/savasin-dorduncu-yilinda-abden-ukraynaya-destek-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin dördüncü yılında Kiev’de bir araya gelen Avrupa liderleri, Ukrayna’ya destek mesajı verdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın barışa yanaşmadığını belirtti. Savaşta uzuvlarını kaybeden Ukraynalı gaziler ise toprak tavizine karşı çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin dördüncü yılında Avrupa liderleri, Ukrayna’nın başkenti Kiev’i ziyaret etti. Ziyarette, Ukrayna ile dayanışma mesajı verildi.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy, işgalin dördüncü yılında yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “savaş hedeflerine” ulaşamadığını ifade etti.</p>

<p>Rus ordusu, işgalin yıl dönümü öncesinde Kiev’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi.</p>

<h2>AVRUPA LİDERLERİNDEN KİEV’DE DESTEK MESAJI</h2>

<p>Kiev’de gerçekleştirilen temaslarda Avrupa ülkeleri, Ukrayna’ya desteklerini yineledi. Liderler, Ukrayna ile “dimdik duracaklarını” bildirdi.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’da kısa vadede barış ihtimaline ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Macron, “Kısa vadede barışın sağlanması ihtimali konusunda en azından söylemek gerekirse çok şüpheliyim.” dedi.</p>

<p>Barış girişimlerinin sürdürülmesinin önemli olduğunu belirten Macron, Rusya tarafında barışa ulaşma yönünde bir irade bulunmadığını ifade etti.</p>

<h2>GAZİLERDEN TOPRAK TAVİZİNE TEPKİ</h2>

<p>Savaşın cephe hattında görev yapan binlerce Ukraynalı asker, ağır yaralanmaların ardından uzuv kaybıyla ülkelerine döndü. Kiev’deki rehabilitasyon merkezlerinde tedavi gören gaziler, olası bir barış anlaşmasında toprak tavizine karşı olduklarını dile getirdi.</p>

<p>Gazi Vitali Khotabych, savaşta birçok silah arkadaşını kaybettiğini belirterek, ağır kayıplar verildiğini söyledi.</p>

<p>“Birçok silah arkadaşımı kaybettim, yakın birlikler de ağır kayıplar verdi. Şimdi bunu böylece bırakacak mıyız? Katılmıyorum.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2023 yılında bir Rus insansız hava aracının aracına isabet etmesi sonucu bir kolunu ve bir bacağını kaybeden Gazi Glib Benya ise benzer durumda olan diğer askerlerle bir arada olmanın iyileşme sürecine katkı sağladığını belirtti.</p>

<p>Gaziler, fiziksel kayıpların yanı sıra uzuv kaybının yarattığı kalıcı ağrılarla yaşamayı öğrenmeye çalıştıklarını ifade etti. Ukrayna’da barış arayışları sürerken, ülkenin toprak bütünlüğüne ilişkin tartışmalar da gündemdeki yerini koruyor.</p>

<p>Benya, savaşın sona ermesine dair umut taşıdıklarını ancak bunun toprak kaybı karşılığında olmaması gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/savasin-dorduncu-yilinda-abden-ukraynaya-destek-ziyareti</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/02/avrupa-ukrayna.jpg" type="image/jpeg" length="69294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hitler hayranlarını engellemek için evi karakola dönüştürülecek]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/hitler-hayranlarini-engellemek-icin-evi-karakola-donusturulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/hitler-hayranlarini-engellemek-icin-evi-karakola-donusturulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avusturya hükümeti, Adolf Hitler'in doğduğu binanın aşırı sağcı gruplar tarafından bir "ziyaret noktasına" dönüştürülmesini engellemek amacıyla yapıyı polis karakolu yapma kararı aldı. Avusturya İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, emniyet birimlerinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde binaya taşınmasının hedeflendiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Almanya</em></strong> sınırındaki <strong><em>Braunau am Inn</em></strong> kentinde bulunan ve Adolf Hitler'in 20 Nisan 1889 tarihinde dünyaya geldiği ev, uzun süredir bakımsız durumdaydı. <strong><em>Avusturya</em></strong> makamları, yapının sembolik önemini ortadan kaldırmak ve "nötrleştirmek" maksadıyla 2016 yılında kamulaştırma işlemini gerçekleştirdi. Yaklaşık 20 milyon euro maliyetle yenilenen binanın, polis merkezi olarak kullanılmasıyla ideolojik bir çekim merkezi olmaktan çıkarılması amaçlanıyor.</p>

<h3>KARARA YÖNELİK TOPLUMSAL TEPKİLER VE ELEŞTİRİLER</h3>

<p>Alınan karar, bölge sakinleri ve sivil toplum kuruluşları arasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına sebep oldu. Kasaba sakinlerinden <strong><em>Sibylle Treiblmaier</em></strong>, uygulamanın aşırı sağcıların buluşmalarını engelleyebileceğini ancak yapının daha farklı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. <strong><em>Mauthausen Komitesi Avusturya</em></strong> üyesi yazar <strong><em>Ludwig Laher</em></strong> ise polisin her siyasi sistemde devletin talimatlarını korumakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, binanın bir polis karakoluna dönüştürülmesinin sorun teşkil edebileceğini savundu. <strong><em>Laher</em></strong>, daha önce önerilen "barış ve uzlaşı merkezi" fikrinin toplumda daha geniş kabul gördüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TARİHSEL BAĞLAM VE GEÇMİŞLE YÜZLEŞME SÜRECİ</h3>

<p>Binanın önünde yer alan anıt taşta, <strong><em>"Barış, Özgürlük ve Demokrasi için. Faşizme bir daha asla. Milyonlarca ölü uyarıyor"</em></strong> ifadeleriyle geçmişin acıları hatırlatılıyor. <strong><em>Braunau</em></strong> doğumlu esnaf <strong><em>Jasmin Stadler</em></strong>, evin Hitler'in doğumunun tarihsel bir çerçevede anlatıldığı bir merkeze dönüştürülmesinin daha anlamlı olacağını dile getirirken, yüksek yenileme maliyetlerine de dikkati çekti.</p>

<p><strong><em>Avusturya</em></strong>, 1938 yılında Nazi Almanyası tarafından ilhak edilmiş ve Holokost sürecindeki sorumlulukları konusunda geçmişte çeşitli eleştirilere maruz kalmıştı. Nazi döneminde yaklaşık 65 bin Avusturyalı Yahudi'nin katledildiği, 130 bin kişinin ise sürgüne zorlandığı biliniyor. Kentte geçen yıl, Nazileri anan iki sokağın ismi aktivistlerin çabalarıyla değiştirilmişti. Söz konusu binanın geleceği hakkındaki tartışmalar, ülkenin Holokost geçmişiyle yüzleşme sürecini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/hitler-hayranlarini-engellemek-icin-evi-karakola-donusturulecek</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/02/hitlerin-evi-avusturya.jpg" type="image/jpeg" length="90391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya'da burkanın yasaklanması talebine ret]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/ispanyada-burkanin-yasaklanmasi-talebine-ret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/ispanyada-burkanin-yasaklanmasi-talebine-ret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Temsilciler Kongresi, kamuya açık alanlarda burka ve peçe kullanımının yasaklanmasına yönelik hazırlanan kanun teklifini yapılan oylama sonucunda geri çevirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sağcı <strong><em>Vox</em></strong> partisi tarafından meclis gündemine taşınan ve kamusal alanda yüzü tamamen kapatan giysilerin yasaklanmasını içeren düzenleme, 170 "evet" oyuna karşılık 177 "hayır" oyu ile reddedildi.</p>

<p>İspanya Temsilciler Kongresi, <strong><em>Vox</em></strong> partisinin kamusal alanlarda burka ve yüzü tamamen kapatan peçelerin yasaklanmasını öngören yasa teklifini görüştü. Salı günü gerçekleştirilen genel kurul oylamasında teklif, 170 milletvekilinin desteğini alırken, 177 milletvekili ise aleyhte oy kullandı. Bir milletvekilinin çekimser kaldığı oylama neticesinde, kamusal alanlarda yüzü kapatan örtülere yönelik yasak getirilmesi talebi kabul edilmedi. Söz konusu düzenleme, ana muhalefetteki <strong><em>Halk Partisi (PP)</em></strong> tarafından desteklenmesine rağmen meclis çoğunluğunu sağlayamadı.</p>

<h3>AYRILIKÇI PARTİDEN TEKLİFE RET</h3>

<p>Oylama sürecinde kritik bir konuma sahip olan ayrılıkçı <strong><em>Junts per Catalunya</em></strong> partisi, <strong><em>Vox</em></strong> ile benzer bir yasak talebi bulunmasına rağmen teklife destek vermedi. <strong><em>Junts per Catalunya</em></strong> yetkilileri, <strong><em>Vox</em></strong> partisini <strong><em>"anti-Katalan ve insan hakları karşıtı"</em></strong> şeklinde tanımlayarak bu partinin sunduğu metne onay vermeyeceklerini bildirdi.</p>

<h3>JUNTS TARAFINDAN SUNULAN ALTERNATİF DÜZENLEME</h3>

<p><strong><em>Junts per Catalunya</em></strong>, reddedilen teklifin ardından kendi hazırladığı yasa tasarısını Kongre'ye sundu. Tek maddeden oluşan tasarıda, kamusal alanlarda burka ve peçenin yasaklanması öngörülürken, sağlık veya iş güvenliği gibi zorunlu hallerde yüzün kapatılması muafiyet kapsamına alınıyor. Parti tarafından yapılan açıklamada, <strong><em>"Tam yüz örtüleri kadınları kamusal alanda görünmez kılan bir araçtır ve eşitlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır"</em></strong> ifadesine yer verildi. Hazırlanan taslakta özel bir para cezası öngörülmezken, yasağa uyulmamasının <strong><em>"itaatsizlik"</em></strong> suçu teşkil edeceği kaydedildi. Ayrıca teklif, güvenlik ve kimlik tespiti konularındaki bazı yetkilerin <strong><em>Katalonya</em></strong> yönetimine devredilmesini de içeriyor.</p>

<h3>SİYASİ PARTİLERİN YASAK KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ</h3>

<p>Meclisteki görüşmeler sırasında siyasi gruplar arasında keskin görüş ayrılıkları yaşandı. Yasağı destekleyen <strong><em>Halk Partisi (PP)</em></strong> temsilcileri, sol partileri kadınları korumamakla itham ederek burkayı <strong><em>"kumaştan hapishane"</em></strong> olarak nitelendirdi. <strong><em>Vox</em></strong> partisi ise <strong><em>Junts</em></strong>'u <strong><em>"Katalonya'nın İslamlaşmasına ortak olmakla"</em></strong> suçladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İKTİDAR VE SOL GRUPLARIN TUTUMU</h3>

<p>İktidardaki <strong><em>Sosyalist Parti (PSOE)</em></strong>, burka kullanımını desteklemediklerini ancak <strong><em>"farklı olana karşı nefreti körükleyen hiçbir teklife evet demeyeceklerini"</em></strong> bildirdi. Sol ittifak <strong><em>Sumar</em></strong> ve <strong><em>Podemos</em></strong> ise sunulan tekliflerin İslamofobik ve yabancı düşmanı nitelik taşıdığını savundu. <strong><em>Bask Milliyetçi Partisi (PNV)</em></strong>, meselenin uzmanlar eşliğinde sakin bir ortamda ele alınması amacıyla Meclis bünyesinde bir alt komisyon kurulması yönünde görüş bildirdi. Öte yandan <strong><em>Balear Adaları Parlamentosu</em></strong>, kısa süre önce merkezi hükümete burka yasağı çağrısında bulunan bir kararı onaylarken; <strong><em>Katalonya</em></strong>'da <strong><em>Halk Partisi</em></strong>'nin benzer bir teklifi yerel parlamentoya sunacağı açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/ispanyada-burkanin-yasaklanmasi-talebine-ret</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/02/burka.jpg" type="image/jpeg" length="78014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Nüfusumuz 10 milyonu aşmasın" referandumu]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/nufusumuz-10-milyonu-asmasin-referandumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/nufusumuz-10-milyonu-asmasin-referandumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre'de 14 Haziran tarihinde yapılması planlanan referandumda, ülke nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyon kişiyi aşmasını engelleyecek yasal düzenlemeler halk oylamasına sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre genelinde nüfusun 10 milyon kişide sınırlandırılması amacıyla referandum süreci başlatıldı. 14 Haziran'da gerçekleştirilmesi öngörülen oylama kapsamında, ülke nüfusunun 2050 yılına kadar belirlenen sınırı geçmesini önleyecek yasal değişiklikler oylanacak. İsviçre sistemine göre 100 bin imzaya ulaşan taleplerin sandığa götürülmesi zorunluluğu nedeniyle, sağcı <strong><em>İsviçre Halk Partisi (SVP)</em></strong> tarafından desteklenen girişim resmiyet kazandı.</p>

<h3>NÜFUS ARTIŞI VE ALTYAPI SORUNLARI</h3>

<p><strong><em>SVP</em></strong>, nüfustaki kontrolsüz artışın mevcut altyapı üzerinde aşırı yük oluşturduğunu dile getiriyor. Parti yetkilileri, artışın konut kiralarını yükselttiğini ve İsviçre kimliğini zayıflattığını ifade ediyor. Mevcut nüfusu 9,1 milyon olan ülkede, referandumdan onay çıkması durumunda hükümetin kademeli önlemler alması gerekecek. Nüfusun 9,5 milyona ulaşması halinde, sığınmacı kabulleri ve aile birleşimi gibi konularda kısıtlayıcı adımların atılması zorunlu hale gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ULUSLARARASI ANLAŞMALARIN GELECEĞİ</h3>

<p>Düzenleme çerçevesinde, nüfus 9,5 milyonu geçtiği andan itibaren yabancıların kalıcı oturma izni alması zorlaşacak. Söz konusu durum, İsviçre ile Avrupa Birliği arasında serbest dolaşımı sağlayan ikili anlaşmaların yeniden masaya yatırılmasını kapsıyor. İsviçre Federal Konseyi, atılacak bu adımın Avrupa Birliği ile olan ekonomik iş birliği süreçlerine zarar vereceğine dair açıklamalarda bulundu. Hükümet ve Parlamento girişime muhalif olsa da yasal süreç imza sayısı sebebiyle otomatik olarak işliyor.</p>

<h3>ŞİRKETLERİN EKONOMİK ENDİŞELERİ</h3>

<p>Küresel ölçekte faaliyet gösteren İsviçreli şirketler, nüfus sınırlaması tasarısına karşı çıkıyor. Şirket temsilcileri, yabancı uzman kadrolara erişimin engellenmesinin inovasyon çalışmalarını aksatacağını savunuyor. Vergi gelirlerinin düşme ihtimali de iş dünyasının itirazları arasında yer alıyor. Ayrıca, Avrupa Birliği ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği üyesi ülkelerden gelen çalışanların emeklilik sistemine sağladığı katkıya dikkat çekilerek, göçün durdurulması halinde sosyal sigorta fonlarının mali krize gireceği belirtiliyor.</p>

<h3>HALKIN GÖRÜŞÜ VE DEMOGRAFİK YAPI</h3>

<p>Aralık ayında yapılan araştırmalara göre, İsviçre halkının yüzde 48'i nüfus sınırlamasını desteklerken, yüzde 41'i öneriye karşı duruyor. Güncel veriler, İsviçre nüfusunun yüzde 27’sinin yabancılardan oluştuğunu ortaya koyuyor. Ülkede 15 yaş üstü sakinlerin yüzde 40’ı göçmen kökenli kişilerden oluşurken, bu kesimin büyük bir kısmını diğer Avrupa ülkelerinden gelenler teşkil ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/nufusumuz-10-milyonu-asmasin-referandumu</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 01:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2026/02/isvicre-1.jpg" type="image/jpeg" length="36605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[91 İHA ile aynı anda Putin'in evine saldırı girişimi]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/91-iha-ile-ayni-anda-putinin-evine-saldiri-girisimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/91-iha-ile-ayni-anda-putinin-evine-saldiri-girisimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna, Putin'in konutuna 91 İHA ile aynı anda saldırı girişiminde bulundu. Rusya, saldırı girişiminin bertaraf edildiğini, 91 İHA'nın tamamının imha edildiğini açıklarken, saldırının cevapsız bırakılmayacağını da ekledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna’nın Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Novgorod bölgesindeki konutuna insansız hava araçlarıyla saldırı girişiminde bulunduğunu açıkladı. Lavrov, saldırıda kullanılan 91 İHA’nın etkisiz hale getirildiğini bildirdi.</p>

<p><strong>Rusya Dışişleri Bakanı <em>Lavrov</em></strong>, yaptığı açıklamada Ukrayna’nın gece saatlerinde <strong>Rusya Devlet Başkanı <em>Vladimir Putin</em></strong>’in Novgorod bölgesinde bulunan konutunu hedef aldığını duyurdu. Lavrov, saldırının insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<h3>91 İHA ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ</h3>

<p>Lavrov, konuya ilişkin açıklamasında, <em>“Ukrayna, gece boyunca Devlet Başkanı’nın konutuna yönelik İHA saldırıları düzenledi. Saldırıda kullanılan 91 insansız hava aracı imha edildi”</em> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“MİSİLLEMEYLE KARŞILIK VERİLECEK”</h3>

<p>Rusya Dışişleri Bakanı açıklamasında, söz konusu girişimi “terör eylemi” olarak nitelendirerek, <em>“Bu terörizme misillemeyle karşılık verilecektir”</em> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/91-iha-ile-ayni-anda-putinin-evine-saldiri-girisimi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/ukrayna-ordusu-iha.jpg" type="image/jpeg" length="61720"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Putin'in generallerinden birine Moskova'da suikast]]></title>
      <link>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinin-generallerinden-birine-moskovada-suikast</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dunyabulteni.com.tr/putinin-generallerinden-birine-moskovada-suikast" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’nın başkenti Moskova’da bir araçta meydana gelen patlamada, Rus ordusunda operasyonel eğitimden sorumlu Tümgeneral Fanil Sarvarov öldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya’nın başkenti <strong><em>Moskova</em></strong>’da, Yasenevaya Caddesi’nde yerel saatle 07.00 sıralarında bir araçta patlama meydana geldi. Patlama sonucu araç ağır hasar aldı. Olay yerinde bulunan ekipler, otomobilde bulunan kişinin çok sayıda şarapnel yarası ve kırıkla ağır şekilde yaralandığını tespit etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ</h3>

<p>Patlamada yaralanan kişinin, Rusya Savunma Bakanlığı Operasyonel Hazırlık Dairesi Başkanı <strong><em>Tümgeneral Fanil Sarvarov</em></strong> olduğu açıklandı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Sarvarov, yapılan tüm müdahalelere rağmen hastanede öldü.</p>

<h3>MOSKOVA SAVCILIĞI SORUŞTURMAYI ÜSTLENDİ</h3>

<p>Olayın ardından Moskova Savcılığı tarafından ceza soruşturması başlatıldı. Başsavcılık basın servisi, TASS’a yaptığı açıklamada, <strong><em>“Yasenevaya Caddesi’nde meydana gelen ve bir kişinin yaralanması ile bir aracın hasar görmesiyle sonuçlanan olaya ilişkin ceza soruşturması yürütülmektedir. Soruşturmanın ilerleyişi Moskova Savcılığı tarafından takip edilmektedir.”</em></strong> ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Moskova Başsavcısı Maxim Zhuk’un talimatıyla, olay yerindeki kolluk kuvvetlerinin çalışmalarının Güney İdari Bölgesi Başsavcısı Dmitry Tkachev tarafından koordine edildiği bildirildi.</p>

<h3>PUTİN’İN KİLİT KOMUTANLARINDANDI</h3>

<p>Rusya Devlet Başkanı <strong><em>Vladimir Putin</em></strong>’e yakın isimler arasında yer alan <strong><em>Tümgeneral Fanil Sarvarov</em></strong>, Rus ordusunda eğitim ve operasyonel hazırlık faaliyetlerinden sorumlu görevlerde bulunuyordu. Resmi olmayan bilgilere göre Sarvarov, daha önce Çeçenistan, Güney Osetya, Suriye ve Ukrayna’daki askeri operasyonlarda görev aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.dunyabulteni.com.tr/putinin-generallerinden-birine-moskovada-suikast</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dunyabultenicomtr.teimg.com/crop/1280x720/dunyabulteni-com-tr/uploads/2025/12/moskova-44.jpg" type="image/jpeg" length="43388"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
